Şunun için etiket arşivi: Orkestra

İnternette sanat ve çocuk/geç konusu ile ilgili gezinti yaparken bir yazıya  rastladım ve bunu sizlerle paylaşmak istedim. Zaman zaman İtalik olarak kendi görüşlerimin de ekli olduğunu yazara saygı anlamında bilmenizi isterim. Elbette ki çeviriyi yaparken temel kavramdan uzaklaşmadan kendi ülke koşullarımızı göz önüne alarak temel kavramları çevirmeye gayret ettim.

yaratici-drama-genc

İyi okumalar ve teşekkürler ; Valeri   Strauss (Orijinal yazı için lütfen tıklayınız)

“Eğitim üstadları (!) genel olarak fen, matematik, teknoloji ve mühendislik ile konularda yetişmiş eleman ihtiyacının fazla olduğunu dolaysıyla da bu konuda takıntı halde daha çok öğretmene ihtiyaç olduğundan bahsederler. (Öğretmen atamaları yapılmasa dahi-Editör notu) Tüm saygın insanlar konferanslar, söyleşiler ve makaleler yazar kararlar alırlar. Oysa sanat alanında eğitimcinin kalitesini artırmaya ya da daha fazla eğitmen/ öğretmen yetiştirmek ve görevlendirme konusu hep göz ardı edilir. (Editör: Ülkemizde daha ileri gidip müzik eğitim fakültelerinin kapatılması için gayretkeşlik yapanlarda cabacı, bu da yetmezmiş gibi resim, müzik gibi dallarda yeterince kadro açılmayarak bu derslerin tabiri caizse göstermelik olarak  programa konması gibi veya başka mesleklerden öğretmenlere  30 günlük müzik eğitimi(!) vererek müzik dersine sokmak gibi zekice şeylerde uygulanabilmekte )

Oysa çocuklar/gençler sanattan çok şey öğrenir. Sanat, kendi asıl değerleri dışında çocuklara akademik başarı ve genel anlamda hayatta başarı kazanmaları için çok önemli beceriler de kazandırır.

çocuk orkestra

1- Yaratıcılık – Kişisel zekalarını  kullanarak düşünmek, olaylara farklı bakış açılırı ile yaklaşmak ve “ resmin dışında çıkarak” düşünmek, çocuğunuzun diğer çocuklardan farklılaşması ve bireyselleşmesini sağlamak, farkındalığını artırmasını sağlayacaktır. Sanat eğitimi alacak çocuk/genç bir monoloğu,  örneğin resim dersinde; bir anısını çizgilere farklı şekillerde kağıda dökmeye çalışması veya bir ritimi “ben olsaydım” nasıl çalardım şeklinde düşünmeyi öğrenebilecek veya yorumlayabilecektir.. Yaratıcı düşünme pratiğini yeterli derecede tekrarlayan genç için bu durumu gelecekte kariyerine taşıyacak ve bu durum onun için doğal bir eylem olacaktır.

2-Özgüven – Tiyatro çalışmaları ile geliştirilen beceriler, sadece ikna edici bir mesaj iletmek için faydalı değildir, aynı zamanda  olası olayların kontrolünü ele almayı sağlayarak özgüveninin artmasını da sağlayacaktır. Tiyatro eğitimi, çocukların kendi güvenli bölgelerinden dışarı çıkmaları için bir anlamda alıştırma yapmalarını sağlar. Ayrıca bu çalışmalar esnasında hata yapmalarına imkan verirken, provalarda bu hatalardan ders çıkartarak öğrenmelerini de gerçekleştirir.

3-Problem Çözme – Sanatsal yaratıcılık çocuğun problem çözüm yöntemlerine sahip olmasını da sağlar. Örenğin eğer kil ile bir şeyler deneyecekse; “Bu kili nasıl heykele dönüştürebilirim?” “Belirli bir duyguyu dansa ile nasıl ifade edebilirim?, “Canlandıracağım karakter böyle bir durumda nasıl tepki verir?” Aslında çocuklar sanat ile ilgili çalışmaların içindeyken farkına bile varmadan sürekli olarak problem çözmeye teşvik edilirler. Tüm bu problem çözme pratiği elbette mantık yürütme ve anlama becerilerini de geliştirir.  Problem çözme becerisi, çocukların büyüyünce seçecekleri hemen her meslekte ihtiyaç duyabilecekleri yatsınamaz derecede önemli birbeceridir.

çocuk-müzik4-Kararlılık ve Azim – Çocuk eline ilk kez bir keman aldığında hemen Bach’ın bir eserini  çalamayacağının bilincine de varır. Çocuk öğrendiklerini tekrarladıkça, çalıştıkça çalma becerisini geliştirir. Bu sayede pes etmemek gerektiğini Bach’ın konçertosunun artık eskisi kadar kendisine uzak olmadığını keşfeder. Herkonuda rekabetin yoğun olduğu ve insanların sürekli yeni beceriler geliştirmesinin beklendiği bir dünyada, azim ve kararlılığın başarıya ulaşmakta çok hayati bir özellik olduğunu deneyimleyerek öğrenir.

5-Odaklanma – Odaklanmayı öğrenmen en güzel yollarından biri elbette bireysel olarak öğrendiği müzik aletinde belirli bir aşamadan sonra örneğin orkestra veya eşlikli çalışma ile bir gruba dahil olmak veya ortak çalışmalara katılmaktır.. Dinleme ile eşlik etme arasındaki dengeyi korumak, ciddi bir konsantrasyon ve odaklanma gerektirir. Bir grupta veya orkestrada ilerleyen zamanda  müzik çalışması yapmak, her öğrencinin sadece kendi rolünü düşünmesini değil, aynı zamanda kendi rolünün yaratılan eserin büyük resmine nasıl katkı yaptığını düşünmelerini de gerektirir veya etkinliklerde sahne alma ile de benzer duygu durum yaşanabilmekte. Yapılan araştırmalar, sanat çalışmalarına katılmanın, çocukların yaşamın farklı yönlerine odaklanma becerileri geliştirmelerini sağladığını ortaya koymaktadır

6-Sözsüz İletişim – Tiyatro ve dans eğitim ve çalışmaları ile çocuklar beden dili sistematiğini çözmeyi öğrenir ve pekiştirirler.  Birtakım hareketlerle iletişimin farklı boyutlarını ve yollarını keşfederler ve bu hareketlerin nasıl farklı duygularla iletişim kurmalarını sağladığını hissederler. Keşfettikleri bu algıyı  eğitmenlerin desteğiyle canlandırdıkları karakterleri etkili bir şekilde ortaya koyarak performans becerisine dönüştürüp aktarmayı öğrenirler..

resim çizen çocuk7-Yapıcı geri bildirim almak –  Her sanat eğitimin en olağan parçası bir performans ve ya görsel sanat eseri hakkında yapıcı geri bildirim almaktır. Çocuklar, geri bildirimin öğrenmenin bir parçası olduğunu, geri bildirim sonucu olası eleştiride gücenilecek bir şey olmadığını ve kişisel olarak algılanmaması gerektiğini öğrenirler. Geri bildirimin çok faydalı olduğu kavranılır. Geri bildirimle esas amaç, beceri geliştirmektir ve değerlendirme bu sürecin her adımına dahildir.

8-İşbirliği – Çoğu sanat dalının doğasında iş birliği yatar. Sanat sayesinde çocuklar birlikte çalışmayı, sorumluluk paylaşmayı, ortak bir hedefe ulaşmak için diğerleriyle uzlaşmayı öğrenirler. Bir çocuk bir müzik topluluğunda bir enstrüman çalıyorsa veya bir tiyatro ya da dans ekibinde bir rolü varsa, kendi katkılarının grubun başarısı için gerekli olduğunu anlamaya başlar. Bu deneyimler sayesinde çocuklar özgüven kazanır ve katkılarının değerli olduğunu öğrenirler.

9-Kendini adama Çocuklar çabalarının bitmiş bir esere ya da performansa dönüştüğünü gördüklerinde, bir işe kendini adamayı, başarı duygusuyla birleştirmeyi öğrenirler. Ayrıca provalara/derse zamanında katılmak, başkalarının katkılarına saygı duymak ve bir işin başarıyla sonuçlanması için emek vermek gibi oldukça sağlıklı çalışma ve disipline olma alışkanlıkları kazanırlar.

10-Sorumluluk üstlenme– Çocuklar iş birliği yaparak bir şeyler yaratma çalışması yaptıklarında, kendi eylemlerinin başka insanları etkilemesi fikrine de alışırlar. Sanat aracılığıyla çocuklar aynı zamanda hata yaptığını kabul etmenin önemli olduğunu ve hataların sorumluluğunu almayı öğrenirler. Hatalar, sanatta öğrenme sürecinin en olağan parçası olduğu için çocuklar hataların yapılabileceğini görmeye başlarlar. Hataları kabul ederiz, onlardan öğreniriz ve sonra yolumuza devam ederiz.   ”

 

 

 Güzel sanatların tüm bölümleriyle ve sporla ilgilenen ve Y.G.S. sınavlarına giren  gençler şu sıralar büyük bir heyecan içindeler.Yetenek sınav tarihleri açıklanan üniversite güzel sanatlar veya spor bölümleri ya sınavlara başladılar yada hazırlık içindeler sınavlar aşamalı olarak yapılıyor birinci aşamada eleme, arkasından da kesin kabul sınavları ile sonuca varılıyor.

coskun-nehir-2            Sınava hazırlanan öğrenciler ise şanslarını biraz daha yükseltmek ve açıkta kalmamak için ülkemizin çeşitli illerindeki üniversitelerin eğitim fakültesi  müzik, resim , beden eğitimi bölümlerine ; konservatuarlarına koşturup duruyorlar. Sınav tarihleri birbirine çok yakın olan bu okullar en iyi öğrenci bizim olsun ,başka okullarda sınava girip de elenen öğrenci bize kalmasın diye onlar da kendi aralarında bir mücadele veriyorlar ; birbirlerinin sınav tarihlerini çok iyi takip ediyorlar hata ve hata aynı güne sınav tarihi koyup iyi öğrenci kapma yarışına giriyorlar.Olan bu bölümlere girmek isteyen öğrenci adaylarına oluyor.

Örneğin; yetenek sınavlarına giren yakın bir tanıdığımın kızı, önce Samsun Eğitim Fakültesine sonra,  Trabzon; (KTÜ)   Karadeniz  Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesine arkasından, İstanbul Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Müzik bölümü sınavlarına en son da Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü sınavlarına girecek.

Diğer bir arkadaşımın Opera Sanatçısı olmak isteyen kızı;  İzmir 9 Eylül Üniversitesi Devlet konservatuarı Sınavına girdikten sonra İstanbul’a gelip Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi,  Devlet Konservatuarında sınava girdikten hemen sonra İzmir’e gidip oradaki üniversitesinde sınavı tamamlayacak. Bir düşünecek olursanız ne büyük yorgunluk, ne büyük masraf ve ne büyük bir stres .

       Bir de olayın diğer yönüne bakalım. Yüzlerce öğrenci üniversitelere müracaat ediyor alınacak öğrenci sayısı ise  Konservatuarlarda 10-20 kişi arasında; Eğitim fakültelerin de ise 40-50 kişi arasında  değişiyor. Üniversitelerdeki öğretim üyeleri ise zor durumda hak yememek için sağlıklı bir sınav yapmak zorundalar . Sınavları birkaç güne yayıyorlar ama öğrenci sayısı o kadar fazla ki  sabah 08 de başladıkları sınavı gece yarılarına kadar sürdürüyorlar.

Zamanı kısaltmak için 2-3 komisyona bölünseler de  komisyonlar arasındaki ufak görüş farklılıkları bazen sınava giren çocukları olumsuz olarak etkiliyor. Bir komisyon sınavında başarısız olan bir öğrenci diğer komisyonda sınava giren kendisinden başarısız bir öğrencinin kazandığını görünce çok üzülüyor.

yetenek sınavları

         Sınava girecek öğrenciyi sabah sınava çağrılıyor ve çok uzun bir süre sonra örneğin; akşam öğrenci  sınava alınıyor. Yorgun , bitkin stres içindeki bu öğrencinin nasıl verimli olacağını düşünebilirsiniz?

       Bir de  olayı diğer yönden düşünelim.İçeride sınav komisyonundaki öğretim üyelerini.   Öğrencilerin biri gidip diğeri geliyor sınava her öğrenciye aynı kalıptaki sorular soruluyor. Bir müddet sonra dikkat dağlıyor ve monotonluk başlıyor. Hele de çok geç zamanda biten sınavlarda bu daha da belirginleşiyor. Dikkat dağınıklığı ve yorgunluk belirtileri başladığı için iyi dinlenemeyen öğrencilerde az da olsa kulağı zayıf olan öğrenciler sınavı kazanıyorlar. Ondan sonra okulda öğrenime başlayan bu öğrenciler hem başkalarının hakkını yiyorlar hem de okulda çok zorlanıyorlar. Zaman zaman bu öğrenciler uzun senelerini mezun olmak için heba oluyor, öğretmenlerini üzüyorlar, büyük bir çoğunluğu da okulu bırakmak zorunda kalıyorlar.

                     Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi (Önceki yazı için TIKLAYINIZ)sınavlardaki soru tipleriyle sınav uygulamalarıyla yetenek sınavları adı altında yapılan bu sınavlar maalesef yeterli ve ölçülü değildir. Bir çok gencimiz bu sınavlar sonucu spordan ve müzikten uzaklaşmaktadırlar.

           Öğleyse bu sınav sistemleri acilen değiştirilmelidir.Üniversitelerimizin sanat kurumlarının ülkemizde bulunan DEVLET SENFONİ ORKESTRALARI, OPERA VE BALELERİ,TİYATROLARI VE SPOR KURULUŞLARI VE RESİM, FOTOĞRAF V.B. DALLARDA UZMAN KİŞİLERLE işbirliği içine girip bu soruna çare bulacağı inancını taşımaktayım.

Sevgi ve saygılarımla……

COŞKUN  NEHİR

İST. DEV. OPERASI SAN. VE MARMARA ÜNİV. ATATÜRK EĞ. FAK. MÜZİK BÖL. ÖĞ. ÜYESİ.

Nar Sanat Kursu Ses Terapisti ve Şan Eğitmeni (Özgeçmiş İçin Tıklayınız)

Eğitmen ve Sanatçının sitesi için lütfen www.coskunnehir.com.tr tıklayınız.

Barış İçin Müzik, İstanbul Kültür Sanat Vakfı desteğiyle, ilki geçen yıl Salzburg Festivali kapsamında gerçekleştirilen Sistema Europe Orkestra Kampı’nın ikincisini 14-22 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenleyecek.

sistema-europe-orkestra-kampi-istanbul-da-bulusuyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılacak Sistema Europe Orkestra Kampı’na, 9 ülkeden katılacak 200 çocuk ve eğitmen, bir hafta boyunca provalar yaparak birlikte çalışma imkânı bulacaklar. Barış için Müzik’in müzik direktörlüğünü yürüten Bruno Campo ile MozartBologna Orkestrası ve Lucerne Festival Orkestrası üyesi Etienne Abelin’in müzikal liderliğiyle gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’na Türkiye’den Barış İçin Müzik Orkestrası’yla birlikte, Avusturya, Danimarka, Hırvatistan, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya ve Portekiz’den yaşları 10-19 arasında değişen 200 çocuk katılacak.
İstanbul’da gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’nın en önemli etkinliklerinden biri de geleceğin El Sistema eğitmenlerinin yetişebilmesi için düzenlenecek “El Sistema Modeli eğitimKampı” olacak. İlk kez düzenlenecek eğitim kampında, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra Avusturya, Hırvatisyan, İngiltere, İran, İsviçre, İsveç, İtalya, Macaristan, Peru, Portekiz ve Venezüella’dan 50’nin üzerinde eğitmen yer alacak. El Sistema modeli eğitimin öğretileceği çalışmalara Barış için Müzik Orkestrası’nın gelecekteki öğretmenleri de katılacak.
200 kişilik Sistema Europe Gençlik Orkestrası’nın konseri 
21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de 
Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde 
Bir hafta boyunca birlikte prova yapan 200 çocuğun aynı sahnede buluşacağı Sistema Europe Gençlik Orkestrası, 21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de Bakırköy Belediyesi Leyla GencerOpera ve Kültür Merkezi’nde ücretsiz bir konser verecek. Şef Bruno Campo yönetimindeki Sistema Europe Gençlik Orkestrası konserde, Tchaikovsky’nin Slav Marşı, Arturo Marquez’in Danzon no.2, Rossini’nin William Tell Uvertürü, Elgar’ın Enigma Varyasyonları’ndan Nimrod, Mozart’ın Küçük Bir Gece Müziği ve Grieg’in Holberg Suit’inden 1. Bölüm’ü seslendirecek.
Sistema Europe Orkestra Kampı İstanbul 2014, Barış için Müzik Vakfı tarafından, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın desteği ve Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Hilti Foundation, Canan Pak İmregün, Liv Hospital, Berrin Erengül, Twist, Nestlé ve Turyol sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Sistema Europe Orkestra Kampı’nın üçüncüsü 2015 yılında Barış için Müzik’in de katılımıyla İsveç’te düzenlenecek.
Barış için Müzik hakkında
Mimar Mehmet Selim Baki ve Yeliz Baki tarafından 2005 yılında başlatılan Barış İçin Müzik mümkün olduğu kadar fazla çocuğa karşılıksız müzik eğitimi olanağı sağlamayı ve sanata katılım önündeki engelleri kaldırmayı amaçlıyor. Bugüne kadar 4 binin üzerinde çocuğa ücretsiz müzik eğitimi veren Barış İçin Müzik, 2012’de 29 Avrupa ülkesinin içinde yer aldığı Sistema Europe’un üyelerinden biri oldu ve çalışmaları Sistema Europe’un “en iyi uygulamalarından” biri olarak değerlendirildi. Barış İçin Müzik, Haziran 2014 tarihinde El Sistema’nın kurucusu Jose Antonio Abreu ve Fundamusical Simón Bolívar Müzik Vakfı direktörü Eduardo Méndez ile imzalanan “dostluk” anlaşmasıyla resmen El Sistema’nın bir parçası olarak kabul edildi.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 2013 yılından bu yana Barış İçin Müzik Vakfı’nın kurumsal destekçiliğini üstleniyor ve Lale Kart Üyelik Programı ile de bu oluşuma eğitim desteği veriyor.
Kaynak:Milliyet

Rock Müzik sanatçısı Umut Kuzey’in genel koordinatörlüğünde yola çıkan Zeytinli Rock Festivali,Kral Pop TV medya sponsorluğunda,Edremit Belediyesi desteğiyle, sahne alacak gruplar, ses-sahne firmaları ve birçok kişi ve kurumun elini taşın altına koymasıyla hayat buluyor. Zeytinli Rock Festivali yoluna düzenli olarak ve her sene gelişerek devam etmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin önde gelen rock gruplarının sahne alacağı festival, 3 gün boyunca katılımcılarına bol bol müzik, eğlence ve unutamayacakları bir tatil vadediyor. 29 – 30 – 31 Ağustos tarihlerinde her zamanki gibi Zeytinli Dalyan Sahili’nde gerçekleşecek Zeytinli Rock Festivali’nin biletleri satışa çıktı.

Kamp + Kombine bileti olan katılımcılara kapılarını bir gün önceden açacak olan festival kapsamında, erken gelen kampçılar için hoşgeldiniz partisi düzenlenecek. Ankara’nın sevilen grubu “Metropolis” kampçılara bir sürprizle hoşgeldin diyecek. Grup eski solisti Ercüneyt Özdemir ile yeniden ve ilk kez festival kapsamında sahne alacak.

Festivalin açılışını İzmir’in sevilen grubu Başıbozuk yapacak. Türk Rock Müziğinin yenilikçi isimlerinden Korhan Futacı ve Kara Orkestra performansının ardından, Yasemin Mori sevilen şarkılarını seslendirecek. Festivale özel bir perfromans ile Cem Adrian’nın sahne almasının ardından, Zeytinli’ye hiç de yabancı olmayan bir isim, “Nev” yeni albümüyle müzikseverlerle buluşacak. Rock müzik tarihimizin 46 yıllık çınarı Moğollar’ın ardından da mor ve ötesi ilk güne noktayı koyacak.

Festivalin ikinci günü, deneysel müziğin çıkış yapan gruplarından “Yüzyüzeyken Konuşuruz” ile başlayacak. Karadeniz müziğinin sınırlarını zorlayan “Marsis”, dillerden düşmeyen sahne performansını bu kez Zeytinli Rock Festivali’nde sergileyecek. Eğlenme garantili “BaBa ZuLa” performansının ardından Umut Kuzey festivale özel bir konser verecek. Büyük Ev Ablukada’nın dinleyicileri kendi dünyasına taşımasının ardından Behzat Ç’nin müziklerini yapınca geniş kitleler tarafından keşfedilen Ankara’nın 25 yıllık grubu Pilli Bebek sahne alacak. Günün kapanışını yapacak grubun ismi ise 1 Temmuz’da açıklanacak.

Festivalin kapanış gününde gitarların sesi biraz daha yüksek ve distortionlu duyulacak. İlk albümüyle beğeni toplayan Pera günün açılışını yapacak. Pentagramın eski solisti Murat İlkan ile devam eden sahne, dört müzik emekçisinden oluşan dörtxdört’ün performansıyla iyice ısınacak. Festival, rock müziğin bu coğrafyadaki duayenlerinden Ogün Sanlısoy ve hemen ardından festival, katılımcılarına “Yeni Şarkı” sürprizi hazırlayan Kurban ile iyice hızlanacak. Muhteşem sahne şovunu Zeytinli seyircisiyle paylaşacak olan Hayko Cepkin ‘in ardından festivale noktayı efsanevi heavy metal grubu Pentagram koyacak.

Günlük: 30 tl
Kombine: 50 tl
Kombine + Kamp: 60 tl

28 Ağustos 2014 Perşembe
Hoş geldiniz Partisi ve Metropolis konseri
29 Ağustos 2014 Cuma
00:00 mor ve ötesi
22:15 Moğollar
21:00 Nev
19:45 Cem Adrian
18:45 Yasemin Mori
17:45 Korhan Futacı ve Kara Orkestra
17:00 Başıbozuk

30 Ağustos 2014 Cumartesi
00:30 (1 Ağustos da açıklanacak)
22:45 Pilli Bebek
21:30 Büyük Ev Ablukada
20:15 Umut Kuzey
19:00 BaBa ZuLa
18:00 Marsis
17:15 Yüzyüzeyken Konuşuruz

31 Ağustos 2014 Pazar
00:30 Pentagram
22:30 Hayko Cepkin
21:15 Kurban
20:00 Ogün Sanlısoy
18:45 dörtxdört
18:00 Murat İlkan
17:15 Pera

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’ne bağlı Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerinin hazırladığı 5.Nar Tanesi Festivali (Nar Çiçekleri Festivali) Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde başlıyor.

 

Nar Sanat Davetiye1

Bakırköy’ün Bağımsız tek sanat festivali olan“Nar Tanesi Festivali” çerçevesinde 300’ün üzerinde öğrenci gerek Dünyaca bilinen klasik müzik ve gerekse ulusal pek çok ezgiyi seslendirecek. Eğitmen orkestrasının da yer alacağı festival 1 hafta daha sürecek.

Piyano, Gitar, Keman, Akordeon, Çello, Klarnet, Bateri öğrencilerinin hazırlayacağı eşsiz müziklerin yanı sıra konuk sanatçılar ve Nar Sanat Eğitim Kursu Öğretmenlerinin hazırladığı parçalar ile öğrenci orkestrası da yer alacak.

Halk oyunu gösterileri ile devam edecek festivalde Kafkas Dansları gösterisi de yapılacak.

01 Haziran 2014 tarihinde açılan  küçük sanatçı adaylarının sergisi ile başlayan ve 15 Haziran 2014 Tarihinde Hale ÜRKMEZGİL Resim Atölyesi’nin öğrencileri ile devam eden Festival, 21 Haziran Cumartesi 2014 gündüz ve gece müzik dinletileri ile devam edecek.

Bale öğrencilerinin hazırladığı Kuğu Gölü Balesi, Carmen, Sokak Dansı ve Kelebek Dansı ve Nar Sanat Tiyatrosu öğrencilerinin hazırladığı “DEDİKODU” adlı tek perde tiyatro oyununun da yer aldığı etkinlik  22 Haziran 2014, Pazar günü saat 17:00’de Cem Karaca Kültür Merkezi‘ nde  sahne alınacak. Etkinlikler bir hafta daha devam edecek olup festivalin devamı  Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğinin Nar Sahnesinde yapılacak. Farklı etkinlikler ve söyleşilerle önümüzdeki Pazar (29 Haziran 2014) tarihindeki 2149. Şamata Sanat ile son bulacak.

Not: Kurumumuz 21 ve 22 Haziran 2014 tarihleri arasında etkinliklerden dolayı kapalı olacaktır. Acil durumlar için 0530 880 71 80 nolu telefona ulaşabilirsiniz.

Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“’nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de.

pink_martini

“Sympathique”, “Hang on Little Tomato”, “Hey Eugene!”, “Splendor in the Grass“, “Joy to the World“, “1969“ ve “A Retrospective“ albümleri ile Türkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahip, her albümleri ile altın ve platin plak kazanan Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“’nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de.

Pink Martini 22 Mayıs’ta 17.Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında Congresium Ankara’da ve 23 Mayıs’ta İş Sanat’ın Sezon finalinde İstanbul’da ve 25 Mayıs’ta İzmir’de Fuar Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda hayranları ile buluşacak.

18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğuna Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt ‘Smile’ şarkısı ile başlayan grup, Avustralyali başarılı kabare divasi Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo superstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright’ın albümlerine konuk olması ile hayranlarına muhteşem bir müzik şöleni sunuyor. ‘Quizas Quizas Quizas’ , ‘Sway’ , ‘Smile’ gibi unutulmaz eserleri yepyeni albümlerinde yorumlayan grup, Türk sevenlerine de büyük bir sürpriz yaparak ‘Üsküdar’ şarkısını ‘Get Happy”ye eklediler.

Pink-MartiniGet Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, “Jungle” Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada4 Mart 2014‘te yayınladı.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Forbes’in kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkılarının dünya prömiyeri ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye turnesinde.

“Pink Martini’nin hayatı seven enerjisini ve orijinalliğini sıkıştırabilecek bir kalıp ya da tanım yok…” BBC Music Review.

Harvard mezunu Thomas M. Lauderdale tarafından Portland’da kuruldu.

Pink Martini kurulduğu günlerde politik tavrı olan, sivil toplum örgütlerinin yardım ve bilinçlendirme amaçlı organizasyonlarında sahneye çıkan bir orkestra olarak yola çıkmıştı.

Thomas M. Lauderdale’in Harvard’dan sınıf arkadaşı China Forbes, orkestraya 1995’te katıldı. Pink Martini kurulduğu ilk günlerden beri farklı dillerde, farklı kültürlerin şarkılarını dünyaya sunmaya ve dünyaca ünlü Senfoni orkestralarıyla sahne almaya devam ediyor.

The Boston Pops, San Francisco Senfoni Orkestrası, Hollywood Bowl Orkestrası ve Los Angeles Filarmoni orkestrası gibi ünlü orkestralarla zengin bir evrensellik yakalayan Pink Martini daha önceki üç albümüyle 2 milyondan fazla satış rakamına ulaştı.

Fransa’nın ünlü “Victoires de la Musique “ ödüllerinde “Yılın şarkısı” ve “ En İyi Yeni Sanatçı” kategorilerinde aday olarak uluslararası bir fenomen haline geldi.

2004, yılında yayınlanan ikinci albümleri “Hang on Little Tomato”, Amazon albüm satışları listesinde 1 numara olmayı başarmıştı. Grubun üçüncü albümleri Hey Eugene! hem Billboard en çok satan albümler listesinde ilk 30’da yeraldı hem de ikinci kez Amazon albüm satış listelerinde 1 numara olmayı başardı.

Pink Martini’nin yeni stüdyo albümleri “Splendor in the Grass”ı da kendi plak şirketleri Heinz Records etiketiyle çıkardılar.

Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan müzik arkeologları” şeklinde tarif eden topluluğun kurucu üyesi piyanist Thomas M. Lauderdale, “Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini, dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine seslenebilmek” diye ekliyor.

Türkiye’deki konserleriyle de büyük ilgi gören topluluk Türkiye sevgisini ülkemizdeki turnelerinde çektirdikleri resimler ile “Hang on Little Tomato” albümlerinin kartonetine taşıyarak göstermişti. Avrupa’daki ilk performansını Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Pink Martini özellikle Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Lübnan gibi ülkelerde kapalı gişe konserlere imza atıyor.

Los Angeles, Oregon, Seattle, New Jersey, San Antonio ve Kansas City senfoni orkestralarıyla birlikte konserler veren topluluk, 2003 yılında Frank Gehry’nin mimari şaheseri Los Angeles Filarmoni’nin yeni evi Walt DisneyKonser Salonu’nun açılışını yaptığı gibi 2005’te Türkiye’de de Kuruçeşme Arena’nın açılışını yapmıştı.

Televizyonların ünlü dizileri de Pink Martini şarkılarını soundtrack olarak kullanmak için birbirleriyle yarışıyorlar. The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar Pink Martini’nin şarkıları şimdiye kadar birçok ünlü dizide kullanıldı.

2011 sonbaharinda 2 yepyeni albüme imza atan Pink Martini, ilk olarak Saori Yuki ile ‘1969’ albümünü ardından da 17 yıllık hikayelerini özetledikleri ‘piyasaya çıkardı. ‘1969’ Pink Martini, efsanevi Japon sanatçı Saori Yuki 2007 yılında Pink Martini’nin “Taya Tan” adlı şarkıyı yeniden yorumlamasıyla başlayan ortak hikayelerini 1969 yılının en güzel şarkılarını biraraya getirerek hazırladıkları sımsıcak bir albüm. 1969 albümü “Blue Light Yokohama”, “Yuuzuki”, “Mayonaka no Bossa Nova (Geceyarısı Bossa Nova’sı)” gibi Japonya’nın en ünlü şarkılarını ve Pink Martini tadında yorumlanan “Yoake no Scat (Yeni Bir Şafak Melodisi)” gibi Saori Yuki’nin en meşhur şarkılarını içeriyor. Albümde Fransızca, Japonca ve İngilizce 12 şarkı bulunuyor.

Jorge Ben’in ünlü “Mas Que Nada” , Peter Paul & Mary “Puff, The Magic Dragon” şarkısı ve Peggy Lee’nin ünlü “Is That All There Is” şarkısına kadar uluslararası ünlü şarkılara da yeni yorumlar getiren albüm , bir Japon efsanesi olan Saori Yuki’yi de Türkiye’deki sevenleri ile buluşturdu.

2011 yılında grup, ‘1969’ albümü ile aynı anda 17 yıllık kariyerlerini özetledikleri 8 yepyeni şarkı ile destekledikleri en iyiler – best of çalışması ‘A Retrospective’ piyasaya çıkardı.

Get Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, “Jungle” Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada 4 Mart 2014‘te yayınladı.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Storm’un kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye’de!

‘Get Happy’ albümü hakkında

Ocak 2012’de grubun lideri Thomas Lauderdale Pink Martini’nin yedinci stüdyo albümü üzerine çalışmalarına, Charlie Chaplin’in ‘’Smile’’ şarkısını efsanevi Phyllis Diller ile birlikte kaydetmesiyle başladı. 24 Eylül 2013 tarihinde piyasaya çıkacak ‘’Get Happy’’ adını taşıyan yepyeni Pink Martini albümü dokuz farklı dilde, 16 adet ayağınızı yerden kesecek şarkıyı içeriyor. Grubun sevilen solisti China Forbes her zamanki gibi albüme ağırlığını koyarken, Pink Martini, albümde ilk kez solo şarkılar kaydeden Storm Large ile de düet yapıyor. Ayrıca pek çok sürpriz özel konuk, Rufus Wainwright, Philippe Katerine, Meow Meow, The Von Trapps & Ari Shapiro, albümde muhteşem düetleri ile yer alıyor.

18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğu, grubun Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt ‘Smile’ şarkısı ile başladı. Herkesin 2009’daki Splendor in the Grass albümünden beri heyecanla beklediği yeni albüm, çok önemli şarkıcıların Portland’daki Pink Martini stüdyosununda kayıtlar yaptığı muhteşem bir çalışmanın ürünü. Avustralyalı başarılı kabare divası Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo süperstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı, harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright Pink Martini’ye ‘Get Happy’ albümünde konuk oldular.

Thomas, tarafından seçilen ve düzenlemeleri yapılan İngilizce, Almanca, Fransızca, Çince, Japonca, İspanyolca, Farsça, Türkçe ve Romence dillerinde şarkılar bulunan ‘Get Happy’, China Forbes dışında grup ile ilk albüm kaydını yapan Storm Large’ın da şarkılarını içeriyor.

“DREAM A LITTLE DREAM” Hakkında

1965 senesinin The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp ( yaşları 19- 25 arasında değişiyor) 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Bu harika yeni işbirliği Pink Martini’nin küçük orkestrası ile şarkı söyleyen kristal güzellikte ahenkli dört kardeşin vokallerini ve Lauderdale’in parlak düzenlemelerini müthiş bir yolculukla buluşturuyor.

Pink Martini The Sound of Music- Neşeli Günler için gerçek kahramanlar olarak Captain ve Maria von Trapp’ın gerçek torunları olan sansasyonel dört kardeşle ilk büyük uluslararası çıkışı gerçekleştiriyor. Albümde Japonya, İsveç ve Ruanda’dan, Fransa ve Almanya’ya kadar tüm dünyadan 15 şarkı sunuluyor. Dünyaca ünlü İrlandalı süper grup The Chieftains, August von Trapp’ın yazdığı yeni şarkı “Thunder” için eşlik ediyor. Efsanevi Wayne Newton “Lonely Goatherd” şarkısının başına geçerken hareketli bir versiyonuyla Columbus Hayvanat Bahçesi yöneticisi ve gece talk şovlarının düzenli misafiri Jack Hanna’dan da yardım alıyor. Gerçek ve fanteziyi buluşturan bir eşikte ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler’de Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr dokunaklı bir versiyonuyla “Edelweiss” şarkısını söylüyor.

Dünyanın en başarılı kemancılarından Itzhak Perlman İstanbul’da konser verdi. Büyük kemancı, ‘Schindler’in Listesi’ filminin müziğindeki performansı ile ölümsüzleşti.

> on January 19, 2009 in Washington, DC.

Itzhak Perlman’ın 20 milyon dolarlık Soil Stradivarius kemanı daha önce Yehudi Menuhin’e aitti.

Dünya onu aldığı beş Grammy ödülünden çok, 1993 yılında sergilediği bir performansla tanıyor. Steven Spielberg’in yönetmenliğini yaptığı ‘Schindler’in Listesi (Schindler’s List)’ filminde John Williams tarafından bestelenen müziklerde çaldığı kemanla biliniyor. Dünyanın en ünlü melodilerinden biri haline gelen ‘ana tema’ şarkısında, Perlman’ın yorumunun katkısı tartışmasız çok önemli.

Itzhak Perlman, Yapı Kredi’nin 70. yılı sebebiyle 29 Nisan 2014’te İstanbul’da bir konser verdi. İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konserde Perlman, hem kendi bestelerinden hem de çok iyi bilinen yorumlarından örnekler seslendirdi.  Bugün hem orkestra şefliği hem de solistlik yapan Perlman, çocukluğundan itibaren aralarında Rolling Stones’un da bulunduğu birçok isimle aynı sahneyi paylaştı.

20 milyon dolarlık keman

ıthzak

 Henüz dört yaşındayken geçirdiği çocuk felci sonrasında uzun bir süre yürüyemeyen Perlman, keman çalmaya da bu dönemde başladı. Uygulanan yoğun tedaviler sonucunda koltuk değnekleri ile yürüyebilen Perlman, sahnede kendisi için özel olarak tasarlanan bir tekerlekli araç kullanıyor.

1945 yılında doğan sanatçının İstanbul’a gelişinde yanında getireceği ve sahnede çalacağı keman da oldukça önemli. Dünyanın en pahalı enstrümanlarını yapan Stradivarius ailesinin elinden çıkma Soil Stradivarius kemanın bedeli 20 milyon dolar. 1714 yılından kalma keman, Stradivari’nin altın çağında yaptığı bir enstrüman.

Dünyaca ünlü keman virtüözü İstanbul’a geliyor!

Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği konser için tekrar Türkiye’ye geliyor.

Itzhak_Perlman

Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak konser biletleri aylar öncesinden tükenen, “Schindler’in Listesi” filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müthiş bir konsere imza atan Itzhak Perlman’ın konser biletleri, Biletix.com üzerinden satılıyor.
20 milyon dolarlık Soil Stradivarius geri geliyor!
Geçtiğimiz aylarda da Yapı Kredi sponsorluğunda İstanbul’da konser veren Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile katılacak.
ITZHAK-PERLMANPerlman konsere, geçmişte Yehudi Menuhin’e ait  Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yılı yapım tarihli, 300 yıllık Soil Stradivarius ile katılacak.
Perlman’ın kullandığı enstrümanın değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
5 ayrı dalda Grammy sahibi…
En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü’ne sahip olan Perlman’ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerindefahri ve onursal doktoraları bulunuyor.
Itzhak Perlman Kimdir?
Schindler’in Listesi filminden de tanınan Perlman, 1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası altında bulunan Tel Aviv’de doğdu. Çocukluk yıllarında radyodan dinlediği klasik müziklerle kemana olan ilgisi başladı.
İlk eğitimini Shulamit Konservatuarı’ndaveTel-Aviv MüzikAkademisi’ndeRivka Goldgart’tan aldı. Sonrasında Juilliard Okulu’nda büyük keman eğitmeni Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti.
Perlman dört yaşında çocuk felci geçirmiştir.Zaman içinde iyileşerek koltuk değnekleri ileyürümeyi öğrenen Pearlman, hızlı hareket edebilmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanıyor.
20. ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülen Perlman, halen eşiyle birlikteNew York’ta yaşıyor.
Ünlü performansları
Itzhak Perlman, 7 Mayıs 2007 tarihinde Beyaz Saray’daki Kraliçe Elizabeth’in katıldığı devlet yemeğinde performans sergiledi.
2009 yılındaki Barack Obama’nın göreve başlama merasiminde, John Williams’ın Air and Simple Gifts adlı eserinde Yo-Yo Ma (çello), Gabriela Montero (piyano) ve Anthony McGill (klarnet) ile birlikte sahne aldı.
Son yıllarda, orkestra yönetmeye başlayan Perlman, Detroit Senfoni Orkestrası’nın başmisafir orkestra şefliği görevini de yürütüyor. 2002-2004 yılları arasında Saint Louis Senfoni Orkestrası’nda müzik danışmanı olarak hizmet verdikten sonra, Kasım 2007’de Westchester Senfoni Orkestrası Perlman’ın sanat yönetmenliğine ve baş orkestra şefliğine atandığını duyurdu.
Bu çerçevede 11 Ekim 2008 tarihinde, Beethoven’ın 5.Piyano Konçertosu’nun çalındığı, Leon Fleisher’ın da yer aldığı Beethoven programında ilk konserini verdi.
Başarıları – Ödülleri
Leventritt Yarışması – Galibiyet
Grammy Ödülleri :
– En İyi Oda Müziği Performansı
– En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra ile)
– En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra olmadan)
– En İyi Klasik AlbümEn İyi Tasarlanmış Albüm, Klasik
* Newsweek Magazine, Perlman’ı baş makalede yayınladı
* A.B.D Başkanı Ronald Reagan tarafından “özgürlük madalyası” (Medal of Liberty) ile ödüllendirildi.
* A.B.D Başkanı Bill Clinton tarafından “sanatlar ulusal madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi
* Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri / Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva and Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirildi.

Grup Yorum’un yüz binlerce izleyiciyle buluştuğu “Bağımsız Türkiye” konserinin üçüncüsü bu yıl da 13 Nisan’da Bakırköy’de gerçekleştirilecek.

Genco Erkal’ın sunacağı konserde Cahit Berkay, Niyazi Koyuncu, Suavi, Yasemin Göksu gibi sanatçılar da Grup Yorum’a eşlik edecek.

2013 yılındaki konserden bir görüntü

2013 yılındaki konserden bir görüntü

İstanbul- Müziği ve konserlerinden çok, polisin, düzenlediği baskınlar, gözaltılar, işkenceler ve tutuklamalar ile gündemde tuttuğu Grup Yorum, ısrar ve inatla müziğini sürdürüyor ve her yıl yüz binlerce seveni ile buluşuyor. İlki 2011’de düzenlenen “Bağımsız Türkiye” konserinin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirecek olan Grup Yorum, sevenleriyle yine Bakırköy Halk Pazarı’nda buluşacak. 2011’de 150 bin kişinin izlediği konseri geçen yıl 350 bini aşkın kişi izlemişti.

Grup Yorum konser afiş

Grup Yorum konser afiş

Grup Yorum, bu yıl ise 14 Nisan Pazar günü, yine aynı yerde Bakırköy Halk Pazarı’nda, saat 15.00‘de üçüncüsünü düzenleyeceği “Bağımsız Türkiye” konserini 500 bin kişinin izlemesini hedeflediklerini açıkladı. Ücretsiz olarak gerçekleşecek halk konserinde, daha yayınlanmadan el konulan yeni albüme ait iki şarkı da ilk kez halkla buluşacak. 18 kişilik orkestra da Grup Yorum’a konser boyunca eşlik edecek.

Katılacak sanatçılar

Önceki Bakırköy konserinden bir görüntü

Önceki Bakırköy konserinden bir görüntü

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Grup Yorum’a birçok konuk sanatçı eşlik edecek. Grup Yorum’un söyleyeceği bazı şarkılarda solistlik yapacak sanatçılar ise şöyle: Adile Yadırgı, Sinan Tuzcu, Dolunay Soysert, Derya Alabora, Mehmet Aksoy, Bülent Emrah Parlak, Işıl Özgentürk, Hüseyin Turan, Ayla Yılmaz, Efkan Şeşen, Barış Atay, Eşber Yağmurdereli, Yaşar Kurt, Derya Petek, Apolas Lermi, Cahit Berkay, Erdal Bayrakoğlu, Grup Abdal, Hakan Yeşilyurt, Karmate, Marsis, Nejat Yavaşoğulları, Niyazi Koyuncu, Okşan Dede, Sadık Gürbüz, İsmail Hakkı Demircioğlu, Selçuk Balcı, Suavi, Yasemin Göksu.

Genco Erkal da okuyacağı şiirlerle konserde sahne alacak

Geçen yılki konserde şair Nihat Behram sunuculuk yapmıştı ve şiirlerini okumuştu; konserde Aynur Doğan, Pınar Aydınlar, Aylin Aslım, Zülfü Livaneli ve Hüseyin Turan da Grup Yorum şarkıları söyleyerek eşlik etmişti.

Bakırköy Halk Pazarına Nasıl giderim

Aşağıdaki haritadan Bakırköy (İncirli ) Metrobüs durağından ve Bakırköy Metro Durağından Grup Yorum’un konser vereceği Bakırköy Halk Pazarına alanına gidiş yolunu görebilirsiniz.

Haritayı büyütmek için lütfen zerine tıklayınız.

Haritayı büyütmek için lütfen zerine tıklayınız.

Köklerini Balkan ezgilerinden alan müziğiyle sayısız sinema ve tiyatro müziğine imza atan Goran Bregoviç, 8 Mart tarihinde, Zorlu Center PSM’de sevenleriyle buluşacak. “The Wedding & The Funeral Band”in geleneksel perküsyonla uyumunu sahneye taşıyacağı konseriyle Bregoviç, İstanbullu hayranlarına keyifli bir müzik ziyafeti hazırlıyor.

goran-bregovic-istanbul-konseri

1978 yılında Mica Milosevic’in Nije Nego filmiyleilk film müziğini besteleyen,tiyatro ve sinema eserleri için hayranlık uyandıran müzikler yapmanın yanı sıra müzikal kariyerine 12 albüm ve binlerce kişinin izlediği pek çok konser sığdıran müzisyen Goran Bregovi ? , İstanbullu hayranlarıyla bir kez daha bir araya gelecek.

1995′te Cannes Film Festivali’nde ödül kazanan, ünlü yönetmen Emir Kusturica ile Underground ve White Cat Black Cat gibi pek çok unutulmaz filmin müziğine imza atan, 1994 yılında Altın Palmiye alan La Reine Margot’nun ve Can Dündar’ın yazıp yönettiği Mustafa adlı belgeselin müziklerini besteleyen Bregovi?,Sezen Aksu ve Candan Erçetin’le verdiği ortak konserlerle de Türkiye’de geniş kitlelerin hayranlığını kazandı.

Geleneksel Bulgar polifonileri taşıyan çingenorkestrası “ The Wedding & The Funeral Band ”in elektrogitar ve rock aksanına sahip geleneksel perküsyonla uyumlu hale geleceği konser, saat 21.00 ’de Zorlu Center PSM ’de.

Mekan : Zorlu Center PSM, Ana Tiyatro

Bilet Fiyatları : 62 TL, 85 TL, 105 TL, 130 TL, 175 TL

Kaynak :[-]

III. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali başlayacak: Bilmeyenler için Festival sitesinden sizin için derlediklerimizi aşağıda okuyabilirsiniz.

opus oda orkestrası

3. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali, 2 Mart Pazar günü Fulya Sanat’ta 20.30’da perdelerini açıyor. Festival, sekiz konserle beş  hafta  boyunca oda müziğinin  tüm  heyecanını, soylu renklerini, gizemlerini, lezzet dolu armonilerini ve doyumsuz melodilerini  sizlerle paylaşacak.

Bu seneki programımız, beğeneceğinizi umduğumuz birbirinden değerli sanatçı ve topluluklar, genellikle daha evvel İstanbul’da hiç çalınmamış ya da çok az seslendirilmiş eşsiz eserler ve farklı projelerden oluştu.

Festival, dünyanın en sevilen orkestralarının başında gelen Berlin Filarmoni Orkestrası’nın Solistleri Alessandro Cappone, Naoko Shimizu, Knut  Weber ve piyanist Özgür Aydın’ın; programı da solistleri kadar muhteşem konseriyle açılacak. Mozart, Mahler ve Brahms’ın  piyano ve yaylılar için quartetlerini seslendirecek olan Berlin Filarmoni Orkestrası Solistleri ilk defa bu proje için Özgür Aydın ile bir araya gelip  Türkiye’de konser veriyorlar.

CSO Cello Quartet,  klasik müzik dışında başka müzik türlerini de içeren programıyla 9 Mart’ta  klasik müzikseverlerle buluşacak. Bach’tan Beatles’a Duke Ellington’dan Şostakoviç’e, Goran Bregoviç’ten  Mendelssohn’a,  Faure’den Ennio Morricone’ye, Rossini’ye çağlar ve türler arasında keyifle seyahat edecekler.

Arp sanatçısı Çağatay Akyol ve Ankara Filarmoni Orkestrası Solistleri geçtiğimiz sene Opus Amadeus Oda Müziği Festivali’nde verdikleri olağanüstü programla dinleyicinin beğenisini kazanmıştı. Topluluk, bu kez daha da zengin bir programla 16 Mart’ta  müzikseverlere  merhaba diyecek.

Genç kuşağın başarılı piyanistleri Gökhan Aybulus, Kandemir Basmacıoğlu  ve Özgür Ünaldı,  altı el için yazılmış orijinal ve uyarlama eserleri  seslendirecekleri  23 Mart’taki konserlerinde dört el piyano repertuarına da yer verecekler ve Mozart’ın iki fantastik sonatını yorumlayacaklar.

İtalya’nın başarılı topluluklarından Quintetto Bottesini,  27 Mart’ta verecekleri konserde oda müziğinin başyapıtlarından Schubert’in “Alabalık Beşlisi”ni seslendirecek. Topluluk, yeteneği dünya çapında alkışlansa da ülkemizde ne yazık ki pek az çalınan Avusturyalı  geç Klasik-erken Romantik dönem bestecisi  Hummel’in  önemli eserlerinden  “Piyano’lu Beşli”sini  de seslendirecek.

Fransa’nın en başarılı genç solistlerinden trompet virtüözü  Romain Leleu  ve  org sanatçısı Ghislain Leroy,  31 Mart akşamı Beyoğlu  Sent Antuan Kilisesi’nde  Rönesans müziğinden modern müziğe çok geniş bir trompet-org repertuarıyla müzikseverlere merhaba diyecek.

Hollanda’nın sevilen genç Barok topluluklarından Collegium Musicum Den Haag,  9 Nisan’da Beyoğlu Sent Antuan Kilisesi’nde verecekleri  konserde  barok  dönemin nefes kesen eserlerinin yanı sıra Johann Sebastian Bach’ın oğullarından Carl Philipp Emmanuel Bach ve Johann Christian Bach’ın eserlerini de seslendirecekler.

Festivalin kapanış konseri ise 11 Nisan’da gerçekleşecek.  Avrupa’nın en iyi Barok topluluklarından, pek çok başarılı CD kaydına imza atmış , Budapeşte kökenli  Aura Musicale Topluluğu, Avusturya’nın en iyi baslarından Wolfgang Bankl ile Bach ile Handel’in kantatlarını, Biber,  Purcell ve  Vivaldi’nin eserlerini seslendirecek. Topluluk, Sent Antuan Kilisesi’nde dinleyicilere çok özel bir konser deneyimi vaat ediyor.

3. Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali etkinlikleri İstanbul ‘un en seçkin konser mekânlarından Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat ve Beyoğlu Sent Antuan Kilisesi’nde gerçekleşecek.   Festival ve sanatçılarla ilgili detaylı  bilgilere web sitemizden ulaşabilirsiniz.

2 Mart’ta yeniden buluşmak  dileğiyle sağlık ve müzik dolu günler dileriz.

BERLİN FİLARMONİ SOLİSTLERİ & ÖZGÜR AYDIN

2 Mart Pazar 2014 | 20:30

“ Festival açılış konseri ”

BERLİN FİLARMONİ SOLİSTLERİ & ÖZGÜR AYDIN

ALESSANDRO CAPPONE – keman
NAOKO SHIMIZU- viyola
KNUT WEBER- viyolonsel
ÖZGÜR AYDIN- piyano

W.A. MOZART ( 1756-1791)
Piyano, Keman, Viyola ve Viyolonsel için Quartet , Sol minör KV 478
G. MAHLER ( 1860-1911 )
Piyano, Keman, Viyola ve Viyolonsel için La minör Quartet
J. BRAHMS ( 1833-1897 )
Piyano, Keman, Viyola ve Viyolonsel için Quartet, Sol minör Op. 25

3. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali dünyanın en sevilen orkestralarının başında gelen Berlin Filarmoni Orkestrası’nın Solistleri Alessandro Cappone, Naoko Shimizu, Knut Weber ve uluslararası kariyeri başarılarla dolu piyanist Özgür Aydın’ın; programı da solistleri kadar muhteşem konseriyle açılacak. Wolgang Amadeus Mozart, Gustav Mahler ve Johannes Brahms’ın piyano ve yaylılar için quartetlerini seslendirecek olan Berlin Filarmoni Orkestrası Solistleri ilk defa bu proje için Özgür Aydın ile bir araya gelip Türkiye’de konser veriyorlar.

Festival kapsamındaki  diğer konserler için lütfen TIKLAYINIZ.

Sizler için 2014 yılında ülkemizi ziyaret edecek ve konserler verecek bazı müzisyenlerin programlarını derlemeye çalıştık. 

Frodo İstanbul’a Geliyor

dj frodo

Frodo

“Yüzüklerin Efendisi” serisinde canlandırdığı Frodo Baggins rolüyle tanınan Elijah Wood, Türkiye’ye geliyor.

Ünlü oyuncu Wood ve San Francisco’lu DJ Turquoise Wisdom’ın biraraya gelerek oluşturduğu Wooden Wisdom, yarın akşam İstanbul Blue Night Presents: “Bnat Mag. Bonanza” gecesine konuk olacak.

Steve Vai 28 Mart’ta Küçükçiftlik Park’ta

Müzik dünyasının yaşayan efsanelerinden Steve Vai, Gold’N Strings dahilinde unutulmaz performansı ile 28 Mart’ta KüçükÇiftlik Park’ta hayranlarıyla buluşacak.

İstanbul’a daha önce de gelen ve her konseriyle hayranlarını coşturan Vai, henüz 12 yaşındayken Joe Satriani’den gitar dersleri Steve Vaialarak müziğe başladı ve 18 yaşına geldiğinde efsanevi müzisyen Frank Zappa ile beraber çalışıyordu.

30 yıllık müzik hayatına, 15 milyonu aşkın albüm satışı ve 3 Grammy ödülü sığdıran Vai TEC Foundation tarafından “En üst düzey müzik simyacısı” olarak anılıyor.

Ünlü Piyanist David Helfgott da İstanbul’a Geliyor!

David Helfgott

David Helfgott

Dünyanın en önemli piyanistlerinden ve hayatı Oscar ödüllü “Shine” filmi ile beyaz perdeye aktarılan David Helfgott, çıkacağı son dünya turnesi kapsamında Türkiye’ye geliyor. David Helfgott, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda, Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 15 Nisan 2014 tarihindeİstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği çok özel konser ile hayranlarıyla buluşacak.

Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılanan David Helfgott’ın konser biletlerine Biletix’ten ulaşılabiliyor.

Albümü 4 milyondan fazla sattı!

Helfgott’ın ‘TheLast Great Romantic, Rahmaninov’ albümü 4 milyondan fazla sattı ve ‘Billboard’ dergisi tarafından en başarılı klasik müzik albümü seçildi.

The Guardian gazetesi Helfgott’dan şu cümlelerle bahsediyor: “Pavarotti futbol fanatiklerine operayı sevdirdi, David Helfgott da hayatı boyunca hiç klasik müzik konserine gitmeyecek olan insanlara piyanoyu ve klasik müziği sevdiriyor.”

David Helfgott kimdir?

David Helfgott, Melbourne’de Polonya asıllı Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz beş yaşındayken, babasının öğretmenliği sayesinde başladığı piyanoda gösterdiği performans ile “harika çocuk piyanist” olarak tanındı.

On yaşına geldiğinde Perth’li piyano öğretmeni Frank Arndt’dan ders almaya başladı ve ablası Margaret ile katıldığı birkaç yerel yarışmada ödül kazandı. Genellikle romantik müzik yapan Helfgott, en zor eserlerden sayılan Rahmaninov’un 3. piyano konçertosunu icra edebilen sayılı sanatçılardan biri.

David Helfgott’ın gerçek hayat hikâyesinden senaryolaştırılan ve Aktör Geoffrey Rush’a “En İyi Erkek Oyuncu Oscar Ödülü” kazandıran “Shine” filminde, ruh sağlığı yerinde olmayan müzik aşığı bir babanın, sahip olamadığı müzisyen kimliğini oğluna kazandırmaya çalışması ve bu süreçte yaşanan dram konu edilmişti.

color tango

Color Tango

Dünya genelinde yaşayan “En İyi Tango Orkestrası” kabul edilen efsanevi “Color Tango”, 7 ve 10 Mart’ta İstanbul’da unutulmaz bir performans sunacak.

Avrupa’nın en büyük Tango festivali kabul edilen ve bu yıl altıncısı düzenlenen “tanGO TO İstanbul” dahilinde Color Tango, Türkiye’ye geliyor.

Tüm dünyada tanınan Arjantinli ve Türk dansçıların gösterileriyle zenginleştirilmiş repertuarıyla sahne alacak olan orkestra, 7 Mart’ta Şişli Kent Kültür Merkezi ve 10 Mart tarihinde Türker İnanoğlu Show Center’da sahne alacak.

İstanbulTANGO okulunun kurucuları Murat Elmadağlı ve Eşref Tekinalp’in 6 yıl evvel ilkini organize etttiği ve bu yıl Avrupa’nın en büyük tango festivali haline gelen “tanGO TO İstanbul 2014” dünya şampiyonu Arjantinli ve Türkiye’nin en iyi yerli çiftlerini konuk edecek.

‘Beirut’ İstanbul’a Geliyor

Beirut

Beirut

Batı Avrupa ve Balkan müziğini kendi yorumlarıyla harmanlayan ‘Beirut’ 17 Ağustos’ta Küçükçiftlik Park’ta performans sunacak.

Daha önce 2 kez ülkemizde sahne alan, grup farklı enstrümanları ve müzikleriyle İstanbullularla bir kez daha buluşacak. Zach Condon, Perrin Clouiter, Jason Poranski, Nick Petree, Kristin Ferebee, Paul Collins, Jon Natchez, Kelly Pratt ve Ben Lanz ile cello, akordiyon, gitar, keman, bateri, tef, ukulele, saksafon ve mandolin gibi bir çok entstürman performansını 17 Ağustos akşamı sahnede buluşturacak olan Beirut, İstanbulluların kulaklarının pasını silecek.

Metallica’nın henüz kesinleşmeyen Türkiye Konseri Hakkında Merak Edilenler

Metallica

Metallica

Metallica’nın henüz resmiyet kazanmayan Türkiye konseri ile ilgili merak ettiklerinizi sizler için cevapladık.

Cengizhan Yeldan tarafından açıklanan Metallica’nın 13 Temmuz’da konser vereceğine dair haber ile ilgili bir çok soru geliyor. Bunları tek bir yazıda toplayıp cevaplamak istedim. Umarım bir takım sorulara cevaplar bulabilirsiniz.

Soru: Metallica’nın geliyor olduğuna dair haberler nereden çıktı?
Cevap: Metallica’yı 2008 yılında Türkiye’ye getiren Purple Concerts firmasının kurucusu Cengizhan Yeldan tarafından konu ile ilgili bir twit atıldı ve grubun 13 Temmuz’da ülkemizde konser vereceğiduyuruldu. Bunun dışında herhangi bir bilgi yer almadı.

Soru: Metallica’dan resmi bir açıklama geldi mi?
Cevap: Hayır gelmedi. Metallica haricinde organizasyon şirketinin kendisinden de bir açıklama gelmedi. Metallica’nın destek hattına mail attım ve gelen cevap şu şekilde oldu: “Şu an açıklanmış olan turne bilgileri dışında herhangi bir bilgiye sahip değiliz”. Bu cevap zaten klasik bir cevap. Henüz resmiyet kazanmamış bir bilgiyi bizimle paylaşmaları garip olurdu öyle değil mi…

Soru: Metallica’nın gelme ihtimali yüksek mi?
Cevap: Evet yüksek. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Purple Concerts’in yöneticisi böyle bir açıklama yaptıysa, ortada bir şey var demektir. Muhtemelen görüşmeler devam etmekte ve son aşamaya gelindiği için Cengizhan Yeldan bunu ifşa etme gereği duydu.

Soru: Konser nerede yapılacaktır?
Cevap: 2008’deki son konser Ali Sami Yen’de yapılmıştı. 2010’da yapılan ve Metallica’nın katıldığı Sonisphere Festivali ise İnönü Stadı’nda yapılmıştı. Bildiğiniz üzere bu iki stat şu an yıkılmış durumda. Yeni mekan için öne çıkan alternatifler İTÜ Stadyumu ve TT Arena. Ayrıca üçüncü bir alternatif olarakKüçükçiftlik Park’da düşünülebilir. Bunların dışında bir alternatif yok gibi.

Soru: Konserin bilet fiyatları ne kadar olur?
Cevap: Biraz tuzlu olacaktır. 2008 yılında Metallica’nın tek başına verdiği konserde en pahalı fiyat 350 liraydı. Bu bağlamda organizasyon açısından benzer koşulların olacağını varsayarsak, döviz kuru ve ülkemizin enflasyon oranlarını hesaba katarak paranın zaman değerini hesaplamaya kalktığımızdaçıkan sonuç 900 liraya yakın bir meblağ oluyor. Fakat muhtelen o kadar pahalı olmayacaktır. 300-400 civarı bir fiyat da beklemeyin. En pahalı bilet için (muhtemelen sahne önü olur) en az 500 lirayı gözden çıkartmak gerektiğini aklınızdan çıkartmayın.

Soru: Konserde hangi parçalar çalınacak?
Cevap: Metallica yeni bir uygulamayla konser öncesi setlist’lerin belirlenmesi için dinleyicilerin oy kullanabileceği bir anket oluşturuyor. Bizim konser kesinleştiği zaman bu anket aktif hale gelecektir ve orada oylara göre setlist şekillenecek.

Soru: Alt gruplar hakkında neler dönüyor?
Cevap: Ortada çeşitli spekülasyonlar var fakat muhtemelen bunlar gerçeği yansıtmıyor. Daha konser belli değilken alt grupların ortaya çıkması çok saçma. Yine de biz dönen isimleri yazalım: Dream Theater (hadi oradan, bunu kim uydurduysa), Trivium, Rob Zombie, Ugly Kid Joe. Biraz fanteziye kaçan yorumlar ve söylentiler var fakat akla yatkın olanlar da var… Gönül ister ki 80 Kalibre çıksın.

Soru: Tüm bu haberlerin kesinleşmesi ne kadar zaman alır?
Cevap: Net açıklamanın çok yakın bir zamanda geleceğini düşünüyorum. En geç Mart ayı içerisinde konser resmiyete kavuşacaktır.

Metal All Stars Türkiye’ye Geliyor!

metalallstarsZakk Wylde, Phil Anselmo, Joey Belladona ve daha bir çok ünlü metalcinin yer aldığı Metal All Stars İstanbul’a geliyor.

Headbang’in geçtiğimiz sayısında bu haber verilmişti fakat netlik kazanan bir bilgi olmadığı için pek fazla etrafta lanse edilmedi. Metal All Stars’ın Facebook sayfasında önümüzdeki dönemin turne takvimi yayınlandı ve takvimde Türkiye de yer alıyor.

29 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan organizasyon, metal dünyasından bir çok ünlü ismin tek bir sahnede olması anlamına geliyor. Aşağıda grupta yer alanların tam listesi bulunuyor. Müziği bırakacağını açıklayan Motley Crüe’nun Vince Neil, bu etkinlikte özel konuk olarak yer alacak.

Rock Off Festivali Biletleri Satışta!

Megadeth, Amon Amarth ve WASP’ın sahne alacağı Rock Off Festivali’nin biletleri satışa çıktı.

3-4 Ağustos 2014 tarihleri arasında yapılacak olan Rock Off Festivali’nin indirimli ön satışlarıbaşladı. 3 Ağustos günü WASP ve Amon Amarth, 4 Ağustos günü ise Megadeth’in sahne alacağı festivalin biletleri SOSYOTIX üzerinden satışa çıkarıldı.

Sahne önü kombine bileti 200 lira, genel giriş kombine bileti ise 125 liradan satışa çıktı. Bu fiyatlar adından da anlaşılacağı üzere 2 günlük. Tek günlük bilet satışı yapılmayacak. Buraya tıklayarak bilet satın alabilirsiniz.

2 gün önce biletlerin 185 ve 115 liradan satılacağı duyurulmuştu fakat bugün görüldüğü üzere daha pahalı bir fiyat ile biletler karşımızda. Hakikaten çok ilginç şeyler dönüyor. Açıklanan fiyatların indirimli ön satış fiyatı olduğunu unutmayın, yakın bir zamanda biraz daha pahalılaşacak.

New Age’in Efsane İsmi İlk Kez Türkiye’ye Geliyor

kitaro

Kitaro

New age ve dünya müziğinin önemli isimlerinden Japonyalı Kitaro, dev orkestrası eşliğinde 4 Mart’ta Haliç Kongre Merkezi’nde konser verecek.

Etnik ve elektronik öğeleri bir araya getiren, dünyanın dört bir yanında dinleyenleri felsefi ve derin yolculuklara çıkaran efsanevi müzisyen Kitaro , 4 Mart akşamı Haliç Kongre Merkezi sahnesine konuk olacak.

Pozitif Live tarafından gerçekleşecek gecede, Kitaro’ya 36 kişilik dev bir orkestra eşlik edecek.

Kapıların 17.00’da açılacağı konserin biletleri 3 Şubat Pazartesi günü tüm Biletix gişeleri ve biletix.com’dan satışa sunulacak.

“Gitarın Büyülü Elleri” Türkiye’ye Geliyor

Hollanda Kraliyet Konservatuvarı öğretim üyesi, dünyaca ünlü gitar virtüözü Enno Voorhorst, sanat yaşamında ilk defa geleceği Türkiye’de genç gitaristlere ders verecek.

Ortaya koyduğu performansla “gitarın büyülü elleri” tanımlamasını elde eden dünyaca ünlü Hollandalı virtüöz Enno Voorrhorst, sanat yaşamında ilk kez geleceği Türkiye’de genç gitaristlere ders verecek.

Hollanda Kraliyet Konservatuvarı öğretim üyesi, dünyaca ünlü gitar virtüözü Voorhost, Ensemble Feverish Music (EFM) Uluslararası Kültür Ajansının Yaşar Ünivesitesi işbirliğiyle düzenleyeceği “Uluslararası Gitar Günleri 2014” etkinliğine katılacak.

EFM Uluslararası Kültür Ajansı Kurucusu Zafer Yümlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ajanslarının 2014 yılı faaliyetleri kapsamında dünyaca ünlü Enna Voorhost’un ilk defa Türkiye geleceğini ve burada genç gitaristlerle “master class” çalışması yapacağını bildirdi.

450 Yıllık Orkestrayla Geliyor

daniel

Daniel Barenboim

Hem piyanist hem de şef olarak klasik müziğin zirvesinde yer alan Daniel Barenboim, 450 yıllık geçmişiyle dünyanın en eski ve saygın orkestralarından Staatskapelle Berlin’le birlikte İstanbul ’a geliyor. 9 Grammy ödüllü Barenboim yönetimindeki Staatskapelle Berlin, İKSV organizasyonuyla 15 Mayıs Perşembe akşamı Zorlu Center PSM’de sahneye çıkacak.

Staatskapelle Berlin, İstanbul konserinde iki bölümünü seslendireceği Wagner’in ‘Tristan ve Isolde’sini ilk kez 1876’da bestecisinin yönetiminde çalmıştı. Wagner’in Tannhauser kaydıyla Grammy ödülü kazanan Staatskapelle Berlin, konserde yine Wagner’in ‘Nürnbergli Usta Şarkıcılar Uvertürü’nü de yorumlayacak.Konser programında ayrıca, Elgar’ın 2. Senfonisi de yer alacak. Prestijli The Guardian gazetesinin “Daniel Barenboim ve Staatskapelle Berlin yüksek beklentileri karşılamakla kalmıyor, onların çok ötesine geçiyorlar” yorumu konserin bu yılın unutulmaz İstanbul konserlerinden biri olacağına dair ipuçları veriyor.

Theodore Kuchar Konseri

Theodore Kuchar yönetiminde 21 Şubat’ta Lütfi Kırdar Auditorium’da gerçekleşecek olan konserde müzikseverler bir araya gelecek.

Dünyanın Kemanları Festivali İstanbul’da Dört Mevsim

Dünyanın Kemanları Festivali kapsamında, İstanbul’da Dört Mevsim CRR Konser Salonu’nda..

Steps Trio Caz

Tenor ve soprano saksofonda Gürtuğ Gök, klavyede Barış Mert Peker ve perküsyonda Riccardo Marenghi. Bu üç yetenekli müzisyenin müzik kimyalarının eksiksiz uyumu hemen göze çarpıyor. Klasik caz repertuarını avangard bir anlayışla ve ilham verici şekilde yorumlayan Steps Trio, 21 Şubat akşamı hakiki bir caz deneyimi yaşatacak.

Istanbul Soul Nights

Istanbul Soul Nights partisi soul, funk ve R&B rüzgarlarıyla ile birlikte 21 Şubat’ta Babylon Lounge’ta. Hustle, 45, Dance Electrik, Bus Stop, Boogaloo, Funky Chicken, Crazy Robot, Shing-a-Ling ve Soul Street Line Dance’in danslarıyla eğleneceğiniz bu partiye görselleri ve müzikleriyle beraber Soul Sendikası ve Vj De-Mode eşlik ediyor.

Jan Blomqvist Konseri

Jan Blomqvist

Jan Blomqvist

Berlin’in son dönemlerdeki en merak uyandıran ve gelecek vadeden isimlerinden olan Jan Blomqvist unutulmayacak bir performans sergilemek için 21 Şubat’ta Cue İstiklal’de! Jan Blomqvist’in müzik serüveni oldukça ilginç. Elektronik müzikle tanışmadan önceki 7 seneyi aşkın bir süre zarfında karanlık ve melodik sounduyla Kuzey Almanya’yı sallayan bir grunge-rock grubunda şarkıcı, bas gitarist ve şarkı sözü yazarı kimliği… Ta ki Berlin’e taşınıp elektronik müziğe olan tutkusunu keşfedene kadar. Bundan sonraki süreç Jan’ın grubu iddialı bi karar vererek bırakması ve elektronik müzik odaklı kariyerine tek başına devam etmesiyle sonuçlanıyor. Şimdiki sound’unu ise Radiohead, Muse, Bodi Bill, Stephan Bodzin ve James Holden’ın müziğinin bir karışımı olarak tarif edilebilir melankolik, melodik elektro-pop ve minimal teknonun müthiş ahengi.

Electropol

Ξlectropol | Istanbul 2014 elektronik dans müziğin en gözde isimlerini İstanbul’da hayranlarıyla buluşturuyor; dünyaca ünlü festivallerin ana sahne DJ’leri 4000 kişilik dev Maslak Arena Festival Çadırı’nda konuk ediliyor.

!f Gökkuşağı Partisi

!f music’in gelenekselleşen Gökkuşağı Partisi bu yıl iki sahneye yayılıyor. ‘Asrın drag queen’i olarak anılan şarkıcı ve oyuncu Divine’ı sık sık hatırlayacağımız geceye drag kostümü ile bekleniyorsunuz. Ortamı kadar müzikleriyle de eşsiz geçecek gecenin yıldızları, kariyerindeki zirveye son hızla tırmanan İngiliz DJ Anthea ve Berlin’in en meşhur underground mekanı Berghain / Panorama Bar’ın resident DJ’i nd_baumecker. Ana sahneyi, Gökkuşağı Parti serisinin vazgeçilmez ikilisi DearHead, alternatif sahneyi ise Duygu Dönmez nam-ı diğer Just-D hareketli house setleriyle ısıtacak. Anthea kim? Yüksek enerjisi ve eşsiz prodüksiyon kabiliyeti sayesinde, en meşhur kulüplerin DJ kabinine girmeyi başaran Anthea, Loco Dice, Guti, Alex Celler, Werner Niedermeier gibi minimal müziğin sınır tanımayan isimleriyle ortaklaşa işlere imza attı. nd_baumecker kim? Yolu Almanya’da pek çok şehirden geçen Baumecker’in şu anki durağı Berlin. Deney alanı olarak tanımladığı dans pistini disco, house, techno, electro, pop ile coşturmayı başaran ND, partneri Sam Barker ile 2010 yılından beri birlikte müzik üretiyor. DearHead kim? Birlikte ilk kez 2009 !f Gökkuşağı Partisi’nde çalan, İstanbul müzik endüstrisinin başarılı iki ismi Bengi Ünsal ve Evrim Tüfekçioğlu bugüne dek festival ve kulüp etkinliklerinde çaldıkları büyüleyici setleriyle dans severlerin favori ismi haline geldi. Just D kim? İstanbul dans ortamlarının neşeli karakteri Duygu Dönmez nam-ı diğer Just D, eski-yeni en güzel house parçalarından oluşturduğu setleriyle dans pisti aşıklarının