Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: çocukla

Sanat Haberleri

“Yeteneğin ve Sanat sevgisinin Otizmlisi” olmazı algılayamamak!

Otizmli Cem Görkem Gündoğdu, müzik eğitimi alabilmek için bir yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Güzel Sanatlar Lisesi’nde özel durumu gözetilmeden sınava alınıp başarısız sayılan Gündoğdu’yu Mersin 2. İdare Mahkemesi de haklı buldu ancak MEB’den hâlâ ses yok.

cem görkem gündoğdu

Cem Görkem Gündoğdu altı yıldır piyano eğitimi alıyor. [Fotoğraf:Al Jazeera Türk]

Üç yaşında otizm teşhisi konulan Cem Görkem Gündoğdu, Mersin’de yaşıyor ve altı yıldır piyano eğitimi alıyor. Müzik onun tutkusu. Bu alanda eğitimine devam etmek isteyen Gündoğdu, geçen sene Nevin Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başvurdu. 15 yaşındaki Cem Görkem, güzel sanatlar lisesinin sınavına girdi ancak kazanamadı. Çünkü özel durumu gözetilmeden sınava alındı, diğer çocuklarla birlikte sınava sokuldu.

Oysa Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde özel gereksinimli çocuklar için “Başarı değerlendirmeleri akranlarıyla birlikte değil, özel durumlarına göre yapılmalı” diyor. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kabul ettiği otizm eylem planında da, kaynaştırma eğitiminden yararlanmak isteyen otizmli çocukların yetenek sınavlarına girerken raporlarının dikkate alınması isteniyor.

Cem Görkem Gündoğdu, istemediği halde teknik ve endüstri meslek lisesine başladı. Şimdi lise ikinci sınıf öğrencisi. Piyano dersleri almaya devam ediyor. Aile ise oğullarının eğitim hakkı için hukusal mücadelesini sürdürüyor. Kasım 2013’te ‘eğitimde ayrımcılık’ davası açılması için savcılığa yapılan suç duyurusundan sonuç alınamayınca, aile konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu’na (ombudsman) da taşımıştı. Ombudsman aileyi haklı bulmuş ve MEB’e Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri Yönetmeliği’nde, engelli bireylerin özel durumlarına uygun sınav ve eğitim imkânı sağlanacak şekilde değişiklik yapılmasını tavsiye etmişti.

Mahkeme: Telafisi güç zararlar doğurur

Ailenin açtığı yürütmeyi durdurma davasından da Cem Görkem lehine bir karar çıktı. Mersin 2. İdare Mahkemesi 29 Ağustos tarihinde verdiği kararda, Gündoğdu’nun özel durumu gözetilmeden sınava alınmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi. İşlemin uygulanmasının Gündoğdu’nun eğitim öğretim hakkının engellenmesi nedeniyle telafisi güç zararlar doğurabileceğini vurguladı. Mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

“Karardan sonra Cem Görkem yeniden sınava alınmalı”

Bu karar da Gündoğdu’nun eğitim öğretim hakkını alması için yeterli olmadı. Ailenin avukatlarından ve Otizm Dernekleri Federasyonu’ndan Sedef Erken, bu karara göre okulun öğrenciye özel durumu gözeterek ek sınav yapması gerektiğini vurguluyor. Erken, “Karar uygulanmak zorunda. Öğrenci yasal olarak haklı ama buna rağmen MEB harekete geçmiyor. Okul da MEB’den haber beklediğini söylüyor. Bu çocuğa eziyet yapılıyor. Bu karar otizmli olduğu için ayrımcılığa uğrayan pek çok öğrenci için de emsal bir karar. Otizmli çocuklara kimse inanmıyor, anayasal eğitim hakları gasp ediliyor” diye konuşuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’na da yürütmeyi durdurma kararının ardından ne yapacağını ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiyesine yönelik herekete geçip geçmediğini sorduk. Ancak bakanlıktan bir yanıt gelmedi.

Umay Aktaş Salman

Haber: Umay Aktaş Salman

Kaynak :[-]

28 Eylül 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/09/cem-görkem-gündoğdu.jpg 442 788 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-09-28 10:07:442014-09-28 10:07:44“Yeteneğin ve Sanat sevgisinin Otizmlisi” olmazı algılayamamak!
Sanat Haberleri

2014 – 2015 Sanat Eğitimi Kayıtları Başladı

İyi bir kursta en uygun gün ve saate çocuklarınızın veya sizin bir sanat eğitimine mi ihtiyacı var? O zaman elinizi çabuk tutun ve en uygun gün ve saat imkânını kaçırmayın. Eğer geç kalırsanız uygun saatler dolabilir ve elbette zaman sizleri zorlayıp sanat eğitiminden  uzak kalmanıza yol açabilir. Lütfen unutmayın! Haftanın 7 günü sabah 09:00- akşam 21:00 arasında açığız ve derslerimiz devam ediyor.

sanat-egitimi

Kaliteli bir ortamda, eğitimli ve işinin uzmanı eğitmenlerle pozitif bir yapı içerisinde siz veya çocuklarınız sanat ile tanışacak.

Huzurlu, bakımlı, samimi bir ortamda ister çocuğunuz dersteyken sizde bir başka derse girebilir, isterseniz çayınızı yudumlayarak müzik sesleri arasında diğer veliler ile sohbet edebilirsiniz.

Buyurun gelin tanışalım! Daha içeri adım atar atmaz huzur ve sanatı hissedeceğiniz kurumumuza misafir olun. Kayıt olma zorunluluğunuz elbette yok, gelip bilgi alabilir sohbet edebilirsiniz. Bir başka kurumda eğitim alacak olsanız dahi kurumumuza gelin merak ettiğiniz şeyleri sorun öğrenin. Nar Sanat bir sanat derneği kuruluşu ve sizlerin nerede olursa olsun sanat eğitimi almasını destekleyen bir kurum.

Tek beklentimiz özellikle çocuklarımızın doğru eğitmenler eşliğinde iyi bir eğitim alması. Çocuk drama eğitiminden, hobi veya akademiye hazırlık resim, piyano, gitar, bateri, bağlama, keman, tiyatro, bale, dans, diksiyon, fotoğraf ve daha nice sanat dalı konusunda her türlü bilgi desteğini vermeye hazırız, yeter ki çocuklarımız sanatın içerisinde olsun.

Lütfen unutmayın hangi kuruma giderseniz gidin kurum imkanlarına ve eğitmenlerin eğitim düzeyine bakınız ve özellikle M.E.B.’e bağlı olmasına dikkat ediniz!

Davetlimizsiniz bekleriz…

“Hep Sanat, Nar Sanat“

 0212 570 80 68

13 Ağustos 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/08/sanat-egitimi.jpg 300 715 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-08-13 18:31:042014-08-13 18:31:042014 – 2015 Sanat Eğitimi Kayıtları Başladı
Sanat Haberleri

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için öğrenci dinletisi

Atamızın kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyetin çocukları bugün sanatları ile Atalarına minnetlerini sunacak. Kimi bir kaç aydır kimi bir kaç yıldır aldıkları sanat eğitimlerini mini bir dinleti ile dinleyicilerine sunacak olan Cumhuriyet çocukları sizleri de arasında görmek istiyor.

23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk

 

23 Nisan günü okullarında görevli olan veya bayramlarını en iyi şekilde geçiren çocuklarımızın bir kısmı  aldıkları sanat eğitimlerini sizlere sergilemek üzere bu akşam sizleri bekliyor.

Yer    : Nar Sanat Dinleti Salonu (Adres için Lütfen TIKLAYINIZ)

Tarih: 26 Nisan 2014 (Bugün)

Saat  :  19:00

 

Eğitmen ve Öğrencilerimiz Listesi Aşağıdadır. Şimdiden tüm Eğitmen ve çocuklarımıza teşekkür ediyoruz.

ÖZDEMİR KALYONCU -Gitar Eğitmeni

Ömer GÜL –Gitar

Burak CANOL –Gitar

CAN BAŞARIR – Gitar ve Piyano Eğitmeni

Aslı DEMİROK-Piyano

Selin KÖSEOĞLU-Gitar

Özden GÜRSOY-Bas Gitar

SEREN KOÇOĞLU – Piyano Eğitmeni

Bilge KANDUR-Piyano

Dilara UZUNER-piyano

ERSİN SARACİK – Piyano Eğitmeni

Sinejan ERTEMİR-Piyano

Egecan BEYHAN-Piyano

Eda  KÖLÜKFAKI-Piyano

Aykun NERSESYAN- Piyano

Sude ALDATMAZ- Piyano

Başak SAİT- Piyano

Ecem Su ARI- Piyano

Zeynep Ece USTA- Piyano

ŞEYMA YÜREKİR -Keman ve Piyano Eğitmeni

Öykü BOYOĞLU- Piyano

Kayra EMİR- Piyano

Eliz Canse GÖYSAL- Piyano

Dilay SINANMIŞ- Piyano

Egemen HIZLIBAŞ- Piyano

Sudenaz GÜNEY- Piyano

İklim KELEŞ- Piyano

Sıla İNAL- Piyano

İnci SARACİK- Piyano

Melisa KAYA- Keman

Ceylin GÜNENÇ- Piyano

Öykü UFACIK- Piyano

Selin ERGÜL- Piyano

Merve AYANOĞLU- Piyano

Ayşe ÇAPKIN- Piyano

Selin ÖZ – Piyano

 

26 Nisan 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/04/23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk.jpg 1358 1831 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-04-26 12:55:492014-04-28 19:13:1823 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için öğrenci dinletisi
Sanat Haberleri

33. İstanbul Film Festivali’nin Çocuk Mönüsü

33. İstanbul Film Festivali’nin çocuklara ayrılmış bölümünün kahramanları tavşanlar, maymunlar ve insanlar. Belgesel bölümündeki Dileğim Barış Olsun ise çocukların barış özlemini dile getiriyor.

tavşanlar

33. İstanbul Film Festivali bu gece gerçekleşecek  törenle başlıyor.

20 Nisan’a kadar sürecek festivalin çocuklar için ayrılmış Çocuk Mönüsü bölümünde üç film gösterilecek.

Annem Amerika´da Buffalo Bill´le Tanıştı, Amazonia ve Cesur Tavşanın Sihirli Macerası daha önce uluslararası çocuk filmi festivallerinde gösterildi.

Festivalin tanıtımında filmlerin “aile boyu izlenebilecek” nitelikte olduğu belirtiliyor.

Ancak elbette hepsi her boya hitap etmiyor. Amazonia 10 yaş ve üstü için, Cesur Tavşanın Sihirli Macerası altı yaş ve üstü için uygun.

Maymun Sai

Maymun Sai

 

Thierry Ragobert imzalı Amazonia Venedik Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilmişti.

Filmde insan eline doğmuş, insan elinde büyümüş kapuçin maymunu Sai’nin Amazon ormanlarında kaybolduktan sonra yaşadıklarını görürüz. Jaguarlar, timsahlar, dev susamurları… Sai hayatta kalmak için kendine benzeyen maymunları bulmak zorundadır…

83 dakikalı filmin konuşmasız olduğunu ve Nişantaşı City’s’deki 20 Nisan Pazar 13.30 seansında üç boyutlu gösterileceğini hatırlatalım.

Tavşan Johan

Tavşan Johan

 

Cesur Tavşanın Sihirli Macerası ise alışık olduğumuz gibi konuşmalı. İsveççe ama Türkçe simultane tercümeyle oynayacak.

Yönetmen koltuğunda Esben Toft Jacobsen’in bulunduğu film prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yaptı.

Yunan mitolojisi ve Kuzey ülkelerinin masallarından esinlenen filmde küçük tavşan Johan Tüy Kralının Diyarı’nın hayali dünyasındaki annesine yardım edecek, seyirci de bu hayal dünyasının çılgın yaratıklarıyla tanışacak.

78 dakikalı filmin Feriye sinemasındaki 5 Nisan Cumartesi 13.30 seans üç boyutlu gerçekleşecek.

İnsan Jean

İnsan Jean

 

Yönetmen olarak Marc Boreal ve Thibaut Chatel’in imzasını taşıyan Annem Amerika´da Buffalo Bill´le Tanıştı 70’li yıllarda Fransa’nın küçük bir kasabasındaki bir erkek çocuğunun büyüme sancılarını anlatıyor: Jean’ın hayatı birkaç kelimeyle özetlenebilir. Zor okul günleri, işkolik baba, şımarık ağabey, tatlı dadı… Ancak bir gün uzaklardaki annesinden kartpostallar almaya başlayınca annesini o müthiş diyarlarda hayal etmeye başlar ve hayatı aydınlanıverir…

Jean Regnaud ve çizer Emile Bravo’nun ödüllü çizgi romanından sinemaya uyarlanan Fransa yapımı bu canlandırma filmin süresi 75 dakika.

Çocukların barış özlemi

dileğin barış olsun

Belgesel bölümünde gösterilecek olan Dileğim Barış Olsun ise bir çocuk filmi değil, ancak çocukların da merkeze oturduğu yapımlardan biri.

Filmde Diyarbakır, Lice, Ergani, Cizre, Mardin, Nusaybin, Kızıltepe ve Varto’dan on çocuğun ve üç annenin barışı nasıl umutla beklediklerini anlatıyor. Ortak bir özlem, umut, dilek ve talep olarak barış!

43 dakikalık filmin yönetmenliğini Kıvılcım Akay yaptı. Türkçe – Kürtçe olan film Türkçe ve İngilizce altyazıyla gösterilecek.

Kaynak :[-]

06 Nisan 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/04/tavşanlar.jpg 330 510 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-04-06 11:48:442014-04-06 11:48:4433. İstanbul Film Festivali’nin Çocuk Mönüsü
Sanat Haberleri

Sanat kurumlarına yeniden çeki(ç) düzen!

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sanat kurumlarıyla ilgili yasa tasarısı belli oldu. Tasarıya göre birçok ildeki sanat kurumu tehlike altında. Hangi ilde, kaç tane sanat kurumunun kapatılacağı bilinmiyor. Ayrıca, devlet bünyesindeki sanatçılar ne kadar tecrübeli olursa olsun yeniden bir elemeye tabi tutulacak.

tüsak

Kültür ve Turizm Bakanlığı 3 Mart’ta sivil toplum kuruluşları ile bir araya geleceği toplantı davetiyle birlikte bir de yasa tasarısı taslağı gönderdi. Al Jazeera, Bakanlığın bünyesinde kurulacak yeni bir sanat kurulu olan Türkiye Sanat Kurumu’nun (TÜSAK) yeni sanat yasasıyla ilgili taslağını inceledi.

1. Kapanma söylentileri:

ağlayan maskBakanlığın ilk ifadesi ‘kapanma’ söylentilerine karşı: ‘’Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi’nin kapatılacağına ilişkin söylentiler, söylentiler sonrası ele geçirerek yayımladığımız taslağa yönelik itirazlar sona erdi ve  Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül tarafından resmi olarak açıklanan TÜSAK taslağı 3 Mart Pazartesi günü Ankara’da davet edilen kuruluşların görüşlerine sunulacak.’’

2. Her kurumdan bir tane kalacak:
Yasa tasarısının en çarpıcı ve en tartışmalı maddesi sanat kurumlarının akıbetine dair. Buna göre, her sanat dalında en az birer adet kurulacak orkestra, koro ve topluluklar kalacak. Ancak en az bir olarak belirlenen sanat kurumlarının sayısına veya hangi şehir veya şehirlerde kalacağına dair bir madde bulunmuyor.

3. Sanatçıları Bakanlık seçecek: Mevcut sanat kurumlarında çalışanlar ‘Bakanlık Sahne Sanatları Genel Müdürlüğü’ne devredilecek ve eğer bir önceki maddede sıraladığımız kurum ve topluluklardan birinde yer almak isterlerse önce Bakanlığın oluşturacağı komisyonlarda seçilmeleri gerekecek. Bu komisyonların kim tarafından, hangi şartlarla oluşturulacağı ise henüz belirsiz. Bu kurumlara seçilmeyenlerin kadroları Bakanlık Kültür ve Sanat Araştırmaları Genel Müdürlüğü’ne devredilecek.

4. İkramiye ve teşvikler ödenmeyecek: Sözleşmeli çalışan ve Bakanlık Sahne Sanatları Genel Müdürlüğü’ne devredilmeyecek, yani komisyonlarca en az bir orkestra, tiyatro, koro ve benzeri topluluklara seçilmeyen kişilerin teşvik ve ikramiyeleri ödenmeyecek. Bu personel içerisinden farklı bir ilde görevlendirilmek isteyenler Bakanlık onayı alacak. İzin almak kaydıyla sanatsal faaliyetlerde çalışabilecek.

5. Kendi biletini kendin sat
Bakanlık bünyesinde çalışan sanatçılar kendi projelerini TÜSAK’a götürebilecek ve bilet geliri üzerinden pay alabilecek.

6. Tasarının amacı: 
yeni düzenlemeSanatçıların itiraz noktalarından biri sanatın halihazırda toplumun her kesimine hitap etmek için icra ediliyor olmasına karşın tasarıda ‘’… görsel-işitsel yapımlar ile sahne sanatlarının, müzik, edebiyat, görsel sanatlar ve geleneksel sanatların geliştirilip güçlendirilmesi, tanıtılması, yaygınlaştırılması, toplumun her kesiminin sanat ürünlerinden verimli şekilde yararlanması…’’ ifadeleri bulunuyor.

7. TÜSAK nedir? 
TÜSAK, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacak yeni bir sanat kurulu. Türkiye Sanat Kurumu’nun kısaltılmış hali TÜSAK. 11 kişilik bir heyetten oluşacak kuruldakilerin en az 6’sı, ilgili sanat alanlarında (tiyatro, opera, bale, dans, müzik, edebiyat, görsel sanatlar ve geleneksel sanatlar) eğitim almış ve özel ya da devlet kurumlarında en az on yıl deneyim sahibi olan kişilerden seçilecek. Merkezi Ankara olacak bu kurul sanat projelerini değerlendirecek ve Bakanlık tarafından destek verilip verilmeyeceğine karar verecek.

8. Kurul üyelerini Bakan ve Bakanlar Kurulu seçecek: 
TÜSAK üyeleri Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile atanacak. Kurul üyelerinin süresi iki yıl olacak ancak bir kişi kurul üyeliğine birden çok kez atanabilecek.

9. Kurum bağımsız mı? 
Tasarının ikinci bölümünde yer alan bir ifadede ‘Kurum görevini yerine getirirken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci ve kişi Kurumun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez’’ deniyor.

10. Kuruldan sıkı denetim: 
TÜSAK bundan böyle sanat projelerini denetleyecek. İlgili madde şöyle: ‘’Görsel-işitsel yapımlar ile sahne sanatlarının müzik, edebiyat, görsel sanatlar ve geleneksel sanat dallarında kültür ve sanatımıza katkı sağlayacak nitelikteki projelerinin desteklenmesi ile desteklenen projelerin amacına uygun gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında karar vermek.’’

11. Hangi projeler desteklenecek? 
Hangi alanda hangi projenin destekleneceğine TÜSAK karar verecek. Üç ile yedi kişi arasında değişecek olan farklı alanlardaki proje grupları ön elemeyi yaptıktan sonra TÜSAK devreye girecek. İlgili maddede sanat alanları sayıldıktan sonra dördüncü bölümün b maddesi şu şekilde: ‘’Sanat ürün, üretim ve faaliyetlerinden toplumun her kesiminin yararlanması yoluyla ülkemiz genelinde çağdaş, verimli ve etkin bir iletişim ortamının yaratılması.’’

yüzde 5012. Ne kadar destek verilecek?
TÜSAK onayladığı takdirde bir projeye verilecek destek projenin bütçesinin yüzde 50’sini aşmayacak. Yani bir proje için çıkarılan bütçenin en fazla yüzde 50’sini Bakanlık karşılayacak. İstisnai durumlarda kurul sanat dalları ve projenin niteliğine göre bu oranı artırma yetkisine sahip olacak.

13. Edebiyat ve yazım alanında destek:
TÜSAK yasa tasarısında, Bakanlığın desteğini öngören edebiyat ve yazım çalışmalarıyla ilgili bir madde de bulunuyor. Buna göre, tiyatro, opera, bale, dans gibi sahne sanatları ile müzik, edebiyat ve benzeri alanlara yeni ve nitelikli eserler kazandırmak amacıyla yeni yazılmış eserler için yerli sanatçılara destek sağlanacak.

14. Sahne ve sergilemeye nasıl destek olunacak?
Yeni sahneler kazandırmak için Bakanlık bir çalışma yapacak. Buna göre örneğin bir kişi veya kurumun sahip olduğu veya kiraladığı bir binayı sahne ve sergi salonu olarak düzenlemesi, işletmesi durumunda kira, tadilat, bakım, onarım, aydınlatma, ısınma veya personel giderlerinden Kurum projelerinin kullanımına açılması halinde destek alabilecek. Ayrıca büyük prodüksiyon gerektiren opera, bale gibi alanların sahnelenmesi sürecinde de TÜSAK destek olabilecek.

BAKANLIK POLİTİKASIYLA ÇELİŞEN MADDE

15. Geleneksel Türk Tiyatrosu desteği:
Bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 15 özel tiyatroya devlet yardımı yapmadı. Bunlar arasında Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun son temsilcilerinden biri olan Ferhan Şensoy ve Ses-Ortaoyuncular Tiyatrosu da bulunuyor. Ancak TÜSAK yasasında bu durumla çelişen bir madde bulunuyor. Buna göre Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun yaşatılması, yaygınlaştırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla gerçekleştirilecek faaliyetlere destek olunacağı belirtilmiş.

17. Üstün yetenekli çocuklara yardım:
Bakanlık, bir süre önce yürürlükten kalkan bir uygulamaya da geri dönüyor ve üstün yetenekli çocukların yurtiçinde ve yurtdışında eğitimlerine destek olacağını yasa tasarısında açıklıyor.

18. Emeklilik nasıl olacak?
Yasa tasarısının yürürlüğe girdiği tarihte emekli aylığı bağlanmasına hak kazanmış olan ve bu tarihten itibaren 2014 yılı sonuna kadar emeklilik başvurusunda bulunanların emeklilik ikramiyeleri; yaş haddinden emekliliğine en fazla üç yıl kalanlar için yüzde otuz, üç-altı yıl kalanlar için yüzde kırk, altı yıldan fazla kalanlar için de yüzde elli fazlasıyla ödenecek.

Kaynak:[-]

Muhabir :  Bedia Ceylan Güzelce

28 Şubat 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/02/yüzde-50.jpg 500 500 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-02-28 21:24:392014-03-09 13:00:27Sanat kurumlarına yeniden çeki(ç) düzen!
Sanat Haberleri

“Ulviye’nin Hayali”ni gerçekleştirmeye yardım eder misiniz?

Bugün e-mail kutumuza gelen bir mail bu haberi yapmamıza neden oldu mailde şöyle diyordu. “İstanbul Bilgi Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı son sınıf öğrencisiyim. Bitirme projesi olarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi kadınları ile ilgili bir fotoğraf serisi hazırlamak istiyorum.Hem sponsor arıyorum, hemde kısıtlı olan zamanımda bağış toplamaya çalışıyorum.Bunun için de bir bağış sayfası açtım.Acaba siz sayfanın yayılmasına yardımcı olabilir misiniz?” “Yasemin Karaca” Biz de karınca kararınca destek olmaya çalışarak olduğu gibi yayınlıyoruz.

Halide_Edip-adıvarUlviye’nin Hayali; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi’nde önemli bir yere sahip olan, iz bırakmış ancak hiçbir zaman yeterince hatırlanmamış kadınlardan ilham alarak hazırlanacak bir fotoğraf serisidir.

Ulviye Mevlan; Osmanlı Kadın Hareketi’nin önemli kişilerinden biridir. İlk kadın dergilerinden biri olan “Kadınlar Dünyası” isimli derginin editörüydü. Birçok kız okulu ve kadınları çalışması için terzi atölyeleri açılmasını sağladı. İsmi, yüce, güçlü, üstün anlamına gelmektedir.

Bu seri de tarihi ambiyans tekrar yaratılacak. Ancak kadınlar modernize edilmiş bir görünüme sahip olacaklar.Bu görünüm 1910’lar, 1920’ler ve 1930’ların izlerini de taşıyacak. Bu sayede geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kurulacak ve Türk Kadın’nına hem geçmişini hem geleceğini hatırlatarak ona ilham ve güç kaynağı olmasını sağlayacak bir proje olacak.

Türkiye’de kadın adına yapılan yaratıcı ve sanatsal projeler neredeyse yok derecede az; özellikle  kadın şiddetinin arttığı, kadın haklarında geriye gidilen bu dönemde bu tarz “pozitif bir etki” yaratması gereken bir çalışma yapmam gerektiğini düşündüm. Çünkü daima çizilen zayıf kadın imajının aksine, Türk Kadını 100 yıl önce büyük bir zinciri kırmış, zeki, güçlü ve cesur bir kadındır. Bugün Türk Kadını, gerçek geçmişini öğrenmesi yada hatırlaması, bugününü sorgulaması gerekmekte çünkü Halide Edip Adıvar’ın dediği gibi “Türkiye’de ki gericilik her zaman kadının kazandığı özgürlüğe saldırmakla başlar”

Türk Kadının Tarihi

Özellikle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi’nin ele alınmasının nedeni 1800’lerin sonunda başlayan Osmanlı’da ki kadın hareketine dikkat çekerek, Türk kadının hem savaşta, hem kendi haklarının arayışında neler başardığını göstermektir. Türk Kadını siyasallaşmaktan öte toplumsallaşmamış, ikinci bir vatandaş olarak hep bir gölge gibi hissetmiştir. Kadınlarla ilgili haklardan çok yasaklar vardı. Eve kapıtılan, zorla örtünen, eğitim alamayan, çalışma hakkı olmayan, sadece bir ev kadını ve çocuk bakıcısı olarak görünen kadın, kara-fatmakadınsız bir toplum yaratılmasına neden olmuş.1910’larda ise, kadın ani bir ivme ile erkekten geri kalmamış, düşmanla savaşmış, ordu da yer almış hatta ordular kurup, barışın gelmesinde büyük bir önem taşımıştır.Zengin aileler kız çocuklarını avrupa da eğitmiş ve bu kadınlar ülkeye özgürlüğün gelmesi için çalışmışlardır. Türk Kadını 1920’lerde Cumhuriyet’in ilanı ile yıllardır istediği haklara kavuşmuş ve 1930’lara kadar da büyük bir ivme ile gelişip siyasal hakkını kendi çabası ile almıştır.

Misyon ve Vizyon

Bu projenin amacı, kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi kadınlarını yeni jenerasyona tanıtmak, hatırlatmak ve etkilemek amacı taşımaktadır.

Yeni jenerasyon bu savaşçı ve yenilikçi kadınlardan ilham alabilir ve güç bulabilir. Sadece yeni jenerasyon olmamakla birlikte, tüm türk toplumunu da hedeflemektedir. Türk toplumu geçmişi öğrenirken tarih kitaplarında ki küçük fotoğraflara bakıp, basitçe ezberlemekten hiç bir zaman hoşlanmamıştır. Çünkü bilinir ki tüm bu dönemin arkadasında büyük bir hikaye vardır.

İnsanlarda böyle bir etki yaratmak için, tarihi ambiyans ile birlikte kadınlar modern bir görünüm ile çekilmesi gerekmektedir, bunun nedeni o dönemin kadınlarının; hayallerini, ve hayattan beklentilerini gerçekleştirmektir.En büyük hayallerinden biri de modern Türk kadınıydı.

Bu hayaller ve beklentiler kurgusal olmayacaktır.Türk kadın’nın o zaman ki yaptıkları konferanslardan, kadın dergilerine, gönderdikleri mektuplar ve makalalerin doğrultusunda belirlenecektir. Bu yazılarda, ne haklar istediklerini, devletten beklentilerini, anılarını, hislerini paylaşmışlardır. Bu yazılar fotoğraflarla birlikte desteklenerek, izleyiciye sunulacaktır.

cumhuriyet kadınıİzleyici olan yeni jenerasyon, genç – yaşlı türk kadınları, türk toplumu hem geçmişini öğrenecek ve bugün ile bir bağlantı kurabilecek. Türk kadınına diğer ülkelerden ve kültürlerden öte, kendinden, kendi geçmişinden modern bir giyim akımı yaratabileceğini gösterecek.

Bu akım gurur duyuyarak ve güç alarak günlük hayatında taşıyabilecek.

Proje’nin İlerleyişi

Proje ile ilgili bir ay boyunca yaklaşık otuz adet kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi ile ilgili kitaplar okuyup, dönemi ait belgeseleri izleyerek osmanlı kadınlarını ve osmanlı modası incelendim,  eski fotoğraflar toplandım. Bunların sonucunda döneme ait moodboardlar hazırlandım

Konu ile ilgili moda tasarımcısı, yönetmen, fotoğrafçı ve kostüm tasarımı uzmanları ile görüşültüm. 16-35 yaş aralığında, çoğunluk kadın olmak üzere anket yaptım. Bu anketlerin ve görüşmelerin sonucunda proje tekrardan süzülerek hedef kitlenin doğrultusunda yapılandırdım.

Projenin takvimi, planı ve bütçesi çıkardım.
Özellikle Çanakkale, Safranbolu, Bursa’da ve İstanbul çevresinde olmak üzere şu an fotoğraf çekimi için doğru mekanlar arıyorum.Bir sonraki aşama model seçimi ve koleksiyonun dikimine başlanması.

Yapılan bağış ne için kullanılacak?

Projenin kıyafet, ayakkabı, aksesuar, dekorasyon, ulaşım, ekipman kiralama, asistan, makyöz tutulması, baskı gibi giderleri var.Bu giderler bireysel olarak karşılamam mümkün olmadığı için projeye bağış toplamam gerektiğine karar verdim.

Toplanan bağışın miktarına göre bu proje; ya bir sergi (ki en büyük hedefim bu) ya da bir kitaba dönüşecek. Gerek basılı gerek sosyal medya aracılığı ile duyurarak proje dikkat çekecek ve amacını çıkış yolu nasıl olursa olsun gerçekleştirecektir.

Bağış dışında nasıl yardımcı olabilirim?

Bağış dışında; yukarıda ki giderlere sponsor olmak isteyen bireysel/kurumsal kişilerin tekliflerine açığım. Bunun dışında blog, haber sitesi sahiplerinin bu bağış sayfasını duyurması,sosyal medya da paylaşılmasının da oldukça yardımı dokunacaktır.Proje’nin sahibi “Yasemin Karaca” kim?

25 yaşındayım, İstanbul Bilgi Üniversitesi,“Görsel İletişim Tasarımı “ son sınıf öğrencisiyim.Daha önce İstanbul Kültür Üniversitesi’nde “e-Ticaret” bölümünden mezun oldum.
Eğitimim boyunca web tasarımı, grafik tasarımı,illüstrasyon, video sanatı ile ilgilendim.Mezun olduktan sonra ise kariyerime fotoğraf ve fotoğraf manipülasyonu ile devam etme kararı aldım.Şu an bitirme projem olan “Ulviye’nin Hayali” ile ilgilenmekteyim.

Desteğiniz için teşekkür ederim.

ataturk-duvar-kagidi

Daha fazla detay öğrenmek isteyenler için gözatabileceğiniz kaynaklar.

http://yaseminkaraca.com

https://www.facebook.com/pages/Yasemin-Karaca/186040364778728
Bağış yapabilmeniz için
 http://www.indiegogo.com/projects/ulviye-s-dream/x/6233380
05 Şubat 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/02/cumhuriyet-kadını.jpg 229 300 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-02-05 18:17:122014-02-05 18:17:12“Ulviye’nin Hayali”ni gerçekleştirmeye yardım eder misiniz?
Sanat Haberleri

2014 Yılı Avrupa Müze Ödüllü ve Kadınların yönettiği Baksı Müzesi

Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kurulu bir müze… Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu müze, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yer veriyor.

Baksı Müzesinden

Baksı Müzesinden

 

Prf. Dr.Hüsamettin Koçan

Prf. Dr.Hüsamettin Koçan

Baksı Müzesi, Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Hüsamettin Koçan’ın bir düşü ve bu düş 2010 yılında hayata geçti. Hüsamettin Koçan şu sıralar Avrupa Konseyi tarafından verilen 2014 Yılı Avrupa Müze Ödülü’ne değer görülmenin heyecanını yaşıyor.

40 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi’ni bir “kültürel etkileşim noktası” olarak tanımlayan jüri üyeleri, müzenin geleneksel kültürleri güncel hayat tarzları ile birleştiren konseptinden etkilendiklerini belirtti.

Avrupa Konseyi Müze Ödülü, Baksı Müzesi için ne anlama geliyor? 

Ödül, Avrupa ölçeğinde verilen en büyük müzecilik ödüllerinden biri. Bu ödül, bildiğim kadarı ile daha önce, Türkiye’den İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne verildi. Yurtdışında ise bu ödülü alan kurumlar arasında, Liverpool Müzesi, Joan Miro Müzesi gibi önemli müzeler bulunuyor. Bu açıdan Baksı bu ödülle dünyanın önemli müzeleri arasında yer almış oldu. Bunun müzecilik ve Türkiye açısından büyük bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Kültür Komisyonu tarafından verilen “Avrupa Konseyi Müze Ödülü” Baksı Müzesi’ni uluslararası platforma taşımada çok önemli bir basamaktır.

Bu müzeyle kendi toprağınıza sanatla kök saldınız. Peki Baksılıların yerel sanatı müzeye kök salıyor mu?

Bayraktar köyü ve baksı müzesi

Bayraktar köyü ve baksı müzesi

Küçük ölçekte Baksılılar, orta ölçekte Bayburt, büyük ölçekte bulunduğumuz coğrafi bölge Baksı Müzesi’ni içtenlikle benimsediler. O bölge insanı kendisine sunulan her imkânı bir armağan olarak görür. Müzenin bulunduğu köy-kent bu anlamda Baksı’ya her zaman büyük ilgi gösterdi. Bir örnek verecek olursam; bölgeden yurtdışına giden işçilerin çocukları Baksı Müzesi’ni görmek için Baksı’ya, kendi topraklarına sık sık gelmeye, bu vesileyle ailelerini ziyaret etmeye başladılar. 

Baksı köyü restore edilecek

Yeni projeler var mı?

2014 yılı içerisinde ana binada büyük bir sergi açma çalışmalarını yoğun bir biçimde sürdürüyoruz. Bu sergi bir kadın küratör tarafından yürütülsün istiyoruz, bu nedenle Baksı’ya bazı seyahatler düzenledik. Kurumsallaşma yolundaki çalışmalarımız da devam ediyor. Bir sponsorluk geliştirme projesi üzerinde çalışıyoruz. Müzenin 40 yatak kapasiteli konukevini ve öteki hizmet birimlerini kültür turizmine açıyoruz. Bu doğrultuda Baksı köyünün restorasyon çalışmaları da gündeme gelecek. Baksı köyünü, uzmanların önerileri doğrultusunda geleneksel omurgasını koruyarak örnek bir köy olarak yeniden tasarlama projemiz var.

Baksı’nın diğer müzelerden farkı ne?

Baksı tüm öteki müzelerden çok farklı bir kurum. Her şeyden önce bulunduğu konum nedeniyle farklı. Baksı seyirlik bir müze değil, aynı zamanda insanların ürettikleri, paylaştıkları kültürel ve ekonomik sorunlarını çözebildikleri bir müze. Üretim atölyelerimiz var. Sanat ve zanaat ayrımını bir kenara bırakıp insanoğlunun yaratma eylemi için bir ortak zemin oluşturuyoruz. O nedenle geleneksel olanla güncel olan bu müzede aynı platformda buluşabiliyor. Bir başka farkımız da müze yönetiminin tümünün kadınlardan oluşması; kadın duyarlılığının müze yapısına çok değerli katkıları olduğuna inanıyoruz.        Kaynak : [–]

Baksı Müzesi ile ilgili Önceki Haberimiz için lütfen TIKLAYINIZ.

Baksı Müzesi  Fotoğraf Galerisi :

Baksı Müzesi
Baksı Müzesi Arka Plan
Baksı Müzesi iç görünüm

Baksından bir an
Açılış günü
Baksı Müzesi Ön Görünüm

Baksı Müzesinde Gece
Gece ve Baksı Müzesi
Yan Görünüm

Müzede iç görünüm
baksi müzesi ana bina

10 Aralık 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/04/Bayraktar-köyü-ve-baksı-müzesi.jpg 413 550 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-12-10 13:12:012013-12-10 13:26:182014 Yılı Avrupa Müze Ödüllü ve Kadınların yönettiği Baksı Müzesi
Sanat Haberleri

Okul öncesi çocuklarda Resim Eğitimi ve Veli beklentileri

Bildiğiniz gibi Nar Sanat Eğitim Kursu olarak pek çok branşta eğitimler vermekteyiz. Bu eğitimlerimiz sanatın bir çok dalında neredeyse tabiri yerindeyse  7’den 70’e (4 yaşından başlayarak) öğrencilerimizi beş yıldır sanat ile yoğuruyor ve sanatı sevdirmeye çalışıyoruz. Her ne kadar temel olarak tüm sanat eğitimi konusunda benzer soru ve sorunlarla karşılaşıyor olsak da bugün resim Dersleri ve velilerin beklentilerini işlemek istiyoruz.

çocuk-resim dersleri-bakirkoy

Zaman zaman velilerden resim eğitiminin kaç yaşında başlaması ve nasıl olması gerektiği konusunda sorular geliyor. Dolaysıyla bu sorulara daha net cevap vermek ve bazı hatalı algılamaları düzeltmek üzere konu hakkında aydınlatıcı bir yazıyı kaleme almakta fayda olduğuna inanıyoruz..

Her veli kendi çocuğunun başlı başına bir “yetenek” olduğunu düşünebilir oysa çocuğun yetenekli olmasından daha çok süreğen ve istikrarlı bir eğitimin başarıya giden yol olduğunu göz ardı edilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

enmutlu-aileDiğer bir hatalı yaklaşım çocuğun dikkatini verme süresinin göz önüne alınmadan 2 ders boyunca resim çizmesinin beklenmesidir. Oysa yaşa ve kişiliğe göre çocuğun ve elbette yetişkinin dahi dikkatini bir konuya verme ve verimli olarak öğrenme sürecinin göz ardı edilmesidir.

Yine resim çalışmalarında aslolan “bir sanatçı yetiştiriyorum” veya “benim çocuğum sanatçı olacak” düşüncesi olmamalıdır. Öncelikle onun sıkılmadan ve severek mümkün olduğunca yaratıcılığını engellemeden sanata dahil edebilmektir.

Çocuktan akademik bir yaklaşım beklemek ve onu akademik çizimlerle boğmak daha iyi resim yapmasına değil belkide resim sanatından soğumasına yol açmaktan başka bir şeyi sağlamaz.

Zaman zaman kolaj çalışmaları, zaman zaman eğlenceli resim faaliyetlerinde bulunmak resim dersini çocuk açısından çekici hale gelmesine yol açacaktır.

resim çizcen-çocuk-güzeldirTüm bunların yanı sıra tüm bu konulara hakim bir kurum ve eğitmen seçiminde de dikkat etmekte elbette kesinlikle fayda var.

Yetkin olmayan eğitmen ve sadece parasal kaygılarla kurgulanmış bir sanat eğitiminin ne kadar verimli olacağını belirtmeye gerek olmadığı düşünmekteyiz.

Tüm bu eğitimlerin yanı sıra çocukların her eğitim döneminde en azından birkaç sergiye götürmenin de teşvik edici olacağı ve resim algısı üzerinde örneklem olacağını da gözden kaçırmamak gerekir diye düşünmekteyiz.

Tüm bunlara dikkat ederek bu yazıyı yazarken Dikkatimizi çeken bir yazıyı sizlerle paylaşmanın faydalı olacağına inanmaktayız. Ebette pek çok makale, tez v.b. yazı var fakat anlatım ve okunma kolaylığı ve anlaşılır olması açısından Öğr.Gör. Kazım ARTUR’un(Çukurova Üni.Eğit.Fak. İlk.Öğr. Bölümü) hazırlamış olduğu yazıyı kayda değer buluyoruz. Okumanızda fayda var. Lütfen  PDF Okumak için TIKLAYINIZ, WORD dosyası olarak okumak için TIKLAYINIZ.

02 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/enmutlu-aile.jpg 441 772 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-02 18:43:452013-11-08 19:24:03Okul öncesi çocuklarda Resim Eğitimi ve Veli beklentileri
Sanat Haberleri

Bugün günlerden “DÜNYA KIZ ÇOCUKLAR GÜNÜ”

Yaşlı Kızlar Bandosu

Bu ülkede kız çocuklar büyümeden yaşlanır. Yaşlı kızların bandosu hak ve özgürlükler, eşitlik ve adalet ninnileri söylüyorsa da müziği kimse duymaz. Onlar tıpkı kendilerine öğretildiği gibi sessiz, suskun, dilsizdir.

Haber: Selen DOĞAN  [email protected]

Kaynak :[-]

çocuk-günüAnnesinin karnına düştüğünde ömrünce başına neler geleceğini bilseydi kız çocuklar, doğmaya heves ederler miydi? Daha doğmadan başlayan ayrımcılığın ihtiyarlıkta da soluğunu enseden çekmeyeceğini görebilseydi, oradan çıkmak isterler miydi?

Yerkürenin dört bir bucağında milyonlarca kız çocuk, dünyaya geldiğine pişman, çilesini dolduruyor. İhmal ve istismar ediliyor, ayrımcılığa uğruyor, türlü türlü şiddete maruz bırakılıyor, değersizleştiriliyor, yok sayılıyor ve yok ediliyor.

Yani, evlendiriliyor, zorla çalıştırılıyor, cinsel ilişkiye zorlanıyor, eve kapatılıyorlar. Eğitim hakları ellerinden alınıyor, çalışmalarına izin verilmiyor, oyun ve eğlence nedir hiç bilmiyorlar.

Onlar, bu gezegenin yitik kızları. Bazıları şanslı doğuyor, bazıları kader diye öğretileni ters yüz etme gücü buluyor, yani bazıları kozasını aşıyor, bazıları ise yedisinde de yetmişinde de o kaderin ağında sürüne sürüne, hiçbir zaman kıramayacağı bir kabuğu aşındırmaya bile gücü yetmeden, ağır ve mutsuz ölüyor.

dünya-kız-çocuklarıDenizaşırı yolculuklara gerek yok; kızların eğreti yaşamına, o yaşamın erkeklerin insafına bırakılmışlığına en yakınımızdan tanığız. Yaşadığımız ülkede de cinsiyet meselesinde zerre ilerleme kaydedememiş ülkelerdekinden farklı bir resim yok.

Bir yandan gelecekte ebeveynin bakımını üstlensin diye kız çocuk sahibi olmayı arzu edip, diğer yandan oğlanı bulmak için ihtiyaç fazlası üretime geçen ailelerin ikiyüzlülüğünü sorgulamıyorsak; kızlarını kendi evlerinde misafir olarak gören, illa ki evlenip gitsin de şu namus yükü üzerimizden kalksın diye dualar eden ailelerin ahlakına bir çift sözümüz yoksa; ‘kızlarımızı sevelim, koruyalım, onlar bizim geleceğimiz’den öteye geçemeyen ‘politika’ kız çocukların da çocuk olduğunu kavrayamadığı için onlara kafesteki kuş gibi davranıyorsa vepolitik bir acı olarak hükümetin tek yapabildiği buysa… Bırakalım yitip gitsin kız çocuklar. El kadarken dövülüp sövülerek, tanımadıkları adamlara satılarak, olmadı yakılarak, bedenleri kadar ruhları da yağmalanarak yaşamaktansa hiç olmayı yeğlerler.

Bu ülkede kız çocuklar büyümeden yaşlanır. Söyleyebildikleri artık tek bir şarkı vardır. O şarkıyı alıp, kendileri gibi yaşamdan soğutulmuş kız kardeşlerine götürürler. Yaşlı kızların bandosu; hak ve özgürlükler, eşitlik ve adalet ninnileri söylüyorsa da müziği kimse duymaz. Onlar tıpkı kendilerine öğretildiği gibi sessiz, suskun, dilsizdirler.

Dünya Kız Çocuklar Günü

kız-çocukları10 Aralık 2011 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği, 66/70 sayılı önergesiyle 11 Ekim’i dünya genelinde kız ve oğlanlar arasında süregelen ayrımcılığı önlemek amacıyla Dünya Kız Çocuklar Günü olarak benimsedi.

Kız çocuklara yönelik ayrımcılığın belirgin biçimde görüldüğü eğitim, beslenme, yasal haklar, sağlık, şiddet gibi alanlarda ilgili kurumlar ve sivil toplum örgütlerinin bu güne özel kampanyalar yürütmesi ve kız çocuklara dair farkındalık yaratılması da BM tarafından teşvik ediliyor.

Kanada merkezli olup birçok ülkede faaliyetler yürüten Plan International’ın “Because I’m a Girl / Çünkü Ben Bir Kız Çocuğuyum” adlı projesi sayesinde tüm dünyaya yayılan kampanyası ve bu örgütün baskısı sonucu Kanada Hükümeti’nin BM Genel Sekreterliği’nde bu konuyu gündeme getirmesiyle 11 Ekim Dünya Kız Çocuklar Günü kabul edildi.

2012 yılında başlatılan Dünya Kız Çocuklar Günü’nün ilk teması ‘çocuk evlilikleri’ydi. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ilk 11 Ekim nedeniyle yayınladığı açıklamada şöyle demişti:

“Kız çocuklara yatırım yapılması ahlaki bir sorumluluktur, temel adalet ve eşitlik kuralıdır, Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nden kaynaklanan bir zorunluluktur. Ayrıca, Bin Yıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılması, ekonomik kalkınma ve barışçı ve bütünleşmiş toplumlar inşa edebilmek için hayati önem taşır.

(…) Çocuk evliliklerine karşı kız çocukları korumanın en iyi yolu eğitimden geçiyor. Kız çocuklar okula gidebildiklerinde ve erken evliliğe zorlanmadıklarında, hem kendileri hem de aileleri için daha iyi bir yaşamın temellerini atma imkanına sahip oluyor. Evlendirilmiş olanların da eğitim imkanı bulmaları, ekonomik fırsatlardan, HIV önleme, cinsel ve üreme sağlığı dahil sağlık hizmetlerinden yararlanmaları yaşamlarını zenginleştiriyor ve geleceklerini sağlamlaştırıyor.

Hükümetleri, toplumları ve dini liderleri, sivil toplumu, özel sektörü ve aileleri, özellikle de erkekler ve erkek çocuklarını kız çocukların haklarını, ilgili sözleşmelere, Pekin Bildirisi ve Eylem Platformu ile Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı’na bağlı kalarak geliştirmeye çağırıyorum.

Gelin bugünü ‘Benim hayatım, benim haklarım, çocuk evliliklerine son verin’ teması ışığında kutlayalım ve gelin, kız çocukların gelin değil çocuk olarak kalmalarını sağlamak için üzerimize düşeni yapalım.”

Dünya Kız Çocuklar Günü’nün Türkiye’ye yansıması ise Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin öncülüğünde “Çocuk Gelinlere Hayır Ulusal Platformu”nun kurulmasıyla oldu. Kuruluşunu 11 Ekim gibi anlamlı bir günde ilan eden Platform, aynı gün, Uçan Süpürge’nin yürüttüğü Çocuk Gelinler projesi kapsamında bir atölye çalışması yaptı. (Çocuk Gelinlere Hayır Platformu, 15 ilden 63 sivil toplum örgütü ve üniversite biriminden oluşuyor.) Platform, geçen yıl 11 Ekim nedeniyle yayınladığı açıklamada şunları dile getiriyordu:

“Araştırmalar, eğer önlem alınmazsa, dünya genelinde, 2020 yılına kadar 150 milyon kız çocuğun ‘gelin’ olacağını gösteriyor. Türkiye’de ise her üç kadından biri çocuk yaşta evlendiriliyor.

Küçük yaşta evlenmek kız çocuklar için geri dönülmesi mümkün olmayan bir süreci başlatıyor. Eğitim yaşamları sona eriyor, sağlık sorunları baş gösteriyor, şiddete maruz kalma riski artıyor, haklarını talep etme ve kullanma becerileri azalıyor, ömür boyu yoksulluğa mahkum kılınıyorlar.

18 YAŞINI DOLDURMAMIŞ HER BİREY ÇOCUKTUR! Çocukların evlendirilmesi; insan hakları ihlalidir, cinsiyet temelli şiddetin bir türüdür, ticari cinsel sömürüdür, duygusal ihmal ve istismardır, köleliğin günümüzdeki biçimidir.

ÇOCUKLARIN EVLENDİRİLMESİ SUÇTUR! BU SUÇA ORTAK OLMAYIN! Çocukların çocukluklarını yaşamalarına, potansiyellerini hayata geçirmelerine, hayal kurmalarına, kendilerini ifade etmelerine engel olmayın!”

Bu yıl tema ‘eğitim’

Bu yıl ise 11 Ekim’in teması ‘eğitimde yenilikçi yaklaşımlar’ olarak belirlendi. 15 ilden 63 sivil toplum örgütü ve üniversite biriminin oluşturduğu Çocuk Gelinlere Hayır Platformu olarak;

* 11 Ekim Dünya Kız Çocuklar Günü’nün kız çocuklar için bir bayram değil, eşitsizlikle mücadele günü olarak bilinmesini,

* Kız çocuklara yönelik ayrımcılık, ihmal ve istismarın ortadan kaldırılması için sürekli ve kararlı bir devlet politikası benimsenmesini,

* Çocuk yaşta evlilikleri önlemek için, yasal evlilik yaşının yükseltilmesi dahil gerekli bütün önlemlerin bu çerçevede alınmasını,

* Çocuk yaşta evliliklerin suç olduğunu, normal ve kabul edilebilir olmadığını tüm topluma anlatmak için toplumsal işbirliğinin harekete geçmesini istiyor ve bekliyoruz.

Kız çocukların eğitim hakkı için… Çocuk yaşta evlilikler olmasın diye… Daha doğmadan başlayan cinsiyet ayrımcılığına karşı… Kız çocuklara yönelik hak ihlallerini sona erdirme talebiyle… Bugün tüm toplumu kız çocukları fark etmeye çağırıyoruz. Ve diyoruz ki,

Kız çocuklar mutfağa değil, oyuna!

Kız çocuklar düğüne değil, okula!

Kız çocuklar çeyize değil, teknolojiye!

Kız çocuklar tarlaya değil, kütüphaneye!

 

 

 

 

11 Ekim 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/10/dünya-kız-çocukları.png 320 570 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-10-11 14:27:332013-10-11 14:27:33Bugün günlerden “DÜNYA KIZ ÇOCUKLAR GÜNÜ”
Sanat Haberleri

Çocuk drama kayıtlarımız başladı

Çocuklar için yaratıcı drama (Eğitici drama)kursumuza sınırlı sayıda, değişik yaş gruplarından öğrenci alınacaktır dolaysıyla daha fazla gecikmeden kayıt için başvurabilirsiniz.

cocuk-drama-dersi-bakirkoy

Günümüz şehir yaşamında özellikle anne ve babanın çalışması ve bundan dolayı çocuğun bakımı ve gelişimi sürecini ya kreş ve çocuk bakım evleri veya büyük anneler/anneanneler üstlenmektedir. Bu durum çocuğun gelişimi anlamında yetersizlikler ve kendini ifade edememe, paylaşamama, hayata hazırlanma ve bunlardan kaynaklı iletişim bozukluğu konuşma sorunları, el becerilerinde yeterli gelişememe, işbirliğine kapalı olma hali ve daha pek çok konuda sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Tüm bunların farkında olan kurumumuz çocuklarımız için 2013-2014 eğitim dönemi drama ders kayıtlarına başlamıştır. Yetkin eğitmenler eşliğinde devam eden drama derslerimize çocuklarımızı bekliyoruz.

Hafta sonları devam eden drama derslerimiz yaş gruplarına göre ayrı şekilde düzenlenmektedir. Arzu ediyorsanız denem dersine gelebilir ondan sonra kararınızı verebilirsiniz.

 Bu arada dramanın daha detaylı çocuk için faydalarını da aşağıdaki yazıdan okumanız mümkün.

 Dolaysıyla günümüz yapısı içerisinde drama her geçen gün çocuk eğitiminde önemini hissettirmektedir. Kabul etmek gerekir ki çocuk draması sadece tiyatro eğitimi almış  kişiler kişilerin el yordamı ile yapabileceği bir çalışma değildir. Çocuk psikolojisi ve çocuk gelişimini bilmeyen kişiler tarafından verilen drama eğitimine bazı uzmanlar haklı olarak şüpheyle yaklaşmaktadır.

 

İyi bir eğitmen ile yapılacak drama çalışmalarının çocuklara sağlayacağı faydaların başlıcalarını sayacak olursak; çocuğu bağımsız davranmaya, hoşgörülü olmaya, demokratik olmaya ve yaratıcı bir kişilik kazanmaya yöneltir. Ayrıca , drama,eğitimin değişik basamaklarında yer alan diğer disiplinlerin pek çoğunda bir yöntem olarak uygulanabilir. Drama yoluyla öğrenme çabuklaştırılır ,etkinleştirilir. Bu çalışmalar öğrencinin sözcükleri ,tutum ve davranışları ,devinimleri ve yaşam durumlarını anlamlandırmasını sağlar.

 

Eğitimde yaratıcı dramının önemini şu şekilde özetleyebiliriz ; 

 Kişinin; İmgelem ( hayal ) gücünü geliştirir, Bağımsız düşünebilmeyi sağlar, İş birliği yapabilme özelliğini geliştirir, Sosyal ve psikolojik duyarlılık yaratır,

Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasını ve hissetmesini ve bu durumun ona iletilmesi sürecine empati adı verilir.

Sözel olmayan iletişimin öğrenilmesini sağlar

Yaratıcılık ve estetik gelişimini sağlar,

Etik değerlerinin gelişmesine olanak sağlar.

Kendine güven duyma ,karar verme becerilerinin gelişmesini sağlar.

Farklı olay ve durumlarla ilgili deneyim kazandırır.

Kaslarını hareket ettiren yeni yöntemleri bulmayı,denemeyi ve bedenini çok yönlü geliştirmeyi sağlar.

Çevresindeki canlı ve cansız varlıkları tanıma ve algılamayı öğretir.

Hata yapma korkusu olmaksızın yeni davranışlar geliştirmeyi sağlar.

Sanat formlarına duyarlılık göstermeyi sağlar.

Özellikle doğaçlama çalışmalarında iç tepi ve dürtülerden yaralanmayı öğretir.

Duygunun sağlıklı bir şekilde boşalımından yararlanmayı sağlar.( Bu kontrollü bir birey için oldukça önemlidir.)Duygunun denetlenmesi ,onun bastırılması anlamına gelmez. Bütün insanlar zaman zaman hissettikleri öfke,korku,kaygı,kıskançlık,dargınlık gibi duygularını bu temaların ifade edildiği oyunlarda rol alarak boşaltabilir ve gerilimden kurtulabilirler.

Öncelikle kendini tanımasını sağlar.

Kendinde bulunan özelliklerle başkalarını karşılaştırabilmeyi sağlar.

Başkaları ile benzerliklerini keşfetmesini sağlar.

Kendinde geliştirmek istediği yanlarıyla ilgilenmesini ,kendini eleştirebilmesini sağlar.

Kendini ifade etmede gerek duyduğu kaynaklara ulaşma gerekliliğini fark ettirir.

Bilgiye ulaşmaya ve onu kullanmaya istekli duruma gelir.

Kendini ifade etmede güven kazanır.

 

Dört temel dil becerisini ( konuşma , dinleme, okuma , yazma ) kazandırır,dilin kullanım alanlarını ve kalitesini zenginleştirir

 Dil gelişimi ile ilgili hedeflenenler şu şekilde belirlenmiştir :

* Konuşmada güven
* Konuşma becerisinde gelişme
* Sözcük dağarcığında gelişme
* Düşüncelerin yazılı ve sözlü anlatımında gelişme
* Dinleme becerisinde gelişme
* Farklı sosyal rol ve statülere ilişkin değişik dil biçimlerini kullanabilme
* Okuma becerisini geliştirme
* Yazma becerisini geliştirme
Kaynaklar

*Yaratıcı Drama Yazılar Prof. Dr. İnci San Pegem A

**Sınıfta Demokrasi Doç. Dr. Ali ŞİMŞEK Ankara 2000

***HALKLA İLİŞKİLER VE İLETİŞİM Yazar  Doç.Dr. Mustafa ÖZODAŞIK, Yrd.Doç.Dr. F. Seçil BANAR

T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2682 ,  AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1648

18 Ağustos 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-08-18 18:46:502013-09-20 10:17:02Çocuk drama kayıtlarımız başladı
Sanat Haberleri

Bakırköy için yaz sanat kurs kayıtları başlıyor

Bakırköy Yaz sezonunda da sanat eğitimlerine  Nar Sanat ile devam ediyor!

Bakırköy nar sanat

Bildiğiniz gibi Bakırköy’de Bir dernek tarafından kurulan ve M.E.B. Onaylı sertifika vermeye yetkili ilk sanat kursu olma özelliği taşıyan kursumuz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu 2012-2013 Eğitim öğretim yılını başarıyla bitirdi. Tüm yıl boyunca tabiri caizse 7’den 70’yaşına değil ama 3.5 yaşından 70 yaşına karar bir çok kişiye eğitim verdik. Öğrencilerimize sadece eğitim vermedik aynı zamanda sanatı sevmelerini, sanatın içinde olmalarını sağladık.

Henüz birkaç aylık eğitim alanlar ve 3-4 yıldır eğitim alanların bir arada sene sonunda ki etkinliklerde sahne almaları bir başka hazdı hepimiz için.

Bir sanat kursu olmanın ötesinde kursumuzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğimizin tüzüğünde yazılı olan görevlerimiz ile misyonumuzu göz ardı etmeden sıcacık bir ortamda büyük, küçük tüm öğrencilerimize sanat adına bir şeyler vermeye çalıştık.

Sene içerisinde gösteriler, etkinlikler yaptık üçyüzden fazla öğrenci ile mutluluklarımızı ve başarılarımızı paylaştık.

Yaz eğitim dönemi ve etkinliklerin ardından öğrencilerimizin bir kısmı tatile gitti bir kısmı eğitimlerine devam ediyor…

Bizler sanat eğitimini heryaş için  sıcaklığımızla sevilebilir hale getirmenin gayreti ile yazında sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz.

Piyano, Keman, Klasik, Elektro, Bas, Akustik v.b. Gitar, Bateri, 4 yaşından başlayarak 11 yaşa kadar drama derslerimiz ve elbette çocuk resim derslerimiz yaz tatilinde de devam ediyor…

Akademiye hazırlık resim kurslarımız  ile gündüz ve gece olmak üzere hobi resim kurslarımızda devam etmekte.

2013-2014 Eğitim yılı için Tiyatro, bale eğitimlerimize başvurularımızı elbette kabul etmeye başladık.

Sizlerle ve çocuklarınızla tanışmak için sabırsızlanıyoruz. Konusunda uzman eğitmenlerimiz ve güleryüzlü çalışanlarımızla sizleri bekliyoruz.

“Hayatın içinden Nar Sanat”

28 Haziran 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/06/son-kapak.jpg 1448 1900 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-06-28 17:31:062013-08-12 20:19:43Bakırköy için yaz sanat kurs kayıtları başlıyor
Sanat Haberleri

Bu hafta 8 yeni film vizyonda

Bu hafta 2’si yerli 8 film vizyona girecek.Yönetmenliğini ve senaristliğini Filiz Alpgezmen’in yaptığı “Yabancı”, izleyicilerle buluşacak.

karayel-poyraz-1“Karayel Poyraz”

Haftanın yerli yapımlarından “Karayel Poyraz” filminin yönetmenliğini Levent İnanır üstlendi.

Oyuncu kadrosundaYüksel Arıcı, Numan Çakır, Hikmet Karagöz,Yıldırım Beyazıt, Soner Arıca’nın yer aldığı filmin senaryosunuLevent İnanır ve Yıldırım Bayazıt yazdı. Komedi-dram türündeki filmde, İstanbul’dan Karadeniz bölgesine gidenfarklı ideolojideki gençlerin yaşamı konu ediliyor.
texas-testere“Teksas Katliamı 3D”

“Teksas Katliamı 3D” filminin yönetmen koltuğunda John Luessenhop oturuyor. Alexandra Daddario, Tania Raymonde, Thom Barry, Bill Moseleyve Shaun Sipos‘un izleyici karşısına çıkacağı gerilim türündeki filmin senaryosunu Debra Sullivan, Stephen Susco ve Adam Marcus kaleme aldı.

ABD yapımı filmin konusu şöyle: “Uzun zaman önce Teksas’ta küçük bir kasabada beş gencin başına bir felaket geldi. Korku ve dehşetin o gün gördükleri kadarını tahmin bile edemezlerdi. İçlerinden sadece biri hikayeyi anlatmak için kaçabilecekti ve onun sağ  kalışı bu tarifsiz dehşete görünürde son verecek bir olaylar zincirini tetikleyecekti. Az sayıda insanın bildiği, kurtulan bir kişi daha olduğuydu. Bir bebek bu delilikten saklanmış, o gün olanlardan ve kökeninden habersiz büyümüştü. Yıllar sonra, bir yetişkin olan Heather Miller hiç bilmediği bir büyükanneden kalan mirasını almak için doğduğu yere çağrılır. Heather,arkadaşları Nikki, Ryan ve Kenny eşliğinde Teksas’a doğruhareket eder…”

“Kötü Ruh”

Yönetmenliğini Fede Alvarez’in yaptığı “Kötü Ruh” filminde, Shiloh Fernandez, Jessica Lucas, Lou Taylor Pucci, Jane Levy,Elizabeth Blackmore oynuyor.
Korku türündeki ABD yapımı filmde, 20’li yaşlarda 5 arkadaşın bir kulübede kapalı kalması sonucu yaşadıkları olaylar izlenebilecek.
“Geçit Yok”

Aksiyon-gerilim türündeki “Geçit Yok” filminde, Arnold Schwarzenegger, Forest Whitaker, Peter Stormare, Jaimie Alexander, Johnny Knoxville izleyici karşısına çıkacak.

Yönetmen koltuğunda Jee-Woon Kim‘in oturduğu filmin senaryosu Jeffrey Nachmanoff ve Andrew Knauer imzası taşıyor. Filmde, sınır bölgesinde  şeriflik  yapan Owens’ın karşısına uyuşturucu kaçakçılığı yapan ve polislerce aranan bir uyuşturucu çetesi liderinin çıkmasıyla yaşanan gelişmeler anlatılıyor.
“Suç Ortağı”

Simon West’in yönettiği “Suç Ortağı” filminde, Nicolas Cage, Josh Lucas, Danny Huston, Mark Valley, Sami Gayle rol alıyor.

Senaryosunu David Guggenheim‘ın kaleme aldığı film, banka soygunu sırasında ihanete uğrayarak 8 yıl hapis yatan soyguncunun hikayesiyle başlıyor. Aksiyon türündeki filmde, soyguncunun, hapisten çıktıktan sonra sabıkalı geçmişini geride bırakıp uzun suredir görmediği kızıyla ilişkisini düzeltmeye çalışması konu ediliyor.
“Kayıp Balık Nemo 3D”

Animasyon türündeki 3 boyutlu “Kayıp Balık Nemo 3D” filmi, çocukları salonlara çekmeyi hedefliyor. Yönetmenliğini Andrew Stanton ve Lee Unkrich‘in üstlendiği filmin seslendirmelerini Eric Bana, Geoffrey Rush, Willem Dafoe, Ayça Bingöl, Ellen DeGeneres yaptı.

Senaryosunu Andrew Stanton, Bob Peterson ve David Reynolds‘ın yazdığı filmin konusu şöyle: “Dünyaya gelir gelmez annesini kaybeden Nemo babası tarafından büyütülmektedir. Artık İlkokul çağına geldiğinde babasının ilgisinden sıkılmaya başlar. Bir süzgeci küçük olduğu için babası okyanusta yüzmeyi Nemo’ ya yasaklamıştır. Bir gün Nemo, okyanusta yüzebileceğini ve o sırada yüzeyde duran cisme dokunabileceğini zanneder ve kendini bir anda bir insanın ellerinde bulur. Oğlunun insanlar tarafından yakalanıp götürüldüğünü gören babası, çok kararlıdır ne olursa olsun Nemo’yu bulacak ve eve geri getirecektir. Ancak okyanus sandığından çok daha tehlikelidir.”


Cesur_balik-2“Cesur Balık 2”

Senaryosunu Chris Denk ve Johnny Hartmann‘ın yazdığı 3 boyutlu animasyon türündeki “Cesur Balık 2” filminin yönetmenliğini Mark A.Z. Dippe yaptı. Seslendirmelerini Rob Schneider, Drake Bell, Jamie Kennedy, Frankie Jonas, Busy Philipps üstlendiği filmde, köpekbalıkları tarafından kaçırılan arkadaşlarını kurtarmak için yola çıkan “Pi” ve “Junior”ın başından geçenler konu ediliyor.

19 Nisan 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/04/Cesur_balik-2.jpg 1200 850 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-04-19 12:30:582013-04-19 12:30:58Bu hafta 8 yeni film vizyonda
Page 5 of 7«‹34567›»

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön