Kazakistan’da inşaat çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan, üzerindeki 3 binden fazla el işlemesi altın plaka sebebiyle bir hakana ya da oğlu tegine ait olduğu düşünülen Altın Elbiseli Adam zırhı Türkiye’ye getirildi.

Kazakistan’ın “Altın Elbiseli Adam Dünya Müzeleri’nde” projesi çerçevesinde Anadolu Medeniyetleri Müzesi‘nde sergilenmeye başlanan zırh, Türk kültürünün ve medeniyetinin tarih içindeki derinliğini ortaya koyan önemli argümanlar arasında yer alıyor.

Kazakistan’ın Yedisu bölgesinde, 1969’daki bir inşaat çalışması öncesinde, arazide 6 metre boyunda, 60 metre çapında bir kurgan (Orta Asya ve Doğu Avrupa’da yığma tepe ve höyük şeklinde yapılmış mezarlar) görülmesi üzerine kazı yapılarak çıkarılan ve “Altın Elbiseli Adam” olarak anılan zırhta leopar, pars, kartal koç, geyik, dağ keçisi, at ve kuş motifleri işlenmiş 3 bini aşkın altın üçgen plaka bulunuyor.

Sağdan sola doğru kapanan V yakalı kısa kaftan, dar süvari pantolonu, diz altında kalan kısa yumuşak çizmeden oluşan zırh, 65 santimlik kalpağıyla dikkati çekiyor. Ucunda dağ keçisi motifi bulunan kalpakta, dünya hakimiyetini simgeleyen 4 okla güneş tanrısını sembolize eden 2 kanatlı at motifi dikkati çekiyor.

Altın iplikle dikilmiş kaftan ve kalpağın yanı sıra zırhta, silah olarak 150 farklı büyüklükte altın plaka işlenmiş kakmalı uzun demir kılıç, yarısı deri yarısı ahşap hançer, altın işlemeli kamçı bulunuyor. Altın Elbiseli Adam’ın mühür olarak da kullandığı bir yüzüğü bulunuyor.

Altın Adam’ın, Isık Kurganı’nda bir yol çalışması sırasında bulunduğunu anlatan Saparbekuly, “Hikayesi çok ilginç. Yol çalışması sırasında makineler büyük bir tepenin yanından geçerken bazı altın bulgularıyla karşılayor. Daha sonra kazılar başlıyor. Tamamıyla altınla işlenmiş bu eser bulunuyor. Altın işlemeciliği ve o dönemin manevi değerleri açısından çok önemli bir bulgu.” diye konuştu.
Saparbekuly, Isık Kurganı’ndaki kazılardan 4 bini aşkın arkeolojik eserin çıkarıldığını anlatarak, “Kazakistan’ın Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, bu buluşla ilgili ‘Büyük Bozkır’ın Tutankhamunu’dur’ diyor. Tarihi açıdan önemli bir eser. Tutankhamun’un mezar odasından çıkarılanlardan sonra en çok eşya Altın Adam’ın kargısında yer alıyor.” ifadelerini kullandı.
Isık Kurganı’ndan sonra Kazakistan’ın çeşitli yerlerinde “5 altın adam ve altın hanım” bulunduğunu dile getiren Saparbekuly, eserlerin İskitler dönemi mirası olduğuna dikkati çekti. Saparbekuly, “Altın Adam, tarihimizin sadece Göktürkler’den değil, Hunlar ve Sakalar devrinden başladığını gösteriyor.” dedi.
Sergideki değerli eşyaların dönemin ruhunu, yaşamını ziyaretçilere hissettireceğini ifade eden Saparbekuly, “Türk kardeşlerimizi, sanatseverleri, tarihseverleri, tüm Ankaralıları 12 Ekim’e kadar sürecek sergiyi gezmeye, kendi topraklarını, tarihlerini tanımaya davet ediyorum.” dedi.

Duayen oyuncu Genco Erkal’ın uyarladığı, yönettiği ve tek başına oynadığı Merhaba adlı oyun, Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde tiyatro severlerle buluşuyor.

İlk kez 2017’de New York’ta sergilenen müzikli oyun, edebiyat dünyasının beş büyük ustasıyla tiyatro severleri müzikli bir yolculuğa çıkarıyor. Merhaba, usta oyuncu Genco Erkal’ın ‘benim yazarlarım’ dediği Aziz Nesin, Bertolt Brecht, Can Yücel, Nazım Hikmet ve William Shakespeare’in yapıtlarından oluşuyor. Yıllar öncesinden seyirciye seslenen yazarlar; dünyanın ve ülkemizin halleri üzerine kimi zaman güldürücü kimi zaman hüzünlü, öfkeli gözlemleriyle yaşadığımız karanlık günlere ve geleceğe ışık tutuyorlar.

Merhaba, 6 Ekim Pazar günü saat 18.00’de Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde tiyatro severlerle buluşacak.

Arter, çağdaş sanat odaklı bir buluşma noktası olarak tasarlanan Dolapdere’deki yeni binasında “uzun cumartesi”ler ile ziyaretçilerine daha uzun süreyle kapılarını açık tutmaya hazırlanıyor. Sergilere girişin 2 Ocak 2020’ye kadar ücretsiz olduğu Arter, her ayın ilk cumartesi günü “uzun cumartesi” kapsamında 11.00–24.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. İlki 5 Ekim’de gerçekleşecek “uzun cumartesi”ye özel olarak rehberli sergi turları saat 14.00’te, 17.00’de, 19.00’da ve 21.00’de olmak üzere gün içinde dört kez düzenlenecek.

Bir Vehbi Koç Vakfı (VKV) kuruluşu olan Arter’in açılış programında koleksiyondan ve koleksiyon dışından toplam yedi sergi yer alıyor. Emre Baykal ve Eda Berkmen küratörlüğünde Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan Saat Kaç? başlıklı sergi, bellek, zaman ve mekân kavramları etrafında şekilleniyor.

Küratörlüğünü Selen Ansen’in yaptığı Kelimeler Pek Gereksiz başlıklı koleksiyon grup sergisi, jest, kalıntı ve iz temaları etrafında kurgulanıyor. Altan Gürman retrospektif sergisi, 1976 yılında hayatını kaybeden sanatçının 39 yapıtının yanı sıra arşivinden bir seçkiyi bir araya getiriyor.

Ayşe Erkmen’in Beyazımtırak başlıklı sergisi, sanatçının 1970’lerden bu yana gerçekleştirdiği sanatsal üretim içinden retrospektif bir anlayışla seçilenlerle birlikte, bu sergi için özel olarak tasarlayıp ürettiği yeni işleri bir araya getiriyor.

Rosa Barba’nın Gizli Konferans başlıklı yerleştirmesi sanatçının 2010–2015 yılları arasında müze depolarında çektiği üç filmden oluşuyor. İnci Furni’nin Bir An İçin Durdu başlıklı kişisel sergisi, galeri mekanını ve bu mekana yerleşim sürecini yapıtlarının bir parçası haline getiren sanatçının desenler, video performanslar ve nesneler aracılığıyla oluşturduğu mekânsal bir düzenleme sunuyor. Céleste Boursier-Mougenot’nun offroad, v.2 başlıklı yerleştirmesi, dışarıdaki rüzgârın hızı ve yönüyle etkileşim içinde hareket eden üç adet kuyruklu piyanodan oluşuyor.

Arter’in açık olduğu salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günleri, saat 14.00’te ve 17.00’de olmak üzere günde iki kez rehberli sergi turları gerçekleştiriliyor. “Uzun Cumartesi”lerde ise 19.00’da ve 21.00’de ek turlar düzenleniyor. Tüm açılış sergilerini kapsayan rehberli turlara katılmak için biletler Arter’deki Danışma ve Bilet Gişesi’nden temin edilebiliyor. Her cumartesi günü 12.00–13.00 saatleri arasında ise tüm sergileri kapsayan İngilizce rehberli tur gerçekleştiriliyor.

Yeşilçam’ın ünlü oyunlarından Ediz Hun, On Küçük Zenci adlı oyunla ilk kez tiyatro sahnesinde tiyatroseverlerle buluşacak.

Polisiye edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Agatha Christie’nin kaleme aldığı On Küçük Zenci adlı eserinden uyarlanan oyunun prömiyeri, 11 Ekim’de Kadıköy’deki Ak’la Kara Tiyatro’da yapılacak.

Burak Karaman’ın yönettiği oyunda Ediz Hun, Ali İl, Pelin Turancı, Fatih Gülnar, Hakan Akın, Oya İnci, Özdemir Çiftçioğlu, Cengiz Eşiyok, Ilgın Angın ve Ozan Altuntaş rol alıyor.

Dramaturjisini Savaş Özdural’ın gerçekleştirdiği On Küçük Zenci’nin dekor tasarımını Behlüldane Tor, kostümlerini Akın Tezer Tunalı ve ışık tasarımını Gökhan Arsın ile Ahmet Güleryüz hazırladı.

Oyun, 12 Ekim ve 13 Ekim’de seyircilerin beğenisine sunulacak.

Muğla’nın Yatağan ilçesinde UNESCO Geçici Kültür Mirası Listesi’nde bulunan  3 bin yıllık Strakonikeia Antik Kenti’ndeki antik tiyatroda yürütülen kazı çalışmalarında 2 bin 200 yıllık olduğu düşünülen ve o dönemdeki mitoloji tanrılarının mermer bloklarına işlendiği 17 mask meydana çıkarıldı.

UNESCO Geçici Kültür Mirası Listesi’ndeki antik kent Stratonikeia’da, Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt başkanlığındaki heyet, kazı çalışmalarına devam ediyor.  Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserlerin bir arada olduğu Stratonikeia Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında 2 bin 200 yıllık antik tiyatronun içinde sahne binasının bulunduğu alanda mitolojik masklara ulaşıldı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, Karia Bölgesi’nin en önemli kentlerinden Stratonikeia’da 12 ay kazı çalışması yürüttüklerini söyledi. Kentte antik dönemden bugüne pek çok yapıda çalışma yürüttüklerini belirten Söğüt, “Bu yıl antik tiyatroda çalışma yürütüyoruz. Tiyatroda yaşadığımız kamulaştırma sorunu sayın bakanımızın talimatı ile kısa sürede çözülünce buradaki çalışmalarımızı genişlettik.” diye konuştu.

Üniversitelerin bilimin yanında kültür ve sanatın da merkezi haline getirilmesi, öğrencilerin müze ve ören yeri ziyaretlerinin desteklenmesi amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı ile YÖK arasında işbirliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol çerçevesinde Devlet Tiyatroları ve Güzel Sanatlar Müdürlükleri tarafından düzenlenecek etkinliklerin bir kısmı üniversitelerde gerçekleştirilirken, protokol ile öğrencilere ve öğretim üyelerine farklı fırsatlar da sağlanacak.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, eğitim alanında Bakanlık tarafından yapılan çalışmalara değinerek, “Milli Eğitim Bakanlığı ile küçük öğrencilerimize yönelik bir çalışma başlatmıştık. Bu bağlamda küçük öğrencilerin bize bağlı müzelerde eğitim alması konusunda bir protokol geçen sene hayata geçirdik. Onun kapsamını hızla büyütüyoruz. Şimdi bunun yaş kapsamını da büyütmeye karar verdik” diye açıklama yaptı.
Üniversiteleri de kapsayan kültürel ve sanatsal faaliyetler olsun istediklerini belirten Ersoy, kültürün ve sanatın toplumun çok büyük bir kısmını kaplayacak şekilde genişletilmesinin önemini vurguladı.

Sanat tarihçileri istihdam edecek

Müze ve ören yerlerinin kazı başkanlıklarının kazı sürelerinin 12 aya çıkarılmasıyla ilgili çalışma başlattıklarını hatırlatan Ersoy, “İki amacımız var. Birincisi süre uzatılarak buralardan en iyi ve hızlı şekilde sonuç almak. İkinci nokta, çok fazla arkeoloji ve sanat tarihi mezunumuz oluyor. Bu 12 aylık program dahilinde kazı başkanlıklarında ilave minimum 5 arkeolog ve 2 sanat tarihçisi şartı getiriyoruz. Bu da yaklaşık 600 ile 700 civarında arkeolog ve 200 ile 300 civarı sanat tarihçisinin istihdam edilmesi anlamına geliyor” açıklamasında bulundu.

Osmanlı ve cumhuriyet döneminin ilk müzesi olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde tarihin kapıları yeniden ziyaretçilere açıldı.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın açılışını yaptığı tarihi yapılar ilk iki günde yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Arkeolojide dünyanın en önemlilerinden biri olan müzenin ana yapısı Neo-Klasik binadaki ‘Sidon Kral Nekropolü’ ile ‘Antik Çağ Heykeltıraşlığı’ salonları yenilendi ve ziyaretçileriyle buluşmaya başladı.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın 27 Eylül’de açılışını yaptığı tarihi yapılarda, ilk iki günde yoğun bir ziyaretçi trafiği yaşandı.

‘İskender Lahdi’ ve ‘Ağlayan Kadınlar Lahdi’ gibi çok önemli eserlere ev sahipliği yapan müzedeki yenilenen bölümler yaklaşık 8 yıllık kapsamlı bir güçlendirme, restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmasının ardından ziyaretçilerle buluştu. Müzedeki diğer yapıların ise 2020 yılında açılması öngörülüyor.

Tarabya Kültür Akademisi’nin desteğiyle meydana gelen ‘Westend‘, Ataşehir’deki DasDas Metropol İstanbul’da sevenleriyle buluştu.

Rejisini Tarabya Kültür Akademisi sanatçılarından Tuğsal Moğul’un üstlendiği oyunun çevirisini Hakan Saygun yaptı.

Naz Çağla Irmak, Evren Bingöl, Pervin Bağdat ve Gün Koper‘in de sahne aldığı eserin koreografisini ise Deniz Atlı hazırladı.

Rinke’nin, yaşanılan yüzyılın bireysel trajedilerinin komedisini etkili bir şekilde sunmayı hedeflediği oyunun konusu, kısaca şöyle:

“Eduard ve Charlotte, şehirden uzakta lüks bir mahalledeki yeni evlerinde yıllar sonra yeniden buluştukları eski bir arkadaşlarını ve komşularını ağırlar. Zaman geçtikçe, konuşulmaya cesaret edilemeyen konular, ele alınmaya ve karakterlerin iç dünyası dışa yansımaya başlar.”

Tiyatroseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun, yarın ve 16 – 28 Ekim’de yeniden izleyiciyle buluşacak.

MIX Festival; 15-16 Kasım’da Apparat (Live), Booka Shade, Ross From Friends (Live), N’TO, Isaac Delusion ve Worakls %100 Music Sahnesi’nde; The Radio Dept., Islandman, Teleman ve Hey! Douglas Big Band (live) Red Bull Sahnesi’nde Zorlu PSM çatısı altında buluşuyor.

İşte, MIX Festival’ın bu yılki detaylı programı:

15 Kasım Cuma
%100 Music Sahnesi

Günce Avcı
Jabberwocky
Apparat (Live)
N’TO
Joachim Pastor
Worakls

Red Bull Sahnesi

Lil Zey
Islandman
Tolga Duyan feat Bulut Adalı Seçkin
Baba Stiltz

15 Kasım Cuma
%100 Music Sahnesi

Zeynep Erbay
Isaac Delusion
Ross From Friends(live)
Booka Shade
Mabbas

Red Bull Sahnesi

Nova Persona
The Radio Dept.
Teleman
SX
Hey!Douglas Big Band (live)

Müzik İstanbul’u bir kez daha ele geçirmeye geliyor…

Dünyanın pek çok şehriyle beraber İstanbul’da da geçen sene ilk kez düzenlenen ve müzikseverlere özgün müzikal deneyimler sunan Red Bull Music Festival İstanbul’un ikincisi 1-15 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Red Bull’un müzikteki yenilikçi misyonunu yansıtan festival ile müzik İstanbul’u bir kez daha ele geçirecek.

1. Konsept Afrika ezgileriyle başlayacak

Festivalde yer alan beş konsept gecenin ilki olan “Alpha Beat Night” 3 Ekim Perşembe akşamı Feriye’de gerçekleşecek. Bu gecede dans müziği ve rap’i kendi meşrebinde harmanlayan Ganalı müzisyen Ata Kak’ın yanı sıra Ammar 808 ve Undomondo müzikseverlere modern Afrika ezgileriyle dolu benzersiz bir gece yaşatacak.

2. Gece Borusan Müzik Evi’nde

4 Ekim Cuma gecesi Borusan Müzik Evi’nde yapılacak olan “Aposynthesis Night”ta ambient, noise ve synth müziğini şekillendiren Demdike Stare sahneyi Warp ve Skam için hazırladığı kapak tasarımlarıyla tanınan Michael England ile paylaşacak. Ayrıca; Christelle Gualdi’nin solo projesi Stellar OM Source, Berlin’in minimal müzik anlayışıyla üreten Lucrecia Dalt ve geçen sene Türkiye’den Red Bull Music Academy için seçilen üç isimden biri olan Akkor da yine synthesizer odaklı gecede sahnede olacak.

3. Kan Kardeşler Gecesi

5 Ekim Cumartesi akşamı Dasdas’ta düzenlenecek “Kan Kardeşler Gecesi”nde; İstanbul-Berlin arasında birnevi ‘hip hop köprüsü’ kurulacak. Türkçe rap’in en önemli temsilcilerinden Ceza, 90’ların meşhur rap topluluğu Cartel’in kurucu üyesi Erci E., yine Cartel’in eski üyelerinden ve günümüzün en beğeni toplayan isimlerinden Kabus Kerim’in yanı sıra; Almanya’da yaşayan ‘flow’ üstadı Türk MC Defkhan hip hop dünyasının yakın takipçilerini ağırlayacak.

Hip hop dünyasının genç ve yetenekli isimlerinden Baneva, Berklee mezunu, şarkıcı, söz yazarı ve DJ Lil Zey ve 15 yılı aşkın süredir İstanbul hip hop sahnesinin aranan ismi olan DJ Big Poppa’nın da yer aldığı gecede sürpriz isimler de konuk olarak sahnede olacak.

4. Ballroom Night ile dans, stil ve müzik buluşacak

İstanbul gece hayatına benzersiz bir dokunuş olarak akıllarda kalacak olan Ballroom Night, Vogue kültürünün parıltılı ve göz kamaştıran bir sureti olarak işlenecek. 11 Ekim Cuma akşamı Moda Sahnesi’nde sanat kolektifi biriken iş birliğiyle düzenlenecek olan gecede, Brezilya’nın öne çıkan hip hop sanatçılarından Linn da Quebrada ve Amsterdam çıkışlı son dönemin öne çıkan DJ ve prodüktörlerinden Lyzza gibi isimler geceyi renklendirecek.

Voguing kültürünün en popüler isimlerinden Willi Ninja’nın ayak izlerini takip eden dansçıların oluşturduğu House of Ninja (Paris) danslarıyla coşturacak. Gece hayatının sevilen DJ’yi Kübra Uzun’un vokal performansı ile yer alacağı gecede ayrıca; makyaj, stil ve dansın vücut bulmuş hali Cake Mosque ve benzersiz bir “lipsync” şovu sunacak olan Dudakların Cengi sahnede olacak. Berk Çakmakçı, uzun zamandır sürdürdüğü elektronik müzik projesi Age Reform ile kapanışı yapacak.

Ve son konsept…

Festivalin son konsept gecesi olan “Futurave Night” ise 12 Ekim Cumartesi gecesi Volkswagen Arena’da iki ayrı sahneye ev sahipliği yapacak. Rave kültürünün gelecekte nasıl şekilleneceği fikrinden yola çıkan ve dijital sanatın en iddialı örneklerinin de yer alacağı gecede; Berlin çıkışlı müzisyen Laurel Halo, Londra bass müzik sahnesinin öncülerinden Kode9, Berghain’daki setleriyle öne çıkan Function sahnede olacak. Overmono ve Konx-om-Pax’ın canlı performanslarıyla öne çıkacağı gecede Afrodeutsche, Shanti Celeste, Dasha Rush, Y.Unan, Fluctuosa ve Golem de rave tutkunlarına unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu sene 18’incisi düzenlenen Filmekimi, 4 Ekim’de başlayacak.

İKSV’den yapılan açıklamaya göre, 18 yıldır aralıksız devam eden Filmekimi, saygın festivallerde gösterilmiş, ödüller almış, eleştirmenlerin ve izleyicilerin ilgisini çekmiş yapımları sinemaseverlerle buluşturacak.

Bu yıl 4-13 Ekim tarihlerinde İstanbul’da 10 gün sürecek maratonla başlayacak etkinlik, 11-15 Ekim’de Ankara’da, 18-22 Ekim’de İzmir’de sinemaseverlerle buluşacak.

Sanatseverler, bilet satışları 28 Eylül’de başlayacak Filmekimi’ndeki filmleri İstanbul’da Atlas Sineması, Beyoğlu Sineması, Cinemaximum City’s, Rexx Sineması ve Kadıköy Sineması’nda, Ankara’da Cinemaximum Cepa ve İzmir’de Cinemaximum Konak Pier’de izleyebilecek.

Filmekimi’nde Noah Baumbach’tan Steven Soderbergh’e, Bertrand Bonello’dan Arnaud Desplechin’e, Marco Bellocchio’dan Elia Suleiman’a kadar pek çok ünlü ismin filmleri yer alacak.

Leonard Cohen’den Justice’e, Roger Waters’dan Miles Davis’e müzik yelpazesinin dört farklı kanadından dört film, bu yıl sloganı “Spoiler Yeme” olan Filmekimi’nde müziği merkeze alan yapımlar olacak.

Anadolu Üniversitesi, sanatsal faaliyetlere olan desteğine tiyatroyu da ekleyerek 18 Ekim – 9 Kasım arasında Anadolu Üniversitesi Uluslararası Tiyatro Festivali’ni düzenleyecek.

Yaptığı çalışmalar ve düzenlediği organizasyonlarla sanatın birçok dalına destek veren Anadolu Üniverstesi, son yıllarda tiyatroya olan ilginin artmasıyla yeni bir girişimde daha bulunarak Rektör Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı başkanlığında Anadolu Üniversitesi Uluslararası Tiyatro Festivali’ni düzenleme kararı aldı. Bu yıl 18 Ekim – 9 Kasım arasında gerçekleştirilecek olan festival, zengin içerikli programlar ve usta isimlerin sahnelediği oyunlarla üniversitenin öğrencilerin tiyatroyla buluşturacak.

Kapalı gişe oyunlar

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’inde yapılan basın toplantısında, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı; “Hem Eskişehir halkı, hem öğrencilerimiz ve hocalarımız Şener Şen, Erdal Beşikçoğlu, Mert Fırat, Ozan Güven, Onur Saylak, Şebnem Bozoklu, Tuba Ünsal, Zerrin Tekindor gibi ustalarla birlikte olacak. Biz bu projeyle yaygın tiyatro eğitim anlayışı ve çağdaş tiyatronun gereksinimler arasında bir değerlendirme yapma, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü’nün eğitim programında bu gereksinimlerin karşılığını aramak ve durum tespitinde bulunma, oyunculuk eğitiminde güncel gereksinimlere yönelik değerlendirme yapma, elde edilen veriler doğrultusunda yen ders içeriği geliştirmek ve programı yenileme üzerine ver toplama, gelecek projeler için potansiyel işbirlikler sağlamayı amaçladık” dedi.

Araştırma ve eğitime yönelik alt yapı projesi kapsamında Anadolu Üniversitesi Uluslararası Tiyatro Festivali’inde sahnelenecek oyunlar;
18 Ekim: Arzu Tramvayı
19 Ekim: Teatro Delusio
20 Ekim: Correction
25 Ekim: Tartule
30 Ekim Cimri
1 Kasım: Bir Delinin Hatıra Defteri
5 Kasım: Don Kişot’um Ben
7 Kasım: Joseph K.
8 Kasım: Zengin Mutfağı
9 Kasım: Kürk Mantolu Madonna