Şunun için etiket arşivi: müze

54-yillik-uluslararasi-bursa-festivaline-yildiz-yagacakBursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 54.’sü düzenlenen ‘Uluslararası Bursa Festivali’, kentte kültür sanat rüzgarı estirecek.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, ’54. Uluslararası Bursa Festivali’nin programını, Hilton Otel’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna açıkladı. Başkan Altepe, ‘Uluslararası Bursa Festivali’nin 1962 yılından bu yana hayata geçirilen özel bir organizasyon söyledi.

Bursa Festivali’nin 25 Mayıs Pazartesi günü yapılacak olan açılış konserinde, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, ‘3 soprano 3 tenor’ ile sahneye çıkacak. 27 Mayıs’ta Türk Müziği’nin farklı türlerinde eserler veren Zara Bursalılarla buluşacak. 29 Mayıs’ta Anadolu Rock ve Türk Pop Müziği’nin önemli sesleri Kıraç ve Yonca Lodi aynı sahneyi paylaşacak. 30 Mayıs’ta enstrümanındaki ustalığıyla ‘Buzuki’ lakabını alan Orhan Osman ve Balkan Ekspres sanatseverlere keyifli anlar yaşatacak. 2 Haziran’da ‘Dostlar Beni Hatırlasın’ ile Ankara Devlet Opera ve Balesi, Aşık Veysel’in yaşam ve felsefesini sahneye taşıyacak. 4 Haziran’da Polonyalı genç sanatçı Marika Bursalı müzikseverlerle buluşacak. 5 Haziran’da Nusret Parmaksız’ın şefliğinde

Selma Başak, Nusret Yılmaz, Elif Güreşçi, Zekai Tunca, Yaşar Özel ve Serap Mutlu Akbulut’un solist olarak katılacağı Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü’nün ‘Türk Sanat Müziği Gecesi’ programı gerçekleştirilecek. 9 Haziran’da Europe, 2015 dünya turnesi kapsamında Türkiye’de sadece Bursa’da sahne alacak. 10 Haziran’da İzmir Devlet Opera ve Balesi ‘Lüküs Hayat’ı sahneleyecek. 12 Haziran’da Türk Pop Müziği’nin sevilen ismi Rafet El Roman sahneyi Azerbaycan doğumlu sanatçı Ezo ile paylaşacak. 13 Haziran’da ise müziğin güçlü sesi Funda Arar sevenleriyle buluşacak. 15 Haziran’da ise yine Türk Pop Müziği’nin sevilen ismi Kenan Doğulu Bursa’da konser verecek. Öte yandan festival kapsamında, Giorgio Bertozzi ve Ferdan Yusufi kuratörlüğünde gerçekleşecek olan İtalyan sanatçıların eserlerinden oluşan ‘Sentez 6’ sergisi, 1 – 13 Haziran tarihleri arasında Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde Bursalılarla buluşacak.

MÜZİKAL ETKİNLİKLER ÜÇ MEKANDA

Festivalin müzikal etkinlikleri Bursa Açık Hava Tiyatrosu, Merinos AKKM ve Bursa Kent Müzesi Önü’nde gerçekleştirilecek. Polonyalı sanatçı Marika’nın konseri ücretsiz olacak, diğer konserler için bilet fiyatları 13 ile 38 TL arasında değişiyor. Festivalin bilet satışı www.biletinial.com üzerinden yapılacak. Biletinial satış noktalarının bulunduğu yerler ise Bkstv – Korupark Standı, TKM, Merinos AKKM, Açıkhava Tiyatrosu, Zafer Plaza – Sansiro Parfümeri, Magazin Outlet AVM, Kent Meydanı, Durak Muhallebicisi – Nilüfer Şube, Oyak Renault – Kooperatif, Kahve Dünyası – Özlüce…

PROGRAM

25 Mayıs – Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, ‘3 soprano 3 tenor’ konseri

27 Mayıs – Zara

29 Mayıs – Kıraç & Yonca Lodi

30 Mayıs – Buzuki Orhan ve Balkan Ekspres

2 Haziran – ‘Dostlar Beni Hatırlasın’, Ankara Devlet Opera ve Balesi

4 Haziran – Marika

5 Haziran – ‘Türk Sanat Müziği Gecesi’

9 Haziran – Europe

10 Haziran – İzmir Devlet Opera ve Balesi – ‘Lüküs Hayat’

12 Haziran – Rafet El Roman & Ezo

13 Haziran – Funda Arar

15 Haziran – Kenan Doğulu

7 – 12 Temmuz – 29. Uluslararası Bursa Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması

engelsiz-filmler-festivali21-26 Nisan 2015 tarihleri arasında üçüncü kez perdelerini açan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, sinemaseverlere sinema ile dolu bir hafta yaşattı.

Festival, 21 Nisan’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşen Açılış Töreni ile başladı. Festival programında yer alan Ben de (Yo, también) filminin ödüllü oyuncusu Pablo Pineda’nın özel konuğu olduğu tören, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sunuculuğunu Levent Kol’un, işaret dili çevirisinin Oya Tanyeri, sesli betimlemesinin ise Çiğdem Banu Yeşilırmak’ın yaptığı törende Festival programının tanıtılmasının ardından Öpücük (The Kiss) adlı kısa film, sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile seyredildi.

Festival gösterimlerine ve atölye çalışmalarına bu sene Çağdaş Sanatlar Merkezi ile Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu ev sahipliği yaptı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Halkbank ana sponsorluğunda, Açık Toplum Vakfı desteğiyle, AnadoluJet ulaşım sponsorluğunda gerçekleştirilen ve her yaştan sinemaseverin ilgiyle takip ettiği Ankara Engelsiz Filmler Festivali, beş gün boyunca süren gösterimlerin ardından seneye tekrar buluşmak üzere seyircilerine veda etti.

Film Gösterimleri ve Sinema Atölyelerinde Renkli Anlar

Göremeyen seyircilerin sesli betimleme, duyamayanların ise işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile takip ettiği Festival boyunca, ortopedik engellilerin erişimine uygun salonlar sayesinde ortopedik engeli olanlar da herhangi bir engele takılmadan filmleri takip etme şansı buldular. Engeli olmayan seyircilerin de salonları doldurduğu beş gün boyunca, tüm seyirciler “engelsiz sinema” deneyimini bir arada yaşadılar.

Festival sırasında gerçekleştirilen sinema atölyelerinde ise, işitme ve görme engeli olan sinemaseverler kendilerini ifade etmenin bir aracı olarak sinemanın olanaklarını keşfettiler.

İşitme engelli çocukların katıldığı Duyguları Canlandırma Atölyesi’nde canlandırma sanatçısı Işık Dikmen ve sanat terapisti Ezgi İçöz, katılımcılara canlandırma (animasyon) sinemasıyla ilgili temel bilgileri verdi. Atölye boyunca katılımcılar çeşitli malzemeler kullanarak kendi hikayelerini ve karakterlerini oluşturdular ve kısa stop-motion animasyon denemeleri yaptılar.

Görme engelli sinemaseverlerin katıldığı, British Council işbirliği ile düzenlenen Senaryo Atölyesi’nde ise sinema yazarı ve senarist Ceyda Aşar, katılımcılara temel senaryo bilgisi verdikten sonra sesli betimleme ile hazırlanmış filmlerden sahneler gösterdi. Atölye sonunda katılımcılar kendi deneyimlerinden yola çıkarak kısa senaryolar yazdı ve içlerinde gizlenmiş olan yaratıcı potansiyelleri keşfettiler.

Festival’de Söyleşiler de Engelsiz Gerçekleştirildi

Festival boyunca pek çok filmin yönetmen, oyuncu ve film ekipleri seyircilerin sorularını cevaplamak üzere Ankaralı seyircilerle bir araya geldi.

Bu sene ilk kez yurtdışından da konuğu bulunan Festival, Ben de (Yo, también) filminin oyuncusu Pablo Pineda, Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış filminin yapımcısı Yonca Ertürk, Nora filminin yönetmeni Martin Jabs, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku filminin senaristi Ceyda Aşar, Sivas filminin yönetmeni Kaan Müjdeci, oyuncuları Muttalip Müjdeci ile Ozan Çelik ve Ben O Değilim filminin oyuncusu Rıza Akın’ı seyircilerle buluşturdu.

Gösterimler sonrası işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştirilen söyleşilerde, seyirciler izledikleri filmler hakkında merak ettikleri soruları yönetmen ve film ekiplerine sorma fırsatı yakaladılar. Yönetmen ve film ekipleri ise filmlerini ilk kez sesli betimleme,işaret dili ve ayrıntılı altyazı uygulamaları ile izleyerek, bu deneyimin yaygınlaşması gerektiği konusunda fikir birliğine vardılar.

Gümüş İstiridye Ödüllü Oyuncu Pablo Pineda İlk kez Türkiye’de

Down Sendromlu insanların da aşık olabileceğini anlatan ‘Ben de’ (Yo, también) filminin oyuncusu Pablo Pineda Ankara Engelsiz Filmler Festivali kapsamında ilk kez Türkiye’ye geldi. Filmdeki rolü ile 57. San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen İspanyol oyuncu, Festival’in Açılış Töreni’ne katıldı ve ‘Ben de’ filminin gösterimi sonrasında seyircilerin sorularını cevapladı. Avrupa’da bir üniversiteden mezun olan ilk Down sendromlu kişi olan Pablo Pineda, hayat öyküsüyle ‘Ben de’ filmine ilham olmuştu.

Festival’de tüm gösterim ve etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirildi.

85 Engelsiz Film

Ankara Engelsiz Filmler Festivali ilk kez düzenlendiği 2013 yılından bu yana 85 adet uzun, kısa ve belgesel filmin sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı uygulamalarını Sesli Betimleme Derneği’nin işbirliği ile sinemaseverlere kazandırdı. Festival, önümüzdeki dönemde bu filmlerin farklı şehirlerdeki sinemaseverlere ulaşmasını sağlamak için çalışmalarına da başladı.

Demek iddialısınız ve dalınızda en iyisi sizsiniz! O zaman neden bize hala başvurmadınız ki?

Siz hala kapitalist ve sömürgeci kolejlerde mi çalışıyorsunuz? Size yazık! İnanın doğru söylüyoruz yani, vallahi!

Solfej_ve_Nota_Bilgisi

Ailemize 2015-2016 eğitim dönemi için ve yeni şubelerimiz için yeni (kullanılmamış veya az kullanılmış ya da en azından az yıpratılmış) öğretmenler/eğitmenler arıyoruz siz de bizi arıyorsanız lütfen aşağıdaki nitelikleri taşıyan ve anlayanlar başvursun.

Bir bakalım alınacak öğreten/eğitmende neler arıyor, neler aramıyor muşuz?

TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN (Demiyoruz, diyemiyoruz demeye çalışsak dahi anlamı yok!)

Ama “bir dil bir insandır.” sözünden yola çıkarak bir dil biliyorsanız sizin adınıza seviniriz bizim için çok önemli değil. Çünkü literatürü takip dışında yapacağınız işle bir ilgisi yok. Fakat bu sıra herkes İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı.

ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK (Mümkün müdür ki?)
O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. Yani onca yılda sanatı öğrenemediyseniz zaten araştırmasanız da olur aslında, hayatı ve şansı fazla zorlamamak lazım değil mi?

İNİSİYATİF SAHİBİ (Bu çok önemli öyle demeyin. Söylerken insanın ağzında kalabalık oluyor, deneyin valla bak!

“binaenaleyh” istiyoruz!) 

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek…(Kesin bilgi yayalım)

SİSTEM OLUŞTURABİLEN (kendine ait bir sistem oluştur bize yeter)
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 88 adet prosedür var. (Kağıda boğacağız sizi)(yok yok şimdilik şaka)

SORUMLULUK ALABİLEN
Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında! “Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım…” diyebilecek, saflıkta olan demiyoruz, diyemiyoruz ama demek istiyoruz ki demeyeceğiz. Sanat ve vergi, sigorta usulsüzlük hımm bu maddeyi kimse yemez ama olsun. (olmaz deme hayatta herşey mümkün)

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI (Asker selamı veremiyorsanız sanat yapamazsını)
Kadınsanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani.( Ne! İsrailli misin?Olur olur tabü!)

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN 
Valla geçen gün müdür dersliklere bilgisayar koysak mı demişti, ya koyarsa.(Tedbirli olmak lazım)

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.  ( Mesela gitar telinden sorumlu gitar eğitmeni, Keman yaylarından sorumlu yaylanmayan keman şefi gibi)

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN 
Altınıza bir araba vereceğiz, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. Çünkü şehir, hatta inanın ülke dışından bile arayıp sanat dersleri isteyenler var inanmıyorsanız gelin çalışanların telefon ile yaptıkları konuşmaları dinleyin. Tüm ihtimali düşünerek seyahat engeli falan olmasın havası var dedik. Kötü mü yaptık yani?

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI 
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. Dedikodunun dibine vuran kişilere acayip ihtiyacımız var. he vallahi hee

İKNA KABİLİYETİ OLAN 
Öğrenci ve velilerimiz kalitesiz ve seviyesiz sanat eğitimini daha pahalıya almaya razı ettikten sonra derslikte hiçbir şey yapmayıp yayılacak ve sosyal medyanın dibine vuracak hatta dersteyken yaptığı skorları veli ile paylaşacak onu bunu beğenecek, dersten çıkınca veli ve müdürü bu konuda ne kadar iyi eğitim verdiğine ikna edebilecek kadar ikna kabiliyeti şart.

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN 
Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey arap saçına döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. Bu da olsa olsa sanat eğitmenleridir zaten hadi şimdi analitik düşünelim.

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS MEZUNU, İNGİLİZCEYİ ANA DİLİ GİBİ KONUŞABİLEN, KONUSUNDA EN AZ ON YIL DENEYİMLİ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ, 30 YAŞINI AŞMAMIŞ.”  (Süperman neredesin?)
Oha demeyin! Aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama müdürümüz yazın havası olur “dedi. Ama bak vallahi  ilan havalı oluyor. Yalan mı ha yalan mı?

B SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP (neyi nerenize süreceksiniz vallahi bizde bilmiyoruz!) 

Size araba vereceğiz ama şoför veremeyeceğiz en kötü ihtimalle araba lastiği veririz (Yani bunu da hatırınız için veririz sanat eğitimiyle araba isteğiniz yan yana şık durmaz mı?). Uzun yola alışıksınızdır umarız. Malum kurum dışında önümüze gelene sanat eğitimi veriyoruz, bakkala falan gönderiyoruz. Olur mu olur!

TERCİHEN MUHASEBE VE / VEYA İNGİLİZCE BİLEN ( şimdi şöyle İngilizceyi önceki maddede ve daha yukarıda yazdık ama bir de muhasebe olursa off ki off dadından yenmez !)
Şimdi bunları niye istiyoruz diye bir sorun hele! Çekinmeyin sorun yaa! Sizi tam olarak nerede kullanacağımızı veya bunları neden istiyoruz muhasebe ne alaka bizde bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi… Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz. Ha unutmadan büro makinelerini ve inşaat makinelerini da kullanırsa bi dalda biz alırız yani!

Daha yazardık ama yer kalmadı şimdilik bunlarla idare edelim.

 

Haydi bakalım bu şartlar dahilinde

  • Sahne sanatları
  • Görsel sanatlar
  • Müzik dallarında

Öğretmen/Eğitmenlik için hemen başvurun ama sadece lütfen e-mail ile. 

Mail adresimiz:  [email protected]

Irak ve Suriye’de ardı arkası kesilmeyen terör eylemlerinde  bulunan IŞİD,  geçtiğimiz yaz ayından bu yana birçok arkeolojik bölgeyi
de ortadan kaldırdı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi  açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede devam eden yıkımın ne
yazık ki önüne geçilemiyor.

IŞİD Şubat ayı sonunda, militanların kazma ve balyozlarla binlerce  eseri parçaladığı, Musul Müzesi’ni yerle bir ettiği videoyu
yayınlamıştı. Bunun dışında IŞİD, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan  Roma dönemi metropollerinden Hatra kentini de yıkıma uğratmıştı. IŞİD, ayrıca para kazandıran bir girişim olarak tarihi eser yağmacılığını da teşvik ediyor.

Peki neden yıkımın önüne geçilemiyor? Bölgeden yıkıma ilişkin olarak, arkeologlara raporlar gelse de kapsamlı olarak bir hasar tespiti
yapılabilmiş değil. Musul Müzesi’nden video görüntüsünün dışında hasara ilişkin pek fazla bir bilgi yok. Keza Hatra ve Nimrud metropolleri için de durum bu şekilde. Alman Arkeoloji Enstitüsü Irak saha ofisi direktörü Margarete van Ess de, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgi eksikliğini dile getirmişti.

İşte IŞİD’in, 2014’ün temmuz ayından bu yana Irak ve Suriye’de yıkıma uğrattığı tarihi alanlar;

1-HATRA

1 HATRA

 

1985 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınan bu kent, M.Ö.300  yılında kurulmuş. Kent, Roma İmparatorluğu’nun hakimiyet alanı dışındaki bağımsız krallığın başkentiydi. Hatra’da, Yunan ve Roma’dan etkilenilmiş ve Doğu ile harmanlanmış bir mimari yapı göze çarpıyor. Bu özellik bölgenin İpek Yolu ticaretinde kullanılan bir merkez olduğunu gösteriyor. Kentin, geçtiğimiz yaz aylarında IŞİD tarafından ele  geçirilip cephanelik ve eğitim kampı olarak kullanıldığı söyleniyor. Hatra , Şubat ayının sonlarında buldozerle tahrip edildiği biliniyor.

2- NİNOVA
ninova
Asur, M.Ö.900-600 yılları arasında oldukça yayılmacı bir politika izleyen, Ortadoğu’nun büyük bölümüne yayılan ve antik dönemde imparatorluk olabilme özelliğini tam olarak taşıyabilecek tek devletti. Krallar ülkeyi Kuzey Irak’ta bulunan bir dizi başkentten yürüttü. Ninova da bu başkentlerden birisiydi. Şehir M.Ö.700 yıllarında Sinahheriba döneminde altın çağını yaşadı. Günümüzdeki modern Musul kentinin bir bölümü, bu kalıntıların üzerine kurulmuş.IŞİD bölge de hakimiyeti ele
geçirince Ninova da tehlike altına girdi ve yıkım başladı. Bu kent, ayrıca Musul Müzesi’nde sergilenen birçok eserin kaynağı konumunda.

3- Musul Müzesi ve Kütüphaneler
musul müzesi
IŞİD’in şehri kontrol altına aldığından beri birçok el yazması eseri  ortadan kaldırdığı haberlerde yer bulmuştu. Musul Üniversitesi
kütüphanesi Aralık ayında yakılmıştı. Bunların içinde belki de en önemli yıkım Şubat ayında gerçekleşti. IŞİD, Musul’un simgelerinden olan 1921 yılında inşa edilmiş merkez halk kütüphanesini patlayıcılarla yerle bir etmişti. El yazması birçok eserin yanı sıra Arap bilim insanlarının kullandığı birçok araç gereç de yok olmuştu. Kütüphaneden sonra yıkım sırası Musul Müzesi’ne geldi. Video, oldukça geniş yankı bulmuştu. Militanların, ellerinde çekiçlerle birçok heykel ve tarihi eseri yok ettiği, görüntülerde yer alıyordu. Müze, Bağdat’taki Irak Müzesi’nin ardından ülkenin en büyük ikinci müzesi olma özelliğini taşıyordu. Yıkımdan sonra, yetkililer tarafından yayınlanan demece göre, müzedeki eserlerin çoğunun kopya olduğu, orijinallerinin Irak Müzesi’nde
sergilendiği belirtilmişti.

4- ASUR KENTİ NİMRUD
Asur-kenti-Nimrud
Şehir 3200 yılında kuruldu ve Asur medeniyetine başkentlik yaptı. Kazı  çalışmaları bölgede 1840 yılında İngiliz arkeologlar tarafından başlatıldı. Kazılardan çıkarılan birçok heykel ve antik parça, New York’taki Metropolitan Museum of Art, İngiltere’deki British Museum olmak üzere birçok ülkeye gönderildi. Orijinal parçaların çoğu ise Irak’ta kaldı.

Arkeolojik alan, toprak bir duvarla 3.6 kilometrekarelik bir bölgeyi kapsıyor. Tamamı yeryüzüne çıkarılamayan ve geriye kalan kısımların, yeraltında korunaklı olduğu umulan kente, IŞİD’in tam olarak verdiği zararın boyutu belirlenebilmiş değil.

5- HORSABAD ANTİK KENTİ
HORSABAD
Horsabad kenti, Musul’a birkaç km uzaklıkta bulunuyor.Bu kent de bir  dönem Asur medeniyetine başkentlik yapmış.Kent Asur Kralı Sargon tarafından M.Ö.717-716 yılları arasında yapılmış ve kabartmalar, heykeller çok iyi korunmuş.Asur, kraliyet törenlerini ve zaferlerini anlatan resimler görmek de mümkün. Kabartma ve heykellerin çoğu 1800’lerin ortasında Fransız kazı çalışmaları sırasında Chicago’daki Şark Enstitüsü ekipleri tarafından taşındı.Bazı parçalar da Irak ve Louvre Müzesi’nde bulunuyor.IŞİD’in tarihi kentin tam olarak hangi kısmına zarar verdiği şu an için meçhul. Elde veri olarak sadece, yöre sakinlerinden ve Irak Tarihi Eserler Bakanlığı’ndan gelen bilgiler mevcut.

6- Hz. YUNUS TÜRBESİ
YUNUS TÜRBESİ
Yunus Peygamber Camii hem İncil hem Kur’an’da adı geçen Hz.Yunus adına yapılmış bir camii. İslam’ın oldukça katı yorumunu benimseyen ve Hz. Yunus gibi peygamberlere saygı duymayı günah kabul eden IŞİD, 24 Temmuz’da camiyi boşaltarak patlayıcılarla yerle bir etti. Asur kenti Ninova’yı oluşturan, iki dağdan birinin üzerine yapılmış bir Hristiyan kilisesinin tepesine kurulu olan cami, Irak tarihi açısından oldukça önem taşıyordu.

7- İmam Dur Türbesi
İMAM DUR TÜRBESİ
Samarra kenti yakınlarındaki İmam Dur Türbesi, Ortaçağ İslam mimarisi ve
dekorasyonunun muhteşem bir örneğiydi. Geçtiğimiz Ekim ayında havaya
uçuruldu.

8- APAMEA
apamea
Kent, Roma devrinin zengin ticaret merkeziydi. Bölge aslında IŞİD’ten önce, Suriye iç savaşı sırasında yağmalanmaya başladı. Uydu görüntüleri tarihi alanlarda açılmış çukurların olduğunu gösteriyor. Apamea’da bulunan ve daha önce varlığından haberdar olunmayan Roma dönemine ait mozaiklerin satılmak üzere söküldüğü ve IŞİD’in, satılan parçalardan on milyonlarca dolar elde ettiği söyleniyor.

9- DURA – EUROPOS KENTİ
OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Kent Fırat Nehri’nde bir Yunan yerleşimi olan bu kent sonraki yıllarda Roma İmparatorluğu’na bağlı bir karakol olarak kullanılmış. Europos, farklı mimarisiyle, dünyanın en eski Hristiyan kilisesine, çok sayıda tapınağa ve bir sinagoga ev sahipliği yapıyor. Yağmacıların verdiği zararın boyutunu, kentteki kerpiç duvarların içindeki, oyulmuş halde bulunan arazinin uydu görüntüleri ortaya koyuyor.
10- MARİ KENTİ
MARİ KENTİ
Yaklaşık olarak, MÖ. 5000 yılında kurulan kent, MÖ. 3000-1600 yılları arasında, Tunç Çağı’nda, gelişmeye başladı. Bir Sümer ve Amori kenti
olan bölgede, arkeologlar tapınak, saray ve bölgedeki halkların ilk dönemlerine ışık tutacak, kil tabletlere yazılmış arşivler keşfetti. Mari’nin kaderi de diğer yerlere benziyor. Elde edilen uydu görüntüleri ve yerel halkın verdiği bilgilere göre kent, özellikle kraliyet sarayı,
sistemli bir şekilde yağmalanıyor.
Kaynak : onedio.com

uluslararasi-cagdas-sanat-fuariUluslararası çağdaş sanat fuarı ArtInternational’ın üçüncüsü için tarihler belli oldu. 4-6 Eylül arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuara bu yıl da dünyanın farklı yerlerinden galeriler ve sanatçıları katılacak.

Yönetmenliğini bu yıl da Dyala Nusseibeh, sanat yönetmenliğini ise Stephane Ackermann’ın üstlendiği fuar ekibine bu yıl yeni bir isim katılıyor. Aralarında Les Arts Décoratifs, SALT ve İKSV’nin de bulunduğu, Paris ve İstanbul’un önemli sanat kurumlarında görev alan Anlam Arslanoğlu, bu yıl ArtInternational’ın VIP Program Yöneticisi olacak. En son İstanbul Modern’de küratöryel proje yöneticiliği yapan Arslanoğlu, koleksiyonerler, müzeler ve sanat tüccarlarıyla ilişkileri yürüterek fuarın ulusal ve uluslararası alandaki ilişkilerini  kuvvetlendirecek. Geçen yıl aynı görevi sürdüren Isabella İçöz de, bu yıl Danışman olarak fuar yönetim ekibine devam edecek.

GALERİLER HAZİRAN’DA AÇIKLANACAK

Seçkin galerilerden oluşan programıyla Türkiye’deki diğer fuarlardan ciddi bir farkla ayrılan ArtInternational, bu özelliğini bu yıl da sürdürüyor. Başvuruların geçtiğimiz hafta sona erdiği fuara katılacak galerilerin seçimi, İstanbul’dan Leyla Tara Suyabatmaz (Rampa Galeri) ve Yeşim Turanlı (Pi Artworks), Viyana’dan Ursula Krinzinger (Galerie Krinzinger) ve New York’tan Leila Heller’den (Leila Heller Gallery) oluşan Seçim Komitesi tarafından yapılacak ve Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve Asya’yı kapsayan geniş bir bölgeden yapılacak değerlendirme sonucu fuar katılımcıları Haziran’ın ilk haftası açıklanacak.

Kaynak: Evrensel.net

candide-yada-iyimserlikEskişehir’in Tepebaşı Belediyesi’nin Atila Özer Karikatürlü Evi 3 Nisan günü önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. 2011 yılında kaybettiğimiz Eskişehirli karikatür sanatçısı Prof. Atila Özer’in anısına açılan Atila Özer Karikatürlü Ev’de, yine bugün hayatta bulunmayan dünyaca ünlü karikatür sanatçımız Turhan Selçuk’un “Candide ya da İyimserlik” isimli karikatür sergisi açılacak. Sergide, Selçuk’un, 1994 yılında Sever Tanilli’nin Voltaire’den çevirdiği “Candide ya da İyimserlik” kitabı için yaptığı desen çalışmaları sergilenecek.

Dünya Karikatür Müzeler Birliği, Atila Özer’in hayatını kaybetmesinden sonra onun doğum günü olan 3 Nisan gününü Dünya Karikatür Müzeleri Günü olarak ilan etmişti. Önümüzdeki 3 Nisan gününde Eskişehir’de açılacak sergide hem Atila Özer hem de Turhan Selçuk anılmış olacak. Açılışa Milliyet Gazetesi karikatür sanatçısı Ercan Akyol ile Cumhuriyet Gazetesi karikatür sanatçısı Kamil Masaracı’da katılacak.

 

Leonardo Da Vinci’nin genel olarak uyduğu prensipleri öğrenince başarmak için gereken özellikleri de görmüş oluyoruz adeta.

da-vinci-profile-650x325

 

1) Curiosita (Merak)

1 merak

Yaşama doymak bilmeyen bir merak ve devamlı öğrenme için acımasız bir arayış anlamına gelir. prensibi açıklayıcı olarak ” büyük beyinler büyük sorular sorarlar” cümlesini kullanabiliriz. Da vinci ruhunun dinamosu devamlı olarak öğrenme arayışında olmaktır. Bunun için hiçbir konu, hiçbir dal ayrımı yapmaksızın, çevremizdekilerin düşünecek ve söyleyeceklerinden çekinmeden, merakımızı kaybetmeden sormak, araştırmak, öğrenmek gereklidir. Leonardo bu konuda ” tıpkı demirin kullanılmama nedeniyle pas tutması ve durgun suyun kokuşması veya soğuğun buza dönüşmesi gibi, kullanılmadığı sürece zekamız ziyan olur.” demiştir.

2) Dimastrazione (İspat)

2 Dimastrazione-ispat

 

Bilgiyi deneme yolu ile test etme, sebatkarlık ve hatalardan ders alma arzusu anlamına gelir. Öğrenmek tek başına yeterli değildir. Öğrenilen her şey mutlaka denenerek test edilmeli, doğruluğuna ondan sonra karar verilmelidir. Bunun için bizden önce ortaya atılmış her türlü teoriye, bize sunulmuş her türlü bilgiye ilk başta şüpheli yaklaşmalı, onu elimizdeki ve elde edebileceğimiz imkanlarla yeniden test etmeli, daha önce yapılmış hataların farkına vardığımızda üstüne giderek doğru bildiğimizi ispata çalışmalıyız.

Tüm zamanların en büyük dahisi kabul edilen leonardo bile büyük hatalar ve şaşırtıcı gaflar yapmıştır. Kendiside bu konuda “bana öyle geliyor ki bütün kesin kanaatlerin anası olan deneye dayanmayan, kökeni veya vasıtaları birinci elden, denenmemiş veya beş duyudan biriyle sınanmamış bilimler yararsız ve hatalarla doludurlar” demiştir. Bunun için hatalardan, önümüze çıkan güçlüklerden ders alarak, öğrendiğimiz her yeni bilginin doğruluğunu mutlaka test edip ondan sonra hafızalarımıza kazımamız gerekir.

3) Sensazione (Hissetme)

3 Sensazione-Hissetme

 

Duyguların özellikle hayati deneyimlerin bir aracı olan görüşün devamlı olarak rafine edilmesi anlamına gelir. bir önceki bilginin test edilmesinin esas olduğu açıklanmıştı. İşte bu testlerin yapılması insanın görme, duyma, tat alma, dokunma ve hissetme duyuları ile yapılır. Bu testlerin başarılı olması için bu duyguları geliştirmek esas olmalıdır. insanın doğduğu gibi duyularını sabit tutması başarıyı tökezler. Bu amaçla duyularımıza hitap eden her türlü dış etkeni algılama, anlama ve öğrenme çalışmaları, pratikleri yapmalıyız. Mzik dinlemeli, resim çizmeli, müzeler gezmeli, kitap okumalıyız. değişik yiyecek ve içecekler tatmalı, çevremizdeki her şeye dokunmalı, canlı, cansız varlıkları hissetmeli, onları tüm beden ve duyularımızla algılamaya çalışmalıyız.

4) Sfumato (Pus)

4 pus

 

Belirsizliği, paradoksu ve kararsızlığı kucaklama arzusu anlamına gelir. Güçleri uyandırıp deneyimleri artırırken ve duyular geliştirilip kesinleştirilirken mutlaka bilinmeyenlerle karşılaşılacaktır. İşte insanın zihnini bu belirsizliklere karşı açık bulundurması yaratıcı potansiyelini serbest bırakmasının tek ve en güçlü gizidir. Gelişen dünyada başarılı olmak için belirsizlikler altında çalışmaya alışmalıyız. Paradoksla karşılaştığımızda sükunetimizi koruyarak etkili ve sağlıklı bir zihne sahip olabiliriz. Kısaca koşulların her gün değiştiği dünyamızda her an bir şeylere şaşırmaya, fazla heyecan göstermemeye ortaya belirginlerden çok belirsizlikler çıkacağına kendimizi hazırlamalı ve alıştırmalıyız.

5) Arte/Scienza (Bilim & Sanat)

Arte-Scienza -Bilim -Sanat

 

Bilim ve sanat, mantık ve hayal arasındaki dengenin geliştirilmesi, “bütün beyin” ile düşünme anlamına gelir. Prensibin özü kişinin beyninin tümünü kullanmasıdır. Hiçbir insan tek bir yeteneği veya birkaç yeteneği olan biri değildir. her insan doğuştan her türlü yeteneğe sahiptir. Yaşadığı ortam, koşullar, çevresindeki insanlar, kişinin beyninde ilgili bölümlerin gelişmesine neden olur. Fakat asıl olan insanın kendisinin beyninin tümü ile düşünerek tüm yeteneklerini geliştirmesidir. Bunun için günlük yaşamda yaptığımız her şeyi çok yönlü düşünmeliyiz. onunla ilgili her türlü ince ayrıntıya girmeliyiz. Elimizdeki işi hem bilim hem de sanatsal olarak değerlendirip, bilim ve sanat kurallarına uygun ve aynı zamanda mantık kurallarına uygun ve hayal gücümüzü zorlayıcı şekilde ortaya koymalıyız. Mesela bir at resmi çizeceğimiz zaman hayal gücümüzü çalıştırmalı, mantığımıza uygun çizmeliyiz. Çizerken sanatsal açıdan bakmalı ama bilimsel olarak at anatomisine uygun çizmeliyiz.

6) Corporalita (Vücudi Olma)

Corporalita -Vücudi Olma

 

Zerafetin her iki elide aynı şekilde kullanabilmenin fitressin ve dengenin sağlanması anlamına gelir. Kişinin başarılı olması için öncelikle kendisiyle barışık olması gerekir. Bunu sağlayacak bir etkende insanın sağlıklı, zarif ve dengeli bir vücuda sahip olmasıdır. Bunun için kişinin sahip olduğu fiziki yapısını geliştirmesi gerekir. Bunu sağlamak amacıyla kişi; stresten uzak durmalı, zihnini şen tutmalı, dengeli bir beslenme yapmalı, uykusunu düzenli olarak almalı, zarafetine dikkat etmeli ve sağlığını korumalıdır. Kısaca tüm organlarının düzenli ve dengeli çalışmasına dikkat etmeli, organlarının kullanım kapasitelerini devamlı ve metotlu olarak geliştirmektir.

7) Connessione (İlişkilendirme)

7 Connessione -İlişkilendirme

Bütün olanların ve her şeyin ilişkisini anlamak ve değerlendirmek, sistemli düşünme anlamına gelir. Bu prensip daha önce sayılan altı prensibin sebep ve sonuçlarını ilişkilendirmeyi, bir arada değerlendirmeyi anlatır. Kısaca yaşadığımız her şeyi bir biriyle olan ilişkisini anlama çalışmalı, her şeyi bir arada değerlendirmeliyiz. Bu bölümde anlatılan yedi da vinci prensibini hayata uygularken şu sorular sorulmalıdır;

– Doğru soruları soruyor muyum?
– Hatalarımdan ve tecrübelerimden ders alma yeteneğimi nasıl geliştirebilirim, düşünme bağımsızlığımı nasıl geliştirebilirim?
– Yaşım ilerlerken duyularımı keskinleştirmek için planım nedir?
– Yaşamın paradokslarını göğüslemek için yaratıcı gerilimi muhafaza yeteneğimi nasıl geliştirebilirim?
– İşte ve evde bütün beynimle düşünebiliyor muyum?
– Vücut ve zihnin dengesini nasıl geliştirebilirim?
– Yukarıdaki bütün unsurlar nasıl birbirine uyar? Her şey her şeye nasıl bağlanır?

Dünyanın uzmanlaşma ve dallarına ayrılma yolunda hızla ilerlediği bir dönemde, yaratıcının verdiği yaratıcılık özelliklerimizi geliştirerek, yaşamımızı kolaylaştırmaya olan ihtiyacımızı bize sağlayacak da vinci ruhunu kullanmak hiçte zor olamayan bir yöntemdir.

Kaynak : habermass.com

Tokat’ta polis tarafından ele geçirilen Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’un kayıp olduğu sanılan tablosunu, Van Gogh Müzesi istedi. Adli emanete teslim edilen tablo ile ilgili Hollanda’yla görüşmeleri Adalet Bakanlığı yürütecek.

van-gogh-tablosu-tokat-ta-bulundu

Tokat İl Emniyet Müdürü Fikri Yalman, Tokat’ta ele geçirilen Van Gogh’a ait olduğu sanılan tabloyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Geçen ay Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından ele geçirilen Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’un kayıp olduğu sanılan ‘yetim adam’ adlı eserleri arasında yer alan ‘Van Gogh ihtiyar bir sopayla’ adlı eserinin son durumu ile ilgili açıklamalarda bulunan Müdür Yaman, eserin şu anda Tokat Adliyesinde olduğunu söyledi.

Hollanda’da bulunan Van Gogh müzesi ile yazışmalar yaptıklarını söyleyen Müdür Yaman, “Bizden en son bunun röntgen filmini istediler. Röntgen filmini gönderdik. Fakat bu filmden orjinalliği anlamanın gerçek manada yeterli olamayacağını dile getirdiler. Çünkü Van Gogh’un bütün eserlerinde fırça darbesi ile resim yaptığı ifade edildi. Bizden tabloyu göndermemizi istediler. Ancak arkadaşlarımız tabloyu adliyeye teslim ettiler. Dolayısıyla bu süreçte şu anki aşamada Adalet Bakanlığı üzerinden veya Tokat Adliyesi üzerinden yürütülecek bir işlem. Artık bizim bu aşamadaki yetkimiz kalkmış durumda” dedi.

37 eserden biri
Tokat Emniyet Müdürlüğü ilk kez DHA’nın duyurduğu haber sonrasında yaptığı açıklamada ele geçirilen tablonun üzerinde ‘Mexico P997168’ ibareleri, ön yüzünde metal plaka üzerinde ‘Vincent Van Gogh Amsterdam 1882’ ibareleri, arka kısmında ‘Vincent Van Gogh 1882 Orphan Men Standing’ ibareleri ve kaşe ile farklı ebatlarda sekiz mühür bulunduğunu açıklamıştı. Ayrıca söz konusu tablo üzerinde bu güne kadar yapılan çalışmalarda, 1882- 1883 yılları arasında Vincent Van Gogh’un ‘Yetim Adamlar’ (Hollanda’da savaş gazileri için kullanılan terimdir) serisinde üretilen 37 eserden biri olduğu, eser uzun süredir kayıp olduğundan dolayı, Hollanda Van Gogh Müzesinde karakalem örneğinin bulunduğuna dikkat çekilmişti.

Samsun’daki İlkadım İlçesi’nde altyapı çalışmaları sırasında bulunan taş duvar kalıntılarının yer aldığı bölgede Arkeoloji ve Etnografya Müzesi tarafından yapılan kazı devam ediyor. Çalışmalar sonuçlandığında Evliya Çelebi’nin ‘5 bin adım’ olarak anlattığı Amisos kalesinin ortaya çıkması bekleniyor.

Amisos Kalesi

Karadeniz Turizm Profesyonelleri Derneği yönetim kurulu üyesi ve geçmiş dönem başkanı Mustafa Yavuz, “Çalışmalar sonuçlandığında kuvvetle muhtemeldir ki; Amisos antik kenti kale duvarlarıyla karşılaşacağız” dedi. Evliya Çelebi’nin 1640’ta kente gelişinde gördüğü kaleyi Seyahatnamesinde 5 bin adım olarak anlattığı belirtildi.

İlkadım İlçesi,Pazar Mahallesi’nde bulunan Şifa Hamamı’nın Buğday Pazarı Caddesi’ne bakan bölümünde 2 ay önce yapılan altyapı çalışmaları yapılırken tarihi duvar kalıntılarının bulunması üzerine 2 hafta önce bölgede Arkeoloji ve Etnografya Müzesi tarafından kazı başlatıldı. Kazıda 2 metre eninde taş duvarlar ortaya çıkarıldı. Bölgede yapılan sondaj kazılarında da duvarın devam ettiği belirlendi. Yapılan ilk çalışmalarda kalıntıların 1192 yılında Danişmentliler döneminde yapılan tarihi kale kalıntıları olabileceği belirtildi. Tarihi duvar kalıntılarının bulunduğu bölgede kazı çalışmaları devam ederken alan da demir bariyerle kapatılarak koruma altına alındı.

Karadeniz Turizm Profesyonelleri Derneği yönetim kurulu üyesi ve geçmiş dönem başkanı Mustafa Yavuz, Samsun’da kazılan her yerden tarih fışkırdığını belirterek şöyle dedi:

“Özellikle antik Amisos kenti bölgesinde yapılan inşaat, kanalizasyon ve yol yapım çalışmalarında, antik dönemlere ait çeşitli eserlerle karşılaşılıyor. Hatırlanılacağı üzere Samsun Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Amisos hazineleri de bir yol çalışması esnasında, mozaikler ise bir inşaat kazısında ortaya çıkmıştı. İlkadım İlçesi’nde birçok antik mezar buluntularına da rastlanmıştı. Son günlerde Saathane Meydanı’nda yapılan çalışmalarda, toprak yüzeyinin yaklaşık 1 metre altında bulunan 2 metre genişliğindeki duvarlar da bu anlamda tüm yetkililerin ve turizmcilerin yoğun ilgisini çekti. Şu an Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Müze Müdürlüğü denetiminde yapılan çalışmalar sonuçlandığında kuvvetle muhtemeldir ki; Amisos antik kenti kale duvarlarıyla karşılaşacağız. 3 Ağustos 1869 tarihinde meydana gelen Büyük Samsun yangınında, dış kale surları içerisindeki Taşhan, Bedesten ve yüzlerce ahşap ev çok büyük zarara uğramıştı.”

Mustafa Yavuz, devam eden Saathane Meydanı Projesi kapsamında, bu eserlerin restore edilerek kullanıma açılmasının planlandığını söyledi. Yavuz, şöyle konuştu:

“Kale surlarının halen bulunan ve çalışmaların devamında bulunacak yeni bölümlerinin bu proje kapsamına alınması kaçınılmazdır ve Samsun turizmine önemli katkılar sağlayacaktır. 1640 yılında Samsun’a gelen ünlü gezgin Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde kaleyi ‘Çevresi 5 bin adım, 70 kulesi, 2 bin mazgalı ve kapısı ile leb-i deryada şadadi bina bir sengin abad idi’ sözleri ile anlatmış cami, hamam ve muhtasar bir çarşıya sahip kalenin sağlam ancak harap bir halde olduğunu yazmıştı. 5 bin adımlık bu kaleden bulunacak her kalıntı bizim için çok değerli.”

Kaynak: onedio.com / Yaprak Koçer, DHA

Fransız Louis ve Auguste Lumiere Kardeşler, bundan 120 yıl önce bugün, beyaz perdede gösterilen ilk filmi çekmeye başladı…

sinema tarihi

‘Lyon’daki Lumiere Fabrikası’ndan Çıkış’ adlı sadece 46 saniye süren bu filmin ilk özel beyaz perde gösterimi 22 Mart 1895’de, ilk bilet kesilen halka açık gösterimi ise aynı yılın 28 Aralık’ında gerçekleştirildi. Bugün, doğdukları Lyon’da adlarını taşıyan bir müzeyle anılan ve eserleri görülebilen Lumiere Kardeşler, bu buluşlarıyla insanlığa büyülü bir dünyanın kapılarını açtı.

 

Yaşayan en yaşlı film yönetmeni Manuel de Oliveira, ‘bu büyüyü’ şöyle özetliyor:
Yaşayan en yaşlı film yönetmeni Manuel de Oliveira

Yaşayan en yaşlı film yönetmeni Manuel de Oliveira

“Sinema hayatın aynasıdır, sadece hayatı resmetmez aynı zamanda onu daha önce görülmemiş bir şekilde bize gösterir. Hayatın tek aynası sinemadır, bu da hayatın tüm anılarına sahip olmak demektir.”

Thomas Edison’un icat ettiği ‘kinetoskop’, ilk sinema kamerası olarak kabul edilir.

Fakat çekilen filmler sadece bu aletin üzerindeki merceğe bakarak izleyebiliyordu. Bu ‘tek kişilik sinemayı’ beyaz perdede oynatıp, günümüzde bildiğimiz anlamıyla sinemayı yaratmak ise ancak Lumiere Kardeşler’in ‘sinematograf’ı bulmasıyla mümkün oldu.

Bu buluşla, 120 yılda yüzlerce yönetmen, aktör ve film beyaz perdede efsaneleşerek hayatımıza girdi.

Kaynak : Nezahat Sevim, Euronews

TCDD ile İBB arasında yapılacak protokolün ardından, tarihi gar müze olarak kullanılacak.

istanbul-gari-istanbul-kent-muzesi

Halkalı seferlerinin Marmaray nedeniyle sonlandırılması sonrası kapalı kalan, Marmaray açıldıktan sonra tekrar faaliyete geçen Sirkeci Garı’na bağlı binalar İstanbul Kent Müzesi, İstanbul Demiryolu Müzesi olarak dizayn edilecek. Protokole göre, Sirkeci Garı içinde bulunan binaların müze olarak kullanabilmesi amacıyla yapılacak proje çalışmaları, plan tadilatı, binalara ilişkin onarım, yenileme, restorasyon İBB tarafından yapılacak. İstanbul Demiryolu Müzesi olarak kullanılacak kısım ise TCDD’ye teslim edilecek. Hazırlanan projeler TCDD’nin onayına sunulacak, TCDD’nin onaylamadığı hususlar projelerde revize edilecek.

haftanin-sanat-etkinlikleriTİYATRO

İSTANBUL

– Devlet Tiyatroları Bahçelievler Belediyesi Nurettin Topçu Kültür Merkezi’nde “Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa” cuma 20.00, “Barış Gezegeni” pazar 13.00. Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Güneş Batarken Bile Büyük” cuma ve cumartesi 20.00, pazar 15.00; “Ah Karagöz Vah Karagöz” cumartesi 14.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Muhteşem Gatsby” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Geçtim Ama Tiyatrodan” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00; “Ah Karagöz Vah Karagöz” çarşamba, pazar 14.00. Küçük Sahne’de “Yaşamak Denilen Bu Zahmetli İş” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “57. Alay” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Bülbül Susturulduğunda” salı, perşembe 20.00, cumartesi 15.00; “Çiçeğim Solmasın” çarşamba 14.00, cumartesi, pazar 12.00 . Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Sessizlik” çarşamba, cuma, cumartesi 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00 )

– İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “On İki Öfkeli Adam” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Piti” pazar 12.00 ve 15.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Ölü Adamın Cep Telefonu” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Bisküvi Adam” pazar 12.00 ve 15.00. GOP Ferit Egemen Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe 14.00. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Kabare” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe ve cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Bir Gün Ayakkabımın Teki” pazar 12.00. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Kerbela” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Alaaddin’in Sihirli Lambası” pazar 12.00 ve 15.00. Kâğıthane Küçük Kemal Sahnesi’nde “Bir Gün Ayakkabımın Teki” perşembe 12.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Lysistrata ‘Kadınlar da Savaşırsa” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Harikalar Mutfağı” pazar 12.00 ve 15.00. Ümraniye Sahnesi’nde “Sırça Hayvan Koleksiyonu” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Islık Sever Max” pazar 12.00 ve 15.00. Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Komşum Hitler” çarşamba 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30; “Üzgün Ağaçlar Ülkesi” pazar 12.00 ve 15.00.(0 212 455 39 20)

– Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Romeo ve Juliet” cuma, cumartesi 20.30, “Güneşin Çocukları” pazar 11.00, “Hayvan Çiftliği” pazar 15.30. “Tiyatro Keyfi”nin “Romeo&Juliet” çocuk oyunu cumartesi 11.00. (0 212 414 96 47)

– Ortaoyuncular’da “Peradaki Hayalet” cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)

– Dostlar Tiyatrosu’nun “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyunu cuma, cumartesi 20.30’da Kenter Tiyatrosu’nda, pazar 19.00’da Kozzy Kültür Merkezi’nde. (0 212 246 35 89)

– Oyun Atölyesi “Testosteron” bugün ve yarın 20.30, “Kim Korkar Hain Kurttan” perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00. (0 216 345 39 39)

SERGİ

İSTANBUL

– Alp Bartu ve Mustafa Ayaz’ın sergileri Doku Sanat Galerileri İstanbul’da yarından itibaren 9 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 246 2496

– Orhan Taylan’ın resim sergisi 10 Mart’a kadar Kızıltoprak Sanat Galeri’nde 10 Mart’a kadar görülebilir. (0216) 418 3806

– Zeynep Deniz Özmen’in “Özgürce” adlı resim sergisi Venüs Sanat Galerisi’nde 11 Mart’a kadar görülebilir.

– “Küçük Yüzler, Büyük Bedenler” adlı karma sergi 13 Mart’a kadar Elgiz Müzesi’nde izlenebilir. (0212) 290 2525

– “Mimarlık tarihçisi, restoratör, koleksiyoner Ekrem Hakkı Ayverdi” sergisi İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 14 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 334 0900

– “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Sergisi” Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde 14 Mart’a kadar görülebilir. (216) 280 5739

– İtalyan sanatçı Tommaso Pierozzi’nin “Mutlu Olacağız” adlı resim ve gravür sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Bohem’de görülebilir. (212) 999 44 60

– 40 fotoğrafçının 1600 portre fotoğrafından oluşan “Yüz Kumbarası” adlı fotoğraf sergisi 19 Mart’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde görülebilir. (0212) 393 8111

– “Sevgili Kedilerimiz” adlı karma sergi Ürün Sanat Galerisi’nde 19 Mart’a kadar izlenebilir. (0216) 363 1280

– Gürcü heykeltıraş Amiran Tevzadze’nin heykel sergisi Galeri Selvin 2’de 20 Mart’a kadar görülebilir. (212) 263 74 82

– Mustafa Pancar’ın “Yol Kenarı” adlı sergisi yarından itibaren Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde 21 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 230 1976

– Maide Bulak’ın “Kent ve Sessizlik” adlı sergisi Galeri ARK’ta 22 Mart’a kadar görülebilir. (216) 3694900

– Sadi Diren’in retrospektif sergisi D’Art Sanat Galerisi’nde 22 Mart’a kadar görülebilir.

– Ulus Özel Musevi Okulları öğrencilerinin “Yüzyıllık Düşler” adlı sergisi Beyoğlu’ndaki Hamursuz Fırını’nda 23 Mart’a kadar görülebilir.

– “Mavi Sular Karma Resim Sergisi” 14- 25 Mart tarihleri arasında Venüs Sanat Galerisi’nde izlenebilir. (216) 565 3572

– “Nevruz” adlı karma sergi Galeri Apel’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2927236

– Nermin Er sergisi Galeri Nev’de 28 Mart’a kadar görülebilir. (212) 2521525

– Mehwish Iqbal’ın “Subliminal Manzaralar” adlı sergisi 28 Mart’a kadar Kare Art Galeri’de görülebilir. (0212) 2197719

– Sema Talay’ın “Patlamalar” adlı kişisel resim sergisi Gergedan Sanat’ta 28 Mart’a kadar görülebilir. (0212) 292 0650

– Zeki Kıral’ın resim sergisi Galeri İdil’de 28 Mart’a kadar izlenebilir. (212) 283 23 83

– Bedri Baykam, Erden Cantürk, Philippe Deutsch, Koray Erkaya, Damien Guillaume, Tetsuro Higashi, Uwe Ommer, Arto Pazat ve Hugh Holland’ın eserlerinin yer aldığı “Çırılçıplak” adlı grup sergisi 29 Mart’a kadar Piramid Sanat’ta görülebilir. (212) 2973121

– İsa Çelik Resim Sergisi 29 Mart’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde görülebilir. (212) 249 01 50

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Kostantinos Kerestetzis’in resim sergisi 29 Mart’a kadar Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun İstiklal Caddesi’nde yer alan Sismanoglio Megaro binasında izlenebilir. (212) 244 9335

– Nilüfer Moayeri’nin “Doğu-Batı Koridorunda Kadın” adlı sergisi Pera Sanat Galerisi’nde 30 Mart’a kadar görülebilir. (212) 245 3008

– Ali Kazma’nın “Zamancı” adlı sergisi Galeri ARTER’de 5 Nisan’a kadar görülebilir. (0212) 2433767

– Nikolaj Bendix Skyum Larsen’in “End of Dreams” (Düşlerin Sonu) adlı sergisi SALT Galata’da 29 Mart’a kadar görülebilir. (212) 334 22 45

– Atilla Galip Pınar’ın “Öz // Essence” adlı 4. kişisel sergisi Galeri İlayda’da 12 Nisan’a kadar görülebilir. (212) 227 92 92

– “Taştaki Gizemli Yaşam” sergisi 10 Mart – 25 Nisan tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde görülebilir. (212) 240 80 23

– “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kadınlar” adlı sergi 22 Mayıs’a kadar Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde görülebilir.(212) 219 16 97

– Burhan Doğançay’ın “Picture The World” sergisi 7 Haziran’a kadar Doğançay Müzesi’nde görülebilir. (0212) 244 7770

– “Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz” adlı retrospektif sergi İstanbul Modern’de 28 Haziran’a kadar Süreli Sergiler Salonu’nda görülebilir. (0212) 334 7300

ANKARA

– Ayşe Mutlu – resim – 10 Mart’a dek – Galeri N’de. (0 312 436 36 64)

– Geçişler – resim – 13 Mart’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

– Anahita Şems – resim – 14 Mart’a dek – GaleriM Sanat Galerisi’nde. (0 312 235 50 06)

– Antonio Cosentino – resim – 14 Mart’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

– Özcan Kandemir – resim – 15 Mart’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

– Aslı Kutluay – resim – 19 Mart’a dek – Taurus Sanat Merkezi’nde. (0 533 443 54 54)

– Marek Brzozwski – resim – 20 Mart’a dek – Galeri Sanatyapım’da. (0 312 222

– Suna Özkalan – yağlıboya resim – 20 Mart’a dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)

– Peker Sanat Ödülleri Sergisi – resim – 21 Mart’a dek – Peker Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 30 03)

– Farago – resim – 26 Mart’a dek – Ankara HiltonSA’da. (0312 236 21 22)

– Senem Aker Ensari – seramik – 27 Mart’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

ADANA

– Adana Ressamlar Derneği’nin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlidiği, ‘Mart’ın Sekizi’ adlı resim sergisi Seyhan Belediyesi Sergi Salonu’nda sürüyor. Sergi 15 Mart tarihine dek izlerime açık tutulacak. (0322 4534445)

MERSİN

– MTSO Sanat Galerisi, ‘ve Kadın III – Karma Resim Heykel Sergisi’ne bu hafta da ev sahipliği yapıyor. Buğra Yararman, Hakan Kandır, Mehmet Mangtay, Meral Belici, Özcan Aydemir, Seda Şahbaz, Tuğba Küçükbahar ve Vehbi Mangtay’ın eserlerinin yer aldığı sergiyi sanatseverler 19 Mart tarihine kadar pazar günü hariç hafta içi 08.30-18.00, cumartesi ise 10.00-17.00 saatleri arasında gezebilecek. (0324 238 95 00 – 261)

– Günay Yavuzel, Ferahnaz Çalışkan, Leyla Çakmak’ın, Dünya Kadınlar Günü’nde, Özgecan Aslan anısına düzenledikleri sergi, Tarsus Mehmet Bal Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 13 Mart tarihine dek izlenebilecek. (0324 6162515)

GAZİANTEP

– Ressam Şefkat İşleğen’in, ‘Değiş/ imler’ temalı resim sergisi Sanko Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sanatçının linol baskı ve akrilik tekniği kullanarak ortaya çıkardığı ve mono print tarzında soyut çalışmalara da yer verdiği eserlerinin yer aldığı sergiyi sanatseverler 27 Mart tarihine dek her gün 10.00-22.00 saatleri arasında izleyebilecek. (0342 3666066)

MÜZİK

İSTANBUL

– Salon IKSV’de perşembe saat 21.30’da Tuluğ Tırpan Quartet feat Frederik Köster; cuma saat 22.00’de Kalben&No Land; cumartesi saat 22.30’da Yasemin Mori konserleri var. (212 334 08 41)

– Nardis Jazz Club’te bugün saat 21.30’da Salliel Bros, yarın saat 21.30’da Olgun Acar Band; çarşamba saat 21.30’da Yavuz Akyazıcı Trio; perşembe saat 21.30’da Flapper Swing; cuma saat 22.30’da Luis Gomez DesCarga; cumartesi saat 22.30’da Selenr Seytekin Project konserleri var. (0212 232 98 30)

– Akbank Sanat’ta perşembe saat 20.00’de Denis Kozhukhin (piyano) ile Vladislav Kozhukhin’den (piyano) oluşan Kozhukhin Kardeşler konseri var. (0212 252 35 00-01)

– Süreyya Operası’nda bugün Hande Özyürek (violin) ile Fedele Antonicelli (piyano) kanseri var. (0216 346 15 31)

– Ülker Sports Arena’da cumartesi saat 21.00’de Julio Iglesias konseri var. (0216 687 2100)

– Bostancı Gösteri Merkezi’nde cuma saat 21.00’de Ajda Pekkan; cumartesi saat 21.00’de Selçuk Balcı konseri var. (0216 362 1161)

– Volkswagen Arena’da cumartesi saat 21.00’de DJ Laidback Luke; pazar saat 18.30’da Unite The Mic Turnesi 2015 kapsamında Ailee, Jay Park ve San E konseri. (0212 377 67 00)

– TİM Show Center’da perşembe saat 21.00’de Fazıl Say konseri var. (0212 286 66 86)

– garajistanbul’da cuma saat 23.00’de Leman Sam; cumartesi saat 22.00’de Kord Vokal; pazar saat 21.00’de The Haunted konserleri var. (0212 244 4499)

– SSM the Seed’te perşembe saat 20.00’de Alman piyanist Joseph Moog’un resitali var. (0212 323 60 50)

– Caddebostan Kültür Merkezi’nde pazartesi saat 21.00’de Sunay Akın – Moğollar; çarşamba saat 20.30’da Fatih Erkoç – Kerem Görsev; perşembe saat 20.30’da “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im” konserleri var. (0216 296 3055)

– Jolly Joker İstanbul’da bugün 21.00’de Zuhal Olcay albüm tanıtım konseri; yarın saat 21.00’de Ahmet Toprak Eğrikaya; çarşamba saat 21.00’de Haluk Levent – Kurtalan Ekspres; perşembe saat 21.00’de Yüzyüzeyken Konuşuruz; cuma saat 22.00’de Levent Yüksel; cumartesi saat 22.00’de Mehmet Erdem konseri var. (0212 249 0749)

– Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde yarın saat 22.30’da Suzan Kardeş; çarşamba saat 22.30’da TNK; ardından saat 23.59’da Özge Fışkın; perşembe saat 22.30’da Niyazi Koyuncu ardından Pinhani – Yalnız Türküler; cuma saat 22.00’de Can Gox ardından Koray Candemir; cumartesi saat 22.00’de caz vokalisti Fredrika Stahl, ardından Soul Stuff konseri var. (0212 245 1048)

– Babylon’da bugün saat 19.00’de Social Inclusion Band; çarşamba saat 20.30’da Peyk; cuma saat 22.00’de Shantel; cumartesi saat 22.00’de Yelle; pazar saat 19.00’da Patricia Barber konserleri var. (0212 292 73 68)