Şunun için etiket arşivi: Anneler

Bebeğiniz var ama ağlamasında veya karnının acıkmasınından ya da mama istemesi ve oynamak istemesi durumunda ne yapacağınızı bilemediğiniz için Sinemaya mı gidemiyorsunuz?

Artık bu konuda “Çare Drogba” değil.

Dikkat sinemada bebek var!  Bağımsız sinema platformu ‘Başka Sinema’ anne ve bebeklerinin birlikte film izleyebileceği seanslar tasarladı.

Sinebebe-Film

Bağımsız sinema platformu ‘Başka Sinema’ anne ve bebeklerinin birlikte gidebileceği seanslar tasarladı. ‘Annelerin bebekleriyle gidebildikleri sinema salonu’ fikrinden yola çıkılarak anne-çocuk-sinematasarlanan seanslarda bebekli anneler vizyona yeni giren filmleri takip edebilecek.

‘Sinebebe’ seansları kapsamında sinema salonunda ışık ve ses tasarımaları bebeklerin ihtiyaçlarına göre ayarlanacak. Anneler 12 aylığa kadar olan bebekleri ile sinema salonuna gelebilecek.

Sinema salonunda bebek arabalarının, bebek ağlamasının, bebeklerin uyumasının, beslenmesinin, hatta oyuncakları ile oynamasının tamamen serbest olacağı gösterimlerin ilki, 25 Mart Salı günü, Beyoğlu Beyoğlu ve Kadıköy Rexx sinemalarında gerçekleştirilecek.

Detaylar için : www.baskasinema.com

 

Konak Belediyesi’nin butik müzeler zincirinin 5. halkası olan Kadın Müzesi bugün açılıyor. İzmirlileri butik müzecilik kavramıyla tanıştıran Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan; Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi, İzmir Mask Müzesi, İzmir Neşe ve Karikatür Müzesi ile Radyo ve Demokrasi Müzesi’nin ardından Kadın Müzesi’ni turizme ve kente kazandırıyor.

kadin muzesi

Müzenin kuruluş amacı ise; Anadolu kadınının unutulan geçmişini, gücünü tüm dünyaya hatırlatmak, Anadolu kadınının yaratıcılığını ortaya çıkarmak, kendine güvenini desteklemek ve kendi geçmişine ait anıların canlandığı özel bir mekan yaratmak.

Geçici sergi salonu, video art, geçmişten günümüze kadınlar, antik dönemde Anadolu’da kadınlar, öncü kadınlar, koleksiyon eserler, protesto ve kadınlar, enstelasyon odası, atölye, arşiv, depo, kütüphane ve yönetici odası olmak üzere müzede toplam 13 oda bulunuyor. Müzenin her odası farklı konseptlerde hazırlandı.

Müzenin girişinde ziyaretçileri ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Nebile Hanım ile Viyana Başkatibi Tahsin Bey’in 1929 yılında Ankara Palas’ta yapılan düğünlerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün, manevi kızı Nebile Hanım ile dans ettiği fotoğraf karşılıyor. Merdiven çıkışında ise ilk tiyatro sanatçısı Afife Jale, ilk gravür sanatçısı Aliye Berger, ilk kadın siyasi parti lideri Behice Boran, ilk milletvekillerinden Benal Arıman, ilk kadın hemşire Esma Deniz, olimpiyatlarda yarışan ilk kadın sporcu Üner Teoman, dünyadaki ilk kadın petrol mühendisi Halide Ural Türktan, dünyadaki ilk kadın askeri pilot Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadınyargıtay üyesi Melahat Ruacan gibi ilklere imza atan 50 kadınımızın adı ve yer alıyor.

izmir kadin muzesi

Tarihte yer alan ‘Siyanürlü Altın’a Hayır’, ‘Cumartesi Anneleri’, ‘Kürtaj hakkımızdır, bedenimiz bizimdir’, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ gibi kadın protestoları, yürüyüşleri de hikayeleriyle birlikte müzede yer alıyor.

Muazzez İlmiye Çığ, Afet İnan’ın kızı Ari İnan, Ayşen Gruda, Nurhan Damcıoğlu, Gürdal Mumcu, Zuhal Yorgancıoğlu gibi iz bırakan kadınlar da özel eşyalarını bağışlayarak müzeye katkıda bulundular.

Nesne merkezli müzecilik anlayışından ziyade insan merkezli müzecilik anlayışının en önemli örneklerinden biri olan kadın müzesinde amaçlarının kadınlara ait özel bir mekan yaratmak olduğunu söyleyen Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, “Bu mekanda hedeflenen, kadını içinde yaşadığı toplumdan soyutlayıp bir kadın erkek ayrımcılığı yaratmak değil, kadının yaratıcılığını ve üretkenliğini ortaya çıkaracak orijinal eserlerin ve görsel işitsel malzemelerin bir araya getirilmesiyle toplum ile olan bağlarını güçlendirmek ve unutulan geçmişini bir müze ile fark edilir kılmaktır” dedi. Tartan müzenin misyonunu da şöyle özetledi:“İzmir Kadın Müzesi’nin misyonu: Anadolu kadınının unutulan geçmişini, gücünü tüm dünyaya hatırlatmak, Anadolu kadınının yaratıcılığını ortaya çıkarmak, kendine güvenini desteklemek, kendi geçmişine ait özel bir mekan yaratmak. Çünkü Hitit, Yunan ve Roma’nın Ana Tanrıça’sından; Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve özellikle de Cumhuriyet kadınına kadar Anadolu kadını, uzun tarihi boyunca her zaman kendi seçtiği yolda yürüyen öncü kadın olmuştur. Anadolu Kadını hakkında ne biliyoruz? Ana Tanrıça Nasıl ve Neden Ortaya Çıktı? Ne oldu da kadının konumu değişti? Ortaçağ’da Anadolu kadını nasıl yaşardı? Kurtuluş Savaşı’nda uzun süre cephelerde savaşan kadınlarımız kimlerdi? Osmanlı Hanımı kimdi ve nasıl yaşardı? Cumhuriyet’in ilk ressamının, ilk fotoğrafçısının, ilk şarkıcısının, ilk tiyatrocusunun adlarını ve yaşamlarını biliyor muyuz? Bütün bu sorulara cevap bulabilecek, Anadolu kadınının gerçek değerini tekrar hatırlatmak için yola çıktık. Anadolu kadınlarının hikayelerini anlatıyor ve sizleri de bu hikayeleri dinlemeye çağırıyoruz.”

kaynak:[-]

Women’s Voices Now Kısa Kadın Filmlerinizi Bekliyor

Women’s Voices Now (Kadın Sesleri Şimdi), “Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler” festivaline Türkiye’den katılacak kısa filmler bekliyor. Kazanan film tüm dünyada gösterilecek.

Çiçek TAHAOĞLU    [email protected]

womens-voiceWomen’s Voices Now (Kadın Sesleri Şimdi, WVN), Müslüman toplumlarda yaşayan kadınların sorunlarına değinilecek “Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler” festivaline Türkiye’den katılım çağrısı yapıyor.

Los Angeles merkezli WVN, çoğunluğu Müslüman olan toplumlarda, film ve tartışmalar aracılığıyla kadınları ifade özgürlüğüne teşvik ederek onları güçlendirmeyi hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş.

WVN’nin geçtiğimiz sene düzenlediği “Müslüman Dünyasından Kadın Sesleri: Bir Kısa Film Festivali”ne 40 ülkeden 200’ün üzerinde film katılmış, filmler 176 ülkede gösterilmişti.

Türkiye’den yüksek katılım bekleniyor

Geçtiğimiz hafta Ortadoğu’da kadın sorunları hakkında bilinç kazandırmak üzere başlatmış olduğu Küresel Tur’un bir parçası olarak İstanbul’a gelen WVN yetkilileri, festivale Türkiye’den şimdiye kadar iki film geldiğini söylemiş, “Sabah” ve “Cumartesi Anneleri” kısa filmlerini Türkiyeli feministlere izletmişti.

Ancak 2003’te tecavüz sonucu hamile kalınca ailesi tarafından öldürülen Kadriye Demirel anısına çekilen Sabah filmi, tecavüz sahnelerinin erotikleştirildiği, kadının sesinin duyulmadığı, yaşadığı şiddetin irdelenmediği ve kadın meselesi açısından oldukça sorunlu bir filmdi. WNV yetkilileri, festivale katılanlar arasında Türkiye’de erkek şiddetine ilişkin tek filmin bu olduğunu, bu nedenle filmin ABD kongresi ve BM yetkililerine izletildiğini söylemiş, “Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler” festivaline Türkiye’den daha yüksek bir katılım için çağrı yapmıştı.

Son başvuru 31 Aralık

“Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler”, seks işçiliği, insan ticareti, kölelik, ev işçiliği, zorla evlendirmeler, cinsel özgürlükler, aktivistlerin mücadelesi gibi konulara yoğunlaşıyor.

Festivale son başvuru tarihi 31 Aralık. Festival birinci, ikinci ve üçüncüsüne 30 bin dolar para ödülü de verilecek.

Başvurmak için tıklayın.

Women’s Voices Now kimdir?

Women’s Voices Now, çoğunluğu Müslüman olan toplumlarda, film ve tartışmalar aracılığıyla kadınları ifade özgürlüğüne teşvik ederek onları güçlendirmeyi hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş.

WVN Direktörü Heidi Basch-Harod “Bizim istediğimiz kamusal alanda çalışan ve değişim yaratan kadınlar ve değişim yaratma potansiyeli taşıyan kadınlar arasında bir bağlantı noktası kurmak. Biz kadınların tanışmalarını ve birbirlerine iyi örnek olmalarını, kızlarını ve oğullarını iyi eğiterek kadınları karar verme ve karar alma pozisyonlarına layık görmelerini istiyoruz”.

WVN bağımsız kısa film festivalleri, kadınların gündelik hayat ve mücadelelerini resmederek ve filmlerde sunulan temalar üzerinde panel tartışmaları oluşturarak, kadınların kendilerinin savunucuları olmaları, bağlantı ve diyalog kurmaları için bir plartform oluşturuyor.

WVN, 2013 dünya turuna, 2011 senesinde düzenlediği ilk film festivali olan “Müslüman Dünyasından Kadınların Sesleri”ne gönderilen filmler üzerine Kudüs’te yerel tartışmalar geliştirerek başladı. (ÇT)

 

Monet’in Sabancı müzesindeki sergisine Nar Sanatın “Annem ve Ben” grubu resim öğrencileri Pazar günü resam Claude Monet’ sergisine 

Anneleri ile birlikte resim dersine gelen ve birlikte sanatın sıcaklığının sardığı çocuklarımız hem renklerin  büyülü dünyası ile tanışıyor hem de  Anne veya Babası ile resimlerini paylaşıyor.

Minik sanatçılarımız yarın sabah resimin büyük ustalarından Monet’nin sergisini gezmeye gidecekler. Sabancı Müzesinde sergilenen Monet’nin eserlerini Anneleri ile gezecek olan çocuklarımız yarın sabahı büyük bir sabırsızlıkla bekliyorlar…

Bakalım küçük sanatçılarımız Monet’den nasıl etkilenecek ve yansımaları nasıl olacak…

Buluşma yeri : Nar Sanat

Buluşma Saati : (Yarın 29 Aralık Pazar) Saat : 10:30

Hareket : 11:00

İyi eğlenceler “Nar Çiçeklerimiz”

”Kemanı ağlatan adam” unvanıyla dünya çapında tanınan İranlı keman sanatçısı Farid Farjad, ”Silahtan nefret ediyorum, çatışmaları da sevmiyorum” dedi.

 

Farjad, Diyarbakır’da vereceği konser öncesi Ninova Park Alışveriş Merkezi’de düzenlediği basın toplantısında, Diyarbakır’a ikinci kez geldiğini ve burada olmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Toplantının yapıldığı alışveriş merkezini yeni gördüğünü ve ABD’deki alışveriş merkezleri ile rekabet edebilecek bir alışveriş merkezi olduğunu anlatan Farjad, bu modernleşmenin bundan sonraki gelişlerinde de devam ettiğini ve kentin her yerine yayılmasını istediğini söyledi.

Gelişme ve modernleşmenin önemine dikkati çeken Farjad, ”Aynı zamanda tarihimizi, geçmişimizi ve bizi buraya kadar getiren atalarımızı da unutmamalıyız. Her zaman onları korumamız gerekir, gençlerimize aktarmamız gerekir” diye konuştu.

İnsanların bir araya gelip konuşarak bütün sorunları çözebilmesi gerektiğini kaydeden Farjad, ”Silahsız, insanca bunu yapabilmeleri gerekir. Çocuklarımız, gençlerimiz için daha güzel bir gelecek bırakmamız gerekir, savaşarak değil, konuşarak anlaşarak” dedi.

Farjad, hükümetin bölgede yaşanan sorunların çözümü için çaba harcadığını ve bunun başarıya ulaşmasını temenni ettiğini ifade ederek, ülkesine gidemediğini anlattı.
”Memleketimde kadınlar ve birçok insan konuştuğu zaman kamçılanıyor, siyasi olarak içeri atılıyor. Anneler çocuklarına ninni söylemeye bile korkuyor. Avukatlar birilerini savunmaya kalkarsa onu bile hapishaneye atıyorlar” diyen Farjad, Türkiye’de insanların konuşabildiğini, insanların konuşma hakkının olduğunu söyledi.

Farjad, Diyarbakır’ı, Mersin’i, İstanbul’u çok sevdiğini kaydederek, ”Türkiye’nin kentlerini çok seviyorum. Çünkü insanlarını çok seviyorum. İnsanlar burada bana değer veriyor. Ben burada oturup konuşabiliyorum” dedi.

Gazetecilerin çeşitli sorularını da yanıtlayan Farjad, İran halkını sevindiremediğini, onları etkileyemediğini belirtti.

Türkiye’de yaşamak istediğini ve bölgede yaşanan olayları bildiğini, bunun kendisini kaygılandırmadığını ve kaygılandırmayacağını kaydeden Farjad, ”Buraya seve seve geliyorum. Benim sesim büyüklere gidiyorsa lütfen oturun bir yerde uygarca konuşun ve sorununuzu halledin. Silahtan nefret ediyorum, çatışmaları da sevmiyorum. İnşallah bütün bunlara silahsız bir çözüm bulunacak” diye konuştu.

Ninova Park Alışveriş Merkezi yatırımcı ortaklarından Orhan Erten de dünya çapında bir sanatçıyı Diyarbakır’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, bunun Diyarbakır’ın tanıtımında büyük rol oynayacağını söyledi.

 

Şunun için etiket arşivi: Anneler

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi