Şunun için etiket arşivi: Nar

Müzik ,resim, beden eğitimi , tiyatro gibi branşlara ilgi duyan her yaş gurubu, eğer bu branşlarla profesyonel olarak ilgilenmek isterlerse …

coskun-nehir-ses-terapisi-1

Nar Sanat Eğitim Kursu Şan eğitmeni ve “Hocaların Hocası” olarak bilinen Devlet Opera ve Balesi sanatçısı ve aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nde Şan Hocası olan Coşkun NEHİR bildiğiniz gibi bir yıldır Nar Sanat Eğitim Kursu’nda Şan ve Ses Terapisi konusunda eğitmenlik yapmaktadır.  Hocamızın yetenek sınavları hakkındaki yazısını sizlerle paylaşmak istedik.

Müzik ,resim, beden eğitimi , tiyatro gibi branşlara ilgi duyan her yaş gurubu, eğer bu branşlarla profesyonel olarak ilgilenmek isterlerse karşılarına yetenek sınavları denen bir engel çıkar.

Nedir bu yetenek sınavları?

İnsanlar dünyaya geldikleri zaman diğer insanlardan farklı olarak bazı öğeleri farklı olarak doğarlar. Bu öğeler kişilerde Diğerlerinden mutlaka ön plandadır. Bazıları güzel konuşmalarıyla , bazıları matematik zekalarının farklılıklarıyla ,bir diğeri düzgün fiziği ile ,güzel sesiyle, spora olan yatkınlığı ile ,farklı duyuşlarıyla diğer insanlardan ayrıcalıklı olarak dünyaya gelirler.

Bazı insanlarda da aynı anda bu ayrıcalıklar bir arada bulunur. İşletmecilik ,ticari zekayı da bu ayrıcalıklara ilave edebiliriz.
Ben bunlardan güzel sanatlar dalı olan müzik ,bale,beden eğitimi tiyatro dalları üzerinde durmak istiyorum. Her ne kadar yanlış olsa da bir insan bu dallardan biriyle ilgilenmek istese karşısına ‘Yeteneğin var mı ? ‘ sorusu ve arkasından bir dizi sınav karmaşası çıkıyor. Amatör olarak bu dallarda biriyle ilgilenmeye kalkanlar bile engellerle karşılaşıyorlar.

Halbuki ünlü Fransız müzik düşünürü ALBERT LAVİGNAC müziği herkesin yapabileceği müziği yapamayanların ya tembel ya da geri zekalı olduklarını ifade etmiştir. Evet benim yıllarca edindiğim tecrübelerde de güzel sanatların herhangi bir dalı ile uğraşanların matematiksel olarak uğraştıkların da mutlaka belirli bir seviyeye geldikleri gözlemledim. Piyano, akordeon, bağlama,gitar çalanlara ,sesi çirkin olduğu halde nota hatası yapmadan şarkı söylemelerine şahit oldum.

Fakat bu durum belirli bir yerden sonra yerini yukarıda belirttiğim ayrıcalıklara terk ediyor. Aynı eseri çalan ,hareketi (dansı)yapan,aynı tiyatro eserini canlandıran beş (5) veya daha fazla kişiye aynı eseri icra ettirdiğimizde şu kişi diğerlerinden çok farklı dediğimizde o zaman yetenek ortaya çıkıyor.

yetenek-sinavlari

Dünyanın bir çok ülkesinde ve yurdumuzda sanatçı yetiştiren veya müzik öğretmeni yetiştiren kurumlar yetenek sınavları yaparlar , Klasikleşmiş bir takım sorular sorarlar müracaat sayısı fazla olup alınacak öğrenci sayısı az olursa sorular zorlaşır ; böylece sınava iyi hazırlanamamış bir sürü yetenekli kişi kazanamayınca küsmüş olarak geri dönerler bu ise büyük hayal kırıklığı yaratır.

Y.G.S. sınavı yapıldı ve arkasından da L.Y.S. sınavları yapılıyor. Sonuçlar açıklandıktan sonra Eğitim Fakülteleri müzik ,resim, ve spor akademileri yetenek sınavları bunun ardından KONSERVATUARLARIN tiyatro ,opera bölümleri yetenek sınavlarıyla öğrenci alacak. Gene Güzel Sanatlar Liseleri,Spor Liseleri de aynı yolu izleyecekler. Buraların sınav sistemlerine alışmak için mutlaka bir hazırlık devresinden geçmek gerekli .Bu da aynı üniversite ye sınavlarına hazırlanırken gittiğiniz dershaneler gibi bu sınavlara hazırlayan kurumlar la iletişim kurmanızla gerçekleşir ve uzun bir hazırlık dönemi gerektirir.

Güzel sanatların herhangi bir dalıyla veya sporu yaşamının bir parçası yapmak isteyen gençler sizin için hala geç değil . Bu konuda eğitim veren kurumları lütfen iyice inceleyiniz. Hemen iletişime geçiniz.

SİZLERE BAŞARILAR DİLİYORUM.

SEVGİLERİMLE….
Coşkun Nehir
(OPERA SANATÇISI)
www.coskunnehir.com.tr

Rock Müzik sanatçısı Umut Kuzey’in genel koordinatörlüğünde yola çıkan Zeytinli Rock Festivali,Kral Pop TV medya sponsorluğunda,Edremit Belediyesi desteğiyle, sahne alacak gruplar, ses-sahne firmaları ve birçok kişi ve kurumun elini taşın altına koymasıyla hayat buluyor. Zeytinli Rock Festivali yoluna düzenli olarak ve her sene gelişerek devam etmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin önde gelen rock gruplarının sahne alacağı festival, 3 gün boyunca katılımcılarına bol bol müzik, eğlence ve unutamayacakları bir tatil vadediyor. 29 – 30 – 31 Ağustos tarihlerinde her zamanki gibi Zeytinli Dalyan Sahili’nde gerçekleşecek Zeytinli Rock Festivali’nin biletleri satışa çıktı.

Kamp + Kombine bileti olan katılımcılara kapılarını bir gün önceden açacak olan festival kapsamında, erken gelen kampçılar için hoşgeldiniz partisi düzenlenecek. Ankara’nın sevilen grubu “Metropolis” kampçılara bir sürprizle hoşgeldin diyecek. Grup eski solisti Ercüneyt Özdemir ile yeniden ve ilk kez festival kapsamında sahne alacak.

Festivalin açılışını İzmir’in sevilen grubu Başıbozuk yapacak. Türk Rock Müziğinin yenilikçi isimlerinden Korhan Futacı ve Kara Orkestra performansının ardından, Yasemin Mori sevilen şarkılarını seslendirecek. Festivale özel bir perfromans ile Cem Adrian’nın sahne almasının ardından, Zeytinli’ye hiç de yabancı olmayan bir isim, “Nev” yeni albümüyle müzikseverlerle buluşacak. Rock müzik tarihimizin 46 yıllık çınarı Moğollar’ın ardından da mor ve ötesi ilk güne noktayı koyacak.

Festivalin ikinci günü, deneysel müziğin çıkış yapan gruplarından “Yüzyüzeyken Konuşuruz” ile başlayacak. Karadeniz müziğinin sınırlarını zorlayan “Marsis”, dillerden düşmeyen sahne performansını bu kez Zeytinli Rock Festivali’nde sergileyecek. Eğlenme garantili “BaBa ZuLa” performansının ardından Umut Kuzey festivale özel bir konser verecek. Büyük Ev Ablukada’nın dinleyicileri kendi dünyasına taşımasının ardından Behzat Ç’nin müziklerini yapınca geniş kitleler tarafından keşfedilen Ankara’nın 25 yıllık grubu Pilli Bebek sahne alacak. Günün kapanışını yapacak grubun ismi ise 1 Temmuz’da açıklanacak.

Festivalin kapanış gününde gitarların sesi biraz daha yüksek ve distortionlu duyulacak. İlk albümüyle beğeni toplayan Pera günün açılışını yapacak. Pentagramın eski solisti Murat İlkan ile devam eden sahne, dört müzik emekçisinden oluşan dörtxdört’ün performansıyla iyice ısınacak. Festival, rock müziğin bu coğrafyadaki duayenlerinden Ogün Sanlısoy ve hemen ardından festival, katılımcılarına “Yeni Şarkı” sürprizi hazırlayan Kurban ile iyice hızlanacak. Muhteşem sahne şovunu Zeytinli seyircisiyle paylaşacak olan Hayko Cepkin ‘in ardından festivale noktayı efsanevi heavy metal grubu Pentagram koyacak.

Günlük: 30 tl
Kombine: 50 tl
Kombine + Kamp: 60 tl

28 Ağustos 2014 Perşembe
Hoş geldiniz Partisi ve Metropolis konseri
29 Ağustos 2014 Cuma
00:00 mor ve ötesi
22:15 Moğollar
21:00 Nev
19:45 Cem Adrian
18:45 Yasemin Mori
17:45 Korhan Futacı ve Kara Orkestra
17:00 Başıbozuk

30 Ağustos 2014 Cumartesi
00:30 (1 Ağustos da açıklanacak)
22:45 Pilli Bebek
21:30 Büyük Ev Ablukada
20:15 Umut Kuzey
19:00 BaBa ZuLa
18:00 Marsis
17:15 Yüzyüzeyken Konuşuruz

31 Ağustos 2014 Pazar
00:30 Pentagram
22:30 Hayko Cepkin
21:15 Kurban
20:00 Ogün Sanlısoy
18:45 dörtxdört
18:00 Murat İlkan
17:15 Pera

Atamızın kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyetin çocukları bugün sanatları ile Atalarına minnetlerini sunacak. Kimi bir kaç aydır kimi bir kaç yıldır aldıkları sanat eğitimlerini mini bir dinleti ile dinleyicilerine sunacak olan Cumhuriyet çocukları sizleri de arasında görmek istiyor.

23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk

 

23 Nisan günü okullarında görevli olan veya bayramlarını en iyi şekilde geçiren çocuklarımızın bir kısmı  aldıkları sanat eğitimlerini sizlere sergilemek üzere bu akşam sizleri bekliyor.

Yer    : Nar Sanat Dinleti Salonu (Adres için Lütfen TIKLAYINIZ)

Tarih: 26 Nisan 2014 (Bugün)

Saat  :  19:00

 

Eğitmen ve Öğrencilerimiz Listesi Aşağıdadır. Şimdiden tüm Eğitmen ve çocuklarımıza teşekkür ediyoruz.

ÖZDEMİR KALYONCU -Gitar Eğitmeni

Ömer GÜL –Gitar

Burak CANOL –Gitar

CAN BAŞARIR – Gitar ve Piyano Eğitmeni

Aslı DEMİROK-Piyano

Selin KÖSEOĞLU-Gitar

Özden GÜRSOY-Bas Gitar

SEREN KOÇOĞLU – Piyano Eğitmeni

Bilge KANDUR-Piyano

Dilara UZUNER-piyano

ERSİN SARACİK – Piyano Eğitmeni

Sinejan ERTEMİR-Piyano

Egecan BEYHAN-Piyano

Eda  KÖLÜKFAKI-Piyano

Aykun NERSESYAN- Piyano

Sude ALDATMAZ- Piyano

Başak SAİT- Piyano

Ecem Su ARI- Piyano

Zeynep Ece USTA- Piyano

ŞEYMA YÜREKİR -Keman ve Piyano Eğitmeni

Öykü BOYOĞLU- Piyano

Kayra EMİR- Piyano

Eliz Canse GÖYSAL- Piyano

Dilay SINANMIŞ- Piyano

Egemen HIZLIBAŞ- Piyano

Sudenaz GÜNEY- Piyano

İklim KELEŞ- Piyano

Sıla İNAL- Piyano

İnci SARACİK- Piyano

Melisa KAYA- Keman

Ceylin GÜNENÇ- Piyano

Öykü UFACIK- Piyano

Selin ERGÜL- Piyano

Merve AYANOĞLU- Piyano

Ayşe ÇAPKIN- Piyano

Selin ÖZ – Piyano

 

samata_sanat5. Uluslararası, Tarihi, Geleneksel Şamata Sanat etkinliği 09 Şubat 2014 Saat : 19:30’da Nar Sahnesi’nde izleyicisi ile buluşuyor.

Etkinlikte Nar Sanat Eğitmenleri, Nar Sahnesinde hiç bir resmiyet gözetmeden, tamamen doğaçlama olarak çalıp söyleyecekler. Sadece Nar Sanat eğitmenleri değil, iyi müzik yapan kim varsa etkinliğe davetli. Yani sadece dinlemeyecek, aynı zamanda katılım sağlanabilecek.

Kaygı yok, saygı ve samimiyet dışında kural yok. Sadece sanatın eğlenceli yüzü var. Eğlenmek ve yeni haftaya stresinizi atmış olarak başlamak için, eğitmenlerin eğlenceli ve doğal müzik çalışmalarına dahil olabilir, türkü, şarkı ve müziklerine eşlik edebilirsiniz. Sizi konsere değil, şamataya davet ediyoruz.

Unutmayın sadece konuğumuz olmayacaksınız, bir müzik aletini iyi düzeyde çalabiliyor ve sadece eğlenmek değil, eğlendirmek de istiyorsanız sizde sahneye çıkarak hocalarımıza eşlik edebileceksiniz. Müzik dinlemek, eğlenmek, eğlendirmek, hocalarımızın çalışmalarını ve dostluklarını görmek, biraz tebessüm, belki biraz şiir dinlemek veya güncel hakkında sohbet etmek istiyorsanız “ŞAMATA SANAT” etkinliğine davetlisiniz.

Çayımız var!”

“Ünlü ressamların resimlerini nasıl ayırt edeceğiz” diye pek çoğumuz kendi kendimize sormuşuzdur. Eeee nede olsa hava atmak için ressamlardan azda olsa anlamak lazım. . İlgili haberi görünce bizde size aktaralım da biraz şu sorunu aşmanıza yardımcı olalım istedik.

Haydi! Kısa cümlelerle ressamları ve eserlerinin genel  özelliklerini bakalım nasıl anlayacakmışız?

Resimdeki herkesin, kadın erkek farketmeden popoları kocamansa, kendinizden emin bir şekilde Rubens diyin.

 

RUBENS! (işte böyle)

RUBENS! (işte böyle)

RUBENS! (işte böyle)

RUBENS! (işte böyle)

Resimdeki adamlar hafif şaşı, kıvırcık saçlı kadınlara benziyorsa o resim Caravaggio‘ya ait.

Caravaggio

Caravaggio

Eğer herkesin vücudunda bariz bir tuhaflık varsa Picasso‘yu çakın gitsin.

Picasso

Picasso

Eğer resimde kafanızın çok güzel olduğu bir geceye dair hatıralar var ise Dali.

Picasso

Picasso – “Gözler kalbin aynasıdır” P. Picasso

Eğer resimde kafanızın çok güzel olduğu bir geceye dair hatıralar var ise Dali.

Dali

Dali

Kafanızın çok güzel olduğu bir gecenin sabahı da olabilir.

dali2

 

 

 

Arka plan “Yüzüklerin Efendisi”ni anımsatıyorsa, ortalıkta tuhaf mavi bir sis varsa ve saçlar kıvırcık ise Da Vinci.

 

Leonardo Da Vinci

Leonardo Da Vinci

 

Fön görmemiş saçlar…

Leonardo Da Vinci

Leonardo Da Vinci

Rengarenk boyanmış bir excel sayfası görüyorsanız Mondrian

Mondrian

Mondrian

 

“Yeaaa bunu ben de yaparım” diyorsanız Miro.

Miro

Miro

 

...ve bu da Miro

…ve bu da Miro

 

Tek gördüğünüz tek kaşlı bir kadınsa Frida.

Frida Kahlo

Frida Kahlo

 

İnsan figürü yoksa ve benekli benekli bir doğa anlatımıysa Monet.

Monet

Monet

 

Işıklı ve mutlu parti insanlarının olduğu bir ortam ise Renoir.

Renoir

Renoir

Renoir

Renoir

 

Eğer resim keskin, koyu renkli, hafif mavi ve resimdeki insanlar sakallı ve gıdasızlıkla pençeleşiyormuş gibi görünüyorsa El Greco.

El Greco

El Greco

 

 

Balerin varsa Degas.

Degas'ın meşhur bir kompozisyonu

Degas’ın meşhur bir kompozisyonu

 

                                                                                                                Resimde oraya buraya serpiştirilmiş melekler varsa bu Boucher.

 

Boucher

Boucher

 

Resimdeki kişiler sokak lambasının altındaki bir evsizi hatırlatıyorsa Rembrandt.

Rembrandt

Rembrandt

 

Herkes, kadınlar da dahil Putin’e benziyorsa o bir van Eyck.

arnolfinilerin-dugunu- van Eyck.

 

 

Eğer resimde çok çok fazla insan varsa ve normal görünüyorlarsa Bruegel.

Bruegel

Bruegel

            Resimde yine çok ama çok fazla insan varsa, ama bu kişiler çılgınca şeyler yapıyorsa Bosch.

Bosch

Bosch

 

 

 Kaynak:[-]

çatalhöyükDünyanın ilk kendirden dokunmuş keten kumaş parçası Çatalhöyük’te yapılan kazı çalışmalarında bulundu. Konya’nın Çumra ilçesi sınırlarındaki neotilik yerleşimde bulunan kumaş parçasının 9 bin yıllık olduğu sanılıyor.

Geçen yıl 15 Haziran’da başlayıp 25 Ağustos’a kadar süren ve 22 ülkeden 120’yi aşkın kişinin katıldığı Çatalhöyük’teki kazı çalışmalarıyla ilgili raporda yeni buluntulara yer verildi. Her yıl yapılan kazılara ait raporlarının yayınladığı “www.catalhoyuk.com” adlı internet sitesindeki raporda en dikkat çeken ise, neolitik dönemde yanmış olan bir evin tabanında, bebek iskeletine sarılmış kendirden dokunmuş dünyanın ilk kumaş parçasının bulunması oldu.

Dünyanın ilk dokunmuş kumaş parçası

Hazırlanan raporda bulunan kumaş parçasını değerlendiren Kazı Başkanı Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ian Hodder, 2013 yılındaki en önemli buluntuların höyüğün uygun koruma koşulları sayesinde ortaya çıktığını belirttii. Kazı çalışmalarında bulunan kumaş parçasına dikkat çeken Ian Hodder, şunları söyledi:

“Yangın, binanın zeminini ve platformlarını ısıtarak fırınlama etkisi yaratmış. Böylece zeminin altındaki gömüleri ve gömülerle birlikte yerleştirilen bir kumaş parçasını korumuş. Bu kumaş parçası kazı evindeki laboratuvarlarda incelenmiş ve kumaşın kendirden dokunmuş keten olduğu tespit edilmiştir. Bu dünyadaki ilk kumaş parçalarından biri olmakla birlikte aynı zamanda en iyi korunmuş örneklerden de biridir.”

Kumaş parçası ticareti gösteriyor

Kumaş parçasının ticaretle ilgisine de değinen Prof. Dr. Hodder şöyle konuştu:

“Çok ince dokunmuş olan bu keten parçası, büyük ihtimalle Orta Anadolu’ya Doğu Akdeniz’den gelmiştir. Neolitik dönemde Orta Doğu’da gerçekleşen uzun mesafeli ticarette obsidyen ve deniz kabuklarının değiş tokuş yapıldığı çoktan beri bilinmekteydi. Ancak bu kumaş parçası ticaretin bir başka içeriğini ortaya çıkartmış olabilir. Belki de değiş tokuşu Kapadokya obsidyeni karşılığında yapılmıştı.”

Yeni duvar resimleri

Kazı çalışmaları sırasında yeni bir duvar resmine de rastlanıldığını anlatan Prof. Dr. Hodder açıklamasını şöyle sürdürdü:

“2013 kazı sezonunda ayrıca Doğu Höyük’ün güney eteğindeki alanda da Neolitik döneme ait binaların kazısına başlanılmıştır. TPC alanında bulduğumuz binalar gerçekten de erken dönem binalarından farklı özelliklere sahiptiler. Binaların kalın duvarları, duvar örmede kullanılan kerpiçlerin daha büyük olması ve binaların terk edilme sırasında yakılmamış olması bu duruma bir örnektir. Burada açığa çıkartılan bir binanın doğu duvarında bulunan duvar resmi, daha önce benzerine rastlamadığımız bir örnektir. Genellikle Çatalhöyük’teki resimler beyaz zemin üzerine kırmızı ve siyah gibi koyu renk sürülerek yapılmıştır. Ancak bu örnekte koyu renk zemin üzerine beyaz çizgilerden oluşan geometrik şekiller betimlenmiştir. Bu resmin 3 binanın doğu ve kuzey duvarları boyunca devam ettiği düşünülmektedir. Geçmişte canlı bir atmosfere sahip olan bu odayı ortaya çıkarmak bizler için heyecanlı bir deneyim oldu.”

Seyirci ilgisinin her geçen gün arttığı sinema sektörü, yerli yapımların da etkisiyle 2013’te son 30 yılın en yüksek rakamlarını gördü.

sinemaKültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Bakanlık ve özel teşebbüslerin işbirliğiyle büyümesi hız kesmeyen sektörde, son 30 yılın en yüksek bilet satış rakamlarına ulaşıldı.

Beyazperdedeki 52 haftayı aşan vizyon yolculuğunda sinema gişelerinde, 49 milyon 580 bin bilet kesildi. Hem yerli hem de yabancı yapımların görücüye çıktığı bu sürede, bilet satışlarından 497 milyon lira hasılat elde edildi.

Sinemaseverlerin özellikle geçmişe kıyasla yerli yapımlar daha çok ilgi çekerken, yine bu yıl bir günde ortalama 138 bin kişi, zamanını sinemaya giderek değerlendirdi.

Yerli filmleri 28,5 milyon kişi izledi

Öte yandan geçen yıla oranla bilet satış sayısındaki artış ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Seyircinin büyük ilgisiyle karşılaşan yerli yapımlar için bu yıl 28,5 milyondan fazla bilet satıldı.

Türk filmlerinin yıllık bilet satışındaki oran tüm bilet satış rakamlarının yüzde 58’ini buldu. Bu sayede yerli sinemaya olan ilgi son 10 yılın en yüksek ikinci satış rakamına ulaşmış oldu.

Rekor komedide

2013’te en çok izlenen yapım ise yüksek bütçeli filmlerin aksine Cem Yılmaz’ın sahne gösterilerinden derlenen “CM101MMXI Fundamentals” olurken, kısa süre öne gösterime giren “Düğün Dernek” gişede Cem Yılmaz’a yaklaştı.

Ahmet Kural, Murat Cemcir ve Rasim Öztekin gibi isimlerin başrolünü paylaştığı komedi türündeki yapım 24 günde, 3 milyon 700 bin seyirciyle buluştu. Ayrıca toplamda 12 filmin, 1 milyon izleyici sınırını aştığı 2013’te, beş film ise 2 milyondan fazla seyirci tarafından görüldü.

 

Kaynak:[-]

Yayıncılar Yanıtladı:  E-Kitaplar Neden Pahalı?

e-kitapElektronik kitap ve benzeri yayınların elektronik ortamda satışında uygulanacak KDV oranı yüzde 8’e düşürülünce, “Elektronik kitap artık lüks değil” demiştik. Bunun pratikte taşıdığı manayı ise yayınevlerine sorduk. Çünkü Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Murat Gülsoy’un da dediği gibi, “e-kitapların fiyatları hâlâ beklenenin çok üzerinde.”

Elektronik kitapların KDV’sinin düşmesinin pratikte ne gibi bir manası var? Bu düşüş, e-kitap satışlarını artıracak mı?

Sel Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni İrfan Sancı Elektronik kitapların KDV’sinin düşmesinin pratikte hiçbir manası yok. Sadece bir ayıp ortadan kalkmış oldu.

Doğan Kitap Genel Müdürü Gülgün Çarkoğlu Elektronik kitapların KDV oranının yüzde 1 ya da yüzde 8 seviyelerine inmesi, yayıncıların ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin uzun zamandır üzerinde durduğu bir konuydu. Bu yeni gelişmeyi elbette memnuniyetle karşıladık çünkü bu sayede e-kitap satış fiyatları düşecek, okur e-kitaba daha ucuza ulaşabilecek. Ancak bu değişikliğin satışa yansımasında kısa vadede bir mucize beklememek gerekir. Bu alanda asıl fark yaratacak unsurun, e-kitap fiyatlarının düşmesinden çok, tabletlerin yaygınlaşması ve okuma alışkanlığının biraz dijitale kayması olduğunu düşünüyorum.

Nesil Yayın Grubu Genel Müdürü Erdal Cesar E-kitapların KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 8’e düşmesi fiyatlara elbette olumlu yansıyacak. Bu düşüş kitapların satışını kısa vadede artırmayacak fakat okuyucular için daha cazip kılacak. Kitapların satışını asıl artıracak doping MEB Fatih Projesi’nin hayata geçmesiyle olabilecek gibi görünüyor. Zaman içerisinden okurların e-kitabı benimsemesi ve e-kitap okuma cihazlarının ülkemizde yaygınlaşmasıyla satışlar arzulanan seviyelere ulaşacak diye umut ediyoruz.

E-kitapların satış fiyatı okuru tatmin etmekten uzak. Sıklıkla “maliyeti az olmasına rağmen e-kitapların satış fiyatı çok yüksek” gibi eleştiriler alıyor. Peki, bu kitapların fiyatları neye göre belirleniyor? Neden fiyatlar okur beklentisini karşılayacak kadar düşemiyor?

Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Murat Gülsoy E-kitapların fiyatları hâlâ beklenenin çok üzerinde. Bunun da temel nedeni şifreleme şirketlerine ödenen para. Yani kopyalanmasını ve paylaşılmasını engellemek için çok ciddi bir para ödüyorsunuz. Ama ne yaparsanız yapın popüler bir kitap yine de internette bulunabiliyor. Olan popüler olmayanlara oluyor. Onlar pahalı olduğu için hiç okunmuyor.

Doğan Kitap Genel Müdürü Gülgün Çarkoğlu Baskı maliyetinin, kitap üretiminde yer alan maliyet kalemlerinden sadece biri olduğunu hatırlamakta fayda var. Yazar ve çevirmenlerin telif bedelleri, reklam ve pazarlama giderleri, kitabın dijital yayına hazırlığı sürecinde oluşan maliyetler, dağıtım komisyonu her iki kitap formatında da geçerliliğini koruyor. Aradaki en temel fark, kâğıt maliyeti diyebiliriz. Bugüne dek yüzde 18 olarak uygulanan KDV, e-kitaplara ek bir yük daha getiriyordu elbette. Tablet kullanımının yaygınlaşmasıyla e-kitap satışlarında bir artış öngörülebilir, fiyatlar da o zaman talebe göre şekillenecektir. Bu arada göz ardı edilmemesi gereken bir konu da, kitap fiyatlandırmasında yayınevlerinin ancak tavsiye eden konumunda olmaları, yani belirleyici olmamalarıdır.

Sel Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni İrfan Sancı Bütün sorun bence yayıncının elektronik kitabı basılı kitaba rakip olarak görmesi. Onun için dikkat ederseniz yayınevlerinin elektronik kitap listelerini daha çok gözden çıkarılmış, teliften düşmüş ya da satmayacağını düşündüğü kitaplar oluşturuyor. Elektronik kitap üretmeye yönelik ciddi bir çalışması olmadan yine de elektronik kitabı fiyatlandırırken rakamı yüksek tutması işin ciddiyetini yeterince kavramayamadığından oluyor.

Görseller Rachel Walsh

Gökçe Gündüç | Sabit Fikir

Kaynak : [-]

Bildiğiniz gibi, 4 yıldır Bakırköy’de Nar Sanat Öğrenci ve eğitmenlerinin katılımı ile yapılmakta olan “Nar Çiçekleri Festivali” 22 Haziranda yapılan etkinliklerle son buldu.

Sabah saat 10:00 dan başlayarak gece 22:30’a kadar devam eden etkinlikler en son gece 21:00 başlayan tiyatro gösterisi ile son buldu. Etkinlikler boyunca eğitmen ve öğrenci orkestralarının yanı sıra, Nar Sanat öğrencileri Bale, Latin Dans, Modern Dans gibi gösterilerin yanı sıra Gitar, Keman, Piyano, Bağlama, Şan, Flüt ve daha pek çok dalda öğrencilerimiz yıl içerisinde öğrendiklerini sergiledi.

Yıl içerisinde eğitim alan 3 yaşından 60 yaşına kadar öğrencilerimizin pek çoğunun katılımı ile gerçekleşen (4 gösteri boyunca toplam 313 öğrencimiz görev almıştır) etkinliklerimizin sonuncusu olan Nar Sanat Öğrenci Tiyatrosu ise veli ve izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Tiyatronun Hemen öncesinde Minikler bale ve modern dans gösterisi ise tüm sevimliliği ile unutulmaz anlar yaşattı. Katılamayan, tatilde olan ve gelecek yıl katılmak için sabır eden öğrencilerimize de yıl içerisinde verdikleri emek için teşekkür ediyor gelecek yıl onları da sahnede görmek istiyoruz.

“Hep Sanat, Nar Sanat”

Tarih: 1 Mayıs – 20 Mayıs 2013
Açılış: 1 Mayıs 2013 Saat: 18.00
Yer: NHKM (Nazım Hikmet Kültür Merkezi) Kadıköy-İstanbul

redfotoğraf olarak ilkini 2008 yılında gerçekleştirdiğimiz 1 Mayıs fotoğraf sergilerinin devamı olarak 1 Mayıs 2013 yılında “dünden, bugüne” dokümanter bir 1 Mayıs sergisi gerçekleştiriyoruz.

1909 Selanikten, 1976 Taksim’e – 1977 Taksim’inden, 1980 yılına ve Darbeli yılların kesintisini yırtan Emek Sinedunden-buguneması salon kutlamalarına, Yeniden alanlara çıktığımız 1988’li yıllardan, 2013 yıllarına bir görsel hafıza tazeleme sergisidir “dünden, bugüne” 1 Mayıs sergisi.

Bu sergi, aynı zamanda bir ön sergidir.
“Haziran ayında TYS. (Türkiye Yazarlar Sendikası) ile birlikte 2013 yılının  1 Mayıs İşçi Bayramı’nda “Sendikalı ol” teması ile işçi sınıfının “birlik, mücadele ve dayanışma” gününün anlamına uygun bir etkinlik de gerçekleştireceğiz.
Sendikalı olma bilincini görünür kılmak. İşçi sınıfının mücadele ve dayanışma örgütleri olan sendikaların kapsayıcılığını göstermeye yönelik fotoğrafların çekilmesini ve paylaşılmasını sağlamak. Bu bağlamda; Hak mücadeleleri, Grevler, Direnişler ve Eylemlerle dolu fotoğrafların yazarlarca yorumlanarak sergilenmesi gerçekleştirilecektir.”

“Çalışmak rüzgârdır yelkenlerde,
Çalışmak süt, ekmek ve dokuma…”
Bertolt Brecht’in

Çin’in gizemli ordusu İstanbul’a girdi Çin’in yeraltı ordusu Terra Cotta askerleri ve Çin’in hazineleri İstanbul’da sergilenecek.

İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda 20 Kasım’da açılacak Çin’in Hazineleri Sergisi’nde, 5 Terra Cotta askerinin yanı sıra 100’ü aşkın eserin sergileneceği belirtildi. Çin, normal uygulamada birden fazla Terra Cotta askerini karma sergilere göndermiyor ancak edinilen bilgiye göre, Türkiye için özel bir düzenleme yapılmış.

Sergide, dünyada eşi olmayan Terra Cotta askerlerinin yanı sıra Pekin’deki Yasak Şehir ve Şanghay Müzesinin de eserleri kamuoyuna açılacak. Terra Cotta askerleri sergisinde ayrıca, genelde Çin dışına çıkarılmayan Terra Cotta atı da sergilenecek. Sergi 1 yılda hazırlandı Eserler için büyük miktarda sigorta bedeli ödendi, eserlerin muhafazası için özel önlemler alındı. Bu tür sergilerin hazırlık aşamasının normalde 2- 3 yıl aldığı belirtilirken, Türk ve Çin makamlarının bu sergiyi 1 yıl içinde hazırladığı belirtiliyor. Çin Sanat Sergiler Kurumu Müdür Yardımcısı An Yao, düzenlenen basın toplantısında, İstanbul’da 3 ay sergilenecek eserlerin iki ülke halklarının birbirini daha yakından tanıma fırsatı vereceğini söyledi. An, Topkapı Sarayı Müzesi’nin günde 10 bin kişiyi ağırladığını ifade ederek, Topkapı Sarayı Müzesi’nin Türk müzeciliğinde önemli bir mekan olduğunu anlattı.

Çin’in Hazineleri Sergisiyle eş zamanlı olarak İstanbul Tophane’de, Çin’in Gansu eyaletinin “Dunhuang Mağaraları” sergisi de düzenlenecek. Terra Cotta Askerleri Çin’de 11 hanedanlığın başkentliğini yapmış ülkenin orta kesimindeki Şian’da bulunan Terra Cotta askerleri, dünyanın en büyük kral mezarlarından biri olarak kabul edilen “Çin Şı Huang’ın mezarını koruyor”. 56 kilometrekarelik dev mezarın etrafında Çinli bir köylü tarafından rastlantı üzerine bulunan binlerce toprak asker, normal insan ebatlarında ve her biri dönemin askeri nizamına göre dizilmiş şekilde duruyor. Savaş öncesi hazır konumda bekleyen binlerce asker, dönemin at arabaları ve atlar, orijinaline uygun şekilde boyanarak dönemin imparatoruyla birlikte gömülmüş.

Toprağın altından ilk çıkartıldığında renklerini koruyan Terra Cotta’ların havayla temasının ardından boyaları birkaç gün içinde siliniyor. Bu nedenle bölgede daha fazla olduğu bilinen askerler gün yüzüne çıkartılmıyor ve renginin korunması için teknolojiler geliştirilmeye çalışılıyor.

Turgut Özakman’ın en çok satan romanı “Şu Çılgın Türkler”den uyarlanan aynı adlı opera eserinin dünya prömiyeri, İzmir Devlet Opera ve Balesi’nce yapıldı.

Türkiye’de en çok satılan kitaplar listesinde yer alan Turgut Özakman’ın Kurtuluş Savaşı destanını anlattığı “Şu Çılgın Türkler” adlı romanı, Sıtkı Türkmen’in librettosu, Çetin Işıközlü’nün bestesiyle aynı adla iki perdelik opera eserine dönüştü.
Haldun Özerten’in rejisiyle İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB) tarafından sahneye konulan operanın Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 74. yılında yapılan dünya prömiyeri öncesi, İZDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Aytül Büyüksaraç, eserin libretto yazarı Tekmen, bestecisi Işıközlü ve rejisörü Haldun Özörten ile Elhamra Sahnesi’nde basın toplantısı düzenledi.

Büyüksaraç, Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına büyük değer verdiklerini belirterek, “10 Kasım Atamız’ı kaybettiğimiz gündür, ama biz bu eserle yeniden doğuşu görmek istiyoruz. Bu eseri sunmaktan büyük gurur duyuyor ve sorumluluk hissediyoruz” dedi.

Besteci Çetin Işıközlü de çok büyük zorluklarla çok kısa zamanda eserin sahnelenmesinden büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Operanın, Kurtuluş Savaşı’nın esasını anlattığını ifade eden Işıközlü, “Asıl büyük eser, bu vatanı bize veren o kahramanların, Türk ordusunun başardığıdır” dedi.

Eserin libretto yazarı Sıtkı Tekmen de Kurtuluş Savaşı’nın bugüne kadar “herkesin diline dolanmış ve içi boşaltılmış” kelimelerle anlatıldığını savunarak, “Binlerce belgeye dayanan ve müthiş öykülerden oluşan bu eserde görüyoruz ki, bu mücadeleye katılanlar imkansızı zorlamış ve başarmışlar” diye konuştu.

Rejisör Haldun Özörten ise operada sahnenin sürekli değişeceğini, eserin sahnelenmesinde barkovizyona dayalı sahneleme yöntemini seçtiklerini belirterek, “Gerçek kesitlerden sahneler sunacakları eserde, sanatseverlerin o dönemde yaşanan acıları hissedeceğini” söyledi.

Salon yetmedi ayakta izlendi

İZDOB Elhamra Sahnesi’nde dünya prömiyeri yapılan “Şu Çılgın Türkler” operası, sanatseverler tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

Sadece davetlilerin izleyebildiği prömiyerde, sanatseverlerin aşırı ilgisi nedeniyle salonda ayakta izleyici alınmak zorunda kalındı.

Kurtuluş Savaşı Destanı’nı konu edinen iki perdelik opera, büyük beğeni topladı ve seyirciler tarafından ayakta alkışlandı.

Opera eseri, prömiyerin ardından sezonda 12 Kasım’dan itibaren sahnelenmeye devam edilecek.

Kaynak :[-]