Şunun için etiket arşivi: organizasyon

Bu yıl 14-28 Kasım tarihleri arasında Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği tarafından düzenlenecek II. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali kapsamında yapılacak olan Ulusal Kısa Film Yarışması’na başvurular başladı. 

boğaziçi-film-festivali


Başta sinema olmak üzere, ülkemizin önemli kültür sanat etkinlikerinden birisi olacağını henüz ilk yılında yaptığı, dünya sineması seçkisi, özel gösterim bölümleri, söyleşiler, atölye çalışmaları ve özellikle kısa filme verdiği yapım destek fonu ile göstermiş olan, Uluslararası Boğaziçi Film Festivali ikinci yılına hazırlanıyor. Bu sene İstanbul Medya Akademisi koordinatörlüğünde Türk Sinemasının 100.Yılına özel olarak alanında yetkin yerli ve yabancı ünlü isimlerin katılımlarıyla, akademik tartışmalar, özel program ve seminerler, workshoplar ve çeşitli organizasyonlar ile hem teorik hem de pratik tartışmaların gündeme getirilmesi planlanıyor. Son başvuru tarihi 26 Eylül 2014 olarak belirlenen Ulusal Kısa Film Yarışması hakkında detaylı bilgi, başvuru formları ve şartnamelere www.bogazicifilmfestivali.com adresinden ulaşılabilir.

Uluslararası İstanbul Opera Festivali Başlıyor!

5. Uluslararası İstanbul Opera Festivali

Her yıl Türk ve dünya operalarının seçkin yapıtlarını sanatseverlerle buluşturan Uluslararası İstanbul Opera Festivali, beşinci senesinde zengin bir program ve belleklerden silinmeyecek performanslarla sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından Denizbank’ın katkılarıyla düzenlenen festival, bu yıl 3 – 17 Haziran 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Festival kapsamında, Zorlu Center PSM’de gerçekleşecek Dmitri Hvorostovsky Gala Konseri’nin yanı sıra aralarında W.A.Mozart, G.Verdi ve cemal reşit rey gibi ünlü bestecilerin eserlerinin de bulunduğu birbirinden seçkin 6 farklı yapıtı, 4 farklı mekânda izlemek mümkün olacak.

Ülkemizde opera ve bale sanatlarını toplumun tüm kesimlerinin yararına sunmak misyonuyla faaliyetlerini sürdüren Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün, Türkiye’nin kültür sanat yaşamına destek vermek amacıyla hareket eden DenizBank’ın ana sponsorluğunda organize ettiği 5. Uluslararası İstanbul

İki hafta sürecek festival, Başrejisör Yekta Kara’nın sanat yönetmenliğinde Haziran ayı boyunca, 6 opera prodüksiyonu ve bir gala konser ile toplam 10 temsille sanatseverlerin karşısında olacak. Festival kapsamında seyirciler; Ankara, İstanbul, Samsun ve Mersin Devlet Opera ve Balesi yapımlarının yanı sıra, Salzburg Devlet Operası’nın “Beklenmedik Karşılaşma” adlı yapımını da izleyebilecekler.

Festivalin kapanışında Zorlu Center PSM’de gerçekleşecek Gala Konseri’ne, dünyaca ünlü Rus bariton Dmitri Hvorostovsky damgasını vuracak. Dmitri Hvorostovsky’e Şef Constantine Orbelian ile Soprano Ana Maria Martinez’in yanı sıra İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası eşlik edecek. Opera salonlarının vazgeçilmez sanatçısı Dmitri Hvorostovsky, dünyanın yaşayan en ünlü baritonu olarak kabul ediliyor.

Prof. Rengim Gökmen: “Opera, bir metropolün en önemli sanat olayıdır”

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Prof. Rengim Gökmen festival hakkında şunları söyledi: “Uluslararası İstanbul Opera Festivali, İstanbul kentinin dünya klasmanında farklı bir konumda olmasını sağlamıştır. Opera ve bale sanatları büyük metropollerin en önemli sanatsal etkinlikleridir. Bu yılki festivalimiz; Attila, Fatih Sultan Mehmet, Saraydan Kız Kaçırma gibi Türk, doğu ve tarihi temaların işlendiği eserlerin yer aldığı bir festival olma özelliğini taşıyacak. Festivalimizin alamet-i farikası olan Saraydan Kız Kaçırma Operası, Yıldız Sarayı ve Topkapı Sarayı’ndan sonra ilk kez arkeoloji Müzeleri Bahçesi’nde sanatseverle buluşacak.”

Hakan Ateş: “Festival sayesinde opera toplumun geniş kesimlerine kadar yaygınlaştı ”

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş ise Uluslararası İstanbul Opera Festivali’ne başlangıcından bugüne kadar verdikleri destekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ateş, “Ortaya konulan yapıt ve organizasyonlarla global arenada ses getiren Uluslararası İstanbul Opera Festivali’ne desteğimiz, kurulduğumuz gün benimsediğimiz ‘Sanata Evet’ anlayışımızın doğal bir yansımasıdır. Bundan beş yıl önce Devlet Opera ve Balesi ile güçlerimizi birleştirdiğimizde, opera sanatının toplumun geniş kesimlerince benimsenmesine katkı sunmak gibi bir hedefimiz vardı. Bugün geldiğimiz noktada, ülkemizin kültür-sanat yaşantısına bu yönde bir fayda sunabilmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz. Zira sosyal sorumluluk vizyonumuz çerçevesinde, toplum yaşantısında olumlu yönde fark yaratabildiğimiz ölçüde attığımız adımların anlam kazandığına inanıyoruz. Dokuz yıldır sürdürdüğümüz İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sponsorluğumuz, Uluslararası Bodrum Bale Festivali’ne olan katkımız ve iştirakimiz Deniz Kültür aracılığıyla yürüttüğümüz onlarca farklı projeyle Türkiye’de ‘Sanata Evet’ demeye devam edeceğiz” dedi.

Yekta Kara: “Ülkede ve dünyada ‘Her Zaman Opera’…”

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Başrejisörü ve Festival’in Sanat Yönetmeni Yekta Kara da; “Opera tüm dünyada kendini yeniliyor. Popüler kültürün egemenliğini kıracak, gençlerin de beğenisini kazanacak çağdaş, atılımcı yapımlar üretiliyor dört bir yanda. Uluslararası İstanbul Opera Festivali kapsamında, işte bu çalışmaları öne çıkarmak, Türkleri konu alan operalara geniş yer vermek, her açıdan nitelikli, daha önce İstanbul’da sahnelenmemiş ilgi çekici örnekleri sergilemek istiyoruz. Bu yenilenme ve değişim sürecinde en büyük güvencemiz, gençler elbet; yorumcusuyla, seyircisiyle gençler. Bizim gibi genç nüfus oranı yüksek bir ülkede gençliğin simgelediği yoğun enerjinin sanata, operaya yansıması çok doğal. Ülkemizde gençlerin gelecekte bu sanatı çok daha ileri taşıyacağı inancıyla ‘Her Zaman Opera’ diyoruz” diye konuştu.

2014’e damgasını vuracak sanat olayı: Dünyanın yaşayan en ünlü baritonu Dmitri Hvorostovsky Türkiye’de!

Festivalin kapanış tarihi olan 17 Haziran Salı gecesi gerçekleşecek Gala Konseri’nde opera salonlarının vazgeçilmez efsane sanatçısı Dmitri Hvorostovsky İstanbullu sanatseverlerle buluşacak. Diskografisinde resitallerden operalara kadar çok çeşitli eser bulunan Dmitri Hvorostovsky, klasik eserler kadar popüler halk şarkılarını da kendi tarzında seslendiriyor. Klasik müzik ve opera temalı altı adet TV filmi ve dizisinde de rol almış olan ünlü bariton, Gala Konseri’nde, soprano Ana Maria Martinez ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası eşliğinde dinleyenlere büyülü anlar yaşatacak. Zorlu Center PSM gerçekleşecek konser yine ünlü bir isim olan Şef Constantine Orbelian tarafından yönetilecek.

Festivalin biletleri MyBilet tarafından satılıyor. Bilet fiyatları ise 20 TL – 150 TL arasında değişiyor.

Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“’nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de.

pink_martini

“Sympathique”, “Hang on Little Tomato”, “Hey Eugene!”, “Splendor in the Grass“, “Joy to the World“, “1969“ ve “A Retrospective“ albümleri ile Türkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahip, her albümleri ile altın ve platin plak kazanan Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“’nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de.

Pink Martini 22 Mayıs’ta 17.Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında Congresium Ankara’da ve 23 Mayıs’ta İş Sanat’ın Sezon finalinde İstanbul’da ve 25 Mayıs’ta İzmir’de Fuar Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda hayranları ile buluşacak.

18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğuna Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt ‘Smile’ şarkısı ile başlayan grup, Avustralyali başarılı kabare divasi Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo superstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright’ın albümlerine konuk olması ile hayranlarına muhteşem bir müzik şöleni sunuyor. ‘Quizas Quizas Quizas’ , ‘Sway’ , ‘Smile’ gibi unutulmaz eserleri yepyeni albümlerinde yorumlayan grup, Türk sevenlerine de büyük bir sürpriz yaparak ‘Üsküdar’ şarkısını ‘Get Happy”ye eklediler.

Pink-MartiniGet Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, “Jungle” Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada4 Mart 2014‘te yayınladı.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Forbes’in kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkılarının dünya prömiyeri ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye turnesinde.

“Pink Martini’nin hayatı seven enerjisini ve orijinalliğini sıkıştırabilecek bir kalıp ya da tanım yok…” BBC Music Review.

Harvard mezunu Thomas M. Lauderdale tarafından Portland’da kuruldu.

Pink Martini kurulduğu günlerde politik tavrı olan, sivil toplum örgütlerinin yardım ve bilinçlendirme amaçlı organizasyonlarında sahneye çıkan bir orkestra olarak yola çıkmıştı.

Thomas M. Lauderdale’in Harvard’dan sınıf arkadaşı China Forbes, orkestraya 1995’te katıldı. Pink Martini kurulduğu ilk günlerden beri farklı dillerde, farklı kültürlerin şarkılarını dünyaya sunmaya ve dünyaca ünlü Senfoni orkestralarıyla sahne almaya devam ediyor.

The Boston Pops, San Francisco Senfoni Orkestrası, Hollywood Bowl Orkestrası ve Los Angeles Filarmoni orkestrası gibi ünlü orkestralarla zengin bir evrensellik yakalayan Pink Martini daha önceki üç albümüyle 2 milyondan fazla satış rakamına ulaştı.

Fransa’nın ünlü “Victoires de la Musique “ ödüllerinde “Yılın şarkısı” ve “ En İyi Yeni Sanatçı” kategorilerinde aday olarak uluslararası bir fenomen haline geldi.

2004, yılında yayınlanan ikinci albümleri “Hang on Little Tomato”, Amazon albüm satışları listesinde 1 numara olmayı başarmıştı. Grubun üçüncü albümleri Hey Eugene! hem Billboard en çok satan albümler listesinde ilk 30’da yeraldı hem de ikinci kez Amazon albüm satış listelerinde 1 numara olmayı başardı.

Pink Martini’nin yeni stüdyo albümleri “Splendor in the Grass”ı da kendi plak şirketleri Heinz Records etiketiyle çıkardılar.

Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan müzik arkeologları” şeklinde tarif eden topluluğun kurucu üyesi piyanist Thomas M. Lauderdale, “Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini, dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine seslenebilmek” diye ekliyor.

Türkiye’deki konserleriyle de büyük ilgi gören topluluk Türkiye sevgisini ülkemizdeki turnelerinde çektirdikleri resimler ile “Hang on Little Tomato” albümlerinin kartonetine taşıyarak göstermişti. Avrupa’daki ilk performansını Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Pink Martini özellikle Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Lübnan gibi ülkelerde kapalı gişe konserlere imza atıyor.

Los Angeles, Oregon, Seattle, New Jersey, San Antonio ve Kansas City senfoni orkestralarıyla birlikte konserler veren topluluk, 2003 yılında Frank Gehry’nin mimari şaheseri Los Angeles Filarmoni’nin yeni evi Walt DisneyKonser Salonu’nun açılışını yaptığı gibi 2005’te Türkiye’de de Kuruçeşme Arena’nın açılışını yapmıştı.

Televizyonların ünlü dizileri de Pink Martini şarkılarını soundtrack olarak kullanmak için birbirleriyle yarışıyorlar. The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar Pink Martini’nin şarkıları şimdiye kadar birçok ünlü dizide kullanıldı.

2011 sonbaharinda 2 yepyeni albüme imza atan Pink Martini, ilk olarak Saori Yuki ile ‘1969’ albümünü ardından da 17 yıllık hikayelerini özetledikleri ‘piyasaya çıkardı. ‘1969’ Pink Martini, efsanevi Japon sanatçı Saori Yuki 2007 yılında Pink Martini’nin “Taya Tan” adlı şarkıyı yeniden yorumlamasıyla başlayan ortak hikayelerini 1969 yılının en güzel şarkılarını biraraya getirerek hazırladıkları sımsıcak bir albüm. 1969 albümü “Blue Light Yokohama”, “Yuuzuki”, “Mayonaka no Bossa Nova (Geceyarısı Bossa Nova’sı)” gibi Japonya’nın en ünlü şarkılarını ve Pink Martini tadında yorumlanan “Yoake no Scat (Yeni Bir Şafak Melodisi)” gibi Saori Yuki’nin en meşhur şarkılarını içeriyor. Albümde Fransızca, Japonca ve İngilizce 12 şarkı bulunuyor.

Jorge Ben’in ünlü “Mas Que Nada” , Peter Paul & Mary “Puff, The Magic Dragon” şarkısı ve Peggy Lee’nin ünlü “Is That All There Is” şarkısına kadar uluslararası ünlü şarkılara da yeni yorumlar getiren albüm , bir Japon efsanesi olan Saori Yuki’yi de Türkiye’deki sevenleri ile buluşturdu.

2011 yılında grup, ‘1969’ albümü ile aynı anda 17 yıllık kariyerlerini özetledikleri 8 yepyeni şarkı ile destekledikleri en iyiler – best of çalışması ‘A Retrospective’ piyasaya çıkardı.

Get Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, “Jungle” Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada 4 Mart 2014‘te yayınladı.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Storm’un kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye’de!

‘Get Happy’ albümü hakkında

Ocak 2012’de grubun lideri Thomas Lauderdale Pink Martini’nin yedinci stüdyo albümü üzerine çalışmalarına, Charlie Chaplin’in ‘’Smile’’ şarkısını efsanevi Phyllis Diller ile birlikte kaydetmesiyle başladı. 24 Eylül 2013 tarihinde piyasaya çıkacak ‘’Get Happy’’ adını taşıyan yepyeni Pink Martini albümü dokuz farklı dilde, 16 adet ayağınızı yerden kesecek şarkıyı içeriyor. Grubun sevilen solisti China Forbes her zamanki gibi albüme ağırlığını koyarken, Pink Martini, albümde ilk kez solo şarkılar kaydeden Storm Large ile de düet yapıyor. Ayrıca pek çok sürpriz özel konuk, Rufus Wainwright, Philippe Katerine, Meow Meow, The Von Trapps & Ari Shapiro, albümde muhteşem düetleri ile yer alıyor.

18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğu, grubun Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt ‘Smile’ şarkısı ile başladı. Herkesin 2009’daki Splendor in the Grass albümünden beri heyecanla beklediği yeni albüm, çok önemli şarkıcıların Portland’daki Pink Martini stüdyosununda kayıtlar yaptığı muhteşem bir çalışmanın ürünü. Avustralyalı başarılı kabare divası Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo süperstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı, harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright Pink Martini’ye ‘Get Happy’ albümünde konuk oldular.

Thomas, tarafından seçilen ve düzenlemeleri yapılan İngilizce, Almanca, Fransızca, Çince, Japonca, İspanyolca, Farsça, Türkçe ve Romence dillerinde şarkılar bulunan ‘Get Happy’, China Forbes dışında grup ile ilk albüm kaydını yapan Storm Large’ın da şarkılarını içeriyor.

“DREAM A LITTLE DREAM” Hakkında

1965 senesinin The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp ( yaşları 19- 25 arasında değişiyor) 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Bu harika yeni işbirliği Pink Martini’nin küçük orkestrası ile şarkı söyleyen kristal güzellikte ahenkli dört kardeşin vokallerini ve Lauderdale’in parlak düzenlemelerini müthiş bir yolculukla buluşturuyor.

Pink Martini The Sound of Music- Neşeli Günler için gerçek kahramanlar olarak Captain ve Maria von Trapp’ın gerçek torunları olan sansasyonel dört kardeşle ilk büyük uluslararası çıkışı gerçekleştiriyor. Albümde Japonya, İsveç ve Ruanda’dan, Fransa ve Almanya’ya kadar tüm dünyadan 15 şarkı sunuluyor. Dünyaca ünlü İrlandalı süper grup The Chieftains, August von Trapp’ın yazdığı yeni şarkı “Thunder” için eşlik ediyor. Efsanevi Wayne Newton “Lonely Goatherd” şarkısının başına geçerken hareketli bir versiyonuyla Columbus Hayvanat Bahçesi yöneticisi ve gece talk şovlarının düzenli misafiri Jack Hanna’dan da yardım alıyor. Gerçek ve fanteziyi buluşturan bir eşikte ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler’de Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr dokunaklı bir versiyonuyla “Edelweiss” şarkısını söylüyor.

Otobüste gelirken 3-5 şiir yazanlara şairlikten kesin olarak men edilebileceğini düşündüğümüz rakipler geliyor. Şairler(!) bu rakip için ne düşünür bilemiyoruz fakat şairlerin gocunacağına eminiz!

şiirlerin efendisi robotlar

Şiir yazan bir bilgisayar programı ilk kez tüm okurlarını insan olduğuna ikna etmeyi başarıyor. Bu algoritma, birçok alanın ardından, şiirin de robotlar tarafından ele geçirilmesi anlamına geliyor.

Her alanda gittikçe daha çok yayılan robotlar, şimdi de şiire el attı. Şair robotlar, yaratıcılık gerektiren bir alanda ilk kez Turing Eşiği’ni geçmeyi başardı. Turing Eşiği, bir makine tarafından yazılan herhangi bir metnin, onu okuyanların en az yüzde 30’unu, bir insan tarafından yazıldığına ikna etmesi anlamına geliyor. Avustralya’nın Monash Üniversitesi’nden Oscar Schwartz, insanlara “Bu şiiri bir robot mu yazdı bir insan mı” sorusunu yönelten Bot or Not isimli bir proje başlattı.

 Projenin internet sitesine girenlerin karşısına bir şiir çıkıyor ve insanlar o şiiri yazanın robot olup olmadığını anlamaya çalışıyor. İstatistiklere göre, kullanıcıların yüzde 30’undan fazlası, okudukları robot şiirini insanlara atfediyor.

 “Hem duygusal hem de felsefi olarak, robotların sanat üretmesine hazırız. Bunun birçok sebebi var. Bunlardan en önemlisi, teknolojiye yakınlığımız ve onun hayatımızla iç içe geçmiş olması. Ve robotlar sanat yapmaya başladığında, insanlara aralarında duygusal bağlar da oluşmaya başlayacak” diyen Schwartz, sanat üretimi sayesinde insanların robotlara karşı “özel hisler” besleyebileceğini söyledi.

 Schwartz, Bot or Not projesi için bir şiir yazma algoritması geliştirdi. Araştırmacı, şimdiye dek bilgisayar tarafından yazılan 300 şiirin Turing eşiğini aştığını, hatta artık eşiği yüzde 30’dan 60’a çıkarmayı düşündüğünü söyledi. Bu 300 şiir arasında şu ana dek 6 tanesi eşiği aşan sonuçlar almış. Schwartz, “Şair robotların artık ciddi bir mesele” dedi.

 Bilgisayar biliminin  gelmiş geçmiş en önemli temsilcilerinden olan Britanyalı Alan Turing, bir makinenin zeki olduğunu kanıtlamanın, kendisiyle ilişki kuranların en az yüzde 30’unu insan olduğuna ikna etmesinden geçtiğini öne sürmüştü. Mantık, kriptoloji ve felsefe alanında da çok önemli çalışmaları olan Turing, eşcinsel olması sebebiyle ülkesinde gördüğü işkence yüzünden 1954 yılında, 45 yaşında intihar etmişti. Alan Turing, teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın babası olarak görülüyor.

ALAN TURING Kimdir?

alan turingAlan Mathison Turing (23 Haziran 1912 – 7 Haziran 1954), İngiliz matematikçi, bilgisayar bilimcisi ve kriptolog. Bilgisayar biliminin kurucusu sayılır. Geliştirmiş oldugu Turing testi ile makinaların ve bilgisayarların düşünme yetisine sahip olup olamayacakları konusunda bir kriter öne sürmüştür.

II. Dünya Savaşı sırasında Alman şifrelerinin kırılmasında çok önemli bir rol oynadığı için savaş kahramanı sayılmıştır. Ayrıca Manchester Üniversitesi’nde çalıştığı yıllarda, Turing makinesi denilen algoritma tanımı ile modern bilgisayarların kavramsal temelini atmıştır.

Adı ayrıca Princeton’da beraber çalıştığı tez hocası Alonzo Church ile geliştirdiği Church-Turing Hipotezi ile de matematik tarihine geçmiştir. Bu tez, bir algoritmayla tarif edilebilecek tüm hesaplamaların dört işlem, projeksiyon, eklemleme ve tarama operasyonları ile tarif edilebilecek hesaplamalardan ibaret olduğunu ifade eder. Bir matematiksel teorem olmaktan ziyade matematik felsefesi hakkında çürütülememiş bir hipotezdir.

1952 yılında şantaja maruz kaldığı şikayetiyle polise başvurup eşcinsel olduğunu açıklayan Turing, eşcinsellik suçlamasından yargılanıp 1 sene boyunca kimyasal olarak hadım etme yöntemi olarak kullanılan östrojen iğnesi vurulmaya mahkûm edilmiştir. 1954 yılında potasyum siyanid zehirlenmesinden ölmüştür. Polis araştırmasında Turing’in yediği elma ile siyanur zehiri alarak intihar sonucu öldüğüne karar verilmiştir. Buna rağmen Turing’in zehirlenmesinin kendisi tarafından intihar nedeniyle olmadığı ve başkalarının bu şüpheli ölümde bir parmağı olduğu iddiası sürmüştür.

Adı anısına verilen ve bilgisayar biliminin Nobel’i sayılan Turing Ödülü ile de akademik bilişim dünyasının bir parçası olmuştur.

Gelişim biyolojisi alanındaki en önemli matematiksel modellerden biri olan reaksiyon-difüzyon modeli de Turing tarafından formüle edilmiştir.

Çocukluğu ve Geçmişi

Annesi Sara, Hindistan’ın Orissa şehrinin Chatrapur kasabasında hamile kalmıştır. Babası Julius Mathison Turing, Britanya Hindistan koloni idaresinde Hindistan devlet memuru idi. Julius ve annesi Sara Alan’ı İngitere’de dünyaya getirmek istediler ve böylece Londra’ya gelerek Alan Turing’in 23 Haziran 1912’de doğduğu (şimdi Colonnade Hotel olan) Maide Vale’de bir eve yerleştiler. John adlı bir abisi vardı. Babası Hindistan Devlet Memurluğu işine devam etmekteydi ve Turing’in çocukluk yılları boyunca ailesi iki oğlunun kalması için İngiltere Hastings’teki arkadaşlarına bırakarak Guildford, İngiltere ve Hindistan arasında seyahat etti. Turing yaşamının erken dönemlerinde deha belirtileri gösterdi ve bunları sürekli olarak sergiledi.

Ailesi onu 6 yaşında iken bir gündüz okulu olan St Michaels’e kaydettirdi. Diğer eğitmenleri ve sonra da okulun başöğretmeni çabucak onun zekâsının farkına varmıştır. 1926’da 14 yaşındayken Dorset’te ünlü çok pahalı bir özel okul olan Sherborne Okuluna girdi. Okul sömesterinin birinci günü İngiltere’deki Genel Greve denk geldi; ancak Turing okuluna o kadar hevesliydi ki, trenlerin ülkede işlemediği o günü Southhampton’dan okula 60 milden fazla süren yolu tek başına bisikletle gitti ve yarıyolda geceyi bir otelde geçirdi.

Turing’in matematik ve bilim üzerine doğal eğilimi, Sherborne’daki eğitim tanımı daha çok klasik Antik Yunanca ve Latince üzerinde odaklanan, öğretmenlerinin saygısını kazandırmadı. Okul Müdürü ailesine şöyle yazmıştır: “Umarım iki okul arasında bilgisiz kalmaz. Eğer özel okulda kalacaksa özel okulun özel eğitimini almayı kabul etmeli; eğer sadece bir kendini bilime adamış bir bilimadamı olacaksa, vaktini bu özel okulda boşuna harcıyor.”

Buna rağmen Turing sevdiği çalışmalarda göze çarpan yeteneğini göstermeye devam ediyordu, derslerinde daha türev ve entegrasyon konularını öğrenmeden bile ileri yüksek matematik konulu problemleri çözümlemeye başlamıştı. 1928’de 16 yaşına geldiğinde Albert Einstein’ın çalışmasıyla karşılaştı; onu kavramakla kalmadı; bunu Einstein’ın Newton hareket savlarını tenkitlerini (bunların açıklamasını yapmayan ders kitabı metinleri kullanmadan) kendi kendine çalışak ortaya çıkardı.

Alan Turing - Sackville Park-Manchester

Alan Turing – Sackville Park, Manchester

Turing okulda kendinden yaşça biraz daha büyük akademik öğrenci Christopher Morcom’la yakın arkadaşlık ve aşk ilişkisi kurdu. Morcom, çocukken veremli inek sütü içmesi dolayısıyla kaptığı tüberküloz hastalığı nedeniyle, Sherborne’daki son sömestirinin bitmesinden sadece birkaç hafta kala öldü. Turing’in dini inancı yıkıldı ve ateist oldu. İnsan beyninin çalışması da dâhil, tüm dünya fenomenlerinin meteriyalistik olduğu inancını benimsedi.

Üniversite ve hesaplanabilirlilik üzerinde çalışmaları

Turing’in klasik eski Yunanca ve Latince çalışmalara istekli olmaması ve matematik ve bilimi daima tercih etmesi onun Cambridge Trinity Koleji’ne bir burs kazanmasına engel oldu. İkinci tercihi olan Cambridge Kings Kolej’e gitti. 1931’den 1934’e kadar orada öğrenciydi, seçkin bir dereceyle diploma aldı ve merkezi limit teoremi üzerinde hazırladığı bir tez yazısı dolayısıyla 1935’te Kings Kolej’e akademik üye seçildi.

28 Mayıs 1936’da sunduğu Hesaplanabilir Sayılar: Karar Verme Probleminin bir Uygulaması adlı çok önemli bir makalesinde, Kurt Gödel’in 1931’de evrensel aritmetik-tabanlı biçimsel diliyle hazırladığı hesaplama ve kanıtın sınırları ispat sonuçlarını yeniden formüle ederek, onun yerine şimdi Turing makineleri diye andığımız, daha basit ve formel usullere dayanan ispatı ortaya attı. Eğer bir algoritma ile temsil edilmesi mümkün ise düşünülmesi mümkün olan her türlü matematiksel problemin böyle bir çesit makine kullanılarak çözülebileceğini ispat etmiş oldu.

KingsCollegeChapel

Turing’in 1931-1934 ders yıllarında diploma derecesi için bulunduğu ve 1935’de okutman olduğu Cambridge Kings Kolej

Turing makinaları günümüzün hesaplama teorilerinin ana araştırma öğesidir. Turing makineleri için Sonlanma Problemi’nin kararverilemez olduğunu gösterek Karar Verme Probleminin bir sonucu olmadığını ispatlamaya devam etti: genel anlamda, algoritmik olarak sunulan bir Turing makinesi her zaman sonlanıyor olsa bile, karar vermek mümkün değildir. Kanıtının, Alonzo Church’ün lambda hesaplama teorisine dayandırdığı Turing sonucuna eşit olan kanıttan daha sonra yayınlanmasına rağmen, Turing’in çalışması çok daha kabul edilebilir ve sezgiseldi. Teorisinin yeni bir tarafı da ‘Evrensel (Turing) Makinası’ kavramı idi ve bu herhangi bir diğer makinanın görevlerini yerine getirecek bir makina fikri idi. Makale ayrıca tanımlanabilen sayılar kavramını da tanıtıyordu.

Eylül 1936’dan Temmuz 1938’a kadar Princeton Üniversitesi, İleri Etüdler Enstitüsü’nde, Alonzo Church yanında hemen hemen devamlı çalışarak geçirdi. Soyut matematik çalışmaları yanında kriptoloji üzerinde de çalışmalar yaptı ve ayrıca dört aşamalı elektro-mekanik ikili çarpma makinasının üç aşamasını tamamlayıp bitirdi. Haziran 1938’de tezini verip Princeton’dan Felsefe Doktoru ünvanını kazandı. Bilimsel tezinde bir Turing makinesinin çözemeyeceği problemler araştırmasına olanak sağlayarak, kehanet makineleri ile bağlantılı Turing makineleri ile hesaplama kavramını inceledi.

İngiltere’de Cambridge’e geri dönerek, Ludwig Wittgenstein’in matematik temelleriyle ilgili derslerine katıldı. İkisi aralarında tartışmalar yapıp birbiriyle uyuşamadılar. Turing biçimciliği savunmaktaydı ve Wittgenstein ise matematiğin mevcut olan gerçekleri yeniden keşfetmek yerine onları yeni olarak icat ettiğini iddia etmekteydi. Ayrıca Hükümet Kod ve Şifre Okulunda (GCCS) yarı-zamanlı çalışmaktaydı.

Kriptanaliz

Ana madde: Enigma şifrelemesinin analizi
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Turing Bletchley Park’ta Alman şifrelerini kırma girişimlerinde baş katılımcılardan biriydi. Savaştan önce Marian Rejeski, Jerzy Rozycki ve Henryk Zygalski tarafından Polonya Şifre Bürosunda geliştirilen kriptanaliz üzerine eklemeler yaptı.

Hem Enigma makinası hem de bu makinaya eklenen (İngilizler tarafından ‘Tunny’ kodadı verilen teletip makinası olan) Lorenz SZ 40/42 makinasının şifrelerinin kırılmasına birçok anlayışla katkıda bulundu. Bir süre de, 8 Numaralı Kulübe’de bulunan Alman Deniz Kuvvetleri şifreli iletişimi okumadan sorumlu bölüme başkanlık yapmıştır.

Turing, Eylul 1938 itibariyle Hükümet Kod ve Şifre Okulu adındaki, İngiliz şifre kod kırma organizasyonunda yarı-zamanlı çalışmıştır. Alman Enigma makinası problemi üzerinde çalışmış ve GCCS’de kıdemli kod kırıcı Dilly Knox’la işbirliği yapmıştır. 4 Eylül 1939’da, Birleşmiş Krallık’ın Almanya’ya karşı savaş ilan etmesinin ertesi günü, Turing askeri hizmet görmek için GCCS’nin savaş zamanı üssü Bletchley Park’a katıldı.

Turing-Welchman “bombe” makinası

Bombe-makinesiBletchley Park’a katılışından birkaç hafta sonra, Turing Enigma’yı hızlı kırmaya yardımcı olacak elektromekanik bir makine tasarladı; bu makinaya Bombe adı daha önce 1932’de Polonya tasarımlı makinelerinden geliştirilmiş olan cihaza verilen Bomba adına atıfla verildi. Matematikçi Gordon Welchman’ın önerileriyle eklemelerle, Bombe Enigma, korumalı mesaj trafiğine saldırmada en onemli ve tek tam otomatikleştirilmiş kod kırma makinası olarak kullanıldı.

Turing ile aynı dönemde Bletchley Park’ta kriptanaliz üzerine çalışan Profesör Jack Good daha sonra Turing’i şu sözlerle onurlanmdırmıştır: “Turing’in en önemli katkısı, bence, kriptanalitik makine Bombe’nin tasarımıdır. Bunun esası eğitilmemiş bir kulak için çok saçma gelen bir mantık teoremine, hatta herşeyi anlayabileceğimizin muhtemel olduğuna dair çelişkili bir fikre dayanmaktaydı.”

Bombe bir Enigma makinası mesajında kullanılacak muhtemel doğru ayarlamaları (örn. çark komutları, çark ayarları…vs) araştırdı ve uygun ve makul bir şifresiz metin parçasını bulunan test için kullandı. Çarklar için, üç çarklı genel Enigma makinaları için 1019 olası durum ve 4 çarklı denizaltı Enigma makinaları için 1022 olası durum mevcuttu. Bombe elektriksel olarak tamamlanan, crib’i esas alan bir dizi mantıksal sonuç sergiledi. Bombe bir çelişki belirdiğinde tespit etti ve bir sonrakine taşıyarak düzenlemeleri eledi. Muhtemel düzenlemelerin çoğu çelişkilere sebep oluyor ve detayların araştırılması için birkaç tane bırakarak kalanı bir kenara atılıyordu. Turing’in Bombe’si ilk kez 18 Mart 1940’ta kuruldu. Savaş sonunda operasyonda ikiyüzün üzerinde Bombe vardı.

Kulübe 8 Bölümü ve Alman Deniz Kuvvetleri Enigma makinesi

Bletchley Park ana binası

Bletchley Park ana binası

Aralık 1940’ta Turing, diğer servislerin kullandığı göster geç sistemlerinden daha karmaşık olan, deniz kuvvetleri Enigma göster geç sistemini çözdü. Turing ayrıca Deniz Kuvvetleri Enigmasını kırmaya yardımcı olması için ‘Banburismus’ adı verilen Bayes tipi istatistik tekniği keşfetti. Banburismus Bombe’lerin düzenlemelerini test etmek için gerekli zamanı kısaltarak, Enigma çarklarından çıkan kesin komutları eliyordu.

1941 baharında, Turing Hut-8’deki iş arkadaşı Joan Clarke’a evlilik teklifinde bulundu, ancak yazın her iki tarafın anlaşmasıyla bu nişan bozuldu.

1942 Temmuzunda, Turing, Almanların ‘Fish’ kodadlılardan biri olan yeni Geheimschreiber (gizli yazıcı) makinesinde kullanılan Lorenz şifrecisine karşı kullanılmak üzere Turingismus ya da Turingery adı verilen bir teknik icat etti. Ayrıca, günlük-değişken şifrelere faydalı bir şekilde uygulanan kaba-kuvvet zoru ile kod çözme tekniklerine üstün hız sağlayan, öncelikle basit makinelerin yerine geçen, dünyanın ilk programlanabilen dijital elektronik bilgisayarı Collossus’un oluşturulmasına devam etmiş Max Newman’ın koruması altındaki Tommy Flowers’ın Fish takımıyla da tanıştırılmıştır. Sık rastlanılan yanlış bir kanı ise, Turing’in Colossus’un dizaynında anahtar şahıs olduğuydu ki bu doğru değildi.

Bletchley’da çalışırken, Turing, ara ara üst-seviye karşılamalarda ona ihtiyaç duyulduğunda Londra’ya 40 km koşmuş, başarılı bir uzun-mesafe koşucusudur.

Turing 1942 Kasımında Birleşik Devletler’e(USA) seyahat etti ve A.B.D. Deniz kuvvetleri kriptanalistleriyle Deniz Kuvvetleri Enigması ve Washington’da Bombe yapımı üzerinde çalıştı ve Bell labaratuvarlarında korumalı konuşma cihazlarının geliştirilmesine yardımcı oldu. Mart 1943’te Bletchley Park’a geri döndü. Hugh Alexander, Turing bazen bölümün koşturmacısında günlük ufak işlerini hallederken geçici lider olduğundan, yokluğunda resmi olarak Hut-8’in liderlik pozisyonunu üstlenmişti. Turing ise Bletchley Park’taki kriptanalistlerin genel danışmanı oldu. Savaşın ileriki kısmında, işini, mühendis Donald Bailey’in yardımıyla elektronik bilgisini daha ileri seviyede geliştirdiği Hanslope Park’a taşıdı. Birlikte Delilah kod adlı portatif, korumalı ses iletişimleri makinesinin tasarımı ve yapımına giriştiler. Farklı uygulamalara ayrılmıştı, uzun-mesafe radya yayınlarının kullanımı için eksik kapasite ve her halükarda Delilah savaş sırasında kullanabilmek için çok geç tamamlanmıştı. Turing’in onu memurlar için bir Winston Churchill’in konuşma kaydının şifreleme/deşifreleşmesi için memurlara ispat etmesine rağmen Delilah kullanıma kabul edilmedi.

1945’te, Turing savaş zamanındaki hizmetleri için OBE ile ödüllendirildi, ancak çalışması yıllarca bir sır olarak kaldı. Royal Society tarafından ölümünden kısa bir süre sonra basılan bir biyografide şöyle kayıtlara geçmiştir:

Savaştan hemen önce, o kritik zamanda bazı büyük problemler üzerine çalışmalara kendini verseydi sunulabilecek çalışmasının kalitesini gösteren, çeşitli matematiksel konuda üç kayda değer makale yazıldı. Yabancı Bürodaki çalışmasına istinaden OBE ile ödüllendirildi.

İlk bilgisayarlar ve Turing testi

1945’ten 1947’ye kadar ACE (Otomatik Bilgisayar Motoru) tasarımında çalıştığı Ulusal Fizik Laboratuvarı’ndaydı. 19 Şubat 1946’da ilk program-hafızalı bilgisayarın detaylı dizaynının makalesini sundu. ACE uygulanabilir bir dizayn olmasına rağmen, Bletchley Park’taki savaş zamanı çalışmalarını saran esrarengizlik proje başlangıcının ertelenmelerine öncülük etti ve onu hayal aleminden çıkardı. 1947’nin sonlarında altı yıllık devamlı çalışmadan sonra kendi istedigi bir alanda istediği gibi çalışmak üzere Cambridge’e döndü. O Cambridge’teyken yokluğunda Pilot ACE yapıldı. İlk programı 10 Mayıs 1950’de gerçekleştirildi.

1948’de Manchester’da Matematik Departmanına Okutman tayin edildi. 1949’da Manchester Üniversitesi’ndeki bilgisayar laboratuarında vekil yönetici oldu ve ilk gerçek bilgisayarlardan biri için Manchester Mark 1 yazılımı üzerinde çalıştı. Bu süre zarfında daha soyut işler yapmaya devam etti ve ‘Bilgisayar Mekanizması ve Zeka’ da (Mind, Ekim 1950) Turing yapay zekaya işaret etti, ve şu anda Turing testi olarak bilinen, bir makine için ‘zeki’ denilebilme standardını saptama girişimi olan bir deney ileri sürdü. İddiası eğer soru soran kişiyi, diyalog içerisinde olduğunun bir insan olduğu konusunda kandırabilirse, bir bilgisayar için düşünmenin söz konusu olabileceğiydi.

1948’te Turing aynı sınıftan mezun olduğu meslektaşı D.G. Champernowne ile çalışırken henüz var olmayan bir bilgisayar için satranç programı yazmaya başladı. 1952’de programı gerçekleştirmeye yetecek kadar bir bilgisayarı güçlendirerek, Turing bilgisayarını taklit ettiği, her bir hamlesi yaklaşık yarım saat alan bir oyun oynadı. Oyun kaydedildi, Champernowne’nın karısına karşı oyunu kazandığı söylense bile, program Turing’in meslektaşı Alick Glennie’ye karşı kaybetmiştir.

Örnek biçimleme ve matematiksel biyoloji

Turing 1952’den 1954’teki ölümüne kadar matematiksel biyoloji, özellikle morfogenez üzerine çalışmıştır. 1952’de Turing örnek biçimlendirme hipotezini öne sürerek, ‘ Morfogenezin Kimyasal Temeli ‘ adlı bir makale yazmıştır. Bu alandaki ilgi odağı canlıların yapısındaki Fibonacci numaralarının varlığını, Fibonacci filotaksisini anlamaktır. Örnek biçimlendirme alanının şu an merkezi olan reaksiyon-difüzyon denklemini kullanmıştır. Son makaleleri 1992’de A.M. Turing’in Derleme Çalışmaları eserinin basımına kadar yayınlanmamıştır.

Müstehcen uygunsuzluktan hüküm giymesi 

Turing'in evini gösteren plaka

Turing’in evini gösteren plaka

Homoseksüellik İngiltere’de yasadışıydı ve bir akıl hastalığı olarak dikkate alınmakla birlikte ceza-i yaptırımı olan suç sınıfına girmekteydi. Ocak 1952’de Turing’in 19 yaşinda bir genç olan Alan Murray ile bir sinemada tanıştı ve Alan Murray birkaç defa Turing’in evine giderek onunla birlikte kaldı. Birkaç hafta sonra Alan Murray bir tanıdığı ile birlikte Turing’in evini soymaya gitti. Turing bu hırsızlığı polise bildirdi. Polis hırsızları yakaladı ve soruşturma sırasında Alan Murray’in Turing ile homoseksüel ilişkisi olduğu gerçeği ortaya çıktı. Turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti. Turing ve Murray 1885 Ceza Kanunu’na Ek Yasa’nın 11. Kısmı gereğince müstehcen uygunsuzluktan suçlanıp mahkemeye verildiler. Turing pişman değildi ve 50 yıl önce Oscar Wilde’ın başına geldiği gibi aynı suçtan mahkûm edildi.

Turing’e mahkûmiyet ve durumuna bağlı olarak libidosunu azaltmak için devam eden hormonal tedavisinde göz hapsi arasında bir tercih sunuldu. Hapisten kaçmak için, bir yıl içinde kendini hadım edecek östrojen hormonu iğnelerini kabul etti. Suçlu bulunması dolayısıyla devletin gizli işleri için güvenilirlilik izni kaldırıldı ve o zamanlar çok gizli olan GCHQ’daki kriptografik konular üzerine devam eden danışmanlığı da sona erdirildi. O dönemde İngiltere hükümeti Cambridge Beş adlı çoğu akademik eğitimleri sırasında Oxford-Cambridge’de tahsil yaparken Sovyetler Birliği hesabına casusluk yapmayı kabul etmiş ve sonradan İngiliz entelejans kurumunda en yüksek rütbeleri almış olan (Guy Burgesss ve Donald Maclean) bir grup ajanlar sorunu ile uğraşmaktaydı. Casuslar ve Sovyet ajanlarının önemli mevkilerde bulunan homoseksüelleri tuzağa düşürmelerinden endişe edilmekteydi. Turing o kadar yıl sonra bile çok gizli olan Bletchley Park’da çok önemli mevkilerde çalışmıştı ve homoseksüel olma suçundan mahkeme tarafından hüküm giymişti.

8 Haziran 1954’te temizlikçisi onu Manchester’deki evinde ölü buldu. Bir gün evvel, yatağının kenarında bıraktığı yarı-yenmiş siyanür-zehirli elmayı yemek suretiyle siyanür zehirlenmesinden öldüğu açıklandı. Elmanın kendisi nedense hiçbir siyanür zehiri testine tabi tutulmadı. Ölüm sebebinin siyanür zehirlenmesi olması iddiasına rağmen naaşına post-mortem yapılmadı.

Bu şartlarda devletin çok gizli işleri için çok önemli görevlerde bulunan ve şüpheli bir tarzda ölen bir kişi olan Turing’in ölümünün kasıtlı, hatta İngiliz MI5 (gizli istihbarat) servisi tarafından bir suikast olduğuna ve intihar süsü verildiğine inanılmasına yol açmıştır. Annesi ise oğlunun laboratuvar ecza maddelerini dikkatsizce depolanıp kullanılmasına bağlı olarak zehirin yemeğe başladığı elmaya kazara bulaştığını devamlı iddia etmiştir. Bazı kişiler Turingin Pamuk Prenses peri masalı rolü yaparak intihar ettiğine inanırlar. Diğer kişiler Turing’in resmi güvenilirlilik izini kaybetmesine rağmen pasaportunun alınmadığına ve bu hükümden sonra (ABD tarafından kabul edilmemekle beraber) birkaç defa akademik nedenlerle Avrupa’ya gitmesine izin verildiğine işaret etmektedirler. Bu ziyaretler sırasında Turing’e bir suikast yapılma olasılığının çok yüksek bulunduğu bilinmektedir. Buna rağmen İngiliz resmi makamları bu ziyaretlere ve yüksek suikast olasılığına goz yummalarını kasıtlı bulmaktadırlar. Turing’in biyografisini yazan Andrew Hodges, Turing’in bu şekilde intiharının annesine biraz makul bir inkar etme imkânı verebilmek için olduğunu öne sürmektedir.

Ölüm sonrasında takdirle anılma

1966’dan beri, Bilgisayar Mekanizmaları Birliği tarafından her yıl, bilgisayar camiasına teknik makaleler yazan bir kişiye Turing Ödülü verilmektedir. Bu ödül, günümüzde bilgisayar dünyasının Nobel Ödülü olarak kabul edilmektedir.

Turing’in Londra’da doğum yeri olan (şimdi Colonnade Hotel olan) bina önüne ve Manchester’de yaşayıp öldüğü evinin önüne, İngiltere’deki önemli tarihsel kişilerin orada yaşadığına işaret etmek için binalara konulan, birer mavi plaka konulmuştur.

23 Haziran 2001’de Manchester’de Whitworth Sokağı’ndaki üniversite binaları arasında bulunan Sackville Park’da Turing’in bir bronz heykeli için açış töreni yapıldı. Güney İngiltere’de Guildford’da yerleşik “Surrey Üniversitesi” kampüsünde heykeltraş “John W. Mills” tarafından yapılan bir bronz heykel için 28 Ekim 2004’de açılış töreni yapılmıştır. Turing’in çalışmış olduğu Beltchley Park’da ise Galler’den gelen ince kayrak taşlardan heykeltraş Stephen Kettle tarafından yapılmış 1,5 ton ağırlıkta bir diğer Turing heykeli 19 Haziran 2007’de törenle açılmıştır.

İngiltere’de ve dünyanın çeşitli yerlerinde, özellikle üniversitelerde, Turing’in anısını devam ettirmek hedefiyle çeşitli etkinlikler yapılmakta ve fakültelerde ve kampüslerde özel salon, bina ve meydanlara Turing adı verilmektedir. Örneğin İstanbul Bilgi Üniversitesinde her yıl ‘Turing Günleri’ adlı uluslararası katılımlı bilimsel bir sempozyum organize edilegelmektedir. Toplantının amacı ‘Hesaplama Teorisinde ve Bilgisayar Bilimlerinde’ uluslararası çevrelerdeki yeni eğilimlerin ve gelişmelerin tartışıldığı tanıtıldığı bir zemin yaratmaktır.

10 Eylül 2009 tarihinde yani Alan Turing’in ölümünden 50 yıl sonra İngiliz başbakanı Gordon Brown ünlü matematikçiye yapılanların korkunç olduğunu kabul etti

Kaynak :[-]

Bristol’un dünya müziğine kazandırdığı efsanevi İngiliz grup Portishead, ilk kez Türkiye’de konser vermeye hazırlanıyor. Ünlü grup, 20 Ağustos Çarşamba günü İstanbul’da eşsiz bir performans sergileyecek.

portishead

 1991 yılında Geoff Barrow ve Beth Gibbons tarafından kurulan Portishead, 23 yıllık kariyerlerine birbirinden özel 3 başyapıt sığdırdı.

İsmini, Barrow’un doğduğu şehirden alan grup, 1994 yılında “Dummy”, 1997 yılında grupla aynı ismi taşıyan “Portishead” ve 2008 yılında “Third” isimli albümlerini piyasaya sürdü.

Müzik akımı başlatan ender gruplardan biri olan Portishead, 20 Ağustos’ta GNL organizasyonuyla KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleştirilecek Midtown Fest sahnesinde olacak.

İngiltere’den Savages ve Thought Forms’un yanı sıra Türkiye’den The Ringo Jets, The Away Days ve Telepotik grupları, KüçükÇiftlik Park sahnesini Portishead ile paylaşacak.

Dream TV’nin medya sponsorluğunda, ilk kez Türkiye’de sahne alacak Portishead’in eşsiz müzik ziyafeti için biletler 21-28 Nisan tarihleri arasında Funclub avantajları ile ön satışta olacak ve 28 Nisan’dan itibaren de Biletix’ten satışa sunulacak.

Dünyaca ünlü keman virtüözü İstanbul’a geliyor!

Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği konser için tekrar Türkiye’ye geliyor.

Itzhak_Perlman

Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak konser biletleri aylar öncesinden tükenen, “Schindler’in Listesi” filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müthiş bir konsere imza atan Itzhak Perlman’ın konser biletleri, Biletix.com üzerinden satılıyor.
20 milyon dolarlık Soil Stradivarius geri geliyor!
Geçtiğimiz aylarda da Yapı Kredi sponsorluğunda İstanbul’da konser veren Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile katılacak.
ITZHAK-PERLMANPerlman konsere, geçmişte Yehudi Menuhin’e ait  Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yılı yapım tarihli, 300 yıllık Soil Stradivarius ile katılacak.
Perlman’ın kullandığı enstrümanın değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
5 ayrı dalda Grammy sahibi…
En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü’ne sahip olan Perlman’ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerindefahri ve onursal doktoraları bulunuyor.
Itzhak Perlman Kimdir?
Schindler’in Listesi filminden de tanınan Perlman, 1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası altında bulunan Tel Aviv’de doğdu. Çocukluk yıllarında radyodan dinlediği klasik müziklerle kemana olan ilgisi başladı.
İlk eğitimini Shulamit Konservatuarı’ndaveTel-Aviv MüzikAkademisi’ndeRivka Goldgart’tan aldı. Sonrasında Juilliard Okulu’nda büyük keman eğitmeni Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti.
Perlman dört yaşında çocuk felci geçirmiştir.Zaman içinde iyileşerek koltuk değnekleri ileyürümeyi öğrenen Pearlman, hızlı hareket edebilmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanıyor.
20. ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülen Perlman, halen eşiyle birlikteNew York’ta yaşıyor.
Ünlü performansları
Itzhak Perlman, 7 Mayıs 2007 tarihinde Beyaz Saray’daki Kraliçe Elizabeth’in katıldığı devlet yemeğinde performans sergiledi.
2009 yılındaki Barack Obama’nın göreve başlama merasiminde, John Williams’ın Air and Simple Gifts adlı eserinde Yo-Yo Ma (çello), Gabriela Montero (piyano) ve Anthony McGill (klarnet) ile birlikte sahne aldı.
Son yıllarda, orkestra yönetmeye başlayan Perlman, Detroit Senfoni Orkestrası’nın başmisafir orkestra şefliği görevini de yürütüyor. 2002-2004 yılları arasında Saint Louis Senfoni Orkestrası’nda müzik danışmanı olarak hizmet verdikten sonra, Kasım 2007’de Westchester Senfoni Orkestrası Perlman’ın sanat yönetmenliğine ve baş orkestra şefliğine atandığını duyurdu.
Bu çerçevede 11 Ekim 2008 tarihinde, Beethoven’ın 5.Piyano Konçertosu’nun çalındığı, Leon Fleisher’ın da yer aldığı Beethoven programında ilk konserini verdi.
Başarıları – Ödülleri
Leventritt Yarışması – Galibiyet
Grammy Ödülleri :
– En İyi Oda Müziği Performansı
– En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra ile)
– En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra olmadan)
– En İyi Klasik AlbümEn İyi Tasarlanmış Albüm, Klasik
* Newsweek Magazine, Perlman’ı baş makalede yayınladı
* A.B.D Başkanı Ronald Reagan tarafından “özgürlük madalyası” (Medal of Liberty) ile ödüllendirildi.
* A.B.D Başkanı Bill Clinton tarafından “sanatlar ulusal madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi
* Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri / Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva and Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirildi.

ABD’nin Los Angeles kentinde bu yıl 86’ncısı düzenlenecek Oscar töreniyle yılın en iyileri belirlenecek.

> on October 19, 2009 in Santa Clarita, California.

Tüm dünyadan sinemaseverlerin merakla beklediği 86. Oscar ödül töreni bugün ABD’nin Los Angeles kentinde yapılacak.

Yılın en iyilerinin belirlendiği 86. Oscar töreni, Los Angeles’ta bulunan Dolby Theatre’da TSİ 2’de başlayacak ve sabaha kadar sürecek.

Aralarında ”American Hustle”, ”12 Years a Slave”, ”The Wolf of Wall Street” gibi eserlerin de bulunduğu en iyi film kategorisinde 9 film, heykelciği almak için yarışacak.

Yılın en iyi erkek oyuncusu alanında American Hustle’daki rolüyle Christian Bale, The Wolf of Wall Street’teki rolüyle Leonardo Di Caprio ile Bruce Dern, Matthew Mcconaughey ve Chiwetel Ejiofor yer alıyor.

En iyi kadın oyuncu alanında ise Amy Adams, Cate Blanchett, Meryl Streep, Sandra Bullock ve Judi Dench’ten biri geceden mutlu ayrılacak.

Yılın en başarılı yardımcı erkek oyuncu alanında 5 isim yarışırken, yardımcı kadın oyuncu alanında da yine birbirinden ünlü 5 kadın heykelcik için mücadele verecek.

En iyi film yönetmeni dalında yarışacak isimler arasında David Russell (American Hustle), Alfonso Cuaron (Gravity), Alexander Payne (Nebraska), Steve Mcqueen (12 Years a Slave) ve Martin Scorsese (The Wolf of Wall Street) yer alıyor. Ödül töreni hazırlıklarına yağmur damgası

Tüm dünyadan yaklaşık 1 milyar kişinin izlemesi beklenen ödül töreni için hazırlıklar günler öncesinden başlarken, Los Angeles’ta 2 gündür devam eden şiddetli yağmur tören hazırlıklarına damgasını vurdu.

Yılın en görkemli töreni için Hollywood’da hummalı calışmalar devam ederken, bir yandan aralıksız yağan yağmur, kırmızı halı hazırlıkları yapan organizasyon ekibine zor anlar yaşattı. Ödül törenin gerşekleştirileceği Dolby Theatre’ın girişi Hollywood ve Highland Bulvarı arası çadırlarla kaplanırken, onlarca çalışan alanda biriken suları temizlemek için yoğun çaba harcadı. Şovun en önemli dekorları arasında yer alan dev Oscar heykelleri, yağmurdan etkilenmemsi için naylonlarla örtüldü.

Bu yıl 56 yaşındaki ünlü talk show yıldızı Ellen DeGeneres’in sunacağı Akademi Ödülleri’nde, yağmur nedeniyle son olarak 2010 yılında konuklar çadır altında karşılanmış ve “kırmızı halı geçişi” yağmur altında tamamlanmıştı.

Uzun dönemdir kuraklıkla mücadele eden Los Angeles’ta yağmur bir yadan sevince neden olurken, kentte şiddetli yağış nedeniyle binden fazla ev su baskını tehlikesine karşı boşaltıldı.

Öte yandan ABD Ulusal Meteoroloji Servisi, yağışın bu akşam bitmesinin beklendiğini ve tören esnasında ciddi bir sıkıntının çıkmasının beklenmediğini açıkladı.

Ünlü Ressamlarımızdan Nejat Melih Devrim’in eseri Fransa’da açık artırmada.

nejat  devrim

Açık artırma tarihi: 03/09/14 Le Havre Auctions

EMail: [email protected]

Tel. : +33.2.35.22.54.52,

Kompozisyon Tuval üzerine yağlıboya 130×163

Orjinallik onayı : Maria Devrim Hanım

Ressam Nejat Melih Devrim  Kimdir?

nejad-melih-devrim1923 yılında İstanbul’da doğdu. Yazar İzzet Melih Devrim ile ressam Fahrelnissa Zeid’in oğludur. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde Leopold Levy Atölyesi’nde çalıştı. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Zeki Kocamemi, Nurullah Berk ve Leopold Levy’nin öğrencisi oldu. 1947 yılında Paris’e yerleşti. Aynı yıl Paris’te Allard Galerisi’nde ilk kişisel sergisini açtı. 22 yıl hayatını bu kentte sürdürdü. Çeşitli Avrupa ülkelerine, Amerika’ya, Uzak ve Yakın Doğu’ya gezilere çıktı. 1968 yılında Varşova’ya, 1980’lerin ortasında da Nowy-Sacz’a yerleşti. 1995 yılında Polonya’da vefat etti.


Nejad Melih Devrim’in Resminin Özellikleri

Prof. Witmore’un yanında öğrendiği Türk hat ve Bizans mozaik sanatı ilk dönem yapıtlarını biçimlendirdi. Doğu sanatı ve Fransız şiirsel soyutlaması etkilendiği başlıca kaynaklar oldu. 1940’lar boyunca canlı renklerle figür, doğa görünümleri ve iç mekan resimleri yaptı. 1950’lerde Paris Okulu içinde yer alan Devrim, bu tarihlerde aynı renkçi yaklaşımıyla bir dizi siyah zeminli resim gerçekleştirdi. 1960’lardan başlayarak 1970’ler boyunca sanatçının giderek çizgiden uzaklaştığı; canlı, ışıltılı renkler ve geniş, coşkulu fırça vuruşlarıyla lirik ve lekeci bir anlatıma yöneldiği görülür. Bu resimlerinde kesik fırça vuruşlarıyla oluşturduğu renk lekelerindeki geçişleri, mozaik sanatının soyutlanmış bir yorumu olarak görmek mümkündür. Sanatçı hiçbir akımın izleyicisi olmadan Paris Okulu’nun esnek bünyesi içinde kendi iç dünyasını renk ve ışık aracılığıyla yansıtarak özgün bir anlatım geliştirdi. Üslubu guaja çok uygun olmakla birlikte, yağlıboyalarında da aynı hafifliği elde etmede büyük bir başarı gösterdi. J. Lassaigne, Nejad Melih Devrim’in “boşluk ve ritim sorunlarına yepyeni ve köklü çözümler” getirdiğini vurgulamıştır.

G. Boudaille, 1960’lı yıllarda Nejad Melih Devrim’in resmini “hareketli, coşkulu, huzursuz ve zarif, karmaşık, çok yönlü ve değişken olan yaratıcısının bir aynası“ olarak tanımlamıştır. Nejad Melih Devrim sanatı soyut resmin bir uzantısı, deneyim ve birikimlerle kazanılmış bir görüşün ve duyarlığın ürünüdür. Resimlerinde renkler, kalın boya ve kısa fırça vuruşlarından oluşan lekelerin kompozisyonu göze çarpar. Nejad Melih Devrim Türk Çağdaş Soyutu’nun yanı sıra uluslararası soyutun da özgün bir temsilcisidir. Eserleri Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli müzeler ve önemli koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Nejat Melih Devrim’in hatatı ile ilgili kronolojik bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

nejad-devrimKRONOLOJİK HAYATI

1923 İstanbul’da doğdu.
1936-38 Berlin’de yaşadı.
1940 Galatasaray Lisesi’nde resim yapmaya başladı.
1941 Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi, Leopold Levy’nin öğrencisi oldu.
Kaligrafi ve Bizans Sanatı üzerine çalıştı.
1945 Güzel Sanatlar Akademisini bitirdi.
1946 Paris’e yerleşti. Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Hollanda, Danimarka,
Amerika, Sovyetler Birliği ve Çin’de sanat araştırmaları yaptı.
1955 Tristan Tzara’nın şiir kitabı “Le Temps Naissant’i desenledi.
1960 Paul Elvard’ın şiir kitabı “Sens de Tours Les Instants”i desenledi.
1961 Polonya’ya yerleşti.
1995 Nowy Sacz, Polonya’da öldü.

KİŞİSEL SERGİLER

1944 Taksim Bahçesi, İstanbul
1947 Galerie Allard, Paris
1949 Galerie Saint Georges, Londra
1950 Galerie Lydia Conti, Paris
1951 Galerie Beaune, Paris
1953 Galerie Ex Libris, Brüksel
1953 Galerie Marcel Evard, Lille
1953 Galerie aul Facchetti, Paris
1956 Galerie M.C. Coard, Paris
1956 Galerie B. Birch, Kopenhag
1957 Alexander Zodiac Iolas, New York
1958 Güzel Sanatlar Sarayı, Retrospektif, Brüksel
1958-63 Galerie La Cour d’Ingres, Paris
1957-61-67 Galerie Hybler, Kopenhag
1960 Paris Galerisi, Londra
1960 Ressamlar Birliği, Varşova
1962 Ressamlar Birliği Galerisi, Pekin, Çin
1963 Galerie Westing, Odense-Danimarka
1964 Resim ve Heykel Müzesi, Pekin
1964 K. Kunsthandel Galerisi, Kopenhag
1965 Alman Kültür Merkezi, İstanbul
1967 Amman Belediye Segisi, Ürdün

KARMA SERGİLERİ

1941-43 Yeniler Grubu, İstanbul
1946 Uluslararası UNESCO Sergisi, Paris
1948 Mayıs Salonu Paris
1948 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1948 Galerie Maeght, Paris
1948 Galerie Saint-Placide, Eleştiri Ödülü
1949 Mayıs Salonu Paris
1949 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1949 Galerie Maeght, Paris
1949 Papalar Sarayı, Duvar Resmi, Avignon
1950 Mayıs Salonu Paris
1950 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1950 Galerie Maeght, Paris
1950 Galerie Bedune
1950 ABD ve Fransa’daki Genç Ressamlar, Sidney Janis Galerisi, New York, ABD
1951 Mayıs Salonu, Paris
1951 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
1952 Galerie Babylone, Paris
1952 Galerie Marcel Evrard, Lille, Fransa
1952 La Hune, Charles Estienne’in “Küfür Gülü”Sergisi, Paris
1952 I Ekim Salonu, Paris
1953 Hanover Galerisi, Londra
1953 Fransız İtalyan Sergisi, Torino
1953 “Genç Paris Okulu”, Modern Sanatlar Müzesi, Madrid
1954 Mayıs Salonu, Paris
1955 Brooklyn Müzesi, New York
1956 Mayıs Salonu, Paris
1959 Galerie La Cour d’Ingres, Paris
1964 “Günümüz Türk Sanatı”, Modern Sanatçılar Müzesi, Paris
1965 Galerie Müzesi
1969 Estetik Müzesi, Torino
1975 Estetik Müzesi, Torino
1987 Türk Resminde Modernleşme Süreci, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1987 Güncel Boyutlarla Resim Sanatımız, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1987 Yahşi Baraz Koleksiyonundan Bir Kesit, Beymen Sanat Galerisi, Ankara
1989 “Büyük Sergi”, Galeri Baraz Organizasyonu, Atatürk Kültür Merkezi, Ankara
1989 “Büyük Sergi”, Galeri Baraz Organizasyonu, Eskişehir Üniversitesi Sergi Salonu, Eskişehir
1990 “Paristanbul”, Uluslararası Sanat Merkezi, Paris
1990 “Etkinlikler Süresince 15. Yıl”, Galeri Baraz Organizasonu, AKM, İstanbul
1992 Leopold Levy ve öğrencileri, Almelek Sanat Galerisi, İstanbul
1998 “Türk Resminde Soyut Eğilimler”, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1969 Basın Klübü, Varşova
1973-74-75 Gladsaxe Sanat Çevresi, Danimarka
1975 Galerie Isabella Lemarie Dubreuil, Paris
1977 Galerie Krytykow, Varşova
1978 Bedri Rahmi Galerisi, İstanbul
1980 Sutton Place, New York
1981 Bedri Rahmi Galerisi, İstanbul
1981 Galerie Hubert Winter, Viyana
1982 Tiglar Sanat Galerisi, İstanbul
1982 Vakko Sanat Galerisi, Ankara
1983 Galerie MPIK, Krakow
1984 Galerie AEGIDIUS, Randers-Danimarka
1987 Galerie Callu Merite, Paris
1988 Galeri Baraz, İstanbul

Sanatçının Eserlerinin Yer Aldığı Müzeler:

Modern Sanatlar Müzesi, Paris
Belçika Kraliyet Müzesi
Ulusal Müze,Varşova
Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul
Saint-Etienne Müzesi, Fransa
Grenoble Müzesi, Fransa
Aalborg Müzesi, Danimarka
Aarhus Müzesi, Danimarka
Havana Müzesi, Küba
Pekin Müzesi, Çin
Tuborg Vakfı, Kopenhag

Kaynaklar : 

1- catalogue.gazette-drouot.com

2- Biyografi

3- nejaddevrim.com

GIO- Yayımlanmamış Öykü- Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film Ödülleri 2014

gio 

GIO Ödülleri 2014 için geri sayım başladı.
FABİSAD olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz ve “Kısa Film” kategorisiyle zenginleştirdiğimiz bu ödüllerin sanatımızda yaratıcılığın desteklenmesinde önemli bir yeri olacağına yürekten inanıyoruz.
TAV Havalimanları Holding ana sponsorluğunda, İtalyan Kültür Merkezi, Bilgi Üniversitesi Yaşam Boyu Öğrenim Merkezi Bilgi Eğitim ve Cohn&Wolfe İstanbul’un destekleriyle GİO Ödülleri 2014’te “Öykü Kitabı”, “Yayımlanmamış Öykü”, “Yayımlanmamış İllüstrasyon” ve“Kısa Film” dallarında verilecektir. Her dört ödülde de ana kriter, sunulan yapıtların fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde olmasıdır.
GİO Öykü Kitabı Ödülü 2012 – 2013 senelerinde yayımlanmış öykü kitapları arasında yapılacak değerlendirmeyle verilecektir.
Özel bir başvuru gerektirmeyecektir. Ancak dileyen yazar veya yazarın izni ile, yayıncılar öykü kitaplarını ödül komitesine iletebilecektir.
 FABİSAD üyesi sanatçıların oylarıyla belirlenecek aday öykü kitapları, alanında yetkin ve bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilecektir.
 Yayımlanmamış Öykü, Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film dallarında ödüller, www.fabisad.com’da belirtilen şartlar dahilinde gönderilen eserlerin, alanında yetkin bir jüri tarafından değerlendirilmesi ile verilecektir.
Katılım için son başvuru tarihi 15 Mart 2014 olup, ödül töreninin Haziran 2014’te yapılması planlanmaktadır.
2014 FABİSAD GİO Ödülleri Jürileri
Öykü Kitabı Ödülü: Asuman Kafaoğlu Büke, Buket Aşçı, Bülent Somay, Murat Gülsoy, Sevin Okyay
Kısa Film Yarışması: Doğu Yücel, Durul Taylan, Kutlukhan Kutlu, Sevin Okyay, Yağmur Taylan
Öykü Yarışması: Aslı Tohumcu, Erbuğ Kaya, Gülşah Elikbank, Hakan Bıçakcı, Hamit Çağlar Özdağ
İllüstrasyon Yarışması: Ertaç Altınöz, Kerem Beyit, Mahmud Asrar, Murat Mıhçıoğlu, Yıldıray Çınar
GİO Kimdir?

“Vampirler hep ilgimi çektiler özelliklerinden dolayı, dünya folklorundaki yerlerinden, evrensel olmalarından dolayı. İster inan ister inanma korkunç bir çekicilikleri vardır. (age, s.158)”

25 Nisan 1929’da İstanbul’da doğdu. Öğrenimini İtalyan okullarında yaptı ve İtalyan Lisesi’nin Edebiyat bölümünden (Latince, Felsefe) mezun oldu. İlk işi kitapevi yöneticiliği oldu (İtalyan Kitapevi), daha sonra dekoratör yardımcılığı yaptı (Psalti Mobilya). Banco di Roma’nın Beyoğlu Şubesi’nde 14 yıl çalıştı. Şubenin müdürü iken sinemacı olmaya karar verdi ve bundan sonra istifa etti. 1960’lı yılların ikinci yarısında Türkiye’de çekilen İtalyan, Fransız, İspanyol filmlerinde yapım görevlisi ve yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Daha sonra, bir reklam şirketinin ortağı oldu ve bu işi 1974’e kadar sürdürdü.

1974 yılından sonra, ilk kitaplarını yazmaya koyuldu: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Uzaydan Geldiler, Geleceğinizin Anahtarları, Aşk ve Evlilik Falı, Batı’nın İnanç Temelleri ve 100.000’den fazla satan Dünyamızın Gizli Sahipleri. Bu arada, 1948’den beri yabancı basında Spettacolo, Successo, ita Cinematografia, Bianco e Nero, Kinematograph Weekly, Cinemonde, Le Cinema Europeen vd. 60’lardan sonra International Film Guide, Movie Marketingsürdürdüğü sinema yazarlığını Türk basınına taşıdı. Sinema yazarı olarak çalıştığı gazete ve dergilerden bazıları ise şunlardır: Akşam, Yön, Akis, Yeni Sinema, Ses, Hayat, Güneş, TV’de 7 Gün, Yedinci Sanat, Beyaz Perde, Yeni İnsan Yeni Sinema, Yeni Film, Altyazı, Yeni Sinema, Seyir, Strip, Sonsuz Kare. Giovanni Scognamillo halen sinema yazarı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

1979 yılında, Erler Film’de Dış İlişkiler Müdürü olarak göreve başladı. Ulusal Video kurulduğunda Program Müdürlüğüne atandı ve 1988 yılında emekli olana kadar görevini sürdürdü.

O tarihten itibaren meslek olarak yazarlığı seçti. Bu süre içinde kimi ortak yapımlarda (Süpermenler, Elmas Hırsızları) ve yabancı film ve dizi yapımı çalışmalarında (Shlieman, Çıkmaz Sokak, Üç Küçük Şişe) yer aldı. Sinemanın içinde olduğundan kimi filmlerde de, 1960’lı yıllardan itibaren, küçük rollerde göründü (Felaket Kadın, 1960; Sesler ve İnsanlar, 1961 / reklam filmi; Coplan casse tout / Coplan İstanbul’da; Les Deux Reporters Autour du Monde / İki Muhabirin Dünya Turu; Pencereler Konuşuyor, 1965, reklam filmi; Sevmek Seni, 1965; Söyleyin Genç Kızlara, 1965; Kriminal / Killing İstanbul’da, 1966; Eşrefpaşalı, 1966; Silahları Ellerinde Öldüler, 1967; Mücevher Hırsızları, 1979; Schlieman, 1980; Şöhretin Sonu, 1981; Les Trois Flacons / Üç Küçük Şişe, 1986; Karanlık Sular, 1990; İz, 1995; Bay E, 1995; İstanbul Kanatlarımın Altında, 1995; Kuşatma Altında Aşk, 1997). Bugüne kadar 45 telif, 11’i çeviri olmak üzere 56 kitaba imzasını atan Scognamillo’nun halen yayınlanmamış pek çok çalışması bulunmaktadır.

Kitapları arasında: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Dünyamızın Gizli Sahipleri, Batı’nın İnanç Temelleri, Türk Sinema Tarihi, Bir Levantenin Beyoğlu Anıları, Cadde-i Kebir’de Sinema, İstanbul Gizemleri, Beyoğlu’nda Fuhuş, Dehşetin Kapıları, Amerikan Sineması, Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler, Korkunun Sanatları, Vampir Manifestoları, Yeşilçam’dan Önce, Yeşilçam’dan Sonra, Dünya Sinema Sanayi, I Misteri di İstanbul / İstanbul Gizemleri, Dracula mito perene / Dracula Sonsuz Mitos, Fantastik Türk Sineması, Beyoğlu Kabusları ve Diğer Öyküler, Erotik Türk Sineması, Ziyaretçiler, Bay Sinema-Türker İnanoğlu, Türk Sinemasında Şener Şen yer almaktadır.

2011 yılında “Kontun Bahçesi: Giovanni Scognamillo Sergisi” ile resimleri ve kişisel bazı eşyalarının sergilendiği organizasyon düzenlendi. Aynı yıl fantastik türde eserler veren yazar, çizer, sinemacı ve blog yöneticilerinin katılımıyla “Giovanni Scognamillo: Fantastik Buluşma” adlı organizasyon düzenlendi. 2012 yılında FABİSAD Onur Üyesi oldu. 2013 yılında onuruna “Gio Ödülleri” düzenlenmeye başlandı.

2014 ÖYKÜ YARIŞMASI

 Son Başvuru Tarihi:

 15 Mart 2014

 ÖYKÜ UZUNLUĞU:

En fazla 7.500 kelime

KATILIM ŞEKLİ

Her yarışmacı sadece bir öykü ile katılım yapabilir. Eser Türkçe olmalıdır. Daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış olması ve 2013 GİO ödüllerine gönderilmemiş olması gerekmektedir.

Öykü Word dosyası olarak [email protected] adresine gönderilecektir. Yarışmaya katılmak için 2 adet doküman teslim edilmelidir. Dokümanların aynı e-postada 2 ayrı ek olarak gönderilmesi gerekmektedir. Gönderilen e-postanın konusu olarak “GIO2014-Öykü” yazılmalıdır.

EKLİ DOSYALAR

Dokümanda, öykünün üzerine yazar tarafından belirlenmiş, içinde en az 1 rakam olan bir “rumuz” yazılacaktır. Öykülerin üzerinde kesinlikle yazar ismi belirtilmeyecektir. Doküman adı olarak öykü adı ve “rumuz” verilmelidir. Örneğin öykünün adı “FABİSAD” ise birinci Word dokümanı “FABİSAD-Rumuz1″ olarak adlandırılmalıdır.

İkinci Word dokümanı, yazarın ismini, e-posta adresini, telefon numaralarını ve rumuzunu içermelidir. Dokümanın adı sadece adayın rumuzu olmalıdır. Örneğin seçilen rumuz “Rumuz1” ise doküman adı “Rumuz1” olmalıdır

ÖDÜL

 1.000 TL ve GİO heykelciği

En başarılı beş öykünün yazarlarına FABİSAD plaketi verilecektir. Bu öyküler, FABİSAD internet sitesinde ve etkinliklerinde hayal gücü dostlarıyla buluşacaktır.

2014  KISA FİLM YARIŞMASI

Son Başvuru :

15 Mart 2014

TÜR:

Fantastik, Bilim Kurgu, Korku

Türkiye’de hayal gücünün ve yaratıcılığın öne çıkması adına faaliyet gösteren FABİSAD, 2013 yılında başlattığı GİO Ödülleri’ne bu yıl “Kısa Film” kategorisini ekliyor. Türkiye’de kökenleri çok eskiye dayanan fantastik sinemanın günümüzde yeterince üretilmediği, üretilen eserlerin ise seyirciyle buluşmakta zorluk çektiği gerçeğinden hareket ederek eklediğimiz bu kategoriye amatör ve profesyonel sinemacılar davetlidir. Amacımız Türkiye’de fantastik, korku, bilimkurgu dallarında film çekmek isteyen ve bu alanda uluslararası başarıyı getirebilecek sinemacılara dikkat çekmektir.

YARIŞMAYA KATILIM ŞARTLARI

– Başvuracak filmlerin 20 dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

– Aday filmler, tür olarak; fantastik, korku veya bilimkurgu tarzlarından en azından birinin temel gereklerini karşılamalıdır.

– Katılımcı, önce aday filmini Vimeo’ya yüklemelidir. Katılımcının tercihine göre film, Vimeo’da şifreli de yer alabilir.

– Filmin yönetmenlerinin veya en azından yönetmenlerinden birinin T.C. uyruklu olması gerekmektedir.

Aşağıdaki form tam olarak doldurularak bir Word dokümanı olarak [email protected] adresine gönderilmelidir. Mailin konusu olarak “GIO2014-Kısa Film” yazılmalıdır.

Başvuru Formu

FİLMLERİN KULLANIMI

FABİSAD, kazanan filmleri ticari amaç olmadan gösterme hakkına sahiptir.

ÖDÜL TÖRENİ:

Yarışmayı kazanan film 3.000 Türk lirası ödül kazanacaktır. Kazanan filmler, GİO Ödülleri Töreni’nde açıklanacaktır.

2014 İLİSUSTRASYON YARIŞMASI

gio ödül 2013Son Başvuru :

15 MART 2014

DEĞERLENDİRİLECEK ESERLER

Fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde, Türkçe kaleme alınmış basılı eserler konu alınarak çizilmiş olması ön koşulu aranacaktır. Bu ön koşula uygunluk, FABİSAD üyesi sanatçılardan oluşan bir ön kurulla değerlendirilecektir.

Daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış olması ve 2013 GİO ödüllerine gönderilmemiş olması gerekmektedir.

İllüstrasyon Formatı ve Büyüklüğü

JPEG formatında, en fazla 5 MB büyüklüğünde

KATILIM ŞEKLİ

Her aday istediği sayıda illüstrasyonla yarışmaya katılabilir. İllüstrasyonlar [email protected] adresine gönderilecektir. İllüstrasyonların bulunduğu dosyanın ismi olarak eser sahibi tarafından belirlenmiş, içinde en az 1 rakam olan bir “rumuz” yazılacaktır. İllüstrasyonların üzerinde ya da dosya adında kesinlikle eser sahibinin ismi belirtilmeyecektir. İllüstrasyon ile birlikte, eser sahibinin ismini, e-posta adresini, telefonlarını, ilham aldığı edebiyat eserini ve rumuzu içeren ikinci bir dosya gönderilecektir. (Dosyaların iki ayrı e-posta eki halinde gönderilmesi gerekmektedir.) Mailin konusu olarak “GIO2014-İllüstrasyon” yazılmalıdır.

ÖDÜL

1.000 TL ve GİO heykelciği

En başarılı beş illüstrasyonun çizerlerine FABİSAD plaketi verilecektir. Bu illüstrasyonlar, FABİSAD internet sitesinde ve etkinliklerinde hayal gücü dostlarıyla buluşacaktır.

ÖYKÜ KİTABI YARIŞIŞMASI

Kapsam

2012-2013 yıllarında basılmış Fantastik, Bilimkurgu ve Korku temalı Öykü kitapları

Ön Eleme

FABİSAD üyeleri tarafından oylama ile gerçekleştirilecektir. Belirlenen 10 Öykü kitabı, nihai değerlendirme için jüriye sunulacaktır.

Ödül

3.000 TL ve GİO heykelciği

Detay : http://www.fabisad.com

TMMOB Maden Mühendisleri Odası “Madenci Edebiyatı Ödülü-2014″

tmmob1)TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından 2014 yılında “Madenci Edebiyatı Ödülü-2014″ verilecektir.
Yarışma, amatör ya da profesyonel tüm katılımcılara açıktır. Ödüle aday ürünler madenciler hakkında olmalıdır. Konu sınırlaması yoktur.
2) Bu ürünler; şiir, öykü, masal, anı, günce, yaşamöyküsü, özyaşamöyküsü, röportaj ve benzeri türlerde olabilir. Ancak ödül dağıtımında, tür değil, yapıtın değeri göz önüne alınacaktır.
3) Ödüle aday ürünlerde, Türkçeyi kullanmadaki başarı, yazınsal duyarlık da aranacaktır. Ürünler daha önce yayımlanmamış olmalıdır.
 Son başvuru tarihi 17 Ekim 2014‘dir.
4) Yarışmaya en çok üç ürünle aday olunabilir. Ürünler aynı türde ya da ayrı türlerde olabilir. Ürünlerde sayfa sınırlaması olmayıp bilgisayar ortamında yazılacaktır.
5) Seçici kurul:
Nalan Barbarosoğlu, İnan Çetin, Arzu Demir, Engin Çetinbağ, Tekgül Arı
ÖDÜLLER
6) Ödüller en çok üç ürüne verilir. Aralarında sıralama yapılmayacaktır.
Ödül tutarları her bir ürün için 1.500 TL‘dir.
7) Sonuçlar, gerekçeleriyle birlikte, aşağıda belirtilen Oda internet sitesinde 4 Aralık 2014 günü açıklanır. Ödül töreni, Oda‘nın kuruluş yıldönümü olan 20 Aralık 2014 tarihinde yapılacaktır.
8) Oda; ödül kazanan ürünlerle yayınlanmaya değer görülen ürünleri, her birine 100 TL telif ücreti ödemek üzere kitap olarak yayımlayabilir, bu ürünleri diğer yayın araçlarında da kullanabilir.
9) Ödüle katılan ürünler geri verilmez.
10)Ödüle aday ürünler; adres, telefon, özgeçmiş yazılı imzalı bir başvuru dilekçesiyle birlikte elektronik ortamda ve 5 adet basılı olarak aşağıdaki adrese taahhütlü gönderilecek ya da imza karşılığı elden teslim edilecektir.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Madenci Edebiyatı Ödülü-2014
Selanik Cad. 19/4, Kızılay-ANKARA
İletişim: 0312 / 425 10 80

II.Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi Öykü Ödülü 2014

Edebiyatımıza yeni ve özgün yapıtlar kazandırmak amacıyla Neziher yayınlarının düzenlediği Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi Öykü Ödülü’nün bu yıl verilecek ikincisinin katılım koşulları şöyledir:
1-Yazarların, kitap bütünlüğüne ulaşmış, yayıma hazır dosyalarıyla katılabilecekleri ödülde yaş sınırı yoktur.
2-Dosyadaki öykülerin dergilerde yayımlanmış olması ödüle katılmaya engel değildir.
3-Yarışmaya katılacak dosya, aşağıdaki biçimsel özellikleri taşımalıdır:
Bilgisayarda word belgesi olarak, Times New Roman yazı fontu, 12 (on iki ) punto, 1,5 satır aralığı ile yazılacak, sayfa numarası verilecektir. Yapıt, 6 nüsha olarak çoğaltılarak dosyalanacak. Ayrıca her nüshaya yapıtın CD kopyası eklenerek üzerinde rumuz yazılı kapalı bir zarfa konacak. 6 nüsha haline getirilen yapıtta ve zarfın üzerinde yazarın kimliğine ilişkin rumuz dışında hiçbir yazı veya işaret bulunmayacaktır.
 4- Başka bir zarfa kısa yaşam öykülerini, kimlik bilgilerini, posta ve e-posta adreslerini, telefon numaralarını içeren bilgileri ekleyerek, zarfın üzerine rumuzunu yazarak, 25 Temmuz 2014 ‘e kadar Kurşunkalem Ed. Dergisi, 1832 Sokak No:28/8 Karşıyaka-İzmir adresine iadeli taahhütlü posta veya kargo ile göndermeleri gerekmektedir. Elden teslim kabul edilmeyecek ve bu tarihten sonra gelecek yapıtlar değerlendirmeye alınmayacaktır.
5-Yarışma sonuçları Ekim 2014′te; www.neziheryayinlari.com’dan duyurulacaktır. Ödüle katılan yapıtlar arasından birinci seçilecek dosya iki ay içinde Neziher yayınlarınca kitaplaştırılarak, Aralık ayında düzenlenecek törenle ödül, sahibine verilecektir. Ödül tutarı 1.000 TL’dir. Bu tutar, öykü kitabının ilk baskısının telifidir.
6- Yarışmaya gönderilen yapıtlar, iade edilmeyecek ve internet yoluyla yapılacak gönderiler kabul edilmeyecektir
Seçici Kurul;
İsmail Mert Başat, Gültekin Emre, Hayri K.Yetik, Hülya Soyşekerci ve Mine Ömer’den oluşmaktadır.
Adres. Kurşunkalem Ed. Dergisi, 1832 Sokak No:28/8 Karşıyaka-İzmir
Telefon: 0532 46 36 719

68. Yunus Nadi Ödülleri (Öykü Ödülü) 2014

yunus-nadi

Yunus Nadi Armağanı Yarışması, 1946’da kuruldu; hem geçmişe hem geleceğe dönük olan anlamı, gazetemizin kurucusu Yunus Nadi’ye saygı ve sevgiden kaynaklanıyor. Yalnız Cumhuriyet gazetesinin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük emeği bulunan Yunus Nadi’nin anısını her yıl tazelemek bizim için bir görev. Devrimci ve demokrat Cumhuriyet’in Ulusal Bağımsızlık Savaşımızla ve Türkiye Cumhuriyeti’yle zamandaş ve eşanlamlı bir kuruluş tarihçesi var. Yunus Nadi, gazetemizin temel taşlarını bu doğrultuda koydu. Yunus Nadi’nin ölüm yıldönümünü geçmişe dönük bir acı olarak değil, geleceğe yönelik bir kültür olayına dönüştürmek amacıyla bu yarışma düzenlendi.

Yarışmanın ilk düzenlendiği yıllarda Türkiye’de sanat alanında hiçbir özel ödül yoktu; tek parti dönemiydi ve yalnız CHP’nin koyduğu  bir şiir ödülü vardı. Aynı dönemde bütün dünyada sanat, bilim ve edebiyat ödülleri ün yapmışlardı. İsveç’te Nobel, ABD’de Pulitzer, Sovyetler’de Lenin, Fransa’da Goncourt ödüllerinin sonuçları Türkiye’de de izleniyordu; ama ülkemiz bu alanda da geç kalmıştı. Cumhuriyet gazetesi bu öncülüğü üstlendi, altmış yedi yıl önce düzenlenen Yunus Nadi Armağanı’yla sanat ve kültür yaşamımızda bir yarışma coşkusu oluşturdu. Daha sonraki yıllarda Türkiye’de de yarışmaların ve ödüllerin sayısı çoğaldı, yirmiyi aştı. Bugün belki ödül enflasyonundan söz açılabilir; eleştirel bir yaklaşımla sakıncaları gündeme getirilebilir, ama yine de kültür, bilim ve sanat konularında yapılan yatırımların çok yararlı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Zamanla ödüller arasında ayrımlar ortaya çıkar; bir yarışma kurumsallaştıkça, amacı, nitelikleri, karakteri belirginleşir. Bu arada kimi holdinglerin kendi amaçlarına yönelik yarışmalar düzenlemeleri ve ödüller dağıtmaları da bu alanda kaçınılmaz çoğulculuğu yansıtıyor. Kimi bankaların, şirketlerin, ticari tekellerin reklam amacıyla düzenledikleri yarışmaların ödülleri, parasal açıdan ne kadar büyük olursa olsun; özü, maddi çerçevenin dışındaki anlamda odaklaşıyor. Ödüller, Yunus Nadi Arma€anı Yarıflması adıyla aralıksız olarak altmış yılı aşkın bir sürede düzenli olarak gerçekleştirildi, kültür ve sanat hayatımıza amaçlanan katkıları yaptı ve etkilerini duyurdu. Daha önce bir dalda yapılan ödüllendirmenin kapsamı 1990 yılından itibaren genişletildi ve Yunus Nadi Ödülleri adıyla sürmeye başladı. Ülkemizin kültür ve sanat yaşamı bütün baltalanmalara ve olumsuz yatırımlara karşın sürekli gelişiyor ve yaygınlaşıyor. Fikir ve sanat özgürlükleri Türkiye’de tam değil; siyasal iktidarın baskıları hâlâ sürüyor ve çağdaş demokratik ortamdan henüz yoksun sayılıyoruz. Buna karşın fikir, sanat, bilim, kültürde çabalar sürüyor. Tarihsel gelişim sürecinde elbette ‘aydınlanma’nın önüne hiçbir güç geçemez. Cumhuriyet, çağdaş uygarlığa giden yolun fikir, sanat, kültür, bilim yolu olduğunu kuruluşundan beri savunan bir gazete. Bu yoldaki çabaları desteklemek ve özendirmekte Yunus Nadi Ödülleri’nin işlevi sürecek. 2014 Yunus Nadi Ödülleri Edebiyat Ana Dalı’nda öykü, roman, şiir; Görsel Sanatlar Ana Dalı’nda karikatür, fotoğraf; Bilimsel Araştırma Ana Dalı’nda Sosyal Bilimler Araştırması olarak sürüyor.
Adaylara başarılar diliyoruz.ÖYKÜ
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’yla aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların, beyaz dosya kâğıdına makine yazısı (bilgisayar ve/veya daktilo) ile yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Hikmet Altınkaynak, Metin Celâl, Faruk Duman,Cemil Kavukçu, Osman Şahin.ROMAN
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’yla aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların, beyaz dosya kâğıdına makine yazısıyla (bilgisayar ve/veya daktilo) yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Adnan Binyazar, Ahmet Cemal, Konur Ertop, Güray Öz, Yüksel Pazarkaya.ŞİİR
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir ‘kitap dosyası’ ile aday olunabilir. Yayımlanmamış yapıtların beyaz dosya kâğıdına makine yazısı (bilgisayar ve/veya daktilo) ile yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıtlarını altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Ataol Behramoğlu, Egemen Berköz, Muzaffer İlhan Erdost, Doğan Hızlan, Sennur Sezer.SOSYAL BİLİMLER 
ARAŞTIRMASI
Ödüle 1 Mart 2013 ile 1 Mart 2014 tarihleri arasında yayımlanmış bilimsel  araştırmalarla yayına hazırlanmış en az 25 sayfa olarak beyaz dosya kâğıdına bilgisayar yazısıyla (bilgisayar ve/veya daktilo) yazılmış ancak 20 Mart 2014 tarihine kadar hiçbir yerde yayınlanmamış bilimsel araştırmalar katılabilir. Adaylar yapıtlarını sekiz adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul ödülü kitap ve kitap dosyası arasında paylaştırabilir. Seçici Kurul: Erdal Atabek, Prof. Dr. Rona Aybay, Dr. Alev Coşkun, Prof. Dr. Emre Kongar, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, Prof. Dr. Ahmet Mumcu.

KARİKATÜR
Karikatürlerin boyutu 30X40 cm’yi geçmemelidir. Teknik serbesttir. Çizer yarışmaya en fazla 5 karikatür ile katılabilir. Eserler orjinal olmalıdır. Sanatçı tarafından (ıslak imza) imzalanması koşuluyla dijital baskı kabul edilir. Seçici Kurul: Behiç Ak, Ercan Akyol, Orhan Erinç, Musa Kart, Kâmil Masaracı, Tonguç Yaşar.

FOTOĞRAF
Ödüle en çok 4 adet siyah-beyaz fotoğraf ile aday olunabilinir. Gönderilecek fotoğrafların en az 18×24 cm. boyutlarında ve daha önce başka yerde ödül almamış olması gerekmektedir. Seçici Kurul:  Hikmet Çetinkaya, İsa Çelik, Ara Güler, Paul McMillen, İbrahim Yıldız.

HER DAL İÇİN GEÇERLİ
GENEL KOŞULLAR
Ödüller, her dalda amatör- profesyonel herkese açıktır. (Cumhuriyet mensupları hiçbir dalda ödüle aday olamazlar.) Adaylar gerçek ad ve adreslerini ve telefon numaralarını belirtmek zorundadırlar. Ancak adaylar ad ve adreslerinin saklı tutulmasını isteyebilirler. Ödül koşullarına uymayan yapıtları yarışma dışında tutmak zorundayız. Adayların yapıtlarıyla birlikte adlarını ve soyadlarını arkasına yazacakları iki fotoğrağlarını, açık adreslerinin de yer aldığı katılma belgesini ve yaşamöykülerini 20 Mart 2014 Perşembe günü saat 17.00’ye kadar ‘Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Ödülleri Prof. Dr. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2 – 34381 Şişli / İstanbul, adresine iadeli taahhütlü olarak postayla ulaştırmaları ya da elden teslim etmeleri gerekmektedir. Yayımlanmış yapıtların daha önce herhangi bir ödül almamış olması şartı geçerlidir. Zarfın ya da paketin üzerine hangi dal ile ilgili olduğunun (şiir, roman, öykü vb.) yazılması zorunludur. Ödül dallarında konu sınırlaması yoktur. Yapıtlar hiçbir şekilde iade edilmez. Ödül alan ya da herhangi bir şekilde  ön elemeden geçirilen yapıtlar, genel yayın ilkelerimiz doğrultusunda gazetemizde yayımlanabilir. Ödüller 28 Haziran 2014 tarihinde dağıtılacaktır.

KATILMA BELGESİ
ADIM, SOYADIM: …………………
ADRESİM: …………………………….
……………………………………………..
TELEFONUM: ……………………….
KATILDIĞIM DAL: ………………..

 http://www.cumhuriyet.com.tr

Ümit Kaftancıoğlu Öykü Yarışması 2014

11 Nisan 1980’de öldürülen TRT İstanbul Radyosu Prodüktörü, Gazeteci Yazar Ümit Kaftancıoğlu adına Yalın Ses Yayınları tarafından bu yıl 10. su düzenlenen öykü yarışmasına başvurular 01/11/2013–31/12/2013 tarihleri arasında yapılacaktır.
Yarışmaya katılım için son başvuru tarihi 31 Aralık 2013 olup diğer şartlar aşağıda sıralanmıştır.
1- Eser sahipleri yayımlanmamış ve ödül almamış en fazla 2 öykü ile katılacaklardır.
2- Öyküler iki aralıklı olarak (bilgisayarda yazılmış) en az 2 en çok 11 sayfa olacaktır.
3- Öykülerin yazılı olduğu dosyanın sağ üst köşesine büyük harflerle rumuz yazılacaktır. Kesinlikle gerçek ad ve soyadı belirtilmeyecektir.
4- Katılımcılar öykülerini 5 kopya olarak gönderecekler ve gönderinin içine ayrı bir dosyada kısa özyaşamı, adresi ve telefon bilgilerini belirteceklerdir. Aksi durumda öyküler değerlendirmeye alınmayacaktır
5- Değerlendirme 1., 2., 3. şeklinde olacak, ve ilk 10′a giren öyküler Yalın Ses yayınları tarafından kitaplaştırılacaktır. Dereceye giren katılımcılar plaket ve kitap seti ile ödüllendirileceklerdir.
6- 31.12.2013 son katılım tarihidir. Gecikmelerden ve kaybolmalardan düzenleyen kurum sorumlu değildir. Öykü yarışması sonuçları 25.03.2014 tarihinde basın yolu ile açıklanacak ve Ümit Kaftancıoğlu’nun 34. ölüm yılı olan 11 Nisan 2014 günü yapılacak anma töreni ile ödüller sahiplerine verilecektir.

7- Yarışmaya katılacak olan tüm katılımcılar dereceye giren öykülerin kitap olarak basımını kabul etmiş sayılır.

İki aşamalı bir değerlendirme sisteminin olacağı öykü yarışmasında:
Ön Seçici Kurul’da
Ayşe AKALTUN
Hakan CÜCÜNEL
Ayşe Başak KABAN
Dr. Canan KAFTANCIOĞLU
Öztürk TATAR
Asıl Seçici Kurul’da ise
Zeynep ALİYE
Enver AYSEVER
Onur CAYMAZ
Mehmet GÜLER
Adnan ÖZYALÇINER
Öner YAĞCI yer alacaktır.
TESLİM VE GÖNDERİM ADRESİ:
ÖZTÜRK TATAR
2014 ÜMİT KAFTANCIOĞLU ÖYKÜ YARIŞMASI
YÜZYIL MAH. BARBAROS CAD. 47. SOK. NO: 1
BAĞCILAR/İSTANBUL
TEL: 0531 608 40 33

www.umitkaftancioglu.com

Ümit Kaftancıoğlu Kimdir?

ümit kaftancıoğlu

Ümit Kaftancıoğlu, 1935 yılında Ardahan’ın Hanak ilçesinin Koyunpınarı (Saskara) köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu Dede Korkut boylarının zengin anlatım geleneği içerisinde, halk âşıklarının, söz sohbet bilenlerin dizinin dibinde destan, masal, türkü, efsane dinleyerek, okuyarak geçti. Köyündeki ilkokula gittiğinde diploma alacak durumdaydı. İlkokulu bitirdikten sonra köy çocuklarına açık tek kapı olan Köy Enstitüsü’ne girmek için yıllarca uğraştı, yollara düştü, Cılavuz Köy Enstitüsü’ne girdi. Kaftancıoğlu, Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Mardin’in Derik ilçesinde ilkokul öğretmeni olarak görevine başladı. Daha sonra Balıkesir Necati Bey Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü bitirip bir süre Rize’nin Pazar ilçesinde Türkçe öğretmenliği yaptı. Yedek Subay olarak görev yaptığı askerlik dönüşü, TRT’nin açtığı sınavı kazanarak, Köy Yayınları bölümünde göreve başladı. TRT İstanbul Radyosu’nda “Av Bizim Avlak Bizim”, “Dilden Dile” ve “Yurdun Dört Bucağından” gibi programlarla halk kültürünü, halk âşıklarını, halkın eksiğini ve sıkıntılarını mikrofona taşıdı. “Gerçek edebiyatın halkın ağzında, dilinde olduğunu bilmeliyiz. Halkın sözlü edebiyatını yazıya geçirecek, değerlendirecek olanlar da halk çocuklarıdır.” der. Bu gözlemlerini doğrularcasına, Anadolu’yu gezerek derlemelerle halkın sözlü yazınını ve halk türkülerini yazıya döktü. Günümüzde bile sevilerek dinlenen “Evreşe Yolları Dar” ve “Yüksek Yüksek Tepeler Ev Kurmasınlar” türküleri Kaftancıoğlu’nun derlemeleri arasındadır.
Radyo programcılığı yanında edebiyat dünyasında da adını duyuran Kaftancıoğlu, “Dönemeç”le (Öykü) TRT Büyük Ödülü birincilik (1970) ve “Hakullah”la (Röportaj) Milliyet Gazetesi Karacan Ödülü birinciliği (1972) aldı. 11 Nisan 1980 günü görev yaptığı TRT İstanbul Radyosu’na gitmek için çıktığı evinin önünde öldürüldü.

Yapıtları

* Dönemeç (Öykü) 1972 (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Hakullah (Röportaj) 1972
* Yelatan (Roman) 1972
* Tek Atlı Tekin Olmaz (Halk Masalları) 1973
* Tüfekliler (Roman) 1974 (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Köroğlu Kolları (Halk Destanları) 1974
* Çarpana (Öykü) 1975
* İstanbul Allak Bullak (Öykü) 1983
 
Çocuk Kitapları

* Kekeme Tavşan (1974) (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Çizmelerim Keçeden (1979)
* Altın Ekin (1979)
* Dört Boynuzlu Koç (1979)
* Kan Kardeşim Doru Tay (1979)
* Hızır Paşa (1980)
* Çoban Geçmez (1980) (Yeni Basım Yalın Ses Yayınları-2006)
* Şülgür Deresi (1981)
* Salih Bey (1981)

“HAYAT SEVGİDİR” KONULU RESİM YARIŞMASI- ORTAOKULLAR İÇİN (Son başvuru 10 mart 2014)

zz_ortaokulresim

Başvuru formu için LÜTFEN TIKLAYINIZ

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği ve Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD)

Dayanışma; Konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması (Son Başvuru: 8 Nisan 2014)

1. Konu: “DAYANIŞMA” 

2. Amaç: 
a. Dayanışmanın pozitif enerjisini, gücünü, önemini, mutluluğunu ve başarısını sergilemek;
b. Katılımcıların fotoğraf sanatı yoluyla yaratıcılıklarını ortaya çıkartmak ve geliştirmektir.

3. Yarışma Katılım Koşulları:
15 yaş üstü kategorisi: 
Yarışmaya, yarışma seçici kurul üyeleri, TFSF temsilcisi ve birinci derece akrabaları ile Çekmeköy Gönüllüleri Derneği yönetim kurulu ve birinci dereceden akrabaları dışında, 15 yaşını doldurmuş tüm amatör fotoğrafçılar katılabilir.
15 yaş altı kategorisi: Yarışmaya, yarışma seçici kurul üyeleri, TFSF temsilcisi ve birinci derece akrabaları ile Çekmeköy Gönüllüleri Derneği yönetim kurulu ve birinci dereceden akrabaları dışında, 15 yaş ve 15 yaşın altında tüm amatör fotoğrafçılar katılabilir.
a) Katılımcı her iki kategoriden yalnızca birine, en çok 4 (dört) fotoğrafla katılabilir.
b) Yarışmaya katılım ücretsizdir.
c) Fotoğrafların boyutları; Dijital fotoğrafların kısa kenarı 2400 piksel uzun kenarı serbest, JPEG uzantılı, en yüksek kalitede (12 kalite) sıkıştırılmış ve CD/DVD’ye Başvuru Formu’ndaki sırada kaydedilmiş olmalıdır.
d) Yarışmaya eser gönderenler, eserlerin kendilerine ait olduğunu beyan ve taahhüt etmiş sayılacaklardır. Bu hususta doğacak tüm sorumluluk münhasıran yarışmacılara aittir.
Yarışmacılar, eserlerin kendilerine ait olmadığı tespit edildiği takdirde, değerlendirme dışı bırakılacaklardır. Tespit edilemediği halde başkalarına ait fotoğraflar olduğunun sonradan ortaya çıkması durumunda Çekmeköy Gönüllüleri Derneği herhangi bir sorumluluk kabul etmemekle birlikte ödül ve sergilemeden men etme hakkını elinde tutar.
Ödül kazanan fotoğrafçılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanların elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.
e) Eserler özgün olmalı, yarışmaya katılacak fotoğraflar daha önce başka bir yarışmada ödül, mansiyon ve özel ödül almamış olmalıdır. Ödül almış fotoğrafın bir bölümünden oluşturulmuş görüntüler yarışma dışı bırakılır, sonradan tespit edildiğinde ödülü geri alınır. Boş kalan sıralama ve ödül için diğer katılımcılar herhangi bir talepte bulunamayacaklardır.
f) Yarışma düzenleyicisi bir başvurunun kurallara aykırı olduğunu tespit ederse başvuruyu geri çevirme yetkisine sahiptir.
g) Yarışmaya gönderilen fotoğraf üzerinde, yapıt kendisine ait olmadığı halde kendisininmiş gibi göstermeye ve seçici kurulu yanıltmaya yönelik her türlü müdahale ve değişikliği yapan;
Ödül almış fotoğrafların katılımının kısıtlandığı bu yarışmada böyle bir fotoğraf ile ya da bu fotoğrafın ana unsur olarak kullanıldığı yapıtlarla katılımda bulunan (kural ihlali suçu işleyen) kişilerin yarışmalara katılımı TFSF Yarışma ilkeleri gereğince 1 (bir) yıl kısıtlanır.
Haklarında 1 (bir) yıl kısıtlama kararı verilmiş kişiler ikinci defa kural ihlali suçu isledikleri takdirde TFSF onaylı yarışmalardan süresiz olarak men edilirler.
h) Haklarında yukarıda açıklanan gerekçelerle verilmiş kısıtlılık kararı devam eden katılımcılar bu yarışmaya katılamazlar.
i) Başvuru formu doldurulmadan ve imzalanmadan, gönderilen fotoğraflar değerlendirmeye alınmayacaktır.

4. Fotoğrafların İşaretlenmesi: 
− Fotoğraflar kaydedilirken 6 rakamdan oluşan bir rumuz ve sıra numarası yazılarak adlandırılmalıdır (Örnek: 876234-1).
− Fotoğrafı çekene ait yazılan bilgiler seçimler sonuçlanana kadar hiçbir şekilde Seçici Kurul üyelerine bildirilmez, yarışma sekreteryası tarafından muhafaza edilir. CD/DVD üzerine sadece rumuz yazılmalıdır.
− Katılımcı ayrı bir Word dosyası içine Başvuru Formunu tam ve eksiksiz olarak doldurarak dosya adı katılımcının rumuzu olacak şekilde kaydetmelidir (Örnek: 876234.doc). Word dosya katılımcının bilgilerini içerir ve sekreterya tarafından muhafaza edilir.
− Başvuru Formu’ndaki fotoğrafın çekildiği yer, tarih ve fotoğrafı çekenin yaşı kısımları doldurulmuş olmalıdır.

5. Seçici Kurul (Ada göre alfabetik sırayla):
− Prof. Dr. Barbaros GÜRSEL MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl. /Jüri Başkanı
− Canan BAYRAKTUTAN Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Başkanı – Kurum adına.
− Doç. Dr. Emre İKİZLER MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl.
− Kumral KEPKEP AFIAP – İFSAK üyesi
− Öğr. Gör. Mustafa Bilge SATKIN MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bl.
− Öğr. Gör. Tülay ÇELLEK YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi em. Grafik Tasarım
− Öğr. Gör. Ufuk DUYGUN YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Fotoğraf ve Video Bl. Bşk. Yard.

Not: Jüri en az 3 (üç) üyenin katılımıyla toplanacaktır.

TFSF Temsilcisi: Cengiz Oğuz GÜMRÜKÇÜ

6. Yarışma Sekreteryası: Yavuz Oğuz
7. e-posta : [email protected]
8. Tel : 0216.641.64.26 / Faks: 0216 641 27
9. Adres :Hamidiye Mah. Yavuz Sok. No: 8/B Çekmeköy/İstanbul/TURKEY

7. Fotoğrafların Ulaştırılması: CD/DVD olarak son katılım tarihi saat 17.00’ye kadar elden teslim edilecek veya posta/kargo ile teslimat en son katılım tarihi saat 17.00 olacak şekilde 6. Maddedeki Yarışma Sekreteryası adresine gönderilecektir

8. Yarışma Takvimi: 
Son Katılım Tarihi: 8.04. 2014 Salı 17 00
Seçici Kurul Değerlendirme Tarihi: 12 Nisan 2014 Cumartesi
Sonuç Bildirim Tarihi: 21.04. 2014
Ödül töreni ve Kokteyl: 10 Mayıs 2014 Cumartesi Saat: 15 00
Sergileme: 10 Mayıs 2014
Sonuçlar; basın yoluyla, www.cekmekoygonulluleri.org, www.tulaycellek.com ve www.tfsf.org.tr sitelerinde ilan edilecek ve yarışmacıların e-posta adreslerine bildirilecektir.
[email protected], [email protected], [email protected]

9. Ödüller: Çocuklar ve Büyükler kategorisi
A- 15 Yaş üstü: 
Birincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + kamilet 3
İkincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + ovit yayla şenlikli3
Üçüncülük ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + bodrum 3
Mansiyon (3 adet) : Plaket ve Katılım Belgesi + atlas dergisi 1 yıl abone
Jüri Özel Ödülü : (Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Onur Üyesi Gülseren TAMAKAN adına): Nuri Bilge Ceylan imzalı Sinemaskop Türkiye adlı Fotoğraf ve Gezi Kitabı, NTV Yayınları
Sergileme (12 adet)

B- 15 Yaş altı: 
Birincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + Bisiklet
İkincilik ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi + Fotoğraf Makinası
Üçüncülük ödülü : Plaket ve Katılım Belgesi +
Mansiyon (3 adet) : Plaket ve Katılım Belgesi + Kitap ve kırtasiye seti
Jüri Özel Ödülü : Dijital fotoğraf çerçevesi
Ankara’dan katılan 3 öğrenciye ücretsiz AFSAD Fotoğraf Kursu
Sergileme (12 adet)

10. Değerlendirme Sonuçları: 
Dereceye giren katılımcılara ödül plaketleri ve sürpriz hediyeleri, düzenlenecek törenle ve sergi açılışında takdim edilecektir. Katılımcıların sunduğu eserlere layık görülen sıra, seçici kurulun takdiri ile belirlenecek olup buna hiçbir surette itiraz edilemeyeceği gibi, dereceye layık bir proje öngörülmediği takdirde bu sıra boş bırakılacaktır. Sunulan eserler, seçici kurul tarafından daha sonraki alt derece ve ödüllere layık bulunulabilir.
Seçici Kurul tarafından sergilenmeye değer bulunan dijital fotoğrafların fotoğraf kağıdına bastırılması, çerçevelenmesi ve sergilenmesi Çekmeköy Gönüllüleri Derneği tarafından yapılacaktır.
Fotoğrafları sergilenen tüm fotoğrafçılara Katılım Belgesi, fotoğrafları sergilenmeyen tüm katılımcılara da Teşekkür Yazısı verilecektir.

11. Eserlerin Geri Gönderimi: 
Ödül almayan, sergilenmeyen ve bağışlanmayan eserlerin CD/DVD’si iade edilmeyecek; TFSF temsilcisi gözetiminde imha edilecektir.

12. Fotoğrafların Kullanımı / Yayın-Telif Hakkı ve Diğer Hukuki Konular: 
Ödül alan ve sergilenen eserlerin Çekmeköy Gönüllüleri Derneğine bağışlanması, oluşturulacak arşiv için önemlidir. Fotoğraflarınız Çekmeköy Gönüllüleri Derneği tarafından kurum yayınlarında, Çekmeköy ile ilgili broşürlerde, albümlerde, afişlerde, reklam, ilan ve gazetelerde, kitaplarda, benzeri asılı yayınlarda fotoğrafçının ismi belirtilerek kullanabilir. Çekmeköy’de de hastane, okul, kaymakamlık gibi kurumlarda asılabilir, tümü ya da gruplar halinde sergilenebilir, web sitesinde yayımlanabilir. Ödül alan, sergilenen ve bağışlanan fotoğraflar düzenleyicinin yayınlarında tanıtım amaçlı olarak eser sahibinin adı belirtilerek kullanılacaktır. Bunun için ilave bir telif bedeli ödenmeyecektir. Kullanım hakkı düzenleyen kuruma ve eser sahibine ait olacaktır. Kişisel bilgileriniz bilgi koruma politikamız doğrultusunda ele alınacak ve hiçbir şekilde üçüncü taraflara aktarılmayacaktır. Yarışmaya katılanlar bu koşulu kabul etmiş sayılacaklardır.
Ödül, mansiyon ve özel ödül alan eserler TFSF yayını olan Almanak 2014’te kurumumuza ayrılan sayfalarda yayınlanacaktır.
Çekmeköy Gönüllüleri Derneği, yarışmaya gönderilen eserlerin içeriği ile ilgili hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmemektedir. Eserlerin hukuki/cezai tüm sorumluluğu gönderene aittir. Kurum veya seçici kurul, herhangi bir başvurunun kurallara aykırı olduğunu tespit etmesi durumunda eser sahibine bilgi vermeksizin başvuruyu geri çevirme ya da değerlendirme harici tutma veya yapılan değerlendirmeyi iptal etme yetkisine sahiptir
Eser sahibinin manevi hakları saklı kalmak şartıyla ödül alan, sergilenen ve şartnamede işaretlenerek bağışlanan eserlerin tüm imtiyazı yarışmayı düzenleyen kuruma (Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’ne) aittir. Yarışmaya katılanlar bu şartı kabul etmiş sayılır. Yarışmada ödül alan ve sergilenmeye hak kazanan tüm eserlerin her türlü telif, yayın, kullanım ve sergileme hakları Çekmeköy Gönüllüleri Derneği ile fotoğrafçıya aittir. Bu eserler Çekmeköy Gönüllüleri Derneği arşivlerinde kalacaktır. Yarışmacıların yarışmaya katılım sağladıkları eserler 5846 sayılı FSEK’nun 21./25. madde hükümlerine göre değerlendirilecektir.
Yarışmacılar yarışmaya katılım sağladıkları eserleri üzerinde üçüncü şahıslar tarafından iddia edilebilecek her türlü mali hak ve/veya telif hakkı taleplerinden ve söz konusu şahıslarla çıkması olası uzlaşmazlıklardan ve bunların müstakbel sonuçlarından tamamen sorumlu olmayı ve Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin işbu taleplerden beri tutulması için AFSADgereken her nevi tedbiri almayı kabul ve taahhüt eder. Buna rağmen Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin üçüncü kişilere ve/veya kamu kurum ve kuruluşlarına ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya idari/adli para cezaları için yarışmacılara aynen rücu edilecektir.
Çekmeköy Gönüllüleri Derneği, yarışma katılım koşullarını değiştirme hakkını elinde bulundurmaktadır. Yarışma süresince doğabilecek herhangi bir fiziksel ve teknik kayıp ve hasarlar için Çekmeköy Gönüllüleri Derneği sorumluluk kabul etmemektedir.
Katılımcılar, bu yarışmaya eserlerini göndererek şartname hükümlerini okumuş ve tamamını kabul etmiş olduğunu onaylamaktadır.

13. Bu Fotoğraf Yarışması, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) tarafından TFSF 2013/80 numara ile onaylanmıştır ve Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) tarafından desteklenmektedir.
Yarışma sürecinde TFSF temsilcisi bulunacaktır.

Not: Fotoğraflar Türkiye’nin çeşitli kentlerinde ve uluslararası platformlarda sergilenecektir.

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği   ve  Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) “Dayanışma” Konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması Başvuru Formu

Başvuru Sahibinin
Adı ve Soyadı: …………………………………………………………………….
Adresi: …………………………………………………………………….
…………………………………………………………………….
Yaşı:……………………………….
Tel: 0….. – ………………….. Cep Tel: 0…. – ……………………..
E-posta: …………………………………………………………………….

Not: lütfen kategoriler yanına X işareti konularak bildirilsin.
Kategori: A- 15 yaş üstü  Kategori: B- 15 yaş altı


Rumuz

Sıra No

Yapıt adı

Çekildiği yer

Çekildiği tarih

 

1

     

2

     

3

     

4

     

Yukarıda rumuz ve sıra numarası yazılı …… adet fotoğraf ile yarışmaya katılmak istiyorum. 
Yarışmaya sunduğum fotoğraf(lar)ım daha önce herhangi bir yarışmada ödül almamıştır.
Şartnameyi okudum ve kabul ediyorum.
Fotoğraflarımı Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’ne bağışlıyorum. 

Tarih …./ / 201 İmza

1. Bir yarışmacının tüm yapıtlarında 6 rakamdan oluşan aynı rumuz kullanılır. Sıra numarası ise 1’den başlayarak ve birer artarak yazılmalıdır (Örnek: 876234-1, 876234-2, vb).
2. Yukarıda yazılan rumuz ve sıra numarası Word dosyaya yazılır. Her bir fotoğraf için yukarıda belirtildiği üzere, farklı sıra numarası kullanılır.
3. CD/ DVD’nin teslim/posta adresi: Hamidiye Mah. Yavuz Sok. No: 8/B Çekmeköy–İstanbul/TURKEY

Not: Lütfen bu formu şartnameden ayırmadan gönderiniz.

XIII. LESSEDRA – ULUSLARARASI KÜÇÜK FORMATLI  GRAFİK BASKIYARIŞMASI VE SERGİSİ

AMAÇ VE GÖREVLER

YARIŞMA LESSEDRAÖncelikle, bugünün toplumlarında  giderek artan etkisiyle güncel bir sanat platformuna dönüşen grafik baskının, “sanatsal baskı” yaklaşımlı  geniş  yelpazesine ait çağdaş yaratılar, seçilen eserlerle her  yıl  tekrarlanan uluslar arası bir sergide takdim edilmektedir.

Bu  bağlamda, LESSEDRA – Çağdaş  Sanatlar ve Sanat Projeleri  Galerisi  olarak, uluslar arası sanatçılar, sanatseverler  ve kolleksiyonerler  arasındaki iletişimin kurulmasına katkı  sağlayan   yenilikçi bir organizasyona ev sahipliği  yaparken, bu  sergide; baskı teknikleri  alanında, kağıt, boya ve  baskı malzemelerinin kullanımına yönelik  modern  uygulama yöntemlerini de tüm dünyadan sergilediği eserlerle,  siz sanatçıların ve sanat severlerin  ilgisine sunmaktadır.

ORGANİZASYON

LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri Galerisi

25, Milin Kamak Street, Lozenetz
1164 Sofia, Bulgarien
Tel.(++359 2) 866 38 57
www.lessedra.com
Email:[email protected]  [email protected]

Kuruluş:1991

Çağdaş Bulgar ve uluslar arası sanat sunumları,  sanat projelerinin tanıtımı  ve organizasyonları,  çalıştay ve sergiler,  sanat yayınları editörlüğü,  sanat katalogları ve CD-Rs. Galerinin faaliyet  alanlarını  kapsar.

Yürütülmekte Olan Projeler:  (2012/2013/2014)

BULGARİSTAN VE JAPONYA’DAN  ÇAĞDAŞ GRAFİK BASKI SANATI  ŞİKAGO SANAT ENSTİTÜSÜ İLE ORTAK ÇALIŞMA PLATFORMU VE SERGİ

ULUSLARARASI SANAT  VE SERGİ PROGRAMI

JAPONYA’DA (2009-2013),  KANADA,  JAPONYA VE  ABD‘DE  (2011),ÇAĞDAŞ  BULGARİSTAN GRAFİK  BASKI ESERLERİN SUNUMU

KATILIM  ŞARTLARI

1. Sanatçılar 2013/14 yılına ait,  numaralandırılmış  ve imzalanmış en fazla üç  özgün grafik baskı eserle  yarışmaya  katılabilirler. Tüm sanatsal  baskı tekniklerinin serbest olduğu  eserlerin  basılacağı kağıtların boyutları ise 29×23 cm’den büyük olmamalıdır.

Önemli Bilgi: Kağıt  boyutları 29x23cm’den büyük olan  çalışmalar yarışma  ve sergi dışı  bırakılacaktır!

2. Sanatçının Adı ve Soyadı, Ülkesi,  Eserin Adı, Eserin  Fiyatı,  Yapılış Yılı ve Tekniğinin   belirtildiği  başvuru formunun eksiksiz doldurulması ve eserlerin konduğu  paketin içinde,  katılım bedeline ait banka/Western Union havalesinin bir nüshası ile  birlikte  gönderilmesi gerekmektedir.

3. Eserler,  çerçeve yaptırılmadan  posta yolu ile  LESSEDRA Galeri’ye  gönderilmelidir. Paketin  üzerine “DRUCKSACHE – PRINTED MATTER , KEIN WARENWERT – NO COMMERCIAL VALUE- EXHIBITION ONLY”cümlesi aynen yazılmalıdır.

Önemli Not: Eğer paket üzerine yukarıdaki  ifade yazılmazsa, gümrükte ithalat tarifesi üzerinden tarifelendirileceğinden, Sergi Organizasyonu  eserleri  kabul etmeyerek  geri gönderilmesini isteyecektir.

4. Katılımcılar,  Avrupa ülkeleri için 50 EUR ve Avrupa ülkeleri dışındaki  tüm ülkeler için 80 USD  ödeyeceklerdir. Bu ücret; sergi kataloğunun,   sergi davetiyesinin  ve afişlerin baskı giderlerini, serginin organizasyonu,  sergi  sonunda  eserlerin  geri iadesi ve kataloğun sanatçılara gönderilmesi  masraflarını karşılamaktadır.

Katılım bedelinin aşağıdaki  açıklamalar doğrultusunda  gönderilmesi gerekmektedir.

EU Transferi için:

Alıcı: Georgi Kolev Georgiev

Banka Havalesi ile:    LESSEDRA ANNUAL EXHIBITION

Bank: First Investment Bank, 1000, Sofia, Bulgaria, 12, Narodno Sabranie Sq.
BIC (Bank Identification Code) – FINVBGSF
IBAN (International Bank Account Number) – BG23 FINV 9150 1004 0463 24

USD Transferi için:

Alıcı: Georgi Kolev Georgiev

Banka Havalesi ile: LESSEDRA ANNUAL EXHIBITION

Bank: First Investment Bank, 1000, Sofia, Bulgaria, 12, Narodno Sabranie Sq.
BIC (Bank Identification Code) – FINVBGSF
IBAN (International Bank Account Number) – BG18 FINV 9150 1004 0463 17

Ayrıca, katılım bedeli transferleri  Western Union ya da Money Gram  yolu ile   alıcı GEORGİ KOLEV GEORGIEV adına  yapılabilir. Banka ya da posta yolu ile yapılacak Western Union havalesi için  aşağıdaki  adres  açık olarak yazılmalıdır.

25.Milin Kamak Street, 1164 SOFIA-BULGARIA

PayPal payments accepted on the email [email protected].

SERGİ İÇİN  ESERLERİN KABULÜ

Uluslar arası  Jüri tarafından  sergilenmeye değer görülen  eserlerin ödüllendirileceği ve seçileceği sergiye  gönderilen eserin katılım  bedelini  ödemiş olmak  kabul edilmenin garantisini teşkil etmez. Jüri tarafından  sergilenmeye değer bulunmayan çalışmalar ve katılım ücretleri, posta  ve havale  masrafları düşüldükten sonra  eser sahibine geri gönderilecektir.

KATALOK

1. LESSEDRA-Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri  Galerisi  tarafından sergiye  katılan tüm  sanatçıların  eserlerini  kapsayan katalogda  ve  WEB-sunumlarında yer  almak üzere, kısa  öz geçmişlerin,  portre fotoğrafların  eserlerle birlikte  e- mail yolu ile  ve ayrıca  CD-R kopyalarının da  eserleri  ve  katılım formunu  kapsayan  paketle birlikte gönderilmesi  gerekmektedir.

2. Eserlerin kabulüyle birlikte,  LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar ve Sanat Projeleri Galerisi,  katalogda, CD-R’da,  internet galeride ve  çeşitli ortamlarda  eserlerin  tanıtım  ve kullanım  hakkına sahiptir.

SEÇİCİ KURUL, ÖDÜLLER VE SERGİ

Ödül kazananları ve  sergilenmeye  değer  bulunan  eserleri  seçecek olan   Uluslar arası Seçici Kurul’dan  bir  üye  LESSEDRA-Çağdaş Sanatlar ve  Sanat Projeleri Galerisini  temsil  eder.

Aşağıdaki  Ödüller  Verilecektir:

I. Ödülü: 500 USD (Eser karşılıklı mutabakatla satın alınmış kabul edilecektir.) Ayrıca sanatçının  özgeçmişinden  ve sanat  yaşamınından ayrıntılı bir kesit bir sonraki  sergi ve yarışmada sanat severlere takdim edilecektir.

II. Ödülü: 200 USD  (3 eser)
III. Ödülü: 100 USD (2 eser)

Özel Ödül (5 eser), 80 USD ve  genç sanatçıları özendirmek üzere bir sonraki yıla ait  katılım  bedelini kapsayan  bir Çek verilecektir. Ayrıca, 300 USD gelecek yıl için davet edilecek  sanatçının kişisel prezentasyonu  ve malzeme  ücreti olarak  ayrılmıştır.

Seçici kurul   II. ve III. Ödülleri için  eser sayısını  ve genç  sanatçılar için de  ödül  sayısını  çoğaltma hakkına  sahiptir.

3.Eserlerin satışından  LESSEDRA- Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi komisyon  almamaktadır.

4.Sergilenmeye değer  bulunan  eserler 11 Haziran-31 Ağustos 2014 tarihleri  arasında  LESSEDRA Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi-Sofya, BULGARİSTAN’da  sergilenecektir.

Sergi açılışı ve  ödül töreni: 11 Haziran 2014,  Saat 19.00

Eserler Galeriye ulaştıktan sonra dikkatle ve  özenle korunacaktır. Ancak,  eserlerin posta yolu ile gönderimi  sırasında  meydana  gelebilecek  herhangi  bir hasardan veya eserlerin yerine ulaşmamasından  LESSEDRA Çağdaş Sanatlar  ve Sanat Projeleri Galerisi sorumlu  değildir.

Sergilenen çalışmalar serginin bitiminden itibaren  en geç  beş ay içinde  sahiplerine  postalanır.

Kayıt için  lütfen  aşağıdaki  linki  kullanınız!

 BAŞVURU FORMU  (Anmeldungslink)

En son katılım tarihi: 31 Mart 2014 (posta damgasında yer alan   31 Mart 2014 tarihinden sonraki  gönderimler  kabul edilmeyecektir.)

AYDIN TÜRK AMERİKAN KOLEJİ  III. TAD TÜRKİYE GENELİ RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

III TAD RESİMYARISMASIAydın Türk Amerikan Koleji tarafından düzenlenecek olan    III.TAD RESİM YARIŞMASI’NIN amacı, Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’  ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözünden de hareketle toplumumuzun sanat ve kültür faaliyetlerine katkıda bulunabilmek için Aydın Türk Amerikan Koleji resim yarışması ve sergi düzenlemesi planlanmıştır.

YARIŞMADA KONU SERBESTTİR.

KATILIM KOŞULLARI

  1. Yarışmaya Türkiye genelin de öğrenim görmekte olan tüm ortaokul (5.6.7.8),lise (9.10.11.12),üniversite öğrencileri katılabilir.
  2. Yarışma 3 kategoride yapılacak olup ortaokul öğrencileri, lise öğrencileri ve üniversite öğrencileri kendi aralarında yarışacaktır.
  3. Her öğrenci yarışmaya, daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş 3 (üç) eseriyle katılabilir.
  4. Yarışmaya katılan eserler, ortaokulda kağıt üzerine serbest teknikte, lise ve üniversitede tuval üzerine serbest teknikte yapılmış olmalıdır.
  5. Yarışmaya gönderilen resimlerin ortaokul için kağıt boyutu uzun kenarları 70 cm’ yi geçmemeli, kısa kenarları 35cm’ den az olmamalıdır. Lise ve üniversite için uzun kenarları 150 cm’ yi geçmemeli, kısa kenarları 50 cm’ den az olmamalıdır.
  6. Eserler 15.05.2014 tarihinde saat 17. 00’ a kadar eser toplama merkezine (Aydın Türk Amerikan Koleji) teslim edilmelidir.
  7. Sergilenmeye uygun görülen eserler ve derece alanlar sergilenecektir.
  8. Dereceye giremeyen resimlerin sahipleri sergi süresinin bitiminde (bir ay içinde) resimlerini elden Aydın Türk Amerikan Kolejinden geri alabileceklerdir. Süresi içinde geri alınamayan eserlerin sorumluluğu kabul edilmeyecektir.
  9. Yarışmaya katılan öğrenciler yarışma şartlarını ve seçici kurul kararlarını peşinen kabul etmiş sayılacaktır.
  10. Yarışma sonuçları 16. 05. 2014 günü www.aydinturkamerikankoleji. k12. tr’ den duyurulacaktır. Ödül töreni ise 26. 05. 2014 günü Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sergi Salonun da yapılacaktır.
  11. Eserlerin arka yüzünde, “ESER TESLİM FORMU” doldurulmalı,imzalanmalı ve eserin arkasına iliştirilerek Aydın Türk Amerikan Koleji öğrenci işlerine teslim edilmelidir. İl dışından gelen eserler kargo ile Aydın Türk Amerikan Kolejine gönderilecektir. (Kargo ile gönderilen eserlerin kargo ücretleri eser sahipleri tarafından karşılanacaktır. )
  12. Ödül alan ve sergilenen eserler okulumuz tarafından hazırlanacak katalogda yer alacaklardır.
  13. İlk 3’e giren eser sahipleri 26. 05. 2014 – 30. 05. 2014 tarihleri arasında Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sergi salonunda yapılacak olan törende ödüllerini alacaklardır. Şehir dışından ödül alan eserlerin sahiplerinin ve bir gözetmenin ulaşım ücretleri okulumuzca karşılanacaktır. (Ödül alan eser sahibi +18 den küçük ise yanında bir gözetmeniyle gelmesi uygun görülmüştür.)

ESER TOPLAMA MERKEZİ

Aydın Türk Amerikan Koleji

Yedi Eylül Mah. Çine Cad. No:5 AYDIN

Tel    : 0256 226 52 54

Gsm : 0530 694 14 61

YARIŞMA HAKKINDA ÖN BİLGİ

Selma ÇERÇİ (Aydın Türk Amerikan Koleji Görsel Sanatlar Öğretmeni)

Tel: 0507 697 63 66

SEÇİCİ KURUL

Doç. Dr.  Meltem SÖYLEMEZ

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi)

Yrd. Doç. Sinan ŞENÇİÇEK

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Öğretim Üyesi)

Çağdaş ÖZKAN

(ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Öğretim Görevlisi)

Derya ŞAHİN

(Y. Yalova Güzel Sanatlar  ve Spor Lisesi Resim Öğretmeni)

Hüseyin  AKSU

(Aydın Türk Amerikan Koleji Kurucusu )

Selma ÇERÇİ

(Aydın Türk Amerikan Koleji Görsel Sanatlar Öğretmeni)

DEĞERLENDİRME

Seçici kurul 16. 05. 2014 tarihinde toplanarak,  eser toplama merkezine verilen eserleri birlikte değerlendirerek sergiyi oluşturur.  Sergilenmeye değer bulunan eserler içinden ödüle değer bulunanları belirler.

PUANLAMA

Bütün resimler ön elemeye girmek üzere numaralar verilerek 6 jüri üyemizin puanlamasına sunulur.  6 jüri kendi beğenilerine ve kriterlerine göre 25’er resim seçerek ön elemeyi sonuçlandırmış olur.  Bundan sonraki puanlama ve mansiyon ödülleri bu 150 resim üzerinden yapılır.  Ön elemeden geçen resimler,  jüri tarafından tekrar oylanır.

Yapılan oylamada jüri kendi ilk üç resmini belirlemek üzere puan verir.  Jüri tarafından seçilen her resim için puanlama aşağıda belirtilmiştir.

  1. Eser: 50 puan
  2. Eser: 30 puan
  3. Eser: 20 puan

Bu puanlamanın sonucunda jüri tarafından seçilen her eser aldığı puana göre derecesini belirler.

Detaylar İçin Lütfen TIKLAYINIZ
Her jürinin 1. 2. 3.  seçtiği eser,  tabloda belirtilen puanlama sistemine göre tekrar toplanır.  Her jürinin 1, 2.  ve 3.  eserlerin aldığı puanlar ayrı ayrı toplanarak en yüksek puanı alan eserlerden en düşük puanı alan esere göre sıralandırılır.  Bunun sonucunda 1. 2. 3.  belirlenir.  Mansiyon ödülleri ise her jürinin kendi yaptığı sıralamalardan belirlediği resimlere verilecektir.

ÖDÜLLER

Ortaokul (5, 6, 7, 8.  sınıflar)

1. lik ödülü–200 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü–150 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü–100 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 Lise (9, 10, 11, 12.  sınıflar)

1. lik ödülü–400 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü–200 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü–100 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 Üniversite

1. lik ödülü – 1000 TL+Plaket ve sertifika,

2. lik ödülü – 500 TL+Plaket ve sertifika,

3. lük ödülü – 250 TL+Plaket ve sertifika,

6 Adet Mansiyon ödülü,

Sergilenmeye değer bulunan eserlere sertifika verilecektir.

 TELİF HAKKI

Yarışmada ödüle değer bulunan eserler,  tüm haklarıyla Aydın Türk Amerikan kolejine ait olacaktır. 

YaRışma sonunda ödül alan eser veya eserler,  bütün telif haklarıyla Aydın Türk Amerikan Koleji tarafından satın alınmış gibi işlem görür.  Aydın Türk Amerikan Koleji,  ödüle ya da sergilenmeye değer bulan eserleri,  etkinliklerinde ve eğitim faaliyetlerinde sergileme,  afiş,  katalog,  broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme medyada yayınlama hakkı da dâhil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır. 

SERGİLEME

Ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan eserler 26. 05. 2014 – 30. 05. 2014 tarihleri arasında Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sergi salonunda sergilenecektir. 

 


ESER TESLİM FORMU

ADI SOYADI                             :

SINIFI                                         :

OKUL ADRESİ                         :

TELEFON                                  :

MAİL ADRESİ                          :

ESERİN ADI                              :

ESERİN BOYUTLARI             :


TELİF HAKKI

Yarışmada ödüle değer bulunan eserler,  tüm haklarıyla Aydın Türk Amerikan kolejine ait olacaktır.

Yarışma sonunda ödül alan eser veya eserler,  bütün telif haklarıyla Aydın Türk Amerikan Koleji tarafından satın alınmış gibi işlem görür.  Aydın Türk Amerikan Koleji,  ödüle ya da sergilenmeye değer bulan eserleri,  etkinliklerinde ve eğitim faaliyetlerinde sergileme,  afiş,  katalog,  broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme medyada yayınlama hakkı da dâhil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır.

İmza

 

 

Eskişehir, Türk dünyası sinemasına ev sahipliği yapacak. 24-27 Şubat tarihlerinde Eskişehir Türk Dünyası Kültür Başkenti faaliyetleri çerçevesinde, Uluslararası Turkuaz Sinema Günleri düzenleniyor.Eskişehir Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı tarafından organize edilen etkinlikte Türk dünyası coğrafyasından seçme 20 film gösterilecek, ayrıca sinema ve kültür dünyasını temsilen yurtdışından 20, yurtiçinden ise 50 konuk ağırlanacak. Festivali Medyaradar adına sinema yazarımız Murat Tolga Şen takip edecek.

turkuaz
Eskişehir’de gerçekleşecek olan Turkuaz Sinema Günleri süresince aynı zamanda atölye ve paneller de yer alacak. Türkmen sinemasının büyük ismi Hocakulu Narlıyev, sinemada senaryo kurmak üzerine senaryonun muhteviyatı hakkında ‘Senaryo Hikayeleri’ başlıklı bir atölye düzenleyecek. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu türkçe konuşan filmlerSinema-TV Merkezi’nden öğretim üyesi Yüksel Aktaş, sinemada makyajın sırlarını işleyeceği bir ‘Makyaj Atölyesi’ yapacak. Kırgız sinemasının büyük yönetmeni rahmetli Tolomuş Okeyev’in kızı Alima Okeyeva’nın katılacağı panelde ‘Tolomuş Okeyev Sineması’ enine boyuna ele alınacak. Türkçe konuşulan coğrafyalardan gelen konukların katılacağı ‘Türk Dünyası Sineması’ başlıklı panelde ise Türkçe konuşulan toplulukların ortaya koyduğu sinemanın mevcut durumu, sorunları ve geleceğe dönük çözümleri ve işbirliğine dönük imkanları masaya yatırılacak.

Turkuaz Sinema Günleri çerçevesinde ayrıca bir de sergi düzenlenecek. Sergi ‘Türk Dünyası Sinemasından Kareler ve Portreler’ başlığını taşıyor. Sergide Türk dünyası sinema tarihine bir yolculuk yapılarak, bu dünyayı meydana getiren ülkelerde çekilen filmlerden sahneler ve bu coğrafya sinemalarının önemli sanatçılarının portreleri sinema ilgililerinin alakasına sunulacak. Programda dağıtılacak olan Prof. Tevfik  İsmailov’un yazdığı ve MSGSÜ Güzel Sanatlar Vakfı’ndan yayınladığı üç ciltlik ansiklopedik ‘Türk Cumhuriyetleri Sinema Tarihi’, bu ülkelerin Sovyetler Birliği döneminde yaptıkları filmleri, sinema hayatını, yönetmenleri ve genel olarak sanatçıları ele alan ama bu dönemin öncesi ve sonrasına da değinen bir eser olarak göze çarpıyor.

Uygur Sinemasını temsilen gelen konuklar

Programa biraz erken gelen Çin Uygur Özerk Bölgesi’nden yönetmen ve eski Tanrıdağ Uygur Sinema Stüdyoları yöneticisi Firdevsi Azizi,

mutlaka Türkiye’yle sinemasal işbirliği yapılmasının önemine vurgu yapıyor. Her iki toplumun ortak kültürel değerlerinden hareketle, ortakyapımların çok verimli bir şekilde ortaya konabileceğini, ilk olarak da tarihi şahsiyetlerin bu çalışmalarda ele alınabileceğini ileri sürüyor. Bunun için de fon anlamında kaynak yaratılmasının önemli olduğunu ve her iki bölgedeki stüdyo ve plato imkanlarının gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyor.

 

Tolomush Okeyev

Tolomush Okeyev

Festival Direktörü İhsan Kabil, Turkuaz Sinema Günleri’nin hedefleri konusunda şunları söylüyor:

“Gerçekten de bunu diğer Türkçe ve lehçelerinin konuşulduğu bölgelere uyarladığımızda nasıl bir sinemasal ve kültürel potansiyelin ortaya çıkarılabileceğinin, hayata geçirilebileceğinin hayalini bile kurmak insana heyecan veriyor. Ortak kültürümüzün insani değerlerinin işleneceği, özel bir dilin ve estetiğin kurulacağı nitelikli bir sinema ortamı ve bunun yanısıra dağıtım ve sektörel işbirliğinin gerçekleştirileceği bir endüstriyel ve iktisadi çerçevenin, Türkiye’de festivaller de dahil olmak üzere sinema ortamına yeni alanlar, normlar ve kimlik temelinde bambaşka bir canlılık ve verimlilik getireceği ortadadır.”

Dünyanın çok renkli kültürel zemininde bulunduğumuza işaret eden İhsan Kabil, daha sonra şu bilgileri veriyor: “Kültürel olarak ilişkide olduğumuz Ortaasya coğrafyası ve İslam dünyasıyla gerçekleştireceğimiz sinema sahasındaki işbirlikleriyle, tüm dünyaya insanlık tarihinde ortaya koyduğumuz medeniyet anlayışımızın çeşitli donelerini estetik bir yaklaşımla sergilemek, içinde yaşadığımız sorunların giderilmesinde sanatın dilini kullanarak çözümlere dair ipuçları sunmak sinemanın işlevleri bakımından da yerinde veriler olarak görülebilir.”

Turkuaz Sinema Günleri etkinliğinin organizasyonu ise Hazar Film tarafından gerçekleştiriliyor. Hazar Film, daha önce de Az Gelişmiş Ülkeler Film Festivali ve Gelişen Ülkeler Film Festivali gibi etkinliklere imza atmıştı.

Efsane Heavy Metal grubu Metallica 8 Aralık’ta Antartika’da tarihinin en sessiz ve en az seyircili konserini vererek tarihe geçti. O tarihten bu yana Penguenlerin ne düşündüğünü bilemiyoruz elbette fakat Tüm kıtalarda konser tamamlandı. “Sıra nerede?” demeden geçemiyoruz.

penguenler-ve rock

Dünyanın en ünlü heavy metal gruplarından biri olan Metallica, 8 Aralık’ta Antartika’da yaklaşık yüz kişilik “dev” bir konser verdi. Antartika’da verdiği konserle bir ilke imza atan grup, dün resmi Facebooksayfasından olayı, “Bir yıl içinde yeni kıtada konser vererek tarih yazdık” sözleriyle duyurdu.

Coca Cola Zero Güney Amerika organizasyonunun sponsorluğuyla gerçekleştirilen konserde Metallica grubu da bir hayalini gerçekleştirmiş oldu. Zira grup üyeleri, uzun zamandır her konser sonrasında verdiği röportajlarda Antartika’nın en çok konser vermek istedikleri yer olduğunu tekrarlıyordu.

metalika-antartika-konseri

Metallica’dan önce Live8 kapsamında Nuntaka adlı bir indie grubun performansını 17 kişi izlemiş(+Penguen sayısı hakkında net bilgi yok), konser tüm dünyada canlı yayınlanmıştı.

Grup Antartika’da, bir çadır içinde, neredeyse hiç anfi kullanmadan ve tüm elektriği güneş panelleriyle elde ederek verdiği konserde, sırasıyla Creeping Death, For Whom The Bell Tolls, Sad But True, Welcome Home (Sanitarium), Master Of Puppets, One, Blackened, Nothing Else Matters, Enter Sandman, Seek & Destroy parçalarını seslendirdi. Konser sırasında amfi kullanılmaması Antartika konserine aynı zamanda grubun “en sessiz” konseri unvanını da kazandırdı.

Konserin tamamını ve sahne arkasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. (Kameraman Penguenleri çekmemiş özür dileriz)

Kaynak : onedio.com

GÖRSAV kısa adıyla anılan ” Görsel Sanatlar Vakfı ” tarafından “BULUŞMA” adı ile açılacak olan sergide Pek çok sanatçı eserlerini sergileyecek. Aynı zamanda Derneğimizin Kurucusu ve Genel Başkanı olan Heykel Sanatçısı ve Resim Eğitmenimiz Sayın Ş.Hale  ÜRKMEZGİL’in de eserlerinin de yer alacağı sergiye Ünlü Cam ve vitray sanatçısı İzzettin BAKİ ile ressam Reha YALNIZCIK ‘ın eserlerini de görmeniz mümkün olacak.

GÖRSAV LOGO

 

hale hoca haber

 

Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin sanatçı öğretim görevlileri tarafından, 1990 yılında kurulan GÖRSAV Görsel Sanatlar Vakfı, bugüne kadar faaliyetlerini sürdürerek aygın bir isme sahip olmuştur.23 yılını dolduran vakfı yaşatmaya devam etmek için yeni yönetim hizmet bayrağını

Heykel Sanatçısı Ş.Hale ÜRKMEZGİL

Heykel Sanatçısı
Ş.Hale ÜRKMEZGİL

devralmıştır. İlk icraati, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin 6.Trieanali’nin sponsorluğu olmuştur. Şu anda 42 öğrenciye de burs verilmektedir.

BULUŞMA sergisi; GÖRSAV’ın yenilenmiş enerjisiyle, kültür, sanat, eğitim ve sosyal hayatımıza katkılar sunmak üzere, sanatçılarla, sanatseverlerle, gençlerle buluşmasıdır.

BULUŞMA sergisi; katılan sanatçıların satılan eserlerinin gelirini GÖRSAV’a bağış olarak bırakacakları bir dayanışma buluşmasıdır… da aynı zamanda.

İzzettin Baki Görsel Sanatlar Atölyesi

Cam ve Vitray Sanatçısı
İzzettin BAKİ

BULUŞMA sergisiyle GÖRSAV’a destek vermek isteyen tüm sanatçılarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunarız….

Bu ilk buluşmamızda, katılım sırasına göre belli sayıda eseri sergileyebildik.

Sanatın; insanlığın ilerlemesindeki öneminin bilinciyle, bundan sonraki sergilerimizde ve faaliyetlerimizde, tüm sanatçılarımızla, sanatın aydınlatacağı yarınlarda buluşmak ve sizleri de buluşturmak dileğiyle

 

GÖRSAV, Görsel Sanatlar Vakfı

Hakkında

GÖRSEL SANAT KOLLARINA DESTEK AMACIYLA 1990 YILINDA KURULMUŞ VAKIFTIR.
Açıklama
Kısaltılmış adı Görsav olan ¨GÖRSEL SANATLAR VAKFI¨, kar amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşu olarak, 1990 yılında, Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun daha sonra Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi’ne dönüşmesi sonucunda, bu okulun 41 öğretim üyesi adına 3 kurucu üye tarafından kurulmuştur.
Ressam  Reha YALNIZCIK

Ressam
Reha YALNIZCIK

Vakfın amacı, 

-Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunları ve mensupları arasındaki dayanışmanın ve sosyal bağın yaratılmasını sağlamak,
-Ülke sanatının gelişmesi için, görsel sanatların her alanında çeşitli faaliyetlerde bulunmak, projeler üretmek, toplumun kültürünü geliştirme, sanata olan ilgisini, sevgisini arttırmaya yönelik her türlü girişimde bulunmak,
-Üke ekonomisine ve sanatın gelişmesine yardımcı olacak her türlü araştırma ve çalışmaları desteklemek,
-Üyelerin, sanatçıların, sanat, sosyal ve sağlık konularıyla ilgili projeler geliştirmek ve gerçekleştirmek,
-Sanatla ilgilenen yetenekli gençlere sanat, eğitim, sosyal alanlarda gelişmelerini sağlayacak etkinlikler gerçekleştirmek.
Bu amaçlar doğrultusunda;
-kültürel ve sanatsal etkinlikler konusunda kamu ya da özel kurumlarla işbirliği yapmak,
– yurt içinde ve yurt dışında sergi, kongre, konferans, toplantı ve geziler düzenlemek,
-doğal çevrenin, kültürel ve tarihi değerlerin, sanat eserlerinin korunması için çaba göstermek,
-sanat yapıtlarının bakım ve onarımını yapacak birimlerle arşivler, müzeler kurmak,
-her türlü öğretim kademesinde sanat eğitim kurumlarını kurmak,
-görsel sanatlar ve kültürel değerlerle ilgili belge toplamak, yayınlar yapmak,
-yaratıcıları desteklemek amacıyla kurslar ve burslar verme, yarışmalar düzenlemek, jüriler oluşturmak ve oluşturulan jürilere katılmak,
-Gençlere yönelik;
-kurslar açmak,
-yurt içi ve yurt dışında staj olanakları sağlamak,
-kafeterya, kantin, vb. işleri yapmak,Üye, sanatçılara, sosyal konutlar, çalışma atölyeleri, sanatçı tatil köyleri, turistik amaçlı sanatçılarla ilgili kuruluşlar kurmak, sanatçıların sağlık sorunları ile ilgili gerekli sağlık merkezleri kurmak, uluslararası sanat kuruluşları ile bağlantı kurmak ve ortak çalışmalar yapmaktır.

Görsav, bugüne kadar çeşitli faaliyetlerde bulunarak sanat çevrelerinde saygın bir isim yapmıştır.
Bu faaliyetleri arasında;
yurt içi ve yurt dışı sanat gezileri, güzel sanatlara hazırlık kursları, Kadıköy Belediyesi’yle birlikte halka açık yetenek geliştirme kursları, vs. düzenlenmiş,
1995 yılında faaliyet göstermeye başlayan Dragos Sosyal Tesisi’nde çeşitli toplantılar, yemekler, etkinlikler, vs. düzenlenmiş,
Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yaptığı sempozyum, konferans, sergi, mezunlar günü, vs. gibi etkinliklerde, maddi ve organizasyon desteği vermiştir.

En son olarak Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin 2013’de düzenlediği ‘’6. ULUSLARARASI ÖĞRENCİ TRİENALİ’’nin sponsorluğunu yapmıştır.