Yazılar

‘İpek Yolu’nun Başlangıcı: Büyüleyici Çin’ temasıyla resmen başlayan ve bir yıl sürecek ‘2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı’ etkinlikleri sesini duyurmaya başladı. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek film ve tiyatro festivallerinde hatırı sayılır bir Çin etkisi var. İstanbul Film Festivali, Çin sinemasını özel bir bölümle ağırlayacak.

Türkiye Çin Kültür Yılı 2012

Çorap 2007 yılında sökülmeye başladı. İnsanların, ülkelerin, kültürlerin birbirlerini tanıması için en etkili yolun karşı tarafın sanatını yakından izlemek olduğuna inanan MORI Sanat Müzesi, 2007 yılında David Elliot küratörlüğünde çok ses getiren bir Çağdaş Çin Sanatı sergisi yaptı. O sırada Çin, 2008 Pekin Olimpiyatlarına hazırlanıyordu, ama ne hazırlanma… İşin ucunda dünya önünde görücüye çıkmak vardı ne de olsa… Yıllarca kendini dünyanın geri kalanından soyutlayan Çin için vakit, esrarengiz örtüleri kaldırıp efsaneleri anlatma vaktiydi. İstenen oldu: Tüm dünya olimpiyatların açılışını izledi ve herkes Çin’in gösterilerini, efsanelerini ve masallarını konuşmaya başladı.

Tam o sırada dünyanın öteki ucunda; UniCredit Art Banking Sorumlu Direktörü Domenico Filipponi’nin anlattığı üzere: “Lehman Brothers çöktü, kriz büyüdü, büyüdü… Ve 2008 sonunda sanat piyasasında büyük bir çöküş görüldü. Ama birileri bu krizi fırsata çevirdi. O birileri Çin’di. Hatta mesela, Çinli sanatçı Takashi Murakami’nin bir işi 12 Kasım 2008’de Christie’s New York’ta 3.442.500 dolara satıldı. Artık Avrupa ve ABD ana pazarlar değildi; üzerlerine 2007’de ilk üçe bile giremeyen Çin sanat piyasasının gölgesi yerleşti. Yoksa hâlâ Çinli ustaları tanımıyor musunuz? Artık zamanı; hatta sanatla ilgiliyseniz artık bu sizin için şart!”

70’TEN FAZLA ETKİNLİK

2012 Türkiye'de Çin Kültür Yılı

Ve şans ayağımıza geldi! Çinli ustaları, daha geniş bir ifadeyle Çin sanatını tanımamız için fırsat: ‘2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı’. ‘İpek Yolu’nun Başlangıcı: Büyüleyici Çin’ temasıyla geçtiğimiz aylarda resmen başlayan ve bir yıl sürecek dev ‘Kültür Yılı’ boyunca edebiyat, sanat, kültürel miras, sinema, akrobasi ve kukla sanatı gibi alanlarda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Mersin ve Trabzon’da 70’den fazla etkinlik gerçekleşecek. Eylül’deki ‘Çin Modern Sanatlar Sergisi’ ile ‘Dunhuang Duvar Resimleri Sergisi’ne daha çok var ama İstanbul Modern Sinema’daki ‘Ejderha Yılı’ kutlamaları kapsamında Çin sinemasından 7 ayrı örnek mevcut. Film gösterimleri için yarın son gün. Programda Mai Jia’nın kitabından uyarlanan Kuo-Fu Chen’in casus filmi ‘Mesajlar’ (2009), yönetmen Teddy Chan’in Çin’in ilk başbakanını Hong Kong ziyareti sırasında korumak için girişilen operasyonu anlatan ‘Fedailer ve Suikastçiler’ (2009), Li Ke’nin popüler romanından Jinglei Xu yönetiminde sinemaya aktarılan romantik komedi ‘Du Lala’nın Terfisi’ (2010) ve bencil bir okul öğrencisi olan Long’un hayatının, zaman tünelinden geçerek 3.500 yıl öncesindeki Jinsha Krallığı’na yaptığı yolculukla nasıl değiştiğini anlatan, Daming Chen’in sevilen animasyonu ‘Jinsha Rüyası’ (2010) var.

Film festivalinde

özel bölüm

İstanbul Film Festivali programında ‘Çin Kültürü Yılı’na özel bir bölüm var. Dövüş sanatçılarının maceralarına odaklanan bölümün adı: ‘Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia’. İzleyiciyle buluşacak 8 ayrı film arasında; Wong Kar-Wai’nin filmografisinde yer alan tek dövüş sanatı filmi ‘Zamanın Külleri’ dikkat çekiyor. 1994 yapımı film, eleştirmenlerce “fırça darbeleriyle yapılan bir tablo” olarak niteleniyor. Bir diğer yapım Ang Lee’nin 2001 yılında Altın Küre’de En İyi Yönetmen, Oscar’larda En İyi Görüntü, En İyi Müzik, Yabancı Dilde En İyi Film, En İyi Sanat Tasarımı ödüllerini alan ‘Kaplan ve Ejderha’. Bölüm kapsamında Zhang Yimou’nun iki filmi birden gösterilecek: 2004 yapımı ‘Parlayan Hançerler’ ve 2002 yapımı ‘Kahraman’.

Tiyatro festivalini

Çinli topluluk açacak

18. İstanbul Tiyatro Festivali, ön açılışını Çinli bir toplulukla yapıyor: Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu, 5 ve 6 Mayıs akşamları Fulya Sanat Merkezi’nde olacak. Pekin Operası ise 7-8 Mayıs akşamları Fulya Sanat Merkezi’nde sahneye çıkacak. 10 Mayıs Perşembe günü saat 18.00’de İstiklal Caddesi Tünel Meydanı’ndan başlayarak Galatasaray’a uzanacak Pekin Ejderha ve Aslan Sokak Tiyatrosu Gösterisi gerçekleşecek. Uçan ejderhalar ve aslanlarla yapılacak yürüyüşü, ilerleyen günlerde, Uçurtma Atölyesi izleyecek. Pekin’den gelecek üç ustanın yürüteceği Atölye başvuruları 15 Nisan’dan itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak formlarla alınacak.

 

JÜLİDE KARAHAN –  www.zaman.com.tr

Gülsin Onay’dan Ahmet Kanneci’ye, Pelin Körmükçü’den Bahar Yanılmaz Emre Kınay’a; bir ay sürecek festival

13.odtu festivali

“ODTÜ 13. Sanat Festivali” başlıyor 

ODTÜ’de bugün başlayıp 20 Nisan’a kadar sürecek “ODTÜ 13. Sanat Festivali”nin programı şöyle:

n 25 Mart Pazar: Saat 18.00: “Aksak Duo” konseri. (Keman: Cihat Aşkın, gitar: Mesut Özgen)

* 26 Mart Pazartesi: Saat 20.00: “Gülsin Onay piyano resitali.”

* 27 Mart Salı: Saat 20.00: Ankara Sanat Tiyatrosu “Giderayak” adlı oyunu sahneleyecek.

* 29 Mart Perşembe: Saat 20.00: Hava Kuvvetleri Bando Komutanlığı Bahar konseri. (Etkinlik ücretsiz.)

* 30 Mart Cuma: Saat 20.00: Çellistanbul Çello Dörtlüsü konseri.

* 31 Mart Cumartesi: Saat 18.00: “Geriye Kalan” filmi gösterilecek. Filmin yönetmeni Çiğdem Vitrinel Özcan ve oyuncuları Şebnem Hassanisoughi ile Erkan Bektaş söyleşiye katılacak.

* 3 Nisan Salı: Saat 20.00: “Can” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek. (Can Yücel’den uyarlayan: Genco Erkal, yöneten ve oynayan: Kemal Kocatürk.)

* 4 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Aşk Her Yerde” adlı oyun sahnelenecek. (Oyuncular: Emre Kınay, Pelin Körmükçü, Sait Genay, Bahar Yanılmaz, Cem Yanılmaz.)

* 5 Nisan Perşembe: Saat 14.00: Hasan Pekmezci Atölye Çalışması. (Etkinlik ücretsiz.)

* 6 Nisan Cuma ve 13 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Ahmet Kanneci gitar resitali.” Resitale Özcan Dal eşlik edecek.

* 7 Nisan Cumartesi: Saat 15.00 ve 20.00: Ankara Devlet Tiyatrosu “Soğuk Bir Berlin Gecesi” adlı oyunu sahneleyecek.

* 8 Nisan Pazar: Saat 19.00: “Akdeniz Flamenko Topluluğu” konseri.

* 9 Nisan Pazartesi: Saat 20.00: Ankara Devlet Opera ve Balesi “Seslerle Anadolu” adlı müzikli dans tiyatrosunu sahneleyecek.

* 10 Nisan Salı: Saat 20.00: “Borusan Quartet” konseri.

* 11 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Julio Almeida gitar resitali.”

* 15 Nisan Pazar: Saat 18.00: “Adamas Quartett” konseri. (New Austrian Sound of Music/Keman: Claudia Schwarzl ve Maria Wahlmüller; viyola: Anna Dekan; viyolonsel: Jakob Gisler.)

* 17 Nisan Salı: Saat 20.00: “Ferhangi Şeyler” adlı oyun sahnelenecek. (Oynayan: Ferhan Şensoy.)

* 18 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Türk Armoni Yıldızları Orkestrası” konseri. (Şef: Tarık Tal.)

* 19 Nisan Perşembe: Saat 20.00: “Can Çakmur piyano resitali.”

* 20 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Emrehan Halıcı & Ankara Müzisyenleri” 50 Yılın Rock Konseri, 7. Yıl.

13.odtu festivali

Bu yıl 30. kez düzenlenecek İzmir Tiyatro Günleri, ilk kez uluslararası boyuta taşınıyor. İspanya, İtalya ve KKTC’den tiyatro gruplarının da katılacağı Tiyatro Günleri kapsamında 11 etkinlik düzenlenecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve İzmir Devlet Tiyatrosu işbirliğinde düzenlenen İzmir Tiyatro Günleri, 30. yılında ilk kez uluslararası düzeyde bir etkinliğe dönüştürüldü. 27 Mart-11 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri öncesi düzenlenen toplantıda etkinlik programı sanatseverlerle paylaşıldı. Toplantıya Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Hakkı Bahar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serpil Baran, Tiyatro Günleri Düzenleme Kurulu Sanat Danışmanı Prof. Dr. Özdemir Nutku ve Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Nutku katıldı.

İzmir Tiyatro Günleri’ne ve sanatın tüm dallarına verdikleri destekler nedeniyle Büyükşehir Belediyesi adına mutluluk duyduğunu dile getiren Serpil Baran, bu yılki etkinliğin çok daha özel bir anlam taşıdığını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Baran, İzmir Tiyatro Günleri’nin uluslararası boyuta taşınması yönünde ilk adımları attıklarını, İspanya, İtalya ve KKTC’den gelen grupların düzenlenecek etkinliklere renk katacağını belirtti. Baran, başlattıkları uluslararası atılımı önümüzdeki yıllarda daha da artırarak sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Düzenleme Kurulu Sanat Danışmanı Özdemir Nutku da bu yıl uluslararası festivale geçişin ilk denemesini yaptıklarını belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu tiyatro günlerini devam ettirmesi çok önemli. Bu bakımdan öncelikle Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül ve Ege üniversitelerini kutlamak gerekiyor. Önümüzdeki yıl sanıyorum tam uluslararası festival boyutuna geçiyoruz. İzmir Tiyatro Günleri İzmir’in çevresine gidecek, varoşları da kaplayacak bir şenlik olacak” diye konuştu.

Gelecek kuşaklar için tiyatro

Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü ise “1955 yılında kurulan bir üniversite olarak 50. yılımızda, sosyal sorumluluğunu yerine getirme anlayışı çerçevesinde bu organizasyonda yer almaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Hakkı Bahar da konuşmasında, kurum olarak sanata büyük önem verdiklerini dile getirerek şunları kaydetti: “Her şeyden önce adalet ve hukuka saygı, herkesin eşit haklardan yaralanabilmesi, tüm görüş ve ideallerin serbest dolaşımı ve özgürce ifade edilebilmesi, tüm insanların yaşayış biçimlerinin öğrenilmesi, uluslar, dinler arasındaki kin ayrımcılık ve düşmanlığın dolayısıyla savaşların ortadan kaldırılması gibi görüşlerin dünyaya yayılması ve dile getirilmesi açısından bu gün çok önemli. Bu günün bir haftaya çıkarılarak uluslararası platforma taşınması da çok önemli. Doğmamış nesillerimize daha yaşanası bir dünya bırakabilmemiz için tiyatroyu ve tüm sanat dallarını yaşatmalıyız”

İş dünyasına destek çağrısı

Prof. Dr. Hülya Nutku ise ilk kez uluslararası boyuta taşınan Tiyatro Günleri’nin dolu dolu bir içeriğe sahip olduğunu belirterek, “Bu yıl 8’i turne topluluğu, ikisi yurtdışından, biri de fakültenin büyük prodüksiyonu olmak üzere toplam 11 etkinlik gerçekleştirilecek” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destek ve katkı nedeniyle teşekkürlerini dile getiren Nutku, “Ama bir yandan da iş adamlarımıza seslenmek istiyorum: Hayat sadece ticaretle yürümüyor. Biraz da sanata destek verin” diye konuştu.

Emek ödülü Hale Eren’e

30. Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri kapsamında 1999 yılından beri uygulanan bir gelenek de sürdürülecek. Yaşamı boyunca ülkemizde tiyatro sanatının gelişimi yolunda üstün hizmet vermiş sanatçı ve bilim adamlarına verilen Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü’nün 14.’sü, sahne tasarımı dalında Hale Eren’e verilecek.

Yine etkinlikler kapsamında 27 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde 30. Dekor-Eskiz-Maket Sergisi düzenlenecek. 31 Mart-1 Nisan 2012 tarihlerinde ise Tarihi Havagazı Fabrikası’nda “Hayat Sanattan Öğrenir” adlı proje kapsamında bir workshop gerçekleştirilecek. Geleneksel Flamenko gösterisini modern bir yaklaşımla yorumlayan İspanyol Tatiana Garrido Flamenko Topluluğu, 27 Mart akşamı AASSM’de İzmirli sanatseverlerle buluşacak.

Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri Programı:

AHMED ADNAN SAYGUN SANAT MERKEZİ

Ateş ve Kum 27 Mart 2012 Saat 20.00

GSF ÖZDEMİR NUTKU SAHNESİ

4 Kısa Oyun 28 Mart 2012 Saat 20.00

İSMET İNÖNÜ SANAT MERKEZİ

Ölümüne 29-30 Mart 2012 Saat 20.00
Sandalım Kıyıya Bağlı 31 Mart – 1 Nisan 2012 Saat 20.00
Şems!.. Unutma!.. 2 Nisan 2012 Saat 15.00/20.00
Savaş İkinci Perdede Çıkacak 5 Nisan 2012 Saat 20.00
Kazaen 6-7 Nisan 2012 Saat 20.00
Zübük 10-11 Nisan 2012 Saat 20.00

İZMİR SANAT

Ben Bertolt Brecht Kabare 3-4 Nisan 2012 Saat 20.00
Tiyatro Öldü 8-9 Nisan 2012 Saat 20.00

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ

Düğün 31 Mart – 1 Nisan Saat 20.00

SABANCI KÜLTÜR MERKEZİ

Kuşlar 8 Nisan 2012 Saat 15.00 / 20.00

 

Bir garip dava ve TEB Başkanı Üstün Akmen: “Alın Size, Bir Hukuk Skandalı Daha”

Tuncer Cücenoğlu’nun “Kördövüşü” başlıklı oyununun Manisa Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından düzenlenen Liselerarası Tiyatro Festivali’nde Manisa Demirci Sağlık Meslek Lisesi tarafından sahnelenmesi ile ilgili davada alınan takipsizlik kararını Yargıtay bozdu.

Bilindiği gibi, 2010 yılında Manisa’da düzenlenen Liselerarası Tiyatro yarışmasında Demirci Sağlık Meslek Lisesi birincilik ödülünü kazanmıştı. Ancak okulun “Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi” dersi öğretmeni tarafından, oyun içerik olarak illegal düşünce, çarpık zihniyet ve üfürükçü hoca tiplemesi nedeniyle din adamlarına hakaretle suçlanarak ergenlik dönemindeki gençlerin gelişimlerine olumsuz örnek oluşturduğu iddiasıyla Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması olay olmuştu. Şikayet üzerine savcılık soruşturma başlatmış, yapılan inceleme sonucunda bahsedilen konularla ilgili “takipsizlik” kararı vermişti. Diğer taraftan, oyunu sahneye koyan iki öğretmen bu suçlamayı yapana manevi tazminat davası açtı, dava geçen haziran ayında sonuçlandı ve yerel mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozuldu.

Konu ile ilgili olarak bir açıklama yapan, Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (IATC/AICT) Türkiye Merkezi (TEB) Başkanı Üstün Akmen, olayı “utanç verici” olarak değerlendi. Devlet tiyatroları tarafından defalarca oynanmış, ödüller almış, dünyaya oyunları sahnelenen bir yazarımızın bu oyununun çarpık zihniyet ve din adamlarına hakaretle suçlanmasının ve ergenlik dönemindeki gençlerin gelişimlerine olumsuz örnek oluşturacağı savının komik olduğunu vurgulayan Akmen: “Hukuk, her geçen gün biraz daha ‘guguk’ halini getiriliyor. Diğer taraftan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yirmi birinci yüzyıldaki kadrosunun zavallılığı da bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Mustafa Kemal’in ‘muasır medeniyet seviyesi’ dediği ve yıllardır aşılmaya çalışılan, aşılması için yarışılan seviye, işte bu kararla bilerek ve istenilerek seviyesizleşiyor. Yıllardan beri Türkiye’nin her tarafında oynanan oyunun yazarından özür dilemelidir” dedi.

Kaynak : http://www.tiyatrodergisi.com.tr

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından düzenlenen 16.Altın Portakal Şiir Ödülü etkinlikleri, 15 Mart Perşembe günü başlıyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antalya Kültür ve Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından düzenlenen AltınPortakal Şiir Ödülü etkinlikleri, Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenecek panellerle başlayacak.

16. Altın Portakal Şiir Ödülü etkinlikleri kapsamında bugün Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleşecek panellerin ardından Saat 17.30’da Antalya Kültür Merkezi fuayesinde şiir sergisi açılışı yapılacak.

Etkinlikler kapsamında 17 Mart’ta gerçekleşecek 15. Şiir Sempozyumu’nda 2011 yılının Altın Portakal Ödüllü şairi Ahmet Telli’nin şiiri ele alınacak. Şiir ödülüne değer görülen şair Ahmet Telli’ye ödülü sempozyum programı içinde sunulacak.

-ANTDOB-

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB) sanatçıları bugün, Halid Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı eserinden uyarlanan ”Aşk-ı Memnu” adlı operayla sanatseverlerin karşısında olacak.

Eserde ”Bihter” karakterini Sema Çavuşoğlu ve Nurdan Küçükekmekçi Aydın, ”Behlül” karakterini Göksay Yaran ve Oğuz Çimen, ”Adnan” karakterini Şafak Güç ve Engin Suna, ”Firdevs” karakterini Aslı Ayan, Aytül Büyüksaraç ve Hülya Kazan, ”Nihal” karakterini Gizem Ceylan, ”Mlle de Courton” karakterini Serap Çiftçi, Ebru Kaptan ve Medine Tuganova, ”Beşir” karakterini ise Okan Başel, Oben Bostancı ve Devrim Demirel dönüşümlü canlandırıyor.

Eserin kostüm tasarımı Nursun Ünlü’ye, dekor tasarımı Kemal Çağda Çitkaya’ya ait. Koroyu Caner Ruhselman yönetiyor.

ANTDOB sanatçıları 17 Mart’ta Çanakkale Zaferi’nin 97’nci yılında şehitleri, ”Şehitler Oratoryosu”’ ile anılacak. Hasan Niyazi Tura’nın bestelediği eserin librettosu eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman’a ait.

ANTDOB sanatçıları 19 Mart’ta ”Kuklacı” adlı çocuk müzikalini, 20 Mart’ta ise ”Mevlana’nın Çağrısı” balesini sahneleyecek.

”Mevlana’nın Çağrısı” Can Atilla tarafından bestelenen müzikleri, Mehmet Balkan tarafından hazırlanan koreografisiyle izleyicileri etkili bir atmosferin içine çekecek.

Lale Balkan’ın sahneye koyduğu tek perdelik balede, Mevlana’nın yaşamından kesitler, felsefesini ve evrenselleşmesini yansıtacak biçimde ”Oluşum”, ”Çağrı” ve ”Dönüşüm” başlıklarıyla üç ana fikir üzerinde oluşturuldu. Eserin dekoru Tayfun Çebi, kostümü Funda Çebi, ışık tasarım Mustafa Eski, video tasarımı ise Şafak Türkel’e ait.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

-ADT-

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın ve 17 Mart’ta ”Eşeğin Gölgesi” adlı oyunu sahneleyecek.

Oktay Gözpınar, Bahar Işık, Uğur Sertel, Gökhan Tüzün ve Murat Bölük’ün rol aldığı oyunda, şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen Berber Şaban bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan, ”Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Bunun üzerine iki taraf arasında çıkan tartışma, ülkenin eşekçiler ve gölgeciler olarak ikiye bölünmesiyle sonuçlanan politik bir davaya dönüşür.

ADT oyuncuları 18 ve 20 Mart’ta ”Pinokyo” adlı çocuk oyununu, 21 Mart’ta ise Aziz Nesin’in ”Toros Canavarı” adlı eserini sahneleyecek.

”Toros Canavarı”nda Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi, ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez. Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan ”Toros Canavarı” adıyla nam yapmış seri katil yerine emekli memur Nuri Bey Polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişecektir.

-ABT-

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) bugün ”İnadına Yaşamak” oyunuyla izleyiciyle buluşacak.

Prof. Dr. Metin Balay’ın yazdığı ve yönettiği oyunda, Müfit Kayacan, Mehmet Özgür ve Murat Ercanlı rol alıyor. Oyunda, günlük hayatın koşuşturması içinde farkına varılmadan yaşanıp gidilen, ancak sahnede karşımıza çıkınca akıllarımızda yer eden hikayelerde seyirci bazen gülüp bazen duygusallaşacak.

ABT oyuncuları yarın Turgut Özakman’ın yazdığı ”Fehim Paşa Konağı” adlı oyunu sahneleyecek.

Abdülhamit döneminde yaşanan istibdat döneminin güçlü paşalarından Fehim Paşa’nın yanına aldığı Yusuf adlı genç, Fehim Paşa’nın kızına aşık olur. Bütün mahallelinin de ortak olduğu olayda Mahallesakinleri kızı paşadan ister. Ancak Fehim Paşa kızı vermediği gibi adam tutarak Yusuf’u öldürtmeye kalkışır.

Topluluk, 17 Mart’ta ”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” ve ”Tersine Dünya” adlı eserleri sahneleyecek.

”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” adlı oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

”Tersine Dünya”da ise kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır ve bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı Tersine Dünya’da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

-KBT-

Kepez Belediye Tiyatrosu (KBT) oyuncuları yarın ve 17 Mart’ta Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği ”Hacı Yatmaz” adlı eseri sahneleyecek.

KBT oyuncuları 17 Mart’ta Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu ”Ağaç Ev”i de sahneleyecek.

 

6.Uluslararası Çukurova Sanat Günleri 22 Mart’ta başlıyor

Adana Büyükşehir Belediyesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişim destekçisi olduğu ve Türkiye Yazarlar Sendikası ile Arap Yazarlar Birliğinin desteği ile gerçekleştirilen 6. Uluslararası Bu yıl 22 -26 Mart tarihleri arasında yapılacak. Etkinlik, Çukurova Sanat Girişimi tarafından düzenleniyor.

Bu yıl 22-26 Mart tarihleri arasında düzenlenecek 6. Uluslararası Çukurova Sanat Günleri (6. UÇSG)’nin bu yılki teması “barış” olarak belirlendi. Genel sloganı “Yerelden ulusala, ulusaldan evrensele” olan UÇSG’nin bu yıla özelteması ise “Barış için kardeşlik, kardeşlik için barış” olarak belirlendi.

Suriye’nin Halep kenti ile Çukurova’da 7 merkezde (Adana, Antakya, İskenderun, Mersin, TarsusSilifke ve Anamur) eş zamanlı düzenlenecek 6. UÇSG’de bu yılki sanatsal etkinliklerde ağırlıklı olarak barış konusu işlenecek. “Barış” vurgusu etkinliğin açılışında da kendini gösterecek.

22 Martta, 18.00’de Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda yapılacak açılış töreninde Arap Yazarlar Birliği Temsilcisi Gassan Kâmil Vannus bir konuşma yapacak.

Başkanı Macit Özcan ile Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz’ın da birer konuşma yapacağı açılış töreninde ÇUMDER (Çukurova Müzik Dostları Derneği) tarafından düzenlenen konserde Nefesli Trio adıylasahne alacak Tuna Bozkaya (klarinet), Özgür Alper (obua) ve Eray İnal (fagot) barış için müzik yapacak.

Açılış töreninde ayrıca Berrin Hız ile M. Nevzat Hız ikilisinin “Caritna Suriye” (Komşumuz Suriye) isimli fotoğraf sergisi sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

 

Dormen: Yeteri kadar otel mi yok da tarihi tiyatroyu otel yapıyorsunuz?

Usta sanatçı Haldun Dormen, kendi kurduğu, Türk tiyatrosunda tarihi öneme sahip, Beyoğlu’nda bulunan Cep Tiyatrosu’nun yıkılıp yerine otel yapılması kararına tepkili: Yeteri kadar otel yok mu? 
 İstanbul’daki tarihi sinema ve tiyatro binalarının otele dönüştürülmesine usta tiyatro sanatçısı Haldun Dormen isyan etti. Sabah gazetesinden Fırat Karadeniz’in haberine göre Dormen, “Beyoğlu’nda yapılan değişiklikler beni çok korkutuyor. İstanbul’da yeterince otel mi yok da tiyatro binalarını yıkıp otele dönüştürüyorlar” diyor.
Usta tiyatrocu Haldun Dormen bugünlerde hem biraz üzüntülü hem de heyecanlı. Üzüntüsünün sebebi, 1950’li yıllarda, Beyoğlu’nda kurduğu, Türk tiyatrosunda tarihi bir öneme sahip olan Cep Tiyatrosu sahnesinin yıkılarak yerine otel yapılacak olması. Şimdilerde tiyatro salonunu Ti Performans adlı topluluk kullanıyor. Dün topluluk son kez sahneye çıktı. Dormen bu yaşananları yakından takip ediyor. Beyoğlu’ndaki sanat mekanlarının bir bir yıkılmasından dolayı endişeli. Usta tiyatrocu soruyor: “Yeteri kadar otel yok mu?” Dormen’in heyecanlandıran ise uzun zamandır çalıştığı İstanbul’un fethini anlatacak olan Fatih Müzikali. Eğer sponsor bulunursa yazın müzikal sahnelenecek. Tabii Yapı Kredi Sanat Danışmanı sıfatıyla mesai harcadığı bir diğer iş ise Afife Tiyatro Ödülleri. Ödüller bu yıl 30 Nisan’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Adaylar ise 2 Nisan’da açıklanacak. Ödüller son yıllarda, değerlendirme kriterleri ve jürisinin yapısından dolayı eleştiriliyordu. Bu yıl yapılan değişikliklerle jürinin yapısı yeniden kurgulandı. Fakat beklenen değişiklikler yapılmadı. Haldun Dormen’in kapısını çaldık ve Cep Tiyatrosu’nu, Afife Tiyatro Ödülleri’ni ve Fatih Müzikali’ni konuştuk.
YIKIMA ÇOK ÜZÜLÜYORUM 

“1950’li yıllarda, Beyoğlu, Parmak Sokak’ta kurduğumuz 60 kişilik Cep Tiyatrosu’nun yıkılacak olması beni çok üzüyor. Burası Türkiye’nin ilk cep tiyatrosuydu. Tarihi bir yer orası. O yıllarda Avrupa’da da örneği yoktu böyle bir tiyatronun. Yok olacak olması içimi yakıyor. Biz bu tiyatroyu, tiyatro adına bir şeyler yapabilmek için çaresizlikten kurmuştuk. Mekansızlıktan yaptık. ‘Devrim yapacağız’ düşüncesiyle açmadık. Şimdi oraya otel yapacaklar. Sanki yeteri kadar otel yok gibi. Aslında Beyoğlu’nda yapılan değişikliklerin hepsi beni çok korkutuyor. Emek Sineması’nın durumu belli değil. Ayrıca Saray Sineması yıkıldı. Ortaya çıkan ise tam bir fiyasko.”
JÜRİ YENİDEN KURGULANDI

“İstanbul’da o kadar çok tiyatro var ki… 260’ın üzerinde. Afife Tiyatro Ödülleri’nin jüri üyelerini her oyuna göndermem mümkün değil. Bu yıl jüriyi yeninden kurguladık. Tüm bunlar da yeterli değil. Birkaç ay önce basın mensupları ile bir toplantı yaptık, önerileri dinledik. Önümüzdeki sene gelen önerilere göre yeni düzenlemeler olabilir.”

 

FATİH MÜZİKALİ’NE DESTEK ARIYORUM

“O kadar çok yeni projem var ki, bazen uykularım kaçıyor. Bunlar arasında benim için en önemlisi Fatih Müzikali. Uykularım kaçıyor çünkü müzikal olarak İstanbul’un fethini anlatmak çok zor. Ama ben bir sinopsis çıkardım. Yönetmenliği de ben üstleneceğim. Şu an sponsor aranıyor. Yaz aylarında sahnelemeyi düşünüyoruz. İki büyük problemimiz var. Birincisi kadın karakterlerin çok az olması. Hürrem Sultan gibi bir karakter yok yani. Sadece Fatih’in karısı var, baş cariyesi var, annesi var. İkinci problem de komedi unsurunun eksikliği. Komedi olmazsa müzikal çok zor oluyor. Dramatik bir müzikal olsa bile komedi unsuru gerekiyor. Bu nedenle ben de Cenevizli tüccarları kullanmayı düşündüm. Çünkü İstanbul’un fethi gerçekleşse de gerçekleşmese de onların derdi ticaret. Buradan bir komedi unsuru üretilebilir. Fetih 1453 filmini de izledim. Filmde savaş sahneleri biraz uzun geldi bana. Ama oyuncuları başarılı buldum.”

ESKİŞEHİR ‘DE FESTİVAL DÜZENLENSİN
“Afife Tiyatro Ödülleri ile ilgili her eleştiriye açığım ama ‘neden sadece İstanbul’ sorusuna çok sinirleniyorum. Tüm Türkiye’yi kapsamamız mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerinde bu yapılmıyor. ‘Video göndersinler’ deniyor ama ben bir tiyatro oyununun videoyla değerlendirilebileceğine inanmıyorum. Haksızlık olur. Fakat Eskişehir’de tüm Anadolu’yı kapsayacak bir Haldun Taner Ödülleri düzenlemeyi düşünüyoruz. Üç senedir yapamıyoruz, olmuyor. Hem de tüm iyi niyetli desteklere, girişimlere rağmen mümkün olmuyor. Şöyle bir çözüm üretilebilir: Eskişehir’de bir tiyatro festivali düzenlenir. Her şehir, en güvendiği oyunu yollar. Jüri de oyunları Eskişehir’de izler ve kararını verir.”

 

Kaynak : http://www.turizmguncel.com

Büyükşehir Belediyesi, renkli etkinliklere ev sahipliği yapacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Mart ayı sonuna kadar ev sahipliğini yaptığı birbirinden renkli etkinliklerle İzmirli sanatseverlere “keyifli” bir ay yaşatacak. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), İzmir Sanat ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde düzenlenecek kültür-sanat etkinlikleri, farklı yaş grubundaki herkese hitap edecek.

Büyükşehir’in Mart ayı sanat programı şöyle:

7 Mart Çarşamba günü İzmir Sanat’ta “İncesaz” konseri düzenlenecek. Konserin başlama saati 20.00

Uwe Kropinski & Joe Sachse

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), aynı gün (7 Mart) İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından düzenlenen İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “Uwe Kropinski & Joe Sachse” konserine ev sahipliği yapacak. Konserin başlama saati 20.30.

Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği”Kukla Tiyatrosu” etkinlikleri kapsamında ücretsiz olarakBulgaristan’ın “Prenses küçük su damlası” isimli gösterisi, yine 7 Mart Çarşamba günü, Çiğli Kültür Merkezi’nde izlenebilir. Gösteri 10.30 ve 14.00 saatlerinde İzmirlilerle buluşacak.

8 Mart günü Bulgaristan’ın Varna Devlet Kukla Tiyatrosu “Sinderella” isimli Oyunu ücretsiz olarak İzmirSanat’ta sergileyecek. Oyunun başlama saati 11.00.

9 – 23 Mart tarihlerinde İzmir Sanat, karma resim sergisine ev sahipliği yapacak. Sergide, Buket Başaran Akaya, Uğur Şakre ve Cavidan Keçik eserlerini sergileyecekler.

9 Mart günü Kadınlar Günü kutlamaları çerçevesinde Fuar 4 Nolu Hol’de Türk Halka Müziği konseri gerçekleşecek. Saat 14.30’da ücretsiz olarak başlayacak olan konseri Şef Yolcu Bilgiç yönetecek.

“Yeniden Sinematek” etkinlikleri kapsamında 9 Mart Cuma akşamı İzmir Sanat’ta “Cabiria’nın geceleri” filmi ücretsiz olarak gösterilecek. Federico Fellini tarafından yönetilen filmin başlama saati 20.00.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın (İZDSO) Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlediği “Dünya Kadınlar Günü Özel Konseri”nde solist ünlü piyanist Gülsin Onay. Şef Tulip Gagliardo Varas yönetimindeki konser 9 Mart Cuma akşamı.

Yine aynı gün (9 Mart) AASSM’de, Avrupa Caz Festivali kapsamında “Açık Caz Orkestrası” konseri gerçekleşecek. Girişlerin davetiyeli olduğu konserin başlama saati 20.30.

10 – 17 ve 24 Mart tarihlerinde İzmir Sanat’ta “Yaşasın Okul” isimli tiyatro görülebilir. Erçin Sıcakkan tarafından yazılıp yönetilen Oyun 10 Mart’ta 11.00 ve 15.30 saatlerinde, diğer tarihlerde ise 15.30’da izlenebilir.

10 Mart tarihinde Fuar 4 Nolu Hol’de “Kadınlar Günü Özel Konseri” düzenlenecek. Ücretsiz gerçekleşecek konserde Şef Hüseyin Çebi yönetimindeki Kent Orkestrası sahne alacak. Konserin başlama saati 14.00.
Yine 10 Mart günü AASSM, İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “Laurent Trio”ya ev sahipliği yapacak. Konserin başlama saati 20.30.

İzmir Avrupa Caz Festivali kapanış konseri olan “Paganini Trio”, aynı gün (10 Mart) yine AASSM’de. Konserin başlama saati 20.30.

12 Mart tarihinde İzmir Sanat’ta “Piyano ve viyolonsel konseri” gerçekleşecek. İbrahim Yazıcı (Piyano) ve Eren Güllü’nün (Viyolonsel) sahne alacağı konserin başlama saati 20.00.

12 Mart günü AASSM’de, İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “ICP Orkestrası” sahne alacak. Konserin başlama saati 20.30.

Kazakistan’dan gelen kukla tiyatrosu, 13 Mart Salı günü İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde ücretsiz sahne alacak. Gösterinin başlama saatleri 10.30 ve 14.00.

15 Mart günü AASSM, İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “Omasz Stanko Dörtlüsü”ne ev sahipliği yapacak. Konserin başlama saati 20.30.
“Yeniden Sinematek” etkinlikleri kapsamında 16 Mart Cuma akşamı İzmir Sanat’ta “Başarının tatlı kokusu” filmi ücretsiz olarak gösterilecek. Filmin başlama saati 20.00.

16 Mart günü Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nı ağırlayacak. Şefİbrahim Yazıcı yönetimindeki konserde Murat Özülgen (Obua), Erman İmeyhan (Viyolonsel) ve Ömür Kazıl (Fagot) solist olarak sahne alacak. Konserin başlama saati 20.30.

16 Mart’ta İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde Japonya’dan gelen kukla tiyatrosunun “Parça parça” isimli gösterisi ücretsiz izlenebilecek. Gösterinin başlama saati 20.30.

19 Mart Pazartesi günü İzmir Sanat’ta “Sirtolar ve longalar” konseri gerçekleşecek. Saat 20.00’de başlayacak konserde Genco Atay (Gitar), Bülent Dağdeviren (Ud), Seda Minareci (Flüt), Çağrıhan Erkan (Piyano), Ozan Pars (Perküsyon) sahne alacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “‘Doğal Yaşam’dan kareler” konulu fotoğraf yarışması için son başvuru tarihi 20 Mart 2012. Yarışmaya en fazla 5 eserle katılma hakkına sahip olan fotoğrafseverler, ayrıntılı bilgi ve yarışma şartnamesi için
http://www.izmirdogalyasamparki.org.tr internet sitesine ya da 327 39 00 numaralı telefona başvurabilirler.

21 Mart Çarşamba günü İzmir Sanat’ta Alman kukla grubunun “İplerde Kabare” isimli kukla tiyatrosu izlenebilecek. İzmir Sanat’taki gösterinin başlama saati 20.30.

22 Mart Perşembe günü ise Bulgaristan Tiyatro Trio grubu “Aşk uğruna” isimli gösteriyi ücretsiz olarakİzmir Sanat’ta sahneleyecek. Etkinlik saati 10.30 ve 14.00.

“Yeniden Sinematek” etkinlikleri kapsamında 23 Mart Cuma akşamı İzmir Sanat’ta “Gurbet Kuşları” filmi ücretsiz olarak gösterilecek. Halit Refiğ’in yönettiği filmin başlama saati 20.00.

23 Mart Cuma akşamı AASSM’de “Stefan Milenkovich” konseri gerçekleşecek. Milenkovich’e İzmir Devlet Senfoni Orkestrası eşlik edecek. Başlama saati 20.30.

27 Mart Salı günü AASSM, “Nefesli Beşlisi”ni ağırlayacak. Saat 20.00’de başlayacak konserde Cem Önertürk (Flüt), Selçuk Akyol (Obua), Selen Akçora (Klarnet), Sertan Sancar (Korno) ve Esra Taviş (Fagot) sahne alacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kültür-sanat faaliyetleri kapsamında ücretli olan etkinliklerin biletleri AASSM ve İzmir Sanat gişeleri ile www.aassm.org.tr ve www.izmir.bel.tr/kultursanat sitelerinden temin edilebilecek.

Avrupa Caz Festivali’nin biletleri “Biletix”, Alsancak ve Karşıyaka D&R’lar, Karşıyaka Pan Kitapevi, Bornova Palme Kitapevi, Manisaspor Store’lardan satın alınabilecek. İZDSO tarafından düzenlenen konserlerin etkinlikleri ise AASSM ve İZDSO gişeleri ile Alsancak ve Karşıyaka D&R’lardan temin edilebilir.

Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilen İzmir Kukla Günleri Festivali, bu yıl en iyi olmak için perdelerini açtı

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

Uluslararası arenada ses getiren kukla sanatçılarını, İzmirli kukla severlerle bir araya getiren ve bu yıl altıncısı düzenlenen İzmir Kukla Günleri, 3 gündür izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.
Sözü fazla uzatmadan festivalin yaratıcısı Selçuk Dinçer ile festivalin tüm detaylarını konuştuğumuz söyleşimize geçmek istiyorum.
* İzmirli sanatseverlerin sabırsızlıkla beklediği İzmir Kukla Günleri Festivali nihayet başladı. Eminim geçen seneye göre çok daha büyük bir ilgi söz konusu..
– Kesinlikle… Hatta geçen seneyle kıyaslarsak iki katına çıkan bir ilgiden söz etmek mümkün. Tartışmasız her gün artan bir ilgiyle karşı karşıya festivalimiz. Örneğin bu seneki birçok oyunumuzun biletleri çok erken bitti, bir kısmının da biletleri önemli oranda tükenmek üzere…
Öyle görünüyor ki festivali kaçırmak istemeyenlerin sayısında bir hayli artış var. Biletler erkenden sanatseverlerle buluştu…
Tabi bunun ötesinde sadece biletlerle değerlendirmemek lazım bu ilgiyi. Soranların, ilgilenenlerin, festival içinde bir şeyleri merak edenlerin, kısacası festivalle ilgili her detayı öğrenmek isteyenlerin sayılarında da ciddi bir artış söz konusu. Bu tabii ki çok sevindirici.
Çünkü bu durum İzmir’in tam anlamıyla festivalimize sahip çıktığı anlamına geliyor. Zaten bir festival ancak kent ona sahip çıkarsa, yaşar, büyür ve gelişir. İzmir, bu festivali benimsedi ve sonuna kadar sahip çıkacağının sinyallerini veriyor.

İLGİ KATLANARAK ARTIYOR
* Festivalin uluslararası tanınırlığı da artmış olmalı…

– Hem de çok… Uluslararası arenadaki festivalin tanınırlığı, bilinirliği, her yıl çok süratle artıyor. Hatta katlanarak artıyor demek daha doğru… Uluslararası alandan da çok ciddi geri dönüşler alıyoruz. Bu da İzmir’in adını markalaştırmak adına büyük bir artı.
* Geçen yıl bu zamanlar yaptığımız söyleşimizde festival için ‘henüz bebek’ yakıştırması yapmıştınız… Görünen o ki bebeğiniz hızla büyümüş, hatta ilkokula başlamış…
– Gerçekten de öyle oldu… O kadar hızla öğreniyor ve büyüyor ki, bu yıl ilkokula başladı diyebiliriz… (gülüyor) Çünkü özenle büyütüyoruz ve eğitiyoruz… Bakın festivallerde eğitim kısmı çok önemlidir. 6 yıllık genç bir festival olmamıza rağmen hızlı ama emin adımlarla ilerliyoruz. Her festivalde farklı şeyler öğreniyoruz, öğrenmeye de devam edeceğiz.
* İzmir Kukla Günleri, geçen yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilmişti. Bu sene birinciliği alır mıyız?
– Evet, geçen sene Avrupa’daki en büyük ikinci kukla festivali seçildik. Belki bu yıl Avrupa’nın en büyük kukla festivali olacağız. Çünkü dünyanın en büyük kukla festivali Fransa’nın Sarnafil kasabasında düzenleniyor ve iki yılda bir yapılıyor. Geçtiğimiz yıl 50. yaşını kutladı. Bu sene festival kapsamında yer almıyor. Bundan dolayı da bu sene büyük ihtimal İzmir Kukla Günleri Festivali, Avrupa’nın belki de dünyanın en büyük kukla festivali olacak. Bu da ayrı bir heyecan bizim için…

ÖNEMLİ FARKLILIK
* Geçen seneye göre ne gibi farklılıklar var?

– Festivalimizin en büyük farkı workshop’lar bu sene… Sadece profesyonel sahne sanatçılarına yönelik workshop’lar bunlar. Geçen sene 1 olan atölye çalışmalarını 3’e çıkardık. Çünkü büyük oranda kalıcı yarar sağladığımızı gördük. Şöyle ki; İzmir’i kültür başkenti, marka kent yapmak adına, kentin içindeki sanatsal üretimlerin fazlalaşmasına ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Bu anlamda kentin içindeki kültürel, sanatsal üretim de ancak o üretimi yapacak insanları beslemekle mümkün. İşte bu anlamda çok ciddi ve kalıcı yararlar söz konusu. Festivale oyun oynamaya gelen aynı zamanda eğitimci niteliği taşıyan sanatçılardan da yararlanabiliriz diye düşündük ve dünyanın en önemli kukla sanatçılarına bu teklifte bulunduk. Örneğin sanatçılarından biri Neville Tranter…
Tranter’in Türkiye’ye ilk gelişi. 5-7 Mart’ta kukla oynatma teknikleri üzerine bir atölye çalışması olacak. Bir diğer sanatçımız Amerika’dan Larry Hunt& Adelka Polak… O da 6-8-9 Mart tarihlerinde mask atölyesi üzerine bir workshop düzenleyecek. Son workshop sanatçımız ise
Japon Noni Sawa… Sawa’nın 13-15 Mart’ta gölge oyunu konusunda bir workshop çalışması söz konusu. Hepsi master class niteliğinde atölye çalışmaları olacak. Festivalin büyük oranda artan ve en önemli farklılığı bu.
* İki önemli konferans ve sergi de var festival kapsamında… 
– Evet… Özellikle çok önemli iki konferansımız var. Biri 10 Mart’ta ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferans, bir diğeri ise 14 Mart’ta ise ‘Çağdaş Kuklacılıkta Yeni Bir İtici Güç’… Özellikle ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferansa yoğun katılım olacağını düşünüyorum. Çünkü eğitim alanına hitap ediyor. Amerika’dan Jennifer Hunt, kendi alanında uzman bir isim.. Önemli bir konferans olacak… Bu konferansı eğitimcilerin kaçırmaması gerekiyor. Sergilere gelince… Festival boyunca sürecek sergilerimizden biri Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde sergilenen Kukla Afişleri, diğeri ise Fransız Kültür Merkezi’nde meraklılarıyla buluşan Fotoğrafçı Gözüyle Kukla…
* Festivalin süresi 11 günden 25 güne çıkarıldı… Eminim kukla severler bu duruma çok sevinmiştir
– Gelen tepkiler o yönde gerçekten de… Geçen sene oyun sayımız 120’ydi, bu sene 132 oldu. Gösteri mekanı 25’ti, bu sene 35 oldu. Ama aşağı yukarı festivalin hacmi aynı. Festivali yayma gereği duyduk çünkü, böylece seyirciler daha fazla etkinliği izleyebilecekler. Bu da kukla severlerin bu sene dolu dolu bir festival geçirmesi anlamına geliyor. Sindire sindire, yetişme telaşı olmadan geçecek 25 gün… Biletler de geçen seneyle aynı… 15-20 TL… Bilet satışları AKM’deki gişelerden ve Biletix’ten sağlanıyor.

SAKIN KAÇIRMAYIN!
* Peki okurlarımıza özellikle de yetişkinlere ‘mutlaka kaçırmayın’ diye önerebileceğiniz oyunlar var mı?

– Olmaz mı… Toplamda 36 oyun, 132 gösteri sahnelenecek bu sene. Biri hariç hepsi ilk kez sahnelenecek oyunlar. Hepsi kaçırılmaması gereken oyunlar bana göre. Ama ‘mutlaka kaçırmayın’ diyebileceğimi birkaç oyun var elbette.
Örneğin Hollanda’dan Neville Tranter’ın ‘Punch&Judy Afganistan’da’ isimli politik güldürü (5-7 Mart), Fransa’dan La Compagnie Azhar’ın ‘Büyülü Toz’ (8-9 Mart), Japon sanatçı Nori Sawa’nın ‘Vişne Bahçesinin Gölgeleri’ (14-17 Mart), İspanya’dan El Retrete de Dorian Gray’in ‘Hava Boşluğu’ (15-16 Mart), yine İspanya’dan Angelico Musgo’dan ‘Ros’un Minyatür Yolcuyuğu’ (12-13-14-15-17 Mart), İtalya’dan Laura Kibel’in ‘Ayakların İzinde'(8-9-10-11-12 Mart)oyunu mutlaka izlenmeli. Arjantin’den Valeria Guglietti’nin ‘Ellerime Dokunma'(20-21-23-24 Mart) ve Bulgaristan’dan Varna Devlet Kukla Tiyatrosu’nun 16 kişilik dev ekibinin sahneleyeceği ‘Kukla Tiyatrosu Hakkında Bazı Sırlar’ (bugün-5 Mart) da kaçmaması gereken oyunlardan…

MİNİKLERE ÖZEL
* Ya çocuklar için…

– Değişik yaş gruplarına hitap eden oyunlar var bu yıl. Örneğin 2-5 yaş grubu çocuklar için Almanya’dan Angelika Müler’in sahneye taşıdığı ‘Aç Tırtıl'(5-6-7-8 Mart); 5-12 yaş çocuklar için ise Avusturya’dan Karin Schafer’in ‘Ejder Gemiler Geldiğinde’ (23-24 Mart); 13 yaş ve üzeri için ise Danimarka’dan Astrid Kjaer Jensen’in ‘Lilith Lilith’ (16-17 Mart)ve İspanya’dan Descamada Senorita’nın ‘Poşet Hanım’ (8-9-10-12 Mart) oyunu miniklerin severek izleyeceği oyunlardan sadece birkaçı.

Gönüllü desteğine ihtiyacımız var!
* Hep görünen kısımlardan bahsettik. Biraz da işin mutfağına girelim… Uluslararası başarı gösteren bu festival, kaç kişilik bir ekibin eseri…

– Küçücük bir ekibiz aslında biz. Sabit ve gönüllüler dahil toplam 12 kişiyiz. Festivalin ilerleyen zamanlarında bu sayının artmasını bekliyoruz. Aslında bu sayının normal şartlarda 20 ve üzeri olması gerekiyor. Sizin aracılığınızla İzmirlilere bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bakın tüm dünya festivallerinde bu ölçekte belki de daha küçük festivallerde bile, düzenlendiği kente bağlı olarak çok sayıda gönüllü desteği söz konusu. Bu gönüllüler bir anlamda festivalin yükünü ortadan kaldırırlar. Aslında her biri birer gönüllü değil birer kültür elçisi, turizm elçisi konumunda… Maalesef İzmir’de gönüllü bulmakta çok zorlanıyoruz. Halbuki değişik yaş gruplarından gönüllülere çok ihtiyacımız var.
Sonuçta kentin sahip olduğu bir değerdir festivaller. Kentle bütünleşmek noktasında da bu kentin içinde yaşayan insanların desteklerine çok ihtiyaç oluyor. Eğer bu çağrımızdan sonra gönüllü olmak isteyenler olursa lütfen festival ofisimizden bizlerle bağlantıya geçsinler… Unutmasınlar ki bu hepimizin festivali…

Türkiye’de bir ilk
* Ülkemizde hala bir kukla eğitimi veren okul yok öyle değil mi?

– Bu anlamda güzel bir gelişme var aslında… Ama öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bakın Türkiye’de modern kukla sanatının gelişmediğini hepimiz biliyoruz. Ama şöyle bir saptama yapmakta yarar var. Türkiye’de modern kukla sanatı eğitimsizlik yüzünden gelişmiyor. Ama çok yakında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü içersinde bir Kukla Bölümü’nün hayata geçirilmesi söz konusu. Hatta çok yakında eğitim hayatına başlayacak. Aslında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nün kuruluş tüzüğünde bir kukla bölümü var. Bölüm açılmayacak, sadece bölüm hayata geçirilecek. Bu da işleyişi hızlandırıyor tabi. Ders programları çıkarılıyor şuan okulda. Kuklacı yetiştiren ilk, kukla okul olacak. Bu çok güzel bir gelişme… Eğer bu olursa İzmir’den Türkiye’ye kukla sanatını yayacağız…

Kaynak : http://www.yeniasir.com.tr

-BURSA-

 “Tek Kişilik Yaşam” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nısahneleyecek.”Karmakarışık” adlı Oyunun yönetmeni Kerem Atabeyoğlu.”Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı BayPhilips’in, muhafazakar partinin sekreteriyle…

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) “Karmakarışık”,
“Tek Kişilik Yaşam” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.
Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği
“Karmakarışık” adlı Oyunun yönetmeni Kerem Atabeyoğlu.
İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu Oyunu olarak bilinen
“Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips’in, muhafazakar partininsekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Ancak kaçamak, beklenmedik olaylara gebedir. Otel odasında bulunan bir ceset, trajikomik olayları beraberinde getirir.
Bakan, doğacak skandalı önlemek üzere hemen özel kalem müdürünü yanına çağırır. Otel personelinin,sekreterin kocasının, bakanın karısının geceye dahil olmasıyla olaylar daha da karışır.
Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 3 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.
Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman’ın imzasını taşıyor.
Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenme gibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 4 ve 6 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği

“Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor.

Mustafa Kurt’un yönettiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 3 Mart Cumartesi 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Şehir Tiyatrosunda, bugün saat 11.00 ve 14.00’te, “Kuşbakışı” adlı çocuk Oyunu sahneye konulacak.

Cemal Nadir Güler Sanat Galerisi’nde, Rahime Kaya’nın 27 Şubatta açılan kişisel minyatür sergisi, 3 Mart’a kadar açık kalacak. Sami Güner Sanat Galerisi’nde ise Canan Köse’nin resim sergisi de 3 Mart’a değin sanatseverin ilgisini bekliyor.

 -İSTANBUL-

“Yansımalar” grubu, yarın CRR Konser Salonunda sanatseverlerle buluşacak.

Neyzen Şenol Filiz ile Birol Yayla’nın kurduğu

“Yansımalar” grubu, yarın CRR Konser Salonunda sanatseverlerle buluşacak.

Kanun sanatçısı Taner Sayacıoğlu’nun konuk sanatçı olarak yer aldığı konserde, “Yansımalar”ın 20 yılı aşkın bir süreye yayılan ve artık neredeyse klasikleşmiş eserlerinin yanı sıra, albümlerinde yer almayan yeni çalışmaları ve ilk kez seslendirilecek eserleri sevenleriyle buluşacak.

Rahşan Apay ve Kamran İnce de yarın Borusan Müzik Evinde “İnce’liklere Dair” adlı bir konser verecek.Anadolu ve Balkan halk ezgilerini buluşturan Kamran İnce’nin bestelerinden oluşan programda, viyolonselsanatçısı Rahşan Apay, İnce’nin besteleri ile genç yorumcular ve dinleyenleri için yeni bir yol açacak.

Kendilerini “Karadeniz’in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler” olarak tanımlayan etnik rock grubu Marsis, yarın İstanbul Live’da bir konser verecek.

Eczacıbaşı Topluluğu çalışanlarının oluşturduğu müzik grubu Ecza Dolabı,

“BiTam Biöğrenci” projesine destek amacıyla yarın İKSV Salonu’nda konser verecek.

Farklı tarzı ve melodik yapısıyla diğer gruplardan sıyrılıp bugünün en önemli rock topluluklarından biri olanPinhani, yarın Jolly Joker sahnesinde şarkılarını sevenleriyle paylaşacak.

Ezginin Günlüğü grubuyla tanınan Hüsnü Arıkan, yarın Hayal Bistro’da düzenlenen “Solo Performans Geceleri”ne konuk olacak.

Türkiye’de şehir müziğinin önemli isimlerinden Bülent Ortaçgil, yedi yıl aradan sonra çıkardığı “Sen” albümündeki şarkıları yarın Live Haymatlos’ta seslendirecek.

-İncesaz, 40 kişilik Yaylı Çalgılar Orkestrasıyla TİM Show Center’da- 

Çok küçük yaşlarda çaldığı Beethoven 1. piyano konçertosu ile ülkesi İsveç’in Harika Çocuğu unvanını kazanan Peter Jablonski ile pek çok ülkedeki önemli konser salonlarında düzenlenen orkestra konserlerinde solist ve şef olarak katılan, resitaller veren Hakan Şensoy, 3 Mart’ta CRR Konser Salonunda bir konser verecek.

İncesaz, 40 kişilik Yaylı Çalgılar Orkestrası eşliğinde Dilek Türkan ve Bora Ebeoğlu’nun solist olarak yer alacağı, Eren Sanrı ve Berrak Yedek’in danslarıyla renklenen bir konserle yine 3 Mart’ta Türker İnanoğluMaslak Show Center’da sahne alacak.

Feridun Düzağaç, 3 Mart Cumartesi akşamı Jolly Joker’de sevenleriyle buluşacak.

-Tunuslu sanatçı Smadj ile Borusan Müzik Evinde Akdeniz müziğinde yolculuk-

Türk pop müziğinin en eski gruplarından Mavi Işıklar, 3 Mart’ta Mask Live Music Club’da sahne alacak.

Murat Bulgak ve Maya Orkestrası, yine 3 Mart’ta Hayal Bistro’da gerçekleştirecekleri “Eski Türkçe 45’likler Gecesi”nde İskender Doğan’dan Selçuk Ural’a, Tanju Okan’dan Yeliz’e, Beyaz Kelebekler’den Erol Evgin’e özlenen ve sevilen şarkıcıların eserlerini seslendirecek.

Ud sanatçısı, besteci ve aranjör olarak, İstanbul’da yaşayan Tunuslu sanatçı Jean Pierre Smadj, yine 3 Mart’ta Borusan Müzik Evinde, Natacha Atlas, Ibrahim Maalouf, Cem Yıldız, Erkan Tekci, Hogir Göregen, Gürkan Özkan ve Rustam Mahmudov ile birlikte dinleyenleri Akdeniz’i batıdan doğuya aşan bir müzik yolculuğuna çıkaracak.

Cihat Aşkın ve Tuluğ Tırpan, 3-4 Mart tarihlerinde Caddebostan Kültür Merkezinde Beethoven’ın tüm keman ve piyano sonatlarını yorumlayarak bir

“Beethoven Maraton”u gerçekleştirecek.

-Asya’nın sesleri CRR Konser Salonunda yankılanacak- 

CRR Konser Salonu, 4 Mart’ta gerçekleştirilecek “Asian Voices” konserinde soprano Saida Mamadalieva, tenor Normumin Sultanov, bas Kirill Borchaninov ve piyano sanatçısı Dilyara Akhmetshina’ya evsahipliği yapacak.

TRT Yurttan Sesler Korosu, 5 Mart’ta CRR Konser Salonunda Yücel Başmakçı şefliğinde bir konser verecek.

Sadece İsveç’in değil, Avrupa’nın en büyük rock&metal gruplarından biri olarak gösterilen Opeth, 6 Mart Salı günü Küçükçiftlik Park’ta hayranlarıyla buluşacak. Konserde, Opeth’in son albümü Heritage’dan da şarkılar yer alacak.

Nejat Yavaşoğulları, Sina Koloğlu, Sunay Özgür, Deniz Demiröz ve Gencay Kıymaz’dan oluşan Bulutsuzluk Özlemi yine 6 Mart günü Beyoğlu Hayal Kahvesinde sevenleriyle buluşacak.

-Macar ezgileri Süreyya Operasında- 

Türkiye’deki iki kadın orkestrasından biri olan “Feminİstanbul Oda Orkestrası”, 7 Mart Çarşamba günü İKÜ Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezinde,

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla bir kadın solistle ve kadın bestecilerin eserlerinden oluşan bir repertuvarla sahne alacak.

Opus Amadeus Oda Müziği Festivalinin açılış konseri, “İki Piyanodan Tadına Doyulmaz Macar Yansımaları”, 7 Mart Çarşamba günü Kadıköy Süreyya Operasında gerçekleştirilecek.

Marta Gulyas ve Birsen Ulucan tarafından gerçekleştirilecek konserde, Franz Schubert’in Macaristan’ın renklerinden, seslerinden, kokularından esinlenerek bestelediği “Macar Stilinde Eğlencelik” ile başlı başına bir dört el piyano şöleni sunacak. Ayrıca Johannes Brahms’ın dünyaca meşhur ve çok sevilen “Macar Dansları”nın iki piyano uyarlaması, György Kurtag’ın Bach’tan “koral ve kantat uyarlamaları” ve efsanevi Franz Liszt’in birbirinden güzel eserlerinin iki piyano uyarlamaları bu konserde dinlenebilecek.

-Sahne sanatları- 

Aile yadigarı bir köşkteki düğün hazırlıkları ile başlayan “Düğün”, yarın Fevziye Mektepleri Işık Okullarında tiyatroseverlerle buluşacak. Oyun, Ahmet Ümit, Mario Levi ve Hakan Günday söyleşisi ile özel gösterim olarak sunulacak.

Uyarlaması ve yönetmenliğini Genco Erkal’ın yaptığı “Ben Bertolt Brecht” yarın Muammer Karaca Tiyatrosunda sanatseverlerle buluşacak.

“Don Kişot” yarın Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde sahneye konulacak.

İspanyol edebiyatının en ünlü romanlarından Don Kişot, Tiyatro Kedi için İpek Kadılar Altıner tarafındanOyunlaştırıldı. Başrolünü Haldun Dormen’in üstlendiği Don Kişot’u Hakan Altıner sahneye koydu.

Enis Fosforoğlu’nun yönetmenliğinde sahneye konulan müzikli komedi

“Şıpsevdi”, yarın Halis Kurtça Kültür Merkezinde sergilenecek. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eseri, 1900’lerin başında toplumun değişim yaşamaya başladığı bir dönemin İstanbul’unu anlatıyor.

-Engelli gençlerin rol aldığı “Buluşma Hamlet” 3 Mart’ta- 

Beş Avrupa ülkesi arasında ortaklaşa gerçekleştirilen “Europe Now” projesi için Deniz Altun’un kaleme aldığı, Lerzan Pamir’in yönettiği “Pippa”, 3 Mart Cuma günü Akbank Sanat Tiyatrosunda seyirciye sunulacak. Oyun, İtalyan performans sanatçısı Pippa Bacca’nın talihsiz bir şekilde yarım kalan yolculuğunda, bambaşka sebeplerle Diyarbakır’dan yola çıkan Ali Rıza ile yollarının kesişmesini anlatıyor.

Mine Artu’nun yazdığı Mehtap Bayri ve Necmi Yapıcı’nın rol aldığı “Benimle Delirir misin-“, 3 Mart Cumartesi günü Kadıköy Halk Eğitim Merkezinde tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.

Yıllardır engelli genç yeteneklerin birer Oyuncu olarak yetiştirilmesini sağlayan SATGE tarafından geliştirilen “Buluşma Hamlet”, 3 Mart Cumartesi günü Ortaköy Afife Jale Sahnesinde sergilenecek.

Dinamik akışı ve keskin anlatım diliyle sadeleşirken yoğunlaşan benzersiz bir Hamlet okuması olan Buluşma Hamlet’in çarpıcı koreografisi ve göz dolduran görselliğiyle seyircilerinde iz bırakması amaçlanıyor.

-“Tehlikeli Oyunlar” 5 Mart Pazartesi Salon İKSV’de- 

Fazıl Hayati Çorbacıoğlu’nun aynı adlı eserinden Hakan Altıner’in yazdığı ve sahneye koyduğu “Koca Sinan”, Tiyatro Kedi Black Out Sahnesinde 4 Mart Pazar günü tiyatroseverlerle buluşacak. Oyunda Orhan Kılıç Mimar Sinan’ı, Tarık Papuççuoğlu Kanuni Sultan Süleyman’ı, Nurseli İdiz Hürrem Sultan’ı canlandırıyor.

Müjdat Gezen’in yazıp yönettiği “Aptal” Oyunu, 4 Mart Pazar günü Müjdat Gezen Tiyatrosunda, aynı gün Ali Poyrazoğlu ve Nilgün Belgün’ün oynadığı “İyi Günde Kötü Günde” Ali Poyrazoğlu Sahnesinde seyredilebilecek.

Seyyar Sahne’nin Oğuz Atay’ın aynı adlı romanından sahneye uyarladığı tek kişilik Oyun “TehlikeliOyunlar”, 5 Mart Pazartesi günü Salon İKSV’de sergilenecek.

Tiyatroseverler, yazarlığını ve yönetmenliğini Özen Yula’nın, müziklerini Jehan Barbur ve Cenk Erdoğan’ın yaptığı “Şems!..Unutma!..” Oyununu, 5 Mart Pazartesi günü Caddebostan Kültür Merkezinde izleyebilecek. Mevlana’nın ruh ikizi Şems’in cinayetine odaklanan Oyun, sırların, kutsallığın, ailenin, aşkın sorgulandığı ve bugüne dair çok şey söyleyen bir hikaye.

-Çocuklar için…- 

Kökeni 1800’lü yılların başına kadar uzanan Paris Sirki, yarın, 3 ve 4 Mart tarihleri arasında Beylikdüzü Festival Alanında izleyenlerle buluşacak.

Müzikal çocuk Oyunları “Sinbad ve Adalar Prensesi”, 3 Mart Cumartesi günü TİM Fettah Aytaç Salonunda, Tiyatro Mie tarafından sahneye konulan “Fareli Köyün Kavalcısı” ise 4 Mart Pazar günü Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezinde sergilenecek.

-Sergiler- 

Mehmet Pesen’in 1944’ten bugüne kadar ortaya koyduğu yaklaşık 200 eseri, retrospektif bir sergiyle yarın İş Sanat Kibele Sanat Galerisinde sanatseverler ile buluşacak. 14 Nisan’a kadar sürecek sergide, Pesen’in nakış, yarı soyut, figüratif ve çağdaş minyatür dönemi eserleri yer alıyor.

Yerebatan Sarnıcı’nda 3 Mart-6 Nisan tarihleri arasında Lagün Canavarı sergilenecek. Lagün Canavarı adlı eser, Alberto Toso Fei’nin kıtabında yer alan bir efsaneden ilham alınarak hazırlandı. Eser ilk olarak, 2011’in Şubat ayında Venedik, Cavallino Triporti’deki bir tarım işletmesinde, 1.700 davetlinin huzurunda 12 saatliğine gerçekleştirilen bir etkinlikle sunuldu.

Apeiron Artplus Galeri, Museum of the Americas işbirliğiyle organize ettikleri “4 Uluslararası Sanatçıİstanbul’da” sergisiyle bu ay süresince 3 farklı ülkeden gelen 4 sanatçıyı ağırlayacak.7 Mart Çarşamba günü başlayıp, 27 Mart’a kadar sürecek sergide, İspanya’dan Alberto Apellaniz ile Jose Angel Palao, Uruguay’dan Lara Campliglia Monzon ve Almanya’dan Erica Fromme’un eserleri yer alıyor.

ALAN İstanbul, “Güzel Ama Yalnız Kadınlar” karma sergisiyle, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nden bir gün önce, kadın ve kadınlık algısı üzerine yerleşik tarihsel sorguları, sanatçıların perspektifinden öznel vurguyla birleştiriyor ve izleyicisini kültürel kodlamaların ötesinde içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. 7 Mart Çarşamba başlayacak sergi, 1 Nisan’a kadar gezilebilecek.

5. Fotogen Gösteri Günleri Akbank Sanat’ta!

FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen ‘FOTOGEN Gösteri Günleri’, 6-9 Mart 2012 tarihleri arasında Akbank Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

14 fotoğraf sanatçısının eserlerinin yer aldığıetkinlik, 6 Mart 2012, Salı akşamı saat 19:00’da başlayacak. Gündüz saat: 16.00 ve akşamsaat:19.00 olmak üzere iki ayrı seansta gerçekleştirilecek etkinlikte; flamenkodan caza; makro doğa fotoğraflarından dağ manzaralarına kadar değişik konuların işlenecek. Etkinlikte ayrıca; FOTOGEN üyelerinden Cengiz Karlıova’nın 40. sanat yılı nedeniyle hazırladığı “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl” gösterisi de ilk kez izleyicilerle buluşacak.

5. FOTOGEN Gösteri Günleri kapsamında hergün farklı konu ve konuşmacılar kısa söyleşiler ve sürpriz etkinliklerle Akbank Sanat’ta olacak.

5. FOTOGEN Gösteri Günleri Programı:

6 Mart 2012, Salı saat: 19.00

7 Mart 2012, Çarşamba saat: 16.00

Atilla Tanyeli                           “Günden Geceye Yolculuk”

Tülin Dizdaroğlu                     “Kadıköy’de Akşam”

Selçuk Özdil                           “Yeni Moda Eczanesi”

Ahmet Kuzik                           “Kıyıdan Fotoğraflar”

İbrahim Göksungur                 “Cazistanbul”

7 Mart 2012, Çarşamba saat: 19.00

8 Mart 2012, Perşembe saat: 16.00

Salih Zeki İlban                     “Çağdaş İstanbul”

Sevdiye Kurucu                     “Flamenko”

Galip Dülger                          “Bütün Çiçekler Güzeldir”

Sera Mübeccel Gültürk         “Boyar Madde ve Parfüm İçermez”

Cengiz Karlıova                    “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl”

8 Mart 2012, Perşembe saat: 19.00

9 Mart 2012,Cuma saat: 16.00

Cengiz Sakarya                     “Hayda Bre Pehlivan”

Sema Kösoğlu Karlıova         “Yağmurun İzinde”

Yusuf Darıyerli                       “Yular”

Ersin Alok                               “Dağ ve Sanat”

Etkinlik Ücretsizdir.

-ANTALYA-

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Kurtuluş Savaşı ve üç kadın hikayesinin anlatıldığı Kahraman Türk Kadınları Oratoryosu’nu seslendirecek.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Kurtuluş Savaşı ve üç kadın hikayesinin anlatıldığı Kahraman Türk Kadınları Oratoryosu’nu seslendirecek.

Sabri Tuluğ Tırpan tarafından yazılan eser, 5 Martta Haşim İşcan Kültür Merkezi’ndeki opera sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

Şef Hakan Kalkan’ın yöneteceği ANTDOB orkestrası, korosu ve solistlerinin sahne alacağı konser, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Eserde hikayesi anlatılan üç kadını soprano Nurdan Küçükekmekçi Aydın, soprano Zişan Damcıoğlu ve mezzo soprano Ebru Kaptan seslendiriyor. Eserin anlatıcısı Semiha Derya Karadeniz.

ANTDOB, Victor Hugo’nun aynı adlı romanından uyarlanan Notre Dame’ın Kamburu balesini bugün ve 3 Martta sanatseverlerle buluşturacak.

Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek eserin koreografi ve librettosu Ankara Devlet Opera ve Balesi Başkoreografı Armağan Davran ile Başöğretmeni Volkan Ersoy imzasını taşıyor.

Eserin müzikleri, Cesare Pugni’nin müziğini yeniden düzenleyen ve kendi bestelerini ekleyen Bujor Hoinic, dekor tasarımı Adnan Öngün, kostüm tasarımı Çimen Somuncuoğlu imzasını taşıyor.

Esmeralda ile gizlice buluştuğu odada ölü bulunan yüzbaşının cansız bedeninin sorumlusu olarak Esmeralda’nın polis memurları tarafından götürülmesiyle başlayan eserde olaylar bir şekilde gelişir ve Esmeralda’nın öldürülmesine hükmedilir. Halk, güzeller güzeli çingenenin öldürülmesini istemez. Asılması için meydana getirilen Esmeralda artık tüm ümidini yitirmiştir. Rahip ne yapacağını bilememektedir. Aşıklar birbirlerine başka dünyada kavuşacaklardır. Quasimodo olanlara seyirci kalmayacaktır.

ANTDOB oyuncuları yarın “Haydi Çocuklar Operaya” etkinliğiyle minik sanatseverlerle buluşacak. Çocuklarda opera bilincinin geliştirilmesini hedefleyen etkinlik, eğitici özelliği de sahip. Operaya gelen çocuklar, sahnelenecek eserin dekorunu görme ve opera hakkında bilgi alma fırsatı bulacak, daha sonra şovu seyredecek.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

-ADT- 

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın, 3 ve 7 Martta Aziz Nesin’in “Toros Canavarı” adlı eserini sahneleyecek.

Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez.

Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan “Toros Canavarı” adıyla nam yapmış seri katil yerine emekli memur Nuri Bey polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişecektir.

ADT oyuncuları, 6 Martta “Pinokyo” adlı çocuk oyunuyla tiyatroseverlerin karşısında olacak. Carlo Collodi’nin yazdığı, Brian Way’in tiyatroya uyarladığı eserin yönetmeni Ahmet Avkıran. Eserin dekor ve kostümleri Özlem Karabay’a, müzikleri İhsan Kılavuz’a, ışık tasarımı Namık Gürsoy’a ait.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-ABT- 

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) bugün “Tersine Dünya” adlı eseri sahneleyecek.

Mustafa Gültekin tarafından sahneye uyarlanan, Orhan Kemal’in “Tersine Dünya” adlı eserinin yönetmenliğini Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Çidamlı yaptı.

Oyunun müzikleri Tolga Cebi, koreografisi Binnaz Dorkip, dekoru Cenap Aydınoğlu, kostümleri Gizem Karasu, ışığı Özgür Dokuyucu’ya ait. ABT oyuncularının tamamına yakınının yer aldığı eserde, kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır ve bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı “Tersine Dünya”da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

Eser 5 Martta da Dünya Kadınlar Günü için Yeni Mahalle Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

ABT, yarın, Turgut Özakman’ın yazdığı “Fehim Paşa Konağı” adlı oyunu sahneleyecek. Abdülhamit döneminde yaşanan istibdat döneminin güçlü paşalarından Fehim Paşa’nın yanına aldığı Yusuf adlı genç, Fehim Paşa’nın kızına aşık olur. Bütün mahallelinin de ortak olduğu olayda mahalle sakinleri kızı paşadan ister. Ancak Fehim Paşa kızı vermediği gibi adam tutarak Yusuf’u öldürtmeye kalkışır.

Topluluk, 3 Martta “Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” alı eseri sahneleyecek.

Oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

ABT oyuncuları, aynı günün akşamında “Vatan Kurtaran Şaban” adlı eser için sahneye çıkacak. Haldun Taner’in yazdığı “Vatan Kurtaran Şaban” adlı kabarede, Tapu Kadastro Müdürlüğü’nden Kültür Sanat Müsteşarlığı’na atanan Şaban’ın bu alanda yaptığı komik ve çarpık uygulamalar hicvedilerek anlatılıyor. Ülkedeki kültür ve sanat anlayışına eleştirel bir yaklaşımın da konu edildiği oyunda kalabalık bir kadro rol alıyor.

-KBT- 

Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği iki perdelik “Hacıyatmaz” oyunuyla yarın ve 3 Martta sanatseverlerle buluşacak.

KBT, Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu

“Ağaç Ev”i de yarın sahneleyecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-Konser ve sergi- 

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası “Erkin ve Beethoven” konseriyle yarın sanatseverlerle buluşacak. Kemanda Özcan Ulucan solist olarak sahne alacak.

Ressam Rabia Çalışkan, Antalya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Yenimahalle Kültür Merkezi’nde sergi açacak. “Yenimahalle’den Yenimahalle’ye Ankara-Antalya” adlı resim sergisi, bugün Yenimahalle Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergide, Rabia Çalışkan, zaman olgusunu kendine has uslübuyla resmettiği eserlerini sergileyecek. Sergi, 15 Marta kadar açık kalacak.

Letafet Sarıbaş’ın “Duygusal Damlalar” ebru sergisi, yarın Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergi, 15 Marta kadar gezilebilecek.

-DİYARBAKIR-

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Titanik Orkestrası” ile “Oz Büyücüsü” Oyunlarını seyircisiyle buluşturmaya devam ediyor.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Titanik Orkestrası” ile “Oz Büyücüsü” Oyunlarını seyircisiylebuluşturmaya devam ediyor.

Hristo Boyçev’in yazdığı, Zurap Sıkharulıdze’nin yönettiği, çevirisini Hüseyin Mevsim’in yaptığı “Titanik Orkestrası”nda yaşamın kıyısında kalmış insanların her şeye rağmen bekleyişleri anlatılıyor.

Ali Çelik, Uğur Çınar, Ozan Hafızoğlu, Pelin Tozkoparan ve Fatih Yurdakul’un rol aldığı, Oyunun dekoru ve giysi tasarımı Esra Selah’a, ışık tasarımı ise Suat Uçar’a ait.

Oyun bugün ve yarın saat 20.00’da, Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’da, Cahit Sıtkı Tarancı KültürSanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü ise küçük seyirciler için saat 11.00’de “Oz Büyücüsü”nü sahneleyecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da, Sophokles’in en önemli yapıtlarından, Celal Mordeniz’in yönettiği “Antigone”yi sahneleyecek.

Oyun, Kürtçe olarak yarın ve Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda seyirciylebuluşacak.

-MARDİN- 

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in fotoğraflarının yer aldığı sergi “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

 

 -ANKARA-

Clint Eastwood’un kamera arkasına geçtiği “J.Edgar” adlı yapım yarın seyirciyle buluşacak

20. yüzyılın en çok tartışılan tartışmalı ve en güçlüportrelerinden J. Edgar Hoover’ın hayat hikayesinden beyazperdeye uyarlanan filmde ünlü FBI başkanının gençliğinden başlayarak Amerikan Adalet Bakanlığı’ndaki yükselişi ve neredeyse 50 yıl boyuncaFederal Büro üzerindeki etkisi beyazperdeye taşınıyor. Hoover’ı Leonardo Dicaprio’nun canlandırdığı filmde, ünlü aktöre Naomi Watts, Armie Hammer, Josh Lucas, Judi Dench ve Josh Hamilton eşlik ediyor.

Tolga Çevik, Köksal Engür ile Toprak Sergen’in başrolünü paylaştığı “Sen Kimsin” gösterime girecek. Ozan Açıktan’ın yönettiği film, Dedektif Tekin ve trafik polisliğinden emekli İsmail’in kayıp bir kız vakasının peşine düşerken bu maceranın başlarına beklenmedik işler açmasını konu alıyor.

Reese Witherspoon’un son filmi “İyi Olan Kazansın”, haftanın üçüncü yeni yapımı. Yönetmenliğini McG’nin üstlendiği film, hem çok iyi iki dost hem de CIA’in üst düzey yetenekli ajanları olan ikilinin birbirinden habersiz aynı kadına aşık olmalarını ve büyük bir rekabet içine girmelerini anlatıyor.

Sinemalardan 

Metropol: “Fetih 1453”, “Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, “Sen Kimsin”, “İyi Olan Kazansın”, Berlin Kaplanı”.

Optimum: “Fetih 1453”, “İyi Olan Kazansın”, “Berlin Kaplanı”, “Sen Kimsin”.

Kızılay Büyülü Fener: “Fetih 1453”, “Berlin Kaplanı”, “Sen Kimsin”,

“Artist”, “Benden Sana Kalan”, “J.Edgar”, “İyi Olan Kazansın”, “Hayat Sürücü”, “Kevin H)Hakkında Konuşmalıyız”.

Bahçelievler Büyülü Fener: “Sen Kimsin”, “Berlin Kaplanı”, “Fetih 1453”, “İyi Olan Kazansın”, “Artist”, “Fetih 1453”.

-ESKİŞEHİR-

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, “Keşanlı Ali Destanı”, “Palto”, “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi”, “Her Şeye Rağmen” ve “Açık Aile” oyunları sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, “Keşanlı Ali Destanı”, “Palto”, “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi”, “Her Şeye Rağmen” ve “Açık Aile” oyunları sahnelenecek.

Haldun Taner’in ölümsüz tiyatro eseri “Keşanlı Ali Destanı” oyununun yönetmenliğini Kazım Akşar üstleniyor. Mert Kırlak, Gonca Yakut, Burcu Tutkun Oruç, Berkay Akın, Özgür Onan, Mete Ayhan, Tolga Tümer ve Mustafa Kılıkçı’nın rol aldığı oyun, 3 Martta saat 20.00’de, 4 Martta ise 18.00’de Sanat ve Kültür Sarayında sahnelenecek.

Nikolay Gogol’un yazdığı, Cemal Süreyya’nın çevirdiği, Erdal Küçükkömürcü’nün yönettiği “Palto” adlı oyunda, şehir tiyatrosu sanatçılarından Özlem Akdoğan, Basri Albayrak, Ali Eyidoğan, Emir İzci, Hakkı Kuş, Burcu Tutkun Oruç ve Serkan Sezgin rol alıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesinde, yarın saat 20.00’de sanatseverlerle buluşacak.

Valerie Petrof’un yazdığı “Her Şeye Rağmen” adlı çocuk oyununda Şehir Tiyatrosu sanatçıları Çiğdem Altuğ, Ercüment Yılmaz, Ezgi Çoşkun ve Zuhal Lale rol alıyor. Oyun, 8 Martta saat 14.00’de Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı

“Açık Aile” adlı oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Sultandere Sahnesinde yarın saat 20.00’de sahnelenecek.

Mutlu bir yaşam umuduyla İstanbul’a gelen Ukraynalı Dijana’nın insan tacirlerinin eline düşmesini ele alan ve zorla fuhuşa zorlanan kadınların dramının yansıtıldığı “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi” adlı oyun ise 7-8 Martta Tepebaşı Sahnesinde sanatseverlerle buluşacak.

 -SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, “Zorba” isimli baleyi izleyicinin beğenisinesunacak, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise”Bu da Benim Karım” adlı Oyunsahnelenecek.”Zorba” isimli baleyi seyircinin beğenisine sunacak.

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, “Zorba” isimli baleyi izleyicinin beğenisine sunacak, SamsunDevlet Tiyatrosu’nda ise”Bu da Benim Karım” adlı Oyun sahnelenecek.

Samsun Devlet Opera ve Balesi, 3 Mart Cumartesi ve 5 Mart Pazartesi günü,

“Zorba” isimli baleyi seyircinin beğenisine sunacak.

Girit’te küçük bir Yunan kasabasında yaşayan Zorba, kasabaya yerleşmek için Amerika’dan gelen John ve ona aşık olan Marina ile Zorba’yı seven Monolies’in hikayesinin anlatıldığı eserin müziklerini Mıkıs Theodorakıs, librettosu ve koreografisini Lorca Massine, orkestra şefliğini Tolga Taviş ve OğuzhanKavruk yaptı, Anna Krzyskow sahneye koydu.

Turne Sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise, Bursa Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Bu da Benim Karım” adlı Oyun seyirciyle buluşturulacak.

Sandberg ve Fırner’in yazdığı, Bora Özkula’nın sahneye koyduğu “Bu da Benim Karım” herkesin, “Bu benim karıma ya da benim kocama çok benziyor” diyebileceği kişilerle karşılaşabileceği bir Oyun.

Samsun Gazi Sahnesi’nde yarın saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu’nca hazırlanan “Vay Başımıza Gelenler” adlı Oyun seyirciyle buluşturulmaya devam edecek. Günlük hayatımızdaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu Oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı.

Samsun Söz Sanat Merkezi de, 5 Mart Pazartesi ve 7 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da, “Geç Kalanlar” adlı Oyunu tekrar sahneleyecek.

Evlilik içinde yapılan hatalar, zamanla çiftlerin birbirine yabancılaşması ve modern dünyada kadın erkek ilişkilerinin karşılıklı özensizlik yüzünden bitmesinin anlatıldığı Oyunu, Pervin Ünalp yazdı, Suat Özgültekin sahneye koydu.

-ORDU- 

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT), yarın akşam ve 6 Mart Salı günü 20.00’da “Eşeğin Gölgesi” isimli Oyunu yeniden seyircinin beğenisine sunacak.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu Oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçer. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan “Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır.

-ÇORUM- 

Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosu’nda, yarın 20.00’da ve 3 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Ankara Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlıOyun sahnelenecek. Nazlı Nihan Şenol’un yazdığı, Meral Üner’in sahneye koyduğu Oyunda, aile bağlarının kutsallığı işleniyor.

 

84. Oscar ödülleri sahiplerini buldu. “The Artist” beş dalda Oscar kazanarak yılın filmi oldu. “Hugo” teknik dallarda beş Oscar aldı. En İyi Kadın Oyuncu ise Meryl Streep seçildi.

Sinema dünyasının akademi ödülleri Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Los Angeles kentinde, Kodak Tiyatrosu’nda yapılan bir törenle açıklandı.

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nce verilen ödüllerin sunuculuğunu Billy Crystal yaptı. Gecede yılın filmi The Artist oldu.

Siyah-beyaz ve sessiz film olan The Artist hem En İyi Film ödülünü kazandı, hem de yönetmeni Michel Hazanavicius ve başrol oyuncusu Jean Dujardin’e Oscar getirdi. 10 dalda aday gösterilen The Artist, beş dalda akademi ödüllerinin sahibi oldu. En İyi Film ödülü 1929’da sessiz film olan Wings’den sonra ilk defa sesiz bir esere verilmiş oldu.

Meryl StreepMargaret Thatcher‘ı canlandırdığı Iron Lady ile en iyi kadın oyuncu seçilerek üçüncü kez Oscar aldı. Streep, bugüne kadar 17 kez Oscar’a aday gösterildi.

Ödüllerin diğer çok beğenilen filmi 11 dalda aday olan Martin Scorsese imzalı Hugo, sadece teknik dallarda beş Oscar kazandı. Hugo, Görüntü Yönetimi, Sanat Yönetimi, Görsel Efekt, Ses Kurgusu ve Ses Miksajı dallarında ödüle layık görüldü.

Yardımcı Oyuncu dalında Oscar ödülleri The Help ileOctavia Spencer‘a ve Beginners ile Christopher Plummer‘a verildi. 82 yaşındaki Christopher Plummer, altın heykeli kazanan en yaşlı oyuncu oldu. Plummer, ödülünü alırken altın heykelciğe, “Biliyor musun, benden sadece 2 yaş büyüksün” dedi.

En İyi Orijinal Senaryo Oscar’ını Midnight in Paris ile Woody Allen, Uyarlama Senaryo Oscar’ını ise The Descendants ile Alexander Payne kazandı.

Yabancı Film dalında Oscar İran’a gitti. Ashgar Farhadi‘nin yönettiği A seperation en iyi yabancı film Oscarı’ını aldı.

3 saat 10 dakika süren 84. Oscar töreni, 225 ülkede canlı yayınladı. (IC)

İŞTE ÖDÜLLER:

En iyi film Ödülü: 
The Artist

En İyi Kadın Oyuncu:
Meryl Streep/The Iron Lady

En İyi Erkek Oyuncu:
Jean Dujardin/The Artist

En İyi Yönetmen:
Michel Hazanavicius/The Artist

En İyi Kısa Animasyon:
The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore/William Joyce, Brandon Oldenburg

En İyi Kısa Metraj Belgesel:
Saving Face/Daniel Junge, Sharmeen Obaid-Chinoy

En İyi Kısa Film:
The Shore/Terry George, Oorlagh George

En İyi Orijinal Senaryo:
Woody Allen/Midnight in Paris

En İyi Uyarlama Senaryo: 
Alexander Payne ve Nat Faxon & Jim Rash/The Descendants

En İyi Şarkı: 
Man or Muppet/The Muppets

En İyi Müzik: 
The Artist/Ludovic Bource

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: 
Christopher Plummer/Beginners

En İyi Görsel Efekt: 
Hugo/Robert Legato, Joss Williams, Ben Grossmann, Alex Henning

En İyi Animasyon: 
Rango/Gore Verbinski

En İyi Uzun Metraj Belgesel:
Undefeated/Daniel Lindsay, T.J. Martin, Rich Middlemas

En İyi Ses Kurgusu: 
Hugo/Philip Stockton, Eugene Gearty

En İyi Ses Miksajı:
Hugo/Tom Fleischman, John Midgley

En İyi Kurgu: 
The Girl With The Dragon Tattoo/Angus Wall, Kirk Baxter

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:
Octavia Spencer/The Help

En İyi Yabancı Film:
Jodaeiye Nader az Simin (A Separation)/Asghar Farhadi (Iran)

En İyi Makyaj:
The Iron Lady/ Mark Coulier, J. Roy Helland

En İyi Kostüm Tasarımı:
The Artist/Mark Bridges

En İyi Görüntü Yönetmeni:
Hugo/Robert Richardson

En İyi Sanat Yönetmeni:
Hugo/Dante Ferretti, Francesca Lo Schiavo

 

56 Ülkenin Sanat Nabzı İzmir’de Atacak

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat Olimpiyatları Türkiye Temsilciliği dünya çapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat OlimpiyatlarıTürkiye Temsilciliği dünyaçapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Dernekler İl Müdürlüğü’ne müracaatlarıyla kuruluşu tamamlanan Dünya Sanat Olimpiyatları Derneği kurucu üyeleri, amaç ve projelerini sunmak üzere İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu ile görüştü. Kuruluşla ilgili bilgi veren World Art Games Türkiye Temsilcisi Derya Var, WAG Merkezi Hırvatistan’da bulunan Dünya Sanat Olimpiyatları’nın 1. Olağan Genel Kurul toplantısının 18-21 Kasım 2011 tarihlerinde Zagreb şehrinde yapıldığını, olimpiyatların ikinci konferansının toplantıda yapılan girişimler sonucunda

2012’de İzmir’de yapılmasını sağladıklarını söyledi.

Çok sayıda ülkeden sanatçı ve devlet adamının İzmir’deki konferansta bir araya geleceğini belirten Derya Var, bu girişimle başta İzmir 2020 Expo girişim ve çalışmalarına uluslar arası sanatsal bir boyut kazandırmayı amaçladıklarını, ülkemize gelecek olan 56 ülke sanatçı ve diplomatlarına kentin ve ülkemizin sanatsal birikimini sunmak ve paylaşarak dostluk köprüsünü kurmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Var, uluslararası sanatsal sunum ve paylaşımı hedefleyen bu buluşmaya 56 ülkenin milli komite başkan ve yardımcılarının, Cumhurbaşkanı, Bakan, elçiler ve kültür ataşeliklerinin katılacağını, kongre boyunca tüm dünyaya sanatın evrensel dili aracılığı ile barış, hoşgörü ve sevgi mesajları verileceğini belirtti.

WAG Türkiye Milli Komitesinin katılımcı ve bağımsız bir dernek olarak faaliyet göstereceğini öne süren Var, kurucu üye olarak Türkiye’nin yurt dışında tanınmış sanatçılarıyla yola çıktıklarını, protokol gereğince değişik ülkelerde yapılacak etkinliklerde sanatın değişik alanlarında belirlenen etkin ve yetkin isimlerle ülkemizi en üst derecede temsil edeceklerini kaydetti.

Dünya Sanat Olimpiyatları Türkiye Komitesi’nde yer alan isimler ise şu şekilde: Tüzüm Kızılcan-As Başkan, Ege Art Sanat Danışma Kurulu Başkanı.Seramik sanatçısı, Almanya ve Prag’da sanatsal çalışmalar yapan Kızılcan’ın eserleri çeşitli koleksiyonlarda yer alıyor.

Derya Var- Dernek Başkanı, Ressam WAG Türkiye Temsilcisi, Emel Atalay -Başkan Yardımcısı, Ressam, Ümit Yaşar Işıkhan – Genel Sekreter, Şair yazar,Kültür ve Turizm Bakanlığı Uzmanı,Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı, Umur Türker – Ressam, Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi, Cem Sağbil – Heykeltraş,Çalışmalarını Stutgart ve İstanbul’da sürdürüyor, Aytül Büyüksaraç – İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni – Bijen Molay:Bale sanatçısı 9 Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü,

Bale Ana Sanat Dalı Öğretim Görevlisi ve Başkanlığı, Ege Sanayici ve İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Ege Kültür Vakfı Kurucu Üyesi ve Ege Art Danışmanı. Erdoğan Öztürk – İzmir Devlet Opera ve Balesinin dramaturgu, protokol ve basın müşaviri ve Hülya Savaş tiyatro sanatçısı ve İzmir Devlet Tiyatrosu Müdiresi.