Yazılar

-*–Edebiyatımızda noktalama işaretini, ilk kez Şinasi ‘Şair Evlenmesi’nde kullanmıştır.

-*–Edebiyatımızda ilk çeviri roman, Kamil Paşa’nın yaptığı Telemak’tır

-*–Edebiyatımızda ilk roman,Taaşşuk-u Talat-ı Fitnat’tır.

-*–Edebiyatımızda ilk köy romanı,Nabizade Nazım’ın adlı eseridir.

-*–Edebiyatımızdaki ilk realist romancı Recaizade Mahmut Ekrem’dir.

-*–Edebiyatımızdaki ilk realist roman Araba Sevdası’dır yazarı Recaizade Mahmut Ekrem’dir.

-*–Edebiyatımızda ilk edebi roman,Namık Kemal’inİntibah adlı eseridir.

-*–Edebiyatımızda ilk psikolojik roman,Eylül’dür(Mehmet Rauf)

-*–Edebiyatımızda ilk tarihi roman,Namık Kemal’in Cezmi adlı eseridir.

-*–Edebiyatımızda ilk kadın romancı Fatma Aliye’dir.

-*–Edebiyatımızda ilk makaleyi Şinasi yazmıştır.(Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi)

-*–İlk tiyatro Şinasi’nin Şair Evlenmesi’dir.

-*–Edebiyatımızdaki ilk pastoral şiir A.Hamit Tarhan’ın Sahra adlı şiiridir.

-*–Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman denemesi Nabizade Nazım’ın Zehra adlı eseridir.

-*–Edebiyatımızda çoçuklar üzerine yazılmış ilk eserler Nabi’nin Hayriye’si ve Sümbülzade Vehbi’nin Lütfiye’sidir.

-*–Ençok sanatçı yetiştiren ilçemiz olarak bilinen Bakırköy ilçesinin tarihi boyunca  ençok basılıp    dağıtılan Sanat dergisi “Nar Sanat” adı ile “Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği tarafından basılmaktadır. ( Her Baskı 5000 adet )

— “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.” 

—“Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.”

—“Sanatkar, toplumda uzun mücadele ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onunla yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan gelen zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlar sevgisini ve milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle bağlayarak geliştirmek milli idelimizdir.”

—“Güzel sanatların her dalı için, T.B.M.M.’nin göstereceği ilgi ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.”

—“Hepiniz millet vekili olabilirsiniz, Bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”

—“Güzel sanatlarda başarı; bütün inkılapların başarılı olduğunun en kesin delilidir. Bunda başarılı olmayan milletlere ne yazıktır. Onlar bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında, yüksek insanlık sıfatıyla tanımaktan daima yoksun kalacaklardır.”

—“İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, millet ki, heykel yapmaz, millet ki, tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

—“Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk müziğidir. Bu ulusun yani değişikliğine ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavraya bilmesidir…”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Dünyada medeni olmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir millet mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir.”

—“Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltıraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel heykellerle dünyaya ilan edecektir.”

—“Sanatkar, cemiyette uzun ceht (aşırı çalışma) ve gayretlerden sonra anlında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Bunun içindir ki milletimizin… güzel sanatlara sevgisini… her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.”

—“Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.”

—“Sanatkar el öpmez; sanatkarın eli öpülür!”

—“Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocuklarısevelim.”

—“Türk milletinin tarihi bir vasfı da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin güzel sanatlara sevgisini mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.

Kaynakları ile Atatürk’ün Sanat Hakkında söyledikleri : 

-Sanat güzelliğin ifadesidir Bu ifade sözIe olursa şiir, nağme oIursa musiki, resim iIe olursa ressamlık, oyma iIe olursa heykeItraşIık, bina iIe olursa mimarlık olur. (Muhit Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)

-Sanatkâr da, toplum da uzun mücadele ve gayretten sonra aInında ışığı iIk hisseden insandır. (Atatürk’e Ait HatıraIar, 1949)

-Biz, çok defa, bu musikinin tam haysiyetini bulamıyoruz İşte bu dinlediğimiz, hakiki Türk Musikisi’dir ve hiç şüphesiz, yüksek bir medeniyetin musikisidir Bu musikiyi, bütün dünyanın anIaması Iâzımdır Fakat, onu bütün dünyaya anIatabiImek için, bizim miIIetçe, bugünkü medenî dünyanın seviyesine yükseImemiz Iâzımdır. (Mesut CemiI AnIatıyor: Nükte, Fıkra ve ÇizgiIerIe Atatürk II, 1954)

-Dünyada medeni oImak, iIerIemek ve oIgunIaşmak isteyen herhangi bir miIIet mutIaka heykeI yapacak ve heykeItraş yetiştirecektir AbideIerin şuraya buraya tarihi hatıraIar oIarak dikiImesinin dine aykırı oIduğunu iddia edenIer, din hükümIerini gereği gibi araştırıp inceIememiş oIanIardır ( 1923 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-Aydın ve dindar olan miIIetimiz, iIerIemenin sebeplerinden biri oIan heykeItraşIığı en üst derecede iIerIetecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evIatIarımızın hatıralarını güzel heykeIIerIe dünyaya iIan edecektir ( 1923 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-İnsanIar oIgunIaşmak için bazı şeyIere muhtaçtır Bir miIIet ki, resim yapmaz, bir miIIet ki, heykeI yapmaz, bir miIIet ki tekniğin getirdiği şeyIeri yapmaz; itiraf etmeIi ki o miIIetin iIerIeme yoIunda yeri yoktur HaIbuki bizim miIIetimiz, gerçek niteIikIeriyIe medeni ve iIeri oImaya Iâyıktır ve oIacaktır ( 1923 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-Bir miIIeti yaşatmak için birtakım temeIIer Iazımdır ve biIirsiniz ki, bu temeIIerin en önemIiIerinden biri sanattır Bir miIIet sanattan ve sanatkârdan yoksunsa tam bir hayata sahip oIamaz BöyIe bir miIIet bir ayağı topaI, bir koIu çoIak, sakat ve hasta bir kimse gibidir Hatta kasdettiğim manayı bu söz de ifadeye yeterIi değiIdir Sanatsız kaIan bir miIIetin hayat damarIarından biri kopmuş oIur Bir miIIet sanata önem vermedikçe büyük bir feIakete mahkumdur Birçok unsurIar o feIaketin derecesini farketmez Farkettiği gün de ne kadar müthiş bir etkinIikIe çaIışmak gerektiğini tahmin edemez ( 1923 )

-Hayatta musiki Iâzım mıdır? Hayatta musiki Iâzım değiIdir Çünkü hayat musikidir Musiki iIe aIâkası oImayan yaratıkIar insan değiIdirIer Eğer söz konusu oIan hayat insan hayatı ise musiki mutIaka vardır Musikisiz hayat zaten mevcut oIamaz Musiki hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve herşeyidir YaIınz musikinin nev’i, üzerinde düşünmeye değer ( 1925 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-İnsanIarda birtakım ince, yüksek ve temiz duyguIar vardır ki insan onIarIa yaşar İşte ince, yüksek, derin ve temiz duyguIarı en ziyade duyabiIen ve diğer insanIara duyurabiIen şairdir ( 1928 ) (Muhit Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)

-EfendiIer Hepiniz mebus oIabiIirsiniz, vekiI oIabiIirsiniz; hattâ reisicumhur oIabiIirsiniz Fakat bir sanatkâr oIamazsınız HayatIarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukIarı seveIim ( 1930 ) (İ GaIip Arcan AnIatıyor, Ses Dergisinden iktibas Sümerbank Dergisi, CiIt:3, Sayı:29, 1963)

-Bizim hakikî musikimiz AnadoIu HaIkı’nda işitiIebiIir ( 1930 ) (Ayın Tarihi, Sayı:73, 1930)

-Vatan bütün evIatIarının çaIışması iIe ve yardımı iIe yaşar ve bundan başka topIumunu mekanizmasında faydasız hiçbir parça yoktur DevIeti idare eden bakanIa, vatanın refahına eIinin işi iIe yardım eden sanatkâr arasında, yaInız küçük bir fark vardır, o mda şudur Birinin vazifesi, bir diğerininkinden daha önemIidir Fakat her ikisinde de iyi yapıImak şartıyIa, ahIaki değer aynıdır ( 1930 )

-Yüksek bir insan topIumu oIan Türk MiIIeti’nin tarihi bir özeIIiği de güzeI sanatIarı sevmek ve onda yükseImektir Bunun içindir ki, miIIetimizin yüksek karakterini, yoruImaz çaIışkanIığını, doğuştan geIen zekâsını, iIme bağIıIığını, güzeI sanatIar sevgisini ve miIIi birIik duygusunu devamIı oIarak ve her türIü vasıta ve önIemIerIe besIeyerek geIiştirmek miIIi ideaIimizdir ( 1933 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-GüzeI sanatIarın hepsinde, uIus gençIiğinin ne türIü iIerIetmesini istediğinizi biIirim Bu yapıImaktadır Ancak bunda en çabuk, en önde götürüImesi gerekIi oIan Türk Müziği’dir Bir uIusun yeni değişikIiğine öIçü, müzikte değişikIiği aIabiImesi, kavrayabiImesidir UIusaI; ince duyguIarı, düşünceIeri anIatan; yüksek deyişIeri, söyIeyişIeri topIamak, onIarı bir an önce, modern müzik kuraIIarına göre işIemek gerekir Ancak bu düzeyde Türk uIusaI müziği yükseIip, evrenseI müzikte yerini aIabiIir ( 1934 ) (Ayın Tarihi, Sayı:12, 1934)

-Sinan’ın heykeIini yapınız ( 1935 ) (TTK BeIIeten, CiIt:III, Sayı:10, 1939, Lev:XCIII Atatürk eI yazısı ve imzası iIe yazmıştır)

-GüzeI sanatIarın her daIı için, Kamutay’ın ( TBMM’nin ) iIgi ve emek, miIIetin insani ve medeni hayatı ve çaIışkanIık veriminin artması için çok etkiIidir ( 1936 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:I, 1945)

-GüzeI sanatIarda başarı; bütün inkıIâpIarın başarıIı oIduğunun en kesin deIiIidir Bunda başarıIı oIamayan miIIetIere ne yazıktır OnIar, bütün başarıIarına rağmen medeniyet aIanında yüksek insanIık sıfatıyIa tanınmaktan daima yoksun kaIacakIardır ( 1936 ) (Cumhuriyet Gazetesi, 10111941, Cevat Abbas Gürer)

-Edebiyat deniIdiği zaman şu anIaşıIır: Söz ve anIamı, yni insan beyninde yer ede, her türIü biIgiIeri ve insan karakterinin en büyük duyguIarını, bunIarı dinIeyen veya okuyanIarın çok iIgisini çekecek şekiIde söyIemek ve yazmak sanatı Bunun içindir ki, edebiyat, ister nesir şekIinde oIsun, ister nazım şekIinde oIsun, tıpkı resim gibi, heykeItraşIık gibi, özeIIikIe müzik gibi, güzeI sanatIardan sayıImaktadır.

-İnsanIıkta en müspet iIim ve en ince teknik esasIarına dayanan hayatIa ve kanIa karşıIamak kendiIeri için kaçınıImaz oIan askerIik gibi yüksek bir ideaIist mesIek biIe, kendini içinde buIunduğu topIuma anIatabiImek ve bu büyük insanIık ve kahramanIık yoIcuIuğunu hazırIayabiImek için uyandırıcı, yönIendirici, harekete geçirici ve nihayet fedakâr ve kahraman yapıcı vasıtayı edebiyatta buIur. Bu itibarIa, edebiyatın her insan topIuIuğu ve bu topIuIuğun şimdiki durumunu ve geIeceğini koruyan ve koruyacak oIan her kuruIuş için en esasIı eğitim vasıtaIarından biri oIduğu, koIayIıkIa anIaşıIır

Bunun içindir ki, Türkiye Cumhuriyeti KüItür BakanIığı, edebiyat öğretiminde şu noktaIara, özeIIikIe önem ve kıymet vemeIidir:

1 – Türk çocuğunun kafasını, doğuştan sahip oIduğu dikkat ve özene göre oIuşturmak; bu, Cumhuriyetin sağIıkIa iIgiIi oIan bakanIığa da düşen bir vazifedir
2 – GüzeI korunan Türk kafa ve zekâIarını açmak, yaymak, genişIetmek Bu, özeIIikIe KüItür BakanIığı’nın vazifesidir BununIa birIikte, kabiIiyetIi Türk çocukIarının kafaIarına müspet iIim ve maddi teknik kavramIarı, yaInız nazari ( kurumsaI ) oIarak değiI, aynı zamanda eceerken.net pratik vasıtaIar iIe de değiştirmek
3 – Bir taraftan da, Türk kafaIarındaki kabiIiyetIeri, Türk karakterindeki sağIamIıkIarı, Türk duyguIarındaki yüksekIik ve genişIikIeri, kendiIerini hiç zorIamadan, doğaI bir şekiIde ve oIduğu gibi ifadeye onIarı aIıştırmak

BunIar yapıIınca, netice şu oIacaktır: Türk çocuğu konuşurken, onun ifade ve anIatış şekIi, Türk çocuğu yazarken, onun ifade ve üsIûbu, kendisini dinIeyenIeri, onun yürüdüğü yoIa götürebiIecek bu kabiIiyeti sayesinde, Türk çocuğu kendisini dinIeyen veya yazısını okuyanIarı peşine takarak yüksek Türk ideaIine iIetebiIecek, uIaştırabiIecektir

Bu edebiyat görüşü, böyIe bir edebiyat öğretimi sayesindedir ki, edebiyattan anIaşıIan amaca uIaşmak mümkün oIabiIir (1937 )

 

Etiketler :

Atatürk’ün sanat ile ilgili sözleri, Atatürk’ün sanatla ilgili söylediği kısa sözler, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri kısa, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri nelerdir, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri ve açıklaması, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri vikipedi, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri, Atatürk’ün sanatla ilgili özdeyişleri

 

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü dolayısıyla icra edilecek, “Şehitler Oratoryosu” 10 Kasım tarihinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seslendirilecek.”Şehidin Ölüm Sonrası Huzur ve Gururu” bölümleriyle dinleyiciyle buluşacak.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü dolayısıyla icra edilecek, “Şehitler Oratoryosu” 10 Kasım tarihinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi ’nde seslendirilecek.

Vatandaşların ücretsiz olarak katılabilecekleri konser, “ Vatan Sevgisi ”,

“ Kuruluş ve Kurtuluş Dönemi ”, “ Dahil Ulusal Bütünlük ve Birliğimizin Korunması için Yapılan Mücadele ve Savaşlar ”, “ Şehadet Öncesi ”, “ Şehadet Anı ”,

“ Şehidin Ölüm Sonrası Huzur ve Gururu ” bölümleriyle dinleyiciyle buluşacak.

Yaptıkları müziği alternatif arabesk olarak tanımlayan, “ İstanbul Arabesque Project ”, yarın Ghetto’da sahne alacak.

Grup, yeni albümü “ Damarımda Kanımsın”ın galası niteliğindeki konserle, Bergen, Kamuran Akkor, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses gibi isimlerin şarkılarına getirdiği farklı yorumla arabeskin eğlenceli yönünü ön plana çıkarmaya çalışıyor.

Çağıl Kaya, 9 Kasım tarihinde Nardiss Jazz Club’te konser verecek.

Birçok önemli sanatçıyla sahne almış olan genç sanatçı Kaya, ünlü cazcılardan aldığı caz vokal ve emprovizasyon eğitimleriyle geliştirdiği caz performansını İstanbullu dinleyicilerine sunacak.

-Sahne Sanatları-

Sadık Şendil’in kaleme aldığı ve Müfit Kayacan’ın yönettiği “Kanlı Nigar”, yarın Profilo Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Yunus Emre Kültür Merkezi, yarın Kemal Başar’ın yönettiği “Külhanbeyi Müzikali” isimli Oyuna ev sahipliği yapacak.

Oyun, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaşayan tulumbacılar ve kabadayıların yaşamlarını anlatırken bir dönemi de gözler önüne serecek.

Şehir Tiyatrolarının başarılı Oyunu Çığ, aynı gün Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde perdelerinin açacak.

Dağlarla çevrili bir köyde, insanların çığ düşmesinden korkmaları ve bunun yaşamlarına olan etkilerinin konu edildiği Oyun, Cücenoğlu’nun 40. sanat yılına özel olarak izleyicilerine sunulacak.

Cervantes’in ünlü romanından aynı isimle tiyatroya uyarlanan “Don Kişot”, 5 Kasım tarihinde Caddebostan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

 

Kynk. : http://www.haberapron.com

Bu yılki Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri açıklandı. Eleştiri dalında Doğan Hızlan, edebiyatta Sezai Karakoç, sanat tarihinde Prof. Dr. Semavi Eyice, geleneksel sanatlar dalında Hasan Çelebi ödüle layık görüldü.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin sahipleri açıklandı. Eleştiri dalındaki büyük ödül Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı ve yazarı Doğan Hızlan’a verilecek. Sanat Tarihi dalında Prof. Dr. Semavi Eyice, edebiyat dalında Sezai Karakoç, geleneksel sanatlar dalında Hasan Çelebi ödüle değer görüldü. Ödül töreni daha sonra açıklanacak bir tarihte Çankaya Köşkü’nde yapılacak.

Eleştiri dünyasının duayeni

Eleştiri dünyasının duayenlerinden Doğan Hızlan’ın ilk yazısı, 1954’te yayımlandı. Hızlan, çeşitli edebiyat dergilerini ve aralarında Cumhuriyet’in de olduğu gazetelerin sanat sayfalarını yönetti. Hürriyet Kültür Sanat Servisi Yönetmeni İhsan Yılmaz ile birlikte Celal Sılay’ın Toplu Şiirleri’ni ‘Hüsran Filizleri’ adıyla yayımladı. Hürriyet Pazar’da çıkan kitap yazılarından oluşan ‘Aynadaki Bakışlar’ kitabı yayımlandı.

Ödülleri sevmeyen edebiyatçı

Edebiyat dalında ödül kazanan Sezai Karakoç, İslami düşünceyi modern şiirle birleştiren isim olarak da anılıyor. 1933’te Diyarbakır’da doğan Karakoç, Diriliş Yayınları’nı, Diriliş Partisi’ni kurdu, Diriliş Dergisi’ni çıkardı. 2006’da Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’ne değer görülen Sezai Karakoç, ödül törenine katılmadığı gibi parayı da almamıştı.

Hat sanatçısı Çelebi

Hasan Çelebi 1937’de Erzurum’da doğdu. Çeşitli camilerde imam hatiplik yaptı. 1964’ten itibaren hattat Halim Özyazıcı, Hamit Aytaç ve Kemal Batanay’dan hat meşk etti. Sultanahmet Camisi’nin restore edilen kubbe yazıları, Hırka-i Şerif Camii kubbe yazısı ve Mescid-i Nebi’nin yeni yapılan kısımlarının bazı yazıları, Kuveyt’te İslam Tıp Merkezi’nin yazılarına imza attı. Birçok koleksiyonda eserleri bulunuyor.

Sanat tarihi profesörü

Sanat tarihi profesörü Semavi Eyice, 1923’te İstanbul’da doğdu. 2’nci Dünya Savaşı’nın en şiddetli günlerinde Almanya’ya gitti. 1945 ortasında yurda dönerek, İstanbul Üniversitesi’nde öğrenimine devam etti. “Zaviyeler” teziyle 1964’te profesörlüğe yükseldi. İlk yazısının yayınlandığı 1946’dan günümüze, 15 kitabı 500’den fazla makalesi basıldı.

John Coltrane ile birlikte tenor saksafon deyince akla gelen ilk isimlerden biri olan   Grammy ödüllü, 82 yaşındaki Sonny Rollins, 2 Kasım’da İş Sanat Kültür Merkezi’nde konser verecek.

John Coltrane ile birlikte tenor saksafon deyince akla gelen ilk isimlerden biri olan Grammy ödüllü, 82 yaşındaki Sonny Rollins, 2 Kasım’da İş Sanat KültürMerkezi‘nde konser verecek.
Sadece bebop ve hard bob dönemlerinin en kalıcı tek tenor saksafoncusu değil, aynı zamanda en büyük çağdaş caz saksafonculardan biri olarak da tarihe geçen Rollins, akıcı ve armonik açıdan yenilikçifikirleri, melodik hassasiyeti, zahmetsiz çalma stili, eşsiz tonu ile her zaman, çok farklı nesilden müzisyenlere ilham kaynağı oldu.

Aralarında St. Thomas, Oleo, Doxy ve Airegin’in de bulunduğu pek çok parçası caz standartlarına giren Rollins, kendine has tonu duyulduğunda tanınan ender müzisyenlerden biri.

Sürdürdüğü uzun ve verimli kariyeriyle müzik tarihindeki istisnalardan biri olan saksafonun duayeni, çalışmalarıyla caz müziğin oldukça keyifli, tanınabilir ve üretilebilir olduğu görüşünü de pekiştirdi.

Rollins’e konserde gitarda Peter Bernstein, elektrik babta Bob Cranshow, perküsyonda Sammy Figueroa ve davulda Jerome Jennings eşlik edecek.

Birsen Tezer, kendi bestelerinin yanı sıra Bülent Ortaçgil, Erkan Uğur, İlhan Şeşenve Zafer Cımbıl gibi müzisyenlerin eserlerini yorumladığı “Cihan” albümünden şarkılarla, 28 Ekim’de Hayal Bistro’da sahne alacak.

Tezer’in Bülent Ortaçgil ‘in şarkılarını da yorumlayacağı gecede sanatçıya akustik gitarda Tunç Öndemir, elektrik gitarda Emre Tankal, bass gitarda Mümtaz Solmaz ve perküsyonda Ahmet Özbilen eşik edecek.

“Beatiful Life” şarkısıyla dünya genelinde tanınır hale gelen Barbadoslu İtalyan şarkıcı Adam Clay Aka Clayton, 28 Ekim’de Clinic Live Music Club’da sevenleriyle buluşacak.

“Babil BornAgain” ile kariyerinin çıkışını yapan Adam Clay, daha sonra büyük İspanyol ikilisi Balear Soul remixledi. Clay, serbest bir başka hit

“Beautiful Life” ile dünya genelinde tanınır hale geldi.

Adam Clay, 2010 yılında Bob Sinclar, 50 Cent, Sean Paul, Ferry Corsten, de La Soul, Fat Man Scoop, Mr Hudson, Chris Jones ve Amanda gibi sanatçılar ile aynı sahneyi paylaşarak, birçok uluslararası üst düzey kulüplerde canlı performanslar sergiledi.

-Sahne sanatları

Neil Labut’un yazdığı, Defne Halman ve Engin Hepileri’nin yönettiği Zorla Güzellik isimli tiyatro  oyunu, 28Ekim’de Kenter Tiyatrosu’nda perdelerini açacak.

Zorla Güzellik, son yıllarda Amerikan tiyatrosunun en üretken ve en çok ses getiren yazarlarından biri olarak kabul edilen Labut’un güzellik üçlemesinin son oyunu.

Engin Hepileri, Defne Halman, Gökçer Genç ve Aslıhan Gürbüz ‘ün rol aldığı oyunu, çarpıcı, sert, hızlı ve komik diyaloglarıyla sözel, duygusal ve fiziksel yumrukların uçuştuğu yepyeni bir komedi.
Cemal Süreyya ‘nın şiirleri ve bazı düz yazı metinlerinden oluşan, müziğin şiirlere eşlik ettiği tek perdelik gösteri “Üstü Kalsın”, 28 Ekim’de Maya Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Simgeler ve çağrışımlarla düzenlenmiş sahne atmosferinde Hakan Gerçek ve Tilbe Salim, Atilla Birkiye’nin yönetmenliğinde şairin büyüleyici şiirlerine hayat veriyor.

Irmak Bahçeci’nin yazıp Yıldıray Şahinler’in yönettiği komedi oyunu “Alevli Günler”, 28 Ekim’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Cem Davran, Erkan Can, Bahtiyar Engin, Yıldıray Şahinler ve Tuğçe Kıltaç’ı bir araya getiren oyunda, Cem Davran öldükten sonra yakılmayı vasiyet eden bir şaman profesörü canlandırırken, Erkan Can  da pek çok farklı rolle izleyici karşısına çıkıyor.

 

Kynk. : http://www.haberler.com

Van Depremi için birlik zamanı!

Lounge FM 96’dan yapılan açıklamada, 29 Ekim Cumartesi tarihinde düzenlenecek, Urban Festival Istanbul 2011’in Biletix satışından elde edilecek gelirin Van Deprem Bölgesine bağışlanacağı belirtildi.

Lounge FM 96 tarafından düzenlenen, İstanbul’un ilk “şehir” temalı festivali Urban Festival Istanbul, 29 Ekim Cumartesi günü üçüncü kez müzikseverlerle buluşuyor. Beyoğlu, Tom Tom Sokak’ta gerçekleşecek festival, Caz, funk, disko, house, down-tempo ve soul tarzları müzik severlerle buluşturacak.

Şehir temasını öne çıkaran festival sıra dışı müzik kombinasyonları ve sahne şovları ile unutulmaz bir müzikal deneyim yaşatacak. “URBAN FESTIVAL ISTANBUL” jazz, funk, disco, soul, house ve down-tempo tarzlarının en modern hallerini sunacak dünya çapında yüksek prestij sahibi sanatçıları konuk edecek.

Urban Festival Istanbul’da bu yıl Bajka, Christian Prommer’s Drumlesson, Ben Westbeech And Band (Türkiye’de ilk kez canlı şovuyla), Mop Mop, Sola Rosa Soundsystem, Âme, Drop Out Orchestra canlı performanslarıyla, Superpitcher ve Aldo Vanuccı ise DJ setleriyle performans gösterecek. İlk kez şehrin merkezinde gerçekleşecek festival, birden çok müzik tarzıyla farklı kitleleri bir araya toplayacak. Ayrıca cantanca, memogaran, U.F.U.K, Orkun Bozdemir, Style-ist, Rubsilent, Altan Balgır, Berke Yavuz, Can Ünal (Hyperblue), Falke South’da festivalde yepyeni parçalarla DJ kabininde hayranlarıyla buluşacak.

3.yılında İstanbul’un sanat ve eğlence hayatının kalbi olan Beyoğlu’na taşınan festivalin katılımcıları, 29 Ekim günü tek biletle aynı sokak içinde yer alan Indigo, Garajistanbul, Indigo Lounge, Alt, Indigo Pub ve We’de, farklı tarzların en başarılı örneklerini dinleme şansına sahip olacaklar. Her açıdan sıradışı bir festival deneyimi sunan “Urban Festival Istanbul 2011” sofistike müzik severler için kendilerine zaman çizelgesi yaratıp iyi müziğin peşinde koşacakları benzersiz bir seçenekler dünyası yaratıyor.

Festival destekçileri ise Burn Energy Drink, Puma, Tuborg Gold, Ajans Press ve Point Hotel.

Avantajlı biletler tüm Biletix perakende satış noktaları ve Biletix.com internet sitesinde.Etkinlik günü Indigo’nun karşısında kurulacak olan “Bilet Satış ve Bilgi Noktası”nda da bilet satışı gerçekleştirilecektir.

 

Kynk.: www.ensonhaber.com

Van depreminde zarar görenlere yardım amacıyla düzenlenecek olan konsere…

 Rock sanatçıları ve grupları Van’a yardım konseri için biraraya geliyor.

Rock müzisyenleri, Van’daki depremzedelere yardım amacıyla 30 Ekim’de Maçka’daki Küçükçiftlik Park’ta konser verecek.
Yapılan açıklamaya göre rock müzisyenleri, Van’da meydana gelen ve çok sayıda yurttaşın hayatını kaybettiği ve birçoğunun da evsiz kaldığı deprem için bir araya geldi.

Yüzlerce sanatçı, gönüllü ve kurumun koşulsuz ve ücret almadan katılımıyla gerçekleşecek “Van için rock” toplu konseri, 30 Ekim pazar günü Maçka Küçükçiftlik Park’ta yapılacak.

“Biz müzisyenler olarak, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu bu ortamda, en iyi yaptığımızı düşündüğümüz şeyle yani ürettiğimiz müziği arkamıza alarak Van’a destek için bir araya geliyoruz” diyerek bir araya gelen rock müzik sanatçılarının konseri, Dream TV’den canlı yayınlanacak.

Konserin geliri, Türk Kızılay’ı vasıtasıyla Van’daki depremzedeler için kullanılacak.
Konserde 4×4, Aslı, Aylin Aslım, Aydilge, Ayşe Saran-Murder King, Barlas, Can Bonomo, Cem Köksal, Çilekeş, Demirhan Baylan, Demir Demirkan, Dilemma, Duman, Direc-t, Emre Aydın, Ete Kurttekin, Feridun Düzağaç, Foma, Gece, Gece Yolcuları, Gripin, Haluk Levent, Kurban, Mabel Matiz, Malt, Marsis, Melis Danişmend, Model, Moğollar, Mor ve Ötesi, Multitap, Ogün Sanlısoy, Özge Fışkın, Öztürk, Pamela, Redd, Şebnem Ferah, TNK, Yüksek Sadakat sahne alacak.
Konserin 20 lira olan biletleri, Biletix aracılığıyla satışa sunuldu.

NEREDE: Maçka Küçükçiftlik Park
NE ZAMAN: 30 Ekim 2011 Pazar / Saat: 12.00 – 23.30 / Kapı Açılış Saati: 10.00
NE KADAR: 20 TL

Kyn: http://www.facebook.com/Sanatvekultur / ve  Tuncay Kiraç

 

28 . Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nın Ödül Töreni yarın yapılacak. 79 ülkeden 897 sanatçının 2757 karikatür ile katıldığı serbest konulu yarışmada; Birinciliğe İngiliz sanatçı Ross Thomson , İkinciliğe İsrail’den Ilya Katz, Üçüncülüğe ise Almanya’dan Werner Rollow değer görüldü.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katılması beklenen, saat 19.30’da Hilton Convention Center’da başlayacak olan törende, Zafer Gündoğdu-Ceren Gündoğdu  Topluluğu mini bir konser verecek,  sunuculuğunu ise Korhan Abay yapacak.

Ralph Steadman’ın (İngiltere) başkanlığını yaptığı, Ercan Akyol, Steve Bell (İngiltere), Latif Demirci, Selçuk Demirel , Mohamed Effat Abdelazim İsmail(Mısır), Maira Kalman (ABD), Rick Meyerowitz (ABD), Tan Oral ve Hideo Takeda (Japonya)’nın yer aldığı bu yılki Seçiciler Kurulu yine karikatür dünyasının otoritelerinden oluştu.

30 Mayıs 2011’de Bodrum Işıl Club’da (Bodrum) gerçekleştirilen Seçiciler Kurulu toplantısında Birincilik ödülü İngiliz sanatçı Ross Thomson , İkincilik ödülü İsrail’den Ilya Katz, Üçüncülük ödülü ise Almanya’dan Werner Rollow verildi.
Seçici Kurul ayrıca; Nadia Aghabeigi (İran), Sava Babic (Sırbistan), Razvan Tenie Bradean (Romanya), Jerzy Gluszek (Polonya), Jozef Gruspier (Slovakya), Moacir Knorr Gutterres (Brezilya), Viktor Kudin (Ukrayna), Pol Leurs ( Lüksemburg), Angel Ramiro Zapata Mora (Kolombiya), Nikola Listes (Hırvatistan), Oton Anton Reisinger (Hırvatistan) ve Reiner Schwalme (Almanya)’yı Başarı Ödülüne değer gördü.

Yarışmada Birincilik Ödülü 8000 ABD Doları, İkincilik Ödülü 5000 ABD Doları, Üçüncülük Ödülü 3500 ABD Doları, Başarı Ödülü ise 500 ABD Doları’dır.

Ayrıca, yarışmada Birincilik Ödülü alan sanatçıya her yıl olduğu gibi bu yıl da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bir plaket verilecek. Tören sırasında karikatürler de sergilenecek.

Kaynak : Cumhuriyet

”Kemanı ağlatan adam” unvanıyla dünya çapında tanınan İranlı keman sanatçısı Farid Farjad, ”Silahtan nefret ediyorum, çatışmaları da sevmiyorum” dedi.

 

Farjad, Diyarbakır’da vereceği konser öncesi Ninova Park Alışveriş Merkezi’de düzenlediği basın toplantısında, Diyarbakır’a ikinci kez geldiğini ve burada olmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Toplantının yapıldığı alışveriş merkezini yeni gördüğünü ve ABD’deki alışveriş merkezleri ile rekabet edebilecek bir alışveriş merkezi olduğunu anlatan Farjad, bu modernleşmenin bundan sonraki gelişlerinde de devam ettiğini ve kentin her yerine yayılmasını istediğini söyledi.

Gelişme ve modernleşmenin önemine dikkati çeken Farjad, ”Aynı zamanda tarihimizi, geçmişimizi ve bizi buraya kadar getiren atalarımızı da unutmamalıyız. Her zaman onları korumamız gerekir, gençlerimize aktarmamız gerekir” diye konuştu.

İnsanların bir araya gelip konuşarak bütün sorunları çözebilmesi gerektiğini kaydeden Farjad, ”Silahsız, insanca bunu yapabilmeleri gerekir. Çocuklarımız, gençlerimiz için daha güzel bir gelecek bırakmamız gerekir, savaşarak değil, konuşarak anlaşarak” dedi.

Farjad, hükümetin bölgede yaşanan sorunların çözümü için çaba harcadığını ve bunun başarıya ulaşmasını temenni ettiğini ifade ederek, ülkesine gidemediğini anlattı.
”Memleketimde kadınlar ve birçok insan konuştuğu zaman kamçılanıyor, siyasi olarak içeri atılıyor. Anneler çocuklarına ninni söylemeye bile korkuyor. Avukatlar birilerini savunmaya kalkarsa onu bile hapishaneye atıyorlar” diyen Farjad, Türkiye’de insanların konuşabildiğini, insanların konuşma hakkının olduğunu söyledi.

Farjad, Diyarbakır’ı, Mersin’i, İstanbul’u çok sevdiğini kaydederek, ”Türkiye’nin kentlerini çok seviyorum. Çünkü insanlarını çok seviyorum. İnsanlar burada bana değer veriyor. Ben burada oturup konuşabiliyorum” dedi.

Gazetecilerin çeşitli sorularını da yanıtlayan Farjad, İran halkını sevindiremediğini, onları etkileyemediğini belirtti.

Türkiye’de yaşamak istediğini ve bölgede yaşanan olayları bildiğini, bunun kendisini kaygılandırmadığını ve kaygılandırmayacağını kaydeden Farjad, ”Buraya seve seve geliyorum. Benim sesim büyüklere gidiyorsa lütfen oturun bir yerde uygarca konuşun ve sorununuzu halledin. Silahtan nefret ediyorum, çatışmaları da sevmiyorum. İnşallah bütün bunlara silahsız bir çözüm bulunacak” diye konuştu.

Ninova Park Alışveriş Merkezi yatırımcı ortaklarından Orhan Erten de dünya çapında bir sanatçıyı Diyarbakır’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, bunun Diyarbakır’ın tanıtımında büyük rol oynayacağını söyledi.

 

Ünlü Şair ve Yazar Bedri Rahmi Eyüboğlu, doğumunun 100.yılında özel bir sergiyle anılıyor.

Ünlü Şair ve Yazar  Bedri Rahmi Eyüboğlu, doğumunun 100. yılında özel bir sergiyle anılıyor. Eyüboğlu’nun uzun yıllar yaşadığı Kadıköy’deki evinde bulunan kişisel eşyaları, ünlü tabloları, yazmaları, gravür ve seramik objeleriyle ölümüyle yarım kalan son tablosunun da arasında bulunduğu 90 parça sanat eseri, sanatseverlerle buluşuyor.
Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi, yeni sezonu Bedri Rahmieyüboğlu 100.Yıl Sergisi ile açıyor. Dünyanın dört bir yanına bıraktığı eserleri ve şiirleriyle yaşamaya devam eden ünlü sanatçı  Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 100.Yaş Günü 4 Ekim’de gerçekleştirilecek sergi ile kutlanıyor.

4 Ekim’de başlayıp 4 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşacak sergide, Eyüboğlu Ailesi’nin koleksiyonundan çok özel eserler ile  Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun çalışma masası, kullandığı resim fırçaları, şiirlerini ve yazılarını yazdığı daktilosu gibi kişisel eşyaları, yazmalar, seramik objeler, dünyaca bilinen tabloları, ölmeden önce üzerinde çalıştığı, vefatıyla yarım kalan “Mor Han” adlı tablosu ve daha önce sergilenmeyen 25 tablosu da yer alıyor.

T.C.

M.E.B.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1

34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Kemerburgaz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  10:00 – 21:00 saatleri arasındadır. (Yaz uygulaması)

telephone +90 212 570 80 68

mobile +90 530 880 71 80

       email     info@narsanat.com  

Kurumumuz İSTANBUL/BAKIRKÖY’de faaliyet göstermektedir. Başka yerde şubemiz yoktur. Bilgi amaçlı olarak form doldurulacaksa elbette başka şehirden de yazabilirsiniz.

İlgilendiğiniz sanat dalı ile ilgili kayıt olduğunuzda görevlimiz tarafından en kısa sürede aranacaksınız. İlgilendiğiniz branş/branşların öğretmenlerini buradan görebilirsiniz.

 

Panoramadan sokağın girişinde düz devam ediniz…

 

 

Türkiye’nin en çok sanatçı yetiştiren ilçesi olma özelliğini taşıyan Bakırköy ne yazık ki ne yerel anlamda ne ulusal ne de uluslar arası anlam herhangi bir festivale ev sahipliği yapmamaktadır…

Yıllar içersinde Bakırköy ve çevre ilçelerin insanlarını sanat adına sömüren birçok sözde kurum, kuruluş ve kişinin, Bakırköy halkı adına hiç bir faaliyette bulunmadığını bilen “ Nar Sanat “ bu durumu değiştirmek için gelecekte sokağa taşınmasını dilediği ve bu yönde çaba harcadığı “ Nar Çiçekleri ” nin 2. sini kendi Lokalinde gerçekleştirdi.

Üç gün süren etkinlikler boyunca toplam 1500 kişinin izlediği etkinlikler boyunca gerek Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı kursumuz Öğrenci, Eğitmenler ve gerekse veliler ile izleyiciler etkinliği sadece izlemekle kalmayıp aynı zamanda etkinlik içersinde de yer aldılar.

Her etkinliğin ardından Cam ve vitray Sanatçısı İzzettin BAKİ imzasını taşıyan Şişeden yapılmış eserleri ve Ş.Hale ÜRKMEZGİL  imzalı Desen çalışmalarının konuklara çekilişle dağıtılması da ayrı bir mutluluk verdi.

Sayfalar

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi