Şunun için etiket arşivi: oyun

sairler-eskisehir-de-bulusuyor-141302-5

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması, 26-29 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Açılış, bu akşam saat 18.00’de Özdilek Sanat Merkezi’nde yapılacak ve tüm etkinlikler burada şiir severlerle buluşacak. Direktörlüğünü Şair Haydar Ergülen’in yaptığı şiir buluşmasının bu yılki onur konuğu Ahmet Telli olacak. Telli, açılıştan önce, saat 17.00’de okurları için kitaplarını imzaladı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dr.Ahmet Ataç, “Dolu dolu geçeceğine inandığım şiir günlerimize sanatseverleri davet ediyorum” dedi.

ODAK ÜLKE NORVEÇ

6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nın açılışında, şair-müzisyen Muzaffer Özdemir ve sonraki günlerde de Müzik Kutusu birer konser verecek. Buluşma boyunca dört “müzik-şiir okuması” gerçekleştirilecek. Behçet Necatigil, doğumunun 100. yılında şair Mahmut Temizyürek’in hazırladığı bir sunumla anılacak. Yakın tarihlerde aramızdan ayrılan şairler Sennur Sezer, Gülten Akın, Ahmet Oktay ve Ahmet Ada da bir etkinlikle anılacak.

Öte yandan, Onur Konuğu Ahmet Telli’nin şiirinin tartışılacağı bir oturum gerçekleştirilirken yurt dışından gelen konuk şairlerin katılacağı “Şiir ve Barış” ile “Norveç Şiiri” oturumları yapılacak. Bu yıl odak ülke Norveç olacak.

Şiir Buluşmasında her yıl olduğu gibi bu yıl da, çocuklarla bir “Çocuk Şiiri” oturumu yapılacak. Tepebaşı Belediyesi’nin Esentepe’deki Çocuk Sanat Merkezi’nde şairler Mehmet Atilla ve Erol Büyükmeriç konuşacak.

NAZIM ÖDÜLÜ

Şiir Buluşması kapsamında verilen “Nazım Hikmet Araştırma Ödülü, bu yıl Arif Keskiner ve M. Melih Güneş’in Hazırladığı “Nazım’ın evinde, Vera’nın Sofrasında” adlı kitaba verildi. Bu ödül için de bir tören gerçekleştirilecek.

6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmasına bu yıl; Fransa, İran, İtalya, Norveç, Polonya, Suriye ve ülkemizden 30 şair katılacak. Şairlerin şiirlerinden oluşan Türkçe-İngilizce bir kitap ile, Türk şiirinin ustalarından Behçet Necatigil’in 100. Yaşı nedeniyle şair Mahmut Temizyürek tarafından hazırlanan bir kitap ve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da, Komşu Yayınları tarafından basımı yapılan şiir kitapları şiir severlere ücretsiz dağıtılacak.

Kazakistanlı sinemaseverler, Türk Filmleri Haftası’nın açılış filmi “Ertuğrul 1890”a yoğun ilgi gösterdi.

ertugrul-1890

Kazakistan’da düzenlenen Türk Filmleri Haftası, “Ertuğrul 1890” filminin açılış gösterimiyle başladı.

Etkinliğin koordinatörü Öner Kılıç, açılış gecesi yaptığı konuşmada, Türkiye ve Kazakistan’ın binlerce yıllık ortak kültürel değere sahip iki ülke olduğunu vurgulayarak, Türk Filmleri Haftası’nın sadece gösterimlerle sınırlı olmadığını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı‘nın (TÜRKSOY) desteğiyle düzenlenen Türk Filmleri Haftası’nın önemine dikkati çeken Kılıç, şöyle konuştu:

“Pek çok ortak kültürel çalışma yaptığımız Kazakistan’da özellikle bu etkinlikte sinemacılarla bir araya gelmek bizim için değerli. En büyük ortak değerlerimiz olan Hoca Ahmet Yesevi ve Farabi’yi beyazperdeye taşıyarak, Türk ve Kazak sinemacıları bir araya getirmek ve ortak sinema filmleri çekmek en büyük amacımız.”

UNESCO’nun 2016 yılını Ahmet Yesevi yılı ilan ettiği ettiğini hatırlatan Kılıç, Farabi’nin felsefesiyle Ahmet Yesevi’nin inancını birleştiren bir anlayışla Yesevi filmi için Kazak sinemacılarla bir araya gelecekleri bilgisini verdi.

TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er ise bağımsızlıklarını kazandıkları günden beri Türk cumhuriyetlerinin yanında yer aldıklarını belirterek, bu tarz kültürel etkinliklerin desteklenmesiyle kardeş ülkeler arasında her alanda birlikteliğin sağlanmasını arzu ettiklerini dile getirdi.

“Türk filmleri pazarının büyütülmesi gerekiyor”

“Ertuğrul 1890” filminin gösteriminin ardından konuşan başrol oyuncusu Kenan Ece, sinemaseverlerin gösterdiği ilgiden büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Türk Filmleri Haftası’nın, Türk- Japon ortak yapımı olan Ertuğrul 1890 filmiyle açılması oldukça anlamlı. Filmimiz iki millet arasındaki dostluğu ve barışı anlatıyor. Tüm dünyaya mesajı olan bir yapım. Gerçekten zor günler geçiriyor dünyamız. Savaşlar, problemler bir türlü bitmiyor. Film de en zor zamanlarda farklı milletlerin birbirine destek olması ve yardım etmesiyle ilgili bir konuyu ele alıyor.” dedi.

“Burada olmak benim için çok güzel bir tecrübe oldu”

Türk dizilerinin dünyanın her tarafında izlendiğini aktaran Ece, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dizilerimiz Güney Amerika’dan Türk dünyasına kadar her yerde izlenip ilgi görürken, filmlerimizin aynı oranda seyirci bulmaması için hiçbir sebep yok. Örneğin Kazakistan’a geldim, televizyonu açtığımda Türk dizisi oynuyordu. Bizim yapımların burada hatırı sayılır bir seyirci kitlesi var. O yüzden bana göre Türk sinemasının buralara ulaşması mümkün. Burada olmak benim için çok güzel bir tecrübe oldu.”

Türkiye’deki sinema salonlarında bu hafta 5’i yerli 10 film vizyona girecek.

vizyondaki-filmler

“Para Tuzağı”
Jodie Foster’ın yönettiği ve başrollerini George Clooney, Julia Roberts, Jack O’Connell, Dominic West, Caitriona Balfe ile Giancarlo Esposito’nun paylaştığı “Para Tuzağı”, izleyici ile buluşacak.
Senaryosu Jamie Linden, Alan DiFiore ve Jim Kouf tarafından kaleme alınan filmin yapımcılığını Daniel Dubiecki, Lara Alameddine ve George Clooney üstlendi.
Risklerin büyük olduğu, gerçek zamanlı gerilim filminde, oyuncular George Clooney ve Julia Roberts finans televizyonu sunucusu Lee Gates ve yapımcısı Patty Fenn’i canlandırıyor. Gerilim türündeki filmde, televizyonda canlı yayın sırasında Clooney ve Roberts’ın, her şeyini kaybetmiş kızgın bir yatırımcının stüdyoyu zorla ele geçirmesiyle yaşadıklarını konu alıyor.
“Rüzgarın Oğlu” 
Stephan James, Jason Sudeikis, Jeremy Irons ile William Hurt’un oynadığı “Rüzgarın Oğlu”, filminin yönetmen koltuğunda Stephen Hopkins oturuyor.
“Rüzgarın Oğlu”, tarihin en iyi atleti olmak için çıktığı yolda efsanevi bir yıldız olan Jesse Owens’ın gerçek hikayesini anlatıyor.
Dram türündeki film, asıl adı James Cleveland olan Jesse Owens’ın olimpiyat efsanesi olma mücadelesini aktarırken, tipik bir spor filmi sınırlarının ötesine geçerek, o dönemin sosyal ve siyasi ortamını gözler önüne sermeyi amaçlıyor.
“Kronik” 
Michel Franco’nun yönettiği “Kronik” adlı filmde, Tim Roth, Robin Bartlett, Michael Cristofer, Bitsie Tulloch ve Sarah Sutherland rol aldı.
Meksika ve Fransa ortak yapımı film, bir bakımevinde ölüm döşeğindeki hastalarla ilgilenen bir erkek hemşirenin portresini çiziyor.
“Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden” 
James Bobin’in yönetmenliğini yaptığı animasyon türündeki “Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden” filminin seslendirmelerini Johnny Depp, Anne Hathaway, Mia Wasikowska ve Helena Bonham Carter yapıyor.
Disney’in yeni yapımında, Lewis Carroll’un sevilen hikayeleriyle unutulmaz karakterlerinin yepyeni ve benzersiz maceraları anlatılıyor. Yeni seride, yeraltının tuhaf dünyasına dönen “Alis”, “Çılgın Şapkacı”yı kurtarmak için zamanda geçmişe yolculuk edecek.
“Kahraman Koala” 
Deane Taylor’un yönettiği “Kahraman Koala” filminin Türkçe seslendirmelerini Yekta Kopan, Elif Acehan ile Ziya Kürküt yaptı.
Klasik Avustralya kitap serisinden “Arı Maya”nın uyarlaması film, Green Patch adında küçük bir kasabada yaşayan bir koalanın, uzun süre önce evden ayrılıp geri dönmeyen babasının hayatta olduğuna ısrarla inanmayı sürdürüp, bulduğu bir ipucunun ardından Avustralya’nın uçsuz bucaksız çöllerinde zorlu bir arayışa girme macerasını konu alıyor.
“Memleket”
Şerif Sezer, Mesut Akusta, Mehmet Karagöz, Osman Sonant ile Melike Zeynep Atış’ın oynadığı “Memleket” filminin yönetmenliğini Murat Saraçoğlu üstlendi.
Anadolu toprağının hikayesini anlatmayı amaçlayan film, ölüm duygusunun ruhlarını giderek daha çok kavradığı iki yaşlı insanın insanlardan uzak küçük evlerinden dünyaya bakışını beyaz perdeye yansıtıyor.
“Abbas’ın Melekleri”
Yusuf Atıcı’nın yönettiği “Abbas’ın Melekleri” filminde Doğan Akkaya, Sinan Bengier, Kayra Şenocak, Dost Elver, Sevil Uyar, Berrak Deniz, Seda Mutlu, Şenol İpek, Bircan İpek, Ferdi Atuner, Aziz Özuysal ile Müjde Beyoğlu gibi isimler rol aldı.
Komedi türündeki film, köşeye sıkışmış pısırık bir mafya babasının başından geçen komik olayları konu alıyor. Aysel Göksu’nun yapımcılığında çekilen ve senaryosu Ahmet Başımoğlu tarafından kaleme alınan filmin sanat yönetmenliğini Zeynep Tekin yaptı.
“Nasıl Yani”
Aykut Elmas, Halil İbrahim Göker, Uğur Can Akgül ile Ferdi Sancar’ın oynadığı “Nasıl Yani” filminin yönetmen koltuğuna Ayhan Özen oturdu. Film, dedelerine Da Vinci’den miras kalan Mona Lisa tablosunu satıp, zengin olma hayalleri kuran üç kardeşin komik hikayesini anlatıyor.
Filmin senaryosu, sosyal medya fenomenleri ve kısa filmleri sayesinde tanınan Aykut Elmas, Uğur Can Akgül ve Halil İbrahim Göker’e ait.
“1 Kezban 1 Mahmut: Adana Yollarında”
Cenk Çelik’in yönetmenliğini yaptığı “1 Kezban 1 Mahmut: Adana Yollarında” adlı filmde Sinan Bengier, Esin Yıldız, Ercan Zincir, Cenk Hakan Köksal ve Necla Özay rol aldı.
Komedi türündeki film, İstanbul’da öğrencilik hayatı yaşayan iki yakın arkadaşın Mersin’den Adana’ya uzanan kız kaçırma hikayesini konu alıyor.
“Cinni: Uyanış”
Yönetmenliğini Müzisyen Emre Aydın’ın yaptığı korku ve gerilim türündeki “Cinni: Uyanış” filmde Eda Köksal, Gökçen Gökçebağ ve Merve Deniz kamera karşısına geçti.
Emre Aydın’ın ilk sinema yönetmenliği denemesi olan ve müzikleri de sanatçının kendisine ait olan film seri olarak devam edecek.

Evliya Çelebi’nin hayatını anlatan müzikalin EXPO 2016 Antalya’daki ilk gösterimi yapıldı.

celebi-muzikali
Evliya Çelebi’nin hayatının anlatıldığı müzikal, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı EXPO 2016 Antalya sergi alanında gösterildi.
Bedia Ceylan Güzelce’nin yazdığı eserin yapımcılığını Pera Event, reji ve koreografisini Beyhan Murphy, müziklerini İbrahim Özmen, kostüm tasarımını Ayşegül Alev’in üstlendi.
Müzikalde, seyyah Evliya Çelebi’nin gözünden İstanbul Topkapı Sarayı, enderun ve mutfak bölümlerinde saray yaşamından kesitler sunuldu. Müzikalde ilginç kostümleriyle dikkati çeken yoğurtçu, kuyumcu, yelpazeci ve şerbetçiler de İstanbul’da o dönemde gündelik yaşamda esnaflığın ne denli önemli bir yere sahip olduğunu aktardı.
45 dakika süren müzikal boyunca Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden yola çıkılarak Anadolu’nun kültürel özelikleri, giyimi, yeme içme alışkanlıkları, günlük hayatı ve eğlenme şekilleri sunuldu.
Müzikal, haziran ayı boyunca Turkcell Büyük Amfitiyatro’da her gün saat 11.00, 14.00 ve 21.00’de gösterilecek.

Avustralya’nın Sydney kentinde bu yıl sekizincisi düzenlenen, ülkenin en büyük görsel şöleni “Vivid Sydney Festivali”, renkli görüntülerle başladı.

sydney

Kentin önemli tarihi ve turistik mekanları ile sokaklar, ışık, ses ve fikir temalı festivalle renklendi.
Festival kapsamında Avustralya’nın sembolik eserlerinden Sydney Opera Binası’na müzik eşliğinde yansıtılan 3D görüntüler, gece boyunca on binlerce kişi tarafından ilgiyle izlendi. Yelkenleri andıran Opera Binası’nın çatısına Avustralya yerlileri Aborjin sanatçıların eserleri yansıtıldı.
sydney 2
İzleyiciler, aynı zamanda konser alanlarını da doldurdu.
Sydney’de 27 Mayıs-18 Haziran geceleri devam edecek görsel şöleni, bu yıl 1,7 milyon kişinin izlemesi bekleniyor. Avustralya’nın en fazla ilgi çeken festivali Vivid Sydney, ilk olarak 2009 yılında düzenlenmişti.

İstanbul Gelişim Sanat tarafından 81 ilde sahnelenen ’Kazasız kul olmaz’ adlı Oyun seyircilerin beğenisine sunuldu.

İstanbul Gelişim Sanat tarafından 81 ilde sahnelenen ’Kazasız kul olmaz’ adlı Oyun seyircilerin beğenisine sunuldu.

Dünyada bir ilke imza atan İstanbul Gelişim Sanat, iş ve trafik kazaları ayrıca ilk yardıma dikkat çekiyor. Yazan Yöneten Zahrettin Çelik sanat danışmanlığını Vatan Şaşmaz, Cem Kılıç, Mehmet Ali Nalbant’ın Proje danışmanlığını Analitik Yaşam Grubu Ali Yücel Güler, Oktay Gündoğdu yaptığı 81 il kapsamlı ’’kazasız kul olmaz’’ adlı oyun seyircilerin beğenisine sunuldu.

Proje, Uluslararası Radyocular Birliği tarafından yılın alkışı hak edenler ödülüne layık görüldü.

Oyun kapsamında koltuklar da özel olarak tasarlandı anons geldikten sonra seyirciler emniyet kemerlerini taktı.

alternatif2,-Vok-sKjdkSCGLhYXogHdw

Pencere”de Haluk Bilginer ve Esra Bezen Bilgin yıllar önce yasak aşk yaşayan Tom ve Kyra rolünde. Oyunda Haluk Bilginer restoran zinciri sahibi Tom, Esra Bezen Bilgin ise idealist bir öğretmen olan Kyra rolünde. Orijinal adı “Skylight” olan İngiliz yazar David Hare’nin kaleme aldığı oyunu Bilginer dilimize çevirdi, Birkan Uz yönetti.

Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ın 1999’da Kadıköy – Moda’da kurduğu Oyun Atölyesi, iyi oyun izleme garantisiyle tanınır. “Nehir”, “Dolu Düşün Boş Konuş”, “Kim Korkar Hain Kurttan” gibi oyunlar aklıma gelen muazzam işlerden birkaçı. “Bir oyun izledim hayatım değişti” cümlesini şimdi değiştiriyor ve “Bir oyuncu izledim dengem değişti”ye dönüştürüyorum.

Oyunun ismi “Pencere”, oyuncunun ismi Haluk Bilginer. Oyunla başlayayım. Orijinal adı “Skylight” olan İngiliz yazar David Hare’nin kaleme aldığı Bilginer’in Türkçe’ye çevirdiği, Birkan Uz’un yönettiği oyun önce dekoruyla içine çekiyor seyirciyi. O dekor Esra Bezen Bilgin’in hayat verdiği idealist öğretmen Kyra’nın evini yansıtıyor perdeye.

Kyra, üniversite yıllarında zengin bir restorancı olan Tom’un mekanında iş bulmuş, zaman içince Tom’a, Tom’un karısına ve çocuğuna yakınlaşmış güzel bir kadın. Kadın güzel, adam zengin olunca aşk da oluyor haliyle. Ancak oyunun tadını kaçırmamak için burada paylaşmayacağım bir nedenden dolayı ayrılıyor ikilinin yolları. Kyra İngiltere’nin varoşunda öğretmenlik yapmaya, Tom ise yine zengin ama beyhude bir halde işlerini kovalamaya devam ediyor. Kader onları genç kadının salonunda bir araya getiriyor. İşte Haluk Bilginer faktörü de burada devreye giriyor.

Tom karakterine can veren Haluk Bilginer dekorun kapısından içeri girdiğinde ve oyuna ilk adımını attığında zihnimde şu cümle belirdi: Aman Allah’ım Haluk Bilginer bir devmiş. İşte “Sahnede devleşti” manşeti nasıl vücut bulur böylece anlamış oldum. Duruşu, bakışı, yürüyüşü, gülüşü ile tamamen sahneye hakim olduğu hissini seyirciye geçiren Bilginer, reaksiyonları da takip etmeyi ihmal etmedi. Esprisine güldük, bir espri daha yaptı, yine güldük. Ağlarken üzüldüğümüzü anladı, bu kez gözyaşlarıyla oynadı. Dolayısıyla oyunun sonunda alkışlar hiç susmadı.

Esra Bezen Bilgin.. Ödüllü oyuncularımızdan. Öyle rahat, öyle doğaldı ki. Sanki biz seyirciler olarak oyunun içindeyiz o Kyra olarak kendi hayatının içindeydi. Daha önce röportaj yapma ve sohbet etme imkanı bulduğum Bilgin sahnede de gündelik hayatındaki gibi olağan, çabasız ve samimi bir performans sergiledi.

3 kişilik oyunun diğer köşe taşıysa Kürşat Demir. İngiltere’de oyunculuk eğitimi alan Demir, Oyun Atölyesi’nin titiz elemeleri sonucunda kapmış rolü. Dolayısıyla o da işin hakkını veriyor sahnede.

“Pencere” sezon boyunca ve kış sezonunda sahnelenmeye devam edecek. Hayata ve ilişkilere farklı bir pencereden bakmak isteyenler, gişeden biletlerini ısrarla isteyebilir. haluk-bilginer-baska-bir-dunyadan-esra-bezen-bilgin-oyunculugun-en-dogal-hali,tYRQssN930ytatevmWIiCw

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak yaratıcı drama derslerimize her hafta başka bir oyun ile bilinçaltı eğitimimize devam etmekteyiz. Oyunların yanı sıra gruplarımızda enstruman destekli  şarkı söyleme, ritim tutma vb. uygulamalar ile çocuklarımızın gelişimlerine katkıda bulunmaya çalışmaktayız. İşte derslerimizden görüntüler;

yaz okulu

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 yaz sezonu için yaz okulu gruplarımız başlamaktadır. Akıl oyunları seti ve ZeKare eğitim setleri ile basitten karmaşığa doğru bilinçaltı eğitimi temelli başlayacak olan eğitim; her ayın sonunda veliye hangi konuda eksik, hangi konuda dikkatli hangi konuda daha başarılı olduğu konuyla ilgili rapor olarak sunulacaktır. “Hangi alanda nasıldı?, Ne tür destekler verildi? , Hangi gelişim özelliğinin ileride desteklenmesi lazım? , Hangi zeka alanı daha kuvvetli?” sorularının cevaplarını velilerimiz rapor halinde eğitmenimizden alacaklardır. Gün içerisindeki eğitim devam edecektir. Gün içerisinde rutin çoklu eğitim devam ederken, birebir özel eğitim ile ilgilenen eğitmenimiz bazı saatlerde arkadaşlarımızı birebir eğitime alarak zeka gelişim programını uygulayacaktır. Buradaki asıl amacımız; okul öncesi dönemdeki çocuklar emici beyindir, yani herşeyi alırlar fakat hepsini alma becerisi ya da hedefe ulaşma becerisi farklıdır. İleriye giden çocukların geridekilere uyum sağlaması zor olur, zor öğrenenlerin de ilerideki çocuklara uyum sağlaması zor olur. Bu nedenle hepsine ayrı ayrı gelişim programı uygulanması gerekmektedir.  Bu program daha çok Montessori eğitim programından etkilenerek hazırlanmış bir programdır ama Montessori eğitiminin tamamı baz alınmamıştır. Çünkü Montessori eğitiminin devamında Türkiye ‘de devam edebilecekleri bir okul bulunmuyor. Biz geleneksel eğitimimizi hazırlayacak şekilde bu materyalleri uygulayacağız. Materyallerimizin tanıtımını eğitmenimiz randevu ile tanıtabilmektedir. Bu materyaller görsel algı becerisi, konsantrasyon becerisi , el-göz koordinasyonunu geliştiren materyallerdir.

montessori egitimi

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında bir dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır:

  • Büyük çoğunlukla 2.5 ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları,
  • Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler,
  • Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat,
  • Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli,
  • Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri,
  • Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü,
  • Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen

Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eserlerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır.

Okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar; sosyal bilimler, görsel sanatlar,spor ve becerilerin geliştirilmesi de önemlidir. Çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Matematik, fen eğitimleri ve soyut kavramları en iyi öğretmenin yolu müzik,drama ve spor uygulamalarıdır. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formulüdür.

YAZ OKULUMUZUN YAPISI

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri,

-Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim,

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği,

-ORFF destekli  Müzik Etkinliği,

-Bahçede açık hava oyunları,

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi,

-Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

-İlgi köşelerinde serbest zaman,

-Sabah Kahvaltısı,

-Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler),

-Bahçede açık hava oyunları,

-Orff destekli müzik etkinliği,

-Öğle yemeği,

-Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır),

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Meyve saati,

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği),

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

 

  • Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.
  • Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)
  • Bale
  • Resim dersleri ücretsizdir.
  • Yaş Grupları
  • 3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.
  • Kontenjanımız 20 kişi ile sınırlı olup, daha detaylı bilgi ve eğitmen randevusu için bize telefonla ulaşmak için 0212-570-80-68 veya 0530-880-71-80 numaralarından veya e-mail yoluyla ulaşmak için [email protected] adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

 

 

Devlet Tiyatrolarınca 17-27 Mayıs arasında düzenlenecek Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali’nin açılışını, Hindistan’dan Taj Express grubu “Bollywood Müzikali” ile yapacak.

Devlet Tiyatroları tarafından düzenlenen “Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali”, bu yıl 7. kez tiyatroseverler için perde açacak. Türkiye’den ve yurt dışından toplam 10 tiyatro topluluğunun 11 farklı oyun sergileyeceği festivalin açılışı, Hindistan’dan Taj Express grubunun sergileyeceği “Bollywood Müzikali” ile yapılacak.

Devlet Tiyatroları, Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali ile Türkiye’nin tarihi ve sanatsal özelliklerini uluslararası bir platformda paylaşmayı hedeflerken, geride bıraktığı 6 yılda 31 ülkeye ev sahipliği yaparak 60 farklı oyun ve 129 temsil ile 74 bin seyirciye ulaştı.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yıl 17-27 Mayıs arasında Antalya’da düzenlenecek festivalin açılışını Hindistan’dan Taj Express grubu, “Bollywood Müzikali” ile yapacak.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 okul sezonunun bitişi ile birlikte 3-6 yaş grubu küçük dostlarımızın yaz sezonunda hem eğlenip, hem öğrenip hemde tatil tadında keyif alabilecekleri yaz okulu programımızın kayıtları başlamış bulunmaktadır. Yaz okulumuzun yapısı;

 

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri

Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar

Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği

ORFF destekli  Müzik Etkinliği

Bahçede açık hava oyunları

Fen ve Doğa çalışmaları

İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi

Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

İlgi köşelerinde serbest zaman

Sabah Kahvaltısı

Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler)

Bahçede açık hava oyunları

Orff destekli müzik etkinliği

Öğle yemeği

Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır)

Fen ve Doğa çalışmaları

Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar

Meyve saati

Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği)

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

 

*Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.

*Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)

*Bale

*Resim dersleri ücretsizdir.

Yaş Grupları

3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

 

Ön kayıt için buraya tıklayabilirsiniz.

35. İstanbul Film Festivali’nde Ahu Öztürk’ün “Toz Bezi” filmi, Altın Lale Ulusal yarışmada “En İyi Film”, “En İyi Senaryo” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini kazandı.

35. İstanbul Film Festivali’nde ödül kazananlar belli oldu.

Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, Altın Lale Ulusal Yarışma Ödülleri için 2015-2016 sezonunda tamamlanan 11 film yarıştı.

Cem Davran’ın sunuculuğunu yaptığı gecede ilk olarak, Jeyan Ayral Tözüm, Şerafettin Gür, Suzan Avcı ve Perran Kutman’a Sinema Onur Ödülleri verilirken, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden yönetmen Ülkü Erakalın’ın ödülü oğlu Murat Erakalın’a takdim edildi.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da En İyi Film dalında Altın Lale Ödülü’ne Ahu Öztürk’ün “Toz Bezi” adlı filmi layık görüldü.

Ahu Öztürk ödülünü alırken yaptığı kısa konuşmada, “Ben ödülü, Şırnak’ta çocuklarının ölüsünü buzdolabında saklayan annelerden, yurtdışında çocuğuyla vedalaşıp burada tekrar cezaevine gelen sevgili Meral Camcı’ya uzanan o yol adına alıyorum. Savaşlar kadınları ve önce çocukları vuracaksa, barışı da kadınlar kuracak” dedi.

Ulusal yarışma

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül kazanlar şöyle:

En İyi Film: Toz Bezi

En İyi Yönetmen: Mustafa Kara (Kalandar Soğuğu)

En İyi Kadın Oyuncu: Asiye Dinçsoy (Toz Bezi)

En İyi Erkek Oyuncu: Haydar Şişman (Kalandar Soğuğu)

En İyi Senaryo: Ahu Öztürk (Toz Bezi)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Cevahir Şahin ve Kürşat Üresin (Kalandar Soğuğu)

En İyi Kurgu: Mustafa Kara, Umut Sakallıoğlu ve Ali Aga (Kalandar Soğuğu)

En İyi Özgün Müzik: Doğan Duru (Tarla)

Jüri Özel Ödülü: Rauf (Barış Kaya ve Soner Caner)

Uluslararası Yarışma

Festivalde, Uluslararası Yarışma Altın Lale Ödülü’ne Meksikalı yönetmen Rodrigo Plá’nın “Bin Başlı Canavar” adlı filmi değer görüldü.

Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Özel Ödülü’nü ise Britanyalı yönetmen Brady Corbet’in “Bir Liderin Çocukluğu” adlı filmi kazandı.

Kısa, mansiyon, belgesel, Seyfi Teoman ödülleri

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda En İyi Kısa Film Ödülü’nü Ziya Demirel’in “Salı” adlı filmi kazandı. Ödülü yönetmene jüri üyelerinden Can Evrenol verdi.

Barış Sarhan’ın “Cemil Şov” adlı filmi ise Mansiyon ödülüne layık görüldü.

Ulusal Belgesel Yarışması’nda da En İyi Belgesel Ödülü Onur Bakır ve Panagiotis Charamis’in yönettiği “Hazır Ol!” filmine verildi.

Ayşe Polat’ın yönettiği “Ötekiler” filmi ise Mansiyon’a layık görüldü.

Bu arada, Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’nü “Çırak” filminin yönetmeni Emre Konuk kazandı.

 istanbul-film-festivali-nde-odulleri-toz-bezi-topladi-128713-5 (1)