beyoğlu

beyoğlu konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. beyoğlu konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. beyoğlu konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri beyoğlu konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 7-11 Aralık tarihleri arasında Beyoğlu Yeşilçam Sineması’nda ‘İran Sineması’ndan Türkçe Film Günleri’ düzenliyor. Etkinlikte Tebriz, Erdebil ve Urmiye çevresinde yaşayan ve İran sinemasının estetik kodlarıyla Türk kültürünü ustaca harmanlayan Türk yönetmenlerin filmleri gösterilerek, söyleşiler ve fotoğraf sergisi gerçekleştirilecek.

İran, geleneksel kültür kodlarını ve folklorik özelliklerini modern sanatlarla birleştirerek kendine özgü ürünler ortaya koyabilen sanatçılara sahip, sanatla derin bağları olan bir coğrafya. Özellikle Tebriz, Erdebil ve Urmiye çevresinde yaşayan Türk sinemacılar, İran sinemasının estetik kodlarıyla Türk kültürünü ustaca harmanlayan filmler ortaya çıkarmaya başladılar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür AŞ, 7-11 Aralık 2018 tarihleri arasında bu bölgede yapılan filmleri ve yönetmenleri tanıtmak üzere İran Sineması’ndan Türkçe Film Günleri adlı kapsamlı bir etkinlik gerçekleştirecek.

Etkinlikte, bölge yönetmenlerinin çektiği 13 kısa metraj kurgu film, 4 belgesel ve 4 uzun metraj film gösterilecek, yönetmen söyleşileri ve bölgedeki sinema üretimi ile ilgili panel ve Tebriz, Erdebil ve Urmiye şehirlerini kapsayan bir fotoğraf sergisi düzenlenecek.

İran Sineması’ndan Türkçe Film Günleri, 7 Aralık Cuma günü saat 19.00’da yönetmenliğini Asghar Yousefinejad’in yaptığı Ev adlı uzun metraj film gösterimi ile başlayacak.

8 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’de devam edecek gösterimlerde Leila Noroozi’nin senaryosunu yazıp yönettiği Ben İsmetim ve Haideh Moradi’nin yönettiği, senaryosu da kendisine ait Karlı Yollar adlı belgesel filmler ile yönetmenliğini Davar Necefi’nin yaptığı Sürmeli Kız adlı kısa metraj film sinemaseverlerle buluşacak. Gösterimlerin ardından düzenlenen panelde İhsan Kabil, Kamil Engin, Riza Siami ve Rıza Oylum “İran’da Türkçe Film Üstüne” keyifli bir söyleşi gerçekleştirecekler. Saat 17.00’deki gösterimlerde sırasıyla Ramin Farzaneh ve Parisa Sedaei’nin senaryosunu beraber yazıp yönettikleri Eksiklik, Reza Jamali’nin yazıp yönettiği Sara’nın Sesi ve Köprü, Leila Noroozi’nin yazıp yönettiği Kara Yol adlı kısa metraj filmler sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Günün son gösterimi ise saat 19.00’da Bahram & Bahman Ark’in yazıp yönettiği Soğuk adlı uzun metraj filmle yapılacak.

Etkinliğin 9 Aralık Pazar günü programında yine birbirinden özel filmler var; saat 14.00’de Haideh Moradi’nin yazıp yönettiği Karlı Damlar ve Şehzat Kureyşi’nin yazıp yönettiği Sözsüz Âşık adlı belgesel filmler ile yine senaryosu Şehzat Kureyşi’ye ait, yönetmenliğini de kendisinin üstlendiği Kafes adlı kısa metraj film gösterilecek. Gösterimler saat 17.00’de Mehdi Haydari’nin yazıp yönettiği Beyaz Göl, Ali Reza Salmanpour’un yazıp yönettiği ve kurgusunu yaptığı Unutmak ve Rasoul Iranzad Aghamırlu’nun yazıp yönettiği Katil adlı kısa metraj filmlerle devam edecek. Ardından günün son gösterimi saat 19.00’da Rehber Genberi’nin yazıp yönettiği O adlı uzun metraj film ile gerçekleştirilecek.

İran Sineması’ndan Türkçe Film Günleri, 10 Aralık Pazartesi günü de zengin bir film seçkisi sinemaseverleri ağırlayacak.Saat 17.00’de Bahram & Bahman Ark’ın yazıp yönettiği Hayvan, İsmail Monsef’in yazıp yönettiği ve kurgusunu yaptığı Ardak ve Ağla, Ali Reza Salmanpour ve Younes Tarrahi’nin beraber yönettikleri Yara adlı kısa metraj filmler gösterilecek. Günün programı saat 19.00’da Yadollah Samadi’nin yönettiği Saray adlı uzun metraj filmin gösterimi ile tamamlanacak.

Sinemaseverler, İran Sineması’ndan Türkçe Film Günleri ile küreselleşmenin olanca hızıyla farklılıkları yok ettiği bu çağda, gelenekle moderni birleştirebilen bölge sanatçılarını tanıma ve önemini kavrama fırsatını yakalayacak. İran Sineması’ndan Türkçe Film Günleri, Beyoğlu Yeşilçam Sineması’nda gerçekleştirilecek.

Beyoğlu Belediyesi bünyesinde bu yıl 12. kez düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali başladı. Taksim meydanında başlayan festivalde vatandaşlardan ilgi  yağarken 64 sahaf festivalde yerini aldı.

Tarihten,coğrafyaya, dergiden,kitaba onlarca eser sevenlerine kavuştu. Sahaf geleneğini yaşatmak için harekete geçen 64 sahaf festivalde yerini aldı.

“Ara sokaklarda yok olup gitmesinler”

Festivalde sözlerini dile getiren  Başkan Demircan, kültürel değerlerin yaşatılması gerektiğine vurgu yaparak, “Sahaftı, geleneksel el sanatlarımızdı nerede kültürümüzü inşa eden bir değerimiz var. İçerikte değerli ama maddi karşılığı az o halde onları önceleyip madem çok arkaya düştüler, madem öyle hadi Taksim’in orta noktasına onları taşıyalım.

Böylelikle Beyoğlu’nun en önemli değerleri arka sokaklarda yok olup gitmesin. Bu düşünceyle bu etkinliklere 12 yıldır devam ediyoruz. Nerede kültürümüzü geliştirecek, onu daha öteye götürecek bir eylem varsa onu yapmaya gayret ediyoruz” dedi.

Açılışta bulunan yazar İskender Pala ise neden kitap okunması gerektiği üzerine konuştu. Pala, kitap okudukça zihnimizin ve ufkumuzun açıldığını anlattı. 300 kelimeyle yaşayan ve 3 bin 500 kelimeyle yaşayan birinin aynı hayattan aynı tadı alamayacağını dile getirdi. Pala, hayatı dolu dolu yaşamak için kitap okumanın vazgeçilmez bir kaynak olduğunu aktardı.

Social İstanbul İstiklal’de 2-10 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek olan Milliyet Sanat Kitap Günleri, Beyoğlu’nda kıştan önce ikinci baharı yaşatacak.

2-10 Aralık tarihleri arasında Milliyet Sanat Dergisinin 45. yıl kutlamaları çerçevesinde Social İstanbul İstiklal’de düzenlenecek olan Milliyet Sanat Kitap Günleri kapsamında, söyleşiler ve imza günleri yapılacak.

Kitap günlerinin düzenleneceği Social İstanbul, içinde yaşadığı kentin kültürel, doğal ve tarihsel renklerini, tüm katmanlarıyla kucaklayan; bir etkinlik, sanat ve fuar alanları bütünü. Hafta içi her gün 20 bin, hafta sonları 25 bin kişinin ziyaret ettiği merkeze gelenler, kitaplarla hasret gidermekle kalmayacak, sanatla da buluşacak.

Kitap günleri etkinliği projesinin duyulmasının ardından fuarda yer almak istediklerini söyleyen galeriler, sanat eserleri ve sanatçılarıyla bu büyük kitap buluşmasına eşlik edecek.

Türkiye’deki sinema salonlarında bu hafta 5’i yerli 10 film vizyona girecek.

vizyondaki-filmler

“Para Tuzağı”
Jodie Foster’ın yönettiği ve başrollerini George Clooney, Julia Roberts, Jack O’Connell, Dominic West, Caitriona Balfe ile Giancarlo Esposito’nun paylaştığı “Para Tuzağı”, izleyici ile buluşacak.
Senaryosu Jamie Linden, Alan DiFiore ve Jim Kouf tarafından kaleme alınan filmin yapımcılığını Daniel Dubiecki, Lara Alameddine ve George Clooney üstlendi.
Risklerin büyük olduğu, gerçek zamanlı gerilim filminde, oyuncular George Clooney ve Julia Roberts finans televizyonu sunucusu Lee Gates ve yapımcısı Patty Fenn’i canlandırıyor. Gerilim türündeki filmde, televizyonda canlı yayın sırasında Clooney ve Roberts’ın, her şeyini kaybetmiş kızgın bir yatırımcının stüdyoyu zorla ele geçirmesiyle yaşadıklarını konu alıyor.
“Rüzgarın Oğlu” 
Stephan James, Jason Sudeikis, Jeremy Irons ile William Hurt’un oynadığı “Rüzgarın Oğlu”, filminin yönetmen koltuğunda Stephen Hopkins oturuyor.
“Rüzgarın Oğlu”, tarihin en iyi atleti olmak için çıktığı yolda efsanevi bir yıldız olan Jesse Owens’ın gerçek hikayesini anlatıyor.
Dram türündeki film, asıl adı James Cleveland olan Jesse Owens’ın olimpiyat efsanesi olma mücadelesini aktarırken, tipik bir spor filmi sınırlarının ötesine geçerek, o dönemin sosyal ve siyasi ortamını gözler önüne sermeyi amaçlıyor.
“Kronik” 
Michel Franco’nun yönettiği “Kronik” adlı filmde, Tim Roth, Robin Bartlett, Michael Cristofer, Bitsie Tulloch ve Sarah Sutherland rol aldı.
Meksika ve Fransa ortak yapımı film, bir bakımevinde ölüm döşeğindeki hastalarla ilgilenen bir erkek hemşirenin portresini çiziyor.
Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden” 
James Bobin’in yönetmenliğini yaptığı animasyon türündeki “Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden” filminin seslendirmelerini Johnny Depp, Anne Hathaway, Mia Wasikowska ve Helena Bonham Carter yapıyor.
Disney’in yeni yapımında, Lewis Carroll’un sevilen hikayeleriyle unutulmaz karakterlerinin yepyeni ve benzersiz maceraları anlatılıyor. Yeni seride, yeraltının tuhaf dünyasına dönen “Alis”, “Çılgın Şapkacı”yı kurtarmak için zamanda geçmişe yolculuk edecek.
“Kahraman Koala” 
Deane Taylor’un yönettiği “Kahraman Koala” filminin Türkçe seslendirmelerini Yekta Kopan, Elif Acehan ile Ziya Kürküt yaptı.
Klasik Avustralya kitap serisinden “Arı Maya”nın uyarlaması film, Green Patch adında küçük bir kasabada yaşayan bir koalanın, uzun süre önce evden ayrılıp geri dönmeyen babasının hayatta olduğuna ısrarla inanmayı sürdürüp, bulduğu bir ipucunun ardından Avustralya’nın uçsuz bucaksız çöllerinde zorlu bir arayışa girme macerasını konu alıyor.
“Memleket”
Şerif Sezer, Mesut Akusta, Mehmet Karagöz, Osman Sonant ile Melike Zeynep Atış’ın oynadığı “Memleket” filminin yönetmenliğini Murat Saraçoğlu üstlendi.
Anadolu toprağının hikayesini anlatmayı amaçlayan film, ölüm duygusunun ruhlarını giderek daha çok kavradığı iki yaşlı insanın insanlardan uzak küçük evlerinden dünyaya bakışını beyaz perdeye yansıtıyor.
“Abbas’ın Melekleri”
Yusuf Atıcı’nın yönettiği “Abbas’ın Melekleri” filminde Doğan Akkaya, Sinan Bengier, Kayra Şenocak, Dost Elver, Sevil Uyar, Berrak Deniz, Seda Mutlu, Şenol İpek, Bircan İpek, Ferdi Atuner, Aziz Özuysal ile Müjde Beyoğlu gibi isimler rol aldı.
Komedi türündeki film, köşeye sıkışmış pısırık bir mafya babasının başından geçen komik olayları konu alıyor. Aysel Göksu’nun yapımcılığında çekilen ve senaryosu Ahmet Başımoğlu tarafından kaleme alınan filmin sanat yönetmenliğini Zeynep Tekin yaptı.
“Nasıl Yani”
Aykut Elmas, Halil İbrahim Göker, Uğur Can Akgül ile Ferdi Sancar’ın oynadığı “Nasıl Yani” filminin yönetmen koltuğuna Ayhan Özen oturdu. Film, dedelerine Da Vinci’den miras kalan Mona Lisa tablosunu satıp, zengin olma hayalleri kuran üç kardeşin komik hikayesini anlatıyor.
Filmin senaryosu, sosyal medya fenomenleri ve kısa filmleri sayesinde tanınan Aykut Elmas, Uğur Can Akgül ve Halil İbrahim Göker’e ait.
“1 Kezban 1 Mahmut: Adana Yollarında”
Cenk Çelik’in yönetmenliğini yaptığı “1 Kezban 1 Mahmut: Adana Yollarında” adlı filmde Sinan Bengier, Esin Yıldız, Ercan Zincir, Cenk Hakan Köksal ve Necla Özay rol aldı.
Komedi türündeki film, İstanbul’da öğrencilik hayatı yaşayan iki yakın arkadaşın Mersin’den Adana’ya uzanan kız kaçırma hikayesini konu alıyor.
“Cinni: Uyanış”
Yönetmenliğini Müzisyen Emre Aydın’ın yaptığı korku ve gerilim türündeki “Cinni: Uyanış” filmde Eda Köksal, Gökçen Gökçebağ ve Merve Deniz kamera karşısına geçti.
Emre Aydın’ın ilk sinema yönetmenliği denemesi olan ve müzikleri de sanatçının kendisine ait olan film seri olarak devam edecek.

İran 34. Fecr Film Festivali’nde  üç film için İstanbul’da özel gösterim yapılacak.

İran 34. Fecr Film Festivali kapsamında bu yıl gösterilen üç filmin Türkiye’de de izlenebilmesi için özel bir gösterim gerçekleştiriliyor.

29 Şubat, 01 Mart ve 02 Mart tarihlerinde başlayacak ve ücretsiz olan gösterimler, Beyoğlu’ndaki Cine Majestik’te izleyicilerle buluşacak.iran1

2. İstanbul Tasarım Bienali, bu yıl da etkinlikleriyle İstanbul’u bir tasarım kentine dönüştürüyor. Bu ilginç deneyimi kaçırmayın…

İstanbul tasarım kentine dönüşüyor!

Bienal kapsamında düzenlenen Tasarım Rotaları, ziyaretçilere 17 Ekim tarihinden itibaren kentin farklı bölgelerindeki tasarım odaklı ofis, mağaza, atölye, imalathane ve yapıların yanı sıra, çeşitli bölgelerin kendine has dokularının inceleneceği tematik yürüyüşler sunuyor.
Tasarım Rotaları, kentin Asya ve Avrupa yakalarındaki farklı bölgeleri kapsayan 12 rotadan oluşuyor. Rotalarda, Kuzguncuk, Çemberlitaş-Kapalıçarşı-Sultanahmet, Galata-Şişhane, Fener-Balat, Beyoğlu-Galatasaray-Cihangir, Moda bölgeleri, tematik rotalar kapsamında ise Kadıköy Koku Tasarım Rotası, Kadıköy Font Rotası, Kadıköy Ses Rotası, Kadıköy Ağaç Rotası ve Kadıköy Sivil Mimari Rotası ve 2014 Maslak: Çeperde Archi-Walk yer alıyor.
Tasarımın farklı disiplinlerine ve dair bilgi edinme ve gözlem yapma olanağı sağlayan rotalar, Müstesna İstanbul: Küçük Dükkânlar Kitabı’nın yazarı Ilgın Yorulmaz’ın işbirliğiyle sunuluyor. Tasarım Rotaları’na ek olarak gerçekleştirilen tematik yürüyüşler TAK Kadıköy ve İstanbul’un önde gelen tasarımcı ve mimar, akademisyen ve kültür kurumlarının işbirliğiyle oluşturuldu.
Tasarım Rotaları, Cuma ve Cumartesi günleri rehberler eşliğinde 20 kişilik gruplar halinde 14 Aralık’a kadar devam edecek. Tasarım Rotaları için biletler, 35 TL (tam) ve 25 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilir. Biletler, Biletix satış noktaları ve Biletix internet sitesi (biletix.com) üzerinden ve ana gişe İKSV’den (pazar hariç 10.00-18.00 arası) satın alınabilir. Ayrıntılı bilgilere tasarimbienali.iksv.org adresinden ulaşılabilir.
Tasarım Rotaları
Kuzguncuk Tasarım Rotası
Rota günleri:  24 Ekim, 7 Kasım, 14 Kasım, 28 Kasım, 5 Aralık, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Kuzguncuk İskelesi, 11.00
Cami ve kilisenin sırt sırta verdiği, farklı inanışların hoşgörü içinde yaşadığı Kuzguncuk; mimar, ressam ve fotoğrafçı sakinleri ile İstanbul’da mahalle havasını koruyan ender semtlerden. Merkezine çok yönlü sanat alanı Simotas Binası’nı alan rota; takı tasarımcısı, şef, aromaterapist ve heykeltraşlarla sohbet eşliğinde gerçekleştirilecek.
Çemberlitaş – Kapalıçarşı – Sultanahmet Tasarım Rotası
Rota günleri: 25 Ekim, 14 Kasım, 22 Kasım, 28 Kasım, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): İstanbul Büyük Saray Mozaikleri Müzesi önü, 11.00
Sekiz bin yıllık Tarihi Yarımada’da en az yüz yıllık meslekler icra eden zanaatkârların bulunduğu bu güzergâhta; halıcı, gümüşçü, kavaf, bakırcı ve daha pek çok eski/yeni dönem tasarımcının konuşlandığı rota takip ediliyor.
Galata – Şişhane Tasarım Rotası
Rota günleri: 17 Ekim, 7 Kasım, 22 Kasım, 6 Aralık, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): İKSV Tasarım Mağazası önü, 11.00
Rota, bohem şıklığın yansıdığı sokaklarında özgün mekânların yer aldığı Tophane-Galata hattındaki butikler, sanat ve sergi alanları, ağaç tasarımcısı mobilyacıları ile takı tasarımcısı sanatçıların dükkânları gibi özellikli mekânlar arasında gerçekleştirilecek bir gezintiyi kapsıyor.
Fener – Balat Tasarım Rotası
Rota günleri: 18 Ekim, 1 Kasım, 8 Kasım, 15 Kasım, 29 Kasım, 13 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Rezan Has Müzesi önü, 11.00
Fener – Balat Patrikhanesi, kilisesi ve camisiyle tam bir İstanbul kültür mozaiğini yansıtan bu rota, ruhani havaya eşlik eden derviş kahvehanesi çevresinde konuşlanmış cam ustaları, seramik atölyeleri ve ayakkabı tasarımcılarının içinden geçiyor.
Beyoğlu – Galatasaray – cihangir Tasarım Rotası
Rota günleri: 25 Ekim, 1 Kasım,15 Kasım, 21 Kasım, 5 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Cihangir Meydan-Akbank önü (Akarsu Caddesi No: 53), 11.00
Eski İstanbul’un tartışmasız en nezih yerlerinden biri olan Beyoğlu, şimdilerde antikacı, galeri, tasarımcı, moda evi ve diğer yaratıcı formlardaki müstesna mekânlarıyla karşımıza çıkıyor. Beyoğlu – Galatasaray – Cihangir rotası, semtin modern bir panoramasını vaat ediyor.
Moda Tasarım Rotası
Rota günleri: 17 Ekim, 8 Kasım, 21 Kasım, 13 Aralık
Başlangıç noktası: Eski Moda İskelesi Önü, 11.00
Anadolu yakasının Karaköy’ü olma yolundaki Moda, genç neslin hep canlı tuttuğu bir semt. Bu gençlerin tasarım ve sanat alanında neler yaptıklarını stüdyolarına girerek bizzat kendilerinden dinleme olanağı sağlayan rota, şehrin en orijinal çikolata dükkânına yapılacak ziyareti de kapsıyor.
Tematik Rotalar
Koku Tasarım Rotası
Yürütücü: Cansu Şekular
Katılım şartı: Yürüyüşe kokulu herhangi bir kozmetik ürünü kullanmadan gelinmesi önemle rica olunur.
Rota I: Gedikpaşa Ayakkabı Üreticileri 
Rota günü: 15 Kasım
Başlangıç noktası:  Çemberlitaş Hamamı, 10.00
Koku yönünden değişik bir profile sahip olan bu rota, her sokak geçişinde farklı bir duyusal deneyim sunuyor. Bu rota, İstanbul ticareti ve günlük yaşamının izinde bölgeyi bu sefer koku ve gündelik yaşam ekseninde arşınlama imkânı sunuyor.
Rota II: Kadıköy’den Moda’ya 
Rota günü: 13 Aralık
Başlangıç noktası: Kadıköy’deki Karaköy-Eminönü İskelesi, 10.00
Kadıköy’ü bir de kokularıyla keşfetmeyi amaçlayan bu rota, sokaklarından her gün geçtiğimiz Khalkedonya üzerinde gizli bir deneyim sunuyor.
Kadıköy Font Rotası
Yürütücüler: Doç. Dr. Gülname Turan, Koray Gelmez, Emrah Özturan, Can Güvenir
Rota günleri: 1 Kasım, 22 Kasım
Başlangıç noktası (her rota günü): Haydarpaşa Tren İstasyonu, 10.00
Kent iletişiminde önemli bir yere sahip olan harfler, yazılar, ikonlar ve semboller gibi tipografik unsurları içeren yapılar aynı zamanda kent tarihi ve kent kimliği açısından önemli ipuçları içeriyor. Kadıköy’ün fontlar üzerinden fark edilmesini amaçlayan bu rota, gündelik hayatta bilgilenmek için başvurulan bina isimliklerini, tabelaları ve levhaları kapsayacak ve Kadıköy’e ait görsel değerler yorumlanacak.
Kadıköy Ses Rotası
Yürütücüler: Oğuz Öner, Didem Duman
Rota günleri: 14 Kasım, 5 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Kadıköy’deki Eminönü-Karaköy İskelesi, 10.00
Bu rotada sembol sesler (soundmark) açısından zengin ve kaotik bir kentsel mekân olan Kadıköy Meydanı’ndaki çiçekçiler, konservatuardaki opera & klasik müzik dersleri, büfeciler, vapur ve giriş-çıkış yapan yolcular, Akbil, ezan, tramvay, martı, trafik, deniz gibi ses kaynakları, yapılaşmış çevre sesleri vs. incelenecek. Kullanıcının bu seslerle ilişkisi, bu sesler ve mekânla ilgili algısı araştırılarak katılımcıların mekânın okunmasına yönelik farklı bir algılama yöntemi deneyimlemesi sağlanacak.
Kadıköy Ağaç Rotası
Yürütücü: Seda Kurt Şengün
Rota 1: Fenerbahçe
Rota günü: 22 Kasım
Başlangıç noktası: İETT Cemil Topuzlu Durağı-Dalyan Blokları-Sahil Yolu Feneryolu Işıklar Durağı, 10.00
Rota 2: Suadiye
Rota günü: 29 Kasım
Başlangıç noktası: İETT Tan sokak Durağı-Remzi Kitabevi önü, 10.00
Kadıköy Ağaç Rotası kapsamında iki farklı parkurda, kentsel bilgiler için park ve bahçe müdürlükleri, valilik tabiat varlıkları birimlerine; botanik bilgiler için yazılı-elektronik kaynaklara ve gündelik bilgiler için ise parkurların sakinlerine başvurulacak. Ağaçlar bir envanter olarak ele alınıp incelenecek ve kente olan fiziki ve estetik katkıları tartışılacak.
Kadıköy Sivil Mimari Rotası
Yürütücüler: İdil Erkol, Şebnem Şoher
Rota günü: 15 Kasım
Başlangıç noktası: Kadıköy Haldun Taner Sahnesi, 10.00
 “Kadıköy’de Modernin İzleri” yürüyüş rotası Kadıköy ilçesindeki modern mimarlık mirasına bakıyor. Bahariye ve Moda semtleri ile sınırlı olan yürüyüş 1923-1980 zaman aralığına göz atıyor. Bu rota kapsamında katılımcılar yürüyüş sırasında çektikleri fotoğrafları oluşturulacak internet sayfasında ve sosyal medya üzerinden paylaşabilecek. Böylece modern mimarlığın yapılarının belgelenmesine yardımcı olunurken Kadıköy’ün mimarlık arşivinin oluşmasına da katkıda bulunulacak.
2014 Maslak: Çeperde Archi-Walk
Yürütücüler: Ali Bakova, Gökhan Karakuş
Rota günü: 15 Kasım, 6 Aralık
Başlangıç noktası: Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, 10.00
Bir kent bölgesi olarak Maslak deneyimi 21. yüzyıl distopik kentleşmesini birinci elden anlamak için bir fırsat teşkil ediyor. Psikografik bir yürüyüş, ‘dérive’ yoluyla tasarımcı Ali Bakova ve mimari teorisyen/eleştirmen Gökhan Karakuş, katılımcıları bugünün Maslak gerçeği içinde gezdirecekler. Bu yürüyüşün bir parçası olarak tasarım, mimari ve kentleşmenin sembolik doğası, İstanbul’un peyzaj deneyiminin kişisel ve sosyal dinamiklerine dair derin bir anlayışa katkıda bulunacak.

Türkiye’nin en yeni eğlence konsepti ile festival coşkusu kulüplere taşınıyor!

Hayal Kahvesi Shining Stars başlıyor!

Hayal Kahvesi, son projesi ‘’Shining Stars’’ ile dünyanın en parlayan müzisyenlerini, Türkiye’nin birçok ilindeki şubelerinde müzikseverlerle buluşturuyor. 26 Eylül 2014’de Blonde Readhead ile Beyoğlu’nda başlayacak bu konser turnesinde Minor Empire, Brazzaville, Kadebostany sahnede olacak… Festival coşkusuna hazır olun!
Kurulduğu günden beri binlerce konsere ev sahipliği yapan Hayal Kahvesi, bu tecrübesini Türkiye’nin birçok ilinde açtığı şubeleriyle birlikte bir festivale dönüştürüyor. Hayal Kahvesi Shining Stars isimli projenin ana teması, yeni bir eğlence konsepti yaratmak ve festivallerde yakalanan büyük coşkuyu kulüplere taşımak. Tabii ki; bu coşkuda dünyada yıldızı parlayan müzisyenlerin etkisi büyük olacak… Dünyaca ünlü gruplar ve müzisyenler Hayal Kahvesi markası ile tüm Türkiye’ye ulaşacak. Müzik ve eğlence, her ile hızla yayılacak.
26 Eylül’de ilk konser Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde gerçekleşecek. İlk konuk ise Blonde Readhead… Shining Stars’ın Sonbahar programında Blonde Readhead’i, sırasıyla Minor Empire, Brazzaville ve Kadebostany takip edecek. Bu gruplar Beyoğlu’nun yanı sıra, İzmir, Ankara, Gaziantep, Bursa, Adana ve Diyarbakır’daki Hayal Kahvesi sahnelerinde de müzikseverlerle buluşacak.
İlki 2014 ilkbaharında gerçekleşen Hayal Kahvesi Shining Stars, her sene sonbahar ve ilkbahar olarak iki dönemde farklı gruplarla gerçekleştirilecek. Hayal Kahvesi’nin bu yepyeni markası, yakın zamanda Türkiye’nin en vazgeçilmez müzik turnesi haline gelmeye aday… Sürprizlerle dolu bu özel konserlerin biletlerine ise Biletix’ten ulaşmak mümkün…
Blonde Redhead
Kazu Makino, Maki Takahashi ve İtalyan ikizler Simone – Amedeo Pace tarafından kurulan Blonde Redhead’in müziği, alternative rock veya Indie Rock olarak tanımlanmaktadır. Grubun ismi, 70’li ve 80’li yıllarda bilinen New York grubu DNA’in bir parçasından alınmıştır.
Blonde Redhead’in kariyeri, Sonic Youth bateristi Steve Shelley tarafından keşfedilmelerinin ardından yükselişe geçer. Keza Shelley, gruba 1993 yılında çıkardıkları ilk albüm konusunda büyük bir destek verir. Fakat ilk albüm sonrasında, grubun kurucularından olan Maki Takahashi ekipten ayrılır ve grup yoluna üç kişi olarak devam etme kararı alır.
Kendine has bir dinleyici kitlesi olan grupta, başlarda Sonic Youth’un etkileri gözükse de daha sonra yavaş yavaş bu etkiden sıyrılıp, müziklerini özgün bir hale getirmeyi başarırlar. Blonde Redhead’in karakteristik özellikleri arasında, Kazu’nun gizemli ve yüksek tonlardaki sesi ayrıca grubun melodik/melankolik müzikal alt yapısı gösterilebilir.
Konser Tarihleri
26.09.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:30
27.09.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Beyoğlu // 22:00
Minor Empire
Minor Empire, gitarist/yapımcı Ozan Boz ve vokalist Özgü Özman liderliğinde Kanada’nın seçkin müzisyenlerinin de katılımıyla, 2010 yılında Toronto’da kurulmuş bir müzik grubudur. İlk albümleri “Second Nature” ile Kanada’da iki büyük müzik endüstrisi ödülü alarak bir ilke imza atan grup, Kanada ve ABD turneleriyle, aralarında Vancouver ve Calgary Folk Müzik Festivallerinin de bulunduğu bir çok prestijli festivalin yanısıra, dünyaca tanınmış efsanevi Yoshi’s San Francisco kulübü gibi kulüplerde de sahne aldı.
”Second Nature” albümlerinin, piyasaya çıkmasını takiben Kanada Radyoları Dünya Müziği Listesi’nde 1 numaraya ulaşmasıyla müzik kritiklerinin dikkatini çeken grup, dünyanın dört bir yanından övgüler toplamaya devam ediyor. Kanada’nın önde gelen müzik kritiği ve CBC Radyo yapımcısı Errol Nazareth albümü “dünya müziği için atılmış büyük bir adım” olarak nitelendirirken,İngiltere tabanlı Songlines dergisi, grubun “sinematik ve rüyamsı atmosferler yaratma konusundaki uzmanlığına” ve vokalist Özgü Özman’ın “çarpıcı tonu ve vokallerine” dikkat çekiyor.
Konser Tarihleri
30.10.2014 Perşembe // Hayal Kahvesi Gaziantep // Saat : 22:00
31.10.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Adana // Saat : 22:30
01.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Mersin // Saat: 22:00
06.11.2014 Perşembe // Hayal Kahvesi Ankara // Saat: 21:30
07.11.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Performans, İzmir // Saat: 22:00
08.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:00
Brazzaville
İstanbul’daki her konseriyle büyük yankı uyandıran ve Doublemoon etiketiyle yayımlanan “Brazzaville in İstanbul” adlı albümüyle Türkiye’deki tüm müzikseverlerin kalbinde taht kurmayı başaran Brazzaville, kendi tarzını yaratmayı başarmış önemli bir topluluk olarak dikkat çekiyor.
David Brown’un müzikal kimliği, biriktirdiği parayla bir saksafon satın alarak dünyayı dolaşmasıyla şekillendi. Beck ve Siouxe Sioux gibi isimlerle çalışan Brown, saksafonu bırakıp akustik gitara geçtikten sonra grubu Brazzaville’i kurdu. Alternatif rock müziği etnik caz dokunuşlarıyla birleştiren David Brown ve ekibi zaman zaman Tom Waits ve Morphine’e dokunsa da bossa nova, caz, dub öğelerine de yer vermeyi unutmuyor.
Türkiye ve İstanbul’dan etkilendikleri Hotel Devman, Hills of Anatolia, Bosphorus ve Taksim isimli parçalara sahip olan Brazzaville, kemikleşmiş bir Türk dinleyici profiline sahip olmasının yanı sıra, her konserinin ardından hayran kitlesini oldukça arttırmakta.
Konser Tarihleri
13.11.2014 Perşembe // Hayal Kahvesi Adana // Saat: 22:00
14.11. 2014 Cuma // Hayal Kahvesi Diyarbakır // Saat:  22:00
15.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Performans, İzmir // Saat: 22:00
18.11.2014 Salı // Hayal Kahvesi Görükle, Bursa // Saat: 21.30
19.11.2014 Çarşamba // Hayal Kahvesi Ankara // Saat: 21:30
21.11.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:30
22.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:00
Kadebostany
Pop İmparatorluğunda yepyeni bir koloni! Kadebostany Cumhuriyeti! Şaka değil, grup üyeleri dünyanın en küçük ve en ilginç ülkesini temsil ettiklerine “kalpten” inanıyorlar. Kadebostany,Polonya, Rusya, Kazakistan ve Romanya gibi ülkelerden gelen müzisyenlerden oluşuyor. Ülkenin başkanı aynı zamanda grubun da lideri olan çılgın Kadebostan’dan başkası değil. Onun ülkeyi başarıyla yönetmesinin sırrı ise; keman, akordeon, saksofon, gitar, banjo, fagot ve elbette bir bilgisayardan oluşan ilginç bir formül. Mental Groove etiketi ile yayınlanan “Songs from Kadebostany” albümü ve özellikle ülkemiz radyolarında da fırtına gibi esen Kazak Rules adlı şarkılarıyla dikkatleri üzerine çeken grubun, bu dinamik müziği enfes bir görsel şölenle süslediğini de söyleyebiliriz.
2013 yılında “Kadebostany” adı ile çıkardıkları “Pop Collection” albümleri ile dinleyicilerini bir kez daha kendilerine hayran bırakan Kadebostany Cumhuriyetinin sakinleri; Montreux Caz Festivali,Berlin Wilde Renate ve Mutek-Meksika gibi bir çok festival ve konser salonunda sahne almış olan ve Türk radyolarında da sıkça çalınan Kadebostany, ikinci albümleri Pop Collection’ın çalışmaları devam ettikleri vakitlerde, Ghetto ve akabinde de Rock’n Coke 2013’te kendilerini izleyenlere unutulmaz anlar yaşatmıştı.
Konser Tarihleri
12.12.2014 Cuma // Beyoğlu Hayal Kahvesi // Saat: 22:30
13.12.2014 Cumartesi // Beyoğlu Hayal Kahvesi // Saat: 22:00

Evin Sanat Galerisi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, “Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisi kapsamında, 5 Ekim 2015 Pazartesi günü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde bir sempozyum düzenliyor

nuri iyem

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Yalçın Karayağız’ın açılış konuşması ile başlayacak olan sempozyum, Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep İnankur ve Prof. Dr. Nilüfer Öndin başkanlığında iki ayrı oturumda gerçekleştirelecek.

Sempozyumda “Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisinin direktörlerinden Feyyaz Yaman, sergi kapsamında yayımlanan kitabın yazarlarından Prof. Dr. Erhan Karaesmen ve Özcan Türkmen, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Doç. Dr. Burcu Pelvanoğlu ve Ali Kayaalp ve Resim Bölümü’nden Prof. Kemal İskender konuşmacı olarak yer alıyor. Konuşmacılar sempozyum kapsamında Türkiye sanatında modernleşme dönemi ve Nuri İyem’in figür resmi konularını irdeleyecek.

Sempozyum, 5 Ekim 2015 Pazartesi günü, saat 11:00 – 15:00 arasında, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

 

NURİ İYEM 100 YAŞINDA SERGİSİ

nuri iyem afiş

“Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisi, büyük usta için bugüne kadar düzenlenen sergiler arasında; Nuri İyem’in 68 yıllık sanat yaşamında ürettiği, farklı dönemlerini yansıtan ikonlaşmış portrelerinin yanı sıra, daha önce sergilenmemiş eserleri ve atölyesinden tamamlanmamış resimlerini de içeren en kapsamlı sergi. Nuri İyem’in portreleri kadar, bir sanatçı olarak öznel portresini de tanıtmak amacıyla, sergide yer alan Nuri İyem’in kişisel atölyesinin canlandırması, büyük ustanın kişisel eşyaları, kendi arşivinden belgeler, mektuplar, şahsi notlar ile sanatçının iç dünyasını görünür kılan bir arşiv-sergi niteliği taşıyor.

“Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisi 16 Eylül – 31 Ekim tarihleri arasında Pazar hariç her gün 11:00 – 19:00 saatleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir.

Nuri İYEM Kimdir?

nuri iyem portre

Nuri İyem toplumsal-gerçekçi sanat akımının önde gelen ressamlarındandır.

Anadolulu kadın portreleriyle tanınmıştır. 3500 civarında resmi vardır. 1941 yılında Avni Arbaş, Agop Arad, Turgut Atalay, Haşmet Akal, Kemal Sönmezler, Selim Turan, Fethi Karakaş, Ferruh Başağa, Mümtaz Yener ile beraber “Yeniler” grubunu oluşturmuş ve “Liman” adlı bir sergi ile toplumsal-gerçekçi sanat görüşünü ortaya koymuştur.

Hayatı

nuri-iyem-5

Henüz üç yaşında iken 1918 yılında annesi ve ablası ile birlikte babasının görevi gereği bulunduğu Mardin’e bağlı bir ilçe olanCizre’ye gitti. İleriki yıllarda gözleri sanat yaşamının portrelerine konu olacak ve kendisi ile çok yakından ilgilenen ablasını 1922yılında kaybetti. İlkokula Mardin’de başladı. Ailesiyle geldiği İstanbul’dan 1923 yılında annesi ve teyzesiyle gittiği Arnavutlukİşkodra’da mahalle mektebine ardından da İtalyan İlkokulu’na devam etti. Ortaokulu, tekrar döndüğü İstanbul’da okuyan Nuri İyem,Pertevniyal Lisesi öğrencisi iken yaptığı resimlerini dönemin Akademi hocası Nazmi Ziya Güran’a gösterince, Akademi’ye kabul edilebileceği yanıtını aldı. 1933 yılında girdiği Akademi’de öğreniminin ilk yılında Nazmi Ziya Güran’ın öğrencisi oldu. Daha sonraki yıllarda Hikmet Onat, İbrahim Çallı ve Leopold Levy ile çalıştı. Estetik derslerini ise daha sonraki yıllarda yakın dostu olacak olanAhmet Hamdi Tanpınar’dan aldı. 1937 yılında birinciliği dönem arkadaşı Ragıp Gürcan ile paylaşarak mezun oldu. 1938 yılında yaniII. Dünya Savaşı sıralarında asteğmen olarak Trakya’ya gitti. Askerliğini yaptıktan sonra Giresun’a resim öğretmeni olarak atandı. Mezun olduğu okula 1940 yılında “Yüksek Resim Bölümü”nde okumak üzere tekrar geri döndü. Leopold Levy’nin öğrencisi oldu.1944 yılında “Yüksek Resim Bölümü”nü Nalbant adlı çalışması ile ikinci kez birincikle ilk mezun olarak bitiren sanatçı, aynı yıl Nasip Özçapan’la evlendi.

1941 yılında Avni Arbaş, Agop Arad, Turgut Atalay, Haşmet Akal, Kemal Sönmezler, Selim Turan, Fethi Karakaş, Ferruh Başağa veMümtaz Yener gibi toplumcu-gerçekçi sanat anlayışını paylaştığı arkadaşları ile Yeniler Grubu’nun kurucusu oldu. Grup, “Liman Kenti İstanbul” konulu ilk sergisini Beyoğlu Matbuat Umum Müdürlüğü binasında açtı. Türkiye’nin ilk özel resim dersanesini Beyoğlu Asmalımescit S. Önay Apartmanı çatı katında Fethi Karakaş ve Ferruh Başağa ile birlikte kurdu. Buradan yetişen öğrencilerin ilerleyen yıllarda Tavanarası Ressamları adlı bir grup kurduklarına şahit oldu.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Bir heykel kadar sımsıkı, yeşil mehtap aydınlığı kadar zarif, geçmiş zamanın havasını içinde taşıyan eskifresk ve ikonalar kadar yalın dediği kadın yüzleri, köyden kente göçün yoğunlaştığı, bireye ait sosyal hakların kadınlar aleyhine işlediği bir dönemin ürünüdür. Mahur, çekingen, güzel, utangaç ve melankolik halleri ile bu yüzler, hem ölen ablasının hayali imgesi hem de zamanı aşan ikonik bir sembol olarak Nuri İyem’in sanatının billurlaşmış bir örneğidir. Sanatçının aynı tarihlerde gerçekleştirdiği, Anadolu gerçeğine ulusalcı bir bakışla yaklaştığı ‘göç’ resimlerinde de, çalışan, emeğini topraktan çıkaran kadınlar sembolize edildi.

Boyut ve soyut sonrası olmak üzere iki dönem altında biçimlenen sanatı akademi merkezli sanat görüşlerine karşıt bir seçenek üzerinde kimliğini oluşturan sanatçının 2001 yılında Evin Sanat Galerisi tarafından resimlerinin yer aldığı koleksiyonlar tespit edilerek görselleri arşivledi. Projenin devamı olarak, 1504 resimden oluşan “Dünden Yarına Nuri İyem”” Retrospektif sergisi açılan ve sergiye gelen tüm yapıtların yer aldığı iki ciltlik kitabı yayımlanan sanatçı, Ulus’taki evinde 90 yaşında 18 Haziran 2005 tarihinde vefat etti.

Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen sanatçının, aralarında kendisi gibi sanatçı eşi ve hayat arkadaşı Nasip İyem’in de bulunduğu cenaze törenine katılanların yakalarına, sanatçıyı “Anadolu Kadınları” temalı bir tablosunun önünde gösteren fotoğrafı takıldı.

Resim tutkusu

nuri iyem 2

Resme olan tutkusu ile anne ve babasının ona karşı olan tutumunu kendi sözleri ile şöyle aktarır:

Resme olan tutkum yüzünden babamdan yediğim tokatlarla , söze başlamam gerekiyor önce: Mardin’de ilkokuldaydım. Bir tatil günü evde renkli kalemlerle resim yapıyordum. O zamanlar kullandığımız renkli kalemler kalitesiz olduklarından uçları hemen kırılıyordu. Külüstür bir çakı ile kırılan uçları açmak için uğraşıyordum. Ama kalemleri yontmak çok zor oluyordu. İşte, tam bu sırada duvara gömülü dolap içinde bir kutuda duran babamın usturaları geldi, aklıma. Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum. Ama usturaları almaya korkuyordum. Babam evde olmadığı zamanlar, berbere gittiğinde almak daha kolayıma geliyordu, tabii. Usturalarla, renkli uçları kırılıveren kalemleri daha kolay yontabiliyordum. Yontabiliyordum ama usturaların o keskin ağızları da çabucak kırılıyordu. Resim yaptıktan sonra usturaları kutuya koyup dolaba kaldırdım. Kopacak fırtınayı bekliyordum. Şimdi bunları hatırladığımda yaşananların üzerinden sadece bir iki ay geçmiş gibi geliyor, bana. Babam dolabın kapısın açmış, elinde usturalarla önünde durmuş ve beni çağırıyordu. Yanına gittiğimde hiçbir şey söylemeden tokatları indirmeye başladı. Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu. Olayı olduğu gibi anlattım. Usturaları çok uzun zaman önce gördüğümü, kalemlerin uçunu açarken bu kadar kolay kırılacaklarını hiç sanmadığımı ve kendisinin de kullanmadığına göre lüzumlu olmadığını düşündüğümü söyledim. Babamın usturalarını kullanarak yaptığım resme ne oldu şimdi hatırlamıyorum. Ama resim yapmak, öylesine heyecan ve keyif verici bir şeydi işte.

Ödülleri

Nuri iyem3

  • 1973 Cumhuriyet’in 50.Yılı Resim Ödülü,
  • 1989 Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü
  • 1997 Tüyap İstanbul Sanat Fuarı Onur Ödülü

    Ölümünden sonraki sergilerinden seçmeler

  • nuri iyem6
    • 2008 Doku Sanat Galerisi
    • 2008 Evin Sanat Galerisi
    • 2008 Derinlikler Sanat Merkezi
    • 2008 Olcay Art
    • 2008 Antik Park Fine Art and Antiques
    • 2007 Antik Park Fine Art and Antiques
    • 2007 Valör Sanat Galerisi, Artistanbul 2007, İstanbul
    • 2007 Evin Sanat Galerisi, Artist 2007, Tüyap-İstanbul
    • 2007 Evin Sanat Galerisi
    • 2007 Doku Sanat Galerisi
    • 2007 Rezan Has Müzesi
    • 2007 Mart Kolleksiyon
    • 2006 Evin Sanat Galerisi
    • 2006 Cumalı Sanat Galerisi
    • 2005 Artı Mezat
    • 2005 Evin Sanat Galerisi
    • 2005 Artı Mezat

Ölümünden bir yıl önceki sergileri

  • 2004 Evin Sanat Galerisi
  • 2004 Cream Art Gallery
  • 2004 Nurol Sanat Galerisi
  • 2004 Ada Antik
  • 2004 Galeri Ortaköy
  • Kanak : radikal.com.tr 
  •      wikipedia.com

Yıllardır kendi adına bir müze kurulup fotoğraflarının burada yaşaması için uğraşan Ara Güler, bir müze için Doğuş Grubu’yla anlaşmak üzere.

ara-guler

Yıllardır kendi adına bir müze kurulup fotoğraflarının burada yaşaması için uğraşan Ara Güler’in, bunun için Doğuş Grubu’yla anlaşmak üzere olduğu konuşuluyor.
Türkiye’nin, özellikle de İstanbul’un son 70 yılının görsel hafızasını barındıran Ara Güler’in arşivi için önce Doğuş Grubu’na ait İstanbul Bomonti’deki bir mekâna bakıldığı, Güler’in burayı beğenmemesi üzerine Galatasaray’daki Güler Apartmanı’nın müze için planlandığı belirtiliyor.
Müze projesine Ara Güler’i ikna etmek için Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk‘in bizzat çeşitli kereler görüştüğü, müzenin ise daha büyük bir projenin bir parçası olarak planlandığı öğrenildi. Projenin geneliyle ilgili bilgi henüz verilmezken, Ara Güler’e, projenin yönetimi için bir şirket kurulması ve bütün tasarrufunun Ara Güler’e bırakılmasının teklif ettiği dillendiriliyor.
Kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, kamuoyuna açıklama ise imzalar atıldıktan sonra yapılacak.
Konuyla ilgili ulaştığımız Ara Güler, arşivini sattığı söylentileriyle ilgili, dedikoduları hiç sevmediğini vurgularken “Ben kimseye bir şey satmıyorum, devretmiyorum. Benim tek istediğim bir an önce bir Ara Güler Müzesi’nin oluşması ve bu müzenin içinde benim bütün eserlerimin, özel eşyalarımın ve bana hediye edilen fotoğraf ve resim koleksiyonumun yapılacak olan müzede bütün insanlara sunulması. Tek arzum budur,” diyor.

‘Ranta kurban gitmesin’

Bir zamanların İstanbul’unu görsel bellek olarak barındıran arşiv, günümüzde dönüşüme tabi tutulan Beyoğlu’nun eski halini de bünyesinde barındırıyor. “Nerede o eski İstanbul” diyenlerin en doyurucu cevabı aldıkları, Türkiye için böylesi önemli bir arşivle bir şirketin ilgilenmeye başlaması ise bazı soruları beraberinde getiriyor. Kurulacak olan şirketin yöneticilerinin kim olacağı, işletmesinin nasıl yapılacağı, neredeyse 1 milyon diaya barındıran arşivin hangi amaçla kullanılacağı bunlardan bazıları.
Konuştuğumuz kaynaklar ise müzeyle ilgili en doğru kararın Ara Güler tarafından verileceğini belirtirken bu arşivin ve neredeyse İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Güler Apartmanı’nın “ranta kurban gitmemesinin” daha önemli olduğunun altını çiziyor.
Doğuş Grubu’ndan ise konuyla ilgili bir yorumda bulunulmuyor.

‘Dünyadaki örnekler gibi olmalı’

Belgeselci Osman Akkan: Ben aslında kimsenin bu köşeyi ‘Yıkıp yeniden yapacağız!’ masalıyla Ara Güler’in karşısına çıkacağını düşünemiyorum! Buna en doğru cevabı dünya kültürüne katkılarıyla şimdiden efsaneleşen Ara Güler verecek, orasının babası Dacat Bey’in kemiklerini sızlatmadan, aslına en uygun biçimde restore edilip tıpkı Goethe’nin, Beethoven’ın, Gutenberg’in yüzyıllardır ayakta duran evleri gibi bir galeri-müzeye; aynı zamanda gençlere ışık tutan bir akademiye dönüşmesini sağlayacaktır. Sözünü ettiğiniz holding de umarım kültüre ve bilime saygılı bir kuruluştur ve rant uğruna o köşeyi tarihi dokusundan koparıp bir ‘flagstore-lüks otel-cafe-restoran’ kompleksine dönüştürmek yerine, öncelikle Ara Güler’in ve dünya kültür çevrelerinin haklı beklentilerine cevap verecek bir restorasyon modeli önerir.

‘Güler geleceğe kalmalı’

Belgeselci Nebil Özgentürk: Bu arşivin değerlendirilmesi gerekiyor. Ara Ağabey bunun için yıllardır uğraşıyor. Bazın dostalarına danışıp onlardan görüş alıyor. Bazen de sempatik ama kendine buyruk tavrıyla fikir değiştiriyor. Bazı büyük sermaye gruplarının bu arşivle ilgilendiğini biliyorum. Burada önemli olan Ara Güler Müzesi’nin kurulacak olması, fotoğraflarının kurumsal mantıkla sonraki kuşaklara kalması.

‘Tavsiye edilecek mekân olmalı’

Fotomuhabiri Coşkun Aral: Ara Güler Müzesi olması gereken bir şey. Güler, Türkiye’nin ihtiyacı olan evrensel birisi. Türkiye’de fotoğrafı sanat olarak, gazeteci olarak gündeme getiren bir insan. Ara Güler’in bir müzesi olmasın da kimin olsun. Umarım gezilebilecek, tavsiye edebilecek bir mekân olur.

‘Ara Güler Müzesi mutlaka yapılmalı’

Edebiyatçı Doğan Hızlan: Ara Güler Müzesi’nin mutlaka olması gerekiyor. Çünkü bizde ne yazık ki devlet de özel teşebbüs de bir insana, bir ustaya değer vermiyor. Beyoğlu’nun kışından, yazından, tramvayından en önemli fotoğraflar Ara Güler’dedir. Onun epey önemli bir albümü vardır. Onun için müze yapılmalı. Bunlar kaybolur, ellerde dağılır bir daha da fotoğrafları göremezsiniz.

 

Beyoğlu’ndaki dönüşüm

Emek Sineması “Grand Pera” projesi kapsamında yapının en üst katına “taşındı”. Bulunduğu yer ise iş ve alışveriş merkezi yapılacak. Bir dönemin ünlü sanatçılarının atölyelerinin bulunduğu Narmanlı Han restoran ve işyeri yapılmak üzere restore edilecek.
Restore edileceği gerekçesiyle boşaltılan AKM, kullanılamaz hale getirildikten sonra âtıl halde bırakıldı. AKM, Gezi Direnişi sonrasında polisin devamlı karargâhı haline geldi.
Demirören AVM, İstiklal Caddesi’nde, izin verilen yükseklikten daha yüksek inşa edildiği haberlerine rağmen yapıldı, açıldı ve halen faaliyette.
Bulunduğu binanın restore edileceği gerekçesiyle İstiklal Caddesi’nin sembollerinden İnci Pastanesi kapatıldı ve 70 gün sonra yan sokaktaki yeni yerinde açıldı. İnci Pastanesi artık Mis Sokağı’nın bir simgesi.
Uzun yıllardır İstiklal Caddesi numara 389’da yer alan Robinson Crusoe 389 Kitabevi, Beyoğlu’ndaki dönüşümün sonucu artan kiralar sebebiyle uzun süre ayakta kalmaya çalıştı. Kapanmak zorunda kalan kitabevi SALT Beyoğlu’nun içinde bir yere taşındı. Artık İstiklâl Caddesi’nde 136 numarada ve 4. katta.
1940’ta yıkılan Topçu Kışlası yeniden inşa edilerek otel ve alışveriş merkezi yapılmak istendi. Gezi Parkı’ndaki ilk ağaçlar sökülmek istenirken başlayan Türkiye’nin en büyük direnişi üzerine inşaat projesi “buzdolabına konuldu”. Projeden vazgeçilmedi, inşaata devam edebilmek için yasal yollar yaratılmaya çalışılıyor.

tarihte-bugun-ne-oldu2 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 92. (artık yıllarda 93.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 273 gün vardır.

Olaylar

  • 1453 – Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u kuşatma harekâtına başladı.
  • 1917 – ABD fiilen I. Dünya Savaşı’na girdi.
  • 1918 – Van ve Muradiye’nin düşman işgalinden kurtuldu.
  • 1930 – Haile Selassie kendini Etiyopya imparatoru ilan etti.
  • 1948 – Yazar Sabahattin Ali, Bulgaristan sınırını geçmeye çalışırken, kılavuzu Ali Ertekin tarafından öldürüldü. 28 Aralık’ta tutuklanan Ertekin’in cezası indirime uğradı. Aynı yıl çıkan af yasasıyla da serbest bırakıldı.
  • 1948 – Ankara’da Opera binası, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün katıldığı törende, Adnan Saygun’un ‘Kerem ile Aslı’ operasıyla perdelerini açtı.
  • 1950 – Bursa Cezaevi’nde bulunan şair Nazım Hikmet’in affı için tanınmış sanatçı ve düşünce insanları bir dilekçeyle İsmet İnönü’ye başvurdu.
  • 1960 – Kayseri’ye giden CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün bulunduğu tren, valinin emriyle durduruldu. Zorlukla yoluna devam eden İnönü, Kayseri’de 50 bin kişi tarafından karşılandı.
  • 1965 – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri U-Thant, Türkiye’nin Kıbrıs özel temsilcisi Golo Plaza’nın görevine son verilmesi isteğini reddetti.
  • 1971 – Başbakan Nihat Erim, reform programını TBMM’ye sundu.
  • 1972 – Aktör Charlie Chaplin, Komünist sempatizanı olduğundan kuşkulanıldığı McCarthy döneminde, 1952’de terkettiği ABD’ye onca yıl sonra ilk kez ayak bastı. Eski ülkesineOscar özel ödülünü almak için gelmişti.
  • 1975 – Toronto’daki (Ontario-Kanada) CN Binası tamamlandı: 553,33 m ile dünyanın en yüksek binası.
  • 1975 – SSCB vatandaşı satranç ustası Anatoli Karpov, ABD’li Bobby Fischer’in kendisiyle oynamayı reddetmesi üzerine 23 yaşında Dünya satranç şampiyonu oldu.
  • 1976 – İlk Türk Turizm Kurultayı İstanbul’da toplandı.
  • 1976 – Doğubeyazıt ve çevresindeki 4,8 büyüklüğündeki depremde beş kişi öldü, 80 ev yıkıldı.
  • 1978 – Dallas dizisi CBS (ABD) televizyonunda ilk kez yayımlandı.
  • 1982 – Arjantin, Falkland Adaları’nı işgal etti.
  • 1984 – Soyuz T-11 uzay aracının ekip lideri Rakesh Sharma, uzaya gönderilen ilk Hint unvanını kazandı.
  • 1987 – İstanbul’da yapılan ECO toplantısında, Türkiye, Pakistan ve İran uzaya ortak bir haberleşme uydusu fırlatmayı kararlaştırdı.
  • 1989 – Mihail Gorbaçov, bozuk ilişkileri düzeltmek için, Fidel Castro ile görüşmek üzere Küba’ya gitti
  • 1992 – Mafya patronu John Gotti, adam öldürme ve zorla haraç alma suçlarından New York’ta tutuklandı.
  • 1992 – Ermenistan Kelbecer’i işgat etti.
  • 2001 – Yasadışı İBDA/C örgütünün elebaşı ‘Salih Mirzabeyoğlu’ takma adlı Salih İzzet Erdiş, anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak suçundan idam cezasına çarptırıldı.
  • 2006 – ABD’de kasırga ölüm saçtı: yalnızca Tennessee’de 29 kişi öldü.
  • 2007 – Büyük Okyanus’da meydana gelen 8,1 büyüklüğündeki depremin oluşturduğu tsunami, Solomon Adaları’nı vurdu: 28 kişi öldü.

Doğumlar

  • 742 – Şarlman, Alman kralı (ö. 814)
  • 1725 – Giacomo Casanova, İtalyan yazar (ö. 1798)
  • 1805 – Hans Christian Andersen, Danimarkalı masal yazarı (ö. 1875)
  • 1840 – Émile Zola, Fransız yazar (ö. 1902)
  • 1862 – Nicholas Murray Butler, Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 1947)
  • 1875 – Walter Chrysler, ABD’li otomobil üreticisi (ö. 1940)
  • 1914 – Alec Guinness, İngiliz tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2000)
  • 1927 – Ferenc Puskás, Macar futbolcu (d. 2006)
  • 1939 – Marvin Gaye, ABD’li şarkıcı (ö. 1984)
  • 1948 – Ayşin Atav, Oyuncu
  • 1962 – Clark Gregg, ABD’li aktör, yönetmen, senarist
  • 1972 – Ashraf Saber, İtalyan atlet
  • 1974 – Tayfun Korkut, Türk futbolcu
  • 1976 – Pattie Mallette, Kanadalı şarkıcı Justin Bieber’ın annesi.
  • 1977 – Michael Fassbender, Alman-irlandalı aktör.
  • 1979 – Aslı Tandoğan, Türk dizi ve sinema oyuncusu.
  • 1979 – Grafite, Brezilyalı futbolcu
  • 1982 – Marco Amelia, İtalyan futbolcu
  • 1984 – Engin Atsür, Türk basketbolcu
  • 1986 – Selen Seyven, Türk dizi, tiyatro ve sinema oyuncusu.

Ölümler

  • 1791 – Mirabeau, Fransız devlet adamı (d. 1749)
  • 1872 – Samuel Morse, ABD’li kaşif (d. 1791)
  • 1891 – Ahmet Vefik Paşa, Osmanlı devlet adamı ve sadrazamı (d. 1823)
  • 1923 – Topal Osman Türk asker (d. 1883)
  • 1948 – Sabahattin Ali, Yazar (d. 1907)
  • 1966 – C. S. Forester, İngiliz yazar (d. 1899)
  • 1974 – Georges Pompidou, Fransa cumhurbaşkanı (d. 1911)
  • 1987 – Buddy Rich, ABD’li müzisyen (b. 1917)
  • 2003 – Edwin Starr, ABD’li şarkıcı (d. 1942)
  • 2005 – Papa II. John Paul (d. 1920)
  • 2008 – Yakup Satar, Son İstiklal Savaşı Gazisi (d. 1898)

Tatiller ve Özel Günler

  • 2 Nisan: Otizm Farkındalık Günü

pera-fest-2015PERA FEST, 13. yılında sonbahardan ilkbahara taşındı.

21 Mart Dünya Şiir Günü’nde başlayarak 3 Nisan’a dek sürecek 13. PERA FEST’in bu yılki teması “Şiddete Karşı Sanat”.

Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği ve PPR ( Pi Prodüksiyon Halkla İlişkiler) işbirliğinde düzenlenen festivalin programı tiyatro ağırlıklı.

Festival kapsamında sergilenen oyunlardan “şiddet” temasını işleyen oyunlar arasından bir seçki sunulacak. Toplumsal/SiyasalŞiddet” ve “Kadına yönelik Şiddet” üzerinde odaklanan oyunların ardından yazar, yönetmen ve oyuncuların katılımı ile söyleşiler düzenlenecek. Festivalin son haftasında, Salt Beyoğlu’nda ‘şiddet’ temalı filmler gösterilecek.

PERA FEST, bu yılki programıyla “tiyatronun direnen çocuklarına şapka çıkarmak” istediklerini belirtiyor.

Festival kapsamındaki etkinliklerin geliri toplulukların olacak. Biletler, oyunların sahneleneceği tiyatrolardan ve internet üzerinden temin edilebilecek.

Festival, saat 14.00’da Tiyatro Pera’nın “ Şiirinle Gel ! ” başlıklı Dünya Şiir Günü etkinliği ile başlayacak. Etkinlikte oyuncular seçtikleri şiirleri bir kutuda toplayacaklar ve kutudan çektikleri şiirleri doğaçlama okuyacak.

Girişi ücretsiz olan etkinlikte izleyiciler de, seçtikleri bir şiiri kutuya atacaklar ve oyunculardan birinin bu şiiri okumasını bekleyecekler. Dünya Şiir Günü etkinliğinin bir de konuk şairi var; Bejan Matur.

Saat 16.30’da ise, Şermola Performans’ta Destar Tiyatro’nun yeni oyunu “ Çenadengızi (Deniz Kızı) ” sergilenecek. Galisyalı yazar Secho Sende’nin oyununu sahneye koyan Aslı Öngören ve oyuncular, oyun sonrası yapılacak söyleşiye katılacak.

günü 18.30’da, Kumbaracı yokuşundaki BiSahne’de Bi Tiyatro’nun yeni oyunu, Edward Bond’un “ Kırmızı, Siyah ve Cahil ” sergilenecek. Oyun sonrası gerçekleştirilecek “Şiddet Kültürü ve Edward Bond” konulu tartışmaya Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Işıl Baş, Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Eradam ve BiTiyatro’nun kurucuları, Laçin Ceylan ve Nihat İleri katılacak.

20.00’de, Küçük Sahne’de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun “ Sevgili Hayat ” adlı yeni oyunu, PERA FEST için ücretsiz sergilenecek. Oyun sonrası yapılacak söyleşiye, yazar Funda Özşener, yönetmen Metin Belgin, müzisyen Stelyo Berber ve oyuncular Ebru Aytürk Evren ile Yeşim Gül katılacak.

günü saat 18’de Beyoğlu’ndaki Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Yitirilen Külltür Mirasımız: Beyoğlu’nun Tiyatro Yapıları” adlı bir söyleşi var.

Konuşmacılar, Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü Yücel Erten, İstanbul Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, tasarımcı Metin Deniz ve mimar Prof. Hasan Kuruyazıcı.

Aynı akşam, 20.30’da Tiyatyro Pol, Harbiye’de bir apartman dairesinde, aile içi şiddet’i konu alan “ Teklif ” adlı oyunu sergileyecekler.

“Seyirci Gözüyle : Tiyatroya Disiplinlerarası Yaklaşımlar” başlıklı söyleşiye, mimar – şair Cengiz Bektaş, hukukçu – psikolog Miyese Kendirci, doktor-yazar-oyuncu Ercan Kesal, tiyatro yönetmeni Yeşim Özsoy Gülan, oyuncu Zeynep Özden ve PERA FEST Sanat Yönetmeni Vecdi Sayar katılıyor.

günü 18.00’de Beyoğlu Aznavur pasajındaki Sekizinci Kat adlı tiyayroda düzenlenecek “Kadına Karşı Şiddet ve Tiyatro” başlıklı söyleşi, Ebru Nihan Celkan, Jale Karabekir, Zeynep Özyağcılar, Merve Engin, Tilbe Saran ve Sündüz Haşar’ın katılımı ile gerçekleşecek. Söyleşinin ardından 20.30’da Tiyatro Neki’nin “Kesit” adlı oyunu oynanacak.

Dünya Tiyatro Günü’nde saat 17.00’de Orhan Aydın, Metin Boran, Cuma Boynukara, Ayşe Lebriz Berkem, Kemal Oruç, Ragıp Yavuz ve Üstün Akmen Tiyatro Rampa’daki söyleşide “Tiyatroya Yönelen Şiddet: Sansür ve Baskılar”ı tartışacak.

Saat 20.30’da ardından, Matei Visniec’in “İlerleme Kelimesi Annemin Ağzında Feci Yanlış Tınlıyordu” oyunu sergilenecek.

Festivalin ikinci yarısında da, D 22 “Bent”, Büyülü Sahne “Kadın Oyunları”, İkinci Kat “Üst Kattaki Terörist”, Gaklata Perform “Aşk ve Faşizm”, Altuıdan Sonra Tiyatro “Hak”, Tiyatro Hal “Kırmızı”, Tiyatro Martı “Uçlar” adlı oyunları sergileyecek.

PERA FEST kapsamında, 28 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda şiddet temasına ilginç yaklaşımlar içeren “Sivas” ve “Beyaz Tanrı” adlı kurmaca filmler veAntalya Film Festivali’nde sansür tartışmasının odağındaki “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı belgesel gösterilecek.

Katılımın ücretsiz olacağı bu gösterimlerin yanısıra 1 Nisan’da gene Salt Beyoğlu’daYaşar Kemal’in anısına bir etkinlik düzenlenecek. Arif Keskiner’in “Binbir Renk-Binbir Çiçek – Yar Kemal” balıklı söyleşisinin ardından “Türkan Şoray’ın “Yılanı Öldürseler” adlı filmi gösterilecek.

13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin gösterildiği Beyoğlu’ndaki Rampa Kafe zabıtalar tarafından basıldı. Film gösterimi yarıda kesilerek salon boşaltılmak istendi. Filmin yönetmeni tepkisini “Welcome to Turkey | Türkiye’ye hoş geldiniz” sözleriyle ifade etti.

FİLMMOR

Bu yıl 13’üncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde bir zabıta baskını yaşandı.

Beyoğlu’ndaki Rampa Kafe’deki salonda film gösterimi sırasında zabıtalar, mekanın film gösterimi için ruhsatının olmadığı gerekçesiyle salonu bastı ve izleyicileri dışarı çıkarmak istedi. Festival koordinatörlerinin direnişi ile karşılaşan zabıtlar salonundaki izleyicilerin fotoğraflarını çekti.

Festival Koordinatörü Melek Özman, festivalin tüm izinlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından alındığını söyleyerek, “Zabıtalar mekanın film gösterimi için ruhsatı olmadığını ileri sürerek film gösterimini kesip salonu mühürlemek istedi. Yaklaşık bir saat kadar zabıtaya direndik gerekirse gözaltına alın fakat festival gösterimini durdurmayacağız dedik” ifadelerini kullandı.

Özman, belediyeyi ve ilişkileri olduğu milletvekillerini arayarak zabıtaları durduklarını belirtti.

Zabıta baskını sırasında filmi gösterilen yönetmen Nassima Guessoum, baskın sırasında salonda olmadığını baskından sonra solana geldiğini dile getirerek “Kadınların direnmesiyle zabıtalar geri çekildi. Korktum ve zabıtaların her şeyi alacaklarını düşünerek filmimin kopyasını ve tüm gereçlerimi aldım” dedi.

Filmin Cezayirli yönetmeni Nassima Guessoum tepkisini “Welcome to Turkey” (Türkiye’ye hoş geldiniz) sözleriyle ifade ettiği belirtildi.

Olay sonrası Filmmor yeni logosunu yayınladı..

filmmor-yeni-logo

Kaynak: Onedio