Kartal Belediyesi tarafından açılaran, ilçede yaşayan çocuk ve gençlerin; resim, müzik ve sahne sanatları alanında eğitim görmesini amaçlayan Kartal Belediyesi Sanat Akademisi, aldığı ödüller ve elde ettiği başarılara bir yenisini daha ekledi.

Kartallı çocuk ve gençlerin eğitim gördüğü Sanat Akademisi öğrencileri, İstanbul Uluslararası Perküsyon Yarışması’nda 2 birincilik ve 1 de ikincilik elde ederek akademinin başarı tablosuna isimlerini yazdırdı. Sanat Akademisi’nin ödüllü müzisyenleri, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ile mutluluklarını paylaştı.

Farklı ülkelerden gelen öğrencilerin de aralarında yer aldığı toplam 125 öğrenci; Türkiye, ABD, İngiltere, Rusya ve Yunanistan’dan sanatçıların oluşturduğu jürinin önünde performanslarını sergiledi. Yarışmada Kartal Belediyesi Sanat Akademisi öğrencileri, 2 birincilik ve 1 de ikincilik ile ödüllendirildi.

Bu yıl 2.’si yapılan İstanbul Uluslararası Perküsyon Yarışması’nda, Kartal Belediyesi Sanat Akademisi öğrencilerinden Yaren Çakaloğlu, “8-12 Yaş Arası Solo Metalofon” dalında birinci olurken, Hakan Yılmazlar ise “Türk Perküsyon Solo Genç” kategorisinde ikinci oldu. Kartal Belediyesi Sanat Akademisi Perküsyon Topluluğu ise “Genç” kategorisinde topluluk olarak birinci olmayı başardı.

Yarışmada büyük başarı elde eden öğrencileri makamında ağırlayan ve başarılarından dolayı tebrik eden Başkan Gökhan Yüksel, “Sizleri bekleyen çok güzel günler, çok güzel bir gelecek var. Sakın umutsuz olmayın ve ufkunuzu daraltmayın. Sizler yeteneklerinizi adım adım ötelere taşıyın diye Sanat Akademisi’ni ve hayal dünyanız için de Masal Müzesi’ni kurduk. Sizler bizim için çok önemlisiniz. Kartal Belediyesi olarak genç yetenekleri her zaman destekleyeceğiz. Biz yerel yöneticilerin görevi, sizlere daha iyi bir gelecek hazırlamak. Bunun için hiç durmadan ve yılmadan çalışacağız.” diye konuştu.

2009 yılında İtalya’da kurulan topluluk, Walter Matteini ve Ina Broeckx’in sanat direktörlüğünü ile repertuvarını genişleterek, yaratıcılığını yine kanıtladı. Bu süreçte, uluslararası ün kazanarak sanat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. imPerfect Dancers Company, Kuzey Amerika’da (Kanada ve ABD), Güney Amerika’da (Kolombiya ve Uruguay), Afrika’da (Tanzanya), Asya’da (İsrail ve Türkiye) ve Avrupa’da (Hırvatistan, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İsviçre ve Hollanda) performanslar gerçekleştirdi. Walter Matteini ve Ina Broeckx’un koreografisi ‘Lady Macbeth’, Shakespeare’in zamansız trajedisinden kurgulanarak ortaya çıkarılmış bir eser.

Lady Macbeth: Ina Broeckx
Macbeth: Sigurd Kirkerud Roness
Banquo: Daniel Flores Pardo
3 Cadı: Sara Nicastro, Laura Perrot, Tiziano Pilloni
Konsept ve Koreografi: Walter Matteini ve Ina Broeckx Kostümler: Ina Broeckx
Sahne Tasarımı: Ina Broeckx
Işık Tasarımı: Bruno Ciulli
Müzik: Ezio Bosso, Antonio Vivaldi, Max Richter, Philip Glass, J. S. Bach, Alessandro Scarlatti

Mozaik Fotoğraf ve Sinem Platformu’ndan ‘Uzaktaki Yalnız Küba’ Sergisi Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde meraklıları ile beraber.

Nesrin Ateş’in koordinatörlüğünde yapılan sergide Küba’daki yaşama farklı bir bakış fotoğraflar ile anlatılırken, şehrin sokaklarına, evlerine, insanlarına, renkli hayatlarına ve içlerindeki hüzne şahitlik edeceksiniz.

Fotoğrafçıların kendi bakış açılarıyla anlattıkları Küba’daki yaşamı belgeleyen bir sergi olan Uzaktaki Yalnız Küba Sergisi, 22 Kasım tarihine kadar ziyarete açık olacak.
Sergide Arif Kuğu, Hacer Ceylan, Aymy Emel Benbasat, Anıl Tamer Yılmaz, Ergün Karadağ, Fatma Güleç, Fatma Gök Salt, Kevser Büyükeroğlu, Mehtap Kayın, Nesrin Ateş, Osman Dursun ve Sevtap İnal’ın fotoğraflarını görebilirsiniz.

Usta oyuncular Necmi Yapıcı, Umut Oğuz, Nihan Durukan Yapıcı ve Birgen Engin’in rol aldığı Ormantik Komedi isimli oyun, Bursalı seyircilere kahkaha tufanı yaşattı. Yapıcı Tiyatro tarafından sahnelenen oyun, bir kamp hikâyesi üzerinden, seyirciyi kendi halleriyle yüzleştirerek güldürürken, sosyal medya çılgınlığıyla yalnızlaşma hallerine de göndermelerde bulunarak düşünmeye sevk etti.

Oyun sonunda yoğun ilgiliyle karşılanan ve kapıda bekleyen tüm seyircilerle fotoğraf çektiren oyuncular, Bursalı seyircilerin coşkusunun muhteşem olduğunu ve en kısa zamanda tekrar geleceklerini söyledi.

Vehbi Koç Vakfı’na bağlı yeni bir sanat kurumu olan Meşher “Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik” başlıklı ilk sergisi ile geçmişten günümüze anlatılagelen masal ve mitlerden ilham alan seramik eserler ile adeta kil ve seramiğin insanlık tarihindeki izini sürüyor.

Catherine Milner ve Károly Aliotti’nin öncülüğünde hazırlanan sergide Sam Bakewell, Bertozzi & Casoni, Vivian van Blerk, Christie Brown, Phoebe Cummings, Bouke de Vries, Malene Hartmann Rasmussen, Klara Kristalova, Elsa Sahal, Kim Simonsson, Carolein Smit, Jørgen Haugen Sørensen, Hugo Wilson gibi sanatçıların eserleri yer alıyor. Neredeyse yarısından fazlası ilk kez gün yüzüne çıkan eserlerin ortak anlatımı ise mitlerin her sanatçıya göre ayrı bir çağrışım yapmış olması. Ana malzeme seramiğin değişime uğrayan formu ise izleyicisine çok farklı bir deneyim imkanı da sunuyor.

Meşher’in ilk sergisi 22 Aralık 2019’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün Kasım ayı etkinlik programı kapsamında Baki Erdi Mamikoğlu’nun yazdığı, yönetmenliğini Ali Çoban’ın üstlendiği ‘Hiç Kimsenin Öyküsü’ isimli tiyatro oyunu, Kartal Belediyesi Soğanlık Kültür Merkezi’nde izleyici ile buluştu.

Tek perdeden oluşan oyun, savaştan henüz çıkmış iki kişinin trende karşılaşmasını konu alıyor. Farklı ülkelerden başka bir ülkeye yerleşmiş iki göçmenin kendi ülkelerinde çıkan savaşta cepheye katılmalarıyla başlayan süreç, barış ilan edilmesi ile eve dönüş yolculuğunda devam ediyor. Bu yolculukta karşılaşan iki insanın kendileri ve yaşadıkları durum ile hesaplaşmalarını anlatan oyun, Kartallı izleyicilerden büyük beğeni aldı. Savaşanların değil, savaştıranların kazandığı bir dünyada geçen hikâyede izleyicilerin de bir iç hesaplaşma yapmaları amaçlanıyor.

Geleneksel Türk el sanatlarını geliştirmek için çalışmalar yapan Tekstil Sanatları Derneği’nin “Kırkpare/Patch 2019” sergisi, Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde açıldı.

Yurt içinde birçok sergi açan, yurt dışındaki uluslararası sergilere katılan dernek, yeni sergisiyle kırkyamaya gönül verenleri bir araya getirdi. Sergide doğanın tüm renkleriyle donanmış, barış dolu bir dünya için hazırlanan eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Geleneksel motiflerden ve doğadan ilham alan kırkyama masa örtüleri, tekstil ürünler, tablolar yer aldı. Sergide Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 81’inci ölüm yıldönümü anısına hazırlanan eserde ziyaretçiler ile buluştu. Sanatseverleri kırpılmış renklerin dünyasında yolculuğa çıkaran sergi 24 Kasım’a Galeri Maltepe’de ziyarete açık olacak.

Barış için Müzik Vakfı, Nilüfer Belediyesi ve Uludağ Rotary Kulübü’nün iş birliğiyle Bursa’da kurulan Barış İçin Müzik Nilüfer Çocuk Orkestrası, barışın sesini müzik aracılığıyla duyurmaya devam ediyor.

Müziğe yeteneği olsun olmasın kapılarını Işıktepe Mahallesi’ndeki bütün çocuklara açan orkestrada yer alan çocuklar, müzikle birlikte hayatlarında yeni ufuklar açıldığını belirtiyor.

5-15 yaş arasındaki bütün çocuklara kapıları açık olan Barış İçin Müzik Nilüfer Çocuk Orkestrası’nda eğitmenler de gönüllü olarak çalışıyor.

Büyüyünce orkestrada çalmak istiyorlar
Daha önce ellerine bir müzik aleti almayan, nota bilmeyen çocuklar, yeteneklerine bakılmaksızın orkestrada yer aldılar ve yaklaşık 4 yıldır eğitimlere katılıyor.

Haftanın belirli günlerinde akşam saatlerinde verilen eğitimlere katılan çocuklar, artık müzikle iç içe yaşıyor. Şimdi nota öğrenen, keman, viyola, viyolonsel ve kontrbas gibi yaylı çalgılardan birini çalmayı öğrenen çocuklar, kendilerine tanınan imkandan oldukça memnun.

“Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri Okullarla Buluşuyor” projesi kapsamında güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin yaptığı resimler çevrelerindeki okullarda sergilenecek.

“Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri Okullarla Buluşuyor” projesine ilişkin bilgi veren Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okullarda üretilen güzel ürünleri diğer okulların zenginleştirilmesi için kullanmak istediklerini ve bu doğrultuda çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

Ahşap oyuncak üretimine geçen sene başlandığını ve üretilen oyuncakları okullarla paylaştıklarını hatırlatan Selçuk, aynı kapsamda mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin “Meslek Lisesi Öğrencileri Ailelerimizle Buluşuyor” projesi kapsamında çevrelerinde bulunan 54 bin ailenin “yardım meleği” olduğunu dile getirdi.

Okulda kazandıkları becerilerle çevrelerinde ihtiyacı olan ailelerin ev ve kişisel bakımlarına destek olduklarını anlatan Selçuk, şöyle konuştu: “Proje kapsamında okulun bulunduğu mahallede ihtiyaç sahibi, yaşlı ve bakıma muhtaç ailelerin evlerinin ve evlerdeki eşyaların küçük bakım ve onarımlarını yaptılar, hasta ve kişisel bakıma ihtiyacı olan yaşlılara kişisel bakım hizmeti sundular. Benzer şekilde şimdi de güzel sanatlar lisesi öğrencilerimizi çevrelerinde bulunan okullarla buluşturmak, ürünlerini oralarda sergilemek ve müzik performansı ile tanıştırmak üzere ‘Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri Okullarla Buluşuyor’ projesini başlatıyoruz. Böylece okullarımız kültür ve sanat alanında daha zengin olacak, birbirlerini besleyecekler.”

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkiye genelinde 83 güzel sanatlar lisesinde 16 bin 608 öğrencinin resim ve müzik alanında eğitim aldığını, bu okullarda 2 bin 438 öğretmenin görev yaptığını aktardı.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Nar Sanat Eğitim Kursu bünyesinde 3,5 yaştan itibaren hemen hemen tüm yaş gruplarına hem bireysel hem de grup derslerimiz bulunmakta. Resim, müzik, dans, tiyatro, yaratıcı drama branşlarının bulunduğu kursumuzda eğitmenlerimiz özellikle çocuklarda yaratıcılığın daha da teşvik edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Örneğin evde çocuklarınız resim yaparken, çizecekleri evlerin çatıları için büyük kırmızı bir üçgen, camları için kare, kapı için kahverengi dikdörtgen, bacası için ise küçük siyah dikdörtgen şekillerini kartondan kesip sakın vermeyin.

Sizler ne yazık ki farkında olmadan çocuklarınıza geometrik şekilleri öğretmek isterken, yaratıcılıklarını öldürüyorsunuz. Gerçek dünyanın geometrik şekillerden daha fazlası olduğunu çocuğunuza öğretmeniz gerekiyor. Önüne hazır kartonlar vermek yerine kendi hayal gücünü kullanarak bir ev çizmesini istemeniz çocuğunuz ve geleceği için önemli bir adım olacak.

Okul öncesi yaş grubundaki çocukların ekrana bakma, ekrana bakmalarını gerektiren bir medya kullanımı ve bunlar ile beyinlerindeki yapısal farklara odaklanan özel bir çalışmayı yayımlayan JAMA Pediatrics, aslında uzun zamandır bilinen ancak net bir şekilde ortaya konulamayan önemli bir sıkıntıyı gün yüzüne çıkarmış oldu.

Söz konusu çalışmada, ekrana bakarak daha fazla zaman geçiren çocukların okuma, yazma ve dil yeteneklerini destekleyen beyin bölgelerinde daha düşük seviyede yapısal bütünlük olduğu gözlemlendi. Söz konusu bu bölgelerde düşünsel, görüntüleme, tasvir etme, imgelem ve hatta yönetme yeteneklerinin de kontrol edildiğinin altını çizmemiz gerekiyor.

Mevcut çalışma, beyin gelişiminin oldukça hızlı ve şeklen değiştiği bir dönemi olan erken çocuklukta ekran medyasında geçirilen sürenin en azından belirli noktalarının sub-optimal (standardın altında) bir stimülasyon sağlayıp sağlamadığı sorusunu gündeme getirdi.

18 aylıktan daha küçük olan bebeklerin video sohbeti (ekran karşısındaki ile interaktif ilişki kurabildiği ekran süresi) dışında hiçbir şekilde ekrana bakmaması gerektiği, 18-24 aylık bebeklerin dijital medya ile tanışmasını isteyen ebeveynlerin bu süreçte üst kalite programları tercih edip, çocukları ile birlikte olması gerektiği ve o sırada gördüklerini açıklamaları gerektiği not edildi.

Yine mevcut çalışma kapsamında 2 ila 5 yaşındaki çocukların ise günde bir saat ile sınırlandırılmış biçimde yüksek kaliteli programlar ile angaje olmak kaydı ile ekran süresine izin verilebileceği not edildi. Yine ebeveynlerin çocuklar ile birlikte sürece dahil olmaları, gördüklerini açıklamaları ve etraflarındaki dünya ile ilişkilendirerek günlük hayatta uygulamalarını yapmaları gerektiği de eklendi.

EKRAN BAĞIMLILIĞINI SANAT İLE ENGELLEYEBİLİRSİNİZ
Erken çocukluktan itibaren müzik, resim, bale, dans veya sanatın başka bir dalı ile tanışmanın çocukların zekasını yüzde 90 oranında arttırdığını gösteren araştırmalarında bulunduğunun altını çizmek gerekiyor.

Yetişkinlerin yanı sıra çocukların da her geçen gün biraz daha ekran bağımlısı haline geldiğini göz ardı etmememiz ve bunun için mutlaka bir önlem almamız gerekiyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Kasım ayında gerçekleştireceği konserlerle yine müzik tutkunlarının gönlünü fethedecek.

Birbirinden renkli konserlere ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), Kasım ayındaki programıyla da sanatseverleri mutlu edecek. İşte sabırsızlıkla beklenen konser serisi:

Rahmaninov gecesi
Ivan Kucher, Arzu Safarova ve Ruşen Muzaffer Rus romantizminin son büyük bestecisi unvanını taşıyan orkestra şefi ve piyanist Sergey Rahmaninov’un eserlerini muhteşem bir konserle sergileyecek.“Rahmaninov Gecesi”si 13 Kasım Çarşamba saat 20.00’de Küçük Salon’da dinleyicisiyle buluşacak.

Arp ve gitarın buluşması
Yonca Özkan Bilenoğlu ve Bekir Küçükay, Arp ve Gitar Resitali konserinde farklı kültürlerde yetişen bestecilerin orijinal eserlerini ilk kez dinleyicilerle buluşturacak. İçlerinde birçok türün öğelerini barındırarak, günümüz dünya müziği tarzında yazılan eserler, 20 Kasım Çarşamba saat 20.00’de Küçük Salon’da İzmirli sanatseverlere geniş bir repertuar sunacak.

Rock müziğin senfoni ile buluşması
Rock müzik denince akla gelen ilk isimlerden biri olan ve bu başarıyı 20 yıl boyunca koruyan Mor ve Ötesi, seyirciyle ilk defa geçtiğimiz sonbahar buluşturdukları “Senfonik” projesi ile sahne alıyor. Şef Orçun Orçunsel yönetimindeki Avrasya Filarmoni Orkestrası’nın eşlik edeceği konser 25 Kasım 2019 Pazartesi saat 20.00’de Büyük Salon’da gerçekleşecek.