Şunun için etiket arşivi: nar sanat tiyatro

Tiyatro sezonuna hareketli başlayan “Nar Sanat Tiyatrosu” 2014 Yılında İstanbul’da oynanacak  ilk tiyatro oyunu olma özelliğini taşıyacak gibi görünüyor. Araf Ne Taraf adlı oyunu ile sahne alan Nar Sanat Tiyatrosu 3. defa izleyicileriyle buluşuyor.

Oyunun ardından Anadolu turnesine çıkacak olan Araf Ne Taraf oyununu kaçırmayın.

Oyun hakkında bilgi verelim.

Araf_ne_taraf_afis

Yer: KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi
Bayar Cad. Buket Sok. No: 20/1 Kozzy AVM. Kat:2
KOZYATAĞI / İstanbul 

Tarih : 02 Ocak 2014 Perşembe 20:30
Bilet Satış Yerleri :biletix

İki arkadaşın tabi tutuldukları Cennet ve Cehennem sınavında Zebani ile giriştikleri mücadeleyi konu alan oyun “Araf Ne Taraf?”, tiyatroseverlerle buluşuyor.

“Hayatınızda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Cennete mi yoksa cehenneme mi gidiyoruz?

O da ne? Bizler yıllardır sorgulamayı melekler yapar biliyoruz, ya sorguya zebani girerse. Her şey alt üst… Bildiğinizi sandığımız cevaplar sizi cennete götürmüyorsa ne yaparsınız? Araf’ı mı sorarsınız acaba?

Sahi… Araf Ne Taraf?

Mahmut ve Bilal çocukluktan beri arkadaş. Mahmut, ne kadar manevi duygularına bağlı, yardımsever, kendi halinde biri ise, Bilal de o kadar maneviyattan uzak, gününü gün eden, daldan dala konmuş, her şeyi kendine yontan bencil bir adamdır.

Bu iki samimi arkadaşın yolları öteki dünyada kesişince, hele bir de aralarına güzel, hafif meşrep hostes Şule’nin katılımıyla ortaya tadına doyulmayan bir komedi çıkıyor hiç bitmeyen tempolarıyla. Ya Zebani ve yardımcısı Zu ile olan amansız mücadele toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı arasınlar sizler gülme krizinden çıkmanın yollarını arayın.

Ebru Erdemoğlu’nun kaleme aldığı, Genel sanat yönetmenliğini Halis Bayraktaroğlu’nun üstlendiği “Araf Ne Taraf?” isimli 2 perdelik komedi oyunu Nar Sanat Tiyatrosu’nun prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de bir hayli iddialı oyunda Cumhur Sarı, Ebru Sarıtaş, Halis Bayraktaroğlu, Oğuz Öztaş ve Seçil Özçakmak (Uhde Seçil)’in araladığı kapıdan, bakalım sizler de Araf’a geçebilecekmisiniz. İyi seyirler…”

Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği, pek çok sanat faaliyetlerine Oda Orkestrası ile bir yenilik daha ekliyor.

nar-sanat-oda-orkestrasıKurulduğundan bu yana pek çok dalda eğitim veren,  söyleşiler, konserler ve sergilere imza atan derneğimiz bu yıl içerisinde “Nar Sanat Tiyatrosu” adı altında sahne sanatlarında da faaliyetlerine devam ederken alınan karar doğrultusunda “Nar Sanat Oda Orkestrası” kurma çalışmalarına başladı. Bu doğrultuda Nar Sanat Oda Orkestrası’nda çalmak üzere, belirli seviyede gönüllü yaylı ve üflemeli enstrümanistler aranmaktadır.

Nar Sanat Yeni Logo4

Detaylı bilgi için 0212 570 80 68.

Müzikal özgeçmişinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz.

 

İki arkadaşın tabi tutuldukları Cennet ve Cehennem sınavında Zebani ile giriştikleri mücadeleyi konu alan oyun “Araf Ne Taraf?”, tiyatroseverlerle buluşuyor.

Araf Afiş kasım ayı (2)Birbirinden  farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, “Araf Ne Taraf?” adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor. Mahmut  ve Bilal’in  Zebani  ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule  de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu  boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır. CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Oyuncular :

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARIHalis BAYRAKTAROĞLUNalan BAŞARANEbru SARITAŞOğuz ÖZTAŞ’ın araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

Kaynak :

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 3-4 Ekim 2013 tarihlerinde YEM – Yapı Endüstri Merkezi’nde “GEZİ”den sonra Taksim” temalı bir toplantı düzenliyor.

gezi-buluşmasıGÜNÜN ETKİNLİĞİ: 
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 3-4 Ekim 2013 tarihlerinde YEM – Yapı Endüstri Merkezi’nde “GEZİ”den sonra Taksim” temalı bir toplantı düzenliyor.

GÜNLER/HAFTALAR/ANMALAR
Barış Derneği ölümünün 20. yılında Mahmut Dikerdem’i saat 13.00’te Karacaahmet’te mezarı başında anacak.

DURUŞMA/SUÇ DUYURUSU
İMECE Kadın Sendikası Kartal Anadolu Adalet Sarayı, 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 11:15’deki duruşmada Fatima Aldal’a adalet arayışını sürdürüyor.

GÖSTERİ/PROTESTO/YÜRÜYÜŞ/MİTİNG/GREV
Sosyal-İş Sendikası Leroy Merlin Yapı Marketlerde almış olduğu grev kararını 3 Ekim 2013 tarihinde uygulamaya koyacaktır.

BASIN TOPLANTISI/AÇIKLAMASI
DISK, KESK, TMMOB, ITO “Suriye’de Emperyalist Müdahaleye ve Tezkere’ye Hayır” demek için saat 19.00’da Taksim Galatasaray Lisesi Önünde basın açıklaması yapacak.

TOPLU ETKİNLİK/FESTİVAL
2. Uluslararasi Zeugma Film Festivali 2-6 Ekim tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleştiriliyor.
Beyoğlu Belediyesi tarafından düzenlenen 7. Beyoğlu Sahaf Festivali 19 Ekim 2013 akşamına kadar Tepebaşı’nda sürüyor.
23. Akbank Caz Festivali‘nin ikinci hafta konserleri farklı mekanlarda bugün de gerçekleşecek.
Egeliler Birliği (EGEBİR) 3-6 Ekim tarihleri arasında Selamiçeşme Özgürlük Parkı‘nda “Egede Zeybek Zamanı” konseptiyle bir Ege Festivali düzenliyor.

TOPLANTI
Marksizm 2013 Güz Toplantıları 3-4-5-6 Ekim’de İstanbul Taxim Hill Otel‘de gerçekleşiyor.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 3-4 Ekim 2013 tarihlerinde YEM – Yapı Endüstri Merkezi’nde “GEZİ”den sonra Taksim” temalı bir toplantı düzenliyor.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Demokratikleşme Programı 9:30’daConrad Hotel‘de “Yeni Anayasada Temel İlkeler ve Hükümet Sistemi Tercihi” başlıklı bir rapor sunumu, basın toplantısı ve panel gerçekleştirecek.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi‘nin “Başkent Dayanışması Toplantısı “ Saat 17:30’da odanın 3. kat Toplantı Salonunda gerçekleşecek.
Felsefeciler Derneği Amed Şubesi ve Mezopotamya Felsefe Platformu‘nin ortaklaşa düzenlediği “Gezi Direnişi” başlıklı panel saat 17:30’da Diyarbakır Sümerpark Cep Sineması’nda gerçekleştirilecek.

AÇILIŞ/BULUŞMA
Boğaziçinde okuyan lezbiyen, gey, biseksüel, trans (LGBT) öğrenciler ve dostlarının oluşturduğu homofobi ve transfobi karşıtı topluluk luBUnya’nın güz dönemi tanışma çayı saat 17:30’da Güney Kampüs Özger Arnas Salonunda yapılacak.
İstanbul Modern Sizin Perşembeniz Sanatçı Atölyeleri: “Ahmet Polat” la sürüyor.

TİYATRO

araf-ne-taraf-broşür-sonNar Sanat Tiyatrosu “Araf ne taraf” adlı oyunla Cennet ve Cehennem’i sınava tutan tiyatro oyunu “Araf Ne Taraf?”,  8 Ekim’de KKM Gazanfer  Özcan  Sahnesi‘nde olacak.

Genco Erkal “Yaşamaya Dair – Bursa Cezaevi’nden Mektuplar”ı ile 21:00’de Eminönü Ali Paşa Hanı’nda oynuyor.
Oyun Atölyesi‘nde “Nehir” ile 20:30’da sürüyor!
İkincikat Tiyatro Beyoğlu Sahnesi bu akşam 20:30’da “Barselo”yu sergiliyor.
Kumbaracı 50′de bu akşam 20:30’da Altıdan Sonra Tiyatro“Katilcilik” adlı oyunu sergileyecek.
Oyuncu Tayfası “Püf Noktası” ‘ bu gece 20:00’de Bahçelievler Belediyesi, Nurettin Topçu Kültür Merkezi, Yeni Sahne, Bahçelievler‘de sergiliyor.

FİLM FOTOĞRAF GÖSTERİMİ / SİNEMA
İstanbul Modern Sinema, 3-13 Ekim 2013 tarihleri arasında yeni Türkiye sinemasından 16 filmlik bir program sunuyor: “Biz de Varız!”
PERA Film‘in Tuhaf Filmler başlığıyla sunduğu film programında yer alan filmler bugün 17:00 ve 19:00’da müzenin sinema salonunda sergilenecek.
SETEM Akademi tarafından 30 Eylül – 4 Ekim 2013 tarihleri arasında düzenlenen“Venezuela Film Haftası” bu akşam 19:00’da “Postales de Leningrado” adlı filmin gösterimiyle sürecek.

DİNLETİ/OPERA
Ankara Devlet Opera ve Balesi 20:00’de “Bir Yaz Gecesi” adlı modern dans gösterisini sergiliyor.
Jehan Barbur bu gece 23:00’de Bios Bar‘da söylüyor.

SÜREN ETKİNLİKLER:
1-11 Ekim 2013 Mimarlık ve Kent Şenliği IX 
Avrupa Dermatoloji ve Veneroloji Akademisi’nin (EADV) tarafından düzenlenen Avrupa Dermatoloji ve Veneroloji Kongresi 2-6 Ekim tarihleri arasında Harbiye’de İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyunlarını farklı sahnelerde sürdürüyor.

Etkinliklerin ayrıntılarını ve son dakikada bize ulaşan etkinlikleri Facebook sayfamızdan izleyebilirsiniz.


SERGİLER

22 Aralık 2012 – 21 Aralık 2013 Adalar Müzesi “Göç Bağlantıları Sergisi”   Adalar Müzesi Hangar Müze Alanı, Aya Nikola Mevkii Büyükada-Adalar/İstanbul (Müze bir yıl açık kalacaktır.)

3 Ekim – 16 Kasım 2013 Galeri Manâ “Anlamlanan Bedenler / Küratör: Rebecca Heald”   Ali Paşa Değirmeni Sokak, No 16–18, Karaköy-Beyoğlu/İstanbul (Salı-Cumartesi günleri 11:00 – 18:00 arası ziyarete açıktır.)

3 Ekim – 10 Kasım 2013 Galeri İlayda “Barış Cihanoğlu / Kendini Bul”   Hüsrev Gerede Cad. No: 37 Teşvikiye-Beşiktaş/İstanbul (Pazar günleri hariç, her gün 10.00 ile 19.00 arasında açıktır.)

9 Mayıs- 27 Ekim 2013 İstanbul Modern “Yakın Menzil”   İstanbul Modern, Antrepo-Fındıklı/İstanbul

1 – 31 Ekim 2013 Midtown   “Ayşe Hinnerkopf / Kadın Halleri” Resim Sergisi   Kemer Mevkii Ortakent, Bodrum/Muğla

2 – 30 Ekim 2013 Bilgi Üniversitesi   “Çağdaş Şili Mimarisi Fotoğraf Sergisi / Eriata Attali”  İstanbul Bilgi Üniversitesi, Santral Kampüsü Çağdaş Sanatlar Müzesi, Eyüp/İstanbul

1 – 19 Ekim 2013 Planet of Art Galeri   “Ercan Akçetin / Kaostan Doğan Düzen””   Vali Konağı Caddesi Polat Apartmanı No:77/1 Nişantaşı-Şişli/İstanbul

1 – 14 Ekim 2013 Arkeopera   “Derya Bardakçı / İstanbul’un Psikolojisi” Resim Sergisi  Yeniçarşı Cad. Petek Han No: 16/A, Galatasaray-Beyoğlu/İstanbul

1 – 10 Ekim 2013 Art 212   “Ceylan İnsel / Doğa Kutsaldır” Resim Sergisi   Kadırgalar Caddesi 8B Nişantaşı-Şişli/İstanbul


KÜLTÜR MERKEZLERİ:   Akbank Sanat  /  Barış Manço Kültür Merkezi  /  Caddebostan Kültür Merkezi  /  Enka Sanat  /  Galata Perform  /  garajistanbul  /  İş Sanat  /  Nazım Hikmet KM  / Ankara NHKM  /  OldCity Comedy Club  /  Önder Babat Kültür Merkezi  /  SALT Beyoğlu  / Halis Kurtça Kültür Merkezi  /  Aynalıgeçit Etkinlik Merkezi
SİNEMA SALONLARI:   “Beyoğlu Sineması”  /  “Pera Sineması”  /  “Yeşilçam Sineması”  / “TZT Sineması”  /
TİYATRO SALONLARI:   Kumbaracı 50  /  Maya Sahnesi  /  İkinci Kat  /  Şermola Performans /  Talimhane Tiyatrosu  /  Terminal Sahnesi  /  Mekan Artı  /  Seyri Mesel  /  Cihangir Sahne /  Sahnehal  /   /  Çevre Tiyatrosu
TİYATRO TOPLULUKLARI:   Nar Sanat TiyatrosuTiyatro Boğaziçi  /  Tiyatro Boyalıkuş  /  Ankara Sanat Tiyatrosu /  Dostlar Tiyatrosu  /  Duru Tiyatro  /  İstanbul Halk Tiyatrosu  /  Kenter Tiyatrosu  /  Oyun Atölyesi  /  Oyuncu Tayfası  /  Tiyatrokare  /  Tiyatro Kedi  /  Tiyatro Pera  /  Semaver Kumpanya  /  Tiyatro Açıkça  /  Tiyatro BeReZe  /  Atölye Tiyatro Topluluğu  /  Tiyatro Komedya  /  Tiyatro Oyunbaz  /  Merve Ergin  /  Nü Kollektif  /  Tiyatro Karnaval  /  Tiyatro Adam  /  Tiyatro Kulübesi  /  İBB Şehir Tiyatroları Kasım 2012 Programı 
KONSER SALONLARI:   “60 Metrekare”  /  “Babylon”  /  “Borusan Müzik Evi”  /  “Borusan Kültür Sanat”  /  “Bios Bar”  /  “Cemal Reşit Rey”  /  Enka sanat, Sadi Gülçelik Spor Sitesi  / “Gitarcafe”  /  “Kooperatif”  /  “Ghetto”  /  “Kumbara Kafe”  /  “Radio Live”  /  “Nardis Jazz Club” /  “Salon İKSV”  /  “Süreyya Operası”  /


Mustafa SÜTLAŞ II

Kaynak :[-]

 

Uzunca bir süredir “NAR SANAT TİYATROSU” oyun çalışmalarına devam eden, oyuncu ve Nar Sanat Tiyatro eğitmenlerinden Halis BAYRAKTAROĞLU   “NAR SANAT TİYATROSU” ekip oluşumunu  bitirdi ve artık “sahneye hazır “olduğunu belirtti.

Nar Sanat Tiyatro ekibininin tamamlamasının yanı sıra pek çok tiyatro ve sanat mekanı ile  sezon için sahne sözleşmelerini imzaladı. Eğlenceli ve komik olaylar içeren oyun izleyicileri kahkahaya boğacak.

Sezona hızlı başlayan Nar Sanat Tiyatrosu’nun sahneye koyacağı oyun hakkında ki kısa tanıtımını şöyle yapıyor..

Pardon Zebani Bey…

                    …bazı sınavlar yakıcı olabilir

PrintBirbirinden  farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, Araf Ne Taraf? adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor.

Mahmut (Cumhur SARI) ve Bilal’in (Halis BAYRAKTAROĞLU) Zebani (sürpriz konuk sanatçı) ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule (Ebru SARITAŞ) de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu (Nalan BAŞARAN) boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır.

CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…

Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARI, Halis BAYRAKTAROĞLU, Nalan BAŞARAN, Ebru SARITAŞ, Oğuz ÖZTAŞ ve sürpriz konuk sanatçınun araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

 biletix’den Biletlere ulaşmak için LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Bildiğiniz gibi Bakırköy’ün adı pek çok özelliğinden dolayı geçmişte olduğu gibi günümüzde de sıkça anılır. En büyük özelliklerinden biride pek çok sanatçı yetiştirmiş olması veya pek çok ünlü kişinin yolunun Bakırköy’den geçmiş olmasıdır. Hatta ülkemizin beklide Dünyanın en çok sanatçı yetiştiren ilçesi olması özelliği de vardır dememiz mümkündür.

tiyatro dersleriiiiiiiii

Yaşayan ve  kaybettiğimiz pek çok ünlü Bakırköy’de doğdu, büyüdü veya yaşadı.Örneğin; Münir ÖZKUL, Tarık AKAN, Ahmet SEZGİN, Suna PEKUYSAL, Sırrı GÜLTEKİN, Bülent ORAN, Cem KARACA, Kenan PARS, Altan ERBULAK, Cihat TAMER,Erdoğan SICAK, Ergün KÖKNAR, Yurdaer DOĞULU, Boran Mutlu KAYA Kenan DOĞULU ve daha niceleri.

Hatta Bakırköy Mezarlığında yatan Cenap ŞAHABETTİN ve Halid Ziya UŞAKLIGÜL’i de saymak lazım elbette.

Son yıllarda hatta uzun yıllardır Bakırköy’ümüze ait bir profesyonel özel tiyatromuz olmamıştı. Kuruluş amacında sanatı yaygınlaştırmak, sevdirmek v.s. gibi bir takım sanat faaliyetleri olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği bu amacını gerçekleştirmek için kurulduğu yer olan Bakırköy’de yıllardır süren sessizliği bozarak Profesyonel tiyatrosunu kurdu.

Uzun süredir çalışmalarına devam eden “NAR SANAT TİYATROSU” yeni sezona yoğun bir çalışma ile hazır.

Ebru ERDEMOĞLU’nun “ARAF NE TARAF” adlı 2 perdelik oyununu hazırlayan “Nar Sanat Tiyatrosu” İstanbul başta olmak üzere pek çok yerde oyununu sergileyecek.

Oyuncu Kadrosunda : Cumhur SARI, Halis BAYRAKTAROĞLU, Oğuz ÖZTAŞ, Nalan BAŞARAN, Ebru SARITAŞ gibi tecrübeli oyuncuları barındıran Nar Sanat Tiyatrosunun birde oldukça tanınan ve sevilen sürpriz bir oyuncusu da var kadroda. Bu sürpriz ismi şimdilik açıklamıyoruz.

Elbette Nurgül YEZİZ’in emeklerini unutmamak gerekli Nurgül hanım Nar Sanat Proje koordinatörlüğünü üstlenmiş durumda aktaralım.

arafffff Sizlere kısaca oyundan bahsedelim isterseniz.

“Sizi bir zebani sorgulasaydı eğer, zebaninin kadın mı olmasını isterdiniz, erkek mi?”

Şeytanla yapılan anlaşma asla unutulmaz.

Pardon Zebani Bey, Araf ne taraf?

Birbirinden çok farklı iki arkadaş cennet ve cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı daha kolay, yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Mahmut ve Bilal’in Zebani ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel  Hostes Şule de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Peki, Zebaninin yardımcısı Zu boş duruyor mu? Tabi ki hayır.  Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı için geçen yılın sorularının peşine düşmüş yeni merhum,  şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…

Sizleri de bekleriz. Pek yakında hangi sahnede ve hangi günler ile saatler olacağını elbette açıklayacağız…

 

 

 

Tiyatro ile başarılı bir dönem geçiren Nar Sanat tiyatrosu kayıt sezonu açıyor.

Nar Sanat

Bakırköy’de Tiyatro adına M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili ilk Tiyatro Kursunu kuran Nar Sanat, 2013-2014 Eğitim dönemi için tiyatro kayıtlarına başladı.

2012-2013 Eğitim Döneminde başarılı bir sezon geçiren kurumumuz diğer tüm sanat dallarında olduğu gibi çocuk, genç ve yetişkin tiyatroları ile sanat severlere Haziran ayındaki gösterileri ile amatör tiyatronun gücünü gösterdi.

Aşağıda çalışmalarını göreceğiniz Nar Sanat Tiyatrolarına dahil olmak istiyorsanız sınırlı sayıdaki kontenjan dolmadan sizleri kayıt olmaya bekliyoruz.

Ön başvuru ve bilgi için TIKLAYINIZ.

Kayıt olmak için kursumuzun adres ve krokisi için TIKLAYINIZ.

Aşağıda Tiyatro gösterimizden ve çalışmalarından örnek fotoğrafları görebilirsiniz.

Piyanist İdil Biret, Ferit Tüzün’ün ölümünün 35. yılı anısına bu akşam vereceği konserle yeni sezon açılışında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) konuğu olarak Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor.

CSO Konser Salonu’ndaki konserde orkestrayı Erol Erdinç yönetecek. Konserde Ferit Tüzün’ün “Türk Kapriçyosu”, Sergey Rahmaninofun “2’nci Piyano Konçertosu do minör Op. 18”, N. Rimski Korsakov’un “Şehrazat Senfonik Suit Op.35” adlı eserleri yorumlanacak.

Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO) Işın Metin şefliğinde, piyanoda Anna Vinnitskaya, S. Rahmaninof’un “Paganini’nin Bir Teması Üzerine Rapsodi Op.43G.”, Mahler “Senfoni No.5, Do diyez minör” eserlerini seslendirecek.

Genel sanat yönetmenliğini Erdal Beşikçioğlu’nun yaptığı, CerModern’in sahne sanatları programı olan “StüdyoCer” tiyatro oyunları, okuma tiyatroları ve tiyatro atölye çalışmalarıyla kapılarını açıyor.

StüdyoCer’de sahnelenecek ilk oyun George Orwell’in yazdığı “Hayvan Çiftliği” adlı eser. Yönetmenliğini Erdal Beşikçioğlu’nun yaptığı oyun, 9 Ekim’de saat 20.30’da tiyatroseverlerle buluşacak.

Yeni sanat sezonuna “Merhaba” diyen Devlet Tiyatroları (DT) Ekim’de 23 ilde, 41 sahnede ve turne sahnelerinde 30 yeni oyunun prömiyerini yapacak. Bu ay süresince DT toplam 66 değişik oyunla 638 temsil verecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 11 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 3 eserle izleyici karşısına çıkacak.

Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

TİYATRO

Akün Sahnesi:

Moises Kaufman’ın yazdığı, Ekin Tunçay Turan’ın çevirdiği ve İskender Altın’ın yönettiği “33 Varyasyon” hafta boyunca sanatseverlerin karşısına çıkacak. Oyunda, Erdal Küçükkömürcü, İpek Çeken, Meltem Baytok, Mehmet Akay, Ulaş Ersoy, Eda Aydınlı, Tunç Yıldırım rol alıyor.

Altındağ Tiyatrosu:

2 Ekim’de tiyatroseverlerle buluşan Funda Mete’nin yönettiği, Töre Özsel’in dekor ve kostüm tasarımını yaptığı, “Kış Gelmeden” adlı oyun hafta boyunca sahnelenecek. Füruzan’ın “Benim Sinemalarım” adlı kitabındaki “Kış Gelmeden” adlı öyküsünden yine kendisinin sahneye uyarladığı oyunda, 1970’lerde İstanbul’da yaşayan, her biri bildiği yolda düşe kalka ilerleyen ve bir gün yeniden yolları kesişen üç kardeşin hikayesi anlatılıyor. Bahadır Karasu, Selma Bayraktargil, Özgür Keçeci ve Özge Mirzalı’nın rol aldığı eserin ışık tasarımı Burhanettin Yazar’a, dramaturgu da Füruzan Tercan’a ait.

Cüneyt Gökçer Sahnesi:

Oğuz Utku Güneş’in yönettiği “Sidikli Kasabası Müzikali”, 7 Ekim’e kadar izlenebilecek. Dekor tasarımı Şirin Dağtekin Yenen’e, giysi tasarımı Mihriban Onan’a, ışık tasarımı Önder Arık’a, müziği Mark Hollmann’a ait. Oyunun müzik direktörlüğü Murat Kodallı, şarkı sözleri adaptasyonu ve koreografisi ise Nebi Birgi’ye ait. Oyunda Doruk Şengün, Berfu Aydoğan, Barış Arman, Nebi Birgi, Ceren Gündoğdu, Selmin Artemiz, Efe Ünal, Taner Tunçay, Adnan Yiğit, Aslı Zırhlı, Didem Atasoy, Seda İyidiş, Derman Çinkılıç, Güniz Bilge, Ayşe Günyüz, Alper Aksoy, Beste Özgümüş, Nazlı Uğurtaş, Köksal Ünal, Hilmi Duruoğlu rol alıyor. Orkestrada ise Murat Kodallı, Güneş Bulak, Ozan Özkök, Onur Avdan, Yılmaz Tümözen ve Ali Sönmez performans gösteriyor.

Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un “Bir Delinin Hatıra Defteri”, 9 ve 10 Ekim’de görülebilir. Sylvie Luneau ile Roger Coggio tarafından uyarlanan, Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği yapıtın proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler üstleniyor. Eserde, 1960’lı yıllarda Türk tiyatrosunun büyük ustası Genco Erkal’ın iki farklı yorumla sahneye getirdiği Aksenti İvanoviç Poprişçin karakterini Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor. Tek kişilik oyunun dekor ve giysi tasarımı Sertel Çetiner’in, ışık düzeni Seyhun Ayaş ile Zeynel Işık’ın, müzik, ses ve efekt tasarımı da Tayfun Gültutan’ın imzasını taşıyor. Gogol’un içinde yaşadığı Rus toplumunun genel yapısını ve bireylerini büyük bir dikkatle tahlil ettiği eser, yazarın birbirinden ilginç gözlemlerini yansıtması açısında önem taşıyor. Hayatın gerçeklerini kabul edemeyen ve hezeyanlar içinde olan bir adamın adım adım deliliğe giden dramını gözler önüne seren eserde Beşikçioğlu, sahneye kurulan özel bir vinçle seyirci karşısına çıkıyor.

Küçük Tiyatro:

2 Ekim’de sahnelenmeye başlayan “Soğuk Bir Berlin Gecesi” adlı oyun, 8 Ekim’e kadar izlenebilecek. Barış Eren’in yazıp yönettiği oyunun dekoru Sinan Yardımedici’ye, giysi tasarımı Günnur Orhon’a, ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Olcay Kavuzlu, Fulya Koçak, Ferahnur Barut, Eray Eserol, Adnan Erbaş ve Mahmut Işık rol alıyor. Yapıt Almanya’da dili, dini ve kültürü farklı olduğu için ötekileştirilen Tarık’ın yaşadıklarını anlatıyor.

İzmir Devlet Tiyatrosu yapımı “Nora (Bir Bebek Evi)” adlı oyun 9-10 Ekim’de temsil verecek. Dekor tasarımı Savaş Çevirel’e, giysi tasarımı Funda Çebi’ye, ışık tasarımı Kemal Gürgün’e ait olan oyunda, Özlem Başkaya, Yusuf Köksal, Gürol Tonbul, Melike Aslı Sinke, Mehmet Avdan, Birsel Aygün ve Damla Ardal rol alıyor.

Oda Tiyatrosu:

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun kaleminden Erkan Yılmaz’ın oyunlaştırdığı, yönetmenliğini Ayşe Lebriz Berkem’in yaptığı “Tek Kişilik Yaşam-Bedri Rahmi Eyüboğlu” adlı oyun ise Oda Tiyatrosu’nda bugün, yarın ve 6 Ekim’de izlenebilecek. Dekor-giysi tasarımı Özge Akarsu, ışık tasarımı Ali Karaman, müzikleri Cem İdiz, kukla tasarımı Çağlayan Sevinçer, görsel tasarımı Coşkun Oğuz tarafından hazırlanan oyunda, Y. Emir Çiçek rol alıyor.

Şahin Örgel’in yazdığı, Murat Çidamlı’nın yönettiği “Yosunlar” adlı oyun 9 ve 10 Ekim’de izlenebilecek. Dekoru Hakan Dündar’a, kostümü Töre Özsel’e ait eserde Neşet Erdem, Şemsettin Zırhlı, Aslı Artuk Şener rol alıyor.

Stüdyo Sahne:

Cüneyt Mete’nin, Özgür Öztürk’ün, Ünsal Coşar’ın ve Yıldız Kaplan’ın rol aldığı, Rick Cleveland’ın yazdığı, Zeynep Nutku’nun çevirdiği, İlham Yazar yönettiği “Jerry ve Tom” adlı oyun, yarın ve 7-9 Ekim’de seyirciyle buluşacak. İnsan öldürmeyi rutinin bir parçası haline getirmiş olan iki kiralık katilin gerilim, şiddet ve tehlike dolu hikayelerini anlatan oyun, kahramanlarımızın seri şekilde, serinkanlılık ve çoğu zaman keyifle sürdürdükleri cinayetlerinin sürpriz bir kesişme noktasında son bulmasını anlatır.

Şinasi Sahnesi:

“Aşkın Sıradanlığı”, Özgür Yalım’ın yönetmenliğinde 7 Ekim’e kadar Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor. Dekor tasarımı Behlüldane Tor’a, giysi tasarımı Nalan Alaylı’ya, ışık tasarımı Yüksel Aymaz’a ait olan oyunda, Nisa Yıldırım, Saydam Yeniay, Deniz Elmas ve Efe Tunçer rol alıyor.

Duşan Kovacevic’in yazdığı, Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği “Profesyonel”, 9-10 Ekim’de seyredilebilecek. Bülent Emin Yarar, Yetkin Dikinciler, Gülen Çehreli ve Cenap Oğuz rol alıyor.

Sunay Akın, 8 Ekim’de sanatseverlerle bir araya gelecek.

OPERA BALE

Opera Sahnesi: “Don Giovanni” 6 Ekim’de sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: Müzikli çocuk oyunu “Uyuyan Güzel” 7 Ekim’de temsil verecek.

Operet Sahnesi: “Selva Erdener ve Turkuvaz Beşlisi” 9 Ekim’de konser verecek.

Kaynak 

William Shakespeare’in de eserlerinde adı geçen İngiltere Kralı III. Richard’ın naşı, bir otoparkın altında aranacak

Bir savaş sırasında 1485 yılında hayatını kaybeden Kral’ın mezarının bulunması için Leicester Üniversitesi, Leicester Şehir Konseyi ve III. Richard Derneği beraber çalışacak. Kral’a ait kalıntıların bulunması halinde, Leicester Katedrali’ne konacağı belirtildi.

III. Richard, İngiltere’nin savaş sırasında ölen son kralıydı. Shakespeare, bu trajik ölümden 100 yıl sonra Kral’ın adıyla yayımlanan bir oyun yazmıştı.

Oyun özeti şöyledir;

Piyesin başlangıcında Richard, şimdi olmuş olan York Dükü Richard’ın oğlu ve kardeşi olan Kral IV. Edward’ın İngiltere tahtına geçmesini anlatır.

Şimdi hoşnutsuzluğumuzun kişidir
Muhteşem yaz bu York güneşi tarafından ortaya çıkarılmıştır
Evimin üzerinden geçen bütün bulutlar
Okyanusun derin koynuna gömülmekte

Bu konuşma ülkeyi başarıyla idare eden kardeşi Kral Dördüncü Edward’ı Richard’ın iktidar hırsı ile çok kıskandığını ortaya koymaktadır. Richard çirkin bir kamburdur; kendisini ” deforme ve bitmemiş bir şekilde kaba-saba olarak darp edilmiş” bir kişi olarak tanımlamaktadır.

Kendisinin bu acınacak haline bir yanıt bulmuş ve dışlanmış bir kişi olarak kendine bir inanç kaidesini “Ben kendimi bir hain olarak kanıtlatmaya karalıyım/Ve günlerin bu boş zevklerinden nefret ediyorum”. Krallığa varışlık sırasında kendinden önce gelen kardeşi Clarence dükü aleyhinde komplolar kurar ve “Edward’ın varislerinden adı G ile başlayan biri katil olacaktır” şeklinde bir kehanetten sonra adı George olan Clarence Dükü kral tarafından Londra Kulesi’ne hapis edilir. (Oyunu izleyenler bu kehanetin Clarence Dükü George için gerçek değil fakat Gloucester Dükü Richard için gerçekleşeceğini olduğunu sonradan anlayacaklardır.)

Richard daha sonra Lancaster Hanedanı Galler Prensi Edward Westminster’in dul karısı Anne Nevile (Lady Anne) iltifatlar edip kendini sevdirme uğraşına geçer. Richard izleyicilere dönüp şunu söyler:

Ben Warwick Kontu’nun en küçük kızı ile evleneceğim. Onun babasını ve eski kocasını öldürttüğüm sanki buna bir engel mi olacaktır?

Lady Anne önce ondan nefret etmekle beraber, sonradan onun aşk ve pişmanlık ifadelerine ve yalvarmalarına dayanamaz ve onunla evlenmeyi kabul eder. Lady Anne sahneden ayrılınca Richard onun aleyhine yaptıkları tüm kötülüklere rağmen sonunda onu kendine eş olmayı kabul ettirmesi ile ogünür ve tekrar izleyicilere dönerek hedefine yetiştiği zaman onu da bir köşeye atacağını bildirir.

Sarayda derin bir gergin hava sürmektedir; hala iyi mevkilerde bulunan soylular ile daha yüksek mevkilere çıkmaya gözlerine kestirmiş olan Kraliçe Elizabeth’in akrabaları ile çatışma halindedirler. Vİ. Henry’nin dul karısı. Kraliçe Margaret, hakkındaki sürgüne gönderilme kararını hiçe sayarak saraya geri dönmüştür ve birbirleriyle çatısmata olan soyluları Richard hakkında uyarır. Kraliçe Margaret Richard’a ve orada bulunan herkesi lanetleyip beddua eder. Bütün hepsi York hanedanı yandaşı olan soylular yine bu ilke göre birleşerek, Lancaster Hanedanının son kalıntısına bir tepki olarak onun sözlerine hiç aldırmazlar.

Richard iki katile Londra kulesinde hapis olan kardeşi Clerance’ını öldürme emri verir. Bu arada Clerance gardiyanına gördüğü bir rüyayı anlatmaktadır. Rüya çok çarpıcı görsel ifadelerle, hayali bir geminin ambar kapaklarına takılıp düşmüş olan Gloucester’in kendine vurmasıyla gemiden denize düşmesini anlatır. Denize batan Clerance deniz dibinde “balıklar tarafından etleri kemirilmiş” binlerce adam iskeleti gördüğünü söyler. Aynı zamanda “altın külçeler, büyük gemi çapaları, yığınlarla inci, baha biçilmez kıymetli taş ve mücevher” görmüştür. Bunların hepsi deniz dibinde yayılmıştır ama Clerance bazı mücevherlerin hala iskeletlerin kafatasları üzerinde olduğunu da bildirir. Clerance sonra kayın-babası (Anne’in babası Warwick) ve kayın-biraderi (Anne’in önceki kocası Edward)’ın hayaletleri tarafından işkenceye tabi tutulduğunu da hayal etmiştir.

Clarence uykuya daldıktan sonra, Londra Kulesi Komutanı Brakenbury hücreye girip uyuyan prense bakar ve prenslerini yüksek unvanları ile adı vatandaşların basit isimleri arasında farklılığın sadace “dışta bulunan şöhrete” dayandığını, yani zengin veya fakir olan her kişinin de “içlerindeki uğraşları” bulunduğunu gözümler. İki katil oraya geldikleri zaman bunların elinde bulunan, (yalan olarak kraldan geldiğini iddia ettikleri) soruşturma yetki belgesini okur ve Clarence’in kendini hiç yalnız bırakmamasını istediği halde onun bu isteğini dinlemeyen gardiyanla birlikte Clarence’in hücresinden ayrılır. Hücre kapısı anahtarını da bu iki kişiye bırakırlar. Clarence uyanır ve kendini öldürmek isteyenlere yalvararak hiçbir kişinin diğerlerini katletme için verdiği emirlere uyma hakkı olmadığı, çünkü bütün kişilerin Tanrının çok katı olarak “diğer insanları öldürmeyeceksiniz” şeklindeki emrine uyması gerektiğini bildirir. Fakat katillerden biri “sen kralın oğlu Edward’ı sevmen ve koruman gerekirken onun karnını deşmiştin” diye söz edip Clarence’in iki yüzlü olduğuna ima eder. Clarence yeni taktikle katilleri kendine inandırmak için onları önce kardeşi Gloucester’i görmeye tavsiye eder, çünkü kendini öldürmeyi hayatını basılırlarsa Gloucester’in kendilerine vereceği mükafaatin Edward’ın kendi öldürdüklerinde vereceğinden daha çok olacağını söyler. Bir katil kendileri bu kanlı eylemi gerçekleştirmek için Gloucester’in gönderdiğini itiraf ederse de Clarence buna inanmaz. York Dükü Richard’ın muzaffer koluyla üç oğlunu da hep birlikte takdis ettiğini hatırlar ve kardeşi Gloucester’in “bunun hakkında düşünmesini ve ağlamasını” istediğini açıklar.

Katillerden biri, Richard’ın daha önce kendilerine “aptalca gözyaşları” akıtacakları yerine değirmen taşından yaşlar akıtmalarını söylediğine atıfla, Cloucester’in şimdi değirmen taşından yaglar akıttığını alaylıca söyler. Sonra, katiller ona kardeşi Gloucester’in ondan nefret etiğini ve Kuleye onu öldürmek için kendilerini gönderdiğini açıklarlar. Sonunda katillerden biri vicdanının sesine uyarak Clarance’ı öldürmeye karar verir. Ama diğer katil Clarence Düküne kamasını saplar ve kafasını tatlı Yunan şarabı varili içine daldırıp orada tutarak boğulup ölmesini sağlar. Birinci perde bu katilin Clarence’in cesedini gömmek için bir mezar kuyusu aramak istemesiyle sona erer.

IV. Edward çok geçmeden olur ve kardeşi Richard’ı devleti ve ülkeyi koruyucu naip olarak bırakır. Richard tahta geçmek için son engelleri de ortadan kaldırmak için harekete geçer. Edward’ın dul karısının akrabaları ile eşliğinde Londra’ya taç giyme töreni için gitmek için yolda olan yeğeni genç V. Edward ile buluşur. Bu eşlikçileri Richard tutuklatır (ve sonunda hepsini idam ettirir). Richard, genç V. Edward’ı ve daha genç kardeşiyle birlikte güya daha korunaklı olacağına inandırarak Londra Kulesi’nde kalmalarını sağlar.

Kuzeni Buckingham tarafından desteklenen Richard tahtın gerçek varisi olarak kendini sunmak için bir kampanyaya başlar. Kendini mütevazı, büyük bir kişi olarak hiçbir böbürlenmesi olmayan dindar bir adam olarak göstermeye çalışır. Richard’ın tahta yükselişine karşı olan Lord Hastings bir uydurma suç ile suçlanıp tutuklanır ve idam edilir. Richard Buckhingham’la birlikte Edward’ın iki oğlunun gayrimeşru oldukları söylentilerinin yayılmasını sağlarlar. Böylece meşru kral olan iki prens kardeş Londra Kulesinde sağsağlam hapis tutulmakta iken, diğer soylu lordların Richard’ı meşru kral olarak kabul etmeye zorlamak isterler.

Richard Buckingham Kontuna iki prensin ölümünü sağlaması için emir verir. Buckhingham Dükü bunu yapmakta tereddüd eder. Richard bu sefer Richard Tyrrel’e aynı görevi verir. Tyrrel iki prensi öldürür. Richard Buckhingham’ın prensleri öldürmeyi redetmesinden dolayı Buckhingham’a garezini açığa vurur ve Buckhingham’a daha önceden vermeyi vaad ettiği arazileri ona vermekten vazgeçtiğini bildirir. Bunun üzerine Buckingham Kral Richard’ın aleyhine döner ve o zaman sürgünde bulunan Richmond Kontu Henry’nin taraftarı olur. Richard bu sefer eski hilelerine geri dönerek belagatine dayanarak prenses Elizabeth’in “baharlı yuvası”na girmeye çalışır. Ama Elizbeth’in annesi bu kişinin tatlı sözlerine hiç inanmaz.

Zaman geçtikçe gittikçe paranoyası artmaya başlayan Richard’ın idare şekli halkın desteğini kaybeder ve idaresine karşı bir sıra isyan çıkar. İlk isyanın başında Buckhingham Kontu bulunmaktadır. Bu isyan bastırırılır ve Buckhingham yakalanıp idam edilir. İkinci isyan İngiltere dışından ordusuyla adaya çıkartma yapıp adayı istilaya başlayan Richmond Dükü Henry’den gelir. Richard ve Richmond Dükü orduları Bosworth Meydanı’nda karşıkarşıya gelirler. Çarpışmanın başlamasından önce uykuya yatan Richard kendi öldürdükleri kişilerin hayaletleri tarafından karşılanır ve hepsi kendine “ummutsuzluğa gir ve ol” diye beddua ederler. Richard “Hazreti İsa bana yardım et” diye bağırarak uyanır. Aklı başına yavaşça gelir. Hayatta tek ve yalnız kaldığını artık anlamıştır ve kendi kendine acıma hissini bile kaybetmiştir.

Bosworth Savaş Meydanı’nda (Richard’ın üvey babası olan) Lord Stanley ve yandaşları Richard’ın tarafından ayrılırlar. Bunun üzerine Richard, Lord Stanley’in oğlu olan George Stanley’in idam edilmesi için idam kararı çıkarır. Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir. Richard’ın ordusu bu ayrılmalar dolayısıyla dezvantajlıdır. Çok geçmeden çarpışmaların zirvesinde Richard bindiği atın öldürülmesi dolayısıyla atsız kalır. Îngilizce edebiyatında çok iyi bilinen şu satırı söyler “Bir at, bir at, bir at için benim krallığım.” Son bir karşı karşıya düelloda Richmond Dükü Kral Richard’ı öldürür. Sonra Richmond Dükü İngiltere Krallık tahtına VII. Henry adı ile çıkar ve York Hanedanı’ndan olan Elizabeth ile evlenir. Böylece Güller Savaşı’nın efektif olarak bitmesini sağlar.

Kaynak(…)