Şunun için etiket arşivi: narsanat

8 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 98. (artık yıllarda 99.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 267 gün vardır.

tarihte-bugun-ne-oldu

Olaylar

  • 1513 – İspanyol Konkistador Juan Ponce de León, Florida’yı keşfetti ve bu bölgeyi İspanya toprağı olarak ilan etti.
  • 1730 – New York’ta ilk sinagog hizmete girdi.
  • 1820 – Milo Venüsü heykeli bir Ege adası olan Melos’ta bulundu.
  • 1830 – Avrupa ülkeleri, Osmanlı İmparatorluğu’ndan, bağımsız Yunan devletini onaylamasını istedi.
  • 1869 – 2. Darü’l-Fünun binasının inşası tamamlandı ve Darü’l-Fünun -i Osmani kuruldu.
  • 1899 – Martha Place, elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kadın oldu.
  • 1918 – I. Dünya Savaşı: Sinema oyuncuları Douglas Fairbanks ve Charlie Chaplin, New York sokaklarında savaş tahvili sattılar.
  • 1920 – Salih Paşa’nın (Salih Hulusi Kezrak) istifası ile kurulan Damat Ferit Paşa kabinesinin tanınmayacağı yolunda, Heyeti Temsiliyegenelgesi yayınlandı.
  • 1923 – Mustafa Kemal 9 Umde’yi açıkladı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin seçim bildirisi niteliğindeki bu ilkelerin başında, ‘Egemenlik Ulusundur’ maddesi gelmekteydi.
  • 1924 – Şeriye mahkemelerini kaldıran yeni Mahkemeler Teşkilatı Kanunu TBMM’de kabul edildi. Kadıların yerini hakimler aldı.
  • 1933 – Almanya’da ari ırktan olmadığı düşünülen memurlar emekli edildi.
  • 1943 – Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Roosevelt, enflasyonu kontrol altında tutabilmek amacıyla tüm maaş ve ücretleri dondurduğunu ve işçilerin iş değiştirmesini yasakladığını açıkladı.
  • 1946 – Milletler Cemiyeti son oturumunu yaptı. Bundan sonra örgütün adı Birleşmiş Milletler olacaktır.
  • 1953 – Kenya bağımsızlık hareketinin önderi Jomo Kenyatta Mau Mau Ayaklanması gerekçe gösterilerek İngiliz sömürge yönetimince tutuklandı.
  • 1956 – Seyhan Barajı hizmete girdi.
  • 1960 – İstanbul’a on saat çamur yağdı.
  • 1968 – Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde öğrenciler rektörlük binasını işgal etti.
  • 1976 – Ankara’da çeşitli fakülte ve öğrenci yurtlarında çıkan olaylarda, aralarında Tabii Senatör Muzaffer Yurdakuler’in oğlu Hakan Yurdakuler’in de bulunduğu, Esari Oran ve Burhan Barın isimli 3 öğrenci öldürüldü, çok sayıda öğrenci yaralandı.
  • 1982 – Uluslararası Atatürk Barış Ödülü’nün Güney Afrikalı lider Nelson Mandela’ya verilmesi kararlaştırıldı. Mandela, Türkhükümetine yönelik insan hakları ihlali suçlamaları nedeniyle ödülü kabul etmedi.
  • 1993 – Fransa’da, Breton’da yapılan kazılarda ünlü çizgi roman kahramanı Asterisk’in yaşadığı köyün bulunduğu öne sürüldü.
  • 1994 – DenizTemiz Derneği (Turmepa) kuruldu.
  • 1999 – Hakkari Valisi Nihat Canpolat’a, Yüksekova ilçesinde bombalı saldırı düzenlendi. Canpolat saldırıdan küçük sıyrıklarla kurtuldu, şoförü öldü, yedi kişi yaralandı.

Doğumlar

  • MÖ 563 – Gautama Buddha, Budizmin kurucusu, Hindistanlı dini lider
  • 1859 – Edmund Husserl, Alman filozof (ö. 1938)
  • 1875 – I. Albert, Belçika kralı (ö. 1934)
  • 1909 – John Fante, ABD’li yazar (ö. 1983)
  • 1920 – Carmen McRae, ABD caz şarkıcısı / piyanist (ö. 1991)
  • 1929 – Jacques Brel, Belçikalı söz yazarı, şarkıcı ve müzisyen (ö. 1978)
  • 1938 – Kofi Annan, Ganalı Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Nobel Barış Ödülü sahibi
  • 1950 – Grzegorz Lato, Polonyalı futbolcu
  • 1952 – Ahmet Piriştina, politikacı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı (ö. 2004)
  • 1966 – Robin Wright, ABD’li aktris.
  • 1966 – Armağan Çağlayan, yapımcı, İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi
  • 1968 – Patricia Arquette, ABD’li oyuncu
  • 1973 – Emma Caulfield, ABD’li oyuncu
  • 1974 – Batuhan Mutlugil, müzisyen
  • 1975 – Funda Arar, Türk şarkıcı
  • 1979 – Alexi Laiho, solist, gitarist, söz yazarı (Children of Bodom)
  • 1983 – Natalia Doussopoulus, Yunan şarkıcı ve dizi oyuncusu

Ölümler

  • 217 – Caracalla, Roma İmparatoru (d. 186)
  • 1735 – Francis II Rákóczi, Macar bağımsızlık hareketinin önderi (d. 1676)
  • 1848 – Gaetano Donizetti, İtalyan besteci (d. 1797)
  • 1919 – Loránd Eötvös, Macar fizikçi (d. 1848)
  • 1959 – Şefik Hüsnü, Türk tıp doktoru ve siyasetçi. (d. 1887)
  • 1973 – Pablo Picasso, İspanyol ressam, kübizmin öncüsü (d. 1881)
  • 1976 – Hakan Yurdakuler, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi (öldürüldü)
  • 1981 – Omar Bradley, ABD ordusu generali (d. 1893)
  • 1985 – Vedat Nedim Tör, Kadro dergisinin kurucularından, yazar (d. 1897)
  • 1996 – Ben Johnson, ABD’li aktör (d. 1918)
  • 2000 – Claire Trevor, ABD’li aktris (d. 1910)
  • 2002 – Savaş Yurttaş, tiyatro sanatçısı (d. 1944)
  • 2004 – Doğan Baran, eski sağlık bakanı (d. 1929)
  • 2013 – Margaret Thatcher ,eski İngiltere başbakanı (d. 1925)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Romanlar Günü
  • Kırlangıç Fırtınası (Fırtına)

32. Uluslararası Ankara Müzik Festivali, ilginç ve keyifli etkinliklere evsahipliği yapacak. Bir robot, festival kapsamında konser verecek. Üstelik sahnede tek başına olmayacak; Mozart’ın piyano konçertosunu, şef Ertuğ Korkmaz yönetimindeki Orkestra Akademik Başkent ile seslendirecek.

robot

Şef Ertuğ Korkmaz yönetimindeki Orkestra Akademik Başkent, İtalyan Matteo Suzzi’nin geliştirdiği, insandan daha hızlı hareket ederek piyano çalabilen robot Teotronica, Mozart’ın 23 numaralı La majör piyano konçertosunu Nisan’da MEB Şûra Salonu’ndaki konserde seslendirerek bir ilke imza atacak.

robot 2

Kusursuz performansı ile öne çıkan bu robotun iddiası olan “notalarda yazılı olan her şeyi yüzde 100 kusursuz bir biçimde çalarım ve bu yüzden insana gerek yoktur” söylemine tanık olacaksınız. Aynı konserde, izleyiciler aynı anda hem el, hem ayakla çalınan “pedal piyano” ile de tanışacaklar. Ülkemizde ilk kez gerçekleşecek böylesine ilginç bir konser teknoloji ve klasik müzik hayranlarını da buluşturacak. Robot piyanist dünyada Berlin Filarmoni Orkestrasından sonra ilk kez 32. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nde…

Kaynak : dipnot.tv

7 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 97. (artık yıllarda 98.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 268 gün vardır.

tarihte-bugun-ne-oldu

Olaylar

  • 451 – Hun İmparatoru Attila, Kuzey Fransa’daki Metz şehrini ele geçirdi. Germen müttefikleriyle birleşerekReims, Mainz, Strasbourg, Köln, Worms ve Trier kentleri yağmalandı.
  • 1521 – Ferdinand Magellan, Cebu adasına ulaştı.
  • 1712 – New York’ta köleler isyan başlattı.
  • 1789 – Sultan I. Abdülhamid vefat etti, III. Selim tahta çıktı.
  • 1795 – Fransa’da metre, uzunluk ölçüsü birimi olarak kabul edildi.
  • 1827 – İngiliz kimyager John Walker’ın buluşu olan kibrit, İngiltere’de piyasaya sürüldü.
  • 1906 – Vezüv Yanardağı lav püskürttü, Napoli şehri harabeye döndü.
  • 1939 – II. Dünya Savaşı: İtalya, Arnavutluk’u işgal etti.
  • 1943 – Batı Ukrayna’nın Terebovlia kentinde Naziler, 1.100 Yahudiyi öldürüp toplu mezara gömdüler.
  • 1945 – Kantaro Suzuki, Japonya’nın 42. başbakanı oldu.
  • 1946 – Suriye, Fransa’dan bağımsızlığını kazandı.
  • 1948 – Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak kuruldu.
  • 1963 – Yugoslavya’da sosyalist cumhuriyet ilan edildi.
  • 1969 – İnternet’in sembolik doğum günü.
  • 1971 – ABD Başkanı Nixon, Vietnam’daki ABD birliklerinin geri çekilme hızını arttıracağını açıkladı.
  • 1978 – Muğla’nın Yatağan ilçesinde termik santral temeli atıldı.
  • 1978 – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Server Tanilli silahlı saldırı sonucu felç oldu.
  • 1978 – ABD Başkanı Jimmy Carter, Nötron bombasının geliştirilme çalışmalarının durdurulmasına karar verdi.
  • 1987 – Altı yıl süren Milliyetçi Hareket Partisi davası bitti. Genel Başkan Alparslan Türkeş, 11 yıl 10 ay hapse mahkûm oldu.
  • 1994 – Almanya, sivil halka karşı kullanıldığı iddiasıyla Türkiye’ye silah ambargosu koydu.
  • 1995 – Ankara Devlet Tiyatrosu Mahir Canova Sahnesi açıldı.
  • 1999 – Hacıları almak için Cidde’ye gitmek üzere Adana’dan havalanan THY’ye ait Trakya uçağı, kalkışından kısa süre sonra düştü. Yolcusu bulunmayan uçağın altı kişilik mürettebatı öldü.
  • 2003 – Bağdat, tümüyle ABD birliklerinin kontrolüne geçti.
  • 2007 – Yıldız Geçidi SG-1 dizisi Türkiye’de TRT 1 tarafından Türkçe seslendirmeli olarak yayınlanmaya başladı.
  • 2011 – 11 Mart’ta tarihinin en büyük depremini yaşayan Japonya’da 7.1 büyüklüğünde şiddetli deprem meydana geldi. Depremin merkez üssünün ise Miyagi bölgesinin 40 kilometre açığında denizin altında olduğu ifade edildi.

Doğumlar  

  • 1770 – William Wordsworth, İngiliz şair (ö. 1850)
  • 1811 – Hoca Tahsin Efendi, Osmanlı bilim adamı ve düşünür (ö. 1881)
  • 1860 – Will Keith Kellogg, ABD’li mısır gevreği üreticisi (ö. 1951)
  • 1882 – Kurt von Schleicher, Alman subayı, Weimar Cumhuriyeti’nin son şansölyesi (ö. 1934)
  • 1883 – Gino Severini, İtalyan ressam (ö. 1966)
  • 1915 – Billie Holiday, ABD’li şarkıcı (ö. 1959)
  • 1920 – Ravi Shankar, Hintli müzisyen, sitar ustası ve besteci
  • 1921 – Feza Gürsey, Türk fizikçi (ö. 1992)
  • 1928 – James Garner, ABD’li sinema sanatçısı
  • 1928 – Alan J. Pakula, ABD’li film yönetmeni (ö. 1998)
  • 1933 – Sakıp Sabancı, ünlü Türk işadamı (ö. 2004)
  • 1933 – Seyyid Hüseyin Nasr, İranlı yazar, akademisyen ve İslam düşünürü
  • 1939 – Francis Ford Coppola, ABD’li sinema yönetmeni
  • 1944 – Gerhard Schröder, eski Almanya başbakanı
  • 1953 – Fatih Erkoç, Türk müzisyen
  • 1954 – Jackie Chan, Hong Konglu oyuncu
  • 1964 – Russell Crowe, Yeni Zelandalı sinema oyuncusu
  • 1967 – Bodo Illgner, eski Alman futbolcu
  • 1978 – Duncan James, İngiliz şarkıcı
  • 1980 – Randy Orton, Hollandalı voleybolcu.
  • 1982 – Agata Mróz-Olszewska, Polonyalı voleybolcu (ö. 2008)
  • 1983 – Franck Ribéry, Fransız futbolcu                                                                                                                                                                                Ölümler  
    • 30 – İsa Peygamberin çarmıha gerilerek öldürüldüğüne inanılan gün
    • 1614 – El Greco, Yunan asıllı İspanyol ressam (d. 1541)
    • 1761 – Thomas Bayes, İngiliz matematikçi (d. 1701)
    • 1789 – I. Abdülhamid, Osmanlı padişahı (d. 1725)
    • 1861 – Elisha Otis, ABD’li asansör imalatçısı (d. 1811)
    • 1891 – P. T. Barnum, ABD’li sirk menajeri, şovmen (d. 1810)
    • 1947 – Henry Ford, ABD’li otomobil üreticisi ve sanayicisi (d. 1863)
    • 1950 – Walter Huston, (John Huston’ın babası) Kanada doğumlu ABD’li aktör (d. 1884)
    • 1955 – Theda Bara (Theodosia Goobman), ABD’li tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1885)
    • 1980 – Mehmet Karaca, (Cem Karaca’nın babası) Türk tiyatro oyuncusu (d. 1900)
    • 1981 – Norman Taurog, ABD’li film yönetmeni ve senarist (d. 1899)
    • 1984 – Othmar Pferschy, Avusturyalı fotoğrafçı
    • 1991 – Memduh Ünlütürk, emekli Tümgeneral
    • 2005 – Melih Kibar, Türk müzisyen (d. 1951)
    • 2008 – Perihan Altındağ Sözeri Klasik Türk Müziği yorumcusu (d. 1925)
    • Tatiller ve Özel Günler
      • Dünya Sağlık Günü – Dünya Sağlık Örgütü’ne üye 191 ülkede 1948’den beri her yıl kutlanmaktadır.
      • Kadınlar Günü – Mozambik
      • Kimyagerler Günü Ve Kimyagerler Haftası

6 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 96. (artık yıllarda 97.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 269 gün vardır.

tarihte-bugun-ne-oldu

 

Olaylar

  • 1326 – Orhan Bey, kuşatma altında tutulan Bursa’yı Bizanslılardan aldı. Bursa, 1326-1361 arasında Osmanlılara başkentlik yaptı.
  • 1453 – İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından kuşatıldı.
  • 1814 – Napolyon Bonapart, imparatorluk tahtını bırakarak Elba Adası’na sürgüne gönderildi.
  • 1830 – Joseph Smith, Jr. aracılığıyla İsa Mesih’in Son Zaman Azizler Kilisesi kuruldu.
  • 1869 – Selüloit’in patenti alındı.
  • 1872 – Pertevniyal Lisesi, ”Mahmudiye Rüştiyesi” adı altında eğitim-öğretime başladı.
  • 1896 – İlk modern Olimpiyat Oyunları Atina’da başladı.
  • 1909 – Robert Peary ve Matthew Henson’ın Kuzey Kutbu’na ulaştığı ileri sürüldü. Kayıtlarında titizlik göstermemiş olması ve bazı bilgilerin eksikliği uzmanlar arasında kuşkular yarattı ve Kuzey Kutbu’na ulaşıp ulaşmadığı tartışmalara yol açtı.
  • 1909 – ‘Serbesti’ gazetesinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti karşıtı yazılar yazan gazeteci Hasan Fehmi öldürüldü.
  • 1917 – ABD, Almanya’ya savaş ilan etti ve Birinci Dünya Savaşı’na müttefiklerin yanında girdiğini açıkladı.
  • 1920 – Anadolu Ajansı kuruldu.
  • 1927 – Amerikalı yüzücü Johnny Weissmuller 100 metre mesafede üç stilde üç dünya rekoru kırdı.
  • 1941 – Mihver devletleri Yugoslavya’yı işgal etti. Almanlar Yunanistan’a girdi, Türk deniz sınırına kadar Doğu Akdeniz’i savaş bölgesi ilan etti. Türkiye, bunun üzerine Edirne ve Uzunköprü’de demiryolu köprülerini havaya uçurdu.
  • 1953 – Türkiye Genç Milli Futbol Takımı dünya üçüncüsü oldu.
  • 1956 – Hayat mecmuası’nın ilk sayısı çıktı.
  • 1972 – Anayasa Mahkemesi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam kararlarını usulden iptal etti. TBMM’nin idamları yeniden görüşeceği açıklandı.
  • 1973 – Kontenjan senatörü emekli amiral Fahri Korutürk 15’inci turda 365 oyla Türkiye’nin altıncı cumhurbaşkanı seçildi
  • 1979 – Türk atlet Veli Ballı, Atina’da düzenlenen uluslararası maratonda birinci oldu.
  • 1980 – Görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Çankaya Köşkü’nden ayrıldı. Yerine Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil vekalet etmeye başladı.
  • 1980 – Eskişehir ‘de DİSK’in düzenlediği mitingte olaylar çıktı.5 kişi öldü,4 kişi yaralandı.
  • 1988 – Endonezya’da yapılan Camel Trophy yarışmasını Türkiye’yi temsil eden Ali Deveci-Galip Gürel ekibi kazandı.
  • 1994 – Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana ve Burundi Devlet Başkanı Cyprien Ntaryamira’nın bindikleri uçak, bir roket saldırısı sonucu düştü. Suikastın ardından Hutu ve Tutsi kabileleri arasında çıkan çatışmalar, yaklaşık 1 milyon kişinin katledilmesiyle sonuçlandı.
  • 2005 – Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani, Irak cumhurbaşkanlığına getirildi.

Doğumlar

  • 1483 – Raphael, İtalyan ressam ve mimar (ö. 1520)
  • 1903 – Harold Edgerton, ABD’li elektrik mühendisi ve fotoğraf sanatçısı
  • 1915 – Tadeusz Kantor, Polonyalı ressam, asamblaj ressamı, tiyatro yönetmeni. (ö. 1990)
  • 1927 – Gerry Mulligan, (Gerald Joseph) ABD’li caz muzisyeni
  • 1928 – James Watson, DNA yapısını çözen bilimadamı
  • 1929 – Nancy MacKay, Kanadalı atlet.
  • 1941 – Zamfir, Rumen müzisyen.
  • 1969 – Paul Rudd, ABD’li aktör
  • 1975 – Zach Braff, ABD’li aktör, yönetmen ve senarist.
  • 1980 – Tommi Evilä, Finlandiyalı uzun atlamacı.
  • 1983 – Bobbi Starr, ABD’li porno oyuncusu.
  • 1983 – Diora Baird, Birleşik Amerikalı oyuncu ve model.

Ölümler

  • 1199 – I. Richard (Aslan Yürekli Rişar), İngiltere’nin Fransız asıllı kralı (d. 1157)
  • 1490 – Matthias Corvinus, Macaristan kralı (d. 1443)
  • 1520 – Raphael, İtalyan ressam ve mimar (d. 1483)
  • 1528 – Albrecht Dürer, Alman ressam (d. 1471)
  • 1600 – Bâki, Divan edebiyatı şairi (d. 1526)
  • 1828 – Niels Henrik Abel, Norveçli matematikçi (d. 1802)
  • 1886 – William Edward Forster, İngiliz siyaset adamı (d. 1818)
  • 1971 – Igor Stravinsky, Rus besteci (d. 1882)
  • 1992 – Isaac Asimov, ABD’li yazar (d. 1920)
  • 1996 – Greer Garson, İrlandalı aktris (d. 1904)
  • 2000 – Habib Burgiba, Tunus devlet başkanı (d. 1903)
  • 2001 – Haluk Afra, Türk diplomat. (d. 1925)
  • 2005 – III. Rainier, Monako prensi (d. 1923)

İşte birbirinden ilginç psikolojik gerçekler…

 

1. İnsanın kendi kendini gıdıklayabilmesi mümkün değil. Sadece bazı şizofren hastaları, kendi kendilerini gıdıklayabiliyor!

şizofren

2. Dünyada psikologlar tarafından tanımlanan 400’ün üzerinde fobi türü var!
klinofobi

3. Beyin, sıkıcı insanlardan dinlediğiniz sıkıcı konuşmaları olduğu gibi KAYDETMİYOR! Onları daha ilginç hale getirerek yeniden yazıyor.
sıkıcı konuşmalar
4. Yapılan bir araştırmaya göre, profil sayfalarına çok sayıda“selfie” yükleyen erkek kullanıcıların, psikopat ve narsistik kişilik bozukluğuna sahip olma olasılığı çok yüksek.

psikopat ve narsistik
5. Dinlediğiniz müzik türü, dünyayı algılayış biçiminizi de etkiliyor.
müzik ve algı

 

6. “Aşık olmak” ile “Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğuna sahip olmak” vücutta aynı biyokimyasal etkiyi yaratıyor.

obsesif
7. Araştırmalara göre, parayı fiziksel olarak birşeylere“sahip olmak” için değil de, “deneyim kazanmak” için harcamak, insanı daha çok mutlu ediyor.

para ve deneyim
8. Son bulgulara göre, Fobiler aslında DNA aracılığıylanesilden nesile aktarılan hatıralardan ibaret…
kalıtsal fobiler

 

9. Daha önce “Yürüyen Ceset Sendromu” diye bir hastalık duymuş muydunuz? Bu ruhsal bozukluğa sahip olan hastalar; ölü olduklarını, etlerinin çürüdüğünü, organ ve kanlarının olmadığını düşünüyor!
Yürüyen-Ceset-Sendromu-Nedir

10. Psikologların yaptığı incelemeye göre “internet trolleri” narsistik, psikopat ve sadistik kişilik özellikleri gösteriyor.

(Trol, internette insanları sinirlendirmek ya da münakaşa başlatmak için tohum ekmeye çalışan kişilere deniyor. Bu kişiler, internetteki sosyal ortamlara kasten provoke edici veya konu ile ilgisi olmayan mesajlar göndererek, duygusal tepkiler verdirtme veya başlığın konusunu dağıtma amacı güdüyor)
ineternet ve trol

 

11. Televizyonların ve popüler kültürün hayatımıza girmesiyle ortaya çıkan bir diğer ruhsal bozukluk da“Truman sendromu”… Bu hastalığa yakalananlar, hayatlarının her aşamasının tıpkı filmdeki gibi gizlice kameraya kaydedilip televizyonda gösterildiğini zannediyor.
truman sendromu

12. Bir şarkının “en sevdiğiniz şarkı” olmasının sebebi, onu hayatınızdaki “duygusal bir an” ile eşleştirmenizden ileri geliyor.
enigma

13. Yapılan araştırmalar, cahil insanların kendilerinimükemmel görmeye; zeki insanların ise yeteneklerini hafife almaya eğilimli olduğunu gösteriyor.
zeka ve cehalet

14. Paris sendromu, özellikle Japonların yakalandığı garip bir psikolojik rahatsızlık… Paris’e gelmeden önce şehirle ilgili büyük beklentileri olan kişiler, şehrin gerçek yüzüyle karşılaşınca depresyona giriyor.
paris sendromu
15. Kudüs sendromu da yine literatüre geçen bir başka ilginç rahatsızlık. Kudüs’ü ziyaret eden hacı ve turistlerden bazıları, buradaki kutsal atmosfere kendilerini kaptırıp, büyük bir dini lider olduklarına inanmaya başlıyor. Daha da ileri gidip kendini Mesih, Hz İsa ya da Hz Musa zannedenip, Kızıldeniz’i yarmaya çalışanlar da var!
asalı mucize
16. Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor!
görme engelliler

17. Cep telefonunu kaybetmenin, artık bir fobi olarak literatürde yer aldığını biliyor muydunuz? Nomofobi, cep telefonu ve bağlantısını kaybetme korkusu demek.
telefonu kaybetmek
18. Birisine 20 saniyeden uzun süre sarıldığınızda, beyinde“sosyal bağlanma”dan sorumlu oksitosin hormonu salgılanıyor ve böylece bu kişinin size daha çok güvenmesini sağlıyorsunuz.
sarılmak
19. İnsanlar fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor.
dürüstlük

 

20. Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da, yeryüzünde yaşayan tüm insanlar şu 6 duygu için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor: mutluluk, öfke, üzüntü, korku, şaşırma ve iğrenme.
mutluluk, öfke, üzüntü, korku, şaşırma ve iğrenme
21. Reddedilmek, beyin tarafından fiziksel bir acı olarak algılanıyor.
fiziksel acı

22. Hedeflerinizi her zaman kendinize saklayın! Çünkü yapılan bir araştırmaya göre, hedeflerinizi başkalarına ilan ettiğinizde, onları gerçekleştirme ihtimaliniz düşüyor.

hedef
23. Sevdiğiniz birini gördüğünüz zaman, gözbebekleriniz büyüyor. Anı şey, nefret ettiğiniz birini gördüğünüzde de geçerli…
göz bebeği

24. Bugün liseye giden sıradan bir öğrenci, 1950’lerde psikiyatrik tedavi gören ortalama bir hasta ile aynı kaygı seviyesine sahip!

liseli kaygısı
25. Günümüzde araştırmacılar arasında internet bağımlılığının da artık bir akıl hastalığı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hakkında devam eden bir tartışma var …

internet-bagimliligi

 

Kaynak : fwmail

Yine bir makale bu kez biraz felsefe olsun dedik hem günümüzde pekte revaçta olmayan bir söz hakkında “ETİK”. Elbette yazıdan sonra ünlü filozof İoanna Kuçuradi’nin kim olduğunu okuyabilirsiniz.

etik ve karar

Etik; insanın bütün hareket ve faaliyetlerinin temelini yani onun konuşmalarında, birşeyi savunmasında veya reddetmesinde, beğenmesinde veya beğenmemesinde, saygı duyup duymamasındaki temeli inceler. (T.Mengüşoğlu)

 

Varlık prensiplerini bağımsız olarak ele alan ve bu alanı belirleyen, varlık karakterini inceleyen bilme etkinliğine ‘etik’ denir.

Etik, eylemlerimizin temelinde ne var ise onu betimler. Etik, ‘nasıl davranmalıyım, hangi ilkelere göre hareket etmeliyim?’ sorunuyla ilgilenmez. Bu etiğin, metafiziğini (ahlak metafiziği) yapmaktır.

Antropolojik etik; olan bitene bakılarak yapılan etiktir.

Normatif / deontolojik etik; bütün insanlar için geçerli evrensel kurallar koymak. Olmayan bir şeye bakılarak yapılan metafizik bir etik. Kişinin kendi değer yargılarıyla herkes için geçerli evrensel moraller koymaya çalışması. (Moralin değil, kuralların felsefesi yapılır.)

Etik; ahlaksal olanın özü ve temelini inceleyen bilgi dalı.

Metafizik etik; iyiyi ya da ne yapmamız gerektiğini araştıran disiplin.

Bedia Akarsu’ya göre Kant’a kadar olan etik, ‘eudomonist’ (mutlulukçu) etiktir.

KYRENE OKULU – ARİSTİPPOS :

Sadece haz koşulsuz iyidir. İnsanın tüm ereği hazdır. Hazzı sağlayan iyidir. Yaşanan andaki haz önemli. Yaşadığı andan haz alan kişi bilgedir. İyi, olabildiğince şiddetli olan hazdır. Acıdan kaçmalı. Bilge kişi hiçbir eğlenceyi kaçırmaz. Yaptıklarının da bilincindedir. (Hayata karşı bir ‘yaşama ilkesi’ sunuyor)

KYNİKLER – ANTİSTENES :

Mutluluk nedir? Ya da yaşamın ereği olan mutluluğa nasıl erişilir?

Ahlaksal amaçlara hizmet etmeyen her bilgi boştur. Mutlu olmak için, erdem dışında her şeyi hor görmeli. Hazzın kölesi olmamak için hazdan kaçmalı.

Kimseden korkmayan, kaygılanmayan acı duymadan katlanabilen alın yazısına karşı çıkıyor. Erdemden başka iyi, erdemsizlikten başka kötü yoktur. Doğaya uygun yaşama, gereksinme duymadan ya da en basit ihtiyaçlarla yaşamak. (Bu da hayata karşı ‘yaşama ilkesi’ sunuyor)

STOA OKULU :

Hazcılık ortadan kalkıyor. Haz, gerçek mutluluğu vermez. Gerçek mutluluk, duygulara hakim olmaktır.

M.A.AERELİUS:

Evren tek bir varlığa, tek bir ruha ve öze sahiptir. O halde doğaya uygun yaşamalı. Aklınla hareket edersen dış dünyaya uyarsın. Yaşama olanağı olan yerde, iyi yaşama olanağı da vardır. Yaşamına her zaman düzenli bir akış verebilirsin. Seni küçük düşürenleri, kötülük edenleri bile sev. Öfkelenme her şey evrensel doğaya uygundur. Hiçbir insanın başına insani olmayan birşey gelmez. Hasta olabilir ama tehlikede olmayabilir, kuruntulara kapılma.

EPİKTETOS :

Tanrıya inanır, ona göre hayat bir şölendir. Buna göre hareket edersen tanrıların sofrasına bile davet edilirsin. Arzularına kendini kaptırma. Ona göre stoisyen hastayken, tehlikedeyken, ölüm anındayken de mutludur. Tanrı böyle uygun görmüş, o halde böyle mutlu olmaya bak.

EPİKÜROS :

‘Biz varken ölüm yok, ölüm varken de biz yokuz öyleyse ölümden niye korkmalı’.

Haz, doğuştan bizimle gelen en büyük iyiliktir. Her haz iyidir ama erişilmeye değmez. Bize düşen iyi ve kötüyü hakkıyla ayırmaktır. Haz hayatın en üstün amacıdır.

‘Bizim için haz, beden alanında hiçbir acı çekmemek, ruh alanında da hiçbir huzursuzluk duymamaktır. Ciddi bir huzursuzluğa uğramazsan mutlu olursun’.

DEMOKRİTOS :

Akılla duyguları yenmek, hakim olmak. Özgür olmak da budur. Elden geldiğince acıdan uzak haz içinde yaşamak. İnsanı mutlu yapan akıldır. Akıl sayesinde duygulara hakim olur. Böylece de haz ve acı aklın kontrolü altına girer.

SOFİSTLER :

Eylemlerde de her şeyin ölçüsü olarak insanı alıyorlar. Buna göre iyi öbürüne göre kötü olabilir. Değerler görelidir diyorlar. Amaçları, yararlı yuttaş yetiştirmek.

HERAKLEİTOS :

Logosu tanıyıp bilen kişi, kendi eylemine de ölçü olarak alacaktır. Bütünün düzenine bağlanmakla en üstün yaşama erişecektir. İnsanın amacı; akıl yasasıyla en yüksek mutluluğa ulaşmaktır.

SOKRATES :

‘Doğru yaşantı hangisidir?’ diye soruyor. Ona göre erdem; bilgidir. Bu bilgi, iyidir. Bu bilginin içeriğini bilen iyi, erdemli insandır. Çünkü o, yapılması gerekeni yapılmaması gerekenden ayırt edebilir. Doğru eylem, doğru bilginin sonucudur. Yanlış eylem ise bilgisizliğin. İnsan kendisiyle uyum içinde olursa mutlu olur.

Bilgili olmak (bilge kişi)  Erdemli olmak  Mutlu olmak

PLATON:

etik ve yalan

Ona göre insan ruhunun üç yanı vardır :

1-Arzulayan yan,
2-İsteyen / irade yanı, erdemi; ‘yiğtlik’, sınıfı; ‘koruyucular’.
3-Akıl / bilen yanı, erdemi; ‘bilgelik’, sınıfı; ‘yöneticiler’.

Adalet; tüm erdemlerin düzenleyicisi. Ruhun her bölümünün kendine uygun ödevi yerine getirmesi. Erdemlerin en yükseği, bütün erdemleri içinde topluyor. Bu erdemi gerçekleştiren insan, en yetkin insan.

Bilgelik; aklın erdemi, doğruyu yanlıştan ayırt etme.

Yiğitlik; korkulacak ve korkulmayacak olandan, haz ve acıdan ortaya çıkıyor.

Ölçülülük; kendine egemen olma.

Tek tek kişiler için de devlet için de bu erdemler sözkonusu. Devletin amacı da mutluluğu sağlamak. Bunun için de adil olup, görevini yerine getirmesi gerekiyor.

ARİSTOTELES :

Etiği üçe ayırıyor:

1-Teoretik; kendi kendisi için araştırıyorlar.
2-Pratik; davranışlarımıza kurallar koymak için uğraşıyorlar.
3-Poetik; yararlı ya da güzel, iyi şeyleri yaratmak için araştıran bilim. En yüce pratik bilim. Toplumsal bir bilim. Etik, poetikanın içinde, onun bir bölümü. Poetika, ne yapmamız gerekeni öğretiyor. Etik, karakter incelemesi yapıyor; karakter bilimi.

Ona göre insan ruhu iki kısım:

1-Logossuz yan:

a)Bitkisel yan
b)Arzulayan yan (epithemition)

2-Logoslu yan ;(Dionetik düşünce  erdemleri) hakikatle ilgili.

a)İsteme (pratik yan); başka türlü olabilecek olanları bilmemizi sağlayan yan.          Zorunlu olmayanların hakikati.
Pronesis (mezotesi sağlayan); belirli durumda ne yapılması gerekeni buyuruyor.
Synesis (bunlar etik erdemler)
b)Teorik yan; başka türlü olamayacak olanları bilmemizi sağlayan. Zorunlu olanların hakikati. Bunun da iki niteliği:

Sophia

Episteme

Aristoteles’e göre, mutlak iyi yok. Her eylemde başka bir iyi olabilir. Bunun yanında varlık basamağının da en yüksek iyisi var. En yüksek iyinin mutluluk da olduğunu söylüyor.

Mutluluk; ruhun tam erdeme göre etkinliği.

Erdem ise ruhun akla göre etkinliği.

Aristoteles, erdemleri; etik erdemler ve dionetik erdemler diye ikiye ayırıyor.

Etik erdemler;  adalet, cesaret, ölçülülük, şan-şeref sevgisi, cömertlik, ağırbaşlılık…

Bu erdemler; arzulayan yanla, başka türlü olabilecekleri bilmemizi sağlayan yanın ilişkisinde ortaya çıkıyor. Bunlar, orta olan/ mezotestir. Bizde orta olmayı sağlayan bir yeti var; prhonesis.

Etik erdemler, istemenin değil, arzulamanın özellikleridir. İsteme amaçlarla ilgilidir ve bilgisel bir tarafı da vardır. Arzulayan yanın, bilgisel bir tarafı yok, amaç da olmayabilir. Ona göre bu erdemler, alışkanlıklar sonucu yapıla yapıla erdem oluyor. Pronesis yoksa, ortayı da bulamıyoruz.

Dionetik (düşünce) erdemleri; logoslu yanın bütününün özellikleri. Pronesis, sinesis, sophia, episteme birer dionetik düşünce erdemleridir.

Mutluluğun olması için, erdemin olması lazım ama sadece erdem değil başka şeylerin de olması lazım.

Aristoteles, kural koymuyor, olan bitene bakarak ontolojik açıklama yapıyor.

DESCARTES :

İyiye yönelmiş akıllıca bir isteme ile duygulanımları yenmek. Çünkü, duygularımızla değil irademizle hareket ettiğimizde mutlu oluruz. İnsanı mutluluğa götüren, erdemdir.

Mutluluğa varmanın üç yolu:

1-Hakikati açık olarak bilme.
2-Hakikati iyice istemek.
3-Elimizde olmayan şeylerle ilgili bütün isteklerden vazgeçmek.

Bilgiyi eylemlerimize klavuz yaptığımız vakit, mutlu oluruz. Kötü iradenin, duygulara körü körüne bağlanması insanı mutsuz yapar. İnsan, iradesini açık seçik hakikatlere bağlarsa erdemli ve dolayısıyla mutlu olur.

SPİNOZA :

Kendimizi koruma duygusu iyi, bunun dışındakiler kötüdür. İyi, insanın elde etmek istediği neyse odur. Kötü, insanın kaçındığı, yaklaşmak istemediği.

İyinin özelliği; haz vermek, kötünün ki ise, acı vermektir.

Erdemli olma, iyiden de üstün olma, güçlü, etkin olma. Erdemli olmayı sağlayan, ruhun etkin olması. Ruh, tam açık seçik düşünebiliyorsa etkindir. Hiçbir itilimlerin, arzuların etkisi altında kalmadığı için ruh etkin.

Özgürlük de açık seçik düşünebilmeye bağlı.

Spinoza bu doktrini, hayatın yönetilmesine yardımcı olsun diye koyuyor.

Etik kişi, doğru eylemde bulunan  kişidir.

Buna göre Spinoza bizim:

1-Tanrının iradesiyle hareket ettiğimizi,
2-Mutluluğumuzun neden ibaret olduğunu,
3-Erdemle tanrıya bağlılık. Tanrıya bağlanan hakiki hazza erer,
4-Şu ya da bu tercihi aynı zihniyetle beklemeyi, katlanmayı,
5-Bu doktrin kimseden nefret etmemeyi, hor görmemeyi, alay etmemeyi, hasetle bakmamayı öğrettiğinden sosyal hayata da yararlı oluyor. Aynı zamanda o bize her şeyden memnun olmayı, komşumuza yardım etmeyi, yanlış inançla davranmamayı öğretiyor.

Tutkular, sınırlı olduğu için kötü, düşünce ise tanrının bir uzantısı olduğu (sınırsız) için iyidir. Bu nedenle düşünerek hareket etmeli.

‘İyilik, bize faydalı olduğunu kesinlikle bildiğim bir şey. Kötülük ise tam tersi’.

İyi bilgisi; sevinç duygulanışı, kötü ise; keder duygulanışı verir. Gerçekten tanrının bilgisine götüren iyi, engel olan herşey ise kötü.

Erdemin ya da doğru hayat gidişinin ilk biricik ilkesi; bize faydalı olanın aranmasıdır. Ruh; duyguları, tutkuları yenebilir. Çünkü o sonsuz töz tanrının bir uzantısıdır.

LOCKE :

Değer yargılarına bakarak herkes için genel geçer değer yargıları olamaz diyor. Ahlak, haz ve acıya dayanmaktadır. Biz bir eyleme iyi ya da kötü dediğimizde daha önceki bilgilerimizden hareket ediyoruz. (Locke, etik değil moral yapıyor.)

HUME :

Locke gibi değer yargılarıyla uğraşıyor. Eylemin değerini, yararlı ya da zararlı olarak ölçüyor. Oysa biz birçok eyleme, eylem olanaklarına bakarak, bir eylemin, diğer eylemler arasındaki yerini bulmaya çalışıyoruz. Kısaca Hume da, etik değil, moral yapıyor.

KANT : 18. yy notlarına bak.

BENTHAM :

İnsan dahil bütün canlılar, hazza yönelir acıdan kaçar. Bentham da insan eylemlerini değerlendirirken, haz ve acıyı ölçü olarak alıyor.

J.S.MİLL :

Ahlak sorunlarının, toplum içinde bulunduğunu söylüyor. Ona göre, bütün insan eylemlerinin en son ereği; en üstün iyi. Hem nitelik hem de nicelik açısından elden geldiğince sevinç duymak, acı duymamak.

İOANNA KUÇURADİ :

Eylem:

1-Değerlendirme (Değer felsefesine bak)
2-İlgili yaşantı (Değer felsefesine bak)
3-Yapma / yapmama (tutum)

Yapmanın Ögeleri (Kişi perspektifinden):

1-İsteme veya amaç:

a) Kişinin tatmin bekleyen ihtiyacı. İsteme, isteneni ne belirliyorsa, o eylemin değeri ona göre olacaktır. Bunların yararlılığı ya da yararsızlığı sözkonusu yoksa değerliliği ya da değersizliği değil.

b) Ana amaçlar :

I- İnsanın değerinin bilgisinde temelini bulan anlamların belirlemesi olabilir. Bir kişinin etik kişi olmasını bunlar belirliyor. İstemeyi bunlar belirlediği zaman değerler; etik değerler oluyor.

Etik değerler, insan haklarının korunmasını sağlıyor. Bu değerleri koruyan da etik kişi. Benim istememi, insan haklarını kapsayan etik değerler belirliyorsa o; etik kişi, eylem de değerli eylem. Burada istemeyi belirleyen ilişki; zorunlu. İnsan hakları herkes için geçerli yani evrensel, bu nedenle zorunlu.

II- Anlamlı kılınmış şeylerin, ideallerin belirlemesi, kişice ya da

kişi grubunca yapılıyor. Vatan sevgisi, soy sevgisi, Turancılık, nikah altında ölme…anlamlı kılınan şeyler bunlar. Bunların eyleminin değerli olması sözkonusu değil. Sadece yapanın kendisi için anlamlı olduğundan, değer olmayana değer atfediliyor. Böylece de değerlerin değiştiğini söylüyorlar. Bunlar anlamlı kılınan şeyleri, insan hakları gibi ilkeler veya etik değerler olarak görüyorlar. Burada istemeyi belirleyen; rastlantısal.

2- Karar verme veya hedef :

a) Önemli olan karar verme değil, neye karar verdiği ve gerçekte ne yaptığıdır. İstenilen ile yapılan arasındaki ilişki rastlantısal. Burada karar vermeme sözkonusu ise bu komik bir çatışma. Bu çatışma kendi içinde birbirine denk, kişinin psikolojik doyumsuzlukları oluyor. Örneğin, hem çok susamış hem de çok acıkmış. Komik çatışma bu, önce hangisini yapacağına karar veremiyor.

Senin için değil kendim için istiyorum ve gerçekleştiriyorum, onun için rastlantısal.

b) Burada istenen ile gerçekleştirilen arasındaki ilişki, zorunlu. Buradaki çatışma ise; trajik çatışma.

Tamamen kozal şartların, rastlantısal düğümlenmesi neden oluyor. Kişinin kendi dışındaki kozal şartlar çözümlenmedikçe çatışma ortadan kalkmaz.

c) İstenen ile gerçekleştirilen arasındaki ilişki; rastlantısal. Buradaki çatışma ise, etik çatışma. (Buradaki etik olumsuz) Kişinin yetersiz değer bilgisinden dolayı değer olmayanı değer sanması, bu nedenle etik çatışma.

Kişinin kararını hedef haline getirdiği an çatışmalar sözkonusu. Bir değerlendirme yapmışsam ve ilgili yaşantımı bu değerlendirmem gerekli kılıyorsa yani etik yaşantı ile istememi insan değerinin bilgisinde temelini bulan anlamlar belirliyorsa buradaki ilişki zorunlu ve eylemde değerli eylem. Bunun dışındaki rastlantısal ve değersiz eylem.

Kişi değerlendirme yapıp, ilgili yaşantısı da ona göre ise ama istemesinin kişinin tatmin bekleyen bir ihtiyacı veya anlamlı kılınmış şeyler, idealler belirliyorsa onun ne yapacağını bilemeyiz. İşte bu rastlantısal, eylemi de değerli eylem değil.

3- Gerçekleştirme veya davranış :

a) Tek tek davranışları yapan için, yararlı veya zararlı değerlendirilmesinden çıkıyor. İndüksiyon ürünü gereklilik düşünceleri olarak bu davranış ilkeleri bir genellemedirler. Ama genel geçer değildirler.

b) Bunlar insanlar arası ilişkilerde eylemleri belirleme talepleri olarak karşımıza çıkıyor. Kaynağını insanın değerlendirilmesinde buluyor. Temelinde insanın değerliliği ilkesi var.

Örneğin; ‘insan öldürülmez’, gerçi ‘insan öldürülür’ diye bir ilke konulamaz ama bu ilkelerin, her tek durumda geçerli olması sözkonusu değil.

Bunlar, insanın değerini korursan, insanın değeri de artar diyorlar.

Davranış ilkeleri; kayıtsız şartsız değildir.

İsteme ilkeleri; kayıtsız şarsızdır.

İlkeler, tarihte bir kez konduktan sonra kaldırılamazlar. Bu ilkeler, kayıtsız şartsız değil, genel geçerdirler. Ör. ‘İnsan öldürülemez’ ilkesi genel geçerdir. Yine ilke de olsa değerlendirme sözkonusu.

c) Kendileri de ilke ama başka davranış ilkelerinden değer yargılarından çıkıyor.

Tanrıyı kabul ettiğimizde, iyi-kötü tanrıya göre anlam kazanıyor. Tanrı yoksa, iyi-kötü de yok her şey mübah. Buradaki iyi-kötü birer meta yargıdır.

İ. Kuçuradi etiğinin diğer etiklerden farkı:

1- İnsan ve kişi ayrımı yapması
2- İlişkide eyleme bakması.

Kant ve Aristoteles de eyleme bakıyor ama ilişkide eyleme değil.

Kuçuradi’ye göre doğru eylem:

1-Kişi ile ilgili olan doğru bir değerlendirmeye dayanması.
2-Yaşantıyı bir değerin ya da insanın değerine olan bir inancın belirlemesi.
3- Diğer kişi için isteneni bir anlamın belirlemesi.
4-Konmuş hedefin isteneni o şartlarda gerçekleştiren bir hedef olması.
5-Bu hedefin en azından insanın değerini korumaya yönelik ilkelere dayanarak gerçekleştirilmiş olması.

Bunlar varsa eyleme, ‘doğru eylem’ diyoruz. Böyle eylemde bulunana da ‘etik kişi’ diyoruz.

Kuçuradi’ye göre değerli eylemde bulumak için, her tek durumda değerlendirme yapmak zorundayız. Eğer değerlendirmemiz doğru ise, ilgili yaşantımız etik yaşantı ise ve eylemimiz de buna göreyse, eylem; değerli eylemdir.

Kant – Kuçuradi ayrımı:

Kant, eyleme değil, istemeye bakıyor. Eğer kişinin istemesi doğruysa eylemi de doğrudur. Kant sadece kişinin isteme ilkesinin değerli olup olmadığına bakıyor.

Kuçuradi ise yapmaya / eyleme, eylemin sonucuna bakıyor. Aristoteles de eyleme bakıyor, bu yüzden  yaptığına ‘etik’ diyoruz.

İoanna Kuçuradi Kimdir?

İoanna Kuçuradi

İoanna Kuçuradi (4 Ekim, 1936 – ) Türk filozof, Türkiye Felsefe Kurumu’nun başkanı.Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nün kuruluşundan sonra uzun bir süre başkanlığını yapan eğitimci. Daha sonra Yeditepe Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi gibi başka kurumlarda da çalışmıştır. Şu anda hala Maltepe Üniversitesi’nde görev yapmaktadır. Özellikle insan hakları, insan felsefesi, etik gibi alanlara önem verip bu konularda çalışma yapmaktadır.

Biyografi

4 Ekim 1936’da, İstanbul’da, bir Rum ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1954’te Zapyon Kız Lisesini, 1959’da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1965’te doktora derecesini aldı. 1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. 1970’te doçent, 1978’de de profesör oldu. Boston’da yapılan bir toplantı sonucu Dünya Felsefe Federasyonları Başkanlığı’na seçildi. Bu göreve seçilen ilk Türk ve ilk kadındır. 2001 yılında Dünya Felsefe Kongresi’nin Türkiye’de yapılmasını sağladı.

1969’da Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü kurdu ve 2003 yılında emekli oluncaya dek bölümün başkanlığını yaptı. 1997’den beri aynı üniversitenin İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin müdürü ve bu merkezin bünyesinde kurulan UNESCOkürsüsünün sahibidir. Ayrıca Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesidir.

Eserleri

  • Perdenin Arkası -Şiirler- (1962)
  • Max Scheler ve Nietzsche’de Trajik (1965)
  • Nietzsche ve İnsan (1966)
  • Schopenhauer ve İnsan (1967)
  • Liselerimizde Felsefe Öğretimi (1969)
  • İnsan ve Değerleri: Değer Problemi (1971)
  • Etik (1977)
  • Sanata Felsefeyle Bakmak (1980)
  • Çağın Olayları Arasında(1980)
  • Uludağ Konuşmaları – Özgürlük, Ahlâk, Kültür Kavramları(1988)
  • Yüzyılımızda İnsan Felsefesi – Takiyettin Mengüşoğlu’nun Anısına (1997)Çevirileri 
  • Pratik Aklın Eleştirisi (Kant’tan, 1980)
  • Ahlâk Metafizjğinin Temellendirilmesi (Kant’tan, 1981)
  • Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Prolegomena (Kant’ tan, 1983)Üye olduğu kuruluşlar
  • Türkiye Felsefe Kurumu (1979’dan beri Başkan)
  • Klasikçağ Araştırmaları Kurumu
  • Türk Sosyal Bilimler Derneği
  • Unesco Türkiye Millî Komisyonu, İnsan Bilimleri Komitesi (Mart 1997’ye kadar)
  • Alman Kültür Merkezi (Ankara)
  • Fédération Internationale des Sociétés de Philosophie (1983’ten beri Yönetim Kurulu Üyesi, 1988-1998 yıllarında Genel Sekreter, Ağustos 1998’den beri de Başkan)
  • Afro-Asian Philosophy Association (Asya için Başkan Yardımcısı)
  • Greek Philosophical Society (Ömür boyu üye)
  • Institut international de philosophie (Paris)
  • Humboldt Bursiyerleri Derneği
  • Birleşmiş Milletler Türk Derneği
  • Atatürkçü Düşünce Derneği
  • Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı
  • T.C. Başbakanlık İnsan Hakları Başmüşavirliği, İnsan Hakları Yüksek Danışma Kurulu (Kurulduğu Ekim 1994’ten, kaldırıldığı Mart 1996’ya kadar Başkan)
  • International Council for Philosophical Inquiry with Children
  • World Futures Studies Federation
  • International Academy of Humanism
  • Centre de Recherches Interdisciplinaires en Bioéthique (Onursal Komite Üyesi, Brüksel)
  • Türkiye İnsan Hakları Vakfı Etik Komitesi (Başkan)
  • İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi (Başkan)

 

Kaynak : wikipedia.org ve muhtelif

uluslararasi-cagdas-sanat-fuariUluslararası çağdaş sanat fuarı ArtInternational’ın üçüncüsü için tarihler belli oldu. 4-6 Eylül arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuara bu yıl da dünyanın farklı yerlerinden galeriler ve sanatçıları katılacak.

Yönetmenliğini bu yıl da Dyala Nusseibeh, sanat yönetmenliğini ise Stephane Ackermann’ın üstlendiği fuar ekibine bu yıl yeni bir isim katılıyor. Aralarında Les Arts Décoratifs, SALT ve İKSV’nin de bulunduğu, Paris ve İstanbul’un önemli sanat kurumlarında görev alan Anlam Arslanoğlu, bu yıl ArtInternational’ın VIP Program Yöneticisi olacak. En son İstanbul Modern’de küratöryel proje yöneticiliği yapan Arslanoğlu, koleksiyonerler, müzeler ve sanat tüccarlarıyla ilişkileri yürüterek fuarın ulusal ve uluslararası alandaki ilişkilerini  kuvvetlendirecek. Geçen yıl aynı görevi sürdüren Isabella İçöz de, bu yıl Danışman olarak fuar yönetim ekibine devam edecek.

GALERİLER HAZİRAN’DA AÇIKLANACAK

Seçkin galerilerden oluşan programıyla Türkiye’deki diğer fuarlardan ciddi bir farkla ayrılan ArtInternational, bu özelliğini bu yıl da sürdürüyor. Başvuruların geçtiğimiz hafta sona erdiği fuara katılacak galerilerin seçimi, İstanbul’dan Leyla Tara Suyabatmaz (Rampa Galeri) ve Yeşim Turanlı (Pi Artworks), Viyana’dan Ursula Krinzinger (Galerie Krinzinger) ve New York’tan Leila Heller’den (Leila Heller Gallery) oluşan Seçim Komitesi tarafından yapılacak ve Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve Asya’yı kapsayan geniş bir bölgeden yapılacak değerlendirme sonucu fuar katılımcıları Haziran’ın ilk haftası açıklanacak.

Kaynak: Evrensel.net

tarihte-bugun-ne-oldu3 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 93. (artık yıllarda 94.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 272 gün vardır.

Olaylar

  • 1559 – İtalya Savaşı’nı bitiren barış anlaşması imzalandı.
  • 1879 – Rus ordusu tarafından alınan Osmanlı toprağı Sofya, Bulgaristan’ın başkenti ilan edildi.
  • 1906 – Lumiere Kardeşler renkli fotoğrafı icat etti.
  • 1918 – Çaldıran ve Saray’ın düşman işgalinden kurtuluşu.
  • 1922 – Josef Stalin ilk Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri oldu.
  • 1930 – Türk kadınlarına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanıyan yeni Belediyeler Kanunu kabul edildi.
  • 1937 – 1961’e kadar, Türkiye’nin tek demir-çelik üreticisi olarak kalan Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın temeli, Başbakan İsmet İnönü tarafından, Zonguldak’ın Karabük köyünde atıldı.
  • 1948 – ABD Başkanı Harry Truman, ekonomik yardımları içeren Marshall Planı’nı imzaladı.
  • 1951 – İstanbul bir kumarhanede yakalanan Büyük Doğu dergisinin sahibi Necip Fazıl Kısakürek 30 lira para cezasına çarptırıldı.
  • 1954 – Adana’da, THY’na ait bir uçak düştü, 25 kişi öldü. Kazada arkeolog, felsefeci ve siyaset adamı Remzi Oğuz Arık da 55 yaşında yaşamını yitirdi.
  • 1958 – 3 bin nükleer karşıtı protestocu Londra’dan Atom Silahları Araştırma Kuruluşu’na doğru yürüdü.
  • 1960 – Moskova’da Bolşoy Tiyatrosu’nda sahneye çıkan opera sanatçısı Leyla Gencer, Verdi’nin ‘La Traviata’ adlı yapıtında büyük başarı kazandı.
  • 1963 – 27 Mayıs, Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak ilan edildi.
  • 1986 – IBM ilk laptop bilgisayarlarını tanıttı.
  • 1992 – Ankara’nın Çankaya ilçesi kaymakamlığına vekil olarak atanan Azize Düşer, Türkiye’nin ilk kadın kaymakamı oldu.
  • 2007 – Fransa’da hızlı tren, deneme sürüşünde saatte 574,8 km hıza erişerek dünya rekoru kırdı.

Doğumlar

  • 1783 – Washington Irving, ABD’li yazar, denemeci, biyografi yazarı ve tarihçi (ö. 1859)
  • 1881 – Alcide De Gasperi, İtalya Cumhuriyeti İlk başbakanı, devlet adamı ve politikacı (ö. 1954)
  • 1894 – Neva Gerber, ABD’li Aktör (ö. 1974)
  • 1915 – İhsan Doğramacı, Iraklı Türkmen ilk YÖK başkanı, doktor ve akademisyen (ö. 2010)
  • 1921 – Darío Moreno, Yahudi asıllı Türk sözyazarı ve şarkıcı (ö. 1968)
  • 1922 – Doris Day, ABD’li Aktör ve yapımcı
  • 1924 – Marlon Brando, ABD’li Aktör (ö. 2004)
  • 1927 – Fethi Naci, Türk yazar ve eleştirmen (ö. 2008)
  • 1930 – Helmut Kohl, Almanya başbakanı
  • 1934 – Jane Goodall, İngiliz primatolog, etolog ve antropolog
  • 1935 – Ahmet Yüksel Özemre, ilk Türk atom mühendisi, akademisyen ve yazar (ö. 2008)
  • 1958 – Alec Baldwin, ABD’li Aktör
  • 1961 – Eddie Murphy, ABD’li Aktör ve komedyen
  • 1963 – Criss Oliva, ABD’li müzisyen (ö. 1993)
  • 1972 – Sandrine Testud, Fransız tenisçi
  • 1978 – Matthew Goode, İngiliz Aktör
  • 1978 – Tommy Haas, Alman tenisçi
  • 1982 – Fler, Alman şarkıcı
  • 1982 – Cobie Smulders, Kanadalı Aktris
  • 1984 – Maxi López, Arjantinli futbolcu
  • 1985 – Jari-Matti Latvala, Fin Dünya Ralli Şampiyonası pilotu
  • 1985 – Leona Lewis, İngiliz şarkıcı
  • 1986 – Amanda Bynes, ABD’li Aktris
  • 1992 – Yuliya Efimova, Rus yüzücü

Ölümler

  • 1882 – Jesse James, Amerikalı haydut, (d. 1847)
  • 1897 – Johannes Brahms, Alman besteci (d. 1833)
  • 1950 – Kurt Weill, Alman besteci (d. 1900)
  • 1954 – Remzi Oğuz Arık, Türk arkeolog, yazar ve siyaset adamı (d. 1899)
  • 1982 – Warren Oates, ABD’li aktör (d. 1928)
  • 1990 – Sarah Vaughan, ABD’li şarkıcı (d. 1924)
  • 1991 – Graham Greene, İngiliz yazar (d. 1904)
  • 2000 – Terence McKenna, ABD’li yazar ve filozof (d. 1946)
  • 2015 – Kayahan, Türk pop şarkıcısı, besteci ve söz yazarı (d. 1949)

candide-yada-iyimserlikEskişehir’in Tepebaşı Belediyesi’nin Atila Özer Karikatürlü Evi 3 Nisan günü önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. 2011 yılında kaybettiğimiz Eskişehirli karikatür sanatçısı Prof. Atila Özer’in anısına açılan Atila Özer Karikatürlü Ev’de, yine bugün hayatta bulunmayan dünyaca ünlü karikatür sanatçımız Turhan Selçuk’un “Candide ya da İyimserlik” isimli karikatür sergisi açılacak. Sergide, Selçuk’un, 1994 yılında Sever Tanilli’nin Voltaire’den çevirdiği “Candide ya da İyimserlik” kitabı için yaptığı desen çalışmaları sergilenecek.

Dünya Karikatür Müzeler Birliği, Atila Özer’in hayatını kaybetmesinden sonra onun doğum günü olan 3 Nisan gününü Dünya Karikatür Müzeleri Günü olarak ilan etmişti. Önümüzdeki 3 Nisan gününde Eskişehir’de açılacak sergide hem Atila Özer hem de Turhan Selçuk anılmış olacak. Açılışa Milliyet Gazetesi karikatür sanatçısı Ercan Akyol ile Cumhuriyet Gazetesi karikatür sanatçısı Kamil Masaracı’da katılacak.

 

tarihte-bugun-ne-oldu2 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 92. (artık yıllarda 93.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 273 gün vardır.

Olaylar

  • 1453 – Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u kuşatma harekâtına başladı.
  • 1917 – ABD fiilen I. Dünya Savaşı’na girdi.
  • 1918 – Van ve Muradiye’nin düşman işgalinden kurtuldu.
  • 1930 – Haile Selassie kendini Etiyopya imparatoru ilan etti.
  • 1948 – Yazar Sabahattin Ali, Bulgaristan sınırını geçmeye çalışırken, kılavuzu Ali Ertekin tarafından öldürüldü. 28 Aralık’ta tutuklanan Ertekin’in cezası indirime uğradı. Aynı yıl çıkan af yasasıyla da serbest bırakıldı.
  • 1948 – Ankara’da Opera binası, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün katıldığı törende, Adnan Saygun’un ‘Kerem ile Aslı’ operasıyla perdelerini açtı.
  • 1950 – Bursa Cezaevi’nde bulunan şair Nazım Hikmet’in affı için tanınmış sanatçı ve düşünce insanları bir dilekçeyle İsmet İnönü’ye başvurdu.
  • 1960 – Kayseri’ye giden CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün bulunduğu tren, valinin emriyle durduruldu. Zorlukla yoluna devam eden İnönü, Kayseri’de 50 bin kişi tarafından karşılandı.
  • 1965 – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri U-Thant, Türkiye’nin Kıbrıs özel temsilcisi Golo Plaza’nın görevine son verilmesi isteğini reddetti.
  • 1971 – Başbakan Nihat Erim, reform programını TBMM’ye sundu.
  • 1972 – Aktör Charlie Chaplin, Komünist sempatizanı olduğundan kuşkulanıldığı McCarthy döneminde, 1952’de terkettiği ABD’ye onca yıl sonra ilk kez ayak bastı. Eski ülkesineOscar özel ödülünü almak için gelmişti.
  • 1975 – Toronto’daki (Ontario-Kanada) CN Binası tamamlandı: 553,33 m ile dünyanın en yüksek binası.
  • 1975 – SSCB vatandaşı satranç ustası Anatoli Karpov, ABD’li Bobby Fischer’in kendisiyle oynamayı reddetmesi üzerine 23 yaşında Dünya satranç şampiyonu oldu.
  • 1976 – İlk Türk Turizm Kurultayı İstanbul’da toplandı.
  • 1976 – Doğubeyazıt ve çevresindeki 4,8 büyüklüğündeki depremde beş kişi öldü, 80 ev yıkıldı.
  • 1978 – Dallas dizisi CBS (ABD) televizyonunda ilk kez yayımlandı.
  • 1982 – Arjantin, Falkland Adaları’nı işgal etti.
  • 1984 – Soyuz T-11 uzay aracının ekip lideri Rakesh Sharma, uzaya gönderilen ilk Hint unvanını kazandı.
  • 1987 – İstanbul’da yapılan ECO toplantısında, Türkiye, Pakistan ve İran uzaya ortak bir haberleşme uydusu fırlatmayı kararlaştırdı.
  • 1989 – Mihail Gorbaçov, bozuk ilişkileri düzeltmek için, Fidel Castro ile görüşmek üzere Küba’ya gitti
  • 1992 – Mafya patronu John Gotti, adam öldürme ve zorla haraç alma suçlarından New York’ta tutuklandı.
  • 1992 – Ermenistan Kelbecer’i işgat etti.
  • 2001 – Yasadışı İBDA/C örgütünün elebaşı ‘Salih Mirzabeyoğlu’ takma adlı Salih İzzet Erdiş, anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak suçundan idam cezasına çarptırıldı.
  • 2006 – ABD’de kasırga ölüm saçtı: yalnızca Tennessee’de 29 kişi öldü.
  • 2007 – Büyük Okyanus’da meydana gelen 8,1 büyüklüğündeki depremin oluşturduğu tsunami, Solomon Adaları’nı vurdu: 28 kişi öldü.

Doğumlar

  • 742 – Şarlman, Alman kralı (ö. 814)
  • 1725 – Giacomo Casanova, İtalyan yazar (ö. 1798)
  • 1805 – Hans Christian Andersen, Danimarkalı masal yazarı (ö. 1875)
  • 1840 – Émile Zola, Fransız yazar (ö. 1902)
  • 1862 – Nicholas Murray Butler, Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 1947)
  • 1875 – Walter Chrysler, ABD’li otomobil üreticisi (ö. 1940)
  • 1914 – Alec Guinness, İngiliz tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2000)
  • 1927 – Ferenc Puskás, Macar futbolcu (d. 2006)
  • 1939 – Marvin Gaye, ABD’li şarkıcı (ö. 1984)
  • 1948 – Ayşin Atav, Oyuncu
  • 1962 – Clark Gregg, ABD’li aktör, yönetmen, senarist
  • 1972 – Ashraf Saber, İtalyan atlet
  • 1974 – Tayfun Korkut, Türk futbolcu
  • 1976 – Pattie Mallette, Kanadalı şarkıcı Justin Bieber’ın annesi.
  • 1977 – Michael Fassbender, Alman-irlandalı aktör.
  • 1979 – Aslı Tandoğan, Türk dizi ve sinema oyuncusu.
  • 1979 – Grafite, Brezilyalı futbolcu
  • 1982 – Marco Amelia, İtalyan futbolcu
  • 1984 – Engin Atsür, Türk basketbolcu
  • 1986 – Selen Seyven, Türk dizi, tiyatro ve sinema oyuncusu.

Ölümler

  • 1791 – Mirabeau, Fransız devlet adamı (d. 1749)
  • 1872 – Samuel Morse, ABD’li kaşif (d. 1791)
  • 1891 – Ahmet Vefik Paşa, Osmanlı devlet adamı ve sadrazamı (d. 1823)
  • 1923 – Topal Osman Türk asker (d. 1883)
  • 1948 – Sabahattin Ali, Yazar (d. 1907)
  • 1966 – C. S. Forester, İngiliz yazar (d. 1899)
  • 1974 – Georges Pompidou, Fransa cumhurbaşkanı (d. 1911)
  • 1987 – Buddy Rich, ABD’li müzisyen (b. 1917)
  • 2003 – Edwin Starr, ABD’li şarkıcı (d. 1942)
  • 2005 – Papa II. John Paul (d. 1920)
  • 2008 – Yakup Satar, Son İstiklal Savaşı Gazisi (d. 1898)

Tatiller ve Özel Günler

  • 2 Nisan: Otizm Farkındalık Günü

piyano-kursuPiyano aslında sanat ve müzik dünyasının en önemli enstrümanlarından birisidir. Sanatın tüm dalları ile ilgilenen kişilerin sözel, davranışsal, duygusal, ruhsal ve sosyal davranışları diğer kişilere oranla daha etkileyicidir.

Enstrümanlar içinde ana enstruman diyebileceğimiz Piyano hakkında bilinmeyenleri sizler için derledik.

  • Hiç bir solo çalgı piyanonun gücüne sahip değildir. Piano, parmağın dokunuşuna anında yanıt verir.
  • Geniş ton aralığından ötürü piyanoya “Enstrümanların Kralı” denir.
  • Bir piyanonun klavyesi 88 tuşa sahiptir.
  • Satılan en pahalı piyano 1,2 milyon dolara satılan Steinway Grand’dir.
  • Birçok müzik okulunda ana enstrüman olmasa bile piyano zorunlu bir çalgıdır.
  • Bir piyanist, ister tek başına, ister bir orkestra eşliğinde olağanüstü bir müzik gerçekleştirebilir. Henüz keşfedilmemiş bir yetenek.
  • Piyano’nun verebildiği en kalın ses ‘La’ sesidir ve bütün piyanolarda bu sesi veren telin boyu 2 metre kadardır.
  • Piyanoda ses, tellere vuran çekiçler sayesinde ortaya çıkar.
  • Asıl adı “Piyano e forte” olan piyanoyu Floransalı Bartolomeo Cristofori 1711 yılında icad etmiştir.
  • Piyano 220-230 telden oluşur ve her tel 76 kilo ağırlığı çeker. Tüm teller toplamda 18-20 ton çekebilir.
  • Piyano 12.000’e yakın parçadan oluşur ve bunların 10.000 tanesi ses çıkarmak için hareket eder.

Piyano Kursumuza 4 yaşından itibaren herkes katılabilmektedir. Piyano dersleri hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Sanatın tüm dalları hakkında akademik bilgilere ulaşabilmeniz de mümkün. Tıklayınız.

Piyano hakkında size yol gösterecek bir kaç bilgi. Tıklayınız.

Piyano Kursu Öğrencilerimizin Piyano Sınıfında Çalışmalarından Örnekler. Tıklayınız.

Çocuklar için Piyano Eğitimi nedir ne değildir? Tıklayınız.

Tüm bu konularda bize ulaşmanız mümkün. Hemen arayın: 0212 570 8068 – 0530 880 71 80

 

 

 

joan-miro-sergisini-150-bin-kisi-ziyaret-ettiSSM’den yapılan açıklamaya göre, konferanslar, atölye çalışmaları, galeri sohbetleri gibi özel etkinliklerle zenginleştirilen sergi kapsamında, 10 bin 871 çocuğun katıldığı 481 çocuk atölyesi düzenlendi.

Sanatçının Akdeniz coğrafyası ve insanına dair gözlemlerinden ilham alarak, kadın, kuş ve yıldız temalarına odaklanan sergi, resim, baskı, heykel ve seramiklerin bulunduğu zengin bir seçkiyle sanatçının sembolik dilini anlama olanağı sunmasıyla sebebiyle sanatseverlerden ilgi gördü.

Sabancı: “Gurur duyuyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, holding olarak özellikle çocukların ve gençlerin çağdaş bir sanat anlayışıyla yetişmesinin ülke geleceği için hayati önem taşıdığına inandıklarını kaydetti.

Dünyaca ünlü büyük ustaları Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturma misyonunu üstlendiklerini aktaran Sabancı, “SSM, bu anlayışla Picasso, Rembrandt ve Monet gibi sergilerin ardından, 150 bini aşkın ziyaretçiyi Joan Miro ile buluşturdu. Böyle geniş bir kitleyi müzemizde ağırlayarak ülkemizin kültür hayatına katkı sağlamış olmaktan gurur duyuyoruz. SSM’nin, Sabancı Üniversitesi’ne bağlı bir kuruluş olmasıyla Türkiye’de öncü ve önemli bir rolü bulunuyor. Üniversite ile müze arasındaki bu bağ, gerçekleştirilen sergilerde bilimselliğe ve araştırmaya verilen değeri daha görünür kılıyor. Sanatseverler, sergi kapsamında Miro’nun ilk defa sergilenen eserlerini görme ayrıcalığına sahip oldular. Ayrıca sergi süresince düzenlenen sohbet, konferans gibi etkinliklere de katılarak çok yönlü bir sanat deneyimi yaşadılar” ifadelerini kullandı.