Şunun için etiket arşivi: nbsp

Nar Sanat Eğitim Kursu oalrak 29-30 Haziran tarihlerinde Yunus Emre Kültür Merkezinde gerçekleşecek olan Yıl Sonu Gösterimizde görev alacak öğrencilerimizin orkestra provaları eğitmenlerimizin gözetiminde ve yardımında devam etmektedir. İşte provalardan görüntüler;

 

 

Gizemi hâlâ çözülememiş olan kitaplar ve şifreleri yıllarca kafaları meşgul eden esrarengiz metinler.

Smithfield ya da Gregory Külliyatı

Bu kitabın esas gizemi metinlerinde değil de görsellerinde. Papa 9. Gregory tarafından dini hükümleri açıklamak için bastırılan bu kitapta, o zamanın modasına uygun olarak metinlere eşlik eden kaligrafiler ve illüstrasyonlar bulunuyor. İşte ilginçlik de burada başlıyor. Normalde Meryem Ana, İsa ve Azizlerin süslediği dini külliyat sayfalarının tersine bu külliyatta kılıçla kafa kesen dev tavşanlar, bir kurdu idam eden kazlar ve tek boynuzlu atlar gibi Hristiyan öğretileriyle (görselden de anlaşılacağı gibi) açıkça çelişen tasvirler bulunuyor. Bu metinleri inceleyen din adamları ve tarihçiler, Smithfield külliyatının gizemini hâlâ çözebilmiş değiller.1

Ripley Metinleri, 15. yüzyıl

Isaac Newton’ın bile bir dönem simyaya ve gizli bilimlere ilgi duyarak yakından takip ettiği büyük simyacı George Ripley, konusundaki en yetkin isimlerden biriydi. Yazdığı metinlerde gizemli felsefe taşının nasıl yapılacağını tarif ediyor, sıradan metalleri altına çevirmenin yollarını anlatıyordu. Belirsiz, şifreli bir yazı dili kullanan Ripley’in metinlerinde ölümsüzlüğün sırrını verdiği dahi söyleniyor. Ripley’in en gizemli metniyse, 6 metre uzunluğundaki parşömen tomarı. İlginç illüstrasyonlar barındıran bu metnin ne anlatıyor olabileceğine dair gizem hâlâ çözülebilmiş değil.

2

 

Voynich El Yazması, 15. yüzyıl

Yale Üniversitesi’nin bir parçası olan Beinecke Nadir Kitaplar ve El yazmaları Kütüphanesi’nde, şimdiye kadar hiç kimsenin okumayı başaramadığı bir kitap bulunuyor. Adını kitabı 1912’de bir şekilde eline geçiren Polonyalı sahaf Wilifrid Voynich’den alan, daha önce görülmemiş bir dilde kaleme alınmış bu el yazması yıllar süren çabalara rağmen bir türlü çözülemiyor.

Karbon 14 testi sonucunda 15. yüzyılda yazıldığı anlaşılan kitap, bulunmasının üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen hâlâ gizemini koruyor.

İçinde, astronomi ve botanik bilimleriyle ilgili bir şeyler anlatıyormuş gibi görünen garip illüstrasyonlar bulunan kitap, kimi akademisyenlere göre bir aldatmacadan ibaretken, kimilerine göre dünya ve evrenle ilgili hâlâ çözülmeyi bekleyen büyük sırlar taşıyor.3

 

Prodigiorum Ac Ostentorum Chronicon, 1557

Latince’den Alametler ve Kehanetler Kronolojisi olarak çevrilebilecek olan bu kitap Adem ve Havva’dan beri yaşanan bütün doğa üstü olayları anlatan bir ansiklopedi. Fransız hümanist Conrad Lycosthenes tarafından kaleme alınan kitapta, meteor yağmurlarından (Halley kuyruklu yıldızının belirişi de de dâhil), sellere ve depremlere kadar kehanet olarak görülmüş tüm doğa olaylarından kronolojik olarak bahsediliyor.

Bazı sayfalarında UFO benzeri çizimlere ve deniz canavarı tasvirlerine de rastlanan bu garip kitap, gizem avcılarını hâlâ hayrete düşürmeyi başaran nadir el yazmalarından biri.

4

 

 

Soyga Kitabı, 16. yüzyıl

6. yüzyılda yaşamış olan matematikçi, astrolog, simyacı ve okültist olan John Dee’ye atfedilen bu kitabın büyü tarifleri içerdiğine inanılıyor. İçindeki çizimlerin ve yazıların sırrı hâlâ çözülememiş olan kitap, bir dönem Kraliçe Elizabeth’e de danışmanlık yapmış olan Dee’nin geniş kütüphanesinin bir dönem en önemli parçasıydı.
Kitap, Dee’nin ölümünden sonra ortadan kaybolmuş, ardından şaşırtıcı bir biçimde 1994’de Deborah Harkness adlı bir akademisyen tarafından Britanya Ulusal Kitaplığı’nda bulunmuştu. Bazı din bilimcileri Soyga Kitabı’nın, Eski Ahit’ten önce şeytan tarafından indirilmiş olduğunu iddia ediyor. ‘Soyga’ antik Yunanca’da ‘kutsal’ anlamına geliyor.

5

 

Popol Vuh, 1701

Guatemala’da misyonerlik yapan Dominikan rahip Francisco Ximénez’in bulduğu bu metinler, Maya uygarlığının kullandığı Kiçe alfabesiyle yazılmış bir el yazmasıydı. “İnsanların Kitabı” anlamına gelen Popol Vuh yazması, rahip Ximénez tarafından İspanyolca’ya aktarıldı.

Mayaların binlerce yıllık sözlü geleneğinin yazıya aktarılmış hali olan bu el yazması dünyanın yaratılış hikâyesini ve diğer Orta Amerika mitolojilerinden örnekleri içeriyordu. Ximénez’in bu kitabı nasıl bulduğunu tam olarak açıklamaması kitabı daha da gizemli kılıyordu. Üstelik kitabı İspanyolca’ya çevirmek için kimden yardım aldığı da bilinmiyordu. Altın değerindeki bu yazıtlar, bugün Maya kültürüne ışık tutan en önemli belgeler olarak kabul ediliyor.

6

 

Rohonc Metinleri, 19. yüzyıl

Tartışmasız gelmiş geçmiş en gizemli el yazmalarından biri olan Rohonc Metinleri’nin ne anlattığı ya da nereden geldiği bilinmiyor. 19. yüzyılda kimliği belirsiz biri tarafından Macar Bilim Akademi’sine bağışlanan bu kitabın izi de sürülemiyor.

Birçok dilbilimci tarafından incelenen ve bir türlü çözülemeyen metin, alışılmışın çok dışında olan 200 farklı sembolden oluşan alfabesiyle günümüz dillerinden hiçbirine uymuyor. Ayrıca kitaptaki çizimlerden kitabın yazıldığı coğrafyaya dair de bir ip ucu yakalanamıyor. Sonunda çoğu dilbilimci ve tarihçi tarafından bir aldatmacadan ibaret olduğuna karar verilen kitabın tüm sayfalarına şuradan ulaşabilirsiniz. Olur da çözerseniz bize de haber verin.

7

 

Zodyak Katili’nin Mektupları, 1960-1970

1960 ve 1970 yılları arasında 20 ila 28 kişiyi öldürdüğü düşünülen seri katil Zodyak, cinayetlerden sonra gazetelere garip mektuplar gönderiyordu. Şifreli olan bu mektuplardan yalnızca bir tanesi çözülebildi. Mektuplarda katilin kurbanlarından bahsettiği ve kendi kimliği hakkında ipuçları verdiği düşünülüyor.

8

 

Vivian Kızlarının Hikâyesi, 1973

Henry Darger adında münzevi bir hastane hademesinin evinde bulunan bu kitap, benim gördüğüm en ürkütücü işlerden biri. Vivian Kızlarının Hikâyesi adlı bu eser, 40 yıl boyunca tek odalı bir apartman dairesinde yaşayan ve hiç kimseyle konuşmayan Henry Darger öldükten sonra, ev sahibi tarafından bulundu. Kitap, çoğu gazete ve dergilerden kesilen resimlerden yapılan kolajlardan oluşuyor. Sulu boyayla renklendirilen bu kolajların üzerine eklenen metinlerde anlatılan hikâyelerin fazlasıyla fantastik olduğu söyleniyor.

Tamamı 15.000 sayfa olan eserin çocuk köleliğini sona erdirmek için mücadele veren yedi küçük kızın hikâyesini anlattığı düşünülüyor. Bazı sayfalarda kırlarda koşuşan mutlu çocuklar tasvir edilirken, bazı sayfalarda işkence ve şiddet betimlemeleri yapılıyor. Çoğu hâlâ çözülemeyen metinler ve illüstrasyonlar kimilerine göre Art Brut (ham sanat) akımının en iyi örneklerinden biriyken, kimilerine göre düpedüz akıl hastalığının nişanesi.

9

 

Codex Seraphinianus, 1981

Hiç kimsenin çözemediği bir dilde yazılan bu kitap, gerçek dışı figürler ve garip illüstrasyonlarla dolu. Bir ansiklopedi formatında yazılmış olan kitabın yazarı İtalyan mimar Luigi Serafini, kitabın verilere dayalı, bilimsel bir çalışma olduğunu iddia ediyordu.

Çizimler de dâhil tamamı el yazması olan bu kitabı inceleyen akademisyenler ve bilim insanları fantezi ürünü olduğu çok aşikar bir işle karşılaşmışlardı. Yine de bazı dilbilimciler, şifreli yazılmış olduğunu düşünerek kitabın anlamını çözmeye gayret gösterdi. Sonunda çoğu eve eli boş dönmüş, ne yazılar, ne de garip illüstrasyonlardan bir anlam çıkarılabilmişti. Yine de bazı şifreciler, kitabın ve çizimlerin şifreli bir anlamı olduğu konusunda ısrarcı.

10

 

 

“16. Yüzyıl Dahisi Matrakçı Nasuh” sergisi, Avusturya’nın başkenti Viyana’da sanatseverlerle buluştu.

matrakci-nasuh

 

Cumhurbaşkanlığının himayesinde gerçekleşen ve Anadolu Ajansı’nın  global iletişim ortağı olduğu “16. Yüzyıl Dahisi Matrakçı Nasuh” sergisi, Avusturya’nın başkenti Viyana’da sanatseverlerle buluştu.
İstanbul Kültürlerarası Sanat Diyalogları Derneği (İKASD) tarafından projelendirilen sergi, Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği ve Viyana Yunus Emre Enstitüsü’nün ev sahipliğinde, Viyana Sanat Tarihi Müzesi’nde düzenlenen törenle açıldı.
Açılış töreninde mimar Sinan Genim, “Matrakçı Nasuh ve Haritaları” konulu kısa bir konferans verdi. Matrakçı Nasuh’un asıl isminin “Nasuh bin Karagöz bin Abdullah el-Bosnavi” olduğunu belirten Genim, Nasuh’un Enderun’da yetiştiğini ve Boşnak asıllı minyatürcü, hattat, tarihçi ve matematikçi olduğunu anlattı. Nasuh’un genç yaşta yazdığı matematik kitabı ile dikkat çektiğini vurgulayan Genim, Kanuni Sultan Süleyman’ın seferlerine katılarak gittiği yerlerde kale ve sarayların minyatürünü yaptığını ve 70 yaşında vefat ettiğini aktardı.
Viyana Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Mevlüt Bulut ise 16. yüzyıl dahisi Matrakçı Nasuh’un eserlerinin Avrupa’nın kültür başkenti Viyana’da sergilemekten onur duyduğunu söyledi.
Küratör Beste Gürsu ise Türkiye’nin kültür ve sanatını uluslararası platformlara taşıyacak kapsamlı bir proje gerçekleştirdiklerini ve bu projeyi 12 kadın sanatçının Nasuh’un eserlerinden esinlenerek hazırladıklarını ifade etti. Projenin ilk sergisini Nasuh’un doğduğu Bosna’da başlattıklarını kaydeden Gürsu, 2016 sonunda “Matrakçı Nasuh” belgeselinin vizyona gireceğini aktardı.
Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Hasan Göğüş de Matrakçı Nasuh’un hem sanatçı hem de bilim adamı olduğunu belirterek, “Matrakçı Nasuh, Osmanlı döneminde yetişmiş ve çağdaş sanatçılara ilham kaynağı olmuş ve dünya kültür mirasına önemli katkılar sağlamıştır” dedi.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 19 Mayıs Atatürk ‘ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla 21 Mayıs 2016 Cumartesi günü saat 19:00 ‘da öğrenci dinletisi etkinliğimiz bulunmaktadır. Etkinliğimize herkes davetlidir. Etkinlikte yer alıcak öğrencilerimiz;

MURAT HASGÜN

Sümeyra Arslan Çıkı  – İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım , Güneş Topla Benim İçin

ERKAN BAŞA

Ezgi Fırat – Aynalara (Şan) – Eşlik Reşat,

Gabriella Özcan – Sevdim Bir Genç Kadını (Şan),

İdil Deniz Bakır (Piyano)

ZUHAL SEVİM

Bethany Turley – Saraydan kız kaçırma operası

Ebru Aysoysal – Kalbin Sesi

Gülcan Atalay – Fikrimin İnce Gülü

REŞAT TOKATLI

Berdan Yıldız – Menuet

Berkin Ay – Vals

SENA SEVİM

Busenur Ulak – Chorale (flüt)

Selinsu Ökdemir – Ah bir ataş ver (piyano)

Elif Ergün (flüt) & Selinsu ökdemir (piyano) – Lal (Sertab Erener)

BURCU IŞIL OĞUZ

Merve Ayanoğlu – Nasıl Geçti Habersiz (zeki müren) – Samanyolu (müjde ar)

Aslıhan Şen – Greensleeves (mozart) – Fırtına (cornelius gurlitt)

Aysara Özenç – Eski Fransız Şarkısı (Chaykovski) – Theme From Symphony No 40 (Mozart)

ÖZGÜR YAHYA ORUÇOĞLU

Rümeysa Demirhan – Milongo Del Ayer

Tuğba Seher Karanfil – Clodoaldo Bornero

UMUT OKTAY DORUK OKTAY – Aeo (Sarp Maden) – Maracatu (Egberto Gismonti)

COŞKUN NEHİR

Egemen NAKİPLER

Etkinlik programımız ise şu şekilde;

19 mayis etkinlik

program-kapak

Yer bilgisi için buraya tıklayınız.

 

yaz okulu

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 yaz sezonu için yaz okulu gruplarımız başlamaktadır. Akıl oyunları seti ve ZeKare eğitim setleri ile basitten karmaşığa doğru bilinçaltı eğitimi temelli başlayacak olan eğitim; her ayın sonunda veliye hangi konuda eksik, hangi konuda dikkatli hangi konuda daha başarılı olduğu konuyla ilgili rapor olarak sunulacaktır. “Hangi alanda nasıldı?, Ne tür destekler verildi? , Hangi gelişim özelliğinin ileride desteklenmesi lazım? , Hangi zeka alanı daha kuvvetli?” sorularının cevaplarını velilerimiz rapor halinde eğitmenimizden alacaklardır. Gün içerisindeki eğitim devam edecektir. Gün içerisinde rutin çoklu eğitim devam ederken, birebir özel eğitim ile ilgilenen eğitmenimiz bazı saatlerde arkadaşlarımızı birebir eğitime alarak zeka gelişim programını uygulayacaktır. Buradaki asıl amacımız; okul öncesi dönemdeki çocuklar emici beyindir, yani herşeyi alırlar fakat hepsini alma becerisi ya da hedefe ulaşma becerisi farklıdır. İleriye giden çocukların geridekilere uyum sağlaması zor olur, zor öğrenenlerin de ilerideki çocuklara uyum sağlaması zor olur. Bu nedenle hepsine ayrı ayrı gelişim programı uygulanması gerekmektedir.  Bu program daha çok Montessori eğitim programından etkilenerek hazırlanmış bir programdır ama Montessori eğitiminin tamamı baz alınmamıştır. Çünkü Montessori eğitiminin devamında Türkiye ‘de devam edebilecekleri bir okul bulunmuyor. Biz geleneksel eğitimimizi hazırlayacak şekilde bu materyalleri uygulayacağız. Materyallerimizin tanıtımını eğitmenimiz randevu ile tanıtabilmektedir. Bu materyaller görsel algı becerisi, konsantrasyon becerisi , el-göz koordinasyonunu geliştiren materyallerdir.

montessori egitimi

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında bir dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır:

  • Büyük çoğunlukla 2.5 ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları,
  • Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler,
  • Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat,
  • Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli,
  • Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri,
  • Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü,
  • Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen

Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eserlerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır.

Okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar; sosyal bilimler, görsel sanatlar,spor ve becerilerin geliştirilmesi de önemlidir. Çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Matematik, fen eğitimleri ve soyut kavramları en iyi öğretmenin yolu müzik,drama ve spor uygulamalarıdır. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formulüdür.

YAZ OKULUMUZUN YAPISI

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri,

-Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim,

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği,

-ORFF destekli  Müzik Etkinliği,

-Bahçede açık hava oyunları,

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi,

-Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

-İlgi köşelerinde serbest zaman,

-Sabah Kahvaltısı,

-Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler),

-Bahçede açık hava oyunları,

-Orff destekli müzik etkinliği,

-Öğle yemeği,

-Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır),

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Meyve saati,

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği),

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

 

  • Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.
  • Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)
  • Bale
  • Resim dersleri ücretsizdir.
  • Yaş Grupları
  • 3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.
  • Kontenjanımız 20 kişi ile sınırlı olup, daha detaylı bilgi ve eğitmen randevusu için bize telefonla ulaşmak için 0212-570-80-68 veya 0530-880-71-80 numaralarından veya e-mail yoluyla ulaşmak için [email protected] adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

 

 

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak; Keman, piyano, bağlama, akordeon, şan, solfej, ve gitar eğitmenlerimizin yer alacağı dinletide hepimiz için kutsal olan annelerimizin önemini enstrumanlarında yaşatarak ruhumuzu besleyecekleri ve yalnızca Eğitmen Orkestramızın vereceği konsere 8 Mayıs 2016 Pazar günü saat 19:00 ‘da  herkes davetlidir.

 

Önceki Eğitmen Dinletilerimizden görüntüler;

 

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 okul sezonunun bitişi ile birlikte 3-6 yaş grubu küçük dostlarımızın yaz sezonunda hem eğlenip, hem öğrenip hemde tatil tadında keyif alabilecekleri yaz okulu programımızın kayıtları başlamış bulunmaktadır. Yaz okulumuzun yapısı;

 

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri

Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar

Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği

ORFF destekli  Müzik Etkinliği

Bahçede açık hava oyunları

Fen ve Doğa çalışmaları

İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi

Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

İlgi köşelerinde serbest zaman

Sabah Kahvaltısı

Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler)

Bahçede açık hava oyunları

Orff destekli müzik etkinliği

Öğle yemeği

Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır)

Fen ve Doğa çalışmaları

Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar

Meyve saati

Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği)

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

 

*Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.

*Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)

*Bale

*Resim dersleri ücretsizdir.

Yaş Grupları

3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

 

Ön kayıt için buraya tıklayabilirsiniz.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 17 Nisan Pazar günü gerçekleştirmiş olduğumuz Çocuk Resim Sergimizde çocuk öğrencilerimizin yaptığı resimler sergilendi. İşte o resimler ve sergimizden görüntüler;

 

Sergide resimleri bulunan öğrencilerimiz;

  • Doğa Uç,
  • Mert Altun,
  • Ilgın Tuman,
  • Fikri Ege Özen,
  • İpek Gürsel,
  • Aylin Pelit,
  • Klim Anokhin,
  • Deniz Sevimli,
  • Eylül Sancaklı,
  • Oğul Güney,
  • Sezen Gürcanok,
  • Duru Bal,
  • Duru Polat,
  • Elvin Su Tatlı,
  • Mahir Erbulan,
  • Asya Ahat,
  • Ceren Dizar,
  • Yiğit Ateş,
  • Esma nur Genç,
  • Zehra Yazıcı

Bakırköy Özel Nar Sanat Eğitim Kursu, çocuk  Öğrenciler tarafından hazırlanan ‘’17 Nisan Resim Sergisi’’ bugün saat 18.00’da Nar sanat Eğitim kursunda yapılacaktır.

2009’dan bu yana Milli Eğitim bakanlığına bağlı olarak çeşitli alanlarda eğitim veren Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak,17 Nisan Pazar günü saat 18:00 ‘da Eğitmenimiz Sevgi GENCAN, öncülüğünde ,4 ile 12 yaş çocuk öğrencilerinin resim sergisi yapılacaktır. Sergimizde karakalem, yağlı boya , kuru pastel, yağlı pastel, guaj,sulu boya ve akrilik resimler bulunacaktır.

 

23 nisan

Sergide resimleri bulunan öğrencilerimiz;

  • Doğa Uç
  • Mert Altun,
  • Ilgın Tuman,
  • Fikri Ege Özen,
  • İpek Gürsel,
  • Aylin Pelit,
  • Klim Anokhin,
  • Deniz Sevimli,
  • Eylül Sancaklı,
  • Oğul Güney,
  • Sezen Gürcanok,
  • Duru Bal,
  • Duru Polat,
  • Elvin Su Tatlı,
  • Mahir Erbulan,
  • Asya Ahat,
  • Ceren Dizar,
  • Yiğit Ateş,
  • Esma nur Genç,
  • Zehra Yazıcı

‘’ 17 Nisan Resim Sergisi’’ 17 Nisan 2016 Pazar günü saat 18.00’da başlayıp 1 Mayıs 2016 Pazar gününe kadar ilgilenen tüm ziyaretçilere açıktır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti‘nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘nin resmî tatil günlerinden ve ulusal bayramlarından biridir.[1][7] Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürktarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir.

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı oluşu yine TBMM‘nin açılışıyla ilişkili olmasına rağmen, tamamen ayrı bir bayram olarak gelişmiş ve 1981 yılına kadar da öyle devam etmiştir. Bu Bayram 23 Nisan 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti‘nin (günümüz Çocuk Esirgeme Kurumu’nun) o günü “Çocuk Bayramı” olarak duyurmasıyla başlamış kabul edilir. Aslında Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 23 Nisan’la ilgili çalışmaları daha önceki yıllarda vardır ve hatta çocuklardan da söz edilmiştir. Kurum, 23 Nisan 1923’te millî bayram için pullar bastırmış ve satmıştır.  23 Nisan 1924’te Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde “Bu gün Yavruların Rozet Bayramıdır” ibaresi yer almış, 23 Nisan 1926’da da yine aynı gazetede “23 Nisan Türklerin Çocuk Günüdür” başlıklı bir yazı kaleme alınmış ve bu yazıda cemiyetin bu günü çocuk günü yapmaya çalışarak doğru yolda olduğu ve para kazanan herkesin bu gün cemiyete çocuklar için bağışta bulunması gerektiği vurgulanmıştır. 

23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti’nde 23 Nisan 1921’de resmî bayram olarak kabul edilmesinden bu yana, değişik adlarla da olsa resmî törenlerle kutlanmıştır. En yalın haliyle bu törenlerde İstiklâl Marşı okunur ve saygı duruşunda bulunulur. 1933 23 Nisan’ında Atatürk yeni bir gelenek başlattı. O sabah çocukları makamında kabul etti ve onlarla sohbet etti. Aynı yıl stadyumlarda beden hareketi gösterileri yapılmaya başlandı. O bayram, Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey‘in kaleme aldığı Andımız çocuklar tarafından ilk kez okundu.1933’te artık Çocuk Bayramı devlete de mal olmuştu. Yine de 1935’teki yasa değişikliğinde çocuk bayramında hiç söz edilmedi.[11] Yalnız resmî ismi konmamış olsa da, Milli Hâkimiyet Bayramı’nın yanında “23 Nisan Çocuk Bayramı”, devlet ve toplum örgütlerinin ortaklaşa hazırladığı programlarla kutlanmaya devam edildi.

Günümüzde 23 Nisan günlerinde bayram Türkiye Cumhuriyeti devleti erkanının başta Anıtkabir olmak üzere çeşitli Atatürk anıtlarında yaptıkları resmî törenlerle başlamakta, stadyumlarda ilköğretim öğrencilerinin hazırladığı gösterilerin sergilenmesi ve resmî geçit töreniyle devam etmektedir. Akşamları da büyük şehirlerde fener alayı düzenlenir. Resmî törenlerden sonra bayram yeri olarak nitelendirilen çayırlarda güreşler, koşular ve başka çeşit yarışmalar düzenlenir. Çeşitli sivil toplum örgütleri veya kuruluşlar tarafından düzenlenen etkinlikler yer alır.

GİRİŞ 

Piyano, yedi oktavdan fazla ses alanıyla bütün müzik enstrümanlarının ses rejistrlerini bünyesinde toplayan temel enstrümandır. Solo dışında oda müziği, koro ve orkestrada da işlevi olan tek çalgıdır. Klavye vasıtasıyla çalınan bu sazda aynı anda 12 sesli akor veya cluster denilen ses yığınları elde edilir. Üç pedalı ile sesleri kısmaya, yalnız bas sesi uzatmaya veya bütün sesleri uzatmaya elverişlidir. Konsol adı verilen duvar tipleri ve kuyruklu tiplerin en küçüğü 130 cm. olan, boyu üç metreye kadar uzayan konser piyanoları vardır.

Piyano başlıca batı dillerinde şu terimlerle söylenir: Piano ( Fr. ), Piano (İng.), Pianoforte  (İt.), Klavier  (Alm.)

  1. GENEL YAPISI

Piyano  ya da nadir olarak kullanılan italyanca ismiyle pianoforte tuşlu bir çalgıdır. Piyanoda ses, teller vasıtasıyla elde edilir. Piyanonun tuşlarına basıldığında içindeki tahta çekiç tellere vurarak sesin meydana gelmesine sebep olur. Tahta çekicin tellere vurmasından dolayı piyano vurmalı müzik aleti olarak adlandırılır.

Herhangi bir akustik piyano genellikle ses tahtasını ve metal telleri çevreleyen aynı zamanda koruyan ahşap kasadan oluşmakla birlikte 88 tuşa (52 beyaz tuş, 36 siyah tuş) sahiptir. Piyano, tuşlarına basıldığında içerisindeki teller aracılığıyla ses çıkarır çekildiğinde ise teller damper (titreşim azaltan parça) yoluyla susturulur. Fakat pedallar yardımıyla tuşlardan parmaklar kaldırmasına rağmen sesi uzatmak mümkündür.

Piyanoda herhangi bir tuşa bastığımızda keçe ile kaplanmış çekiç o tuşa ait tellere vurur ardından geri gelir ve çekiç eski konumuna gelmesine rağmen teller titreşmeye devam eder bu titreşme bridge (köprü) yoluyla ses tahtasına iletilir ve ses tahtası sesi yükselttikten sonra havaya yayar. Parmak tuştan çekildiğinde damper ( titreşim azaltan parça ) tellerin titreşmesini durdurur ve sesi keser. Enstrüman sınıflandırma sistemine göre piyano chordophone ( telleri ve onu ileten gövdeleri olan enstrümanlar ) olarak sınıflandırılmıştır. Teknolojik gelişmelerle birlikte chordophone bir enstrüman olan piyano akustik olmasının yanı sıra elektrikli, elektronik ve dijital olacak şekillerde de geliştirilmiştir.

 

piano

 

                1.1.Piyano mekanizmasının parçaları  

Piyanonun çekiç mekanizması: 1) Tuş, 2) tuş ayarı, 3) şövale, 4) eşapman ayarı, 5) eşapman kolu, 6) çekiç kenar vidası, 7) tekrarlama vidası, 8) çekiç sapı, 9) tekrarlama kolu, 10) çekiç başı, 11) çekiç yakalayıcı, 12) susturucu kiriş çatalı, 13) susturucu kirişi, 14) susturucu kaşığı, 15) susturucu, 16) tel, 17) madenî plaka, 18) zımba, 19) akort çivisi, 20) çivi yatağı.

240px-Fortepian_-_mechanizm_angielski.svg

  1. İÇYAPI VE ÖZELLİKLERİ

Atası, klavsenden en önemli farkı, tuşa basarken uygulanan kuvvete göre çıkan sesin şiddetinin de aynı yönde değişken olmasıdır. Duvar piyanosu: Telleri ve armoni tablosu düşey olan piyanodur. Elektro piyano: Rezonansı çalgının mekanizmasına dahil olan ya da dışarıdan bağlanan yükselteçlerin sağladığı piyanodur. Hazırlanmış piyano: Tellerinin arasına Çalgının tınısını değiştirecek nesnelerin (çivi, tahta, maden ya da kauçuk parçaları) yerleştirildiği piyanodur. Kuyruklu piyano: Telleri ve armoni tablosu yatay olan piyanodur. Mekanik piyano: 1880’e doğru Amerika’da icat edilen otomatik piyano (üzerinde dişler bulunan tahta bir silindir, bir zemberekle döndürülür ve çekiçleri hareket ettirir.) Pnömatik piyano: Pirinç ve cetvelin (PanFlür Denir) delikleri ile uyuşan karton bir rulonun deliklerinden çalgının içine hızla giren havanın basıncıyla çekiçlerin hareket ettiği otomatik piyano.https://www.high-endrolex.com/20

Bir piyano 7 bini geçen parçadan oluşur. Piyanoyu oluşturan parçalar ise preslenmiş yün, çelik, bakır ve tahta parçalarından oluşur. Piyanonun değerli olmasının sebepleri arasında neredeyse tamamen elde yapılması başı çekiyor.

Piyano imalatında 3 materyal kullanılır. Ahşap, metal ve çuha/keçe… Ahşap malzeme hem Armoni (ses) tablası (sound board) olarak, hem iç mekanizma parçalarında hem de dış bölüm de mobilya olarak kullanılır. Çalgının yapımında kullanılan armoni (Ses) Tablası Piyanonun en önemli temel malzemelerindendir. Piyanonun arka bölümünde montajlıdır. Çok kaliteli sedir cinsi özel kurutulmaya tabi tutulmuş çok özel ağaçlardan imal edilir. Piyanonun en nazik malzemelerindendir.

Piyanoda üç pedal (ayaklık) vardır. Sağdaki pedal “Yastık Pedalı” dır. Bu pedala basılırsa bütün yastıklar kalkar ve teller serbestçe titreşebilir. Pedal bırakılınca ise yastıklar yeniden tellere değer. Soldaki pedal; “Yumuşak pedal” da denilen tek tel pedalıdır. Bu pedala basılınca bütün mekanizma olduğu gibi bir parça kayar ve böylece çekiçler her ses için gerilmiş bütün tellere değil yanlızca bir veya iki tele vurabilir. Böylece ses şiddeti azalır. Ortadaki pedal “Uzatma Pedalı” dır. Bu pedal yastık pedalı gibi bütün sesleri değil yanlızca pedala basıldığı sırada çalınmakta olan sesleri uzatır.

Piyanonun bir diğer temel malzemesi de kumaş cinsi çuha ve keçedir. Tokmaklar ve susturucular bu malzemeler kullanılarak elde edilir. Güve ve haşarat için giysilerde kullandığımız naftalin veya bu işi görebilen böceksavar kullanmak gerekir.

Piyanoların ömrü genellikle 30 ile 80 yıl arasındadır. Alman malzeme ile üretilen kaliteli piyanolar tonlarını yıllarca bozulmadan korurlar. İyi bir piyanonun tuş ağırlığı 50-55 gr arasında olmalıdır.

 

  1.   ÇEKİÇLERDEKİ SIR

                Çekiçler keçeyle kaplanmıştır. Çekiçler çok sert yada çok yumuşak olmamalıdır. Yumuşak çekiçler donuk, cansız bir ses oluşturur. Sert çekiçler ise çınlayan, acı bir ses oluşturur. Tuşa basılınca ve çekiç harekete geçince tele değmekte olan bir keçe yastık telin üzerinden kalkar. Tam çekicin tele vurmasından önce, bir kaldıraç çekici tuştan ayırır. Zaten hızlı hızlı hareket etmekte olan çekiç tele doğru hareketine serbestçe devam eder. (Eğer tuşa yavaş yavaş basılırsa çekiç hızlanmaz ve tele vuramaz. Dolayısıyla bir ses oluşmaz.) Tele vurup geri dönen çekiç, geri engeli tarafından (yakalayıcı) yakalanır ve tutulur. Tuş kalkınca, yastık keçe (susturucu keçesi) yeniden telin üzerine inerek susturulur.

  1. GÜNÜMÜZDE

                Günümüzde ses alanı 7,5 oktav ve 88 tuştan oluşan standart piyanolar yapılmaktadır. 218 gerili telin çelik çapraza verdiği güç üç ton civarındadır. En kalın seslerde tek tel, daha sonra iki tel, orta ve ince oktavlarda üç tel kullanılır. Konser salonlarında tercih edilen dünyanın en iyi markaları başta Steinway and Sons, Bösendorfer, Blüthner veya Yamaha’ dır.

                KAYNAKLAR

                Lale Feridunoğlu – Müziğe Giden Yol ( İnkılap Kitabevi Yayıncılık / 2. Baskı )

Erişim Tarihi: 12.03.16 / 19.30

 

Ahmet Say – Müzik Tarihi ( Müzik Ansiklopedisi Yayınları / 8. Basım)

Erişim Tarihi: 12.03.16 / 20.00

 

https://tr.wikipedia.org/wiki/Piyano

Erişim Tarihi: 13.03.16 / 20.25

 

http://www.slideshare.net/Serap_Eren/serap-dev

Erişim Tarihi: 16.03.16 / 21.00

 

http://www.piyanogalerisi.com/PiyanoHakkinda

Erişim Tarihi: 16.03.16 / 21.40

 

http://hayalsahnesi.com.tr/piyanonun-tarih%C3%A7esi/

Erişim Tarihi: 19.03.16 /  19.15

 

 

Lale Feridunoğlu – Müziğe Giden Yol ( İnkılap Kitabevi Yayıncılık / 2. Baskı )

Ahmet Say – Müzik Tarihi ( Müzik Ansiklopedisi Yayınları / 8. Basım)

https://tr.wikipedia.org/wiki/Piyano

https://tr.wikipedia.org/wiki/Piyano

http://www.slideshare.net/Serap_Eren/serap-dev

http://www.piyanogalerisi.com/PiyanoHakkinda

http://hayalsahnesi.com.tr/piyanonun-tarih%C3%A7esi/

Lale Feridunoğlu – Müziğe Giden Yol ( İnkılap Kitabevi Yayıncılık / 2. Baskı )

 

Hazırlayan: Burcu Işıl Oğuz

 

Yazan:

Ebru Erdemoğlu

Yöneten:

Halis Bayraktaroğlu

Oyuncularımız:

Ayhan Işık, Uhde Seçil (Seçil Özçakmak), Halis Bayraktaroğlu, Tolga Öz, Pelin Acar, .

Türü:

Komedi 2 Perde

Oyun Hakkında:el-ilani

Hayatınızda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak… Cennete mi yoksa Cehenneme mi gidiyoruz ?

O da ne ? Bizler yıllardır sorgulamayı Melekler yapar biliyoruz, ya sorguya Zebani girerse.. her şey alt üst..
Bildiğimizi sandığımız cevaplar bizi Cennete götürmüyorsa ne yaparız? Araf’ı mı sorarız acaba ??

Sahi… Araf Ne Taraf ???

Mahmut ve Bilal çocukluktan beri arkadaş. Mahmut, ne kadar manevi duygularına bağlı, yardımsever, kendi halinde biri ise,
Bilal de o kadar maneviyattan uzak, gününü gün eden, daldan dala konmuş, her şeyi kendine yontan bencil bir adamdır.

Bu iki samimi arkadaşın yolları öteki dünyada kesişince, hele bir de aralarına güzel, hafif meşrep Hostes Şule’nin katılımıyla ortaya tadına doyulmayan bir komedi çıkıyor hiç bitmeyen tempolarıyla. Ya Zebani ve yardımcısı Zu ile olan amansız mücadeleri ?

Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı arasınlar sizler gülme krizinden çıkmanın yollarını arayın…

 

25 Nisan Karabük  –  30 Nisan Hatay ‘dayız..

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, “kültür paketi”nin ayrıntılarını açıkladı. Rami Kışlası restore edilecek ve İstanbul’a 10 milyon kitap kapasiteli Türkiye’nin en büyük kütüphanesi kurulacak.

kutuphane

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Almanya dönüşü uçakta gazetecilere konuştu. Kültür politikalarıyla ilgili hazırlanan paketin Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanacağını kaydeden Ünal, şehirlerin kültür ve sanat üretmemeye başladığı anda taşralaşacağına işaret etti. Ünal, Devlet Türk Musikisi korolarının yeniden açılacağını ve gençlerin kültür sanat etkinliklerinin doğrudan teşvik ile 50 milyon TL ile destekleneceğini söyledi. Ünal, şu mesajları verdi: “Sanatçının devlet memuru olması, sanatçının performans değerlemesini yapmanızı engelliyor ama sanatçı performansı ile vardır. Eğer siz sanatçıyı alır devlet memuru yaparsanız ve onun da kendi performansını herhangi bir şekilde değerlendirmezseniz orada bir sanat ya da sanat etkinliği olmaz. O yüzden kültür paketinin birinci önceliği, iyi bir kültür-sanat yönetimi. Kültür-sanat yönetimi ile neyi hedefliyoruz? Sanatı ve sanatçıyı nasıl destekleyeceğiz? Dolayısıyla sanatçının özlük haklarından tutun da sanatçının emekli olması ve eğitimine varıncaya kadar bu çerçevede bir planlama sunmamız gerekiyor. Her şeyi yeniden ele alıyoruz. Biz bir teşkilat kanunu çalışması yapıyoruz, ama kültür-sanatın birtakım siyasi gerilim hatlarına takılmasını istemiyoruz.