Tutankhamon ve muhteşem görünümlü gömü maskı, mısır sanatının en bilinen eserlerinden biri niteliğindedir diyebiliriz. Bu maskta bir çok materyal bir araya bir araya getirilmiş ve kusursuz zanaatkarlıkla adeta ihtişam ve deha izlemini yaratmaktadır. Gömü maskları daha çok 4. Hanedanlıktan itibaren kullanılsa da, Yeni Kraliyet dönemindeki masklar, kıymetli metallerin gitgide daha çok kullanılmasıyla daha gösterişli ve şık bir hal alır.

Tutankhamon maskı, birbirine sonradan birleştirilmiş, dövülmüş altın tabakalardan yapılmıştır.  Daha mütevazı çeşitlerinde yüz hatları ve detayları basitçe betimlenmiş; ancak bu örnekteki sanatçı, bilhassa özenle işlenmiş yaka kısmında geniş bir kakmalar kullanarak oldukça gösterişli bir etki yaratmayı başarır.

Gömü maskı, ölünün fiziksel kalıntılarını hasar ve ve çürümeden korumada önemli bir rol oynamaktadır. İnançlarına çok bağlı olan Mısırlılar dininde, firavunun ölümden sonraki yaşamda tekrar dirileceğine inanıldığı için, bu son derece gerekli bir uygulama olarak görülmektedir. Vücut mumyalandıktan ve rahipler Ölüler Kitabından gerekli olan tılsımlı sözleri okuduktan sonra mask, firavunun yüzünü korumak için yerine yerleştirilir.

Mask, kalın bir reçine tabakasıyla vücuda yapıştırılmış kafatası kalıbı üzerine oturtulmuştur. Mask, mumyanın başına son derece sağlam bir şekilde oturtulduğundan, ancak mumyanın başı gövdesinden ayrıldıktan sonra çıkartılabilmiştir.

Eskişehir Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası’nın Zülfü Livaneli’nin şarkılarından yola çıkarak hazırlandığı Böyledir Bizim Sevdamız adlı müzikal seyirciyle buluştu.

Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde sahnelenen ve yönetmenliğini Eskişehir Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ali Eyidoğan’ın üstlendiği müzikal, seyircilerden tam not aldı.

Türkiye’deki toplumsal olayları ve yakın tarihi konu alan müzikali Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in yanı sıra 500’e yakın tiyatrosever izledi.

Orkestra şefliğini Aytuğ Ülgen’in, oyunun koreografisini ise Deniz Alp’in hazırladığı müzikalin kostüm tasarımını Tülay Kale, ışık tasarımını Soner Erdoğmuş, dekor tasarımını ise Ahmet Ertap gerçekleştirdi.

Eskişehir Şehir Tiyatroları oyuncuları Devrim Özder Akın, Elif Melda Yılmaz, Zafer Ergül, Sinan Demirer, Gamze Demirer, Özlem Akdoğan, Berkay Akın ve Hakkı Kuş’un rol aldığı ve sezon boyunca Şehir Tiyatrolarının sahnelerinde izleyicisiyle buluşacak müzikalin 26 Ekim‘deki gösterimine Zülfü Livaneli de katılacak.

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası‘nın (ADSO) konserler dizisi kapsamında Fransız sanatçı Svetlin Roussev, kemanıyla klasik müziksevenleri büyüledi.

Antalya Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu‘ndaki konserde, orkestrayı, şef Ohuzhan Kavruk yönetti. Fransa Radyo Orkestrası ve Seul Filarmoni Orkestrası’nın başkemancısı Svetlin Roussev solist sanatçı olarak sahneye çıktı. Fransız sanatçı, Çaykovski’nin keman konçertosu ‘Op. 35’den ‘Allegro moderato-Moderato assai’, ‘Canzonetto Andante’, ‘Finale Allegro vivacissimo’ adlı bölümleri kemanıyla yorumladı.

Konserin ikinci bölümünde ise şef Ohuzhan Kavruk yönetimindeki orkestra, Çaykovski’nin ‘6. Senfoni, Op. 74 (Patetik)’ adlı eserini seslendirdi.

14 yıl önce aramızdan ayrılan şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı 20.00’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlenecek etkinlikle anılacak.

Şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, 14’üncü ölüm yıldönümü vesilesiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) saat 20.00’de başlayacak etkinlikle anılacak. Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle düzenlenecek anma etkinliğinde Attilâ İlhan okurlarını çok yönlü bir program bekliyor.

PEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Oral ile 11. Attilâ İlhan Liseli Gençler Kompozisyon Yarışması birincisi Ebru Ayyıldız birer konuşma gerçekleştirecekler. Sanatçı Kerem Alışık ve Şenay Gürler’in Attilâ İlhan şiirlerini seslendireceği gece Ferhat Göçer’in müzik dinletisi ile son bulacak. Anma etkinliğinde Attilâ İlhan’ın hayatından ve fikirlerinden kesitler içeren video gösterimleri de yapılacak. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 2019-2020 bale sezonuna, 10 Ekim’de Miguel de Cervantes’in aynı adlı romanından bale sahnesine aktarılan Don Kişot balesi ile başlayacak.

İDOB‘tan yapılan açıklamaya göre, Ludwig Minkus’un müziğindeki melodi zenginliği, İspanyol kültürünün renkli ve heyecan verici etkisinin uyumlu birlikteliği, yüksek seviyedeki bale tekniğiyle dünyaca ünlü toplulukların repertuvarlarında değişmez bir yer edinen Don Kişot, 10 Ekim’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesinde seyirciyle buluşacak.

Miguel de Cervantes‘in aynı adlı romanından bale sahnesine aktarılan Don Kişot‘u Ayşem Sunal Savaşkurt sahneye koydu, koreografisini ise M. Petipa yaptı.

Eserde, orkestrayı Roberto Gianola yönetirken, dekor tasarımı, İsmail Dede, kostüm tasarımı Gizem Betil, ışık tasarımı Önder Arık imzası taşıyor.

Don Kişot’u Alkış Peker / Alper Akalın / Egemen Kement, Sancho Panza’yı Cem İndere / Murat Öztekin, Kitri’yi Büşra Ay / Berfu Elmas / Melike Koper, Basilio’yu Erhan Güzel / Batur Büklü / Çağatay Özmen oynayacak.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi sezona, Bahar, Nox ve Bolero’dan oluşan Dans Trio, Uyuyan Güzel, Dans Üçgeni, Yunus Emre Oratoryosu, Üç Silahşor ve İstanbul’da ilk kez sahnelenecek olan Notre Dame’ın Kamburu ve gelenekselleşmiş Mini Fest ile devam edecek.

Malatya’da bulunan Arslantepe Höyüğü’nde bu yıl yapılan kazı çalışmalarında tahmini olarak 5 bin 700 yıllık olduğu değerlendirilen çocuk iskeleti bulundu.

Battalgazi ilçesinde yer alan Arslantepe Höyüğünde, İtalya Roma La Sapienza Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen kazılar bu yılda sürdü. 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Arslantepe Höyüğü’ndeki kazı çalışmalarında bu yıl önemli bir bulguya rastlandığı belirtildi.

Roma La Sapienza Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Marcelle Frangipane’nin kazı başkanlığındaki ekip, bir çocuğa ait iskelet tespit etti. Ekipler tarafından yapılan çalışmalarda alınan numuneler sonucu iskeletin 6-7 yaşlarına ait olduğu değerlendirilen bir çocuğa ait olduğu belirlendi.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Frangipane, höyüğün batı kısmındaki kazılarda ortaya çıkardıkları iskelette evin taban kısmında rastladıklarını söyledi. O dönemlerde çocukların eve gömüldüğünü belirten Frangipane, bulunan çocuğun iskeletinin 5600-5700 yıllık olduğunu ifade etti. Bunun çok önemli bir buluntu olduğunu ifade eden Frangipane, iskelete yapılacak analiz sonucunda daha çok detaylı bilgilere ulaşacaklarını dile getirdi.

Prof. Frangipane, analiz sonuçlarının buldukları iskeletinin cinsiyetini, genetik yapısını, yaşını ve neden hayatını kaybettiği ortaya çıkacağını da söyleyerek o dönemde nasıl beslenildiği gibi detayları da öğrenebileceklerini ifade etti.

İstanbul Havalimanı, düzenlenen yaşam ve sanat alanındaki etkinliklerle de dikkati çekiyor. Figüratif heykel sanatının ünlü isimlerinden Jorge Marin‘in Varlığın Yeniden İnşası sergisi, İstanbul Havalimanında açıldı. Sergide yer alan eserlerdeki insan vücutlarının bir araç, kanatların ise vücutları sınırların ötesine taşıyan bir unsuru yansıttığı bildirildi.

İstanbul Havalimanı‘ndan sorumlu Vali Yardımcısı Ahmet Önal, açılış programında, serginin olduğu alanda her gün yüz binlerce insanın geçtiğini belirtirken, “2019 yılı ortalama yolcu kapasitemiz her gün 200 binin üzerinde. Bu 200 binin üzerinde insan burasını merak ediyor. Bu güzel yapıda, bu sanat eseri yapıda hem yolculuk yapıyor hem de çok büyük mutluluklar elde ediyor” dedi.

Söz konusu serginin İstanbul Havalimanı’nın sanata ne kadar değer verdiğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Önal, “Bu sergi İstanbul Havaalanının sanata ne kadar değer verdiğini, İstanbul Havaalanı yöneticilerinin burasının sadece bir havaalanı değil, aynı zamanda nasıl bir sanat merkezi olması gerektiğini bizlere sunuyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Önal, dış hatlar seyahati yapan her insanın eserleri görebileceğini kaydetti. Sanatın dünyanın değişik noktalarındaki insanları birleştirdiğine vurgu yapan Önal, “Türkiye ve Meksika gibi dünyanın iki ucunda bulunan iki büyük kültürü sanat buluşturuyor” diye konuştu.

6 ay boyunca açık kalacak

İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu da İzmir ve Ankara’dan sonra serginin İstanbul’da açıldığını aktardı. Meksika ve Türkiye’nin arada Atlantik Okyanusu olmasına rağmen yapı ve büyüklük olarak benzer ülkeler olduğuna dikkati çeken Samsunlu, şöyle konuştu:

“Geçmişte havacılık tarafında önce kargo operasyonları başladı, bu sene içerisinde de Türk Hava Yolları artık yolcu operasyonuna başladı. Bu iki ülkenin birbirine yaklaşması açısından çok büyük bir şans olarak görüyorum. Biz havalimanlarımızı da bu kültürlerin birleşmesi açısından bir araç olarak kullanmak zorundayız. Biz ilk adımı attık. Bundan sonra Türkiye olarak Mexico City’de havalimanında aktiviteler yapmayı planlıyoruz.”

Jorge Marin Vakfı Başkanı Elena Catalan da etkinlikte bir konuşma yaptı. Daha sonra katılımcılar serginin açılış kurdelesini kesti, eserleri yakından inceledi. Serginin 6 ay açık olacağı bildirildi.

“Tarihi elmasların en büyüğü ve en meşhuru” olarak adlandırılan 86 karatlık “Kaşıkçı Elması“, Topkapı Sarayı’nın silah koleksiyonunun sergilendiği Dış Hazine Bölümü’nde yeniden ziyarete açıldı.
Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Topkapı Sarayı‘nın İdare’ye devrinden sonra depolarda muhafaza edilen paha biçilmez hazineler gün yüzüne çıkarılmaya başlandı.
Bu hazinelerden ilki olan “Topkapı Hançeri”, uzun bir aranın ardından 18 Eylül’de Topkapı Sarayı’nın silah koleksiyonun sergilendiği Dış Hazine Bölümü’nde tarih ve sanatseverlerin ilgisine sunulurken, hazinelerden ikincisi “Sultan II. Mahmud Tahtı” 2 Ekim’de Bağdat Köşkü’nde sergilenmeye başlandı.
Milli Saraylar İdaresi, yerli ve yabancı ziyaretçilerinin en çok sorduğu ve merakla beklediği son hazineyi de yüksek güvenlik önlemleri altında bugün sergiye çıkardı.
“Tarihi elmasların en büyüğü ve en meşhuru” olarak gösterilen 86 karatlık “Kaşıkçı Elması”, Topkapı Sarayı’nın silah koleksiyonunun sergilendiği Dış Hazine Bölümü’ndeki yerini aldı. Tüm dikkatleri üzerine çeken, etrafı 49 adet iri pırlantayla çevrili Kaşıkçı Elması’nın önünde zaman zaman uzun kuyruklar oluştu.
Ankara’nın yeni sanat merkezi, Çankaya Sahne adıyla açılış yaptı. Önce sinema sonra diskotek olan merkez şimdi tiyatro sahnesi olarak sanatseverleri karşılayacak.

Tiyatro merkezi, konser, sergi alanı, sanatsal toplantılar için de hizmet verecek. 500 kişilik kapasitesiyle hizmete açılan merkez, ilk olarak Stefan Tsanev’in “Sokrates’in Son Gecesi” adlı komedisi, Neil Simon’un “Büyük Aşıkların Sonuncusu” ve Muzaffer İzgü’nün “Eller Yukarı Lütfen” adlı komedileriyle tiyatroseverler ile buluşacak.

15 gün boyunca İstanbul’u müzikle sarmaya hazırlanan Red Bull Music Festival İstanbul, önceki akşam açılışını gerçekleştirdi. Açılış gecesine Itır Esen, Gaye Su Akyol, Ceylan Ertem gibi müzik ve sanat dünyasından isimler katılım gösterdi.

Dünyanın pek çok şehriyle birlikte İstanbul’da da geçen yıl ilk kez düzenlenen ve müzikseverlere özgün müzikal deneyimler sunan Red Bull Music Festival İstanbul’un ikincisi, kapılarını bu yıl yeniden sanatseverlere açtı.

15 gün boyunca, 5 konsept ile 6 ayrı mekana yayılacak festival, müzikseverlere unutulmaz bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Festivale ev sahipliği yapacak olan Red Bull House of Music’in, Akaretler 37-39 adresinde açılış gecesi gerçekleşti. Açılış gecesine Itır Esen, Gaye Su Akyol, Ceylan Ertem gibi müzik ve sanat dünyasından isimler katılım gösterdi.

1-15 Ekim tarihleri arasında radyo programları, söyleşiler, atölyeler ve fotoğraf sergisine ev sahipliği yapacak olan adres her gün 12.00-20.00 saatleri arasında açık olacak. Aynı zamanda üç müzik fotoğrafçısının özel seçkilerinin yer alacağı FRAMED isimli bir sergiye ev sahipliği yapacak.

Rock müziğin ikonik isimlerini fotoğraflayan ve bir dönemi ölümsüzleştiren İngiliz fotoğrafçı Steve Gullick, NPR ve Pitchfork gibi sayısız presitjli platform için çalışmalarını sürdüren ve birçok grubun promo fotoğraflarını çeken New York’ta yaşayan Ebru Yıldız ve fotoğraf sanatçısı Aylin Güngör, FRAMED sergisi aracılığıyla sanatseverlerle buluşacak.

İzmirli sanatseverler, 17 Eylül’de açılan dünyaca ünlü ressam Pablo Picasso‘nun eserlerinin yer aldığı sergiye yoğun ilgi gösteriyor.

Arkas Sanat Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerdeki önemli kurumların yer aldığı “Picasso-Méditerranée Projesi” kapsamında gerçekleşen, 17 Eylül’de açılan sergiyi ilk iki haftada 20 bin kişi ziyaret etti.

Picasso’nun yaşamına nüfuz eden gösteri sanatına tutkusu çevresinde kurgulanan sergide çok yönlü kişiliğiyle rengarenk ve farklı bir Picasso tanıtılıyor.

Ücretsiz sergi, 5 Ocak’a kadar Arkas Sanat Merkezi’nde gezilebilecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Paris Picasso Müzesi Müdürü Laurent Le Bon, “Burada amaç yeni bir Picasso sergisi yapmak değildi. Bizim için önemli olan Picasso’ya bakışı yenilemekti.” ifadelerini kullandı.

Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas da serginin gördüğü ilgiden dolayı mutlu olduklarını dile getirerek, herkesi sergiyi görmeye davet etti.

Rus müzisyen, piyanist ve davulcu Evgeny Grinko, Türkiye turnesi kapsamında Bilkent Odeon‘da Başkentli müzikseverlerle buluşacak.

Rus müzisyen, piyanist ve davulcu Evgeny Grinko, Türkiye turnesi kapsamında Ankara’da konser verecek.

Temmuz ayından bu yana Türkiye’nin birçok ilinde hayranlarıyla buluşan ünlü müzisyen Grinko, başkentli hayranlarıyla ise 8 Ekim‘de Bilkent Odeon’da bir araya gelecek.

Ağustos ayında Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde konser veren genç piyaniste müzikseverler yoğun ilgi göstermişti.

Müzik dünyasında Valse adlı şarkısı ile büyük bir çıkış yakalayan, daha önce de Türkiye’de konser veren sanatçı, müzikal çalışmalarını yaklaşık 17 yıldır sürdürüyor.

Kendi kültüründen izleri bestelerine taşıyan Evgeny Grinko, Moskova’nın yakınında Zhukovsky adlı küçük bir kasabadan çıkarak, kısa sürede adını müzik dünyasında duyurmayı başardı.

Genç piyanist konserlerinde, geniş bir keman topluluğu ve akordeoncu 5 müzisyen ile sahne alıyor.