Şunun için etiket arşivi: narsanat

Filmekimi, yoğun istek üzerine eklenen seanslarla 27 Eylül Cuma sabahı başlıyor. İstanbul KültürSanat Vakfı (İKSV) tarafından 12. kez düzenlenen Filmekimi’nde, on ikinci yılında da ustayönetmenlerin son yapıtlarının aralarında bulunduğu çoğu ödüllü 40’a yakın filmi izleyicilerin karşısına çıkaracak.

filmekimi

Filmekimi’nde, on ikinci yılında da ustayönetmenlerin son yapıtlarının aralarında bulunduğu çoğu ödüllü 40’a yakın filmi izleyicilerin karşısına çıkaracak. Zengin programıyla Filmekimi, İstanbul’da 10gün boyunca AtlasBeyoğlu ve Nişantaşı Citylife (City’s) olmak üzere 3 sinemada sinefillerle buluşacak.
 
Filmekimi’nde sürpriz film: Locke
 
12. Filmekimi, izleyicileri, broşürde yer almayan, sürpriz bir filmle buluşturacak. Steven Knight’in, Eylül ayında düzenlenen Venedik FilmFestivali’nin en parlak filmlerinden biri olarak gösterilen filmi Locke, 12. Filmekimi programında yer alacak. 2 Ekim Çarşamba 19.00 ve 3 Ekim Perşembe 11.00 seanslarında Atlas’ta, 6 Ekim Pazar 21.30 seansında ise City’s sinemasında izleyicilerle buluşacak.
 
Filmekimi programında mekan değişikliği
 
Filmekimi programında bir seansta mekan değişikliği de yapılacak. Broşürde 28 Eylül 13.30 seansında Beyoğlu sinemasında gösterileceği duyurulan 3X3D filmi teknik nedenlerden ötürü izleyicilerle City’s sinemasının 3 numaralı salonunda buluşacak.
 
Beyoğlu sinemasında 13.30 seansında ise Blue Is The Warmest Colour / Mavi En Sıcak Renktir filmi gösterilecek. Aynı sinemada 16.00 seansında yer alan Metro Manila filmi, Mavi En Sıcak Renktir’in süresi nedeniyle 16.00’da değil, 16.45’te başlatılacak.
 
Filmekimi programında 28 Eylül 13.30 seansında City’s sinemasında yer alan The Broken Circle Breakdown / Kırık Çember filmi ise programda duyurulduğu gibi, City’ssinemasının 7 numaralı salonunda gösterilecek.
 
Filmekimi’ndeki ek seanslar
 
12. Filmekimi’nde sinemaseverlerin biletlerin satışa çıktığı ilk gün büyük ilgi gösterdiği 9 filme, ek seans konuldu. The Past / GeçmişGloriaSen Aydınlatırsın GeceyiOnly Lovers Left Alive / Sadece Aşıklar Hayatta KalırLike Father Like Son / Benim Babam, Benim OğlumFruitvale Station / Son DurakMoebius / Kim Ki-Duk’tan MoebiusBlue Is The Warmest Colour / Mavi En Sıcak Renktir ve Young & Beautiful / Genç ve Güzel filmlerinin 27 Eylül Cuma günü Atlas ve City’ssinemalarında düzenlenecek ek seansları şöyle:
 
Atlas Sineması
11.00    The Past / Geçmiş, Asghar Farhadi
13.30    Sen Aydınlatırsın Geceyi, Onur Ünlü
16.00    Only Lovers Left Alive / Sadece Aşıklar Hayatta Kalır, Jim Jarmusch
19.00    Like Father Like Son / Benim Babam, Benim Oğlum, Hirokazu Kore-eda
21.30    Blue Is The Warmest Colour / Mavi En Sıcak Renktir, Abdellatif Kechiche
 
City’s Sineması
11.00    Gloria
13.30    Only Lovers Left Alive / Sadece Aşıklar Hayatta Kalır, Jim Jarmusch
16.00    Fruitvale Station / Son Durak, Ryan Coogler
19.00    Moebius / Kim Ki-Duk’tan Moebius, Kim Ki-duk
21.30    Young & Beautiful / Genç ve Güzel, François Ozon
 
 
Filmekimi biletleri nerede?
 
Bu yıl da Vodafone FreeZone sponsorluğunda gerçekleştirilen Filmekimi biletleri Atlas veBeyoğlu sinemaları gişelerinden ve Biletix’ten satın alınabilir. Filmekimi’nde hafta içi gündüz seansları 5 TL, hafta içi 19.00 ve 21. 30 seansları ile tüm hafta sonu seanslar 15 TL (tam) ve 10 TL (indirimli).
 
12. Filmekimi’nin sponsoru Vodafone FreeZone, sinema kampanyasını Filmekimi’nde de sürdürecek. Vodafone FreeZone’lu sinemaseverler, Filmekimi’nde bir bilet aldıklarında aynı seans için bir bilet de hediye kazanacaklar. Kampanyalı bilet satışları 21 Eylül Cumartesi gününden itibaren ana gişelere ek olarak biletix.comadresi üzerinden yapılacak. Ayrıntılı bilgi www.vodafonefreezone.com sitesinde yer alıyor.
 
Filmekimi programıyla ilgili ayrıntılı bilgi için:

24 Eylül 2013

Türkiye’nin 8 yıldan bu yana doğa, macera ve keşif konulu en büyük etkinliği olan Dağ Filmleri Festivali ’nin dokuzuncusu 2014’ün aylarında İstanbul, İzmir ve Ankara ’da doğaseverlerle buluşacak.

dağ-filmleri-festivaliDağ Kültürü Derneği ile Mineral Event tarafından düzenlenen 9. Dağ Filmleri Festivali’nin uzun soluklu Türkiye yolculuğuna katılıp dağ, doğa, çevre ve doğadaki insan temalı filmlerini göstermek isteyen sinemacılar için son başvuru tarihi: 27 Aralık 2013.

15 bin izleyiciye ulaşma fırsatı

Üç şehirde yaklaşık 15 bin izleyiciye ulaşacak festival, 25 Şubat – 2 Mart 2014 tarihleri arasında İstanbul’da Taksim Fransız Kültür Merkezi, Galatasaray Aynalıgeçit ve Harbiye Pusula Sanat Evi’nde gerçekleştirilecek.

Festivale katılmak isteyen sinemacılar, filmlerini Dağ Filmleri Festivali – Yıldız Mah. Asariye Cad. Eğriçınar Sok. Uğur Apt. 18/4 Beşiktaş – İSTANBUL adresine aşağıda belirtilen bilgileri ekleyerek gönderebilir.

• İmzalı Film Başvuru Formu

• Filmin yönetmeni/yönetmenlerinin fotoğraf ve özgeçmişi

• Filmden en az iki fotoğraf (En az 300 dpi)

• Varsa filmin afişi ve basın dosyası

• Filmin kısa özeti ve künyesi

Film Başvuru Formunu www.dagfilmfest.org/entryform/MFFEntryForm_2013.doc adresinden indirebilir, festivalle ilgili bilgi almak için aşağıdaki iletişim adreslerini kullanabilirsiniz.

Web :www.dagfilmfest.org

E-posta :[email protected]

Beyoğlu Cinemajestic’te gerçekleştirilen ve ücretsiz olarak izlenebilecek festivalin açılışına yüzlerce kişi katıldı.

“Baskın” filminin yönetmeni Can Evrenol, ilk gösterimin ardından seyircilerin sorularını yanıtlarken, Athena grubundan Gökhan ve Hakan Özoğuz, oyuncu Hatice Arslan ile Ushan Çakır da salondaki yerlerini aldı.
fantasturka-2013-afiş
Evrenol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, korku temalı Baskın filmini çekerken 2000-2010 dönemi Fransız sinemasının etkisi altında kaldığını belirterek, gişeden hiçbir beklentisi olmadan filmin devamını çekebilmeyi temenni ettiğini söyledi.

turist-ömer-uzay-yolundaFilmle ilgili Türkiye’den bir beklenti içine girmediğini dile getiren Evrenol, “Baskın“ın yurtdışında pek çok festivale katıldığını, Londra ve Teksas’ta gösterildiğini, gelecek hafta da Barselona’da izlenebileceğini bildirdi.

Gökhan Özoğuz da Evrenol‘un filmlerine hayran olduğuna değinerek, Türk sinemasında ve kültüründe farklı noktalara dokunan iyi bir örnek oluşturduğunu kaydetti.

2013-Fantasturka-2013Festivalden önce biraz bilgi:

İlki, Ankara Kısa Filmciler Derneği tarafından 2011 yılında Ankara’da düzenlenen “Fantasturka – Türk İşi Fantastik Filmler Festivali” bir yıllık aradan sonra, Fantastik Türk Sineması’ndaki yolculuğuna devam ediyor.

19 – 22 Eylül 2013 tarihleri arasında İstanbul – Beyoğlu’nda Majestic Sineması’nda düzenlenecek olan festival, geleneksel olarak düzenlenmeye devam edecek.

Türk Sineması’nın Kayıp Filmleri İlk Kez İzleyici ile Buluşacak!

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı, Sinema Genel Müdürdüğü tarafından Türk Sineması’nın 100. yılı öncesinde oluşturulması planlanan Türk Sineması Film Arşivi; geçmişte her biri çok büyük maddî ve manevî zorluklar eşliğinde çekilen bilim-kurgu, korku, gerilim, polisiye, western, kahramanlık fantazisi türlerindeki Fantastik Türk Sineması’nın kayıp filmleri de FANTASTURKA ile birlikte hem ilk kez seyirciyle bulaşacak ve hem de Türk Sineması’nın 100 yıllık birikimi festival içerisinde yer alacak. Örneğin; Yönetmen Oksal Pekmezoğlu’nun, Lee Falk’ın çizgi kahramanı sihirbazlar Kralı ile Kiling fotoromanının Türk  uyarlaması 1967 yapımı filmi Sihirbazlar Kralı Mandrake Klink’in Peşinde ilk kez izleyici ile buluşacak.

Fantasturka’dan Atinalı Dosta “Ahde Vefa”

2011 yılında karikatürist ve kısa filmci Metin Demirhan anısına ithaf edilen 1. Türk İşi Fantastik Filmler Festivali’nde, Vassilis Barounis’e ‘Onur Ödülü’ verilmişti. Kanser hastası olan Vassilis Barounis festivale katılamamış, festivale katılan ve kendisi de ödül alan Kunt Tulgar, Vassilis Barounis’i Atina’da ziyaret edip ödülünü ailesine teslim etmişti. Festivalin düzenlemesinin hemen ardından hayata veda eden Vassilis Barounis; Fantastik Türk Sineması’na çok değerli katkılar yapan; 2000’li yılların başlarından bu yana, Türk sinemasının 1950- 1980 arasına dönemine ait bir düzineden fazla “kayıp” filmi kendi imkânlarıyla yok olmaktan kurtarmış ve arşivlere kazandırmış bir Fantastik Türk Sineması aşığı. Bu yıl 2’inci kez düzenlenecek festival, Fantastik Türk Sineması’nın kadim dostu Vassilis Barounis anısına düzenlenecek.

Türk Sineması’nın Değerli İsimleri Fantasturka’da!

3dev_adam_afişBu yıl Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle 2. kez düzenlenecek olan Fantasturka- Türk işi Fantastik Filmler Festivali Danışma ve Onur Kurulu’nda PToT Film’in sahibi yönetmen Şebnem Kitiş, sinema yazarı ve TV programcısı Ege Görgün, görüntü yönetmeni Aras Demiray, araştırmacı gazeteci Ali Murat Güven ve Fanatik Film sahibi Nejdet Arkın yer alacak. Ayrıca festivalde Yeşilçam’a yaklaşık 40 yıl boyunca büyük emekleri geçmiş yapımcı, yönetmen ve senaristlerde festivalin son günü onurlandırılacak. Tüm gösterimlerin ücretsiz yapılacağı festivalde, panel, atölye ve gala gibi tamamlayıcı etkinliklerde yer alacak.

Festival Film Programı Belli Oldu!

3-dev-adamBu yıl festivalde 2 Kısa Film ve 14 Kült Fantastik Türk Filmi yer alacak. Gösterilecek kısa filmler arasında, Can Evrenol– “Baskın” ve Tan Tolga Demirci – “Enterchat” filmleri yer alacak. Festivalin uzun metraj programında ise, 1953- 1994 yılları arasında çekilen 14 Fantastik Türk Filmi yer alacak. Gösterilecek filmler ise alfabetik sıraya göre şöyle:

3 Dev Adam
Aybiçe Kurt Kız
Drakula İstanbul’da
Dünyayı Kurtaran Adam
Korkusuz Kaptan Swing
Karanlık Sular
Klink Süpermen’e Karşı
Sihirbazlar Kralı Mandrake Klink’in Peşinde
Ölüler Konuşmaz ki
Pamuk Prenses ve 7 Cüceler
Süpermen Dönüyor
Tarzan İstanbul’da
Turist Ömer Uzay Yolunda
Yılmayan Şeytan
.

Festivalde film gösterimlerinin yanı sıra film yönetmenleri, yapımcıları ve sinema yazarları ile çeşitli söyleşiler gerçekleştirilecek.

 

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 23. yılında yine dopdolu bir program ile kapılarını açıyor. Dünya çapında caz yıldızlarına ev sahipliği yapan festival bu yıl, 25 Eylül-12 Ekim 2013 tarihleri arasında üç hafta boyunca şehri cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.

23.-Akbank-Caz-Festivali-l Akbank Caz Festivali’nin bu yılki programı, Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı.

Festivalin, sadece ülkemizde değil, uluslararası platformda da merakla beklenen bir etkinlik haline geldiğini belirten Akbank Genel Müdürü Binbaşgil, “İstanbul, gece-gündüz temposu hiç düşmeyen, her semtinde farklı bir melodi, her caddesinde farklı bir ritmi bulunan renkli bir şehir. İstanbul’u 23 yıldır kendine çok yakışan caz müziğiyle bir kez daha buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

23. Akbank Caz Festivali’nin klasik cazdan avangard tınılara, dünya müziklerinden elektronikanın sınırlarına dek uzanan işitsel tecrübelerle takipçilerine geniş bir çeşitlilik sunduğunu söyleyen Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı ise, “Festival kapsamında, yakın dönemde kaybettiğimiz usta müzisyenler anısına gerçekleştireceğimiz önemli etkinlikler yer alacak… Aynı zamanda, müzik-sinema ilişkisi üzerine farklı etkinliklere de programımızda yer vereceğiz” dedi.

Pozitif Live yönetim kurulu üyesi Ahmet Uluğ ise festival genel programını açklarken “23. Akbank Caz Festivali’nin bu yıl öne çıkan isimleri arasında; Cassandra Wilson, Harriet Tubman, Enrico Rava, Mare Nostrum ve Nicholas Payton, Mos Def, Mulatu Astatke, Sex Mob, Lost Fingers, Jehan Barbur feat. İlhan Erşahin ve Jim Rotondi yer alıyor” diye konuştu.

25 Eylül – 12 Ekim 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Festival boyunca aralarında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Merkezi, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Akbank Sanat, Babylon, Babylon Lounge, Nardis, GarajIstanbul, Pera Palace Hotel Jumeirah ve Caddebostan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 45 ayrı mekanda 50 konser, 3 panel, 6 atölye gerçekleştirilecek ve 280 müzisyen ağırlanacak.
23. AKBANK CAZ FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

Cazın Ustaları

Cazın ustaları her yıl olduğu gibi bu yıl da 23. Akbank Caz Festivali’nde buluşuyor. 23. Akbank Caz Festivali’nin onur konuklarından biri; efsanevi trompetçi Enrico Rava. Enrico Rava, ‘Rava Tribe’ projesi ile 27 Eylül 2013, Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak. Zengin bir estetik anlayışıyla müzikal bir mozaik sunmak isteyen Rava’ya konserde davulda Fabrizio Sferra ve trombonda ise dünyanın en iyi trombon sanatçılarından Gianluca Petrella eşlik edecek.

1960’lardan bugüne uzanan kariyerinde kendine has bir tarz yakalamayı başaran, geçtiğimiz yıl yayınladığı ‘Saltash Bells’ albümü ile ‘En İyi Albüm’ ödülüne lâyık görülen ünlü İngiliz saksafon sanatçısı John Surman, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki konseri ile Festival’e renk katacak.

Her biri Avrupa caz sahnesinin saygı duyulan müzisyenlerden oluşan Mare Nostrum, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Festival için sahne alacak. İtalyan trompetçi Paolo Fresu, Fransız akordeon sanatçısı Richard Galliano ve İsveçli piyanist Jan Lundgren’dan oluşan ve bir araya getirdikleri enstrümanlarla alışılageldik caz triolarının bir adım ötesinde duran Mare Nostrum, Festival kapsamında müzikseverlere unutulmaz bir caz ziyafeti yaşatacak.

23-akbank-caz

Yeni Dünyadan Sesler 

23. Akbank Caz Festivali, “Yeni Dünyadan Sesler” bölümünde; Jim Rotondi, Kurt Rosenwinkel, Nicholas Payton, Mulatu Astatke, Harriet Tubman & Cassandra Wilson, Mos Def, Chris Dave and the Drumhedz ve Rova Plus presents: No Favorites! (for Lawrence Butch Morris) yer alıyor.

20 yılı aşkın bir süredir gerek New York, gerekse uluslararası caz dünyasının önemli karakterlerinden biri olan ünlü trompetçi Jim Rotondi, 26 Eylül 2013, Perşembe ve 27 Eylül 2013, Cuma günleri Nardis’de caz tutkunlarıyla buluşacak. Ustalığı, gücü, zekası ve mükemmele yaklaşan sololarıyla pek çok müzik otoritesi tarafından Freddie Hubbard sonrası dönemin en parlak isimlerinden biri olarak gösterilen Jim Rotondi’nin konserleri Festival’in unutulmazlarından olmaya aday.

Berklee School of Music’de okurken Gary Burton tarafından keşfedilen, sıklıkla Pat Metheny ve John Scofield ile karşılaştırılan ünlü gitarist Kurt Rosenwinkel, 01 Ekim 2013, Salı günü Babylon’da sahne alacak. Geçtiğimiz yıl Aaron Parks, Eric Revis ve Justin Faulkner’la birlikte son albümü Star of Jupiter’i yayınlayan sanatçıya konserde yine aynı kadro eşlik edecek.

Günümüzün en yetenekli müzisyenlerinden biri olarak gösterilen, Grammy ödüllü trompetçi Nicholas Payton, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında 02 Ekim 2013, Çarşamba günü Babylon’da bir konser verecek. Belirli bir türe sadık kalmayan, her konserinde farklı tarzları bir araya getiren Payton, konserinde müzikseverlere, beslendiği zengin geçmişinden günümüze uzanan bir müzikal ziyafet sunacak.

Caz dünyası tarafından Ethio-Jazz türünün yaratıcısı olarak kabul edilen yaşayan müzik efsanesi Etiyopyalı Mulatu Astatke, 5 Ekim 2013, Cumartesi günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda müzik tutkunlarını unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak. Geleneksel Etiyopya müziğini, klasik caz ve Latin müziğiyle birleştireceği bu performansında sanatçıya, Hüsnü Şenlendirici ve Mısırlı Ahmet eşlik edecek.

Grammy ödüllü Cassandra Wilson ve yenilikçi caz topluluğu Harriet Tubman, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında çok özel bir konser için biraraya geliyor. Müzikal özgürlükleriyle cazda yeni alanlar keşfeden Brandon Ross, Melvin Gibbs ve JT Lewis’dan oluşan Harriet Tubman’a,  son 20 yılın soul ve caz dünyasının ses getiren isimlerinden biri olan Cassandra Wilson’ın vokaliyle eşlik edeceği konser, 6 Ekim 2013, Pazar günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek. Adeta bir yıldızlar geçidine dönüşecek konser, Festival’in en gözde performanslarından biri olacak.

90’lı yıllardan bu yana soul müziğe damgasını vuran Chris Dave and the Drumhedz, Türkiye’ye ilk kez gelecek olan Mos Def ve MF Doom ile seyirciyi cazdan hip-hop’a uzanan bir yolculuğa davet ediyor. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 5 Ekim 2013, Cumartesi günü gerçekleşecek Festival programındaki farklı tarzda projelerden biri olan bu konserle müzikte sınırların nasıl kalktığına şahit olacaksınız.

Rova Saxophone Quartet, bu yıl aramızdan ayrılan caz üstadı Butch Morris’in anısına,  23. Akbank Caz Festivali’nin en özel gecelerinden birine imza atacak. Butch Morris’in canlı performanslarıyla yakaladığı ruhu yansıtmak için 10 Ekim 2013, Perşembe günü Babylon’da düzenlenecek ‘Rova Plus presents: No Favorites! (for Lawrence Butch Morris)’ gecesinde sahne alacak San Francisco’lu topluluğa, bu özel performanslarında, yerli ve yabancı pek çok sürpriz isim eşlik edecek.

Avrupa’dan Caz ve Ötesi

İsveç’in zengin müzikal mirasını kendine has doğaçlama kompozisyonlarla birleştiren Kuzey Avrupa’nın ünlü piyanistlerinden Mattias Nilsson, 25 Eylül 2013, Çarşamba günü Akbank Sanat’ta olacak.

Doğaçlama yöntemiyle kökenlerine büyüteç tutan ve müzik dünyasına farklı bir soluk getiren Elina Duni, Festival’in bir diğer önemli sanatçısı. Arnavutluk kültürünü ve çalkantılı geçmişinden saklı kalmış güçlü ve büyüleyici şarkılarını gün ışığına çıkaran, hayatın her anını büyüleyici sesi ve şiirsel anlatımıyla derin bir zarafet içinde müziğine dahil eden Elina Duni, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta müzik tutkunlarıyla buluşacak.

Yeteneği ve müziğiyle kendisine yeni bir müzik oyun alanı yaratan, kompozisyon, doğaçlama, diyalog gibi müziğin farklı bileşenlerini dengeli bir şekilde harmanlayan Martin Fondse, Hollandalı bir diğer sanatçı Eric Vloeimans’ın trompetiyle katıldığı ‘Testimoni’ projesi ile Festival’e renk katıyor. Yayınladıkları albümle 2012’de Edison Caz Ödülü’nü kazanan ikili, 02 Ekim 2013, Çarşamba gecesi Akbank Sanat’taki performanslarıyla oyunun kurallarını değiştirecek.

Bir caz piyanisti olarak kendini farklılaştırmayı başarırken, değişik müzik türleri arasındaki sınırları genişletmekten hiçbir zaman çekinmeyen Helge Lien, Frode Berg ve Knut Aalefjær’dan oluşan, 2008’de yayınladıkları ‘Hello Troll’ albümüyle Norveç Grammy ödülünü kazanan Helge Lien Trio, Festival kapsamında 05 Ekim 2013, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta  sahne alacak.

Caz ve Sinema

Festival’in “Caz ve Sinema” adını taşıyan bölümünde ilk olarak; 520’den fazla filmde prodüktörlük ve yönetmenlik koltuğunda oturan ve birçoğunda da aktör olarak rol alan  sinema tarihinin en farklı ve öncü isimlerin biri Georges Méliès anısına hazırlanan ‘Georges Méliès Cine-Concert’ yer alıyor. Orijinal kayıtların yeniden gün yüzüne çıkıp yorumlandığı piyano doğaçlamalarıyla hazırlanan Georges Méliès Cine-Concert, 30 Eylül 2013, Pazartesi günü Babylon’da.

“Caz ve Sinema” adını taşıyan bölümünün bir diğer etkinliği ise; Steven Bernstein önderliğindeki Sex Mob, Grammy adayı Sexotica albümünün üzerinden geçen yedi yılın ardından hazırladığı ‘Cinema, Circus & Spaghetti – Sex Mob Plays Fellini: The Music of Nino Rota’ projesi. Federico Fellini’nin filmlerinin vazgeçilmezi İtalyan besteci Nino Rota’nın eserlerinden yola çıkarak yaratıcılığın sınırlarını zorlayan New Yorklu topluluk, filmlerinde sinema, sirk ve spagettiden, yani yaşamının her anından esinlenen ünlü yönetmenin izinden korkusuzca ilerliyor. Babylon’da 08 Ekim 2013, Salı günü gerçekleştirilecek etkinliğe cazseverler, kendilerine has doğaçlama saykodelik melodileriyle dinleyenleri geçmişten günümüze uzanan gerçeküstü ritimlerle buluşturan Sex Mob’un müzik kurallarını alt üst eden performansıyla Festival’in kaçırılmaması gereken gecelerinden birine tanıklık edecek.

Kışkırtıcı sesinin yanı sıra performans sanatçısı ve model olarak kariyerini sürdüren, daha önce  Willie Nelson, Brian Setzer, Donovan, Adrien Utley (Portishead), King Crimson’dan Pat Mastelotto ve Trey Gunn gibi efsanelerle birlikte sahne alan Chrysta Bell, 25 Eylül 2013, Çarşamba günü Babylon’da müzik tutkunlarıyla buluşacak.

1 Ekim 2013, Salı günü Akbank Sanat’ta gösterilecek olan ve yakın zamanda kaybettiğimiz ünlü müzisyen Butch Morris anısına çekilen ‘Black February’ adlı belgesel film bu senenin süpriz etkinlikleri arasında yer alıyor. Vipal Monga’nın ilk uzun metraj çalışması olan belgesel, Butch Morris önderliğinde 28 günde 85 farklı müzisyenle gerçekleşen 44 performansı konu alıyor. Morris’i daha yakından tanımak isteyen ve cazda devrim yaratan canlı yaratıcı performans ve yaratıcı yöntemlerine odaklanan belgesel, müzikseverler için festivalin kaçırılmaması gereken bir etkinliklerinden biri olacak.

Müziğin Sıradışı Kadınları

Malavi kökenli İngiliz müzisyen Malia, Nina Simone’un unutulmaz şarkılarını 21. yüzyıla taşıyor. Nina Simone’un ‘Four Women’, ‘If You Go Away’, ‘Don’t Explain’, ‘Baltimore’, ‘Feeling Good’, ‘Wild Is The Wind’, ‘Marriage Is For Old Folks’ gibi unutulmaz parçalarını yorumlayan, yeni dönemin en önemli soul caz seslerinden Malia, dikkat çekici vokaliyle ile 23. Akbank Caz Festivali’nin açılışına yaraşır bir performansla 25 Eylül 2013, Çarşamba günü The Seed’de olacak.

The Guardian tarafından Laura Marling, Beth Orton ve Björk’ün bir sentezi olarak tanıtılan folk-rock sanatçısı İsviçreli genç şarkıcı ve söz yazarı Sophie Hunger,  bu yıl yayınlanan ‘The Danger of Light’ adlı albümününün dünya turnesi kapsamında 03 Ekim 2013, Perşembe günü Babylon’da gitarı ve buğulu sesiyle festivalcileri büyüleyecek.

Eğlenceli ve Farklı Sesler 

Festival’in bu yıl misafir edeceği sıra dışı isimlerden biri olan Butterscotch için caz müziğini beatboxing ile ortak bir noktada buluşturan tek kişilik bir orkestra demek hiç de yanlış olmaz. Gitarını ve piyanosunu çalarken aynı zamanda beatbox yeteneğini sergileyen ve şarkılarını söyleyen genç müzisyen, dünyanın en iyi kadın beatbox sanatçısı olarak gösteriliyor. Chopin’den John Coltrane’e uzanan bir etkileşim alanında, cazdan klasik müziğe, hip hop ve R&B’ye uzanan bir tarzla şimdiden gelecek nesil için rol model haline gelen Butterscotch, 27 Eylül 2013, Cuma günü Babylon’da gerçekleştireceği solo performansının ardından Alp Ersönmez’in ‘Cereyanlı’ projesine eşlik edecek.

Electro-swing ve kabare denince akla ilk gelen gruplardan biri olan The Real Tuesday Weld, müziğin yanı sıra tiyatro ve sinema ile iç içe geçen bir projesi ile 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Babylon’daki performansında Festival izleyenlerine swing ruhunu sinematik bir şekilde yansıtacak. Konser öncesinde ve sonrasında ise electro-swing arşiviyle Tobumusikizm,  DJ setinin başında olacak.

“Çingene usulü caz” olarak adlandırdıkları kendilerine has müzikleri ile klasik pop parçalarını bambaşka bir formda yorumlayan Kanadalı sıra dışı topluluk The Lost Fingers, enerjisi yüksek ve eğlenceli konseriyle 02 Ekim 2013, Çarşamba günü Garajistanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

House müzikte yepyeni bir konsept yaratan Tortured Soul, heyecan verici sahne performansıyla 04 Ekim 2013, Cuma günü Babylon sahnesinde olacak. Kulüp müziğini afro-beat ve samba ile birleştiren, caz, funk ve soul’u harmanlayarak yepyeni bir titreşim oluşturan Tortured Soul, soul, elektronika ve house müziği bir arada sunduğu yüksek tempolu performansıyla caz tutkunlarını coşturacak.

Yenilikçi tarzıyla son dönemde İngiltere’den çıkan en önemli müzikal oluşumlardan biri olarak gösterilen Submotion Orchestra, Nujazz, Soul, Ambient ögelerini Ruby Wood’un değişken ve kırılgan sesiyle buluşturan performansları ile 05 Ekim 2013, Cumartesi günü Babylon’da.

High Ku, SLY ve Zé Mateo tarafından kurulan bağımsız bir Fransız rap kolektifi olan Chinese Man, dub, reggae, hip hop, caz ve funk gibi stilleri kullanarak insanları sahnede etkilemesi, kendi
propagandasını (Make music, not war) yapması ile tanınıyor. Chinese Man, 03 Ekim 2013, Perşembe günü Garajistanbul’da izleyenlerine büyük bir görsel şölen sunacak.

Yeraltı müzik sahnesinin en taze oluşumlardan biri olan ve 2012 yılında kurdukları Davulun Sesi
projesiyle birçok başarılı enstrümantal hip nop prodüktörünü bir araya getiren Tektosag Records, 05 Ekim 2013, Cumartesi gecesi Babylon Lounge’da Festival’in en hareketli gecelerinden birine imza atacak.

İstanbul’dan Cazın Farklı Renkleri

Türk cazının ustalarını ve genç yeteneklerini buluşturan “İstanbul’da Cazın Farklı renkleri” isimli bölüm, yenilikçi çalışmalardan standartlara, sürpriz konukların yer aldığı birlikteliklerden folklorik tınıların yer verdiği çalışmalara uzanan bir çeşitlilik sergiliyor. Günümüz Türk cazının geniş panoramasını sunan bölümde; Jehan Barbur & İlhan Erşahin, Birsen Tezer, Ece Göksu & Neşet Ruacan, Evrim Demirel, Tamer Temel, For Esemble ve Fötr Blues Band konserleri dikkat çekiyor.

Türkiye’de pek çok önemli projede sahne almış genç kuşak müzisyenlerden Tamer Temel, 26 Eylül 2013, Perşembe günü Akbank Sanat’ta festivalcilerle buluşacak.

23. Akbank Caz Festivali kapsamında aynı sahneyi paylaşacak olan Ece Göksu ve Neşet Ruacan, özgün bestelerinin yanı sıra, caz standartlarından oluşan bir repertuvar ile 27 Eylül 2013, Cuma günü Akbank Sanat’ta olacak. İki sanatçının kendi tarzlarının müzikal bir yansımasını sunacakları konser, İstanbullu cazseverler için çok özel bir performans vadediyor.
Birlikte söyledikleri çok sesli şarkılar, düetler ve solo parçalar ile ilgi çekici bir konser performansına sahip olan For Ensemble, caz klasiklerinden popüler şarkıların caz yorumlarına ve çağdaş caz örneklerine uzanan renkli bir repertuvar ile 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Jazz Company sahnesinden müzik tutkunlarına seslenecek.

Son dönem caz ve klasik müziğin en yetenekli isimlerinden biri olan Evrim Demirel, Türk folkloru ve Osmanlı dönemi musikisinden etkiler taşıyan müzikleri ile 29 Eylül 2013, Pazar günü Babylon sahnesinde olacak.

Samimi performansları ve başarılı doğaçlamalarıyla birçok müzik dinleyicisine blues’u sevdiren Fötr Blues Band, 05 Ekim 2013, Cuma günü Jazz Company’de gerçekleştirecekleri konser ile 1930’lu yılların Delta Blues’undan 2000’li yılların caz ve funk ögeler içeren modern  yaklaşımına müzikleri ile blues coşkusunu yaşatacaklar.
Türkiye’nin yetiştirdiği en özel seslerden biri olan, sesi ve zarafetiyle hüznü çekilebilir kılan ender sanatçılardan Birsen Tezer, Festival kapsamında 08 Ekim  2013, Salı günü Caddebostan Kültür Merkezi’ndeki konseriyle müzik tutkunlarıyla birlikte olacak.

Jehan Barbur ve İlhan Erşahin, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında özel bir performans için bir araya geliyor. Günümüz Türk caz sahnesinin en önemli şarkıcı ve bestecilerinden biri olarak gösterilen, hikâye odaklı masalsı şarkıları ile çağdaş kadın ozan geleneğini günümüzde de sürdürmeyi başaran Jehan Barbur ve İlhan Erşahin’in 09 Ekim 2013, Çarşamba günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecekleri performanslarında Çağrı Sertel de  konuk sanatçısı olarak yer alacak.

Füzyon

Yeni Zelanda, Yunanistan ve Türkiye’yi birleştiren bir müzikal köprü olan Natalia Mann Trio, Natalia Mann’ın gelenekselden popüler müziğe uzanan yetkinliği, Dine Doneff’in multi-enstrümantal yaratıcılığı ve İzzet Kızıl’ın çağdaş ritimleriyle harmanlanan müzikal uyumlarını 26 Eylül 2013, Perşembe akşamı Babylon’da gerçekleştirecekleri konserle izleyenlerle paylaşacaklar.

İlhan Erşahin, İstanbul’un eklektik ruhunu kendi tarzında tercüme ederken caz, rock ve dans müziğinin ögelerini bir araya getirdiği ‘İstanbul Sessions’ projesiyle 09 Ekim 2013, Çarşamba günü Babylon’da sahne alacak.

Cecil Taylor, Ornette Coleman, John Cage gibi, avant-garde müziğin önde gelen üstadlarıyla çalışan ve “sound-based” serbest doğaçlama müziğe yeni bir boyut getiren Şenol Küçükyıldırım, müziğin ustalarından, gitarist Şevket Akıncı ve bas gitarda Murat Çopur’un yer aldığı ‘WeeD’ adını taşıyan yeni grubu ile 06 Ekim 2013, Pazar günü Babylon’da sahne alacak.

Caz ve Dans

Babylon Lounge’un klasikleşen Electro Swing partisi hızını alamıyor ve enerjisini 23. Akbank Caz Festivali’ne de taşıyor. Tobumusikizm, 1920’lerin ve 1930’ların ruhunu günümüz modern dünyasına en hızlı şekilde sunan geniş electro-swing arşiviyle 27 Eylül 2013, Cuma günü herkesi eğlenceye davet ediyor.

Avrupa’nın en köklü caz oluşumlarından biri olan Hot Jazz Band, 1920, 1930 ve 1940’ları kapsayan repertuvarıyla 03 Ekim 2013, Perşembe ve 04 Ekim 2013 Cuma günü festivalcileri geçmişten günümüze uzanan müzikal bir yolculuğa çıkaracak. Pera Palace Hotel Jumeırah’ın retro motiflere sahip Grand Pera Salonu’ndaki gece, White Mink’in electro-swing arşivi ve İstanbul Lindy Hoppers dans grubunun swing atölyesi ile başlayacak ve Festival’in en özel gecelerinden biri olacak.

ATÖLYE ve PANELLER

23. Akbank Caz Festivali her yıl olduğu gibi bu yılda pek çok atölye çalışması ve panele ev sahipliği yapacak.

ATÖLYE: Tap Away 
Atölye Dans’ta canlı piyano eşliğinde gerçekleştirilecek “Tap Away” atölye çalışmasında, katılımcılar, 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan ve daha sonra tüm dünyaya yayılan tap dansının tüm inceliklerini eğitmenlerle beraber pratik etme şansı yakalayacak. Etkinlik ile tap dansının çeşitli  kombinasyonlarından faydalanarak, katılımcıların günlük hayatın stresinden kurtulmaları ve “Singing in the Rain” gibi  eski  müzikallerde hissedilen neşeli atmosferin günümüzün zor şehir hayatında yeniden yakalanması amaçlanıyor.

28 Eylül 2013, Cumartesi   Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans
5 Ekim 2013, Cumartesi   Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans
12 Ekim 2013, Cumartesi  Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans

ATÖLYE: Şapkadan Caz Çıktı  
Wicked tasarım markasının sahibi İpek Yaylacıoğlu ve İstanbul Moda Akademisi işbirliğinde gerçekleşecek “Şapkadan Caz Çıktı” atölye çalışmasında, katılımcılar caz ikonlarının kullandığı, swing ekolü kostümlerinden hareketle saç aksesuarları ve minyatür şapkalar tasarlayacak.
25 Eylül 2013, Çarşamba Saat:14:00  Yer: İstanbul Moda Akademisi
26 Eylül 2013, Perşembe Saat:14:00  Yer: İstanbul Moda Akademisi

ATÖLYE: Ezo Sunal Çocuk Atölyesi –  “Çocuklarla Caz”
Orrf Yaklaşımı’na dayalı olarak yapılacak “Çocuklarla Caz” atölye çalışmasında, en temel caz ritmi olan swing, beden perküsyonu, tekerlemeler ve oyunlarla çocuklara tanıtılacak. Bu ritmin üzerine Orff Çalgıları kullanılarak çocuklarla beraber melodik doğaçlamalar yapılacak ve çocuklardan renkli bir caz orkestrası oluşturulacak.

5 Ekim 2013, Cumartesi   Saat: 14:00   Yer: Akbank Sanat

ATÖLYE: “Mavi Loves Jazz”  
Her sene yaratıcı katılımcıların artan ilgiyle izlediği Mavi  Loves Jazz/Mavi’nin yaratıcı tasarım atölyeleri, bu sene de 23. Akbank Caz Festivali’ne renk katmaya devam ediyor. Kağıttan boyaya, tişörtten boncuk ve yamalara kadar her tür malzemenin bulunacağı atölyede, siz de hayal gücünüzü ve yeteneklerinizi keşfederek, “İstanbul ve Caz” temalı tasarımlarla festivalin ruhunu tişörtlere taşıyabilirsiniz.

28 Eylül 2013, Cumartesi   Saat: 14.00  Yer: Akbank Sanat

PANEL: Butch Morris Anısına  
Bu yıl aramızdan ayrılan usta caz müzisyeni Lawrence D. “Butch” Morris, Festival kapsamında gerçekleşecek özel söyleşi ile bir kez daha anılıyor. Morris’in cazda devrim yaratan canlı performansları, anıları ve müzik dünyasına bıraktığı miras dostları Mehmet Uluğ, Sevin Okyay, Hülya Tunçağ ve Festival’de sahne alacak Harriet Tubman’ın gitaristi Brandon Ross tarafından caz tutkunları ile paylaşılacak.

5 Ekim 2013, Cumartesi    Saat: 16:00   Yer: Akbank Sanat

PANEL: Caz ve Teknoloji (Artısıyla Eksisiyle)
Teknoloji daima cazın lehine mi işledi yoksa bazı uygulamalarda ruhunu mu öldürdü? Deneyimli radyo programcısı ve müzik yazarı Hülya Tunçağ’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek bu panel caz ve teknoloji arasındaki ilişkiye odaklanacak.

9 Ekim 2013, Çarşamba  Saat: 16:00   Yer: Akbank Sanat

PANEL: Caz Müziğinde Üç Farklı Yetişme Tarzı 
Farklı disiplinlerden ve eğitim süreçlerinden geçen Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli caz sanatçılarından Önder Foçan, Kerem Görsev ve Ferit Odman, Hakan Tüfekçi moderatörlüğünde gerçekleşecek panelde, sanatçılar caz müziğinde eğitimin öneminden ve yetişme tarzlarının geçmişten günümüze uzanan katkıları anlatacaklar.
10 Ekim 2013, Perşembe  Saat: 19:00   Yer: Akbank Sanat
CAZLI BRUNCH
Festival’in kulağa olduğu kadar damak zevkine de hitap eden ve büyük ilgi gören Cazlı Brunch’ları bu yıl da devam ediyor. Haftaya caz müziği eşliğinde keyifli başlangıç yapmak isteyenler için, 29 Eylül 2013, Pazar günü şehrin her iki yakasında iki ayrı Cazlı Brunch gerçekleştirilecek. Avrupa yakasında tasarımıyla büyük beğeni toplayan Beyoğlu’nun en yeni konsept otellerinden Mama Shelter’de Radyo Babylon’da yayın yapan Volkan Barak, Caz Yumurtası DJ seti ile müzikseverlerle buluşurken; Kalamış Koyu’ndan FenerbahçeBurnu’na, Adalar’dan Marmara Denizi’ne kadar uzanan manzarasıyla Anadolu yakasının en beğenilen mekanlarından olan Moda Teras’ta gerçekleşecek brunch’a JazzMatiz keyifli müzikleriyle renk katacak. Nefes kesen boğaz manzarası ile bu yıl ikinci kez Cazlı Brunch’a ev sahipliği yapacak olan Hilton ParkSA ise 6 Ekim 2013, Pazar günü gerçekleştirilecek brunchta JazzMatiz’in müziği ve lezzetli açık büfesi ile misafirlerine unutulmaz bir Pazar sabahı yaşatacak.

Akbank Sanat Kafe’nin 28 Eylül 2013, Cumartesi ve 5 Ekim 2013, Cumartesi günleri evsahipliği yapacağı “Akbank Sanat Kafe’de Akşam Üstü Caz” kapsamında Jazz Matiz’in caz, blues ve bossa şarkılarından seçtikleri repertuvarları ile kendinizi caza bırakıp günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
LİSELERDE CAZ ATÖLYELERİ

Geçtiğimiz yıl başlayan ve bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan “Liselerde Caz Atölyeleri”, bu yıl da festivalin en önemli etkinliklerinden biri olmaya aday. Müzik ile ilgili olsun ya da olmasın, lise çağındaki birçok gence ulaşmayı, onlara caz müziğini tanıtmayı ve  sevdirmeyi amaçlayan etkinlik; 30 Eylül Pazartesi günü Üsküdar Amerikan Lisesi ve Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, 01 Ekim Salı günü Özel Şişli Terakki Lisesi ve Özel Enka Lisesi, 07 Ekim Pazartesi günü Avusturya Lisesi ve Galatasaray Lisesi, 08 Ekim Salı günü İstanbul Amerikan Robert Lisesi ve Nişantaşı FMV Özel Işık Lisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Soru ve cevap şeklinde gerçekleşecek sohbetler boyunca gençler, M. Cem Tuncer, Barış Ertürk, Ercüment Orkut ve Ediz Hafızoğlu ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını yakından tanıma fırsatı bulacaklar.

KAMPÜSTE CAZ

Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgarını estiren, artık bir Festival klasiği haline gelen “Kampüste Caz” bu yıl rotasına yeni şehir ve isimler ekleyerek yoluna devam ediyor. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, 4-19 Kasım tarihleri arasında İstanbul’un yanı sıra 11 farklı şehirde toplam 19 üniversitede cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyor.

“Kampüste Caz”ın İstanbul ayağında; müzik otoritelerince yeni nesil cazın en yetenekli müzisyenleri arasında gösterilen başarılı kontrbas sanatçısı Ozan Musluoğlu, Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi; caz vokalisti, besteci ve söz yazarı Şenay Lambaoğlu Galatasaray Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde gençlerle buluşacak.
Anadolu ayağında ise 70’lerin Kung-fu filmleri, animeleri ve çizgi roman kitaplarından esinlenen Sean Nowell&The Kung-Fu Masters yüksek enerjileri, çılgın ritimleri ve akıllara durgunluk veren efektleri ile; Erciyes Üniversitesi (Kayseri), Gaziantep Üniversitesi (Gaziantep), Çukurova Üniversitesi (Adana), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara), Anadolu Üniversitesi (Eskişehir), Atatürk Üniversitesi (Erzurum), Karadeniz Teknik Üniversitesi (Trabzon), Ondokuz Mayıs Üniversitesi (Samsun), Ege Üniversitesi (İzmir), Dokuz Eylül Üniversitesi (İzmir), Uludağ Üniversitesi (Bursa) ve Trakya Üniversitesi (Edirne) kampüslerindeki konserleri ile gençlere görsel ve işitsel bir şölen yaşatacaklar.
JAMZZ AKBANK CAZ FESTİVALİ GENÇ YETENEKLER YARIŞMASI 

23. Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”, 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, Festival’in bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahne alma fırsatı sunuyor. Türk cazının önemli temsilcilerinden piyanist ve besteci Kerem Görsev’in juri başkanlığını yapacağı, “Nefesli”, “Vurmalı”, “Telli”, “Tuşlu” ve “Vokal” olmak üzere beş ayrı kategoride gerçekleştirilecek yarışmaya katılmak için adayların, hazırladıkları bir demo CD, kısa öz geçmişleri, müzik tarzlarını anlatan ön yazı ve bir fotoğraf ile Akbank Caz Festivali/JAmZZ konu başlığını ekleyerek 5 Ekim 2013, Cumartesi gününe kadar Akbank Sanat / Beyoğlu adresine ulaştırmaları gerekiyor. Yarışmada, “En iyi performans”, “en iyi doğaçlama” ve “en iyi yorum” kategorilerinde dereceye giren yetenekli genç cazcılar, hem Festival kapsamında 18 Kasım 2013, Pazartesi günü usta caz müzisyenleriyle beraber Babylon’da  düzenlenecek özel Jam Session’da sahne alacak, hem de Venedik Caz Festivali’nde bir hafta boyunca caz eğitim hakkı kazanacaklar.

 

Uzunca bir süredir “NAR SANAT TİYATROSU” oyun çalışmalarına devam eden, oyuncu ve Nar Sanat Tiyatro eğitmenlerinden Halis BAYRAKTAROĞLU   “NAR SANAT TİYATROSU” ekip oluşumunu  bitirdi ve artık “sahneye hazır “olduğunu belirtti.

Nar Sanat Tiyatro ekibininin tamamlamasının yanı sıra pek çok tiyatro ve sanat mekanı ile  sezon için sahne sözleşmelerini imzaladı. Eğlenceli ve komik olaylar içeren oyun izleyicileri kahkahaya boğacak.

Sezona hızlı başlayan Nar Sanat Tiyatrosu’nun sahneye koyacağı oyun hakkında ki kısa tanıtımını şöyle yapıyor..

Pardon Zebani Bey…

                    …bazı sınavlar yakıcı olabilir

PrintBirbirinden  farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, Araf Ne Taraf? adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor.

Mahmut (Cumhur SARI) ve Bilal’in (Halis BAYRAKTAROĞLU) Zebani (sürpriz konuk sanatçı) ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule (Ebru SARITAŞ) de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu (Nalan BAŞARAN) boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır.

CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…

Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARI, Halis BAYRAKTAROĞLU, Nalan BAŞARAN, Ebru SARITAŞ, Oğuz ÖZTAŞ ve sürpriz konuk sanatçınun araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

 biletix’den Biletlere ulaşmak için LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenecek ‘3. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde yarışacak filmler belli oldu.

3-Uluslararası-Suç-ve-Ceza-Film-Festivali‘Çocuk(ça) Adalet’ başlığı altında ‘Suça Sürüklenen Çocuklara’ dikkat çekecek festival kapsamında ‘Uluslararası Altın Terazi Film Yarışması’ yapılacak. Açılışı İspanyol yönetmen Patricia Ferreira’nın ‘Vahşiler’ isimli filmiyle yapılacak festivalde ‘Altın Terazi’ için 10 film yarışacak.
‘Altın Terazi’de yarışacak eserler şöyle:
Cezaevi Ziyaretçisi / The Visitor of Prisons (Laura Mana – İspanya)
Dumont Davası / L’affaire Dumont (Daniel Grou – Podz – Kanada)
Etraftakiler / People Out There (Aik Karapetian-Letonya)
Jo’nun Mahallesi / Jo’s Neighborhood (Alain Minier – Fransa)
Kapalı Devre / The Closed Circuit ( Ryszard Bugajski – Polonya)
Koma / Disorder (Archil Kavtaradze – Gürcistan)
Nemez (Stanislav Güntner – Almanya)
Rock The Casbah / Rock Ba-Casba ( Yariv Horowitz – İsrail)
Vejetaryen Yamyam / Vegetarian Cannibal (Branko Schmidt – Hırvatistan)
Yaşasın Belarus! / Viva Belarus! (Krzysztof Łukaszewicz – Polonya)

RTÜK, 30 yıl önce çevrilen Cüneyt Arkın’ın “En Büyük Yumruk” adlı filmindeki sevişme sahneleri için, ‘Duygusal değil’ diyerek ceza verdi.

EN-BUYUK-YUMRUK-CUNEYT-ARKIN-MERAL-ORHONSAYBaşrollerini Cüneyt Arkın ve Meral Orhonsay’ın paylaştığı 1983 yapımı ‘’En Büyük Yumruk’’ adlı filmdeki sevişme sahneleri ceza getirdi. RTÜK ‘’Duygusal boyutundan arındırılmış’’ yorumu yaptığı sevişme sahneleri nedeniyle, filmi yayınlayan Olay TV’ye uyarı cezası verdi.

Gazeteport’un haberine göre RTÜK toplantısında Bursa’da yayın yapan Olay TV’de 5 Mayıs 2013 günü yayınlanan film ele alındı. RTÜK İzleme ve Değerlendirme Dairesinin raporunda şöyle denildi: ‘’Filmin bir çok sahnesinde cinsellik olgusu yoğun biçimde yer almaktadır. Çıplaklığın sıklıkla ortaya koyulduğu, kaba cinselliğin yapım boyunca devam ettiği görülmektedir. Birçok sahnede, kadınların mahrem sayılabilecek uzuv ve organları, seyirlik malzeme halinde görsel bir meta gibi sunulmaktadır. Cinsellik ikonografisinin filmin bir çok sahnesine hakim olduğu, duygusal boyutundan arındırılmış sevişme sahnelerinin sunulduğu görülmüştür. Striptiz denilen cinsel gösteri niteliğindeki görsel ikonografik öğelerle zevk yaşayan gençlerin deneyimlerinin, bir tür öykü yumağı içinde sunulduğu görülmüştür’’.

RTÜK üyeleri de filmi, ‘’Çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek nitelikte’’ buldu ve Olay TV’ye uyarı cezası verdi. TV kanalına, benzer bir ihlal durumunda, para cezası verileceği de bildirildi.

Artık yaz bitiyor. Yetişkin öğrenci ve veliler çok yakında hummalı bir koşuşturma içerisine girecek çünkü okullar açılacak.

bakirkoy-müzik

Okullar açılınca elbette gidilecek kurslar araştırılacak… Sanatın hayat içerisinde vazgeçilmez olduğunu bilen öğrenci ve velilerimiz ilgi alanlarına göre;  Dans çeşitleri, Bale,  Resim, Gitar, Bağlama, Piyano, Keman, Bateri, Tiyatro, Fotoğrafçılık v.b. daha pek çok sanat dalında eğitim almak veya aldırmak isteyecekler.

Elbette sanat eğitiminizi alırken veya çocuklarınıza aldırırken; düzenli, yeterli donanıma sahip eğitmen ve kurs alanı ile sağlıklı bir ortamda yapmak isteyeceksiniz.

İşte bu noktada Bakırköy’de sizler için kurulmuş olan Nar sanat Eğitim Kursunu ziyaret etmeniz size pek çok imkân sunacak.

Her şeyden önce ilk defa bir kursta toplamında 5 saat ücretsiz solfej dersi sadece Nar Sanat’ta var.

Hangi çalgı aleti dersini alırsanız alın, başlangıç seviyesinde ücretsiz olarak bir birine paralel giden haftada 3 ders solfej eğitimi ve haftada 1 ders ikinci düzey solfej eğitimi ve okul öncesi çocuklarımız için haftada 1 ders olmak üzere solfej eğitimini isteğe bağlı olarak ücretsiz alabilmektesiniz.

Elbette tüm bunlar emeğinizin karşılığını tam ve en iyi şekilde alabilmeniz için.

2013 – 2014 eğitim döneminde fiyat artışından etkilenmemek, istediğiniz gün ve saatte ders alabilmeniz için bir an önce kayıt yaptırmanızda fayda var.

nar sanat -genel logo

Eylülden önce kayıt yaptıranlar fiyat artışından etkilenmeyecekleri gibi aynı zamanda istedikleri gün ve saatte ders alma imkanına da sahip olabilmektedirler.

Son günlere bıraktığınız taktirde sizlere uygun olan gün ve saatlerde istediğiniz eğitimi alamayabilirsiniz. Bir an önce sizleri de Nar Sanat ailesine katılmaya davet ediyoruz.

Çok geç olmadan hemen arayın… İLETİŞİM

Bakırköy Yaz sezonunda da sanat eğitimlerine  Nar Sanat ile devam ediyor!

Bakırköy nar sanat

Bildiğiniz gibi Bakırköy’de Bir dernek tarafından kurulan ve M.E.B. Onaylı sertifika vermeye yetkili ilk sanat kursu olma özelliği taşıyan kursumuz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu 2012-2013 Eğitim öğretim yılını başarıyla bitirdi. Tüm yıl boyunca tabiri caizse 7’den 70’yaşına değil ama 3.5 yaşından 70 yaşına karar bir çok kişiye eğitim verdik. Öğrencilerimize sadece eğitim vermedik aynı zamanda sanatı sevmelerini, sanatın içinde olmalarını sağladık.

Henüz birkaç aylık eğitim alanlar ve 3-4 yıldır eğitim alanların bir arada sene sonunda ki etkinliklerde sahne almaları bir başka hazdı hepimiz için.

Bir sanat kursu olmanın ötesinde kursumuzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğimizin tüzüğünde yazılı olan görevlerimiz ile misyonumuzu göz ardı etmeden sıcacık bir ortamda büyük, küçük tüm öğrencilerimize sanat adına bir şeyler vermeye çalıştık.

Sene içerisinde gösteriler, etkinlikler yaptık üçyüzden fazla öğrenci ile mutluluklarımızı ve başarılarımızı paylaştık.

Yaz eğitim dönemi ve etkinliklerin ardından öğrencilerimizin bir kısmı tatile gitti bir kısmı eğitimlerine devam ediyor…

Bizler sanat eğitimini heryaş için  sıcaklığımızla sevilebilir hale getirmenin gayreti ile yazında sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz.

Piyano, Keman, Klasik, Elektro, Bas, Akustik v.b. Gitar, Bateri, 4 yaşından başlayarak 11 yaşa kadar drama derslerimiz ve elbette çocuk resim derslerimiz yaz tatilinde de devam ediyor…

Akademiye hazırlık resim kurslarımız  ile gündüz ve gece olmak üzere hobi resim kurslarımızda devam etmekte.

2013-2014 Eğitim yılı için Tiyatro, bale eğitimlerimize başvurularımızı elbette kabul etmeye başladık.

Sizlerle ve çocuklarınızla tanışmak için sabırsızlanıyoruz. Konusunda uzman eğitmenlerimiz ve güleryüzlü çalışanlarımızla sizleri bekliyoruz.

“Hayatın içinden Nar Sanat”

oyuncakmuzesiNar Sanat’ın Değişik yaş gruplarındaki “Drama” öğrencileri ve “Annem ve Ben” resim grubundaki öğrencileri Pazar günü (26 Mayıs 2013 tarihinde ) Oyuncak müzesini ziyarete gidiyor. (http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/ )

Müzik bölümü öğrencilerimiz ve velilerimizden Oyuncak müzesine gidecek olanlar var ise adlarını ve kişi sayısını sekreterliğe yazdırmaları gerekmektedir.

Nar Sanat adresi için tıklayınız

Nar Sanat Telefonu : 0212 570 80 68

Ve 0530 880 78 80

Ali CANDAŞ  kimdir:

1940 Trabzon Beşikdüzü’nde dünyaya geldi. Babasının görevi nedeniyle ilkokulu Erzurum Gazi İlkokulu’nda bitirdi. 1952 yılında Erzurum Pulur Köy Enstitüsü’ne sınavla girdi. 1956 yılında İstanbul Çapa Öğretmen Okulu resim semineri öğrencisi oldu. 1959 yılında bu okulu bitirerek ilkokul öğretmeni olarak İstanbul-Çatalca Bahşayiş köyü öğretmeni oldu.

ali candaş Aynı yıl Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü ikincilikle kazandı.1962 yılında resim-iş öğretmeni olarak Urfa Kız Öğretmen Okulu’na atandı.1965 te Trabzon Karma Ortaokuluna nakli çıktı. İşini çok sevdiği için bu okulda fazla kalmadan, altı ay sonra Ordu Perşembe Öğretmen Okulu’ resim-İş öğretmenliğine geçiş yaptı.

1971 yılında ilk kişisel sergisini bu şehirde açtı. 1973 kasımında sanat duygularının alevlendiği İstanbul-Çapa Öğretmen Okulu resim öğretmenliğine atandı. Bu okulda beş yıl çalıştıktan sonra İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’ne geçti. Yıl 1978 di.

Aynı kurumda; (yeni adıyla Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü) Prof. olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra 2006 haziranında kendi isteği ile emekli olmuştur. Ali Candaş işini çok seven bir sanat eğitimcisi olduğu için 20 yıl gibi uzun bir zaman dilimini öğrencilerine ayırdı. 1982 de sanatı için çalışmaya başladı. 150 civarında karma ve gurup sergilerine katılırken 60 kadar kişisel sergi açmıştır.

 Sanatçının aldığı ödül, yayın ve Müzelerde bulunan resimleri aşağıda listelenmektedir.

 ÖDÜLLER 

  • 1983 9.Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali Resim Yarışması ÖDÜL
  • 1987 TBMM Milli Egemenlik ve Barış konulu Resim Yarışması MANSİYON
  • 1987 4.Yunus Emre ‘Sevelim sevilelim’ Resim Yarışması
  • 1987 21. DYO Resim Yarışması MANSİYON
  • 1988 TBMM Milli Egemenlik temasını da içeren Resim Yarışması BİRİNCİLİK
  • 1988 Uluslararası Bandırma Kuş Cenneti Kültür ve Sanat Festivali BAŞARI PLAKETİ
  • ali candaş

    Sol Baştan : Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Hale ÜRKMEZGİL,
    Genel Sekreter Naci ÖZCAN, Ressam Reha YALNIZCIK,Ressam İlhan ŞEN,
    ALİ CANDAŞ

     

YAYINLAR

  • 1987 Ramko Sanat Merkezi Kataloğu
  • 1992 Emlakbank Sergi Kataloğu
  • 1993 Alkent Actuel Art Sergi Kataloğu
  • 1994 Karsu Tekstil Sanat Gal. Kitapçığı
  • 2000 Garanti Sanat Galerisi Sergi Kataloğu
  • 2002 Alkent Actuel Art Kitabı (200sayfa)
  • 2004 Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Sergisi Kitapçığı
  • 2009 Resimde Temel CANDAŞ DESEN kitabı 516 sayfa
  • 2012 SEYİF YAŞAM (Anılarım) 464 sayfa
  • Ali CANDAŞ

    Ali CANDAŞ

MÜZELER

  • Ankara Devlet Resim – Heykel Müzesi
  • Bolu Devlet Resim – Heykel Müzesi
  • Ankara Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü
  • Erzurum Resim – Heykel Müzesi
  • Çanakkale Devlet Güzel Sanatlar Galerisi
  • Ankara Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü
  • Ankara Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü
  • Eskişehir Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi
  • Edirne Trakya Üniversitesi Çağdaş Resim – Heykel Müzesi
  • Balıkesir Devrim Erbil Müzesi
  • Ankara Gazi Üniversitesi Resim-Heykel Müzesi
  • Ankara Hacettepe Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi

Sadece sanat haberleri yayınladığımızı biliyoruz. Fakat yazın iyice yüzünü gösterdiği şu sırlar biraz farklılık ve zaman zaman acı da olsa tebessüm iyi gider diye düşündük. Kafa dağıtma zamanı iyi okumalar.

afganistan

  • Çocuk ölümlerinin en fazla yaşandığı ülke Afganistan.
  • Dünya’da en fazla bira tüketimi Venezuella’da yaşanıyor. Kişi başına düşen yıllık bira tüketimi 83 litre.
  • Dünya’da en fazla sigara tüketimi yapan ülke Yunanistan. Kişi başına günlük sigara tüketimi 8 adet.
  • Yemeğe en fazla zaman ayıran ülke Türkiye. Kişi başına düşen günlük zaman 162 dakika.
  • Dünya’nın en fazla çay üreten ve tüketen ülkesi Çin. Yılda 1,166 bin ton üretim, 828 bin ton tüketim yapılıyor.
  • İş hayatında en fazla aktif olan ülke Cayman Adaları. Nüfusun 67.7’si çalışıyor.
  • Kanada’da her 100 insana ortalama 94 bilgisayar düşüyor.
  • Birleşik Arap Emirlikleri’nin her 100 vatandaşının ortalama 176 cep telefonu var.
  • En fazla gazete şatışı yapılan ülke İzlanda. Nüfusun %80’i gazete okuyor.
  • Eğitime en fazla para harcayan ülke Küba.
  • Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ülke ABD.
  • Dünyada en fazla altın üretimi yapan ülke Çin. Yılda 270 ton
  • En fazla trafik kazası Katar’da yaşanıyor. Buradaki kazalara 100,000 insan karışıyor. 9,989’u yaralanıyor ve bunların %33’ü ölümle sonuçlanıyor.
  • Dünyada en çok dil konuşulan ülke Papua Yeni Gine. 869 dil, ağız ve lehçe konuşulmaktadır.
  • Dünyanın en sıcak yeri Libya’da El-Aziziya’dır. Ortalama sıcaklık 58 C
  • Dünyanın en soğuk yeri Antarktika’da Vostok’tur. En düşük sıcaklık -89 C

İlginç tesadüfler

  • Amerika’da bulunan Hoover barajı projesinde 112 adam öldü. İlki 20 Aralık 1922’de J.G. Tierney idi. Sonuncu ise tam 13 yıl sonra yine 20 Aralık 1935’de Patrick Tierney idi ve J.G. Tierney’nin oğluydu.
  • 1930’lar da Detroit’te dikkatsiz genç bir anne Joseph Figlock isimli bir adama çok şey borçlu. Figlock sokakta yürürken yüksekçe bir pencereden düşen bebek tam onun kucağına geldi. Ne adam ne de bebek yaralandı. Fakat sadece bir yıl sonra, yine Figlock sadece sokaktan geçiyorken aynı bebek yine aynı şekilde kucağına düştü. Ve yine ikisi de zarar görmedi.
  • 2000’de çıkan Deus Ex projesinde sanatçı ikiz kuleleri New York siluetine koymadı. Bu ise oyunda ikiz kulelerin bir terörist saldırısında yıkıldığı şeklinde açıklanıyordu.
  • MGM kostümcüleri Oz Büyücüsü’nde ki Profesör Marvel için, pejmürde görünmesi amacıyla bir ikinci el dükkandan ceket aldı. Fakat bu ceketin aynı zamanda Oz’un yazarı L. Frank Baum’a ait olduğunu bilmiyorlardı.
  • Tamerlane 14. yüzyılda yaşayan Cengiz Han’ın soyundan ve zamanın çoğunu Asya’yı fethetmekle geçirmiş bir hükümdardı. Sovyet arkeologlar mezarını açtığında şu yazıyırdu :” Mezarımı açan benden daha kötü bir işgalciyi ortaya çıkaracaktır.” Tarih 20 Haziran 1941 idi.
  • Roma’nın efsane kurucusunun adı Romulus idi ve daha sonra Augustus adını aldı. Alman barbarlar tarafından Batı Roma İmparatorluğu’nun son imparatorunun adı ise yine Romulus Augustus idi.
  • 28 Temmuz 1900’da İtalya hükümdarı Kral Umberto Monza’da küçük bir restorana gitti. Restoran sahibinin adı da Umberto idi ve sipariş aldıktan sonra ikili ortak özelliklerini keşfettiler. İkisi de Turin kasabasında 14 Mart 1844’de doğdu. İkisi de aynı gün Margherita isimli birer kadınla evlendiler. Kral Umberto’nun kral olduğu gün restoran açıldı. Ertesi gün ise restoran sahibi öldürüldü, kral buna üzülürken aynı gün kalabalıktan bir suikastçı onu öldürdü.
  • 1974’de Bermuda’da motosiklet kullanan bir adam taksi çarpmasıyla öldü. Bir yıl sonra adamın kardeşi yine aynı motosiklet ile öldü. Ona da aynı taksi sürücüsü aynı yolcu ile birlikte çarptı.
  • 1976 tarihli Omen filmi pek çok tesadüf barındırıyordu. En ilginci ise şuydu: Film ekibi tarafından kiralanan bir özel jet son anda iptal edildi. Daha sonra bu jet bir yola çarptı ve iki arabanın kaza yapmasına yol açtı. Jetin çarptığı arabalardan birinde pilotun karısı ve çocuğu vardı ve kimse kurtulamadı.
  • Birinci Dünya Savaşında ölen ilk İngiliz askeri ile son İngiliz askerinin mezarı 6 metre arayla ve birbirine bakıyor. Ve bu yerleştirme bilinçli yapılmadı.
  • Viyana’da ki 79 milyon insanın ölümünden sorumlu olan 3 insan Hitler, Stalin ve Josef (Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph) sıklıkla aynı zamanlarda ve sıkça halde aynı parkta yürüdüler ve birbirlerini tanımıyorlardı.
  • 1895’de Ohio’da sadece iki araba vardı ve onlar da birbirine çarparak kaza yaptı.
  • ilginçlikler1914’de Alman bir anne çocuğunu fotoğraflamak için bir film aldı ve onu Starzburg’da ki bir fotoğrafçıya götürerek fotoğrafları almak istedi. Daha sonra savaş başladı ve fotoğrafları hiç alamadı. Daha sonra Frankfurt’a taşındı ve iki yıl sonra bu sefer yeni doğan çocuğunu fotoğraflamak için yine bir film aldı. Fotoğrafı almaya gittiğinde iki yıl önceki fotoğrafın yenisiyle üst üste bindiğini gördü. Filmler çoğunlukla tekrar kullanılırdı ve bu özel film hiç temizlenmeden 150 kilometre ötede aynı kadına satılmıştı.
  • Güney Afrikalı 49 yaşındaki astronom Danie du Toit, ölümün her an gelebileceğini öğütleyen bir ders verdi. Dersi bitirirken ağzına bir şeker attı, oturdu, ve bu şekerle boğulup öldü.
  • A III18Arçdükü Franz Ferdinand’ın öldürüldüğü arabanın plakası “A III18” idi. Bu olaydan sonuçlanan savaş bir Ateşkes ile 11-11-18’de sona erdi.
  • 200 yıl arayla yaşamış şarkı yazarı ve gitarit Hendrix ve besteci Handel Brook caddesinde yanyana iki evde oturdu.
  • Bir ofise şikayet mektubu yazmak için gelen iki kadın bilgisayar hatası sonucu aynı sosyal güvenlik numarasına sahipti. Aynı Patricia Ann Campbell ismine sahiplerdi, ikisinin de doğum günü 13 Mart 1941 idi, ikisinin de babası Robert Campbell idi, ikisi de 1959’da iki askerle evlenmişti hendrixve ikisinin de 21 ve 19 yaşlarında iki çocuğu vardı.
  • Thomas Jefferson’ın son sözleri: Bugün ayın 4’ü mü? ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Bir kaç saat önce Jefferson’ın öldüğünü bilmeyen John Adams’ın son sözleri: Jefferson yaşıyor. ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Son anlarında arkadaşı James Madison ile ilgili konuşan James Monroe’nun son sözleri: Keşke ölmeden son kez onu görebilseydim. (Ölüm 4 Temmuz 1831)
  • Bu geleneği devam ettirmek için Madison’a ilaç verildi ve 4 Temmuz’a kadar yaşatılmaya çalışıldı. son sözleri: Lanet olsun! (Ölüm: 28 Haziran 1836)
  • 1920’lerde Amerikan roman yazarı Anne Parish çocukluk favorilerinden Jack Frost ve Diğer Öyküler kitabını Paris’te bir kitabevinde buldu. Kitabı kocasına gösterip ne kadar sevdiğini anlattı. Kitabı açtıklarında şu yazıyı gördüler: Anne Parish, 209 N. Weber sokağı, Colorado Springs” Kendi kitabıydı.
  • Beatrice’de ki batı yakası baptist kilisesi korosu için her çarşamba saat 7.20’de bir prova yapardı. 1 Mart 1950’de bir çarşamba günü 7.27’de gaz sızıntısından bir patlama yaşandı. Mucizevi bir şekilde kimse zarar görmedi çünkü koronun 15 üyesinin tamamı ilk defa provaya geç kalmıştı.
  • 2006’da balıkçı Mark Anderson “Copious” isimli botuyla balığa çıkmışken tam 92 yıllık bir şişede mesaj buldu ki bu en eski mesaj olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. Arkadaşı Andrew Leaper’a bu konuda devamlı övünerek onu gıcık etti. 2012’de Aynı botla bu sefer Leaper balığa çıktığında bu sefer 96 yıllık bir mesajı o buldu ve arkadaşını kitaptaki yerinden etti.
  • 70 yaşında bir adam Helsinki’nin 600 kilometre kuzeyinde bir yoldan geçerken bir kamyonet ona çarptı ve adam öldü. 2 Saat önce yine 70 yaşında bir adam 1.5 kilometre ötede yine karşıdan karşıya geçerken kamyonet çarpmasıyla öldü. İkisi kardeşti, hatta ikiz kardeşti.
  • 1973 Yılında Anthony Hopkins, kitabıyla aynı ismi taşıyan George Feifer imzalı Petrovkalı Kız filminde başrolü kaptı. Önce kitabı okumak isteyen Hopkins, Londra’da ki hiç bir psycho-filmikitapçıda kitabı bulamadı. Eve giderken bir bankta unutulmuş bir kitap buldu ve bu kitap Petrovkalı Kız idi. 2 Yıl sonra filmi çekerken George Feifer Hopkins’e kendi kitabından onda olmadığını çünkü kitabı verdiği bir arkadaşının onu Londra’da kaybettiğini söyledi. Kitabın içinde Feifer’ın tüm notları bulunuyordu. Hopkins kitabı çıkarıp ” Bu mu?” diye sordu, aynı kitaptı.
  • 29 Eylül 1888’de saat 8.30’da Catherine Eddows tutuklandı. 12.55’de ayılıp serbest bırakılırken polislere isminin Marry Kelly olduğunu söyledi ki bu yanlış ve uydurmaydı. 30 Eylül’de sabah karın deşen tarafından öldürüldü. Bu karın deşenin son cinayeti olan Marry Kelly’den bir önceki cinayetti.
  • 1660’da bir gemi Dover geçidinde battı. Tek kurtulan Hugh Williams idi. 1767’de aynı yerde ikinci bir gemi battı ve yine tek kurtulan adamın ismi Hugh Williams idi. 1820’de Tahmes’de bir gemi karaya oturdu ve yine tek kurtulan Hugh Williams idi. 1940’da bir gemi Alman mayını tarafından patlatıldı. İki adam kurtuldu, amca yeğenlerdi ve ikisinin de ismi Hugh Williams idi.
  • Hitler ve Napolyon 129 yıl arayla doğdular. Yine 129 yıl arayla hükümdar oldular. 129 yıl arayla Rusya’ya savaş açtılar ve 129 yıl arayla yenildiler.
  • Violet Jessop RMS Olympic, RMS Titanic ve HMHS Brittanic gemileri battığında bu gemilerde bulunuyordu.
  • Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde İngilizler RMS Carmania isimli bir savaş gemisini geçici bir savaş teknesine dönüştürdü. Dikkatlerden uzak kalmasını umarak SMS Cap Trafalgar isimli bir Alman gemisi olarak gizlediler. Plan işe yaradı ve 14 Eylül 1914’de bir Alman gemisini Brezilya kıyısında batırdı. Tamamen tesadüf olarak batırdığı gemi gerçek SMS Cap Trafalgar gemisi idi. Hatta bu gemi de Almanlar tarafından RMS Carmania ismiyle gizlenmişti.

Antik Roma hakkında bilinen ilginç şeyler

  • roma hakkındaAntik Roma’da gladyatör kanı doğurganlığı arttırmak ve bazı hastalıkların tedavisi için içilmesi tavsiye ediliyordu.
  • Mor giysiler statü belirtiyordu ve sadece imparator veya senato üyeleri giyebilirdi. Mor boya denizden bazı midyelerden elde ediliyordu. Asiller dışında mor giymek vatana ihanet sayılıyordu.
  • Penis heykelciklerinin uğur getirdiğine inanılıyordu. Ya boyunda ya da kapı girişlerine asılırlardı ve kötü ruhları uzak tuttuğuna inanılırdı.
  • Sol elini kullanan insanların şanssız doğduğu düşünülürdü.
  • roma ve kadınİmparator Caligula zaman zaman halk içine kadın kıyafetleri içinde çıkardı.
  • Milattan önce birinci yüzyılda şair Gaius Valerius Catullu, kendini eleştiren iki Romalı Furius ve Aurelius’a gönderme yapan bir şiir yazdı. Sözleri o kadar ağırdı ki şiir hiç latinceden çevrilmedi.
  • Romalılar ilk Hristiyanların ekmeği beden şarabı kan olarak gaius-valeriusgörmesinden dolayı onları yamyam zannediyordu.
  • İçerdiği amonyaktan dolayı çamaşır temizliğinde sidik kullanılırdı. Tüm şehirden sidik toplanırdı.

Sinemadan birkaç bilinmeyen

  • Norma Jeane Mortenson yani Marilyn Monroe gerçekte sarışın değildi.
  • 1960’da ki Psycho filmi bir tuvalet sifonunu gösteren ilk filmdi ve bu uygunsuzluk açısından tartışmalara yol açtı.

Bizimle ilgili ilkler ve enlerden bazıları

  • ilk hırıstiyanlarİlk defa verâset sistemini uygulayan Hunlardır
  • İstanbul’u ilk kuşatan Türk devleti Avarlardır (619-626).
  • Dünya’da ilk defa Yivli-Setli toplar II. Beyazıt zamanında yapılmıştır.
  • Osmanlılarda ilk bütçeyi Tarhuncu Ahmet Paşa yapmıştır.
  • İlk Mühendis okulu 1731 yılında Kara Mühendishanesi adıyla I. Mahmut tarafından kurulmuştur.
  • Osmanlı Devletinin I.Dünya savaşı içinde paylaşıldığı ilk antlaşma Sykes Picottur.
  • I.Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin elinden çıkan ilk yer Kıbrıs’tır.
  •  Osmanlı Devletinde bağımsızlığını kazanan son balkan devleti Arnavutluktur.
  • İşgallere silahla karşı koyma kararı ilk defa İzmir Müdafaa Hukuk Kongresinde verilmiştir.
  • İzmit’in Yunanlılara verilmesi ilk defa Paris Barış Konferansında kararlaştırılmıştır.(1919)
  • İtilaf devletlerinin Mondros’tan sonra kontrol altına aldıkları ilk yer boğazlar ve Marmara bölgesidir.
  • donarak ölen türkKuvay-ı Milliye hareketi ilk defa Yunan işgaline karşı kurulmuştur.
  • İşgale karşı kurulan ilk cemiyet Trakya Paşaeli Cemiyetidir.
  • Amerikan Northwest Havayolları’na ait bir DC-10’un iniş takımı yuvasına gizlenerek Amsterdam’dan New Jersey’e kadar uçan Türk, donarak öldü.
  • Mideye kaçan sineği öldürmek için ağza sheltox sıkmak suretiyle ölüm (İstanbul/Sultanbeyli)
  • Bir arabaya 11 kişi binip viyadüğe uçmak (Molla Gürani Viyadüğü/İstanbul)
  • Aynı iş yerinde biri gündüz bir gece vardiyasinda olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan biri mobylette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılasmaları ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce ölmeleri. (Konya,Meram Mahallesi)
  • Nüfus sayımı nedeniyle kendisinden başka kimsenin bulunmadığı yolda (üstelik de otoban) sayım görevlisinin bariyerlere çarparak ölümü. (TEM Otoyolu-Gebze)
  • Arkadaşlarıyla iddiaya tutuşup kafasıyla mermer bloku kırmaya çalışan medyatik karatecinin mermer yerine kafasını kırarak beyin travması sonucu ölmesi (İstanbul-Esenler).
  • Bir işçinin 600 tonluk pres makinesinin arasında emeklemek suretiyle 2450 derecelik fırında sigarasını yakmaya çalısması. (Karabük Demir Çelik Fabrikaları)
  • Alkollü durumda TEM otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişinin; süper fm´de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve otoyolda göbek atmaya başlaması üzerine 5 kişiden 3´ünün ayrı ayrı araçların çarpması sonucu ölümü (Adapazarı/Hendek).
  • Yolda mutlu mesut yürürken kafaya balkon düşmesi (Gene Dudullu´da).
  • Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı ayağını silkeleyerek çıkarmaya çalışan kişinin, elektrik çarptığını sanan yardımsever biri tarafından kafasına kürek, kalas vb. vurularak ölmesi. (Rize/Ardeşen Kasabasi/Tunca Köyü´nde).
  • Yatağındaki tahtakurusu veya bilimum haşeratı öldürmek için yatağı ilaçladıktan biraz sonra uykuya dalarak vefat etmek (Bodrum/Yalıkavak Köyü).
  • Balkona 50 kişi çıkılması sonucu balkonun çökmesiyle oluşan toplu ölüm. (Dudullu´da bir Köy nişan töreninde)
  • Tıraş olurken berberin rahatlatır diye boynu aniden sağa sola çevirme hareketi sonucu küt diye boynu kırılan müşterinin koltukta rahmetli oluşu. (Erzurum)

 

Diğer ilginçlikler

  • Kamboçya’da 72 harften oluşan bir alfabe kullanılmaktadır.Bu harflerin çoğu gereksizdir
  • Bougainvilla adasının yerlileri 11 harfli bir alfabe kullanırlar.(Adanın adı bile 12 harfli) Dünyanın en uzun isim ve soyadına sahip Bay Adolph Blaine Charles David Earl Friedrick Gerald Hubert Irvin John Kenneth Lloyd Martin Nero Oliver Paul Quincy Randolph Sherman Thomas Uncas Victor William Xerxes Yancy Zeus’un 590 harfli soyadının ilk 35 harfi Wolfeschlegelsteinhausenbergerdorff’tur.

 

Not: Onedio ve diğer kaynaklardan derlenmiştir.