Yazılar

5. Beyoğlu Sahaf Festivali Başlıyor

 Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali 27 Eylül’de başlayacak.

beyoglu-sahaf-festivali

Başladığı ilk yıllarda Taksim Meydanı’nda açılan ancak yol çalışmaları dolayısıyla geçen iki yılda Tepebaşı‘na taşınmak zorunda kalan Sahaf Festivali, bu yıl tekrarTaksim Meydanı’na dönüyor.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, en çok önem verdikleri etkinliklerin başında Sahaf Festivali’nin geldiğini belirterek, “Sahaflarımızla kitap dostlarını buluşturacak olan bu festivalimiz her yıl büyük ilgi görüyor. Bu yıl programımızı daha da zenginleştirerek ünlü yazar ve şairlerimizle edebiyat sohbetleri gerçekleştirecek, çok anlamlı bir mekanda edebiyatçılarımızı okurlarıyla buluşturacağız. Birbirinden kıymetli eserlerin ve zengin etkinliklerin yer alacağı Beyoğlu Sahaf Festivali’ne tüm İstanbulluları bekliyoruz. Bu festivalin büyüyerek gelişmesinde her zaman desteklerini esirgemeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş‘a teşekkürlerimi borç biliyorum.” dedi.

Festival boyunca, kitapların yanı sıra tarihe tanıklık eden dergiler, eskiye ait yazılar, eski fotoğraflar, film, tiyatro afişleri, nadide levhalar, mektuplar, kartpostallar ve özel koleksiyonlar da stantlarda meraklılarının ilgisine sunulacak.

Kaynak:[-]

150 yıllık sıvanın altından 550 yıllık tarih çıktı


Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Muradiye Külliyesi restorasyon çalışmalarında, türbelerin kubbesinde yer alan orijinal Osmanlı motiflerinin, 19. yüzyıl sonlarında yapılan bir tadilatla sıva ile kapatıldığı ve üzerine barok desenler işlendiği ortaya çıktı.

Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, restorasyon çalışmaları sırasında, Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılan ve Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan 12 adet türbeden oluşan Muradiye Külliyesi’ndeki türbelerin kubbesinde yer alan görüntünün orijinal olmadığı belirlendi.

Çalışmalara II. Bayezid’in eşi Gülruh Hatun Türbesi’nden başlayan restorasyon uzmanları, türbe kubbesinde Barok desenlerle süslü sıvanın hareketli olduğunu fark edince sondaj çalışması yaptı. Bisturi kullanılarak büyük bir titizle yapılan çalışmalarda mevcut sıvanın altında kalan kubbenin aslında Osmanlı motifleriyle süslü olduğu ortaya çıktı.

Bunun ardından II. Bayezid’in oğlu şehzade Mahmud Türbesi’nde yapılan çalışmalarda da aynı görüntüyle karşılaşıldı.

-‘Osmanlı erken dönem tezyinatı sıva ile kapatılmış’-

Tarihi sırrı ortaya çıkaran Restorasyon Uzmanı Sara Özçelik, iskeleyi kurup kubbeye kadar ulaşınca yaptıkları incelemede sıvanın hareketli olduğunu gördüklerini anlattı.

Bu bölgede yaptığımız sondajda sıvanın altında Osmanlı erken dönem tezyinatı (bezekler, süsler) olduğunu gördüklerini belirten Özçelik, özellikle 17. yüzyılda Avrupa’da yaygınlaşan Barok sanatının etkisi altında kalınarak, sadece Bursa’da değil, İstanbul’da da böyle çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Bu türbelerde de 1850’li yıllarda barok sanatının etkisiyle Osmanlı erken dönem tezyinatının sıva ile kapatılıp, üzerine barok desenler işlendiğini düşündüklerini vurgulayan Özçelik, ‘Şimdi biz yasa gereği sonradan yapılan düzenlemenin 8’de birini koruma altına alıp sıvanın altındaki orijinal desenleri ortaya çıkarıyoruz. Sıvanın tutması için kubbedeki desenlere zarar verilmesine rağmen, renkler hala canlılığını koruyor. Biz orijinal renklere hiç dokunmayıp hasarlı yerlere müdahale edeceğiz. Bu çalışmanın ardından türbeler ilk günkü orijinal görüntüsüne kavuşacak’ diye konuştu.

-‘Bu çalışma ile gerçek tarih ortaya çıkıyor’-

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de Genel Sekreter Yardımcısı Bayram Vardar ve Tarihi ve Kültürel Miras Projeler Koordinatörü Aziz Elbas ile restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.

Restorasyon Uzmanı Sara Özçelik’ten çalışmalar hakkında bilgi alan Altepe, Gülruh Hatun Türbesi’ndeki iskeleye çıkarak kubbede yapılan tahribatı yerinde inceledi.

Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasını gün yüzüne çıkarmak amacıyla yaptıkları çalışmaların önemine vurgu yapan Altepe, bu çalışmalar sayesinde tarihi bir gerçeğin de ortaya çıkarıldığını dile getirdi.

Altepe, bugüne kadar sade bir sıva üzerine barok desenler bulunan türbe kubbelerinin aslında Osmanlı erken dönem tezyinatlarıyla bezenmiş olduğunun ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

‘Her alanda olduğu gibi restorasyon çalışmalarımızda da alanında uzman ekiplerle çalışıyoruz. Yaklaşık 600 yıllık yorgunluğu bulunan Muradiye Külliyesi’ndeki çalışmalarımızda da tarihi bir gerçek ortaya çıktı. Yaklaşık 550 yılını dolduran türbe kubbesi 19. yüzyılın sonlarında sıva ile kapatılmış ve üzerine batının etkisinde kalınarak barok desenler işlenmiş. Bu çalışma ile gerçek tarih ortaya çıkıyor ve türbeler orijinal kimliğine kavuşuyor.’

-Muradiye Külliyesi-

Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılan Muradiye Külliyesi, Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan 12 adet türbeden oluşuyor.

Külliyede Fatih Sultan Mehmed’in annesi Hüma Hatun (Hatuniye) Türbesi, II. Murad’ın oğlu şehzade Alaaddin Türbesi, şehzade Ahmet Türbesi, Fatih’in oğlu şehzade Mustafa (Cem Sultan) Türbesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu şehzade Mustafa Türbesi, Sultan II. Bayezid’in eşi Şirin Hatun Türbesi, II. Bayezid’in diğer eşi Gülruh Hatun Türbesi, Fatih Sultan’ın ebesi Ebe Hatun (Gülbahar Hatun) Türbesi, II. Bayezid’in oğlu şehzade Mahmud Türbesi, II. Bayezid’in gelini Mükrime Hatun Türbesi, Fatih Sultan’ın eşlerinden Gülşah Hatun Türbesi ile Saraya mensup kimselerin (Cariyelerin) gömülü olduğu Cariyeler/Saraylılar Türbesi bulunuyor.

 

Kaynak :[-]

Başarı güçbirliği ve çaba gerektirir. ” İzmirli öğrenciler Cannes’da yarışacak. “

İzmirli öğrenciler Cannes’da yarışacak

Bir grup üniversitelinin kurduğu Azizm Sanat Örgütü’nün “Soluş” adlı kısa filmi, festivalin ‘Short Film Corner’ bölümünde gösterilecek

Soluş- Azizm Sanat Örgütü

Bir grup üniversite öğrencisinin ‘Sanat aydınlanma içindir’ sloganıyla kurduğu Azizm Sanat Örgütü’nün İzmir’deki proje ekibi tarafından ortaya çıkarılan ‘Soluş’ isimli kısa film, bu yıl 65’incisi düzenlenecek olan Cannes Film Festivali’nde gösterilecek. Film, Avrupa’nın en önemli film festivali olan ve uluslararası platformda birçok ünlüyü ağırlayan Cannes Film Festivali’nin ‘Short Film Corner’ bölümünde dünya prömiyerini yapacak. Yönetmenliğini ve öyküsünü Onur Keşaplı’nın, senaryo yazarlığını ve sanat yönetmenliğini Selin Süar’ın, görüntü yönetmenliğini Berk Tuğcu’nun gerçekleştirdiği Azizm Sanat yapımı filmin başrollerini Serhat Parıl, Okan Can ve Ceren Bekdemir paylaşıyor.

ÖZVERİ ÖRNEĞİ

Bugüne dek gerçekleştirdikleri kısa film, belgesel, televizyon programı, videoart, reklam, sergi, festival ve eğitim çalışmaları ile sanat alanında birçok başarıya imza atmış olan Azizm Sanat ekibi, en büyük sinema festivalleri arasında yer alan Cannes’da başta İzmir olmak üzere Türkiye’yi temsil edecek olmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Yönetmen Onur Keşaplı, “Herhangi bir yapım şirketi ya da okul desteği olmadığı için küçük ekibimizin her bir çalışanı çok fazla özveride bulundu. Sinemanın hala sağlıklı bir sektör haline gelemediği ülkemizde kısa film, uzun metrajın yavrusu algısından öteye geçemiyor” dedi. Filmin senaryo yazarı ve sanat yönetmenliğini üstlenen Selin Süar ise sinema gibi önemli bir sanat dalı ve propaganda aracı için ülkemizin başlı başına bir fon oluşturması gerektiğini vurguladı.

Filmin konusu
Hayatında dilediği her şeye sahip olan Ulaş, kitap yazma hayali ve yaklaşmakta olan doğum günü sebebiyle doğayla iç içe olacağı bir köye gider. Ancak karakterin, yazma konusundaki başarısızlığı ve arkadaşlarının doğum gününe gelmemelerinin yarattığı sıkıntı üzerine ormanda karşılaştığı gizemli kadın, Ulaş’ın gerçeklikten kopmasına ve soluşuna neden olur. “Nedir kırmızı?” sorusunun peşinden giden film, etkileyici görüntüleri ve şiirsel dokusuyla varoluşçuluk ve gerçeküstücülük arasında seyrediyor.

Kaynak:  http://www.yeniasir.com.tr

İzmir Uluslararası Kukla Günleri Festivali Başlıyor

Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilen İzmir Kukla Günleri Festivali, bu yıl en iyi olmak için perdelerini açtı

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

Uluslararası arenada ses getiren kukla sanatçılarını, İzmirli kukla severlerle bir araya getiren ve bu yıl altıncısı düzenlenen İzmir Kukla Günleri, 3 gündür izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.
Sözü fazla uzatmadan festivalin yaratıcısı Selçuk Dinçer ile festivalin tüm detaylarını konuştuğumuz söyleşimize geçmek istiyorum.
* İzmirli sanatseverlerin sabırsızlıkla beklediği İzmir Kukla Günleri Festivali nihayet başladı. Eminim geçen seneye göre çok daha büyük bir ilgi söz konusu..
– Kesinlikle… Hatta geçen seneyle kıyaslarsak iki katına çıkan bir ilgiden söz etmek mümkün. Tartışmasız her gün artan bir ilgiyle karşı karşıya festivalimiz. Örneğin bu seneki birçok oyunumuzun biletleri çok erken bitti, bir kısmının da biletleri önemli oranda tükenmek üzere…
Öyle görünüyor ki festivali kaçırmak istemeyenlerin sayısında bir hayli artış var. Biletler erkenden sanatseverlerle buluştu…
Tabi bunun ötesinde sadece biletlerle değerlendirmemek lazım bu ilgiyi. Soranların, ilgilenenlerin, festival içinde bir şeyleri merak edenlerin, kısacası festivalle ilgili her detayı öğrenmek isteyenlerin sayılarında da ciddi bir artış söz konusu. Bu tabii ki çok sevindirici.
Çünkü bu durum İzmir’in tam anlamıyla festivalimize sahip çıktığı anlamına geliyor. Zaten bir festival ancak kent ona sahip çıkarsa, yaşar, büyür ve gelişir. İzmir, bu festivali benimsedi ve sonuna kadar sahip çıkacağının sinyallerini veriyor.

İLGİ KATLANARAK ARTIYOR
* Festivalin uluslararası tanınırlığı da artmış olmalı…

– Hem de çok… Uluslararası arenadaki festivalin tanınırlığı, bilinirliği, her yıl çok süratle artıyor. Hatta katlanarak artıyor demek daha doğru… Uluslararası alandan da çok ciddi geri dönüşler alıyoruz. Bu da İzmir’in adını markalaştırmak adına büyük bir artı.
* Geçen yıl bu zamanlar yaptığımız söyleşimizde festival için ‘henüz bebek’ yakıştırması yapmıştınız… Görünen o ki bebeğiniz hızla büyümüş, hatta ilkokula başlamış…
– Gerçekten de öyle oldu… O kadar hızla öğreniyor ve büyüyor ki, bu yıl ilkokula başladı diyebiliriz… (gülüyor) Çünkü özenle büyütüyoruz ve eğitiyoruz… Bakın festivallerde eğitim kısmı çok önemlidir. 6 yıllık genç bir festival olmamıza rağmen hızlı ama emin adımlarla ilerliyoruz. Her festivalde farklı şeyler öğreniyoruz, öğrenmeye de devam edeceğiz.
* İzmir Kukla Günleri, geçen yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilmişti. Bu sene birinciliği alır mıyız?
– Evet, geçen sene Avrupa’daki en büyük ikinci kukla festivali seçildik. Belki bu yıl Avrupa’nın en büyük kukla festivali olacağız. Çünkü dünyanın en büyük kukla festivali Fransa’nın Sarnafil kasabasında düzenleniyor ve iki yılda bir yapılıyor. Geçtiğimiz yıl 50. yaşını kutladı. Bu sene festival kapsamında yer almıyor. Bundan dolayı da bu sene büyük ihtimal İzmir Kukla Günleri Festivali, Avrupa’nın belki de dünyanın en büyük kukla festivali olacak. Bu da ayrı bir heyecan bizim için…

ÖNEMLİ FARKLILIK
* Geçen seneye göre ne gibi farklılıklar var?

– Festivalimizin en büyük farkı workshop’lar bu sene… Sadece profesyonel sahne sanatçılarına yönelik workshop’lar bunlar. Geçen sene 1 olan atölye çalışmalarını 3’e çıkardık. Çünkü büyük oranda kalıcı yarar sağladığımızı gördük. Şöyle ki; İzmir’i kültür başkenti, marka kent yapmak adına, kentin içindeki sanatsal üretimlerin fazlalaşmasına ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Bu anlamda kentin içindeki kültürel, sanatsal üretim de ancak o üretimi yapacak insanları beslemekle mümkün. İşte bu anlamda çok ciddi ve kalıcı yararlar söz konusu. Festivale oyun oynamaya gelen aynı zamanda eğitimci niteliği taşıyan sanatçılardan da yararlanabiliriz diye düşündük ve dünyanın en önemli kukla sanatçılarına bu teklifte bulunduk. Örneğin sanatçılarından biri Neville Tranter…
Tranter’in Türkiye’ye ilk gelişi. 5-7 Mart’ta kukla oynatma teknikleri üzerine bir atölye çalışması olacak. Bir diğer sanatçımız Amerika’dan Larry Hunt& Adelka Polak… O da 6-8-9 Mart tarihlerinde mask atölyesi üzerine bir workshop düzenleyecek. Son workshop sanatçımız ise
Japon Noni Sawa… Sawa’nın 13-15 Mart’ta gölge oyunu konusunda bir workshop çalışması söz konusu. Hepsi master class niteliğinde atölye çalışmaları olacak. Festivalin büyük oranda artan ve en önemli farklılığı bu.
* İki önemli konferans ve sergi de var festival kapsamında… 
– Evet… Özellikle çok önemli iki konferansımız var. Biri 10 Mart’ta ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferans, bir diğeri ise 14 Mart’ta ise ‘Çağdaş Kuklacılıkta Yeni Bir İtici Güç’… Özellikle ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferansa yoğun katılım olacağını düşünüyorum. Çünkü eğitim alanına hitap ediyor. Amerika’dan Jennifer Hunt, kendi alanında uzman bir isim.. Önemli bir konferans olacak… Bu konferansı eğitimcilerin kaçırmaması gerekiyor. Sergilere gelince… Festival boyunca sürecek sergilerimizden biri Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde sergilenen Kukla Afişleri, diğeri ise Fransız Kültür Merkezi’nde meraklılarıyla buluşan Fotoğrafçı Gözüyle Kukla…
* Festivalin süresi 11 günden 25 güne çıkarıldı… Eminim kukla severler bu duruma çok sevinmiştir
– Gelen tepkiler o yönde gerçekten de… Geçen sene oyun sayımız 120’ydi, bu sene 132 oldu. Gösteri mekanı 25’ti, bu sene 35 oldu. Ama aşağı yukarı festivalin hacmi aynı. Festivali yayma gereği duyduk çünkü, böylece seyirciler daha fazla etkinliği izleyebilecekler. Bu da kukla severlerin bu sene dolu dolu bir festival geçirmesi anlamına geliyor. Sindire sindire, yetişme telaşı olmadan geçecek 25 gün… Biletler de geçen seneyle aynı… 15-20 TL… Bilet satışları AKM’deki gişelerden ve Biletix’ten sağlanıyor.

SAKIN KAÇIRMAYIN!
* Peki okurlarımıza özellikle de yetişkinlere ‘mutlaka kaçırmayın’ diye önerebileceğiniz oyunlar var mı?

– Olmaz mı… Toplamda 36 oyun, 132 gösteri sahnelenecek bu sene. Biri hariç hepsi ilk kez sahnelenecek oyunlar. Hepsi kaçırılmaması gereken oyunlar bana göre. Ama ‘mutlaka kaçırmayın’ diyebileceğimi birkaç oyun var elbette.
Örneğin Hollanda’dan Neville Tranter’ın ‘Punch&Judy Afganistan’da’ isimli politik güldürü (5-7 Mart), Fransa’dan La Compagnie Azhar’ın ‘Büyülü Toz’ (8-9 Mart), Japon sanatçı Nori Sawa’nın ‘Vişne Bahçesinin Gölgeleri’ (14-17 Mart), İspanya’dan El Retrete de Dorian Gray’in ‘Hava Boşluğu’ (15-16 Mart), yine İspanya’dan Angelico Musgo’dan ‘Ros’un Minyatür Yolcuyuğu’ (12-13-14-15-17 Mart), İtalya’dan Laura Kibel’in ‘Ayakların İzinde'(8-9-10-11-12 Mart)oyunu mutlaka izlenmeli. Arjantin’den Valeria Guglietti’nin ‘Ellerime Dokunma'(20-21-23-24 Mart) ve Bulgaristan’dan Varna Devlet Kukla Tiyatrosu’nun 16 kişilik dev ekibinin sahneleyeceği ‘Kukla Tiyatrosu Hakkında Bazı Sırlar’ (bugün-5 Mart) da kaçmaması gereken oyunlardan…

MİNİKLERE ÖZEL
* Ya çocuklar için…

– Değişik yaş gruplarına hitap eden oyunlar var bu yıl. Örneğin 2-5 yaş grubu çocuklar için Almanya’dan Angelika Müler’in sahneye taşıdığı ‘Aç Tırtıl'(5-6-7-8 Mart); 5-12 yaş çocuklar için ise Avusturya’dan Karin Schafer’in ‘Ejder Gemiler Geldiğinde’ (23-24 Mart); 13 yaş ve üzeri için ise Danimarka’dan Astrid Kjaer Jensen’in ‘Lilith Lilith’ (16-17 Mart)ve İspanya’dan Descamada Senorita’nın ‘Poşet Hanım’ (8-9-10-12 Mart) oyunu miniklerin severek izleyeceği oyunlardan sadece birkaçı.

Gönüllü desteğine ihtiyacımız var!
* Hep görünen kısımlardan bahsettik. Biraz da işin mutfağına girelim… Uluslararası başarı gösteren bu festival, kaç kişilik bir ekibin eseri…

– Küçücük bir ekibiz aslında biz. Sabit ve gönüllüler dahil toplam 12 kişiyiz. Festivalin ilerleyen zamanlarında bu sayının artmasını bekliyoruz. Aslında bu sayının normal şartlarda 20 ve üzeri olması gerekiyor. Sizin aracılığınızla İzmirlilere bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bakın tüm dünya festivallerinde bu ölçekte belki de daha küçük festivallerde bile, düzenlendiği kente bağlı olarak çok sayıda gönüllü desteği söz konusu. Bu gönüllüler bir anlamda festivalin yükünü ortadan kaldırırlar. Aslında her biri birer gönüllü değil birer kültür elçisi, turizm elçisi konumunda… Maalesef İzmir’de gönüllü bulmakta çok zorlanıyoruz. Halbuki değişik yaş gruplarından gönüllülere çok ihtiyacımız var.
Sonuçta kentin sahip olduğu bir değerdir festivaller. Kentle bütünleşmek noktasında da bu kentin içinde yaşayan insanların desteklerine çok ihtiyaç oluyor. Eğer bu çağrımızdan sonra gönüllü olmak isteyenler olursa lütfen festival ofisimizden bizlerle bağlantıya geçsinler… Unutmasınlar ki bu hepimizin festivali…

Türkiye’de bir ilk
* Ülkemizde hala bir kukla eğitimi veren okul yok öyle değil mi?

– Bu anlamda güzel bir gelişme var aslında… Ama öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bakın Türkiye’de modern kukla sanatının gelişmediğini hepimiz biliyoruz. Ama şöyle bir saptama yapmakta yarar var. Türkiye’de modern kukla sanatı eğitimsizlik yüzünden gelişmiyor. Ama çok yakında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü içersinde bir Kukla Bölümü’nün hayata geçirilmesi söz konusu. Hatta çok yakında eğitim hayatına başlayacak. Aslında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nün kuruluş tüzüğünde bir kukla bölümü var. Bölüm açılmayacak, sadece bölüm hayata geçirilecek. Bu da işleyişi hızlandırıyor tabi. Ders programları çıkarılıyor şuan okulda. Kuklacı yetiştiren ilk, kukla okul olacak. Bu çok güzel bir gelişme… Eğer bu olursa İzmir’den Türkiye’ye kukla sanatını yayacağız…

Kaynak : http://www.yeniasir.com.tr

Nerede Olursanız Olun; Sivas ‘ta, Bursa ‘da, Zonguldak ‘ta, Konya ‘da, İstanbul ‘da, Elazığ ‘da, Ankara ‘da, Sanatla Olun !

Sivas’ta Kültür Sanat

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Hasan Öztürk‘ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Oyunda, Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini ise Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 4 Şubatta saat 19.30’da sahnelenecek Oyunda, acımasız bir krala, kahinlerinin yenidoğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yenidoğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 8 Şubat Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap‘ın çevirisini yaptığı Oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor.

Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

Bursa’da Kültür Sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Sam Bobrick’in yazdığı, Fikret Urucu’nun yönettiği “Yolcular”ın dekor tasarımı Murat Gülmez, kostümtasarımı Candan Günay, ışık tasarımı Rahmi Özan’a ait. Kamil Korunan, Cem Arabacıoğlu, Rüyam P. Dirin ve Cansu Yılmaz’ın rol aldığı Oyunda, kendini bir otobüs terminalinde bulan yolcuların başına gelenler anlatılıyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde 2-3 Şubat’ta saat 20.00’de, 4 Şubat Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’de sanatseverle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman‘ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenmegibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Sandberg ve Firner’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Bora Özkula’nın yönettiği “Bu da Benim Karım” adlı komedinin dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Rahmi Özan yapıyor.

Berrin Balkanlar, Jale Çiçek, Taner Turan, Süheyla Zeybek, Muharrem Dalfidan ve Ayşe Dinç’in rol aldığıOyun, hayatın içinden bir güldürmece sunuyor. Oyunda, çalıştığı fabrikasında her on dakikada bir kamyondan hamile elbisesi çıkan, hali vakti yerinde olan bir kişi ve güzel ama artık güzelliği ve kadınlığınıunutmuş olan eşi anlatılıyor.

Titiz, temizlik hastası, baskın karakterli bir kadın ile eşi arasında geçenleri komik dille anlatan, herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği Oyun, AVP Sahnesi’nde 7-8 Şubatta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 5 ve 7 Şubat’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor

Amerikan Edebiyatının korku ve gerilim yazarı olan İra Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu Mustafa Kurt yönetiyor.

Sezonun yeni Oyunu olan “Ölüm Tuzağı”, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 8 Şubat Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde, Ayşen Taştekin Doda’nın kişisel resim sergisi ise, 30 Ocak-4 Şubat tarihlerinde açık kalacak.

Zonguldak’ta Kültür Sanat

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York’ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

Zonguldak‘ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

İstanbul Devlet Tiyatrosu, Janusz Glowacki’nin yazdığı, Tuğrul Çetiner’in çevirdiği ve Faik Ertener’in yönettiği “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” 2 perdelik Oyunu 3-4 Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi‘nde izleyenlerle buluşturacak.

Özden Çiftçi, Mehmet Ali Kaptanlar, Şamil Kafkas, Ali Düşenkalkar ve Adnan Kürkçü’nün rol aldığıOyunda, New York‘un parklarından birinde dünyanın bir çok yerinden Amerika’ya göç etmiş insanların yaşam mücadelesi konu ediliyor.

Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Dekoru Gül Emre, kostümleri Gülnur Orhon ve ışık düzenini Mehmet Yaşayan’ın yaptığı “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunda Alpay Aksum, Şebnem Büyükkalkan, Gökçe Yurtsal, Doğan Doğru, Bengisu Gürbüzer Doğru, Feray Darıcı, Özgür Baş ve Hasan Tanılmış rol alıyor.

Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğunu anlatan

“Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan

“Carrar Ana’nın Silahları” bugün ve yarın saat 19.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise saat 14.00 ve 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal Oyununu da sergileyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli‘ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait Oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun, 5 Şubat Pazar günü saat 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar‘ın yazdığı çocuk Oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 7 Şubat Salı ve 8 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul’da Kültür-sanat

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley’in 67.doğum günü, 4 Şubat’ta Babylon’da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley‘in 67. doğum günü, 4 Şubat’taBabylon‘da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Şarkılarında işlediği sevgi, barış ve kardeşlik konularıyla tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Marley’in anısına düzenlenecek partilerde, Selekta Firuzaga, Ras Memo, Sattas, Mahi, Selekta Genjah, King Seroman, Naranjaman, Pnarzenci, Mojahfire ve Jr. Sensimilla gibi ünlü DJ’ler sahne alacak.

Trompet sanatçılarından İmer Demirer, yarın sanatçı dostlarıyla birlikte Borusan Müzik Evi’nde konser verecek.

Mor ve Ötesi, 2007 yılından beri klasikleştirdiği “Akustik” konser serisinin 5’incisinde, daha önce akustik versiyonları hiç çalınmamış, eski ve yeni birçok şarkısını, sahneye davet edeceği şarkıcı ve müzisyen dostlarıyla yarın Ghetto’da seslendirecek.

Pop müzik sanatçısı Göksel, yeni albümü “Bende Bi Aşk Var”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

“Mi Kubbesi” isimli albümlerinin yayınlanmasıyla büyük bir hayran kitlesi tarafından takip edilmeye başlanan Nekropsi, derin enstrümantal kompozisyonları, ani ataklarla dinleyeni bambaşka bir hikayeye sürükleyen tarzlarıyla yarın Babylon‘da sahne alacak.

Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan ve “Her Gün İsyanım Var” ve “Damarımda Kanımsın” albümleriyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan İstanbul Arabesque Project, 4 Şubat’ta Live Haymatlos’ta sahne alacak.

Konserlerinde Bergen’den Kamuran Akkor’a, Orhan Gencebay‘dan İbrahim Tatlıses‘e pek çok arabesk duayeninin eserlerini seslendiren grup, kendisini izlemeye gelen müzikseverlere arabeskin kederli değil, keyifli ve eğlenceli yönünü göstermeyi hedefliyor.

Uzun bir aradan sonra büyük bir özenle hazırladığı “Derindekiler” albümünü dinleyenlerin beğenisine sunan Kıraç, albümünün ilk İstanbul konserini 4 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecek.

Mevlana Kültür ve Sanat Vakfının düzenlediği ve bestekarı bilinmeyen, bestelenmiş en eski Mevlevi ayinlerinden olduğu kabul edilen Pençgah Ayini

(Beste-i Kadim) “Sema Töreni”, 5 Şubat’ta Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

-Sahne sanatları

Çin Ulusal Akrobasi Topluluğu “Rüya Takımı-Sihirli Akrobatlar”, trapez, dans, akrobasi ve kung-fu’yu bir araya getiren, yer çekimine ve fizik kurallarına meydan okuyan performanslarını 3, 4 ve 5 Şubat’ta TİMMaslak Show Center’da sergileyecek.

Neil Labute’un yazıp Defne Halman ve Engin Hepileri’nin yönettiği “Zorla Güzellik” isimli komedi türündeki tiyatro Oyunu, yarın Kenter Tiyatrosu’nda perdelerini açacak.

W. Gordon Smith’in yazıp Ülkü Tamer‘in çevirdiği ve Hakan Gerçek’in hem yazıp, hem de oynadığı tek kişilik Oyun “Van Gogh”, yarın Caddebostan Kültür Merkezi Küçük Salon’da izleyiciyle buluşacak.

Levent Kazak‘ın yazıp Laçin Ceylan‘ın yönetmenliğini üstlendiği, kadının sosyal konumuna dikkat çeken “Cam”, yarın Kozyatağı Kültür Merkezi Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak.

Zorlu Çocuk Tiyatrosunun yeni sezonu için Prof. Dr. Hasan Erkek tarafından Andersen’in “Çirkin Ördek Yavrusu” masalından hareketle yeniden yazılan

“öteki” kavramının farklı katmanlarda işlendiği “Çirkin Ördek Yavrusu”, 4 Şubat’ta Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Cesare Pavese‘nin “Yaşama Uğraşı” adıyla yayımlanan günlüğünden esinlenen, ölüm gerçeğini ve onu takip eden yas sürecini konu edinen bir dans performansı olan “Bugün, Hiçbir Şey”, 6 Şubat’ta Salon İKSV’de izleyici karşısına çıkacak.

“Elazığ Kültür ve Sanat Şehridir”

Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması için ilimize gelen sanatçılar ve kültür elçileri Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nu ziyaret ettiler.

Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşmasına katılacak olan sanatçılar ile organizasyona katkı veren kuruluşların yetkilileri hazır bulundu.

Ziyarette bir değerlendirme yapan Bedrettin Keleştimur: “Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması kapsamında şehrimizde bir faaliyeti daha icra etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Azerbaycan‘ın bağımsızlığının 20. yılında bu etkinlikler iki gün süreyle devam edecek. Azerbaycanlı Şair Elmas Yıldırım adına düzenlenecek paneller yapılacak. Cafer Cabbarlı’nın kitap tanıtımını yapacağız. Ve bu aradaAzerbaycan edebiyatında önemli olan şahsiyet Anar Bey’e FÜ tarafından Fahri Doktora unvanı verilecek. Programlarımız kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi tertip edeceğiz. Tüm programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu ise konuşmasında Azerbaycan Şehitleri içinTürkiye‘de ilk defa Elazığ‘da bir anıt yapıldığına dikkat çekerek, bu durumun iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerini geliştirme adına çok önemli olacağına vurgu yaptı.

Sanatçı Mehmet Özbek ise açıklamasında; “Bizler için Elazığ – Bakü sanat buluşmasından ziyade burada bir Bayram yaşıyoruz. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve manas ekibine teşekkür ediyorum. Biz türkülerimizi yörelerimizden derleyerek sizlere sunmaya gayret gösterdik. Bu etkinliklerin tamamının hayırlı olmasını diliyorum. Etkinlikler kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi bizler için ayrıca önem arz eden programlardan biridir.” Dedi.

Elazığ‘ın bir kültür ve sanat şehri olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi:

“Sizleri Anadolu‘nun bu inci şehrinde ağırlamaktan mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat buluşmasını organize eden Bedrettin Keleştimur Beyefendi başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Geçmişte Hazar Şiir Akşamlarından birini Azerbaycan‘da gerçekleştirmiştik ve orada Yazarlar Birliği Başkanı Anar beyle de bir araya gelmiştik. Şehrimizde düzenlenecek bu programların hayırlı olmasını diliyor, bizleri ziyaretiniz içinde şükranlarımı sunuyorum.”

BAŞKENTTE KÜLTÜR SANAT HABERİ

CUMHURBASKANLIGI SENFONI ORKESTRASI (CSO), 10 SUBAT’TAKI KONSERINDE ”BAROK HAFTASI” PROGRAMIYLA IZLEYICI KARSISINA CIKACAK.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 10 Şubatˊtaki konserinde ˊˊBarok Haftasıˊˊ programıyla izleyici karşısına çıkacak.

Orkestrayı Şef Raoul Grüneisˊin yöneteceği konserde, obuada Manfred Bellmann ve flütte Iris Rath yer alacak. Konserde, Telemannˊın ˊˊre majörˊˊ senfoniˊsi, Bach ve Vivaldiˊnin ˊˊobua konçertoˊˊlarıile Hasseˊnin ˊˊsol minörˊˊ senfonisi seslendirilecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.

-Tiyatro-

Büyük Tiyatro: ˊˊGenç Osmanˊˊ, yarın ve 5 Şubatˊta sahne alacak.

Ali Berktayˊın kaleme aldığı, Ayşe Emel Mesciˊnin yönettiği ˊˊKerbelaˊˊ, 7 Şubatˊta seyredilebilir.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Aristophanesˊin yazdığı, Yücel Ertenˊin çevirip, oyunlaştırıp yönettiği ˊˊBarışˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊKantocuˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilir.

ˊˊBenim Tatlı Meleğimˊˊ, 5 Şubat pazar Günü izleyiciyle birlikte olacak.

Şinasi Sahnesi: Tennessee Williamsˊın yazdığı, Can Yücelˊin çevirdiği, Jason Haleˊnin yönettiği ˊˊSırça Kümesˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahnelenecek.

ˊˊElma Hırsızlarıˊˊ isimli eser, 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyirciyle birlikte olacak.

Küçük Tiyatro: Angelo Savelliˊnin kaleme aldığı ve yönettiği ˊˊFigaroˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahne alacak.

ˊˊKeloğlan Keleşoğlanˊˊ isimli çocuk oyunu, 5 Şubat Pazar günü görülebilecek.

Akün Sahnesi: ˊˊGizler Çarşısıˊˊ, yarın, 4 ve 5 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊRab Şeytana Dedi Kiˊˊ, 7, 8 ve 9 Şubatˊta tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Altındağ Tiyatrosu: Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Musahipzade Celalˊin kaleme aldığı ˊˊKafes Arkasındaˊˊ isimli oyun hafta boyunca izlenebilecek.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: ˊˊYastık Adamˊˊ, 4 Şubatˊta izlenebilecek.

Stüdyo Sahne: ˊˊÜç Yönetmen Üç Oyunˊˊ, yarın, 5 ve 7 Şubatˊta izlenebilir.

Oda Tiyatrosu: ˊˊDönülmez Akşamın Ufkundayızˊˊ adlı eser, yarın ve 4 Şubatˊta, ˊˊHüzzamˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilecek.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: ˊˊMacbethˊˊ, 4 Şubat Cumartesi, ˊˊDon Giovanniˊˊ 6 Şubat Pazartesi sahnelenecek.

ˊˊZorbaˊˊ balesi, 9 Şubat Perşembe günü seyirciyle birlikte olacak.

Operet Sahnesi: ˊˊBir Tenor Aranıyorˊˊ, 5 Şubatˊta, ˊˊŞarkılarla Yaşamakˊˊ ise 7 Şubatˊta sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: ˊˊSihirli Dünyaˊˊ adlı müzikli çocuk oyunu, 5 Şubatˊta izlenebilir.

-Sinema-

Steven Spielbergˊin Kamera karşısına geçtiği ve konusu Birinci Dünya Savaşı yıllarında geçen ˊˊSavaş Atıˊˊ adlı film, yarın seyirciyle buluşacak.

Jeremy Irvin, Peter Mullan, Emily Watson ve David Thewlisˊin başrolünü üstlendiği film, Birinci Dünya Savaşı sırasında Albertˊın eğittiği ve çok sevdiği atı Joeyˊnin satılarak savaşta sipere gönderilmesi üzerine yaşananları işliyor. Film, Michael Morpurgoˊnun aynı adlı çocuk romanından sinemaya aktarıldı.

Hasan Tolga Pulatˊın yönettiği, Altın Portakal ödüllü ˊˊGüzel Günler Göreceğizˊˊ vizyona girecek. Bir Güniçinde İstanbulˊda geçen hikaye, beş farklı karakterin kesişen yollarını anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü yer alıyor.

48. Antalya Altın Portakal Film Festivaliˊnde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü. Şanal Günseliˊnin yönettiği ˊˊEş Ruhumun Eş Zamanıˊˊ adlı film gösterime girecek. Uğur Çavuşoğlu, Aylin Kabasakal, Zeynep Utku, Deniz Seki, Musa Uzunlar, Tuğçe Ersoy ve Güzin Ustaˊnın rol aldığı yapım, Şanal Günseli ve Işık Günseli-nin gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak 2005 yılında yazdıkları aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. Türü ˊˊkuantum filmiˊˊ olarak nitelendirilen yapım, yeryüzünden uzak bir boyutta bütünlüğünü tamamlamış enerji dolu bir varlığın dünyaya inmesini ancak, burada çıkan bir kaos sonucu ikiye ayrılması nedeniyle bu varlıktan ayrılan iki eş ruhun birbirini aramaya başlamasını konu alıyor.

İngiltere yapımı ˊˊUtançˊˊ, haftanın dördüncü yeni yapımı. Steve Mcqueen IIˊnin yönettiği filmde Michael Fassbender, Carey Mulligan, James Badge Dale, Lucy Walters, Elizabeth Masucci ve Calamity Chang rol alıyor. Film, New Yorkˊta yaşayan 30ˊlu yaşlardaki Brandonˊın sorunlarından sıyrılma çabalarını işliyor.

 Kaynak : http:// haberler.com

40. yılında İKSV programı

40. yılında İKSV programı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Nejat Eczacıbaşı’nın özveri ve öncülüğünde temellerinin atıldığı İstanbul Müzik Festivali’nin 40. yılını 31 Mayıs-29 Haziran 2012’de kutluyor. 40. İstanbul Müzik Festivali’nin “Onur Ödülü” Hüseyin Sermet’e,”Yaşam Boyu Başarı Ödülü” Giya Kancheli’ye verilecek.

 

Bugüne kadar 3 bine yakın gösteriyle, Türkiye’den ve yurt dışından 40 bini aşkın sanatçıyı ağırlayan İstanbul Müzik Festivali’nin 40. Yılı için “özel” hazırlanan programı bugün basın toplantısıyla açıklandı.

Four Seasons Hotel’de düzenlenen bir basın toplantısına İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu BaşkanıZeynep Hamedi ve İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı.

2. dünya prömiyerine, 3 Türkiye prömiyerine ev sahipliği yapacak olan 40. İstanbul Müzik Festivali’nde bu yıl, senfoni ve oda orkestraları, vokal konserler,  oda müziği, resitaller olmak üzere toplam 23 konser yer alıyor. Festival konserleri, Festivale 40 yıldır ev sahipliği yapan Aya İrini Müzesi’nin yanı sıra Haliç Kongre Merkezi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, Hollanda Başkonsolosluğu Bahçesi, Süreyya Operası, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gibi 8 farklı mekanda gerçekleştirilecek.

40.İstanbul Müzik Festivali bu yıl dünyaca ünlü iki besteciye verdiği eser siparişleriyle de çağdaş müzik repertuarına katkıda bulunmaya devam edecek. Dünya sahnelerinde eserleri çalınan, beste siparişleri alan ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say “Mezopotamya” başlıklı 2. Senfoni’si festivalin siparişi üzerine besteledi. Çağdaş müzik dünyasının önde gelen isimlerinden Gürcü besteci Giya Kancheli ise, sipariş edilmiş olan senfonik eserinin dünya prömiyerleri festival kapsamında gerçekleştirilecek.

Festival, Hélène Grimaud’dan Anne-Sophie Mutter’e, Miloš’tan Gidon Kremer’e, Viyana-Berlin Oda Orkestrası’ndan Varşova Filarmoni Korosu’na,  klasik müziğin birçok yıldızını İstanbul’da ağırlarken Avrupa’nın önde gelen koreograflarından Heinz Spoerli’nin veda turnesi kapsamında Zürih Balesi’nin iki özel gösterisine de ev sahipliği yapacak. Festivalde konserlerin yanı sıra, söyleşiler, eğitim çalışmaları ve anlatılar da düzenlenecek.

Basın toplantısında konuşan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı,İstanbul Kültür Sanat Vakfı’yla birlikte 40. yaşını kutlayan Müzik Festivali’nin yaşadığı mekan sorununa dikkat çekerek; “Geçtiğimiz kırk yıllık süreçte, 1. İstanbul Festivali’nde kullanılan mekânlara farklı alternatifler yaratılamaması, İstanbul’un bir kültür sanat başkenti olarak gelişimi adına üzücüdür. Ne yazık ki bugün, kullandığımız neredeyse hiçbir sahnenin öncelikli amacı konser salonu olarak işlev görmek değil. Bu konuda her fırsatta özel kuruluşların, yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının da desteğiyle hayata geçirilebilecek yeni çözümler geliştirmeye çalışıyoruz” dedi. İstanbul Müzik Festivali’nin 40. yılında gençlere yönelik projelerin de artırılarak devam edeceğinin altını çizen Eczacıbaşı “İKSV olarak bizim umudumuz ve kahramanlarımız da gençler. Bu yüzden kırkıncı yılımızda, gençlere yönelik çalışmalarımıza hız kazandırıyoruz. 40. yılımızda yeniden canlandırdığımız ‘BiTamBiÖğrenci’ programıyla sivil toplum kuruluşlarının yönlendireceği gençlerin konserlere katılımını sağlayacak ve genç müzik öğrencilerinin eğitimine katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz ustalık sınıflarını sürdüreceğiz”diyerek İKSV’ye desteklerini sürdüren tüm kurum ve kuruluşlara  teşekkür etti..

Festival sponsorluğunu 2006 yılından beri üstlenen Borusan Holding adına konuşanZeynep Hamedi, “Borusan olarak, kültür ve sanatı faaliyet gösterdiğimiz 5. sektör olarak görüyoruz. Hem topluluk olarak destek verdiğimiz etkinlikler, hem de 2012’de 15. yılını kutlayan Borusan Kültür Sanat aracılığıyla da bu alandaki faaliyetlerimizi sürdürmeye kararlıyız. Türkiye’yi tümüyle kucaklamak ve kültürel zenginliğimizi dünyayla paylaşmayı diliyoruz” dedi.

Yeşim Gürer Oymak ise, “Sanatçılar da tıpkı kahramanlar gibi ideallerinin peşinden koşarlar yaşamları boyunca. Festivalin 40. yılında müzikseverleri, iç içe geçmiş iki kavram olan umut ve kahramanlık üzerine bestelenmiş eserlerin işitsel dünyalarına davet ediyoruz. Festival temasının yanı sıra, bu yıl iki önemli besteciye vermiş olduğumuz eser siparişlerinin dünya prömiyerlerine ev sahipliği yapacağız” diyerek programhakkında bilgi verdi.
Bu yıl festivalin tanıtım kampanyasını Alametifarika, 40. yılı için özel olarak hazırlanan logoyu Bülent Erkmen tasarladı. Bilet satışının yanı sıra festival sponsoru Borusan Holding ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, diğer resmi kurumlar, pek çok gösteri ve basın sponsorunun desteği, Ernst Von Siemens Music Foundation, TC İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve Devlet Konservatuarı, Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosluğu ve Polonya İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle gerçekleşiyor.

Festival teması: “Umut ve Kahramanlar”

İstanbul Müzik Festivali’nin “Umut ve Kahramanlar” temasıyla bağlantılı olarak kurgulanan programında, müzikseverleri bu tema çerçevesinde seçilmiş eserler ve oluşturulmuş birçok sürpriz proje bekliyor. 40. İstanbul Müzik Festivali açılışı, gelecek için umudumuz olan, dünya sahnelerinde fırtına gibi esen genç kuşak sanatçılarımızSimge Büyükedes, Ezgi Kutlu, Cenk Bıyık ve Burak Bilgili’nin katılımıyla insanlığın yüksek ideallerini ve umudunu simgeleyen “özgürlük, eşitlik, kardeşlik”kavramlarını anlatan ve müzik tarihi için anıtsal bir değeri olan Beethoven’in görkemli 9. Senfonisi 31 Mayıs’ta şef Sascha Goetzel yönetiminde Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Devlet Çoksesli Korosu’nun katılımıyla gerçekleşecek. Açılış konserindeHüseyin Sermet’e “Onur Ödülü” de sunulacak.

Ülkemizin önde gelen kemancılarından Cihat Aşkın ile Hakan Şensoy yönetimindeki İstanbul Oda Orkestrası’nın 8 Haziran’da gerçekleştirileceği “Müziğin Kadın Kahramanları” başlıklı gecede, dünyadan ve ülkemizden müzikte öncü rol üstlenmiş kadın bestecilerin eserleri seslendirilecek. Tema kapsamında gerçekleştirilecek bir diğer özel konser ise 16 Haziran’da Hüseyin Sermet’in Deutsches Symphonie Orchester Berlin eşliğinde, kahramanlık üzerine yazılan iki eseri, Ravel’in 1. Dünya Savaşı’nda sağ kolunu kaybetmesine rağmen ‘umudunu asla yitirmeyen’ piyanist Paul Wittgenstein için yazdığı “Sol El İçin Piyano Konçertosu” ve Beethoven’in kahramanlığı hem zafer hem de trajedisiyle dile getiren 3. Senfonisi “Eroica” adlı eserlerini seslendireceği gece olacak. 20 Haziran gecesi ise İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Daniel Müller Schott, Strauss’un Cervantes’in ünlü romanına dayanarak bestelediği senfonik şiiri “Don Kişot”u ve Strauss’un kendisini anlattığı eseri “Bir Kahramanın Hayatı”nı seslendirerek izleyenleri“kahramanların” peşinden uzak diyarlara götürecek.

Temaya gönderme yapan bir başka önemli konser ise Beethoven’in epik 5.Piyano Konçertosu “İmparator”’un besteci ve piyanist Fazıl Say ve şef Gürer Aykalyönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın seslendireceği gece olacak.

Festivalde ayrıca, gelecek için bizlere umut veren genç müzisyenlerimize yönelik birçok özel proje de yer alıyor. Türkiye çapında genç yetenekleri teşvik etmek ve keşfetmek amacıyla başlatılan “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor”projesi kapsamında ülkenin çeşitli konservatuarlarından 21 Mart tarihinde yapılacak seçmeler sonucunda belirlenecek bir genç solistin, 15 Haziran’da şef Ramiz Malik Aslanov yönetimindeki İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası eşliğinde seslendireceği konçerto olacak. 19 Haziran’da gerçekleştirilecek “Genç Ustalar ve Kahramanları” başlıklı konserde, henüz 14 yaşında olmalarına rağmen, şimdiden ustalıklarını ispatlayan genç yetenekler Ece Bozkurt, Iraz Yıldızve Cem Esen’in bugünün piyano duayenleri, zamanın “Harika Çocukları” Gülsin Onay, Hüseyin Sermet ve Muhiddin Dürrüoğlu ile birlikte verecekleri konser  festivalin kaçırılmayacak gecelerinden olacak.
 
Festivalin 40. Yılı için iki özel eser siparişi

İstanbul Müzik Festivali geçtiğimiz yıldan itibaren, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuarını zenginleştirme yolunda önemli bir adım attı. Festival bu yıl da eser siparişlerine devam ederek, dünyaca ünlü iki besteciye eser siparişinde bulunarak, eserlerin dünya prömiyerlerinin festival kapsamında gerçekleştirilmesini sağlayacak.

Günümüzün en saygın bestecilerinden, çağdaş müzik dünyasının önde gelen isimlerinden Gürcü besteci Giya Kancheli’nin festivalin siparişi üzerine bestelediği senfonik yapıtının dünya promiyeri, 11 Haziran Pazartesi günü saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek. 2011 yılının son aylarında kaybettiğimiz yetenekli çellistBenyamin Sönmez’in solist olarak yer almasının planlandığı bu konser, genç sanatçının anısına yapılacak. Konserde Kancheli’nin eserlerini, şef Andres Mustonen yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Varşova Filarmoni Korosu seslendirecek. Konserin solistleri ise Gürcü kontrtenor Mamuka Gaganidze, çellist Giedre Dirvanauskaite ile geçtiğimiz yıl Festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alan efsane kemancı Gidon Kremer. Konserde Kancheli’ye “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de sunulacak.

Festivalin ikinci eser siparişi ise bestelediği eserleri ve tüm dünyada verdiği konserleriyle günümüzün en başarılı sanatçıları arasında yer alan Fazıl Say’a verildi. Fazıl Say’ın “başyapıt” olarak nitelendirdiği “Mezopotamya” başlıklı 2. Senfonisinin dünya prömiyerinde usta piyaniste, şef Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek. Prömiyer, 23 Haziran Cumartesi günü saat 20.00’de Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Festival Biletleri

40. İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserler ile Açılış Töreni ve Konseri’nin biletleri 4 Şubat Cumartesi günü saat 10.00’dan itibaren:

Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00),  www.biletix.com ve  İKSV merkezinden ve festival süresince Aya İrini Müzesi’nde yer alan gişeden alınabilecek.
40. İstanbul Müzik Festivali bilet fiyatları 30 TL ile 400 TL arasında değişiyor. Öğrenci biletleri yalnızca İKSV gişesinden kimlik kartı gösterilerek satın alınabilecek.

Lale Kart sahipleri festival biletlerinde %20–25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim” lerden yararlanabilecekler. Lale üyeleri ayrıca, biletlerini öncelikli olarak da alabilecek. Siyah ve Beyaz Lale üyeleri için öncelikli bilet satış tarihleri 30, 31 Ocak, Kırmızı ve Sarı Lale üyeleri için ise öncelikli bilet satış tarihleri 1, 2, 3 Şubat. Lale üyeleri öncelikli biletlerini Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), www.biletix.com ve İKSV merkezinden (10.00–18.00 saatleri arasında, Pazar hariç) alabilecekler.

40. İstanbul Müzik Festivali program kitapçığı İKSV merkezinden (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Cad. No:5, Şişhane) ve Biletix satış noktalarından temin edilebiecek.

www.iksv.org/muzik

 

2012 Öykü Yarışmalarından bazıları

Sizler için ülkemizde yapılmakta olan öykü yarışmalarını toparlamaya çalıştık.

Günışığı Kitaplığı’nın bu yıl ilk kez 26 Kasım’da düzenlediği Zeynep Cemali Öykü Yarışması Ödülleri Ankara ve İzmir’e gitti. “Zeynep” adlı öyküsüyle birinciliği kazanan Nurbüke Teker ödülünü Adnan Binyazar’ın elinden aldı. Yarışmanın 2012 yılı teması ise, Zeynep Cemali’nin Patenli Kız romanındaki,“Ona duyduğum öfke çoktan uçup gitmişti” cümlesinden yola çıkılarak “hoşgörü” olarak belirlendi. 2012 yılı seçici kurulu Necati Tosuner, Hacer Kılcıoğlu, Süleyman Bulut, Nuran Özyer ve Müren Beykan’dan oluşan yarışmanın son başvuru tarihi, 18 Mayıs 2012. Katılım koşulları ve katılım formu için siteyi ziyaret edebilirsiniz; http://www.sonkatilim.com/2011/zeynep-cemali-oyku-yarismasi-2012ye-dogru

Çocuk edebiyatımıza ustalara yakışan bir dil ve anlatım zenginliği katan, 2009 yılında kaybettiğimiz Zeynep Cemali’nin anısına düzenlenen ve bütün ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin katılabildiği Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın 2011 sonuçları açıklandı. Necati Tosuner, Sevim Ak, Aysel Gürmen, Necdet Neydim ve Müren Beykan’dan oluşan seçici kurulun gönderilen yüzlerce öyküyü değerlendirmesi sonucunda dereceye giren ilk üç öykünün yazarları ödüllerine kavuştu. Bu yıl için belirlenen “kardeşlik” temasına, Zeynep Cemali’nin son romanı Ankaralı’dan seçilen, “İki kardeş sımsıkı kucaklaştılar” cümlesi kaynaklık etmişti.

2- MAHMUT TUNABOYLU ÖYKÜ YARIŞMASI 2012

Çorum Belediyesi sponsorluğunda Çorum Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 2012/Mahmut Tunaboylu 6. Öykü Yarışması için çalışmalar başladı. Çorum Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Özkaleli, merhum Gazeteci-Yazar Mahmut Tunaboylu’nun babası emekli Gazeteci-Öğretmen Müslüm Tunaboylu, Jüri Üyeleri Abdulkadir Ozulu ve Metin Demirci bugün düzenledikleri basın toplantısı ile yarışmanın şartnamesini duyurdular.

Çorum Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Jüri Üyesi Abdulkadir Ozulu, Mahmut Tunaboylu Öykü Yarışması’nın önemine işaret ederek, “Cumhuriyet tarihi içinde Çorum’da bu kadar süreklilik arzeden başka bir yarışma yok. Mahmut Tunaboylu Öykü Yarışması bu anlamda rekora doğru gidiyor.” dedi.

Yorgunluk nedeniyle bu yıl öykü yarışmasında jüri görevini yapamayacağını belirten Müslüm Tunaboylu da, Mahmut Tunaboylu Öykü Yarışması’nın artık Çorum Gazeteciler Cemiyeti’ne mal olduğunu vurgulayarak, “Bu yarışma Çorum’u ülke genelinde hatta yurt dışına taşıyan bir olaydır.” şeklinde konuştu.

Jüri Üyesi Metin Demirci ise, yarışma süresince görevlerini hakkıyla yerine getireceklerini dile getirerek, “Bu güzel etkinliğin uzun yıllara ulaşması için elimizden gelen desteği vereceğiz. Bu yarışma iyi insanın ömrünün yalnız bu dünya ile sınırlı olmadığının da işareti.” diye yorumladı.

Çorum Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Özkaleli ise, Türkiye geneline açık olan yarışmaya tüm edebiyat meraklılarını davet ederek, tüm katılımcılara başarılar diledi.

Yapılan açıklamaya göre Mahmut Tunaboylu 6. Öykü Yarışması’na jüri üyeleri, jüri üyelerinin birinci derece yakınları ve daha önce yarışmaya katılıp derece alanlar dışında herkes katılabilecek. Her konuda ürünün katılabileceği yarışmada eserlerin telif olması, başka bir yarışmada ödül almaması ve bir kitapta yer almaması gerekiyor.

Yarışmada jüri olarak Abdulkadir Ozulu, Orhan Kuyu, Turhan Candan, Şahin Ertürk, Metin Demirci, Aytekin Kırdıoğlu ve Kenan Yaşar görev yapacak.

Müslüm Tunaboylu’nun gözlemci, Gülesin Ağbal Demirer’in koordinatör olduğu yarışmada birinci gelecek esere 2.000 TL, ikinci eserin sahibine 1.500 TL, üçüncü eserin sahibine 1.000 TL, üç adet 500 TL değerinde mansiyon ödülü verilecek.

Eserlerin 1 Mayıs 2012 tarihine kadar Çorum Hakimiyet Gazetesi Gazi Caddesi Hamoğlu İşhanı No 109, Kat 4 Çorum adresine gönderilmesi gerekiyor. Değerlendirme 1 Haziran 2012 tarihinde yapılacak. Ödül töreni tarihi ise daha sonra açıklanacak. Detaylı bilgi (364) 224 24 00/117 numaralı telefondan alınabilecek.

3-  EN İYİ GÖNÜLLÜ HİKAYESİ YARIŞMASI 2012

 

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, 2011 Avrupa Gönüllülük Yılı kapsamında “Gönüllü Türkiye Sosyal Katılım ve Değişim Projesi”ni hayata geçirmiştir.

Proje etkinlikleri çerçevesinde gönüllülük çalışmalarını görünür kılmak ve teşvik etmek amacıyla “En İyi Gönüllü Hikâyesi Yarışması” adı ile bir yarışma düzenlenmektedir.

Yarışma ile STK/kurum ve kuruluşların “gönüllülük hizmeti” ihtiyaçlarıyla örtüşecek şekilde sosyal sorumluluk projelerinde yer almış olan 18-30 yaşları arasındaki gönüllülerin başarılı, ilham verici, teşvik edici ve örnek teşkil eden hikâyeleri değerlendirilecek ve ödüllendirilecektir.

Toplumda yaşam kalitesinin artmasında önemli katkıları bulunan,

Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, üniversiteler ve özel sektör arasındaki ortaklıkları geliştiren,

osyal, kültürel, ekonomik ve çevresel açıdan sürdürülebilir niteliği olan başarılı uygulamaların öneminin vurgulanması, tanıtılması ve ödüllendirilerek desteklenmesi amaçlamaktadır.

Yarışmanın Türü ve Şekli

En İyi Gönüllü Hikâyesi Yarışması; bir STK, kurum ya da kuruluşun sosyal sorumluluk projesinin gönüllülük faaliyetinde yer almış, “gönüllülük hikâyesini paylaşarak” yarışmacı olmak isteyen 18-30 yaş arası bütün gençlere açık bir yarışmadır.

Yarışmanın değerlendirme kriterleri yarışmacıların, projeye sağladıkları katkı ve bir birey olarak yarattıkları etki ile farklılaşmaları üzerine temellenmiştir.

En İyi Gönüllü Hikayesi Yarışması Katılım Koşulları

Yarışmaya katılım www.gonulluturkiye.org web sitesi üzerinden gerçekleşecektir.

Katılım için 18-30 yaş arasında olmak esastır.

Hikâyeler, katılımcıların dâhil oldukları bir STK, kurum ya da kuruluşa ait sosyal sorumluluk projesi içinde geçirdikleri gönüllülük faaliyeti sürecine ait olmalıdır.

Katılımcılar yarışmaya sadece bir hikâyeyle katılabilir.

Katılımcılar yarışmaya katılmak için www.gonulluturkiye.org adresinde “Yarışma Hakkında” bölümünde yer alan üç aşamalı başvuru formunu doldurmalıdır. Başvuru formunun sonunda yer alan “yarışmacı olmak istiyorum” kutusunu işaretleyerek karşılarına çıkacak olan hikaye paneline hikâyelerini girmelidirler.

Katılımcılar hikâyelerini metin olarak anlatmalı, metinde yer alacak olan karakter sayısı en fazla 10.000 vuruş olmalıdır. Metin olarak anlatılan içeriklerin resim veya video formatlarında paylaşılacak görsellerden az biriyle zenginleştirilmesi gerekmektedir. Paylaşılacak olan resim ya da fotoğrafların en fazla 2 MB dosya büyüklüğünde ve jpeg formatında olması gerekmektedir. Paylaşılacak olan videoların ise en fazla 2 dakikalık bir süreyi kapsaması ve Youtube video paylaşım sitesine yüklendikten sonra videonun url kodunun kopyalanarak Başvuru Formunda yer alan video yükle bölümüne yapıştırılması gerekmektedir.

Katılımcılar başvuru formunda yer alan “referans kişi” bölümüne Gönüllü Hizmetinde bulundukları STK/kurum ya da kuruluşta yetkili bir kişinin adını ve iletişim bilgilerini e-posta ya da telefon olmak üzere iletmelidirler.

Katılımcılar online başvurularını tamamladıktan ve hikâyelerini yükledikten sonra e-posta adreslerine hikayenin değerlendirilmek üzere sisteme yüklendiğine dair bir bilgilendirme mesajı alacaklardır. Katılımcının hikâyesi yayınlanmaya uygun görüldüğünde katılımcıya hikâyesinin yayına alındığına dair ikinci bir bilgilendirme maili daha gönderilecektir.

Yarışma süreci, online başvurunun gerçekleşmesiyle başlar.

Yarışma organizatörü katılımcıların hikâyelerinin farklı mecralarda, yayın organlarında kullanımı konusunda hakkını saklı tutar. Hikâyeler, hikâye sahipleri belirtilerek yayınlarda yer alabilir. Hikâye sahipleri, yarışmaya katılmakla hikâyelerinin yayınlanmasını kabul etmiş sayılırlar.

Yarışmacıların hikâyeleri www.gonulluturkiye.org sayfasından oylanabilecektir. Online ortamda gerçekleşecek olan oylama genel değerlendirmede %20 oranında etkiye sahiptir. Jüri değerlendirmesi ise % 80 oranında etkilidir.

Değerlendirme Ölçütleri

Katılımcılar online başvurularını tamamladıktan ve hikâyelerini yükledikten sonra e-posta adreslerine, hikâyenin değerlendirilmek üzere sisteme yüklendiğine dair bir bilgilendirme mesajı ulaşacaktır. Katılımcının hikâyesi yayınlanmaya uygun görüldüğünde katılımcıya hikâyesinin yayına alındığına dair ikinci bir bilgilendirme maili daha gönderilecektir.

Gerçekleştirilen Faaliyetin Topluma Olan Katkısı

Doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunması,

Eğitimsel gelişime katkıda bulunması,

Kültürel empatiye ve hoşgörüye katkıda bulunması,

Sağladığı faydanın güçlü bir etki yaratmış olması.

Gerçekleştirilen Faaliyetin Kuruma Olan Katkısı

Gönüllünün sosyal sorumluluk projesinin planlamasına sağladığı katkı,

Gönüllünün sosyal sorumluluk projesinin uygulanma aşamalarına sağladığı katkı,

Gönüllünün yaklaşımının özgün ve yaratıcı olması,

Uygulamanın farklı yerlerde benzer sorunları çözmek için tekrarlanabilir olması,

Sağlanan katkıyla çarpan etkisi yaratarak daha fazla kişiye ulaşması.

Gerçekleştirilen faaliyette yaşanan süreçlerin gönüllüye olan katkısı

Gönüllünün kişisel gelişimine katkıda bulunması,

Gönüllünün sorun çözme yeteneğine katkı sağlaması,

Gönüllünün yaratıcılığını teşvik etmesi,

Gönüllünün bireysel farkını ortaya koymasını sağlayacak bir zemin oluşturması,

Gönüllünün iletişim becerilerine katkı sağlaması.

Yarışma Ödülleri, Ödül Töreni, Sergileme

Bilgisayar

Kamera

Fotoğraf Makinesi

Yarışma ödülleri Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından takdim edilecektir.

Soru ve Cevaplar

Yarışmacılar yarışmaya ait sorularını ([email protected]) e-posta adresine gönderebilirler. Jüri tarafından yanıtlanacak sorularla ilgili bilgi e-posta yoluyla iletilecektir.

Yarışma Sonucunun İlanı

Yarışmanın sonuçları 28 Mayıs 2012 tarihinde www.gonulluturkiye.org adresinde duyurulacaktır.

Katılım koşulları gereğince proje sahipleri, projelerinin sergilenmesini, yazılı ve görsel araçlarla yayımlanmasını ve dağıtılmasını kabul etmiş sayılırlar. Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı bu hikâyelerin her türlü hakkını saklı tutar.

Yarışma Takvimi

Online başvuruların başlangıcı

01 Kasım 2011

Son soru sorma tarihi

16 Mart 2011

Soruların e-posta aracılığıyla yanıtlanması için son tarih

26 Mart 2011

Online başvurunun bitişi

01 Nisan 2012

Halk oylaması açılış tarihi

14 Kasım 2011

Halk oylaması bitiş tarihi

25 Nisan 2012

Yarışma sonucunun ilanı

28 Mayıs 201

İletişim Bilgileri

Beyaz Gemi Eğitim Danışmanlık, Yayıncılık, Organizasyon, Bilgisayar Pazarlama Tic. Ltd. Şti. Mecidiyeköy Mah. Büyükdere Cad. Kuğu İş Hanı No:81 Kat:2 D:3-4 34387 Mecidiyeköy-Şişli / İSTANBUL

4 – BİLSAM –MALATYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ULUSAL ŞİİR VE KISA HİKAYE YARIŞMASI

T.C. Başbakanlığının 2011 yılını “Mehmet Akif Ersoy Yılı” ilan etmesi sebebiyle Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BİLSAM) ve Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile Mehmet Akif Ersoy’un aziz hatırasına atfen şiir ve kısa hikaye yarışması düzenlenmiştir. 

 AMAÇ

Projenin amacı; büyük şair, mütefekkir ve gönül adamı Mehmet Akif Ersoy’un aziz hatırasını yaşatmak, şiir ve kısa öykü alanında edebiyatımıza yeni eserler kazandırmak, dereceye girmeye layık eserleri ödüllendirerek sanata ve edebiyata karşı heveslerin kalıcı olmasına katkı sağlamak, yeni kalemlerin ortaya çıkmasını teşvik etmektir.

“Şiir” Seçici Kurul Üyeleri;

  • Cumali Ünaldı           (Şair, Yazar)
  • Nurullah Genç           (Şair, Yazar)
  • Turan Karataş            (Şair, Yazar, Öğr. Üyesi)
  • Umut Bozkurtoğlu     (Şair, Gazeteci)

“Kısa Hikâye”  Seçici Kurul Üyeleri

  • Necati Güngör          (Yazar)
  • Turan Karataş           (Şair, Yazar, Öğr. Üyesi)
  • İlhan Erdem              (Öğretim Üyesi)
  • Hüseyin Karatay       (Eğitimci, Yazar)

3.   Sekretarya: BİLSAM – Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şiir ve Kısa Hikâye Yarışması’nın her tür iletişim ve yazışma hizmetleri Yarışma Sekretaryası tarafından yürütülür. Yarışma Sekretaryası aşağıdaki kişilerden oluşur.

–              Murat Aşan

–              İsmail Dol

SERBEST KATEGORİ

D.  YARIŞMA TAKVİMİ

Başvuru İçin Son Tarih       : 01. 04. 2012

Değerlendirme Son Tarih    : 05. 05. 2012

Derecelerin İlan Tarihi        : 15. 05. 2012

Ödül Töreni                         : 26. 05. 2012

Not: Eserler için son başvuru tarihinin belirlenmesinde eserlerin elden teslim edildiği veya resmi bir kayıtla posta ya da kargoya teslim edildiği tarih esas alınacaktır. Bu tarihten sonra teslim edilen veya gönderilen eserler kabul edilmeyecektir. Bu hususta BİLSAM-Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü  sorumluluk kabul etmeyecektir.

ÖĞRENCİLERİN YARIŞMA TAKVİMİ

Okul Müdürlüklerine Teslim                                              : 17.02.2012

İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine Teslim                           : 02.03.2012

İl Milli Eğitim Müdürlüklerine Teslim                               : 16.03.2012

Eserlerin Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Teslimi    : 01.04.2012

Not: Her Okul üç eser seçerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine göndereceklerdir. İlçelerde ilk üçe giren eserleri İl Milli eğitim Müdürlüklerine gönderecekler. İllerde ilk üçe giren eseri Malatya Milli Eğitim Müdürlüğüne belirtilen takvim çerçevesinde göndereceklerdir.

E.   ÖDÜLLER

Seçici  Kurulların değerlendirmeleri sonucunda her iki dalda da ayrı olmak üzere birinci, ikinci, üçüncü olan eserler tespit edilecek, ayrıca her bir dal için bir adet mansiyon verilecektir. Orta Öğretim kurumları arasındaki “Şiir ” ve “Kısa Hikâye” yarışması için ödüller eşit olup aşağıdaki gibidir.

ULUSAL  ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ŞİİR VE KISA HİKAYE YARIŞMASI ÖDÜLLERİ

•               Birincilere     :  Laptop

•               İkincilere       :  Netbook

•               Üçüncülere   :  Digital Fotoğraf Makinesi

•               Mansiyon      :  Çeyrek Altın

Seçici Kurulların değerlendirmeleri sonucunda her iki dalda da ayrı olmak üzere birinci, ikinci, üçüncü olan eserler tespit edilecek, ayrıca her bir dal için bir adet mansiyon verilecektir. Ulusal “Şiir ” ve “Kısa Hikâye” yarışması için ödüller eşit olup aşağıdaki gibidir.

ULUSAL ŞİİR VE KISA HİKAYE YARIŞMASI ÖDÜLLERİ

•              Birincilere     :   2500 TL

•             İkincilere       :   2000 TL

•             Üçüncülere   :   1500 TL

•             Mansiyon      :    500 TL

Ödüle ve yayımlanmaya değer bulunan eserlerin telif hakkı BİLSAM – Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne  aittir. Eserlerin kitap haline getirilip basılması halinde eser sahibine ayrıca bir telif ücreti ödenmeyecektir.

BİLSAM Adres:

Hüseyin Bey Mahallesi Azizler 1.Sk. İstanbulluoğlu Konağı No: 4 Malatya

Telefon No: 0.422.3236980; Fax: 0.422.3233633; GSM: 0 507 748 06 43

E-Posta: [email protected]; WEB: www.bilsam.org

Detay için : http://www.bilsam.org/index.asp?do=haber&hid=125

5- KIRIKKALE EĞİTİM-SEN 2. ULUSAL ÇOCUK ÖYKÜ YARIŞMASI

 

Eğitim Sen Kırıkkale Şubesi tarafından çocuklarda kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için ülke genelinde ödüllü öykü yarışması düzenliyor.

İlki 1997 yılında gerçekleşen ödüllü öykü yarışmasının ikincisi 2012 yılı içerisinde gerçekleşecek. ‘Çocuk okuru olmayan bir toplumun büyük okuru olmaz’ adı ile başlatılan projenin sorumluluğunu Eğitim Sen Kırıkkale Şube Başkanı Yüksel Şahin yürütecek. Başvurular son olarak 31 Mart 2012 tarihinde sonlanacak. Jüri üyelerinin belirleyeceği 3 ödül 1 Eylül 2011 tarihinde basın yolu ile duyurulacak. Ödül sahipleri 15 Eylül 2012 tarihinde Kırıkkale’de gerçekleşecek tören ile ödüllerini alacak. Yarışma sonunda birinciye 5 bin, ikinciye 3 bin, üçüncüye ise 2 bin TL para ödülü ile 500’er TL jüri özel ödülü olmak üzere ödüller verilecek.

Yapılan açıklamaya göre; yarışma yapıtlarında çağcıl değerleri, çocuğa göreliliği, evrensel eğitbilim ilkelerini ve çağdaş bir dil bilincini gözeten amatör- profesyonel tüm yazarlara ve Eğitim Sen üyelerine açıktır. Katılımcılar için yaş; yapıtlar için konu sınırlaması yoktur. Yapıtlar, 9-12 yaş çocuklarına yönelik olmalıdır. Katılımcılar, diledikleri sayıda yapıtla katılabilirler. Yapıtların daha önceden kitap halinde yayımlanmamış ve ödül almamış olması gerekir. Yapıtlar, bilgisayar ortamında arial karakteri ile çift aralıklı yazılmış, en az kırk sayfa uzunluğunda ve tek öykü bütünlüğünde olmalıdır. Yapıtlar, 9 kopya olarak, CD’si ile birlikte gönderilmelidir; katılımcılar bu gönderilerine, imzalı bir başvuru yazısıyla birlikte, özgeçmişlerini ve bir fotoğraflarını eklemeli; başvurularına açık adres, telefon ve e-posta adreslerini yazmalıdırlar.

Başvuru adresi Eğitim Sen Kırıkkale Şubesi, Yenidoğan Mah. Barbaros Hayrettin Cad. 29. Sok. Kutay Apt. Nor:1/23 Kırıkkale. Tel: 318 2242432, kirikkale @egitimsen.org.tr

6- OĞUZ TANSEL HALKBİLİMİ ÖDÜLÜ 2011

1-Ödül bu yıl Halkbilim alanında bir yapıta verilecektir.

2-Ödüle aday yapıtın 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında yayımlanmış kitap; yayımlanmamışsa, kitap oylumunda dosya olması gerekmektedir.

3-Ödüle son başvuru tarihi 15.03.2012′dur. (Postadaki olası gecikmeden düzenleme kurulu sorumlu değildir.)

4-Ödül, düzenleme kurulu ve seçici kurul üyeleri dışında tüm katılımcılara açıktır.

5-Ödül tek yapıta verilecektir.

6- Yapıt daha önce yayımlanmış ise 8 adet gönderilmelidir. Daha önce yayımlanmamış yapıtlar, A4 boyutunda kağıda,12 punto ve 1,5 satır aralığıyla bilgisayarda yazılmış 8 ayrı dosya biçiminde düzenlenmişolarak posta ile gönderilecektir.

7-Katılımcı, kısa özgeçmiş, iletişim bilgileri ve bir adet fotoğrafının bulunduğu ayrı bir zarfı yapıtıyla birlikteulaştıracaktır.

8-Ödül tutarı 2.000 TL olarak belirlenmiştir.

9-Ödüle birden fazla yapıtla başvurulabilir. Ancak ödül, tek bir yapıta verilir.

10- Ödüle katılmak için gönderilen eserler iade edilmeyecektir.

11-Ödül töreni Mayıs 2012′de yapılacaktır. Törenin kesin tarihi ileride bildirilecektir.

12-Seçici kurul Prof. Dr. Ali Rıza Balaman, Prof. Dr. İlhan Başgöz, Prof. Dr. Cevat Geray, İlhan Gülek, Doç. Dr. Muhtar Kutlu, Prof. Dr. Arzu Öztürkmen ve Metin Turan’dan oluşmaktadır.

13- Başvurular şu adrese yapılacaktır: OĞUZ TANSEL HALKBİLİM ÖDÜL KURULU, Folklor/Edebiyat Dergisi, Konur Sokak 36/13, Kızılay, 06650 Ankara

Ayrıntılı bilgi için: [email protected] & [email protected]

7-  KURGU KÜLTÜR MERKEZİ EDEBİYAT ÖDÜLLERİ 2012

AMAÇ:

Kurgu Kültür Merkezi, kültürel ve sanatsal gelişimin uygar ve şenlikli toplumun oluşturulmasına dün olduğu gibi bugün de katkıda bulunduğunu/bulunmaya devam ettiğini ve bundan sonra da edeceğini düşünmektedir.Bu bağlamda, edebiyatımızı ve edebiyatçılarımızı, sosyal bilimimizi ve bilimcilerimizi, özellikle de genç kalemleri desteklemek amacıyla Şiir-Öykü-Roman Ödülleri olmak üzere, toplam üç dalda, her yıl verilmesi kararlaştırılmıştır. Koşullar uygun olması durumunda, çocuk-gençlik edebiyatı ve sosyal bilimler araştırma ödülleri de ileride buna eklenecektir.

ŞARTNAME:

1. Yarışma dört dalda gerçekleştirilecektir:

a) Şiir b) Öykü c) Roman

2. Yazarlar, birden fazla dalda ayrı dosyalarla yarışmaya katılabileceklerdir. Yarışma tüm yazarlara açıktır.

3. Konular serbesttir.

4. Edebiyatçılar yarışmaya en az 64 sayfalık yayına hazır dosyalarla katılabileceklerdir.

5. Yapıtlar bilgisayar ortamında yazılacak ve çıkışı alınıp çoğaltılacaktır.

6. Yapıtlar geri verilmeyecektir.

7. Yapıtlar beşer nüsha halinde düzenlenip en geç 15 Mart 2012 tarihine kadar başvuru adresine gönderilmelidir. Aynı tarihe kadar elden de teslim edilebilir.

8. Sanatçılar yarışmaya, gerçek adlarıyla, basında tanındıkları imzalarıyla katılacaklar; özgeçmişlerini kısaca yazdıktan sonra, bir fotoğrafla birlikte zarfa koyup aynı dosya içinde göndereceklerdir.

9. Ödüle katılan dosyalara her dalda sadece birincilik ödülü verilecektir. Sonuç 1 Eylül 2012 tarihinde açıklanacaktır.

10. Ödül alan yapıtlar altı ay içinde basılmış olacaktır.

ÖDÜLLER:

1 Ödül kazanan yapıtlar Kurgu Kültür Merkezi Yayınları tarafından (1000/bin’den az olmamak kaydıyla) basılacaktır.

2 Ödül kazanan yazarlara telif hakkı olarak basım adedi üzerinden kitap verilecektir (Örneğin 1000 adet için % 10 = 100 kitap).

3 Gerek ödülle ilgili, gerekse ödül alan yapıtlar belli olduktan sonra duyurular, öncelikle Kurgu Düşün Sanat Edebiyat’ta “gerekçeleriyle birlikte” yapılacak ve gerek duyulması halinde, yapıtlarla ilgili yazarlarıyla söyleşiler düzenlenecek, bunlar Kurgu Düşün Sanat Edebiyat’ta yayımlanacaktır. Kurgu Düşün Sanat Edebiyat’ın kapanması durumunda, diğer dergi ve kitap eklerine yönlendirme yapılacaktır.

Not: Seçici kurul üyeleri herhangi bir dalda yarışmaya katılamazlar.

SEÇİCİ KURUL

ŞİİR YARIŞMASI

1. Çiğdem Sezer

2. İbrahim Oluklu

3. Mustafa Durak

4. Tuncer Uçarol

5. Nizamettin Uğur (Kurgu Kültür Merkezi Yayınları temsilcisi)

ÖYKÜ YARIŞMASI

1. Çiğdem Ülker

2. Kevser Ruhi

3. Lütfiye Aydın

4. Şaban Akbaba

5. Hülya Soyşekerci (Kurgu Kültür Merkezi Yayınları temsilcisi)

ROMAN YARIŞMASI

1. Burhan Günel

2. Erendiz Atasü

3. Kemal Özmen

4. Vedat Yazıcı

5. Alaattin Topçu (Kurgu Kültür Merkezi Yayınları temsilcisi)

BAŞVURU VE YAPITLARIN TESLİM ADRESİ:

Kurgu Kültür Merkezi

Konur Sokak 13/5 Kızılay-Ankara

Tel: 0312 419 54 85

www.kurgukulturmerkezi.com

[email protected]

8- GÜRKAN UÇKAN KISA ÖYKÜ YARIŞMASI 2011

Yitirdiğimiz değerli Yazar, Şair, Gazeteci Gürhan Uçkan’ın kişiliğini, düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmanın yanı sıra, genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini değerlendirmek üzere, Dil Derneği ile İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından, üniversite gençliği arasında, “Dil Derneği Gürhan Uçkan Kısa Öykü Yarışması” düzenlenmiştir.

Yarışmaya Katılma Koşulları

1) Ödüle, yalnızca üniversite öğrencileri “tek” bir öykü ile katılabilir.

2) Adaylar konu seçiminde özgürdür.

3) Ödül, “tek” bir öyküye verilir, bölüştürülmez.

4) Yarışmaya gönderilecek öykü, daha önce başka bir yarışmaya katılmamış ve yayımlanmamış olmalıdır.

5) Öykünün bilgisayarla yazılması; iki sayfa olması (6 bin vuruşu geçmemesi); CD’sinin gönderilmesi zorunludur.

6) Ödül, 750,00(yediyüzelli) TL’dir.

7) Ödüle başvuru, 1 Temmuz 2011’de başlayacak, 29 Şubat 2012’de sona erecektir.

Yarışmacı; öyküsünü 6 kopya çoğaltarak, bir sayfaya adını, soyadını, özgeçmişini, açık adresini, telefonunu, e-postasını yazarak, 29 Şubat 2012 gününe dek Dil Derneği’ne (Konur Sok. 34/4 Kızılay-Ankara) gönderecektir. 29 Şubat 2012′den sonra gelen ve postada geciken öyküler değerlendirmeye alınmayacaktır.

9) Ödül töreni Mayıs 2012′de Ankara’da yapılacak, ödüle değer görülen öykünün yazarına bir belge ve anmalık sunulacaktır.

10) Seçici Kurul; Günay Güner, Işık Kansu, Cemil Kavukçu, Nermin Küçükceylan ve Münevver Oğan’dan oluşmaktadır.

9-  NAR DERGİSİ-İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ÖYKÜ YARIŞMASI

Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulu bünyesinde çıkarılmakta olan, okul dergisi NAR; Adana ili sınırları içerisinde öğrenim görmekte olan ilköğretim okulu öğrencilerinin katılacağı, “Geleceğin Yazarları” adı  altında bir öykü yarışması düzenlemiştir.  Birinciye dizüstü bilgisayar, ikinciye bisiklet, üçüncüye ise MP4 çaların hediye edileceği yarışmada; dereceye giren ilk on öykü kitaplaştırılacak ve derginin 6. sayısının yanında okurlara armağan edilecektir.

Katılım Koşulları:

  1. İlköğretim öğrencisi olanlar katılabilir.
  2. Yarışmaya katılacak olan eserlerin daha önce hiçbir yarışmada ödül almamış ve herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir.
  3. Katılımcılar yarışmaya sadece 1 öykü ile katılabilirler.
  4. Öykü konusu serbesttir.
  5. Gönderilecek öykü bilgisayarda, A4 boyutunda, 12 punto ve 5 sayfayı geçmeyecek şekilde yazılmalıdır.
  6. 1. 2. ve 3. olanların ödülleri 6. sayımızda yapılacak etkinlikte sahiplerine verilecektir.
  7. Dereceye giren ilk 10 öykü “NAR DERGİSİ” tarafından kitaplaştırılacak 6. sayımızda okurlarımıza hediye edilecektir.
  8. Eserler elden teslim edilebileceği gibi, posta ve e-posta ile de gönderilebilecektir.
  9. Başvurular, [email protected] adresine veya Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulu Yüreğir/ADANA, adresine posta yoluyla yapılabilecektir.
  10. Yarışmaya son katılım tarihi 29 ŞUBAT 2012’dir.
  11. Posta ile gönderilerde yaşanacak olumsuzluklardan dergimiz sorumlu değildir.
  12. Yarışmada ödül kazanan eserlerin her kürlü yayın hakları Nar Dergisi’ne aittir.
  13. Katılımcıların, öyküleri ile birlikte; kendilerine ulaşabileceğimiz bir telefon numarasını, okudukları okulun adını ve kaçıncı sınıfta olduklarını mutlaka yazmaları gerekmektedir.

İLETİŞİM: Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulu Tel: 321 00 51 GSM: 0 535 493 82 20

10- ÜMRANİYE BELEDİYESİ 8. GELENEKSEL HİKAYE YARIŞMASI

Hikâye alanında önemli bir marka haline gelen ‘Geleneksel Hikâye Yarışması’ bu yıl 8. kez yeteneklere yeni kapı aralayacak. Yurt içi ve yurt dışından önemli oranda katılım gerçekleştiği hikâye yarışması bu yıl serbest temalı olacak. Hikâye yarışmasında birinciye 8 bin, ikinciye 6 bin, üçüncüye 4 bin ve her biri bin 500’er TL olarak belirlenen 10 adet mansiyon olmak üzere, toplam 33 bin TL para ödülü verilecek. Ayrıca dereceye giren eserler Ümraniye Belediyesi tarafından kitaplaştırılarak edebiyat dünyasına kazandırılacak. Hikâye yarışması için son başvuru tarihi 3 Şubat 2012 Cuma.

16 Ocak 2011 – 11 Şubat 2011 / Niyazi TOPTOPRAK – Resim Sergisi

Niyazi Toptoprak ve Sanatı Hakkında…

” Niyazi Toptoprak, 1950 yılında İstanbul’da doğdu. İlki 1969 yılında olmak üzere şimdiye değin 150 civarında kişisel resim sergisi açtı. Sayısız karma sergiye eser verdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünü bitiren sanatçı bazı ödüller ve mansiyonlar kazandı. Niyazi Toptoprak’ın özel, resmi ve yurtdışı koleksiyonlarda birçok eseri bulunmaktadır.

Ressam Niyazi, kendi üslubunu oluşturmuş sanatçılardandır. Öyle ki O’nun resmini imzasına bakmadan da tanıyabilirsiniz. Yağlı boya ve pastel malzemelerini büyük bir ustalıkla kullanır. Doğayı kendi üslubuna uydurur. Hayvan resimleri de yapar ama bunların arasında kediye özel bir yer vermiştir. Bir serginin davetiyesinde şöyle demektedir.

“Kedi resmi yapmamış ressam yoktur denebilir. Çünkü kedi, biçimi, devinimi, yetenekleri ve yetkinlikleri ile resim yapan birinin ilgisinden ve hayranlığından uzak kalamaz. Günlük yaşamını güzelliğin coşkusu ile zenginleştirebilen iyi insanlar için de bu böyledir.

Kedi kraldır. Kedi her zaman güzeldir; kristal bir kadehteki kırmızı şarabı bembeyaz masa örtüsüne devirirken de, ipek bir halıya işerken de, yalnız bir bilge gibi soyluca ölürken de. Görkem ve incelik bir arada olmayı en çok bir kedinin yanındayken sever. Kedi, güzelliğini tartışmaya kalkan sevimsizlerle alay bile etmez.

Kedi resimlerine ayırdığım bu sergimi, bir kedi aşığı olmanın ayrıcalığında gizli keyif ve kendini beğenmişlikle hazırladım. Biliyorum ki o da kendisini artistik ve majestik bir keyifle beğenmektedir. Ve majesteleri bunda çok haklıdır.”

Niyazi Toptoprak’ın hayvan figürlü resimlerinin dışında, stilize ağaçlar, iki boyutlu evler, yayvan ve hemen hemen simetrik tepelere sıkça rastlarsınız. Minyatüral bir istifleme göze çarpar. Kompozisyonlarında kullandığı tarımsal parselasyonlarda renk coşkusu doruğa çıkar. Toptoprak, geçişli yada kontrast renk ayrımlarıyla adeta gökyüzünü de parsellemektedir. Bu özelliği onun resminde, içinde ışık yanıyormuş gibi bir şeffaflık oluşturur.

Ressam Niyazi, kendi resminin gelişimi ve değişimi içinde hep kendi resmini yapar. Kendi olarak kalmayı istediği için de kimseye benzemez. Bu geleceğe yönelik bir tavırdır. Bu nedenle sanatçı, resmin libido enerjisi ile yapıldığı savındadır. Ona göre gelecekte de var olabilmenin enerjisi bu enerjiden başka bir şey değildir. Libido ortadan kalkarsa sanat eylemi de son bulur.

Gerçekte bu görkemli bir sav olmak yerine yalnızca mütevazı bir yaşam tutkusudur. Belki de ölüm korkusu(?). Rengi görmek, rengi görmeye devam ediyor olmanın heyecanını yaşamak, ama ille de yaşamak. Sanatçının yaşamı bitince de bu heyecanı başkalarına yaşatmayı sürdürmek. Yani kalmak. ”

Kaynak : Niyazi TOPTOPRAK  Facebook grubu

Sayfalar

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi