Şunun için etiket arşivi: Sanatsever

‘Aphrodisias çığlığı’

Ara Güler’in 1958 yılında bir rastlantı sonucu buluştuğuAphrodisias Antik Kentine ait fotoğraflardan oluşan siyah beyaz ve renkli prodüksiyon fotoğraflar Akademi Knidos’ta sanatseverlerle buluştu.

Rahatsızlığı nedeniyle Ara Güler serginin açılışına katılamazken, aralarından gazeteci yazar Osman Saffet Arolat ve Uluslararası Nakliyeciler Birliği Başkanı Çetin Nuhoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda sanatsever deniz uçakla İstanbul’dan Palamutbükü’ne inerek buradan serginin açılışının yapılacağı Yaka Köyündeki Akademi Knidos’a ulaştı.
1958 yılında dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Aydın’da bir baraj açma törenini fotoğraflamak için yola çıkan Ara Güler, törene geç kalınca Aydın Valiliğinin tahsis ettiği jeeple Menderes’i izlemeye giderken yolunu kaybeder ve yolu Aphrodisias ile kesişir. Burada Antik kenti ve bu kentte yaşayan insanları, antik kent kalıntıları altında kalmış çığlık çığlığa “beni gün yüzüne çıkarın” diyen görüntülerle karşılaşır. Güler’in Akademi Knidos’ta 1 Ağustosta açılan ve 30 ağustos tarihine değin ziyarete açık tutulacak birbirinden ilginç fotoğraflar işte Aphrodisias Çığlığı başlığı ile tuvallerde yerini aldı.
Renkli ve siyah beyaz 40 fotoğrafın yer aldığı Aphrodisias Çığlığı adlı fotoğraf sergisi iş, sanat, turizmci ve tatilcileri buluştururken; İbrahim Çiftçioğlu, Mustafa Altıntaş, Ertuğrul Ateş, Altan Çelen ve Saim Erken gibi sanatçılarda sergiyi izleyenler arasında dikkat çekti. Yöre halkı ve tatillerini bu yörede geçiren özellikle yabancı turistlerin sergiye ilgisi ise görülmeye değerdi.
Ara Güler’in rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı Aphrodisias Çığlığı fotoğraf sergisine katılanlar, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçımıza geçmiş olsun dileklerini iletirken, “O’nun her fotoğrafından Ara Güler’in aydınlık yüzünü görüyoruz” dediler.

 

Kaynak : [-]

Caz tutkunlarının her yıl merakla beklediği Akbank Caz Festivali, Anthony Braxton’dan Eleni Karaindrou’ya, İbrahim Maalouf’tan Gregory Porter’a önemli isimleri ağırlayacak.

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. yılında dopdolu bir

Eleni Karaindrou

programla 3-21 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. 22. Akbank Caz Festivali, bu yıl dünyaca ünlü caz sanatçılarını Türkiye’de ağırlarken, yetenekli genç müzisyenlere de performanslarını sergileme imkanı sunacak.
Klasik cazdan avangart tınılara, dünya müziklerinden elektronikanın sınırlarına dek uzanan işitsel tecrübelerle takipçilerine oldukça geniş bir çeşitlilik sunan festivalin, bu yıl öne çıkan isimleri arasında Anthony Braxton & Diamond Curtain, Wall Quartet, Eleni Karaindrou, İbrahim Maalouf, Gregory Porterve The ACT Jubilee Night bulunuyor. İlerleyen günlerde birçok önemli sanatçının katılımıyla hız kazanacak festival, “Kampüste Caz”, “Jamzz Genç Yetenekler Yarışması” ve sürpriz etkinliklerle devam edecek.

Avrupa cazının ustaları festivalde çok özel bir konser için bir araya gelecek. İsveç’in caz dünyasına önemli katkılarından trombon virtüözü ve vokalist Nils Landgren, postmodern cazın yenilikçi isimlerinden ECHO Jazz Ödülü sahibi Alman piyanist Michael Wollny, İskandinav gitarist Johan Norberg, enstrümanı kontrbasın sınırlarını yeniden çizen

İbrahim Maalouf

İsveçli Lars Danielsson, Alman baterist Wolfgang Haffner, Danimarka’nın caz divası

Cæcilie Norby, bariton saksafonun Fransa’dan çıkan önemli isimlerinden Celine Bonacina ve lirizm yüklü sololarıyla dinleyenleri kendine hayran bırakan Finlandiyalı trompetçi Verneri Pohjola’dan oluşan “The ACT Jubilee Night”, festival kapsamında 6 Ekim Cumartesi günü Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda unutulmaz bir caz ziyafeti yaşatacak.

Festivalin bir diğer konuğu, günümüzün en önemli film ve tiyatro müziği bestecilerinden biri olan Yunan piyanist & besteci Eleni Karaindrou olacak. Her biri ayrı bir başyapıt olarak değerlendirilen “Sonsuzluk ve Bir Gün”, “Ağlayan Çayır” gibi Theo Angelopoulos filmleri için bestelediği müziklerle dünya çapında bir hayran kitlesine sahip olan Eleni Karaindrou, bugüne kadar kaydettiği 20 civarında albüm ile önemli satış başarılarına da imza attı. Akdeniz ve Balkanlar’ın yerel enstrümanları ile klasik batı müziği enstrümanlarını birlikte kullanarak kendine has müzikal renkler yaratmayı başaran Eleni Karaindrou, Türkiye’de en çok sevilen yabancı sanatçı arasında yer alıyor.
Ender Sakpınar yönetiminde 31 kişilik orkestra eşliğinde 7 Ekim Pazar günü Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek Eleni Karaindrou konseri, 24 Ocak’ta vefat eden yönetmen Theo Angelopoulos’un anısına düzenlenecek. “Ulis’in Bakışı”, “Ağlayan Çayır”, “Leyleğin Geciken Adımı”, “Sonsuzluk ve Bir Gün”, “Puslu Manzaralar”, “Kitera’ya Yolculuk” gibi filmlerin müziklerinden oluşan bir performans sunacak olan Eleni Karaindrou, festival tarihindeki unutulmaz konserlerden birine imza atacak.

İbrahim Maalouf, 9 Ekim’de sahne alacak 

Caz trompete yepyeni bir boyut kazandıran günümüzün en yenilikçi müzisyenlerinden Lübnanlı İbrahim Maalouf, 9 Ekim’de Garajistanbul’da sahne alacak. Kuzey ülkelerine has lirizm duygusunu doğuya özgü renklerle bir araya getiren sanatçının müziği cazdan rock müziğine, Arap ezgilerinden usta işi doğaçlamalara kadar onlarca farklı rengi barındırıyor.

Müzik otoritelerinin “bir sonraki en büyük erkek caz vokali” olarak nitelendirdiği Gregory Porter, caz, funk, R&B, blues ve gospel tınıları üzerine kurduğu büyüleyici vokaliyle 22. Akbank Caz Festivali’nin kaçırılmayacak performanslarından birini vaat ediyor. 2010 yılında yayınladığı çıkış albümü, “Water” ile 53. Grammy Ödülleri’nde “En İyi Caz Vokali” dalında aday olan Gregory Porter, 2011 yılında ise Fransızların saygın caz kurumu L’Academie du Jazz tarafından düzenlenen Django Reinhardt ödüllerinde “En İyi Caz Vokali” ödülünü aldı. Sanatçı 2012 yılında müzikseverlerle buluşan “Be Good” albümünün tanıtım turnesi kapsamında 11 Ekim Perşembe günü Babylon’da sahne alacak.

Amerikan caz sahnesinin efsane isimlerinden müzisyen, besteci, filozof ve eğitmen Anthony Braxton, 17 yıl aradan sonra yeniden Akbank Caz Festivali’nde sahne alacak. 1970’lerde 400’ün üzerinde besteye ve 70’i kendi gruplarıyla olmak üzere 120’nin üstünde albüme imza atan cazınkilometre taşlarından biri olan Anthony Braxton, bu kez Diamond Curtain Wall

Anthony Braxton

Quartet ile festival kapsamında sahne alacak. Alto saksafon ve diğer üflemeli çalgılarda Anthony Braxton, sopranino, soprano ve alto saksafonda James Fei, kornet ve diğer nefesli çalgılarda Taylor Ho Bynum, kemanda Erica Dicker’den oluşan Anthony Braxton & Diamond Curtain Wall Quartet projesi, 17 Ekim’de The Seed’de olacak.

Etkinlikler

22. Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenecek “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”, sunduğu yurt dışı eğitim fırsatı ve saygın jürisi ile genç yetenekleri bekliyor. 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, festivalin bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahnede “Jam Session” yapma imkanı sunan yarışmaya katılmak isteyenlerin hazırladıkları demo CD’yi ile gerekli belgeleri 22 Eylül’e kadar Akbank Sanat’a ulaştırmaları gerekiyor.

Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgarını estiren “Kampüste Caz” konserleri bu yılda cazın mavi notalarını ve onlarca farklı rengini üniversite öğrencileriyle buluşturacak. Kampüste Caz, sürpriz isimlerin performanslarıyla İstanbul’un yanı sıra 9 farklı şehirde üniversiteli gençlerle bir araya gelecek.

 

Kaynak :[-]

Bugün “Fotoğraf Eğitmenimiz”  “ Damla YEDİSAN ” ile fotoğraf ve Fotoğrafçılık Kurslarımıza ait özel bir site ( http://www.fotografcilikkurslarim.com )yapımı ve şekli hakkında telefon görüşmesi yaptık ve ardından siteyi biraz inceledim sonra diğer sanat sitelerine göz atmaya başladım ki fotoğraf sergisi olarak aşağıdaki haberi gördüm… Haberi okuduktan sonra google’da biraz araştırma yapınca sizlerle de paylaşmak istedim.  “Bilgi paylaştıkça büyür.” değil mi?

 

Tina Modotti

İtalya’daki yoksulluktan Hollywood’da başrole… Entelektüellerin gözdesi ‘çılgın’ partilerden Komünist Parti üyeliğine… Vatansızlıktan savaş meydanlarına… Herkesi etkileyen güzellikten ‘hafifmeşreplikle’ damgalanmaya… Tarihin önemli fotoğrafçılarından Tina Modotti’nin fotoğrafları, efsanesine yakıştıramadığımız bir sessizlikle Cihangir Sanat Galerisi’nde bekliyor.

İtalya’da yoksul bir ailede başlayan yaşamı, dünyanın dört bir yanında fena halde fırtınalı biçimde seyrederken, yolu Hollywood’da başrollere de düşmüş Avrupa’da ajanlığa da… Etkisinden kolay kaçınılmayan bir güzelliğe sahipmiş. Yaşamının bir kısmında entelektüel camianın katılmak için can attığı çılgın partilere ev sahipliği yaparken, bir kısmını militan bir komünist olarak geçirmiş, bir kısmında ‘hafifmeşrep’ ve ‘tehlikeli’ bir kadın sıfatıyla damgalanmış…

Dünyanın farklı yerlerinde bulunmasına, vatansız yaşamasına karşın en yaygın iki sıfatıyla belirtirsek; ‘Meksikalı’, ‘devrimci fotoğrafçı’ Tina Modotti’den (1896-1942) söz ediyoruz. Fotoğraf sanatında kalıcı bir iz bırakmış; eserleri önemli müzelerin koleksiyonuna girmiş Modotti’den…

Ölümünden uzunca süre sonra dünyada tekrar hatırlanması 1991’e denk geliyor. O yıl, Modotti’nin 1925’te çektiği ‘Güller’ adlı fotoğrafı açık artırmaya çıktığında, o zamana kadar bir fotoğraf için ödenen rekor fiyata; 165 bin dolara satılmıştı.

SESSİZ SEDASIZ BİR SERGİ  
Modotti’yi bugün hatırlamamızın vesilesiyse İstanbul’da açılan ‘Yeni Bir Bakış’ adlı sergi. ‘Renkli’ hayat hikâyesine sahip önemli bir sanatçının yolu Türkiye’ye düştüğünde çektiği büyük ilgiye; sanatseverliğimizin göstergesi olarak, mesela hikâyesinin sosyal medyada dilden dile dolaşmasına artık alışkınız. Konumuz bu durumu tartışmak değil ama ‘sanatseverlik’ ilgisini fazlasıyla hak eden Modotti’yi İstanbul’a getiren serginin, 19 Temmuz’da Cihangir Sanat Galerisi’nde sessiz sedasız açılması dikkat çekici…

Bu notun ardından iki öneri; sergiye giderken konuya az da olsa çalışmış olmak önemli. Yoksa bir zamanların Meksikasının yoksul yaşamından görüntüler aktaran, küçük siyah beyaz kareler size pek fazla şey ifade etmeyebilir.

Dilerseniz, ‘konuya çalışma’ meselesiyle bağını kurabileceğiniz ikinci önerimizse bir kitap. Margaret Hooks’un Agora Kitaplığı’ndan çıkan, ‘Devrimci Fotoğrafçı Modotti’ adlı kitabı, akıcı bir dille yazılmış, ‘renkli’ bir portreyi aktarıyor. Biz de bu yaşam öyküsünde hızlı bir tur atalım.

İtalya’da altı çocuklu yoksul bir ailenin, küçük yaşta okulu bırakıp fabrikada çalışmak zorunda kalacak ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi Modotti. Babası iş için ABD’ye gittiğinde, 12 yaşındayken bir ipek fabrikasında çalışmaya başlamıştı. 1913’te New York’taki babasının yanına gitmesiyle yeni bir dünya tanıdı; kaldığı ‘Küçük İtalya’ bölgesi aynı zamanda sanatçıların merkeziydi. Modotti böyle bir ortamda vaktinin önemli kısmını tiyatro ve opera izlemeye ayırıyordu. Tanıştığı ABD’li ressam Roubaix de I’Abrie Richey (Robo) sayesinde bir adım daha atıp ‘camiaya’ karışacaktı. 18 yaşına bastığında bazı yerel tiyatrolarda rol alarak yeteneğini gösterme fırsatı bulmuş, küçük çaplı bir üne kavuşmuştu bile.

HOLLYWOOD VE MEKSİKA
Hedefi Robo’yla birlikte Hollywood’a gitmekti. 22 yaşındayken bu hayalini gerçekleştirdi ve bir yıl sonra ‘Kaplanın Postu’ adlı filmde başrolü kaptı. Robo’yla Los Angeles’a gittiğinde evlenmişti. Modotti’nin, entelektüel çevredeki ününün yaygınlaşmasında oyunculuğunun yanı sıra önemli bir neden daha vardı; herkesin hemfikir olduğu güzelliği. Eşiyle birlikte düzenlediği entelektüel tartışma toplantılarında da, eğlenceli partilerde de herkesin odağındaki kişi aynıydı; Modotti.

Âşıklarının sayısı hiç de az değildi. O sıralarda Los Angeles’ın yolunu tutan diğer bir kişi, adı fotoğrafın efsaneleri arasında anılacak Edward Weston’dı.

Modotti, Robo’yla ilişkisindeki duygusal bağ gevşediği sırada Weston’la yakınlaştı. Robo Meksika’ya gitmişti. Modotti de peşinden gitmeyi aklından geçirmeye başlarken, 1922’de onun bir hastalık sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Ertesi yıl, Hollywood’un kendisine göre olmadığını düşünen Modotti’yle Meksika’ya gitmek Weston’a nasip oldu.

O yıllarda Meksika entelektüeller için cazip bir yerdi. Siyasi devrim yaşanmıştı ve canlanan kültürel ortam dünyanın pek çok yerindeki sanatçıları çekiyordu. Modotti ve Weston, bir tür Rönesans’ın yaşandığı Juarez bölgesine taşındılar. Modotti, Weston’ın önerisiyle fotoğraf çekmeye başlamıştı. Bu alanda da yetenekliydi ve iyi bir fotoğrafçı olarak kabul görmesi için bir yıl yetecekti. Evdeki ‘çılgın partiler’ dönemi tekrar başlamıştı.

Daha çok ‘Frida’ filmiyle birlikte tanıdığımız, büyük ressam Diego Rivera da partilerin konukları arasındaydı. Rivera’yı, büyük aşk yaşadığı diğer ressam Frida Kahlo’yla partilerin ev sahibi Modotti tanıştıracaktı. Filmi izleyenler, bir sahnede Frida’yla etkileyici biçimde tango yapan kadını hatırlayacaktır; işte o ‘bizim’ Modotti’ydi.

Modotti’ye aşina olduğumuz başka bir şeyden söz etmek de mümkün; bizzat Weston’ın çektiği, epey yaygınlaşmış nü fotoğrafları… Öyle ki, “O nü fotoğrafları olmasaydı bugün Modotti’yle ilgilenir miydik?” sorusunu soran sanat tarihçileri vardır. Yanıtı, önceki satırlarda kitabından bahsettiğimiz Hooks veriyor; “Kesinlikle evet. Yoksa 1991’de Sotheby’s’deki açık artırmada, ‘Güller’ fotoğrafı 165 bin dolara satılabilir miydi?”

Tekrar Modotti’nin partilerine ve Weston’a dönelim. Daha doğrusu Modotti’nin bu ikisiyle arasındaki bağın kopmasına, yaşamının bir kez daha radikal biçimde değişmesine… Modotti’nin, evinde partiler düzenlemeyi bırakması, Weston’la arasındaki bağın kopması, politikaya gittikçe daha fazla ilgi duymasıyla aynı günlere denk geliyor. Ve fotoğraf makinesini yoksul Meksikalılara çevirmesiyle…

AJANLIĞA GİDEN YOL
Modotti 1927’de, 31 yaşındayken katıldığı Meksika Komünist Parti’sinde, partinin gazetesi için foto muhabirliği yapmak gibi aktif görevler üstlenmişti. Fakat kötü günler yaklaşıyordu. 1929’da, birlikte yaşadığı sevgilisi, parti üyesi Antonio Mella’nın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunda yalnızca tutuklanmadı; komünistleri aşağılayan bir kampanyanın hedefine yerleştirildi ve ‘hafifmeşrep’, ‘tehlikeli’ bir kadın olarak damgalandı. 1930’da, bu kez Meksika başkanına yönelik bir suikasttan sorumlu tutulduğunda ülkeden sürüldü.

Berlin’e gitti. Canlı bir sanat ortamı ve fazlasıyla fotoğrafçı vardı. Avangart sanat ortamında kendisini geliştirecek maddi imkânlara sahip değildi. Bunalıma girdi, fotoğraf çekmeyi bıraktı, komünistler arasında nam sahibi bir arkadaşıyla Moskova’ya geçti. Komünist Parti içinde aktif roller üstlendi ve Sovyetler Birliği’nin, Avrupa’da çalışan gizli görevlileri arasında yer aldı.

Katıldığı İspanya İç Savaşı’nda komünistler yenildiğinde New York’a gitmek istiyordu ama ABD bu isteği kabul etmedi. Kendisini, kimliksiz geldiği, takma isimle yaşayacağı Meksika’da buldu. Sovyetler Birliği ile Nazi Almanyası saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ve Modotti, Komünist Parti’ye olan güvenini kaybetmişti. Depresyon dönemi tekrar başlamıştı. 5 Ocak 1942’de, arkadaşlarıyla gittiği akşam yemeğinden dönerken kalp krizi geçirdi. Hemen her efsane kişilik gibi Modotti’nin ardından, ölümünün nedenleri hakkında söylentiler üretildi. Pablo Neruda da şiir yazdı.

SERGİ CİHANGİR OTOPARKINA GİZLENMİŞ GİBİ
Meksika Başkonsolosluğu’nun desteğiyle, Modotti’nin 26 fotoğrafının sergilendiği yer, Beyoğlu Belediyesi’ne ait Cihangir Sanat Galerisi. 15 Ağustos’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Galeri, üstü çocuk parkı olarak düzenlenmiş, bir kısmı yeraltında kalan Cihangir’deki katlı otoparkın içindeki salonlardan birinde kurulmuş. Fakat eğer daha önce galeriye gitmediyseniz bulmanız kolay olmayabilir. Zira Modotti sergisiyle ilgili afişler, işaretler bir yana; galeriyi gösteren herhangi bir işaret de yok. Otoparkın giriş kapısından içeri girip galeriye ulaşmaya çalışırsanız işiniz zor; epey bir dolanıp bulamama ihtimaliniz var. Kısa yol, otoparkın üstündeki, ilk bakışta fark edilmeyen merdivenden aşağı inip galeriye girmek.

 Aşağıda galeride sanatçıya ait fotoğraflardan seçme fotoğrafları bulabilirsiniz.

Kaynak : [-]  Eyüp Tatlıpınar


19 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek festivalde 7’den 70’e herkes “Opera” diyecek…

Türk ve dünya operalarının seçkin yapıtlarını, görsel bir şölende sanatseverlerle buluşturacak olan 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali, 7 Temmuz’da kapılarını açıyor. Festival biletleri ise www.mybilet.com adresinde ve MyBilet kiosklarında satışa çıktı.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali, 7 – 19 Temmuz 2012 tarihlerinde İstanbul’un büyülü atmosferinde önemli prodüksiyonlara ev sahipliği yapacak.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Başrejisörü Yekta Kara’nın Sanat Yönetmenliğinde organize edilen festival, 2012 Temmuz ayı boyunca, beş opera prodüksiyonu ve bir Gala Konserin yer aldığı 10 temsille Türk ve Osmanlı dünyasının kapılarını açarak sanatseverlere unutulmaz anlar yaşatacak. Ankara, İstanbul, İzmir,Antalya ve Samsun Devlet Opera ve Balesi yapımlarının yanı sıra festivalin bu seneki sürprizi, dünyaca ünlü Arjantinli tenor Jose Cura olacak.

Festivalin 7 Temmuz’daki açılış temsili, W.A.Mozart’ın operalarından bir başyapıt örneği “Don Giovanni” operası ile gerçekleşecek. Ankara DOB tarafından Yekta Kara’nın rejisi ile sahnelenecek eser, İstanbul’un modern yüzü Haliç Kongre Merkezi’nde izleyici ile buluşacak.

İlk yıldan itibaren festivalin vazgeçilmezi, Viyanalı ünlü besteci W. A. Mozart’ın, Osmanlı İmparatorluğu’nun parlak dönemlerinden bir hikaye sunduğu “Saraydan Kız Kaçırma” operası ise doğal mekanı içinde, ardı ardına üç gün, Topkapı Sarayı’nda, Samsun DOB tarafından sahnelenecek.

İzmir DOB’un, padişahların evi Topkapı Sarayı’nda sahneleyeceği, besteci Okan Demiriş imzalı, “IV. Murat” operası; Osmanlı padişahları arasında en korkusuz, en güçlü ve bir o kadar da eğitimli ve ince ruhlu Sultan Dördüncü Murat’ın trajik hayatının anlatıldığı, belleklerden silinmeyecek bir prodüksiyonla sanatseverlerin karşısına çıkacak.

İstanbul DOB’un sahneleyeceği ve Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’in Timur Han’la olan savaşının konu edinildiği “Yıldırım Bayezid” operası, İtalyan besteci, Antonio Vivaldi’nin muhteşem anlatısını Kadıköy Süreyya Operası’na taşıyacak.

Besteci Selman Ada’nın Halit Ziya Uşaklıgil’in ünlü romanından esinle bestelediği, vicdanı ile arzuları arasında sıkışıp kalan bir kadın karakterin anlatıldığı “Aşk-ı Memnu” operası, Antalya DOB ile festivale Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nden sıcak bir hava katacak.

Tarihsel mekanlarla bütünleşerek İstanbul’u dünya ölçeğinde benzersiz bir konuma yerleştirecek festival, Topkapı Sarayı, Aya İrini, Süreyya Operası, Haliç Kongre Merkezi, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

 

Kaynak : [-]

Çağdaş ve modern sanat alanında dünyanın en önemli fuarı olarak kabul edilen ‘Art Basel’a Türkiye, Rusya ve Çin’den yoğun katılım dikkat çekiyor

Her yıl İsviçre’nin Basel kentinde yapılan Art Basel fuarı bu yıl 43’üncü kez kapılarını sanatsever ve koleksiyonculara açtı. Resmî olarak 12 Haziran Salı günü başlayan fuara ilk iki gün sadece özel davetliler, sanatçılar ve koleksiyoncular kabul edildi. Böylelikle VIP sayılan kişilere sanat eserlerini daha rahat inceleme ve satın alma olanağı yaratılmış oldu.

Toplam 36 ülkeden 2 bin 500’ün üzerinde sanatçı ve 300’ün üzerinde galerinin buluştuğu Art Basel’da bu yıl Türkiye’den katılan galeri yok. Fuarda yer alan sanatçıların yüzde 23 gibi önemli bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri’nden. ABD’yi Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinden sanatçılar izliyor.

Fuarın yeni alıcı profili

Türkiye galeri olarak temsil edilmemesine karşın, özellikle İstanbul’dan gelen ziyaretçi ve koleksiyoncuları ile fuarda adından en çok söz ettiren ülkelerden biri oldu.

New York’un önde gelen sanat galerilerinden Cheim&Read’in ortaklarından Adam Sheffer, Türklerin sanattan çok iyi anladığını belirterek, “Özellikle son yıllarda Türk koleksiyoncular pazara alıcı olarak yoğun olarak girdiler. İstanbul’da dünya çapında eser toplayan koleksiyoncular var. Dikkat çekecek ölçüde iyi alım yapıyorlar. Ayrıca Çinliler ve Ruslar da sanat piyasasının yeni alıcıları. Özellikle Art Basel’a bu ülkelerden her yıl daha çok sanat koleksiyoncusu ve koleksiyoncu olmaya aday sanat severler geliyor” dedi.

 ‘Türkler Batı tarzına yakın’

Türkiye ve Türk koleksiyoncuları ile ilgili olarak, Türkiye’nin Batılı tarz sanat geçmişine vurgu yapan Sheffer, “Türk sanat koleksiyoncuları yılların birikimi olan bilgi ve kültür derinliği ile bu konudaki herhangi bir Batılıdan hiç de farklı değiller. Türkler kültür olarak Çinlilerden çok farklı. Batı sanatına yatkınlar. Türklerin Paris ekolünden gelen Komet gibi, Fahrünnisa Zeyd gibi dünya piyasalarında rekor fiyatlara eserleri satılan çok önemli sanatçıları var. Türkiye’deki müzelerde önemli eserleri bulunuyor. Yılların birikimi ile bu konuda çok eğitimliler sanat konusunda özel bir zevke sahipler” şeklinde konuştu.

Fuarın özel ziyaretçilere açık olan ilk iki günündeki ziyaretçi profili Adam Sheffer’in sanatın yeni alıcı kitlesiyle ilgili olarak söylediklerini kanıtlar nitelikteydi. Ziyaretçilerin çoğunun Türkiye, Rusya, Çin, Güney Amerika, Ortadoğu ve Orta Asya gibi Batılı ülkeler dışından gelenlerden oluştuğu görüldü.

 Basel halkından sanata destek örgüsü

Basel halkı sanata olan saygı ve desteğini Ren nehri üzerindeki Wettstein köprüsünün korkuluklarına el örgüsü rengarenk kılıflar geçirerek gösterdi. El örgüsü ile süslenen köprüye geliş ve gidiş istikametinde yaklaşık bir kilometrelik örgü malzeme kullanılmış oldu. (Deutsche Welle Türkçe)

 

Kaynak: [-] 

Yaz mevsiminin gelmesiyle hareketlenen kültür sanat etkinlikleri sanatseverleri kararsız bırakacak gibi görünüyor…

Sergi

İSTANBUL

■ Taslak isimli sergisi 5 – 30 Haziran tarihleri arasında Mabeyn Galeri’de. (0 212 261 6060)

■ Şaziye Erel – Atölye Baraka Atölye Rengim’in karma sergisi 5 – 13 Haziran tarihleri arasında Yeminli Mali Müşavirler Odası Sanat Galerisi’nde.

■ Deenesh Ghyczy’nin “Soul Out” isimli sergisi 7 Haziran – 15 Temmuz tarihleri arasında Art Suites Gallery Beyoğlu’nda. (0212 251 55 61)

■ Hakan Kalay’ın “Herkes Kendisi” isimli sergisi 7 – 22 Haziran tarihleri arasında Galeri Artist Çukurcuma’da.

■ Betül Güney, Cenin (Burcu Çorbacı), Ceyda Aldemir P.’nin “Fresh” isimli sergisi 7 Haziran – 12 Temmuz tarihleri arasında C.A.M Galeri’de.

■ Ali’nin Koço’su isimli karma sergi 7 Haziran – 31 Ağustos tarihleri arasında Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Vedat Doker’in sergisi 8 – 29 Haziran tarihleri arasında Odakule Sanat Galerisi’nde.

■ “Soyut-figür-soyutlama-form” isimli karma sergi 8 Haziran – 7 Temmuz tarihleri arasında Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ Kes&Yapıştır isimli karma sergi 8 Haziran – 31 Ağustos tarihleri arasında Galeri Ilayda’da. (0 212 227 92 92)

■ Şiir Özgilge’nin “KAOSTANTIN-IST” isimli sergisi 4 Haziran’a kadar Galeri G-art’da.

■ Refik Ahmet Sevengil Koleksiyonu’na ait Tiyatro Afişleri sergisi 5 Haziran’a kadar İBŞT Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde.

■ Yaşayan, Savaşan Osmanlı ve Dioramaları sergisi 6 Haziran’a kadar Büyük Mabeyn Köşkü’nde.

■ Berke Yazıcıoğlu’nun sergisi 6 Haziran’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da.

■ Saim Onan ve Sergülen Onan Dervişoğlu’nun sergisi 7 Haziran’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Yer Kadın Gök Sanat isimli sergi 7 Haziran’a kadar Bindallı Sanat Evi’nde. (0212 252 79 66)

■ Jean David Morvan, Herr Seele ve Çiztanbul Grubu’nun karikatür ve çizgilerinden oluşan sergisi 8 Haziran’a kadar Sainte Pulchérie Lisesi’nde.

■ Yavuz Yılmaz’ın “Seyr-i Mesel” adlı fotoğraf sergisi 8 Haziran’a kadar Kadıköy Hera’da. (0216 346 04 13)

■ New Yorker Fotoğraf Sergisi 8 Haziran’a kadar İstanbul Fotoğraf Müzesi’nde.

■ Harun Antakyalı’nın “Betonun Halleri” isimli sergisi 8 Haziran’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery 1’de.

■ Michael Tchernega’nın “Awakening / Uyanış” isimli resim sergi 9 Haziran’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

■ Koray Ariş’in retrospektif sergisi 9 Haziran’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Mustafa Eren’in kaligrafi sergisi 9 Haziran’a kadar Galeri Oda’da. (0212 259 22 08)

■ Jean – François Rauzier’in fotoğraf sergisi 9 Haziran’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Bizden ve Onlardan 26 isimli sergi 9 Haziran’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde. (0212 247 08 99)

■ Gökçe Er’in “Zemin Kontrol” sergisi 9 Haziran’a kadar artSümer’de. (0 212 249 10 35)

■ İsimsiz isimli karma sergi 9 Haziran’a kadar Pilevneli Project’te. (0 212 259 03 94)

■ Türk Fotoğraf sanatçısı Timurtaş Onan ve Alman fotoğraf sanatçısı Horst Hamann’ın sergisi 10 Haziran’a kadar Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde.

■ Rembrandt ve Çağdaşları sergisi 10 Haziran’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ Merkezde isimli karma sergi 10 Haziran’a kadar Galeri Linart’ta.

■ Altuğ Alaçlı’nın “fatish” isimli sergisi 10 Haziran’a kadar Füsun İnan Art Gallery’de. (0212 232 40 49)

■ Burcu Büyükünal ve Selen Özuş’un sergisi 10 Haziran’a kadar GaleriBu’da. (0 212 263 13 03)

■ Murat Tomruk’un‘an’lamlar” isimli sergisi 11 Haziran’a kadar Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Navid Azimi Sajadi’nin sergisi 12 Haziran’a kadar Olcayart’ta. (0216 411 17 13)

■ Sınırlar Yörüngeler 11-12 sergisi 14 Haziran’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212 334 11 04)

■ Come – in sergisi 15 Haziran’a kadar Rezan Has Müzesi’nde.

■ MELEKLER, ŞEYTANLAR VE BEN isimli sergi 15 Haziran’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.

■ Mustafa Pilevneli’nin sergi 16 Haziran’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)

■ Neslihan Karaağaç’ın “Gölgeler” isimli sergisi 16 Haziran’a kadar PiArtworks’te. (0212 293 71 03)

■ Juan Botello Lucas’ın sergisi 16 Haziran’a kadar Pi Artworks Tophane’de. (02122454087)

■ Ebülfez Ferecoğlu’nun “Su Perisinin Dokunuşları” isimli sergi 16 Haziran’a kadar Marjinart’ta. (0212 25116 22)

■ Ethem Baymak ve Reşit İsmet’in “Suyun öbür yanı…” isimli sergisi 16 Haziran’a kadar Terakki Sanat’ta. (0212 351 00 60)

■ Gürol Sözen sergisi 16 Haziran’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Wim Wenders’in “Pictures From The Surface Of The Earth” isimli fotoğraf sergisi 16 Haziran’a kadar Dirimart’ta. (0212 2913434)

■ Red Kit İstanbul’da sergisi 17 Haziran’a kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde.

■ Düğmeler sergisi 17 Haziran’a kadar Saint Michel Lisesi Jeanne d’Arc Salonu’nda.

■ Oktay Anılanmert’in “Mekânsız Bedenler” adlı sergisi 17 Haziran’a kadar Galeri Eksen’de.

■ CROSSROADS II isimli karma sergi 17 Haziran’a kadar art ON the Gallery’de. (0 212 259 15 46)

■ Uğur Çakı’nın “Çocukken Oyun Oynamayı Sevdiğini Biliyorum” isimli sergisi 18 Haziran’a kadar Linart Gallery’de. (0212 247 47 29)

■ Özgün Baskı Sergisi 20 Haziran’a kadar Artisan’da. (0 212 247 90 81)

■ Sevinç’in “Bölge” isimli sergisi 21 Haziran’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0 212 866 19 61)

■ Berkay Buğdanoğlu’nun “01 Ante Bellum” isimli sergisi 22 Haziran’a kadar Mim Art & Antiques’de. (0212 240 27 66)

■ Devran Mursaloğlu’nun “düğüm” isimli sergisi 22 Haziran’a kadar Pg Art Gallery’de.

■ Erwin Wurm’un “Blow up” sergisi 23 Haziran’a kadar Galerist’te. (212 252 1896)

■ Yücel Kale’nin “düşlüceli” isimli sergisi 23 Haziran’a kadar Galeri Apel’de. (0212 292 72 36)

■ Mahmut Celayir, Cem Turgay, Peter Hristoff, Murat Germen, Mehmet Kısmet, Sevim Sancaktar, Ahmet Elhan’ın “Siyah – Beyaz” isimli sergi 25 Haziran’a kadar C.A.M Gallery’de. (0212 248 81 49)

■ Server Demirtaş’ın “Aşk – Öfke” isimli heykel sergisi 25 Haziran’a kadar Çağla Cabaoğlu Galeri’de. (0212 291 37 91)

■ Adalar, Mimarlar, Binalar isimli sergi Haziran 2012’ye dek Adalar Müzesi’nde. (0216 382 64 30)

■ İz Öztat’ın “İz” isimli sergisi 26 Haziran’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.

■ Gilbert Garcin’in “Bay G” isimli sergisi 30 Haziran’a kadar Elipsis Gallery’de. (0 212 249 48 92)

■ Fluxus 50. yıl sergisi 30 Haziran’a kadar Kuad Galeri’de. (0212 227 00 08)

■ Aleksey Manukyan, Anıl Çizmecioğlu, Anush Babajanyan, Arif Yaman, Armenuhi Vardanyan, Deniz Pekkıyıcı, Eren Aytuğ, Marianna Vardanyan, Sofia Danielyan ve Volkan Doğar’ın “Beklemekten Öte… Türkiye-Ermenistan Sınırından Hikâyeler” başlıklı bir sergisi 30 Haziran’a kadar Galata Fotoğrafhanesi’nde. (0212 240 33 61)

■ Gerçeklik Şimdi isimli sergi 30 Haziran’a kadar Plato Sanat’ta.

■ Taryn Simon ’un “Kaçak Mallar ile Gizli ve Alışılmadık Olana Dair Bir Amerikan Dizini’nden Seçmeler” adlı fotoğraf sergisi 30 Haziran’a kadar Galeri Manâ’da. (212 243 66 66)

■ Romain Jean Maurice Arnette’nin “Tersyüz” isimli sergisi 1 Temmuz’a kadar Gama Galeri’de. (0212 245 69 22)

■ Kerem Ozan Bayraktar’ın “Kurallar” isimli sergisi 11 Temmuz’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 7853)

■ Almanya’da Çağdaş Sanat Aracı Olarak İç Mekân Tasarımı sergisi 15 Temmuz’a kadar Rezan Has Müzesi’nde.

■ Sera Uzel’in “Lu” isimli sergi 17 Temmuz’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Hisseli Harikalar Kumpanyası – Meraklılarından Sıra Dışı Objeler Sergisi 24 Temmuz’a kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde.

■ Mercan Dede’nin “Revolution Revelation” sergisi 25 Temmuz’a kadar Borusan Müzik Evi’nde.

■ Maureen Connor’un “Çelişkiler” isimli sergisi 28 Temmuz’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Goya’nın “Zamanının Tanığı” isimli sergisi 29 Temmuz’a kadar Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde.

■ Berna Erkün’ün “Sessiz Bahar” isimli sergisi 15 Ağustos’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 216 576 76 18)

■ Fransız-Belçikalı ve Türk Çizgi Romanlarına Çapraz Bakış isimli sergi 31 Ağustos’a kadar İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde. (0212 393 81 11)

■ Burhan Doğançay’ın “Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi” sergisi 23 Eylül’e kadar İstanbul Modern’de.

ANKARA

■ Jale Vural – Schmidt – resim – 6 Haziran’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0 312 290 12 44)

■ Billur Cankurt Varlı – resim – 7 Haziran’a dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Nil Köken – resim – 8 Haziran’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

■ Dünden Bugüne/Akdeniz’de Buluşma 4 – resim, heykel, grafik ve seramik – 8 Haziran’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

■ Azade Köker – resim – 9 Haziran’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Kadına Karşı Şiddet – resim – 9 Haziran’a dek – Türk – İngiliz Kültür Derneği Sanat Galerisi’nde. (0 312 419 18 44)

■ Sema Çulam&Senan Eynullayev – resim – 9 Haziran’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

■ Ayten Taşpınar – resim – 9 Haziran’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

■ Karma Resim – resim – 10 Haziran’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

■ Hülya Küpçüoğlu/Sanatçıdan Siyasetçilere One Minute – resim – 11 Haziran’a dek Ankara Galeri Artist’te. (0 312 311 93 03)

■ Kayıhan Keskinok – resim – 22 Haziran’a dek – Galeri Sanatyapım’da. (0 312 222 19 06)

■ M.C. Escher – resim – 5 Ağustos’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Yaz Karması – resim, heykel, 30 Eylül’e dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0 312 418 02 53)

İZMİR

■ EÜ Atatürk Kültür Merkezi, Merih Tekin Bender’in “Derin Metafor” adlı yağlıboya/akrilik resim sergisini ağırlıyor.

■ Mehmet Fırıncı‘nın özgün baskıresim sergisi Selçuk Yaşar Sanat Galerisi’nde açılacak.

■ Ceyda Caba ve Tarık Gök’ün çağdaş resim sergisi Tarihi Havagazı Fabrikası’nda bugün sona eriyor.

■ Gölgenin Öyküsü fotoğraf sergisi, bugün Çizgelikedi Sanat Merkezi’nde açılıyor.

■ Norm Sanat Galeri Grubu sezon sonu resim sergisi, 1 Temmuz’a dek Norm Sanat Galerisi’nde.

MERSİN

■ Reşat Ceylan’ın İSK Teoman Ünüsan Sanat Galeresi’ndeki, ‘Deterministik Algı ve Melankoli’ adlı yağlıboya resim sergisi 6 Haziran’a dek izlenime açık olacak. (0324 2381088)

■ N. Tülay Okan’ın, ‘Şu an / Göğe bak-ma durağında’ adlı yağlıboya resim sergisi Görsel Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 15 Haziran’a dek izlenime açık tutulacak. (0532 3370959)

■ Aliye Pozcu İlköğretim Okulu öğrencilerinin yıl içindeki çalışmalarının yer alacağı, ‘Karma Resim Sergisi” yarın 14.00’da İSK M.İlhan-A. Uğural Sergi Salonu’nda 11 Haziran’a dek izlenime açık olacak (0324 2381088)

Müzik

İSTANBUL

■ ‘40. İstanbul Müzik Festivali’ kapsamında bugün, yarın ve çarşamba günü saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde sırasıyla “Zürih Balesi – I: ‘ve Rüzgârdan Sakındı’”, “Zürih Balesi – II: Boşlukta Rüzgârlar” ve“Dünyadan Danslar” gösterileri, perşembe günü saat 21.00’de “Amstel Quartet”, cuma günü saat 20.00’de Kadıköy Süreyya Operası’nda“Müziğin Kadın Kahramanları”, cumartesi günü saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde “Tekfen Filarmoni Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 216 556 98 00)

■ ‘Nardis Jazz Club’da bugün saat 21.30’da “Akın Eldes & Çağlayan Yıldız ‘Yarı Elektrik’’”, yarın saat 21.30’da “Önder Focan & Kağan Yıldız ve Konukları”, çarşamba ve perşembe günü saat 21.30’da Garanti Jazz Yeşili 15. Yıl Konserleri kapsamında “Benny Golson”, cuma günü saat 22.30’da “Asena Akan & Donovan Mixon Quintet”, cumartesi günü saat 22.30’da “Sibel Köse Quartet” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Turkcell Kuruçeşme Arena’da bugün saat 21.15’te “Macy Gray”, cumartesi günü saat 21.00’de “Erol Evgin” konseri izlenebilir. ( 0 212 263 39 83)

■ ‘Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da “Melek”, yarın saat 22.30’da “Hediye Güven”, çarşamba günü saat 22.30’da “Neyse”, perşembe günü saat 22.30’da “Barlas”, cuma günü saat 22.30’da“Gevende” konseri izlenebilir. (0 212 244 25 58)

■ ‘Jolly Joker Balans’ta yarın saat 19.00’da “Quantum”, perşembe günü saat 20.00’de “Özgür Çelik”, cuma günü saat 22.00’de “Özgün”, cumartesi günü saat 22.00’de “Yaşar” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Gösteri Salonu’nda çarşamba günü saat 20.00’de “Brahms’ı sever misiniz?” konseri izlenebilir. (0 212 219 16 97)

■ ‘The Seed’de İstanbul Resitalleri kapsamında perşembe günü saat 20.00’de “Claire Huangci” konseri izlenebilir. (0 212 323 60 50)

■ ‘Akbank Sanat’ta perşembe günü saat 20.00’de “Genç Yetenekler Konseri” izlenebilir. (0 212 252 35 00)

■ ‘Türk Telekom Arena’da perşembe günü saat 20.00’de “Madonna”konseri izlenebilir. (0 216 556 98 00)

■ ‘İstanbul Live’da cuma günü saat 21.00’de “Kerem Gerdenzeri – Koma Wetan”, cumartesi günü saat 21.00’de “Luxus” konseri izlenebilir.

(0 541 889 10 90)

■ ‘Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde cuma ve cumartesi günü saat 21.00’de “Kalan Müzik 20. Yıl Konserleri” izlenebilir. (0 212 232 86 03)

ANKARA

■ Jolly Joker Ankara’da, Eflatun konseri 8 Haziran’da saat 22.00’de, Erdem Yener konseri 9 Haziran’da saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

■ Bilkent Odeon’da, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın şef Işın Metin yönetiminde vereceği “Film Müzikleri Konseri”, 28 Haziran’da saat 21.00’de. (0 312 290 17 75)

■ Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Ankara’da, Ahu Sağlam’ın vereceği konser 15 Haziran’da saat 20.00’de, Cengiz Özkan’ın vereceği konser, 23 Haziran’da saat 20.00’de. (0 312 417 56 59)

Tiyatro 

İSTANBUL

■ İstanbul Tiyatro Festivali Kapsamında bugün “İnsan Manzaraları” Haldun Taner Sahnesi 18.30, “Macbeth” Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi 20.30, “Daf / Kapan” garajistanbul 20.30, yarın “Macbeth” Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi 20.30.

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Yaz Oyunları “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” Salı 21.00, “Şark Dişçisi” Perşembe 21.00 Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde.

■ Oyun Atölyesi’nde bugün Noland Proje Topluluğu “Soyun” 20.30, “Antonius ile Cleopatra” Çarşamba, Perşembe, Cuma, cumartesi 20.30, Pazar 16.00. (0 216 345 39 39)

ANKARA

■ Mavi Sahne’de, “Mutfak Cadıları” 8, 9, 10 Haziran’da saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 15 Haziran’da saat 20.00’de, “Tuluatmasyon/Her Şey Doğaçlama Komik Gösteri” 16 Haziran’da saat 20.00’de. (0 312 241 02 33)

■ Şinasi Sahnesi’nde, Dostlar Tiyatrosu’nun Ankara turnesi kapsamında, “Kerem Gibi/Nâzım Hikmet’le 35 Yıl” adlı oyun bugün saat 20.30’da. (0 312 467 17 44)

■ Tiyatro Tempo’da, “Bir Beckett Oynamak” adlı gençlik oyunu bugün saat 20.00’de. (0 312 232 32 92 )

ADANA

■ Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu oyuncuları, Üstün Dökmen’in yazdığı, Ali Hürol’un sahneye koyduğu, ‘Komşu Köyün Delisi’ adlı oyunu, çarşamba günü 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00’te yeniden sahneleyecek. (0322 4580008)

■ Ebru Grubu kursiyerlerinin, ‘Ebru Sergisi’ bugün 18.00’de Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılıyor. Sanatseverler sergiyi hafta boyu izleyebilecekler. (0322 3523355)

■ Mimarlar Odası’nın, Koleksiyon Mobilya ve Türk Serbest Mimarlar Derneği işbirliğiyle düzenlediği, ‘Çağdaş Mimarlık’ sergisi Adana Koleksiyon Merkezi’nde sürüyor. A.Can Ersan, Orçun Ersan ve Celal Abdi Güzer’in projelerinin yer aldığı sergi 21 Haziran’a dek izlenebilecek. (0322 4541795)

Gösteri-Söyleşi 

İSTANBUL

■ Pera Müzesi Oditoryumu’nda pazar günü saat 15.00’te “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” adlı filmin, cumartesi günü saat 14.00’te “Ah Ne Tatlı Savaş!”, saat 13.00’te “İspanyol Toprağı” adlı filmin gösterimi yapılacak. (0212 334 99 00)

■ G-Mall’da cuma günü saat 10.00’da “Babam İçin” adlı filmin gösterimi yapılacak. (0212 232 44 40)

■ Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da çarşamba, cuma ve pazar günleri saat 18.00’de, “Edepsiz Komedi” adlı stand-up gösterisi sahnelenecek. (0216 467 33 32)

 

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay The Sofa’da gerçekleştirilen, TUROB’un Contemporary İstanbul katkılarıyla düzenlediği “Dünyanın Yeni Sanat ve Kültür Turizm Durağı: İstanbul” adlı basın toplantısında otellerdeki sanat eserlerinin kalitesiz, Uzakdoğu ürünlerinden ibaret olmaması gerektiğini söyledi. Günay “Otellerdeki sanat eserlerinin kalitesini 5 yıldız kriterleri arasına sokacağız” dedi. 

Bakanlık otellerdeki sanat eserlerinin kalitesini 5 yıldız kriteri yapacak

Ertuğrul Günay TUROB’un haziran ayı geleneksel öğle yemeğinde düzenlenen basın  toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“TUI ve Thomas Cook gibi dünyanın en büyük tur operatörlerinin yaptığı en iyi 100 otel listelerinde Türkiye artık en az 25 – 30 otelle temsil ediliyor. Hatta bu nedenle jüriler artık bir ülkeden sadece 10 otel listelemeyi tartışmaya başladılar. Otellerimiz teknolojik ve hijyenik açıdan çok yüksek olan standartlarını sanatla da bezemeliler. TUROB’un gündeme getirdiği bu fikir ışığında otellerimiz ve yeme içme tesislerimiz Türk sanatçıların eserleriyle bezensin istiyoruz. Oteller geniş alanlarını sergilere açabilir, ayın sanat eseri yayınlanabilir. Uzakdoğu’dan ucuza getirilen eserlerin otellerde sergilenmesi yanlış. Gerçekten değerli eserleri sergilemeye başlayan oteller var. Point Hotel ve Sofa Hotel bu çalışmalarıyla beni etkiliyor. Otellerde eşin dostun yaptığı eserler değil. Gerçek Türk sanatçılarının, çağdaş sanat eserleri sergilenmeli. Bu eserlerin kalitesini 5 yıldız kriterleri arasına sokacağız. Bu TUROB’un teklifidir, bu noktada TUROB’a teşekkür ediyorum.”

İSTANBUL YÜKSEK BİNALARLA ÇİRKİNLEŞİYOR

Günay konuşmasında İstanbul’daki uçak rötarlarını ve sayısı hızla artan yüksek binaları da eleştirdi:

“”Benim gibi havayoluyla haftada birkaç kez İstanbul’a gelmek zorunda kalanlar bilirler. Bugünlerde sürekli geç kalıyoruz. Bu arada da ne yazık ki İstanbul’un yeni  zenginliklerinin, tepelere çıkma isteğinin güzellikleri nasıl çirkinleştirdiğini görmek zorunda kalıyoruz. Bu rahatsızlığımı dile getirmek istedim.”

İNGİLTERE’Yİ GEÇTİK, 6’INCI OLDUK 

Turizm Bakanı kültür ve turizmin son dönemde yakınlaşmasıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Kültür ve turizmin bir araya gelmesi konusu 5 yıl önce telaffuz edildiğinde turizmcilerin ve sanat çevrelerinin uzak durduğu bir fikirdi. Bugün ise inanılmaz bir işbirliği oluşmaya başladı. Türkiye turizmi başarılı sonuçlar elde etmeye devam ediyor. Son verilere göre İngiltere’yi geçerek dünyada altıncı olduk. Gelirde de çok ciddi durumdayız. Bu başarılarımızın farklılaşarak devam etmesi için için turizmin içine çağdaş sanatın da katılması gerekiyor. Tıpkı gastronomi ve mimari gibi. İstanbul’un bir kongre turizmi merkezi olmaması düşünülemez. Bu konuda da iyi gidiyoruz. Şu anda dünyada dokuzuncuyuz. Öte yandan alışveriş turizmi alışkanlığı da yaratılıyor. İstanbul’daki alışverişi geleneksel alışveriş noktalarına yönlendirmek gerekiyor. Bu konuda biraz geç kaldık.”

AKM RESTORASYONU BAŞLADI

“Benim  İstanbul için hayalim hayalim şu. Dünyada Berlin, Londra ve Basel gibi sanat görmeye gidilen kentler var. İstanbul’a da böyle bir merkez olmak çok yakışacaktır. Son yıllarda çağdaş ve plastik sanatlar konusunda İstanbul ciddi bir atılım yaptı. Contemporary İstanbul ve Artistanbul bu anlamda İstanbul’a çok büyük katkı sağlayacaktır. İstanbul’un güzel konumunu kültür ve sanatla bezemeliyiz. İstanbul’un tepelere tırmanan yapılarıyla değil bunlarla gündeme gelmesini umut ediyorum. AVM’ler kadar kültür ve sanat merkezleri de yapmalıyız. Bu konuda çalışmalarımız var. Topkapı Sarayı 2013’te iki misli büyümüş olacak. Darphane İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne katılarak oradaki alanı da iki misli büyütecek. Çok tartışılan AKM’nin restorasyonu nihayet başladı. Şantiye kurulmuş durumda. Belirtmek istediğim bir şey var. Dünya kentlerini gördükten sonra Türkiye’deki yeşil alan bende hep hüsrana yol açıyor. Daha fazla yeşil alan diyorum.”

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay gündemi meşgul eden ‘Ayasofya yeniden cami olsun’ haberleriyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Bu tartışma Türkiye’ye yararlı bir tartışma değil. İslam dünyasının en görkemli, camileri bizde. Burada ibadet edebiliyoruz. Bu tartışma siyaset odaklı. 1500 yıllık Ayasofya 1000 yıl Hristiyanlığa, 500 yıl Müslümanlığa hizmet etmiş. Şimdi de her iki dinin en güzel değerlerini insanlara sunma hizmeti nde. Bu düzen bence böyle devam etmeli.”

BAYINDIR: İSTANBUL OTELLERİNDE KÜLTÜR VE SANATA YER VERECEĞİZ

TUROB Başkanı Timur Bayındır ise konuşmasında, İstanbul’un dünya çapındaki sanat etkinlikleri, sayısı her gün artan sanat kurumları, konumu, kültürel mirası, sermaye ve ekonomik gücü sayesinde son yıllarda çekim merkezi olduğunu belirtti.  Kültür ve sanat bütünlüğünün bir dünya şehri olan İstanbul’un çekim noktası haline gelmesinde büyük etken olduğunu söyleyen Bayındır, “TUROB olarak şehrimiz turizminin baş aktörlerinden biri olan otellerimizde, şehrin kültür ve sanat potansiyelinin tanıtılması, yansıtılması ve farkındalık yaratılmasını amaçlıyoruz” dedi.

GÜRELİ : KONAKLAMA SEKTÖRÜ ÇAĞDAŞ SANATA DESTEK VERECEK

Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli ise yaptığı konuşmada, Türkiye’den çağdaş sanatın hem yurtiçi hem dünya çapında tanınması ve gelişmesi ile İstanbul’a özellikle yurtdışından gelen sanatseverler, sanat kurumu yöneticileri ve sanat koleksiyonerlerinin sayısının her geçen sene arttığına dikkat çekti. Bu durumun turizme de oldukça olumlu yönde yansıdığına değinen Güreli,

“Dünyada uluslararası fuarlar, etkinlikler, sanat kurumları ve müzayedeler büyük kitlelerin organizasyonun düzenlendiği ülkeyi ziyaret etmesini sağlamaktadır.  Nitelikli ve belirli gelir düzeyine sahip insanlar olan bu ziyaretçiler, bulundukları süreler içerisinde o bölgeye büyük boyutlarda ekonomik katkı sağlamakta, ülkelerin turizmi çeşitlendirme çabalarına ve tanıtım faaliyetlerine de çok önemli katkılarda bulunmaktadır” dedi.

Türkiye’de sanat piyasasının değerinin yaklaşık 300 milyon doları bulduğunu söyleyen Güreli, ülkemizin sunduğu sosyal, kültürel ve çevresel çeşitlilik ile her geçen gün cazibesini arttırdığını modern & kozmopolit zamanın bir temsilcisi olan İstanbul’un ise sahip olduğu eşsiz kültürel birikim ile büyük bir cazibe noktası olduğunu vurguladı.

İstanbul’a olan ilgiyi arttırmak, dünya çapında çağdaş sanat çevrelerince daha iyi tanınmasını sağlamak ve sanat çevrelerini çekmek için Contemporary Istanbul haftasında İstanbul’daki sanat etkinliklerinin tek bir çatı altında buluşacağı “Art Istanbul” projesinin düzenleneceğini söyleyen Güreli, “Bu sene ilk defa hayata geçecek proje kapsamında 19- 25 Kasım 2012 tarihleri arasında katılımcı kurumların (galeriler, sanat kurumları, müzeler, kültür kurumları, tiyatrolar) düzenlediği tüm etkinlikler ortak bir yapı içinde uluslararası kamuoyuyla paylaşılacaktır. Konaklama sektörü, çağdaş sanatın ziyaretçiler ile buluşmasını destekleyerek İstanbul’un ve İstanbul merkezli çağdaş sanatın tanıtılmasında önemli bir aktör olacak ve İstanbul’un kültür- sanat turizmi aracılığı ile de tanınması yönünde fark yaratacaktır” dedi.

 Kaynak : [-]

Amerika’nın Florida Eyaleti’nin Jacksonville kentinde Florida State College, University of North Florida, Amity Turkish Cultural Center ve Nevşehir Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı…

Doç.dr. Levent Mercin

Amerika’nın Florida Eyaleti’nin Jacksonville kentinde Florida State College, University of North Florida, Amity Turkish Cultural Center ve Nevşehir Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı etkinliklerine katılan Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden Doç.Dr. Levent Mercin, etkinlik kapsamında afiş, kart ve gerçek çini örneklerini sergileyerek Amerika’da Kütahya Çiniciliğini tanıttı.

Katıldığı sergiyle ilgili bilgi veren Doç.Dr.Levent Mercin, etkinlikler esnasında uygulama çalışması da yaptığını, sanatseverlerin sorularına cevaplar vererek onları çini konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Etkinlik kapsamında Florida State College’de gerçekleştirilen karma sergiye de katılan Doç.Dr. Levent Mercin, sergiye gelen öğretim üyesi ve öğrencilere, eserlerin oluşturulma sürecindeki teknikler ve eserlerin arka planında yer alan Anadolu Uygarlıkları’nın yansımaları hakkında bilgiler sunduğunu ifade etti.

Doç.Dr. Levent Mercin, sergiye Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selma Şahin ve Öğretim Elemanı Ö. Zahit Kubat da eserleriyle katıldığını belirtti.

Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı’nı organize eden yetkililerin, hem çalıştaya katılan hem de sergiyi izlemeye gelen sanatseverlerden aldıkları olumlu görüş ve izlenim aldıklarını belirten Mercin, çalıştayı organize eden yetkililerin daha sonra yapılacak etkinliklerde kendisini aralarında görmek istediklerini belirterek memnuniyetlerini dile getirdiklerini ifade etti. Doç.Dr. Levent Mercin, bu tür etkinliklerin sanat yapma adına önemli bir fenonem olduğunu, ayrıca Türk Kültür ve Sanatını tanıtma adına da çok önemli bir misyonu yüklendiğini dile getirdi.

Kaynak : [-] 

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), yarın başlayacak ve 12 Mayıs’a kadar sürecek “Opera Haftası” süresince birbirinden özel konserle sanatseverlere perdesini açacak.

opera

İDOB’tan yapılan açıklamaya göre, “Opera Haftası” etkinlikleri kapsamında 8-9 Mayıs tarihlerinde Süreyya Operası’nda “Fransız Esintileri” başlıklı konser gerçekleştirilecek.
Birbirinden güzel opera aryalarını Gürçil Çeliktaş’ın rejisiyle bir sahne performansına dönüştüren konserde yer alan İDOB sanatçıları, eserlerini dekor ve kostüm ile icra edecek. Operalardan sahnelerin birbirine muhteşem bir kolajla bağlandığı konserin, koreografisini Çiğdem Ünal üstlendi. Konserde sanatçılar Caner Akgün, Eda Erdaş, Zafer Erdaş, Onur Ertür, Alper Göçeri, Bülent Külekçi, Hande Soner, Elif Tuğba Tekışık, Tülay Uyar ve Beril Yürekli solist olarak yer alacak.

Opera Haftası’nın ikinci etkinliği ise 2008 yılında hayatını kaybeden dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer’i anma konseri olacak. İDOB Sanat Yönetmeni Suat Arıkan konserde, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sahneye adım atmalarına imkan tanıyarak, genç sanatçıların Leyla Gencer’in aydınlık yolundan gitmelerini sağlayacak.

Konser, Süreyya Operası’nda 10 Mayıs’ta gerçekleşecek.

Orkestra şefi Emre Aracı’nın anlatımıyla gerçekleşecek “Osmanlı Dönemi’nde İtalyan Operası” konseri de aynı mekanda 11 Mayıs’ta izlenebilecek. Konserin solistleri Ayten Telek, Ahmet Baykara, Alp Köksal, Besnik Ademoğlu, Utku Bayburt’a kemancı Ceren Gürkan ve piyanist Simten Şenpolat eşlik edecek.

İstanbullu sanatseverler, Gabriel Faure’nin “Faure Requiem” ve Battista Pergolesi’nin “Pergolesi Stabat Mater” adlı konserleri de 12 Mayıs’ta izleyebilecek.

 

Kaynak: [-]

”Antalya 3. Uluslararası Tiyatro Festivali”, 14–25 Mayıs tarihleri arasında Antalya Devlet Tiyatrosu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.

Antalya 3. Uluslararası Tiyatro Festivali

Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, DT, Antalya’da düzenlenecek festivalle, Türkiye’nin tarihi ve sanatsal dokusunu uluslararası bir platformda paylaşmayı, günümüz tiyatrosunu geçmişin sahnesinde sergilemeyi ve gelecek yıllarda bölgedeki antik tiyatrolarda yeni deneyimlerle seyirciyi buluşturmayı amaçlıyor.

Festival kapsamında bugüne kadar Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Rusya, Gürcistan, İtalya, Küba ve Slovakya’dan katılan farklı tiyatro gruplarının sahnelediği 16 değişik oyunla 34 temsil verilirken, 21 bin sanatsever de tiyatroyla buluştu.

”Antalya 3. Uluslararası Tiyatro Festivali”nde, 7’si yabancı, 5’i yerli 12 değişik oyun, 20 temsil ve 3 atölye çalışması sahnelenecek.

Festivalde, Ankara, İstanbul, Trabzon Devlet Tiyatroları’nın yanı sıra İtalya, Hollanda, Rusya, KKTC, Romanya, İsviçre ve Çin’den katılan tiyatro grupları farklı oyunlarıyla sanatseverlerin karşısına çıkacak.

Trabzon, 2-15 Mayıs tarihleri arasında, 13. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali’ne ev sahipliği yapacak.

13. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali

Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından 13 yıldır organize edilen festivale, ev sahibi Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Yunanistan, Macaristan, İngiltere, Romanya, Makedonya, Rusya, İtalya, Letonya ve Afganistan’ın tiyatro toplulukları katılacak. Ayrıca, Hollanda ve Avusturya’dan gelecek ekipler de sanatseverlere dans ve müzik gösterileri sunarak, alternatif etkinlikler düzenleyecek.

Açılışı 2 Mayıs Çarşamba günü törenle yapılacak festivalin ilk oyununu Ankara Devlet Tiyatrosu sahneleyecek. ”Barış” adlı oyun Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde saat 20.00’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Festivalin ikinci günü ise Gürcistan’ın Marjanishvili Tiyatrosu ”Aşk Çemberi”, Letonya’nın Rezekne Tiyatrosu ise ”Palavraya Kanma” adlı oyunları sahneleyecek. Yunanistan’ın Anagnosis Tiyatrosu ”İz Sürücüleri”, Afganistan’ın SFACA Tiyatrosu ise ”Burka Ardındaki Maskeler” adlı oyunlarını festivalin üçüncü günü olan 4 Mayıs’ta tiyatroseverlerin beğenisine sunacak.

Festivalin 4. ve 5. gününde İstanbul Devlet Tiyatrosu ”Sidikli Kasabası”, Bursa Devlet Tiyatrosu ise Trabzonlu sanatçı Bedri Rahmi Ebüyoğlu’nun hayatının konu edildiği ”Tek Kişilik Yaşam” adlı oyunu sahneye koyacak.

Macaristan’ın Kompania Tiyatrosu ”Othello Yorum”, Konya Devlet Tiyatrosu ise çocuk oyunu ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunları festivalin 6. ve 7. günlerinde sahneleyecek. Festivalin 8. ve 9. gününde ise İngiltere’nin Stacy Makishi Tiyatrosu ”Uçuşa Geçiş: Gerçek Hikaye”adlı tiyatro oyununu, Konya Devlet Tiyatrosu ise ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunu sahneleyecek.
Festivalin 10. gününde Romanya’nın Baia Mare Tiyatrosu ”Barut Fıçısı”, Konya Devlet Tiyatrosu ise ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunu tekrar oynayacak.

Festivalin ev sahibi Trabzon Devlet Tiyatrosu ise ”Ben Feuerbach”adlı oyunu, festivalin 11. günü olan 12 Mayıs Cumartesi günü sahneye koyacak. Festivalin 12. gününde Makedonya Devlet Opera ve Balesi”Kapılar”, 13. gününde Rusya’nın Kemedianty Tiyatrosu ”Mumu” adlı oyunu sahneleyecek. Festivalin son günü olan 15 Mayıs’ta ise İtalya Uluslararası Tiyatro Merkezi ”Çıkış” adlı oyunu sahneleyecek ve aynı akşam festival, kapanış töreni ile sona erecek.

Tiyatro oyunları Atapark Haluk Ongan Sahnesi ve Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde 18.00 ve 20.00 saatlerinde, çocuk oyunu ise saat 13.00’de sahnelenecek. Festivalde, Hollanda, Avusturya ve Türk ekipleri de dans ve müzik gibi alternatif etkinlikler sunacaklar.

”Festival seyircimiz 7 bine yaklaştı”

Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü Fatih Dokgöz, Karadeniz’e Kıyısı Olan Ülkeler Tiyatro Festivali adı altında 1999 yılında başlayan festivalin, yıllar içinde büyüdüğünü ve dünyadan ciddi başvurular alan bir festival haline geldiğini söyledi.

Festivale bu yıl 35 ülkenin, 70 oyunla müracaat ettiğini anımsatan Fatih Dokgöz ”Festival oyunlarının biletleri herkes izleyebilsin diye normal oyun fiyatından satışa sunuldu. Festivalimize bütün vatandaşlarımızı davet ediyoruz” dedi.

 

Kaynak : [-]

 

sanat duyuru

ELAZIĞ

Elazığ’da, Antalya Devlet Tiyatrosu ”Toros Canavarı”, Bursa Devlet Tiyatrosu ise ‘Gönül Avcısı’ adlı oyunu sahneleyecek.
Antalya Devlet Tiyatrosu, Aziz Nesin’in yazdığı ve Ali Meriç’in yönettiği ”Toros Canavarı’ adlı oyunu sahneleyecek. Dekor ve giysi tasarımı Gül Emre’ye, ışık tasarımı ise Namık Gürsoy’a ait oyunda, Fatih Kahraman, Senem Şahin, Kader Gözpınar, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Sırkıntı rol alıyor.
Oyunda, karısı, tıp fakültesinde okuyan oğlu ve evde kalmış kızı ile kirada oturan Nuri Sayaner’in, ”Evime az kira ödüyorsunuz” diyen ev sahibi tarafından evden çıkarılmak istenmesi ve gittiği karakoldan ”Toros Canavarı” olarak yakalanmasını ve bunun sefasını sürmesi anlatılıyor.
İki perdelik oyun, bugün saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahneye konulacak.

-”Gönül Avcısı”-

Bursa Devlet Tiyatrosu ise Diego Fabbri yazdığı, Tarık Levendoğlu’nun çevirdiği ve Levent Ulukut’un yönettiği ‘Gönül Avcısı’ adlı oyunu sahneleyecek.
Dekor tasarımı Işın Mumcu’ya, giysi tasarımı Gülümser Erigür’e ve ışık tasarımı Mehmet Yaşayan’a ait oyunda, Emir Çiçek, Ecehan Şarman Çetinkaya, Rüyam Dirin, Demet Oran ve Serkan Kargın rol alıyor.
Karısı, sekreteri ve bir mankeni aynı anda seven bir adamın anlatıldığı iki perdelik oyun, 4 ve 5 Nisan’da saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahnelenecek.

Kaynak : [-]

ESKİŞEHİR

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Kanlı Nigar” “Bay Kolpert” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Kanlı Nigar” “Bay Kolpert” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen İranlı yazar Samed Behrengi‘nin ödüllü çocuk masalı “Küçük Kara Balık” Şehir Tiyatroları sanatçısı Ali Eyidoğan tarafından Oyunlaştırıldı.

Dünyaya meraklı küçük bir balığın özgürlüğe uzanan yolculuğunun anlatıldığı Oyunda Emre Demirci, Zuhal Lale, Ozan Çolak, Şayan Noyan, Çisem Erdoğan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Oyun1 Mayıs‘ta saat 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Aziz Nesin’in öykü, şiir, masal, taşlama ve köşe yazılarından Genco Erkal‘ın sahneye uyarladığı “Azizlikler”Oyununda, Özlem Akdoğan, Hakkı Kuş, Zafer Ergül, Ali Eyidoğan ve İsmail Dündar rol alıyor. Oyun, 2-3 Mayıs’ta Tepebaşı Sahnesi’nde saat 20.00’da izlenebilinecek.

Türk tiyatrosunun klasikleri arasında sayılan Sadık Şendil’in “Kanlı Nigar” adlı Oyunun yönetmenliğini Münir Canar üstleniyor. Emre Basalak, Özlem Boyacı, Mahide Yumbul Cantürk, Murat Danacı, Mustafa Kılıkcı, Alp Sunaoğlu, Tolga Tümer, Elif Melda Yılmaz, Ercüment Yılmaz ve Pınar Bekaroğlu’nun rol aldığıOyun, 28 Nisan‘da saat 20.00’da, 29 Nisan’da ise saat 18.00’da Sanat ve Kültür Sarayı’nda izlenime sunulacak.

Alman tiyatrosunun genç yıldızlarından David Gieselmann’ın “Bay Kolpert” adlı Oyunu ise Mehmet Ergen yönetmenliğinde yarın saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

ZONGULDAK

Ankara Devlet Tiyatrosu, Zonguldak’ta kültür-sanat etkinlikleri kapsamında “Haydi Karına Koş” adlı tiyatro Oyununu sahneleyecek.”Haydi Karına Koş” adlı Oyunu, 27-28 Nisan tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Ankara Devlet Tiyatrosu, Zonguldak’ta kültür-sanat etkinlikleri kapsamında “Haydi Karına Koş” adlı tiyatroOyununu sahneleyecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu, Ray Cooney’in yazdığı, Ali Hürol’un yönettiği

“Haydi Karına Koş” adlı Oyunu, 27-28 Nisan tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Şahap Sayılgan, Savaş Tamer, Pelin Dikmenoğlu, Cüneyt Mete, Ünsal Coşar, Şirin Gıobbı ve Mert Gürol’un başlıca rolleri paylaştığı Oyunda, John adlı çapkın erkeğin birbirinden habersiz eşleri Barbra ve Mary arasındaki koşuşturmasını ve beraberinde yaşanan komik olaylar anlatılıyor.

İZMİR

Uluslararası Film Festivali’ne 11 yıl aradan sonra tekrar kavuşan İzmir, bu hafta festivalin dışında çok sayıda kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak.

Uluslararası Film Festivali’ne 11 yıl aradan sonra tekrar kavuşan İzmir, bu hafta festivalin dışında çok sayıda kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde 22 Nisan Pazar akşamı düzenlenen, Kültür ve Turizm BakanıErtuğrul Günay ve Yönetmen Nuri Bilge Ceylan‘ın da katıldığı törenle başlayan Festival, 28 NisanCumartesi akşamı sona erecek.

İzmir’de 1989-2000 yıllarında kesintisiz düzenlendikten sonra ara verilen Uluslararası İzmir Film Festivali, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), İzmir Kalkınma Ajansıİzmir Büyükşehir Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın destekleriyle yeniden sinemaseverlerle buluştu.

Festival kapsamında Karaca, İzmir ve Batı sinemaları ile DEÜ Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM) ve FransızKültür Merkezi’nde toplam 103 film sunuluyor.

Festivalin ulusal yarışma bölümünde 2011-2012 yapımı 10 Türk filmi, “Aşk ile Devrim”, “Bu Son Olsun”, “Eylül”, “Geriye Kalan”, “İz”,

“Labirent”, “Nar”, “Oğul”, “Ölü Bedenden Fısıltılar” ve “Simurg“, Altın Artemis Ödülü’nü almak için mücadele edecek.

Festivalin yarışma dışındaki gösterimlerine üç filmle katılan Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, festivalin açılışında “Sinemaskop Türkiye” başlıklı fotoğraf sergisini de sanatseverlerle buluşturdu.

Festivalde, ulusal yarışma bölümünün yanı sıra dünya filmleri, kurmaca kısa filmler, belgeseller, DEÜ mezunu sinemacıların çalışmalarından örnekler başlığı altında tüm filmler günde 5’er seanstan ücretsiz izlenebiliyor.

-İZDOB’dan yeni bir prömiyer-

İzmir’de önceki haftalarda “Çakırcalı Efe” dans tiyatrosu ve “Bir Yaz Gecesi Rüyası” balesini ilk kez sanatseverlerle buluşturan İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), bu hafta yeni bir prömiyere imza atacak. Okan Demiriş’in üç perdelik “IV. Murat” operası, 28 Nisan Cumartesi akşamı ilk kez sahnelenecek.

Evin Atik tarafından sahneye konulan, IV. Murat dönemindeki isyan ve çalkantıları, padişahın annesi Kösem Sultan’la ilişkisini, saraydaki iktidar mücadelesini konu alan operada orkestrayı Ercan Yenal yönetecek.

Dekorları Kaan Güreşçi, kostümleri Nursun Ünlü tarafından hazırlanan “IV. Murat” operasında koronun yönetimini Ali Hoca üstlenecek.

Tevfik Rodos’un IV. Murat karakterine hayat vereceği opera, Elhamra Sahnesi’nde, 28 Nisan’daki prömiyerin ardından 1 Mayıs Salı, 3 Mayıs Perşembe ve 8 Mayıs Salı akşamları izlenebilecek.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO), Fransız Kültür Merkezi’nin iş birliğiyle yarın akşam Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde şef Ender Sakpınar yönetiminde konser verecek.

Konserin solistliğini piyanoya 4 yaşında başlayan, ilk konserini 7 yaşında veren, piyanist ve şef olarak dünyanın her yerinde konserlere katılan Jean-Bernard Pommier üstleniyor.

Sanatseverler, bu konserde Camille Saint-Saens ve Georges Bizet’den eserleri dinleme olanağını bulacak.

Kaynak: [-]

ANTALYA

Dünyanın en önemli müzik dehalarından Wolfgang Amadeus Mozart ‘ın eserleri opera sahnesinde izleyicilerle buluşacak.

Antalya Devlet Opera ve Balesi’nde düzenlenecek “Mozart Gecesi” nde Mozart’ın sevilen eserleri seslendirilecek. Sanatseverler 26 Nisan Perşembe akşamı saat 20:00’da Haşim İşcan Kültür Merkezindedüzenlenecek gecede ; Avrupa’nın en üretken ve etkili bestecilerinden biri olan Mozart ‘ın eserleriyleözel bir konser gecesi yaşayacaklar.

OSMANLILARI DA KONU ALAN BESTECİ

Gecede; soprano Aslı Ayan, soprano Heyecan Gizem Yakan ,soprano Özsu Yüksel, Mezzo Soprano Serap Çiftçi, Mezzo Soprano Bilge Yılmaz, Bas Erdem Baydar, Bas Bariton Umut Tarık Akça solist olarak sahne alacaklar. Konserde sanatçılara piyanoda Lilyana Todorova eşlik edecek. 1756 yılındaSalzburg’da dünyaya gelen Wolfgang AmadeusMozart 36 yıllık yaşamı boyunca 626 eser bestelemiştir. Yapıtları senfonileri, konçertoları, oda orkestralarını, piyanoyu, operayı ve korolu müzikleri etkilemiştir. Mozart “Saraydan Kız Kaçırma” , “Zaide” gibi Osmanlıları konu alan yapıtlar da vermiştir.

ERZURUM

Erzurum Devlet Tiyatrosu, “Herkes (Mi) Hırsız” oyunu ile “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununu sahneleyecek

Erzurum Devlet Tiyatrosu “Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyun ile “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Eric Chappel’in yazdığı, Cengiz Toraman’ın yönettiği, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyunu, dekor tasarımı Suar Şeylan, giysi tasarımı Özlem Karabay, müzik Engin Bayrak, ışık kumandayı Duran Güngör yaptı.

Eylem Yıldız, Gökhan Kocaoğlu, Yasemin Erbulun, Mehmet Yıldız, Arif Atalay rol aldığı oyunda, zengin bir çiftin evine giren hırsızlardan birinin yakalanmasının ardından gelişen olaylar, insan zaafları, ekonomi, felsefe ve sistem üzerine eğlenceli, düşündürücü, dinamik ve komik bir olay anlatılıyor.

Oyun bugün, yarın 19:30 da, 28 Nisan tarihinde de 14:00 ile 19:30 saatlerinde izleyiciye sunulacak.

Grimm Kardeşler’in yazdığı, Sedat Şenoğlu’nun yönettiği “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununda, Levent Aras, Merve Gül, Fatma Kum rol alıyor.

Redevko Alışveriş Merkezi’nde sahnelenecek oyunda, dört hayvanın duygusal ve naif hikayesi anlatılıyor.

Oyun, 29 Nisan tarihinde 14:00-16:00 da, 30 Nisan tarihinde de saat 14:00’da izlenebilecek.

Kaynak : [-]