Şunun için etiket arşivi: sansür

sinema-film1988 yılında sansür kurulunun beş filme sansür istemesi üzerine Elia Kazan önderliğinde yapılan protestolarla kaldırılan festivallere bakanlık denetimi uygulaması geri döndü.

Şenay Aydemir’in Radikal’deki haberine göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ulusal film festivallerinde gösterilecek filmlere bakanlık denetiminden geçme zorunluluğu getirdi. Sinema Genel Müdürlüğü başvuruları devam eden İstanbul Film Festivali yöneticilerine bir yazı göndererek festivalde gösterilecek hem yerli hem de yabancı yapımların bakanlıktan onay alması gerektiğini bildirdi.

Sinema Genel Müdürlüğü Vekili Mesut Cem Erkul imzasıyla gönderilen yazıda ülke içinde düzenlenecek, fuar, film festivali ve şenlik gibi sanatsal etkinliklerde gösterilecek yabancı filmlerin ‘Sanatsal Etkinlikler Komisyonu’ndan izin alındıktan sonra gösterilebileceği belirtilirken; yerli yapımlar için kayıt ve tescil belgelerinin tamamlanmış olması zorunluluğu getirildi.

Yerli yapımlar içi kayıt ve tescil belgesi Malatya Kristal Kayısı Film Festivali dışında, büyük festivaller olan İstanbul, Adana ve Antalya’daki festivallerde istenmiyordu.

Sinema Genel Müdürlüğü’nün yazısında 5224 sayılı kanunun ilgili maddesine atıfta bulunularak “Yapılan değerlendirme ve sınıflandırma sonucu belirlenen işaret ve ibarelerin her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve tüm taşıyıcı materyaller üzerinde kullanılması ve bu işaret ve ibarelere uygun olarak dağıtılması zorunludur. Bakanlık içerik gösteren ve uyarıcı nitelikteki bu işaret ve ibarelere uyulup uyulmadığını ve bu işaretlerde belirlenen yaş sınırına uygun bir şekilde satış ve dağıtım ve gösterim yapılıp yapılmadığını her zaman denetleyebilir” ifadelerine yer verildi. Yazıda kurallara uymayanların para cezasına çarptırılacağını dikkat çekildi.

Sinema Genel Müdürlüğü, kayıt ve tescil belgesini 2013 Altın Portakal’ına bir hafta kala talep etmiş, yapımcılar yoğun uğraşlar sonucunda kalan sürede bu belgenin yetişmeyeceğine yetkilileri ikna etmişlerdi. Ancak genel müdürlük yine de tescil belgesi için başvurma zorunluluğu getirmişti. Altın Portakal sırasında konuşulan önemli gündem maddelerinden birisi de bu uygulamanın festivaller için zorunlu hale getirileceğiydi.

ELİA KAZAN’IN PROTESTOSU İLE MUAFİYET KAZANILMIŞTI

Dünyaca ünlü yönetmen Elia Kazan’ın Altın Lale jüri başkanı olduğu 1988 yılının İstanbul Film Festivali’nde, bakanlığın beş film birden kesme kararı büyük tepki çekmişti. Türkiyeli sinemacılar, Elia Kazan başkanlığında Taksim Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Dönemin Kültür Bakanı da çıkarttığı kararnameyle film festivallerini sansürden muaf tuttu.

Kaynak: Kısa Haber

Sanat tarihinde pek çok ilginç olay vardır. Fakat sıkça duyduğumuz ve gördüğümüz, bildiğimiz sanatçılar veya eserleri ile ilgili aşağıdaki 6 olayı bilmek gerekir.

1959 Yıllarında 2,5 Milyon Doları Reddeden Fakir Bir Sanatçı

mark-rothko-modern-resim

Mark Rothko Soyut Dışavurumcu anlayışa sahip, resimlerinde abartılı bir sadelik bulunan Polonya asıllı bir ressamdır. 30 yıllık sanat hayatı boyunca kendi deyimi ile ‘Fakirliğin Mark Rothkotadına vardı’ ve çok ciddi maddi sıkıntılarla boğuştu.

Ancak bir gün Rothko nun tüm hayatı alt üst olacaktı.

Manhattan da bulunan süper lüks bir restoran olan Four Seaosons açılışı için Mark Rothko ya sipariş verildi. Restoranın 1959 da açılışı yapılacaktı. Yapacağı resim karşılığında ona tam 35 bin dolar ödemeyi kabul ettiler. Bu günümüz parası ile 2,5 Milyon dolar demekti.

Bu gün 2,5 milyon doları reddedebilecek kaç insan tanıyorsunuz ?

Rothko oraya gelecek olan zengin sınıfının kendi sanatını anlayamayacağını düşünerek, oraya resimlerini vermeyi reddetmiştir. Aradan geçen 10 yılın içerisinde  ölümü saplantı haline getiren sanatçı evindeki banyosunda ölü bulunmuştur.

Mona Lisa Kaçırıldı

Sanat tarihinin en bilinen yüzlerinden olan Mona Lisa. Artık bıkkınlık veren sırlarla şifrelerle günümüzde oldukça popülerdir.

mona-lisa-resim-büyük-boyjpgAncak gülüşünün sırrı bir yana yaklaşık 40 kat çok ince boya sistematik olarak üst üste bindirilerek yapılmış bir eserdir.

Pek bilinmeyen ilginç bir hikayeye de tanıklık etmiştir.

Tablo 1911 yılında bulunduğu müzeden kaçırılmıştır. Hem de Müzenin bir çalışanı tarafından. 2 yıl sonra bulunabilmiştir. Ancak işin ilginç yanı ise tablo kaçırıldıktan bir gün sonra tam 60 bin kişi tablonun kaçırıldığı müze olan Louvre Müzesine akın etmiştir.

Neden mi ?

Olmayan resmi görmek için olsa gerek…

Bu Resmi Siz mi Yaptınız ? Hayır Siz Yaptınız !

Picasso_Guernica nar sanat

 

Başlığı okuyanlar kimden bahsettiğimiz hemen bileceklerdir. Ancak bilmeyenler için söyleyelim Picasso.

Çağdaş Sanatın babalarından olan Picasso resimlerine her bakan anlam veremeyebilir.

Bunu bende yaparım bile diyebilirler. Ancak Picasso 20 yaşına gelene kadar yeteri kadar gerçekçi çalışma yapmıştır. Ve sonrasında taklitçilik olarak adlandırdığı klasisizme ve gerçekçiliğe sırt çevirerek kendi gerçekçiliğini yaratmış bir sanatçıdır. O aptal değildi aksine son derece zeki bir adamdı.

Picasso o gün Fransa da ki eski bir binadaki atölyesinde çalışıyordu. Picasso sık sık yaratıcı resimlerinden hoşnut olmayan despota tarafından ziyaret ediliyor ve denetleniyordu. O tehlikeli bir adamdı ve en güçlü silahı şüphesiz sanatıydı. Yine böyle bir denetim sırasında bir Almansubay atölyede dolanmaya başladı. Masanın üzerinde sanatçıya ait bir resmin fotoğrafını gördü.

Fotoğrafa umursamaz bir tavırla göz gezdirdikten sonra Picasso’ya göstererek,

  • Bunu siz mi yaptınız diye sordu.

-Hayır dedi Picasso

  • Siz yaptınız.

Resim küçük bir köyün üzerine bir gecede atılan tam 6 bin bombayı konu alıyordu. Guernica köyünde tehdit unsuru olarak nitelendirilecek hiç bir şey yoktu. Orada sadece fakir çiftçiler ve köylüler yaşam sürmekteydiler. Ve Alman uçakları o köyü Kübik bir hale getirmişti. Bunu dünyaya bir mesaj vermek amacı ile yapmışlardı. Bakın biz bunu yapabiliyoruz deniyordu.

Ve Guernica tablosu bu olaya atılan en şiddetli tokat niteliği taşımaktaydı.

Rakı fiyatına Picasso resmini satmak!

fikret-mualla

Fikret Mualla bu ülkede yaşamış en değerli sanatçılarımızdan biridir. O hayatın aksiliklerinden kurtulamamış ve kurtulabilme amacı ile kendisini resme vermiş bir efsanedir.

İnanılmaz zor bir hayat yaşamıştır. Okulda İspanyol Giribine yakalanmış ve annesine bulaştırarak ölümüne neden olmuştur. Bu olay ölene kadar bastıramayacağı bir suçluluk duygusuna neden oldu. Annesinin ölümünden hemen sonra babasının genç kadınlarla evlilikleri onda öfke krizlerine sokan bir ruhsal duruma sokmuştur.

O iyi bir insandı ne yazık ki aksilikler ölene kadar peşini bırakmamıştır.

Ancak Fransa da büyük bir sergi açmış ve tüm yapıtlarını satmayı başarmıştır. Üstelik Picasso’nun bile dikkatini çekmiştir. Onun resimlerine hayran kalan Picasso bir çalışmasını satın almıştır. Bununla yetinmeyip bir resmini de Fikret Mualla’ya hediye etmiştir. Picasso’nun resmini görüp beğenen birine bir şişe rakı fiyatına resmi vermiştir.

Yanlış anlaşılan “Devrimlerin simgesi” resim

Eugène_Delacroix_ozgurluk-ve devrim

Eugene Delacroix burnunun dibinde gerçekleşen devrimden hoşnut değildi. Üstelik devrimin sokakta rahat rahat gezme hakkını engellediğini ve tehlikeli olduğu içinde tehlikeli buluyordu.

Eugene_delacroixDerdi neydi bu insanların ortalığı karıştırdılar !

3 silahşör ün yazarı Alexandra Dumas onu bir gün cadde kenarında görmüş ve hakkında şöyle yazmıştır; Biraz pısırık bir adam.

Delacroix Fransız devrimi hakkında böyle düşünüyordu. Etliye sütlüye karışmayı sevmeyen böyle bir adam nasıl Dünyadaki tüm devrimlerin simgesi olabilecek bir resim yapabilirdi ?

Delacroix bu durumu eleştiren bir resim yapmaya kafaya koymuştu. Ancak amacı devrimcileri yüceltmek değildi. Aksine o bir kralcı anlayışa sahipti. Resme dikkatle bakıldığında devrimin aslında yüceltilmediğine ve devrime katılan insanların iyi insanlar olmadığını anlamak söz konusudur. Etraftaki insanlar öldürdükleri askerlerden çaldıkları eşyaları üstlerinde taşıyorlardı. Kontrolsüzce oraya buraya saldırıyorlar izlenimi vermekteydi.

Resim her iki taraftan da sansür yedi. Devrimden sonra öne çıkan yöneticiler ayak takımı sayesinde devrimi gerçekleştirdikleri gerçeğini gösterdiğinden resmi sergiletmediler. Devrim yıkıldıktan sonra da resim eski kötü bir olayı anlattığı gerekçesi ile sergilenemedi.

Ancak ne olursa olsun devrim denilince akla gelen ilk resim olma özelliğini hiç bir zaman kaybetmedi.

Heykelde Burun Estetiği Operasyonu

Michelangelo_DavidMichalengelo Rönesansın en büyük sanatçılarından bir tanesidir. O yaptığı resim ve heykellerle zamanında devrim yapmayı başarmış ender sanatçılardandır.

Ancak o resim konusundaki eşsiz ustalığından ziyade heykel alanındaki ustalığının ön plana çıkmasını istiyordu. Ne var ki Sistina Şapeline yaptığı o devasa duvar resimleri heykellerinin bir adım önüne geçmiştir.

O atmosferi yaşamak isteyenler

Bir diğer ölümsüz yapıtı ise Davut heykelidir. Davut aslında bir dini karakter değildir. İsrail topraklarında ilk imparatorluğu kuran bir emperyalisttir. Ancak incil de sıkça adı geçtiğinden ve dev yaratık Golyatı bir sapan ile yendiğinden heykeli yapılması istenmiştir.

İnanması zor ancak Michalengelo bu heykeli en tepeden saçlarından başlayarak aşağıya doğru ine ine yapmıştır. Bir gün heykeli bitirmeye yakın bir sırada heykeli sipariş veren büyük din adamı kontrole gelir. Ona;

-Burnu sence de biraz büyük olmamış mı ? Biraz düzeltmen gerekiyor der.

Michalengelo ne derse desin Rahip i ikna edemez ve yerden bir miktar mermer tozu alarak merdivene tırmanır, burnun yanına çıkar. Çekiçle vuruyormuş gibi yaparak avucundan tozları yere bırakmaya başlar.

En sonda avucunda kalan mermer tozlarını aşağıda duran rahibin yüzüne üfleyerek tam mı diye sorar ?

Rahip hoşnut bir şekilde gülümser.

  • Muhteşem oldu

Ancak burunda hiç bir değişiklik yapılmamıştır.

 

Bazen görmezlikten gelir yok sayarız bazen görmeyiz, peki “görmezden gelmek” olmadı mı demek?
Kitap Fuarı’yla eş zamanlı olarak Tüyap Beylikdüzü’nde düzenlenen 23. İstanbul Sanat Fuarı’nda açılan ‘Müdahale Var mı?’ sergisinde yer alan bir tablo, Başbakan Erdoğan’a hakaret şikayeti üzerine kaldırıldı.

tüyap kitap-2013Kitap Fuarı’yla eş zamanlı olarak Tüyap Beylikdüzü’nde düzenlenen 23. İstanbul Sanat Fuarı’nda açılan ‘Müdahale Var mı?’ sergisinde yer alan bir tablo, Başbakan Erdoğan’a hakaret şikayeti üzerine kaldırıldı.

 23. İstanbul Sanat Fuarı Artist 2013’te 66 sanatçının katıldığı, çerçevesi sanat politika kamusallık olarak çizilen, video art, tuval resmi, heykel, fotoğraf gibi farklı alanlarda yapıtların yer aldığı ‘Müdahale Var mı?’ adlı bölüme müdahale edildi.

Nova Kosmikova’nın Başbakan’ın portre bir fotoğrafının üzerinde oynayarak petrol ve duble yollar politikasını eleştiren bir çalışması Başbakan’a hakaret olarak algılayan bir sanatseverin şikayetiyle savcılığa intikal etti.

Serginin küratörü Ali Şimşek ve Tüyap’ın Genel Müdür Yardımcısı bugün ifade vermek üzere karakola çağrıldı. Serginin küratörü kendisine sorulan “Bu yapıtın hakaret içerdiğini kabul ediyor musunuz?” sorusunu “Bu bir sanat yapıtı, küratör olarak sanatsal özgürlükler çerçevesinde sanata müdahale etmeye hiç hakkım yok” diye cevapladığını söylüyor.

Türkiye ’de ilk kez bir sanat fuarında bir yapıt bir vatandaşın ihbarı üzerine savcılık tarafından yargıya taşındı. Hukuki süreç başladığı için yapıt artık sergilenemiyor.

Kaynak:[- ]

Kitap fuarına gidecekler için etkinlik programı aşağıdaki gibidir.

32-KITAP-FUARI-etkinlikleri

02.11. 2013 Cumartesi/Saturday
Chına Pavıllıon/Çin Ulusal Standı

14.30-15.10
Dialogue-Reading: “Women and Literary Creation /Kadın ve Edebi Yaratıcılık”
Speakers/Konuşmacılar: Tie Ning, Buket Uzuner
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

15.20-16.00
Meeting with Readers/Okuyucularla Buluşma: “Interactive Growth with Children’s World /Çocukların Dünyasında Interaktif Büyüme”
Speakers/Konuşmacılar: Yang Hongying, Mevlana İdris Zengin
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/ Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

16.00-16.45
Dialogue-Reading: “Me and the Literary Creation/Ben ve Edebi Yaratıcılık”
Speakers/Konuşmacılar: Jiang Nan, Sibel Atasoy
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

17.00-18.00
Forum:“China-Turkey Translation Forum/Çin-Türkiye Çeviri Forumu”
Speakers/Konuşmacılar: Zhang Wei, Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

18.00-19.00
Calligraphy Event/Kaligrafi Sunumu
Pang Zhonghua, The Famous Chinese Calligrapher/Kaligraf
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation-TÜYAP/ Çin Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu – TÜYAP
Kalamış Salonu/Conference Room

15.30-17.45
Chinese-Turkish Culture Forum/Çin-Türkiye Kültür Forumu
Adressing Session/Açılış Konuşmaları
Moderator:  Zhang Fuhai (Director-General of Foreign Exchange and Cooperation Department, State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC/ Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Kurumu Uluslararası Kültürel Etkileşim ve İşbirlikleri Departmanı Genel Müdürü)
Speakers/Konuşmacılar: Mr. Wu Shulin (Vice Minister of State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC/ Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Genel İdaresi Bakan Yardımcısı), Nihat Gül (Vice Undersecretary of Culture and Tourism/T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı), Zhang Qingyang (Consul General of Consulate General of China Istanbul/ Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu)

“Communication and Corporation of the New Silk Road Era/Yeni İpek Yolu Çağında İletişim ve İşbirliği”
Moderator: Liu Bogen, Vice President of China Publishing Group Corporation, President of China National Publications Import & Export (Group) Corporation
Speakers/Konuşmacılar: He Yaomin (Chief Editior of China Renmin University Press/Çin Renmin Üniversitesi Yayınları Baş Editörü), Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan (İstanbul Bilgi University Faculty Member/İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Zhang Wei (Chairman of China Writers Association of Shandong Province / Shandong Eyaleti Çin Yazarlar Birliği Başkanı)

“Progression of Civilization and Exploration of Developing Path/ Uygarlığın İlerlemesi ve Kalkınma Yollarının Keşfi”
Moderator: Liu Bogen (Vice President of China Publishing Group Corp.,President of China   National Publications Import & Export (Group) Corporation/Çin Yayın Grubu Başkan Yardımcısı ve Ulusal Yayınlar İhracat & İthalat Başkanı)
Speakers/Konuşmacılar: Prof. Dr. Bekir Karlığa (Founding President of the Bahçeşehir Uviversity Center for Civilization Research-The President of the UN Coordination Committee for Alliance of Civilizations / Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı; BM Medeniyetler İttifakı Eşgüdüm Komitesi Başkanı ), Zhang Yuyan (Director of Institution of World Economics & Politics of the Chinese Academy of Social Sciences/ Çin Sosyal Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Siyaseti Enstitüsü Direktörü), Prof. Dr. Mustafa Kaçar (the Head of Department of the History of Science at Faculty of Letters of Fatih Sultan Mehmet Waqf University/ Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Başkanı)

By/Düzenleyen: State General Administration of Press, Publication, Radio, Film and Television, PRC /Çin Halk Cumhuriyeti Basın, Yayın, Radyo, Film ve Televizyon Kurumu – Ministry of Culture and Tourism of the Republic of Turkey/TC Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kandilli Salonu/ Conference Room

14.00-15.15
Panel: “The Publishing Sector and Rights Management Throughout the World and in Turkey/Dünyada ve Türkiye’de Yayıncılık Sektörü ve Telif Hakları Yönetimi”
Speakers/Konuşmacılar: Olav Stokkmo (Chief Executive,IFRRO-The International Federation of Reproduction Rights Organisations/Uluslararası Yayın Hakları Örgütleri Federasyonu [IFFRO] Başkanı), Jens Bammel (Secretary General, IPA-The International Publishers Association/Uluslararası Yayıncılar Birliği [IPA] Genel Sekreteri), Kenan Kocatürk (Secretary General of Turkish Publishers Association /Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri), Tuğrul Paşaoğlu (Chair Person of Publishers Copyright & Licensing Society /Yayıncılar Meslek Birliği Başkanı)
By/Düzenleyen: Turkish Publishers Association/Türkiye Yayıncılar Birliği

15.30-16.30
Talk/ Söyleşi: “Hungarian Poetry/Macar Şiirleri”
Speakers/Konuşmacılar: János Hóvári (Ambassodor of Hungary/ Macaristan Büyükelçisi), Dursun Ayan (Editor of New Anthology of Hungarian Poetry/ Yeni Macar Şiir Antolojisi), Edit Tasnádi ((Editor of New Anthology of Hungarian Poetry/ Yeni Macar Şiir Antolojisi)
By/Düzenleyen: Embassy of Hungary/Macaristan Büyükelçiliği

16.45-18.00
Talk/ Söyleşi: “Hungarian Literature in the Past and the Future/Geçmişte ve Gelecekteki Macar Edebiyati”
Moderator: Viktor Matis (Cultural Attaché of Hungary/ Macaristan Kültür Ateşesi)
Konuşmacılar: János Hóvári (Ambassodor of Hungary/ Macaristan Büyükelçisi), Pál Hatos (General Manager of Balassi Institute and Hungary Programme/ Balassi Enstitüsü ve Publishing Hungary Programı Genel Müdürü), György Újkéry (Author of “Handzsár a tükörben”/ “Aynadaki Hancer – Zigetvar’in Düsüsü” kitabinin yazari), Erdal Şalikoğlu (Translator and President of Turkish-Hungarian Culture Association/ ‘Eğri Yıldızları’kitabının Türkçe çevirmeni, İstanbul Türk-Macar Dostluk ve Kültür Derneği Başkanı)
By/Düzenleyen: Embassy of Hungary/Macaristan Büyükelçiliği
Moda Salonu/ Conference Room

11.10-11.40
“New Book (Turkish Edition) Launching Ceremony/ Yeni Türkçe Çeviri Lansman Töreni”
Speakers/Konuşmacılar: Tie Ning, Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

14.00-14.45
Dialogue /Diyalog: “Beyond Writing/Yazının Ötesi”
Speakers/Konuşmacılar: Yu Hua, Xu Zechen, İpek Çalışlar
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu

15.00-15.45
Dialogue&Reading: “How Important is the Sentence to Me/Cümlenin Benim için Önemi”
Speakers/Konuşmacılar: Liu Zhenyun, Murat Menteş
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation/Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu
16.00-16.45
Lecture Reading: “The Writing of English by Wang Gang and the Story Behind/ İngiliz’in Yazımı ve Öyküsü”
Speakers/Konuşmacılar: Wang Gang
By/Düzenleyen: China National Publications Import&Export (Group) Corporation /Çin
Ulusal Yayınları İthalat ve İhracat Kurumu
2 Kasım 2013 Cumartesi
Interexpo Salonu

14.00-15.15
Panel: “Tarihi İstanbul’da Yaşamak”
Yöneten: Arzu Öztürkmen
Konuşmacılar: Oya Baydar, Işık Aydemir, Murat Belge
Düzenleyen: Notre Dame de Sion’lular Derneği

15.30-16.30
Söyleşi: “İslam’da Devrim ve Sosyal Adalet”
Konuşmacı: İhsan Eliaçık
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

16.45-17.45
Şiir-Dinleti: “Gezi’ye Şiirler-Toplumsal Adalet İçin Küresel Şiir Eylemi”
Düzenleyen: Dünya Şiir Hareketi-Yasak Meyve-Türkiye Yazarlar Sendikası

18.00-19.00
Söyleşi: “Türkiye’de Alevi Olmak”
Konuşmacılar: Kemal Derin, Hasan Harmancı
Düzenleyen: Destek Yayınları

19.15-20.00
Söyleşi: “Atatürk ve İslam”
Konuşmacılar: Anıl Çeçen, Ahmet Akgül
Düzenleyen: Togan Yayınları
2 Kasım 2013 Cumartesi
Marmara Salonu
14.00-15.00
Söyleşi: “10. Yılında Diyarbakır’dan Çin’e Piraye’nin Yolculuğu”
Konuşmacı: Canan Tan
Düzenleyen: Altın Kitaplar

15.15-16.15
Söyleşi: “Eren Erdem’le Söyleşi”
Konuşmacı: Eren Erdem
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

16.30-18.00
Panel: “Dil’li Gençler”
Yöneten: Hülya Küçükaras
Konuşmacılar: Barış Terkoğlu, Özge Akman, Ufuk Nokay, Nurhan Suna Yüce
Düzenleyen: Dil Derneği-Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği-Cumhuriyet Kitapları

18.15-19.30
Panel: “90 Yıl CHP, Sosyal Demokrasi ve Sol”
Yöneten: Mehmet Yıldırım
Konuşmacılar: Yunus Emre, Mehmet Karlı
Düzenleyen: SODEV
2 Kasım 2013 Cumartesi
Karadeniz Salonu
14.00-15.15
Panel: “Eğitimde Edebiyat Yasakları ve Şikayet Konusu Olarak Kitap”
Konuşmacılar: Müge Sökmen, Necdet Neydim, Can Öz, Mine Soysal
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

15.30-16.45
Ödül Töreni: “11. Tudem Edebiyat Ödülleri Töreni”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

17.00-18.30
Anma-Dinleti: “Doğumunun 104. Ölümünün 25. Yılında Hasan İzzettin Dinamo”
Ateş Ormanlarının Arasında
Katılımcı Şairler: Ataol Behramoğlu, Sennur Sezer, Leyla Şahin, Alaettin Bahçekapılı, Hasan Hüseyin Yalvaç, Ahmet Özer, Mehmet Atay, Öner Yağcı
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

18.45-19.45
Şiir-Müzik: “Şiire Yolculuk”
Yöneten: Gökhan Cengizhan
Katılımcılar: Özkan Mert, Gökhan Cengizhan, Nebih Nafile, Halil İbrahim Özcan, Efsun Gültekin, Güney Özkılınç, Nalan Çelik, Aydın Uysal, İbrahim Tığ
Müzik: Nebih Nafile
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
2 Kasım 2013 Cumartesi
Büyükada Salonu
14.00-15.00
Söyleşi: “Tarihin Unutturduğu Yazının Ele Verdiği Yazar: Suat Derviş”
Konuşmacılar: Atilla Dorsay, Liz Behmoaras
Düzenleyen: İthaki Yayınları

15.15-16.15
Söyleşi: “Türkçe Konuşmak”
Konuşmacı: Gülgün Feyman
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

16.30-17.30
Söyleşi: “Tarihi Yazarken Farkında Olmak”
Konuşmacılar: Ayşe Hür, Cem Erciyes
Düzenleyen: Radikal Gazetesi

17.45-18.45
Söyleşi: “Yaşanabilir Bir Dünya İçin”
Konuşmacı: Hayrettin Karaca
Düzenleyen: Tema Vakfı
2 Kasım 2013 Cumartesi
Heybeliada Salonu
14.00-15.00
Panel: “Tarihe ve Osmanlı Tarihine Nasıl Bakmalı?”
Konuşmacı: Taner Timur
Düzenleyen: Yordam Kitap

15.15-16.15
Söyleşi: “Hüzün Adasında Bir Köy”
Konuşmacılar: Deniz Kavukçuoğlu, Sibel Oral, Doğan Hızlan
Düzenleyen: Can Yayınları

16.30-17.30
Ödül Töreni: “Kelime Yayınları Yeni Yazarını Arıyor Roman Yarışması Ödül Töreni”
Konuşmacılar: Necdet Neydim, Burcu Aktaş, Osman Torun, Ayşe Başçı, Zeynep Oktay
Düzenleyen: Kelime Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “Alman İdeolojisi Geçmiş mi Gelecek mi?”
Konuşmacılar: Aydın Çubukçu, Olcay Geridönmez
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
2 Kasım 2013 Cumartesi
Kınalıada Salonu
14.00-15.00
Ödül Töreni: “Everest Yayınları ‘İlk Roman’ Ödülü”
Düzenleyen: Everest Yayınları

15.15-16.15
Söyleşi: “Psikiyatristler Nasıl Düşünür ve Yardım Eder”
Konuşmacı: Garry Small
Düzenleyen: NTV Yayınları

16.30-17.30
Ödül Töreni: “Yılın Kitabı Ödül Töreni”
Düzenleyen: ÇGYD

17.45-18.45
Söyleşi: “Süregiden Tarih: İlk Matbaadan Bugüne Rum Yayıncılık Geleneği”
Konuşmacılar: Foti Benlisoy, Stratis Tarinas, Haris Rigas, Yannis Paisios
Düzenleyen: istos yayın
03.11.2013 Pazar/Sunday
Kalamış Salonu/ Conference Room

14.00-15.30
Panel: “Does Turkey Have a Culture Industry?  An Assessment /Türkiye’de bir Kültür Endüstrisi Var mı? Bir Durum Değerlendirmesi”
Moderator: Metin Celal (Chair Person of Turkish Publishers Association /Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı)
Speakers/Konuşmacılar: Abdurrahman Çelik (Chief Advisor to the Ministry of Culture and Tourism of Turkey/T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Baş Danışmanı), Serhan Ada (Bilgi University Faculty Member /Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Asu Aksoy (Bilgi University Faculty Member/Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Görgün Taner (Director-General of the Istanbul Foundation for Culture and Arts /İKSV Genel Müdürü)
By/Düzenleyen: KEGP – Culture Industry Development Platform – Turkish Publishers Association/ KEGP Kültür Endüstrisi Platformu-Türkiye Yayıncılar Birliği
Event will be in Turkish./Etkinlik dili Türkçedir.

15.45-17.00
Panel: “How to Protect Copyrights in Digital Publishing? / Dijital Yayıncılıkta Telif Hakları Nasıl Korunur?”
Moderator: Serhat Baysan (Vice Chairperson of the Federation of Publishing Trade Associations /YAYFED Başkan Yardımcısı)
Speakers/Konuşmacılar: Hamdi Turşucu (Director-General of Copyrights / Telif Hakları Genel Müdürü), Bülent Forta (Chairperson of the Turkish Phonographic Industry Society / MÜYAP Başkanı), Abdullah Egeli (Lawyer /Hukukçu)
By/Düzenleyen: Turkish Publishers Association-TÜYAP / Türkiye Yayıncılar Birliği-TÜYAP
Event will be in Turkish./Etkinlik dili Türkçedir.

Moda Salonu /Conference Room

12.00-12.45
Talk/Söyleşi: “Two Romanian Poets in Dialogue / İki Rumen Şairin Diyalogu”
Speakers/Konuşmacılar: Carolina Daniel, Ilica Corbu
By/Düzenleyen: Romania/Romanya

13.00-14.00
Presentation/Sunum: “The Turkish-Chinese Book Market / Türkiye-Çin Kitap Pazarları”
Moderator: Zhang Jichen (Bejing Book Fair Manager/Pekin Kitap Fuarı Yöneticisi, Vice President of China National Publications Import&Export (Group) Corporation)
Speakers/Konuşmacılar: Münir Üstün (Chairperson of the Association of Press and Publications / Basın Yayın Birliği Başkanı), Metin Celal (Chairperson of the Turkish Publishers Association / Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı), Li Yan (China Publishing Group), Bai Bing (Jieli Publishing House)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

14.15-15.15
Presentation/Sunum: “The Hungarian-Polish Book Markets / Macaristan-Polonya Kitap Pazarları Sunumu”
Moderator: Muharrem Kaşıtoğlu (Turkish Association of Press and Publications/Türkiye Basın Yayın Birliği)
Speakers/Konuşmacılar/: Peter Laszlo Zentai (Budapest Book Fair / Budapeşte Kitap Fuarı), Jacek Oryl (Varsaw Book Fair / Varşova Kitap Fuarı)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

15.30-16.30
Talk/Söyleşi: “Double Wings of a Word / Sözün İki Kanadı – Mehseti Ganjavi, Nigar Rafibeyli”
Speakers/Konuşmacılar: Anar (Writer, Chairman of Azerbaijan Writers’ Union / Yazar, Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı), Huseynov Rafael (Member of Parliament- Correspondent Member of ANAS / Milletvekili, ANAS Fahri Üyesi), Ganira Pashayeva (Member of Parliament / Milletvekili)
Concert/Dinleti: Mugam Trio: Fehruz Sakhavat and Ensemble
By/Düzenleyen: Azerbaijan / Azerbaycan
3 Kasım 2013 Pazar
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14:00
Atölye: “Nazan Tacer ile Origami Atölyesi”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
3 Kasım 2013 Pazar
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi : “Tuncay Özkan’ın‘Ötekiler’ Kitabı Üzerine”
Katılımcılar : Orhan Bursalı, Mustafa Mutlu, Ümit Zileli
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayıncılık

13.15-14.15
Söyleşi: “Çaldıran’dan Hilafete Yavuz Sultan Selim”
Konuşmacı: Mustafa Armağan
Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Milli İrade”
Konuşmacı: Banu Avar
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’de Liderlik”
Konuşmacı: Osman Pamukoğlu
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

 

3 Kasım 2013 Pazar
Marmara Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Doğan Avcıoğlu’nun 30. Ölüm Yıl Dönümü Anması”
Konuşmacılar: Altan Öymen, Uluç Gürkan, Doğan Yurdakul
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınevi

13.15-14.15
Söyleşi: “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: Değişimin Kodları”
Konuşmacı: Yavuz Bahadıroğlu
Düzenleyen: Nesil Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Sevdiğim Roman Kahramanları”
Konuşmacılar: Behçet Çelik, Murat Gülsoy, Nilüfer Kuyaş
Düzenleyen: Can Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Edebiyat Ölmelidir!”
Konuşmacı: Enver Aysever
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Turan Hayalinden Sevr’e  Osmanlının Son Savaşı ?”
Konuşmacılar: Erdoğan Aydın,  Rozerin Doğan
Düzenleyen: Literatür Yayıncılık
3 Kasım 2013 Pazar
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Atölye: “Popi ve Güzellik Tacı”
Konuşmacılar: Salim Keskingöz, Özlem Korçak
Düzenleyen: Elma Yayınevi

12.00-12.45
Söyleşi: “30-60-90”. “Özel Dostlukların Kuşaklar Arası Sohbeti”
Konuşmacılar: Aydın Boysan, Mustafa Alabora, Mehmet Turgut
Düzenleyen: Overteam

13.00-14.15
Panel: “Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Tarih Yazmak”
Konuşmacılar: İsmet Bertan, Mine Soysal, Müren Beykan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.30-15.30
Söyleşi: “Leylim Leylim”
Konuşmacılar: Filinta Önal, Fatoş Erbil Pınar
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Ertuğrul Kürkçü “İsyanın İzinde” Kitabı Üzerine Söyleşi”
Konuşmacı: Ertuğrul Kürkçü
Düzenleyen: Dipnot Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Hüsnü Arkan’la Edebiyat-Şiir-Müzik Üzerine Söyleşi”
Konuşmacı: Hüsnü Arkan
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap
3 Kasım 2013 Pazar
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: Mustafa Kemal Çanakkale’de Ölseydi, Ne Olurdu?
Konuşmacı: Seyfi Öngider
Düzenleyen: Kuraldışı Yayınları

13.15-14.15
Ödül Töreni: “Tepeyran Roman Ödülü / Sibel K. Türker ve ‘Hayatı Sevme Hastalığı’”
Konuşmacılar: Altan Öymen, Bülent Tanık, Doğan Hızlan, Güray Öz, Sırma Köksal,  Kevser Ruhi, Hikmet Altınkaynak
Düzenleyen: Çankaya Belediyesi – Niğde Platformu

14.30-15.30
Söyleşi: “Yunus Emre ve Hakikat”
Konuşmacılar: Faruk Dilaver, Musa Mahaiyyedden
Düzenleyen: Destek Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi. “Leyla Erbil ve Edebiyatı”
Konuşmacılar: Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Ahmet Cemal, Hülya Dündar, Kaya Tokmakçıoğlu
Düzenleyen: Aylak Adam Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Gezi’den Geleceğe: Büyük Halk Mücadelesinin Dersleri”
Konuşmacılar: Metin Çulhaoğlu, Sungur Savran, Alper Taş, Haluk Yurtsever
Düzenleyen: Yordam Kitap

18.15-19.15
Söyleşi: “Sürüngenleşme Süreci”
Konuşmacılar: Sevgi Özel, Öner Yağcı
Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları
3 Kasım 2013 Pazar
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Müge İplikçi ile Saklambaç”
Konuşmacı: Müge İplikçi, Mehmet Erkut
Düzenleyen: ON8

13.15-14.15
Söyleşi: “40 Yıllık Bir Çeviri Serüveni: Vergillius’un Ölümü ve Hermann Broch”
Konuşmacı: Ahmet Cemal
Düzenleyen: İthaki Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Alberto Manguel ile Kitapları Üzerine”
Konuşmacı: Alberto Manguel
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

15.45-16.45
Şiir Dinletisi ve Söyleşi
Konuşmacı: Ahmet Telli
Düzenleyen: Everest Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Tarihte Kızılbaş-Alevi Katliamı”
Yöneten: Sırrı Öztürk
Konuşmacılar: İsmail Hardal, Serhat Halis, Süleyman Deprem
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

18.15-19.15
Söyleşi: Sıcak Haziran: “Gezi Direnişi ve Gösterdikleri”
Konuşmacılar: Nuray Sancar, Erdem Yörük, Tayfun Kahraman
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
3 Kasım 2013 Pazar
Kınalıada Salonu
12.15-13.15
Söyleşi: “Ölümünün 50. Yılında Nazım Hikmet ve Alman Eleştirisi”
Konuşmacı: Yüksel Pazarkaya
Düzenleyen: TÜYAP

13.30-14.15
Söyleşi: “32. İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı Taner Timur”
Konuşmacılar: Taner Timur, Faruk Şüyün
Düzenleyen: TÜYAP

14.30-16.00
Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri Töreni
Panel: “Ders Kitaplarında Şiir”
Yöneten: Abdullah Uçman
Konuşmacılar: Haydar Ergülen, Adil İzci, Şeref Bilsel
Düzenleyen: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi-TÜYAP

17.00-18.00
Şiir-Müzik Dinletisi: “Gezi’nin Şiiri Şiirin Gezi’si”
Katılımcılar: Sezai Sarıoğlu, Nar Sesleri
Düzenleyen: Yasakmeyve
04.11.2013 Pazartesi/Monday
Moda Salonu / Conference Room

11.00-11.45
Presentation/Sunum: “Polish Book Market / Polonya Kitap Pazarı”
Speakers/Konuşmacılar: Elzbieta Kalinowska, Tomasz Pindel
By/Düzenleyen: Poland Book Institute / Polonya Kitap Enstitüsü

12.00-13.00
Presentation/Sunum: “The copyrights of e-books / E-kitapların telif hakları”
Speakers/Konuşmacılar: Petra Hardt (Suhrpkamp Verlag), Can Öz (Can Yayınları)
By/Düzenleyen: TUYAP-Turkish Publishers Association / Türkiye Yayıncılar Birliği

13.30-15.30
Panel: “Heading towards a digital future – an update on international e-book markets / Dijital geleceğe doğru uluslararası e-kitap pazarlarına bakış”
Speakers/Konuşmacılar:  Steffen Meier (Eugen Ulmer Verlag, spokesman of the electronic publishing committee of the German Publishers and Booksellers Association / Almanya Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği elektronik yayım komitesi sözcüsü), Tuğrul Paşaoğlu (Chairperson of Turkish Publishers Association Digital Publishing Commission / Türkiye Yayıncılar Birliği Dijital Yayıncılık Komisyonu Başkanı)
By/Düzenleyen: Frankfurt Academy in cooperation with The Turkish Publishers Association, TÜYAP and German Federal Foreign Office / Frankfurt Akademisi, Türkiye Yayıncılar Birliği, TÜYAP ve Alman Dışişleri Bakanlığı işbirliğiyle

15.45-17.00
Panel: “Copyright Agencies and International Translation Funds / Telif Ajansları ve Uluslararası Çeviri Fonları”
Moderator: Mehmet Hakkı Suçin, Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı
Speakers/Konuşmacılar: Tomasz Pindel (Polish Translation Funding Program / Polonya Çeviri Destek Programı), Agnes Füle (Hungarian Translation Funding Program / Macaristan Çeviri Destek Programı), Magdalena Debowska (Polish Rights Copyright Agency / Telif Ajansı – Polonya); Peter Bolza (Kátai & Bolza Literary Agents, Hungary / Kátai & Bolza Ajansı, Macaristan)
By/Düzenleyen: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

17.15-18.15
Talk/Söyleşi: “Meeting With the Modern Azerbaijan Writers / Çağdaş Azerbaycan Yazarlarıyla Buluşma”
Speakers/Konuşmacılar: Anar (Chairman of Azerbaijan Writers’ Union / Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı); Agil Abbas (Member of Parliament, Writer / Milletvekili, Yazar); Ganira Pashayeva (Member of Parliament, Writer / Milletvekili, Yazar)
By/Düzenleyen: Azerbaijan / Azerbaycan
04.11.2013 Pazartesi/Monday
Kalamış Salonu / Conference Room

14.30-15.30
Panel: “Translating Culture: The Role of Cultural Knowledge in Translation / Kültürü Çevirmek: Kültürel Bilginin Çevirideki Rolü”
Moderator/Yöneten: Necdet Adabağ (Moderator of Turkish↔Italian Translation Workshop/Türkçe↔İtalyanca Çeviri Atölyesi Moderatörü
Speakers/Konuşmacılar: Rosie Pinhas-Delpuech, Mehmet Hakkı Suçin, Rafael Carpintero Ortega, Giampiero Bellingeri, Sema Orsoy, Hülya Arslan, Neşe Munise Yüce, Melike Günyüz
By: Ministry of Culture and Tourism of Turkey / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
4 Kasım 2013 Pazartesi
Marmara Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Çılgın Dondurma”
Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

13.15-14.15
Tiyatro Gösterisi: Küçük Eda
Hazırlayan: Zeynep Ekorkmaz
Düzenleyen: Ünlü Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “İslam’da Devrim ve Sosyal Adalet”
Konuşmacılar: İhsan Eliaçık
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

17.00-18.00
Şiir Dinleti: “Şiir Her Şey”
Yöneten: Tekin Gönenç
Katılımcılar: Reyhan Sur, Ali Karagöz, Tekin Gönenç, Atilla Oğuz, Şen Çakır, Bircan Çelik, Bedran Cebiroğlu, Melahat Babalık, Erol Börekçi
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
4 Kasım 2013 Pazartesi
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: “Çiğdem Gündeş ile Çizgiden Masal’a”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
4 Kasım 2013 Pazartesi
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Şiir ve Çocuk”
Konuşmacı: Necdet Neydim
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Çılgın Dondurma”
Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

13.0-13.45
Söyleşi-Tiyatro: “Çocuk Edebiyatında Fantastik Öykünün Yeri”
Konuşmacı: E. Murat Yığcı
Düzenleyen: Caretta Kitap

14.00-15.00
Söyleşi: Nasrettin Hoca Çocuk Olsaydı!
Konuşmacı: Hasan Ahmet GÖKÇE
Düzenleyen: Gonca Çocuk Dergisi

15.15-16.15
Panel: “Edebiyat ve Düşünce Metinlerinde Sansür”
Yöneten: Ayşe Banu Karadağ
Konuşmacılar: Meral Camcı, Süha Sertabipoğlu, İrem Üstünsöz, Sabri Gürses
Düzenleyen: ÇevDer

16.30-17.30
Söyleşi: “Ahmet Necdet ve Şiire Çalışmak”
Konuşmacılar: Metin Cengiz, Leyla Şahin
Düzenleyen: Şiirden Yayıncılık
5 Kasım 2013 Salı
Marmara Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Masallar Fantastik midir?”
Konuşmacı: Ümit Yaşar Özkan
Düzenleyen: Sedir Kitap

13.00-13.45
Söyleşi: “Düş Hırsızlarına Karşı Otoriteye Direniş”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: E Yayınları

14.00-15.00
Söyleşi: “Büyüyen Çocuğun Gelişen Cinselliği”
Konuşmacı: Yaşam Yanardağ Çelik
Düzenleyen: Net Yayın

15.15-16.15
Söyleşi: “İlahi Nizam ve Kainat Üzerine Açılımlar”
Konuşmacı: Tülin Etyemez Schimberg
Düzenleyen: Ruh ve Madde Yayınları

16.30-17.30
Panel: “Kadın Yazarların Kaleminde Erotizm Ne Kadar Özgür?” ve Nezih-Er Yayınları Öykü Yarışması Ödül Töreni
Yöneten: Nevzat Süer Sezgin
Konuşmacılar: Handan Gökçek, Aydan Yalçın, Tekgül Arı
Düzenleyen: Nezih-Er Yayınları

17.45-18.45
Panel: Sait Maden: Şiirin Yeryüzü Tanığı
Yöneten: Seyyit Nezir
Konuşmacılar: Cevat Çapan, Necati Güngör, Sarp Maden, Emine Erbaş, Mecit Ünal
Düzenleyen: Çekirdek Yayınevi
5 Kasım 2013 Salı
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Anadolu’da Bir Zamanlar Dizisinde Piri Reis ve Korsan Kızlar”
Konuşmacı: İsmet Bertan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Atölye: “Öykü Atölyesi”
Konuşmacılar: Pelin Güneş, Ceren Kerimoğlu
Düzenleyen: Elma Yayınevi

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Aslı Der ile İlk Gençlik Romanı Defne’yi Beklerken Üzerine”
Konuşmacı: Aslı Der
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Okuyup da N’olacak?”
Konuşmacı: Miyase Sertbarut
Düzenleyen: Tudem Yayınları

15.00-15.45
Söyleşi: “Konuşan Resimler”
Konuşmacılar: Tevfik Taş
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

16.00-16.45
Panel: “Çocuk Edebiyatındaki Gelişmeler ve Değişimler”
Yöneten: Yahya Türkeli
Konuşmacılar: Semra Atasoy, Hasan Güleryüz, İsmet Aci, Ufuk Özgül
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
6 Kasım 2013 Çarşamba
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14.00
Atölye: “Simla Sunay ile Sözcüklerin Rengi, Rengin Mutluluğu”
Düzenleyen: Desen Yayınları
6 Kasım 2013 Çarşamba
Marmara Salonu
11.00-12.00
Söyleşi: “Dikkat Dahi Olabilirsiniz”
Konuşmacı: Ahmet Maraşlı
Düzenleyen: Timaş Çocuk

13.15-14.15
Söyleşi ve Şiir Dinletisi: “30. Yılında Gülsüm Cengiz Şiiri ve Yasak Sevda Sözcükleri”
Konuşmacılar: Âba Müslim Çelik, Tahir Şilkan, Gülsüm Cengiz, Özel Alev Lisesi Öğrencileri
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

14.30-15.30
Söyleşi: “Bir Kapıdan Geçmek: Ölüm”
Konuşmacı: Senai Demirci
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: Yazmak ve yaşamak arasında Türkiye’de kadın olmak
Konuşmacılar: Nilgün Şimşek, Tülin Dursun, Özgür Turan, Nehir Yılmaz, Müge Sandıkçıoğlu, Sema Kılıç
Düzenleyen: Yitik Ülke Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Kanser Öldürmek İçin Değil, Yaşatmak İçindir”
Konuşmacı: Yücel Aydemir, Berrin Kırar ve Dr. Mustafa Saltoglu
Düzenleyen: Yaşamın Gizemi
6 Kasım 2013 Çarşamba
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Çocukların Hakları Var”
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: Can Çocuk Yayınları

12.00-12.45
Okuma-Söyleşi: “Gaye Boralıoğlu İlk Gençlik Romanı İçimdeki Ses ile Köprü Kitaplar’da”
Konuşmacı: Gaye Boralıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

13.00-13.45
Söyleşi: “Mavisel Yener Çocuklarla Buluşuyor  Okuyoruz,  Eğleniyoruz, Düşünüyoruz, Düşlüyoruz”
Konuşmacı: Mavisel Yener
Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

14.00-14.45
Okuma-Söyleşi: “İzmir Sokaklarında Bir Simitçi Çocuk Romanı: Gevrekçi”
Konuşmacı: Hacer Kılcıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

15.00-16.00
Söyleşi: “Yazar-Öğrenci Buluşmalarını Eğlenceli Kılmak”
Konuşmacılar: Fatma Akpınar, Tülin Kozikoğlu, Yıldıray Karakiya
Düzenleyen: Redhouse
16.15-17.15
Söyleşi: “Bağzı Şeylere Öyküler-Gezi Öyküleri”
Konuşmacılar: Berna Durmaz, Hakan Bıçakçı, Aziz Gökdemir, Fuat Sevimay, Türker Ayyıldız, Mehmet Fırat Pürselim, Kadir Yüksel
Düzenleyen: Aylak Adam Yayınları

17.30-18.30
Söyleşi: “Kentsel Dönüşüm”
Konuşmacılar: Mert Uzun, Esra Sert, Birand Berberoğlu
Düzenleyen: Yazılama
6 Kasım 2013 Çarşamba
Büyükada Salonu
11.00-12.00
Söyleşi: “Çocuk ve Edebiyat En Çok İstanbul’a Yakışır”
Konuşmacılar: Nuran Turan, Figen Yaman Çoşar
Düzenleyen: Sedir Kitap

13.15-14.00
Söyleşi: “Masal Masal Aytül Akal”
Konuşmacı: Aytül Akal
Düzenleyen: Uçanbalık Yayınları

14.15-15.15
Söyleşi: “Başarıda Dikkat ve Öğrenme”
Konuşmacı: Osman Abalı
Düzenleyen: Adeda Yayıncılık

15.30-16.30
Söyleşi: “Firat Ceweri, Yazarlığı ve Romanları”
Konuşmacılar: Ali Fikri Işık, Firat Ceweri
Düzenleyen: Ava Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: Türkiye’de Polisiye Edebiyatın Gelişimi”
Yöneten: Erol Üyepazarcı
Konuşmacılar: Ahmet Ümit, Sevin Okyay.
Düzenleyen: Labirent Yayınları – NTV Yayınları

18.00-19.00
Söyleşi: “Hegel’in Tarih Felsefesi ve Küreselleşme”
Konuşmacı: Aziz Yardımlı
Düzenleyen: İdea Yayınevi
7  Kasım 2013 Perşembe
Marmara Salonu

12.00-12.45
Söyleşi: “Hızlı Okuma Teknikleri ve Okuma Psikolojisi”
Konuşmacı: Murat Tunalı
Düzenleyen: Yediveren Yayınları

13.00-14.00
Panel: “Dönemde Uğranılan Hukuksuzluklar, Hukuk Alanındaki Zorlamalar ile Basın Özgürlüğü”
Yöneten: M. Namık Kemal Boya
Konuşmacılar: Celal Ülgen, Orhan Bursalı
Düzenleyen: CUMOK

14.15-15.15
Panel: “12 Eylül’ün Adaleti”
Yöneten: İlbay Kahraman’
Konuşmacılar: Özlem Delikanlı, Sedat Göçmen, Eylem Delikanlı
Düzenleyen: Ayrıntı Yayınları

15.30- 16.30
Söyleşi: “Eğitime Dijital Bakış”
Konuşmacı: Adem Zeyrek
Düzenleyen: Eksen Yayıncılık
7 Kasım 2013 Perşembe
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Aslı Tohumcu’dan Çocuklar için Gizemli 3 Kitap: Bolbadim Günlükleri”
Konuşmacı: Aslı Tohumcu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Arkadaşım Nasreddin Hoca”
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: Tudem Yayınları

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Zıtlıklar Üzerine Düşündüren Modern Bir Çocuk Romanı: Lataşiba”
Konuşmacı: İrem Uşar
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Masalcı Abla”
Düzenleyen: Timaş Çocuk

15.00-16.00
Söyleşi: ” Adapa’nın 4 Bin Yıl Sonra Geri Dönüşü – Mezopotamya Hikaye Masalları ”
Konuşmacı: Yücel Feyzioğlu
Düzenleyen: Nesin Yayınevi

16.15-17.15
Panel: “Üniversitelerde Bilim Mücadelesi ve Onur Hamzaoğlu Olayı”
Konuşmacılar: Onur Hamzaoğlu, Cem Terzi, Beyza Üstün
Düzenleyen: Yordam Kitap

17.30-18.30
Söyleşi: “Türk’üm, Doğruyum, Amerikalı’yım”
Konuşmacı: Kaya Boztepe
Düzenleyen: Leman Dergisi
7 Kasım 2013 Perşembe
Heybeliada Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “ Masal Kuşunun Kanadında Gülsüm Cengiz Çocuklarla Buluşuyor ve Özel Alev İlköğretim Okulu Öğrencilerinden Gülsüm Cengiz Roman Kahramanı Canlandırması”
Konuşmacılar: Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

12.00-13.00
Panel: “Okumak ya da Okumamak”
Yöneten: Sultan Savaş
Konuşmacılar: Renan Özdemir, Alpay Şayhan, Çınar Kaya
Düzenleyen: Kelime Yayınları

13.15-14.15
Yaratıcı Drama: “Caretta Kitap Drama ile Okuma”
Konuşmacı: Nilay Yılmaz
Düzenleyen: Caretta Kitap

15.00-16.15
Söyleşi: “40. Yılında Yansıma Dergisi Yazarlarına Saygı: Rıfat Ilgaz, Ö. F. Toprak, Sait Maden, Kerim Korcan, Ş. Kurdakul, Behzat Ay, Zühtü Bayar, A. Hatipoğlu”
Yöneten: Tekin Sönmez
Konuşmacılar: Hayati Asılyazıcı, Eray Canberk, Rıza Zelyut, Ahmet Özer, Ziya Oykut, Hasan Kantarcı
Düzenleyen: Nis Media

16.30-17.30
Söyleşi: “Nâzım Hikmet Şiirinde Gelecek”
Konuşmacı: Tahir Şilkan
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

17.45-18.45
Söyleşi: “Şairler Arasında Kadın Olmak”
Katılımcılar: Necmiye Alpay, Anita Sezgener, Betül Dünder
Düzenleyen: İkaros Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: “Torbadan Öykü Çıktı”
Konuşmacı: Ahmet Önel
Düzenleyen: Elma Yayınevi
8 Kasım 2013 Cuma
Interexpo Salonu
14.00-15.00
Panel:”Gezi Eylemleri, Kitle Hareketleri Ve Genç Türkiye”
Yöneten: M. Namık Kemal Boya
Konuşmacılar: Barış Pehlivan, Çağdaş Cengiz, Selim Kayan
Düzenleyen: CUMOK

16.15-17.15
Söyleşi: “Yakın Doğu’da Kürtler”
Konuşmacı: İsmail Beşikci
Düzenleyen: İsmail Beşikci Vakfı Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Marmara Salonu
12.15-13.15
Tiyatro Gösterisi: Küçük Eda
Hazırlayan: Zeynep Ekorkmaz
Düzenleyen: Şimşek Yayınları

13.30-15.00
Söyleşi: “Dünün, Bugünün Yarının Kitapları”
Konuşmacı: Halit Kıvanç
Düzenleyen: NTV Yayınları

15.15-16.30
Forum-Söyleşi: “Kentsel Dönüşüm Manzaraları Üzerine”
Konuşmacılar: Nar Photos kolektifinden; Serra Akcan, Eren Aytuğ, Mehmet Kaçmaz, Tolga Sezgin, Saner Şen ve Kerem Uzel;
ve yazarlar Semih Akşeker, Cihan Aktaş, Hakan Bıçakçı, İhsan Bilgin, Tanıl Bora, Gaye Boralıoğlu, Funda Şenol Cantek, Haydar Ergülen, Alev Erkilet, Özgür Sevgi Göral, Pınar Öğünç, Mine Söğüt, Jean-François Pérouse, Özcan Yurdalan, Turgut Yüksel
Düzenleyen: İletişim Yayınları

16.45-18.15
Panel: “Şimdiki Zamanın Tarihi”
Konuşmacılar: Vangelis Kechriotis, Teyfur Erdoğdu , Ahmet Kuyaş), Işık Tamdoğan Düzenleyen: Tarih Vakfı
8 Kasım 2013 Cuma
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Sosyal Medya, Tüketim Çılgınlığı ve Çocuklar: Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği”
Konuşmacı: Behiç Ak
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Çocuklarla Baş Başa”
Konuşmacı: Görkem Yeltan
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Cemil Kavukçu İlk Gençlik Romanı Yolun Başındakiler ile Köprü Kitaplar’da”
Konuşmacı: Cemil Kavukçu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Çalısüpürgesinin Muhteşem Dünyası”
Yönetenler: Ebru Erişken, Deniz Tuna Dalyancı
Konuşmacı: Sabine Bohlmann
Düzenleyen: Kelime Yayınları

16.00-17.00
Söyleşi: “Tasavvuf Ne Değildir?”
Konuşmacı: M. Fatih Çıtlak
Düzenleyen: Sufi Kitap

17.15-18.15
Söyleşi-Ney Dinleti
Konuşmacı ve Neyzen: Güneri İçoğlu
Düzenleyen: Leman Dergisi
8 Kasım 2013 Cuma
Heybeliada Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Drama ve Oyunlarla Nehirden Okyanuslara Yolculuk”
Konuşmacı: Nilay Yılmaz
Düzenleyen: Altın Kitaplar

12.00-12.45
Söyleşi: “Gençlerle Diyalog”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Tijen Şavaşkan
Düzenleyen: E Yayınları

13.00-13.45
Söyleşi: “Nereden Çıktı Bu Fen ve Teknoloji?”
Konuşmacı: Toprak Işık
Düzenleyen: Tudem Yayınları

14.00-14.45
Söyleşi: “Zamanda Yolculuk”
Konuşmacı: Nur İçözü
Düzenleyen: Altın Kitaplar

16.30-17.30
Söyleşi: “Gezi Parkı Direnişi”
Konuşmacı: Mustafa K. Erdemol
Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

17.45-18.45
Söyleşi: “Marksist Klasikleri Nasıl Okumalı?”
Konuşmacılar:  Cem Eroğul, Erkin Özalp
Düzenleyen: Yordam Kitap
8 Kasım 2013 Cuma
Büyükada Salonu
12.15-13.15
Söyleşi: “Tarihin Posta Kutusu: Mektuplar”
Konuşmacı: Turgut Çeviker
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

14.15-15.15
Söyleşi: “Uçurumun Kenarında Dış Politika”
Konuşmacı: Onur Öymen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.30-16.30
Panel: “21. Yüzyılda Tiyatromuzda Dramaturji”
Konuşmacılar: Zehra İpşiroğlu, Eren Aysan, Cenk Gündoğdu
Düzenleyen: İkaros Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: “Bir Bilgi Ve Deneyim Paylaşımı Aracı Olarak Feminist Yayıncılık”
Konuşmacılar: Ayşe Düzkan, Amy Spangler, Ülfet Taylı
Düzenleyen: Mor Çatı Vakfı

18.00-19.00
Söyleşi: “Gezi Parkı-Taksim Direnişi’nin Edebiyatımıza Yansımaları”
Konuşmacılar: Ali Şimşek, Alper Gencer, Cenk Gündoğdu, Ahmet Yıldız
Düzenleyen: Karşı Yayınları
8 Kasım 2013 Cuma
Kınalıada Salonu
13.00-14.00
Panel: “Tanpınar Ve Ceyhun’da Tarihin Edebiyata İzdüşümü”
Yöneten: Mecit Ünal
Konuşmacılar: Berkiz Berksoy, Seyyit Nezir
Düzenleyen: Sis Çanı – Broy Yayınevi

14.15-15.15
Panel: “Güngör Gençay’ın Ardından”
Yönetenler: Osman Bozkurt, Kadir İncesu
Konuşmacılar:  Şener Aksu, Tanju Akerman, Hasan Örnek, Nuray Gök Aksamaz,  Gamze Bakay, Serdar Çarıkçıoğlu
Şiirleriyle Katılacaklar: Nalan Çelik, Dilruba Nuray Erenler, Servet Çolak, Fatma Bilkay, Fatma Türk Kuşkaya, İsmail Biçer, Minel Altıner
Düzenleyen: Aydili Sanat Dergisi

15.30-16.30
Söyleşi: “Rûmî’nin Bildiği Aşk: Kayıp Gül’ün Yazarından Mevlânâ’nın Aslına Uzanan Bir Yolculuk”
Konuşmacı: Serdar Özkan
Düzenleyen: Artemis Yayınları

16.45-17.45
Sohbet ve Dinleti: “Kavafis Şehir’e Dönüyor: Şiir Dinletisi ve Sohbet”
Konuşmacılar: Ahmet Ümit, Ari Çokona, Anestis Vasilakeris
Düzenleyen: istos yayın

18.00-18.45
Panel: “Paketlenen Demokrasi”
Yöneten: Seyyit Nezir
Konuşmacılar:  Cemil Orkunoğlu, Gökalp Eren,Cüneyt Akalın, Barış Doster
Düzenleyen: 68’liler Birliği Vakfı

9 Kasım 2013 Cumartesi
Çocuk Atölye Alanı
13.00-14.00
Atölye: “Nazan Tacer ile Origami Atölyesi”
Düzenleyen: Tudem Yayınları
9 Kasım 2013 Cumartesi
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Batı düşüncesinde İslam Peygamberi Problematiği ve İslamofobi”
Konuşmacı: Omid Safi
Düzenleyen: Nefes Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Hasret”
Konuşmacı: Canan Tan
Düzenleyen: Doğan Kitap

14.30-15.30
Söyleşi: “Çocuk, Masal, Rüya”
Konuşmacı: Üstün Dökmen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45
Söyleşi: “Duygularım ve Davranışlarım”
Konuşmacı: Bengi Semerci
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

17.00-18.30
Panel: “Günümüz Tarih Dergileri Ekseninde Türkiye’de Tarih Dergiciliği”
Yöneten: Yusuf Çağlar
Konuşmacılar: Orhan Koloğlu, Mustafa Armağan, Ahmet Akşit, Hamit Pehlivanlı, Gürsel Göncü
Düzenleyen: Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi

18.40-19.50
Söyleşi: “Gezi: Zapatistalar’dan Mısır’a Temsil’e Karşı İfade – Ortak Alan ve Komünizm”
Konuşmacılar: Sinem Özer, Münevver Çelik, Cengiz Baysoy
Düzenleyen: Otonom Yayıncılık
9 Kasım 2013 Cumartesi
Marmara Salonu
12.00-13.00
Panel: “Genç Edebiyat, Genç Okur, Genç Gündem”
Konuşmacılar: Müge İplikçi, Ahmet Büke, Müren Beykan
Düzenleyen: ON8

13.15-14.15
Söyleşi: “İskilipli Atıf Hoca Meselesi – Yalanlar ve Gerçekler”
Konuşmacı: Sinan Meydan
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İlber Ortaylı Seyahatnamesi”
Konuşmacı: İlber Ortaylı
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Aklı Yazıyla Denemek”
Konuşmacı: Murathan Mungan
Düzenleyen: Metis Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Puşkin’den Günümüze Rus Şiiri”
Konuşmacı: Ataol Behramoğlu
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

18.15-19.15
Söyleşi: “OT Dergisi Yazarları/Çizerleri Okurlarla Buluşuyor
Konuşmacılar: OT Dergisi Yazarları/Çizerleri
Düzenleyen: OT Dergisi
9 Kasım 2013 Cumartesi
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Söyleşi: “Tarih Öncesi Dünyanın Hakimleri: Dinozorlar”
Konuşmacı: İlkay Marangoz
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

12.00-13.00
Söyleşi: “Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği – Mülkiyetin Türkleştirilmesinde 1915 Yağması”
Konuşmacılar: Nevzat Onaran, Pakrat Estukyan
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

13.15-14.15
Panel: “Gökyüzü’ne Kement Atan Kız Gülten Dayıoğlu’nun Hikâyesi ve Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatındaki Yeri”
Yöneten: Sedat Sever
Konuşmacılar: Gülten Dayıoğlu, Adnan Binyazar, Selahattin Dilidüzgün, Sedat Sever
Düzenleyen: Altın Kitaplar

14.30-15.30
Söyleşi: “Yekta Kopan ile Söyleşi”
Konuşmacı: Yekta Kopan
Düzenleyen: Can Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Bilinmeyen Türkler”
Konuşmacı: Heath W. Lowry
Düzenleyen: Uğur Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Ortadoğu’daki Gelişmeler ve Türkiye Dış Politikası”
Konuşmacılar: Ercan Karakaş, Osman Korutürk
Düzenleyen: SODEV

18.15-19.15
Panel: “Ortadoğu’da Bahar”
Yöneten: Orhan Gökdemir
Konuşmacılar: Hüsnü Mahalli, Talat Turhan
Düzenleyen: Destek Yayınları
9 Kasım 2013 Cumartesi
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Panel: “Lozan Mübadelesinin Sosyal ve Kültürel Yansımaları”
Yöneten: Fahri Aral
Konuşmacılar: Ayhan Aktar, Elçin Macar
Düzenleyen: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları-Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi

13.15-14.15
Söyleşi: “Tarihte İlk Dört Anadolu Konsili”
Konuşmacı: Behnan Konutgan
Düzenleyen: Kitabı Mukaddes

14.30-15.30
Söyleşi: “Şimdi Masal Anlatma Zamanı”
Konuşmacı: Muhsine Helimoğlu Yavuz
Düzenleyen: Can Çocuk

15.45-16.45
Panel: “Gezi ve 15/16 Haziran”
Yöneten: Serhat Halis
Konuşmacı: Sırrı Öztürk
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

17.00-18.00
Söyleşi: “Gerdeniya Gewherî, Zivingî’nin Melayê Cizîrî Tefsiri”
Konuşmacılar: Emîn Narozî, Kadri Yıldırım
Düzenleyen: Avesta Yayınları

9 Kasım 2013 Cumartesi
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “İşimle Başım Dertte”
Konuşmacı: Toprak Işık
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Kemal Tahir: 40 Yılın Bakiyesi”
Konuşmacılar: Kurtuluş Kayalı, Ahmet Öz
Düzenleyen: İthaki Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Yeni Bin Yılda Aşk”
Konuşmacı: Aret Vartanyan
Düzenleyen: Destek Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Savaş ve Edebiyat”
Konuşmacı: Mehmet Eroğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

17.00-18.00
Panel: “Geçmişi Geleceğe Taşıyan Kadınlar”
Yöneten: Nazan Moroğlu
Konuşmacılar: Yazgülü Aldoğan, Gülsen Tuncer
Düzenleyen: TÜKD

18.15-19.15
Panel: Gezi Parkı ve Edebiyat
Konuşmacılar: Halil İbrahim Özcan, Haydar Ergülen, Sabri Kuşkonmaz, Tarık Günersel, Tülin Dursun
Düzenleyen: Uluslararası PEN Türkiye Merkezi
9 Kasım 2013 Cumartesi
Kınalıada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Marx, Benjamin, Adorno-Sanat ve Edebiyat”
Konuşmacı: Onur Bilge Kula
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Haldun Taner Tiyatrosu”
Konuşmacılar: Kerem Karaboğa, Demet Taner, Ayşegül Yüksel
Düzenleyen: Habitus Kitap – İ. Ü Haldun Taner Uygulama ve Araştırma Merkezi

14.30-15.30
Anma-Söyleşi: “Öykünün Saf İpeği Tomris Uyar / Ölümünün 10. Yılında”
Konuşmacılar: Semih Gümüş, Handan İnci, Semra Aktunç
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Son Sefarad”
Konuşmacı: Beyazıt Akman
Düzenleyen: Epsilon Yayınevi

17.00-18.00
Panel: “Lizbon’a Gece Treni ile Saramago’ya Yolculuk”
Yöneten: Nurdan Ergil
Konuşmacılar: Şerife Ertaş, Baha Oral, Aydın Ergil, Seray Anıl
Düzenleyen: Ekin Yazın Sanat Dostları

18.15-19.15
Söyleşi: “Bir Türk Filmi Olarak Kanser-Kanserle İletişim”
Konuşmacı: Ahmet  Erözenci
Düzenleyen: Ayrıntı Yayınları
10 Kasım 2013 Pazar
Çocuk Atölye Alanı
11.00-12.00
Atölye: Hicabi Demirci ile Karikatür Okuma Atölyesi
Düzenleyen: Desen Yayınları
10 Kasım 2013 Pazar
Interexpo Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Siyaset Nereye Gidiyor”
Konuşmacı: Erdal Sarızeybek
Düzenleyen: Artı Dağıtım

13.15-14.15
Söyleşi: “Bir Türkiyelileşememe Öyküsü”
Konuşmacı: Aydemir Güler
Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İslam Dünyası’na İkinci Bahar Gelir mi?”
Konuşmacı: Mümtaz’er Türköne
Düzenleyen: Nesil Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Carpe Diem”
Konuşmacı: Aşkım Kapışmak
Düzenleyen: İnkılap Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Türkiye Rock Tarihi”
Konuşmacılar: Güven Erkin Erkal, Hulusi Tunca, Cahit Berkay
Düzenleyen: Esen Kitap
10 Kasım 2013 Pazar
Marmara Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Şiirli Şöyleşiler”
Konuşmacı: Şükrü Erbaş
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Kitap

13.15-14.15
Söyleşi: “Dünyaya Hükmeden Sultan: Kanuni
Konuşmacı: Talha Uğurluel
Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “En Yalın Ve En Efsunlu Meseleler Üzerine”
Konuşmacı: Ercan Kesal
Düzenleyen: İletişim Yayınları

15.45-16.45
Panel: “Cumhuriyet’in Tartışmalı Konularına Eleştirel Bakış: Yakın Tarihimizle Hesaplaşmanın Neresindeyiz?”
Konuşmacılar: Mete Tunçay, Zafer Toprak, Bülent Bilmez
Düzenleyen: Tarih Vakfı

17.00-18.00
Söyleşi: “Gezi Direnişi, Tribünler ve Futbolun Sosyo-Politiği”
Konuşmacılar: Dağhan Irak, Özgür Özgülgün
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın
10 Kasım 2013 Pazar
Karadeniz Salonu
11.00-11.45
Fotoğraf Sunumu: “Myanmar ve Tarihin Kaybolan Askerleri”
Sunan: Faruk Budak
Düzenleyen: Yeşil Dinozor

12.00-13.00
Söyleşi: “Mermer Kule’den Haliç’e İstanbul’un Karasurları”
Konuşmacı: Nezih Başgelen
Düzenleyen: Arkeoloji Sanat Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Ömer Hayyam”
Konuşmacılar: Ekrem Ataer, Adnan Binyazar, Afşar Timuçin
Düzenleyen: Kaynak Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye Kadın Tarihini Nasıl Yazdık?”
Konuşmacılar: Handan Çağlayan, Kayuş Gavrilof Çalıkman,Yaprak Zihnioğlu
Düzenleyen: Mor Çatı Vakfı

17.00-18.00
Söyleşi: “Gizli Güçlerin Farkındalığı”
Konuşmacı: Bünyamin Çetinkaya
Düzenleyen: Pegem Akademi
10 Kasım 2013 Pazar
Büyükada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Askeri Darbelerden Siyasallaştırılan Davalara”
Konuşmacı: Erol Mütercimler
Düzenleyen: Alfa Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Tarihi Maddecilik, Toplum Bilimleri ve Felsefe”
Konuşmacılar: Taner Timur, Cem Eroğul, Sungur Savran
Düzenleyen: Yordam Kitap

14.30-15.30
Söyleşi: “Doğal Ebeveynlik”
Konuşmacı: Adem Güneş
Düzenleyen: Timaş Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’nin Yakın Tarihi ve Gençlik Hareketleri”
Konuşmacılar: Halim Demir, Vehbi Bardakçı, Fikret Babuş
Düzenleyen: Ozan Yayıncılık
10 Kasım 2013 Pazar
Heybeliada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: “Antik Tiyatronun Merdivenlerinden Altın Madenine: Bergamalı Simo”
Konuşmacı: Ferda İzbudak Akıncı
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Okuma Hiçbir İşe Yaramaz”
Konuşmacı: Onur Caymaz
Düzenleyen: Tekin Yayınevi

14.30-15.30
Söyleşi: “İyi Bir Öykünün Kokusu Nasıl Alınır?”
Konuşmacılar: Cemil Kavukçu, Başar Başarır, Sibel K. Türker
Düzenleyen: Can Yayınları

15:45-16:45
Panel: “Savaş ve Barış Yakındoğu’da Neler Oluyor?”
Yöneten: Sırrı Öztürk
Konuşmacılar: İsmail Hardal, Hüseyin Hizmetçi, Ahmet Çakmak
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi
10 Kasım 2013 Pazar
Kınalıada Salonu
12.00-13.00
Söyleşi: Kafası Karışanlar İçin Ergenekon
Konuşmacı: H. Büşra Erdal
Düzenleyen: Ufuk Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi “Baba Tahirê Uryan”
Konuşmacı: Kadri Yıldırım
Düzenleyen: Avesta Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Fantastik Edebiyatta Hayal Gücü ve Yaratıcılık”
Konuşmacılar: Yankı Enki, Barış Müstecaplıoğlu, Gülşah Elikbank, Yiğit Değer Bengi
Düzenleyen: İthaki Yayınları

15.45-16.45
Söyleşi: “Türkiye’nin Esas Problemi İnsan Kaynağı Problemidir”
Konuşmacı: Alper Kul
Düzenleyen: Say Yayınları
* ETKİNLİK PROGRAMINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VEYA İPTALLERDEN DÜZENLEYEN YAYINEVLERİ SORUMLUDUR.

 

2006 yılında  Milli Eğitim Bakanlığının da sansür istediği, (Bakınız)Ressam Eugene Delacroix tarafından 1830’da yapılan ve Fransız devrimini anlatan “Halka Önderlik eden Hürriyet” isimli tablo, müzede bir ziyaretçi tarafından kısmen tahrip edildi. 

Fransız devrimini anlatan ve ülkenin sembollerinden biri olan tarihi tabloya, sergilendiği Louvre müzesinin Lens kentindeki binasında 28 yaşındaki bir ziyaretçi kadın üzerine yazdığı yazıyla zarar verdi.

Müze görevlileri tarafından gözaltına alınan kadının, ünlü tablonun üzerine, 30 santimetre uzunluğunda ve 6 santimetre genişliğinde “AE911” harf ve rakamlarını çizdiği ortaya çıktı. Genç kadın olayın ardından gözaltına alındı.

Louvre müzesinin, zarar gören tarihi tablonun eski haline getirilmesi için bir çalışma başlattığı bildirildi.

Bu arada, tablonun üzerine yazılan “AE911” ifadesinin, ABD Kongresi’ne 11 Eylül saldırılarıyla ilgili etkili ve bağımsız bir soruşturma açması talebinde bulunan ve şu ana kadar bin 768 mimar ve mühendis ile yaklaşık 16 bin vatandaşın imza attığı kampanyayı yürüten grubun adıyla aynı olması Fransız basınında yoğun ilgi görüyor.

23 Ocak-3 Şubat 2013 tarihleri arasında düzenlenen 42. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde son düzlüğe yaklaştıkça ‘Altın Kaplanyarışması’nın tablosu da bir o kadar netleşiyor. Ben de hız kesmeden iki gün önce ele aldığım altı filmin devamında bu sefer görücüye çıkma sırasıyla ikinci altılığı masaya yatırdım. Böylece “Gözetleme Kulesi” ile birlikte sayısı 16’yı bulan yarışma rekabetçilerinin 13 tanesini değerlendirmiş oldum. Bu seferki film toplamının ise kapitalizm odağından toplumsal şiddetin yol açtığı yalnızlık portrelerine taşra ya da şehirden bakış atmasıyla sivrildiği söylenebilir. Salı ve Çarşamba izlediğim eserleri içeren bu zaman diliminin en iyisi “Halley” olurken, Altın Kaplanyarışmasıyla ilgili genel değerlendirmeyi Cumartesi yapacağımı da eklemeliyim.

Habertürk muhabiri Kerem Akça, Altın Kaplan yarışmasında yer alan altı filmi değerlendirdi

İki gün önce yarışmanın ilk düzlüğünü değerlendirdiğimde büyük oranda ‘el/omuz kamerası’ kullanımının hakimiyetine dikkat çekmiştim. Bunun üzerine ‘cinsel uyanış/arayış’ meselesinin de merkezi konuma yerleştiğini eklemiştim. Ancak sanki 42. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nin Altın Kaplan yarışmasında ‘cinsellik’ ve ‘şiddet’ odağından ‘cüretkar’ duran özgürlükçü filmler ayrı ayrı kümelenmiş gibi.

Bu iki günde rahatsız edici filmler öne çıktı

Zira bu yazıda ele alacağım altı filmden dördü, rahatsız edici yaklaşımları, huzursuzluk veren anlatıları ve sansüre karşı hareketlenme meraklısı dramatik yapılarıyla öne çıkmaya çalışıyorlar. Özellikle ‘ilk altılık’ın 1.85:1 formatında daha yakın ölçekli objektifleri tercih etme arzusu, ikinci ‘altılık’tan üç tane 2.35:1 kullanan eserle bir anlamda tersine dönmüş.

Bu konuda Hollanda etiketli ürünü belki ayırabiliriz. Ancak üzerine basmalıyız ki Avusturya ve Meksika temsilleri bunu ‘popüler’lik olsun diye yapmıyorlar. Daha ziyade hikayelerine, temalarına ve ideolojilerine uyduğu için canlandırma gereği duyuyorlar.

Halley”, zombi filminin alışık olduğumuz kurallarını yıkıyor

Bu iki günün en çok beğendiğim eseri, sektörde kurguculuk da yapan Sebastian Hoffman’ın sinematografisini ve yönetmenliğini üstlendiği hiççi zombi filmi “Halley” oldu. “Dummy Jim” ile beraber şimdiye kadar adaylar arasında bu en dikkat çekici eser, resim tablolarını andıran “Andrei Rublev” (“Andrey Rublyov”, 1966) görünümlü mizansenlerini David Cronenberg, Wojciech Has ve M. Night Shyamalan’ı andıran bir atmosferle dolduruyor. Daha iyi tanımlamak gerekirse gotik korku omurgası body-horror gelenekleriyle yoğrulup zombi filmine bir karışım hazırlanıyor derim.

Kapitalizm hastalığının sıkıştırdığı bir gece bekçisine odaklanan eserin, sinemaskop oranında yakın planların, garip açıların ve röntgencilik duygusunun üzerinden bir ‘sabit kamera’ sınavı verdiği söylenebilir. Bunu yaparken son bölümdeki ‘hipnotik’ ve ‘mitik’ havaya bürünmesi de not düşülmeli. Ancak esasen grinin tonlarını canlandırıp belli bölümleri flu bırakırken ‘sanrı’ izlenimi yaratan kadrajlarıyla ‘arşivlenesi’ bir seviyeye ulaştığı bir gerçek. Hofmann belli ki ilerleyen dönemde işlevleriyle adından söz edeceğimiz bir isim olacak.

Zira zombi filminde böylesi minimal ve atmosfer yüklü yaklaşıma rastlamak pek mümkün değilken, özellikle de alt türün kalıplarının uzun süredir görmediği bir şekle sokulması ‘ibret veren karakter’i anlamlı kılıyor. Adeta bir yaşayan ölünün gözünden dünyaya bakarken, kapitalizmin yol açtığı yalnızlık sıkıntısının ‘ölüm’le ilişkilendirilebilecek melankolik bir ruh halinin temsilcisine dönüştüğü görülüyor.

Avusturya ve Hollanda temsilcileri sinemaskopu iyi kullanamıyor

Bunun yanında Daniel Hoesl’ın “Soldier Jane”i (“Soldate Jeannette”) ve Guido Van Driel’i “The Resurrection of a Bastard”ı (“De Wederopstanding Van Een Klootzak”) de aslında sinematografik açıdan bakınca kendi dünyalarına uygun hareket ediyorlar. Ancak bunlardan birincisinin bir suçlu/kiralik katil hikayesinin çevresine Haneke’vari huzursuz edici sekanslar yerleştirirken fazla serbestlikten çektiği kesin. Zira yönetmenin kadrajlarının ruhsuzluğu, Avusturya sinemasının ‘minimalist’ geleneğindeki mat renkler ve alan derinliği odaklı ‘iletişimsizlik’ bazlı alışkanlığı yakalayamamasını sağlıyor.

“The Ressurrection of a Bastard” ise Van Driel’in ilk yönetmenlik denemesinde sadece birkaç sinematografik anla anılmasına alan açıyor. Yılmaz Erdoğan’ın “Organize İşler”deki (2005) ‘görgüsüz’ helikopter kamera kullanımını zaman zaman akla getiren eser, özünde kültürel bir kara komedi. Ancak bu alanın kalıplarını uygularken karakterlerinin çekiciliğine bel bağlamayı ya da dramatik açıdan TV geleneğinin dışına çıkmayı beceremiyor. Bu da çizgi roman zeminini iyi değerlendiremeyen filmi, ‘déjà vu’ hissiyatıyla tüketilen bir tür denemesine olmaktan kurtaramıyor.

Slovakya çıkışlı bir Alman filmi izlenimi yaratan “My Dog Killer” (“Môj Pes Killer”), ülkedeki Neo-Nazi grubuna takılan ana karakterinin nefretine ve ırkçı duruşuna odaklı ilerliyor. Yalnızlığı çerçevesine alırken kaydırmalı kamera hareketiyle onu kavrayan ‘gözetleyici’ denebilecek uzun planlar içeriyor. Gaspar Noé, Andrei Tarkovsky ve Michael Haneke arasından filizlenen bir huzursuzluk yaratıp ‘gerçekçi’ bağlanmasıyla da 1.85:1 oranında belli bir mesafe katetmeyi beceriyor. Özellikle de ülkesine bakınca, ‘köy hayatı’nda yaşananları kültürel bir şiddet dışavurumu hikayesine çevirmesiyle “Soldier Jane”in üzerinde seyrediyor orası kesin!

Bu zaman diliminin en zayıf halkası “Karaoke Girl”

Ele aldığım toplamda ‘şiddet’ içeriği bulundurmayan iki eser ise bunların arasında ‘köşeye itilebilecek’ yapıtlar sunuyorlar nihayetinde. Bunlar arasında ‘en zayıf halka’ gibi görünen Tayland filmi “Karaoke Girl”ün (“Sao Karaoke”) ‘cinsel uyanış’ odaklı ve ‘el kamerası’yla çekilmiş ilk bölümdeki eserlerin arasına dahil edilecek bir kültürel hayat kadınlığı kimliği portresi sunduğu söylenebilir. Ancak bunu pembe dizisel bir yaklaşımla harmanlayıp cinsellik dozajı ve sınırları zorlama adına “Longing for the Rain”den (“Chunmeng”) farklı bir seviyeye ulaşamadığı ortada.

Yarışmanın ikinci Meksika çıkışlı eseri “Penumbra” ise bir anlamda “Gözetleme Kulesi” ile birlikte en belirgin safkan minimalist sinema yapıtını sunması sebebiyle ‘ayrıksı’ bir görünüme kavuşuyor. Ancak Eduardo Villanueva’nın da Esmer gibi ‘çiçekler, böcekler, ağaçlar ve yürüyüşler’ odağından dışarı çıkamayınca ‘taşra/doğa güzellemesi’nden öteye gidemediği söylenebilir.

 

Öyle ya da böyle, olmuş ya da olmamış fark etmeksizin şimdiye kadar her türlü tabandan yaklaşımlar gördüğümüz 13 filmden söz edebiliriz. Bu noktada iki Hollanda, iki Meksika ve iki Tayland ürününün bu duruma neler kattığı da incelenmeli. Kesin olan bir şey varsa o da bu ilk ve ikinci filmlerin genel anlamda yeni bir şeyler geliştirme sevdasının gayet belirgin olması. Ancak bir diğer bilinçlendirici not, sanki Avrupa toplumunun insanları sevgisizliğe iterek şiddete ve rahatsız edici görüntülere yol açtığı konusu olmalı. Böylece ‘aşırı’lıklar odağından akan yarışma filmlerinin ikinci ana kalbi ortaya çıkıyor.

Kerem AKÇAYA’a göre Festivalin programındaki en iyi 10 film:

1-Blancanieves

2-The Fifth Season (La Cinquième Saison)

3-Dummy Jim

4-Halley

5-The Master

6-Gergedan Mevsimi (Fasle Kargadan)

7-Spring Breakers

8-Lore

9-Stoker

10-They’ll Come Back (Eles Voltam)

Kerem AKÇAYA’a göre Altın Kaplan yarışmasının en iyi 5 filmi:

1-Dummy Jim

2-Halley

3-They’ll Come Back (Eles Voltam)

4-It Felt Like Love

5-The King (Su Re)

 Kaynak : [-]  Kerem Akça

Doğan Arslan, “Sanat dijital platformlarda üretilmeye başlandı. Facebook ulusal bir haber kanalı. Ok yaydan çıktı. Sanat da daha rahat ulaşılan bir şey haline geldi” diyor.

Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nda birinciliği paylaşan Doğan Arslan, görsel sanatlarla ifade gücünün arttığını söylüyor. “ Türkiye ekonomik durumu düzelir düzelmez, tasarımı keşfetti” diyen Arslan’a göre, ‘‘Gelecek dünyanın tasarım hayatı da dijital ortamda şekillenecek.’’

ABD ’ye giderek orada tasarımcı olarak hayatınızı sürdürdünüz, dışardan Türkiye nasıl görünüyor?

Türkiye’de son dönemde gözle görünür bir iyileşme var. Çeşitli festivallere merkez, bienaller burada. Bu da bir enerji oluşturuyor. Türkiye’deki gelişim yurtdışındaki eğitimli insanları da çekmeye başladı. Kendimizi daha rahat hissettiğimiz bir yer Türkiye.

Siz nasıl gittiniz?

1995’te Marmara Güzel Sanatlar Grafik Bölümü’nde master yapıyordum. Milli Eğitim Bakanlığı ’nın yurtdışı sınavına girdim. New York ’a gittim, orada mastırımı yaptım. Doktora için de Londra ’da bulundum. Tasarım, sanat, fotoğraf gibi farklı alanlarda çalıştım. Doktoram bitince New York’a geri döndüm, art direktör olarak çalıştım. Türkiye’den teklif gelince, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde İnteraktif Tasarım Bölümü’nü kurmak için geri döndüm.

Tasarım Türkiye’de yeni bir kavram. İnsanlar tasarımın neleri değiştirdiğini yeni yeni fark ediyor…

Tasarım bence estetik ifadedir. Tasarımda her eğitim ufak objelerle başlar. Tasarım sizi yeni bir sandalye almaya sevkeder. Kendini iyi ifade eden bir bardak, fincan, elbise tasarımın bir parçasıdır. Moda da bir tasarımdır. Tasarımı bu şekilde düşünürsek, bu bir endüstridir. Farklı tasarımcılar her alanda yeni bir şeyler yaratmaya çalışıyor. Türkiye’de bu çok yeni. Türkiye ekonomi alanında kendisini düzelttikçe, estetikle, sanatla uğraşmaya başladı. Ben Türkiye’den ayrıldığımda Türkiye’de birtakım semboller vardı. Nazar boncuğu gibi. Son zamanlarda daha farklı işler yapılmaya başlandığını görüyorum.

 

“Aydın Doğan ödülleri globalleşti”

Aydın Doğan Karikatür Ödülleri’nde birincilik aldınız…

Aydın Doğan Karikatür Ödülleri artık globalleşti. Karikatür sanat mıdır değil midir tartışmaları sürerken bu tür yarışmalar karikatürü merkeze getiriyor. Karikatür söze gerek kalmadan, mizah, sanat, felsefenin girdiği bir alan. Sembolleri bilmeniz gerekiyor, düşünmeye sevk ediyor sizi. Bu yarışma dolaylı yönden felsefe ve eleştiriye, demokrasiye kapı açıyor.

Karikatür Türkiye’de sansür dönemlerinin en etkin muhalefet aracı…

Daha çarpıcı şekilde ifade eder. Karikatür aynı zamanda bir konuyu görsel olarak sunar. Karikatür zor bir sanattır, sorumluluğu vardır. Son zamanlarda karikatürün Hz. Muhammed’e hakaretle gündeme gelmesi de bunun devamı. Espri kalbe dokunur. Provokasyon oluşturan karikatürler o yüzden insanları üzebilir, riski vardır. Edebiyatla da, şiirle de provoke edebilirsiniz. İnsanın damarına dokunduğunuz gibi kalbine de dokunursunuz.

‘O an’ artık çok önemli “Kâğıt bitmez ama formlar değişiyor. ABD’de, İngiltere ’de gazetelerin satışı düştü. Dergiler dijital platformalara geçmeye başladı. İster istemez sanat da dijital platformlarda üretilmeye başlandı. (Üniversitede) İnteraktif tasarım bölümünü kurma sürecinde de biz oraya yöneleceğiz. Bu yeni trend. ‘O an’ çok önemli artık. Haberin de sanatın da hızlı olması da önem taşıyor artık. Facebook global bir haber kanalı. Ok yaydan çıktı. Sanat da bu platformlar üzerinden daha rahat ulaşılan bir şey hale geldi. Ben de çalışmamda yeni teknolojiyi gösterdim.”

 Kaynak : [-]

“ Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi” Yayın Kurulunun yaptığı bir açıklama olduğu gibi aşağıda dikkatinize sunuyoruz. Yorum sizin.

“Yorum sizin” dedik, fakat birkaç yıl önce başımıza gelen bir olayı aktarmadan edemeyeceğim…

4 yıl kadar önce Bakırköy’de bulunan bir sanatçı derneğinde sanat söyleşileri ve tartışma programı yönetiyorduk.

Genel beklenti nedir? 800 üyesi olan bir sanatçılar (!) derneğinden beklenti;  yapılan programın vasatın üzerinde ve dolaysıyla entelektüel düzeyinin  yüksek olmasıdır. Elbette bu bize göre böyleydi.

Bu beklentiden yola çıkarak o hafta yapacağımız tartışma programının konusunu  “Sanat ve Erotizm” olarak saptayıp ilan ettik. Buraya kadar her şey normal.  Bir sanat derneğinde tartışılmasının çok doğal olduğunu düşündüğümüz konu için hazırlıklarımızı yaparken pek çoğumuzu şaşkınlığa iten olaylar gelişti.

Önce derneğin yönetim kurulu üyesi olan Devlet Tiyatrolarının bir kaç yönetmeninden bir olan şahsiyet “ Konunun ne kadar vahim ve ayıp, tu kaka bir konu olduğunu, ahlaksızca bir tartışma olabileceğini ve hatta halkın dernek binasını taşlayabileceğini…”belirterek bir an önce programın iptal edilmesi gerektiğini talep etti. Hatta Talep etmekle de kalmayıp kulis çalışmaları yaparak dernek başkanı ve dernek yönetimine etkili olabileceğini düşündüğü Üniversitede hocalık yapmış etkin kişileri ve yine derneğin kurucuları olan eski oyuncuları (!) arayarak ve bizzat ziyaret ederek kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Yönetim kurulunun sağduyulu yaklaşımı ve programı yapacak olan bizlerin inat etmesi sayesinde söz konusu program yapıldı.

Ne mi oldu?  Ne bir kavga, ne bir taşkınlık, ne de kimse kimseye erotik olarak bakmadan (!) ve medeni bir tartışma ile 3-4 saat sonra sağ ve salim olarak program bitirildi. Bizim için değil ama farklı beklentileri olanlar için şaşkınlık yaratmıştı böyle bir program. Çünkü Sanatçıların kurup yönettiği bir dernekte “Sanat ve Erotizm” ilişkisini konuşmak taşlanma ile son bulabilir hatta linçle dahi bitebilirdi değil mi? (!)

Tors

Ne kadar şanslıyız ki kayda değer vahim bir şey olmadan (!) medeni insanlar gibi “Erotizm ve Sanat” tartışıldı. Oysa resim derslerinde çizime yardımcı olmak amacıyla aynı dernekte tors bulunmakta ve açılan resim sergilerinde de nü resimler bulunabilirdi. Kaldı ki sanat ve erotizm de ne demek koca devlet tiyatroları yönetmeninden veya koca hocalardan daha mı iyi bileceğiz? Hele ki bir sanat derneğinde bunları konuşmak mı asla…

Örneğin; erotizm ve sanat konusu Bakırköy gibi ülkemizin en çok sanatçı yetiştiren ilçesinde sözde sanatçılar derneğinde konuşulmamalı, üniversitedeler de asla olmamalı, hele ki insanların bir şeyler araştırmak için kaynak aradığı kütüphanede bilimsel makaleler gibi tehlikeli kaynakların yer aldığı kütüphanelerde bu tür yazıların olduğu kitaplar hiç olmamalı… Sanat derneğinde erotizm ve sanat ilişkisi irdelenmeyecekse sinemada, tiyatroda, şiirde, heykelde, romanda kısaca sanatın hiçbir dalında, asla sözü dahi edilmemeli. Bu bir bilimsel makale olsa bile!

Hele ki tarih süreci içersinde bu tür şeyler olmamıştır. Erotizm İnsan yaşamına dair bir şey değildir, hatta eski çağlarda insanlar kendiliğinden çoğalarak meydana gelmiştir. Bundan dolayıdır ki” Mimesis’in suçu nedir? “ Sorusunu sormak dahi ayıptır. Sanatçılar(!) bunu yapıyorsa kütüphanelerinde bunu yapması doğaldır… Hatta bilimsel çalışmalarda dahi bu şeylere dikkat etmek lazımdır değil mi efendim?

Başınızı mı ağrıttık?

Buyurun Mimesis’in açıklaması…

 Kamuoyuna;

Mimesis Dergisi

Kültür Bakanlığı`nın Türkiye´nin farklı şehirlerinde il ve ilçe kütüphanelerine dağıttığı Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi, Elazığ İl Halk Kütüphanesi tarafından müstehcen içerikli olduğu gerekçesi ile iade edildi.

Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi tarafından Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’ne gönderilen resmi yazıda, “MİMESİS adlı tiyatro /çeviri araştırma dergisinin 19. sayısının içeriğinde müstehcen resim ve çizgilerin bulunduğu okuyucularımız tarafından tespit edilmiştir” deniliyor.

Yazının devamında, bu tür yayınların okuyucuların ve çocukların ahlaki değerlerini bozduğu iddiası ile Elazığ İl Halk Kütüphanesi`ne veliler tarafından şikayet dilekçesi ile müracaat edildiği belirtiliyor. Elazığ İl Halk Kütüphanesi müstehcen içerikli bulduğu derginin Elazığ İl ve İlçe Kütüphanelerine bağış yolu ile olsa dahi gönderilmemesini talep ediyor.

Mimesis Dergisi Yayın Kurulu olarak belirtmek isteriz ki, müstehcen olduğu iddia edilen makale Antik Yunan komedyası hakkında bir çeviri-araştırma dosyası olan “Aristophanes Üzerine” adlı dosyada yer almaktadır. Kadının Tasviri: Aristophanes’in Lysistrata’sı ve Yunan Eşlerinin ‘Hetairalaştırılması’ adlı makale Washington Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Sarah Culpepper Stroup tarafından 2004 yılında kaleme alınmıştır.

20 yılı aşkın süredir yayınlanan ve danışma kurulunda Dikmen Gürün, Murat Tuncay, Zehra İpşiroğlu, Selda Öndül, Güngör Dilmen gibi tiyatro alanında önemli çalışmalarda bulunan akademisyen ve yazarların da sorumluluklar aldığı bir dergi, neden ahlaka aykırı bulunduğu konusunda açıklama bile yapılmadan, ”müstehcen” ilan edilmiştir. Akademik-bilimsel bir makalenin içeriği kaale alınmaksızın, ilişiğindeki M.Ö. 5. yüzyıla ait görseller bağlamlarından koparılarak “ahlaka aykırı” bulunup, raflardan kaldırılmıştır.

“Müstehcenlik”, “muhafazakar” duyarlılık adına yayın ve tiyatro dünyasının düzenli olarak maruz kaldığı ithamlardan birisi. Mimesis Dergisi’ne dönük müstehcenlik ithamını da aynı sansürcü zihniyetin bir çeşitlemesi ve yasaklaması olarak görüyoruz. Kültür Bakanlığı tarafından onlarca il ve ilçe kütüphanesi raflarına yerleştirilen akademik-bilimsel bir derginin, yine ona bağlı bir kuruluş tarafından raftan kaldırılmasını ise tek kelimeyle “absürd” buluyoruz.

Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi Yayın Kurulu

 

Mimesis’in sitesi için TIKLAYINIZ.

İstanbul Modern Sinema, Türk sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden ve filmleriyle çığır açan Metin Erksan’ın dokuz filmini izleyiciyle buluşturuyor.

Erol Taş - Hülya Koçyiğit

19 Nisan – 29 Nisan tarihleri arasında gösterime sunulacak seçkide, Metin Erksan sinemasının olgunlaştığı ve en iyi ürünlerinin ortaya çıktığı 1960’lı yıllarda çektiği filmler yer alıyor. Bu filmler, Metin Erksan’ın günümüz Türk sinemasındaki etkisini, izlerini yansıtıyor.

“Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı program, 19 Nisan Perşembe günü saat 16.30’da  Kuyu filminin gösterimiyle başlayacak ve gösterimin ardından saat 18.30’da düzenlenecek söyleşiye filmin yapımcısı, Lale Film’in sahibi Necip Sarıcı, Kuyu filmini Türk sinema tarihinin en iyi filmi olarak niteleyen sinema yazarları Yeşim Tabak ile Burcu Aykar katılacaklar. Söyleşide filmin perde arkası irdelenecek ve Metin Erksan’ın 1968’de AltınKoza’da kazandığı “En İyi Yönetmen” ödülüyle ilgili  özel bir belgesel sunumu gerçekleştirilecek.

Metin Erksan, öznel, yenilikçi ve evrensel sinema diliyle Türk sinema tarihinde toplumsal gerçekçi akımı yaratan bir “auteur” olduğu gibi, uluslararası bir yarışmada birincilik ödülü alan ilk yönetmen. Sinemacı ve entelektüel kimliği iç içe geçen, sanat tarihiyle yakından ilgili olan Erksan, yıllarca sansürle mücadele etti ve filmleriyle olduğu kadar yazılarıyla da sinemaya büyük katkılar sağladı. “Erksan’ın tutkularının, eserlerindeki kişilerin tutkularıyla kaynaşarak, filmlerinin başka hiçbir rejisörün eserlerinde rastlanmayan o kendine has fırtınalı dünyasını” ortaya çıkardığını belirten Halit Refiğ, Metin Erksan’ın büyük sanat eserleri yaratmak için gereken ilk şartı başararak, kendi özel dünyasını kurduğunu vurguluyor.

“Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı programda ünlü yönetmenin Kuyu, Susuz Yaz, Yılanların Öcü, Sevmek Zamanı, Cingöz Recai Beyaz Cehennem, Dokuz Dağın Efesi, Gecelerin Ötesi, Mahalle Arkadaşları ve Suçlular Aramızda isimli filmleri gösterime sunulacak.

Türk sinemasının kilometre taşı ve Metin Erksan filmografisinin en önemli filmlerinden biri olan Susuz Yaz, 1964 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazandı.  Susuzluk ve kadınsızlık temasını işleyen bu köy filmi, Necati Cumalı’nın aynı adlı hikayesinden uyarlandı. Fakir Baykurt’un aynı adlı eserinden Metin Erksan’ın senaryolaştırdığı ve Karanlık Dünya filminden sonra sansürle en sert çatışmasını oluşturan, 1966 yılında Kartaca Film Şenliği’nde birincilik kazanan, “köy gerçeklerine dönüş” filmi Yılanların Öcü’nde Erksan fakirliği abartmadan, karton tipler değil gerçek ve direnen karakterler yaratarak, mülkiyet temasının altını çizdi. Türk sinemasının en iyi filmlerinden biri olarak değerlendirilen kült aşk filmi Sevmek Zamanı, bir kızın suretine aşık olan delikanlı ile o suretin sahibi kızın modern zamanlarda geçen aşk hikayesiydi. “Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı programın açılış filmi Kuyu ise Orhan Gencebay’ın müzikleri ve kuyu başındaki dramatik finaliyle 1969 yılında 1. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde  “En İyi Film”,  “En İyi Yönetmen”, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödüllerini kazandı, kimi eleştirmenlerce Türk sinemasının en iyi örneklerinden biri olarak nitelendirildi.

“Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı programda yönetmenin gösterilecek diğer filmleri arasında Peyami Safa’nın polisiye romanından uyarlanan Cingöz Recai Beyaz Cehennem; Erksan’ın tarihsel gerçekçi hikayelerinden biri olan, Ege yöresinde Osmanlı Hükümeti’ne karşı isyan ederek dağa çıkan Çakıcı Mehmet Efe’nin serüvenini anlatan Dokuz Dağın Efesi; 1961’de Türk Filmleri Yarışması’nda “En İyi Senaryo” ödülünü alan ve toplumsal gerçekçi sinemanın başlangıcı olarak kabul edilen Gecelerin Ötesi; Steinbeck’in Sardalya Sokağı romanından esinlenen Mahalle Arkadaşları ve 1965’te İzmir Enternasyonal Fuarı 1.Film Şenliği’nde “En Başarılı Yönetmen” ve  1965’te Milano Film Festivali’nde “En İyi Sosyal İçerikli Film” ödüllerine değer görülen Suçlular Aramızda bulunuyor.

Cingöz Recai Beyaz Cehennem

Turan Seyfioğlu

1954, 88´, siyah beyaz

Oyuncular: Turan Seyfioğlu, Avni Dilligil, Neriman Köksal

Peyami Safa’nın polisiye romanından uyarlanan bu hırsız-polis hikayesi uluslararası biruyuşturucu çetesiyle mücadele eden Cingöz Recai’nin İstanbul’daki maceralarını anlatır. Hikaye, armatör Hüseyin Faik’in öldürülmesiyle başlar. Arkadaşı Leman’la bir gece gezmesinden dönen karısı Melahat, bindikleri taksi şoförü tarafından kaçırılmak istenir. Polislerce kurtarılıp evine getirilir. Evde kocasını boğulmuş olarak bulurlar. Arsen Lüpen tiplemesinden esinlenerek yaratılmış bu sakız çiğneyen, cesur ama tedbirli, zeki ama çapkın, sevimli sabıkalı rolünde Turan Seyfioğlu öne çıkıyor.

Dokuz Dağın Efesi

1958, 107´, siyah beyaz

Oyuncular: Fikret Hakan, Serpil Gül, Hayri Esen

Erksan’ın tarihsel gerçekçi hikayelerinden biri olan film, Ege yöresinde Osmanlı Hükümeti’ne karşı isyan ederek dağa çıkan Çakıcı Mehmet Efe’nin serüvenini anlatır. Babası, Hasan Çavuş tarafından öldürülen Çakıcı Mehmet, bunun üzerine intikam almaya

Çakıcı Geliyor - Dokuz Dağın Efsanesi

karar verir ve dağa çıkar. Anadolu’nun gerçekçi yaşantısınınn derinine bakan film Erksan’ın tüm kahramanları gibi yalnız ve tutkulu bir insanın destanını aktarır.

Gecelerin Ötesi

1960, 85´, siyah beyaz

Oyuncular: Kadir Savun, Erol Taş, Hayati Hamzaoğlu

Film, aynı mahallede yaşayan yedi gencin öyküsünü anlatır. Birbirlerinden farklı yaşantılara ve ideallere sahip  olan bu gençlerin tek ortak yanları,  paranın mutluluk getireceğine inanmalarıdır. Bunun için bir çete kurarlar ve benzin istasyonlarını soymaya başlarlar. Uzun yol şoförü Fehmi, ailesine bakmak zorunda olan dokuma işçisi Ekrem, Amerika’ya gidip şöhret olma hayaline kapılan rock’n roll meraklısı müzisyenler Sezai ve Yüksel, sanatından tatmin olmayan idealist tiyatrocu Cevat ve mutsuz ressam Ayhan… Her mahallede bir milyoner yetiştiren siyasi düzenin kurbanları üzerinden dönemin ekonomik yapısına ve sosyal yaşamına sert bir eleştiri getiren bu film, toplumsal gerçekçi sinemanın başlangıcı olarak kabul edilir. Gecelerin Ötesi 1961’de Türk Filmleri Yarışması’nda “En İyi Senaryo” ödülünü aldı.

Mahalle Arkadaşları

1961, 90´, siyah beyaz

Oyuncular: Efkan Efekan, Suna Selen, Kadir Savun

Erksan yine bir çetenin maceralarını anlatıyor: Steinbeck’in Sardalya Sokağı romanından esinlenen bu hikaye bir kızı seven fakir bir kaptanla, aylak arkadaşları üzerinedir. Sinema yazarı ve tarihçisi Giovanni Scognamillo’nun ifade ettiği gibi, “Sevimli mutlu serseriler, avare yaşamanın rahatlığı, sorumsuz olmanın tatlılığı, zengin kız-fakir delikanlı aşkı, kötü adam, vamp kadın, geleneklere bağlı gülünç baba, Erksan’ın hikayesinde kullandığı başlıca motiflerdi… Bu buruk güldürüde arkadaşlık savunuluyordu, küçük insanlar şirinlik kazanıyordu, burjuvalar sövülüyordu…”

Yılanların Öcü

1962, 102´, siyah beyaz

Oyuncular: Fikret Hakan, Nurhan Nur, Aliye Rona, Kadir Savun, Erol Taş

Fakir Baykurt’un aynı adlı eserinden Erksan’ın senaryolaştırdığı bu film, yönetmenin sansürle üçüncü ve en sert çatışmasını doğurdu. Dönemin siyasi sahnesinde yankı uyandıran, basının uzun süre ilgisini çeken Yılanların Öcü, bir “köy gerçeklerine dönüş” filmi.  Yaşlı anası Irazca, karısı ve üç çocuğuyla küçük toprağını ekerek geçimini sağlayan Kara Bayram yoksul bir köylüdür. Muhtar, köyün ortak arazisinden bir yeri Deli Haceli’ye satınca yapılacak evin kendi evinin önünde olmasına karşı çıkan Kara Bayram’ın huzuru kaçar. Erksan filmde fakirliği abartmadan, karton tipler değil gerçek ve direnen karakterler yaratarak mülkiyet temasının altını çizer.Yılanların Öcü  1966 yılında Kartaca Film Şenliği’nde birincilik kazandı.

Susuz Yaz

1963, 90´, siyah beyaz

Oyuncular: Erol Taş, Hülya Koçyiğit, Ulvi Doğan

Necati Cumalı’nın aynı adlı hikayesinden uyarlanan bu köy filmi, Berlin’de büyük ödül AltınAyı’ya layık görüldü. Hikayenin geçtiği İzmir’in Bademler köyünde dokuz ayda yapılan film susuzluk ve kadınsızlık temasını işler. Sosyolojik bir olayı “yalnız insan” dramıyla kaynaştıran filmde çiftçi Osman, arazisinde çıkan suyu kendi başına sahiplenmek ister, ancak suya ihtiyaçları olan diğer köylüleri karşısına alır. Bu çatışmada hapse düşen kardeşi Hasan’ın karısı Bahar’a da göz koyar. Sinema yazarı ve tarihçisi Giovanni Scognamillo, Susuz Yaz’ın “Toprak ve su mülkiyeti meselelerine, Türk köylüsünün cinsel davranışlarına, Erksan’ın kendi dünyası içinde doğru bir şekilde yaklaşmayı başardığı” için üstün bir sanat eseri olduğunu belirtiyor. Film, bir yandan köy yaşantısını, toplumsal davayı gözlemlese de asıl dayanağı üç karakterin arasındaki duygusal ilişkiler ve çatışmadır. Erksan bu filmde dönemin yıldız ekolüne karşı koyarak, sonrasında her biri Türk sinemasında değerli izler bırakan oyuncuların yetişmesini sağladı. Filmin müziği Manos Hacidakis tarafından bestelendi. Susuz Yaz, “Her bakımdan Türk sinemasının kilometre taşı” olarak nitelendiriliyor.

Suçlular Aramızda

1964, 98´, siyah beyaz

Oyuncular: Belgin Doruk, Tamer Yiğit, Ekrem Bora

İstanbullu zengin bir ailenin konağında, oldukça kıymetli olduğu söylenen bir kolye çalınır. Hırsızın evin içinden bir kişi olduğu düşünülmektedir. Ancak şüphelerde sınıf farklılıkları, önyargılar hemen göze çarpar. İşin tuhaf yanı kolye sahtedir. Suçlular Aramızda, çalınan bu sahte kolyenin çevresinde dönüp dolaşan, ölen ve öldürülen karakterlerin hikayesidir. Farklı çevrelerde geçen ve bir polis romanını andıran olaylar aslında yine bir toplum eleştirisini ortaya çıkarır. Suçlular Aramızda, 1965’te İzmir Enternasyonal Fuarı 1.Film Şenliği’nde “En Başarılı Yönetmen” ve 1965’te Milano Film Festivali’nde “En İyi Sosyal İçerikli Film” ödüllerini aldı.

Sevmek Zamanı

1965, 89´, siyah beyaz

Oyuncular: Müşfik Kenter, Sema Özcan, Süleyman Tekcan, Deniz Çakır

Değeri sonradan anlaşılan kült bir aşk filmi. İnsan dramıyla, insanın içsel dünyasıyla ilgilenen, mekanı, öykü anlatımı, usta sahneleri ve diyaloglarıyla Türk sinemasının en iyi filmlerinden biri olarak değerlendirilir. Bir kızın suretine aşık olan delikanlı ile o suretin sahibi kızın modern zamanlarda geçen aşk hikayesidir. Döneminin popüler Türk filmlerinden tamamen ayrılan, aşkı farklı bir gözle, tutkuyu soyut bir yaklaşımla irdeleyen, Doğu masallarından borç aldığı ‘suret’ teması üzerinden kurgulanan filmi, Fransız sinema tarihçisi Georges Sadoul, “Sinemada sert bir sınıf çatışmasının en net göründüğü metin” olarak nitelendirdi. Halil, adada ustası Mustafa ile birlikte boyacılık yapmaktadır. Bir gün boyamaya girdiği boş köşklerden birinde duvarda asılı bir kadın resmi görür ve resme aşık olur. Bir yıl boyunca her gün köşke girer ve resmi seyreder; ta ki köşkün sahibinin kızı olan resimdeki Meral, iki arkadaşıyla köşke gelip Halil’i resmini seyrederken görene kadar. Meral, Halil’in kendisine aşık olduğuna inanarak bu aşka karşılık verir. Oysa Halil, Meral’e değil, onun resmine aşıktır.

Kuyu

1968, 84´, siyah beyaz

Oyuncular: Nil Göncü, Hayati Hamzaoğlu, Aliye Rona

Şiddet ve tutkunun bir arada işlendiği film, bir gazete haberinden yola çıkmıştır. Komşusu Fatma’ya deli gibi tutkun olan Osman kızı defalarca kaçırır, dağa kaldırır, evlenmeye ikna etmeye çalışır, başaramayınca bir ağaca bağlayarak tecavüz eder. Ama Fatma’nın intikamı acı olur. Dönemin köy hikayelerinin aksine toprak ağası karakterine yer vermeyen filmdeki dramatik çatışma, mülk sahibi olanların kendi çıkarlarını kovalarken başkalarına zarar vermelerinden kaynaklanır. Hastalıklı bir tutkuyla bir kadına sahip olma isteğinin sınırlarını gösterir. Nijat Özön “tam Erksan usulü bir kara sevda filmi diye nitelendirdiği filmin, “İnsanın derinliklerine bakışı, karakterlerin patolojik yalnızlıklarını neredeyse doğallaştırdığınadeğinerek, sinemanın değil, psikiyatrinin konusu olması gerektiğini belirtir. Orhan Gencebay’ın müzikleri ve kuyu başındaki dramatik finaliyle 1969 yılında 1. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde  “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödüllerini kazanan film, kimi eleştirmenlere göre Türk sinemasının en iyi örneklerinden biridir.

Kaynak : [-]

Mısır’lı yönetmen: “Sanat, devrimin ne yapacağını bekliyor”

Mısırlı Yöneetmen, Magdy Ahmet Ali

Dünya geçen yıl Arap Baharı’yla oturdu, Arap Baharı’yla kalktı (!). Mısır ve oradaki 18 gün, dünyayı şaşırtan görüntülere sahne oldu. Peki Tahrir’in, Kahire’nin, Mısır’ın arka sokaklarında neler yaşanıyordu? Ankara Film Festivali’nde özel seçkide yer alan filmler, Mısır’daki halk hareketine mercek tutuyor. Mısır Film Merkezi Başkanı Magdi Ahmet Ali de, festival konuğu olarak Ankara’daydı. Mısırlı yönetmen Ali’nin Mısır’daki halk hareketiyle ilgili dikkat çekici tespitlerini yarına bırakıyoruz. Önce devrim ve sinema… (Nar Sanat Editörü : “Arap Baharı mı, Kapitalim Baharı mı?)

Dünyayı şaşırtan 18 güne ve öncesine; Tahrir’e, İskenderiye’ye; Mısır’ın arka sokaklarında, sorgu odalarında, yoksul mahallelerinde, iktidar kulislerinde, işyerlerinde ve otobüslerinde hayatın nasıl olduğunu anlamak için bu filmleri izlemek gerek.

23. Uluslararası Ankara Fİlm Festivali’nin konuk ülke sineması Mısır’dı. “Ekmek, değişim ve sosyal adalet” başlığıyla sunulan seçkideki 6 film; hem geçen yıl yaşananları hem de halk hareketini hazırlayan koşulları anlattı.

Mısır Film Merkezi’nin Başkanı Magdi (Mecdi) Ahmet Ali de, festival konuğu olarak Ankara’daydı. (film söyleşisi-salon)
Ankara’da gösterilen filmlerin hepsi doğrudan ya da dolaylı olarak halk hareketiyle ilgili olsa da; Mısırlı yönetmen Ali, “Sanatçılar, bundan sonra devrimin ülke için ne yapacağını bekliyor” dedi.

Magdy Ahmet Ali: “Bence devrimin Mısır sineması’na henüz tam anlamıyla bir etkisi olmadı. Mısırlı sinemacılar hala “sinema aracılığıyla ne verebilirim?” diye düşünüyor. Ne olduğu konusunda ufuk açmak için düşünmekte biraz geç kaldılar. Biliyorsunuz devrim hala devam ediyor ve edecek. Sonu olan bir şey değil, devrim tamamlanmadı. Bu yüzden bence sanatın tüm kolları devrimin ülke için ne yapacağını bekliyor.”

Peki Mısır’daki değişim öncesinde sinema ne durumdaydı? Değişim, sinemayı bundan sonra nasıl etkiler?

Mısır Film Merkezi Başkanı yönetmen Ali “Bugünkü iktidar, kendimizi ifade etmemize nereye kadar izin vereceğini bilmiyoruz” dedi.

Ali: “Mısır sineması, her zaman krizdeydi. Bu bir şekilde Arap pazarıyla ilgili. Çünkü filmleri ve tv dizilerini onlar finanse ediyor. Bu yüzden dünyadaki ekonomik krizler; Arap dünyasında, özellikle körfez bölgesi’nde yaşananlar Mısır sinema endüstrisini etkiliyor. Devrimden önce ciddi krizler yaşadık ve bunlar elbette güvenlikle de ilgiliydi. Sinemalar kapandı. Gösterilerin sürdüğü yaklaşık 6 ay boyunca tüm sinemalar kapalıydı. Şimdi bu tür şeyler yaşanmıyor. İnsanlar sinemaya gidiyor yeniden. Sinema endüstrisinin gelişmesi için körfez’in müdahalelerine bir son vermeye, direnmeye çalışıyoruz. Fakat zamana ihtiyacımız var.

SORU: Peki içerik olarak nasıldı sinema? Baskı var mıydı? 

Ali: Tabii ki ama farklı bir yolla. Mübarek rejimi özellikle politikaya karşıydı. Seks konusunda fazla sansür yoktu ama politika ve din konusunda gerçekten katı ve muhafazakardık. Elbette toplumun da etkisi vardı bunda. Şimdiki problem ise şu; bugün iktidarda olan müslümanların ne dereceye kadar kendimizi ifade etmemize izin vereceğini bilmiyoruz. Çünkü zafer zamanı bitti. Sanata karşı olan, hayli fanatik söylemleri var. Böyle bir kültürden nefret ediyorlar. Ancak bu kültür, Mısır’ın bir parçası. Bizim sinemamız geçen yüzyılın başında başladı. Tüm bu tarihi iptal edemezler sanırım, o kadar kolay değil.

6 filmlik seçkinin en ilgi çekenlerinden biri, 10 Mısırlı yönetmenin çektiği kısa filmlerden oluşan “18 Gün” adlı yapım. Film, Tahrir Meydanı’na ve onun arka planında yaşananları anlatıyor. Kadını, erkeği, polisi, esnafı, devrimcisi, Mübarek yanlısı, delisi tutuklusu, genci ve yaşlısını Kahire’yi ve aslında tüm Mısır’ı anlatıyor. Kısacası 18 günlük bir zaman diliminde Tahrir Meydanı’ndan koca bir ülkenin portresini çıkarıyor. Film, geçen Mayıs ayında Cannes Film Festivali’ne yetişebilmesi için kısa sürede hazırlanmış. Bu nedenle sinematografik açıdan bazı aksakları olsa da o koşullarda iyi kotarılan bir yapım.

Seçkide yer alan “Tahrir 2011: İyi, Kötü ve Politikacı” ile geçen yıl İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yabancı Film seçilen yönetmen Ahmed Abdalla’nın “Mikrofon” adlı filmi de, beyazperde karşısında koltuğunuza mıhlanacağınız Mısır filmlerinden. Yönetmen Muhammed Diab’ın “Kahire 678” adlı filmi de Mısır’da kadına bakış ve cinsel taciz temasına oturan bir çerçevede Mısırlı kadınların Tahrir’de neden direndiği sorularınıza yanıt verecek. Klasik anlatımla hazırlanan filmlerin, Mısır’a özgü bir üslubu yok. Ancak yine de Mısır’da yaşananları dünyaya aktarma işlevini yerine getiriyor.


Kaynak: ulusalkanal.com.tr

Ülkemizde pek çok dönemde değişik isimler altında sansür uygulanmış ve hepsine de bir kılıf uydurulmuştur. Kimi zaman Kominizim propagandası, kimi zaman müstehcenlik, kimi zaman resmi, kimi zaman gayrı resmi, kimi zaman “Ağzına tükürülerek” veya “Ucubeleştirilerek” gayrı resmi de olsa sanata sansür uygulanmakta… bir adım ileri gidip elbette toplumu korumak için  İnternet sansürü dahi uygulanabilmekte ki kime, neye göre sansür ve algıda yanıltma mıdır sansür?  Örneğin solda kullandığımız resimde “ el ” sansürlenince ne anlaşılıyor? 

 Sansürsüz Sansür Tarihi kitabı Osmanlı’dan günümüze sansür uygulamalarını ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitaba göre İstanbul Telefon Rehberi de bir dönem yasaklı eserler arasındaymış…

Bu yılın başında, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) tarafından 3 Ocak’ta açılan Aykırı sergisindeki üç fotoğrafı, müstehcen olduğu gerekçesiyle, sanatçıların izni olmadan kaldırmıştı. Böylece kültür sanat dünyası yeni yıla sansürün gölgesinde girmiş oldu. Sinemis Yayınları’ndan çıkan, Nuri Kayış ile Serhat Hürkan’ın yazdığı Sansürsüz Sansür Tarihi 1795-2011 adlı kitaptaki örnekleri görünce, bu coğrafyada sansürün her dönem kendini gizliden gizliye gösterdiğini görüyorsunuz. Öyle ki aradan yıllar geçse bile ‘sansür hikayeleri’ değişmiyor. Örnek mi? 1939 yılında daha önce İstanbul ve Ankara’da izleyicilere buluşan bir sergi, İzmit’te açıldığında üç tablo İzmit’teki savcılık tarafından müstehcen bulunduğu için sergiden kaldırılmış! Kayış ve Hürkan, Osmanlı’dan başlayarak günümüze kadar yaşanan sansür uygulamalarını, 582 sayfaya sığdırmaya çalışmışlar. Her dönem, hemen hemer her kesimden yazar çizer, düşünen insanın sansürden mağdur olduğu görülürken, Türkiye’de yasaklanan kitaplardan birinin de İstanbul Telefon Rehberi olduğunu öğreniyorsunuz. Rehber, yasaklı kitaplar listesinden 1988 tarihinde çıkarılınca bu yasağın varlığı örneniliyor. İşte ‘sansür tarihimizden’ traji-komik manzaralar:
İbni Sina’nın Şifa adlı eseri Maarif Nezareti bütçesinden verilen ödenekle basılırken ‘kitabın zararlı’ olduğu iddia edilir. Baskı durdurulur. Basılıp, ciltlenen nüshalar da yakılır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mürebbiye adlı kitabından aynı adla Ahmet Fehim tarafından sinemaya uyarlanan, bir Fransız mürebbiyenin Osmanlı konağında yaşadığı aşk hikayesini anlatan film, 1919’da Fransız işgal komutanı Franchet D’Esperey tarafından, ‘bir Fransız kızı düşük ahlaklı gösteriliyor’ gerekçesiyle yasaklanır.
1940’ta, Pierre Louys’un yazdığı ve CHP milletvekili Nasuhi Baydar’ın Türkçeye çevirdiği Afrodit adlı roman müstehcen olduğu iddasıyla yargılanır. Dava büyük ilgi görür. Kitap beraat eder ve 5 Nisan 1940’ta satışa sunulur. Üç saat içerisinde kitap tükenir.
1952’de Metin Erksan’ın Aşık Veysel’in hayatını anlatan Karanlık Dünya filmi ‘ekinler cılız, köylüler fakir gösterildiği’ gerekçesiyle yasaklanır.
1954’te Osman Seden’in Kardeş Dursun filmi, İstanbul Boğazı’nın görüntüleri, ‘çıkarma yapabilecek düşman birliklerine yol göstebilir’ gerekçesiyle sansürlenir.
1962 yapımı Halit Refiğ’in yönettiği Şafak Bekçileri filminin sansürlenme gerekçesi ise şöyle: “Filmde uçak düşme sahnelerinin gençleri askerlikten soğutma tehlikesi, hava subayını canlandıran Göksel Arsoy’un üniformalıyken sevgilisiyle öpüşmesi.”
Türk sinemasının başyapıtları arasında bulunan Yılmaz Güney’in yönettiği Umut‘un sansürlerme gerekçesi de oldukça ilginç: “Faytancunun giyim kuşamının fakirliğin sembolü olması…”
Yaşar Kemal’in başyapıtı İnce Memed romanı Lütfi Akad tarafından sinemaya uyarlanmak üzere senaryolaştırılır. Sansür Kurulu senaryoyu ‘Türk devletinin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün bozucu nitelikte olduğu’ gerekçesiyle onaylamaz. Yılmaz Güney’in Memed’i oynaması planlanan film projesi de iptal edilir.
Atıf Yılmaz’ın yönettiği Kemal Sunal’ın rol aldığı Kibar Feyzo‘yu izleyen bir emniyet amiri, filmde komünizm propagandası yapıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunur. Atıf Yılmaz ile yapımcı Ertem Eğilmez idam istemiyle yargılanır.
Sabah yazarı Refik Erduran’ın Canavar Cafer adlı oyunu Ankara Birlik Tiyatrosu tarafından birçok şehirde oynanır. Muş Valiliği oyunu yasaklar. Ama oyun Tunceli’de polisler tarafından ödüllendirilir.
 Son yıllardaki örneklerden biri de kitapta kendine yer buluyor: Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken öyküsünden tiyatroya uyarlanan oyunda, rol icabı sigara içen oyunculara Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından ceza kesilir.
Ünlü yazar Chuck Palahniuk’un Ölüm Pornosu adlı kitabı müstehcen olduğu iddasıyla yayıncısı ve çevirmeni yargılanır. Çevirmene karakoldaki sorgusunda “Manken misiniz?” diye sorulur.

Devletin tepesi bile Sansürü tavsiye edebilmiş!

Türkiye’nin Oscar aday adayı olan ve Altın Portakal ödüllü Handan İpekçi’nin yönettiği, Kürt sorununa barışcıl bir gözle bakan Büyük Adam Küçük Aşk filmi 2002’de yasaklanmıştı. Kitaptan öğrendiğimiz kadarıyla film, Milli Güvenlik Kurulu’nda bile tartışılmış. Kurul’da dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, Kültür Bakanlığı’nın sağladığı kaynaklarla böyle bir film nasıl çekildiğini öğrenmek istemiş. Kültür Bakanlığı yetkilisi ise açıklamasından sonra “Gerekli çalışmaları yaptık. Filmi önümüzdeki günlerde yasaklatacağız” cevabını vermiş.

Dahasonraki süreçte ise herpimizin bildiği gibi “Ağzına Tükürenler”, “Ucubeleştirenler ve dahi batıda rahatça sergilenen resimler sanatçısı (!) tarafından güneydoğu illerimizin birinde kumaşla bile sansürlenebilmiştir.

Burası Türkiye…

( (kynk : sabah.com.tr + Diren)