Şunun için etiket arşivi: Sahne sanatları

William Shakespeare’in ölümsüz aşk öyküsü ‘Romeo ve Juliet’, 21 Şubat’ta İstanbul’da sahnelenecek. Gösteri için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getirilecek.

William Shakespeare Romeo ve Juliet

Gösteri ve sahne sanatları örneklerinin sınırlarını zorlayan bir proje olarak gösterilen ‘Romeo ve Juliet’ Şubat ayında İstanbul’a geliyor. 45 oyuncunun rol aldığı ve büyük bir teknik ekiple İstanbul’da sahne almaya hazırlanan ‘Romeo ve Juliet’ ekibi oyuncuların yanı sıra 40 teknisyen, 6 kişilik iletişim ekibi, 15 kişilik yapım sorumlusundan oluşuyor.

Bugüne dek sayısız kez bale, film, müzikal ve opera olarak sahnelenen William Shakespeare’in ölümsüz eseri, 3 boyutlu dijital sahne tasarımıyla ve orijinal dilinde sahnelenecek. Temsil sırasında 23 sahne değişimi ve 270’ten fazla kostümün kullanıldığı oyun için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getiriliyor. Yönetmenliğini Giuliano Peparini’nin üstlendiği, besteleri Gerard Presgurvic, şarkı sözleri ise Vincenzo Incenzo’e ait oyun, 1 Mart’a kadar Zorlu PSM’de izlenebilecek.

Romeo e Giulietta

Etkinlik Hakkında

Shakespeare’in 420 yıl önceki hayali,
bugünün hayal gücüyle İstanbul’da…

Sonsuz aşkın müzikle dansı
Romeo & Giulietta

Cesur bir prodüktör, çılgın bir yönetmen ve 45 eşsiz oyuncu, dansçı ve akrobat; Shakespeare’in o günlerde hayal bile edemeyeceği 3 boyutlu dijital bir sahnede bu unutulmaz hikayeye yeniden hayat veriyor.

İtalya’da 8 ay gibi kısa bir sürede 400.000 kişiyi büyüleyen Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo 270’ten fazla benzersiz kostüm, 23 sahne değişimi ve üstün teknolojik alt yapısıyla İstanbullu sanatseverlere bugüne kadar yaşamadıkları bir deneyim yaşatmak için geliyor.

İtalya’da gelmiş geçmiş en görkemli gösteri olarak adlandırılan bu muhteşem show 21 Şubat’ta Zorlu Center PSM’de perdelerini açıyor.

Aşkla değişir dünya

Verona’nın iki soylu ailesi, Montegue ve Capuleti’lerin ölümcül nefretleri iki gencin ilk görüşte başlayan ve kaderlerini mühürleyecek olan aşkına engel olamaz. Aşıkların trajik intiharıyla ölüm aşkı ebediyete yüceltirken, düşman aileleri vicdan azabıyla tüketir.

Shakespeare’in eserinde aşk, insani bir tecrübeden tüm evreni içine alacak evrensel bir boyuta taşınıyor. Shakespeare karanlığın ve ışığın üzerinde duruyor.

Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo’da müzik, hikayeyi yeniden yaratıyor. Her özgün yorumunda olduğu gibi klasik eserin özüne hem saygı duyuyor hem ihanet ediyor.

Çatışmaları aydınlatan, tutkuları gizleyen ışık bu özgün yorumda bize müzikle dönüyor ve kötülüğün renklerini güçle doldururken, iyiliğin çerçevesini yumuşak tonlarla çiziyor.

Müzikler ve ritim kimi zaman deliliği, kimi zaman ahlakın terk edilişini simgeliyor. Aşk resmedilirken ise bunun aksine iki aşığın tutkusunun, sonsuz bekleyişinin ve çektikleri işkencenin altını çiziyor.

Vincenzo Incenzo

Yazar William Shakespeare,
Yapımcı David Zard,
Müzik Gérard Presgurvic,
Italyanca Uyarlama Vincenzo Incenzo,
Yönetmen Giuliano Peparini

Bildiğiniz gibi Nar Sanat Tiyatro kurslarında sezon açıldı. Biz de birçok kez  gençlerimiz veya velilerimizden duyduğumuz soruyu Tiyatro Hocamız ve oyuncu sayın Esin KARAKAYA’ya sorduk ” ”Neden Tiyatro eğitimi?”  veya  “Çocuğumuz / gencimiz Tiyatro oyuncusu mu olacak? Ne gerek var ki şimdi ?” 

Nar Sanat Bakırköy

Bakalım tiyatro hocamız ne demiş. İyi okumalar!

İnsanın daha anne karnında oynamaya başladığınızı biliyor muydunuz?

Bilim adamları özellikle ikiz bebeklerde yansılanım(ultrason)  izlemelerinde bunu net bir şekilde görebileceğimiz belirtiliyor.

Oyun daha anne karnındayken bize bahşedilmiş bir armağandır. Doğumdan ölüme kadar da bu armağanı yaşamımızda zevkle kullanırız.  Bir çocuğu uzaktan izleyin. Tek başına bile elindeki bir objeyle ( hayalinde onu ne olarak canlandırıyorsa) saatlerce oynar değişik kahramanları canlandırır sesini değiştirerek karakterleri cezalandırır bazen bir hayvan olur bazen bir kral bazen bir asker bazen de kötüyü oynamayı dener. Sahnede oynanan “tek başına gösterinin” doğal halidir.

 

Yaşamı eğlenceli kılan ve zaman zamanda katlanmamızı kolaylaştıran bir eylemdir. İşte tiyatroda kaynağını bu oyunlarda bulur. İnsanı insana,insanla ve insanca anlatma sanatı diyoruz ya tiyatroya.

Tiyatro; eğitme görevinin yanı sıra öğrenme sanatıdır.

Nasıl Öğreniriz?

Öğrenmenin temeli  bakmak görmek anlamak ve biriktirmektir.  Tüm bunlara kafamızda dağınık bir şekilde avare avera dolanırken içlerimizde işimize yarayacak olanı çekip çıkartmak için zaman ve çaba harcarız işte tiyatro beyinde biriktirdiklerimizi en etkin bir biçimde ve hızlı biçimde kullanma becerimizi oluşturur ve geliştirir.

Tiyatroyu yaşamına sokmuş olan kişi, kendini ve etrafındaki bireyleri tanıma ve çözme eylemlerine daha kolay adapte olan ve becerebilme yeteneğine erişebilen kişidir.

Ebetteki Tiyatro evet bir meslektir ama bu mesleği seçmeyecek kişilerin de hayatta gerçekten çok işine yarayacağı ve kullanacağı ve faydalanacağı bir sanatsal eylemdir. Nedir mi bunlar?

Gençler ve yetişkinler için:

α) Dαуαnışmαуı öğretir ;
b) Düşünceуi eуleme ѕokmα уeteneğini geliştirir;
c) Düşünerek , уorumlαуαrαk okumαуı öğretir;
d) Topluluk içinde konuşmαуı öğretir;
e) Doğru νe güzel konuşmαуı ѕαğlαr;
f) Eѕtetik αlgılαmα уeteneğini geliştirir;
g) Çeşitli ѕαnαt dαllαrıуlα ilgiуi ѕαğlαr;
h) Sorumluluk duуguѕunu ѕαğlαr;
i) Toplumun , kişiliği ezmeѕini önler;
j) Çocuğun elini,kolunu kullαnmαѕını denetim αltınα αlır.

 

Tiyatronun Çocuklara Yararları İse;

1) Öğrenmede zorlanan çocuklαr için fαуdαlıdır.
2) Çocuğun αlgılαmα уeteneğinin geliştirilmeѕinde, ayrıca dikkatini toplamasında yardımcı olur.
3) Tiуαtro, hiperαktif çocuklαrın dengelenmelerine yardımcı olur.
4) Tiуαtro, çeνreѕiуle iletişim zorluğu çeken çocuklαrın gelişmesine ve başkalarıyla anlaşmasına yardımcı olur.
5) Tiуαtro, çocuğun çeνreѕine αdαpte olαbilmeѕine уαrdımcı olur.
6) Tiуαtro, çocuğun gerginlikten kurtulmαѕını ѕαğlαr.
7) Tiуαtroyla birlikte çocuk korumα duуguѕunu уαşαr.
8)Tiуαtro, çocuğα aidiyet duygusunu νe önemѕendiğini hiѕѕettirir.
9)Tiуαtro, korku içinde olαn çocukların kişiliğini oturtmasında oldukça faydalıdır.
10)Tiуαtro, çocuğun  αlgılama kabiliyetini geliştirir.
11)Tiуαtro çocuklαrdα, eğitimli, güçlü ve düzenli bir kişilik geliştirmesine fayda sağlar.

 

Dikkat ettiniz mi? Çocuklar ve gençler özellikle gelişim çağlarında kendilerinden asla memnun olmazlar hep bir başkasına benzeme, popüler insanların yerinde olma istekleri ağır basar. Bu istekler kontrol altına alınmadığı taktirde “ben” olmaktan çıkıp bir başkası gibi hareket etmeye başlarlar.

Bu aslında bir kaçıştır. İşte bu kaçışı sahnede bir başkasını canlandırırken yaşayan, oyuncu sonunda kendine kavuşmaktan müthiş haz duyacak ve kendi ile bir anlamda barışacaktır. Sahne sanatları ile uğraşmak bireye estetikte bir görüş açısı kazandıracaktır. Kendini geliştirmek ve topluma katkı sağlamak ihtiyacını hisseden her birey tiyatro ile tanışmalı diyoruz.

Zaten ciddiyet ile oynadığımız hayat oyununu daha kaliteli oynayabilmek adına sizi de aramızda görmek istiyoruz.

 Esin KARAKAYA  Oyuncu

ve

 Nar Sanat Tiyatro Eğitmeni

 Buyurun ziyaretimize gelin tanışalım. Kendi hayat okulunuzda daha iyi oyuncu olmanın anlamını bizimle keşfedin. Sanat dolu bir ortamda tiyatroya yıllarını vermiş tecrübeli eğitmenimiz eşliğinde sahnenin tozunu yutun ve hayata daha iyi hazırlanın. Nar Sanat sizi çağırıyor!

Not: Eğitmenimiz Sayın Esin KARAKAYA ‘nın sanat hayatını mı öğrenmek istediniz BUYURUN.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sanat kurumlarıyla ilgili yasa tasarısı belli oldu. Tasarıya göre birçok ildeki sanat kurumu tehlike altında. Hangi ilde, kaç tane sanat kurumunun kapatılacağı bilinmiyor. Ayrıca, devlet bünyesindeki sanatçılar ne kadar tecrübeli olursa olsun yeniden bir elemeye tabi tutulacak.

tüsak

Kültür ve Turizm Bakanlığı 3 Mart’ta sivil toplum kuruluşları ile bir araya geleceği toplantı davetiyle birlikte bir de yasa tasarısı taslağı gönderdi. Al Jazeera, Bakanlığın bünyesinde kurulacak yeni bir sanat kurulu olan Türkiye Sanat Kurumu’nun (TÜSAK) yeni sanat yasasıyla ilgili taslağını inceledi.

1. Kapanma söylentileri:

ağlayan maskBakanlığın ilk ifadesi ‘kapanma’ söylentilerine karşı: ‘’Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi’nin kapatılacağına ilişkin söylentiler, söylentiler sonrası ele geçirerek yayımladığımız taslağa yönelik itirazlar sona erdi ve  Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül tarafından resmi olarak açıklanan TÜSAK taslağı 3 Mart Pazartesi günü Ankara’da davet edilen kuruluşların görüşlerine sunulacak.’’

2. Her kurumdan bir tane kalacak:
Yasa tasarısının en çarpıcı ve en tartışmalı maddesi sanat kurumlarının akıbetine dair. Buna göre, her sanat dalında en az birer adet kurulacak orkestra, koro ve topluluklar kalacak. Ancak en az bir olarak belirlenen sanat kurumlarının sayısına veya hangi şehir veya şehirlerde kalacağına dair bir madde bulunmuyor.

3. Sanatçıları Bakanlık seçecek: Mevcut sanat kurumlarında çalışanlar ‘Bakanlık Sahne Sanatları Genel Müdürlüğü’ne devredilecek ve eğer bir önceki maddede sıraladığımız kurum ve topluluklardan birinde yer almak isterlerse önce Bakanlığın oluşturacağı komisyonlarda seçilmeleri gerekecek. Bu komisyonların kim tarafından, hangi şartlarla oluşturulacağı ise henüz belirsiz. Bu kurumlara seçilmeyenlerin kadroları Bakanlık Kültür ve Sanat Araştırmaları Genel Müdürlüğü’ne devredilecek.

4. İkramiye ve teşvikler ödenmeyecek: Sözleşmeli çalışan ve Bakanlık Sahne Sanatları Genel Müdürlüğü’ne devredilmeyecek, yani komisyonlarca en az bir orkestra, tiyatro, koro ve benzeri topluluklara seçilmeyen kişilerin teşvik ve ikramiyeleri ödenmeyecek. Bu personel içerisinden farklı bir ilde görevlendirilmek isteyenler Bakanlık onayı alacak. İzin almak kaydıyla sanatsal faaliyetlerde çalışabilecek.

5. Kendi biletini kendin sat
Bakanlık bünyesinde çalışan sanatçılar kendi projelerini TÜSAK’a götürebilecek ve bilet geliri üzerinden pay alabilecek.

6. Tasarının amacı: 
yeni düzenlemeSanatçıların itiraz noktalarından biri sanatın halihazırda toplumun her kesimine hitap etmek için icra ediliyor olmasına karşın tasarıda ‘’… görsel-işitsel yapımlar ile sahne sanatlarının, müzik, edebiyat, görsel sanatlar ve geleneksel sanatların geliştirilip güçlendirilmesi, tanıtılması, yaygınlaştırılması, toplumun her kesiminin sanat ürünlerinden verimli şekilde yararlanması…’’ ifadeleri bulunuyor.

7. TÜSAK nedir? 
TÜSAK, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacak yeni bir sanat kurulu. Türkiye Sanat Kurumu’nun kısaltılmış hali TÜSAK. 11 kişilik bir heyetten oluşacak kuruldakilerin en az 6’sı, ilgili sanat alanlarında (tiyatro, opera, bale, dans, müzik, edebiyat, görsel sanatlar ve geleneksel sanatlar) eğitim almış ve özel ya da devlet kurumlarında en az on yıl deneyim sahibi olan kişilerden seçilecek. Merkezi Ankara olacak bu kurul sanat projelerini değerlendirecek ve Bakanlık tarafından destek verilip verilmeyeceğine karar verecek.

8. Kurul üyelerini Bakan ve Bakanlar Kurulu seçecek: 
TÜSAK üyeleri Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile atanacak. Kurul üyelerinin süresi iki yıl olacak ancak bir kişi kurul üyeliğine birden çok kez atanabilecek.

9. Kurum bağımsız mı? 
Tasarının ikinci bölümünde yer alan bir ifadede ‘Kurum görevini yerine getirirken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci ve kişi Kurumun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez’’ deniyor.

10. Kuruldan sıkı denetim: 
TÜSAK bundan böyle sanat projelerini denetleyecek. İlgili madde şöyle: ‘’Görsel-işitsel yapımlar ile sahne sanatlarının müzik, edebiyat, görsel sanatlar ve geleneksel sanat dallarında kültür ve sanatımıza katkı sağlayacak nitelikteki projelerinin desteklenmesi ile desteklenen projelerin amacına uygun gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında karar vermek.’’

11. Hangi projeler desteklenecek? 
Hangi alanda hangi projenin destekleneceğine TÜSAK karar verecek. Üç ile yedi kişi arasında değişecek olan farklı alanlardaki proje grupları ön elemeyi yaptıktan sonra TÜSAK devreye girecek. İlgili maddede sanat alanları sayıldıktan sonra dördüncü bölümün b maddesi şu şekilde: ‘’Sanat ürün, üretim ve faaliyetlerinden toplumun her kesiminin yararlanması yoluyla ülkemiz genelinde çağdaş, verimli ve etkin bir iletişim ortamının yaratılması.’’

yüzde 5012. Ne kadar destek verilecek?
TÜSAK onayladığı takdirde bir projeye verilecek destek projenin bütçesinin yüzde 50’sini aşmayacak. Yani bir proje için çıkarılan bütçenin en fazla yüzde 50’sini Bakanlık karşılayacak. İstisnai durumlarda kurul sanat dalları ve projenin niteliğine göre bu oranı artırma yetkisine sahip olacak.

13. Edebiyat ve yazım alanında destek:
TÜSAK yasa tasarısında, Bakanlığın desteğini öngören edebiyat ve yazım çalışmalarıyla ilgili bir madde de bulunuyor. Buna göre, tiyatro, opera, bale, dans gibi sahne sanatları ile müzik, edebiyat ve benzeri alanlara yeni ve nitelikli eserler kazandırmak amacıyla yeni yazılmış eserler için yerli sanatçılara destek sağlanacak.

14. Sahne ve sergilemeye nasıl destek olunacak?
Yeni sahneler kazandırmak için Bakanlık bir çalışma yapacak. Buna göre örneğin bir kişi veya kurumun sahip olduğu veya kiraladığı bir binayı sahne ve sergi salonu olarak düzenlemesi, işletmesi durumunda kira, tadilat, bakım, onarım, aydınlatma, ısınma veya personel giderlerinden Kurum projelerinin kullanımına açılması halinde destek alabilecek. Ayrıca büyük prodüksiyon gerektiren opera, bale gibi alanların sahnelenmesi sürecinde de TÜSAK destek olabilecek.

BAKANLIK POLİTİKASIYLA ÇELİŞEN MADDE

15. Geleneksel Türk Tiyatrosu desteği:
Bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 15 özel tiyatroya devlet yardımı yapmadı. Bunlar arasında Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun son temsilcilerinden biri olan Ferhan Şensoy ve Ses-Ortaoyuncular Tiyatrosu da bulunuyor. Ancak TÜSAK yasasında bu durumla çelişen bir madde bulunuyor. Buna göre Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun yaşatılması, yaygınlaştırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla gerçekleştirilecek faaliyetlere destek olunacağı belirtilmiş.

17. Üstün yetenekli çocuklara yardım:
Bakanlık, bir süre önce yürürlükten kalkan bir uygulamaya da geri dönüyor ve üstün yetenekli çocukların yurtiçinde ve yurtdışında eğitimlerine destek olacağını yasa tasarısında açıklıyor.

18. Emeklilik nasıl olacak?
Yasa tasarısının yürürlüğe girdiği tarihte emekli aylığı bağlanmasına hak kazanmış olan ve bu tarihten itibaren 2014 yılı sonuna kadar emeklilik başvurusunda bulunanların emeklilik ikramiyeleri; yaş haddinden emekliliğine en fazla üç yıl kalanlar için yüzde otuz, üç-altı yıl kalanlar için yüzde kırk, altı yıldan fazla kalanlar için de yüzde elli fazlasıyla ödenecek.

Kaynak:[-]

Muhabir :  Bedia Ceylan Güzelce

Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği, pek çok sanat faaliyetlerine Oda Orkestrası ile bir yenilik daha ekliyor.

nar-sanat-oda-orkestrasıKurulduğundan bu yana pek çok dalda eğitim veren,  söyleşiler, konserler ve sergilere imza atan derneğimiz bu yıl içerisinde “Nar Sanat Tiyatrosu” adı altında sahne sanatlarında da faaliyetlerine devam ederken alınan karar doğrultusunda “Nar Sanat Oda Orkestrası” kurma çalışmalarına başladı. Bu doğrultuda Nar Sanat Oda Orkestrası’nda çalmak üzere, belirli seviyede gönüllü yaylı ve üflemeli enstrümanistler aranmaktadır.

Nar Sanat Yeni Logo4

Detaylı bilgi için 0212 570 80 68.

Müzikal özgeçmişinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz.

 

İstanbul’un haftalık sanat ajandası (9-16 Kasım)

sanat duyuru

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için haftanın önemli sanat etkinliklerini derledik…

Dünyaca ünlü Latin şarkıcı Jennifer Lopez, 14 Kasım’da Ataköy Atletizm Arena’da sahne alacak.”Dance Again” turnesi kapsamında 3 konser vermek için İstanbul’a gelecek Lopez, dünya listelerinde uzun süre ilk sırada kalan ”On The Floor” şarkısının yer aldığı ”Love” albümünün yanı sıra sevilen hit parçalarını da seslendirecek.Dünyanın en iyi senfoni orkestraları arasında gösterilen şef Lorin Maazel yönetimindeki Kraliyet Concertgebouw Orkestrası, 10 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde konser verecek. Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilecek konserde, Peter Van Anrooy’un ”Piet Hein Rhapsody”si, Sergei Prokofiev’in ”Romeo ve Juliet Süiti”nden bölümler ile Çaykovski’nin ”Op. 36 numaralı Fa minör 4. Senfonisi” seslendirilecek. Her biri virtüoz 120 müzisyenden oluşan orkestra, kurulduğu 1888 yılından bu yana Strauss, Mahler, Debussy ve Stravinsky gibi pek çok önemli besteci tarafından yönetildi.

İrlandalı hard rock grubu ”Thin Lizzy”, Avea’nın 3. Escape to Music konserleri kapsamında 11 Kasım’da Küçükçiftlik Park’ta hayranlarıyla buluşacak. ”Whiskey in the Jar” şarkısını yorumlayış biçimi, ”Jailbreak”, ”The Boys Are Back in Town” ve ”Bad Reputation” gibi parçalarıyla dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahip olan grup, çift gitar armonisi kullanan ilk hard rock gruplarından biri olarak kabul ediliyor. 43 yıllık kariyerinde birçok unutulmaz canlı performans sergileyen grup, müzik kanalı VH1’in ”Hard Rock’un En Büyük 100 Sanatçısı” listesinde 51. sırada gösteriliyor. Van Morrison, Little Feat ve Bob Seger gibi isimlerden ilham alan grup, 1986’da ölene kadar grubun liderliğini yapan basçı, şarkı yazarı ve solist Phil Lynott’ın mirasına duydukları saygıdan dolayı bundan sonraki albümlerini ”Thin Lizzy” adıyla çıkarmayacağını açıklamıştı.

”4. Avea Sıra Dışı Müzik” konserleri, İran asıllı grup ”Niyaz”ın yarın İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu’nda vereceği konserle başlayacak. Azam Ali’nin benzersiz sesi, Loga Ramin Torkian’ın büyülü akustik/elektrik düzenlemeleri ve ”Grammy” adayı prodüktör/remiks ustası Carmen Rizzo’nun öncü elektronik ses örgüleriyle zihinlerde yer eden ”Niyaz”, zengin Sufi mistisizmi ile Orta Doğu’nun şiir ve türkülerini, akustik enstrümanlar ve modern elektronik müziğin tınılarıyla buluşturuyor. Müzik eleştirmenleri tarafından çığır açan bir topluluk olarak görülen ”Niyaz”, 2005’te piyasaya sunulan ilk albümden bu yana sayısız festival ve konserde sahne aldı. Grup, mayıs ayında yayınladığı ”Sumud” ile de Türkiye’deki müzik marketlerde en çok satılan yabancı albümler listelerinin üst basamaklarına tırmandı.

Terence Blanchard Quintet, 13 Kasım’da Nardis Jazz Club’ta sahne alacak. Günümüzün en iyi trompetçilerinden biri olarak görülen Terence Blanchard, 1990’dan bu yana birlikte çalıştığı Spike Lee’nin filmleri için yaptığı müziklerle de büyük beğeni topladı ve bu albümlerle ”Grammy” ve ”Altın Küre”ye aday gösterildi.Blanchard, 2005’te McCoy Tyner, Gary Bartz, Christian McBride ve LewisNash ile birlikte ”En İyi Enstrümantal Caz Albümü” dalında ”Grammy” ödülünü kazandı.

Azerbaycan’da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nı ”Love Me Back” adlı şarkısıyla Türkiye’yi temsil eden Can Bonomo, 14 Kasım’da Salon İKSV’de konser verecek. Müzikal yolculuğunda The Shins, Wax Poetic, The Kinks, The Libertines ve The Beatles gibi gruplardan esinlenen Bonomo, alaturka nağmelerden indie melodilere uzanan tarzını ”İstanbul Müziği” olarak tanımlıyor. Bonomo, geçen yılın başlarında çıkardığı ilk albümü ”Meczup” ile geniş bir hayran kitlesine ulaştı.

Fransız şanson geleneğiyle cazı bir araya getiren Amerikalı caz şarkıcısı Stacey Kent, yarın Salon İKSV’de sevenleriyle buluşacak. İlk albümü ”Close Your Eyes”ı 1997 yılında çıkaran Stacey Kent’in ”The Boy Nex Door” albümü Fransa’da ”altın plak”a değer bulundu. Sanatçının 2007’de piyasaya sunulan ”Breakfast on the Morning Tram” albümü Fransa’da ”platin plak” aldı ve ”Grammy”ye aday gösterildi.

Portekiz’in en başarılı fado vokalistlerinden olan Carla Pires, 15 Kasım’da Salon İKSV’de hayranlarının karşısına çıkacak. Berrak alto vokaliyle beğeni toplayan Pires, Avrupa kentlerinde birçok festivalde performans gösterdi.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), yılın en parlak projelerinden biri olan, Güher ve Süher Pekinel’in ”Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler” projesinin yıldızları ile 2012’ye veda edecek. Farklı enstrüman gruplarından yetenekli öğrencilerin destek gördüğü ve Avrupa’da dünyanın önde gelen müzisyenleriyle eğitimlerini sürdürme hakkı kazandığı projenin keman, viyolonsel ve piyano dallarından 4 genç yetenek, BİFO ile birlikte 12 Kasım’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde konser verecek. Şef Sascha Goetzel yönetimindeki orkestra konserde, Sibelius’un ”Keman Konçertosu, Re minör, Op. 47”, Schumann’ın ”Viyolonsel Konçertosu, La minör, Op. 129”, Rachmaninoff’un ”2. Piyano Konçertosu, Do minör, Op. 18” ile Brahms’ın ”Keman Konçertosu, Re Majör, Op. 77” eserlerini seslendirecek.

Tuluyhan Uğurlu’dan Atatürk’ü anma konseri

Piyanist Tuluyhan Uğurlu, 10 Kasım’da Tepe Nautilus AVM’de Atatürk’ü anma konseri verecek. Uğurlu konserde, Atatürk için yazılan en önemli eserler arasında yer alan ”Mustafa Kemal Atatürk ve Güneşin Askerleri” isimli senfonik eserini seslendirecek. Görüntülerle de desteklenecek konserde, ”Dolmabahçe’de Hüzünlü Sonbahar”, ”Sofya’da Dans”, ”Biz Cumhuriyet’i Çok Sevdik”, ”Cumhuriyet’in Kızları”, ”Cumhuriyet Trenleri” adlı eserleriyle sahne alacak Uğurlu’ya, kavalda Murat Toraman, elektrogitar ve yaylı tamburda Uğur Varol, kontrbasta Umut Sel, vurmalı enstrümanlarda Gürkan Özkan eşlik edecek.

Sahne sanatları

”Kanlı Düğün”, ”Carmen”, ”Büyülü Aşk” adlı unutulmaz filmlerin ünlü İspanyol yönetmeni Carlos Saura’nın ”Flamenco Hoy” isimli sahne projesi, yarın, 10 ve 11 Kasım’da TİM Show Center’da görülebilecek. 11 sanatçıdan oluşan dans grubu, Rafael Estevez ve Nani Panos tarafından tasarlanan koreografiyle, asırlar boyunca hüküm süren geleneksel temalarla caz ve çağdaş müziği buluşturuyor. Gösteride, İspanyol piyanist Chano Domingez’in eserlerini, 4 ses sanatçısı yorumlayacak. Ayrıca gitar virtüözü Antonio Rey, 5 müzisyenle birlikte canlı performans sergileyecek. Chano Dominguez ve Antonio Rey’in müzikleri, modern cazla geleneksel motifleri birleştirerek izleyiciyi flamenkonun derinliklerine götürecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), ”Midas’ın Kulakları” operasını yarın, 10 ve 13 Kasım’da Kadıköy Süreyya Operası’nda sahneleyecek. Librettosunu temmuz ayında hayatını kaybeden Güngör Dilmen’in yazdığı, Ferit Tüzün’ün bestelediği eserin rejisörlüğünü Yücel Erten yaptı. Orkestra şefliğini Serdar Yalçın’ın, koro şefliğini Gökçen Koray’ın yaptığı operanın koreografisi Selçuk Borak imzası taşıyor. Güngör Dilmen’in aynı ismi taşıyan manzum oyunu ve Ferit Tüzün’ün bestelerinin mükemmel uyumu sonucunda bir Türk klasiği haline gelen ”Midas’ın Kulakları”, masalsı ve şiirsel üslubuyla sanatseverlerin ilgisini çekiyor.

”Wolfgang ve Lorenzo” adlı müzikli oyun, 14 Kasım’da Fulya Konser Salonu’nda sergilenecek. Aydın Büke’nin yazdığı, H. Rıza Murat Göksu’nun sahneye koyduğu oyun, Wolfgang Amadeus Mozart’ın İtalyan metin yazarı Lorenzo Da Ponte ile üç ortak çalışmasını konu ediniyor.

”Çocuk Dünyası” adlı çocuk müzikali, 11 Kasım’da Kadıköy Süreyya Operası’nda izlenebilecek.

Fulya Konser Salonu’nda ise 10 Kasım’da ”Atatürk’ü Anma Konseri” düzenlenecek.

Devlet ve şehir tiyatroları

İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncuları, Küçük Sahne’de yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Herkesin Bildiği Sırlar”, 13, 14 ve 15 Kasım’da ”Çirkin”, Küçükçekmece Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını”, Cevahir Salon 1’de yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Yanık”, 13, 14 ve 15 Kasım’da ”Sidikli Kasabası Müzikali”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde 15 Kasım’da ”Çehov Makinesi”, Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Düğün Şarkısı”, Kartal Bülent Ecevit Sahnesi’nde 13 ve 14 Kasım’da ”Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını”, Cevahir Salon 2’de 13, 14, 15 Kasım’da ”Düğün Şarkısı’, Üsküdar Stüdyo Sahne’de yarın 10 ve 11 Kasım’da ”Çirkin” ile 13 ve 14 Kasım’da ”Kontrabas” adlı oyunları sahneleyecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda 10 ve 11 Kasım’da, Ümraniye Sahnesi’nde ”Şark Dişçisi” ve ”Fareli Köyün Kavalcısı”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” ve ”Pinokyo”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Perşembenin Hanımları” ve ”Ali Baba ve Kırk Haramiler”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Mutfak Söyleşileri” ve ”Boncuk”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Çığ” ve ”Karagöz Tatlıcı”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Ateşli Sabır (Postacı)” ve ”Sokak Kedileri”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye” ve ”Pırtlatan Bal” adlı oyunlar izlenebilecek.

Ümraniye Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Vişne Bahçesi”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Kabare”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Büyünün Gözleri”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Toros Canavarı” adlı oyunlar ise 14 ve 15 Kasım’da sergilenecek.

Özel tiyatrolar

Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde ”Tatlı Kaçık”, Tiyatro Pera’da ”Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im”, Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da ”Aşk Dönümü”, İkinci Kat’ta ”Yalnızlar Kulübü”, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde ”Otelde Komik Bir Gece”, Craft Tiyatro’da ”Uğrak Yeri”, Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM) Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde ”Sonbaharı Beklerken”, Caddebostan Kültür Merkezi’nde ”Alevli Günler”, oyunları yarın tiyatroseverlerle buluşacak.

Ayrıca, 10 Kasım’da Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde ”Menan Cinleri”, Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde ”Eleni’den Mektuplar”, Gri Sahne’de ”Kutlama”, KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde ”Hasretinden Prangalar Eskittim”, Çevre Tiyatrosu’nda ”Metot”, Şişli Blackk Out Sahnesi’nde ”Tatlı Kaçık”, Kenter Tiyatrosu’nda ”Macbeth”, İkinci Kat’ta ”Torbacının Esrarı”, 11 Kasım’da garajistanbul’da ”Oda ve Adam”, Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da ”Arkadaşım Kadın Oldu”, 12 Kasım’da Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde ”Meymenetsiz Musibet”, İkinci Kat’ta ”Limonata”, Kumbaracı 50’de ”Yokuş Aşağı Emanetler” oyunları izlenebilecek.

Sergi

”Atatürk: Bir İnsandan Daha Fazla…” başlıklı fotoğrafı sergisi, 10 Kasım’da Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde açılacak.  Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamının farklı yönlerini anlatan sergide, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’ndan seçilen 30’ı aşkın fotoğraf yer alacak. Küratörlüğünü Ekrem Işın’ın yaptığı sergi, 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Heykel sanatçısı Ozan Oganer’in ”Dilemma” adlı sergisi, yarından itibaren Galeri Merkur’de görülebilecek. Heykel sanatına, dantel, iğne oyası gibi malzemeleri kazandıran sanatçı, bu sergide, kendine özgü tekniğini, alışılmış materyalin yanı sıra yeni bir malzemenin sınırlarını zorlayarak genişletiyor.Sanatçının son heykel işlerinin yer aldığı sergi, 27 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Çocuklar için

”Disney Live Mickey’nin Müzik Festivali”, yarın, 10 ve 11 Kasım’da Trump Towers Mall’da çocuklarla buluşacak.Koreografisi Madonna’nın koreografı tarafından yapılan ve dünyada izlenme rekorları kıran gösteride, Mickey Mouse ve dostları, izleyenleri, ışıltılı kostümler, hareketli ve yüksek enerjili şarkılarla dans ederek eğlendiriyor.

Atlantis Sirki, yarın, 10 ve 11 Kasım’da Merter Meydan AVM’de gösteri sunacak. Akrobasi gösterileri, fanatik köpeklerin futbol şovu, nefes kesen köpekbalıkları, akıllı foklar ve sevimli penguenler, çocuklara eğlenceli dakikalar yaşatacak.

”Sinbad ve Adalar Prensesi” adlı müzikal çocuk oyunu, 10 Kasım’da TİM Fettah Aytaç Salonu’nda, ”Balıkçı ve Pisiler” adlı tek perdeli müzikli oyun ise 11 Kasım’da Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde izlenebilecek.

Bursa

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Altın Kafeste Yangın”, “Kuzguncuklu Fazilet” ve “Tek Kişilik Yaşam”, oyunlarını sahneleyecek.

Eski devlet bakanlarından Yılmaz Karakoyunlu’nun yazdığı, Galip Erdal’ın yönettiği “Kuzguncuklu Fazilet” adlı oyunun dekor tasarımını Başak Özdoğan, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını Yakup Çartık yapıyor.

1942-1944 yılları arasında yürürlükte olan Varlık Vergisi’nin toplum üzerinde yarattığı çarpıklıkları konu edinen oyun, 11 kişilik oyuncu kadrosu ile izleyicilerle buluşuyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde bugün ve yarın 20.00’de, 10 Kasım Cumartesi 15.00 ve 20.00’de, 11 Kasım Pazar ise 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı oyunun dekor ve kostüm tasarımı ise Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman’ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenme gibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Hidayet Sayın’ın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Altın Kafeste Yangın”ın dekor tasarımını ise Özlem Karabay, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını ise Ali Karaman yapıyor. Taner Turan, Rüyam Dirin, Kamil Korunan, Ecehan Şarman Çetinkaya, Sitare Tuna, Emre Yaşa, Emir Çiçek, Erol Aydın, Süheyla Zeybek, Bora Özkula’nın rol aldığı oyunda, Osmanlı sultanları arasında trajik bir hayatı olan Sultan V. Murad’ın umutsuzluklar, korkular, onur mücadelesi ve müzikle dolu 28 yıllık esareti anlatılıyor.

Oyun, 13 ve 14 Kasım tarihlerinde saat 20.00’de Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Gölge oyunu, 10 Kasım Cumartesi 14.00’de Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.  Kaynak :[-] Muhabir : Cem Şan / Haluk Yüksel

 

 

Türkiye’de bulunan üniversitelerin hangilerinde Konservatuvar vardır sorusuyla sık sık karşılaşmaktayız. Bundan dolayı devlet üniversitelerinde bulunan konservatuvarların linklerini aşağıda bulabilirsiniz.

01 Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
02 Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı Gaziantep
03 Hacettepe Üniversitesi Konservatuvarı Ankara
04 İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı İstanbul
05 Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İstanbul
06 Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Konya
07 Mustafa Kemal Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Antakya (Hatay)
08 Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bursa
09 Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Ankara
10 Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adapazarı (Sakarya)
11 İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İstanbul
12 Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Afyon
13 Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Eskişehir
14 Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı İzmir
15 Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adana
16 Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İzmir
17 Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Diyarbakır
18 Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Mersin
19 Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Antalya
20 Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Edirne
21 Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Elazığ
22 Karaelmas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Zonguldak
23 Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kars
24 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Samsun
25 Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Ankara
26 Ordu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ordu
27 KTÜ Devlet Konservatuvarı Trabzon
28 Onsekiz Mart Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çanakkale
29 Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Giresun
30 Gazi Osman Paşa Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tokat
31 Haliç Üniversitesi Konservatuvarı İstanbul
32 Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kocaeli
33 Adıyaman Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adıyaman
34 Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
35 İnönü Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Malatya
36 Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
37 Artuklu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Mardin

İstanbul Kültür Sanat Vakfı 40. yılını kutluyor ve Tiyatro Festivali yine sosyal dinamikleri irdeleyen, savaş, göç, insan hakları, şiddet gibi temaları sorgulayan yapımlardan oluşan zengin bir panaroma sunuyor izleyicilerine.

18.tiyatro festivali

Festivalde bu yıl Kutluğ Ataman gibi dünyaca ünlü bir çağdaş sanatçı özel bir performansla yer alıyor: Sılsel.Yine bu yıl yeni bir oluşuma imza atıyor Tiyatro Festivali ve dört yerli projeye ortak yapımcı oluyor. Ayrıca, Yeni Dalga başlığı altında dokuz genç topluluk kendi mekânlarında ve Salon’da buluşacaklar seyirciyle.Tiyatro Festivali, 2012 yılından başlayarak eğitim projelerine de daha geniş bir pencereden bakıyor ve bu çalışmalara süreklilik kazandırmayı amaçlıyor. Genç sanatçılara, tiyatro öğrencilerine yönelik atölyeler, seminer programları tiyatro ve dans alanında belli başlı kurumlarla uluslararası işbirliklerini geliştirecek şekilde düzenleniyor.

Sergi ve konferanslar festivalin diğer önemli etkinlikleri.Ve 2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı kapsamında Tiyatro Festivali’nde yer alacak etkinlikler 5 Mayıs’ta başlıyor ve 8 Mayıs’ta, renkli bir sokak gösterisiyle bitiyor. Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu, Pekin Operası ve Pekin Ejderha ve Aslan Sokak Tiyatrosu’nun yanı sıra gençlere yönelik Uçurtma Atölyesi de 2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı’na özgü renkli buluşmalar…

18. Tiyatro Festivali 10 Mayıs’ta başlıyor. Herkese şimdiden iyi seyirler… Sanatın katkısı olmadan, onun varlığı özümsenmeden hayatın en önemli soruları cevapsız kalır der K.E. Osthaus. Tiyatro Festivali sunduğu programla işte bu cevapları arıyor…

 

 

İşte 18. İstanbul Tiyatro Festivali programında yer alan oyunlar…

Çin festivali

Shangay Şarkı Ve Dans
05 Mayıs 2012 20:30 – 06 Mayıs 2012 20:30
Fulya Sanat, İstanbul

2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı Etkinlikleri
Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu

Kültür Devrimi’nden sonra, 1979 yılında kurulan Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu, yurt içinde ve yurt dışındaki gösteri ile büyük beğeni topluyor. Çin’in en saygın gruplarından biri olan ekip Çin dansını yeniden keşfederek çeşitli türlerden yararlanarak etnik dans tiyatrosuna odaklanıyor ve bu yeni dille geniş bir seyirci kitlesine sesleniyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 67.50 TL
2. Kategori – 45.00 TL
3. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Pekin Operası
07 Mayıs 2012 20:30 – 08 Mayıs 2012 20:30
Fulya Sanat, İstanbul

2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı Etkinlikleri
Pekin Operası

“Doğu Operası” da denilen Pekin Operası Çin kültürünün başlıca geleneklerinden biridir. Opera, öykü anlatmak ve karakter çizmek için oyunculuk yöntemlerini kullanarak şarkı söyleme, okuma, rol yapma, dövüşme ve dansı harmanladığı bir gösteri biçimi geliştirmiştir. Pekin Operası’nda başlıca roller erkek, kadın, boyalı yüzler ve komik karakterlerdir; yardımcı roller de vardır. Rollerin kişilikleri, özellikleri ve kaderlerini sembolize etmeleri dolayısıyla makyaj ve özellikle de renkler, Pekin Operası’nın sanatının en özgün yanlarından biridir.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 67.50 TL
2. Kategori – 45.00 TL
3. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Asi Kuş
10 Mayıs 2012 20:30 – 15 Mayıs 2012 20:30
Kenter Tiyatrosu, İstanbul

Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu 40. yıl

1972 yılında kurulan Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu 40. yılını kutluyor ve İstanbul Tiyatro Festivali de bu kutlamanın bir parçası oluyor… Ali Poyrazoğlu, bir konuşma ustası; anlatanla dinleyeni; oyuncuyla seyirciyi, uyuşmazmış gibi görünen şeyleri bir araya getirebilen, kullanabilen bir usta. Asi Kuş’ta da Bizet’nin ünlü operası Carmen’in bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyor. Opera, tiyatro, bale ve güldürü ustalığı bir arada. Bu yıl sadece iki kez Süreyya Operası’nda sahnelenen tek kişilik Carmen operası, İstanbul Tiyatro Festivali’nde. Carmen, Bizet, Don Jose, Ali Poyrazoğlu, Toreodor ve Boğa rollerinde Ali Poyrazoğlu…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori – 28.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Yola Çıktığım Gün Sakin Serin Bir Sabahtı
11 Mayıs 2012 20:30 – 12 Mayıs 2012 15:30 – 12 Mayıs 2012 20:30
Hamursuz Fırını, İstanbul

Ve Diğer Şeyler Topluluğu

Yazan: Yeşim Özsoy Gülan
Yöneten & Dramaturji: Yeşim Özsoy Gülan
90’ sürer; ara yoktur.

Sabahın erken bir saatinde, alacakaranlıkta, gazetede gördükleri bir ilan üzerine bir lunaparkta buluşan altı kişinin tek amacı vardır; o da buralardan kendi rızalarıyla gidebilmek. İnsanların gün be gün kaybolduğu, katliamlar, zulüm, paranoya ve acı içinde yaşamalarına rağmen hiçbir şeyi tam olarak hatırlayıp adını koyamadıkları bu dünyada yaşamaktan bıkmıştır hepsi. Zaman ilerledikçe duydukları sesler, süregelen gariplikler onları birbirlerinden de şüphe duymaya iter. Paranoya ve şüphenin hâkimiyetinde çözüm aramaktansa birbirlerine düşerler. VEDŞT’nin kurucusu Yeşim Özsoy Gülan’ın yazıp yönettiği Yola Çıktığım Gün Sakin Serin Bir Sabahtı, özgürlük ihlallerinin ve saflaşmanın doruk noktasının yaşandığı günümüz Türkiye’sine dair her şeyi söylerken, hiçbir şeyden bahsetmez…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Aşk Mektupları
11 Mayıs 2012 20:30
Kenter Tiyatrosu, İstanbul

Kenter Tiyatrosu

Yazan: A.R. Gurney
Çeviren: Armağan Ersin
Yöneten: Müşfik Kenter
120’ sürer; 2 Perde.

Kenter Tiyatrosu 1961’de kuruldu ve 2011’de 50. yılını doldurdu. İstanbul Tiyatro Festivali bu önemli yıldönümünü 2012’de kutluyor. Ünlü Amerikalı yazar A.R. Gurney’nin Aşk Mektupları adlı oyunu, her şeyi kitabına göre yapan uslu çocuk Andy ve asi sanatçı ruhlu Melissa’nın birbirlerine çocukluklarından başlayarak yaşamları boyunca yazdıkları mektuplarla anlatılan sıra dışı bir aşk hikâyesi. 1989’dan beri dünyanın ve Türkiye’nin pek çok yerinde ünlü oyuncuların sahnelediği Aşk Mektupları’nı bu kez aşkları sahnede ve yaşamda otuz dört yıldır devam eden Müşfik Kenter ve Kadriye Kenter oynuyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori – 28.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Elin Elimde
11 Mayıs 2012 20:30 – 12 Mayıs 2012 18:30
Küçük Sahne Sadri Alışık Tiyatrosu, İstanbul

Tilbe Saran & Cüneyt Türel

Ortak Yapımcı: İstanbul Tiyatro Festivali
Yazan: Carol Rocamora
Çevirmen: Zeynep Avcı
Yöneten: Başar Sabuncu
Sahne Tasarımı: Metin Deniz
Müzik Direktörü: Selim Atakan
80 sürer; ara yoktur.

Elin Elimde, 1898 yılında Moskova’da Stanislavski’nin sahneye koyduğu, Çehov’un Martı oyununun provalarında tanışan, Anton Çehov ve Olga Knipper’in altı yıl süren, Yalta’dan Moskova’ya mektuplar ve kısacık buluşmalarla devam eden ilişkilerini anlatıyor. Amerikalı Çehov uzmanı, yazar-çevirmen Carol Rocamora’nın Olympia Dukakis ve eşi Louis Zorich için sekiz yüzü aşkın mektuptan derleyerek yazdığı Elin Elimde eski dostları buluşturdu. İlk kez elli yıl önce Küçük Sahne’de bir araya gelen Başar Sabuncu, Metin Deniz ve Cüneyt Türel, festivalin ortak yapımcı olarak destek verdiği bu oyunda yeniden birlikte çalışıyorlar. Küçük Sahne’de Cüneyt Türel ve Tilbe Saran tarafından canlandırılacak, yazar Çehov ile oyuncu Knipper’in tutkulu ilişkileri; Zeynep Avcı’nın çevirisi, Işıl Kasapoğlu’nun ışık tasarımı, Metin Deniz’in sahne tasarımı, Selim Atakan’ın müzik direktörlüğü ve Başar Sabuncu’nun sahnelemesiyle festivalin önemli buluşmalarından birine tanıklık edecek.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Arzunun Bedeni
11 Mayıs 2012 20:30 – 12 Mayıs 2012 15:30
Üsküdar Stüdyo, İstanbul

Dans ve Metin: Ayrin Ersöz
Görsel Tasarım ve Video: Gülfem Erdoğan, Metin Çavuş
Işık Tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
İngilizceye Çeviren: Ceren Yalın
47’ sürer; ara yoktur.

Arzumuzun bedeni hem konuşur hem dans eder. Dans ederiz çünkü arzudan dolayı acı çekeriz. Sahip oluğumuz beden her şeye anlam verir. Bir eksiklik, bir tamamlanmamışlık duygusu her zaman içimizdedir. Dolu dolu, eksiksiz bir varoluş içinde yaşama arayışımız hiç bitmez. Yokluklarımızın yerini doldurmak, kayıplarımızı, eksikliklerimizi gidermek isteriz. Dünya hep ötekinindir ve biz haset ve kıskançlık ya da doyum ve mutluluk yollarından geçmeden bunları asla yapamayız…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 34.00 TL
2. Kategori – 22.50 TL

Dertsiz Oyun
11 Mayıs 2012 23:00 – 12 Mayıs 2012 23:00 – 13 Mayıs 2012 23:00 – 14 Mayıs 2012 23:00
Kumbaracı50, İstanbul

Altıdan Sonra Tiyatro

Yazan, Tasarlayan, Yöneten: Yiğit Sertdemir
Koreografi: İlyas Odman
50’ sürer; ara yoktur.

Altından Sonra Tiyatro’dan seyretme üzerine bir seyirlik, bir kara mizah: Dertsiz Oyun. Topluluğun 2011–2012 sezonu tasarımı olan “Kumbaracı50’de Gece Hikâyeleri” projesinin sonuncusu Dertsiz Oyun, bir oyunu seyreden 12 kişi arasında geçiyor. Dertsiz Oyun’u izlemeye gelen seyirciler, karşılarında bir oyun seyreden 12 kişiyi bulacaklar. Oyun, seyirci beklentilerinin ve seyrediş halinin nereye evrildiğini, seyredilen“şey”in nereye doğru gittiğini/götürüldüğünü araştıran sözsüz bir oyun. Tiyatronun yüksek ve ideal amacı olan insanı dönüştürmek hedefi nasıl gerçekleşebilir? Bir oyun seyrederken gerçekten bütün seyirciler dönüşürse o oyun ne olur?

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Hamlet
12 Mayıs 2012 20:30 – 13 Mayıs 2012 15:30
H. Muhsin Ertuğrul Sahnesi, İstanbul

Schaubühne Berlin

Yazan: William Shakespeare
Yöneten: Thomas Ostermeier
Ortak Yapımcılar:
The Hellenic Festival in Athens,
The Festival d’Avignon
165’ sürer; ara yoktur.
Türkçe üstyazılı.

Festival bu yıl, çağdaş tiyatronun yetkin isimlerinden biri olan, Avrupa’nın en önemli tiyatrolarından Schaubühne Berlin’in sanat yönetmeni Thomas Ostermeier’in çarpıcı yorumuyla sahneye koyduğu Hamlet’i seyirciyle buluşturacak. Tüm Avrupa’da saygın eleştirmenlerin övgüyle ve seyircilerin beğeniyle karşıladığı Nora, Hedda Gabler, Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Othello, Ostermeier’in sahnelediği önemli eserlerin arasında yer alıyor. Kendi deneyimleri ve hayata bakışıyla oyun arasındaki bağlantıyı ustalıkla kuran Ostermeier’in Hamlet’inde, Shakespeare’in yirmiden fazla karakterini yalnızca altı mükemmel oyuncu canlandırırken, Hamlet ise olağanüstü bir oyuncu olan Lars Eidinger tarafından yorumlanıyor. Ostermeier Hamlet’te kamerayı özgün bir teknikle kullanarak seyirciye, odaklandıkları sahnede aynı anda görebilecekleri görüntülerde, oyun karakterlerinin tüm ayrıntılarını sunuyor. Hamlet, Buenos Aires’ten Londra’ya, Venedik’ten Şili’ye pek çok ülke ve şehirde kapalı gişe oynayarak seyircinin beğenisini kazandı.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 197.50 TL
2. Kategori – 165.00 TL
3. Kategori – 102.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Yanlızlar Klübü
12 Mayıs 2012 20:30 – 14 Mayıs 2012 20:30
İkinci Kat, İstanbul

İkincikat Tiyatro

Yazan & Yöneten: Sami Berat Marçalı
90’ sürer; ara yoktur.

Sami Berat Marçalı’nın yazıp yönettiği Yalnızlar Kulübü’nde insanın sosyalleşmek için gösterdiği “çabaya” odaklanılıyor. Demet Sağlam, intihara meyilli hayatının yönünü değiştirmek için yeni bir yöntem bulmuştur: “Hayat Ritmini Bul.” Bu yöntemde tek bir kural vardır. Duygularını rutin bir şekilde ifade etmek yerine bunu istediği şekilde, istediği renkte, istediği ritimde yaşamak. Kendi hayatını düzenlemesine yardımcı olan bu egzersizi başkalarıyla da paylaşmak isteyen Demet Sağlam, üç yıldır bunu bir kursa dönüştürmüş ve son bir yılda da oldukça popülerleşmiştir. Oyun, bu kursa başvurup katılan bir grubun ilk dersten son derse kadar geçen dönemlerini kapsıyor. Katılımcılar bir yandan bu yöntemle ilgili teknikleri öğrenirken, diğer yandan sosyalleşmeye başlıyorlar.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Çehov Makinası
13 Mayıs 2012 20:30 – 14 Mayıs 2012 20:30 – 15 Mayıs 2012 20:30
DT Üsküdar Tekel Sahnesi, İstanbul

İstanbul Devlet Tiyatrosu

Yazan: Matei Visniec
Yöneten & Dramaturji: Müge Gürman
Çeviren: Mete Gürman
120’ sürer; 2 perde.

İçinde Çehov’un da karakter olarak yer aldığı bu şiirsel oyun, büyük bir yazarın yaşam ve ölümü arasındaki döngüde oyunlarında yaratmış olduğu kendi karakterleriyle buluşması biçiminde gelişiyor. Bu karakterler özünü taşımakla birlikte, ait oldukları oyundan bağımsızlaşmış, sanki uzaydan Çehov’un düşlerine düşmüş hayaller gibidirler. Farklı bir düzlemde ve farklı bağlamlarda oluşmuş sahnelerde bir araya gelirler. Çehov’un anlatmış olduğu gerçeklikleri, yazgılarını belirlediği kendi karakterlerine ve yine kendi üzerinden sorgulatması biçiminde gelişen bir tür karşılaşmalar zinciri… Bu absürd ve gerçeküstü serüvenin Çehov’dan bizlere ulaşan ve günümüz gerçekliğini de halkaları arasına alan bir zincir…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Kraliçe Lear
13 Mayıs 2012 20:30
Kenter Tiyatrosu, İstanbul

Kenter Tiyatrosu

Yazan: Eugene Stickland
Çeviren: Fatma Leyla Kenter Tepedelen
Yöneten: Yıldız Kenter
90’ sürer; ara yoktur.

Kenter Tiyatrosu 1961’de kuruldu ve 2011’de 50. yılını doldurdu. İstanbul Tiyatro Festivali bu önemli yıldönümünü 2012’de kutluyor. Kanadalı yazar Eugene Stickland’ın yazdığı oyun, yaşlanmak ve çeşitli bedelleri, kuşak farklarından çıkan çatışmalar ve bunun getirdiği komik ve dokunaklı durumları anlatıyor. Ortaya temelinde kadın ve yaratıcılık olan sıcak bir dostluk öyküsü, bir aşk hikâyesi çıkar. Kraliçe Lear Türk Tiyatrosu’nun büyük sanatçısı Yıldız Kenter’in rejisi ve oyunculuğuyla festival seyircisiyle buluşuyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori – 28.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Roof
14 Mayıs 2012 18:30 – 15 Mayıs 2012 18:30
Salon İKSV, İstanbul

Türkiye – Almanya
Salon İKSV
Konsept ve Koreografi: Leyla Postalcıoğlu
Performans: Benjamin Block, Leyla Postalcıoğlu
Işık Tasarımı: Asier Solana Arce
Müzik: Willits, Antonio Machín
Dramaturjik Destek: Carmen Mehnert
50 sürer; ara yoktur.

Çatılarda yaşıyoruz, bizi bir arada barındıran, yakınlaştıran, kimi zaman köşelere sıkıştıran… Kimi zaman üzerimizi örten, kimi zaman üzerimize çöken çatılar… Folkwang Hochschule’de tanışıp, Kassel Devlet Tiyatrolarında dans ettikten sonra, 2010’dan bu yana Berlin’de bağımsız dansçı ve koreograf olarak çalışmalarını sürdüren, Pina Bausch’un Tannhäuser Bacchanal adlı eserinde yer alan, yurtdışında pek çok başarılı çalışmaya imza atan Leyla Postalcıoğlu ve Benjamin Block, geçtiğimiz yılın ekim ayında Berlin DOCK11’de prömiyerini gerçekleştirdikleri roof ile festivalde yer alıyor. Brotfabrik Berlin ve Sophiensäle’de gösterilen roof, koşarken yavaşlamaya çalışan, uzakken yakınlaşmaya çabalayan iki kişiyi anlatıyor: “Yakın ve uzak arasındaki o denge tutturulamazsa… Tek anlaşılan iletişimsizlik; tek duyulan sessizlik olursa… Söylenmeyenler, konuşulmayanlar nereye kaybolur? Zamana mı bırakılmış olur?” roof sessizlik üzerine kurulan bir yapıt… Yavaşlatılmaya çalışılan bir saat ve duran iki kişi…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Deplasman
15 Mayıs 2012 20:30 – 16 Mayıs 2012 20:30 – 17 Mayıs 2012 20:30
Hasköy Yün İplik Fabrikası, İstanbul

Tuğçe Tuna / RemDans

Konsept ve Koreografi: Tuğçe Tuna
60’ sürer; ara yoktur.

Tuğçe Tuna, projelerinin hayata geçmesinde gereksinim duyduğu tüm yaratıcılık ve araştırma disiplinlerine, mekâna ait eser üretimleri gibi farklı performanslara ve bu fikirlerini hayata geçirebilecek her türlü “beden, fikir, mekân” yaklaşımına açık olmayı tercih eden bir sanatçı. Festivale kurucusu olduğu RemDans ile katılıyor. Duygu veya dürtünün, kaynağına yöneltilmesinin tehdit ve sorunlar getireceği durumlarda, bir başka canlıya veya nesneye yöneltilmesine “deplasman” (yön değiştirme) deniyor. “Deplasman” yüzen bir cismin, etrafına taşırdığı suyun kütlesi olarak da ifade ediliyor. Tuğçe Tuna bu kavramlardan yola çıkarak çalışmasında, “Tehdit edilen, başa çıkılamayan özne veya uyarandan çekilen enerji, tavır ve fiziksel eylem diğer ‘emin’ olunan uyaran/uyaranlara aktarıldığında bedende, kişide, zihinde dengeler nasıl oluşturuluyor?” sorusunu soruyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 34.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Yedi
16 Mayıs 2012 18:30
Kenter Tiyatrosu, İstanbul

Yazan: Paula Cizmar, Catherine Filloux, Gail Kriegel, Carol K. Mack, Ruth Margraff, Anna Deveare-Smith, Susan Yankowitz
Yöneten: Hedda Krausz Sjögren
75’ sürer; ara yoktur.

Yedi adlı oyuna konu olan Farida Azizi (Afganistan), Inez McCormack (Kuzey İrlanda), Marina Pisklakova-Parker (Rusya), Anabella De Leon (Guatemala), Mukhtar Mai (Pakistan), Mu Sochua (Kamboçya), Hafsat Abiola (Nijerya) tanınmış Türk oyuncular, gazeteciler ve insan hakları savunucuları tarafından temsil edilecekler. Dünyanın yedi ayrı ülkesinden yedi kadınla yapılan röportajlara dayalı belgesel oyun Yedi ile bu kadınların kadına karşı uygulanan şiddetle mücadeleleri ve toplumsal alanda yarattıkları değişim ele alınıyor. Hâlâ mücadelelerini devam ettiren bu kadınların öyküsü ne sınır, ne etnisite ne de sınıf farkı tanıyor. Bugüne kadar 8 ülkede sahnelenen, 300 politikacı, aktör ve aktivist tarafından okunan Yedi’nin okuyucuları arasında Oscar ödüllü oyuncu Meryl Streep de var. AB Parlamentosu parlamenteri ve İsveçli yedi erkek parlamenter tarafından da okunmuş olan bu projede şimdiye dek 60 uluslararası organizasyon aktif rol aldı.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori – 28.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Yaka Beyaz
16 Mayıs 2012 20:30 – 17 Mayıs 2012 18:30
Tiyatro Hal, İstanbul

Tiyatro Hal

Yazan & Yöneten: Özer Arslan
90’ sürer; ara yoktur.

“Evimizin yeri iyi, manzarası güzel… Kapıda güvenlik de var. Sıkıntı yok. Tatil için çok seçeneğimiz var, hangisini seçsek bu sefer? Güzel. Hoş. Hoş da, akşam uykudan önce komodinin üstüne koyduğun geçmişini sabah kim uyandıracak?” Yerli oyunlar oynanması yolunda adımlar atan ve yerli genç yazarlara kapısını açan Tiyatro Hal, yoluna kendi coğrafyasının hikâyelerini anlatarak devam ediyor. Topluluk, Özer Arslan’ın yazıp yönettiği Yaka Beyaz adlı oyunlarında, taşralı ve şehirli olma halini bir plaza yöneticisinin mahreminden yansıtıyor… Asırlardır çiftler arasında süren “güç” savaşı bir rezidansta, taşsız, sopasız, silahsız, yumruksuz nasıl gerçekleşir? Bu savaşı kim kazanır?

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Üç Faz
17 Mayıs 2012 20:30 – 18 Mayıs 2012 20:30
garajistanbul, İstanbul

Aydın Teker Project

Ortak Yapımcı: İstanbul Tiyatro Festivali
Konsept ve Koreografi: Aydın Teker
Yaratıcı Dansçılar: Bilge Sürmeli, Irmak Altınbulak
Kostüm: Ayşegül Alev
Platform Tasarım: Bereket Uluşahin
Müzik: Charlie Rabuel
Işık: Jiv Wagner

Birinci Faz (…)
İkinci Faz İki
Üçüncü Faz İsimsiz

40’ sürer; ara yoktur.

Üç Faz minimal ve kompleks bir iş. İçinde ayrı katmanlar barındırıyor. Eserde kullanılan platformlar, işe mimari bir bakış açısı getiriyor. Hareketli platformlar sayesinde düzlemler değişiyor ve bedenlerin bu düzlemlerle ve mekânla olan ilişkisi sorgulanıyor. Diğer bir katman ise kadını gündeme getiriyor. İki kadın, platformlar aracılığıyla, üç ayrı riskli durumda buluşuyorlar. Karakterlerin aralarında oluşan dinamikler hiçbir zaman tiyatroya dönüşmüyor ama soyut çağrışımlar yaratıyor. Bu durum yaratım sürecinde koreografın kendi dışında – hatta ona karşı– oluşmuştur…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 34.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

İçtima-i Hakiki
17 Mayıs 2012 20:30 – 18 Mayıs 2012 20:30 – 19 Mayıs 2012 20:30
Ali Paşa Han, İstanbul

İBBŞT Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi (ÇGSM)

Ortak Yapımcı: İstanbul Tiyatro Festivali
Yazan (Derleyen), Yöneten: Emre Koyuncuoğlu
80’ sürer; ara yoktur.

Güncel politik varoluşun sahnedeki yansımasını adına, yaratan oyuncu ve oynayan oyuncunun ötesinde, bir de sahnede “düşünen oyuncu” kavramıyla ilgiliyiz. Seyirciyle oyuncu arasında oluşturulan gerçeklik nasıl bir eylem üretir? Ve bu eylem nasıl somut anlamda politik alana taşınır. “Arap Baharı” diye tanımlanan Ortadoğu’daki büyük değişimi masa üstüne yatırdık. “İçtima-i Hakiki”nin anlamı Arapçada birbirleriyle bir çizgi oluşturan ve birbirine eşit mesafede duran yıldızlar demek olup, birebir çevrildiğinde “Hakiki Buluşma” anlamına da gelmektedir. Buluşmamız, günümüzde birçok buluşmanın da gerçekleştirildiği “sosyal medya” ağları ve tercih edilmiş bir mekânda, eylemlilik ön planda olacağı için beden dili ve video-art, multimedya ve ses kayıtlarıyla, “Ortadoğu ve Arap dünyasındaki” gelişmeleri takip eden aydın, gazeteci, çeşitli disiplinlerden sanatçılar ve bizi izlemeye gelen diğer katılımcılarla bir arada gerçekleşecek.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Orfeo
18 Mayıs 2012 20:30 – 19 Mayıs 2012 15:30
H. Muhsin Ertuğrul Sahnesi, İstanbul

Théâtre National de Chaillot
Fransa
Koreografi: Dominique Hervieu & José Montalvo
Sahne ve Video Tasarımı: José Montalvo
Kostüm: Dominique Hervieu
Metin: Catherine Kintzler
Müzik: Claudio Monteverdi, Christoph W. Gluck, Philip Glass
Işık: Vincent Paoli
80’ sürer; ara yoktur.

Festival, prestijli Fransız koreograflar Montalvo & Hervieu’nün “çok renkli bir simya olarak nitelendirilen” Orfeo yorumunu ağırlıyor. Yunan mitolojisinin Orfeo karakteri bu kez Montalvo & Hervieu’nün Bruegel, Rubens ve Picasso’dan esinlenen video projeksiyonu, Monteverdi, Gluck ve Philipp Glass’ın müziklerinin buluştuğu bir sahnede barok dansın hip-hop ile kaynaştığı görsel bir şölenle anlatılıyor. Cirque du Soleil’in dansçılarıyla, hem sesleri hem de şarkı söylerken dans ederek seyirciyi büyüleyen lirik sesleri ile de sahne üzerinde sahne sanatlarının farklı disiplinlerini yeniden bir araya getiriyorlar. 1980’li yılların başında birlikte çalışmaya başlayan ve sayısız müzikal eseri sahneye taşıyan bu ünlü ikilinin aynı zamanda son eseri olmasıyla da dikkat çekiyor Orfeo… Montalvo-Hervieu bir kez daha dansın aynı zamanda bir şenlik olduğunu vurguluyor bu çalışmasıyla…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 197.50 TL
2. Kategori – 165.00 TL
3. Kategori – 102.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Kafka’nın Maymunu
19 Mayıs 2012 20:30 – 20 Mayıs 2012 18:30
Kenter Tiyatrosu, İstanbul

Young Vic Theatre Company
İngiltere

Uyarlama: Colin Teevan
Yöneten: Walter Meierjohann
Performans: Kathryn Hunter
Sahne Düzeni: Steffi Wurster
Işık: Mike Gunning
Ses ve Müzik: Nikola Kodjabashia
60’ sürer; ara yoktur.Türkçe üstyazılı.

Kafka’nın Maymunu, Franz Kafka’nın “Bir Akademiye Rapor” adlı kısa öyküsünden uyarlamış bir oyun… Konuşmayı ve bir insan gibi davranmayı öğrenmiş olan bir maymunun monologuna dayanan bir öykü. Laurence Olivier Ödülü sahibi, Peter Brook gibi önemli yönetmenlerle çalışan Kathryn Hunter, usta oyunculuğuyla kendini korumak için insanlaşmaya çalışan bir maymunun varoluş öyküsünü sahneye başarılı bir şekilde taşıyor. Her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusu oyunun ana temasını oluşturuyor. Gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan, olağanüstü eleştiriler alan Kafka’nın Maymunu İstanbul’da!

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 134.00 TL
2. Kategori – 90.00 TL
3. Kategori – 56.50 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Lulabay – Bir Cihangir Hikayesi
20 Mayıs 2012 20:30 – 21 Mayıs 2012 20:30
Salon İKSV, İstanbul

Türkiye
Salon İKSV
Yazan: Aslıhan Erguvan
Yöneten & Dramaturji: Aslıhan Erguvan
80’ sürer; ara yoktur.

Murat Daltaban, Mehmet Ergen, Işıl Kasapoğlu gibi önemli yönetmenlerle çalışan oyuncu Aslıhan Erguvan, yazdığı, yönettiği ve dramaturjisini yaptığı Lulabay’da bir taşınma hikâyesini anlatıyor. Geçtiğimiz yıl ilk yönetmenlik deneyimi olan Tilt adlı oyunu sahneye koyan sanatçı, eğitim için gittiği Londra’da Max Hohen’in yönettiği ve Arcola Theatre’da sahnelenen Queen of Spades’in yardımcı yönetmenliğini üstlendi. Halen Hareket Atölyesi’nde Zeynep Günsür ile çalışan Erguvan, Lulabay’da ruh ve bedenin yer değiştirmesi, evi olanlar ve evi olmayanlar, dış dünyaya direnen iç dünya, kendini gizleme ama becerememe, iki arada bir derede kalmış aşk ve bu gelgitte kaybolan sokak çocuğu ve ev kedisinin öyküsünü özgün bir üslupla sahneye taşıyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Ah Smyrn’m Güzel İzmir’im

20 Mayıs 2012 20:30 – 21 Mayıs 2012 20:30 – 22 Mayıs 2012 20:30
Tiyatro Pera Eren Uluergüven Sahnesi, İstanbul

24 Mayıs 2012 20:30 – 27 Mayıs 2012 16:00
Caddebostan Kültür Merkezi, İstanbull

Tiyatro Pera
Türkiye
Ortak Yapımcı: İstanbul Tiyatro Festivali
Yazan-Yöneten: Nesrin Kazankaya
Dramaturji: Şafak Eruyar
120’ sürer; 2 perde.

Nesrin Kazankaya’nın yazıp yönettiği oyun 1923 yılında İzmir’de geçer. Savaş bitmiş, Rum ve Türk topluluklarının karşılıklı göç etmesini zorunlu kılan Mübadele Yasası çıkmıştır. Köklü bir geleneğe ve kültüre sahip, zengin Rum ailesi Vlastolar, İzmir-Bornova’daki konaklarında göç hazırlığı içindedirler. Yıllardır Vlastolarla bir aile gibi bir arada yaşayan Türk yardımcıları da, bu göçün hüzünlü tanıklarıdır. Savaşın travmatik izleri ve zorunlu göç, Türk ve Rum aile bireylerini de karşı karşıya getirir ve bir arada yaşamanın imkânsızlığını derinleştirir. Kendilerini bir çatışma içinde bulan figürler, derin acılar içinde, çaresiz yarınlara, umutsuz hasretlere, imkânsız aşklara boyun eğmek zorunda kalır. Feci bir yangınla yanıp harabeye dönen, farklı toplumların, dinlerin ve kültürlerin yüzyıllardır bir arada yaşadığı, efsanevi dünya kenti, güzel İzmir-Smyrna değildir yalnızca; koskoca bir geçmiş, gelecek, hayaller ve umutlar da küle dönmüştür.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Açık Pencere
22 Mayıs 2012 20:30 – 23 Mayıs 2012 18:30
Sahne Beşiktaş, İstanbul

Entropi Tiyatro
Türkiye
Sahne Beşiktaş
Yöneten: Umut Kırcalı
Sahne & Metin Tasarımı: Umut Kırcalı
Dramaturji: Gülden Ateş, Erhan Çene
Ses Tasarımı: Alper MaralIşık Tasarımı: Murat ErsanKostüm Tasarımı: Özgür Masur
45’ sürer; ara yoktur.

Entropi Tiyatro gösteri sanatlarında çağdaş olanın araştırılması ve uygulanması ilkesiyle hareket ederek çeşitli disiplinlerden birçok sanatçı ve tasarımcıyla birlikte ortak çalışmalar gerçekleştiren bir topluluk. Heyecanı, coşkuyu, eğlenceyi ve dinamizmi üst noktada tutan yenilikçi bir biçim sunmayı hedefleyen Entropi Tiyatro, August Strindberg’in Güçlü (Den Starkere) ve Samuel Beckett’in Oyun (Spiel) metinlerini bir araya getiren Açık Pencere ile iki metni belirli bir kurguyla eş zamanlı olarak aynı sahnede buluşturuyor. Oyunda, umut taşıyan bir söylemi, “umut yok” söylemiyle yan yana getirerek, bugüne ait kendi dilini, söylemini yaratan topluluk, bireye yüklenen, dayatılan, özendirilen, diğeri olmaya zorlanarak farkında olmadan koşulsuzca kabul edilen rollere ve bu roller içinde görünenin altındaki insana, insanı anlayabilmeye odaklanıyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Oyun
22 Mayıs 2012 20:30 – 23 Mayıs 2012 20:30 – 24 Mayıs 2012 20:30
H. Muhsin Ertuğrul Sahnesi, İstanbul

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları
Türkiye
Yazan: Samuel Beckett
Yöneten: Şahika Tekand
Çeviri: Levent Mollamustafaoğlu
60’ sürer; ara yoktur.

Küçük dünyalarına sıkışmış günümüz kentsoylu insanının, son özgürlük alanlarını da, giderek hareketsizleştirilerek ve aynılaştırılarak kaybettiği zorlu var olma ve kendini ifade etme mücadelesi; huzur ve dinginlik ararken içine düştüğü karmaşa, sıradan ve trajikomik bir aşk üçgeni öyküsü çerçevesinde dile getirilir. Çağdaş yaşamın kimlikleri ezip geçen hızlı akışı, “oyun” kahramanlarını önüne katıp sürükleyen bir fırtına gibi akıp giden bir “oyun” düzeninde ifadesini bulur. Sahnede tam şimdiki zamanda oynanan “oyun”la da eğlenceli bir seyir süreci yaratılır.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori – 28.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Ben Bertold Brecht
23 Mayıs 2012 20:30 – 24 Mayıs 2012 20:30
Kenter Tiyatrosu, İstanbul

Dostlar Tiyatrosu
Türkiye

Uyarlayan ve Yöneten: Genco Erkal
Müzik: Kurt Weıll, Hans Eıssler, Paul Dessau, Sarper Özsan
85’ sürer; ara yoktur.

Genco Erkal’ın yeni oyunu Ben Bertolt Brecht, usta oyuncu tarafından Brecht’e ait şiir, şarkı ve öykülerinden uyarlandı. Oyun için “Brecht’in dönüşü olsun” diyen Genco Erkal; insanın gözünü açan, ufkunu genişleten, sorduğu sorularla kışkırtan, uyaran, baştan çıkaran yazarı yeniden sahneye davet ederek “Şimdi Brecht zamanı!” diyor. Erkal’ın Tülay Günal ile birlikte rol aldığı oyun; izleyiciyi, dünyanın düzeni, kadının konumu ve savaş gibi konularda eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Piyanist Yiğit Özatalay’ın canlı performansı eşliğinde sahnelenen oyuna Kurt Weill, Hans Eissler, Paul Dessau ve Sarper Özsan’ın müzikleri imza atıyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori – 28.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Tales in No Language
23 Mayıs 2012 20:30 – 24 Mayıs 2012 20:30
DT Üsküdar Tekel Sahnesi, İstanbul

Aslı Bostancı
Türkiye
Konsept ve Koreografi: Aslı Bostancı
Performans: Aslı Bostancı, İlyas Odman, Mutlu San
Ses Tasarımı ve Canlı Müzik: Mutlu San
Ortak Yapımcılar: Bimeras, Springdance-EIM
50 sürer; ara yoktur.

2005 yılından bu yana koreografi ve performans projelerini hem yurtiçinde hem de yurtdışında sergileyerek başarıya kavuşan Aslı Bostancı görünmezlik üzerinden ilham alarak kurgulanmaya başlayan bir beden, ses, obje enstalasyon ve koreografi projesi olan Tales in No Language ile festivalde yer alıyor. Konsept ve koreografisi Bostancı’ya ait olan performans, kaybolmak, yitmek, yitirmek, erimek, görünmez olmak, yok olmak, silinmek gibi güçlü imajların oluşturduğu bir dizi veriden yola çıkarak isimlerinin aynı olabildiği ama seslerinin farklı olduğu “kromatik” hikâyeler üzerine kurulu. Tales in No Language birçok karakter ve durum üzerinden oluşturulmuş katmanlarıyla hafıza kurcalayıcı bir buluşma noktası yaratmaya çalışırken diğer yandan da sahne üzerinde tasarlanan imajların verileri seyircinin hafızasında kendi hikâyesine kavuşuyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 34.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Lokum
24 Mayıs 2012 20:30 – 25 Mayıs 2012 18:30
Üsküdar Stüdyo, İstanbul

Prospero Dans Topluluğu
Talin Büyükkürkciyan
Türkiye
45’ sürer; ara yoktur.

Tüm kadınlar dinlerinden, dillerinden ve ırklarından bağımsız olarak bedenleriyle sosyal ortamda kabul görmekle ilgili travmalar yaşıyorlar. Ermeni kadınlar ise genellikle sofralarının zenginliğinden dolayı etli butlu olmalarının yanı sıra tarihte yaşadıkları acıları da yemeğe katıp yedikleri için şişiyorlar. Bu çalışma 36 beden olmaya çalışan Ermeni kadının yemeğe kattıkları yüzünden bir türlü o bedene erişememesi üzerine ironik bir araştırma.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 34.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Kupa Kızı
25 Mayıs 2012 18:30 – 26 Mayıs 2012 18:30
Salon İKSV, İstanbul

Türkiye
Salon İKSV
Konsept ve Koreografi: İlkay Türkoğlu
Koreografik Materyal ve Performans: İlkay Türkoğlu, Şebnem Yüksel
25’ sürer; ara yoktur.

MSGSÜ Modern Dans Anasanat Dalı’ndan mezun olduktan sonra, yurtdışında, özellikle Budapeşte’de çeşitli dans topluluklarıyla ve koreograflarla çalışan İlkay Türkoğlu, Kupa Kızı adlı koreografisiyle festivalde yer alıyor. Sanatçı, bu çalışmasını şöyle dile getiriyor: “Zihinlerinde oluşan imgelerin gücüne ve imgelerin bedenlerinde yarattığı çağrışımların onları yolculuğa çıkarmasına izin verdiler. Yol boyunca yaratımları tarafından yaratıldılar. Yanıp küllere dönüşen Anka kuşunun kendi külleri içinden tekrar doğması gibi süreç onları önce yok ederken, yepyeni bir ‘ben’ olarak tekrar tekrar yarattı. Belki duydukları acı doğuran ananın değil, ölüp küllere dönüşen ve oradan yeniden beden bulmaya çalışan insanın sancısıydı.”

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Antigone
25 Mayıs 2012 20:30 – 26 Mayıs 2012 15:30
Kadıköy Haldun Taner Sahnesi, İstanbul

Diyarbakır Şehir Tiyatrosu
Türkiye

Yazan: Sophokles Sophocles
Uyarlayan ve Yöneten: Celâl Mordeniz
Kürtçeye Çeviren: Zana Kılıç
50’ sürer; ara yoktur.Türkçe üstyazılı.

1991’de perdelerini açan ve günümüze kadar düzenli bir şekilde çalışmalarını sürdüren Diyarbakır Şehir Tiyatrosu 2000’lerle birlikte çokdilliliği esas alıp repertuarına Kürtçe oyunlar da ekledi. Bu özelliğiyle de Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Bugüne kadar yurtiçinden ve yurtdışından birçok topluluk ve yönetmenle ortak projeler gerçekleştiren Diyarbakır Şehir Tiyatrosu festivale Sophokles’in Antigone’siyle katılıyor. Antigone, adalet ve yasa ikiliğini sorgulayan bir oyun. “Dünyaya kin değil, sevgi paylaşmaya gelen” Antigone’nin hikâyesi, Diyarbakır Şehir Tiyatrosu tarafından her bir karakterin tüm oyuncular tarafından canlandırılması fikrinden hareket edilerek yorumlanıyor. Oyunda herkes Antigone, herkes Ismene, herkes Kreon…

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Parti
26 Mayıs 2012 20:30 – 27 Mayıs 2012 18:30
Tiyatro Hal, İstanbul

Yazan & Yöneten: Cem Uslu
Dramaturji: Ayça Seymen Şimşek, Seda Güney
150’ sürer; 2 perde.

EKİP’in temel hedefi, havasını soluduğu ülkenin meseleleriyle ilgili, farklı sosyal sınıflara ulaşabilen, dönüştürebilen, nitelikli, çağdaş ve samimi bir tiyatro yapabilmek… Topluluğun Parti adlı çalışması ise altı eski arkadaşın yıllar sonra, bir bekârlığa veda partisindeki buluşmasına odaklanıyor. Parti çok güzel başlar. Herkesin keyfi, neşesi son derece yerindedir. İçkiler yudumlanır, müzik dinlenir, kahkahalar eşliğinde sohbet edilir, görüşülemeyen o uzun zaman dilimi içerisinde ne yapılıp edildiğinden konuşulur, eski günler yâd edilir… Fakat yıllar öncesine dair “kesin” bir gerçek söz konusu olabilir mi? Bir grup insan, başlarından geçmiş ortak bir hatırayı gerçekten de unutmuş olabilir mi? Hafıza, tarihe yüzde yüz sadık kalabilir mi? İnsan zihni ve dilindeki tarihe güvenilebilir mi? Hatırlamak mümkünse eğer, bu bir işe yarayabilir mi?

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Oda ve Adam
26 Mayıs 2012 20:30 – 27 Mayıs 2012 20:30
garajistanbul, İstanbul

Yazan: Eric de Volder
Yöneten: Mesut Arslan
Dramaturji: Ata Ünal
Çeviren: Şaban Ol
Ortak Yapımcılar: Mesut Arslan/Theater Onderhetvel, Kunstenfestival 0090, Toneelhuis, Belçika

60’ sürer; ara yoktur.

Oda ve Adam ifadesini gündelik yaşamın içindeki kuytu ayrıntılarda bulan aşka ve ilişki olasılığına dair… Oyun, temelde kadın ve erkeğin birbirini hem tamamlayıcı hem de yadsıyıcı bakış açılarından ayrı ayrı anlattığı tek bir metne dayanıyor. Oda ve Adam monolog ve diyalogun, sokak dili ve entelektüel dilin, yalın ve karmaşığın, yalnız ve kalabalığın, mümkün ve imkânsızın, imge ve gerçeğin, kadın ve erkeğin muğlak ve geçişken ama aynı zamanda gerilimli sınırlarında dolaşıyor. Hem yalın bir öyküyü takip etmenin gayretiyle hem de bir dil, ses, beden ve imge harmanının çok katmanlı çağrışım alanlarıyla karşı karşıya bırakıyor izleyiciyi. Bir ucunda gerçekle düş arasındaki ufuk çizgisi, diğerinde kadın, erkek ve imge arasındaki iç ilişki.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Hans Ya Da Heiri
26 Mayıs 2012 20:30 – 27 Mayıs 2012 15:30 – 28 Mayıs 2012 20:30
H. Muhsin Ertuğrul Sahnesi, İstanbul

Zimmerman & de Perrot
İsviçre
Ortak Yapımcılar: İstanbul Tiyatro Festivali
Konsept, Mizansen, Sahne Tasarımı: Zimmermann & de Perrot
Müzik: Dimitri de Perrot
Koreografi: Martin Zimmermann
Dramaturji: Sabine Geistlich
Işık Tasarım: Ursula Degen
Ses Tasarım: Andy Neresheimer
Dekor: Decor Ingo Groher, Christiane Voth, Théâtre Vidy Lausanne
80’ sürer; ara yoktur.
Türkçe üstyazılı.

İsviçreli Martin Zimmermann ve Dimitri de Perrot. Zekâ ve espri güçleriyle süsledikleri Hans ya da Heiri ile bir şekerleme sunuyorlar seyirciye… İkiliyle özdeşleşen, sözsüz ve şaşırtıcı gösteri, sirk, dans, tiyatro arasında gidip gelirken küçük farklılıkların, detayların altını çiziyor. Hans ya da Heiri insanların birbirlerine benzemesinin yarattığı sıkıntıyı, kıstırılmışlık hissini ele alan bir iz düşüm oyunu. Zimmermann & de Perrot, gizli olanı açığa çıkarmak, kabuğu kırarak altındakini göstermek gibi bir yeteneğe sahipler ve bunu yedi sanatçının hareketiyle, beden diliyle, objelerle, farklı tınılarla, canlı müzikle, seslerle yapıyorlar.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 165.00 TL
2. Kategori – 134.00 TL
3. Kategori – 90.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

İnsan Sesi
28 Mayıs 2012 20:30 – 29 Mayıs 2012 18:30
Üsküdar Stüdyo, İstanbul

Bïteatral
Türkiye
Yazan: Jean Cocteau
Yöneten: Cem Baza
Dramaturji: Canan Kırımsoy
Işık Tasarımı: Kemal Yiğitcan
60’ sürer; ara yoktur.

İnsan Sesi terk edilmiş âşık bir kadının son telefon konuşması… Telefonun bir ucunda sesi duyulmayan bir adam, diğer ucunda terk edilmiş, acı çeken fakat çektiği acıyı gizleyen bir kadın var. Telefon adamla arasındaki son bağ olarak, hem nefes almasını sağlayan hem de kapandığında havasız kalacağı bir cinayet aleti gibidir. Kadının tek amacı, yalanını itiraf etmesi için erkeğe bir fırsat vermektir. Uzayan telefon konuşması acıyı derinleştirip, bitişi yakınlaştırır. Biten bitmiştir. Seyircinin replikler ve sessizlikler arasındaki gizli olanı bulması gerekecek, hikâyeyi tamamlayabilmek için… Jean Cocteau’nun sıra dışı üslubu oyunun anlatımında da gösteriyor kendini. Sıra dışı bir yazarın sıra dışı yaşadığı hayatının izlerini taşıyan bir hikâye, Ayşe Lebriz Berkem’in oyunculuğuyla bütünleşiyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 22.50 TL

sOYUN
29 Mayıs 2012 20:30 – 30 Mayıs 2012 18:30
DT Üsküdar Tekel Sahnesi, İstanbul

Noland
Türkiye
Yöneten & Koreograf: Esra Yurttut
40’ sürer; ara yoktur.

2004’ten bu yana Saat Kaç?, Kağıt Gemi, Onlar, Sus-Dur-Kaç, Parantez, Dis.KO gibi çalışmalarıyla seyirciyle buluşan noland şimdi de sOYUN isimli çalışmasıyla merak uyandırıyor. Parantez projesinde tüm kırılganlığıyla “ya içim görünürse” diyen Esra Yurttut bu sefer de “Soyun! bu bir oyun” diyor. Müzisyen ve dansçılardan oluşan ekip sıradanlığın doğallığı ve samimiyetin gerçekliği üzerinden naif bir anlatım diliyle keyifli bir hikâye sunuyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 34.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Karşılaşma/LAR
29 Mayıs 2012 20:30 – 30 Mayıs 2012 20:30
Kadıköy Haldun Taner Sahnesi, İstanbul

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu
Türkiye

Metin: Tiyatro Boğaziçi
Yöneten: İlker Yasin Keskin, Aysel Yıldırım, Özgür Eren, Özgür Çiçek
Proje Danışmanları: Ömer F. Kurhan, Metin Göksel
110’ sürer; 2 perde.

Karşılaşma/LAR, ayrı düşmüş kardeşlerin hikâyelerine odaklanıyor ve Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı toplumsal dönüşümün, toplumun çeşitli kesimleri üzerindeki etkisini tartışıyor. Rauf Bey… Büyük bir inşaat şirketinin kurucu ortaklarından ve Cumhuriyet ideallerine sadık zengin kuşağın son temsilcilerinden… Cenazesi kaldırılıyor… Rauf’un tek mirasçısı ise evlatlık oğlu Doktor Mehmet… Estetik cerrah… Doktor Mehmet’in şirket işleriyle ve de siyasetle pek arası yok… Rauf Bey, evlatlığına yüklü bir mirasın yanı sıra, kulağına fısıldanacak bir “sır” bırakıyor. Mehmet babasından kalan –biri resmi, diğeri “gayri resmi”– iki mirasla ne yapacağını bilemez halde, herkesin almasını beklediği kararı erteleyerek, hiç tanımadığı annesini ve kardeşlerini aramaya çıkıyor. Farklı hayatlara savrulmuş kardeşleriyle karşılaşması böylelikle gerçekleşiyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Yorgun Sırlar
30 Mayıs 2012 20:30 – 31 Mayıs 2012 20:30
garajistanbul, İstanbul

İDT+İstanbul Dans Tiyatrosu
Türkiye

Koreografi: Geyvan McMillen, Devrim İleri Tozkoparan
Sahne Enstalasyonu: Dilara Akay (HAYAKA ARTI)
Dansçılar: Sernaz Demirel, Devrim İleri Tozkoparan, Tan Temel, Özerk Tozkoparan
40’ sürer; ara yoktur.

İDT+ Anadolu’nun zengin tarihi ve kültür çeşitliliğinden beslenerek, ulusal ve uluslararası sanat ortamına disiplinlerarası projeler üretmek üzere kurulan bir topluluk. Topluluğun kurucu ve yaratıcı üyeleri Geyvan McMillen, Dilara Akay, Sernaz Demirel ve Tan Temel ait oldukları sosyal ve kültürel ortamdan yola çıkarak kendi özgün sanat dillerini araştırıyorlar. İDT+’nin sanat yönetmeni McMillen, yıllardır ürettiği çeşitli projelerle eserlerini ulusal ve uluslararası platformlarda sergilemiş, modern dansın Türkiye’de 35 yıldır gelişmesinde katkıda bulunarak öncülük yapmış ve uzun yıllar Devlet Opera ve Baleleri bünyesinde çalışmış bir sanatçı. McMillen, bu projelerini şöyle dile getiriyor: “Gözlerimiz ve ruhumuz çoğu zaman yaradılışın muhteşemliğinin farkında olmasa da, bu olağanüstü olaya her zaman hayranlık duyduk. Geldik gidiyoruz. Var olmak, yok olmak, sırlar ve sırlarımız bizimle birlikte sonsuza kadar…”

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 34.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Olmamış Mı?
31 Mayıs 2012 20:30 – 01 Haziran 2012 18:30
Salon İKSV, İstanbul

Studio 4 İstanbul
Türkiye
Yöneten: Fatih Gençkal
Dramaturji: İbrahim Halaçoğlu
Ortak Yapımcılar: Deniz Buga, Onur Karaoğlu
70’ sürer; ara yoktur.

Studio 4 Istanbul, yerli ve yabancı yazarların oyunlarını yeni bir tiyatro arayışıyla yorumladığı projelerin yanı sıra kendi tasarlayıp kurguladığı performanslar sergiliyor. Topluluk, İstanbul’da sahnelenen son oyunu Atış Serbest’te Türkiye gençliğinin şiddetle iç içe yaşadığı hayatları irdelerken, yeni projesi Olmamış Mı?’da o gençlerin çocukluk yıllarına dönerek, büyüdükleri dünyanın bugünkü yaşamlarını nasıl şekillendirdiğine odaklanıyor. Tiyatro, müzik, film, edebiyat, tasarım ve başka alanlardan sanatçıları ortak bir anlatının parçası olarak bir araya getirirken, 90’lardaki kendi hikâyeleri üzerinden Türkiye’de büyümek ve genç olmak temalarını ve bunların getirdiği birçok başka meseleyi sahne dilinde araştırıyorlar.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Bizde Yok
01 Haziran 2012 16:00 – 01 Haziran 2012 20:30 – 02 Haziran 2012 16:00 – 02 Haziran 2012 20:30
Mekan Artı, İstanbul

Tiyatro Artı
Türkiye
Yazan & Yöneten: Ufuk Tan Altunkaya
45’ sürer; ara yoktur.

Tiyatro Artı, farklı sahneleme teknikleri üzerine arayışını sürdürüyor. Daha önce tek seyircilik oyun konsepti gibi farklı türlerde denemeler yapan topluluk bu sefer farklı bir deneme ile festival seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Bizde Yok ile simulatif bir kurgu içine yerleştirilen seyirci, gerçeklikten uzaklaşarak kendini kurgunun içinde buluyor. Seyir algısını değiştirmeyi hedefleyen oyun, seyirciyi “izleyen” konumundan çıkararak oyunun bir parçası haline getiriyor. Esir alınma, esir olma ve otorite-güç-kurban üçlüsü üzerinden hareket ederek Türkiye yakın tarihine odaklanan oyun, Türkiye’nin siyasi tarihine ve insan hakları sürecine de yoğunlaşarak Cumartesi Anneleri üzerinden kurgusunu tamamlıyor.
Seyirci kapasitesi her gösterim için 25 kişi ile sınırlıdır.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 28.00 TL
2. Kategori-Öğrenci – 17.00 TL

Tiyatro Öldü
01 Haziran 2012 20:30 – 02 Haziran 2012 15:30
Üsküdar Stüdyo, İstanbul

Mahir Günşiray’ın yönetmenliğini yaptığı Tiyatro Oyunevi’nin Tiyatro Öldü oyununu yeni oyuncularla yeniden sahneliyor. Tiyatro Öldü oyunu, tiyatronun ölümüne ironik bir noktadan bakarak, ölüm törenini, Lorca, Genet, Koltès, Schwab, Handke, Çehov ve Shakespeare’den de bazı bölümlerin sahneye taşınmasıyla bir tiyatro şölenine dönüştürüyor. Törene katılan oyun kişileri kendilerinin de içinde olduğu bu ölümü anlamaya çalışıyor: dışarıda bunca ölüm, vahşet, hız, kölelik, yoksulluk, çığlık varken, içeriye hapsolmuş tiyatro nasıl yaşayabilir? Nereye kadar? Nerede? Kiminle? Niçin ille de? Oyun, Beliz Güçbilmez ve Şâmil Yılmaz’ın yazar olarak katıldığı süreçte oyuncularla yapılan doğaçlamalarla oluşturuldu. Oyunun yönetmeni Mahir Günşiray ve Ayça Damgacı; sahne tasarımı ise Claude Leon’a ait.

Yöneten: Mahir Günşıray, Ayça Damgacı
Sahne Tasarımı: Claude Leon
65’ sürer; ara yoktur.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Gergedan
01 Haziran 2012 20:30 – 02 Haziran 2012 20:30
H. Muhsin Ertuğrul Sahnesi, İstanbul

Théâtre de la Ville-Paris
Fransa
Yazan: Eugène Ionesco
Yöneten: Emmanuel Demarcy – Mota
Sahne ve Işık Tasarımı: Yves Collet
Müzik: Jefferson Lembeye
Ortak Yapımcılar: Grand Théâtre de Luxembourg – Le Grand T, scène conventionnée de Loire Atlantique
Yönetmen Yardımcısı: Christophe Lemaire
105’ sürer; ara yoktur.Türkçe üstyazılı.

Bir kente saldıran bir gergedan ve bu olayın peşi sıra gergedana dönüşen insanların yarattığı ve yaşadığı panik… Ünlü yazar Eugène Ionesco’nun 1950’li yılların tarihsel ve politik dalgalanmalarını aktardığı metin Théâtre de la Ville ve Paris Festival d’Automne Festivali’nin yönetmeni Emmanuel Demarcy-Mota tarafından yeniden sahneye konmuş… Bu defa genç yönetmenin farklı buluşları ve günümüze yaptığı cesur göndermelerle… Emmanuel Demarcy-Mota, ortak tarih bilinci içinde bireyin yerini ve rolünü, sorumluluğunu, düşünce özgürlüğünü her türlü bireyci biçimden uzak kalarak ele alan yazarlara dönem dönem geri dönmek gerektiğini savunuyor. Sahnede yarattığı dille hem gerçekdışı hem somut arasında gerilimi yaratırken şehrin sağır edici sesleri ile düzensizliği ortaya koyuyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 165.00 TL
2. Kategori – 134.00 TL
3. Kategori – 90.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Yeni Kiracı
02 Haziran 2012 20:30 – 03 Haziran 2012 18:30
Küçük Sahne Sadri Alışık Tiyatrosu, İstanbul

BiTiyatro
Türkiye
Yazan: Eugéne Ionesco
Yöneten: Laçin Ceylan
Çeviren: Pınar Güzelyürek Çelik
Dramaturji: Selen Korad Birkiye
90’ sürer; ara yoktur.

BiTiyatro, kurucularından Laçin Ceylan’ın yönetiminde, absürd tiyatronun en güzel örneklerinden biri olan Eugéne Ionesco’nun Yeni Kiracı oyunu ile festivalde. Kapitalizmin insana dayattığı tüketim mantığını eleştiren oyun, tüketimi dayatan bu sistemin, bireysel ilişkiler, değer ölçüleri, hatta gerçek aşkı ve sevgiyi yerle bir ettiği hayatlarımızın uyumsuzluğunu anlatıyor. İnsan, kazandığını düşündüğü noktada, yenilgisini başlatmış olur. Eşyalar ve nesneler, bizi bir kenara iterek, hayatımızın başrolünü eline geçirmiştir artık… Tükettikçe anlamsızlık duygusu, tatminsizlik, yetersizlik duygusu azalacağına, katlanarak devam eder. Ionesco, Yeni Kiracı’da anlamsızca çoğalma telaşı içindeki insanı, kendine özgü absürd yaklaşımıyla ele alıyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori-Student – 22.50 TL

Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler
02 Haziran 2012 20:30 – 03 Haziran 2012 15:30
DT Üsküdar Tekel Sahnesi, İstanbul

Oyunbaz
Türkiye
Yazan: Tom Stoppard
Yöneten & Dramaturji: Abdullah Cabaluz / Oyunbaz
Çevirilerinden derlenmiştir: Hamit Çalışkan
120’ sürer; 2 perde.

Tiyatroyu bir ifade ve var oluş şekli olarak benimsemiş olan Oyunbaz, sanata uzun soluklu ve yenilikçi bir bakış açısı getirmeye çalışarak, edindikleri deneyim ve tiyatro sanatına olan inançlarıyla yoluna devam eden bir topluluk. Oyunbaz, Tom Stoppard’ın Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler adlı oyunuyla İstanbul Tiyatro Festivali’nde yer alıyor. Arka plan olarak Shakespeare’in Hamlet’ini kullanan oyun, Hamlet’in üniversiteden iki yakın arkadaşı olan Rosencrantz ve Guildenstern’in sonları Shakespeare tarafından yazılmış, değiştiremedikleri yazgılarını anlatıyor. Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler, büyük olayların içine hapsolmuş yazgısını değiştiremeyen ve değiştirmek için de bir şey yapmayan küçük insanların hikâyesine odaklanıyor.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

İnsan Manzaraları
03 Haziran 2012 20:30 – 04 Haziran 2012 18:30
Kadıköy Haldun Taner Sahnesi, İstanbul

Müzik: Selim Doğru
Şiirler: Nâzım Hikmet, Judith Herzberg
Yorumlayanlar: Hazal Selçuk

To be Sung:
Elisa Roep soprano
Fie Schouten klarnet
Eva van de Poll viyolonsel

Konuk Sanatçılar:
Emma Breedveld keman
Oğuz Büyükberber bas klarnet
Alper Kekeç vurmalı çalgılar
50’ sürer; ara yoktur.

Hollanda’da yaşayan besteci Selim Doğru’nun hazırlayıp müziklerini bestelediği İnsan Manzaraları adlı gösteri Türkiye ve Hollanda’dan iki büyük şair; Nâzım Hikmet ve Judith Herzberg’in şiirleri üzerine kurulu bir çalışma. Şiirle müziğin alışılmışın çok dışında bir birliktelik sergilediği bu gösteri edebiyat, tiyatro ve müziğin birbiri içine geçtiği teatral bir konser olarak, Nâzım Hikmet’in ölüm yıldönümü olan 3 Haziran’da festival seyircisiyle buluşacak. Oyuncu, şarkıcı Hazal Selçuk, Trio To be Sung ve üç solist tarafından yorumlanacak İnsan Manzaraları seyircinin kolay unutamayacağı bir gösteri olacak.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Kapan
03 Haziran 2012 20:30 – 04 Haziran 2012 20:30
garajistanbul, İstanbul

Tiyatro Avesta
Türkiye

Yazan: Aydın Orak
Yöneten: Murat Garipağaoğlu
60’ sürer; ara yoktur. Türkçe üstyazılı.

Bir sınırda dünyanın herhangi iki askeri; nöbet esnasında birbirleriyle çatışmaları-tartışmaları, mayın ve ölümlerle bir sınır sendromuna dönüşüyor: Korudukları anlamsız bir sınır… Başkaları için kurdukları bir kapan. Bu kapanın zaman ilerledikçe zihinlerindeki kapan olduğunu fark etmeleri ve bu dönüşümün usulca yayılması, içine sürüklendikleri bir büyük yalana evriliyor. Onlar tahakküm kuran kişi veya sistemlerin hiçbir zaman özgür olamayacaklarını anlamayacak kadar gözü kara ve öfke dolular. Onlar ellerindeki silaha, korudukları sınıra, girdikleri zihinsel kapana alıştıkça yabacılaşır, yabancılaştıkça alışırlar. Şiddetin sıradanlaştığı, ölümün basitleştiği, bireyin elinde silahla vahşileştiği an mazlumun hiçleştiği andır! Kişinin kişiye, zihnine koyduğu ve hapsolduğu sınır/kapan metaforunun parçalanma eylemidir Daf/Kapan oyunu.

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

William Shakespeare

Macbeth
04 Haziran 2012 20:30 – 05 Haziran 2012 20:30
H. Muhsin Ertuğrul Sahnesi, İstanbul

Pangar
Türkiye
Yazan: William Shakespeare
Yöneten & Dramaturji: Mehmet Birkiye
Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu
120’ sürer; 2 Perde.

İktidar hırsı niye böylesine başımızı döndürür? Neden iktidar uğruna insanı insan yapan tüm değerlerden kolayca vazgeçip, içimizdeki korkunç karanlıklara yöneliriz? Kısa bir an için bile olsa, bu dünyayı ele geçirmek uğruna niye akıl almaz bedeller ödemeye hazırız? Macbeth iktidarı ele geçirmeseydi yine Macbeth olmayacak mıydı? Yoksa sadece bir “isim” olarak mı kalacaktı? Macbeth’i Macbeth yapan kanla, ölümle inşa ettiği iktidar mıdır? Var olmak için yok etmek zorunda mıyız?

Bilet Fiyatları;
1. Kategori – 39.50 TL
2. Kategori – 34.00 TL
3. Kategori – 28.00 TL
4. Kategori-Öğrenci – 22.50 TL

Biletleri www.biletix.com ‘ dan temin edebilirsiniz.

• Biletix satış noktaları…
• Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00)
• İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; 8 Nisan Pazar haric, Pazar günleri kapalıdır) alınabilecek.

Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılacak. Lale Kart programının üyeleri, biletlerinde %25’e varan özel indirimden yararlanabilecekler. Lale Kart sahipleri için indirimli ön satışlar 2-6 Nisan arasında gerçekleştiriliyor.

Detaylı bilgi için; www.iksv.org/tr

 

İstanbul Modern, Dünya Sanat Günü’nü kutluyor!

Dünya sanat günü amblemi

İstanbul ModernDünya Sanat Günü’nü kutluyor.15 Nisan Pazar Dünya Sanat Günü’nde İstanbul Modern’isaat 22’ye kadar ücretsiz olarak gezebilir, müze deneyimini gece yaşayabilirsiniz. Leonardo Da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ın, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Türkiye’nin önerisiyle 2012’den itibaren Dünya Sanat Günü olarak kutlanması UNESCO’ya bağlı Uluslararası Sanat Birliği tarafından kabul edildi.

15 Nisan Dünya Sanat Günü’nde İstanbul Modern’in La La La İnsan Adımları: Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki, Dünden Sonra ve Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar başlıklı sergileri saat 22.00’ye kadar gezilebilir. Saat 16.00’da İstanbul Modern Sinema’da Kanadalı dans kumpanyası La La LaHuman Steps’in ünlü performansı Amelia gösterilecek. Saat 17.00’de sahne sanatları, dans tarihi ve kültür kuramları uzmanı Bedirhan Dehmen, La La La Human Steps’in çalışmalarını yorumlayacak.

La La La İnsan Adımları: Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki,1849 yılında kurulan, Hollanda’nın dünyaca tanınmış Boijmans Van Beuningen Müzesi’nin Direktörü Sjarel Ex’in,koleksiyonlarındaki 140 binin üzerindeki yapıt arasından İstanbul Modern için hazırladığı özel bir seçkiyi içeriyor. Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında gerçekleşen sergi, klasik  dönem, modern ve çağdaş sanatın tanınmış isimlerini bir araya getiriyor. Sergide, farklı coğrafyalardan 28 sanatçının resim, çizim, yerleştirme, baskı, fotoğraf ve videolarından oluşan 53 çalışma bulunuyor.

Dünden Sonra sergisi, İstanbul Modern’in fotoğraf koleksiyonundan bir seçkiden oluşuyor ve 53 sanatçının 179yapıtını içeriyor. Ayrıca 66 sanatçının 213 yapıtı da dijital ortamda gösteriliyor. Küratörlüğünü Engin Özendes’in yaptığı, Türkiye’de fotoğrafın modern ve çağdaş örneklerini bir araya getiren sergi, Osmanlı döneminden günümüze uzanan süreçte fotoğrafın teknik ve kavramsal gelişimini ortaya koyuyor. Bugünden geriye doğru bir akışla ilerleyerek, Türkiye’de fotoğrafın günümüzde ulaştığı noktadan 1800’lerin Pera’sına dek fotoğraf serüvenini ele alıyor.

Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar sergisi, Türkiye’de üretilen modern ve çağdaş sanatın başlangıç evresinden bugüne geçirdiği süreci, en önemli sanatçı ve çalışmalar üzerinden izleyiciye sunuyor.Küratörlüğünü İstanbul Modern Şef Küratörü Levent Çalıkoğlu’nun yaptığı sergi, resimden heykele, enstalasyondan videoya farklı disiplinlerden yapıtları içeren İstanbul Modern Koleksiyonu’ndan oluşuyor.

Saat 16.00’da İstanbul Modern Sinema’da Kanadalı dans kumpanyası La La La Human Steps’in performansıAmelia’nın gösteriminden sonra, sahne sanatları, dans tarihi ve kültür kuramları uzmanı Bedirhan Dehmen saat 17.00’de topluluğun çalışmalarını yorumlayacak, çağdaş dans ve koreografi üzerine konuşacak. 1980’de Kanadalı koreograf Édouard Lock tarafından Montreal’de kurulan La La La Human Steps, dünyanın tüm büyük tiyatrolarında ve deneysel dans etkinliklerinde sahne aldı, ödüller kazandı. Dünya prömiyerini Montreal Uluslararası Yeni Sinema ve Medya Festivali ile 2003 yılında gerçekleştiren Amelia isimli performansın ABD’deki prömiyeri, 2004 yılında Tribeca Film Festivali kapsamında yapıldı.

 

Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilen İzmir Kukla Günleri Festivali, bu yıl en iyi olmak için perdelerini açtı

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

Uluslararası arenada ses getiren kukla sanatçılarını, İzmirli kukla severlerle bir araya getiren ve bu yıl altıncısı düzenlenen İzmir Kukla Günleri, 3 gündür izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.
Sözü fazla uzatmadan festivalin yaratıcısı Selçuk Dinçer ile festivalin tüm detaylarını konuştuğumuz söyleşimize geçmek istiyorum.
* İzmirli sanatseverlerin sabırsızlıkla beklediği İzmir Kukla Günleri Festivali nihayet başladı. Eminim geçen seneye göre çok daha büyük bir ilgi söz konusu..
– Kesinlikle… Hatta geçen seneyle kıyaslarsak iki katına çıkan bir ilgiden söz etmek mümkün. Tartışmasız her gün artan bir ilgiyle karşı karşıya festivalimiz. Örneğin bu seneki birçok oyunumuzun biletleri çok erken bitti, bir kısmının da biletleri önemli oranda tükenmek üzere…
Öyle görünüyor ki festivali kaçırmak istemeyenlerin sayısında bir hayli artış var. Biletler erkenden sanatseverlerle buluştu…
Tabi bunun ötesinde sadece biletlerle değerlendirmemek lazım bu ilgiyi. Soranların, ilgilenenlerin, festival içinde bir şeyleri merak edenlerin, kısacası festivalle ilgili her detayı öğrenmek isteyenlerin sayılarında da ciddi bir artış söz konusu. Bu tabii ki çok sevindirici.
Çünkü bu durum İzmir’in tam anlamıyla festivalimize sahip çıktığı anlamına geliyor. Zaten bir festival ancak kent ona sahip çıkarsa, yaşar, büyür ve gelişir. İzmir, bu festivali benimsedi ve sonuna kadar sahip çıkacağının sinyallerini veriyor.

İLGİ KATLANARAK ARTIYOR
* Festivalin uluslararası tanınırlığı da artmış olmalı…

– Hem de çok… Uluslararası arenadaki festivalin tanınırlığı, bilinirliği, her yıl çok süratle artıyor. Hatta katlanarak artıyor demek daha doğru… Uluslararası alandan da çok ciddi geri dönüşler alıyoruz. Bu da İzmir’in adını markalaştırmak adına büyük bir artı.
* Geçen yıl bu zamanlar yaptığımız söyleşimizde festival için ‘henüz bebek’ yakıştırması yapmıştınız… Görünen o ki bebeğiniz hızla büyümüş, hatta ilkokula başlamış…
– Gerçekten de öyle oldu… O kadar hızla öğreniyor ve büyüyor ki, bu yıl ilkokula başladı diyebiliriz… (gülüyor) Çünkü özenle büyütüyoruz ve eğitiyoruz… Bakın festivallerde eğitim kısmı çok önemlidir. 6 yıllık genç bir festival olmamıza rağmen hızlı ama emin adımlarla ilerliyoruz. Her festivalde farklı şeyler öğreniyoruz, öğrenmeye de devam edeceğiz.
* İzmir Kukla Günleri, geçen yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilmişti. Bu sene birinciliği alır mıyız?
– Evet, geçen sene Avrupa’daki en büyük ikinci kukla festivali seçildik. Belki bu yıl Avrupa’nın en büyük kukla festivali olacağız. Çünkü dünyanın en büyük kukla festivali Fransa’nın Sarnafil kasabasında düzenleniyor ve iki yılda bir yapılıyor. Geçtiğimiz yıl 50. yaşını kutladı. Bu sene festival kapsamında yer almıyor. Bundan dolayı da bu sene büyük ihtimal İzmir Kukla Günleri Festivali, Avrupa’nın belki de dünyanın en büyük kukla festivali olacak. Bu da ayrı bir heyecan bizim için…

ÖNEMLİ FARKLILIK
* Geçen seneye göre ne gibi farklılıklar var?

– Festivalimizin en büyük farkı workshop’lar bu sene… Sadece profesyonel sahne sanatçılarına yönelik workshop’lar bunlar. Geçen sene 1 olan atölye çalışmalarını 3’e çıkardık. Çünkü büyük oranda kalıcı yarar sağladığımızı gördük. Şöyle ki; İzmir’i kültür başkenti, marka kent yapmak adına, kentin içindeki sanatsal üretimlerin fazlalaşmasına ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Bu anlamda kentin içindeki kültürel, sanatsal üretim de ancak o üretimi yapacak insanları beslemekle mümkün. İşte bu anlamda çok ciddi ve kalıcı yararlar söz konusu. Festivale oyun oynamaya gelen aynı zamanda eğitimci niteliği taşıyan sanatçılardan da yararlanabiliriz diye düşündük ve dünyanın en önemli kukla sanatçılarına bu teklifte bulunduk. Örneğin sanatçılarından biri Neville Tranter…
Tranter’in Türkiye’ye ilk gelişi. 5-7 Mart’ta kukla oynatma teknikleri üzerine bir atölye çalışması olacak. Bir diğer sanatçımız Amerika’dan Larry Hunt& Adelka Polak… O da 6-8-9 Mart tarihlerinde mask atölyesi üzerine bir workshop düzenleyecek. Son workshop sanatçımız ise
Japon Noni Sawa… Sawa’nın 13-15 Mart’ta gölge oyunu konusunda bir workshop çalışması söz konusu. Hepsi master class niteliğinde atölye çalışmaları olacak. Festivalin büyük oranda artan ve en önemli farklılığı bu.
* İki önemli konferans ve sergi de var festival kapsamında… 
– Evet… Özellikle çok önemli iki konferansımız var. Biri 10 Mart’ta ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferans, bir diğeri ise 14 Mart’ta ise ‘Çağdaş Kuklacılıkta Yeni Bir İtici Güç’… Özellikle ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferansa yoğun katılım olacağını düşünüyorum. Çünkü eğitim alanına hitap ediyor. Amerika’dan Jennifer Hunt, kendi alanında uzman bir isim.. Önemli bir konferans olacak… Bu konferansı eğitimcilerin kaçırmaması gerekiyor. Sergilere gelince… Festival boyunca sürecek sergilerimizden biri Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde sergilenen Kukla Afişleri, diğeri ise Fransız Kültür Merkezi’nde meraklılarıyla buluşan Fotoğrafçı Gözüyle Kukla…
* Festivalin süresi 11 günden 25 güne çıkarıldı… Eminim kukla severler bu duruma çok sevinmiştir
– Gelen tepkiler o yönde gerçekten de… Geçen sene oyun sayımız 120’ydi, bu sene 132 oldu. Gösteri mekanı 25’ti, bu sene 35 oldu. Ama aşağı yukarı festivalin hacmi aynı. Festivali yayma gereği duyduk çünkü, böylece seyirciler daha fazla etkinliği izleyebilecekler. Bu da kukla severlerin bu sene dolu dolu bir festival geçirmesi anlamına geliyor. Sindire sindire, yetişme telaşı olmadan geçecek 25 gün… Biletler de geçen seneyle aynı… 15-20 TL… Bilet satışları AKM’deki gişelerden ve Biletix’ten sağlanıyor.

SAKIN KAÇIRMAYIN!
* Peki okurlarımıza özellikle de yetişkinlere ‘mutlaka kaçırmayın’ diye önerebileceğiniz oyunlar var mı?

– Olmaz mı… Toplamda 36 oyun, 132 gösteri sahnelenecek bu sene. Biri hariç hepsi ilk kez sahnelenecek oyunlar. Hepsi kaçırılmaması gereken oyunlar bana göre. Ama ‘mutlaka kaçırmayın’ diyebileceğimi birkaç oyun var elbette.
Örneğin Hollanda’dan Neville Tranter’ın ‘Punch&Judy Afganistan’da’ isimli politik güldürü (5-7 Mart), Fransa’dan La Compagnie Azhar’ın ‘Büyülü Toz’ (8-9 Mart), Japon sanatçı Nori Sawa’nın ‘Vişne Bahçesinin Gölgeleri’ (14-17 Mart), İspanya’dan El Retrete de Dorian Gray’in ‘Hava Boşluğu’ (15-16 Mart), yine İspanya’dan Angelico Musgo’dan ‘Ros’un Minyatür Yolcuyuğu’ (12-13-14-15-17 Mart), İtalya’dan Laura Kibel’in ‘Ayakların İzinde'(8-9-10-11-12 Mart)oyunu mutlaka izlenmeli. Arjantin’den Valeria Guglietti’nin ‘Ellerime Dokunma'(20-21-23-24 Mart) ve Bulgaristan’dan Varna Devlet Kukla Tiyatrosu’nun 16 kişilik dev ekibinin sahneleyeceği ‘Kukla Tiyatrosu Hakkında Bazı Sırlar’ (bugün-5 Mart) da kaçmaması gereken oyunlardan…

MİNİKLERE ÖZEL
* Ya çocuklar için…

– Değişik yaş gruplarına hitap eden oyunlar var bu yıl. Örneğin 2-5 yaş grubu çocuklar için Almanya’dan Angelika Müler’in sahneye taşıdığı ‘Aç Tırtıl'(5-6-7-8 Mart); 5-12 yaş çocuklar için ise Avusturya’dan Karin Schafer’in ‘Ejder Gemiler Geldiğinde’ (23-24 Mart); 13 yaş ve üzeri için ise Danimarka’dan Astrid Kjaer Jensen’in ‘Lilith Lilith’ (16-17 Mart)ve İspanya’dan Descamada Senorita’nın ‘Poşet Hanım’ (8-9-10-12 Mart) oyunu miniklerin severek izleyeceği oyunlardan sadece birkaçı.

Gönüllü desteğine ihtiyacımız var!
* Hep görünen kısımlardan bahsettik. Biraz da işin mutfağına girelim… Uluslararası başarı gösteren bu festival, kaç kişilik bir ekibin eseri…

– Küçücük bir ekibiz aslında biz. Sabit ve gönüllüler dahil toplam 12 kişiyiz. Festivalin ilerleyen zamanlarında bu sayının artmasını bekliyoruz. Aslında bu sayının normal şartlarda 20 ve üzeri olması gerekiyor. Sizin aracılığınızla İzmirlilere bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bakın tüm dünya festivallerinde bu ölçekte belki de daha küçük festivallerde bile, düzenlendiği kente bağlı olarak çok sayıda gönüllü desteği söz konusu. Bu gönüllüler bir anlamda festivalin yükünü ortadan kaldırırlar. Aslında her biri birer gönüllü değil birer kültür elçisi, turizm elçisi konumunda… Maalesef İzmir’de gönüllü bulmakta çok zorlanıyoruz. Halbuki değişik yaş gruplarından gönüllülere çok ihtiyacımız var.
Sonuçta kentin sahip olduğu bir değerdir festivaller. Kentle bütünleşmek noktasında da bu kentin içinde yaşayan insanların desteklerine çok ihtiyaç oluyor. Eğer bu çağrımızdan sonra gönüllü olmak isteyenler olursa lütfen festival ofisimizden bizlerle bağlantıya geçsinler… Unutmasınlar ki bu hepimizin festivali…

Türkiye’de bir ilk
* Ülkemizde hala bir kukla eğitimi veren okul yok öyle değil mi?

– Bu anlamda güzel bir gelişme var aslında… Ama öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bakın Türkiye’de modern kukla sanatının gelişmediğini hepimiz biliyoruz. Ama şöyle bir saptama yapmakta yarar var. Türkiye’de modern kukla sanatı eğitimsizlik yüzünden gelişmiyor. Ama çok yakında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü içersinde bir Kukla Bölümü’nün hayata geçirilmesi söz konusu. Hatta çok yakında eğitim hayatına başlayacak. Aslında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nün kuruluş tüzüğünde bir kukla bölümü var. Bölüm açılmayacak, sadece bölüm hayata geçirilecek. Bu da işleyişi hızlandırıyor tabi. Ders programları çıkarılıyor şuan okulda. Kuklacı yetiştiren ilk, kukla okul olacak. Bu çok güzel bir gelişme… Eğer bu olursa İzmir’den Türkiye’ye kukla sanatını yayacağız…

Kaynak : http://www.yeniasir.com.tr

56 Ülkenin Sanat Nabzı İzmir’de Atacak

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat Olimpiyatları Türkiye Temsilciliği dünya çapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat OlimpiyatlarıTürkiye Temsilciliği dünyaçapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Dernekler İl Müdürlüğü’ne müracaatlarıyla kuruluşu tamamlanan Dünya Sanat Olimpiyatları Derneği kurucu üyeleri, amaç ve projelerini sunmak üzere İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu ile görüştü. Kuruluşla ilgili bilgi veren World Art Games Türkiye Temsilcisi Derya Var, WAG Merkezi Hırvatistan’da bulunan Dünya Sanat Olimpiyatları’nın 1. Olağan Genel Kurul toplantısının 18-21 Kasım 2011 tarihlerinde Zagreb şehrinde yapıldığını, olimpiyatların ikinci konferansının toplantıda yapılan girişimler sonucunda

2012’de İzmir’de yapılmasını sağladıklarını söyledi.

Çok sayıda ülkeden sanatçı ve devlet adamının İzmir’deki konferansta bir araya geleceğini belirten Derya Var, bu girişimle başta İzmir 2020 Expo girişim ve çalışmalarına uluslar arası sanatsal bir boyut kazandırmayı amaçladıklarını, ülkemize gelecek olan 56 ülke sanatçı ve diplomatlarına kentin ve ülkemizin sanatsal birikimini sunmak ve paylaşarak dostluk köprüsünü kurmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Var, uluslararası sanatsal sunum ve paylaşımı hedefleyen bu buluşmaya 56 ülkenin milli komite başkan ve yardımcılarının, Cumhurbaşkanı, Bakan, elçiler ve kültür ataşeliklerinin katılacağını, kongre boyunca tüm dünyaya sanatın evrensel dili aracılığı ile barış, hoşgörü ve sevgi mesajları verileceğini belirtti.

WAG Türkiye Milli Komitesinin katılımcı ve bağımsız bir dernek olarak faaliyet göstereceğini öne süren Var, kurucu üye olarak Türkiye’nin yurt dışında tanınmış sanatçılarıyla yola çıktıklarını, protokol gereğince değişik ülkelerde yapılacak etkinliklerde sanatın değişik alanlarında belirlenen etkin ve yetkin isimlerle ülkemizi en üst derecede temsil edeceklerini kaydetti.

Dünya Sanat Olimpiyatları Türkiye Komitesi’nde yer alan isimler ise şu şekilde: Tüzüm Kızılcan-As Başkan, Ege Art Sanat Danışma Kurulu Başkanı.Seramik sanatçısı, Almanya ve Prag’da sanatsal çalışmalar yapan Kızılcan’ın eserleri çeşitli koleksiyonlarda yer alıyor.

Derya Var- Dernek Başkanı, Ressam WAG Türkiye Temsilcisi, Emel Atalay -Başkan Yardımcısı, Ressam, Ümit Yaşar Işıkhan – Genel Sekreter, Şair yazar,Kültür ve Turizm Bakanlığı Uzmanı,Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı, Umur Türker – Ressam, Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi, Cem Sağbil – Heykeltraş,Çalışmalarını Stutgart ve İstanbul’da sürdürüyor, Aytül Büyüksaraç – İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni – Bijen Molay:Bale sanatçısı 9 Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü,

Bale Ana Sanat Dalı Öğretim Görevlisi ve Başkanlığı, Ege Sanayici ve İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Ege Kültür Vakfı Kurucu Üyesi ve Ege Art Danışmanı. Erdoğan Öztürk – İzmir Devlet Opera ve Balesinin dramaturgu, protokol ve basın müşaviri ve Hülya Savaş tiyatro sanatçısı ve İzmir Devlet Tiyatrosu Müdiresi.

 

Sivas’ta Kültür Sanat

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Hasan Öztürk‘ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Oyunda, Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini ise Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 4 Şubatta saat 19.30’da sahnelenecek Oyunda, acımasız bir krala, kahinlerinin yenidoğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yenidoğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 8 Şubat Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap‘ın çevirisini yaptığı Oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor.

Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

Bursa’da Kültür Sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Sam Bobrick’in yazdığı, Fikret Urucu’nun yönettiği “Yolcular”ın dekor tasarımı Murat Gülmez, kostümtasarımı Candan Günay, ışık tasarımı Rahmi Özan’a ait. Kamil Korunan, Cem Arabacıoğlu, Rüyam P. Dirin ve Cansu Yılmaz’ın rol aldığı Oyunda, kendini bir otobüs terminalinde bulan yolcuların başına gelenler anlatılıyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde 2-3 Şubat’ta saat 20.00’de, 4 Şubat Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’de sanatseverle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman‘ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenmegibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Sandberg ve Firner’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Bora Özkula’nın yönettiği “Bu da Benim Karım” adlı komedinin dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Rahmi Özan yapıyor.

Berrin Balkanlar, Jale Çiçek, Taner Turan, Süheyla Zeybek, Muharrem Dalfidan ve Ayşe Dinç’in rol aldığıOyun, hayatın içinden bir güldürmece sunuyor. Oyunda, çalıştığı fabrikasında her on dakikada bir kamyondan hamile elbisesi çıkan, hali vakti yerinde olan bir kişi ve güzel ama artık güzelliği ve kadınlığınıunutmuş olan eşi anlatılıyor.

Titiz, temizlik hastası, baskın karakterli bir kadın ile eşi arasında geçenleri komik dille anlatan, herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği Oyun, AVP Sahnesi’nde 7-8 Şubatta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 5 ve 7 Şubat’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor

Amerikan Edebiyatının korku ve gerilim yazarı olan İra Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu Mustafa Kurt yönetiyor.

Sezonun yeni Oyunu olan “Ölüm Tuzağı”, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 8 Şubat Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde, Ayşen Taştekin Doda’nın kişisel resim sergisi ise, 30 Ocak-4 Şubat tarihlerinde açık kalacak.

Zonguldak’ta Kültür Sanat

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York’ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

Zonguldak‘ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

İstanbul Devlet Tiyatrosu, Janusz Glowacki’nin yazdığı, Tuğrul Çetiner’in çevirdiği ve Faik Ertener’in yönettiği “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” 2 perdelik Oyunu 3-4 Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi‘nde izleyenlerle buluşturacak.

Özden Çiftçi, Mehmet Ali Kaptanlar, Şamil Kafkas, Ali Düşenkalkar ve Adnan Kürkçü’nün rol aldığıOyunda, New York‘un parklarından birinde dünyanın bir çok yerinden Amerika’ya göç etmiş insanların yaşam mücadelesi konu ediliyor.

Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Dekoru Gül Emre, kostümleri Gülnur Orhon ve ışık düzenini Mehmet Yaşayan’ın yaptığı “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunda Alpay Aksum, Şebnem Büyükkalkan, Gökçe Yurtsal, Doğan Doğru, Bengisu Gürbüzer Doğru, Feray Darıcı, Özgür Baş ve Hasan Tanılmış rol alıyor.

Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğunu anlatan

“Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan

“Carrar Ana’nın Silahları” bugün ve yarın saat 19.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise saat 14.00 ve 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal Oyununu da sergileyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli‘ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait Oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun, 5 Şubat Pazar günü saat 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar‘ın yazdığı çocuk Oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 7 Şubat Salı ve 8 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul’da Kültür-sanat

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley’in 67.doğum günü, 4 Şubat’ta Babylon’da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley‘in 67. doğum günü, 4 Şubat’taBabylon‘da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Şarkılarında işlediği sevgi, barış ve kardeşlik konularıyla tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Marley’in anısına düzenlenecek partilerde, Selekta Firuzaga, Ras Memo, Sattas, Mahi, Selekta Genjah, King Seroman, Naranjaman, Pnarzenci, Mojahfire ve Jr. Sensimilla gibi ünlü DJ’ler sahne alacak.

Trompet sanatçılarından İmer Demirer, yarın sanatçı dostlarıyla birlikte Borusan Müzik Evi’nde konser verecek.

Mor ve Ötesi, 2007 yılından beri klasikleştirdiği “Akustik” konser serisinin 5’incisinde, daha önce akustik versiyonları hiç çalınmamış, eski ve yeni birçok şarkısını, sahneye davet edeceği şarkıcı ve müzisyen dostlarıyla yarın Ghetto’da seslendirecek.

Pop müzik sanatçısı Göksel, yeni albümü “Bende Bi Aşk Var”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

“Mi Kubbesi” isimli albümlerinin yayınlanmasıyla büyük bir hayran kitlesi tarafından takip edilmeye başlanan Nekropsi, derin enstrümantal kompozisyonları, ani ataklarla dinleyeni bambaşka bir hikayeye sürükleyen tarzlarıyla yarın Babylon‘da sahne alacak.

Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan ve “Her Gün İsyanım Var” ve “Damarımda Kanımsın” albümleriyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan İstanbul Arabesque Project, 4 Şubat’ta Live Haymatlos’ta sahne alacak.

Konserlerinde Bergen’den Kamuran Akkor’a, Orhan Gencebay‘dan İbrahim Tatlıses‘e pek çok arabesk duayeninin eserlerini seslendiren grup, kendisini izlemeye gelen müzikseverlere arabeskin kederli değil, keyifli ve eğlenceli yönünü göstermeyi hedefliyor.

Uzun bir aradan sonra büyük bir özenle hazırladığı “Derindekiler” albümünü dinleyenlerin beğenisine sunan Kıraç, albümünün ilk İstanbul konserini 4 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecek.

Mevlana Kültür ve Sanat Vakfının düzenlediği ve bestekarı bilinmeyen, bestelenmiş en eski Mevlevi ayinlerinden olduğu kabul edilen Pençgah Ayini

(Beste-i Kadim) “Sema Töreni”, 5 Şubat’ta Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

-Sahne sanatları

Çin Ulusal Akrobasi Topluluğu “Rüya Takımı-Sihirli Akrobatlar”, trapez, dans, akrobasi ve kung-fu’yu bir araya getiren, yer çekimine ve fizik kurallarına meydan okuyan performanslarını 3, 4 ve 5 Şubat’ta TİMMaslak Show Center’da sergileyecek.

Neil Labute’un yazıp Defne Halman ve Engin Hepileri’nin yönettiği “Zorla Güzellik” isimli komedi türündeki tiyatro Oyunu, yarın Kenter Tiyatrosu’nda perdelerini açacak.

W. Gordon Smith’in yazıp Ülkü Tamer‘in çevirdiği ve Hakan Gerçek’in hem yazıp, hem de oynadığı tek kişilik Oyun “Van Gogh”, yarın Caddebostan Kültür Merkezi Küçük Salon’da izleyiciyle buluşacak.

Levent Kazak‘ın yazıp Laçin Ceylan‘ın yönetmenliğini üstlendiği, kadının sosyal konumuna dikkat çeken “Cam”, yarın Kozyatağı Kültür Merkezi Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak.

Zorlu Çocuk Tiyatrosunun yeni sezonu için Prof. Dr. Hasan Erkek tarafından Andersen’in “Çirkin Ördek Yavrusu” masalından hareketle yeniden yazılan

“öteki” kavramının farklı katmanlarda işlendiği “Çirkin Ördek Yavrusu”, 4 Şubat’ta Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Cesare Pavese‘nin “Yaşama Uğraşı” adıyla yayımlanan günlüğünden esinlenen, ölüm gerçeğini ve onu takip eden yas sürecini konu edinen bir dans performansı olan “Bugün, Hiçbir Şey”, 6 Şubat’ta Salon İKSV’de izleyici karşısına çıkacak.

“Elazığ Kültür ve Sanat Şehridir”

Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması için ilimize gelen sanatçılar ve kültür elçileri Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nu ziyaret ettiler.

Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşmasına katılacak olan sanatçılar ile organizasyona katkı veren kuruluşların yetkilileri hazır bulundu.

Ziyarette bir değerlendirme yapan Bedrettin Keleştimur: “Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması kapsamında şehrimizde bir faaliyeti daha icra etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Azerbaycan‘ın bağımsızlığının 20. yılında bu etkinlikler iki gün süreyle devam edecek. Azerbaycanlı Şair Elmas Yıldırım adına düzenlenecek paneller yapılacak. Cafer Cabbarlı’nın kitap tanıtımını yapacağız. Ve bu aradaAzerbaycan edebiyatında önemli olan şahsiyet Anar Bey’e FÜ tarafından Fahri Doktora unvanı verilecek. Programlarımız kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi tertip edeceğiz. Tüm programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu ise konuşmasında Azerbaycan Şehitleri içinTürkiye‘de ilk defa Elazığ‘da bir anıt yapıldığına dikkat çekerek, bu durumun iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerini geliştirme adına çok önemli olacağına vurgu yaptı.

Sanatçı Mehmet Özbek ise açıklamasında; “Bizler için Elazığ – Bakü sanat buluşmasından ziyade burada bir Bayram yaşıyoruz. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve manas ekibine teşekkür ediyorum. Biz türkülerimizi yörelerimizden derleyerek sizlere sunmaya gayret gösterdik. Bu etkinliklerin tamamının hayırlı olmasını diliyorum. Etkinlikler kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi bizler için ayrıca önem arz eden programlardan biridir.” Dedi.

Elazığ‘ın bir kültür ve sanat şehri olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi:

“Sizleri Anadolu‘nun bu inci şehrinde ağırlamaktan mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat buluşmasını organize eden Bedrettin Keleştimur Beyefendi başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Geçmişte Hazar Şiir Akşamlarından birini Azerbaycan‘da gerçekleştirmiştik ve orada Yazarlar Birliği Başkanı Anar beyle de bir araya gelmiştik. Şehrimizde düzenlenecek bu programların hayırlı olmasını diliyor, bizleri ziyaretiniz içinde şükranlarımı sunuyorum.”

BAŞKENTTE KÜLTÜR SANAT HABERİ

CUMHURBASKANLIGI SENFONI ORKESTRASI (CSO), 10 SUBAT’TAKI KONSERINDE ”BAROK HAFTASI” PROGRAMIYLA IZLEYICI KARSISINA CIKACAK.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 10 Şubatˊtaki konserinde ˊˊBarok Haftasıˊˊ programıyla izleyici karşısına çıkacak.

Orkestrayı Şef Raoul Grüneisˊin yöneteceği konserde, obuada Manfred Bellmann ve flütte Iris Rath yer alacak. Konserde, Telemannˊın ˊˊre majörˊˊ senfoniˊsi, Bach ve Vivaldiˊnin ˊˊobua konçertoˊˊlarıile Hasseˊnin ˊˊsol minörˊˊ senfonisi seslendirilecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.

-Tiyatro-

Büyük Tiyatro: ˊˊGenç Osmanˊˊ, yarın ve 5 Şubatˊta sahne alacak.

Ali Berktayˊın kaleme aldığı, Ayşe Emel Mesciˊnin yönettiği ˊˊKerbelaˊˊ, 7 Şubatˊta seyredilebilir.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Aristophanesˊin yazdığı, Yücel Ertenˊin çevirip, oyunlaştırıp yönettiği ˊˊBarışˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊKantocuˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilir.

ˊˊBenim Tatlı Meleğimˊˊ, 5 Şubat pazar Günü izleyiciyle birlikte olacak.

Şinasi Sahnesi: Tennessee Williamsˊın yazdığı, Can Yücelˊin çevirdiği, Jason Haleˊnin yönettiği ˊˊSırça Kümesˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahnelenecek.

ˊˊElma Hırsızlarıˊˊ isimli eser, 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyirciyle birlikte olacak.

Küçük Tiyatro: Angelo Savelliˊnin kaleme aldığı ve yönettiği ˊˊFigaroˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahne alacak.

ˊˊKeloğlan Keleşoğlanˊˊ isimli çocuk oyunu, 5 Şubat Pazar günü görülebilecek.

Akün Sahnesi: ˊˊGizler Çarşısıˊˊ, yarın, 4 ve 5 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊRab Şeytana Dedi Kiˊˊ, 7, 8 ve 9 Şubatˊta tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Altındağ Tiyatrosu: Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Musahipzade Celalˊin kaleme aldığı ˊˊKafes Arkasındaˊˊ isimli oyun hafta boyunca izlenebilecek.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: ˊˊYastık Adamˊˊ, 4 Şubatˊta izlenebilecek.

Stüdyo Sahne: ˊˊÜç Yönetmen Üç Oyunˊˊ, yarın, 5 ve 7 Şubatˊta izlenebilir.

Oda Tiyatrosu: ˊˊDönülmez Akşamın Ufkundayızˊˊ adlı eser, yarın ve 4 Şubatˊta, ˊˊHüzzamˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilecek.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: ˊˊMacbethˊˊ, 4 Şubat Cumartesi, ˊˊDon Giovanniˊˊ 6 Şubat Pazartesi sahnelenecek.

ˊˊZorbaˊˊ balesi, 9 Şubat Perşembe günü seyirciyle birlikte olacak.

Operet Sahnesi: ˊˊBir Tenor Aranıyorˊˊ, 5 Şubatˊta, ˊˊŞarkılarla Yaşamakˊˊ ise 7 Şubatˊta sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: ˊˊSihirli Dünyaˊˊ adlı müzikli çocuk oyunu, 5 Şubatˊta izlenebilir.

-Sinema-

Steven Spielbergˊin Kamera karşısına geçtiği ve konusu Birinci Dünya Savaşı yıllarında geçen ˊˊSavaş Atıˊˊ adlı film, yarın seyirciyle buluşacak.

Jeremy Irvin, Peter Mullan, Emily Watson ve David Thewlisˊin başrolünü üstlendiği film, Birinci Dünya Savaşı sırasında Albertˊın eğittiği ve çok sevdiği atı Joeyˊnin satılarak savaşta sipere gönderilmesi üzerine yaşananları işliyor. Film, Michael Morpurgoˊnun aynı adlı çocuk romanından sinemaya aktarıldı.

Hasan Tolga Pulatˊın yönettiği, Altın Portakal ödüllü ˊˊGüzel Günler Göreceğizˊˊ vizyona girecek. Bir Güniçinde İstanbulˊda geçen hikaye, beş farklı karakterin kesişen yollarını anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü yer alıyor.

48. Antalya Altın Portakal Film Festivaliˊnde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü. Şanal Günseliˊnin yönettiği ˊˊEş Ruhumun Eş Zamanıˊˊ adlı film gösterime girecek. Uğur Çavuşoğlu, Aylin Kabasakal, Zeynep Utku, Deniz Seki, Musa Uzunlar, Tuğçe Ersoy ve Güzin Ustaˊnın rol aldığı yapım, Şanal Günseli ve Işık Günseli-nin gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak 2005 yılında yazdıkları aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. Türü ˊˊkuantum filmiˊˊ olarak nitelendirilen yapım, yeryüzünden uzak bir boyutta bütünlüğünü tamamlamış enerji dolu bir varlığın dünyaya inmesini ancak, burada çıkan bir kaos sonucu ikiye ayrılması nedeniyle bu varlıktan ayrılan iki eş ruhun birbirini aramaya başlamasını konu alıyor.

İngiltere yapımı ˊˊUtançˊˊ, haftanın dördüncü yeni yapımı. Steve Mcqueen IIˊnin yönettiği filmde Michael Fassbender, Carey Mulligan, James Badge Dale, Lucy Walters, Elizabeth Masucci ve Calamity Chang rol alıyor. Film, New Yorkˊta yaşayan 30ˊlu yaşlardaki Brandonˊın sorunlarından sıyrılma çabalarını işliyor.

 Kaynak : http:// haberler.com

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü dolayısıyla icra edilecek, “Şehitler Oratoryosu” 10 Kasım tarihinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seslendirilecek.”Şehidin Ölüm Sonrası Huzur ve Gururu” bölümleriyle dinleyiciyle buluşacak.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü dolayısıyla icra edilecek, “Şehitler Oratoryosu” 10 Kasım tarihinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi ’nde seslendirilecek.

Vatandaşların ücretsiz olarak katılabilecekleri konser, “ Vatan Sevgisi ”,

“ Kuruluş ve Kurtuluş Dönemi ”, “ Dahil Ulusal Bütünlük ve Birliğimizin Korunması için Yapılan Mücadele ve Savaşlar ”, “ Şehadet Öncesi ”, “ Şehadet Anı ”,

“ Şehidin Ölüm Sonrası Huzur ve Gururu ” bölümleriyle dinleyiciyle buluşacak.

Yaptıkları müziği alternatif arabesk olarak tanımlayan, “ İstanbul Arabesque Project ”, yarın Ghetto’da sahne alacak.

Grup, yeni albümü “ Damarımda Kanımsın”ın galası niteliğindeki konserle, Bergen, Kamuran Akkor, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses gibi isimlerin şarkılarına getirdiği farklı yorumla arabeskin eğlenceli yönünü ön plana çıkarmaya çalışıyor.

Çağıl Kaya, 9 Kasım tarihinde Nardiss Jazz Club’te konser verecek.

Birçok önemli sanatçıyla sahne almış olan genç sanatçı Kaya, ünlü cazcılardan aldığı caz vokal ve emprovizasyon eğitimleriyle geliştirdiği caz performansını İstanbullu dinleyicilerine sunacak.

-Sahne Sanatları-

Sadık Şendil’in kaleme aldığı ve Müfit Kayacan’ın yönettiği “Kanlı Nigar”, yarın Profilo Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Yunus Emre Kültür Merkezi, yarın Kemal Başar’ın yönettiği “Külhanbeyi Müzikali” isimli Oyuna ev sahipliği yapacak.

Oyun, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaşayan tulumbacılar ve kabadayıların yaşamlarını anlatırken bir dönemi de gözler önüne serecek.

Şehir Tiyatrolarının başarılı Oyunu Çığ, aynı gün Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde perdelerinin açacak.

Dağlarla çevrili bir köyde, insanların çığ düşmesinden korkmaları ve bunun yaşamlarına olan etkilerinin konu edildiği Oyun, Cücenoğlu’nun 40. sanat yılına özel olarak izleyicilerine sunulacak.

Cervantes’in ünlü romanından aynı isimle tiyatroya uyarlanan “Don Kişot”, 5 Kasım tarihinde Caddebostan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

 

Kynk. : http://www.haberapron.com

Şunun için etiket arşivi: Sahne sanatları

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi