Şunun için etiket arşivi: ANKARA

matrakci-nasuh“Bu tablolar 1534 yılında Anadolu’nun İstanbul’dan Tebriz’e Tebriz’den Bağdat’a kadar resimli yol haritasıdır” 

Ünlü Türk minyatür sanatçısı, savaş oyunları uzmanı ve  tarihçi Matrakçı Nasuh’un eserleri, Ankara’da görücüye çıktı.

Kızılay metro istasyonunda, “Matrakçı’nın Şehirleri” konulu sergi  açıldı.

Açılışta konuşan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Başkanı Turan Karataş,  serginin Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden oluştuğunu belirtti.

Karataş, sergide Prof. Dr Nurhan Atasoy’un seçtiği 40 eserin yer  aldığını ifade ederek, “Bu tablolar 1534 yılında Anadolu’nun İstanbul’dan  Tebriz’e Tebriz’den Bağdat’a kadar resimli yol haritasıdır. Matrakçı, bu eserlere  metre ve mil hesabını da koymuştur. Bu minyatürler şehirlerin 500 yıl önceki  tarihi neydi, oradaki eserler nasıldı, bunları kontrol etmek için birer belgedir”  dedi.

Karataş, serginin birkaç ay önce İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda da  açıldığını ve çok büyük ilgi gördüğünü söyledi.

“Matrakçı’nın Şehirleri” konulu sergi, 21 Şubat’a kadar gezilebilecek.

Kaynak: Medya

anil-kangal5 Ocak Pazartesi günü Güneş Sigorta Sanat Galerisi’nde açılan, genç fotoğrafçı ve gezgin Anıl Kangal’ın ‘Dünyadan Kartpostallar’ fotoğraf sergisi 13 Şubat’a kadar, pazar hariç her gün 10.00 – 18.00 saatleri arasında Güneş Sigorta Sanat Galerisi’nde ziyarete açık olacak.

Kangal, 533 günlük dünya seyahatinin her günü için çektiği fotoğraflardan oluşan sergisi ile ziyaretçilerinin 300’den fazla şehirde tanıklık ettiklerine ortak olmalarını ve o anları hissetmelerini sağlamayı amaçlıyor. Anıl Kangal’ın yola çıktığı ilk gün çektiği bir fotoğraf ile temelleri atılan ‘Dünyadan Kartpostallar Sergisi’nde yer alan 533 fotoğraf, ziyaretçilere birçok duyguyu bir arada sunarken, farklı kültürleri de ziyaretçilerle buluşturuyor.

‘DÜNYADAN KARTPOSTALLAR’ İLE BİRLİKTE MUTLULUĞU SEÇTİM
Gerçekleştirdiği hem gerçek hem de içsel yolculuğun hayatında radikal değişiklikler yarattığını belirten Anıl Kangal, “533 günde birçok insanın hayatına dokundum. Büyüleyici manzaraların yanında birçok zorlu hayat mücadelesi gördüm. Bu uzun yolculuğun bana en büyük öğretisi mutluluğun ‘almakla’ değil ‘vermekle’ geldiği…  Gerçek mutluluğun insanın başkasına yardım etmesi, başkalarının hayatlarını iyileştirmesi olduğu… Ben de gerçek mutluluğu seçtim ve mültecilere yönelik uluslararası bir insani yardım kuruluşunda çalışmaya başladım. Diğer taraftan ‘Dünyadan Kartpostallar’ ile seyahatimi ve duygularımı herkes ile paylaşabilmekten de büyük mutluluk duyuyorum” dedi.

ANIL KANGAL
1986 yılında Ankara’da doğan Anıl Kangal, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu ve Londra’da School of Oriental and African Studies’te ‘Küreselleşme ve Kalkınma’ üzerine yüksek lisans yaptı. 2014 yılı temmuz ayından bu yana International Medical Corps’da görev yapan Kangal, aynı zamanda Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) üyesi.

Kaynak: Medya

90’ların efsane fanzinleri geri mi dönüyor? Son zamanlarda fanzin yayınlarında büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Edebiyattan müziğe okumanın fanzin haline göz gezdirdik…

fanzin_sergis

Yazan : Selin ÖZAVCI Kaynak : haberturk.com

“Bir dönemin revaçta başkaldırı araçlarından biri olan Fanzinler yeniden yükselişte mi? Fanzinlerin geçtiğimiz yıllara kıyasla son dönemlerde sayılarının gitgide azalmakta olduğuna inanılıyordu. Bunun en önemli sebebi ise teknolojinin gelişmesi ve internet gibi bir platformun gelişmesi ve yaygınlaşmasıdır. Blog, e-zine gibi elektronik yayınların gitgide popülerleşmesi taşınabilir teknolojik cihazların halka daha fazla yaygınlaşması ve ulaşılabilir olması, hızlı müdahale ve “Başkaldırı” mecrasının hızlılaşarak sanal ortamda yaygınlaşması da “Fanzin “sayısının azalmasına yol açmış pek çok kişinin bir süre sonra yok olacağı düşüncesine kapılmasına yol açmıştı.” (Edtr)

Sene 1993. Arkadaş grubum içinde aynı tür müzikten hoşlanan bir kaç kişiyle, ders aralarındaki tartışmamız: Nirvana mı, Pearl Jam mi daha iyi? Grunge akımı bize de ulaşmış, Kurt Cobain hayatta… Bir kaç yıl sonra, yaşımız hâlâ tutmadığı için, barlardaki ancak gündüz matinesi tadındaki rock konserlerine takılıyoruz. Akşam üzeri konser çoktan bitmiş oluyor. Ayda yılda bir şehrin en havalı ve işlek caddesine rock TIR’ı geliyor ve lokal gruplar TIR üzerindeki sahneden döktürüyor. Laneth gelsin diye bekliyoruz. Laneth! Eski sayıları elden ele dolaşıyor, erişim kısıtlı, hayatımızın yayını…

Fanzin laneth

Bütün bu hikâye Adana’da geçiyor yani Türkiye rock müzik tarihinin, 90’lardaki en hareketli şehirlerinden birinde. Lise yılları öncesi kişisel müzik repertuarımı şekillendiren tüm bunlar arasında en son unutulmazlardan biri fanzinler. 96 yılında artık müzik açlığımı giderdiğim Akmar’daki dükkânlarda belirli­belirsiz aralıklarla yayınlanan onlarca diğer fanzini ve tabii bir de sonraları, 2000’lerin başında hayatımıza giren Lull’u hatırlıyorum.

Bütün bu kişisel hikâyenin bağlanacağı nokta açık, zira ilk 90’ların başında yayınlanan bu bağımsız yayınlar geri döndü. Fanzin, ‘fanatik’ ve ‘magazin’ kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor ve yayınlamak için kağıt, makas ve yapıştırıcı yeterli oluyor. En azından 90’lı yıllarda böyleydi! 90’lı yıllardaki farklı olarak yeni nesil fanzin yayınların her birinin web adresi, okuyucularıyla iletişim halinde oldukları sosyal medya profilleri de mevcut ve baskı teknikleri de ruhunu koruyarak, bir adım daha ileride ve hatta kimi zaman renkli. En işlevseli de bu kültürü ayakta tutmak üzere ortaya çıkan ve bir nevi arşiv görevi yüklenen Diren Fanzin, Fanzinlik ve dağıtımla takibi kolaylaştırmak üzere kurulmuş olan Fanzin DB gibi oluşumlar.

Yukarıda bahsettiğim arşiv niteliğindeki adreslere göz atınca kimisi uzun zamandır çoğunluğu da taze yayınlanmaya başlayan bir çok yayın keşfetmek mümkün… Edebiyat ağırlıklı ama ‘içeriksiz’ fanzinolarak not düşülen Void Zine, Gaspar Noe’nin ‘Enter the Void’ filminden ilhamla ortaya çıkmış. Şimdilik 4 sayı yayınlanmış ve içinde görsel işler de görmek mümkün. Bir başka edebiyat fanziniAlfabe. ‘Alışılmışın dışında, söz konusu normları bozarak, kendi normunu ve kendi estetik algısını oluşturan edebiyat uğraşlarıyla birçok insan, bu oluşumda yerini alabilmektedir’ cümleleriyle sayıları hayli kalabalık olan yazarlarını özetliyorlar. ‘Meskalin tadında bir fanzin’ mottosuyla yayınlanan Peyoteazınlıklara, platonik aşklara, LGBTİ onur yürüyüşünde yer alanlara, ötekilere, mutsuzlara, yağmurda şemsiyeyi düşman belleyenlere ve daha fazlasına adanmış bir yayın. Diğer birçok fanzinin web adresinden biraz daha farklı Artistik Bellek’in ki. Bunlar, Kadıköy Mephisto’da merdivenlerin üzerine kurulan geniş ve bol seçenekli reyondan ulaştıklarımdan sadece bir kaç örnek. Fotoğraflar, fanzin kültüründeki paylaşma esasına dayanarak, bahsi geçen yayınların sosyal medya profillerinden sağlanmıştır.

Dolu dolu içerik…

 

‘Çok yakında görme engelli arkadaşlar için sesli de olacak’ müjdesini veren Hayalhane, Ankara Cebeci Kampüsü’nde sayfalarda hayat bulan fikirler silsilesi Aforizma, öykülerden karikatür ve fotoğraflara geniş bir içerikle yayınlanan Sendrom, politik içeriğiyle Sweno, Telsiz… Müzik içerikli olanlardan Rock City, Facebook profilinde durumu ‘son zamanlarda fanzin sayısında gözle görülür bir artış oldu mesela Mahzen yeniden çıktı, sonra İskelet ve Sakal var netten çıkan; Takas Pazarı, Piramit…’ şeklinde özetliyor. Fanzinsergisi.blogspot, 2010 yılına dek çıkmış olan yayınlardan hazırlanan serginin web adresi. Buradan hayli uzun bir listeye de erişmek mümkün. İstanbul’un yanı sıra İzmir, Bursa, Eskişehir gibi başka şehirlere de yayılan sergi, 2000’lerdeki görsel arşivi olmuş. İki yıl üst üste fanzincileri buluşturan; atölyeler, workshop çalışmaları, söyleşi ve film gösterimleri ile renklenen Uluslararası Fanzin Festivali de kültürün yaygınlaşmasına vesile olmuş.

4 yıl önce başlatılan “KısaKes Kısa Film Festivali” bu yıl ilk kez uluslararası arenaya taşınıyor. 26-2728 Ocak’ta gerçekleşecek olan festivale dünyadan ilgi büyük.

altıoklar

Arya Su Altıoklar ve Derya Tezcanlı, idealist ve heyecanlı 2 genç sosyoloji öğrencisi. Arya, Mustafa Altıoklar’ın kızı. Dolayısıyla sinemanın içine doğmuş. Ortaokulda çektiği filmleri paylaşacak bir platform bulamayınca işe kendisi girişmiş. “Sinemaya meraklı gençlerin kendilerini ifade edecekleri bir ortam sağlamak istedim ve ‘Neden böyle bir şey yapmıyoruz’ diye düşünerek yola çıktım” diye anlatıyor. Arya’yla üniversitede tanışan Derya da bu fikri hemen sahiplenmiş ve ortaya “KısaKes” çıkmış. Arya ve Derya, 20 yaşında olmalarına rağmen müthiş bir özgüven ve hâkimiyetle anlatıyorlar KısaKes’i. 2010’dan bu yana gerçekleşen organizasyona bu yıl ilk kez tüm dünyadan üniversite öğrencileri katılacak. Jüri koltuğunda da yurtdışından 2 önemli sinemacı var: Guerilla Film’in kurucusu David Wilkinson ve Venedik Film Festivali ana seçicilerinden Paolo Bertolin. Arya Su ve Derya, 26-27-28 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek olan festivali anlattı.

Neden KısaKes gibi sert bir isim? Ödüller de Altın Makas, Gümüş Makas diye gidiyor…

kısa_kes_kısa_film

Arya: Bir gün dişlerimi fırçalarken aklıma geldi. Sonra festivalin adı ne olsa diye düşünürken önerdim, herkes “İyi fikir” deyince öyle kaldı.

İlk 2 haftada tüm dünyadan 280 başvuru olmuş. Muazzam bir sayı bu, bekliyor muydunuz?

Derya: Sadece New York’ta belli başlı birkaç okula afiş göndermiştik. Onun dışında bir mailing yaptık. Bir de Cannes Film Festivali’ndeki Türkiye çadırına katılmıştık. Oraya da haber saldık, katkısı olmuştur mutlaka. Yine de bu denli bir ilgi beklemiyorduk.

Arya: Aslında Cannes’a kısa filmle ilgili gözlem yapmaya gittik. Oradaki sistemi görmek çok işimize yaradı. Nasıl bir kurgu var, uluslararası bir festival nasıl yapılıyor epey fikir sahibi olduk. Üstüne bir de Altın Portakal’a gittik.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanı sıra Berlin’de de gösterimler olacak. Neden Berlin?

Arya: Ana sponsorumuz Bahçeşehir Üniversitesi’nin Washington, Berlin dahil birçok yerde kampusu var. Berlin’de gösterim yapılması Enver Yücel hocamızın fikriydi. “Madem uluslararası bir şey yapıyorsunuz, diğer kampusları neden kullanmıyorsunuz” dedi. Enver Hoca’nın vizyonuna hepimiz hayranız zaten, muazzam bir insan. Berlin’le başladık, zamanla daha da açılacağız.

■ Jüri üyeleriniz de iddialı isimler.

Evet. Paolo Bertolin var. Hem sinema eleştirmeni hem de Venedik Film Festivali’nin ana seçicilerinden. Yapımcı ve Guerilla Film’in kurucusu David Wilkinson, Zeynep Özbatur Atakan ve Rezan Yeşilbaş ve Özge Özpirinççi de diğer jüri üyelerimiz.

Eskiden ödül olarak burs ve ekipman sağlıyormuşsunuz, bu sene festival uluslararası, nasıl ödüllendireceksiniz kazananları?

Ödül olarak dünyadan 13 öğrenciyi İstanbul’a getiriyoruz ve onları 1 hafta boyunca burada ağırlıyoruz. Zaten Bangladeş’ten tutun Meksika’ya kadar birçok yerden öğrenci gelecek.

‘Kısa film şiire yakın’

■ Neden “kısa” sizce?

Arya: Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tahammül eşiğimiz çok düştü. Her şey anında olsun bitsin istiyoruz. Sinema salonuna girdiğimizde bile telefonla oynamadan, kafamız dağılmadan duramaz hale geldik maalesef. Bu nedenle kısa filmin, içinde bulunduğumuz dönemde daha fazla öne çıkacağına inanıyoruz. Öte yandan kısa filminizi istediğiniz şeyle çekebiliyorsunuz. İster cep telefonu kamerasıyla çekin ister profesyonel kamera kullanın, bunun bizim için bir önemi yok. Fikrin ne olduğu önemli bizim için.

Kısa filmlerin ticari kaygısı olmadığı için sanatsal yönleri ön plana çıkıyor sanki. Roman ve öykü farkı gibi, öykü daha can alıcıdır ya bazen.

Arya: Daha çok şiire yakın gibi geliyor bana. Derya: Bir fikri ne kadar kısa sürede anlatırsan o kadar değerli diye düşünüyorum. Arya: Anlatmak istediğinizi 90’a atıp anlatmak zorundasınız çünkü.

‘Herkes dünyayı kurtarma derdinde’

■ Festivale 87 ülkeden toplam 1389 başvuru yapıldı.

■ En çok ilgi gösteren ülkeler sırasıyla ABD, İngiltere ve İran. Türkiye 6. sırada.

■ Arya ve Derya’yı en çok şaşırtan aşk üzerine hiç film gönderilmemiş olması. Daha çok toplumsal olayları konu alan, biraz da karamsar filmler öne çıkıyor. “Bireye odaklanan film neredeyse yok, herkes dünyayı kurtarma derdinde” diyor Arya ve Derya.

Diğer etkinlikler

KısaKes kapsamında Yekta Kopan, Meltem Cumbul, David Wilkinson ve daha birçok önemli ismin katıldığı atölyeler ve söyleşiler düzenlenecek. Ayrıntılı bilgi için kisakes.org’u ziyaret edebilirsiniz.

Program

KısaKes, 26-27-28 Ocak’ta Saint Benoit Lisesi’nde başlıyor, 2. gün Bahçeşehir Üniversitesi’nde ve Ortaköy Kültür Merkezi’nde film seçkisi var. 3. gün ise Feriye Sineması’nda kapanış kokteyli ve ödül töreni gerçekleşecek.

 

Kaynak : Gizem Sevinç SELVİ, Haberturk.com

Bir çok tartışmaya yol açan “özel tiyatrolara yardım”lar açıklandı. Son şekli ile ; bu yıl özellikle  6 yıldan daha eski tiyatrolara yardımların kaldırılması çalkantıların daha da artmasına  yol açmıştı. Her şeye rağmen sabırsızlıkla beklenen liste açıklandı.

Liste şu başlıklardan oluşuyor.

  • Profesyonel Tiyatrolar
  • Geleneksel Tiyatrolar
  • Çocuk Oyunu Tiyatroları
  • Amatör Tiyatrolar    

2014 -2015 yılında yardım ve destek görecek tüm tiyatroların listesini aşağıda bulabilirsiniz.

kultur-ve-turizm-bakanligi-logo

Yardım alacak Profesyonel Tiyatrolar 

SN

Proje Sahibi Kuruluş

Oyun Adı

1

1001 SANAT EĞİTİM VE PRODÜKSİYON TİC. LTD. ŞTİ.

HIRSIZ

2

ABDURRAHMAN KORKMAZ -EKOL AJANS

ÇANAKKALE 1915

3

ADANA GÖSTERİ SANATLARI MERKEZİ TİYATROSU – ZAHİDE ÇAYNAK

AH ŞU BÜYÜKLER

4

ADEN SANAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

AİLE SAADETİ

5

AKİL ERGÜN YILDIRIM – MAVRA GÖSTERİ SANATLARI TİYATRO SALONU KAFE EĞT. VE DAN. FAALİYETLERİ

ROMEO’YU BEKLERKEN

6

AKLA KARA PRODÜKSİYON FİLM YAPIM TİC. LTD ŞTİ.

KELEBEKLER ÖZGÜRDÜR

7

ALIŞIK TİYATRO FİLM REKLAM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

GUGUK KUŞU (KAFESTEN BİR KUŞ UÇTU)

8

ALİ ERDOĞAN – KABARE DEV AYNASI

VATAN KURTARAN ŞABAN

9

ALİ POYRAZOĞLU TİYATROSU

KÜÇÜK PRENS BANA DEDİ Kİ – GÖNÜL ENAYİSİ

10

ANAGÜR SES IŞIK VE SAHNE SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

KAYIP EMANET

11

ANKARA SİMURG OYUNCULARI – SERDAR DOĞAN

SU’YA TÜRKÜ

12

ANTRAKT PRODÜKSİYON TİC. LTD. ŞTİ.

ÇAĞRILMADAN GELEN

13

ATÖLYE TİYATROSU FİLM YAPIM VE ORG. TUR. SAN. TİC. LTD. ŞTİ

AYI – BİR EVLENME TEKLİFİ

14

AYDIN ORAK – ORAK FİLM

BECERİKSİZLER

15

AYFA AJANS – MEHMET SERKAN DOĞANÇAY

GALİBA ÖLDÜM

16

BU TİYATRO – BARBAROS UZUNÖNER

BİR ÖYLE BİR BÖYLE

17

CEM KAYNAR – DÜŞEVİ OYUNCULARI

DOĞUM, DÜĞÜN VE ÖLÜM

18

ÇAĞDAŞ SANATSAL ULUSLAR ARASI EĞT. VE DAN. HİZ. GÖRSEL YAY. LTD. ŞTİ.

YÜZLEŞME

19

DEMİM MÜZİK YAPIM ORG. GIDA KOZM. İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

SADECE KONUŞALIM

20

DONKİŞOT TİYATRO – MAKBULE MISRA ALASYA

EVET, İSTİYORUM

21

EK SANAT – ERHAN KAYA

KİM VAR KİM

22

EMEL BALA GÜREL – HAN TİYATROSU

KARAKUTU

23

EMRE TANDOĞAN – KÜÇÜK SALON PRODÜKSİYON

FAUST

24

ENİS FOSFOROĞLU TİYATROSU

İKİNCİ BASKI

25

ERİZA ORGANİZASYON TUR. EĞT. HİZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

KÜRSÜDEKİ ŞAİR

26

ERTAN PRODÜKSİYON TİYATRO EĞİTİM ORGANİZASYON LTD.ŞTİ.

HARMAN

27

EVRENSEL YAPIM SENARYO MEDYA DANIŞMANLIĞI DIŞ TİCARET LTD. ŞTİ.

ORTADOĞU ŞİŞESİ

28

FERDİ MERTER FOSFOROĞLU – TİYATRO CANSIN

BÜYÜK JÜSTİNYEN

29

HAKAN SALINMIŞ – TİYATRO 1112 GARAJ

AH! ŞÜMÜRZ – (İMPARATORLUK KURANLAR)

30

HALUK YÜCE – TİYATRO TEMPO

BİR BÜYÜKANNE ARANIYOR

31

HAYALİN DERİNLİKLERİ FİLM TİYATRO ORG. REK. VE TUR. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

YANLIŞ BİLDİĞİMİZ DOĞRULAR

32

İKARUS REKLAM ORGANİZASYON BİLİŞİM VE EĞİT. HİZ. SA. TİC. LTD. ŞTİ.

RUTUBET

33

İLETİ MEDYA REKLAM HALKLA İLİŞKİLER VE ORG. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

AH MİNEL AŞK

34

İRİS GÖSTERİ SANATLARI MERKEZİ VE ORG. HİZ. TİC. LTD. ŞTİ.

KILIBIK

35

İSTANBUL KUMPANYASI – GİZEM MARAŞLI

AYYAR HAMZA

36

İSTANBUL TEMAŞA GÖSTERİ SANATLARI AJANS ORG. VE EĞT. HİZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ŞENLİK ÇIKMAZI

37

İSTANBUL ZÜMRÜDÜ ANKA GÖSTERİ SANATLARI LTD. ŞTİ.

UMUT

38

KADİR CEMAL ŞENKAL – TİYATRO AMİSOS

BEYAZ YALANLAR

39

KARART KÜLTÜR SANAT EĞİTİM VE YAY. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ÇUKUR

40

KARMADRAMA GÖRSEL SANATLAR LTD. ŞTİ.

NEON

41

KARTAL SANAT TİYATROSU VE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ ORG. LTD. ŞTİ.

CANLI MAYMUN LOKANTASI

42

KİBELE SANAT EVİ – SİBEL BAYHAN

BİR İNSAN, BİR AĞAÇ, BİR KÖPEK

43

LİLİ ORGANİZASYON TİYATRO REKLAM FİLM HİZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

MUS’AB

44

MATLA FİLM PLATOLARI VE DIŞ TİCARET LTD. ŞTİ.

MESNEVİ

45

MAVİ UÇURTMA KOMEDİ TİYATROSU – RAMAZAN KARAKAŞ

AŞK’IN YEMEK TARİFİ

46

MEHMET SAN – SANART MÜZİK TİYATRO DANIŞMA ETKİNLİK ORGANİZASYON

ASLINDA ERKEN GELDİN

47

MESUT IRK – VAN BÖLGE TİYATROSU

REZERVUAR KANİŞLERİ

48

MODA SAHNESİ – KEMAL AYDOĞAN

ROBERTO ZUCCO

49

NOKTA TİYATROSU – ABDULLAH ŞAHİN

KOMİK-İ ŞEHİR (DÜMBÜLLÜ)

50

NURİ ÖZDEMİR – TRABZON UMUT TİYATROSU

ALEVLİ GÜNLER

51

OYUN ATÖLYESİ

PİMPİRİKLİ

52

ÖTEKİ HAYATLAR TİYATRO SAHNE SANATLARI VE FİLMCİLİK HİZ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

10 (EN ZOR KARAR)

53

RAMAZAN KORKMAZ – KARANFİL TİYATRO VE ORGANİZASYON

ZORAKİ DELİLER

54

RİTÜEL SANAT MERKEZİ REK. VE ORG. TİC. LTD. ŞTİ.

AŞK KAŞINTISI

55

ROTA GÖSTERİ SANATLARI YAYINCILIK VE ORGANİZASYON TİC. LTD. ŞTİ. / CENGİZ KÜÇÜKAYVAZ TİYATROSU

DÜŞ YAKAMDAN

56

SABRİ DEMİR – D GRUP

PEMBE PERDELER

57

SAFİRA TANITIM TASARIM SAHNE GÖST. SANAT. MED. ORG. DAN. LTD. ŞTİ

AÇIK AİLE

58

SAHNE SANATLARI – MEHMET SADİ ÖZEN (TİYATRO KEDİ)

ANNEMİN ŞOFÖRÜ

59

SEBA ORGANİZASYON REKLAM VE TİYATRO HİZMETLERİ LTD. ŞTİ.

YOLCU

60

SER ORGANİZASYON MEDYA YAPIM TAN. YAY. EĞİT. VE DAN. HİZ. TİC. LDT. ŞTİ.

ÖZÜR DİLERİM

61

SERES EĞİTİM ORGANİZASYON DAN. TUR. TİC. LTD. ŞTİ.

BAŞ BELASI – ANNOYANCE

62

SONER TUMGAN

DERSİNİ ALMIŞTA EDİYOR EZBER

63

SS SEMAVER KÜLTÜR SANAT EĞT. YAY. HİZ. ÜRET. PAZ. VE İŞL. KOOPERATİFİ

KUŞLAR

64

SUAT ÖZGÜLTEKİN – SÖZ SANAT MERKEZİ

ÇATAL YOLLAR

65

ŞENOL KARA – TİYATRO UHDE

BİZİM MAHALLE

66

TAY YAPIM TİCARET LTD. ŞTİ.

MAHALLENİN KISMETİ

67

TERCİH GRUP AJANS ORG. EĞT. ÖĞRT. DAN. VE BİL. TEK. İNŞ. GIDA MAD. İTH. İHR. SAN VE TİC. LTD. ŞTİ.

YÜZLEŞME

68

TİYATRO ADAM – FATİH KOYUNOĞLU

5. FRANK

69

TİYATRO AYNA – DİLEK TÜRKER

KUVAYI MİLLİYE KADINLARI

70

TİYATRO BALANS – EBRU KARAMAN

RAMİZ İLE JÜLİDE

71

TİYATRO BİRİKİM – ERTAN ÖZAK

ÇANAKKALE’DEN CUMHURİYET’E – DÖNMEYİ DÜŞÜNMEYENLER

72

TİYATRO İSTANBUL SANAT YAPIMLARI LTD. ŞTİ.

İSTİBDAT KUMPANYASI

73

TİYATRO KÜLLİYEN ORGANİZASYON SANATSAL ETKİNLİKLER – OSMAN DOĞAN

MEVLANA NAR-I AŞK

74

TİYATRO MERDİVEN – SELÇUK DELİPINAR

BOZUŞMA

75

TİYATRO YANSIMA – ERKAY YAVUZ

LACİVERT GÖLGELİ ADAMLAR

76

TUBA ZEHRA SAĞLAM – ATÖLYE TATAVLA

CADI KAZANI

77

UYGUR GÖSTERİ VE FİLM PRODÜKSİYON PAZARLAMA TİC. LTD. ŞTİ.

MARKO PAŞA

78

ÜSTÜN SANAT BASIM GIDA KIRTASİYE İNŞ. VE TEKS. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ORHAN GAZİ

79

VS YAPIM ORGANİZASYON VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.

ABİM GELDİ (BOİNG BOİNG)

80

YSM SANAT ETK. PROD. REK. YAY. HİZ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

KINALI KUZULAR

Yardım alacak olan Geleneksel tiyatrolar

SN

Proje Sahibi Kuruluş

Oyun Adı

1

AHMET AKSOY

KARAGÖZ’ÜN OĞLU

2

AHMET UYSAL

KARAGÖZ VE HACİVAT DÜNYA TURUNDA

3

ALİ NİHAT YAVŞAN

KARAGÖZ BALIKÇI

4

ALİCAN BALAKİN

İBİŞ OTEL BEKÇİSİ

5

ALPER TANSI

İBİŞ BAYRAM SEVİNCİ

6

ARİF DUYGU TANSI – AÇIKGÖZ KUKLA TİYATROSU

İBİŞ’İN KONAĞI

7

ATA CAMUZ

KARAGÖZ’ÜN YAZARLIĞI

8

ATİLLA YAPRAK

TOMBUL SULTAN

9

AYHAN LEYLEK

KARAGÖZ RAMAZAN DAVULCUSU

10

CAFER SADIK HADİMİOĞLU

KARAGÖZÜN MİSAFİRLERİ

11

CEMAL MELEMŞE

KARAGÖZ İLE KELOĞLAN İŞTE

12

CENGİZ SAMSUN

KARAGÖZ DİNOZOR DİYARINDA

13

DENİZ KARALAR

KARAGÖZ ZAMAN YOLCUSU

14

DENİZ ÖZGÖKBEL

KARAGÖZ – BALON SEFASI

15

EMİN ŞENYER

KARAGÖZÜN BALIKÇILIĞI

16

EMİNE BİLGİN

İBİŞ EV SAHİBİ

17

ENİS ERGÜN

KARAGÖZ CANKURTARAN

18

EYÜPCAN ÖZTÜRK

KARAGÖZ VE KUKLA ARKADAŞLARI

19

GÖHER ERGÜN

İBİŞ  VE BÜCÜ

20

HAKAN ARISOY

YAŞASIN KUKLALAR

21

HALİDE OYA TANSI

KÜÇÜK KIRMIZI BALIK

22

HALİT EKER – PALANGA KUKLA TİYATROSU

İBİŞ AMCA VE SEVİMLİ ARKADAŞLARI

23

HÜSEYİN A. KAHYAOĞLU

İBİŞ “CESUR YÜREK”

24

HÜSEYİN DİLEN

KARAGÖZ İKSİR PEŞİNDE

25

İZMİR GÖLGE OYUNCULARI KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ – ALİ TUĞRUL CİVELEK

HACİVAT & KARAGÖZ KATİP

26

KORHAN TUÇDAN

AV HİKAYESİ

27

MAHMUT HAZIM KISAKÜREK

KARAGÖZ HACİVAT ROMEO&JULIET

28

MANSUR ERK

KARAGÖZ DİŞÇİDE

29

MEHMET ALİ KARATAŞ

İBİŞİN ŞAKASI

30

MEHMET ATAY ALTIN

SALINCAK

31

NEVZAT ÇİFTÇİ

KARAGÖZ İLE HACİVAT

32

RAMİZ BALAKİN

KARAGÖZ CAZULAR

33

RIDVAN PARS – ÇOCUK EĞLENCELERİ VE KUKLA GÖSTERİ MERKEZİ

TANIŞMAK VE ALIŞMAK

34

SALİH OĞUZHAN

KARAGÖZÜN DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

35

SERKAN BİLGİN

AFACAN KUKLA GİGİ

36

SERKAN KAPLAN

BEŞİ BİR YERDE

37

SERKAN ÖZTÜRK

KUKLALAR İPSİZ, KARAGÖZ İŞSİZ

38

SİBEL TOMAÇ

KARAGÖZ OTELCİ GÜZELİ

39

TEVFİK DİNÇ

KARAGÖZ “ORMANLAR KRALI”

40

UMUT ŞAFAK POYRAZ

KAVUKLUNUN DÜNÜRLÜĞÜ

41

ÜMİT BAĞCI – SÜTLAÇ PRODÜKSİYON

İBİŞ SAĞLIK OLSUN

42

VURAL ARISOY

KARAGÖZ POP STAR

43

YUNUS EMRE TURANLI

KARAGÖZÜN ŞAPKASI

44

YÜCEL TURGUT

ALİ BABA VE KIRK HARAMİLER

Yardım alacak Çocuk Oyunları Tiyatroları

SN

Proje Sahibi Kuruluş

Oyun Adı

1

AHMET AKSOY

KARAGÖZ’ÜN OĞLU

2

AHMET UYSAL

KARAGÖZ VE HACİVAT DÜNYA TURUNDA

3

ALİ NİHAT YAVŞAN

KARAGÖZ BALIKÇI

4

ALİCAN BALAKİN

İBİŞ OTEL BEKÇİSİ

5

ALPER TANSI

İBİŞ BAYRAM SEVİNCİ

6

ARİF DUYGU TANSI – AÇIKGÖZ KUKLA TİYATROSU

İBİŞ’İN KONAĞI

7

ATA CAMUZ

KARAGÖZ’ÜN YAZARLIĞI

8

ATİLLA YAPRAK

TOMBUL SULTAN

9

AYHAN LEYLEK

KARAGÖZ RAMAZAN DAVULCUSU

10

CAFER SADIK HADİMİOĞLU

KARAGÖZÜN MİSAFİRLERİ

11

CEMAL MELEMŞE

KARAGÖZ İLE KELOĞLAN İŞTE

12

CENGİZ SAMSUN

KARAGÖZ DİNOZOR DİYARINDA

13

DENİZ KARALAR

KARAGÖZ ZAMAN YOLCUSU

14

DENİZ ÖZGÖKBEL

KARAGÖZ – BALON SEFASI

15

EMİN ŞENYER

KARAGÖZÜN BALIKÇILIĞI

16

EMİNE BİLGİN

İBİŞ EV SAHİBİ

17

ENİS ERGÜN

KARAGÖZ CANKURTARAN

18

EYÜPCAN ÖZTÜRK

KARAGÖZ VE KUKLA ARKADAŞLARI

19

GÖHER ERGÜN

İBİŞ  VE BÜCÜ

20

HAKAN ARISOY

YAŞASIN KUKLALAR

21

HALİDE OYA TANSI

KÜÇÜK KIRMIZI BALIK

22

HALİT EKER – PALANGA KUKLA TİYATROSU

İBİŞ AMCA VE SEVİMLİ ARKADAŞLARI

23

HÜSEYİN A. KAHYAOĞLU

İBİŞ “CESUR YÜREK”

24

HÜSEYİN DİLEN

KARAGÖZ İKSİR PEŞİNDE

25

İZMİR GÖLGE OYUNCULARI KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ – ALİ TUĞRUL CİVELEK

HACİVAT & KARAGÖZ KATİP

26

KORHAN TUÇDAN

AV HİKAYESİ

27

MAHMUT HAZIM KISAKÜREK

KARAGÖZ HACİVAT ROMEO&JULIET

28

MANSUR ERK

KARAGÖZ DİŞÇİDE

29

MEHMET ALİ KARATAŞ

İBİŞİN ŞAKASI

30

MEHMET ATAY ALTIN

SALINCAK

31

NEVZAT ÇİFTÇİ

KARAGÖZ İLE HACİVAT

32

RAMİZ BALAKİN

KARAGÖZ CAZULAR

33

RIDVAN PARS – ÇOCUK EĞLENCELERİ VE KUKLA GÖSTERİ MERKEZİ

TANIŞMAK VE ALIŞMAK

34

SALİH OĞUZHAN

KARAGÖZÜN DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

35

SERKAN BİLGİN

AFACAN KUKLA GİGİ

36

SERKAN KAPLAN

BEŞİ BİR YERDE

37

SERKAN ÖZTÜRK

KUKLALAR İPSİZ, KARAGÖZ İŞSİZ

38

SİBEL TOMAÇ

KARAGÖZ OTELCİ GÜZELİ

39

TEVFİK DİNÇ

KARAGÖZ “ORMANLAR KRALI”

40

UMUT ŞAFAK POYRAZ

KAVUKLUNUN DÜNÜRLÜĞÜ

41

ÜMİT BAĞCI – SÜTLAÇ PRODÜKSİYON

İBİŞ SAĞLIK OLSUN

42

VURAL ARISOY

KARAGÖZ POP STAR

43

YUNUS EMRE TURANLI

KARAGÖZÜN ŞAPKASI

44

YÜCEL TURGUT

ALİ BABA VE KIRK HARAMİLER

Yardım Alacak Amatör Tiyatrolar

SN

Proje Sahibi Kuruluş

Oyun Adı

1

ABDULKADİR KATRA

GÜNLÜK / UYUŞTURUCU ÖLÜMDÜR

2

AHMET ÖZDEMİR

PARÇA TESİRLİ PAZARLAR

3

AHMET TURUNÇ – BURSA SANAT TİYATROSU

BAŞARININ SIRRI

4

AHMET YAPAR – ANKARA DEVİNİM TİYATRO

SATRANÇ

5

ALİ POYRAZ

UZAK ADAM

6

ANAHİT VARIŞ

ŞAŞKIN BABA

7

ANKARA DENEME SAHNESİ DERNEĞİ

KARDEŞLİK TÖRENİ – SAMAH

8

AYVALIK SANAT DERNEĞİ

TELEFONLA OYUN OLMAZ

9

BATMAN SANAT TİYATROSU DERNEĞİ

HAYIR

10

BİROL YILDIRIM

ABDİNİN CEZASI

11

BURAK ÖNGEL

KÖŞEBAŞI

12

CAN MURAT YAŞAR ŞENGEL – TİYATRO CANİKO

İÇİMDEKİ DÜŞMAN – LEKE

13

DAMLA SANAT VE KÜLTÜR MERKEZİ DERNEĞİ

FERZENDE ZEUSA KARŞI

14

DOĞA KÜLTÜR VE YAŞAM DERNEĞİ

SEMADA AŞK

15

EFSANE SAHNE SANATLARI TOPLULUĞU DERNEĞİ

GÜNEŞE UZANAN YOL 1915

16

EMİNE ARSLAN

AŞK KAŞINTISI

17

FERHAT PEKYİĞİT – ASPENDOS TİYATROSU

KENDİ KENDİNE KONUŞMAKTIR AŞK

18

GRİ SANAT TİYATROSU DERNEĞİ

İKİ KİŞİLİK HIRGÜR

19

GÜLÜM PEKCAN ŞİMŞİR – GÜLÜM PEKCAN DANS TİYATROSU

KAFES

20

HABİP BEYTER

GELİNCİK

21

HAKAN HANÇERLİ

BORUSUNU ÖTTÜREN

22

HASAN TOPUZ

KEL ŞARKICI

23

HASAN YAVUZ

MEDYATİK TİK

24

HİDAYET İKE

AŞK-I MECNUN

25

HÜSEYİN ARSLANKÖYLÜ – ARSLANKÖY ÇADIR TİY. KADINLAR TOPLULUĞU

İSYANCILAR

26

İBRAHİM KAVZOĞLU – TİYATRO ZİNOS

BU, BİZİM HİKAYEMİZ

27

İBRAHİM ÖZDEMİR

ALEKO

28

İLKER GÖRKEM

AYYAR HAMZA

29

İZMİR ENGELSİZ SANAT DERNEĞİ

ŞARKI SÖYLEYEN MAYMUN HERKESİ BÜYÜLEDİ

30

KANSERLE YAŞAM VE DAYANIŞMA DERNEĞİ

UZAKLAR

31

M. SEFA FARUKOĞLU

BİZ BÖYLEYİZ

32

MAHMUT CİHANGİR GİRİŞKEN

BİR DESTAN DİLLENİRSE

33

MAVİ SANAT TABİAT VE SAVUNMA DERNEĞİ

KÜREK

34

MEHMET ERBİL

İSTASYON

35

MEHMET MAYDA

HER ŞEY ÜNİVERSİTE İÇİN

36

MİZAH SANATI DERNEĞİ

BİZ BUNU ÇOK DÜŞÜNDÜK

37

MOSTAR GENÇLİK DERNEKLERİ FEDERASYONU

BEN KABUL ETTİM

38

MURAT VANLI

PARA PARA DÜNYA

39

MUSA HAS

FATİH VE FETİH

40

MUSTAFA TAŞKIRAN

YENİDEN BAŞLAMAK

41

MUŞ BEDENSEL ENGELLİLER GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ

SAĞLIKLI YAŞAM ENGELSİZ ÜREME

42

NAZLI ÇIĞA AYYILDIZ

KARA FATMA

43

NECATİ ZENGİN – TRABZON SANAT TİYATROSU

İNSANLIK ÖLMEDİ YA

44

NECDET GEÇİT

KENDİME OYNUYORUM

45

OLCAY YUSUFOĞLU

WOYZECK

46

ORDU OKSİJEN KÜLTÜR SANAT ATÖLYESİ DERNEĞİ

HABABAM SINIFI UYANIYOR

47

ORDU SANAT EVİ DERNEĞİ

RESİMLİ OSMANLI TARİHİ

48

OSMAN DOĞAN

ZİYAFET SOFRASI

49

ÖNER YILDIRIM – SAMSUN SEYİR TİYATROSU

ELEMTERE FİŞ, KEM GÖZLERE ŞİŞ

50

SELİM KALIÇ – GENÇ OYUNCULAR SAHNESİ

AÇ VE GARİP YOLCU

51

SEMİH YETİMOĞLU – ERZURUM ŞEHİR TİYATROSU

ADAB-I MUAŞERET

52

SİNOP TELVİN GENÇLİK SPOR VE SANAT DERNEĞİ

KADINCIKLAR

53

SİVAS 58 KADIN GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ

ÖLDÜN, DUYDUN MU?

54

SİVAS BURUCİYE SULTAN KADINLARI DERNEĞİ

HÜLLECİ

55

SİVAS SAHNE SANATLARI DERNEĞİ

YÜZLEŞME / 6000

56

SİVAS TÜM ENGELLİLER DERNEĞİ

TAŞ AYNALAR YOK ARTIK

57

ŞAHİN ÖZTÜRK – TİYATRO ANATOLİA

HAYVANAT BAHÇESİ HİKAYESİ

58

ŞENOL YAŞAR (BULANCAK SANAT TİYATROSU)

AYAK BACAK FABRİKASI

59

ŞERİFE TANJU AKSU GÖKDENİZ

PAZAR KEYFİ

60

TAVŞANLI TİYATROCULAR DERNEĞİ

SAĞLIK OLSUN

61

TİYATRO BİZ DERNEĞİ

GERDEK GECESİ

62

TRABZON BÜYÜKŞEHİR TİYATROSU DERNEĞİ

BUZLAR ÇÖZÜLMEDEN

63

TRABZON ŞEHİR TİYATROSU DERNEĞİ

FERNANDO KRAPP BANA MEKTUP YAZMIŞ

64

ÜMMİYE KOÇAK – ARSLANKÖY KADINLAR TİYATRO TOPLULUĞU

MIKTAR ADAYI HASRET ANA

65

ÜNAL ÇEKEN – ANKARA ORTAOYUNCULARI TİYATROSU

ÇANAKKALE ŞEHADET

66

VURAL EYİKAN

ZAFERİN ÇOCUKLARI

67

YAŞAR NEZİH EYÜBOĞLU – ŞEHİRDIŞI TİYATROSU

İLETİŞ-İM

68

YEŞİM EYÜBOĞLU – TİYATRO ÖZGÜN DENEME

YAZILMAMIŞ BİR ROMAN

İş Bankası  partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, anime tutkunlarını mutlu edecek 2 filmle geliyor

Miyazaki_Ghibli

Miyazaki

Anime ustası Isao Takahata’nın 14 yıl aradan sonra çektiği ilk film “The Tale Princess of Kaguya/Prenses Kaguya Masalı” ve Miyazaki’nin hayatının yanı sıra Ghibli Stüdyoları’nın kapanması haberinin gerisinde yatanları anlatan “The Kingdom of Dreams and Madness/Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı”, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.

 Isao Takahata

Isao Takahata

70’lerin kült animasyonu Heidi’nin yönetmenliğinin yanı sıra “Grave of the Fireflies”, “Only Yesterday”, “My Neighbors the Yamadas” gibi pek çok kült animeye imza atmış Isao Takahata’nın 14 yıl aradan sonra çektiği ilk film de olan “The Tale Princess of Kaguya/Prenses Kaguya Masalı”, yaşlı bir çiftin ormanda bulup büyüttükleri sihirli bir bebeğin masalsı hikâyesini anlatıyor. Pek çok eleştirmenin hayranlıkla karşıladığı ve gerçek bir sanat eseri olarak nitelendirip yılın en iyi animasyonu saydıkları film, Ghibli Stüdyoları’nda sırf elle çizilerek ve sulu boyayla renklendirilerek yaratıldı.

Festivalin Ghibli Stüdyoları’na selam gönderdiği bir diğer film ise, “Oyun” bölümünde gösterilecek “The Kingdom of Dreams and Madness/Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı”. Anime dünyasının ustası Hayao Miyazaki’nin hayatını konu alan film aynı zamanda, “Spirited Away”, “My Neighbor Totoro”, “Princess Mononoke” gibi anime klasiklerini yaratmış Ghibli Stüdyoları’nın artık üretimleri durduracağı açıklamasının ardında yaşananları anlatmasıyla da türün tutkunlarını heyecanlandıran bir belgesel.

İş Bankası partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12-22 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul’da, 26 Şubat-1 Mart 2015 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek.

Davul ve perküsyon ustalarının katılacağı ODTÜ Caz D52 Davul Perküsyon Festivali, Başkentlilerle buluşmaya hazırlanıyor. Türkiye’de ilk kez düzenlenen festivalde, ülkenin önde gelen müzisyenleri 3 gün boyunca sanatseverlerle bir araya gelecek.

Bateri_eğitmeni-Erhan-Karaca

ODTÜ Caz Topluluğu ev sahipliğinde yapılacak olan festival, Türkiye’nin önde gelen davulcu, perküsyoncu ve ritim eğitmenleriyle müzikseverleri buluşacak.
Akın Bağcıoğlu, Ali Kıl, Bülent Akbay, Can Tüzün, Caner Kızıltaş, Deniz Güngör, Doğaç Titiz, Emrehan Halıcı, Nar Sanat Egitim Kursu  Bateri Eğitmeni Erhan Karaca, Gerçek Dorman, Murat Söğüt, Jarrod Cagwin, Onur Ertem, Özgür Can Öney, Sedat Anar, Nedim Ruacan, Erhan Seçkin, Kuan (Band) gibi müzisyenlerin katılacağı festival Türkiye’de ilk kez düzenleniyor.
D52 Davul Perküsyon Festivali, 10-12 Aralık’ta ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi ve Mimarlık Amfisi’nde gerçekleştirilecek. D52 Davul Metodu – 52 haftada temel davul dersleri adlı metot kitabının yazarı Gerçek Dorman, festival kararını kitabın adından ve amaçlarından esinlenerek oluşturduklarını belirtti.

FESTİVALE KATILIM ÜCRETSİZ

erhan_karaca

Festival boyunca gösteri, panel, atölye ve dersler aracılığıyla müzikseverlerle bir araya gelineceğini belirten Dorman, şunları söyledi:
“İlki ODTÜ’de gerçekleşecek festivalle hedeflenen, müzikseverlere erişmek. Ankara’yla sınırlı kalmayıp, ilerleyen yıllarda gösteri ve dersleri Türkiye’nin her yerine taşıyabilmek istiyoruz. Bu kapsamda festivale destekçi, katılımcı ya da çalışan olarak katkı sağlamak isteyen herkes www.d52drumfest.com sitesinden festival ekibiyle iletişime geçebilir.”
Katılımın ücretsiz olduğu festival boyunca çekilişler yapılacak. Ayrıca davul-perküsyon yarışmalarının ardından katılımcılara sponsor firmaların ürünleri hediye edilecek.

“Vals” adlı şarkısı ile gönüllerde taht kuran Rus piyanist Evgeny Grinko, 12 Aralık 2014 gecesi garaj istanbul’da!

Evgeny_Grinko

“Vals” adlı şarkısı ile gönüllerde taht kuran Evgeny Grinko ilk uzun albümü Ice For Aureliano Buendia’nın tanıtımı için çıkacağı Türkiye turnesi kapsamında 12 Aralık 2014 gecesi garajistanbul’da!

Dünyanın her yerinden önemli müzisyenleri Türk seyircilerle buluşturacak olan GOLDNIGHTS serisinin yeni misafiri Rus besteci, piyanist Evgeny GrinkoAnkara, Konya, İzmir, Eskişehir ve İstanbul’u kapsayan turnesinde hayranlarıyla buluşacak.

Moskova’nın yakınında Zhukovsky adlı küçük bir kasabadan çıkan fakat kısa sürede adını tüm dünyaya duyuran genç piyanist, ilk kez Türkiye turnesine çıkıyor….

Daha önceden yayımladığı iki kısa albümden sonra ilk uzun albümünü Ice For Aureliano Buendia adıyla Aralık 2014’te yayımlayacak olan Evgeny Grinko, duygulara hitap eden, dinleyenleri düşsel yolculuklara çıkaran tarzı ile “Cinematic Melodies” ve “Winter Sunshine” isimli albümleriyle kazandığı ünü, “Vals” adlı şarkısıyla pekiştirdi.

İlk uzunçalarında sanatçının YouTube’da 2.600.000 kereden fazla izlenen “Vals” şarkısının yanı sıra “Serenade”, “Rumba”, “Faulkner’s Sleep” gibi şarkılar da yer alıyor.

Sanatçının ilk uzunçaları Ice For Aureliano Buendia CD olarak ilk kez bu turnede satışa çıkacak.

Türkiye’de çok sıkı bir dinleyici kitlesine sahip olan ve yanında çellocu, kemancı, violacı ve akordeoncu 5 müzisyen ile sahne alan Evgeny Grinko, konserlerinde piyano haricinde gitarda ve davulda da hünerlerini gösteriyor.

Daha önceden 2 kere İstanbul’da kapalı gişe konser veren Evgeny Grinko’nun GOLDNIGHTS kapsamında gerçekleşecek bu turnesi 2014 yılının en son büyük turnesi olacak.

Birbirinden yetenekli müzisyen ve grupları izleyeceğimiz Goldnights serisinin bir parçası olarak gerçekleşecek Evgeny Grinko turnesi daha önceden Mr. Big, Asaf Avidan, Paul Gilbert, Richie Kotzen, God Is A Astronaut, Marty Friedman, Marillion, Marky Ramone, Rainbow, Leon Hendrix, Wardruna gibi isimlerin Türkiye konserlerini düzenleyen MOODLive organizasyonunda gerçekleşecek.

12 Aralık 2014, garajistanbul

Kapı Açılış : 22:00

Sahne : 23:00

Bilet Fiyatları : Tam 60 TL,

Öğrenci 40  TL

20. Gezici Sinema Festivali “Sinema Aşkına” teması ile 28 KAsım – 8 aralık tarihleri arasında yola çıkmaya hazırlanıyor. Festival programında, Kieslowski, Godard gibi yönetmenlerin filmleri yer alıyor.

gezici-festival-20

Ankara Sinema Derneği’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 20’nci yılını “Sinema Aşkına!” teması ile kutlamaya hazırlanıyor. 28 Kasım – 8 Aralık 2014 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival,Ankara’dan yola çıkacak. 28 Kasım – 4 Aralık’ta başkentteki gösterimleri devam ederken, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin katkılarıyla, 3 – 7 Aralık tarihleri arasında Eskişehir’e konuk olacak. Gezici Festival yolculuğunu, Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla, 5 – 8 Aralık’ta Sinop’ta tamamlayacak.

Dünya ve Türkiye sinemasının seçkin örneklerini yurdun değişik kentlerindeki sinemaseverlerle buluşturmak ve Türkiye sinemasını dünyaya tanıtmak için tam 20 yıldır yollarda olan Gezici Festival, bugüne kadar toplam 5 ülke ve 23 şehre giderek, 56 bin 872kilometre yol katetti. Sinema sevdasıyla 20 yıldır kent kent dolaşan festivalde, bu yıl aynı tutkuyla sinema yapan yönetmenlere özel bir bölüm ayrıldı. “Sinema Aşkına!” sinemaya duyulan aşkın hiç bitmediğinin birer kanıtı olan ve sinema tutkusunu konu alan filmleri bir araya getiriyor.

Usta yönetmen Krzystof Kieslowski Amatör’de (Camera Buff), kamerasına giderek daha çok bağlanan ve dün- yaya yalnızca vizörden baktığı için çevresindekileri yitiren bir sinemasevere odaklanıyor. Hayat ya da sinema ikileminin bir yansıması olan filmde, çocuğunun doğumu öncesinde onu filme çekebilmek için bir kamera alan ancak kendisini film çekmenin büyüsüne kaptırıp, elindekileri yavaş yavaş kaybetmeye başlayan bir adamın hikayesi anlatılıyor.

Yönetmen Krzysztof Kieślowski

Yönetmen Krzysztof Kieślowski

Çektiği her filmle bir anlatım aracı olarak sinemanın sınırlarını zorlayan Jean-Luc Godard, son filmi Dile Veda (Goodbye to Language) ile bu kez dijital ve üç boyutlu sinemanın, Hollywood’un ufkunun çok ötesinde, derin ve çok boyutlu bir anlatıya imkan sağlayabildiğini kanıtlıyor. Her şeyin düzensiz bir sırayla cereyan ettiği film; görsel, sinematik ve akıllara durgunluk veren üç boyutlu bir keyif sunuyor.

Sinemanın olanakları üzerine bir güncel deneme olarak öne çıkan Yael Andre imzalı, Diktatör Olduğumda (When I Will Be Dictator), bir zamanlar amatör sinemacıların gözdesi olan Süper 8 formatındaki görüntüler aracılığıyla kurgulanan hikayesi ile dikkat çekiyor. Bir bilim kurgu belgeseli niteliğindeki film, sinemada gerçeklik ve kurmaca arasındaki ilişkiyi sorguluyor.

Kamerayı yetişkinlerin dünyasından çocuklarınkine taşıyan eleştirmen ve yönetmen Mark Cousins İlk Film’de (The First Movie), savaşla büyüyen ve daha önce hiç film görmemiş çocukların sinemayla tanışmasını perdeye yansıtıyor. Kuzey Irak Kürt Bölgesi’ndeki Goptapa’ya ziyaretini kaydeden Cousins’ın filmi; yer yer belgesel, yer yer kompozisyon, yer yer çağdaş günce niteliğinde bir yapım olarak seyirciyle buluşuyor.

Cem Kaya’nın, bu yıl Locarno Film Festivali’nde prömiyerini yapan filmi Motör Nam-ı diğer Remake,Remix, Ripoff, 60’lı ve 70’li yılların popüler Türk sinemasının tutkulu emektarlarını yakından tanımayı sağlıyor. Film, Yeşilçam döneminde dolaylı ya da dolaysız yollardan yabancı filmlerden etkilenmiş yapımcıları, yönetmenleri ve bu etkileşimin doğurduğu sonuçları sinemaya aktarıyor. Başkalarından alınan bir fikri kendine ait bir yapı içinde dönüştürürken ortaya çıkan yeniliklere odaklanan film, etkileşimin kültürel faaliyet olarak çok önemli olduğunu ve yaratıcılığın temelinde taklit etmenin var olduğunu vurguluyor.

Hayranlık duyduğu yönetmenin yerini almaya çalışan bir sinemaseverin gerçek hikayesinden yola çıkarak filme alınan Yakın Plan (Close-Up), aşkın nasıl saplantıya ve yanlışlıklar komedisine dönüşebileceğini gözler önüne seriyor. Yönetmenliğini Abbas Kiarostami’nin yaptığı film, kendini ünlü yönetmen Mohsen Makhmalbaf olarak tanıtıp, Tahranlı üst sınıf bir ailenin içine yavaşça sızan Sabzian adında, işsiz İranlı bir adama karşı açılmış bir davayla başlıyor. Sabzian’ın aileyle geçirdiği sürece ait kesitler, kamera önünde eksiksiz canlandırılıyor ve seyirci gördüğünün ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu asla emin olamıyor.

Kiarostami’nin bu klasik yapıtını kendi işlettiği sinemada gösterime sokma hikayesini anlatan Nanni Moretti’nin kısa filmi Yakın Plan’ın Galası (Opening Day of Close-Up) da Yakın Plan ile birlikte gösterilecek. Bu kısa film, Moretti’nin meslektaşına ve anaakım-dışı sinemaya bir saygı duruşu niteliğinde

20. Gezici Festival Tanıtım Filmi

akun-ve-sinasi-sahneleri-devam-etmeliMülkiyeti Emek İnşaat A.Ş’de bulunan, Ankara’nın en önemli iki tiyatro sahnesi, Akün ve Şinasi sahnelerinin 10 gün önce, gizli şekilde, Karadenizli bir şirkete satıldığı öğrenildi. Her iki sahnenin satışının 23 milyon TL’ye gerçekleştiği belirtilirken, satış talimatının bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından verildiği dile getirildi. Devlet Tiyatroları’nın (DT) bünyesinde faaliyet gösteren her iki tiyatro sahnesi için daha önce 5 kez ihaleye çıkılmış ancak satış “muammen bedelin altında kaldığı” gerekçesiyle gerçekleşmemişti.

“Sansür” ve sanat kurumlarını yok etmeyi amaçlayan Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) Yasa Tasarısı taslağı gölgesindeki tartışmalara maruz kalan DT’ye bir şok da Emek İnşaat’tan geldi. Mülkiyeti Emek İnşaat’a bağlı olan ve Ankara’nın merkezi yerinde bulunan, en fazla tiyatro oyunlarının sahnelendiği iki sahne, Akün ve Şinasi sahnelerinin gizli bir şekilde satıldığı öğrenildi. Emek İnşaat yetkilileri sahnelerin yeni sahibini sır gibi saklarken, sahneleri alan şirketin sahibinin Karadenizli olduğu ve İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı bulunduğu bilgisi edinildi.

Daha önce de 5 kez satışı gündeme gelen ve “muammen bedelenin altında kaldığı”, sivil toplum kuruluşlarının tepkisi nedeniyle ihalesi geri çekilen iki sahnenin 23 milyon TL’ye bu kez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in talimatıyla satıldığı kaydedildi.

İhale şartnamesi duyurulmadı

Akün ve Şinasi sahnelerinin satışının 10 gün önce yapıldığı ve sivil toplum kuruluşları ve sanatçıların tepkileri nedeniyle ihalenin Kamu İhale Yasası kapsamı dışında tutularak, gizli ihale ile gerçekleştirildiği de dile getirildi. Satışı gerçekleştirilen her iki sahne için DT’ye 2014-15 sanat sezonu sonuna kadar kullanma hakkı tanındığı da belirtiliyor. Ancak her iki sahnenin sezon sonundan sonra ne şekilde kullanılacağı bilinmiyor. Emek İnşaat yetkileri ise satışa ilişkin Cumhuriyet’e bilgi vermekten kaçındı.

Sinemadan tiyatro olmuştu

Ankara’nın en işlek yerlerinden Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Akün Sahnesi, 1975 yılından 2002 yılına dek Akün Sineması olarak hizmet vermişti. Daha sonra bu salon 2002 yılında DT Genel Müdürlüğü’nce, dönemin genel müdürü Lemi Bilgin tarafından tiyatro sahnesine çevrilmişti ve o tarihten bu yana da tiyatro sahnesi olarak kullanılıyordu.

Akün Sahnesi’nin hemen arkasında yer alan ve Tunus Caddesi’ne bakan Şinasi Sahnesi de Ankara’nın en eski tiyatro sahnelerinden biri olma özelliğine sahip. Sahne, 13 Mart 1988’de Yüksel Pazarkaya’nın “Meliha” adlı oyunuyla açılmıştı.

Her iki sahne de bugün “kentin en önemli sanat merkezlerinden” biri kabul ediliyor.

Kaynak: Onedio

Güneş Batarken Bile Büyük oyunuyla ile ilgili başlayan sansür tartışmaları nedeniyle görevinden istifa eden Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’un ardından İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürlüğünü yürüten Şakir Gürzumar da görevinden istifa etti.

sakir-gurzumar

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Güneş Batarken Bile Büyük” oyununda geçen sözleri sansürlemek istemesinin ardından Mustafa Kurt’un Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nden istifa etmesi sonrasında söz konusu göreve Nejat Birecik’in atanmasıyla kurum içinde başlayan huzursuzluk DT’den gelen istifalarla giderek artıyor.

Bir istifa haberi de bugün geldi. 2009’dan bu yana İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürlüğünü yürüten Şakir Gürzumar bu sabah Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne istifasını sundu. Son istifayla birlikte istifa sayısı 7’ye yükselmiş oldu.

Şakir Gürzumar, konservatuardan mezun olduğu 1979 yılından beri Devlet Tiyatrosu’nda çeşitli görevlerde çalışmış, DT bünyesinde Sanat Yönetmenliği ve müdürlükler yapmıştı. 8 Temmuz 2009’dan bu yana İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ve Sanat Yönetmenliği görevini sürdüyordu.

Yönettiği oyunlarla iki defa Kültür Bakanlığının verdiği ‘En İyi Reji’ ödülünü alan sanatçı ayrıca 1997 Avni Dilligil ‘En İyi Yapım Ödülü’nü ve 2005 Afife Tiyatro ‘Yılın En Başarılı Yönetmeni’ ödülünü kazanmıştı.

‘Oyun sahnelemeyeceğim’

Mustafa Kurt’un istifasından sonra DT Genel Müdür vekili olarak dizi oyuncusu Nejat Birecik atandı. Devlete bağlı sanat kurumlarının özelleştirilmesini öngören TÜSAK’a yakınlığı ile bilinen Birecik’in atanması tepki çekmiş, Ankara DT Müdürü Şekip Taşpınar ve Müdür Yardımcısı Serdar Kayaokay ile Başrejisör Ali Hürol da istifa ettiklerini açıklamışlardı. Yönetmen Yücel Erten’de kişisel sosyal medya hesaplarından yayınladığı bir açıklama ile, Biricik’in atanmasına tepki gösterek, bu dönemde DT’nda oyun sahnelemeyeceğini açıkladı.

Kaynak :[-]

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Selman Ada, sanatçıların TÜSAK ile ilgili kaygısını anlıyor ve ‘Dünyanın hiçbir ülkesinin hiçbir yöneticisi sanatı yok etmeye çalışmaz, en azından bu ülkede böyle bir şey yok’ diyor.

Kaynak :Al Jazeere

Selman_Ada

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Selman Ada, 20 yaşındayken dünyanın en genç opera orkestrası şefi olarak literatüre geçti. [Fotoğraf: Mehmet Zeki Öztürk – Al Jazeera]

Röportaj: Bedia Ceylan Güzelce

Röportaj           Bedia Ceylan Güzelce

Geçtiğimiz yaz, devletin sanat kurumlarının içerisinde köklü değişikliklerin başladığı bir yıl oldu. Önce sanat kurumlarının kapatılmasını öngören TÜSAK (Türkiye Sanat Kurumu) yasa tasarısı gündeme geldi ardından da üst kademede bir görev değişikliği gerçekleştirildi. İzmir, İstanbul, Mersin, Ankara, Antalya ve Samsun’da bulunan devlete bağlı altı opera ve bale kurumunun sorumluluğu el değiştirdi. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’ne Rengim Gökmen’in görevden alınmasıyla getirilen besteci ve piyanist Selman Ada, yeni sezon repertuvarının hangi duyarlılıklara göre şekilleneceğinden, TÜSAK yasa tasarısının yarattığı endişeye ilk kez soruları yanıtladı. Görevde kalacağı süre içerisinde kalıcı bir otağ sahnesi kurmayı hayal eden Ada, 2015 yaklaşırken Türkiye-Ermenistan dostluğuna vurgu yapan eserlerin sahnelenip sahnelenmeyeceğine, gelecek yıllarda 17 farklı Türkçe’de eserler üretilip üretilmeyeceğine dair Al Jazeera’nin sorularını yanıtladı.

Devlet Opera ve Balesi yeni ve tartışmalı bir döneme başladı, sizinle birlikte ne değişti ya da ne değişecek kurumda?

Selman_Ada_02

[Fotoğraf: Mehmet Zeki Öztürk – Al Jazeera

Bu yıl için hiçbir değişiklik olmayacak. Çünkü devlet opera ve baleleri dünyada eşi benzeri olmayan büyüklükte kurumlar bu açıdan ben veya bir başkasının bu kurumlara gelmesi ile öyle büyük değişiklikler olmaz. Ancak benim ve ekibimin izlerini 2015-2016 sezonunda biraz daha fazla göreceksiniz. 2014-2015 yüzde 90 ölçüsünde eski yönetimin yine çok saygıdeğer çalışmalarından oluşuyor. Çok ufak çapta bazı değişiklikler yapıyoruz. Ama onlar teknik sebeplerle yapılan değişiklikler.Devlet Opera ve Balesi’nin repertuvarı Temmuz ayında son halini alır. Siz de bu tarihte göreve geldiniz. Bu yılın repertuvarında herhangi bir tasarrufunuz oldu mu?

Müdahale gibi değil ancak bu yıl repertuvara benim soktuğum Vincenzo Bellini’nin ‘I Puritani’ operası bulunuyor. Bellini’nin daha önce hiç oynanmamış, önemli bir eserdir. Ocak bütçesi itibariyle, ortaya çıkan olanaklar dahilinde Samsun’da Maskeli Balo’yu yapabiliyoruz.

17 farklı Türkçe’de eserler sahnelenecek’

Selman Ada'nın bestelemiş olduğu Ali Baba ve Kırk Haramiler operası Ankara'da sahnelenmişti. [Devlet Opera ve Balesi arşivi]

Selman Ada’nın bestelemiş olduğu Ali Baba ve Kırk Haramiler operası Ankara’da sahnelenmişti.
[Devlet Opera ve Balesi arşivi]

Devlet Opera ve Balesi’nin yeni genel müdürü olarak, bugüne dek ihmal edilmiş ya da eksikliğini gördüğünüz ve yenilenmesi gerktiğini düşündüğünüz herhangi bir uygulama var mı?Eksikler demek doğru olmaz ancak bazı içeriksel eklemelerimiz olabilir. Genel olarak bizim rengimiz Türkçe eserlerin seslendirilmesi, sahnelenmesiyle ortaya çıkacak aslında. Türkçe eserler deyince 17 farklı Türkçe’yi düşünmeliyiz burada. Bu farklı Türkçeler arasında anlaşmak kolay olmayabilir ancak bunları anlaşılır şekilde rötuşlayarak Kırgız, Türkmen, Özbek, Azeri eserlerinin repertuvarlarda daha fazla yer bulacağını göreceksiniz. Ancak buna mukabil bizim de Türk bestecilerimizin eserlerinin o ülkelerde ilk defa belki de sahneleneceğini göreceğiz. Çünkü onlar tarafından bizim eserlerimiz hiç oynanmamış. Yani mütekabiliyet esasına dayalı olarak karşılıklı, dil ve kültür birliği üzerinden bir ortak proje yapmayı düşünüyorum.

2015 Türkiye’deki ve dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler için önemli bir yıl. Bu bağlamda ‘dostluk’ ve ‘kültürlerin birliği’ başlığı altında başka projeleriniz olacak mı?

Selman Ada, AKM'nin yarattığı boşluğun büyük bir sanat külliyesi ile kapanacağını belirtiyor. [Fotoğraf: Mehmet Zeki Öztürk - Al Jazeera]

Selman Ada, AKM’nin yarattığı boşluğun büyük bir sanat külliyesi ile kapanacağını belirtiyor.
[Fotoğraf: Mehmet Zeki Öztürk – Al Jazeera]

Bakanlığımızın yürüttüğü bazı projeler var. Türk-Ermeni dostluğunu vurgulayan ve bu anlamda birtakım özellikleri olan projelerin çalışmasını da Sefer Yılmaz ile birlikte yürütüyoruz. Tabii ki şimdilik detay vermek için çok erken bu konular daha somut bir hal aldığında açıklayacağız. Ama bir Türkiye Ermenisi’nin yazdığı eserin, operanın Ermenice olarak ya da Türkçe olarak hem Türkiye’de hem de Ermenistan’da seslendirilmesini çok istiyoruz.‘Popülist olmayan popüler eserler sahneleyeceğiz’

İzlemesi ve takip etmesi zor bir sanat olarak bilinir opera ve bale. Operayı geniş kitlelerle nasıl buluşturacaksınız?

Ağır operalar diye bir kavram var. Bunlar izlenmesi ve anlaşılması en zor eserlerdir. Onlar bizim prestijimiz için mutlaka olacak ancak buna mukabil halkımıza daha sıcak gelebilecek, geniş kitlelere hitap edebilecek, sanat değerinden ödün vermeyen, popülist olmayan ancak popüler olan eserler sahneye koyacağız. Halkımız çok değerli ve operayla, baleyle bir sevgi bağı kurulsun istiyoruz. Repertuvarlarımızı yaparken kendi kültürümüzü mutlaka ön plana çıkarmayı düşünüyoruz. Bu ancak ve ancak turnelerle mümkün olabilir. Turneleri de daha evvelki anlayıştan farklı olarak, her ilimizle birlikte komşu illerini de temel almak kaydıyla sürdüreceğiz. Bu bize lojistik açıdan büyük bir tasarruf imkanı sağlıyor. Daha fazla temsil yapma olanağı getiriyor beraberinde. Aynı parayla on temsil yapacağınıza otuz temsil yapabilirsiniz bu suretle. Her il, çevresindeki illere de hizmet götürdüğü zaman Devlet Opera ve Balesi’nin ulaşacağı il sayısı 30’a çıkacak.

‘Otağ sahnesi kuracağız’

Devlet Opera ve Balesi kurulurken üç ilde daha müdürlükler açılması planlanıyordu, bununla ilgili bir çalışma var mı?

Fotoğraf: Mehmet Zeki Öztürk - Al Jazeera Selman Ada ile Ankara'daki Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü binasında bir araya geldik.

Fotoğraf: Mehmet Zeki Öztürk – Al Jazeera
Selman Ada ile Ankara’daki Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü binasında bir araya geldik.

İdealimiz daha evvelden öngörülen Van, Sivas ve Gaziantep operalarının açılmasıdır ancak bu henüz bir ideal halindedir. Eğer bunlar da imkan dahilinde açılabilirse biz 30 yerine 75 ile ulaşabilmiş olacağız. Geri kalanlara da turne yapmak suretiyle 81 ili her yıl opera ve bale ile halkımızı buluşturabileceğiz. Ayrıca benim tamamen kendi ürettiğim bir proje var ki bu da ekibim tarafından beğenildi, henüz görüşmelerini sürdürmekteyiz. Büyük bir otağ kurmayı düşünüyoruz. Tek bir tıra yüklenip, taşınabilen, içerisinde sahnesinin yanı sıra kaloriferi, havalandırması, tuvaleti, banyosu, fuayesi de olan büyük çadırlar bunlar. Türkiye’de gidilmesi çok zor olan yerler var. Bu tip yerlere bu tırı yani otağı göndererek yine halkımızı sanatla, operayla buluşturmayı planlıyorum. Ondan sonra halkımızın operayı sevip sevmediğini tartışalım. Ya da halkla operanın ilişkisini bu süreçten sonra sorgulayalım. Biz bu ilişkiyi sorgularken, üç beş yere gidip soru sorup, varsayımlar üzerinden fikir yürütme hakkına sahip değiliz.

‘Pek az sanatçı sanattan anlar’

Sizin sanat anlayışınıza göre, bir opera kurumunun repertuvarı neye göre hazırlanmalıdır, halkın duyarlılıkları önce mi gelir?

Sanat insanların beynine ve kalbine hitap eden bir hizmet alanıdır. Düşündürücüdür, incelticidir. Bizim halkımızın da çok sıcak olduğunu, en umulmadık yerde inanılmaz alkışları cömertçe sanatçılarına sunduğunu da söyleyebilirim. Yeter ki ortada ‘iyi’ bir iş olsun, insanlar bunu müthiş bir şekilde hissedebiliyor. Sanat hiçbir zaman en anlayanına göre yapılmaz, sanat her zaman hislenene göre yapılır. Ben bundan anlamıyorum demek doğru değil. O zaman da ben ‘Hangi sanatçı sanattan anlıyor?’ sorusunu sorarım. Dünyada pek az sanatçı sanattan anlar. Halk dediğiniz geniş kitleler sanattan anlamak zorunda değildir, siz onların hislerine hitap etmeye özen göstermek zorundasınız. Bunun da tek yolu, yaptığımız işin kalitesini düşürmemektir.

Sizin kendi besteleriniz ve eserleriniz de var, bunları sahneleyecek misiniz?

Görevim süresince pek sahnelemeyi düşünmüyorum, yanlış anlaşılmalara mahal vermemek için. Belki bir yılbaşı konseri verebilirim ancak ona da henüz karar vermiş değilim.

TÜSAK tartışmaları

Devlete bağlı sanat kurumlarının kapatılmasını, sayısının azalmasını öngören TÜSAK adlı bir yasa tasarısı sık sık gündeme geliyor, devletin sanat kurumlarında küçülmeye gitmesi söz konusu mu?

Ben bu konuda pek konuşmayı tercih etmiyorum ancak birkaç öznel cümle söyleyebilirim. Dünyanın hiçbir ülkesinin hiçbir yöneticisi, sanatı yok etmeye çalışmaz, en azından bu ülkede böyle bir şey yok. Ben yakinen takipteyim. Algı yönetimi ya da algı sıkıntıları yaşanıyor olabilir. Bazı çevreler her şeyin yok olacağı üzerinden düşünüyor. Bir şeylerin yerine daha iyisi konabiliyorsa o zaman etraflıca düşünebiliriz. Her şeyin daha iyisini hak eden bu ülkede hangi dönem, hangi yönetim olursa olsun bu tip değişikliklere zaten gidecektir. Muhakkak en iyisini yapmak fikriyle bu işlere girişilir. Bizler de sanat kurumları için nasıl daha iyiyi, en iyiyi bulmak. Bu noktada herkes müsterih olsun. Beklemek, güven duymak gerekir. Beyhude sıkıntılara girmemeli kimse.

Sanatın sadece muhafazakâr, sadece liberal, sadece anarşist ya da sadece herhangi başka bir duyarlılığa hitap etmesi söz konusu mudur?

Sanat söz konusu olduğunda bu tip zeminleri tartışmaya gerek yoktur. Bunlar zamanla oluşur. Bakın, sanat bir toplumun aynasıdır, eğer Türkiye’de halkımızın büyük bir kısmı muhafazakârsa onun anlayışına uygun sanat da zaten ortaya çıkar, gelişir ve genişler. Başka şekilde de gelişir tabii ki, mesela avangardistler de vardır, bu da yasak değildir. Naif sanat da vardır. İsteyen istediği şekilde sanat eserini üretebilir. Bununla ilgili kimsenin bir dahli yoktur.

‘AKM kapanınca halk mutsuz oldu’

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yapıldığında İstanbul nüfusu 2,5 milyon civarındaydı, şu anda 20 milyona yaklaşıyor. AKM tek başına yetecek midir?

AKM büyük bir kitleye hitap ediyordu ve her akşam doluyordu. O birdenbire gidince, İstanbul Operası çok dar alanlara sıkıştı. Bu da hem sanatçılarda hem de halkta bir mutsuzluk oluşmasına sebep oldu. Yani halk bir alışkanlığı terk etmek zorunda kaldı. İstanbul’da muhakkak bir külliye mantığında, atölyeleri, sahneleri ve tüm etkinlik alanlarıyla bir opera-bale binası inşa edilmeli. Bu bir ihtiyaçtır. İzleyicinin opera ve bale ile bağını yeniden kurabilmek için bir bina yetmeyecek elbette. AKM’de iki salon vardır bir de cep tiyatrosu vardı. Biz tüm mekanları kullanıyorduk ve o dönemde yeterli oluyordu. Operanın ihtiyacını AKM karşılayabilir ama bale temsillerini belki başka bir yerde yapmak, hatta bunu Anadolu yakasına taşıyarak izleyiciyi de hareket ettirmek daha işlevsel olabilir. Maksat opera ve baleyi ayırmak değil tabii ki. Her iki kıtayı da değerlendirmek çok zenginleştirici olabilir.