Şunun için etiket arşivi: nar sanat

Türkülerin paylaşılması gereken değerler olduğuna inanan ve bu inançla yola çıkan Nar Sanat, bünyesinde 2013-2014 dönemi Türk Halk Müziği Korosu çalışmalarına başlıyor.

THM-korosu

Sanatın değerini bilen ve doğru aktarılması için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan Nar Sanat, Türkülerimizi siz sevenleriyle buluşturmak için bir önemli adım daha atıyor ve bünyesinde Türk Halk Müziği Korosu kuruyor.

Nar Sanat Bağlama Eğitmeni Murat HASGÜN yönetiminde faaliyetlerini Nar Sanat Merkezi’nde sürdürecek olan koro, Türk Halk Müziği’ni sevenleriyle doğru bir şekilde buluşturmanın yanında, zaman zaman yapılacak sahne etkinlikleriyle de mensuplarına sahne tecrübesi edinme fırsatı sunacak.

Unutmayın, Güzel Sanatlar’ın en belirgin yönü olan Müzik, insanların sosyalleşmeleri için çok önemli bir araçtır.

O halde ‘Hep Sanat, Nar Sanat’ diyoruz ve siz Halk Müziği severleri Nar Sanat’a bekliyoruz.

İletişim bilgileri için TIKLAYIN…

DUYURU

M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ve Derneğimiz yarım gün kapalı.

nar-sanat-hayatin-icinden

Öğretmenler günü kutlamaları dolaysıyla 25 Kasım 2013 pazartesi günü kursumuz saat 11:00 ‘a kadar kapalı olacaktır. Saat 11:00’dan sonra kursumuz tekrar açılacaktır.

Öğlenden sonra olan dersler ve koro çalışmaları aynı gün ve saat içersinde yapılacak olup eğitim rutin olarak devam edecektir.

 Halk Bilim’in(Folklör) öğelerinden kabul edilen Halk danslarının genel kabul görülen tanımlamasını yapacak olursak şu şekilde açıklamamız mümkün; “Genel geçer tanımlama anlamında  tanımlayacak olursak; Halk dansları  hareket ve müzik olmak üzere iki ayrı öğeden oluşmuş bir bütündür. “Düzgün ve birbirine benzeyen ritmik hareketlerin uyumlu bir biçimde ortaya konulmasından oluşan oyun”, nadiren müzik eşliği olmaksızın belli bir ritme bağlı olarak da meydana gelebilir. Hareket bir bütün olarak temelini ayaktan başlatmak üzere, vücut ve kollara kadar uzanır.

halk dansları kursu bakırköyVücut bölümlerinin uyumlu hareketleri kadar, grubun uyumlu hareketlen de estetiği yaratır. Hatta bazen bir bakış bir duruş bile estetik bir ifadedir. Musikide, estetiğin sesle ifadesi ve desteklenmesidir.

Özetleyecek olursak, kavram olarak halk oyunu; göze ve kulağa hoş gelecek tarzda düzenlenmiş, ölçülü ve dengeli hareket yoluyla, estetik bir etki ve heyecan yaratan, çoğunlukla, ses birimlerinden nadana gelen anonim halk müziği ile desteklenmiş, hareket ve müzik bütünleşmesidir.”

Anadolu toprakları, tüm Avrupa’nın toplamından daha fazla halk oyunları çeşitliliğine sahiptir. Medeniyetler beşiği olan ülkemiz topraklarında bu kadar çeşitlilik varken bunu görmezlikten gelmemiz mümkün değil.

Zaman aynı zaman elbette fakat değişimler artık eskisi gibi değil sürecin bu kadar hızlı değiştiği ve kültürlerin giderek bir birine yaklaştığı dönemimizde Halk danslarının modern danslardan da etkilenmemesini beklemememiz gerekir. Bu anlamda halk müziğinin ve halk danslarının çağın gerekleri içersinde hareket etmesi ve modern öğeler taşıması kadar doğal bir durum olamaz.

rusyada 23 nisan çocuk şenlikleriAnadolu’nun bereketli topraklarından çıkan halk danslarını modern danslarla birleştirmek daha bir enerjik ve daha güçlü yapıya ulaşmasını sağlamaktadır. Bu elbette geçmişi deforme etmek veya yok saymak, görmezlikten gelmek değil zamana ayak uydurmak eski ve yeninin sentezi haline dönüştürmektir.

Çağın hareketli ve hızlı yapısı içersinde, teknolojiden yaşam şekline kadar hızlı dönüşümde gelenekten gelen kültürel miraslarında çağın gereklerine uymasını bir deformasyon değil eski ile yeninin sentezi olarak değerlendiren kurumumuz bu bağlamda Anadolu halk danslarını stilize ederek çağımızı aşan bir yapıya ulaşması için Halk dansları eğitimi vermeye başlıyor.

Eğitmenimiz Deniz İME (Özgeçmişi için ada tıklayınız) yönetiminde çocuk ve yetişkin olmak üzere halk dansları eğitimine başlıyoruz.

Nar Sanat imkanlarından faydalanmak ve eğitimler hakkında daha fazla bilgi almak için lütfen bize ulaşın.

Tel: 0212 570 80 68  veya 0530 880 7180  lütfen aramak için tereddüt etmeyiniz.

Herhangi bir çalgı aleti ile ilgilenmek buna dair kurs almak çocuk ve ya yetişkine neler sağlıyor, zor mudur, nereye gitmeliyiz, öğretmen/eğitmen iyi midir, beklentilerimiz nelerdir? Gibi daha birçok soruyu zaman zaman hangimiz sormamışızdır ki?

muzik-egitiminin-onemi

Elbette herhangi bir müzik eğitimi almak çocuk veya yetişkinin kişisel öz güveninin gelişmesine yardımcı olması, çalma becerisinin artması ile pek çok özelliğin yanı sıra müzik zevklerinde de değişikliklere yol açacaktır. Müzik eğitimi alan kişiler daha seçici daha dikkatli ve daha gelişmiş kulağa sahip olacaktır.

Tüm bunlar herhangi bir müzik aleti ile ilgilenen kişilerde olası gelişmelerdir. Örneğin;  Keman eğitiminin bireysel anlamda ne gibi faydaları vardır?

Genel anlamda “öğrenilmesi zor” bir müzik aleti olarak bilinen “Keman ” yerleşik algılamadan dolayı bir yanılgı ile  diğer çalgılara göre zor  olduğu düşünülmektedir. Pek çok çalgıda öğrenme aşamasında duyu, görme, dokunma çerçevesi birlikte etkili olmakta fakat daha önemli olan kişinin yapacağı bir işe yönelik olan bireysel yargıları, içsel ve dışsal nedenler gibi farklı etmenleri de düşünmek gerekir.  Mathews (2005), kişinin bir işi başarmasına yönelik motivasyonun ve becerinin  tek başına yetenekten ve bilgiden çok o işe karşı geliştirilen öz yeterlik algısı tarafından belirlendiğini belirtmiştir. Yapılacak olan işe dair bilgi ve beceri kazanımının da seviyesini öz yeterlik algıları belirlemektedir. Keman çalmaya yönelik öz yeterlik algısı da gerek teknik gerekse müzikal sorunların çözülmesinde büyük etkendir. Bireyin keman çalmaya yönelik sahip olduğu öz yeterlik algısı bireyin  keman çalmak için ne kadar efor harcayacağını ve karşılaştığı bir sorunu çözmek için ne kadar zaman ayıracağını belirler. Kişinin kendisini keman çalmak konusunda yetersiz hissetmesi, keman çalışmalarına ayıracağı süreyi olumsuz yönde etkileyebilir. Kendisini keman çalmak için yeteneksiz hisseden birey ne kadar çalışırsa çalışsın başarıya ulaşamayacağını düşündüğü için keman çalışmayı bırakabilir.

Özellikle müzikal kazanımlar anlamında kritik yaşlar olan ilköğretim dönemi öğrencilerinin bilişsel ve fiziksel gelişimlerine paralel olarak tasarlanan bir eğitim uygulanmasıyla müzik eğitimlerinin daha verimli olacağı kesindir. Eğitmenin tüm bunları düşünerek ve özellikle çocukların algı, dikkat ve ilgilerini gözlemleyerek uygun tarzda eğitim vermesi gereklidir. Bunun için elbette eğitmenin eğitimli, bilgili ve donanımlı olması gerekmektedir. Yeterli alt yapısı olmayan eğitmenlerin hatalı eğitim vermesi bir tarafa çocuğun yukarıda sayılan tüm bu gerekliliklere dikkat etmemesi nedeniyle müzik eğitimi, özellikle keman eğitiminden soğuması veya müzikten uzaklaşması olasıdır.

Özellikle diğer çalgılara göre daha fazla sabır gerektiren keman eğitiminin zorluğu bu noktada başlamaktadır. Yoksa bir çalgı diğerinden daha zor kanısı geçerli değildir. Zorluk kişilik ve genel algının insanları yönlendirmesinden kaynaklıdır.

Tüm bu kanıları kırmak için elbette önerimiz özel derslerdir. Birebir ilgilenme ile birtakım olası zorlukları aşmak daha kolay olabilir.

Genel olarak ülkemizde tüm müzik eğitimlerinde olduğu gibi Keman eğitiminde’de bazı eğitmenler ya yeterli bilgi  düzeyinde değiller ya da eğitmenliğin/öğretmenliğin pedagojik yönünü göz ardı etmektedirler. Elbette pedagojik formasyonda tek başına iyi öğretmen olmak için yeterli değildir. Çünkü ülkemizdeki eğitim sistemi genel anlamda uygulama değil sözlü anlatım temeline dayanmaktadır. Sözlü anlatıma dayalı olan bu eğitim bir anlamda ilköğretim seviyesinin üstü için belki uygun olabilir fakat ilköğretim grubu için uygunluğu kesinlikle tartışılır bundan dolayı eğitmen/öğretmenlerin bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.  Çünkü soyut ve sıkıcı çocuğun dikkat verme seviyesinin üzerinde bir beklenti ile verilecek sözlü eğitime dayalı sistem çocukta verimliliği düşürecektir.

Kaliteli  bir müzikal ve teknik altyapının temellerinin atıldığı önemli bir dönem olan ilköğretim dönemi, çocuklar  için zor, soyut ve sıkıcı değil, bu durumun ta m tersine eğlenceli, aktif ve kolay olması gerekmektedir. Küçük  çocuklarda algılama daha çok dokunsal ve kinestetik bir eylemdir. Küçük çocuklar parmaklarını ve ellerini kullanmayı severler, dokunarak hissetmekten hoşlanırlar ve hareketli olmaya çok büyük ihtiyaç duyarlar.

Karmaşık ve çok sayıda bilgiyi absorbe etmeleri için en zor yol ise dinlemektir. Buna karşın yetişkinler çocuklara öğretme konusunda her zaman açıklama yolunu tercih etmektedirler. Okul yaşındaki çocukların % 30’ dan daha azı dinleme modunda algılayabilmektedir ve duyduklarının % 75’ini hatırlayabilmektedir. (Calissedorf, 2006). Keman eğitiminin çocuklar için somut ve kalıcı olmasının ilk şartı  ise oluşturulacak olan eğitim programının çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim özelliklerine uygun olmasıdır. Bu programın oluşturulmasında kullanılması gereken en geçerli yol ise aktif öğrenmedir.

Çünkü aktif öğrenme, çocuğu derste aktif hale getiren, pasif bilgi alıcısı olmaktan çıkararak, bilgiyi kendisinin keşfetmesini sağlayan bir yöntemdir.  (Batı Anadolu Eğitim Bilimleri Dergisi cilt:1 Sayı:02 2010, sf:112-124-S.Serkan ŞEKER VE Şermin BİLEN)

Velilerimiz müzik eğitiminin uzun soluklu bir eğitim olduğunu unutmamalıdır. Dolaysıyla çocuklarımızın özellikle okul öncesi ve ilköğrenim dönemi öğrencilerimizin ders saatinin tamamında söz konusu eğitim ile ilgili çalışma yapmasını beklememeleri gerekmektedir.  Dikkati ders süresi kadar öğrencinin bulunduğu ortamın, kişilik özelliklerinin, kişinin konuya olan ilgisinin, alışkanlıklarının, gruba uyumunun, merak ve keşfetme duygusunun, öğrenmede kullanılan yöntemlerin de etkilediğinin bilinmesine fayda vardır. (Prof. Dr. Adil Türkoğlu)

Normal şartlarda bir ilköğretim öğrencisinin dikkat süresi 16-20 dakika aralığındadır. Elbette kişisel özellikler bunu etkiler. Bunun dışında özellikle çocuğun daha küçük yaştaki çocukların dikkat süresi de azalmaktadır. Bazı velilerin çocuktan dolu dolu 40-45 ya da 50 dakika müzik çalışma performansı beklemektedir. Oysa bu beklenti  yanılgıdan başka bir şey değildir.

İyi bir eğitimci çocuğun sıkıldığını gördüğü zaman farklı yaklaşımlarla birkaç dakika sıkılmasını engelleyip ardından tekrar eğitime dönebilmektedir. Bu birkaç dakika çocuğun kişisel özelliklerine göre uzayıp kısala bilmektedir. Bu bağlamda tüm bunları bilmeyen veliler dersin boşa geçtiği kanısına kapılmaktadır. Kaldı ki kurslarda müzik eğitimi  yapılırken, ilk koşullardan birisi çocuğa uğraşı olan müzik aletini sevdirmektir ve eğitimci elbetteb bunun bilincinde olarak eğitimine devam etmelidir.

Bunun farkında olmayan velilerin bir kısmı daha kursa yazıldığı andan itibaren büyük beklentiler içerisine girmektedir. Oysa eğitim bir süreç, sabır ve anlayış gerektirmektedir. Eğitmenlerin görevi çocukları eğitmenin yanı sıra velileri de bir anlamda eğitmektir. Her öğrenci kendi kişisel özelliklerine göre daha hızlı veya daha yavaş öğrenebilmektedir. Bu durumda velinin kendi çocuğunu bir başka çocukla kıyaslaması değil teşvik etmesi gerekmektedir.

Veli, eğitmen ve kurs idaresinin tüm bu süreci iyi değerlendirip gerek velileri bilgilendirme gerekse çocuğun dikkat süresini etkileyecek olan teknik donanım ve ortamı sağlaması gerekmektedir.

Elbette kursların ayakta kalması için maddi kazanımları şarttır fakat söz konusu sanat eğitimi olunca birtakım konularda kurs idarelerinin daha verici olma zorunluluklarının olduğunu düşünmekteyiz.

Tüm bu ayrıntı ve yapılanmalar içersinde sanat eğitimi ile uğraşan kurumların kendilerinin oluşturacakları birimler ile sanat eğitimcilerinin kendi özdenetim ve yapılanmalarını sağlamaları gerekmektedir.

Bu yapıldığı taktirde kurslarda hobilerini geliştiren veya sanata kendini yakın hisseden ya da sanatı seven kişilerin çoğalmasına yol açacak ve uzun vadede sanatla iç içe olan toplumların oluşmasının yanı sıra kültürel değerlerin yükseldiği, hoşgörü ve sosyal zekanın yükseldiğin görmemiz mümkün olacaktır..

Velilerin özellikle Özel okullarda verilen ortam ve biçimi ile “sanat hobi kurslarında” verilen eğitimlerin nekadar sağlıklı olduğunu da elbette değerlendirmeleri gerektiğine inanmaktayız.

Her işte olduğu gibi kurumlarda kendi uzmanlıkları anlamında değerlendirilmelidir.

Örgün eğitim kurumları (İlköğretim, ortaöğretim kurumları) asli işleri ile ilgili eğitimlerinde kalite ve seviyelerini yükseltmekle ilgilenmeli M.E.B.  kapsamındaki genel sözel anlatım ağırlıklı sanat ve müzik derslerini vermeli. Sanat özellikle müzik eğitiminin pratikte uygulamalı eğitimini  kurslara bırakmalı. Bunun dışında devletin gerek belediye ve gerekse Halk Eğitim Merkezi kanalı ile bu geleneksel sanatlar dışındaki sanat eğitiminden çekilmesinin gerekliliği de ortadadır.

Kaldı ki devlet bir taraftan “Müzik Öğretmeni sayısı fazla” diyerek Müzik öğretmenliklerini kapatırken bir taraftan da Özel kolej ve okulların müzik kursu açmasına göz yumarak veya halk eğitim merkezlerinin, ismek benzeri kuruluşlar ile Özel kursların önünü tıkamaktadır. Bu yüzden müzik Müzik Öğretmelerinin  istihdamını engellemekte aynı zamanda  sevdirilmesi gereken sanat eyleminin develet eli ile kalıplaştırılmasını “sanatı yaygınlaştırmak “olarak lanse ederek tektipleştirmek ve hatta çocukları sanattan uzaklaştırmaktadır.

Kurulduğu yıllarda önemli görevler üstlenen Halk Evleri (şimdiki Halk Eğitim Merkezleri) Metropol ve büyük şehirler için artık özelliğini yitirmiş ve misyonunun dışındaki amaçlarla kullanılır hale gelmiştir.

İlgili ilgisiz pek çok konuda özelleştirmeye giden hükümetler nedense (!) hatta “sanatın içine tükürseler bile” sanat eğitimini halk evleri ve özel okulların yetkisi ile sınırlamaktadır. Oysa elbette bir Kursun devletin gücü veya bir kolejin ekonomik gücü ile rekabet etmesi mümkün değildir. Bunun yanı sıra elbette uzmanlığı sanat eğitimi olan bir kurumla bir kolejin veya Devlet denetimindeki kurumun sanat eğitimine bakışı aynı olamaz. Kolejler ekonomik kaygılar devlet destekli kurumlar ise görev kaygısı ile yaptıkları eğitimin verimin incelemek durumundadır.

Nedenlerini hepimizin bildiği sebeplerle bunlara göz yumak ülkede sanatı gömmek demektir. Daha akılcı politikaların uygulanması dileğiyle…

 

 Sanat dolu günler dileğiyle.

N.ÖZCAN

Dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say ‘İstanbul Senfonisi’ eseri ile Avrupa’nın en büyük ve prestijli müzik ödülü olan ECHO’yu kazandı.

Seçici Kurul yaptığı açıklamasında ödülün ‘Doğu ve Batı arasında oluşturduğu sanatsal köprüdeki başarısı” gerekçesiyle Say’a verildiğini belirtti. Büyük ödüle layık görülen CD’de ‘İstanbul Senfonisi’ni, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve şef Gürer Aykal eşliğinde Burcu Karadağ (ney), Hakan Güngör (kanun) ve Aykut Köselerli (vurmasazlar) icra etmişti.
nar sanat fazıl say
Fazıl Say daha önce, 2001 yılında Stravinski’nin ‘Bahar Ayini’ kaydı ile en iyi yorumcu ve 2008 yılında kemancı Patricia Kopatchinskaja ile yaptığı CD ile en iyi oda müziği ödülüne layık görülmüştü. Say, 2013 yılında bu kez besteci olarak ‘İstanbul Senfonisi’ ile en iyi beste özel ödülünün sahibi oldu. ‘İstanbul Senfonisi’ eseri 2009 yılında bestelendi. Yedi bölümden oluşan eser 45 dakika. ‘İstanbul Senfonisi’ kısa bir süre içinde 12 ülkede, 50’den fazla konserde seslendirildi.

Kaynak :[]

Kursumuzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği “Türk Müziği Korosu” Ücretsiz konserlerine devam ediyor.

tsm-koro-Bakirkoy

Bakırköy‘de pek çok sanat etkinliğine ev sahipliği yapan Nar Sanat derneği ve Kursu 29 Mayıs Çarşamba akşamı saat :20:30’da (Bu çarşamba) Nar Sanat Konser Salonunda ücretsiz olarak Türk Müziği Korosu konseri verecektir.

Ücretsiz olarak verilecek olan konsere tüm Bakırköy Halkı davetlidir. Adres ve Konum için Lütfen TIKLAYINIZ

Şef  Mert ERAĞAN yönetiminde 3 yılı aşkın bir süredir çalışmalarına devam eden koro her geçen gün daha da büyümektedir. Gerek koro olarak gerekse solo olarak söylenecek parçalar ile izleyiciler her zaman olduğu gibi yine coşacaklar.

Şef Mert ERAĞAN yönetiminde gerek koro, gerekse solo olarak görev alacak sanatçılarımızın adları şu şekilde:

Şef: Mert ERAĞAN

Sevim DEMİRCİ

Perihan GÜRSES

Nuran URAL

Halis DUMLUPINAR

Yasemin İNAL

Taner AÇIKGÖZ

Güner GÜLBAĞÇALAR

Yüksel ÇORAK

Fatmagül MERZALI

Nesrin TURAN

Mustafa KURT

Saim TANİŞ

 

 

 

oyuncakmuzesiNar Sanat’ın Değişik yaş gruplarındaki “Drama” öğrencileri ve “Annem ve Ben” resim grubundaki öğrencileri Pazar günü (26 Mayıs 2013 tarihinde ) Oyuncak müzesini ziyarete gidiyor. (http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/ )

Müzik bölümü öğrencilerimiz ve velilerimizden Oyuncak müzesine gidecek olanlar var ise adlarını ve kişi sayısını sekreterliğe yazdırmaları gerekmektedir.

Nar Sanat adresi için tıklayınız

Nar Sanat Telefonu : 0212 570 80 68

Ve 0530 880 78 80

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat derneği ve Nar Sanat Eğitim Kursunun 2012-2013 yılı 1. Dönem Fotoğrafçılık Atölye öğrencilerinin açmış olduğu Fotoğraf sergisi bu gün Nar Sanat’da açılıyor.

Nar Sanat‘ın bu eğitim dönemindeki ilk Fotoğraf Atölye çalışmasına Eğitmen Damla YEDİSAN ile katılan öğrencilerin arasında sergiye katılmayı arzu eden öğrencilerin çalışmalarının yer aldığı sergi 04 Mayıs 2013 Cumartesi günü saat :13:00′ de Nar Sanat’da sergilenmeye başlayacak. Tüm fotoğraf meraklıları davetlidir.

Sergiye eserleri ile katılmak isteyen öğrencilerimiz : Berfin TARIM,  Ersin SARACİK,  İbrahim YILDIZ,  Seda GÜLDAŞ

afiş

 

Bakırköy Nar Sanat Galerisine Ulaşmak için harita üzerine tıklayınız.

harita

 

Atamızın tüm dünya çocuklarına hediyesi olan bayramımız kutlu olsun.

Çok uzun uzadıya yazmamıza gerek olmadığına inanıyoruz.

Ölümsüz Mustafa Keman Atatürk‘ün çocuklarımıza hediyesi olan bu bayramı kutlamak, Atamızı anmak  ve onun kurduğu cumhuriyetin değerlerine bağlı olarak yetişen sanat sever çocuklarımızın sunacağı konser 24 Nisan 2013, Çarşamba günü, saat 14:00 ‘da Nar Sanat Binasında ücretsiz olarak izlenebilecektir. Tüm güzelliklerinin çocuklarımızın ve onların geleceğinin olması dileğiyle.

Bir kez daha bize bu bayramı hediye eden ve ülkemizde, bayrağımız altında yaşamamızı sağlayan M.K. Atatürk’e sonsuz minnetimizle.

23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk

Nar Sanat öğrencileri geleneksel hale getirmeye çalıştığı konserler dizisine devam ediyor…

Yaş gözetmeksizin Nar sanat’ın “Nar Çiçekleri” adını verdiği öğrencilerinin müzik aşkını, her hafta bir dinleti ile siz sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Tamamen ücretsiz olan mini resitallerimizin7. dinletisinde öğrencimi İrem ATAYIK, GüL Bengisu ÖZCAN tarafından keman ve piyao verilecektir.

Mini resital/Dinletimiz için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız? Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok, fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tamamen ücretsiz olan mini piyano resitalimizi öğrencilerimiz İrem ATAYIK, GüL Bengisu ÖZCAN  tarafından gerçekleştirecektir.

Mini resital için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız?  Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok,  fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tarih : 03 Mart 2013 Pazar

Saat : 15:00 – 16:00

Yer : İncirli cad. Kıbrıs Sok. Nar Sanat Binası No:6   

34145 Bakırköy, Türkiye

( Town Center’in Karşısı, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Telefon          : +90 212 570 80 68

Belgegeçer  : +90 212 542 57 72

Cep Tel           : +90 530 880 71 80

Haritada görmek için Lütfen TIKLAYINIZ veya aşağıdaki harita resmine bakınız.

 

 

Türkülerin paylaşılması gereken değerler olduğuna inandık ve bu inançla yola çıktık.

Ne yapmalıyız diye düşündük ve bizim için en uygun çatının altında, Nar Sanat’ta bir Türk Halk Müziği Korosu kurmaya karar verdik.

Evet, sanatın değerini bilen ve doğru aktarılması için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan Nar Sanat, Türkülerimizi siz sevenleriyle buluşturmak için bir önemli adım daha atıyor ve bünyesinde bir Türk Halk Müziği Korosu kuruyor.

Nar Sanat Bağlama Eğitmeni Murat HASGÜN yönetiminde faaliyetlerini her Salı 19.30 – 21.00 saatleri arası Nar Sanat’ta sürdürecek olan koro, Türk Halk Müziği’ni sevenleriyle doğru bir şekilde buluşturmanın yanında, zaman zaman yapılacak sahne etkinlikleriyle de mensuplarına sahne tecrübesi edinme fırsatı sunacak.

Unutmayın, Güzel Sanatlar’ın en belirgin yönü olan Müzik, insanların sosyalleşmeleri için çok önemli bir araçtır.

O halde ‘Hep Sanat, Nar Sanat’ diyoruz ve siz Halk Müziği severleri, her Salı 19.30 – 21.00 saatleri arası Nar Sanat’a bekliyoruz.

İletişim bilgileri için TIKLAYIN… 

 

Panik yok diksiyon eğitiminde artık Nar Sanat var.

Uzun yıllar “Diksiyon” diğer bir tanımlama ile “Güzel Konuşma” kavramı bir lüks, özenti gibi algılanmıştı. Oysa günümüz yaşamında yükselmek, makam, mevki ve iyi bir kariyer sahibi olmanın koşullarından biride iyi telaffuz ve güzel konuşma ile de ilgilidir.

 Diksiyon : TDK tanımlaması   “1isim Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi”

2. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması

3. tiyatro Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma “

Temel olarak Fransızca “Diction” sözcüğünden dilimize geçmiştir.

Bir konu hakkında nekadar bilgili olursanız olun eğer anlatım bozuklukları ve telaffuz hataları var ise söylediklerinizin dinlenmesi ve anlaşılması olanaksızlaşır hatta olanaksızlıktan öte bilgi düzeyiniz değerini bulamaz. İster bir aktör olun, ister politikacı veya işveren, öğrenci, çalışan, müdür, şef kısaca hangi işle uğraşıyorsanız uğraşın söylediklerinizin dikkate alınması için muhakkak doğru ifade ve telaffuz gerekmektedir.

Söz sanatı ile ilgilenmemişseniz anlatmak istediklerinizin anlaşılmasını ve dinlenilmesini beklemek yanılgı olur.

Tüm bunlardan dolayı, İyi söz söylemek için diksiyon çalışmalıdır. Toplum içinde yaşadığımıza göre başkalarına düşündüklerimizi, duyduklarımızı iyi, doğru ve ilgi çekecek bir şekilde anlatmak için diksiyon öğrenmemiz gereklidir.

Hem özel yaşamımızda hem iş hayatımızda kendimizi daha iyi ifade edebilmek için sözcüklerimizi nasıl kullandığımız ve doğru vurgu ve tonlama yapmamız çok önemlidir. Kısaca başarılı olmak istiyorsak diksiyonumuza önem vermeliyiz. Zira diksiyon ifadenin doğru, zamanında ve gerekli ses ve nefes ve tonlama ile anlatılması demektir.

İşte hiç farkına varmadığımız ama günümüzde gerekli bu eğitimi artık sizlerin yanı başına getiriyoruz.

Yıllarca Taksim ve civarına taşındınız oysa biz yanı başınızdayız.  Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Halkalı toplu konutlar, Sefaköy, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı, Küçükçekmece gibi semtlere bir araçlık mesafede ve Bakırköy’ün merkezinde olan M.E.B. Onaylı sertifika vermeye yetkili kurslarımızla sizleri sözcüklerin büyülü dünyasına bekliyoruz. Hafta içi akşam ve hafta sonu diksiyon kurslarımız için sizleri bekliyoruz.

Tecrübeli ve deneyimli eğitmenlerimiz ile farklı gün ve saat tercihleri ile sizleri bekliyoruz. Ocak sonu sınırlı sayıda kontenjanla açılacak Diksiyon kurslarımıza sizleri de bekliyoruz. Artık şehir yaşamı içersinde doğru telaffuz ve diksiyon için Nar Sanat var.

Sanat dolu bir ortamda Türkçemizin gerçek sesi için sizleri diksiyon kurslarımıza bekliyoruz.

Adresimiz için lütfen tıklayınız