Şunun için etiket arşivi: performans

Küba’nın başkenti Havana’da bir tiyatronun önünde çırılçıplak bir adam deniz kenarındaki bir duvara zincirlenmiş. Yanı başında iki kadın durmaksızın dantel işliyor.

Havana Sanat Bieanali

Bütün bunlar Havana Bienali’nin bir parçası.

Bienal organizatörleri bu sene ”sanatı sokağa çıkarmaya” karar vermiş.

Eserlerin ”elit” galerilerin dışına taşınmasının sanatçıların daha çok insana ulaşmasını sağlayacağına inanıyorlar.

Şehrin en köhne arka sokaklarındaki duvarlara yaşlı mahalle sakinlerinin devasa portreleri yapıldı.

Yaşlıların yüzlerindeki kırışıklıklar duvarların çatlaklarına karışıyor.

Sokak portreleri projesi dahilinde 21 kişinin resmini yapan Fransız sanatçı JR ”Küba sokaklarında ilk defa Che, Raul ya da Fidel dışında birilerinin portreleri var, hem de bu insanlar ünlü bile değiller” dedi.

JR ”Bu durum Havanalıları çok etkiledi. Burada insanlar sanat konusunda çok eğitimli ancak galeriye gitme alışkalıkları yok bu nedenle yaptığımızın çok önemli olduğunu düşünüyorum,sanatı halka getiriyoruz ” diyerek sözlerine devam etti.

Ve Bienal sadece arka sokaklarda da değil. Havana’nın ünlü sahil şeridi de bir açık hava galerisine dönüştü.

Malecon Havana’da denize paralel uzanan alçak bir duvar.

Havanalılar buraya hayal kurmaya, flört etmeye, sohbet etmeye geliyorlar.

Yerel halk bu duvara ”şehrin oturma odası” diyor.

Eleştirel bir ton?

Denizaltıya dönüştürülmüş bir araba

Bugünlerde halk bu alanı sanat eserleri ile paylaşıyor.

Parçalarına ayrılmış bir havan topu, futbol kaleleri arasına gerilmiş hamaklar ve hiç bir yere açılmayan parlak kırmızı kapılar bu sanat eserlerinden birkaçı.

Bienal’in küratörü Juan Delgado ”Malecon bu şehirde yaşayanlar için bir çok anıyı barındırıyor, bu anılardan bazıları hüzünlü bazıları ise çok mutlu. Bu sergi şehrin geçmişine, şu anına ve geleceğine ithaf edildi” diyor.

Eserlerden bir çoğu çok güçlü sosyal mesajlar içeriyor ki bu Küba için oldukça nadir.

Eserler; sınırlar, serbest dolaşım ve göç gibi konuları inceliyor.

Kübalılar hala adanın dışına seyahat etmek için hükümetten özel izin almak zorunda.

Deniz kenarında metal tellerden örülü bir panonun tam ortasından bir uçak silüeti kesilmiş. Sanki bir uçak dikenli tellerin arasından uçup kaçmayı başarmış gibi görünüyor; bir başka köşede ise mor paneller üzerine Malecon duvarı çizilmiş. Ancak duvar dikenli tellerden oluşuyor.

Denizin kenarına yatmış çıplak bir adam da oldukça dikkat çekiyor. Bu performansın adı da ”Özne”.

Yakınlardaki bir metro durağına 1950’li yıllara ait Chrysler marka bir araba park edilmiş. Ancak bu otomobil bir denizaltına dönüştürülmüş, bir adet periskopu bile var.

Delgado ”90’lı yıllarda insanlar denizi geçip ABD’ye ulaşabilmek için akılalmaz yöntemlere başvuruyorlardı. Denizi geçmek için otomobillerini kullananlar bile oldu” diyor.

Havana Sanat Bienalinden

Küratör ”Bana göre plastik sanatlar her zaman Küba’da en başarılı olan sanat dalı oldu. Plastik sanatlar burada herzaman avant-garde’dı, hep sosyal mesaj verirdi, ülkenin gidişatını eleştirirdi” diyor.

Bienal’e katılan sanatçılardan biri olan Alexandre Arrechea ”Tabii ki bunun da sınırları var, fakat burada sanatçılar oldukça zeki ve gizli mesajlar vermeyi çok iyi başarıyorlar” diyor.

Arrechea bienal içim iki yanında kulaklar olan yüksek bir sütun tasarlamış.

Eserin ismi ”Kimse dinlemiyor”.

Arrechea ”Eserim bazen güç sahibi kişilerin halkı duyamadığını anlatıyor, yukarı çıktıkça yerden gelen sesleri duymak zorlaşır” diyor.

Uluslararası izleyiciler

Havana

Inti Hernandez ise işlerini adada yaşayan Kübalılar ile diğer ülkelerdeki Kübalılar arasındaki farkları incelemek için kullandığını söylüyor.

Hernandez insanların isterlerse yüz yüze, isterlerse sırt sırta vererek oturabilecekleri bir bank tasarlamış.

Sanatçı ”Ben bu eserin herşeyin nasıl biraraya gelebileceğini anlattığını düşünüyorum, bence Küba dışında yaşayanların ülkeye önerecek çok şeyi var” diyor.

Dünyada tanınmayan genç sanatçılar için Havana Bienali uluslararası alanda ün kazanmak için önemli bir fırsat.

Küba modern sanatı ABD’de oldukça popüler. Her yıl yüzlerce eleştirmen, küratör ve koleksiyoncu Küba’yı sanat eserlerini görmek için ziyaret ediyor.

21 yaşındaki sanatçı Rachel Valdes ”Bu gerçekten önemli bir Bienal ve kariyerime etkisi büyük olacak” diyor.

Valdes Bienal için ilizyon ile gerçeklik arasındaki sınırı araştırdığını söylediği devasa bir ayna yaratmış.

 

Deniz kenarında en çok ilgi çeken eserlerden biri bu.

Valdes ”İnsanların enerjisini hissetmeyi seviyorum. Sanatı insanlara yaklaştırmak çok güzel bir duygu” diyor.

Bienali gezmek için ailesiyle birlikte gelmiş olan Antonio Rosario ”Bu Havana için devrimsel nitelikte” diyor.

Rosario sözlerine ”Burada herkesin galeriye gitme alışkanlığı yok ancak herkez Malecon duvarı çevresinde yürüyüşe çıkar, biraz oturur, şimdi bu sayede akşam yürüyüşlerimizde biraz da sanat görmüş oluyoruz” diyerek devam etti.

Ancak biraz geride, duvardaki yaşlı adam yüzü portresine bakan bir adam aynı fikirde değil.

Santos adlı adam ”Bu şehrin hayata ihtiyacı var” diye bağırıyor.

”Bence doğa resimleri çizmelilerdi. Ağaçlar, çiçekler… Belki de bir çocuğun doğumu çizilmeliydi. Ben öylesini tercih ederdim.”

 

Kaynak : [-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nde hafta sonu merakla beklenen iki yabancı oyun seyirciyle buluşuyor.

18.İstanbul Tiyatro Festivali

Montalvo-Hervieu ikilisinin çarpıcı yorumuyla “Orfeo”, Henkel sponsorluğunda 18 Mayıs Cuma ve 19 Mayıs Cumartesi Harbiye Muhsin ErtuğrulSahnesi’nde, gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan, Kathryn Hunter’ın sahneye taşıyacağı “Kafka’nın Maymunu” ise British Council işbirliğiyle, 19 Mayıs Cumartesi ve 20 Mayıs Pazar günleri Kenter Tiyatrosu’nda izlenebilecek. Seyircilerden yoğun ilgi gören “Kafka’nın Maymunu” için 20 Mayıs Pazar günü saat 14.00’e bir ek gösterim daha konduğunu hatırlatalım.

Jose Montalvo ve Dominique Hervieu İkilisinden Çarpıcı Bir “Orfeo” Yorumu 

18 Mayıs Cuma, 20.30

19 Mayıs Cumartesi, 15.30

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Şimdiye kadar birlikte yirmiyi aşkın gösteri gerçekleştiren Fransız koreograf ikilisi José Montalvo ve Dominique Hervieu, çılgın ve zamanın dışındaki “Orfeo” yorumlarıyla festivalin konuklarından. Henkel sponsorluğunda,  Institut Français’nin işbirliğiyle gerçekleştirilecek “Orfeo”, 18 Mayıs Cuma akşamı saat 20.30’da ve 19 Mayıs Cumartesi günü saat 15.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Fransa’da ve yurtdışında en popüler ve en takdir edilen çağdaş koreografların başında yer alan Montalvo-Hervieu ikilisinin Orfeo’su, seyircilere Bruegel, Rubens ve Picasso gibi önemli ressamlardan esinlenen video projeksiyonu ile Monteverdi, Gluck ve Philipp Glass gibi bestecilerin müziklerinin buluştuğu bir sahnede barok danstan hip-hop’a tam bir görsel şölen sunacak.

Performanslarıyla gösteri sanatlarına yepyeni bir boyut kazandıran dünyaca ünlü Kanadalı topluluk Cirque du Soleil’in dansçılarının arasından seçilen 7 dansçı ile 9 müzisyenin sahne alacağı gösteri, büyüleyici bir görsel ve işitsel şölen olacak. Orfeo karakterinin yarı tanrı yarı insan niteliğini, tahta bacak üzerinde hareket eden bir akrobat canlandırırken, genç Orfeo rolünü dansına eşi benzeri görülmemiş bir teknik kazandıran belden aşağısı felçli dansçı Luca Patuelli üstlenecek.

1980’li yılların başında birlikte çalışmaya başlayan ve sayısız müzikal eseri sahneye taşıyan, birçok ödülün sahibi ünlü ikili Montalvo & Hervieu, son projeleri “Orfeo”da bir kez daha dansın aynı zamanda bir şenlik olduğunu gösterecek.

Usta Oyuncu Kathryn Hunter’dan “Kafka’nın Maymunu”  

19 Mayıs Cumartesi, 20.30

20 Mayıs Pazar, 14.00 ve 18.30

Kenter Tiyatrosu

Franz Kafka’nın “Akademi İçin Bir Rapor” adlı kısa öyküsünden sahneye uyarlanan ve gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan “Kafka’nın Maymunu”, British Council işbirliğiyle, 19 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da,

20 Mayıs Pazar günü saat 14.00 ve 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Konuşmayı ve bir insan gibi davranmayı öğrenmiş olan bir maymunun monoloğuna dayanan bu oyunda Laurence Olivier Ödülü sahibi Peter Brook gibi önemli yönetmenlerle çalışan Kathryn Hunter, usta oyunculuğuyla kendini korumak için insanlaşmaya çalışan bir maymunun varoluş öyküsünü başarıyla sahneye taşıyor. Her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusu oyunun ana temasını oluşturuyor.

Kırmızı Peter adlı maymunun ağzından yazılmış metinde, maymun yaşadığı vahşi deneyimi bir ayna gibi kullanarak konuşmasını ustalıkla insanlığa dair bir yoruma dönüştürmeyi beceriyor. Walter Meierjohann’ın yönetmenliğini üstlendiği oyun, her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusunu irdeliyor. “Kafka’nın Maymunu”, İngilizce (Türkçe altyazılı) olarak gerçekleştirilecek.

İstanbul Tiyatro Festivali, British Council işbirliğiyle bir dizi atölye çalışması ile söyleşigerçekleştirecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek atölye çalışmasına katılmak için başvurular tiyatro.iksv.org/tr adresindeki başvuru formları üzerinden alınacak.

Kathryn Hunter ile Atölye Çalışması “Fiziksel Hikaye Anlatımı”

17 Mayıs Perşembe, 10.30-13.30, Üsküdar Tekel Sahnesi

Usta oyuncu Kathryn Hunter, “Kafka’nın Maymunu”nu sahnelemeden hemen önce festivaltakipcileri ile bir atölye çalışması gerçekleştirecek. RSC ve Complicite gibi dünyanın önde gelen tiyatro topluluklarıyla çalışmış Kathryn Hunter, bu atölye çalışmasında katılımcılara yoğun fiziksel hikaye anlatımını aktaracak. “Kathryn Hunter Fiziksel Hikaye Anlatmı” isimli atölye çalışması 17 Mayıs Perşembe günü saat 10.30-13.30 arasında Üsküdar Tekel Sahnesi’nde gerçekleştirilecek.

İngiliz Tiyatro Dünyasından Konuklarla Söyleşi

21 Mayıs Pazartesi, 11.00, Kumbaracı50

İngiltere tiyatrosunun üç önemli ismi British Council’in destekleriyle festivaldeki oyunları izlemek, festivali tanımak ve profesyonellerle atölye çalışmaları gerçekleştirmek üzere Tiyatro Festivali’ne geliyor. Traverse Tiyatrosu Edinburgh Sanat Yönetmeni Orla O’Laughlin, West Workshire Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Ian Brown ve Sherman Cymru Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Chris Ricketts, İstanbul’da yapacakları söyleşide İngiltere ve Türkiye arasındaki işbirliği olanaklarını tartışacak ve özel tiyatrolarla ilgili konuşacaklar. Bu söyleşinin moderatörlüğü ise Berkun Oyatarafından yapılacak. Söyleşi halka açık olarak, 21 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’de Kumbaracı50’de gerçekleştirilecek.

18. İstanbul Tiyatro Festivali Biletleri Nerede?

18. İstanbul Tiyatro Festivali’ndeki gösterilerin biletleri Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi(0216 556 98 00), www.biletix.com ve İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; Pazar günleri hariç) alınabilir. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılıyor. Lale Kart üyeleri, biletlerinde %25’e varan özel indirimden yararlanabiliyor.

 

Devletin üst kademesinin DT oyuncuları ve Şehir Tiyatroları oyuncularına bakışı açısı anlamında “arpalık” olarak gördüğü sanat mecrasındaki tartışmaya sessiz sedasız Kapitalizm el attı!

Tartışmanın bir yerinde olmak kararlılığı mı gösterirsiniz, ya da gazetelerin kenar köşesin de okuyup alkışlar mısınız bilemiyoruz?

Ama bazen küçük haberler büyük olaylara işaret edebiliyor. Bu büyüklük kavramı sizin nereden ve nasıl baktığınıza göre değişiyor elbette.

Yorumu sizlere bırakıyor ve belki gözünüzden kaçmıştır diye CNN’de yayınlanan haberi olduğu gibi aktarıyoruz. Canınız nereden bakmak istiyorsa oradan bakın. Nede olsa aydın ve sanatçı (!) dediğimiz bir takım zevat çıkarlarına ve kabına göre kıvrılmayı, eğilip bükülmeyi, şekil almayı iyi bilir!  Editör

 

“Nederlander Broadway’i İstanbul’a taşıyacak

Nederlander Broadway

(Alıntı Tarih ve Saati : 14.05.2012 12:22:48 – Güncelleme 51 dk. önce)

 

İstanbul’un en önemli arazisinde yükselen Zorlu Center, Türkiye’nin önemli bir sanat merkezi olmaya da aday. Zorlu Center’ın yöneticileri geçen hafta New York’ta imzaladıkları bir anlaşma ile Broadway’de çok sayıda tiyatroyu işleten Nederlander Grubu’nu Türkiye’ye getirmeyi başardı.

Hürriyet gazetesinden Vahap Munyar’ın bugünkü yazısı şöyle:

“Broadway şovlarının ve canlı eğlence sektörünün öncüsü 100 yıllık Nederlander Worldwide Entertaintment’in (NWE) Times Square’deki (New York) merkezindeyiz.

Masada NWE’nin ikinci kuşak patronu 80 yaşındaki Robert Nederlander, grubu yöneten oğlu Robert Nederlander (Jr), Zorlu Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Even var.

Emre Zorlu, 2.5 milyar dolara tamamlanacak İstanbul’daki Zorlu Center’ın 300 milyon dolarlık Performans Sanatları Merkezi’nin efsane işletmecisini anons ederken heyecanlı:

– Neder-lander Ailesi’yle 25 yıllık anlaşma yaptık. Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’ni Nederlander Worldwide Entertaintment (NWE) işletecek. Bu, ünlü Broadway şovlarının dünyadaki önemli noktalarından birinin de İstanbul olacağı anlamına geliyor. Böyle bir işe imza attığımız için çok mutluyuz, gururluyuz.

Emre Zorlu, Performans Sanatları Merkezi’ne işletmeci belirlerken işe önce içerden başladıklarını belirtti:

Jimmy Nederlander Jr

– Türkiye’de 50 bin metrekarelik Performans Sanatları Merkezi’ni bir bütün olarak işletebilecek kimse çıkmadı. Bu konuda bir danışman firmayla anlaştık. Danışmanımız bize Broadway’i adres gösterdi. Böylece Nederlander Ailesi’yle görüşmelere başladık. 10 Mayıs 2012 itibariyle de anlaşmayı imzalamış olduk.

– İstanbul’da ilk büyük gösteri ne zaman gerçekleşecek?

– Projenin Mart 2013’te tamamlanması bekleniyor. Aynı dönemde Performans Sanatları Merkezi’mizin sürprizi de belli olur.

Mehmet Even araya girdi:

– Bugün New York’u, Londra’yı veya Paris’i ziyaret eden bir turist programına müzikal veya tiyatroyu da ekliyorsa İstanbul’a gelenler de dünyanın en iyi gösterilerini Zorlu Center’da izleyebilecek.

– NWE’yi Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni işletmeye nasıl ikna ettiniz?

– 3 bin 70 kişilik merkezimiz sadece İstanbul’da değil, Avrupa’da da iddialı olacak. Bizim bu işe verdiğimiz önem Nederlander’la anlaşmamızda en önemli rolü oynadı.

– Tüm işletme Nederlander’a mı ait olacak? Orada etkinlik yapmak isteyen karşısında Nederlander’ı mı bulacak?

Emre Zorlu yanıtladı:

– Evet… 25 yıl boyunca işletmecimiz Nederlander olacak. Bu sürenin uzaması konusunda opsiyon da var.

– Broadway’deki en güçlü işletmeci ve yapımcı Nederlander’i ikna edebilmek için üstüne para ödemeniz söz konusu mu?

Mehmet Even anlaşmadan detay verdi:

– Nederlander’in genel giderlerini karşılayacağız o kadar. Onun dışında işletmeden sağlanacak geliri paylaşacağız. Bu işi önemli bir uluslararası zincirin gelip otelimizi işletmesi gibi düşünün.

– Kendilerine “doluluk” garantisi verdiniz mi? Yani hedeflenen izleyici sayısına ulaşılamazsa siz Nederlander’a bir ödeme yapacak mısınız?

– Hayır, doluluk garantisi vermedik. Aksine onlar getirecekleri veya yapımını üstlenecekleri gösterilerle izleyici çekip, sağlanan gelirden bize de pay verecekler. Gösterilerin hedeflenen ilgiyi göreceğini düşünüyoruz.

–  İstanbul’a ilk getirecekleri gösteri ne olacak?

– Anlaşmayı yeni yaptık. Önümüzde bir yıla yakın süre var. Üzerinde çalışacaklar, konuşup karar vereceğiz. Şimdiden gelecek şovun adını vermek mümkün değil.

Bu önemli işbirliğini öğrendiğimiz toplantının ardından Walt Disney yapımı Lion King’i Nederlander’a ait salonlardan birinde izledik… 15’inci yılını doldurmak üzere olan şov için salon tümüyle doluydu…

Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin dünya çapında işbirliği adımı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sanatçılara sinirlenip, “Şehir Tiyatroları’nı özelleştireceğim” kararını aldığı döneme denk geldi…

Türk tiyatro tarihinde büyük yeri bulunan Şehir Tiyatroları’nın özelleştirilmesiyle ortaya çıkacak boşluk, Zorlu’nun Broadway’in güçlü işletme ve yapımcısı Nederlander’ı getirmesiyle dolabilir mi?

Broadway şovları New York’a milyonlarca turist çekiyor

Nederlander Worldwide Entertaintment (NWE) Başkan ve CEO’su Robert Nederlander Jr., Broadway’deki şov ve oyunların New York’a katkısına vurgu yaptı:

– New York’ta Broadway şovlarını izleyenlerin üçte ikisini turistler oluşturuyor. Yani, Broadway şovları New York’a milyonlarca turist çekmekte rol oynuyor. Bu şovlar New York’ta 10 milyar dolarlık bir ekonomi yaratıyor. 44 bin kişilik doğrudan istihdam alanı oluşuyor. Buradan en çok kazanan New York ve devlet oluyor.

Farklı ülkelerde iştirakleri olduğunu, bunlara son örneği Çin’in oluşturduğunu belirtip, ekledi:

– İstanbul, bu konuda dünyanın sayılı örnekleri arasına girecek. Broadway şovları İstanbul’a da ekonomik anlamda olumlu katkı yapacak. Tiyatro mıknatıs etkisi yapar, turist çeker. İstanbul’da da bunu göreceğiz.

Emre Zorlu

– Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni 25 yıllığına işletmeye sizi ikna eden ne oldu?

– Bir kere Türkiye’nin tarihsel derinliği var. Ayrıca Zorlu Ailesi’nin vizyonu, cesareti ve kararlılığı bizi etkiledi. Çünkü bu iş süreklilik ister.

Türkiye’nin ve İstanbul’un ekonomik gelişimine dikkat çekti:

– Performans Sanatları Merkezi gibi bir iş, iyi bir alım gücüyle süreklilik kazanır. Türkiye’nin büyümesini, İstanbul’un ekonomik gücünü biliyoruz.

Zorlu Performans Sanatları Merkezi projesinin iddiasının altını çizdi:

– Zorlu’da ortaya çıkacak kapasite Çin’de bile yok…

Nederlander Ailesi, Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni işletmek üzere heyecanla kollarını sıvıyor… Bakalım aynı heyecan, İstanbul’daki izleyici kitlesini sarıp, oraya çekecek mi?

Broadway şovları İstanbul’da başarıya ulaşır

Nederlander Worldwide Entertaintment’in (NWE) ikinci kuşak patronu Robert Nederlander, söze 300 milyon dolarlık Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni överek girdi:

– Dünyanın en harika kentlerinden İstanbul’da harika bir proje ortaya çıkıyor. Böyle bir projenin parçası olmak bize gurur veriyor. Şirketimizin 100 yıllık geçmişinde böyle gurur verici işbirlikleri çok sık yaşanmış değildir.

Tiyatronun yaşadığı güçlüklere dikkat çekti:

– Tiyatro, meşakkatli iştir. Zorlu Ailesi’yle çıktığımız bu meşakkatli yolculukta büyük işler başaracağız.

Türkiye’nin tarihine vurgu yaptı:

– Türkiye, binlerce yıllık tarih, zengin kültür ve geleneklerin egemen olduğu bir ülke. Broadway’in en iyi şovlarının gerçekleşeceği Zorlu Performans Sanatları Merkezi, bu konuda uluslararası güce ulaşacak.

Baba Robert Nederlander, mükemmeliyet sözü verdi:

– Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin bu alanda mükemmeliyetin yeni merkezi haline gelmesine katkıda bulunmaya çalışacağız. İstanbul, sofistike bir izleyici kitlesine sahip. Broadway şovları hem artistik, hem de ticari yönden İstanbul’da başarıya ulaşacak.

Türkiye’de yerli yapım için de planlarımız var

Nederlander Worldwide Entertaintment (NWE) Başkan ve CEO’su Robert Nederlander Jr., İstanbul’u Broadway şovlarının turne listesine koymakla yetinmeyeceklerini vurguladı:

– Biz sadece işletmeci değil, aynı zamanda yapımcıyız. Gittiğimiz ülkelerde yerli yapımlara da imza atıyoruz. Bunun son örneğini Çin’de ortaya koyduk.

– Türkiye’de de bunu yapacak mısınız?

– Elbette… Önümüzdeki dönemde bunu göreceksiniz.

– Bu iş için Türkiye’de ne kadar harcama yapmayı göze alırsınız?

– Projeye göre değişir.

– Bir oyun veya şovun sahnelenmeye hazır hale gelmesi ne kadarlık yatırım gerektirir?

– 15-20 milyon dolar olabiliyor…

Walt Disney, Umutsuz Ev Kadınları dizisinin yerli versiyonunun Körfez ülkelerine ihracatbaşarısını görünce, “Türk filmi de yapabiliriz” noktasına geldi…

Nederlander Ailesi, Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde hedefine ulaştığını görürse, yerli yapımı daha hızlı şekilde gündemine alır…

Bu da Türk sanatçılar için yeni bir fırsat kapısı açar…

Yabancı gösterilerde tercüme de yapılacak

Zorlu Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, Performans Sanatları Merkezi’nin en son teknolojik altyapıya sahip olacağını vurguladı:

– Örneğin Broadway şovları geldiğinde İngilizce bilmeyen izleyiciler için elektronik tercüme mümkün olacak.

Zorlu Gayrimenkul Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Even araya girdi:

– Simultene tercüme de yapılacak. Yani, izleyici kulaklığı takıp, sahnedeki oyunu, şovu Türkçe izleyebilecek.

– Nederlander’la anlaşma olasılığı belirdikten itibaren projenizde onların istediği yönde değişiklikler oldu mu, olacak mı? Bu, maliyeti artırır mı?

– Elbette bazı yönlendirmeleri olacak. Ancak, 300 milyon dolarlık bir projede 1-2 milyon dolarlık maliyet artışı çok da maliyet büyütücü sayılmaz.

– Performans Sanatları Merkezi yıllık ne kadar bütçeyle faaliyet gösterecek?

– İki haneli milyon dolardan aşağı olmaz…

– Nederlander, işletme için Türkiye’de bir şirket mi kuracak?

– Şimdilik işletmeyi bizim şirket üzerinden yapacaklar. Sonra belki birlikte yeni şirket kurulabilir…”

Kaynak :[-] 

İsmindeki statik kelimesine karşın tarzının en dinamik grubu olan İngiliz dörtlü 65daysofstatic 12 Mayıs’ta Bronx’ta…

65daysofstatic

Künye:
Yer :Bronx
Tarih :12 Mayıs 2012 – Cumartesi
Saat :21:00
Tel: :0212 293 53 98
Adres :İstiklal Cad. Terkos Çıkmazı No: 8
Tünel/Beyoğlu

2004 yılında debut albümleri “The Fall of the Math” ve takip eden üç yıl içinde yayınlanan “One Time for All Time” ve “Destruction of Small Ideas” ile müzik dünyasının en başarılı ilk çıkışlarından biriyle karşımızdaydı 65daysofstatic. Post-rock, math-rock gibi yeni tür tanımları onların progresif yapısı için de kullanılıyordu yalnız grubun müziğindeki elektronik öğeler ve kaotik sound onları çok farklı bir yere taşıyor ve 65daysofstatic herhangi bir sınırlamaya tabi tutulamayan kendine özgü çizgisinde dinleyiciler ve eleştirmenlerden tam puan alıyordu. Robert Smith’in özel daveti üzerinde The Cure 2007 turnesinde grupla beraber sahne alan ve dünya çapında yüzbinlerce kişiye çalan Joe Shrewsbury, Paul Wolinski, Rob Jones ve Simon Wright birlikteliğindeki ilk albümden beri sabit olan kadronun en belirgin özelliklerinden biri de canlı performanslarındaki yoğun enerji. Ülkemize ilk defa gelecek olan Sheffield dörtlüsü 65daysofstatic izleyiciyi kendine tutsak eden canlı performanslarından birini bu kez İstanbul dinleyicisiyle Bronx Pi Sahne’de sergileyecek.

Bilet fiyatları
52.00 TL
Gösterim Tarihleri :

  • 12.05.2012 21:00

Kaynak : [-]

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), yarın başlayacak ve 12 Mayıs’a kadar sürecek “Opera Haftası” süresince birbirinden özel konserle sanatseverlere perdesini açacak.

opera

İDOB’tan yapılan açıklamaya göre, “Opera Haftası” etkinlikleri kapsamında 8-9 Mayıs tarihlerinde Süreyya Operası’nda “Fransız Esintileri” başlıklı konser gerçekleştirilecek.
Birbirinden güzel opera aryalarını Gürçil Çeliktaş’ın rejisiyle bir sahne performansına dönüştüren konserde yer alan İDOB sanatçıları, eserlerini dekor ve kostüm ile icra edecek. Operalardan sahnelerin birbirine muhteşem bir kolajla bağlandığı konserin, koreografisini Çiğdem Ünal üstlendi. Konserde sanatçılar Caner Akgün, Eda Erdaş, Zafer Erdaş, Onur Ertür, Alper Göçeri, Bülent Külekçi, Hande Soner, Elif Tuğba Tekışık, Tülay Uyar ve Beril Yürekli solist olarak yer alacak.

Opera Haftası’nın ikinci etkinliği ise 2008 yılında hayatını kaybeden dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer’i anma konseri olacak. İDOB Sanat Yönetmeni Suat Arıkan konserde, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sahneye adım atmalarına imkan tanıyarak, genç sanatçıların Leyla Gencer’in aydınlık yolundan gitmelerini sağlayacak.

Konser, Süreyya Operası’nda 10 Mayıs’ta gerçekleşecek.

Orkestra şefi Emre Aracı’nın anlatımıyla gerçekleşecek “Osmanlı Dönemi’nde İtalyan Operası” konseri de aynı mekanda 11 Mayıs’ta izlenebilecek. Konserin solistleri Ayten Telek, Ahmet Baykara, Alp Köksal, Besnik Ademoğlu, Utku Bayburt’a kemancı Ceren Gürkan ve piyanist Simten Şenpolat eşlik edecek.

İstanbullu sanatseverler, Gabriel Faure’nin “Faure Requiem” ve Battista Pergolesi’nin “Pergolesi Stabat Mater” adlı konserleri de 12 Mayıs’ta izleyebilecek.

 

Kaynak: [-]

İstanbul Modern, Dünya Sanat Günü’nü kutluyor!

Dünya sanat günü amblemi

İstanbul ModernDünya Sanat Günü’nü kutluyor.15 Nisan Pazar Dünya Sanat Günü’nde İstanbul Modern’isaat 22’ye kadar ücretsiz olarak gezebilir, müze deneyimini gece yaşayabilirsiniz. Leonardo Da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ın, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Türkiye’nin önerisiyle 2012’den itibaren Dünya Sanat Günü olarak kutlanması UNESCO’ya bağlı Uluslararası Sanat Birliği tarafından kabul edildi.

15 Nisan Dünya Sanat Günü’nde İstanbul Modern’in La La La İnsan Adımları: Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki, Dünden Sonra ve Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar başlıklı sergileri saat 22.00’ye kadar gezilebilir. Saat 16.00’da İstanbul Modern Sinema’da Kanadalı dans kumpanyası La La LaHuman Steps’in ünlü performansı Amelia gösterilecek. Saat 17.00’de sahne sanatları, dans tarihi ve kültür kuramları uzmanı Bedirhan Dehmen, La La La Human Steps’in çalışmalarını yorumlayacak.

La La La İnsan Adımları: Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki,1849 yılında kurulan, Hollanda’nın dünyaca tanınmış Boijmans Van Beuningen Müzesi’nin Direktörü Sjarel Ex’in,koleksiyonlarındaki 140 binin üzerindeki yapıt arasından İstanbul Modern için hazırladığı özel bir seçkiyi içeriyor. Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında gerçekleşen sergi, klasik  dönem, modern ve çağdaş sanatın tanınmış isimlerini bir araya getiriyor. Sergide, farklı coğrafyalardan 28 sanatçının resim, çizim, yerleştirme, baskı, fotoğraf ve videolarından oluşan 53 çalışma bulunuyor.

Dünden Sonra sergisi, İstanbul Modern’in fotoğraf koleksiyonundan bir seçkiden oluşuyor ve 53 sanatçının 179yapıtını içeriyor. Ayrıca 66 sanatçının 213 yapıtı da dijital ortamda gösteriliyor. Küratörlüğünü Engin Özendes’in yaptığı, Türkiye’de fotoğrafın modern ve çağdaş örneklerini bir araya getiren sergi, Osmanlı döneminden günümüze uzanan süreçte fotoğrafın teknik ve kavramsal gelişimini ortaya koyuyor. Bugünden geriye doğru bir akışla ilerleyerek, Türkiye’de fotoğrafın günümüzde ulaştığı noktadan 1800’lerin Pera’sına dek fotoğraf serüvenini ele alıyor.

Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar sergisi, Türkiye’de üretilen modern ve çağdaş sanatın başlangıç evresinden bugüne geçirdiği süreci, en önemli sanatçı ve çalışmalar üzerinden izleyiciye sunuyor.Küratörlüğünü İstanbul Modern Şef Küratörü Levent Çalıkoğlu’nun yaptığı sergi, resimden heykele, enstalasyondan videoya farklı disiplinlerden yapıtları içeren İstanbul Modern Koleksiyonu’ndan oluşuyor.

Saat 16.00’da İstanbul Modern Sinema’da Kanadalı dans kumpanyası La La La Human Steps’in performansıAmelia’nın gösteriminden sonra, sahne sanatları, dans tarihi ve kültür kuramları uzmanı Bedirhan Dehmen saat 17.00’de topluluğun çalışmalarını yorumlayacak, çağdaş dans ve koreografi üzerine konuşacak. 1980’de Kanadalı koreograf Édouard Lock tarafından Montreal’de kurulan La La La Human Steps, dünyanın tüm büyük tiyatrolarında ve deneysel dans etkinliklerinde sahne aldı, ödüller kazandı. Dünya prömiyerini Montreal Uluslararası Yeni Sinema ve Medya Festivali ile 2003 yılında gerçekleştiren Amelia isimli performansın ABD’deki prömiyeri, 2004 yılında Tribeca Film Festivali kapsamında yapıldı.

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin 2012 yılının ilk Türk Sanat Müziği Topluluğu Konseri “Bakırköy İşadamları Derneği”  salonunda düzenlendi.

Nar Sanat İstanbul Türk Müziği Topluluğu Konseri

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin 2012 yılının ilk Türk Sanat Müziği Topluluğu Konseri “Bakırköy İşadamları Derneği”  salonunda düzenlendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, T.C. M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu sponsorluğunda düzenlenen Konserde hareketli parçalarla Türk Sanat Müziğinin coşkusuna kapılan konuklar zaman zaman tempo tutarak zaman zamanda şarkılara eşlik ederek unutulmaz dakikalar geçirdi.

Şef Mert ERAĞAN Yönetiminde gerçekleştirilen gecede, Topluluk üyeleri, Sevim DEMİRCİ, Nuran URAL, Perihan GÜRSES, Gülderen MAĞDALA, Birsen SOYKAN, Yıldız ERDEM ’İN seslendirdiği solo parçalar ve  Kanun: Can YILDIRIM, Klarnet: Şenol KARAGÖZ, Ud: Faruk YALÇIN’ın hareketli parçalardaki performansları göz doldurdu.

Aşağıda konserden birkaç görüntüyü görebilirsiniz.

 

 

-İSTANBUL-

-Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve  kuruluşu olan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu işbirliği ile Nar Sanat İstanbul Türk Müziği Topluluğu Konseri ; Şef Mert ERAĞAN yönetiminde. 

 detay bilgiyi 0212 570 80 68 nolu telefondan öğrenebilirsiniz.  Tarih : 30 Mart 2012 (Cuma) Saat : 20:00

Konser Yeri : Bakırköy İş adamları Derneği . Adres :  İncirli Cad. Yeşil Ada Sok. No: 2/A Bakırköy

(Nar Sanat Binasından bir önceki Sokak- Ticaret Lisesine giden sokakta 2. Bina)

31. İstanbul Film Festivali, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda 31 Mart’ta başlayacak.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda 31 Mart’ta düzenlenecek törenle başlayacak 31. İstanbul Film Festivali kapsamında sinemaseverler, 23 bölümde 7 sinemada 200’ün üzerinde film izleyebilecek.

Bülent Ortaçgil, yarın Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde vereceği konserde, son albümü ”Sen”in yanı sıra eski albümlerinden sevilen parçalarını seslendirecek.

Piyanistler Kai Schumacher ve Toros Can, yarın Borusan Müzik Evi’nde müzikseverlere buluşacak.

Anadolu etnik müzik sanatçısı Ahmet Aslan, yarın Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda sahne alacak. Türkçe, Kurmanci ve Zazaca seslendirdiği türkülerle Dersim bölgesinin inanç, antropolojik ve psikolojik yapısını yansıtan Aslan’a konserde, Drama Ensemble eşlik edecek.

Ahmet Özhan, 31 Mart Cumartesi günü CRR Konser Salonu’nda sevenleriyle buluşacak.

Aynı gün, Küçükçekmece Oda Orkestrası Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde konser verecek.

Ülker Sports Arena Sahnesi, 31 Mart Cumartesi günü Gece müzik topluluğu ve Sıla’ya evsahipliği yapacak.

Kıraç, ”Derindekiler” isimli 3D albümünün şarkılarını 31 Mart Cumartesi günü ve 1 Nisan Pazar günü Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenleyeceği 3D konserde seslendirecek.

Caz vokalisti Şirin Soysal, 31 Mart Cumartesi günü Borusan Müzik Evi’nde sevenleriyle buluşacak.

”Ayten Alpman İle Bir Başkadır Müzik” konseri, 31 Mart Cumartesi günü İstanbul Jazz Center’da gerçekleştirilecek.

Aynı gün, Paris doğumlu İsrailli şarkıcı Yael Naim, garajistanbul’da sahne alacak.

İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu, 1 Nisan Pazar günü CRR Konser Salonu’nda ”Ölümünün 300. yıl dönümünde Itri” adlı konser verecek. Konserde, büyük bestekarın değişik formlardaki eserlerine yer verilecek.

Fazıl Say ve Patricia Kopatchinskaja, 2 Nisan Pazartesi günü İstanbul Kültür Merkezi Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde dinleyenleri piyano ve kemanın tınılarıyla buluşturacak.

-Melihat Gülses ve Dragos Musiki Derneği, Yeditepe Üniversitesi sahnesinde-

Melihat Gülses ve Dragos Musiki Derneği Korosu, 3 Nisan Salı günü Yeditepe Üniversitesi İnan Kıraç Sahnesi’nde ”Aile Evi Umut Konseri” adlı konser verecek.

Üç kıtadan ilham alan iki perküsyoncu Amy Salsgiver ve Alex Baker, ”Naked Drum Project” ile özgün besteleri ve çağdaş repertuvarı, kendilerine ve çalgılarına has bir yorumla 4 Nisan Çarşamba günü Borusan Müzik Evi’nde dinleyenlere sunacak.

İranlı solist Ali Reza Ghorbani ve ve Tunuslu solist Dorsaf Hamdani, 5 Nisan Perşembe günü CRR Konser Salonu’nda ”Ivresse” projesini müzikseverlerle paylaşacak.

Daimi şefleri Alexander Liebreich yönetimindeki Münih Oda Orkestrası, 5 Nisan Perşembe günü İş Sanat’a konuk olacak.

Karlsruheli üçlü Kammerflimmer Kollektief, Nova Muzak Serisi’nin bu ayki etkinliğinde 5 Nisan Perşembe günü Borusan Müzik Evi’nde sahne alacak.

-Devlet ve şehir tiyatroları-

İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde ”Zalim Mahmut”, Cevahir sahnelerinde ”Yanık”, ”Sezuan’ın İyi İnsanı”, ”Aşkın Sıradanlığı” ve ”At”, Küçük Sahne’de ”Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk” ve ”Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni”, Küçükçekmece DT Sahnesi’nde ”Açıl Kafam Açıl” ve ”Zalim Mahmut”, Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde ”Michalengelo” ve Üsküdar Tekel Sahnesi’nde ”Antigone” ve ”Birdy” adlı oyunlar sahnelenecek.

Aynı tarihlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda izlenebilecek oyunlar ise şöyle:

”Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Aşk Halleri”, ”Benim Arkadaşım Yok” ve ”Zırhlı Kurt(Kösem Sultan İle Avcı Mehmed)”, Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Sahnesi’nde ”Boncuk” ve ”Deniz Kızı”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Otobüs” ve ”İstanbul Hatırası”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Toros Canavarı”, ”Çiçek Prenses” ve ”Buluşma Yeri”, Kağıthane Küçük Kemal Sahnesi’nde ”Boya Benek” ve ”Benim Arkadaşım Yok”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”İntiharın Genel Provası”, Fareli Köyün Kavalcısı” ve ”Günlük Müstehcen Sırlar”, Ümraniye Sahnesi’nde ”Kargaşa”, ”Karagöz Balıkçı” ve ”Aşk Halleri”, Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde ”Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum” ve ”Dullar”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Gönlümdeki Osman Hamdi Bey”, ”Şahmeran” ve ”Çığ”.

-Sahne sanatları-

Kraliçe Lear, yarın ve 31 Mart Cumartesi günü Kenter Tiyatrosu’nda, 1 Nisan Pazar günü ise Caddebostan Kültür Merkezi’nde sergilenecek.

Ali Tokul’un yazdığı, Çanakkale Savaşı’na ilişkin ”Sahibini Arayan Mektuplar” oyunu, yarın Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

İnsanların tercihleri ve sonuçları üzerine derin bir toplumsal eleştiri ve yüzleşmeye davet eden ”Kapılar” adlı oyun, yarın Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek.

Caddebostan Kültür Merkezi, yarın tiyatrogerçek tarafından sahnelenen Cemal Süreya’nın şiirlerinden ve bazı düz yazı metinlerinden oluşan ”Üstü Kalsın” oyununa evsahipliği yapacak. Müziğin şiirlere eşlik ettiği gösteri, simgeler ve çağrışımlarla düzenlenmiş sahne atmosferinde Hakan Gerçek ve Tilbe Salim, şairin büyüleyici şiirlerine hayat verecek.

Sadri Alışık Tiyatrosu’nun komedi türündeki oyunu ”Oğluma Bir Haller Oldu”, yarın Akatlar Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

”Annem Yokken Çok Güleriz” adlı oyun, 31 Mart Cumartesi günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak

Cem Davran ve Erkan Can’ın rol aldığı ”Alevli Günler”, 4 Nisan Çarşamba günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerin karşısında olacak.

1916 yılında geçen ve gerçek olaylardan hareketle kurgulanan ”Medine Müdafaası” oyunu, 5 Nisan Perşembe günü Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

-Çocuklar için-

Akbank Çocuk Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu ”En Mutlu Kim” çocuk oyunu, 31 Mart Cumartesi günü Akbank Sanat’ta izlenebilecek.

”Bay Vıcık! Köpek Çiço’yu Rahat Bırak!”, 31 Mart Cumartesi günü Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde, ”Biz Kocaman Bir Aileyiz”, 1 Nisan Pazar günü Müjdat Gezen Tiyatrosu Savaş Dinçel Sahnesi’nde, ”Ali Baba’nın Çiftliği”, 31 Mart Cumartesi günü Halis Kurtça Kültür Merkezi’nde ve 1 Nisan Pazar günü Akatlar Kültür Merkezi’nde çocuklarla buluşacak.

Fulya Fuar-Sanat Merkezi, 31 Mart Cumartesi günü ”Mozart ve Perileri”ne, Caddebostan Kültür Merkezi ise aynı gün ”Bir Kümes Müzikali”ne evsahipliği yapacak.

-Sergiler-

Sokak sanatı ”graffiti”yi iç mekanlara taşıyan ”Outside-in” sergisi, 5 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında ALANistanbul’da gerçekleştirilecek.

Çiğdem Michalski, William Buchina, Nils Petter Löfstedt&Erik Vestman, Merve Şendil, Gamze Özer, Tayfun Serttaş, Merve Morkoç, Various&Gould’ın eserlerinin yer aldığı sergi, sosyolojik angajmanların ötesinde yeni bir estetik olasılık arayışı ve girişimi olarak dikkati çekiyor.

Necdet Öksüz’ün son dönem çalışmaları 5-25 Nisan tarihleri arasında Artisan Sanat Galerisi’nde görülebilecek.

Figüratif resme dinamik kompozisyonlarla yeni bir soluk getiren ressam Zeynep Akgün’ün ”Koma” isimli sergisi, 4-29 Nisan tarihleri arasında Artgalerim Nişantaşı’nda ziyaret edilebilecek.

Avusturyalı sanatçı, performansçı ve yazar Ona B’nin ”Siyasi Sloganlardan Türk Filmi Afişlerine” sergisi, yarın garajistanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

Emine Akbucak’ın ışık-zaman-mekan olgusu üzerine fotoğraf çalışmalarını içeren ”Dioptrics” başlıklı fotoğraf sergisi, 1-14 Nisan tarihleri arasında Galeri Artist Çukurcuma’da gezilebilecek.

-ESKİŞEHİR-

“Palto” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda “Keşanlı Ali Destanı”, “Açık Aile”, “Bay Kolpert”,

“Palto” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Haldun Taner’in ölümsüz tiyatro eseri “Keşanlı Ali Destanı”nın yönetmenliğini Kazım Akşar üstleniyor. Mert Kırlak, Gonca Yakut, Burcu Tutkun Oruç, Berkay Akın, Özgür Onan, Mete Ayhan, Tolga Tümer ve Mustafa Kılıkçı’nın rol aldığı Oyun 31 Mart’ta saat 20.00’da, 1 Nisan’da ise saat 18.00’da Sanat ve Kültür Sarayı’nda izleyiciyle buluşacak.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı

“Açık Aile” adlı Oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı Oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesi’nde 4 ve 5 Nisan’da saat 20.00’da izlenebilecek.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen İranlı yazar Samed Behrengi’nin ödüllü çocuk masalı “Küçük Kara Balık” Şehir Tiyatroları sanatçısı Ali Eyidoğan tarafından Oyunlaştırıldı. Dünyaya meraklı küçük bir balığın özgürlüğe uzanan yolculuğunun anlatıldığı Oyunda Emre Demirci, Zuhal Lale, Ozan Çolak, Şayan Noyan, Çisem Erdoğan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor.

Oyun, 3 Nisan’da saat 11.00’da, 5 Nisan’da saat 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Nikolay Gogol’un yazdığı, Cemal Süreya’nın çevirdiği, Erdal Küçükkömürcü’nün yönettiği “Palto” adlıOyunda şehir tiyatrosu sanatçılarından Özlem Akdoğan, Basri Albayrak, Ali Eyidoğan, Emir İzci, Hakkı Kuş, Burcu Tutkun Oruç ve Serkan Sezgin rol alıyor. “Palto”, yarın ve 4 Nisan’da saat 20.00’da TepebaşıSahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Alman tiyatrosunun genç yıldızlarından David Gieselmann’ın “Bay Kolpert” adlı Oyun ise Mehmet Ergen yönetmenliğinde yarın saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

-SİVAS-

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) bu hafta “Ortak Ağıt” adlı Oyunla tiyatroseverlerle buluşacak.

Hasan Öztürk’ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini Yener Turan üstleniyor.

Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı’nın rol aldığı Oyun, bugün ve yarın 19.30’da, 31 Mart’ta ise saat 14.00 ve 19.30’da sahnelenecek.

Oyunda, acımasız bir krala kahinlerinin yeni doğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yeni doğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 4 Nisan Çarşamba günü saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap’ın çevirisini yaptığı Oyunda Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor. Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

-KONYA- 
Konya Devlet Tiyatrosu, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta ”İbiş’in Rüyası” adlı oyunu sahneleyecek -Şanlıurfa’da iki tiyatro oyunu sanatseverlerle buluşacak -Diyarbakır Devlet Tiyatrosu bu hafta ”Nereye ” ve ”Kurnaz Avukat” isimli oyunları sahneleyecek
Konya’da, Van Devlet Tiyatrosu, “Entrikalı Dolap Komedyası” adlı tiyatro Oyununu izleyicilerin beğenisine sunacak.

Van Devlet Tiyatrosu, Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı, Cem Zeynel Kılıç’ın yönettiği “Entrikalı Dolap Komedyası” adlı Oyunu bugün ve yarın saat 19.30’da, 31 Mart Cumartesi saat 14.00 ve 19.30’da, 1 Nisan Pazar günü ise saat 15.00’da izleyiciyle buluşturacak.

Zeynep Yalçın, Serkan Yakan, Özgür Titiz ve Tolga Gülcüler’in rol aldığı Oyunda, iyilik ve kötülük karşıtlıkları bir elbise dolabı etrafında “dolap çeviren” insanlar aracılığıyla sahneye yansıtılıyor.

Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, yarın Mevlana Kültür Merkezi’nde Türk Sanat Müziği Konseri düzenleyecek.

-KAYSERİ- 

9. Erciyes Kış Turizm Festivali ve 2. Engelliler Buluşması, hafta sonu Erciyes Dağı’nda yapılacak.

30 Mart ile 1 Nisan arasında yapılacak festivale Türkiye genelinden 150 engelli sporcu katılacak.

Festival kapsamında engelliler kızak yarışması, anneler kayak yarışması, paraşütlü kayak (snowkite), havai fişek gösterisi, meşaleli kayak gösterisi düzenlenecek.

Konya Devlet Tiyatrosu, ”İbiş’in Rüyası” adlı oyunu Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta sahneleyecek.

Tarık Buğra’nın yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği oyunda, hayalleri uğruna evde kaçan Nahit’in başından geçenler anlatıyor.

Dekor tasarımını Sertel Çetiner, giysi tasarımını Sevgi Türkay, ışık tasarımını Hakan Özdemir ve İlyas Erdurucan’ın hazırladığı oyunda Asım Tuncay Aynur, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Yiğit Gümüşada, Ozan Umut Çobanoğlu, Nevra Sayar, Ebru Erbaş, Özlem Özkan ve Ayşe Seval Ersu rol alıyor.

”İbiş’in Rüyası” adlı oyun, bugün Kahramanmaraş Necip Fazıl Kısakürek Sahnesi’nde, yarın ve 31 Mart’ta Gaziantep Onat Kutlar Sahnesi’nde izlenebilecek.

Antalya Devlet Tiyatrosu ”Toros Canavarı” adlı oyunu Kahramanmaraş’ta sanatseverlerle buluşturacak.

Aziz Nesin’in yazdığı, Ali Meriç’in yönettiği oyunda, ailesiyle kirada oturan ve ev sahibi tarafından evden çıkarılmak istenen Nuri Sayaner ile ev sahibi arasında geçenler anlatıyor.

Dekor ve giysi tasarımını Gül Emre, ışık tasarımını Namık Gürsoy’un hazırladığı oyunda Fatih Kahraman, Senem Şahin, Kader Gözpınar, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Sırkıntı rol alıyor.

Oyun 3, 4 ve 5 Nisan’da Necip Fazıl Kısakürek Sahnesi’nde izlenebilecek.

Şanlıurfa’da bu hafta iki tiyatro oyunu sanatseverlerle buluşacak.

Şanlıurfa Belediyesi tiyatro ekibi, 31 Mart Cumartesi günü, çocuk oyunu ”Teneke Şövalyeler”i saat 13.00’te Şair Nabi Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşturacak.

Aynı gün ve yerde, saat 19.30’da ”Urfa’dan Manzaralar” adlı tiyatro oyunu da izlenebilecek.

-DİYARBAKIR- 

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT) bu hafta ”Nereye” ve ”Kurnaz Avukat” oyunlarını seyirciyle buluşturacak.

DDT, Hüseyin Alp Tahmaz’ın yazdığı, Emrah Eren’in yönettiği ”Nereye” adlı oyunu sahnelemeye devam ediyor.

Avrupa’ya kaçak göçmen olarak gitmek üzere kapalı kamyon kasasında yola çıkan mültecilerin yaşam öykülerinin anlatıldığı oyunda Ali Çelik, Mümtaz Aydoğan Mengi, Ozan Hafızoğlu, Fatih Yurdakul,İrem Ölmez ve Ercan Kılıçarslan rol alıyor. Kostümü Melih Karakurt’a, ışığı İzzetin Biçer’e ait oyun, bu akşam, yarın ve 31 Mart’ta Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

DDT, 1 Nisan’da küçük seyirciler için ”Kurnaz Avukat”ı sahneleyecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da Sophokles’in en önemli yapıtlarından, Celal Mordeniz’in yönettiği ”Antigone”yi izleyiciyle buluşturacak. Oyun, Kürtçe olarak cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda izlenebilecek.

     -MARDİN- 

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği ”Seyreyle Ara Güler Mardin’de” fotoğraf sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in fotoğraflarının yer aldığı sergi ”Tanımak ve Anlamak” ile ”Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor.

114 eserin yer aldığı sergi, bir yıl süreyle vatandaşların ziyaretlerine açık olacak.

 

-İZMİR-

BAHARIN KENDINI HISSETTIRMEYE BASLAMASIYLA ACIK MEKANLARDAKI ETKINLIKLERE HAZIRLANAN IZMIR, SANATSEVERLERI YOGUN BIR GUNDEMLE KARSILIYOR.

Baharın kendini hissettirmeye başlamasıyla açık mekanlardaki etkinliklere hazırlanan İzmir, sanatseverleri yoğun bir gündemle karşılıyor.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO), yarın akşam Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde vereceği konserde, Antonin Dvorak’ın eserlerini yorumlayacak.

Konserin solistliğini kemanıyla 2008 Rhineland-Palatinate Genç Müzisyenler Ödülü’nü alma başarısını gösteren 1982 doğumlu Anna Sophie Dauenhauer üstlenecek.

Ünlü besteci Antonin Dvorak’ın Keman konçertolarının seslendirileceği bu özel konserde orkestrayı piyano, kontrbas, koro müziği, koro şefliği ve deneysel kompozisyon dallarında adından söz ettiren şef Stefano Mazzoleni yönetecek.

”Bir Yaz Gecesi Rüyası” balesini geçen hafta İzmirli sanatseverlerle buluşturan İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), bu hafta da sezonun iddialı çalışmalarından Puccini’nin ”Turandot” operasıyla perdelerini açacak.

Aytaç Manizade tarafından sahneye konulan ”Turandot”, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde 31 Mart Cumartesi ve 2 Nisan Pazartesi akşamları sahnelenecek.

Puccini’nin 1924’te ölmeden önce yazdığı ancak son iki sahnesi Franco Alfano tarafından tamamlanan ”Turandot” operasında, şiddete maruz kalan babaannesinin hatıraları nedeniyle kendini yalnızlığa mahkum eden, kendisiyle evlenmek isteyen prensleri ise üç sorudan oluşan sınava tabi tutan ve başarısız olanları ölüme yollayan Çin Prensesi ”Turandot” ile azmi, zekası ve aşkıyla Turandot’un kalbindeki buzları eritmeye çalışan Tatar Prensi Calaf’ın öyküsü anlatılıyor.

Anadolu Filarmoni Orkestrası, yarın İzmir’in Menderes ilçesinde kurumsal kimliğini kazandıktan sonraki ilk konserini verecek. Konserde, Anadolu Filarmoni’ye çobanlardan ve köy sakinlerinden oluşan koro da eşlik edecek.

Yöre halkını yalnız müzikle değil sanatın her dalıyla tanıştırmayı amaçlayan etkinlik sırasında, resim ve heykel sanatçısı Cahit Koççoban da yörenin kültürüne ait bir temayı işleyeceği tablosunu 18 köy halkı adına Çatalca köyü muhtarlığına hediye edecek.

-30. İzmir Tiyatro Günleri-

Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Devlet Tiyatrosu’nun iş birliğiyle düzenlenen, açılışı 27 Mart Salı Günü yapılan 30. İzmir Tiyatro Günleri, 12 Nisan’a kadar çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Bu yıl 30. kez düzenlenecek İzmir Tiyatro Günleri, ilk kez uluslararası boyuta taşınıyor. İspanya, İtalya ve KKTC’den tiyatro gruplarının da katılacağı Tiyatro Günleri kapsamında 11 etkinlik düzenlenecek.

Etkinlikler, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Güzel Sanatlar Fakültesi Özdemir Nutku Sahnesi, İsmet İnönü Sanat Merkezi, İzmir Sanat ile Atatürk ve Sabancı kültür merkezlerinde düzenlenecek.

-İZDT’de bu hafta-

İzmir Devlet Tiyatroları (İZDT) bu hafta 4 salonda perdelerini tiyatroseverler için açacak.

İZDT’nin Konak Sahnesi, 3 Nisan Salı gününe kadar ”Satıcının Ölümü” adlı oyunu izleyiciyle buluşturacak. Arthur Miller’in yazdığı, Barış Eren’in yönettiği ”Satıcının Ölümü”, 1929 ekonomi krizinin Amerikan toplumu üzerindeki yıkıcı etkisini anlatıyor.

Sanatseverler, 3 Nisan Salı akşamından itibaren ise ”Bir Garip Orhan Veli” adlı oyunu izleyebilecek. Tayfun Eraslan’ın yönettiği tek kişilik oyun, Orhan Veli’nin Murathan Mungan tarafından derlenen şiirlerinden oluşuyor ve izleyiciyi kimi zaman gülümseten, kimi zaman da duygulandıran bir yolculuğa çıkarıyor.

Konak Melek Ökte Sahnesi, ”Edi’nin Annesi Nerede- isimli çocuk oyunuyla sezonun yeni oyunlarından ”Don Kişot’un Maceraları”nı dönüşümlü olarak izleyiciyle buluşturacak. Hans Ostarek’in yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği oyunu Yunus Emre Bozdoğan yönetiyor. Fatih Veli Ölmez’in müziklerini hazırladığı oyun, Cervantes’in unutulmaz Don Kişot karakterinin dilden dile dolaşan maceralarını farklı anlatıcıların gözünden renkli bir üslupla izleyiciye aktarıyor.

Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde ise hafta boyunca ”Halktan Biri” adlı oyun sahnelenecek. Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği oyun ilginç bir konuya sahip. Oyunda, hayatından ve ülkesinin gidişatından mutsuz olan, bu mutsuzluğunu da ABD başkanlarına yazdığı sayısız mektupta anlatan Travis Pine’ın CIA ajanlarının evine yaptığı ziyaretle değişen hayatı anlatılıyor.

Tiyatroseverler, Karşıyaka Oda Tiyatrosu’nda ise 3 Nisan Salı ve 4 Nisan Çarşamba akşamları ”Henry ve Alice’in Gizli Yaşamı”nı izleyebilecek. David Tristram’ın yazıp Sinan Pekinton’un yönettiği iki perdelik oyunda, iletişim sorunu yaşayan çiftin öyküsü anlatılıyor.

-Sergiler, etkinlikler-

İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi, Emine Bıyıklı’nın ”Bir Yitik Zaman” adlı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Sanatseverler, Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi’nde ”kadın Konulu Karikatürler” karma sergisini gezebilecek.

Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde Figen Onat, Zeynep Türkileri, Tülay Baytosun, Emel Say, Özgül Evren Atasoy, Hüseyin Çaygül, Funda Yalçın, Fatma Atagan, Erengül Mülayim’in çalışmalarından oluşan karma resim sergisi bugünden itibaren İzmirlilerin beğenisine sunuluyor.

Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi, her cumartesi olduğu gibi bu hafta da Deniz Özgökbel’in Karagöz-Hacivat gösterisine ev sahipliği yapacak.

İzmir Arena’da yarın akşam Manga konser verecek, aynı saatlerde Türkiye’yi Eurovision’da temsil etmeye hazırlanan Can Bonomo Ooze Venue’de sahne alacak.

 

-SAMSUN-

SAMSUN DEVLET OPERA VE BALESI BU HAFTA ”DON KISOT”, ”BREMEN MIZIKACILARI” VE ”SESLERLE ANADOLU” ILE SEYIRCI KARSISINA CIKACAK.

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta ”Don Kişot”, ”Bremen Mızıkacıları” ve ”Seslerle Anadolu” ile seyirci karşısına çıkacak.

Samsun Devlet Opera ve Balesi, bugün Saat 20.00’de ”Don Kişot” adlı baleyi yeniden sahneleyecek.

Babası Lorenzo tarafından istemediği bir erkekle evlendirilmeye çalışılan Kitri, sevgilisi Basil ve onlara yardım eden Don Kişot’un hikayesinin anlatıldığı eserin orkestra şefliğini Bujor Hoinic ile Tolga Taviş yaptı.

Koreografisi klasik balenin babası sayılan ünlü koreograf Marius Petipa’ya ve Alexander Gorsky’e ait eser, 1869’da gerçekleştirilen ilk koreografiye sadık kalınarak Nugzar Magalasvili ile Medeia Magalasvili tarafından sahneye konuldu.

Samsun Devlet Opera ve Balesi ayrıca yarın saat 10.30’da ”Bremen Mızıkacıları” isimli çocuk müzikalini minik sanatseverler için tekrar sahneleyecek.

Sahipleri tarafından evlerinden kovulan Düldül, Karabaş, Mırnav ve İbikli’nin müzisyen olmak için birlikte Bremen’e gitmeye karar vermeleriyle başlayan olayların anlatıldığı eseri Heinz Wunderlich yazdı, müziklerini Josef Breuer yaptı ve Fatih Şanal sahneye koydu.

Samsun Devlet Opera ve Balesi, 2 Nisan Pazartesi Günü saat 20.00’da da Çarşambayı Sel Aldı, Ben Seni Sevdiğimi Dünyalara Bildirdim, Allı Turnam, Beyaz Giyme Söz Olur, Amman Avcı, Geçti Dost Kervanı, Bolu Beyi, Çökertme, Hekimoğlu, Yüksek Yüksek Tepelere gibi pek çok türkünün görsel ögeler ve danslarla hayat bulduğu ”Seslerle Anadolu”yu yeniden sahneleyecek.

Turne sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise 3 Nisan Salı ve 4 Nisan Çarşamba günü, Ankara Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan ”Yosunlar” isimli oyun sahnelenecek.

Şahin Örgel’in yazdığı, Murat Çidamlı’nın sahneye koyduğu oyunda, kendi aralarında zaman zaman acımasız intikam oyunları oynayan, aileleri ve hayat tarafından yalnızlaştırılmış iki yaşlı adamın yaşantısıkomik dille anlatılıyor.

Gazi Sahnesi’nde bugün saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu’nca hazırlanan ”Vay Başımıza Gelenler” adlı oyun seyirciyle buluşmaya devam edecek.

Klasik Türk Müziği Korosu, yarın saat 20.00’da Atatürk Kültür Merkezi’nde bahar konseri verecek. Arzu Kopuzlu Çelik yönetimindeki koro, klasik Türk müziğinin seçkin eserlerini seslendirecek.

Atatürk Kültür Merkezi’nde 31 Mart Cumartesi günü saat 20.00’da Samsun Büyükşehir BelediyesiKonservatuvarı da konser verecek. Koro şefi Cavit Ersoy’un çalıştırdığı müzisyenler Türk sanat müziğinden örnekler seslendirecek.

İl Özel İdaresi Sergi Salonu’nda Fotoğraf ve Kültür Sanat Derneği’nin (FOKUS) siyah beyaz fotoğraf sergisi 1 Nisan Pazar gününe kadar açık olacak.

 

-TRABZON-

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ”Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” adlı oyunu sahneliyor.

Dario Fo’nun yazdığı, Füsun Demirel’in Türkçeye çevirdiği oyunun yönetmenliğini Mehmet Atay üstleniyor. Eserin dekoru Sinan Yardımedici, kostümleri Gülümser Erigür, ışık tasarımı Nihat Bahar, müzikleri Musa Göçmen tarafından hazırlandı.

Ersan Utku Ölmez, Ceyhun Gen, Fatih Topçuoğlu, Yavuz Topçuoğlu, Kadri Özcan, Uğur Keleş, Nazlı Ceren Agron ve Mehmet Fukul’un rol aldığı oyun bugün ve yarın saat 20.00’da, 31 Mart Cumartesi ise saat 13.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverin beğenisine sunulacak.

Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ”11 Renk Resim-Heykel” adlı sergi yer alıyor. Tolga Akalın, İrfan Bilgin, Mümin Candaş, Kenan Demir, Bora Dervişoğlu, Sezgin Erkol, Necati Seydi Ferahoğlu, Nurgül Ferahoğlu, Sebahattin Kılıç, Özgür Özmen ve Orhan Zafer’in eserlerinin yer aldığı sergi 31 Mart Cumartesi gününe kadar gezilebilecek.

Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde ”Su Ebru” adlı ebru sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Ebru sanatçısı Nurcihan Velioğlu ile öğrencileri Aydan Demet, Hülya Erdener, Oya Eren, Sevil Yıldırım, Nihan Engin ve İlhan Barutçu’nun çalışmalarının yer aldığı sergi 31 Mart Cumartesi gününe kadar açık kalacak.

-ORDU-

Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde hizmet verecek Ordu Devlet Tiyatrosu, Ankara Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan ”Genç Osman” isimli oyunla perdelerini açacak.

Turan Oflazoğlu’nun yazdığı, Şakir Gürzumar’ın sahneye koyduğu oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da Ordulu sanatseverlerle buluşturulacak. Oyunun dekor tasarımı Sertel Çetiner, giysi tasarımı Gülümser Erigür, ışık düzeni Şükrü Kırımoğlu, müzikleri Can Atila imzasını taşıyor.

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT) da yarın akşam ve 3 Nisan Salı günü 20.00’da ”Eşeğin Gölgesi” adlı oyunu sahnelemeye devam edecek.

Haldun Taner’in yazdığı, Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu oyun, şehirdeki panayıra çalışmak için giden berber Şaban’ın, kiraladığı eşeğin sahibiyle arasında geçen olayları konu alıyor.

-ÇORUM-

Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosu, yarın saat 20.00’da ve 31 Mart’ta saat 14.00 ile 20.00’de, Ankara Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan ”Sönmüş Yıldızlar” adlı oyuna ev sahipliği yapacak.

Kerim Tinçurin’in yazdığı, Albina Garifullina’nın Türkçeye çevirdiği, Raşid Zagidullin’in yönettiği oyunun dekor ve giysi tasarımını Sergey Skomorohov, ışık tasarımını Ahmet Karademir, müziklerini Çingiz Abızov yaptı. Geniş bir oyuncu kadrosuna sahip oyunda Tatar efsanesi Server ile İsmail’in aşkı anlatılıyor.

-Zonguldak-

Zonguldak’ta İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) ‘Sihirli Hediyeler” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

İDT, Ayşen İnci’nin yazdığı ve yönettiği ”Sihirli Hediyeler” adlı oyunu yarın ve 31 Mart’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturacak.

Emine Şule Gezgöç, İlksen Ökte, Direnç Dedeoğlu, Hakan Dülger, Güneş Çağlar, Rezzak Aklar, Muharrem Türkseven, Fırat Demir, Hakan Bulut, Tuğba Çom, Tuğba Yüksel San, Derya Şener ve Yiğithan Zirek’in rol aldığı oyunda, zalim bir kralın yönettiği, fakir insanların yaşadığı bir ülkede karlı bir kış gecesi yaşlı bir adamın anneleriyle yaşayan üç kardeşin kapısını çalması, yoksulluklarına rağmen bu iyi insanların dedeyi sevgiyle ağırlamaları, ayrılırken dedenin onlara verdiği eski püskü hediyelerin sihirli olduğunu ve hayatlarını nasıl değiştireceğini bilmemeleri anlatılıyor.

 -ZONGULDAK-

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamındaİstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) ‘Sihirli Hediyeler” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamındaİstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) ‘Sihirli Hediyeler” adlıçocuk oyununu sahneleyecek.

İDT, Ayşen İnci’nin yazdığı ve yönettiği “SihirliHediyeler” adlı oyun, 30-31 Mart tarihlerinde AtatürkKültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Emine Şule Gezgöç, İlksen Ökte, Direnç Dedeoğlu, Hakan Dülger, Güneş Çağlar, Rezzak Aklar, Muharrem Türkseven, Fırat Demir, Hakan Bulut, Tuğba Çom, Tuğba Yüksel San, Derya Şener ve Yigithan Zirek’in başlıca rol aldığı oyunda, zalim bir kralın yönettiği, fakirinsanların yaşadığı bir ülkede, karlı bir kış gecesi yaşlı bir adam anneleriyle birlikte yaşayan üç kardeşinkapısını çalması, yoksulluklarına rağmen bu iyi insanların dedeyi sevgiyle ağırlamaları, ayrılırken dedenin onlara verdiği eski püskü hediyelerin sihirli olduğunu ve hayatlarını nasıl değiştireceğini bilmemeleri anlatılıyor.

-ANTALYA-

ANTALYA DEVLET OPERA VE BALESI (ANTDOB), UNLU ALMAN BESTECI CARL ORFF TARAFINDAN OLUSTURULAN SAHNE KANTATI CARMINA BURANA’YI, 120 KISILIK KADROYLA SESLENDIRECEK.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), ünlü Alman besteci Carl Orff tarafından oluşturulan sahne kantatı Carmina Burana’yı, 120 kişilik kadroyla seslendirecek.

”Yeni bir şey yaratmak istiyorsan mutlaka eski olanı kullan” anlayışına sahip Carl Orff’un Münih yakınlarındaki bir manastırda bulunan 200 kadar şiir ve şarkıdan esinlenerek oluşturduğu Carmina Burana, dünyada ilk kez 1937 yılında gösterime konuldu. Ünlü bestecinin Trionfi (Zaferler) üçlemesinin ilki olan ve Rönesans döneminden etkiler taşıyan Carmina Burana, orkestra, koro ve solistlerden oluşan geniş kadrosuyla en etkileyici eserler arasında yer alıyor.

ANTDOB sahnesinde, orkestra, solist ve korodan oluşan 120 kişilik kadroyla seslendirilecek eserde orkestrayı şef Hakan Kalkan, 56 kişilik koroyu da Cansel Ruhselman yönetecek. 3 Nisan’da gerçekleştirilecek konserde soprano Nurdan Aydın, tenor Devrim Demirel ve bariton Tamer Paker sahne alacak. Piyanoda ise Yücel Yalçın ve Onur Altıparmak yer alacak.

-Dans ve müziğin kusursuz uyumu-

Antalya Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği modern dans prodüksiyonlardan Güldestan, Türk toplumunun kültürel geçmişini bugünün yaşamıyla modern şekilde bağdaştırıyor. Eser, geçmişten bugüne izler bırakarak gelen bir yaşamı, dans ve müziğin kusursuz uyumu ile izleyiciye sunuyor. Tasavvuf anlayışıyla sarmalanmış modern bir dans gösterisi olan Güldestan, sanatseverleri göçebe bir toplumun köklerinden tutarak günümüz yaşamının içine doğru çeken bir yolculuğa çıkarıyor.

Arkın Zirek’in sahneye koyduğu, koreografisi Beyhan Murphy, müzikleri ise Mercan Dede imzasını taşıyan Güldestan, bugün ve 31 Mart’ta sahnelenecek. Halit Ergenç’in seslendirdiği metinler Orhan Pamuk, fotoğraflar ise Ara Güler imzasını taşıyor. Eserde dekor tasarımı Işın Mumcu, kostüm tasarımı İsmail Dede, ışık tasarımı ise Micheal Odam’a ait.

-Çocuklara ”Kuklacı-

ANTDOB sanatçıları 2 Nisan’da ”Kuklacı” adlı çocuk müzikalini sahneleyecek. İtalyan yazar Carlo Collodi’nin çocuk romanı olan Pinokyo’nun hikayesini konu alan ”Kuklacı”, müzikli çocuk oyunu olarak çocuk izleyicilerle buluşacak.

Müziklerini Melih Seskır’ın yaptığı, metnini Ferdi Merter’in yazdığı müzikali, Melih Öztürk yönetti. Çocukları eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak Kuklacı’da dekor Filiz Dinç, kostüm ise Aydan Çınar’a ait. Eserde Ceren Tereci ”Pinokyo”, Baturalp Bilgili ”Gepetto”, Heyecan Gizem Yakan ”Cırcır Böceği”, Mahir Seyrek ”Tilki”, Sinem Seçil Baddal ”Kedi”, Zafer İşgören ”Öğretmen”, Onur Alpaslan ”Müdür”, Arzu Aydoğdumu ”Peri”, Müge Yıldıran ”Melek”, Ercan Uğur ”Şeytan” rolüyle sahne alacak. Eserin korrepetitörü ise Onur Altıparmak.

”Haydi Çocuklar Operaya” etkinliğiyle ANTDOB sanatçıları 4 Nisan’da minik izleyicilerle buluşacak. Çocuklarda opera bilincinin geliştirilmesini hedefleyen etkinlik, eğitici özelliğe de sahip. Operaya gelen çocuklar, sahnelenecek eserin dekorunu görme ve opera hakkında bilgi alma fırsatı bulacak, daha sonra şovu seyredecek.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

-ADT-

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın ve 31 Mart’ta ”Eşeğin Gölgesi” adlı oyunu sahneleyecek. Oktay Gözpınar, Bahar Işık, Uğur Sertel, Gökhan Tüzün ve Murat Bölük’ün rol aldığı oyunda, şehirdeki panayıra gitmek isteyen Berber Şaban bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan, ”Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Bunun üzerine iki taraf arasında çıkan tartışma, ülkenin eşekçiler ve gölgeciler olarak ikiye bölünmesiyle sonuçlanan politik bir davaya dönüşür.

-ABT’den ”Tersine Dünya-

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT), bugün ve yarın Orhan Kemal’in eseri ”Tersine Dünya”yı sahneliyor. Mustafa Gültekin tarafından sahneye uyarlanan eserin yönetmenliğini Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Çidamlı yaptı. Oyunun müzikleri Tolga Cebi, koreografisi Binnaz Dorkip, dekoru Cenap Aydınoğlu, kostümleri Gizem Karasu ve ışığı ise Özgür Dokuyucu’ya ait.

ABT oyuncularının tamamına yakınının yer aldığı eserde, kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır, bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı ”Tersine Dünya”da bir yandan da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi bir dille gözler önüne seriliyor.

Prof. Dr. Metin Balay’ın yazdığı ve yönettiği ”İnadına Yaşamak”, 31 Mart’ta ABT sahnesinde olacak. Müfit Kayacan, Mehmet Özgür ve Murat Ercanlı’nın rol aldığı oyunda, günlük hayatın koşuşturması içinde farkına varılmadan yaşanıp giden, ancak sahnede karşımıza çıkınca akıllarımızda yer eden hikayelerde seyirci bazen gülüp, bazen de duygusallaşacak.

ABT oyuncuları aynı Gün minik izleyiciler için Özer Tunca’nın yazıp yönettiği ”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” oyununu sahneleyecek. Oyunda aylaklık yapmaktan bir türlü çalışmaya fırsat bulamayan 3 tembel arkadaş, karınlarını doyurmak için hırsız olmaya karar verirler. Ancak soymak için girdikleri evde buldukları kuklalar ve kostümlerle öyle bir oyuna dalarlar ki hem açlıklarını, hem de hırsızlığı unutup bambaşka bir dünya keşfederler.

Oyun içinde oyun oynayarak, emeğin ve Alın terinin güzelliğinin anlatıldığı ”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa”nın en özel ve dikkat çekici tarafı ise aktörler tarafından sahnede Canlı olarak oynatılan kuklalar. Bülent Patoğlu, Erdal Gürcan ve Mustafa Doğan Ayhan’ın rol aldığı oyunda, kuklalara müzik ve şarkılar da eşlik ediyor. Oyunun müzikleri Oktay Köseoğlu, kukla tasarımı Okan Karacan, dekor ve kostümleri ise Gizem Karasu tarafından yapıldı.

-Öğrenciler sergide yaratıcılıklarını buluşturdu-

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık Bölümü öğrencilerinin atölye dersleri kapsamında ürettikleri çalışmalardan oluşan sergi, Olbia Sanat Galerisi’nde açıldı. Sergide 18 öğrencinin geleneksel yöntemlerle ve teknolojinin olanaklarından yararlanarak yarattığı belgesel, tanıtım ve sanat fotoğraflarından oluşan 57 eseri yer alıyor.

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nafia Özdemir Hanyaloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerin üniversite eğitimleri süresince aldıkları özgün bilgileri yaratıcı yapıtlar ortaya koyarak sergilediklerini belirtti.

Çağdaş sanatın kaygılarını, düşünce tarzını kavramış, kültürel birikimi zengin, görüntü üretiminde teknik üstünlük ve beceri kazanmış, sorumluluk sahibi, yaratıcı bireyler yetiştirmek istediklerini anlatan Hanyaloğlu, öğrencilerin fotoğrafın kullanıldığı tüm alanlarda üretim yapabilecek bilgi birikimi ve deneyim kazanacaklarını belirtti.

Sergi, 6 Nisan’a kadar gezilebilecek.


Günümüzün en iyi davulcularından biri olarak gösterilen Avusturyalı Martin Grubinger, 29 Mart’ta Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) eşliğinde bir konser verecek

Martin Grubinger

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 29 Mart Perşembe günü vereceği konserde “Davullara şarkı söyleten adam” olarak tanınan Avusturyalı davulcuMartin Grubinger’i konuk edecek. Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda, Şef Sascha Goetzel yönetiminde gerçekleşecek konserde Grubinger, Avner Dorman’a sipariş ettiği “Frozen in Time” yapıtını seslendirecek. BİFO konserin ikinci yarısında, 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başının müzik dehalarından biri olarak görülen Gustav Mahler’in “Titan” adlı 1. senfonisini seslendirecek.

‘TUTKUNUN PERKÜSYONLA BİRLEŞİMİ’ 
Günümüzün en iyi davulcularından biri olarak gösterilen Grubinger, konserde seslendireceği “Frozen in Time”ın esin kaynaklarını üç kıtanın ve sayısız şehrin sesleri olarak özetliyor. Grubinger, gündelik yaşamımızda kulağımızı dolduran ses dünyasını sihirli bir müziğe dönüştürüyor. Avusturyalı Martin Grubinger’in sahne performansı “tutkunun perküsyonla birleşimi” olarak da tanımlanıyor. Müzisyen, çaldığı tüm perküsyonları yeniden keşfediyor ve onlarla yepyeni bir müzikal boyuta ulaşıyor.

İKSV tarafından 10 Mayıs-5 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek ’18. İstanbul Tiyatro Festivali’ yurt içinden ve yurt dışından çeşitli tiyatro ve dans gruplarını seyirciyle buluşturacak

İstanbul Kültür Sanat Vakfınca (İKSV) düzenlenen ”18. İstanbul Tiyatro Festivali”, 10 Mayıs-5 Haziran 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
İKSV açıklamasına göre festival, bu yıl da yurt içinden ve yurt dışından çeşitli tiyatro ve dans gruplarını seyirciyle buluşturacak.

Festivalde, Kutluğ Ataman da ”Sılsel” adlı performansla ilk kez yer alacak.

Çeşitli atölye çalışmaları ve konferanslarla zengin bir program sunan festivalden önce 2-9 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek ”Türkiye’de Çin Kültürü Yılı” etkinlikleri de festivale eklenecek.

Festival programı ise 20 Mart’ta basın toplantısıyla açıklanacak.

İstanbul Tiyatro Festivali Tarihçesi

 Yerli ve yabancı tiyatro ve dans topluluklarının iki yılda bir Mayıs ayında, üç hafta boyunca izleyiciyle buluştuğu uluslararası bir etkinlik olan İstanbul Tiyatro Festivali ilk kez 1989 yılında gerçekleştirildi. 2002 yılından bu yana iki yılda bir düzenlenen festival kapsamındaki yapımlar ve topluluklar, hem izleyiciye hem de sanat dünyasına farklı açılımlar kazandırıyor; ulusal ve uluslararası, klasik ve çağdaş yorumlar, her iki yılda bir İstanbul Tiyatro Festivali merceğinden sahnelere yansıyor.

2002 yılında, Nâzım Hikmet’in doğumunun 100. yılında, Genco Erkal’ın tasarladığı ve yönettiği nazım’a Armağan adlı yapımla festival ilk prodüksiyonunu gerçekleştirdi. Atılan bu adım, izleyen yıllarda yerli toplulukların İstanbul Tiyatro Festivali’ne yeni projelerle katılmaları için zemin oluşturdu. Bu gelişme festivale her anlamda ivme kazandırdı ve bugün de kazandırmaya devam ediyor.

Farklı kültürler ve ülkeler arasında sanatsal anlamda kesişmelerin, benzerliklerin ve ayrılıkların altını çizmek amacını güden festival uzun süredir ortak yapımlara ağırlık veriyor ve bu anlamda yöneldiği alanları genişletiyor. Festivalin bu bağlamda hayata geçirdiği çalışmalardan biri Tanztheater Wuppertal Pina Bausch ile 2003 yılında özel proje olarak gerçekleştirilen ve bugün hâlâ dünyayı dolaşan nefes. 2006 yılında festival kapsamında gerçekleştirilen ve birçok topluluğu İstanbul’da buluşturan 4. Uluslararası Tiyatro Olimpiyatları da yine bu doğrultuda yürütülen çalışmalar arasında.

İstanbul Tiyatro Festivali, 2009 yılında Avignon Festivali, Atina & Epidaurus Festivali, Barcelona Grec Festivali ile birlikte Akdeniz Festivalleri Birliği Kadmos’u kurdu. Kadmos, yalnızca ortak prodüksiyonları değil, ortak eğitim alanlarını da destekleyen bir birlik olarak çalışmalarına devam ediyor. Yine bu kapsamda yürütülen “Kadmos Seyahat” ise çeşitli ülkelerin genç sanatçılarına ve dramaturglarına farklı festivalleri izleme olanağı tanıyan bir eğitim projesi olarak sürdürülüyor. İstanbul Tiyatro Festivali’nin çalışmalarını yürüttüğü bir diğer eğitim programı da ilk adımları Piccolo Teatro di Milano ile birlikte atılan “Mediterranean Project”.

1997 yılından bu yana her yıl bir Türk ve bir yabancı sanatçıya Yaşam Boyu Başarı Ödülü sunan İstanbul Tiyatro Festivali, eğitim projeleri, ortak yapımları ve günümüz toplumsal sorunlarına dair temalara değinen programıyla her iki yılda bir gösteri sanatları alanında ulusal ve uluslararası düzeydeki yeni yönelimleri ve çalışmaları İstanbul’a taşımaya devam ediyor.

Dormen: Yeteri kadar otel mi yok da tarihi tiyatroyu otel yapıyorsunuz?

Usta sanatçı Haldun Dormen, kendi kurduğu, Türk tiyatrosunda tarihi öneme sahip, Beyoğlu’nda bulunan Cep Tiyatrosu’nun yıkılıp yerine otel yapılması kararına tepkili: Yeteri kadar otel yok mu? 
 İstanbul’daki tarihi sinema ve tiyatro binalarının otele dönüştürülmesine usta tiyatro sanatçısı Haldun Dormen isyan etti. Sabah gazetesinden Fırat Karadeniz’in haberine göre Dormen, “Beyoğlu’nda yapılan değişiklikler beni çok korkutuyor. İstanbul’da yeterince otel mi yok da tiyatro binalarını yıkıp otele dönüştürüyorlar” diyor.
Usta tiyatrocu Haldun Dormen bugünlerde hem biraz üzüntülü hem de heyecanlı. Üzüntüsünün sebebi, 1950’li yıllarda, Beyoğlu’nda kurduğu, Türk tiyatrosunda tarihi bir öneme sahip olan Cep Tiyatrosu sahnesinin yıkılarak yerine otel yapılacak olması. Şimdilerde tiyatro salonunu Ti Performans adlı topluluk kullanıyor. Dün topluluk son kez sahneye çıktı. Dormen bu yaşananları yakından takip ediyor. Beyoğlu’ndaki sanat mekanlarının bir bir yıkılmasından dolayı endişeli. Usta tiyatrocu soruyor: “Yeteri kadar otel yok mu?” Dormen’in heyecanlandıran ise uzun zamandır çalıştığı İstanbul’un fethini anlatacak olan Fatih Müzikali. Eğer sponsor bulunursa yazın müzikal sahnelenecek. Tabii Yapı Kredi Sanat Danışmanı sıfatıyla mesai harcadığı bir diğer iş ise Afife Tiyatro Ödülleri. Ödüller bu yıl 30 Nisan’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Adaylar ise 2 Nisan’da açıklanacak. Ödüller son yıllarda, değerlendirme kriterleri ve jürisinin yapısından dolayı eleştiriliyordu. Bu yıl yapılan değişikliklerle jürinin yapısı yeniden kurgulandı. Fakat beklenen değişiklikler yapılmadı. Haldun Dormen’in kapısını çaldık ve Cep Tiyatrosu’nu, Afife Tiyatro Ödülleri’ni ve Fatih Müzikali’ni konuştuk.
YIKIMA ÇOK ÜZÜLÜYORUM 

“1950’li yıllarda, Beyoğlu, Parmak Sokak’ta kurduğumuz 60 kişilik Cep Tiyatrosu’nun yıkılacak olması beni çok üzüyor. Burası Türkiye’nin ilk cep tiyatrosuydu. Tarihi bir yer orası. O yıllarda Avrupa’da da örneği yoktu böyle bir tiyatronun. Yok olacak olması içimi yakıyor. Biz bu tiyatroyu, tiyatro adına bir şeyler yapabilmek için çaresizlikten kurmuştuk. Mekansızlıktan yaptık. ‘Devrim yapacağız’ düşüncesiyle açmadık. Şimdi oraya otel yapacaklar. Sanki yeteri kadar otel yok gibi. Aslında Beyoğlu’nda yapılan değişikliklerin hepsi beni çok korkutuyor. Emek Sineması’nın durumu belli değil. Ayrıca Saray Sineması yıkıldı. Ortaya çıkan ise tam bir fiyasko.”
JÜRİ YENİDEN KURGULANDI

“İstanbul’da o kadar çok tiyatro var ki… 260’ın üzerinde. Afife Tiyatro Ödülleri’nin jüri üyelerini her oyuna göndermem mümkün değil. Bu yıl jüriyi yeninden kurguladık. Tüm bunlar da yeterli değil. Birkaç ay önce basın mensupları ile bir toplantı yaptık, önerileri dinledik. Önümüzdeki sene gelen önerilere göre yeni düzenlemeler olabilir.”

 

FATİH MÜZİKALİ’NE DESTEK ARIYORUM

“O kadar çok yeni projem var ki, bazen uykularım kaçıyor. Bunlar arasında benim için en önemlisi Fatih Müzikali. Uykularım kaçıyor çünkü müzikal olarak İstanbul’un fethini anlatmak çok zor. Ama ben bir sinopsis çıkardım. Yönetmenliği de ben üstleneceğim. Şu an sponsor aranıyor. Yaz aylarında sahnelemeyi düşünüyoruz. İki büyük problemimiz var. Birincisi kadın karakterlerin çok az olması. Hürrem Sultan gibi bir karakter yok yani. Sadece Fatih’in karısı var, baş cariyesi var, annesi var. İkinci problem de komedi unsurunun eksikliği. Komedi olmazsa müzikal çok zor oluyor. Dramatik bir müzikal olsa bile komedi unsuru gerekiyor. Bu nedenle ben de Cenevizli tüccarları kullanmayı düşündüm. Çünkü İstanbul’un fethi gerçekleşse de gerçekleşmese de onların derdi ticaret. Buradan bir komedi unsuru üretilebilir. Fetih 1453 filmini de izledim. Filmde savaş sahneleri biraz uzun geldi bana. Ama oyuncuları başarılı buldum.”

ESKİŞEHİR ‘DE FESTİVAL DÜZENLENSİN
“Afife Tiyatro Ödülleri ile ilgili her eleştiriye açığım ama ‘neden sadece İstanbul’ sorusuna çok sinirleniyorum. Tüm Türkiye’yi kapsamamız mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerinde bu yapılmıyor. ‘Video göndersinler’ deniyor ama ben bir tiyatro oyununun videoyla değerlendirilebileceğine inanmıyorum. Haksızlık olur. Fakat Eskişehir’de tüm Anadolu’yı kapsayacak bir Haldun Taner Ödülleri düzenlemeyi düşünüyoruz. Üç senedir yapamıyoruz, olmuyor. Hem de tüm iyi niyetli desteklere, girişimlere rağmen mümkün olmuyor. Şöyle bir çözüm üretilebilir: Eskişehir’de bir tiyatro festivali düzenlenir. Her şehir, en güvendiği oyunu yollar. Jüri de oyunları Eskişehir’de izler ve kararını verir.”

 

Kaynak : http://www.turizmguncel.com

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kurucu üyelerinden ve aynı zamanda Derneğimizin Genel  Sekreterliğinin yanı sıra derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı  Ş. Hale ŞAKARÜRKMEZGİL ’inde eserleri ile katılacağı BRHD ’nin ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği ) düzenlemiş olduğu “ 42. Yılı için 142 sanatçı ” sergisi 12 – 31 Mart 2012  tarihinde Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde açılıyor.

142 sanatçı ve eserlerinin yer alacağı sergide, Heykel Sanatçısı  Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL ; 4 heykel ve 4 Tuval üzerine desen çalışması ile katılacak.

Sergi boyunca, halkın da katılımı ile canlı modelden desen çizimi, panel, müzik ve belgesel gösterimlerine BRHD, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde ev sahipliği yapacak.

Heykel Sanatçımız Sayın Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL’ İn kısa öz geçmişi;

Heykel Sanatçısı, Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL ‘in Artev Sanat Galerisinde açacağı kişisel sergisine tüm sanatseverler davetlidir.

Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL; 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 15, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına (2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

 

Sergi Açılış Tarihi : 12 Mart 2012, Pazartesi

Sergi Açılış Saati     : 18:00

Sergi Süresi                :  12 – 31 Mart 2012

Adres                              :  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi

Kennedy Cad. No:4 Kavaklıdere / ANKARA