Şunun için etiket arşivi: eser

“Türk Musikisinde Ermeni Bestekarlar” temalı konser ile Ermeni asıllı bestecilerimiz anıldı.

Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu, "Türk Musikisinde Ermeni Bestekarlar" temalı bir konser verdi.

Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu, “Türk Musikisinde Ermeni Bestekarlar” temalı bir konser verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi, Türk Ocakları İstanbul Şubesi, İÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nün işbirliği ile düzenlenen “19-20. Yüzyıllarda Türk-Ermeni İlişkileri Sempozyumu” programı kapsamındaki konser, üniversitenin Fen Fakültesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’da gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu’nun verdiği konserin sanat yönetmenliğini Mehmet Güntekin üstlenirken, eserleri solistler Hakan Hataylı ile Ezgi Köker seslendirdi.

Koroya kanunda Hacer Tısoğlu, udda O. Nuri Özpekel, kemençede Şehnaz Ayan, tamburda Ege Yıldız, kemanda Şükrü Özoğuz ile viyolonselde Volkan Ertem eşlik etti.

Konserin sonunda sanatçı ve solistlere, protokol tarafından plaket takdim edildi.

1692 yılında, A. Boogert olarak bilinen bir sanatçı Flemenkçe bir kitap yazdı. Boogert’in amacı ana renkleri her varyasyonda birbiriyle karıştırarak yeryüzündeki tüm renkleri elde etmekti. İşin ilginç yanı, bu kitabı açtığınızda karşınıza yalnızca renkler çıkmıyor çünkü Boogert hangi rengi nasıl elde ettiğini de detaylı bir şekilde açıklamış. Böyle bir proje kulağa kolaymış gibi gelebilir fakat Boogert’in yazdığı kitabı görünce insanın ağzı açık kalıyor.

El ile yazılmış ve boyanmış bu 800 sayfalık kitabın adı Traité des couleurs servant à la peinture à l’eau. Kitap tarihçisi Erik Kwakkel’e göre bu kitabın yazılış amacı insanları renkler hakkında eğitmekti. Fakat işin ironik tarafı bu kitaptan yalnızca bir tane olması ve sadece çok az sayıda insanın kitaba ulaşabilmesiydi. İlk kez 1963 yılında yayınlanan Pantone Renk Kataloğu ile kıyaslanamaz elbette fakat günümüzde Fransa’da bulunan bu inanılmaz kitabın zamanının çok ötesinde bir çalışma olduğunu kimse inkar edemez.

İşte Boogert’in şaheserinden birkaç sayfa:

Kitabın ilk sayfaları.

ilk-pantone

Kitapta yalnızca renkler değil, renklerin nasıl elde edildiği bilgisi de bulunuyor.

ilk-pantone-2

Renkler bazı temalar etrafında ustalıkla gruplanmış.

ilk-pantone-3

Renk gruplarına isimler verilmiş.

ilk-pantone-4

Bir rengin siyah ve beyaz arasında kalan tüm tonları resmedilmiş.

ilk-pantone-5

Açık ve koyu tonların etkileri, üzerlerine yazılar yazılarak gösterilmeye çalışılmış.

ilk-pantone-6Kaynak: Onedio

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK), “Cumhuriyet Coşkusu” konulu fotoğraf yarışması düzenliyor.

Yarışmacılar, İBB tarafından 29 Ekim 2014 tarihinde 19.00 – 20.00 saatleri arasında Kızkulesi ve Boğaz Köprüsü arasında gerçekleştirilecek ışık ve havaî fişek gösterilerini ve/veya bu gösterileri izleyen İstanbul halkının coşkusunu fotoğraflayarak, bu fotoğraflarla yarışmaya katılacaklar.

Yarışma sonucunda birinciye 3.000, ikinciye  2.000, üçüncüye  1.500 TL, 3 adet mansiyon ödülünü almaya lâyık görülenlere 1.000’er TL, İBB Özel Ödülü’ne lâyık görülen eserin sahibine 1.000 TL ödül verilecek.

Ayrıca, Sergileme ve satın almaya değer bulunan en fazla 50 fotoğrafın sahibine de 300’er TL ödenecek.

Yarışma için son başvuru tarihi 14.11.2014 Cuma saat 17.00

Yarışma hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için tıklayınız.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, kütüphane kullanıcılarının ve araştırmacılarının daha rahat ve sıcak bir ortamda çalışabilmeleri için kütüphane çalışma saatlerini yeniden düzenledi.

Atatürk_kitaplığı

Atatürk Kitaplığı arşivindeki kitaplara artık 7 / 24 erişim sağlanabilecek. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, kütüphane kullanıcılarının ve araştırmacılarının daha rahat ve sıcak bir ortamda çalışabilmeleri amacıyla yapılan düzenlemeyle “7 gün, 24 saat” hizmet verecek. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, modern çağın gerekliliklerine uygun ve dünyayla rekabet edebilir bir eğitim, öğretim ve araştırma altyapısı için çalışmalarını sürdüren, geliştirdiği projelerle bilgiye 7 gün, 24 saat sınırsız erişim hizmeti sunan Atatürk kitaplığı, 15 Eylül’den itibaren 7 gün, 24 saat açık olacak.

Proje kapsamında oluşturulan sayısal arşivde 4,5 milyon görüntü bulunuyor. Proje hizmete sunulduğu ilk altı aylık dönemde 2 bin 150 üye, 51 bin 140 toplam kullanıcı ve 103 bin 200 yayın indirme sayısına ulaştı. Sayısallaştırma çalışmaları çerçevesinde ise Atatürk Kitaplığı koleksiyonunda bulunan basılı ve yazılı kültürel miras eserlerini web üzerinden hizmete sunuyor.

Görüntü ve veriler internet sitesinde yayınlanıyor

Atatürk Kitaplığı, 2012’de İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından “İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü’nde Bulunan Osmanlı Dönemi Nadir Eserlerin Kataloglanması, Dijital Ortama Aktarılması ve Elektronik Ortamda Kullanıma Sunulması”  adlı proje için desteğe hak kazandı.

Proje sonunda, İBB Atatürk Kitaplığı’nda bulunan kültür mirasımızın basılı ve yazılı bilgi kaynaklarına zaman ve mekana bağlı kalmadan erişilmesi sağlandı. Görüntü ve veriler “www.ibb.gov.tr” internet adresinden ve “http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/”  linki üzerinden internet ortamında hizmete sunuldu.

Kaynak :[-]

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve  Kültür Sanat Derneği Kurucu ve Yönetim kurulu Başkanı; Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL 19.Kişisel sergisini açıyor.

Hale-mail-için-davetiye-4

 

Heykel sanatçısı ÜRKMEZGİL,eserlerini figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte, pastel ağırlıklı desen çalışmalarına da devam etmektedir. 19. Kişisel sergisini açan sanatçı “Yeryüzü ile gökyüzü arasına sıkıştığımda, duygumu formlaştırmak gibi bir üslubum var. İnsana dair ne varsa; acı, isyan, pişmanlık, muhabbet, sevgi, boşluk, alıp başını gitme, “gitme”, hepsi var. Ellerimi yönlendiren gözlerim yüreğime alet oluyor. Ve kütlenin statik ağırlığı böylece yerçekiminden arınıyor. İnsana, duygusuna, duyguma yenilmeyi seviyorum. Yaşama öykünmem bu yüzden.” diye ifade ediyor.

Kaçırılmaması gereken sergi 02-21 Mayıs 2014 tarihinde gezilebilecek.

Yer    : Doku Sanat Galerisi

Adres: Avukat Süreyya Ağaoğlu Sok. (Ihlamur Teşvikiye Yolu)

Köşe  Apt. No: 10/10D     Teşvikiye / İstanbul

Tel: 0212 246 24 96

Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL kimdir?

hale ürkmezgil (2)

Heykel Sanatçısı Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL

1973 (D.T.G.S.Y.O.) Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Serbest İllüstrasyon bölümünden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreativ Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 18, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına(2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

Eğitmen Sanatçımızın  Katıldığı sergiler :

KİŞİSEL SERGİLER

1996  Gülmine Sanat Merkezi…Seramik Heykel

1998  Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev…Bronz Heykel

2000  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2000  Ankara / Karaca Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2001  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2002  Pera Sanat Galerisi …Bronz Heykel

2002  Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım…Bronz Heykel

2005  Çağla Cabaoğlu Art Gallery…Bronz Heykel

2007  Bakraç Sanat Galerisi…Bronz Heykel ve Desen

2007  Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali…Bronz Heykel ve Desen

2010  Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi

2011  Bakraç Sanat Galerisi

2011  Doku Sanat Galerisi/İstanbul

2011  Doku Sanat Galerisi/Ankara

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Doku Sanat Galerisi / İstanbul (Desen ve Heykel)

2013 Doku Sanat Galerisi / Heykel -İstanbul

YURT DIŞI SERGİLER / ETKİNLİKLER

1997  Almanya / Hannover-Türk Evi

1997  Almanya / Köln-Atatürkçü Düşünce Derneği

2002  Umut Vakfı”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış”Heykel Yarışması

Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü

2002  Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”Sevgi Emektir”heykeli

2003  Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile”Performans yarışması

2013 “90′ıncı yılda 90 Türk sanatçısı Berlin’de” konsepti ve “Özgür ve 90″  /T.C. Berlin Büyük Elçiliği

FUAR VE BAZI KARMA SERGİLER

1992  Kadın Eserleri Kütüphanesi

1993  Pera Sanat Galerisi

1997  Yunus Emre Kültür Merkezi( Basad )

1998  Yunus Emre Kültür Merkezi

1999  Ankara / Su Ana Sanatevi

2000  10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )

2001  1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )

2001  İst. Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )

2001  2001 Sanat Galerisi

2002  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )

2002  2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )

2002  Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )

2002  İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi

2002  Çağla Cabaoğlu Art Gallery

2002  Harbiye Askeri Müze ( Basad )

2003  Bakraç Sanat Galerisi

2003  İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi

2003  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2003  Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2003  Antalya / Ansan Sanat Galerisi

2004  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”

2004  Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı  – Tüyap ( Lebriz Com )

2004  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2005  Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2005  Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2005  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2006  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2006  Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )

2006  Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)

2007  Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar

2007  Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”

2008  Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM ( Ortaköy Sanat Galerisi )

2009  86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)

2009  Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)

2010  Birleşmiş ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop

2010  Art Show 2010. MKM

2010  Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)

2011 Artev  Sanat Galerisi

2011 Nar Sanat İstanbul 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi

2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM

2012  “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Galeri Sanat Yapım (30.Yıl Sergisi) , Ankara

2013 Next Level, Ankara

2013 İstanbul ARTBOSPHORUS Çağdaş Sanat Fuarı

2013 Işık Üniversitesi Galerisi -Şile  8 Mart Dünya Kadınlar Günü

2014 GÖRSAV “Buluşma”-İstanbul

2014  Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve  

Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü”  Romanya Büyükelçiliği – Ankara

 

 

Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch’un tablosundaki gizli “popo şarkısı” notalara döküldü

 

Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan "Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights"

Hieronymus Bosch’un triptik eseri olan “Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights”

Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, popoya yazılmış notahayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi’nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick’in keşfettiği hazine, altından değildi.

15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch’un triptik eseri olan “Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights” tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939’dan beri Madrid’deki Prado Müzesi’nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch’un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda “500 yıllık popo şarkısı” adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından “500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi” olarak yorumlanıyor.

2012 yılında ilki düzenlenen ve büyük ilgi gören “Maddenin Halleri” bu yıl yine sanatçı ve tasarımcıları ‘birlikte çalışma, üretme ve disiplinlerarası bakış’ başlıkları altında ikinci kez bir araya getiriyor.

maddenin-halleri“Maddenin Halleri 2″ sergisi 22 Ocak – 27 Mart 2014 tarihleri arasında Armaggan Art & Design Gallery’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sergi, sanatçı ve tasarımcıların birlikte çalışarak yarattıkları eserler ve ürünler üç aydan fazla sürede oluştu.

Farklı disiplinlerin iş birliği içinde çalışmasını merkeze alan sergide; deri, ahşap, gümüş, mermer, bakır, kağıt ve tekstil gibi pek çok malzeme projeyi zenginleştiriyor.

Galerinin koordinatörü ve sergi küratörü Şanel Şan, Maddenin Halleri 2 sergisinin çıkış noktası ile ilgili olarak; ”Bir tasarım ve üretim markası olan Armaggan’ın bünyesindeki galeride sergilenen eserler, tıpkı markanın özel tasarlanan ürünleri gibi, sanatçılar tarafından sergi için özel olarak üretildi” diyor.

Sergide; farklı malzemeleri kullanan, teknikleri ayrı fakat sanat görüşleri paralel olan 50’den fazla sanatçı ve tasarımcının, 24 grup ve 7 bireysel çalışma sonucu ürettiği eserler yer alıyor.

Maddenin Halleri 2 Sergisine Katılan Sanatçılar

maddenin_halleriGruplar:
Avedis Kendir – Betül Cankara
Didem Durukan – Çiğdem Buçak Telli
Emre Evrenos – Arda Yorgancılar
Evren Erol – Lara Karaso
Gülperin Sertdemir – Haluk Tatari
Zeynep Torun – Mutlu Torun
Nevin Esen Rodoplu – Nilgün Sabar
Neşe Çoğal – İpek Altunmaral
Jülide Arslan – Meltem Eti Proto – Aliye Arslan
Collaborate 4
Nuray Özler – Desen Halıçınarlı
Sami Savatlı – Hüseyin Rüstemoğlu
Sıla Özgün – Gülfidan Özmen
Önder Özkan – Erim Bikkul
Efe Urgunlu – Tan Mavitan
Nazar Şigaher – Saba Barlas
Gamze Yalçın – Saliha Yılmaz
Yasha Butler – Derya Özparlak
Joelle Hançerli – Nevres Merve Kutlay
Hülya Sözer – Özlem Tuna
Osman Yaldır – Füsun Yaldır
Tablet Design – Mel Art (Meliha Babalık)
Sinem Kaya –  Hakan Erol
Naif Design – Sinem Yıldırım

Bireysel:
Nergiz Yeşil
Serim Turaçlı
Aziz Tavil
Serkan Akyol
Gönül Nuhoğlu
Sibel Niksarlı
Tan Taşpolatoğlu

Sanat tarihinde pek çok ilginç olay vardır. Fakat sıkça duyduğumuz ve gördüğümüz, bildiğimiz sanatçılar veya eserleri ile ilgili aşağıdaki 6 olayı bilmek gerekir.

1959 Yıllarında 2,5 Milyon Doları Reddeden Fakir Bir Sanatçı

mark-rothko-modern-resim

Mark Rothko Soyut Dışavurumcu anlayışa sahip, resimlerinde abartılı bir sadelik bulunan Polonya asıllı bir ressamdır. 30 yıllık sanat hayatı boyunca kendi deyimi ile ‘Fakirliğin Mark Rothkotadına vardı’ ve çok ciddi maddi sıkıntılarla boğuştu.

Ancak bir gün Rothko nun tüm hayatı alt üst olacaktı.

Manhattan da bulunan süper lüks bir restoran olan Four Seaosons açılışı için Mark Rothko ya sipariş verildi. Restoranın 1959 da açılışı yapılacaktı. Yapacağı resim karşılığında ona tam 35 bin dolar ödemeyi kabul ettiler. Bu günümüz parası ile 2,5 Milyon dolar demekti.

Bu gün 2,5 milyon doları reddedebilecek kaç insan tanıyorsunuz ?

Rothko oraya gelecek olan zengin sınıfının kendi sanatını anlayamayacağını düşünerek, oraya resimlerini vermeyi reddetmiştir. Aradan geçen 10 yılın içerisinde  ölümü saplantı haline getiren sanatçı evindeki banyosunda ölü bulunmuştur.

Mona Lisa Kaçırıldı

Sanat tarihinin en bilinen yüzlerinden olan Mona Lisa. Artık bıkkınlık veren sırlarla şifrelerle günümüzde oldukça popülerdir.

mona-lisa-resim-büyük-boyjpgAncak gülüşünün sırrı bir yana yaklaşık 40 kat çok ince boya sistematik olarak üst üste bindirilerek yapılmış bir eserdir.

Pek bilinmeyen ilginç bir hikayeye de tanıklık etmiştir.

Tablo 1911 yılında bulunduğu müzeden kaçırılmıştır. Hem de Müzenin bir çalışanı tarafından. 2 yıl sonra bulunabilmiştir. Ancak işin ilginç yanı ise tablo kaçırıldıktan bir gün sonra tam 60 bin kişi tablonun kaçırıldığı müze olan Louvre Müzesine akın etmiştir.

Neden mi ?

Olmayan resmi görmek için olsa gerek…

Bu Resmi Siz mi Yaptınız ? Hayır Siz Yaptınız !

Picasso_Guernica nar sanat

 

Başlığı okuyanlar kimden bahsettiğimiz hemen bileceklerdir. Ancak bilmeyenler için söyleyelim Picasso.

Çağdaş Sanatın babalarından olan Picasso resimlerine her bakan anlam veremeyebilir.

Bunu bende yaparım bile diyebilirler. Ancak Picasso 20 yaşına gelene kadar yeteri kadar gerçekçi çalışma yapmıştır. Ve sonrasında taklitçilik olarak adlandırdığı klasisizme ve gerçekçiliğe sırt çevirerek kendi gerçekçiliğini yaratmış bir sanatçıdır. O aptal değildi aksine son derece zeki bir adamdı.

Picasso o gün Fransa da ki eski bir binadaki atölyesinde çalışıyordu. Picasso sık sık yaratıcı resimlerinden hoşnut olmayan despota tarafından ziyaret ediliyor ve denetleniyordu. O tehlikeli bir adamdı ve en güçlü silahı şüphesiz sanatıydı. Yine böyle bir denetim sırasında bir Almansubay atölyede dolanmaya başladı. Masanın üzerinde sanatçıya ait bir resmin fotoğrafını gördü.

Fotoğrafa umursamaz bir tavırla göz gezdirdikten sonra Picasso’ya göstererek,

  • Bunu siz mi yaptınız diye sordu.

-Hayır dedi Picasso

  • Siz yaptınız.

Resim küçük bir köyün üzerine bir gecede atılan tam 6 bin bombayı konu alıyordu. Guernica köyünde tehdit unsuru olarak nitelendirilecek hiç bir şey yoktu. Orada sadece fakir çiftçiler ve köylüler yaşam sürmekteydiler. Ve Alman uçakları o köyü Kübik bir hale getirmişti. Bunu dünyaya bir mesaj vermek amacı ile yapmışlardı. Bakın biz bunu yapabiliyoruz deniyordu.

Ve Guernica tablosu bu olaya atılan en şiddetli tokat niteliği taşımaktaydı.

Rakı fiyatına Picasso resmini satmak!

fikret-mualla

Fikret Mualla bu ülkede yaşamış en değerli sanatçılarımızdan biridir. O hayatın aksiliklerinden kurtulamamış ve kurtulabilme amacı ile kendisini resme vermiş bir efsanedir.

İnanılmaz zor bir hayat yaşamıştır. Okulda İspanyol Giribine yakalanmış ve annesine bulaştırarak ölümüne neden olmuştur. Bu olay ölene kadar bastıramayacağı bir suçluluk duygusuna neden oldu. Annesinin ölümünden hemen sonra babasının genç kadınlarla evlilikleri onda öfke krizlerine sokan bir ruhsal duruma sokmuştur.

O iyi bir insandı ne yazık ki aksilikler ölene kadar peşini bırakmamıştır.

Ancak Fransa da büyük bir sergi açmış ve tüm yapıtlarını satmayı başarmıştır. Üstelik Picasso’nun bile dikkatini çekmiştir. Onun resimlerine hayran kalan Picasso bir çalışmasını satın almıştır. Bununla yetinmeyip bir resmini de Fikret Mualla’ya hediye etmiştir. Picasso’nun resmini görüp beğenen birine bir şişe rakı fiyatına resmi vermiştir.

Yanlış anlaşılan “Devrimlerin simgesi” resim

Eugène_Delacroix_ozgurluk-ve devrim

Eugene Delacroix burnunun dibinde gerçekleşen devrimden hoşnut değildi. Üstelik devrimin sokakta rahat rahat gezme hakkını engellediğini ve tehlikeli olduğu içinde tehlikeli buluyordu.

Eugene_delacroixDerdi neydi bu insanların ortalığı karıştırdılar !

3 silahşör ün yazarı Alexandra Dumas onu bir gün cadde kenarında görmüş ve hakkında şöyle yazmıştır; Biraz pısırık bir adam.

Delacroix Fransız devrimi hakkında böyle düşünüyordu. Etliye sütlüye karışmayı sevmeyen böyle bir adam nasıl Dünyadaki tüm devrimlerin simgesi olabilecek bir resim yapabilirdi ?

Delacroix bu durumu eleştiren bir resim yapmaya kafaya koymuştu. Ancak amacı devrimcileri yüceltmek değildi. Aksine o bir kralcı anlayışa sahipti. Resme dikkatle bakıldığında devrimin aslında yüceltilmediğine ve devrime katılan insanların iyi insanlar olmadığını anlamak söz konusudur. Etraftaki insanlar öldürdükleri askerlerden çaldıkları eşyaları üstlerinde taşıyorlardı. Kontrolsüzce oraya buraya saldırıyorlar izlenimi vermekteydi.

Resim her iki taraftan da sansür yedi. Devrimden sonra öne çıkan yöneticiler ayak takımı sayesinde devrimi gerçekleştirdikleri gerçeğini gösterdiğinden resmi sergiletmediler. Devrim yıkıldıktan sonra da resim eski kötü bir olayı anlattığı gerekçesi ile sergilenemedi.

Ancak ne olursa olsun devrim denilince akla gelen ilk resim olma özelliğini hiç bir zaman kaybetmedi.

Heykelde Burun Estetiği Operasyonu

Michelangelo_DavidMichalengelo Rönesansın en büyük sanatçılarından bir tanesidir. O yaptığı resim ve heykellerle zamanında devrim yapmayı başarmış ender sanatçılardandır.

Ancak o resim konusundaki eşsiz ustalığından ziyade heykel alanındaki ustalığının ön plana çıkmasını istiyordu. Ne var ki Sistina Şapeline yaptığı o devasa duvar resimleri heykellerinin bir adım önüne geçmiştir.

O atmosferi yaşamak isteyenler

Bir diğer ölümsüz yapıtı ise Davut heykelidir. Davut aslında bir dini karakter değildir. İsrail topraklarında ilk imparatorluğu kuran bir emperyalisttir. Ancak incil de sıkça adı geçtiğinden ve dev yaratık Golyatı bir sapan ile yendiğinden heykeli yapılması istenmiştir.

İnanması zor ancak Michalengelo bu heykeli en tepeden saçlarından başlayarak aşağıya doğru ine ine yapmıştır. Bir gün heykeli bitirmeye yakın bir sırada heykeli sipariş veren büyük din adamı kontrole gelir. Ona;

-Burnu sence de biraz büyük olmamış mı ? Biraz düzeltmen gerekiyor der.

Michalengelo ne derse desin Rahip i ikna edemez ve yerden bir miktar mermer tozu alarak merdivene tırmanır, burnun yanına çıkar. Çekiçle vuruyormuş gibi yaparak avucundan tozları yere bırakmaya başlar.

En sonda avucunda kalan mermer tozlarını aşağıda duran rahibin yüzüne üfleyerek tam mı diye sorar ?

Rahip hoşnut bir şekilde gülümser.

  • Muhteşem oldu

Ancak burunda hiç bir değişiklik yapılmamıştır.

 

İzmir’de 13-15 Aralık’ta düzenlenecek kısa film yarışmasına 600’den fazla eser müracaat etti

yalı-capkınıİzmir’de 13-15 Aralık 2013 arasındaki Uluslararası Artemis Film Festivali kapsamında, Yalıçapkını Kısa Film Yarışması düzenleniyor.
Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, yaptığı açıklamada yalıçapkını kuşunun bu festivalle beraber İzmir’in en önemli simgelerinden biri haline geleceğini söyledi. Tartan, “Konak Belediyesi olarak sadece Türkiye’deki değil, dünyadaki bütün kısa filmcilere kapımızı açtık. Gelen filmlere bakıldığında, birçok ülkeden katılım olduğunu görmekteyiz. Bunların arasında İran, İspanya, Amerika, İngiltere ve Almanya başı çekiyor. Festivalimize bütün İzmirlileri davet ediyoruz.” dedi. Genel Sanat Yönetmeni Alper Akdeniz ise festivali düzenleyen ekip olarak İzmir için yeni bir vizyon oluşturduklarını söyledi. Önümüzdeki yıllarda İzmir’in ismi anıldığında bu festivalin hatırlanacağını ifade ederek, “İzmir, ne giydirirseniz giydirin, üzerinde her zaman şık duran güzel bir kadındır.” şeklinde konuştu.

Festival Başkanı Muammer Sarıkaya da büyüdükleri topraklarda yeni fidanlar yetiştirme gayretinde olduklarını belirterek, “Bizler Uluslararası Artemis Film Festivali ve Yalıçapkını Kısa Film Yarışması’yla İzmir’in 5 bin yıllık tarihine yeni bir tohum ekmenin gururunu yaşıyoruz.” dedi. Festival Uluslararası Koordinatörü Kamil Murat ise yarışmaya katılımın bu denli yüksek oluşunun, İzmir’in bir dünya şehri olarak yurtdışında benimsenmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Murat, “Yarışmaya katılan filmlerin yarıdan fazlasının yabancı yönetmenlerin olması, festivalin önümüzdeki yıllarda diğer büyük kentlerde yapılan festivallerin gölgesinde kalmayacağı sinyalini verdi. Özellikle Avrupalı yönetmenlerin, 30’un üzerinde ödül almış 20’den fazla filmle yarışmaya başvurması bunun göstergesidir.” diye konuştu.

Aralarında Matisse ve Picasso’nun da eserleri bulunan, Nazi döneminde el koyulan yüzlerce tablo Münih’te ortaya çıktı.

naziler_ve_sanatAlmanya’nın Münih kentinde ünlü ressamlara ait 1500 tablo ortaya çıkarıldı. Alman medyasına göre tabloların toplam değeri 1 milyar Euro civarında.

Bulunan eserler arasında Pablo Picasso, Henri Matisse, Marc Chagall, Paul Klee gibi ressamların tabloları bulunuyor. Eserlerin bir bölümüne Nazi döneminde “yozlaşmış” olarak değerlendirildiği için el konulduğu belirlendi. Bir bölümü de Yahudi koleksiyonculardan çok ucuz fiyatlara zorla satın alındı ya da çalındı.

Sanat eseri ticareti yapan Hildebrand Gurlitt’in tabloları, 1930 ve 1940’lı yıllarda satın aldığı, oğlu Cornelius Gurlitt’in de bu eserleri yarım yüzyıldan beri evinde sakladığı belirlendi. Yetkililer tablolara Cornelius Gurlitt ile ilgili vergi kaçaklığı soruşturması sayesinde ulaştı. Soruşturma çerçevesinde Gurlitt’in evinde yapılan aramada eserler bulundu.

Münih yakınlarındaki Bavyera gümrük dairesinde tutulan eserlerin tam değeri araştırılıyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi 2013-2014 bale sezonunu 2011 yılında dünya prömiyerini yaptığı Fransız sanatçı Yannick Boquin’in,Chopin’in müziklerini kullanarak yarattığı “Genç Werther’in Acıları” balesi ile açıyor.

istanbul_devlet_opera_ve_blesi Charlotte yorumuyla 2012 Donizetti Yılın Kadın Dansçısı Ödülünü alan Deniz Zirek’in canlandırdığı “Genç Werther’in Acıları”, 11 Ekim saat 20:00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Ayfer Zeren başkoreograflığında perde açan İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Johann Wolfgang van Goethe’nin dünyaca ünlü klasiği “Genç Werther’in Acıları”nın bale uyarlamasıyla sahneye çıkıyor. Fransız koreograf Yannick Boquin ile İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Siner Gönenç tarafından, F. Chopin’in müzikleri üzerine sahnelenen eser, seyircisiyle buluştuğu ilk yıl İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne ‘’Yılın Prodüksiyonu’’ ve “Yılın Kadın Dansçısı” dallarında ödülkazandırmıştı.

Genç Werther’in Charlotte’ye olan aşkını, romana bağlı kalarak yorumlayan, Paris Opera Bale Okulu ve Paris Ulusal Konservatuvarımezunu, Bonn Opera Balesi, Flanders Kraliyet Balesi, Roma Opera Balesi ve Deutsche Oper Berlin baş dansçısı, Vienna Staatsoper’de Bale Başöğretmeni olarak görev yapmış olan koreograf Boquin, Chopin’in müzikleri üzerine eseri kurguluyor.

Chopin’in 28 parçasından oluşan repertuar, Bakü asıllı piyanist ve aynı zamanda İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Yelena Şekalyova tarafından canlı olarak seslendiriliyor. Eserin bir diğer sürprizi ise, bariton Bahadır Noyan Coşkun’un seslendireceği kendi bestesi olan arya.

Deniz_ZirekEserde Werther’i Melih Mertel/ Mehmet Nuri Arkan, Charlotte’yi Deniz Zirek, Albert’i Ömer Erenler/ Onur Tunay, Albert’in yakın arkadaşı Wilhelm’i ise Olcay Tunceli ,grup danslarını ise İDOB bale sanatçıları yorumluyor. Eserin ait olduğu dönem 18.yüzyılı andıran dekor ve kostümlerin yaratıcısı başdekoratör İsmail Dede, ışık ise Bülent Darcan imzalarını taşıyor.

“Genç Werther’in Acıları” balesi;

11, 22, 24 Ekim , 5, 7 Kasım tarihlerinde saat: 20.00’de; 12, 26 Ekim ve 9 Kasım tarihlerinde saat: 16.00’da Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde izlenebilir.

 Kaynak :[]

 Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali 27 Eylül’de başlayacak.

beyoglu-sahaf-festivali

Başladığı ilk yıllarda Taksim Meydanı’nda açılan ancak yol çalışmaları dolayısıyla geçen iki yılda Tepebaşı‘na taşınmak zorunda kalan Sahaf Festivali, bu yıl tekrarTaksim Meydanı’na dönüyor.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, en çok önem verdikleri etkinliklerin başında Sahaf Festivali’nin geldiğini belirterek, “Sahaflarımızla kitap dostlarını buluşturacak olan bu festivalimiz her yıl büyük ilgi görüyor. Bu yıl programımızı daha da zenginleştirerek ünlü yazar ve şairlerimizle edebiyat sohbetleri gerçekleştirecek, çok anlamlı bir mekanda edebiyatçılarımızı okurlarıyla buluşturacağız. Birbirinden kıymetli eserlerin ve zengin etkinliklerin yer alacağı Beyoğlu Sahaf Festivali’ne tüm İstanbulluları bekliyoruz. Bu festivalin büyüyerek gelişmesinde her zaman desteklerini esirgemeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş‘a teşekkürlerimi borç biliyorum.” dedi.

Festival boyunca, kitapların yanı sıra tarihe tanıklık eden dergiler, eskiye ait yazılar, eski fotoğraflar, film, tiyatro afişleri, nadide levhalar, mektuplar, kartpostallar ve özel koleksiyonlar da stantlarda meraklılarının ilgisine sunulacak.

Kaynak:[-]