Şunun için etiket arşivi: narsanat

Ünlü Ressam Ali Candaş’ın Doku Sanat Galerisi 5-25 Kasım 2015 tarihleri arasında açılıyor.  5 Kasım 2015 tarihinde saat 18.00’da açılacak olan sergi tam 20 gün sürecek.

alicandas

ALİ CANDAŞ KİMDİR?

Ali Candaş (d. 1940 Trabzon / Beşikdüzü), İstanbul ‘da yaşamaktadır. İlköğrenimini Erzurum Gazi İlkokulunda yaptı. 1952 yılında Erzurum Pulur Köy Enstitüsü’ne sınavla girdi.1956 yılında İstanbul, Çapa öğretmen Okulu resim semineri öğrencisi oldu. 1959 yılında Bu okuldan ilkokul öğretmeni olarak mezun oldu. Aynı yıl İstanbul- Çatalca Bahşayiş köyü öğretmeni oldu Aynı yıl Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü ikincilikle kazandı. 1962 yılında resim-iş öğretmeni olarak Urfa Kız Öğretmen Okulu’na atandı. 1965’te Trabzon Karma Ortaokuluna nakli çıktı. Aynı yıl, Ordu, Perşembe Öğretmen Okulu resim-İş öğretmenliğine geçiş yaptı. 1971 yılında ilk kişisel sergisini bu şehirde açtı. 1973 yılında İstanbul-Çapa Öğretmen Okulu resim öğretmenliğine atandı. Bu okulda beş yıl çalıştıktan sonra 1978 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’ne geçti. (Şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü. Aynı kurumdan Prof. Ünvanı ile 2006 yılında kendi isteği ile emekli oldu.

 

Kişisel sergiler

  • 1971 Ordu Halk Kütüphanesi–Ordu
  • 1983 İstanbul -Ankara ;Taksim Sanat Galerisi-İstanbul –Parmakkapı İş Sanat Galerisi-İstanbul ,Turkuvaz Sanat Galerisi – Ankara
  • 1984 İstanbul – İzmir; Resim Heykel Müzesi – İzmir, Taksim Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1985 Ankara Turkuvaz Sanat Galerisi – Ankara
  • 1986 İstanbul; Ankara Taksim Sanat Galerisi – İstanbul, Yaratım Sanat Galerisi – Ankara
  • 1987 İstanbul Ramko Sanat Merkezi – İstanbul
  • 1988 İstanbul, Ankara,İzmir;Dönüşüm Sanat Galerisi – Ankara, Leonardo Sanat Galerisi-İzmir, Gorbon Sanat Galerisi-İstanbul,Ümit Yaşar Sanat Galerisi-İstanbul
  • 1989 İstanbul Atatürk Sanat Galerisi- A.E.F. İstanbul, Altıneller Sanat Galerisi- İstanbul
  • 1990 Ankara Doku Sanat Galerisi- Ankara
  • 1991 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 1992 Ankara, İzmir; Emlakbank Sanat Galerisi- Ankara, Leonardo Sanat Galerisi- İzmir
  • 1993 Bandırma, Ankara, İstanbul; Kocaeli Bandırma Belediyesi Sanat Galerisi-Bandırma,Doku Sanat Galerisi – Ankara

Alkent Actuel Art Galeri- İstanbul, Kocaeli Üniversitesi Sanat Galerisi– Kocaeli

  • 1994 İstanbul Karsu Tekstil Sanat Galerisi- İstanbul
  • 1995 İstanbul ,Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara, Alkent Actuel Art Galeri – İstanbul
  • 1996 Ankara, Antalya, İstanbul Doku Sanat Galerisi – Ankara,Türkiye Kalkınma Bankası Sanat Galerisi- Antalya,6.Sanat Fuarı – İstanbul, Karsu Tekstil Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1997 Adapazarı, Ankara, Didim, İstanbul Sakarya Sanatevi – Adapazarı, Doku Sanat Galerisi – Ankara,Didim Sanat Galerisi – Didim, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Meb Sanat Galerisi-İstanbul
  • 1998 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 1999 İzmir, Ankara,Antalya Vakko Sanat Galerisi-İzmir, Doku Sanat Galerisi- Ankara, Orkun-Ozan Sanat Galerisi- Antalya
  • 2000 İstanbul, Ankara Garanti Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2001 İzmir, Ankara Temizocak Sanat Galerisi – İzmir, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2002 İstanbul Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Alkent Actuel Art Galeri – İstanbul
  • 2003 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2004 İstanbul, Adana; Ankara Atatürk Kültür Merkezi – Taksim – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Sanatçılar Der. Galerisi – Adana, Myra Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2005 İstanbul; Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Bakraç Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2006 İstanbul,Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Cream Art Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2007 İstanbul, Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2011 İstanbul, Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği sergi salonu –Fotoğraf Sergisi

[supsystic-gallery id=’17’ position=’center’]

Karma Sergiler

SERGİLER – KARMA VE GRUP

  • 1973 İstanbul -Ankara DYO sergisi İzmir – Ankara – İstanbul , 34.Devlet Resim Sergisi- Ankara – İstanbul
  • 1975 İstanbul İstanbul Arkeoloji Müzesi Açık Hava Sergisi
  • 1976 İstanbul İrfan Ertem Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1979 İstanbul Eğitimci Ressamlar Sergisi- Taksim Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1983 İstanbul, Mersin, Ankara Günümüz Sanatçıları 4. Açık Hava Sergisi- İstanbul,Uluslararası 9. Mersin Festivali, Sergisi – Mersin,44. Devlet Resim Heykel Sergisi – Ankara
  • 1984 İstanbul , Ankara, Cezayir; İzmir Günümüz Sanatçıları 5. Sergisi – İstanbul, Enka Sergisi – İstanbul, İnönü Vakfı Sergisi – İstanbul, Türkiye –Cezayir Sergisi – Ankara – Cezayir, DYO Sergisi – İzmir – Ankara
  • 1985 İzmir, Ankara, İstanbul, Bursa Adalar Belediyesi Sergisi, DYO Sergisi – İzmir – Ankara – İstanbul – Bursa, 45. Devlet Resim – Heykel Sergisi – Ankara – İstanbul – İzmir, İzmir Ticaret Odası 100.yıl Sergisi – İzmir
  • 1986 İstanbul, Ankara, Eskişehir ,İzmir 1. Asya – Avrupa Bienali Sergisi – Ankara, Türkiye Jokey Klübü Sergisi – İstanbul

T.B.M.M. Egemenlik Sergisi, T.P.A.O. Atatürk Yarışması Sergisi – Ankara, Esbank Yunus Emre Sergisi – Eskişehir – Ankara – İstanbul – İzmir

  • 1987 İstanbul, Eskişehir, Ankara, Bursa, Tekirdağ, Trabzon Lisesi 100.yıl Sergisi- İstanbul, Esbank – Yunus Emre Sergisi – Eskişehir – İstanbul – Ankara – Bursa, Selahattin Taran Anısı Sergisi- İstanbul – Ankara, Bandırma Kuş Cenneti Festivali Sergisi – Ankara, Tekirdağ – Kiraz Festivali Sergisi – Tekirdağ, Tekel Sergisi – İstanbul
  • 1988 İstanbul,Ankara,Bandırma, Lahey, Eskişehir,T.B.M.M. Egemenlik Sergisi – Ankara, Pamukbank 37.yıl Sergisi- İstanbul

Bandırma Festivali Sergisi- Bandırma, Lahey Sergisi – Lahey, Yunus Emre Sergisi – Eskişehir,

  • 1989 İstanbul, Ankara Gorbon Sanat Galerisi Yaz Sergisi, Öğretim Üyeleri Sergisi- İstanbul, 50.Devlet Resim-Heykel Sergisi- Ankara
  • 1990 İstanbul, Avusturya,Salzburg AIAP (UPSD) Dayanışma Sergisi, İ.Ü.İşl.Fak. Kulübü karma Sergisi – İstanbul

Öğretim Üyeleri Sergisi – Viyana – Avusturya, Öğretim Üyeleri Sergisi – Salzburg

  • 1991 İstanbul, Avusturya Öğretim Üyeleri Sergisi – Gras – Avusturya, Dünya Kadınlar Günü Sergisi]] – İstanbul, İ.T.Ü. Sanatçı Elele Sergisi – İstanbul
  • 1992 İstanbul Geçmişten Günümüze Karma Sergisi – İstanbul, Benadam Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1993 İstanbul, Ankara Kas Hastalıkları Derneği Sergisi – İstanbul, Haydarpaşa Numune Hastanesi Sergisi – İstanbul, Çıplak Estetiği Sergisi – Ankara
  • 1994 İstanbul R-Türk Kanser Derneği Sergisi – İstanbul, Kas Hastalıkları Derneği Sergisi – İstanbul, Maltepe Bel. Füsun Kahveci San. Gal. Sergisi – İstanbul
  • 1995 Kişinev, İstanbul Moldova Grup Sergisi – Kişinev, UPSD Bosna – Hersek Sergisi – İstanbul, Gazilerimize Ressam Desteği Sergisi – İstanbul, Afife Jale Sanata Evet Sergisi – İstanbul
  • 1996 Çatalca Çatalca Bel. Öğretim Üyeleri Sergisi – Çatalca
  • 1997 Avusturya Öğretim Üyeleri Sergisi – Viyana – Avusturya
  • 1998 İstanbul, Edirne Ardahan’dan Edirne’ye 75.yıl Sergisi – Ardahan – Kırklareli – Edirne, 75.yıl Sergisi- İstanbul
  • 1999 İstanbul, Ankara Hocalar ve Hocaların Hocaları Sergisi – Ankara – İstanbul
  • 2000 İstanbul, Ankara Ruhi Su ‘İmece’ Sergisi – İstanbul, Köy Enstitüleri 60.yıl Sergisi – Kadıköy – Ankara, Türk Çağdaşlaşmasında Kadın Sergisi – İstanbul, Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – Ankara, Ankart (Doku Sanat ile) Ankara, Yaz Karması- Doku Sanat Gal. – İstanbul
  • 2001 İstanbul, Ankara Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – Ankara, Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – İstanbul, İstanbul Sanat Fuarı (Doku Sanat Gal.) ile Cumhuriyet Sergisi A.E.F., Cumhuriyet Sergisi – Beşiktaş Kültür Merkezi – İstanbul
  • 2002 İstanbul, Bursa,Ankara Sasav Karma Sergisi – Maltepe-İstanbul,Uludağ Üniversitesi Sanat Galerisi Açılış Sergisi – Bursa

Pakpen Sanat Galerisi Açılış Sergisi – İstanbul, Karma Yaz Sergisi – (Doku sanat ile) İstanbul, T.C. Ziraat Bankası Koleksiyon Sergisi – Ankara, Neyran Sanat Galerisi Karma Sergisi – İstanbul

  • 2003 İstanbul, Edirne,Çanakkale, Bolu,Bandırma,Balıkesir, Eskişehir Ares Sanat Evi Karma Sergisi – İstanbul

Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – İstanbul, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Edirne, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Çanakkale, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Bolu İzzet Baysal Üniversitesi, Bandırma Festivali Sergisi – Bandırma, Balıkesir Liseliler Derneği Sergisi – Balıkesir, Balıkesir Bel. Kültür Sanat Eğitim Mer. Sergisi – Balıkesir, Tema Vakfı Yararına Sergi – İstanbul (Antik A.Ş.),Öğr. Üyeleri Sergisi – Anadolu Üni. – Eskişehir

  • 2004 İstanbul, Ankara Ulusal Kanal 150 Sanatçıyla Büyük Sergi – İstanbul, Bağımsız Cumhuriyet Partisi Sergisi – Ankara

Cumhuriyet için Resim – Heykel Sergisi – Ankara, Karma Sergi – Sasav – İstanbul, 2. Sanat Eğitimi Sempozyumu Sergisi – Ankara, Baskı Müzesi Destek Sergisi – İstanbul, Sasav Sergisi – İstanbul

  • 2005 İstanbul, Ankara Dört Ustadan Karma Sergi – Doku Sanat – Ankara, Ege Art Ege Üniversitesi Fuar Sergisi – İzmir, Gurup Sergisi – Cream Art Sanat Galerisi -İstanbul, Yeni Yıl Sergisi – Doku Sanat Gal. -İstanbul, Güney Asya İçin Dayanışma Sergisi – Ankara

Maltepe Üniversitesi. Sergisi – İstanbul, Doku Sanat Gal. Karma Sergisi – İstanbul, Kargaşa Sergisi – İstanbul

  • 2006 İstanbul İnkarı inkar Sergisi – İstanbul, Art İstanbul fuar Sergisi – Bakraç Sanatla – İstanbul
  • 2007 İzmir, Eskişehir Begüm Sanat Galerisi Karma Sergisi – İzmir, 17 Nisan Köy Enstitülüler Sergisi – Eskişehir

Ödüller

  • 1983 9.Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali Resim Yarışması

ÖDÜL

  • 1987 TBMM Milli Egemenlik ve Barış konulu Resim Yarışması

MANSİYON

  • 1987 4.Yunus Emre ‘Sevelim sevilelim’ Resim Yarışması
  • 1987 21. DYO Resim Yarışması

MANSİYON

  • 1988 TBMM Milli Egemenlik temasını da içeren Resim Yarışması

BİRİNCİLİK

  • 1988 Uluslararası Bandırma Kuş Cenneti Kültür ve Sanat Festivali

BAŞARI PLAKETİ YAYINLAR

  • 1987 Ramko Sanat Merkezi Kataloğu
  • 1992 Emlakbank Sergi Kataloğu
  • 1993 Alkent Actuel Art Sergi Kataloğu
  • 1994 Karsu Tekstil Sanat Gal. Kitapçığı
  • 2000 Garanti Sanat Galerisi Sergi Kataloğu
  • 2002 Alkent Actuel Art Kitabı (200 sayfa)
  • 2004 Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Sergisi Kitapçığı

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılına ilişkin “Opera, Bale, Orkestra, Koro ve Topluluk İstatistikleri”ni açıkladı.

bale ve opera

Türkiye’de 2013-2014 sezonunda, bir önceki sezona göre opera ve bale salonu sayısı yüzde 25 artarak 15’e, opera ve bale salonu koltuk sayısı ise yüzde 51,8 artışla 10 bin 288’e çıktı. Söz konusu dönemde opera ve bale seyirci sayısı yüzde 6,7 artarak 400 bin 420’ye yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılına ilişkin “Opera, Bale, Orkestra, Koro ve Topluluk İstatistikleri”ni açıkladı.
Buna göre, Türkiye genelinde geçen sene Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı 6 orkestra, 13 koro ve 9 topluluk bulunuyordu.
Opera ve bale salonu sayısı son dört sezonda yüzde 16,7 artarken, koltuk sayısı aynı dönemde yüzde 102,6 artış gösterdi. 2013-2014 sezonunda, 2012-2013 sezonuna göre opera ve bale salonu sayısı yüzde 25 artarak 15’e, opera ve bale salonu koltuk sayısı ise yüzde 51,8 artışla 10 bin 288’e çıktı.
2013-2014 sezonunda, önceki sezona göre opera ve bale salonlarında oynanan eser sayısı yüzde 19,7 azalarak 188 oldu. Oynanan yerli eser sayısı geçen sezona göre yüzde 19,7 düşerken, oynanan yabancı eser sayısı da yüzde 19,6 azaldı.
Söz konusu dönemde opera ve bale seyirci sayısı yüzde 6,7 artarak 400 bin 420 oldu. Yerli eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 16 azalırken, yabancı eser seyirci sayısı yüzde 38,9 arttı.
Orkestralarda seyirci sayısı yüzde 7,5 azaldı
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı orkestralarda 2013-2014 sezonunda 412 sanatçı görev yaptı ve bunların yüzde 41,3’ünü kadın sanatçılar oluşturdu.
Orkestraların yaptıkları gösteri sayısı, 2013-2014 sezonunda 2012-2013 sezonuna göre değişmeyerek 212 oldu. Aynı sezondaki izleyici sayısı ise yüzde 7,5 azalarak 141 bin 393’e geriledi. Son dört sezonda orkestraların yaptıkları gösteri sayısı yüzde 15,8 artarken, izleyici sayısı yüzde 12,7 yükseldi.
Korolarda görev yapan 701 sanatçının yüzde 38,1’ini de kadın sanatçılar oluşturdu. Kadın sanatçıların oranının en yüksek olduğu meslek grubu ise yüzde 53,9 ile ses sanatçıları oldu.
Söz konusu dönemde, koroların yaptıkları gösteri sayısı yüzde 32 azalışla 168’e düştü. Aynı sezondaki izleyici sayısı yüzde 30,4 gerileyerek 69 bin 250’ye geriledi. Son dört sezonda koroların yaptıkları gösteri sayısı yüzde 12, izleyici sayısı da yüzde 12 arttı.
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı topluluklarda 2013-2014 sezonunda 384 sanatçı görev yaparken, bu sanatçıların yüzde 27,1’ini kadınlar oluşturdu. Topluluklarda kadın sanatçıların oranının en yüksek olduğu meslek grubu ise yüzde 47,3 ile dansçılar oldu.
Toplulukların yaptıkları gösteri sayısı da yüzde 9,9 azalarak 183’e geriledi. Aynı sezondaki izleyici sayısı yüzde 10,3 azalarak 205 bin 510’e düştü. Son dört sezonda toplulukların yaptıkları gösteri sayısı yüzde 7, izleyici sayısı yüzde 77,9 arttı.

İstanbul Eminönü’ndeki 537 yıllık tarihi Çandarlızade Atik İbrahim Paşa Camii’nin son cemaat mahfili ile iç kısımdaki pencerelerin tamamı PVC ile kaplanmış.

pvc camii

İstanbul Eminönü’ndeki Mercan’da bulunan Çandarlızade Atik İbrahim Paşa Camii, adeta pimapenlerle donatılmış durumda. Sadrazam İbrahim Paşa’nın 1478’te inşa ettirdiği tarihi caminin son cemaat mahfili olarak bilinen kısmı ile iç kısımdaki pencerelerin tamamı pimapen (PVC) ile kaplanması tepkilere yol açtı. Pimapen kaplamaların kim tarafından, ne zaman yaptırıldığı ise bilinmiyor. Yapının 1980’li yılların sonunda onarılmaya başlandığını belirten Mimar Dr. Sinan Genim, ahşap tavan, minber ve mihrabı yeniden yapılan tarihi caminin 1993’te yeniden ibadete açıldığını söylüyor.

Milliyet gazetesinden Mert İnan’ın haberine göre, dış cephenin yanı sıra caminin iç kısmında bulunan tarihi çinilerin üzerine monte edilen elektrik tesisatı da yaşanan ihmali gözler önüne seriyor.

İstanbul Anıtlar Kurulu eski Başkanı Prof. Dr. Mete Tapan, yapılan uygulamanın Koruma Yüksek Kurul kararlarına aykırı olduğunu belirterek, “Çandarlızade Atik Paşa Camisi 1478 yılında Atik İbrahim Paşa tarafından yaptırıldı. Maalesef, 15. yüzyıla ait bu camide PVC (Polivinil klorür) malzemeyle yapılan doğramalara yer verilmiş. Ayrıca Koruma Yüksek Kurul ve ilke kararlarına rağmen caminin son cemaat mahfili de kapatılmış ve tüm konstrüksiyon burada da PVC profillerinden oluşturulmuş. Rüzgar ve soğuğu önleme, daha fazla kapalı alan yaratma amacıyla yapılan bu türlü revakların kapatılması caminin orijinal estetiğini bozmaktadır. Dünyada benzer müdahalelerde çok daha titizlilikle davranılmakta” diyor.

Yazan: Erman ERTUGRUL

Kaynak : arkeofili.com

Bilmiyorsanız öğrenmenin vakti geldi!  Adem ve Havva’dan bahsetmiyoruz kendi imzası ile Arkeolojik olarak kayıtlara geçen ve dünya tarafından adı artık bilinen insandan bahsediyoruz. Buyurun sizlere yazılı kayıtlara geçen ilk insanın adı…

tarihte ilk yazılı isim

Adını bildiğimiz ilk kişi kim olabilir? Bir kral ya da din adamı mı? Yoksa bir sanatçı mı?

Yazı öncesi devirlerde insanlar mağaralara resimler yapıyor ve belki de imzalarını bırakıyorlardı. Tarih öncesi mağara resimlerinin örneklerine dünyanın pek çok yerinde rastlamak mümkün. Fakat o resimlerin ne anlama geldiğini, neyi temsil ettiğini muhtemelen hiçbir zaman anlayamayacağız.

Ancak yazının keşfi ile beraber geçmişte insanların yaşadıkları hakkındaki bilgilermiz bir nebze de olsun artıyor. MÖ. 3200 yılında Mezopotamya’da yazının ortaya çıkmasıyla geçmiş bizim açımızdan biraz daha aydınlanıyor. İnsanlar bir sözün ya da bir olayın kaydını tutmaya başlıyor ve biz de  bunları okuyarak onları anlamaya çalışıyoruz.

Peki tarihte adını kesin olarak bildiğimiz en eski insan kim olabilir? Kral, din adamı, sanatçı, savaşçı, tüccar, halktan biri?

Yuval Noah Harari, Sapiens: Hayvanlardan Tanrılara İnsan adlı kitabında Mezopotamya’da bulunmuş, MÖ 33. yüzyıla ait 5.000 yıllık bir tabletten bahsediyor. Tabletin üstünde ölçek ifade eden çizgiler, delikler, oyma desenler bulunuyor ve ticari bir anlaşmanın kayıtları olduğu anlaşılıyor.

Araştırmalar sonucu tabletin arpa sevkiyatı makbuzu olduğu görülüyor ve tam olarak şöyle yazıyor;

“29.086 birim arpa 37 ay Kushim”

Harari, bu metnin şunu ifade ettiğini söylüyor: ““29.086 birim arpa 37 ay içinde teslim alındı. İmza, Kushim.”

5.000 yıl önce yaşamış Kushim, ne bir kral, ne de bir din adamıydı. Muhtemelen günümüz deyimiyle bir muhasebeciydi.

MÖ. 3100 yılında, yani Kushim’den birkaç nesil sonra yazılmış bir tablette ise “Gal-Sal’a ait iki köle” yazıyor. Sonra da kölelerin adı: “En-pap X ve Sukkalgir.”

Yani tarihte isimlerine ilk rastladığımız insanlar tüccarlar, köleler ve köle sahipleri. Harari’ye göre ismini bildiğimiz ilk insanların tüccarlar olması o kadar da ilginç değil. Bu insanlar ticaret yapıyordu ve ticareti de belgelere dökme ihtiyacı hissediliyordu. Yazının da ortaya çıkma hikayesi böyle olsa gerek.

Akademisyenler en eski ismin kime ait olduğu konusunda hemfikir değil. Yuval Noah Harari yeni kitabı Sapiens’te birinciliği Kushim’e veriyor. Chicago Üniversitesi’ndeki akademisyenler ise 2010-2011’deki yıllık raporlarında Gal-Sal diyor.

Yazan :Erman ERTUGRUL

Kaynak Site: arkeofili.com

Etkinlik kapsamında Avrupa’nın farklı ülkelerinde 50 şair ve yazar çalıştaylara katılacak, öğrencilerle buluşacak.

54-saraybosna-siir-gunleri-basladi

Avrupa’nın farklı ülkelerinden şair ve yazarları bir araya getiren 54. Saraybosna Şiir Günleri başladı.

Saraybosna’daki milli kütüphane binasında gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan Bosna Hersek Yazarlar Birliği Başkanı Dzevad Karahasan, farklı Avrupa ülkelerinden yazar ve şairlerin beş gün boyunca Saraybosna’da “edebiyat konuşacağını” belirtti.

Konuk yazar ve şairlerin farklı kültürlerden ve dillerden geldiğini anımsatan Karahasan, “Farklı kültürlerde gelen bu kimselerin, farklılıkları dolayısıyla üretici olacağına inanıyorum” dedi.

Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya gibi bölge ülkelerinin yanı sıra Almanya ve İsveç’ten de 50 şair ve yazarın katılacağı etkinlik kapsamında edebiyat çalıştayları ve öğrenci buluşmaları düzenlenecek.

Saraybosna Şiir Günleri etkinliği ilk kez 1962’de, Bosna Hersek’teki edebi değerlerin korunması amacıyla düzenlenmişti. Bu yıl 54’üncüsü düzenlenen geleneksel etkinlik, 1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı döneminde dahi kesintiye uğramadan devam etmişti.

Kaynak : ntv.com.tr

Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenmekte olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması başladı. Yarışmacılar, Kurmaca Kısa Film kategorisinin yanı sıra Belgesel filmleriyle de 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.
Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı illerinde faaliyet yürüten Serhat Kalkınma Ajansı tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması’na başvurular başladı. “Serhat illerindeki sosyal ve kültürel yaşamı çocukların gözüyle anlamaya çalışmak” temasıyla düzenlenen yarışma, bölge illerinde yaşayan çocukların yaşama dair düşleri, sahip oldukları olanaklar ve düşlerine yürürken karşılaştıkları engellere dikkat çekmeyi hedefliyor. Kurmaca kısa filmlerde 15 dakikalık süre sınırlaması bulunurken belgesellerde süre serbest bırakıldı.

serka 4. yarışma
Kurmaca Film ve Belgesellerin Ajansın faaliyet yürüttüğü Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars illerinde çekilme şartı bulunuyor. Yarışmacılar bu dört ilden birinde çekecekleri kurmaca filmler ve belgesellerle 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecekler. Toplam 30 bin TL ödülün dağıtılacağı yarışmada, her iki kategoride birincilere 6.000 TL, ikincilere 4.500 TL ve üçüncülere de 3.000 TL ödül verilecek. Jürinin uygun görmesi durumunda kurmaca dalında 1, belgesel dalında da 1 olmak üzere toplam 2 filme de özendirme ödülü verilecek. Yarışmacılar her iki dala birden başvuruda bulunamayacak. Yarışmacılar kurmaca film veya belgesel dalından birinde en fazla iki filmle yarışmaya katılabilecek. Yarışmaya son başvuru tarihinin 7 Aralık 2015 olduğu bildirildi.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü Man Booker’ı sahibini buldu.  “A Brief History of Seven Killings” adlı romanı ile  Jamaikalı yazar Marlon James ödülün sahibi oldu.

marlon-james

İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü Man Booker’ın bu yılki sahibi, Jamaikalı yazar Marlon James oldu.

Jamaikalı şarkıcı Bob Marley’e 1970’li yıllarda düzenlenen suikast girişiminden esinlendiği “A Brief History of Seven Killings” isimli romanıyla bu ödüle layık görülen James, aynı zamanda 50 bin sterlin para ödülünün de sahibi oldu.

Londra’nın tarihi ve görkemli belediye binası Guildhall’da yapılan törenle açıklanan ödüle, 6 yazar ve eseri adaydı. 44 yaşındaki Marlon James’e ödülünü, Cornwall Düşesi Camilla takdim etti.

Adaylar arasında James’in yanı sıra, “Satin Island” romanıyla İngiliz yazar Tom McCarthy, “The Fishermen” romanıyla Nijeryalı yazar Chigozie Obiomo, “The Year of the Runaways” romanıyla İngiliz yazar Sunjeev Sahota, “A Spool of Blue Thread” romanıyla Amerikalı yazar Anne Tyler ve “A Little Life” romanıyla Amerikalı yazar Hanya Yanagihara bulunuyordu.

Man Booker Ödülü, geçen yıla kadar İngiliz, İngiliz Milletler Topluluğu veya İrlanda vatandaşı olan bir yazara İngilizce kaleme aldığı bir romanı dolayısıyla veriliyordu. Man Booker ödülü geçen yıldan bu yana, milliyet gözetmeksizin İngilizce yazan ve İngiltere’de kitabı basılan tüm yazarlara verilebiliyor.

ayse gunay

 

AYŞE GÜNAY

09 Ekim 2015/23Ekim 2015

Açılış: 09 Ekim 2015 Cuma Saat: 18.00 – 20.00

Tasarımcı Ayşe Günay’ın tekstil malzemeleri ile tasarladığı eserleri “Tekstiller” isimli sergi ile 09-23 Ekim 2015 tarihlerinde İstasyon Sanat Akademisi’nde sergileniyor.

Lisansını Orta Doğu Sanatta Yeterliğini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nde giysi, tasarım ve sanat ekseninde yaptığı çalışmalar ile tamamlayan tasarımcı halen Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Sergide tekstil malzemeleri ile sanatsal bir dil yaratmayı amaçlayan tasarımcı kullandığı renkler ve kumaş katmanları ile derinlik ve saydamlığın etkilerini araştırırken bir taraftan da yapısal vurgusu yüksek üç boyutlu biçimler yaratmayı amaçlıyor. Bu sebeple; tül, vual gibi saydam ve yarı saydam malzemelerin yanı sıra kadife, poplin gibi tok tekstil malzemelerini kâğıt, metal, boncuk, pat gibi tekstilde deneysel etkiler yaratacak malzemeler ile birleştiriyor.

İki boyutlu tasarımların yanı sıra yapısal denemeler yaptığı üç boyutlu tasarımlarında heykelsi etkileri olan ve çoğunlukla tekstil malzemeleri ile yaratılmış eserlerinde boşluğun tasarımına dair denemeler ve önermelerde bulunuyor. Bu önermelerin ışık/gölge ilişkisi ile yorumlandığı ve fotoğraflandığı işleri ise sergiye fotoğraf kareleri olarak yansımakta. Sanatsal ve deneysel giysi tasarımı ile yüzey ve doku tasarımı üzerinde duran tasarımcının sergideki eserleri daha çok yüzey tasarımına odaklandığı çalışmalarından oluşmakta.

İstasyon Sanat Galerisi

İstiklal Caddesi Bekâr Sokak No: 19 Beyoğlu

anadoluda 40 yıllık yolculuk

Anadolu’yu ziyaret ederek fotoğraflar çeken Stephane Boudoyan, “Doğu Anadolu’da 40 Yıllık Yolculuk” konulu söyleşide izlenimlerini aktardı.

[supsystic-gallery id=’10’ position=’center’]

Anadolu’yu ziyaret ederek fotoğraflar çeken Stephane Boudoyan, “Doğu Anadolu’da 40 Yıllık Yolculuk” konulu söyleşide izlenimlerini aktardı.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü işbirliğiyle düzenlenen söyleşiye katılan Boudoyan yaptığı açıklamada, 47 yıldır, her sene doğuya giderek tarihi eserleri, sosyal hayatı ve insanları fotoğrafladığını söyledi.

Stephane Boudoyan, Anadolu ziyaretlerine başlama nedeninin babasından kaynakladığına dikkati çekerek, “Babam 1965’de Fransa’dan Türkiye’ye otobüsle gelmişti. Ziyaretinde kendi anne babasının evini ziyaret etmişti. Döndüğünde bize gördüklerini anlattı. Eski tarihe karşı merakım ve keşfetmeye dair kıvılcımım burada belirdi. Üç sene sonra, 1968’de ben de gezmeye başladım” dedi.

Yıllar içinde gerçekleştirdiği gezilere ilişkin bilgi veren Boudoyan, şöyle konuştu:

“Keşfetmeye ilk başladığım zamanlar, pek iyi algılanmıyordu. Fransa’daki Ermeniler buna iyi bakmıyordu. Türkler de hazine aradığımızı veya kiliseleri yağma edeceğimizi düşünüyordu. Zamanında bazı kötü şeyler de yaşandı ama artık zaman değişti ve korku yok oldu. Bugün ise arabamın üstünde bir Ermeni bayrağı var ve bununla korkmadan dolaşabiliyorum. Bundan dolayı çok mutluyum.”

Boudoyan, yaptığı gezilerde kendisini en çok etkileyen yerin, Van Gölü ve çevresi olduğunu dile getirerek, “Orada hala devam eden bir tarih var. Ben tarihi çok seviyorum ve insanların izinde yürümek hoşuma gidiyor” ifadelerini kullandı.

Arşivindeki fotoğrafların yakında internet ortamına aktarılacağını belirten Boudoyan, Doğu’da eski tarihi en iyi anlatan yerlerin ise dini mekanlar olduğunu söyledi.

 

 

Aydın’ın Didim İlçesi’nde Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği tarafından kurulan Didim Cemevi Aşık Veysel Korosu, Türk Halk Müziği konseri düzenledi.

[supsystic-gallery id=9 position=center]

 

Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği’ne bağlı Aşık Veysel Korosu, Didimlilere ücretsiz konser verdi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte, sanatçılar 25 eseri seslendirdi.  Dün akşam saat 20: 30’da Didim Ticaret Odası Kültür Merkezi’nde düzenlenen  konsere yaklaşık 200 kişi katıldı. Cem Evi yönetimi ve STK temsilcilerinin de katıldığı etkinlikte vatandaşlar, Türk Halk Müziği ziyafeti çekti.
Konser sonunda Koro adına Şef Cem Sezgin’e çiçek takdim edildi.

 

 

gırgıriye

Türk Sineması’nın unutulmaz filmi Stockholm’deki Uluslararası Komedi Film Festivali’nden büyük ilgi gördü.

[supsystic-gallery id=’8′ position=’center’]

İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen Uluslararası Komedi Film Festivali kapsamında 10 ülkeden 10 uzun metraj film, sinemaseverlerle buluştu. Festivalin üçüncü gecesinde “Gırgıriye” filminin gösterimi yapıldı. Festivalin özel davetlisi olarak İsveç’te bulunan sanatçı Perran Kutman ve merhum sanatçı Kemal Sunal’ın eşi Gül Sunal da seyirciler arasındaydı. Kutman, konuşmasında, sanat hayatının 50’nci yılını kutladığını söyledi. Sanat hayatı boyunca hep saygı ve sevgi gördüğünü vurgulayan Kutman, sevenlerine teşekkür etti. Kutman, “Dilerim gözlerimi kapatana kadar da sevgi ve saygı görürüm” dedi. “Gırgıriye” filminin hikâyesini de seyirciyle paylaşan Kutman, konuşmasının sonunda sahneye davet ettiği Gül Sunal ile beraber seyircileri selamladı. Kartal Tibet’in yönettiği, Adile Naşit, Müjdat Gezen, Perran Kutman, Münir Özkul ve Ayşen Gruda gibi oyuncuların rol aldığı 1981 yapımı “Gırgıriye,” Türk Sineması’nın unutulmaz filmleri arasında bulunuyor.

 

Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek ‘Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin adının değiştiği açıkladı. Bundan sonra “Ödülün adı altın portakal ama film festivalinin adı da ‘Antalya Uluslararası Film Festivali’ olarak bundan sonra devam ettirilecektir. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde ödülün adıyla anılan film festivali yok” dedi. 

altın portakal1

Ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelenen 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde nihayet yarışma başvuruları başladı. İsmindeki ‘Altın Portakal’ı atarak yoluna devam etme kararı alan festivalde başka önemli değişiklikler de var. Belgesel ve kısa film yarışmaları kaldırıldı, ulusal yarışma ikinci lige düşürüldü ve en iyi film ödülü tutarı 350 bin liradan 100 bin liraya indirildi. Festivallerin en büyük sorunu haline gelen ‘eser işletme belgesi’ şartının yarışma yönetmeliklerinde yer almaması ise şaşkınlık yarattı.

Antalya Film Festivali’nde çok ciddi değişiklikler oluyor. Antalya’da yapılacak G20 zirvesi gerekçe gösterilerek ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelen ve adındaki ‘Altın Portakal’ı atıp yoluna Uluslararası Antalya Film Festivali olarak devam etme kararı alan festivalin yarışma yönetmelikleri dün açıklandı. Böylece festivaldeki önemli değişimler de netleşmiş oldu. İlk bakışta dikkatimizi çekenleri sıralayalım…

ULUSAL YARIŞMA İKİNCİ LİGE DÜŞTÜ
Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek Altın Portakal’ın en güçlü yanı kuşkusuz ulusal yarışmasıydı. Fakat ‘ulusal yarışma’ ikinci lige düşürüldü. En iyi filme verilen para ödülü 350 bin liradan 50 bin lirası ‘dağıtım’ şartına bağlı olmak üzere 100 bin liraya indirildi. En iyi ilk film, yönetmen, senaryo, müzik gibi kategorilerdeki para ödülleri de kaldırıldı. Eskiden en iyi ilk filme 125 bin, yönetmene 75 bin, diğer kategorilere ise 30 bin lira para ödülü veriliyordu. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

ULUSLARARASI YARIŞMA NE KADAR İLGİ GÖRÜR?
‘Birinci lig’ olarak nitelendirebileceğimiz ‘uluslararası yarışma’ya Türk filmleri de alınacak ama yarışmada kaç adet yerli yapım olacak belli değil. Uluslararası yarışmanın tek para ödülü en iyi filme verilecek 50 bin euro. Diğer ödüllerin parasal karşılığı yok. Belli ki festival uluslararası arenada adından söz ettirmek istiyor, umarız ettirir ayrı konu ama diyelim yabancı bir filmin mesela şahane bir Polonya filminin kazandığı Altın Portakal bir süre sonra Türkiye ’de ne kadar ilgi çeker bekleyip göreceğiz. Son başvuru tarihi 19 Ekim Pazartesi.

BELGESEL YARIŞMASI KALDIRILDI
Geçen yıl Gezi belgeseli ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ nedeniyle büyük sansür krizi yaşayan festivalde belgesel yarışması bu yıl yok, dolayısıyla bu yarışmada verilen para ödülleri de… Belgeselcilerin gönlünü hoş tutmak içinse ‘ulusal yarışma’ yönetmeliğine ‘belgesel, animasyon ve deneysel filmler de katılabilir’ maddesi konuldu. Belki yönetmelikte böyle bir madde yoktu ama daha önce ‘İki Dil Bir Bavul’ (en iyi ilk film ödülünü kazanmıştı) gibi belgeseller Altın Portakal’ın ulusal yarışmasında yer almıştı.

KISA FİLM YARIŞMASI GİTTİ ‘SEÇKİ’Sİ GELDİ!
Festivalin para ödüllü kısa film yarışması da bu yıl yok. Yerine ‘kısa film seçkisi’ geldi. Bu bölümde profesyonel jüri olmayacak, sadece seyirci ödülü verilecek ama parasal karşılığı olmayacak.

ANTALYA FİLM FORUM’A DEVAM
Geçen yıl başlayan ve katılan sinemacıların hayli memnun kaldığı Antalya Film Forum, Zeynep Özbatur Atakan yönetiminde devam ediyor. Ödülleri de geçen yılla aynı… Work In Progress Ödülü: 100.000 TL, Kurmaca Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL, Belgesel Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

BAŞVURUSU İKİ HAFTA SONRA BİTECEK ANTALYA’DA GEÇEN SENARYO YARIŞMASI!
Bu yılın sevindirici yeniliği ise en az üçte birlik bölümü Antalya’da çekilecek projelere velirecek 100 bin TL ödüllü Antalya Film Festivali Destek Fonu Ödülü. Fakat son başvuru tarihi 12 Ekim olarak belirlendi. Yani içinde Antalya sahneleri geçecek bir senaryo yazmanız için sadece iki haftanız var! Adrese teslim bir yarışma düzenlendiyse o ayrı tabi…

‘ESER İŞLETME BELGESİ’ İSTENMİYOR MU?
Asıl şaşırtıcı olansa yönetmeliklerde Kültür Bakanlığı’ndan alınacak ‘eser işletme belgesi’ şartının yer almaması… Belki unutulmuş belki de zaten yasal zorunluluk olduğu için yönetmeliğe yazma gereği duyulmamış. PKK ’yi anlatan ‘Bakur’ belgeseli nedeniyle İstanbul ve Ankara Film Festivali’nde büyük krize yaşanmış, sinemacıların tepkisi sonucu iki festivalin de yarışmaları iptal edilmişti.

ÖDÜL AYRIMCILIĞI
Festivalin belki de en tuhaf yeniliği ödül ayrımcılığı! Zira ulusal yarışmada en iyi ilk film, yardımcı erkek/kadın oyuncu, kurgu gibi kategorilerdeki ödüller kapanıştan bir gece önce düzenlenecek ayrı bir töreninde en iyi film, yönetmen, erkek/kadın oyuncu gibi kategoriler ise kapanıştaki ödül töreninde sahiplerine verilecek.

GEÇEN YILKİ FESTİVAL KOMİTESİ NEREDE?
Direktörlüğünü Elif Dağdeviren’in üstlendiği Antalya Film Festivali’nin geçen yılki ‘festival komitesi’ ise dağıldı. Komitedeki isimlerden İstanbul Film Festivali’nin eski direktörü Hülya Uçansu ayrılırken Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu FIPRESCI’nın başkanlığını Alin Taşçıyan festivalin uluslararası basın danışmanı, deneyimli yapımcı Zeynep Özbatur Atakan ise Antalya Film Forum’un direktörü olarak görevlerini sürdürüyor.

Anladığımız Türkiye’nin en eski film festivali çok ciddi bir dönemeçte. Umarız yanlış yola girmez. Yoksa yazık olur 52 yıllık geçmişe… Hep olduğu gibi sonra her şey sil baştan!

Festivalle ilgili bilgi için: www.antalyaff.com 

Haber: ERKAN AKTUĞ

 Kaynak : Radikal.com.tr