Şunun için etiket arşivi: beste

Xuefei YangThe New York Sun Gazetesi’nin “Dünyanın en sıra dışı enstrümantalistlerinden biri” dediği Xuefei Yang, İstanbul’a geliyor. Royal Academy of Music üyesi ve Çin’in ilk uluslararası kadın gitaristi olan Yang, 14 Şubat akşamı Sakıp Sabancı Müzesi “the Seed” salonunda konser verecek. Londra’da yaşayan Yang, 2009 yılında Classic FM tarafından günümüzün en iyi 100 sanatçısı arasında gösterildi. Yang bugüne kadar İngiltere, Avrupa ve Asya’dan Kuzey Amerika’ya uzanan 40’tan fazla ülkede konser verdi.

7 yaşında gitar çalmaya başlayan ve ilk kez 10 yaşında Çin Gitar Festivali’nde sahneye çıkan 1977 Pekin doğumlu Yang, 1991’de, Madrid’de aralarında gitar konçertosuyla ünlü İspanyol besteci Rodrigo’nun da (1901-1999) bulunduğu bir topluluğa konser vermeyi başardı. 17 yaşında John Williams ile tanıştı. Günümüzün efsanevi gitaristlerinden Williams, 1995 yılındaki Pekin ziyareti sırasında Yang’ı dinledikten sonra öyle çok etkilendi ki kendi Greg Smallman gitarlarından ikisini Pekin Merkez Konservatuvarı’na hediye etti. Yang, 2002 yılında Royal Academy of Music’ten akademinin en yüksek derecesi DipRAM ile mezun oldu ve olağanüstü başarıları nedeniyle Royal Academy of Music üyeliğine kabul edildi.

RODRIGO VE BACH’I DA YORUMLADI

Klasik gitar alanında dünya çapında yakaladığı başarılı kariyeri ile yeni klasik gitaristler için bir örnek olan Yang, “Yaşım ilerledikçe hayat daha yeni başlıyormuş gibi hissediyorum” diyor. Yoğun konser takvimi ve seyahatleri arasında yazdığı yeni düzenlemeler ile aynı zamanda klasik gitar repertuvarının gelişmesine de katkıda buluyor.
Yang, Barok ve Romantik dönemden ilham alarak günümüz modern müziğine uzanan bir derleme olan ilk albümünü 1999’da kaydetti. 2005’te “Si Ji” adı ile yayınlanan albümü Çin kültüründen ilham alan parçalardan oluşuyordu. Bir yıl sonra 2006’da “Romance de Amor” albümü yayınlandı. “40 Degrees North” albümünde Çin’den İspanya’ya uzanan müziklere yer verdi. Yang’ın 2010’da yayınlanan Rodrigo’nun gitar konçertoları albümü de olumlu tepkiler aldı. Londra’daki Abbey Road Stüdyoları’nda kaydedilen, Bach konçertolarından oluşan albümü ise 2012’de yayınlandı ve Gramophone’un “Specialist Classical” kategorisinde 6. sıraya, Amazon yaylı çalgı konçertoları listesinde ise bir numaraya yükseldi. Yang’ın yeni albümü “Sojourn” adını taşıyor.

Kaynak: Medya

William Shakespeare’in ölümsüz aşk öyküsü ‘Romeo ve Juliet’, 21 Şubat’ta İstanbul’da sahnelenecek. Gösteri için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getirilecek.

William Shakespeare Romeo ve Juliet

Gösteri ve sahne sanatları örneklerinin sınırlarını zorlayan bir proje olarak gösterilen ‘Romeo ve Juliet’ Şubat ayında İstanbul’a geliyor. 45 oyuncunun rol aldığı ve büyük bir teknik ekiple İstanbul’da sahne almaya hazırlanan ‘Romeo ve Juliet’ ekibi oyuncuların yanı sıra 40 teknisyen, 6 kişilik iletişim ekibi, 15 kişilik yapım sorumlusundan oluşuyor.

Bugüne dek sayısız kez bale, film, müzikal ve opera olarak sahnelenen William Shakespeare’in ölümsüz eseri, 3 boyutlu dijital sahne tasarımıyla ve orijinal dilinde sahnelenecek. Temsil sırasında 23 sahne değişimi ve 270’ten fazla kostümün kullanıldığı oyun için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getiriliyor. Yönetmenliğini Giuliano Peparini’nin üstlendiği, besteleri Gerard Presgurvic, şarkı sözleri ise Vincenzo Incenzo’e ait oyun, 1 Mart’a kadar Zorlu PSM’de izlenebilecek.

Romeo e Giulietta

Etkinlik Hakkında

Shakespeare’in 420 yıl önceki hayali,
bugünün hayal gücüyle İstanbul’da…

Sonsuz aşkın müzikle dansı
Romeo & Giulietta

Cesur bir prodüktör, çılgın bir yönetmen ve 45 eşsiz oyuncu, dansçı ve akrobat; Shakespeare’in o günlerde hayal bile edemeyeceği 3 boyutlu dijital bir sahnede bu unutulmaz hikayeye yeniden hayat veriyor.

İtalya’da 8 ay gibi kısa bir sürede 400.000 kişiyi büyüleyen Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo 270’ten fazla benzersiz kostüm, 23 sahne değişimi ve üstün teknolojik alt yapısıyla İstanbullu sanatseverlere bugüne kadar yaşamadıkları bir deneyim yaşatmak için geliyor.

İtalya’da gelmiş geçmiş en görkemli gösteri olarak adlandırılan bu muhteşem show 21 Şubat’ta Zorlu Center PSM’de perdelerini açıyor.

Aşkla değişir dünya

Verona’nın iki soylu ailesi, Montegue ve Capuleti’lerin ölümcül nefretleri iki gencin ilk görüşte başlayan ve kaderlerini mühürleyecek olan aşkına engel olamaz. Aşıkların trajik intiharıyla ölüm aşkı ebediyete yüceltirken, düşman aileleri vicdan azabıyla tüketir.

Shakespeare’in eserinde aşk, insani bir tecrübeden tüm evreni içine alacak evrensel bir boyuta taşınıyor. Shakespeare karanlığın ve ışığın üzerinde duruyor.

Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo’da müzik, hikayeyi yeniden yaratıyor. Her özgün yorumunda olduğu gibi klasik eserin özüne hem saygı duyuyor hem ihanet ediyor.

Çatışmaları aydınlatan, tutkuları gizleyen ışık bu özgün yorumda bize müzikle dönüyor ve kötülüğün renklerini güçle doldururken, iyiliğin çerçevesini yumuşak tonlarla çiziyor.

Müzikler ve ritim kimi zaman deliliği, kimi zaman ahlakın terk edilişini simgeliyor. Aşk resmedilirken ise bunun aksine iki aşığın tutkusunun, sonsuz bekleyişinin ve çektikleri işkencenin altını çiziyor.

Vincenzo Incenzo

Yazar William Shakespeare,
Yapımcı David Zard,
Müzik Gérard Presgurvic,
Italyanca Uyarlama Vincenzo Incenzo,
Yönetmen Giuliano Peparini

divannagmeDivan türü eserlerin bir araya getirildiği “Geleneksel Türk Müziğinde Divanlar: Divannağme” çalışması, Türk müziğinin önemli eserlerini geleceğe taşıyacak.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve “Divannağme” Proje Küratörü Prof. Dr. Levent Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, divanın sanat müziğinin besteleme biçimlerinden biri olduğunu söyledi.

TRT kayıtları ve arşivlerde bugüne kadar bilinen üç divan olduğunu belirten Öztürk, şarkı, ağıt, semai gibi besteleme biçimleri bulunduğunu, divanın da bunlardan biri olduğunu ifade etti.

Divanların arşivlerde az olduğuna işaret eden Öztürk, “Sadece üç tane. Repertuvarımızda 40 binin üzerine eser var. Bu rakama rağmen divanlar neden az, özellikleri nelerdir diye 4 yıl önce araştırmaya başladım” dedi.

Öztürk, araştırmaları sonucunda gün yüzüne çıkmamış, daha önce dile getirilmemiş divanlar bulduğunu gördüklerini vurguladı.

Sanat müziği içerisinde yıllardır çalışan sanatkarlarla görüştüklerini ve başka divan eserleri de ortaya çıkardıklarını ifade eden Öztürk, şöyle devam etti:

“Bestekar Necip Gülses ile görüştük. Onun bir ‘Hüseyn’i Divan’ı gün yüzüne çıktı. Bir tane Rabikaratte’nin radyo kayıtlarındaki sesinden, ses kaydından notaya çekilmiş bir ‘Gerdaniye Divan’ çıktı. Zaman içerisinde bunların sayısı 12’ye ulaştı. Biz 12 eseri saptayınca Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne proje olarak sunduk. ‘Bunların kayıt altına alınması önemlidir, çünkü serbest okunan eserler, bunların notaya alınmasında da güçlükler var’ dedik.”

-“Arşiv için başladık, keyifle dinlenir bir CD ortaya çıktı”

Öztürk, Kültür ve Turizm Bakanlığının projelerini ilgiyle karşıladığını ve destek gördüklerini vurguladı.

Daha önce hiç yapılmamış bir çalışma ortaya çıkardıklarını belirten Öztürk, “Geleneksel Türk Müziğinde Divanlar: Divannağme’ çalışmamız, geleneksel sanat müziğindeki mevcut bilinen bütün divan türü eserleri bir araya getiren ve bunların unutulmasını önleyecek bir çalışmadır” diye konuştu.

Öztürk, arşiv için başladıkları projeden, keyifle dinlenebilen bir CD ortaya çıktığını dile getirdi.

Türk kültürünün yazılı olmaktan ziyade sözlü kültür olarak geliştiğini, bunların kayıt altına alınma ihtiyacının çok fazla duyulmadığını aktaran Öztürk, şunları anlattı:

“Bu da zaman içerisinde pek çok kültürel ögenin kaybolmasına ve unutulmasına yol açmış. Geleneksel sanat müziğiyle uğraşıyorum. Halen çalınıp söylenmeyen çok güzel formlar var. Şarkı dışında farklı formlar yokmuş gibi Türk sanat müziği 30 yıldır şarkı formuna indirgendi. Halbuki çok güzel besteleme biçimlerimiz var. Divan da bunlardan bir tanesidir. Bence divan halk müziğiyle, sanat müziğini tam kaynaştıran orta yerde duran bir türdür. Sanat müziği ile halk müziği ayırımının da ne kadar suni olduğunu vurgulayan bir tür olması açısından önemlidir. Dinlediğiniz zaman orada halk müziği delegeleri ve makamsal özellikler de var.”

Öztürk, Türk müziğinin geniş bir repertuvara sahip olduğunu ve gelecek nesillere ulaşmasını sağlayacak çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Bunun için “Bir divan da sen bestele” yarışması düzenlenebileceğini aktaran Öztürk, Halil Erseven ve Fadıl Atik ile hazırladıkları Divannağme’nin gelecek nesillere bir miras olduğunu kaydetti.

Kaynak: Haberler.com

Ustalara Saygı geceleri kapsamında 12 Ocak’ta şairin doğum günü kutlanıyor. Gecede kendi sesinden şiirler dinlenecek, onu ve dostlarını tanımış Hıfzı Topu anılar anlatacak.

Nazım Hikmet

Beşiktaş Belediyesi tarafından 10 senedir düzenlenen “Ustalara Saygı” etkinlikleri, yeni yılda geleneksel Nâzım Hikmet gecesiyle devam ediyor. Şairi 15 Ocak’ta kutlanacak 113. doğum günü dolayısıyla anmayı hedefleyen etkinlik, 12 Ocak Pazartesi akşamı gerçekleştirilecek. Faruk Şüyün’ün hazırladığı ve moderatörlüğünü üstlendiği “Ustalara Saygı” toplantısı, saat 20.00’den itibaren Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde (Akatlar Kültür Merkezi) takip edilebilir.

Yapıtlarıyla edebiyat, tiyatro, sinema , müzik ve resmi de besleyen Nazım Hikmet, gecede sanatın farklı dallarından örneklerle anılacak.

Nâzım Hikmet’le ilgili yaşamından görüntülerin gösterileceği, kendi sesinden şiirlerin dinletileceği gecede Vedat Sakman, şairin şiirlerinden bestelediği 5 yapıtıyla mini bir konser verecek.

Nâzım Hikmet’i ve dostlarını yakından tanımış olan Hıfzı Topuz’un anılarını anlatacağı gecede edebiyatçı Osman Şahin, ustanın “Kadınlarımız” şiirini seslendirecek.

Türkiye televizyonlarında yasaklı olduğu dönemde Korkut Akın’ın hazırladığı bir programda ilk kez gösterilen Nâzım Hikmet görüntülerinin de yansıtılacağı gecede, Salkımsöğüt şiirinden Ethem Onur Bilgiç’in yaptığı animasyon da yer alacak.

Nâzım Hikmet’in Türkçede yayımlanmamış ve/veya yitik sanılan eserlerini bulan, yayınlanmasını sağlayan, ustanın yurtdışındaki fotoğraflarından oluşan “Alnımın Çizgilerindesin Memleketim” sergisinin de aralarında bulunduğu çok sayıda etkinlik düzenleyen M. Melih Güneş’in ustayı anlatacağı gecenin diğer konuşmacıları Atilla Birkiye, Göksel Aymaz, Işık Öğütçü, Turgay Fişekçi olacak…

21 yaşında dünyanın ön önemli müzik okulu Berklee’de profesör unvanı kazanan cazın ünlü ismi Esperanza Spalding, İstanbul’a geliyor. 3 Şubat’ta Cemal Reşit Rey’de sahne alacak olan Spalding, caz dalında Grammy alan ilk isim.

Esperanza Spalding

Henüz 30 yaşında ve kariyerine dört Grammy Ödülü sığdırmış, son yılların en genç caz süperstarı Esperanza Spalding, bu yıl ikincisi gerçekleşecek CRR Caz Şubatı konserlerinin yıldızı olacak. Sanatçı, 3 Şubat’ta sahneye çıkacak. İkinci Caz Şubatı konserlerinin açılışını 1 Şubat’ta, “Cazın Bakülü Prensesi” olarak bilinen meşhur Aziza Mustafa Zadeh yaparken, 3 Şubat’ta Obama’nın da favorisi Spalding ile buluşuyoruz. Genç bir bas virtüözü, besteci ve şarkıcı olarak Esperanza Spalding, eleştirmenlere göre cazı yeniden parlatan isimlerden biri ve özellikle Radio Music Society albümüyle radyo dostu caz şarkılara da imza atarak, uzun zamandan sonra caz dünyasının hızla parlayan tek yıldızı oldu.

36 YIL SONRA İLK KEZ O KAZANDI

Esperanza-Spalding

2011 yılında yayınladığı üçüncü stüdyo albümü Chamber Music Society albümüyle 53’üncü Grammy ödüllerinde, tam 36 yıl aradan sonra “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı” ödülünü alan ilk caz şarkıcısı olarak büyük bir sürpriz yapan Spalding, aynı zamanda bu ödülü alan ilk caz müzisyeni olarak da müzik tarihine adını yazdırmış oluyor. Sürpriz ödülle aynı kategoride aday gösterilen ve bir pop fenomeni haline gelen Justin Bieber’a ve kendilerine “Belieber” diyen milyonlarca hayranını soğuk bir duşla kendine getiren Spalding, 2011 yılında ayrıca Boston Müzik Ödülleri, “En iyi caz sanatçısı” ödülüyle de itibarına itibar katmış oldu.

İNGİLİZCE, İSPANYOLCA VE PORTEKİZCE SÖYLÜYOR

esperanza-Spalding1Esperanza Spalding’i, eleştirmenler dünyaca ünlü Berklee müzik okulunun en yetenekli mezunlarından biri olarak övüyor. Spalding, burslu okuduğu ve başarıyla tamamladığı okulunun en genç hocalarından biri olarak da ayrıca Berklee müzik okulun tarihine geçmiş durumda. İngilizce, İspanyolca ve Portekizce şarkılar söyleyen Spalding’i ilk olarak 19’uncu İstanbul Caz Festivali’nde izlemiştim ve CRR Caz Şubatı için gün sayıyorum. Spalding, son olarak 2013 Grammy Ödülleri gecesinde En İyi Caz Vokal Albümü Ödülü alan Radio Music Society isimli albümünün satış başarısıyla da popüler müzik piyasasında caza uyandırdığı ilgiyle caz dünyasının da sevgilisi. Esperanza Spalding’in, Bruno Mars’ın Grammy Ödüllü ve 2013 yılının en çok satan albümleri arasına giren Unorthodox Juke Box albümünde Old & Crazy isimli şarkıda nefis bir düete de imza atmıştı. Spalding yeni yılın caz hediyelerinden olacak.

Rivayete göre; kötü ve mutsuz geçirdiği çocukluk dönemi, yalnızlığı, sağlık problemleri -özellikle sağır oluşu- Beethoven’ı hayata küstürmüştür. İntihara karar verir ve hatta vasiyetini bile hazırlar. Ancak görme engelli küçük bir kız, Beethoven’a yaşama bakışını tamamen değiştirecektir. Gözleri görmeyen genç kızın ayışığını hiç görememiş ve göremeyecek olması Bethooven’ı fazlasıyla derinden etkiler. Ve yaşama yeniden bağlanmasına en büyük sebep olur.

Ludwing van Beethoven1

Bir gün Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte Viyana sokaklarında dolaşmaya çıkmıştır. Tam o esnada bir apartmandan piyano sesi geldiğini duyar ve kafasını kaldırıp bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve Beethoven’ı büyüleyen ses oradan gelmektedir. Arkadaşına, çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler.

Birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar. Kapıyı açan kadın, Beethoven’ı hemen tanır ve şok olur. Beethoven, piyano sesine geldiğini, çalan kişiyi çok merak ettiğini ve muhakkak görmek istediğini söyler. Kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek Beethoven ve arkadaşını içeri alır. Beethoven, piyano çalan kızın olduğu odaya girer. Annesi kıza, Beethoven’ın geldiğini söyler ve küçük kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız görme engellidir. Bunu gören Beethoven ise, “Lütfen benden bir şey isteyin.” der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek. Kızın cevabı şu olur; “Ben hiç ayışığı görmedim, bana ayışığını anlatır mısınız?” Bu durumdan etkilenen Beethoven, bunun üzerine piyanonun başına geçer ve Ayışığı Sonatı’nı(Moonlight Sonata), doğaçlama olarak besteler.

“Bu hikaye tamamen rivayettir. Gerçek olup olmadığı kesin olarak bilinmemektedir.”

 

Kaynak : onedio.com

“Vals” adlı şarkısı ile gönüllerde taht kuran Rus piyanist Evgeny Grinko, 12 Aralık 2014 gecesi garaj istanbul’da!

Evgeny_Grinko

“Vals” adlı şarkısı ile gönüllerde taht kuran Evgeny Grinko ilk uzun albümü Ice For Aureliano Buendia’nın tanıtımı için çıkacağı Türkiye turnesi kapsamında 12 Aralık 2014 gecesi garajistanbul’da!

Dünyanın her yerinden önemli müzisyenleri Türk seyircilerle buluşturacak olan GOLDNIGHTS serisinin yeni misafiri Rus besteci, piyanist Evgeny GrinkoAnkara, Konya, İzmir, Eskişehir ve İstanbul’u kapsayan turnesinde hayranlarıyla buluşacak.

Moskova’nın yakınında Zhukovsky adlı küçük bir kasabadan çıkan fakat kısa sürede adını tüm dünyaya duyuran genç piyanist, ilk kez Türkiye turnesine çıkıyor….

Daha önceden yayımladığı iki kısa albümden sonra ilk uzun albümünü Ice For Aureliano Buendia adıyla Aralık 2014’te yayımlayacak olan Evgeny Grinko, duygulara hitap eden, dinleyenleri düşsel yolculuklara çıkaran tarzı ile “Cinematic Melodies” ve “Winter Sunshine” isimli albümleriyle kazandığı ünü, “Vals” adlı şarkısıyla pekiştirdi.

İlk uzunçalarında sanatçının YouTube’da 2.600.000 kereden fazla izlenen “Vals” şarkısının yanı sıra “Serenade”, “Rumba”, “Faulkner’s Sleep” gibi şarkılar da yer alıyor.

Sanatçının ilk uzunçaları Ice For Aureliano Buendia CD olarak ilk kez bu turnede satışa çıkacak.

Türkiye’de çok sıkı bir dinleyici kitlesine sahip olan ve yanında çellocu, kemancı, violacı ve akordeoncu 5 müzisyen ile sahne alan Evgeny Grinko, konserlerinde piyano haricinde gitarda ve davulda da hünerlerini gösteriyor.

Daha önceden 2 kere İstanbul’da kapalı gişe konser veren Evgeny Grinko’nun GOLDNIGHTS kapsamında gerçekleşecek bu turnesi 2014 yılının en son büyük turnesi olacak.

Birbirinden yetenekli müzisyen ve grupları izleyeceğimiz Goldnights serisinin bir parçası olarak gerçekleşecek Evgeny Grinko turnesi daha önceden Mr. Big, Asaf Avidan, Paul Gilbert, Richie Kotzen, God Is A Astronaut, Marty Friedman, Marillion, Marky Ramone, Rainbow, Leon Hendrix, Wardruna gibi isimlerin Türkiye konserlerini düzenleyen MOODLive organizasyonunda gerçekleşecek.

12 Aralık 2014, garajistanbul

Kapı Açılış : 22:00

Sahne : 23:00

Bilet Fiyatları : Tam 60 TL,

Öğrenci 40  TL

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve bağlı il müdürlüklerinde görev yapan personele tayt ve kolsuz penye dahil bir dizi kıyafet yasağı getirildi.

tayt yasağı

Bundan sonra “Bale” yasak herhalde.”Male” diye bir sanat icat ettik oda malum kıyafetle yapılacak.(!) Diye bir genelge ile her bale salonuna bir din adamı atansın bence.

Hani bir sabah da sorunsuz ve mutlu bir ülkeye uyansak. Herşey güzel olsa hiç olmazsa güne güzel başlasak … Yasak, kavga, savaş, nefret, hakaret, uçuşan kelleler, sürgünler hakaretler…  insan bunalıyor. Bu kadar uzun süreli baskı hissi bazen insanı zıvanadan çıkartıyor. Her şeye lanet ediyor hayattan zevk almaz hale geliyorsun. Baskı ve yıldırmalar dileriz zarar verici boyutlara ulaşmadan insanlar ne yaptığını farkederler. Her alanda her konuda gerekli gereksiz yasaklar müdahaleler. Amacını aşan kurallar madem kapatın da stres birsin(!)

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve bağlı il müdürlüklerinde görev yapan memur, sözleşmeli personel, geçici görevli personel, işçi ve temizlik şirketi personelinin kılık ve kıyafeti hakkında bir genelge yayınlayan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Selman Ada kurum içinde tayt dahil bir dizi kıyafetin kullanılmasını yasakladı.

Genelgede getirilen kuralların tüm personel için geçerli olduğu vurgulanırken şöyle denildi: “Kurum içinde sporcu atleti, kolsuz penye, şort, tayt, streç kot, sandalet, terlik, çivi topuklu ayakkabı, abiye vb. giyilmeyecek.”

Genelgede yönetmelik hükümlerinin takibinden amirlerin sorumlu olduğu belirtilirken, aykırı hareket edenler hakkında yasal işlem yapılacağının altı çizildi.

Sizin için balenin farklı tanımlarını inceledik:

balerin

TDK’daki tanımı :

bale    Fr. ballet

a. Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü: “Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz.” –M. Kaplan.

Güncel Türkçe Sözlük


bale

Çocuk, yavru, küçük

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


bale   İng. ballet

1. Danslı sahne yapıtı. 2. Dansçılar topluluğu. 3. Opera ve operetlerde danslı geçiş. 4 – Bir dans topluluğunun önceden saptanmış düzene göre, uyumlu bir biçimde dans ettikleri gösteri. 5 – Parmak ucu dansı.

Wiki Pedia Tanımı : 

Bale, belli figürlere, adım atışlara dayalı dans ve müzikli gösteri türüdür.

Bale dansı, mimik, müzik, duygu ve dekor sanatlarının ileri standartda birleştirilerek kullanan bir tiyatro gösterisi olarak tanımlanabilir. Asıl eleman olarak kullanılan dans aslında İtalyanca “dans” anlamına gelen “ballo” ya da “balletto” sözcüğünden türetilmiştir.

Bale uzun yıllar süren bir eğitimle öğrenilir, çoğunlukla müzikli yapılır. Erkek dansçılara “balet – yalnız bu deyim sadece Türkiye’de kullanılmaktadır. Dünyanın diğer ülkelerinde erkek sanatçılara bale dansçısı denir – “, kadın dansçılara “balerin” denir. Balede tayt, mayo ve “tutu” denilen özel etek ve bunun gibi giysiler kullanılır. Bale terminolojisinde ayakların tam parmak ucunda durmasını sağlayan ayakkabıya “point” ya da “puant” denir. Bale yapılmadan önce esneme hareketleri mutlaka yapılmalıdır; yoksa ısınılmadan hareketler yapıldığı için kaslar yırtılabilir ya da vücudun bir yerini incitebilir.

Bu tanımlamaların içerisinde tahrik edici unsur biz göremedik fakat demek ki başkaları öyle okudu, öyle gördü yada kalem sürçmesi (!) gibi bir şey oldu… İşin ilginç tarafı Devlet Opera ve Balesinin Başındaki saygın kişinin kendisininde Opera ve Bale yazmış/bestelemiş ünlü bir kişi olması. Selman ADA  insanı karmaşık duygular içerisine sokuyor. (Ali Baba ve Kırk Haramiler, Aşk-ı Memnu adlı operalar ile Mavi Nokta ve “Mevlid Kantat” adlı oratoryoların bestecisidir.) Selam Ada’hın hayatı için TIKLAYINIZ.

Müzik; tarzdan tarza, kültürden kültüre birçok farklı biçimleri olmakla berber evrensel bir bütünlüğe sahiptir. Hepimiz dinlediğimiz müzik tarzıyla ilgili birçok şey biliriz; ama bilmediğimiz birçok ilginç ayrıntıda bulunmaktadır.

Elbette her şeyi bilemeyiz. Fakat bazı ilginç şeyleri bilmek gerekir ki eşe dosta analatabilelim ve konu olsun. Bilginin gereksizi olmaz değil mi?

1. Justin Bieber’ın Youtube’da izlenme sayısı Çin ve Hindistan’ın nüfus toplamından fazladır.

justin-bieber

 

2. Stratocaster ve Telecaster’ın mucidi Leo Fender gitar çalmayı bilmiyordu

Leo_Fender

 

3. Beethoven, beste yapmadan önce kafasını soğuk su dolu bir kovaya sokardı

beethoven

 

4. Müzik; kronik ağrıları %20, depresyonu %25 azaltmaktadır

muzik_dinlemek

 

5. Mozart’ın nereye gömüldüğü halen bilinmiyor

mozart_müzik

 

6. Tüm satış kayıtlarına göre, harmonika dünyanın en çok satan çalgısıdır.

harmonika

 

 

7. İlk olarak 1876 yılında telefon hattına müzik verildi, aynı zamanda telefonun icat edildiği yıldır

bell_telefonu

 

8. CD 1980 yılında Philips ve Sony tarafından üretildi

philips-cd

 

9. İrlanda, Eurovision’u en çok kazanan ülkedir.(7 kez)

irlanda-eurovision

 

10. Avrupa’da sadece kulaklıkla müzik dinleyebileceğiniz ‘Sessiz Diskolar’ vardı

sesiz_diskotek

 

11. Michael Jackson’ın ‘Thriller’ı tüm zamanların en çok satan albümüdür

TUM ZAMANLARIN EN IYI 500 ALBUMU

12. Pink Floyd’un ‘Dark Side of The Moon’ albümü 200 müzik listesinde birden 741 hafta boyunca tepedeydi, 14 yıl!

pink-flo

 

13. Enstrüman çalmak IQ’nuzu 5 puan arttırabilir

iq

14. Altın plak ödülüne layık olabilmek için Amerika’da 500,000, Türkiye ve İngiltere’de 100,000 albüm satmış olmanız gerekir

Altin_Plak_We_Are_The_World_1

 

15. ‘Disk Jokey’ terimi ilk olarak 1937’de kullandı

disc_jokey

 

Kaynak :[-]

 

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nca (İKSV) düzenlenen 33. İstanbul Film Festivali, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki açılış töreniyle başladı.

istanbul-film-festivali-2014

Sunuculuğunu Meltem Cumbul’un üstlendiği açılış töreninde, festival için özel olarak hazırlanan tanıtım filminin gösterimi yapıldı. Törende ayrıca, başta 10 yıldır festivalin sponsorluğunu üstlenen Akbank olmak üzere festivalin gerçekleştirilmesine katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür edildi.

Festival bölümlerinin tanıtıldığı açılış töreninde ilk olarak, Türkiye’de sinemanın 100. yılına özel olarak hazırlanan “Bu İkiliye Dikkat” bölümü sunuldu. Ardından festivalin Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışma filmleriyle FACE Sinemada İnsan Hakları Ödülü için yarışacak filmler takdim edildi.

Törende, Alain Resnais ve Tuncel Kurtiz gibi geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren sinema dünyasının unutulmaz isimleri anıldıktan sonra festivalin “Sinema Onur Ödülleri”, Türk sinemasına yıllar boyu emek vermiş 6 değerli isme sunuldu.

33-istanbul-film-festivali-2014_cinema_film_fest_turkey

Festivalin ilk Onur Ödülü, tiyatro ve edebiyat alanında verdiği eserlerin yanı sıra Düttürü Dünya, Çöpçüler Kralı, Hababam Sınıfı, Postacı, Kapıcılar Kralı gibi birçok filmin senaryosuna imza atan, Türkiye sinemasına yıllar boyu emek vermiş senarist Umur Bugay’a verildi. Ödülü, Bugay’ın yıllar boyu senaristliğini üstlendiği Yazlıkçılar ve Bizimkiler dizilerinin oyuncularından Meral Çetinkaya takdim etti.

Yılmaz Güney’in menajeri olarak başladığı sinema kariyerinde kısa sürede Türkiye sinemasının en başarılı yapımcılarından biri olarak önemli işlere imza atan, Yılmaz Güney ile birlikte kurucusu olduğu Güney Film’in ardından Umut Film’i kuran, Yılanı Öldürseler, Muhsin Bey, Umut gibi birçok filmin efsane yapımcısı Abdurrahman Keskiner’e ödülünü, başarılı oyuncu Menderes Samancılar verdi.

Festivalin üçüncü Onur Ödülü ise Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri, Fazilet, Rumuz: Goncagül ve Mum Kokulu Kadınlar gibi filmleriyle hafızalarda yer etmiş yönetmen, senarist ve yapımcı İrfan Tözüm’e verildi. Ödülü, Tözüm’ün İkili Oyunlar filminde birlikte çalıştığı tiyatro ve sinema oyuncusu Zeliha Berksoy takdim etti. İrfan Tözüm adına ödülünü, eşi Melike Tözüm aldı.

Başta Sezen Aksu, Nil Burak, Onno Tunç, Ajda Pekkan ve Melike Demirağ olmak üzere, çok sayıda müzisyenle çalışmış, Fahriye Abla, Muhsin Bey, Anayurt Oteli, Arabesk, Ağır Roman ve Teyzem gibi filmlere besteleriyle hayat veren Attila Özdemiroğlu’na Sinema Onur Ödülü’nü, uzun yıllar birlikte çalıştığı Melike Demirağ takdim etti.

16 yaşında başladığı sinema serüvenine, Türk sinemasının “altın çağı” olarak kabul edilen 60’larda, yılda 24 film gibi rekor bir sayıyla devam eden; Yılmaz Güney’den Halit Refiğ’e, Atıf Yılmaz’dan Metin Erksan’a, Ömer Kavur’dan Feyzi Tuna’ya, Türk sinemasının usta yönetmenlerin neredeyse hepsiyle çalışmış ünlü oyuncu Sevda Ferdağ’ın ödülünü, yazar Selim İleri verdi.

Festivalin son Onur Ödülü, Türk sinemasının vazgeçilmez karakter oyuncularından, 200’e yakın filmde rol almış, Namus Uğruna’nın yakışıklı delikanlısından, Hanım’ın duygusal kaptanına, Güle Güle’nin Celal’ine birbirinden farklı rollerde aynı ustalığı sergileyen oyuncu Eşref Kolçak’a takdim edildi. Kolçak’a ödülünü, Güle Güle filmindeki rol arkadaşı, usta oyuncu Yıldız Kenter takdim etti.

Açılış töreninin ardından 33. İstanbul Film Festivali, ünlü İngiliz yönetmen Stephen Frears’ın, başrollerini Steve Coogan ve Judi Dench’in paylaştığı, birçok dalda Oscar adayı olan son filmi Philomena / Umudun Peşinde’nin gösterimiyle başladı.

İstanbul’da 16 gün sinema var

Bugün gerçekleştirilecek ilk gösterimlerle başlayacak 33. İstanbul Film Festivali, 20 Nisan’a kadar Beyoğlu Atlas, Beyoğlu Beyoğlu, Pera Müzesi, İstanbul Modern, Citylife City’s, Ortaköy Feriye ve Kadıköy Rexx olmak üzere 8 salonda izleyicilerle buluşacak.

Festival, sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ü aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları ve sinema dersleriyle dolu dolu iki hafta yaşatacak.

İstanbul’da caz rüzgarı esecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti Bankası sponsorluğunda düzenlenen 21. İstanbul Caz Festivali, 1-14 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek.
akbank-caz-21

İKSV’den yapılan yazılı açıklamaya göre, festival, bu yıl da cazın önde gelen isimlerinden güncel müziğin yıldızlarına birçok ismi İstanbul’un farklı mekanlarında ağırlayacak.

“İpek sesli” Katie Melua, Güney Afrikalı Hugh Masekela ve grubu, perküsyon ustası Manu Katche’nin Richard Bona ile oluşturduğu yıldızlar topluluğu, Chick Corea-Stanley Clarke düeti, Danilo Perez, John Patitucci, Brian Blade, Brad Mehldau, Mark Guiliana ve Cecile McLorin Salvant, festivalin bu ağırlayacağı isimlerden bazıları.

Festivalin biletleri, 15 Mart’ta Biletix ve ana gişe İKSV’den satışa çıkacak.

Besteci ve söz yazarı Katie Melua, 10 Temmuz’da Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde olacak. 2006 yılında İngiltere ve Avrupa’nın en çok satan kadın sanatçısı olarak bir rekora imza atan Melua, ilk albümü “Call off the Search”ten bu yana çıkardığı 5 albümü ve son kaydı “Ketevan”a uzanan bir repertuvarla ilk defa İstanbul’da konser verecek.

Bas gitarda Stanley Clarke ile piyanoda Chick Corea, 8 Temmuz’da Haliç Kongre Merkezi’nde 1970’lerden günümüze birlikte ve solo kariyerlerinde yaptıkları bestelerini akustik olarak çalacak.

“Caz İçin Tuhaf Bir Yer” serisinin bu yılki durağı İstanbul Erkek Lisesi Bahçesi olacak. Serinin bu yılki konukları 4 Temmuz’da günümüzün en iyi caz piyanistlerinden biri kabul edilen Danilo Perez, Amerikalı bas üstadı John Patitucci ve davulcu Brian Blade olacak. Üçlüden önce, Amerikalı basçı Derrick Hodge sahne alacak.

Perküsyonu ile büyüleyen Manu Katche, caz müziğinin yaşayan en iyi basçılarından Richard Bona, Avrupa caz sahnesinin önemli saksafoncusu Stefano di Battista ve yetenekli piyanist Eric Legnini, 7 Temmuz’da santralistanbul Kıyı Amfi’de aynı sahnede buluşacak.

Hugh Masekela ve ekibi, 14 Temmuz’da Ortaköy Feriye Restaurant’ta bir konser verecek. Bob Marley’den Paul Simon’a, Fela Kuti’den Antonio Carlos Jobim’e birçok yıldız müzisyenle aynı sahneyi paylaşan efsane isim Masekela’nın kendi orijinal ekibiyle sahne alacağı gece kuşkusuz festivalin en hareketli gecelerinden biri olacak.

Caz piyanisti Brad Mehldau ve davulcu Mark Guiliana, 2011 yılında başlattıkları “Mehliana” projeleri ile festivalin konukları arasında olacak. 8 Temmuz’da Haliç Kongre Merkezi’nde sahne alacak ikili, son albümleri “Taming the Dragon”ın turnesi kapsamında, caz ve elektronik müziği yenilikçi bir şekilde harmanladıkları bestelerini İstanbullu izleyiciye sunacak.

Cecile McLorin Salvant, 11 Temmuz’da Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde İstanbullu izleyicilerle buluşacak. Festivalle ilgili ayrıntılı bilgiye, “caz.iksv.org” adresinden ulaşılabilir.

LCM (London College of Music) Sınav başvurularında son günler… Başvurmakta lütfen gecikmeyiniz. Bildiğiniz gibi Bakırköy sınav merkezi olan ÖZEL NAR SANAT EĞİTİM KURSU’na gelerek başvurunuzu gerçekleştirebilir veya LCM sınavlarına yönelik eğitim için kurs kaydı yaptırabilirsiniz. 2013 yılı başarı oranımız tüm dallarda % 100 dür.

London College of Music Sertifikasyon

LCM   SINAVLARINDA UYULMASI  GEREKEN KURALLAR

LCM uygulama ve teori sınavları her yıl Haziran ayında yapılır. (Olağanüstü durumlar dışında)

  1. Tüm kayıt işlemlerinin, kurumsal ve bireysel müracaatların bitiminden sonra sınavların yapılacağı takvim, internet yolu ile ilan olunur.
  2. Kurumsal yapılan işlemlerde her kurum, koordinatörden aldığı sınav tarihini ve bilgilerini kendi sitesinde ve iletişim araçları kanalıyla ilan eder.
  3. Koordinatör kurumsal çalışmayanların sınav takvimini ve diğer bilgilerini de internetten yayınlar
  4. Kurumsal LCM merkezleri sınav için erken başvurularda sınav tarihini seçebilirler.
  5. Kişisel başvurularda ise sınav tarihini şartlarından dolayı değiştirmek isteyenler, koordinatörün sınav tarihini internet sitesinde duyurmasını takip eden 10 gün içerisinde değişiklik yapmak üzere müracaat edebilir.
  6. Sınava gününde gelmeyen adayların sınav hakları yanar, sınav harcı iade edilmez.
  7. Geçerli bir mazereti bulunan ve raporla tespiti yapılarak mazereti kabul edilenlerin sınavı takvim içinde bir başka güne ya da bir dahaki seneye ertelenir. Bu işlem sınavlar başlamadan 1 hafta öncesi ile sınırlıdır. Seneye ertelenen sınavın yarı ücreti mahsup edilir.
  8. Uygulama sınavları sabah 09.00 akşam 17.30 saatleri arasında yapılır.  Adaylar sınav saatlerine uymak zorundadır, bu konuda mazeret kabul edilmez.
  9. Uygulama Sınavlarındaki sınav saatleri tablosu aşağıdaki gibidir:

Sabah                                                     Öğle

            09.00-11.00  / Oturumu 120 dk.          14.00-16.00 / Oturumu 120 dk.       

            11.15-13.00 /  Oturumu 105 dk.          16.15-17.30 / Oturumu 75 dk.       

13 .Seviyelere göre ortalama uygulama sınav süreleri şöyledir;

Prepreparatory,  Step 1, Step 2,               10 dk.                   Grade 6, Grade 7   25 dk

            Grade 1, Grade 2, Grade 3,                     15 dk.                   Grade 8                 30 dk.      

            Grade 4, Grade 5                                     20 dk.                  

 Diploma Sınavları; ALCM, LLCM, FLCM ortalama 60 dakikadır.

  1. Sınava hazırlanan öğrenci veya hazırlayan öğretmen kesinlikle fotokopi doküman kullanamaz. Yasaktır. Fotokopi ile sınava gelen adaylar sınava alınmaz.
  2. Bu olay herhangi bir sınav merkezinde gerçekleşirse o sınav merkezinin hiçbir ihbara gerek kalmadan, sınav merkezi unvanı geri alınır bir daha sınav yapamaz.
  3. Eşlik ihtiyacı veya zorunluluğu olan enstrüman sınavlarında eşlikçiyi bulmak ve çalıştırmak öğrencinin kendisine aittir. Sorumluluk kabul edilmez.
  4. Uygulama sınavı süresinde sırasını bekleyen adaylar, veliler ve öğretmenler bekleme odasında bekler, sınav kapısından içerisi dinlenmez ve sınav kapısında durulmaz.
  5. LCM sınavlarında İngiltere’den gelen komisyonundan başka sınav odasında sadece koordinatörün kontrolündeki çevirmen (tercüman) bulunur.
  6. Uygulama sınavları değerlendirme puanları aşağıdaki gibidir. Sınav değerlendirmeleri 100 tam puan üzerinden yapılmaktadır.

0 – 64 puan Başarısız, 65-74 puan Geçer,75- 84 puan İyi ,  85- 100 puan Çok iyi             

            ALCM, LLCM, FLCM için geçer not en az 75’dir.        

Sınav sonuçları koordinatörün internet sitesinde geçerli puan alan adaylar ilan edilir. Kurumlar ise sınav sonuç bilgilerini kendi duyuru sistemleri ile açıklarlar. Sertifikaları alan kurumlar yapacakları törenle belgeleri dağıtırlar.

london_college_of_music                                                         

LCM SINAVLARI

London College of Music’in Grade ve Diploma Sınavları, sınava girenlere, sahip olduğu bilgi ve beceriyi kanıtlama ve uluslararası geçerliliğe sahip bir belgeye sahip olma imkanı sunmaktadır. LCM, uluslararası düzeyde kabul gören akreditasyon kurumu Ofqual tarafından akredite edilmiştir.

Sınavlar her yıl Haziran ayında yapılır. İngiltere Ulusal Eğitim Bakanlığı denetim elemanları tarafından yapılan LCM sınavlarının uluslararası sınav kurulları içerisinde ciddi bir saygınlığı vardır.

LCM sınavları Qualifications and Curriculum Authority (QCA) (Nitelikler ve Müfredat Kurumu) tarafından ve The National Qualifications Framework (NQF) (Ulusal Kualifikasyon Çerçevesi) standartları doğrultusunda ulusal ve uluslararası akreditasyona sahiptir.

Çok sayıda ülkede uygulanan bu sınavlar, çeşitli seviyeleri, seviyeler için gereken beceri ve bilgi standartları, seviyelerin birbirleriyle bağıntısı ve aşamalı süreçleri ile dünyada eşi benzeri bulunmayan bir yapıdadır.


SINAVLARIN TEMEL ÖZELLIKLERI

1- Grade ve Diploma derecelerinde geniş bir portfolyöye sahiptir. Her çeşit enstrüman için seçenekler bulunmaktadır.
2- Grade 8 derecesi, Ofqual tarafından müzik lisesi mezunu seviyesinde kabul edilmektedir. Adayların bu seviyede elde edecekleri başarı, üniversiteye girişlerinde büyük önem arz etmektedir.

OFQUAL AKREDİTASYONU1- Kurumsal Tanınma Akreditasyon kurumumuz West London Üniversitesi’nin Büyük Britanya’daki Ofqual (Nitelik ve Sınav Düzenleyici Kurum), Galler Bölgesi’ndeki DCELLS ve Kuzey İrlanda’daki CCEA kurumları tarafından tanınırlığı vardır.
2- Nitelik Akreditasyonu Dolayısıyla çok çeşitli konulardaki Grade belgeleri ile performans ve öğretmenlik diplomaları Ofqual, DCELLS ve CCEA tarafından tanınmaktadır. Bu belgelerin tanınması için sınavların, içerik, yürütme, değerlendirme ve raporlama prosedürlerinin kriterlere kesinlikle uygun olması gerekmektedir.

Sistemin seviyeleri Grade ( Derece ) ve Diploma sınavları şeklindedir.
SINAV SEVİYE DEĞERLENDİRME TABLOSU

EŞDEĞER STANDART SEVİYELER LCM SINAVLARIN QF
Seviye 7 FLCM Müzik Performans Master derecesi modülü
Seviye 6 – 7 A seviyesi
Seviye 6 LLCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin son yılı modülü (Lisans)
Seviye 5 ALCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin ikinci yılı modülü (Ön lisans)
Seviye 4 Dip LCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin birinci yılı modülü
Seviye 3 Seviye 8 seviye ( Lise Mezunu )
Seviye 2 Seviye 4 – 5 GCSE Seviyeleri A* – C
Seviye 1 Seviye 1 – 3 GCSE Seviyeleri D – G

LCM ÖĞRENCİ ADAYLARI

London College of Music sınavlarına girmek isteyen öğrenciler başvurularına Eylül ayından itibaren başlayabilirler. Sınav seviyelerinin çalıştıkları öğretmen tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Eğitim alınan kurum veya öğretmen bu konuda öğrenci adayına en doğru cevabı verecektir. Başvuruların erken yapılması sınav kitaplarının temini açısından önem taşımaktadır. Sınav kitapçıkları ve repertuar notaları adayın başvurmasının ardından genel merkezden temin edilir. Kitaplar İngiltere’den geldiği için geç başvurular öğrencinin sınava hazırlanma sürecini kısaltmaktadır.

LCM sınavına girecek öğrenci adayları; 
A – Sınav Başvuru Formunu eksiksiz doldurmalı,
B – 1 adet vesikalık resim,
C –Nüfus kağıdı fotokopisi,
D – Sınav harcı ve kitap parasını LCM sınav merkezine eksiksiz teslim etmelidir.
Öğrenci adayları LCM sınav merkezlerinde ilan edilen yıllık sınav harcı ve kitap parası dışında bu sınavlara katılmak için (eğitim aldıkları kurumun veya öğretmenin bedeli haricinde) başka bir bedel ödemezler.

GRADE VE DİPLOMA SINAVLARIÖğrenci kendi bilgi ve becerisine göre öğretmenin tespit ettiği dereceden başlayabilir. Bazı sınav seviyelerini geçmek için Teori sınavını vermek gerekir (Örneğin Grade 8 derecesinden mezun olabilmek için Teori 5 seviyesinde başarı göstermek gerekir). Grade 8 mezunu, tüm dünyada MÜZİK LİSESİ mezunu sayılmaktadır.
DİPLOMA SEVİYELERİNDEPerformans, Bestecilik ve Öğretmenlik seçenekleri vardır. Pre Preparatory ( Başlangıç seviyesinde)GRADE SINAV SEVİYELERİ

  • Step 1
  • Step 2
  • Grade 1
  • Grade 2
  • Grade 3
  • Grade 4
  • Grade 5
  • Grade 6
  • Grade 7
  • Grade 8
GRADE DERECESİ BÖLÜMLERİ

  • PIANO/ PİYANO
  • SINGING/ ŞAN
  • POP VOCAL/ MÜZİKAL – POP ŞARKICILIĞI
  • CLASSICAL GUITAR/ KLASİK GİTAR
  • BASS GUITAR/ BAS GİTAR
  • STRING/ YAYLI SAZLAR / KEMAN – VİYOLA – ÇELLO
  • WOODWIND/ FLÜT – OBUA – KLARİNET – SAKSAFON
  • BRASS/ TROMPET – TROMBONE – TUBA – FRENC HORN – CORNET
  • DRUM KITS/ VURMALI SAZLAR – BATERİ
  • ORGAN/ ORG
  • HARP
  • THEORY/ MÜZİK TEORİSİ

DİPLOMA SINAV SEVİYELERİ

  • DipLCM / Önlisans (1)
  • ALCM – Associate / Önlisans (2)
  • LLCM – Licentiate / Lisans
    FLCM – Fellowship
    Yüksek Lisans

Diploma seviyelerinde Performans bestecilik ve öğretmenlik seçenekleri vardır. DİPLOMA DERECESİ BÖLÜMLERİ

  • PIANO/ PİYANO
  • SINGING/ ŞAN
  • CLASSICAL GUITAR / KLASİK GİTAR
  • STRING/ YAYLI SAZLAR / KEMAN- VİYOLA- ÇELLO
  • WOODWIND / FLÜT – OBUA – KLARİNET- SAKSAFON
  • BRASS/ TROMPET – TROMBONE-TUBA – FRENC HORN- CORNET
  • PERCUSSION/ PERKÜSYON
  • ORGAN/ ORG
  • THEORY/ MÜZİK TEORİSİ
  • COMPOSİTİON / KOMPOZİSYON
LCM KURUMLARIN EN ÖNEMLİ HEDEFLERİ

  • Öğrenci adayını kendi alanında uzman öğretmenler eşliğinde çalıştırmak.
  • Eğitim alan kişileri doğru bilgi ile yönlendirmek.
  • Akademik seviyesine bilimsel katkı yapmak.
  • Sanatsal gelişimini sağlamak.
  • Sanatsal bakışını değiştirmek ve geliştirmek.
  • Öğrencinin uluslararası akreditasyon sistemi içerisinde yer alan bir belgeye sahip olmasını sağlamak.
  • Öğrencinin gelecek eğitim ve iş hayatı için oluşturacağı portfolyosunu güçlendirmek.
  • Öğrencinin gelecek eğitim ve iş hayatındaki uluslararası rekabet ortamında güçlü ve tercih edilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamaktır.