Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: çocuk

Sanat Haberleri

Caz’ın Doğuşu

GİRİŞ

Tarih boyunca alt kültür müziklerinin pek çoğu sosyo – ekonomik sınıflaşma sonucu baskıya maruz kalan ve ezilen gruplardan çıkmıştır. Araştırmanın konusu olan Caz müziği de bunlardan biridir. 1880’lerde New Orleans’ta gelişmeye başlayan Caz müziği Blues ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nde doğan siyahi yerel müziklerin atası olarak kabul edilmektedir. Kaynağında Afrika – Avrupa kökenli ritm ve melodilerin, tarlalarda söylenilen iş şarkılarının, dinsel müziğin, Fransızların sokak şarkılarının, halk dansları müziklerinin var olduğu Caz, siyah Amerikalıların etkilendiği çok değişik müzik türlerinin sentezidir. İmprovizasyon (doğaçlama) ve swing (salınım) etkenleri Caz stillerinin temelini oluşturmuştur. Doğaçtan anlatılan hikayelere, “çağrı ve yanıt” ilişkisine dayanan Caz, doğal ruhsal tepkilerin ses ve ritmle anlatılmasına olanak verir.

  1. KÖKEN

Amerika’lı caz eleştirmeni Marshall W. Stearns şu tanımı yapar: “Caz, Afrika – Avrupa kaynaklı melodi ve ritmin, Avrupa armonisi ve çalgılarıyla birleştirilmesi sonucunda doğaçtan çalınan Amerikan müziğidir.”                                                                                                               Bu yalın tanımın içinde yer alan “Amerikan” sözcüğü tepkiyle karşılanmıştır. Uzmanlar, bu müziğin “Amerika’dan dolayı” değil, “Amerika’ ya rağmen” gerçekleştiğini söylerken haklıdırlar. Buna göre tanımdaki “Amerikan müziği” yerine “uluslararası müzik” sözcüklerini koymak doğru olacaktır.                                                                                              Cazın doğum yeri ve beşiği Amerika’dır; cazı yaratan insanlar ise zencilerdir. Eğer Afrika’lı zenciler 16. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın son çeyreğine kadar köle tüccarları eliyle Amerika’lı toprak sahiplerine getirilip satılmasaydı, caz müziği doğmayacaktı.

Öte yandan caz, çeşitli müziklerin karışımıdır: Afrika’nın halk müziği, zenci kölelerin tarlada çalışırken söyledikleri iş şarkıları, İngiliz’lerin dinsel müziği, Fransız’ların sokak şarkıları ve halk dansları müziği ile Fransız bando müziği, İspanyol sömürge müziği ve bir ölçüde kızılderili müziği… “Bütün bunlar zencinin potasında eridi ve en bol, en etkileyici gereç, blues, ortaya çıkan müziğe ayrıca çeşnisini verdi.”

 

 

2.CAZIN DOĞUŞU VE KÖKENLERİ

Caz müziği 1880′ lerde New Orleans’ta gelişmeye başladı ve 1920’lerin başında New York, Los Angles ve Chicago’da yapılan kayıtlarla son şeklini aldı. O zamanlar birçok değişik akım cazın ortaya çıkışında yol gösterici olmuştur. Bunlardan biri melodilerin ve akorların eşliğinde simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabalarıydı. Bu akım bugün doğaçlama olarak tanımladığımız olaya liderlik etmiştir. Bir diğeri ise, siyahi Amerikalıların yarattığı blues ve ragtime gibi müzik türleriydi.

Caz müziğinin neden ve nasıl Amerika’da ortaya çıktığını ve bu kadar farklı türde müziğin nasıl biraraya geldiğini anlayabilmek için, Afrikalıların kölelik Amerika’sındaki yaşamlarına göz atmamız gerekir. Afrikalı köleler Amerika’ya getirildikleri zaman yanlarına müzik aletlerini almalarına izin verilmemişti. Ama onlar müzikal zevklerini ve geleneklerini yanlarına almışlardı. Afrikalıların yüzyıllar önce yaptığı bu hareket, Avrupa müziğinin neden Afrika kökenli Amerikalılar tarafından çalındığında daha farklı duyulduğunu biraz da olsa anlamamıza yardımcı olabilir. Örneğin bazı köleler Avrupa kökenli kilise müziklerini, yöresel müzikleri ve dans müziklerini kendi müzik zevk ve geleneklerine uyacak şekilde değiştirdiler. Onların çocukları da atalarının müzikteki bu davalarının peşinden gittiler. Böylelikle bu müziksel tercih nesilden nesile devam etti.

 2.1.Caz neden New Orleans’da ortaya çıktı?

Fransızlar 1718 yılında New Orleans’ a yerleşmeye başladılar ve 1719 yılında yüz kırk yedi siyah köle buraya getirildi. 1722 yılının başında New Orleans’ta kölelik tamamen yayılmamıştı, hala özgür siyahlar vardı. 1763 yılında Fransızlar Louisiana topraklarını İspanyollara hediye ettiler. Ancak 1769 yılına kadar İspanyolların kuralları bu topraklar üzerinde tam olarak geçerli olmadı. Daha sonrasında gelen İspanyol kurallarına rağmen, Fransızların dilleri ve gelenekleri hep ön plandaydı. 1801’de İspanyollar Louisiana’yı Fransızlara geri verdiler. Ancak İspanyolların koymuş olduğu kurallar, 1803′ te Louisiana Amerika Birleşik Devletleri tarafından Fransızların elinden alınana kadar, geçerliliğini sürdürdü.

İspanyolların bu topraklar üzerindeki etkisi bazı sosyolojik örneklerde göze çarpıyor. Örneğin o yıllarda farklı etnik gruplardan insanların birbirleriyle evlenmeleri Louisiana’da çok sık gerçekleşen bir olaydır. Ayrıca İspanyol kuralları çok sayıda kölenin özgür kalmasını sağlamış, bu da özgür siyahların sayılarının artmasına neden olmuştur. 1800′ lerin ortalarında siyah ve beyaz ırkın biraraya gelmesi, Avrupa ve Afrika geleneklerinin etkileşimlerine yol açmıştır. İki ırkın birleşmesinden oluşan bu yeni ırk Creole toplum olarak bilinir ve Creole’ler biraz Afrikalı biraz da Fransızdır.

New Orleans caz müziğinin ortaya çıkması için ideal bir yerdi. Mississippi Nehri’nin ağzının yakınında olan New Orleans Amerika için gelişmekte olan bir ticaret yoluydu ve bu nedenle o zamanlar ticaretin merkeziydi. Ticari öneminin yanısıra bir liman şehri olduğu için buraya dünyanın heryerinden insanlar geliyordu ve New Orleans günden güne kozmopolitik bir yerleşim merkezi şeklini alıyordu. Bu kadar renkli bir yerin eğlence hayatı da çok renkliydi. New Orleans’ta birçok bar vardı ve bu barlarda sık sık dans partileri yapılıyordu. New Orleans’ taki bu yoğun eğlence hayatının sonucu olarak, bölgedeki müzisyenlere birçok iş imkanı doğuyordu.Bu dönemde canlı müziğe çok büyük bir istek vardı ve yeniliklere olan ihtiyaç devam ediyordu.

Bu istek ve ihtiyaaçlar müzisyenlerin yeni stiller yaratmalarına neden oldu. Müzisyenler değişik ve garip yaklaşımları harmanladılar, gözden geçirip yeniden düzenlediler. Bu gelişmeler cazın ortaya çıkışında büyük rol oynadı.[3]

        2.2.Caz’ın kökenindeki yapı

İlk ortaya çıkışından şimdiye dek, caz 19 ve 20. yüzyıl Amerikan popüler müziğinden etkilenmiştir. Caz terimi ilk batı kıyısında ortaya çıkmış ve Chigago’da 1915’lerde yapılan müziği tanımlamak için kullanılmıştır. Bu zamandan öncede caz New Orleans’ta yapılsa da caz ismi ile adlandırılmamaktaydı.

Caz’ı ta. dayanır. Belki de onu bir sanat müziği formu olarak tanımlayabiliriz Amerika kökenli ama siyahların Avrupa müziği ile karşı duruşlarıyla şekillenen bir form olarak.

 1843’e dek New Orleans’da Afrika dans ve davullarının olduğu festivaller düzenlenir tıpkı benzerlerinin New York ya da New England’ta yapıldığı gibi. Afrika geleneksel müziği Avrupa tarzı armoni içermez , tek seslidir.

19 uncu yüzyılın başlarında Avrupa sazlarını çalmayı öğrenen siyah müzisyenlerin sayısı artmaktadır. Sonuçta Güney Amerika, Karayip ve diğer köle melodileri salon müziği olarak piyano ile icraya başlanır. Siyah köleler “harmonik” tarzları da öğrenerek kendi müzikleri ile harmanlarlar.

    2.3.Başlangıç dönemi

Zencilerin en yoğun olduğu New Orleans’ ta doğan caz, Mississipi nehrindeki gemilerde çalan müzisyenler tarafından Amerika’ nın içlerine yayılmıştır. Bilinen ilk caz parçalarını Buddy Bolden (trompet) ve Jerry Roll Morton (piyano) yapmıştır (1895-1905)

 

“New Orleans Stili” nin ritmik yapısı “Avrupa Müziği” nin “Marş” ritmine çok yakındır. Caz ritmine özgü o bilinen “dalgalanma” henüz bu stilde yoktur. Genel anlamda dalgalanmayı, 1. ve 3. zamanlardaki güçlü vuruşlar yerlerinde kalırken, 2. ve 4. zamanların da vurgulanması yaratır. Oysa “New Orleans Stili” nde bu ritmik olguya pek rastlanmaz. Vurgular 1. ve 3. Zamanlardadır.

“Hot” (ateşli) çalış, ilk kez “New Orleans Stili” nde görülür. Bu çalış tekniği, anlatımın son derece sıcak oluşuyla karakterize edilir. “Sound”, (müzikal tını, ses) “cümleleme”, “vibrato” teknikleriyle özgünleşir. Müzisyenler, enstrümanlarını “çalmaktan” çok, onlarla “konuşarak” duygularını yansıtırlar.

Kornetçi Buddy Bolden, sonradan “jazz” olarak adlandırılacak tarzın öncülerinden biri olarak zikredilen bir müzik topluluğunun başıydı. 1895 – 1906 yılları arasında New Orleans’da çaldı. Bolden’dan bugüne gelen herhangi bir plak kaydı yok ama Bolden topluluğunun repertuvarında bulunan “Buddy Bolden Blues” gibi çeşitli ezgiler birçok diğer müzisyen tarafından kaydedildi.

 

 KAYNAKLAR

Ahmet Say – Müzik Tarihi Kitabı (Müzik Ansiklopedisi Yayınları 8. Basım)  Erişim tarihi: 26.10.15 / 18:10

http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/baskent/1529/00127.pdf?sequence=3&isAllowed=yç Erişim tarihi: 25.10.15 / 19:26

http://www.alka.com.tr/alphtml/jazzhtm/index_caz.asp?page=icerik&id=26      Erişim tarihi: 28.10.15 / 17.30

http://cibrank.blogcu.com/cazin-dogusu-ve-kokenleri/117126 Erişim tarihi: 26.10.15 / 19:30

http://dosya.marmara.edu.tr/aef/mzo/2013-2014%20duyurular/%C4%B0smet%20ARICI/gpm_2014.pdf     Erişim tarihi:  28.10.15 / 18.04

http://muzik.stereomecmuasi.com/2011/09/caz-muzigin-tarihcesi.html  Erişim tarihi: 27.10.15 / 21:20

 [1]http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/baskent/1529/00127.pdf?sequence=3&isAllowed=y

[2] Ahmet Say – Müzik Tarihi Kitabı (Müzik Ansiklopedisi Yayınları / 8. Basım)

[3]: http://cibrank.blogcu.com/cazin-dogusu-ve-kokenleri/117126

[4] http://muzik.stereomecmuasi.com/2011/09/caz-muzigin-tarihcesi.html

[5] http://www.alka.com.tr/alphtml/jazzhtm/index_caz.asp?page=icerik&id=26

[6] http://dosya.marmara.edu.tr/aef/mzo/2013-2014%20duyurular/%C4%B0smet%20ARICI/gpm_2014.pdf

 

Bu makale Nar Sanat Eğitim Kursu eğitmenlerinden Burcu Işıl Oğuz tarafından hazırlanmıştır. Buradan indirebilirsiniz.

21 Aralık 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/12/caz-ın-doğuşu.jpg 482 611 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-12-21 17:46:012015-12-21 17:50:21Caz’ın Doğuşu
Sanat Haberleri

TEGV ve Kanal D 80 bin çocuğa eğitim desteği sağladı

tegv eğitim desteği

Kanal D’den Canlı Yayınlanan TEGV 20.Yıl Gecesi ile 80.000 çocuğa eğitim desteği sağlandı.

tegv cem cucenoglu

20 Aralık Pazar gecesi Kanal D ekranlarından yayınlanan “TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) 20.YIL” özel yayında 80.000 çocuğa eğitim desteği sağlandı.

tegv eğitim desteği

Kanal D’nin 23.yaşının, TEGV’ in ise 20.yaşının kutlandığı gecede 50 bin çocuğun eğitimine destek hedeflenirken rekor sayıda gelen sms’lerle 80.000 çocuğun eğitimine katkıda bulunuldu.

tegv ecem davran

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), çocuklara daha aydınlık bir gelecek sağlayabilmek için 20 Aralık Pazar gecesi Kanal D’nin katkılarıyla Türkiye’nin en sevilen yüzlerini bir araya getirdi. İzleyenleri destek olmaya çağıran gecede toplanan 123.000 SMS desteği ve diğer bağışlar ile birlikte 80.000 çocuğun eğitimi güçlendirilecek.

tegv 20 yıl

Sunuculuğunu Burçin Terzioğlu ile Cem Davran’ın gerçekleştireceği programa TEGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Solakoğlu, Ali Sandro Garcia, Ataberk Mutlu, Barış Arduç, Celil Nalçakan, Cem Cücenoğlu, Deniz Çakır, Emel Çölgeçen, Emre Karayel, Emre Kınay, Erkan Kolçak Köstendil, Evrim Alasya, Gökçe Bahadır, Gupse Özay, Kanbolat Görkem Aslan, Mert Fırat, Şebnem Bozoklu, Tolga Sarıtaş, Tolga Tekin, Behzat Gerçeker ve Enbe Orkestrası’nın eşliğinde Türkiye’nin sevilen şarkılarını seslendirdiler.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Kurucularından ve Nar Sanat Eğitim Kursu eğitmenlerinden Cem Cücenoğlu “Fikrimin İnce Gülü” parçasını seslendirdi.

 

 

21 Aralık 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/12/tegv-eğitim-desteği.jpg 350 620 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-12-21 17:32:402015-12-30 18:37:09TEGV ve Kanal D 80 bin çocuğa eğitim desteği sağladı
Sanat Haberleri

42. Pantene Altın Kelebek Ödülleri Sahiplerini Buldu

Pantene Altın Kelebek Ödülleri, Zorlu Center’da düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu.Televizyon ve müzik dünyasının en iyilerinin ödüllendirildiği gece bu yıl “Pantene Altın Kelebek Ödülleri” adıyla yapıldı.Zorlu Center’da yapılan muhteşem törende Halit Ergenç sunuculuğu üstlendi.’Poyraz Karayel’ dizisinin çocuk yıldızı Ata Berk Mutlu, en iyi çocuk oyuncu seçildi. Gözyaşlarına boğulan Mutlu ödülünü alırken tüm salonu ağlattı.

Altın Kelebek'i alan Ataberk Mutlu hem ağladı hem ağlattı

 

Nar Sanat Eğitim Kursu eğitmenlerinden Cem Cücenoğlu ‘nun da rol aldığı Poyraz Karayel dizisi En iyi dizi yönetmeni ödülü ve en iyi dizi senaryo yazarı ödülüne layık görüldü.
Altın Kelebek Ödülleri’nin sahipleri:

En iyi kadın oyuncu: SERENAY SARIKAYA (MEDCEZİR)

En iyi erkek oyuncu:  ÇAĞATAY ULUSOY (MEDCEZİR)

En iyi kadın sunucu: ÖYKÜ SERTER (İŞTE BENİM STİLİM)

En iyi erkek sunucu: İLKER AYRIK (BEN BİLMEM EŞİM BİLİR)

En iyi dizi: GÜNEŞİN KIZLARI

En yakışan çift: ELÇİN SANGU VE BARIŞ ARDUÇ

En iyi çocuk oyuncu: ATABERK MUTLU

En iyi komedi dizisi: GÜLDÜR GÜLDÜR

En iyi kadın komedi oyuncusu: ÖZGE ÖZPİRİNÇCİ (AŞK YENİDEN)

En iyi erkek komedi oyuncusu : AHMET KURAL – MURAT CEMCİR (KARDEŞ PAYI)

En iyi dizi yönetmeni ödülü : ALİ BİLGİN (MEDCEZİR) + ÇAĞRI VİLA LOSTUVALI (POYRAZ KARAYEL)

Jüri özel onur ödülü 1 : BEYAZIT ÖZTÜRK (BEYAZ SHOW)

Jüri özel onur ödülü 2 : KURTLAR VADİSİ PUSU

Panten yıldızları parlayanlar ödülü: BENSU SORAL – NİLAY DENİZ – HANDE ERÇEL 

En iyi proje ödülü : KAYAHAN EN İYİLER (İPEK AÇAR SAMSUN DEMİR-MURAT YILDIRIM)

En iyi magazin programı ödülü : PAZAR SÜRPRİZİ

En iyi türk pop müzik kadın solist ödülü : SILA 

En iyi türk pop müzik erkek solist ödülü : MUSTAFA CECELİ 

En iyi fantezi müzik kadın solist ödülü :  EBRU GÜNDEŞ 

En iyi fantezi müzik erkek solist ödülü : HAKAN ALTUN 

En iyi dizi senaryo yazarı ödülü :  ERSOY GÜLER (AŞK YENİDEN) + ETHEM GÜLER (POYRAZ KARAYEL) 

En iyi kadın haber sunucusu : NAZLI ÇELİK

En iyi erkek haber sunucusu : FATİH PORTAKAL 

En iyi dizi müziği : TOYGAR IŞIKLI (MEDCEZİR) 

En iyi klip ödülü: METİN AROLAT – GÜLŞEN (BANGIR BANGIR) 

En iyi halk müziği kadın solist : ŞEVVAL SAM 

En iyi halk müziği erkek solist : VOLKAN KONAK 

Yılın şarkısı ödülü : BANGIR BANGIR (GÜLŞEN – OZAN ÇOLAKOĞLU)

En iyi çıkış yapan solist : EDİS – İDO – İLYAS YALÇINTAŞ – SİMGE SAĞIN

En iyi müzik grubu ödülü : MODEL

En iyi yarışma ödülü : SURVİVOR ALL STAR (ACUN ILICALI)

En iyi spor programı ödülü: YÜZDE YÜZ FUTBOL

 

14 Aralık 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/11/altinkelebek.jpg 1024 844 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-12-14 14:46:062015-12-14 14:46:0642. Pantene Altın Kelebek Ödülleri Sahiplerini Buldu
Sanat Haberleri

Reha Yalnızcık ‘tan “Tadı Hayalimde İstanbul” Resim Sergisi

Reha Yalnızcık’ın “Tadı Hayalimde İstanbul” adlı resim sergisi 18 Aralık Cuma günü saat 18.30 ‘da Leonardo Sanat Galerisinde açılacaktır.

[supsystic-gallery id=’28’ position=’center’]

rehayalnizcikREHA YALNIZCIK
(1950, İstanbul)

1950 yılında İstanbul’da doğan Reha Yalnızcık 1975’de Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Grafik Sanatlar Bölümünden (Günümüzde Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) mezun oldu. Orta öğrenimi sırasında tanıştığı Grafik Sanatların birçok dalında ürünler verdi, ödüller aldı (kitap kapağı, afiş ve illüstrasyon çalışmaları ile). Basın yayın kuruluşlarının gazete ve dergi tasarımlarından logolarına kadar farklı alanlarında da çalıştı.

 

Sanatçının her zaman en büyük arzusu yalnızca resim yaparak yaşamaktı. Önceleri resim ve grafik sanatları birlikte sürdürdü. İlk kişisel sergisi “Doğa ile Haşır Neşir”i (1980 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), “Barış’a”(1981 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), “Benim İstanbul’um”(1984 İstanbul Taksim Sanat Galerisi),

 

“Her gün 23 Nisan”(1985 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), sergilerini bu dönemde gerçekleştirdi. Günümüze kadar 66 kişisel sergi açtı, 100’ün üzerinde karma sergiye katıldı. Ayrıca kendi gibi ressam olan kızı Perincan Yalnızcık ile ortak 10 sergiye imza attılar. 1988-89 yıllarında çocuklara televizyondan resim dersleri verdi.
Pek çok soruna göndermeler içeren resimleriyle oluşan sergilerinin dışında, çok önem verdiği düşünme eğilimine dikkat çekme adına 1992 yılının Ocak ayında 2 adet düşünce kitabı yayınladı. Yurtiçi ve Yurtdışında çok çeşitli yayınlarda yer aldı. Kartpostal, kupa ve telefon rehberi gibi Unicef ürünleri için eserleri seçildi, yayınlandı.

 

1992 yılında sanatçıya Çocuk Vakfı tarafından “Son Kırk Yılın Çocuk Resimlerine Katkı Ödülü”, Inepo’nun ilk kez dağıttığı “Çevre Sanat Ödülleri”nden; “Resim Dalı” ödülü verildi.(2001)

13 Aralık 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/12/LH4A1866.jpg 445 444 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-12-13 13:24:152015-12-13 13:24:15Reha Yalnızcık ‘tan “Tadı Hayalimde İstanbul” Resim Sergisi
Sanat Haberleri

24 Kasım Öğretmenler Günü Etkinliği

24 Kasım Öğretmenler Günü anısına; Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Bağlı kuruşu  Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 24 Kasım saat 20.00’da müzik dinletisi şeklinde etkinliğimiz yapılacaktır. Etkinliğimize herkes davetlidir. (Not: Lütfen 0212 570 80 68  Nolu Telefondan Yer ayırtınız...) (Sınırlı Sayıda izleyici konuğumuz olabilecektir)

 

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenler ile ilgili sözleri;

  • Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.
  • Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bu günkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
  • Öğretmenler!… Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
  • Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır…
  • Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir.
  • Memleket evlâdı, her öğrenim aşamasında ekonomik hayatta verimli, etkili ve başarılı olacak surette donatılmalıdır.
  • Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.
  • Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.
  • Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.
  • En mesut olanlar, hizmetlerinin bütün nesillerce meçhul kalmasını tercih edecek karakterde bulunanlardır.
  • Herkesin kendine göre bir zevki vardır. Kimi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetiştirmekten hoşlanır.
  • En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretler olur.
  • Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri ulusumuzun geleceğini yoğuran irfan (bilim, kültür) ordusudur.
  • Öğrenci ne yaşta ve sınıfta olursa olsun, onlara geleceğin büyükleri gözüyle bakacak ve öyle davranacaksın.
  • Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir.
  • Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.
  • Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
  • Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir.
  • Ordularımızın kazandığı zafer, sizin eğitim ordularınız için yol açtı. Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur. Sarsılmaz bir inançla ben ve arkadaşlarım sizi gözeteceğiz. Sizin karşılaştığınız tüm engelleri kıracağız.

23 Kasım 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/11/1231.jpg 313 444 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-11-23 19:06:432015-12-02 10:49:4424 Kasım Öğretmenler Günü Etkinliği
Sanat Haberleri

Kendin için, çocuğun için, sanat için, ülken için…

Ülkene sahip çıkmak için çok söze hacet yok. Kapıp koyverme…

Oy ver!

 

 

OY

www.koyvermeoyver.com

31 Ekim 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/10/OY.jpg 230 403 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-10-31 13:04:522015-11-06 11:09:16Kendin için, çocuğun için, sanat için, ülken için…
Sanat Haberleri

Cumhuriyeti öyle kurdular… Onurlu öğretmenlerimiz yaşatacak…

Van’ın Gürpınar ilçesindeki bir okula yeni atanan öğretmen Yusuf Açar, 5 günlük 29 Ekim tatilinde izin kullanmak yerine okulun tadilatını yapıyor.

cumhuriyet öğreetmenleri

Tüm ülkede cumhuriyetin 92’nci yıl dönümü törenlerle kutlanırken, Van’a 98 kilometre uzaklıktaki Dolaylı Köyü’nün tek öğretmeni Yusuf Açar, 10 gün önce atandığı okulda önce çocuklara Cumhuriyet’i anlattı, ardından da okulda tadilata başladı.

yusuf öğretmen

5 GÜNLÜK TATİLDE TADİLAT YAPACAK

5 gün sürecek tatili evinde değil dağların arasındaki tek derslikli 9 öğrencisi bulunan okulun tadilatıyla geçirecek olan Yusuf öğretmen, mahalle sakinleri ve öğrencilerin de gönlünde taht kurdu.



“BİZ ÖĞRETMENİZ, FEDAKÂRLIK YAPMALIYIZ”

Okulun birçok yerinde döküntüler olduğunu belirten öğretmen Yusuf Açar, sınıfta tezek sobasını yakıp, hemen işe koyularak yıkık yerleri tamir edip, boyamaya başladı. Gece gündüz çalışarak okulu en kısa sürede eğitime açmaya çaba gösterdiğini belirten fedakâr öğretmen Açar, “Okula geldiğimde tek dersliğimizin eğitime hazır olmadığını gördüm. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden malzeme aldım. İlk olarak bazı bölgelerin alçı tadilatını yaptım. Şimdi de boyamasını yapıyorum. Tatil yapmadım. Bir tatilimi de burada geçirmek istiyorum. Çünkü bu okulun en kısa sürede eğitim öğretime açılması gerekir. Burada 9 öğrenci var ve bunlar bizim geleceğimiz. Onlara sahip çıkmalıyız. Biz öğretmeniz fedekârlık yapmalıyız.” dedi. Fedakâr öğretmenimiz çalışkanlığıyla köy halkının gönlünde taht kurdu.

Kaynak : DHA

30 Ekim 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/10/cumhuriyet-öğreetmenleri.jpg 426 640 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-10-30 12:17:482015-10-30 13:20:17Cumhuriyeti öyle kurdular… Onurlu öğretmenlerimiz yaşatacak…
Sanat Haberleri

4.kurmaca Film Ve Belgesel Yarışması ( SERKA ) Başvuruları bitmeden yakalayın

Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenmekte olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması başladı. Yarışmacılar, Kurmaca Kısa Film kategorisinin yanı sıra Belgesel filmleriyle de 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.
Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı illerinde faaliyet yürüten Serhat Kalkınma Ajansı tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Kurmaca Kısa Film ve Belgesel Yarışması’na başvurular başladı. “Serhat illerindeki sosyal ve kültürel yaşamı çocukların gözüyle anlamaya çalışmak” temasıyla düzenlenen yarışma, bölge illerinde yaşayan çocukların yaşama dair düşleri, sahip oldukları olanaklar ve düşlerine yürürken karşılaştıkları engellere dikkat çekmeyi hedefliyor. Kurmaca kısa filmlerde 15 dakikalık süre sınırlaması bulunurken belgesellerde süre serbest bırakıldı.

serka 4. yarışma
Kurmaca Film ve Belgesellerin Ajansın faaliyet yürüttüğü Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars illerinde çekilme şartı bulunuyor. Yarışmacılar bu dört ilden birinde çekecekleri kurmaca filmler ve belgesellerle 7 Aralık 2015 tarihine kadar başvuruda bulunabilecekler. Toplam 30 bin TL ödülün dağıtılacağı yarışmada, her iki kategoride birincilere 6.000 TL, ikincilere 4.500 TL ve üçüncülere de 3.000 TL ödül verilecek. Jürinin uygun görmesi durumunda kurmaca dalında 1, belgesel dalında da 1 olmak üzere toplam 2 filme de özendirme ödülü verilecek. Yarışmacılar her iki dala birden başvuruda bulunamayacak. Yarışmacılar kurmaca film veya belgesel dalından birinde en fazla iki filmle yarışmaya katılabilecek. Yarışmaya son başvuru tarihinin 7 Aralık 2015 olduğu bildirildi.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

25 Ekim 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/10/serka-4.-yarışma.jpg 198 310 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-10-25 15:10:292015-10-25 15:15:594.kurmaca Film Ve Belgesel Yarışması ( SERKA ) Başvuruları bitmeden yakalayın
Sanat Haberleri

“Çocuk Korosu” için 2015-2016 eğitim dönemi başvuruları açıldı…

Yetkin eğitmenler eşliğinde tiyatrodan-piyanoya, piyanodan-bateriye kadar pek çok dalda faaliyet gösteren kursumuzda  çocuk korosu için kayıt almaya başladı. Çocukların hem eğleneceği hem de şarkılar söyleyip kulaklarını geliştirebileceği koro çalışmalarımız için hazır mısınız?

çocuk-korosu

Bakırköy’ün merkezine; Otobüs duraklarına 5 dakika minibüslere ise 1 dakika mesafede olması açısından sizleri yormayacak ve kolay ulaşabileceğiniz bir sanat merkezi konumundadır. Örneğin Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Sefaköy, Küçükçekmece, Halkalı toplu konutlar, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı, Cennet Mahallesi, Avcılar, Başakşehir, Bahçeşehir gibi semtlerden kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir konumda olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’ne bağlı faaliyet gösteren “Milli Eğitim Bakanlığı Özel Nar Sanat Eğitim Kursumuzun; Çok Sesli Çocuk Korosu kayıtları başladı.

“Adım adım sanat, Nar Sanat” cümlesi ile özetlenebilecek kursumuzda çocukların şarkı söylerken eğleneceği ve birlikte daha güzel vakit geçireceği  sanat ile iç içe olacağı Nar Sanat Merkezimize çocuklarımızı bekliyoruz.

5-13 yaş aralığı çocuklardan oluşacak olan “Nar Sanat Çocuk Korosu“nda çocuklarımız ezgilerle eğlenecek ve sene sonunda kulaklarımızın pası silinecek.

Bekliyoruz. İLETİŞİM

16 Ekim 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/10/çocuk-korosu.jpg 800 1200 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-10-16 11:05:532015-10-16 11:33:43“Çocuk Korosu” için 2015-2016 eğitim dönemi başvuruları açıldı…
Sanat Haberleri

“Piyano çalsın zeki olsun” neden?

Zaman zaman sizlerle internet veya basılı yayınlarda bulduğumuz yazı ve makaleleri sizlerle paylaşıyoruz. Yine sanat okumalarımızın birinde bulduğumuz yayını sizlerle paylaşmak istiyoruz. İyi okumalar.

 

Photo by David Morand.

Photo by David Morand.

Araştırmalara göre, küçük yaşta piyano çalmaya başlamak zihinsel gelişimi olumlu yönde etkiliyor.

Bir piyano görüp de tuşlarına basarak farklı sesler çıkarmaktan hoşlanmayan çocuk neredeyse yok gibidir… Piyano çalmaya başlayan bir çocuk için piyanosu, basit bir müzik aletinden çok daha fazla şey ifade eder. Çünkü o her çocuğun kendini anlatabileceği eşsiz bir araç…

Uzmanlar piyano çalmanın saymakla bitmeyen artıları olduğunu vurguluyor. Kendine olan güveni artan çocuk, aynı zamanda en çok ihtiyacı olan şeye kavuşuyor, yani farkediliyor. Bunun dışında son zamanlarda Amerika’da yapılan bir araştırmanın ortaya çıkardığı sonuçlar da piyano ve zeka arasındaki ilişkiyi açıkça ortaya koydu. Fizikçi Gordon L. Shaw ve psikolog Frances H. Rauscher’in 78 çocuk üzerinde yaptığı araştırmaya göre, okul öncesi çocuklara piyano dersi vermek, çocukların zihinsel yapısını geliştiriyor ve bu çocuklar öncelikle matematik ve fen dallarında olmak üzere pek çok alanda diğerlerine göre daha başarılı oluyor. Deney küçük çocuklar üzerinde yapılmış olsa da, 12 yaşına kadar alınan piyano derslerinin zekanın gelişiminde aynı etkiyi yaratacağı belirtiliyor.

Çoğu piyano öğretmeni, piyanoya küçük yaşta başlanması konusunda hemfikir. Çocuğun küçük yaşta öğrendikleri hem daha iyi yerleşiyor hem de zihinsel gelişimine katkıda bulunuyor. Ayrıca yaş büyüyüp, gençlik yılları başladıkça okul ve kulüp aktiviteleri, sevgililer, bilgisayar oyunları, diskolar, seyahatler gibi pek çok etken çocuğun ilgi alanının dağılmasına ve yeteri kadar olaya konsantre olamamasına neden oluyor. Ama piyano ve müzik sevgisi çocuğun ruhuna küçük yaşta işlendiğinde, sonradan gelen tüm aktiviteler ikinci derecede önem taşıyor. İster ünlü bir piyanist olsun, isterse piyanoyu bir hobi olarak devam ettirsin, piyano çalacak olan çocuğun yaşının çok ilerlemeden piyano başına oturması öneriliyor.

Piyano Eğitiminde öğretmenin önemi

piyano ve öğretmen

Herşeyde olduğu gibi piyano eğitimine verilen tepki de çocuktan çocuğa büyük farklılıklar gösteriyor. Kimileri sabırlı ve çalışkan olurken, kimi çocuk da çok kabiliyetli olduğu halde çabuk sıkılabiliyor. Bu konuda ailelere düşen görev özellikle küçük yaşlardaki çocukları gereksiz yere hırpalamamaları. Yani olayın kilit noktası çocuklara aşırı yüklenmemekte. Her çocuk mükemmel piyano çalacak diye birşey yok. Zaten müzik eğitimi alması için çocuğun ille de çok yetenekli olması gerekmiyor. Ama bir virtüöz olmasalar bile piyano çalan çocukların ileriki yaşamlarında pek çok alanda daha başarılı olacakları, algılama ve öğrenme kapasitelerinin artacağı, koordinasyon kurma yeteneklerinin ve yaratıcılıklarının gelişeceği de gözden çıkarılmaması gereken gerçekler arasında…

Bu yeni girişimdeki en önemli unsurlardan biri hiç kuşkusuz çocuk ve piyano öğretmeni arasında kurulan ilişki. Piyanoya yeni başlayan bir çocuk için en önemli ders, piyano ve öğretmeniyle tanıştığı ilk ders… Öğretmen kendini çocuğa nasıl tanıtırsa, sonraki dersler de o yolda devam ediyor. Piyano öğretmenleri bir sanat öğretmeni olarak, çocuğun müziksel potansiyelinin açığa çıkmasına yardımcı oluyor. İşte bu nedenle de çocuğun kendini öğretmenin yanında rahat hissetmesi, onun kendisini anladığına inanması gerekiyor.

Öğretmenler biraz da öğrencilerin yaşına göre davranmak zorunda. Küçük çocuklara ders veren bir öğretmenin çocuğun limitlerini iyi algılayarak gereksiz yere zorlamaması gerekiyor. Çocuğa piyano çalmanın nasıl eğlenceli olabileceğinin öğretilmesi şart. Öğrenciler, yaşları büyüdükçe öğretmenden ona saygı duymasını ve doğru ile yanlışı kendisine göstermesini bekliyorlar. Öğretmen gerçekten çok önemli, çünkü öğrenme isteği, öğretmenin öğretme isteği ile çok yakından ilgili.

Neden Klasik Piyano

piyANO VE COCUK

Günümüzde piyano eğitimi denince akla hemen klasik piyano eğitimi geliyor. Oysa radyoyu ya da televizyonu açtığımızda klasik müziğe çok nadiren rastlanıyor. Genelde hep pop, rock ya da alternatif müzikler duyan çocuklar neden Bach, Chopin ya daBeethoven çalmaya zorlanıyor? Klasik müzik eğtimi veren öğretmenler bunun çok önemli nedenleri olduğunu söylüyor. Bir kere klasik müzik son derece matematiksel bir yapı içeriyor. Uzmanların zihinsel gelişimi sağladığını söyledikleri tüm matematiksel yapı bu müziğin içinde var. Günümüzün stillerinin çoğunun çıkış noktası da klasik müzik. Bu nedenle müzik aleti çalmada ve bestelemede klasik metodların kullanımı son derece etkili oluyor. Popüler bir şarkıyı çalan birinin klasik müzik geçmişi olması büyük bir avantaj sağlıyor. Çünkü, klasik müzik çalmış biri çalarken daha gelişmiş teknikleri kullanabiliyor ve daha iyi sesler çıkarabiliyor.

Çocukların piyano öğrenmelerindeki en önemli unsurlardan biri de evdeki piyanonun akordu… Çocuğun aldığı dersten ve çaldıklarından zevk alıp, motive olabilmesi için piyanosundan doğru seslerin çıkması gerekiyor.

Müzik eğitiminin en önemli kısımlarından birisi de kulak eğitimi… Bu nedenle piyanonun akort edilmesi önemli bir etken. Bir piyanonun hangi sıklıkta akort edilmesi gerektiğni bulunduğu ortamın nemliliği belirliyor. Ortamın ne çok kuru ne de çok nemli olması gerekiyor. İklim etkilerini en aza indirmenin bir yolu da piyanoyu sık sık açılıp kapanan kapılardan ve pencerelerden uzak bir yere koymak. Doğrudan güneş ışığı alan yerler, şömine ve havalandırma yanları da piyanonun durması için uygun olmayan yerlerin başında geliyor.

NE DÜŞÜNÜYORLAR

Her çocuğa farklı yaklaşım

M.S.Ü Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Filiz Ali:

‘‘Piyano çalmak bir koordinasyon meselesi. Çocuk ergenlik çağına geldiğinde, küçükken otomatik olarak öğrenilen şeylerin öğretilmesi de zorlaşıyor. Piyanoya başlanması için en ideal yaş bence 5-7 arası. Tabii ki 3-4 yaşlarındayken evlerinde piyano olup da bu müzik aletiyle erken tanışan çocuklar da olabilir. Bunlarda o yaşlarda üstün bir yetenek görülürse, birşeyler öğretilmeye başlayabilir. Çocuklara piyano öğretmenin çeşitli metodları var. Yıllarca ders vermiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki, her çocuğa aynı metodu uygulamak imkansız. Her çocuğa farklı yaklaşmalı.’’

6-8 yaş daha başarılı

Müzik araştırmacısı, piyano öğretmeni Leyla Pamir:

‘‘35 yıldır piyano dersi veriyorum ve pek çok öğrencim oldu. Heidenberg Üniversitesi’nde okuduğum sırada piyano pedagojisi dersleri de aldım. Çok iyi Almanca bildiğim için sonradan orada da hocalık yaptım. Ama şimdiki ortam zor. Farklı müzikler, seyahatler, diskolor, eğlence hayatı falan filan derken çocukların köklü bir müzik eğitimi alabilmeleri giderek zorlaşıyor. Herkes harika çocuk olmadığından dört yaştaki her çocuktan mucize beklememek gerekiyor. Onlara öncelikle melodiyi doğru algılamaları öğretilmeli. Çocuğun kulağı olmadığı durumlarda bile istekli bir çocuksa kulağı geliştirilebilir. Normalde 6-8 yaşlarındaki çocuklardan daha iyi performans alıyorum. 4-5 yaş için başlanmaz demiyorum, ama kabiliyet ve isteğin olması lazım, aksi takdirde çocuk çalışmayabiliyor ve problem çıkıyor. İstisnalar da çıkmıyor değil elbette.’’

Üç yaşında başlayabilir

Çocuk Psikoloğu Murat Güvençer: ‘‘

Sadece piyano değil, başka müzik aletlerinin öğrenilmesi de çocuklar için büyük faydalar sağlıyor. Sinir sisteminde sinaps denilen bağlantı noktaları var. Herşey orada birleşiyor. Bu bağlantılar ne kadar çok artarsa, çocuk zihinsel olarak da o kadar gelişmiş oluyor. Ancak piyano eğitiminin özellikle küçük çocuklarda baskıyla yapılmaması gerekiyor. M İnce motor denilen parmak becerisi üç yaş civarında kazanılıyor. Buradan yola çıkarsak bir çocuğun üç yaşından itibaren piyano çalabileceğini söyleyebiliriz.’’

Okul öncesi

okul öncesi piyano

çocukların piyano dersi alması, çocukların zihinsel yapılarını geliştiriyor ve bu çocuklar öncelikle metametik ve fen dallarında olmak üzere pek çok alanda diğerlerine göre daha başarılı oluyor.

Kimileri yuva ve kimileriyse ilkokul çağında olan bu minikler, sınavla girdikleri İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’ne yarı zamanlı olarak devam ediyorlar.

 

Kaynak: Hürriyet Gazetesi

10 Ekim 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/10/piyano-ve-öğretmen.jpg 408 615 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-10-10 17:55:312015-10-10 17:55:31“Piyano çalsın zeki olsun” neden?
Sanat Haberleri

22.Uluslar arası Adana Altın Koza Ödülleri sahiplerini buldu

14 Eylül’de başlayan 22. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen yarışmaların kazananları, 19 Eylül Cumartesi günü, Adana Divan Oteli’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

22 altın koza

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda en iyi film ödülü, yapımcılığını Nadir Öperli, Enis Köstepen, Cem Doruk’un, yönetmenliğini ise Emin Alper’in yaptığı “Abluka” isimli filmi oldu.

Yılmaz Güney Ödülü, yapımcılığını ve yönetmenliğini Faruk Hacıhafızoğlu’nun yaptığı “Kar Korsanları” isimli filmin olurken, Adana Jürisi seçimini, Emin Alper’in yönettiği “Abluka”dan yana kullandı. Yarışmada en iyi yönetmen ödülünü ise, “Sarmaşık” isimli filmiyle, Tolga Karaçelik aldı. En iyi senaryo ödülüne ise, “Ana Yurdu” isimli filmiyle Senem Tüzen layık görüldü.
Festivalde bu yıl ilk defa gerçekleştirilen Adana Konulu Senaryo Yarışması’nın kazananı ise, Hikmet Ozan Sihay tarafından kaleme alınan “Tepebağ Çıkmazı” isimli eserin oldu.

Bu yıl 14 – 20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 22. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Adana Konulu Senaryo Yarışması, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’nın sonuçları açıklandı. Sonuçlar, 19 Eylül Cumartesi günü, Adana Divan Oteli’nde düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.

Basın toplantısında, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Altın Koza A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Halil Avşar, Festival Direktörü Candan Yaygın, Festival Sinema Programları Direktörü Kadir Beycioğlu, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı yönetmen Ümit Ünal, yarışmanın jüri üyeleri yönetmen Deniz Akçay Katıksız, oyuncular Ali Düşenkalkar ve Selen Uçer, görüntü yönetmeni Gökhan Atılmış, Eurimages Türkiye temsilcisi Mehmet Demirhan ve müzisyen Rahman Altın’ın yanı sıra, festivalin kısa metraj film yarışmalarının koordinatörü Hilmi Etikan ve Adana Konulu Senaryo Yarışması’nın jüri üyesi, Işıl Özgentürk katıldı.

Festival kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın sonuçları şöyle:
altın koza
En İyi Film – Abluka (Yön: Emin Alper / Yapımcı: Nadir Öperli, Enis Köstepen, Cem Doruk)
Yılmaz Güney Ödülü – Kar Korsanları (Yönetmen ve Yapımcı: Faruk Hacıhafızoğlu )
Adana İzleyici Ödülü – Abluka (Yönetmen:Emin Alper, Yapımcı: Nadir Öperli, Enis Köstepen, Cem Doruk)

En İyi Yönetmen –  Tolga Karaçelik (Sarmaşık)

En İyi Senaryo – Senem Tüzen (Ana Yurdu) – Oy çokluğuyla

En İyi Kadın Oyuncu – Nihal Koldaş (Ana Yurdu)

En İyi Erkek Oyuncu – Nadir Sarıbacak (Sarmaşık)

En İyi Müzik – Demircan Demir (Kasap Havası) – Oy çokluğuyla

En İyi Görüntü Yönetmeni – Vedat Özdemir (Ana Yurdu) – Türksoy Gölebeyi (Kar Korsanları)

En İyi Sanat Yönetmeni – İsmail Durmaz (Abluka)

En İyi Kurgu – Osman Bayraktaroğlu (Abluka)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Hülya Böceklioğlu (Yarım)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Özgür Emre Yıldırım (Eksik)

Türkan Şoray Umut Genç Veren Kadın Oyuncu – Ece Yüksel (Nefesim Kesilene Kadar)

Umut Veren Genç Erkek Oyuncu – Berkay Ateş (Abluka)

Jüri Özel Mansiyon Ödülü – Ece Atay (Yarım)

SİYAD En İyi Film Ödülü – Ana Yurdu – Senem Tüzen

Film – Yön En İyi Yönetmen Ödülü – Senem Tüzen – Ana
Yurdu

Ödüllerin gerekçeleri ise şu şekilde açıklandı:

En İyi Film : Güncel ve yerel bir konuyu, evrensel bir bakış açısıyla, yetkin ve çarpıcı bir sinema diliyle anlattığı için oybirliğiyle Abluka filmine verilmiştir.

Yılmaz Güney Özel Ödülü: Tarihimizin çok önemli ve acılarla dolu bir dönemini, naifliği ölçüsünde derinlikli bir anlatımla perdeye aktarmayı başardığı için oybirliğiyle Kar Korsanları filmine verilmiştir.

En İyi Yönetmen Ödülü: Sınırlı bir alanda kapalı kalmış insanların ruhsal çöküşünü, gizli ve açık şiddetini, güçlü oyuncu yönetimi ve sinemasal anlatımla metaforik bir derinlik yaratarak sinemaya aktarmayı başardığı için Sarmaşık filmi ile oybirliğiyle Tolga Karaçelik’e verilmiştir.

En İyi Senaryo: Anne kız ilişkisini modern ve gelenekselin çatışması ekseninde, ender rastlanılan incelikli bir gözlem gücü ve cesaretle anlatabildiği için, Ana Yurdu filmi ile oyçokluğuyla Senem Tüzen’e verilmiştir.

En İyi Kadın Oyuncu: Alışılagelmiş denilebilecek bir anne karakterini, senaryonun özgün çizgileri doğrultusunda tüm açıları ile doğal ve detaylı yorumlayarak oluşturduğu duru ve güçlü oyunu sebebiyle Ana Yurdu filmindeki rolüyle Nihal Koldaş’a oybirliğiyle verilmiştir.

En İyi Erkek Oyuncu: Detaylı ve sıra dışı oyunuyla Sarmaşık filmindeki rolü ile Nadir Sarıbacak’a oybirliğiyle verilmiştir.

En İyi Müzik: Uluslararası ölçülerdeki film müziği yaklaşımını, yerel müzikal dil ile tutarlı ve ustaca tasarlayarak yakaladığı dengeli anlatımdan ötürü Kasap Havası ile Demircan Demir’e oy çokluğuyla verilmiştir.

En İyi Görüntü Yönetimi: En İyi Görüntü Yönetimi Ödülü, Kar Korsanları ve Ana Yurdu filmlerinin görsel atmosferini büyük bir doğallıkla kuran, teknik anlamda yetkin ve yenilikçi çalışmalarından dolayı görüntü yönetmenleri Türksoy Gölebeyi ve Vedat Özdemir arasında paylaştırılmıştır.

En İyi Sanat Yönetimi: Yaratıcı çözümlerle titizlikle hazırlanmış, ikna edici ve doğal çevre tasarımından dolayı En İyi Sanat Yönetimi Ödülü’nün Abluka filmiyle İsmail Durmaz’a verilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

En İyi Kurgu: En İyi Kurgu Ödülü zaman ve gerçek algısıyla kışkırtıcı bir şekilde oynayan kurgusu için Abluka filmiyle Osman Bayraktaroğlu’na verilmiştir.

En İyi Yardımcı Erkek: Eksik Filmindeki Devrim karakteriyle gerçeklik sınırlarını zorlayan olağanüstü yorumu sebebiyle Özgür Emre Yıldırım En İyi Yardımcı Erkek oyuncu ödülüne layık görülmüştür.

En İyi Yardımcı Kadın: En İyi Yardımcı Kadın ödülü mizahi, gerçekçi, katmanlı oyunuyla Yarım Filmindeki rolüyle Hülya Böceklioğlu’na verilmştir.

Türkan Şoray Umut Veren Kadın Oyuncu Ödülü: Hacmen çok küçük bir role kattığı oyun çeşitliliği ve akılda kalıcılığıyla Nefesim Kesilene Kadar filmindeki rolüyle verilmiştir.

Umut Veren Erkek: Umut Veren Erkek Oyuncu ödülü, zorlu bir kırılma yaşayan bir karakteri tüm boyutlarıyla ele alıp yansıtan oyunuyla Abluka filmindeki rolüyle Berkay Ateş’e verilmiştir.

Jüri Özel Mansiyon Ödülü: Genç yaşına rağmen sergilediği etkileyici oyunu ve perdede yarattığı etki dolayısıyla jüri, Yarım filminden, Ece Atay’a, Mansiyon ödül vermiştir.

Film Yön – En İyi Yönetmen Ödülü Gerekçesi:
Film Yönetmenleri Derneği jürisi, yalın bir öyküyü olgun ve bütünlüklü bir sinema diliyle kurabildiği, karakterlerini çok katmanlı ve gerçekçi bir bakışla anlatabildiği için oy birliğiyle Senem Tüzen’in yönetmenliğini yaptığı, ‘Ana Yurdu’ filmini En İyi Yönetmen Ödülü’nü vermeye değer bulmuştur.

SİYAD En İyi Film Ödülü Gerekçesi:

SİYAD jürisi, tutuculuğu deliliğe dönüşen bir toplumda, ayakta durma iradesine sahip bir kaının ve ebeveyn – çocuk arasındaki ilişkinin, karanlık ve aydınlık taraflarını hem cesaret hem sevgiyle anlatmadaki başarısı nedeniyle, Senem Tüzen’in Ana Yurdu filmini ödülü oy çokluğuğla layık gördü.

ADANA KONULU SENARYO YARIŞMASINA İLGİ BÜYÜKTÜ

Adana Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin yarışmalı bölümlerinde bu yıl ilk kez
gerçekleştirilen Adana Konulu Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nı kazananlar belli oldu.

Senaryo yarışmasına büyük ilgi gösterildi, 63 özgün senaryo başvuruda bulundu. Dr. S.Haluk Uygur, Faruk Karaçay ve Hakan Haksun’dan oluşan ön seçici kurul 63 senaryodan 8 tanesini ana jürinin değerlendirmesi için ayırdı.

Erden Kıral, Füruzan, Abdurrahman Keskiner, Işıl Özgentürk ve Muzaffer İzgü’den oluşan senaryo jürisi oy çokluğuyla, film festivaline gitme hayallerini sonuna kadar koruyan bir avuç gencin, aslında direnmenin, dayanışmanın öyküsünü anlatan, karakterlerin iyi işlendiği ve iyi bir dramaturjiye sahip olan Hikmet Ozan Sihay’ın Tepebağ Çıkmazı’na birincilik ödülünü, ana karakterin sakin ve güvenli bir liman bulmak üzere çıktığı tinsel yolculukta öyküyü iki düzlemde işleyen, iki farklı yaşamı başarıyla aktarmasından ötürü Gökhan Karahaner’in İnsancıklar’ına ikincilik ödülünü, yaşlı bir çiftin Adana kentinin her yerine dağılmış çocuklarını ziyareti süresince, gerçeği bir türlü söyleyememenin çaresizliğini, sıkıntısını betimleyen İsmail Doruk’un On Adım’ına üçüncülük ödülünü verdi.

AKDENİZLİ KISA FİLMCİLER ALTIN KOZA’DA BULUŞTU

Artık tüm Akdeniz ülkeleri sinema çevrelerince, özellikle genç yönetmenler tarafından, dikkatle izlenen bir etkinlik olan ve jüri üyeleri,  film eleştirmeni Dubravka Lakic, akademisyen Prof.Dr. Şükran Kuyucak Esen,  belgesel film yönetmeni Dr. Habib Nasry,  oyuncu Ülkü Duru ve canlandırma yönetmeni Ayce Kartal tarafından değerlendirilen sonuçlar şöyle:

En İyi Kurmaca Film
Ave Maria / Ave Maria Yön: Basil Khalil ( Filistin-Fransa- Almanya )

En İyi Canlandırma Film
Fuligem / Fuligem   Yön: David Doutel (Portekiz )

En İyi Belgesel Film
Şarkı Başladığında / When A Song Begins  Yön: Yannis Pothos ( Yunanistan)

En İyi Deneysel Film
Savaş Bölgesi / War Zone  Yön: Oğuzhan Kaya (Türkiye)
Kurmaca Dalı Jüri Özel Ödülü
Üçüncü El /The Third Hand Yön: Hicham Elladdaqi (Fas)
Belgesel Dalı Jüri Özel Ödülü
Dioni / Dioni Yön: Thanos Psichogios (Yunanistan)

GELECEĞİN SİNEMACILARI ADANA’DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI

Üniversitelerimizin güzel sanatlar ve iletişim fakülteleri sinema-televizyon bölümleri öğrencilerinin katılabildiği ve filmlerin bu yıl, yönetmen Murat Şeker, oyuncu Ekin Türkmen, belgesel film yönetmeni Sadık Arslankara, sanat yönetmeni Ziya Ülkenciler ve canlandırma film yönetmeni Sinem Sakaoğlu tarafından değerlendirildiği yarışmanın sonuçları ise şöyle:
En İyi Kurmaca Film
“Cemalettin Was Here”  Yön: Mert Özel (Istanbul Üniversitesi)
En İyi Belgesel Film
“Godesbana” Yön: Nursena Şimşek   (Akdeniz Üniversitesi)
En İyi Canlandırma Film
“ Kök” Yön: Osman Çubukçu, Önder Menken   (Anadolu Üniversitesi)
En İyi Deneysel Film
“Renklerin Düşüşü”  Yön: Karis Deniz Kara  (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Ün.)
Belgesel Dalı Jüri Özel Ödülü
“Afro Türk”  Yön: Betül Usta  (Akdeniz Üniversitesi)

20 Eylül 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/09/22-altın-koza.jpg 395 730 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-09-20 14:25:052015-09-20 14:25:0522.Uluslar arası Adana Altın Koza Ödülleri sahiplerini buldu
Sanat Haberleri

Türkiye’de bir sanat okulunda ilk:  Down sendromlu çocuklar için YARATICI DRAMA eğitimi başlıyor.

 

Bakırköy’de faaliyet gösteren Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür sanat Derneği ve derneğimizin sahibi olduğu Milli Eğitim Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren Bakırköy’ün ilk M.E.B. onaylı belge verme yetkisine sahip olan kursumuzun destek ve katkıları ile. Down Sendromlu çocuklarımızı toplumun bir parçası haline getirmeye çalışıyoruz…

??????????????????????????????????????????????????

Amaç :  Down sendromlu çocuklarımızın tüm gelişim alanlarını yaratıcı drama teknikleri ile desteklemek ve günlük hayata adapte olmalarına yardımcı olmak.

Gün ve saat : Hafta içerisinde yoğun taleplerin oluştuğu gün ve saatlerde açılacaktır. ( 60 dakika)

Yaş: 7-11

Kazanımlar :

-Güncel yaşam becerileri

-Grupla iletişim kurabilme
-Grupla etkileşim sağlayabilme
-Bireysel özelliklerini tanıyabilme
-Diğer bir kişiye güven duygusunu geliştirebilme
-Duyu organlarını kullanabilme
-Çevresindeki ayrıntıları fark edebilme
-Empati becerisini geliştirebilme
-Çevresindeki ayrıntıları fark edebilme
-Çevresini güzelleştirebilme
-Çevre konusunda neden – sonuç ilişkilerini kurabilme
-Duygularını uygun yollarla gösterebilme
-Gözlem  yeteneğini geliştirebilme
-Çevresindeki ayrıntıları fark edebilme
-Başlama ve bitirme yönergelerini kavrayıp hayata geçirebilme
-Çevre kirliliği ile ilgili problem durumu çözebilme
-Büyük ve küçük kaslarını kullanarak çevre duyarlılığı konusunda özgün bir ürün meydana getirebilme
-Bir birey olarak kendine ait istek ve yeteneklerinin farkına varabilme.

down sendromlular

Bu çerçevede yapılacak çalışmalarla Down Sendromlu çocuklarımızın topluma uyumunu artırmaya çalışmak.

Grup mevcudu : 6

İletişim ve sorularınız için lütfen Tıklayınız

Not: Kontenjanımız sınırlı olup başvuru sırasına göre öğrenci alınacaktır.

05 Eylül 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/09/down-sendromu.jpg 350 527 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-09-05 17:09:342015-09-05 17:31:44Türkiye’de bir sanat okulunda ilk:  Down sendromlu çocuklar için YARATICI DRAMA eğitimi başlıyor.
Page 4 of 17«‹23456›»

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön