Şunun için etiket arşivi: müzik

Kursumuzun Bateri / Davul ve Perküsyon Eğitmenlerinden  Hüseyin Man’ın adı ile ‘’Baget ve çalışma pedleri ‘’  üretilip satışına başlandı.

Bateri Eğitmenimiz Hüseyin  MAN

Bateri ve perküsyon eğitiminin vazgeçilmezlerinden olan  Baget ve çalışma pedleri  gibi pek çok üründe bildiğiniz gibi bu sanata emek veren ve değer katan sanatçılar adına firmalar tarafından zaman zaman yapılmaktadır.

Bateri Eğitmenimiz "Hüseyin Man" adının verildiği müzik aletleri

Bateri Eğitmenimiz “Hüseyin Man” adının verildiği müzik aletleri

Değerli eğitmenimizin sponsoru olan firmalardan ‘’Diril zilleri’’nden sonra ‘’ÖKE CAJON VE PERCİSYON’’ sponsorluğunu alan eğitmenimiz kendi adını taşıyan ‘’Baget ve çalışma pedleri ‘’ üretilmeye başlanmıştır. Uzun yıllar sahne aldığı sanatçılar  dışında verdiği eğitimlede adını duyuran Hüseyin MAN’ın Türkiye’de sayılı davulcu için yapılan bu jest aynı zamanda  kurumumuzun eğitmeni olması anlamında Nar Sanat Ailesini de mutlu etmiştir. Eğitmenimize sanat hayatında başarılar

43.000 Yıllık Dünyanın En Eski Enstrümanı Neandertal Flütünü Dinleyin

Bulunan en eski flüt

Bulunan en eski flüt

2008 yılında arkeologlar, Almanya’nın güneyinde Hohle Fels adında bir Taş Çağı mağarasında flüt parçaları buldular.  Bu flüt parçaları, akbaba ve mamut kemiklerinden yapılmıştı. Günümüzden önce yaklaşık 42.000 ila 43.000 yıllarına tarihlenen bu enstrümanlar, gelmiş geçmiş en eski enstrümanlar olarak kabul ediliyor. Daha önce en eski kabul edilen enstrümanlar ise 35.000 yıl öncesine tarihleniyordu.

Araştırmacılar, titizlikle oyularak yapılmış flütlerin, özellikle mamut kemiğinden yapılmış olanların bilhassa zorlu olduğunu düşünüyor. Keşif sırasında bazı araştırmacılar flütlerin, nesli tükenmiş neandertallere karşı, ilk Avrupalı modern insanlara avantaj sağlayan kültürel başarılarından biri olabileceğini iddia ettiler. Fakat Homo sapienlerle melezleşmeleri de dahil, Neandertallerle ilgili bilgilerimiz arttıkça bu iddiaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

Uzun yıllar boyu yeteneksiz olarak görülen Neandertaller de kendi flütlerini yapıyordu. Ya da en azından 1995’te keşfedilen, mağara ayısının femur kemiğinden yapılmış bir flüt de bunu gösteriyor. Kuzeybatı Slovenya’da, Divje Babe adında bir neandertal bölgesinde Arkeolog Ivan Turk tarafından bulunan bu enstrüman, en az 43.000 yıllık. Hatta 80.000 yaşında bile olabilir. Müzikolog Bob Fink’e göre, flütün üzerinde bulunan dört delik, dört notayla eşleşiyor. Fink: “Flütün notaları kaçınılmaz şekilde diyatonik(ton dışı nota vermeyen) ve herhangi antik ya da modern standart diyatonik bir ölçekle mükemmele yakın bir uyum gösterebilir.” dedi.

Arkeologların, Turk’un iddia ettiği gibi enstrümanın Neandertaller tarafından yapılıp yapılmadığını hararetle tartışmasına rağmen, bulgular insanın yakın akrabalarının hiçbir müzik izi bırakmadan yok olduklarını yalanlıyor ve tarih öncesi müziğin kapısını aralıyor.

Flütten çıkan sesleri duyabilmek için Slovenya Ulusal Müzesi Küratörü, flütün kilden bir kopyasını yaptı. Prehistorik enstrüman diyatonik ölçülerden tam ve yarım tonları çıkarabiliyor. Müzisyen Dimkaroski de bu flütle, Beethoven, Verdi, Ravel, Dvorak ve diğer sanatçıların eserlerinden birkaç parça çalmayı başarabilmiş. Aynı zamanda birkaç hayvan sesi de çıkartabilmiş. Slovak Müzisyen Ljuben Dimkaroski’nin çaldığı Neandertal flütünü buradan dinleyebilirsiniz:

Kaynak: arkeofili.com

siyadSinema Yazarları Derneği (SİYAD) ödüllerinin sahipleri belirlendi. Daha önce Şubat’ta yapılacağı duyurulan ödül töreni Mart’a alındı. Törende Yavuz Turgul, Genco Erkal, Nebahat Çehre Atilla Özdemiroğlu’na onur, İrfan Demirkol’a da emek ödülü verilecek.

Bu yıl 47. kez gerçekleşecek SİYAD ödülleri için isimler belirlendi. Fahriye Abla, Muhsin Bey, Gölge Oyunu, Eşkıya, Gönül Yarası, Av Mevsimi gibi filmlerin yönetmeni ve Tosun Paşa, Sultan, Çiçek Abbas, Şekerpare, Kabadayı’nın da aralarında bulunduğu birçok filmin senaristi Yavuz Turgul, oyuncu Genco Erkal, Nebahat Çehre, film müzikleriyle tanınan Atilla Özdemiroğlu’na onur, sinema işletmeciliğinde 35 yılı geride bırakan İrfan Demirkol’a emek ödülü verilecek.

Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda 11 Mart’ta gerçekleştirilecek ödül töreninde, SİYAD üyelerinin 2014 yılında sinema salonlarında en az yedi gün ticari gösterime girmiş yerli ve yabancı filmler arasında yapacağı iki turlu değerlendirme sonucunda belirlenen isimler ödüllerini alacak.

Yerli yapımlar kategorisinde en iyi film, yönetim, senaryo, müzik, görüntü yönetimi, sanat yönetimi, kurgu dalları, kadın oyuncu performansı, yardımcı kadın oyuncu performansı, erkek oyuncu performansı, yardımcı erkek oyuncu performansı ile toplam 11 ana dalda ödül verilecek. Gecede 2014 yılının, sinema yazarları tarafından belirlenen en iyi yabancı filmi de ödülünü alacak. Belgesel film ve en iyi kısa film ödüllerinin de verileceği gecede, SİYAD, Türkiye Sineması’nın 100 yıllık geçmişini de kutlayacak.

Ödül töreninin tarihi daha önce 23 Şubat olarak duyurulmuştu.

sihirli-mikrofonZorlu Center PSM’de düzenlenen ve 2 milyon 300 bin kişinin oylamasıyla finale kalan yılın en iyi radyo, radyocu ve radyo programlarının ödüllendirildiği geceye, ulusal ve yerel platformda yayın yapan 101 radyo, 59 radyocu ve 7 radyo portalı katıldı. Etkinlikte 17 farklı kategori ile “özel” ve “vefa” ödülleriyle başarılı radyocular ödüllendirildi.

Gecede TRT Genel Müdür Şenol Göka Türkiye’deki radyo yayıncılığının yıldönümü olan 6 Mayıs’ta yurtdışından da radyocuların katılacağı uluslararası radyo ödüllerinin verileceği bir gece düzenleyeceklerini söyledi.

Ceyhun Yılmaz’ın sunumuyla gerçekleşen etkinlikte, Mustafa Ceceli’nin orkestrasıyla sahne alan Bengü, Gökhan Türkmen, Funda Arar ve Emre Aydın birer şarkı söyledi.

MÜZEYYEN SENAR’A VEFA

Gecenin sonunda Mustafa Ceceli ve orkestrasıyla Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, geceye katılan sanatçılar ve radyocular, birlikte sahneye çıkarak “Dalgalandım da Duruldum” şarkısı eşliğinde toprağa verilen Türk sanat müziğinin unutulmaz seslerinden Müzeyyen Senar’ı sahnede andı. Gecede izleyicilere İstanbul’u anlatan bir sinevizyon gösterisi de sunuldu.

Ödül törenine, Işın Karaca, Burcu Güneş, Can Bonomo, Gökhan Tepe, Gripin grubu, Betül Demir, Mustafa Topaloğlu, Ahmet Selçuk İlkan, Sibel Tüzün, Ayşe Tolga, Ahmet Çakar, Ertem Şener, Ersin Düzen gibi sanat, medya ve spor dünyasından davetliler de katıldı.

Gecede ödül kazanan radyo, radyocu ve radyo programları şöyle:

Yılın En İyi Pop Radyosu: Power Türk

Yılın En İyi Talk (Konuşan) Radyosu: Kral FM

Yılın En İyi Yabancı Müzik Radyosu: Power FM

Yılın En İyi Slow Müzik Radyosu: Slow Türk

Yılın En İyi Haber Radyosu: NTV Radyo

Yılın En İyi Spor Radyosu: Radyo Spor

Yılın En İyi Tematik Radyosu: Radyo Trafik

Yılın En İyi Halk Müziği Radyosu: Medya FM

Yılın En İyi Arabesk Radyosu: Star Artı

Yılın En İyi Yerel Radyosu: Baba Radyo

Yılın En İyi Üniversite Radyosu: Radyo Dumlupınar (Kütahya Dumlupınar Üniversitesi)

Yılın En İyi Radyo Konuk Programı: Duygu Özkan

Yılın En İyi Şiir Edebiyat Programı: Bora Öge – Radyo 7

Yılın En İyi Radyo Show Programcısı: Cem Arslan – Best FM

Yılın En İyi Radyo Programcısı: Duygu Özkan

Yılın En İyi Yerel Radyo Programcısı: Tuğba Saraçlar – Radyo Alaturka

Yılın En iyi Radyo Portalı: karnaval.com

ONUR ÖDÜLLERİ

Gezegen Mehmet (Mehmet Akbay), Hopdedik Ayhan (Ayhan Güngör), Cem Ceminay (Remzi Cem Gökmen), İtalyan radyocu Bay J (Jerfi Benveniste), Kadir Çöpdemir

VEFA ÖDÜLLERİ: Orhan Ayhan, Sezen Cumhur Önal, İzzet Öz

Dünyadaki ilk aşk şiiri yaklaşık 4000 yıl kadar önce Sümerliler tarafından Nippur şehrinde yazılmıştır.

ilk-aşk-şiiri

Dünyadaki ilk aşk şiiri Bağdat ‘ın 150 km uzağında bulunan ve bir Sümer kenti olan Nippur ‘da 1889 yılında bulunmuştur. Bir tablet üzerinde bulunan bu şiir ABD ‘li sümerolog Samuel Noah Kramer tarafından günümüz dillerine çevrilmiştir. Türkçe ‘ye çevirisi ile Türkiye ‘nin ilk sümeroloğu olan 1916 yılı doğumlu Muazzez İlmiye Çığ ( Bilgi için lütfen tıklayınız) tarafından yapılmıştır.

muazzez ilmiye çığ

Sümer inancına göre, toprağın bereketini ve verimli olmasını sağlamak amacıyla, Kral’ın yılda bir kez Bereket ve Aşk Tanrıçası Ellil yerine bir rahibe ile evlenmesi kutsal bir görevdi. Bu şiir büyük bir olasılıkla Kral Şusin için seçilmiş bir gelin tarafından yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmıştı ve ziyafetlerde, şölenlerde müzik, şarkı ve dans eşliğinde söyleniyordu.

Sümer inançlarına göre toprağın bereketi ve verimi Kral ‘ın her yıl Bereket ve Aşk Tanrıçası olan Enlil yerine temsili bir evliliği bir rahibe ile yapması gerekiyordu. Bu Kral için kutsal bir görev sayılıyordu. Buradan yola çıkarak ilk aşk şiiri de Kral Şusin için bir gelin rahibe tarafından kaleme alınmıştır. Bu şiir ziyafetlerde, şölenlerde müzikler ve şarkılar, danslar eşliğinde söyleniyordu.

Dünyanın ilk aşk şiiri şu şekilde idi:

Damadım, kalbimin sevgilisi

Güzelliğin büyüktür baldan tatlı

Aslan, kalbimin kıymetlisi

Güzelliğin büyüktür baldan tatlı

Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır

Yatak odasında bal doludur

Güzelliğinle zevklenelim

Aslan seni okşayayım

Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır

Damadım benden zevk aldın

Annem söyle sana güzel şeyler verecektir

Babam, sana hediyeler verecektir.

Sen beni sevdiğin için

Lütfet bana okşayışlarını

Benim Tanrım, benim koruyucum

Tanrı Ellil’in kalbini memnun eden Şusin’im

Lütfet bana okşayışlarını

Kaynak :dunyaninilkleri.com

İspanyol sinemasının en büyük ödülü olan ve İspanya Sinema Akademisi tarafından verilen Goya ödülleri sahiplerini buldu. “La isla minima” filmi 10 ödül birden aldı.

goya-odulleri

İspanya Sinema Akademisi Başkanı Enrique Gonzalez Macho, sinema biletlerine uygulanan yüzde 8’lik katma değer vergisinin 2013 yılında yüzde 21’e çıkartılmasının sinemaya çok büyük zarar verdiğini, bir kez daha dile getirdi. Krizin etkisiyle İspanya’da sinemaların kapandığını, film üretiminin düştüğünü hatırlatan Macho, İspanyol hükümetine “Bu vergiyi artık düşürme zamanı gelmiştir” çağrısını yaptı.

Goya Onur Ödülü’nü alarak gecede öne çıkan isimlerden 54 yaşındaki Antonio Banderas da “Geçmişe baktığımızda kendimi yaşlı, geleceğe baktığımda ise çocuk görüyorum. Bu ödülü kariyerimin ikinci yarısının başlangıcı olarak görüyorum” dedi. Banderas, “sinema kariyerimden dolayı onun yanında olamadığım günler için özür diliyorum” diyerek, ödülünü kızı Stella del Carmen’e ithaf etti.

Banderas’a ödülünü veren ünlü yönetmen Pedro Almodovar ise konuşmasına salonda bulunan Eğitim, Kültür ve Spor Bakanı Jose İgnacio Wert’i eleştirerek başladı. Salondaki davetlilere hitap ederken “Sinema ve kültürün dostları. Sayın Wert siz buna dahil değilsiniz” diyen Almodovar’ın bu sözü gala gecesinin en polemikli bölümü oldu. İspanyol Bakan Wert, iki yıl önce de Goya ödül gecesinde İspanyol sanatçıların eleştirilerine maruz kalırken, geçtiğimiz yıl bu ödül törenine katılmamıştı.

Yaklaşık 4 saat süren gecenin sonunda merakla beklenen “En İyi Film” ödülünü “La isla minima” kazanırken, ödülü ünlü İspanyol artist Penelope Cruz verdi.

29. Goya ödüllerinin dağıtımı şu şekilde oldu:

Goya Onur Ödülü: Antonio Banderas

En İyi Film: La isla minima

En İyi Yönetmen: Alberto Rodriguez (La isla minima)

En İyi Kadın Oyuncu: Barbara Lennie (Magical Girl)

En İyi Erkek Oyuncu: Javier Gutierrez (La isla minima)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Carmen Manchi (Ocho apellidos vascos)

En İyi Yardımcsı Erkek Oyuncu: Karra Elejalde (Ocho apellidos vascos)

En İyi Senaryo: Alberto Rodriguez ve Rafael Cobos (La isla minima)

Gelecek Vaat Eden En İyi Kadın Oyuncu: Nerea Barros (La isla minima)

Gelecek Vaat Eden En İyi Erkek Oyuncu: Dani Rovira (Ocho apellidos vascos)

En İyi Sanat Yönetmeni: Pepe Dominguez (La isla minima)

En İyi Montaj: Jose M. G. Moyano (La isla minima)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Alex Catalan (La isla minima)

En İyi Müzik: Julio de la Rosa (La isla minima)

En İyi Avrupa Filmi: İda (Pawel Pawlowsky – Polonya)

En İyi İberya-Amerika Filmi: Relatos Salvajes (Damian Szifron – Arjantin)

En İyi Belgesel: Paco de Lucia: La Busqueda (Ziggurat films)

Kaynak: Medya

“La Paloma” ve “Je n’ai pas changé” gibi hitlerle tanınan İspanyol şarkıcı, 14 Mart’ta Ülker Sports Arena’da sahne alacak

Julio Iglesias

Yüz milyonlarca albüm satan ve dünyanın en önemli yıldızlarından biri olarak gösterilen Julio Iglesias, yeni bir konser vermek için İstanbul Ülker Sports Arena’ya geliyor. Konser, 14 Mart’ta gerçekleşecek.

Julio Iglesias, dünya çapında başarıya ulaşan turlarını yine dünya çapında son turnesi ile taçlandırıyor. Brezilya’da başlayan turnenin dördüncü ayağı İstanbul’da gerçekleşecek. “Gwendolyne”, “La Paloma”, “Je n’ai pas changé” gibi sayısız hit’e imza atan efsanevi sanatçı, eğlenceli ve romantik şarkıları ile sahnede olacak.

Julio_ıglesiasUluslararası birçok müzik listesinde uzun sure 1 numaradan inmeyen, hitleriyle sayısız festivalde performans sergileyen sanatçı, bugüne kadar 80’den fazla albüme imza attı. İlham veren ve dolu dolu hayat hikayesi sayesinde sadece müziği ile değil, anıları ve yaşanmışlıkları ile de hayranlarına yeni hayranlar ekliyor. Trajik trafik kazasını ve felci kendine sürekli yeni şeyler katarak alt eden Julio Iglesias, başarılı müzik kariyeri boyunca 2600’den fazla platin ve altın plak sahibi oldu. Müzik tarihinde başka hiçbir şarkıcı bu başarıyı elde edemedi. Sanatçının layık görüldüğü en onurlu ödüllerden birisi Amerikan Besteciler, Yazarlar ve Yayıncılar Derneği’nin Pied Piper Ödülü’dür. ASCAP Pied Piper Ödülü’nü alan diğer ünlüler arasında Frank Sinatra, Ella Fitzgerald ve Barbara Streisand gibi isimler yer alıyor.

2014’te Nashville ABD’de Dünyanın En Hızlı Davulcusu yarışmasına katılan ve ayaklarda dakikada 940 vuruşla derece yapan Erhan Karaca yarışmayı Mayıs 2015’te Türkiye’de organize ediyor.

dunyanin-en-hizli-davulcusu

WFD ABD’de yapılan ve ve Guinnes Worlds Records ile birlikte dünyanın en hızlı davulcusunu bulmayı amaçlayan eğlenceli bir organizasyon. Yarışmada el ve ayak olarak 2 kategori var. Bunlarda 1 dakika içinde en fazla single stroke(sağ-sol) vuruşu yapan o yılın en hızlı davulcusu sayılıyor. Vuruşlar ABD patentli Drumometer adındaki sayaç ile sayılıyor. İlk 3’e giren yarışmacılar sponsorlardan güzel ödülleri kapıyor. Rekor gelirse de dünyanın en hızlı davulcusu olarak ismini yazdırmış oluyor. Türkiye’de yapılan da bundan farklı olmayacak. Zuhal Müzik, İstanbul Agop Cymbals, D52 Davul Metodu ve turkgitar yarışma sponsorları arasında.

World s Fastest Drummer

Şimdiye kadar katılımcılar arasındaki Dream Theater davulcusu Mike Mangini, Morbid Angel davulcusu Tim Yeung, Johnny Rabb, Art Verdi gibi ünlü isimler yer alıyor. Yarışma ABD’deki orjinal versiyonu dışında Rusya, İngiltere, Çin gibi pek çok ülkede resmi olarak yapılmaya başlanmıştır.

Çağdaş Japon sinemasının seçkin örneklerini İstanbul’lu sinemaseverleriyle buuluşturan Japon Filmleri Festivali, önümüzdeki hafta başlıyor.

Bu yıl 11. kez düzenlenecek İstanbul Japon Filmleri Festivali, Japonya İstanbul Başkonsolosluğu, Japan Foundation ve Akbank Sanat’ın işbirliği ile 4-14 Şubat arasında gerçekleştirilecek. Akbank Sanat’ta 6 film gösterilecek, filmler ücretsiz.

Rikyu’nun Yolunda (Rikyu Ni Tazuneyo)

Rikyu’nun Yolunda (Rikyu Ni Tazuneyo)

Tarih: 5 Şubat Perşembe 19:00/ 13 Şubat Cuma 19:00
Yönetmen: Mitsutoshi Tanaka
Yapım: 2013, 121 dk.
Çay seremonisi ustası Sen no Rikyu’nin etrafı üç bin asker tarafından çevrilmiştir. İmparator Vekili Hideyoshi Toyotomi’nin emri ile harakiri yapmak üzereyken eşinin sorusu üzerine 10’lu yaşlardan itibaren hayatında yaşadığı olağanüstü iniş ve çıkışları hatırlamaya başlar. Kenichi Yamamoto’nun yazdığı,140. Naoki Sanjugo ödülüne layık görülen aynı adlı kitaptan esinlenerek çekilen film, 37. Japon Akademi Ödülü’nde 9 dalda Üstün Performans Ödülü, 37. Montreal Film Festivali En İyi Sanata Katkı Ödülü kazandı.

Tomurcuklar Açarken (Sakurasaku)

Tomurcuklar Açarken (Sakurasaku)

4 Şubat Çarşamba 19.00/ 14 Şubat Cumartesi 17.30
Yönetmen: Mitsutoshi Tanaka
Yapım yılı: 2014, 107 dakika
Büyük bir şirkette çalışan Shunsuke, eşi, iki çocuğu ve babasıyla birlikte yaşamaktadır. Kendini fazlasıyla işine verdiğinden, farkında olmadan evle ilgili tüm konular karısının üzerine kalır. Aile ilişkileri pek sıkı değilken, babasına demans teşhisi konur. Shunsuke bu gerçeği anlamak istemez ve ailesi ile duygu çatışması yaşar. Sonunda gerçekleri anlayan Shunsuke, önemli bir iş toplantısına katılmayarak bir aile gezisine çıkma kararı alır. Shunsuke’nin bu davranışı karşısında şaşıran aile, ilkbaharın ilk günlerini geçirmek üzere Shuntaro’nun memleketine gittiğinde değişim başlar. Masashi Sada tarafından yazılan aynı adlı kitaptan esinlenerek çekilen film, 38. Montreal Film Festivali “Dünya Sineması’na Bakış” bölümünde gösterildi.

Kaligrafinin Gücü (Kızların Zaferi – Shodo Girls)

Kaligrafinin Gücü (Kızların Zaferi - Shodo Girls)

6 Şubat Cuma 19.00
Yönetmen: Ryuichi Inomata
Yapım yılı: 2010, 121dk.
Japonya’nın başlıca kağıt üretim merkezi olan Shikoku Chuo şehri “kağıt şehri” olarak bilinmektedir. Ancak ekonomik durgunluğun etkisiyle şehir refahını kaybeder. Satoko, Shikoku Chuo Lisesi Kaligrafi Kulübü Başkanı’dır. Yazı ustası olan babasının beklentileri Satoko üzerinde baskı oluşturur. Bir gün, doğum iznine ayrılan öğretmenin yerine geçici olarak Ikezawa, Kaligrafi Kulübü’nün danışmanı olarak görevlendirilir. Ikezawa’nın müzik eşliğinde yaptığı gösteri, Kaligrafi Kulübü için dönüm noktası olur. Hem Başkan Satoko’nun hem de kulüp üyelerinin kaligrafiye olan ilgisi yeniden canlanır.

Kelime Bahçesi (Kotonoha No Niwa)

Kelime Bahçesi (Kotonoha No Niwa)

 

7 Şubat Cumartesi 17.30
Yönetmen: Makoto Shinkai
Yapım: 2013, 45 dk.
Ayakkabı tasarımcısı olmak isteyen Takao, okulu asıp eski Japon tarzı bir bahçede ayakkabı çizimleri yapmaktadır. Bir gün kendinden yaşça büyük Yukino adında gizemli bir kadınla tanışır. İkilinin yolları sık sık kesişmeye başlar. Yalnız bu karşılaşmalar hep yağmurlu günlerde olmaktadır. İkisi de ilişkilerini derinleştirip birbirlerine açılmaya çalışmaktadır. Ama yağmur mevsimi sona ermek üzeredir.

 

Ruhların Kaçışı (Sen To Chihiro No Kamikakushi)

Ruhların Kaçışı (Sen To Chihiro No Kamikakushi)

7 Şubat Cumartesi 19:00
Yönetmen: Hayao Miyazaki
Yapım: 2001, 124 dk.
10 yaşındaki Chihiro, ailesi ile birlikte taşınırken yolunu kaybedip esrarengiz bir dünyaya girer ve yanlışlıkla Tanrıların toplandığı hamam “Aburaya”ya girer. Beddua ile domuz şekline dönüştürülen anne ve babasına dönemeyen ve yapayalnız kalan Chihiro, gizemli genç delikanlı Haku ile tanışır. Haku, Chihiro’nun anne babasını kurtarmak için hamamda çalışması gerektiğini söyler. Chihiro, “Aburaya”nın sorumlusu Yubaba ile sözleşme yaparak çalışmaya başlar. Chihiro, gerçek dünyaya dönüp anne babasına tekrar kavuşabilecek midir?

Miyori’nin Ormanı (Miyori No Mori)

Miyori’nin Ormanı (Miyori No Mori)

13 Şubat Cuma 16:00/ 14 Şubat Cumartesi 17:30
Yönetmen: Nizo Yamamoto
Yapım: 2007, 105 dk.
11 yaşındaki Miyori, babasının isteğiyle büyükannesine emanet edilir. Büyükannenin evinin yakınındaki ormanda yürüyüşe çıktığında yıldırım düşmesinden kırılan kiraz ağacında çiçek açması, orada olmaması gereken kaplanın ortaya çıkması gibi esrarengiz olaylarla karşılaşır. Kısa süre sonra orman cinleri Miyori’nin önüne çıkar. Cinler, Miyori’den yakın zamanda barajın altında kalacak olan ormanı kurtarmasını rica eder.

Not: Gösterimler Beyoğlu’ndaki Akbank Sanat’ta ücretsiz yapılacak. Filmler, orijinal dillerinde (Japonca) ve Türkçe altyazılı gösterilecek.

Bu yıl 72’ncisi düzenlenen Altın Küre ödül töreninde en iyi drama film ödülünü “Boyhood” (Çocukluk) filmi kazandı.

boyhood_çocukluk

“Oscar provası” olarak değerlendirilen “Golden Globe” (Altın Küre) ödülleri Beverly Hills’te düzenlenen törenle sahiplerini buldu.
Bu yıl 72’ncisi düzenlenen, sinema ve televizyon dünyasının en prestijli ödülleri arasında yer alan Altın Küre ödül töreninde, en iyi drama film ödülünü “Boyhood” (Çocukluk) filmi kazandı. Film en iyi yönetmen ve en iyi yardımcı kadın oyuncu ödüllerini de aldı.

En iyi müzikal ve komedi filmi ödülü de “The Grand Budapest Hotel” filmine verildi. “Birdman” filmi ise en iyi senaryo ile “müzikal ve komedi filmi en iyi erkek oyuncu” olmak üzere iki dalda ödül kazandı.

En iyi TV drama dizisi ödülüne Showtime tarafından yayınlanan “The Affair” filmi layık görüldü.
TV drama dizisi dalında Kevin Spacey, “House of Cards” dizisindeki performansıyla en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görüldü.
Tina Fey ve Amy Poehler’in sunduğu törende, Cecil B. DeMille Hayat Boyu Başarı Ödülü, daha önce üç kezAltın Küre, iki kez de Oscar ödülü kazanan ünlü oyuncu, yönetmen ve senarist George Clooney’e verildi.

Kategorilere göre ödül kazananlar şöyle:

boyhoodEn İyi Film (Drama): “Boyhood”.
En İyi Film (Müzikal ve Komedi): “The Grand Budapest Hotel”.
En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Eddie Redmayne, “The Theory of Everything”.
En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Julianne Moore, “Still Alice”.
En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal ve Komedi): Michael Keaton, “Birdman”.
En İyi Kadın Oyuncu (Müzkal ve Komedi): Amy Adams, “Big Eyes”
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: J. K. Simmons, “Whiplash”.
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Patricia Arquette, “Boyhood”.
En İyi Yönetmen: Richard Linklater, “Boyhood”.
En İyi Senraryo: “Birdman”.
En İyi Animasyon Filmi: “How to Train Your Dragon 2”.
En İyi Orijinal Müzik: Jóhann Jóhannsson, “The Theory of Everything”.
En İyi Orijinal Şarkı: John Legend ve Common, “Glory,” Selma.
En İyi Yabancı Film: “Leviathan”, Rusya.
En İyi TV Dizisi (Drama): “The Affair”
En İyi Kadın Oyuncu (TV Dizisi-Drama): Ruth Wilson “The Affair”.
En İyi Erkek Oyuncu (TV Dizisi-Drama): Kevin Spacey, “House of Cards”.
En İyi Tv Dizisi (Müzikal ve Komedi): “Transparent”.
En İyi Kadın Oyuncu (TV Dizisi-Müzikal ve Komedi): Gina Rodriguez, “Jane The Virgin”.
En İyi Erkek Oyuncu (TV Dizisi-Müzikal ve Komedi): Jeffrey Tambor, “Transparent”.
En İyi TV Filmi ve Mini-Dizi: “Fargo”.
En İyi Kadın Oyuncu (TV Filmi ve Mini-Dizi): Maggie Gyllenhaal, “The Honorable Woman”.
En İyi Erkek Oyuncu (TV Filmi ve Mini-Dizi): Billy Bob Thornton, “Fargo”.
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (TV Filmi ve Mini-Dizi): Joanne Froggatt, “Downton Abbey”.
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (TV Filmi ve Mini-Dizi): Matt Bomer, “The Normal Heart”.

İzmir’de İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde 20 Aralık’ta sevenleriyle buluşan Grup Yorum, bir hafta sonra bu kez İstanbul’da konser vermeye hazırlanıyor.

gruo yorum

Konserde amaçlarının Ruhi Su’yu bugünün müzikal zenginlikleriyle yeni kuşaklara anlatmak olduğunu dile getiren Grup Yorum , bunu da türkülerin tadını bozmadan, taklitçiliğe kapılmadan yapmaya çalıştıklarını belirtti.

ruhi-su

Grup Yorum, “30’uncu yılımıza yaklaştığımız şu günlerde, Ruhi Su’nun da aramızdan ayrılışının 30’uncu yılında, sizleri ustamızın o gür sesini yüreklerimizde hissedeceğimiz büyülü bir konsere davet ediyoruz” diyor. Konser 27 Aralık’ta İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde.

Sanatçı Fazıl Say, 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı.

fazıl_say

Fazıl Say 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı. “Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz” diyen Say, Borusan’ın festivali iptal etmesinin ardından aldığı ihaleye dikkat çekti.

Say tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

“Dostlar

BORUSAN yönetimi (Ceo’su Agah bey) bugün tüm medyaya açıklamalar yapmış. Bir BİFO-SAY(Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say) festivalimiz vardı İstanbul’da. İki yılda bir olurdu. Bu yılki iptal edilmişti. Niye iptal edildiğini anlatmışlar basına. Tabi her zaman her şeye bir kılıf uydurulur.

İşin aslı ise şu;

Hatırlarsınız; Şu Antalya’da yaşanan haksızlık sebebi ile ben Gürer Aykal ile artık çalışamayacağımızı anlattım. Sadece ben mi anlattım? Gürer Aykal kendisi basına açıklamalar yaptı “bir daha Fazıl Say eseri yönetmem” dedi. Şimdi belli ki burada bir anlaşmazlık var. Evet keşke olmasaydı. Ama maalesef o “keşke”ler bu insanların egolarının önüne geçemiyor. Evet Antalya’da bu kavga oldu ama ben bunun Borusan ile olan Festivalimize yansımaması için gayret gösterdim. Bifo-Say festivali 4 konserden oluşuyordu. Bu 4 konserden sadece 1 tanesi Gürer beyin yöneteceği konser idi. Borusan 4 konserin tamamını iptal etmiştir. Okudunuz, hepsi ortada yazıldı.

gurer-aykal

Gürel AYKAL

 

Tekrar etmeye gerek yok. Ben hep şunu savundum. Gürer Aykal ile zaten olmuyor, o da istemeyecektir benim ile konser yapmayı -ki istemiyor. Ya 4 konser içinden onun yöneteceği o konseri de kaldırın, ya o konsere başka şef alalım. Gürer Aykal’a da ayrı bir kapsamda başka bir konser verilsin. Sonuçta adı ve konusu Fazıl Say olan bir festival de devam edebilsin.” Bunu savundum. Ama bu olmadı… Olmadığının zaten hemen ardından da Borusan bir ihale kazandı. Agah bey diyor ki “ihalenin bu konu ile alakası yoktur”,  ben diyorum ki ” Bilemiyorum, neden olmasın?”.

Dostlar kendi konserlerimizi organize ediyoruz. Türkiye’nin her yerinde konser veriyoruz. Gerekirse, Anadolu’da köylere gidip çalıyorum. Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz. Başımızın çaresine bakarız. İyi müzik yaptığımız sürece de bu salonlardaki doluluk oranımız artıyor. Dünyanın her yerinde yılda 100 konserimiz var. Eserlerimiz her yerde çalınıyor. Tüm internette de yayılmış durumda. Her yıl 3-4 CD üretiyoruz. Çalışıyoruz. Deli gibi çalışıyoruz. Orkestra eserlerimin Türkiye’de çalınması durumuna gelince. Dünyanın her yerinde çalınıyor. Türkiye’de benim (Orkestra) eserlerimin çalınma olasılıkları kısıtlanmıştır. Bu durum tamamen siyasidir. CSO olayında gördünüz. Gürer Aykal ise tüm bu olaylarda kendini kullandırtmıştır. Kötü bir duruş sergilemiştir.

Dostlar,

Şunu sorun kendinize, Aykal ne kaybederdi Muammer Sun gibi duruş sergileyebilseydi?

Borusan’daki arkadaşlara başarılar dilerim. Ben her yıl 40-50 Orkestra ile çalıyorum fazla ihtiyacım yok illaki Borusan Orkestrası ile çalmaya. Herkes işine baksın. Bizi de artık rahat bırakın. Çalışan üretenleri rahatsız etmeyin.

Sevgiler, Saygılar.”

Kaunak : İleri Haber