Şunun için etiket arşivi: Kültür ve Turizm Bakanlığı

 

sanat duyuru

ELAZIĞ

Elazığ’da, Antalya Devlet Tiyatrosu ”Toros Canavarı”, Bursa Devlet Tiyatrosu ise ‘Gönül Avcısı’ adlı oyunu sahneleyecek.
Antalya Devlet Tiyatrosu, Aziz Nesin’in yazdığı ve Ali Meriç’in yönettiği ”Toros Canavarı’ adlı oyunu sahneleyecek. Dekor ve giysi tasarımı Gül Emre’ye, ışık tasarımı ise Namık Gürsoy’a ait oyunda, Fatih Kahraman, Senem Şahin, Kader Gözpınar, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Sırkıntı rol alıyor.
Oyunda, karısı, tıp fakültesinde okuyan oğlu ve evde kalmış kızı ile kirada oturan Nuri Sayaner’in, ”Evime az kira ödüyorsunuz” diyen ev sahibi tarafından evden çıkarılmak istenmesi ve gittiği karakoldan ”Toros Canavarı” olarak yakalanmasını ve bunun sefasını sürmesi anlatılıyor.
İki perdelik oyun, bugün saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahneye konulacak.

-”Gönül Avcısı”-

Bursa Devlet Tiyatrosu ise Diego Fabbri yazdığı, Tarık Levendoğlu’nun çevirdiği ve Levent Ulukut’un yönettiği ‘Gönül Avcısı’ adlı oyunu sahneleyecek.
Dekor tasarımı Işın Mumcu’ya, giysi tasarımı Gülümser Erigür’e ve ışık tasarımı Mehmet Yaşayan’a ait oyunda, Emir Çiçek, Ecehan Şarman Çetinkaya, Rüyam Dirin, Demet Oran ve Serkan Kargın rol alıyor.
Karısı, sekreteri ve bir mankeni aynı anda seven bir adamın anlatıldığı iki perdelik oyun, 4 ve 5 Nisan’da saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahnelenecek.

Kaynak : [-]

ESKİŞEHİR

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Kanlı Nigar” “Bay Kolpert” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Kanlı Nigar” “Bay Kolpert” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen İranlı yazar Samed Behrengi‘nin ödüllü çocuk masalı “Küçük Kara Balık” Şehir Tiyatroları sanatçısı Ali Eyidoğan tarafından Oyunlaştırıldı.

Dünyaya meraklı küçük bir balığın özgürlüğe uzanan yolculuğunun anlatıldığı Oyunda Emre Demirci, Zuhal Lale, Ozan Çolak, Şayan Noyan, Çisem Erdoğan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Oyun1 Mayıs‘ta saat 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Aziz Nesin’in öykü, şiir, masal, taşlama ve köşe yazılarından Genco Erkal‘ın sahneye uyarladığı “Azizlikler”Oyununda, Özlem Akdoğan, Hakkı Kuş, Zafer Ergül, Ali Eyidoğan ve İsmail Dündar rol alıyor. Oyun, 2-3 Mayıs’ta Tepebaşı Sahnesi’nde saat 20.00’da izlenebilinecek.

Türk tiyatrosunun klasikleri arasında sayılan Sadık Şendil’in “Kanlı Nigar” adlı Oyunun yönetmenliğini Münir Canar üstleniyor. Emre Basalak, Özlem Boyacı, Mahide Yumbul Cantürk, Murat Danacı, Mustafa Kılıkcı, Alp Sunaoğlu, Tolga Tümer, Elif Melda Yılmaz, Ercüment Yılmaz ve Pınar Bekaroğlu’nun rol aldığıOyun, 28 Nisan‘da saat 20.00’da, 29 Nisan’da ise saat 18.00’da Sanat ve Kültür Sarayı’nda izlenime sunulacak.

Alman tiyatrosunun genç yıldızlarından David Gieselmann’ın “Bay Kolpert” adlı Oyunu ise Mehmet Ergen yönetmenliğinde yarın saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

ZONGULDAK

Ankara Devlet Tiyatrosu, Zonguldak’ta kültür-sanat etkinlikleri kapsamında “Haydi Karına Koş” adlı tiyatro Oyununu sahneleyecek.”Haydi Karına Koş” adlı Oyunu, 27-28 Nisan tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Ankara Devlet Tiyatrosu, Zonguldak’ta kültür-sanat etkinlikleri kapsamında “Haydi Karına Koş” adlı tiyatroOyununu sahneleyecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu, Ray Cooney’in yazdığı, Ali Hürol’un yönettiği

“Haydi Karına Koş” adlı Oyunu, 27-28 Nisan tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Şahap Sayılgan, Savaş Tamer, Pelin Dikmenoğlu, Cüneyt Mete, Ünsal Coşar, Şirin Gıobbı ve Mert Gürol’un başlıca rolleri paylaştığı Oyunda, John adlı çapkın erkeğin birbirinden habersiz eşleri Barbra ve Mary arasındaki koşuşturmasını ve beraberinde yaşanan komik olaylar anlatılıyor.

İZMİR

Uluslararası Film Festivali’ne 11 yıl aradan sonra tekrar kavuşan İzmir, bu hafta festivalin dışında çok sayıda kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak.

Uluslararası Film Festivali’ne 11 yıl aradan sonra tekrar kavuşan İzmir, bu hafta festivalin dışında çok sayıda kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde 22 Nisan Pazar akşamı düzenlenen, Kültür ve Turizm BakanıErtuğrul Günay ve Yönetmen Nuri Bilge Ceylan‘ın da katıldığı törenle başlayan Festival, 28 NisanCumartesi akşamı sona erecek.

İzmir’de 1989-2000 yıllarında kesintisiz düzenlendikten sonra ara verilen Uluslararası İzmir Film Festivali, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), İzmir Kalkınma Ajansıİzmir Büyükşehir Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın destekleriyle yeniden sinemaseverlerle buluştu.

Festival kapsamında Karaca, İzmir ve Batı sinemaları ile DEÜ Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM) ve FransızKültür Merkezi’nde toplam 103 film sunuluyor.

Festivalin ulusal yarışma bölümünde 2011-2012 yapımı 10 Türk filmi, “Aşk ile Devrim”, “Bu Son Olsun”, “Eylül”, “Geriye Kalan”, “İz”,

“Labirent”, “Nar”, “Oğul”, “Ölü Bedenden Fısıltılar” ve “Simurg“, Altın Artemis Ödülü’nü almak için mücadele edecek.

Festivalin yarışma dışındaki gösterimlerine üç filmle katılan Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, festivalin açılışında “Sinemaskop Türkiye” başlıklı fotoğraf sergisini de sanatseverlerle buluşturdu.

Festivalde, ulusal yarışma bölümünün yanı sıra dünya filmleri, kurmaca kısa filmler, belgeseller, DEÜ mezunu sinemacıların çalışmalarından örnekler başlığı altında tüm filmler günde 5’er seanstan ücretsiz izlenebiliyor.

-İZDOB’dan yeni bir prömiyer-

İzmir’de önceki haftalarda “Çakırcalı Efe” dans tiyatrosu ve “Bir Yaz Gecesi Rüyası” balesini ilk kez sanatseverlerle buluşturan İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), bu hafta yeni bir prömiyere imza atacak. Okan Demiriş’in üç perdelik “IV. Murat” operası, 28 Nisan Cumartesi akşamı ilk kez sahnelenecek.

Evin Atik tarafından sahneye konulan, IV. Murat dönemindeki isyan ve çalkantıları, padişahın annesi Kösem Sultan’la ilişkisini, saraydaki iktidar mücadelesini konu alan operada orkestrayı Ercan Yenal yönetecek.

Dekorları Kaan Güreşçi, kostümleri Nursun Ünlü tarafından hazırlanan “IV. Murat” operasında koronun yönetimini Ali Hoca üstlenecek.

Tevfik Rodos’un IV. Murat karakterine hayat vereceği opera, Elhamra Sahnesi’nde, 28 Nisan’daki prömiyerin ardından 1 Mayıs Salı, 3 Mayıs Perşembe ve 8 Mayıs Salı akşamları izlenebilecek.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO), Fransız Kültür Merkezi’nin iş birliğiyle yarın akşam Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde şef Ender Sakpınar yönetiminde konser verecek.

Konserin solistliğini piyanoya 4 yaşında başlayan, ilk konserini 7 yaşında veren, piyanist ve şef olarak dünyanın her yerinde konserlere katılan Jean-Bernard Pommier üstleniyor.

Sanatseverler, bu konserde Camille Saint-Saens ve Georges Bizet’den eserleri dinleme olanağını bulacak.

Kaynak: [-]

ANTALYA

Dünyanın en önemli müzik dehalarından Wolfgang Amadeus Mozart ‘ın eserleri opera sahnesinde izleyicilerle buluşacak.

Antalya Devlet Opera ve Balesi’nde düzenlenecek “Mozart Gecesi” nde Mozart’ın sevilen eserleri seslendirilecek. Sanatseverler 26 Nisan Perşembe akşamı saat 20:00’da Haşim İşcan Kültür Merkezindedüzenlenecek gecede ; Avrupa’nın en üretken ve etkili bestecilerinden biri olan Mozart ‘ın eserleriyleözel bir konser gecesi yaşayacaklar.

OSMANLILARI DA KONU ALAN BESTECİ

Gecede; soprano Aslı Ayan, soprano Heyecan Gizem Yakan ,soprano Özsu Yüksel, Mezzo Soprano Serap Çiftçi, Mezzo Soprano Bilge Yılmaz, Bas Erdem Baydar, Bas Bariton Umut Tarık Akça solist olarak sahne alacaklar. Konserde sanatçılara piyanoda Lilyana Todorova eşlik edecek. 1756 yılındaSalzburg’da dünyaya gelen Wolfgang AmadeusMozart 36 yıllık yaşamı boyunca 626 eser bestelemiştir. Yapıtları senfonileri, konçertoları, oda orkestralarını, piyanoyu, operayı ve korolu müzikleri etkilemiştir. Mozart “Saraydan Kız Kaçırma” , “Zaide” gibi Osmanlıları konu alan yapıtlar da vermiştir.

ERZURUM

Erzurum Devlet Tiyatrosu, “Herkes (Mi) Hırsız” oyunu ile “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununu sahneleyecek

Erzurum Devlet Tiyatrosu “Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyun ile “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Eric Chappel’in yazdığı, Cengiz Toraman’ın yönettiği, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyunu, dekor tasarımı Suar Şeylan, giysi tasarımı Özlem Karabay, müzik Engin Bayrak, ışık kumandayı Duran Güngör yaptı.

Eylem Yıldız, Gökhan Kocaoğlu, Yasemin Erbulun, Mehmet Yıldız, Arif Atalay rol aldığı oyunda, zengin bir çiftin evine giren hırsızlardan birinin yakalanmasının ardından gelişen olaylar, insan zaafları, ekonomi, felsefe ve sistem üzerine eğlenceli, düşündürücü, dinamik ve komik bir olay anlatılıyor.

Oyun bugün, yarın 19:30 da, 28 Nisan tarihinde de 14:00 ile 19:30 saatlerinde izleyiciye sunulacak.

Grimm Kardeşler’in yazdığı, Sedat Şenoğlu’nun yönettiği “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununda, Levent Aras, Merve Gül, Fatma Kum rol alıyor.

Redevko Alışveriş Merkezi’nde sahnelenecek oyunda, dört hayvanın duygusal ve naif hikayesi anlatılıyor.

Oyun, 29 Nisan tarihinde 14:00-16:00 da, 30 Nisan tarihinde de saat 14:00’da izlenebilecek.

Kaynak : [-] 

Türkiye, 16-18 Nisan tarihlerinde Çin’den devralacağı ”konuk ülke statüsü” ile Londra Kitap Fuarı’na katılacak.

londra kitap fuarı 2012

Türkiye, yayıncılık sektörünün önemli buluşma noktalarından birisi ve telif hakları alışverişi açısından büyük önem taşıyan Londra Kitap Fuarı’na katılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Londra Earls Court’ta 16-18 Nisan tarihlerinde düzenlenecek fuarın son gününde, Ulusal Komite üyelerinin katılımlarıyla Türkiye, ”konuk ülke statüsünü”Çin’den devralacak.

Türkiye fuarda toplam 230 metrekarelik stantla yer alacak. 2012 Londra Kitap Fuarı Türkiye açısından 2013 Konuk Ülke programının şekilleneceği edebi ve profesyonel buluşmalara ev sahipliği yapacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde çalışmalarını yapan Uluslararası Kitap Fuarları Türkiye Organizasyon Komitesi ve İstanbul Ticaret Odası işbirliğinde Türkiye Yayıncılar Birliği ve Basın Yayın Birliği üyesi 20 yayınevi, 7 telif hakları ajansı, sektörel meslek kuruluşları yöneticileri Londra Kitap Fuarı’na katılarak kendilerine ayrılan alanda Türkiye kitap pazarının genişlemesi için görüşmelerde ve tanıtımda bulunacak.
Yayınevleri kendilerine ayrılan bu bölümde eserlerini sergileyecekleri gibi uluslararası paydaşlarıyla görüşmelerini de yapabilecekler.

Londra Kitap Fuarı’na Türkiye heyetini temsilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Onur Bilge Kula,Ulusal Koordinatör Ümit Yaşar Gözüm, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı ve Ulusal Komite Üyesi Metin Celal, Basın Yayın Birliği Başkanı ve Ulusal Komite Üyesi Münir Üstün, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Develioğlu katılacak. Heyet fuar süresince uluslararası yayıncılık dünyasının temsilcilerini ağırlayacak ve yeni konuk ülke programlarının temelini atacak.
Ayrıca, Türk edebiyatı yazarlarının telif haklarının satışında ve TEDA’nın tanıtımında önemli bir rol üstlenen Türk Telif Ajansları’nın fuara katılımlarına Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce destek sağlandı.

Türkiye ulusal standında başta Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın prestij yayınları olmak üzere özel yayınevlerinin son dönem yayınlarından oluşan 2 bin kitaplık geniş açılımlı bir seçki sergilenecek. İTO’nun kurumsal standında İTO yayınlarından bir seçki sergilenecek.
Ayrıca fuar süresince fuar alanında ve Londra Yunus Emre Kültür Merkezi’nde profesyonel etkinlikler düzenlenecek. Ulusal Komite’nin davetlisi olarak fuara katılacak yazar Hakan Günday16 Nisan saat 10.00’da PEN Edebiyat Salonu’nda konuşacak.Ayrıca, yazar 18 Nisan günü saat 19.00’da Yunus Emre Kültür Merkezi’nde okuyucularla buluşacak.

Türk ve İngiliz yayıncıların katılımıyla Türkiye Kitap Pazarı üzerine bir sunumun yanı sıra, İngiltere British Council işbirliğinde Çeviri Edebiyat: Türkiye ve Ötesi başlıklı bir panel ve İngiltere Çevirmenler Merkezi işbirliğinde Çocuk Edebiyatı Çevirilerinin Desteklenmesi başlıklı etkinlik düzenlenecek.

 

TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin işbirliğiyle düzenlenen 17. İzmir Kitap Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı

17.izmir kitap fuarı

İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda düzenlenen 17. İzmirKitap Fuarı, Vali Yardımcısı Nevzat Ergün, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Bilge Kula, TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı yazar Doğan Hızlan, Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel ve çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı.

Vali Yardımcısı Nevzat Ergün, törende yaptığı konuşmada, kitap fuarının kentin önemli bir ihtiyacı olduğunu ifade etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da kişinin bilinçlenmesi için daha fazla kitap okuması gerektiğini, bilinçlendikçe doğruların geliştiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Bilge Kula ise Türkiye’de 3 bin 670 yayınevi bulunduğunu, bunlardan bin 300’ünün sürekliliği sağlamış yayınevlerinden oluştuğunu kaydetti. Türkiye’de 2009 yılı verilerine göre, 33 bin 342 kitap için ”ISBN” numarası aldığına kaydeden Kula, bu rakamın İngiltere’de 133 bin, Almanya’da 82 bin, İspanya’da 42 bin, Fransa ve İtalya’da ise 38 bin olduğuna dikkati çekti.

Kula, bakanlık olarak, edebiyatın çevirisine maddi destek verdiklerini, bu kapsamda bin eserin 42 dilde çevirisi yapılarak 52 ülkeye yayımlandığını belirterek, ”Edebiyatın üretiminin desteklenmesi çalışmaları kapsamında, 2013 yılından itibaren kurulacak 8 üyelik komisyonla belirlenen sanatçılara aylık ödemeler yapacağız. Edebiyatta üretkenlik ve çeşitlilik sağlanacak” dedi.
Fuarın bu yılki onur konuğu Yaşar Aksoy
İzmir Kitap Fuarı’nın bu yılki ”onur konuğu yazarı” Yaşar Aksoy ise insanlık tarihinin gelişimi ve etik değerlerine ilişkin 5 eserlik bir seri oluşturulsa bunun ilk sırasında Homeros’un İlyada’sı olacağını ifade ederek, Homeros’un vatanı İzmir’de milyonları kitapla buluşturan bir organizasyonun yapılmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Konuşmasında ”Ergenekon” davası kapsamında tutuklu bulunan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın kendisine gönderdiği mektubu da okuyan Yaşar Aksoy’a tören sonunda, TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu tarafından plaket ile Enver Ercan’ın kaleme aldığı ”Ege’de Zaman Yolcusu Yaşar Aksoy” kitabı takdim edildi.

Fuarın açılışının ardından, stantları dolaşan Kocaoğlu ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel, İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından oluşturulan ”Balbay’a Özgürlük” standını ziyaret etti. Stantta, CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, CHP Denizli Milletvekilleri İlhan Cihaner ve CHP Parti Meclisi Üyesi Ercan Karakaş, Mustafa Balbay’ın kitaplarını onun yerine imzaladı.

Kocaoğlu, stant ziyaretinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, adalet istediklerini, bu isteklerinin haksız yere tutuklu bulunan tek kişi kalmayana kadar devam edeceğini söyledi.

Sertel ise Türkiye’de 99 gazetecinin tutuklu bulunduğunu, sürelerinin uzunluğu nedeniyle tutukluluğun cezaya dönüştüğünü savundu.

İzmir’de 22 Nisan’a kadar açık kalacak fuara, 350 yayınevi ve sivil toplum örgütü katılıyor. Çok sayıda yazarın imza günleri ile yer alacağı fuarda, 120 etkinlik düzenlenecek. Fuarda, ayrıca yazar Sabahattin Ali’nin fotoğraflarından oluşan ”Bir Fotoğraf Camı Sergisi” ile ”Çizgilerle Erdal İnönü Karikatür Sergisi” de sanatseverlerle buluşacak.

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin 2012 yılının ilk Türk Sanat Müziği Topluluğu Konseri “Bakırköy İşadamları Derneği”  salonunda düzenlendi.

Nar Sanat İstanbul Türk Müziği Topluluğu Konseri

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin 2012 yılının ilk Türk Sanat Müziği Topluluğu Konseri “Bakırköy İşadamları Derneği”  salonunda düzenlendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, T.C. M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu sponsorluğunda düzenlenen Konserde hareketli parçalarla Türk Sanat Müziğinin coşkusuna kapılan konuklar zaman zaman tempo tutarak zaman zamanda şarkılara eşlik ederek unutulmaz dakikalar geçirdi.

Şef Mert ERAĞAN Yönetiminde gerçekleştirilen gecede, Topluluk üyeleri, Sevim DEMİRCİ, Nuran URAL, Perihan GÜRSES, Gülderen MAĞDALA, Birsen SOYKAN, Yıldız ERDEM ’İN seslendirdiği solo parçalar ve  Kanun: Can YILDIRIM, Klarnet: Şenol KARAGÖZ, Ud: Faruk YALÇIN’ın hareketli parçalardaki performansları göz doldurdu.

Aşağıda konserden birkaç görüntüyü görebilirsiniz.

 

 

 

-ANKARA-

 

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 22-23 Mart’taki konserlerinde piyano sanatçısı Andreas Haefliger’i ağırlayacak.

 

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 22-23             Mart’taki konserlerinde piyano sanatçısı Andreas Haefliger’i ağırlayacak.
Orkestrayı Danail Rachev’in yöneteceği konserde, Johannes Brahms’ın “Piyano Konçertosu No.1” ile Peter İlyiç Çaykovski’nin “1.Senfoni Op. 13” seslendirilecek.
Bilkent Senfoni Orkestrası 17 Mart’taki konserinde keman sanatçısı Akiko Suwanai’yi konuk edecek. Orkestrayı Lior Shambadal’ın yöneteceği konserde Jean Sibelius’un “Keman konçertosu, re minör Op. 47” ile Johannes Brahms’ın
“Senfoni No.1, Do minör Op. 68” adlı eserleri yorumlanacak.
Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 17 OyunAnkara Devlet Opera ve Balesi 4 eserle izleyiciyi selamlayacak.
Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

-Tiyatro-
Büyük Tiyatro: “Genç Osman” adlı Oyun, 18 Mart’ta sahne alacak. Turan Oflazoğlu‘nun kaleme aldığı yapıtın yönetmeni Şakir Gürzumar. Dekor tasarımını Sertel Çetiner’in, giysi tasarımını Gülümser Erigür’ün yaptığı eserin ışık düzeni Şükrü Kırımoğlu’nun, müzikleri Can Atila’nın imzasını taşıyor. Eserde Akın Erozan, Tolga Tuncer, İlhan Kantarcı, Kutay Sungar, Ahmet Erkut, Nusret Şenay, Cahit Çağıran, KayhanSarıgöllü, Uğur Kaya, Mine Medya Haktanır, İhsan Sanıvar, Neşe Baykent ve Füsun Akay başlıca rolleri paylaşıyor.

Faruk Erem’in yazdığı, Mehmet Baydur’un Oyunlaştırdığı, Volkan Özgömeç’in yönettiği “Elma Hırsızları”, 20 Mart’ta görülebilecek. Faruk Erem’in “Bir Ceza Avukatının Anıları” adlı eserinden Mehmet Baydur tarafından Oyunlaştırılan eser, hukuk ve yasaların adil olması zorunluluğunu farklı sosyal çevrelerden insanların yaşanmış gerçek hayat hikayeleriyle anlatıyor. Dekor tasarımı Kerem Çetinel’e, ışığı Kazım Öztürk’e ait eserin müziği Cem İdiz imzasını taşıyor. Eserde, Ahmet Türkoğlu, Oktay Dal, Edip Tümerkan, Levent Şenbay, Tolga Çiftçi, Çağrı Evren Turan başlıca rolleri paylaşıyor.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Türk tiyatrosunun klasiklerinden “Fosforlu Cevriye”, bugünden itibaren hafta boyunca görülebilir. Gülriz Sururi‘nin Oyunlaştırdığı ve yönettiği eserin dekor tasarımını Hakan Dündar, kostümlerini Fatma Görgü yaptı. Işık düzeninin Yakup Çartık’ın gerçekleştirdiği eserin besteleri Atilla Özdemiroğlu’na ait. Fosforlu Cevriye’yi Feray Darıcı’nın canlandırdığı eserde, İsmet Numanoğlu, Ali Hakan Beşen, Engin Özsayın, İclal Karaduman, Kader İlhan, Nermin Uğur, Dara Tan, Buket Türkyılmaz, Ömer Comba, Volkan İsmail Duru ve Zeynep Aytek Metin başlıca rollerde. Ünlü müzikal, eski kantocu, yeni randevucu Sümbül Dudu’nun evinde geçenleri neşeli bir dille anlatıyor.
Sunay Akın Anlatıyor” 19 Mart’ta seyirciyle buluşacak.
Ali Berktay’ın kaleme aldığı, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği “Kerbela”, 20 ve 21 Mart’ta izlenebilecek. Dekor tasarımını Murat Gülmez’in, kostümlerini Hale Eren’in hazırladığı eserin ışık düzeni Yakup Çartık’a ait. Eserde Rengin Samurçay, Aysel Çakar Kara, Ötüken Hürmüzlü, Gül Gökçe, Alpay Ulusoy, Erdinç Gülener, Serdar Kayaokay, Volkan Benli, Leyla Gülener, Nihat Hakan Güney, Ersin Ayhan, UmutKaradağ, Osman Nuri Ercan, Çetin Azer Aras ve Alper Tazebaş başlıca rolleri üstleniyor.
“Benim Tatlı Meleğim” adlı çocuk Oyunu 21 Mart’ta izlenebilir.
Şinasi Sahnesi: “Soğuk Bir Berlin Gecesi” Oyunu, 20 ve 21 Mart’ta seyirciyle buluşacak. Barış Eren‘in yazıp yönettiği yapıtın dekor tasarımı Sinan Yardımedici’ye, kostümleri Günnur Orhon’a, ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Olcay Kavuzlu, Fulya Koçak, Ferahnur Barut, Eray Eserol, Adnan Erbaş ve Mahmut Işık’ın rol aldığı yapıt, Avrupa‘nın ortasında uygar bir kentte yabancı durumuna düşürülen, dışlanan ve ötekileştirilen Tarık’ın dramını işliyor.

Küçük Tiyatro: Angelo Savelli’nin kaleme aldığı ve yönettiği “Figaro”, bugün, yarın ve 17 Mart’ta izlenebilir. Dekor ve kostümlerini Ceren Karahan’ın, ışık düzenini Zeynel Işık’ın hazırladığı yapıtta Şivan Binici, Tolga Tecer, Erdinç Doğan, Orkide Çivicioğlu, Aylin Atilla Konak, Aylin Levent, Deniz Yılmaz ve Burak Talı rol alıyor. Yapıt, Fransız Devrimi’nden 10 yıl sonra başarısız bir devrimin yaşandığı 1799 Napolisi’nde geçiyor.
“Sönmüş Yıldızlar” adlı eser, 20 ve 21 Mart’ta seyirciyle buluşacak.
“Keloğlan Keleşoğlan”, 18 ve 21 Mart’ta küçük izleyiciyle birlikte olacak.
Akün Sahnesi: “Rab Şeytana Dedi Ki”, bugün, yarın ve 17 Mart’ta sahne alacak. Nihat Asyalı’nın kaleme aldığı, Bozkurt Kuruç’un yönettiği eser, mitolojide ve kutsal kitaplarda yer alan Sysphos ve sabreden Eyüp öykülerinden oluşan müzikli danslı ve şarkılı bir Oyun.
“Pal Sokağı Çocukları” isimli Oyun, 18 Mart’ta temsil verecek. “Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaralarından Onbir Tablo” adlı yapıtı, 20 ve 21 Mart’ta görülebiler.

Altındağ Tiyatrosu: “Haydi Karına Koş” adlı yapıt, hafta boyunca sahne alacak. Ray Cooney’nin kaleme aldığı, Ali Hürol’ün yönettiği eser, John adlı çapkın erkeğin birbirinden habersiz eşleri Barbra ve Mary arasındaki koşuşturmasını ve beraberinde yaşanan komik olayları işliyor.

Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Musahipzade Celal’in kaleme aldığı “Kafes Arkasında” isimli Oyun, 20 ve 21 Mart’ta izlenebilecek. Yönetmenliğini Münir Canar’ın üstlendiği Oyunun dekoru Güven Öktem’e, kostümleri Sevgi Türkay’a, ışığı Burhanettin Yazar’a, müziği Kemal Günüç’e ait. Eserde, İsmet Numanoğlu, Caner Gezener, Cengiz Uzun, Özgür Öztürk, Ergin Özdemir, Teoman Gülen, Özgür Cengiz, Tunç Yıldırım, Ulaş Ersoy başlıca rolleri paylaşıyor.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: Arthur Miller’in yazdığı, Yıldırım Türker’in dilimize çevirdiği, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği “Orkestra” bugün, 17 ve 21 Mart’ta seyirci karşısına çıkacak. Dekoru Murat Gülmez’e, kostümü Hale Eren’e, ışığı Önder Arık’a ait eserde, rol alanlar Zeynep Hürol, Funda Gökgücü, Özlem Gür, Miraç Eronat, Aysın Işımer, Şeyda Akova Balcıoğlu, Mehmet Gökçer, Okay İrkören.

Stüdyo Sahne: Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un “Bir Delinin Hatıra Defteri”, 13 Mart’ta görülebilir. Sylvie Luneau ile Roger Coggio tarafından uyarlanan, Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği yapıtın proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler üstleniyor. Eserde, 1960’lı yıllarda Türk tiyatrosunun büyük ustası Genco Erkal’ın iki farklı yorumla sahneye getirdiği Aksenti İvanoviç Poprişçin karakterini Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor. Tek kişilik Oyunun dekor ve giysi tasarımı Sertel Çetiner’in, ışık düzeni Seyhun Ayaş ile Zeynel Işık’ın, müzik, ses ve efekt tasarımı da Tayfun Gültutan’ın imzasını taşıyor. Gogol’un içinde yaşadığı Rus toplumunun genel yapısını ve bireylerini büyük bir dikkatle tahlil ettiği eser, yazarın birbirinden ilginç gözlemlerini yansıtması açısında önem taşıyor. Hayatın gerçeklerini kabul edemeyen ve hezeyanlar içinde olan bir adamın adım adım deliliğe giden dramını gözler önüne seren yapıtta Beşikçioğlu, sahneye kurulan özel bir vinçle seyirci karşısına çıkıyor.

Oda Tiyatrosu: “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlı yapıt, bugün, yarın ve 17 Mart’ta izlenebilecek.
Şahin Örgel’in yazdığı, Murat Çidamlı’nın yönettiği “Yosunlar” adlı Oyun 20 Mart’ta prömiyer yapacak. Dekoru Hakan Dündar’a, kostümü Töre Özsel’e ait esede Neşet Erdem, Şemsettin Zırhlı, Aslı Artuk Şener rol alıyor.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: Dünyada sahne aldığı operalarda seyircinin yoğun ilgisiyle izlenen Çek besteci Antonin Dvorak’ın “Rusalka” operası 17 Mart’ta prömiyer yapacak. Eser, 21 Mart’ta da izlenebilecek.

Eserin rejisi gerek sahne üzerinde kullandığı sıra dışı teknikler ve ışık Oyunlarıyla seyircisine su altında yaşanacak görsel bir şölen vaadeden Aytaç Manizade’ye ait. Orkestra şefliğini Mariano Rivas ve Sunay Muratov, dekoru Çağda Çitkaya, kostümleri Ayşegül Alev, koreografisi Uğur Seyrek’e ait eserde koro şefliğini Lyubomira Aleksandrova üstleniyor.

Mozart’ın ünlü eseri “Don Giovanni”, 19 Mart’ta görülebilir. Dünyanın en çapkın adamı Don Juan’ın, gözüne kestirdiği son 3 kadının yaşamına mal olmasını işleyen Oyunu Yekta Kara sahneye koydu. Orkestra şefliğini Winfried Müller ve Sunay Muratov’un dönüşümlü olarak yaptığı eserde, koroyu Alessandro Cedrone yönetiyor. Dekoru Christian Floeren, kostümleri Şanda Zıpçı, ışığı Fuat Gök’e ait eserde Don Giovanni rolünü Eralp Kıyıcı ve Serkan Kocadere dönüşümlü olarak üstlenirken, Donna Anna rolünde Feryal Türkoğlu ve Seda Aracı, Don Ottavio rolünde Ayhan Uştuk, Şenol Talınlı ve Murat Karahan, II. Commendatore rolünde Mithat Karakelle ve Özgür Savaş Gençtürk, Donna Elvira rolünde Esin Talınlı ve Mehlika Karadeniz, Leporello rolünde Sabri Karabudak ve Kemal Yaşar, Zerlina rolünde Görkem Ezgi Yıldırım ve Burcu Soysev, Masetto rolünde Cem Beran Sertkaya ve Berkant Coşkun izleyici karşısına çıkıyor.

Operet Sahnesi: “Çanakkale Şehitlerini Anma Konseri”, 18 Mart’ta gerçekleşecek. Konserde soprano Gül Seçkin, tenor Cumhur Böler, tenor Haser Tek, bariton Umut Kosman, piyanoda Çiçek Cihan Tek’in eşliğinde günün anlamına ilişkin türküler seslendirilecek.

“Evlilik Senedi” adlı opera, 20 Mart’ta izlenebilecek.

-Konser-

CSO: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 22-23 Mart’taki konserlerinde piyano sanatçısı Andreas Haefliger’i ağırlayacak. Orkestrayı Danail Rachev’in yöneteceği konserde, Johannes Brahms’ın “Piyano Konçertosu No.1” ile Peter İlyiç Çaykovski’nin “1.Senfoni Op. 13” seslendirilecek.

BSO: Bilkent Senfoni Orkestrası 17 Mart’taki konserinde keman sanatçısı Akiko Suwanai’yi konuk edecek. Orkestrayı Lior Shambadal’ın yöneteceği konserde Jean Sibelius’un “Keman konçertosu, re minör Op. 47” ile Johannes Brahms’ın
“Senfoni No.1, Do minör Op. 68” adlı eserleri yorumlanacak.

 

 

 

-TRABZON-

 

 

 

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” ve “Islık Sever Max” adlı tiyatro Oyunlarını sahneliyor.

 

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” ve “Islık Sever Max” adlı tiyatro Oyunlarını sahneliyor.

Dario Fo’nun yazdığı, Füsun Demirel‘in Türkçeye çevirdiği Oyununun yönetmenliğini Mehmet Atay üstleniyor. Eserin dekoru Sinan Yardımedici, kostümleri Gülümser Erigür, ışık tasarımı Nihat Bahar, müzikleri ise Musa Göçmen tarafından hazırlandı.

Ersan Utku Ölmez, Ceyhun Gen, Fatih Topçuoğlu, Yavuz Topçuoğlu, Kadri Özcan, Uğur Keleş, Nazlı Ceren Agron ve Mehmet Fukul’un rol aldığı Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da, 17 Mart Cumartesi saat 15.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesinde tiyatroseverlerle buluşacak.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk Oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı Oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait Oyun, 18 Mart Pazar günü saat 13.30’da ve 21 Mart Çarşamba günü ise saat 13.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesinde tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir Oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

 

 

 

-SAMSUN-

 

Samsun Devlet Opera ve Balesi, bugün saat 20.00’da, Terme ilçesinde yaşadıkları düşünülen efsanevi savaşçı kadınlar “Amazonlar”ı Samsunlu sanatseverler için tekrar sahneleyecek.

 

Samsun Devlet Opera ve Balesi “Amazonlar” ve

“Seslerle Anadolu” ile izleyicinin karşısına çıkacak, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise “Eşeğin Gölgesi” adlıOyun sahnelenecek

Samsun Devlet Opera ve Balesi, bugün saat 20.00’da, Terme ilçesinde yaşadıkları düşünülen efsanevi savaşçı kadınlar “Amazonlar”ı Samsunlu sanatseverler için tekrar sahneleyecek.

Bestesini Vakhtang Kakhidze, librettosunu Medeia Magalashvili, dekor ve kostüm tasarımını İsmail Dede’nin yaptığı eserde, Amazonlar’ın altın postu bulmak için Teselya’dan Kolkhis’e doğru yola çıkan İasonlar ve Argonotlar ile karşılaşmaları anlatılıyor.

Samsun Devlet Opera ve Balesi ayrıca, 17 Mart Cumartesi günü saat 20.00’da Çarşambayı Sel Aldı, Ben Seni Sevdiğimi Dünyalara Bildirdim, Allı Turnam, Beyaz Giyme Söz Olur, Amman Avcı, Geçti Dost Kervanı,Bolu Beyi, Çökertme, Hekimoğlu, Yüksek Yüksek Tepelere gibi pek çok türkünün görsel ögeler ve danslarla hayat bulduğu “Seslerle Anadolu“yu yeniden sahneleyecek.

KaradenizTürkülerinden Ege zeybeğine, İstanbul şarkılarından Mevlana‘ya, Karagöz Hacivat‘tanKöroğlu‘na uzanan geniş bir yelpazeyi barındıran Seslerle Anadolu‘nun dekor ve kostüm tasarımını Sevtaç Demirer, koreografisini Özden Aktürk, müzik düzenlemelerini Ali Aykaç yaptı, Mehmet Yılmaz sahneye koydu.

Turne sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosu’nda, 20 Mart Salı ve 21 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da Antalya Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan

“Eşeğin Gölgesi” adlı Oyun sahnelenecek.

Haldun Taner’in yazdığı, Işıl Kasapoğlu‘nun sahneye koyduğu Oyun, şehirdeki panayıra çalışmak için giden berber Şaban’ın kiraladığı eşeğin sahibiyle arasında geçen olayları konu alıyor.

Samsun Gazi Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de Samsun Seyir Tiyatrosu, “Vay Başımıza Gelenler” adlıOyunla seyircinin karşısına çıkmaya devam edecek. Günlük hayattaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu Oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı.

Gazi Sahnesi’nde ayrıca 20 Mart Salı günü, 20.00’da Düşevi Oyuncuları,

“Süreyya” isimli Oyunu seyirciyle tekrar buluşturacak. Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Cem Kaynar‘ın sahneye koyduğu Oyunda, hayatının sonuna gelmiş bir kadının yarım bıraktığı birçok şeyi ölmeden önce tamamlamaya çalışması konu ediliyor.

– ORDU –

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT), yarın akşam ve 20 Mart Salı günü 20.00’da “Eşeğin Gölgesi” isimli Oyunu seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu Oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçer. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan “Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır.

-ÇORUM-

Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosu’nda, yarın 20.00’da ve 17 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Trabzon Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Ben Feuerbach” adlı Oyunsahnelenecek.

Tankred Dorst’un yazdığı, Yurdaer Okur’un Sema Engin’in çevirisiyle sahneye koyduğu Oyunda, uzun süre akıl hastanesinde tedavi gördükten sonra yeniden mesleğini yapmaya çalışan, tiyatroya tutkun birOyuncunun hikayesi anlatılıyor.

 

 

 

-İSTANBUL-

 

 

Müzik kariyerinde 60 yılı geride bırakan yenilikçi müzisyen Randy Weston Trio, yarın CRR Konser Salonunda bir konser verecek.

 

Müzik kariyerinde 60 yılı geride bırakan yenilikçi müzisyen Randy Weston Trio, yarın CRR KonserSalonunda bir konser verecek. Başta Monk olmak üzere, Count Basie, Nat King Cole, Art Tatum ve Duke Ellington cazcılardan ilham alan Weston, Afrika müziği ile Amerika müziği arasındaki bağlantıyı kurma konusunda başarılı bir müzisyen olarak dikkati çekiyor.

Şevket Akıncı ve Tuna Pase’nin yarın Borusan Müzik Evinde sergileyecekleri, ismini Haruki Murakami’nin kitabından alan “Sputnik Sweetheart” projesi, müzik ve filmi birleştiriyor. Akıncı’nın gitar, Pase’ninelektronikler, flüt ve vokalde hünerlerini sergileyeceği konserde, Bela Tarr’ın 1988 yılı yapımı Damnation filminden Yağmurlu, gri ve hüzünlü kareler müziğe eşlik edecek.

Tüm zamanların en iyi caz müzisyenlerinden biri olarak kabul edilen Ron Carter, “Golden Striker Trio” grubu ile yarın İstanbul Jazz Center’da bir performans sergileyecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu – Mehteri”, 17 Mart Cumartesi günü CRR Konser Salonunda Çanakkale Zaferinin yıldönümü nedeniyle türküler, marşlar, ilahiler ve şiirler seslendirecek. Programda, mehterbaşı olarak Kürşat Tuncay görev yapacak.

İskoçya ve Avrupa‘nın seçkin müzisyenlerinden oluşan Scottish Ensemble, 17 Mart Cumartesi akşamı İş Sanat Kültür Merkezinde, trompetin usta yorumcusu Alison Balsom ile birlikte sahne alacak. Balsom, Şubat 2011’de Londra’daki Wigmore Hall’da prömiyerini yaptığı MacMillan’ın yeni eseri Seraph’ı daTürkiye‘de ilk kez İş Sanat’ta seslendirecek.

Duru sesi ve dinamizmi ile beğeni toplayan Zuhal Olcay, 17 Mart Cumartesi akşamı Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezinde sevenleriyle buluşacak. Konserde, kendisine Gürol Ağırbaş, Cem Tuncer, Birol Ağırbaş, Tolga Kılıç, Göksun Çavdar ve Levent Bursalı eşlik edecek.

Sezen Aksu, 17 Mart Cumartesi akşamı Bostancı Gösteri Merkezinde İstanbul‘un Anadolu yakasındaki dinleyicileri ile bir araya gelecek.

Müzik kariyerinde 60 yılı geride bırakan yenilikçi müzisyen Randy Weston Trio, yarın CRR Konser Salonunda bir konser verecek.

Başta Monk olmak üzere, Count Basie, Nat King Cole, Art Tatum ve Duke Ellington cazcılardan ilham alan Weston, Afrika müziği ile Amerika müziği arasındaki bağlantıyı kurma konusunda başarılı bir müzisyen olarak dikkati çekiyor.

-Hollandalı funk üçlüsü Kraak & Smaak Salon İKSV’de-

Türk ve Rum müzisyenlerden oluşan Cafe Aman, 17 Mart Cumartesi akşamı Türker İnanoğlu Maslak (TİM) Show Center’da, izleyenleri rembetiko ezgileriyle coşturacak. İstanbul dönem müziği, dansları ve görsel zenginliğiyle konseri izleyenler 19. yüzyıl Osmanlı’sına yolculuk edecek.

Borusan Müzik Evi, Nova Muzak Series kapsamında 17 Mart Cumartesi akşamı Hauschka olarak tanınan “Volker Bertellman”ı ağırlayacak. Hauschka, “Ghost piyano”sundan çıkardığı tonları, yaptığı future jazz düzenlemeleri ve müziğindeki minimalist ve deneysel eğelerle birlikte pek çok dinleyicinin dikkatini çekiyor.

Nu-disco’dan elektro-funk’a uzanan eğlenceli müzikleriyle Hollandalı funk üçlüsü Kraak & Smaak, 17 Mart Cumartesi akşamı Salon İKSV’ye konuk olacak.

Güney Afrikalı post-grunge ve alternatif metal grubu Seether, 17 Mart Cumartesi akşamı ilk kez Türkiye‘deBabylon sahnesinde olacak.

Grammy ödüllü Gerald Clayton, 18 Mart Pazar akşamı CRR Konser Salonunda müzikseverlerle buluşacak. Konserde, piyanodaki Gerald Clayton’a davulda Justin Brown, kontrbasta Joe Sanders eşlik edecek.

“Opus Amadeus Oda Müziği Festivali” kapsamındaki “Oda Müziğinin Doruklarında” konseri, 18 Mart Pazar akşamı Fulya Sanat’ta gerçekleştirilecek. Piyanoda Özgür Aydın, kemanda Özcan Ulucan ve viyolonselde Ozan Tunca, oda müziği repertuvarının çok seçkin örneklerinden oluşan bir programla klasik müzikseverlerin karşısına çıkacak.

Çelik Kasapoğlu tarafından 2005 yılında kurulan ve müzikal tiyatro eserlerinin yanı sıra film müzikleri, caz ve popüler müzik türlerinden örnekleri seslendiren “Ladies&Gentlemen”, bu defa “Çok Sesli Türküler” başlığı altında yeni bir repertuvarla seyirci karşısına çıkacak. Çelik Kasapoğlu şefliğindeki konser, 19 Mart Pazartesi akşamı CRR Konser Salonunda gerçekleştirilecek.

-Moldovalı flütçü Valy Boghean, CRR sahnesinde-

Moldovalı flütçü Valy Boghean, 20 Mart Salı günü CRR Konser Salonunda “Valy Boghean & Friends” isimli bir konser verecek. Boghean, Moldova’nın ve Romanya’nın Balkan Festivallerinde 8 kere, Avrupa‘nın çeşitli ülkelerinde 11 kez en iyi flütçü unvanını aldı.

İş Sanat, bu yıl 60. yıldönümünü kutlayan ünlü İtalyan oda topluluğu “I Musici”yi, günümüzün en önemli modern ve barok keman yorumcularından biri kabul edilen Giuliano Carmignola ile birlikte sahnesinde konuk edecek.

Dünya genelinde 25 milyon kopya satan Vivaldi’nin başyapıtı Mevsimler’in tarihteki ilk kaydını yaparak haklı bir üne sahip olan topluluğun konseri, 20 Mart Salı akşamı İş Sanat Kültür Merkezinde gerçekleştirilecek.

Cana Gürmen ve Burçin Büke, 20 Mart Salı akşamı ENKA İbrahim Betil Oditoryumunda “İki Piyanonun Tuşlarından” konserini verecek. Konserde seslendirilecek “İki piyano için sonat” başlıklı eser, adını, biri klasik, biri caz çalan iki ayrı piyanisti bir araya getirmesinden alıyor. Konserin ikinci yarısına kontrbasta Yaz Baltacıgil, perküsyonda Müşfik Uzun eşlik edecek.

-Sahnede deneysel bir çalışma: “Music Creativity Limited” –

“Opus Amadeus Oda Müziği Festivali”nin diğer konseri “Egzotik Barok Renkler ve Sürprizler” 21 Mart Çarşamba akşamı Kadıköy Süreyya Operasında müzikseverlerle buluşacak. Budapeşte Corelli Consort Barok Müzik Topluluğunun vereceği konserde, Vivaldi, Corelli, Fekete, Bach, Kurtag ve Handel’den eserler sunulacak.

21 Mart Çarşamba akşamı Borusan Müzik Evi, deneysel bir çalışmaya sahne olacak. “Music Creativity Limited” konserine katılan müzisyenlerin çoğu ilk kez bu sahnede birbirleriyle karşılaşacak. Konserin tasarımcısı olan ve “beklentisiz müzik” konusunda çalışmalar yapan Hakan Kurşun, bu çalışmasını “bir şimdiki zaman yerleştirmesi” olarak tanımlıyor.

Kremerata Baltica & Gidon Kremer konseri, 21 Mart Çarşamba akşamı CRR Konser Salonunda düzenlenecek. Keman sanatçısı Gidon Kremer’in Letonya, Litvanya ve Estonya’dan sanatçılarla birlikte kurduğu Kremerata Baltica orkestrası, Kremer’in 50. doğum gününde, genç Baltık sanatçılarından bölgenin müzikal yaşamına uygun olarak oluşturuldu.

Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars, 21 Mart Çarşamba akşamı Caddebostan Kültür Merkezinde, latin müzik ve dans severleri ağırlayacak. Programda, latin müziğinin sevilen parçalarının yorumlanmasına ek olarak, bestesi ve sözleri Ayhan Sicimoğlu’na ait olan Türkçe Latin parçalar da yer alıyor.

-Viyolenselin büyülü tınısı Çellistanbul-

Adını, sihirli atmosferi ve tarihi zenginliği ile bilinen İstanbul şehrinden esinlenerek alan viyolonsel dörtlüsü Çellistanbul, 22 Mart Perşembe akşamı Borusan Müzik Evinde müzikseverlerle buluşacak. Çağ Erçağ, Melih Kara, Ozan Tunca ve Murat Berk’ten oluşan grup, viyolonselin büyülü tınısını birbirinden seçkin yapıtlar eşliğinde dinleyenleri ile buluşturmaya hazırlanıyor.

“Derya Türkan, Enver Izmaylov featuring Jarrod Cagwin, Eric van der Westen” konseri, 22 Mart Perşembe akşamı CRR Konser Salonunda gerçekleştirilecek. İncesaz grubundan kemençe sanatçısı Derya Türkan, bu konserde Özbek gitarist Izmaylov, Amerikalı perküsyon sanatçısı Cagwin ve Hollandalı kontrbas sanatçısı Eric van der Westen ile birlikte sahne alacak.

Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu, 22 Mart Perşembe akşamı Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezinde bir konser verecek.

-Devlet ve Şehir Tiyatroları-

Devlet Tiyatrolarında bu hafta tiyatroseverler, Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesinde “Opera Komik”, Cevahir Sahnelerinde “Sezuan’ın İyi İnsanı”, “At” ve “Kontrabas”, Küçük Sahne’de “Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni” ve “Kırmızı”, Küçükçekmece DT Sahnesinde “Aşkın Sıradanlığı” ve “Zalım Mahmut (Bir Kurtlu Kıssa)”, Üsküdar Tekel Sahnesinde “Birdy” ve “Gılgameş” Oyunlarını izleyebilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında bu hafta sergilenecek Oyunlar ise şöyle:

“Fatih Reşat Nuri Sahnesinde, “Ufak Bir Hata” ve “Çığ”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde “Tehlikeli İlişkiler”, Kağıthane Sadabad Sahnesinde “Lüküs Hayat” ve “İstanbul Efendisi”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde “Günlük Müstehcen Sırlar” ve “Dullar”, Ümraniye Sahnesinde “Toros Canavarı” ve

“Kabare”, Üsküdar Müsahipzade Sahnesinde “Otobüs” ve “Düşüş”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesinde “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” ve “Mutfak Söyleşileri”.

-Sahne sanatları-

“Eleni’den Mektuplar” Oyunu, yarın Halkalı Kültür ve Sanat Merkezinde tiyatroseverlerle buluşacak. Oyun, “Issız bir adaya düşseniz, ne alırsınız yanınıza- Annenizi kaybettiğinizde, neyi ararsınız- Yolunuzu kaybettiğinizde yeniden nasıl yola çıkarsınız-” sorularından yola çıkan hikayesiyle dikkati çekiyor.

Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi, 17 Mart Cumartesi akşamı Ayşe Bayramoğlu’nun yazdığı, Tilbe Saran’ın yönettiği “Düğün” Oyununa ev sahipliği yapacak.

Cem Davran ve Erkan Can’ın rol aldığı “Alevli Günler”, 17 Mart Cumartesi akşamı Caddebostan Kültür Merkezinde, 19 Mart Pazartesi akşamı Yunus Emre Kültür Merkezinde tiyatroseverlerle buluşacak. “İstanbul Halk Tiyatrosu” tarafından sergilenen komedi türündeki Oyunu Irmak Bahçeci yazdı, Yıldıray Şahinler yönetti.

Özen Yula’nın yönettiği, Mevlana’nın ruh ikizi Şems’in cinayetine odaklanan

“Şems!..Unutma!..” Oyunu, 19 Mart Pazartesi akşamı Kadıköy Halk Eğitim Merkezinde izlenebilir.

Shakespeare’in “Venedik Taciri” Oyunu, Nesrin Kazankaya yönetmenliğinde 19 Mart Pazartesi akşamı Caddebostan Kültür Merkezinde sahnelenecek.

Arap bir çocuk ile Musevi bir kadının dostluğu üzerine kurulu “Onca Yoksulluk Varken”, 22 Mart Perşembe akşamı Caddebostan Kültür Merkezinde, izleyenlere barış mesajları verecek. Emile Ajar’ın yazdığı Oyun, Nedim Saban tarafından Türkçe’ye uyarlandı ve yönetildi.

-Çocuklar için-

“Keloğlanın Kısmeti” 17 Mart Cumartesi ve 18 Mart Pazar günleri Halkalı Kültür ve Sanat Merkezinde, “Prenses ve Bezelye Tanesi”, 17 Mart Cumartesi ve 18 Mart Pazar günleri Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezinde sergilenecek.

Müjdat Gezen Tiyatrosu Savaş Dinçel Sahnesi, 17 Mart Cumartesi günü, çocuklara kendi ailelerini ve çevrelerindeki aile yapılarını anlatmayı amaçlayan

“Biz Kocaman Bir Aileyiz” çocuk Oyununa evsahipliği yapacak.

“Bilmişler Okulu” Oyunu, 17 Mart Cumartesi ve 18 Mart Pazar günleri Bahçelievler Kültür Merkezinde çocuklarla buluşacak.

Halis Kurtça Kültür Merkezinde, 17 Mart Cumartesi günü “Ali Babanın Çiftliği”, 18 Mart Pazar günü ise “Dev Adam Şak” Oyunları sergilenecek.

-Sergiler-

Murat Akagündüz’ün “Cehennem-Cennet” sergisi, yarın Galeri Mana’da başlayacak. 28 Nisan 2012’ye kadar sürecek sergide, Akagündüz’ün Yurt-Anadolu serisinden yeni resimlerle birlikte, sergiye adını veren Cehennem-Cennet adlı video yerleştirmesi sunuluyor.

Daha önce eserleri İstanbul Bienallerinde gösterilen Mona Hatoum’un, 1990’lardan bu yana ürettiği 30 işini içeren “Hala Buradasın” sergisi, Emre Baykal küratörlüğünde Arter’de gerçekleşecek. Mona Hatoum’un sanatsal pratiğine dair kapsamlı bir deneyim sunacak sergi, 17 Mart-27 Mayıs 2012 tarihleri arasında gezilebilecek.

“Opera Afişleri Sergisi”, 17 Mart Cumartesi günü Kadıköy Süreyya Operasında başlayacak. 1941’de Türk opera topluluğunun ilk temsilini verdiği, 1941 yılından bu yana gerçekleştirilen çeşitli konserlerin afişlerini içeren sergi, 21 Nisan 2012 tarihine kadar açık olacak.

Galeri Elipsis, yarın başlayacak “Editions II” fotoğraf sergisine evsahipliği yapacak. 19 Nisan 2012’ye kadar sürecek sergide, Alp Klanten, Charles Richards, Metehan Özcan, Seza Bali ve Yusuf Sevinçli’nin eserleri yer alıyor.

-Beyaz Müzayede- 

Türk ve dünya ustalarının, orta kuşak ve gençlerin başyapıtlarının sergileneceği 19. Beyaz Müzayede, 17 Mart Cumartesi ve 18 Mart Pazar günleri Conrad’da düzenlenecek.

İki bölümden oluşan müzayedede, toplam 360 eser ve heykel sunulacak. Müzayedede eserleri bulunan sanatçılar arasında, Canan Tolon, Haluk Akakçe, Leyla Gediz, Adnan Çoker, Ömer Uluç, Ferruh Başağa, Mehmet Güleryüz, Komet, Erol Akyavaş, Fahrelnisa Zeid, Mübin Orhon, Nejad Melih Devrim, Abidin Dino, Julian Opie, Peter Halley, Macus Lüpertz bulunuyor.

 

 

 

– İzmir-

 

 

 

Yılın kültür-sanat etkinlikleri bakımından en yoğun günlerini, iki uluslararası festival nedeniyle Mart ayında yaşayan İzmir, 19.İzmir Avrupa Caz Festivali ve 6.Uluslararasıİzmir Kukla Günleri’nin yanı sıra, çok sayıda etkinlik ve gösteriye ev…

 

Yılın kültür-sanat etkinlikleri bakımından en yoğun günlerini, iki uluslararası festival nedeniyle Mart ayında yaşayan İzmir, 19. İzmir Avrupa Caz Festivali ve 6. Uluslararası İzmir Kukla Günleri’nin yanı sıra, çok sayıda etkinlik ve gösteriye ev sahipliği yapacak.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) 3 Mart Cumartesi akşamı neyzen Şenol Filiz’in konuk olarak katıldığı “Arifa” konseriyle başlayan 19. İzmir Avrupa Caz Festivali, bu hafta verilecek iki konserlesona erecek.

Çok sayıda etkinliğe, atölye çalışmalarına da evsahipliği yapan festivalde sanatseverler, bu akşam Tomasz Stanko Quartet konserini izleyebilecek. Trompette Tomasz Stanko, piyanolarda Dominik Wania ve Fender Rhodes ile kontrbasta Michal Baranski ve davulda Olavi Louhivuori’den oluşan dünyaca ünlügrup, İzmirli sanatseverlerle bu akşam 20.30’da buluşacak.

İzmir Avrupa Caz Festivali, 17 Mart Cumartesi akşamı düzenlenecek Paganini Trio konseriyle sona erecek. Piyanoda Tuluğ Tırpan, kemanda Atilla Aldemir, saksafonda Wolfgang Pusching’ten oluşan üçlüye, kapanış konserinde perküsyon sanatçısı Burhan Öçal eşlik edecek.

6. İzmir Uluslararası Kukla Günleri ise 26 Mart Pazartesi gününe kadar birbirinden renkli etkinliklerle İzmir‘i adeta bir karnaval kentine dönüştürmeyi sürdürecek.

16 ülkeden katılan 30 kukla tiyatrosunun, 36 farklı Oyunu, kentin farklı bölgelerindeki 35 gösteri merkezinde 132 kez sahneleyecekleri Kukla Günleri, bu yıl da Selçuk Dinçer koordinatörlüğünde, çok sayıda belediye ve kurumun destekleriyle düzenleniyor. Festival kapsamında bu hafta gösterimlerin yanı sıra, en çok ilgi çeken etkinliklerin başında gelen Forum Bornova Kukla Yarışması’nın dördüncüsü yapılacak.

Forum Bornova‘da 17 Mart Cumartesi ve 18 Mart Pazar günleri yapılacak yarışmada, yılbaşında profesyonellerden kukla yapımı ve oynatma konusunda ders alan ilköğretim okullarından ekipler, Camille Saint Seans’in “Hayvanlar Karnavalı” eserini, kendi hazırladıkları dekor ve kuklalarla sahneleyecek.

Yarışmaya katılan 23 ilköğretim okulunun temsillerini yalnızca profesyoneller ve akademisyenlerden oluşan jüri değil, haftasonu alışveriş merkezine gelen minikler ve yetişkinler de izleyebilecek. Yarışma sonuçları 18 Mart Pazar günü akşam saatlerinde açıklanacak.

-İZDSO ve İZDOB’da bu hafta-

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO), bu hafta nefesli çalgıların solistliği üstleneceği bir konserle dinleyicileriyle buluşuyor.

AASSM’de yarın akşam, İZDSO şefi ve müzik direktörü İbrahim Yazıcı yönetimindeki konserde solistlikleri obuada Murat Özülken, viyolonselde Erman İmayhan ve fagotta Ömüz Kızıl üstlenecek.

Özel, renkli ve zengin repertuvarı ile izleyicisine müzikli dakikalar yaşatmaya hazırlanan İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Handel, Giacchino Rossini, Alessandro Marcello, Joseph Haydn ve Bach’ın eserlerini yorumlayacak.

İzmir Devlet Opera ve Balesi ise bu hafta “Çakırçalı Efe” adlı dans tiyatrosu ve bir konserle seyircilerini selamlayacak.

“Çakırcalı Efe” 17 Mart Cumartesi ve 19 Mart Pazartesi akşamları, İZDOB’un Elhamra Sahnesi’nde perdelerini açacak.

İzmir‘in Ödemiş ilçesinde 1872 yılında doğan ve 1912 yılında öldürülen Çakırcalı Mehmet Efe‘nin hayatının anlatıldığı danslı Oyununun koreografisi Kadir Bengier’e ait. Müzikleri Cem İdiz tarafından yazılan Oyunda orkestrayı Ali Hoca yönetiyor.

İZDOB sanatçıları, 20 Mart Salı akşamı ise 2003 yılında hayata gözlerini yuman dünyaca ünlü opera sanatçısı Suna Korad anısına konser verecek.

Konserde, sopranolar Birgül Su Ariç, Aytül Büyüksaraç, Eylem Demirhan Duru, Derya Kırcalı Gürlük,Evren Işık ve Şebnem Arfai Zarandi’ye piyanoda Cemile Cabbar Kızılateşli eşlik edecek. Konserde sanatçılar, çeşitli operalardan seçtikleri aryaları seslendirecek.

-İZDT’de bu hafta-

İzmir Devlet Tiyatroları (İZDT), bu hafta 4 sahnede tiyatroseverler için perdelerini açacak.

İZDT’nin Konak Sahnesi’nde 18 Mart Pazar gününe kadar kadına şiddet konusunun ele alındığı müzikliOyun “Anam, Bacım, Avradım” izlenebilecek. Pazar gününü “Edi’nin Annesi Nerede-” isimli Oyunla minik tiyatroseverlere ayıran Konak Sahnesi, haftanın geri kalanında “Satıcının Ölümü” adlı Oyuna evsahipliği yapacak. Arthur Miller’in yazdığı, Barış Eren’in yönettiği “Satıcının Ölümü”, 1929 ekonomi krizinin Amerikan toplumu üzerindeki yıkıcı etkisini anlatıyor.

Konak Melek Ökte Sahnesi ise Pazar günü sahnelenecek “Kedi Danışman” adlı çocuk Oyunu hariç, haftanın tümünü, prömiyerini bu akşam yapacağı “Don Kişot’un Maceraları” adlı yeni Oyununa ayırıyor.

Hans Ostarek’in yazdığı, Yunus Emre Bozdoğan’ın yönettiği Oyunda, Cervantes’in ölümsüz karakteri Don Kişot’un efsaneleşmiş maceraları, onu kaybettikten sonra değerini anlayan dostları tarafından anlatılıyor.

Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi ise yine Pazar günü hariç, haftanın kalan günlerinde “Halktan Biri” adlıOyunu sanatseverlerle buluşturacak.

Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği Oyun ilginç bir konuya sahip. Oyunda, hayatından ve ülkesinin gidişatından mutsuz olan, bu mutsuzluğunu da ABD başkanlarına yazdığı sayısız mektupta dile getiren Travis Pine’ın, CIA ajanlarının evine yaptığı ziyaretle değişen hayatı anlatılıyor.

Karşıyaka Oda Tiyatrosu’nda 20 Mart Salı ve 21 Mart Çarşamba akşamları, yönetmenliğini Tayfun Eraslan’ın üstlendiği “Yerin Altında” adlı Oyunla perdelerini açacak. İki perdelik Oyunda, fantastik bir konu, trajikomik bir anlatımla ele alınıyor. Oyun, “Dünyayı tehdit eden felaket senaryoları gerçekleşse, günümüz Türkiye’sinde neler olurdu-” sorusuna eğlenceli bir anlatımla yanıt arıyor.

-Etkinlikler, sergiler-

İzmir Sanat Büyük Salon, 18 Mart Pazar akşamı, Sahne Tozu Tiyatrosu’nun

“Yıl 2033” adlı Oyununa ev sahipliği yapacak.

Aynı salonda 19 Mart Pazartesi akşamı, “Sirtolar, Longalar” konserinde, müzikseverler gitarda Genco Atay, udda Bülent Dağdeviren, flütte Seda Minareci, piyanoda Çağrıhan Erkan ve perküsyonda Ozan Pars’ı dinleyebilecek.

Fatih Erkoç Akustik Trio, yarın akşam Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi’nde hayranlarının karşısında olacak.

Zuhal Olcay, yarın akşam Atatürk Kültür Merkezi Yunus Emre Salonu’nda konser verirken, sevilen grup Model de Ooze Venue’de İzmirlilerle buluşacak.

İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi, yarından itibaren Emine Bıyıklı’nın “Bir Yitik Zaman” adlı resim sergisine ev sahipliği yapacak.

 

 

 

– BURSA-

 

“Karmakarışık”, “Hiç Kimsenin Öyküsü” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

 

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) “Gönül Avcısı”,

“Karmakarışık”, “Hiç Kimsenin Öyküsü” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Diego Fabbri’nin yazdığı, Levent Ulukut’un yönettiği komedi Oyunu Gönül Avcısı’nın, dekoru Işın Mumcu, kostümleri Gülümser Erigür, ışık düzeni Mehmet Yaşayan’a ait.

Emir Çiçek, Ecehan Şarman Çetinkaya, Rüyam Dirin ve Demet Oran’ın rol aldığı Oyunda, bir erkeğin üçkadınla ilişkisi anlatılıyor. Oyunda, “Bir adam aynı anda üç kadını sevebilir mi- Üç kadına birden, yalan söylemeden onlara sahip olabilir mi- Bu üç kadın birbirlerini tanıyıp, bu adamı kabul edebilirler mi-” sorularının yanıtları aranıyor, kahramanın içine düştüğü durum yansıtılıyor.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 17 Mart Cumartesi günü isesaat 15.00 ve 20.00’de seyirciyle buluşacak.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği

“Karmakarışık” adlı Oyunun yönetmeni Kerem Atabeyoğlu.

İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu Oyunu olarak bilinen

“Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips‘in, muhafazakar partinin sekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Ancak kaçamak, beklenmedik olaylara gebedir. Otel odasında bulunan bir ceset, trajikomik olayları beraberinde getirir.

Bakan, doğacak skandalı önlemek üzere hemen özel kalem müdürünü yanına çağırır. Otel personelinin, sekreterin kocasının, bakanın karısının geceye dahil olmasıyla olaylar daha da karışır.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde 20 ve 21 Mart’ta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Erdi Mamikoğlu’nun yazdığı, Taner Turan’ın yönettiği “Hiç Kimsenin Öyküsü”nün dekorunu Murat Gülmez, kostümlerini Ceren Karahan, ışık tasarımını ise Ali Karaman hazırladı. Kemal Okur ve Yener Sezgin’in rol aldığı Oyunda, savaş ve ardından gelen barış konu ediliyor. Oyun, Oda Tiyatrosu’nda bugün ve yarın ile 17 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de izlenebilecek.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 20 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği

“Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor.

Mustafa Kurt’un yönettiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 17 Mart Cumartesi 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Şehir Tiyatrosu, bugün saat 11.00 ve 14.00’te, Çocuk Sanat Evi’nde

“Kuşbakışı” adlı çocuk Oyunu sahneleyecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge Oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği Oyun 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Gölge Oyunu, bugün ve yarın saat 11.00 ve 14.00’te, Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Tiyatroda, 21 Mart Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı çocuk Oyunu sahneye konulacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde 12 Mart’ta açılan Erdinç Karaçam‘ın Fosil Sergisi, 17 Mart’a kadar açık kalacak.

 

-ANTALYA-

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi ıle Antalya Kültür ve Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından düzenlenen altın portakal şiir ödülü etkinlikleri, Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenecek panellerle başlayacak.

 

 

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antalya Kültür ve Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından düzenlenen Altın Portakal Şiir Ödülü etkinlikleri, Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenecek panellerle başlayacak.

 

16. Altın Portakal Şiir Ödülü etkinlikleri kapsamında bugün Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleşecek panellerin ardından Saat 17.30’da Antalya Kültür Merkezi fuayesinde şiir sergisi açılışı yapılacak.

 

Etkinlikler kapsamında 17 Mart’ta gerçekleşecek 15. Şiir Sempozyumu’nda 2011 yılının Altın Portakal Ödüllü şairi Ahmet Telli’nin şiiri ele alınacak. Şiir ödülüne değer görülen şair Ahmet Telli’ye ödülü sempozyum programı içinde sunulacak.

 

 

 

-ANTDOB-

 

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB) sanatçıları bugün, Halid Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı eserinden uyarlanan ”Aşk-ı Memnu” adlı operayla sanatseverlerin karşısında olacak.

 

Eserde ”Bihter” karakterini Sema Çavuşoğlu ve Nurdan Küçükekmekçi Aydın, ”Behlül” karakterini Göksay Yaran ve Oğuz Çimen, ”Adnan” karakterini Şafak Güç ve Engin Suna, ”Firdevs” karakterini Aslı Ayan, Aytül Büyüksaraç ve Hülya Kazan, ”Nihal” karakterini Gizem Ceylan, ”Mlle de Courton” karakterini Serap Çiftçi, Ebru Kaptan ve Medine Tuganova, ”Beşir” karakterini ise Okan Başel, Oben Bostancı ve Devrim Demirel dönüşümlü canlandırıyor.

 

Eserin kostüm tasarımı Nursun Ünlü’ye, dekor tasarımı Kemal Çağda Çitkaya’ya ait. Koroyu Caner Ruhselman yönetiyor.

 

ANTDOB sanatçıları 17 Mart’ta Çanakkale Zaferi’nin 97’nci yılında şehitleri, ”Şehitler Oratoryosu”’ ile anılacak. Hasan Niyazi Tura’nın bestelediği eserin librettosu eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman’a ait.

 

ANTDOB sanatçıları 19 Mart’ta ”Kuklacı” adlı çocuk müzikalini, 20 Mart’ta ise ”Mevlana’nın Çağrısı” balesini sahneleyecek.

 

”Mevlana’nın Çağrısı” Can Atilla tarafından bestelenen müzikleri, Mehmet Balkan tarafından hazırlanan koreografisiyle izleyicileri etkili bir atmosferin içine çekecek.

 

Lale Balkan’ın sahneye koyduğu tek perdelik balede, Mevlana’nın yaşamından kesitler, felsefesini ve evrenselleşmesini yansıtacak biçimde ”Oluşum”, ”Çağrı” ve ”Dönüşüm” başlıklarıyla üç ana fikir üzerinde oluşturuldu. Eserin dekoru Tayfun Çebi, kostümü Funda Çebi, ışık tasarım Mustafa Eski, video tasarımı ise Şafak Türkel’e ait.

 

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

 

-ADT-

 

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın ve 17 Mart’ta ”Eşeğin Gölgesi” adlı oyunu sahneleyecek.

 

Oktay Gözpınar, Bahar Işık, Uğur Sertel, Gökhan Tüzün ve Murat Bölük’ün rol aldığı oyunda, şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen Berber Şaban bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan, ”Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Bunun üzerine iki taraf arasında çıkan tartışma, ülkenin eşekçiler ve gölgeciler olarak ikiye bölünmesiyle sonuçlanan politik bir davaya dönüşür.

 

ADT oyuncuları 18 ve 20 Mart’ta ”Pinokyo” adlı çocuk oyununu, 21 Mart’ta ise Aziz Nesin’in ”Toros Canavarı” adlı eserini sahneleyecek.

 

”Toros Canavarı”nda Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi, ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez. Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan ”Toros Canavarı” adıyla nam yapmış seri katil yerine emekli memur Nuri Bey Polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişecektir.

 

-ABT-

 

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) bugün ”İnadına Yaşamak” oyunuyla izleyiciyle buluşacak.

 

Prof. Dr. Metin Balay’ın yazdığı ve yönettiği oyunda, Müfit Kayacan, Mehmet Özgür ve Murat Ercanlı rol alıyor. Oyunda, günlük hayatın koşuşturması içinde farkına varılmadan yaşanıp gidilen, ancak sahnede karşımıza çıkınca akıllarımızda yer eden hikayelerde seyirci bazen gülüp bazen duygusallaşacak.

 

ABT oyuncuları yarın Turgut Özakman’ın yazdığı ”Fehim Paşa Konağı” adlı oyunu sahneleyecek.

 

Abdülhamit döneminde yaşanan istibdat döneminin güçlü paşalarından Fehim Paşa’nın yanına aldığı Yusuf adlı genç, Fehim Paşa’nın kızına aşık olur. Bütün mahallelinin de ortak olduğu olayda Mahalle sakinleri kızı paşadan ister. Ancak Fehim Paşa kızı vermediği gibi adam tutarak Yusuf’u öldürtmeye kalkışır.

 

Topluluk, 17 Mart’ta ”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” ve ”Tersine Dünya” adlı eserleri sahneleyecek.

 

”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” adlı oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

 

”Tersine Dünya”da ise kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır ve bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı Tersine Dünya’da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

 

-KBT-

 

Kepez Belediye Tiyatrosu (KBT) oyuncuları yarın ve 17 Mart’ta Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği ”Hacı Yatmaz” adlı eseri sahneleyecek.

 

KBT oyuncuları 17 Mart’ta Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu ”Ağaç Ev”i de sahneleyecek.

 

 

 

-ELAZIĞ-

 

 

 

Elazığ’da, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu “Titanik Orkestrası” adlı Oyunu, İzmir Devlet Tiyatrosu ise “Sıçan” adlı Oyunu sahneleyecek.

 

Elazığ’da, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu “Titanik Orkestrası” adlı Oyunu, İzmir Devlet Tiyatrosu ise “Sıçan” adlı Oyunu sahneleyecek.

 

Hristo Boyçev’in yazdığı, Hüseyin Mevsim’in çevirdiği ve Zurab Sıkharulıdze’nin yönettiği “Titanik Orkestrası” adlı Oyunda, Ali Çelik, Uğur Çınar, Ozan Hafızoğlu, Pelin Tozkoparan ve Fatih Yurdakul rol alıyor. Bir perdelik Oyun, bugün saat 20.00’da Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında seyirciyle buluşacak.

 

Bu arada İzmir Devlet Tiyatrosu tarafından hazırlanan Justine Del Corte’nin yazdığı, Barış Eren’in çevirdiği ve Sinan Pekinton’un yönettiği ‘Sıçan’ adlı Oyunun dekor tasarımı Melih Karakurt’a, giysi tasarımı Yıldız Köse İpekoğlu’na, ışık tasarımı ise Zeynel Işık’a ait.

 

Birbirlerini yıllardır görmeyen, geçmişe ve ailelerine ait sorunları çoktan halının altına süpürmüş olan iki kız kardeşin yıllar sonra bir araya gelince, ailenin kirli çamaşırlarının trajikomik biçimde ortaya dökülmesini anlatan Oyunda, Özlem Başkaya, Musa Zindan, Hande Gürler, Özkan Gezgin ve Okan Koç rol alıyor.

 

İki perdelik Oyun, 20, 21 ve 22 Mart’ta Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahnelenecek.

 

-ERZURUM-

 

Erzurum Devlet Tiyatrosu “Fermanlı Deli Hazretleri” Oyununu sahneleyecek.

 

Musahipzade Celal’in yazdığı, Münir Canar’ın yönettiği “Ferman Deli Hazretleri” adlı Oyunda, Bahar Başar, Mehmet Yıldız, Ergin Özdemir, Gökhan Kocaoğlu, Serkan Kunter, Burak Altay ve Yasemin Bulun rol alıyor.

 

Oyunda, din kullanılarak veya alet edilerek toplumda oluşan fırsatçılık, büyücülük gibi olumsuzluklar eleştiriliyor.

 

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 17 Mart’ta ise 14.00 ile 19.30’da izlenebilecek.

 

-MALATYA-

 

Malatya’da da Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, “Titanik Orkestrası” adlı Oyunu sahneleyecek.

 

Hristo Boyçev’in yazdığı, Hüseyin Mevsim’in çevirdiği, Zurab Sıkharulıdze’nin yönettiği Oyunda Ali Çelik, Uğur Çınar ve Ozan Hafızoğlu rol alıyor.

 

Tek perdelik Oyun, 16 Mart Cuma günü saat 20.00, 17 Mart Cumartesi de saat 14.00 ve 20.00’da Sabancı Kültür Merkezinde sahnelenecek.

 

-Sivas-

 

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) bu hafta “Batakhane Güzeli” adlı Oyunla tiyatroseverlerle buluşuyor.

 

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) bu hafta “Batakhane Güzeli” adlı Oyunla tiyatroseverlerle buluşuyor.

Erman Canatan’ın yazıp, Abdullah Ceran’ın yönettiği “Batakhane Güzeli” adlı Oyunda, Ozan Kalkan, Nesimi Kaygusuz, Mustafa Yıldıran, Burcu Ongun Altay, Volkan Gündüz, Kerem Yücel, Begüm Şahin, Özge Günay, Can Atak, Burçhan Göze, Cuma Çifçi, Hasan Pehlivanoğlu, Neslihan Gelmez, Turgay Dursun, Sercan Ataman, Emre Erdenliğ, Özlem Şeker, Tufan Ceran, Ümit Güven Abike ve Menekşe Kapan rol alıyor.

Oyunun reji asistanlığını Özge Günay, dekor tasarımını Suar Şeylan, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışıktasarımını ise Mehmet Kumru üstleniyor. Oyunda, kadının toplumdaki yeri ve toplumun kadına bakış açısı,müzik ve dansla iç içe bir şekilde anlatılıyor. 2 perdelik Oyun, bugün ve yarın saat 19.30, 17 Martta ise saat 19.30’da sahnelenecek.

SDT, Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap‘ın çevirisini yaptığı “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu da 21 Mart Çarşamba günü saat 10.30 ve 13.30’da sahneleyecek. Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze’nin rol aldığı Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

 

ESKİŞEHİR-

 

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Açık Aile, “Her Şeye Rağmen” ve “Şimdi Olmaz Sevgilim” adlı Oyunlar sahnelenecek.”

 

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Açık Aile, “Her Şeye Rağmen” ve “Şimdi Olmaz Sevgilim” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Aziz Nesin’in öykü, şiir, masal, taşlama ve köşe yazılarından Genco Erkal‘ın sahneye uyarladığı “Azizlikler”Oyununda Özlem Akdoğan, Hakkı Kuş, Zafer Ergül, Ali Eyidoğan ve İsmail Dündar rol alıyor. Oyun, yarın ve 17 Mart’ta Tepebaşı Sahnesi’nde saat 20.00’da sanatseverlerin izlenimine sunulacak.

Valerie Petrof’un yazdığı “Her Şeye Rağmen” adlı çocuk Oyununda Şehir Tiyatrosu sanatçıları Çiğdem Altuğ, Ercüment Yılmaz, Ezgi Çoşkun ve Zuhal Lale rol alıyor. Oyun, 20 Mart’ta saat 11.00’da 22 Mart’ta ise saat 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

Evlilik, aşk ve aldatma konularını tempolu ve mizahi bir dille ele alan

“Şimdi Olmaz Sevgilim” Oyununda ise Mehmet Alp Sunaoğlu, Mustafa Kılıkcı, Ezgi Çoşkun, Zuhal Lale, Çisem Erdoğan, Şayan Noyan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor.

Ercüment Yılmaz‘ın yönettiği Oyun, 17 ve 20 Mart’ta saat 20.00’da Sultandere Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel‘in yaptığı

“Açık Aile” adlı Oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı Oyunda,kadın ve erkek ilişkileri farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor.

Oyun, Tepebaşı Sahnesi’nde 21 ve 22 Mart’ta saat 20.00’da sahnelenecek

 

 

 

– KONYA-

 

 

 

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), Cem Günen’in yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği “Suskunlar Kapısı (Bab-ı Hamuşan)” ile “Güzel ve Çirkin” adlı oyunları sahneleyecek.

 

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), Cem Günen’in yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği “Suskunlar Kapısı (Bab-ı Hamuşan)” ile “Güzel ve Çirkin” adlı oyunları sahneleyecek.

 

Dekoru Hakan Dündar, kostümleri Özge Akarsu ve ışık düzeni Kazım Öztürk’e ait “Suskunlar Kapısı”nda, Doğan Doğru, Asım Tuncay Aynur, Bengisu Gürbüzer Doğru, Nur Yazar, Nevra Sayar, Ozan Umut Çobanoğlu, Yıldırım Gücük, Yaşar Özboz, Ahmet Çökmez, Mustafa Uzman ve Hasan Tanılmış rol alıyor.

 

Şems-i Tebrizi’nin hayatıyla Mevlana’nın hoşgörüsünün anlatıldığı oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 17 Mart Cumartesi 14.00’da ve 19.30’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.

 

“Güzel ve Çirkin” adlı oyun da izleyiciyle buluşacak. Dekoru Aytuğ Dereli, kostümleri Ceren Karahan ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor. Oyun, 18 Mart’ta saat 14.00’da sahnelenecek.

 

Kaynak: http://www.haberler.com

 

 


Türkiye, Anadolu’dan kaçırılan tarihi eserleri iade etmeyen ünlü İngiliz ve Amerikan müzelerinin geçici sergilerine parça vermeme kararı aldı. Bu kararla zora giren müzeler arasında Metropolitan ve British Museum var.

Yayın şirketi Umberto Allemandi bünyesindeki Londra merkezli kültür sanat dergisi The Art Newspaper, mart sayısında, Türkiye’nin geri istediği eserler iade edilene dek Amerikan ve İngiliz müzelerinin geçici sergilerine eser ödünç vermeyi durdurduğunu yazdı. Derginin haberine göre Londra’daki dünyaca ünlü British Museum, 15 Nisan 2012’ye kadar sürecek “Hac: İslam’ın Kalbine Yolculuk” sergisi için Topkapı Sarayı’ndan, Türbeler Müzesi’yle Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nden toplam 35 adet eseri geçici olarak sergilemek üzere istedi.

Varolan anlaşmalar aracılığıyla Türkiye’den geçici sergiler için ödünç eser alabilen müze, serginin açılmasına az bir zaman kala Türk resmi makamlarından “Hayır” cevabını aldı. Dergi, Kültür Bakanlığı’nın eserlerin gönderilmesini engellediğini öne sürerek “Türkiye’nin Anadolu’dan kaçırılan eserlerin iadesi konusunda giderek genişleyen kampanyasının bir parçası olarak, söz konusu eserleri koleksiyonunda bulunduran müzelere eser verilmesi önleniyor” dedi.
Türkiye, British Museum’un milattan önce birinci yüzyıla ait üzerinde Kral Antiochus’un Herakles-Verenthragna’yı selamlarken tasvir edildiği zeytinyağı üretmede kullanılan mermer silindiri istiyor. Adıyaman Selik beldesi yakınlarında bir tarlada 1882’de bulunan 1 metre 23 santim yüksekliğinde ortası delik silindir, bölgede çalışmasına izin verilen Mezopatamya uzmanı ünlü İngiliz arkeolog Leonard Woolley tarafından 1911’de satın alındı. Woolley, 1. Dünya Savaşı’nın karmaşası içerinde eseri Suriye götürdü. 1927’de Suriye’yi mandacı güç olarak yöneten Fransa’nın izniyle silindir British Museum’a satıldı.

Haberde “2005’te Türkiye eserin iadesini talep etse de bu talepte ısrarcı olunmadı. İki ülke arasında da eser ödünç verme işlemleri devam etti” ifadelerine yer verildi. Dergiye konuşan müzenin sözcüsü, uzun hazırlıkla meydana getirilen serginin başarısı için sorunu çözme yolundaki girişimleri şöyle anlattı: “Silindirin geri verilmesi için müze görüşmeye hazırdı. Fakat mütevelli heyeti mülkiyetin transferini istemedi.”

Sergiyi askıya aldılar
Londra’daki The Victoria and Albert Museum da Türkiye’den gelecek eserlerin kritik önemde olduğu “Osmanlılar” sergisini, anlaşmazlık nedeniyle askıya aldı. 2014’te açılması planlanan ve İstanbul’un fethinden 19. yüzyılın sonlarına dek Osmanlı sanatının gelişimini ele alacak serginin hazırlıklarının durdurulmasının nedeni; Sidamara lahitinden çalınan Eros’un başı… İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen, milattan önce üçüncü yüzyıla ait Sidamara lahitinden 1882’de İngiliz arkeolog Charles Wilson tarafından koparılan aşk tanrısı Eros’un başı, 1933’den beri Londra’daki müzede sergileniyor. Müze sözcüsü, Wilson’ın ailesinin Eros’un başını müzeye bağışladığını anımsatarak “müzenin eserin mülkiyetini devredemeyeceğini” öne sürdü. Sözcü, “iade sorununun halledilmesiyle serginin hazırlıklarının ilerleyeceğini umut ettiğini” belirtti.

Türkiye’nin Londra Kültür ve Turizm Müşaviri Tolga Tüylüoğlu, British Museum ve The Victoria and Albert Museum’dan iki eserin iadesinin istendiğini doğruladı. Tüylüoğlu, İngiliz ve Türk sanat kurumları arasındaki “iyi ilişkileri” vurgularken, Türk hükümetinin “sergilere ödünç eserleri tartışmadan önce” antik iki parçayla ilgili meselenin çözümünü istediğini belirtti.

Yunanistan’a yöneldi
New York’ta bulunan dünyanın en büyük müzelerinden The Metropolitan da 14 Mart’ta açılacak “Bizans ve İslam” sergisi için yaşanan sorunları gözönüne alıp Türkiye’den eser talep etmekten kaçındı. Dergiye konuşan bir müze yetkilisi, Türkiye’nin iadesini istediği antik döneme ait bir düzine eserini varlığını doğrularken parçaların ismini vermedi. Yetkili “Konu Türk makamlarıyla görüşülüyor”demekle yetinirken, müzenin sergi için pek çok parçayı Atina’daki Benaki müzesinden istediği öğrenildi.

Bakanlık: İade etmeyene eser yok
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’den götürülen eserleri,istenmesine rağmen iade etmeyen müzelere, geçici de olsatarihi eser verilmemesi kararı aldı.

Türkiye kaçırılan bu eserleri istiyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü verilerine göre ABD, Almanya, Rusya Federasyonu, Hırvatistan, Danimarka, İtalya, Fransa, İsviçre, Sırbistan-Karadağ, Bulgaristan, Ukrayna ve İngiltere gibi birçok ülkede Türkiye’den kaçırılan tarihi eserler bulunuyor. Kültür ve Turizm ile Dışişleri bakanlıklarının koordineli çalışmalarıyla, müzelerde sergilenen, müzayedelerde satışa çıkarılan veya gümrüklerde ele geçirilen eserlerin takibi yapılıyor, iadesi isteniyor, dava açılıyor ve satışlar durduruluyor.

Türkiye’ye getirilen eserler:
– Avusturya’da 2010’da bir otobüste ele geçirilen Roma ve Bizans dönemine ait 316 parça.
– Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan ve Roma dönemine ait heykel, stel ve lahit parçalarından oluşan 23 eser.
– İngiltere’den getirilen, Efes Antik kentinden götürülmüş Roma dönemine ait 1 yüzük.
– Almanya’nın Münih kentinde ele geçirilen 4 adet sikke.
– Almanya Nünberg’de ele geçirilen 2 adet mermer stel parçası.
– İzmir’deki Agora deposundan 2004’te çalınan ve yine Almanya’da bulunan mermer erkek heykel başı.
– Denizli’deki Laodikya antik kentinden çalınan ve İsviçre’de buluhah bronz heykele ait el.
İadesi istenenler:
– Boğazköy Sfenksi: Osmanlı Devleti döneminde onarım için götürülen ve geri getirilmeyen sfenks Berlin Müzesi’nde bulunuyor.
– Bergama Zeus Sunağı: Alman arkeolog Human’ın 1871’de yaptığı izinsiz kazı sonucu Berlin’e götürüldü.
– Truva Hazineleri: Alman arkeolog Schliemann’ın 1869 – 1871 yıllarında yaptığı kazılarda bulunan hazine, Osmanlı makamlarının izni olmadan kaçırıldı. Eserler yaklaşık 20 yıldır Rusya’daki Puşkin Müzesi’nde.
– Lidya eserleri: New York Metropolitan Müzesi’nde sergileniyor. Geri alınması için açılan dava sonuçlanmadı.
– Kuran Sayfaları: Nuruosmaniye Kütüphanesi’nden çalınan 210 sayfa, Princeton Üniversitesi’nde tutuluyor. Ayrıca bir yaprağı Mısır’da, iki yaprağı Yfıskfujf/yfjs David Sampling Müzesi’nde, iki yaprağı İngiltere’de bir şahsın elinde bulunuyor.
– ABD’deki J. Paul Getty Müzesi’nde, Türkiye’den kaçırılmış çok sayıda eser bulunuyor.
– Paris Louvre Müzesi’nde olduğu tespit edilen Ayasofya Cami Haziresi’ndeki Sultan II. Selim Türbesi’nin girişindeki çiniler için dava açıldı.
– Afyonkarahisar’daki Tatarlı Tümülüsü’ne ait M.Ö. 453 tarihli 4 adet boyalı ahşap friz, Almanya’nın Münih şehrindeki Archaologische Staatssammlung Müzesi’nde teşhirde. Parçalarının iadesi için girişimler sürüyor.
– İtalya’da bulunan Lidya yazıtının geri getirilmesi işlemleri sürüyor.
– Rusya’da ele geçen, Türkiye kökenli Bizans dönemine ait gümüş haç ve altın bileziğin iadesi isteniyor.
– Antalya Kumluca’daki kiliseden 1963’te kaçırılan, çoğunluğunu dini amaçlı gümüş kapların oluşturduğu tarihi eserler, Washington’daki Dumbarton Oaks Müzesi’nde sergileniyor.
– Marmara Balıkesir Saraylı beldesindeki açık hava müzesinden çalınan mermer imparator heykel başı ile Kocaeli Müzesi Müdürlüğü fuar alanından çalınan heykel başı aranıyor.
– Almanya’da bir müzayedede satışa çıkarılan Hitit dönemine ait mezar steli parçası, orthostat parçası ve 3 adet minyatür Hitit arabası için dava açıldı.
– İngiltere’deki Bonham Müzayedeevi’ndeki satışı durdurulan Lidya dönemine ait gümüş “kyathosun”un (kepçe) iadesi için çalışmalar sürüyor.

UNESCO sözleşmesi iadeyi öngörüyor
Yurt dışına kaçak kazı ve yasadışı yollarla götürülen tarihi eserlerin iadesi, 1970 UNESCO sözleşmesi ve ikili görüşmelerle yapılıyor. İkili görüşmelerdeki iade talebi kabul edilmediği zaman, Dışişleri Bakanlığı tarafından sağlanan avukatlık firmaları aracılığıyla dava yoluna gidiliyor. Avrupa’da düzenlenen birçok müzayede de bakanlık tarafından takip ediliyor. Ayrıca, müze ve ören yerlerinden çalınan eserlerin yurt dışına çıkışlarının önlenmesi ve kaçakçıların yakalanması için fotoğraflı envanter bilgileri, Başbakanlık, Gümrük, Denizcilik müsteşarlıkları ve İçişleri ile Dışişleri gibi kurumlara gönderiliyor.

 

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

o 59 Film, 49 gala gösterisi, 9 canlı müzik etkinliğinin yer aldığı festivalde Türkiye’den 65, Almanya’dan 50 sanatçıyla söyleşi yapılacak.

Festivalin onur konuğu bu yıl BakırköylüTarık Akan. Akan’a Türkiye’de sinema sanatının gelişimine ve uluslararası alanda tanınmasına yaptığı kalıcı katkılarından ötürü onur ödülü verilecek.

Festival Komitesi Başkanı Adil Kaya yaptığı açıklamada, festivalin 11 Mart’a kadar süreceğini belirterek, “59 filmin yer aldığı festival kapsamında gösterilen filmlerin 6’sı uluslararası prömiyer, 17’si Almanya prömiyeri ve 26’sı ise Nürnberg prömiyeri olacak. İki kültür arasında köprü görevi gören festival, içerdiği konuları bakımından Almanya’nın en dikkat çekici önemli festivali konumundadır” dedi.

Kaya neonazi terör örgütünün Almanya’da işlediği cinayetlerinin Nürnberg’te yaşayanları tedirgin ettiğini ancak bu etkinliğin dostlukların pekişmesinde önemli rol oynamakta olduğunu kaydetti.

Türk-Alman Film Festival komite üyesi Ayten Akyıldız ise, Türk-Alman Film Festivali’nin Türk-Alman filmlerini ve sanatçılarını tanımak açısından önemli olduğunu vurgulayarak, “Nuri Bilge Ceylan, Christian Petzold ve Fatih Akın gibi ünlü yönetmenler festivali desteklemektedir” dedi.

Akyıldız, festivale Türk ve Alman seyircilerin büyük ilgi gösterdiğinine işaret ederek, “Zenne, Mar, Bu son olsun, Güzel Günler Göreceğiz ve Geriye Kalan gibi filmlerin uluslararası prömiyerlerini sunmaktan özellikle gurur duymaktayız” diye konuştu.

Festivalde uzun metraj film kategorisinde Almanya’dan 5, Türkiye;den 3 film yer alıyor. Bunların arasında ünlü yönetmenlerin eserleri kadar ilk filmlerine imza atan genç yeteneklerin eserleri de bulunuyor.

Alman sinemasının uluslararası alanda tanınan başarılı yönetmeni Christian Petzold bu yıl da festivale katılıyor. Yönetmen Petzold son filmi “Barbara” ile Uluslararası Berlin Film Festivali’nde en iyi yönetmen kategorisinde Gümüş Ayı ile ödüllendirilmişti.

Yarışmada Türkiye’den de üç film var. Yönetmen Reis Çelik’in Uluslararası Berlin Film Festivali’nde ödül kazanan eseri “Lal Gece”, Derviş Zaim’in Almanya prömiyeri olarak festivali seçtiği “Gölgeler ve Suretler” ve Nürnberg’de uluslararası prömiyerini gerçekleştirecek olan “Zenne”.

Yarışmada yer alan Almanya yapımları ise şöyle: Töte Mich (Öldür Beni), Kaddisch für einen Freund (Bir Dost İçin Hayır Duası), Frankfurt Coincidences (Frankfurt Tesadüfleri), Einer wie Bruno (Bruno Gibi Biri), Barbara.

Festivale Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Federal Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanlığı, InterForum Sanat ve Kültür Derneği, Robert-Bosch Vakfı, Nürnberg Şehir Belediyesi Kültür Dairesi ile Bavyera Eyaleti Başbakanlık Dairesi, tarafında destek veriliyor.

Nürnberg’de 1992 yılında Türkiye Sinema Günleri adı altında başlayan festival, zamanla Türk Alman Film Festivali adını aldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne bu yıl Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne bu yıl Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar layık görüldü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, 20 Aralık 2011’de Ankara’da toplanan Değerlendirme Kurulu, “fotoğraf sanatının gerek ulusal gerekse uluslararası alandaki en önemli temsilcilerinden olmaları, kendilerine özgü üslupları, bu alanda yaptıkları eğitsel çalışmaları ve üretimleri, fotoğraf gibi görsel bir sanat ögesini kullanarak dimağlarda yeni ufuklar açmaları,Türkiye’yi uluslararası platformlarda başarıyla temsil ederek pek çok ödülü Türkiye’ye getirmeleri hususlarını göz önünde bulundurarak” 2011 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar’a verilmesini kararlaştırdı.

Ödüllerin, İstanbul’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı bir törenle Kültür ve Turizm BakanıErtuğrul Günay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.

-Kültür Sanat Büyük Ödülü-

Bakanlık tarafından 1979 yılından bu yana verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü yurt içinde ya da dışında icra ettiği özgün eser, uygulama, yorum veya bilimsel araştırmalarıyla Türk kültür ve sanatının gelişmesine katkıda bulunanları devlet adına ödüllendirme amacını taşıyor. – Ankara

TBMM Genel Kurulunda, Fikir ve sanat eserlerinin devlet nüshası olarak derlenmesi ve saklanmasını öngören Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.

 Kanun, fikir ve sanat eserleri ile anlaşmalar uyarınca yurt dışında çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin etkin, sağlıklı ve eksiksiz bir biçimde toplanması, gelecek kuşaklara aktarılması, elverişli ortamlarda saklanması, korunması ve toplumun bilgi ve yararına sunulmasını sağlayacak esasları düzenliyor.

Kanuna göre, ülke sınırları içinde basılan ve çoğaltılan; kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler, gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli eserler, afiş, kartpostal, gravür, reprodüksiyon, basılı fotoğraf gibi grafik eserler, slayt, film parçası makara, kaset, kartuş, film ve mikroform gibi materyaller, her türlü bilgisayar, müzik ve video cihazlarında kullanılmak üzere üretilmiş ses, görüntü ve veri içeren optik ve manyetik ortamlara kaydedilerek çoğaltılmış eserler, pul ve kağıt para gibi eserler, coğrafik, jeolojik, topografik ya da meteorolojik harita, plan ve krokiler, yurt dışında basımı veya çoğaltımı yapılarak yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler, elektronik ortamda üretilerek kullanıma sunulmuş elektronik yayınlar derlenecek.

Yurt dışında Türkçe olarak basılan ve yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler de derleme kapsamına alınacak.

Ülke sınırları dışında derlenecek eserler ise kanunlar ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca, yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişilerin Türkiye’deki kütüphane, müze, arşiv ve belgeliklerden yararlanarak hazırladıkları eserler ile Türkiye’de yaptıkları arkeolojik kazı ya da araştırmaların yöntem ya da sonuçlarına ilişkin olarak yurt dışında yayımlamış veya çoğaltmış eserlerden oluşacak.

-Derlenecek eserlerin gönderileceği yerler-

Derleme işleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülecek ve koordine edilecek.

Derleme işlemlerinin ve derlemeyle amaçlanan hizmetlerin etkin bir biçimde yürütülebilmesine ilişkin usul ve esaslar, Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler, gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli eserler, yerel gazeteler hariç, 6 nüsha derlenerek Milli Kütüphaneye, TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığına, İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine ve Ankara’da bakanlıkça belirlenecek kütüphaneye gönderilecek.

Diğer eserler ise ikişer nüsha Milli Kütüphane ve İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine gönderilecek. Tasarının görüşmelerinde grupların ortak önergeyle, derlemelerin gönderileceği kütüphaneler arasına İzmir Milli Kütüphane ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi de yer aldı.

Kabul edilen başka bir önergeyle, elektronik ortama aktarılan eserlerin bir nüshası, görme engellilerin hizmetine sunulmak üzere Milli Kütüphaneye gönderilecek.

Yerel ve bölgesel gazeteler de Milli Kütüphane ve İl Halk Kütüphanesine gönderilecek.

-Sorumluluk ve yaptırımlar-

Eserlerin derleme nüshaları, çoğaltılmış diğer kopyalarla aynı olması zorunlu olacak. Derleme nüshaları çoğaltma işlemini izleyen 15 gün içerisinde eksiksiz ve hatasız olarak derleme müdürlüğü veya derleme birimine teslim edilecek.

Derleme kütüphanelerinin belirlediği yanlış, eksik ya da ciltsiz nüshaların değiştirilmesi, en geç 15 gün içinde derleme mükelleflerince yerine getirilecek. Kanunda yer alan sorumluluklarını yerine getirmeyen derleme mükelleflerine, derlemenin yapıldığı yerdeki en büyük mülki amir tarafından yaptırımlar uygulanacak.

Derleme nüshalarını zamanında derleme müdürlüğü veya birimine göndermeyenler, her derleme nüshası için bin TL’den 5 bin TL’ye kadar idari para cezasına çarptırılacak.

Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınacak. Bu şekilde gider fazlalığından doğan zarar, bir sonraki yıla devredilemeyecek.

-”Uyanlarla yolumuza devam edeceğiz”-

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İzmir Milli Kütüphanesinin, bir müze olabileceğini söyledi. Günay, Ankara’ya da yeni bir milli kütüphane gerektiğini dile getirerek, ”Türkiye’de çok sayıda öğrenci var, nüfusu çok genç. Her ne kadar elektronik ortamları kullansak da kütüphane, hayatımızdan çıkmaması gereken önemli bir kültür varlığı” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele ettiklerini ifade eden Günay, Şanlıurfa Göbeklitepe’de bir heykel kutusunun, kazı heyeti tarafından yeterince korunmadığı için kayıplara karıştığını söyledi. Günay, bunu bir ölçüde kazı heyetine tanzim ettirdiklerini, başka yaptırımlar da düşündüklerini belirterek, şöyle konuştu:

”Maddi karşılıkla bu eserler ölçülemez. Yaptırımlar düşünmemiz nedeniyle kazı heyeti, karşı bilgilendirme kampanyası açtı. Türkiye’de bir kazıyı ister yabancılar, ister bizim hocalarımız, üniversitelerimiz yapsın, herkesin çalıştığı toprağı sevmesi, yeterince zaman ayırması, buluntularla ilgili eserler yazması gibi yeni getirdiğimiz kurallar var. Bu kurallara uyanlar devam edecekler, uymayanların emeklerine teşekkür edeceğiz, uyanlarla yolumuza devam edeceğiz.”

Günay, herhangi bir ayırım yapmaksızın, bütün zenginlikleri yeni kuşaklara taşımaya çalıştıklarını belirterek, bu konuda yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Günay, Şeyh Bedreddin üzerine bir çalışma yaptıklarını, ilk kez bir Süryani kitabını Türkçe’ye basmaya çalıştıklarını anlattı. Günay, ”Bu topraklarda hangi renk, çiçekler varsa hiçbiri solmasın, bu toprakların bereketi çoğalsın diye uğraşıyoruz” dedi.

Tasarının yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi yarın saat 13.00’de toplanmak üzere kapattı.

Kanun Tasarısı Şu şekilde:

ÇOĞALTILMIŞ FİKİR VE SANAT ESERLERİNİ

DERLEME KANUNU TASARISI

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

            Amaç

            MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, ülkemizin kültürel varlığı ile bilgi birikimini oluşturan fikir ve sanat eserlerinin basılmış veya çoğaltılmış nüshaları ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca yurt dışında basılan veya çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin etkin, sağlıklı ve eksiksiz bir biçimde toplanması, gelecek kuşaklara aktarılması, elverişli ortamlarda saklanması, korunması, düzenlenmesi ve toplumun bilgi ve yararına sunulmasına ilişkin esasları belirlemektir.

Kapsam

            MADDE 2- (1) Bu Kanun; her çeşit basma, ozalit, teksir, ofset, optik, manyetik, elektronik ve diğer çoğaltma yöntemleri ile satılmak, ya da parasız dağıtılmak üzere üretilen çoğaltılmış fikir ve sanat eserinin derlenmesini, derleme işlemlerini yürütecek birimleri ve derlemeye ilişkin usul ve esasları kapsar.

             Tanımlar

            MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,

b) Derleme kütüphanesi: Bu Kanun uyarınca, derlenen çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin gönderildiği kütüphaneleri,

c) Derleme müdürlüğü: İstanbul’da derleme işlemlerini yapacak olan birimi,

ç) Derleme bürosu: Derleme mükelleflerince illerde ve ilçelerde derleme nüshalarının teslim edildiği birimi,

d) Derleme mükellefi: Derleme nüshalarını derleme müdürlüğüne veya derleme bürolarına vermekle yükümlü gerçek ya da tüzel kişiyi,

e) Derleme nüshası: Bu Kanun kapsamında derlenen fikir ve sanat eserlerini,

ifade eder.

                                                                                                                                                                          İKİNCİ BÖLÜM

Derlenecek Eserler

             Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde derlenecek eserler

            MADDE 4- (1) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde basılan veya çoğaltılan, aşağıda belirtilen her türlü eser, bu Kanun kapsamında derlenir:

a) Kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler.

b) Gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli yayınlar.

c) Afiş, kartpostal, gravür, reprodüksiyon, basılı fotoğraf gibi grafik eserler.

ç) Veri içeren her türlü slayt, şerit, film parçası, makara, kaset, kartuş, film ve mikroform gibi materyal.

d) Her türlü bilgisayar, müzik ve video cihazlarında kullanılmak üzere üretilmiş ses, görüntü ve veri içeren optik ve manyetik ortamlara kaydedilerek çoğaltılmış eserler.

e) Prospektüsleriyle birlikte blok veya tek olarak pul ve kağıt paralar.

f) Coğrafik, jeolojik, topografik ya da meteorolojik harita, plan ve krokiler.

g) Türkçe olarak yurt dışında basımı veya çoğaltımı yapılarak, yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında derlenecek eserler

            MADDE 5- (1) Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında derlenecek eserler şunlardır:

a) Yürürlükteki kanunlar ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca, yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişilerin Türkiye’deki kütüphane, müze, arşiv ve belgeliklerden yararlanarak hazırlamış oldukları  eserler ile ülkemizde yaptıkları arkeolojik  kazı ya da araştırmaların yöntem ya da sonuçlarına ilişkin olarak yurt dışında yayımlamış veya çoğaltmış oldukları eserler.

b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde faaliyet gösteren derleme mükelleflerinin yurt dışında  basımını, çoğaltılmasını ve yayımlanmasını sağladıkları eserler.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Derleme Esasları ve Uygulanması

             Derleme mükellefleri

            MADDE 6- (1) Derleme mükellefleri şunlardır:

a) 4 üncü maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilmiş eserler için; gerçek ya da tüzel kişi yayıncı, yayıncının olmadığı durumda basımevi ya da matbaa.

b) 4 üncü maddenin (ç) ve (d) bentlerinde belirtilmiş eserler için; yapımcı ya da üretici gerçek ya da tüzel kişi.

c) 4 üncü maddenin (e) ve (f) bentlerinde belirtilmiş eserler için; kullanmak ya da dağıtmak üzere çoğaltma işlemlerini yapan gerçek ya da tüzel kişi.

ç) 5 inci maddenin (a) bendinde belirtilmiş eserler için; hazırlayan gerçek ya da tüzel kişi.

d) 5 inci maddenin (b) bendinde belirtilmiş eserler için; basım, çoğaltma veya yayımlama işini yaptıran gerçek ya da tüzel kişi.

e) 4 üncü maddenin (g) bendinde belirtilen eserler için, bu eserlerin yurt içinde satışını ve dağıtımını yapan gerçek ya da tüzel kişi.

             Derleme işlerini yürütecek birimler ve görevleri

            MADDE 7- (1) Derleme işleri, Bakanlık tarafından yürütülür ve koordine edilir.

(2) Derleme işlemlerinin ve derleme ile amaçlanan hizmetlerin etkin bir biçimde yürütülebilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler

            MADDE 8- (1) Derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler şunlardır:

a) 4 üncü maddenin (a), (b), (g) ve 5 inci maddenin (b) bendinde belirtilmiş eserler, yerel gazeteler hariç, dört nüsha derlenerek bir adedi Milli Kütüphaneye, bir adedi 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Teşkilat Kanunu uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphane Dokümantasyon ve Tercüme Müdürlüğüne, bir adedi İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine, bir adedi de Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesine gönderilir.

b) 4 üncü maddenin (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentleri ile 5 inci maddenin (a) bendinde belirtilmiş eserler ve yerel gazeteler birer nüsha derlenerek sadece Milli Kütüphaneye gönderilir.

                                                                                                                                                                 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sorumluluk ve Yaptırımlar

             Derleme mükelleflerinin sorumlulukları

            MADDE 9- (1) Derleme nüshalarının, çoğaltılmış diğer kopyalarla aynı olması zorunludur. Ciltlemenin basımevinden ayrı bir yerde yapılması, yayınevinin ya da basımevinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

(2) Derleme nüshaları çoğaltma işlemini izleyen onbeş gün içerisinde eksiksiz ve hatasız olarak derleme müdürlüğü veya derleme bürosuna teslim edilir. 4 üncü maddenin (g) bendi ile  5 inci maddede belirtilen eserler için teslim etme süresi altmış gündür.

(3) Derleme kütüphanelerinin belirlediği yanlış, eksik ya da ciltsiz nüshalar, derleme mükelleflerince en geç onbeş gün içerisinde değiştirilir.

(4) 6 ncı maddenin (ç) bendinde belirtilen derleme mükellefleri gerekli izin için başvurduklarında,  kendilerinden bu Kanun hükümlerine uyacaklarına ilişkin imzalı belge alınır.

İdari para cezası

            Madde 10- (1) Bu Kanunda yer alan sorumluluklarını yerine getirmeyen derleme mükelleflerine, derlemenin yapıldığı yerdeki en büyük mülki amir tarafından uygulanacak yaptırımlar şunlardır:

a) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen derleme mükellefleri, her derleme nüshası için bin Yeni Türk Lirasından beş bin Yeni Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. İdari para cezası,  tutanağın tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir.

b) 6 ncı maddenin (ç) bendinde belirtilmiş derleme mükelleflerinden, 9 uncu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler, bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri sürece bir daha izin belgesi alamazlar.

              Cezaya itiraz ve cezaların tahsili

              MADDE 11- (1) Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları hakkında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uygulanır. Para cezasını ödemiş olmak, derlemeye ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

 

              Diğer kanunlara göre derlenen eserler

              MADDE 12- (1) Bu Kanun uyarınca derlenen eserler kütüphane ve arşiv hizmetlerine yöneliktir. 5187 sayılı Basın Kanununun 10 uncu maddesi ile 5681 sayılı Matbaalar Kanununun 4 üncü maddesi gereğince verilen nüshalar, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedelinin gider yazılması

              MADDE 13- (1) Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınır. Bu şekilde gider fazlalığından doğan zarar bir sonraki yıla devredilemez.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

              MADDE 14- (1) 21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu ile 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun ek 5 inci maddesi ve ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) Diğer mevzuatta, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununa yapılan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır.    

              Yönetmelik

              GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunda belirtilen yönetmelik, Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlık tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulur. Bu süre içerisinde yapılacak derleme iş ve işlemleri, mevcut mevzuat hükümlerine göre yürütülür.

              Yürürlük

              MADDE 15- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

              Yürütme

              MADDE 16- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GENEL GEREKÇE

Bir ülkenin kültürel varlığını oluşturan fikir ve sanat eserlerinin toplumun bilgi ve yararına sunulması, arşivlenip korunması ve gelecek nesillere aktarılması o ülkede çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin derlenmesi ile mümkündür.

Milli ve kültürel varlıkları oluşturan fikir ve sanat eserlerinin toplanması, saklanması, duyurulması, istifadeye sunulması ve gelecek kuşaklara aktarılması Devletin en önemli görevlerinden biridir. Bu sebeple, hemen hemen her ülkede derleme kanunları bulunmaktadır. Derleme kanunları devletlerin bu görevlerini etkili ve sağlıklı bir biçimde yerine getirme isteğinin bir sonucudur.

Nitekim, üyesi bulunduğumuz Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO)’nın, Eylül 1977’de Paris’te gerçekleştirdiği Milli Bibliyografyalar konulu milletlerarası kongrede, derleme kanunlarının önemi üzerinde durulmuş ve UNESCO’ya üye olan ülkelerin “derleme” konusunda yürürlükteki yasaları yeniden gözden geçirmeleri ve bunları günün ve geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemeleri kararlaştırılmıştır. Bu önemli ihtiyacı aynı surette hisseden ülkelerin çoğu, “Depot Legal” kanunları ile kendi ülkelerinde yayımlanan bütün fikir eserlerinin belirli bir miktarını, yayımını müteakip, basımevlerinden ve yayımcılardan almakta, milli kütüphanelerinde ve diğer bazı kütüphanelerinde toplamaktadır. Kütüphaneler, bilgisayar otomasyon tekniklerinden faydalanarak yayımladıkları milli bibliyografyalar ile ülkelerinin basılı ve çoğaltılmış fikir eserlerini dünyaya tanıtarak kültürel varlıklarını korumaktadır.

Ülkemizde yayımlanan fikir ve sanat eserlerinin toplanması, saklanması ve kullanıma sunulmasının önemi ve gerekliliği yıllar önce anlaşılmış ve 21/6/1934 tarihinde 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu çıkarılarak Türkiyede her türlü baskı yöntemi ile basılıp yayımlanan eserlerin beş nüshası Devlet nüshası olarak derlenerek belirli kütüphanelerde hizmete sunulmuştur. 1934 yılında Atatürk’ün de ilgilenmesi ile kanunlaşan Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununun hazırlanması sırasında eski Fransız “Depot Legal” kanunundan yararlanılmıştır.

Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda, yayımcılıkta ve yayım türlerinde çok önemli gelişmeler olmuş; baskı yöntemleri dışında gelişen yeni çoğaltma usulleri ile çok miktarda bilim, fikir ve sanat eseri üretilmiş bulunmaktadır. Mevcut Kanunla bunların Devlet nüshası olarak derlenmesi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, bu tür yeni çoğaltma yöntemleriyle üretilen eserlerin de kapsama alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda benimsenen derleme politikasına göre derleme kütüphanesinin, derleme nüshasının, derleme mükellefinin ve cezai hükümlerinin belirlenmesi,      2527 sayılı Kanunun adının da günümüz koşullarına göre değiştirilmesi gerekli hale gelmiştir.

Yüzyılımızın bilgi çağı olması nedeniyle Dünyada hızlı bir bilgi üretimi ve kullanımı söz konusudur. Bilginin hızlı artışı ülkemizde basılan, yayımlanan ve dağıtılan materyallerin takip edilmesini ve kullanıma hazır hale getirilmesini hem gerekli kılmakta hem de zorlaştırmaktadır. Bu doğrultuda milli koleksiyonların çoğaltılması, kültürel mirasın muhafazası, insan hafızasından silinebilecek bilgileri içeren materyallerin toplanarak ulusal belleğin oluşturulması ve kaynak olarak kullanılması amacıyla Kanun güncelleştirilmekte ve yeni çoğaltma yöntemleri ile üretilen eserler de bu kapsama alınmaktadır.

Bu nedenle, günün ihtiyaçlarına cevap veremeyen yürürlükteki 2527 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak teknolojik ve sosyal şartlara uygun yeni bir düzenleme yapılmaktadır. Bu yeni düzenleme ile, 2527 sayılı Kanunda yer alan İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile İzmir Milli Kütüphanesine derleme nüshaları verme yükümlülüğü, bu kütüphanelerin bütçe, bina ve personel sorunları nedeniyle, amacına uygun hizmet sunamadıkları için kaldırılmaktadır.

Diğer yandan, günümüzde bilgi, fikir ve sanat eserlerinin maliyetlerinin yüksekliği ve derleme nüshası sayısının artırılması, derlemeyi veren basımevlerini ve yayımcıları mali külfete sokmaktadır. Bedelsiz verilen bu nüshaların getireceği mali yükü hafifletmek için verilen eserlerin bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınmaktadır.

Temelde bilgi, fikir ve sanat eserlerinin devlet nüshası olarak derlenerek gelecek nesillere aktarılması için korunmasını ve hizmete sunulmasını amaç edinen Tasarı, yukarıda belirtilen hususların ışığı altında günün şartlarına ve yeni ihtiyaçlara cevap verecek şekilde hazırlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

         MADDE 1– Madde ile; kültürel varlığı oluşturan basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin, ülkemizin kültür birikiminin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla derlenmesi düzenlenmektedir.

              MADDE 2– Madde ile, çeşitli yöntemlerle basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin devletçe derlenmesi ile derleme usul ve esaslarının bu Kanunda düzenlendiği belirtilmektedir.

MADDE 3– Madde ile, Kanunda geçen Bakanlık, derleme kütüphanesi, derleme müdürlüğü, derleme bürosu, derleme mükellefi ve derleme nüshası ifadelerinin tanımları yapılmaktadır.

MADDE 4– Maddede, yurt içinde derlenecek basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserleri belirtilmektedir.

MADDE 5– Madde ile; Türkiye’de araştırma yapanlardan, yurt dışında bu araştırmaya dayalı eser yayımlayanların eserleri ile Türkiye sınırları içinde faaliyet gösteren derleme mükelleflerinin yurt dışında basımını, çoğaltılmasını ve yayımlanmasını sağladıkları eserlerin derleneceği belirtilmektedir.

MADDE 6– Madde ile, derleme mükellefleri belirtilmektedir.

MADDE 7– Maddede, derleme işlerinin Bakanlık tarafından yürütülmesi ve koordine edilmesi ile derleme iş ve işlemlerinin çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmektedir.

MADDE 8– Maddede, derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler belirtilmektedir.  Bu yeni düzenleme ile eski Kanunda yer alan; İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile İzmir Milli Kütüphanesine derleme nüshaları verme yükümlülüğü, bu kütüphanelerin bütçe, bina ve personel sorunları nedeniyle, amacına uygun hizmet sunamadıkları için kaldırılmaktadır.

MADDE 9– Maddede, derleme mükelleflerinin sorumlulukları düzenlenmektedir.

MADDE 10– Maddede, derleme yükümlülüklerini yerine getirmeyen derleme mükelleflerine uygulanacak yaptırımlar belirtilmektedir.

MADDE 11– Maddede, derleme mükellefiyetinin yerine getirilmemesinden dolayı verilen cezaya itiraz ve derleme mükelleflerinin yerine getirmedikleri yükümlülükleri nedeniyle verilen cezaların nasıl tahsil edileceği belirtilmektedir.

MADDE 12– Maddede, bu Kanunda öngörülen derlemenin diğer kanunlarla derlenen eserlerle bir ilişkisi olmadığı belirtilmektedir.

MADDE 13– Maddede, derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedellerinin, kazancın tespitinde gider olarak gösterilebileceği, gider fazlalığından doğan zararın bir sonraki yıla devredilemeyeceği belirtilmektedir.

MADDE 14– Maddede, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan mevzuat belirlenmekte, ayrıca mevzuatta 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununa yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış sayılacağı hükme bağlanmaktadır.

              GEÇİCİ MADDE 1- Maddede, bu Kanun uyarınca çıkarılacak yönetmeliğin hazırlanma süresi belirtilmektedir.

MADDE 15– Yürürlük maddesidir.

MADDE 16– Yürütme maddesidir.

Kanun Taslağı Kaynak :  www.basbakanlik.gov.tr/docs/kkgm/kanuntasarilari/fikirvesanat.doc
Haber Kynk:  http://www.samanyoluhaber.com

56 Ülkenin Sanat Nabzı İzmir’de Atacak

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat Olimpiyatları Türkiye Temsilciliği dünya çapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat OlimpiyatlarıTürkiye Temsilciliği dünyaçapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Dernekler İl Müdürlüğü’ne müracaatlarıyla kuruluşu tamamlanan Dünya Sanat Olimpiyatları Derneği kurucu üyeleri, amaç ve projelerini sunmak üzere İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu ile görüştü. Kuruluşla ilgili bilgi veren World Art Games Türkiye Temsilcisi Derya Var, WAG Merkezi Hırvatistan’da bulunan Dünya Sanat Olimpiyatları’nın 1. Olağan Genel Kurul toplantısının 18-21 Kasım 2011 tarihlerinde Zagreb şehrinde yapıldığını, olimpiyatların ikinci konferansının toplantıda yapılan girişimler sonucunda

2012’de İzmir’de yapılmasını sağladıklarını söyledi.

Çok sayıda ülkeden sanatçı ve devlet adamının İzmir’deki konferansta bir araya geleceğini belirten Derya Var, bu girişimle başta İzmir 2020 Expo girişim ve çalışmalarına uluslar arası sanatsal bir boyut kazandırmayı amaçladıklarını, ülkemize gelecek olan 56 ülke sanatçı ve diplomatlarına kentin ve ülkemizin sanatsal birikimini sunmak ve paylaşarak dostluk köprüsünü kurmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Var, uluslararası sanatsal sunum ve paylaşımı hedefleyen bu buluşmaya 56 ülkenin milli komite başkan ve yardımcılarının, Cumhurbaşkanı, Bakan, elçiler ve kültür ataşeliklerinin katılacağını, kongre boyunca tüm dünyaya sanatın evrensel dili aracılığı ile barış, hoşgörü ve sevgi mesajları verileceğini belirtti.

WAG Türkiye Milli Komitesinin katılımcı ve bağımsız bir dernek olarak faaliyet göstereceğini öne süren Var, kurucu üye olarak Türkiye’nin yurt dışında tanınmış sanatçılarıyla yola çıktıklarını, protokol gereğince değişik ülkelerde yapılacak etkinliklerde sanatın değişik alanlarında belirlenen etkin ve yetkin isimlerle ülkemizi en üst derecede temsil edeceklerini kaydetti.

Dünya Sanat Olimpiyatları Türkiye Komitesi’nde yer alan isimler ise şu şekilde: Tüzüm Kızılcan-As Başkan, Ege Art Sanat Danışma Kurulu Başkanı.Seramik sanatçısı, Almanya ve Prag’da sanatsal çalışmalar yapan Kızılcan’ın eserleri çeşitli koleksiyonlarda yer alıyor.

Derya Var- Dernek Başkanı, Ressam WAG Türkiye Temsilcisi, Emel Atalay -Başkan Yardımcısı, Ressam, Ümit Yaşar Işıkhan – Genel Sekreter, Şair yazar,Kültür ve Turizm Bakanlığı Uzmanı,Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı, Umur Türker – Ressam, Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi, Cem Sağbil – Heykeltraş,Çalışmalarını Stutgart ve İstanbul’da sürdürüyor, Aytül Büyüksaraç – İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni – Bijen Molay:Bale sanatçısı 9 Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü,

Bale Ana Sanat Dalı Öğretim Görevlisi ve Başkanlığı, Ege Sanayici ve İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Ege Kültür Vakfı Kurucu Üyesi ve Ege Art Danışmanı. Erdoğan Öztürk – İzmir Devlet Opera ve Balesinin dramaturgu, protokol ve basın müşaviri ve Hülya Savaş tiyatro sanatçısı ve İzmir Devlet Tiyatrosu Müdiresi.

 

Bir tarih nasıl yok edilir öğrenmek istiyorsanız haberi lütfen okuyunuz. Okurken bir yandan da linke tıklayarak videoyu izleyebilirsiniz.

Videoları izlemek için tıklayınız

Destekleyebilmek için : http://www.emeksinemasiniyasatalim.org/

Emek Sineması’nın yıkılmaması için 18 Nisan Pazar günü saat 17.00′de Taksim meydanından Emek Sineması’nın önüne kadar yürüyüş yapılacak.

Tarihi Beyoğlu Emek Sineması’nın durumuyla ilgili olarak 14 Nisan Çarşamba günü İKSV’de yapılan toplantının ardından Emek Sineması’nı Yıktırmıyoruz Platformu da bir toplantı yaptı.

Alınan kararlara göre 18 Nisan Pazar günü saat 17.00′de Taksim meydanından Emek Sineması’nın önüne kadar yürüyüş yapılacak. Yürüyüşe bir çok oyuncu, yönetmen ve sinemaseverin destek vermesi bekleniyor.

DEVLETİN RESMİ ORGANLARININ YALANI ANLAŞILDI
”(…) Kıssadan hisse: Restoratör mimar Fatih Kesgün, toplantı boyunca orta sahada top çevirmeyi yeğledi ve kendince, Emek’i yok etme projesini bilimsel temellere oturmaya çalıştı. Tezi şuydu: Yapı adası dahilinde asıl korunması gereken yer Cercle d’Orient’ti, Emek Sineması tarihsel gelişimi boyunca zaten birçok değişime ve tadilata uğramıştı (bunu da locaların bulunduğu bölümün 1970 ve şimdiki zamandaki hallerini gösteren fotoğraflarla kanıtlamaya çalıştı), dolayısıyla zaten ‘tarihi bir eser’ değildi, ‘dokunulmaz’ asla değildi. Bunun için de, kendileri Emek Sineması’nı, şimdiki yerinden söküp, yeni projede en üst kata yerleştirmeye karar vermişlerdi. Bu tabii ki mimari açıdan ‘fantastik’ bir hamle. Hiç denenmemiş bir ‘fikir’. Ama akla ziyan bir fikir, ya da dinleyicilerden birini de ifade ettiği gibi aslında Emek’i ‘kaçak kat’a döndürme hamlesi.

Sonuç? Bu haliyle durumu tek bir şekilde açıklamak mümkün, Özcan Alper’in dediği gibi bugüne kadar devletin resmi ağızları bize “Yok canım, korkmayın Emek Sineması’na bir şey olmayacak” diyerek, büyük bir yalana soyunmuşlar. Dünkü toplantıya gelince; bu tür filmlerin ‘kötü adamı’ genellikle gözünü para bürümüş işadamları olur, bir mimarın bu işe hamle etmesi ve bunu ‘koruma’ adına yapıyor olması, yani filmin ‘kötü adamlığına’ soyunması, beni şaşırtmadı ama bir hayli üzdü.” (Uğur Vardan, Radikal)

‘BU PROJENİN TARAFTARI DEĞİLİZ’
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Emek Sineması ve çevresindeki kompleksin, Kültür ve Turizm Bakanlığıyla hiçbir mülkiyet ilişkisi bulunmadığını, başka bir kurumla ilişkili olduğunu kaydetti ve bu projenin tarafı olmadıklarını söyledi.

Emek Sineması’nın özgün yapısının korunmasının, kendisinin en büyük hayallerinden biri olduğunu ifade eden Günay, ”Emek yıkılmasın, olduğu gibi korunsun. Ben de bu dileği tüm içtenliğimle paylaşıyorum ama bilim, teknik, hukuk ne karar verecek, onu hepimiz göreceğiz” dedi.

kynk : http://www.ntvmsnbc.com

 

 

izleyici, 2011 yılında beyazperdedeki tercihini gülümseten bir yapımdan yana kullandı. Trakyalı klarnetçi Hüseyin’in sevdiği kızın peşinden giderken yaşadıklarını anlatan neşeli yerli yapım ”Eyyvah Eyvah 2”, 3 milyon 947 bin 988 seyirciyle geride bırakmaya hazırlandığımız yılın en çok izlenen filmi oldu.

Türk sinema seyircisinin en çok izlediği ilk 10 filmden 3’ü yabancı yapımlar olurken, ”Eyyvah Eyvah” adlı film gişe yarışında ipi göğüsledi. Yönetmenliğini Hakan Algül’ün üstlendiği, başrolünde Ata Demirer, Demet Akbağ, Salih Kalyon, Bican Günalan, Özge Borak ve Tarık Ünlüoğlu’nun yer aldığı film, 3 milyon 947 bin 988 izleyiciyi sinema salonlarına çekti. Film, 36 milyon 678 bin 19 liralık toplam gişe hasılatı elde etti.

Küçük yaşta aynı mahallede birlikte oyun oynayıp tesadüfler sonucu yıllar sonra yolları kesişen iki sevgilinin öyküsünü anlatan ”Aşk Tesadüfleri Sever” 2 milyon 418 bin 90 seyirciye ulaştı. Filmin başrolünde Mehmet Günsur ile Belçim Bilgin izleyici karşısına çıkarken, sevinçle hüznü kesiştiren filmin yönetmeni Ömer Faruk Sorak.

Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yapılan baskın sonrası Polat Alemdar ve arkadaşlarının Filistin’e gitmesini konu alan ”Kurtlar Vadisi: Filistin”, 2 milyon 28 bin 57 seyirci sayısıyla üçüncü sırada yer aldı. Televizyon dizisinde başrolü üstlenen Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun ve Kenan Çoban üçlüsüne Erdal Beşikçioğlu, Nur Aysan, Ayten Uncuoğlu, Umut Karadağ gibi isimlerin eşlik ettiği filmin yönetmeni Zübeyr Şaşmaz.

”Allah’ın Sadık Kulu: Barla” adlı film, 1 milyon 988 bin 122 seyirci sayısıyla dördüncü sırada yer aldı. Esin Orhan’ın yönettiği üç boyutlu animasyon film, Said Nursi’nin hayatını işliyor.

-Türk seyircisi, ”Alacakaranlık”ı sevdi-

En çok izlenen 10 film içerisinde 3 yabancı yapım bulunurken, gişe yarışında yabancı filmlerin galibi listede beşinci sırada olan ”Alacakaranlık Efsanesi”.

Stephenie Meyer’in çok okunan roman serisinden sinemaya uyarlanan film, serinin diğer yapımları gibi izleyiciden büyük ilgi gördü. Yönetmenliğini Bill Condon’ın üstlendiği filmin başrolünde Robert Pattinson ile Kristen Stewart yer alıyor.

İddialı yapımlardan ”Dedemin İnsanları”, film üçüncü haftasında 836 bin 33 seyirciye ulaştı. Çağan Irmak’ın yönettiği ve seyircinin büyük ilgisini çeken filmin gösterimi sürüyor.

-”Endüstri olarak Türk filmi gündemde”-

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Mesut Cem Erkul, AA muhabirine 2011 yılında sinema sektörünü değerlendirirken, 2011 yılının sinema sektörü açısından ”kayıpsız” bir yıl olduğunu söyledi.

Türkiye’de sinema sektöründe taşların artık yerine oturduğunu, 2004 yılından bu yana büyük bir ivme yakalandığını dile getiren Erkul, şöylekonuştu:

”Bu yıl, 2010 yılına göre kayıpsız bir yıl. Seyirci sayısı ve hasılatta ufak bir azalış söz konusu ama film sayısında, vizyona giren film sayısında artış söz konusu. Türk filmlerine oranlarsak seyircide artıdayız 2010 yılına göre… Toplamda bakıldığı zaman başat filmlere giden seyircilerde 1-1,5 milyon civarında bir düşüş söz konusu, ama film sayısıyla orantıladığımızda Türk seyircisinde bir kaybımız yok. Tam tersi bir artışımız var. Hatta yüzde 20 bir artışımız var. Bu bence önemli.

Yani Türk filmi seyircisini kaybetmiyor. Sadece eser niteliğindeki sayı adetinde bir düşme. Bu da dağıtımla ilgili kaynaklar, üretimle ilgili sorunlar, işte biz bunları çözmeye çalışıyoruz. Küçük noktalardaki tıkanıkları da açarsak izleyiciye ulaşma konusunda biraz daha başarılı olacağız. 2010 bize bunu gösterdi. Artık sinema sektörü oturdu. Tüm dünyada Türk filmlerinden bahsediliyor. Türk filmi diye bir kavram yeniden gündemde. 1970’lerdeki Yeşilçam değil, artık endüstri olarak Türk filmi gündemde.”

Bazı filmlerin vizyona giriş tarihlerinin de önem taşıdığını, gösterime giriş tarihinin yıllık seyirci sayısını direkt etkilediğini belirten Erkul, ”Bu yıl, sinema sektörü açısından da kayıpsız değil, ama kayıp bir yıl da değil. Yani beklediğimiz 2010 yılına göre bir yüzde 10 daha fazlasıydı. Gelişmeler ve üretim, aşağı yukarı başabaş bir noktada kapatılacağını gösteriyor. 2012 daha iyi mi olacak? Bence daha iyi olacak. Eğer sinema sektörünü derinden etkileyecek bir sorunla karşılaşmazsak çok iyi olacağını düşünüyorum” dedi.

-”Avatar” gibi bir film olmadığı için…”-

Erkul, Amerikan sinemasının o yıl içinde gişe rekortmeni filmleri vizyona koymasının da yerli yapımları etkilediğini söyledi.

Bu yıl içinde Amerikan sinemasının ”Avatar” gibi çok büyük bir prodüksiyon çıkarmadığını dile getiren Erkul, ”Geçen sene bir ‘Avatar’ vardı. Bu sene öyle bir film yoktu. İkinci kez vizyona girme şansı olmuştu ‘Avatar’ın. Hatta bazı sinemalarda üçüncü, dördüncü kez gösterilmişti” diye konuştu.

Erkul, sinema sektöründe ve hatta televizyon dizilerinde ”gerçeküstücülük” teması üzeri yapımların izleyiciyle buluştuğunu ve bunu Amerikan sinemasının mekan ve konu yokluğundan ortaya çıkardığını belirterek, sinema sektöründe bu konuda yaşanan gelişmelerle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

”Türk sineması bu gerçeküstü akıma ayak uydurmak zorunda kaldı mı? Hayır. Türk sineması daha önce de böyle filmler yapmıştı. Yeşilçam da yapmıştı. Hatırladı sadece. Belli bir yaş grubu bunlara teveccüh ediyor. Yani bu akımdan etkilenen grup aynı zamanda yabancı menşeli filmlerde de bu tip menşeli filmleri merakla izliyor. Ama genel izleyiciye baktığımız zaman toplam seyirci sayımıza baktığımızda böyle değil.

Bu sene ‘Eyyvah Eyvah 2’ en çok izlenen filmimiz. Hem bir Türk filmi, hem de konusu tamamen bu topraklara ait. Gerçeküstücülük yok. Tam tersine insanlık dışında başka bir öge barındırmıyor. Bu şudur, bu akımlar her zaman olacak. Bir ara çizgi filmlerin sinemaya taşınması akımı vardı. O da artık rayına oturdu. Daha büyük prodüksiyonlar yapılıyor. Daha ilgi çekici, daha gerçekçi prodüksiyonlar yapılıyor. Gerçek görüntülerle birleştiriliyor. Sinema sektörü bunun farkında. İnsana dair ögeler 2 saat boyunca ancak insanla beraber işlenirse izleyici buluyor.”

Türk sinema sektörünün giderek geliştiğini de vurgulayan Erkul, ”Şimdi ortada rakamlar var. Ama rakamın yanındakiler de var. Bu sektör büyüyen bir ağaç artık. Önce çok küçük bir tohumdu 2004 yılında, ürünü yoktu, hafif hafif dallandı, yapraklandı. Şimdi meyveye durdu, dalları da büyüyor, boyu posu da büyüyor. Doğal olarak meyvesi de artıyor” sözleriyle sektörün gelişmesini özetledi.

-Hangi film ne kadar izlendi?-

2011 yılı içerisinde en çok izlenen 10 filmin seyirci sayısına göre yapılan sıralaması ve elde ettikleri gişe hasılatları şöyle:

1  Eyyvah Eyvah 2 ……………………………… 36.678.019 TL      3.947.988
2  Aşk Tesadüfleri Sever………………………. 21.910.790 TL      2.418.090
3 Kurtlar Vadisi: Filistin………………………… 17.293.396 TL       2.028.057
4  Allah’ın Sadık Kulu: Barla……………………..14.152.755 TL       1.988.122
5  Alacakaranlık Kuşağı: Şafak Vakti ………… 11.168.736 TL      1.240.189
6  Anadolu Kartalları……………………………..  10.165.222 TL      1.171.619
7  Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde………13.168.062 TL      1.170.783
8  Şirinler …………………………………………..11.494.491 TL      1.140.489
9  Hür Adam……………………………………….   7.304.622 TL       952.405
10 Ya Sonra…………………………………….. …  7.559.500 TL       849.743

Kaynak: http://www.bursadabugun.com/haber/kultur-sanat/72738-2011-hangi-film-izlendi.html#ixzz1h4qKQXrk