Yazılar

14 Eylül’de başlayan 22. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen yarışmaların kazananları, 19 Eylül Cumartesi günü, Adana Divan Oteli’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

22 altın koza

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda en iyi film ödülü, yapımcılığını Nadir Öperli, Enis Köstepen, Cem Doruk’un, yönetmenliğini ise Emin Alper’in yaptığı “Abluka” isimli filmi oldu.

Yılmaz Güney Ödülü, yapımcılığını ve yönetmenliğini Faruk Hacıhafızoğlu’nun yaptığı “Kar Korsanları” isimli filmin olurken, Adana Jürisi seçimini, Emin Alper’in yönettiği “Abluka”dan yana kullandı. Yarışmada en iyi yönetmen ödülünü ise, “Sarmaşık” isimli filmiyle, Tolga Karaçelik aldı. En iyi senaryo ödülüne ise, “Ana Yurdu” isimli filmiyle Senem Tüzen layık görüldü.
Festivalde bu yıl ilk defa gerçekleştirilen Adana Konulu Senaryo Yarışması’nın kazananı ise, Hikmet Ozan Sihay tarafından kaleme alınan “Tepebağ Çıkmazı” isimli eserin oldu.

Bu yıl 14 – 20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 22. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Adana Konulu Senaryo Yarışması, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’nın sonuçları açıklandı. Sonuçlar, 19 Eylül Cumartesi günü, Adana Divan Oteli’nde düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.

Basın toplantısında, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Altın Koza A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Halil Avşar, Festival Direktörü Candan Yaygın, Festival Sinema Programları Direktörü Kadir Beycioğlu, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı yönetmen Ümit Ünal, yarışmanın jüri üyeleri yönetmen Deniz Akçay Katıksız, oyuncular Ali Düşenkalkar ve Selen Uçer, görüntü yönetmeni Gökhan Atılmış, Eurimages Türkiye temsilcisi Mehmet Demirhan ve müzisyen Rahman Altın’ın yanı sıra, festivalin kısa metraj film yarışmalarının koordinatörü Hilmi Etikan ve Adana Konulu Senaryo Yarışması’nın jüri üyesi, Işıl Özgentürk katıldı.

Festival kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın sonuçları şöyle:
altın koza
En İyi Film – Abluka (Yön: Emin Alper / Yapımcı: Nadir Öperli, Enis Köstepen, Cem Doruk)
Yılmaz Güney Ödülü – Kar Korsanları (Yönetmen ve Yapımcı: Faruk Hacıhafızoğlu )
Adana İzleyici Ödülü – Abluka (Yönetmen:Emin Alper, Yapımcı: Nadir Öperli, Enis Köstepen, Cem Doruk)

En İyi Yönetmen –  Tolga Karaçelik (Sarmaşık)

En İyi Senaryo – Senem Tüzen (Ana Yurdu) – Oy çokluğuyla

En İyi Kadın Oyuncu – Nihal Koldaş (Ana Yurdu)

En İyi Erkek Oyuncu – Nadir Sarıbacak (Sarmaşık)

En İyi Müzik – Demircan Demir (Kasap Havası) – Oy çokluğuyla

En İyi Görüntü Yönetmeni – Vedat Özdemir (Ana Yurdu) – Türksoy Gölebeyi (Kar Korsanları)

En İyi Sanat Yönetmeni – İsmail Durmaz (Abluka)

En İyi Kurgu – Osman Bayraktaroğlu (Abluka)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Hülya Böceklioğlu (Yarım)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Özgür Emre Yıldırım (Eksik)

Türkan Şoray Umut Genç Veren Kadın Oyuncu – Ece Yüksel (Nefesim Kesilene Kadar)

Umut Veren Genç Erkek Oyuncu – Berkay Ateş (Abluka)

Jüri Özel Mansiyon Ödülü – Ece Atay (Yarım)

SİYAD En İyi Film Ödülü – Ana Yurdu – Senem Tüzen

Film – Yön En İyi Yönetmen Ödülü – Senem Tüzen – Ana
Yurdu

Ödüllerin gerekçeleri ise şu şekilde açıklandı:

En İyi Film : Güncel ve yerel bir konuyu, evrensel bir bakış açısıyla, yetkin ve çarpıcı bir sinema diliyle anlattığı için oybirliğiyle Abluka filmine verilmiştir.

Yılmaz Güney Özel Ödülü: Tarihimizin çok önemli ve acılarla dolu bir dönemini, naifliği ölçüsünde derinlikli bir anlatımla perdeye aktarmayı başardığı için oybirliğiyle Kar Korsanları filmine verilmiştir.

En İyi Yönetmen Ödülü: Sınırlı bir alanda kapalı kalmış insanların ruhsal çöküşünü, gizli ve açık şiddetini, güçlü oyuncu yönetimi ve sinemasal anlatımla metaforik bir derinlik yaratarak sinemaya aktarmayı başardığı için Sarmaşık filmi ile oybirliğiyle Tolga Karaçelik’e verilmiştir.

En İyi Senaryo: Anne kız ilişkisini modern ve gelenekselin çatışması ekseninde, ender rastlanılan incelikli bir gözlem gücü ve cesaretle anlatabildiği için, Ana Yurdu filmi ile oyçokluğuyla Senem Tüzen’e verilmiştir.

En İyi Kadın Oyuncu: Alışılagelmiş denilebilecek bir anne karakterini, senaryonun özgün çizgileri doğrultusunda tüm açıları ile doğal ve detaylı yorumlayarak oluşturduğu duru ve güçlü oyunu sebebiyle Ana Yurdu filmindeki rolüyle Nihal Koldaş’a oybirliğiyle verilmiştir.

En İyi Erkek Oyuncu: Detaylı ve sıra dışı oyunuyla Sarmaşık filmindeki rolü ile Nadir Sarıbacak’a oybirliğiyle verilmiştir.

En İyi Müzik: Uluslararası ölçülerdeki film müziği yaklaşımını, yerel müzikal dil ile tutarlı ve ustaca tasarlayarak yakaladığı dengeli anlatımdan ötürü Kasap Havası ile Demircan Demir’e oy çokluğuyla verilmiştir.

En İyi Görüntü Yönetimi: En İyi Görüntü Yönetimi Ödülü, Kar Korsanları ve Ana Yurdu filmlerinin görsel atmosferini büyük bir doğallıkla kuran, teknik anlamda yetkin ve yenilikçi çalışmalarından dolayı görüntü yönetmenleri Türksoy Gölebeyi ve Vedat Özdemir arasında paylaştırılmıştır.

En İyi Sanat Yönetimi: Yaratıcı çözümlerle titizlikle hazırlanmış, ikna edici ve doğal çevre tasarımından dolayı En İyi Sanat Yönetimi Ödülü’nün Abluka filmiyle İsmail Durmaz’a verilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

En İyi Kurgu: En İyi Kurgu Ödülü zaman ve gerçek algısıyla kışkırtıcı bir şekilde oynayan kurgusu için Abluka filmiyle Osman Bayraktaroğlu’na verilmiştir.

En İyi Yardımcı Erkek: Eksik Filmindeki Devrim karakteriyle gerçeklik sınırlarını zorlayan olağanüstü yorumu sebebiyle Özgür Emre Yıldırım En İyi Yardımcı Erkek oyuncu ödülüne layık görülmüştür.

En İyi Yardımcı Kadın: En İyi Yardımcı Kadın ödülü mizahi, gerçekçi, katmanlı oyunuyla Yarım Filmindeki rolüyle Hülya Böceklioğlu’na verilmştir.

Türkan Şoray Umut Veren Kadın Oyuncu Ödülü: Hacmen çok küçük bir role kattığı oyun çeşitliliği ve akılda kalıcılığıyla Nefesim Kesilene Kadar filmindeki rolüyle verilmiştir.

Umut Veren Erkek: Umut Veren Erkek Oyuncu ödülü, zorlu bir kırılma yaşayan bir karakteri tüm boyutlarıyla ele alıp yansıtan oyunuyla Abluka filmindeki rolüyle Berkay Ateş’e verilmiştir.

Jüri Özel Mansiyon Ödülü: Genç yaşına rağmen sergilediği etkileyici oyunu ve perdede yarattığı etki dolayısıyla jüri, Yarım filminden, Ece Atay’a, Mansiyon ödül vermiştir.

Film Yön – En İyi Yönetmen Ödülü Gerekçesi:
Film Yönetmenleri Derneği jürisi, yalın bir öyküyü olgun ve bütünlüklü bir sinema diliyle kurabildiği, karakterlerini çok katmanlı ve gerçekçi bir bakışla anlatabildiği için oy birliğiyle Senem Tüzen’in yönetmenliğini yaptığı, ‘Ana Yurdu’ filmini En İyi Yönetmen Ödülü’nü vermeye değer bulmuştur.

SİYAD En İyi Film Ödülü Gerekçesi:

SİYAD jürisi, tutuculuğu deliliğe dönüşen bir toplumda, ayakta durma iradesine sahip bir kaının ve ebeveyn – çocuk arasındaki ilişkinin, karanlık ve aydınlık taraflarını hem cesaret hem sevgiyle anlatmadaki başarısı nedeniyle, Senem Tüzen’in Ana Yurdu filmini ödülü oy çokluğuğla layık gördü.

ADANA KONULU SENARYO YARIŞMASINA İLGİ BÜYÜKTÜ

Adana Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin yarışmalı bölümlerinde bu yıl ilk kez
gerçekleştirilen Adana Konulu Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nı kazananlar belli oldu.

Senaryo yarışmasına büyük ilgi gösterildi, 63 özgün senaryo başvuruda bulundu. Dr. S.Haluk Uygur, Faruk Karaçay ve Hakan Haksun’dan oluşan ön seçici kurul 63 senaryodan 8 tanesini ana jürinin değerlendirmesi için ayırdı.

Erden Kıral, Füruzan, Abdurrahman Keskiner, Işıl Özgentürk ve Muzaffer İzgü’den oluşan senaryo jürisi oy çokluğuyla, film festivaline gitme hayallerini sonuna kadar koruyan bir avuç gencin, aslında direnmenin, dayanışmanın öyküsünü anlatan, karakterlerin iyi işlendiği ve iyi bir dramaturjiye sahip olan Hikmet Ozan Sihay’ın Tepebağ Çıkmazı’na birincilik ödülünü, ana karakterin sakin ve güvenli bir liman bulmak üzere çıktığı tinsel yolculukta öyküyü iki düzlemde işleyen, iki farklı yaşamı başarıyla aktarmasından ötürü Gökhan Karahaner’in İnsancıklar’ına ikincilik ödülünü, yaşlı bir çiftin Adana kentinin her yerine dağılmış çocuklarını ziyareti süresince, gerçeği bir türlü söyleyememenin çaresizliğini, sıkıntısını betimleyen İsmail Doruk’un On Adım’ına üçüncülük ödülünü verdi.

AKDENİZLİ KISA FİLMCİLER ALTIN KOZA’DA BULUŞTU

Artık tüm Akdeniz ülkeleri sinema çevrelerince, özellikle genç yönetmenler tarafından, dikkatle izlenen bir etkinlik olan ve jüri üyeleri,  film eleştirmeni Dubravka Lakic, akademisyen Prof.Dr. Şükran Kuyucak Esen,  belgesel film yönetmeni Dr. Habib Nasry,  oyuncu Ülkü Duru ve canlandırma yönetmeni Ayce Kartal tarafından değerlendirilen sonuçlar şöyle:

En İyi Kurmaca Film
Ave Maria / Ave Maria Yön: Basil Khalil ( Filistin-Fransa- Almanya )

En İyi Canlandırma Film
Fuligem / Fuligem   Yön: David Doutel (Portekiz )

En İyi Belgesel Film
Şarkı Başladığında / When A Song Begins  Yön: Yannis Pothos ( Yunanistan)

En İyi Deneysel Film
Savaş Bölgesi / War Zone  Yön: Oğuzhan Kaya (Türkiye)
Kurmaca Dalı Jüri Özel Ödülü
Üçüncü El /The Third Hand Yön: Hicham Elladdaqi (Fas)
Belgesel Dalı Jüri Özel Ödülü
Dioni / Dioni Yön: Thanos Psichogios (Yunanistan)

GELECEĞİN SİNEMACILARI ADANA’DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI

Üniversitelerimizin güzel sanatlar ve iletişim fakülteleri sinema-televizyon bölümleri öğrencilerinin katılabildiği ve filmlerin bu yıl, yönetmen Murat Şeker, oyuncu Ekin Türkmen, belgesel film yönetmeni Sadık Arslankara, sanat yönetmeni Ziya Ülkenciler ve canlandırma film yönetmeni Sinem Sakaoğlu tarafından değerlendirildiği yarışmanın sonuçları ise şöyle:
En İyi Kurmaca Film
“Cemalettin Was Here”  Yön: Mert Özel (Istanbul Üniversitesi)
En İyi Belgesel Film
“Godesbana” Yön: Nursena Şimşek   (Akdeniz Üniversitesi)
En İyi Canlandırma Film
“ Kök” Yön: Osman Çubukçu, Önder Menken   (Anadolu Üniversitesi)
En İyi Deneysel Film
“Renklerin Düşüşü”  Yön: Karis Deniz Kara  (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Ün.)
Belgesel Dalı Jüri Özel Ödülü
“Afro Türk”  Yön: Betül Usta  (Akdeniz Üniversitesi)

tarihte-bugun-ne-oldu14 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 104. (artık yıllarda 105.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 261 gün vardır.

Olaylar

  • 1205 – Bulgar çarı Kaloyan komutasındaki Bulgarlar ile Latin İmparatoru I. Baodouin komutasındaki Haçlılar arasında Adrianople Savaşı yaşandı.Kumanlar ve Bizanslı Yunanların desteği ile başarılı bir pusu kuran Bulgarlar tarafından savaş kazanılmıştır.
  • 1828 – Noah Webster ilk İngilizce sözlüğü olan An American Dictionary of the English Languageı yayımladı.
  • 1865 – ABD Başkanı Abraham Lincoln’e John Wilkes Booth tarafından suikast yapıldı, Lincoln ertesi sabah öldü.
  • 1894 – Thomas Edison, sinemanın bir öncüsü sayılabilecek kinetoscope adlı cihazının ilk gösterisini yaptı.
  • 1900 – Paris Uluslararası Fuarı açıldı. Fuarda Osmanlı Pavyonu da yer aldı.
  • 1912 – Bir Alman şirketine 1910’da ısmarlanan Galata Köprüsü hizmete girdi. Köprüden geçiş 1930’a kadar paralı olarak sağlandı. ‘Müruriye’ denilen geçiş parasını, önlükler giyen tahsildarlar topluyordu.
  • 1912 – Dönemin en büyük yolcu gemisi RMS Titanic gece yarısından önce 23:40 sularında bir buzdağı ile çarpıştı ve batmaya başladı.
  • 1928 – Eski Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey, bakanlık bütçesinin kullanılmasında usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle dokunulmazlığı kaldırılarakYüce Divan’a verildi.
  • 1931 – İspanya’da Kral XIII. Alfonso tahttan çekildi ve cumhuriyet ilan edildi.
  • 1944 – Hindistan’ın Bombay Limanındaki büyük patlama 300 kişinin ölümüne yol açtı.
  • 1947 – Güreşçi Yaşar Doğu Avrupa Şampiyonu oldu, Türkiye milli takımı Avrupa üçüncülüğünü kazandı.
  • 1956 – Chicago, Illinois’de video ilk kez halka tanıtıldı.
  • 1981 – Bülent Ersoy, Londra’da geçirdiği ameliyatla cinsiyet değiştirdi.
  • 1987 – Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na tam üyelik için resmen başvurdu. Türkiye’nin AET’ye tam üyelik başvurusu Devlet Bakanı Ali Bozer tarafından Belçika Dışişleri Bakanı ve AET Dönem Başkanı Leo Tindemans’a verildi.
  • 1992 – Başbakan Turgut Özal’a silahlı saldırıda bulunan ve 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Kartal Demirağ, şartlı tahliyeden yararlanarak serbest kaldı.
  • 1994 – ABD jetleri, Irak’ın kuzeyinde, üç Türk subayının da bulunduğu iki helikopteri yanlışlıkla düşürdü.
  • 1994 – Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın grup konuşması hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet ve Yargıtay başsavcılıkları üç ayrı soruşturma açtı.
  • 1999 – NATO savaş uçakları yanlışlıkla Kosovalı Arnavut mültecilerin konvoyunu bombaladı, 75 kişi öldü.
  • 2000 – Rusya nükleer savaş başlığı sayısının indirimini öngören Start-II anlaşmasını onayladı.
  • 2007 – Ankara’nın Tandoğan meydanında Cumhuriyet Mitingi gerçekleştirildi
  • 2010 – Çin ‘in Çinghay eyaletinde 7.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.En az 600 ölü, 10.000 yaralı.

Doğumlar

  • 1629 – Christiaan Huygens, Hollanda’lı gökbilimci, matematikçi ve fizikçi (ö. 1695)
  • 1889 – Arnold Joseph Toynbee, İngiliz tarihçi (ö. 1975)
  • 1892 – Gordon Childe, Avustralyalı arkeolog (ö .1957)
  • 1904 – John Gielgud, İngiliz oyuncu (ö. 200)
  • 1925 – Rod Steiger, ABD’li aktör (ö. 2002)
  • 1935 – Erich von Däniken, İsviçreli yazar
  • 1938 – Mahmud Esad Coşan, Türk akademisyen, yazar, din adamı (ö. 2001)
  • 1940 – Valeri Brumel, Rus yüksek atlamacı (ö. 2003)
  • 1941 – Julie Christie, İngiliz aktris
  • 1965 – Ümit Ünal, Türk film yönetmeni ve senarist
  • 1968 – Anthony Michael Hall, ABD’li aktör
  • 1970 – Emre Altuğ, Türk pop/rock sanatçısı
  • 1973 – Adrien Brody, ABD’li aktör
  • 1973 – Roberto Ayala, Arjantinli futbolcu.
  • 1976 – Ali Lukunku, Kongolu eski millî futbolcu.
  • 1977 – Serkan Altuniğne, Türk karikatürist
  • 1979 – Kerem Tunçeri, Türk basketbolcu
  • 1982 – Uğur Boral, Türk futbolcu
  • 1996 – Abigail Breslin, Amerikalı aktris

Ölümler

  • 1759 – George Frideric Handel, Alman besteci (d. 1685).
  • 1930 – Vladimir Mayakovsky, Rus yazar (d. 1893)
  • 1935 – Amalie Emmy Noether, Alman matematikçi (d. 1882)
  • 1963 – Arthur Jonath, Alman atlet (d. 1909)
  • 1964 – Rachel Carson, ABD’li yazar (d. 1907)
  • 1975 – Fredric March, ABD’li aktör (d. 1897).
  • 1981 – Suavi Süalp, Türk mizahçı (d. 1926)
  • 1981 – Faik Kurdoğlu, Türk siyasetçi. (d. 1892)
  • 1986 – Simone de Beauvoir, Fransız feminist yazar (d. 1908)
  • 1995 – Burl Ives, ABD’li aktör ve şarkıcı (d. 1909).
  • 1997 – Seniye Fenmen, seramik sanatçısı
  • 2002 – Abdurrahman Palay, tiyatro ve sinema oyuncusu, seslendirme sanatçısı, yönetmen, senarist (d. 1923)
  • 2005 – Esen Ünür, gazeteci ve yazar (d. 1942)
  • 2009 – Salih Neftçi, ekonomist ve yazar (d. 1947)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Toptancılar Günü

orhan-pamukAydın Doğan Vakfı’nın kurucusu adına 1996 yılından bu yana düzenlediği Aydın Doğan Ödülü’nün, Vakıf Yönetim Kurulu 2015 yılında “Roman” dalında verilmesine karar verdi.

Doğan Hızlan Başkanlığında, Prof. Dr. İnci Enginün, Prof. Dr. Nüket Esen, Semih Gümüş, Prof. Dr. Handan İnci, Prof. Dr. Turan Karataş, Prof. Dr. Jale Parla, Ömer Türkeş ve Metin Celal Zeynioğlu’dan oluşan Seçici Kurul 6 Şubat 2015 Cuma günü, yaptığı toplantıda; Eserleri ile Türk edebiyatına romanın farklı türlerini getirdiği ve bu farklı türlerle kendisini izleyen genç romancılara yeni uygulama ufukları açtığı; burası ve ötesi, dünyevi ve uhrevi, Doğu ve Batı kutuplarını ustalıkla bir araya getirdiği; Türk romanını dünyada temsil eden ustalarımız arasında yer aldığından 2015 Aydın Doğan Ödülü’nün “Roman” dalında Orhan Pamuk’a verilmesine oy birliği ile karar verdi.

TÜRK İNSANININ KÜLTÜR VE YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTMEK AMACIYLA VERİLİYOR

Aydın Doğan Ödülü, ülkemizde kültür, sanat, edebiyat ve bilim eserlerini yaratıcılarının kişiliğinde, çeşitli dallar için verilen uğraşları, özveriyi, kaliteyi ve mükemmelliğinin yanı sıra emek verenlerin çalışma ve birikimleri ile ulusal ve uluslararası platformda övgü kazananları, mesleklerine başladıkları günden bugüne kadar gösterdikleri başarılar doğrultusunda ödüllendirerek, Türk insanının kültürünü ve yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla verilmektedir.

ORHAN PAMUK

Orhan Pamuk 1952’de İstanbul’da doğdu. Cevdet Bey ve Oğulları ve Kara Kitap romanlarında anlattığına benzer kalabalık bir ailede, Nişantaşı’nda büyüdü. Otobiyografik kitabı İstanbul’da anlattığı gibi çocukluğundan yirmi iki yaşına kadar yoğun bir şekilde resim yaparak ve ileride ressam olacağını düşleyerek yaşadı. Liseyi İstanbul’daki Amerikan lisesi Robert Kolej’de okudu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde üç yıl mimarlık okuduktan sonra, mimar ve ressam olmayacağına karar verip okulu bıraktı ve İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik okudu. Pamuk, yirmi üç yaşından sonra romancı olmaya karar vererek başka her şeyi bıraktı ve kendini evine kapatıp yazmaya başladı. İlk romanı “Cevdet Bey ve Oğulları” 1982’de yayımlandı ve Orhan Kemal Roman Armağanı’nı ve Milliyet Roman Ödülü’nü aldı. Pamuk ertesi yıl “Sessiz Ev” adlı romanını yayımladı ve bu kitabın Fransızca çevirisiyle 1991’de Prix de la Découverte Européenne’i kazandı. Venedikli bir köle ile bir Osmanlı âlimi arasındaki gerilimi ve dostluğu anlatan romanı Beyaz Kale (1985), pek çok dile çevrilerek Pamuk’a uluslararası ününü sağlayan ilk romanı oldu. Aynı yıl karısıyla Amerika’ya gitti ve 1985-88 arasında New York’ta Columbia Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. İstanbul’un sokaklarını, geçmişini, kimyasını ve dokusunu, kayıp karısını arayan bir avukat aracılığıyla anlatan “Kara Kitap”ı 1990’da yayımladı. Fransızca çevirisiyle France Culture Ödülü’nü kazanan bu roman, geçmişten ve bugünden aynı heyecanla söz edebilen bir yazar olarak Pamuk’un ününü hem Türkiye’de hem de yurtdışında genişletti. 1991’de, Pamuk’un Rüya adını verdiği bir kızı oldu.

1994’te, esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli bir genci hikâye ettiği “Yeni Hayat” adlı şiirsel romanı yayımlandı. Osmanlı ve İran nakkaşlarını, Batı dışındaki dünyanın görme ve resmetme biçimlerini bir aşk ve aile romanının entrikasıyla hikâye ettiği “Benim Adım Kırmızı” adlı romanı 1998’de yayımlandı. Bu kitapla Fransa’da Prix du Meilleur livre étranger (2002), İtalya’da Grinzane Cavour (2002) ve İrlanda’da International Impac-Dublin (2003) ödüllerini kazandı. 1990’ların ortasından itibaren Pamuk, insan hakları ve düşünce özgürlüğü konularında yazdığı makalelerle Türkiye devletine karşı eleştirel bir tavır takındı. Yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli gazete ve dergilere yazdığı edebi, kültürel makalelerden oluşturduğu geniş bir seçmeyi 1999 yılında “Öteki Renkler” adıyla yayımladı. “İlk ve son siyasi romanım” dediği “Kar” adlı kitabını 2002’de yayımladı. Kars şehrinde, siyasal İslamcılar, askerler, laikler, Kürt ve Türk milliyetçileri arasındaki şiddeti ve gerilimi hikâye eden bu kitap, New York Times Book Review tarafından 2004 yılının en iyi 10 kitabından biri seçildi. Pamuk’un 2003 yılında yayımladığı “İstanbul”, yazarın hem yirmi iki yaşına kadar olan hatıralarını aktardığı bir hatıra kitabı, hem de kendi kişisel albümüyle, Batılı ressamların ve yerli fotoğrafçıların eserleriyle zenginleştirilmiş, İstanbul üzerine bir denemedir. Kitapları 62 dile çevrilmiş, bütün dünyada on iki milyon satmış olan Pamuk, pek çok üniversiteden şeref doktorası aldı. Alman Kitapçılar Birliği tarafından 1950 yılından beri verilmekte olan, Almanya’nın kültür alanındaki en seçkin ödülü olarak kabul edilen Barış Ödülü, 2005’te Orhan Pamuk’a verildi. Ayrıca “Kar” Fransa’da her yıl en iyi yabancı romana verilen Le Prix Médicis étranger ödülünü aldı. Aynı yıl Prospect dergisi tarafından dünyanın 100 entelektüeli arasında gösterildi ve 2006 yılında Time dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi. American Academy of Arts and Letters’ın ve Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nin şeref üyesi olan Pamuk, senede bir dönem Columbia Üniversitesi’nde ders veriyor.

NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜNÜ KAZANAN İLK TÜRK

Orhan Pamuk 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alarak bu ödülü kazanan ilk Türk oldu. Pamuk 2008’de aşk, evlilik, dostluk, mutluluk gibi konuları bireysel ve toplumsal boyutlarıyla işlediği “Masumiyet Müzesi” adlı romanını; 2010 yılında ise çocukluğundan başlayarak hayatını ve edebiyatla ilişkisini eksen alan yazı ve röportajlarından oluşan “Manzaradan Parçalar”ı yayımladı. Pamuk, 2009’da Harvard Üniversitesi’nde verdiği Norton derslerini 2011 yılında Saf ve Düşünceli Romancı adıyla kitaplaştırdı. 2012’de İstanbul’da Masumiyet Müzesi’ni açtı ve müzenin kataloğu “Şeylerin Masumiyeti”ni yayımladı. Aynı yıl Avrupa kültürüne olağanüstü katkılarından dolayı Danimarka’da Sonning Ödülü’nü aldı. 2013’te ise kitaplarından seçtiği en güzel parçalardan oluşan “Ben Bir Ağacım” ı yayımladı. Masumiyet Müzesi, Avrupa Müzeler Forumu tarafından 2014 yılında Avrupa’nın en iyi müzesi seçildi.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE AYDIN DOĞAN ÖDÜLLERİ

1) 1997 Aydın Doğan Ödülü: Roman Adalet Ağaoğlu
2) 1998 Aydın Doğan Ödülü: Soysal ve Beşeri Bilimler Prof. Dr. Doğan Kuban ve Prof. Dr. Emre Kongar
3) 1999 Aydın Doğan Ödülü: Görsel Sanatlar Ara Güler
4) 2000 Aydın Doğan Ödülü: Şiir Melih Cevdet Anday
5) 2001 Aydın Doğan Ödülü: Tarih İlber Ortaylı
6) 2002 Aydın Doğan Ödülü: Klasik Batı Müziği Ankara Devlet Konservatuarı
7) 2003 Aydın Doğan Ödülü: Arkeoloji Ord. Prof. Dr. Sedat Alp ve Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu
Hizmet Ödülü: Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü ve Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araşt. Enstitüsü
8) 2004 Aydın Doğan Ödülü: Türk Halk Müziği Yücel Paşmakçı
Hizmet Ödülü: İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı ile Folklor Kurumu
9) 2005 Aydın Doğan Ödülü: Kent Mimarisi, Kent Dokusu İzmir Konak Meydanı Düzenlemesi ve Kastamonu Tarihi Kent Dokusu İyileştirme Projeleri
10) 2006 Aydın Doğan Ödülü: Resim Adnan Varınca
11) 2007 Aydın Doğan Ödülü: Moda Tasarımı Özlem Süer ve Ümit Ünal
12) 2008 Aydın Doğan Ödülü: Heykel Seyhun Topuz
13) 2009 Aydın Doğan Ödülü: Tiyatro Genco Erkal
14) 2010 Aydın Doğan Ödülü: Sinema Nuri Bilge Ceylan
15) 2011 Aydın Doğan Ödülü: Türk Halk Müziği Mehmet Özbek
Hizmet Ödülü: Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı
16) 2012 Aydın Doğan Ödülü: Öykü Selim İleri
17) 2013 Aydın Doğan Ödülü: Türk Müziği Prof. Dr. Nevzat Atlığ Türk Musikisi Vakfı
18) 2014 Aydın Doğan Ödülü: Fotoğraf Ozan Sağdıç
Hizmet Ödülü: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü

Bu yıl 13. kez gerçekleştirilecek İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali, 42 ülkeden 175 kısa filmi İzmirli sanatseverlerle buluşturacak

Altı gün sürecek festivalin ulusal kategorisinde 10, uluslararası bölümünde ise 12 film ”Altın Kedi” ödülü için yarışacak.

İzmir Sinema Derneği‘nin, Fransız Kültür Merkezi, Goethe Enstitüsü ve İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) ile işbirliği ile organize edilen festival, bugün akşam düzenlenecek tören ile başlayacak.

Uluslararası platformda giderek daha fazla sesini duyurmaya başlayan festivale, bu yıl 71 ülkeden 2 binden fazla film başvururken, eleme ve değerlendirme grubu tarafından seçilen 175 film izleyicilerle buluşacak.

“ALTIN KEDİ” ÖDÜLLERİ

Festivalde verilen ”Altın Kedi” ödülleri için ulusal kategoride 10, uluslararası bölümde ise 12 film yarışacak.

”Altın Kedi” ödüllerini belirleyecek jürinin başkanlığını 3 Kıta Film Festivali’nin kurucusu, senarist Philippe Jalladeau üstlenirken, jüride yönetmen Ümit Ünal, oyuncu Serra Yılmaz, sinema yazarları Alin Taşcıyan, Banu Bozdemir, Serdar Kökçeoğlu, Müge Turan ile Cannes Film Festivali Kısa Filmler Bölümü Müdürü Alice Kharoubi yer alacak.

Yarışma filmleri ve özel gösterimlere ek olarak, ”büyük ustalar” bölümünde bu yıl unutulmaz filmlere imza atan Krzysztof Kieslowski’nin 1969-1980 yılları arasında yapmış olduğu belgesel kısa filmler de festival kapsamında izlenebilecek.

”Altın Kedi” ödülü festivalin son günü olan 26 Kasım Pazartesi akşamı Fransız Kültür merkezi’nde düzenlenecek etkinlikle sahiplerine verilecek.

Sinemaseverler, altı gün boyunca kısa film izlemenin yanı sıra, paneller, söyleşiler, sergiler ve sanatçılarla buluşma etkinliklerine de katılma olanağını bulacak.

Festival komitesi, ulusal filmler alanında genç oyunculara destek verme ve tanıtımlarına katkıda bulunma amacıyla bu yıl ”Altın Kedi” ödüllerine ”genç ve umut veren oyuncu” kategorisini ekledi.

Festivalin bir diğer yeniliği de ”Kısa Film Marketi” adı altında gerçekleşecek. 13. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali süresince seçilmiş filmler, bilgisayar ortamında tüm ziyaretçilerine sunulacak. Sinemaseverler, Fransız Kültür Merkezi’nin kütüphanesinde bulunan bilgisayarlarda dünyanın her köşesinden gelen kısa filmleri izleyebilecek.

Sinema tutkunları, festival kapsamında Robert Wiene’nin yönettiği 1920 yapımı Alman filmi ”Dr. Caligari’nin Muayenehanesi”ni de izleyebilecekler. Sessiz sinema döneminde çekilmiş ve siyah-beyaz olan film, Alman sinemasının en etkili yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. İKSEV ve Goethe Enstitüsü işbirliğiyle İzmir’e ulaşan bu filmin gösterimine müzisyen Zafer Çebi piyanosuyla eşlik edecek.

TÜRSAK Vakfı ve T.C. Sinema Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen En İyi İlk Senaryo Yarışması’yla, ilk uzun metrajlı film senaryosunu yazacak senarist adaylarına destek verilecek.

Sinemanın en temel yapısını oluşturan “senaryo”nun önemini pekiştirmek ve Türkiye’de senaryo yazarlığının evrensel boyutlarda gelişimine katkıda bulunmak amacıyla, TÜRSAK Vakfı ve T.C. Sinema Genel Müdürlüğü’nce; ilk uzun metraj film senaryosunu yazacak olan senaristlere bu yıl bu yarışma sayesinde ilk kez destek verilecek.
Son başvuru tarihi 17 Kasım 2012 olan yarışmada ipi göğüsleyecek senaryo sahibine 20.000 Lira ödül verilecek.

YARIŞMASI”NIN ANA JÜRİSİ BELLİ OLDU!

 
“En İyi İlk Senaryo Yarışması”’nın jürisi şu isimlerden oluşuyor:

Senarist – Yönetmen Ümit Ünal
Senarist Ebru Ceylan
Oyuncu Zafer Algöz
Senarist – Yönetmen Yüksel Aksu
Yapımcı – Yönetmen Murat Şeker
Gazeteci – Yazar Yekta Kopan
Yapımcı  Elif Dağdeviren
Cast Direktörü Harika Uygur
Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik
T.C. Sinema Genel Müdürü Cem Erkul
Türsak Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil

Kaynak : [-]

 

Uluslararası 12. İzmir Film Festivali önceki gece ödüllerin dağıtıldığı törenle sona erdi. Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’nda “Nar” en iyi film seçilirken, “Labirent”, “Simurg”, “Aşk ve Devrim” ve “Geriye Kalan” isimli yapımlar çeşitli dallarda ödülleri paylaştı

NAR FİLMİ

İzmir’de 11 yıl aradan sonra bu yıl sanatseverlerle yeniden buluşan Uluslararası İzmir Film Festivali, önceki gece Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen ödül dağıtım töreniyle sona erdi.
Başbakanlık Tanıtma Fonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Kalkınma Ajansı’nın destekleri ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğinde hayata geçirilen 12. Uluslararası İzmir Film Festivali’nin kapanış gecesinde Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’nın ödülleri sahiplerine verildi.
Sunuculuğunu başarılı oyuncu Şenay Gürler’in yaptığı gecede değerlendirmeye alınan 10 filmden “Labirent”, “Nar”, “Simurg” “Aşk ve Devrim” ve “Geriye Kalan” isimli yapımlar ödüle layık görüldü. Ödül törenine katılan isimler arasında Yunan senarist, yönetmen, müzisyen ve oyuncu Costas Ferris ile İranlı ünlü yönetmen Mania Akbari de vardı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün konuşmasıyla başlayan törende ilk olarak festivale katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür plaketleri verildi. Ardından Yunan yönetmen Costas Ferris’in de aralarında bulunduğu 10 kişilik orkestra konser verdi. Yunan ezgilerinin yer aldığı müzik dinletisi, konuklara keyifli dakikalar yaşattı. Ödül alan oyuncu ve yönetmenler, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın kapatılmaması çağrısında bulundu.

İŞTE ÖDÜL ALANLAR
Siyad En İyi Film Ödülü: “Simurg”
Alim Şerif Onaran Ödülü: “Nar”
En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: “Aşk ve Devrim” filminin oyuncuları Gün Koper, Ayberk Pekcan, Bedir Şirin
En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: “Geriye Kalan” filminin oyuncusu Şebnem Hassanisoughi
En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: “Labirent” filminden Burak Kanbir
Jüri Özel Ödülü: Ruhi Karadağ’ın yönettiği “Simurg” filmi

En İyi Senaryo Ödülü: “Geriye Kalan” filmi Çiğdem ve Şebnem Vitrinel kardeşler ile “Nar” filmi Ümit Ünal
En İyi Yönetmen Ödülü: “Labirent” filminin yönetmeni Tolga Örnek
En İyi Film Ödülü: “Nar”

Kaynak : [-]

31. İstanbul Film Festivali için geri sayım da son 3 gün

31. İstanbul Film Festivali

31. İstanbul Film Festivali, 31 Mart’ta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek törenle başlayacak. Sinemaseverler, 16 gün boyunca 23 bölümde 7 sinemada 200’ün üzerinde filmi görme imkanına sahip olacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Akbank sponsorluğunda düzenlenen 31. İstanbul Film Festivali için geri sayım başladı. Festival, 31 Mart–15 Nisan tarihlerinde yapılacak.

İstanbul Film Festivali, sinemaseverlere 23 bölümde 200’ün üzerinde filmden oluşan programının yanı sıra ünlü konuklar, usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, sinema dersleri, ustalık sınıfları ve konserlerle dolu dolu iki hafta vaat ediyor.

Festivalin gösterimleri geçen yıl olduğu gibi Beyoğlu’nda Atlas, Fitaş 1 ve 4, Beyoğlu, Pera Müzesi, Nişantaşı’nda City Life (City’s) ve Kadıköy’de Rexx olmak üzere 7 salonda yapılacak.

Filmlerin gösterim saatleri 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30 olacak. Festivalin büyük ilgi gören ”Geceyarısı Sineması” gösterileri bu yıl da sürecek. Festival süresince her cumartesi gecesi 24.00’te bir film izleyicilere sunulacak.

-Sinema Onur Ödülleri-

İstanbul Film Festivali’nin 30 Mart akşamı Lütfi Kırdar Sergi ve Kongre Sarayı’nda yapılacak açılış töreninde, sinemanın 5 önemli ismine ”Sinema Onur Ödülü” takdim edilecek.

”Sinema Onur Ödülleri” bu yıl yönetmen Ali Özgentürk, oyuncular Ayşen Gruda ve Halit Akçatepe, ilk kadın sinema eleştirmeni Sevin Okyay ile İngiliz yönetmen Terence Davies’e verilecek.

Terence Davies’in başrolünde Rachel Weisz’in yer aldığı son filmi ”The Deep Blue Sea/Aşkın Karanlık Yüzü” de festivalin açılış filmi olarak gösterilecek.

Film, festivalde ayrıca ”Yıllara Meydan Okuyanlar” bölümü kapsamında izleyicilerle buluşacak. Terence Davies, festival kapsamında ”Belirsizliğin Keyfi ve Tehlikeleri” başlıklı sinema dersini de 31 Mart’ta Salon’da verecek.

”Altın Laleler” ve İstanbul Film Festivali’nin diğer ödülleri ise 14 Nisan Cumartesi gecesi Lütfi Kırdar Sergi ve Kongre Sarayı’nda düzenlenecek kapanış töreninde sahiplerini bulacak.

-”Altın Lale” heyecanı-

Festivalin ”Uluslararası Yarışma” bölümünde, Şakir Eczacıbaşı anısına verilen ”Altın Lale” için ”The Loneliest Planet/Yalnız Gezegen”, ”Süper Kahramanın Ölümü/Death of a Superhero”, ”Bonzai”, ”Wuthering Heights/Uğultulu Tepeler”, ”Amir Naderi”, ”The Snows of Kilimanjaro/Kilimanjaro’nun Karları”, ”Cracks in the Shell/Kabuktaki Çatlaklar”, ”The Delay/Gecikme”, ”Albert Nobbs”, ”A Royal Affair/Yasak Aşk” ve ”Oslo” adlı filmler yarışacak.

-Ulusal yarışma ve Türkiye sineması-

Festivalde, Türkiye’den 2011–2012 sezonunda yapımı tamamlanan filmlerin bir araya geldiği ”Türkiye Sineması” bölümünde ”Ulusal Yarışma”nın yanı sıra ”Yarışma Dışı”, ”Belgeseller” ve ”Yeni Türkiye Sineması” başlıkları altında 40’a yakın film gösterilecek.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül için bu yıl 12 film jüri karşısına çıkacak. Festivalde yarışacak filmlerden yönetmen Emin Alper’in ”Tepenin Ardı”, Reis Çelik’in ”Lal Gece”, Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan’ın ”Babamın Sesi” Türkiye prömiyeri, yönetmen Mizgin Müjde Arslan’ın ”Ben Uçtum, Sen Kaldın”, Veli Kahraman’ın ”Ana Dilim Nerede?”, Elif Refiğ’in ”Ferahfeza” ve Belmin Söylemez’in ”Şimdiki Zaman” adlı filmleri de dünya prömiyerini yapacak. Festivalde bunların yanı sıra Tayfur Aydın’ın ”İz-Reç”, Raşit Çelikezer’in ”Can”, Zeki Demirkubuz’un ”Yeraltı”, Muzaffer Özdemir’in ”Yurt” ve Ümit Ünal’ın ”Nar” adlı filmleri yarışacak.

-İKSV’nin 40. yılına özel bölüm-

İstanbul Film Festivali, İKSV’nin 40. yılını ”Sinema ve Müzik” başlıklı özel bir bölümle kutlayacak. Bölümde, İKSV’nin kuruluş yılı olan 1973’ten bu yana her 10 yıllık dönemden seçilmiş birer müzikal film izleyiciyle buluşacak.

”Türk Sineması” bölümünde Yusuf Pirhasan’ın ”Kurtuluş Son Durak”, Hasan Tolga Pulat’ın ”Güzel Günler Göreceğiz”, Murat Saraçoğlu’nun ”Yangın Var”, Onur Ünlü’nün ”Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi” ile Erdoğan Kar’ın ”Kadife” filmleri ”Yarışma Dışı” kuşağında izleyicilerle buluşacak.

”Yeni Türkiye Sineması” kuşağında bu yıl Serkan Acar’ın ”Aşk ve Devrim”, Savaş Baykal’ın ”Öngörüye Ağıt”, Fırat Çağrı Beyaz’ın ”Ölü Bölgeden Fısıltılar”, Refik Çakar’ın ”Semi”, Caner Erzincan’ın ”Mar”, Erdal Rahmi Hanay’ın ”Hicaz”, Ali Vatansever’in ”El Yazısı”, Çiğdem Vitrinel Özcan’ın ”Geriye Kalan”, Tamer Yiğit ile Branka Prlic’in ”Karaman” ve Oğuz Çiçek’in ”Diğer Yol” adlı filmleri izlenebilecek.

-Fipresci ödülü-

Festivalde, Uluslararası ve Ulusal Yarışma’da yer alan birer filme Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) Ödülü ile Radikal Halk Ödülü verilecek.

Avrupa Konseyi Sinema Ödülü (FACE–Film Award of the Council of Europe) ”Sinemada İnsan Hakları” bölümünde yer alan ve insan hakları konusunda kamuoyunda duyarlılık ve bilinç uyandıran, bu konunun öneminin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunan bir filme verilecek.

Avrupa Konseyi Sinema Ödülü için Türkiye’yi Özcan Alper’in ”Gelecek Uzun Sürer” ve ”Ruhi Karadağ’ın ”Simurg” adlı filmleri temsil edecek.

-”Gurbet Kuşları” yenilendi-

Festival kapsamında gerçekleştirilecek özel bölümde, Groupama ve Groupama Gan Sinema Vakfı işbirliğiyle restore edilen Halit Refiğ’in 1964 tarihli filmi ”Gurbet Kuşları” izleyici karşısına çıkacak.

Senaryosunu Halit Refiğ’in, diyaloglarını ise Orhan Kemal’in yazdığı, baş rollerinde Tanju Gürsu, Filiz Akın, Özden Çelik, Pervin Par ve Cüneyt Arkın’ın yer aldığı film, Kahramanmaraş’tan İstanbul’a daha iyi bir yaşam sürebilmek için gelen bir ailenin verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor.

-Arap baharı-

Festivalin bu yılki özel bölümlerinden ”Devrimin Filmini Çekmek”, özellikle Arap Baharı üzerinden bütün dünyada gerçekleşen halk hareketlerini sinema üzerinden sorgulayacak ve ”bir devrimin nasıl filme çekilebileceğini” inceleyecek.

Daha önce çekilen filmlerle günümüz devrim filmlerini bir araya getirerek son aylarda yaşanan olaylara farklı bir bakış açısı getirecek bölüm kapsamında 8 uzun metrajlı ve bir kısa metrajlı film gösterilecek.

Mısırlı belgeselci Hannan Abdalla’nın, değişik sosyo-kültürel altyapılardan gelen, farklı yaşlardaki 4 kadının Mısır devriminin hemen ardından yaşanan olayları kendi perspektiflerinden anlattığı ”In the Shadow of a Man/Bir Erkeğin Gölgesinde” ve 2005 yılında ülkede ilk defa yapılan birden fazla adaylı seçimler sırasında yaşanan ihlal ve kısıtlamaları inceleyen Wael Omar’ın çektiği kısa metrajlı ”Democracy 76” Mısır devrimine sinemasal bir ışık tutacak.

Cezayir devrimini anlatan Gillo Pontecorvo’nun ”Battle of Algiers/Cezayir Savaşı”, İran’da Haziran 2009’daki başkanlık seçimlerinden sonra sokaklara dökülen insanların cep telefonları ile çektikleri videolardan oluşan ”Fragments of a Revolution/Bir Devrimden Parçalar”, Ukrayna’da ”Turuncu Devrim” olarak bilinen olayları anlatan Andrei Zagdansky’nin ”Orange Winter/Turuncu Kış”, Stefano Savona’nın ”Tahrir–Liberation Square/Tahrir–Özgürlük Meydanı”, Heiny Srour’un ”Leila and The Wolves/Leyla ile Kurtlar”, Elyes Baccar’ın ”Rouge Parole/Kızıl Söz” ve Mourad Ben Cheikh’in ”No More Fear/Artık Korkmak Yok” filmleri de bu kapsamda gösterilecek.

-Yunan sineması da festivalde-

”Yunanistan’da Neler Oluyor?” başlıklı bölüm kapsamında, son dönem Yunan sinemasının 5 çarpıcı örneği festival seyircisiyle buluşacak.

Türkiye ile Çin arasındaki kültürel yakınlaşmayı ve politik ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlayan ”2012 Türkiye’de Çin Kültürü Yılı” vesilesiyle düzenlenen ”Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia” bölümünde dövüş sanatçılarının maceralarına odaklanan ve Çin sinemasının en çok film yapılan türü olan 8 WuXia filmine yer verilecek.

”Aile İçinde” bölümünde 21. yüzyılda değişen aile kavramını ve ilişkilerini konu edinen filmler, ”Antidepresan” bölümünde hayatı hafife alan, eğlendirirken düşündüren, mizaha ve dünyaya benzersiz açılardan bakan filmlerden oluşan seçki sunulacak.

-Akbank galaları-

”Akbank Galaları”, ”Dünya Festivallerinden”, ”Genç Ustalar”, ”Belgesel Kuşağı”, ”Yıllara Meydan Okuyanlar”, ”Mayınlı Bölge”, ”Canlandırma Sineması” bölümleri altında filmler gösterilecek.

”Anılarına” bölümünde ise Türk ve dünya sinemasının kaybettiği yönetmenler kült filmlerinin gösterimiyle anılacak.

-Çocuk Mönüsü-

Hollanda–Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 400. yılı dolayısıyla bu yıl ”Çocuk Mönüsü” bölümünde, çocuk filmleri konusunda uzmanlaşmış bir ülke olan Hollanda’dan filmler sunulacak. Festival boyunca hafta sonları Nişantaşı Citylife City’s, Rexx ve Akbank Sanat sinemasında gösterilecek filmlere simültane Türkçe seslendirme yapılacak.

-900 dakikalık belgesel-

Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapan 15 saatlik görkemli belgesel, ”The Story of Film: An Odyssey/Filmin Hikayesi: Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk”, İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek.

Yönetmen Mark Cousins’in 5 yılı aşkın çalışması sonucunda dünya sinema tarihini bütünüyle gözler önüne seren 900 dakikalık belgeseli, festivalde Pera Müzesi’nin sinema salonunda 2 seansta, 4 gün boyunca meraklılarıyla buluşacak.

-Biletler-

Festivalin tam 15, öğrenci ve 65 yaş ve üstü sinemaseverler için 9 lira olan biletleri Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı Citylife (City’s) ve Kadıköy’de Rexx sinemalarında açılacak gişelerden ve Biletix’ten alabilecek.

Festivalde hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli fiyat uygulaması bu yıl da devam edecek, hafta içi gündüz seansları 5 liraya izlenebilecek.

Sinemaseverler, alacakları biletlere ek olarak 15 veya 50 liralık katkıda bulunarak, festivaldeki film gösterimlerine 3 ila 10 öğrencinin katılmasını sağlayarak ”BitamBiöğrenci” projesine destek verebilecek.

 

Sizlerden gelen elektronik postalarda 31. İstanbul Film Festivali programı soruluyordu. Açıklanan Belli başlı programlar aşağıdaki gibi olup daha detaylı bilgiyi http://film.iksv.org/tr/program adresinden edinebilirsiniz. İyi seyirler.


 Festival sponsorluğunu bu yıl sekizinci kez AKBANK’ın üstlendiği 31. İstanbul Film Festivali, 31 Mart–15 Nisan tarihlerinde yapılacak. Gösterdiği filmlerin niteliği ve çeşitliliğiyle önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali, bu yıl da sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ün üzerinde filmden oluşan programının yanı sıra ünlü konuklar, usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, sinema dersleri, ustalık sınıfları ve konserlerle dolu dolu iki hafta vaat ediyor.

Her zaman olduğu gibi sinemaseverlere oldukça zengin bir içerik sunacak festival programında bu yıl 2011 ve 2012’nin yeni yapımlarından sinemanın unutulmaz klasiklerine ve usta yönetmenlerinin başyapıtlarına seçmeler, Ocak ayında Sundance ve Şubat’ta Berlin’de dünya prömiyerlerini yapan filmlerden, Uluslararası Altın Lale, Ulusal Altın Lale ve FACE İnsan Hakları yarışmalarına, belgesellerden çocuk filmlerine uzanan geniş bir yelpazede filmler izleyicilerle buluşacak. Festivalde, İKSV’nin 40. yılı için hazırlanan “Sinema ve Müzik” başlıklı bölümün yanı sıra “Devrimin Filmini Çekmek”, “Yunanistan’da Neler Oluyor?”, “Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia”, “Aile İçinde” gibi yeni bölümler ve Mark Cousins’in The Story of Film: An Odyssey  / Filmin Hikayesi: Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk adlı 15 saatlik filminin özel gösterimi dikkat çekiyor.

FESTİVAL BİLETLERİ NE ZAMAN, NEREDE?
İstanbul Film Festivali biletleri 17 Mart Cumartesi günü saat 10.00’da satışa çıkıyor. Sinemaseverler biletlerini Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı Citylife (City’s) ve Kadıköy’de Rexx sinemalarında açılacak gişelerden, Biletix satış noktalarından, Biletix çağrı merkezinden (0216 556 98 00) ve biletix.com’dan satın alabilecek.

Festivalde bilet fiyatları, tam 15 TL, öğrenci ile 65 yaş ve üstü sinemaseverler için 9 TL olacak. Festivalde hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli fiyat uygulaması bu yıl da devam edecek; hafta içi gündüz seansları yalnızca 5 TL.

Lale Kart sahipleri her zaman olduğu gibi yine biletlerini öncelikli ve indirimli almaya devam ediyor. Üniversite ve lise öğrencileri için hazırlanan PasoFilm! kartı bu yıl da festival boyunca özel avantajlar sağlamaya devam edecek. Festival Sponsoru AKBANK’ın Axess kart sahipleri ise (hafta içi gündüz seansları hariç) Festival boyunca satın alacakları biletlerde %20 özel indirimden yararlanacak.

FESTİVALDE SİNEMA ONUR ÖDÜLLERİ
İstanbul Film Festivali’nin 30 Mart Cuma akşamı Lütfi Kırdar Sergi ve Kongre Sarayı’nda yapılacak Açılış Töreni’nde sinemanın beş önemli ismine İstanbul Film Festivali’nin Sinema Onur Ödülü takdim edilecek.

Sinema Onur Ödülleri bu yıl Türkiye’den, sinemaya imza atan dört büyük isme veriliyor: Yönetmen Ali Özgentürk, Türk Sineması’nın unutulmaz oyuncuları Ayşen Gruda ve Halit Akçatepe ile Türkiye’nin ilk kadın sinema eleştirmeni Sevin Okyay. 2008’de çektiği Liverpool güzellemesi Zaman ve Şehre Dair’in ardından yeni filmi merakla beklenen usta yönetmen Terence Davies de festivalin açılış töreninde Sinema Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’da olacak bir diğer önemli sinemacı. İngiliz yönetmenin, başrolünde Rachel Weisz’in yer aldığı son filmi The Deep Blue Sea / Aşkın Karanlık Yüzü 31. İstanbul Film Festivali Açılış Filmi olarak gösterilecek. The Deep Blue Sea festivalde ayrıca “Yıllara Meydan Okuyanlar” bölümü kapsamında izleyicilerle buluşacak. Terence Davies, ayrıca festival kapsamında bir de sinema dersi verecek. “Belirsizliğin Keyfi ve Tehlikeleri” başlıklı sinema dersi, 31 Mart Cumartesi günü 16.00’da Salon’da gerçekleştirilicek.

Ali Özgentürk’ün 1981 yılında çektiği bol ödüllü At, Ayşen Gruda’yla Halit Akçatepe’nin birlikte rol aldığı, Ertem Eğilmez’in kültleşmiş Süt Kardeşler ve Ayşen Gruda’nın ‘Kam Ana’ karakterini canlandırdığı Ezel Akay’ın Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmleri de festival kapsamında gösterilecek.

ULUSAL YARIŞMADA 12 FİLM
Festivalde bu yıl, 2011–2012 sezonunda yapımı tamamlanan 12 film, Ulusal Altın Lale ödülü için yarışacak. 31. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma jüri başkanlığını, yönetmen, senaristi, şair ve yazar Murathan Mungan üstlenecek. Ulusal Yarışma Jürisi festivalde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Müzik ve Jüri Özel Ödülü olmak üzere toplam 9 dalda ödül verecek.

Ulusal Yarışma Jürisi’nin seçeceği En İyi Film 150.000 TL, En İyi Yönetmen 50.000 TL, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu 10.000’er TL ile ödüllendirilecek. İlk kez 2011 yılında para ödülüyle desteklenen Jüri Özel Ödülü bu yıl Efes tarafından verilmeye başlanıyor. Altın Lale Ulusal Yarışma’ya katılan filmler arasından Onat Kutlar anısına verilecek Jüri Özel Ödülü’nü kazanan filmin yönetmenine bir sonraki filminin yapımında kullanılmak üzere Efes tarafından 30.000 Amerikan Doları ödül verilecek.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül için bu yıl 12 film jüri karşısına çıkacak. 3 tanesinin Türkiye,
4 tanesinin dünya prömiyerini yapacağı yarışma filmleri şöyle:

Tepenin Ardı / Emin Alper (Türkiye Prömiyeri)
Ben Uçtum, Sen Kaldın / Mizgin Müjde Arslan (Dünya Prömiyeri)
İz-Rêç / M. Tayfur Aydın
Lal Gece / Reis Çelik (Türkiye Prömiyeri)
Can / Raşit Çelikezer
Yeraltı / Zeki Demirkubuz
Babamın Sesi / Orhan Eskiköy & Zeynel Doğan (Türkiye Prömiyeri)
Ana Dilim Nerede? / Veli Kahraman (Dünya Prömiyeri)
Yurt / Muzaffer Özdemir
Ferahfeza / Elif Refiğ (Dünya Prömiyeri)
Şimdiki Zaman / Belmin Söylemez (Dünya Prömiyeri)
Nar / Ümit Ünal

 

Akbank 8. Kısa Film Festivali başlıyor!

20 ülkeden 110 film, 40 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinemadünyasından 21 konuğun yer aldığı festival, 19-29 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Festivale 557 film başvurdu Akbank 8. Kısa Film Festivali, 19-29 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Akbank Sanat’tan yapılan açıklamaya göre, 20 ülkeden 110 film, 40 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinema dünyasından 21 konuğun yer aldığı Akbank 8. Kısa Film Festivali, 10 gün boyunca ücretsiz takip edilebilecek.

Festivalin “Uluslararası Bölüm”ünde bu yıl, Türkiye, AlmanyaABDİspanyaFransa, Belçika,Brezilya, Polonya, Finlandiya, Küba, Polonya, Kolombiya, Arjantin, Avustralya, Norveç, Macaristan, İtalyaİsrail, Güney Kore ve Kanada’dan gelen kısa filmlerin yanı sıra, Cannes, Clermont-Ferrand, Rotterdam, Milano, Berlin, Sydney gibi dünyanın saygın film festivallerinde gösterilen ve ödül alan kısa filmler de sinemaseverlerle buluşacak.

Festivalin “Kısadan Uzuna” bölümü, bu yıl yönetmen Ümit Ünal’ı konuk edecek. Uzun metraj filmlerinden sonra kısa filmler çeken ve kısa filme olan ilgisi ile tanınan Ümit Ünal’ın baştan sona dijital olarak çekilen ilk Türk filmi olan “9” ve kısa filmleri festival kapsamında seyircilerle buluşacak. Ünal Ayrıca “Kısadan Uzuna” başlıklı söyleşide sinema serüvenini kısa filmcilerle paylaşacak.

Can Dündar’a ayrılan “Belgesel Sinema” bölümünde, yönetmen Dündar’ın “Yılmaz Güney”, “Aşk Bu mu” ve “Tan Baskını” isimli belgeselleri gösterilecek. Ayrıca Can Dündar, “Belgesel Sinema” başlıklı söyleşide deneyimlerini paylaşmak üzere festival izleyicileriyle bir araya gelecek.

“Deneyimler” bölümünün konuğu olan Almanyalı görüntü yönetmeni Sebastian Wiegartner, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaptığı “Shooting with HD-DSLR” atölyesi ile festivale derinlik katacak. Sebastian Wiegartner, festivaldeki söyleşisinde, HD-DSLR kameralarla çekim yapmanın inceliklerini ve dijital sinemada görüntü estetiği konularını anlatacak.

“Canlandırma Kısalar” bölümünde, Türkiye’den ve dünyadan 19 canlandırma kısa film örneğine yer verilecek.

Bu yıl belgesellerden oluşan “Özel Gösterim” bölümünde ise Rüya Arzu Köksal’ın “Bir Avuç Cesur İnsan”,Aysim Türkmen’in “Galata Kulesi Sokak No:23”, Mehmet Özgür Candan’ın “Geçmiş Mazi Olmadı” ve Selim Evci’nin “Kırmızıyı Arayan Adam” adlı filmleri izleyicilerle paylaşılacak.

Söyleşiler

Festival, söyleşileri ile de sinema dünyasının ünlü isimlerini sanatseverlerle bir araya getirecek. Yönetmen Aysim Türkmen, Erol Mintaş, Umut ral ve Emre Akay “Kısa Filmde Söz Yönetmenlerin”, Cahit Berkay, Selim Demirdelen ve Murat Ertel “Sinemada Müzik”, avukat Erdem Türkekul, BİROY Başkanı Atilla Engin ve SENDER Başkanı Nilgün Öneş “Telif Hakları”, Laçin Ceylan, Akasya Asıltürkmen, Türkü Turan ve Melih Selçuk “Oyuncu Gözüyle Kısa Film” başlıklı söyleşide sinemaseverlerle buluşacak.

Festival boyunca Akbank Sanat’ta “Işıl Özgentürk ile Senaryo”, “Derya Alabora ile Oyunculuk”, “Bora Gökşingöl ile Kurgu”, “Mehmet Aksın ile Görüntü Yönetmenliği” ve “Sebastian Wiegartner ile Shooting with HD-DSLR” atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.

Akbank 8. Kısa Film Festivali jürisi, her yıl olduğu gibi bu yılda üç farklı kategoriden oluştu. Festivalin, 372 filmin başvurduğu yarışmalı bölümü “Festival Kısaları”nı oluşturan ön eleme jüri kurulunda, belgesel yönetmeni Emel Çelebi, kurgucu Bora Gökşingöl ve yönetmen Selim Evci yer aldı.

Festivalin “En İyi Kurmaca Film”ini belirleyecek kurmaca kategorisi jüri kurulu, yapımcı Zeynep Özbatur, oyuncu Uğur Polat, sinema yazarı Cüneyt Cebenoyan, yönetmen Seren Yüce ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluştu.

“En İyi Belgesel Film”i belirleyecek belgesel kategorisi jüri kurulunda ise yazar Yekta Kopan, belgesel yönetmeni Ethem Özgüven ve Aysim Türkmen, gazeteci ve sinema yazarı Burçak Evren, Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer aldı.

“En İyi Kurmaca Film” ve “En İyi Belgesel Film” yönetmenleri Akbank Sanat tarafından 8 bin lira ile ödüllendirilecek.

 

Ümit Ünal son filmi ‘Nar’ın Türkiye prömiyeri, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleşecek.

Merakla beklenen Ümit Ünal’ın yeni filmi Nar’ın Türkiye Prömiyeri 48. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında 13 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek.

 

İlk kez seyirci karşısına çıkacak filmin başrollerinde Serra Yılmaz, İrem Altuğ, İdil Fırat ve Erdem Akakçe yer alıyor. Bir kadının kendi adaletini aramasıyla başlayan bir öykünün anlatıldığı ve apayrı şeylere inanan dört kişiyi bir evin içinde, yarım gün gibi kısa bir sürede adalet konusunda, kendilerine yarattıkları inanç dünyaları konusunda ciddi bir sorguya tabi tutan filmin senaryosu da Ümit Ünal’a ait.

 

Çekimleri geçtiğimiz Mart ayında, İstanbul’da gerçekleştirilen filmin yapımcılığını ARTİ Film olarak Türker Korkmaz üstleniyor. Türksoy Gölebeyi’nin görüntü yönetmenliğini yaptığı filmin müzikleri ise Selim Demirdelen’e ait.

 

kyn:http://www.ntvmsnbc.com