Şunun için etiket arşivi: Geleneksel Türk

 Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller, İKSV’nin kuruluşunun 40. yılı için “The Istanbul Project” isimli özel bir proje hazırlıyor. Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine oluşturduğu “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek.

Marcus Miller

Marcus Miller’ın müzik direktörlüğünü üstlendiği “The Istanbul Project” başlıklı projenin tanıtımı için

28 Mayıs Pazartesi akşamı The Marmara Taksim’de bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısına, projede yer alacak müzisyenlerle tanışmak ve fikir alışverişinde bulunmak için İstanbul’a gelen Marcus Miller’ın yanı sıra, projedeki Türkiyeli müzisyenlerden Okay Temiz, İmer Demirer ve Bilal Karaman da katıldı. İKSV Resmi İletişim Sponsoru Vodafone Türkiye’ninFacebook sayfasından da canlı olarak yayımlanan basın toplantısının moderatörlüğünü İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin üstlendi.

19. İstanbul Caz Festivali kapsamında, 5 Temmuz Perşembe akşamı Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde gerçekleştirilecek “The Istanbul Project” başlıklı konserde, Marcus Miller’a Türkiye’nin önde gelen klarnet virtüözlerinden Hüsnü Şenlendirici, vurmalı çalgılar ustası Burhan Öcal, en basit ritimleri çarpıcı bir anlatıma dönüştüren usta sanatçı Okay Temiz (vurmalı çalgılar), ülkenin yetiştirdiği en iyi caz trompet sanatçılarından İmer Demirer (trompet) ve kendine has tekniği ve ileri seviyedeki müzikal bilgisiyle gitar virtüözü Bilal Karaman (gitar) eşlik edecek. Ekibin diğer üyeleri ise üstün yetenekleri sebebiyle Marcus Miller tarafından desteklenen genç müzisyenler Louis Cato (davul), ve Alex Han’ın (saksafon), yanı sıra Miller’ın üyesi olduğu bir başka topluluk SMV ile birlikte birçok konser veren önemli müzisyen Federico Gonzalez Peña (tuşlu çalgılar).

“The Istanbul Project” konserinin biletleri Biletix satış kanalları ve İKSV’den satılıyor. Lale Kart sahipleri, biletlerini %25’e varan özel indirimlerle temin edebiliyor.

19. İstanbul Caz Festivali, İKSV tarafından Garanti Bankası sponsorluğunda  3-19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. İstanbul Caz Festivali’nin proje siparişi vererek, dünya yıldızları ile Türkiye’den sanatçıların buluşturacağı prömiyerler serisi önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

Mar cus Miller

Projenin müzik direktörlüğünü üstlenen Marcus Miller,  yıllardır yayınladığı başarılı albümleri ve etkileyici tekniğiyle Türk seyircilerin yakından tanıdığı bir isim. Daha önce birçok kez İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak konser veren Marcus Miller, çocukluk idolü Miles Davis’in yanı sıra Aretha Franklin, Roberta Flack ve David Sanborn gibi pek çok ünlü sanatçıyla çalışmalarda bulundu; Joe Sample, McCoy Tyner, Bill Withers, Elton John, Bryan Ferry, Jay Z and LL Cool J’in de dâhil olduğu 400’ün üstünde albümde gitar çaldı.

David Sanborn’la beraber Voyeur ve Upfront adlı albümlerle iki defa Grammy ödülünü kazanan Miller, uzun yıllar yapımcı ve session gruplarında müzisyen olarak çalışmasının ardından 1993 yılında kendi kariyerine ağırlık vererek The Sun Don’t Lie adlı ilk solo albümünü çıkardı. Daha sonraki yıllarda, House Party (Martin Lawrence), Boomerang (Eddie Murphy), Siesta (Ellen Barkin), Ladies Man (Tim Meadows), and The Brothers (Morris Chestnut and D.L. Hughley) gibi pek çok filmin müziklerini besteledi.

Hüsnü Şenlendirici

 

Hüsnü Şenlendirici

Klarnet virtüözü Hüsnü Şenlendirici 15 Mart 1976 tarihinde Bergama, İzmir’da doğdu.

5 yaşında klarnet çalmaya başladı. 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümü’ne girdi, iki yıl sonra okuldan ayrıldı. Vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz’in o yıllardaki “Magnetic Band” grubu ile çalmaya başlayan Hüsnü, grupla birlikte yüzlerce festivalde Türkiye’yi temsil etti. Aynı zamanda, babası Ergun Şenlendirici’nin altı kişilik grubu Laço ile yurtdışında birçok önemli festivale de katıldı. Hüsnü Şenlendirici “Dünya altın klarnet” ödülünün de sahibidir. 1996 yılında, askerdeyken Pozitif’ten gelen teklif sonrası New York’lu acid jazz, funk topluluğu Brooklyn Funk Essentials ile ortak bir albüm ve konser yapmak amacıyla Türk Müziğine özgü enstrümanlardan oluşan 13 kişilik Laço Tayfa’sını kurdu.

Burhan Öçal 

Burhan Öçal

İstanbul ve Zürih’te yaşayan Burhan Öçal, genç yaşta Avrupa’ya gidişiyle, kendini müzik dünyasının bağrında buldu. Bugün hala çalışmaya devam ettiği, dünya çapında ünlü isimlerle de yine o günlerde tanıştı. İsviçre’deki ilk yıllarında Pierre Favre, George Gruntz, Maria Joao Pires ve Peter Waters gibi sanatçılarla çalıştı. Öcal, birçok solo albüme imza atarken, Montreal (where he before an audience of 150 thousand) Montreux, Chicago, Paris, Rome, İstanbul, Vienna,Berlin gibi birçok caz festivalinde sahne aldı. Öçal ayrıca birçok senfoni orkestrası ile çalışamalara imza attı. Burhan Öçal ayrıca çeşitli sinema filmlerinde de rol aldı.

 Okay Temiz

 1939 yılında İstanbul’da doğan sanatçı Türk müziği ile ilgili ilk tınıları musiki eğitimi almış annesi Naciye Temiz’den aldı. Yine annesinin desteği ile Ankara Klasik Müzik Devlet Konservatuarında vurmalı çalgılar ve timpani eğitimi aldı. 1955’te profesyonel müzik yaşantısına adım attı. 1957-1959 yıllarında tophane sanat enstitüsünde eğitim çalışmalarını sürdürmüş ve buradaki eğitimi sayesinde kendine has karakterleri ve tınıları olan davulunu kendisi yapmıştır. 1967 yılında Ulvi Temel orkestrasına katılıp Avrupa’da büyük dans lokallerinde çalıştı. Danimarka ve İsveç’te beraber çalıştığı Dexter Gorden, George Russel, Clark Teery gibi önemli isimlerle çalıştı. Dyani ve Güney Afrikalı trampetçi Mongezi Feza ile birlikte Xaba grubunu oluşturdular. 1974 yılında kurduğu İsveç Türk caz grubu Oriental Wind ile önemli konserlere imza attı. 1991’de Fis Fis Tziganes adlı albümü fransa’da 3000 albüm içinde ilk 3 sıraya girdi. 1992’de Türkiye’de gerçekleştirdiği Green Wave albümü World Music  DJ’lerinin her sene gerçekleştirdikleri ilk on içerisinde yer aldı. Magnetic Band isimli albümü Finlandiya’da kaydetti. İsveç’te birçok albüme ve konserlere imza attı. 1998’de Türkiye’ye yerleşti. Okay Temiz Avrupa, Amerika ve Hindistan’da yaklaşık 3300 konser verdi ve 350 festivale katıldı.

İmer Demirer

 İmer  Demirer, 12 yaşında trompetle tanıştı ve 10 yıl süren klasik eğitimin ardından İstanbul Konservatuarı’ndan mezun oldu. Uluslararası festivallerde sıkılıkla yer alan sanatçı; Aaron Goldberg, Essiet Essiet, Ari Honig ve Emin Fındıkoğlu gibi isimlerle çalıştı. Herbie Hancock ,Wynton Marsalis, Kenny Baron Kenny Garret gibi isimlerlede  ” jam-session ” larda çaldı. Demirer, Türk Caz müziğinin şimdiden en saygın ve önemli trompet sanatçılarından biri olarak tanımlanıyor. 2009 Ekim ayında ilk albümü olan “You, Me & Char” Pozitif Müzik etiketiyle yayınlandı. 2010 yılında Ayşe Gencer’in albümünde de yer alan İmer Demirer, farklı tarzlarda ki müzisyenlerle yeni projeler üzerinde çalışıyor.

Bilal Karaman

Bilal Karaman

Gitarist Bilal Karaman’ın gitarla ilk tanışması 11 yaşında oldu ve çalmayı kendi kendine öğrendi. Doğan Canku’yla Flamenko teknikleri çalıştı, Önder Focan’ın Caz Grup atölyelerine katıldı.Donovan Mixon ve Wolfgang Muthspiel ile caz gitar, Erkan Oğur ile Türk müziği ve perdesiz gitar, Aydın Esen ile yüksek armoni ve doğaçlama çalıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik bölümünde tam burslu okuyarak bir çok yerli ve yabancı müzisyenle çalışma olanağı kazandı 2004 yılında başarıyla mezun oldu. Yurtiçi ve yurtdışında birçok organizasyonda önemli isimlerle sahne alan Karaman 2009 yılında Kavela ve Cogito gruplarını kurdu.  Yine 2009’da Nardis Caz Gitar yarışmasında Birinci oldu.İleri seviyedeki müzikal bilgisi ve tekniğinin yanı sıra kendine has bir tarzı olan gitarist geleneksel Türk müziklerine çağdaş yaklaşımlarda bulunarak Türk müziklerini daha ileriye taşımayı hedefliyor, kendi bestelerinde de modal ve melodik motifler, modern armoniler ve doğaçlamaları sıkça kullanıyor.

 Kaynak : [-]

 

Bu yıl ilk kez düzenlenen Varşova Türk Filmleri Haftası dün aksam Varşova’daki Muranow Sinemaları’nda başladı.

Varşova Türk Filmleri Haftası

Bu yıl ilk kez düzenlenen Varşova Türk Filmleri Haftası dün aksam Varşova’daki Muranow Sinemaları’nda başladı.

Polonyalı sinemaseverlerle buluşan ilk Türk filmi, usta Yönetmen Reis Çelik’in birçok uluslararası ödülün sahibi olan, 2012 yılı yapımı “Lal Gece”ydi. Varşovalıların yoğun ilgi gösterdiği gecede çocuk gelinleri anlatan ‘Lal Gece’ filmi büyük beğeni topladı.

Açılış gecesine ev sahipliği yapan isimlerden Türkiye’nin Polonya Büyükelçisi Reşit Uman, Türk filmlerinin yurtdışı pazarlarına açılmasının önemini vurgulayarak, etkinliği düzenleyen Büyülü Fener Kültür Sanat Derneği’ne teşekkürlerini iletti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Zekeriya Batmazoğlu ve Büyülü Fener Kültür Sanat Derneği Başkanı İrfan Demirkol’un da konuşma yaptığı gecede teşekkür plaketleri verildi.

Ünlu oyuncu Serhat Tutumluer ile usta Yönetmen Reis Çelik sponsorlara ve etkinliğe destek veren tüm katılımcılara teşekkür plaketlerini takdim etti

Film gösteriminin ardından geleneksel Türk mutfağından örneklerin sunulduğu açılış resepsiyonu verildi.

30 Mayıs’a kadar devam edecek olan Varşova’daki Türk Sineması Haftası’nda son iki yılda ödül kazanan birçok başarılı Türk filmi gösterime girecek.

Ayrıca etkinlik boyunca Polonyalı film alıcıları ile Türk yapımcılar film alışverişi için Varşova Türk Filmleri Pazarı’nda buluşacak.

Kaynak : [-]

Dünyanın en seçkin kuklalarını İstanbul’da buluşturan Uluslararası İstanbul Kukla Festivali (www.istanbulkuklafestivali.com) bu yıl 15’inci yılını 15 farklı ülkeden seçkin grupları ağırlayarak kutluyor. 3 – 13 Mayıs arasında pek çok farklı mekanda düzenlenecek festival kapsamında iki sergi , konferans ve workshop ta yer alıyor.

15.istanbul kukla festivali

İstanbul’u yıllardır rengarenk bir kukla şölenine çeviren Uluslararası İstanbul Kukla Festivali bu yıl 15’inci yılını kutluyor.Cengiz Özek’in Sanat Yönetmenliğinde 3 – 13 Mayıs arasında gerçekleştirilecek festival, masa kuklasından ipli kuklaya, gölge oyunundan video performanslarına, gelenekselden moderne, zengin içeriğiyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.
15’inci Uluslararası Kukla Festivali bu yıl, yaptığı araştırmalarla ‘Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun genç kuşaklara kalmasını sağlayan ve ‘Karagöz’ adlı kitabıyla Karagöz geleneğini ölümsüzleştiren ünlü edebiyatçı Cevdet Kudret anısına düzenleniyor. Ayrıca festivalin Onur Ödülü günümüzün en iyi tasvir yapımcıları arasında yer alan ve kukla sanatını yeni kuşaklara sevdiren Ali Kıyak’a verilecek.

Festival bu yıl 13 Ülkeyi Konuk Ediyor

Endonezya gölge kuklası - Java'nın Sülieti

Kukla Festivali 15’inci Yılında 13 ülkeden seçkin gruplarla Mayıs ayında Fransız Kültür Merkezi, İtalyan Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Kozzy Kültür Merkezi, AFL Kültür Merkezi-Göztepe,Caddebostan Kültür Merkezi, Kenter Tiyatrosu, Pera Müzesi, Oyuncular Sahnesi, Maya Sahnesi, İstanbul Metrosu – Taksim girişi, Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi Forum İstanbul, Başakşehir Kültür ve Sanat Merkezi, Marmara Forum ve İstanbul sokaklarında şehri renklendiriyor.
Festival, İtalyan Kültür Merkezinde İtalya’nın en beğenilen kukla gruplarından Walter Broggine’nin ölmek isteyip, bir türlü ölemeyen kuklanın başına gelen komik olayların  sahnelediği Solo adlı performansla açılışını yapıyor.
Bu yıl birbirinden çok özel grupları ağırlayan festivalde ABD’den Company Scoot Land modern varyete şovu, Kolombiya’dan El Bau de la Fantasia masa kuklası tekniği,Peru’dan Jose Navorro yerel özelliklerini içinde barındıran ipli kukla tarzındaki A la Carte adlı varyete, kuklanın başkenti sayılan Çek Cumhuriyeti Prag’tan Karromtogrubunun ipli kukla tekniğindeki inanılmaz görsellikteki sirki, Hollanda Lichtbende adlı grubun dev ekranda şiirsel gölge oyunu, Singapur’dan Mascots and Puppets Specialists grubun pırıltı ve ışıltılarla dolu varyete tekniğindeki gösterisi, Fransa’dan insan ve kukla ilişkisini mükemmel bir görsellikle seyirciyle paylaşan Rue  Barreegrubu, Romanya’nın köklü kukla tiyatrolarından Tandarica’nın Voltaire’in Candite adlı eserinden hareketle hazırladıkları, büyüklere yönelik, zaman zaman cinsellik kokan, eğlenceli oyununu, Şili’den Teatrapo grubunun tango yapan şuh ve cilveli kuklası, İspanya’nın Titeres Cachirulo grubundan masa kuklası tekniğinde enerjik kuklaları Ole Ole yer alıyor.

Festival Çin Yılı’nda Pekin Gölge Tiyatrosunu Konuk Ediyor


Ayrıca bu yıl ülkemizde Çin yılı olması nedeniyle Pekin Gölge Tiyatrosu, festivale çok özel bir gölge oyunuyla konuk oluyor. Türkiye’den ise Tiyatro TemAlem Buysa Kral Übü ve Lahana SarmaAhşap Çerçeve, Dona Rosita’nın Dokunaklı Güldürüsü, Hamlet, Semaver Kumpanya’dan uzun yıllardır sahnelerde kalan Hoca Nasrettin, Bülent Aksu’dan modern bir Karagöz uyarlaması, Kültür AŞ. Gösteri Sanatları merkezinin sahnelediği Leyle ile Mecnun adlı halk hikayesini , Trup adlı grubun son oyunu Küçük Bir Kukla Süiti, Tiyatro Yeniden’den Küçük Prens ve Çiçek’i, Cengiz Özek gölge tiyatrosundan dünyada bir çok ödüle layık görülen, Büyülü Ağaç ve Çöp Canavarı adlı modern yaklaşımlı Karagöz gösterileri yer alıyor.

İki Sergi İki Konferans
Festival kapsamında, Cengiz Özek’in özel koleksiyonundan seçkiyle Endonezya gölge tiyatrosunun seçkin örneklerinden oluşturulan ‘Java’nın Sülieti’ Forum İstanbul’da ilgilileriyle buluşuyor. Dünyanın en tanınmış kuklacılarının fotoğraflarını çekerek büyük ve önemli bir fotoğraf arşivi oluşturan Mario Foli, Ülkemizden de Hayali Torun Çelebi ve Cengiz Özek’in fotoğraflarını arşivine eklemişti…İşte bu büyük Fotoğraf sanatçısının çalışmalarını merak edenler için Mario Foli-Kukla ve Kuklacı başlıklı segisini İstanbul Taksim metrosunda yürüyen yol katında görebilecekler..
Konferans kapsamında ise festivalin konuğu  Romanya’dan Mrs. Carmen Stanciu . ‘Dünya Kuklası’ üzerine vereceği Konferans Mimar Sinan Üniversitesi Sahne Dekorları ve Kostümü bölümünde gerçekleşerek festivali renklendirecek.

Festival bu yıl festival, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İtalyan Kültür Merkezi,  Cervantes Kültür Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, ABD İstanbul Başkonsolosluğu, Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu, Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Romanya İstanbul Başkonsolosluğu, Şehir Hatları, Forum İstanbul, Marmara Forum, Medya Takip, Ulaşım A.Ş Kadıköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Küçükçekmece, Başakşehir Belediyeleri işbirliğiyle gerçekleşecek.

Bu yıl Tam 25 TL. Öğrenci 15 TL. den satışa çıkan festival biletleri, www.mybilet.com  adresinden ya da oyunlardan bir saat önce, oyunun oynanacağı salon girişinden alınabilecek.
Geniş bilgi için, www.istanbulkuklafestivali.com adresi yada 0212 234 16 02 –0212 nolu telefonlar aranabilir.

 

Kaynak : 1- [-]  

                   2-[-]

 

Sivas’ta Kültür Sanat

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Hasan Öztürk‘ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Oyunda, Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini ise Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 4 Şubatta saat 19.30’da sahnelenecek Oyunda, acımasız bir krala, kahinlerinin yenidoğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yenidoğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 8 Şubat Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap‘ın çevirisini yaptığı Oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor.

Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

Bursa’da Kültür Sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Sam Bobrick’in yazdığı, Fikret Urucu’nun yönettiği “Yolcular”ın dekor tasarımı Murat Gülmez, kostümtasarımı Candan Günay, ışık tasarımı Rahmi Özan’a ait. Kamil Korunan, Cem Arabacıoğlu, Rüyam P. Dirin ve Cansu Yılmaz’ın rol aldığı Oyunda, kendini bir otobüs terminalinde bulan yolcuların başına gelenler anlatılıyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde 2-3 Şubat’ta saat 20.00’de, 4 Şubat Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’de sanatseverle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman‘ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenmegibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Sandberg ve Firner’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Bora Özkula’nın yönettiği “Bu da Benim Karım” adlı komedinin dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Rahmi Özan yapıyor.

Berrin Balkanlar, Jale Çiçek, Taner Turan, Süheyla Zeybek, Muharrem Dalfidan ve Ayşe Dinç’in rol aldığıOyun, hayatın içinden bir güldürmece sunuyor. Oyunda, çalıştığı fabrikasında her on dakikada bir kamyondan hamile elbisesi çıkan, hali vakti yerinde olan bir kişi ve güzel ama artık güzelliği ve kadınlığınıunutmuş olan eşi anlatılıyor.

Titiz, temizlik hastası, baskın karakterli bir kadın ile eşi arasında geçenleri komik dille anlatan, herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği Oyun, AVP Sahnesi’nde 7-8 Şubatta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 5 ve 7 Şubat’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor

Amerikan Edebiyatının korku ve gerilim yazarı olan İra Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu Mustafa Kurt yönetiyor.

Sezonun yeni Oyunu olan “Ölüm Tuzağı”, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 8 Şubat Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde, Ayşen Taştekin Doda’nın kişisel resim sergisi ise, 30 Ocak-4 Şubat tarihlerinde açık kalacak.

Zonguldak’ta Kültür Sanat

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York’ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

Zonguldak‘ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

İstanbul Devlet Tiyatrosu, Janusz Glowacki’nin yazdığı, Tuğrul Çetiner’in çevirdiği ve Faik Ertener’in yönettiği “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” 2 perdelik Oyunu 3-4 Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi‘nde izleyenlerle buluşturacak.

Özden Çiftçi, Mehmet Ali Kaptanlar, Şamil Kafkas, Ali Düşenkalkar ve Adnan Kürkçü’nün rol aldığıOyunda, New York‘un parklarından birinde dünyanın bir çok yerinden Amerika’ya göç etmiş insanların yaşam mücadelesi konu ediliyor.

Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Dekoru Gül Emre, kostümleri Gülnur Orhon ve ışık düzenini Mehmet Yaşayan’ın yaptığı “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunda Alpay Aksum, Şebnem Büyükkalkan, Gökçe Yurtsal, Doğan Doğru, Bengisu Gürbüzer Doğru, Feray Darıcı, Özgür Baş ve Hasan Tanılmış rol alıyor.

Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğunu anlatan

“Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan

“Carrar Ana’nın Silahları” bugün ve yarın saat 19.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise saat 14.00 ve 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal Oyununu da sergileyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli‘ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait Oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun, 5 Şubat Pazar günü saat 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar‘ın yazdığı çocuk Oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 7 Şubat Salı ve 8 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul’da Kültür-sanat

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley’in 67.doğum günü, 4 Şubat’ta Babylon’da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley‘in 67. doğum günü, 4 Şubat’taBabylon‘da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Şarkılarında işlediği sevgi, barış ve kardeşlik konularıyla tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Marley’in anısına düzenlenecek partilerde, Selekta Firuzaga, Ras Memo, Sattas, Mahi, Selekta Genjah, King Seroman, Naranjaman, Pnarzenci, Mojahfire ve Jr. Sensimilla gibi ünlü DJ’ler sahne alacak.

Trompet sanatçılarından İmer Demirer, yarın sanatçı dostlarıyla birlikte Borusan Müzik Evi’nde konser verecek.

Mor ve Ötesi, 2007 yılından beri klasikleştirdiği “Akustik” konser serisinin 5’incisinde, daha önce akustik versiyonları hiç çalınmamış, eski ve yeni birçok şarkısını, sahneye davet edeceği şarkıcı ve müzisyen dostlarıyla yarın Ghetto’da seslendirecek.

Pop müzik sanatçısı Göksel, yeni albümü “Bende Bi Aşk Var”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

“Mi Kubbesi” isimli albümlerinin yayınlanmasıyla büyük bir hayran kitlesi tarafından takip edilmeye başlanan Nekropsi, derin enstrümantal kompozisyonları, ani ataklarla dinleyeni bambaşka bir hikayeye sürükleyen tarzlarıyla yarın Babylon‘da sahne alacak.

Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan ve “Her Gün İsyanım Var” ve “Damarımda Kanımsın” albümleriyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan İstanbul Arabesque Project, 4 Şubat’ta Live Haymatlos’ta sahne alacak.

Konserlerinde Bergen’den Kamuran Akkor’a, Orhan Gencebay‘dan İbrahim Tatlıses‘e pek çok arabesk duayeninin eserlerini seslendiren grup, kendisini izlemeye gelen müzikseverlere arabeskin kederli değil, keyifli ve eğlenceli yönünü göstermeyi hedefliyor.

Uzun bir aradan sonra büyük bir özenle hazırladığı “Derindekiler” albümünü dinleyenlerin beğenisine sunan Kıraç, albümünün ilk İstanbul konserini 4 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecek.

Mevlana Kültür ve Sanat Vakfının düzenlediği ve bestekarı bilinmeyen, bestelenmiş en eski Mevlevi ayinlerinden olduğu kabul edilen Pençgah Ayini

(Beste-i Kadim) “Sema Töreni”, 5 Şubat’ta Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

-Sahne sanatları

Çin Ulusal Akrobasi Topluluğu “Rüya Takımı-Sihirli Akrobatlar”, trapez, dans, akrobasi ve kung-fu’yu bir araya getiren, yer çekimine ve fizik kurallarına meydan okuyan performanslarını 3, 4 ve 5 Şubat’ta TİMMaslak Show Center’da sergileyecek.

Neil Labute’un yazıp Defne Halman ve Engin Hepileri’nin yönettiği “Zorla Güzellik” isimli komedi türündeki tiyatro Oyunu, yarın Kenter Tiyatrosu’nda perdelerini açacak.

W. Gordon Smith’in yazıp Ülkü Tamer‘in çevirdiği ve Hakan Gerçek’in hem yazıp, hem de oynadığı tek kişilik Oyun “Van Gogh”, yarın Caddebostan Kültür Merkezi Küçük Salon’da izleyiciyle buluşacak.

Levent Kazak‘ın yazıp Laçin Ceylan‘ın yönetmenliğini üstlendiği, kadının sosyal konumuna dikkat çeken “Cam”, yarın Kozyatağı Kültür Merkezi Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak.

Zorlu Çocuk Tiyatrosunun yeni sezonu için Prof. Dr. Hasan Erkek tarafından Andersen’in “Çirkin Ördek Yavrusu” masalından hareketle yeniden yazılan

“öteki” kavramının farklı katmanlarda işlendiği “Çirkin Ördek Yavrusu”, 4 Şubat’ta Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Cesare Pavese‘nin “Yaşama Uğraşı” adıyla yayımlanan günlüğünden esinlenen, ölüm gerçeğini ve onu takip eden yas sürecini konu edinen bir dans performansı olan “Bugün, Hiçbir Şey”, 6 Şubat’ta Salon İKSV’de izleyici karşısına çıkacak.

“Elazığ Kültür ve Sanat Şehridir”

Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması için ilimize gelen sanatçılar ve kültür elçileri Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nu ziyaret ettiler.

Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşmasına katılacak olan sanatçılar ile organizasyona katkı veren kuruluşların yetkilileri hazır bulundu.

Ziyarette bir değerlendirme yapan Bedrettin Keleştimur: “Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması kapsamında şehrimizde bir faaliyeti daha icra etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Azerbaycan‘ın bağımsızlığının 20. yılında bu etkinlikler iki gün süreyle devam edecek. Azerbaycanlı Şair Elmas Yıldırım adına düzenlenecek paneller yapılacak. Cafer Cabbarlı’nın kitap tanıtımını yapacağız. Ve bu aradaAzerbaycan edebiyatında önemli olan şahsiyet Anar Bey’e FÜ tarafından Fahri Doktora unvanı verilecek. Programlarımız kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi tertip edeceğiz. Tüm programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu ise konuşmasında Azerbaycan Şehitleri içinTürkiye‘de ilk defa Elazığ‘da bir anıt yapıldığına dikkat çekerek, bu durumun iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerini geliştirme adına çok önemli olacağına vurgu yaptı.

Sanatçı Mehmet Özbek ise açıklamasında; “Bizler için Elazığ – Bakü sanat buluşmasından ziyade burada bir Bayram yaşıyoruz. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve manas ekibine teşekkür ediyorum. Biz türkülerimizi yörelerimizden derleyerek sizlere sunmaya gayret gösterdik. Bu etkinliklerin tamamının hayırlı olmasını diliyorum. Etkinlikler kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi bizler için ayrıca önem arz eden programlardan biridir.” Dedi.

Elazığ‘ın bir kültür ve sanat şehri olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi:

“Sizleri Anadolu‘nun bu inci şehrinde ağırlamaktan mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat buluşmasını organize eden Bedrettin Keleştimur Beyefendi başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Geçmişte Hazar Şiir Akşamlarından birini Azerbaycan‘da gerçekleştirmiştik ve orada Yazarlar Birliği Başkanı Anar beyle de bir araya gelmiştik. Şehrimizde düzenlenecek bu programların hayırlı olmasını diliyor, bizleri ziyaretiniz içinde şükranlarımı sunuyorum.”

BAŞKENTTE KÜLTÜR SANAT HABERİ

CUMHURBASKANLIGI SENFONI ORKESTRASI (CSO), 10 SUBAT’TAKI KONSERINDE ”BAROK HAFTASI” PROGRAMIYLA IZLEYICI KARSISINA CIKACAK.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 10 Şubatˊtaki konserinde ˊˊBarok Haftasıˊˊ programıyla izleyici karşısına çıkacak.

Orkestrayı Şef Raoul Grüneisˊin yöneteceği konserde, obuada Manfred Bellmann ve flütte Iris Rath yer alacak. Konserde, Telemannˊın ˊˊre majörˊˊ senfoniˊsi, Bach ve Vivaldiˊnin ˊˊobua konçertoˊˊlarıile Hasseˊnin ˊˊsol minörˊˊ senfonisi seslendirilecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.

-Tiyatro-

Büyük Tiyatro: ˊˊGenç Osmanˊˊ, yarın ve 5 Şubatˊta sahne alacak.

Ali Berktayˊın kaleme aldığı, Ayşe Emel Mesciˊnin yönettiği ˊˊKerbelaˊˊ, 7 Şubatˊta seyredilebilir.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Aristophanesˊin yazdığı, Yücel Ertenˊin çevirip, oyunlaştırıp yönettiği ˊˊBarışˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊKantocuˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilir.

ˊˊBenim Tatlı Meleğimˊˊ, 5 Şubat pazar Günü izleyiciyle birlikte olacak.

Şinasi Sahnesi: Tennessee Williamsˊın yazdığı, Can Yücelˊin çevirdiği, Jason Haleˊnin yönettiği ˊˊSırça Kümesˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahnelenecek.

ˊˊElma Hırsızlarıˊˊ isimli eser, 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyirciyle birlikte olacak.

Küçük Tiyatro: Angelo Savelliˊnin kaleme aldığı ve yönettiği ˊˊFigaroˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahne alacak.

ˊˊKeloğlan Keleşoğlanˊˊ isimli çocuk oyunu, 5 Şubat Pazar günü görülebilecek.

Akün Sahnesi: ˊˊGizler Çarşısıˊˊ, yarın, 4 ve 5 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊRab Şeytana Dedi Kiˊˊ, 7, 8 ve 9 Şubatˊta tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Altındağ Tiyatrosu: Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Musahipzade Celalˊin kaleme aldığı ˊˊKafes Arkasındaˊˊ isimli oyun hafta boyunca izlenebilecek.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: ˊˊYastık Adamˊˊ, 4 Şubatˊta izlenebilecek.

Stüdyo Sahne: ˊˊÜç Yönetmen Üç Oyunˊˊ, yarın, 5 ve 7 Şubatˊta izlenebilir.

Oda Tiyatrosu: ˊˊDönülmez Akşamın Ufkundayızˊˊ adlı eser, yarın ve 4 Şubatˊta, ˊˊHüzzamˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilecek.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: ˊˊMacbethˊˊ, 4 Şubat Cumartesi, ˊˊDon Giovanniˊˊ 6 Şubat Pazartesi sahnelenecek.

ˊˊZorbaˊˊ balesi, 9 Şubat Perşembe günü seyirciyle birlikte olacak.

Operet Sahnesi: ˊˊBir Tenor Aranıyorˊˊ, 5 Şubatˊta, ˊˊŞarkılarla Yaşamakˊˊ ise 7 Şubatˊta sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: ˊˊSihirli Dünyaˊˊ adlı müzikli çocuk oyunu, 5 Şubatˊta izlenebilir.

-Sinema-

Steven Spielbergˊin Kamera karşısına geçtiği ve konusu Birinci Dünya Savaşı yıllarında geçen ˊˊSavaş Atıˊˊ adlı film, yarın seyirciyle buluşacak.

Jeremy Irvin, Peter Mullan, Emily Watson ve David Thewlisˊin başrolünü üstlendiği film, Birinci Dünya Savaşı sırasında Albertˊın eğittiği ve çok sevdiği atı Joeyˊnin satılarak savaşta sipere gönderilmesi üzerine yaşananları işliyor. Film, Michael Morpurgoˊnun aynı adlı çocuk romanından sinemaya aktarıldı.

Hasan Tolga Pulatˊın yönettiği, Altın Portakal ödüllü ˊˊGüzel Günler Göreceğizˊˊ vizyona girecek. Bir Güniçinde İstanbulˊda geçen hikaye, beş farklı karakterin kesişen yollarını anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü yer alıyor.

48. Antalya Altın Portakal Film Festivaliˊnde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü. Şanal Günseliˊnin yönettiği ˊˊEş Ruhumun Eş Zamanıˊˊ adlı film gösterime girecek. Uğur Çavuşoğlu, Aylin Kabasakal, Zeynep Utku, Deniz Seki, Musa Uzunlar, Tuğçe Ersoy ve Güzin Ustaˊnın rol aldığı yapım, Şanal Günseli ve Işık Günseli-nin gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak 2005 yılında yazdıkları aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. Türü ˊˊkuantum filmiˊˊ olarak nitelendirilen yapım, yeryüzünden uzak bir boyutta bütünlüğünü tamamlamış enerji dolu bir varlığın dünyaya inmesini ancak, burada çıkan bir kaos sonucu ikiye ayrılması nedeniyle bu varlıktan ayrılan iki eş ruhun birbirini aramaya başlamasını konu alıyor.

İngiltere yapımı ˊˊUtançˊˊ, haftanın dördüncü yeni yapımı. Steve Mcqueen IIˊnin yönettiği filmde Michael Fassbender, Carey Mulligan, James Badge Dale, Lucy Walters, Elizabeth Masucci ve Calamity Chang rol alıyor. Film, New Yorkˊta yaşayan 30ˊlu yaşlardaki Brandonˊın sorunlarından sıyrılma çabalarını işliyor.

 Kaynak : http:// haberler.com

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali bu yıl da caz tutkunları ile buluşmaya hazırlanıyor. ”Şehrin Sesi” sloganıyla 13 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek festival dünyaca ünlü caz sanatçılarını Türkiye’de ağırlayacak.

Bu yıl 21’inci yaşını kutlayan Akbank Caz Festivali, zengin konser programının yanı sıra atölye çalışmaları, paneller, yarışmalar, cazlı brunchlar ve kampüste caz konserleriyle dikkat çekecek.

Festivalde bu yıl, Charles Lloyd New Quartet, Avishai Cohen ”Seven Seas”, Arild Andersen Trio, Maffy Falay Sextet, Dusko Goykovich Quartet, The Ray Gelato Giants, Azam Ali&Niyaz, Carmen Souza, Robert Glasper Experiment, Vijay Iyer Trio ve ZAZ öne çıkacak.

Festivalin bu yılki mekanları arasında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Akbank Sanat Merkezi, Babylon, Ghetto, Nardis ve The Seed olacak.
Festivalden seçmeler

21. Akbank Caz Festivali, ”Ustalar” bölümünde bu yıl Arild Andersen Trio, Maffy Falay Sextet, Arto Tunçboyacıyan’s 1to3, Dusko Goykovich Quartet, Charles Llyod New Quartet ve Avishai Cohen ”Seven Seas’i ağırlayacak.

Festivalin açılışını, Avrupa caz sahnesinin başarılı triolarından biri olan Arild Andersen Trio yapacak. Arild Andersen’e 13 Ekim’de Cemal Reşit Rey’deki performansında, İskoçyalı efsanevi saksafon ustası Tommy Smith ve İtalyan asıllı davulcu Paolo Vinaccia eşlik edecek.

Dünyaca ünlü trompet ustası Maffy Falay ve topluluğu Maffy Falay Sextet, 14 Ekim’de Cemal Reşit Rey’de muhteşem bir performansa daha imza atacak. Yetenekli ve yenilikçi perküsyon sanatçısı Arto Tunçboyacıyan, 21. Akbank Caz Festivali’ne yeni projesi ”1to3” ile 19 Ekim’de Ghetto’da konuk olacak.

Derin müzikalitesi, usta işi soloları ve hiç bitmeyen dinamizmle dinleyenleri her zaman kendine hayran bırakmayı başaran Dusko Goykovich ve topluluğu Dusko Goykovich Quartet, 19-20 Ekim tarihlerinde Nardis’te gerçekleştireceği 2 performansla caz tutkunlarıyla buluşacak.

1960’lı yıllardaki çarpıcı çıkışından sonra yeniden doğuşlar, inziva dönemleri ve her seferinde bir üst basamaktan geri dönüşlerle dolu bir kariyer izleyen efsane saksafoncu Charles Lloyd, festival kapsamında 23 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda ”Charles Lloyd New Quartet” projesiyle caz tutkunlarıyla bir araya gelecek.
Orta Doğu ve Afrika etkilerini caz müziğiyle kendine has bir şekilde birleştiren başarılı basist ve besteci Avishai Cohen, bu yıl çıkan son albümü ”Seven Seas” ile 23 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda sahne alacak.

Türk cazının yıldızları

Türk caz müziğinin önemli trompet sanatçılarından biri olarak kabul edilen İmer Demirer, ”Kampüste Caz” konserleri serisiyle gençlerle bir araya gelecek.

Uzun yıllar Paris’te solist olarak çeşitli oda müziği topluluklarıyla çalışan ve başarılı yorumculuğuyla adından söz ettiren çello sanatçısı Sedef Erçetin ve usta caz müzisyeni Kerem Görsev, ”Chamber Jazz” projesi ile 20 Ekim’de The Seed Sahnesi’nde olacak.

New York basını tarafından ”küresel bir müzik kaşifi” olarak tanımlanan saksafon ustası İlhan Erşahin, caz geleneğinden yola çıkarak, elektronika, hip-hop, groove gibi güncel türlere yer vermiş olduğu projesi İlhan Erşahin’s Love Trio featuring Arto Tunçboyacıyan ile 14 Ekim’de Babylon caz severlerle buluşacak.

Yeni nesil cazın en yetenekli müzisyenleri arasında gösterilen Vijay Iyer, festival kapsamında triosuyla beraber 18 Ekim’de Babylon sahnesinde olacak.

Funky jazzı hip hop ile birleştirerek dinleyiciye eğlenceli bir deneyim sunan Robert Glasper Experiment, farklı performansıyla 20 Ekim’de Babylon’da sahne alacak.

Başarılı kontrbas sanatçısı Ozan Musluoğlu, 21 Ekim’de Nardis sahnesinde, tenor saksafonda Engin Recepoğulları, piyanoda Uraz Kıvaner ve davulda Ferit Odman’dan oluşan bir kadroyla yeni albümü ’40th Day”i seslendirecek.

Türkiye’nin en yaratıcı basgitaristlerinden biri olan Alp Ersönmez, usta müzisyenlerden oluşan bir kadroyla ”Kampüste Caz” konserlerinde yer alacak.
Caz ve Dans

21. Akbank Caz Festivali’nin bir diğer konuğu ise İngiliz Kraliyet ailesi için konser veren ve Paul Mc Cartney’in düğününde sahne alan swing müziğinin efsane maestrosu Ray Gelato, 13 Ekim’de The Ray Gelato Giants ile Babylon sahnesinde olacak.

Nujazz’ı Brezilya sıcağı ve soul müziğiyle birleştiren Almanya’nın başarılı Nujazz topluluklarından Club des Belugas featuring Brenda Boykin, 15 Ekim’de Babylon’da festivalin kaçırılmaması gereken performanslarından birini sahneleyecek.

1920-1930’lu yılların swing ruhunu günümüz dünyasının modern sesleriyle buluşturan White Mink (Electro Swing), 13 ve 15 Ekim’de Babylon Lounge’da cazseverlerle buluşacak.

İlk albümünden itibaren hip-hop’ın en başarılı ve yaratıcı MC’lerinden biri olarak dikkat çeken Raashan Ahmad, 14 Ekim’de de Babylon Lounge’da unutulmaz bir performans sergileyecek.
Caz müziğinin öne çıkan kadın sesleri

21. Akbank Caz Festivali’nin takipçileri festival boyunca ZAZ, Azam Ali, Carmen Souza ve Esra Dalfidan’ın aralarında yer aldığı pek çok kadın müzisyenin performanslarını da izleme fırsatı bulacak.

Fransa’nın dünyaca ünlü iki yıldızı Frehel ve Edith Piaf’ı hatırlatan buğulu sesi ve bestelediği şarkılarla, 2010 yılında Avrupa’da ”En Beğenilen Fransız Şarkıcı” ünvanını alan ZAZ, festival kapsamında 22 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda, 23 Ekim’de İzmir Arena’da unutulmaz iki konser verecek.

Doğu mistisizmiyle buluşan müziğiyle, günümüzün en özgün müzisyenleri arasında gösterilen Azam Ali&Niyaz, festival kapsamında 22 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda sahne alacak.

Afrika kültürel müziğini, Batuke ve Morna gibi Cape Verde ritimleriyle birleştiren Carmen Souza, Afro-Latin, dünya müziği ve caz arasında gidip gelen renkli çizgisi ve şiirsel performansıyla 19 Ekim’de Babylon’da gerçekleştireceği konseriyle festivale farklı bir soluk getirecek.

Geleneksel Türk ve Azeri parçalarını caz arajmanlarıyla yorumlayan Esra Dalfidan topluluğuyla birlikte 22 Ekim’de Akbank Sanat’ta olacak.

Festival kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek ”JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”, 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, festivalin bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla sahnede ”Jam Session” yapma imkanı sunacak.

Festivalin bu seneki yeniliklerinden bir diğeri de tişört tasarım yarışması. Akbank Sanat Facebook sayfasında 3 Ağustos’ta başlatılan ve 6 Eylül’de sona eren yarışmaya 2 bin 500 tasarım katıldı.

Festival tişörtü, sanatçılar tarafından giyilecek olmasının yanı sıra Babylon Gişesi’nden satılarak geliri, dezavantajlı çocuklarla paylaşılmak üzere Düşler Akademisi’ne bırakılacak.