Şunun için etiket arşivi: televizyon

Ses ve müzik doğumla beraber, hatta bazı araştırmaların kanıtladığı gibi henüz anne karnında iken çocuğun yaşamına girmekte ve etkilemektedir. Bu etkileme annenin söylediği ninni ile başlar ve gitgide çevreden, radyodan, televizyondan duyduğu; evde, okulda, sokakta duyup öğrendiği ve söylediği müzikle beslenir.

 Her çocuk müziğe aynı ölçüde yetenekli değildir. Fakat bütün çocuklar müziği severler. Bu konuda araştırma yapan bilim adamlarına göre, çok üstün yetenekli çocuklar ve çok yeteneksiz çocuklar istisna kabul edilmektedir. Bu istisnalar dışında kalan bütün çocuklar, az ya da çok müziğe yetenekli sayılmaktadırlar. Ancak bu yeteneğin gelişimi büyük ölçüde içinde bulundukları ortama bağlıdır. Yetişmeye elverişli ortam ve koşullar bulunamazsa, çocuk üstün yetenekli de olsa, müzik sanatçısı olamaz.

piyanooooood *Okul öncesi kurumlarında müzik yeteneklerinin derecesi henüz bilinmeyen çocuklara, müzik eğitimi verilirken bu olgu göz önünde bulundurulmalıdır.

*Çocuklar küçük yaşlardan itibaren iyi müzikle beslenirse, büyünce müzik sanatçısı olmasalar bile; iyi müziği seçen, seven ve ondan yararlanmasını bilen yetişkinler olacaklardır.

*Okul öncesi eğitim döneminde müzik ve müzikle bağlantılı hareket, ses, söz ve tartım çocuğun gelişimlerini etkilemektedir.

Müziğin, çocuğa çok yönlü yararlarını şöyle sıralayabiliriz:

-Çocuğun duyularını geliştirir. Çocuk dinlediğini duymak, duyduğunu anlamak gibi okuma yazmaya hazırlıkta önemli beceriler kazanır.

-Şarkı söylerken yeni sözcükler ve cümle kalıpları öğrenir bunları tekrar ederken düzgün konuşmayı benimser ve dili gelişir.

-Sözcükleri doğru ve anlaşılır bir şekilde söylemeyi öğrenir, yani diksiyonu gelişir.

-Tekerleme ve saymacalar söylerken dil çevikliği kazanır, akıcı konuşma becerisi ve alışkanlığı gelişir.

-Duygusal yönden rahatlar; güvensizlik, çekingenlik, saldırganlık, korku gibi olumsuz duygu ve davranışlar, müziğin etkisiyle olumlu duygu ve davranışlara dönüştürülebilir.

-Grup çalışmalarında içine kapanık bir çocuk, grup içinde rahatlamayı, dikkati üzerine çekmeden başkalarıyla beraber olmayı, hata yapmaktan korkmadan denemeyi, etkin iletişim kurmayı öğrenir. Aynı zamanda özel yetenekleri olan bir çocuk, solo çalışmalarında grup içinde sivrilme olanağı bulur.

-Grup içinde şarkı söylerken veya müzik eşliğinde hareket ederken, arkadaşlarıyla uyum içinde olmayı öğrenir (Birlikte başlama ve bitirme, seslerin yüksekliğine ritme uyma, etrafını dinleme, müzik işaretlerini uygulama vb.). Böylece birlikte iş yapmanın toplumla uyum içinde olmayı gerektirdiğini kavrar ve disiplin alışkanlığı kazanır.

-Çocuk kendi kültür ve geleneklerimizi müzik ve danslarımızla tanır; vatan, ulus, bayrak duyguları gelişir.

-Estetiğe yönelir ve çevresine karşı duyarlı olur.

-Yaratıcılığı güdülenir, esnekliği artar ve yeni deneyimlere yönelir.

-Sesini, kulağını ve zevkini geliştirir. Doğru duymayı, denetlemeyi ve kullanmayı, güzel müziği ayırt etmeyi öğrenir.

-Şarkı söylerken “soluk alıp vermeyi denetleme” becerisi kazanır ve akciğerleri gelişir.

-Çalgı ve çalgı olarak kullanılabilecek oyuncakları kullanırken, müzik eşliğinde hareket ederken, koordinasyonu, küçük ve büyük kasları gelişir, bu da fiziksel ve psiko-motor gelişimini olumlu yönde etkiler.

Kaynak: Ayten ÖZTÜRK, Okul Öncesi Eğitimde Müzik, Morpa Yayınları, 2007

18.İzmir Kitap Fuarı bu sene 400 bin ziyaretçi hedefiyle kapılarını açıyor

18.izmir kiatp fuarı

TÜYAP‘ın Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle bu sene on sekizincisini düzenleyeceği İzmir Kitap Fuarı, Uluslararası İzmir Fuar Alanı’nda yarın kitapseverlerle buluşacak.

9 gün açık kalacak ve 350 yayınevinin ve sivil toplum kuruluşunun katılacağı fuara bu yıl 400 bine yakın ziyaretçinin katılımı bekleniyor.

Yetişkinler ve çocuklar için düzenlenen 100’e yakın etkinlik, imza günü ve söyleşinin yapılacağı fuarda, 1 ve 2 numaralı hollerde her yıl olduğu gibi yetişkinler ve çocuklar için çeşitli yayınevlerinin stantları yer alırken, bu yıl ilk kez, 3. holde eğitim ve kaynak kitaplarla sınavlara hazırlık yayınlarının tanıtılıp satılacak.

ONUR KONUĞU AHMET CEMAL

İzmir Fuar Alanı’nda 28 Nisan’a kadar okurlarla buluşacak fuarın onur konuğu ise çevirmen ve yazarAhmet Cemal olacak.

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümü öğretim görevlisi, 1942 doğumlu Ahmet Cemal, Bertolt Brecht, Elias Canetti, Stefan Zweig, Ingeborg Bachmann, Paul Celan, Rainer Maria Rilke, Georg Trakl, Friedrich Hölderlin, Heinrich von Kleist, Georg Lukacs, Anna Seghers, Erich M. Remarque, Manes Sperber, Franz Kafka, Walter Benjamin, Robert Musil, Ernst Fischer, Octavio Paz ve E. H. Gombrich gibi birçok ünlü yazarın eserlerini Türkçe’ye kazandırdı.

Fuar etkinlik programını aşağıda bulabilirsiniz.

18. İZMİR KİTAP FUARI ETKİNLİK PROGRAMI

 

 

20 NİSAN 2013 CUMARTESİ

Konferans Salonu I

14.00-15.00
Söyleşi: “Benim Külrengi Zamanlarım”
Konuşmacılar: Ahmet Cemal, Enver Ercan
Düzenleyen: TÜYAP

15.15-16.15
Panel: “Küba’nın Başarısı ”Sosyalist Anayasa ”
Konuşmacı: Eks.Jorge Quesada Concepción
Düzenleyen: José Marti Küba Dostluk Derneği İzmir Şube

16.30-17.30
Söyleşi: “Gerçek Dünya, Sanal Politika”
Konuşmacı: Ercan Karakaş
Düzenleyen: Destek Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “21. Yüzyılda İşçi Sınıfı”
Konuşmacı: Haluk Yurtsever
Düzenleyen:  Yordam Kitap

Konferans Salonu II

14.00-15.00
Söyleşi: “Atatürk ve İslam”
Konuşmacılar: Anıl Çeçen, Ahmet Akgül
Düzenleyen: Togan Yayıncılık

15.15-16.15
Söyleşi: “Türkçe Konuşmak”
Konuşmacı: Gülgûn Feyman
Düzenleyen: İnkılâp Kitabevi

16.30-17.30
Söyleşi: “Zamana Karşı Orhan Kemal”
Konuşmacılar: Işık Öğütçü, Mazlum Vesek
Düzenleyen: Everest Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “Deftera Wenda-Kayıp Defter”
Konuşmalar: Ronî War, Receb Dildar
Düzenleyen: Ava Yayınları

 

Konferans Salonu III

14.00-15.00
Söyleşi: “Nihat Genç’le Söyleşi”
Konuşmacı: Nihat Genç
Düzenleyen: Kırmızı Kedi

15.15-16.15
Söyleşi: “Metristepe Nasıl Metrestepe Oldu?”
Konuşmacı: Üstün Dökmen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

16.30-17.30
Söyleşi: “Faruk Dilaver “Yunus Emre’ye Dair”
Konuşmacı: Faruk Dilaver
Düzenleyen: Destek Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “Göc ve Avrupalı Olmak”
Konuşmacılar: Habib Bektas, Yüksel Pazarkaya
Düzenleyen: TÜYAP

19.00-20.00
Panel: “Başkanlık Sistemi ve Türkiye”
Yöneten: Devrim Barış Çelik
Konuşmacılar: Ercan Karakaş, Bülent Tezcan
Düzenleyen: SODEV

 

21 NİSAN 2013 PAZAR

Konferans Salonu I

 

11.00-11.45
Söyleşi: “Bakalım N’olacak?”
Konuk Yazarlar: Çiğdem Özelsancak Ataş, Fidan Çobanoğlu Kaplan
Yöneten: E. Pınar Ayçiçek
Düzenleyen: Top Yayıncılık, TAKEV Özel İlköğretim Okulu

12.00-13.00
Panel: “Kitapla Değişir Dünya”
Konuşmacılar: Ahmet Cemal, Faruk Duman
Yöneten: Hüseyin Çukur
Düzenleyen: José Marti Küba Dostluk Derneği İzmir Şube -Sol Gazetesi

13.15-14.15
Söyleşi: “Kendi Everest’inize Tırmanın”
Konuşmacı: Nasuh Mahruki
Düzenleyen: Alfa Yayınları

14.30-16.00
Söyleşi: “Sevdiğim Roman Kahramanları”
Konuşmacılar: Nilüfer Kuyaş, Faruk Duman, Mehmet Anıl, Sibel Türker, Cemil Kavukçu
Düzenleyen: Can Yayınları

16.15-17.15
Söyleşi: “Kürt Sorunu, Suriye ve Ortadoğu Denklemi”
Konuşmacı: Haluk Gerger
Düzenleyen: Yordam Kitap

17.30-18.30
Söyleşi: “Ölümünün 40.Yılında Kemal Tahir”
Konuşmacılar: Cengiz Yazoğlu, Sezai Coşkun, Korkut Tuna
Düzenleyen: İthaki Yayınları

18.45-19.30
Söyleşi: Şiir, Tanışmalar, Hatıralar
Konuşmacılar: Nesrin Kültür Kiraz, Sezai Sarıoğlu,  Eşber Yağmurdereli
Düzenleyen:  Kibele Yayınları

 

 

 

Konferans Salonu II

12.00-13.00
Söyleşi: “Hadi Konuşalım”
Konuşmacı: Esra Harmanda
Düzenleyen: Altın Kitaplar

13.15-14.15
Söyleşi: “Korku Çağında Edebiyat”
Konuşmacılar: Onur Behramoğlu, Kadir Aydemir
Düzenleyen: Yitik Ülke Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Kemalizm ve Kürt Sorunu
Konuşmacı: Osman Özarslan
Düzenleyen: Ceylan Yayınları

15.45-16.45
Panel:”Savaş Politikaları” Tartışmaları
Yöneten: Serhat Halis
Konuşmacılar: Ahmet Kale, Gülümser Seyitcemaloğlu
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

17.00-18.00
Söyleşi: “Stefan Zweig’i Çevirmek”
Konuşmacı: Ahmet Cemal
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

18.15-19.15
Söyleşi: “Ulusalcılık, İşçi Sınıfı Enternasyonalizmi ve 1 Mayıs”
Yöneten: Gürsel Köse
Konuşmacılar: Makum Alagöz, Abdullah Varl
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00
Söyleşi: “Siyasetin Sefaleti”
Konuşmacı: Osman Pamukoğlu
Düzenleyen: İnkılap Kitabevi

 

13.15-14.15

Panel: “Barış Süreci ve Demokrasi”

Yöneten: Hakkı Ülkü

Konuşmacılar: Alaattin Yüksel, Levent Tüzel

Düzenleyen: SODEV

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Tarihin Işığında Günümüz Sorunları”

Konuşmacı: Erdoğan Aydın

Düzenleyen: Literatür

 

15.45-16.45

Söyleşi: “Aykırı Sorular”

Konuşmacı: Enver Aysever

Düzenleyen: Remzi Kitabevi

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Türkiye Nereye Gidiyor?”

Konuşmacı: Merdan Yanardağ

Düzenleyen: Destek Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: “Şeyh Bedrettin ve Pirenelilerin Lanetlileri”

Konuşmacı: Esat Korkmaz

Düzenleyen: TÜYAP-E Yayınları

 

22 NİSAN 2013 PAZARTESİ

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Ekrem Güneş’le Söyleşi “ Okudukça Neler Değişir?”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Ergenliğin Zorlu Yollarını Resmeden Gençlik Romanı: Defne’yi Beklerken”

Konuşmacı: Aslı Der
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Kaptan’ın Zekâ Oyunları”

Konuk Yazar: Nevzat Erkmen

Yöneten: E. Pınar Ayçiçek

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Ege Lisesi

 

15.45-16.45

Panel: “Edebiyatta Yaratıcılık”

Yönlendirici: Hülya Soyşekerci

Konuşmacılar: Yusuf Alper, Levent Mete, Yılmaz Okyay

Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

 

17.00-18.00

Panel: “’Kent ve Edebiyat Dili ve İzmir’

Yöneten: Tekin Sönmez

Konuşmacılar: Mehmet Güler, Ahmet Özer, Hasan Kantarcı

Düzenleyen: Nis Medya

 

18.15-19.15

Söyleşi: “Şiirin Adı İzmir”

Katılımcılar: Ahmet Günbaş, Berin Taşan, Hüseyin Yurttaş, Oğuz Tümbaş,

Bilsen Başaran, Hülya Deniz Ünal, Emel Kayın, Hüseyin Peker, Halim Yazıcı,

Sadık Kırımlı, Süreyya Güven Akçay

Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00

Söyleşi: “İyi ki Doğdun Palyaço!”

Konuk Şair: Kazım Şahin

Yöneten: Özden Ölmez Ceylan

Düzenleyen: Top Yayıncılık, MEV Özel Güzelbahçe Koleji, Yöneliş Koleji

 

13.15-14.15

Panel: “Modernite ve Muhafazakarlık Arasına Sıkışmış Kadın”

Yöneten: Güzin Oralkan

Konuşmacılar: Ayşe Ertübey, Gülseren Mungan, Oya Uslu

Düzenleyen: Egeli Kadın Yazarlar Platformu

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Çok Şikâyetim Var/ Küçük Şikâyetler Defteri”

Konuk Yazar: Nursel Çetin

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, İzmir Türk Koleji, Yücel Tonguç Koleji

 

15.45-16.45

Panel: “Şiirde Dilin Gücü”

Yöneten: Celâl Fedai

Konuşmacılar: Yunus Koray, Yusuf Alper, Fergun Özelli, Murat  Acar

Düzenleyen: İzmir Edebiyat Platformu

 

 17.00-18.00

Kutlama: “Dil Derneği 26 Yaşında”

Şiir Saati: “26. Yılımızda 26 Şiirle…”

Açılış Konuşması: Sevgi Özel

Konuklar: Bahri Karaduman, Bedri Karayağmurlar, Berin Taşan, Berrin Nazlı, Erdoğan Aytekin, Ergün Yazıcı, Eşref Karadağ, H. Recai Atalay, Hakan Cem, Halim Yazıcı, Hidayet Karakuş, Hüseyin Yurttaş, İlhan Soytürk, M. Sadık Kırımlı, Mavisel Yener, Mehmet Atilla, Mehmet Genç, Mehmet Rayman, Mehmet Sarsmaz, Mevlüt Kaplan, Mukadder Özakman, Muzaffer Sarıgül, Nevin Konuk, Oğuz Tümbaş, Sıtkı Salih Gör, Şengül Kıran, Tahsin Şimşek, Talat Avcı, Tuğrul Keskin, Veli Başak

Sunan: İffet Diler

Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları-Dil Derneği

 

18.15-19.15

Şiir Dinletisi: “İzmir’de Bir Aşktır Şiir”

Sunum: Bekir Yurdakul

Şairler: Ahmet Günbaş, Azime A. Yazıcı, Atila Er, Aydın Uysal, Emel Kayın, Eşref Karadağ,Hidayet Karakuş, Halim Yazıcı, Mehmet Sadık Kırımlı, Mazhar Alphan, Nesrin İnankul, Neyzar Karahan, Oğuz Tümbaş, Özgen Seçkin, Pelin Onay, Turgut Baygın, Selami Şimşek,Serap Telöz, Şerif Temurtaş, Süreyya Güven Akçay.

Düzenleyen: Kurşun Kalem Ed. dergisi ve Neziher Yayınları

 

23 NİSAN 2013 SALI

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Söyleşi: “Ayla Çınaroğlu’yla Söyleşi “Bilgebaş Olmak”
Düzenleyen: Uçanbalık Yayınları

13.15-14.00

Söyleşi: “Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler”

Konuşmacı: Süleyman Bulut

Düzenleyen: Can Çocuk

 

14.15-15.45

Söyleşi : “Diyaloglar: “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”

Konuşmacılar: Ayfer Tunç , Murat Gülsoy

Düzenleyen: Can Yayınları

 

16.00-17.00

Söyleşi: ‘Çocuklar ve Büyük Çocuklar İçin Şiir Yazmak’

Konuşmacı: Haydar Ergülen

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

17.15-18.15

Söyleşi: “Kardeşlik ve Gelecek Şiirleri”

Konuşmacılar: Tuğrul Keskin, Aydın Şimşek

Düzenleyen: Everest Yayınları

 

18.30-19.30

Söyleşi: “Gönül Adamı, Bir Çizgi Karakter ve Arkasındaki Müzik”

Konuşmacı: Güneri İçoğlu

Düzenleyen: Leman Dergisi

 

Konferans Salonu II

 

13.15-14.15

Söyleşi: Türkiye’nin Dönüşüm Yılları”

Konuşmacılar: Işın Çelebi

Düzenleyen: AlfaYayınları

 

14.30-15.30

Panel: “Edebiyatımızda Yeni Sesler”

Yöneten: İsmail Gezgin

Konuşmacılar: Sinan Sülün, Deniz Gezgin, Oylum Yılmaz

Düzenleyen: SEL

 

15.45-16.45

Söyleşi: “19 Mayıs’tan 23 Nisan’a-23 Nisan’dan 9 Eylül’e

Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mız”

Konuşmacı: Gürdal Çıngı

Yönetici: Tacettin Çolak

Düzenleyen: Derleniş Yayınları

 

17.00-18.00

Şiir Dinletisi: “Aşkın Şiiri-Şiirin Aşkı”

Konuşmacı: Tacim Çiçek, Şevket Karakış

Müzik: Grup Mamiran

Düzenleyen: Ozan Yayıncılık

 

 

Konferans Salonu III

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Ahmet Şerif İzgören ile Söyleşi”

Konuşmacı: Ahmet Şerif İzgören

Düzenleyen: Elma Yayınevi

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Soner Yalçın Büyük Oyunu Anlatıyor”

Konuşmacı: Soner Yalçın

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

15.45-16.45

Söyleşi: “AKP’li Yıllarda Türkiye Ekonomisi ve Emekçiler”

Konuşmacılar: Erinç Yeldan, Mustafa Sönmez

Düzenleyen:  Yordam Kitap

 

17.00-17.45

Söyleşi: “İzmir’i Sevme Sanatı”

Konuşmacılar: Yaşar Aksoy, Hakan Tartan, Bijen  Molay

Düzenleyen: İleri Kitabevi

 

24 NİSAN 2013 ÇARŞAMBA

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Söyleyişi: “Sınav Stratejileri”

Konuşmacı: Orhan Keskin

Düzenleyen: Körfez Yayinlari

 

13.15-14.15

Hamdullah Köseoğlu’yla Söyleşi “Sözün ve Yazının Gücü”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

14.30-15.30

Söyleşi: “Günlük Hayatın Sonsuzluğu ve Şiir”

Konuşmacı: Şükrü Erbaş

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

15.45-16.45

Söyleşi: “Futbol ve Milliyetçilik”

Konuşmacılar: Gökhan Daca, Devrim Cem

Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

 

17.00-18.00

Panel: “Kadın Edebiyatçıların Aynasından”

Yöneten: Güzin Oralkan

Konuşmacılar: Lütfiye Aydın, Neriman Ağaoğlu, Birsen Ferahlı

Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

 

18.15-19.15

Stand-up: “Kitap Doktoru” Yazarından,Tek kişilik Eğitici Mizah Gösterisi

Konuşmacı: Rıfat Batur

Düzenleyen: O2 yayınevi

 

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00

Konu: “Ben de Böyle Yaptım”

Konuşmacı: İsmail Yavaş
Düzenleyen: Şule Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Yaklaşan Felaket ve Tabiatı Koruma Yasası”

Konuşmacılar: Ahmet Tuncay Karaçorlu, Oktay Ekinci, Yakup Okumuşoğlu

Düzenleyen: Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi – Ayışığı Sanat Merkezi

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Bakalım N’olacak?”

Konuk Yazarlar: İmren Tübcil, Türkay Çakalağaoğlu

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Çakabey Okulları

 

15.45-16.45

Ödül Töreni: 16. Mevlüt Kaplan Edebiyat Ödülleri Töreni

Panel: Çocuk Edebiyatı ve İşlev, Ödüllerin Önemi

Yöneten: Özgür Kaplan

Konuşmacılar: Bilsen Başaran, Mevlüt Kaplan, Hüseyin Tuncer, Timuçin Özyürekli

Düzenleyen: Özgür Eğitim Yayınları

 

17.00-18.00

Panel: “Cumhuriyet ve 68’liler”

Yöneten: Abdürrahim Sercan

Konuşmacılar: Mustafa İlker Gürkan, Zihni Çetiner, Hakkı Karadeniz

Düzenleyen: 68’liler Birliği Vakfı

 

18.15-19.15

Şiir Dinletisi: “İmbatın Rüzgarı Barış İçin Esiyor (Barış için Şiirler)”

Katılan Şairler: Aydın Şimşek, Tuğrul Keskin, Namık Kuyumcu, Hayri K.Yetik, Fergun Özelli, Yusuf Alper, Özgen Seçkin, Utkun Büyükaşık,Özer Alptekin, Erhan Söğüt, Aydın Uysal, Burcin İvren

Düzenleyen: Kanguru Yayınları

 

25 NİSAN 2013 PERŞEMBE

Konferans Salonu I

11.15-12.15

Söyleşi: “İzmir Sokaklarında Bir Simitçi Çocuk: Gevrekçiii”

Konuşmacı: Hacer Kılcıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Çocuk ve Gençlik Edebiyatında 50 Yılın Ardından”

Konuşmacı: Gülten Dayıoğlu

Düzenleyen: Altın Kitaplar

 

14.30-15.30

Mehmet Atilla’yla Söyleşi “Düşle Gerçeği Buluşturan Edebiyat”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

15.45-16.45

Söyleşi:“Öykünün İzmir Bahçesinde”

Konuşmacılar: Aydın Şimşek, Turan Horzum, Hüsamettin Köseoğlu, Seher Kaya, Deniz Moralıgil, Figen Dölek

Düzenleyen: Kanguru Yayınları

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Çevirmen Gözüyle Böyle Dedi Zerdüşt”

Konuşmacı: Gülperi Sert

Düzenleyen: Doğu- Batı Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: “Merdivende Üç Şair “Sivas 93”

Sunum: Âba Müslim Çelik

Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00

Söyleşi: Arkadaşları Tayfun Gönül’ü Anlatıyor

Konuşmacılar: Abdullah Öztürk, Aytek Özel, Gazi Bertal, Ossi

Yöneten: Engin Ülçay

Düzenleyen: Kaos Yayınları

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Bakalım N’olacak?”

Konuk Şairler: Ahmet Günbaş, Eşref Karadağ, Halim Yazıcı

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Ekin Koleji, Özel Rota Koleji

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Türkiye Çocuk Edebiyatında Fantastik Kurgunun Yeri”

Konuşmacılar: Gülşah Elikbank, Mavisel Yener

Düzenleyen: İthaki Yayınları

 

15.45-16.45

Söyleşi:“Basın, Sermaye ve İktidar ilişkisi”

Konuşmacılar: Yeşim Kaptan, Emine Uyar

Düzenleyen: Evrensel Gazetesi

 

18.15-19.15

Panel: “Ölümünün 60. Yılında Neyzen Tevfik”

Konuşmacılar: Mecit Ünal, Seyyit Nezir

Düzenleyen: Broy Yayınevi

 

26 NİSAN 2013 CUMA

Konferans Salonu I

11.00-11.45

Okuma: “Çılgın Dondurma”

Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu

Düzenleyen: İletişim yayınları

 

12.00-13.00

Söyleşi: “Göçün ve Mübadelenin Alevi İle Kavrulan Yürekler, Hürriyet: Bir Sevda Masalı”

Konuşmacı: Nur İçözü

Düzenleyen:  Altın Kitaplar

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Gençlik ve Tarihsel Romanlar”

Konuşmacı: İsmet Bertan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 

14.30-15.30

Aytül Akal’la Söyleşi “Kırmızı Arabayı Kim İster?”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

15.45-16.45

Söyleşi: “Çayırkuşu Çatıya Çıkınca…”

Konuk Yazar: Habib Bektaş

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Çamlaraltı Koleji, Tuğsavul İlkokulu

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Derslerle Başım Dertte”

Konuşmacı: Funda Özlem Şeran

Düzenleyen: Final Kültür Sanat Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: “35 Yıllık Bir Mizah Yolculuğundan Anılar”

Konuşmacı: Cihan Demirci

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

Konferans Salonu II

12.00-13.00

Söyleşi: “Çocuk ve Edebiyat”

Konuşmacılar: İbrahim Dinçer, Yeşim Deniş Sevim

Düzenleyen:  İzmir Yazarevi

 

13.15-14.00

Atölye çalışması: “Kurbağa ve Murbağa ile Arkadaşlık Ne Güzel!”

Düzenleyen: Kelime Yayınları

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Eğitim Teknojileri

Konuşmacı: Alaaddin Evren

Düzenleyen: Körfez Yayınları

 

15.45-16.45

Panel: “Örgütlenme ve Kadın Dergileri”

Yöneten: Sevim Korkmaz Dinç

Konuşmacılar: Derya Şaşman Kaylı, İlknur Üstün, Filiz Karakuş

Düzenleyen: Kadın Yazarlar Derneği

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Modern Tıbbın Karanlık Yüzü (Tıp Bu Değil)”

Konuşmacı: Osman Elbek

Düzenleyen İthaki Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: Kpss Nedir? Nasıl Memur Olunur? -Ales Nedir?

Konuşmacılar: Hüseyin Mayan, Emre Çoban

Düzenleyen: Yediiklim Akademi

 

Konferans Salonu III

 

12.00-13.00

Ferda İzbudak Akıncı’yla Söyleşi “Büyük Bergama Direnişi, Altın Madenleri ve Bir Roman: Bergamalı Simo”
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Kaplanla Yan Yana”

Konuşmacılar:  Ayşe Kulin, Inez Baranay

Düzenleyen: Everest Yayınları

 14.30-15.30

Söyleşi: “Mavisel Yener Çocuklarla Buluşuyor, Düşler Konuşuyor”

Konuşmacı: Mavisel Yener

Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

 15.45-16.45

Söyleşi: “Karatay Diyeti’yle Yaşam Boyu Sağlık”

Konuşmacı: Canan Karatay

Düzenleyen: Hayy Kitap

 17.00-18.00

Söyleşi:  ‘’Nil’den Fırat’a Devlet Oyunları ‘’

Konuşmacı: Erdal Sarızeybek

Düzenleyen: İleri Kitabevi

19.00-19.45

Panel: “Yerel Yönetimler ve Demokrasi”

Yöneten: Hüseyin Çorlu

Konuşmacı: Gökhan Günaydın

Düzenleyen: SODEV

 27 NİSAN 2013 CUMARTESİ

Konferans Salonu I

11.00-11.45

Simla Sunay’la Atölye Çalışması “Sözcüklerin Rengi, Rengin Mutluluğu…”
Düzenleyen: Desen Yayınları

12.00-13.00

Söyleşi: “Gönül Meselesi ve Roman Kahramanları”

Konuşmacı: Tuna Kiremitçi

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

13.15-14.15

Söyleşi: “Zamana Söylenmiştir”

Konuşmacılar: Ahmet Telli, Asuman Susam, Didem Gülçin Erdem

Düzenleyen: Everest Yayınları

 14.30-15.30

Söyleşi: “Bölgedeki Gelişmeler ve Türkiye”

Konuşmacı: Onur Öymen

Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45

Söyleşi: “Romanımızda İdeolojik ve Politik Yaklaşımlar”

Konuşmacı: Oya Baydar, Turhan Günay, Hayri Kako Yetik

Düzenleyen: Can Yayınları

 17.00-18.00

Söyleşi: “Sosyal Sorumluluk Projeleri ve Kolektif Kitaplar Kapsamında ‘K’ ”

Konuşmacılar: Cüneyt Ayral,  Levent Sevinçok

Düzenleyen: Bence Kitap

 

18.15-19.15

Panel: “İzmir’in Şiir Damarları”
Yöneten: Hülya Soyşekerci
Konuşmacılar: Halim Yazıcı, Hüseyin Peker
Düzenleyen: PEN

  Konferans Salonu II

 12.00-13.00

Söyleşi: “İzmir Sofraları ve Tılsımlı Yemekler”

Konuşmacılar: Ayşe Kilimci, Bülent Usta

Düzenleyen: Oğlak Yayınları

 13.15-14.15

Söyleşi: “Yazarken Büyümek”

Konuşmacı: Müge İplikçi
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 14.30-15.30

Söyleşi: “Uydurulan Dinden İndirilen Dine..”

Konuşmacı: Eren Erdem

Düzenleyen: Destek  Yayınları

 15.45-16.45

Söyleşi: “İleri Demokrasi”de İleri Sansür”

Konuşmacılar: Nihat Behram, Turhan Keskin

Düzenleyen: Everest Yayınları

 17.00-18.00

Söyleşi: “Alman İdeolojisi”

Konuşmacılar: Aydın Çubukçu, Doğan Göçmen

Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

 18.15-19.15

Söyleşi: “Hiyerarşik Düşünme ve İçkinlik Düzlemi”

Konuşmacı: Cengiz Baysoy

Düzenleyen: Otonom Yayıncılık

 Konferans Salonu III

 12.00-13.00

Söyleşi: “İzmir’in Yüksek Maneviyatı”

Konuşmacı: İhsan Özkes

Düzenleyen: Tekin Yayınevi

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Hasret”

Konuşmacı: Canan Tan

Düzenleyen: Doğan Kitap

 14.30-15.30

Söyleşi: “Gün O Gün’dür”

Konuşmacı: Banu Avar

Düzenleyen: Remzi Kitabevi

 15.45-16.45

Söyleşi: “Cumhuriyet Kazanımlarının Günümüzdeki Durumu”

Konuşmacı: Sinan Meydan

Düzenleyen: İnkılâp Kitabevi

 

17.00-18.00

Şiir Dinletisi: “Sanat Cephesi Şairleriyle Söyleşi “Savaş-Barış Politikaları” Şiir Dinletisi”

Yöneten: Asım Gönen

Katılımcılar: Hüseyin Gül, Ragıp Özcan, Birsel Başaran, Sevgi Gül

Müzik- Saz: Hüseyin Gül

Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

 18.15-19.15

Söyleşi: “ İkinci Cumhuriyet’te Yurtseverlik “

Konuşmacı: Kemal Okuyan

Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

 

 28 NİSAN 2013 PAZAR

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Söyleşi: “Şiirdeki Yaşam, Yaşamdaki Şiir”

Konuşmacı: Ataol Behramoğlu

Düzenleyen:  Tekin Yayınevi

 13.15-14.15

Söyleşi:  “Osmanlının Son Kartalları”

Konuşmacı: Aziz Üstel

Düzenleyen: İnkılâp Kitabevi

 14.30-15.30

Söyleşi:  “Osmanlı’da Aile ve Kültür Hayatı”

Konuşmacı: Yavuz Bahadıroğlu

Düzenleyen: Nesil Yayınları

 15.45-16.45

Söyleşi: “Yazının Cinsiyeti”

Konuşmacılar: Mine Söğüt, Yalçın Tosun, Kerem Işık

Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Milliyetçilik ve Kürt Sorunu”

Konuşmacılar: Zafer Yörük, Nuray Sancar, Aydın Çubukçu

Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

  

Konferans Salonu II

12.00-13.00

Söyleşi: “Filozof Çocuklar Klübü”

Konuşmacı: Seran Demiral

Düzenleyen: Final Kültür Sanat Yayınları

 13.15-14.15

Söyleşi: “Satılık İmparatorluk – Küller Altında Yakın Tarih”

Konuşmacı: Mustafa Armağan

Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30

Panel: “Edebiyat Özgürlüğü”

Yöneten: Asuman Susam

Konuşmacılar: Tülin Dursun, Halil İbrahim Özcan, Hülya Soyşekerci, Sabri Kuşkonmaz, Cüneyt Ayral

Düzenleyen: PEN

 15.45-16.45

Söyleşi:  “Gizil Güçlerin Farkındalığı”
Konuşmacı: Bünyamin Çetinkaya
Düzenleyen: Pegem Akademi Yayıncılık

 17.00-18.00

Söyleşi: “Kürt Aydını – Kürt Edebiyatı”

Konuşmacı: Selim Temo

Düzenleyen: Agora Kitaplığı

 Konferans Salonu III

12.00-13.00

Söyleşi: “Kendi Mucizenizi Yaratın”

Konuşmacı: Nuray Sayarı

Düzenleyen: Destek  Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Türkiye’de Gazeteci Olmak”

Konuşmacı: İlhan Taşçı

Düzenleyen: Cumhuriyet Kitap

 14.30-15.30

Söyleşi: “Yekta Kopan’la Söyleşi”

Konuşmacı: Yekta Kopan

Düzenleyen: Can Yayınları

 

15.45-16.45

Söyleşi: “Sivil Tuzak”

Konuşmacı: Tansel Çölaşan

Düzenleyen: İleri Kitabevi

 

17.00-18.30

Şiir Dinletisi: “İzmir’den, aşka, barışa, dizelerden ezgilere, imbatla…”

Yönlendirici: Zübeyde Seven Turan

Gökhan Cengizhan, Neyzar Karahan, Güzin Oralkan, M. Sadık Kırımlı, H. Deniz Ünal, Mazhar Alphan, Ayhan Altay, Nevin Konuk, Recai Atalay, Deniz Faruk, Özlem Tezcan Dertsiz, Mustafa Korkmaz Dinçer, Mehmet Sarsmaz, Aslıhan Tüylüoğlu, Bülent Güldal, Halim Yazıcı, Mehmet Genç, Durmuş Taşdemir, Mine Ömer, Oğuz Tümbaş, İbrahim Oluklu, Azime Akbaş Yazıcı, Hüseyin Peker, Mehmet Rayman, Şevki  Özdemir, Aydın Uysal

Müzik: Selçuk Yılmaz, Nesnin İnankul, İlkiz Kucur

Saz: Coşkun Gönültaş

Ney: Mitat Karagenç

Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

 

Bu yıl 20. yaşını kutlayan İstanbul Caz Festivali, 14 farklı mekânda 400’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçının katılımıyla gerçekleştirilecek 40’ı aşkın konserle, 2–18 Temmuz tarihleri arasında cazın yıldızlarını müzikseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.

iksv-20-caz-festivaliFestivalin programı Salon İKSV’de yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner’in açılış konuşmasının ardından Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere bir konuşma yaptı. Nafiz Karadere “İnançla, tutkuyla ve sabırla sürdürülen İstanbul Caz Festivali bu sene 20. yaşını kutluyor. Biz de Garanti Bankası olarak 16 yıldır İKSV ile birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bundan sonra da ‘Garanti Caz Yeşili’ markamızla, caz kültürünün Türkiye’de gelişmesi ve yaygınlaşmasında büyük rol oynayan festivali gönülden desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Toplantıda daha sonra söz alan İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin, festivalin programında yer alan konserler ve 20. yıla özel projelerle ilgili bilgi verdi. Caz dünyasından da önemli isimlerin katıldığı toplantı, X Restaurant & Bar’daki davetle devam etti.

Davetin ardından, konuklar Salon İKSV’de Branford Marsalis ve Joey Calderazzo ikilisinin festivalin 20. yılı kapsamında verdiği konseri izlediler. Caz dünyasının en önemli saksafon virtüözleri arasında gösterilen Branford Marsalis ve 1990’ların başında tanışarak uzun yıllardır birlikte çalıştığı usta piyanist Joey Calderazzo, İstanbul Caz Festivali’nin yirminci yıl konseri için Salon İKSV’de ilk kez İstanbullu müzikseverlerle buluştu.

FESTİVAL PROGRAMI 

20. YIL AFİŞİNDE ORHAN PAMUK VE BÜLENT ERKMEN İMZASI
2013 yılında düzenlenecek İstanbul Festivalleri’nin afişlerinde farklı sanat dallarının önemli isimlerinin yapıtları, desenleri ve el yazıları, grafik sanatçısı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen tasarımlarıyla bir araya geliyor.

20. İstanbul Caz Festivali’nin afiş görseli bu yıl Orhan Pamuk tarafından oluşturuldu. Orhan Pamuk’un resim ve desenlerinde yer alan martı ve yazarın el yazısı, Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştürüldü. Basın toplantısında, Bülent Erkmen’in festival afişiyle ilgili hazırladığı özel video mesajı da salondaki katılımcılarla ekrandan paylaşıldı. Bülent Erkmen, yaptığı seçimle ilgili olarak “Orhan Pamuk yazarlığından önce resimle ilgilenmiş, yazarlığı sırasında da resimle ilgisini koparmamış bir yazar. Romanlarını yazdığı defterlerde aralara sızmış desenler, yaptığı resimlerin içine sızmış yazılar var. Resimlerinde ve desenlerinde İstanbul’la birlikte karga ve martılara ağırlık vermiş. Martı’yı, varlığıyla İstanbul’u simgelemesi, sesiyle de cazla kurduğum kişisel bağlantı nedeniyle seçtim. Seçtiğim resmin Martı ayrıntısını resmin bütününden kopardım. Böylece afişin beyaz boşluğu üstünde bütün hızıyla uçan Martı, çırptığı kanatları, attığı çığlıkları ve aralarına sızmış Orhan Pamuk’un uçuşan el yazısı ile İstanbul’u peşinden sürüklüyor” dedi.

20. YILA ÖZEL YAYINLAR
Festivali 20. yılına özel bir yayınla müzikseverlerle buluşuyor. Festivalin bu yılki programına dair bilgilerin bulunacağı dergide, Türkiye’den sanatçıların ve eleştirmenlerin yazıları ve görüşleri de yer alacak. Dergi, Haziran ayında müzikseverlere sunulacak.

İstanbul Caz Festivali ve EMI Türkiye işbirliğiyle hazırlanacak festival CD’si ise festivale gelecek yıldızların seçme çalışmalarını içerecek. Sanatçıların da görüşleri alınarak seçilecek eserlerden oluşacak CD, Haziran ayında müzik marketlerdeki yerini alacak.

Festivalin 20. yılında bir diğer önemli yayın da festivalin başından bu yana çeşitli konser fotoğrafları ve kayıtlarını da içeren özel bir fotoğraf albümü ve DVD projesi olacak. Sınırlı sayıda üretilecek bu özel set yıl sonunda  yayımlanacak.

FESTİVAL 14 FARKLI MEKÂNLA TÜM ŞEHRE YAYILIYOR
Programında sunduğu çeşitliliğin yanı sıra kullandığı konser mekânlarıyla da izleyiciler için yeni keşif olanakları sağlayan İstanbul Caz Festivali, her yıl olduğu gibi bu yıl da konser mekânı olarak görmeye alışık olmadığımız, farklı mekanlara yayılarak müzikseverlere ilkler yaşatmaya devam edecek.

Bu yıl festivale ev sahipliği yapacak Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi, Haliç Kongre Merkezi, İstanbul Modern, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ve Salon İKSV gibi festival mekânlarına Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı, Avusturya Başkonsolosluğu / Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Feriye Lokantası, İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi, KüçükÇiftlik Park, Rahmi M. Koç Müzesi ve Yıldız Sarayı Hasbahçe gibi farklı mekânlar da eklenecek.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ “ULUSLARARASI CAZ GÜNÜ”NÜN YEREL ORTAĞI
UNESCO ile Thelonious Monk Caz Enstitüsü (Thelonious Monk Institute of Jazz) tarafından, geçen yıl tüm dünyada ilk defa düzenlenmeye başlayan 30 Nisan “Uluslararası Caz Günü” kutlamalarının bu yılki merkezi İstanbul olacak. 30 Nisan Salı günü gerçekleştirilecek “Uluslararası Caz Günü” kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti işbirliği ve İstanbul Caz Festivali’nin yerel ortaklığı ile İstanbul’da düzenlenecek. Etkinliğin sponsorları arasında, İstanbul Caz Festivali’nin sponsoru Garanti Bankası da yer alıyor.

“Uluslararası Caz Günü” kutlamaları kapsamında 30 Nisan Salı akşamı Aya İrini Müzesi’nde düzenlenecek gala konserinin yanı sıra gün boyu farklı mekanlarda konferanslar, yuvarlak masa söyleşileri, ustalık dersleri, caz vokal atölyeleri, film gösterimleri  ve çeşitli konserler de düzenlenecek. Konser, UNESCO, ABD Dışişleri Bakanlığı ve “Uluslararası Caz Günü”nün resmî internet sitelerinden canlı yayımlanacak. Bu unutulmayacak konser ayrıca dünyanın dört bir yanındaki televizyonlarda yayımlanmak üzere kaydedilecek.

YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ DURUL GENCE VE HASAN KOCAMAZ’A TAKDİM EDİLİYOR

 
İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü, caz müzisyeni ve orkestra şefi Durul Gence ile Türkiye’nin ilk caz kulübünü açan müzisyeni, ağız armonikacısı Hasan Kocamaz’a takdim edilecek. Durul Gence ve Hasan Kocamaz, ödüllerini festivalin 1 Temmuz Pazartesi akşamı Avusturya Başkonsolosluğu /  Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde gerçekleştirilecek açılış töreninde alacaklar.

Durul Gence, müzik hayatına 1954 yılında girdiği Deniz Harp Okulu’nda davul çalmaya başlayarak atıldı. 1970 yılında yaptığı Şeyh Şamil plağı ile ünlenen Gence, “İstanbul Express” ve “Asia Minor Mission” gibi topluluklarla çalıştı. Ajda Pekkan, Rüçhan Çamay, Gönül Yazar, Alpay, Tanju Okan, Ertan Anapa gibi sanatçılara eşlik eden Gence’nin yurt dışında birlikte çalıştığı müzisyenler arasında Herb Geller, Sonny Sharock, Bertice Reading, Four Pennies, Lili Ivanova, Mads Vinding, Peter Bastian, Anders Koppel, Herbie Mann gibi isimler yer alıyor. ODTÜ ve Hacettepe üniversitelerinde insan, müzik ve caz üzerine dersler veren Gence’nin, “DG-4” adında bir topluluğu bulunuyor.

1928 yılında İstanbul’da doğan Hasan Kocamaz, caz müziğiyle Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenimi sırasında tanıştı. Ağız armonikası ile müziğe başlayan Kocamaz, 1959 yılında Paris’te yapılan ağız armonikası yarışmasında birincilik ödülü kazandı. Ayrıca, 1950’li yılların sonunda Cüneyt Sermet’in de desteğiyle trompet çalmaya başladı. Kocamaz, Yavuz Özışık, Tülay German, Erol Büyükburç, Necdet Karar gibi dönemin ünlü caz müzisyenleriyle çalıştı. Swing müziğinin Türkiye’de gelişimine büyük katkılarda bulunan armonika ustası Kocamaz, aynı zamanda İstanbul Bebek’te Türkiye’nin ilk caz kulübünü de açtı.

Program akışı için lütfen aşağıdaki yazılara tıklayınız.

AN EVENING WITH BRYAN FERRY

DEE DEE BRIDGEWATER and RAMSEY LEWIS

DAVID SANBORN BOB JAMES FEAT. STEVE GADD JAMES GENUS “QUARTETTE HUMAINE”

MELODY GARDOT

CHINA MOSES & RAPHAEL LEMONNIER / ANAT COHEN QUARTET

“USTALARLA BULUŞMALAR” LENA CHAMAMYAN FEAT. GÖKSEL BAKTAGİR ÖZER ARKUN, TULUĞ TIRPAN TRIO

TEATIME AT THE SAVOY DEUTSCHE PHILHARMONIE MERCK FEAT. KEREM GÖRSEV

CHANO DOMINGUEZ “FLAMENCO SKETCHES”

STEFANO BOLLANI & HAMILTON DE HOLANDA DUO

LÒPEZ – NUSSA FAMILY PROJECT

“CAZ İÇİN TUHAF BİR YER” KAIROS 4TET / BOJAN Z

ANTHONY STRONG

THE SANLIKOL HYBRID JAZZ ORCHESTRA FEAT. ERKAN OĞUR

TÜNEL ŞENLİĞİ

ALICIA KEYS

TÜRKİYE’DE CAZIN İLK SESİ SEVİNÇ TEVS ANISINA
ŞEHRAZAT, FATİH ERKOÇ, SİBEL KÖSE, AYŞE GENCER, ELİF ÇAĞLAR VE ISTANBUL SUPERBAND

JOHN LEGEND

E.S.T. SYMPHONY JACKY TERRASSON MICHAEL WOLLNY MARIUS NESET DAN BERGLUND MAGNUS ÖSTRÖM FILARMONIA İSTANBUL

“EUROPEAN JAZZ CLUB” Salon

URAZ KIVANER QUINTET FEAT. MARCO TAMBURINI
EVRİM DEMİREL ENSEMBLE FEAT. DAVID KWEKSILBER
OZAN MUSLUOĞLU TRIO FEAT. IVO NEAME
ŞENAY LAMBAOĞLU FEAT. MÉDÉRIC COLLIGNON
LLOYD CHISHOLM SEXTET FEAT. LUIGI GRASSO AND NICOLAS DARY
ECE GÖKSU ‘MASAL’ FEAT. GREGOIRE MARET

 

 

58- Eurovision Şarkı Yarışması’nda, İrlanda’yı temsil edecek şarkıyı belirlemek amacıyla yapılan yarışmada, 3 Türk ve 2 İrlandalı müzisyenden oluşan Inchequin adlı grubun seslendireceği “Son Kez” adlı şarkı, finale kalan 5 şarkı arasına girmeyi başardı.

Inchequin grubu Sinead Bradley, Hugh O’Neil ile Ayda Tunçboyacı, Tevfik Kulak ve Selin Türkoğlu’ndan oluşuyor.

İrlanda’dan Eurovision’a Türkçe şarkı: Son Kez

Şarkının adı Türkçe olsa da büyük bir bölümü İngilizce seslendiriliyor.

Buna karşılık şarkının nakaratlarında yer alan “Son kez, son kez” ve “Son kez yağmur yağacak”şeklindeki sözleriyse şarkıda bir çok kez tekrarlanıyor.

“Son Kez” parçası finale kalmayı başarırsa finalleri 14 ve 16 Mayıs’ta, büyük finali ise 18 Mayıs’ta İsveç’in Malmö kentinde yapılacak 58. Eurovision Şarkı Yarışması’nda İrlanda’yı temsil edecek.

Eurovision şarkı yarışmalarına ilk kez 1965’te giren ve 1983 ile 2002 yıllarında yapılanlar hariç tüm Eurovision şarkı yarışmalarına katılan İrlanda, bu önemli müzik etkinliğindeki en başarılı ülke.

İlk kez 1970’de birincilik elde eden İrlanda, 7 kez birinci olma başarısı gösterdi. Ayrıca İrlanda, 1992, 1993 ve 1994’te Eurovison şarkı yarışmalarında peşpeşe birincilikler elde ederek, şimdiye kadar yarışmaya katılan hiçbir ülkenin elde edemediği bir başarıya da imza attı.

Eurovison yarışmalarına genellikle İngilizce parçalarla katılan İrlanda, daha önce yalnızca bir kez, 1972 yılında İrlandaca bir şarkıyla sahneye çıktı.

Türkiye’de yaşamaya karar vererek, 2009’da Bodrum’un Gümüşlük beldesine yerleşen İrlandalı müzisyenler Bradley ile O’Neil’in, burada tanıştıkları Türk sanatçılarla bir grup kurmak istemeleri üzerine Inchequin grubu ortaya çıktı.

Önce Türk ve İrlanda folk müziğini harmanlayarak Bodrum’da çalışmalarını yürüten grup, halen bir Türk-İrlanda ortak filmi The Famine’in film müziği üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Film, 1845 yılında Osmanlı İmparatorluğu’ndan, yaşanan kıtlık nedeniyle İrlanda’ya gönderilen 3 gemi dolusu gıda yardımı ile 10 bin İngiliz sterlininden oluşan maddi yardımın hikayesi anlatılıyor.

Gruptaki Türk müzisyenler arasında yer alan keman sanatçısı Tunçboyacı, ünlü Türk müzisyen ve besteci Onno Tunç’un kızı.

Grubun diğer üyesi Türkoğlu ise asıl tutkusu şarkı söylemek olsa da, uzun yıllar televizyon sunuculuğu da yapmış bir sinema sanatçısı.

İrlanda ile de bağları bulunan Türkoğlu’nun üvey babası ile 2 üvey kardeşi İrlandalı.

Grubun son Türk üyesi trompet ve piyano sanatçısı Kulak ise İstanbul Devlet Orkestrası’nda yer almasının yanısıra, Diana Ross, Whitney Houston, Pavarotti, Jose Carreras, Montserrat Caballe and Sarah Brightman gibi müzik dünyasının önde gelen isimleriyle birlikte canlı müzik yapmış usta bir müzisyen.

Kulak, aynı zamanda “Son Kez” adlı parçanın aranjmanını da yapan isim.

Gruptaki İrlandalı müzisyenler olan Bradley ve O’Neil ise 19 yıldan bu yana çalan ve şarkılar yazan iki müzisyen. Dünyada 19’u aşkın ülkede geniş çaplı turnelere katılmış sanatçıların yaptıkları, orjinal şarkı ve ezgilerden oluşan 6 albümü bulunuyor.

Bradley gruba üflemeli çalgı, vokal ve mandolin ile katkı verirken baş vokalist O’Neil ise aynı zamanda elektro ve akustik gitar ve mandolin çalıyor.

Inchequin grubunun akıl hocalığını ise İrlanda’ya 1980 yılında birincilik kazandırmış “What’s Another Year” adlı parçanın bestecisi Shay Healy yapıyor.

Healy, “Son Kez” adlı parça hakkındaki görüşlerini şöyle dile getiriyor:

“Hemen her toplantıda söylenebilecek kadar sade bir şarkı arıyordum ve “Son Kez” bu amacı kusursuzca yerine getiriyor. U2’yi andıran gitar tıngırdamalarının olduğu açılışından, Türk ve İrlanda üflemeli çalgısı ve kemanlarının Riverdance tarzı hoş kombinasyonuna kadar şarkı dinleyicilere İrlanda ve Türk kültürlerinin en örneğini veriyor. Çok güçlü bir hikayesi olan sözleriyse şarkıya, hareketli bir İrlanda baladında olduğu gibi kolayca yayılan bir güç ve ritim kazandırıyor”

“Son Kez” parçası, 22 Şubat’ta İrlanda’da yapılacak finalde, Kase grubunun seslendirdiği “Kiss” , Aimée Marguerite Fitzpatrick’in seslendirdiği “Crashing Down” , ZoeAlexis Bohorquez’in seslendirdiği “Fire”ve Ryan Dolan’ın seslendirdiği “Only Love Survives” adlı parçalarla yarışacak.

 

Kaynak : [-]

Hükümetlerin birçoğu kültür ve sanat hakkındaki fonları azaltıp, kültürün ekonomideki rolünü küçümserken, Brezilya tam ters yöne gidişin başlangıcında duruyor olabilir.

“Editör: Haberi okuyunca birden aklıma ülkemizde sanat ve kültüre sağlanan destekler ve elbette sanata harcanan tükürükler geldi!”

Ekonomik krizleriyle ünlü Brezilya hükümeti, içinde bulunduğu zor şartlara rağmen bütçesinden 3,5 milyar dolarlık bir kısmı “kültür-sanat harçlığı” uygulamasına ayırdı. Yeni başlatılan uygulamayla belirli maaş seviyesinin altındaki çalışanlara“kültür-sanat harçlığı”verilecek.

Hürriyet gazetesinin AFP’den aldığı habere göre; Brezilya Kültür Bakanı Marta Suplicy, bir televizyon kanalına verdiği röportajda, “Bütün gelişmiş ülkelerde kültür, ekonomide kilit rol oynar” diye konuştu.

2011′de yerini şu anki Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff’e bırakan 35. Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın fakir ailelere şartlı nakit para transferini içeren “Bolsa Familia” (Aile Yardımı) projesini hatırlatarak, “İhtiyacı olanlara yemek temin ediyoruz. Neden sanattan uzak kalsınlar?” dedi. Uygulama, “aile yardımı” programının kapsamı genişletilerek gerçekleştirilecek.  Bakan Suplicy, “Şimdi de ruh için gıda sağlıyoruz” sözleriyle anlattığı uygulamanın bu yıl içinde başlayacağını söyledi.

Suplicy, “kültür-sanat harçlığı”nın elektronik bir kart aracılığıyla verileceğini, bu uygulamayla birlikte, “kültür sektörüne yaklaşık 3.5 milyar dolarlık bir destek” yapılmış olacağını da belirtti.

Uygulama ile ülke her ay, çalışanlara, müze, sergi ve kitap gibi kültürel harcamalar için 50 Real (25 Dolar, 44 TL) verecek. Brezilya’da geçerli olan asgari ücretin maksimum 5 katından az geliri olanlara (1700 Dolar) verilecek olan para ile çalışanların sinemaya gitme, kitap, DVD alma, sergi gezme, tiyatroya gitme, müzeye gitme ya da müzik eseri satın alma gibi seçenekleri olacak.

Uygulama sadece kültür tüketimi için yeni bir bütçe olması yanında, muhtemelen aynı zamanda kültür yaratıcılarının faydasına olacağı belirtiliyor. Kaynak, kültür sektörüne 3,5 milyar dolar enjekte edilmesi anlamına da geliyor. Bir vergi kredisi veya para iadesi hane halkı harcamaları nasıl artırıyorsa benzer biçimde ülkenin yeni politikasının kültürel işletmelere yeni enerji vereceğini umuyor.

Hyperallergic.com’un haberinde, uygulamayı değerlendiren yazar Hanri Kunzru, 3,5 milyar Doların İngiltere sanat konseyi bütçesinin yedi katı olduğuna dikkat çekti. Yazara göre her ne kadar tam bir hibe programı olmasa da Brezilyalıları sanat harcamalarında rahatlatacaktır. Öte yandan yazarın tahminine göre, sanatın tanımlanmamış olması uygulamanın kültür sanat galerilerinden çok sinema gişelerini güçlendireceği yönünde.

Kaynak : [-]

Çin’de “Türkiye Kültürü Yılı” kutlamaları kapsamında Jackie Chan’in yönettiği ve rol aldığı Chinese Zodiac (CZ12) filminin galası ve Çin geleneksel Bahar Bayramı kutlamaları için Çin’den Başkente film yapımcıları geliyor.

Film Yapımcıları Meslek Birliği (FİYAB) Koordinatörü Ayşe Sönmez, yaptığı açıklamada, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Radyo Televizyon İdaresi Bakan Yardımcısı H.E Zhang’ın beraberinde Çin’in önemli film yapımcılarının da Türkiye’ye gelerek Türkiye-Çin ortak işleri hakkında konuşacaklarını belirtti.

29 Ocak’ta Kentpark’ta gerçekleştirilecek filmin galasına Türkiye’den de film sektöründen katılımın olacağını söyleyen Sönmez, Çinli heyetin Türkiye’de ortak projelere imza atmak için temaslarda bulunacağını dile getirdi.

Çin’le ortak animasyon film yapılacak

Sönmez, Çin’in sinemaya çok önem verdiğini ve dünyada sinema sektöründe ikinci sıraya yükseldiğini, Çinlilerin bu gücü kaybetmemek için çok çalıştığını kaydetti.

Geçen sene Eskişehir’de gerçekleştirilen “Çin Animasyon Film Günleri”nden sonra Çinli heyetin ortak bir animasyon filmi çekmeyi kararlaştırdığını ifade eden Sönmez, Anadolu Üniversitesi işbirliğinde projeyi şekillendirmeye başladıklarını bildirdi.

Türkiye’de 2012 “Çin Kültürü Yılı” kapsamında Türkiye-Çin ortak yapımı ve Mustafa Altıoklar’ın yönetmenliğindeki “İzin Sırrı” adlı belgeselinin de tamamlandığını ifade eden Sönmez, Türkiye’ye gelen heyete belgeselden örnekler verip en kısa zamanda “İzin Sırrı”nı da düzenleyecekleri bir gala ile sunacaklarını anlattı.

Sönmez, belgesel çekerken Çin’in CCTV’nin arşivini ilk kez yabancı bir devlete açtığını, bu arşive Çinli yapımcıların bile girmesine izin verilmediğini, CCTV arşivine girebilmekten mutlu olduklarını belirtti.
Türkiye ve Çin arasındaki işbirliğin bu denli güven ve iyi niyete dayanmasının değeri animasyon filmiyle pekişeceğini vurguladı.

Türk filmleri Çin’de gezecek 

Sönmez, FİYAB’ın daha önce de Çin’de Türk filmleriyle yer aldığını hatırlatarak, Nisan ayındaki “Pekin Film Festivali”nde Türkiye panoraması yapacaklarını ve bunun için aralarında “Aşk Tesadüfleri Sever”, “Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm”, “Adalet Oyunu”, “Zenne”, “Anadolu Kartalları”, “Çanakkale 1915” gibi filmlerin de bulunduğu 20 film seçkisi gönderdiklerini anlattı.

Çinlilerin Türk filmlerini başarılı bulduğunu, özellikle aksiyon ve komedi yapımlarını beğendiklerini söyleyen Sönmez, bu nedenle film festivalleri dışında, “Pekin, Şangay ve Gansu’da gezici Türk Film Günleri düzenleyeceklerini ifade etti.

Çinlilerin izledikleri filmden bir oyuncu görmeyi istediklerini, misafirperver olduklarını belirten Sönmez, gezici film günlerinde Türkiye’den de birçok oyuncuyu götüreceklerini sözlerine ekledi.

 

Kaynak : [-]  Tuğba Özgür Durmaz

İçeriği itibariyle şehrin en sıradışı etkinliklerinden biri olan “Ölüm Sanat Mekan Sempozyumu” üçüncü kez Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi(MSGSÜ) Fındıklı Kampüsü’nde 5-7 Kasım günleri gerçekleşecek.

Sempozyumun düzenleyicisi Gevher Gökçe Acar’ın sunuş yazısında;

“Ölüm bilinci şüphesiz tarih boyunca kültür ve sanat yaratmasında insanoğlunu tetikleyen etkenlerin başında gelmiştir. Zygmunt Bauman kültürü “insanların farkında oldukları şeyi unutturmaya yönelik incelikli, karşı-anımsatıcı teknik bir aygıt” olarak tanımlarken, kaynağını ölüm bilincine ve ölüm gerçeğini unutma gereksinimine bağlar. Ölü gömme ritüelleri, mezar ve mezarlıkların ortaya çıkışı tarihöncesi uzmanları tarafından insanlık eşiğinden geçmenin önkoşulu olarak kabul edilir. Ölüm kavramı, insanı hayatın geçiciliği karşısında kalıcı bir şeyler yaratma konusunda uyarmış ve sanat yapıtının doğuşuna zemin hazırlayarak başta plastik sanatlar, edebiyat ve müzik gibi alanlarda olmak üzere sanat yaratımının bütün dallarında estetik yönden en etkileyici yapıtların oluşmasına aracı olmuştur. Öte yandan ölüm gerçekleştiğinde, ölüyü dini inançlar çerçevesinde öte dünyaya hazırlama ve aynı zamanda geride kalanların ölüm acısını hafifletme çabalarının sonucu olarak ortaya çıkan mezar anıtları da, gene ölüm ve yaratma arasındaki ilişkinin somut kanıtlarını oluşturur. “Ölüm Sanat ve Mekân III Sempozyumu’nun amacı, ölüm kavramının gerek birey ve toplumun yaşamındaki, gerekse sanat yaratımındaki yeri ve önemini felsefe, toplum bilimleri, mimarlık ve çeşitli sanat dalları üzerinden irdeleyerek bir kez daha vurgulamak”sözleriyle içeriği ve amacı özetliyor.

Sempozyumda; Levent Şentürk, Nurullah Ulutaş, Fatih Danacı, Gevher Gökçe Acar, Barış Özgen Şensoy, Erdem Ceylan, Mehmet Kerem Özel, Zeynep Sayın, Melih Başaran, Ahmet Erözenci, Buket Akgün, Tuna Erdem, Ercan Kesal, Can Denizci, Haluk Çetinkaya, Filiz Özer, Eva Aleksandru Şarlak, Yusuf Benli bildiri sunacaklar, film gösterimleri izlenecek ve Yusuf Benli, Kumru Dilber, Makbule Oral’ın ağıt icraları dinlenecek.

Sempozum programı

5 Kasım Pazartesi (Video Konferans Salonu – MSGSÜ Fındıklı Kampüsü)
11:00-11:15 Açılış
11:15-11:45 Levent Şentürk “Demirbaş Dolabından Dönme Dolaba: İktidar, Bellek ve Ölüm Katmanları Arasında”
11:45-12:15 Nurullah Ulutaş “Felsefî Bir Gerekçeyle Ölümü Estetize Etme Sanatı: Roman ve İntihar”
12:15-12:45 Fatih Danacı “Korku Sinemasında Yeniden Dirilme Konsepti”
14:00-14:30 Gevher Gökçe Acar “Orta Asya’dan İstanbul’a Şamanizm’den İslâm’a Türklerde Ölümün Değişen ve Değişmeyen Yüzü”
14:30-15:15 Belgesel Film Gösterimi: Tibet’in Ölüler Kitabı

6 Kasım Salı (Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu – MSGSÜ Fındıklı Kampüsü)
11:00-11.30 Barış Özgen Şensoy “Freud’da Ölüm ve Sanat: İmkânlar, Sınırlar ve Metodoloji”
11:30-12:00 Erdem Ceylan “Toten-Bau-haus: Bauhaus’ta Ölüm”
12:00-12:30 Mehmet Kerem Özel “Şehitlik Tasarımında İnsani Boyut: Muammer Onat’ın Girne Karaoğlanoğlu Şehitliği”
12:30-13:00 Zeynep Sayın “Çin’den Bizans’a Ölüm”
14:15-14:45 Melih Başaran “Maurice Blanchot’nun Yaşam-Ölümöyküsel (Biothanatographique) Metni: Ölüm Anım”
14:45-15:15 Ahmet Erözenci “Edebiyatta Ölüm-Bir Kişisel Yaklaşım”
15:15-15:45 Buket Akgün “Karanlık Ana Tanrıça’nın Soyundan Gelmek: Edebiyat ve Sanatta Cadılar ve Ölüm”

16:15-16:45 Film Gösterimi: Annabel Lee Animatör George Higham Kostnice [Kemiklik] Yönetmen Jan Švankmajer

 

7 Kasım Çarşamba (Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu – MSGSÜ Fındıklı Kampüsü) 10:30-11:00 Tuna Erdem “Sinema ve Televizyon Dizilerinde Nekrofili”
11:00-11:30 Ercan Kesal “Bir Zamanlar Anadolu’da Filminin Senaryo Yazım Sürecinde ‘Ölüm’ Üzerine Okumalar”
11:30-12:00 Can Denizci “Franz Schubert’in ‘Kış Yolculuğu’ Şarkı Dizisinde Simgesel Ev Olgusu: Yolculuk ve Ölüm Eğretilemeleri” 13:30-14:00 Haluk Çetinkaya “Antik Dünyada Ölüm Algısı ve Sanattaki Yansıması”
14:00-14:30 Filiz Özer “Ata Kültünün Antik Roma Sanatına Etkisi”
14:30-15:00 Eva Aleksandru Şarlak “Şişli Hristiyan Mezarlıklarında Üslup Çeşitliliği”
15:30-16:00 Yusuf Benli “Ozanların Dilinden: Halk Şiirinde Ölüm”
16:00-17:00 Ağıt icraları: Yusuf Benli, Kumru Dilber, Makbule Oral

İletişim: Gevher Gökçe Acar 0212 252 16 00/277

[email protected]

[email protected]

Kaynak : [-]

 

Sırp oyun yazarı, senarist, tiyatro ve sinema yönetmeni Duşan Kovaçeviç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nca Nurullah Tuncer rejisiyle sahnelenen son oyunu “Dar Ayakkabıyla Yaşamak”ın prömiyeri için İstanbul’daydı.

Kovaçeviç’in Türk tiyatrosu için önemi bir hayli büyük. “İntiharın Genel Provası”, “Profesyonel” ve “Buluşma Yeri” adlı oyunları, İstanbul sahnelerinde eşzamanlı olarak izleyiciyle buluşmuş, dahası bu oyunlar kapalı gişe oynamıştı. “Tiyatro ölmedi işte, ölmeyecek” diyor Kovaçeviç: “İnsan hayatı dümdüz bir çizgide değil, trajedi ve komedi arasında gelgitlerle dolu. Ben de varoluşçuluğun temelindeki sorularla ilgileniyor, yanıtlarıyla oynuyorum.”

Oyunları bugüne dek 21 dile çevrilen, günümüzün yaşayan en önemli oyun yazarları arasında gösterilen Kovaçeviç anlatıyor…

Trajediden bıkmak…

– Türkiye’de oyunlarınızı hem tiyatro dünyasının hem de seyircinin bu kadar benimsemesini siz nasıl açıklıyorsunuz?

Öncelikle benim oyunlarımın Türkiye’de seyirci ile karşılaşma nedeninin çevirinin başarısı olduğunu düşünüyorum. İkinci aşamada yönetmenin, üçüncü aşamada ise oyuncuların başarısının etkili olduğuna inanıyorum. Diğer yandan, “toplum nedir, birey nedir” gibi konulara, Türk halkıyla aynı duyarlıkla baktığımızı görüyorum. Bir de tabii oyunlarımın komedi tarafının olması da çok izlenmesinin bir nedeni. Çünkü dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de insanlar trajediden bıkmış durumda…

– Emir Kusturica’nın ünlü “Yeraltı” filminin gizli kahramanı, senaristi sizsiniz. Diğer yandan, “Profesyonel” ve “Balkan Ajanı” oyunlarınız, sizin yönetmenliğinizde sinemaya uyarlandı ve ödüller aldı. Farklı disiplinlerde üretimde bulunurken nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

Aslında ben oyun yazarken kafamda bir sinema filmini, tiyatroya uyarlıyorum. Yani bir sinema filmi düşünür gibi tiyatro oyunu yazıyorum.

Herkesi ilgilendiren sorular

– “Profesyonel” Yugoslavya’daki büyük dönüşümü ele alırken, “Buluşma Yeri”nde, yaşam ve ölümle ilgili soruların yanıtı aranıyor. “İntiharın Genel Provası”nda ise insanın modernite karşısındaki çaresizliğini görüyoruz. Bu kadar farklı konularda üretmenizde, belli bir konuya hapsolmamanızda etkili olan nedir?

Özel hayatımda çok değişik konulara ilgi duyuyor olmam herhalde… İnsanın bu dünyadan gittikten sonra ne olduğu, başına neler geldiği sorusu ile çok ilgileniyorum. Eminim bu sorular tüm insanları ilgilendiriyor, çünkü bunlar varoluşçuluğun temelinde olan sorular ve ortada hiçbir delil yok. O zaman bir yazar olarak ben de bu sorularla ve yanıtlarıyla oyun oynayabilirim diye düşünüyorum.

– Sırbistan’dan sonra ilk kez Türkiye’de seyirciyle buluşan “Dar Ayakkabıyla Yaşamak” oyununuzu seyirciyle birlikte izlediniz. Daha önceki oyunlarınızı da burada izlemiştiniz. Türkiyeli tiyatro seyircisi ile ilgili gözlemleriniz ne yönde?

“Dar Ayakkabıyla Yaşamak”ı, kendi ülkemdeki sorundan yola çıkarak, ama dünyanın birçok ülkesindeki ekonomik krizi, grevleri göz önünde bulundurarak yazmıştım. Dünyada birçok insan dar ayakkabıyla yaşıyor ve yürümekte zorluk çekiyor, ancak ne yazık ki bu sorunlar televizyon şovuna dönüştürülüyor ve insanlar da bu şovları izliyor. Beni Türkiye’de şaşırtan ve mutlu eden, bu kadar çok dizinin, televizyon şovunun etkili olduğu bir ülkede oyunlarımın kapalı gişe oynuyor olması.

Gelgitlerle dolu hayat

– Şu an bildiğim kadarıyla önünüzde boş bir sayfa var, üzerinde çalıştığınız bir eser yok. Boş sayfanın karşısında duran bir yazar olarak kendi durumunuzu nasıl anlatırsınız?

İnsan hayatı dümdüz bir çizgide değil, trajedi ve komedi arasında gelgitlerle dolu. Bu yüzden kara mizah türünde yazmayı seviyorum ama şu an yeni bir esere başlamış değilim. Ve bu benim için en uzun ve yorucu süreç. Şöyle ki, suyu buz gibi olan bir ırmağın yanında yürüyorum. Önünde sonunda bu ırmağa atlamam gerekiyor ama hep erteliyorum. Çünkü yazmak için önce yazdıklarımdan memnun olmam gerekiyor. Ve yazdıklarım, kendi yaşadığım bir sorun olmalı. Daha doğrusu evrensel bir sorun benim sorunumla örtüşmeli…

 

Kaynak :[-] Meltem Yılmaz

Kültür Mafyası, internet yayıncılığında kazandığı tecrübelerini, hayalleri ile birleştirerek, Ekim 2012 ayından itibaren basılı bir dergi çıkartma kararı aldı. Okuma sürecinde kağıt ile temasa ve kağıdın kokusunu hissetmeye önem veren Mafya ekibi, kendisi gibi düşünen okurların varlığına inandığı için bu hayalinin peşinden gidiyor… 

Dileriz uzun soluklu olur ve daha önceki “Sen ben, bizim oğlan tarzı sanat mafyalarına” dönmez ! (Editör)
“Sanatın kalbinin attığı tek bir yer olmadığına göre, yaşamını destekleyen tüm damarlar Kültür Mafyası tarafından takip edilmekte ve sanatın sağlığı için yine Kültür Mafyası tarafından beslenmektedir.”
Kültür Mafyası, 1 Mart 2010 tarihinde web sitesi olarak yayın hayatına başladı.

Yayıncılık ve kültür üretim alanlarındaki tekelleşmeye dikkat çekmek için Kültür Mafyası ismini tercih eden ekip; bağımsız ve özgün içerik üretimini samimi bir dille gerçekleştirdiği için 2 yıl içerisinde önemli bir takipçi sayısına ulaştı.

“Biraz deliyiz…”

“Evet, biraz deliyiz. Çünkü mevcut dergiler kapanıp internet yayıncılığına yönelirken, biz tam tersini yapıyor, internetyayıncılığından dergi yayıncılığına geçiyoruz. Bir nevi Son Matbucular’ız. Deliyiz, çünkü arkamızda hiçbir politik ve ekonomik güç odağı olmadan, sadece samimiyetimize ve kalemlerimizin gücüne güvenerek bu işe girişiyoruz. Deliyiz, çünkü aklın egemenliği ile derdimiz var bizim. Bu ülkede yayıncılığın, kültür ve sanat üretiminin samimi ve çıkar gözetmeksizin yapılabileceğine, yapılırsa da insanlar tarafından ilgi göreceğine dair umudumuz var. Kültür Mafyası Dergisi, bu umudun peşinden gidiyor. Zaten yayıncılık aslında deli işi, duygu işi biraz; akılla, mantıkla yayıncılık olmaz.” diyor Kültür Mafyası’nın kurucusu ve editörü Turgay Özçelik.

Levent Üzümcü, Jehan Barbur ve Zaytung her ay Kültür Mafyası’nda…

Kültür Mafyası, öğrencisinden öğretim görevlisine, gazetecisinden televizyoncusuna birçok farklı meslek grubundan yazarın oluşturduğu, bu yazarların tecrübe ve birikimlerini paylaştığı kollektif bir çabanın ürünü.

Bu kollektif çaba, dergi sürecinde ekibe katılan Levent Üzümcü, Jehan Barbur ve Zaytung ile daha değerli bir hal aldı.

Sorgu odası, yeraltı röportajları, gizli celse, sayfalar ve haneler gibi kendine has bölümlerinin yanı sıra, Kültür Mafyası dergisinde sinemadan tiyatroya, edebiyattan müziğe, kültür-sanatın tüm alanlarındaki gelişmeleri takip edebilir, bu alanlara dair röportaj, eleştiri ve makaleleri okuyabilirsiniz.

Zizek Sorgu Odası’nda

Kültür Mafyası dergisi ilk sayısında dünyaca ünlü Slavoj Zizek’i sorgu odasına alıyor. Bedia Ceylan Güzelce’nin gerçekleştirdiği röportaj zihin açıcı olduğu kadar, tartışma yaratıcı.

İlk sayıda yer alacak olan bu röportaj uzun süre kültür sanat gündemini işgal edecek gibi gözüküyor.

Herkes okuyabilsin diye 5 TL

Aylık olarak Türkiye çapında yayın yapacak olan Kültür Mafyası, herkesin okuyabilmesi için mimimum bir fiyatla, 5 TL’ye satılacak. 64 sayfalık dolu ve zengin içeriğiyle kültür-sanat yayıncılığında hem duruş, hem içerik, hem de fiyat olarak fark yaratacak olan Kültür Mafyası’nı 1 Ekim’den itibaren her ay gazete bayilerinden ve kitapevlerinden temin edebilirsiniz.

Mafya ekibi: Ayşenil Şenkul, Banu Özyürek, Bedia Ceylan Güzelce, Burak Bayülgen, Burcu Önder, Cansel Uygun, Ceylan Özçelik, Dicle Koylan, Dilek Mayatürk, Duygu Çavdar, Engin Karabacak, Esen Kunt, Gökçe Uygun, Esra Açıkgöz, Hüseyin Aksoylu, Jehan Barbur, Levent Üzümcü, Meltem Sanlav Küpeli, Numan Serteli, Onur Avcı, Sinan
Sülün, Sultan Arınır, Turgay Özçelik, Zaytung.

Gökçe Uygun:

“’Başka türlü bir şey’ ise istediğiniz, başka türlü şeyler okumak için Kültür Mafyası dergisine hoş geldiniz…”

Onur Avcı:

“Kültür Mafyası; kültür hareketini bir karşıkültürel tavır, yöntem ve sistem içinde uygulayabilmenin potansiyel yapılanışı olmaya aday oluşundan dolayı; tanımını yaparken onun bir parçası olma nedeniniz de olabilir.”

Burcu Önder:

“Özgür ifade alanı olan, yazarın kendini olduğu gibi yansıtmasını sağlayandır Kültür Mafyası.”

Numan Serteli:

“Kültür Mafyası kültürü haraca bağlayanlara hesap sormaya geliyor..”

Meltem Sanlav Küpeli:

“Kültür Mafyası’nın yazarak veya okuyarak içinde olmak, hayata tanıklık etmenin en hafifletici, en iyi gelen yollarından biri.”

Burak Bayülgen:

Duygu Çavdar:

“Farklı tatların tek vücut olmuş, bütünleşik, aynı zamanda çok yönlü hali…”    “Dijitale inat, ille de kağıt!

Dilek Mayatürk:

Basılı sayfaların sihrine inanarak, akıntıya karşı “kalemleriyle” kürek çeken bir mafya ve dergisi takdimimizdir..”

Esen Kunt:

“Her telden her demden farklı kalemlerin  Türkiye’nin fikir ve sanat iklimine dokundukları  önemli bir kültür sanat mecrası.”

Esra Açıkgöz:

“Sinema, sanat, siyaset, müzik, edebiyat, hayat, dün ve bugün.” (Esra Açıkgöz)

Hüseyin  Aksoylu:

‘’Öldüğünü düşündüğümüz her şey için Kültür Mafyası hayatta.’’

Ayşenil Şenkul:

”Kültür Mafyası, çikolata gibidir; ruha iyi gelir.”

Ceylan Özçelik:

“Kültür Mafyası sanat düşkünlerinin özgür mabedidir.”

Sinan Sülün:

“Hiçbir Mafya bu kadar kültürlü olmamıştı.”

Jehan Barbur:

“Kurşun kalem kokusunu özleyenlere, dergilere dokunma hasreti çekenlere ne güzeldir ki cesaretli bir davranış sonucu “kültür mafyası” geliyor. Benim de artık bir köşem var. Ne mutlu bana…”

Levent Üzümcü:

“Adada mafya kurduk… Kültür mafyası. Kültür mantarlarına karşı. Okumak istersen, katlanabilir, şarjın bitse de okunabilir.”

Zaytung:

“Kültür mafyası, parasını alamadığınız her türlü yazı-çeviri işlerinde sizin yerinize tahsilatı (bir şekilde) yaparak bu alanda önemli bir açığı kapatıyor. Aldıkları komisyonu sonuna kadar hak eden değerli bir kurum…”

Cansel Uygun:

“Hepimiz önce okulda öğreniyoruz. Sonra öğrendiklerimizi ters yüz etmeye, unutmaya, yeniden öğrenmeye çalışıyoruz. Bunun yapıldığı yer, benim için, Kültür Mafyası’dır.”

Sultan Arınır:

“Bu ‘mafya’nın tek suçu, içeriği ile herkesi kendine bağlamak olacak.”

152 ülkeden 6 bin 615 fotoğrafçının, 12 binden fazla fotoğrafın yarıştığı 2012 National Geographic Traveler Fotoğraf Yarışması sonuçlandı.

Cédric Houin

Yarışmanın birincisi ise New Yorklu fotoğrafçı Cédric Houin tarafından çekilen ‘Butterfly’ isimli fotoğraf oldu. Kırgız bir anne ve kızının çadırlarında dikiş makinesini kullanırken görüntülendiği kare, fotoğrafçıya Galapagos Adaları’nda 10 günlük bir fotoğraf sergisi açma ve bir yıllık NatGeo Traveler dergisi aboneliği kazandırdı. Houin deklanşöre bastığı o anı şöyle anlatıyor: “Bu fotoğraf Kırgız topraklarında çekildi. Çadırın içindeki bu anın samimiyeti, göçebe halkların yaşadığı sert koşullara bir tezat oluşturuyor. Sağda bir televizyon var. En yakın köyden yürüyerek haftalar boyu uzakta yaşamayı tercih eden göçebe aileler için lüks bir eşya gibi geliyor ilk bakışta. Fakat uzak köşelerde yaşamalarına rağmen uydu alıcıları ve cep telefonları var. Geçmişteki yaşam tarzına modern dokunuşları eklemişler.”

Diğer fotoğraflara aşağıdan bakabilirsiniz.

Kaynak : [-]

 

Yepyeni Albümleri A Retrospective’in Avrupa Turnesi Kapsamında 19 Temmuz’da Kuruçeşme Arena’da!

Pink Martini

“Sympathique”, “Hang on Little Tomato”, “Hey Eugene!” ve “Splendor in the Grass“ albümleri ileTürkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahip, her albümleri ile altın plak kazanan Pink Martini, grubun 17 yıllık kariyerlerini özetlediği yepyenibest of albümleri “A Retrospective“’in Avrupaturnesi kapsamında 3 özel konser için Türkiye’de.

Pink Martini 27. Uluslararası İzmir Festivali kapsamında 8 Temmuz’da Çesme Açıkhava Tiyatrosunda, 9 Temmuz’da Ankara’da OdtüMezunlar Derneği Vişnelik Tesisleri’nde ve 2005 yılında açılışını yaptığı Kuruçeşme Arena’da 19 Temmuz’da hayranları ile buluşacak.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilyasokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, ChinaForbes’un sağlık nedenleri ile kısa bir ara vermesi nedeniyle 2011 Mart ayında gruba katılan Storm Large’ın kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız konserlerle Pasion Turca himayesinde Türkiye’de.

Pink Martini Hakkında 

Pink Martini

“Pink Martini’nin hayatı seven enerjisini ve orijinalliğini sıkıştırabilecek bir kalıp ya da tanım yok…”BBC Music Review.

Pink Martini 1994 yılında Klasik piyano eğitimi alan Harvard mezunu Thomas M. Lauderdale tarafından Portland’da kuruldu.

Pink Martini kurulduğu günlerde politik tavrı olan, sivil toplum örgütlerinin yardım ve bilinçlendirme amaçlı organizasyonlarında sahneye çıkan bir orkestra olarak yola çıkmıştı.

Thomas M. Lauderdale’in Harvard’dan sınıf arkadaşı China Forbes, orkestraya 1995’te katıldı. Pink Martini kurulduğu ilk günlerden beri farklı dillerde, farklı kültürlerin şarkılarını dünyaya sunmaya ve dünyaca ünlü Senfoni orkestralarıyla sahne almaya devam ediyor.

The Boston Pops, San Francisco Senfoni Orkestrası, Hollywood Bowl Orkestrası ve Los AngelesFilarmoni orkestrası gibi ünlü orkestralarla zengin bir evrensellik yakalayan Pink Martini daha önceki üç albümüyle 2 milyondan fazla satış rakamına ulaştı.

Pink Martini Sympathique adlı ilk albümlerini 1997’de yayınlar yayınlamaz Fransa’nın ünlü “Victoires de la Musique “ ödüllerinde “Yılın şarkısı” ve “ En İyi Yeni Sanatçı” kategorilerinde aday olarak uluslararası bir fenomen haline geldi.

2004, yılında yayınlanan ikinci albümleri “Hang on Little Tomato”, Amazon albüm satışları listesinde 1 numara olmayı başarmıştı. Grubun üçüncü albümleri Hey Eugene! hem Billboard en çok satan albümler listesinde ilk 30’da yeraldı hem de ikinci kez Amazon albüm satış listelerinde 1 numara olmayı başardı.

Pink Martini’nin yeni stüdyo albümleri “Splendor in the Grass”ı da kendi plak şirketleri Heinz Records etiketiyle çıkardılar.

Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan müzik arkeologları” şeklinde tarif eden topluluğun kurucu üyesi piyanist Thomas M. Lauderdale, “Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini, dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine seslenebilmek” diye ekliyor.

Türkiye’deki konserleriyle de büyük ilgi gören topluluk Türkiye sevgisini ülkemizdeki turnelerinde çektirdikleri resimler ile “Hang on Little Tomato” albümlerinin kartonetine taşıyarak göstermişti. Avrupa’daki ilk performansını Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Pink Martini özellikle Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Lübnan gibi ülkelerde kapalı gişe konserlere imza atıyor.

Los Angeles, Oregon, Seattle, New Jersey, San Antonio ve Kansas City senfoni orkestralarıyla birlikte konserler veren topluluk, 2003 yılında Frank Gehry’nin mimari şaheseri Los Angeles Filarmoni’nin yeni evi Walt Disney Konser Salonu’nun açılışını yaptığı gibi 2005’te Türkiye’de de Kuruçeşme Arena’nın açılışını yapmıştı.

Televizyonların ünlü dizileri de Pink Martini şarkılarını soundtrack olarak kullanmak için birbirleriyle yarışıyorlar. The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar Pink Martini’nin şarkıları şimdiye kadar birçok ünlü dizide kullanıldı.

2011 sonbaharinda 2 yepyeni albüme imza atan Pink Martini, ilk olarak Saori Yuki ile ‘1969’ albümünü ardından da 17 yıllık hikayelerini özetledikleri ‘piyasaya çıkardı. ‘1969’ Pink Martini, efsanevi Japon sanatçı Saori Yuki 2007 yılında Pink Martini’nin “Taya Tan” adlı şarkıyı yeniden yorumlamasıyla başlayan ortak hikayelerini 1969 yılının en güzel şarkılarını biraraya getirerek hazırladıkları sımsıcak bir albüm. 1969 albümü “Blue Light Yokohama”, “Yuuzuki”, “Mayonaka noBossa Nova (Geceyarısı Bossa Nova’sı)” gibi Japonya’nın en ünlü şarkılarını ve Pink Martini tadında yorumlanan “Yoake no Scat (Yeni Bir Şafak Melodisi)” gibi Saori Yuki’nin en meşhur şarkılarını içeriyor. Albümde Fransızca, Japonca ve İngilizce 12 şarkı bulunuyor.

Jorge Ben’in ünlü “Mas Que Nada” , Peter Paul & Mary “Puff, The Magic Dragon” şarkısı ve Peggy Lee’nin ünlü “Is That All There Is” şarkısına kadar uluslararası ünlü şarkılara da yeni yorumlar getiren albüm , bir Japon efsanesi olan Saori Yuki’yi de Türkiye’deki dinleyici ile buluşturuyor.

‘1969’ albümü ile aynı anda grup 17 yıllık kariyerlerini özetledikleri 8 yepyeni şarkı ile destekledikleri en iyiler – best of çalışması ‘A Retrospective’ piyasaya çıkardı.

Türkiye satışları ile birçok kez altın plak kazanan topluluk Türkiye’yi Monica Molina, Buika, Mariza gibi birçok dünya starını ile ilk kez buluşturan Pasion Turca’nın himayesinde üç dev konserle İzmir, Ankara ve İstanbul’da.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Forbes’un sağlık nedenleri ile kısa bir ara vermesi nedeniyle gruba 2011 Mart ayında katılan Storm Large’ın kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız konserlerle Pasion Turca himayesinde Türkiye’de.

 Kaynak : [-]

Antalya

sanat duyuru

 

3. Uluslararası Tiyatro Festivali, 19. Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği ve 15. Uluslararası AkdenizGençlik Şenliği kapsamında çeşitli etkinliklerdüzenleniyor

Türkiye’nin tarihi ve sanatsal dokusunu uluslararasıplatformda paylaşmayı amaçlayan 3. Uluslararası Tiyatro Festivali, Antalya Devlet Tiyatrosu’nun evsahipliğinde devam ediyor.

Festivalin açık hava etkinlikleri kapsamında, yat limanındaki sahnede, İstanbul Devlet Tiyatrosu, 23 Mayıs’ta “Benerci Kendini Niçin Öldürdü-” oyunuyla izleyenlerin karşısına çıkacak.

Haşim İşcan Kültür Merkezi Büyük Salon’da bugün ve yarın Rusya’dan Vakhtangov Tiyatrosu “Vanya Dayı” ile sahne alacak. İstanbul Devlet Tiyatrosu 19 ve 20 Mayıs’ta “Ölüleri Gömün” oyununu sahneleyecek, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun Haldun Dormen imzalı oyunu “Kantocu” 21 ve 22 Mayıs’ta sanatseverlerle buluşacak. Ankara Devlet Tiyatrosu, ünlü çocuk klasiği “Pal Sokağı Çocukları”nı sahneleyecek. Oyun, 23 ve 24 Mayıs’ta çocukların beğenisine sunulacak.

Kültür merkezinin küçük salonunda yarın ve 19 Mayıs’ta KKTC’den Lefkoşa Belediye Tiyatrosu, Yiğit Sertdemir’in komplo teorisi üzerine kurulu “Ortak Bölenlerin En Büyüğü” isimli komedisiyle sahne alacak. 22 ve 23 Mayıs’ta, Trabzon Devlet Tiyatrosu “Ben Feuarbach” oyununu sahneleyecek.

Romanya Deva’s Art Tiyatrosu, ünlü Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun hayatından yola çıkan “Frida” dans gösterisiyle 20 ve 21 Mayıs’ta sanatseverlerle buluşacak.

Kepez Belediyesi Tiyatrosu, yarın “Buzlar Çözülmeden” adlı eseri sahneleyecek. Cemal Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği eserde, akıl hastanesinden kaçan bir delinin geldiği kasabada kaymakam sanılmasıyla başlayan trajikomik bir hikaye anlatılıyor.

19 Mayıs’ta Yunus Emre’nin sevgiyi, aşkı ve gerçeği arama öyküsünün anlatıldığı tek kişilik “Yunus Emre Aşk Ateşi” adlı eser izleyiciyle buluşacak. Hüseyin Erdoğan’ın yazdığı ve yönettiği oyunda Yunus Emre, yüzlerce yıl öncesinden bugüne barış mesajını iletecek.

Topluluk, aynı gün Tülin Tümtürk Yılmaz’ın “Ağaç Ev” adlı çocuk oyununu da sahneleyecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

-19. Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği-

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu’nun Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlediği 19. Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği sürüyor.

Şenlik kapsamında bugün İstanbul Sabancı 50. Yıl Lisesi “Ölü Ozanlar Derneği”ni, yarın Antalya Hızır Reis Ticaret Meslek Lisesi “Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu” oyununu sahneleyecek.

Antalya Anadolu Sağlık Meslek Lisesi “Pembe Kadın” adlı oyunuyla 21 Mayıs’ta, Bursa Nilüfer Feriha Uyar Kız Teknik ve Meslek Lisesi “Görünmez” ile 22 Mayıs’ta sahne alacak.

-15. Uluslararası Akdeniz Gençlik Şenliği-

Akdeniz Üniversitesi’nce üniversite yerleşkesi içinde düzenlenen 15. Uluslararası Akdeniz Gençlik Şenliği devam ediyor.

Yurt içi ve dışından 15’er üniversiteden 400’ün üzerinde öğrencinin katıldığı şenlik kapsamında bugün Trakya Üniversitesi Düşünce ve Edebiyat Tiyatro Topluluğu, Atatürk Konferans Salonu’nda “Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı”, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Drama ve Müzikal Topluluğu da Olbia Kültür Merkezi’nde “Dede Ben Nerden Bileyim-” oyunlarını sahneleyecek.

Şenlik alanında bu akşam “Duman” grubu konser verecek.

Şenlikte, yarın, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Atatürk Konferans Salonu’nda “Gerçek Kurbanın Acısı” adlı oyunu sahneleyecek, akşam Hadise konser verecek.

Şanlıurfa

Şanlıurfa bu hafta 3 konser ile bir tiyatro oyununaev sahipliği yapacak.

Şanlıurfa bu hafta 3 konser ile bir tiyatro oyununa evsahipliği yapacak.

Harran Üniversitesi (HRÜ) geleneksel “Bahar Şenlikleri” kapsamında Osmanbey Yerleşkesi’ndeki şenlik alanında sanatçılar Zeynep Dizdar 17 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’de, Mahmut Tuncer 18 Mayıs Cuma günü saat 20.00’da, Feridun Düzağaç ise 20 MayısPazar günü saat 20.00’da birer konser verecek.

Şanlıurfa Belediyesi tiyatro ekibi de 19 Mayıs Cumartesi günü, “Urfa’dan Manzaralar” adlı tiyatro oyununu saat 15.30’da sahneleyecek.

İzmir

İZDSO, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle iki konser verecek

Sanat kurumlarının bu ay itibarıyla 2011-2012 sezonunu kapatmaya hazırlandığı İzmir’de sanatseverleri, Alsancak Şenliğikapsamında ve 19 Mayıs için hazırlanan özel etkinliklerin yer alacağı yoğun bir hafta bekliyor. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) ve Doğanata Kültür ve Eğitim Vakfı İzmir Özel Fatih Koleji iş birliğiyle 18-19 Mayıs’ta Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde iki konser düzenleniyor.

İZDSO’nun 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı özel konserlerinde şef Burak Tüzün ile Genç Solistler Haftası Dinletisi’nde başarılı bulunan genç solistler görev alıyor. Konsere ayrıca Ali Hoca yönetimindeki İzmir Sanat Korosu eşlik edecek.Sanatseverler, yarın akşamki konserde piyanoda Cem Babacan, kemanda Alkım Berk Önoğlu, fagotta Tuğce Palabıyık ve Oğuzhan Güner’i, 19 Mayıs’taki konserde ise piyanoda Orçun Yıldıran, kemanda Deniz İspir, arpte İdil ve Pınar Sivritepe ile klarnette Onur Ustabaş’ı dinleyecek. İki konser de 20.30’da başlayacak.

İZMİR DEVLET OPERA VE BALESİ

İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), bu akşam Elhamra Sahnesi’nde ”Zorba” balesinin İzmir prömiyerini yapacak.Mikis Theodorakis’in müziği, Lorca Massine’in koreografisiyle sunulacak iki perdelik baleyi, İzmir’de Polonyalı koreograf Anna Krzyskow sahneye koyacak. Dekor tasarımını Gülden Sayıl, kostüm tasarımını Sevtaç Demirer, koro şefliğini Ali Hoca, ışık tasarımını da Oktay Kanca’nın üstlendiği balede, orkestrayı şef İbrahim Yazıcı yönetecek. ”Zorba” balesinde rolleri Kıvanç Ekin, Emre Kaynarsu, Dolun Doyran, Çağın Hazar Özideş, Aslı Kaynarsu, Burcu Olguner, Özgür Tuncay, Olcay Tunceli, Yağızhan Danış, Banu Dağcıoğlu ve Yarın Mançe paylaşıyor.

Eserde mezzosoprano soloyu Evrim Keskin ve Zafer Rengin Baykal dönüşümlü seslendirecek. Yunanlı yazar, şair ve düşünürlerinden biri olan Nikos Kazancakis’in aynı adlı romanından uyarlanan, Mikis Theodorakis’in Ege ezgileriyle süslü müziğiyle izleyicilere keyifli dakikalar vadeden ”Zorba” balesinin konusu ise şöyle: ”John adında bir Amerikalı, Yunan geleneklerinin cazibesine kapılarak küçük bir Yunan kasabasına yerleşir, kasabanın güzel dulu Marina’ya aşık olur. Marina’nın köyün yakışıklı delikanlısının aşkını reddederek John’un aşkına karşılık vermesi kasabalılarca kabul görmez. Bu aşkı kabul eden tek kişi kimsesiz, ancak güçlü ve özgür bir adam olan Zorba’dır. Zorba, John’u kızgınköylülerin elinden kurtarmayı başarsa da Marina, intikam almak isteyen kalabalığın kurbanı olacaktır.” İzmir’de prömiyerin ardından 22 ve 26 Mayıs’ta yeniden sahnelenecek ”Zorba”, 10. Uluslararası Bodrum Bale Festivali kapsamında 14 ve 15 Ağustos’ta Bodrum’da sanatseverlerle buluşacak.

ALSANCAK ŞENLİĞİ

İzmirliler bugün ve yarın, 11’incisi düzenlenen ”Alsancak Şenliği”nde, konserler başta olmak üzere çeşitli sanat etkinliklerini izleme imkanı bulacak. Gündoğdu Meydanı’ndan Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne bugün yapılacak kortejyürüyüşüyle başlayacak şenlik, şarkıcı Kenan Doğulu’nun konseriyle devam edecek.

ETKİNLİKLER

Turgay Pura Vakfı Resim Heykel Atölyesi Sergisi İzmir Sanat’ta, Gülnu Koran, Nejla Koral ve Şafak Attaroğlu’nun resim sergisi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi Avni Anıl Sahnesi’nde yer alacak. İzmir Sanat Büyük Salon, 21 Mayıs akşamı, ”Andantesimmo Chamber Orchestra”nın konserine ev sahipliği yapacak. Hüseyin Çebi yönetimindeki orkestra, Serkan Gürkan, Handan Gürkan Vardallı, Taner Tanrıkulu, Ayşegül Erözkan, Canan Ünlü, Fazıl Hakan Gürkan ile solist Irmak Temizer’den oluşuyor.

İzmirli sanatseverler, yarın akşam Fuar Açıkhava’da Zülfü Livaneli konserini izleyebilecek. Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Sanat Merkezi Sanat Galerisi, 19 Mayıs haftası nedeniyle yarından itibaren Hayriye Yardımcı’nın ”İlmik İlmik Atatürk Sevgisi” adlı resim sergisine ev sahipliği yapacak. İzmir Resim Heykel Müzesi Özgün Baskı Resim Atölyesi sanatçılarının eserlerinden oluşan sergi, Selçuk Yaşar Sanat Galerisi’nde gezilebilecek.

Türkiye turunu sürdüren Atlantis Sirki, 27 Mayıs’a kadar İzmir’e konuk oluyor. Sirkte akrobasi gösterileri, fanatik köpeklerin futbol şovu, nefes kesen köpekbalıkları, akıllı foklar ve sevimli penguenler çocuklara eğlenceli dakikalaryaşatacak. BKM Mutfak ekibi, hiçbir yerde yayınlanmamış yeni skeçleriyle çıktığı 11 duraklı turne kapsamında, 19 Mayıs akşamı Fuar Açıkhava’da olacak. Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi Sanat Galerisi’nde bu akşamdan itibaren Filiz Pelit’in ”Gökkuşağı” isimli karma sergisi sanatseverlerle buluşacak.

Ankara

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası,19 Mayıs‘ta Gençlik ve Spor BayramıKonseri ile izleyici karşısına çıkacak.

Bilkent Senfoni Orkestrası, Bilkent ve Yale öğrencilerinin 2012 Ustalık Sınıfı Kapanış Konseri’ne eşlik edecek.

Ankara Devlet Opera ve Balesi, 2konserle izleyiciyi selamlayacak.

Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanatetkinliklerinden bazıları şöyle:

-Opera-bale

Operet Sahnesi: “Selva Erdener ve Turkuvaz Quartet” konseri 20 Mayıs’ta seyredilebilir.

Leyla Gencer Sahnesi: Devlet Opera ve Balesi Çocuk Korosu 31 Mayıs’ta yıl sonu konseri verecek.

-Konser-

CSO: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 19 Mayıs‘ta Atatürk Spor Salonu’nda, Şef Emin GüvenYaşlıçam yönetiminde Gençlik ve Spor Bayramı Konseri’nde dinleyiciyle buluşacak. Atatürk Spor Salonu’ndaki konserde orkestrayı Şef Emin Güven Yaşlıçam yönetecek. Konserde, soprano Selva Erdener, tenor Murat Karahan ile Soprano Selva Erdener sahne alacak.

BSO: Bilkent Senfoni Orkestrası, 22 Mayıs’ta Işın Metin yönetiminde sahne alacak. Bilkent ve Yale üniversiteleri piyano öğrencilerinin 2012 Ustalık Sınıfı Kapanış Konseri’ne eşlik edecek.

-Sinema-

Başkent sinemalarında bu hafta 6 film seyirciyle buluşacak.

Kirk Jones’un Yönetmen koltuğuna oturduğu “Dikkat Bebek Var” vizyona girecek. Film, Heidi Murkoff’un kaleme aldığı ve dünya çapında çok satan kitaplar arasında gösterilen “Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler” adlı kitaptan Shauna Cross ve Heather Hac tarafından uyarlanmış. Romantik komedide Elizabeth Banks, Brooklyn Decker, Genesis Rodriguez, Jennifer Lopez, Dennis Quaid, Cameron Diaz, Anna Kendrick gibi yıldızlar bir araya geliyor.

Komedi filmi “Diktatör” seyirciyle buluşacak. Amerikan televizyon dünyasının çılgın Borat’ı Sacha Baron Cohen, son bombası Brüno’dan sonra

“Diktatör” ile sinema perdesine dönüyor. Tiranlık kuran bir diktatörün yapabileceği olayları işleyen filmin yönetmenliğini ve yapımcılığını önceki filmlerinde de beraber çalıştığı Larry Charles üstleniyor. Sacha Baron Cohen, Alec Berg, Jeff Schaffer ve David Mandel’dan oluşan kalabalık bir yazar kadrosuna sahip filmde Cohen dışında Megan Fox, Anna Faris, Ben Kingsley ve Jason Mantzoukas gibi isimleri görmek mümkün.

Yerli yapım “Öz Hakiki Karakol”, haftanın üçüncü yeni filmi. Bir kumarhaneyi soymak için sahte bir karakol kuran Hasan ve arkadaşlarının hikayesini anlatan filmin başrollerini Emin Maltepe, Cengiz Bozkurt, Oktay Gürsoy ile Serkan Genç, Sezgin Cengiz ve Hasan Demirtaş paylaşıyor.

Bu hafta yerli yapım olan “Sağ Salim” adlı bir film daha izleyicinin beğenisine sunuluyor. Filmde hem ölümden hem de ölülerden çok korkan saf bir Anadolu köylüsü olan Salim’in, köy muhtarının ricasıyla Mersin’den Sivas’a bir cenazeyle çıktığı komedi dolu yolculuk anlatılıyor. Yapımcılı ve yönetmenliğini Ersoy Güler’in üstlendiği filmin yazar kadrosunda Güler’in yanı sıra Alper Erze, Korhan Uğur, Şeyda Delibaşı isimleri yer alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Burçin Bildik, Fulya Zenginer, Alper Saldıran gibi isimler yer alıyor.

Monica Bellucci‘nin oynadığı dramatik komedi türündeki “Dramatik Bir Yaz” adlı film gösterime giriyor. Philippe Garrel’in son filmi Monica Bellucci ile Louis Garrel’i bir araya getiren film, 68. Venedik Film Festivali’nde yarışma filmi olarak gösterilmişti.

Disney’in 1990’lı yılların başında imza attığı klasiklerden olan animasyon türündeki film “Güzel ve Çirkin” şimdi 3D teknolojisiyle beyazperdeye geri dönüyor. Filmde, çirkin bir yaratığın bir şatoya hapsettiği güzeller güzeli Belle’nin hikayesi ve burada çaydanlık, şamdan ve masa saatiyle arkadaş olduktan sonra canavar sandığı yaratığın iç yüzünü keşfetme macerası anlatılıyor.

-Sinemalar-

Metropol: “Diktatör”, “Yenilmezler”, “Can Dostum”, “İkizler Firarda”, “Kuzgun”, “Sağ Salim”, “Koruyucu”, “Öz Hakiki Karakol”,

“Dehşet Kapanı.

Optimum: “GÜzel ve Çirkin”, “Yenilmezler”, “Paris’te Çılgın Macera”,

“Koruyucu”, “Kuzgun”, “Sağ Salim”, “Dehşet Kapanı”, “Öz Hakiki Karakol”, “İkizler Firarda”.

Kızılay Büyülü Fener: “Dikkat Bebek Var”, “Diktatör”, “Açlık Oyunları”, “Yenilmezler”, “Aşk ve Para”, “Sağ Salim”, “Koruyucu”,

“Hayatımın Tatili”, “Can”, “Öz Hakiki Karakol”, “Can Dostum”.

Bahçelievler Büyülü Fener: “Aşkın Renkleri”, “İkizler Firarda”, “Can”,

“Sağ Salim”, “Aşk ve Para”.

 

Şunun için etiket arşivi: televizyon

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi