Şunun için etiket arşivi: sanatçılar

akun-ve-sinasi-sahneleri-devam-etmeliMülkiyeti Emek İnşaat A.Ş’de bulunan, Ankara’nın en önemli iki tiyatro sahnesi, Akün ve Şinasi sahnelerinin 10 gün önce, gizli şekilde, Karadenizli bir şirkete satıldığı öğrenildi. Her iki sahnenin satışının 23 milyon TL’ye gerçekleştiği belirtilirken, satış talimatının bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından verildiği dile getirildi. Devlet Tiyatroları’nın (DT) bünyesinde faaliyet gösteren her iki tiyatro sahnesi için daha önce 5 kez ihaleye çıkılmış ancak satış “muammen bedelin altında kaldığı” gerekçesiyle gerçekleşmemişti.

“Sansür” ve sanat kurumlarını yok etmeyi amaçlayan Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) Yasa Tasarısı taslağı gölgesindeki tartışmalara maruz kalan DT’ye bir şok da Emek İnşaat’tan geldi. Mülkiyeti Emek İnşaat’a bağlı olan ve Ankara’nın merkezi yerinde bulunan, en fazla tiyatro oyunlarının sahnelendiği iki sahne, Akün ve Şinasi sahnelerinin gizli bir şekilde satıldığı öğrenildi. Emek İnşaat yetkilileri sahnelerin yeni sahibini sır gibi saklarken, sahneleri alan şirketin sahibinin Karadenizli olduğu ve İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı bulunduğu bilgisi edinildi.

Daha önce de 5 kez satışı gündeme gelen ve “muammen bedelenin altında kaldığı”, sivil toplum kuruluşlarının tepkisi nedeniyle ihalesi geri çekilen iki sahnenin 23 milyon TL’ye bu kez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in talimatıyla satıldığı kaydedildi.

İhale şartnamesi duyurulmadı

Akün ve Şinasi sahnelerinin satışının 10 gün önce yapıldığı ve sivil toplum kuruluşları ve sanatçıların tepkileri nedeniyle ihalenin Kamu İhale Yasası kapsamı dışında tutularak, gizli ihale ile gerçekleştirildiği de dile getirildi. Satışı gerçekleştirilen her iki sahne için DT’ye 2014-15 sanat sezonu sonuna kadar kullanma hakkı tanındığı da belirtiliyor. Ancak her iki sahnenin sezon sonundan sonra ne şekilde kullanılacağı bilinmiyor. Emek İnşaat yetkileri ise satışa ilişkin Cumhuriyet’e bilgi vermekten kaçındı.

Sinemadan tiyatro olmuştu

Ankara’nın en işlek yerlerinden Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Akün Sahnesi, 1975 yılından 2002 yılına dek Akün Sineması olarak hizmet vermişti. Daha sonra bu salon 2002 yılında DT Genel Müdürlüğü’nce, dönemin genel müdürü Lemi Bilgin tarafından tiyatro sahnesine çevrilmişti ve o tarihten bu yana da tiyatro sahnesi olarak kullanılıyordu.

Akün Sahnesi’nin hemen arkasında yer alan ve Tunus Caddesi’ne bakan Şinasi Sahnesi de Ankara’nın en eski tiyatro sahnelerinden biri olma özelliğine sahip. Sahne, 13 Mart 1988’de Yüksel Pazarkaya’nın “Meliha” adlı oyunuyla açılmıştı.

Her iki sahne de bugün “kentin en önemli sanat merkezlerinden” biri kabul ediliyor.

Kaynak: Onedio

Contemporary Istanbul, 9. senesinde 22 ülkeden, 520 sanatçı, 104 çağdaş sanat galerisi ile beraber 75.000’den fazla ziyaretçiyi Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde 13-16 Kasım tarihlerinde buluşturmaya hazırlanıyor.

Yılın en önemli etkinliklerinden Contemporary Istanbul’a sayılı günler kaldı!

Contemporary-Istanbul

Kaçırılmayacak bir buluşma noktası olduğu kadar en genç ve canlı sanat ortamına sahip, çağdaş sanatın geleceğini elinde tutan Istanbul’u keşfetme fırsatı sunuyor. Plugin Yeni Medya bölümü ile de çağdaş sanat dünyasındaki yepyeni ve yenilikçi gelişmeleri takip etme fırsatı yakalanıyor.

Bu seneki katılımcı galeriler arasında Galerie Lelong (Paris), Marlborough Galleries (New York), Rampa (İstanbul), Emmanuel Fremin (New York), Galerie Javier Lopez (Madrid), Kashya Hildebrand Gallery (Londra), Galerie Kornfeld (Berlin), Galeri Nev (İstanbul), Heis Gallery (Fukuoka-Japonya), Galerie Pilar Serra Barbara Paci (Roma), Dirimart (İstanbul), Andipa Gallery (New York) ve yakında Istanbul’a da açacağı mekan ile Galleria Russo (Roma) yer alıyor.

Contemporary Istanbul, sanat edisyonlarının, çoklu sanatların farklı formatlarının, kavramsal boyutlarının sunulduğu, tartışıldığı ve paylaşıldığı yeni girişim ve inisiyatifi CI Editions’ı sunuyor. Sınırlı sayıda üretilen özel edisyonların yaygın dağıtımını sağlayacak CI Editions, sanatın daha geniş izleyici grubunun yanı sıra yeni sanatseverler ile buluşmasında alternatif bir kanal yaratıyor. Orhan Cem Çetin, Mustafa Horasan, Ansen, Ahmet Polat, Ali Emir Tapan, Merve Morkoç, Fırat Engin, Alpin Arda Bağcık, Sinan Demirtaş, Seçkin Pirim, Ahmet Duru, Gözde Türkkan, Erdoğan Zümrütoğlu, Ardan Özmenoğlu, Buğra Erol, Gülay Semercioğlu, Burçak Bingöl, Mehmet Ali Uysal CI Editions’a özel edisyon üretecek sanatçılar arasında.

Plugin Istanbul Yeni Medya Bölümü 2. senesinde sanatsal anlamda daha geniş bir alanı kapsamayı hedefliyor. Sadece video sanatı değil, ses ve ışık enstalasyonları, etkileşimli ve jeneratif sanat işleri, iç mekan mapping projeleri, robotik tasarımlar, hepsi ve daha fazlası Plugin Istanbul’da yer buluyor. Galerie AKINCI, DAM GALLERY, URAStudio, Yellow Peril Gallery, Sedition, Kasa Galeri, Zimoun Studios, Simon Heijdens ve Brigitte Kowanz Plugin’in bu seneki katılımcıları.

Çin çağdaş sanatına farklı bir bakış ile 2010’dan beri Çin video sanatı koleksiyonerliği yapan Dr. Michael I. Jacobs’ın gözünden Çin video sanatını görüleceği “Now You See” sergisi 18 genç sanatçıya ait seçkiye yer veriyor. Dünya çapında tanınmış Liu Bolin and LIo Dao gibi sanatçılar fuara konuk oluyor. CI Dialogues konferans programında “Gelecek Bugündür – Çin’de Çağdaş Sanat” ve “Çin’de Sanat Arenası, Piyasası ve Kuruluşları” oturumları ile Çin sanatı mercek altına alınıyor.

CI Dialogues konferans programı 2014 yılında da güncel sanatın uluslararası fikir liderlerini tartışma ve konuşmalar ile bir araya getiriyor. Konferans programının bu seneki teması “The Other Art. Alternatives. Choices. Options”.. Fuar alanında gerçekleşecek konferansta “Koleksiyonerliğin Geleceği”, “Çağdaş Sanatın Bugünü ve Yarını”, “Ses Sanatı” ve “Yarının Fuarı” gibi konular tartışılıyor. Sotheby’s International Yönetim Kurulu Başkanı Robin Woodhead, Christie Hong Kong Çağdaş Sanat Müzayede Müdürü Lauré Raibut, Artnet Kıdemli Başkan Yardımcısı Roxanna Zarnegar, Loop Sanat Fuar Direktörü Emilio Alvatre, CI Dialogues katılımcı konuşmacıları arasında yer alıyor.

CI 90 Minute Shows, her 90 dakikada bir, bir sanatçının solo şovunun kurulup, sunulup, tartışılıp, kaydedilip, başka bir sanatçının kurulumu için tekrar boş bir alan bırakılarak oluşturulan bir mekan-sergisi. 90 Minute Shows, değişimleri takip eden, sanatın çoğulculuğunu ve çeşitliliğini destekleyen dinamik ve yönlü bir platform oluşturuyor. Contemporary Istanbul Program Direktörü Marcus Graf’ın küratörlüğünü üstlendiği serginin sanatçıları Ali Emir Tapan, Mehmet Ali Uysal, Charlotte Stein, Lukas Ulmi, Fani Zguro, Ansen, Gentian Shkurti, Island 6, Orhan Cem Çetin, Gallery on the Move (Anri Sala, Dora Garcia, Kajsa Dahlberg, Pipilotti Rist), Beyli Peter, Voldemars Johansons, Özlem Günyol & Mustafa Kunt, İsmail Necmi, Ozan Kerem Bayraktar, Buğra Erol, İrfan Önürmen, Fırat Engin, Mariam Natroshvili & Detu Jintcharadze, Anthony Laurut ve Fred Farrow olarak yer alıyor.

2. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında düzenlenen Tasarım Rotaları, ziyaretçilere 17 Ekim’den itibaren kentin farklı bölgelerindeki tasarım odaklı ofis, mağaza, atölye, imalathane ve yapıların yanı sıra çeşitli bölgelerin kendine has dokularının inceleneceği tematik yürüyüşler sunacak.

2.istanbul tasarım fuarı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan (İKSV) yapılan açıklamaya göre Tasarım Rotaları, Asya ve Avrupa yakalarındaki farklı bölgeleri kapsayan 12 rotadan oluşacak.

Rotalarda Kuzguncuk, Çemberlitaş-Kapalıçarşı-Sultanahmet, Galata-Şişhane, Fener-Balat, Beyoğlu-Galatasaray-Cihangir, Moda bölgeleri, tematik rotalar kapsamında ise Kadıköy Koku Tasarım Rotası, Kadıköy Font Rotası, Kadıköy Ses Rotası, Kadıköy Ağaç Rotası ve Kadıköy Sivil Mimari Rotası ve 2014 Maslak: Çeperde Archi-Walk yer alıyor.

Tasarımın farklı disiplinlerine ve evrelerine dair bilgi edinme ve gözlem yapma olanağı sağlayan rotalar, “Müstesna İstanbul: Küçük Dükkanlar Kitabı”nın yazarı Ilgın Yorulmaz’ın işbirliğiyle sunulacak. Tasarım Rotaları’na ek olarak gerçekleştirilen tematik yürüyüşler de TAK Kadıköy ve İstanbul’un önde gelentasarımcı ve mimar, akademisyen ve kültür kurumlarının işbirliğiyle oluşturuldu.

Tasarım Rotaları, cuma ve cumartesi günleri rehberler eşliğinde 20 kişilik gruplar halinde 14 Aralık’a kadar devam edecek.

Tasarım Rotaları için biletler, tam 35 lira ve öğrenci 25 lira olarak belirlendi. Biletler, Biletix satış noktaları ve Biletix internet sitesi (biletix.com) üzerinden ve ana gişe İKSV’den satın alınabilecek.

TASARIM BİENALİ

2. İstanbul Tasarım Bienali

GELECEK ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL

2. İstanbul Tasarım Bienali

1 Kasım – 14 Aralık 2014

 2. İstanbul Tasarım Bienali, “Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil” başlığı altında şu sorunun cevabını arıyor: “Şu anda gelecek nedir?” Bienal, tasarımcıları manifesto üzerine yeniden düşünmeye, bu güçlü ve verimli janrı nereden geldiğimiz, nerede bulunduğumuz ve nereye gittiğimiz konusunu yeniden ele almak için bir platform olarak işe koşmaya davet ediyor.

Tarih boyunca manifestolar sınırsız diyaloğu besleyen ve radikal bir süreç olarak sorgulamanın peşinden koşan hedef beyanları olarak işlev gördü. Manifestolar çoğunlukla beyanla arzu arasında bir yerde duran metinler olarak üretildi. Peki bugünün bağlamında manifestoyu tasarımda eleştirel düşünce için bir katalizör olarak nasıl geri kazanabiliriz? Manifesto bir eylem, bir hizmet, bir kışkırtma veya bir nesne olarak yeni baştan icat edildiğinde, hem olumlu hem de olumsuz sonuçlara yönelik özgün ürünler oluşturmak yolunda hangi yeni ihtimalleri barındırabilir?

Hızlı bir dönüşümden geçen İstanbul, tasarıma ve tasarımın günlük hayatla ilişkisine dair alternatif düşünce üretmenin merkezlerinden biri. Dolayısıyla, dünyamızın yeni koşullarına cevap veren çeşitli tasarım fikirlerini buluşturacak bir bienal için ideal yer. Şehri projeler, konuşmalar, atölye çalışmaları, yayınlar ve eylemler için olduğu kadar online inisiyatifler oluşturmak için de dinamik bir uzam olarak kullanacak olan bienal, toplumun yeteri kadar incelenmemiş veya göz ardı edilmiş yönlerine odaklanan ve tasarlanmış, kurgulanmış ve sayısallaşmış çağımız hakkında araştırma ve fikir alışverişini kışkırtacak yeni tutum ve duyarlıkları teşvik eden uluslararası projelere yer verecek.

“Manifesto” kelimesi, Latincedeki “belirtmek, açığa çıkarmak” anlamına gelen manifestare fiilinden türetilmiştir ve “görünür kılma” eylemine işaret eder. Manifestolar, hızlı bir değişim ve sorgulamanın yaşandığı, mevcut şartların geleceğe dair çoklu vizyonlar oluşturma potansiyeli sunduğu anlarda ortaya çıkar. Tarihin üretken anları, değişimden korkanlara göre değildir; 20. yüzyıl başında ortaya konan manifestoların birçoğu kolektif eylemden taraf olmuş ve yeni bir başlangıcın mümkün olması için şiddeti, yıkımı ve toplumsal kopuşu talep etmiştir (Fütürist Manifesto, F. T. Marinetti, 1909; Süsleme ve Suç, Adolf Loos, 1910). Bazıları da bir disiplini mekâna özgü analiz aracılığıyla yeniden düşünmenin (Las Vegas’tan Öğrenmek, Robert Venturi, Denise Scott Brown, Steven Izenour, 1972) veya içinde yaşadığımız dünyanın yeni bir portresini oluşturmak için geçmişi ve şimdiyi buluşturmanın (Çılgın New York, Rem Koolhaas, 1976) yollarını aramıştır. Başkaları ise ideal pratikler ve alternatif metodolojiler önermiştir (İyi Tasarım için On Prensip, Dieter Rams, 1980’ler; Eleştirel Tasarım, Anthony Dunne ve Fiona Raby, 1999). Onları ortaya koyan tasarımcılar kadar çeşitlilik arz eden tasarım manifestoları bir dizi konuyu ele almışlardır: ekoloji, bilim-kurgu, sürdürülebilirlik, oyun, renk, giyim, sorumluluk, şehircilik, normalcilik, DIY (kendin-yap), hikâye anlatıcılığı, alternatif metodolojiler, açık kaynak ve pesto sos!

Ne var ki 20. yüzyılın sonuna gelinmesiyle beraber manifesto çağının da sona erdiği hissedilmeye başladı. Manifestonun miadının dolduğu, tarihe karıştığı düşünülür oldu; ütopyacı proje artık ne güncel ne de yeterli görünüyordu. 21. yüzyılı katederken, acil meselelerin ve özellikle de küresel eşitlik dengesinin tekrar ele alınabilmesini sağlayacak yeni diller, formlar ve yöntemler aranıyor. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz dönem, manifestonun ne olabileceği üzerine tekrar düşünürken, manifestoyu tekrar gündeme almak, onun düşünceyi ifadeye büründürme gücünden ve önemli soruları çerçeveleme yetisinden yararlanmak için de uygun bir zaman.

Fikir tohumları ekmeyi, diyaloğu ve tartışmayı teşvik etmeyi amaçlayan bu bienal, iki aşamalı bir çağrı yoluyla seçilecek yeni sipariş ve çalışmaları sergileyecek (ayrıntılar için aşağıya bakınız). Bienal, geleceği hayal ederken gündelik gerçekliklere yaslanabilen tasarımları ve dünyayla ilişkiye geçme, dünyayı görme ve anlamlandırma biçimlerimizi dönüştüren yenilikçi yaklaşımlar benimseyen projelere yer verecek. Bugünün tasarım çalışmalarının bir portresini çizmeyi hedefleyen bienal, tasarım alanının günümüz dünyasıyla kesiştiği, çoğunlukla beklenmedik noktaların haritasını çıkaracak: beslenme, barınma, sağlık ve güvenlik gibi temel insani ihtiyaçların yanı sıra, aşk, oyun, korku, ihtilaf, bereket, sürdürülebilirlik, hareketlilik, erişilebilirlik, toplum ve jeopolitika gibi daha az elle tutulur konularla tasarım dünyası arasındaki kesişmeler.

Bir yandan yeni bir gelecek hayal ederken öte yandan kendini geçmişin üzerine inşa edip aynı zamanda onu yeniden yorumlayarak değişime önayak olan ve böylelikle süreç içinde her ikisini de değişime uğratan manifestolar (metinler, eylemler, hizmetler, nesneler veya başka şeyler) arıyoruz. Bienal, büyük iddiaların ve yüksek seslerin altını çizmekle yetinmekten ziyade; incelikli, katmanlı yaklaşımları, tasarımın rolünü sorgulayan, konuya çok çeşitli bakış açılarından, kuşaklardan ve yerlerden yaklaşan alternatifler öneren manifestoların peşinde. Ne bir amaca ulaşmanın aracı ne de kendi içinde bir amaç olan bienal, etkileşimi ve katılımı teşvik ediyor. Bu aynı zamanda, tasarımın farklı pratikler içinde değişen kapsamını araştırmak ve karşı karşıya olduğumuz küresel sorunlara ışık düşürmek için bir fırsat.

İstanbul Tasarım Bienali

Tasarımın üretime, ekonomik kalkınmaya, toplumsal gelişime, kültürel etkileşime ve bireylerin yaşam kalitesine olumlu etkisini vurgulamayı hedefleyen İstanbul Tasarım Bienali, kentsel tasarım (şehir ve bölge planlama), mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım, grafik tasarım, moda ve tekstil tasarımı ve yeni medya tasarımı gibi başlıca tasarım mesleklerini ve bu mesleklerle ilişkili tüm yaratıcı alanları kapsamaktadır. Bu alanların tümüne ait üretimleri, yenilikçi fikirleri ve söylemleri ortaya koymayı ve toplumsal anlamda bir etkileşim sağlamayı hedeflemektedir.

Türkiye’de ekonomik ve endüstriyel kalkınmanın ivme kazanmasıyla birlikte yaratıcılık ve yenilikçiliğin önemi de artmaktadır. Günden güne gelişen potansiyeli ve çokkültürlü yapısıyla İstanbul, yaratıcı endüstrilerin yerel merkezi konumundadır ve global bir merkez olma yönünde hızla ilerlemektedir. İstanbul ve çevresindeki coğrafyadan doğan farklı bakış açılarının küresel çerçevede oluşmuş tasarım söylemlerini zenginleştireceği inancıyla yola çıkan İstanbul Tasarım Bienali, İstanbul’un son dönemde hareketlenen yenilikçi ve yaratıcı çalışmalara katılımını amaçlamaktadır.

İstanbul Tasarım Bienali, öncelikli olarak kamuoyunda “tasarım” farkındalığını artırmayı, ülke için tasarım ve yenilikçilik politikalarının oluşumuna katkı sağlayacak bir platform oluşturmayı, ulusal ve uluslararası ölçekte bir tasarım arşivinin ve kaynakçasının oluşturulmasına katkıda bulunmayı, global tasarım problemlerini ele alarak sergilerinde bunlar için geliştirilen farklı çözümleri sunmayı ve bu bölgenin yaratıcı potansiyelini ortaya koymayı hedeflemektedir.

İstanbul Tasarım Bienali, hem yurtdışından hem de Türkiye’den önemli örnekler sunarak tasarım kavramını sorgulamayı, bu alandaki farklı eğilimleri, akımları ve yenilikçi düşünceleri tanıtmayı ve İstanbullu izleyicilere aktarmayı amaçlar. Bienal, sadece çeşitli etkinliklerin bir araya geldiği, iki ay süreli bir etkinlik olarak düşünülmemiş, yıl boyunca gerçekleştirdiği faaliyetleri ile alışkanlık yaratacak, uzun vadede toplumsal ve kültürel alanda gelişmeler sağlayacak bir yapıya sahip olacak şekilde oluşturulmuştur.

Tasarım Rotaları

İstanbul’un farklı bölgelerindeki tasarım odaklı ofis, mağaza, atölye, imalathane ve yapıların ziyaret edileceği Tasarım Rotaları’na, bu yıl çeşitli bölgelerin kendine has dokularının inceleneceği tematik rotalar ekleniyor. Kentin her iki yakasında belirlenen 12 bölgeyi kapsayan Tasarım Rotaları programı, Ekim ayında başlayacak. Tasarımın farklı disiplinlerine ve evrelerine dair bilgi edinme ve gözlem yapma olanağı sağlayacak rotalar, Müstesna İstanbul: Küçük Dükkânlar Kitabı kitaplarının yazarı Ilgın Yorulmaz’ın işbirliği ile sunuluyor.

Tasarım Rotalarına ek olarak gerçekleştirilecek “Tematik Rotalar” Tasarım Atölyesi Kadıköy (TAK) ve İstanbul’un önde gelen tasarımcı ve mimar, akademisyen ve kültür kurumlarının işbirliği ile oluşturuldu.

Kuzguncuk Tasarım Rotası
Rota günleri:  24 Ekim, 7 Kasım, 14 Kasım, 28 Kasım, 5 Aralık, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Kuzguncuk İskelesi, 11.00
Cami ve kilisenin sırt sırta verdiği, farklı inanışların hoşgörü içinde yaşadığı Kuzguncuk, mimar, ressam, fotoğrafçı sakinleri ile İstanbul’da mahalle havasını koruyan ender semtlerden. Merkezimize çok yönlü sanat alanı Simotas Binası’nı alıp takı tasarımcısı, şef, aromaterapist ve heykeltraşlarla sohbet ediyoruz.

Çemberlitaş – Kapalıçarşı – Sultanahmet Tasarım Rotası
Rota günleri: 25 Ekim, 14 Kasım, 22 Kasım, 28 Kasım, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): İstanbul Büyük Saray Mozaikleri Müzesi önü, 11.00
Sekiz bin yıllık Tarihi Yarımada’da en az yüz yıllık meslekler icra eden zanaatkârlar var. Bu güzergâhta yolumuzu halıcı, gümüşçü, kavaf, bakırcı ve daha pek çok eski/yeni dönem tasarımcısına düşürüyoruz.

Galata – Şişhane Tasarım Rotası
Rota günleri: 17 Ekim, 7 Kasım, 22 Kasım, 6 Aralık, 12 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): İKSV Tasarım Mağazası önü, 11.00
Bohem şıklığın yansıdığı sokaklarında özgün mekânların yer aldığı Tophane-Galata hattında butikler, sanat ve sergi alanları, ağaç tasarımcısı mobilyacılar, takı tasarımcısı sanatçıların dükkânları gibi özellikli mekânlar arasında bir gezinti.

Fener – Balat Tasarım Rotası
Rota günleri: 18 Ekim, 1 Kasım, 8 Kasım, 15 Kasım, 29 Kasım, 13 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Rezan Has Müzesi önü, 11.00
Fener – Balat Patrikhanesi, kilisesi ve camisiyle tam bir İstanbul kültür mozaiği. Ruhani havaya eşlik eden derviş kahvehanesi çevresinde konuşlanmış cam ustaları, seramik atölyeleri ve ayakkabı tasarımcılarını görmek, eskiyi yadetmek için çıkılacak bir tur.

Beyoğlu – Galatasaray – Cihangir Tasarım Rotası
Rota günleri: 25 Ekim, 1 Kasım,15 Kasım, 21 Kasım ve 5 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü):  Cihangir Meydan-Akbank önü (Akarsu Caddesi No: 53), 11.00
Eski İstanbul’un en nezih yeri neresi dense, cevap tartışmasız Beyoğlu’dur. Şimdilerde antikacı, galeri, tasarımcı, moda evi ve diğer yaratıcı formlarda karşımıza çıkan mekânlarıyla bu müstesna semtin modern bir panoraması bu gezide.

Moda Tasarım Rotası
Rota günleri: 17 Ekim, 8 Kasım, 21 Kasım, 13 Aralık
Başlangıç noktası:  Eski Moda İskelesi Önü, 11.00
Anadolu yakasının Karaköy’ü olma yolundaki Moda, genç neslin hep canlı tuttuğu bir semt. Bu gençlerin tasarım ve sanat alanında neler yaptıklarını stüdyolarına girerek bizzat kendilerinden dinliyoruz. Şehrin en orijinal çikolata dükkânına da uğramayı ihmal etmiyoruz.

TEMATİK ROTALAR

Koku Tasarım Rotası
Yürütücü: Cansu Şekular

Rota I: Gedikpaşa Ayakkabı Üreticileri
Rota günü: 15 Kasım
Başlangıç noktası:  Çemberlitaş Hamamı, 10.00

Koku yönünden değişik bir profile sahip olan bu rota, her sokak geçişinde farklı bir duyusal deneyim sunuyor. Bu rota, İstanbul ticareti ve günlük yaşamının izinde bölgeyi bu sefer koku ve gündelik yaşam ekseninde arşınlama imkânı sunuyor.

Katılım şartı: Yürüyüşe kokulu herhangi bir kozmetik ürünü kullanmadan gelmeniz önemle rica olunur.

Rota II: Kadıköy’den Moda’ya
Rota günü: 13 Aralık
Başlangıç noktası:  Kadıköy Karaköy- Eminönü İskelesi, 10.00

Kadıköy’ü bir de kokularıyla keşfetmeyi amaçlayan bu rota, sokaklarından her gün geçtiğimiz Khalkedonya üzerinde gizli bir deneyim sunuyor.

Katılım şartı: Yürüyüşe kokulu herhangi bir kozmetik ürünü kullanmadan gelmeniz önemle rica olunur.

Kadıköy Font Rotası
Yürütücüler:  Doç. Dr. Gülname Turan, Koray Gelmez, Emrah Özturan, Can Güvenir

Rota günleri: 1 Kasım, 22 Kasım
Başlangıç noktası (her rota günü): Haydarpaşa Tren İstasyonu, 10.00

Kent iletişiminde önemli bir yere sahip olan harflerin, yazıların, ikonların ve sembollerin çoğu zaman farkında olmayız. Bu tipografik unsurları içeren yapılar sadece bilgi vererek yönlendirme yapmaz aynı zamanda kent tarihi ve kent kimliği açısından önemli ipuçları içerir. Kadıköy’ün fontlar üzerinden fark edilmesini amaçlayan bu rota, gündelik hayatta bilgilenmek için başvurulan bina isimliklerini, tabelaları ve levhaları kapsayacak ve Kadıköy’e ait görsel değerler yorumlanacak.
Kadıköy Ses Rotası
Yürütücüler:  Oğuz Öner, Didem Duman

Rota günleri: 14 Kasım, 5 Aralık
Başlangıç noktası (her rota günü): Eminönü – Karaköy İskelesi, 10.00

Bu rotada sembol sesler (soundmark) açısından zengin ve kaotik bir kentsel mekân olan Kadıköy Meydanı’ndaki çiçekçiler, konservatuardaki opera & klasik müzik dersleri, büfeciler, vapur ve giriş-çıkış yapan yolcular, akbil, ezan, tramvay, martı, trafik, deniz gibi ses kaynakları, yapılaşmış çevre sesleri vs. incelenecek. Kullanıcının bu seslerle ilişkisi, bu sesler ve mekânla ilgili algısı araştırılarak katılımcıların mekânın okunmasına yönelik farklı bir algılama yöntemi deneyimlemesi sağlanacak.

Kadıköy Ağaç Rotası
Yürütücü: Seda Kurt Şengün

Rota 1: Fenerbahçe
Rota günü: 22 Kasım
Başlangıç noktası:  İETT Cemil Topuzlu Durağı-Dalyan Blokları-Sahil Yolu Feneryolu Işıklar Durağı, 10.00

Rota 2: Suadiye
Rota günü: 29 Kasım
Başlangıç noktası:  İETT Tan sokak Durağı-Remzi Kitabevi önü, 10.00

Kadıköy Ağaç Rotası kapsamında iki farklı parkurda, kentsel bilgiler için park ve bahçe müdürlükleri, valilik tabiat varlıkları birimlerine; botanik bilgiler için yazılı-elektronik kaynaklara ve gündelik bilgiler için ise parkurların sakinlerine başvurulacak. Ağaçlar bir envanter olarak ele alınıp incelenecek ve kente olan fiziki ve estetik katkıları tartışılacak.

Kadıköy Sivil Mimari Rotası
Yürütücüler: İdil Erkol, Şebnem Şoher

Rota günü: 15 Kasım
Başlangıç noktası: Kadıköy Haldun Taner Sahnesi, 10.00

“Kadıköy’de Modernin İzleri” yürüyüş rotası Kadıköy ilçesindeki modern mimarlık mirasına bakıyor. Bahariye ve Moda semtleri ile sınırlı olan yürüyüş 1923-1980 zaman aralığına göz atıyor. Bu rota kapsamında katılımcılar yürüyüş sırasında çektikleri fotoğrafları oluşturulacak internet sayfasında ve sosyal medya üzerinden paylaşabilecek. Böylece modern mimarlığın yapılarının belgelenmesine yardımcı olunurken Kadıköy’ün mimarlık arşivinin oluşmasına da katkıda bulunulacak.

2014 Maslak: Çeperde Archi-Walk
Yürütücüler: Ali Bakova, Gökhan Karakuş

Rota günü: 15 Kasım ve 6 Aralık
Başlangıç noktası: Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, 10.00

Bir kent bölgesi olarak Maslak deneyimi 21. yüzyılın distopyavari kentleşmesini ilk elden anlamak için bir fırsat teşkil ediyor . Psiko-coğrafi bir yürüyüşte tasarımcı Ali Bakova ve mimari teorisyen/eleştirmen Gökhan Karakuş ‘dérive’ yoluyla katılımcıları bugünün Maslak gerçeği içinde gezdirecekler. Bu yürüyüşün bir parçası olarak tasarım, mimari ve kentleşmenin sembolik doğası, İstanbul’un peyzaj deneyiminin kişisel ve sosyal dinamiklerine dair derin bir anlayışa katkıda bulunacak.

Önemli Notlar
* Tur ücretine katılımcıların yeme/içme giderleri dahil değildir.
**Katılımcı sayısı her yürüyüş için 20 kişi ile sınırlıdır, katılımcı sayısının 5′in altında kaldığı turlar gerçekleştirilemeyecektir.
Tasarım Rotaları açık havada yapılmakta ve rotalar kimi zaman yokuş ve dik merdivenler içerebilmektedir. Katılım kararı bu durum gözetilerek verilmelidir. Tasarım Rotaları sırasında hava ve yol durumları sebebiyle ortaya çıkabilecek olumsuz koşulları gözetmek ve bunlara karşı hazırlıklı olmak veya önlem almak katılımcıların kendi sorumluluğundadır . Rota süresi ortalama üç buçuk saattir.

Biletler: 35 TL (tam) ve 25 TL (öğrenci)

Biletler için lütfen buraya tıklayın.

BİLET GİŞELERİ

Biletix Satış Noktaları
Biletix Çağrı Merkezi
T: +90 (216) 556 98 00
www.biletix.com

İstanbul Kültür Sanat Vakfı
Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi
Konuralp Caddesi No:5
Şişhane 34433 İstanbul
T: +90 (212) 334 08 38
F: +90 (212) 334 07 19

DANIŞMA KURULU

Prof. Dr. Tevfik Balcıoğlu
Yeşim Demir
Joseph Grima
Paul McMillen
Özlem Yalım Özkaraoğlu
Han Tümertekin
Alexander von Vegesack

İSTANBUL TASARIM BİENALİ EKİBİ

Direktör
Deniz Ova
İletişim ve Operasyon Koordinatörü
Bahar Türkay
Sergi ve Proje Koordinatörü
Merve Yücel
Kaynak Geliştirme Koordinatörü
Yeşim Birhekimoğlu
Editöryal Koordinatör
Kerim Bayer
MEDYA İLİŞKİLERİ

Direktör
Ayşe Bulutgil

Koordinatörler
Berna Özdemir
Özlem Bekiroğlu
Elif Obdan (Uluslararası Basın)

Görsel İçerik Sorumlusu
Özge Özgüleryüz

Asistanlar
Ayşen Gürkan
Zeynep Seyhun (Uluslararası Basın)
[email protected]

Arşiv Fotoğrafları
Muammer Yanmaz
Ilgın Erarslan Yanmaz
Mahmut Ceylan
Ali GülerİKSV STÜDYOYönetici
Selçuk Metin
Asistan
Erman PehlivanKURUM KİMLİĞİ VE YAYINLAR

Yönetici
Didem Ermiş
Editörler
Cüneyt Tabanoğlu
Merve Evirgen
Yayın Operatörü
Ferhat Balamir
Grafiker
Selin Pervan
Web Sitesi Yöneticisi
Sezen Özgür
[email protected]SPONSORLUK PROGRAMI

Yönetici
Yasemin Çavuşoğlu
Koordinatörler
Zeynep Pekgöz
Aslı Yurdanur
Sponsorluk İlişkileri Sorumluları
Zeynep Karaman
Irmak Kaleli
Operasyon Sorumlusu
Pelin Davidyan
[email protected]PAZARLAMA VE İŞ GELİŞTİRME

Direktör
Tuba Tortop
Pazarlama Yöneticisi
İrem Akev Uluç
Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi
Dilan Beyhan
Üye İlişkileri Sorumlusu
Yıldız Lale Yıldırım
Üye İlişkileri Asistanları
Lara Eram
Gülce Şahin
Bilet Satış Sorumluları
Ercan Kaya
Gonca Varol
Saha Operasyonları Sorumlusu
Sezer Kari
Kurumsal Satış Sorumlusu
Bengi Doralp
Sosyal Medya Sorumlusu
Bahar Helvacıoğlu
CRM Sorumlusu
Özge Genç
Gişe Görevlileri
Yağmur Korkmaz
Derya Öztürk
[email protected]

PRODÜKSİYON

Yönetici
Umut Kurç
Prodüksiyon Asistanı
Erdal Hamamcı
Saha Asistanı
Nihat KarakayaBİLGİ VE BELGE MERKEZİ

Sorumlu
Esra Çankaya
Arşiv Görevlisi
Dilan Bolluk
İKSV TASARIM MAĞAZASI

Direktör
Aylin Kutnay
Ürün ve Tasarım Müdürü
Esra Üstündağ
Tasarım ve Planlama Asistanı
Deniz Diniz
Satış Sorumlusu
Merve KubilayMALİ İŞLER

Yöneticiler
Ahmet Buruk (Bütçe ve Muhasebe)
Hasan Alkaya (Satın Alma ve Yurtdışı Projeler)
Başak Sucu Yıldız (Finans)
Muhasebe
Emine Töre
Figen Kıyıcı
Kadir Altoprak
Deniz Yılmaz
Davetiye Sorumlusu
Berfin Kılıç
[email protected]İNSAN KAYNAKLARI VE İDARİ İŞLER

Direktör
Semin Aksoy
İnsan Kaynakları Uzmanları
Seda Yücesoy
Seren Karasu
Bina Yönetimi ve Güvenlik Yöneticisi
Ersin Kılıçkan
Bilgi Teknolojileri Destek Sorumlusu
Kadir Ayyıldız
Danışma Görevlisi
Işıl Öztürk
Depo Sorumluları
Muzaffer Sayan
Kadir Gelmen
Şerif Kocaman
Yardımcı Hizmetler
Azmi Aksun
Özden Atukeren
Hatice Bayman
Aşkın Bircan
İbrahim Çakmak
Aydın Kaya
Hayrullah Nişancı
Serap Sürgit
[email protected]

Sinemanın ustalarına emek ödülü

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 21’incisi düzenlenen Altın Koza Film Festivali’nin açılışında Türk sinemasının 100. yılı coşkuyla kutlandı. Sinemanın 39 emekçisine ‘100’üncü Yılı Emek Ödülü’ verildi.

altin-koza_2014

Açılışa Fatma Girik, Filiz Akın, Ferdi Tayfur, Nuri Alço, Yusuf Sezgin, Mine Soley gibi yaklaşık 80 sinemacı katıldı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, festivalin köklü bir geçmişinin bulunmasının rastlantı olmadığını belirterek, “Bereketli toprakların sahibi hemşerimiz Orhan Kemal’in de sinemamız gibi 100. yaşı” dedi. Festivallerin genelde yapıldığı yerlerle anıldığını ifade eden Sözlü, önümüzdeki yıl festivali ‘Adana Film Festivali’ ismiyle yapmayı düşündüklerini söyledi. Sanatçılar adına konuşan Fatma Girik, Türk sinemasının 100’üncü yılını kutladıklarını ve bunun 57 senesinde kendisinin de olduğunu söyledi. Sinemaya gönül vermiş meslektaşlarına duyduğu sevgiyi esprilerle anlattı. Nuri Alço ile şakalaşıp, “Ama bu gazozcu var ya, bir tek filminde bana gazoz içirmedi” dedi. Yeni sinemacıların birbirinden güzel işler çıkardığını belirterek “Ama istiyorum ki genç arkadaşlarımız sinema ve dizi yaparken bu kadar emek vermiş insanları da görsün. Biz bir işin temelini atıyoruz. Arkadaşlarımız bizim emek verdiğimiz inşaata ‘Bir tuğla daha koyun’ demiyorlar. Bu arkadaşlarımız o gençlerden bu teklifi bekliyorlar” dedi.

Festivalde usta müzisyen Cahit Berkay’ın sunduğu ‘Film Müzikleri’ dinletisi ayakta alkışlandı.

Adana burması sürprizi

Mischa-Barton-adana

Festivalin konuğu olan ABD’li oyuncu Mischa Barton’a Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün eşi Zeynep Sözlü, Adana burması altın bilezik hediye etti. Türkiye’de de uzun yıllar gösterimde kalan, dünyaca ünlü The O.C dizisinde ‘Marissa Copper’ karakterini canlandıran Barton, kutlamaya katılan Adanalılardan yoğun ilgi gördü. Barton, Altın Koza Film Festivali’ni fantastik bulduğunu ve çok sayıda sinema yıldızının yer aldığı bir etkinlikte, Türk Sineması’yla ilgili bilgi sahibi olmaktan dolayı da çok memnun olduğunu söyledi.

Haber: Neşet KARADAĞ

akbank-caz-festivali24. yaşını kutlayan Akbank Caz Festivali belli ki yine Türkiye’nin her rengini, her şehrini kucaklayan bir festival olacak. 23 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında ülkemizde gerçekleşecek caz fırtınasının sorumlusu 24. Akbank Caz Festivali’nin programı,11 Eylül 2014, Perşembe günü Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’nın ev sahipliğinde Hilton ParkSA Otel’de gerçekleştirilen basın toplantısı ile açıklandı.

Sadece İstanbul’un festivali olmadıklarını vurgulayan Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, “İstanbul’un her an canlı, farklı zenginlikleri bir arada taşıyan, herkesi büyüleyen havası caz müziğine çok yakışıyor. Biz de İstanbul’un enerjisini, dinamizmini, o büyülü havasını cazın farklı renkleriyle daha da zenginleştirmek için bir kez daha yola çıktık. Ancak festival İstanbul’la sınırlı kalmıyor. Etkinliklerimizi İstanbul dışındaki şehirlerimizde de yaygınlaştırıyoruz. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz ile, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de de cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyoruz.” dedi.

Ekonomi, bilim, eğitim gibi alanlardaki başarıların yanında kültür ve sanat alanındaki atılımların da bir ülkenin zenginliğini pekiştiren öğeler olduğunun altını çizen Binbaşgil, “Kültür ve sanat eserleri ülkelerin gelecek kuşaklara bırakacağı en önemli, en kalıcı miras. Kültür ve Sanat alanında gerçekleştirdiğimiz uzun soluklu projeler Akbank olarak bu alanlara verdiğimiz önemin de en büyük göstergesi.” dedi.

Caz tutkunları için usta müzisyenlerin yanı sıra Avrupa caz sahnesinin yükselmekte olan genç yıldızlarının da yer aldığı cazın farklı renklerini yansıtan zengin bir program hazırladıklarını söyleyen Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, “Festival kapsamında, aralarında özellikle ülkemizde büyük merakla beklenen isimlerin olduğu dört usta caz sanatçısını ağırlayacağız. Cazın dahi isimleri arasında gösterilen Jamie Cullum, Festival’in en önemli isimleri arasında. Bu sene, iki önemli ustayı birlikte aynı sahnede izleyeceğiz, Kenny Barron & Dave Holland ikilisi cazseverlere unutamayacakları bir konser verecek. Bununla birlikte, caz müziğinin yaşayan en iyi kontrbasçılarından biri olarak kabul edilen Christian McBride grubu ile 24. Akbank Caz Festivali’nin konuğu olacak. Son olarak, ülkemizde merakla beklenen cazın parlak sesi Chet Faker da müzikseverlere unutulmaz bir konser verecek.

Ayrıca Festival programımızda Türkiye-Polonya diplomatik ilişkilerinin tesisinin 600. yıldönümü olması sebebiyle Leszek Mozdzer, Marcin Masecki gibi önemli Polonyalı müzisyenler de yer alıyor. Artık bir Festival klasiği haline gelen ve bu yıl altıncısı düzenlenen “Kampüste Caz”, 3-14 Kasım tarihleri arasında 9 farklı şehirde gerçekleştirilecek konserlerle cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturacak. Büyük ilgi gören “Liselerde Caz Atölyeleri” ile gençlere caz müziğini ve enstrümanlarını daha da yakından tanıma fırsatı sunmaya devam edeceğiz. Bu yıl festival kapsamındaki yeniliklerimizden biri de Deezer üzerinden kurmuş olduğumuz Akbank Caz radyomuz ve çalma listelerimiz. Bu platformda sanatçıların seçkileri yer alıyor. Mehmet Uluğ için de özel bir çalma listesi oluşturduk. 24. Akbank Caz Festivali’nin her yıl olduğu gibi bu yıl da caz severlere yeni keşifler sunmasını diliyorum” dedi.

Şehri caza boyayan program!

Şehrin en heyecan verici festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali’nin genel programını açıklayan Pozitif Live Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Uluğ, “Türkiye’nin en uzun soluklu ve en eski festivali Akbank Caz Festivali 24. yılında olmanın yanında seneye çeyrek asırlık bir birlikteliğe adım atıyor olmanın mutluluğu içindeyiz.” dedi. Bunun yanı sıra bu yılki festivalin geçtiğimiz sene kaybettiğimiz, festivalin yaratıcısı ve 23 yıl boyunca direktörlüğünü üstlenen Mehmet Uluğ anısına yapılacak olduğunu vurgulayan Ahmet Uluğ “24. Akbank Caz Festivali’nin bu yıl öne çıkan isimleri arasında Jamie Cullum, Kenny Barron & Dave Holland, Christian McBride Trio, Chet Faker, İbrahim Maalouf, Mario Biondi, China Moses, Dillon yer alıyor. Festival boyunca aralarında cemal reşit rey Konser Salonu, Akbank Sanat, Babylon, The Seed, Caddebostan Kültür Merkezi, Moda Sahnesi, Nardis ve Zorlu Center Performans Sanatları Merkezinin bulunduğu 17 ayrı mekanda 44 konser, 2 panel, 13 atölye gerçekleştirilecek ve yaklaşık 300 müzisyen ağırlanacak. Ayrıca 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden, Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan ve sayısız caz müzisyeniyle çok sayıda proje gerçekleştiren Mehmet Uluğ anısına özel bir gece düzenlenecek ve gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak” dedi.

24. AKBANK CAZ FESTİVALİ PROGRAMI
•  Yıldızlar Geçidi 
24. yılında da caz dünyasının usta isimlerini ağırlayan Akbank Caz Festivali takipçilerine  yıldızlar geçidi yaşatıyor.
Genç yaşında kariyerine sığdırdığı biri Grammy, ikisi Altın Küre olmak üzere  sayısız ödülleri, dünyanın dört bir yanında verdiği konserlerdeki müthiş enerjisi ile izleyenleri kendisine hayran bırakan Jamie Cullum, Festival kapsamında  30 Ekim Perşembe günü Zorlu Center’da sahne alacak.
Rocktan caza onlarca farklı türü ustaca bir araya getiren başarılı trompetçi Ibrahim Maalouf ise 25 Ekim 2014, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Festival takipçileri ile birlikte olacak.
Sahne ismini Kaybedenler Kulübü’nün gerçek üyelerinden efsanevi caz trompetçisi Chet Baker’dan alan, günümüzde elektronik müziğin en özgün sanatçılarından biri olarak kabul edilen Avustralyalı besteci ve şarkıcı Chet Faker da 24. Akbank Caz Festivali’nde bir konser verecek.  “Rolling Stone” dergisi tarafından 2013 yılında “En İyi Bağımsız Sanatçı” seçilen Chet Faker, 2014 yılında kaydettiği albümü “Built On Glass”ın dünya turnesi kapsamında 1 Kasım 2014, Cumartesi günü gerçekleştireceği Babylon’da gerçekleştireceği konserde, caz ve dans tutkunlarına unutamayacakları bir gece yaşatacak.
İtalyan cazının müzik dünyasına en önemli katkılarından biri olan Mario Biondi de 24. Akbank Caz Festivali’nde. Dört platin müzik ödüllü ilk albümü “Handful of Soul” eleştirmenler tarafında çok beğenilen, duygusal ve sıcak ses rengiyle dinleyicileri derinden etkileyen Biondi, geçtiğimiz yıl yayınlanan “Sun” isimli son albümünün dünya turnesi kapsamında 24 Ekim 2014, Cuma günü Babylon sahnesinde olacak.

Dünyanın yaşayan en önemli caz vokalistlerinden Dee Dee Bridgewater’in kızı olan ve etkileyiciyle ses renginin yanı sıra sahne performanslarıyla da izleyenleri büyüleyen China Moses, Festival kapsamında 23 Ekim 2014, Perşembe günü The Seed’de piyanist Raphael Lemonnier ile kaydettikleri son albümü “Crazy Blues”dan besteler seslendirecek.

Brezilya doğumlu Alman şarkıcı ve piyanist Dillon, 2014 yılında yayınlanan ikinci albümü “The Unknown”nun dünya turnesi kapsamında Festival’de yer alacak. Elektronik müzikseverlerin yanı sıra melankolik besteleriyle pop ve folk tutkunlarını da etkileyen Dillon, 31 Ekim 2014, Cuma günü Babylon’da vereceği konserde özlem, aşk, kayıp, korku ya da arzu gibi “Bilinmeyenler” üzerine odaklandığı bestelerini seslendirecek.

• Cazın Ustaları

24. Akbank Caz Festivali, “Cazın Ustaları” bölümünde ise Kenny Barron, Dave Holland ve Christian McBride’ı ağırlayacak.

Birçok kez Grammy ödülüne aday gösterilen, Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz tarihinin efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ve kontrbascı Dave Holland, 31 Ekim 2014, Cuma günü Zorlu Center’da Festival tutkunlarıyla bir araya gelecek.

Festival’in bir diğer konuğu ise kontrbas sanatçılarının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Grammy ödüllü Christian McBride. Ünlü sanatçı, piyanist Christian Sands ve Grammy ödüllü davul sanatçısı Ulysees Owens Jr ile yayınladıkları son albümleri “Out Here”in turnesi kapsamında 24 Ekim 2014, Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda caz tutkunlarıyla buluşacak.

• Özel Projeler

Tasavvuf muziğinin ana enstrümanı ney’i caz enstrümanları arasına sokan neyzen Kudsi Erguner, “Alman cazının kuyruklu yıldızı” olarak tanımlanan piyanist Michael Wollny ve perküsyon ustası Hamdi Akatay ile 25 Ekim 2014, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda olacak.

Geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan, 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden, Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan ve sayısız caz müzisyeniyle çok sayıda proje gerçekleştiren Mehmet Uluğ, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında özel bir gece ile anılacak. İlhan Erşahin’in ev sahipliğinde 28 Ekim 2014, Salı günü Babylon’da gerçekleştirilecek bu özel gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak.
•  Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi 
The New Yorker dergisinin, “Sadece heyecan verici bir trompetçi değil, aynı zamanda zeki bir grup lideri” olarak tanımladığı, günümüzün en önemli trompetçilerinden Ambrose Akinmusire, Festival’in  “Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi” bölümünde caz tutkunlarıyla buluşacak. Caz dünyasının en saygın ödullerinden “Thelonious Monk Uluslararası Caz Trompet” ödülü sahibi sanatçı sadece müzikal açıdan değil, şarkı sözleri ve değindiği temalar nedeniyle sanat değeri en yüksek çalışması olarak nitelendirilen son albümü “The imagined savior is far easier to paint”den besteler ile 23 Ekim 2014, Perşembe günü Babylon sahnesinde olacak.
Eleştirmenlerin 21. yüzyılın söz yazarlığı tanımını değiştiren isim olarak nitelendirdiği  “Şair Müzisyen” Patricia Barber, dünyaca ünlü caz dergilerinde 2013’ün en iyi albümü olarak yer alan “Smash”ın dünya turnesi kapsamında hem en yeni besteleri, hem de caz literatürüne girmiş ve klasikleşmiş eserleriyle 26 Ekim 2014, Pazar günü Babylon’da unutulmaz bir gece yaşatacak.
80’li yıllarda pop şarkıcısı olarak tanınan, 90’lı yıllardan itibaren cazın çekiciliğine kapılan ve Chiago Tribune’un “Cazın en çekici seslerinden biri” olarak tanımladığı Amerikalı sanatçı Kathy Kosins, 31 Ekim 2014, Cuma günü Nardis’te vereceği konser ile Festival’e renk katacak.
Cazı, çocuk yaşlarda radyo kanalları arasında gezinirken keşfeden, modern caz, hip hop, soul ve drum’n’bass’ı ustalıkla birleştiren Jose James, günümüzde dünyanın en önemli vokalist ve şarkı yazarları arasında yer alıyor. 2010 yılında yayınlanan “No Beginning No End” albümü ile müziğin Cannes’ı kabul edilen “L’Academie du Jazz Grand Prix”  ödüllerinde ‘en iyi vokal caz albümü’ ödülüne layık görülen Jose James, Festival kapsamında 29 Ekim 2014, Çarşamba günü Babylon’da gerçekleştirilecek konserde son albümü “While You Were Sleeping”den parçalar seslendirecek.
•  Avrupa Cazından Farklı Sesler & Başka Renkler
İtalyan cazının yeni “harika cocuğu” olarak tanımlanan piyanist Claudio Filippini, basta Luca Bulgarelli ve davulda Marcello Di Leonardo’dan oluşan triosu ile 01 Kasım 2014, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta olacak.
Rock grubu Radiohead’den ilham alan Hollandalı müzisyenlerden oluşan Zapp4’ün tüm üyeleri yaylı çalgılar çalıyor. Caz formunda altı albüme imza atan ve eleştirmenlerin “doğaçlama ve melodiyi tutkulu sololarla birleştiriyor, zaman zaman korkunç bir enerji, zaman zamansa oldukça durgun bir edayla çalsalar da müziklerinde her zaman şiirsel bir yan görünüyor” diye tanımladığı Zapp4’ün Festival kapsamında 27 Ekim 2014, Pazartesi günü Akbank Sanat’ta vereceği konserden yüzünüzde büyük bir gülümseme ile ayrılacaksınız.
Polonya cazının Tomasz Stanko sonrası yetiştirdiği en önemli caz müzisyeni kabul edilen piyanist ve film müziği bestecisi Leszek Mozdzer, muhteşem performansı ile Festival seyircisiyle buluşuyor. Konserlerinde ince ve mistik bir atmosfer yaratmakta usta olan Mozdzer, 23 Ekim 2014, Perşembe günü Akbank Sanat’ta olacak.
Henüz 24 yaşında olan ve dünyanın en önemli sahnelerinde konserler veren Amsterdam doğumlu piyanist, vokal, besteci, söz yazarı ve aranjör Karsu, 26 Ekim 2014, Pazar günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde caz tutkunlarıyla buluşacak. Burdur gölündeki kurumaya dikkat çektiği müzik videosu ile takdir toplayan ve Hollanda’da önümüzdeki dönemde en çok konuşulacak on isim arasına seçilen Karsu, konserde 2012 yılında yayınlanan ve eleştirmenlerce oldukça beğenilen ilk albümü “Confession”dan eserler seslendirecek.
Kendilerine has müzikal stillerini eşsiz bir karışımla yeniden üretmek için bir araya gelen Amsterdamlı dokuz genç müzisyenden oluşan Jungle By Night, hip hop’dan caza, Psychedelic Rock’dan reggae ve latin müziklerine kadar çok çeşitli bireysel ilgi ve zevklerini, Afrika odaklı funk ekseninde birleştiriyor. Etiyopya’nın efsanevi müzik adamı Mulatu Astatke’yi müzikal fikir babaları kabul eden Jungle By Night, neşeli ve enerji dolu performanslarını  30 Ekim 2014, Perşembe günü Babylon sahnesinde sergileyecek.
• Kültürlerarası Buluşmalar

İstanbul’un kaotik atmosferini “harikalar diyarı” olarak gören müzisyenlerin bir araya gelmesiyle oluşan “Wonderland” projesi 24. Akbank Caz Festivali’nde. Usta sanatçı İlhan Erşahin’in klarnet üstadı Hüsnü Şenlendirici ile kurduğu topluluk, geleneksel ile modern arasındaki ses dünyasını İstanbul ekseninde kaynaştırıyor. Erşahin’in İstanbul ile olan ilişkisinin yanı sıra Türk müziğine dair ilgisinin bir ifadesi olan Wonderland projesi dub, trip-hop, elektronik caz, Balkan ve Roman müziklerini melodik bir çizgide bir araya getiriyor. Arabesk, dub, trip-hop, elektronik caz, drum’n’bass, Balkan ve Roman ezgilerinin bütünleşmesine şahit olmak için 31 Ekim 2014, Cuma günü Moda Sahnesi’nde gerçekleşecek İlhan Erşahin’s Wonderland konserini kaçırmayın.

Ortadoğulu kadın şarkıcıların duygu yoğunluğundan ve ince toplumsal eleştirilerinden ilham alsa da, sıradışı vokal anlayışı ile kendi müzik tarzını yaratan, “Tanrıça” lakaplı Yasmine Hamdan, 30 Ekim 2014, Perşembe Günü Moda Sahnesi’nde.

• Bizden Sesler

24. Akbank Caz Festivali’nin “Bizden Sesler” bölümünde Sarp Maden, Engin Recepoğulları Trio, J’ZZ-XPR’SS, İstanbul Gençlik Orkestrası, Islandman caz tutkunları ile buluşacak.

Gitar tonu ve tekniğiyle kendi özgün tarzını oluşturan, cazın sadece duygu değil entelektüel birikim de barındırdığını albümlerinde gösteren Sarp Maden, solo projesiyle Festival’de dinleyiciler ile olacak. Sarp Maden, 24 Ekim 2014, Cuma günü Akbank Sanat’ta gerçekleştireceği konserde doğaçlamalanın sakin atmosferini dinleyenleri ile paylaşacak.

Claudio Fasoli ve Antonio Zambrini’nin oluşturduğu Open Jazz Orkestra ile 12. Avrupa Caz Festivali’nde sahne alan ve bu performanslar sonrası kazandığı burs ile İtalya’da SienaMasterclass Summer Course’da eğitimini tamamlayan Engin Recepoğulları, 25 Ekim 2014, Cumartesi günü triosu ile Akbank Sanat sahnesinde olacak.

Trompet sanatçısı İmer Demirer’in girişimiyle 2013 yılında kurulan J’ZZ – XPR’SS, 2 Kasım 2014, Pazar günü Babylon sahnesindeki konserinde Türk caz sahnesinde önemli bir yere sahip olan Emin Fındıkoğlu, Ali Perret, Aydın Esen, Çağlayan Yıldız ve Can Çankaya gibi enstrümantalist ve bestecilerin özgün beste ve arajmanlardan oluşan bir repertuar seslendirecek. Farklı caz stillerine sahip bestecilerimizin eserlerini bütünlükçü bir atmosferde izlemek için J’ZZ – XPR’SS’in bu özel konserinde yerinizi ayırın.

Türkiye’de cazın en eski kurumsal destekçilerinden biri olan Akbank’ın desteği ile hayata geçirilen İstanbul Gençlik Caz Orkestrası, piyanist, besteci ve eğitmen Baki Duyarlar’ın şefliğinde yolculuğuna devam ediyor. Türk cazının gelişimi için yeni kapılar aralamayı, genç yetenekler için farklı olanaklar sağlamayı ve Türk bestecilerinin özgün bestelerini caz dinleyicileriyle buluşturmayı amaçlayan, cazın en temel grup formatlarından biri olan ‘big band’ oluşumu üzerine şekillenen İstanbul Gençlik Caz Orkestrası’nda yer alan yaşları 19 ile 25 arasında değişen 17 genç müzisyen 24. Akbank Caz Festivali kapsamında, 27 Ekim 2014, Pazartesi günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde caz tutkunlarıyla buluşacak.

Adını Farfara grubuyla duyurmuş Tolga Böyük’ün solo projesi Islandman adı altında 24. 1 kasım 2014, Cumartesi günü Babylon’da sahne alacak.

Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi
24. Akbank Caz Festivali’nde bu yıl, Polonya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 600. Yıldönümü nedeniyle 2014 yılı kültür programı kapsamında Akbank Caz Festivali ve Jazztopad Festivali işbirliğiyle “Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi” başlığı altında özel projeler yer alıyor.
Yayınladıkları iki albüm ile Avrupa caz çevrelerince oldukça beğeni toplayan ve çok sayıda festivalde sahne alan Obara International, 30 Ekim 2014, Perşembe günü Akbank Sanat’ta vereceği konser ile Festivalciler ile buluşacak. Alto saksafonda  Maciej Obara, piyanoda Dominik Wania, basta Ole Morten Vagan ve davulda Gard Nilssen’den oluşan topluluğun caz piyanisti Krzysztof Komeda için yaptıkları saygı albümü “Komeda” müzik otoritelerince topluluğun en önemli kaydı olarak kabul ediliyor.
Polonyalı müzisyenler arasında önemli bir yere sahip olan caz piyanisti, besteci ve yapımcı Marcin Masecki, Festival kapsamında cazseverler ile buluşuyor. Yaratıcılığını belli bir müzik türü ile sınırlamayan, tarzı caz, klasik ve deneysel müzik arasında gidip gelen, çok yönlü sanatçı 26 Ekim 2014, Pazar günü Akbank Sanat’ta gerçekleştireceği konserde “vahşi doğaçlamalar”ı ile dinleyenleri büyülemeye hazırlanıyor.
Avrupa’nın doğaçlama müzik dünyasında kendisine şimdiden saygın bir yer edinen, müziğindeki yoğun avangard unsurlara rağmen ülkesinin zengin halk müziği geleneğinden oldukça yararlanan Polonyalı besteci ve klarnet sanatçısı Waclaw Zimpell, 24. Akbank Caz Festivali’ne “HERA” adını verdiği proje ile katılıyor. Zimpell’in Polonyalı üç arkadaşıyla hayata geçirdiği HERA, sahne ve izleyici arasındaki görünmeyen bariyeri yıkmayı amaçlıyor. Müzik otoritelerinin konser performanslarını “ateşli ve her an patlamaya eğilimli” olarak tanımladığı HERA, 31 Ekim 2014, Cuma günü Akbank Sanat’ta vereceği konserle dinleyenlere  unutulmaz dakikalar yaşatacak.
•  Eğlence Kapıyı Çalıyor  
Hollanda’nın en ünlü caz DJ’i olarak tanınan Maestro, efsanevi caz plak şirketi Blue Note imzalı sekiz albüm çıkardı ve altı tanesi platin ünvanını kazandı. Dünyanın bir çok festivalinde yer almış Maestro, funk, caz, latin ve elektronik müziği harmanlayan tarzıyla bu sene 24. Akbank Caz Festivalinde Babylon’da 24 Ekim 2014, Cuma günü sahne alacak.
‘Electro Swing’ tarzını bize tanıtan White Mink Swing’i yeniden yorumlayarak 20’ler ve 30’ların ruhunu günümüz modern dünyasına uyarlamayı başardı. Caz ve swing severler arasında büyük popülariteye sahip White Mink, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında 31 Ekim 2014, Cuma günü Babylon’da dinleyicileriyle buluşacak.
PANEL ve ATÖLYE ÇALIŞMALARI
24. Akbank Caz Festivali her yıl olduğu gibi bu yılda pek çok panele ve atölye çalışmasına ev sahipliği yapacak.
PANEL: Anayoldan Çıkanlar
Tüm dünyada toplumsal ve kültürel alanda yoğun değişimlerin yaşandığı 60’lı yıllar, ABD’de ikamet eden Afro-Amerikan toplumunda eşitlik ve özgürlük konularında Radikal yapıları doğurduğu gibi, cazı da derinden etkiledi. Bu dönemin öfkeli ama son derece yaratıcı müzisyenleri, ana akım cazının beyaz Avro-Amerikan kültürünün hegemonyasına girdiğini savunmuş, devrin muziğine ve ekonomik koşullarına küçük çapta bir başkaldırı başlatmışlardır. Cazda Afrika müziğinden uzaklaşıldığını ve köklerden kopmanın politik alanda savunulan eşitlik ve özgürlük kavramlarıyla ters düştüğünü söyleyerek özgür cazın ilk örneklerini veren bu eşsiz sanatçıların anayolu terk etme öykülerinin siyasal, sanatsal ve ekonomik boyutları caz programcısı Hakan Rauf Tüfekçi moderatörlüğünde Sevin Okyay, Tolga Tüzün ve Çağatay Yıldız tarafından masaya yatırılacak.
25 Ekim 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
PANEL: Caz Müziğinde Kadın Olmak
Çoğunlukla “vokalist” olarak kendisine sahne bulan kadın caz müzisyenlerinin tarihsel açıdan kazanımları ve kayıpları usta yazar, çevirmen ve radyo programcısı Sevin Okyay moderatörlüğünde, ceylan ertem, Karsu Dönmez ve Selen Gülün tarafından değerlendirilecek.
27 Ekim 2014, Pazartesi Saat:14.00 Yer: Akbank Sanat
PANEL: Caz Hakkında Yazmak
“Müzik sadece müzik değildir” sözüne “caz” kadar örnek gösterilebilecek pek az müzik türü vardır. Akademisyenler tarafından siyasal, ekonomik, psikolojik ve sosyolojik açılardan defalarca incelenen caz, sinemadan fotoğrafa, resimden edebiyata kadar pek çok sanat türüyle karşılıklı etkileşimde bulunmuştur. Caz müzisyenleri ile röportajlar yapan, sanatçıların biyografilerini yazan, son çıkan albümleri tanıtan, izledikleri konser ve festivalleri eleştiren bu yazarların keyifli ve gizemli dünyası “Jazz Dergisi”nin editorü Zuhal Focan moderatorlüğünde, günümüzün caz yazarları ile açığa çıkacak. Kimbilir, caz hakkında yazı yazmak icin ilham alacağınız, cesaret bulacağınız gün bugündur.
01 Kasım 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Çocuklarla Caz 
Orff Yaklaşımı’na dayalı olarak yapılacak “Çocuklarla Caz” atölye çalışmasında, en temel caz ritmi olan swing, beden perküsyonu, tekerlemeler ve oyunlarla çocuklara tanıtılacak. Bu ritmin üzerine Orff Çalgıları (Ksilofon, metalofon, vurmalı çalgılar) kullanılarak basit eşliklerle birlikte
çocuklarla beraber melodik doğaçlamalar yapılacak ve ortaya çıkan parçalar düzenlenerek çocuklardan renkli bir caz orkestrası oluşturulacak.
25 kim Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Çocuklarla Beden Müziği Atölyesi 
Festivalin küçük cazseverlere yönelik etkinliklerinden biri de “Çocuklarla Beden Müziği Atölyesi”. Sesin, sessizliğin, elin, parmakların, ayakkabının, rüzgarın, bakışların, kısacası her şeyin müziğe ve ritme dönüştüğü, çocukların hayal gücü ve yaratıcılıklarının yardımıyla müziğin büyülü dünyasına gerçekleştirecekleri bu yolculukta kılavuzumuz uzman psikolog, eğitimci, yazar ve oyuncu Burcu Tekin. Sonunda çocukların “doğaçlama” olarak hazırlayacağı kısa bir gösteri gerçekleştirilecek olan  atölye çalışması çocuklar ve ebeveynleri için yeni algı kapıları açacak.
01 Kasım 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Drum&Bass Magazine // Gitar Dergisi Atölyeleri
Bu sene 24. Akbank Caz Festivali kapsamında ikinci kez gercekleştirilecek Drum&Bass Magazine – Gitar Dergisi Atölyeleri, enstrümanlara ve müziğe ilgi duyan her yaştan amatör ve profesyonel katılımcıları bekliyor. Atölyeler sayesinde katılımcılar müzik bilgilerini arttırırken hem iyi vakit gecirecekler, hem de deneyimli eğitmenlerle tanışma imkanı bulacaklar.
02 Kasım 2014, Pazar Saat: 11.00- 21.30 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE:Tap Away
Atölye Dans’ta canlı piyano eşliğinde gerçekleştirilecek “Tap Away” atölye çalışmasında, katılımcılar, 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan ve daha sonra tüm dünyaya yayılan tap dansının tüm inceliklerini eğitmenlerle beraber pratik etme şansı yakalayacak. Etkinlik ile tap dansının çeşitli  kombinasyonlarından faydalanarak, katılımcıların günlük hayatın stresinden kurtulmaları ve “Singing in the Rain” gibi  eski  müzikallerde hissedilen neşeli atmosferin günümüzün zor şehir hayatında yeniden yakalanması amaçlanıyor.
25 Ekim 2014, Cumartesi saat: 15.00 Yer: Atölye Dans
1 Kasım 2014, Cumartesi saat: 15.00 Yer: Atölye Dans
• CAZLI BRUNCH
Festival’in kulağa olduğu kadar damak zevkine de hitap eden ve büyük ilgi gören Cazlı Brunch’ları 24. yılda da devam ediyor. Haftaya caz müziği eşliğinde keyifli başlangıç yapmak isteyenler için, ilk olarak 26 Ekim 2014, Pazar günü tasarımıyla büyük beğeni toplayanBeyoğlu’nun konsept otellerinden Mama Shelter’de düzenlenecek Cazlı Brunch’da Uninvited Jazz Band sahne alacak. Grup, 1920’lerin swing ve blues klasiklerinden oluşan repetuarıyla hafta sonu keyfinize renk katacak.
Uninvited Jazz Band, 2 Kasım 2014, Pazar günü ise bu yıl üçüncü kez Cazlı Brunch’a ev sahipliği yapacak olan Hilton ParkSA’da sahne alacak. Hilton ParkSA’nın nefes kesen boğaz manzarası ve caz muzik eşliğinde gercekleşecek brunch’ta lezzetli açık büfe ve cazın en ateşli dönemlerinden gelen melodiler duygularınızı ele geçirecek.
Akbank Sanat Kafe’nin 25 Ekim ve 1 Kasım tarihlerinde  evsahipliği yapacağı “Akbank Sanat Kafe’de Akşam Üstü Caz” kapsamında Türk cazının genç yeteneklerini dinleyebilir, kendinizi caza bırakıp günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
•   LİSELERDE CAZ ATÖLYELERİ
Müzik ile ilgili olsun ya da olmasın, lise çağındaki birçok gence ulaşmayı, onlara caz müziğini tanıtmayı ve  sevdirmeyi amaçlayan ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek olan “Liselerde Caz Atölyeleri”, yine Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olmaya aday. Soru ve cevap şeklinde gerçekleşecek sohbetler boyunca gençler, M. Cem Tuncer, Ercüment Orkut ve Ediz Hafızoğlu ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını yakından tanıma fırsatı bulacaklar.
“Liselerde Caz Atölyeleri”, 22 Ekim Çarşamba günü Üsküdar Amerikan Koleji ve Alman Lisesi, 23 Ekim Perşembe Özel Şişli Terakki Lisesi ve Özel ENKA Lisesi, 24 Ekim Cuma Avusturya Lisesi ve Galatasaray Lisesi, 27 Ekim Pazartesi kabataş Anadolu Lisesi ve İstanbul Amerikan Robert Lisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
•   KAMPÜSTE CAZ
Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgarını estiren, artık bir Festival klasiği haline gelen “Kampüste Caz” bu yıl da yoluna devam ediyor. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyor.
1850’lerden sonra Orta ve Doğu Avrupa halklarının folklorik ezgileriyle kendi yerel müzikal geleneklerini biraraya getiren müzisyenlerin, daha sonraları Amerika’da sınırlı ölçüde de olsa cazla beslenmeleriyle birlikte temelleri atıklan ve günümüzde “klez jazz” olarak adlandırılan yeni bir caz türünün en özgün topluluklarından Cukunft, Kampüste Caz kapsamında Anadolu’yu dolaşacak.
Polonya-Turkiye diplomatik ilişkisinin 600. yıldönümü nedeniyle 2014 Kültür Programı kapsamında Akbank Caz Festivali ve Jazztopad Festivali işbirliği ile gerçekleştirilecek proje ile Cukunft, Kampüste Caz boyunca gençlere görsel ve işitsel bir şölen yaşatacak.

Bu yıl 21’incisi düzenlenen Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali 30 Ağustos’ta başlıyor. Festival programında ‘Attila’dan ‘Aida’ya sekiz farklı temsil sahnelenecek.

Festivalde 'Attila' operası Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından sahnelenecek.

Festivalde ‘Attila’ operası Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından sahnelenecek.

Antalya’nın iki bin yıllık antik tiyatrosu Aspendos, dünyada doğal akustiği en iyi yerlerden biri olarak biliniyor. Aspendos antik tiyatrosu yirmi yıldan fazladır müzikli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Bunlar içerisinde en eski olanı bu yıl 21’incisi gerçekleşecek olan Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün birlikte hazırladığı festival 30 Ağustos’ta başlıyor.

Festival kapsamında İzmir, Mersin, Antalya, Ankara, Antalya Devlet Opera ve Balesi müdürlüklerinin yanı sıra Budapeşte Operet ve Müzikal Tiyatrosu ile İtalya – Sicilya, Taormina Festival Operası gibi yabancı konuk topluluklar da yer alacak. 30 Ağustos akşamı Guiseppe Verdi’nin ‘Aida’ operası ile başlayacak olan festivalde, 3 Eylül’de ‘Notre Dame’ın Kamburu’ balesi, 6 Eylül’de ‘Operetler Galası’ konseri, 10 Eylül’de ‘La Traviata’, 13 Eylül’de ‘Harem’ operası, 17 Eylül’de ‘Attila’ operası, 20 Eylül’de ‘Tosca’ operası ve 24 Eylül’de ise ‘Herkül’ operası sahnelenecek.

30 Ağustos – 24 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival biletleri 50 TL olarak satışa sunuluyor.

Kaynak: Al Jazeera

Bu yıl 26-28 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek uluslararası sanat fuarı ArtInternational, geçen yıl olduğu gibi ziyaretçileri Haliç Kongre Merkezi’nin terasında karşılayacak.

jaume-plensa

Fuarın “By The Waterside” bölümünde sergilenecek heykeller arasında ünlü Katalan sanatçı Jaume Plensa’nın işi de bulunuyor.
Uluslararası sanat fuarı ArtInternational’ın Haliç Kongre Merkezi’nin terasına özel hazırlanan açık hava heykel galerisi “By The Waterside”, bu yıl da dünyaca ünlü sanatçıların çalışmalarını bir araya getiriyor.
Birbirinden etkileyici 9 heykeli Haliç’in eşsiz görüntüsüyle bütünleştirecek “By The Waterside”da yer alacak sanatçılardan biri de Katalan sanatçı Jaume Plensa olacak. Kamusal alanlara yerleştirilen devasa heykelleriyle çok konuşulan Plensa’nın, meditasyon yapan ve harflerden oluşan bir insan figüründen oluşan heykeli “TRIPTYCH”, Mario Mauroner Gallery ile İstanbul’a gelecek ve fuarın terasında sergilenecek.
Harflerin büyücüsü Plensa
Görenleri adeta büyüleyen ve şoke eden işlere imza atan Piensa, Latinceden Yunancaya, İbraniceden Arapça ve Japoncaya, dünyanın tüm dillerini insan bedeninde topladığı heykelleriyle de tanınıyor. Çocukluğundan beri edebiyata düşkün olan sanatçı, bu çalışmalarında Shakespeare, Oscar Wilde, Baudelaire, Edgar Allan Poe gibi hayran olduğu şair ve yazarların cümlelerini kullanıyor.
Piensa’nın ArtInternational’ın terasında sergilenecek “TRIPTYCH” adlı 3 metre uzunluğundaki heykeli de harflerden oluşuyor. İnsanların esas iletişim aracı olan harflerin ülkeler ve sınırlar üstü olduğunu ve onları bir arada kullanmanın barış için bir umut taşıdığını düşünen sanatçı, insan bedeninin umutlarımız, rüyalarımız ve arzularımızı toplayan ideal bir kap, mimari için de ideal bir biçim olduğunu söylüyor.
Sanatseverler “By The Waterside”da ayrıca; Galerie Lelong’dan Joan Miró, PİLOT Galeri’den Ali Miharbi, waterside contemporary’den Libia Castro ve Ólafur Ólafsson, Weingrüll’den Benjamin Appel, Lisabird Gallery’den Karl Karner, Rosenfeld Porcini’den Keita Miyazaki, Louise Alexander’dan Laurent Bolognini, Leila Heller’dan Steven Naifeh’ın heykellerini görme şansı yakalayacak.
ArtInternational sanat fuarı 26-28 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’ne bağlı Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerinin hazırladığı 5.Nar Tanesi Festivali (Nar Çiçekleri Festivali) Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde başlıyor.

 

Nar Sanat Davetiye1

Bakırköy’ün Bağımsız tek sanat festivali olan“Nar Tanesi Festivali” çerçevesinde 300’ün üzerinde öğrenci gerek Dünyaca bilinen klasik müzik ve gerekse ulusal pek çok ezgiyi seslendirecek. Eğitmen orkestrasının da yer alacağı festival 1 hafta daha sürecek.

Piyano, Gitar, Keman, Akordeon, Çello, Klarnet, Bateri öğrencilerinin hazırlayacağı eşsiz müziklerin yanı sıra konuk sanatçılar ve Nar Sanat Eğitim Kursu Öğretmenlerinin hazırladığı parçalar ile öğrenci orkestrası da yer alacak.

Halk oyunu gösterileri ile devam edecek festivalde Kafkas Dansları gösterisi de yapılacak.

01 Haziran 2014 tarihinde açılan  küçük sanatçı adaylarının sergisi ile başlayan ve 15 Haziran 2014 Tarihinde Hale ÜRKMEZGİL Resim Atölyesi’nin öğrencileri ile devam eden Festival, 21 Haziran Cumartesi 2014 gündüz ve gece müzik dinletileri ile devam edecek.

Bale öğrencilerinin hazırladığı Kuğu Gölü Balesi, Carmen, Sokak Dansı ve Kelebek Dansı ve Nar Sanat Tiyatrosu öğrencilerinin hazırladığı “DEDİKODU” adlı tek perde tiyatro oyununun da yer aldığı etkinlik  22 Haziran 2014, Pazar günü saat 17:00’de Cem Karaca Kültür Merkezi‘ nde  sahne alınacak. Etkinlikler bir hafta daha devam edecek olup festivalin devamı  Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğinin Nar Sahnesinde yapılacak. Farklı etkinlikler ve söyleşilerle önümüzdeki Pazar (29 Haziran 2014) tarihindeki 2149. Şamata Sanat ile son bulacak.

Not: Kurumumuz 21 ve 22 Haziran 2014 tarihleri arasında etkinliklerden dolayı kapalı olacaktır. Acil durumlar için 0530 880 71 80 nolu telefona ulaşabilirsiniz.

3 Haziran – 15 Haziran 2014 tarihlerinde dördüncüsü gerçekleştirilecek İstanbul Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali – IST. Festival (ISTANCOOL) herkese açık ve ücretsiz olarak yılda bir kez düzenlenen uluslararası festival, dünyanın en yetenekli ve yaratıcı zihinlerini İstanbul’a getirerek, kültürel ve sanatsal ilişkilerin gelişmesine öncülük eden etkileyici ve eşsiz bir deneyim sunuyor.

istan-cool

Üç güne yayılan programı süresi boyunca takipçilerine açık panel ve konuşmalar, özel gösterimler, workshop etkinlikleri ve sergilere katılma olanağı sunarken; sanatsal işbirlikleri ve performansları da bire bir tecrübe etme imkanını sağlar.

Katılımcıları arasında yazar, yönetmen, oyuncu, yapımcı, müzisyen, tasarımcı, sanatçı ve performans sanatçıları gibi farklı ve yaratıcı disiplinlerinden isimler bulunduran IST. Festival, yaratıcılığı tetikleyen fikir ve duyguların evrensel bir dile dönüşmesine öncülük etme tutkusunu paylaşan yaratıcı zihinleri bir araya getirir.

IST. Festival, 2014 yılında yeni bir adım olarak, “Kültür ve Sanatta Kültürlerarası Diyaloglar” temasını, günümüz küresel toplumunda yer alan farklı coğrafi köken, dil ve kültürlerden gelen yaratıcı insanlar yelpazesini tanımlayan “kültürel mozaik” kavramını vurgulayarak tanıtmaktadır. Festivalin 2014’teki yeni yüzü, kendi kültürel miraslarını, gerek ait oldukları coğrafyanın içinde gerekse dışında, farklılıklarını sürdürerek korumayı ve kökenlerinin özellikleriyle dünyayı etkilemeyi başarmış sanatçıları İstanbul’da buluşturmayı amaçlamaktadır.

Festival, birçok farklı kültürlerden gelen sanatçılar arasındaki münazara ve işbirlikleri aracılığıyla, onların farklı seslerini ortaya çıkartarak, toplumsal farkındalığı ve bu farklı kimliklerin sanatlarına ve sanatları aracılığıyla dünyayı nasıl etkilediklerine dair daha derin bir kavrayış sağlamayı hedeflemektedir. Söz konusu kültürel diyaloglar, yaratıcılığın gelişmesine ve “kültürlerarası” olarak tanımlanabilecek yeni bir dilin oluşmasına öncülük edecektir.

IST. Festival izleyicileri, kendi kültürlerinin değerini, İstanbul gibi Doğu ile Batı’nın yan yana geldiği, yüzyıllardır pek çok farklı medeniyetin buluşma noktası olan özel bir şehirde kavrayıp, bunu hissetme şansına sahip olacaklardır.

Video sanatı fuarı Moving Image, Art International’la aynı tarihlerde eylül sonunda İstanbul’da düzenlenecek

moving-image

İlki geçen yıl düzenlenen sanat fuarı Art International’a bu yıl bir kardeş geliyor: Daha önce New York ve Londra’da düzenlenen video sanatı fuarı Moving Image, ArtInternational’la aynı tarihlerde İstanbul’da düzenlenecek.

Bu yıl 26-28 Eylül tarihlerinde ikincisi yapılacakArtInternational güncel sanat fuarı, Amerika’dan Uzakdoğu’ya farklı ülkelere uzanacak. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuara katılacak galeri ve sanatçılar listesi bu hafta fuarın www.artinternational14.net adresinde açıklanacak.

moving-image-3

ArtInternational ile eşzamanlı olarak Haliç Kongre Merkezi’nin Kuleli Binası’nda gerçekleşecek Moving Image video sanatı fuarında dünyanın farklı bölgelerinden video işleri olacak.

Moving Image, New York’taki Winkelman Gallery’nin ortaklarından Murat Orozobekov ve Edward Winkelman tarafından kurulan ve ilk kez 2011’de New York’un sanat fuarı The Armory Show ile ardından Londra’da Frieze sanat fuarıyla eşzamanlı düzenlenen bir etkinlik.

Daha fazla detay için : lütfen TIKLAYINIZ

Datça’da ilk kez bir uluslararası kısa film festivali düzenlenecek

Datça-Uluslararası-Kısa-Film-Festivali1

Datça‘nın uluslararası ilk kısa film festivali bugün başlıyor. Bütün dünyadan yönetmenlerin posta yolu ile gönderdikleri ya da “www.isffdatca.org” sayfasına yükledikleri kısa filmler Palamutbükü, Eski Datça, Bülent Ecevit Kültür Merkezi ve Anfi Tiyatro’da 24 – 27 Nisan 2014 tarihlerinde gösterilecek.

Festival boyunca filmlerin yanı sıra çeşitli kültürel ve sanatsal etkinlikler de düzenlenecek. Bu etkinlikler arasında ‘video mapping’ gösterileri, yerleştirme sanatı, fotoğraf ve resim sergileri, konserler, dans gösterileri ve partiler yer alıyor. 26 Nisan 2014 Cumartesi akşamı da Datça merkezinde yapılacak karnaval yürüyüşüne tüm Datça halkı kendi kostüm ve müzik aletleriyle katılacak.

Datça uluslararası kısa film festivali aynı zamanda bir gençlik buluşması. 15 Nisan’da başlayan buluşmada ”Kafandakini Çek” başlıklı bir sinema atölyesi oluşturuldu. Başta Almanya ve Türkiye olmak üzere farklı ülkelerden sinema sevdalısı gençler, atölye çalışmalarına katılarak kısa film çekmeyi öğrendiler. Gençler, birbirleriyle fikir alışverişinde bulunarak proje oluşturdular ve bunları hayata geçirdiler. Avrupa Birliği Fonları tarafından finanse edilen gençlik buluşması asıl olarak katılımcı gençlerin sinemayı öğrenirken birbirlerini, kültürlerini tanıyıp kaynaşmasını hedefliyor. Ayrıca gençler Datça’ya gelen olan ödüllü filmlerin usta tanışma ve söyleşme imkânı bulacaklardır. Bu atölyede üretilen filmler Datça’dan sonra ilk olarak temmuz ayında Almanya’da ISFF Detmold Festivali’nde izleyici karşısına çıkacak.

Festivale katılacaklar arasında yer alan Berlin Brandenburg Film Destek Fonundan Veronika Grob da kendilerine başvurulacak film projelerine mali destek verme konusunda katılımcıları bilgilendiriyor.Barcelona’dan Bernat Mestres ve Berlin’den Sebastian Naumann’ın yönettiği atölye çalışmasına Reis Çelik, Atalay Taşdiken, Mehmet Eryılmaz reji, Mesut Ulutaş kurgu konusunda yardımcı oldular. Yanımızda olacak. Görüntü yönetmeni Serdar Özdemir kamera, Seçkin Özalp VFX SuperVisor olarak destek verdi. Detmold’tan Matthias Wilhelm, Barcelona’dan Maria Coma ve İstanbul’dan Cafer Ozan Türkyılmaz da müzik konusunda katkıda bulundu. Oyunculuk konusunda ise Ronja Klatt ve Alina Marise Soboth genç yönetmenlerin yanında yer aldı. Beykent Üniversitesi Sinema TV Bölüm Başkanı Burak Buyan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV Bölüm Başkan Yrd. Doç. Yüksel Aktaş da festivali destekleyen akademisyenler arasında.

Datça da yaşayan sanatçılar da gençlere el veriyor. Ünlü şair Can Yücel’in eşi Güler Yücel gençlerin yanından ayrılmıyor. İbrahim Çiftçioglu ise proje kapsamında sekiz ayrı Datçalı sanatçı ile bir film projesi gerçekleştirdi. Enstalasyon sanatçıları Monika Möller ve Birgit Christiane Sander yine Datça’lı sanatçıların kendilerine katılmalarıyla sahilden topladıkları doğal malzeme ile heykeller yaptılar. Jale Somer ise sahilden topladığı çöpler ile festivale renk katıyor.

Ressamlar Birgitta von Homeyer ve Tuğba Şimşek ise Berlin ve Cardiff’ten beraberlerinde getirdikleri eserlerini sergileyecekler. Paristen FIPRESCI üyesi Barbara Lorey de Lacharriere, İstanbul’dan Cüneyt Cebenoyan, Berlin’den Annette Koschmieder’in filmleri de festivalde gösterilecek. Datça gençlik buluşmasının ve film festivalinin her yıl tekrarlanması planlanıyor.

Victor Hugo’nun ‘Notre Dame de Paris’ adlı romanından uyarlanan aynı isimli müzikal İstanbul’da sahnelenecek.

Notre Dame de Paris müzikali 22 Nisan'dan itibaren İstanbul'da sahnelenecek.

Dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan Notre Dame’ın Kamburu (Notre Dame de Paris), ilk kez 1998 yılında ‘Notre Dame de Paris’ ismiyle Paris’te sahnelenmişti. Kadrosunda tanınmış Fransız sanatçılardan Garou (Quasimodo), Helene Segara (Esmeralda), Daniel Lavoie (Frollo), Patrick Fiori (Phoebus) yer almıştı. O dönem müzikleri ve rejisiyle büyük ses getiren müzikal, sonrasında birçok ülkede yeniden farklı kadrolarla canlandırıldı.

Notre Dame de Paris müzikali, 22 Nisan’dan itibaren İstanbul’da aynı isimle, orijinal rejisi ve müzikleriyle, İngilizce olarak sahnelenecek. Dünyada en çok bilet satışına sahip prodüksiyon olma özelliğiyle Guinness Rekorlar Kitabı’na giren müzikal, iki hafta süreyle İstanbul’da Zorlu PSM’de olacak. Dünya çapında CD ve DVD’leri 10 milyondan fazla satan Notre Dame de Paris, edebiyat tarihinin en romantik aşk hikayelerinden de biri.

Çingeneler tarafından bir katedrale terk edilen Quasimodo adlı kambur bir karakterin öyküsünü anlatan romandan uyarlanan müzikalde büyük bir aşk hikayesi var. Çingene kızı Esmeralda’ya aşık olan Quasimodo’nun rakipleri Prens Phoebus ve katedralin rahibi Frollo ile mücadele etmesi ve Esmeralda’yı aşkına ikna etmesi gerekir.

Notre Dame de Paris Müzikali 22 Nisan – 4 Mayıs tarihleri arasında izlenebilir.

Kaynak :[-]