florya

florya konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. florya konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. florya konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri florya konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Panik yok diksiyon eğitiminde artık Nar Sanat var.

Uzun yıllar “Diksiyon” diğer bir tanımlama ile “Güzel Konuşma” kavramı bir lüks, özenti gibi algılanmıştı. Oysa günümüz yaşamında yükselmek, makam, mevki ve iyi bir kariyer sahibi olmanın koşullarından biride iyi telaffuz ve güzel konuşma ile de ilgilidir.

 Diksiyon : TDK tanımlaması   “1isim Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi”

2. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması

3. tiyatro Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma “

Temel olarak Fransızca “Diction” sözcüğünden dilimize geçmiştir.

Bir konu hakkında nekadar bilgili olursanız olun eğer anlatım bozuklukları ve telaffuz hataları var ise söylediklerinizin dinlenmesi ve anlaşılması olanaksızlaşır hatta olanaksızlıktan öte bilgi düzeyiniz değerini bulamaz. İster bir aktör olun, ister politikacı veya işveren, öğrenci, çalışan, müdür, şef kısaca hangi işle uğraşıyorsanız uğraşın söylediklerinizin dikkate alınması için muhakkak doğru ifade ve telaffuz gerekmektedir.

Söz sanatı ile ilgilenmemişseniz anlatmak istediklerinizin anlaşılmasını ve dinlenilmesini beklemek yanılgı olur.

Tüm bunlardan dolayı, İyi söz söylemek için diksiyon çalışmalıdır. Toplum içinde yaşadığımıza göre başkalarına düşündüklerimizi, duyduklarımızı iyi, doğru ve ilgi çekecek bir şekilde anlatmak için diksiyon öğrenmemiz gereklidir.

Hem özel yaşamımızda hem iş hayatımızda kendimizi daha iyi ifade edebilmek için sözcüklerimizi nasıl kullandığımız ve doğru vurgu ve tonlama yapmamız çok önemlidir. Kısaca başarılı olmak istiyorsak diksiyonumuza önem vermeliyiz. Zira diksiyon ifadenin doğru, zamanında ve gerekli ses ve nefes ve tonlama ile anlatılması demektir.

İşte hiç farkına varmadığımız ama günümüzde gerekli bu eğitimi artık sizlerin yanı başına getiriyoruz.

Yıllarca Taksim ve civarına taşındınız oysa biz yanı başınızdayız.  Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Halkalı toplu konutlar, Sefaköy, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı, Küçükçekmece gibi semtlere bir araçlık mesafede ve Bakırköy’ün merkezinde olan M.E.B. Onaylı sertifika vermeye yetkili kurslarımızla sizleri sözcüklerin büyülü dünyasına bekliyoruz. Hafta içi akşam ve hafta sonu diksiyon kurslarımız için sizleri bekliyoruz.

Tecrübeli ve deneyimli eğitmenlerimiz ile farklı gün ve saat tercihleri ile sizleri bekliyoruz. Ocak sonu sınırlı sayıda kontenjanla açılacak Diksiyon kurslarımıza sizleri de bekliyoruz. Artık şehir yaşamı içersinde doğru telaffuz ve diksiyon için Nar Sanat var.

Sanat dolu bir ortamda Türkçemizin gerçek sesi için sizleri diksiyon kurslarımıza bekliyoruz.

Adresimiz için lütfen tıklayınız

Bakırköy’ün merkezine; Otobüs duraklarına 5 dakika minibüslere ise 1 dakika mesafede olması açısından sizleri yormayacak ve kolay ulaşabileceğiniz bir sanat merkezi konumundadır. Örneğin Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Sefaköy, Küçükçekmece, Halkalı toplu konutlar, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı, Cennet Mahallesi, Avcılar, Başakşehir, Bahçeşehir gibi semtlerden kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir konumda olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğine bağlı faaliyet gösteren “Nar Sanat Eğitim Kursumuzun; Çoksesli çocuk korosu kayıtları başladı.

Yetkin eğitmenler eşliğinde tiyatrodan piyanoya, piyanodan bateriye kadar pek çok dalda faaliyet gösteren kursumuzda M.E.B. onaylı sertifikalı çocuk korosu için kayıt almaya başladı. Çocukların hem eğleneceği hem de şarkılar söyleyeceği koro çalışmalarımız için hazır mısınız?

“Adım adım sanat, Nar Sanat” cümlesi ile özetlenebilecek kursumuzda çocukların şarkı söylerken eğleneceği ve birlikte daha güzel vakit geçireceği  sanat ile iç içe olacağı Nar Sanat Merkezimize çocuklarımızı bekliyoruz.

5-12 yaş aralığı çocuklardan oluşacak olan Çocuk Koromuzda çocuklarımız ezgilerle eğlenecek ve sene sonunda kulaklarımızın pası silinecek.

Bekliyoruz. İLETİŞİM

 

 

Bakırköy merkezli olarak sanatçı ve sanatseverlerin bir araya gelerek kurduğu ve özellikle İlçemizde sanat eğitimine örnek olan M.E.B.’e  bağlı faaliyet gösteren, Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğine ait Özel Nar Sanat Eğitim Kursu bu yıl 4.kez eğitim sezonunu açıyor.

Okulların açılmasıyla birlikte öğrenciler, yarınlarında daha başarılı, kaliteli, statüsü yüksek birer birey olma sorumluluğuyla, yoğun bir ders çalışma temposuna girecekler. Bu tempoda gençlerimiz ruhsal olarak, başarılı olmak için daha çok çalışmak gerektiğini düşünecekler. Fakat başarılı olmak için gerçekte çok çalışmak değil, programlı bir şekilde çalışmak gereklidir. Gençlerimiz bu programlı çalışmada aynı zamanda sosyal yaşamlarıyla bağlarını koparmamalı ve kendilerine hem zihinsel, hem fiziksel, hem de ruhsal yönden faydalar sağlayan aktiviteler içinde bulunmalıdır.

Bu aktivitelerin içinde sanat; kişiyi zihinsel ve ruhsal yönden geliştiren, dünyaya bakış açısını genişleten, bireyin kendini mutlu ve özgür hissetmesini sağlayan, kendine güvenini arttıran, yarınlarda toplum için değerli bir birey olmasını sağlayan bir kavramdır.

İşte kurumumuz bu noktada devreye girer ve bu zorlu, uzun,  bir o kadar da zevkli olan bu yolda öğrencilerini sanatla yoğurma sorumluluğuyla herkesin cesaret edemeyeceği bu değerli misyonda elini taşın altına koyar ve yarınların değerlerini yetiştirir.

İstanbul, Bakırköy’de kurulduğu zamandan bu yana tamamen yasal ve kaliteli eğitimi hedefleyen ve bunu Eğitim kurumunun sahibi olan derneğinin tüzükteki amaçlarından sayan kurumumuz, aynı zamanda yasadışı ve kaçak eğitim kurumlarına da örnek olarak özellikle Bakırköy’de Dernek adı altında halkın sömürülmesinin de önüne geçerek nitelikli eğitime örnek olmuştur.

Her türlü sanatsal eğitimlerin sürdürüldüğü Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğin  sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursumuzda  öğrencilerimiz birbirinden değerli, işinde tamamen profesyonel olan eğitmenlerimiz eşliğinde sanatsal eğitimlerini görürler.

Okulların açık olduğu dönemlerde eğitmenlerimiz, bu profesyonel eğitmenlik yaklaşımlarıyla, öğrencilerin derslerini engellemeden eğitimini devam ettirir ve buna göre öğrencilere belirli bir program düzenler. Bu sistem içerisinde aldıkları eğitim aynı zamanda onlara okuldaki derslerinde daha başarılı olmalarını sağlar. Sanatın herhangi bir dalına yönelmeleri, aynı zamanda sosyal çevrelerindeki insanlar tarafından sevgi ve saygı duyulan bir insan olmalarını için yol açacaktır.

Tüm bunların yanı sıra Kursumuzun sahibi olan Derneğimiz halkımız için pek çok ücretsiz etkinlik ve sanat faaliyetleri ile halka hizmet etmek için çalışmalarına devam etmektedir.

Özellikle Bakırköy’de gelirinin % 80’ini tekrar sanata harcama iddiasını, iddia olmaktan çıkartıp kurulduğu andan itibaren tüzüğüne koyan ve uygulayan derneğimiz bu yılda sizlerin desteği ile bu çalışmalarına devam edecektir.

İyi ki bu ailedenim!

Biliyorsunuz; Bakırköy’ün merkezinde toplu taşıma araçlarına 5 dakika mesafede, Özgürlük Meydanının yanı başında aracınızla rahatça uzanabileceğiniz bir noktada olan sanat merkezimize sizleride bekliyoruz. Kursumuza Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Halkalı toplu konutlar, Sefaköy, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı, Küçükçekmece semtlerinden tek araçla ulaşmanız mümkün. Bekliyoruz!

Yazan : Bertan ATA  (Nar Sanat Öğrencisi)

Drama deyince genelde herkesin aklına ilk anda yaratıcı drama gelmektedir. Sadece gelmekle kalmayıp pek çok kurs ve benzeri eğitim kurumlarında drama eğitimini genel olarak tiyatro kökenli eğitmenlerin verdiğini görmekteyiz. Hatta bu durumun drama eğitimi almamış kişiler tarafından bile verildiğine zaman zaman şahit olmaktayız.

Atık Materyaldan Mum yapımı

Tiyatro eğitimine dahi “Drama Eğitimi” dendiğini de çoğu zaman duymaktayız. Elbette drama eğitiminde Tiyatro eğitimin bazı öğeleri kullanılmaktadır. Fakat drama eğitimi kesinlikle bir tiyatro eğitimi değildir.

Elbette çocuk ve ya veli çocukları için Tiyatro Eğitimi düşünüyorsa hedefi doğrultusunda bir kursa göndermelidir fakat drama eğitimi istiyorsa çocuk için Tiyatro Kursu istenilen faydayı sağlayamayacaktır.

Çocuğumuzu drama eğitimine göndereceksek kesinlikle tüm dallarda olduğu gibi drama konusunda da yeterli eğitim almış, bilgi ve tecrübe düzeyine sahip eğitmenler tercih edilmelidir. Bunun içinde eğitmenin yeterliliği kesinlikle incelenmelidir.

Tüm bunlar göz önüne alındığında Bakırköy’de bulunan kurumumuzda artık yetkin, tecrübeli ve uzaman eğitmenliği kanıtlanmış sanat eğitimlerimiz ile tüm sanat dallarında Bakırköy, Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Küçükçekmece, Halkalı toplu konutlar, Sefaköy, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı gibi semtler “Eğitici Drama” ile yaz sanat kampımız devam ediyor…

Aşağıda “Eğitici Drama” hakkında kısa bilgiler sunuyoruz. Bunların yanı sıra yaz kampı öğrencilerimiz ile hazırladığımız görselleri bulabilirsiniz.

EĞİTİCİ DRAMA NEDİR ?

Genel olarak “Eğitici Drama” bazen “Pedagojik Drama” olarak adlandırılmaktadır. Çocuğun hemen her konuda eğitiminde kullanılabilen teknikleri içeren bir yöntemdir. Bu açıdan bakıldığında Eğitici Drama diğer drama türlerinden (Psiko Drama ve Yaratıcı Drama)’dan farklılık taşımaktan öte ikisinden de belirli oranda faydalanır. . Çünkü eğitici drama, çocuğun psikolojik yapı ve psikolojik yaşantılar konusunda bilinçlenmesini de, özel bir yetenek olarakyaratıcılığı kazanmasını da amaçlar. Eğitici drama ile yaratıcıdrama arasındaki en önemli fark, eğitici dramanın amacınınoyun yaratmak olmaması ve çocukların konuya eğitim amaçlı olarak katılmalarıdır
Toplumların günün koşullarına uygun insan yetiştirme süreci olan eğitimin, içinde yaşanılan çağa ilişkin olarak o toplumda meydana gelen değişimlerden etkilenmemesi mümkün düşünülemez. Drama etkinlikleri gibi grup süreçleri yolu ile eğitim yaklaşımının, günümüzde tüm dünyada daha da önemsenmeye başlanması, kuşkusuz rastlantı değildir. Bu nedenle

Atık Materyalden Kolaj çalışması

özellikle günümüzde, toplumdaki bazı sosyal gelişmeler, drama yolu ile eğitime ağırlık verişmesinin gerekliliğini açıklama konusunda ele alınmaya değer görülmüştür.

Eğitimde Drama İlkeleri

  1. Eğitimde drama etkinliğinde ödül ya da ceza yoluna başvurulmaz. Sözel takdir aralıklı pekiştireç olarak verilir.
    b. Eğitimde drama çalışmaları asla bir oyuncu eğitimi olarak düşünülemez. Dolayısıyla bu çalışmalar, seyircilere oynanan bir temsil olarak hazırlanamaz. Dramanın oyuncuları aynı zamanda izleyicilerdir. Bu çalışmalarda izleyici bulundurulmaz. Bu çalışmalar sınıfta, holde, bahçede, kütüphanede, yemekhanede uygulanabilir. Çalışmalar sırasında özel bir mekân ve aksesuara ihtiyaç yoktur.
    c. Eğitimde drama çalışmasında öğrencinin ne söyleyeceği değil, neyi nasıl söyleyeceği anlam taşır. Drama bir analiz yöntemi değil, bir sentez yöntemidir. Öğrencinin bütün özgürlüğü de program amacı içinde bir özgürlüktür, ondan daha fazlası istenemez (Gönen ve Dalkılıç, 1999: 74).

Eğitici Dramanın Sağlayabileceği Yararlar

Yaratıcı oyun (drama), ana sınıfından ilköğretimin 8’inci sınıfına kadar her kademede, ortaöğretim ve hatta üniversitelerde (Okulöncesi, Sınıf, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliklerinde) kullanılabilecek bir öğrenme ve öğretme yöntemidir. Amaçlar, bilişsel alanın “bilgi, kavrama, uygulama, çözümleme, bireşim”; duyuşsal alanın “değer verme, örgütleme”; devinişsel alanın “duruma uydurma” basamağından birinde olması gerekir. Bu çalışmalarla öğrencilerin doyum sağlayacakları,

Atık Materyal ile Akvaryum yapımı

işbirliği yaparak öğrenecekleri, etkili ve empatik dinleme becerilerini kazanacakları söylenebilir (Güleryüz, 2002: 327).
Eğitici dramadan okulöncesi ve temel eğitim çağı çocuklarının eğitilmesinde elde edilebilecek yararlar, diğer bir deyişle gerçekleştirilmek istenen genel amaçlar şu maddeler altında toplanabilir (Önder, 1999: 71-83):
a. Çocukta yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirmesi,
b. Zihinsel kapasiteyi geliştirmesi,
c. Kendilik kavramının Gelişmesinde katkı,
d. Bağımsız düşünme ve karar verme,
e. Duyguların farkına varılması ve ifade edilmesi,
f. İletişim becerilerine olumlu katkı,
g. Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesi,
h. Demokrasi eğitimine destek,
i. Grup içi süreçlere olumlu katkılar (arkadaşlık),
j. Öğretmenle çocuklar arasında olumlu ilişkilere katkı,
k. Genel öğrenci performansına olumlu etki.

 

Nar Sanat, Eğitici DRAMA Çalışması- Okyanustaki istiridye – Bakırköy

 

Rembrandt ve Çağdaşları sergisi 10 Haziran’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

Sergi

sanat duyuru

İSTANBUL

■ Murat Sarıyar’ın“Varolmayanlar” isimli sergisi 24 Nisan – 15 Mayıs tarihleri arasında Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu.

■ Koray Ariş’in retrospektif sergisi 25 Nisan – 9 Haziran tarihleri arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Lyndl Hall ve Erdem Taşdelen’in sergisi 26 Nisan – 23 Mayıs tarihleri arasında kadar Eski Sanatorium’da.

■ “Anne”lere isimli karma sergi 27 Nisan – 12 Mayıs tarihleri arasında Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Yavuz Tanyeli’nin “Bora’s Blues” isimli sergisi 24 Nisan’a kadar TEM Sanat Galerisi’nde. (0212 2470899)

■ 20 genç ressamın “bir” kavramını yorumladığı sergi 25 Nisan’a kadar Art&Design Gallery’de.

■ Bir isimli karma sergi 25 Nisan’a kadar Armaggan Art Gallery’de.

■ Sabahattin Tuncer’in resim sergisi 25 Nisan’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ Maximilian Eder’in sergisi 25 Nisan’a kadar rh+artgallery’de. (0212224 74 31)

■ Ümit Mindek’in “Yansımalar” adlı seramik ve suluboya sergisi 27 Nisan’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ A. Kadir Ekinci’nin “Uzak Işık” adlı fotoğraf sergisi 27 Nisan’a kadar İfsak’ta. (0212 292 42 01)

■ Hunt Slonem’in sergisi 27 Nisan’a kadar Mabeyn Galeri’de. (0212 261 60 60)

■ Ceija Stojka’nın “KZ- KÂBUSLARI” adlı sergisi 27 Nisan’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde. (0 212 249 01 50)

■ No 1 isimli karma sergi 28 Nisan’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da.

■ Luk Berghe’nin “Ütopya Kolleksiyonu” adlı sergisi 28 Nisan’a kadar Mimarlık Araştırmaları Stüdyosu MARS’ta. (0212 2454850)

■ Temür Köran’ın “Seyir” isimli sergisi 28 Nisan’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde. (0 212 265 81 58)

■ Youssef Nabil’in “Hiç Gitmedin” adlı sergisi 28 Nisan’a kadar GALERİST’te. (02122324902)

■ Kesintisiz Avangard isimli karma sergi 28 Nisan’a kadar Kuad Galeri’de. (0212 227 00 08)

■ Şule Ulusoy’un “Yaşamın içinden Anlatımlar…” isimli sergisi 28 Nisan’a kadar Terakki Sanat’ta. (0 212 351 00 60)

■ Hesaplaşma adlı karma sergi 28 Nisan’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Ali İbrahim Öcal’ın “Patetik Koridor” isimli ikinci kişisel sergisi 28 Nisan’a kadar DAİRE’de. (0212 252 52 59)

■ Murat Akagündüz’ün “Cennet – Cehennem” adlı sergisi 28 Nisan’a kadar Galeri Manâ’da. (0212 243 66 66)

■ Mehlika Baş’ın sergisi 28 Nisan’a kadar ARKEOPERA SANAT GALERİSİ’nde. (02122499226)

■ İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Elemanları Sergisi 28 Nisan’a kadar İstanbul Aydın Üniversitesi’nde.

■ Sezin Aksoy’un “Transmutasyon” sergisi 28 Nisan’a kadar Cahalabi Art Gallery’de.

■ Merih Tekin Bender’in sergisi 28 Nisan’a kadar Vakıfbank İstanbul Genel Müdürlük Fuayesi’nde. (0212 316 70 70)

■ Jale Nejdet Erzen’in sergisi 29 Nisan’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 2 1 2 2 3 2 3 8 1 3)

■ Buket Güreli’nin “Bakakalırım…” adlı sergisi 29 Nisan’a kadar Adasanat’ta.

■ Buket Güreli’nin sergisi 29 Nisan’a kadar Adasanat Etkinlik Salonu’nda. (0212 245 56 23)

■ Zeynep Akgün’ün “Koma” isimli sergisi 29 Nisan’a kadar Artgalerim Nişantaşı Sanat Galerisi’nde. (0212 314 23 23)

■ Hale Işık’ın “Düğümler” isimli sergisi 29 Nisan’a kadar Harmony Sanat Galerisi. (0216 553 21 67)

■ Sezgin Sander’in “Yeniden Görmek” isimli sergisi 30 Nisan’a kadar Ayşe Takı Galerisi’nde. (0 2 1 2 343 21 54)

■ Olca Uzunokur’un baskıresim sergisi 30 Nisan’a kadar Galeri FE’de. (0 216 368 63 78)

■ Yiğit Uygur’un fotoğraf sergisi 30 Nisan’a kadar Nuru Ziya Suites’te.

■ Birsel Bosut Gürbüz’ün “Mavi Kareler” isimli sergisi 30 Nisan’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. ( 0216 418 38 06)

■ İsmail Gülgeç’in sergisi 30 Nisan’a kadar İstanbul Karikatür ve Mizah Merkezi’nde.

■ Fatih Merter’in ‘Saklı Senfoni’ isimli sergisi 1 Mayıs’a kadar Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Bjarne Melgaard’ın sergisi 2 Mayıs’a kadar GaleriArtist’te. (0212 227 68 52)

■ Volker März ’ın “Volkan Kadınları / The Woman of The Vulcano” isimli sergisi 4 Mayıs’a kadar Art 350’de. (0216 369 80 50)

■ İsmet Vildan Alptekin’in “Paris’in Çatıları” isimli fotoğraf sergisi 4 Mayıs’a kadar Galeri Işık’ta.

■ Recep Batuk’un sergisi 4 Mayıs’a kadar Galeri Espas’ta. (0212 227 70 17)

■ Erol Akyavaş’ın sergisi 5 Mayıs’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Serap Atala’nın sergisi 5 Mayıs’a kadar Artev Sanat Galerisi’nde. (0216 449 46 75)

■ Şevket Sönmez’in sergisi 5 Mayıs’a kadar Galeri Merkur’de. (212 225 37 37)

■ Aylin Ataç’ın “Devinim” isimli sergisi 5 Mayıs’a kadar Ormo Sanat Galerisi’nde. (0212 252 00 47)

■ La La La İnsan Adımları – Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Ber Seçki isimli sergi 6 Mayıs’a kadar İstanbul Modern’de. (0 212 334 73 53)

■ Şafak Taner’in “Geriye/De/Kalan” isimli sergisi 6 Mayıs’a kadar G-art’ta.

■ Basako, Josef Danner, Cemal Demir, Hüseyin Işık’ın sergisi 6 Mayıs’a kadar Art Suites Gallery’de.

■ Aydemir Ökmen’in “Renk Senfonileri” isimli resim sergisi 6 Mayıs’a kadar Galeri Selvin’de. (212263 74 81)

■ Kat Malikleri Toplantısı isimli karma sergi 6 Mayıs’a kadar GaleriBu’da. (212263 74 81)

■ Serap Atala’nın sergisi 7 Mayıs’a kadar Artev’de. (0216 449 46 75)

■ Elmas Deniz’in “ELMAS” isimli sergisi 8 Mayıs’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.

■ Zeynep Birced’in “Beats per Unit” isimli sergisi 8 Mayıs’a kadar Gama Sanat Galerisi’nde.

■ Seyit Mehmet Buçukoğlu’nun “Sözün İzi” isimli sergisi 8 Mayıs’a kadar Galeri Linart’ta. (0212 247 47 29)

■ Oyun Alanları: Grafik Tasarımcıların Deneysel Üretimleri Hakkında Bir Sergi isimli sergi 9 Mayıs’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212 334 11 04)

■ Figen Batı’nın “der’in” isimli sergisi 9 Mayıs’a kadar Odakule Sanat Galerisi’nde.

■ Charles Csuri’nin “Zamanın Eskiz Defterleri” isimli sergisi 10 Mayıs’a kadar Sabancı Üniversitesi’nde. (0216 483 90 97)

■ Charles Csuri’nin sergisi 10 Mayıs’a kadar Kasa Galeri, Karaköy’de.

■ Jochen Proehl’ın “Unearthed” sergisi 10 Mayıs’a kadar cda Projects’te. (0212 251 12 74)

■ Doğu Çankaya’nın sergisi 12 Mayıs’a kadar Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Gülten İmamoğlu’nun sergisi 12 Mayıs’a kadar Rumeli Cad. Birlik Apartmanı’nda.

■ Lebibe Sonuc’un “Femina” isimli sergisi 12 Mayıs’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

■ Tarih Nehri ve Segment isimli sergiler 13 Mayıs’a kadar BORUSAN CONTEMPORARY’de.

■ Franz Ackermann’ın “Transit” isimli sergisi 13 Mayıs’a kadar Dirimart’ta. (0212 291 34 34)

■ Ayşe Wilson’ın “biz küçükken” başlıklı sergisi 13 Mayıs’a kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)

■ Güzhan Müstecaplıoğlu’nun sergisi 13 Mayıs’a kadar Füsun İnan Art Gallery’de. (0212 232 40 49)

■ Dr. Demir Fıtrat Onger koleksiyonundaki “Paris Ekolü Sanatçıları Sergisi 14 Mayıs’a kadar Maçka Modern Sanat Galerisi’nde.

■ Van Gogh Alive isimli sergi 15 Mayıs’a kadar Karaköy Antrepo 3’te.

■ Gül Erali ’nin Seramik Heykel Sergisi 15 Mayıs’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde.

■ Mehmet Ulusel’in “Meşguliyetle Tedavi 2” isimli sergi 15 Mayıs’a kadar Gallery 2’de. (212 291 37 91)

■ Horasan’ın “Labirent” isimli sergisi 19 Mayıs’a kadar PiArtworks’te. 80212 293 67 09)

■ Mehmet Aksoy’un 50. yıl sergisi 20 Mayıs’a kadar Tophane-i Âmire’de.

■ Esma Paçal Turam’ın “Günlerden Bir Gün” isimli sergisi 20 Mayıs’a kadar Apel’de. (0212 292 72 36)

■ Yılmaz Güney 74. Doğum Yılı Sergisi 22 Mayıs’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde. (0216 386 26 81)

■ Belkıs Balpınar’ın “Artkilim Sergisi” sergisi 22 Mayıs’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde. (0212 327 00 12)

■ Nevin Aladağ’ın sergisi 26 Mayıs’a kadar RAMPA’da.

■ Mona Hatoum’un “Hâlâ Buradasın” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Nevin Aladağ’ın “Sahne” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Hayal İncedoğan’ın “Rüzgâr Yabanidir” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar Amerikan Hastanesi “Operation Room”da.

■ Musevitoğlu Atölyesi Resim Sergisi 31 Mayıs’a kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde. (0212 259 77 40)

■ Mustafa Köseoğlu’nun sergisi 31 Mayıs’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Sean Lee’nin “Ev Ödevi” isimli sergisi 2 Haziran’a kadar The Empire Project’te.

■ Dünden Sonra isimli fotoğraf sergisi 3 Haziran’a kadar İstanbul Modern’de. (0 212 334 73 53)

■ Yaşayan, Savaşan Osmanlı ve Dioramaları sergisi 6 Haziran’a kadar Büyük Mabeyn Köşkü’nde.

■ Rembrandt ve Çağdaşları sergisi 10 Haziran’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ Adalar, Mimarlar, Binalar isimli sergi Haziran 2012’ye dek Adalar Müzesi’nde. (0216 382 64 30)

■ Goya’nın “Zamanının Tanığı” isimli sergisi 29 Temmuz’a kadar Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde.

ANKARA

■ Minyatür ve Kat’i Sergisi – minyatür, kat’i – 24 Nisan’a dek – ANKÜSEV Sanat Galerisi’nde. (0 312 447 71 67)

■ Ahmet Yeşil – resim – 25 Nisan’a dek – Galeri Soyut’ta. (0312 438 86 70)

■ Mehmet Susuz – yağlıboya, ağaç baskı – 27 Nisan’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

■ Serpil Kapar – resim – 28 Nisan’a dek – Helikon Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 78 01)

■ Erol Akyavaş – resim – 28 Nisan’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Müjgan Özkaya Yılmaz – resim – 30 Nisan’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

■ Ertuğrul Ateş – resim – 30 Nisan’a dek – ARETE Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 08 81)

■ Abdurrahman Kaplan – desen – 4 Mayıs’a dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Adnan Turani – resim – 5 Mayıs’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

■ Nevzat Akoral – resim – 8 Mayıs’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

İZMİR

■ Tahir Ün’ün “Naylon Barınaklar” konulu fotoğraf sergisi 27 Nisan’a dek Çizgelikedi Görsel Kültür Merkezi’nde izlenimde.

■ Aphrodisias Sanat Merkezi, yarından itibaren 12 Mayıs’a dek “Enerjik Bakış” fotoğraf sergisini ağırlayacak.

■ Sezin Haşıcı’nın özgün baskıresim ve resim sergisi, 16 Mayıs’a dek Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi’nde izlenimde.

■ Emin Özdemir’in özgün baskıresim sergisi, Ege Üniversitesi MÖTBE Kültür Merkezi’nde 4 Mayıs’a dek görülebilir.

■ Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksek Okulu Sanat Galerisi, 27 Nisan’a dek Akademisyen Ressam Hatice Keten’in resim sergisine ev sahipliği yapacak.

■ Engin Tosun Kaytmaz’ın “Objektifime Takılanlar” başlıklı fotoğraf sergisi, 8 Mayıs’a dek İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi ve Galerisi’nde görülebilir.

■ Eren Eyüboğlu’nun retrospektif sergisi 2 Haziran’a dek İş Sanat İzmir Galerisi’nde.

■ Naile Akıncı resim sergisi, 5 Mayıs’a dek Selçuk Yaşar Resim Müzesi ve Sanat Galerisi’nde izlenimde.

■ Kore Resim Sanatı Sergisi 10 Mayıs’a dek Resim Heykel Müzesi Kültürpark Sanat Galerisi’nde izlenimdi.

■ Mustafa Ağatekin’in cam sergisi, 25 Nisan’a dek Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi’nde.

Tiyatro

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Anitan’ın Aşkı ya da Antigone New York’ta” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Ölüleri Gömün” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Sihirli Hediyeler Migros” bugün, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi 12.00 ve 14.00, pazar 14.00. Küçük Sahne’de “Kontrabas” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Kırmızı Şemsiye” salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, pazar 14.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Michelangelo”perşembe, cuma, cumartesi 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Çocuktan Al Haberi” salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi 14.00, pazar 12.00. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Perşembenin Hanımları” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Nekrassov” çarşamba, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Toros Canavarı”çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Dullar” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. Ümraniye Sahnesi’nde “İstanbul Hatırası” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. Üsküdar Musahipzade Sahnesi’nde “Hedda Gabler”çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. Ü. Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “İntiharın Genel Provası”çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. (0 212 661 38 94)

■ Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyli Müzikali” cuma 20.30, çocuk oyunu “Benim Güzel Pabuçlarım” cumartesi 11.00, “Hangisi Babası” cumartesi 20.30, çocuk oyunu “Hoşu’nun Utancı” pazar 11.00, “www.aşkbu-mu.com” pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” salı 20.30, “Medeni Hali: Kadın” çarşamba 20.30. ( 0 212 661 38 94)

■ Ortaoyuncularda “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)

■ Dostlar Tiyatrosu “Ben Bertolt Brecht” Sabancı Üniversitesi salı 20.00, çarşamba 20.30 Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi, perşembe 20.30 Kozzy, cuma 20.30 Muammer Karaca Tiyatrosu, “Kerem Gibi” cumartesi 20.00 Büyükçekmece Belediyesi Kültür Merkezi (0 212 252 59 35)

■ Kenter Tiyatrosu’nun “Kraliçe Lear” oyunu cuma 20.30 Kadıköy Halk Eğitim Merkezi. “Aşk Mektupları” cumartesi 20.00. (0 212 246 35 89)

■ Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu nda “Beni Yeniden Sev” bugün 20.30 Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi, salı 20.30 Kozyatağı Kültür Merkezi, cumartesi 20.30 Caddebostan Kültür Merkezi, (0 212 478 06 00)

■ Kumbaracı50’de “444” bugün 20.30, “Gerçek Hayattan Alınmıştır” salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi 20.30, “Taze Canlandırmalar”pazar 15.00. (0 212 243 50 51)

■ Dot’ta “Süpernova” çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, pazar 21.00 (0 212 232 44 40)

■ Maya Sahnesi’nde “Yeni Bir Hayat İçin” çarşamba 20.30, “Eleni’den Mektuplar” perşembe 20.30, “Van Gogh” cuma 20.30, “Kültürel Çoğulcu Tiyatro” pazar 13.00, “Alem Buysa Kral Übü” pazar 20.30. (0 212 252 74 52)

■ İkincikat’ta “Cam Yapraklar” salı, “Yalnız Batı” çarşamba, “Yok oğlum, biz evdeyiz” perşembe, “Limonata” cuma, cumartesi, “Tetikçi” pazar (0 212 292 32 47)

■ Krek’te “Bayrak” bugün 20.30. (0 212 311 78 24)

ANKARA

■ Büyük Tiyatro’da, “Kerbela” 24 Nisan’da saat 20.00’de, 29 Nisan’da saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Yosunlar” 24-28 Nisan tarihleri arasında saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Tiyatro Pembe Kurbağa tarafından sahnelenecek “Küçük Deniz Kızı” adlı çocuk oyunu 28 Nisan’da saat 10.30’da. (0 312 442 30 50)

■ Mavi Sahne’de, “Mutfak Cadıları” 27, 28 Nisan’da saat 20.00’de, 29 Nisan’da, saat 17.00’de, “Cinfikir/Her Şey Doğaçlama Çocuk Oyunu”29 Nisan’da saat 12.00’de. (0 312 241 02 33)

■ Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Zübük” 25, 27 Nisan’da saat 20.00’de, 22 Nisan’da saat 15.30’da, 29 Nisan’da saat 15.30’da, “Genç Oyuncular Sahnesi/Sur Dibinde/konuk oyun” 29 Nisan’da saat 19.30’da. (0 312 417 76 76)

■ Ertan Gösteri Merkezi’nde, Ankara Deneme Sahnesi’nce sahnelenecek “Kadınları İsyanı” adlı oyun her pazartesi saat 20.00’de. (0 312 212 32 31)

ADANA

■ Devlet Tiyatroları – Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, bu hafta sonu görkemli bir gösteriyle son bulacak. Bugün ve yarın 20.00’de Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu oyuncularının, Ayşe Bayramoğlu’nun yazdığı, Tilbe Saran’ın yönettiği, ‘Düğün’ adlı oyunla tiyatroseverlerin karşısına çıkmasının ardından Ankara Devlet Tiyatrosu, Tennessee Williams’ın ünlü oyunu ‘Sırça Kümes’ ile çarşamba, perşembe ve cuma günleri 20.00’de sahnede olacak. Festivalin kapanışını ise geçen yıl,‘Malaya’ adlı gösteriyle sıra dışı bir performans sunan Hollandalı ‘Close Act Grubu’ yapacak. Bu yıl da 19.00’da Atatürk Parkı’ndan başlayarak Tren Garı’na kadar olan güzergâhta, ‘Pi Leau’ adlı sokak gösterisini sunacak olan konuk sanatçıların renkli ve görkemli gösterisinde sanatseverleri, zengin görsel şovlarla anlatılan etkileyici bir hikâye bekliyor. (0322 3523355)

■ Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu oyuncuları, Üstün Dökmen’in yazdığı, Ali Hürol’un sahneye koyduğu, ‘Komşu Köyün Delisi’ adlı oyunu, çarşamba günü 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00’te yeniden sahneleyecek. (0322 4580008)

SAMSUN

■ Samsun Devlet Tiyatrosu’nda 24 Nisan Salı ve 25 Nisan Çarşamba günü AKM Büyük Sahne’de Adana Devlet Tiyatrosu’nun hazırladığı“Kayıp Bolluk Ülkesi” adlı çocuk oyunu küçük sanatseverler için sahnelenecek. Ücretsiz oyunun biletleri Devlet Tiyatroları gişelerinden temin edilebilecek. (0 362-431 50 00)

 

Müzik

İSTANBUL

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de “23 Nisan Özel Konseri – Suna Kan (keman), İdil Biret (piyano)” konseri izlenebilir. (0 216 346 15 31)

■ ‘Nardis Jazz Club’ta bugün saat 21.30’da “Eylül Biçer”, yarın saat 21.30’da “Münip Utandı Konseri”, çarşamba günü saat 21.30’da “Şirin Soysal ile Caz Klasikleri”, perşembe günü saat 21.30’da “Önder Focan Quartet”, cuma günü saat 22.30’da “Janusz Szprot ‘Young @ Hearts’”, cumartesi günü saat 22.30’da “Ece Göksu ‘MASAL’” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Akbank Sanat’ta yarın saat 20.00’de “Jazz İst Quartet Feat. Daniel Thomas”, cuma günü saat 20.00’de “Sevil Ulucan Weinstein – Piyanist: Gülnare Şekinskaya” konseri izlenebilir. (0 212 252 35 00)

■ ‘Borusan Müzik Evi’nde yarın saat 20.00’de “Erdem Şimşek & Erkan Oğur”, çarşamba günü saat 20.00’de “Samir Odeh-Tamimi & Hezarfen Ensemble”, perşembe günü saat 20.00’de “Spiral Quartet –Paristanbul”, cuma günü saat 20.00’de “Trio Raro”, cumartesi günü saat 21.30’da “Timuçin Şahin – Mivos Quartet Plays Timuçin Şahin”konseri izlenebilir. (0 212 336 32 80)

■ ‘Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yarın saat 20.00’de “Aylin Şengün Taşçı: Osman Ziyagil”, çarşamba günü saat 20.00’de “Franz Von Chossy” konseri izlenebilir. (0 212 231 54 97)

■ ‘Babylon’da yarın saat 21.30’da “Lokal Anestezi Special Guest: Tolga Çevik”, çarşamba günü saat 21.30’da “Aydın Esen Grup: Transfusion X”, perşembe günü saat 21.30’da “Elif Çağlar ‘M-U-S-I-C’”, cuma günü saat 22.30’da “Büyük Ev Ablukada”, cumartesi günü saat 22.00’de“Oldies But Goldies 2 Mekânlı Parti” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘Jolly Joker Balans’ta çarşamba günü saat 21.00’de “Sixpence None The Richer”, cuma günü saat 22.00’de “Göksel”, cumartesi günü saat 22.00’de “Yaşar” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Salon’da çarşamba günü saat 21.30’da “Fuat Güner Project”, cuma günü saat 22.30’da “Ida Sand”, cumartesi günü saat 22.30’da “Mystery Jets” konseri izlenebilir. (0 212 334 07 52)

■ ‘Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da çarşamba günü saat 21.00’de “Volkan Konak” konseri izlenebilir. (0 212 286 66 86)

■ ‘Ghetto’da perşembe günü saat 21.30’da “Jehan Barbur”, cuma günü saat 22.30’da “Erkin Koray”, cumartesi günü saat 22.30’da “Movits!”konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Fulya Sanat’ta perşembe günü saat 20.00’de “Borusan Quartet”konseri izlenebilir. (0 212 215 60 29)

■ ‘İş Sanat Kültür Merkezi’nde perşembe günü saat 20.00’de“Madredeus” konseri izlenebilir. (0 212 316 10 83)

■ ‘Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium’da perşembe günü saat 20.00’de“Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası – Leyla Gencer Anısına Carmen”konseri izlenebilir. (0 212 373 11 00)

■ ‘Susanna Baca’nda cuma günü saat 20.00’de “Avea Sıradışı Konserleri” kapsamında Aya İrini Müzesi’nde, cumartesi günü saat 20.30’da Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde izlenebilir. (0 216 556 98 00)

■ ‘İstanbul Live’da cuma günü saat 21.00’de “Babazula”, cumartesi günü saat 21.30’da “Cem Adrian” konseri izlenebilir. (0 541 889 10 90)

■ ‘Bach, Before and After’ konserleri kapsamında cuma günü saat 20.30’da St. Antuan Kilisesi’nde, cumartesi günü saat 19.30’da Sirkeci Garı Büyük Salon’da “Vladimir Rejlek –Jaroslav Tuma” konseri izlenebilir. (0 212 249 18 39)

ANKARA

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan Doç. Ebru Karaağaç (keman) ve Prof. Dr. Anatol Jagoda’nın (piyano) vereceği konser 28 Nisan’da saat 13.00’te. (0 312 442 30 50)

■ Anadolu Gösteri Sanatları Merkezi’nde, Mustafa Ceceli’nin vereceği konser, 27 Nisan’da saat 21.00’de, Volkan Konak’ın vereceği konser 28 Nisan’da saat 20.00’de. (0 312 286 12 11)

 Kaynak : [-]

Zeki Demirkubuz, Dostoyevski’nin ‘Yeraltından Notları’ndan serbest uyarladığı filmini anlattı.

Zeki Demirkubuz

Demirkubuz’un İstanbul Film Festivali’nden 5 ödülle dönen filmi şimdi sinemalarda. Demirkubuz, “Benim filmimde kötü, iyi, doğru, yanlış yok” diyor. “Gerçek dururken karşıtlardan beslenen bir dil bana çok aşağılık geliyor.”

Lermontov’un “Çağımızın Kahramanı” kitabını anlatırken söylediği sözleri hatırlatıyor Zeki Demirkubuz: “Tatlı yediğiniz yeter. Mideniz bozuldu. Biraz da acı yiyin.” Başrollerinde Engin Günaydın’ın yer aldığı ve İstanbul Film Festivali’nden beş ödülle dönen yeni filmi “Yeraltı”nda yönetmen, yine hiçbirimizin inkâr edemediği karanlık noktalarımıza iniyor.

Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” kitabından esinlenen Demirkubuz filmin baş karakteri Muharrem’le benzeştiğini söylüyor. Film, insanın kötüden de pekâlâ beslendiğini, dibe vurmanın dayanılmaz bir zevke dönüştüğüne odaklanıyor: “İnsan zararına olan bir şeyi yapmaz diyorsak, onu mahveden bir şeyden de aldığı zevk ya da çıkar olabileceğini neden düşünmüyoruz?”

– Murathan Mungan’ın en iyi filmi size vermek için çok çabaladığı konuşuldu. Bu jüriden ödül bekliyor muydunuz?

Yıllar yılı sinemacılardan sıtkı sıyrılmış biri olarak İstanbul Film Festivali’ne, jüride Murathan Mungan’ı görünce katıldım. Özel bir ahbaplığımız yok. Tek kriterim bana garezi olmayan birilerinin olması jüride. İnsanlarda filmlerimden çok kişiliğimle bir etki uyandırıyorum. Özellikle sinema çevresinde (gülüyor). Türk toplumunda adalet duygusu yaratılmış değil. Türk insanı ihtirastan, gizlenmiş “ben” duygusundan hareketle kendini var ediyor. Bunun da en somut karşılığı biraz sanatçılarda, biraz da ‘Yeraltı’ndaki gibi mürekkep yalamışlarda.

– Filmde geçen “Mürekkep yalamışların arasındaki husumet kan davasından daha beterdir” sözü filmin ana cümlelerinden biri mi sizin için de?

Bütün Cumhuriyet tarihi aydınlarının özetidir o cümle. Bir cümle daha var, bulduğumda ve yazdığımda yağlarımı eriten: “Aklın i..leştirdiği insan tipi.” Cinsiyetçilik olarak algılanmasın bu tabii. Bu bir dil. Ahlaktan, gururdan, şereften yoksun bir akıl insanı i..leştirir. Adam çok zekidir. Atom bombasını yapar, gider insanların kafasına atar.

– Muharrem için ne kötü, ne iyi diyebiliyoruz. Herkes gibi karmaşık, biraz da acılarından da beslenen bir tip.

Benim hiçbir filmimde kötü, iyi, doğru, yanlış yok. Gerçek dururken karşıtlardan beslenen bir dil bana çok aşağılık geliyor. Bu ülkedeki dünyayı anlama çabasının, muhakeme etme

Yeraltı - Zeki Demirkubuz Film Afişi

gücünün, aydın duygusunun en aşağılık yanı bu. Her şeyi karşıtlarla anlatmak. Yoksa Muharrem’e biri sapık der, biri kıskanç der. Zaten sistem bizim böyle düşünmemizi istiyor.

– Filmi izlerken ne zaman Muharrem gibi olacağım acaba diye düşünenler çok oldu. Siz ne düşünüyorsunuz?

Bir mesaj aldım geçen gün. “Senin Allah’ın yok mu? Ben bundan sonra nasıl yaşayacağım. Kendimi kandırıyordum, hayat ne güzel gidiyordu” demiş (gülüyor).

– Diğer filmlerdeki karakterlerinizle çok karşılaştırılıyor Muharrem. Bu sizi rahatsız etmiyor mu?

Aksine çok hoşuma gidiyor. 18 senedir aynı şeyi sayıklayıp duran bir adamım. İnsanın muğlaklığı ve belirsizliği. İnsan akılcı bir varlıktır, yararına olmayan bir şeyi yapmaz diyorsak zararına gibi gözüken, onu mahveden bir şeyden de aldığı zevk ya da çıkar olabileceğini neden düşünmüyoruz? Dostoyevski’nin “Ye-raltından Notlar”ı yazmasına neden olan şey de bu. Ben insanları kendileriyle barıştırıyorum. Yoksa ben de insanların gözlerini doldurarak hikâye anlatmasını bilirim. Sen de sıkılmadın mı bu kadar mıymıntılıktan?

Yeraltı’nın Muharrem’i Engin Günaydın, İstanbul FilmFestivali’nde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülüne değer görüldü.

Kaynak: Cumhuriyet – AYŞEGÜL ÖZBEK

Küçük parmakların büyük yeteneği

“Küçük Yetenekler” konseri Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı’nın katkılarıyla Zafer Yümlü önderliğinde gerçekleştirildi.

Ege Üniversitesi 50.Yıl Köşkü Sanat Galerisi’nde gerçekleşen “Küçük Yetenekler” konseri Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı’nın katkılarıyla Zafer Yümlü önderliğinde gerçekleştirildi.

Alanlarında profesyonel sanatçılardan oluşan Ensemble Feverish Vienna Mozart Orchestra, Basel Festival Orchestra ve Sao Paulo Philarmony Orchestra gibi pek çok orkestra, topluluk ve solist sanatçıyı bünyesinde bulunduruyor.
modege
Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü Zeynep Önder, Raci Demir ve Mustafa Ocak adlı üç yeteneği konuk etti. Konserde hünerlerini sergileyen minik parmaklar Bach, Mozart, Beethoven gibi ünlü sanatçılar ve bunların yanında yerli ezgiler de kullanıldı.

İzmirli besteci Adnan Saygun’dan eserler çalındı. 200 yıllık olan 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi’ndeki konser, dinleyicileri 500 yıl geriye

"Küçük Yetenekler" konseri Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı

1600 1700’lü yıllarda büyük konser alanlarının olmadığı küçük oda şeklindeki alanların olduğu, daha sıcak bir ortamın var olduğu, zil çalınca herkesin sustuğu ve konserin başladığı zamanlara götürdü ve zil çalınarak konser başlatıldı.modege

Konser küçük sanatçılara teşekkür belgelerinin verilmesiyle son buldu ve dinleyiciler konserden çok memnun ayrıldı.

Kaynak : [-]

 

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği 3. Antalya Televizyon Ödülleri sahiplerine verildi.

3. Antalya Televizyon Ödülleri

Antalya Kundu Turizm Bölgesi’ndeki Mardan Palace Otel’de düzenlenen ödül törenine sanatçılar kırmızı halıdan geçerek geldi. Şıklıklarıyla dikkati çeken sanatçılar, basın mensuplarına poz verdi.
Melike Öcalan ve Caner Cindoruk’un sunduğu gecede bir süre önce yaşamını yitiren Meral Okay için hazırlanan film gösterildi. Filmin gösterimi sırasında bazı sanatçıların gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, yaptığı konuşmada, bir süre önce yaşamını yitiren Meral Okay, Ayten Alpman, Ekrem Bora ve Ümit Usta’yı andı. Televizyon sektörünün sadece Türkiye’de değil, artık uluslararası alanda da adını dünyaya duyurduğuna dikkati çeken Akaydın, ”Onlarla gurur duyuyoruz. Bu yarışmanın sonuçları ne olursa olsun, bütün sanatçıları ve arkasındaki teknik elemanları alkışlıyoruz. Onlar bizim kalbimizde taht kurmuş olarak Antalya’dan ayrılacaklardır” dedi.

Radyo Onur Ödülü Boran’a, Onur Ödülü Bugay’a

3. Antalya Televizyon-Ödülü töreni

Gecede bu yıl ”Radyo Onur Ödülü”ne layık görülen, ancak rahatsızlığı nedeniyle törene katılamayan Orhan Boran ile telefon bağlantısı kuruldu. 60 yıllık çalışma hayatında çeşitli vesilelerle ödüllerle onurlandırıldığını anlatan Boran, ”Fakat bu gece lütfedilen ödülün bambaşka bir değeri var. Beni davet etme lütfunda bulunarak, 10 küsür senedir gözlerden ırak ama gönüllerden uzak olmadığımı gösterdi, bu beni çok mutlu etti. İkincisi zor bir sağlık savaşından geçiyorum. Bu ödülün bana verilmesi de moralimi son derece yükseltti. Bu ödül için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

Orhan Boran’ın ödülünü teslim alan Beyazıt Öztürk de, ”Şu an buraya çıkınca anladım, ödül almaktan çok bir ustaya ödül götürmek acayip bir duyguymuş” diye konuştu.

”Onur Ödülü” ise Türk televizyonlarının beğenilen dizisi ”Bizimkiler”in yapımcısı Umur Bugay’a verildi. Bugay ödülünü, ”Bizimkiler” dizisinde ”Ali” karakterini canlandıran Atılay Uluışık’tan aldı. Umur Bugay, kendileri gibi yıllarını sanata ve yazıya adamış kişilerin anılmasının ve ödüllendirilmesinin çok hoş bir duygu olduğunu dile getirdi. Bugay, televizyon yapımlarında çalışanların çok güç koşullarda görev yaptıklarına dikkati çekerek, ”Sanatımızın onuru adına insanlık dışı maddi manevi sömürüye son vermek için yapacağınız her türlü mücadelede yanınızda olacağımı bilmenizi isterim” dedi.

”Jüri Özel Ödülleri” ise oyuncu Tarık Ünlüoğlu ile spor programı dalında yarışan ”Bay Tahmin” programına verildi. Jüri Başkanı Faruk Bayhan da Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’dan ”Onur Ödülü” aldı. ”Toplumsal sorumluluk ödülü” ise Mahsun Kırmızıgül’ün oldu. Kırmızıgül’ün ödülünü Onur Tuna aldı.

Dizilere ödül yağdı!

Gecede ”En iyi dram kadın oyuncu” ödülü, ”Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisindeki performansıyla Ayça Bingöl’ün oldu. ”En iyi dram erkek oyuncu” ödülünü ”Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi”ndeki rolüyle Erdal Beşikçioğlu aldı.

Yalan Dünya dizisi, komedi dalında verilen ödüllerin 5’ini alarak, en çok ödül alan dizi oldu. ”En iyi komedi dizisi”, ”En iyi komedi erkek oyuncu”, ”En iyi komedi yardımcı kadın oyuncu”, ”En iyi komedi yardımcı erkek oyuncu”, ”En iyi komedi yönetmeni” dalında ödüle layık görülen Yalan Dünya’nın Senaristi Gülse Birsel, ”Bir gün 45 dakikalık bir komedi dizisi yapmak istiyorum. Tek hayalim bu” dedi.

Öyle Bir Geçer Zaman ki, ”En iyi drama kadın oyuncu”, ”En iyi drama dizisi yardımcı erkek oyuncu”, ”En iyi drama dizisi yardımcı kadın oyuncu”, ”En iyi dizi film müziği”, Muhteşem Yüzyıl ise ”En iyi dizi film görüntü yönetmeni”, ”En iyi dizi film sanat yönetmeni”, ”En iyi drama dizisi senaryo”, ”En iyi dönem dizisi” olmak üzere 4’er dalda ödüle layık görüldü.

Bir süre önce yaşamını yitiren Meral Okay’ın senaryo dalıda ödül alması, salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Salonda bulunanlar gözyaşlarına hakim olamazken, Okay, uzun süre ayakta alkışlandı.

Gecede Fırat Tanış da söylediği parçalarla izleyicilere keyifli dakikalar yaşattı.

3. Antalya Televizyon Ödülleri

Ödüller

Jüri başkanlığını Faruk Bayhan’ın yaptığı 3. Antalya Televizyon Ödülleri’nde ödül alan isimler şöyle oldu:

En iyi Dram Dizisi: Hayat Devam Ediyor

En İyi Komedi Dizisi: Yalan Dünya

En İyi Gençlik Dizisi: Elde Var Hayat Sınav

En İyi Dönem Dizisi: Muhteşem Yüzyıl

En İyi Dram Dizisi Kadın Oyuncu: Ayça Bingöl (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Dram Dizisi Yardımcı Kadın Oyuncu: Meral Çetinkaya (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Dram Dizisi Erkek Oyuncu: Erdal Beşikçioğlu (Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi)

En İyi Dram Dizisi Yardımcı Erkek Oyuncu: Hüseyin Avni Danyal (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Dram Dizisi Yönetmen: Yıldız Hülya Bilban (Hayat Devam Ediyor)

En İyi Dram Dizisi Senaryo: Meral Okay (Muhteşem Yüzyıl)

En İyi Komedi Dizisi Kadın Oyuncu: Demet Evgar (1 Kadın 1 Erkek)

En İyi Komedi Dizisi Erkek Oyuncu: Olgun Şimşek (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Yardımcı Kadın Oyuncu: Gupse Özay (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Yardımcı Erkek Oyuncu: Bartu Küçükçağlayan (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Yönetmen: Jale Atabey Özberk (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Senaryo: Burak Aksak (Leyla ile Mecnun)

En İyi Dizi Film Görüntü Yönetmeni: Ercan Özkan (Muhteşem Yüzyıl)

En İyi Dizi Film Sanat Yönetmeni: Nilüfer Giritlioğlu (Muhteşem Yüzyıl)

En İyi Dizi Film Müzik: Nail Yurtsever, Cem Tuncer (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Ana Haber Bülteni Sunucusu: Cem Öğretir (ATV)

En İyi Çocuk Programı: Pepee (TRT Çocuk)

En İyi Ekonomi ve Sektör Programı: Finans Cafe (CNBC-E)

En İyi Güncel Sanat Programı: Gece Gündüz (NTV)

En İyi Haber/Tartışma Programı: Haberaktif (TV 8)

En İyi Kadın Programı: Derya’nın Dünyası (Kanaltürk TV)

En İyi Komedi Programı: Koca Kafalar İle Baba Haber Bülteni (Kanal D)

En İyi Kültür İçerikli Program: Üstün Dökmen’le Küçük Şeyler (Star TV)

En İyi Magazin Programı: Show Kulüp (Show TV)

En İyi Sağlık Programı: Doktorum (Kanal D)

En İyi Sohbet Programı: Muhabbet Kralı (TV 8)

En İyi Spor Programı: Bizim Stadyum (TV 8)

En İyi Talk Show/Müzik-Eğlence Programı: Disko Kralı (TV 8)

En İyi Bilgi/Kültür İçerikli Yarışma Programı: Kim Milyoner Olmak İster (ATV)

En İyi Şov İçerikli Yarışma Programı: Survivor Ünlüler-Gönüllüler (Show TV)

En İyi Belgesel Yapım: Yüz Karası Değil, Ekmek Parası (İz TV)

Kaynak : [-]

İKSV’nin 2012 sürprizleri devam ediyor: Indie-folk müziğin dünyada en sevilen isimlerinden, Kanadalı şarkıcı, besteci ve gitarist Feist, Türkiye’deki ilk konserini vermek üzere 25 Ağustos’tasantralistanbul Kıyı Amfi’de olacak.

feist

İpeksi sesi, güçlü gitarı ve şarkı yazarlığı ile dinleyenleri ve müzik piyasasını kendine hayran bırakan Feist, İKSV’nin konuğu olarak 25 Ağustos Cumartesi akşamı santralistanbul Kıyı Amfi’deki konseriyle hayranlarının uzun süren bekleyişine son verecek.

Indie folk müziğin dünyada en sevilen solistlerinden biri olan Leslie Feist, şimdiye kadar 4 defa Grammy Ödülleri’ne aday gösterildi. Feist, 2012 yılında Juno Ödülleri’nde Yılın Sanatçısı Ödülü de dâhil olmak üzere 3 Juno alarak, bu ödüllerinin sayısını toplam 11’e çıkardı. Başarılı solo kariyerinin yanı sıra halen bir üyesi olduğu indie müzik grubu Broken Social Scene ve Norveçli ikili Kings of Convenience ile yaptığı çalışmalarla kendine büyük bir hayran kitlesi edinen Feist uzun zamandır beklenen isimlerden biri.

Konser Biletleri
Feist konserinin biletleri 20 Nisan Cuma gününden itibaren Biletix satış kanalları (BİLETİX satış noktaları, BİLETİX çağrı merkezi (0216 556 98 00), biletix.com) ve İKSV merkezinden satışa çıkacak. Lale Kart sahipleri için indirimli ön satış dönemi Siyah ve Beyaz Lale Üyeleri için 18 Nisan, Kırmızı ve Sarı Lale Üyeleri için 19 Nisan.

Feist konserinin bilet fiyatları ise 90 TL, 70 TL, 60 TL ve 50 TL olacak.

Kings of Convenience’tan Beck’e Herkes Feist’a Hayran
Jane Birkin, Republic of Two, Beck ve Wilco gibi önemli sanatçıların albümlerine konuk olan Feist’in özellikle Kings of Convenience ile yaptığı çalışmalarla da kendine büyük bir hayran kitlesi edindi. Feist, Kings of Convenience’ın 2004 yılında yayınladığı ikinci albümü Riot on an Empty Street de yer alan “Know-How” ve “The Build-Up” parçalarına yaptığı vokallerle büyük beğeni topladı.

Peaches’dan Broken Social Scene’e

feist

Şarkıcı, besteci ve gitarist Feist, ressam bir baba ve seramik sanatçısı bir annenin çocuğu olarak 1976 yılında Kanada’da dünyaya geldi. Müzik hayatına 15 yaşındayken kurduğu Placebo adındaki punk grubuyla başlayan Feist grubuyla Battle of the Bands yarışmasına katıldı ve Ramones’un ön grubu olarak konser verdi. Bir süre Noah Mintz’in solo projesine basgitar ile eşlik eden Feist ardından dünyaca ünlü Kanadalı indie grubu The Divine Right’a katılarak üç yıl boyunca dünya turnelerine katıldı. Feist, bir sonraki yıl ise aynı zamanda ev arkadaşı olan elektro punk sanatçısı Peaches adıyla tanınan Merrill Nisker’le ile turne gerçekleştirdi. Peaches konserlerinde sahne arkasında çalışan Feist, The Teaches of Peaches albümünde de yardımcı vokal olarak yer aldı.

Feist, 1999 yılında Toronto’da kurulan, Kanadalı sevilen indie rock grubunun da bir üyesi. 2001 yılından beri Broken Social Scene’in konserlerinin yanı sıra albümlerinde de vokal olarak yer alan Feist, 2009 Haziran ayında, Broken Social Scene’in biyografisi This Book Is Broken’ın piyasaya çıkması şerefine eski ekip arkadaşlarıyla bir konser verdi.

Solo Kariyeri
Feist, ilk solo albümü Monarch (Lay Your Jewelled Head Down)’ı 1999 yılında yayımladı. 2004 yılında ise dünya çapında 500 bin satış rakamına ulaşan ikinci solo albümü Let it Die’ı yayımladı. Bu albümü ile pek çok ödül alan Feist, dünya çapında tanınan bir isim oldu. Let It Die’daki şarkıların remixlerinin bulunduğu albüm; Gonzales, Jamie Lidell, The Postal Servis ve King of Convenience’ın katkılarıyla Open Season adıyla 2006 yılında yayınlandı.

Feist, The Reminder adlı üçüncü albümünü 2007 yılında piyasaya çıkardı. Bu albümde yer alan “1234” isimli şarkısı bir reklam filminde kullanıldı ve internetten en çok indirilenler listesinde ilk 10’a yerleşti; Amerika müzik listelerine ise 8 numaradan giriş yaptı. Şarkı aynı zamanda The Times tarafında yılın en iyi ikinci şarkısı seçildi. The Reminder albümü dünyada bir milyon kopya sattı ve Amerika’da altın plak, Kanada’daki Juno ödüllerinde ise Yılın En İyi Albümü ödülünü aldı.

Feist’in geçtiğimiz yıl yayınlanan dördüncü stüdyo albümü Metals US Billboard listelerine 7 numaradan giriş yaptı. İlk haftasında 38 bin kopya satan albüm müzik eleştirmenlerinden de tam not aldı.

 

21-28 Nisan tarihleri arasında yapılacak Uluslararası İzmir Film Festivali kapsamında bütün gösterimler ve etkinlikler ücretsiz  gerçekleşecek. Film gösterimleri için dağıtılacak yer kuponlarınızı sinema fuayelerinde açılacak festival gişelerinden alabilirsiniz. Yer kuponları günlük dağıtılacaktır. Seyirciler her seans için en fazla iki yer kuponu alabilecektir.

izmir film festivali

FESTİVAL’DE BUGÜN (21 NİSAN CUMARTESİ)

Havai Fişek Gösterisi

21:00-22:00

GÜZELYALI, KONAK İSKELE YANI, GÜNDOĞDU, KADİFE KALE, BAYRAKLI REKREASYON ALANI, ARENA İZMİR, KARŞIYAKA ÖZGÜRLÜK MEYDANI

Karaca Sineması Salon 1

12:00 Theo’nun Bakışı / Theo’s Gaze 59′

14:00 İşte Böyle / Damn The Dams (Yönetmen Osman Şişman ve Özlem Sarıyıldız’ın katılımıyla / with the attendance of the directors Osman Şişman and Özlem Sarıyıldız)

14: 00 Türkçe Pekiyi / Turkish: A (Yönetmen Murat Bayramoğlu’nun katılımıyla / with the attendance of the director Murat Bayramoğlu)

17:30 KURMACA KISA FiLMLER GÖSTERİMİ ve EKİP ÖDÜLLLERİ TÖRENİ / FICTION SHORT FILMS SCREENING AND TEAM AWARDS

12. İzmir Uluslar arası film Festivali Gösterim Programı

21:00 Yalnızlar Rıhtımı / The Lonely Ones Quay  113′

İzmir Sineması Salon 4

12:15 Mutlu Et Yoktur / LoveMEATender 63′

14:15 Charlotte Rampling: Cazibe / Charlotte Rampling: The Look 90′

16:45 Punk Usulü Baba / The Other F Word 99′

18:45 Agarta’nın Çağrısını Duyan Çocuklar / The Children Who Chase Lost Voices from Deep Below 116′

21:15 George Harrison: Fani Dünyaya Karşı / George Harrison: Living in the Material World 208′

İzmir Sineması Salon 3

13:00 Kibarlık Zor Zanaat / It is Hard to Be Nice 102′

15:30 Başım Belada / First On The List 85′ (Yönetmen Roan Johnson’ın katılımıyla / with the attendance of the director Roan Johnson)

18:00 Eva / Eva 94′

20:30 Benim Adım Li / Shun Li and the Poet 100′

Bornova Batı Sineması

13:00 Düzelti / Erratum 95′

15:30 Gönül Laf Dinlemez / Reasons of the Heart 119′

18:00 Hayatta En Önemlisi Ölü Olmamak / The Most Important Thing in Life Is Not To Die 80′ (Yönetmen Pablo Martin Torrado’nun katılımıyla / with the attendance of the director Pablo Martin Torrado)

20:30 Kumpanya / The Travelling Players 230′

Festival Katalogu :  http://www.izmirfilmfest.com/pageFlip2/index.html

Film festivali Duyuruları için :  http://www.izmirfilmfest.com/duyuru.php

 Festivalin Tarihçesi : 

İzmir’de Film Festivali Yolculuğu…

Oğuz Makal*

Sanıldığının aksine, bugün Antalya’da ünlenen Sanat ve Kültür Festivali (Altın Portakal) ve yine bu kapsamda düzenlenen film yarışmasının öncü kenti İzmir’dir.

1961 yılında İzmir, öncekilerin tümü tartışmalı geçen sinema festivali ya da yarışmalara bir katkıda bulunmak istedi. Fuar sırasında düzenlenen “Birinci Sanat Festivali”nde içlerinde rahmetli gazeteci-yazar Özdemir Hazar’ın da olduğu girişimciler, “Fuar Filmleri Yarışması”nın yapılmasına karar verdiler. İstanbul’daki film şirketlerine, sinemayla ilgili kuruluşlara çağrılar yapıldı. Bu olayı aktaran Sn. Erman Şener’e göre, ortada bir sorun vardı, birkaç ay önce İstanbul’da “Türk Filmleri Yarışması” adıyla bir etkinlik düzenlenmişti ve özellikle olumsuz yankıları sürüp gitmekteydi. İzmir ise sinema endüstriden uzak, medya açısından zayıf bir kentti, getireceği mali külfetler nedeniyle de filmcilere çekici gelmemekte. Çok az basılan film kopyasının en azından 4-5 gün gösterimden uzak tutulması onları düşündürtmekteydi. Şener’e (**) göre, “Tabii bunlar birer La Palice gerçeğiydi ve festivali düzenleyenler de bütün bunları mükemmelen biliyorlardı. Bu yüzdendir ki, festivali her türlü koşulun dışında tuttular. Yapılan çağrıda, en küçük bir koşul bile söz konusu değildi. Yani festivali düzenleyenler ne başka bir festivale katılmama şartını ileri sürüyorlardı, ne de katılacak filmin o yıl çevrilme şartını. “Peki, İzmir’deki bu festivale hangi filmler katılmıştı? Sekiz film başvurmuştu: İki Damla Gözyaşı (Nejat Saydam-1961), Gecelerin Ötesi (Metin Erksan-1960), Ayşecik ‘Şeytan Çekici’ (Atıf Yılmaz-1960), Dolandırıcılar Şahı (Atıf Yılmaz-1960), Kader Yolcusu (Selahattin Burçkin-1961, Cumbadan Rumbaya (Turgut Demirağ-1960), Denize İnen Sokak (Atilla Tokatlı-1960), Unutamadığım Kadın(Ülkü Erakalın-1961).

Yedi kişilik jüri filmleri izledi. İlk günler her şey düzgün ve sakindi, filmlerin sonuna gelindiğinde ise jüride genel bir hoşnutsuzluk başladı. Bu konuda Erman Şener şöyle yazar: “Jüri -Ne demekse- ‘Seyredilen filmlerin içinde Türk Film ortamını bulan bir film…’ bulamamıştı. Bu yüzden, birincilik ödülünün hiçbir filme verilmeyeceği sanılıyordu. Oysa sonuçlar açıklandığında hayretle görüldü ki, 8 film içinde Türk Film ortamını bulan bir tek film bile bulamayan jüri 6 oyla (evet, mevcudun bir eksiği ile) ‘Denize İnen Sokak’ adlı filmi birinci seçmişti. Anlaşılan jüri, lahana turşusu yemenin perhizi bozmayacağı kanaatindeydi.”

İstanbul’da yapılan bir önceki yarışma kadar ses getirmeyen yarışma, gelip geçecek ve şu ödüller şöyle sıralanacaktır;
En başarılı film: Denize İnen Sokak
En başarılı rejisör: Yok
En başarılı senarist: Selçuk Bakkalbaşı
En başarılı kameraman: Enver Burçin
En başarılı erkek oyuncu: Ulvi Uraz
En başarılı kadın oyuncu: Nurhan Nur

Bu ilk yarışmanın jürisi gerçekten ilginçtir. Birinci film için oy kullanmayan tek jüri üyesinin kanısı, Şener’in deyimiyle “gerçekten dünya sinema literatürüne girecek değerde birinci”dir ve üstelik bu üye Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan aktör-Yönetmen Ziya Demirel’dir. Ziya Demirel’in Fuar Filmleri yarışmasında ‘Denize İnen Sokak’ adlı filme oy vermemesinin gerekçesi, filmin teatral olmamasıdır. Tiyatrodan daha farklı bir sanat diline sahip olmak için o güne değin elli-altmış yılını vermiş olan sinema sanatından beklentisi teatral olmasıydı. Ona göre, film teatral özellikler taşımadığı için birinci seçilmemeliydi.

Öte yandan, en başarılı filmi seçen jüri, en başarılı yönetmeni bulamamıştı. Belki de nedeni Denize İnen Sokak’ı iyi yöneterek en iyi filmi yapan ancak sinema yönetmeni olmayan Atilla Tokatlı’yı yüceltmemek (!) olabilir…

İzmir, ikinci kez film festivali yarışması için girişimde bulunmayacak, bu sessizlik de Antalya’nın işine yarayacaktır.

İzmir ve Sinema Kulüpleri

İzmir iki kez sinema kulübüyle tanışacaktır. İlki 1960’lı yılların sonunda İstanbul Sinematek derneğinin kurulmasından sonra bir avuç sinema sevdalısının girişimiyle -Esat Balım, Ziya Metin, Necati Doluorman – gerçekleşecek, mekân olarak son yıllara kadar aktif durumda olan Hatay Sineması seçilecektir.

İkincisi İzmir Sinema ve Kültür Derneği (İSKD-1974) girişimidir. 1974’de kurulan bu derneğin başkanı Ali Özgüven, başkan yardımcısı ve sinema etkinlikleri yönetmeni Oğuz Makal’dır. İSKD, ilk film gösterisini Karaca Sineması’nda Bulgar sinemasından “Sevgi” adlı filmle yapar. Açılışı, dönemin Belediye Başkanı Sn. İhsan Alyanak ve o yıllarda doçent olan ve iki yıl sonra İzmir’de bir fakülte içinde ilk Sinema-TV bölümünü kuracak Alim Şerif Onaran birlikte yaparlar. Daha ikinci haftada yaptığı gösterimler derneğin, emniyetin “sıkı gözetim trenine” binmesi için yeterli olacaktır… İSKD’nin “genç” tavrı ve 1960’ların sonlarındaki bağımsız bir sinema hareketi olan “Genç Sinema” hareketi gibi ‘Yeşilçam’ olarak adlandırılan sinemadan uzak kalışı nedeniyle, ilk adı ‘İzmir Bağımsız Film Festivali’ olan etkinliği yaratır. (Türk Sineması’ndan gösterdiği filmler Karanlıkta Uyananlar (Ertem Göreç-1964), Bitmeyen Yol (Duygu Sağıroğlu-1965) gibi toplumsal tanıklık filmleridir).

Fuar alanındaki eski Belediye Meclis salonuna kurulan 35 mm’lik gösterim aracıyla Yılmaz Güney’in “Umut”(1970) ve “Endişe”(1974) filmleri sunulur. İstanbul Sinematek Yönetmeni Onat Kutlar “Politik Sinema” konulu bir konferans verir. Yurt dışında, İsveç’te filmler yapan Muammer Özer’in kısa-belgesel filmleri ilk kez İzmir’de gösterilir. Dernek kurulduğunda tam bir sanat çölü olan İzmir’de bu birkaç günlük olayın beklenen sesi verdiğini söylemek zordur.

Uluslararası İzmir Film Festivali’ne doğru…

Sinemanın kenti İstanbul’dur ve İstanbul bir festivale ancak 1983’te “Uluslararası Sinema Günleri” adıyla kavuşacaktır. 1985’ten başlayarak “sinema ve sanatlar” temasını işleyen yabancı ve yerli filmler yarışması açılacak, ‘Altın Lale’ ödülleri verilecektir. İzmir’de ise 1976 yılından itibaren Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümü öğrenci almaya başlar. Kentin değişen kültür yaşamının etkileri ve biraz da İstanbul’a duyulan gıptayla – bu arada Oğuz Adanır ve ben, her yıl festival için İstanbul’a koşuşturmaktaydık-,Ankara’da da bir festivalin başlatılmasının gizli tahrikiyle bir adım atıldı: “Uluslararası İzmir Sinema Günleri”. Bu ilk etkinlik tümüyle gösterime yönelikti, yarışma yapma cesareti yoktu, “Altın Artemis” adıyla bir onur ödülü vermeyi planladık, ve ilk ‘Altın Artemis’i yılların ustası Atıf Yılmaz’a sunduk. Köşk Sineması’nda Atıf yılmaz Filmleri toplu gösterimi yapılırken, TAD (Türk-Amerikan Derneği) , Fransız Kültür Merkezi Salonu ve İzmir Sineması’nda Zoltan Fabri’den Ağıt, Andrey Tarkovski’den Stalker, Ayna, Solaris, Andrey Rublev, François Truffaut’dan Neşeli Pazar, Franco Zeffirelli’den Otello, Oshima’dan Furyo, İngmar Bergman’dan Yüzyüze, Jean Luc Godard’dan Adı Carmen, Percy Adlon’dan Bağdat Cafe gibi filmler gösterildi. Ayrıca Bernardo Bertolucci’ye ayrılmış bir toplu gösteri ve “İzmir’de Sinema Kültürü ve Sorunları” başlıklı bir panel gerçekleşti.

Bu ilk etkinlikte, o güne kadar sinema sanatı adına kayda değer hiç bir filmin izlenemediği İzmir’de bir sinema rüzgârı, zengin örnekleriyle estirilmişti. Bugün geriye dönerek bakarsak, sinema sanatı için önemi kaçınılmaz olan Andrey Tarkovski, Bertolucci ve Godard’ı İzmirliler bu ilk festivalde keşfedecekti. Bir yıl sonra Alain Resnais’den Hiroşima Sevgilim, Gece ve Sis, Godard’dan Erkek-Dişi, Robert Bresson’dan (Çok sonra İstanbul’da gösterildi) Rastgele Balthasar, Costas Ferris’ten Rembetiko, Fernando Solanas’dan Güney (bu politik film Yılmaz Güney’e ithaf edilmiştir), Francesco Rosi’den Kırmızı Pazartesi, Krzysztof Kieslowski’den Öldürme Üzerine Küçük Bir Film ve Aşk Üzerine Küçük Bir Film’in yanısıra Mauro Bolognini’nin üç filmi, Stephen Frears’ın Benim Güzel Çamaşırhanem, Zhang Yimou’dan Kızıl Mısır Tarlaları gösterilecektir. O yıl “Altın Artemis Onur Ödülü “Türkan Şoray ve Halit Refiğ’e verilecek, bu nedenle Refiğ’e ayrılmış bir toplu gösterim yapılacaktır. Bir sergi, 6 söyleşi, üç panel (biri Kültür ve Turizm açısından sinema şenlikleri olan) festivali tamamlayacaktır. Üçüncü yılı da başarılı bir çizgide atlatan “Sinema Günleri”, dördüncü yılında “Uluslararası İzmir Film Festivali” olarak, olumlu yankılar alan şu bölümleri açarak ve davet ettiği konuklarıyla canlı tutarak günümüze ulaşacaktır: Kameranın Ardındaki Kadın, Genç Artemis Yarışması, Ülke Sineması gibi.

Geçen on yıllık süreçte dünya sinemasının en önemli ustaları Akira Kurosawa, Andrzej Wajda, Abbas Kiarostami, Lars Von Trier, Istvan Szabo, Doris Dörrie, Salvoteres, Francesco Rosi, Ettora Scola, Wim Wenders, C. Sautet, Claude Chabrol, İdiko Szabo, Leo Carax, C. Miller, Luc Besson, Carlos Saura, Peter Greenaway, B. Biller, David Cronenberg, Federico Fellini, Theodoros Angelopoulos, Mike Figgis, Luis Bunuel, Marco Ferreri, Pier Paolo Pasolini, Agnes Varda, Yılmaz Güney ayrıca Mustafa Altıoklar’dan Kutluğ Ataman’a, Zeki Demirkubuz’a birkaç yıl sonra ünlenecek bizden yönetmenlerin ilk filmlerini keşfetme olanağı bulunmuştur. Sinemamızın değerli kadın yönetmeni Bilge Olgaç yaşarken, sinemanın 100. yılına rastlayan yedinci festivalde o dönemde hayatta olan en önemli sinemacımız Lütfü Ö. Akad, Fikret Hakan, sevgili hocamız Alim Şerif Onaran onurlandırılmıştır. Sinema araştırmacısı ve yazarı Nijat Özön, Agah Özgüç ve Giovanni Scognamillo; Ömer Kavur, Şener Şen, Atilla Dorsay ve kentimizden Hüseyin Baradan değişik zamanlarda “Altın Artemis” alan sinemacılardır. Bunların dışında 9. ve 10. yılında Akdeniz Ülkeleri Film Yarışması’nın başlatılması ayrı bir önem taşır.

Festivalin 11. yılını o yıl yayımlanan “Tarih İçinde İzmir Sinemaları” kitabı ve aynı adlı belgesel filmiyle geride bırakan, yine Oğuz Makal’ın gayretiyle – festivale doğru giden yolda Zuhal Çetin Özkan ve Ragıp Taranç’ın da desteklerini unutmamak gerekir- İEF Sinema Burada Festivali’ni ve Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’ni yaşatan İzmir, sinema sanatı ve kültür tarihinin de bir parçasıdır.

…şimdi İzmir’de yine ve yeni bir sinema festivalini başlatmanın zamanıdır.

* (Prof. Dr. Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı)

(**) Erman Şener, Festivaller, Anlam Yayını, 1972, İstanbul