Şunun için etiket arşivi: oyun

Bilecik Belediyesi’nce bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Ulusal Bilecik Tiyatro Festivali “Annemin Şoförü” adlı oyunla sona erdi.

bilecik-tiyatro-festivali

Belediye Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde 17 Kasım’da başlayan ve 14 gün süren festivalin son oyunu “Annemin Şoförü”nü Hakan Altıner’i yönetti. Suna Keskin, Atila Pekdemir, Selda Özbek ve Damla Cercişoğlu’nun oyunculuğunu üstlendiği oyunda birbirini çok seven ama bir o kadar da “dediğim dedik” dört kişinin öyküsü anlatıldı.

Oyun sonunda oyunculara ödüllerini veren Belediye Başkanı Selim Yağcı, festivalin 10. yılını uluslararası düzeyde olabilecek şekilde kutlayacaklarını ifade etti:

“Bu yolculuğa çıktığımız 2004 yılında bir taraftan mahallelerimizdeki altyapı eksikliklerini giderirken diğer taraftan da sanat anlamında bir eserin temellerini attık. O gün başlamasaydık bugün sanatsal anlamda ihtiyaç olan bu noktaya çıkmamız mümkün değildi. 2004 yılında başlattığımız yolculukta bir hedefi ortaya koymuştuk. O gün, ‘Festivalin 10’uncusuna geldiğimizde uluslararası düzeyde kutlayacağız’ dedik. Bunu yapacağız. Açılışı ve kapanışıyla, Türkiye gündeminde Bilecik daha fazla yer tutacak. Bilecik’in tanıtımı noktasında yapılan etkinlikler son derece önemli.’

Etkinlikte, hayatını kaybeden tiyatro sanatçısı Nejat Uygur’un oğulları Süheyl ve Behzat Uygur kardeşler, torunu Mana Uygur ile Wilma Elles, Cengiz Küçükayvaz, Ercüment Balakoğlu, Serpil Tamur, Özge Özder, Berke Üzrek, Onur Yaprakçı, Şahin Sekman, Barbaros Uzunöner, Merve Servi,  Berke Hürcan, Can Törtop, Songül Öden, Levent Ülgen, Atila Pekdemir ve Suna Keskin’in de aralarında bulunduğu yaklaşık 100 sanatçı sahne aldı. Necla Uygur, Serpil Tamur, Hakan Altıner ve Yalçın Menteş’e ‘Kristal çınar onur’ ödüllerinin verildiği festivalde, aralarında ‘Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye öğüdü’, ‘Dünyanın sonu.net’, ‘Haydi hayırlısı’, ‘Şenlik çıkmazı’, ‘Müziksiz evin konukları’, ‘Tuzak’, ‘Hz. Ömer, adalet mülkün temelidir’in bulunduğu birçok oyun sahnelendi.

Kaynak: Al Jazeera

Yıldız Savaşları serisinin yedinci filminin fragmanı yayınlandı. Vizyona giriş tarihi Aralık 2015 olarak açıklanan filmin kadrosunda Harrison Ford da yer 

Geogre Lucas tarafından yaratılan Star Wars serisi yedinci filmi “Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor” seyirci karşısına çıkacak. Filmin Aralık 2015’te vizyona gireceği duyuruldu.

J. J. Abrams’ın yönettiği filmin senaryosunu George Lucas yazdı. 200 milyon dolar bütçeye sahip yapımın çekimleri İngiltere, Abu Dabi ve İzlanda’da yapıldı.

Filmin en büyük sürprizlerinden biri ise serinin üç filminde rol alan Harrison Ford’un da bu yapımda yer alıyor olması.

İlki 1977 yılında çekilen Yıldız Savaşları serisi, yarattığı kurgusal evren ve sonrasında gelen 5 devam filmi ile kendine has bir kültür oluşturdu. Serinin ilk üçlemesinden 15 yıl sonra ikinci üçleme yayınlanmıştı. Bu filmin son Yıldız Savaşları filminden 10 yıl sonra vizyona girmesi planlanıyor.

2008 verilerine göre bu serinin toplam gişe hasılatı 4,41 milyar dolar. Ancak Yıldız Savaşları filmleri ile ilgili yapılan dizi, çizgi film, çizgi roman, video oyunu ve oyuncaklar da bugün dünya üzerinde büyük bir ekonomi oluşturmaya devam ediyor.

erimekten-korkan-buz-pitirNar Sanat Tiyatrosu tarafından hazırlanan Çocuk Oyunu Erimekten Korkan Buz Pıtır Raif Dinçkök Kültür Merkezinde (Yalova) Sahne alıyor.

Tarih: 28 Kasım 2014, Cuma

Oyun Hakkında

Yazan:

Ebru Erdemoğlu

Yöneten:

İrem Mercan

Oyuncularımız:

Gökalp Açine Özcan, Buket Bulut, Güneş Gürpınar.

Müzik:

Can Başarır

Türü:

4 – 12 Yaş Çocuk Oyunu

Süre:

45 Dk.

Oyun Hakkında:

Eren ve Can samimi iki arkadaştırlar. Küresel Isınma ile ilgili bir ödev hazırlarken Pıtır ile karşılaşırlar. Pıtır Küresel Isınmadan etkilenmiş bir Buz parçasıdır. Eğer Denize ulaşamazsa eriyecek ve yok olacaktır. Kahramanlarımızın Pıtırı denize ulaştırmak için çeşitli zorluklarla karşılaşıp umutsuzluğa düştükleri sırada akıllarına gelen parlak bir fikirle Pıtır’ı kurtarmayı başarırlar.

Oyunun amacı:

Temel olarak küresel Isınmanın yol açabileceği Çevre ve Doğa zararları vurgulanmakta olup yanı sıra dayanışmanın ve yardımlaşmanın İnsanlara faydalı olabilmenin düşündürülmesiyle insani duyguları ön plana çıkarmaktır.

Diğer Oyunlarımız için İnternet sitemizi ziyaret ediniz.. http://www.narsanattiyatrosu.com

Hitchcock 50 yılı aşkın bir süre içerisinde çektiği 66 filmin 39 tanesinde göründü, tabi eğer Lekeli Adam (The Wrong Man, 1956)’ın en başında anlatıcı olarak karşımıza çıkan silüetini de sayarsak. Cameo rol de denilen bu roller birkaç saniyeyi geçmiyordu ve Hitchcock’la özdeşleşmişti.

hitchcock-1

Hitchcock’un göründüğü tartışmalı ve resmen cameo rol olarak sayılmayan  filmi  Secret Agent (1939)’dı.

Ayrıca dört tane filminde Kiracı: Sisli Bir Londra Hikayesi  (The Lodger: A Story of the London Fog, 1927),

Şüphe(Suspicion, 1941), Ölüm Kararı (Rope, 1948) ,

Kapri Aşıkları (Under Capricorn, 1949) ise iki kere görünmüştü (bu yüzden iki kere göründüğü filmler bir sayıldı).

hitch_cock

İlk defa Kiracı: Sisli Bir Londra Hikayesi  (The Lodger: A Story of the London Fog, 1927)’nde  görünen Hickcock, bu filminden sonra sayısız Amerikan projesinde cameo roldeydi.
Bon Voyage (1944) ve Aventure Malgache (1944) gibi savaş zamanı çekilen kısa filmlerde ise görülmedi. En zekice cameo rollerini  Cankurtaran Sandalı (Lifeboat, 1944), Ölüm Kararı (Rope , 1948) veCinayet Var (Dial M for Murder, 1954) gibi tek mekan kullanılarak çektiği filmlerde gerçekleştirdi. Mesela Lifeboat filmi belli sayıdaki oyuncuyla çekildiği için cameo görüntü gazete küpüründeki reklamda verildi.
Hitchcock bazı cameo rollerini tekrarlamıştır da. Örneğin birkaç filminde müzik aleti taşıyarak ve toplu taşıma araçlarında seyahat ederken görülmüştür. Çoğu cameo rolü, filmlerin özellikle başlangıcında yer aldı ve ince mizah ile  (Lifeboat’daki zayıflama reklamı, Dail M for Murder’daki fotoğraf, Topaz’daki tekerlekli sandalyeden kalkması)  yansıtıldı.

Kaynak : [–]

Yazan: Melis ALPAS

33-uluslararasi-istanbul-kitap-fuari33. İstanbul Kitap Fuarı 8 Kasım’da başlıyor. Türkiye ve yurtdışından 850 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenencek fuarda, 270 de etkinlik gerçekleştirilecek.

Bu yıl 33’üncüsü düzenlenecek Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 8-16 Kasım tarihleri arasında ziyarete açık olacak. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de kapılarını açmaya hazırlanan fuarda 850 yayınevi yer alacak. Türk sinemasının 100. yılı olması sebebiyle fuarın bu yılki temalarından biri de ‘Sinemamızın 100. Yılı’ olacak. Bu kapsamda onur yazarı olarak seçilen Atilla Dorsay’ın sinema eleştirmenliği, oyuncu, yönetmen ve sinema yazarlarının katılımıyla yapılacak söyleşilerle konuşulacak ve bunun yanı sıra yaklaşık 50 etkinlik de bu tema etrafında düzenlenecek.

Onur konuğu Macaristan

Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın ülke olarak onur konuğu ise Macaristan olarak belirlendi. ‘Macaristan: Bir Bahçeden Bir Bahçe’ye’ başlığı altında Macar edebiyatı ve Macar kültürünün tanıtılacağı etkinliklerde, Macar edebiyatının en tanınmış yazarlarından Péter Esterházy, László Darvas, Dóra Csányi, Katalin Szegedi, Péter Zilahy, Tóth Krisztina, Spiró György, Mihály Hoppál, Timur Davletov, Fodor Pál, Dávid Géza ve Zsofia Mautner de konuk olarak katılacak. Ayrıca fuar katılımcıları bu yıl Macar müzikleri eşliğinde, Macar yemeklerinden tatma imkanı da bulabilecek.

Marquez anılıyor

Bu yıl içinde ölen Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez, Kolombiya Büyükelçiliği’nin düzenleyeceği bir programla anılacak. ‘Hayatı, Eserleri ve Türk Halkının Marquez’e Bakışı’ başlığı altında düzenlenecek olan etkinlikte, Jaime Abello ve Seçkin Selvi konuşmacı olacak.

33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, hafta içi 10:00-19:00, hafta sonu ise 10:00-20:00 arasında açık kalacak. Kitap fuarı ile eşzamanlı olarak 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTIST 2014 de gezilebilecek.

Kaynak: Al Jazeera

Bildiğiniz gibi Nar Sanat Tiyatro kurslarında sezon açıldı. Biz de birçok kez  gençlerimiz veya velilerimizden duyduğumuz soruyu Tiyatro Hocamız ve oyuncu sayın Esin KARAKAYA’ya sorduk ” ”Neden Tiyatro eğitimi?”  veya  “Çocuğumuz / gencimiz Tiyatro oyuncusu mu olacak? Ne gerek var ki şimdi ?” 

Nar Sanat Bakırköy

Bakalım tiyatro hocamız ne demiş. İyi okumalar!

İnsanın daha anne karnında oynamaya başladığınızı biliyor muydunuz?

Bilim adamları özellikle ikiz bebeklerde yansılanım(ultrason)  izlemelerinde bunu net bir şekilde görebileceğimiz belirtiliyor.

Oyun daha anne karnındayken bize bahşedilmiş bir armağandır. Doğumdan ölüme kadar da bu armağanı yaşamımızda zevkle kullanırız.  Bir çocuğu uzaktan izleyin. Tek başına bile elindeki bir objeyle ( hayalinde onu ne olarak canlandırıyorsa) saatlerce oynar değişik kahramanları canlandırır sesini değiştirerek karakterleri cezalandırır bazen bir hayvan olur bazen bir kral bazen bir asker bazen de kötüyü oynamayı dener. Sahnede oynanan “tek başına gösterinin” doğal halidir.

 

Yaşamı eğlenceli kılan ve zaman zamanda katlanmamızı kolaylaştıran bir eylemdir. İşte tiyatroda kaynağını bu oyunlarda bulur. İnsanı insana,insanla ve insanca anlatma sanatı diyoruz ya tiyatroya.

Tiyatro; eğitme görevinin yanı sıra öğrenme sanatıdır.

Nasıl Öğreniriz?

Öğrenmenin temeli  bakmak görmek anlamak ve biriktirmektir.  Tüm bunlara kafamızda dağınık bir şekilde avare avera dolanırken içlerimizde işimize yarayacak olanı çekip çıkartmak için zaman ve çaba harcarız işte tiyatro beyinde biriktirdiklerimizi en etkin bir biçimde ve hızlı biçimde kullanma becerimizi oluşturur ve geliştirir.

Tiyatroyu yaşamına sokmuş olan kişi, kendini ve etrafındaki bireyleri tanıma ve çözme eylemlerine daha kolay adapte olan ve becerebilme yeteneğine erişebilen kişidir.

Ebetteki Tiyatro evet bir meslektir ama bu mesleği seçmeyecek kişilerin de hayatta gerçekten çok işine yarayacağı ve kullanacağı ve faydalanacağı bir sanatsal eylemdir. Nedir mi bunlar?

Gençler ve yetişkinler için:

α) Dαуαnışmαуı öğretir ;
b) Düşünceуi eуleme ѕokmα уeteneğini geliştirir;
c) Düşünerek , уorumlαуαrαk okumαуı öğretir;
d) Topluluk içinde konuşmαуı öğretir;
e) Doğru νe güzel konuşmαуı ѕαğlαr;
f) Eѕtetik αlgılαmα уeteneğini geliştirir;
g) Çeşitli ѕαnαt dαllαrıуlα ilgiуi ѕαğlαr;
h) Sorumluluk duуguѕunu ѕαğlαr;
i) Toplumun , kişiliği ezmeѕini önler;
j) Çocuğun elini,kolunu kullαnmαѕını denetim αltınα αlır.

 

Tiyatronun Çocuklara Yararları İse;

1) Öğrenmede zorlanan çocuklαr için fαуdαlıdır.
2) Çocuğun αlgılαmα уeteneğinin geliştirilmeѕinde, ayrıca dikkatini toplamasında yardımcı olur.
3) Tiуαtro, hiperαktif çocuklαrın dengelenmelerine yardımcı olur.
4) Tiуαtro, çeνreѕiуle iletişim zorluğu çeken çocuklαrın gelişmesine ve başkalarıyla anlaşmasına yardımcı olur.
5) Tiуαtro, çocuğun çeνreѕine αdαpte olαbilmeѕine уαrdımcı olur.
6) Tiуαtro, çocuğun gerginlikten kurtulmαѕını ѕαğlαr.
7) Tiуαtroyla birlikte çocuk korumα duуguѕunu уαşαr.
8)Tiуαtro, çocuğα aidiyet duygusunu νe önemѕendiğini hiѕѕettirir.
9)Tiуαtro, korku içinde olαn çocukların kişiliğini oturtmasında oldukça faydalıdır.
10)Tiуαtro, çocuğun  αlgılama kabiliyetini geliştirir.
11)Tiуαtro çocuklαrdα, eğitimli, güçlü ve düzenli bir kişilik geliştirmesine fayda sağlar.

 

Dikkat ettiniz mi? Çocuklar ve gençler özellikle gelişim çağlarında kendilerinden asla memnun olmazlar hep bir başkasına benzeme, popüler insanların yerinde olma istekleri ağır basar. Bu istekler kontrol altına alınmadığı taktirde “ben” olmaktan çıkıp bir başkası gibi hareket etmeye başlarlar.

Bu aslında bir kaçıştır. İşte bu kaçışı sahnede bir başkasını canlandırırken yaşayan, oyuncu sonunda kendine kavuşmaktan müthiş haz duyacak ve kendi ile bir anlamda barışacaktır. Sahne sanatları ile uğraşmak bireye estetikte bir görüş açısı kazandıracaktır. Kendini geliştirmek ve topluma katkı sağlamak ihtiyacını hisseden her birey tiyatro ile tanışmalı diyoruz.

Zaten ciddiyet ile oynadığımız hayat oyununu daha kaliteli oynayabilmek adına sizi de aramızda görmek istiyoruz.

 Esin KARAKAYA  Oyuncu

ve

 Nar Sanat Tiyatro Eğitmeni

 Buyurun ziyaretimize gelin tanışalım. Kendi hayat okulunuzda daha iyi oyuncu olmanın anlamını bizimle keşfedin. Sanat dolu bir ortamda tiyatroya yıllarını vermiş tecrübeli eğitmenimiz eşliğinde sahnenin tozunu yutun ve hayata daha iyi hazırlanın. Nar Sanat sizi çağırıyor!

Not: Eğitmenimiz Sayın Esin KARAKAYA ‘nın sanat hayatını mı öğrenmek istediniz BUYURUN.

Cuma günü başlayacak 51’inci Uluslararası AntalyaAltın Portakal Film Festivali’nden 6 ayrı ödül kategorisinden 11 jüri üyesinin istifası, Belgesel Sinemacılar Birliği’nin festivalden çekilme kararı ve çeşitli sinema platformlarının aldığı boykot kararına, dün akşam saatlerinde yenisi eklendi.

Altın Portaka

BELGESELCİLER ÖZÜR VE ÖZELEŞTİRİ İSTEDİ

Festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması kategorisinde yer alan 15 belgeselin 13’ünün yönetmeni, Festival Komitesi’nden özür ve özeleştiri metni sunulmadığı takdirde yarışmadan çekileceklerini deklare etti. Açıklamada belgeselciler, filmlerinin Türk Ceza Kanunu’nun maddelerine göre değerlendirilmesini kabul etmediklerini, festivallerin bağımsızlık ve özgürlükten yana bir anlayışa sahip olması gerektiği belirtildi.

altın portakal1

FESTİVAL KOMİTESİNDEN YANIT

Belgeselcilerin, dün saat 20.00 sıralarında ’51’inci Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali Komitesi ve Kamuoyuna’ başlığı altında yaptığı açıklamaya, festival komitesi sabah saatlerinde karşılık verdi. ’Kamuoyuna önemli duyuru’ başlığıyla yapılan açıklama, uzlaşı çağrısıyla başladı. Reyan Tuvi’nin ’Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeselinin Ulusal Belgesel Film Yarışması’ndan çıkartılmasıyla başlayan sürece ilişkin net ifadelerin yer aldığı açıklamada şu sözler yer aldı:

“Günlerdir içinde bulunduğumuz üzücü ve yıpratıcı tartışmalara bir son vermek ve sektörün tüm unsurlarıyla birlikte bir uzlaşma noktası yakalamak ve sinemamızın 100’üncü yılında en köklü festivalimizin sağlıklı bir ortamda yapılmasını sağlamak için bir çağrıdır bu.”

“BİZ DE SORUMLUYUZ”

Sansür konusunda eleştiride bulunan, tavır koyan herkesle aynı fikirde olduklarını açıklayan Festival Komitesi “Sansür kabul edilemez” diyerek devam ettiği açıklamasında çok kısa sürede büyük bir festival hazırlığı içine girdiklerini ve hiç beklemedikleri bir krizle karşılaştıklarını dile getirdi. “Yanlış bir iletişim zinciri oluştu ve işin bu hale gelmesinde bizim de sorumlu olduğumuzu kabul ediyoruz” denilerek, beklenen özür bir şekilde dile getirildi. Açıklama şöyle devam etti:

“Sayın Reyan Tuvi’nin ’Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli daha önce festival dahilinde özel gösterim programı yerine ulusal belgesel yarışma bölümüne davet edilmiş ve bu davetimiz kabul görmüştür. Yönetmenin sanatçı iradesine herhangi bir baskı ya da otosansür dayatması yapılmamıştır, yapılması da düşünülemez, bu noktada yönetmenin kendi açıklamaları da ortadadır. Ne festival tarafından ne de eser sahibi tarafından söz konusu filmin ne mesajına, ne içeriğine, ne kurgusuna, ne de bütünlüğüne dokunulması asla ve hiç bir zaman talep edilmemiş, net bir biçimde adını vererek ve yazılı olarak kişilik haklarına yönelik bir hakarete dair ortak bir hassasiyet sonucu söz konusu küfür kaldırılmıştır. Filmin ilk başta açıklandığı gibi halka açık gösterime çıkartılmaması ile ilgili gerçek bununla sınırlıdır.”

SİNEMA BAYRAMI OLSUN

Hülya Uçansu, Zeynep Özbatur Atakan, Alin Taşçıyan’dan oluşan Festival Komitesi adına yapılan açıklama, “Hepimizin ve sinemamızın ortak çıkarı, bir tartışmaya tüm festivali kurban etmemektir. Karşılıklı suçlamalar ve ithamlar yerine, konuşup tartışarak çözemeyeceğimiz bir konu ve sorun olmadığı inancındayız. Meselenin tüm taraflarını 51. Antalya Altın Portakal Film Festivalimizi bir sinema bayramı biçiminde kutlamaya davet ediyoruz” ifadeleriyle sona erdi.

 

Kaynak : [-]  Emre BAYLAN

         Ülkemizde en çok emeklilerin tercih ettiği fakat aslında çalışanların da stresli iş ortamlarından uzaklaşmak için denemelerini tavsiye ettiğimiz zevkli bir hobidir koro eğitimi. Tüm hafta boyunca yoğun iş temposunda çalışan insanların kendini tazeleme ihtiyacı ve kafasını boşaltma arzusu  ağır basmaktadır.

koro

 

İşte biz burada devreye giriyoruz sizleri o stresli ortamdan uzaklaştırmak  ve müzik eşliğinde değişik dünyalara götürmek için 2014-2015 koro sezonu için çalışmalara davet ediyoruz. Her şarkıda başka kişiliğe büründürüyoruz. Kimi zaman hüzünlendirirken, kimi zaman neşelendiriyoruz. Sizi sizden alıp tekrar size iade ediyoruz. Emekliler, ev hanımları ve “ev erkekleri” sizleri de çoluk çocuğunuzun dertleri, geçim sıkıntısı ve  memleket meselelerinden uzaklaştırıp pamuk gibi yapıyoruz.

Bunlar espri ile karışık olsa da aslında gerçek. Her şeyin baş döndürücü hızla geliştiği ve hayatın olanca hızıyla geçtiği zamanımızda hepimizin bir hobiye ihtiyacı var. Sesim güzel mi değil mi kaygısından kurtulun ve bize uğrayın misafirimiz olun. Bir kez katılın müzik sizi sarsın sarmalasın ondan sonra karar verirsiniz…

Bizler sizin için Bakırköy’deyiz.

Gündüz grubu çalışma gün ve saatlerimiz Pazartesi-Perşembe 14.00-16.00

Akşam  grubu çalışma gün ve saatlerimiz Pazartesi-Perşembe 19.00-21.00

Adresimiz için  lütfen TIKLAYINIZ.

Barış İçin Müzik, İstanbul Kültür Sanat Vakfı desteğiyle, ilki geçen yıl Salzburg Festivali kapsamında gerçekleştirilen Sistema Europe Orkestra Kampı’nın ikincisini 14-22 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenleyecek.

sistema-europe-orkestra-kampi-istanbul-da-bulusuyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılacak Sistema Europe Orkestra Kampı’na, 9 ülkeden katılacak 200 çocuk ve eğitmen, bir hafta boyunca provalar yaparak birlikte çalışma imkânı bulacaklar. Barış için Müzik’in müzik direktörlüğünü yürüten Bruno Campo ile MozartBologna Orkestrası ve Lucerne Festival Orkestrası üyesi Etienne Abelin’in müzikal liderliğiyle gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’na Türkiye’den Barış İçin Müzik Orkestrası’yla birlikte, Avusturya, Danimarka, Hırvatistan, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya ve Portekiz’den yaşları 10-19 arasında değişen 200 çocuk katılacak.
İstanbul’da gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’nın en önemli etkinliklerinden biri de geleceğin El Sistema eğitmenlerinin yetişebilmesi için düzenlenecek “El Sistema Modeli eğitimKampı” olacak. İlk kez düzenlenecek eğitim kampında, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra Avusturya, Hırvatisyan, İngiltere, İran, İsviçre, İsveç, İtalya, Macaristan, Peru, Portekiz ve Venezüella’dan 50’nin üzerinde eğitmen yer alacak. El Sistema modeli eğitimin öğretileceği çalışmalara Barış için Müzik Orkestrası’nın gelecekteki öğretmenleri de katılacak.
200 kişilik Sistema Europe Gençlik Orkestrası’nın konseri 
21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de 
Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde 
Bir hafta boyunca birlikte prova yapan 200 çocuğun aynı sahnede buluşacağı Sistema Europe Gençlik Orkestrası, 21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de Bakırköy Belediyesi Leyla GencerOpera ve Kültür Merkezi’nde ücretsiz bir konser verecek. Şef Bruno Campo yönetimindeki Sistema Europe Gençlik Orkestrası konserde, Tchaikovsky’nin Slav Marşı, Arturo Marquez’in Danzon no.2, Rossini’nin William Tell Uvertürü, Elgar’ın Enigma Varyasyonları’ndan Nimrod, Mozart’ın Küçük Bir Gece Müziği ve Grieg’in Holberg Suit’inden 1. Bölüm’ü seslendirecek.
Sistema Europe Orkestra Kampı İstanbul 2014, Barış için Müzik Vakfı tarafından, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın desteği ve Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Hilti Foundation, Canan Pak İmregün, Liv Hospital, Berrin Erengül, Twist, Nestlé ve Turyol sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Sistema Europe Orkestra Kampı’nın üçüncüsü 2015 yılında Barış için Müzik’in de katılımıyla İsveç’te düzenlenecek.
Barış için Müzik hakkında
Mimar Mehmet Selim Baki ve Yeliz Baki tarafından 2005 yılında başlatılan Barış İçin Müzik mümkün olduğu kadar fazla çocuğa karşılıksız müzik eğitimi olanağı sağlamayı ve sanata katılım önündeki engelleri kaldırmayı amaçlıyor. Bugüne kadar 4 binin üzerinde çocuğa ücretsiz müzik eğitimi veren Barış İçin Müzik, 2012’de 29 Avrupa ülkesinin içinde yer aldığı Sistema Europe’un üyelerinden biri oldu ve çalışmaları Sistema Europe’un “en iyi uygulamalarından” biri olarak değerlendirildi. Barış İçin Müzik, Haziran 2014 tarihinde El Sistema’nın kurucusu Jose Antonio Abreu ve Fundamusical Simón Bolívar Müzik Vakfı direktörü Eduardo Méndez ile imzalanan “dostluk” anlaşmasıyla resmen El Sistema’nın bir parçası olarak kabul edildi.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 2013 yılından bu yana Barış İçin Müzik Vakfı’nın kurumsal destekçiliğini üstleniyor ve Lale Kart Üyelik Programı ile de bu oluşuma eğitim desteği veriyor.
Kaynak:Milliyet

‘Herkes için sinema’ Ankara Engelsiz Filmler Festivali çeşitli nedenlerle sinemaya ulaşamayan, film izlemekte engeli bulunanlara sinemayı götürüyor.

ankara-engelsiz-film-festivali

Bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Ankara Engelsiz Filmler Festivali (AEFF)’ başladı. Görme, işitme veya ortopedik engelli insanların günlük yaşamlarında sinemaya erişmekte yaşadıkları sorunlara yönelik tasarlanan festival, toplumun her bireyini kültürel yaşama dahil etmeyi planlıyor.

Ankara’daki Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu’nda ve Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen festival salonları bedensel engelli bireylerin sinema izleyebileceği şekilde tasarlandı. Ayrıca salonlar festival katılımcılarının görme, işitme ve ortopedik engellerine uygun bir altyapıyla hazırlandı.

Uğur Yücel'in yönetmenliğini yaptığı 'Benim Dünyam' festival filmleri arasında.

Uğur Yücel’in yönetmenliğini yaptığı ‘Benim Dünyam’ festival filmleri arasında.

Görme engelliler için sesli betimleme, işitme engelliler için işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile desteklenen film gösterimleri herkese açık ve tamamen ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Türkiye ve dünya sinemasından son yılların en beğenilen yapımlarının yer aldığı film seçkisi dahilinde yönetmenler ve oyuncuların katılımıyla söyleşi programları da düzenleniyor.

Yarışma bölümünü de içeren festivalde birkaç kategoride ödül verilecek. Ankara Engelsiz Filmler Festivali 25 Mayıs tarihine kadar devam edecek.

ALMANYA’nın Nürnberg kentinde dün sona eren ’19’uncu Türk-Alman Film Festivali’nde ödüller sahiplerini bulurken, 57 yılını sinemaya adayan Fatma Girik’e ‘Ömür boyu onur ödülü’ verildi.

fatma girik

Fatma Girik ödülünü Halil Ergün’den alırken, heyecanını gizleyemedi. Festival Başkanı Adil Kaya’nın konuşması ile başlayan ödül gecesinde bir konuşma yapan Başkonsolos Asip Kaya, Festivali zengin bir içerikle gerçekleştiren Festival Başkanı Adil Kaya ve Yönetici Ayten Akyıldız ile ekibi kutlayarak teşekkür etti. Kaya, onlarca filmin özellikle Türk gençlerine Türk kültürü ve ananelerini tanıtması bakımından önemli olduğunu dile getirdi.

Fatma Girik de, Türk sinemasının 100’üncü yılının kutladığını anımsatarak, kendisininse sanat hayatında 57 yılı geride bıraktığını vurguladı. Daha sonra ödül dağıtımına geçildi.On bir gün seren festivali 10 bini aşkın izleyici takip ederken, festival çeşitli etkinliklerle renklendi

ÖDÜL DAĞILIMI ŞÖYLE

Uzun metraj film yarışması

En İyi Film: Köksüz Yönetmen: Deniz Akçay Katıksız

En İyi Erkek Oyuncu: Doron Amit:Film: Hanna’nın Yolculuğu Yönetmin (Hannas Reise)

En İyi Kadın Oyuncu: Lale Başar Film: Köksüz

Öngören Ödülü: Arıler Yönetmen: Mo Asumang

Seyirci Ödülü: Meryem Yönetmen: Atalay Taşdiken

Kısa film yarışması

1- Sünnetim Yönetmen: Arne Ahrens

2- Pepûk (Kuckuck) Yönetmen: Özkan Küçük

3- Patika (Der Pfad) Regie: Onur Yağız

Taner TÜZÜN/NÜRNBERG

Kaynak :[-]

ABD’nin Los Angeles kentinde bu yıl 86’ncısı düzenlenecek Oscar töreniyle yılın en iyileri belirlenecek.

> on October 19, 2009 in Santa Clarita, California.

Tüm dünyadan sinemaseverlerin merakla beklediği 86. Oscar ödül töreni bugün ABD’nin Los Angeles kentinde yapılacak.

Yılın en iyilerinin belirlendiği 86. Oscar töreni, Los Angeles’ta bulunan Dolby Theatre’da TSİ 2’de başlayacak ve sabaha kadar sürecek.

Aralarında ”American Hustle”, ”12 Years a Slave”, ”The Wolf of Wall Street” gibi eserlerin de bulunduğu en iyi film kategorisinde 9 film, heykelciği almak için yarışacak.

Yılın en iyi erkek oyuncusu alanında American Hustle’daki rolüyle Christian Bale, The Wolf of Wall Street’teki rolüyle Leonardo Di Caprio ile Bruce Dern, Matthew Mcconaughey ve Chiwetel Ejiofor yer alıyor.

En iyi kadın oyuncu alanında ise Amy Adams, Cate Blanchett, Meryl Streep, Sandra Bullock ve Judi Dench’ten biri geceden mutlu ayrılacak.

Yılın en başarılı yardımcı erkek oyuncu alanında 5 isim yarışırken, yardımcı kadın oyuncu alanında da yine birbirinden ünlü 5 kadın heykelcik için mücadele verecek.

En iyi film yönetmeni dalında yarışacak isimler arasında David Russell (American Hustle), Alfonso Cuaron (Gravity), Alexander Payne (Nebraska), Steve Mcqueen (12 Years a Slave) ve Martin Scorsese (The Wolf of Wall Street) yer alıyor. Ödül töreni hazırlıklarına yağmur damgası

Tüm dünyadan yaklaşık 1 milyar kişinin izlemesi beklenen ödül töreni için hazırlıklar günler öncesinden başlarken, Los Angeles’ta 2 gündür devam eden şiddetli yağmur tören hazırlıklarına damgasını vurdu.

Yılın en görkemli töreni için Hollywood’da hummalı calışmalar devam ederken, bir yandan aralıksız yağan yağmur, kırmızı halı hazırlıkları yapan organizasyon ekibine zor anlar yaşattı. Ödül törenin gerşekleştirileceği Dolby Theatre’ın girişi Hollywood ve Highland Bulvarı arası çadırlarla kaplanırken, onlarca çalışan alanda biriken suları temizlemek için yoğun çaba harcadı. Şovun en önemli dekorları arasında yer alan dev Oscar heykelleri, yağmurdan etkilenmemsi için naylonlarla örtüldü.

Bu yıl 56 yaşındaki ünlü talk show yıldızı Ellen DeGeneres’in sunacağı Akademi Ödülleri’nde, yağmur nedeniyle son olarak 2010 yılında konuklar çadır altında karşılanmış ve “kırmızı halı geçişi” yağmur altında tamamlanmıştı.

Uzun dönemdir kuraklıkla mücadele eden Los Angeles’ta yağmur bir yadan sevince neden olurken, kentte şiddetli yağış nedeniyle binden fazla ev su baskını tehlikesine karşı boşaltıldı.

Öte yandan ABD Ulusal Meteoroloji Servisi, yağışın bu akşam bitmesinin beklendiğini ve tören esnasında ciddi bir sıkıntının çıkmasının beklenmediğini açıkladı.