Yazılar

Kars Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek kültür ve sanat festivalinin son hazırlıkları tamamlandı.

Gottlieb Wallisch

Kars Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek kültür ve sanat festivalinin son hazırlıkları tamamlandı.

Kars Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş’un, ‘Türkülerin Kardeşliğe Çağrısı’ şeklinde nitelendirdiği festivalin bu yıl ikincisi düzenlenecek. Başkan Bozkuş, “Bu yıl daha düzeyli, daha eğitici, daha paylaşımcı, izleri daha kalıcı ve geleceğin daha bir şekilleneceği biçimde organizasyon hazırlandı. Bu etkinliğimiz, değerli konuklar ve Karslı hemşehrilerimiz ile ortak bayramımız olan Nevruz ertesinde bu kez türküler söyleyerek, halaylar çekerek, güzel, mutlu, aydınlık ve umutlu günlerimizi en iyi şekilde ve yürekten paylaşarak ele ele gönül gönüle birlikte olacağız.” dedi.

Müzikten resime, şiirden edebiyata, danstan futbola geniş bir yelpaze vaat eden festival, 22 Mart’ta başlıyor. Kars Belediyesi’nin düzenlediği, Hilal Doğanay’ın sanat yönetmenliğini yaptığı 2. Kars Kültür ve Sanat Festivali, ismini Cemal Süreyya’nın Kars’ı görmeden Paris’te yazdığı şiiri ‘Beyaz uykusuz uzakta’dan alıyor.

Pek çok yazar, şair, edebiyatçı ve ressam ağırlayacak festival paneller, konserler, atölye çalışmaları, kitap okumaları ve konferanslarla 25 Mart’a dek sürecek. Festivalde Kubat, Kardeş Türküler ve Dans Grubu, Seksendört, Cihat Aşkın, Mehru Ensari ile Minyatürler ve Mesut Özgen’le Aksak Duo sahneye çıkacak. Avustralyalı piyanist Gottlieb Wallisch de festivalin uluslararası yüzü olarak hazır bulunacak.

‘Gelenekten Çağdaşa Kültür ve Sanat’taki süreçleri yazar Fatih Türkmeoğlu moderatörlüğünde Balkan Naci İslimyeli, Mehmet Günyeli, Cihat Aşkın ve Mesut Özgen tartışırken, oyuncu Buket Dereoğlu kitap okumalarıyla Karslıların karşısında olacak. Mehmet Günyeli’nin katılacağı ve Bejan Matur’un, dia gösterimi ile fotoğraflar üzerine şiir okumaları gerçekleştireceği festivalde ortaöğretim ve lise öğrencileri kitaplarını okudukları yazarlarla ilk kez bir araya gelecek. Faruk Duman, Cemil Kavukçu, Sevim Ak ve Esra Yalazan, öğrencilerle hem deneyimlerini paylaşacak hem kitap okuma üzerine söyleşiler yapacak.

Festivalin bir başka önemli konusu ise futbol. ‘Futbol Her şeydir’ adıyla Özgür Özgülgün moderatörlüğünde İlhan Mansız, Ümit Sezgin, Yılmaz Vural ve İlknur Ertugay, bir araya gelerek futbolu Kars’a taşıyacak.

Başkan Bozkuş, “Böylesine renkli ve geniş katılımlı bir festivalde hemşehrilerim ve ben konuklarımız ile bir arada olmaktan mutlu olacağız. Hemen herkese, her yaşa ve kültüre hitap edecek ‘Beyaz Uykusuz Uzakta’ başlıklı festivalimizde buluşmayı dilerken, konuklarımız ve emeği geçen herkese şahsım ve Kars halkı adına teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali başlıyor

14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 04-14 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek. Yunanistanlı tiyatro grubu Antamapantahoy’un “Müziğin İpleri ” adlı oyunuyla başlayacak olan festivalde ünlü yönetmen Derviş Zaim’e de onur ödülü verilecek

 İstanbul’u adeta bir kukla şölenine çeviren 14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, bu sene 4-14 Mayıs tarihleri arasında izleyici ile bulaşacak. Cengiz Özek’in sanat yönetmenliğinde gerçekleşecek olan festivalin açılışı 4 Mayıs’ta Kenter Tiyatrosu’nda Yunanistanlı tiyatro grubu Antamapantahoy’un “Müziğin İpleri” adlı gösterisiyle yapılacak. Festivale sergi ve film gösterileri de ayrı bir renk katacak. Festival’de Almanya , ABD , Fransa , Endonezya, Hollanda, Norveç, İsveç, İtalya , İspanya , Avusturya, Slovenya ve Türkiye’den önemli kukla tiyatroları sahne alacak.

FESTİVAL ONUR ÖDÜLÜ DERVİŞ ZAİM’E
Son filmi “Gölgeler ve Suretler”de gölge oyunu metaforu üzerinden 1974 Kıbrıs harekâtına giden süreci işleyen ünlü yönetmen Derviş Zaim’e geleneksel gölge tiyatrosunun özünü evrensel ve çağdaş bir bakışla yorumladığı için, Uluslararası İstanbul Kukla Festivali onur ödülüne “Gölgeler ve Suretler” filmiyle layık görüldü. Film ayrıca, festival kapsamında bir kez daha izleyici ile buluşacak.

DEĞİŞİK KUKLA TEKNİKLERİ, KUKLA SEVERLERİ COŞTURACAK!
“Müziğin İpleri” adlı gösterisiyle festivalin açılışını yapacak olan Yunanlı topluluk Antamapantahoy, kukla ve mim tekniklerini kullanarak izleyicilere keyifli bir gösteri sunacak.

Festivale Almanya ’dan katılan Kabare Pupala ipli kukla tiyatrosunun en güzel örneklerini sunacak. Avusturya’dan Lab.luck’dan değişik tiyatro disiplinlerinin bir araya getirildiği “Mutluluk hangi yönde” adlı oyunu, Endonezya’dan Behind the Actors geleneksel tiyatro formuyla günümüz tiyatrosunun güzel bir sentezi ile izleyicilerin karşısına çıkacak.

Fransa ’dan La Salamandre’den cam küre ile ipli kuklanin kontağını, Hollanda t’ Magisch Theatertje ve Ananda Puijk Company yoğun görselliğe sahip karışık kukla teknikleri bir araya getirildiği “Cantos Animata” ve “Momentum”, İspanya ’dan Toni Rumbau – La Fanfarra’nin gölge tiyatrosu ve el kuklası tekniklerinin bir araya kullanıldığı “Full Hands” adlı oyunu, İsveç’den Staffan Bjorklunds Teater’dan özellikle 3 yaş üstü çocuklar için masa kuklası tekniğinde “Two on toe’u, kukla sanatının farklı tekniklerini sunacak.

İtalya ’dan Gianluca Di Matteo Napoli’nin geleneksel el kuklası Pulcinella’yi, Norveç’den canlı jazz müziği eşliğinde değişik tekniklerde yorumlanan kuklaları, Slovenya’dan Puppet Theatre Nebo masa kuklası tekniğinde ilginç bir çalışma festival seyircileriyle bir araya gelecek.

Türkiye’den Ahşap Çerçeve’nin son oyunu “Hamlet”’i, Bakırköy Belediye Tiyatrolarından Ali Yenel’in sahneye koyduğu “Aklı Havada” adlı oyunu, Cengiz Özek Gölge Tiyatrosundan Karagözün modern bir şekilde yorumlandığı “Çöp Canavarı” ve “Büyülü Ağaç’ı, İBB Şehir Tiyatroları’ndan 2010/2011 tiyatro mevsimi oyunlarından “Surname 2010”, “Karagöz Balıkçı” ve “Cambazhane” adlı oyunları, Kent Oyuncularından çocuklar için hazırlanmış “Rapunzel’i, Kurmalı Salyangoz’dan “Dört Mevsim” adlı oyunu, Tiyatro BeReZe’den ise obje tiyatrosu tekniğinde “Kayıp Eşya Bürosu” ile festivale renk katacak.

SERGİ, FİLMİ KONFERANSLAR DA FESTİVAL KAPSAMINDA
Festival kapsamında ayrıca kukla severler sergi, film ve konferanslarla zenginleştirilmiş bir festival deneyimi yaşayacaklar. Bu yıl festival kapsamında İpin Ucu, Gölgenin Doğuşu: Endonezya, Karagöz Figürleri sergilerini gezebilecekler. Anders Rønnow Klarlund’un 2004 yılında çektiği,kurgusu ve kukla kullanımı açısından sinemaseverlerden büyük ilgi gören “İpler” filmi de sinemaseverlerle buluşacak.

Barcelona ’dan festivale katılan Toni Rumbau hazırladığı oyunun yanı sıra 13 Mayıs 14.00’da Mimar Sinan Üniversitesi, Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü’nde kukla meraklıları ile bir araya gelecek.

FESTİVAL BÜTÜN İSTANBUL’A YAYILIYOR
Fransız Kültür Merkezi, Cervantes Kültür Merkezi, Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu, İtalyan Kültür Merkezi, Avusturya Kültür Ofisi, Pera Müzesi , Ümraniye Meydan AVM ve Kukla İstanbul tarafından desteklenen festival, Fransız Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Kenter Tiyatrosu, Sefaköy ve Halkalı Kültür Merkezi, Kozyatağı Kültür Merkezi, Devlet Tiyatrolari Küçük Sahne, Pera Müzesi , Yunus Emre Kültür Merkezi ve Ümraniye Meydan AVMde izlenebilecek.

Bu yıl 19-29 Mart 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Akbank Kısa Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek “Kısa Film Yarışması”nın ön eleme sonuçları belli oldu

Festivalin yarışma ve yarışma dışı kategorilerine bu yıl toplam 557 filmin başvurdu.

Belgesel yönetmeni Emel Çelebi, kurgucu Bora Gökşingöl ve yönetmen Selim Evci’den oluşan ön eleme jüri kurulunun değerlendirmesi sonucu, yarışmalı bölüme katılan eserler arasından 20 kurmaca film ve 10 belgesel olmak üzere toplam 30 kısa film “Festival Kısaları” bölümünde izleyicilerle buluşmaya hak kazandı.

Festivalin “En İyi Kurmaca Film”i seçecek Kurmaca Kategorisi Jüri Kurulu; Yapımcı Zeynep Özbatur, Oyuncu Uğur Polat, Sinema Yazarı Cüneyt Cebenoyan, Yönetmen Seren Yüce ve Akbank SanatMüdürü Derya Bigalı’dan oluşuyor.

“En İyi Belgesel Film”i belirleyecek Belgesel Kategorisi Jüri Kurulu’nda ise; Yazar Yekta Kopan, Belgesel Yönetmeni Ethem Özgüven ve Aysim Türkmen, Gazeteci ve Sinema Yazarı Burçak Evren ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer alıyor.

Ana jürinin değerlendirmesinin ardından düzenlenecek festivalin ödül töreninde, “En İyi Kurmaca Film” ve “En İyi Belgesel Film” 8.000 TL ile ödüllendirilecek.

20 ülkeden 110 film, 40 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinema dünyasından 21 konuğun yer aldığı Akbank 8. Kısa Film Festivali’nin kapısı 10 gün boyunca herkese açık olacak ve tüm etkinlikler ücretsiz olarak Akbank Sanat’ta izlenebilecek.

Ayrıca film gösterimleri, Akbank Sanat’ın kafesinde de eş zamanlı olarak gösterilecek.

Dünya festivallerinden filmlerle Akbank 8. Kısa Film Festivali’nde buluşmak  ve detaylı bilgi almak için www.akbankkisafilm.com ya da www.akbanksanat.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Ön elemeyi geçen kurmaca filmler

1. Tolerans- Besi Adut
2. Musa- Serhat Karaaslan
3. Jerry- Kaan Müjdeci
4. Dua- Tuna Balkan
5. Kahverengi ve Siyah- Bedir Afşin
6. Sessiz- L.Rezan Yeşilbaş
7. Gerayîş- Çetin Baskın
8. Korkuluk- Adem Demirci
9. Gerçek Bir Hikâyeden Uyarlanmıştır- Kerem Keskin
10. Asker- Murat Çetinkaya
11. Saman Makinası- Ersin Mert
12. Tam Ekran- Barış Hancıoğulları
13. Mi Hatice- Denis Metin
14. Başlangıç- Yiğit Evgar
15. La Quatorziéme- Hüseyin Aydın
16. Bağ- Mehmet Kemal Bayrak
17. Onaksibir- Can Emre
18. Baydara “Edra’nın Kaderi”- Can Eren
19. Ali Ata Bak- Orhan İnce
20. Alala- Ahmet Baturay Tavkul

Ön elemeyi geçen belgesel filmler

1. Sahnenin Haykırışı- M. Cengiz Tünay
2. Dinozor – Zümrüt Çavuşoğlu
3. Ben Geldim Gidiyorum- Metin Akdemir
4. Cneydo- Hüdai Ateş
5. Dışardakiler- Hüseyin Aydın
6. Susmaz Sokak- Elif Mermer
7. Ekmeğin Hakkı- Ayhan Aslan
8. Yalnızlığın İki Yüzü- Serhat Çatak
9. Kadim- Okan Avcı
10. Pantolon Balığı- Kurtuluş Yiğit Demiralp, Emre Karakaş

“Yarışma Dışı Gösterim” bölümünde gösterilecek filmler

1. Rüzgarın Çocukları- Ahmet Çadırcı
2. Nolya- M. Cem Öztüfekçi
3. Kelimeler ve Teyze- Nazlı Dönmez
4. Ekmek- Koray Sevindi
5. Gel-git- Akile Nazlı Kaya
6. Kahve Molası- Emre Ergenç
7. Ayn- Nefes Polat
8. Ekmeğim- Hakan Ün
9. Yol Hikayesi- E. Mert Kökver
10. Memur – Mehmet Emin Yıldırım

84. Oscar ödülleri sahiplerini buldu. “The Artist” beş dalda Oscar kazanarak yılın filmi oldu. “Hugo” teknik dallarda beş Oscar aldı. En İyi Kadın Oyuncu ise Meryl Streep seçildi.

Sinema dünyasının akademi ödülleri Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Los Angeles kentinde, Kodak Tiyatrosu’nda yapılan bir törenle açıklandı.

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nce verilen ödüllerin sunuculuğunu Billy Crystal yaptı. Gecede yılın filmi The Artist oldu.

Siyah-beyaz ve sessiz film olan The Artist hem En İyi Film ödülünü kazandı, hem de yönetmeni Michel Hazanavicius ve başrol oyuncusu Jean Dujardin’e Oscar getirdi. 10 dalda aday gösterilen The Artist, beş dalda akademi ödüllerinin sahibi oldu. En İyi Film ödülü 1929’da sessiz film olan Wings’den sonra ilk defa sesiz bir esere verilmiş oldu.

Meryl StreepMargaret Thatcher‘ı canlandırdığı Iron Lady ile en iyi kadın oyuncu seçilerek üçüncü kez Oscar aldı. Streep, bugüne kadar 17 kez Oscar’a aday gösterildi.

Ödüllerin diğer çok beğenilen filmi 11 dalda aday olan Martin Scorsese imzalı Hugo, sadece teknik dallarda beş Oscar kazandı. Hugo, Görüntü Yönetimi, Sanat Yönetimi, Görsel Efekt, Ses Kurgusu ve Ses Miksajı dallarında ödüle layık görüldü.

Yardımcı Oyuncu dalında Oscar ödülleri The Help ileOctavia Spencer‘a ve Beginners ile Christopher Plummer‘a verildi. 82 yaşındaki Christopher Plummer, altın heykeli kazanan en yaşlı oyuncu oldu. Plummer, ödülünü alırken altın heykelciğe, “Biliyor musun, benden sadece 2 yaş büyüksün” dedi.

En İyi Orijinal Senaryo Oscar’ını Midnight in Paris ile Woody Allen, Uyarlama Senaryo Oscar’ını ise The Descendants ile Alexander Payne kazandı.

Yabancı Film dalında Oscar İran’a gitti. Ashgar Farhadi‘nin yönettiği A seperation en iyi yabancı film Oscarı’ını aldı.

3 saat 10 dakika süren 84. Oscar töreni, 225 ülkede canlı yayınladı. (IC)

İŞTE ÖDÜLLER:

En iyi film Ödülü: 
The Artist

En İyi Kadın Oyuncu:
Meryl Streep/The Iron Lady

En İyi Erkek Oyuncu:
Jean Dujardin/The Artist

En İyi Yönetmen:
Michel Hazanavicius/The Artist

En İyi Kısa Animasyon:
The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore/William Joyce, Brandon Oldenburg

En İyi Kısa Metraj Belgesel:
Saving Face/Daniel Junge, Sharmeen Obaid-Chinoy

En İyi Kısa Film:
The Shore/Terry George, Oorlagh George

En İyi Orijinal Senaryo:
Woody Allen/Midnight in Paris

En İyi Uyarlama Senaryo: 
Alexander Payne ve Nat Faxon & Jim Rash/The Descendants

En İyi Şarkı: 
Man or Muppet/The Muppets

En İyi Müzik: 
The Artist/Ludovic Bource

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: 
Christopher Plummer/Beginners

En İyi Görsel Efekt: 
Hugo/Robert Legato, Joss Williams, Ben Grossmann, Alex Henning

En İyi Animasyon: 
Rango/Gore Verbinski

En İyi Uzun Metraj Belgesel:
Undefeated/Daniel Lindsay, T.J. Martin, Rich Middlemas

En İyi Ses Kurgusu: 
Hugo/Philip Stockton, Eugene Gearty

En İyi Ses Miksajı:
Hugo/Tom Fleischman, John Midgley

En İyi Kurgu: 
The Girl With The Dragon Tattoo/Angus Wall, Kirk Baxter

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:
Octavia Spencer/The Help

En İyi Yabancı Film:
Jodaeiye Nader az Simin (A Separation)/Asghar Farhadi (Iran)

En İyi Makyaj:
The Iron Lady/ Mark Coulier, J. Roy Helland

En İyi Kostüm Tasarımı:
The Artist/Mark Bridges

En İyi Görüntü Yönetmeni:
Hugo/Robert Richardson

En İyi Sanat Yönetmeni:
Hugo/Dante Ferretti, Francesca Lo Schiavo

 

 Çocuk -Genç ve Yetişkin Tiyatro  Kursu /Dersi

Ders Yapısı :  Talepler doğrultusunda Hafta içi veya Hafta sonu olup bir gün 2 ders saati şeklinde işlenmektedir.

Yaş Grupları : 10 Yaş ve üstü şeklinde olup farklı yaş grupları için gruplar oluşturulmaktadır.

Çocuk, Genç ve Yetişkinler için değişik yaş grupları olup 10 yaş ve üzeri tiyatro eğitimi aynı grup içersinde değerlendirilmektedir. Taleplerin genel oluşumuna göre haftanın hangi gün ve saati olacağı belirlenmektedir. Dönem sonunda ise alınacak eğitim eşliğinde enaz bir kez oyun sahneye konacaktır. Elbette M.E.B. Onaylı sertifikanızı da unutmuyoruz!

Tiyatroya dair …

Tiyatronun toplumun eğitimindeki yeri ve önemini düşünürken, tiyatronun öncelikle insanları birbirinden ayıran ve her değeri bir yana savuran ırk, din, dil, politika ayrımı gibi olguları birleştirici etkisini göz ardı etmemeliyiz diye düşünüyorum. Tiyatro, her şeyden önce bu olguları birbirine yaklaştıran, birbirlerine ortak eden her şeyi değerlendirmek gibi bir işlev üstleniyor. Tiyatro insan yaşamında yer alan gülmek, ağlamak, sevinmek, üzülmek, ferahlık duymak, bunalmak; kısacası, kalple, duygularla ilgili her şeyi değerlendiriyor. Tiyatro, ayrıca bütün insanlarda ortak bir kalbin varlığını meydana çıkarmasıyla da topluma hizmet ediyor. Bu bakımdan, tiyatro için rahatlıkla en etkili barış yolu da diyebiliyoruz.

HAYATIN GİZİNİ KAVRAYABİLMEK
Tiyatronun, insanlığın uzak geçmişinden şimdisine ve oradan da sonrasına uzanan uzun bir zaman diliminde, her yaşa, her mesleğe, her dine, her dile, her ırka oyundaşlık etme fırsatı veren bir sanat türü olduğunu da söyleyebiliriz. Bir anlık karanlığın ardından aydınlanan sahne, oyun evrenine açılan perde, oyuncular, gerçeğin benzeri ama aynısı olmayan dekor, hepsi bir oyunun kuralları çerçevesinde bir araya gelmiş şeyler. Tiyatro hayatın aynası, evet; ama asla kendisi değil. Oysa, örneğin sinema, tiyatronun aksine, gerçeği yansıttığı oranda başarılı sayılmakta. Bilinç düzeyi oyun oynama evresinden, oyun seyretme noktasına ulaşmış her insan, tiyatronun gizemli ortamında, bir süreliğine uzaklaşırken hayattan, daha güçlü olarak dönebilecek donanımları da elde etmiş sayılıyor. Hayatın gizini, daha çok bir tiyatro sahnesinin derinliğinde kavrayabiliyoruz.

TOPLUMUN EĞİTİMİNDE TİYATRONUN ROLÜ
Tiyatro yolu ile eğitme, tiyatronun eğitici ve zevk verici olması, eğlendirirken eğitmesi, öğretirken-eğlendirmesi, tiyatro sanatının başlangıcından beri tartışılmış, savunulmuş bir düşünce tarzı. Yazarların, sahneye koyucuların, oyunları hakkında yaptıkları açıklamalarda öncelikle seyirciye ne öğretmek istediklerini belirlediklerini daha önce öğrenmiştim, biliyorum. Tiyatronun etkili bir sanat dalı olduğu, insanın ve toplumun eğitiminde bu etkinlikten yararlanılması gerektiği düşüncesinin çeşitli biçimlerde tekrarlandığını bir büyüğüm öğretti bana. Yalnız, öğretilmesi istenen gerçekler, eğitilmesi istenen görüşler dönemden döneme değişmekteymiş. Her dönemin tiyatrosu kendini besleyen kaynağın yeğlediği yönde bir eğitimi amaçlarmış. Klasik tiyatro, geleneklerin, inançların, ahlak değerlerinin doğrultusunda tutucu bir eğitime yönelir; romantik tiyatro birey hakkını, özgür vicdanı savunurmuş. Gerçekçi tiyatro, örtülü çirkinlikleri bilimin ışığında incelemeye çalışır, öncü tiyatrolar toplumun kabuk bağlamış yaralarını deşermiş. Bütün bunları hep o büyüğümden öğrendim. Tiyatronun, sanatsal etkinliği yanında böylesine görevleri üstlenmesi ne kadar saygıya değer değil mi? Bu bağlam içinde çocuk tiyatrosunun eğiticiliği ve öğreticiliği de elbette doğal sayılmalı.

ÇOCUĞUMUZ İÇİN TİYATRO
Sözünü ettiğim büyüğüm, eğitilmek istenen çocuğun yaşının, anlayış gücünün, ruhsal durumunun, yaşantısının, bilgi ve görgüsünün, içinde bulunduğu ekonomik durumun, kültürel özelliklerin bilinmesi gerektiğini bana anlattı. Yapılan eğitimin günlük yaşam ile uzlaşıp uzlaşmadığı, çocuğu çelişkiye düşürüp düşürmediğinin araştırılması gerektiğini söyledi. Çocuğu aile ilişkilerinde, okul yaşamında, arkadaşları ile ilişkisinde uyumsuzluğa götürebilecek bir eğitim, kendi içinde ne kadar haklı nedenlere dayanırsa dayansın, ne kadar doğru düşünülmüş olursa olsun, yarar yerine zarar verecekmiş, öyle söyledi. “Doğru bildiklerimize ne kadar inanıyor, onları ne ölçüde koruyup savunuyorsak, tiyatrocu yöneldiği çocuk seyirciyi de o ölçüde sevmeli, ona inanmalı, onu esirgemeli,” dedi. Çocuk olan insanı incitmemek, inandığımız ilkeden sapmamak kadar önemli olmalıymış. Çocuk taşıyamayacağı kadar ağır bir düşünce yükü altında ezilmemeli, yaşamı ile uzlaştıramayacağı görüşlerle şaşırtılmamalıymış. Büyüğüm; çocuk tiyatrosunun, büyükler için yapılan tiyatrodan daha zor olmasının, daha çok çaba gerektirmesinin nedenleri olarak bunları sıraladı. “Doğumda bir bebeğin mikrop kapmamasına nasıl dikkat ediliyorsa, bebeğe verilen sütün pastörize olmasına nasıl özen gösteriliyorsa, çocuk hastalıklara karşı nasıl korunuyor, büyümesini engelleyecek ağır işlerde çalıştırılması nasıl yasaklanıyorsa, yapacağı sporun niteliği nasıl yaşına göre saptanıyor, beden gelişiminin doğru olmasına çalışılıyorsa, tiyatro yolu ile eğitilirken aynı ölçüde titiz davranmak, ruhsal gelişimini dikkate almak gerekir.” Aynen böyle dedi büyüğüm.

HANGİ TÜR TİYATRO YEĞLENMELİ
Bence bizler için en yararlı tiyatro, bizlere sevinmesini öğreten, içimizde biriken enerjiyi istediğimiz gibi kullanmamızı sağlayan, bizleri sevgi ile besleyen, içten güçlendiren tiyatro oyunları olmalı.

Gelin tiyatroda sevinelim, yaşamanın, sevmenin, dayanışmanın tadına varalım.

Yaşamayı ve yaşatmayı, mutlu olmayı ve mutlu etmeyi öğrenelim.

(Yazan : Üstün AKMEN)

Tiyatro Eğitimi için ÖN KAYIT formunu doldurabilirsiniz.

ÖN KAYIT


Sayfalar

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi