Türkü

Türkü konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Türkü konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Türkü konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Türkü konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Bağlama Eğitmenimiz Murat Hasgün, “Bağlamanın Gelişimi ve Müzik Eğitiminin Zeka Alanlarına Etkisi” konulu bir yazı kaleme aldı.

Türk Halk Müziği, Yurttan Sesler Korosu,  kültürel farkındalık, sanat ve müzik eğitimi ile bu eğitimlerin zeka alanlarına etkisi konularına değindiği yazıyı sizlerle paylaşıyoruz;

*****

Bağlama enstrümanını incelemek için öncelikle Türk Halk Müziğinin tanımını bilmekte fayda var. Türk Halk Müziği, halk kültürü içinde gelişmiş, zaman içinde derin, mekân içinde yaygın, babadan oğula, ustadan çırağa, kulaktan kulağa intikal ederek günümüze kadar gelmiş halk ezgilerinden oluşmaktadır.

Geleneksel Türk Halk Müziği özellikle Cumhuriyet dönemine kadar, oluşum aşamasındaki gibi yine herhangi bir sanat kaygısı gözetilmeden usta-çırak ilişkisi ile aktarılmış ve öğretiminde yazılı vesikalar yerine ustadan çırağa, kulaktan kulağa/kuşağa anlayışı benimsenmiştir. Geleneksel Türk Halk Müziğinin en önemli enstrümanlarından biri olan bağlama da Geleneksel Türk Halk Müziği ile aynı paralelde usta-çırak ilişkisi ile aktarılmış, icrası ve öğretiminde herhangi bir sanat kaygısı gözetilmemiştir. “…Usta-çırak ilişkisiyle günümüze kadar gelen bu kültürün önemli sazı olan bağlamanın, Cumhuriyet dönemine kadar geleneksel öğrenim yönteminin dışında bilimsel ve metodik çalışmaları yapılmamıştır.” (Akçalı, 2012:19,21). Fakat Cumhuriyet dönemiyle birlikte ülkemizde her alanda başlatılan gelişme hareketleri Geleneksel Türk Halk Müziğinde de kendini göstermiş, Geleneksel Türk Halk Müziği eserleri derlenmeye ve kayıt altına alınmaya başlanmıştır. Kayıt altına alınan Geleneksel Türk Halk Müziği eserleri, kitle iletişim araçlarının da yaygınlaşmasıyla birlikte daha geniş kitlelere ulaşmaya başlamıştır. “Bu yapılanmanın paralelinde, 1940’lı yıllarda Muzaffer Sarısözen’in ‘Yurttan Sesler Topluluğu’ nu kurması, tek kişilik çalış ve söyleyiş yerine toplulukların ve kurumsallığın benimsenmesine ilişkin bir gelişmedir.” (Pelikoğlu, 2012:18). “Yurttan Sesler Topluluğu’nun kurulmasıyla birlikte, Türküler ve paralelinde bağlama enstrümanının icrasında, tek kişilik çalıp söyleme geleneğinin yanı sıra, toplu icradan da söz edilir olmuştur.

Her enstrümanda olduğu gibi, bağlama enstrümanının toplu icrasında da belirli teknik kurallar (mızrap birlikteliği, ezgi uyumu vb.) olmasının gerekliliği düşünüldüğünde, bu oluşumun bağlama enstrümanına teknik icra yolunu açan ilk ve en önemli adımlardan biri olduğu sonucuna ulaşılabilir. (Haşhaş, 2013:2).

İnsan yaşamındaki teknolojik gelişmelerin, eğitim ve öğretime yansımasıyla birlikte her alanda yeni yöntem ve yeni tekniklerin ortaya çıktığı gözlenmektedir. Bu durumun kültürel değerleri de her açıdan etkilediği bilinen bir gerçektir. Özellikle bu değerlerin bir kısmı yok olurken bir kısmı ise alanında uzman kişilerin çabalarıyla desteklenerek geliştirilmeye çalışılmıştır. Türk Halk Müziği de bu değerlerin içinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Özellikle toplum tarafından kabul görmüş ve yerel unsurları içinde barındıran geleneksel çalgılarla ilgili olarak, usta çırak eğitimi şeklinde bilinen eğitimden akademik eğitime geçilmesiyle birlikte, bu çalgıların öğretimine yönelik çalışmalar da kendini göstermeye başlamıştır. Akademik kurumların içinde çalgı eğitiminin de yer almasıyla birlikte, öğretici ve öğrenci arasında en uygun öğretim yöntemlerinin kullanılmasıyla ilgili arayışlara geçilmesi kaçınılmaz olmuştur.

Cumhuriyet dönemiyle başlatılan ve günümüze kadar süregelen çalışmalar, bağlama enstrümanının özellikle mesleki müzik eğitimi veren kuruluşlarda (konservatuvarlar, müzik bölümleri, özel kurslar vb.) eğitim-öğretimini ve yapımının bilimsel temeller üzerine oturtulmasını ulusal ölçekte mümkün kılmıştır.

Halkın ortak değerlerle var ettiği ve tüm duygularını yalın haliyle içerisinde barındıran ve sunan Türk Halk Müziği ve bu müziğin temel enstrümanı olan bağlama, özellikle çocuk ve gençlerimiz tarafından doğru anlaşılıp aktarılırsa hem ülkemiz müziği korunup yaşatılmış olur, hem de kültürel farkındalık artmış olur.

 

SANATLA UĞRAŞAN ÇOCUKLAR TARİHSEL EMPATİ KURABİLİYOR

Yaratıcı işlerle uğraşanlar muhtemelen sanatın özellikle ilkokul eğitiminde önemli olduğuna katılacaklardır. Education Next ve Educational Researcher’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, sanatla ilgilenen öğrenciler sadece sanatla ilişkili derslerde daha yüksek notlar almakla kalmıyor aynı zamanda daha anlayışlı oluyor, tarihsel empati kurabiliyor, eğitsel bellekleri ve eleştirel düşünme becerileri gelişiyor.

Yine 1978′ de Mc Carty, Mc Elfresh, Risce ve Wilson tarafından yapılan bir araştırmaya göre müzikle ilgilenmeye başlayan öğrencilerin okul otobüsündeki davranışlarında olumlu değişmeler gözlenmiştir. Colwell ve Davidson tarafından yapılan bir araştırmada ise sanatsal aktivitelerin olduğu Cuma ve Pazartesi günlerinde okula devamsızlık oranında düşüş vardır.

Dolayısıyla Müzik;

  • Okul ve toplum çevresine nitelikli yaşam için katkıda bulunur.
  • Öğrencilerin kariyer için hazırlanmalarında yardımcı olur ve hobidir.
  • Daha çok çalışmaya yönelterek günü yaşanabilir ve ilginç yapar.
  • Yaşamı zenginleştirir, diğer geçmiş ve şimdiki kültürler gibi kendi kültürel mirasımızı anlamamızı sağlar.
  • Takım çalışmasına teşvik eder.
  • Yaşam başarısının habercisidir.

Sanatın her dalı bireyi bir adım ileri taşır. Bireyin sanatsal ve kültürel anlamda kendisini tanıması, yaşadığı coğrafyaya ait olan müziğin ve bu müziğin icra edildiği enstrümanın farkında olmasıyla mümkündür. Bu bağlamda doğru ve farkındalığı arttıracak eğitim önemlidir.

Tüm bunlardan hareketle çocuk, ailenin ve bilinçli bir eğitim rehberinin önderliğinde sanata yönlenmeli, ilgi ve yeteceği doğrultusunda sanatın birleştirici yönüyle tanıştırılmalıdır.

Özellikle ilköğretim birinci kademedeki çocukların içinde bulunduğu yaş dilimi müzik yeteneğinin geliştirilmesi açısından çok önemlidir.

Unutulmamalı ki müziğin çoklu zekaya, sözel-dil zeka alanına, mantıksal-matematiksel zeka alanına, görsel-uzaysal zeka alanına, bedensel-kinestetik zeka alanına, sosyal zeka alanına ve içsel zeka alanına olumlu etkileri vardır ve Müzik, Tanrının kalabalıkta çaresizce dolaşanlara verdiği en güzel hediyedir.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Eğitmen Koordinatörü Erkan Başa 18 Mart Çanakkale şehitlerinin anısına 2013 yılında katıldığı vokal koçluğu üstlenip kendisinin de yer aldığı projede Çanakkale şehitlerimizi anıyor..

Derya Bengi’nin imza attığı ”50’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük’, dönemin kültür sanat alanındaki gelişmelerini sözlük formatında birleştiriyor

Gazeteci ve araştırmacı Derya Bengi, 50’li yıllarda Türkiye’de ve dünyada kültür sanat alanındaki gelişmeleri bir sözlük altında birleştirdi.

Derya Bengi, “İkinci Dünya Savaşı’nın ortak acıları ve açtığı yaraların sızısıyla geçen bir önceki on yılın sonrasında bir uyanış, nefes alış, neşe ve refah dönemi” olarak tarif ettiği 50’li yılların Türkiyesi’nin bir sözlüğünü oluşturma amacıyla ‘50’li yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük’ adlı kitabını çıkardı. Kitabın alt başlığı olan ‘Şimdiki Zaman Beledir’ ise 50’li yılların popüler türkülerinden biri olan ‘Ha Bu Diyar’dan bir mısra. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan 370 sayfalık kitap 50’li yılların Türkiyesi’nin kitaplarına, filmlerine, şarkılarına, danslarına yer veriyor.

Kitap her ne kadar ’50’li yıllarda Türkiye’ başlığıyla çıksa da, o dönemde Türkiye’deki kültür sanatın büyük ölçüde Avrupa ve Amerika’dan etkilendiğini de göz önünde bulunduruyor ve 50’lerde Türkiye’de kültür sanat anlamında olan biten her şeye değinmeye çalışıyor.

Bengi, dönemi incelerken alfabetik bir sıralama yapmayı tercih etse de kitabın sonuna 50’lerin kronolojisini de eklemeyi unutmamış. Bu da, sözlükte okur için aradığını bulma kolaylığı sağlıyor. Kitap aynı zamanda döneme ait zengin bir görsel içeriğe sahip. Dönemin karikatürlerine, kartpostallarına, dergi kapaklarına, plak görsellerine, film afişlerine ve kült fotoğraflarına yüksek çözünürlükte yer verilmiş.

Koleksiyon kitabı gibi

Marilyn Monroe’dan Zeki Müren’e, dönemin politik olaylarından gece hayatına, dergilerinden sinemasına, Bazıları Sıcak Sever’den (Some Like it Hot) Yağmur Altında’ya (Singin’ in the Rain) kadar geniş bir çeşitliliğe sahip olan sözlük, koleksiyon kitabı niteliğinde.

Kaynak: MilliyetSanat

Eğer bir üniversitenin Müzik Öğretmenliği veya Konservatuvar bölümünde okuyorsanız nelere maruz kaldığınızı bir tek sizler bilirken bu haberi okuyanlarda öğrenecek. Belkide soruları soranlarda okur ozman enazından okumayanlar birdaha sormaz. (Pek zannetmiyoruz ama olsun:)

1. Müzik okulunda okuduğunuzu öğrendiğinde komşu/akraba tepkisi: “e olsun, hiç yoktan iyidir”

misafir teyze

2. Ne çalıyorsun sen?

 

 

bıktım

Bıktım sorulardan. Allahım sana geliyorum!

3. Mezun olunca ne olacaksın?

bu ne be

Bana bu sorularla gelmeyin

4. Formasyon veriyorlar mı? Kaça? Nerede?

Ben bilmem

Ben bilmem!

5. Ne güzel bölüm ya, tüm gün dımbır dımbır, şahane…

Çoook kolay haydi buyur buradan ç.al!

Çoook kolay haydi buyur buradan çal!

6. Şöyle bildik bişiler çalsan…oyun havası falan?

oyun havası

Ben de istiyorum da, final parçam farklı…hele bir final bitsin beraber oynarız. Eller havayaaaaa!

7. Valla ben onu bunu bilmem…bizim Necla Abla’nın torunu Merve müthiş çalıyor, hem de hiç ders almamış öyle…

kız çalıyor aBİ

Merve kim, Necla kim, neredeyim, canımdan bezdim…

8. Doktora yapanlar iyice kafa karıştırır: “Nasıl yani, müziğin de doktoru mu olur?”

nasıl yani

Nasıl yani ? Basın açıklaması ile söylemek lazım. “Müzik Doktoru ne arar bazarda da”

9. Barda vb. yerlerde müzik yapanlara hocaların yaptığı atar da az değildir: “Çalışmıyorsun sen, astın iyice, para herşey değil”

türkü evi

Ev sahibi ay başında transkripti sormuyor hocam…

10. Komşular gürültü yaptığınızı söylerek sürekli bir tehdit oluştururlar.

yuksek-sesle-muzik

Ne yapmak lazım bilemedim…Keman bu…

Sohbet sonunda duygularım….

 

adile-nasit-2

Adile Ablamız olsaydı olaydan önce böyle bakardı herhalde>

polat-alemdar

Ya evi terket ya…

23-nisan

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Türkiye tarihinin önemli günlerinden biri olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Milli Bayramı dolayısıyla 23 Nisan 2016 Cumartesi günü etkinliğimiz yapılacaktır. Etkinlikte kursumuz öğrencileri görev alacaktır. Etkinlik akışı;

ASLI GÜRBÜZ

İklim Keleş (Açılış –  Bardak)

BURCU IŞIL OĞUZ

İklim Keleş (Macar Dnası – J. Brahms , İkinci Bahar – Özdemir Erdoğan),

ONUR GÜNER

Nima Abdullahi (Jingle Bells – Amerikan Ezgisi)

REŞAT TOKATLI

Alp Kavaklı (Arabesk – F. Brugmüller,  Kızılderelilerin Dnası – M. Arr)

ZUHAL SEVİM

Demirhan Altındil (Etüd, John Thompson)

Lara Sadi (Bekleyiş – Enver Tufan, Kuşlar – Alexander Burkard)

BURCU IŞIL OĞUZ

Nezihe Nilden Tuna (Carry Me Bark to old Virginny – John Thompson, Yankee Doodle (John Thompson – Thompson))

ERKAN BAŞA

Ela Özbaş (Mavi Gezegen – Yavuz Durak)[EŞLİK],

ASLI GÜRBÜZ

Ayşe Ela Şenkaya (Çanlar),

SENA SEVİM

Duru Bal (Beethoven – 9. Senfoni)

ERKAN BAŞA

Mert Güneş (Düğün Halayı – Türkü)

Deniz Kaplan (O. Fortuna – Carl Off),

REŞAT TOKATLI

Eren Özden (J.Thompson)

BURCU IŞIL OĞUZ

Zeynep Ceylin Günenç (Dans – Richard Krentzlin, The Sound of Music – Y. İmcn),

SENA SEVİM

İlke Güven (Trambon Çalgıcısı – John Thompson),

ASLI GÜRBÜZ

Zeynep Ada Uç (23 Nisan)

ZUHAL SEVİM

Nisa Dide Coşan (Alıştırma)

REŞAT TOKATLI

Mahir Erbulan (Lokomotif – Enver Tufan)

ONUR GÜNER

Bahar Ece Sarsın (Gülnihal – Dede Efendi)

ERKAN BAŞA

Defne Nedim (Kızılderelilerin Savaş Dansı – Michael Aaron)

Not: Dinletimiz ücretsizdir.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 18 Mart Cuma günü Çanakkale Zaferini anma amacıyla Eğitmen ve Öğrenci Dinletisi Etkinliğimiz yapılacaktır. Etkinliğimiz Bakırköylü İş Adamları Derneğinde (BİAD) saat 19.00’da  yapılacaktır. BİAD adresi; “İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No: 2 Bakırköy  İSTANBUL  /  TÜRKİYE” dir. Harita konumu için;

Nar Sanatın bulunduğu sokaktan incirliye doğru giderken ilk sokaktır.

Adres :  İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No 2                    Bakırköy


Etkinlik Programı şu şekildedir;

AÇILIŞ KONUŞMASI (Naci Özcan)

Reşat Tokatlı

DÜET [Meral Eren (Çanakkale Türküsü – Keman) & Ezgi Fırat & Reşat Tokatlı (Piyano)]

DÜET [Ege Yılmaz (Historia De Un Amoa, L. Miguel) – Reşat Tokatlı (Piyano)]

Özgür Yahya Oruçoğlu & Sena Sevim

DÜET [Özgür Yahya Oruçoğlu (Gitar) & Eylül Gülenç (Flüt)]

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç (Orda bir köy var uzakta, Enver Tufan – Etüd, Cornelius Gurlitt)

Reşat Tokatlı

Zehra Mina Fırıncı (Etüd, H. Lemoine)

Aslı Gürbüz

Çağla Gökçen (Old Mcdonalds, John Thompson)

Burcu Işıl Oğuz

DÜET [Merve Ayanoğlu (Samanyolu, Teoman Alpay – Yıldızların Altında, Kaptanzade Ali Rıza Bey) – Erkan Başa]

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Zuhal Sevim

Bethany Turley (Melodi, Alexandr Burkard – Menuet, Henry Purce)

Onur Güner

Göksenin Şeylan (La Sautillante, Ferdinando Carulli – Vazgeç Gönül, Zeynep Dizdar)

Ahmet Yiğit Batur (Dalgaların Şarkısı, Enver Tufan – Lokomotif, Enver Tufan)

Erkan Başa

Mert Güneş (Zeybek, Faik Canselen – Bulut Olsam, Salih Aydoğan – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi)

Deniz Kaplan (Melodi, Alexandr Burkard – Vals, Selmin Tufan<)

Özgür Yahya Oruçoğlu

DÜET [Rümeysa Demirhan, Tuğba Seher Karanfil – (Vals,Ole Halen – Rumba, Josep Wanders)]

Sena Sevim

Elif Gürel (Lokomotif, Enver Tufan) – Piyano

Zuhal Sevim

Demir Mirza (Gün Doğarken, Minik Kızıldereliler, Balerin – John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Onur Güner

Bade Kırkgöz (La Soutillante – Ferdinando Carulli)

Aslı Gürbüz

Sıla Ergün (Ömer Can)

Umut Nişantaş (Hayallerin Eksperi,Kendi Bestesi – Bekle Dedi Gitti, Duman)

Burcu Işıl Oğuz

Berat Şerif Demir (Old Mcdonald, John Thompson – Yankee Doodle, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Jbid Göktaş (C Sharp Minör Nacturne, F. Chopin – Vals, Evgeny Grinko ) – Reşat Tokatlı (Keman)]

Eren Özden (Skip To My Lou, John Thompson)

Erkan Başa

Burcu Bozkurt (Uzaklar, Göçmen Kular – Enver Tufan)

İdil Deniz Bakır (Lirik, Fikret Amirov – Venedik Gondol, F. Mendolsohn)

Sena Sevim

İlke Güven (Bir Üflersem Düşersin, John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Aslı Gürbüz

Ecem Koca (Anlamazdın, Ayla Dikmen)

Zuhal Sevim

Lara Sadi (Allegra, S. Suzuki)

Erkan Başa

Meriç Gürcan (Zeybek, Faik Canselen – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi) – Piyano

Su Azra Dayıoğlu (Alsak, Enver Tufan – Orda Bir Köy Var Uzakta, Münir Ceylan) – Piyano

Sena Sevim

Rüzgar Almasulu   (Yakarış, Enver Tufan)

Emir Karademir (Çanlar, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Sıla Üçtepe (Uzaklar, Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit (Dolaptaki Sır, Enver Tufan – Aria, Mozart)

DÜET [İklim Keleş (Polonaise, J.S.)]

Onur Güner

Sarp Kılıç (Andontino, Ferdinando Carulli – Studi Per Guitarra, Ferdinando Calluri)

Nima Abdullahi (Dede,Peyman – Trombon Çalgısı, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Melisa Kaya (Aygız, C. Cihangirov)- Reşat Tokatlı (Piyano)]

Deniz Balcı (Kızıldereli Davulu, John Thompson)

Erkan Başa

Nehir Ergün (Kuş Uçar, Alman Halk Şarkısı – Etüd, Alexandr Burkard – Kalinka, Rus Halk Şarkısı)

Asım Güven Bozkurt (Çanlar Çalıyor – Gün Doğarken – Balerinin Valsi, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Ayşe Ela Şenkaya (Tren, John Thompson)

Zuhal Sevim

Demirhan Altındil (Okul Günleri – Kovalamaca, John Thompson)

Tülay Naz Çakır (Etüd 84, Ömer Can)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal (Sinbad – Kalinka – Var-Yok , Y. İman)

Nil Ergün (Aria, W.A. Mozart – Savaş Dansı, Michael AAR)

Aysara Özenç (Nasıl Geçti Habersiz, Zeki Müren – Gnoissienne No.1, Erik Satie)

Not: Dinletimiz ücretsizdir.

43. istanbul müzik festivali

istanbul-muzik-festivali600’e yakın sanatçı eserleriyle İstanbul gecelerini daha anlamlı kılacak. O halde, İstanbul’u dinlemenin tam vakti…

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 43. İstanbul Müzik Festivali, yarın akşam gerçekleştirilecek açılış töreni ve konseriyle başlıyor. “Kültürel Manzaralar” temasıyla 29 Haziran tarihine kadar aralarında Yuri Bashmet, Fazıl Say, Gidon Kremer, Yuja Wang, Magdalena Koená, Emmanuelle Haïm ve festivalin bu yılki Yerleşik Konuk Orkestrası Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’in de bulunduğu 600’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı Aya İrini Müzesi ve Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall gibi İstanbul’un 12 farklı mekânında ağırlayacak.

Festivalin mihenk taşlarının festival heyecanlarını ve festivalden beklentilerini sorduk. İlk olarak da İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak’ın kapısını çaldık.

‘YILDIZ İSİMLERDEN ÇOK, İÇERİK ÖNEMLİ’

-Festival denince akla artık ilk olarak İKSV geliyor. Özellikle de İstanbul Müzik Festivali. Sizce uzun soluklu festival olmasının ardında ne var?

İstanbul Müzik Festivali’nin 43 yıldır hem sanatçılar hem de izleyiciler tarafından ilgiyle takip edilmesinin ve uluslararası alanda etkisini artırabilmesinin sırrı, yaratıcı programları, seyirciyi şaşırtabilmesi, sürekli yenilik peşinde koşması ve dünyada klasik müzikte olan gelişmeleri çok yakından takip edebilmesinde yatıyor. Bugün Türkiye’de pek çok özel kurum, klasik müziğin en büyük isimlerini sunabiliyor. Festivalin farkı burada ortaya çıkıyor. Bizim için artık ‘yıldız isim’lerden çok, projenin içeriği önemli. Bir festivalin en önemli görevi, sanatçılar ve projeleri için yaratıcı bir platform oluşturmaktır. Bir festival sanatçılara hayal kurabilecekleri yaratıcı bir ortam sağlamalı, hatta bir adım ötede yaratıcı anlamda riskler alabilmeleri için bir platform oluşturabilmeli. Seyirciler açısından baktığımızda ise, öncelikle onlar için bu festivalde nasıl sıra dışı ve özel anlar yaratabileceğimizi göz önünde bulundururuz. İstanbul Müzik Festivali olarak dinleyicilerimize mümkün olduğunca çeşitli yenilikler içeren ve sürprizlerle dolu anlar yaşatmayı, dağarcıklarına yeni eserler kazandırarak kimi zaman onları konfor alanlarından çıkarmayı ve özel anlar yaratmayı amaçlıyoruz.

-Bu yılki tema epey derin ve müzikseverler tarafından merakla bekleniyor. “Kültürel Manzaralar”ı etkinlik boyunca katılımcılar nerelerde yakalayacak?

Festivalin başından sonuna kadar pek çok “Kültürel Manzara” karşımıza çıkacak. İlk olarak müzikseverlerin kaçırmaması gereken günümüzün en büyük kemancılarından Gidon Kremer ve Kremerata Baltica’nın 1 Haziran tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde sunacakları “Rus ve Amerikan Mevsimleri” konserini saymak istiyorum. Astor Piazzolla’dan Philip Glass’a ulaşan muhteşem bir konser programı ve arkada gösterilecek olan özel video projeksiyonu kaçırmamalarını tavsiye ederim. Seyirciler için gerçek bir deneyim olacak bu konser. Tabii bunun dışında Angela Hewitt’den “İspanyol Manzaraları”, Alliage Quartet’ten “Paris Dans Ediyor” konseri, Schubertiade, Franz Liszt Oda Orkestrası, Borodin Quartet, Kim Kashkashian konserleri dünyanın pek çok yerinden manzaralar sunacak bizlere.

-İKSV her yıl çıtayı yükseltiyor. Genç müzisyenlere de el uzatıyor. Bu festivalin bir de misyon sırtlandığını düşünebiliriz sanırım.

Genç müzisyenler bizler için çok önemli, bu ülkenin geleceği onlar. Bu nedenle 9 yıldır festivalin açılış konserlerini ülkemizin gelecek vaat eden genç müzisyenleriyle gerçekleştiriyoruz. Bu yıl açılış konserinde dinleyeceğimiz genç piyanist Can Çakmur, gerçekten özel bir yetenek. Aynı zamanda her yıl festival genç solistini sunan projemiz var. Bu yıl genç solistimizi flüt dalında seçtik. Bengisu Kömürcü Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası eşliğinde ilk kez festival izleyicileriyle buluşacak. Tabii Barış İçin Müzik Orkestrası’nı da unutmamamız gerekir. Onlar da küçük topluluklarıyla festival süresince konser öncesi etkinliklerimizde yer alacak.

NEREDE? NE ZAMAN?

29 Haziran’a kada rsürecek. 43. İstanbulMüzik Festivali programına ve biletlerine muzik.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

SAYILARLA MÜZİK FESTIVALİ

-Festival 42 yılda 3 bine yakın etkinlik gerçekleştirdi.

-Bu yıl yaklaşık 25 bin seyirciye ulaşacak.

-İstanbul Müzik Festivali gençleri desteklemek ve müziğe teşvik etmek amacıyla, 2007 yılından bu yana festivalin açılış konserlerinde genç müzisyenlere programında yer veriyor.

-Aynı şekilde İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılında (2012), geleceğin sanatçılarının yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla, vakfın kurucuları arasında yer alan ve Türkiye’de operanın gelişmesine büyük katkıda bulunan Aydın Gün anısına başlattığı teşvik ödülü, her yıl klasik müzik alanında bir gence veriliyor.

-İKSV, Barış İçin Müzik Vakfı’nın gelişimine, uluslararası arenada yer edinmesine ve sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar yürütecek; destekçi arayışı, iletişim çalışmaları ve organizasyona yönelik konularda da 2013 yılından beri kurumsal partnerliğini üstleniyor.

PROF. FİLİZ ALİ: BEREZOVSKY’NİN KONSERİ KAÇMAMALI

İstanbul Müzik Festivali Onur Ödülü’ne layık görülen Prof. Filiz Ali ödülünü yarın akşam alacak. Ali’den konserlerde en ön sıralarda olacağı, heyecanla beklediği konserleri aldık.

“Ödülü aldığımı duyduğumda benim için büyük bir sürpriz oldu. Ödül alma amacıyla değil, içtenlikle yaptığım ve bu nedenle ödüllendirildiğim için çok mutlu oldum. İKSV tarafından verilmesi benim için ayrıca anlamlı. Kurucularını da yakinen tanırım. İstanbul Müzik Festivali sayesinde dinleyebileceğimizi ummadığımız müzisyenler getirildi. Eskiden kaliteli müziğe ulaşmak gerçekten çok zordu.

Yaşam boyu başarı ödülü alacak olan Borodin kuarteti ile son zamanların en ilgi çeken piyanistlerinden Berezovsky’nin konserine gitmeyi çok istiyorum. Tabii AIMA Festival Orkestrası’nın Alexander Rudin ve Julian Milkis ile verecekleri konser de çok önemli. Ermeni bestecilerin eserlerinin de yorumlanacağı Kim Kashkashian & Peter Nagy konserine de gitmeyi çok isterim.”

ÇANAKKALE MUHAREBELERİNİN 100. YILI ŞEREFİNE

43. İstanbul Müzik Festivali, besteci, keman virtüözü ve şef Hasan Niyazi Tura’ya festival tarafından sipariş edilen “Şehidin Türküsü” eserinin dünya prömiyeriyle başlayacak. Tura şöyle diyor: “Festivalde dinleyicilerin duyacağı ilk notaların bestecisi olmak heyecan verici. İKSV’nin Çanakkale muharebelerinin 100. yılı şerefine bir eser ısmarlaması ve ortaya çıkan yeni eserimde Çanakkale gazisi büyükbabam Mustafa Niyazi Tura’nın, söz ve müziğini yazdığı türküsünü bir aile yadigârı olmaktan daha ileriye taşımam tarifi zor ama çok güzel duygular.”

“GENÇLERE BÜYÜK SALONLARDA ÇALMA İMKANI VERİLİYOR”

Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında eğitimlerini sürdüren 24 yaş altı flütçüler arasından Bengisu Kömürcü festivalde konuk olmaya hak kazandı. 22 yaşındaki Kömürcü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası ve şef Antonio Pirolli ile aynı sahnede olacak. İleride eğitimci olmak isteyen Kömürcü, “İstanbul Müzik Festivali’nin çok dolu bir tarihi var. Her zaman önemli müzisyenleri ağırladı, bu sene de öyle olacak. Biz gençlere de yer veriliyor olması çok anlamlı. Çünkü maalesef bugün ülkemizde büyük bir kitleye haber verip, böyle salonlarda çalma imkânımız yok. 20 Haziran’daki konserim için de çok heyecanlıyım. Bunu bir başlangıç olarak görüyorum. Gelişmeye devam etmeyi ve ileride öğrenci yetiştirmeyi hedefliyorum” diyor.

PİYANİST ANGELA HEWİTT: BENCE HER ŞEY HARİKA OLACAK

“1700’lerde Domenico Scarlatti’nin yazdığı sonatlarının yanı sıra Albeniz’in süiti, Granados’un dansları ve Falla’nın fantezilerini çalmak ve dinlemek ilginç ve etkileyici bir deneyim. Bu isimler fevkalade eserler yazdı ve piyanistlerin neler yapabileceğini gözler önüne serdi. Bu konser için ben de çok heyecanlıyım. İstanbul’da birkaç kere çalmama rağmen İstanbul Müzik Festivali benim için ilk olacak, bu yüzden çok heyecanlıyım fakat bence harika olacak! Umarım dinleyiciler de memnun kalır.”

GABOR BOLDOCZKİ: YENİ TROMPET KONÇERTOLARI GEREK

“İstanbul’un görkemli Osmanlı saray ve bahçelerinin yanı sıra gece hayatı etkileyici. Fazıl Say ile birkaç kere çaldım, harikaydı. Gülsin Onay ile yeni bir müzikal işbirliği gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşıyorum. Yakında İstanbul’a yeni trompet konçertoları getirmek istiyorum.”

Kaynak: Habertürk

tarihte-bugun-ne-oldu4 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 94. (artık yıllarda 95.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 271 gün vardır.

Olaylar

  • 1581 – Francis Drake dünya turunu tamamladı ve I. Elizabeth tarafından şövalyelikle ödüllendirildi.
  • 1814 – Napolyon tahtından ilk defa çekildi.
  • 1905 – Hindistan’daki depremde yaklaşık 20.000 kişi hayatını kaybetti.
  • 1929 – İstanbul’da düzenlenen Yerli Malı Kullanma ve Koruma Toplantısı’nda gençlik, yerli malı kullanmaya yemin etti.
  • 1941 – Irak’da eski başbakan Raşit Ali bir darbeyle iktidarı ele geçirdi.
  • 1949 – NATO kuruldu. Washington’da ABD, Belçika, Danimarka, Fransa, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz, Kuzey Atlantik Paktı Örgütünün (NATO) kuruluşunu onaylayan antlaşmayı imzaladı.
  • 1953 – Deniz Kuvvetleri’ne bağlı Dumlupınar denizaltısı, NATO tatbikatından dönerken Çanakkale Boğazı’nda İsveç gemisi Naboland’la çarpışarak battı; 81 Türk denizcisinin şehit olduğu bu gün, Deniz Şehitlerini Anma Günü ilan edildi.
  • 1966 – Fransa’da NATO üslerine karşı çıkılınca Türkiye’deki üslerin durumu gündeme getirildi. Başbakan Süleyman Demirel, “Türkiye’de ABD üssü yoktur, tesisi vardır” dedi.
  • 1968 – Martin Luther King Jr. Memphis’te öldürüldü.
  • 1973 – 11 Eylül 2001’deki saldırılar sonucu yıkılan Dünya Ticaret Merkezi açıldı. Temelleri 1966’da atılan, inşaatına 1968’de başlanılan ve 37 milyon dolara mal olan binanın mimarı Minuori Yamasaki idi.
  • 1974 – Türk Hükümeti, Yunan karasularının 12 mile çıkarılmasını kabul etmeyeceğini, Ege’nin bir Yunan gölü haline getirilmesinin söz konusu olamayacağını, diplomatik kanallarla Yunanistan’a bildirdi.
  • 1975 – Microsoft şirketi Bill Gates ve Paul Allen ortaklığında kuruldu.
  • 1979 – Pakistan başkanı Zülfikar Ali Butto asılarak idam edildi.
  • 1985 – Balıkesir’de eğitim uçuşu yapan bir uçak, marangozlar sitesine düştü. Uçağın iki pilotu ile 14 kişi öldü, 21 kişi yaralandı.
  • 1988 – 7. Uluslararası İstanbul Sinema Günleri’nde iki filmin gösterilmesi müstehcenlik ve İslam’a aykırılık nedeniyle yasaklandı.
  • 1990 – Ankara Devlet Tiyatrosu İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi açıldı.
  • 1991 – Özel üniversitelere şartlı izin verildi.
  • 1997 – Politikaya atılan kadınları desteklemek amacıyla bir grup kadının öncülüğünde “Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği” (KADER) kuruldu.
  • 2001 – Yargıtay Altıncı Ceza Dairesi, İtalya’dan Türkiye’ye iade edilen Mehmet Ali Ağca’nın gasp suçundan 7 yıl 2 ay ağır hapis cezasına mahkûm edildiği kararı onadı.
  • 2002 – PKK, birçok Avrupa ülkesinde, yasaklanmasının ardından adını KADEK (Kürdistan Demokrasi ve Özgürlük Kongresi) olarak değiştirdi.
  • 2003 – Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi, Manisalı gençler davasında biri başkomiser 10 polisin, 60 ile 130 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmalarına ilişkin kararı onadı.
  • 2004 – Konyaspor Teknik Direktörü Tevfik Lav, Manisa yakınlarında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.
  • 2004 – Almanya Alevi Kadınlar Birliği, “25 Dilde Kadın Türküsü” adıyla festival düzenledi. Konserde 500 kadın aynı anda saz çalarken 300 kadın şarkı söyledi.
  • 2006 – 4 Nisan Mayın Bilincini Geliştirme Günü kapsamında ilk kez eylemler yapıldı. Gün BM tarafından 8 Aralık 2005 tarihinde ilan edilmişti.

Doğumlar

  • 186 – Caracalla, Roma imparatoru (ö. 217)
  • 1802 – Dorothea Dix, ABD’li toplumsal reformcu ve hümanist (ö. 1887)
  • 1846 – Comte de Lautréamont, Fransız yazar (ö. 1870)
  • 1858 – Remy de Gourmont, Fransız şair (ö. 1915)
  • 1884 – Isoroku Yamamoto, Japanese naval commander (ö. 1943)
  • 1914 – Marguerite Duras, Fransız yazar (ö. 1996)
  • 1915 – Muddy Waters, ABD’li müzisyen (ö. 1983)
  • 1915 – Lars Ahlin, İsveçli yazar (ö. 1997)
  • 1920 – Éric Rohmer, Fransız yönetmen (ö. 2010)
  • 1932 – Anthony Perkins, ABD’li aktör (ö. 1992)
  • 1932 – Andrei Tarkovsky, Sovyet yönetmen (ö. 1986)
  • 1949 – Abdullah Öcalan, PKK’nın kurucusu ve lideri
  • 1952 – Gary Moore, İrlandalı gitarist (Thin Lizzy)
  • 1957 – Aki Kaurismäki, Fin yönetmen
  • 1960 – Hugo Weaving, Nijerya doğumlu, İngiliz asıllı Avusturalyalı aktör
  • 1963 – Nuri Adıyeke, Girit asıllı Türk Osmanlı Dönemi tarihçisi
  • 1965 – Robert Downey, Jr., ABD’li aktör
  • 1970 – Barry Pepper, ABD’li oyuncu.
  • 1970 – Yelena Yelesina, Rus yüksek atlamacı
  • 1970 – Çağan Irmak, Türk yönetmen
  • 1976 – Emerson Ferreira da Rosa, Brezilyalı futbolcu.
  • 1976 – Pattie Mallette, Kanadalı şarkıcı Justin Bieber’ın annesi.
  • 1979 – Heath Ledger, Avustralyalı Oskar’lı aktör (ö. 2008)
  • 1983 – Ben Gordon, ABD’li basketbolcu
  • 1984 – Arkady Vyatchanin, Rus yüzücü
  • 1985 – Rudy Fernández, İspanyol basketbolcu
  • 1986 – Aiden McGeady, İrlandalı futbolcu
  • 1991 – Jamie Lynn Spears, ABD’li aktris ve şarkıcı
  • 1992 – Alexa Nikolas, ABD’li aktris
  • 1992 – Christina Metaxa, Kıbrıslı Rum şarkıcı
  • 1996 – Austin Mahone, ABD’li pop şarkıcısı

Ölümler

  • 1617 – John Napier, İskoçyalı logaritmayı bulan matematikçi (d. 1550)
  • 1774 – Oliver Goldsmith, İrlandalı yazar, şair (d. 1728)
  • 1841 – William Henry Harrison, ABD’li General ve 9. Amerika Birleşik Devletleri başkanı (d. 1773)
  • 1870 – Heinrich Gustav Magnus, Alman kimyacı ve fizikçi (d. 1802)
  • 1878 – Richard Brewer, ABD’li kovboy ve kanun kaçağı (d. 1850)
  • 1919 – William Crookes, İngiliz kimyacı ve fizikçi (d. 1832)
  • 1923 – John Venn, İngiliz matematikçi (d. 1834)
  • 1929 – Karl Benz, Alman makine mühendisi ve motor tasarımcısı (d. 1844)
  • 1931 – André Michelin, Fransız mühendis ve sanayici (d. 1853)
  • 1932 – Wilhelm Ostwald, Alman kimyacı, Nobel Kimya Ödülü sahibi (d. 1853)
  • 1941 – Emine Nazikeda, Sultan Mehmed Vahdettin Han eşi ve Baş Kadınefendi (d. 9 Ekim 1866).
  • 1968 – Martin Luther King, Jr., Nobel Barış Ödülü’lü Afrikalı-Amerikalı Baptist papaz ve Amerikan yurttaş hakları hareketi önderi (d. 1929)
  • 1979 – Zülfikar Ali Butto, Pakistan başbakanı (d. 1928)
  • 1983 – Gloria Swanson, ABD’li aktris (d. 1897)
  • 1986 – Simone de Beauvoir, Fransız yazar ve düşünür (d. 1908)
  • 1991 – Max Frisch, İsviçreli yazar (d. 1911)
  • 1992 – Muammer Hacıoğlu, Türk şair (d. 1945)
  • 1997 – Alparslan Türkeş, Türk asker ve siyaset adamı (d. 1917)
  • 2004 – Tevfik Lav, Türk teknik direktör (d. 1959)
  • 2007 – Bob Clark, ABD’li film yönetmeni (d. 1941)

Tatiller ve Özel Günler

  • NATO Günü
  • Mayın Bilinci Geliştirme Günü

al-jazeeraMehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) tarafından düzenlenen 4. Genç Yetenekler Klasik Müzik Festivali, açılış konseriyle başladı.

MAKÜ Konferans Salonu’nda düzenlenen konserde, Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi Çoksesli Korosu sevilen türkü ve şarkıları seslendirdi.

Daha sonra genç yeteneklerden Selin Samsar, Koray Çal, Tuna Bilgin, Aksel Başaran, Burcum Sıla Erdoğan, Doğaç Bezdüz, İrem Yalçıner, Duru Erdoğan piyano, Beste Gürkey’in ksilofon, Nilüfer Sude Güçlü, Deniz Şensoy, Ilgın Top keman, Güney Sinemce viyolonsel, Deniz Bayar flüt, Arda Uğur gitar ve Ali Hüseynzade’nin trompet çaldığı konserde ünlü bestecilerin klasik müzik eserleri seslendirildi.

Etkinlik kapsamında, dokuz yaşındaki Selin Samsar, piyanoda seslendirdiği eserlerle ilgi çekti. Yaklaşık iki saat süren konser, büyük beğeni topladı. 22 Mart’ta sona erecek festival kapsamında çeşitli konser ve etkinlikler düzenlenecek.

Kaynak: El Cezire

haftanin-sanat-etkinlikleriTİYATRO

İSTANBUL

– Devlet Tiyatroları Bahçelievler Belediyesi Nurettin Topçu Kültür Merkezi’nde “Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa” cuma 20.00, “Barış Gezegeni” pazar 13.00. Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Güneş Batarken Bile Büyük” cuma ve cumartesi 20.00, pazar 15.00; “Ah Karagöz Vah Karagöz” cumartesi 14.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Muhteşem Gatsby” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Geçtim Ama Tiyatrodan” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00; “Ah Karagöz Vah Karagöz” çarşamba, pazar 14.00. Küçük Sahne’de “Yaşamak Denilen Bu Zahmetli İş” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “57. Alay” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Bülbül Susturulduğunda” salı, perşembe 20.00, cumartesi 15.00; “Çiçeğim Solmasın” çarşamba 14.00, cumartesi, pazar 12.00 . Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Sessizlik” çarşamba, cuma, cumartesi 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00 )

– İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “On İki Öfkeli Adam” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Piti” pazar 12.00 ve 15.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Ölü Adamın Cep Telefonu” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Bisküvi Adam” pazar 12.00 ve 15.00. GOP Ferit Egemen Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe 14.00. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Kabare” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe ve cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Bir Gün Ayakkabımın Teki” pazar 12.00. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Kerbela” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Alaaddin’in Sihirli Lambası” pazar 12.00 ve 15.00. Kâğıthane Küçük Kemal Sahnesi’nde “Bir Gün Ayakkabımın Teki” perşembe 12.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Lysistrata ‘Kadınlar da Savaşırsa” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Harikalar Mutfağı” pazar 12.00 ve 15.00. Ümraniye Sahnesi’nde “Sırça Hayvan Koleksiyonu” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Islık Sever Max” pazar 12.00 ve 15.00. Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Komşum Hitler” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Üzgün Ağaçlar Ülkesi” pazar 12.00 ve 15.00.(0 212 455 39 20)

– Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Romeo ve Juliet” cuma, cumartesi 20.30, “Güneşin Çocukları” pazar 11.00, “Hayvan Çiftliği” pazar 15.30. “Tiyatro Keyfi”nin “Romeo&Juliet” çocuk oyunu cumartesi 11.00. (0 212 414 96 47)

– Ortaoyuncular’da “Peradaki Hayalet” cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)

– Dostlar Tiyatrosu’nun “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyunu cuma, cumartesi 20.30’da Kenter Tiyatrosu’nda, pazar 19.00’da Kozzy Kültür Merkezi’nde. (0 212 246 35 89)

– Oyun Atölyesi “Testosteron” bugün ve yarın 20.30, “Kim Korkar Hain Kurttan” perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00. (0 216 345 39 39)

SERGİ

İSTANBUL

– Alp Bartu ve Mustafa Ayaz’ın sergileri Doku Sanat Galerileri İstanbul’da yarından itibaren 9 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 246 2496

– Orhan Taylan’ın resim sergisi 10 Mart’a kadar Kızıltoprak Sanat Galeri’nde 10 Mart’a kadar görülebilir. (0216) 418 3806

– Zeynep Deniz Özmen’in “Özgürce” adlı resim sergisi Venüs Sanat Galerisi’nde 11 Mart’a kadar görülebilir.

– “Küçük Yüzler, Büyük Bedenler” adlı karma sergi 13 Mart’a kadar Elgiz Müzesi’nde izlenebilir. (0212) 290 2525

– “Mimarlık tarihçisi, restoratör, koleksiyoner Ekrem Hakkı Ayverdi” sergisi İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 14 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 334 0900

– “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Sergisi” Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde 14 Mart’a kadar görülebilir. (216) 280 5739

– İtalyan sanatçı Tommaso Pierozzi’nin “Mutlu Olacağız” adlı resim ve gravür sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Bohem’de görülebilir. (212) 999 44 60

– 40 fotoğrafçının 1600 portre fotoğrafından oluşan “Yüz Kumbarası” adlı fotoğraf sergisi 19 Mart’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde görülebilir. (0212) 393 8111

– “Sevgili Kedilerimiz” adlı karma sergi Ürün Sanat Galerisi’nde 19 Mart’a kadar izlenebilir. (0216) 363 1280

– Gürcü heykeltıraş Amiran Tevzadze’nin heykel sergisi Galeri Selvin 2’de 20 Mart’a kadar görülebilir. (212) 263 74 82

– Mustafa Pancar’ın “Yol Kenarı” adlı sergisi yarından itibaren Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde 21 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 230 1976

– Maide Bulak’ın “Kent ve Sessizlik” adlı sergisi Galeri ARK’ta 22 Mart’a kadar görülebilir. (216) 3694900

– Sadi Diren’in retrospektif sergisi D’Art Sanat Galerisi’nde 22 Mart’a kadar görülebilir.

– Ulus Özel Musevi Okulları öğrencilerinin “Yüzyıllık Düşler” adlı sergisi Beyoğlu’ndaki Hamursuz Fırını’nda 23 Mart’a kadar görülebilir.

– “Mavi Sular Karma Resim Sergisi” 14- 25 Mart tarihleri arasında Venüs Sanat Galerisi’nde izlenebilir. (216) 565 3572

– “Nevruz” adlı karma sergi Galeri Apel’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2927236

– Nermin Er sergisi Galeri Nev’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2521525

– Mehwish Iqbal’ın “Subliminal Manzaralar” adlı sergisi 28 Mart’a kadar Kare Art Galeri’de görülebilir. (0212) 2197719

– Sema Talay’ın “Patlamalar” adlı kişisel resim sergisi Gergedan Sanat’ta 28 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 292 0650

– Zeki Kıral’ın resim sergisi Galeri İdil’de 28 Mart’a kadar izlenebilir. (212) 283 23 83

– Bedri Baykam, Erden Cantürk, Philippe Deutsch, Koray Erkaya, Damien Guillaume, Tetsuro Higashi, Uwe Ommer, Arto Pazat ve Hugh Holland’ın eserlerinin yer aldığı “Çırılçıplak” adlı grup sergisi 29 Mart’a kadar Piramid Sanat’ta görülebilir. (212) 2973121

– İsa Çelik Resim Sergisi 29 Mart’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde görülebilir. (212) 249 01 50

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Kostantinos Kerestetzis’in resim sergisi 29 Mart’a kadar Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun İstiklal Caddesi’nde yer alan Sismanoglio Megaro binasında izlenebilir. (212) 244 9335

– Nilüfer Moayeri’nin “Doğu-Batı Koridorunda Kadın” adlı sergisi Pera Sanat Galerisi’nde 30 Mart’a kadar görülebilir. (212) 245 3008

– Ali Kazma’nın “Zamancı” adlı sergisi Galeri ARTER’de 5 Nisan’a kadar görülebilir. (0212) 2433767

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Atilla Galip Pınar’ın “Öz // Essence” adlı 4. kişisel sergisi Galeri İlayda’da 12 Nisan’a kadar görülebilir. (212) 227 92 92

– “Taştaki Gizemli Yaşam” sergisi 10 Mart – 25 Nisan tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 240 80 23

– “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kadınlar” adlı sergi 22 Mayıs’a kadar Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde görülebilir.(212) 219 16 97

– Burhan Doğançay’ın “Picture The World” sergisi 7 Haziran’a kadar Doğançay Müzesi’nde görülebilir. (0212) 244 7770

– “Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz” adlı retrospektif sergi İstanbul Modern’de 28 Haziran’a kadar Süreli Sergiler Salonu’nda görülebilir. (0212) 334 7300

ANKARA

– Ayşe Mutlu – resim – 10 Mart’a dek – Galeri N’de. (0 312 436 36 64)

– Geçişler – resim – 13 Mart’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

– Anahita Şems – resim – 14 Mart’a dek – GaleriM Sanat Galerisi’nde. (0 312 235 50 06)

– Antonio Cosentino – resim – 14 Mart’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

– Özcan Kandemir – resim – 15 Mart’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

– Aslı Kutluay – resim – 19 Mart’a dek – Taurus Sanat Merkezi’nde. (0 533 443 54 54)

– Marek Brzozwski – resim – 20 Mart’a dek – Galeri Sanatyapım’da. (0 312 222

– Suna Özkalan – yağlıboya resim – 20 Mart’a dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)

– Peker Sanat Ödülleri Sergisi – resim – 21 Mart’a dek – Peker Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 30 03)

– Farago – resim – 26 Mart’a dek – Ankara HiltonSA’da. (0312 236 21 22)

– Senem Aker Ensari – seramik – 27 Mart’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

ADANA

– Adana Ressamlar Derneği’nin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlidiği, ‘Mart’ın Sekizi’ adlı resim sergisi Seyhan Belediyesi Sergi Salonu’nda sürüyor. Sergi 15 Mart tarihine dek izlerime açık tutulacak. (0322 4534445)

MERSİN

– MTSO Sanat Galerisi, ‘ve Kadın III – Karma Resim Heykel Sergisi’ne bu hafta da ev sahipliği yapıyor. Buğra Yararman, Hakan Kandır, Mehmet Mangtay, Meral Belici, Özcan Aydemir, Seda Şahbaz, Tuğba Küçükbahar ve Vehbi Mangtay’ın eserlerinin yer aldığı sergiyi sanatseverler 19 Mart tarihine kadar pazar günü hariç hafta içi 08.30-18.00, cumartesi ise 10.00-17.00 saatleri arasında gezebilecek. (0324 238 95 00 – 261)

– Günay Yavuzel, Ferahnaz Çalışkan, Leyla Çakmak’ın, Dünya Kadınlar Günü’nde, Özgecan Aslan anısına düzenledikleri sergi, Tarsus Mehmet Bal Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 13 Mart tarihine dek izlenebilecek. (0324 6162515)

GAZİANTEP

– Ressam Şefkat İşleğen’in, ‘Değiş/ imler’ temalı resim sergisi Sanko Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sanatçının linol baskı ve akrilik tekniği kullanarak ortaya çıkardığı ve mono print tarzında soyut çalışmalara da yer verdiği eserlerinin yer aldığı sergiyi sanatseverler 27 Mart tarihine dek her gün 10.00-22.00 saatleri arasında izleyebilecek. (0342 3666066)

MÜZİK

İSTANBUL

– Salon IKSV’de perşembe saat 21.30’da Tuluğ Tırpan Quartet feat Frederik Köster; cuma saat 22.00’de Kalben&No Land; cumartesi saat 22.30’da Yasemin Mori konserleri var. (212 334 08 41)

– Nardis Jazz Club’te bugün saat 21.30’da Salliel Bros, yarın saat 21.30’da Olgun Acar Band; çarşamba saat 21.30’da Yavuz Akyazıcı Trio; perşembe saat 21.30’da Flapper Swing; cuma saat 22.30’da Luis Gomez DesCarga; cumartesi saat 22.30’da Selenr Seytekin Project konserleri var. (0212 232 98 30)

– Akbank Sanat’ta perşembe saat 20.00’de Denis Kozhukhin (piyano) ile Vladislav Kozhukhin’den (piyano) oluşan Kozhukhin Kardeşler konseri var. (0212 252 35 00-01)

– Süreyya Operası’nda bugün Hande Özyürek (violin) ile Fedele Antonicelli (piyano) kanseri var. (0216 346 15 31)

– Ülker Sports Arena’da cumartesi saat 21.00’de Julio Iglesias konseri var. (0216 687 2100)

– Bostancı Gösteri Merkezi’nde cuma saat 21.00’de Ajda Pekkan; cumartesi saat 21.00’de Selçuk Balcı konseri var. (0216 362 1161)

– Volkswagen Arena’da cumartesi saat 21.00’de DJ Laidback Luke; pazar saat 18.30’da Unite The Mic Turnesi 2015 kapsamında Ailee, Jay Park ve San E konseri. (0212 377 67 00)

– TİM Show Center’da perşembe saat 21.00’de Fazıl Say konseri var. (0212 286 66 86)

– garajistanbul’da cuma saat 23.00’de Leman Sam; cumartesi saat 22.00’de Kord Vokal; pazar saat 21.00’de The Haunted konserleri var. (0212 244 4499)

– SSM the Seed’te perşembe saat 20.00’de Alman piyanist Joseph Moog’un resitali var. (0212 323 60 50)

– Caddebostan Kültür Merkezi’nde pazartesi saat 21.00’de Sunay Akın – Moğollar; çarşamba saat 20.30’da Fatih Erkoç – Kerem Görsev; perşembe saat 20.30’da “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im” konserleri var. (0216 296 3055)

– Jolly Joker İstanbul’da bugün 21.00’de Zuhal Olcay albüm tanıtım konseri; yarın saat 21.00’de Ahmet Toprak Eğrikaya; çarşamba saat 21.00’de Haluk Levent – Kurtalan Ekspres; perşembe saat 21.00’de Yüzyüzeyken Konuşuruz; cuma saat 22.00’de Levent Yüksel; cumartesi saat 22.00’de Mehmet Erdem konseri var. (0212 249 0749)

– Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde yarın saat 22.30’da Suzan Kardeş; çarşamba saat 22.30’da TNK; ardından saat 23.59’da Özge Fışkın; perşembe saat 22.30’da Niyazi Koyuncu ardından Pinhani – Yalnız Türküler; cuma saat 22.00’de Can Gox ardından Koray Candemir; cumartesi saat 22.00’de caz vokalisti Fredrika Stahl, ardından Soul Stuff konseri var. (0212 245 1048)

– Babylon’da bugün saat 19.00’de Social Inclusion Band; çarşamba saat 20.30’da Peyk; cuma saat 22.00’de Shantel; cumartesi saat 22.00’de Yelle; pazar saat 19.00’da Patricia Barber konserleri var. (0212 292 73 68)

Sanat, tarih boyunca insanoğlunun kendini ifade etmesinin bir yolu olmuştur. İlk insanlardan bu güne kişiler duygularını, düşüncelerini, olaylara bakış açılarını hep sanat yoluyla aktarmıştır. Mağara duvarlarına resimler çizen insanlardan bu yana sanat, yaşamın vazgeçilmez bir öğesi olmuştur.

insan ve sanat
Sanat, insanın çevresiyle etkileşim içinde olmasını, etrafında olan bitene daha duyarlı olmasını, özgür düşünebilmesini ve kendini özgürce ifade etmesini sağlar. Güzele ulaşmanın en etkinli yolu sanattır. Sanat yaşamı güzelleştirir, insana ve çevresine değer katar. Kişilere ve toplumlara bambaşka bir bakış açısı sağlar. Bu nedenledir ki Ata’mız “Sanatı olmayan bir ulusun can damarlarından biri kopmuş demektir” demiştir.

aşık sanatı

Anadolu insanı da bin yıldır sanatla iç içe yaşamıştır. Derdini, hüznünü, neşesini, umudunu türkülerle dillendirmiş, kilimlere dokumuş, evinin duvarlarına, tavanlarına, ahşaba nakış nakış işlemiş, kendinden sonrakilere bu yolla aktarmıştır. Anadolu insanı bin yıldır güzeli aramış, güzeli görmüş ve ona değer vermiştir. Bu nedenle duyarlılığını, çevreye ve insana saygısını yitirmemiş, doğallığından ve güzelliğinden bir şey kaybetmemiştir.

Peki, ne oldu da aynı Anadolu insanı şimdi bencilliğe, saygısızlığa, duyarsızlığa, yozlaşmaya doğru yönelmeye başladı. Bunun pek çok sebebi var elbet. Ancak bu sebeplerin en büyüğü sanattan uzaklaşmaktır. Ozanlarımız şiir söylemeyi, genç kızlarımız nakış işlemeyi, âşıklarımız türkü söylemeyi bıraktı nicedir. Çocuklarımız müzik bile olmayan, etrafa lanetler, küfürler yağdıran tuhaf şarkıları dinliyor. İnsanlarımızın hayatı bir tek ressamın eserini görmeden geçiyor. Önceleri her biri bir sanat harikası olan evlerimizin yerini şimdi dümdüz beton duvarlar alıyor. Her ilmeği bin emekle, umutla dokunan halıların yerinde yeller esiyor. İnsanlar Karagöz’ün, Hacivat’ın adını hiç öğrenmeden yaşıyor. Tiyatro çoktandır çıkmış hayatımızdan. Onun yerine her akşam televizyon karşısında ruhsuz, duygusuz diziler izleniyor sinema filmleri bile değil. Kısaca sanat toplum hayatımızdan yavaş yavaş çekilip yok oluyor.

hacivat-ve-karagoz-oyunu
Sanat, yaşamımızdan böyle uzaklaştıkça biz de birbirimizden, bizi biz yapan değerlerden, en önemlisi insanlığımızdan uzaklaşıyoruz. Sanat olmayınca sevgi, saygı, hoşgörü gibi kavramlar da giderek uzaklaşıyor bizden. Çünkü sanat güzeli, iyiyi, doğruyu arayışıdır insanın. Onun yerini doldurabilecek başka herhangi bir şey yoktur. Sanat olmayan bir hayat kupkuru, yararsız bir hayattır.

Peki, biz öğretmenler bu konuda neler yapabiliriz? Sanat, toplum yaşamımızdan sökülüp atılırken buna nasıl engel olabiliriz?
Görsel Sanatlar derslerini boyama, kesme, yapıştırma, belli bir müfredatı yetiştirme saatleri gibi görmekten vazgeçerek işe başlayabiliriz. Görsel sanatlar derslerinde öğrencilerimize hem ülkemizden hem de dünyadan sanat eserlerini tanıtabiliriz. Bu konuda yapılabilecek çok basit bir etkinlik sanat eseri inceleme çalışmalarıdır. Her ders için seçilen bir sanatçı öğrencilere tanıtılarak eserlerinden örnekler gösterilebilir. Sanatçı ve eserler seçilirken o haftanın kazanımına uygun seçimler çok kolaylıkla yapılabilir. Eser tanıtma aşamasında çocuklara “Bu eserde neler görüyorsun?”, “Hangi renkleri görüyorsun?”, “Bu eserde en hoşuna giden bölüm neresi?” gibi basit sorular sorularak çocuklar kaç yaşında olursa olsun gördükleri eser hakkında konuşmaları sağlanabilir. Burada amaç çocukları sanat eleştirmeni yapmak değil sadece sanata dikkatlerini çekebilmek ve belli bir farkındalık yaratmaktır. Daha sonra sanatçının seçilen eserlerinden birinin benzerini yapma çalışmaları yaptırılabilir. Bir öğrenci okul yaşamı boyunca birkaç sanatçıyı bu şekilde tanıyıp incelese onun hayatında pek çok şey değişecektir.

Müzik derslerimiz de sanat eğitimi açısından önemli bir fırsattır. Bu derslerde de çocuklara kaliteli müziği ve müzisyenleri tanıtarak işe başlayabiliriz. Hem Türk hem yabancı çok değerli müzisyenler gelip geçmişken insanlık tarihinden bizim çocuklarımızın sadece birkaç pop ya da arabesk şarkıcısını tanıması, en basitinden Dede Efendi’yi Münir Nurettin Selçuk’u, Mevlana’yı, Âşık Veysel’i bilmiyor olması büyük bir kayıptır.

mevlana
Şiiri ve edebiyatın diğer dallarını çocuklarımızın yaşamına sokmak da sanıldığından daha kolaydır. Örneğin her hafta için yerli ya da yabancı seçilen bir şairi çocuklarımıza tanıtmak için panolarımızın birinde bir köşe ayırabiliriz. Burada hem şairi tanıtıp hem de şiirlerinden çocuklarımızın yaş ve gelişim düzeyine uygun örnekleri sergileyebiliriz. Şiir dinletileri yapabiliriz. Seçtiğimiz önemli edebi eserleri çocuklarımızla birlikte okuyabilir, eleştirebilir, üzerine konuşabiliriz.
Kısaca çocuklarımıza sanatı tanıtmak sanıldığı kadar zor da değildir. Sanatla iç içe olmaya alışan çocuklarımızın hem davranışlarında hem de akademik başarılarında önemli gelişmeler olacaktır. En basitinden okul panosuna asılmış bir resmi tutup yırtmak yerine ona bakmayı öğreneceklerdir.

yunus-emre

Sanattan uzak bir toplum olmaya devam ettikçe sosyal sorunlarımız çözülmek bir yana büyüyerek artmaya devam edecektir. Öğrencilerimize herhangi bir derste saygı, sevgi, hoşgörü gibi kavramları istediğimiz kadar anlatalım onları sanattan bu şekilde uzak tutmaya devam edersek bu kavramlar testlerde soru çıkarsa doğru bilinen ancak asla hayata geçmeyen kavramlar olmaya devam edecektir. Bu nedenle sanat derslerimiz bir an önce öğrencileri güzel sanatların her alanıyla tanıştıracak bir yapıya kavuşturulmalı, ders saatleri arttırılmalı bunlar yapılıncaya kadar da özellikle sınıf öğretmenleri her fırsatta sanatı çocukların yaşamına sokmaya çalışmalıdır.

Yazan : Şebnem DEMİR

Kaynak :[-]

Fransa’da 2014 yılı ‘Seligmann Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Sema Kılıçkaya’ya ödülü törenle verildi.

sema kılıçkaya

Sorbonne Üniversitesinde düzenlenen törende Kılıçkaya’ya ödülünü Seligmann Vakfı Başkanı ve eski bakan Pierre Joxe takdim etti. Ödül töreninde jüride yer alan eski Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoe ve Paris Üniversiteleri Yüksek Konseyi Başkanı François Weil de hazır bulundu.

Törende konuşan Kılıçkaya, “Hümanizm ve hoşgörü gibi değerleri savunan bir vakıftan böyle bir ödüle layık görüldüğüm için yoğun bir hissiyat içindeyim” dedi. Kitabında kendi tecrübesini yansıtarak bir göç hikayesi anlattığına değinen Kılıçkaya, ödülün jürinin göç gerçeğine duyarlılığını gösterdiğini vurguladı.

sema-kılıçkaya-edebiyat-odulu_m1

Kılıçkaya ayrıca 7 Ocak’ta Paris’te düzenlenen terör saldırılarının hiçbir dinin affedemeyeceğini ve olayların Fransa toplumunun yıllardır gerçekleştirmeye çalıştığı “birlikte yaşama” kapasitesi hakkındaki şüpheleri güçlendirdiğini ifade etti.

Kılıçkaya, Paris Üniversiteleri Yüksek Konseyinin 2003 yılından bu yana verdiği ödülünü “Köksüz Krallık” (Le Royaume Sans Racines) kitabı ile kazanmıştı.

Antakya’da 1968 yılında doğan, 4 yaşında Fransa’ya ailesi ile göç eden Kılıçkaya, romanlarını Fransızca yazıyor. İngilizce öğretmenliği yapan yazarın 2004 yılında “Anadolu”, 2009 yılında “Kumruların Türküsü” (Le chant des tourterelles) adlı kitapları yayımlandı.

Kılıçkaya kariyerinde daha önce de Fransa’daki Bretonya Yazarlar Birliği tarafından da verilen “en iyi yazar” ödülüne layık görüldü.