Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: çocukla

Sanat Haberleri

Çocuk sahibi olmak; “Anne, Baba olmak demek değildir!” Çocuğunuzu yeniden keşfetmeye hazır mısınız?

Fizyolojik olarak sağlıklı olan her insan anne veya baba olabilir. Elbette çocuk sahibi olmak ve çocukları doğru eğitmek farklı şeyler. Öğrencilerinin % 75’i çocuk olan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu (Nar Sanat Eğitim Kursu, Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kuruluşudur.) bunu düşünen kurumumuz PCC, Sosyolog, Eğitmen, Yazar Neslihan ERDOĞDU ile sizler özel bir program hazırladı.

Ebeveyn olmak hem çok hoş hem de zorlayıcı bir durum. Hele de zamanımızın koşulları gereği hızlı değişen koşullarında. Bu değişim haliyle çocuklarımızla bizim çocukluklarımız arasında çok büyük değişikliklerin oluşmasına yol açmakta.

Değişen koşullara rağmen değişmeyen tutumlarla anne babalık yapmak çatışmaları ve sorunları beraberinde getiriyor.

Biz diyoruz ki anne baba olmak ile ilgili şikayet etmekten başka yapılabilecekler de  var..

Çocuklarımızdan şikâyet etmek yerine onları anlamak ve onlarla doğru iletişime geçmek için neler yapabiliriz?

Çocuğuma ulaşmak istiyorum diyen anne babalar bir yol…

 Düşünmeyenimiz oldu mu acaba?

  • Çocuğuma ulaşamıyorum…
  • Aramızda hep bir didişme ve gerilim var…
  • Aynı dili konuşamıyoruz…Beni anlamıyor…
  • Ders çalışmıyor ve hep beni yoruyor..
  • Çok sorumsuz ve artık bıktım…
  • Sınavlara hazırlanırken onunla nasıl baş edeceğim…
  • Tam zamane çocuğu hiçbir şeye karşı saygısı  yok…

Bu ve benzeri cümleler hayatınızda varsa ve artık “Nasıl değiştiririm, bunun bir yolu olsa ?” veya “Nasıl bakmak ve nasıl davranmak bizim için fark yaratır?” sorularına doğru çözümleri arıyorsanız, bunları bulmak ve deneyimlemek için anne baba olma sanatı eğitimi güzel bir adım olabilir…

  “ANNE BABA OLMA SANATI-EBEVEYN KOÇLUĞU” Programını sizin için tasarladık…

5 hafta sürecek programda tüm soruların yanıtını alacak ve çocuğunuzla bağlantı kurmak ve doğru iletişim stratejileri izleyerek ilişkininizi yeniden yapılandırabileceksiniz…

Program bir reçete sunmaktan öte; kişisel farkındalık ve keşfe dayalı bir özellik taşıdığından bu eğitim ile her yaş grubundaki çocuğu olan ebeveynler için ve hayatınızın her döneminde işinize yarayacaktır.

Şikâyet ettiğimiz konuların nedenlerini ve çözümlerini deneyimlemek, fark etmek ve değiştirmek için atölyemize bekliyoruz.

Neslihan EROĞLU kimdir?

(Resmi sitesi : http://www.neslihanerdogdu.com)

 

PCC,Sosyolog, Eğitmen, Yazar

UZMANLIK ALANLARI

Yaşam Koçluğu

Kurumsal Koçluk

Yönetici Koçluğu

Takım Koçluğu

Organizasyon Koçluğu

KARİYER ÖYKÜSÜ

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra eğitim sektörünün çeşitli kademelerinde 25 yıl çalıştı. Bu sürenin uzun bir kısmı yöneticilik yaptı, insan ilişkileri ve yönetim becerileri ile ilgili pek çok deneyim kazanan Neslihan ERDOĞDU kişisel gelişime merakı ve yeniliklere açık olmanın etkisi ile 2006 yılında koçlukla tanıştı ve TheCoachingInstitute, Comprehensive Coaching U Sertifika Programına katılarak kapsamlı koçluk eğitimi alıp koçluk yapmaya başladı.Koçluğun bir dönüşüm ve değişim yolculuğu olduğu bilinci ile eğitimlerine devam eden Neslihan ERDOĞDU Bahçeşehir Üniversitesi GCDF programını bitirdi.

Türkiye’nin ilk kariyer geliştirme danışmanlarından olan Neslihan ERDOĞDU KİPDER projeleri kapsamında çeşitli üniversitelerde eğitimler verdi. Gençlerin meslek seçim süreçlerindeki hataların meslek yaşamlarında yarattığı mutsuzluk ve olumsuzlukların önlenmesi ile ilgili olarak yürütülen bu proje ile pek çok gencin hayatına dokundu.

Mesleki yaşamını sürdürürken “bilgi paylaşıldıkça çoğalır” ilkesiyle sosyal sorumluluk projelerinde de yer alarak deneyimlerini değişik mecralarda paylaştı. Bakırköy Kent Konseyi-Kadın Meclisi, Toplumsal Eğitim ve Gelişim Derneği, Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği bunlardan bazılarıdır.300 den fazla seminer verdi. Çeşitli sempozyumlara konuşmacı olarak katıldı. Turuncu Şapkalılar olarak bilinen Türkiye’nin 45 üniversitesine yönelik en kapsamlı Kariyer Geliştirme Koçluğu projesinin akademik danışmanlığını yaptı.7 üniversitede atölye çalışmaları yaparak yüzlerce gencin hayatına dokundu.

TOKİ-Emlak Konut GYO Genel Müdürlük personeli ile yürütülen koçluk sürecinde profesyonel koçluk yapan Neslihan ERDOĞDU, halen ID Coaching  International ‘da Genel Koordinatör olarak çalışmakta ve çeşitli şirketlerde A’dan Z’ye kurumsal koçluk yapmaktadır.2000 saatin üzerinde koçluk deneyimine sahip olan ERDOĞDU Professional Certified Coach olarak,ID Akademi’de mentorluk yapmakta,mezun koçlarla deneyimlerini paylaşmaktadır.

Neslihan ERDOĞDU,aynı zamanda Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı’dır.

Yayınlanmış bir kitabı ve çeşitli kanallarda yürüttüğü TV programları olan Neslihan ERDOĞDU yazılarını milliyet Blog sayfalarında sürdürmektedir.

 

EĞİTİM&SERTİFİKALAR

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi-Sosyoloji Böl.

Comprehensive CoachingU,TheC oaching Institute,2006

AB Proje Döngüsü Eğitimi-Ulusal Ajans,2006

Toplam Kalite Yönetimi Eğitimi-MEB,2006

Girişimcilik Eğitimi 1-2-İSTESOB,2007

Kariyer Geliştirme Danşmanlığı (GCDF),Bahçeşehir üniversitesi,2007

NLP Practitioner,ID Coaching International, 2009

Duygusal Zeka,CHE,2011

Executive Coaching, ID Coaching International,2011

NLP Master Practitioner, IDCoaching International,2011

Life Coaching,IDCoachingInternational,2011

Certified Coach,ID Coaching International,2011

Integral Coaching,ID Coaching International,2012

Yaratıcı Drama Eğitimi Şapka Eğitim ve Danışamanlık 2012

gerçekleşen proje eğitim ile ilgili eğitim kurumları ile ilgili  referanslar:

  • boğaziçi üniversitesi  executive mba -koçlukeğitimi( devam ediyor)
  • ankara ili rehber öğretmenlerine öğrenci koçluğu eğitimi
  • aksaray ili  öğretmenlerine öğrenci koçluğu eğitimi
  • selman bucaklı danışmanlık –ebeveynkoçluğu atölyesi

•21 ÜNİVERSİTEDEN ÖĞRENCİLERE

Etkili İletişim Becerileri ve Takım Çalışması Eğitimi

•             İstanbul Teknik Üniversitesi

•             Orta Doğu Teknik Üniversitesi

•             Sakarya Üniversitesi ,

•             Çukurova Üniversitesi,

•             Selçuk Üniversitesi

•             Bilkent Üniversitesi

•             Galatasaray Üniversitesi

•             Maltepe Üniversitesi

•             Kadir Has Üniversitesi

Kariyer Koçluğu Eğitimi

•             Bilkent Üniversitesi

Stres Ve Kendimizin Stres Koçu Olmak

•             Ekolog33 Ab Projesi–

Girişimcilik Eğitimi-Mersin-

•             Kavram M.Y.O-Turuncu Kariyer-

İletişim Becerileri

l Kavram M.Yo.-Turuncu Kariyer

Zaman Yönetimi Ve Toplantı Yönetimi

•             Kavram M.Yo.Turuncu Kariyer

Stres Yönetimi

•             Kızılay Tıp Merkezi-Bakırköy

Stres Yönetimi

•             Kavram M.Y.O Turuncu Kariyer

Stres Yönetimi

Tıme Etkinliği-Ceylan Intercontınental Hotel

1nisan Kariyer Etkinlikleri

3 Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu Velilerine

Aile İçi İletişim Ve Ebeveyn Tutumları

•             Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu Öğrencilerine

Zaman Yönetimi

•             Basad (Bakırköylü Sanatçılar Derneği)

Sanatçılar Ve Zaman Yönetimi

•             Eğitim-Sen Öğretmenlere

•             Yaşam Boyu İletişim (4 Hafta)

•             Çınar Lions

Yaşamdan Zevk Almak Ve Kendi Yaşam Koçumuz Olmak

•             Yunus Emre Kültür Merkezi

Çocuklarımız Karne Alırken

•             Y-G 21kadın Meclisi

İletişim Semineri

•             Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu Velilerine

Sınırlar

•             Marmara Üniversitesi

Öğrencilerine Kariyer Danışmanlığı(3 Oturum)

•             Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu

Dikkat Ve Odaklanma

•             Marmara Üniversitesi İktisat Klübü

Kariyer Basamakları –Kişisel Özelliklerimiz

•             Uğur Dershneleri Seminerleri

Beşiktaş Şb.Veli Sınav Stresi Ve Ebeyn Tutumları

Aksaray Şb.Veli- Mentör Anne-Babalığa Doğru (2kez)

Aksaray Öğrenci-Sınav Stresi İle Dost Olma  (2 Kez)

Aksaray Veli-Sınav Sistemi Ve Ebeveyn Tutumları

Bakırköy Şb.Veli-Geleceği Çağırmak

Bakırköy Şb.Öğrenci-Sizin Kutup Yıldızınız?

 

 

15 Mart 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/03/ebeveyn-koçluğu-eğt.pubSON.jpg 1754 1240 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-03-15 12:38:092013-03-15 12:45:21Çocuk sahibi olmak; “Anne, Baba olmak demek değildir!” Çocuğunuzu yeniden keşfetmeye hazır mısınız?
Sanat Haberleri

Deliliğin sınırlarında sanat

“Normallik ve Delilik Arasındaki Sanatçılar: Bosh’dan Dali’ye Ham Sanat’tan Basquiat’ya” adı altında Ravenna Sanat Müzesi’nde açılan sergi, yaratıcılığın sınırlarında gezinen “borderline” diye tanımlanan sanatçıların dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor ziyaretçiyi.

Ferrara’daki müzede topluca sunulan 200 yapıt, uçurumların kıyısında süregelen sonu olmayan bir yolculuğa eşlik ediyor. Geceyle gündüzün, gerçekle düşün birbirine karıştığı bu yolculukta, deliliğin sınırlarındaki sanatçılar, ziyaretçiyi kaosa sürüklüyor. Bu serginin küratörlüğünü üstlenen Ravenna Sanat Müzesi’nin (Mar) müdürü Claudio Spadoni, serginin katoloğunu yayımlayan Gabriele Mazotta ve psikiyatr Giorgio Bedoni’nin amacı da borderline sanatçıların fırçasından çıkan yapıtlar aracılığıyla her türden sınırı aşmak.

Çocuksu yaratıcılık
Fransızcada “Art Brut” diye tanımlanan, “Ham Sanat”ın temsilcisi sayılan sanatçıların yapıtlarıyla düzenlenen serginin ana teması, Paul Klee ve Jean Dubuffet’nin ”ilkel bir içgüdü” diye yorumladıkları esinlenme konusuna odaklanıyor. Tek başlarına, sessiz bir ortamda, psikiyatrik sorunları nedeniyle yaşamın kıyısına itilen yaratıcıların yapıtlarıyla karşı karşıya geliyor bu sergide ziyaretçi. “Art Brut” bu sıra dışı yaşamlarda, İsviçre’deki psikiyatri kliniklerinde yıllar süren bir yaşam süren Dubuffet’nin vurguladığı gibi primitif ve çocuksu bir nitelik ve yaratıcılık barındırıyor.

Sıra dışı bir dünyanın kapılarını aralayan Ferrara’daki sergide sanat dünyasında Pontormo diye anılan melankolik Jacopo Carrucci’nin uyguladığı diyet ve sürekli şikayet ettiği bağırsak rahatsızlığıyla ilgili yakınmalarını not düştüğü hüzünlü günlüğe de yer veriliyor. Carrucci bu günlüğü, 1554’de Floransa’daki San Lorenzo kilisesindeki bir iskeleden düşmesinin hemen ardından tutmaya başlıyor.

Müzikle terapi
Art Brut akımının bir başka önemli temsilcisi Hugo van der Goes da melankolik ve acaip davranışlarıyla dikkat çeken bir sanatçıydı. Sanat kariyerinin zirvesindeyken Brüksel’deki Roode Kloster manastırına kapanmaya karar verdi. Gerçek dışı şeyler gördüğünü söylüyor ver bağrıyordu. Yunanlı hekimlerin yolundan giden dönemin doktorları, Goes’u müzikle tedavi ediyordu.

talyan Annibale Carracci ile Carlo Dolci de melankolik karakterleriyle tanınan iki sanatçıydı. Her iki sanatçının özyaşam öykülerini kaleme alan biyografi yazarları, Carracci’nin yaşadığı aşklarla ilgili derin bir depresyona sürüklendiğini, Dolci’nin ise konuşmayı kestiğini, iletişim kurmaktan kaçındığını aktarıyor.

Viyana’da sanat tarihi mezunu olan, ardından Londra’da müzik ve tıp eğitimi alan 1886 doğumlu Hans Prinzhorn, psikanalist olmuştu. Ayrıca Heidelberg üniversitesinde ünlü bir psikiyatrın asistanlığını yapıyordu.

Prinzhorm’un “Akıl Hastalarında Plastik Faaliyet” başlıklı ilk kitabı 1922’de yayımlandı. Prinzhorm Almanya’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada çeşitli kliniklere yatırılan akıl hastalarının farklı niteliklerdeki yapıtlarını inceliyordu.

Psikopatolojik sanat
1923 tarihli Venedik Bienali ile 1900 Paris Uluslararası Sergisi’nde, Afrikalı sanatçıların işleri olan heykellerden bir retrospektif düzenlemişti. Avrupa dışı kültürlerden gelen sanatçıların yapıtları ilk kez sunuluyordu. Aynı yıllarda primitifler ve çocukların yaptıkları resimleri çağrıştıran “ Art Brut/Ham Sanat” da modaydı.

Blaue Reiter’in Münih’de açılan bir sergisi üzerine “Die Alpen” dergisinde bir yazı yazan Paul Klee, “Çocuklar özgür bırakıldıkları sürece çok sayıda birçok ayrıntı aktaran resim yapıyor” diye not düşmüştü. Klee’nin meslektaşı Gabriele Münter, o yıllarda çocuk resimlerinin koleksiyonunu yapıyordu.

Birinci dünya savaşı sırasında İsviçre’deki kahvelerde bir araya gelen militarizm karşıtı ve anarşist Dada akımının temsilcileri, primitifler ve çocukların resimlerini çağrıştıran Art Brut akımını taklit etmişti. Öte yandan psikanalist Prinzhorm’un koleksiyonu gitgide büyüyerek 5 bin yapıta ulaşmıştı. “Psikopatolojik sanat” diye anılan kavram da bu dönemde ortaya çıkmıştı.

Jean Dubuffet 1945’de “Ham Sanat”ı, toplumdan dışlanmış ya da kendini bilinçli şekilde toplum dışına atmiş kişilerin sanatı olarak tanımlamıştı. “Art Brut”, hem ham hem de şampanya gibi “köpüklü” biir akımdı. Kendisi aynı zamanda şarap tüccarı olan Dubuffet, “Art Brut” sanatçılarını bir çatı altında bir araya getiren bir şirket de kurmuştu.

Ravenna Sanat Müzesi’nde “Borderline, Normallik ve Delilik Arasındaki sanatçılar: Bosch’dan Dali’ye, Ham Sanat”tan Basquiat”ya başlıklı sergi, 16 hazirana kadar sanat dünyasının “çılgınları”nın portreleri ile sıra dışı işlerini bir araya getiriyor.

“Art Brut” akımının takipçileri portreye çok önem veriyordu. Bu obsesif seçimin ilk örneği Van Gogh’da izleniyor. Francis Bacon, “Sevilmek için sanatçı oldum” diyordu. Gerçeküstü resmin ünlü ismi Salvador Dali’yle noktalayalım, “Bir deliyle aramda tek bir fark var; ben deli değilim!”

Kaynak : Aslı Kayabal [-]
09 Mart 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/03/ekran-alintisi.jpg 311 197 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-03-09 13:21:032013-03-09 13:21:03Deliliğin sınırlarında sanat
Sanat Haberleri

Neden Davul / Bateri dersi almalısınız ?

Çocuğunuz veya Siz : Davul Dersi Aldığınızda Neler Oluyor?

Bateri /Davul Öğrencimiz Atilla Pazarlı

Davul çalmak fizyolojik etkiler oluşturur. Sadece bir aerobik egzersiz gibi kalp hızı ve kan akışını hızlandırır. Davul çalma sürecinde sağ ve sol beyin çalışır. Bu iki beyin lobu duygular, anlayış, bütünleşme, kesinlik, inanç ve gerçeklik algısı üretir. Bu süreçte davul çalmak bir meditasyon gibidir. Yakın tarihli bir çalışmaya göre davul çalan kişilerin IQ puanlarında yükseliş  görülmektedir. Davul çalmak ayrıca pek çok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır. Yorgunluk, depresyon, hipertansiyon, kronik ağrılar hatta kanser.

Davul çalmak sadece bir şeylere vurmak değildir. Çocuğunuz davul dersi aldığında aynı zamanda el ve göz koordinasyonuna da sahip oluyor, refleksleri gelişiyor.

Müziğin temellerini küçük yaşta kazanmaya başlıyor. Büyüdükçe müzik odaklı oluyor ve buna uygun bir çevre ediniyor. Müzikle yetişen çocukların diğerlerine oranla daha aktif ve özgüven sahibi olduğu görülmüştür.

Bir yetenek kazanmak! Her anne-baba çocuğunun yaptığı güzel ve çevresi için örnek olan şeylerle gurur duyar. Davul çalmak bunlardan en havalı olanı!

Vücut gelişimi için önemlidir. Çünkü davul çalmak dik durmak, tutuş, vuruş, oturuş gibi önemli kurallarla başlar.

Kısaca Davul Çalmanın Gelişimine Katkıda Bulunduğu Konular:    Ruhsal gelişim, vücut gelişimi, zeka, duygusal durum, sosyallik

Yeteneğim yok bahanesine katılmıyoruz. Önemli olan doğru yönlendirme ve eğitim. Müzik, ritm kulağım yok, yeteneğim yok şeklinde duyumlar alırsınız. Ama gerçekte böyle bir şey yoktur. Yani müzik kulağı veya ritm kulağı olmayan insan yoktur. İstikrarlı çalışmayan kişi vardır.
Bir araştırmaya göre:

Finlandiyalı bilim adamları depresyon şikayeti olan 79 gönüllü üzerinde inceleme başlattı. 2 gruba ayrılan gönüllülerden birinci grup bir psikologlar görüşürken ikinci gruba 20 seans müzik terapisi dersi eklendi. Müzik terapisinde bateri çalmaları istendi.

Araştırmanın sonucunda müzikle ilgilenenlerin daha kolay iyileştiği görüldü. Jyväskylä Üniversitesi’nden Prof. Christian Gold, “Testler müzik terapisinin normal terapiyle birlikte yürütüldüğünde çok faydalı olduğunu gösteriyor. Bu sayede kişiler depresyondan çok daha hızlı bir şekilde kurtulabilir,” dedi.

Gold’a göre müzik kişilerin iletişimini ve tarif edemediği duyguları kolayca açığa vurmasını sağlıyor. Bazı durumlarda müzik terapisi, psikolog ile geçirilen zamandan daha etkili sonuçlar verebiliyor.

Yazar: Erhan KARACA

Nar Sanat Eğitim Kursu,  Bateri Eğitmeni

10 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/davul-bateri-çocuk.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-10 16:10:472013-02-10 16:34:24Neden Davul / Bateri dersi almalısınız ?
Sanat Haberleri

Nerede olursanız olun,Sanatla olun !

Kültür sanat haberlerine devam ediyoruz. Ülkemizin değişik kentlerinden kültür ve sanat haberlerini sizler için derlemeye çalıştık. Sanatla kalın!

sanat duyuru

Trabzon’da Kültür Sanat

  •  Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT), “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” adlı oyunu sahneleyecek.
  • Plinio Marcos’un yazdığı, Orhan Güner’in Türkçe’ye çevirdiği, Barış Erdenk’in yönettiği “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” adlı oyunda, Fatih Topçuoğlu ile Erşan Utku Ölmez rol alıyor.
  • Tek perdelik oyunun dekor tasarımı Seyhan Kırca’ya, kostüm tasarımı Hakan Dündar’a, ışık tasarımı ise Nihat Bahar’a ait. “Harabe bir yapının sefil bir odasında” geçen oyunda, pazar yerinde çalışan ve parasızlık yüzünden aynı odayı paylaşmak zorunda kalan Paco ve Tonho’nun hikayesi anlatılıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’de, 26 Ocak Cumartesi saat 15.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.
  • Mizah Sanatı Derneği (MİZAHDER) bünyesinde faaliyet gösteren Gugulumdakiler Tiyatro Grubu tarafından hazırlanan, “Biz Bunu Hiç Düşünmemiştik” adlı oyun sahnelenecek. Ali Kemal Yılmaz ile Tamer Küçük’ün yazdığı, Yılmaz’ın yönettiği oyunda Murat Aşar, Ali Kemal Yılmaz, Ayşe Songül Nadir, Hüseyin Sabri Kurtuldu, Tamer Küçük, Şükrü Üçüncü, Yıldıray Yıldırım rol alıyor.
  • Kırsaldan Trabzon’a göç eden ve kentin kenar mahallelerinin birinde yerleşik insanların ortak buluşma noktası olan kıraathanede yaşananların konu edildiği iki perdelik komedi, 26 Ocak Cumartesi saat 20.00’de Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.
  • Trabzon Büyükşehir Tiyatrosu, Turgut Özakman’ın yazdığı, Muzaffer Aktav’ın yönettiği “Bir Şehnaz Oyunu” adlı tiyatro oyununu sahneleyecek. Oyun, 29 Ocak Salı günü saat 20.00’de Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.
  • Trabzon Büyükşehir Tiyatrosu ayrıca, “Masanın Altında” adlı oyunu da sahneleyecek. Roland Topor’un yazdığı ve Esen Özman’ın Türkçeye çevirdiği oyunu, İbrahim Gürsoy yönetiyor. Adnan Akyüz, Zeki Kanber, Çağla Karamehmet, Ahmet Parmak ve Nil Sönmez’in rol aldığı oyunda, giderek küçülen ve yalnızlaşan bireyin sıkışmışlığı, kadın-erkek ekseninde anlatılıyor.  Oyun, 28 Ocak Pazartesi saat 20.00’de Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.
  • Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ise Atölye Göznuru tarafından hazırlanan resim sergisi yer alıyor. Sergi, 5 Şubat Salı gününe kadar sanatseverler tarafından gezilebilecek.

 Erzurum’da Kültür Sanat

  • Erzurum Devlet Tiyatrosu (EDT) “Çıkmaz Sokak Çocukları” ve “Yürüyen Taşlar” adlı oyunları sahneleyecek.
  • EDT’nin bugün prömiyerini yapacağı Lylee Kessler’ın yazdığı, Kuvvet Yurdakul’un yönettiği “Çıkmaz Sokak Çocukları” adlı oyunda, Emrah Keskin, Levent Aras, Sezai Yılmaz rol alıyor. Dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Funda Çebi Bozdoğan, ışık tasarımını Eser Dursun’un üstlendiği oyunda, sisteme rağmen hayata tutunmaya çalışan 3 yetim ve “Amerikan Rüyası”nın trajikomik halleri anlatılıyor.   Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 26 Ocak’ta 14.00 ile 19.30’da tiyatroseverlerle buluşacak.
  •  Mike Kenny yazdığı, Ebru Aytürk Evren yönettiği “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununda ise Merve Gül, Melike Durak, Kübra Tığtepe rol alıyor.Oyunda, gökyüzünden uzaklardaki bir dağın arkasına düşen yıldızı bulmaya giden küçük kız “Cnthy”nin macera dolu hikayesi anlatılıyor. Oyun, 27-30 Ocak’ta saat 14.00’de minik seyircileriyle buluşacak.

Kocaeli’n de Kültür  Sanat

  • Kocaeli Kent Konseyi tarafından 25 sanatçının tezhip, ebru, resim ve karikatürden oluşan 55 eserinin yer aldığı “Sanatla Dostluk Yelpazesi” isimli karma sergi açıldı.Kocaeli Kent Konseyi tarafından 25 sanatçının tezhip, ebru, resim ve karikatürden oluşan 55 eserinin yer aldığı “Sanatla Dostluk Yelpazesi” isimli karma sergi açıldı.  Süleyman Demirel Kültür Merkezi’ndeki açılışta konuşan İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, İzmit’in sanatla daha fazla iç içe olması için çalışmalar yaptıklarını belirterek, İzmit’i sanayi kenti kimliği ötesinde kültür, sanat ve turizm kenti hedefine koşturduklarını söyledi.
  •  İzmit’in 2023 hedefinin turizm, kültür ve sanat kenti haline gelmek olduğunu vurgulayan Doğan, bu hedefi sadece Türkiye çapında değil, dünya çapında tanınan bir İzmit olarak hayal ettiklerini kaydetti. Kocaeli Kent Konseyi Kültür ve Çalışma Grubu Başkanı Hüseyin Sert ise serginin farklı sanat kategorilerinden 25 sanatçının 55 eserinin katılımıyla hazırlandığını dile getirerek, Kocaeli’nin her neresi olursa olsun sanat adına ne varsa ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Konuşmaların ardından, Kartepe Kaymakamı Mustafa Ünaldı, İzmit Kaymakamı Sabit Kaya, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan ve Kocaeli Kent Konseyi Genel Sekreteri Gültekin Görüm serginin açılış kurdelesini kesti.   Sergi, 25 Ocak Cuma gününe kadar açık kalacak.

Şanlıurfada Kültür Sanat

  • Şanlıurfa bu hafta iki konser ve iki tiyatro oyununaev sahipliği yapacak.
  • Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosu, yarın saat 19.30’da Şair Nabi Kültür Merkezi’nde, “Divandan Hicaza Urfa Müzik Keyfi” adlı bir konser verecek.
  • Belediye Şehir Tiyatrosu ekibi, çocuklara yönelik “Masal İçinde Masal” adlı çocuk oyununu, 26 Ocak Cumartesi günü 13.00’da Şair Nabi Kültür Merkezi’nde son defa sahneleyecek. Ekip, aynı günde ve yerde saat 19.00’da Yıldırım Keskin’in yazdığı “Karılarından Hangisi -” adlı sezonunson oyunuyla sanatseverlerin karşısına çıkacak.
  • Şanlıurfa Belediyesi’nce organize edilen ayın konseri etkinliğin de ise sanatçı Oğuz Aksaç, Belediye Nikah ve Konferans Salonu’nda 28 Ocak Pazartesi günü 19.00’da bir konser verecek.

 

24 Ocak 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/03/nar-sanat-duyuru3.jpg 356 376 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-01-24 19:39:442013-01-24 19:39:44Nerede olursanız olun,Sanatla olun !
Sanat Haberleri

Pawel Althamer istanbul Galeri Manâ’ da

Galeri Manâ, 20 Kasım – 12 Ocak tarihleri arasında Pawel Althamer: 6 Heykel adlı sergiye ev sahipliği yapacak

Sanatçının Istanbul’daki bu ilk solo sergisinde Deutsche Guggenheim, Berlin siparişi üzerine ürettiği Almech isimli yerleştirmesinden altı adet heykel yer alıyor.

Althamer’in doğal büyüklükteki altı adet portreheykeli, ruhani varlıklarıyla izleyicide hem huzur hem endişe uyandıran, bembeyaz ve solgun bir hayaletler topluluğu oluşturuyor. Deutsche Guggenheim ile sanatçının babasının Varşova, Polonya şehrinde kurmuş olduğu plastik üretim atölyesi Almech arasındaki bir değiş-tokuştan doğan bu seri, betimlenen kişilerin – Deutsche Bank çalışanları, müze personeli ve ziyaretçiler – yüz kalıpları ile bedenlerini oluşturan plastik malzemeyi bir araya getiriyor.

Galeri Manâ’daki serginin çıkış noktası, sanatçının sosyal dokuya dair keskin algısı; bu algı, farklı işlerini birbirine bağlamakla kalmayıp, sanatçının oynadığı bir malzeme haline gelmiştir. Yerinden sökülmüş ve yeni bir çerçeveye nakledilmiş altı işi Manâ’da yeniden yerleştiren ise sanatçının zaman, mekân ve toplum algısı. Althamer bu heykelleri üretim, yöntem ve mekânlarından ayırarak, özgürleştirerek onlarla yeni bir diyaloğa giriyor ve onların tarihle yüklü olmayan bir yoruma kavuşmalarını sağlıyor. Bu temsiliyetin anti belleği işin daha az belirlenmiş, kişisel bir deneyiminin şaşırtıcı bir şekilde hayat verici olabileceğine işaret ediyor.

 Pawel Althamer farklı medyumlar kullanarak ürettiği yapıtlarıyla olduğu kadar izleyicilerine ve değişik toplumsal gruplara yaşattığı çeşitli ve özgün sosyal deneyimlerle kendine özgü katılımcı bir sanat pratiği geliştirdi. Kariyeri boyunca sanatın dönüştürücü potansiyelini kullanmayı amaç edinen Althamer, insanların kendi yaratıcılıkları üzerine düşünmelerine ve günlük hayatlarına dair yeni bir anlayış geliştirmelerine yardımcı olabilecek bir tavır benimsedi. 1994’ten beri yürütmekte olduğu MS hastaları için düzenlenen bir haftalık heykel atölyesi olan Nowolipie Grubu; 2000 yılında komşularının dairelerini kullanarak düzenlediği Bródno 2000 isimli büyük çaplı grup performansları; 2008 yılından beri ailesi ve arkadaşları ile organize ettiği Common Task isimli Belçika, Brezilya ve Mali’ye yolculuklar dizisi ve Frühling (2009) kapsamında Museum Fridericianum, Kassel’deki solo sergisini şehirdeki okul çocuklarına devretmesi bu sanatsal tavrına örnek gösterilebilir. Pawel Althamer’in heykel, enstelasyon, video ve film gibi çesitli medyumları barındıran yapıtı, çoğunlukla sakatat, kuru ot ve insan saçı gibi malzemeler kullanarak ürettiği kendisinin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının doğal ölçülerde portrelerine odaklanıyor.

 Kaynak : [-]

19 Kasım 2012/1 Yorum/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/pawel-althamer1.jpg 1024 683 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-19 18:13:362012-11-19 18:14:33Pawel Althamer istanbul Galeri Manâ’ da
Sanat Haberleri

Art İstanbul, 19 – 25 Kasım tarihlerinde

İstanbul’un yeni sanat haftası Art İstanbul, 19-25 Kasım tarihlerinde kentteki galeri, müze ve sanat kurumlarını ortak bir yapı içinde buluşturuyor. Hedef çağdaş sanat ortamını daha da görünür kılmak. Art İstanbul haritasını kılavuz alıp, kentteki sergileri derledik.

Pera Müzesi: İçeriği açısından dünyadaki tek örnek olan Yannick ve Ben Jakober Vakfı Çocuk Portreleri Koleksiyonu’ndan derlenen ‘ Altın Çocuklar: 16.-19. Yüzyıl Avrupası’ndan Portreler’ sergisi Mihrimah Sultan ’dan Fransa Kralı XIV. Louis’ye Avrupa kraliyet ailelerine ve yüksek aristokrasisine mensup çocukların portrelerini bir araya getiriyor. ‘Flash-Back, Yannick Vu & Ben Jakober, Yapıtlar: 1982-2012’ sergisi de en az ‘Altın Çocuklar’ kadar ilgi çekici. Müzenin daimi sergisi ise oryantalist resmin seçkin örneklerinden oluşuyor.
Proje 4L: Soyut sanatın öncülerinden Abdurrahman Öztoprak’ın anısına açılan sergi, 5 Ocak’a kadar uzatıldı. 40 yaş üstü heykelcileri bir araya getiren ‘40+ İstanbul ’un açık hava heykel terası’ sergisi 1 Aralık’a kadar açık.
Arter: Başak Şenova’nın küratörlüğünü yaptığı ‘Hamle’ sergisinde Adel Abidin, Rosa Barba ve Runa Islam’ın işleri yer alıyor. Aslında üç kişisel sergiden oluşan ‘Hamle’nin küratöryel yöntemi, sergideki hareket alanlarını satranç oyununa gönderme yaparak genişleten, hesaplanmış bir yapıya dayanıyor.
Merkur: İzmirli heykeltıraş Ozan Oganer’in dantel, iğne oyası gibi materyalleri de kullandığı eserleri 27 Aralık’a kadar Merkur’daki ‘Dilemma’ sergisinde.
x-ist: Son dönemin gözde isimlerinden Ekin Saçlıoğlu’nun desen, tuval ve objelerinin yer aldığı ‘Çukur’ sergisi 22 Kasım – 15 Aralık’ta görülebilir.
Çağla Cabaoğlu Gallery: Gökhan Deniz, kişisel sergisi ‘Hangisi Daha Gerçek?’te paslanmaz çelik malzemeyi resim disipliniyle buluşturuyor. 17 Aralık’a kadar görülebilir.
Kare Sanat Galerisi: Türkiye resminin yaşayan en büyük isimlerinden Adnan Çoker’in ‘Minimal Simetri’ sergi serisinin üçüncüsü Kare’de. Ziyaretçilerin, daha önce Çoker resminde karşılaşmadıkları tuval boyutlarının yanı sıra retrospektif serisinden resimleri görebilme imkânı da bulabilecekleri sergi 20 Kasım-31 Aralık’ta görülebilir.
Galeri İlayda: 1985 doğumlu ressam Nurdan Likos, kendi kişisel hikâyesinden yola çıkarak kadınlığın ‘mahrem’ dünyasına bakıyor. ‘Aklımdakiler’ 8 Aralık’a kadar devam ediyor.
Galeri Artist: Yaşamını Elbe Adası’nda sürdüren Behçet Safa’nın işleri 30 Kasım’a kadar görülebilir.
art On İstanbul: Eserlerini popüler kültür, partiler ve tüketim çılgınlığı üzerine kurgulayan Çinli sanatçı Han Yajuan, Türkiye’deki ilk kişisel sergisinde ‘moda’ temasını irdeliyor.
Rampa: Erinç Seymen, üç senelik çalışmasının ürünü olan ‘Tohum ve Kurşun’ sergisiyle Rampa’da. 12 Aralık’a kadar sürecek sergide Seymen’in ince işçiliğinin ürünü desenlerinin yanı sıra video ve performans gibi disiplinleri de barındırdığı ‘Sangoi’ projesi ise ilk kez seyirci karşısına çıkacak.
All Arts: Çizgi, ışık ve gölge dengesini araştırdığı iki boyutlu heykelleriyle tanınan Hal Buckner’ın kişisel sergisi 20 Kasım’dan itibaren Nişantaşı Sofa Otel’deki All Arts galerisinde.
Galeri Zilberman: Türkiye’de araştırma odaklı toplumsal boyutlu, feminist sanat üretiminin ilk akla gelen temsilcilerinden İpek Duben’in demir ve çelik profillerle katmanlaştırdığı işleri 1 Aralık’a kadar Galeri Zilberman’da görülebilir.
Galeri Non: Meriç Algün Ringborg, Olof Olsson, Pilvi Takala ve Erdem Taşdelen’in ‘Aşamalı Değişim’ sergisi ismiyle popüler kişisel gelişim kitaplarına göz kırpıyor, sonuçtansa sürece odaklanıyor. ‘Aşamalı Değişim’ 24 Aralık’a kadar devam edecek.
Galerist: Figüratif ve hipergerçekçi resimleriyle tanınan genç ressam Rasim Aksan ilk kişisel sergisini açtı. ‘İsimsiz 1’ başlıklı sergi 15 Aralık’a kadar Galerist’te. 20 Kasım’da sergiyi Aksan ve Marcus Graf eşliğinde dolaşmak mümkün.
Sanatorium: Alman sanatçı Stephan Kaluza’nın Türkiye’deki ikinci kişisel sergisi ‘Arkadienmaschine’ ismini doğal güzellik, adalet ve özgürlüğün bulunduğu ütopya ‘Arcadia’dan alıyor. Sergi, 1 Aralık’a kadar devam ediyor.
Galeri Apel: ‘Keşke’, Zeynep Perinçek Signoret’nin Galeri Apel’deki üçüncü kişisel sergisi. 1 Aralık’a kadar devam edecek sergide sanatçı, ‘farklılıkların bir araya gelebilmesi’ gibi özlemlerini yansıtıyor. 22-23 Kasım’daki Suzy Hug Levy stüdyo ziyaretleri de galerinin etkinlikleri arasında.
Pi Artworks: Nejat Satı’nın iki ayrı serisinden işlere yer verdiği ‘Halet-i Ruhiye’ Pi ArtworksGalatasaray ’da, Juan Botello Lucas’ın ‘Yedi Uyurlar’ efsanesinden feyz aldığı ‘Yedi Uyurlar (İkinci Diriliş)’ ise Pi Artworks Tophane’de. İki sergi de 25 Aralık’a kadar devam ediyor.
artSümer: Onur Gülfidan’ın dördüncü kişisel sergisi ‘Harika Günler’deki resimlerinde planlanamaz, öngörülemez anların peşine düşüyor. ‘Harika Günler’ 22 Aralık’a kadar devam ediyor.
Galeri Manâ: Pawel Althamar, İstanbul’daki ilk kişisel sergisinde Deustche Guggenheim, Berlin’in siparişi üzerine ürettiği ‘Almech’ yerleştirmesinden altı heykeli sergiliyor. Serginin bitiş tarihi 12 Aralık.
Pg Art Gallery: Çin, Tayvan, Kuzey Kore ve Hollanda ’da birçok anıtsal heykeli yer alan Jerome Symons, İstanbul’daki kişisel sergisi ‘Mutlu Günler’de farklı kültürlerden çeşitli unsurları yan yana getirerek zıtlıklarla dolu bir atmosfer yaratıyor.
Elipsis Gallery: Alman fotoğrafçı Olaf Otto Becker’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi ‘Sıfır Noktası Üzerinde’ Grönland manzaralarıyla sanatçının ekolojik endişelerini ve doğanın ihtişamını yansıtıyor. Son gün 14 Aralık.
Egeran Galeri: Türkiye’de ilk kişisel sergisini açan bir başka uluslararası sanatçı da Ivan Navarro. ‘Tünelin Ucundaki Işık’ sergisinde Şili’de doğan, ABD’de yaşayan sanatçının 2009 Venedik Bienali’nde sergilenen ‘Direniş’ yerleşmesi de bulunuyor. Sergi 22 Kasım’da açılıyor.
Pilot Galeri: Türkiye’de güncel sanatın yıldızlarından Şener Özmen, ‘Sıfır Tolerans’ başlıklı sergisinde son dönem işlerine ağırlık veriyor. Sanat dünyasının her şeyi mümkün olduğunca hoş görme haline nasıl geldiğinin ‘tolerans’ ve ‘sıfır tolerans’ kavramları üzerinden sorgulandığı sergi 27 Aralık’a kadar sürüyor.

C.A.M. Galeri : Cem Turgay’ın ‘karanlık ve dramatik etkisi yoğun’ fotoğrafları 9 Aralık’a kadar C.A.M. Akaretler’de. 22 Kasım’da sergiyi sanatçı eşliğinde görmek mümkün. 23 Aralık’ta yine C.A.M. Akaretler’de Mahmut Celayir’in atölyesini ziyaret etkinliği var. C.A.M. Nişantaşı ise Michael Caudo, Elif Uras gibi isimlerin yer aldığı ‘Son Aynı Zamanda Başlangıçtır’ sergisin ağırlıyor.

İstanbul Modern Şu sıralar Tasarım Bienali’nin iki ana sergisinden biri olan Emre Arolat küratörlüğündeki ‘Musibet’ sergisinin yanı sıra ‘Çağraş Çin Sanatına Bir Bakış’ ve ‘Bakış: Portre Fotoğrafının Değişen Yüzü’ sergilerine ev sahipliği yapıyor. Üç sergi de hayli etkileyici. Müzenin daimi sergisi ise modern ve çağdaş Türkiye sanatının kapsamlı bir özeti niteliğinde.

Galeri Nev İstanbul 1999 yılından beri İstanbul’da yaşayan Mike Berg, 1 Aralık’a kadar sürecek ‘Simple Geometry’ sergisinde temel geometrik formları yeniden anlamlandırdığı heykellerine ve onunla özdeşleşen büyük boy çelik duvar heykellerine yer veriyor.

Salt Galata MODERN ZAMANLAR: İstanbul Eindhoven-SALTVanAbbe projesinin üçüncü ve son sergisi ‘Modern Zamanlar’, Pablo Picasso, Georges Braque, Jean Bazaine, Fernand Léger, Raoul Dufy, Robert Delaunay, Juan Gris, Leo Gestel, Serge Poliakoff gibi Batı sanatının usta isimleriyle Mübin Orhon, Fikret Mualla, Abidin Dino, Yüksel Arslan, Avni Arbaş, Ferruh Başağa, Cihat Burak, Nejad Melih Devrim, Zeki Faik İzer, İlhan Koman, Fahrelnissa Zeid’in eserlerini yan yana getirerek bir anlamda karşılaştırmalı modern sanat tarihi sunuyor. Zeynep Yasa Yaman’ın küratörlüğünde hazırlanan sergi 30 Aralık’a kadar sürecek.
AKM : Salt Galata’daki bir başka sergi ‘Modernin İcrası: Atatürk Kültür Merkezi, 1946-1977’ ise Türkiye’de modern mimarinin simge binasının zorlu ve incelikli tasarım, yapım süreçlerini ortaya çıkarıyor. Hayati Tabanlıoğlu mimarlık arşivinden belgeleri de içeren bu proje için özel olarak üretilen AKM maketi ise Türkiye’nin en meşhur binasının mimarisini -izleyicinin erişemediği yapılanmayı- okumayı sağlıyor. 6 Ocak’a kadar sürecek.

Salt Beyoğlu HASSAN KHAN: Salt’ın İstiklal Caddesi ’ndeki mekânı ise Ortadoğu sanatının dâhi çocuğu olarak nitelendirilen Hassan Khan’ın bugüne kadar açılan en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Kahire’de yaşayan sanatçı, müzisyen ve yazar Hassan Khan müzikten sinemaya, kavramsaldan somuta farklı yer ve zamanlarda bambaşka insanları ve hikâyeleri buluşturuyor. Khan’ın, özellikle deneysel müzik ve video alanlarındaki çalışmalarının Ortadoğu’da öncü bir etkisi olduğu kabul edilir.

Bunlar da var 

Ekavart: Nezih Çavuşoğlu sergisi sürüyor.

Soda: Malgosia Stepnik heykel sergisi  22 Kasım’da açılacak.

Selvin: ‘Bir Figür Ustası: Neşet Günal’dan Desenler’ sergisi 30 Kasım’a kadar.

Linart: Esra Şatıroğlu

Mim Art: Timur Çelik Borusan Contemporary: Brigitte Kowanz

Piramid: International Underground, küratör Bedri Baykam .

Akbank Sanat: Magdalena Abakanowicz,  19 Kasım’dan itibaren.

Pasajist: ‘Bulutlarda Buluş Benimle’.

Daire: Dilay Koçoğulları

Galeri Artist  Çukurcuma: Serkan Bayer

Alanistanbul: Warhola

Mixer: Bağlantısızlar-1

Dirimart: Neda İsmail Atar heykel sergisi bugün sona eriyor.

Kaynak :[-]

17 Kasım 2012/21 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/art-istanbul.jpeg 325 480 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-17 16:33:592012-11-17 16:33:59Art İstanbul, 19 – 25 Kasım tarihlerinde
Sanat Haberleri

Nerede Olursanız Olun İstanbul ve Bursa’da; Sanatla Olun !

İstanbul’un haftalık sanat ajandası (9-16 Kasım)

sanat duyuru

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için haftanın önemli sanat etkinliklerini derledik…

Dünyaca ünlü Latin şarkıcı Jennifer Lopez, 14 Kasım’da Ataköy Atletizm Arena’da sahne alacak.”Dance Again” turnesi kapsamında 3 konser vermek için İstanbul’a gelecek Lopez, dünya listelerinde uzun süre ilk sırada kalan ”On The Floor” şarkısının yer aldığı ”Love” albümünün yanı sıra sevilen hit parçalarını da seslendirecek.Dünyanın en iyi senfoni orkestraları arasında gösterilen şef Lorin Maazel yönetimindeki Kraliyet Concertgebouw Orkestrası, 10 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde konser verecek. Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilecek konserde, Peter Van Anrooy’un ”Piet Hein Rhapsody”si, Sergei Prokofiev’in ”Romeo ve Juliet Süiti”nden bölümler ile Çaykovski’nin ”Op. 36 numaralı Fa minör 4. Senfonisi” seslendirilecek. Her biri virtüoz 120 müzisyenden oluşan orkestra, kurulduğu 1888 yılından bu yana Strauss, Mahler, Debussy ve Stravinsky gibi pek çok önemli besteci tarafından yönetildi.

İrlandalı hard rock grubu ”Thin Lizzy”, Avea’nın 3. Escape to Music konserleri kapsamında 11 Kasım’da Küçükçiftlik Park’ta hayranlarıyla buluşacak. ”Whiskey in the Jar” şarkısını yorumlayış biçimi, ”Jailbreak”, ”The Boys Are Back in Town” ve ”Bad Reputation” gibi parçalarıyla dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahip olan grup, çift gitar armonisi kullanan ilk hard rock gruplarından biri olarak kabul ediliyor. 43 yıllık kariyerinde birçok unutulmaz canlı performans sergileyen grup, müzik kanalı VH1’in ”Hard Rock’un En Büyük 100 Sanatçısı” listesinde 51. sırada gösteriliyor. Van Morrison, Little Feat ve Bob Seger gibi isimlerden ilham alan grup, 1986’da ölene kadar grubun liderliğini yapan basçı, şarkı yazarı ve solist Phil Lynott’ın mirasına duydukları saygıdan dolayı bundan sonraki albümlerini ”Thin Lizzy” adıyla çıkarmayacağını açıklamıştı.

”4. Avea Sıra Dışı Müzik” konserleri, İran asıllı grup ”Niyaz”ın yarın İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu’nda vereceği konserle başlayacak. Azam Ali’nin benzersiz sesi, Loga Ramin Torkian’ın büyülü akustik/elektrik düzenlemeleri ve ”Grammy” adayı prodüktör/remiks ustası Carmen Rizzo’nun öncü elektronik ses örgüleriyle zihinlerde yer eden ”Niyaz”, zengin Sufi mistisizmi ile Orta Doğu’nun şiir ve türkülerini, akustik enstrümanlar ve modern elektronik müziğin tınılarıyla buluşturuyor. Müzik eleştirmenleri tarafından çığır açan bir topluluk olarak görülen ”Niyaz”, 2005’te piyasaya sunulan ilk albümden bu yana sayısız festival ve konserde sahne aldı. Grup, mayıs ayında yayınladığı ”Sumud” ile de Türkiye’deki müzik marketlerde en çok satılan yabancı albümler listelerinin üst basamaklarına tırmandı.

Terence Blanchard Quintet, 13 Kasım’da Nardis Jazz Club’ta sahne alacak. Günümüzün en iyi trompetçilerinden biri olarak görülen Terence Blanchard, 1990’dan bu yana birlikte çalıştığı Spike Lee’nin filmleri için yaptığı müziklerle de büyük beğeni topladı ve bu albümlerle ”Grammy” ve ”Altın Küre”ye aday gösterildi.Blanchard, 2005’te McCoy Tyner, Gary Bartz, Christian McBride ve LewisNash ile birlikte ”En İyi Enstrümantal Caz Albümü” dalında ”Grammy” ödülünü kazandı.

Azerbaycan’da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nı ”Love Me Back” adlı şarkısıyla Türkiye’yi temsil eden Can Bonomo, 14 Kasım’da Salon İKSV’de konser verecek. Müzikal yolculuğunda The Shins, Wax Poetic, The Kinks, The Libertines ve The Beatles gibi gruplardan esinlenen Bonomo, alaturka nağmelerden indie melodilere uzanan tarzını ”İstanbul Müziği” olarak tanımlıyor. Bonomo, geçen yılın başlarında çıkardığı ilk albümü ”Meczup” ile geniş bir hayran kitlesine ulaştı.

Fransız şanson geleneğiyle cazı bir araya getiren Amerikalı caz şarkıcısı Stacey Kent, yarın Salon İKSV’de sevenleriyle buluşacak. İlk albümü ”Close Your Eyes”ı 1997 yılında çıkaran Stacey Kent’in ”The Boy Nex Door” albümü Fransa’da ”altın plak”a değer bulundu. Sanatçının 2007’de piyasaya sunulan ”Breakfast on the Morning Tram” albümü Fransa’da ”platin plak” aldı ve ”Grammy”ye aday gösterildi.

Portekiz’in en başarılı fado vokalistlerinden olan Carla Pires, 15 Kasım’da Salon İKSV’de hayranlarının karşısına çıkacak. Berrak alto vokaliyle beğeni toplayan Pires, Avrupa kentlerinde birçok festivalde performans gösterdi.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), yılın en parlak projelerinden biri olan, Güher ve Süher Pekinel’in ”Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler” projesinin yıldızları ile 2012’ye veda edecek. Farklı enstrüman gruplarından yetenekli öğrencilerin destek gördüğü ve Avrupa’da dünyanın önde gelen müzisyenleriyle eğitimlerini sürdürme hakkı kazandığı projenin keman, viyolonsel ve piyano dallarından 4 genç yetenek, BİFO ile birlikte 12 Kasım’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde konser verecek. Şef Sascha Goetzel yönetimindeki orkestra konserde, Sibelius’un ”Keman Konçertosu, Re minör, Op. 47”, Schumann’ın ”Viyolonsel Konçertosu, La minör, Op. 129”, Rachmaninoff’un ”2. Piyano Konçertosu, Do minör, Op. 18” ile Brahms’ın ”Keman Konçertosu, Re Majör, Op. 77” eserlerini seslendirecek.

Tuluyhan Uğurlu’dan Atatürk’ü anma konseri

Piyanist Tuluyhan Uğurlu, 10 Kasım’da Tepe Nautilus AVM’de Atatürk’ü anma konseri verecek. Uğurlu konserde, Atatürk için yazılan en önemli eserler arasında yer alan ”Mustafa Kemal Atatürk ve Güneşin Askerleri” isimli senfonik eserini seslendirecek. Görüntülerle de desteklenecek konserde, ”Dolmabahçe’de Hüzünlü Sonbahar”, ”Sofya’da Dans”, ”Biz Cumhuriyet’i Çok Sevdik”, ”Cumhuriyet’in Kızları”, ”Cumhuriyet Trenleri” adlı eserleriyle sahne alacak Uğurlu’ya, kavalda Murat Toraman, elektrogitar ve yaylı tamburda Uğur Varol, kontrbasta Umut Sel, vurmalı enstrümanlarda Gürkan Özkan eşlik edecek.

Sahne sanatları

”Kanlı Düğün”, ”Carmen”, ”Büyülü Aşk” adlı unutulmaz filmlerin ünlü İspanyol yönetmeni Carlos Saura’nın ”Flamenco Hoy” isimli sahne projesi, yarın, 10 ve 11 Kasım’da TİM Show Center’da görülebilecek. 11 sanatçıdan oluşan dans grubu, Rafael Estevez ve Nani Panos tarafından tasarlanan koreografiyle, asırlar boyunca hüküm süren geleneksel temalarla caz ve çağdaş müziği buluşturuyor. Gösteride, İspanyol piyanist Chano Domingez’in eserlerini, 4 ses sanatçısı yorumlayacak. Ayrıca gitar virtüözü Antonio Rey, 5 müzisyenle birlikte canlı performans sergileyecek. Chano Dominguez ve Antonio Rey’in müzikleri, modern cazla geleneksel motifleri birleştirerek izleyiciyi flamenkonun derinliklerine götürecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), ”Midas’ın Kulakları” operasını yarın, 10 ve 13 Kasım’da Kadıköy Süreyya Operası’nda sahneleyecek. Librettosunu temmuz ayında hayatını kaybeden Güngör Dilmen’in yazdığı, Ferit Tüzün’ün bestelediği eserin rejisörlüğünü Yücel Erten yaptı. Orkestra şefliğini Serdar Yalçın’ın, koro şefliğini Gökçen Koray’ın yaptığı operanın koreografisi Selçuk Borak imzası taşıyor. Güngör Dilmen’in aynı ismi taşıyan manzum oyunu ve Ferit Tüzün’ün bestelerinin mükemmel uyumu sonucunda bir Türk klasiği haline gelen ”Midas’ın Kulakları”, masalsı ve şiirsel üslubuyla sanatseverlerin ilgisini çekiyor.

”Wolfgang ve Lorenzo” adlı müzikli oyun, 14 Kasım’da Fulya Konser Salonu’nda sergilenecek. Aydın Büke’nin yazdığı, H. Rıza Murat Göksu’nun sahneye koyduğu oyun, Wolfgang Amadeus Mozart’ın İtalyan metin yazarı Lorenzo Da Ponte ile üç ortak çalışmasını konu ediniyor.

”Çocuk Dünyası” adlı çocuk müzikali, 11 Kasım’da Kadıköy Süreyya Operası’nda izlenebilecek.

Fulya Konser Salonu’nda ise 10 Kasım’da ”Atatürk’ü Anma Konseri” düzenlenecek.

Devlet ve şehir tiyatroları

İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncuları, Küçük Sahne’de yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Herkesin Bildiği Sırlar”, 13, 14 ve 15 Kasım’da ”Çirkin”, Küçükçekmece Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını”, Cevahir Salon 1’de yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Yanık”, 13, 14 ve 15 Kasım’da ”Sidikli Kasabası Müzikali”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde 15 Kasım’da ”Çehov Makinesi”, Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Düğün Şarkısı”, Kartal Bülent Ecevit Sahnesi’nde 13 ve 14 Kasım’da ”Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını”, Cevahir Salon 2’de 13, 14, 15 Kasım’da ”Düğün Şarkısı’, Üsküdar Stüdyo Sahne’de yarın 10 ve 11 Kasım’da ”Çirkin” ile 13 ve 14 Kasım’da ”Kontrabas” adlı oyunları sahneleyecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda 10 ve 11 Kasım’da, Ümraniye Sahnesi’nde ”Şark Dişçisi” ve ”Fareli Köyün Kavalcısı”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” ve ”Pinokyo”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Perşembenin Hanımları” ve ”Ali Baba ve Kırk Haramiler”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Mutfak Söyleşileri” ve ”Boncuk”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Çığ” ve ”Karagöz Tatlıcı”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Ateşli Sabır (Postacı)” ve ”Sokak Kedileri”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye” ve ”Pırtlatan Bal” adlı oyunlar izlenebilecek.

Ümraniye Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Vişne Bahçesi”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Kabare”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Büyünün Gözleri”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Toros Canavarı” adlı oyunlar ise 14 ve 15 Kasım’da sergilenecek.

Özel tiyatrolar

Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde ”Tatlı Kaçık”, Tiyatro Pera’da ”Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im”, Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da ”Aşk Dönümü”, İkinci Kat’ta ”Yalnızlar Kulübü”, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde ”Otelde Komik Bir Gece”, Craft Tiyatro’da ”Uğrak Yeri”, Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM) Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde ”Sonbaharı Beklerken”, Caddebostan Kültür Merkezi’nde ”Alevli Günler”, oyunları yarın tiyatroseverlerle buluşacak.

Ayrıca, 10 Kasım’da Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde ”Menan Cinleri”, Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde ”Eleni’den Mektuplar”, Gri Sahne’de ”Kutlama”, KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde ”Hasretinden Prangalar Eskittim”, Çevre Tiyatrosu’nda ”Metot”, Şişli Blackk Out Sahnesi’nde ”Tatlı Kaçık”, Kenter Tiyatrosu’nda ”Macbeth”, İkinci Kat’ta ”Torbacının Esrarı”, 11 Kasım’da garajistanbul’da ”Oda ve Adam”, Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da ”Arkadaşım Kadın Oldu”, 12 Kasım’da Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde ”Meymenetsiz Musibet”, İkinci Kat’ta ”Limonata”, Kumbaracı 50’de ”Yokuş Aşağı Emanetler” oyunları izlenebilecek.

Sergi

”Atatürk: Bir İnsandan Daha Fazla…” başlıklı fotoğrafı sergisi, 10 Kasım’da Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde açılacak.  Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamının farklı yönlerini anlatan sergide, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’ndan seçilen 30’ı aşkın fotoğraf yer alacak. Küratörlüğünü Ekrem Işın’ın yaptığı sergi, 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Heykel sanatçısı Ozan Oganer’in ”Dilemma” adlı sergisi, yarından itibaren Galeri Merkur’de görülebilecek. Heykel sanatına, dantel, iğne oyası gibi malzemeleri kazandıran sanatçı, bu sergide, kendine özgü tekniğini, alışılmış materyalin yanı sıra yeni bir malzemenin sınırlarını zorlayarak genişletiyor.Sanatçının son heykel işlerinin yer aldığı sergi, 27 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Çocuklar için

”Disney Live Mickey’nin Müzik Festivali”, yarın, 10 ve 11 Kasım’da Trump Towers Mall’da çocuklarla buluşacak.Koreografisi Madonna’nın koreografı tarafından yapılan ve dünyada izlenme rekorları kıran gösteride, Mickey Mouse ve dostları, izleyenleri, ışıltılı kostümler, hareketli ve yüksek enerjili şarkılarla dans ederek eğlendiriyor.

Atlantis Sirki, yarın, 10 ve 11 Kasım’da Merter Meydan AVM’de gösteri sunacak. Akrobasi gösterileri, fanatik köpeklerin futbol şovu, nefes kesen köpekbalıkları, akıllı foklar ve sevimli penguenler, çocuklara eğlenceli dakikalar yaşatacak.

”Sinbad ve Adalar Prensesi” adlı müzikal çocuk oyunu, 10 Kasım’da TİM Fettah Aytaç Salonu’nda, ”Balıkçı ve Pisiler” adlı tek perdeli müzikli oyun ise 11 Kasım’da Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde izlenebilecek.

 Kaynak :[-]

Bursa

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Altın Kafeste Yangın”, “Kuzguncuklu Fazilet” ve “Tek Kişilik Yaşam”, oyunlarını sahneleyecek.

Eski devlet bakanlarından Yılmaz Karakoyunlu’nun yazdığı, Galip Erdal’ın yönettiği “Kuzguncuklu Fazilet” adlı oyunun dekor tasarımını Başak Özdoğan, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını Yakup Çartık yapıyor.

1942-1944 yılları arasında yürürlükte olan Varlık Vergisi’nin toplum üzerinde yarattığı çarpıklıkları konu edinen oyun, 11 kişilik oyuncu kadrosu ile izleyicilerle buluşuyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde bugün ve yarın 20.00’de, 10 Kasım Cumartesi 15.00 ve 20.00’de, 11 Kasım Pazar ise 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı oyunun dekor ve kostüm tasarımı ise Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman’ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenme gibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Hidayet Sayın’ın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Altın Kafeste Yangın”ın dekor tasarımını ise Özlem Karabay, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını ise Ali Karaman yapıyor. Taner Turan, Rüyam Dirin, Kamil Korunan, Ecehan Şarman Çetinkaya, Sitare Tuna, Emre Yaşa, Emir Çiçek, Erol Aydın, Süheyla Zeybek, Bora Özkula’nın rol aldığı oyunda, Osmanlı sultanları arasında trajik bir hayatı olan Sultan V. Murad’ın umutsuzluklar, korkular, onur mücadelesi ve müzikle dolu 28 yıllık esareti anlatılıyor.

Oyun, 13 ve 14 Kasım tarihlerinde saat 20.00’de Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Gölge oyunu, 10 Kasım Cumartesi 14.00’de Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.  Kaynak :[-] Muhabir : Cem Şan / Haluk Yüksel

 

 

09 Kasım 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/03/nar-sanat-duyuru3.jpg 356 376 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-09 16:49:582012-11-09 16:58:39Nerede Olursanız Olun İstanbul ve Bursa’da; Sanatla Olun !
Sanat Haberleri

TÜYAP Kitap fuarının programı açıklandı!

17 Kasım 2012 Cumartesi günü kapılarını açmaya hazırlanan 31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı etkinlik programı açıklandı

TÜYAP tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 17-25 Kasım 2012 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de düzenlenecek olan 31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 200 etkinlik ve yüzlerce imza ile kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor.  Bugünden itibaren yayınlanacak etkinlik programına www.istanbulkitapfuari.com sitesinden ulaşılabilir.

Onur yazarının Gülten Dayıoğlu olduğu ve ana temanın “Çocukluğum Yurdumdur-Çocuk ve Gençlik Edebiyatı” olarak belirlendiği kitap fuarı birbirinden renkli çocuk etkinliğine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fuar süresince Gülten Dayıoğlu’nun katılımıyla çocuk edebiyatı üzerine panel ve söyleşiler düzenlenecek.

Bu sene fuarın ilk dört günü, 17-20 Kasım 2012, açık kalacak Uluslararası Salon kapsamında HollandaOnur Konuğu olarak yer alacak. Hollanda’dan yayınevlerinin katılımıyla düzenlenecek konuk ülke etkinlikleri kapsamında modern Hollanda edebiyatının önemli isimleri fuarın konuğu olacak. Bunlar arasında Kader Abdollah, Muhsin Kızılkaya ile  birlikte 17 Kasım Cumartesi günü, Henk Boom 18 Kasım Pazar günü Ahmet Ümit ile birlikte bir söyleşiye katılacak. Ayrıca Hollanda’nın önemli illüstratörlerinden Marit Tornqvist 17-20 Kasım tarihlerinde  çocuklara yönelik olarak illüstrasyon atölyeleri düzenleyecek. Modern Türkiye’nin kuruluşu üzerinde yaptığı araştırmalarıyla tanınan akademisyen-tarihçi Erik Jan Zürcher 18 Kasım Pazar günü Mete Tunçay, Mehmet Ö. Alkan ve Ahmet Demirel’in katılacakları panelde konuşmacı olarak yer alacak.

19 Ekim 2012/6 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/10/31.uluslararasi-kitap-fuari-istanbul1.jpg 270 480 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-10-19 12:58:082012-10-19 12:58:08TÜYAP Kitap fuarının programı açıklandı!
Sanat Haberleri

Fotoğraf sanatçısı Joachim Schmeisser’in ” Işığın Ülkesi ” adlı fotoğraf sergisi, 19 Ekim’de açılıyor

Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Joachim Schmeisser’in “Işığın Ülkesi” adlı fotoğraf sergisi, 19 Ekim’de açılıyor. Sergilenecek eserleri arasında ödüllü yetim fil yavruları da var.

Tüm dünyada The David Sheldrick Wildlife Trust (DSWT) gibi sosyal sorumluluk projeleri ve fotoğraf sanatına yaptığı katkılarla adından söz ettiren Immagis, Türkiye’de ilk sanat galerisini “Işığın Ülkesi (In The Realm of Light)” ismiyle 19 Ekim’de Kadıköy, Moda’da açıyor.

3 ay boyunca sanatseverlerin ziyaret edip aynı zamanda eserleri satın alabileceği fotoğraf galerisinin ilk konuğu dünyaca ünlü ödüllü fotoğraf sanatçısı Joachim Schmeisser.

Schmeisser yavru fillerle gerçekleştirdiği çekimi şöyle anlatıyor:

“Kenya’da bulunan DSWT kampında sabahın erken saatlerinden itibaren yavru filleri gözlemliyorduk. Bu tarif edilemez bir tecrübe. Yavru filler aynen küçük çocuklar gibi ne yapacakları önceden kestirilemiyor. Hareketleri ve yaptıkları sürekli değişiyor. Fillerden beklenmeyecek şekilde hızlı ve atik hareket ediyorlar. Bu özellikleri onların istenen şekilde fotoğraflanmalarını da oldukça zorlaştırıyor.  Uzun süre onları gözlemleyince farkediyorsunuz ki aynı insanlar gibi onların da hepsinin farklı karakterleri var.”

Schmeisser’in Yetim Filler fotoğraflarının yanı sıra Tanzanya’nın etnik halkı Hadzabe’leri görüntülediği fotoğraflar da İstanbul’daki serginin en ilgi çekici konularından olacak. İlk defa yayınlanacak olan bu fotoğraflar Tanzanya’da Eyasi nehri kıyısında yaşayan Hadzabe halkının arasında çekildi. Hadzabeler, Tanzanya’nın vahşi doğada yaşayan yerli halklarından. Binlerce yıldır aynı yerde ve aynı yaşam şekliyle hayatlarını sürdüren Hadzade’lerin en büyük özelliği avcı toplum olmaları. Küçük gruplar halinde yaşayan ve çalıları ev olarak kullanan bu halkın hayvancılık ve tarım gibi anlayışları hiç bir zaman olmamıştır. Temel gıda kaynaklarını avlanarak ve bunun yanında bal ile meyve toplayarak sağlarlar.

Schmeisser’in onların arasında yaşayıp, onlarla ava gidip, yaşam şartlarını gözlemleyerek çektiği bu fotoğrafları da ilk defa 19 Ekim’de gerçekleşecek olan “Işığın Ülkesi” sergisinde bulacaksınız. Ziyaret etmek isteyenler için Immagris Sergisi’nin açık adresi şöyle:

Osmanağa Mah. Yoğurtçupark Cad.
Çakmakçı Apt. 44 B  34714 Kadıköy İstanbul

Joachim Schmeisser hakkında

1958’de Almanya’nın Bad Mergentheim şehrinde doğan Schmeisser, 80’li yılların başında kendi fotoğraf stüdyosunu kurarak çalışmalarına hız verdi. Gerçeğe odaklı reklam fotoğrafçılığının dışına çıkarak yeni, farklı ve dokunaklı perspektifler geliştirdi. Schmeisser’in favori çekimlerinin konusu genelde insanlar ve hayvanlardan oluşuyor. Özellikle The David Sheldrick Wildlife Trust için Kenya’da çektiği Yetim Filler en çok ilgi çeken çalışmalarının başında geliyor. Bugüne kadar birçok ödül kazanan sanatçı son olarak 2012 yılında Hasselblad Masters ödülünü kazandı.

Kaynak :[-]

12 Ekim 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/10/Joachim-Schmeisser-filler.jpg 400 600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-10-12 18:00:512012-10-12 18:00:51Fotoğraf sanatçısı Joachim Schmeisser’in ” Işığın Ülkesi ” adlı fotoğraf sergisi, 19 Ekim’de açılıyor
Sanat Haberleri

Bir dönem çocukların aşkı olan Susam Sokağı karakterleri istanbul’da

Susam Sokağı’nın renkli karakterleri Türkiye’de!

Göz alıcı sahne gösterileriyle, TİM Show Center‘da!

Susam Sokağı ile büyüyen bir nesil, şimdi kendi çocuklarını bu harika karakterlerle 28 Kasım – 02 Aralık 2012 tarihleri arasında TİM Show Center’da tanıştırmaya hazırlanıyor.

Bir kaç jenerasyonun çocuk anılarında önemli yer tutan dünyanın en büyük TV çocuk şovu, şimdi inanılmaz bir sahne gösterisiyle Türkiye’ye geliyor. 10 gösteri sergilenecek, gösterilerinden 2 tanesini orijinal dilinde İngilizce, diğer 8 tanesini ise Türkçe olarak sunulacak.

Susam Sokağı’nı Türkiye’ye getirecek Wannabe Events ortaklarından Merve Berker Ehliz, Dünyanın en büyük ve başarılı çocuk şovlarından biri olan Susam Sokağı’nı Türkiye’ye getirebilmek için çok çaba harcadıklarını söyledi.

Ehliz, “ Broadway kalitesinde bir gösteri olan Susam Sokağını izlemek, sanki bir rüya görmek kadar olağan dışı. Susam Sokağı, özel tasarlanmış sahnesiyle, dünyaca ünlü müzikleri ve ışık gösterileriyle sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de asla unutulmayacak bir anı olacaktır” dedi. “10 Eylül tarihinden itibaren tüm biletix gişelerinden satışına başlanan biletler için acele etmek gerektiğinin altını çizen Merve Berker Ehliz, TİM Show Center’da gerçekleşecek 10 gösterinin sınırlı sayıda seyirciyi ağırlayacağını söyledi.

www.biletix.com

TİM Show Center

30 Eylül 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/09/susam-sokagi.jpg 768 1024 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-30 12:49:422012-09-30 12:57:48Bir dönem çocukların aşkı olan Susam Sokağı karakterleri istanbul’da
Sanat Haberleri

Akbank Sanat bu ay da dopdolu !

22. Akbank Caz Festivali, ”The Three Ladies of Blues”un 3 Ekim’de Babylon’da vereceği açılış konseriyle başlayacak

Caz tutkunlarının her yıl merakla beklediği, Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden 22. Akbank Caz Festivali, ”The Three Ladies of Blues”un 3 Ekim’de Babylon’da vereceği açılış konseriyle başlayacak.

Dopdolu bir programla 3-21 Ekim tarihleri arasındasanatseverlerle buluşacak festival, dünyaca ünlü cazsanatçılarını Türkiye’de ağırlarken, yetenekli genç müzisyenlere de performanslarını sergileme imkanı sunacak.

Festival kapsamında 3 Ekim’de ”The Snow Owl 5tet” Akbank Sanat’ta, ”Nik Bartsch’s Ronin” ise 4 Ekim’de Babylon’da konser verecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), yeni sezonu 29 Eylül’de Aya İrini Müzesi’nde 200. doğum yılı dolayısıyla Giuseppe Verdi’ye ayrılan konserle açacak.

Konserde, ”Nabucco” operasıyla hayata dönen Giuseppe Verdi’nin, çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerine ait eserleri seslendirilecek. İtalyan şef Gianluca Bianchi’nin orkestrayı, Gökçen Koray’ın koroyu yöneteceği konserde, İDOB solistlerinin yanı sıra İstanbul dışından konuk sanatçılar da yer alacak.

Dünyada izlenme rekorları kıran ”Açlık Oyunları” filminin başrol oyuncularından Lenny Kravitz, 4 Ekim’de Turkcell Kuruçeşme Arena’da sevenlerinin karşısına çıkacak.

”En iyi erkek rock vokal performansı” dalında 4 yıl üst üste Grammy kazanan ve dünya çapında 20 milyon albüm satışına ulaşan Kravitz, 2008’den sonra 2. kez geleceği İstanbul’da hayranlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

İstanbul’un ilk şehir temalı festivali olan ”Urban Festival İstanbul 2012”, 30 Eylül’de Küçükçiftlik Park’ta Kuzey Avrupa müziğinin önemli temsilcilerinden Röyksopp ile Danimarkalı elektronik müziksanatçısı Trentemoller’i aynı sahnede buluşturacak.

Festivalde performans gösterecek sanatçılar arasında Mehmet Garan, Low Earth, Doğan Aktay, Altan Balgır, Yeşim Unan ve Tufan Demir de yer alıyor.

Ferhat Göçer, yarın ”Symphonie D’orient” projesiyle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde hayranlarıyla buluşacak.

Göçer, konserde yeni albümünden ve klasikleşmiş repertuvarından seçtiği şarkıların yanı sıra Amy Winehouse, Sting, Adele, Pink Floyd coverlarını Metropol Senfoni Orkestrası’na etnik tınılarıyla eşlik edecek olan İstanbul Strings eşliğinde yorumlayacak.

Şevval Sam, 29 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde, aynı gün Levent Yüksel Jolly Joker Beyoğlu’nda sahne alacak.

Avrupa’nın en iyi konser gruplarından biri kabul edilen Moonspell, 5 yıl aradan sonra 30 Eylül’de ”2012 Venue”de Türkiye’deki 3. konserini verecek. Bu yıl 20. yılını kutlayan Moonspell, ilk büyük çıkışını 1996 yılında ”Irelligious” isimli 2. albümüyle yaptı.

FİLMEKİMİ YARIN BAŞLIYOR

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) daha önce 29 Eylül’de başlayacağını duyurduğu Filmekimi, yoğun talep üzerine yarın başlayacak.

Bu yıl 11’incisi düzenlenen Filmekimi kapsamında yarın Atlas Sineması’nda ”Düşler Diyarı”, ”Havana’da 7 Gün”, ”No”, ”Acı” ve ”Aşk”, Beyoğlu Sineması’nda ”Sevmek Gibi”, ”Meleklerin Payı”, ”Aşk” ve ”Tepelerin Ardında” ile Nişantaşı City’s’de ”Onur Savaşı” ve ”Hayalimdeki Aşk” isimli fimler izlenebilecek.

ŞEHİR TİYATROLARI PERDELERİNİ 3 EKİM’DE AÇIYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları perdelerini 3 Ekim’de açacak.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde ”Ateşli Sabır”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Zırhlı Kurt (Kösem Sultan ile Avcı Mehmed)”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Arka Bahçe”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Doğum Günü Partisi”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Sevgili Doktor”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Vişne Bahçesi”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” adlı oyunlar sahnelenecek.

Philip Ridley’in yazdığı, Sami Berat Marçalı’nın yönettiği mahalle baskısının bireylerdeki psikolojik ve fizyolojik sonuçlarını sorgulandığı ”Uğrak Yeri” adlı oyun, yarın Craft Tiyatro’da sergilenecek.

Sami Berat Marçalı’nın yazıp yönettiği ”Yalnızlar Kulübü” adlı oyun yarın İkinci Kat’ta izlenebilecek. Hasibe Eren, Heves Duygu Tüzün, Tevfik Şahin, Bedir Bedir, Pınar Çağlar Gençtürk ve Güçlü Yalçıner’ın rol aldığı oyun, günümüz insanının sosyalleşme problemine değiniyor.

Neil Labute’nin kaleme aldığı ve Çağ Çalışkur’un yönetmenliğini yaptığı ”Kayıp” adlı oyun, 29 Eylül’de Craft Tiyatro’da izleyiciyle buluşacak. Şenay Gürler ve Deniz Karaoğlu’nun rol aldığı oyun, başkalarının yaşadığı felaketler, birilerinin acıları, dünyanın öbür ucundaki savaşlar, bombalanmalar, ”öteki olanlar”ın maruz kaldığı doğal afetler gibi konularda duyarsızlık, ben merkezcilik ve mağduriyet hikayesi anlatılıyor.

Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da 30 Eylül’de ”Godot Öldü mü?” adlı oyun sergilenecek. Oyunda, birbirini hiç tanımayan iki adamın bir tiyatro sahnesinde amaçsızsa bekleyişleri sırasında yaşadıkları olaylar anlatılıyor.

SERGİ

BAE Kültür, Gençlik ve Toplumsal Kalkınma Bakanlığı, ”BAE Kültür Günleri” kapsamında hat ve tezhipsanatının nadide örneklerinin sergilendiği ”El-Bürde” ve Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un hususi koleksiyonundan ”Süvarinin Rüyası” adlı sergileri sanatseverlerle buluşturacak.

BAE Kültür, Gençlik ve Toplumsal Kalkınma Bakanlığı’nın Hz. Muhammed’in doğum yıl dönümü dolayısıyla her yıl düzenlediği ”El Bürde” yarışmalarında dereceye giren eserlerden oluşan ”El Bürde Sergisi”nde, 70 civarında eser yer alacak.

Hat tarihçisi ve uzmanı Prof. Dr. Uğur Derman, hattat Mehmed Özçay ve müzehhib Necati Sancaktutan’ın Türkiye’yi jüri üyesi olarak temsil ettikleri yarışmalarda ödül alan eserler, Türkiye’de ilk defa sergilenecek.

Sergi, Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde 1-14 Ekim tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

BAE Kültür Günleri kapsamında, 1-10 Ekim tarihleri arasında İstinye Park’ta sergilenecek ikinci sergi ise Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un hususi koleksiyonundan ”Süvarinin Rüyası” olacak. Serginin konusunu BAE Devlet Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un ”Metalib” isimli kasidesi oluşturacak.

Konularını daha çok Anadolu coğrafyasına özgü yöresel kadın başlıkları ve kırsal kesim yaşamından kesitler alarak oluşturan ve kendine has üslubuyla İstanbul görünümlerini tuvaline aktaran Remzi İren’in resim sergisi, 2 Ekim’de Galeri Oda’da açılacak.

İren’in, son dönemlerde yaptığı güvercin temalı resimlerini sevenleriyle paylaşacağı sergi, 2 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

SAHNE SANATLARI

Dünyaca ünlü gösteri topluluğu Cirque Du Soleil, ”Alegria” şovuyla yarın, 29 ve 30 Eylül Ülker Arena’da, 2, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Ora Arena’da sahne alacak.

İspanyolca’da neşe, gurur ve coşku anlamına gelen Alegria ekibi, 15 ülkeden 55 sanatçı ve müzisyenden oluşuyor. Şov, barok ve opera tarzı, gösterişli kostümleri, canlı müziği ve her ayrıntısı düşünülerek hazırlanmış sahnesiyle, atletik ve artistiğin göz kamaştıran uyumunu gözler önüne seriyor.

Şovda, tüm duyulara hitap eden senkronize trapezcilerin yerden 12 metre yükseklikte kurulan barların üzerinde gerçekleştirilen performansları, kıvrak alevli bıçak dansı, inanılmaz yüksekliklerde ve hızda sergilenen jimnastik ve cambazlık gösterileri gibi nefes kesici akrobatik etkinlikler sunuluyor.

”Disney Live Mickey’nin Müzik Festivali”, yarın, 29 ve 30 Eylül tarihlerinde Trump Towers Mall’da çocuklarla buluşacak.

Koreografisi Madonna’nın koreografı tarafından yapılan ve dünyada izlenme rekorları kıran gösteride, Mickey Mouse ve dostları, izleyenleri, ışıltılı kostümler, hareketli ve yüksek enerjili şarkılarla dans ederek eğlendiriyor.

27 Eylül 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/09/akbank-sanat.jpg 480 320 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-27 16:27:312012-09-27 16:27:31Akbank Sanat bu ay da dopdolu !
Sanat Haberleri

Kendi hakkını arayamayan, başkalarının haklarına dair ne yapabilir ?

Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY), 1995 yılı öncesinde çekilen 3 bin 500 filmde rol alan 107 oyuncunun, televizyon yayınlarından doğan telif haklarının ödenmesi için dava açmaya hazırlanıyor.

 BİROY avukatı Sedef Erken Sanlısoy, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda, meslek birliklerinin bir araya gelerek belirledikleri ortak tarife üzerinden oyuncuların da içinde yer aldığı eser sahiplerine, yayından doğan lisans bedellerinin, yani telif hakkının ödenmesi zorunluluğu getirildiğini ancak bugüne değin hiçbir televizyon kuruluşunun bu yolla bir oyuncuya telif hakkı ödemediğini söyledi.

Yargıtay’ın içtihadına göre 12 Haziran 1995 öncesi sinema eserleri üzerinde sanatçıların telif hakkı bulunduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’nda da, “Meslek birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifeler üzerinden sözleşmenin yapılmaması halinde, taraflar yargı yoluna başvurabilirler” şeklinde ibarenin yer aldığını dile getiren Sedef Erken Sanlısoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Herhangi bir alışveriş merkezinden, Filiz Akın’ın, Tarık Akan’ın, Türkan Şoray’ın tüm filmlerini bir arada satın alabiliyorsunuz. Hala bu filmler satılıyor, televizyonlarda gösterilmeye devam ediliyor. DVD, CD satışından, reklam gelirlerinden yayıncılar büyük paralar kazandılar ama bu oyuncular 1 lira dahi telif hakkı elde edemediler. Bugün Avrupa Birliği ve dünyada oyuncunun telif hakkı alamaması söz konusu olamaz ancak Türkiye’de oyuncular hala teliflerini alamıyorlar. BİROY olarak, çoğunluğu Yeşilçam oyuncularının oluşturduğu 107 oyuncu ve 3 bin 500 film üzerinden yayıncılara, Türkiye’de telif haklarıyla ilgili en büyük davayı açıyoruz. Bu sadece maddiyatla ilgili bir dava da değil. Bu bir hakkın ihlali. Yayınlar izinsiz yapılıyor. Bunun cezai yaptırımı da yasada açıkça belirtilmiş. Dolayısıyla maddi taleplerin yanı sıra suç duyurusunda da bulunacağız. Çünkü lisanslamalarla ilgili yasa maddelerine uyulmadan yapılan bu yayınlar yasaya aykırıdır.

Oyuncularla yayıncılar arasındaki telif hakkı sorununun çözümü için girişimlerinin sonuç vermediğini dile getiren Sanlısoy, “Sorunun diyalogla çözülmesini isteriz. Ancak yayıncılara çektiğimiz ihtarnameler ve çağrıların tamamen cevapsız kalması sonrasında oyuncuların haklarını almak için artık dava kaçınılmaz oldu. Dileriz dava sonuçlanmadan bu konuda gerekli adımlar atılır ve oyuncular teliflerine kavuşurlar” diye konuştu.

Sanlısoy, Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından Kemal Sunal’ın ve çocuklarının yürüttüğü hukuk mücadelesinin diğer oyunculara örnek olduğunu ifade etti.

BİROY BAŞKANI JANSET

Sinema ve dizi film oyuncusu Janset, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başkanı olduğu BİROY’u, 3 yıl önce, oyuncuların telif haklarını takip etmek için kurduklarını belirtti.

Bugüne kadar filmleri yayınlanan oyuncuların telif sorununun çözümü için bir çok görüşme yaptıklarını ancak hiçbir netice alamadıklarını dile getiren Janset, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oyuncuların telif hakkını takip etmek ve usulüne uygun olarak dağıtılmak üzere kurulmuş bir örgütüz ama ne yazık ki bugüne kadar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ‘Şu kadar telif topladık ve dağıttık’ diye bir rapor sunamadık. Muhatabımız olan neredeyse herkesle görüştük. Ilımlı yaklaşımlar oldu ama sonuca ulaşamadık. Geçen yıl oyuncularımızın filmlerini gösteren 20 televizyon kanalına, ‘Oyuncularımıza telif haklarını ödeyin’ diyerek, ihtarname çektik. Bundan da bir sonuç alamadık. Artık dava dışında bir seçenek kalmadı. Artık Türkiye’de oyuncular olarak bu utancı yaşamak istemiyoruz. Zaten bizim olması gereken, kağıt üzerindeki haklarımızın ödenmesi için televizyonlara çıkıp şikayet etmekten yorulduk. ‘Ne kadar geç ödersek o kadar iyi’ gibi bir yaklaşım var ancak biz 107 oyuncumuz adına 1995 öncesi çekilen 3 bin 500 film için, hukuki haklarımızı kullanacağız ve ne gerekiyorsa yapacağız. Bizler uyanıklık yapıp daha fazla kazanç elde etmeye çalışmıyoruz, yasada belirtilen ve sadece kağıt üzerinde kalan haklarımızı istiyoruz.”

Janset, yapımcı şirketlerin artık, oyuncuların yasal yollara başvurmalarını önlemek ve bütün yasal haklarını kendilerine devreder nitelikte maddeler içeren sözleşmeler imzalattırdığını da belirterek, “Hatta oyuncuların meslek birliklerine ve sendikalara üyeliklerini engellemeye dönük dahi maddeler bulunduğunu görüyoruz. Sözleşme maddelerinin hukuka aykırılığı için de hukuki girişimleri başlatacağız” diye konuştu.

Janset, 107 oyuncunun dışındaki oyuncuları da yargı sürecine dahil etmek için birliklerine üye olmaya çağırdı.

 

19 Eylül 2012/1 Yorum/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/09/Sinema-Oyuncuları-Meslek-Birliği.jpg 319 574 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-19 17:09:492012-09-19 17:09:49Kendi hakkını arayamayan, başkalarının haklarına dair ne yapabilir ?
Page 6 of 7«‹4567›

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön