Yazılar

Mercan Dede, halk ile ” Dost Meclisi” ’nde

Müziğiyle farklı kitleleri bir araya getiren Mercan Dede, interaktif  bir müzik dinletisi ve gösterisiyle İstanbul’da sahne alacak.

Mercan Dede, 'Dost Meclisi' performansını yıl boyunca farklı mekanlarda sahnelemeye devam edecek.

Mercan Dede, ‘Dost Meclisi’ performansını yıl boyunca farklı mekanlarda sahnelemeye devam edecek.

İstanbul Beyoğlu’daki Borusan Müzikevi’nde gerçekleşecek etkinlikte, Mercan Dede, farklı kültürlere ait tınıları bir araya getirerek hem coğrafi hem de akıldaki mesafeleri kaldırmayı hedefliyor. 22 Ekim Çarşamba günü saat 20:30’da konserine başlayacak olan Mercan Dede, bu defa interaktif bir proje hazırladı.

mercan dede mevleviSon albümü Dünya’dan parçaların yanı sıra, web sitesindeki günlüğünden, sosyal medya hesaplarındaki notlarına kadar hikayeler anlatan Mercan Dede’nin bu gösterisine ‘Dost Meclisi’ demesinin sebebi onu dinlemeye gelenleri de içine katıyor olması.

Müziğe plastik borudan kendi başına yaptığı bir ney ile başlayan Mercan Dede, bugüne dek Türkiye’de ve dünyanın çeşitli konser salonlarında dinleyicileriyle buluştu. Aynı zamanda DJ Arkın Allen adıyla da kendine özgü dj performansları sergileyen sanatçı, Sufi müzik tınılarıyla, elektronik altyapıyı buluşturarak sıra dışı bir tarz yakaladı.

Kaynak: Al Jazeera

Filmekimi 18 Ekime Kadar Devam Ediyor

insan-sermayesiFilmekimi’nde, Cannes, Venedik ve Berlin Film Festivalleri’nde ödül alan filmler gösteriliyor.

Sinema izleyicilerinin geçtiğimiz aylarda festivallerin gözdeleri olan filmlerle buluştuğu filmekimi 11 Ekim’de başladı. 18 Ekim’e kadar sürecek İKSV tarafından Vodafone sponsorluğunda düzenlenen festivalde 43 film gösteriliyor.

Etkinlikte Cannes’da önemli ödüller alan filmler dikkat çekiyor. Genç Kanadalı yönetmen Xavier Dolan’ın yönettiği ama bu sefer kendisinin başrolde yer almadığı filmi ‘Mommy’, sorunlu bir ergen, annesi ve komşuları arasında geçen karakter dinamiklerinden beslenen bir film. Cannes’da yarışan film, Jüri Özel Ödülü’nü Jean Luc Godard’ın benzersiz 3D deneyimi ‘Dile Veda’ (Adieu Au Langage) ile paylaştı. Ustalar ustası Godard’ın yeni yapıtı, festivalin direktörü Azize Tan’ın programdaki gözdesi. Rus sinemasının güçlü temsilcisi Andrey Zvyagintsev, Cannes’dan En İyi Senaryo Ödülü ile dönen ‘Leviathan’la günümüz Rusyasına eleştirel bir bakış getiriyor. Cannes’dan filmekimi’ne gelen diğer filmler arasında Mike Leigh imzalı tarihi biyografi ‘Bay Turner’ (Mr. Turner), David Cronenberg’in Hollywood taşlaması ‘Yıldız Haritası’ (Maps to the Stars) da yer alıyor.

Eylül ayında düzenlenen Venedik Film Festivali’nde büyük ödül Altın Aslan’ı kazanan ‘İnsanları İzleyen Güvercin’ (A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence) sinemaseverleri fazla merakta bırakmadan, filmekimi’nde gösteriliyor. Film, İsveçli sinemacı Roy Andersson’ın insanlık hallerine mizah soslu bakışının yeni temsilcisi. Ayrıca Venedik’in diğer bir dikkat çeken filmi, Abel Ferrara’nın Piel Paolo Pasolini’nin son gününü hayal ettiği, İtalyan entelektüeli ise Willem Dafoe’nun canlandırdığı ‘Pasolini’ de filmekimi programında.

Berlin Film Festivali yarışmasından En İyi Senaryo Ödülü alarak filmekimi’ne gelen Alman filmi ‘Çile’ (Kreuzweg) ise programın gizli cevherlerinden. Genç yönetmen Dietrich Brüggemann, seküler toplumda katı dini kuralların işlememesini ergen bir karakter ve 14 plan sekans anlatırken, çok güncel tartışmalara yer açıyor.

Festival farklı şehirlere yayılıyor

Festivalin 11 – 18 Ekim’de İstanbul ayağı, Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı Citylife ve Rexx sinemalarında gerçekleşiyor. Ardından filmekimi, Ankara Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda 10-12 Ekim, İzmir Karaca Sineması’nda 15-19 Ekim, Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda 17-19 Ekim, Diyarbakır N-City AVM Avşar Sinemaları’nda 24-26 Ekim, Urfa Emek Sineması’nda 24-26 Ekim ve Trabzon Lara Sinemaları’nda 31 Ekim- 2 Kasım’da yapılacak.

Detaylı bilgi için http://filmekimi.iksv.org/tr adresi ziyaret edilebilir.

Kaynak: Milliyet Sanat

Akbank Caz Festivali 23 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında

akbank-caz-festivali24. yaşını kutlayan Akbank Caz Festivali belli ki yine Türkiye’nin her rengini, her şehrini kucaklayan bir festival olacak. 23 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında ülkemizde gerçekleşecek caz fırtınasının sorumlusu 24. Akbank Caz Festivali’nin programı,11 Eylül 2014, Perşembe günü Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’nın ev sahipliğinde Hilton ParkSA Otel’de gerçekleştirilen basın toplantısı ile açıklandı.

Sadece İstanbul’un festivali olmadıklarını vurgulayan Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, “İstanbul’un her an canlı, farklı zenginlikleri bir arada taşıyan, herkesi büyüleyen havası caz müziğine çok yakışıyor. Biz de İstanbul’un enerjisini, dinamizmini, o büyülü havasını cazın farklı renkleriyle daha da zenginleştirmek için bir kez daha yola çıktık. Ancak festival İstanbul’la sınırlı kalmıyor. Etkinliklerimizi İstanbul dışındaki şehirlerimizde de yaygınlaştırıyoruz. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz ile, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de de cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyoruz.” dedi.

Ekonomi, bilim, eğitim gibi alanlardaki başarıların yanında kültür ve sanat alanındaki atılımların da bir ülkenin zenginliğini pekiştiren öğeler olduğunun altını çizen Binbaşgil, “Kültür ve sanat eserleri ülkelerin gelecek kuşaklara bırakacağı en önemli, en kalıcı miras. Kültür ve Sanat alanında gerçekleştirdiğimiz uzun soluklu projeler Akbank olarak bu alanlara verdiğimiz önemin de en büyük göstergesi.” dedi.

Caz tutkunları için usta müzisyenlerin yanı sıra Avrupa caz sahnesinin yükselmekte olan genç yıldızlarının da yer aldığı cazın farklı renklerini yansıtan zengin bir program hazırladıklarını söyleyen Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, “Festival kapsamında, aralarında özellikle ülkemizde büyük merakla beklenen isimlerin olduğu dört usta caz sanatçısını ağırlayacağız. Cazın dahi isimleri arasında gösterilen Jamie Cullum, Festival’in en önemli isimleri arasında. Bu sene, iki önemli ustayı birlikte aynı sahnede izleyeceğiz, Kenny Barron & Dave Holland ikilisi cazseverlere unutamayacakları bir konser verecek. Bununla birlikte, caz müziğinin yaşayan en iyi kontrbasçılarından biri olarak kabul edilen Christian McBride grubu ile 24. Akbank Caz Festivali’nin konuğu olacak. Son olarak, ülkemizde merakla beklenen cazın parlak sesi Chet Faker da müzikseverlere unutulmaz bir konser verecek.

Ayrıca Festival programımızda Türkiye-Polonya diplomatik ilişkilerinin tesisinin 600. yıldönümü olması sebebiyle Leszek Mozdzer, Marcin Masecki gibi önemli Polonyalı müzisyenler de yer alıyor. Artık bir Festival klasiği haline gelen ve bu yıl altıncısı düzenlenen “Kampüste Caz”, 3-14 Kasım tarihleri arasında 9 farklı şehirde gerçekleştirilecek konserlerle cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturacak. Büyük ilgi gören “Liselerde Caz Atölyeleri” ile gençlere caz müziğini ve enstrümanlarını daha da yakından tanıma fırsatı sunmaya devam edeceğiz. Bu yıl festival kapsamındaki yeniliklerimizden biri de Deezer üzerinden kurmuş olduğumuz Akbank Caz radyomuz ve çalma listelerimiz. Bu platformda sanatçıların seçkileri yer alıyor. Mehmet Uluğ için de özel bir çalma listesi oluşturduk. 24. Akbank Caz Festivali’nin her yıl olduğu gibi bu yıl da caz severlere yeni keşifler sunmasını diliyorum” dedi.

Şehri caza boyayan program!

Şehrin en heyecan verici festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali’nin genel programını açıklayan Pozitif Live Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Uluğ, “Türkiye’nin en uzun soluklu ve en eski festivali Akbank Caz Festivali 24. yılında olmanın yanında seneye çeyrek asırlık bir birlikteliğe adım atıyor olmanın mutluluğu içindeyiz.” dedi. Bunun yanı sıra bu yılki festivalin geçtiğimiz sene kaybettiğimiz, festivalin yaratıcısı ve 23 yıl boyunca direktörlüğünü üstlenen Mehmet Uluğ anısına yapılacak olduğunu vurgulayan Ahmet Uluğ “24. Akbank Caz Festivali’nin bu yıl öne çıkan isimleri arasında Jamie Cullum, Kenny Barron & Dave Holland, Christian McBride Trio, Chet Faker, İbrahim Maalouf, Mario Biondi, China Moses, Dillon yer alıyor. Festival boyunca aralarında cemal reşit rey Konser Salonu, Akbank Sanat, Babylon, The Seed, Caddebostan Kültür Merkezi, Moda Sahnesi, Nardis ve Zorlu Center Performans Sanatları Merkezinin bulunduğu 17 ayrı mekanda 44 konser, 2 panel, 13 atölye gerçekleştirilecek ve yaklaşık 300 müzisyen ağırlanacak. Ayrıca 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden, Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan ve sayısız caz müzisyeniyle çok sayıda proje gerçekleştiren Mehmet Uluğ anısına özel bir gece düzenlenecek ve gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak” dedi.

24. AKBANK CAZ FESTİVALİ PROGRAMI
•  Yıldızlar Geçidi 
24. yılında da caz dünyasının usta isimlerini ağırlayan Akbank Caz Festivali takipçilerine  yıldızlar geçidi yaşatıyor.
Genç yaşında kariyerine sığdırdığı biri Grammy, ikisi Altın Küre olmak üzere  sayısız ödülleri, dünyanın dört bir yanında verdiği konserlerdeki müthiş enerjisi ile izleyenleri kendisine hayran bırakan Jamie Cullum, Festival kapsamında  30 Ekim Perşembe günü Zorlu Center’da sahne alacak.
Rocktan caza onlarca farklı türü ustaca bir araya getiren başarılı trompetçi Ibrahim Maalouf ise 25 Ekim 2014, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Festival takipçileri ile birlikte olacak.
Sahne ismini Kaybedenler Kulübü’nün gerçek üyelerinden efsanevi caz trompetçisi Chet Baker’dan alan, günümüzde elektronik müziğin en özgün sanatçılarından biri olarak kabul edilen Avustralyalı besteci ve şarkıcı Chet Faker da 24. Akbank Caz Festivali’nde bir konser verecek.  “Rolling Stone” dergisi tarafından 2013 yılında “En İyi Bağımsız Sanatçı” seçilen Chet Faker, 2014 yılında kaydettiği albümü “Built On Glass”ın dünya turnesi kapsamında 1 Kasım 2014, Cumartesi günü gerçekleştireceği Babylon’da gerçekleştireceği konserde, caz ve dans tutkunlarına unutamayacakları bir gece yaşatacak.
İtalyan cazının müzik dünyasına en önemli katkılarından biri olan Mario Biondi de 24. Akbank Caz Festivali’nde. Dört platin müzik ödüllü ilk albümü “Handful of Soul” eleştirmenler tarafında çok beğenilen, duygusal ve sıcak ses rengiyle dinleyicileri derinden etkileyen Biondi, geçtiğimiz yıl yayınlanan “Sun” isimli son albümünün dünya turnesi kapsamında 24 Ekim 2014, Cuma günü Babylon sahnesinde olacak.

Dünyanın yaşayan en önemli caz vokalistlerinden Dee Dee Bridgewater’in kızı olan ve etkileyiciyle ses renginin yanı sıra sahne performanslarıyla da izleyenleri büyüleyen China Moses, Festival kapsamında 23 Ekim 2014, Perşembe günü The Seed’de piyanist Raphael Lemonnier ile kaydettikleri son albümü “Crazy Blues”dan besteler seslendirecek.

Brezilya doğumlu Alman şarkıcı ve piyanist Dillon, 2014 yılında yayınlanan ikinci albümü “The Unknown”nun dünya turnesi kapsamında Festival’de yer alacak. Elektronik müzikseverlerin yanı sıra melankolik besteleriyle pop ve folk tutkunlarını da etkileyen Dillon, 31 Ekim 2014, Cuma günü Babylon’da vereceği konserde özlem, aşk, kayıp, korku ya da arzu gibi “Bilinmeyenler” üzerine odaklandığı bestelerini seslendirecek.

• Cazın Ustaları

24. Akbank Caz Festivali, “Cazın Ustaları” bölümünde ise Kenny Barron, Dave Holland ve Christian McBride’ı ağırlayacak.

Birçok kez Grammy ödülüne aday gösterilen, Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz tarihinin efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ve kontrbascı Dave Holland, 31 Ekim 2014, Cuma günü Zorlu Center’da Festival tutkunlarıyla bir araya gelecek.

Festival’in bir diğer konuğu ise kontrbas sanatçılarının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Grammy ödüllü Christian McBride. Ünlü sanatçı, piyanist Christian Sands ve Grammy ödüllü davul sanatçısı Ulysees Owens Jr ile yayınladıkları son albümleri “Out Here”in turnesi kapsamında 24 Ekim 2014, Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda caz tutkunlarıyla buluşacak.

• Özel Projeler

Tasavvuf muziğinin ana enstrümanı ney’i caz enstrümanları arasına sokan neyzen Kudsi Erguner, “Alman cazının kuyruklu yıldızı” olarak tanımlanan piyanist Michael Wollny ve perküsyon ustası Hamdi Akatay ile 25 Ekim 2014, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda olacak.

Geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan, 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden, Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan ve sayısız caz müzisyeniyle çok sayıda proje gerçekleştiren Mehmet Uluğ, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında özel bir gece ile anılacak. İlhan Erşahin’in ev sahipliğinde 28 Ekim 2014, Salı günü Babylon’da gerçekleştirilecek bu özel gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak.
•  Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi 
The New Yorker dergisinin, “Sadece heyecan verici bir trompetçi değil, aynı zamanda zeki bir grup lideri” olarak tanımladığı, günümüzün en önemli trompetçilerinden Ambrose Akinmusire, Festival’in  “Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi” bölümünde caz tutkunlarıyla buluşacak. Caz dünyasının en saygın ödullerinden “Thelonious Monk Uluslararası Caz Trompet” ödülü sahibi sanatçı sadece müzikal açıdan değil, şarkı sözleri ve değindiği temalar nedeniyle sanat değeri en yüksek çalışması olarak nitelendirilen son albümü “The imagined savior is far easier to paint”den besteler ile 23 Ekim 2014, Perşembe günü Babylon sahnesinde olacak.
Eleştirmenlerin 21. yüzyılın söz yazarlığı tanımını değiştiren isim olarak nitelendirdiği  “Şair Müzisyen” Patricia Barber, dünyaca ünlü caz dergilerinde 2013’ün en iyi albümü olarak yer alan “Smash”ın dünya turnesi kapsamında hem en yeni besteleri, hem de caz literatürüne girmiş ve klasikleşmiş eserleriyle 26 Ekim 2014, Pazar günü Babylon’da unutulmaz bir gece yaşatacak.
80’li yıllarda pop şarkıcısı olarak tanınan, 90’lı yıllardan itibaren cazın çekiciliğine kapılan ve Chiago Tribune’un “Cazın en çekici seslerinden biri” olarak tanımladığı Amerikalı sanatçı Kathy Kosins, 31 Ekim 2014, Cuma günü Nardis’te vereceği konser ile Festival’e renk katacak.
Cazı, çocuk yaşlarda radyo kanalları arasında gezinirken keşfeden, modern caz, hip hop, soul ve drum’n’bass’ı ustalıkla birleştiren Jose James, günümüzde dünyanın en önemli vokalist ve şarkı yazarları arasında yer alıyor. 2010 yılında yayınlanan “No Beginning No End” albümü ile müziğin Cannes’ı kabul edilen “L’Academie du Jazz Grand Prix”  ödüllerinde ‘en iyi vokal caz albümü’ ödülüne layık görülen Jose James, Festival kapsamında 29 Ekim 2014, Çarşamba günü Babylon’da gerçekleştirilecek konserde son albümü “While You Were Sleeping”den parçalar seslendirecek.
•  Avrupa Cazından Farklı Sesler & Başka Renkler
İtalyan cazının yeni “harika cocuğu” olarak tanımlanan piyanist Claudio Filippini, basta Luca Bulgarelli ve davulda Marcello Di Leonardo’dan oluşan triosu ile 01 Kasım 2014, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta olacak.
Rock grubu Radiohead’den ilham alan Hollandalı müzisyenlerden oluşan Zapp4’ün tüm üyeleri yaylı çalgılar çalıyor. Caz formunda altı albüme imza atan ve eleştirmenlerin “doğaçlama ve melodiyi tutkulu sololarla birleştiriyor, zaman zaman korkunç bir enerji, zaman zamansa oldukça durgun bir edayla çalsalar da müziklerinde her zaman şiirsel bir yan görünüyor” diye tanımladığı Zapp4’ün Festival kapsamında 27 Ekim 2014, Pazartesi günü Akbank Sanat’ta vereceği konserden yüzünüzde büyük bir gülümseme ile ayrılacaksınız.
Polonya cazının Tomasz Stanko sonrası yetiştirdiği en önemli caz müzisyeni kabul edilen piyanist ve film müziği bestecisi Leszek Mozdzer, muhteşem performansı ile Festival seyircisiyle buluşuyor. Konserlerinde ince ve mistik bir atmosfer yaratmakta usta olan Mozdzer, 23 Ekim 2014, Perşembe günü Akbank Sanat’ta olacak.
Henüz 24 yaşında olan ve dünyanın en önemli sahnelerinde konserler veren Amsterdam doğumlu piyanist, vokal, besteci, söz yazarı ve aranjör Karsu, 26 Ekim 2014, Pazar günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde caz tutkunlarıyla buluşacak. Burdur gölündeki kurumaya dikkat çektiği müzik videosu ile takdir toplayan ve Hollanda’da önümüzdeki dönemde en çok konuşulacak on isim arasına seçilen Karsu, konserde 2012 yılında yayınlanan ve eleştirmenlerce oldukça beğenilen ilk albümü “Confession”dan eserler seslendirecek.
Kendilerine has müzikal stillerini eşsiz bir karışımla yeniden üretmek için bir araya gelen Amsterdamlı dokuz genç müzisyenden oluşan Jungle By Night, hip hop’dan caza, Psychedelic Rock’dan reggae ve latin müziklerine kadar çok çeşitli bireysel ilgi ve zevklerini, Afrika odaklı funk ekseninde birleştiriyor. Etiyopya’nın efsanevi müzik adamı Mulatu Astatke’yi müzikal fikir babaları kabul eden Jungle By Night, neşeli ve enerji dolu performanslarını  30 Ekim 2014, Perşembe günü Babylon sahnesinde sergileyecek.
• Kültürlerarası Buluşmalar

İstanbul’un kaotik atmosferini “harikalar diyarı” olarak gören müzisyenlerin bir araya gelmesiyle oluşan “Wonderland” projesi 24. Akbank Caz Festivali’nde. Usta sanatçı İlhan Erşahin’in klarnet üstadı Hüsnü Şenlendirici ile kurduğu topluluk, geleneksel ile modern arasındaki ses dünyasını İstanbul ekseninde kaynaştırıyor. Erşahin’in İstanbul ile olan ilişkisinin yanı sıra Türk müziğine dair ilgisinin bir ifadesi olan Wonderland projesi dub, trip-hop, elektronik caz, Balkan ve Roman müziklerini melodik bir çizgide bir araya getiriyor. Arabesk, dub, trip-hop, elektronik caz, drum’n’bass, Balkan ve Roman ezgilerinin bütünleşmesine şahit olmak için 31 Ekim 2014, Cuma günü Moda Sahnesi’nde gerçekleşecek İlhan Erşahin’s Wonderland konserini kaçırmayın.

Ortadoğulu kadın şarkıcıların duygu yoğunluğundan ve ince toplumsal eleştirilerinden ilham alsa da, sıradışı vokal anlayışı ile kendi müzik tarzını yaratan, “Tanrıça” lakaplı Yasmine Hamdan, 30 Ekim 2014, Perşembe Günü Moda Sahnesi’nde.

• Bizden Sesler

24. Akbank Caz Festivali’nin “Bizden Sesler” bölümünde Sarp Maden, Engin Recepoğulları Trio, J’ZZ-XPR’SS, İstanbul Gençlik Orkestrası, Islandman caz tutkunları ile buluşacak.

Gitar tonu ve tekniğiyle kendi özgün tarzını oluşturan, cazın sadece duygu değil entelektüel birikim de barındırdığını albümlerinde gösteren Sarp Maden, solo projesiyle Festival’de dinleyiciler ile olacak. Sarp Maden, 24 Ekim 2014, Cuma günü Akbank Sanat’ta gerçekleştireceği konserde doğaçlamalanın sakin atmosferini dinleyenleri ile paylaşacak.

Claudio Fasoli ve Antonio Zambrini’nin oluşturduğu Open Jazz Orkestra ile 12. Avrupa Caz Festivali’nde sahne alan ve bu performanslar sonrası kazandığı burs ile İtalya’da SienaMasterclass Summer Course’da eğitimini tamamlayan Engin Recepoğulları, 25 Ekim 2014, Cumartesi günü triosu ile Akbank Sanat sahnesinde olacak.

Trompet sanatçısı İmer Demirer’in girişimiyle 2013 yılında kurulan J’ZZ – XPR’SS, 2 Kasım 2014, Pazar günü Babylon sahnesindeki konserinde Türk caz sahnesinde önemli bir yere sahip olan Emin Fındıkoğlu, Ali Perret, Aydın Esen, Çağlayan Yıldız ve Can Çankaya gibi enstrümantalist ve bestecilerin özgün beste ve arajmanlardan oluşan bir repertuar seslendirecek. Farklı caz stillerine sahip bestecilerimizin eserlerini bütünlükçü bir atmosferde izlemek için J’ZZ – XPR’SS’in bu özel konserinde yerinizi ayırın.

Türkiye’de cazın en eski kurumsal destekçilerinden biri olan Akbank’ın desteği ile hayata geçirilen İstanbul Gençlik Caz Orkestrası, piyanist, besteci ve eğitmen Baki Duyarlar’ın şefliğinde yolculuğuna devam ediyor. Türk cazının gelişimi için yeni kapılar aralamayı, genç yetenekler için farklı olanaklar sağlamayı ve Türk bestecilerinin özgün bestelerini caz dinleyicileriyle buluşturmayı amaçlayan, cazın en temel grup formatlarından biri olan ‘big band’ oluşumu üzerine şekillenen İstanbul Gençlik Caz Orkestrası’nda yer alan yaşları 19 ile 25 arasında değişen 17 genç müzisyen 24. Akbank Caz Festivali kapsamında, 27 Ekim 2014, Pazartesi günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde caz tutkunlarıyla buluşacak.

Adını Farfara grubuyla duyurmuş Tolga Böyük’ün solo projesi Islandman adı altında 24. 1 kasım 2014, Cumartesi günü Babylon’da sahne alacak.

Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi
24. Akbank Caz Festivali’nde bu yıl, Polonya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 600. Yıldönümü nedeniyle 2014 yılı kültür programı kapsamında Akbank Caz Festivali ve Jazztopad Festivali işbirliğiyle “Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi” başlığı altında özel projeler yer alıyor.
Yayınladıkları iki albüm ile Avrupa caz çevrelerince oldukça beğeni toplayan ve çok sayıda festivalde sahne alan Obara International, 30 Ekim 2014, Perşembe günü Akbank Sanat’ta vereceği konser ile Festivalciler ile buluşacak. Alto saksafonda  Maciej Obara, piyanoda Dominik Wania, basta Ole Morten Vagan ve davulda Gard Nilssen’den oluşan topluluğun caz piyanisti Krzysztof Komeda için yaptıkları saygı albümü “Komeda” müzik otoritelerince topluluğun en önemli kaydı olarak kabul ediliyor.
Polonyalı müzisyenler arasında önemli bir yere sahip olan caz piyanisti, besteci ve yapımcı Marcin Masecki, Festival kapsamında cazseverler ile buluşuyor. Yaratıcılığını belli bir müzik türü ile sınırlamayan, tarzı caz, klasik ve deneysel müzik arasında gidip gelen, çok yönlü sanatçı 26 Ekim 2014, Pazar günü Akbank Sanat’ta gerçekleştireceği konserde “vahşi doğaçlamalar”ı ile dinleyenleri büyülemeye hazırlanıyor.
Avrupa’nın doğaçlama müzik dünyasında kendisine şimdiden saygın bir yer edinen, müziğindeki yoğun avangard unsurlara rağmen ülkesinin zengin halk müziği geleneğinden oldukça yararlanan Polonyalı besteci ve klarnet sanatçısı Waclaw Zimpell, 24. Akbank Caz Festivali’ne “HERA” adını verdiği proje ile katılıyor. Zimpell’in Polonyalı üç arkadaşıyla hayata geçirdiği HERA, sahne ve izleyici arasındaki görünmeyen bariyeri yıkmayı amaçlıyor. Müzik otoritelerinin konser performanslarını “ateşli ve her an patlamaya eğilimli” olarak tanımladığı HERA, 31 Ekim 2014, Cuma günü Akbank Sanat’ta vereceği konserle dinleyenlere  unutulmaz dakikalar yaşatacak.
•  Eğlence Kapıyı Çalıyor  
Hollanda’nın en ünlü caz DJ’i olarak tanınan Maestro, efsanevi caz plak şirketi Blue Note imzalı sekiz albüm çıkardı ve altı tanesi platin ünvanını kazandı. Dünyanın bir çok festivalinde yer almış Maestro, funk, caz, latin ve elektronik müziği harmanlayan tarzıyla bu sene 24. Akbank Caz Festivalinde Babylon’da 24 Ekim 2014, Cuma günü sahne alacak.
‘Electro Swing’ tarzını bize tanıtan White Mink Swing’i yeniden yorumlayarak 20’ler ve 30’ların ruhunu günümüz modern dünyasına uyarlamayı başardı. Caz ve swing severler arasında büyük popülariteye sahip White Mink, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında 31 Ekim 2014, Cuma günü Babylon’da dinleyicileriyle buluşacak.
PANEL ve ATÖLYE ÇALIŞMALARI
24. Akbank Caz Festivali her yıl olduğu gibi bu yılda pek çok panele ve atölye çalışmasına ev sahipliği yapacak.
PANEL: Anayoldan Çıkanlar
Tüm dünyada toplumsal ve kültürel alanda yoğun değişimlerin yaşandığı 60’lı yıllar, ABD’de ikamet eden Afro-Amerikan toplumunda eşitlik ve özgürlük konularında Radikal yapıları doğurduğu gibi, cazı da derinden etkiledi. Bu dönemin öfkeli ama son derece yaratıcı müzisyenleri, ana akım cazının beyaz Avro-Amerikan kültürünün hegemonyasına girdiğini savunmuş, devrin muziğine ve ekonomik koşullarına küçük çapta bir başkaldırı başlatmışlardır. Cazda Afrika müziğinden uzaklaşıldığını ve köklerden kopmanın politik alanda savunulan eşitlik ve özgürlük kavramlarıyla ters düştüğünü söyleyerek özgür cazın ilk örneklerini veren bu eşsiz sanatçıların anayolu terk etme öykülerinin siyasal, sanatsal ve ekonomik boyutları caz programcısı Hakan Rauf Tüfekçi moderatörlüğünde Sevin Okyay, Tolga Tüzün ve Çağatay Yıldız tarafından masaya yatırılacak.
25 Ekim 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
PANEL: Caz Müziğinde Kadın Olmak
Çoğunlukla “vokalist” olarak kendisine sahne bulan kadın caz müzisyenlerinin tarihsel açıdan kazanımları ve kayıpları usta yazar, çevirmen ve radyo programcısı Sevin Okyay moderatörlüğünde, ceylan ertem, Karsu Dönmez ve Selen Gülün tarafından değerlendirilecek.
27 Ekim 2014, Pazartesi Saat:14.00 Yer: Akbank Sanat
PANEL: Caz Hakkında Yazmak
“Müzik sadece müzik değildir” sözüne “caz” kadar örnek gösterilebilecek pek az müzik türü vardır. Akademisyenler tarafından siyasal, ekonomik, psikolojik ve sosyolojik açılardan defalarca incelenen caz, sinemadan fotoğrafa, resimden edebiyata kadar pek çok sanat türüyle karşılıklı etkileşimde bulunmuştur. Caz müzisyenleri ile röportajlar yapan, sanatçıların biyografilerini yazan, son çıkan albümleri tanıtan, izledikleri konser ve festivalleri eleştiren bu yazarların keyifli ve gizemli dünyası “Jazz Dergisi”nin editorü Zuhal Focan moderatorlüğünde, günümüzün caz yazarları ile açığa çıkacak. Kimbilir, caz hakkında yazı yazmak icin ilham alacağınız, cesaret bulacağınız gün bugündur.
01 Kasım 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Çocuklarla Caz 
Orff Yaklaşımı’na dayalı olarak yapılacak “Çocuklarla Caz” atölye çalışmasında, en temel caz ritmi olan swing, beden perküsyonu, tekerlemeler ve oyunlarla çocuklara tanıtılacak. Bu ritmin üzerine Orff Çalgıları (Ksilofon, metalofon, vurmalı çalgılar) kullanılarak basit eşliklerle birlikte
çocuklarla beraber melodik doğaçlamalar yapılacak ve ortaya çıkan parçalar düzenlenerek çocuklardan renkli bir caz orkestrası oluşturulacak.
25 kim Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Çocuklarla Beden Müziği Atölyesi 
Festivalin küçük cazseverlere yönelik etkinliklerinden biri de “Çocuklarla Beden Müziği Atölyesi”. Sesin, sessizliğin, elin, parmakların, ayakkabının, rüzgarın, bakışların, kısacası her şeyin müziğe ve ritme dönüştüğü, çocukların hayal gücü ve yaratıcılıklarının yardımıyla müziğin büyülü dünyasına gerçekleştirecekleri bu yolculukta kılavuzumuz uzman psikolog, eğitimci, yazar ve oyuncu Burcu Tekin. Sonunda çocukların “doğaçlama” olarak hazırlayacağı kısa bir gösteri gerçekleştirilecek olan  atölye çalışması çocuklar ve ebeveynleri için yeni algı kapıları açacak.
01 Kasım 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Drum&Bass Magazine // Gitar Dergisi Atölyeleri
Bu sene 24. Akbank Caz Festivali kapsamında ikinci kez gercekleştirilecek Drum&Bass Magazine – Gitar Dergisi Atölyeleri, enstrümanlara ve müziğe ilgi duyan her yaştan amatör ve profesyonel katılımcıları bekliyor. Atölyeler sayesinde katılımcılar müzik bilgilerini arttırırken hem iyi vakit gecirecekler, hem de deneyimli eğitmenlerle tanışma imkanı bulacaklar.
02 Kasım 2014, Pazar Saat: 11.00- 21.30 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE:Tap Away
Atölye Dans’ta canlı piyano eşliğinde gerçekleştirilecek “Tap Away” atölye çalışmasında, katılımcılar, 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan ve daha sonra tüm dünyaya yayılan tap dansının tüm inceliklerini eğitmenlerle beraber pratik etme şansı yakalayacak. Etkinlik ile tap dansının çeşitli  kombinasyonlarından faydalanarak, katılımcıların günlük hayatın stresinden kurtulmaları ve “Singing in the Rain” gibi  eski  müzikallerde hissedilen neşeli atmosferin günümüzün zor şehir hayatında yeniden yakalanması amaçlanıyor.
25 Ekim 2014, Cumartesi saat: 15.00 Yer: Atölye Dans
1 Kasım 2014, Cumartesi saat: 15.00 Yer: Atölye Dans
• CAZLI BRUNCH
Festival’in kulağa olduğu kadar damak zevkine de hitap eden ve büyük ilgi gören Cazlı Brunch’ları 24. yılda da devam ediyor. Haftaya caz müziği eşliğinde keyifli başlangıç yapmak isteyenler için, ilk olarak 26 Ekim 2014, Pazar günü tasarımıyla büyük beğeni toplayanBeyoğlu’nun konsept otellerinden Mama Shelter’de düzenlenecek Cazlı Brunch’da Uninvited Jazz Band sahne alacak. Grup, 1920’lerin swing ve blues klasiklerinden oluşan repetuarıyla hafta sonu keyfinize renk katacak.
Uninvited Jazz Band, 2 Kasım 2014, Pazar günü ise bu yıl üçüncü kez Cazlı Brunch’a ev sahipliği yapacak olan Hilton ParkSA’da sahne alacak. Hilton ParkSA’nın nefes kesen boğaz manzarası ve caz muzik eşliğinde gercekleşecek brunch’ta lezzetli açık büfe ve cazın en ateşli dönemlerinden gelen melodiler duygularınızı ele geçirecek.
Akbank Sanat Kafe’nin 25 Ekim ve 1 Kasım tarihlerinde  evsahipliği yapacağı “Akbank Sanat Kafe’de Akşam Üstü Caz” kapsamında Türk cazının genç yeteneklerini dinleyebilir, kendinizi caza bırakıp günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
•   LİSELERDE CAZ ATÖLYELERİ
Müzik ile ilgili olsun ya da olmasın, lise çağındaki birçok gence ulaşmayı, onlara caz müziğini tanıtmayı ve  sevdirmeyi amaçlayan ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek olan “Liselerde Caz Atölyeleri”, yine Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olmaya aday. Soru ve cevap şeklinde gerçekleşecek sohbetler boyunca gençler, M. Cem Tuncer, Ercüment Orkut ve Ediz Hafızoğlu ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını yakından tanıma fırsatı bulacaklar.
“Liselerde Caz Atölyeleri”, 22 Ekim Çarşamba günü Üsküdar Amerikan Koleji ve Alman Lisesi, 23 Ekim Perşembe Özel Şişli Terakki Lisesi ve Özel ENKA Lisesi, 24 Ekim Cuma Avusturya Lisesi ve Galatasaray Lisesi, 27 Ekim Pazartesi kabataş Anadolu Lisesi ve İstanbul Amerikan Robert Lisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
•   KAMPÜSTE CAZ
Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgarını estiren, artık bir Festival klasiği haline gelen “Kampüste Caz” bu yıl da yoluna devam ediyor. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyor.
1850’lerden sonra Orta ve Doğu Avrupa halklarının folklorik ezgileriyle kendi yerel müzikal geleneklerini biraraya getiren müzisyenlerin, daha sonraları Amerika’da sınırlı ölçüde de olsa cazla beslenmeleriyle birlikte temelleri atıklan ve günümüzde “klez jazz” olarak adlandırılan yeni bir caz türünün en özgün topluluklarından Cukunft, Kampüste Caz kapsamında Anadolu’yu dolaşacak.
Polonya-Turkiye diplomatik ilişkisinin 600. yıldönümü nedeniyle 2014 Kültür Programı kapsamında Akbank Caz Festivali ve Jazztopad Festivali işbirliği ile gerçekleştirilecek proje ile Cukunft, Kampüste Caz boyunca gençlere görsel ve işitsel bir şölen yaşatacak.

7. İstanbul Belgesel Günleri Soma’yı Unutmadı

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri 7-12 Haziran tarihleri arasında yedinci kez İstanbul’a konuk oluyor. Festival bu yıl Soma’yı da unutmuyor ve maden belgesellerini seyirciyle buluşturuyor.

documantarist

30’dan fazla ülkenin filmleri, yan etkinlikleri ve konuklarıyla katılım göstereceği 7. Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, 7-12 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

İç savaşın yaşandığı ülke Suriye

Festival programında bu yılki konuk ülkesi Suriye.

İç savaş koşulları altında yaşayan Suriyeli belgeselcilerin yakın dönemde yaptığı, çatışma koşulları altındaki gündelik hayata tanıklık eden, ayrıca yaşanan sürece Suriyelilerin gözünden bakan, daha önce pek az yerde gösterilebilmiş filmlerden bir seçki festivalde seyirciyle buluşacak.

seytan-madeni

Polonya- Türkiye ilişkilerinin 600. yılı

Documentarist’in gündemindeki diğer bir ülke ise Polonya.

Polonya- Türkiye diplomatik ilişkilerinin 600. yılı kutlama etkinlikleri kapsamında Adam Mickiewicz Enstitüsü’ne bağlı dijital platform Culture.pl işbirliği ile gerçekleşen programda, bu ülkeden 12 kalburüstü film ağırlanıyor.

Polonya’dan Ustalar: Krakow Film Festivali’nin Ödüllü Filmleri başlıklı bölümde, ülkenin en kıdemli belgesel festivali olan Krakow Film Festivali’nde son 40 yılda ödül almış belgeseller yer alıyor. Seçkide Krzysztof Kieslowski, Kazimierz Karabasz, Marcel Lozinski, Wojciech Wiszniewski gibi ülkenin en önemli ustalarının ödüllü yapıtları yer alıyor.

Konuk olarak festivale katılacak yönetmenlerden Pawel Lozinski, ülkenin bir başka ünlü belgeselcisi, babası Marcel Lozinski ile birlikte çekimine başladığı, ancak anlaşamayarak birbirlerine küstükleri, sonunda baba ile oğul tarafından iki versiyonu yapılan ‘Baba ve Oğul’ (Father and Son, 2013) filminin ilginç hikâyesini anlatacak.

Documentarist ilk kez FIPRESCI Jürisi

Documentarist, bu sene ilk kez bir FIPRESCI Jürisi ağılıyor. Bu yılki jüride Şili’den Pamela Biénzobas, Danimarka’dan Steffen Moestrup ve Türkiye’den Özge Özdüzen görev alacak.

Festival programının ana bölümlerinden birini de Türkiye’de son bir yılda yapılan belgesellerden 20 filmlik geniş bir seçki oluşturuyor. Bunlardan, yönetmenin 1. veya 2. filmi olanlar Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü‘ne aday olarak jüri önüne çıkacak. Bu seneki ödül jürisinde Deniz Akçay, Işıl Baysan Serim, Ufuk Emiroğlu, Senem Aytaç ve Hans Treffers yer alıyor.

Ustalara saygı bölümü

Bu yılın Ustaya Saygı bölümü ise 2001 yılında erken yaşta hayata veda eden Hollandalı belgeselci Johan van der Keuken’e ayrıldı.

40 yıla yayılan sinemacılık kariyeri boyunca 50’den fazla belgesel yapmış ve birçok kitap yayımlamış olan ustanın, en önemli yapıtlarından beşi bu bölümde seyirciye sunulacak: ‘Beppie’ (1965), ‘Okuma Dersi’ (The Reading Lesson, 1973), ‘Yönetmenin Tatili’ (The Filmmaker’s Holiday, 1974), ‘Kuyunun Üstündeki Göz’ (The Eye Above the Well, 1988) ve ‘Amsterdam Küresel Köyü’ (Amsterdam Global Village, 1996).

“Soma İçin”

Soma’da yaşanan felakette yaşamlarını yitiren işçiler anısına, madencilerin yaşamına odaklanan filmler de son anda programa eklendi.

“Soma İçin” başlığı altında geçen günlerde kaybettiğimiz Michael Glawogger’in ‘İşçinin Ölümü’ (Working Man’s Death), Bolivya’daki çocuk madencileri konu alan ‘ Şeytan Madeni’ (The Devil’s Miner, 2005) ve İngiltere’deki madencilerin melankolik hikâyesini aktaran ‘Madenci İlahileri’ (The Miners’ Hymns, 2011) adlı filmler gösterilecek.

Gösterim mekanları

Film gösterim mekânları Fransız Kültür Merkezi, SALT Beyoğlu, Aynalıgeçit Etkinlik Mekânı, Hollanda Konsolsoluğu Bahçesi ve Romen Kültür Merkezi.

Festival programına buradan ulaşabilirsiniz.

33. İstanbul Film Festivali Başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nca (İKSV) düzenlenen 33. İstanbul Film Festivali, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki açılış töreniyle başladı.

istanbul-film-festivali-2014

Sunuculuğunu Meltem Cumbul’un üstlendiği açılış töreninde, festival için özel olarak hazırlanan tanıtım filminin gösterimi yapıldı. Törende ayrıca, başta 10 yıldır festivalin sponsorluğunu üstlenen Akbank olmak üzere festivalin gerçekleştirilmesine katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür edildi.

Festival bölümlerinin tanıtıldığı açılış töreninde ilk olarak, Türkiye’de sinemanın 100. yılına özel olarak hazırlanan “Bu İkiliye Dikkat” bölümü sunuldu. Ardından festivalin Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışma filmleriyle FACE Sinemada İnsan Hakları Ödülü için yarışacak filmler takdim edildi.

Törende, Alain Resnais ve Tuncel Kurtiz gibi geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren sinema dünyasının unutulmaz isimleri anıldıktan sonra festivalin “Sinema Onur Ödülleri”, Türk sinemasına yıllar boyu emek vermiş 6 değerli isme sunuldu.

33-istanbul-film-festivali-2014_cinema_film_fest_turkey

Festivalin ilk Onur Ödülü, tiyatro ve edebiyat alanında verdiği eserlerin yanı sıra Düttürü Dünya, Çöpçüler Kralı, Hababam Sınıfı, Postacı, Kapıcılar Kralı gibi birçok filmin senaryosuna imza atan, Türkiye sinemasına yıllar boyu emek vermiş senarist Umur Bugay’a verildi. Ödülü, Bugay’ın yıllar boyu senaristliğini üstlendiği Yazlıkçılar ve Bizimkiler dizilerinin oyuncularından Meral Çetinkaya takdim etti.

Yılmaz Güney’in menajeri olarak başladığı sinema kariyerinde kısa sürede Türkiye sinemasının en başarılı yapımcılarından biri olarak önemli işlere imza atan, Yılmaz Güney ile birlikte kurucusu olduğu Güney Film’in ardından Umut Film’i kuran, Yılanı Öldürseler, Muhsin Bey, Umut gibi birçok filmin efsane yapımcısı Abdurrahman Keskiner’e ödülünü, başarılı oyuncu Menderes Samancılar verdi.

Festivalin üçüncü Onur Ödülü ise Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri, Fazilet, Rumuz: Goncagül ve Mum Kokulu Kadınlar gibi filmleriyle hafızalarda yer etmiş yönetmen, senarist ve yapımcı İrfan Tözüm’e verildi. Ödülü, Tözüm’ün İkili Oyunlar filminde birlikte çalıştığı tiyatro ve sinema oyuncusu Zeliha Berksoy takdim etti. İrfan Tözüm adına ödülünü, eşi Melike Tözüm aldı.

Başta Sezen Aksu, Nil Burak, Onno Tunç, Ajda Pekkan ve Melike Demirağ olmak üzere, çok sayıda müzisyenle çalışmış, Fahriye Abla, Muhsin Bey, Anayurt Oteli, Arabesk, Ağır Roman ve Teyzem gibi filmlere besteleriyle hayat veren Attila Özdemiroğlu’na Sinema Onur Ödülü’nü, uzun yıllar birlikte çalıştığı Melike Demirağ takdim etti.

16 yaşında başladığı sinema serüvenine, Türk sinemasının “altın çağı” olarak kabul edilen 60’larda, yılda 24 film gibi rekor bir sayıyla devam eden; Yılmaz Güney’den Halit Refiğ’e, Atıf Yılmaz’dan Metin Erksan’a, Ömer Kavur’dan Feyzi Tuna’ya, Türk sinemasının usta yönetmenlerin neredeyse hepsiyle çalışmış ünlü oyuncu Sevda Ferdağ’ın ödülünü, yazar Selim İleri verdi.

Festivalin son Onur Ödülü, Türk sinemasının vazgeçilmez karakter oyuncularından, 200’e yakın filmde rol almış, Namus Uğruna’nın yakışıklı delikanlısından, Hanım’ın duygusal kaptanına, Güle Güle’nin Celal’ine birbirinden farklı rollerde aynı ustalığı sergileyen oyuncu Eşref Kolçak’a takdim edildi. Kolçak’a ödülünü, Güle Güle filmindeki rol arkadaşı, usta oyuncu Yıldız Kenter takdim etti.

Açılış töreninin ardından 33. İstanbul Film Festivali, ünlü İngiliz yönetmen Stephen Frears’ın, başrollerini Steve Coogan ve Judi Dench’in paylaştığı, birçok dalda Oscar adayı olan son filmi Philomena / Umudun Peşinde’nin gösterimiyle başladı.

İstanbul’da 16 gün sinema var

Bugün gerçekleştirilecek ilk gösterimlerle başlayacak 33. İstanbul Film Festivali, 20 Nisan’a kadar Beyoğlu Atlas, Beyoğlu Beyoğlu, Pera Müzesi, İstanbul Modern, Citylife City’s, Ortaköy Feriye ve Kadıköy Rexx olmak üzere 8 salonda izleyicilerle buluşacak.

Festival, sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ü aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları ve sinema dersleriyle dolu dolu iki hafta yaşatacak.

33. İstanbul Film Festivali Önerileri

33. İstanbul Film Festivali 5 Nisan’da başlıyor, biletler ise 22 Mart’tan itibaren (Bugün) satışta. Kalabalık film programının arasında kaybolanlar için Alt Yazı sitesi izleyip beğendikleri ve merak ettikleri filmlerden sizler için derleme yapmış. Sizler için yapılan bu çalışmaya bir göz atmanızda fayda var.

l-image-manquante-eksik-resim

-Eksik Resim / L’image manquante (Yön. Rithy Panh)

-Göldeki Yabancı / L’inconnu du lac (Yön. Alain Guiraudie)

-İtiraf 1+ İtiraf 2 / Nymphomaniac Volume I + II (Yön. Lars Von Trier)

-Büyük Budapeşte Oteli / The Grand Budapest Hotel (Yön. Wes Anderson)

-Kefaret / Redemption (Yön. Miguel Gomes)
(Miguel Gomes’in Tüm Varlıkların İlahisi / Cântico Das Criaturas + 31 + Noel Hediyeleri / Inventário De Natal + Bu Arada / Entretanto adlı kısalarıyla beraber gösterilecek)

-Hawaii (Yön. Marco Berger)

-Sokak Köpekleri / Jiao you (Yön. Tsai Ming-liang)

-Tepecik Hayal Okulu (Yön. Güliz Sağlam)
(Ahmet Uluçay kısa filmleri ile beraber gösterilecek)

-Doğulu Çocuklar / Eastern Boys (Yön. Robin Campillo)

-Ida (Yön. Pawel Pawlikowski)

-Trans X İstanbul (Yön. Maria Binder)

-Son Hain / Le dernier des injustes (Yön. Claude Lanzmann)

-Salvo / Fabio Grassadonia (Yön. Antonio Piazza)

-Çevreyolu / Sacro GRA (Yön. Gianfranco Rosi)

-Şiddete Dair / Concerning Violence (Yön. Göran Olsson)

-Humus’a Dönüş / The Return to Homs  (Yön. Talal Derki)

-Sıfır Teorisi / The Zero Theorem (Yön. Terry Gilliam)

-Bergman’ın Evinde / Trespassing Bergman (Yön. Jane Magnusson, Hynek Pallas)

İkisi bir arada:
-Kırık Beyaz Laleler (Yön. Aykan Safoğlu)
-Langston’u Ararken / Looking for Langston (Yön. Isaac Julien)

Klasiklerden:

-Kaos (Yön. Paolo Taviani & Vittorio Taviani)

-Muhsin Bey (Yön. Yavuz Turgul)
(Yenilenmiş kopyasıyla)

-Hrusyaltov, Arabamı Getir! / Khrustalyov, mashinu! (Yön. Aleksey German)

-Bir Pazar Günü / Menschen am Sonntag (Yön. Kurt Siodmak, Edgar G. Ulmer, Robert Siodak, Fred Zinnemann, Rochus Gliese)

-Beyoğlu’nun Arka Yakası (Yön. Şerif Gören)

!F İstanbul 2014 başlıyor

!f İstanbul bağımsız sinemanın başarılı örneklerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music partileriyle İstanbul’un eğlence hayatına alternatif olacak, !f ² ile de 30 şehre film götürecek.

Npectacualr Now

Npectacualr Now

Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmleri de Türkiye’de ilk kez seyirciyle yine bu festivalde buluşacak.

“Galalar” bölümündeki filmlerden birkaçı şöyle:

The Hunting Party/Av Partisi, Amerikalı Richard Shepard’ın yazıp yönettiği, Jude Law’ı en sıra dışı rollerinden birinde görme imkanı sunacak suç komedisi

Dom Hemingway; arkadaşlıklar ve geçici aşklar üzerine eğlenceli hikayesiyle eleştirmenlerin gözdesi olmuş,

Tarantino’nun “2013’ün en iyi filmleri” listesinde de 5. sırada yer almış Joe Swanberg imzalı Drinking Buddies/Akşamdan Kalanlar;

San Sebastian’da Büyük Ödül’ün yanı sıra Özel Mansiyon ve Selanik’ten FIPRESCI ve Jüri Özel ödüllerini alan, Bad Hair/Kıvırcık Saç;

Locarno’da kadın oyuncu dahil dört ödül birden alan, Atina ve Valladolid’de seyircinin gönlünü kazanıp ödüllere boğulan Short Term 12/Kısa Dönem 12;

Louise Archambault’un Locarno’dan Seyirci Ödüllü aşk filmi Gabrielle;

Alex Gibney’nin Julian Assange ve Bradley Manning’in psikolojilerini ve onların etrafında yaratılan efsaneleri kurcalayan belgeseli We Steal Secrets: The Story of WikiLeaks/Sırları Çalıyoruz: WikiLeaks’in Hikâyesi;

Ünlü İtalyan aktris Valeria Golino’nun yönettiği, yılın en ödüllü filmlerinden Honey/Bal;

ilk uzunu Reconstruction/Yeniden Sev Beni’den beri kendine sıkı hayranlar yaratan Christoffer Boe’nun yeni filmi Sex, Drugs & Taxation / Spies & Glistrup;

Amerikan bağımsız sinemasının gözde kadın yönetmenlerinden Kelly Reichardt’ın bir barajı havaya uçurmayı hedefleyen radikal çevreci üç aktivistin hikâyesine odaklandığı filmi Night Moves/Gece Planı;

Karl Lagerfeld, Tom Ford, Donatella Versace’nin arz-ı endam ettikleri, Fransız Vogue dergisinin eski editörü Carine Roitfeld’in hayatını anlatan Mademoiselle C/Matmazel C; aynı zamanda ünlü bir modacı olan Agnès B.’nin bir çocukluk travmasının çetin ve sinemasal olarak çok yönlü hikâyesini anlattığı filmi My Name is Hmmm…/Benim Adım Hmmm…;

2007’de çektiği Amal’la tanınan Hindistan asıllı Kanadalı yönetmen Richie Mehta’nın çalışmaya gönderdikleri çocukları Siddharth’ı kaybeden bir ailenin hikâyesini konu alan Siddharth;

Sundance’te oyuncu performanslarına Jüri Özel Ödülü getiren ve yılın en parlayan bağımsızlarından The Spectacular Now/Şu An Muhteşem;

Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan, James McAvoy’u seks düşkünü, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı bir polis olarak izleyeceğimiz Filth/Pislik ve

sıkı sinefillerin ilk uzunu Abel’den beri takip ettikleri Hollandalı usta Alex van Warmerdam’ın son yapıtı Borgman/Bela.

Ayrıca, yılın beklenen filmlerinden Nymphomaniac, Dallas Buyers Club, The Double, Under the Skin, Is the Man Who Is Tall Happy?: An Animated Conversation with Noam Chomsky, The Wind Rises ve The Grandmaster da Türkiye galasını yapacak filmler arasında…

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin uluslararası yarışmalı bölümü Keş!f, altıncı yılında yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı “Keş!f” bölümünde, ABD, Almanya, Fransa, Fas, Irak, İngiltere, İran, İsviçre, Nepal, Norveç, Sırbistan ve Türkiye’den toplam 9 film yarışacak.

Hamam, Hayal Kurma Oyunları, Anlat İstanbul, Ses, Aşk Tesadüfleri Sever filmlerinin oyuncusu, en son “Muhteşem Yüzyıl” adlı televizyon dizisinde Şehzade Mustafa rolünde izlediğimiz Mehmet Günsür; Silkwood, House of Games, Valmont ve The People vs. Larry Flynt gibi pek çok klasik filmde yapımcılık, Amadeus’tan Man on the Moon’a, Brokeback Mountain’dan Gangs of New York’a, birçok filmde yürütücü yapımcılık yapmış Michael Hausman; New York Film Festivali seçim komitesinde görev alan, aynı zamanda New Directors/New Films’in ortak direktörlüğünü ve Film Society of Lincoln Center’ın programlama direktörlüğünü de yürüten sinema yazarı ve film küratörü Dennis Lim; La Moitié gauche du frigo, Congorama, It’s Not Me, I Swear! gibi ödüllü filmlerin yanı sıra en son 2011’de Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığı kazandığı Monsieur Lazhar’ın Kanadalı yönetmeni Philippe Falardeau ve Berlinale’nin yenilikçi filmleri öne çıkardığı Forum bölümünün direktörü Christoph Terhechte’den kurulu Keş!f jürisi, 2014’ün ilham veren yönetmenini seçecek.

Keş!f Uluslararası Yarışma filmleri ise şöyle: Ramon Zürcher’in Toronto, Cannes, Berlin gibi festivallerde büyük övgüyle karşılanan filmi The Strange Little Cat/Tuhaf Kedicik; İngiliz yönetmenler Stephanie Spray ve Pacho Velez’in Locarno’da En İyi İlk Film dalında özel mansiyon kazanan filmleri Manakamana; Clio Barnard’ın Cannes’da Label Europa Cinemas Ödülü’nü kazanmış, Stockholm ve Londra film festivallerinde ‘En İyi Film’ seçilmiş The Selfish Giant/Bencil Dev’i; İranlı Shahram Mokri’ye Venedik’te Orrizonti Jürisi’nden Teknik Başarı Ödülü’nü getiren Fish&Cat/Balık ve Kedi; Iraklı yönetmen Hisham Zaman’ın Kuzey Kürdistan’da başlayan ve İstanbul’a uğrayan, Tribeca’dan ödüllü filmi Before Snowfall/Kar Yağmadan Önce; Abdellah Taïa’nın bir gey çocuğun Arap toplumunda büyümesini anlattığı Salvation Army/Kurtuluş Ordusu; Narimane Mari’nin belgesel sinemanın kalesi sayılan CPH:DOX’dan en iyi belgesel ödüllü filmi Bloody Beans/Kahrolası Fasulyeler; Sırbistanlı kadın yönetmen Mina Djukic’in büyüme hikâyesi The Disobedient/Haylaz ve Türkiye’den Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın dünya prömiyerini Berlinale’nin Generation bölümünde yapacak, Altın Portakal’da ‘En İyi İlk Film’, ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Kurgu’ ödüllerini toplamış filmleri Mavi Dalga.

Keş!f bölümündeki filmler ayrıca, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak. Burçin Yalçın, Cem Altınsaray ve Müge Turan’dan oluşan jüri, seçecekleri bir filme SİYAD Ödülü’nü verecek.

!f İstanbul’un bu yılki yenilikleri arasında ise, uluslararası yarışma “Keş!f”e kardeş gelen Aşk & Başka Bi’Dünya özellikle dikkat çekiyor. Filmleriyle yeni ve açık yollara, yöntemlere ve birlikteliklere işaret eden sinemacıları bir araya getirecek Aşk & Başka Bi’Dünya Yarışması, kamerayla dünyayı değiştirmeyi başarmış yönetmenleri İstanbul’da ağırlayacak ve “yılın en yaratıcı müdahalesini” arayacak. Aşk & Başka Bi’Dünya’yı yepyeni bir platforma dönüştürmeyi amaçlayan !f İstanbul, bu yarışma dışında ayrıca bir konuşma serisi ve aktivist sinemacılar buluşması da düzenleyecek.

!f İstanbul’un sinemada oyun alanı yaratan ve seyirciyi oynamaya davet eden filmleri bir araya getiren bölümü “Oyun” da ise, oyuncul belgeseller, kaçık bilimkurgular, kült adayı ilk filmler, Japonya’dan gerçeküstücü fanteziler ve animasyon dünyasının en son hitleri seyirciyi yeryüzünün ve insanlık tarihinin belki de en eski eylemiyle, ‘oyun’la baş başa bırakacak.

!f İstanbul, her yıl sinemanın değişik mıntıkalarında gezinen “Özel Gösterimler” bölümüne bu sefer iki ustanın işini konuk ediyor. Qatsi Üçlemesi’nin kült yönetmeni Godfrey Reggio’nun diyalogsuz bir modern yaşam portresiyle geri döndüğü Visitors/Ziyaretçiler ve sinemaseverleri usta yönetmen David Lynch’in bilinmeyen hayatına tanıklık ettirip meditasyon çalışmalarına göz attıracak, David Lynch: Meditation, Creativity, Peace/David Lynch: Meditasyon, Yaratıcılık, Huzur dikkat çeken yapımlardan.

!f İstanbul’un kemikleşen bölümlerinden “!f kült”e bu yıl Charles Laughton’ın 1955 tarihli klasiği The Night of the Hunter/Caniler Avcısı konuk oluyor. Aslen oyuncu olarak tanınan Laughton’ın ilk ve son yönetmenlik denemesi olan film, kendisine vaiz süsü veren ama aslında kendini kadınları öldürmeye adamış Powell’ın, hapishanede öğrendiği bir gerçekle bankadan soyulmuş paraların peşine düşmesini anlatıyor. Başroldeki Robert Mitchum’ın sinema tarihinin en etkileyici kötü karakterlerinden birine hayat verdiği bu kara film, döneminde değeri bilinmemiş olsa da zamanla kült mertebesine erişmiş ve kendine sıkı hayranlar edinmişti. Bu yıl içinde çeşitli ülkelerde yeniden gösterime girecek Caniler Avcısı, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da olacak.

Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu yıl da, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan yılın en çok konuşulan fantastik ve avangart filmlerine, seyircide ‘görme biçimleri’ni değiştirip, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

Müzik filmlerini buluşturan !f music’in bu yılki seçkisinde yer alan filmler ise şöyle: 2009’da Cherrybomb’la dikkatleri çeken ikili Lisa Barros D’Sa ve Glenn Leyburn’un radikal, asi ve son derece tutkulu bir müziksever Terri Hooley’nin 70’lerin Belfast’ında plak dükkânı açmakla başlayan, İrlanda’nın punk babasına dönüşen hayatını anlattıkları Good Vibrations, Amerika’nın en iyi indie gruplarından The National’ı konu alan ama onun hakkında olmayan bir belgesel olma tuhaflığıyla grubun hayranlarının ilgisini hak eden Mistaken For Strangers; eskiden A Silver Mt. Zion olarak da bilinen Kanadalı ünlü post-rock grubu Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra’nın evcil çifti Efrim ve Jessica’nın bir yandan müzik, bir yandan da ev yaşamlarına eşlik etmememizi sağlayan Gel Bizimle Dertlen!; Küba’yı kasıp kavuran, hükümetin konser vermelerine ve hatta albüm yapmalarına izin vermediği underground rap grubu Los Aldeanos’la tanışmamıza vesile olan Viva Cuba Libre: Rap is War/Viva Cuba Libre: Rap Savaştır ve çağımızda müzisyen olmanın getirdiği zorluklara odaklanan, 15. yılına giren New York Red Bull Müzik Akademisi’nin eğitimlerinin yanı sıra, Brian Eno, Rakim ve Lee ‘Scratch’ Perry gibi isimleri de izleyeceğimiz Ne Fark Eder? Müzik Yapmaya Dair Bir Film.

!f music kapsamında ayrıca 3 özel etkinlik gerçekleşecek. !f istanbul’un açılış partisi için İstanbul’a gelecek olan İngiliz müzik prodüktörü, söz yazarı, remix sanatçısı Ewan Pearson; Protools, Logic ve Ableton Live yazılım programları üzerine çalışma tekniklerini anlatacağı “Dijitalden analoga, kendi sesini yaratmak” başlıklı bir sohbet düzenleyecek. (16 Şubat, 18.00 – 19.00)

!f music kapsamında bir de pop up etkinliği gerçekleşecek. 19 Şubat’ta Babylon’da yaşanacak sinema ve konser deneyiminde, görüntü ve müziğin sıradışı bir şekilde bir araya geldiği Jem Cohen’in filmlerine, Guy Pucciotto’nun (Fugazi) gitarı, Jim White’ın (Dirty Three) davulu ve George Xylouris’un udu eşlik edecek. Jem Cohen, bu performans için özel olarak bir araya getirdiği 3 yeni kısa filmiyle izleyicileri sağanak yağmurlu şehir manzaralarının, gece ve müzelerin gizemli dünyasına, müzisyen arkadaşlarının eşliğinde büyüleyici bir yolculuğa davet edecek. (19 Şubat Çarşamba / 21.00)

Dünyada ilk kez !f İstanbul tarafından gerçekleştirilen ‘alternatif dağıtım ve paylaşım’ projesi “!f ²’’ bu yıl beşinci kez yapılacak. Festivalin son üç günü olan 21-22-23 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gösterilecek 5 film, 30 şehir ve 36 farklı noktada, 15 bin kişiye aynı anda ulaşacak. İstanbul’daki festival salonlarını Türkiye’nin 26 şehrinin yanı sıra Lefkoşa, Gümrü, Kudüs, Erivan ve Ramallah’a taşıyacak “!f ²’’de Tek Başına Dans, Gabrielle, Bad Hair/Kıvırcık Saç, Honey/Bal ve Everyday Rebellion/Her Gün İsyan filmleri gösterilecek.

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl da yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlandı. !f İstanbul’un tematik olarak programladığı “Türkiye’den Kısalar” seçkileri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekanlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak. İstanbul’daki gösterimler sırasında yapılacak “İzleyici Oylaması” sonucu bir kısa filmin yönetmeni uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak.

!f İstanbul’da tüm bu gösterimler ve etkinliklerin yanı sıra; Sundance Enstütüsü ile ortaklaşa yürütülen Sundance Senaryo Lab öncesi, Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın yönettiği Mavi Dalga’ya özel bir atölye gerçekleşecek.

SALT Beyoğlu, Açık Sinema, Cezayir; İzmir’de Fransız Kültür Merkezi ise, festivalin İstanbul’daki etkinlik ve atölye çalışmalarının mekanı olacak.

!f İstanbul’un 2014 kampanyasının yüzü olan “Acımadı ki!” adlı tanıtım filmi, “Rafineri” tarafından hazırlandı ve Walky Talky yönetmenliğinde, Anima tarafından çekildi.

!f İstanbul’un Kapanış Filmi Boyhood

boyhood

Richard Linklater’ın 12 yıla yayılan çekim sürecinde oyuncularını yaşlanırken ve büyürken çektiği, benzeri olmayan başyapıtı Boyhood/Çocukluk, Altın Ayı için yarışacağı Berlinale’in ardından ilk defa !f İstanbulda izleyicilerle buluşacak.

Before Sunrise, Before Sunset ve Before Sunset’ten oluşan üçlemesiyle sinemaseverlerin gönlünde taht kuran Richard Linklater’ın, 2002 yılından beri her sene 4 oyuncusuyla buluşarak çektiği Çocukluk, sinema tarihinde benzeri olmayan bir proje!

Ellar Coltrane’in canlandırdığı Mason adlı bir çocuğun ilk okul yıllarından koleje girmesine kadar olan süreçteki büyümesine tanıklık ettiğimiz film, onun bir yandan boşanmış anne ve babasıyla yaşadıklarına odaklanırken, bir taraftan Linklater’in kendi kızı Lorelei Linklater’ın canlandırdığı kız kardeşi Samantha ile olan ilişkisine odaklanıyor.

Çocukluk, 23 Şubat Pazar günü 22:00’de Cinemaximum Beyoğlu Fitaş’ta gösterilecek. Filmin biletleri ise 10 Şubat’tan itibaren biletix.com, biletix gişeleri ve çağrı merkezlerinin yanı sıra festival sinemalarındaki gişelerden satışa çıkarılacak.

“İçinden Türkiye Geçen Yabancı Filmler” Afiş sergisi 15 Ocak – 28 Şubat 2014

TÜRVAK Sinema-Tiyatro Müzesi, 1925- 2013 yılları arasında Türkiye’de çekilen veya hikayesi Türkiye’de geçen gerçek ya da kurgusal olayları anlatan yabancı filmlerin afişlerinden oluşan bir seçkiyi, 15 Ocak – 28 Şubat 2014 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşturuyor.

icinden-turkiye_gecen_yabanci_filmler

“İçinden Türkiye Geçen Yabancı Filmler” Afiş Sergisi, ABD, Avrupa, Avustralya, Hong Kong ve İskandinav sinemasından toplam 54 filmi ve Erler Film-Türker İnanoğlu’nun 4 ortakyapımının farklı dillerdeki görsel hafızasını bir araya getiriyor.

Sergide, XII. Karl’dan (Karl XII, 1925) İstanbul’un Gizi’ne (Secret of Stamboul, 1936), Korkuya Yolculuk’tan (Journey into Fear, 1943) Ankara Casusu’na (Five Fingers, 1952), Rusya’dan Sevgilerle’den (From Russia with Love, 1963) Topkapı’ya (Topkapi, 1964), Hafif Süvari Alayının Hücumu’ndan (The Charge of the Light Brigade, 1968) Paralı Askerler’e (You Can’t Win ‘Em All, 1970), Şark Ekspresinde Cinayet’den (Murder on the Orient Express, 1974) Gözde (Intimate Power/The Favorite, 1989) ve Skyfall’a (2012) kadar dünya sinemasından farklı türlerdeki yapımların afişleri yer alıyor.

“İçinden Türkiye Geçen Yabancı Filmler” Afiş Sergisi, müzenin ikinci katında bulunan TÜRVAK SERGİ SALONU’nda, Pazartesi günleri hariç her gün, 10:00-18:00 arasında gezilebilir.

 

“İÇİNDEN TÜRKİYE GEÇEN YABANCI FİLMLER” AFİŞ SERGİSİ, 15 Ocak – 28 Şubat 2014

james_bondTÜRVAK Sinema-Tiyatro Müzesi, 1925-2013 yılları arasında Türkiye’de çekilen veya hikayesi Türkiye’de geçen gerçek ya da kurgusal olayları anlatan ABD, Avrupa, Avustralya, Hong Kong ve İskandinav sinemasından toplam 54 filmin ve Erler Film-Türker İnanoğlu’nun 4 ortakyapımının farklı dillerdeki afişlerini “İçinden Türkiye Geçen Yabancı Filmler” sergisiyle bir araya getiriyor.

88 yıllık bu süreçte, Türkiye’nin birçok şehrinin, tarihinin, kültürünün, Doğu-Batı arasındaki karmaşık dokusunun ve Batı sinemasına ‘egzotik’ gelen atmosferinin beyazperdede canlandırıldığı bu yapımların çoğunu, İstanbul’da geçen casusluk ve macera filmleri oluşturuyor: Yönetmen Andrew Marton, İstanbul’un Gizi’nde (Secret of Stamboul, 1936) bir İngiliz ajanını İstanbul’a getiriyor. Orson Welles, Eric Ambler’in bir romanından uyarladığı Korkuya Yolculuk’ta (Journey into Fear, 1943), İstanbul’un yasadışı örgütleri arasında garip bir serüvene atılan silah satıcısının öyküsünü anlatıyor. Kimi sahnelerinin İstanbul’da çekildiği, Romen kökenli yönetmen Jean Negulesco’nun Dimitrios’un Maskesi (The Mask of Dimitrios, 1944) ise, İzmirli Dimitrios’un serüvenini beyazperdeye taşıyor. Ankara’daki çekimlerin yanı sıra Eminönü, Beyoğlu, Galata Kulesi ve Haliç görüntülerinin bulunduğu Ankara Casusu (Five Fingers, 1952), İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçen ve casusluk tarihinin ünlü bir bölümünü oluşturan Çiçero olayını konu ediyor. Errol Flynn ve Cornell Borchers’in başrollerini paylaştığı, Nat King Cole’un piyano ile renklendirdiği bir başka casusluk filmi İstanbul (Istanbul, 1957) için, Hollywood kameraları yine ülkemize geliyor.

Carl Möhner’in yönettiği, Alman yapımı İstanbul Macerası (1962), diğer isimleriyle Boğaziçi’nde Macera (Abenteurer am Bosphorus) ya da İnşallah, Boğaziçi’nde Talan (Inshalla, Razzia am Bosphorus), Batılı polis-Doğulu kaçakçı hikayesini anlatırken, İstanbul’un da Batılı-Doğulu atmosferini kullanıyor. Filmde Carl Möhner ve Eva Palmer’le birlikte Sadri Alışık, Bianca Berni ve Orhan Günşiray da rol alıyor. Rusya’dan Sevgilerle (From Russia with Love) filminde Sean Connery ile 1963’te başlayan James Bond’un İstanbul maceraları ise Dünya Yetmez’de (The World is not Enough, 1999) Pierce Brosnan ve Skyfall’da (2012) Daniel Craig ile günümüze kadar devam ediyor.

Elia Kazan’ın, çekimleri Yunanistan ve Türkiye’de yapılan Amerika, Amerika’sının (America, America, 1963); Peter Ustinov, Maximilian Schell ve Yunanistan’da bir dönem Kültür Bakanı olarak da görev yapan bol ödüllü aktris Melina Mercouri’nin başrollerini paylaştığı, Erler Film-Türker İnanoğlu’nun da yürütücü prodüktör olarak katkı sağladığı Jules Dassin’in Topkapı’sının (Topkapi, 1964); Kapadokya’nın fantastik dekorunda geçen, dünyaca ünlü opera sanatçısı Maria Callas’ın başrol oynadığı Pasolini’nin Medea’sının (1969) afişleri de, TÜRVAK Sinema Müzesi’ndeki bu seçkide yerini alıyor.

“İçinden Türkiye Geçen Yabancı Filmler” Afiş Sergisi, yabancı yapımcıların tarihin belirli dönem ve olaylarını beyazperdeye aktardığı filmlerin görsel hafızasına da yer veriyor. İngiliz yönetmen Tony Richardson’ın Kırım Savaşı’nı canlandırdığı ve bazı sahnelerinin Anadolu’da çekildiği Hafif Süvari Alayının Hücumu (The Charge of the Light Brigade, 1968) ve bir başka İngiliz yönetmen Peter Collinson’ın Kurtuluş Savaşı fonunda geçen, İstanbul ve Kuşadası’nda çekilen Paralı Askerler’i (You Can’t Win ‘Em All, 1970) bu türün örnekleri olarak öne çıkıyor. Başrollerini Tony Curtis, Charles Bronson, Michèle Mercier’in paylaştığı Paralı Askerler filminde Fikret Hakan, Salih Güney, Erol Keskin, Yüksel Gözen, Bülent Gültekin, Mümtaz Alpaslan, Suna Keskin ve Kayhan Yıldızoğlu da rol alıyor. Gelibolu Savaşı ise Avustralya yapımı Gelibolu (Gallipoli, 1981) filminde anlatılıyor. Avustralya sinemasının ülkemizi mekan olarak seçtiği Peter Weir yönetmenliğindeki bu filmde Mel Gibson ve Mark Lee başrolü paylaşıyor. Daha eski bir yapım, Lambalı Kadın (The Lady with a Lamp, 1951) ise, Türk-Rus savaşı dönemini ele alıyor ve İngiliz sineması doğal olarak Londra’da yetiştirdiği gönüllü hemşireleri Üsküdar’a kadar getiren ve askeri hastaneyi düzene sokabilmek için mücadele veren Florence Nightingale’in öyküsüne odaklanıyor. İsviçre-ABD ortak yapımı olan Gözde (Intimate Power/The Favorite, 1989), adından da anlaşıldığı üzere Osmanlı döneminde tahtın gerisinde bir güç oluşturan, hırslı bir kadının, Nakşıdil Sultan’ın haremdeki yaşantısını anlatıyor. Filmin çekimleri için Topkapı Sarayı kullanılıyor.

Sinema tarihinin kimi romantik, kimi kent polisiyesi, kimi büyük tartışmalar yaratan meşhur ekspreslerinin afişleri de TÜRVAK Müzesi’nde sergileniyor: Şark Ekspresi (Orient Express, 1954), İstanbul Ekspresi (Istanbul Express, 1968), Şark Ekspresinde Cinayet (Murder on the Orient Express, 1974) ve Geceyarısı Ekspresi (Midnight Express, 1978)… Helsinki’de başlayıp İstanbul’da biten bir yolculuğu anlatan, Finli yönetmen Mika Kaurismäki’nin kara-komedi türündeki Zombi ve Hayalet Tren’i de (Zombie and the Ghost Train/ Zombie ja Kummitusjuna, 1991) sergideki yerini alıyor.

Yapımcılığını Erler Film-Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, Fransız yapımcı-yönetmen Jean Marie Pallardy’nin Jess Hahn, Gordon Mitchell, İlker İnanoğlu, Filiz Akın ve Jean Luisi gibi yıldızlarla çalıştığı Belalı Tatil’i (La Ricain, 1974); yine Erler Film-Türker İnanoğlu’nun İtalyanlarla ortakyapımlarından Üç Kağıtçılar (Che Carambole.. Ragazzi!, 1976), Guido Zurli’nin yönettiği Cani (Polizia Selvaggia, 1976) ve çekimleri için Avrupa’nın en büyük yelkenli gemisinin kullanıldığı Kara Murat Denizler Hakimi (Il Malesiano, 1977) filmlerinin Fransızca ve İtalyanca afişleri de sergi kapsamında sinemaseverlerle buluşuyor.

“İçinden Türkiye Geçen Yabancı Filmler” Afiş Sergisi, 15 Ocak – 28 Şubat 2014 tarihlerinde müzenin ikinci katında bulunan TÜRVAK Sergi Salonu’nda, Pazartesi günleri hariç her gün,10:00-18:00 arasında gezilebilir.

 

Adres ve diğer bilgiler için lütfen TIKLAYINIZ

“5. Hangi İnsan Hakları Film Festivali” 14-18 Aralık 2013’de

Documentarist tarafından 5. düzenlenen “Hangi İnsan Hakları? Film Festivali” 14-18 Aralık tarihinde başlıyor.

5.insanhakları film festivali

Gezi Parkı direnişi ile ilgili filmlere geniş bir bölümün ayrılacağı festivalin programında bu sene ayrıca, “göçmenlik” ve “kadın hakları” temalı filmlere de yer verilecek.

documentarist giriş

Hafta boyunca bir çok yan etkinliğin gerçekleşeceği festivalde gösterimler SALT Beyoğlu, Aynalıgeçit Etkinlik Mekânı ve Dutch Chapel’de gerçekleşecek.

Festival kapsamında 14-15 Aralık tarihlerinde Gezi’nin esini ve deneyimiyle Dijital Aktivizm Atölyesi gerçekleştirilecek. Gezi süreci pek çok şeyi olduğu gibi “dijital aktivizm mi yoksa aktivizm mi” tartışmasını da eskitti. Anaakım medyanın sustuğu yerde her eylemci aynı zamanda bir haberciydi. Sokağın ve sanal âlemin mutlu ve tutkulu birlikteliği böylece yaratıldı.

Bu sene çini herkes #bencedireniş hashtag’ine uygun biçimde doldurabilir.

Dileyenler boş halini çıktı alabilir ve ‘kendi direniş’ini postere dönüştürebilir. Ortaya çıkan posterle birlikte fotoğraf çekip festival ekibine yollarsanız sosyal medya sayfalarında paylaşıyorlar.

Detaylı bilgi için festivalin sitesi ziyaret edilebilir: Hangi İnsan Hakları? Film Festivali detayı için lütfen TIKLAYINIZ.

Festival posterini birlikte yapıyoruz! 

Bu sene #direniş temasına yoğunlaşan 5. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali’nin posteri herkesin kişisel yaratıcılığına açık olarak tasarlandı. Çerçeve içinde beyaz bir zemin olarak basılan posterin içini herkes #bencedireniş hashtag’ine uygun biçimde doldurabilir.

 Dilerseniz boş halini indirip [PDF veya JPG] çıktı alabilir ve ‘kendi direniş’inizi postere dönüştürebilirsiniz. Ortaya çıkan posterle birlikte fotoğraf çekip bize yollarsanız sosyal medya sayfalarımızda paylaşıyoruz.

 Şu ana kadar bize ulaşan posterlerden bir seçkiyi buraya TIKLAYARAK  görebilirsiniz.

 

 

poster_duvarda.

WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması “Su, Dünyanın Her Karesinde…Sudaki İzler” sergisi sizleri bekliyor

WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması “Su, Dünyanın Her Karesinde…Sudaki İzler” Sergisi ile İz Bırakıyor…

Wilo-fotograf-yarismani

 

Suyun masalsı halleri, suya yazılan kareler ve anlar pompa sistemleri sektörünün lider markası WILO’nun 2. Ulusal Fotoğraf Yarışma’nda gerçeklik buluyor. “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışma için suyun peşine düşen objektiflerin yakaladığı eşsiz fotoğraflar, 28 Kasım’a kadar IFSAK’ta fotoğraf severlerin ziyaretine açık olacak.

WILO’nun, hayatın kaynağı olan suya ve dünyada azalan su kaynaklarının verimli kullanılmasına dikkat çekmek amacıyla düzenlediği, “WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nda dereceye girerek ödüllendirilen ve yarışmaya katılan fotoğraflar, düzenlenen sergide bir araya geldi. Suya iz bırakan anların kaydedildiği birbirinden etkileyici 27 fotoğraf karesinden oluşan sergi, İFSAK’ın Beyoğlu’nda bulunan sergi salonunda meraklıları ile buluşuyor.

“Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışmaya, 533 fotoğrafçı, 1.954 eserle katıldı. Sualtı Fotoğraf Sanatçısı Alptekin Baloğlu, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Zaman, Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar, İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Turaç ve WILO Pompa Sistemleri A.Ş.’den Melis Öner’den oluşan jüri, birbirinden başarılı eserler arasından titizlikle yaptığı değerlendirme sonucunda dereceye girenleri belirledi.

Bu yıl ikincisi yapılan fotoğraf yarışması ve sergi hakkında görüş bildiren WILO Pompa Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Yalçın, “WILO olarak hayatın kaynağı olan suyun verimli kullanılması ve temiz kalması noktasında sorumluluklarımız olduğunu düşünüyoruz. WILO Ulusal Fotoğraf Yarışması, bu doğrultuda yaptığımız çalışmaların en önemlilerinden biri oldu. Yarışmanın fotoğraf dünyasına renk ve heyecan katan, geleneksel bir etkinlik haline gelmesini hedefliyoruz. İki yıldır gördüğümüz ilgiye bakılırsa, bu yolda önemli adımlar atıyoruz.” dedi.

Sergi, 28 Kasım tarihine kadar İFSAK’ın Beyoğlu’ndaki sergi salonunda fotoğraf tutkunlarının ziyaretine açık olacak.

 “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” Fotoğraf Sergisi

Bitiş Tarihi: 28 Kasım 2013

Yer: İFSAK Sergi Salonu

 

YARIŞMADA DERECEYE GİREN İSİMLER

 

“WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nda ödül, mansiyon ve sergileme alan isimler şöyle sıralandı:

Birincilik Ödülü: Gökalp Bilici (Konya)

İkincilik Ödülü: Ahmet Fatih Sönmez (Van)

Üçüncülük Ödülü: İsmet Danyeli (İzmir)

Özel Ödül: Mehmet Öztürk (Aydın)

Mansiyonlar: Kemal Özkılıç (Giresun)

Murat Aslankara (İstanbul)

Sezgin Güvel (Adana)

Sergilemeler:

Erdal Yavuzak (Yalova)

Sebahattin Özveren (İstanbul) (2 adet)

Galip Çetiner (Bursa)

Ali Haydar Ceylan (İzmit)

Serdar Ağır (İzmir)

Cihan Karaca (Aydın)

Egemen Ön (İstanbul)

Mehmet Ali Kıratlı (Gaziantep)

Şadiye Yaralı (Aydın)

Doğa Tuna Akarsu (İstanbul)

Ahmet Ertem (İstanbul)

Ahmet Turan Kural (İzmit)

Mustafa Yağcı (İstanbul)

Tufan Kartal (İstanbul)

Seyit Konyalı (Konya)

Zehra Çöplü (İstanbul)

Akın Acar (Antalya)

Gökalp Bilici (Konya)

Eyüp Karakuş (Mersin)

“4. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu ve diğer etkinlikler

“Dördüncü” Kez Düzenleniyor…

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

4. Ölüm Sanat ve Mekân

 GÜNÜN ETKİNLİĞİ

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

 OKUL/ATÖLYE/KURS/SEMİNER

78’liler Girişimi bünyesinde oluşturulan “Röportaj Atölyesi” bugün saat 18:30-20:30 arasında Süslü Saksı Sokak, No: 18 Kat:5 Beyoğlu/İstanbul adresindeki 78’liler Girişimi Merkezinde başlıyor.

Pangea Kültür’de 24 Aralık’a kadar her salı 19:030-21:30 arasında “Medya Dersliği ve Atölyesi” sürdürüyor. (İletişim: 532 668 28 64)

TOPLANTILAR

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen “Boğaziçi Üniversitesi 150. Yıl Kutlamaları kapsamında bugün saat 16:00’da Rektörlük Konferans Salonu’nda Fantastik, Polisiye ve Bilim-Kurgu Edebiyatı paneli gerçekleştirilecek.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Kulübü tarafından Saat 18:00’de Bilgi Ün. Santral Kampüsü, E-4, 205’de “Gezi Parkı ve Sol Hareketler” paneli gerçekleştirilececek.

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ‘nde saat 18:00’de, Charlotte Joppien (Sydney Macquarie Üniversitesi doktora öğrencisi) “How Eskişehir became a European City – On the Innovation of Tradition in Public Space” başlıklı sunumu gerçekleştirecek. (Sunum dili İngilizcedir.)

THY Greviyle Dayanışma Komitesi 29 Mayıs 2013’den bu yana süren THY Grevcileriyle dayanışmak üzere saat 19:30’da TMMOB Makine Müh.Odası Toplantı Salonunda Dayanışma Toplantısı gerçekleştirecek.

AÇILIŞ/BULUŞMA

Emre Yunusoğlu’nun Bodrum Yalıkavak’ın meşhur günbatımı seyir tepesinin hemen yanındaki Yalıkavak çöplüğünü fotoğrafladığı “Öteki Bodrum” adlı sergisi saat 18:00’de, TEB Özel Bankacılık Nişantaşı Merkezi’nde açılıyor. Sergi 13 Aralık 2013 tarihine kadar gezilebilir.

TİYATROLAR

Şermola Performans geçen yıldan beri başarıyla sergilediği “Disko 5 No’lu” adlı oyun bu sezonda da sürüyor.

Kumbaracı 50’de saat 20:30’da Altıdan Sonra Tiyatro, “6 Üstü Oyun No:2 / Evaristo” adlı oyununu sergileyecek.(Bugün ‘istediğin kadar öde günü’dür.)

İkincikat Tiyatro Beyoğlu Sahnesi bu akşam 20:30’da Ekip Topluluğunun “Öğüt” adlı yeni oyunlarını sergiliyor.

Kara Sahne bu akşam 20:30’da Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde sergileyeceği “Her Güzel Şey Gibi” adlı oyunuyla yeni sezona ‘merhaba’ diyor.

Tiyatro Dünyası Oyuncuları “Arapsaçı” adlı oyunlarını bu akşam 20:30’da Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sergileyecek.

Karakutu bugün 20:30’da “Dövme – Tattoo” oyunu Asmalı Mescit Sahne’de sergiliyor.

Ata Ünal “Oda ve Adam” oyununu bu akşam 20:30’da Oyun Atölyesi’nde sergileyecek.

Tiyatro Terminal bu akşam 20:30’da İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezi, Benal Nevzat Salonu’nda Hiç adlı oyununu sergiliyor.

FİLM FOTOĞRAF GÖSTERİMİ / SİNEMA

Yeşilçam Sineması’nda bu hafta “Başka Söze Gerek Yok” filmi 12:00/13:45/15:30/17:15/19:00 seanslarında gösteriliyor.

Beyoğlu Sineması’nda bu hafta “Sen Aydınlatırsın Geceyi” filmi ve “Başka Sinema devam ediyor. (Pera Sineması’nda 12:00/14:15/16:30/18:45/21:00 seanslarında Popüler filmi sürmektedir.)

Beşiktaş Belediyesi ve Yeni Sinema Hareketi işbirliğiyle düzenlenen Her Cuma Yeni Sinema programında bu gün saat 14:00 ve 16:30’da “Rüzgârlar” (Yön.: Selim Evci) Levent Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

PERA Film’in Sınırdaki Kadınlar / Kadın ve Göç başlığıyla sunduğu film programında yer alan “Peki Şimdi Nereye?” filmi saat 19:00’da müzenin sinema salonunda sergilenecek.

Bodrum Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından düzenlenen “Ahmet Çağlar” fotoğraf gösterisi, Bodrum Belediyesi Meclis Salonu’nda saat 19:00’da gerçekleşecek.

DİNLETİ/OPERA/MÜZİKAL

23. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen Kampüste Caz programında bugün saat 18:00’de “Sean Nowell and The Kung-Fu Masters” Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kültür ve Gösteri Merkezi, Hasan Turan Salonu; saat 19:00’da “Şenay Lambaoğlu” Boğaziçi Üniversitesi Ayhan Şahenk Salonu’nda söyleyecek.

Akbank Sanat “Piyano Günleri” saat 20:00’de Nikolaj Hess konseri ile başlıyor. Sanatçı saat 15:00’de bir de “masterclass” gerçekleştirecek.

İş Sanat’ta bugün 20:00’de İspanyol sanatçı Chambao Flamenko ve Chill Out müziğinden oluşan ezgileriyle sahne alıyor.

Ankara Devlet Opera ve Balesi saat 20:00’de “Fantastik” müzikalini sahneleyecek.

Moğollar “45. Sanat Yılı” Konserini saat 20:30’da İzmit Sabancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriyor.

 SÜREN ETKİNLİKLER:

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 11-13 Kasım 2013 tarihlerinde ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde 4. Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi düzenliyor.

Türkiye ve Orta Doğu Forumu Vakfı (Özgür Üniversite) 2013 Güz Dönemi Seminerleri İstanbul’da gerçekleştirilecek. (Program)

Antalya Belediyesi tarafından düzenlenen “14. Antalya Piyano Festivali” Antalya’da sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyunlarını farklı sahnelerde sürdürüyor.

Kaynak:[-]

Yazan: Mustafa SÜTLAŞ

5. Beyoğlu Sahaf Festivali Başlıyor

 Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali 27 Eylül’de başlayacak.

beyoglu-sahaf-festivali

Başladığı ilk yıllarda Taksim Meydanı’nda açılan ancak yol çalışmaları dolayısıyla geçen iki yılda Tepebaşı‘na taşınmak zorunda kalan Sahaf Festivali, bu yıl tekrarTaksim Meydanı’na dönüyor.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, en çok önem verdikleri etkinliklerin başında Sahaf Festivali’nin geldiğini belirterek, “Sahaflarımızla kitap dostlarını buluşturacak olan bu festivalimiz her yıl büyük ilgi görüyor. Bu yıl programımızı daha da zenginleştirerek ünlü yazar ve şairlerimizle edebiyat sohbetleri gerçekleştirecek, çok anlamlı bir mekanda edebiyatçılarımızı okurlarıyla buluşturacağız. Birbirinden kıymetli eserlerin ve zengin etkinliklerin yer alacağı Beyoğlu Sahaf Festivali’ne tüm İstanbulluları bekliyoruz. Bu festivalin büyüyerek gelişmesinde her zaman desteklerini esirgemeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş‘a teşekkürlerimi borç biliyorum.” dedi.

Festival boyunca, kitapların yanı sıra tarihe tanıklık eden dergiler, eskiye ait yazılar, eski fotoğraflar, film, tiyatro afişleri, nadide levhalar, mektuplar, kartpostallar ve özel koleksiyonlar da stantlarda meraklılarının ilgisine sunulacak.

Kaynak:[-]