Şunun için etiket arşivi: İstanbul

Modern zamanların en iyi kompozitörleri arasında gösterilen Maestro Ennio Morricone’nin İstanbul konseri, sanatçının sağlık sorunları nedeniyle iptal edildi.

ennio-morricone

50. Sanat Yılı – Veda Turnesi kapsamında 22 Şubat’ta Zorlu Center PSM’de sahne alması beklenen sanatçının konserinin iptal edildiği açıklandı.

Zorlu Center PSM’den yapılan yazılı açıklamada; konserin, Morricone’nin hastalığı nedeniyle, sanatçı tarafından iptal edildiği belirtildi. Ayrıca konsere bilet alanların ise kendileriyle iletişime geçerek, iptal işlemini gerçekleştirebilecekleri ya da başka bir etkinlikle değişim yapılabileceği açıklandı.

 

Kaynak :[-]

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin tanıtımı için dünyada kendi alanlarında önde gelen isimleri Türkiye’ye davet etmeye devam ediyor. Bakanlık, bu kapsamda son olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nden Nobel Edebiyat Ödül’lü Mo Yan’ı ülkeye davet etti.

Mo Yan

Mo Yan, 17 Aralık’ta Türkiye’de olacak. Nobel’li yazar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2013’te başlattığı “100 Çinli Entelektüel” projesi kapsamında Türkiye’nin güzelliklerini keşfedecek. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik tarafından ağırlanacak olan dünyaca ünlü yazar, bakanlık tarafından kendisi için hazırlanan program kapsamında İstanbul’un tarihi ve turistik yerlerini gezecek. Program kapsamında Bakan Ömer Çelik’in de görüşmeyi planladığı Mo Yan’ın yanı sıra Türkiye’ye, Çin’de bir milyonun üzerinde aylık satış ortalamasıyla birinci sırada bulunan Çin Coğrafyası dergisinin baş editörü olan Shan Zhiqiang, Çin edebiyat dünyasının tanınan isimlerinden olan Chen Huizhong ve farklı alanlarda kitapları bulunan pek çok yazar da gelecek. Alanlarında etkin bir yere sahip bu isimlerin, ülkelerine döndüklerinde gerek sosyal medyada yapacakları paylaşımlar gerekse televizyon ve gazetecilik dünyasında Türkiye tanıtımı için yararlı alternatif eserler ortaya koyacakları düşünülüyor. Kültür Devrimi sırasında 11 yaşındayken okulu bırakıp önce çiftçi olarak ardından fabrika işçisi olarak çalışan ve bu sırada yazmaya başlayan yazarın gerçek adı Guan Moye. Moye, eserlerinde Çince, ‘konuşma!’ manasına gelen ‘Mo Yan’ mahlasını kullanıyor. Mo Yan, 2012 Nobel Edebiyat Ödülü’nü alırken Çin’de doğan ve Çin’de yaşamayı sürdüren ilk Çinli Nobel ödüllü yazar oldu.

Nana Mouskouri Zorlu Center PSM’de!Nana Mouskouri’den “Happy Birthday” turnesinde unutulmaz performans…

Küçük yaşlarda babasının hediye ettiği mandolin’le şarkı söyleyip dansetmeye başlayan, Fado ve Yunan ezgileriyle kısa sürede önce Girit’te ardından tüm Yunanistan ve çevre ülkelerde ün kazanan Nana Mouskouri İstanbullu hayranlarıyla buluşuyor.

Nana-Mouskouri

 ‘Atina’nın Beyaz Gülü’ İstanbul’da

 Başta Yunanca ve Fransızca olmak üzere pek çok farklı dilde söylediği şarkılarla pop müziğin idol isimlerinden biri olan sanatçı , 1961 yılında Almanca olarak kaydettiği “Atina’dan Beyaz Güller” albümüyle Almanya’da bir milyonun üzerinde satarak çok ciddi bir satış başarısı elde etti. Bu albümdeki şarkılar, pek çok farklı dile çevrilerek sanatçının en bilinen parçalarından biri olmanın yansıra sanatçının “Atina’nın Beyaz Gülü” olarak anılmasına sebep oldu.

Mouskouri Sanatçı, doğum gününde başladığı dünya turnesinin İstanbul ayağında Zorlu Center PSM’de sahne alacak. Nana Mouskouri, doğum gününde Atina’dan başladığı ve bir yıl içerisinde dünyayıdolaşacağı Happy Birthday Turnesi ile sahnelere geri döndü. Sadece doğum gününü değil,aynı zamanda yıllar boyu şarkılarıyla ona ilham veren besteci ve söz yazarlarını da kutlamak için sahne alan Mouskouri, şarkı söylemenin kendisini hayata bağlayan ve aşkı fark ettiren en büyük deneyimolduğunu belirtiyor.

4 Fransız müzisyen ve Fransa’da müzik kariyerini sürdüren kızı Lénou’nun kendisine eşlik edeceği performansında Nana Mouskouri, kızıyla sahne alma hayalini de gerçekleştirmiş oluyor. Mouskouri’nin bu etkileyici performansı, 16 Şubat Pazargünü saat20.00’deZorlu Center PSM’de!

Tarih: 16 Şubat 2014, Pazar

Mekan: Zorlu Center PSM, Ana Tiyatro

Bilet Fiyatları: 69 TL, 99 TL, 150 TL, 185 TL, 220 TL

Zorlu Center PSM’den öğrencilere jest!

Zorlu Center PSM, müzik tutkunu gençleri de düşünerek limitli öğrenci biletlerini satışa sunuyor. Sevdiği müzisyeni dinlemek, Broadway Show’larını izlemek ya da farklı gösterileri Zorlu Center PSM’de takip etmek isteyen öğrenciler, performans günü 10.00 – 12.00 saatleri arasında, 20 TL’ye bilet alabilecek!

Kaynak :[-]

Mart ayında, İstanbul’da yeni bir fuar var. CNR Holding kuruluşu Sine Fuarcılık ile Basın Yayın Birliği işbirliğinde 250 marka ve 150’nin üzerinde yayınevinin ve sivil toplum kuruluşun katılımıyla 1-9 Mart tarihlerinde Yeşilköy’deki CNR EXPO’da CNR Kitap Fuarı düzenlenecek.

çocuk-kitap

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, ana teması “Sosyal Medya ve Çocuk” olarak belirlenen fuar, 20 bin metrekare alanda gerçekleştirilecek.

CNR EXPO’da ilk kez düzenlenecek fuarla ilgili bilgi veren Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün, sektörün ve özellikle İstanbul’un yeni bir kitap fuarına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Üstün, İstanbul için bir kitap fuarının yeterli olmadığını belirterek, “Nihayet Basın Yayın Birliği’nin de çabalarıyla şehrin özlemi sona eriyor. İstanbul’un yeni kitap fuarı, CNR EXPO Yeşilköy’de, şehrin neredeyse kalbinde metro, metrobüs, tramvay, Marmaray gibi tüm majör ulaşım araçlarına yakın bir lokasyonda düzenlenecek” ifadelerini kullandı.

Fuarın çocuk ve yetişkinler için sürpriz etkinlikleri olduğunu aktaran Üstün, şunları kaydetti:

“CNR Kitap Fuarı, her görüşten yayıncının ve kitapseverin buluşacağı tam bir kitap karnavalı halinde geçecek. Kültür dünyamızın pek çok resmi ve gayrı resmi öğesinin içten destekleriyle yayıncıların, kitapseverlerin, İstanbul’un ve İstanbullunun fazlasıyla memnun kalacağını umduğumuz bir fuar düzenleyeceğiz.”

 CNR Kitap Fuarı

okuyan-çocuk Fuar, ziyaretçi ve katılımcılarına imza günleri, tiyatro gösterileri, konferanslar, söyleşiler ile zengin bir içerik sunacak. Fuarın en ilgi çekici etkinlikleri ise ana teması “Okullar Yarışıyor” ve “buhangikitap.com” üzerinden gerçekleştirilecek yarışmalar olacak. Öğrencilerin sosyal medya üzerinden katılacağı yarışmada çeşitli ödüller dağıtılacak. Telif hakkı ihlallerine ilişkin öğretmelerin geliştireceği projelerin katılabileceği yarışma ise “buhangikitap.com” üzerinden gerçekleşecek

Fuara 250 marka ve 150’nin üzerinde yayınevi katılacak. Fuarda çocuk, eğitim, dini ve dünyaca ünlü yayınevlerine ait kitaplar sergilenecek. Öğretmenler, öğrenciler, yayıncılar, kitabevleri, kütüphaneciler, tercüme büroları, gazeteciler, yazarlar, editörler, yayınevi, yazar telif ajansları ve okurların hedef ziyaretçi olarak belirlendiği fuara giriş ücretsiz olacak.

Volkanik Patlamayı Gösteren En Eski Duvar Resmi

Bilim insanları Çatalhöyük yakınlarındaki Hasan Dağı’ndaki patlama ile Neolitik çağda yapılmış resim arasında bağlantı kuruyorlar. Kaliforniya Üniversitesi’nden Axel Schmitt ve ekibinin araştırma sonuçlarına göre Çatalhöyük’de yaşanan volkanik patlama ile “lav püskürten volkan resmi”nin zamanları çakışıyor.

çatalhöyük kazıları

Yeni kanıtlar 8600 yıllık resmin dünyanın en eski manzara resmi olduğunu kanıtlayabilir. 1960 yılındaki kazılarda kerpiç bir evin duvarında keşfedilen, bir yerleşim yeri üzerindeki iki tepeli volkanın lav püskürtmesini gösteren, üç metre genişliğindeki MÖ 6600 tarihli resim Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde tutuluyor.

Ancient_eruptionMÖ 8000 ile MÖ 6000 arasında yerleşim yeri olan 13 hektarlık Çatalhöyük, insanlar avcı-toplayıcılıktan tarım topluluğuna geçiş aşamasındayken kuruluyor. Çatalhöyük yerleşim yerinde 8000 civarında insan yaşadığı tahmin ediliyor. Arkeolojik site İstanbul Üniversitesi ile birlikte çalışan İngiliz arkeolog James Mellaart tarafından keşfediliyor.

2013 yılında Schmitt’in ekibi Hasan Dağı’na yolculuk ediyor ve Çatalhöyük’ün 130 km kuzeydoğusunda bulunan iki tepeli volkanın olduğu bölgede yerleşimin olduğu dönemde volkanın patlayıp patlamadığını kanıtlayacak bir kanıt arıyor. Volkanın tepesinden ve eteklerinden topladıkları volkanik taş örneklerini analiz ettiklerinde volkanın MÖ 6960 civarlarında aktif olduğunu keşfediyorlar. Bu tarih Çatalhöyük yerleşim yeri iken yaşayanların bir volkanik patlamaya tanık olduğunu gösteriyor.

eneski volkanik patlama resmi

Ancient eruptionBazı şüpheciler resmin başsız bir leopar derisi olabileceğini belirtse de Schmitt ve ekibinin sonuçları hipoteze bir ağırlık koyuyor.

Schmitt araştırma ile ilgili “Biz, resmin Çatalhöyük’teki volkanik patlamayı gösterdiği hipotezini test ettik. Sonuç olarak jeolojik kayıtlar bu hipotezi destekliyor” açıklamasını yaparken çalışmanın ayrıca Hasan Dağı volkanının faaliyete geçebileceğini gösterdiğini de sözlerine ekliyor.

Zeliha Yıldırım

Kaynak : [-]

 

Bugün e-mail kutumuza gelen bir mail bu haberi yapmamıza neden oldu mailde şöyle diyordu. “İstanbul Bilgi Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı son sınıf öğrencisiyim. Bitirme projesi olarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi kadınları ile ilgili bir fotoğraf serisi hazırlamak istiyorum.Hem sponsor arıyorum, hemde kısıtlı olan zamanımda bağış toplamaya çalışıyorum.Bunun için de bir bağış sayfası açtım.Acaba siz sayfanın yayılmasına yardımcı olabilir misiniz?” “Yasemin Karaca” Biz de karınca kararınca destek olmaya çalışarak olduğu gibi yayınlıyoruz.

Halide_Edip-adıvarUlviye’nin Hayali; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi’nde önemli bir yere sahip olan, iz bırakmış ancak hiçbir zaman yeterince hatırlanmamış kadınlardan ilham alarak hazırlanacak bir fotoğraf serisidir.

Ulviye Mevlan; Osmanlı Kadın Hareketi’nin önemli kişilerinden biridir. İlk kadın dergilerinden biri olan “Kadınlar Dünyası” isimli derginin editörüydü. Birçok kız okulu ve kadınları çalışması için terzi atölyeleri açılmasını sağladı. İsmi, yüce, güçlü, üstün anlamına gelmektedir.

Bu seri de tarihi ambiyans tekrar yaratılacak. Ancak kadınlar modernize edilmiş bir görünüme sahip olacaklar.Bu görünüm 1910’lar, 1920’ler ve 1930’ların izlerini de taşıyacak. Bu sayede geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kurulacak ve Türk Kadın’nına hem geçmişini hem geleceğini hatırlatarak ona ilham ve güç kaynağı olmasını sağlayacak bir proje olacak.

Türkiye’de kadın adına yapılan yaratıcı ve sanatsal projeler neredeyse yok derecede az; özellikle  kadın şiddetinin arttığı, kadın haklarında geriye gidilen bu dönemde bu tarz “pozitif bir etki” yaratması gereken bir çalışma yapmam gerektiğini düşündüm. Çünkü daima çizilen zayıf kadın imajının aksine, Türk Kadını 100 yıl önce büyük bir zinciri kırmış, zeki, güçlü ve cesur bir kadındır. Bugün Türk Kadını, gerçek geçmişini öğrenmesi yada hatırlaması, bugününü sorgulaması gerekmekte çünkü Halide Edip Adıvar’ın dediği gibi “Türkiye’de ki gericilik her zaman kadının kazandığı özgürlüğe saldırmakla başlar”

Türk Kadının Tarihi

Özellikle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi’nin ele alınmasının nedeni 1800’lerin sonunda başlayan Osmanlı’da ki kadın hareketine dikkat çekerek, Türk kadının hem savaşta, hem kendi haklarının arayışında neler başardığını göstermektir. Türk Kadını siyasallaşmaktan öte toplumsallaşmamış, ikinci bir vatandaş olarak hep bir gölge gibi hissetmiştir. Kadınlarla ilgili haklardan çok yasaklar vardı. Eve kapıtılan, zorla örtünen, eğitim alamayan, çalışma hakkı olmayan, sadece bir ev kadını ve çocuk bakıcısı olarak görünen kadın, kara-fatmakadınsız bir toplum yaratılmasına neden olmuş.1910’larda ise, kadın ani bir ivme ile erkekten geri kalmamış, düşmanla savaşmış, ordu da yer almış hatta ordular kurup, barışın gelmesinde büyük bir önem taşımıştır.Zengin aileler kız çocuklarını avrupa da eğitmiş ve bu kadınlar ülkeye özgürlüğün gelmesi için çalışmışlardır. Türk Kadını 1920’lerde Cumhuriyet’in ilanı ile yıllardır istediği haklara kavuşmuş ve 1930’lara kadar da büyük bir ivme ile gelişip siyasal hakkını kendi çabası ile almıştır.

Misyon ve Vizyon

Bu projenin amacı, kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi kadınlarını yeni jenerasyona tanıtmak, hatırlatmak ve etkilemek amacı taşımaktadır.

Yeni jenerasyon bu savaşçı ve yenilikçi kadınlardan ilham alabilir ve güç bulabilir. Sadece yeni jenerasyon olmamakla birlikte, tüm türk toplumunu da hedeflemektedir. Türk toplumu geçmişi öğrenirken tarih kitaplarında ki küçük fotoğraflara bakıp, basitçe ezberlemekten hiç bir zaman hoşlanmamıştır. Çünkü bilinir ki tüm bu dönemin arkadasında büyük bir hikaye vardır.

İnsanlarda böyle bir etki yaratmak için, tarihi ambiyans ile birlikte kadınlar modern bir görünüm ile çekilmesi gerekmektedir, bunun nedeni o dönemin kadınlarının; hayallerini, ve hayattan beklentilerini gerçekleştirmektir.En büyük hayallerinden biri de modern Türk kadınıydı.

Bu hayaller ve beklentiler kurgusal olmayacaktır.Türk kadın’nın o zaman ki yaptıkları konferanslardan, kadın dergilerine, gönderdikleri mektuplar ve makalalerin doğrultusunda belirlenecektir. Bu yazılarda, ne haklar istediklerini, devletten beklentilerini, anılarını, hislerini paylaşmışlardır. Bu yazılar fotoğraflarla birlikte desteklenerek, izleyiciye sunulacaktır.

cumhuriyet kadınıİzleyici olan yeni jenerasyon, genç – yaşlı türk kadınları, türk toplumu hem geçmişini öğrenecek ve bugün ile bir bağlantı kurabilecek. Türk kadınına diğer ülkelerden ve kültürlerden öte, kendinden, kendi geçmişinden modern bir giyim akımı yaratabileceğini gösterecek.

Bu akım gurur duyuyarak ve güç alarak günlük hayatında taşıyabilecek.

Proje’nin İlerleyişi

Proje ile ilgili bir ay boyunca yaklaşık otuz adet kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi ile ilgili kitaplar okuyup, dönemi ait belgeseleri izleyerek osmanlı kadınlarını ve osmanlı modası incelendim,  eski fotoğraflar toplandım. Bunların sonucunda döneme ait moodboardlar hazırlandım

Konu ile ilgili moda tasarımcısı, yönetmen, fotoğrafçı ve kostüm tasarımı uzmanları ile görüşültüm. 16-35 yaş aralığında, çoğunluk kadın olmak üzere anket yaptım. Bu anketlerin ve görüşmelerin sonucunda proje tekrardan süzülerek hedef kitlenin doğrultusunda yapılandırdım.

Projenin takvimi, planı ve bütçesi çıkardım.
Özellikle Çanakkale, Safranbolu, Bursa’da ve İstanbul çevresinde olmak üzere şu an fotoğraf çekimi için doğru mekanlar arıyorum.Bir sonraki aşama model seçimi ve koleksiyonun dikimine başlanması.

Yapılan bağış ne için kullanılacak?

Projenin kıyafet, ayakkabı, aksesuar, dekorasyon, ulaşım, ekipman kiralama, asistan, makyöz tutulması, baskı gibi giderleri var.Bu giderler bireysel olarak karşılamam mümkün olmadığı için projeye bağış toplamam gerektiğine karar verdim.

Toplanan bağışın miktarına göre bu proje; ya bir sergi (ki en büyük hedefim bu) ya da bir kitaba dönüşecek. Gerek basılı gerek sosyal medya aracılığı ile duyurarak proje dikkat çekecek ve amacını çıkış yolu nasıl olursa olsun gerçekleştirecektir.

Bağış dışında nasıl yardımcı olabilirim?

Bağış dışında; yukarıda ki giderlere sponsor olmak isteyen bireysel/kurumsal kişilerin tekliflerine açığım. Bunun dışında blog, haber sitesi sahiplerinin bu bağış sayfasını duyurması,sosyal medya da paylaşılmasının da oldukça yardımı dokunacaktır.Proje’nin sahibi “Yasemin Karaca” kim?

25 yaşındayım, İstanbul Bilgi Üniversitesi,“Görsel İletişim Tasarımı “ son sınıf öğrencisiyim.Daha önce İstanbul Kültür Üniversitesi’nde “e-Ticaret” bölümünden mezun oldum.
Eğitimim boyunca web tasarımı, grafik tasarımı,illüstrasyon, video sanatı ile ilgilendim.Mezun olduktan sonra ise kariyerime fotoğraf ve fotoğraf manipülasyonu ile devam etme kararı aldım.Şu an bitirme projem olan “Ulviye’nin Hayali” ile ilgilenmekteyim.

Desteğiniz için teşekkür ederim.

ataturk-duvar-kagidi

Daha fazla detay öğrenmek isteyenler için gözatabileceğiniz kaynaklar.

http://yaseminkaraca.com

Bağış yapabilmeniz için

33. İstanbul Film Festivali’den yeni haberler gelmeye devam ediyor!

dervis_zaim

İstanbulluların her sene heyecanla beklediği ve bu yıl  5-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan 33. İstanbul Film Festivali ’nin açılış filminden sonra şimdi de Altın Lale Ulusal Yarışması jüri başkanı açıklandı. Türk sinemasının auteur yönetmenlerinden Derviş Zaim bu seneki jürinin başkanlığını yürütecek.

Nokta (2008) filmiyle 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görülen Zaim, 2012’de çektiği Devir ile geçtiğimiz sene yine Ulusal Yarışma’da Jüri Özel Ödülü’nü almıştı. Derviş Zaim en son başrollerini Bülent İnal ve Sanem Çelik’in paylaştığı Balık filmini tamamladı.

Derviş Zaim hakkında bir kaç bilgi:

dervis_zaim-1

Derviş Zaim Boğaziçi ve Warwick Üniversitelerinde; sırasıyla İşletme ve Kültürel Çalışmalar (MA) eğitimi gördü. Yunus Nadi Roman ödülünü kazanan Ares Harikalar Diyarında (1994) adlı kitabından sonra ilk filmi Tabutta Rövaşata’yı (1997) çekti. Yurtiçi ve yurtdışında birçok ödül kazanan bu filmi, yine benzer biçimde, prestijli birçok ulusal ve uluslararası festivallerden başarıyla dönen Filler ve Çimen (2000), Çamur (2003), Cenneti Beklerken (2006), Nokta (2008), Gölgeler ve Suretler (2011) ve Devir (2012) adlı uzun metrajlı kurmaca filmleri ile Paralel Yolculuklar (2003-Ortak yönetmen: Panicos Chrysanthou) adlı belgeseli izledi. Derviş Zaim, halen, çeşitli üniversitelerde sinema konusunda ders vermektedir.

2012 Devir (Cycle)
2011 Gölgeler ve Suretler (Shadows and Faces)
2008 Nokta (Dot)
2006 Cenneti Beklerken (Waiting For Heaven)
2004 Paralel Yolculuklar (Parallel Trips- documentary)
2003 Çamur (Mud)
2000 Filler ve Çimen(Elephants and Grass)
1997 Tabutta Rövaşata (Somersault In A Coffin)

Aldığı Ödüller:

Edebiyat Alanı:

“Ares Harikalar Diyarında”- 1992 Yunus Nadi Roman Armağanı

Sinema Alanı:

“Tabutta Rövaşata” (35 Mm Uzun Metrajlı Film)

Ulusal Ödüller

Antalya Film Festivali (1996)
• En İyi Film
• En İyi Senaryo
• En İyi Erkek Oyuncu
• En İyi Kurgu

Istanbul Film Festivali (1997)
• Jüri Özel Ödülü
• Fipresci

Ankara Film Festivali (1997)
• En İyi Erkek Oyuncu

Orhan Ariburnu Ödülleri (1997)
• En İyi Ikinci Film
• Jüri Özel Ödülü

Uluslararasi Ödüller

Montpellier Film Festivali (1997)
• Jüri Özel Ödülü
• Akdeniz Eleştirmenleri Ödülü

Torino Film Festivali (1997)
• Jüri Özel Ödülü
• Halk Ödülü

Selanik Film Festivali (1997)
• Jüri Özel Ödülü
• En İyi Erkek Oyuncu

Amiens Film Festivali (1997)
• Netpac Ödülü

San Francisco Film Festivali (1997)
• En İyi Film

D’Annonay Film Festivali (1998)
• En İyi Film

Ouvres Film Festivali (1998)
• En İyi Film
• En İyi Erkek Oyuncu

“Filler Ve Çimen” (35 Mm Uzun Metrajlı Film)

Ulusal Ödüller

Antalya Film Festivali (2000)
• Jüri Özel Ödülü
• En İyi Yönetmen
• En İyi Kadin Oyuncu
• En İyi Kurgu
• En İyi Sanat Yönetmeni
• En İyi Yardimci Erkek Oyuncu
• Kültür Bakanliği Ödülü

Istanbul Film Festivali (2001)
• Fipresci -Uluslararasi Film Eleştirmenleri Ödülü
• En İyi Kadin Oyuncu

Avşa Film Festivali (2001)
• En İyi Film
• En İyi Kadin Oyuncu

Orhon Ariburnu Ödülleri (2001)
• En İyi Film
• En İyi Yönetmen
• En İyi Kadin Oyuncu

Siyad (Sinema Yazarlari Derneği) Ödülleri (2002)
• En İyi Film
• En İyi Yönetmen
• En İyi Senaryo
• En İyi Kadin Oyuncu

“Çamur” (35 Mm Uzun Metrajlı Film)

Ulusal Ödüller

Orhon Ariburnu Ödülleri (2003)
• Jüri Özel Ödülü

Ankara Film Festivali (2003)
• En İyi Yardimci Kadin Oyuncu

Sinema Yazarlari Derneği (2003)
• En İyi Kadin Oyuncu

Uluslararasi Ödüller

Venedik Film Festivali (2003)
• Ccit (Geleceğin Sinemasi)- Enricho Fulchignoni (Unesco) Ödülü

“Paralel Yolculuklar” (Belgesel- 2004)

Ulusal Ödüller

Kutlu Adali Basin Ödülü

Cenneti Beklerken (35 Mm Uzun Metrajlı Film -2006)

Ulusal Ödüller

Antalya Film Festivali(2006)

En İyi Özel Efekt

Siyad Ödülleri (2006)

En İyi Film Müziği

Ankara Film Festivali (2006)

En İyi Sanat Yönetimi

En İyi Müzik

Adana Film Festivali

Jüri Özel Ödülü

En İyi Sanat Yönetimi

En İyi Müzik

En İyi Kurgu

Uluslararasi Ödüller

Kahire Film Festivali – En İyi Sanatsal Katki Ödülü

Nokta (35 Mm Uzun Metrajlı Film -2008)

Ulusal Ödüller

-Antalya Film Festivali Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü
-Antalya Film Festivali En İyi Yönetmen
-Istanbul Film Festivali En İyi Yönetmen
-Bursa Ipek Yolu En İyi Yönetmen
-Antalya Film Festivali En İyi Müzik
-Adana Film Festivali En İyi Müzik
-Adana Film Festivali En İyi Görüntü
-Adana Film Festivali En İyi Görsel Efekt
-Antalya Film Festivali En İyi Ses Tasarimi
-Türkiye Yazarlar Birliği Sinema Ödülü
-Boston Türk Filmleri Festivali Sinemada Mükemmellik Ödülü

Uluslararasi Ödüller

-Avrasya Film Festivali Eleştirmenler Ödülü
-Kahire Uluslararasi Film Festivali En İyi Dijital Film
-Montpellier Film Festivali En İyi Müzik
-Asya Pasifik Ödülleri Senaryo Adayi

Gölgeler Ve Suretler
Ulusal Ödüller

-Ankara Film Festivali – En İyi Film
-Ankara Film Fstivali – En İyi Yönetmen
-Ankara Film Festivali – En İyi Kadin Oyuncu
-Ankara Film Festivali – En İyi Yardimci Erkek Oyuncu
-Ankara Film Festivali – En İyi Kurgu
-Ankara Film Festivali – En İyi Sanat Yönetimi
-Ankara Film Festivali – Siyad Eleştirmenler Ödülü
-Antalya Film Festivali – Siyad Eleştirmenler Ödülü
-Antalya Film Festivali- En İyi Kurgu

-14. Uluslararasi Istanbul Kukla Festivali Onur Ödülü

-1. Yeşilçam Ödülleri – En İyi Sanat Yönetimi

-1. Yeşilçam Ödülleri – En İyi Kostüm

Uluslararasi Ödüller

Film Oriental (Cenevre) – Özel Mansiyon

 

CRR Konser Salonu tarafından bu yıl ilki düzenlenecek olan “CRR Caz Şubatı” 1 Şubat – 18 Şubat tarihleri arasında dünyaca ünlü yıldızları İstanbullu cazseverler ile buluşturuyor. 

 Wadada Leo Smith

Wadada Leo Smith

 Grammy ödüllü ,Kenny Garrett  yeni albümü “ Pushing the World Away “  ile  CRR Caz Şubatı’na konuk oluyor.  Washington City Paper tarafından Jenerasyonun en önemli alto saksafoncusu, belkide en cesuru”  olarak tanımlanan  Kenny Garrett yenilikçi ve yaratıcı kariyeri ile günümüzün en etkili caz müzisyenleri arasında yer alıyor.  Kenny Garret’in son albümü “Pushing the World Away” ‘ de ,”I Say a Little Prayer” cover’ı hariç hepsi Kenny Garrett’ in kendi bestesi… Sanatçı, ”  Pushing the World Away “  ile 2013 Grammy Ödüllleri’nde “ En İyi Enstrümantel  Caz Albümü” adayıdır.   3 Şubat  Pazartesi günü saat 20:00’de CRR Konser Salonu’nda gerçekleşecek bu konseri  kaçırmayın!

joan &andrea

joan &andrea

Andrea Motis ve Joan Chamorro CRR Caz Şubatı’nda ilk kez İstanbullu cazseverlerle buluşuyor! Caz sahnelerindeki  1995 doğumlu Andrea Motis, Norah Jones ‘un veliahtı olarak görülüyor. Andrea’yı caz dünyasına kazandıran akıl hocası Joan Chamorro’nın da gruba katkısı oldukça fazla.  Saksafon sanatçısı olarak şöhret kazanan Chamorro’nın kariyerini birkaç cümleyle özetlemek zor … Genç yıldız Andrea Motis’in ilk albümü Joan Chamorro’nun öncülüğünde  “ Joan Chamorro presents Andrea Motis” başlığı altında müzik marketlerde yerini almıştır. Bu albümle Katalan cazının dünya caz sahnelerindeki yeni temsilcisi olduğunu kanıtlayan Andrea Motis, caz klasiklerini bossa nova formuyla caz tutkunlarına sunuyor.  Gitarda mükemmel eşliğiyle Josep Tarver, piyanoda Ignasi Terraza, davulda Esteve Pi ile Avrupa’nın önemli caz festivallerinde sahne alan bu grubu dinleme şansına ulaşacağınız için kendinizi şanslı hissedebilirsiniz.  Andrea Motis ve Joan Chamorro  Quintet konseri 4 Şubat Salı günü saat 20:00 ‘de CRR Konser Salonu’nda gerçekleşecek.

Modern cazın en önemli temsilcilerinden trompet virtüözü Wadada Leo Smith Golden Quartet, son albümü “ Ten Freedom Summers  ile CRR Caz Şubatı kapsamında cazseverleri büyülecek. 40 yılı aşkın bir süredir besteleri ve doğaçlamaları ile yaratıcı çağdaş caz müziğinin en önemli isimlerinden olan Wadada Leo Smith çok sayıda enstrümanı büyük bir ustalıkla çalmasıyla tanınıyor. Golden Quartet, cazın en sade müzikal ifade biçimini, doğu müzik kültürü ile harmanlayarak, usta besteci ve sanatçıların oluşturduğu bir dörtlü… Wadada Leo Smith,  Golden Quartet, Silver Orkestra, ve Organic ile çalışmalarına devam ediyor. AACM-Orkestrası, Kronos

kenny garrett

kenny garrett

Quartet, Da Capo Oda Oyuncuları, New Century Oyuncuları, San Francisco Çağdaş Müzik Oyuncuları, Chicago Üniversitesi Çağdaş Oda Oyuncuları, S.E.M. Topluluğu, Southwest Oda Müziği, Del Sol String Quartet ve New York Yeni Müzik Topluluğu sanatçının eserlerini seslendiren topluluklar arasında yer alıyor. Wadada Leo Smith 5  Şubat Çarşamba günü saat 20:00’de CRR Konser Salonu’nda , Golden Quartet ile karşınızda olacak.

Biletler CRR Konser Salonu gişeleri ve Biletix’de !

1 Şubat -18 Şubat tarihleri arasında CRR Konser Salonu’nda  ilki gerçekleşecek olan “ CRR Caz Şubatı “ ‘nın biletlerine CRR Konser Salonu gişelerinden ve Biletix’in tüm satış noktalarından ulaşabilir.

Haber : Suat Unal

sinema-film1988 yılında sansür kurulunun beş filme sansür istemesi üzerine Elia Kazan önderliğinde yapılan protestolarla kaldırılan festivallere bakanlık denetimi uygulaması geri döndü.

Şenay Aydemir’in Radikal’deki haberine göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ulusal film festivallerinde gösterilecek filmlere bakanlık denetiminden geçme zorunluluğu getirdi. Sinema Genel Müdürlüğü başvuruları devam eden İstanbul Film Festivali yöneticilerine bir yazı göndererek festivalde gösterilecek hem yerli hem de yabancı yapımların bakanlıktan onay alması gerektiğini bildirdi.

Sinema Genel Müdürlüğü Vekili Mesut Cem Erkul imzasıyla gönderilen yazıda ülke içinde düzenlenecek, fuar, film festivali ve şenlik gibi sanatsal etkinliklerde gösterilecek yabancı filmlerin ‘Sanatsal Etkinlikler Komisyonu’ndan izin alındıktan sonra gösterilebileceği belirtilirken; yerli yapımlar için kayıt ve tescil belgelerinin tamamlanmış olması zorunluluğu getirildi.

Yerli yapımlar içi kayıt ve tescil belgesi Malatya Kristal Kayısı Film Festivali dışında, büyük festivaller olan İstanbul, Adana ve Antalya’daki festivallerde istenmiyordu.

Sinema Genel Müdürlüğü’nün yazısında 5224 sayılı kanunun ilgili maddesine atıfta bulunularak “Yapılan değerlendirme ve sınıflandırma sonucu belirlenen işaret ve ibarelerin her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve tüm taşıyıcı materyaller üzerinde kullanılması ve bu işaret ve ibarelere uygun olarak dağıtılması zorunludur. Bakanlık içerik gösteren ve uyarıcı nitelikteki bu işaret ve ibarelere uyulup uyulmadığını ve bu işaretlerde belirlenen yaş sınırına uygun bir şekilde satış ve dağıtım ve gösterim yapılıp yapılmadığını her zaman denetleyebilir” ifadelerine yer verildi. Yazıda kurallara uymayanların para cezasına çarptırılacağını dikkat çekildi.

Sinema Genel Müdürlüğü, kayıt ve tescil belgesini 2013 Altın Portakal’ına bir hafta kala talep etmiş, yapımcılar yoğun uğraşlar sonucunda kalan sürede bu belgenin yetişmeyeceğine yetkilileri ikna etmişlerdi. Ancak genel müdürlük yine de tescil belgesi için başvurma zorunluluğu getirmişti. Altın Portakal sırasında konuşulan önemli gündem maddelerinden birisi de bu uygulamanın festivaller için zorunlu hale getirileceğiydi.

ELİA KAZAN’IN PROTESTOSU İLE MUAFİYET KAZANILMIŞTI

Dünyaca ünlü yönetmen Elia Kazan’ın Altın Lale jüri başkanı olduğu 1988 yılının İstanbul Film Festivali’nde, bakanlığın beş film birden kesme kararı büyük tepki çekmişti. Türkiyeli sinemacılar, Elia Kazan başkanlığında Taksim Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Dönemin Kültür Bakanı da çıkarttığı kararnameyle film festivallerini sansürden muaf tuttu.

Kaynak: Kısa Haber

Bant Mag. ekibi bu yıl 10. yılını kutluyor. 10. yılın şerefine yıl boyunca birçok etkinlik düzenlenecek. Bunlardan ilki 21 Şubat’ta Babylon’da gerçekleşecek olan Bant Mag. Bonanza!’da ünlü oyuncu Elijah Wood’un San Francisco’lu DJ Turquoise Wisdom’la olan projesi.

dj_elijah_wood_yuzuklerin_efendisi

‘Yüzüklerin Efendisi’nin Frodo’su ünlü oyuncu Elijah Wood ve San Francisco’lu DJ Turquoise Wisdom’ın bir araya gelerek oluşturduğu Wooden Wisdom, her an her şeyin olabileceği sıradışı bir setle 21 Şubat akşamı gerçekleşecek İstanbul Blue Night Presents: “Bant Mag. Bonanza” gecesine konuk oluyor.

Gecede, sevenleri tarafından çok da bilinmeyen DJ’lik yeteneklerini sergileyecek olan Elijah Wood ile Turquoise Wisdom’dan oluşan Wooden Wisdom, müzikseverlere sürprizlerle dolu bol danslı bir set sunacaklar.

Kaynak : [-]

İngiliz ve dünya edebiyatının mihenk taşlarından ünlü yazar William Shakespeare, genel olarak kabul olan biyografisine göre 2014 yılında 450. yaşına girecek. Bu sebeple, dünya sahnelerinin en başarılı isimlerinden olan yazar, tüm dünyada ve Türkiye’de çeşitli etkinliklerle anılacak.

ShakespeareHer yıl olduğu gibi bu yıl da yurt dışında, ünlü aktörlerin âdeta imtihan verdiği Shakespeare oyunları sahnelenecek. Jude Law, 15 Şubat’a kadar “V. Henry” ile West End’de sahnede olacak. Kevin Spaceyli “III. Richard” ile başarılı bir başlangıç yakalayan Sam Mendes’in “Kral Learı” da, yaklaşık bir ay sonra perdelerini açacak.

Yurt içinde Kent Oyuncuları, Şehir Tiyatroları ve İstanbul Devlet Tiyaroları kutlamalara için özel olarak Shakespeare oyunlarından bazılarını sahneleyecek. Ayrıca “Titus Androcinus”, Semaver Kumpanya’nın ses getiren yorumuyla ve yenilenen kadrosu tarafından sergilenirken sezon açılışında da Tiyatro Pera tarafından sergilenecek “Kısasa Kısas” sanatseverlerle buluşacak. Tüm bunlara ek olarak Devlet Tiyatroları, Shakespeare’i Anadolu sahnelerine taşıyacak. Moda Sahnesi’nde açılış oyunu olarak sergilenmeye devam edilen ve kadrosunda Onur Ünsal’ın da yer aldığı “Hamlet”; 4 Ocak Cumartesi, 5 Ocak Pazar, 9 Ocak Perşembe ve 10 Ocak Cuma 2014 tarihlerinde seyirciyle tekrar buluşacak.

Garanti Caz Yeşili konserleri, 2014 yılında her ay, farklı bir mekanda cazseverleri buluşturuyor. Yeni yılın ilk durağı Nublu; Ocak ayında MOP MOP ve Nadéah’i hayranlarıyla bir araya getiriyor.

NadéahUzun yıllardır dans müziğinden caza uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan İtalyan müzisyen, DJ ve prodüktör Andrea Benini’nin özel projesi MOP MOP, 10-11 Ocak tarihlerinde Nublu sahnesinde yerini alacak.

Caz, funk, latin ve postmodern İtalyan estetiği arasında oldukça özel bir yerde konumlandırılan grup; Woody Allen’ın “To Rome with Love” filminin müziğinde de yer aldı. Son albümleri “Isle of Magic”le bugüne kadarki çalışmalarından çok daha derin ve organik bir sound yakalayan grup, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında İstanbullu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

Nouvelle Vague’un solisti olarak ün kazanan Nadéah, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında, 24-25 Ocak tarihlerinde Nublu sahnesinde olacak.

Annesinin plak koleksiyonu sayesinde Pink Floyd ve Led Zeppelin’i keşfederek rock müzik tutkunu oldu. Genç yaşlarda, vokalini geliştirmeye odaklandı. Leonard Cohen ve Tori Amos gibi isimlerden beslenerek, hayatın zorluklarını kaleme aldığı ve mizahi hikâyelerden beslenen şarkı sözleri yazdı.

Önce “Hollywood Mon Amour” projesine, sonra Nouvelle Vague’a solist olarak katıldı ve grubun 3. stüdyo albümünde yer aldı. Nadéah, kendi yaşam öyküsünden önemli ipuçları taşıyan ilk albümü “Venus Gets Even” ile dikkat çekiyor.

Her iki etkinlik için kapılar 22.00′de açılacak. Gecenin ilk seti 23.30′da, ikinci seti 01.00′de başlayacak. Etkinliğin giriş ücreti ise 40 TL.

ZETE

Kaynak :[-]