Şunun için etiket arşivi: Can

canakkale-film-gunleriKültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği tarafından düzenlenen Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılı Film Günleri, 17-21 Nisan’da Çanakkale’de gerçekleşecek. Russell Crowe’un ‘Son Umut’ filminin gösterimi ile başlayacak olan etkinlikte; Ertem Eğilmez’in ‘Bir Millet Uyanıyor’, Yeşim Sezgin’in ‘Çanakkale: 1915’, Serdar Akar, Ahmet Karaman ve Kemal Uzun’un yönetmenliğini yaptığı ‘Çanakkale: Yolun Sonu’, Levent Akçay’ın ‘Sarı Siyah’ ve Tolga Ören’in ‘Son Mektup’ filmleri gösterilecek.

Ayrıca Tolga Örnek’in ‘Gelibolu’, Ahmet Okur’un ‘Son Kale: Çanakkale’ adlı belgeselleri de izleyiciyle buluşacak.

 

 

tarihte-bugun-ne-oldu5 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 95. (artık yıllarda 96.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 270 gün vardır.

Olaylar

  • 1453 – Fatih Sultan Mehmet’in donanması İstanbul sularına geldi.
  • 1614 – Pocahontas ile John Rolfe evlendi.Powhatan adlı Kızılderili kabilesinin reisinin kızı, İngilizlere esir düşünçe tütün yetiştiricisi Rolfe ile tanışmıştı.
  • 1804 – Kayıtlara geçen ilk meteor, İskoçya’ya düştü.
  • 1897 – Yunanistan ile Osmanlı Devleti arasında, Otuz Gün Savaşı olarak adlandırılan savaş başladı.
  • 1900 – 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki Plevne Savunması ile tanınan Gazi Osman Paşa öldü.
  • 1930 – Hindistan’da 300 millik yürüyüşünü tamamlayan Mahatma Gandhi, Dandi sahiline ulaştı.
  • 1936 – Mississippi’de meydana gelen bir kasırgada 233 kişi öldü.
  • 1941 – Anıtkabir için açılan proje yarışması sonuçlandı; Emin Onat ve Orhan Arda’nın teklif ettikleri proje seçildi.
  • 1944 – II. Dünya Savaşı: Yunanistan’ın bir kasabasında 270 kişi, Naziler tarafından öldürüldü.
  • 1946 – Missouri zırhlısı, ABD’de ölen Türkiye’nin Vaşington, DC Büyükelçisi Münir Ertegün’ün naaşını İstanbul’a getirdi.
  • 1949 – Illinois’de bir hastanede çıkan yangında 77 kişi öldü.
  • 1951 – Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.
  • 1973 – Pierre Messmer, Fransa başbakanı oldu.
  • 1983 – CHP eski genel başkanı Bülent Ecevit’e, yurt dışına çıkış izni verildi. Ecevit, Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Portekiz’e gitti.
  • 1984 – Cidde-Şam seferini yapan bir yolcu uçağı, Suriye uyruklu bir hava korsanı tarafından kaçırılarak Yeşilköy’e indirildi.
  • 1992 – Bosna-Hersek hükümeti bağımsızlığını ilan etti.
  • 1994 – Kurt Cobain ‘in öldüğü gün olarak belirlenmiştir. 8 Nisan’da cesedi Seattle’daki evinin garajında bulunmuştur.
  • 1994 – 5 Nisan Ekonomik Önlemler Paketi uygulamaya konuldu.
  • 1996 – Agos, İstanbul’da yayın hayatına başladı
  • 1998 – Japonya’daki Şikoku ve Honşu adalarını birbirine bağlayan, dünyanın en uzun asma köprüsü Akaşi Kaikyo Köprüsü hizmete açıldı.
  • 2002 – Alice in Chains grubunun solisti Layne Staley aşırı doz dan ölmüştür. 15 gün sonra evinde bulunduğunda cesedi tanınmaz haldeydi. Yapılan otopsiyle cesedi ve ölüm sebebi tanımlanabilmiştir. Ölümü Kurt Cobain ile aynı güne denk düşmektedir.
  • 2009 – Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, 40 işçinin slikozis hastalığından ölmesinin ardından, kot taşlama için kullanılan insan sağlığına zararlı maddelerin kullanımını yasakladı.
  • 2015 – Rize’den dönmekte olan Fenerbahçe takım otobüsüne Trabzon sınırlarında pompalı tüfekle ateş açıldı, otobüsün şoförü yaralandı.[1]

Doğumlar

  • 1588 – Thomas Hobbes, İngiliz felsefecisi (ö. 1679)
  • 1899 – Alfred Blalock, ABD’li bilim adamı, hekim (ö. 1964)
  • 1900 – Spencer Tracy, ABD’li aktör (ö. 1967)
  • 1908 – Bette Davis, ABD’li aktris (ö. 1989)
  • 1908 – Herbert von Karajan, Avusturyalı orkestra şefi (ö. 1989)
  • 1916 – Gregory Peck, ABD’li aktör (ö. 2003)
  • 1923 – Ernest Mandel, Belçikalı marksist teorisyen (ö. 1995)
  • 1923 – Nguyen Van Thieu, Vietnamlı asker ve siyaset adamı (ö. 2001)
  • 1925 – Sadri Alışık, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu (ö. 1995)
  • 1926 – Prof. Dr. Ömer Faruk Akün, bir yazar ve eski bir akademisyen
  • 1926 – Roger Corman, ABD’li yönetmen
  • 1926 – Süleyman Seba, BJK başkanlığı da yapmış olan Türk işadamı (ö. 2014)
  • 1928 – Haldun Dormen, Türk tiyatrocu
  • 1929 – Hugo Claus, Flaman romancı, şair, oyun yazarı, ressam ve film yönetmeni (ö. 2008)
  • 1929 – Ivar Giaever, Norveçli fizikçi, Fizik Nobel Ödülü
  • 1933 – Feridun Buğeker, Türk milli futbolcu, (ö. 2014)
  • 1937 – Colin Powell, Amerika Birleşik Devletleri eski Dışişleri Bakanı
  • 1941 – Mazlum Kiper, Türk oyuncu ve seslendirme sanatçısı
  • 1942 – Pascal Couchepin, İsviçreli politikacı
  • 1942 – Peter Greenaway, Galli yönetmen, ressam ve roman yazarı
  • 1945 – Cem Karaca, Türk müzisyen ve besteci (ö. 2004)
  • 1950 – Agnetha Fältskog, İsveçli pop şarkıcısı, besteci ve yapımcı (ABBA)
  • 1956 – Diamond Dallas Page, güreşçi ve aktördür
  • 1965 – Aykut Kocaman, Türk eski futbolcu ve teknik direktör
  • 1970 – Yaşar, Türk müzisyen
  • 1973 – Pharrell, ABD’li prodüktör, şarkıcı ve rapçi (The Neptunes)
  • 1976 – Fernando Morientes, İspanyol futbolcu
  • 1979 – Timo Hildebrand, Alman futbolcu
  • 1980 – Thomas Hitzlsperger, Alman futbolcu
  • 1984 – Marshall Allman, ABD’li aktör

Ölümler

  • 1794 – Georges Danton, Fransız ihtilali liderlerinden (d. 1759)
  • 1900 – Gazi Osman Paşa, Osmanlı Paşası (d. 1832)
  • 1941 – Heinrich Krippel, Avusturyalı heykeltıraş (d. 1883)
  • 1964 – Douglas MacArthur, ABD’li general (d. 1880)
  • 1976 – Çan Kay-Şek, Tayvan’ın ilk devlet başkanı (d. 1887)
  • 1976 – Howard Hughes, ABD’li havacı, iş adamı (d. 1905)
  • 1993 – Feyyaz Kayacan, yazar (d. 1919)
  • 1994 – Kurt Cobain, ABD’li müzisyen (Nirvana üyesi) (d. 1967)
  • 1997 – Allen Ginsberg, Amerikalı yazar (d. 1926)
  • 1997 – Cozy Powell, İngiliz baterist (d. 1947)
  • 2002 – Layne Staley, Amerikalı müzisyen (d. 1967)
  • 2005 – Saul Bellow, ABD’li yazar (d. 1915)
  • 2008 – Charlton Heston, ABD’li sinema ve tiyatro oyuncusu (d. 1923)

Tatiller ve Özel Günler

  • Avukatlar Günü

afife-tiyatro-odulleriBU yıl 19. kez verilecek olan “Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri”nin aday listesi, Four Seasons Otel’de düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

Ödüllere aday gösterilen isimler şöyle:

-Yılın En Başarılı Yönetmeni adayları: Muharrem Özcan (Dolu Düşün Boş Konuş), Alexandar Popovski (Bir Yaz Gecesi Rüyası), Alexandar Popovski (İmparatorluk Kuranlar Yahut Sümürz), Yıldırım Fikret Urağ (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Berfin Zenderlioğlu (Cambazın Cenazesi)

-Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu adayları: Gizem Erdem (İki Kişilik Yaz), Hasibe Eren (Dolu Düşün Boş Konuş), Selen Öztürk (Bakarsın Bulutlar Gider), Melisa Sözen (Kalp Düğümü), Aslı Yılmaz (Tesir)

-Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu adayları: Fatih Al (Dolu Düşün Boş Konuş), Salih Bademci (Tesir), Bedir Bedir (İstenmeyen), Rıza Kocaoğlu (Ormanlardan Hemen Önceki Gece), Tuğrul Tülek (İki Kişilik Yaz)

-Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu adayları: Arda Aydın (Bir Yaz Gecesi Rüyası), Bedir Bedir (Üst Kattaki Terörist), Cem Zeynel Kılıç (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa), Murat Okay (Dolu Düşün Boş Konuş), Yavuz Şeker (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

-Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu adayları: Aybanu Aykut (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa), Banu Çiçek Barutçugil (Üst Kattaki Terörist), Tomris İncer (Kral (Soytarım) Lear), Yeşim Koçak (Çürük Temel), Ayşecan Tatari (Sırça Hayvan Koleksiyonu)

-Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı adayları: Barış Dinçel (Hayvan Çiftliği), Jesse Gagliardi, Simone Mannino (Kalp Düğümü), Sven Jonke (Bir Yaz Gecesi Rüyası), Cem Yılmazer (Çürük Temel ve Sırça Hayvan Koleksiyonu)

-Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı adayları: Ayşegül Alev (Hamlet Makinesi), Candan Seda Balaban (Kral (Soytarım) Lear), Hale Eren (Kerbela), Sadık Kızılağaç (Hayvan Çiftliği), Jelena Prokovic (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

-Yılın En Başarılı Sahne Müziği adayları: Merih Aşkın, Hak Çağrı Beklen (Dolu Düşün Boş Konuş), Tahsin İncirci (Kerbela), Orhan Enes Kuzu (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa), Mete Sakpınar (Bir Delinin Hatıra Defteri)

-Yılın En Başarılı Işık Tasarımı adayları: Yüksel Aymaz (Kral (Soytarım) Lear), Yakup Çartık (Hamlet Makinesi ve Hayvan Çiftliği), Cem Yılmazer (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Kemal Yiğitcan (Ormanlardan Hemen Önceki Gece)

Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı adayları: Sercan Gülbahar (11’e 11), İbrahim Halaçoğlu (Cambazın Cenazesi), Güneş Sayın (Tesir), Edip Tepeli (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Seda Türkmen (Cambazın Cenazesi)

Yılın En Başarılı Prodüksiyonu adayları: Bakırköy Belediye Tiyatroları (Hayvan Çiftliği), Dot (İki Kişilik Yaz), İBB Şehir Tiyatroları (Bir Yaz Gecesi Rüyası), İBB Şehir Tiyatroları (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Oyun Atölyesi (Dolu Düşün Boş Konuş)

ÖZEL ÖDÜLLER

Gecede ayrıca, “Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü”ne Zeliha Berksoy, “Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü”ne Firuze Engin, “Yapı Kredi Özel Ödülü”ne ise Şahika Tekand’ın değer görüldüğü açıklandı.

Ödül töreni, 27 Nisan Pazartesi günü Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

30 Mart, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 89. (artık yıllarda 90.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 276 gün vardır.

Olaylar.

tarihte-bugun-ne-oldu

  • 1814- Napolyon Savaşları: Koalisyon güçleri Paris’e girdi.
  • 1842- İlk kez bir ameliyatta anestezi uygulandı.
  • 1856- Kırım Savaşı Paris Antlaşması (1856)’nin imzalanmasıyla bitti.
  • 1858- Hymen Lipman silgili kurşunkalemin patentini aldı.
  • 1863- Danimarka Prensi Wilhelm Georg Yunanistan Kralı oldu
  • 1867- Alaska, ABD Dışişleri Bakanı William H. Seward tarafından Rusya İmparatorluğu’ndan 7.2 milyon dolara satın alındı. Kilometrekaresi 4.19 dolara gelen bu alışveriş üzerine medya bu olayı Seward’ın aptallığı olarak nitelendirdi.
  • 1945-  Dünya Savaşı: SSCB kuvvetleri Avusturya’nın Viyana şehrine girdi.
  • 1951- ABD’de, Ethel ve Julius Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği hesabına çalıştıkları ve ABD’nin nükleer sırlarını bu ülkeye sattıkları iddiasıyla idama mahkûm edildi. İdamlar, 1953 haziranında infaz edildi.
  • 1951- Remington Rand şirketi ilk ticari bilgisayar olan UNIVAC I’i ABD Nüfus Sayım Dairesi’ne teslim etti. UNIVAC I’i ENIAC’ı tasarlayan mühendisler geliştirmişti.
  • 1971- Ezanın yeniden Türkçe okunması için Senato’ya yasa önerisi verildi, teklif kabul edilmedi.
  • 1972- Mahir Çayan ile dokuz arkadaşı, Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde saklandıkları evde öldürüldü. Üç İngiliz de aynı evde ölü bulundu. Olaydan sadece Ertuğrul Kürkçü sağ olarak kurtuldu.
  • 1981- ABD Başkanı Ronald Reagan, Washington, DC’de bir suikast girişimi sonucu vurularak yaralandı.
  • 1998- AB, Kıbrıs ile üyelik görüşmelerine başladı.
  • 2005- Kabahatler Yasa Tasarısı, TBMM’de kabul edildi.
  • 2006- Marcos Pontes uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu.

Doğumlar

  • 1432- Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı Padişahı (ö. 1481)
  • 1746- Francisco Goya, İspanyol ressam (ö. 1828)
  • 1844- Paul Verlaine, Fransız şair (ö. 1896)
  • 1853- Vincent van Gogh, Hollandalı ressam (ö. 1890)
  • 1880- Sean O’Casey, İrlandalı yazar (ö. 1964)
  • 1911- Ekrem Akurgal, Türk arkeolog (ö. 2002)
  • 1926- Ingvar Kamprad, İsviçreli iş adamı
  • 1934- Mahmut Atalay , bir dönem Dünya ve Olimpiyat şampiyonu Türk Milli güreşçi (ö. 2004)
  • 1934- Hans Hollein, Avusturyalı bir mimar ve tasarımcı
  • 1937- Warren Beatty, aktör
  • 1945- Eric Clapton, İngiliz müzisyen
  • 1950- Robbie Coltrane, İskoç oyuncu.
  • 1962- MC Hammer, ABD’li şarkıcı
  • 1964- Tracy Chapman, ABD’li şarkıcı
  • 1968- Celine Dion, Kanadalı şarkıcı
  • 1979- Norah Jones, ABD’li piyanist ve şarkıcı
  • 1979- Simon Webbe, İngiliz şarkıcı
  • 1980- Yalın, Türk şarkıcı
  • 1982- Philippe Mexes, Fransız futbolcu
  • 1983- Jérémie Aliadière, Fransız futbolcu
  • 1986- Sergio Ramos, İspanyol futbolcu

Ölümler

  • 1486- Thomas Bourchier, Canterbury başpiskoposu
  • 1526- Konrad Mutian, Alman insancıl (d. 1471)
  • 1540- Matthäus Lang von Wellenburg, Alman devlet adamı ve Salzburg başpiskoposu (d. 1469)
  • 1559- Adam Ries, Alman matematikçi (d. 1492)
  • 1587- Ralph Sadler, İngiliz devlet adamı (d. 1507)
  • 1662- François le Métel de Boisrobert, Fransız şair (d. 1592)
  • 1707- Sébastien Le Prestre de Vauban, Fransız mimar (d. 1633)
  • 1764- Pietro Locatelli, İtalyan besteci (d. 1695)
  • 1925- Rudolf Steiner, Avusturyalı filozof, eğitimci, bilim adamı, sanatçı ve yazar, antropozofitin kurucusu
  • 1949- Friedrich Bergius, Alman kimyager ve Nobel Ödülü sahibi (d. 1884)
  • 1956- Mithat Cemal Kuntay, Türk yazar (d. 1885)
  • 1957- Arif Dino, Türk ressam ve şair (d. 1893)
  • 1968- Bobby Driscoll, ABD’li sinema oyuncusu (d. 1937)
  • 1977- Abdel Halim Hafez, Mısır’lı şarkıcı, aktör (d. 1929)
  • 1978- Memduh Tağmaç, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 14. Genelkurmay Başkanı 1904
  • 1972- Mahir Çayan, THKP-C önderlerinden (d. 1946)
  • 1986- James Cagney, ABD’li aktör (d. 1899)
  • 2004- Timi Yuro, ABD’li şarkıcı (d. 1940)
  • 2005- Mitch Hedberg, ABD’li komedyen (d. 1968)

Tatiller ve Özel Günler

Fırtına : Üçdokuzların 2. si

Kaynak: wikipedia.org

 

canakkale-zaferiÇANAKKALE Deniz Zaferi’nin 100’ncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında döneme ait 55 fotoğraf, Genelkurmay arşivlerinden ilk kez çıkarılarak sergilendi.

Çanakkale’de 100 yıl önce tarihin akışını değiştiren, ülkelerin kaderini belirleyen savaşın 100’üncü yıldönümünde, Genelkurmay arşivlerinden 55 fotoğraf çıkarıldı. Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılan sergide döneme ait fotoğraflar, ilk kez gösterildi. Vali Yardımcısı Hüseyin Kulözü, Belediye Başkan Vekili Bige Şimşek, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz, Çanakkale Savaşları Gelibolu Alan Başkanı Mehmet Gürkan, 2015 Koordinasyon Merkezi Genel Sekreteri Mahmut Akkuş ile sanatseverler sergiye yoğun ilgi gösterdi.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Alan Başkanı Mehmet Gürkan, “İlk kez Genelkurmay arşivlerinden çıkarılmış 55 fotoğrafla bu sergi, 100 yılın önemine ithafen halkımızın beğenisine sunuldu. 55 fotoğraf bizim bugüne kadar görmediğimiz eserler ile önemli anları tekrar yaşatıyor” dedi.

Sergi, 10 Nisan’a kadar gezilebilecek.

haftanin-sanat-etkinlikleriRus balesinin en seçkin topluluklarından Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu, “Coppelia” adlı eseri ile 27- 29 Mart tarihleri arasında, saat 21.00’de TİM Show Center’da olacak.

İSTANBUL

– “Mavi Sular Karma Resim Sergisi” 25 Mart’a kadar Venüs Sanat Galerisi’nde izlenebilir. (216) 565 3572

– “Nevruz” adlı karma sergi Galeri Apel’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2927236

– Nermin Er sergisi Galeri Nev’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2521525

– Mehwish Iqbal’ın “Subliminal Manzaralar” adlı sergisi 28 Mart’a kadar Kare Art Galeri’de görülebilir. (0212) 2197719

– Sema Talay’ın “Patlamalar” adlı kişisel resim sergisi Gergedan Sanat’ta 28 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 292 0650

– Zeki Kıral’ın resim sergisi Galeri İdil’de 28 Mart’a kadar izlenebilir. (212) 283 23 83

– Bedri Baykam, Erden Cantürk, Philippe Deutsch, Koray Erkaya, Damien Guillaume, Tetsuro Higashi, Uwe Ommer, Arto Pazat ve Hugh Holland ’ın eserlerinin yer aldığı “Çırılçıplak” adlı grup sergisi 29 Mart’a kadar Piramid Sanat’ta görülebilir. (212) 2973121

– İsa Çelik Resim Sergisi 29 Mart’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde görülebilir. (212) 249 01 50

– Gencay Kasapçı’nın “Noktanın Sonsuzluğu 2” adlı resim ve heykel sergisi Galeri Selvin’de 29 Mart’a kadar izlenebilir. (212) 263 74 81

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Kostantinos Kerestetzis ’in resim sergisi 29 Mart’a kadar Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun İstiklal Caddesi’nde yer alan Sismanoglio Megaro binasında izlenebilir. (212) 244 9335

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Nilüfer Moayeri’nin “Doğu-Batı Koridorunda Kadın” adlı sergisi Pera Sanat Galerisi’nde 30 Mart’a kadar görülebilir. (212) 245 3008

– Hale Şakar Ürkmezgil’in heykel, Işıl Özışık’ın resim sergileri Doku Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 246 2496

– Tuba Önder Demircioğlu’nun “Tuba Ağacı” adlı sergisi 31 Mart’a kadar Galeri/MİZ’de izlenebilir. (0212) 241 7666

– Funda Tarakçıoğlu’nun “AŞKSANATSAVAŞ” adlı sergisi 2 Nisan’a kadar Niş Art Galeri’de görülebilir. (212) 232 25 82

– Ali Kazma’nın “Zamancı” adlı sergisi Galeri ARTER’de 5 Nisan’a kadar görülebilir. (0212) 2433767

– Dilek Işıksel’in “Düş Bahçesi” adlı sergisi Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde 5 Nisan’a kadar görülebilir. (216) 418 38 06

– Rahmi Aksungur’un “Heykel Sergisi” 7 Nisan’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 265 81 58

– Ayla Turan’ın “Su’dan Toz’dan Renkler” adlı resim sergisi Venüs Sanat Galerisi’nde 8 Nisan’a kadar görülebilir. (216) 565 3572

– Özlem Paker’in “Bitmeyen Yolculuk” adlı solo sergisi Türker Art’ta 9 Nisan’a kadar görülebilir. (212) 296 53 25

– “Ünal Kuş Resim Sergisi” 10 Nisan’a kadar İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

– Atilla Galip Pınar’ın “Öz // Essence” adlı 4. kişisel sergisi Galeri İlayda’da 12 Nisan’a kadar görülebilir. (212) 227 92 92

– Tolga Sezen’in fotoğraf sergisi 14 Nisan’a kadar Antik Hotel’de görülebilir. (212) 638 5858

– Robert Montgomery’nin kişisel sergisi 18 Nisan’a kadar İstanbul’74’te görülebilir. (0212) 243 3948

– Ara Güler’le Erol Deran’ın “Objektiften Tuvale Nostalji” adlı sergisi 18 Nisan’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 265 3851

– Altan Bal’ın “Kamyoncular” adlı fotoğraf sergisi 26 Mart-19 Nisan tarihleri arasında İTÜ Rektörlük Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 285 66 77

– “Taştaki Gizemli Yaşam” sergisi 25 Nisan’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 240 80 23

– “Çağdaş Sanat 1985” isimli sergi Mine Sanat Galerisi’nde 2 Mayıs’a kadar izlenebilir.

– Niekolaas Johannes Lekkerkerk küratörlüğünde hazırlanan “Sesle Avlanan” adlı sergi 16 Mayıs’a kadar Akbank Sanat’ta izlenebilir. (212) 252 3500

– “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kadınlar” adlı sergi 22 Mayıs’a kadar Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde görülebilir. (212) 219 16 97

– Burhan Doğançay’ın “Picture The World” sergisi 7 Haziran’a kadar Doğançay Müzesi’nde görülebilir. (212) 244 7770

– “Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz” ad- lı retrospektif sergi İstanbul Modern’de 28 Haziran’a kadar Süreli Sergiler Salonu’nda görülebilir. (212) 334 7300

ANKARA

– Farago – resim – 26 Mart’a dek – Ankara HiltonSA’da. (0312 236 21 22)

– Senem Aker Ensari – seramik – 27 Mart’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

– Cezmi Orhan – resim – 28 Mart’a dek – Galeri Akdeniz’de. (0 312 441 29 99)

– Tülin Koçkanlı Kuntsal – resim – 30 Mart’a dek – Stillife Art’ta. (0 312 441 01 45)

– Abdurrahman Kaplan – resim – 2 Nisan’a dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0 312 418 02 53)

– Ruhsar Karaoğlu Uçar – resim – 6 Nisan’a dek – Sepa Sanat Galeri’nde. (0 312 473 06 47)

– Tunç Tanışık – resim – 4 Nisan’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

– Ezgi Yemenicioğlu Negir – resim – 10 Nisan’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

ADANA

– Portakal Çiçeği Karnavalı kapsamında düzenlenen, “Adana’nın Gelinleri” konulu öykülü resim sergisi 75. Yıl Sanat Galerisi’nde sürüyor. Son 50 yıl içinde evlenerek Adana’ya yerleşen dünyanın birçok ülkesinden kadınları konu alan projenin ilk ayağında 9 kadının öyküsü, Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu’nun çalışmalarıyla sunuluyor. (0322 2280012)

– Armağan Arpaç’ın, “Kolaj” adlı sergisi bugün 17.00 AÇS Sanat Galerisi’nde açılacak. Sanatseverler Arpaç’ın çok sayıda renkli kolaj çalışmasının yer aldığı sergiyi 31 Mart tarihine dek izleyebilecek. (0322 4534445)

– Mesut Yavuz’un, “Adana Devlet Tiyatrosu Sahne ve Festival Fotoğrafları MS:10 2005-2015” adlı fotoğraf sergisi Sinema Sanatı ve Fotoğraf Derneği Galerisi’nde sürüyor. Yavuz’un siyah-beyaz ve renkli görüntü çalışmalarının yer aldığı sergi 20 Nisan’a dek izlenebilecek. (0322 4570065)

MERSİN

– Yahya Bağcı’nın resim sergisi Altamira Sanat Galerisi’nde sürüyor. Bağcı’nın çok sayıda yağlıboya çalışmasının yer aldığı sergi 9 Nisan tarihine dek izlenime açık olacak. (0324 2330312)

– Ressam Gülçin Öntaş’ın, MTSO Sanat Galerisi’ndeki resim sergisi sürüyor. Öntaş’ın yağlıboya çalışmalarının yer aldığı sergi hafta boyu izlenime açık olacak. (0324 2389500)

GAZİANTEP

– Ressam Şefkat İşlegen’in, “Değiş/imler” temalı resim sergisi Sanko Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sanatçı İşlegen’in, linol baskı ve akrilik tekniği kullanarak ortaya çıkardığı ve mono print tarzında soyut çalışmalara yer verdiği eserlerinin yer aldığı sergi 27 Mart tarihine dek her gün 10.00-22.00 saatleri arasında izlenebilecek. (0342 3666066)

İZMİR

– Bedri Karayağmurlar’ın resim sergisi 1 Nisan’a kadar Galeri-A’ da.

– Tuna Buket’in resim sergisi, 20 Mart’a kadar Pelin Sanat Galerisi’nde.

– Zahit Büyükişliyen, Yalçın Gökçebağ, Fevzi Karakoç, Kayıhan Keskinok ile Fahri Sümer’in resimleri 28 Mart’a kadar Selçuk Yaşar Resim Müzesi ve Sanat Galerisi’nde.

– Oğuz Yıldız’ın, Ekin Aka, Melih Saka, Gözde Yenipazarlı, Serdar Ağır, Emre Döker ile Duygu Özsüphandağ Yayman’la birlikte hazırladığı “Bir varmış bir yokmuş – Masal değil gerçek” fotoğraf performansı 19 Mart’a kadar Konak Belediyesi Alsancak Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde. – Hürmüz Aslantürk’ün “Sonbahar Anadolu” adlı bakır rölyef ve resimlerinden oluşan sergisi, 19 Şubat’ta Çetin Emeç Sanat Gelerisi’nde açılacak.

MÜZİK

– Nardis Jazz Club’te bugün saat 21.30’da Asena Akan Band, salı saat 21.30’da Dave Allen Trio, çarşamba yine 21.30’da Kamil Erdem Quintet, perşembe 21.30’da Çağıl Kaya Band, cuma saat 22.30’da Ece Göksu 4tet, cumartesi ise yine 22.30’da Sibel Köse 5tet konserleri var. (0212 232 98 30)

– Millî Reasürans Konser Salonu’nda Parlayan Yıldızlar Oğulcan Yılmaz konseri var. (212 316 10 83)

– garajistanbul’da cuma saat 20.30’da Bülent Ortaçgil – Erkan Oğur – İsmail Hakkı Demircioğlu; cumartesi saat 20.00’de Shahram, Bijan ve Hengameh konseri var. (0212 244 44 99)

– The Mekân’da cuma saat 22.00’de BabaZula konseri var. (0212 243 1141)

– Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da Selin Damar; salı saat 22.30’da Komik Günler; çarşamba saat 22.30’da Gece, ardından Özge Fışkın; perşembe saat 22.30’da Bulutsuzluk Özlemi; cuma saat 22.30’da Pinhani, ardından Koray Candemir, cumartesi saat 22.00’de

– Hollandalı rock grubu Birth of Joy, ardından Soul Stuff konseri var. (0212 245 10 48)

– Volkswagen Arena’da salı saat 20.00’de Arash – Ebru Gündeş konseri var. (0212 377 67 00)

– Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde Mehmet Atlı ve Anadolu Quartet konseri var. (0216 336 29 07)

– CRR Konser Salonu’nda bugün saat 20.00’de Cengiz Özkan ile Ustalar’dan Türküler, salı saat 20.00’de Erdal Erzincan ve Bağlama Orkestrası, perşembe saat 20.00’de Ivo Pagorolich, cuma saat 20.00’de CRR Senfoni Orkestrası ve Tasmin Little konseri var. (0212 232 98 30)

– Jolly Joker İstanbul’da yarın saat 21.00’de Öykü Gürman, çarşamba saat 22.00’de Yıldız Tilbe, cuma saat 22.00’de Selami Şahin, cumartesi saat 22.00’de Halil Sezai konserleri var. (0212 249 0749)

– Salon IKSV’de yarın saat 21.30’da The Secret Trio, cuma saat 21.30’da Phronesis, cumartesi saat 21.30’da Baby Dee konserleri var. (0212 334 0752)

– Beyrut Performance’ta cuma saat 21.30’da Yaşar, cumartesi saat 21.30’da Model konserleri var. (0216 374 2424)

TİYATRO

İSTANBUL

– Devlet Tiyatroları Bahçelievler Belediyesi Nurettin Topçu K.M’de “Sevgili Hayat” cuma 20.00, “Barış Gezegeni” pazar 13.00. Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Cimri” cuma 20.00, cumartesi 20.00, pazar 15.00; “Ah Karagöz Vah Karagöz (Kim Korkar Mikroptan)” cumartesi 14.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de Çöl Fırtınaları salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00 )

– İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Ölü Adamın Cep Telefonu” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Piti” pazar 12.00. Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde “Komşum Hitler” perşembe 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Büskivi Adam” pazar 12.00. GOP Ferit Egemen Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe 14.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Şekerpare” çarşamba, perşembe 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Balon” pazar 12.00. Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Ölü Ordunun Generali” perşembe, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Alaaddin’in Sihirli Lambası” pazar 12.00. Kâğıthane Küçük Kemal Sahnesi’nde “Bir Gün Ayakkabımın Teki” perşembe 14.00. (0 212 455 39 20)

– Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyi Müzikali” perşembe 20.30, “Sokak Kızı İrma” cuma 20.30, “Kaç Baba Kaç” cumartesi 20.30, “Güneşin Çocukları” pazar 11.00, “Hizmetçiler” pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Ben O İstanbul’u Çok Sevdim” çarşamba 20.30, “Hizmetçiler” perşembe 20.30, “Şişman Domuz” pazar 15.30. (0 212 414 96 47)

– Ortaoyuncular’da “Masal Müfettişi” Cuma 20.00, “Peradaki Hayalet” cumartesi 20.00 (0 212 251 18 65)

– Dostlar Tiyatrosu, “Ben Bertolt Brecht”u Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde bugün 20.30’da, “Bir Delinin Hatıra Defteri”ni salı 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde, çarşamba 20.30’da Kartal Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi’nde, perşembe 20.00’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde, cuma ve cumartesi 20.30’da.

– Kenter Tiyatrosu’nda sahneleyecek. (0 212 246 35 89) Tiyatro Pera’da “İki Oyun İki Ülke” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.30’da.

– Oyun Atölyesi’nde “Testosteron” pazartesi, salı 20.30, “Yeraltından Notlar” çarşamba 20.30, “Kim Korkar Hain Kurttan” perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00. (0 216 345 39 39)

– Kumbaracı50’de “FO’nun Kadınları” bugün 20.30, “Soytarım Lear” bugün ve salı 20.30, “Öğüt” salı 20.30, “Gökten Gelen Adam” çarşamba, perşembe 20.30, “O.B.E.B.” cuma 20.30, “Sorunlu İnsan Kaynağı” cumartesi 19.30, “Bir İdam Mahkûmunun Son Günü” cumartesi 20.30’da. (0 212 243 50 51)

ANKARA

– Altındağ Tiyatrosu’nda, “Miyhavlar Tiyatrosu” adlı çocuk oyunu 24, 26 Mart’ta saat 11.00’de, “Aklımdaki Kadınlar” adlı oyun 25, 26, 27 Mart’ta saat 20.00’de, 28 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 29 Mart’ta saat 15.00’te, “Nalınlar” adlı oyun 31 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 316 59 02)

– Büyük Tiyatro’da, “Hedda Gabler” adlı oyun 17, 24, 27, 31 Mart’ta saat 20.00’de, 29 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

– Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Sarı Naciye” adlı oyun 24, 25, 26, 27, 28, 31 Mart’ta saat 20.00’de, 29 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 240 00 91)

– Küçük Tiyatro’da, Neşe’ Dert’ Aşk” adlı oyun 27, 31 Mart’ta saat 20.00’de, 28 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 29 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 311 11 69)

Kaynak: Cumhuriyet

dunyanin-en-buyuk-plak-arsiviDünyanın en büyük kişisel plak arşivinin sahibi Brezilyalı iş adamı Zero Freitas, arşivini halka açmaya hazırlanıyor

Brezilyalı iş adamı Zero Freitas, dünyanın en büyük kişisel plak arşivinin sahibi olması ve onları kataloglama yöntemiyle sık sık gündeme geliyordu.
22 yaşından beri sahip olduğu plak arşivleme tutkusu, 5 milyondan fazla plağın Sao Paolo’daki bir depoda kataloglanması ile sonuçlanan 62 yaşındaki iş adamı eşsiz arşivini insanlarla paylaşmayı planlıyor.

Zero Freitas, 2300 metrekarelik depoda, dünyanın dört bir yanından gelen plaklarla daha da genişleyen arşivinin, online bir şekilde dinlenebilmesi üzerine kurulu planı hakkında oldukça hevesli.

BBC’deki bir röportajında bu fikrini dile getiren iş adamı, müziğin anıları canlandırma konusunda çok önemli olduğunu, insanların dev arşivine ulaşarak kendi anılarını tekrar canlandırmalarını istediğini söylüyor.

Kaynak: OKU.NET

narsanat-canakkale-zaferi

İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul’u zaptetmek suretiyle Almanya’nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.

Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm silah arkadaşlarını rahmet ve şükranla anıyoruz.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenecek Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılında Belgesel Gösterimi‘ne tüm halkımız davetlidir.

Bugünün anlam ve öneminde önemli payı olan ALİ REŞAT ÇAVUŞ hakkında aşağıdaki makaleyi sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Çanakkale’de Savaşan 13 Yaşındaki Gönüllü Bombacı Ali Reşat Çavuş’un Fotoğrafının Hikayesi

ali-resat-cavus-1

Çanakkale Zaferi denince unutulmaz karelerden biridir üzerinde ‘Gönüllü Bombacı’ yazan fotoğraf. Başındaki enveriyesi oldukça büyük, üzerindeki askerî kıyafet kendisine bol gelen 13-15 yaşlarındaki çocuğun fotoğrafını çoğunuz hatırlar. Genelkurmay Başkanlığı’nın 2007 yılında yayımladığı albümde yer alan ve en çok konuşulan karelerden biri olan fotoğraf (Genelkurmay o tarihte 28 fotoğraf yayımlamış, o fotoğraflardan biri de ‘Gönüllü Bombacı’ya ait meşhur kareydi). Ama kimdi bu çocuk? Gerçekten Osmanlı askerleriyle birlikte Çanakkale’de bulunmuş, düşmana karşı savaşmış mıydı? Acaba fotoğraf bir evin bahçesinde çekilmiş olabilir miydi? Ya da çocuk abisinin asker kıyafetlerini mi giymişti?

Bugüne kadar bu fotoğrafın hikâyesini hiç kimse öğrenemedi. Çanakkale Savaşı tarihi ile ilgilenen birçok araştırmacı, üzerinde el yazısıyla “Gönüllü Bombacı” yazan bu fotoğrafı, Anadolu insanının vatanı için her yaşta canını feda edebileceğinin delili olarak anlattı durdu. Hatta şu an bile internette dolaşan bu fotoğrafın altında Çanakkale’de lise ve ortaokul sıralarındaki çocukların savaştığını anlatan nice asılsız bilgi mevcut. Oysa fotoğrafın kaynağı hakkında kesin bir bilgi bulunmadığı gibi, gerçekliği konusu da hayli tartışmalıydı. Fotoğraftaki küçük çocuk, o dönemler, hatta günümüzde bile çok yaygın bir âdet olan, ‘asker büyüklerinin giysisiyle’ resim çektirmiş bir çocuk olabilirdi. Ya da resmin üzerindeki ‘Gönüllü Bombacı’ yazısını, sonradan ona bu sıfatı yakıştırmış biri yazmış olabilirdi. Ancak ilk kez, resimdeki küçük çocuğun gerçekten de Çanakkale cephesinde bulunduğunu dergimizdeki belgelerde görecek ve kendisine takılan ‘Gönüllü Bombacı’ lakabının da haksız olmadığını okuyacaksınız.

gonullu-bombaci-ali-resat-cavus

Zira 22 Ağustos 1915’te Berliner Illüstrirte Zeitung isimli Almanya’da haftalık yayın yapan derginin söz konusu sayısında Türk ordusunun bu en genç savaşçısının hikâyesi yer alıyordu. Yaklaşık 40 yıldır Çanakkale Zaferi ile ilgili belge ve bilgi toplayan Yetkin İşcen, herkesin bildiği bu fotoğrafın hikâyesini ortaya çıkartan ilk kişi. Kendisi gibi Çanakkale konusunda uzman araştırmacı-yazar Basri Emin Sütlü de bu fotoğrafın hikâyesine geçen hafta piyasaya çıkan “Hatıralarla Çanakkale-Harp Sahası Gezi Rehberi’ kitabında kısaca yer verdi.

Biz isterseniz 1915’e, Berliner Illüstrirte Zeitung isimli Alman dergisinin haberine dönelim. Haber, yayın hayatına 1892’de başlayan dergide şöyle anons ediliyor: “Ozan-şair Karl Vollmoeller Çanakkale Boğazı’nı savunanlara ilişkin haberler gönderdi. Dr. Vollmoeller’in ilk öyküsü, Türk Ordusu’nun en genç astsubayı ile ilgili…”

Almanya’dan gelerek savaşla ilgili izlenimlerini gazetesine yazan Vollmoeller’den öğrendiğimize göre fotoğraftaki çocuğun adı Ali Reşat’tı. Ali Reşat’ın hikâyesini tüm çıplaklığı ile kaleme alan Vollmoellar’e ‘Gönüllü Bombacı’nın birliğinde yer alan komutanı da yardımcı oluyordu. Şu satırlar yazara ait: “Ali…! diye bağırdı, Alman makineli tüfek birliğinin komutanı; Ali…! Çadırın arkasındaki karanlıktan ilginç ve biçimsiz bir karaltı gözüktü. Üstüne başına çekidüzen verdi ve dimdik durarak selam çaktı. … İlk izlenimim, üniforma içinde bir kız olduğu biçimindeydi… Kafasına göre oldukça büyük olan ve tropik şapkalara benzeyen, kahverengi pamuklu kumaştan yapılma ‘Enveriye’ (Türk askerinin yeni başlığı) altında iki parlak ve kuyruklu göz yanıyor, dar ve parlak bir yüzü parıldatıyordu. Görüntünün kalanı ise kaba pamukludan yapılma, balçık kahverengisi arazi üniformasının altında kayboluyordu.

ali-resat

-Beyler, bu Osmanlı İmparatorluk Ordusunun en genç astsubayı Ali Reşat Çavuş… Ali, Almanca öğrendiğini göster. Alman askeri nasıl der?

Oldukça bol ve uzun üniforma kolunun içindeki ince parmaklı eli yeniden başlığa gitti. Çatallı bir çocuk sesi duyuldu:

-Çook iyii…! (Sehr gut).

-Tamam Ali. Şimdi biz bu beylere senin nasıl astsubay olduğunu anlatacağız. Beylerin hepsi tüm cesur Türk askerlerine Almanya’dan güzel armağanlar getirdi. İşte, bir paket de senin için. Bu beyler Almanya’ya geri döndüklerinde senden söz edecekler.”

Yazara göre Ali’nin babası, Balkan Savaşı’nda bir Makedonya alayında yüzbaşıydı ve Kumanova’da şehit düşmüştü. Annesi ve kardeşleri, Sırplar tarafından katledildi. Bu katliamdan kurtulan Ali Reşat, kaçanların arkasına takılarak kendisini Trakya’ya attı ve askerlerin arasına katıldı. On üç yaşında bir çocuk, bir birlikle nasıl kalırsa öyle beslendi. Kâh geldi bir köşeye kıvrıldı, kâh arda kalanlarla idare etti. Yaklaşık 20 ay o askerlerle kaldı. Sonunda da yolu onlarla birlikte Çanakkale’ye düştü. Söz yine yazarın: “On beş yaşına gelmişti ve savaşmak istiyordu. Birisi ona bir asker pantolonu verdi ve bir de asker ceketi… Yalnızca bir silahı eksikti. Büyük adamların da kendilerinin silaha ihtiyaçları vardı. Ali’nin el bombasıyla tanışması kendi fikriydi. Bu ilk olarak nasıl oldu bilmiyorum. Ancak bir akşam kalktı ve kendi yöntemiyle İngilizlerle savaşmaya başladı. Gecenin yarısında bir cehennem gürültüsü ve delicesine atışlardan sonra, Ali Reşat sabah, bir İngiliz dürbünü ve bir Browning tabancayla geri döndü. İngiliz subaylarının bulunduğu yerleri bulma konusunda özel bir yeteneği vardı. El bombaları hep İngiliz subaylarını buluyor ve ganimetleri de buna uygun olarak seçilmiş ve aristokratik oluyordu.”

gonullu-bombaci

Genelkurmay’ın da yayımladığı bu meşhur fotoğrafın üzerinde “Gönüllü Bombacı” yazıyordu ama ismi bilinmiyordu.

Söz konusu haberde Ali’nin komutanının sözlerine de yer veriliyordu. Komutanı Ali’nin yetenekli olduğundan bahsediyordu. Gönüllü bombacıların tüm saldırılarında yer alması gerektiğini söylüyordu. “Ne yaptığını gördünüz. Ali, saldırı kollarının kahramanı oldu. Siperden ilk çıkan, düşman tel örgülerini ilk geçen ya da kesen, silahını tümüyle etkin olarak ilk kullanan oydu.”Komutanı onun, nisan ayındaki bir saldırıda, her iki bacağından ve bir mermiyle de ciğerinden kötü bir biçimde yaralandığını da anlatıyordu yazara. Ama hep ön saflarda olmak isteyen Ali’yi cephe gerisindeki bir hastaneye taşımanın da faydasız olduğunu dile getiriyordu. Buna rağmen bu yaralanmadan dolayı 4 hafta cepheden uzak kaldı Ali. Sonrasında döndüğü cephede yine düşman kurşunlarına hedef oldu. Son olarak da sol omzundan yaralanmıştı. Tüm bunlara karşın o, birkaç gün sonra yeniden iyileşerek siperlerdeki yerini almıştı. Komutanı yazara hikâyesini anlatırken hemen yanı başlarındaydı Ali. Çünkü şöyle bitiyordu metin: Bugün de erkenden ve yine bıkmadan yorulmadan bizimleydi… Öyle değil mi Ali Reşat?”

Berliner Illüstrirte Zeitung

Çanakkale Savaşı’ndan bir kesit sunan bu kare de Berliner Illüstrirte Zeitung adlı dergide yer aldı.

Gecenin karanlığında siperden çıkan, düşman askerlerinin, özellikle subayların yerlerini bulan ve bombasını atan Ali, yaşının küçüklüğüne rağmen yüreğinin büyüklüğü, cesareti ve azmi ile bir destan yazdı. Yine söz konusu hikâyeden öğrendiğimize göre cepheyi ziyarete gelen Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın huzuruna çıktı. Savaşta göstermiş olduğu yararlılıklar dolayısıyla kendisine çavuş rütbesi verildi (Dergi bu bilgiyi de vermesine rağmen haberi en genç astsubay diyerek anons etti).

karl-vollmoeller1948 yılında hayata veda eden Karl Vollmoeller iyi iş çıkartmıştı. Bizi heyecanlandıran ise 22 Ağustos 1915 tarihli haftalık dergide Ali’nin fotoğrafının da yer alıyor olmasıydı. Zaten bu fotoğraftı her şeyi aydınlığa kavuşturan. Zira 2007 yılında Genelkurmay’ın yayımladığı fotoğraf ile bu fotoğraf sanki birkaç gün arayla çekilmiş gibiydi. İşin bir başka ilginç yanı da 19 Ağustos 1915 tarihli Illustrirte Zeitung (1843-1944 yılları arasında yayın hayatını sürdürdü) adlı dergi de sayfalarında Ali’ye yer veriyordu. Çizerleriyle meşhur olan bu derginin Çanakkale’ye gelen George Lebrecht isimli çizerinin kara kalem resmi tıpa tıp Ali Reşat’a benziyordu. Üstelik 1945 yılında hayatını kaybeden ünlü ressam Lebrecht, yaptığı bu resmin altına ‘Ali Reşat’ diye not düşmüştü.

Ali Reşat ile ilgili bir Alman’ın daha hikâyesi var. Ama bu hikâye biraz farklılık arz ediyor. Hikâye, 1978 yılında ölen Armin Wegner’e ait. Oldukça uzun olan bu hikâye, 1921 yılında kaleme alınmış. Alman generali Mareşal Von der Goltz’un (Golç Paşa) ekibinde sağlık görevlisi olarak Türkiye’ye gelen ve savaşa katılan Armin Wegner isimli Alman askeri, Çanakkale cephesindeki gözlemlerini savaştan sonra ‘Hüseyin Oğlan’ adını verdiği eseriyle kitaplaştırdı. Onun anlattıkları ile Vollmoeller’in yazdıkları neredeyse tıpa tıp benzerlik arz ediyor. Yalnız Vollmoeller’in yazısındaki ‘Ali Reşat’, Wegner’in öyküsünde ‘Hüseyin’ olarak ele alınmış. Ali Reşat ismi ise Hüseyin’e sahip çıkan subayın adı olarak kitapta yer bulmuş. Armin Wegner orijinal adı Der Knabe Hussein olan kitaptaki hikâyesine şöyle giriş yapıyor: “Lüleburgaz’daki Balkan Savaşları sırasında, iki gün sonra bozguna uğrayan askerler bozkırda minaresi güdük bir parmak gibi yükselen terk edilmiş bir köyde on bir yaşında bir Türk çocuğu buldu. Mavi şalvarı topuklarına kadar uzanıyordu, kırmızı fesinin altında çekik gözleri dehşetten donuklaşmıştı. Önünde, avlunun ortasında bir köylünün ağaca bağlanmış cesedi sallanıyordu.”

Devam eden hikâye yukarıdaki hikâyede geçen komutanın anlattıklarıyla örtüşüyordu. Ali Reşat’ın İstanbul’a geldiği, 20 ay kadar kaldığı, genç acemi erlerle birlikte Beyoğlu’nun arkasındaki Taksim Kışlası’nda konakladığı, sonra Çanakkale’ye yolunun düştüğü, bombacı olduğu uzun uzun anlatılıyordu. Şu satırlar Wegner’in: “Hüseyin sabaha karşı sipere döndüğünde cepleri çikolata ve İngiliz altınıyla doluydu. Bir palaskada fişekler şıngırdıyor, kanayan parmakları arasında simsiyah parlayan bir Browning tutuyordu.” Cephede yaralandığı, Tekirdağ’a götürüldüğü, burada 4 hafta kadar kaldıktan sonra iyileşip tekrar Gelibolu’ya döndüğü de yazıyordu. Hikâye şu şekilde sonlanıyordu: “O gün Hüseyin on dört yaşına bastı. İçinde serpilmeye başladığı üniformasının omuzlarında çavuş apoletleri vardı. Anası karanlık bir gecede alevler içindeki bir kalasın altında göçüp gittiğinden bu yana kendisine analık eden toprak ona güneşten yanmış bir kabuk ve ağaç dalları gibi güçlü kollar armağan etmişti. Padişah ordusu ise ona binlerce baba vermişti. Ali Reşat onu Edirne’deki askerî okula göndermek istiyordu, akademideki tüm subaylar onu seveceklerdi.”

Evet; tarihî fotoğraftaki ‘Gönüllü Bombacı’nın, başkasının askerî elbiselerini giymiş bir genç olmadığı, tam aksine Çanakkale cephesinde, Arıburnu veya Anafartalar bölgesinde, kahramanlıklar yapmış bir genç olduğu ortaya çıkıyordu. Yakın zamana kadar kim olduğunu bilmediğimiz, üzerinde ‘Gönüllü Bombacı’ yazan fotoğrafından tanıdığımız Ali Reşat Çavuş, artık hepimizin kahramanı. Sizce hatırasını yaşatacak bir abideyi de hak ediyor değil mi?

gonullu-bombacilar

Gönüllü Bombacı’ya ait arşive ilk ulaşan Yetkin İşten emekli bir gazeteci. 40 yıldır Çanakkale üzerine çalışmalar yapıyor. Bugüne kadar Çanakkale ile ilgili bir kitabı Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla çıktı. “Birçokları gibi ben de ‘Gönüllü Bombacı’nın yer aldığı fotoğraftaki çocuğun, abisinin ya da bir yakınının kıyafetini giydiğini düşünüyordum. Zira yaşı çok küçüktü. Ayağında doğru dürüst ayakkabı yoktu. Başlığı kocamandı. Ama bugün gördük ki hikâye tahmin edebileceğimizin çok ötesinde.” diyor.

İşten, söz konusu dergileri bir arkadaşı sayesinde elde ettiğini, karıştırırken fotoğrafı gördüğünü ve fotoğraftaki çocuğu hemen tanıdığını söylüyor. “Çorap söküğü gibi geldi. Dergiye baktıktan sonra diğerlerini de araştırdım. Araştırmacı arkadaşım Basri Emin Sütlü de fotoğrafın yer aldığı derginin o günkü nüshasının tamamını elde etti. Ben ayrıca bizim tarihçilerin pek sevmediği Armin Wegner’in hikâyesini de buldum. İsimler ve olaylar neredeyse birbirinin aynı. Bunun yanında başka bir dergide bulduğumuz çizim de Ali Reşat’a çok benziyor.”

Yetkin İşten, Osmanlı ordusunda o yaşta hiç asker olmadığını söylüyor. Zira Osmanlı’da askerlik yaşı 18’di. Savaşın son senesinde çıkartılan bir kanunla yaş sınırı 17’ye düşürüldü. “Yani sağda solda çoluk çocuk askere gitti, vatanı kurtardı diyorlar ama bunun gerçekle alakası yok. Bana göre bu sebepten dolayı Çanakkale cephesine gelen Alman gazeteciler ‘Gönüllü Bombacı’ ile yakından ilgilendi. Çünkü onun yaşında başka kimse orduda bulunmuyordu.”

Peki, ‘Gönüllü Bombacı’nın akıbeti ne oldu? İşte bu noktada elde hiçbir bilgi mevcut değil: “Wegner’in hikâyesinde savaş sonrası Edirne’ye döneceği yazıyordu ama sağ kalabildi mi, bilinmiyor.”

61 yaşındaki Yetkin İşten aslen İstanbullu. 10 yıldır Çanakkale’de yaşıyor. Çanakkale Savaşı’na ilgisi lise yıllarında bir gezi sonrası başlamış. “Ziyaret için Çanakkale’ye gitmiştik. O yıllarda meşhur bir Salim Amca, onun da küçük bir müzesi vardı. 16-17 yaşlarındaydım. O müze beni çok etkiledi. O günden sonra Çanakkale ile ilgili ne gördüysem biriktirdim, sakladım. Zamanla bu araştırmaya döndü. Ama gazeteci olduğum için vakit bulamıyordum. Hürriyet dergi gruplarında çalıştım. Emekli olduktan sonra da bu tutku sebebiyle Çanakkale’ye yerleştim. Emekli olunca kendimi tamamen arşiv aramaya-taramaya verdim. Alman arşivlerinde çok fazla bilgi ve belge var. 2013’teAlmanya’ya gittim. Ama orada en az 6 ay kalmak lazımdı. 6 ay geçimimi sağlayacak ortam olmadığı için erken döndüm. Bu işlerden bir beklentim yok.”

Çanakkale’ye dair birçok bilinmeyen bu kitapta

Araştırmacı-yazar Basri Emin Sütlü, geçen hafta piyasaya çıkan ‘Hatıralarla Çanakkale-Harp Sahası Gezi Rehberi’ kitabında Gönüllü Bombacı’nın hikâyesine de kısaca yer veriyor. Söz konusu kitap harp sahalarını ziyarete gidenlerin kolayca istifade edebileceği bir eser olarak düşünülmüş. Kitap hazırlanırken, geziye giden grupların hemen hepsinin takip ettiği güzergâh esas alındı ve sadece bu güzergâhta yer alan abide ve şehitliklere yer verildi. Savaş hakkında genel bilgilere ilave olarak savaşın ruhunu yansıtan hatıraların da yer aldığı kitapta özellikle gerçek şehitlikler üzerinde duruldu. Gezilen yerlerde bulunan fakat çoğu ziyaretçinin fark etmediği detaylar özellikle belirtildi. Yıkılan abideler, haçın gölgesinde yatan şehitler, savaşa giden askerlerimizin mermere işlediği şiirler gibi daha önce bilinmeyen birçok bilginin yer aldığı 154 sayfalık kitap, Yitik Hazine yayınlarından çıktı. 1978’de doğan Basri Emin Bey, 2005’ten beri Çanakkale Muharebeleri ile ilgili araştırmalar yapıyor.

Kaynak: Aksiyon Dergisi – Onedio

Eminseniz isterseniz aşağıda 7 madde halinde verilen metni okuyup tekrar düşünün!

Bize sürekli gösterilen harita..

Bize sürekli gösterilen harita..

Dünyamız, her zaman küresel güçlerin mücadelesine sahne olmuştur. Medya, ekonomi, siyaset ve popüler kültür bu mücadelenin en çetin savaşlarının yaşandığı alanlardır. Bu sefer sizi çok farklı bir arenaya götürüyoruz. Dünya haritasına bakış açınızı değiştirecek bir gerçeğin ardındaki komplo teorilerine inanamayacaksınız. İşte 7 maddede dünya haritasının ardında yatan sır!

eski tip harita

Merkatör Projeksiyonunu daha önce duymuş muydunuz? Günümüzde hemen her okulda, kurumda ve daha bir çok alanda karşılaşabileceğiniz dünya haritalarının tamamı Merkatör Projeksiyonu esas alınarak çizilen haritalardır. Ve işin doğrusunu söylemek gerekirse, dünyanın doğru kabul edilen en büyük ve yaygın yalanıdır. Merkatör Projeksiyonu, son derece yanlış hesaplamalarla çizilen haritalar ortaya koyar. Sadece ekvator çizgisi hizasında doğru sonuçlar verebilen harita, kuzey ve güney uçlarda gerçeği yansıtmayan ölçümler ortaya koyar.

1500’lü yıllarda ortaya atılan bu harita türü, her ne kadar teknik imkansızlıklardan ortaya çıkmış masum bir hata gibi görünse de aslında büyük bir propaganda malzemesidir. Çünkü ilerleyen yıllarda doğru ölçümlerle oluşturulan haritalar, kabul görmemiş ve Merkatör Projeksiyonu kullanılmaya devam etmiş. Neden? Bilimsel her türlü gelişmeye kucak açan insanlık, neden Merkatör Projeksiyonu gibi ilkel, teknik hatalarla dolu bir ölçüme bağlı kalmış? Anlatacaklarımız komplo teorisi gibi görünebilir ancak bilimsel veriler yüzlerce yıllık bir yalanı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

1. Gerçeklerin gün ışığına çıkması

uzaydan dünya

Büyük yalan ilk önce, kaşifler tarafından fark ediliyor. Ölçeklendirmesi hakkında net bilgiler verilmeyen Merkatör Projeksiyonunu esas alarak Dünyayı gezmek için denizlere açılan yüzlerce amatör kaşif, gittikleri yerlerde garipliklerle karşılaşıyorlar. Grönland’ın güney kıyılarına yanaşan gemilerden inen kaşifler kuzeye doğru ‘uzun’ bir yolculuğa çıktıklarını düşünüyorlar ancak yolculuk sandıklarından çok kısa sürüyor. Benzer şekilde Orta Afrika’da keşfe çıkan gruplar Merkatör Projeksiyonuyla hazırlanmış haritalara göre yaptıkları yolculukta, Ümit Burnu’na hesapladıkları sürede bir türlü varamıyorlar. İlk defa kafalarda soru işareti uyandıran tespitler bazı konferanslarda dile getirilince, haritalara paralel ve meridyenler eklenerek, kuzey ve güneydeki paralel-meridyen aralıklarının boyutu büyültülüyor. Böylece haritalar çok dikkat çekmeyen çizgilerle gerçek bir görünüm sunuyormuş gibi şekillendiriliyor. Ancak yine de haritada bir şeylerin yanlış olduğu çeşitli kesimlerce iddia edilse de, geçiştiriliyor.

James Gall

James Gall

 

Geçiştirilen iddialar, sadece kaşiflerin değil astronomların da ilgisini çekiyor. İskoç astronom James Gall’ın 19. yüzyılda yaptığı çalışmalar sonrasında, haritacılar Merkatör Projeksiyon haritaların altına bir not düşmek zorunda kalıyorlar; “Güney Amerika Grönland’ın 5 katı büyüklüğündedir”. Bu ufak detay başlarda kimsenin ilgisini çekmiyor. Çekse de üstünde çok fazla düşünülmüyor. Ta ki, aradan 100 yıl geçene kadar.Arno Peters

Arno Peters

Sene 1974. Dünya 400 yıla yakın bir süredir inandırılan bir yalanın peşinde dünyayı tanımaya çalışıyor. Geçmişinde film yapımcılığı gibi işler bulunan, Berlin doğumlu Alman bilim adamı Arno Peters, Avrupa merkezli dünya fikri üzerine tezler üzerine çalışıyor. Çalışmalarında dikkatini antik haritalar üstüne yönlendiriyor. Antik çağlardaki kaşiflerin haritalarının tümünün, bilinen dünya haritasından belli başlı özelliklerle farklılaşması garibine gidiyor. “Hepsi yanılmış olamaz” diyor Peters ve mevcut dünya haritasını mercek altına alıyor. Peters, James Gall’ın çalışmaları üstünden en doğru harita projeksiyonunu hazırlamak için kolları sıvıyor. Ortaya çıkan sonuç sarsıcı boyutlarda oluyor. Bilinen dünya haritasının önemli bir bölümünün yalandan ibaret olduğu anlaşılıyor.

2. Yanlışta ısrar

asıl dünya haritası

 

1974 yılında Peters, çalışmalarını dünya ile paylaşıyor. Gerçek dünya haritası yukarıda gördüğümüz şekilde ortaya koyuluyor. Peters’ın geliştirdiği Peters-Galls Projeksiyonu bilim çevrelerince dünyanın en doğru haritası olarak kabul ediliyor. Peters’ın hazırladığı haritalar dünyaya yayılmak üzere 80 milyon adet basılıyor. Ama bu haritalar; ne okullara, ne kurumlara girebiliyor ne de medya tarafından yayınlanıyor. 1989 yılında Peters, “Peters’ın Dünya Atlası” adında bir harita kitabı da bastırıyor ancak kitap da kitlelere bir türlü ulaşamıyor. Dünya ortaya çıkan bir gerçeği görmezden geliyor ve yalanda ısrar ediyor. Merkatör Projeksiyonlu haritalar dünyanın yüzü olarak nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor.

3. Merkatör Projeksiyonu’nun asıl sorunu

 

MARKATÖR

 

Merkatör Projeksiyonu temel sorun olarak, küre şeklinde bir cismin düzleme çevrilirken yaşadığı eğilmeler ve bükülmelerle karşılaştığı için yanıltıcı bilgiler verir. Ya da bize öyle söylenir çünkü masum görünen bu eğilme ve bükülmeler doğal değildir. Eğilip bükülmeler kuzey ve güneydeki alanların olduğundan büyük görünmesini sağlayabilir ancak asla orta alanlarda daralmaya sebep olmaz. Merkatör Projeksiyonu, kuzey ve güneydeki alanları abartılı bir şekilde büyük göstermekle kalmaz, Afrika gibi dünyanın ortasında yer alan devasa bir kıtayı da olduğundan daha küçük gösterir. Merkatör Projeksiyonun asıl sorunu geometri değil, propagandadır. Batı dünyasının propagandasına maruz kalmış bir dünyanın eğilip bükülüşünün kanlı canlı kanıtıdır!

4. Büyük Propaganda

SİYASİ HARİTA

 

Peki Merkatör Projeksiyonu kimin işine yarıyor? Ya da bu yalanı kabul etmek kimin işine geliyor? İşte size örnekler:

Kanada

Merkatör projeksiyonuna göre Kanada, ABD’nin Kuzeyinde devasa bir ülke gibi duruyor. Ama gerçek boyutlarında dünyanın kuzeyine sıkışmış bir ülke görünümünde.

ABD

Merkatör Projeksiyonunda Kuzey Amerika Güney Amerika ile hemen hemen aynu hatta daha büyük bir kıta konumunda. Ancak gerçekte Güney Amerika, Kuzey Amerika’dan gözle görülür bir şekilde daha büyük. ABD’de bu ölçeklendirme içinde Güney Amerika’nın karşısında daha küçük görünüyor.

İngiltere

Merkatör Projeksiyonu, İngiltere’yi Dünya’ya hakim bir noktaya konumlandırır. Gerçek dünya haritasında ise İngiltere kuzeydenizinde bir ada gibi görünmekte.

Avrupa

Dünyanın küresel gücü ABD değil mi? Merkatör Projeksiyonu’na göre dünya ABD merkezli gibi olması gerekmez mi? Ama bir zamanlar dünyanın küresel gücü Avrupa ülkeleriydi. Merkatör Projeksiyonuna bakarsanız, Avrupa ülkeleri dünyanın merkezinde durur. Gerçek Dünya haritasında ise merkezde Kuzey Afrika ila Orta Afrika civarında bir bölge duruyor.

Rusya

Topraklarının büyük çoğunluğunu Sibirya’nın karlar altındaki arazilerinin oluşturduğu Rusya, Merkatör Projeksiyonunda korkunç boyutlarda büyük görünüyor. Ama Gerçek dünya haritasında Asya’nın kuzeyinde bir çizgiden ibaret.

Baltık Ülkeleri

Merkatör Projeksiyonu sayesinde daha gözle görülür bir alanda karşımıza çıkar Norveç, İsveç ve Finlandiya gibi ülkeler de aslında gerçek dünya haritasında kuzeye sıkışmış ülkeler konumundalar. Hatta bir baltık ülkesi olarak sayılan Danimarka bile Grönland sayesinde adını büyük harflerle dünyanın gözüne sokabiliyor. Dünya haritasında neredeyse Afrika’dan daha büyük duran Grönland, gerçek dünya haritasında ise kuzeye sıkışmış küçük bir ada görünümünde.

5. Ne yapılmaya çalışılıyor?

WORLDMAP

Peki Merkatör Projeksiyonuyla ne yapılmaya çalışılıyor? aslında bu haritanın ekmeğini yiyen ülkelere baktığımız zaman ne yapılmaya çalışıldığı son derece açık. Ama bir de “Markatörzede” ülkelere bakalım. Yalanlarla dolu bir haritadan kimler zararlı çıkıyor?

Afrika Ülkeleri:

Hemen hemen bütün Afrika ülkeleri gerçekte olduğundan çok daha küçük bir şekilde Merkatör Projeksiyonunda gösteriliyor, çünkü zaten Afrika kıtası bütünüyle küçültülmüş!

Çin:

Çin Merkatör haritasında bile zaten büyük bir ülke gözükürken, gerçek dünya haritasında aslında ne kadar büyük olduğunu daha rahat bir şekilde görebiliyoruz. Bu noktada Rusya’nın Çin ile arasındaki boyut dengesinde inanılmaz farklılıklar otraya çıkıyor.

Arap Yarım Adası:

Dünyaya dayatılan haritada Arap Yarım Adası olarak bilinen alanın ne kadar küçük olduğu gözlerden kaçmıyor. Gerçek dünya haritasında ise Arap Yarım Adasının büyüklüğü ortaya çıkıyor.

Meksika:

Aynı şekilde Merkatör Projeksiyonu Meksika’yı olduğundan daha küçük gösterme eğiliminde. Gerçek Dünya haritasına göre ise Meksika oldukça büyük bir alan kaplıyor.

İran ve Hindistan:

İran ve Hindistan da gerçek dünya haritasında, dayatılmaya çalışılan haritaya oranla daha büyük bir alanı kaplıyor.

Güney Amerika:

Güney Amerika kıta halinde, Kuzey Amerika’dan daha büyük bir alanı kapladığı halde, Merkatör Projeksiyonuyla yapılan haritalarda abartılmış bir Grönland adasıyla birlikte Kuzey Amerika, Güney Amerika’dan daha büyük gözükmekte.

6. Bölgeler Arası Denge

Haritalar

Kıtalara mevcut dayatılan harita üzerinden objektif bir yorumla bakacak olursak; Büyük bir Rusya, büyük bir Kuzey Amerika, küçük ama merkezde bir Avrupa, bastırılmış bir Afrika ve sıkıştırılmış bir Ortadoğu görüyoruz. Dünyayı politik açıdan değerlendirecek olursanız hemen hemen aynı yorumu yapabilirsiniz. Coğrafi olarak olmasa da politik açıdan gerçekleri yansıtan bir harita karşımızda durmuyor mu? Peki ya dünyaya egemen olan politika, gerçek dünya haritasıyla paralel doğrultuda olsaydı, nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk ve dünyaya hangi güçler egemen olurdu?

7. Sonuç

dunya-haritasi

Dayatılmaya çalışılan dünya haritasında büyük gözüken ülkelerle, gerçek dünya haritasında büyük gözüken ülkeleri karşılaştırdığımız zaman ortaya çıkan sonuçlara baktığımız zaman ister propaganda olarak tanımlayın isterseniz komplo teorisi, büyük bir kandırmacaya hala inanıyor olduğumuz yadsınamaz bir gerçek.

Ülkelerin tam yüz ölçümü için tıklayınız.

Kaynak : radikal.com.tr

genclik-filmleri-festivaliBu yıl “öteki” temasıyla yola çıkan festivalin açılışı, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde yapılacak. Açılışta “Soma: Bir Avuç Kömür İçin Bir Ömür Verenlere” belgeseli, Soma’dan işçilerinin de katılımıyla izleyiciyle buluşacak. Özgecan Aslan ve Yaşar Kemal’in de hatırlanacağı gecede Cahit Berkay, şarkılarını Soma için söyleyecek. Açılışta “Öteki” temalı bir fotoğraf sergisi de yer alacak.

Festival kapsamında 18-20 Mart’ta İstanbul’un birçok üniversitesinde film gösterimleri yapılacak. İstanbul Üniversitesi, “Küçük Kara Balıklar” belgesel gösteriminin ardından Ezel Akay ve Cenk Terbiyeli’nin katılacağı söyleşiye ev sahipliği yapacak.

FESTİVALDE FİLMLER İZLEYİCİYLE BULUŞTURULACAK

Reha Erdem retrospektifinden “Jin” , “A Ay” ve “Şarkı Söyleyen Kadınlar”ın yanı sıra Nazan Kesal’ın “Salıncak”, Aykan Safoğlu’nun “Kırık Beyaz Laleler”, Emel Çelebi’nin “Külkedisi Değiliz”, Cenk Örtülü’nün “O İklimde Kalırdı Acılar”, Veysi Altay’ın “33 Yıllık Direniş: Berfo Ana” ve Suat Eroğlu’nun “Fıtrat” filmleri de festival izleyicisiyle buluşacak.

5. Uluslararası Gençlik Filmleri Festivali kapsamında Eskişehir, İstanbul, İzmir, Ankara, Zonguldak, Kocaeli, Trabzon, Edirne, Karabük, Hopa, Adana, Samsun, Mersin, Kayseri, Kırşehir ve daha birçok il ve ilçede film gösterimleri olacak.
Genç yönetmenlerin ürettikleri filmleri gösterebilmesi ve üniversitelerde gençliğin kendi perdesini açabilmesine olanak sağlamak amacıyla düzenlenen festival, 4 yılda, 17 il ve 30 gösterim yerine ulaştı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR), mart ayını Dünya Kemanları Festivali ile açacak.

dunyanin-kemanlari-festivali

İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu, mart ayının ilk haftasında İstanbulluları müzikal anlamda farklı kültürlerin lezzetleriyle buluşturmaya devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR), mart ayını Dünya Kemanları Festivali ile açacak.

1 ve 2 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Dünya Kemanları Festivali birçok masterclassa sahne olacak. Festivale; Ara Malikian, Ayla Erduran, Ani Schnarch ve Yarub Smarait’in de içlerinde yer aldığı dünyaca ünlü keman virtüözleri katılacak. Cihat Aşkın’ın koordinatörlüğünü üstleneceği festivalin ilk akşamı Ayla Erduran şerefine Onur Gecesi düzenlenecek. Program, Grammy ödüllü Parker Quartet yaylı çalgılar dörtlüsünün kapanış konseriyle son bulacak.

‘Don’t worry, be happy’ şarkısıyla bir zamanlar tüm dünyaya ‘mutlu ol’ diyen Grammy Ödüllü sanatçı Bobby McFerrin, son albümü olan “Spirityouall” ve en güzel şarkıları ile 3 Mart Salı günü 20.00’de CRR’de İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. Dünyaca ünlü ses virtüözü McFerrin, eşsiz yorumu ve sahne performansı ile dinleyicilere uzun süre hafızalardan silinemeyecek büyülü bir akşam yaşatacak.

Piyano başında bir evliya olarak tanınan dünyanın en önde gelen piyanistlerinden Maria João Pires, önemli bir atılım gerçekleştiren genç kuşak sanatçılarından Miloš Popović ile birlikte 6 Mart Cuma günü 20.00’de CRR’de eşsiz bir resital sunacak. İkili, Schubert ve Beethoven’in piyano için yazılmış dünyaca ünlü unutulmaz eserlerini dinleyicilerle paylaşacak.

Türkiye’nin çeşitli orkestralarının önde gelen; solo, orkestra ve oda müziği kariyerlerine sahip ve alanında virtüöz sanatçılarından Muhittin Dürrüoğlu, Bülent Evcil, Selçuk Akyol, Cihangir Nuvasil, Engin Güngördü ve Cem Akçora’dan oluşan Troia Wind Ensemble, 7 Mart Cumartesi günü 20.00’de muhteşem bir oda müziği konseri sunacak.

Dünya Kadınlar Günü’nde ‘İstanbul’un Hanım Bestekârları’

Türk Sanat Müziği’ne özgün yorumlarıyla zenginlik katan İncesaz Grubu, Dünya Kadınlar Günü için hazırlanan ‘İstanbul’un Hanım Bestekârları’ programını 8 Mart Pazar günü 20.00’de İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicilere sunacak. Konserde; Mehveş Hanım, Neveser Kökdeş ve Leyla Saz gibi İstanbul’un en önemli hanım bestekârlarının şarkılarına da yer verilecek. Programda, Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’nun seslendireceği şarkılara viyolonselde Hakkı Öztürk ve klarnette Evrim Güvemli eşlik edecek.

İşte programın detayları:

1 Mart Pazar

Dünyanın Kemanları Festivali – 1. Gün

Festival Koordinatörü, Cihat Aşkın
Ani Schnarch Ustalık Sınıfı (Masterclass)
Saat:10.00

(Ustalık sınıfına katılım için, 26 Şubat Perşembe günü Saat:16.00’a kadar http://crrkonsersalonu.org/?p=iletisim adresinden müracat edebilirsiniz. Adaylar, yukarıda bulunan linke özgeçmişlerini göndererek katılabilirler, Ustalık sınıfında aktif olarak yer alacak adaylar ise 27 Şubat Cuma günü web sitemiz üzerinden açıklanacaktır. Katılım ücretsizdir.)

Ani Schnarch

Rumen – İsrailli – İngiliz kemancı, birçok prestijli ödülün sahibi olan Schnarch, kuşağının en heyecan verici ve çok yönlü kemancılarından biri olarak anılıyor.

İtalya ve İngiltere’de bulunan New Virtuosi Mastercourse & Festival’i Sanat Danşmanı olan Ani, İsrail’deki ünlü Keshet Eilon keman okulunun da kurucusu ve fakülte üyesi.

Dünyanın Kemanları Açılış Etkinliği
Saat: 14.00

Söyleşi: Dünyanın Kemanları
Moderatör: Cihat Aşkın
Katılımcılar: Emre Aracı, Ertuğ Korkmaz, Ani Schnarch, Amnon Weinstein, Ara Malikian, Yarub Smarait, Mehmet Emin Bitmez

(Dünyanın Kemanları Söyleşisi, Fuaye Alanında Gerçekleştirilecektir. Katılım Ücretsizdir.)

Sergi Açılışı: Kemençe’den Kemana Akdeniz’de Bir Yolculuk (Amnon ve Avshi Weinstein)
Saat: 15.00

Amnon Weinstein

Uluslararası üne sahip büyük usta, keman yapım üstadı ve restoratörü Amnon Weinstein dünyada pek çok yardım ve eğitim amaçlı projenin öncülüğünü yaptı. İsrail ve dünyada pek çok prestijli orkestra ve sanatçı ile çalıştı.
Viyola ve trompet sanatçısı olan Weinstein zanaatını çocukluk yıllarında kendisi gibi keman yapım üstadı olan babasından öğrendi.

Avshalom Weinstein

İsrailli usta bir keman yapımcısı olan babası Amnon Weinstein tarafından yetiştirilen Avhsalom Weinstein, 3. kuşak keman yapımcısıdır.

2006 yılında Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesine davet edildi ve o zamandan beri projede yer alıyor. Son iki yıldır usta bir keman ve yay yapımcısı olan Daniel Schmidt ile çalışan Avshalom, kendi atölyesini 2009 yılında İstanbul’da açtı. Atölyede keman, viyola, çello ve yay için satış, yapım, sertifika ve danışma hizmeti sunuluyor.

(Sergi Fuaye Alanında gerçekleştirilecektir. Festival boyunca, ücretsiz gezilebilir.)

Akdeniz’den Tatlar
Saat: 16.00

Ara Malikian, keman
Yarub Smarait, keman
Mehmet Emin Bitmez, ud
Cihat Aşkın, keman
(Konser ücretsizdir.)

Ara Malikian

Ara Malikian şüphesiz ki jenerasyonunun en zeki ve etkileyici kemancılarından biri. Sahip olduğu kendine özgü stili, kökeni ve zengin müzikal tecrübeleri onu müzik dünyasının en özgün ve yenilikçi seslerinden biri yapıyor.

Yarub M. Smarait

1988’de Ürdün’ün başkenti Amman’da doğmuş ve büyümüş olan keman sanatçısı Yarub Smarait, henüz 4 yaşındayken keman dersleri almaya başladı. Amman’daki Ulusal Müzik Konservatuvarı’nda başlamış olduğu derslerden sonra konservatuvar orkestrasına girdiğinde 11 yaşındaydı.
Aynı zamanda bir ses teknisyeni olan Yarub, İspanya’daki Berklee Müzik Okulu’nda modern enstalasyon alanında burslu olarak yüksek lisans yapıyor.

Mehmet Bitmez

Günümüzde dünyadaki ud virtüözlerinden biri olarak gösterilen Bitmez, öğrenim yılları ve sonrasında da Tanburi Cemil Bey’in makam ve icra anlayışını analiz ederek, ileri teknik, üslup ve tavrı üzerine kapsamlı araştırmalar yaptı.
İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olarak görevini sürdürmektedir.

Cihat Aşkın

Prof. Ayhan Turan’ın sınıfından mezun olan Cihat Aşkın, daha sonra Londra’da Royal College of Music ve The City University’de Mastır ve Doktora programlarını bitirerek yurda döndü.
CAKA, Andante’nin düzenlediği 2011 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde Yılın Klasik Müzik Etkinliği ödülüne layık görüldü. Basın tarafından “Bu toprağın kemancısı” olarak onurlandırılan sanatçı, konserlerinde Jean-Baptiste Vuillaume (1846) ve Joseph Gagliano (1796) kemanları ile çalmaktadır.

Vieuxtemps İstanbul’da
Saat: 18.00

19. yüzyılın en önemli keman virtüözlarından biri olan Henri Vieuxtemps’ın İstanbul seyahatinin müzikli anlatımı

Katılımcı Sanatçılar Emre Aracı ve Cihat Aşkın, Roberto Issoglio

(Etkinlik, Fuaye alanında gerçekleştirilecektir. Katılım ücretsizdir.)

Emre Aracı

Müzik tarihçisi, besteci ve orkestra şefi Emre Aracı Edinburgh Üniversitesi’nden BMus (Hons.) ve PhD dereceleri ile mezun oldu.
1987’den beri Birleşik Krallık’ta yaşamakta olan Dr Emre Aracı Türkiye-Avrupa müzik ilişkileri üzerine yoğunlaştığı araştırmalarını Nurol Holding ve Çarmıklı Ailesi desteği ile sürdürmektedir.

Roberto Issoglio

Müzisyen solist olarak ulusal ve uluslararası Oda Müziği topluluklarında çalışmış; 2002’de, BBC Orkestrası ve Londra Filarmoni Orkestrası ve daha sonra Berliner Philharmoniker’ın müzisyenleriyle birlikte çalmıştır.
Roberto Issoglio beş yıldır Pâques de Cervo (IM) Festivali’nin Oda Müziği Geliştirme Kursları’nın Sanat Yönetmenliği’ni ve Mozart İtalya Derneğinin Torino Kürsüsü Başkanlığı’nı yürütmekte, aynı zamanda Marcello Abbado ve çok ünlü başka yorumcularla birlikte ulusal danışmanlık yapmaktadır.

Ayla Erduran Onur Gecesi

Saat: 20.00

Ayla Erduran, keman
Cihat Aşkın, keman
Tatjana Masurenko, viyola
Can Okan, piyano
Rahşan Apay, viyolonsel
Yelda Özgen, viyolonsel

Ayla Erduran

İstanbul’da dünyaya gelen sanatçı, önce annesiyle kemana başlamış, dört yaşında Karl Berger’in öğrencisi olmuş, ilk resitalini on yaşında, Ferdi Ştatzer eşliğinde, Saray Sinemasında vermiştir. 1946-51 yılları arasında Paris Ulusal Konservatuvarı’nda Benedetti ve Benvenuti ile eğitim görerek keman bölümünden mezun olmuştur.

Erduran’ın yaşamını anlatan, Evin İlyasoğlu’nun yazdığı “Ayla’yı Dinler misiniz?” başlıklı biyografik roman Remzi Kitabevi tarafından 2002’de; Erhan Karaesmen’in yazdığı “Evrenimizi İç Işıklarıyla Aydınlatanlar: Ayla Erduran Müzik ve Keman” başlıklı kitap SCA tarafından 2007’de yayımlanmıştır. Amerika’dan Uzakdoğuya, dünyanın her yerinde CD’leri satılan Sanatçı’nın kayıtları ülkemizde “Ayla Erduran Arşiv Serisi” başlığı altında Lila Müzik’ten yayınlanmıştır.

Tatjana Masurenko

Müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alan viyola sanatçısı Masurenko, 15 yıldır hem solo hem de oda müziği sanatçısı olarak müziğin içinde.

Can Okan

25 Mart 1986 tarihinde İstanbul’da doğdu. Beylerbeyi Lütfi Erçin İlkokulu’nda öğrenim görmekteyken, piyano öğrenimine 1994 yılında Meliha Doğuduyal ile başladı.
Can Okan, MSGSÜ Devlet Konservatuari’nda Prof. Metin Ülkü ile piyano ana sanat dalındaki doktora eğitimine, orkestra şefliği bölümünde araştırma görevliliğine ve devlet sanatçısı İdil Biret ile düzenli çalışmalarına devam etmektedir.

Yelda Özgen Öztürk

Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda viyolonsel, oda müziği ve orkestra dersleri aldı. Halen İTÜ Türk Musiki Devlet Konservatuvarı’nda yardımcı doçent olarak çalışmakta ve İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde Müdür Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.

2 Mart Pazartesi
Dünyanın Kemanları Festivali

Dünyanın Kemanları Festivali – 2. Gün
Aşkın Ensemble
Saat: 18.00

Ertuğ Korkmaz, şef
Ani Schnarch, keman
Aşkın Ensemble
Aşkın Ensemble, günümüzün kaliteli müzik ihtiyacına cevap verebilmek, oda müziği projeleri oluşturmak, müziğe sıradışı bir yorum getirmek ve genç müzisyenlerin gelişimlerini desteklemek amacı ile Cihat Aşkın tarafından 09 Mart 2007 tarihinde kuruldu.
Müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alan Aşkın Ensemble, en büyük desteğini genç ve yaratıcı müzisyenlerinden almakta ve çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir.

Ertuğ Korkmaz

Orkestra Şefi – Kompozitör

11 yaşında Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Mehmet ERTEN ile Trompet çalışmalarına başladı. 1975 yılında Kompozisyon bölümüne kabul edildi ve Prof. Erçivan SAYDAM ile Armoni, Kontrapuan çalışmalarına başladı. 2003 yılında International Rostrum of Composers jürisi seçilen Ertuğ Korkmaz aynı yılın Mart ayında Müzik ve Sahne Sanatları alanında kurucu üye olarak Başkent Üniversitesi kadrosuna katılmıştır. Sanatçı halen Orkestra Akademik Başkent Sanat Yönetmenliği ve Daimi Orkestra Şefliği görevlerini sürdürmektedir.

Ani Schnarch

Rumen – İsrailli – İngiliz kemancı, birçok prestijli ödülün sahibi olan Schnarch, kuşağının en heyecan verici ve çok yönlü kemancılarından biri olarak anılıyor. Romanya doğumlu Schnarch, kemana 7 yaşında başladı ve çalışmalarına İsrail’de devam etti. Bartok ve Ysaye ağırlıklı resital programları büyük alkış alan sanatçının, yine Bartok’un keman ve piyano için yazmış olduğu eşsiz eserlerini seslendirdiği performansı çeşitli ülkelerde radyo, TV ve web üzerinden yayınlanıyor. Yoğun konser takviminin yanı sıra, Ani aynı zamanda Londra Kraliyet Müzik Okulu’nda aranan bir profesör olarak, Avrupa, ABD, Kanada, İsrail ve Japonya’da ustalık sınıfları veriyor, sayısız uluslararası keman yarışmalarına jüri olarak davet ediliyor. İtalya ve İngiltere’de bulunan New Virtuosi Mastercourse & Festival’i Sanat Danşmanı olan Ani, İsrail’deki ünlü Keshet Eilon keman okulunun da kurucusu ve fakülte üyesi.

Dünyanın Kemanları Festivali Kapanış Konseri

Saat: 20.00

PARKER QUARTET

Daniel Chong, keman
Ying Xue, keman
Jessica Bodner, viyola
Kee-Hyun Kim, viyolonsel

Program

S.PROKOFIEV İki numaralı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Fa Majör, Op.92
J. WIDMANN 3 Numaralı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, “Jagdquartett”
J. BRAHMS Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Si bemol Majör, Op. 67

Muhteşem… (New York Times)

Hayal gücü ile dolu bir yorum anlayışı, olağanüstü bir virtüözite, (Washington Post)

Kusursuz bir mükemmeliyet (Boston Globe)

2002’de kurulan Parker Quartet “klasik müziğin laboratuarı” olarak bilinen yaylı çalgılar dörtlüsü oluşumunda, kısa sürede kuşağının önde gelen topluluklarından biri olmuş, başarılı çalışmaları büyük övgülerle, hattâ müzik endüstrisinin en prestijli ödüllerinden Grammy ile taçlandırılmış.
Gördükleri esaslı öğrenimi bir de Cleveland Quartet, Kim Kashkashian, György Kurtág, ve Rainer Schmidt gibi ustalarla pekiştiren topluluk üyeleri bu konserde yaylı çalgılar dörtlüsü için üretilmiş literatürden oldukça farklı kimliklerde üç eser sunacak: Prokofiev, Widmann ve Brahms müzikal gramerleri ve farklı deyişleriyle bu çeşitliliği yansıtacak üç isim.

3 Mart Salı / 20.00

Bobby McFerrin ‘spirityouall’

Bobby McFerrin, vokal
Gil Goldstein, piyano
David Mansfield, keman
Armanda Hirsch, gitar
Jeff Carney, bas
Louis Cato, davul
Madison McFerrin, vokal
Bir zamanlar tüm dünyaya ‘mutlu ol’ diyebilen adam, mesajını tekrarlamak üzere geliyor. Bobby McFerrin 3 Mart’ta İstanbul’da..

Onun davetkar müziğini, şifalı sesini duymak ve ruhlarımızı aydınlatmak için 3 Mart 2015’teki İstanbul konseri çok iyi bir şans.

6 Mart Cuma / 20.00

Maria João Pires, Miloš Popović Dört El ve Solo Piyano Resitali

Program

L.v.Beethoven Piyano Sonatı No 21 “ Op. 53 “Waldstein”
F. Schubert “Lebensstürme” D 947, 4 El Piyano için
F. Schubert “Fantazi” Fa minör, D 940, 4 El Piyano için
L.v.Beethoven Piyano Sonatı No 32 Op.111

Piyano başında bir evliya… Sadece çalışıyla değil, ona özünü veren duyarlılığı, kimliği, duruşuyla da apayrı bir yeri olan, dünyanın en önde gelen piyanistlerinden Maria João Pires, bu dikkat çekici buluşmada genç kuşaktan, 2000’li yıllarla birlikte önemli bir atılım gerçekleştiren Miloš Popović ile birlikte, aynı sahneyi paylaşacak.

Konserdeki partneri Miloš Popović ise, Haydn, Beethoven, Schumann ve Chopin gibi klasiklerin yanı sıra, keman sanatçısı Lorenzo Gatto ile kaydettiği, Enescu, Martinů ve Mokranjac’ın eserlerine yer verdikleri albümle dikkat çekiyor.

7 Mart Cumartesi / 20.00

Troia Wind Ensemble

Muhittin Dürrüoğlu, piyano
Bülent Evcil, flüt
Selçuk Akyol, obua
Cihangir Nuvasil, klarnet
Engin Güngördü, fagot
Cem Akçora, korno

Program

L. Van Beethoven Piyano ve üflemeli dörtlü için Beşli
F. Poulenc Piyano ve üflemeli beşli için Altılı
C. Nielsen Üfelemeli Beşli

Türkiye’nin çeşitli orkestralarının önde gelen; solo ,orkestra ve oda müziği kariyerlerine sahip ve alanında virtüöz sanatçılarından Bülent Evcil, Selçuk Akyol, Cihangir Nuvasil, Engin Güngördü ve Cem Akçora ‘dan oluşan oda müziği topluluğu, ilk kez 2009 yılında bir araya gelmiş ve çalışmalarına başlamıştır. Konserlerinde oda müziği repertuvarının önde gelen büyük bestecilerine yer veren topluluk, Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda profesör ve dünyaca ünlü Türk piyano sanatçısı Muhiddin Dürrüoğlu ile de performanslar sergilemektedir. Konser programına devam eden topluluk, İstanbul konseri için; içinde NIELSEN , POULENC ve BEETHOVEN ‘in eserlerinin yer aldığı bir program sergileyecektir.

8 Mart Pazar / 20.00

İncesaz

Ezgi Köker, solist
Bora Ebeoğlu, solist
Cengiz Onural, gitar
Murat Aydemir, tanbur
Taner Sayacıoğlu, kanun
Emre Erdal, klasik kemençe
Volkan Hürsever, kontrbas
Türker Çolak, ritim saz

“İstanbul’un Hanım Bestekârları”

İncesaz bu konserde Cengiz Onural ve Murat Aydemir’in bestelerinden oluşan klasik İncesaz repertuvarının yanı sıra Dünya Kadınlar Günü’ne özel Mehveş Hanım, Neveser Kökdeş, Leyla Saz gibi İstanbul’un en özel hanım bestekarlarının şarkılarına da yer verecek. Son albümleri Geçsin Günler’in solistleri Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’nun seslendireceği şarkılara Hakkı Öztürk (Viyolonsel) ve Evrim Güvemli (Klarnet) konuk sanatçı olarak katılacak.

cnr-kitap-fuariCNR Holding Fuarcılık Grup Başkanı H. Cem Şenel, 27 Şubat’ta açılacak Kitap Fuarı’nda, Çanakkale Savaşları ile ilgili bugüne kadar hiç ortaya çıkmamış resimlerden oluşan serginin olacağını belirterek, bu konuda çok ciddi derleme yaptıklarını söyledi.

CNR Holding tarafından Basın Yayın Birliği işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen ve Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortağı olduğu fuar, 27 Şubat-8 Mart arasında açık kalacak

Yeşilköy’deki CNR Expo’da okurla buluşacak fuara ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Şenel, bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek fuarın temasının, Çanakkale Savaşları’nın 100. yılı olduğunu belirterek, CNR olarak İstanbul gibi bir metropolün en az iki, hatta daha fazla fuarı kaldıracağını kaydetti.

Fuarın kitap okuma alışkanlığının geliştirilmesine çok ciddi fayda sağlayacağına inandığını dile getiren Şenel, geçen yıl iki holde yapılan fuarın, bu sene üç hole taşındığını anlattı.

Şenel, “Geçen sene 250 katılımcımız vardı, bu sene 350 oldu. Geçen sene 200 marka temsil edilmişti, bu sene 400 civarında temsil edilecek. Fuarı yaklaşık 26 bin metrekarelik bir alanda yapacağız” dedi.

Çok sayıda etkinliğin yer alacağı fuara, özellikle gençler ve öğrencilerin ilgisini çekmeyi, onları okumaya teşvik etmeyi amaçladıklarını ifade eden Şenel, şöyle konuştu:

“Çanakkale Zaferi, tarihimizde çok önemli yer tutan bir hadisedir. Özellikle gençlerimize, çocuklarımıza ve tabii ki vatandaşlarımıza da bu zaferin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Fuar süresince ana temamız; Çanakkale Zaferi. 100. yıl dönümü dolayısıyla çok çeşitli etkinliklerimiz olacak. En önemlilerinden biri gün ışığı görmemiş, çok sayıda fotoğraftan oluşan sergimiz var. Özellikle öğrencilerimizin onu görmesini şiddetle tavsiye ediyorum. CNR olarak bu konu bizim için de çok hassas olduğu için çok heyecanlıyız. Çanakkale Savaşları ile ilgili bugüne kadar hiç ortaya çıkmamış resimler olacak. Çok ciddi derleme yaptık. Bu konuyla ilgili çalışmalar yaklaşık bir yıldır sürüyor. Ziyaretçilerimizin çok ilgisini çekecek. İlk defa görecekleri çok sayıda fotoğraf olacağını düşünüyoruz.”

Fuarda, Çanakkale Savaşları ile ilgili bugüne kadar yayınlanmamış yayınların olacağını, yayıncıların Çanakkale ilgili çok sayıda yayın neşredeceğini ve birçoğunu ilk defa fuar sırasında sunacaklarını aktaran Şenel, geçen yıl fuara katılımın çok tatminkar olduğunu, bu yıl ise bu oranın en az yüzde 60 artmasını beklediklerini kaydetti.

CNR Holding Fuarcılık Grup Başkanı H. Cem Şenel, “Çok iyi organize olduk, çok iyi duyuruldu fuar. Zaten yapısı nedeniyle çok ilgi çeken bir fuar. Bizim lokasyonumuzdan dolayı öğrencilerin, özellikle ulaşımı çok kolay, toplu taşıma kullanarak insanlar çok rahat gelebilecekler” görüşlerine yer verdi.

Ticari faaliyetten çok sosyal bir etkinlik olan fuarla özellikle genç nesillerin okuma alışkanlığını geliştirmesine aracı olmanın kendileri için keyif verici olacağını belirten Şenel, etkinliği büyütmek, çok ziyaret edilen bir fuar yapmak için bütün güçleriyle çalıştıklarını bildirdi.

Şenel, bu anlamda İstanbul’un, çok büyük bir potansiyel olduğunu, daha fazla kitap fuarı yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.