Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: merkez

Sanat Haberleri

Ankara Engelsiz Filmler Festivali Sona Erdi

engelsiz-filmler-festivali21-26 Nisan 2015 tarihleri arasında üçüncü kez perdelerini açan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, sinemaseverlere sinema ile dolu bir hafta yaşattı.

Festival, 21 Nisan’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşen Açılış Töreni ile başladı. Festival programında yer alan Ben de (Yo, también) filminin ödüllü oyuncusu Pablo Pineda’nın özel konuğu olduğu tören, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sunuculuğunu Levent Kol’un, işaret dili çevirisinin Oya Tanyeri, sesli betimlemesinin ise Çiğdem Banu Yeşilırmak’ın yaptığı törende Festival programının tanıtılmasının ardından Öpücük (The Kiss) adlı kısa film, sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile seyredildi.

Festival gösterimlerine ve atölye çalışmalarına bu sene Çağdaş Sanatlar Merkezi ile Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu ev sahipliği yaptı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Halkbank ana sponsorluğunda, Açık Toplum Vakfı desteğiyle, AnadoluJet ulaşım sponsorluğunda gerçekleştirilen ve her yaştan sinemaseverin ilgiyle takip ettiği Ankara Engelsiz Filmler Festivali, beş gün boyunca süren gösterimlerin ardından seneye tekrar buluşmak üzere seyircilerine veda etti.

Film Gösterimleri ve Sinema Atölyelerinde Renkli Anlar

Göremeyen seyircilerin sesli betimleme, duyamayanların ise işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile takip ettiği Festival boyunca, ortopedik engellilerin erişimine uygun salonlar sayesinde ortopedik engeli olanlar da herhangi bir engele takılmadan filmleri takip etme şansı buldular. Engeli olmayan seyircilerin de salonları doldurduğu beş gün boyunca, tüm seyirciler “engelsiz sinema” deneyimini bir arada yaşadılar.

Festival sırasında gerçekleştirilen sinema atölyelerinde ise, işitme ve görme engeli olan sinemaseverler kendilerini ifade etmenin bir aracı olarak sinemanın olanaklarını keşfettiler.

İşitme engelli çocukların katıldığı Duyguları Canlandırma Atölyesi’nde canlandırma sanatçısı Işık Dikmen ve sanat terapisti Ezgi İçöz, katılımcılara canlandırma (animasyon) sinemasıyla ilgili temel bilgileri verdi. Atölye boyunca katılımcılar çeşitli malzemeler kullanarak kendi hikayelerini ve karakterlerini oluşturdular ve kısa stop-motion animasyon denemeleri yaptılar.

Görme engelli sinemaseverlerin katıldığı, British Council işbirliği ile düzenlenen Senaryo Atölyesi’nde ise sinema yazarı ve senarist Ceyda Aşar, katılımcılara temel senaryo bilgisi verdikten sonra sesli betimleme ile hazırlanmış filmlerden sahneler gösterdi. Atölye sonunda katılımcılar kendi deneyimlerinden yola çıkarak kısa senaryolar yazdı ve içlerinde gizlenmiş olan yaratıcı potansiyelleri keşfettiler.

Festival’de Söyleşiler de Engelsiz Gerçekleştirildi

Festival boyunca pek çok filmin yönetmen, oyuncu ve film ekipleri seyircilerin sorularını cevaplamak üzere Ankaralı seyircilerle bir araya geldi.

Bu sene ilk kez yurtdışından da konuğu bulunan Festival, Ben de (Yo, también) filminin oyuncusu Pablo Pineda, Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış filminin yapımcısı Yonca Ertürk, Nora filminin yönetmeni Martin Jabs, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku filminin senaristi Ceyda Aşar, Sivas filminin yönetmeni Kaan Müjdeci, oyuncuları Muttalip Müjdeci ile Ozan Çelik ve Ben O Değilim filminin oyuncusu Rıza Akın’ı seyircilerle buluşturdu.

Gösterimler sonrası işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştirilen söyleşilerde, seyirciler izledikleri filmler hakkında merak ettikleri soruları yönetmen ve film ekiplerine sorma fırsatı yakaladılar. Yönetmen ve film ekipleri ise filmlerini ilk kez sesli betimleme,işaret dili ve ayrıntılı altyazı uygulamaları ile izleyerek, bu deneyimin yaygınlaşması gerektiği konusunda fikir birliğine vardılar.

Gümüş İstiridye Ödüllü Oyuncu Pablo Pineda İlk kez Türkiye’de

Down Sendromlu insanların da aşık olabileceğini anlatan ‘Ben de’ (Yo, también) filminin oyuncusu Pablo Pineda Ankara Engelsiz Filmler Festivali kapsamında ilk kez Türkiye’ye geldi. Filmdeki rolü ile 57. San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen İspanyol oyuncu, Festival’in Açılış Töreni’ne katıldı ve ‘Ben de’ filminin gösterimi sonrasında seyircilerin sorularını cevapladı. Avrupa’da bir üniversiteden mezun olan ilk Down sendromlu kişi olan Pablo Pineda, hayat öyküsüyle ‘Ben de’ filmine ilham olmuştu.

Festival’de tüm gösterim ve etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirildi.

85 Engelsiz Film

Ankara Engelsiz Filmler Festivali ilk kez düzenlendiği 2013 yılından bu yana 85 adet uzun, kısa ve belgesel filmin sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı uygulamalarını Sesli Betimleme Derneği’nin işbirliği ile sinemaseverlere kazandırdı. Festival, önümüzdeki dönemde bu filmlerin farklı şehirlerdeki sinemaseverlere ulaşmasını sağlamak için çalışmalarına da başladı.

28 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/engelsiz-filmler-festivali.jpg 1267 1900 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-28 12:06:032015-04-28 12:07:01Ankara Engelsiz Filmler Festivali Sona Erdi
Sanat Haberleri

Hale Şakar Ürkmezgil Heykel Sergisi Ankara’da

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği yönetim kurulu başkanı Heykel Sanatçısı Hale Şakar Ürkmezgil Heykel Sergisi, Krişna Sanat Merkezi’nde izleyicisi ile buluşuyor. Sanatçının 21. Kişisel Sergisinde heykellerinin yanı sıra desenleride bulunacaktır.

4 Mayıs 2015, Pazartesi günü açılacak olan sergiye tüm Ankara’lı sanatçılar ve sanatseverler davetlidir.

Sergi 31 Mayıs 2015 tarihine kadar gezilebilecek…

heykel-sergisi

22 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/heykel-sergisi.jpg 1682 1900 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-22 15:44:582017-10-04 16:16:12Hale Şakar Ürkmezgil Heykel Sergisi Ankara’da
Sanat Haberleri

Roma Türk Film Festivali Başladı

roma-turk-film-festivaliBu yıl 4’üncüsü düzenlenen Roma Türk Film Festivali, Çağan Irmak’ın yönetmenliğini yaptığı “Unutursam Fısılda” filminin gösterimi ve ardından düzenlenen basın toplantısı ile başladı.

Onursal Başkanlığını Ferzan Özpetek’in yaptığı festivalde Hümeyra “Festival Onur Ödülü”ne layık görüldü. Sanatçı ödülünü bu akşam Roma’nın en eski sinema merkezlerinden biri olan Barberini sinemalarında gerçekleştirilecek olan gala gecesinde alacak.

Hümeyra, basın toplantısında yaptığı konuşmada gençliğinde İtalyan filmleri ve şarkıcılarına bakarak bir gün onlar gibi olmayı hayal ettiğini dile getirerek, “Roma benim için çok anlamlı bir şehir, Antonioni’nin, Fellini’nin şehri. Onlar benim akrabalarım, ailem” şeklinde konuştu.

Festivalin açılış filmi “Unutursam Fısılda”nın yönetmeni Çağan Irmak ise, Türk seyircisine en yakın tepkileri Yunan ve İtalyan seyircilerin verdiğini belirtti ve filmi hakkında, “Bu 10 önce yazmaya başladığım bir filmdi. Her zaman müzikal ya da müzikle ilgili bir film yapmak istemiştim. Hatta itiraf etmeliyim ki müziği sinemadan daha çok seviyorum” yorumunda bulundu. Irmak, gelen bir soru üzerine ise Türk sinemasının son durumunu “Türkiye’de ya kişisel filmler ya da gişe filmleri çekiliyor. Bu açıdan tek kaygım ana akım film çekilmesi konusunda eksiklik olması. Ferzan Özpetek bu alanda çok başarılı işler yapıyor” dedi.

Türkiye Roma Büyükelçisi Aydın Sezgin ise, 4’üncüsü düzenlenen Roma Türk Film Festivali’nin gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve “Türk sinemasının geldiği yer ile iftihar ediyorum. Festival de Ferzan Özpetek sayesinde kurumsal bir hale geldi. Festivali gelecek yıllarda diğer İtalyan şehirlere de taşımayı umuyoruz. İki toplumdan seyircilerin sinema salonlarında bir araya gelmesi iki toplum arasındaki dostuğun pekiştirilmesi açısından da çok önemli” ifadesinde bulundu.

Festival Onursal Başkanı Ferzan Özpetek ise, Türk filmlerinin ulaştığı gişe rakamlarının İtalyan sinemacıların hayallerini süslediğini belirtti. Özpetek “Türkiye’de yabancı filmler altyazı ile gösteriliyor, İtalya’da ise dublajlı. Türkiye’de kimseye dublajlı bir yabancı film izletemezsiniz. Bu durumun da Türk filmlerine talebi arttırdığını düşünüyorum. Türk filmleri gişede 6-7 milyona ulaşabiliyor” dedi.

Festival Başkanı Serap Engin de festivale her yıl ilginin arttığının altını çizerek, “İlk sene daha küçük salonlarda gösterim yapıyorduk. Seyircilerin salona sığmaması bizi hem sevindiriyordu hem de bir yandan üzüyordu. İkinci seneden itibaren daha büyük salonlara geçtik” ifadesini kullandı.

Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Roma Türk Filmleri Festivali Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun katkıları, Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nin desteği ve SRP İstanbul’un organizasyonuyla gerçekleşiyor.

Kaynak: Oku.net

16 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/roma-turk-film-festivali.jpg 679 485 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-16 17:49:272015-04-16 17:49:27Roma Türk Film Festivali Başladı
Sanat Haberleri

İstanbul Arel Üniversitesi Akademisyenlerinden Karma Sergi

arel-uniArel Üniversitesi akademisyenleri, Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi İbrahim Çallı Salonu’nda 24 Nisan – 06 Mayıs 2015 tarihleri arasında Arel’li akademisyenler başlığı altında bir karma sergi düzenliyor.

İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı öncülüğünde, Güzel Sanatlar Fakültesi (Grafik Tasarımı ve Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü) ve Meslek Yüksekokulu (Grafik Tasarımı ve Moda Tasarımı Programı) tam zamanlı öğretim elemanlarının ürettikleri eserleri ortak bir başlıkta bir araya getiren sergi, karşılıklı fikir ve sanat paylaşımını sağlamasını amaçlamasının yanı sıra; İstanbul Arel Üniversitesi ve Büyükçekmece Belediyesi arasında kurulmuş olan kültürel ve sanatsal ilişkileri güçlendirerek,  gelecekte Üniversite / Belediye işbirliğinde gerçekleştirilecek daha büyük projeler için bir adım oluşturmak niyetindeler.

Öğretim elemanlarının kişisel görsel dil ve tasarım anlayışları doğrultusunda oluşturdukları eserlerini izleyici ile buluşturacak olan sergi,   Sema Abakay, Candan Akpınar, Cihat Aral, Duygu Atalay, Murat Atukeren, M. Taragay Ayçe, Nesrin ÇEtiner, Evrim Demir, Pınar Eren, Selahattin Ganiz, Ahmet Öner Gezgin, Ahmet Süreyya Koçtürk, Bahattin Odabaşı, Erol Özden, F. Gülnur Özer, Mehmet Özet, Elif Sabancı, Ayten Sürür, Ecehan Toprak, Nilüfer Yeşilyurt, Vural Yıldırım, Simge Yücel’in katılımlarıyla gerçekleşecektir.

Sergi Tarih Aralığı: 24 Nisan- 06 Mayıs 2015

Açılış ve Kokteyl: 24 Nisan 2015, Cuma, Saat 18:00

Sergi Yeri: Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi İbrahim Çallı Salonu,
Büyükçekmece – İstanbul

NOT: Sergi, Pazar günleri dışında 09:00-17:00 saatleri arasında gezilebilir.

Kaynak: Medya

15 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/arel-uni.jpg 414 818 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-15 10:55:362015-04-15 10:55:36İstanbul Arel Üniversitesi Akademisyenlerinden Karma Sergi
Sanat Haberleri

Dokunuş sergisi Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’de

ressamZeytinburnu Belediyesi çağdaş sanatın önemli temsilcilerini gündeme getirdiği sergilerine bu kez uluslar arası bir sergi ekliyor.

Belediye; 16 Nisan Perşembe günü açılışını yapacağı Makedonyalı Ressam Fehim HUSKOVIC´ “dokunuş” sergisini İstanbullu sanatseverlerle buluşturuyor.

Zeytinburnu Belediyesi Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi yıllardır ülkemizin önemli sanatçılarının eserlerine ev sahipliği yapıyor. Plastik sanatlar alanında önemli projelerin hayata geçirildiği merkezde, İstanbullular için gerçekleştirilen sergileri Nisan ayında bir adım öteye taşınıyor. Üsküp Güzel Sanatlar Fakültesi Profesörü Fehim Huskovic´’in dünyayı etkileyen eserlerinden hazırlanan özel seçki “dokunuş” sergisi, 16 Nisan-12 Mayıs tarihleri arasında İstanbullularla buluşacak

14 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/ressam.jpg 343 650 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-14 18:29:002015-04-14 18:29:00Dokunuş sergisi Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’de
Sanat Haberleri

İnanç uğruna insanlık mirası 10 Kültürel değerin yok edilişi!

Irak ve Suriye’de ardı arkası kesilmeyen terör eylemlerinde  bulunan IŞİD,  geçtiğimiz yaz ayından bu yana birçok arkeolojik bölgeyi
de ortadan kaldırdı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi  açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede devam eden yıkımın ne
yazık ki önüne geçilemiyor.

IŞİD Şubat ayı sonunda, militanların kazma ve balyozlarla binlerce  eseri parçaladığı, Musul Müzesi’ni yerle bir ettiği videoyu
yayınlamıştı. Bunun dışında IŞİD, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan  Roma dönemi metropollerinden Hatra kentini de yıkıma uğratmıştı. IŞİD, ayrıca para kazandıran bir girişim olarak tarihi eser yağmacılığını da teşvik ediyor.

Peki neden yıkımın önüne geçilemiyor? Bölgeden yıkıma ilişkin olarak, arkeologlara raporlar gelse de kapsamlı olarak bir hasar tespiti
yapılabilmiş değil. Musul Müzesi’nden video görüntüsünün dışında hasara ilişkin pek fazla bir bilgi yok. Keza Hatra ve Nimrud metropolleri için de durum bu şekilde. Alman Arkeoloji Enstitüsü Irak saha ofisi direktörü Margarete van Ess de, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgi eksikliğini dile getirmişti.

İşte IŞİD’in, 2014’ün temmuz ayından bu yana Irak ve Suriye’de yıkıma uğrattığı tarihi alanlar;

1-HATRA

1 HATRA

 

1985 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınan bu kent, M.Ö.300  yılında kurulmuş. Kent, Roma İmparatorluğu’nun hakimiyet alanı dışındaki bağımsız krallığın başkentiydi. Hatra’da, Yunan ve Roma’dan etkilenilmiş ve Doğu ile harmanlanmış bir mimari yapı göze çarpıyor. Bu özellik bölgenin İpek Yolu ticaretinde kullanılan bir merkez olduğunu gösteriyor. Kentin, geçtiğimiz yaz aylarında IŞİD tarafından ele  geçirilip cephanelik ve eğitim kampı olarak kullanıldığı söyleniyor. Hatra , Şubat ayının sonlarında buldozerle tahrip edildiği biliniyor.

2- NİNOVA
ninova
Asur, M.Ö.900-600 yılları arasında oldukça yayılmacı bir politika izleyen, Ortadoğu’nun büyük bölümüne yayılan ve antik dönemde imparatorluk olabilme özelliğini tam olarak taşıyabilecek tek devletti. Krallar ülkeyi Kuzey Irak’ta bulunan bir dizi başkentten yürüttü. Ninova da bu başkentlerden birisiydi. Şehir M.Ö.700 yıllarında Sinahheriba döneminde altın çağını yaşadı. Günümüzdeki modern Musul kentinin bir bölümü, bu kalıntıların üzerine kurulmuş.IŞİD bölge de hakimiyeti ele
geçirince Ninova da tehlike altına girdi ve yıkım başladı. Bu kent, ayrıca Musul Müzesi’nde sergilenen birçok eserin kaynağı konumunda.

3- Musul Müzesi ve Kütüphaneler
musul müzesi
IŞİD’in şehri kontrol altına aldığından beri birçok el yazması eseri  ortadan kaldırdığı haberlerde yer bulmuştu. Musul Üniversitesi
kütüphanesi Aralık ayında yakılmıştı. Bunların içinde belki de en önemli yıkım Şubat ayında gerçekleşti. IŞİD, Musul’un simgelerinden olan 1921 yılında inşa edilmiş merkez halk kütüphanesini patlayıcılarla yerle bir etmişti. El yazması birçok eserin yanı sıra Arap bilim insanlarının kullandığı birçok araç gereç de yok olmuştu. Kütüphaneden sonra yıkım sırası Musul Müzesi’ne geldi. Video, oldukça geniş yankı bulmuştu. Militanların, ellerinde çekiçlerle birçok heykel ve tarihi eseri yok ettiği, görüntülerde yer alıyordu. Müze, Bağdat’taki Irak Müzesi’nin ardından ülkenin en büyük ikinci müzesi olma özelliğini taşıyordu. Yıkımdan sonra, yetkililer tarafından yayınlanan demece göre, müzedeki eserlerin çoğunun kopya olduğu, orijinallerinin Irak Müzesi’nde
sergilendiği belirtilmişti.

4- ASUR KENTİ NİMRUD
Asur-kenti-Nimrud
Şehir 3200 yılında kuruldu ve Asur medeniyetine başkentlik yaptı. Kazı  çalışmaları bölgede 1840 yılında İngiliz arkeologlar tarafından başlatıldı. Kazılardan çıkarılan birçok heykel ve antik parça, New York’taki Metropolitan Museum of Art, İngiltere’deki British Museum olmak üzere birçok ülkeye gönderildi. Orijinal parçaların çoğu ise Irak’ta kaldı.

Arkeolojik alan, toprak bir duvarla 3.6 kilometrekarelik bir bölgeyi kapsıyor. Tamamı yeryüzüne çıkarılamayan ve geriye kalan kısımların, yeraltında korunaklı olduğu umulan kente, IŞİD’in tam olarak verdiği zararın boyutu belirlenebilmiş değil.

5- HORSABAD ANTİK KENTİ
HORSABAD
Horsabad kenti, Musul’a birkaç km uzaklıkta bulunuyor.Bu kent de bir  dönem Asur medeniyetine başkentlik yapmış.Kent Asur Kralı Sargon tarafından M.Ö.717-716 yılları arasında yapılmış ve kabartmalar, heykeller çok iyi korunmuş.Asur, kraliyet törenlerini ve zaferlerini anlatan resimler görmek de mümkün. Kabartma ve heykellerin çoğu 1800’lerin ortasında Fransız kazı çalışmaları sırasında Chicago’daki Şark Enstitüsü ekipleri tarafından taşındı.Bazı parçalar da Irak ve Louvre Müzesi’nde bulunuyor.IŞİD’in tarihi kentin tam olarak hangi kısmına zarar verdiği şu an için meçhul. Elde veri olarak sadece, yöre sakinlerinden ve Irak Tarihi Eserler Bakanlığı’ndan gelen bilgiler mevcut.

6- Hz. YUNUS TÜRBESİ
YUNUS TÜRBESİ
Yunus Peygamber Camii hem İncil hem Kur’an’da adı geçen Hz.Yunus adına yapılmış bir camii. İslam’ın oldukça katı yorumunu benimseyen ve Hz. Yunus gibi peygamberlere saygı duymayı günah kabul eden IŞİD, 24 Temmuz’da camiyi boşaltarak patlayıcılarla yerle bir etti. Asur kenti Ninova’yı oluşturan, iki dağdan birinin üzerine yapılmış bir Hristiyan kilisesinin tepesine kurulu olan cami, Irak tarihi açısından oldukça önem taşıyordu.

7- İmam Dur Türbesi
İMAM DUR TÜRBESİ
Samarra kenti yakınlarındaki İmam Dur Türbesi, Ortaçağ İslam mimarisi ve
dekorasyonunun muhteşem bir örneğiydi. Geçtiğimiz Ekim ayında havaya
uçuruldu.

8- APAMEA
apamea
Kent, Roma devrinin zengin ticaret merkeziydi. Bölge aslında IŞİD’ten önce, Suriye iç savaşı sırasında yağmalanmaya başladı. Uydu görüntüleri tarihi alanlarda açılmış çukurların olduğunu gösteriyor. Apamea’da bulunan ve daha önce varlığından haberdar olunmayan Roma dönemine ait mozaiklerin satılmak üzere söküldüğü ve IŞİD’in, satılan parçalardan on milyonlarca dolar elde ettiği söyleniyor.

9- DURA – EUROPOS KENTİ
OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Kent Fırat Nehri’nde bir Yunan yerleşimi olan bu kent sonraki yıllarda Roma İmparatorluğu’na bağlı bir karakol olarak kullanılmış. Europos, farklı mimarisiyle, dünyanın en eski Hristiyan kilisesine, çok sayıda tapınağa ve bir sinagoga ev sahipliği yapıyor. Yağmacıların verdiği zararın boyutunu, kentteki kerpiç duvarların içindeki, oyulmuş halde bulunan arazinin uydu görüntüleri ortaya koyuyor.
10- MARİ KENTİ
MARİ KENTİ
Yaklaşık olarak, MÖ. 5000 yılında kurulan kent, MÖ. 3000-1600 yılları arasında, Tunç Çağı’nda, gelişmeye başladı. Bir Sümer ve Amori kenti
olan bölgede, arkeologlar tapınak, saray ve bölgedeki halkların ilk dönemlerine ışık tutacak, kil tabletlere yazılmış arşivler keşfetti. Mari’nin kaderi de diğer yerlere benziyor. Elde edilen uydu görüntüleri ve yerel halkın verdiği bilgilere göre kent, özellikle kraliyet sarayı,
sistemli bir şekilde yağmalanıyor.
Kaynak : onedio.com
12 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/musul-müzesi.jpg 576 1023 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-12 11:37:332015-04-12 11:37:33İnanç uğruna insanlık mirası 10 Kültürel değerin yok edilişi!
Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 7 Nisan

7 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 97. (artık yıllarda 98.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 268 gün vardır.

tarihte-bugun-ne-oldu

Olaylar

  • 451 – Hun İmparatoru Attila, Kuzey Fransa’daki Metz şehrini ele geçirdi. Germen müttefikleriyle birleşerekReims, Mainz, Strasbourg, Köln, Worms ve Trier kentleri yağmalandı.
  • 1521 – Ferdinand Magellan, Cebu adasına ulaştı.
  • 1712 – New York’ta köleler isyan başlattı.
  • 1789 – Sultan I. Abdülhamid vefat etti, III. Selim tahta çıktı.
  • 1795 – Fransa’da metre, uzunluk ölçüsü birimi olarak kabul edildi.
  • 1827 – İngiliz kimyager John Walker’ın buluşu olan kibrit, İngiltere’de piyasaya sürüldü.
  • 1906 – Vezüv Yanardağı lav püskürttü, Napoli şehri harabeye döndü.
  • 1939 – II. Dünya Savaşı: İtalya, Arnavutluk’u işgal etti.
  • 1943 – Batı Ukrayna’nın Terebovlia kentinde Naziler, 1.100 Yahudiyi öldürüp toplu mezara gömdüler.
  • 1945 – Kantaro Suzuki, Japonya’nın 42. başbakanı oldu.
  • 1946 – Suriye, Fransa’dan bağımsızlığını kazandı.
  • 1948 – Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak kuruldu.
  • 1963 – Yugoslavya’da sosyalist cumhuriyet ilan edildi.
  • 1969 – İnternet’in sembolik doğum günü.
  • 1971 – ABD Başkanı Nixon, Vietnam’daki ABD birliklerinin geri çekilme hızını arttıracağını açıkladı.
  • 1978 – Muğla’nın Yatağan ilçesinde termik santral temeli atıldı.
  • 1978 – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Server Tanilli silahlı saldırı sonucu felç oldu.
  • 1978 – ABD Başkanı Jimmy Carter, Nötron bombasının geliştirilme çalışmalarının durdurulmasına karar verdi.
  • 1987 – Altı yıl süren Milliyetçi Hareket Partisi davası bitti. Genel Başkan Alparslan Türkeş, 11 yıl 10 ay hapse mahkûm oldu.
  • 1994 – Almanya, sivil halka karşı kullanıldığı iddiasıyla Türkiye’ye silah ambargosu koydu.
  • 1995 – Ankara Devlet Tiyatrosu Mahir Canova Sahnesi açıldı.
  • 1999 – Hacıları almak için Cidde’ye gitmek üzere Adana’dan havalanan THY’ye ait Trakya uçağı, kalkışından kısa süre sonra düştü. Yolcusu bulunmayan uçağın altı kişilik mürettebatı öldü.
  • 2003 – Bağdat, tümüyle ABD birliklerinin kontrolüne geçti.
  • 2007 – Yıldız Geçidi SG-1 dizisi Türkiye’de TRT 1 tarafından Türkçe seslendirmeli olarak yayınlanmaya başladı.
  • 2011 – 11 Mart’ta tarihinin en büyük depremini yaşayan Japonya’da 7.1 büyüklüğünde şiddetli deprem meydana geldi. Depremin merkez üssünün ise Miyagi bölgesinin 40 kilometre açığında denizin altında olduğu ifade edildi.

Doğumlar  

  • 1770 – William Wordsworth, İngiliz şair (ö. 1850)
  • 1811 – Hoca Tahsin Efendi, Osmanlı bilim adamı ve düşünür (ö. 1881)
  • 1860 – Will Keith Kellogg, ABD’li mısır gevreği üreticisi (ö. 1951)
  • 1882 – Kurt von Schleicher, Alman subayı, Weimar Cumhuriyeti’nin son şansölyesi (ö. 1934)
  • 1883 – Gino Severini, İtalyan ressam (ö. 1966)
  • 1915 – Billie Holiday, ABD’li şarkıcı (ö. 1959)
  • 1920 – Ravi Shankar, Hintli müzisyen, sitar ustası ve besteci
  • 1921 – Feza Gürsey, Türk fizikçi (ö. 1992)
  • 1928 – James Garner, ABD’li sinema sanatçısı
  • 1928 – Alan J. Pakula, ABD’li film yönetmeni (ö. 1998)
  • 1933 – Sakıp Sabancı, ünlü Türk işadamı (ö. 2004)
  • 1933 – Seyyid Hüseyin Nasr, İranlı yazar, akademisyen ve İslam düşünürü
  • 1939 – Francis Ford Coppola, ABD’li sinema yönetmeni
  • 1944 – Gerhard Schröder, eski Almanya başbakanı
  • 1953 – Fatih Erkoç, Türk müzisyen
  • 1954 – Jackie Chan, Hong Konglu oyuncu
  • 1964 – Russell Crowe, Yeni Zelandalı sinema oyuncusu
  • 1967 – Bodo Illgner, eski Alman futbolcu
  • 1978 – Duncan James, İngiliz şarkıcı
  • 1980 – Randy Orton, Hollandalı voleybolcu.
  • 1982 – Agata Mróz-Olszewska, Polonyalı voleybolcu (ö. 2008)
  • 1983 – Franck Ribéry, Fransız futbolcu                                                                                                                                                                                Ölümler  
    • 30 – İsa Peygamberin çarmıha gerilerek öldürüldüğüne inanılan gün
    • 1614 – El Greco, Yunan asıllı İspanyol ressam (d. 1541)
    • 1761 – Thomas Bayes, İngiliz matematikçi (d. 1701)
    • 1789 – I. Abdülhamid, Osmanlı padişahı (d. 1725)
    • 1861 – Elisha Otis, ABD’li asansör imalatçısı (d. 1811)
    • 1891 – P. T. Barnum, ABD’li sirk menajeri, şovmen (d. 1810)
    • 1947 – Henry Ford, ABD’li otomobil üreticisi ve sanayicisi (d. 1863)
    • 1950 – Walter Huston, (John Huston’ın babası) Kanada doğumlu ABD’li aktör (d. 1884)
    • 1955 – Theda Bara (Theodosia Goobman), ABD’li tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1885)
    • 1980 – Mehmet Karaca, (Cem Karaca’nın babası) Türk tiyatro oyuncusu (d. 1900)
    • 1981 – Norman Taurog, ABD’li film yönetmeni ve senarist (d. 1899)
    • 1984 – Othmar Pferschy, Avusturyalı fotoğrafçı
    • 1991 – Memduh Ünlütürk, emekli Tümgeneral
    • 2005 – Melih Kibar, Türk müzisyen (d. 1951)
    • 2008 – Perihan Altındağ Sözeri Klasik Türk Müziği yorumcusu (d. 1925)
    • Tatiller ve Özel Günler
      • Dünya Sağlık Günü – Dünya Sağlık Örgütü’ne üye 191 ülkede 1948’den beri her yıl kutlanmaktadır.
      • Kadınlar Günü – Mozambik
      • Kimyagerler Günü Ve Kimyagerler Haftası
07 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/tarihte-bugun-ne-oldu2.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-07 15:04:462015-04-07 15:04:46Tarihte Bugün Ne Oldu 7 Nisan
Sanat Haberleri

Biraz da Felsefe: Etik. Etik Nedir | İonna Kuçuradi

Yine bir makale bu kez biraz felsefe olsun dedik hem günümüzde pekte revaçta olmayan bir söz hakkında “ETİK”. Elbette yazıdan sonra ünlü filozof İoanna Kuçuradi’nin kim olduğunu okuyabilirsiniz.

etik ve karar

Etik; insanın bütün hareket ve faaliyetlerinin temelini yani onun konuşmalarında, birşeyi savunmasında veya reddetmesinde, beğenmesinde veya beğenmemesinde, saygı duyup duymamasındaki temeli inceler. (T.Mengüşoğlu)

 

Varlık prensiplerini bağımsız olarak ele alan ve bu alanı belirleyen, varlık karakterini inceleyen bilme etkinliğine ‘etik’ denir.

Etik, eylemlerimizin temelinde ne var ise onu betimler. Etik, ‘nasıl davranmalıyım, hangi ilkelere göre hareket etmeliyim?’ sorunuyla ilgilenmez. Bu etiğin, metafiziğini (ahlak metafiziği) yapmaktır.

Antropolojik etik; olan bitene bakılarak yapılan etiktir.

Normatif / deontolojik etik; bütün insanlar için geçerli evrensel kurallar koymak. Olmayan bir şeye bakılarak yapılan metafizik bir etik. Kişinin kendi değer yargılarıyla herkes için geçerli evrensel moraller koymaya çalışması. (Moralin değil, kuralların felsefesi yapılır.)

Etik; ahlaksal olanın özü ve temelini inceleyen bilgi dalı.

Metafizik etik; iyiyi ya da ne yapmamız gerektiğini araştıran disiplin.

Bedia Akarsu’ya göre Kant’a kadar olan etik, ‘eudomonist’ (mutlulukçu) etiktir.

KYRENE OKULU – ARİSTİPPOS :

Sadece haz koşulsuz iyidir. İnsanın tüm ereği hazdır. Hazzı sağlayan iyidir. Yaşanan andaki haz önemli. Yaşadığı andan haz alan kişi bilgedir. İyi, olabildiğince şiddetli olan hazdır. Acıdan kaçmalı. Bilge kişi hiçbir eğlenceyi kaçırmaz. Yaptıklarının da bilincindedir. (Hayata karşı bir ‘yaşama ilkesi’ sunuyor)

KYNİKLER – ANTİSTENES :

Mutluluk nedir? Ya da yaşamın ereği olan mutluluğa nasıl erişilir?

Ahlaksal amaçlara hizmet etmeyen her bilgi boştur. Mutlu olmak için, erdem dışında her şeyi hor görmeli. Hazzın kölesi olmamak için hazdan kaçmalı.

Kimseden korkmayan, kaygılanmayan acı duymadan katlanabilen alın yazısına karşı çıkıyor. Erdemden başka iyi, erdemsizlikten başka kötü yoktur. Doğaya uygun yaşama, gereksinme duymadan ya da en basit ihtiyaçlarla yaşamak. (Bu da hayata karşı ‘yaşama ilkesi’ sunuyor)

STOA OKULU :

Hazcılık ortadan kalkıyor. Haz, gerçek mutluluğu vermez. Gerçek mutluluk, duygulara hakim olmaktır.

M.A.AERELİUS:

Evren tek bir varlığa, tek bir ruha ve öze sahiptir. O halde doğaya uygun yaşamalı. Aklınla hareket edersen dış dünyaya uyarsın. Yaşama olanağı olan yerde, iyi yaşama olanağı da vardır. Yaşamına her zaman düzenli bir akış verebilirsin. Seni küçük düşürenleri, kötülük edenleri bile sev. Öfkelenme her şey evrensel doğaya uygundur. Hiçbir insanın başına insani olmayan birşey gelmez. Hasta olabilir ama tehlikede olmayabilir, kuruntulara kapılma.

EPİKTETOS :

Tanrıya inanır, ona göre hayat bir şölendir. Buna göre hareket edersen tanrıların sofrasına bile davet edilirsin. Arzularına kendini kaptırma. Ona göre stoisyen hastayken, tehlikedeyken, ölüm anındayken de mutludur. Tanrı böyle uygun görmüş, o halde böyle mutlu olmaya bak.

EPİKÜROS :

‘Biz varken ölüm yok, ölüm varken de biz yokuz öyleyse ölümden niye korkmalı’.

Haz, doğuştan bizimle gelen en büyük iyiliktir. Her haz iyidir ama erişilmeye değmez. Bize düşen iyi ve kötüyü hakkıyla ayırmaktır. Haz hayatın en üstün amacıdır.

‘Bizim için haz, beden alanında hiçbir acı çekmemek, ruh alanında da hiçbir huzursuzluk duymamaktır. Ciddi bir huzursuzluğa uğramazsan mutlu olursun’.

DEMOKRİTOS :

Akılla duyguları yenmek, hakim olmak. Özgür olmak da budur. Elden geldiğince acıdan uzak haz içinde yaşamak. İnsanı mutlu yapan akıldır. Akıl sayesinde duygulara hakim olur. Böylece de haz ve acı aklın kontrolü altına girer.

SOFİSTLER :

Eylemlerde de her şeyin ölçüsü olarak insanı alıyorlar. Buna göre iyi öbürüne göre kötü olabilir. Değerler görelidir diyorlar. Amaçları, yararlı yuttaş yetiştirmek.

HERAKLEİTOS :

Logosu tanıyıp bilen kişi, kendi eylemine de ölçü olarak alacaktır. Bütünün düzenine bağlanmakla en üstün yaşama erişecektir. İnsanın amacı; akıl yasasıyla en yüksek mutluluğa ulaşmaktır.

SOKRATES :

‘Doğru yaşantı hangisidir?’ diye soruyor. Ona göre erdem; bilgidir. Bu bilgi, iyidir. Bu bilginin içeriğini bilen iyi, erdemli insandır. Çünkü o, yapılması gerekeni yapılmaması gerekenden ayırt edebilir. Doğru eylem, doğru bilginin sonucudur. Yanlış eylem ise bilgisizliğin. İnsan kendisiyle uyum içinde olursa mutlu olur.

Bilgili olmak (bilge kişi)  Erdemli olmak  Mutlu olmak

PLATON:

etik ve yalan

Ona göre insan ruhunun üç yanı vardır :

1-Arzulayan yan,
2-İsteyen / irade yanı, erdemi; ‘yiğtlik’, sınıfı; ‘koruyucular’.
3-Akıl / bilen yanı, erdemi; ‘bilgelik’, sınıfı; ‘yöneticiler’.

Adalet; tüm erdemlerin düzenleyicisi. Ruhun her bölümünün kendine uygun ödevi yerine getirmesi. Erdemlerin en yükseği, bütün erdemleri içinde topluyor. Bu erdemi gerçekleştiren insan, en yetkin insan.

Bilgelik; aklın erdemi, doğruyu yanlıştan ayırt etme.

Yiğitlik; korkulacak ve korkulmayacak olandan, haz ve acıdan ortaya çıkıyor.

Ölçülülük; kendine egemen olma.

Tek tek kişiler için de devlet için de bu erdemler sözkonusu. Devletin amacı da mutluluğu sağlamak. Bunun için de adil olup, görevini yerine getirmesi gerekiyor.

ARİSTOTELES :

Etiği üçe ayırıyor:

1-Teoretik; kendi kendisi için araştırıyorlar.
2-Pratik; davranışlarımıza kurallar koymak için uğraşıyorlar.
3-Poetik; yararlı ya da güzel, iyi şeyleri yaratmak için araştıran bilim. En yüce pratik bilim. Toplumsal bir bilim. Etik, poetikanın içinde, onun bir bölümü. Poetika, ne yapmamız gerekeni öğretiyor. Etik, karakter incelemesi yapıyor; karakter bilimi.

Ona göre insan ruhu iki kısım:

1-Logossuz yan:

a)Bitkisel yan
b)Arzulayan yan (epithemition)

2-Logoslu yan ;(Dionetik düşünce  erdemleri) hakikatle ilgili.

a)İsteme (pratik yan); başka türlü olabilecek olanları bilmemizi sağlayan yan.          Zorunlu olmayanların hakikati.
Pronesis (mezotesi sağlayan); belirli durumda ne yapılması gerekeni buyuruyor.
Synesis (bunlar etik erdemler)
b)Teorik yan; başka türlü olamayacak olanları bilmemizi sağlayan. Zorunlu olanların hakikati. Bunun da iki niteliği:

Sophia

Episteme

Aristoteles’e göre, mutlak iyi yok. Her eylemde başka bir iyi olabilir. Bunun yanında varlık basamağının da en yüksek iyisi var. En yüksek iyinin mutluluk da olduğunu söylüyor.

Mutluluk; ruhun tam erdeme göre etkinliği.

Erdem ise ruhun akla göre etkinliği.

Aristoteles, erdemleri; etik erdemler ve dionetik erdemler diye ikiye ayırıyor.

Etik erdemler;  adalet, cesaret, ölçülülük, şan-şeref sevgisi, cömertlik, ağırbaşlılık…

Bu erdemler; arzulayan yanla, başka türlü olabilecekleri bilmemizi sağlayan yanın ilişkisinde ortaya çıkıyor. Bunlar, orta olan/ mezotestir. Bizde orta olmayı sağlayan bir yeti var; prhonesis.

Etik erdemler, istemenin değil, arzulamanın özellikleridir. İsteme amaçlarla ilgilidir ve bilgisel bir tarafı da vardır. Arzulayan yanın, bilgisel bir tarafı yok, amaç da olmayabilir. Ona göre bu erdemler, alışkanlıklar sonucu yapıla yapıla erdem oluyor. Pronesis yoksa, ortayı da bulamıyoruz.

Dionetik (düşünce) erdemleri; logoslu yanın bütününün özellikleri. Pronesis, sinesis, sophia, episteme birer dionetik düşünce erdemleridir.

Mutluluğun olması için, erdemin olması lazım ama sadece erdem değil başka şeylerin de olması lazım.

Aristoteles, kural koymuyor, olan bitene bakarak ontolojik açıklama yapıyor.

DESCARTES :

İyiye yönelmiş akıllıca bir isteme ile duygulanımları yenmek. Çünkü, duygularımızla değil irademizle hareket ettiğimizde mutlu oluruz. İnsanı mutluluğa götüren, erdemdir.

Mutluluğa varmanın üç yolu:

1-Hakikati açık olarak bilme.
2-Hakikati iyice istemek.
3-Elimizde olmayan şeylerle ilgili bütün isteklerden vazgeçmek.

Bilgiyi eylemlerimize klavuz yaptığımız vakit, mutlu oluruz. Kötü iradenin, duygulara körü körüne bağlanması insanı mutsuz yapar. İnsan, iradesini açık seçik hakikatlere bağlarsa erdemli ve dolayısıyla mutlu olur.

SPİNOZA :

Kendimizi koruma duygusu iyi, bunun dışındakiler kötüdür. İyi, insanın elde etmek istediği neyse odur. Kötü, insanın kaçındığı, yaklaşmak istemediği.

İyinin özelliği; haz vermek, kötünün ki ise, acı vermektir.

Erdemli olma, iyiden de üstün olma, güçlü, etkin olma. Erdemli olmayı sağlayan, ruhun etkin olması. Ruh, tam açık seçik düşünebiliyorsa etkindir. Hiçbir itilimlerin, arzuların etkisi altında kalmadığı için ruh etkin.

Özgürlük de açık seçik düşünebilmeye bağlı.

Spinoza bu doktrini, hayatın yönetilmesine yardımcı olsun diye koyuyor.

Etik kişi, doğru eylemde bulunan  kişidir.

Buna göre Spinoza bizim:

1-Tanrının iradesiyle hareket ettiğimizi,
2-Mutluluğumuzun neden ibaret olduğunu,
3-Erdemle tanrıya bağlılık. Tanrıya bağlanan hakiki hazza erer,
4-Şu ya da bu tercihi aynı zihniyetle beklemeyi, katlanmayı,
5-Bu doktrin kimseden nefret etmemeyi, hor görmemeyi, alay etmemeyi, hasetle bakmamayı öğrettiğinden sosyal hayata da yararlı oluyor. Aynı zamanda o bize her şeyden memnun olmayı, komşumuza yardım etmeyi, yanlış inançla davranmamayı öğretiyor.

Tutkular, sınırlı olduğu için kötü, düşünce ise tanrının bir uzantısı olduğu (sınırsız) için iyidir. Bu nedenle düşünerek hareket etmeli.

‘İyilik, bize faydalı olduğunu kesinlikle bildiğim bir şey. Kötülük ise tam tersi’.

İyi bilgisi; sevinç duygulanışı, kötü ise; keder duygulanışı verir. Gerçekten tanrının bilgisine götüren iyi, engel olan herşey ise kötü.

Erdemin ya da doğru hayat gidişinin ilk biricik ilkesi; bize faydalı olanın aranmasıdır. Ruh; duyguları, tutkuları yenebilir. Çünkü o sonsuz töz tanrının bir uzantısıdır.

LOCKE :

Değer yargılarına bakarak herkes için genel geçer değer yargıları olamaz diyor. Ahlak, haz ve acıya dayanmaktadır. Biz bir eyleme iyi ya da kötü dediğimizde daha önceki bilgilerimizden hareket ediyoruz. (Locke, etik değil moral yapıyor.)

HUME :

Locke gibi değer yargılarıyla uğraşıyor. Eylemin değerini, yararlı ya da zararlı olarak ölçüyor. Oysa biz birçok eyleme, eylem olanaklarına bakarak, bir eylemin, diğer eylemler arasındaki yerini bulmaya çalışıyoruz. Kısaca Hume da, etik değil, moral yapıyor.

KANT : 18. yy notlarına bak.

BENTHAM :

İnsan dahil bütün canlılar, hazza yönelir acıdan kaçar. Bentham da insan eylemlerini değerlendirirken, haz ve acıyı ölçü olarak alıyor.

J.S.MİLL :

Ahlak sorunlarının, toplum içinde bulunduğunu söylüyor. Ona göre, bütün insan eylemlerinin en son ereği; en üstün iyi. Hem nitelik hem de nicelik açısından elden geldiğince sevinç duymak, acı duymamak.

İOANNA KUÇURADİ :

Eylem:

1-Değerlendirme (Değer felsefesine bak)
2-İlgili yaşantı (Değer felsefesine bak)
3-Yapma / yapmama (tutum)

Yapmanın Ögeleri (Kişi perspektifinden):

1-İsteme veya amaç:

a) Kişinin tatmin bekleyen ihtiyacı. İsteme, isteneni ne belirliyorsa, o eylemin değeri ona göre olacaktır. Bunların yararlılığı ya da yararsızlığı sözkonusu yoksa değerliliği ya da değersizliği değil.

b) Ana amaçlar :

I- İnsanın değerinin bilgisinde temelini bulan anlamların belirlemesi olabilir. Bir kişinin etik kişi olmasını bunlar belirliyor. İstemeyi bunlar belirlediği zaman değerler; etik değerler oluyor.

Etik değerler, insan haklarının korunmasını sağlıyor. Bu değerleri koruyan da etik kişi. Benim istememi, insan haklarını kapsayan etik değerler belirliyorsa o; etik kişi, eylem de değerli eylem. Burada istemeyi belirleyen ilişki; zorunlu. İnsan hakları herkes için geçerli yani evrensel, bu nedenle zorunlu.

II- Anlamlı kılınmış şeylerin, ideallerin belirlemesi, kişice ya da

kişi grubunca yapılıyor. Vatan sevgisi, soy sevgisi, Turancılık, nikah altında ölme…anlamlı kılınan şeyler bunlar. Bunların eyleminin değerli olması sözkonusu değil. Sadece yapanın kendisi için anlamlı olduğundan, değer olmayana değer atfediliyor. Böylece de değerlerin değiştiğini söylüyorlar. Bunlar anlamlı kılınan şeyleri, insan hakları gibi ilkeler veya etik değerler olarak görüyorlar. Burada istemeyi belirleyen; rastlantısal.

2- Karar verme veya hedef :

a) Önemli olan karar verme değil, neye karar verdiği ve gerçekte ne yaptığıdır. İstenilen ile yapılan arasındaki ilişki rastlantısal. Burada karar vermeme sözkonusu ise bu komik bir çatışma. Bu çatışma kendi içinde birbirine denk, kişinin psikolojik doyumsuzlukları oluyor. Örneğin, hem çok susamış hem de çok acıkmış. Komik çatışma bu, önce hangisini yapacağına karar veremiyor.

Senin için değil kendim için istiyorum ve gerçekleştiriyorum, onun için rastlantısal.

b) Burada istenen ile gerçekleştirilen arasındaki ilişki, zorunlu. Buradaki çatışma ise; trajik çatışma.

Tamamen kozal şartların, rastlantısal düğümlenmesi neden oluyor. Kişinin kendi dışındaki kozal şartlar çözümlenmedikçe çatışma ortadan kalkmaz.

c) İstenen ile gerçekleştirilen arasındaki ilişki; rastlantısal. Buradaki çatışma ise, etik çatışma. (Buradaki etik olumsuz) Kişinin yetersiz değer bilgisinden dolayı değer olmayanı değer sanması, bu nedenle etik çatışma.

Kişinin kararını hedef haline getirdiği an çatışmalar sözkonusu. Bir değerlendirme yapmışsam ve ilgili yaşantımı bu değerlendirmem gerekli kılıyorsa yani etik yaşantı ile istememi insan değerinin bilgisinde temelini bulan anlamlar belirliyorsa buradaki ilişki zorunlu ve eylemde değerli eylem. Bunun dışındaki rastlantısal ve değersiz eylem.

Kişi değerlendirme yapıp, ilgili yaşantısı da ona göre ise ama istemesinin kişinin tatmin bekleyen bir ihtiyacı veya anlamlı kılınmış şeyler, idealler belirliyorsa onun ne yapacağını bilemeyiz. İşte bu rastlantısal, eylemi de değerli eylem değil.

3- Gerçekleştirme veya davranış :

a) Tek tek davranışları yapan için, yararlı veya zararlı değerlendirilmesinden çıkıyor. İndüksiyon ürünü gereklilik düşünceleri olarak bu davranış ilkeleri bir genellemedirler. Ama genel geçer değildirler.

b) Bunlar insanlar arası ilişkilerde eylemleri belirleme talepleri olarak karşımıza çıkıyor. Kaynağını insanın değerlendirilmesinde buluyor. Temelinde insanın değerliliği ilkesi var.

Örneğin; ‘insan öldürülmez’, gerçi ‘insan öldürülür’ diye bir ilke konulamaz ama bu ilkelerin, her tek durumda geçerli olması sözkonusu değil.

Bunlar, insanın değerini korursan, insanın değeri de artar diyorlar.

Davranış ilkeleri; kayıtsız şartsız değildir.

İsteme ilkeleri; kayıtsız şarsızdır.

İlkeler, tarihte bir kez konduktan sonra kaldırılamazlar. Bu ilkeler, kayıtsız şartsız değil, genel geçerdirler. Ör. ‘İnsan öldürülemez’ ilkesi genel geçerdir. Yine ilke de olsa değerlendirme sözkonusu.

c) Kendileri de ilke ama başka davranış ilkelerinden değer yargılarından çıkıyor.

Tanrıyı kabul ettiğimizde, iyi-kötü tanrıya göre anlam kazanıyor. Tanrı yoksa, iyi-kötü de yok her şey mübah. Buradaki iyi-kötü birer meta yargıdır.

İ. Kuçuradi etiğinin diğer etiklerden farkı:

1- İnsan ve kişi ayrımı yapması
2- İlişkide eyleme bakması.

Kant ve Aristoteles de eyleme bakıyor ama ilişkide eyleme değil.

Kuçuradi’ye göre doğru eylem:

1-Kişi ile ilgili olan doğru bir değerlendirmeye dayanması.
2-Yaşantıyı bir değerin ya da insanın değerine olan bir inancın belirlemesi.
3- Diğer kişi için isteneni bir anlamın belirlemesi.
4-Konmuş hedefin isteneni o şartlarda gerçekleştiren bir hedef olması.
5-Bu hedefin en azından insanın değerini korumaya yönelik ilkelere dayanarak gerçekleştirilmiş olması.

Bunlar varsa eyleme, ‘doğru eylem’ diyoruz. Böyle eylemde bulunana da ‘etik kişi’ diyoruz.

Kuçuradi’ye göre değerli eylemde bulumak için, her tek durumda değerlendirme yapmak zorundayız. Eğer değerlendirmemiz doğru ise, ilgili yaşantımız etik yaşantı ise ve eylemimiz de buna göreyse, eylem; değerli eylemdir.

Kant – Kuçuradi ayrımı:

Kant, eyleme değil, istemeye bakıyor. Eğer kişinin istemesi doğruysa eylemi de doğrudur. Kant sadece kişinin isteme ilkesinin değerli olup olmadığına bakıyor.

Kuçuradi ise yapmaya / eyleme, eylemin sonucuna bakıyor. Aristoteles de eyleme bakıyor, bu yüzden  yaptığına ‘etik’ diyoruz.

İoanna Kuçuradi Kimdir?

İoanna Kuçuradi

İoanna Kuçuradi (4 Ekim, 1936 – ) Türk filozof, Türkiye Felsefe Kurumu’nun başkanı.Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nün kuruluşundan sonra uzun bir süre başkanlığını yapan eğitimci. Daha sonra Yeditepe Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi gibi başka kurumlarda da çalışmıştır. Şu anda hala Maltepe Üniversitesi’nde görev yapmaktadır. Özellikle insan hakları, insan felsefesi, etik gibi alanlara önem verip bu konularda çalışma yapmaktadır.

Biyografi

4 Ekim 1936’da, İstanbul’da, bir Rum ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1954’te Zapyon Kız Lisesini, 1959’da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1965’te doktora derecesini aldı. 1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. 1970’te doçent, 1978’de de profesör oldu. Boston’da yapılan bir toplantı sonucu Dünya Felsefe Federasyonları Başkanlığı’na seçildi. Bu göreve seçilen ilk Türk ve ilk kadındır. 2001 yılında Dünya Felsefe Kongresi’nin Türkiye’de yapılmasını sağladı.

1969’da Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü kurdu ve 2003 yılında emekli oluncaya dek bölümün başkanlığını yaptı. 1997’den beri aynı üniversitenin İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin müdürü ve bu merkezin bünyesinde kurulan UNESCOkürsüsünün sahibidir. Ayrıca Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesidir.

Eserleri

  • Perdenin Arkası -Şiirler- (1962)
  • Max Scheler ve Nietzsche’de Trajik (1965)
  • Nietzsche ve İnsan (1966)
  • Schopenhauer ve İnsan (1967)
  • Liselerimizde Felsefe Öğretimi (1969)
  • İnsan ve Değerleri: Değer Problemi (1971)
  • Etik (1977)
  • Sanata Felsefeyle Bakmak (1980)
  • Çağın Olayları Arasında(1980)
  • Uludağ Konuşmaları – Özgürlük, Ahlâk, Kültür Kavramları(1988)
  • Yüzyılımızda İnsan Felsefesi – Takiyettin Mengüşoğlu’nun Anısına (1997)Çevirileri 
  • Pratik Aklın Eleştirisi (Kant’tan, 1980)
  • Ahlâk Metafizjğinin Temellendirilmesi (Kant’tan, 1981)
  • Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Prolegomena (Kant’ tan, 1983)Üye olduğu kuruluşlar
  • Türkiye Felsefe Kurumu (1979’dan beri Başkan)
  • Klasikçağ Araştırmaları Kurumu
  • Türk Sosyal Bilimler Derneği
  • Unesco Türkiye Millî Komisyonu, İnsan Bilimleri Komitesi (Mart 1997’ye kadar)
  • Alman Kültür Merkezi (Ankara)
  • Fédération Internationale des Sociétés de Philosophie (1983’ten beri Yönetim Kurulu Üyesi, 1988-1998 yıllarında Genel Sekreter, Ağustos 1998’den beri de Başkan)
  • Afro-Asian Philosophy Association (Asya için Başkan Yardımcısı)
  • Greek Philosophical Society (Ömür boyu üye)
  • Institut international de philosophie (Paris)
  • Humboldt Bursiyerleri Derneği
  • Birleşmiş Milletler Türk Derneği
  • Atatürkçü Düşünce Derneği
  • Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı
  • T.C. Başbakanlık İnsan Hakları Başmüşavirliği, İnsan Hakları Yüksek Danışma Kurulu (Kurulduğu Ekim 1994’ten, kaldırıldığı Mart 1996’ya kadar Başkan)
  • International Council for Philosophical Inquiry with Children
  • World Futures Studies Federation
  • International Academy of Humanism
  • Centre de Recherches Interdisciplinaires en Bioéthique (Onursal Komite Üyesi, Brüksel)
  • Türkiye İnsan Hakları Vakfı Etik Komitesi (Başkan)
  • İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi (Başkan)

 

Kaynak : wikipedia.org ve muhtelif

04 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/etik-ve-karar.jpg 1660 1900 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-04 17:31:372015-04-04 18:01:49Biraz da Felsefe: Etik. Etik Nedir | İonna Kuçuradi
Sanat Haberleri

Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı ArtInternational 4-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek

uluslararasi-cagdas-sanat-fuariUluslararası çağdaş sanat fuarı ArtInternational’ın üçüncüsü için tarihler belli oldu. 4-6 Eylül arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuara bu yıl da dünyanın farklı yerlerinden galeriler ve sanatçıları katılacak.

Yönetmenliğini bu yıl da Dyala Nusseibeh, sanat yönetmenliğini ise Stephane Ackermann’ın üstlendiği fuar ekibine bu yıl yeni bir isim katılıyor. Aralarında Les Arts Décoratifs, SALT ve İKSV’nin de bulunduğu, Paris ve İstanbul’un önemli sanat kurumlarında görev alan Anlam Arslanoğlu, bu yıl ArtInternational’ın VIP Program Yöneticisi olacak. En son İstanbul Modern’de küratöryel proje yöneticiliği yapan Arslanoğlu, koleksiyonerler, müzeler ve sanat tüccarlarıyla ilişkileri yürüterek fuarın ulusal ve uluslararası alandaki ilişkilerini  kuvvetlendirecek. Geçen yıl aynı görevi sürdüren Isabella İçöz de, bu yıl Danışman olarak fuar yönetim ekibine devam edecek.

GALERİLER HAZİRAN’DA AÇIKLANACAK

Seçkin galerilerden oluşan programıyla Türkiye’deki diğer fuarlardan ciddi bir farkla ayrılan ArtInternational, bu özelliğini bu yıl da sürdürüyor. Başvuruların geçtiğimiz hafta sona erdiği fuara katılacak galerilerin seçimi, İstanbul’dan Leyla Tara Suyabatmaz (Rampa Galeri) ve Yeşim Turanlı (Pi Artworks), Viyana’dan Ursula Krinzinger (Galerie Krinzinger) ve New York’tan Leila Heller’den (Leila Heller Gallery) oluşan Seçim Komitesi tarafından yapılacak ve Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve Asya’yı kapsayan geniş bir bölgeden yapılacak değerlendirme sonucu fuar katılımcıları Haziran’ın ilk haftası açıklanacak.

Kaynak: Evrensel.net

03 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/uluslararasi-cagdas-sanat-fuari.jpg 435 820 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-03 15:55:132015-04-03 16:13:46Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı ArtInternational 4-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek
Sanat Haberleri

Afife Jale Tiyatro Ödülleri adayları belli oldu

afife-tiyatro-odulleriBU yıl 19. kez verilecek olan “Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri”nin aday listesi, Four Seasons Otel’de düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

Ödüllere aday gösterilen isimler şöyle:

-Yılın En Başarılı Yönetmeni adayları: Muharrem Özcan (Dolu Düşün Boş Konuş), Alexandar Popovski (Bir Yaz Gecesi Rüyası), Alexandar Popovski (İmparatorluk Kuranlar Yahut Sümürz), Yıldırım Fikret Urağ (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Berfin Zenderlioğlu (Cambazın Cenazesi)

-Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu adayları: Gizem Erdem (İki Kişilik Yaz), Hasibe Eren (Dolu Düşün Boş Konuş), Selen Öztürk (Bakarsın Bulutlar Gider), Melisa Sözen (Kalp Düğümü), Aslı Yılmaz (Tesir)

-Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu adayları: Fatih Al (Dolu Düşün Boş Konuş), Salih Bademci (Tesir), Bedir Bedir (İstenmeyen), Rıza Kocaoğlu (Ormanlardan Hemen Önceki Gece), Tuğrul Tülek (İki Kişilik Yaz)

-Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu adayları: Arda Aydın (Bir Yaz Gecesi Rüyası), Bedir Bedir (Üst Kattaki Terörist), Cem Zeynel Kılıç (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa), Murat Okay (Dolu Düşün Boş Konuş), Yavuz Şeker (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

-Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu adayları: Aybanu Aykut (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa), Banu Çiçek Barutçugil (Üst Kattaki Terörist), Tomris İncer (Kral (Soytarım) Lear), Yeşim Koçak (Çürük Temel), Ayşecan Tatari (Sırça Hayvan Koleksiyonu)

-Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı adayları: Barış Dinçel (Hayvan Çiftliği), Jesse Gagliardi, Simone Mannino (Kalp Düğümü), Sven Jonke (Bir Yaz Gecesi Rüyası), Cem Yılmazer (Çürük Temel ve Sırça Hayvan Koleksiyonu)

-Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı adayları: Ayşegül Alev (Hamlet Makinesi), Candan Seda Balaban (Kral (Soytarım) Lear), Hale Eren (Kerbela), Sadık Kızılağaç (Hayvan Çiftliği), Jelena Prokovic (Bir Yaz Gecesi Rüyası)

-Yılın En Başarılı Sahne Müziği adayları: Merih Aşkın, Hak Çağrı Beklen (Dolu Düşün Boş Konuş), Tahsin İncirci (Kerbela), Orhan Enes Kuzu (Paşa Paşa Tiyatro Yahut Ahmet Vefik Paşa), Mete Sakpınar (Bir Delinin Hatıra Defteri)

-Yılın En Başarılı Işık Tasarımı adayları: Yüksel Aymaz (Kral (Soytarım) Lear), Yakup Çartık (Hamlet Makinesi ve Hayvan Çiftliği), Cem Yılmazer (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Kemal Yiğitcan (Ormanlardan Hemen Önceki Gece)

Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı adayları: Sercan Gülbahar (11’e 11), İbrahim Halaçoğlu (Cambazın Cenazesi), Güneş Sayın (Tesir), Edip Tepeli (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Seda Türkmen (Cambazın Cenazesi)

Yılın En Başarılı Prodüksiyonu adayları: Bakırköy Belediye Tiyatroları (Hayvan Çiftliği), Dot (İki Kişilik Yaz), İBB Şehir Tiyatroları (Bir Yaz Gecesi Rüyası), İBB Şehir Tiyatroları (Sırça Hayvan Koleksiyonu), Oyun Atölyesi (Dolu Düşün Boş Konuş)

ÖZEL ÖDÜLLER

Gecede ayrıca, “Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü”ne Zeliha Berksoy, “Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü”ne Firuze Engin, “Yapı Kredi Özel Ödülü”ne ise Şahika Tekand’ın değer görüldüğü açıklandı.

Ödül töreni, 27 Nisan Pazartesi günü Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

31 Mart 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/03/afife-tiyatro-odulleri.jpg 273 475 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-03-31 09:24:562015-03-31 09:24:56Afife Jale Tiyatro Ödülleri adayları belli oldu
Sanat Haberleri

27. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali Başlıyor

 27 yıldır aralıksız olarak gerçekleştirilen “İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali” adını ve saygınlığını tüm ülkelere kabul ettirmiş, önemli bir etkinlik olarak varlığını sürdürmektedir.

kısa film

Bu etkinlik, sinema sanatı kapsamında kısa zamanda çok şey anlatma temeline dayanan ve yönetmenlerinin yeteneklerini en özgün biçimde yansıtmalarına olanak tanıyan “kısa film”i desteklemek, ulusal ve uluslararası alanda genç yönetmenlerin seslerini duyurmalarına ortam hazırlamak amacıyla düzenlenmektedir. 

Yarışmaya son katılım tarihi: 3​1 Temmuz 2015’dir.

Her yıl Kasım ayında gerçekleştirilen ve bir hafta süren festival boyunca Türkiye’den ve yurt dışından yaklaşık 200 seçkin kısa film gösterilmekte, düzenlenen söyleşiler ve atölye çalışmaları ile genç yönetmenlere deneyimli sinemacıların birikimleri aktarılmaktadır.

Uluslararası bölümde sadece film gösterimleri vardır. Yarışmalı bölüm yoktur. Yabancı kültür merkezleri aracılığı ile ya da doğrudan festivale başvurma yoluyla elde edilen filmler, özenli bir elemeden geçirilmekte, Türkçe alt yazı yapılan filmler üç ayrı salonda, ikişer kez, yönetmenin de katılımıyla seyirciye sunulmaktadır.

Ulusal bölümde ise kurmaca, belgesel, canlandırma ve deneysel filmlerin ayrı ayrı değerlendirildiği bir yarışma bölümü vardır. Seçici kurul tarafından, festivale başvuran tüm ulusal filmler izlenmekte, içlerinden gösterim programına alınacak filmler belirlenmekte, yine aynı kurul tarafından her dalın en iyilerine ödül verilmektedir. Bu yarışmada parasal karşılığı olan bir ödül yoktur. Kazananlara “Festival Onur Plaketi” verilmektedir.

Detaylı bilgi ve başvuru için tıklayınız.

30 Mart 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/03/kısa-film.jpg 632 1064 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-03-30 14:21:332015-03-30 14:21:3327. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali Başlıyor
Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 27 Mart

tarihte-bugun-ne-oldu27 Mart, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 86. (artık yıllarda 87.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 279 gün vardır.

Olaylar

  • 425 – İmparator II. Theodosius zamanında, Konstantinopolis’te, Auditorium adıyla ilk yüksekokul açıldı. Okulda 31 profesör, Latince ve Grekçe hitabet ve gramer, hukuk ve felsefe dersleri vermeye başladı.
  • 630 – Tang Hanedanı Yin Dağları’nda (günümüzde İç Moğolistan) Doğu Göktürk Kağanlığını yendi.
  • 1692 – Bahadırzade Arabacı Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Bozoklu (Bıyıklı) Mustafa Paşa atandı.
  • 1854 – Kırım Savaşı: Birleşik Krallık Rusya İmparatorluğuna savaş ilan etti.
  • 1890 – Louisville, Kentucky’de çıkan fırtınada 76 kişi öldü 200 kişi yaralandı.
  • 1891 – Servet-i Fünun dergisinin ilk sayısı çıktı.
  • 1918 – Besarabya ve Moldova Romanya’ya katıldı.
  • 1918 – Olur’un düşman işgalinden kurtuluşu.
  • 1958 – Nikita Khrushchev, SSCB’de başbakanlığa yükseldi.
  • 1969 – Koç Holding’e ait Aygaz tankeri Ege Denizi’nde alabora oldu, 15 kişilik mürettebattan 1 kişi kurtulabildi.
  • 1970 – Gediz, Kütahya’da deprem oldu, 1087 kişi hayatını kaybetti.
  • 1972 – Türkiye Halk Kurtuluş Partisi – Cephesi lideri Mahir Çayan ve arkadaşları Ünye Radar Üssü’nden 3 İngiliz teknisyeni kaçırdı.
  • 1976 – Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Washington, DC’de Savunma İşbirliği Anlaşması’nı imzaladı. Bu anlaşmaya göre,Türkiye üslere izin çıkaracak, ABD de buna karşılık Türkiye’ye yardımda bulunacaktı.
  • 1977 – Kanarya Adaları’nın Tenerife Havaalanı’nda uçuşa geçmek üzere olan Hollanda Havayolları’na ait Boeing 747 tipi yolcu uçağı, yine havalanmak üzere olan Pan Am’a ait başka bir Boeing ile pistte çarpıştı. Kazada 575 kişi öldü, 70 kişi yaralandı.
  • 1986 – Hayali mobilya davasında 10 yıldır yargılanan Yahya Demirel tahliye edildi.
  • 1987 – ‘Hora’ (Sismik-1) gemisinin, petrol aramak için Ege’nin uluslararası karasularına açılmasının Yunanistan’ın petrol aramaları için açıkladığı tarihe rastlaması, iki ülkenin silahlı kuvvetlerini alarma geçirdi.
  • 1994 – Eurofighter Typhoon ilk test uçuşunu yaptı.
  • 1996 – ABD Başkanı Bill Clinton, eşi Hillary Clinton ve kızı Chelsea ile Türkiye’ye geldi.
  • 1999 – Nissan – Renault arasında güç birliği anlaşması imzalandı.
  • 2012 – Türkiye, Şam Büyükelçiliği’nin bütün faaliyetlerini askıya aldı.

Doğumlar

  • 1676 – Francis II Rákóczi, Macar bağımsızlık hareketinin önderi (ö. 1735)
  • 1797 – Alfred de Vigny, Fransız yazar ve şair (ö. 1863)
  • 1822 – Ahmet Cevdet Paşa, Türk devlet adamı (ö. 1895)
  • 1824 – Virginia Louisa Minor, kadınların oy hakkı mücadelesinin öncülerinden Amerikalı eylemci
  • 1845 – Wilhelm Conrad Röntgen, Alman fizikçi Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1923)
  • 1871 – Heinrich Mann, Alman yazar (ö. 1950)
  • 1879 – Edward Steichen, ABD’li fotoğrafçı (ö. 1973)
  • 1886 – Ludwig Mies van der Rohe, Alman mimar (ö. 1969)
  • 1886 – Sergey Mironoviç Kirov, Bolşevik lider
  • 1889 – Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Anadolu Ajansı’nın kurucularından Türk yazar (ö. 1974)
  • 1891 – Lajos Zilahy, Macar yazar (ö. 1974)
  • 1893 – Karl Mannheim, Alman sosyolog
  • 1897 – Fred Keating, ABD’li aktör (ö. 1961)
  • 1899 – Gloria Swanson, ABD’li aktris (ö. 1983)
  • 1901 – Eisaku Sato, Japon siyasetçi, 3 dönem Japon başbakanı
  • 1912 – James Callaghan, İngiliz politikacı (ö. 2005)
  • 1923 – Louis Simpson, Jamaica asıllı ABD’li yazar
  • 1924 – Sarah Vaughan, ABD’li piyanist
  • 1927 – Mstislav Leopoldoviç Rostropoviç, Sovyet orkestra şefi ve piyanist
  • 1927 – Coşkun Kırca, Türk politikacı ve diplomat (ö. 2005)
  • 1941 – Ivan Gašparovič, Slovakyalı politikacı
  • 1946 – Zeliha Berksoy, tiyatro sanatçısı
  • 1953 – Adnan Yücel, Türk yazar (ö. 2002)
  • 1963 – Quentin Tarantino, ABD’li film yönetmeni ve oyuncu
  • 1967 – Talisa Soto, ABD’li aktris ve model
  • 1970 – Mariah Carey, ABD’li şarkıcı
  • 1970 – Elizabeth Mitchell, ABD’li oyuncu
  • 1971 – David Coulthard, İskoç formula yarışçısı
  • 1972 – Jimmy Floyd Hasselbaink, Hollandalı futbolcu
  • 1974 – Gaizka Mendieta, İspanyol futbolcu
  • 1975 – Fergie, R&B şarkıcısı
  • 1977 – Elías Larry Ayuso, Porto Rikolu basketbolcu
  • 1978 – Marius Bakken, Norveçli atlet
  • 1988 – Brenda Song, ABD’li dizi ve sinema oyuncusu
  • 1988 – Jessie J, İngiliz şarkıcı

Ölümler

  • 1770 – Giovanni Battista Tiepolo, İtalyan ressam (d. 1696)
  • 1945 – Halit Ziya Uşaklıgil, Türk yazar (d. 1866)
  • 1968 – Yuri Gagarin, Sovyet kozmonot (d. 1934)
  • 1972 – Maurits Cornelis Escher, Hollandalı ressam (d. 1898)
  • 1981 – Mao Dun, Çinli yazar (d. 1895)
  • 1986 – İhap Hulusi Görey, Türk grafik sanatçısı (d. 1898)
  • 1991 – Aldo Ray, ABD’li aktör (d. 1926)
  • 1998 – Ferry Porsche, Avusturyalı otomobil üreticisi (d. 1909)
  • 2002 – Billy Wilder, ABD’li yönetmen (d. 1906)
  • 2002 – Dudley Moore, İngiliz aktör (d. 1935)
  • 2006 – Stanislaw Lem, Polonyalı yazar (d. 1921)
  • 2007 – Paul Lauterbur, Amerikalı bilim adamı (d. 1929)

Tatiller ve özel günler

  • Dünya Tiyatrolar Günü: 1961 yılından beri 48 ülkede her yıl 27 Mart Uluslararası Tiyatro Birliği’nin ulusal merkezlerinin öncülüğünde kutlanıyor.
27 Mart 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/03/tarihte-bugun-ne-oldu3.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-03-27 12:15:272015-03-27 12:15:27Tarihte Bugün Ne Oldu 27 Mart
Page 5 of 12«‹34567›»

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön