Turkcell Kuruçeşme Arena’da çarşamba günü saat 21.30’da “Enrico Macias” sahne alacak

 

sanat duyuru

SERGİ

İSTANBUL

■ Hisseli Harikalar Kumpanyası – Meraklılarından Sıra Dışı Objeler Sergisi 24 Temmuz’a kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde.

■ Mercan Dede’nin “Revolution Revelation” sergisi 25 Temmuz’a kadar Borusan Müzik Evi’nde.

■ Şebnem Altuntaş ’ın “Gölgeler” sergisi 27 Temmuz’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da.

■ Maureen Connor’un “Çelişkiler” isimli sergisi 28 Temmuz’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Tamar Halpern’in “Şair için kork ve viski iç” isimli sergisi 28 Temmuz’a kadar Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)

■ İyi Niyetin Arsızlığı isimli sergi 28 Temmuz’a kadar artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Goya’nın “Zamanının Tanığı” isimli sergisi 29 Temmuz’a kadar Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde.

■ Marleen P. Atay, Stephanie Pain, Suzanne Posthumus ve Aras Seddigh’in TRANSFER başlıklı sergisi 30 Temmuz’a kadarKare Art Gallery’de.

■ Ustalar ve Yükselenler isimli sergi 31 Temmuz’a kadar Türker Art’da. (0212 296 53 25)

■ Sınırlar Yörüngeler 12 sergisi 31 Temmuz’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212 334 11 04)

■ Yaz Rehaveti isimli sergi 31 Temmuz’a kadar Galeri Apel’de.

■ avad Alamdari’nin “Rüzgâr Gibi” isimli sergisi 10 Ağustos’a kadar İ.S.O Sanat Galerisi’nde.

■ Kerem Ozan Bayraktar’ın “Kurallar” isimli sergisi 11 Ağustos’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Karma Yaz Sergisi 11 Ağustos’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.

■ Kadına Dair isimli karma sergi 15 Ağustos’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 216 576 76 18)

■ Teras Sergileri 18 Ağustos’a kadar Proje4L/ Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde. (212 290 25 25)

■ Öteki Ayaklanmalar isimli karma sergi 25 Ağustos’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Sophia Pompery ’nin “Şeylerin Sessiz Şekli” isimli sergisi 26 Ağustos’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Berlinde De Bruyckere’nin “Yara” isimli sergisi 26 Ağustos’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Fransız-Belçikalı ve Türk Çizgi Romanlarına Çapraz Bakış isimli sergi 31 Ağustos’a kadar İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde. (0212 3938111)

■ Ali’nin Koço’su isimli karma sergi 31 Ağustos’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Kes&Yapıştır isimli karma sergi 31 Ağustos’a kadar Galeri Ilayda’da. (0 212 227 92 92)

■ Tema(s)siz 2 isimli sergi 31 Ağustos’a kadar Gallery Ilayda – Karakoy’de.

■ Mezunlar 2012 isimli sergi 31 Ağustos’a kadar Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde.

■ Hep Birlikte V isimli sergi 1 Eylül’e kadar Artgalerim Nişantaşı’nda.

■ Segment #2 ve Gerwald Rockenschaub’un 4to2floors sergileri 2 Eylül’e kadar Borusan Contemporary’de. (0212 393 52 00)

■ Çevre Karikatürleri 3 Eylül’e kadar Galeri 5’te.

■ John Cage isimli sergi 5 Eylül’e kadar KUAD Galeri’de.

■ Dieter Sauter’in “Türkiye’den İnsan Manzaraları” isimli fotoğraf sergisi 5 Eylül’e kadar İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi Sanat Galerisi’nde.

■ Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cihat Burak, Mehmet Pesen, Salih Acar, Alp Bartu, Saim Dursun, Reha Yalnızcık, Işıl Özışık, Niyazi Toptoprak, Metin Gönül, Artin Demici ve Kâmil Masaracı’nın karikatür sergisi 13 Eylül’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Mustafa Köseoğlu ve Metin Benek’in sergileri 15 Eylül’e kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Kobra – Özgür Sanatın 1000 Günü sergisi 16 Eylül’e kadar S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ Noktanın Ustaları isimli sergi 16 Eylül’e kadar Kumbaracı4’te.

■ İsmail Acar’ın “5 Duyu 5 Olgu” isimli sergisi 18 Eylül’e kadar Türk ve İslam Eserleri Müzesi Geçici Sergi salonunda.

■ Burhan Doğançay’ın “Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi” sergisi 23 Eylül’e kadar İstanbul Modern’de.

■ EVİN SANAT GALERİSİ YAZ KARMA SERGİSİ 28 Eylül’e kadar devam ediyor. (0212265 81 58)

■ Padişahın Evi: Harem-i Hümayun sergisi 15 Ekim’e kadar Topkapı Sarayı Müzesi, Has Ahırlar Sergi Salonu’nda.

■ Josephine Powell’ın “Josephine’in Gördüğü: 20. Yüzyılda Anadolu’nun Kırsal Yörelerine Fotoğrafik Bakışlar” sergisi 21 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

ANKARA

■ M.C. Escher – resim – 2 Ağustos’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0312 310 00 00)

■ Ali Cevat Uğraş – fotoğraf – 10 Ağustos’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ Koleksiyondan – karma resim – 31 Ağustos’a dek – Galeri Polart’ta. (0 312 439 14 80)

■ Ahmet Güneştekin – resim – yaz sonuna dek – Güler Sanat’ta. (0312 236 21 22)

■ Yaz Karması – resim – 28 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

■ Yaz Karması – resim, heykel, 30 Eylül’e dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0312 418 02 53)

MERSİN

■ İçel Sanat Kulübü’nün, ‘Karma Resim-Heykel-Fotoğraf’ sergisi M.İlhan-A.Uğural Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi yaz boyunca sanatseverlerin izlenimine açık tutulacak. (0324 2381088)

İZMİR

■ Gölgenin Öyküsü fotoğraf sergisi, 31 Temmuz’a dek Çizgelikedi Sanat Galerisi’nde izlenimde.

■ Aygun Tuğay’ın “Resim Defterim-1/Kaygılar” adlı sergisi 25 Temmuz’a dek Alaçatı’daki Kırmızı Ardıç Kuşu Sanat Galerisi’nde izlenimde.

■ Akhisar Belediyesi tarafından üçüncüsü düzenlenen “Renkler, Dokular, Yaşanmışlıklar Perspektifinde; Akhisar Kadrajları” fotoğraf sergisi, Çeşme Kalesi’nde 28 Temmuz’a dek izlenimde.

GAZİANTEP

■ Hülya Erdem ve Hacer Alper’in, ‘Ebru, Minyatür, Hat ve Tezhip Karma Sergisi’ Sanko Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 26 Temmuz’a dek izlenebilecek.

(0342 3366066)

MÜZİK

İSTANBUL

■ ‘Nardis Jazz Club’da bugün saat 21.30’da “Sinan Işık Trio”, yarın saat 21.30’da “Yeşim Pekiner & Emre Tukur Brazilian Boost”, çarşamba günü saat 21.30’da “Bilge Susar Quartet”, perşembe günü saat 21.30’da “Önder Focan Trio ile Kapanış Jam” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da “Stok”, yarın saat 22.30’da “Bulutsuzluk Özlemi”, çarşamba günü saat 22.30’da “Ete Kurttekin”, perşembe günü saat 22.30’da “Deden”, cuma günü saat 22.30’da “Gevende” konseri izlenebilir. (0 212 244 25 58)

■ ‘Turkcell Kuruçeşme Arena’da çarşamba günü saat 21.30’da “Enrico Macias”, perşembe günü saat 21.30’da “Suzan Kardeş”, cumartesi günü saat 21.30’da “Mustafa Ceceli” konseri izlenebilir. (0 212 263 39 83)

■ ‘Özgürlük Parkı’nda cuma günü saat 22.00’de “İlhan Şeşen” konseri izlenebilir.

ANKARA

■ If Performance Hall’de, Club Bangkok’un vereceği konser, 26 Temmuz’da saat 24.00’te, Lorenz’in vereceği konser, 27 Temmuz’da saat 22.00’de, Renk Körü’nün vereceği konser 28 Temmuz’da saat 22.00’de, Zakkum’un vereceği konser, 16 Ağustos’ta saat 24.30’da. (0312 418 95 06)

■ Jolly Joker Ankara’da, Yeni Türkü’nün vereceği konser

14 Eylül’de saat 22.00’de, Levent Yüksel’in vereceği konser

15 Eylül’de saat 22.00’de, Fettah Can’ın vereceği konser,

21 Eylül’de saat 22.00’de, Yaşar’ın vereceği konser

22 Eylül’de saat 22.00’de, Cem Adrian’ın vereceği konser

28 Eylül’de saat 22.00’de, Volkan Konak’ın vereceği konser

29 Eylül’de saat 22.00’de, MFÖ’nün vereceği konser 6 Ekim’de saat

22.00’de, Emre Aydın’ın vereceği konser

12 Ekim’de saat 22.00’de, Kıraç’ın vereceği konser

13 Ekim’de saat 22.00’de, Athena’nın vereceği konser

19 Ekim’de saat 22.00’de, Rafet El Roman’ın vereceği konser

20 Ekim’de saat 22.00’de, Feridun Düzağaç’ın vereceği konser

26 Ekim’de saat 22.00’de, Gökhan Türkmen’in vereceği konser

27 Ekim’de saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

Anadolu meslek liselerine girmek için sadece puan yeterli değil.

 

Aynı zamanda pek çok meslek lisesi örneğin Grafik Tasarım, Fotoğrafçılık, Seramik, Cam Teknolojileri, Sanat ve Tasarım (İç Mimarlığa Geçiş İçin) ile Ayakkabı ve Sarraciye Teknolojisi ve bir çok meslek lisesi özel yetenek sınavı başarı şartı aramaktadır. Aynı zamanda özel okullarda da aynı şartlar geçerlidir. Bunun için Nar Sanat olarak hızlandırılmış kurslarımıza başvurabilirsiniz.

Kurs Hakkında Lütfen Tıklayınız.

İzmirli müzisyenler Ömer ve Nitsa Çukurel Kapancıoğulları’nın kurduğu Blue Monkey (Mavi Maymun) adlı müzik grubu, bir uluslararası yarışmasında ilk 10’a kaldı. Grubun bu başarısının ardında ilginç bir hikâye var.

Ömer Kapancıoğulları ve Nitsa Çukurel, daha ortaokulda tanıştı. İkilinin çocuk yaşta başlayan arkadaşlığı, 3 yıl önce evlilikle taçlandı. Ve bugün bu iki genç müzisyen 43 ülkeden 500 şarkıcıyı geride bırakarak ilk 10’a girmeyi başardı.

SÖZ VE MÜZİK KENDİLERİNE AİT

Geçen 15 yıl boyunca dönem dönem, genellikle Nitsa’nın Ömer’in gitar çaldığı grupları dinlemeye gitmesi ya da belli projeler üretmek için bir araya gelen ikili, evlendikten sonra da müzik ile ilgilenmeye devam etti.

Finale Kalan şarkı :

Yıllardır sürdürdükleri çalışmalarından bir albüm yapmaya karar verdiler ve 2011 yılında kayıtlara başladılar. Blue Monkey adını verdikleri grup altında kendi Türkçe bestelerini hazırlarken, İngilizce bestelerinden bir tanesi ile de Rode mikrofon firmasının düzenlediği uluslararası müzik yarışmasına katılmaya karar verdiler.

ANNE BABA KAYITTA DENİZ STÜDYODA

yarışma için hazırladıkları söz ve müziği kendilerine ait “60 Seconds” şarkısının kayıtları ve çekimleri sırasında şu an 7 aylık olan minik Deniz de stüdyoda onlara eşlik etti. Hayatının her anında müzikle büyüyen Deniz’e anne ve babasının şarkıları haliyle ninni oldu…

Başvuru yaptıkları sırada bu kadar ileriye gidebileceklerini düşünmediklerini söyleyen genç müzisyenler, şimdi finale kalan tek Türk grup olmanın gururunu ve şaşkınlığını yaşıyor. Deniz’e ninni olan o şarkı uluslararası müzik yarışmasında birincilik için yarışıyor. Yarışmayı kazanacak olan grup, bu aşamadan sonra internet üzerinden oylamayla belirleniyor.

OYLAMA DEVAM EDİYOR

Ömer ve Nitsa oylarınız için sizlerden destek bekliyor. Oy verme işlemi 31 Temmuz’a kadar http://rockro.de/bluemonkey adresinden yapılıyor. Siz de kalp işaretinin yanındaki ‘click to vote’ yazan yerden, Facebook hesabınız ile ya da e-mail adresiniz ile kayıt yapabilir, uluslararası alanda bir Türk grubunu destekleyebilirsiniz. Blue Monkey’in yarıymadıki en büyük rakibi ise Endonezya’dan Navicula.

JÜRİDE MÜTHİŞ İSİMLER

Blue Monkey’i ilk 10’a seçen jüri içerisinde Guns N’ Roses’ın eski davulcusu Matt Sorum, Queens of the Stone Age gitaristlerinden David Catching, Grammy adayı müzik mühendisi John Merchant, tanınmış prodüktör Alain Johannes gibi isimler var.

Kaynak:[-] Murat KIVANÇ

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği, Oyuncu  Halis BAYRAKTAROĞLU yönetiminde Çocuk ve Yetişkinler için tiyatro kurma çalışmalarına başladı.

Bu doğrultuda “Nar Sanat Tiyatro” Ekibi için Oyuncular arıyor…

Çocuk oyunu ve iki ayrı yetişkin oyunu için oyuncu görüşmeleri Perşembe Günü ( 26 Temmuz 2012) Saat: 13:00 – 19:00 saatleri arasında

Nar Sanat’da yapılacaktır.

Nar Sanat Eğitim Kursu

Görüşmeden önce lütfen Özgeçmiş (CV)’inizi [email protected] adresine gönderiniz.

Adres ve Harita bilgisi için Lütfen Tıklayınız: NARSANAT

Neşet Günal’ın erken dönem başyapıtlarından 1956 tarihli ‘Bağbozumu’ tablosu, Ankara’da birbirine çok yakın iki müze; Ankara Resim Heykel ve Hacettepe Müzesi’nde sergilendiği ortaya çıktı. Her iki müzenin yetkilileri de tablolarının orijinalliğinden kuşku duymuyor

adikal gazetesinden Erkan Aktuğ’un haberine göre; Ankara ’da aralarında 1 km. bile mesafe olmayan iki müze… Ulus’taki Ankara Resim Heykel Müzesi ve Sıhhiye’deki Hacettepe Sanat Müzesi. Başkentin iki saygın müzesi olmalarının yanında bir ortak özellikleri daha var: Aynı anda Neşet Günal’ın ‘Bağbozumu’ adlı dev boyuttaki başyapıtına ev sahipliği yapıyorlar. Evet, yanlış okumadınız 2002’de hayata veda eden Günal’ın 1956 tarihli tablosu, şu sıralar hem Hacettepe Sanat Müzesi’nde hem de AnkaraResim Heykel’de sergileniyor. Yan yana koyup ‘aralarındaki 7 farkı bulun’ mantığıyla bakmazsanız iki resim de aynı. Üstelik boyutları da birebir tutuyor: 137×250 cm. Ama iki resim detaylı incelendiğinde figürler aynı olmakla birlikte bulutların şekillerinde, arkadaki peribacalarında, ağaçtan asılan çocuğun giysisinde, ağaç yapraklarında küçük farklar var.

Elbette ilk akla gelen şey, ‘Hangisi sahte?’ sorusu. Ama bu kararı vermek o kadar kolay değil. Çünkü çok sık rastlanan bir durum olmasa da bazı ressamların aynı resmi birden fazla ürettiği biliniyor. Edward Munch’ün dört adet olan ünlü ‘Çığlık’ tabloları. Türkiye ’de toplumsal gerçekçi resmin büyük ismi Neşet Günal da resimlerinde benzer kompozisyonları tekrarlayan bir ressam. Ama ‘Bağbozumu’ tablosundan iki adet olduğu bilinen bir durum değil. En azından taradığımız kaynaklarda böyle bir bilgiye rastlayamadık.

Gelelim ikiz ‘Bağbozumu’nun hikâyesine… Birbirine çok yakın iki müzede sergilenen iki resim arasındaki benzerliği fark eden kişi, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Mustafa Salim Aktuğ. Ankara Resim Heykel’i ziyareti sırasında ‘Bağbozumu’nu gören Aktuğ, ‘Bu resmin aynısı bizim müzede de var’ diye içinden geçirip önce şaşırıyor, sonra da her iki resmi yakından inceliyor.

BİRDEN ÇOK KEZ ÇALIŞTI

İKİ ‘BAĞBOZUMU’ ARASINDAKİ 7 FARK 

1) Hacettepe’deki resimde imza sol üstte ‘NeşetGünal56’ diye, AnkaraResim Heykel’deki tabloda imza sağ altta ‘N.Günal56’ diye.
2) Üstte çocuğun kazağında düğme yok, altta var.
3) Üstte adamın kafasına bitişik bir yaprak var, altta yok.
4) Üstteki bulutla alttaki bulutun şekli farklı.
5) Üstte peribacasına bitişik bulut yok, alttaki resimde var.
6) Üstte kadının omzuna bitişik iki peribacası kovuğu yok, alttakinde iki adet var.
7) Üstte üç pencere var, altta beş pencere görülüyor.


“Neşet Günal’ın aynı kompozisyonu birden çok kez çalıştığı bilinen bir şey ama boyutlarının da aynı olması bana enteresan geldi” diyen Aktuğ, şöyle devam ediyor: “İki resmi de yakından inceledim, kataloglara ve kitaplara baktım. Ben iki resmin de orijinal olduğu kanaatindeyim. Resim Heykel’deki resim Günal’ın sağlığında yayımlanan katalog ve kitaplarda geçiyor. Hacettepe Müzesi’ndeki resimle ilgili de Neşet Günal’la annesini o resmin önünde gösteren fotoğraf var. Resim Heykel’deki daha ustaca boyanmış, daha sadeleştirilerek resmedilmiş, renkleri daha parlak. Hacettepe’deki resim daha soluk. Sanıyorum uzun süre Tıp Fakültesi Hastanesi’nin girişinde sergilendiği için zaman içinde hırpalanmış olabilir. İkisi de şaheser. Neşet Günal’ın toplumsal gerçekçi üslübunun oturduğu dönemin ilk şaheserleri bunlar. Ama sonuçta ben Neşet Günal uzmanı değilim. Onun uzmanı kişilerin değerlendirmesi daha doğru olur.”

Geçmiş dönemlerde sık sık sahte tablolarla gündeme gelen Ankara Resim Heykel Müzesi’nin müdürvekili Ali İhsan Gürsoy, müzelerindeki ‘Bağbozumu’nun orijinalliğiyle ilgili hiçbir kuşkusunun olmadığını vurguluyor: “Üniversitelerden uzman ekipler eşliğinde 2010-2011 yıllarında yapılan sayım ve incelemelerde Hacettepe’den profesörler de gördü bu resmi. O yüzden orijinalliğiyle ilgili en ufak bir kuşkum yok. Bu resmin en az 20 yılını biliyorum müzemizde. 90’lardaki sayımlarda da vardı, çeşitli sergilere de gönderildi. Ancak müze yenilendikten sonra yeni teşhir edilmeye başladı bu tablo. Daha önce müzenin deposunda bekliyordu. Bildiğim kadarıyla Devlet Resim Heykel Yarışmaları’ndan gelen tablolardan biri. Orijinalliği konusunda en ufak bir kuşkum yok.”

Müzelerindeki tablonun orijinalliği konusunda, Hacettepe Sanat Müzesi’nin müdür yardımcısı sanat tarihçi Dilek Şener’in de içi çok rahat: “Neşet Günal sağlığında bu resmi Hacettepe Çocuk Hastanesi’ne bağışladığını söylemişti. 2000’lerin başında Galeri Selvin’de açılan Ankara ’daki son sergisi sırasında da hastaneye gelip bu resmi görmüştü. Ayrıca resmin Hacettepe’de sergilendiğine dair 1957 tarihli fotoğraflar var elimizde. O dönem tıp fakültesinde öğrenci olan Prof. Talat Göğüş verdi bu fotoğrafları. Yine bizde sergilenen tablonun önünde Neşet Günal’ın annesiyle birlikte çektirdiği fotoğraf var. 2005 yılında hastaneden müze koleksiyonuna dahil edildi. Orijinalliği konusunda hiçbir terettüdüm yok. Ankara Resim Heykel’deki tabloyu biliyorum ama incelemedim. Devlet Resim Heykel Müzeleri deyince soru işareti uyanıyor ne yazık ki. 2012 itibariyle durum ortada. Ben 88’de öğrenci olarak Ankara ’ya geldiğimde bu müze bize klavuzluk etmişti. Ama günümüzde çağdaş Türk resmi konusunda sanat öğrencilerine kılavuzluk edebilir mi, kuşkuluyum.”

İKİSİNİ DE GÖRMEK GEREK

Daha önce Neşet Günal kitabı hazırlayan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Kemal İskender, Günal’ın resimlerinde benzer kompozisyonları tekrarladığını ancak ‘Bağbozumu’ tablosundan iki adet olduğunu bilmediğini söyledi. İskender, “ Ankara Resim Heykel Müzesi açılırken 300’den fazla tablo bizim müzeden ( İstanbul Resim Heykel Müzesi) gitti. Eğer bizden gidenlerden biriyse kuşku duymamak gerekir. Kesin orijinaldir. Sizin gönderdiğiniz belgelere baktım, Hacettepe’nin de sağlam kanıtları var. İkisi de orijinal gibi görünüyor. Neşet bey 60’lardan sonra benzer konular çalıştı ama böyle ikiz resimler yapmadı.” diye konuştu.
İstanbul Modern’in şef küratörü Levent Çalıkoğlu’na da iki resim arasındaki benzerliği nasıl yorumladığını sorduk. Günal’ın anıtsal koleksiyonlarında çözüme kavuşturduğu figürlerini farklı resimlerinde tekrarladığını ve erken döneminde üslubunu sağlamlaştırmak için aynısını yeniden yapmış olabileceğini belirten Çalıkoğlu, “Fernand Leger etkili erken tarihli sözkonusu her iki resim, küçük farklılıklarla neredeyse birbirinin aynısı. Hangi gerekçeyle iki resim tamamlamış olacağına ilişkin bir yorumda bulunmam mümkün değil” dedi.
Orijinalliğini, sahteliğini işin uzmanlarına bırakalım. Ankara ’da birbirine çok yakın iki müzede Neşet Günal’ın erken dönem iki şaheseri sergileniyor, görmek gerek.

 Kaynak : [-]

Köşe yazarlarından Yılmaz Özdil’in günlük köşe yazıları, İsim Şehir Hayvan ismimli tiyatro oyunuyla seyirciyle buluşacak. Oyunun afişinde yer alan maymun fotoğrafının isim yerinde ise Yılmaz Özdil yazıyor..

İlk haberi Yılmaz Özdil’in kendi köşesindeki yazısından aldık. Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak. Gencay Gürün’ün Tiyatro İstanbul’u tarafından Metin Serezli’nin yönetiminde sahnelenecek oyun, köşe yazlarından sahneye uyarlanması nedeniyle Türkiye’de değil dünyada bir ilk.

Oyunun adı Yılmaz Özdil’in ilk kitabıyla aynı ismi taşıyor: İsim Şehir Hayvan. Oyuncu kadrosu da bir hayli kalabalık. Tam 14 kişinin yer aldığı oyuncu kadrosu geçtiğimiz günlerde afiş için objektiflerin karşısına geçti.

Oyunun ismi İsim Şehir Hayvan’ın harflerinden oluşan birer kartonu ellerinde tutarak fotoğraf çektireceklerdi. Fakat bir sorun vardı. Oyunun adı 15 harften oluşuyor fakat oyuncu kadrosu 14 kişiydi. Bu sorunu da Yılmaz Özdil çözdü. Tiyatro oyununda bulunan maymun sahnesinden esinlenerek afişteki 15’nci harfi bir maymunun tutmasını altına da kendi adının yazılmasını istedi. Yılmaz Özdil ilginç afişle ilgili hurriyet.com.tr’ye şunları söyledi:

“KENDİ PAYIMA ÇOK EĞLENDİM”

“Tiyatro İstanbul’un Genel Müdürü Emin Hamarat oyunun afişini sanatçılardan oluşturmuştu. İsim Şehir Hayvan toplam 15 harf ancak oyunda 14 sanatçı yer alıyor. İsim  oyunda rol alan maymunu da 15 karakter olarak afişte yerleştirmişlerdi. Doğal olarak onun ismi yoktu. Ben kitabımın ismindeki Hayvan’dan ok çıkarak ismimi yazar ve o şekilde imzalarım. Okurlarım bunu  çok iyi bilir. Dolayısıyla afişi görünce bayıldım. Aynı imzayı afişe de atmak istedim. Maymunun altına kendi ismimi yazdım. Kendi payıma çok eğlendim umarım izleyenler de çok eğelenir. “

30 Temmuz pazartesi akşamı İzmir Karşıyaka Bostanlı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek galayla perdelerini açacak oyunun tüm detaylarını Yılmaz Özdil yazdı;

Kaynak :[-] 

 

 

Yılmaz ÖZDİL’in 15 Temmuz tarihli Hürriyet Gazetesindeki köşesinde yayınladığı yazı…

Yılmaz ÖZDİL

İlk haberi Yılmaz Özdil’in kendi köşesindeki yazısından aldık. Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak. Gencay Gürün’ün Tiyatro İstanbul’u tarafından Metin Serezli’nin yönetiminde sahnelenecek oyun, köşe yazlarından sahneye uyarlanması nedeniyle Türkiye’de değil dünyada bir ilk.

Oyunun adı Yılmaz Özdil’in ilk kitabıyla aynı ismi taşıyor: İsim Şehir Hayvan. Oyuncu kadrosu da bir hayli kalabalık. Tam 14 kişinin yer aldığı oyuncu kadrosu geçtiğimiz günlerde afiş için objektiflerin karşısına geçti.

Oyunun ismi İsim Şehir Hayvan’ın harflerinden oluşan birer kartonu ellerinde tutarak fotoğraf çektireceklerdi. Fakat bir sorun vardı. Oyunun adı 15 harften oluşuyor fakat oyuncu kadrosu 14 kişiydi. Bu sorunu da Yılmaz Özdil çözdü. Tiyatro oyununda bulunan maymun sahnesinden esinlenerek afişteki 15’nci harfi bir maymunun tutmasını altına da kendi adının yazılmasını istedi. Yılmaz Özdil ilginç afişle ilgili hurriyet.com.tr’ye şunları söyledi:

“KENDİ PAYIMA ÇOK EĞLENDİM”

“Tiyatro İstanbul’un Genel Müdürü Emin Hamarat oyunun afişini sanatçılardan oluşturmuştu. İsim Şehir Hayvan toplam 15 harf ancak oyunda 14 sanatçı yer alıyor. İsim  oyunda rol alan maymunu da 15 karakter olarak afişte yerleştirmişlerdi. Doğal olarak onun ismi yoktu. Ben kitabımın ismindeki Hayvan’dan ok çıkarak ismimi yazar ve o şekilde imzalarım. Okurlarım bunu  çok iyi bilir. Dolayısıyla afişi görünce bayıldım. Aynı imzayı afişe de atmak istedim. Maymunun altına kendi ismimi yazdım. Kendi payıma çok eğlendim umarım izleyenler de çok eğelenir. “

30 Temmuz pazartesi akşamı İzmir Karşıyaka Bostanlı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek galayla perdelerini açacak oyunun tüm detaylarını Yılmaz Özdil yazdı;

Kaynak : [-]   

 

 

 

 

 

 

 

 

Karadenizli müzik grubu Marsis öncülüğünde, HES’lere karşı “Ses ver” adlı bir video hazırlandı. Karadeniz’in derelerini ve doğasını yok eden HES’lere karşı hazırlanan videoya birçok sanatçı destek verdi.

iki farklı zaman ve iki farklı doğa

Hidroelektrik Santral (HES)projelerine karşı olduğunu her fırsatta dile getiren Karadenizli müzik grubu Marsis öncülüğünde, bir video çalışması hazırladı.

Grubun solisti Korhan Özyıldız tarafından hazırlanan videonun oluşumunda bir çok insan gönüllülük esasına dayalı olarak yer aldı.

Korhan Özyıldız bu proje ve HES’lerle ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Sürekli olarak enerji ihtiyaçlarımızdan ve bölge halkına istihdam sağlanacağından bahsedilerek meşrulaştırılmak istenen HES projelerine karşı sesimizi her zamankinden daha fazla çıkartmamız gerekiyordu. Biz de bu bağlamda dostlarımızdan yardım istedik. Bizim böyle enerjilere ihtiyacımız yok. Doğayı ve yaşamı tahrip eden her projenin karşısında yer alacağız. Yaşadığımız coğrafyaya bu hızla zarar vermeye devam etmek kendi bindiğimiz dalı kesmekten farksız. O yüzden artık HES’lere ve yaşama zarar veren her şeye daha yüksek bir SES VER’menin zamanı geldi.”

Projede yer alan isimler ise şu şekilde; Okan Bayülgen, Gülay ,Mert Fırat, Pelin Batu, Yaşar Kurt, Cengiz Bozkurt, Erkan Can, Leman Sam, Harun Tekin, Timur Acar, Hasibe Eren, Haluk Levent, İlkay Akkaya, Aylin Aslım, Bayar Şahin, Şebnem Sönmez, Cahit Berkay, Feryal Öney, Özcan Alper, Tansel Öngel, İnan Ulaş Torun, Toprak Sağlam, Korhan Özyıldız, Nejat Yavaşoğulları, ve Vedat Yıldırım. Ayrıca filme yöre halkından Fitnet Çervatoğlu ve Musa Hindistan de yer almakta. Başköy’ün güzel çocuklarının Pixala (Arılı) Deresi’nin berrak sularının sesi ise videonun finalini oluşturuyor.

Videonun oluşmasına karşılık beklemeden katkı veren isimler ise şu şekilde; Erdem Aydın, Barış Urunlu, Serkan Gürgen, Samed Önsöz, Caner Ceyhan, Çağatay Kadı, Evren Arkman, Erim Arkman, İlker Özyıldız, Şakir Sağlam, Serkan Fidan, Onur Kavecişi, Melike Tufanyazıcı, Özgür Erdönmez , Hasan Saltık , Taner Yavuzaslan, Özcan Demirçi, Aylin Mallı, BGST, Ellipsis…

Kaynak : [-]

“Sanat yaşamın kendisi”

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İnci Deniz Ilgın, genç sanatçı ve tasarımcıların profesyonel yaşamla bağlarının nasıl sağlamlaşacağını, 2013’te yapılacak Uluslararası Öğrenci Trienali’ni, İKSV’nin ilk Tasarım Bienali’ne katılımlarını anlattı.

5.Uluslararası Öğrenci Trienalinden bir kare

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, her yıl düzenlediği mezuniyet sergilerine bir yenisini daha ekledi. Acıbadem’deki sergi salonunda ve fakültenin bölüm koridorlarında açılan sergi, çağdaş sanat ve tasarımın en genç üretimini yaz sonuna kadar İstanbul’la paylaşacak. Sergi dolayısıyla Fakülte Dekanı Prof. Dr. İnci Deniz Ilgın ile görüştük.

– Bu sergi genç sanatçı ve tasarımcıların sanat piyasasına atılmadan yaptıkları son sergi. Bir yönetici ve tasarımcı olarak üretim heyecanını canlı tutmak ve sürekli kılmak için neler yapılmalı ?

– Sanat ve tasarım yaşamın kendisi. Bugün yaşadığımız iç ve dış mekânlar ve bu mekânlarda düşünmemize yol açan sanat eserleri, elimizde tuttuğumuz kalemin formu, üzerimizdeki giysiler, oturduğumuz sandalye, okuduğumuz kitap, izlediğimiz sinema, reklam, bunların tümü sanatçı ve tasarımcıların eserleri. Bu eserler aynı zamanda disiplinlerarası bir aradalığın ürünleri. Sanat ve tasarımın bu yaşamsal niteliğini daha görünür kılmak ve bilinç yaratmak, eğitimci ve yönetici olarak bizlerin görevi. Bu bağlamda, eğitimle profesyonel yaşam arasındaki bağı daha çok güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

– Sergilenen işler diploma projeleri aynı zamanda, yani okulu bitirmek için proje yapmak gerekli. Bu üretimleri geçen yıllarla kıyaslarsak, biçim içerik ve malzeme açısından neyle karşılaşıyoruz?

Öğrencilerimizin işleri, aldıkları ayrıcalıklı eğitimin kalitesini ve çağın izlerini taşıyor. Son yıllarda, teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmelerin getirdiği yeni yaşam biçimlerinin projelere doğrudan yansıdığını gözlemliyoruz. Sosyal medyanın yaşamımızdaki güçlü varlığı projelerin içeriğine de yansıyor. Disiplinlerarası yaklaşım, çok işlevlilik, evrensel tasarım, sürdürülebilirlik gibi kavramlar projelere daha etkin biçimde entegre olmaya başladı.

– Fakültenizin, İKSV’nin Türkiye’de ilkini düzenlediği Uluslararası Tasarım Bienali’ne katılacağını biliyoruz. Hangi bölümler katılıyor?

Fakültemiz, bienalin “Üniversite Programı”na grafik, iç mimarlık ve tekstil bölümleri öğrenci projeleriyle katılıyor. Öğrencilerimiz bienalin belirlediği “Kusurluluk” teması ile ilgili projeler ürettiler. Ayrıca öğretim elemanlarımız bireysel projeleri ile “Adhokrasi” ve “Musibet” temalı sergilere katılmak üzere başvurularını yaptılar.

– 2010 yılında Uluslararası Çağrılı Afiş Bienali düzenlemiştiniz. Bu da sizin fakültenin ilklerinden biriydi.

Evet, grafik bölümü öğretim elemanlarımızın girişimi ile bir başka ilke daha imza atarak Uluslararası Çağrılı Afiş Bienali’ni başlattık. Kendi alanlarında isim olmuş, ülkemizden ve dünyadan çok sayıda afiş tasarımcısının yapıtları, üniversitemizin Cumhuriyet Müzesi’nde izleyicilerle buluştu. İkincisi Ekim 2012’de gerçekleşecek olan bienalin hazırlıkları ise tamamlanmak üzere.

– 2013, Trienal yılı. Bu konudaki hazırlıklarınız ne durumda?

2013 Haziran ayında gerçekleşecek olan 6. Uluslararası Öğrenci Trienali dünyadaki ilk ve tek örnek olarak eğitim sistemleri arasında bağ kurma, birlikte üretmeye dayalı ortak paylaşım alanları yaratma, kültürlerarası bağ kurma gibi önemli bir misyona sahip. Bu yıl başlığımız “Connecting the dots” sanatın ve tasarımın birleştiren gücünü görünür kılmayı hedefliyor ve bunu önemsiyoruz. 6. Trienal’le birlikte bir yenilik daha yapıyoruz ve daha önceki yıllarda sadece haziran ayında gerçekleşen sergi, workshop, sempozyum ve kısa film gösterilerinden oluşan etkinliklerin, workshop ayağını, yan etkinlik olarak tüm seneye yayıyoruz. Böylece ulusal ve uluslararası katılımcılarla gerçekleştireceğimiz yaratıcı paylaşımımızı daha çok güçlendirerek, süreklilik yaratmayı hedefliyoruz.

 

Kaynak : [-]   Nazlı Pektaş

 

19. İstanbul Caz Festivali yarın akşam Haliç Kongre Merkezi’nde, yaşayan en önemli caz piyanisti Keith Jarrett’ı ağırlayacak

müzisyen Keith Jarrett, davulcuJack DeJohnette ve kontrbasçı Gary Peacock

19. İstanbul Caz Festivali cazın üç efsane ismini ağırlıyor! Doğaçlamaları ile caz standartları ve klasik müzik eserlerine getirdiği benzersiz yorumuyla tanınan Amerikalı besteci ve müzisyen Keith Jarrett, davulcuJack DeJohnette ve kontrbasçı Gary Peacock, 18 Temmuz Çarşamba akşamı saat 20.00’de, Haliç Kongre Merkezi’nin sahnesinde bir araya geliyor!

Yaşayan en büyük caz piyanistleri arasında gösterilen KeithJarret, 20. yüzyılın en önemli caz davulcusu Jack DeJohnette ve kontrbas ustası Gary Peacock, 1996 yılında 3. İstanbul Caz Festivali’nde verdikleri ilk İstanbul konserlerinden tam 16 yıl sonra yeniden festival izleyicisinin karşısında…

İlk kez, 1977 yılında Gary Peacock’un Tales of Another albümü için bir araya gelmelerinin ardından üçlü, 1983’te “Standards Trio” ismiyle başladıkları müzik yolculuklarına sayısız albüm ve konser performansı sığdırdı. Standards Volume 1, Standards Volume 2 veChanges gibi başarılı stüdyo albümleri yanı sıra 15 konser albümü yayınladılar. Bugüne kadar birlikte beş kez Grammy adayı olan üçlü, aralarında Downbeat ve Jazz Times dergilerinin “En İyi Akustik Caz Grubu” ödülü de bulunmak üzere dünyanın dört bir yanında birçok ödülün de sahibi oldu.

Üçlü, 1991’de ölümünden iki hafta sonra, gençlik yıllarında hepsinin de birlikte müzik yaptığı Miles Davisanısına, New York’taki Power Station stüdyosunda ByeByeBlackbird isimli şarkıyı kaydetti.

Yaşayan en büyük ve üretken caz piyanistlerinden Keith Jarrett’ın, ilk konser bileti 8 yaşındayken satıldıve aynı yaşta ilk iki bestesini yaptı. KeithJarrett’in caz ile tanışması ise lise yıllarında oldu ve müzik kariyerinin başlarında caz müziği ustaları Art Blakey, Charles Lloyd ve Miles Davis ile birlikte çalışma fırsatı yakaladı. Müziğinde sadece klasik caz ile sınırlı kalmayarak, Batı Klasik Müziği, Gospel, Blues ve etnik halk ezgilerinden de yararlanan Jarrett, 1968’den 70’li yılların sonuna dek, kendi triosuyla solo albümler yayımladı ve konserler verdi.

5 solo albümü bulunan Jarret’ın, 1999 yılı sonunda yayınlanan solo albümü The Melody At Night, With You albümü en çok satan caz albümlerinden biri oldu ve bu albümdeki performansıyla Amerika, Fransa ve Japonya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki birçok prestijli caz ödülüne layık görüldü. Aralarında Polar Müzik Ödülü, LeonaSumming Müzik Ödülü gibi ödüllerin de bulunduğu, dünya çapında sayısız ödülün sahibi olan Jarret, 8 kez de Grammy’ye aday gösterildi.

Standards Trio’nun davulcusu Jack Dejohnette, 20. yüzyılın en önemli caz davulcusu kabul ediliyor. Miles Davis, Charles Lloyd ve Bill Evans gibi caz müziğin önemli isimleri ile genç yaşlarda çalışmaya başlayan DeJohnette hakkında Miles Davis “Çaldıklarının üzerine müzik üretmeden duramadığınız bir ritim yaratıcısı” diyor. Dejohnette’in çalıştığı diğer isimler arasında Joe Henderson, FreddieHubbard, John Schofield ve SonnyRollins gibi isimler bulunuyor. 2009 yılında Peace Time isimli albümü ile en iyi New Age albüm Grammy’sini alan DeJohnette 30 yılı aşkın süredir KeithJarrett ile birlikte çalışıyor.

Müziğe, piyano ve davul çalarak başlayan Gary Peacock, grubundaki kontrbasçı ayrıldığında kontrbasa geçti ve kontrbası ana enstruman olarak benimsedi. Çalıştığı isimler arasında Bill Evans, Miles Davis, Albert Ayler olan Peacock, Standards Trio dışında Ron Carter, Jan Garbarek, RalfTowner ve Bill Frisser gibi isimlerle de ortak çalışmalara imza attı. Standarts Trio’nun biraraya gelmesine vesile olan solo albümüTales of Another’ı 1977’de yayınladı.

Keith Jarrett, Jack Dejohnette ve Gary Peacock konserinin biletleri oturmalı 350, 250, 200, 150, 120, 100 TL ve 60 TL (öğrenci) üzerinden, BİLETİX satış kanalları, İKSV ve konser günü mekân girişinden temin edilebilir.

 

Kaynak:[-]       

Batman Belediye Başkanlığı tarafından uzun süredir çalışmaları sürdürülen şehir tiyatrosu kurma çalışmalarında son aşamaya gelindi. Başkanvekili Serhat Temel, el ele vererek tiyatroyu kuracaklarını söyledi.

Batman’da bulunan tiyatro gruplarının temsilcileriyle bir araya gelen Belediye Başkanvekili Serhat Temel, şehrin kültür ve sanat bakımından çok güçlü bir potansiyeli olduğunu belirtti. Temel, şöyle devam etti: Bu kentin artık kendi şehir tiyatrosunun kurmasının zamanı geldi. Bu potansiyeli en iyi şekilde işleyecek, açığa çıkaracak olan, burada bizzat bu işle ilgilenen tiyatro sanatçılarıdır. El ele verip bu tiyatroyu kuracağız. Uzun zamandır Batman’da tiyatro işiyle uğraşan gurupların varlığından haberdarız. Biz yerel yönetim olarak biraz yapısal bir adım atıp bu kentte tiyatro ile ilgilenen gurupları ve kişileri de dahil ederek bir şehir tiyatrosuna gitme kararı aldık.

Bize yol gösterin

Mart ve Nisan ayı meclis kararıyla da bunun alt yapısını oluşturduk. Şehir tiyatrosunu kurmaya yönelik bir çalışmamız var. Bunun fiziki koşullarını oluşturma için de şu anda bir kültür merkezinin yapımına başlanacak. Bu yapılacak olan kültür merkezi şehir tiyatrosunun alt yapısını, fiziki koşullarını karşılayacak şekilde tasarlandı. Açıkçası bizim yaklaşımımız yapısal bir yaklaşım. Batman’da bir şehir tiyatrosu olsun da nasıl olursa olsun değil. Bu işe uzmanları dahil ederek, görüş alıp, en iyi şekilde nasıl yapabileceğimizi tartışıyoruz. Bugün burada bir araya geliş sebebimiz de bu işin asıl sahipleri olarak sizlerin bize yol göstermeniz, bu çalışmaya katkı sunmanızdır.

Kaynak :[-] 

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) restorasyon çalışmaları için ruhsatın alındığını ve çalışmaların başladığını söyledi…

Günay, restorasyon çalışmalarına ilişkin AKM önünde düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada,AKM’nin 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında yenilenmesi için geliştirdikleri projenin, yer teslimi safhasında ”girişte müzik ya da kitap satış ünitesi istemiyoruz”, ”altındaki terzihane ve boyahanenin yandaki belediye arsasına götürülmesini istemiyoruz”, ”çatısına İstanbul’un zenginlerinin yararlanacağı bir İstanbul lokantası yapılmasını istemiyoruz” gerekçeleriyle açılan dava sonucunda iptal edildiğini anlattı.

Mütevazi bir iyileştirme projesini 2010 sonuna yetiştirmek istediklerinde de kaynak bulmakta zorlandıklarını aktaran Günay, ”AKM’den daha güzel bir kültür merkezi olamaz mı İstanbul’da? Elbette olması gerekiyor. Türkiye, 30 milyondan fazla yabancı turist ağırlıyorsa, İzmir’in, Antalya’nın, Ankara’nın, İstanbul’un sadece doğasıyla ve tarihiyle değil, sanat etkinlikleri ve merkezleriyle de gündeme gelmesi gerekir ama burada bir kültür merkezi var. 50 yıldan beri bir tartışmanın konusu. Bu merkezi de bir an önce toparlayalım, belli akşamlar ya da her akşam ışığı Taksim’e yansısın. Bunu amaçladık” diye konuştu.

Kaynak için sponsor arayışına girdiklerini belirten Günay, şöyle devam etti: ”İstanbul’da bunu paylaştım bazı arkadaşlarımızla. Akıl veren çok ama para veren yok, ne yazık ki. İstanbul’da veya büyükşehirlerde bu konuları paylaştığınız zaman birçok insan ‘Çevrede rant alanı üretin, o rant alanından size gelir, gelir’ gibi parlak fikirler verebiliyorlar. Başka yerlerle ilgili bu tartışmalara şahit oldum, onun için söylüyorum.”

Bakan Günay, sonuçta Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın bu projeyle ilgili kendilerini 2012 ve 2013 yıllarında 30 milyon lira destekleyeceğini bildirdiğini aktararak, bunun da, ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 40’ını karşıladığını ifade etti.

Şubat ayında gerçekleştirilen anlaşmanın ardından ihalenin başlatıldığını söyleyen Günay, ”Yeni Yapı ve Taca firması ihaleyi 69 milyon lira bir değerle üstlendi” dedi.

Günay, Sabancı Topluluğu’nun verdiği destek karşılığında yalnızca büyük salona ”Sabancı Konser Salonu” ismi verileceğini, bina dışında herhangi bir ibare bulunmayacağını dile getirdi.

Restorasyonun tamamlanma süresinin 540 gün olarak planlandığını ancak 2013 yılı 29 Ekim’inin, Cumhuriyet’in kuruluşunun 90. yılı olduğunu anımsatan Ertuğrul Günay, ”90. yılda perdelerimizi açarsak İstanbul’a ve bu binaya karşı bu gecikmeden doğan sorumluluklarımızı belki o güzel günün hatırına bir miktar bağışlatabiliriz umudundayım” dedi. Günay, bu nedenle ihaleyi kazanan firmalardan proje süresinin kısaltılması, en azından salonun perdelerinin o tarihte açılmasının sağlanması ricasında bulundu

İstanbul’a iki, Ankara’ya bir yeni sanat mekanı

Bakan Günay, başka iki projeye de değindiği konuşmasında, İstanbul’da uzun süredir unutulmuş olan Maslak’taki kültür merkezi için de yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını söyledi. Günay, 5 bin kişilik, her türlü sanat etkinliğinin yapılacağı bir büyük salon, bin 200 kişilik bir konser salonu ve 3 bin metrekare müzeden oluşan merkezin en geç 2014’te açılabileceğini kaydetti.

Ankara’da temeli 1990’lı yıllarda atılmış olan konser salonu için de çalışmaların sürdüğünü aktaran Günay, yüklenicilerin kendi hızlarına yetişmesi durumunda 2013 sonunda Ankara’yı da Avrupa çapında bir konser salonuna kavuşturabileceklerini belirtti.

”Teknik aksamı yenilerken estetik de katacağız”

Toplantının ardından soruları yanıtlayan Bakan Günay, ”Ruhsat alındı ve restorasyon çalışmaları bugün başlıyor. İçinde bin 200 kişilik bir konser salonu, 500 ve 200 kişilik iki ayrı salon var. Hepsi çağdaş teknolojiye uygun şekilde yenilecek” dedi.

Günay, binanın teknik aksamının yenileneceğini, dünyadaki diğer kültür merkezleriyle kıyaslandığında zarafetten yoksun olduğu yakınmalarına karşı binaya biraz daha estetik katmaya da çalışacaklarını anlattı.

Sabancı Topluluğu adına konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Hüsnü Paçacıoğlu ise restorasyondan sonra AKM’nin yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa’nın sayılı kültür merkezlerinden biri haline geleceğine inancını dile getirdi.

Sıcak yaz günlerinde sanatseverleri sokağa çıkaracak birçok etkinlik bekliyor…

■ Sera Uzel’in “Lu” isimli sergi 17 Temmuz’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Muammer Yanmaz’ın “40 Renk Fotoğraf Projesi 6.Renk: Myanmar Fotoğrafları” sergisi 18 Temmuz’a kadar Metrocity Alışveriş Merkezi’nde.

■ Charles Vess’in İstanbul’u isimli sergi 20 Temmuz’a kadar Çekül Evi’nde. (0212 249 64 64)

■ Karikatüristler Güngör Kabakçıoğlu İçin Çiziyor isimli sergi 20 Temmuz’a kadar Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde.

■ Diana Blok’un “See Through Us” isimli sergisi 21 Temmuz’a kadar Sanatorium’da. (0212 293 67 17)

■ Vladimir Klein’ın cam sergisi 21 Temmuz’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde . (0212 252 68 12)

■ Portreler isimli sergi 22 Temmuz’a kadar İstanbul Akvaryum’da.

■ Hisseli Harikalar Kumpanyası – Meraklılarından Sıra Dışı Objeler Sergisi 24 Temmuz’a kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde.

■ Mercan Dede’nin “Revolution Revelation” sergisi 25 Temmuz’a kadar Borusan Müzik Evi’nde.

■ Maureen Connor’un “Çelişkiler” isimli sergisi 28 Temmuz’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Tamar Halpern’in “Şair İçin Kork ve Viski İç” isimli sergisi 28 Temmuz’a kadar Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)

■ İyi Niyetin Arsızlığı isimli sergi 28 Temmuz’a kadar artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Goya’nın “Zamanının Tanığı” isimli sergisi 29 Temmuz’a kadar Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde.

■ Marleen P. Atay, Stephanie Pain, Suzanne Posthumus ve Aras Seddigh’in TRANSFER başlıklı sergisi 30 Temmuz’a kadar Kare Art Gallery’de.

■ Ustalar ve Yükselenler isimli sergi 31 Temmuz’a kadar Türker Art’ta. (0212 296 53 25)

■ Sınırlar Yörüngeler 12 sergisi 31 Temmuz’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212 334 11 04)

■ Javad Alamdari’nin “Rüzgâr Gibi” isimli sergisi 10 Ağustos’a kadar İ.S.O Sanat Galerisi’nde.

■ Kerem Ozan Bayraktar’ın “Kurallar” isimli sergisi 11 Ağustos’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Karma Yaz Sergisi 11 Ağustos’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.

■ Kadına Dair isimli karma sergi 15 Ağustos’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 216 576 76 18)

■ Teras Sergileri 18 Ağustos’a kadar Proje4L/ Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde. (212 290 25 25)

■ Öteki Ayaklanmalar isimli karma sergi 25 Ağustos’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Sophia Pompery ’nin “Şeylerin Sessiz Şekli” isimli sergisi 26 Ağustos’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Berlinde De Bruyckere’nin “Yara” isimli sergisi 26 Ağustos’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Fransız-Belçikalı ve Türk Çizgi Romanlarına Çapraz Bakış isimli sergi 31 Ağustos’a kadar İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde. (0212 3938111)

■ Ali’nin Koço’su isimli karma sergi 31 Ağustos’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Kes&Yapıştır isimli karma sergi 31 Ağustos’a kadar Galeri Ilayda’da. (0 212 227 92 92)

■ Mezunlar 2012 isimli sergi 31 Ağustos’a kadar Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde.

■ Hep Birlikte V isimli sergi 1 Eylül’e kadar Artgalerim Nişantaşı’nda.

■ Segment #2 ve Gerwald Rockenschaub’un 4to2floors sergileri 2 Eylül’e kadar Borusan Contemporary’de. (0212 393 52 00)

■ Çevre Karikatürleri 3 Eylül’e kadar Galeri 5’te.

■ Dieter Sauter’in “Türkiye’den İnsan Manzaraları” isimli fotoğraf sergisi 5 Eylül’e kadar İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi Sanat Galerisi’nde.

■ Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cihat Burak, Mehmet Pesen, Salih Acar, Alp Bartu, Saim Dursun, Reha Yalnızcık, Işıl Özışık, Niyazi Toptoprak, Metin Gönül, Artin Demici ve Kâmil Masaracı’nın karikatür sergisi 13 Eylül’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Mustafa Köseoğlu ve Metin Benek’in sergileri 15 Eylül’e kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Kobra – Özgür Sanatın 1000 Günü sergisi 16 Eylül’e kadar S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ İsmail Acar’ın “5 Duyu 5 Olgu” isimli sergisi 18 Eylül’e kadar Türk ve İslam Eserleri Müzesi geçici sergi salonunda.

■ Burhan Doğançay’ın “Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi” sergisi 23 Eylül’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Padişahın Evi: Harem-i Hümayun sergisi 15 Ekim’e kadar Topkapı Sarayı Müzesi, Has Ahırlar Sergi Salonu’nda.

■ Josephine Powell’ın “Josephine’in Gördüğü: 20. Yüzyılda Anadolu’nun Kırsal Yörelerine Fotoğrafik Bakışlar” sergisi 21 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Biz Bu Memleketi Seninle Sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

ANKARA

■ Hatice Tabakoğlu – Kütahya el sanatları sergisi – 17 Temmuz’a dek – Ankara Vakıf Eserleri Müzesi’nde. (0 312 311 49 25)

■ Ufuk Tolga Savaş – seramik – 20 Temmuz’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ M.C. Escher – resim – 5 Ağustos’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Koleksiyondan – karma resim – 31 Ağustos’a dek – Galeri Polart’ta. (0 312 439 14 80)

■ Baskı Resmin Ustaları – resim – 13 Eylül’e dek – Arete Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 08 81)

■ Yaz Karması – resim – 28 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

■ Yaz Karması – resim, heykel, 30 Eylül’e dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Mustafa Ayaz – resim – 30 Eylül’e dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Ahmet Güneştekin – resim – yaz sonuna dek – Güler Sanat’ta. (0 312 236 21 22)

MERSİN

■ İçel Sanat Kulübü’nün, ‘Karma Resim-Heykel-Fotoğraf’ sergisi M.İlhan – A.Uğural Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi yaz boyunca sanatseverlerin izlenimine açık tutulacak. (0324 2381088)

GAZİANTEP

■ Hülya Erdem ve Hacer Alper’in, ‘Ebru, Minyatür, Hat ve Tezhip Karme Sergisi’ Sanko Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 26 Temmuz’a dek izlenime açık olacak. (0342 3366066)

İZMİR

■ Gölgenin Öyküsü fotoğraf sergisi, 31 Temmuz’a dek Çizgelikedi Sanat Galerisi’nde izlenimde.

■ Aygun Tuğay’ın “Resim Defterim-1/Kaygılar” adlı sergisi 25 Temmuz’a dek Alaçatı’daki Kırmızı Ardıç Kuşu Sanat Galerisi’nde izlenimde.

Müzik

İSTANBUL

■ ‘19. İstanbul Caz Festivali’ kapsamında bugün saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde “Esperanza Spalding Radio Music Society / Lyambiko”, yarın saat 21.00’de santralistanbul Kıyı Amfi’de“Sharon Jones & The Dap – Kings”, çarşamba günü saat 20.00’de Haliç Kongre Merkezi’nde “Keith Jarrett, Gary Peacock, Jack DeJohnette” ve 22.30’da Salon İKSV’de “European Jazz Club: Ayşe Gencer Band Feat. Dimitri Baevsky”, perşembe günü saat 20.00’de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde “Ustalarla Buluşmalar: Dhafer Youssef’s ‘Dance Of The Invisible Dervishes’ Feat. H.Şenlendirici & Aytaç Doğan”, cuma günü Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde “Morrissey” konseri izlenebilir. (0 216 556 98 00)

■ ‘Nardis Jazz Club’da bugün saat 21.30’da “Sinan Işık Trio”, yarın saat 21.30’da “Yeşim Pekiner & Emre Tukur Brazilian Boost”, çarşamba günü saat 21.30’da “Bilge Susar Quartet”, perşembe günü saat 21.30’da“Önder Focan Trio ile Kapanış Jam” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde yarın ve çarşamba günü saat 21.00’de “Sezen Aksu Acoustic Band”, cumartesi günü saat 21.00’de “Grup Yorum” konseri izlenebilir. (0 212 232 86 03)

■ ‘Turkcell Kuruçeşme Arena’da yarın saat 21.15’te “Jill Scott”, çarşamba günü saat 21.00’de “Kenan Doğulu”, perşembe günü saat 21.00’de “Pink Martini”, pazar günü saat 21.00’de “Gazino Show”konseri izlenebilir. (0 212 263 39 83)

■ ‘KüçükÇiftlik Park’ta yarın saat 21.00’de “Tony Bennett” konseri izlenebilir. (0 212 231 30 45)

■ ‘Salon’da çarşamba günü saat 22.30’da “Yahya Dai Quartet Feat. Maciej Fort” konseri izlenebilir. (0 212 334 07 52)

■ ‘santralistanbul’da perşembe günü saat 21.00’de Ramazanda Caz kapsamında “Ahmad Jamal” konseri izlenebilir. (0 212 311 78 09)

 

ANKARA

■ If Performance Hall’de, Zakkum’un vereceği konser, 19 Temmuz’da saat 00.30’da, Dengesiz Herifler’in vereceği rock konseri, 21 Temmuz’da saat 21.00’de. (0 312 418 95 06)

Gösteri-Söyleşi

İSTANBUL

■ 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali perşembe gününe kadar her gün saat 21.00’de çeşitli mekânlarda seslendiriliyor.

ANKARA

■ Cermodern Sanatlar Merkezi’nde, “Çılgın Bir Gece/Date Night” adlı filmin gösterimi yarın saat 21.00’de, “Aramızda Casus Var/Burn After Reading” adlı filmin gösterimi 24 Temmuz’da saat 21.00’de, “Aşk Dersi/An Education” adlı filmin gösterimi 31 Temmuz’da saat 21.00’de, “Yeryüzündeki Son Aşk/Perfect Sence” adlı filmin gösterimi 7 Ağustos’ta saat 21.00’de, “Zamana Karşı/In Time” adlı filmin gösterimi 14 Ağustos’ta saat 21.00’de, “Gir Kanıma/Let The Right One In” adlı filmin gösterimi 21 Ağustos’ta saat 20.00’de, “Gözlerindeki Sır/The Secret In Their Eye” adlı filmin gösterimi 28 Ağustos’ta saat 21.00’de, “Tek Başına Bir Adam/A Single Man” adlı filmin gösterimi 4 Eylül’de saat 21.00’de, “Büyük Sır/Get Low” adlı filmin gösterimi 11 Eylül’de saat 21.00’de, “Güzel Bir Hayat Düşlerken/Circus Columbia” adlı filmin gösterimi 18 Eylül’de saat 21.00’de, “Le Tableau” adlı filmin gösterimi 25 Eylül’de saat 21.00’de. (0 312 310 00 00)

 Kaynak :[-]