Tanınmış aktör Russell Crowe’un yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği ‘The Water Diviner/ Su Bulucu’ filminin Türkiye çekimlerine 26 Şubat tarihinde başlanacak.

the water diviner

Avustralya’da gerçekleştirilen ve Cem Yılmaz’ın da rol aldığı çekimlerin ardından ekip Sultanahmet, Çemberlitaş, Balat ve Topkapı Sarayı’nda çekim yapacak. İstanbul çekimleri sona erdiğinde Mart ayının ortalarında Fethiye Kayaköy’de çekimlere devam edecek.

‘The Water Diviner’, Çanakkale Savaşı’nda evlatlarını kaybeden ve onların ardından Türkiye’ye gelen bir babanın hikâyesini vurguluyor.

Hisar Okulları ev sahipliğinde üç yıldır düzenlenen ve İstanbul’daki tüm liselere açık liseler arası müzik yarışması için başvurular başladı. 

hisar okulları müzik yarışması 2014

 14 Mart’a kadar sürecek başvuruların ardından, iletilen kayıtlar üzerinden ön eleme gerçekleştirilecek. Ön eleme sonuçları 21 Mart günü duyurulacak. Dereceye girenlerin canlı performanslar ile belirleneceği ve 29 Mart tarihinde gerçekleştirilecek final gününde ise toplam 22 yarışmacı sahne alacak.
Hisar Okulları Liseler Arası Müzik Yarışması, öğrencilere kaliteli bir müzik ortamı sunmayı, onların yaratıcılıklarını desteklemeyi ve profesyonelliğe atacakları ilk adımda yanlarında olmayı hedefliyor.
Yarışmada gençlerin yeteneklerini değerlendirecek jüri üyeleri de profesyonel müzisyen olacak. Hisar Okulları Liseler Arası Müzik Yarışması’nda bu yıl dereceye giren öğrenciler müzik alanında kendilerini geliştirmelerine destek olacak birbirinden değerli hediyelerin de sahibi olacak.
Başvuru ve şartnameye ulaşmak için http://www.hisarokullarimuzikyarismasi.com/ adresine girebilir; önceki yılların dereceye giren başarılı öğrencilerini izlemek, soru ve yorumlarınızı iletmek için facebook sayfasına üye olabilir ve yarışmayla ilgili tüm detayları takip edebilirsiniz:

 

Şartname ve başvuru formu yayınlanmıştır.

Yarışmayla ilgili ayrıntıları www.hisarokullarimuzikyarismasi.com adresinden takip edebilirsiniz.Yarışmanın Facebook sayfasına ise www.facebook.com/HisarOkullariMuzikYarismasi adresinden ulaşabilirsiniz.Son başvuru: 14 Mart 2014
Finalistlerin açıklanması: 21 Mart 2014
Final: 29 Mart 2014Yarışma ile ilgili şartname için tıklayınız : Şartname
Yarışma ile ilgili başvuru için tıklayınız   :Başvuru Formu

Venezuella’dan Rusya’ya, İspanya’dan Japonya’ya uzanan geniş bir coğrafyadan seçkin solist ve topluluklar Nisan’da Ankara’da… Biletler 7 Mart’ta satışta!

31. Uluslararası Ankara Müzik Festivali AFİŞ

Her yıl Ankara baharını müzik ve dansla renklendiren, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nca düzenlenen Uluslararası Ankara Müzik Festivali 31. kez 4-30 Nisan tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Venezuella’dan Rusya’ya, İspanya’dan Japonya’ya uzanan geniş bir coğrafyadan seçkin solist ve topluluklar, senfonik müzik, oda müziği, dünya müziği ve dans alanında festival programını zenginleştiriyor. Türkiye’nin yetiştirdiği ve sanatlarını uluslararası alanda sürdüren önemli değerler de festivalde yer alıyor. Etkinliklerin 7 Mart’ta satışa sunulacak olan biletlerinin fiyatları 25 ile 150 TL arasında değişiyor. Öğrenciler için bilet başına 10 TL indirim yapılacak.

Festivalin açılışı 4 Nisan akşamı MEB Şura Salonunda Fazlı Orhun Orhon yönetimindeki Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası tarafından yapılacak. Çaykovski ve Frank’ın orkestra eserlerinin yer aldığı konserde genç obuacı Demre Erdem, Haydn’ın obua konçertosunu seslendirecek. Ayrıca genç bestecilerimizden Onur Nurcan‘ın “Fantasia” adlı eserinin Ankara prömiyeri yapılacak.
Klasik müzik alanında festivalde yer alan orkestralar Bilkent Senfoni, Kazakistan Oda Orkestrası ve Orkestra Akademik Başkent. Orkestraların Işın Metin, Pavel Tarasevich, ve Ertuğ Korkmaz’ın şefliklerindeki konserlerinde solist olarak Japon kemancı Akiko Suwanai, ünlü piyanistimiz İdil Biret, Kazak kemancı Gaukhar Murzabekova ve flütçü Nikolai Popov yer alacak.

Bach’ın yapıtları üzerinde uzmanlaşmış Alman çellist Pieter Wispelwey, Avrupa’daki festivallerin aranan topluluğu Borodin Quartet ve piyanist Alexei Volodin, Venezuella varoşlarından müzikle fışkıran Simon Bolivar Quartet, bir Türk ve üç Yunan müzisyenden oluşan Atina’nın aranan dörtlüsü Tetraktys Quartet, vokalçello ve gitarı buluşturan Trio Anka, Hollanda’dan Duo Pehlivanlı-Safonova viyola-piyano ikilisi festival programını oda müziği dalında zenginleştirip renklendiren topluluklar. Bu bağlamda Amerika’da yaşan genç bestecimiz Erberk Eryılmaz‘ın Viyola Konçertosu’nun da Türkiye prömiyeri Esra Pehlivanlı tarafından, seçkin müzisyenlerin oluşturduğu topluluk eşliğinde yapılacak.

Pink Floyd, Liszt ve Piazzola sevenler için, üç konsepti aynı konserde Londra merkezli çalışan genç piyanist AyşeDeniz Gökcin buluşturuyor. Pink Floyd uyarlamalı topluluğun da beğenisini kazanarak internette tıklanma rekorları kıran AyşeDeniz Gökcin, Güney Amerika ve Avrupa’dan peşpeşe aldığı davetlerle verdiği konserlerden sonra, bu düzenlemelerini ilk kez Ankara’da seslendirecek. Festivalin bir başka genç yıldızı da, Amerika’da giderek ünlenen klasik gitarcımız Celil Refik Kaya.

Polonya’yla diplomatik ilişkilerin 600. yılında bir Türk-Polonya ortak projesi de “Karol Şimanovski Re-Oriented” başlığıyla festivalde yer alıyor. Bu çalışmanın özelliği, tambur, ney, kemençe, ud, kanun, bağlama gibi geleneksel Türk sazları ile keman, çello, viyola, gitar gibi Batı sazlarını bir araya getirmesi ve hazırlanan bestelerin dünya prömiyerinin yapılacak olması.

Geniş kitlelerin beğenisini kazanmış ünlü gitarist Al di Meola da, yepyeni konseptiyle 31. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nin dikkati çeken konuklarından biri. Al di Meola,“Beatles§More” adını verdiği konserinde Beatles parçalarını bir yaylı çalgılar dörtlüsü ve kendi triosuyla birlikte 3000 kişilik Congresium salonunda seslendirecek. Ankara’nın bu yüksek kapasiteli salonu Festivalde, Türkiye’de ilk kez “Ballet Nacional de Espana / İspanya Devlet Balesi”ninFlamenko gösterisine de sahne olacak. Festivalin kapanışı da gene Congresium’da, dünyanın en ünlü Rus topluluklarından biri olan Vladimir Ponkin şefliğindeki büyük Ossipov Balalayka Orkestrası ile yapılacak. Konserde senfonik balalayka orkestrası bazı parçalarda mezzosopranoIrina Dolzhenko ile tenorAlexander Zakharov’a da eşlik edecek.

Festivalin sokaktaki insana sürprizi ise, 5-9 Nisan arasında beş gün süreyle her akşam 19.30-21.30 arasında Kuğulu Park’ta düzenlenecek olan Alman sanatçıların Işık Gösterisi…

Program ve Fiyatlar için Lütfen TIKLAYINIZ

 

III. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali başlayacak: Bilmeyenler için Festival sitesinden sizin için derlediklerimizi aşağıda okuyabilirsiniz.

opus oda orkestrası

3. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali, 2 Mart Pazar günü Fulya Sanat’ta 20.30’da perdelerini açıyor. Festival, sekiz konserle beş  hafta  boyunca oda müziğinin  tüm  heyecanını, soylu renklerini, gizemlerini, lezzet dolu armonilerini ve doyumsuz melodilerini  sizlerle paylaşacak.

Bu seneki programımız, beğeneceğinizi umduğumuz birbirinden değerli sanatçı ve topluluklar, genellikle daha evvel İstanbul’da hiç çalınmamış ya da çok az seslendirilmiş eşsiz eserler ve farklı projelerden oluştu.

Festival, dünyanın en sevilen orkestralarının başında gelen Berlin Filarmoni Orkestrası’nın Solistleri Alessandro Cappone, Naoko Shimizu, Knut  Weber ve piyanist Özgür Aydın’ın; programı da solistleri kadar muhteşem konseriyle açılacak. Mozart, Mahler ve Brahms’ın  piyano ve yaylılar için quartetlerini seslendirecek olan Berlin Filarmoni Orkestrası Solistleri ilk defa bu proje için Özgür Aydın ile bir araya gelip  Türkiye’de konser veriyorlar.

CSO Cello Quartet,  klasik müzik dışında başka müzik türlerini de içeren programıyla 9 Mart’ta  klasik müzikseverlerle buluşacak. Bach’tan Beatles’a Duke Ellington’dan Şostakoviç’e, Goran Bregoviç’ten  Mendelssohn’a,  Faure’den Ennio Morricone’ye, Rossini’ye çağlar ve türler arasında keyifle seyahat edecekler.

Arp sanatçısı Çağatay Akyol ve Ankara Filarmoni Orkestrası Solistleri geçtiğimiz sene Opus Amadeus Oda Müziği Festivali’nde verdikleri olağanüstü programla dinleyicinin beğenisini kazanmıştı. Topluluk, bu kez daha da zengin bir programla 16 Mart’ta  müzikseverlere  merhaba diyecek.

Genç kuşağın başarılı piyanistleri Gökhan Aybulus, Kandemir Basmacıoğlu  ve Özgür Ünaldı,  altı el için yazılmış orijinal ve uyarlama eserleri  seslendirecekleri  23 Mart’taki konserlerinde dört el piyano repertuarına da yer verecekler ve Mozart’ın iki fantastik sonatını yorumlayacaklar.

İtalya’nın başarılı topluluklarından Quintetto Bottesini,  27 Mart’ta verecekleri konserde oda müziğinin başyapıtlarından Schubert’in “Alabalık Beşlisi”ni seslendirecek. Topluluk, yeteneği dünya çapında alkışlansa da ülkemizde ne yazık ki pek az çalınan Avusturyalı  geç Klasik-erken Romantik dönem bestecisi  Hummel’in  önemli eserlerinden  “Piyano’lu Beşli”sini  de seslendirecek.

Fransa’nın en başarılı genç solistlerinden trompet virtüözü  Romain Leleu  ve  org sanatçısı Ghislain Leroy,  31 Mart akşamı Beyoğlu  Sent Antuan Kilisesi’nde  Rönesans müziğinden modern müziğe çok geniş bir trompet-org repertuarıyla müzikseverlere merhaba diyecek.

Hollanda’nın sevilen genç Barok topluluklarından Collegium Musicum Den Haag,  9 Nisan’da Beyoğlu Sent Antuan Kilisesi’nde verecekleri  konserde  barok  dönemin nefes kesen eserlerinin yanı sıra Johann Sebastian Bach’ın oğullarından Carl Philipp Emmanuel Bach ve Johann Christian Bach’ın eserlerini de seslendirecekler.

Festivalin kapanış konseri ise 11 Nisan’da gerçekleşecek.  Avrupa’nın en iyi Barok topluluklarından, pek çok başarılı CD kaydına imza atmış , Budapeşte kökenli  Aura Musicale Topluluğu, Avusturya’nın en iyi baslarından Wolfgang Bankl ile Bach ile Handel’in kantatlarını, Biber,  Purcell ve  Vivaldi’nin eserlerini seslendirecek. Topluluk, Sent Antuan Kilisesi’nde dinleyicilere çok özel bir konser deneyimi vaat ediyor.

3. Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali etkinlikleri İstanbul ‘un en seçkin konser mekânlarından Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat ve Beyoğlu Sent Antuan Kilisesi’nde gerçekleşecek.   Festival ve sanatçılarla ilgili detaylı  bilgilere web sitemizden ulaşabilirsiniz.

2 Mart’ta yeniden buluşmak  dileğiyle sağlık ve müzik dolu günler dileriz.

BERLİN FİLARMONİ SOLİSTLERİ & ÖZGÜR AYDIN

2 Mart Pazar 2014 | 20:30

“ Festival açılış konseri ”

BERLİN FİLARMONİ SOLİSTLERİ & ÖZGÜR AYDIN

ALESSANDRO CAPPONE – keman
NAOKO SHIMIZU- viyola
KNUT WEBER- viyolonsel
ÖZGÜR AYDIN- piyano

W.A. MOZART ( 1756-1791)
Piyano, Keman, Viyola ve Viyolonsel için Quartet , Sol minör KV 478
G. MAHLER ( 1860-1911 )
Piyano, Keman, Viyola ve Viyolonsel için La minör Quartet
J. BRAHMS ( 1833-1897 )
Piyano, Keman, Viyola ve Viyolonsel için Quartet, Sol minör Op. 25

3. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali dünyanın en sevilen orkestralarının başında gelen Berlin Filarmoni Orkestrası’nın Solistleri Alessandro Cappone, Naoko Shimizu, Knut Weber ve uluslararası kariyeri başarılarla dolu piyanist Özgür Aydın’ın; programı da solistleri kadar muhteşem konseriyle açılacak. Wolgang Amadeus Mozart, Gustav Mahler ve Johannes Brahms’ın piyano ve yaylılar için quartetlerini seslendirecek olan Berlin Filarmoni Orkestrası Solistleri ilk defa bu proje için Özgür Aydın ile bir araya gelip Türkiye’de konser veriyorlar.

Festival kapsamındaki  diğer konserler için lütfen TIKLAYINIZ.

9 Mayıs-5 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılacak İstanbul Tiyatro Festivali, bu yıl yurtdışından 7, Türkiye’den 35 tiyatro, dans ve performans topluluğunun 100’e yakın gösterisini 13 farklı mekânda sanatseverlerle buluşturacak.

19-istanbul-tiyatro-festivali19. İstanbul Tiyatro Festivali programında yer alan 33 yerli yapımın Türkiye prömiyeri yapılacak; bu projelerden üçü İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığında sahnelenecek.

Oyun, dans, performans ve etkinliklerden oluşan zengin bir programla tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanan  19. İstanbul Tiyatro Festivali, Bisahne, Cevahir Sahnesi, DOT, Haldun Taner Sahnesi, ikincikat-karaköy, Kenter Tiyatrosu, Moda Sahnesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Sainte Pulcherie Fransız Lisesi, Salon, Şişli Blackout, Üsküdar Stüdyo ve Üsküdar Tekel sahneleri gibi şehrin farklı mekânlarında seyirciyle buluşacak. Festival kapsamında ayrıca, ünlü konukların ve uzmanların katılacağı söyleşi, gösteri, film ve belgesel gösterimleri ile atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Yekta Kopan’ın sunuculuğunu üstlendiği gecede, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Aygaz Genel Müdürü Yağız Eyüboğlu, Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca, Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut ve İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz birer konuşma yaptı.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin İlk Onur Ödülü Dikmen Gürün’e Takdim Edildi.  19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk Onur Ödülü, 1993-2013 yılları arasında İstanbul Tiyatro Festivali’nin direktörlüğünü yürüten Prof. Dr. Dikmen Gürün’e takdim edildi. Ödülü, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı verdi.

İKSV’de Tiyatro Festivali Direktörü olarak görev yaptığı 20 yıl boyunca 14 festival yöneten Gürün, bu süreçte öncelikle yerli yapımlarla işbirliği zeminleri oluşturdu, genç tiyatro ve dans topluluklarına alan açtı, eğitim projeleri üzerinde durdu, tiyatro sahnesinin farklı mekânlara taşınmasını destekledi. Dünya tiyatrosunun seçkin toplulukları ve çağdaş yorumcularını İstanbul’da ağırlayan festival, aynı zamanda pek çok uluslararası ortak projelere de bu dönemde imza attı.

dikmen-gürünİstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmeni olarak kısa bir süre görev yapan Dikmen Gürün, 2008 İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği ve 2009 Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği’ni hayata geçirdi. 1982 yılından bu yana “Cumhuriyet” gazetesinde ve çeşitli sanat dergilerinde tiyatro yazıları yazan Gürün, yerli ve yabancı kitaplarda bölüm yazarlığı yaptı, uluslararası tiyatro kongrelerinde bildiriler sundu. Gürün’ün Tiyatro Yazıları kitabı 1980’li yıllardan 2000’lere uzanan süreçte tiyatromuzun yapısal sorunlarını inceliyor. Geçmişten Geleceğe Perde Açan Gelenek proje sahibi ve sorumlusu olduğu üç ciltlik bir tiyatro mekânları araştırması ve sanatçı Semiha Berksoy’un hayatını yazdığı Ateş Kuşu kitabı bulunuyor. Halen Yıldız Kenter’in hayatını yazıyor.

Tiyatro dünyasına katkıları nedeniyle 1996’dan bu yana çeşitli ödüllere layık bulunan Dikmen Gürün, 2008’de İstanbul Üniversitesi’nden emekli olmuştur. Halen Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü öğretim üyesidir.

 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Diğer Onur Ödülleri

tiyatro sahnesi görüntü

Festivalin ikinci Onur Ödülü, Polonya tiyatrosunun genç ve yenilikçi yönetmenlerinden Grzegorz Jarzyna’ya verilecek. 1998’den beri TR Warszawa’nın sanat yönetmenliğini üstlenen Grzegorz Jarzyna, aynı zamanda 2006’da başladığı kurumun genel müdürlüğü görevini de sürdürüyor. Klasik tiyatro yapıtlarının oldukça cesur denilebilecek yeni uyarlamalarıyla ünlenen Grzegorz Jarzyna, Avrupa’nın tanınmış romanlarını Varşova’da sahneye uyarlaması ve güncel “kışkırtıcı” metinleri sahnelemesiyle tanınıyor. Bugüne kadar yaptığı çalışmalarıyla birçok ödüle layık görülen Grzegorz Jarzyna, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Onur Ödülü’nü, TR Warszawa topluluğunun 9 Mayıs akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yer alacak Ne Yaptıysak Nafile… oyunu sonrasında alacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin üçüncü Onur Ödülü ise, Shakespeare topluluğu denildiğinde akla gelen ilk isim olan Propeller Theatre Company’nin artistik direktörü Edward Hall’a verilecek. Royal Shakespeare Company’nin kurucularından Peter Hall’un oğlu olan Edward Hall, Propeller Theatre Company’nin yanı sıra Boston Huntington Theatre, Barbican, National Theatre, Old Vic Theatre olmak üzere çok sayıda önemli tiyatroda oyunlar yönetti. 2010 yılının Ocak ayında Hampstead Tiyatrosu’nun artistik direktörü olarak çalışmaya başlayan Edward Hall, aynı zamanda National Theatre, Old Vic ve Watermill Theatre’ın da artistik direktörlüğünü üstleniyor. Hall, 2002 yılında 13. İstanbul Tiyatro Festivali’ne The Watermill West Berkshire Playhouse “Gülün Öfkesi” (Rose Rage) ile konuk olmuştu. Edward Hall’a Onur Ödülü, British Council’ın değerli işbirliğiyle oyunlarını sahneleyen Propeller Theatre Company’nin 24 Mayıs akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştireceği Bir Yaz Gecesi Rüyası oyunu sonrasında takdim edilecek.

 FESTİVALDE SHAKESPEARE YILI

macbeth

2014 yılının William Shakespeare’in 450. doğum yılı olması nedeniyle yapılan kutlamalar kapsamında 19. İstanbul Tiyatro Festivali programında yerli ve yabancı birçok yapımın yanı sıra söyleşi, panel, atölye çalışması ve belgesel gösterimi de yer alacak.  Shakespeare Oyunlarının Yenilikçi Topluluğu, Propeller Theatre Company

Festival, günümüzde Shakespeare’in oyunlarını sahneleyen topluluklar arasında önemli bir üne ve yere sahip olan Propeller Theatre Company’yi British Council’ın üç yıl sürecek Shakespeare Programı kapsamında ilk kez İstanbul’da ağırlayacak. 1990’lı yıllarda erkek oyunculardan oluşan bir kadroyla kurulan ve sadece Shakespeare oyunlarını sahneleyen topluluk, festival kapsamında Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Yanlışlıklar Komedyası oyunlarıyla toplam beş gösteri gerçekleştirecek. Her iki oyunu da topluluğun aynı zamanda sanat yönetmeni olan, festivalin Onur Ödülü’nü alacak Edward Hall sahneye koyuyor.

Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda aşkın ve yanılsamanın çatışması, kraliyet düğünleri öncesinde birbirlerine âşık iki insanın hikâyesi anlatılıyor. Oyunlarda metin ile çağdaş estetik görünümü, çok titiz bir yaklaşımla birlikte ele alıp işleyen Propeller Theatre Company, bu oyun için sahnede maske, animasyon, her türlü klasik ve modern projeksiyonla her yaşa hitap eden müzik türleri kullanıyor. Bir Yaz Gecesi Rüyası, 20, 22 ve 24 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. 24 Mayıs’taki gösterim sonrası Edward Hall’a festivalin Onur Ödülü takdim edilecek.

Propeller Theatre Company’nin festival programında yer alan ikinci oyunu ise Yanlışlıklar Komedyası. Shakespeare’in eğlenceli ve akıl oyunlarıyla dolu bu oyununda, ikiz kardeşlerin birbiriyle ve aile bireyleriyle olan karmaşık ilişkisi anlatılıyor. Yanlışlıklar Komedyası, 21 ve 23 Mayıs tarihlerinde 20.30’da, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Shakespeare Oyunlarının Yerli Uyarlamaları  Altıdan Sonra Tiyatro-Pangar, Kral (Soytarım) Lear oyunu ile festivalin konuklarından. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığını üstlendiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği ve uyarladığı Shakespeare’in ünlü tragedyası, Lear’a en yakın kişi olan Soytarı’nın gözünden sahnelecek. Oyun, 15 ve 16 Mayıs’ta 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde sahnelenecek.

Oyunbaz topluluğu ise Abdullah Cabaluz yönetmenliğinde “insanlığın absürt trajedisi” Shakespeare’in Kral Lear oyununu sahneleyecek. Kral Lear, 25 ve 26 Mayıs’ta 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde olacak.

Bakırköy Belediye Tiyatroları, Mehmet Birkiye yönetmenliğinde Shakespeare’in, iki genç sevgilinin tutkulu aşkını ve ailelerinin düşmanlığından dolayı birbirlerine kavuşamama öyküsünü anlattığı Romeo & Juliet oyununu sahneliyor. Romeo & Juliet, 2 ve 3 Haziran’da 20.30’da Cevahir Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Çiğdem Selışık Onat ve Hayati Çitaklar’ın Shakespeare’in Hamlet’inden uyarladığı Derme Çatma Hamlet ise sosyal kimlikleri meçhul olan birkaç kişinin, dağılmış halde buldukları Hamlet oyununu birleştirme sürecini anlatıyor.

Çiğdem Selışık Onat’ın yönetmenliğinde Derme Çatma Kolektif’in sahneleyeceği oyun, 23 Mayıs 20.30 ve 24 Mayıs 18.30’da Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde seyredilebilir.

 FESTİVALDE POLONYA-TÜRKİYE YILI GÖSTERİLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, 2014 yılında kutlanan Polonya-Türkiye arası diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıldönümü ile ilgili kutlamaların kültür programı çerçevesinde dört gösteri düzenlenecek.

Polonya tiyatrosunun genç ve yenilikçi yönetmenlerinden Grzegorz Jarzyna, Polonya edebiyatının ödüllü yazarı Dorota Maslowska’nın etkileyici romanından uyarlanan Ne Yaptıysak Nafile… oyunuyla festivale konuk oluyor. TR Warszawa topluluğu tarafından hazırlanan oyunda, yönetmen Grzegorz Jarzyna, ustaca bir hokkabazlıkla gerçekdışı olgularla istediği gibi oynuyor. Sosyalizmin adının bile anılmadığı fakat kapitalizmin tüm gerçekliklerinin gözler önüne serildiği, TR Warszawa ile Berlin Schaubühne am Lehniner Platz ortak yapımı olan Ne Yaptıysak Nafile…, ENKA Vakfı sponsorluğunda 9 ve 10 Mayıs’ta 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. 9 Mayıs Cuma akşamı, gösteriden sonra yönetmen Grzegorz Jarzyna’ya festivalin Onur Ödülü takdim edilecek. 9 ve 10 Mayıs’ta sahnelenecek oyunun ardından yazar Dorota Maslowska seyircilerin sorularını yanıtlayacak.

Grzegorz Jarzyna’nın yazıp yönettiği ve TR Warszawa ve Teatr Narodowy w Warszawie tiyatrosunun sahneleyeceği bir diğer oyun ise Nosferatu olacak. Grzegorz Jarzyna’nın Bram Stoker’ın gotik öyküsü Dracula romanından esinlenerek sahneye aktardığı oyunda sahne diliyle gerçeklik ve bilinçaltı arasında yaşanan gelgitler ortaya koyuluyor. Popüler kültürün ikonuna dönüşen Dracula ve vampir öykülerinin bu kez tiyatro sahnesinde farklı bir dille seyircinin karşısına çıkacağı Nosferatu, 13 ve 14 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

2010 yılında dansçı ve koreograf Izadora Weiss’ın öncülüğünde genç ve yetenekli dansçıların girişimiyle kurulan Baltic Dance Theatre, Shakespeare’in “zamansız” olarak nitelenen ünlü komedisi Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda müziğin ve dansın diliyle, teknolojiye çok fazla başvurmadan nasıl da akıcı olarak sunulabileceğinin bir örneğini gösterecek. Ünlü müzisyen Goran Bregovic’in imza attığı film müziklerinin kullanıldığı, kostümlerini ise Polonyalı ünlü modacı Gosia Baczynska’nın tasarladığı gösteri, ENKA Vakfı sponsorluğunda 31 Mayıs tarihinde 18.00 ve 20.30’da yapılacak iki gösteri ile Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Festival, Krzysztof Garbaczewski ile Emre Koyuncuoğlu’nun, Marcel Proust ve Orhan Pamuk’un romanlarından uyarlayarak yazıp yönettiği, Opole Theatre’ın Proust-Pamuk-Bellek başlıklı oyununun dünya prömiyerine ev sahipliği yapacak. Proust’un Kayıp Zamanın İzinde ve Pamuk’un Masumiyet Müzesi ile İstanbul Hatıralar ve Şehir metinlerinin ilham kaynağı olduğu oyun, Batı ve Doğu gelenekleri arasındaki kültürel farklara odaklanırken, günümüz Türkiye edebiyatıyla Avrupa edebiyatından yapıtların karşılaşmasına da sahne olacak. Proust-Pamuk-Bellek, 3 ve 4 Haziran tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyredilebilir.

 FESTİVALDE YENİLİKÇİ YÖNETMEN THOMAS OSTERMEIER’DEN ÇARPICI BİR OYUN

Geçtiğimiz festivalde ünlü yönetmen Thomas Ostermeier’in Hamlet yorumuyla yer alarak seyircilerin hayranlığını kazanan Schaubühne Berlin, bu yıl da Henrik Ibsen’in yapıtı Bir Halk Düşmanı ile festivalin heyecanla beklenen konuklarından. Özellikle son çalışmalarıyla dünyada büyük bir beğeniyle takip edilen Thomas Ostermeier, çarpıcı, keskin ve son derece zekice ele aldığı Bir Halk Düşmanı’nda, dramaturg Florian Borchmeyer ile birlikte yazarın ruhuna tamamen sadık kalarak yapıtın eleştirel yönünü kusursuz bir biçimde günümüze taşıyor. Oyun, Goethe Institut’ün değerli işbirliğiyle Atabay sponsorluğunda, 27, 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

 FESTİVALDE YERLİ YAPIMLAR

19. İstanbul Tiyatro Festivali programında, ilk kez seyirciyle buluşacak, 35 yerli tiyatro, dans ve performans topluluğunun gösterilerine yer veriyor.

Çağımızın en büyük entelektüellerinden biri olan Heiner Müller’in Shakespeare’in Hamlet’inden esinlenerek yazdığı Hamlet Makinesi, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahneleniyor. Yönetmenliğini Ayşe Emel Mesçi, dramaturjisini Füsun Ataman Berke’nin yaptığı oyun taşlaşmış tarih anlayışından diktatörlerin yıkımına, kadınlara uygulanan baskı ve şiddetten, devrimlere kadar pek çok temaya değiniyor. Hamlet Makinesi, 10 Mayıs’ta 20.30’da, 11 Mayıs’ta 15.00’te, 12 Mayıs’ta ise 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde olacak.

“Sözün büyücüsü” olarak anılan Boris Vian’ın son oyunu İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz, kendi ihtiyaçları adına dünyayı reddeden kişilerin en gizli ve karanlık tutkularına yolculuk ederek, trajikomik karakterleri aracılığıyla kaybetmeyi ve son yüzleşmeye kadar her şeyin inkârını gözler önüne seriyor. Hayal Perdesi, kurucularından Selin İşcan’ın projelendirdiği bu ilk oyununu, ünlü Makedon yönetmen Aleksandar Popovski’nin yönetmenliğinde festivale hazırladı. İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz, 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde.

Özgürlüğün Bedeli, Montserrat adlı bir subayın yardımıyla İspanyol askerlerinin elinden kaçmayı başaran özgürlük savaşçısı Simón Bolívar’ı ve ardından Montserrat’ya yapılan işkenceleri anlatıyor ve insanlığın özgürlüğüne kavuşabilmek için neleri feda edebileceğini sorguluyor. Barış Erdenk’in yönettiği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenen oyun, 12 Mayıs’ta 20.30’da, 13 Mayıs’ta ise 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde seyredilebilir.

Koreografisi Aslı Bostancı’ya ait olan The Last Unicorn, sahne üzerinde gerçeküstü bir varlık yaratmak üzerine odaklanıyor. Üst boyutlardan dünyamıza düşmüş bir varlığın insanlığa “Hiçbir şey için geç değil ya da hiçbir şey tamamen kaybedilmiş değildir” mesajını veren gösteri, 13 Mayıs’ta 20.30’da ve 14 Mayıs’ta 18.30’da Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde yer alacak.

Mesut Arslan’ın yönettiği Aldatma oyunu, Onderhetvel, Platform 0090, Toneelhuis, Dommelhof, ‘T Arsenaal, Wpzimmer ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcığında 14, 15 ve 16 Mayıs tarihlerinde 18.30 ve 21.00’de Moda Sahnesi’nde sunulacak. Oyunun çıkış noktası görsel sanatçı Lawrence Malstaf’ın NEVEL adını verdiği enstalasyonu. Sürekli olarak değişen ve aynı zamanda ekseni etrafında dönen dokuz duvarın içinde, Pinter’ın Aldatma adlı oyununda yer alan ilişkiler üçgeni farklı bir biçimde sorgulanıyor.

Kent Oyuncuları’nın İlk Osmanlı Vampiri Latif Efendi’nin Sergüzeşti adlı oyunu, Tanzimat yıllarında yüksek memur Latif Efendi’nin Batılı kültür ve yaşam tarzını yerinde incelemek üzere gönderildiği Avrupa şehirlerinden Batı’nın bilimi ve sanatı yerine pek de tercih edilmeyecek bir şeyi “vampirlik müessesini” getirmesine odaklanıyor. Oyunda, Latif Efendi’nin başından geçenler mizahi bir dille anlatılırken Tanzimat yıllarının toplumsal panoraması da sergileniyor. Nermin Yıldırım’ın yazdığı, yönetmenliğini Ahmet Mümtaz Taylan’ın yaptığı oyun, 16 Mayıs’ta 20.30’da ve 17 Mayıs’ta 15.00’te Kenter Tiyatrosu’nda olacak.

Darülbedayi’nin sahnelediği ilk oyun olarak tarihe geçen Çürük Temel’in hikâyesi, birinin geleceği, diğerinin itibarı, bir başkasının intikamına dönüşmüş, aile yadigârı bir fabrikanın etrafında gelişiyor. İlk kez 1916’da Hüseyin Suat Yalçın adaptasyonuyla oynanan Çürük Temel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın

100. yılında, farklı bir okuma, çağdaş bir yorumla bir kez daha perde açıyor. Engin Alkan’ın yönettiği oyun, 17 ve 18 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilir.

Konsept ve koreografisi Tuğçe Tuna’ya ait –. –. Gövde Gösterisi, farklı mekânlara özgü çalışmalarıyla tanınan Tuğçe Tuna ve RemDans Performans Kolektifi tarafından sahneleniyor. Bu çalışmasında Tuğçe Tuna, “gövde” teması üzerinden yola çıkarak, seyirciye farklı sorgulama alanları yaratmayı hedefliyor. Gösteri, 17 ve 18 Mayıs’ta 18.30’da Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’nin bahçesinde seyirciyle buluşacak.

biriken’in yeni projesi Tatyana, Aleksey Sergeyeviç Suvorin ile Anton Çehov’un Tatyana Repina adlı oyunlarından esinlenerek oluşturuldu. Çehov, bu oyunu yakın dostu ve yayıncısı Suvorin’in aynı adlı oyununun devamı olarak, sahnede intihar eden oyuncu Evlalia Kadmina’nın hikâyesinden esinlenerek kaleme alır. biriken ise Tatyana’nın gerçek ile kurgu arasındaki intihar eyleminin ve geri dönüşünün izini sürerek unutulmaya çalışılanları su yüzüne çıkarıyor. Tatyana, 18 Mayıs’ta 20.30’da, 19 Mayıs’ta ise 15.00’te Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde olacak.

Aydın Orak’ın yazıp yönettiği, Tiyatro Avesta’nın sahneleyeceği Actor, bir aktörün oyun sahnelerken yaşadığı trajikomik durumları ve yaşanmış olayları anlatıyor. Grotesk ve kara komedi bir anlatımla sahneye taşınan oyunda, bir oyunun proje aşamasından, rejiye, oyunculuğa, turnelere ve seyircilere uzanan tiyatral yolculuğun tüm aşamaları aktarılıyor. Dünya prömiyerini Avustralya’nın Melbourne, Sydney ve Perth kentlerinde gerçekleştiren Actor, 19 Mayıs 20.30’da ve 20 Mayıs 18.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde.

Yazar ve yönetmen Yeşim Özsoy Gülan’ın festival için özel olarak tasarladığı yeni yaratısı, Aşk & Faşizm, Gülan da dahil olmak üzere dört farklı ülkede yaşayan yazarların, Romanya’dan Gianina Carbunariu, İskoçya’dan Linda McLean ve İspanya’dan Helena Tornero ile ortak bir çalışma yapılarak, bu isimlerin kendi deneyimlerinden yola çıkılarak kurgulandı. Birbirine zıt gibi görünen aşk ve faşizm başlıklarının günümüzde hayatımızı nasıl etkilediğine odaklanan oyun, GalataPerform ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcılığında, 21 ve 22 Mayıs’ta 20.30’da Moda Sahnesi’nde olacak. İlk gösterinin ardından oyun yazarlarının katılımıyla seyirciyle soru-cevap gerçekleştirilecek.

Lillian, Amerikan edebiyatının önde gelen ismi Lillian Hellman’ın polisiye edebiyatın seçkin yazarı Dashiell Hammet’ın komada geçirdiği son saatlerinde hatırladığı, yazarın çocukluğunu ve hayatını ele alıyor. Orhan Alkaya’nın yönettiği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sahneleyeceği oyun, 22 Mayıs’ta 20.30’da ve 23 Mayıs 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde.

Çağdaş Amerikan tiyatrosunun önde gelen kadın yazarlarından, Pulitzer ödülü adayı ve PEN/Laura Pels International Foundation for Theater Award for an American Playwright ödüllü Theresa Rebeck, Göl Kıyısı oyununda Aeskhylos’un Oresteia tragedyasına modern bir uyarlama yapıyor. Mehmet Ergen’in yönettiği ve Talimhane Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu Göl Kıyısı, 24 Mayıs’ta 20.30’da ve 25 Mayıs’ta 18.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde seyredilebilir.

Aziz Nesin’in devlet ve birey ilişkisini mizahi bir üslupla sorguladığı Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz oyununda, “vatandaş” Yaşar’ın bürokrasi karşısındaki ezilmişliği anlatılıyor. Ferhat Keskin’in yönettiği ve Diyarbakır Şehir Tiyatrosu’nun sahneleyeceği oyun, 26 Mayıs’ta 20.30’da ve 27 Mayıs’ta 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde.

İki Kapılı Ev, kanı kaynayan âşıklar, yanlış anlaşılmalar, gizli buluşmalar, esrarlı kayboluşlar, sır dolu suskunluklar, sevdanın kederiyle yüklü genç omuzlar, soylu beyzadeler ve cingöz uşaklar arasında cereyan eden fırtınalı bir eğlence sunuyor. İki Kapılı Ev, Cem Uslu yönetmenliğinde, Ekip Tiyatrosu tarafından, Banvit sponsorluğunda 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Moda Sahnesi’nde olacak.

Sami Berat Marçalı’nın yeni oyunu İn, her şeyi daha çok düşünen, hayatı daha çok sorgulayan, daha çok şikâyet eden ve her şeyin yok olmasını arzulayan bireyler haline dönüşmüş beş arkadaşın, mevcut sistemin küçük bir halini ortaya koyuyor. ikincikat’ın on sekizinci yapımı olan bu oyun, 30 Mayıs’ta 20.30’da ve 31 Mayıs’ta 15.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde.

Modern İngiliz tiyatrosunun en yetkin yazarlarından biri kabul edilen Edward Bond, Kırmızı Siyah ve Cahil’de nükleer bir patlamada ölü doğmuş bir insanın, yaşadığı halde yakın gelecekteki olası hayatını anlatıyor. Bitiyatro, Istanbul & L’àlarme-À-L’œil, Paris ortak yapımı Kırmızı Siyah ve Cahil, 31 Mayıs’ta 18.30’da ve 1 Haziran’da 20.30’da Bisahne’de olacak.

Her Yıl Kuşlar Geri Gelir, Ahmet Levendoğlu yönetmenliğinde Tiyatro Stüdyosu tarafından sahneleniyor. Oyunda, “yıkım uzmanı” olarak çalışan Ned görevi icabı gerek duyulmayan yapıları “patlatıp” yok eder. Bunların içinde hastanelerin ve eşinin de her gün uğradığı, semtin en sevilen buluşma yerlerinden birinin olduğunu umursamadan… Oyun, 1 Haziran’da 20.30’da ve 2 Haziran’da 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda olacak.

Yönetmeliğini Ata Ünal’ın, koreografisini ise Candaş Baş’ın üstlendiği Gertrude-Çığlık, Shakespeare’in Hamlet’inin ahlakçılığını ters yüz eden yeni bir yaklaşım sunarak, Hamlet yerine annesi Gertrude’u odağına alıyor. Gertrude-Çığlık, 3 ve 4 Haziran tarihlerinde 20.30’da Moda Sahnesi’nde.

Şahika Tekand tarafından ilk kez 1994’te kaleme alınan ve 1995/96 tiyatro sezonunda sahneye konan Gergedanlaşma, Tekand tarafından geliştirilen performatif sahneleme ve oyunculuk yönteminin ilk özgün oyunlarından. Oyun, Studio Oyuncuları topluluğunun kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla, Gergedanlaşma 2.014 adıyla Şahika Tekand tarafından güncellenmiş bir yeniden yazım ve sahnelemeyle, eğlenceli, yüksek ritimli bir çağdaş komedi olarak seyirci karşısına çıkıyor. Gergedanlaşma 2.014, 4 ve 5 Haziran tarihlerinde 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde seyredilebilir.

Genç Topluluklar ile Festivalde “Yeni Dalga”  İstanbul Tiyatro Festivali’nde, “Yeni Dalga” başlığı altında altı genç tiyatro ve dans topluluğunun gösterisi şehrin alternatif mekânlarından İkincikat-karaköy’de seyirciyle buluşacak.

Didaskali Tiyatro’nun sahneye koyacağı Maşenka oyunu, İkinci Dünya Savaşı sonrası İstanbul’a yerleşmiş Rus göçmenlerin kaldıkları pansiyonu ve bu insanların ilişkilerini anlatıyor. Oyun, Vladimir Nabokov’un kendi anılarını paylaştığı ilk romanından esinlenilerek Çisil Oğuz ve Berker Zor tarafından yeniden yazıldı. Oyun, 10 ve 11 Mayıs’ta 18.30’da İkincikat-karaköy’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Georges Perec’in aynı adlı romanından Tiyatro Öteki Hayatlar tarafından sahneye uyarlanan Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yanaşma Sanatı ve Biçimi oyununda, ücret artışı talebinde bulunmak için servis şefiyle görüşmek isteyen kahramanın yaşadıkları ve sekreterle olan absürt diyaloğu anlatılıyor. Oyun, 18 Mayıs’ta 15.00’te ve 19 Mayıs’ta 18.30’da İkincikat-karaköy’de olacak.

Koreografisini ve dans performansını Canan Yücel’in gerçekleştirdiği hayattaki olumlu-olumsuz aşırılıkların iki ara bir deresinde kalmaya zorlayan ikiliklerin anlatıldığı It’s Ok! gösterisi, 21 Mayıs’ta 18.30 ve 20.30’da İkincikat- karaköy’de.

Motto Dans Kolektif’in, odak noktası olarak “eşiktelik” kavramı üzerine geliştirdiği Hiatus gösterisi, dansçıların hareket ve durağanlığın eşiğinde kimi olasılıklara yapılacak yolculuğuna tanık olmamızı sağlamayı hedefliyor.

Gösteri, 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 18.30’da İkincikat-karaköy’de seyirciyle buluşacak.

Toksikoman Kolektif’in DNA’mı Muhafaza Et Ruhumu Yeniden Doğursunlar adlı oyunu bilincin sınırlarını zorlayan, kimin kim olduğunu bulmaya, araştırmaya çalışan sorgulamaları sahneye taşıyor. Gösteri, 31 Mayıs’ta 18.30’da ve 20.30’da İkincikat- karaköy’de sahnelenecek.

Budalasultan Kolektifi, Kara Düzen adlı oyununda “İnsan, politik iktidar tarafından tanımlanan sınırları, toplu halde ve aynı anda ihlal ederse, oluşan yeni tanımsız alanda kendisiyle, toplumla ve iktidarla nasıl ilişkilenir?” sorusuna yanıt arıyor. Kara Düzen, 1 Haziran’da 18.30’da ve 2 Haziran’da 20.30’da ikincikat-karaköy’de olacak.

Festivalde “Oyun Salonu”

Salon ve İstanbul Tiyatro Festivali ekiplerinin ortak çalışmaları sonucunda hayata geçirilen “Oyun Salonu” projesi, festivalde de devam ediyor. “Oyun Salonu” kapsamında dört genç tiyatro topluluğunun gösterisi Salon’da yer alacak.

Ceren Ercan ve Gülce Uğurlu tarafından kaleme alınan İstenmeyen, Mısırlı bir pilot ve İstanbul’da Batılı referanslarla yetişmiş genç bir Türk kadınının, kültürlerarası oluşan önyargılar ve değişen politik koşulların içinde aşkı sürdürmenin yollarını aramasını ve kendisini bir kimlik sorgulamasının içinde bulmasını konu alıyor. Yönetmenliğini Ceren Ercan’ın, koreografisini Aslı Bostancı’nın yaptığı gösteri, 14 ve 15 Mayıs’ta 20.30’da Salon’da.

Kadınların insan yerine konmadığı, şiddetin sıradan bir olay gibi yaşandığı, savaşın artık kanıksandığı bir ülkede bir kadının, hep bastırmak zorunda kaldığı duygularını, üzüntüsünü, kaygısını, öfkesini ilk kez dışa vuruşu ve hayatı sorgulayışını konu eden Sabır Taşı, Atiq Rahimi’nin aynı adlı romanından Iraz Yöntem tarafından uyarlanıyor ve yönetiliyor. Tiyatro(HÂL) tarafından sahnelenen oyun, 22 Mayıs’ta 20.30’da ve 23 Mayıs’ta 18.30’da Salon’da yer alacak.

Daha önce tek seyircilik oyun ve simülatif oyun kurgusu gibi türlerde denemeler gerçekleştiren Tiyatro Artı, Kalem’de seyir algısı üzerine yoğunlaşarak kurgusundan seyirciyi konumlandırmasına kadar farklı bir oyun düzeni yaratmayı hedefliyor. Ufuk Tan Altunkaya’nın yönetmenliğini üstlendiği Kalem, 3 Haziran’da 20.30’da ve 4 Haziran’da 18.30’da Salon’da sahnelenecek.

2011 yılında Ebru Nihan Celkan tarafından kurulan buluTiyatro, Kabuklu Sürprizli Hayvanlar’da su baronlarının ve uzaklarda daha güzel yaşam alanlarının varolduğu yeni bir dünya düzeni sunuyor. İnsanın yaptığı seçimlerde hayatta kalma güdüsü ve vicdanı arasında kalırken haklı olup olmadığına değinen, Özlem Karadağ’ın yönetmenliğini yaptığı Kabuklu Sürprizli Hayvanlar, 27 Mayıs’ta 20.30’da ve 28 Mayıs’ta 18.30’da Salon’da seyredilebilir.

Festivalde “Makas Oyunları, İstanbul Kısa Oyunlar Projesi”

2010 yılında İngiltere’de projenin yönetmenleri Emma Callander ve Hannah Price tarafından basit bir fikirden yola çıkılarak başlatılan Theatre Uncut, yönetmenler ve seçkin oyun yazarlarından güncel politik durumların ele alındığı kısa oyunları içeriyor. İlk üç yılında İngiltere, İskoçya, ABD, Arjantin, İspanya, Yunanistan, Suriye, İzlanda ve Mısır’dan oyun yazarlarının yer aldığı projenin oyunları on yedi ülkede sahnelendi. Proje, 2012 Edinburgh Festivali’nde, Theatre Uncut Fringe First, Herald Angel ve Scotsman Spirit ödüllerini aldı.

DOT, Theatre Uncut’ın kısa oyunlarından yaptığı özel seçkiyi Makas Oyunları ismiyle 2013/14 sezonunda İstanbul’da sahneledi. DOT, Theatre Uncut işbirliği ile gerçekleştirilen ve Şubat ayında İstanbul’da yapılan bir haftalık atölye çalışmasıyla başlayan Theatre Uncut İstanbul projesinin ilk okumaları ise festival kapsamında,

16 Mayıs’ta 18.30’da, 18 Mayıs’ta 15.00’de ve 20 Mayıs’da 18.30’da DOT sahnesinde yapılacak.

Murat Daltaban, Emma Callender ve Hannah Price’ın yönetmenliğinde gerçekleştirilecek Theatre Uncut İstanbul projesinin kısa oyunlarının yazarları İngiltere’den Davey Anderson, Stef Smith ve Türkiye’den Ayfer Tunç, Berkun Oya, Hakan Günday, Derem Çıray olacak.

 FESTİVALİN YAN ETKİNLİKLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali, programında festival süresince ünlü konuklar ile uzmanların katılacağı ücretsiz söyleşi, gösteri, film gösterimi ve atölye çalışmalarına da yer verecek. Atölyelere başvuru 2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formları üzerinden alınacak.

•Apple-tab-span” style=”white-space:pre”> Performans ve Söyleşi: Koreografik Kesitler & Söze Dökülen Düşünceler

10 Mayıs Cumartesi, 12.00, Salon

Björn Säfsten, hareketten yola çıkarak insan bedenine yeni bir ışık tutuyor. Yaptığı çalışmalar gestus ve hareketin sınırlarında dolaşırken, koreografide kurgu ve kimliğin nasıl oluştuğu konusunda yol gösterici oluyor. İstanbul’a ilk kez İsveç Konsolosluğu’nun desteği ile gelecek olan Björn Säfsten, üzerine çalıştığı son projesiyle ilgili olarak dansçılarıyla açıklamalı bir performans gerçekleştirecek. Katılım için, [email protected] adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Söyleşi: İki Adam, İki Dünya, Tek Sahne: Muhsin Ertuğrul ve Vahram Papazyan  10 Mayıs Cumartesi, 17.00, Salon

Tiyatro Boğaziçi ve Berberyan Kumpanyası ortaklığıyla hazırlanan Muhsin ve Vahram adlı oyun İstanbul doğumlu ünlü Ermeni aktör Vahram Papazyan’ın 1964 yılında Muhsin Ertuğrul’a yazdığı bir mektupta bahsettiği İstanbul ya da Ankara’da sahneye çıkma isteği hikâyesinden yola çıkıyor. Boğos Levon Zekiyan, Ayşegül Çelik ve Artsvi Bakhchinyan’ın konuşmacı olarak katılacağı söyleşide oyun üzerine konuşulacak. Katılım için, [email protected] adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Söyleşi ve Gösterim: Polonya Tiyatrosu Demişken… 11 Mayıs Pazar, 17.30 (Söyleşi), 20.30 (Gösterim), Salon

19. İstanbul Tiyatro Festivali’ne iki oyunu ile konuk olan Polonyalı yönetmen Grzegorz Jarzyna’nın The Tropical Craze’den bölümlerin gösterileceği söyleşide, katılımcılar, sorularıyla hem Jarzyna’yı hem de son dönem Polonya tiyatrosunu daha yakından tanıma fırsatını yakalayabilecekler. Söyleşinin ardından Grzegorz Jarzyna’nın Edinburgh Festivali’nde büyük beğeni toplayan oyunu 2007: Macbeth’in de DVD gösterimi yapılacak. Katılım için, [email protected] adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Kuram Atölyesi”  17 Mayıs Cumartesi, 14.00-17.00, Salon   24 Mayıs Cumartesi, 14.00-17.00, Salon

Kuram Atölyesi bireysel ya da kolektif soru sorma, fikir üretme, sorgulama ve tartışma süreçlerine özel bir önem atfeden akademi dışı bir girişim. 19. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Ata Ünal, Ayşe Draz ve Özlem Hemiş tarafından yürütülecek atölyede, kültürel, tarihsel, sosyal, sanatsal ve disiplinlerarası ilişkiler bağlamında tiyatro eleştirisini tüm yönleri, Türkiye ve dünyadaki durumuyla ele alınacak. Katılım için, [email protected] adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Belgesel Gösterimi ve Söyleşi: “Türkiye’de Şekspir Olmak” 19 Mayıs Pazartesi, 15.00 (Belgesel Gösterimi), 16.30 (Özdemir Nutku Söyleşisi), Salon

Gülşah Özdemir Koryürek tarafından hazırlanan, ülkemizin en yetkin akademisyen ve sanat insanlarının görüşlerinin seyirci yorumlarıyla harmanlandığı belgesel, 1800’lü yıllarda Osmanlı sınırlarında başlayan ve günümüze kadar uzanan bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Belgesel gösteriminin ardından, doğumunun 450. yılında dünya tiyatro tarihinin mihenk taşı William Shakespeare, Prof. Dr. Özdemir Nutku ile yapılacak bir söyleşiyle anılacak. Katılım için, [email protected] adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Sedef Ecer ile Yazarlık Atölyesi” 20- 24 Mayıs, 10.00-17.00, Atölye Çalışması, Fransız Kültür Merkezi  26 Mayıs Pazartesi, 19.00 Okuma, Fransız Kültür Merkezi

Yazdığı Fransızca oyunlarla pek çok ödül alan Sedef Ecer, Fransa’da düzenli olarak oyun yazarlığı atölyeleri gerçekleştiriyor. Yazarın İstanbul’da yapacağı atölye çalışması, altı yazara ve bu yazarların yazım aşamasına eşlik edecek altı oyuncuya açık olacak. Fransız Kültür Merkezi’nin desteğiyle gerçekleşen atölye çalışmasına, oyuncular ve yazarlar özgeçmişlerinin yanı sıra projeleri hakkında bir metinle (sinopsis, açıklama ya da diyaloglu bir bölüm) başvurabilirler. Atölye çalışması sonucu yazılan oyunlar, yapılacak okuma tiyatrosunda seyircilerle paylaşılacak. Okumaya katılım için, [email protected] adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor. Atölye çalışmasına başvuru için [email protected].

• Söyleşi: Farklı Disiplinlerde Shakespeare  25 Mayıs Pazar, 14.00-15.30 / 16.00-17.30 Salon

Tiyatro tarihinin üzerinde en çok konuşulan, yazılan ve araştırılan yazarı William Shakespeare, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde İstanbul Üniversitesi Haldun Taner Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen panelle tartışmaya açılıyor. Panelin amacı, farklı alanlardan farklı yöntemlerle Shakespeare’e bakan sosyal bilimcileri bir araya getirerek, tiyatro kuramı dışında yazarın oyunlarının, oyunlarında dile getirdiği durumların üzerinden bir tartışma platformu yaratmak. Katılım için, [email protected] adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Hareket ve Algılama”  23 Mayıs Cuma, 15.00-16.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

British Council’ın değerli işbirliğiyle düzenlenen atölye çalışması, Propeller Theatre Company’nin oyuncuları tarafından yürütülecek. Özellikle beden hareketi ve hareketin seyirci tarafından nasıl algılanacağı konusunda yönetmenin neye dayanarak seçki yaptığı, oyun sırasında neleri ön plana çıkardığı üzerine çalışılacak. Bu atölyede Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndan parçalar üzerinde durulacaktır. Katılımcıların eser hakkında bilgi sahibi olmaları yararlı olacaktır. Atölyeye başvuru 2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formu üzerinden alınacak.

• Atölye Çalışması: “Sahnede Müzik Kullanımı”   24 Mayıs Cumartesi, 11.00-12.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

British Council’ın değerli işbirliğiyle düzenlenen ve yine Propeller Theatre Company’nin oyuncuları tarafından gerçekleştirilecek bu atölyede, özellikle Shakespeare oyunlarında müziğin kullanımıyla ilgili çalışılacak. Her oyun için kendi müziklerini yapan topluluk, müzik ve oyun bağlamında katılımcılara sahne üzerinde örnekler sunacak. Propeller Theatre Company bir enstrümanınız varsa yanınızda getirmenizi tavsiye ediyor. Atölyeye başvuru

2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formu üzerinden alınacak.

 FESTİVALİN AFİŞ GÖRSELİ ŞAHİKA TEKAND İMZALI

 19 İstanbul Tiyatro Festivali’nin afişi Şahika Tekand ile Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Tiyatro sanatının önemli isimlerinden, yönetmen, oyun yazarı, oyuncu Şahika Tekand’ın eskizleri, çiziktirmeleri ve elyazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festivalin afişine dönüştürüldü.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin afiş tasarımına katkı sağlamaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Şahika Tekand, “Aslında afiş tasarımı tümüyle sevgili Bülent Erkmen’in. Ben sadece bazı karalamalarımı, sahne eskizlerimi ve hareket planlarımı kendisine verdim o da bunları kendi tasarımı doğrultusunda bir seçime tâbi tuttu ve bu seçimin sonuçlarını sonra yeniden bir araya getirdi. Sadece afiş tasarımının malzemesinin bana ait olduğunu söyleyebiliriz. Yoksa afişte, malzemelerin bir araya getirilmesi tamamen Bülent Erkmen’in tasarımı doğrultusunda gerçekleşti. Bunca yıldır büyük bir onur ve keyifle parçası olduğum İstanbul Tiyatro Festivali’nin afiş tasarımına böylesi bir katkı yapma fırsatı bulmak beni hem onurlandırdı hem de çok mutlu etti. Bu güzel festival pek çoğumuz gibi benim de şahsi tarihimde büyük yer tutuyor çünkü” dedi.

Bülent Erkmen ise afiş ile ilgili şunları söyledi: “Şahika Tekand’ın sahneleme tasarımı yaparken oyunun işleyişini, oyuncunun ses ve hareket koreografisini anlatmak için çalakalem yaptığı eskizleri kullanmak istedim. Ayrıca bir de genellikle bir şey düşünürken yaptığı çiziktirmelerden, karalamalardan bir tanesini seçtim ve bu karalamayı Tekand’ın düş dünyasının zeminini oluşturan ‘sahne’nin karşılığı olarak kullandım. Eskizleri arasından seçtiğim beş karakter de bu sahnedeki yerlerini aldılar.”

 FESTİVAL KİTABI: “FESTİVAL METİN YAZARLARINI YETİŞTİRİYOR”

19. İstanbul Tiyatro Festivali, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nün işbirliğiyle tiyatroyu “kayda alıyor”, tiyatroseverleri olduğu kadar arşivcileri de sevindirecek bir eğitim ve yayın projesine imza atıyor. Festivalin başlamasıyla birlikte seyirciyle buluşan festival kataloğu, bu yıl “Festival Metin Yazarlarını Yetiştiriyor” adlı eğitim projesi kapsamında festival kitabı olarak yayımlanacak. Projenin yürütücülüğünü, hem festivalin yayın koordinatörü hem de aynı bölümde misafir öğretim üyesi olan Dr. Evren Barın Egrik üstleniyor.

Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nden seçilen ve bu proje için özel bir eğitim alan yedi lisans öğrencisinin, gösterim öncesinde yerli topluluklarla yapılan röportajlardan kurgulayıp kaleme aldıkları oyunların tanıtım metinleri kendi imzalarıyla festival kitabında yer alacak. Bölümlerinde aldıkları teorik eğitimin yanı sıra, festivalin bu proje kapsamında özel olarak düzenlediği, uzmanlar tarafından verilen editörlük, fotoğraf ve tasarım başlıklarını taşıyan bir eğitim ve söyleşi dizisine katılan öğrenciler, teori ve pratiğin buluştuğu bu özel projenin ürünü olan festival kitabını Mayıs ayında festival seyircileriyle buluşturacak. Festivale konuk olan tüm yerli toplulukların çalışma aşamalarını kayıt altına almanın yanı sıra oyunları tanıtma işlevi de üstlenen kitap, festival boyunca seyircilere rehberlik edecek.

 İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ’NİN DESTEKÇİLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali’ne, festival sponsorları Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın yanı sıra gösteri sponsorları ENKA Vakfı, Banvit ve Atabay destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali gösterileri, İstanbul Devlet Tiyatrosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, British Council, Goethe Institut ve Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi de destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, 2014 yılında kutlanan Polonya-Türkiye arası diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıldönümü ile ilgili kutlamaların kültür programı çerçevesinde düzenlenen dört gösteri Polonya Cumhuriyeti Kültür ve Miras Bakanlığı işbirliğinde gerçekleştiriliyor. (turkiye.culture.pl)

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın tüm festivallerine Öncü Sponsor Eczacıbaşı Holding, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL, Resmi Konaklama Sponsoru Martı İstanbul Hotel ve Servis Sponsorları Zurich Sigorta A.Ş., GFK, directComn Marketing Group ve AGC destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin tanıtım kampanyasını BEK hazırladı.

 İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ BİLETLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali biletleri 8 Mart Cumartesi günü 10.00’dan itibaren:

• Biletix satış noktaları,

• Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00),

• Biletix web sitesi (www.biletix.com),

• Ana gişe İKSV (10.00–18.00 saatleri arasında açık olan ana gişe, 9 Mart hariç pazar günleri kapalıdır) alınabilecek.

Biletler, gösterim günlerinde gösteriden 2 saat önce etkinlik mekânındaki gişeden de alınabilir. Lale Kart sahipleri festival biletlerinde %20–25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim”lerden yararlanabilecekler. Bilet alımlarında kredi kartı da geçerli olacak ve her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali broşürü İKSV’den (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Caddesi No:5, Şişhane) ve Biletix satış noktalarından temin edilebilir.

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenen !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde şimdi sıra Ankara ve İzmir’de

if-izmir-2014

!f İstanbul, yılın en çok konuşulan bağımsızlarını 27 Şubat-2 Mart tarihlerinde Ankara ve İzmir’e taşıyacak.

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında yapılan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 27 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde Ankara’da Cinemaximum Armada’da, İzmir’de ise Cinemaximum Konak Pier’de gerçekleşecek.

Yılın beklenen filmleri Ankara ve İzmir’de ilk kez

13-f-istanbul-uluslararasi-bagimsiz-filmler !f İstanbul’un Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmleri Ankara ve İzmir’de ilk kez seyirciyle buluşacak.

Ankaralı ve İzmirli sinemaseverlerin izleyeceği filmler arasında; Jude Law’u en sıra dışı rollerinden birinde izleyeceğimiz suç komedisi Dom Hemingway; Locarno’da kadın oyuncu dahil dört ödül birden alan, Atina ve Valladolid’de seyircinin gönlünü kazanıp pek çok ödülü toplayan Short Term 12/Kısa Dönem 12; Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan, James McAvoy’un övgülere boğulan performansıyla “yeni Trainspotting” sıfatını sonuna kadar hak eden Filth/Pislik; Jean-Marc Vallée’nin Oscar’larda 6 dalda aday son filmi Dallas Buyers Club/ Sınırsızlar Kulübü; Richard Ayoade’nin Submarine’den sonraki filmi The Double/Öteki; Scarlett Johansson’ı Femme fatale uzaylı rolünde izleyeceğimiz etkileyici bilimkurgu Under the Skin/Derinin Altında; Hayao Miyazaki’nin sinemaya vedası The Wind Rises/Rüzgâr Yükseliyor; Ramon Zürcher’in Toronto, Cannes, Berlin gibi festivallerde büyük övgüyle karşılanan filmi The Strange Little Cat/Tuhaf Kedicik; Clio Barnard’ın Cannes’da Label Europa Cinemas Ödülü’nü kazanmış, Stockholm ve Londra film festivallerinde ‘En İyi Film’e değer görülmüş The Selfish Giant/Bencil Dev’i; Koray Kaya’nın Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması’nda “En İyi Film” seçilen, çağdaş müziğin algı süreçlerini, öncesi ve şimdisini İlhan Mimaroğlu’dan Aydın Esen’e, İlhan Erşahin’den Arto Tunçboyaciyan’a, önemli müzisyenlerle tartışan filmi Anarchic Harmony/Anarşik Armoni; Fasulye filmiyle kendine has bir seyirci kitlesi kazanan Bora Tekay’ın uğurböceğinden süper kahraman, birkaç boş sayfadan da uzun metraj film yarattığı komedisi Böcek; gerek özel yaşamı gerek çektiği fotoğraflarla tartışmalar yaratan Nan Goldin’in yaşamı ve çalışmalarını konu alan Nan Goldin – I Remember Your Face/Nan Goldin – Yüzünü Hatırlıyorum ve prömiyerini 2013 Sundance’te yaptıktan sonra Berlin Film Festivali’nde Teddy Jüri Ödülü kazanmayı başaran Amerikalı yönetmen ve senarist Stacie Passon’ın etkileyici draması Concussion/Sarsıntı yer alıyor.

Yılın en iyi kısaları bir arada

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl da Ankara ve İzmir’de yapılacak ücretsiz gösterimlerle kısa tutkunlarını bekliyor. Yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlanan ve tematik olarak programlanan “Türkiye’den Kısalar” seçkileri, Ankara’da Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Ahmet Taner Kışlalı Sanat Evi, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi RTS Stüdyosu, Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, ODTÜ GİSAM ve Tayfa Kitap Cafe’de; İzmir’de ise Fransız Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak.

Bu yıl “Türkiye’den Kısalar” bölümü bu yıl dört derlemeden oluşuyor. Türkiye’nin son bir yılında çoğumuzu derinden etkileyen bağzı meseleleri konu alan 6 kısalı “Biz Buraya Nasıl Geldik?”, idealize edilen mutlu aile tabloları yerine başka aile tablolarını bir araya getiren “Aile Tablosu”, her birinde farklı bir coğrafyanın/mekânın renginin filmin atmosferinin baskın geldiği üç farklı sinemasal lezzeti buluşturan “Üç Renk”, cümlesini hem doğrudan bir soru, hem de bir meydan okuma olarak sordurtan “Kim Korkar Hayattan !/?”, yılın en kendine özgü kısa programı olarak seyircilerini bekliyor.

Biletler biletix’de

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin biletleri biletix’den, biletix gişelerinden, biletix çağrı merkezinden ve festival sinemaları gişelerinden satın alınabilecek.

 

Bilet ücretleri ise şöyle:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 8 TL

Tam: 14 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 11,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 8 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 14 TL

İş Bankası Maximum Kartlılara özel avantajlar

Festivalde İş Bankası Maximum Kart sahiplerine özel olarak hazırlanan “Maximum Film” paketi ile biletlerde %50 indirim ayrıcalığı sunulacak. İş Bankası Maximum Kart sahipleri, “Maximum Film” paketiyle en az 4, en fazla 20 adet festival sinema biletini %50 indirimle satın alabilecekler. Paket almayı tercih etmeyen İş Bankası Maximum Kart sahipleri için de film biletlerinde ön satışta %20 indirim ayrıcalığı sunulacak.

Turkcell’den bir bilet alana bir bilet bedava

Festivalde ayrıca, Turkcell Profesyoneller Kulübü üyeleri de Cuma ve Cumartesi akşamı 19:00 ve 19:30 seanslarında “bir bilet alana bir bilet hediye” fırsatından faydalanacaklar.

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında gerçekleşecek !f Ankara ve !f İzmir, 2 Mart’ta sona erecek.

Çıtır Çıtır Felsefe’nin yazarı Brigitte Labbé 1 Mart’ta İstanbul’da katılacağı Eğitimde Edebiyat Seminerleri’nde çocuk ve felsefe ilişkisi üzerine konuşacak.

Brigitte Labbe

Çıtır Çıtır Felsefe kitap dizisinin yazarı Brigitte Labbé İstanbul’da düzenlenecek Eğitimde Edebiyat Seminerleri’ne katılacak.

Günışığı Kitaplığı’nın düzenlediği seminerde kapanış konuşmasını yapacak olan Labbé çocuk ve felsefe arasındaki hassas ilişkiyi anlatacak.

Seminerde çocuk ve gençlik edebiyatının ana başlıkları, eğitim ve edebiyatın buluşma noktaları, kütüphanelerin eğitimde yaratıcı kullanılması gibi konular konuşulacak.

Eğitimin edebiyat karnesi

Katılımın ücretsiz olduğu seminerde Labbé’nin yanısıra öğretmenler, kütüphaneciler, eğitim yöneticileri ve ilgili akademisyenler de konuşacak.

Doç. Dr. Nermin Yazıcı, edebiyatın eğitimde nasıl konumlanabileceğine ilişkin yeni yaklaşımları; şair, yazar, çevirmen ve yayıncı Turgay Fişekçieğitimcinin öğrencilerini edebiyatla dönüştürme gücü üzerine konuşacak.

Yazar Mine Soysal ve eğitimci Mehmet Aksoy eğitimin edebiyatla temas ettiği noktaların üzerinden geçerek “eğitimin edebiyat karnesi”ni değerlendirirken Prof. Dr. Bülent Yılmaz öğretmen ve kütüphanecinin işbirliğini ve yenilikçi uygulamaları aktaracak.

Seminerde öğrencileriyle yaratıcı okuma uygulamaları gerçekleştiren öğretmenlerin özel sunumları da yer alacak.

400 eğitimci

Farklı şehirlerden 400’e yakın eğitimcinin katılacağı seminer 1 Mart’ta Şişli Terakki Ortaokulu’nda gerçekleşecek.

Seminere katılmak isteyenler için Bakırköy, Levent ve Beşiktaş’tan servisler kaldırılacak.  (YY)

Program ve seminerle ilgili diğer bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak : [-]

Milas Belediyesi tarafından düzenlenen, 4. Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’na son başvuru tarihi 2 Mayıs olarak belirlendi.

4.Turhan Selcuk karikatür yarışması 2014

Tüm çizerlere açık olan yarışmanın seçici kurulunda Muhammet Tokat, Kamil Masaracı, Marilena Nardi, Christine Traxeler, Menekşe Çam, Emre Yılmaz, Latif Demirci, Ersin Yeniceli, Bülent Örkensoy yer alıyor. Yarışma sonuçları 28 Mayıs’ta açıklanacak, ödül töreni ise 16 Ağustos’ta yapılacak. Ödül alan karikatürler 13 Eylül’e dek Turhan Selçuk Karikatürlü Ev’de sergilenecek.

TURHAN SELÇUK KARİKATÜR YARIŞMASI

– ŞARTNAME –

1- Yarışma tüm çizerlere açıktır.

2- Yarışmaya gönderilen karikatürler daha önce yayınlanmış olabilir. Ancak başka bir yarışmada ödül almamış olmalıdır.

3- Teknik serbesttir. Çizer yarışmaya istediği kadar karikatürle katılabilir. Ancak eserler orijinal olmalıdır. Sanatçı tarafından (ıslak imza) imzalanması koşulu ile dijital baskı ürünler kabul edilir.

4- Gönderilecek karikatürlerin boyutu en fazla 30×40 cm. olmalıdır.

5- Katılımcılar, eserinin arkasına büyük harflerle adını, soyadını, adresini, e-postasını, ülkesini ve telefon numarasını yazmalı; kısa bir özgeçmişini zarfın içine koymalıdır.

6- Karikatürler, 2 Mayıs 2014 tarihine kadar aşağıdaki adrese gönderilmiş olmalıdır.

7- Yarışma sonuçları 28 Mayıs 2014 tarihinde açıklanacaktır.

8- Yarışmaya gönderilen karikatürler geri gönderilmeyecektir. Dereceye giren veya girmeyen karikatürler kültürel amaçlı kullanılabilir, yayınlanabilirler. Yarışmaya katılanlar bu şartları kabul etmiş sayılırlar. Eserler Turhan Selçuk Karikatürlü Ev’de

9- Jüri tarafından seçilecek olan, sergilenecek ve albümde yer alacak eser sahiplerine yarışma albümü gönderilecektir.

10- Ödül töreni 16 Ağustos 2014 tarihinde yapılacaktır. Aynı tarihte sergilenmeye değer görülen ve ödül alan karikatürlerin sergi açılışı Turhan Selçuk Karikatürlü Ev’de gerçekleştirilecektir. Sergi 13 Eylül’e kadar açık kalacaktır.

11- Özel Ödül kazananların konaklama ve Yemek giderleri karşılanacaktır. Yol masrafları kendilerine aittir.

12- SEÇİCİ KURUL:

Muhammet Tokat (Milas Belediye Başkanı)

Kamil Masaracı (Karikatürist)

Marilena Nardi (Karikatürist) İtalya

Christine Traxeler (TRAX) (Karikatürist) Fransa

Menekşe Çam (Karikatürist)

Emre Yılmaz (Karikatürist)

Latif Demirci (Karikatürist)

Ersin Yeniceli (Milas Bel. Kltr Snt Sor.)

Bülent Örkensoy (Grafik Tasarımcı)

Birincilik Ödülü : 3.000 Dolar

İkincilik Ödülü : 2.000 Dolar

Üçüncülük Ödülü : 1.000 Dolar

Diğer Özel Ödüller: Çeşitli kuruluşların, dernek, gazete, sanat dergileri, sendika, ajans ve kişilerin koyacakları özel ödüller.

Not: 24 Mayıs 2014 tarihinde jüri toplantısı yapılacaktır.

“Alice Harikalar Diyarında”nın yazarı Lewis Carroll, 1891’de arkadaşı Anne Symonds’a gerçek ismi Charles Dodgson imzasıyla yazdığı mektupta ünlü olmanın dezavantajlarından söz ediyor.

Lewis caroll

Yazar, yabancılar tarafından “işaret edilmekten, dik dik bakılmaktan, bir aslan muamelesi görmekten” nefret ettiğini söylüyor ve “Bundan öyle nefret ediyorum ki bazen hiç kitap yazmamış olmayı diliyorum” diyor. 19 Mart’ta açık arttırmaya çıkarılacak mektubun 3 bin-4 bin sterlin arasında alıcı bulması bekleniyor.

Kitap, fotoğraf, harita ve el yazmalarından oluşan müzayedede aynı zamanda Carroll’ın kendi çektiği ve deniz kıyısında bir kızın yer aldığı fotoğraf ve gene kendi yaptığı küçük kız portresi de satışa çıkarılacak. Bonhams’daki müzayedede Jane Austen’ın “Gurur ve Önyargı”, Charles Dickens’ın “İki Şehrin Hikayesi” adlı kitaplarının ilk basımları da yer alacak.

Charles Lutwidge Dodgson Kimdir

Alice LiddellCharles Lutwidge Dodgson (27 Ocak 1832 – 14 Ocak 1898) ya da daha çok tanındığı takma adıyla Lewis Carroll, ünlü İngiliz yazar, matematikçi, mantıkçı, Anglikan papazı ve fotoğrafçıdır.

Carroll’ın en ünlü eserleri; Alice’s Adventures in Wonderland (“Alice Harikalar Diyarında”) ve onun devamı olan Through the Looking-Glass (“Aynanın İçinden”) adlı kitapları ve “The Hunting of the Snark” ve “Jabberwocky” adlı şiirleridir ve hepsi absürt edebiyatın örneklerindendir. Kelime oyunları, mantık ve fantazideki yeteneği sayesinde ün kazanmıştır. Ancak bunun ötesinde, eserleri modern kültüre iyice yerleşmiştir. Birçok sanatçıyı, direkt olarak etkilemiştir. Kuzey Amerika, Japonya, İngiltere ve Yeni Zellanda başta olmak üzere, dünyanın birçok yerinde, sadece Carroll’ın eserlerinin zevkle okunması ve daha da yaygınlaştırılması ve hayatının araştırılmasına adanmış kuruluşlar vardır.

Eğitimi

İlk gençlik döneminde Dodgson evde eğitim gördü. Aile arşivlerinde saklanmış “okuma listeleri” Dodgson’un değerli bir zekaya sahip olduğuna tanıklık etmektedir: Yedi yaşındayken bir Hristiyan alegorisi olan Çarmıh Yolcusu’nu okuyordu. Aynı zamanda kardeşlerinin bir çoğunda da görülen ve onun sosyal hayatını etkileyen bir kekemelikten muzdaripti[1]. On iki yaşındayken Richmond yakınlarındaki Richmond Gramer Okulu’na gönderildi.

The Jabberwock, ilistrasyonu" John Tenniel" tarafından çizimi

The Jabberwock, ilistrasyonu” John Tenniel” tarafından çizimi

1846 yılında genç Dodgson Rugby School’a gönderildi. Orada çok da mutlu olmadığı, oradan ayrıldıktan birkaç yıl sonra yazdığı aşağıdaki paragrafta açıkça görülebilir:

« Diyemem ki… herhangi bir dünyevi düşünce beni bu üç yılı yeniden yaşamaya ikna edebilir … Dürüstçe diyebilirim ki … eğer gecenin zorluklarına karşı güvende olsaydım, günlük yaşamın sıkıntılarına katlanmak görece kolay olurdu.[2] »

Ancak Dodgson eğitiminde başarılı olmakta hiç zorlanmadı. O dönemde matematik hocası olan R.B. Mayor onun hakkında “Rugby’e geldiğimden beri daha çok gelecek vaad eden bir çocuk görmemiştim” demiştir.[3]

1849 yılında Rugby’den ayrıldı ve 1850 yılının Mayıs ayında babasının eski okulu olan Christ Church’ün bir üyesi olarak Oxford’a kayıt oldu.[4] Üniversitede yurt odalarının boşalmasını bekledikten sonra Ocak 1851’de bir eve yerleşti[5]. Eve geri dön çağrısı geldiğinde yalnızca iki gündür Oxford’daydı. Annesi belki menenjit ya da bir beyin felcinden ötürü “beyin iltihaplanması” nedeniyle kırkyedi yaşında hayatını kaybetmişti.[5]

Akademik kariyerinin ilk dönemlerinde büyük ümit vaad etmek ve karşıkonulamaz bir dikkat dağınıklığına sahip olmak arasında devinim gösterdi. Her zaman çok fazla çalışmıyordu, ancak çok yetenekliydi ve başarmak onun için kolaydı. 1852’de Matematik sınavlarında onur derecesine sahip oldu ve çok kısa zaman sonra babasının eski bir arkadaşı Canon Edward Bouverie Pusey onu öğrenci bursuna aday gösterdi.[6][7]. 1854’de son bitirme sınavlarında Matematikte yine onur öğrencisi olarak lisansını eğitimini tamamladı.[8]. Christ Church’de kaldı. Bir yandan çalışıp bir yandan ders verdi. Ancak bir sonraki yıl çok önemli bir bursu kaçırdı. Çalışmaya yeterince kendini adayamadığı için olduğunu kendisi de itiraf etti.[9][10] Buna rağmen matematikteki yeteneği sayesinde 1855’de Christ Church’de matematik dersi verme şansını elde etti.[11]. Dodgson bundan sonraki yirmialtı yıl boyunca bu görevi sürdüdü.[12] Başlangıçtaki mutsuzluğuna rağmen Dodgson ölümüne kadar Christ Church’te kaldı ve birçok görev aldı.[13]

Karakteri ve görünümü

Lewis Carroll10Sağlık sorunları

Charles Dodgson yaklasık olarak 1.80m boyunda, ince uzun, kıvırcık kahverengi saçlı ve duruma göre değişen gri ya da mavi gözlü bir gençti. Daha ileriki yaşlarında vücut yapısının asimetrik olduğu ve biraz garip ve fazla dik bir duruşunun olduğu söylenir, ancak bu orta yaşlarında geçirdiği diz sakatlanmasının bir sonucu olabilir. Çok küçük bir çocukken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu bir kulağı duyma yeteneğini kaybetmiştir. Onyedi yaşında çok ağır geçirdiği boğmaca büyük ihtimalle hayatının daha sonraki yıllarındaki kronik göğüs hastalıklarının sebebidir. Başka bir sorun ise kendinin “tereddüt” olarak tanımladığı çocukluğunda edindiği ve tüm yaşamı boyunca onun felaketi olan kekemeliktir.[14]

Kekelemesinin Dodgson’un davranış biçimine etkisi daima çok güçlü olmuştur. Dodgson’un yalnızca yetişkinlerin arasında kekelediği, çocuklarla konuşurken çok akıcı ve özgür biçimde kendini ifade edebildiğine dair bir inanış vardır ancak bu inanşı destekleyecek kesin bir kanıt yoktur.[15] Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir. Görünen o ki, tanıştığı insanlardan ziyade Dodgson kekelemesinin üzerinde durmaktadır. Dodgson’un kendisini “Alice Harikalar Diyarında”daki Dodo olarak karikatürize ettiği, ve soyadını söylerken yaşadığı zorluktan dolayı karakteri kendiyle özdeşleştirdiği söylenir, ancak buna dair birinci elden bir kanıt yoktur.

Dodgson’un kekemeliği her ne kadar onu rahatsız etse de, diğer kişisel özelliklerini kullanarak toplum içerisinde bir yer almasına engel olmamıştır. İnsanların kendilerini eğlendirdikleri, topluluğu eğlendirmek için şarkı söylemenin veya ezberden parça okumanın moda olduğu bir dönemde, genç Dodgson’ın çok donanımlı ve çekici bir şovmen olduğu, oldukça iyi şarkı söydlediği ve bunu seyirci önünde yapmaktan hiç çekinmediği, taklitte ve hikaye anlatmakta usta olduğu söylenir.[14]

 Sosyal bağları

Erken dönemde verdiği eserlerden, büyük başarı yakalayan “Alice” kitaplarını yazdığı döneme kadar geçen sürede Dodgson Ön-Raffaelocu Kardeşler arasına katıldı. İlk olarak 1857’de John Ruskinile tanıştı ve arkadaş oldu. Dante Gabriel Rossetti ve ailesiye yakın bir arkadaşlık bağı geliştirdi ve aynı zamanda başta William Holman Hunt, John Everett Millais, ve Arthur Hughes olmak üzere birçok sanatçıyla tanıştı. Aynı zamanda peri masalı yazarı George MacDonald’ı iyi tanırdı. Hatta küçük MacDonald çocuklarının hikayeye karşı duydukları heyecan, Dodgson’u “Alice”‘i yayınlamaya iten neden oldu.[14][16]

Politik, dini ve felsefi yaklaşımları

Genellikle Dodgson politik, dini ve kişisel konularda tutucu olarak nitelendirilir. Martin Gardner Dodgson’ı bir muhafazakar olarak nitelendirirken, “lordlar kamarasına huşu içinde baktığını ve aşağı tabakadan olan kimselere karşı bir züppe” olduğunu belirtiyor.[17] The Revd W. Tuckwell, Oxford Hatıralarında (1900) ondan “hoşgörüsüz, çekingen, titiz, matematik saplantılı, saygınlığına çok düşkün, politikada çok tutucu, ilahiyatçı, Alice’in yaşadığı yer nasıl karelere bölünmüşse, kendininki de aynı öyle” diye bahsediyor.[18] Ancak Dodgson’un bu değerlendirmelerle ters düşen şekilde başka din ve felsefelere karşı bir merakı olduğu görülüyor. Örneğin, Britanyalı Psişik Araştırma Derneği’nin kurucu üyesi olması bunlardan biri.[19][20]

‘Carroll Myth’ taraftarları bu etkenlerin Gardner sendromu olasılığını yeniden gündeme getirilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Belki de Dodgson’un gerçek görünüşü inanılandan daha bozuk olabilir. (‘Carroll Myth’ için aşağıya bakın).[kaynak belirtilmeli]

Dodgson çeşitli felsefi konular üzerine bazı araştırmalar yazmıştır. 1895’de “Kaplumbağa Aşil’e Ne Dedi?” (What the Tortoise Said to Achilles) makalesinde yarattığı tümdengelim mantığı üzerine kurulu gerileme argümanı, Mind felsefe dergisinin ilk sayılarından birinde yayımlanmıştır. 1995’de, yüz yıl sonra bu makale aynı dergide daha sonraki yıllarda yayınlanan Simon Blackburn’un Practical Tortoise Raising makalesi ile birlikte yeniden basılmıştır.[21]

Sanatsal etkinlikler

Edebiyat

Alice, John_Tenniel tarafından ilistürasyon çizim

Alice, John_Tenniel tarafından ilistürasyon çizim

Küçük yaşlarından itibaren Dodgson şiir ve kısa hikayeler yazdı. Bunları aile dergisi Mischmasch’de yayımlandı ve sonradan birçok dergiye göndererek, makul bir başarı elde etti. 1854 ve 1856 yılları arasında eserleri The Comic Times ve The Train, ve daha küçük dergiler olan Whitby Gazette ve Oxford Critic gibi ulusal yayınlarda yeraldı. Yazınlarının çoğu komik, bazen hicivliydi, ancak standart ve zorlamaydı.

1855’de kendi yazınları hakkında şunları yazdı; “Şu ana kadar gerçekten yayımlanmaya değer bir şey yazmış olduğumu düşünmüyorum (buna Whitby Gazette ya daOxonian Advertiserı dahil etmiyorum), ancak bir gün bunu yapacağıma dair umutsuz değilim”.[14] 1850’den sonraki yıllarda kardeşlerini eğlendirmek için yazdığı kukla oyunlarından yalnızca biri La Guida di Bragia günümüze kalmayı başarmıştır.[22]

1856’da ünlü olduğu ismiyle ilk eserini yayınladı. Romantik bir şiir olan “Solitude”, The Train dergisinde yazarı “Lewis Carroll” olarak yer aldı. Bu takma isim gerçek ismi üzerinde bir kelime oyunuydu; Lewis, Ludovicus isminin ingilizleştirilmiş haliydi ve Lutwidge isminin Latincesiydi, Carroll ise Latin ismi Carolus ile benzeyen ve Charles’ın türetilmiş olduğu isimdi.

Alice

Yine 1856 yılında Christ Church’e gelen yeni dekan Henry Liddell beraberinde genç ailesini de getirdi. Kimse bu ailenin ilerideki yıllarda Dodgson’un yazın kariyerine bu kadar etkisi olacağını tahmin edemezdi. Dodgson Liddell’in eşi Lorina ve çocukları ile ve özellikle de üç kız kardeş olan Lorina, Edith ve Alice Liddell ile yakın arkadaşlıklar kurdu. Uzun yıllar boyunca yarattığı “Alice” karakterinin Alice Liddell’in yansıması olduğu düşünüldü. Buna dair en görünür kanıt “Aynanın İçinden”in sonundaki akrostik şiirde adının bulunması ve iki kitabın da gizlenmiş yerlerinde üstükapalı olarak ona atıfta bulunmuş olmasıdır. Ancak Dodgson hayatının ileriki yıllarında “küçük eroin” diye adlandırdığı ilham kaynağının gerçek bir çocuk olduğunu defalarca reddettiyse de,[23][24] eserlerini tanıdığı küçük kızlara ithaf etti ve isimlerini akrostik şiirlerinin başına ekledi. Gertrude Chataway’in ismi aynı bu şekilde Köpan Avı’nın başında bulunmaktadır ancak bugüne kadar kimse şiirde anlatılan karakterlerden birini bile onunla örtüştürmemiştir.[24]

Alice Liddell

Alice Liddell

Her ne kadar bu konuda yeterli bilgi bulunmasa da (Dodgson’un 1858–1862 yılları arasındaki günlükleri kayıptır), 1850’lerin sonuna kadar Dodgson’un Liddell ailesi ile olan arkadaşlığının hayatında önemli bir yer ettiğine kesin gözüyle bakılıyor ve hatta ailenin çocuklarını (önce oğulları Harry, daha sonra üç kızkardeş) sık sık bir yetişkin eşliğinde Nuneham Courtenay ya da Godstow[25] yakınlarında sandalla gezmeye çıkartmayı adet edinmiş olduğu biliniyor.[26] İşte Dodgson, ilk ve en büyük ticari başarısı olacak olan kitabının taslağını, 4 Temmuz 1862’de, bu gezilerden birinde yaratmıştır. Hikayenin kaleme alınmasının Alice Liddell’in ısrarının sonucu olduğu söylenir. Dodgson sonunda Kasım 1864’de hikayeyi kendi çizimleri ve elyazısı ile “Alice’in Yeraltındaki Maceraları (Alice’s Adventures Under Ground)” ismi ile takdim etmiştir.[25]

Bundan önce bir aile dostu ve akıl hocası olan George MacDonald Dodgson’un henüz tamamlanmamış taslağını okumuştu ve McDonald çocuklarının hikayeye duydukları heyecan Dodgson’ın yayınlama kararı almasında etken oldu. 1863 yılında henüz bitirmediği taslağı, yayıncı Macmillan’a götürdü ve Mcmillan hikayeyi beğendi. “Alice Perilerin Arasında” ve “Alice’in Altın Saati” gibi isim alternatifleri düşünüldü ve sonunda hikaye Alice Harikalar Diyarında ismiyle 1865 yılında, Dodgson’un ilk kez bundan dokuz yıl önce kullandığı Lewis Carroll takma adıyla basıldı.[16] Açıkça görülüyor ki Dodgson bir kitabın profesyonel bir sanatçının dokunuşuna ihtiyaç duyduğunu düşündü ve kitabın illüstrasyonları Sir John Tenniel tarafından yapıldı.

İlk Alice kitabının büyük ticari başarısı Dodgson’un hayatını birçok yönden değiştirmiştir. Kendi yarattığı benliği “Lewis Carroll” kısa zamanda dünya çapında ünlendi. Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı. Hatta başka bir popüler hikayeye göre, Kraliçe Victoria hikayeyi o kadar beğendi ki, Dodgson’un bir sonraki kitabını kendisine ithaf etmesini istedi ve hemen akabinde “Determinantlar Üzerine Temel Bir İnceleme” (An Elementary Treatise on Determinant) başlıklı matematik kitabı kraliçeye ithaf edilmiştir.[27]Dodgson bu hikayeyi şiddtle reddetmiş ve “…Bu tek kelimeyle her yönden yanlış, buna benzezen bir şey bile olmadı” demiştir.[28] Bir Timesmakalesinde “Saklamak için ne kadar uğraşsa da, Alice’in yazarını matematik eserlerinde de tanımayı başarmak oldukça kolay olurdu.” diyen T.B. Strong’a göre de, gerçekten bu hikayenin doğru olma ihtimali oldukça düşük.[29][30] Buna ek olarak, Dodgson kitabın başarısıyla birlikte çok büyük miktarlarda para kazanmaya başladı, ancak görünürde pek de hoşlanmadığı Christ Church’deki işine devam etmiştir.[16]

1871’in sonlarında, devam kitabı Aynanın İçinden basıldı . (Kitabın birinci baskısında basım yılı “1872” olacak şekilde düzenlenmiştir.[31]) Kitabın biraz daha karanlık olan havası, büyük olasılıkla Dodgson’un hayatındaki değişikliklerin bir yansımasıydı. Babası aniden 1868’de vafat etti, ve bu onu birkaç yıl süren bir depresyona sürükledi.[16]

Fotoğraf

1856 yılında Dodgson yeni sanat formu fotoğrafla meşgul olmaya başladı. Önce amcası Skeffington Lutwidge, ve daha sonra Oxford’dan arkadaşı olan Reginald Southey’in çalışmalarından etkilendi.[32] Kısa bir zaman sonra bu sanat dalında uzmanlaştı ve tanınan bir fotoğrafçı haline geldi, hatta ilk yıllarda hayatını fotoğraftan kazanmayı bile düşünmüştür.[16] Roger Taylor ve Edward Wakeling tarafından yapılan yakın zamanlı bir araştırma [33] Dodgson’un hala korunmayı başarmış olan tüm baskıları listelerken, Taylor var olan fotoğrafların yüzde ellisinden fazlasında küçük kızların resmedildiğine dikkat çekiyor. Ancak bunun orjinal fotoğraf portfolyosunun yaklaşık yüzde altmışının kayıp olduğu göze alındığında çarpıtılmış bir veri olması mümkün. Dodgson küçük kızların dışında birçok erkek, kadın, erkek çocuk ve manzarayı ve kafatasları, oyuncak bebekler, köpekler, heykeller, tablolar ve ağaçlar gibi objeleri de fotoğraflamıştır. Çocukların fotoğrafları bir ebeveyn eşliğinde ve birçoğu da; pozlama iyi bir doğal ışık gerektirdiğinden, Liddell’lerin bahçesinde çekilmiştir.[26]

Dodgson, fotoğrafı yüksek sınıf arasında bulunmak için de yararlı bulmuştur. Kariyerinin en verimli kısmında John Everett Millais, Ellen Terry, Dante Gabriel Rossetti, Julia Margaret Cameron, Michael Faraday and Alfred, Lord Tennyson gibi önemli kişilerin portrelerini oluşturmuştur.[16]

Dodgson 1880’de fotoğrafı ani bir kararla bıraktı. Geçen 24 yılda, bu konuda heryönden uzmanlaşmış, Ton Quan’ın çatı katında kendi stüdyosunu kurmuş, ve yaklaşık 3,000 karelik bir portfolyo yaratmıştı. Ancak 1,000’den azı zamının yıkımına karşı koyarak günümüze gelebildi. Dodgson’un kullandığı kolodyum işlemi ile fotoğraf üretmek, 1870’lerde ticari fotoğrafçıların uyguladığı kuru plaka fotoğrafçılığa göre çok daha zahmetliydi. Fotoğrafı bırakma sebebinin, stüdyoyu işler halde tutmanın zorlukları olduğunu açıkladı.[34]

Modernizm etkisi ile zevkler değişime uğradı, ve fotoğraf 1920 ile 1960 yılları arasında unutulmuş bir sanat dalı haline geldi.[kaynak belirtilmeli]

 Matematik üzerine çalışmalar

Dodgson matematik alanında akademik çalışmalar yaptı. En çok geometri, matris cebri, matematiksel mantık ve matematik oyunları üzerine çalıştı ve gerçek ismiyle ondan fazla kitap yayınladı. Aynı zamanda seçimleri ve komiteleri inceleyerek, bu kavramlar üzerine yeni fikirler geliştirdi, fakat bu çalışmalarından bazıları ancak ölümünden sonra yayımlandı. Kazancını Oxford’da uzun yıllar boyunca sürdürdüğü matematik öğretmenliğinden sağladı.

Son yılları

Hayatının son yirmi yılında, gittikçe artan ününe ve servetine rağmen, Dodgson’un yaşam şeklinde çok az değişiklik oldu. 1881’e kadadr Christ Church’de öğretmenlik yapmaya devam etti, ve ölümüne kadar da burada yaşadı. Son romanı, iki ciltlik Sylvie ve Bruno, sırasıyla 1889 ve 1893 yıllarında basıldı, ancak kitapların başarısı Alice’in başarısının yanına bile yaklaşamadı. Karmaşıklığı okuyucu tarafından pek takdir görmedi ve kitabın eleştirileri de dahil olmak üzere yalnızca 13,000 baskısının satılması hayal kırıklığı uyandırdı.[35][36]

Dodgson’un bu yıllarda bir dini bir yurtdışı gezisine çıktığı ve Peder Henry Liddon ile Rusya’ya gittiği biliniyor. Dodgson bu geziyi kendisinin “Russian Journal” (Rusya Günlüğü) olarak adlandırdığı yazılarında tariflemiş ve günlüğün ilk ticari baskısı 1935 yılında yayımlanmıştır. Rusya’ya gidiş ve dönüşü sırasında Dodgson Belçika, Almanya, Fransa ve Polonya’nın da bir kısmını görmüştür.

14 Ocak 1898’de Guildford’da kız kardeşinin evi “The Chestnuts”‘da zatürre ve grip nedeniyle öldüğünde, 66 yaşına basmasına yalnızca iki hafta kalmıştı. Dodgson Guildford’da Mount Mezarlığı’na defnedildi.[16]

Kaynakça ve Dipnotlar için Lütfen Tıklayınız.

!f İstanbul’un merakla beklenen yarışması Keş!f’in “ilham veren” yönetmeni belli oldu.

mahi-va-gorbeh

Mahi va Gorbeh / Balık ve Kedi

Tek plandan oluşan Fish&Cat/Balık ve Kedi’nin İranlı yönetmeni Shahram Mokri, Keş!f jürisinin ve SİYAD jürisinin ortak seçimi oldu!

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenen 13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, dün gece Unter’de yapılan ödül töreniyle sona erdi. Ceylan Özçelik’in sunuculuğunu yaptığı gecede Keş!f Yarışması Ödülleri ve Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülleri sahiplerini buldu.

Keş!f Ödülü İranlı yönetmenin

Sinema dünyasından usta isimlerin “sinemada cesur hikâye anlatımı ve biçimsel arayış” kriterlerini gözeterek, en çok “İlham Veren Yönetmen”i seçtikleri Uluslararası Keş!f Yarışması’nda bu yıl ABD, Almanya,Fransa, Fas, Irak, İngiltere, İran, İsviçre, Nepal, Norveç, Sırbistan ve Türkiye’den toplam 9 film yarıştı.

Mehmet Günsür, Michael Hausman, Dennis Lim, Philippe Falardeau ve Christoph Terhechte’den kurulu Keş!f Jürisi, Fish & Cat/Balık ve Kedi’nin yönetmeni Shahram Mokri’yi “yılın ilham veren yönetmeni” seçti ve Mokri 15 bin dolar değerindeki ödülün sahibi oldu. Jüri adına ödül gerekçesini okuyan Mehmet Günsür; “Tek çekim halinde yaratılan, bizi hem entelektüel hem de duygusal olarak etkileyen, sonuna kadar soluksuz izlenen ustalıklı üslubuyla bir kuşağın sıkışmışlığını büyük bir yaratıcılıkla gözler önüne sermesiyle Keş!f Ödülü’nü Balık ve Kedi’ye veriyoruz” dedi.

SİYAD da Balık ve Kedi dedi

if istanbulBurçin Yalçın, Cem Altınsaray ve Müge Turan’dan oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinin seçimi de Balık ve Kedi’den yana oldu.

SİYAD jürisi adına gerekçeyi okuyan Müge Turan şunları söyledi: “SİYAD jürisi olarak, gençlerin özgürlük arayışını baştan başa bir metafor olarak ortaya koyabilmesi, bunu da gerek teknik gerekse estetik açıdan müthiş bir yaratıcılıkla gerçekleştirilebilmesi, zaman ve mekan içinde Escher tablolarını aratmayan bir döngüsellikle dolaşan parabolik kurgusu, hiçbir anda aksamayan kesintisiz mizanseni, müthiş bir meydan okumanın altından başarıyla kalkan görüntü yönetimi ve sinemasal gerilimi hep yukarıda tutan ses tasarımıyla Keş!f bölümünün ruhunu en iyi yansıtan filmin, Shakram Mokri imzalı İran yapımı Mahi va Gorbeh / Balık ve Kedi’nin ödülü hak ettiğini düşünüyor.”

İranlı Shahram Mokri’ye Venedik’te Orrizonti Jürisi’nden Teknik Başarı Ödülü’nü getiren Fish & Cat / Balık ve Kedi; kamp yapmaya giden bir grup üniversite öğrencisinin, yakınlardaki restoranda insan eti servis edildiğini öğrendiği gerçek bir olaydan yola çıkıyor. 130 dakikalık tek bir plandan oluşan fish and catfilm, bir yandan Blair Cadısı atmosferini sürdürürken, bir yandan da bir Kiarostami ya da Makhmalbaf filmiymişçesine yüzünü insana dönüp, sinemayla, gerçeklikle ve zamanla oynuyor.

Kısa izleyicisi Küçük Kara Balıklar’ı seçti

Gecede ayrıca Türkiye’den Kısalar bölümü kapsamında verilen İzleyici Ödülleri’nin sahipleri de belli oldu. 18 kısanın gösterildiği bölümde en iyi kısa Azra Deniz Okyay’ın yönettiği Küçük Kara Balıklar seçilirken, Can Evrenol’un Baskın’ı ikinciliği, Onur Yağız’ın Patika / Patika (The Country Road) adlı kısası da üçüncülüğü aldı. 2014’ün birincisi Okyay, !f İstanbul’un konuğu olarak yurt dışındaki bir festivale konuk olma hakkı kazandı.

Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch’un tablosundaki gizli “popo şarkısı” notalara döküldü

 

Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan "Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights"

Hieronymus Bosch’un triptik eseri olan “Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights”

Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, popoya yazılmış notahayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi’nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick’in keşfettiği hazine, altından değildi.

15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch’un triptik eseri olan “Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights” tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939’dan beri Madrid’deki Prado Müzesi’nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch’un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda “500 yıllık popo şarkısı” adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından “500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi” olarak yorumlanıyor.

GIO- Yayımlanmamış Öykü- Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film Ödülleri 2014

gio 

GIO Ödülleri 2014 için geri sayım başladı.
FABİSAD olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz ve “Kısa Film” kategorisiyle zenginleştirdiğimiz bu ödüllerin sanatımızda yaratıcılığın desteklenmesinde önemli bir yeri olacağına yürekten inanıyoruz.
TAV Havalimanları Holding ana sponsorluğunda, İtalyan Kültür Merkezi, Bilgi Üniversitesi Yaşam Boyu Öğrenim Merkezi Bilgi Eğitim ve Cohn&Wolfe İstanbul’un destekleriyle GİO Ödülleri 2014’te “Öykü Kitabı”, “Yayımlanmamış Öykü”, “Yayımlanmamış İllüstrasyon” ve“Kısa Film” dallarında verilecektir. Her dört ödülde de ana kriter, sunulan yapıtların fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde olmasıdır.
GİO Öykü Kitabı Ödülü 2012 – 2013 senelerinde yayımlanmış öykü kitapları arasında yapılacak değerlendirmeyle verilecektir.
Özel bir başvuru gerektirmeyecektir. Ancak dileyen yazar veya yazarın izni ile, yayıncılar öykü kitaplarını ödül komitesine iletebilecektir.
 FABİSAD üyesi sanatçıların oylarıyla belirlenecek aday öykü kitapları, alanında yetkin ve bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilecektir.
 Yayımlanmamış Öykü, Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film dallarında ödüller, www.fabisad.com’da belirtilen şartlar dahilinde gönderilen eserlerin, alanında yetkin bir jüri tarafından değerlendirilmesi ile verilecektir.
Katılım için son başvuru tarihi 15 Mart 2014 olup, ödül töreninin Haziran 2014’te yapılması planlanmaktadır.
2014 FABİSAD GİO Ödülleri Jürileri
Öykü Kitabı Ödülü: Asuman Kafaoğlu Büke, Buket Aşçı, Bülent Somay, Murat Gülsoy, Sevin Okyay
Kısa Film Yarışması: Doğu Yücel, Durul Taylan, Kutlukhan Kutlu, Sevin Okyay, Yağmur Taylan
Öykü Yarışması: Aslı Tohumcu, Erbuğ Kaya, Gülşah Elikbank, Hakan Bıçakcı, Hamit Çağlar Özdağ
İllüstrasyon Yarışması: Ertaç Altınöz, Kerem Beyit, Mahmud Asrar, Murat Mıhçıoğlu, Yıldıray Çınar
GİO Kimdir?

“Vampirler hep ilgimi çektiler özelliklerinden dolayı, dünya folklorundaki yerlerinden, evrensel olmalarından dolayı. İster inan ister inanma korkunç bir çekicilikleri vardır. (age, s.158)”

25 Nisan 1929’da İstanbul’da doğdu. Öğrenimini İtalyan okullarında yaptı ve İtalyan Lisesi’nin Edebiyat bölümünden (Latince, Felsefe) mezun oldu. İlk işi kitapevi yöneticiliği oldu (İtalyan Kitapevi), daha sonra dekoratör yardımcılığı yaptı (Psalti Mobilya). Banco di Roma’nın Beyoğlu Şubesi’nde 14 yıl çalıştı. Şubenin müdürü iken sinemacı olmaya karar verdi ve bundan sonra istifa etti. 1960’lı yılların ikinci yarısında Türkiye’de çekilen İtalyan, Fransız, İspanyol filmlerinde yapım görevlisi ve yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Daha sonra, bir reklam şirketinin ortağı oldu ve bu işi 1974’e kadar sürdürdü.

1974 yılından sonra, ilk kitaplarını yazmaya koyuldu: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Uzaydan Geldiler, Geleceğinizin Anahtarları, Aşk ve Evlilik Falı, Batı’nın İnanç Temelleri ve 100.000’den fazla satan Dünyamızın Gizli Sahipleri. Bu arada, 1948’den beri yabancı basında Spettacolo, Successo, ita Cinematografia, Bianco e Nero, Kinematograph Weekly, Cinemonde, Le Cinema Europeen vd. 60’lardan sonra International Film Guide, Movie Marketingsürdürdüğü sinema yazarlığını Türk basınına taşıdı. Sinema yazarı olarak çalıştığı gazete ve dergilerden bazıları ise şunlardır: Akşam, Yön, Akis, Yeni Sinema, Ses, Hayat, Güneş, TV’de 7 Gün, Yedinci Sanat, Beyaz Perde, Yeni İnsan Yeni Sinema, Yeni Film, Altyazı, Yeni Sinema, Seyir, Strip, Sonsuz Kare. Giovanni Scognamillo halen sinema yazarı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

1979 yılında, Erler Film’de Dış İlişkiler Müdürü olarak göreve başladı. Ulusal Video kurulduğunda Program Müdürlüğüne atandı ve 1988 yılında emekli olana kadar görevini sürdürdü.

O tarihten itibaren meslek olarak yazarlığı seçti. Bu süre içinde kimi ortak yapımlarda (Süpermenler, Elmas Hırsızları) ve yabancı film ve dizi yapımı çalışmalarında (Shlieman, Çıkmaz Sokak, Üç Küçük Şişe) yer aldı. Sinemanın içinde olduğundan kimi filmlerde de, 1960’lı yıllardan itibaren, küçük rollerde göründü (Felaket Kadın, 1960; Sesler ve İnsanlar, 1961 / reklam filmi; Coplan casse tout / Coplan İstanbul’da; Les Deux Reporters Autour du Monde / İki Muhabirin Dünya Turu; Pencereler Konuşuyor, 1965, reklam filmi; Sevmek Seni, 1965; Söyleyin Genç Kızlara, 1965; Kriminal / Killing İstanbul’da, 1966; Eşrefpaşalı, 1966; Silahları Ellerinde Öldüler, 1967; Mücevher Hırsızları, 1979; Schlieman, 1980; Şöhretin Sonu, 1981; Les Trois Flacons / Üç Küçük Şişe, 1986; Karanlık Sular, 1990; İz, 1995; Bay E, 1995; İstanbul Kanatlarımın Altında, 1995; Kuşatma Altında Aşk, 1997). Bugüne kadar 45 telif, 11’i çeviri olmak üzere 56 kitaba imzasını atan Scognamillo’nun halen yayınlanmamış pek çok çalışması bulunmaktadır.

Kitapları arasında: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Dünyamızın Gizli Sahipleri, Batı’nın İnanç Temelleri, Türk Sinema Tarihi, Bir Levantenin Beyoğlu Anıları, Cadde-i Kebir’de Sinema, İstanbul Gizemleri, Beyoğlu’nda Fuhuş, Dehşetin Kapıları, Amerikan Sineması, Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler, Korkunun Sanatları, Vampir Manifestoları, Yeşilçam’dan Önce, Yeşilçam’dan Sonra, Dünya Sinema Sanayi, I Misteri di İstanbul / İstanbul Gizemleri, Dracula mito perene / Dracula Sonsuz Mitos, Fantastik Türk Sineması, Beyoğlu Kabusları ve Diğer Öyküler, Erotik Türk Sineması, Ziyaretçiler, Bay Sinema-Türker İnanoğlu, Türk Sinemasında Şener Şen yer almaktadır.

2011 yılında “Kontun Bahçesi: Giovanni Scognamillo Sergisi” ile resimleri ve kişisel bazı eşyalarının sergilendiği organizasyon düzenlendi. Aynı yıl fantastik türde eserler veren yazar, çizer, sinemacı ve blog yöneticilerinin katılımıyla “Giovanni Scognamillo: Fantastik Buluşma” adlı organizasyon düzenlendi. 2012 yılında FABİSAD Onur Üyesi oldu. 2013 yılında onuruna “Gio Ödülleri” düzenlenmeye başlandı.

2014 ÖYKÜ YARIŞMASI

 Son Başvuru Tarihi:

 15 Mart 2014

 ÖYKÜ UZUNLUĞU:

En fazla 7.500 kelime

KATILIM ŞEKLİ

Her yarışmacı sadece bir öykü ile katılım yapabilir. Eser Türkçe olmalıdır. Daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış olması ve 2013 GİO ödüllerine gönderilmemiş olması gerekmektedir.

Öykü Word dosyası olarak [email protected] adresine gönderilecektir. Yarışmaya katılmak için 2 adet doküman teslim edilmelidir. Dokümanların aynı e-postada 2 ayrı ek olarak gönderilmesi gerekmektedir. Gönderilen e-postanın konusu olarak “GIO2014-Öykü” yazılmalıdır.

EKLİ DOSYALAR

Dokümanda, öykünün üzerine yazar tarafından belirlenmiş, içinde en az 1 rakam olan bir “rumuz” yazılacaktır. Öykülerin üzerinde kesinlikle yazar ismi belirtilmeyecektir. Doküman adı olarak öykü adı ve “rumuz” verilmelidir. Örneğin öykünün adı “FABİSAD” ise birinci Word dokümanı “FABİSAD-Rumuz1″ olarak adlandırılmalıdır.

İkinci Word dokümanı, yazarın ismini, e-posta adresini, telefon numaralarını ve rumuzunu içermelidir. Dokümanın adı sadece adayın rumuzu olmalıdır. Örneğin seçilen rumuz “Rumuz1” ise doküman adı “Rumuz1” olmalıdır

ÖDÜL

 1.000 TL ve GİO heykelciği

En başarılı beş öykünün yazarlarına FABİSAD plaketi verilecektir. Bu öyküler, FABİSAD internet sitesinde ve etkinliklerinde hayal gücü dostlarıyla buluşacaktır.

2014  KISA FİLM YARIŞMASI

Son Başvuru :

15 Mart 2014

TÜR:

Fantastik, Bilim Kurgu, Korku

Türkiye’de hayal gücünün ve yaratıcılığın öne çıkması adına faaliyet gösteren FABİSAD, 2013 yılında başlattığı GİO Ödülleri’ne bu yıl “Kısa Film” kategorisini ekliyor. Türkiye’de kökenleri çok eskiye dayanan fantastik sinemanın günümüzde yeterince üretilmediği, üretilen eserlerin ise seyirciyle buluşmakta zorluk çektiği gerçeğinden hareket ederek eklediğimiz bu kategoriye amatör ve profesyonel sinemacılar davetlidir. Amacımız Türkiye’de fantastik, korku, bilimkurgu dallarında film çekmek isteyen ve bu alanda uluslararası başarıyı getirebilecek sinemacılara dikkat çekmektir.

YARIŞMAYA KATILIM ŞARTLARI

– Başvuracak filmlerin 20 dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

– Aday filmler, tür olarak; fantastik, korku veya bilimkurgu tarzlarından en azından birinin temel gereklerini karşılamalıdır.

– Katılımcı, önce aday filmini Vimeo’ya yüklemelidir. Katılımcının tercihine göre film, Vimeo’da şifreli de yer alabilir.

– Filmin yönetmenlerinin veya en azından yönetmenlerinden birinin T.C. uyruklu olması gerekmektedir.

Aşağıdaki form tam olarak doldurularak bir Word dokümanı olarak [email protected] adresine gönderilmelidir. Mailin konusu olarak “GIO2014-Kısa Film” yazılmalıdır.

Başvuru Formu

FİLMLERİN KULLANIMI

FABİSAD, kazanan filmleri ticari amaç olmadan gösterme hakkına sahiptir.

ÖDÜL TÖRENİ:

Yarışmayı kazanan film 3.000 Türk lirası ödül kazanacaktır. Kazanan filmler, GİO Ödülleri Töreni’nde açıklanacaktır.

2014 İLİSUSTRASYON YARIŞMASI

gio ödül 2013Son Başvuru :

15 MART 2014

DEĞERLENDİRİLECEK ESERLER

Fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde, Türkçe kaleme alınmış basılı eserler konu alınarak çizilmiş olması ön koşulu aranacaktır. Bu ön koşula uygunluk, FABİSAD üyesi sanatçılardan oluşan bir ön kurulla değerlendirilecektir.

Daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış olması ve 2013 GİO ödüllerine gönderilmemiş olması gerekmektedir.

İllüstrasyon Formatı ve Büyüklüğü

JPEG formatında, en fazla 5 MB büyüklüğünde

KATILIM ŞEKLİ

Her aday istediği sayıda illüstrasyonla yarışmaya katılabilir. İllüstrasyonlar [email protected] adresine gönderilecektir. İllüstrasyonların bulunduğu dosyanın ismi olarak eser sahibi tarafından belirlenmiş, içinde en az 1 rakam olan bir “rumuz” yazılacaktır. İllüstrasyonların üzerinde ya da dosya adında kesinlikle eser sahibinin ismi belirtilmeyecektir. İllüstrasyon ile birlikte, eser sahibinin ismini, e-posta adresini, telefonlarını, ilham aldığı edebiyat eserini ve rumuzu içeren ikinci bir dosya gönderilecektir. (Dosyaların iki ayrı e-posta eki halinde gönderilmesi gerekmektedir.) Mailin konusu olarak “GIO2014-İllüstrasyon” yazılmalıdır.

ÖDÜL

1.000 TL ve GİO heykelciği

En başarılı beş illüstrasyonun çizerlerine FABİSAD plaketi verilecektir. Bu illüstrasyonlar, FABİSAD internet sitesinde ve etkinliklerinde hayal gücü dostlarıyla buluşacaktır.

ÖYKÜ KİTABI YARIŞIŞMASI

Kapsam

2012-2013 yıllarında basılmış Fantastik, Bilimkurgu ve Korku temalı Öykü kitapları

Ön Eleme

FABİSAD üyeleri tarafından oylama ile gerçekleştirilecektir. Belirlenen 10 Öykü kitabı, nihai değerlendirme için jüriye sunulacaktır.

Ödül

3.000 TL ve GİO heykelciği

Detay : http://www.fabisad.com

TMMOB Maden Mühendisleri Odası “Madenci Edebiyatı Ödülü-2014″

tmmob1)TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından 2014 yılında “Madenci Edebiyatı Ödülü-2014″ verilecektir.
Yarışma, amatör ya da profesyonel tüm katılımcılara açıktır. Ödüle aday ürünler madenciler hakkında olmalıdır. Konu sınırlaması yoktur.
2) Bu ürünler; şiir, öykü, masal, anı, günce, yaşamöyküsü, özyaşamöyküsü, röportaj ve benzeri türlerde olabilir. Ancak ödül dağıtımında, tür değil, yapıtın değeri göz önüne alınacaktır.
3) Ödüle aday ürünlerde, Türkçeyi kullanmadaki başarı, yazınsal duyarlık da aranacaktır. Ürünler daha önce yayımlanmamış olmalıdır.
 Son başvuru tarihi 17 Ekim 2014‘dir.
4) Yarışmaya en çok üç ürünle aday olunabilir. Ürünler aynı türde ya da ayrı türlerde olabilir. Ürünlerde sayfa sınırlaması olmayıp bilgisayar ortamında yazılacaktır.
5) Seçici kurul:
Nalan Barbarosoğlu, İnan Çetin, Arzu Demir, Engin Çetinbağ, Tekgül Arı
ÖDÜLLER
6) Ödüller en çok üç ürüne verilir. Aralarında sıralama yapılmayacaktır.
Ödül tutarları her bir ürün için 1.500 TL‘dir.
7) Sonuçlar, gerekçeleriyle birlikte, aşağıda belirtilen Oda internet sitesinde 4 Aralık 2014 günü açıklanır. Ödül töreni, Oda‘nın kuruluş yıldönümü olan 20 Aralık 2014 tarihinde yapılacaktır.
8) Oda; ödül kazanan ürünlerle yayınlanmaya değer görülen ürünleri, her birine 100 TL telif ücreti ödemek üzere kitap olarak yayımlayabilir, bu ürünleri diğer yayın araçlarında da kullanabilir.
9) Ödüle katılan ürünler geri verilmez.
10)Ödüle aday ürünler; adres, telefon, özgeçmiş yazılı imzalı bir başvuru dilekçesiyle birlikte elektronik ortamda ve 5 adet basılı olarak aşağıdaki adrese taahhütlü gönderilecek ya da imza karşılığı elden teslim edilecektir.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Madenci Edebiyatı Ödülü-2014
Selanik Cad. 19/4, Kızılay-ANKARA
İletişim: 0312 / 425 10 80

II.Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi Öykü Ödülü 2014

Edebiyatımıza yeni ve özgün yapıtlar kazandırmak amacıyla Neziher yayınlarının düzenlediği Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi Öykü Ödülü’nün bu yıl verilecek ikincisinin katılım koşulları şöyledir:
1-Yazarların, kitap bütünlüğüne ulaşmış, yayıma hazır dosyalarıyla katılabilecekleri ödülde yaş sınırı yoktur.
2-Dosyadaki öykülerin dergilerde yayımlanmış olması ödüle katılmaya engel değildir.
3-Yarışmaya katılacak dosya, aşağıdaki biçimsel özellikleri taşımalıdır:
Bilgisayarda word belgesi olarak, Times New Roman yazı fontu, 12 (on iki ) punto, 1,5 satır aralığı ile yazılacak, sayfa numarası verilecektir. Yapıt, 6 nüsha olarak çoğaltılarak dosyalanacak. Ayrıca her nüshaya yapıtın CD kopyası eklenerek üzerinde rumuz yazılı kapalı bir zarfa konacak. 6 nüsha haline getirilen yapıtta ve zarfın üzerinde yazarın kimliğine ilişkin rumuz dışında hiçbir yazı veya işaret bulunmayacaktır.
 4- Başka bir zarfa kısa yaşam öykülerini, kimlik bilgilerini, posta ve e-posta adreslerini, telefon numaralarını içeren bilgileri ekleyerek, zarfın üzerine rumuzunu yazarak, 25 Temmuz 2014 ‘e kadar Kurşunkalem Ed. Dergisi, 1832 Sokak No:28/8 Karşıyaka-İzmir adresine iadeli taahhütlü posta veya kargo ile göndermeleri gerekmektedir. Elden teslim kabul edilmeyecek ve bu tarihten sonra gelecek yapıtlar değerlendirmeye alınmayacaktır.
5-Yarışma sonuçları Ekim 2014′te; www.neziheryayinlari.com’dan duyurulacaktır. Ödüle katılan yapıtlar arasından birinci seçilecek dosya iki ay içinde Neziher yayınlarınca kitaplaştırılarak, Aralık ayında düzenlenecek törenle ödül, sahibine verilecektir. Ödül tutarı 1.000 TL’dir. Bu tutar, öykü kitabının ilk baskısının telifidir.
6- Yarışmaya gönderilen yapıtlar, iade edilmeyecek ve internet yoluyla yapılacak gönderiler kabul edilmeyecektir
Seçici Kurul;
İsmail Mert Başat, Gültekin Emre, Hayri K.Yetik, Hülya Soyşekerci ve Mine Ömer’den oluşmaktadır.
Adres. Kurşunkalem Ed. Dergisi, 1832 Sokak No:28/8 Karşıyaka-İzmir
Telefon: 0532 46 36 719

68. Yunus Nadi Ödülleri (Öykü Ödülü) 2014

yunus-nadi

Yunus Nadi Armağanı Yarışması, 1946’da kuruldu; hem geçmişe hem geleceğe dönük olan anlamı, gazetemizin kurucusu Yunus Nadi’ye saygı ve sevgiden kaynaklanıyor. Yalnız Cumhuriyet gazetesinin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük emeği bulunan Yunus Nadi’nin anısını her yıl tazelemek bizim için bir görev. Devrimci ve demokrat Cumhuriyet’in Ulusal Bağımsızlık Savaşımızla ve Türkiye Cumhuriyeti’yle zamandaş ve eşanlamlı bir kuruluş tarihçesi var. Yunus Nadi, gazetemizin temel taşlarını bu doğrultuda koydu. Yunus Nadi’nin ölüm yıldönümünü geçmişe dönük bir acı olarak değil, geleceğe yönelik bir kültür olayına dönüştürmek amacıyla bu yarışma düzenlendi.

Yarışmanın ilk düzenlendiği yıllarda Türkiye’de sanat alanında hiçbir özel ödül yoktu; tek parti dönemiydi ve yalnız CHP’nin koyduğu  bir şiir ödülü vardı. Aynı dönemde bütün dünyada sanat, bilim ve edebiyat ödülleri ün yapmışlardı. İsveç’te Nobel, ABD’de Pulitzer, Sovyetler’de Lenin, Fransa’da Goncourt ödüllerinin sonuçları Türkiye’de de izleniyordu; ama ülkemiz bu alanda da geç kalmıştı. Cumhuriyet gazetesi bu öncülüğü üstlendi, altmış yedi yıl önce düzenlenen Yunus Nadi Armağanı’yla sanat ve kültür yaşamımızda bir yarışma coşkusu oluşturdu. Daha sonraki yıllarda Türkiye’de de yarışmaların ve ödüllerin sayısı çoğaldı, yirmiyi aştı. Bugün belki ödül enflasyonundan söz açılabilir; eleştirel bir yaklaşımla sakıncaları gündeme getirilebilir, ama yine de kültür, bilim ve sanat konularında yapılan yatırımların çok yararlı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Zamanla ödüller arasında ayrımlar ortaya çıkar; bir yarışma kurumsallaştıkça, amacı, nitelikleri, karakteri belirginleşir. Bu arada kimi holdinglerin kendi amaçlarına yönelik yarışmalar düzenlemeleri ve ödüller dağıtmaları da bu alanda kaçınılmaz çoğulculuğu yansıtıyor. Kimi bankaların, şirketlerin, ticari tekellerin reklam amacıyla düzenledikleri yarışmaların ödülleri, parasal açıdan ne kadar büyük olursa olsun; özü, maddi çerçevenin dışındaki anlamda odaklaşıyor. Ödüller, Yunus Nadi Arma€anı Yarıflması adıyla aralıksız olarak altmış yılı aşkın bir sürede düzenli olarak gerçekleştirildi, kültür ve sanat hayatımıza amaçlanan katkıları yaptı ve etkilerini duyurdu. Daha önce bir dalda yapılan ödüllendirmenin kapsamı 1990 yılından itibaren genişletildi ve Yunus Nadi Ödülleri adıyla sürmeye başladı. Ülkemizin kültür ve sanat yaşamı bütün baltalanmalara ve olumsuz yatırımlara karşın sürekli gelişiyor ve yaygınlaşıyor. Fikir ve sanat özgürlükleri Türkiye’de tam değil; siyasal iktidarın baskıları hâlâ sürüyor ve çağdaş demokratik ortamdan henüz yoksun sayılıyoruz. Buna karşın fikir, sanat, bilim, kültürde çabalar sürüyor. Tarihsel gelişim sürecinde elbette ‘aydınlanma’nın önüne hiçbir güç geçemez. Cumhuriyet, çağdaş uygarlığa giden yolun fikir, sanat, kültür, bilim yolu olduğunu kuruluşundan beri savunan bir gazete. Bu yoldaki çabaları desteklemek ve özendirmekte Yunus Nadi Ödülleri’nin işlevi sürecek. 2014 Yunus Nadi Ödülleri Edebiyat Ana Dalı’nda öykü, roman, şiir; Görsel Sanatlar Ana Dalı’nda karikatür, fotoğraf; Bilimsel Araştırma Ana Dalı’nda Sosyal Bilimler Araştırması olarak sürüyor.
Adaylara başarılar diliyoruz.ÖYKÜ
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’yla aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların, beyaz dosya kâğıdına makine yazısı (bilgisayar ve/veya daktilo) ile yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Hikmet Altınkaynak, Metin Celâl, Faruk Duman,Cemil Kavukçu, Osman Şahin.ROMAN
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’yla aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların, beyaz dosya kâğıdına makine yazısıyla (bilgisayar ve/veya daktilo) yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Adnan Binyazar, Ahmet Cemal, Konur Ertop, Güray Öz, Yüksel Pazarkaya.ŞİİR
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’ ile aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların beyaz dosya kâğıdına makine yazısı (bilgisayar ve/veya daktilo) ile yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Ataol Behramoğlu, Egemen Berköz, Muzaffer İlhan Erdost, Doğan Hızlan, Sennur Sezer.SOSYAL BİLİMLER 
ARAŞTIRMASI
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bilimsel  araştırmalarla yayına hazırlanmış en az 25 sayfa olarak beyaz dosya kâğıdına bilgisayar yazısıyla (bilgisayar ve/veya daktilo) yazılmış ancak 20 Mart 2014 tarihine kadar hiçbir yerde yayınlanmamış bilimsel araştırmalar katılabilir. Adaylar yapıtlarını sekiz adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul ödülü kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Erdal Atabek, Prof. Dr. Rona Aybay, Dr. Alev Coşkun, Prof. Dr. Emre Kongar, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, Prof. Dr. Ahmet Mumcu.

KARİKATÜR
Karikatürlerin boyutu 30X40 cm’yi geçmemelidir. Teknik serbesttir. Çizer yarışmaya en fazla 5 karikatür ile katılabilir. Eserler orjinal olmalıdır. Sanatçı tarafından (ıslak imza) imzalanması koşuluyla dijital baskı kabul edilir. Seçici Kurul: Behiç Ak, Ercan Akyol, Orhan Erinç, Musa Kart, Kâmil Masaracı, Tonguç Yaşar.

FOTOĞRAF
Ödüle en çok 4 adet siyah-beyaz fotoğraf ile aday olunabilinir. Gönderilecek fotoğrafların en az 18×24 cm. boyutlarında ve daha önce başka yerde ödül almamış olması gerekmektedir. Seçici Kurul:  Hikmet Çetinkaya, İsa Çelik, Ara Güler, Paul McMillen, İbrahim Yıldız.

HER DAL İÇİN GEÇERLİ
GENEL KOŞULLAR
Ödüller, her dalda amatör- profesyonel herkese açıktır. (Cumhuriyet mensupları hiçbir dalda ödüle aday olamazlar.) Adaylar gerçek ad ve adreslerini ve telefon numaralarını belirtmek zorundadırlar. Ancak adaylar ad ve adreslerinin saklı tutulmasını isteyebilirler. Ödül koşullarına uymayan yapıtları yarışma dışında tutmak zorundayız. Adayların yapıtlarıyla birlikte adlarını ve soyadlarını arkasına yazacakları iki fotoğrağlarını, açık adreslerinin de yer aldığı katılma belgesini ve yaşamöykülerini 20 Mart 2014 Perşembe günü saat 17.00’ye kadar ‘Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Ödülleri Prof. Dr. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2 – 34381 Şişli / İstanbul, adresine iadeli taahhütlü olarak postayla ulaştırmaları ya da elden teslim etmeleri gerekmektedir. Yayımlanmış yapıtların daha önce herhangi bir ödül almamış olması şartı geçerlidir. Zarfın ya da paketin üzerine hangi dal ile ilgili olduğunun (şiir, roman, öykü vb.) yazılması zorunludur. Ödül dallarında konu sınırlaması yoktur. Yapıtlar hiçbir şekilde iade edilmez. Ödül alan ya da herhangi bir şekilde  ön elemeden geçirilen yapıtlar, genel yayın ilkelerimiz doğrultusunda gazetemizde yayımlanabilir. Ödüller 28 Haziran 2014 tarihinde dağıtılacaktır.

KATILMA BELGESİ
ADIM, SOYADIM: …………………
ADRESİM: …………………………….
……………………………………………..
TELEFONUM: ……………………….
KATILDIĞIM DAL: ………………..

 http://www.cumhuriyet.com.tr

Ümit Kaftancıoğlu Öykü Yarışması 2014

11 Nisan 1980’de öldürülen TRT İstanbul Radyosu Prodüktörü, Gazeteci Yazar Ümit Kaftancıoğlu adına Yalın Ses Yayınları tarafından bu yıl 10. su düzenlenen öykü yarışmasına başvurular 01/11/2013–31/12/2013 tarihleri arasında yapılacaktır.
Yarışmaya katılım için son başvuru tarihi 31 Aralık 2013 olup diğer şartlar aşağıda sıralanmıştır.
1- Eser sahipleri yayımlanmamış ve ödül almamış en fazla 2 öykü ile katılacaklardır.
2- Öyküler iki aralıklı olarak (bilgisayarda yazılmış) en az 2 en çok 11 sayfa olacaktır.
3- Öykülerin yazılı olduğu dosyanın sağ üst köşesine büyük harflerle rumuz yazılacaktır. Kesinlikle gerçek ad ve soyadı belirtilmeyecektir.
4- Katılımcılar öykülerini 5 kopya olarak gönderecekler ve gönderinin içine ayrı bir dosyada kısa özyaşamı, adresi ve telefon bilgilerini belirteceklerdir. Aksi durumda öyküler değerlendirmeye alınmayacaktır
5- Değerlendirme 1., 2., 3. şeklinde olacak, ve ilk 10′a giren öyküler Yalın Ses yayınları tarafından kitaplaştırılacaktır. Dereceye giren katılımcılar plaket ve kitap seti ile ödüllendirileceklerdir.
6- 31.12.2013 son katılım tarihidir. Gecikmelerden ve kaybolmalardan düzenleyen kurum sorumlu değildir. Öykü yarışması sonuçları 25.03.2014 tarihinde basın yolu ile açıklanacak ve Ümit Kaftancıoğlu’nun 34. ölüm yılı olan 11 Nisan 2014 günü yapılacak anma töreni ile ödüller sahiplerine verilecektir.

7- Yarışmaya katılacak olan tüm katılımcılar dereceye giren öykülerin kitap olarak basımını kabul etmiş sayılır.

İki aşamalı bir değerlendirme sisteminin olacağı öykü yarışmasında:
Ön Seçici Kurul’da
Ayşe AKALTUN
Hakan CÜCÜNEL
Ayşe Başak KABAN
Dr. Canan KAFTANCIOĞLU
Öztürk TATAR
Asıl Seçici Kurul’da ise
Zeynep ALİYE
Enver AYSEVER
Onur CAYMAZ
Mehmet GÜLER
Adnan ÖZYALÇINER
Öner YAĞCI yer alacaktır.
TESLİM VE GÖNDERİM ADRESİ:
ÖZTÜRK TATAR
2014 ÜMİT KAFTANCIOĞLU ÖYKÜ YARIŞMASI
YÜZYIL MAH. BARBAROS CAD. 47. SOK. NO: 1
BAĞCILAR/İSTANBUL
TEL: 0531 608 40 33

www.umitkaftancioglu.com

Ümit Kaftancıoğlu Kimdir?

ümit kaftancıoğlu

Ümit Kaftancıoğlu, 1935 yılında Ardahan’ın Hanak ilçesinin Koyunpınarı (Saskara) köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu Dede Korkut boylarının zengin anlatım geleneği içerisinde, halk âşıklarının, söz sohbet bilenlerin dizinin dibinde destan, masal, türkü, efsane dinleyerek, okuyarak geçti. Köyündeki ilkokula gittiğinde diploma alacak durumdaydı. İlkokulu bitirdikten sonra köy çocuklarına açık tek kapı olan Köy Enstitüsü’ne girmek için yıllarca uğraştı, yollara düştü, Cılavuz Köy Enstitüsü’ne girdi. Kaftancıoğlu, Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Mardin’in Derik ilçesinde ilkokul öğretmeni olarak görevine başladı. Daha sonra Balıkesir Necati Bey Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü bitirip bir süre Rize’nin Pazar ilçesinde Türkçe öğretmenliği yaptı. Yedek Subay olarak görev yaptığı askerlik dönüşü, TRT’nin açtığı sınavı kazanarak, Köy Yayınları bölümünde göreve başladı. TRT İstanbul Radyosu’nda “Av Bizim Avlak Bizim”, “Dilden Dile” ve “Yurdun Dört Bucağından” gibi programlarla halk kültürünü, halk âşıklarını, halkın eksiğini ve sıkıntılarını mikrofona taşıdı. “Gerçek edebiyatın halkın ağzında, dilinde olduğunu bilmeliyiz. Halkın sözlü edebiyatını yazıya geçirecek, değerlendirecek olanlar da halk çocuklarıdır.” der. Bu gözlemlerini doğrularcasına, Anadolu’yu gezerek derlemelerle halkın sözlü yazınını ve halk türkülerini yazıya döktü. Günümüzde bile sevilerek dinlenen “Evreşe Yolları Dar” ve “Yüksek Yüksek Tepeler Ev Kurmasınlar” türküleri Kaftancıoğlu’nun derlemeleri arasındadır.
Radyo programcılığı yanında edebiyat dünyasında da adını duyuran Kaftancıoğlu, “Dönemeç”le (Öykü) TRT Büyük Ödülü birincilik (1970) ve “Hakullah”la (Röportaj) Milliyet Gazetesi Karacan Ödülü birinciliği (1972) aldı. 11 Nisan 1980 günü görev yaptığı TRT İstanbul Radyosu’na gitmek için çıktığı evinin önünde öldürüldü.

Yapıtları

* Dönemeç (Öykü) 1972 (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Hakullah (Röportaj) 1972
* Yelatan (Roman) 1972
* Tek Atlı Tekin Olmaz (Halk Masalları) 1973
* Tüfekliler (Roman) 1974 (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Köroğlu Kolları (Halk Destanları) 1974
* Çarpana (Öykü) 1975
* İstanbul Allak Bullak (Öykü) 1983
 
Çocuk Kitapları

* Kekeme Tavşan (1974) (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Çizmelerim Keçeden (1979)
* Altın Ekin (1979)
* Dört Boynuzlu Koç (1979)
* Kan Kardeşim Doru Tay (1979)
* Hızır Paşa (1980)
* Çoban Geçmez (1980) (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Şülgür Deresi (1981)
* Salih Bey (1981)

“HAYAT SEVGİDİR” KONULU RESİM YARIŞMASI- ORTAOKULLAR İÇİN (Son başvuru 10 mart 2014)

zz_ortaokulresim

Başvuru formu için LÜTFEN TIKLAYINIZ

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği ve Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD)

Dayanışma; Konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması (Son Başvuru: 8 Nisan 2014)

1. Konu: “DAYANIŞMA” 

2. Amaç: 
a. Dayanışmanın pozitif enerjisini, gücünü, önemini, mutluluğunu ve başarısını sergilemek;
b. Katılımcıların fotoğraf sanatı yoluyla yaratıcılıklarını ortaya çıkartmak ve geliştirmektir.

3. Yarışma Katılım Koşulları:
15 yaş üstü kategorisi: 
Yarışmaya, yarışma seçici kurul üyeleri, TFSF temsilcisi ve birinci derece akrabaları ile Çekmeköy Gönüllüleri Derneği yönetim kurulu ve birinci dereceden akrabaları dışında, 15 yaşını doldurmuş tüm amatör fotoğrafçılar katılabilir.
15 yaş altı kategorisi: Yarışmaya, yarışma seçici kurul üyeleri, TFSF temsilcisi ve birinci derece akrabaları ile Çekmeköy Gönüllüleri Derneği yönetim kurulu ve birinci dereceden akrabaları dışında, 15 yaş ve 15 yaşın altında tüm amatör fotoğrafçılar katılabilir.
a) Katılımcı her iki kategoriden yalnızca birine, en çok 4 (dört) fotoğrafla katılabilir.
b) Yarışmaya katılım ücretsizdir.
c) Fotoğrafların boyutları; Dijital fotoğrafların kısa kenarı 2400 piksel uzun kenarı serbest, JPEG uzantılı, en yüksek kalitede (12 kalite) sıkıştırılmış ve CD/DVD’ye Başvuru Formu’ndaki sırada kaydedilmiş olmalıdır.
d) Yarışmaya eser gönderenler, eserlerin kendilerine ait olduğunu beyan ve taahhüt etmiş sayılacaklardır. Bu hususta doğacak tüm sorumluluk münhasıran yarışmacılara aittir.
Yarışmacılar, eserlerin kendilerine ait olmadığı tespit edildiği takdirde, değerlendirme dışı bırakılacaklardır. Tespit edilemediği halde başkalarına ait fotoğraflar olduğunun sonradan ortaya çıkması durumunda Çekmeköy Gönüllüleri Derneği herhangi bir sorumluluk kabul etmemekle birlikte ödül ve sergilemeden men etme hakkını elinde tutar.
Ödül kazanan fotoğrafçılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanların elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.
e) Eserler özgün olmalı, yarışmaya katılacak fotoğraflar daha önce başka bir yarışmada ödül, mansiyon ve özel ödül almamış olmalıdır. Ödül almış fotoğrafın bir bölümünden oluşturulmuş görüntüler yarışma dışı bırakılır, sonradan tespit edildiğinde ödülü geri alınır. Boş kalan sıralama ve ödül için diğer katılımcılar herhangi bir talepte bulunamayacaklardır.
f) Yarışma düzenleyicisi bir başvurunun kurallara aykırı olduğunu tespit ederse başvuruyu geri çevirme yetkisine sahiptir.
g) Yarışmaya gönderilen fotoğraf üzerinde, yapıt kendisine ait olmadığı halde kendisininmiş gibi göstermeye ve seçici kurulu yanıltmaya yönelik her türlü müdahale ve değişikliği yapan;
Ödül almış fotoğrafların katılımının kısıtlandığı bu yarışmada böyle bir fotoğraf ile ya da bu fotoğrafın ana unsur olarak kullanıldığı yapıtlarla katılımda bulunan (kural ihlali suçu işleyen) kişilerin yarışmalara katılımı TFSF Yarışma ilkeleri gereğince 1 (bir) yıl kısıtlanır.
Haklarında 1 (bir) yıl kısıtlama kararı verilmiş kişiler ikinci defa kural ihlali suçu isledikleri takdirde TFSF onaylı yarışmalardan süresiz olarak men edilirler.
h) Haklarında yukarıda açıklanan gerekçelerle verilmiş kısıtlılık kararı devam eden katılımcılar bu yarışmaya katılamazlar.
i) Başvuru formu doldurulmadan ve imzalanmadan, gönderilen fotoğraflar değerlendirmeye alınmayacaktır.

4. Fotoğrafların İşaretlenmesi: 
− Fotoğraflar kaydedilirken 6 rakamdan oluşan bir rumuz ve sıra numarası yazılarak adlandırılmalıdır (Örnek: 876234-1).
− Fotoğrafı çekene ait yazılan bilgiler seçimler sonuçlanana kadar hiçbir şekilde Seçici Kurul üyelerine bildirilmez, yarışma sekreteryası tarafından muhafaza edilir. CD/DVD üzerine sadece rumuz yazılmalıdır.
− Katılımcı ayrı bir Word dosyası içine Başvuru Formunu tam ve eksiksiz olarak doldurarak dosya adı katılımcının rumuzu olacak şekilde kaydetmelidir (Örnek: 876234.doc). Word dosya katılımcının bilgilerini içerir ve sekreterya tarafından muhafaza edilir.
− Başvuru Formu’ndaki fotoğrafın çekildiği yer, tarih ve fotoğrafı çekenin yaşı kısımları doldurulmuş olmalıdır.

5. Seçici Kurul (Ada göre alfabetik sırayla):
− Prof. Dr. Barbaros GÜRSEL MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl. /Jüri Başkanı
− Canan BAYRAKTUTAN Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Başkanı – Kurum adına.
− Doç. Dr. Emre İKİZLER MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl.
− Kumral KEPKEP AFIAP – İFSAK üyesi
− Öğr. Gör. Mustafa Bilge SATKIN MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl.
− Öğr. Gör. Tülay ÇELLEK YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi em. Grafik Tasarım
− Öğr. Gör. Ufuk DUYGUN YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Fotoğraf ve Video Bl. Bşk. Yard.

Not: Jüri en az 3 (üç) üyenin katılımıyla toplanacaktır.

TFSF Temsilcisi: Cengiz Oğuz GÜMRÜKÇÜ

6. Yarışma Sekreteryası: Yavuz Oğuz
7. e-posta : [email protected]
8. Tel : 0216.641.64.26 / Faks: 0216 641 27
9. Adres :Hamidiye Mah. Yavuz Sok. No: 8/B Çekmeköy/İstanbul/TURKEY

7. Fotoğrafların Ulaştırılması: CD/DVD olarak son katılım tarihi saat 17.00’ye kadar elden teslim edilecek veya posta/kargo ile teslimat en son katılım tarihi saat 17.00 olacak şekilde 6. Maddedeki Yarışma Sekreteryası adresine gönderilecektir

8. Yarışma Takvimi: 
Son Katılım Tarihi: 8.04. 2014 Salı 17 00
Seçici Kurul Değerlendirme Tarihi: 12 Nisan 2014 Cumartesi
Sonuç Bildirim Tarihi: 21.04. 2014
Ödül töreni ve Kokteyl: 10 Mayıs 2014 Cumartesi Saat: 15 00
Sergileme: 10 Mayıs 2014
Sonuçlar; basın yoluyla, www.cekmekoygonulluleri.org, www.tulaycellek.com ve www.tfsf.org.tr sitelerinde ilan edilecek ve yarışmacıların e-posta adreslerine bildirilecektir.
[email protected], [email protected], [email protected]

9. Ödüller: Çocuklar ve Büyükler kategorisi
A- 15 Yaş üstü: 
Birincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + kamilet 3
İkincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + ovit yayla şenlikli3
Üçüncülük ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + bodrum 3
Mansiyon (3 adet) : Plaket ve Katılım Belgesi + atlas dergisi 1 yıl abone
Jüri Özel Ödülü : (Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Onur Üyesi Gülseren TAMAKAN adına): Nuri Bilge Ceylan imzalı Sinemaskop Türkiye adlı Fotoğraf ve Gezi Kitabı, NTV Yayınları
Sergileme (12 adet)

B- 15 Yaş altı: 
Birincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + Bisiklet
İkincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + Fotoğraf Makinası
Üçüncülük ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi +
Mansiyon (3 adet) : Plaket ve Katılım Belgesi + Kitap ve kırtasiye seti
Jüri Özel Ödülü : Dijital fotoğraf çerçevesi
Ankara’dan katılan 3 öğrenciye ücretsiz AFSAD Fotoğraf Kursu
Sergileme (12 adet)

10. Değerlendirme Sonuçları: 
Dereceye giren katılımcılara ödül plaketleri ve sürpriz hediyeleri, düzenlenecek törenle ve sergi açılışında takdim edilecektir. Katılımcıların sunduğu eserlere layık görülen sıra, seçici kurulun takdiri ile belirlenecek olup buna hiçbir surette itiraz edilemeyeceği gibi, dereceye layık bir proje öngörülmediği takdirde bu sıra boş bırakılacaktır. Sunulan eserler, seçici kurul tarafından daha sonraki alt derece ve ödüllere layık bulunulabilir.
Seçici Kurul tarafından sergilenmeye değer bulunan dijital fotoğrafların fotoğraf kağıdına bastırılması, çerçevelenmesi ve sergilenmesi Çekmeköy Gönüllüleri Derneği tarafından yapılacaktır.
Fotoğrafları sergilenen tüm fotoğrafçılara Katılım Belgesi, fotoğrafları sergilenmeyen tüm katılımcılara da Teşekkür Yazısı verilecektir.

11. Eserlerin Geri Gönderimi: 
Ödül almayan, sergilenmeyen ve bağışlanmayan eserlerin CD/DVD’si iade edilmeyecek; TFSF temsilcisi gözetiminde imha edilecektir.

12. Fotoğrafların Kullanımı / Yayın-Telif Hakkı ve Diğer Hukuki Konular: 
Ödül alan ve sergilenen eserlerin Çekmeköy Gönüllüleri Derneğine bağışlanması, oluşturulacak arşiv için önemlidir. Fotoğraflarınız Çekmeköy Gönüllüleri Derneği tarafından kurum yayınlarında, Çekmeköy ile ilgili broşürlerde, albümlerde, afişlerde, reklam, ilan ve gazetelerde, kitaplarda, benzeri asılı yayınlarda fotoğrafçının ismi belirtilerek kullanabilir. Çekmeköy’de de hastane, okul, kaymakamlık gibi kurumlarda asılabilir, tümü ya da gruplar halinde sergilenebilir, web sitesinde yayımlanabilir. Ödül alan, sergilenen ve bağışlanan fotoğraflar düzenleyicinin yayınlarında tanıtım amaçlı olarak eser sahibinin adı belirtilerek kullanılacaktır. Bunun için ilave bir telif bedeli ödenmeyecektir. Kullanım hakkı düzenleyen kuruma ve eser sahibine ait olacaktır. Kişisel bilgileriniz bilgi koruma politikamız doğrultusunda ele alınacak ve hiçbir şekilde üçüncü taraflara aktarılmayacaktır. Yarışmaya katılanlar bu koşulu kabul etmiş sayılacaklardır.
Ödül, mansiyon ve özel ödül alan eserler TFSF yayını olan Almanak 2014’te kurumumuza ayrılan sayfalarda yayınlanacaktır.
Çekmeköy Gönüllüleri Derneği, yarışmaya gönderilen eserlerin içeriği ile ilgili hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmemektedir. Eserlerin hukuki/cezai tüm sorumluluğu gönderene aittir. Kurum veya seçici kurul, herhangi bir başvurunun kurallara aykırı olduğunu tespit etmesi durumunda eser sahibine bilgi vermeksizin başvuruyu geri çevirme ya da değerlendirme harici tutma veya yapılan değerlendirmeyi iptal etme yetkisine sahiptir
Eser sahibinin manevi hakları saklı kalmak şartıyla ödül alan, sergilenen ve şartnamede işaretlenerek bağışlanan eserlerin tüm imtiyazı yarışmayı düzenleyen kuruma (Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’ne) aittir. Yarışmaya katılanlar bu şartı kabul etmiş sayılır. Yarışmada ödül alan ve sergilenmeye hak kazanan tüm eserlerin her türlü telif, yayın, kullanım ve sergileme hakları Çekmeköy Gönüllüleri Derneği ile fotoğrafçıya aittir. Bu eserler Çekmeköy Gönüllüleri Derneği arşivlerinde kalacaktır. Yarışmacıların yarışmaya katılım sağladıkları eserler 5846 sayılı FSEK’nun 21./25. madde hükümlerine göre değerlendirilecektir.
Yarışmacılar yarışmaya katılım sağladıkları eserleri üzerinde üçüncü şahıslar tarafından iddia edilebilecek her türlü mali hak ve/veya telif hakkı taleplerinden ve söz konusu şahıslarla çıkması olası uzlaşmazlıklardan ve bunların müstakbel sonuçlarından tamamen sorumlu olmayı ve Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin işbu taleplerden beri tutulması için AFSADgereken her nevi tedbiri almayı kabul ve taahhüt eder. Buna rağmen Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin üçüncü kişilere ve/veya kamu kurum ve kuruluşlarına ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya idari/adli para cezaları için yarışmacılara aynen rücu edilecektir.
Çekmeköy Gönüllüleri Derneği, yarışma katılım koşullarını değiştirme hakkını elinde bulundurmaktadır. Yarışma süresince doğabilecek herhangi bir fiziksel ve teknik kayıp ve hasarlar için Çekmeköy Gönüllüleri Derneği sorumluluk kabul etmemektedir.
Katılımcılar, bu yarışmaya eserlerini göndererek şartname hükümlerini okumuş ve tamamını kabul etmiş olduğunu onaylamaktadır.

13. Bu Fotoğraf Yarışması, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) tarafından TFSF 2013/80 numara ile onaylanmıştır ve Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) tarafından desteklenmektedir.
Yarışma sürecinde TFSF temsilcisi bulunacaktır.

Not: Fotoğraflar Türkiye’nin çeşitli kentlerinde ve uluslararası platformlarda sergilenecektir.

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği   ve  Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) “Dayanışma” Konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması Başvuru Formu

Başvuru Sahibinin
Adı ve Soyadı: …………………………………………………………………….
Adresi: …………………………………………………………………….
…………………………………………………………………….
Yaşı:……………………………….
Tel: 0….. – ………………….. Cep Tel: 0…. – ……………………..
E-posta: …………………………………………………………………….

Not: lütfen kategoriler yanına X işareti konularak bildirilsin.
Kategori: A- 15 yaş üstü  Kategori: B- 15 yaş altı


Rumuz

Sıra No

Yapıt adı

Çekildiği yer

Çekildiği tarih

 

1

     

2

     

3

     

4

     

Yukarıda rumuz ve sıra numarası yazılı …… adet fotoğraf ile yarışmaya katılmak istiyorum. 
Yarışmaya sunduğum fotoğraf(lar)ım daha önce herhangi bir yarışmada ödül almamıştır.
Şartnameyi okudum ve kabul ediyorum.
Fotoğraflarımı Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’ne bağışlıyorum. 

Tarih …./ / 201 İmza

1. Bir yarışmacının tüm yapıtlarında 6 rakamdan oluşan aynı rumuz kullanılır. Sıra numarası ise 1’den başlayarak ve birer artarak yazılmalıdır (Örnek: 876234-1, 876234-2, vb).
2. Yukarıda yazılan rumuz ve sıra numarası Word dosyaya yazılır. Her bir fotoğraf için yukarıda belirtildiği üzere, farklı sıra numarası kullanılır.
3. CD/ DVD’nin teslim/posta adresi: Hamidiye Mah. Yavuz Sok. No: 8/B Çekmeköy–İstanbul/TURKEY

Not: Lütfen bu formu şartnameden ayırmadan gönderiniz.

XIII. LESSEDRA – ULUSLARARASI KÜÇÜK FORMATLI  GRAFİK BASKIYARIŞMASI VE SERGİSİ

AMAÇ VE GÖREVLER

YARIŞMA LESSEDRAÖncelikle, bugünün toplumlarında  giderek artan etkisiyle güncel bir sanat platformuna dönüşen grafik baskının, “sanatsal baskı” yaklaşımlı  geniş  yelpazesine ait çağdaş yaratılar, seçilen eserlerle her  yıl  tekrarlanan uluslar arası bir sergide takdim edilmektedir.

Bu  bağlamda, LESSEDRA – Çağdaş  Sanatlar ve Sanat Projeleri  Galerisi  olarak, uluslar arası sanatçılar, sanatseverler  ve kolleksiyonerler  arasındaki iletişimin kurulmasına katkı  sağlayan   yenilikçi bir organizasyona ev sahipliği  yaparken, bu  sergide; baskı teknikleri  alanında, kağıt, boya ve  baskı malzemelerinin kullanımına yönelik  modern  uygulama yöntemlerini de tüm dünyadan sergilediği eserlerle,  siz sanatçıların ve sanat severlerin  ilgisine sunmaktadır.

ORGANİZASYON

LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri Galerisi

25, Milin Kamak Street, Lozenetz
1164 Sofia, Bulgarien
Tel.(++359 2) 866 38 57
www.lessedra.com
Email:[email protected]  [email protected]

Kuruluş:1991

Çağdaş Bulgar ve uluslar arası sanat sunumları,  sanat projelerinin tanıtımı  ve organizasyonları,  çalıştay ve sergiler,  sanat yayınları editörlüğü,  sanat katalogları ve CD-Rs. Galerinin faaliyet  alanlarını  kapsar.

Yürütülmekte Olan Projeler:  (2012/2013/2014)

BULGARİSTAN VE JAPONYA’DAN  ÇAĞDAŞ GRAFİK BASKI SANATI  ŞİKAGO SANAT ENSTİTÜSÜ İLE ORTAK ÇALIŞMA PLATFORMU VE SERGİ

ULUSLARARASI SANAT  VE SERGİ PROGRAMI

JAPONYA’DA (2009-2013),  KANADA,  JAPONYA VE  ABD‘DE  (2011),ÇAĞDAŞ  BULGARİSTAN GRAFİK  BASKI ESERLERİN SUNUMU

KATILIM  ŞARTLARI

1. Sanatçılar 2013/14 yılına ait,  numaralandırılmış  ve imzalanmış en fazla üç  özgün grafik baskı eserle  yarışmaya  katılabilirler. Tüm sanatsal  baskı tekniklerinin serbest olduğu  eserlerin  basılacağı kağıtların boyutları ise 29×23 cm’den büyük olmamalıdır.

Önemli Bilgi: Kağıt  boyutları 29x23cm’den büyük olan  çalışmalar yarışma  ve sergi dışı  bırakılacaktır!

2. Sanatçının Adı ve Soyadı, Ülkesi,  Eserin Adı, Eserin  Fiyatı,  Yapılış Yılı ve Tekniğinin   belirtildiği  başvuru formunun eksiksiz doldurulması ve eserlerin konduğu  paketin içinde,  katılım bedeline ait banka/Western Union havalesinin bir nüshası ile  birlikte  gönderilmesi gerekmektedir.

3. Eserler,  çerçeve yaptırılmadan  posta yolu ile  LESSEDRA Galeri’ye  gönderilmelidir. Paketin  üzerine “DRUCKSACHE – PRINTED MATTER , KEIN WARENWERT – NO COMMERCIAL VALUE- EXHIBITION ONLY”cümlesi aynen yazılmalıdır.

Önemli Not: Eğer paket üzerine yukarıdaki  ifade yazılmazsa, gümrükte ithalat tarifesi üzerinden tarifelendirileceğinden, Sergi Organizasyonu  eserleri  kabul etmeyerek  geri gönderilmesini isteyecektir.

4. Katılımcılar,  Avrupa ülkeleri için 50 EUR ve Avrupa ülkeleri dışındaki  tüm ülkeler için 80 USD  ödeyeceklerdir. Bu ücret; sergi kataloğunun,   sergi davetiyesinin  ve afişlerin baskı giderlerini, serginin organizasyonu,  sergi  sonunda  eserlerin  geri iadesi ve kataloğun sanatçılara gönderilmesi  masraflarını karşılamaktadır.

Katılım bedelinin aşağıdaki  açıklamalar doğrultusunda  gönderilmesi gerekmektedir.

EU Transferi için:

Alıcı: Georgi Kolev Georgiev

Banka Havalesi ile:    LESSEDRA ANNUAL EXHIBITION

Bank: First Investment Bank, 1000, Sofia, Bulgaria, 12, Narodno Sabranie Sq.
BIC (Bank Identification Code) – FINVBGSF
IBAN (International Bank Account Number) – BG23 FINV 9150 1004 0463 24

USD Transferi için:

Alıcı: Georgi Kolev Georgiev

Banka Havalesi ile: LESSEDRA ANNUAL EXHIBITION

Bank: First Investment Bank, 1000, Sofia, Bulgaria, 12, Narodno Sabranie Sq.
BIC (Bank Identification Code) – FINVBGSF
IBAN (International Bank Account Number) – BG18 FINV 9150 1004 0463 17

Ayrıca, katılım bedeli transferleri  Western Union ya da Money Gram  yolu ile   alıcı GEORGİ KOLEV GEORGIEV adına  yapılabilir. Banka ya da posta yolu ile yapılacak Western Union havalesi için  aşağıdaki  adres  açık olarak yazılmalıdır.

25.Milin Kamak Street, 1164 SOFIA-BULGARIA

PayPal payments accepted on the email [email protected].

SERGİ İÇİN  ESERLERİN KABULÜ

Uluslar arası  Jüri tarafından  sergilenmeye değer görülen  eserlerin ödüllendirileceği ve seçileceği sergiye  gönderilen eserin katılım  bedelini  ödemiş olmak  kabul edilmenin garantisini teşkil etmez. Jüri tarafından  sergilenmeye değer bulunmayan çalışmalar ve katılım ücretleri, posta  ve havale  masrafları düşüldükten sonra  eser sahibine geri gönderilecektir.

KATALOK

1. LESSEDRA-Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri  Galerisi  tarafından sergiye  katılan tüm  sanatçıların  eserlerini  kapsayan katalogda  ve  WEB-sunumlarında yer  almak üzere, kısa  öz geçmişlerin,  portre fotoğrafların  eserlerle birlikte  e- mail yolu ile  ve ayrıca  CD-R kopyalarının da  eserleri  ve  katılım formunu  kapsayan  paketle birlikte gönderilmesi  gerekmektedir.

2. Eserlerin kabulüyle birlikte,  LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri Galerisi,  katalogda, CD-R’da,  internet galeride ve  çeşitli ortamlarda  eserlerin  tanıtım  ve kullanım  hakkına sahiptir.

SEÇİCİ KURUL, ÖDÜLLER VE SERGİ

Ödül kazananları ve  sergilenmeye  değer  bulunan  eserleri  seçecek olan   Uluslar arası Seçici Kurul’dan  bir  üye  LESSEDRA-Çağdaş Sanatlar ve  Sanat Projeleri Galerisini  temsil  eder.

Aşağıdaki  Ödüller  Verilecektir:

I. Ödülü: 500 USD (Eser karşılıklı mutabakatla satın alınmış kabul edilecektir.) Ayrıca sanatçının  özgeçmişinden  ve sanat  yaşamınından ayrıntılı bir kesit bir sonraki  sergi ve yarışmada sanat severlere takdim edilecektir.

II. Ödülü: 200 USD  (3 eser)
III. Ödülü: 100 USD (2 eser)

Özel Ödül (5 eser), 80 USD ve  genç sanatçıları özendirmek üzere bir sonraki yıla ait  katılım  bedelini kapsayan  bir Çek verilecektir. Ayrıca, 300 USD gelecek yıl için davet edilecek  sanatçının kişisel prezentasyonu  ve malzeme  ücreti olarak  ayrılmıştır.

Seçici kurul   II. ve III. Ödülleri için  eser sayısını  ve genç  sanatçılar için de  ödül  sayısını  çoğaltma hakkına  sahiptir.

3.Eserlerin satışından  LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi komisyon  almamaktadır.

4.Sergilenmeye değer  bulunan  eserler 11 Haziran-31 Ağustos 2014 tarihleri  arasında  LESSEDRA Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi-Sofya, BULGARİSTAN’da  sergilenecektir.

Sergi açılışı ve  ödül töreni: 11 Haziran 2014,  Saat 19.00

Eserler Galeriye ulaştıktan sonra dikkatle ve  özenle korunacaktır. Ancak,  eserlerin posta yolu ile gönderimi  sırasında  meydana  gelebilecek  herhangi  bir hasardan veya eserlerin yerine ulaşmamasından  LESSEDRA Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi sorumlu  değildir.

Sergilenen çalışmalar serginin bitiminden itibaren  en geç  beş ay içinde  sahiplerine  postalanır.

Kayıt için  lütfen  aşağıdaki  linki  kullanınız!

 BAŞVURU FORMU  (Anmeldungslink)

En son katılım tarihi: 31 Mart 2014 (posta damgasında yer alan   31 Mart 2014 tarihinden sonraki  gönderimler  kabul edilmeyecektir.)

AYDIN TÜRK AMERİKAN KOLEJİ  III. TAD TÜRKİYE GENELİ RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

III TAD RESİMYARISMASIAydın Türk Amerikan Koleji tarafından düzenlenecek olan    III.TAD RESİM YARIŞMASI’NIN amacı, Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’  ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözünden de hareketle toplumumuzun sanat ve kültür faaliyetlerine katkıda bulunabilmek için Aydın Türk Amerikan Koleji resim yarışması ve sergi düzenlemesi planlanmıştır.

YARIŞMADA KONU SERBESTTİR.

KATILIM KOŞULLARI

  1. Yarışmaya Türkiye genelin de öğrenim görmekte olan tüm ortaokul (5.6.7.8),lise (9.10.11.12),üniversite öğrencileri katılabilir.
  2. Yarışma 3 kategoride yapılacak olup ortaokul öğrencileri, lise öğrencileri ve üniversite öğrencileri kendi aralarında yarışacaktır.
  3. Her öğrenci yarışmaya, daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş 3 (üç) eseriyle katılabilir.
  4. Yarışmaya katılan eserler, ortaokulda kağıt üzerine serbest teknikte, lise ve üniversitede tuval üzerine serbest teknikte yapılmış olmalıdır.
  5. Yarışmaya gönderilen resimlerin ortaokul için kağıt boyutu uzun kenarları 70 cm’ yi geçmemeli, kısa kenarları 35cm’ den az olmamalıdır. Lise ve üniversite için uzun kenarları 150 cm’ yi geçmemeli, kısa kenarları 50 cm’ den az olmamalıdır.
  6. Eserler 15.05.2014 tarihinde saat 17. 00’ a kadar eser toplama merkezine (Aydın Türk Amerikan Koleji) teslim edilmelidir.
  7. Sergilenmeye uygun görülen eserler ve derece alanlar sergilenecektir.
  8. Dereceye giremeyen resimlerin sahipleri sergi süresinin bitiminde (bir ay içinde) resimlerini elden Aydın Türk Amerikan Kolejinden geri alabileceklerdir. Süresi içinde geri alınamayan eserlerin sorumluluğu kabul edilmeyecektir.
  9. Yarışmaya katılan öğrenciler yarışma şartlarını ve seçici kurul kararlarını peşinen kabul etmiş sayılacaktır.
  10. Yarışma sonuçları 16. 05. 2014 günü www.aydinturkamerikankoleji. k12. tr’ den duyurulacaktır. Ödül töreni ise 26. 05. 2014 günü Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sergi Salonun da yapılacaktır.
  11. Eserlerin arka yüzünde, “ESER TESLİM FORMU” doldurulmalı,imzalanmalı ve eserin arkasına iliştirilerek Aydın Türk Amerikan Koleji öğrenci işlerine teslim edilmelidir. İl dışından gelen eserler kargo ile Aydın Türk Amerikan Kolejine gönderilecektir. (Kargo ile gönderilen eserlerin kargo ücretleri eser sahipleri tarafından karşılanacaktır. )
  12. Ödül alan ve sergilenen eserler okulumuz tarafından hazırlanacak katalogda yer alacaklardır.
  13. İlk 3’e giren eser sahipleri 26. 05. 2014 – 30. 05. 2014 tarihleri arasında Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sergi salonunda yapılacak olan törende ödüllerini alacaklardır. Şehir dışından ödül alan eserlerin sahiplerinin ve bir gözetmenin ulaşım ücretleri okulumuzca karşılanacaktır. (Ödül alan eser sahibi +18 den küçük ise yanında bir gözetmeniyle gelmesi uygun görülmüştür.)

ESER TOPLAMA MERKEZİ

Aydın Türk Amerikan Koleji

Yedi Eylül Mah. Çine Cad. No:5 AYDIN

Tel    : 0256 226 52 54

Gsm : 0530 694 14 61

YARIŞMA HAKKINDA ÖN BİLGİ

Selma ÇERÇİ (Aydın Türk Amerikan Koleji Görsel Sanatlar Öğretmeni)

Tel: 0507 697 63 66

SEÇİCİ KURUL

Doç. Dr.  Meltem SÖYLEMEZ

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi)

Yrd. Doç. Sinan ŞENÇİÇEK

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Öğretim Üyesi)

Çağdaş ÖZKAN

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Öğretim Görevlisi)

Derya ŞAHİN

(Y. Yalova Güzel Sanatlar  ve Spor Lisesi Resim Öğretmeni)

Hüseyin  AKSU

(Aydın Türk Amerikan Koleji Kurucusu )

Selma ÇERÇİ

(Aydın Türk Amerikan Koleji Görsel Sanatlar Öğretmeni)

DEĞERLENDİRME

Seçici kurul 16. 05. 2014 tarihinde toplanarak,  eser toplama merkezine verilen eserleri birlikte değerlendirerek sergiyi oluşturur.  Sergilenmeye değer bulunan eserler içinden ödüle değer bulunanları belirler.

PUANLAMA

Bütün resimler ön elemeye girmek üzere numaralar verilerek 6 jüri üyemizin puanlamasına sunulur.  6 jüri kendi beğenilerine ve kriterlerine göre 25’er resim seçerek ön elemeyi sonuçlandırmış olur.  Bundan sonraki puanlama ve mansiyon ödülleri bu 150 resim üzerinden yapılır.  Ön elemeden geçen resimler,  jüri tarafından tekrar oylanır.

Yapılan oylamada jüri kendi ilk üç resmini belirlemek üzere puan verir.  Jüri tarafından seçilen her resim için puanlama aşağıda belirtilmiştir.

  1. Eser: 50 puan
  2. Eser: 30 puan
  3. Eser: 20 puan

Bu puanlamanın sonucunda jüri tarafından seçilen her eser aldığı puana göre derecesini belirler.

Detaylar İçin Lütfen TIKLAYINIZ
Her jürinin 1. 2. 3.  seçtiği eser,  tabloda belirtilen puanlama sistemine göre tekrar toplanır.  Her jürinin 1, 2.  ve 3.  eserlerin aldığı puanlar ayrı ayrı toplanarak en yüksek puanı alan eserlerden en düşük puanı alan esere göre sıralandırılır.  Bunun sonucunda 1. 2. 3.  belirlenir.  Mansiyon ödülleri ise her jürinin kendi yaptığı sıralamalardan belirlediği resimlere verilecektir.

ÖDÜLLER

Ortaokul (5, 6, 7, 8.  sınıflar)

1. lik ödülü–200 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü–150 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü–100 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 Lise (9, 10, 11, 12.  sınıflar)

1. lik ödülü–400 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü–200 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü–100 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 Üniversite

1. lik ödülü – 1000 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü – 500 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü – 250 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 TELİF HAKKI

Yarışmada ödüle değer bulunan eserler,  tüm haklarıyla Aydın Türk Amerikan kolejine ait olacaktır. 

YaRışma sonunda ödül alan eser veya eserler,  bütün telif haklarıyla Aydın Türk Amerikan Koleji tarafından satın alınmış gibi işlem görür.  Aydın Türk Amerikan Koleji,  ödüle ya da sergilenmeye değer bulan eserleri,  etkinliklerinde ve eğitim faaliyetlerinde sergileme,  afiş,  katalog,  broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme medyada yayınlama hakkı da dâhil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır. 

SERGİLEME

Ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan eserler 26. 05. 2014 – 30. 05. 2014 tarihleri arasında Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sergi salonunda sergilenecektir. 

 


ESER TESLİM FORMU

ADI SOYADI                             :

SINIFI                                         :

OKUL ADRESİ                         :

TELEFON                                  :

MAİL ADRESİ                          :

ESERİN ADI                              :

ESERİN BOYUTLARI             :


TELİF HAKKI

Yarışmada ödüle değer bulunan eserler,  tüm haklarıyla Aydın Türk Amerikan kolejine ait olacaktır.

Yarışma sonunda ödül alan eser veya eserler,  bütün telif haklarıyla Aydın Türk Amerikan Koleji tarafından satın alınmış gibi işlem görür.  Aydın Türk Amerikan Koleji,  ödüle ya da sergilenmeye değer bulan eserleri,  etkinliklerinde ve eğitim faaliyetlerinde sergileme,  afiş,  katalog,  broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme medyada yayınlama hakkı da dâhil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır.

İmza