Şunun için etiket arşivi: kültür

Balıkesir”in Burhaniye ilçesinde, 23. Burhaniye-Ören Turizm Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenecek olan 11. Necati Ender Fotoğraf Yarışması başladı.

Necati Ender


Balıkesir”in Burhaniye ilçesinde, 23. Burhaniye-Ören Turizm Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenecek olan 11. Necati Ender Fotoğraf Yarışması başladı.

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, 23. Burhaniye-Ören Turizm Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenecek olan 11. Necati Ender Fotoğraf Yarışması başladı.

Yarışmanın konusunun Su olarak belirlendiğini bildiren avukat Hasan Ender, yarışmaya katılacak eserlerin Belediye Halkla İlişkiler Birimi veya Hürriyet Caddesi Ender İş Merkezi Kat.2 No:4 adresine teslim edilmesini istedi. Fotoğraf sanatçısı Necati Ender anısına düzenlenen yarışma başladı. 23. Burhaniye-Ören Turizm Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilecek olan 11. Necati Ender Fotoğraf Yarışması’nın bu yıl ki konusu Su olarak belirlendi. Yarışmaya bir kişinin en fazla 4 fotoğrafla katılabileceğini açıklayan avukat Hasan Ender, fotoğrafların 18×24 ebadında olacağını söyledi. Son başvuru tarihinin 28 Haziran olduğunu anlatan Ender, yarışmaya sadece amatör fotoğrafçıların katılabileceklerini bildirdi.

Kaynak:[-]

Amerika’nın Florida Eyaleti’nin Jacksonville kentinde Florida State College, University of North Florida, Amity Turkish Cultural Center ve Nevşehir Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı…

Doç.dr. Levent Mercin

Amerika’nın Florida Eyaleti’nin Jacksonville kentinde Florida State College, University of North Florida, Amity Turkish Cultural Center ve Nevşehir Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı etkinliklerine katılan Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden Doç.Dr. Levent Mercin, etkinlik kapsamında afiş, kart ve gerçek çini örneklerini sergileyerek Amerika’da Kütahya Çiniciliğini tanıttı.

Katıldığı sergiyle ilgili bilgi veren Doç.Dr.Levent Mercin, etkinlikler esnasında uygulama çalışması da yaptığını, sanatseverlerin sorularına cevaplar vererek onları çini konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Etkinlik kapsamında Florida State College’de gerçekleştirilen karma sergiye de katılan Doç.Dr. Levent Mercin, sergiye gelen öğretim üyesi ve öğrencilere, eserlerin oluşturulma sürecindeki teknikler ve eserlerin arka planında yer alan Anadolu Uygarlıkları’nın yansımaları hakkında bilgiler sunduğunu ifade etti.

Doç.Dr. Levent Mercin, sergiye Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selma Şahin ve Öğretim Elemanı Ö. Zahit Kubat da eserleriyle katıldığını belirtti.

Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı’nı organize eden yetkililerin, hem çalıştaya katılan hem de sergiyi izlemeye gelen sanatseverlerden aldıkları olumlu görüş ve izlenim aldıklarını belirten Mercin, çalıştayı organize eden yetkililerin daha sonra yapılacak etkinliklerde kendisini aralarında görmek istediklerini belirterek memnuniyetlerini dile getirdiklerini ifade etti. Doç.Dr. Levent Mercin, bu tür etkinliklerin sanat yapma adına önemli bir fenonem olduğunu, ayrıca Türk Kültür ve Sanatını tanıtma adına da çok önemli bir misyonu yüklendiğini dile getirdi.

Kaynak : [-] 

Bitlis Sanat Tiyatrosu

Bitlis Kültür Sanat Derneği’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Sanat Tiyatrosu ekibi kentteki 500 yıllık tarihi Hatibiye Medresesi’nde…

Bitlis Kültür Sanat Derneği’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Sanat Tiyatrosu ekibi, kentteki 500 yıllık tarihi Hatibiye Medresesi’nde uluslararası tiyatro festivallerine hazırlanıyor. Ekip, 11 Mayıs’ta İzmir’de ve 15 Mayıs’ta Denizli’de yapılacak festivallere katılacak.

İki yıl önce kurulan Bitlis Sanat Tiyatrosu, bugünlerde “Cibali Karakolu” oyunuyla halkın gönlünde taht kurdu. Davet edildikleri ulusal ve uluslararası festivaller için hummalı bir çalışma sürdüren tiyatro ekibi, 4 bayan ve 8 erkek olmak üzere toplam 12 kişiden oluşuyor.

Bitlis Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Gökmen Okdayan, Bitlis tarihinde bir ilki gerçekleştirerek uluslararası ölçekte düzenlenen tiyatro festivallerine katılan ilk ekip olduklarını söyledi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, İzmir ve Denizli’deki festivallere davet edilen tek tiyatro ekibi olmanın gururunu yaşadıklarını kaydeden Okdayan, “Bu büyük bir başarı. Bu, ekibimizin ve oyuncularımızın başarısıdır. Bu anlamda oyuncularımızın hepsini tek tek tebrik ediyor, hepsine teşekkür ediyorum. Ekip arkadaşlarımız kısa sürede büyük işler başararak Bitlislilerin gönlünde taht kurmayı başardılar. İnşallah bu başarımızı diğer illerde de sürdüreceğiz” dedi. Kısıtlı imkanlarla başarıyı yakaladıklarını da vurgulayan Okdayan, Bitlis’te tiyatro faaliyetlerini sürdürmenin çok kolay olmadığını, ancak ulusal ve uluslararası festivallerin hazırlıklarını aralıksız sürdürdüklerini kaydetti.

Bitlis Sanat Tiyatrosu, daha büyük başarılara imza atmak için şehirdeki iş adamlarından ve bürokratlardan destek bekliyor.

 

Kaynak : [-]

1.İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali üç ayrı kültürü bir araya getiriyor.Konak Belediyesi’nin ev sahipliğinde Romanya ve Yunanistan’ın katılımı ile 1.İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali” 4-10 Haziran 2012 tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Erdal Çoban ve Sercan Şayık

Türkiye-“İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği”, Yunanistan-“Women Lyceum of Drama” ve Romanya-Pro Xpert ortaklığıyla, Avrupa Birliğinin Sivil Toplum Diyalogu II – Kültür ve Sanat Hibe Programı kapsamındaki festival öncesinde Yunanistan çalıştaylar düzenlendi. 19 – 20 Nisan 2012 tarihlerinde Yunanistan’ın Drama kentinde Türk ve Yunanlı sanatçıların katılımıyla Sokak Sanatları 1. Çalıştayı yapıldı. Çalıştaya Türkiye’den müzisyen Prof. Dr. Berrak Taranç, ressam Mehlika Korol, Sokak Sanatları Atölyesi canlı heykel sanatçıları Erdal Çoban, Sercan Şayık ile pandomim sanatçıları Yunus İşçi ve Rabia Kaynak katıldı.

DRAMA MEYDANI’NDA BAŞARILI PERFORMANS

İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği’nin Yunanlı ortağı “Women Lyceum of Drama”nın sanatçıları ve Türk sanatçıların katılımıyla, Drama’da gerçekleşen 2 günlük çalıştay programının sonunda, Türk ve Yunanlı sanatçılar Drama Meydanı’nda başarılıbir performans sergiledi. Drama halkının büyük bir ilgiyle izlediği gösteriye Drama Belediye Başkanı Kyriakos Charakidis, “Women Lyceum of Drama” Derneği Başkanı Anna Kondylaki – Dinaki ve Drama Belediyesi yetkilileri de katıldı. Türk Canlı Heykeller Erdal Çoban ve Sercan Şayık’ın hazırladığı ve iki ülke halkları arasındaki barış ve dostluğu simgeleyen “Efe ve Efsun Askeri” performansı en büyük ilgiyi gördü.

TÜRKÇE YUNANCA ŞARKILAR ALKIŞ ALDI

Prof. Dr. Berrak Taranç’ın Yunanlı müzisyenlerle birlikte söylediği Türkçe ve Yunanca şarkılar büyük alkış aldı. Ressam Mehlika Korol ise etkinlikte yaptığı resmi Drama Belediyesi’nin özel resimkoleksiyonuna hediye etti. Drama Belediye Başkanı Kyriakos Charakidis, bu resmin kendileri için çok özel olduğunu ifade ederek, resmi koleksiyonlarında sergileyeceklerini dile getirdi. Pandomim sanatçıları Yunus İşçi ve Rabia Kaynak Yunanlı Tahta Bacak sanatçıları ile birlikte sergiledikleri doğaçlama performanslarıyla Dramalıların büyük ilgisini çekti.Proje Koordinatörü Yeşim Gençel proje’ye destek veren Drama ve Konak Belediyelerine teşekkür ederek,” Katkıları ve destekler ile projemiz beklentilerin üzerinde başarılı oldu. Yunanlı ortağımız “Women Lyceum of Drama” Derneği Başkanı ve yöneticilerine gösterdikleri dostluk, işbirliği ve misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum. Herkesi 4 Haziran tarihinde İzmir’de yapılacak “İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali” ne davet ediyorum” dedi.Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, tarihin derinliklerinde iz bırakmış üç ülkenin sanatın aydınlığında bir araya gelecek olmasının çok önemli olduğunu söyledi. Tartan, “AB projeleri arasında İzmir’den Konak Belediyesi destekli İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği tek örnek. Kültür ve sanat alanında Türkiye İzmir eliyle AB’ye girmiş oldu. Bu alanda tekiz. Dünya barışının kalıcı olması ve öne çıkması adına şiirlerle, öykülerle çeşitli gösterilerle çok önemli mesajlar verileceğini düşünüyorum. Atatürk’ün Balkan Barış Paktı idealinin tekrar dünyaya barış tohumları ekmesi adına çok önemli bir buluşma olacak. İzmir olarak bunun gururunu yaşayacağız. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

 Yazı kaynak:[-]
Fotoğraf kaynak:[-]

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 7. yılında “Özgürlük Emek İster” temasıyla izleyicilerle buluşuyor. 1-7 Mayıs tarihleri arasında 4 şehirde birden perdelerini açacak festivalin bu yılki uluslararası konuğu Ken Loach filmlerinin usta senaristi Paul Laverty.

7.İşçi Filmleri Festivali

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 1-7 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Festival daha sonra geçen yıllarda olduğu gibi kent kent süren ve bütün bir yıla yayılan uzun bir yolculuğa çıkacak. Festival bu yıl, Türkiye halkının hak ve özgürlüklerine iktidar tarafından yapılan saldırılara cevapla ‘Özgürlük Emek İster’ temasıyla gerçekleştirilecek.

Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında, emekçilerin yaşamlarını ve mücadele deneyimlerini izleyicilerle buluşturmayı ve ülkemizde işçi filmi üretimini özendirmeyi amaçlayan festival, Sine-Sen (DİSK), Dev Sağlık-İş (DİSK), Birleşik Metal-İş (DİSK), Hava-İş (TÜRK-İŞ), Petrol-İş (TÜRK-İŞ), Tez Koop-İş (TÜRK-İŞ), Ses (KESK), Türk Tabipleri Birliği, Halkevleri ve Sendika.Org tarafından düzenleniyor.

Paul Laverty hem alanda hem salonda

Belgesel ve kurmaca, yerli ve yabancı 50 filmi programına alan festival her yıl olduğu gib bu yıl da yurtdışından olacak. Adı emek filmleriyle özdeşleşen İngiliz yönetmen Ken Loach’un birçok filminin senaryosuna imza atan usta Britanyalı sinemacı Paul Laverty bu yılki festivale konuk olacak. Festival pankartının arkasında İstanbul Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarına, 2 Mayıs’taki festivalin açılış gecesine ve 3 Mayıs’ta işçi sineması üzerine bir söyleşiye katılacak. ABD’den ‘Fukishima Asla’ filminin yönetmeni Steve Zeltzer, yine ABD’den ‘Veritas: Harward’s Saklı Tarihi’ filminin yönetmeni Eunhung Shin, Hindistan’dan ‘Trans Halinde’ filminin yönetmenleri Ekta Mittal ve Yasha Swinii, Japonya’dan Fumiaki Kojima   festivalin diğer konukları arasında yer alıyor.

Açılışta dünyanın tüm Metin Lokumcu’larına selam yollanacak

Festivalin ana açılışı 2 Mayıs günü saat 19.00’da İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Taşkışla Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi’nde gerçekleştirilecek. Açılışta Paul Laverty’nin senaryosunu yazdığı, Iciar Bollain imzalı, Gael Garcia Beranl’in başrolünde yer aldığı ‘Yağmuru Bile’ filmi gösterilecek. Bolivya’da su hizmetlerinin piyasalaştırılmasını sömürgecilik ve emperyalizmin tarihi temelinde çarpıcı biçimde anlatan filmin gösterimiyle geçtiğimiz yıl Hopa’da su hakkı mücadelesinde yaşamını yitiren Metin Lokumcu’ya da selam yollanmış olacak. Geceye Bollain de video mesajıyla katılacak.

Zengin film programı

Festivalde bu yıl 20’si uluslararası, 38’i yerli toplam 58 film gösterilecek. Film programında hem uzun metrajlı kurmaca hem kısa metrajlı kurmaca hem de belgesel yapımlar yer alıyor. Japon işçi edebiyatının önemli yazarlarından Kobayashi Takji’nin romanından aynı adla So Yamamura tarafında beyazperdeye uyarlanan, 1900’lerin ilk yarısında Japonya’da bir yengeç işleme gemisinde çalışan işçilerin hikayesinin alnatan ‘Yengeç Gemisi’; ‘Güneşli Pazartesiler’ filminin İspanyol yönetmeni Fernando Leon de Aranoa’nın hem göçmen işçilerin yaşamı hem de orta sınıfın yoksullaşması üzerine yeni yapımı ‘Amador’; 1960’lar İngiltere’sinden kadınların öncülük ettiği bir grevin hikayesini anlatan Nigel Cole imzalı ‘Kadının Fendi’;  Şili’nin faşist bir darbeyle devrilen hallçı lideri Salvador Allende’nin mücadelesini anlatan Patricio Guzman imzalı ‘Salvador Allende’, İstanbul Davutpaşa’daki işçi kıyımını anlatan ‘Davutpaşa’nın Külleri’ (Yönetmen: Ayten Başer),  festival programında göze çarpan yapımlar arasında yer alıyor.

Festivalde Amed coşkusu

Festival kapsamında bu yıl ilk kez Diyarbakır’da İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanında açılışın yapılacağı kentler arasında yerini aldı. Hem Diyarbakır hem de diğer kentlerdeki gösterim yerlerinin sayısı da arttı. gösterim salonlarının sayısı artmış durumda. Gösterimler İstanbul’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi, SALT Beyoğlu, Beyoğlu Yeşilçam Sineması, Bağlam Yayınları Sinema Salonu, Aynalı Geçit Etkinlik Mekanı, İstanbul Halkevi, Kolektif Kültür Merkezi, Barış Manço Kültür Merkezi, Kazım Koyuncu Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Kadıköy Halkevi’nde; Ankara’da Alman Kültür Merkezi, Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi, ODTÜ Vişnelik Tesis’leri, Çağdaş Sanatlar Merkezi, Kızılay Büyülü Fener Sineması, Kolektif Kültür Merkezi’nde; İzmir’de Konak Sineması, İzmir Fransız Kültür Merkezi, İsmet İnönü Kültür Merkezi, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi, Ege Sanat Merkezi’nde; Diyarbakır’da Sümerpark Sosyal Yaşam Merkezi Sinema Salonu, Sülüklü Han, Eğitim-sen Diyarbakır Şubesi, Kayapınar Belediyesi Cegerxwin Kültür Merkezi Sinema Salonu’nda gerçekleştirilecek. Programa eklenecek salonlar önümüzdeki günlerde açıklanacak. Ayrıca her yıl olduğu gibi yoksul mahallelerde gösterimler de yapılacak. Festivalde tüm gösterimler her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz olacak. Festivalle ilgili tüm bilgilere www.iff.org.tr adresinden ulaşmak mümkün.

Festival kapsamında Ankara’da emek ve iletişim üzerine düşünen, çalışan ve siyaset üreten akademisyenler ve eylemciler 7-8 Mayıs tarihleri arasında 3. Uluslararası İşçi ve İletişim Konferansı’nda bir araya gelecek. Farklı kentlerde sinema atölyelerinin kurulacağı festival sırasında bu yıl da kapsamlı bir festival gazetesi yayınlanacak.

Anadolu’nun şirin bir köşesinde bu mimari ile karşılaşmak insanın içinde farklı duygular yaratıyor. Sizler daha önce  fark ettiniz mi bilmem ama bimeyeniniz varsa; Bayburt’un Bayraktar köyünde Prof. Dr. Hüsamettin Koçan tarafından “ Baksı Kültür ve Sanat Vakfı” ile birlikte 2010 yılında yaptırılan Baksı Müzesi batı illerimizde dahi göremeyeceğimiz güzellikte. Bu görüntüleri paylaşmak istedik. 

baksi müzesi ana bina

Müze Farklı mimari yapısı ile dikkat çekiyor.Baksı Müzesinde 30 bin metre karelik alan içersinde çağdaş sanat ve geleneksel el sanatları birlikte sergileniyor.

Prf. Dr.Hüsamettin Koçan

Müzenin internet sitesinde “ Nasıl Bir müze” sorusuna şu cevap verilmiş : “Baksı Müzesi Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kurulu… Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu sıradışı müze çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yan yana, içiçe yer veriyor.

Sergi salonları, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konuk evleri ile 30 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi Bayburt doğumlu sanatçı ve eğitimci Hüsamettin Koçan’ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlendi. Bu fikri hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında bir vakıf kuruldu. Başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal bir projeye dönüşen müze, 10 yıllık zorlu bir serüvenin sonunda, bu süreç içerisinde devletten hiçbir maddi yardım almadan 2010 yılında tamamlandı. 2010 yılı Haziran ayında İstanbul Modern Tanıtımı, Temmuz ayında ise müzenin açılışı yapıldı. Baksı Müzesi’nde, önde gelen sanatçıların eserlerinden oluşan nitelikli bir çağdaş sanat koleksiyonu ile geniş bir halk resimleri koleksiyonu ve yerel el sanatlarını yansıtan özgün örnekler bir arada yer alıyor. Müze, sanatçılar ve araştırmacılar için geleneksel sanatlarla çağdaş sanatı buluşturan özgün bir kültürel etkileşim merkezi yaratmayı, yoğun göç nedeniyle parçalanmış bir kültürel ortama yeniden hayat verebilmeyi ve kültürel belleğin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Baksı Müzesi’nin hedeflerinden biri de, Türkiye’nin en yoğun göç veren bölgelerinden biri olan Bayburt’a yaşam soluğunu sanatla yeniden kazandırmak, bölgenin ekonomik yaşamını canlandırmak.”

Hani diyoruz Bayburt’a yolunuz düşse, Bayraktar Köyüne gitmek için yanıp tutuşsanız, merak etseniz, hani diyoruz düşmese de düşürseniz, uğrasanız, bizim olduğunu fark etseniz! Birilerinin sanat için çalıştığının farkında mısınız?

NASIL MI GİDİLİR?

Bayburt Karadeniz bölgesini Doğu Anadolu’ya bağlayan tarihi İpek Yolu üzerinde bulunuyor. Gümüşhane ile Erzurum arasında konumlanan Bayburt’a ulaşım esas olarak karayolu ile sağlanıyor. Erzurum ve Trabzon havalimanları ise Türkiye’nin dört bir yanından Bayburt’a ulaşımı kolaylaştırıyor. Bayburt Erzurum havalimanına 1,5 saat, Trabzon Havalimanı’na 2,5 saat mesafede bulunuyor

 Detaylı bilgi : http://www.baksi.org/

Baksı Müzesi  Fotoğraf Galerisi :

Şehir Tiyatrolarında istifa depremi

İstanbul Şehir Tiyatroları protesto

İstanbul Şehir Tiyatroları’na İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin müdahalesine karşı istifalar geldi. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu ve yönetimdeki 6 kişi istifa ettiğini açıkladı. Belediye Meclisi’nden jet hızıyla geçen yeni yönetmeliğe göre; şehir tiyatrolarıyla ilgili oyun seçiminden sahnelemeye kadar her şeye belediye bürokratları karar verecek.

Tiyatroda sansüre istifalarla yanıt geldi. 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda belediye bürokratlarını yetkili kılan yeni yönetmeliği kabul etmeyen Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu ve yönetimdeki 6 kişi istifa ettiğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın sanat danışmanlığı yapan Kenan Işık’ın da istifa etmesi bekleniyor.
Belediye Meclisi’nden jet hızıyla geçen yönetmeliğin uygulamaya geçmesi için Topbaş’ın imzası gerekiyor.

Ayşe nil Şamlıoğlu

Yeni yönetmenliğe göre; Genel Sanat Yönetmeni’nin yetkileri belediyenin genel sekreterine devrediliyor. Böylece; tiyatronun yönetim kuruluna Belediye Genel Sekreteri başkanlık edecek. Bu kararla Şehir Tiyatroları’nda oyun seçiminden, repertuvara alınan oyunların hangi yönetmen ve oyuncu kadrosuyla sahneye konulacağına kadar bir dizi sanatsal işleme, bürokratlar karar verecek.

Şehir Tiyatroları oyuncuları ve tiyatro meslek birlikleri; 13 Nisan günü yeni yönetmeliği protesto etmişti. Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde yapılan açıklamada, karar “kültür ve sanat ortamının muhafazakarlaştırılması” olarak değerlendirildi.

Bir süre önce aralarında İskender Pala’nın olduğu köşe yazarları, “müstehcen oyunlar” sahnelemekle suçladığı Şehir Tiyatroları’nı hedef gösteriyordu. Hatta hedef gösterilen 3 oyundan biri olan Rosenbergler Ölmemeli” adlı oyun programdan kaldırılmıştı.

 

 

Kaynak: ulusalkanal.com.tr

Menemen Belediyesi “4.İNADINA TİYATRO FESTİVALİ” programı belli oldu.

4.İNADINA TİYATRO FESTİVALİ

 10.MAYIS.2012(1.Gün) Saat:17.30__ Festival  Korteji  (Belediye Önü_Kültür Merkezi) Saat:18.oo__Açılış Etkinlikleri İSTANBUL Yine mi Tiyatro(Vedat Zar__Mim Gösteri) Kuşadası Elifname Tiyatrosu(Kavuklunun Edep dersi__Orta Oyun) Urla Toprak Sahne Tiyatrosu(Madalyalı Eşek__Sokak Oyunu)…

10.MAYIS.2012(1.Gün)

Saat:17.30__ Festival  Korteji  (Belediye Önü_Kültür Merkezi)

Saat:18.oo__Açılış Etkinlikleri

İSTANBUL Yine mi Tiyatro(Vedat Zar__Mim Gösteri)

Kuşadası Elifname Tiyatrosu(Kavuklunun Edep dersi__Orta Oyun)

Urla Toprak Sahne Tiyatrosu(Madalyalı Eşek__Sokak Oyunu)

Saat:19.oo__ Festival Kokteyli

Saat:2o.oo__Samsun Sanat Tiyatrosu

(Biz Adam Olmayız)

 

11.MAYIS.2012(2.Gün)

Saat:11.oo__Salihli Belediyesi Şehir Tiyatrosu

(Çocuk Oyunu_Soytarılar Okulu)

Saat:13.30__Söyleşi :Altan GÖRDÜM ( Tiyatro Sanatçısı)

Saat:16.00__Bitlis Sanat Tiyatrosu

(Cibali Karakolu)

Saat:20.oo__Ayvalık Objektif Tiyatro

(Aşk Grevi)

12.Mayıs. 2012(3.Gün)

Saat:12.oo__Kayseri Tiyatro Rahatsızlar

(Çocuk Oyunu__Çıtır ile Kıtır)

Saat:15.oo__Mersin Anadolu Oyuncuları

(Yobaz)

Saat:18.oo__Dikili Belediye Tiyatrosu(Palto__Sokak Oyunu)

Menemen Belediye Tiyatrosu(Kurnaz__Sokak Oyunu)

Yer: Şehir Parkı

Saat:20.oo__Antalya Bölge Tiyatrosu

(Deli Orman)

 

13.Mayıs.2012(4.Gün)

Saat:11.oo__Oyunculuk Atölyesi

Saat:14.oo__Bolu Abant İzzet Baysal Ünv.Genç Sanatlar Topluluğu

(Ayrılık)

Saat:18.oo__Konser__Zafer GÜLER

Yer: Taşhan

Saat:19.30__Yeni Kapı Tiyatrosu (Bir Varmış Bir Yokmuş__Sokak Oyunu)

Yer: Kültür Merkezi Önü

Saat:20.oo__Çanakkale Sanat Tiyatrosu

(Yaşasın Komedya)

NOT: Yer belirtilmeyen bütün etkinlikler Menemen Belediye Kültür Merkezi’nde yapılacaktır. 

 

Kaynak : http://www.tiyatronline.com

Tiyatro sanatçılarının tepkisiİstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’nda İstanbul Şehir Tiyatroları yönetiminin sanatçılardan alınarak belediyenin bürokratlarına devredilmesi kararı bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde protesto edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis komisyonunda dün alınan karar uyarınca İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimi sanatçılardan alınarak belediyelere devredilecek.

Bu kararın sanatın ve sanatçının özgürlüğünü kısıtlayacağını düşünen tiyatro sanatçıları ve tiyatroseverler bugün Muhsin Ertuğrul sahnesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklaması öncesinde okunan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği tarafından kaleme alınan, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a gönderilen mektupta, Topbaş’ın yeni yönetmeliği imzalamamasını istediler.

Öngören: “Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan çıktı”

İstanbul Büyük Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği adına Aslı Öngören tarafından okunan basın açıklamasında, bir kısım medyanın şehir tiyatrolarına yönelik anlamlandıramadıkları saldırıların nedeninin şimdi daha açık anlaşıldığını vurguladı. “Amaç 98 yıldır sanatçıları tarafından yönetilen Şenir Tiyatromuzun, tüm sanatsal işleyişinin, belediye bürokratlarına teslim edilmesiymiş.

Şehir Tiyatrolarının Genel Sanat Yönetmeninin başkanlığını yürüttüğü ve sanatçıların çoğunlukta olduğu yönetim kurulu tarafından yönetitildiğini hatırlatan Öngören, “Yıllık repertuarımızı belirlemek, bu repertuar doğrultusunda sahnelenecek oyunları seçmek, bu oyunların hangi yönetmenler ve ekipler tarafından sahneleneceğine karar vermek gibi pek çok sanatsal işleyiş, olması gerektiği gibi sanatçıların iradesiyle belirleniyordu.

Bu yeni yönetmeliğe göre artık Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan resmen çıkarılarak, basit bir şube müdürlüğüne dönüştürülecek. Yönetim kurulumuza genel sanat yönetmeni yerine, belediye genel sekreter yardımcısı başkanlık edecek. Tüm sanatsal kararlar belediye bürokratlarının çoğunlukta olacağı yeni bir yönetim kurulu tarafından verilecek” dedi.

tiyatroculardan-yonetmelik-tepkisi- muhsin ertuğrul

“Muhafazakarlaşma harekatı”

Yönetmelik hazırlığından kurumlarının, genel sanat yönetmenlerinin, yönetim kurullarının, belediye başkanı sanat danışmanlarının haberlerinin olmasının manidar olduğunu söyleyen Öngören, tiyatrolarının tependen inme bir anlayışla yol edilmek istendiğini vurguladı.

Yapılanların sanat kurumlarının sonu olduğunu ifaade ede Öngören, “Aynı zamanda ülkemizin tüm kültür ve sanat ortamını muhafazakarlaştırma harekatıdır” dedi.

Aydın: “Bu bir ele geçirme operasyonu”

Konuyla ilgili Bianet’e konuşan, tiyatro sanatçısı Orhan Aydın, “Bu bir ele geçirme operasyonudur. Cumhurbaşkanı sekreteri Mustafa İsen’in ‘muhafazakâr sanat ve sanatçı yaratmalıyız’ konusundaki düşüncesinin hayat bulmuş halidir. Sanat alanı içerisinde var olan yaratıcılar o işin yönetiminde yoksa orası güdülen bir yer haline gelir. Amaçta zaten güdülen bir hal haline getirmek. Bizler bu işi danışarak aşabiliriz. Geç olmadan bütün sanat alanları ellini taşın altına sokmalı” dedi.

Danış: “Karanlık Türkiye kaygısı”

Oyuncu Fırat Danış ise, burada gördüğümüz bu insan topluluğu son dönemde üstlerine çullanan karanlık bir Türkiye projesinden duydukları kaygı için buradalar. Şehir tiyatrosunun kadrosunun bürokrasiye devredilmesi kararı da karanlık Türkiye projesinin bir parçasıdır” dedi.

Sever: “Sanat sanatçılara bırakılmalı”

Oyuncu Erkan Sever ise, “Bir sanat kurumunu bürokratlar ve belediye çalışanları yönetirse orası sanat kurumu olmaktan çıkar. Parklar, bahçeler, mezarlıklar gibi bir belediye kurumu haline gelir. Türkiye’de sanatın sanatçılara bırakılmasını istiyoruz.

Her konuda ve her yerde bir sivil darbe söz konusu. Ufak ufak her yer ele geçirilmek isteniyor.  Bu durum şimdi de tiyatrolara yönelmiş durumda. Bizden olmayan yaşamasın, mahvolsun, istemiyoruz gibi bir anlayış var. Bu gün biz bunun için buradayız. Tiyatromuza, sanatçımıza, ülkemize ve geleceğimize sahip çıkmak için buradayız” dedi. (RDY/HK)

Kaynak : http://www.bianet.org

Rojda Duygu YEŞİLGÖZ

İstanbul – BİA Haber Merkezi

 Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından gerçekleştirilen DYO Resim Yarışması’nın 35’ncisi başlıyor. Son başvuru tarihi 10 Ağustos 2012 olan yarışmanın Seçici Kurulu’nda Prof. Atilla Atar, Burhan Doğançay, Yalçın Gökçebağ, Abdülkadir Günyaz, Prof. Ergin İnan, Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar ve Prof. Dr. Mustafa Pilevneli gibi çok değerli sanatçıların görev aldığı DYO Resim Yarışması, Türk özel sektörünün sanata destek verdiği örnek projelerden biri olma özelliğini de taşıyor.

dyo resim yarisması 2012 Afişi

DYO Resim Yarışması 1967 yılından bu yana sanata ve sanatçıya destek oluyor

Geçmişten günümüze Türk özel sektörünün sanata destek verdiği örnek projelerden biri olan ve bu yıl 35’ncisi düzenlenen DYO Resim Yarışması başladı. Nisan 2012 tarihi itibariyle başvuruların kabul edileceği yarışmanın son başvuru tarihi 10 Ağustos 2012 olarak belirlendi. 1967 yılında, sanatı ve sanatçıyı desteklemek üzere başlatılan yarışma, 1993 yılından bu yana Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından iki yılda bir düzenleniyor. Seçici Kurulu’nda Prof. Atilla Atar, Burhan Doğançay, Yalçın Gökçebağ, Abdülkadir Günyaz, Prof. Ergin İnan, Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar ve Prof. Dr. Mustafa Pilevneli gibi çok değerli sanatçıların yer aldığı DYO Resim Yarışması, Türk Resim Sanatı’nda isim yapmış usta ressamlara da ev sahipliği yaptı ve resim sanatına sahip çıkarak, gelişimi destekleyici ve kültürel planda ülkemize katkı sağlayıcı bir görevi de bugüne kadar başarıyla yürüttü.

Seçici Kurulu’nda görev alanların ve birinci derece yakınlarının dışında tüm sanatçıların katılımına açık olan 35. Dyo Resim Yarışması’na, yağlıboya, akrilik veya özgün baskıresim tekniğinde eserler kabul ediliyor ve yarışmaya her sanatçı en fazla üç eseriyle katılabiliyor. Konunun serbest olduğu DYO Resim Yarışması’nda; katılan eserin daha önce başka bir yarışmaya katılmamış, ödül almamış veya herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekiyor. Yarışmanın ön değerlendirmeleri ise; 15 Ağustos’ta İstanbul’da, 16 Ağustos’ta Ankara’da, 23 Ağustos’ta Adana, 07 Eylül’de İzmir’de yapılacak. 08 Eylül 2012 tarihinde ise; sergilenmeye değer bulunan eserler ve ödüller belirlenecek. Pentür dalında 4 esere eşit 12 bin TL, özgün baskıresim dalında 3 esere eşit 5 bin TL Başarı Ödülü ve Plaketi’nin verileceği DYO Resim Yarışması’nda sergilenmeye değer bulunan eserler; 2012 – 2013 yıllarında toplam 7 ilde sergilenecektir. Yarışmayla ilgili detaylı bilgilere Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı’ndan (www.yasar.com.tr/vakif , [email protected] , 232 / 4822200 ) ulaşmak mümkün.

1967’den bu yana Dyo Resim Yarışması…

İlk olarak İzmir’de başlayan ve sadece Ege Bölgesi sanatçılarına ulaşan DYO Resim Yarışması, 1973’den bu yana Türkiye çapında düzenlenmeye başladı ve 1999 yılına gelindiğinde uluslararası bir nitelik kazandı. 91 sanatçının 271 eserle katıldığı ilk yarışmanın ardından bu sayı geçtiğimiz yıl 1004 sanatçı ve 1609 esere ulaştı. Başlangıcından bugüne kadar 11 bin 942 sanatçı ve 20 bin 130 eserin katıldığı ve 2 bin 715 eserin de sergilendiği DYO Resim Yarışması, devlet sergilerinin yanı sıra özellikle genç sanatçı kuşağının büyük oranda katıldığı sanat etkinliği olma özelliğini de taşıyor.

Adnan Çoker, Zahit Büyükişleyen, Mustafa Ayaz, Kadir Ata, Alaattin Aksoy ve Mehmet Güler gibi Türk Resim Sanatı’nda isim yapmış pek çok usta ressamın eserleriyle katıldığı DYO Resim Yarışması, gerek katılımcıları gerekse başvuran eserlerin niteliğiyle her geçen gün önemini artırdı. Yarışma bugün ulaştığı noktada resim sanatına değerli isimler katmanın yanı sıra resim sanatındaki ulusal ve uluslararası güncel gelişmelerin, yeni eğilimlerin ve araştırmaların da değerlendirildiği bir platform haline geldi.

Kaynak : Sanatkop.com

Tarihi çok uzun bir döneme uzanan Pendik ilçesine edebi, kültürel ve entelektüel bir atmosfer kazandırılması amacı ile özellikle son yıllarda gerçekleştirilen yazı ve şiir atölyeleri, sohbet programları, kültürel etkinlikler, Pendik Okuyor ve Kütüphane Gönüllüleri gibi beğeni kazanan projelerde ciddi bir mesafe alındı.

Pendik

Bu projeleri ve etkinliklerin sonuçlarının alınması ve ivme kazanması için 2012 yılında Pendik ve İstanbul çapında çeşitli dallarda ödüllü yarışmalar düzenlenmesi planlandı. Öykü Yarışması da bunlardan biri.

Yarışma Konusu

Öykü yarışmasının konusu “PENDİK’TE ZAMAN” olarak belirlenmiştir.

Yarışma Tarihi 
15 Mart – 15 Haziran 2012 tarihleri arasındadır.

Teslim Tarihi 
Eserler 10 Haziran 2012 mesai bitimine kadar teslim edilecektir.

Teslim Şekli 
Yarışmacılar eserlerini www.pendik.bel.tr adresinde açılacak online başvuru sayfasından sisteme giriş yaparak teslim edecektir.

Ödüller
Birinciye  :  10.000 TL.
İkinciye   :  7.000  TL.
Üçüncüye :  5.000 TL.

Üç adet mansiyon verilecek olup her mansiyon  1000 TL.’dir. Derece sahipleri ve mansiyonlar dışında eserleri yarışma kitabında yayımlanmaya değer bulunanlara  100 TL.telif ücreti ödenecektir.

Katılım Koşulları
1. T.C vatandaşı olmak.
2. Yarışmaya en az 15 yaş ve üzeri katılımcılar katılabilir.
3. Pendik Belediyesi çalışanları ve birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.
4. Jüri üyelerinin birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.
5. Bir yarışmacı en fazla 1 (bir) eserle yarışmaya katılabilir.
6. Eserler 12 punto ve 1.5 satır aralığıyla dizilmiş olmalı ve Times New Roman yazı karakteriyle yazılmış olmalıdır.
7. Eserler en fazla 10 sayfa olmalı ve Türkçe dil ve anlatım kurallarına özen gösterilerek yazılmalıdır.
8. Eserlerin son teslim tarihi 10 Haziran 2012’dir.
9. Sonuçlar 2012 Haziran sonuna kadar ödül sahiplerine bildirilecektir.
10. Dereceye giren eser sahiplerine ödülleri 2012 Eylül ayında düzenlenecek ödül töreninde idare tarafından dağıtılacaktır.
11. Ödül kazanan eserlerin her türlü yayım ve telif hakları Pendik Belediyesine aittir.

Öykü Yarışması Jürisi 
1.Sevinç ÇOKUM
2.Prof. Dr. Abdullah UÇMAN
3.Cemal ŞAKAR
4.Güray SÜNGÜ
5.Mehmet ERTE

Bilgi İçin
İletişim Merkezi  4447635  Dahili:3616

 

Kaynak : http://www.edebiyathaber.net

İngiliz müzisyen Morrissey geliyor

Steven Patrick Morrissey1

İngiliz alternatif rock müziğinin efsane ismi Steven Patrick Morrissey, İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak 19 Temmuz’da Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde sahne alacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’dan yapılan açıklamaya göre, 3-19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek 19. İstanbul Caz Festivali, bu yıl da cazın önde gelen isimlerinden güncel müziğin yıldızlarına kadar birçok sanatçıyı ağırlayacak ve iki hafta boyunca İstanbul’u caz kentine dönüştürecek.
İngiliz alternatif rock müziğinin efsane ismi Morrissey de İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak 19 Temmuz’da Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde festivalin kapanış konserinde sahne alacak.

Steven Patrick Morrissey

İsmini kurucusu ve vokalisti olduğu, 1980’li yılların en önemli müzik gruplarından “The Smiths” ile duyuran Morrissey, “This Charming Man”, “Heaven Knows I’m Miserable Now”, “Bigmouth Strikes Again” ve “There Is A Light That Never Goes Out” gibi unutulmaz şarkılara imza attı.
Gruptan ayrılmasıyla müzik kariyerine solo olarak devam eden Morrissey, 1988 yılında “Viva Hate” adında ilk solo albümünü yayınladı. İngiltere’nin yanı sıra birçok ülkenin müzik listelerinde de ilk sıralarda yer alan “Viva Hate”, bu ay içinde İngiltere’de tekrar çıkacak.
“VauxhallveI”, “You Are The Quarry”, “Ringleader Of The Tormentors” ve “Years Of Refusal” albümleriyle büyük başarılara imza atan sanatçı, solo kariyerinde “Everyday Is Like Sunday”, ‘The More You Ignore Me, The Closer I Get”, “Let Me Kiss You”, “First Of The Gang” ve “You Have Killed Me” gibi hit şarkılarla adını rock dünyasının unutulmayacak isimleri arasına yazdırdı.
19. İstanbul Caz Festivali’nin tüm programı, 26 Nisan tarihinden itibaren “caz.iksv.org” adresinde yer alacak.
Morrissey konseri ile İstanbul Caz Festivali programında yer alan tüm konserlerin biletleri ise 28 Nisan’dan itibaren satışa sunulacak.

Kaynak : http://www.turkiyegazetesi.com.tr