maraton

maraton konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. maraton konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. maraton konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri maraton konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

En iyi film ve en iyi yönetmen ödüllerini “Boyhood” filmi, en iyi erkek oyuncu ödülünü ise Eddie Redmayne aldı.

Ödül törenine dünyaca ünlü fizikçi ve kozmolog Stephen Hawking de katıldı. [Fotoğraf-aljazeera.com.tr]

İngiliz sinema camiasının en prestijli ödüllerinden biri olan BAFTA ödüllerisahiplerini buldu! Gecenin kazananları ise 5 ödülü evine götüren Büyük Budapeşte Oteli ve 3’er ödül toplayan Her Şeyin Teorisi, Boyhood ve Whiplash oldu.

Önümüzdeki Oscar maratonunun da iddialı isimlerinin ödüle uzandığı gecenin en büyük sürprizi ise, sadece tek ödüle layık görülen Birdman oldu! Kazananların tam listesi ise şöyle:

En İyi Film: Boyhood

En İyi Yönetmen: Richard Linklater – Boyhood

En iyi İngiliz Filmi : Her Şeyin Teorisi

En İyi Erkek Oyuncu: Eddie Redmayne – Her Şeyin Teorisi

En İyi Kadın Oyuncu: Julianne Moore – Still Alice

En İyi Özgün Senaryo: Büyük Budapeşte Oteli

En İyi Uyarlama SenaryoHer Şeyin Teorisi

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: J.K. Simmons – Whiplash

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Patricia Arquette – Boyhood

En İyi Kostüm Tasarımı: Büyük Budapeşte Oteli

Yabancı Dilde En İyi Film: Ida – Polonya

En İyi Görüntü Yönetimi: Birdman

En İyi Kurgu ve Ses : Whiplash

En İyi Makyaj ve Saç: Büyük Budapeşte Oteli

En İyi Animasyon Film: Lego Filmi

En İyi Yapım Tasarımı: Büyük Budapeşte Oteli

En İyi Özgün Müzik: Büyük Budapeşte Oteli

En İyi Görsel Efekt: Yıldızlararası

En İyi Çıkış Yapan İngiliz Sinemacı: Stephen Beresford ve David Livingstone – Pride

En İyi Kısa Animasyon: The Bigger Picture

En İyi Kısa Film: Boogaloo And Graham

En İyi Belgesel: Citizenfour

Kaynak: beyazperde.com

marmaris-fotograf-festivaliMarmaris’te bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Marmaris Fotoğraf Festivali’nde, “Altın İnci Fotoğraf Ödülleri” sahiplerini buldu.

İlçenin doğal güzelliklerinin fotoğraf sanatçıları tarafından keşfedilerek geniş kitlelere tanıtılması amacıyla düzenlenen festivale aralarında yabancıların da bulunduğu yaklaşık 700 fotoğrafçı katıldı. Marmaris’in değişik yerlerinde 6 gün boyunca çok sayıda panel, sunum, sergi, atölye çalışması ve fotomaraton etkinliklerinin yapıldığı festivalin son günü düzenlenen galayla ödüller dağıtıldı.

İçmeler Mahallesi’ndeki bir otelde düzenlenen programda Altın İnci Fotoğraf Ödülleri sahiplerini buldu. Altın İnci büyük hizmet ödülü Prof. Dr. Sabit Kalfagil’e, amatör fotoğrafçılığa katkı ödülü Reha Bilir’e, haber fotoğrafçılığı ödülü Ali Öz’e, özel yetenek ödülü Kürşat Bayhan’a, akademik proje ödülü Doç. Dr. Emre İkizler’e, sektörel başarı ödülü Saygun Duran’a ve sosyal sorumluluk ödülü ise Serdar Akyay ile Emel Sezer’e verildi.

Altın İnci Onur Ödülü’ne layık görülen Marmaris Fotoğraf Derneği’nin (MARFOD) kurucusu yazar ve fotoğraf sanatçısı Kamil Dürüst’ün etkinliğin yapıldığı saatlerde tedavi gördüğü hastanede 90 yaşında hayatını kaybettiği haberi alındı. Haber salonda üzüntüye neden olurken, Dürüst’ün yakınları hastanede oldukları için ödül MARFOD üyelerine teslim edildi.

Festival kapsamında turistik ilçenin doğal güzelliklerinin ön plana çıkarılması amacıyla düzenlenen Netsel Marina Fotomaratonu’nda çekilen fotoğraflar arasındaki yarışmada Tayfun Çiftçi’nin birinci, Eser Paşa’nın ikinci ve Kemal Kılıç’ın üçüncü olduğu açıklandı. Yarışma sponsoru marina tarafından dereceye girenlere para ödülü verildi.

Samsung Yeni Medya Fotoğraf Yarışması’nda da katılımcıların cep telefonu ile çekerek bir sosyal paylaşım sitesine yükledikleri fotoğraflar arasında yapılan değerlendirmede ilk üç sırayı Mehmet Can Doğru, Berkay Yahya ve Nadir Özkan kazandı. Birinciye fotoğraf makinesi, ikinciye uçak bileti ve üçüncüye ise bilgisayar programı hediye edildi.

Etkinlikte, Yeni Türkü grubu da konser verdi.

Kaynak: NTVMSNBC

The North Face’in sunduğu ve bu yıl “Doğaya Dokun!” temasıyla yola çıkan 9. Dağ Filmleri Festivali, 25 Şubat – 2 Mart 2013 tarihlerinde; doğa, keşif, macera ve belgesel sinema tutkunlarıyla buluşuyor. Dağ Kültürü Derneği ile Mineral Event tarafından düzenlenen festivalde ödül rekortmeni filmlerin yanı sıra macera ile adrenalin dolu toplam 47 film izleyicilerle buluşacak. 

 9_dag_filmleri_festivali_25_subatta_basliyorTürkiye’nin, doğa, keşif ve macera konulu, ilk ve tek film festivali olan Dağ Filmleri Festivali, 25 Şubat’ta, The North Face®’in ana sponsorluğundaİstanbul Beyoğlu’nda, izleyicileriyle buluşuyor. 2 Mart’a kadar sürecek festivale, Fransız Kültür Merkezi, Galatasaray Aynalı Geçit ve Pusula Sanat Merkezi ev sahipliği yapacak.
Dünyanın en iyi doğa filmleri festivalde
Festival Dünya festivallerinde gösterilen 600’den fazla film arasından seçilen 2014 seçkisi toplam 47 filmden oluşuyor. Filmler; “Dünyadan”, “Keşif Ruhu”, “Doğa-Çevre-İnsan”, “Su Dünyası”, “Bisiklet” ve “Kayak” olmak üzere, 6 tema başlığı altında toplanıyor. Seçkide; rafting, dalış, dağcılık, kaya tırmanışı, base jump, kayak, dağ bisikleti gibi doğa sporlarının yanı sıra, çevre ve doğa belgeselleriyle gezi, keşif ve insan hikayeleri de yer alıyor.
1953’te Everest’te neler oldu ?
Bu yılın en dikkat çekici teması olan “Dünyadan” ile 12 film beyaz perdeye yansıyor. Bu tema altında yüksek kalitesi ve güçlü anlatımı ile “Uçurumun Kıyısında” filmi dikkat çekiyor. Tema kapsamında ayrıca dünyanın en tehlikeli dağı olarak bilinen K2 üzerine 3 ayrı film bulunuyor.
“Bisiklet” ve rekabet
Salcano sponsorluğunda hazırlanan bu temanın en etkileyici filmi “Destansı bir hikaye” adını taşıyor. Güney Afrika’nın güzel ve heyecan verici manzarasında geçen belgeselde iki sporcunun “Cape Epic” yarışını kazanmak için yaptıkları hazırlıkları anlatıyor. Temanın diğer dikkat çekici filmi ise “Mutluluk”. Filmde Hindistan’da kötü koşullar altında yaşayan cüzzam hastalarına ve zihinsel engelli kadınlara dikkat çekmek için yapılan çok zorlu bir bisiklet yolculuğu anlatılıyor.
“Keşif Ruhu” ile kuzeye yolculuk
Adrenalin düzeyini yükselten tema “Keşif Ruhu” altında toplam 14 film gösterilecek. Tema kapsamında Norveç’ten gelen 3 film ile izleyiciler kuzey esintisi yaşayacaklar. Temanın en dikkat çekici filmi ise “Hayatımın Zirveleri : Sınırlarda yaşamak” Filmde, istisnai bir dağcı, kayak sporcusu ve dağ maratoncusu olan Kilian Jornet’in hayatı ve başarıları anlatılıyor.
Doğa, çevre ve insan öyküleri
Toplam 6 öyküyü içeren ve festivalin bir diğer güçlü teması olan “Doğa, Çevre ve İnsan” Doğa kağıt/Steppen sponsorluğunda izleyiciyle buluşuyor. Tema kapsamında 3 adet kurmaca film yer alıyor.
İnsan doğa ilişkisi üzerine dokunaklı bir hikaye “Belle ve Sebastien”
Festivalimizde “Gala” yapacak olan bu kaçırılmaması gereken Fransız filmi Alp dağlarında ikinci dünya savaşı yıllarında yaşanan bir dostluk hikayesine odaklanıyor.
Temanın diğer iki kurmaca filmi İsviçre’den geliyor. Altın Ayı ödüllü “Yukarıdaki çocuk” bir kayak merkezinden çaldığı kayakları aşağıda satan Simon’un hayatına ve ablası ie olan ilişkisine odaklanıyor. “Clara ve Ayıların Sırrı” ise doğa ile güçlü ilişkiler kurabilen Clara’nın geçmişte yaşanan bir üzücü olayı aydınlatma peşinde çıktığı yolculuğu anlatıyor.
Çocuklar ve aileler için doğa filmi : Baba oğul birlikte “Şehirden Zirveye” 
Nefis görüntüler eşliğinde izleyeceğiniz bu film Alman Sebastian ve 9 yaşındaki oğlu Luca’nın yaptığın alışılmışın dışında gezi ve tırmanışı anlatıyor. Belgesel çocuklu yaşam ezberlerimizi de bozarken bizleri başka türlü bir çocuklu yaşamın mümkün olduğuna da ikna ediyor.
İnanılmazı başarmak : Çelikten İrade
Festivalin olmazsa olması “Kayak” teması kapsamında toplam 5 film yer alıyor. Katıldığı festivallerde beğeni toplayan ve çok ciddi bir kaza geçirmesine rağmen yaşamdan kopmayan ekstrem sporcu Karina’nın hikayesini anlatan “Çelikten İrade” bu yılın en dikkat çekici filmlerinden biri.
“Zihne Doğru” ve “Valhalla”: Sinematografik mükemmellik
İzleyicilerimizin zihnine kazınan kayak filmleri ile ünlenen Kanada’lı yapımcılardan bu yıl yeni bir şaheser geliyor : “Zihne Doğru”. Sıra dışı kurgusu ve özel anlatım tekniği ile “Valhalla” ise kayak filmlerine bakışınızı değiştirecek.
Shackleton deniz ve maceraseverler için İstanbul’da…
Festivalin çiçeği burnunda teması “Su Dünyası” kapsamında gösterilecek filmler “Açık Deniz Akademi” sponsorluğunda gösterilecek.  Temanın en dikkat çekici filmi olan “Shackleton’un Kaptanı” 1914 yılında güney kutbuna yapılan keşif ekspedisyonunu gemi kaptanının gözünden anlatıyor. Film, deniz ve yelken severlerin çok ilgisini çekecek.
Su dünyası’nın diğer dikkat çekici filmleri ise “keşif” odaklı. “Londra’dan Londra’ya”, Tierra Del Fuego” ve “Ve Sonra Yüzmeye Başladık” belgesellerinde ortak nokta dünya. Bu filmlerin kahramanları dünyanın çeşitli bölgelerinde yaptıkları gezilerle keşifler çağından 500 yıl sonra dahi insanın içerisindeki keşif ruhunun ölmediğini gösteriyorlar.
Önemli iki fotoğraf sergisi de festival programında
Festival kapsamında iki ayrı Fotoğraf sergisi düzenleniyor. Fransız Kültür Merkezi’nde açılacak “Doğaya Dokun” sergisi doğa ve ona dokunan insanın hikayesine odaklanacak.
“Gala Bataklığı” fotoğraf sergisi ise bir usta fotoğrafçı Ersin Alok’tan. Hazar Denizi kıyısında ortaya çıkarılan prehistorik çağa ait kaya üstü resimlerinin yer alacağı sergi Pusula Sanat Galerisi’nde izleyiciler ile buluşacak.
Festival kapsamında; kitap sergileri, söyleşiler ve ödüllü yarışmalar da düzenleniyor. Geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dağ Filmleri Festivali kapsamındaki bu etkinliklerle; dağ ve doğa bilincine dikkat çekiyor, ulusal dağ ve doğa belgeselciliğine katkı sağlayarak doğa kültürü alanındaki önemli bir boşluğu dolduruyor.

01 Mayıs – 30 Ağustos arasına yayılan 120 günlük bir müzik maratonu! Pozitif Live tarafından gerçekleşecek olan Vodafone İstanbul Calling, İstanbul’un en uzun soluklu şehir festivali olmaya hazırlanıyor.

 

istanbul-calling-vodafoneDünyaca ünlü isimlerin konser vereceği ”Vodafoneİstanbul Calling” Festivali, 1 Mayıs-30 Ağustostarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalkapsamında 30 Mayıs’ta Rihanna konser verecek.

Pozitif Live’dan yapılan açıklamaya göre,Vodafone ana sponsorluğunda ve Garanti Bankası resmi sponsorluğunda düzenlenecek festival,farklı müzik türlerini buluşturacak. BJK İnönü Stadyumu ve Parkorman gibi mekanların yanı sıra Babylon, Salon İKSV, Maçka Parkı, Göztepe Parkı ve Pera Müzesi gibi mekanların da yan etkinlikler için kullanılacağı festivalde, 4 ay boyunca konserler, paneller,atölye çalışmaları, partiler ve çeşitli etkinlikler İstanbullular ile buluşacak.

Festival kapsamında, BJK İnönü Stadyumu‘nda 30 Mayıs’ta Rihanna, 7Haziran’da Tiesto, 29 Haziran’da The Prodigy, Basement Jaxx&Jaguar Skills, 7 Temmuz’da Snoop Dogg, Cee-Lo Green&Nas ve 26Temmuz’da Iron Maiden, Anthrax&Voo Doo Six konserleridüzenlenecek.

Parkorman’da 23 Haziran’da The National, 30 Haziran’da Thirty Seconds to Mars, 2 Temmuz’da Sigur Ros, 21 Temmuz’da Kesha ve 16Ağustos’ta Placebo, sahneye çıkacak.
Çok sayıda yan etkinliğin düzenleneceği festivalle ilgili ayrıntılı bilgiyewww.istanbulcalling.com” ve www.pozitiflive.com” adreslerinden ulaşılabilecek.

Onlarca dünya starı, 20’ye yakın etkinlik, şehre yayılan pek çok önemli mekanda konser, panel, atölye çalışmaları, partiler ve daha pek çok fazlası bu sene festival bünyesinde şehri ele geçirecek. Vodafone ana sponsorluğu ve Garanti Bankası resmi sponsorluğunda dört aya yayılan ve farklı müzik türlerini bünyesinde barındıracak olan festival 2013 yazında Türkiye’nin kültür-sanat gündemine oturmaya hazırlanıyor.

Konserler vediğer etkinlikler için TIKLAYINIZ.

 

 

Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen ‘Fazıl Say hastaları’nın sayısı hiç de az değil. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın konserlerininizini sürdüklerini anlıyorsunuz. Say nereye, onlar da oraya…

Oteldeki odam Main Irmağı’na bakıyor. Duvarda ise Alman dışavurumcu Schmidt-Rottluff’tan iki manzara. Schmidt-Rottluff, Naziler Almanya’da iktidara gelince resim yapması yasaklanmış bir ressam. Main, sessiz sakin akıyor.

Her yolculuk yanına bir kitap ister bir başka yolculuğa kapı açsın diye. İki saat kadar sonra, Fazıl Say’ın menajeri Kadir Dursun’la otelin lobisinde buluşup “Fazıl Say Gecesi”ne gideceğim. Beklerken,Leonardo Sciascia’nın beni Sicilya’ya götüren “Şarap RengiDeniz”ini okuyorum. Main, bozbulanık akıyor.

Maestro Griffiths

Lobiye indiğimde beni bir sürpriz bekliyor. Kadir Dursun’un yanında, gecede Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nı yönetecek olan Howard Griffiths. Griffiths hiç yabancımız değil.

On yıl kadar Zürih Oda Orkestrası’nın sanat yönetmenliğini üstlenen, Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Fransa Ulusal Orkestrası, Moskova Radyosu’nun Çaykovski Senfoni Orkestrası, Varşova FilarmoniOrkestrası, Basel Senfoni Orkestrası, Londra Mozart Players gibi saygın toplulukları yöneten Griffiths, uzun yıllardır Türk viyolacı Semra Griffiths’le evli ve bir ayağı hep Türkiye’de. Uzun süredir ülkemizde dekonserler yönetiyor, Türk bestecilerin yapıtlarının seslendirilmesine özel bir önem veriyor.

Ama beni asıl şaşırtan, Griffiths’in yeni kitabı oluyor. Maestro, çocuklariçin bir müzik kitabı yazmış: “Cadı ile Maestro.” Almancası yeniyayımlanmış. İngilizcesi de 2013’te çıkacak. Karin Hellert-Knappe’nin nefis resimleri ve Fabian Künzli’nin bu kitap için bestelediği müziği içeren bir CD eşliğinde.

“Fazıl Say Gecesi”ne doğru yola çıkmadan bir şeyler atıştırmak zorundayız, çünkü gerçek anlamda bir müzik maratonu bizi bekliyor: Say’ın “Hezarfen” Ney Konçertosu, “İstanbul Senfonisi”, Türkiye’de henüz seslendirilmeyen “Uzay Senfonisi” ve Say’ın yorumuylaBeethoven’ın “Ayışığı Sonatı”, ardından Chopin’den 3 Gece Müziği.

Arte’den canlı yayın

Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nın konser salonu çok özel bir salon. Çünkü aynı zamanda “tam teşekküllü” dev bir kayıt stüdyosu. Bin kadar dinleyici alıyor, ama Gece’nin burada yapılmasının ayrı bir anlamı var: Avrupa’nın en saygın kültür-sanat TV kanallarından Arte, konseri canlı olarak yayınlıyor. Arte kameramanlarının kameralarına iliştirilmiş nota sayfaları hemen dikkati çekiyor. O zaman, bu tür konser çekimlerindeki zamanlamanın kusursuzluğunu daha iyi anlıyorum…

Salon, kuşkusuz, dolu. Kuşkusuz, Türkler de var. Ama büyük çoğunluk Alman. Belki çok daha ilginci, dinleyiciler arasında, Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen “Fazıl Say hastaları”nın sayısının hiç de az olmaması. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın Avrupa konserlerinin izini sürdüklerini anlıyorsunuz. Fazıl Say nereye, onlar da oraya…

Orkestranın yanı başında

Say, Griffiths’in alıp götürdüğü orkestranın “Uzay Senfonisi”ni,“İstanbul Senfonisi”ni, “Hezarfen Ney Konçertosu”nu yorumlayışını salonda, onların yanı başında izliyor, dinliyor. Ben de zaman zaman onun dinleyişini izliyorum. Kimileyin, bu yapıtları sanki ilk kez dinliyormuşçasına çocuksu bir saflık beliriyor bakışlarında. Kimileyin, orkestranın ustalığından duyduğu coşkulu hoşnutluk okunuyor yüzünde.

Besteleriyle kendi ruh yapısı arasında yakınlıklar kuruyorum. Büyük coşkunluklar, cezbeler, çalkantılarla dinginlikler, sessizlikler hep iç içe.

Hezarfen’in düş gücü!

Çalınıştan önce Hezarfen Ahmed Çelebi’ye adadığı Ney Konçertosu’yla ilgili açıklama yaparken, sonsuz düş gücüyle yerçekimine direnmeye kalkarken aslında insanlığın “geriye çekimi”ne baş kaldıran o “bin fenli”, “bin bilimli” geliyor gözümün önüne.

“Hezarfen”i dinlerken, “çok şey bildiği” için Cezayir’e sürülen Çelebi’yi düşünüyorum ve Hayyam’ın “Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle; / Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle; / Bana kötü deyip kötülük edeceksen, / Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle!” dizeleri geçiyor aklımdan.

Dört saatlik konser çılgınca alkışlarla son bulduğunda, bakıyorum, yüzlerde en küçük bir yorgunluk belirtisi yok. Yorgunluk ne söz, daha şimdiden ertesi günkü öğle konserine hazırlıyorlar kendilerini. “Fazıl Say’la bir hafta sonu yaşama”nın keyfini bu kez Mozart’la, Haydn’la, Erkin’le, Say’ın “Boşanma” adlı yaylı çalgılar dörtlüsüyle katmerleştirmek üzere.

Rushdie, Hayyam ve Say

İstanbul’a dönerken, uçakta, Salman Rushdie’nin son kitabını düşünüyorum. “Şeytan Âyetleri” adlı romanı yüzünden Humeyni’nin hakkında “ölüm fetvası” verdiği yıllar boyunca yaşadıklarını anlattığı“Joseph Anton” adlı kitabını. “Joseph Anton”, Rushdie’nin gizlilikte yaşamak zorunda kaldığı o yıllarda kullandığı takma ad. Sevdiği iki yazarın, Joseph Conrad ve Anton Çehov’un adlarından oluşuyor.

Birkaç hafta önce Cumhuriyet Kitap’a yazdığım bir yazı düşüyor aklıma.“Nasıl bir ülkedeyiz!” diyorum kendi kendime. “Hayyam’ın birkaç dizesi yüzünden Fazıl Say yargılanıyor ülkemizde. Dünya alkışlıyor, ülkesi yargılıyor! Rushdie’nin ‘Joseph Anton’u yayımlanmalı ve okunmalı ki, Türkiye’de Joseph Anton’lar olmasın. Fazıl Say, on yıl sonra, sözgelimi Cemal Reşit Rey ve Adnan Saygun adlarından esinli ‘Cemal Saygun’ adlı bir kitap yazmak zorunda kalmasın…”

 

Kaynak : [-]

Fotomaraton’un bu yılki konusu ‘Spor’dur. Spor, özellikle profesyonellerin ve gençlerin ilgilendiği bir alan diye düşünülse de, son yıllarda özellikle parklarda ve benzeri alanlarda halka açık spor yapabilme olanaklarının artması ve sağlıklı yaşam isteği, daha geniş kitleleri sporla haşır neşir etmeye başladı. Avrupa Futbol Şampiyonası ve Londra 2012 Olimpiyat Oyunları heyecanıyla geçen 2012 yılında, İstanbul’un ‘Avrupa Spor Başkenti’ olmasıyla kentte sayısı artan spor aktiviteleri de göz önünde bulundurulduğunda; spor, günlük hayatımıza eskiye göre çok daha fazla girmiş durumda. Bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak Forum İstanbul Alışveriş Merkezi dışında çekilen fotoğraflarla da katılınabilecek olan yarışmada, katılımcıların sporu ve sporun hayatla nasıl iç içe olduğunu fotoğraflamaları bekleniyor. Profesyonel ya da amatör spor karşılaşmaları, sporcuların antrenmanları, insanların izleyici olarak sporla olan ilişkileri, “sağlık için spor” olarak da adlandırılabilecek halka açık alanlarda yapılan spor faaliyetleri, mahalle arası ya da lüks spor salonlarında yapılan spor, sokaklarda futbol oynayan çocuklar, spor malzemeleri satan mağazalar gibi günlük hayatta sık sık karşımıza çıkan alt başlıklar, yarışmanın olası konuları arasında.

FOTOMARATON TAKVİMİ:

Fotomaraton başlangıcı: 22 Eylül 2012 Cumartesi, Saat 10:30

Fotomaraton bitişi: 23 Eylül 2012 Pazar, Saat 16:00

Sonuçların açıklanması ve ödül töreni: 23 Eylül 2012, Saat 19:00

 

Sonuçlar, 24 Eylül 2012 tarihinden itibaren Forum İstanbul internet sitesi (www.forumistanbul.com.tr) ve basın aracılığı ile de kamuoyuna duyurulacaktır.

 

ÖDÜLLER:

•  Birincilik Ödülü: Canon EOS 650D Fotoğraf Makinesi

•  İkincilik Ödülü: Canon PowerShot G12 Fotoğraf Makinesi

•  Üçüncülük Ödülü: Canon PowerShot S10 Fotoğraf Makinesi

Seçici Kurul, gerek gördüğü takdirde bu ödüllerin dışında da ödül ya da belge verebilecektir.

 

SEÇİCİ KURUL:

•        Tanju Akleman (İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı, Fotoğrafçı)

•        Selahattin Sevi (Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü, Fotoğrafçı)

•        Muammer Yanmaz (Fotoğrafçı/Eğitmen)

•        Joao Xavier (Forum İstanbul Genel Müdürü)

•        Cüneyt Akman (Canon Euraisa Ürün Yöneticisi / Tüketici Görüntüleme Ürünleri)

 

FOTOMARATON 2012’YE KATILIM KOŞULLARI:

• Fotomaraton, Seçici Kurul Üyeleri, Forum İstanbul çalışanları, Canon çalışanları ve onların birinci derece yakınları dışında, tüm amatör ve profesyonel fotoğrafçılara açıktır.

• Fotomaraton 22 Eylül 2012 Cumartesi saat 10:30’da başlayıp, 23 Eylül 2012 Pazar saat 16:00’da sona erecektir.

• Yarışmacıların, 22 Eylül 2012 Cumartesi saat 10:30’dan itibaren ‘Dünya Basın Fotoğrafları 2012 Sergisi’nin bulunduğu Zemin Kat Büyük Meydan’daki Fotomaraton masasına gelip kayıt yaptırmaları ve başvuru formunu doldurmaları gerekmektedir. Kayıt masası Cumartesi günü 10:30-20:30 saatleri arasında, Pazar günü 10:30-16:00 saatleri arasında açık olacaktır.

• Yarışmacılara kayıt sırasında sıra numarası verilecek, kayıt masasında bulunan ‘START’ tabelasını fotoğraflamaları istenecek ve bu fotoğrafın ismi/numarası kayıt formlarına yazılacaktır. Yarışmacılar, bu fotoğraftan sonraki isme/numaraya sahip fotoğraflarla fotomaratona katılabilecektir.

• Yarışmacılar fotoğrafları kendi dijital fotoğraf makineleri ile çekeceklerdir.

• Yarışma sadece Forum İstanbul AVM ile sınırlı olmayıp, başka mekânlarda da ‘SPOR’ konusu ile ilgili çekim yapılabilecektir.

• Yarışmaya katılan fotoğrafçıların, fotoğraflarını en geç 23 Eylül 2012 Pazar saat 16:00’ya kadar kayıt masasına teslim etmeleri gerekmektedir.

• Fotomaratona katılacak fotoğrafların 22-23 Eylül 2012 tarihlerinde çekilmiş olması zorunludur. Aksi tespit edilirse yarışmacı diskalifiye edilecektir.

• Yarışmacılar, kayıt sırasında çekmiş oldukları ‘START’ fotoğrafından sonraki fotoğraflar arasından seçtikleri 3 tanesini, kayıt masasında bulunan görevliye yine hafıza kartlarında teslim ederek yarışmaya katılacaktır. Fotoğraflar hafıza kartlarından kopyalandıktan sonra kartları yarışmacılara iade edilecektir. Fotoğraflar işlenip CD’ye kayıtlı olarak getirilirse hafıza kartlarından orijinal halleri de kayıt masasına teslim edilmelidir.

• Yarışmacıların seçmiş olduğu (maksimum 3) fotoğrafların kayıt masasındaki yazıcılarda çıkışları alınacak, arkalarına yarışmacının sıra numarasına göre isim (001-1 gibi) verilecek ve yarışmacının eksiksiz olarak doldurduğu ve imzaladığı başvuru formuyla birlikte bir zarfın içine konacaktır.

• Ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar, ilerleyen tarihlerde Forum İstanbul’da açılacak bir sergide teşhir edilebilecek, Forum İstanbul’un internet sitesindeki Fotomaraton sayfasında yayınlanabilecek, bir katalog halinde yayımlanabilecek ve Forum İstanbul’un çeşitli basılı ve görsel materyallerinde tanıtım amaçlı kullanılabilecektir. Fotoğrafların yukarıda adı geçen durumlarla sınırlı olmak kaydıyla tüm kullanımları hakları Forum İstanbul’a aittir. Bu durumda ayrıca bir telif ödenmeyecektir.

• Fotomaratona katılanlar yukarıda belirtilen koşulları kabul etmiş sayılır.

 

İLETİŞİM:

Geniş Açı Proje Ofisi / 0212 251 70 03

Detay Bilgi için lütfen TIKLAYIN !

www.forumistanbul.com.tr 

 

-BURSA-

 “Tek Kişilik Yaşam” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nısahneleyecek.”Karmakarışık” adlı Oyunun yönetmeni Kerem Atabeyoğlu.”Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı BayPhilips’in, muhafazakar partinin sekreteriyle…

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) “Karmakarışık”,
“Tek Kişilik Yaşam” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.
Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği
“Karmakarışık” adlı Oyunun yönetmeni Kerem Atabeyoğlu.
İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu Oyunu olarak bilinen
“Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips’in, muhafazakar partininsekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Ancak kaçamak, beklenmedik olaylara gebedir. Otel odasında bulunan bir ceset, trajikomik olayları beraberinde getirir.
Bakan, doğacak skandalı önlemek üzere hemen özel kalem müdürünü yanına çağırır. Otel personelinin,sekreterin kocasının, bakanın karısının geceye dahil olmasıyla olaylar daha da karışır.
Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 3 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.
Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman’ın imzasını taşıyor.
Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenme gibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 4 ve 6 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği

“Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor.

Mustafa Kurt’un yönettiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 3 Mart Cumartesi 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Şehir Tiyatrosunda, bugün saat 11.00 ve 14.00’te, “Kuşbakışı” adlı çocuk Oyunu sahneye konulacak.

Cemal Nadir Güler Sanat Galerisi’nde, Rahime Kaya’nın 27 Şubatta açılan kişisel minyatür sergisi, 3 Mart’a kadar açık kalacak. Sami Güner Sanat Galerisi’nde ise Canan Köse’nin resim sergisi de 3 Mart’a değin sanatseverin ilgisini bekliyor.

 -İSTANBUL-

“Yansımalar” grubu, yarın CRR Konser Salonunda sanatseverlerle buluşacak.

Neyzen Şenol Filiz ile Birol Yayla’nın kurduğu

“Yansımalar” grubu, yarın CRR Konser Salonunda sanatseverlerle buluşacak.

Kanun sanatçısı Taner Sayacıoğlu’nun konuk sanatçı olarak yer aldığı konserde, “Yansımalar”ın 20 yılı aşkın bir süreye yayılan ve artık neredeyse klasikleşmiş eserlerinin yanı sıra, albümlerinde yer almayan yeni çalışmaları ve ilk kez seslendirilecek eserleri sevenleriyle buluşacak.

Rahşan Apay ve Kamran İnce de yarın Borusan Müzik Evinde “İnce’liklere Dair” adlı bir konser verecek.Anadolu ve Balkan halk ezgilerini buluşturan Kamran İnce’nin bestelerinden oluşan programda, viyolonselsanatçısı Rahşan Apay, İnce’nin besteleri ile genç yorumcular ve dinleyenleri için yeni bir yol açacak.

Kendilerini “Karadeniz’in içinden gelenler ve içinden Karadeniz gelenler” olarak tanımlayan etnik rock grubu Marsis, yarın İstanbul Live’da bir konser verecek.

Eczacıbaşı Topluluğu çalışanlarının oluşturduğu müzik grubu Ecza Dolabı,

“BiTam Biöğrenci” projesine destek amacıyla yarın İKSV Salonu’nda konser verecek.

Farklı tarzı ve melodik yapısıyla diğer gruplardan sıyrılıp bugünün en önemli rock topluluklarından biri olanPinhani, yarın Jolly Joker sahnesinde şarkılarını sevenleriyle paylaşacak.

Ezginin Günlüğü grubuyla tanınan Hüsnü Arıkan, yarın Hayal Bistro’da düzenlenen “Solo Performans Geceleri”ne konuk olacak.

Türkiye’de şehir müziğinin önemli isimlerinden Bülent Ortaçgil, yedi yıl aradan sonra çıkardığı “Sen” albümündeki şarkıları yarın Live Haymatlos’ta seslendirecek.

-İncesaz, 40 kişilik Yaylı Çalgılar Orkestrasıyla TİM Show Center’da- 

Çok küçük yaşlarda çaldığı Beethoven 1. piyano konçertosu ile ülkesi İsveç’in Harika Çocuğu unvanını kazanan Peter Jablonski ile pek çok ülkedeki önemli konser salonlarında düzenlenen orkestra konserlerinde solist ve şef olarak katılan, resitaller veren Hakan Şensoy, 3 Mart’ta CRR Konser Salonunda bir konser verecek.

İncesaz, 40 kişilik Yaylı Çalgılar Orkestrası eşliğinde Dilek Türkan ve Bora Ebeoğlu’nun solist olarak yer alacağı, Eren Sanrı ve Berrak Yedek’in danslarıyla renklenen bir konserle yine 3 Mart’ta Türker İnanoğluMaslak Show Center’da sahne alacak.

Feridun Düzağaç, 3 Mart Cumartesi akşamı Jolly Joker’de sevenleriyle buluşacak.

-Tunuslu sanatçı Smadj ile Borusan Müzik Evinde Akdeniz müziğinde yolculuk-

Türk pop müziğinin en eski gruplarından Mavi Işıklar, 3 Mart’ta Mask Live Music Club’da sahne alacak.

Murat Bulgak ve Maya Orkestrası, yine 3 Mart’ta Hayal Bistro’da gerçekleştirecekleri “Eski Türkçe 45’likler Gecesi”nde İskender Doğan’dan Selçuk Ural’a, Tanju Okan’dan Yeliz’e, Beyaz Kelebekler’den Erol Evgin’e özlenen ve sevilen şarkıcıların eserlerini seslendirecek.

Ud sanatçısı, besteci ve aranjör olarak, İstanbul’da yaşayan Tunuslu sanatçı Jean Pierre Smadj, yine 3 Mart’ta Borusan Müzik Evinde, Natacha Atlas, Ibrahim Maalouf, Cem Yıldız, Erkan Tekci, Hogir Göregen, Gürkan Özkan ve Rustam Mahmudov ile birlikte dinleyenleri Akdeniz’i batıdan doğuya aşan bir müzik yolculuğuna çıkaracak.

Cihat Aşkın ve Tuluğ Tırpan, 3-4 Mart tarihlerinde Caddebostan Kültür Merkezinde Beethoven’ın tüm keman ve piyano sonatlarını yorumlayarak bir

“Beethoven Maraton”u gerçekleştirecek.

-Asya’nın sesleri CRR Konser Salonunda yankılanacak- 

CRR Konser Salonu, 4 Mart’ta gerçekleştirilecek “Asian Voices” konserinde soprano Saida Mamadalieva, tenor Normumin Sultanov, bas Kirill Borchaninov ve piyano sanatçısı Dilyara Akhmetshina’ya evsahipliği yapacak.

TRT Yurttan Sesler Korosu, 5 Mart’ta CRR Konser Salonunda Yücel Başmakçı şefliğinde bir konser verecek.

Sadece İsveç’in değil, Avrupa’nın en büyük rock&metal gruplarından biri olarak gösterilen Opeth, 6 Mart Salı günü Küçükçiftlik Park’ta hayranlarıyla buluşacak. Konserde, Opeth’in son albümü Heritage’dan da şarkılar yer alacak.

Nejat Yavaşoğulları, Sina Koloğlu, Sunay Özgür, Deniz Demiröz ve Gencay Kıymaz’dan oluşan Bulutsuzluk Özlemi yine 6 Mart günü Beyoğlu Hayal Kahvesinde sevenleriyle buluşacak.

-Macar ezgileri Süreyya Operasında- 

Türkiye’deki iki kadın orkestrasından biri olan “Feminİstanbul Oda Orkestrası”, 7 Mart Çarşamba günü İKÜ Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezinde,

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla bir kadın solistle ve kadın bestecilerin eserlerinden oluşan bir repertuvarla sahne alacak.

Opus Amadeus Oda Müziği Festivalinin açılış konseri, “İki Piyanodan Tadına Doyulmaz Macar Yansımaları”, 7 Mart Çarşamba günü Kadıköy Süreyya Operasında gerçekleştirilecek.

Marta Gulyas ve Birsen Ulucan tarafından gerçekleştirilecek konserde, Franz Schubert’in Macaristan’ın renklerinden, seslerinden, kokularından esinlenerek bestelediği “Macar Stilinde Eğlencelik” ile başlı başına bir dört el piyano şöleni sunacak. Ayrıca Johannes Brahms’ın dünyaca meşhur ve çok sevilen “Macar Dansları”nın iki piyano uyarlaması, György Kurtag’ın Bach’tan “koral ve kantat uyarlamaları” ve efsanevi Franz Liszt’in birbirinden güzel eserlerinin iki piyano uyarlamaları bu konserde dinlenebilecek.

-Sahne sanatları- 

Aile yadigarı bir köşkteki düğün hazırlıkları ile başlayan “Düğün”, yarın Fevziye Mektepleri Işık Okullarında tiyatroseverlerle buluşacak. Oyun, Ahmet Ümit, Mario Levi ve Hakan Günday söyleşisi ile özel gösterim olarak sunulacak.

Uyarlaması ve yönetmenliğini Genco Erkal’ın yaptığı “Ben Bertolt Brecht” yarın Muammer Karaca Tiyatrosunda sanatseverlerle buluşacak.

“Don Kişot” yarın Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde sahneye konulacak.

İspanyol edebiyatının en ünlü romanlarından Don Kişot, Tiyatro Kedi için İpek Kadılar Altıner tarafındanOyunlaştırıldı. Başrolünü Haldun Dormen’in üstlendiği Don Kişot’u Hakan Altıner sahneye koydu.

Enis Fosforoğlu’nun yönetmenliğinde sahneye konulan müzikli komedi

“Şıpsevdi”, yarın Halis Kurtça Kültür Merkezinde sergilenecek. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eseri, 1900’lerin başında toplumun değişim yaşamaya başladığı bir dönemin İstanbul’unu anlatıyor.

-Engelli gençlerin rol aldığı “Buluşma Hamlet” 3 Mart’ta- 

Beş Avrupa ülkesi arasında ortaklaşa gerçekleştirilen “Europe Now” projesi için Deniz Altun’un kaleme aldığı, Lerzan Pamir’in yönettiği “Pippa”, 3 Mart Cuma günü Akbank Sanat Tiyatrosunda seyirciye sunulacak. Oyun, İtalyan performans sanatçısı Pippa Bacca’nın talihsiz bir şekilde yarım kalan yolculuğunda, bambaşka sebeplerle Diyarbakır’dan yola çıkan Ali Rıza ile yollarının kesişmesini anlatıyor.

Mine Artu’nun yazdığı Mehtap Bayri ve Necmi Yapıcı’nın rol aldığı “Benimle Delirir misin-“, 3 Mart Cumartesi günü Kadıköy Halk Eğitim Merkezinde tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.

Yıllardır engelli genç yeteneklerin birer Oyuncu olarak yetiştirilmesini sağlayan SATGE tarafından geliştirilen “Buluşma Hamlet”, 3 Mart Cumartesi günü Ortaköy Afife Jale Sahnesinde sergilenecek.

Dinamik akışı ve keskin anlatım diliyle sadeleşirken yoğunlaşan benzersiz bir Hamlet okuması olan Buluşma Hamlet’in çarpıcı koreografisi ve göz dolduran görselliğiyle seyircilerinde iz bırakması amaçlanıyor.

-“Tehlikeli Oyunlar” 5 Mart Pazartesi Salon İKSV’de- 

Fazıl Hayati Çorbacıoğlu’nun aynı adlı eserinden Hakan Altıner’in yazdığı ve sahneye koyduğu “Koca Sinan”, Tiyatro Kedi Black Out Sahnesinde 4 Mart Pazar günü tiyatroseverlerle buluşacak. Oyunda Orhan Kılıç Mimar Sinan’ı, Tarık Papuççuoğlu Kanuni Sultan Süleyman’ı, Nurseli İdiz Hürrem Sultan’ı canlandırıyor.

Müjdat Gezen’in yazıp yönettiği “Aptal” Oyunu, 4 Mart Pazar günü Müjdat Gezen Tiyatrosunda, aynı gün Ali Poyrazoğlu ve Nilgün Belgün’ün oynadığı “İyi Günde Kötü Günde” Ali Poyrazoğlu Sahnesinde seyredilebilecek.

Seyyar Sahne’nin Oğuz Atay’ın aynı adlı romanından sahneye uyarladığı tek kişilik Oyun “TehlikeliOyunlar”, 5 Mart Pazartesi günü Salon İKSV’de sergilenecek.

Tiyatroseverler, yazarlığını ve yönetmenliğini Özen Yula’nın, müziklerini Jehan Barbur ve Cenk Erdoğan’ın yaptığı “Şems!..Unutma!..” Oyununu, 5 Mart Pazartesi günü Caddebostan Kültür Merkezinde izleyebilecek. Mevlana’nın ruh ikizi Şems’in cinayetine odaklanan Oyun, sırların, kutsallığın, ailenin, aşkın sorgulandığı ve bugüne dair çok şey söyleyen bir hikaye.

-Çocuklar için…- 

Kökeni 1800’lü yılların başına kadar uzanan Paris Sirki, yarın, 3 ve 4 Mart tarihleri arasında Beylikdüzü Festival Alanında izleyenlerle buluşacak.

Müzikal çocuk Oyunları “Sinbad ve Adalar Prensesi”, 3 Mart Cumartesi günü TİM Fettah Aytaç Salonunda, Tiyatro Mie tarafından sahneye konulan “Fareli Köyün Kavalcısı” ise 4 Mart Pazar günü Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezinde sergilenecek.

-Sergiler- 

Mehmet Pesen’in 1944’ten bugüne kadar ortaya koyduğu yaklaşık 200 eseri, retrospektif bir sergiyle yarın İş Sanat Kibele Sanat Galerisinde sanatseverler ile buluşacak. 14 Nisan’a kadar sürecek sergide, Pesen’in nakış, yarı soyut, figüratif ve çağdaş minyatür dönemi eserleri yer alıyor.

Yerebatan Sarnıcı’nda 3 Mart-6 Nisan tarihleri arasında Lagün Canavarı sergilenecek. Lagün Canavarı adlı eser, Alberto Toso Fei’nin kıtabında yer alan bir efsaneden ilham alınarak hazırlandı. Eser ilk olarak, 2011’in Şubat ayında Venedik, Cavallino Triporti’deki bir tarım işletmesinde, 1.700 davetlinin huzurunda 12 saatliğine gerçekleştirilen bir etkinlikle sunuldu.

Apeiron Artplus Galeri, Museum of the Americas işbirliğiyle organize ettikleri “4 Uluslararası Sanatçıİstanbul’da” sergisiyle bu ay süresince 3 farklı ülkeden gelen 4 sanatçıyı ağırlayacak.7 Mart Çarşamba günü başlayıp, 27 Mart’a kadar sürecek sergide, İspanya’dan Alberto Apellaniz ile Jose Angel Palao, Uruguay’dan Lara Campliglia Monzon ve Almanya’dan Erica Fromme’un eserleri yer alıyor.

ALAN İstanbul, “Güzel Ama Yalnız Kadınlar” karma sergisiyle, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nden bir gün önce, kadın ve kadınlık algısı üzerine yerleşik tarihsel sorguları, sanatçıların perspektifinden öznel vurguyla birleştiriyor ve izleyicisini kültürel kodlamaların ötesinde içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. 7 Mart Çarşamba başlayacak sergi, 1 Nisan’a kadar gezilebilecek.

5. Fotogen Gösteri Günleri Akbank Sanat’ta!

FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen ‘FOTOGEN Gösteri Günleri’, 6-9 Mart 2012 tarihleri arasında Akbank Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

14 fotoğraf sanatçısının eserlerinin yer aldığıetkinlik, 6 Mart 2012, Salı akşamı saat 19:00’da başlayacak. Gündüz saat: 16.00 ve akşamsaat:19.00 olmak üzere iki ayrı seansta gerçekleştirilecek etkinlikte; flamenkodan caza; makro doğa fotoğraflarından dağ manzaralarına kadar değişik konuların işlenecek. Etkinlikte ayrıca; FOTOGEN üyelerinden Cengiz Karlıova’nın 40. sanat yılı nedeniyle hazırladığı “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl” gösterisi de ilk kez izleyicilerle buluşacak.

5. FOTOGEN Gösteri Günleri kapsamında hergün farklı konu ve konuşmacılar kısa söyleşiler ve sürpriz etkinliklerle Akbank Sanat’ta olacak.

5. FOTOGEN Gösteri Günleri Programı:

6 Mart 2012, Salı saat: 19.00

7 Mart 2012, Çarşamba saat: 16.00

Atilla Tanyeli                           “Günden Geceye Yolculuk”

Tülin Dizdaroğlu                     “Kadıköy’de Akşam”

Selçuk Özdil                           “Yeni Moda Eczanesi”

Ahmet Kuzik                           “Kıyıdan Fotoğraflar”

İbrahim Göksungur                 “Cazistanbul”

7 Mart 2012, Çarşamba saat: 19.00

8 Mart 2012, Perşembe saat: 16.00

Salih Zeki İlban                     “Çağdaş İstanbul”

Sevdiye Kurucu                     “Flamenko”

Galip Dülger                          “Bütün Çiçekler Güzeldir”

Sera Mübeccel Gültürk         “Boyar Madde ve Parfüm İçermez”

Cengiz Karlıova                    “Fotoğrafın Peşinde 40 Yıl”

8 Mart 2012, Perşembe saat: 19.00

9 Mart 2012,Cuma saat: 16.00

Cengiz Sakarya                     “Hayda Bre Pehlivan”

Sema Kösoğlu Karlıova         “Yağmurun İzinde”

Yusuf Darıyerli                       “Yular”

Ersin Alok                               “Dağ ve Sanat”

Etkinlik Ücretsizdir.

-ANTALYA-

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Kurtuluş Savaşı ve üç kadın hikayesinin anlatıldığı Kahraman Türk Kadınları Oratoryosu’nu seslendirecek.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Kurtuluş Savaşı ve üç kadın hikayesinin anlatıldığı Kahraman Türk Kadınları Oratoryosu’nu seslendirecek.

Sabri Tuluğ Tırpan tarafından yazılan eser, 5 Martta Haşim İşcan Kültür Merkezi’ndeki opera sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

Şef Hakan Kalkan’ın yöneteceği ANTDOB orkestrası, korosu ve solistlerinin sahne alacağı konser, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Eserde hikayesi anlatılan üç kadını soprano Nurdan Küçükekmekçi Aydın, soprano Zişan Damcıoğlu ve mezzo soprano Ebru Kaptan seslendiriyor. Eserin anlatıcısı Semiha Derya Karadeniz.

ANTDOB, Victor Hugo’nun aynı adlı romanından uyarlanan Notre Dame’ın Kamburu balesini bugün ve 3 Martta sanatseverlerle buluşturacak.

Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek eserin koreografi ve librettosu Ankara Devlet Opera ve Balesi Başkoreografı Armağan Davran ile Başöğretmeni Volkan Ersoy imzasını taşıyor.

Eserin müzikleri, Cesare Pugni’nin müziğini yeniden düzenleyen ve kendi bestelerini ekleyen Bujor Hoinic, dekor tasarımı Adnan Öngün, kostüm tasarımı Çimen Somuncuoğlu imzasını taşıyor.

Esmeralda ile gizlice buluştuğu odada ölü bulunan yüzbaşının cansız bedeninin sorumlusu olarak Esmeralda’nın polis memurları tarafından götürülmesiyle başlayan eserde olaylar bir şekilde gelişir ve Esmeralda’nın öldürülmesine hükmedilir. Halk, güzeller güzeli çingenenin öldürülmesini istemez. Asılması için meydana getirilen Esmeralda artık tüm ümidini yitirmiştir. Rahip ne yapacağını bilememektedir. Aşıklar birbirlerine başka dünyada kavuşacaklardır. Quasimodo olanlara seyirci kalmayacaktır.

ANTDOB oyuncuları yarın “Haydi Çocuklar Operaya” etkinliğiyle minik sanatseverlerle buluşacak. Çocuklarda opera bilincinin geliştirilmesini hedefleyen etkinlik, eğitici özelliği de sahip. Operaya gelen çocuklar, sahnelenecek eserin dekorunu görme ve opera hakkında bilgi alma fırsatı bulacak, daha sonra şovu seyredecek.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

-ADT- 

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın, 3 ve 7 Martta Aziz Nesin’in “Toros Canavarı” adlı eserini sahneleyecek.

Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez.

Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan “Toros Canavarı” adıyla nam yapmış seri katil yerine emekli memur Nuri Bey polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişecektir.

ADT oyuncuları, 6 Martta “Pinokyo” adlı çocuk oyunuyla tiyatroseverlerin karşısında olacak. Carlo Collodi’nin yazdığı, Brian Way’in tiyatroya uyarladığı eserin yönetmeni Ahmet Avkıran. Eserin dekor ve kostümleri Özlem Karabay’a, müzikleri İhsan Kılavuz’a, ışık tasarımı Namık Gürsoy’a ait.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-ABT- 

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) bugün “Tersine Dünya” adlı eseri sahneleyecek.

Mustafa Gültekin tarafından sahneye uyarlanan, Orhan Kemal’in “Tersine Dünya” adlı eserinin yönetmenliğini Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Çidamlı yaptı.

Oyunun müzikleri Tolga Cebi, koreografisi Binnaz Dorkip, dekoru Cenap Aydınoğlu, kostümleri Gizem Karasu, ışığı Özgür Dokuyucu’ya ait. ABT oyuncularının tamamına yakınının yer aldığı eserde, kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır ve bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı “Tersine Dünya”da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

Eser 5 Martta da Dünya Kadınlar Günü için Yeni Mahalle Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

ABT, yarın, Turgut Özakman’ın yazdığı “Fehim Paşa Konağı” adlı oyunu sahneleyecek. Abdülhamit döneminde yaşanan istibdat döneminin güçlü paşalarından Fehim Paşa’nın yanına aldığı Yusuf adlı genç, Fehim Paşa’nın kızına aşık olur. Bütün mahallelinin de ortak olduğu olayda mahalle sakinleri kızı paşadan ister. Ancak Fehim Paşa kızı vermediği gibi adam tutarak Yusuf’u öldürtmeye kalkışır.

Topluluk, 3 Martta “Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” alı eseri sahneleyecek.

Oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

ABT oyuncuları, aynı günün akşamında “Vatan Kurtaran Şaban” adlı eser için sahneye çıkacak. Haldun Taner’in yazdığı “Vatan Kurtaran Şaban” adlı kabarede, Tapu Kadastro Müdürlüğü’nden Kültür Sanat Müsteşarlığı’na atanan Şaban’ın bu alanda yaptığı komik ve çarpık uygulamalar hicvedilerek anlatılıyor. Ülkedeki kültür ve sanat anlayışına eleştirel bir yaklaşımın da konu edildiği oyunda kalabalık bir kadro rol alıyor.

-KBT- 

Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği iki perdelik “Hacıyatmaz” oyunuyla yarın ve 3 Martta sanatseverlerle buluşacak.

KBT, Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu

“Ağaç Ev”i de yarın sahneleyecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-Konser ve sergi- 

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası “Erkin ve Beethoven” konseriyle yarın sanatseverlerle buluşacak. Kemanda Özcan Ulucan solist olarak sahne alacak.

Ressam Rabia Çalışkan, Antalya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Yenimahalle Kültür Merkezi’nde sergi açacak. “Yenimahalle’den Yenimahalle’ye Ankara-Antalya” adlı resim sergisi, bugün Yenimahalle Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergide, Rabia Çalışkan, zaman olgusunu kendine has uslübuyla resmettiği eserlerini sergileyecek. Sergi, 15 Marta kadar açık kalacak.

Letafet Sarıbaş’ın “Duygusal Damlalar” ebru sergisi, yarın Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergi, 15 Marta kadar gezilebilecek.

-DİYARBAKIR-

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Titanik Orkestrası” ile “Oz Büyücüsü” Oyunlarını seyircisiyle buluşturmaya devam ediyor.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Titanik Orkestrası” ile “Oz Büyücüsü” Oyunlarını seyircisiylebuluşturmaya devam ediyor.

Hristo Boyçev’in yazdığı, Zurap Sıkharulıdze’nin yönettiği, çevirisini Hüseyin Mevsim’in yaptığı “Titanik Orkestrası”nda yaşamın kıyısında kalmış insanların her şeye rağmen bekleyişleri anlatılıyor.

Ali Çelik, Uğur Çınar, Ozan Hafızoğlu, Pelin Tozkoparan ve Fatih Yurdakul’un rol aldığı, Oyunun dekoru ve giysi tasarımı Esra Selah’a, ışık tasarımı ise Suat Uçar’a ait.

Oyun bugün ve yarın saat 20.00’da, Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’da, Cahit Sıtkı Tarancı KültürSanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü ise küçük seyirciler için saat 11.00’de “Oz Büyücüsü”nü sahneleyecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da, Sophokles’in en önemli yapıtlarından, Celal Mordeniz’in yönettiği “Antigone”yi sahneleyecek.

Oyun, Kürtçe olarak yarın ve Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda seyirciylebuluşacak.

-MARDİN- 

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in fotoğraflarının yer aldığı sergi “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

 

 -ANKARA-

Clint Eastwood’un kamera arkasına geçtiği “J.Edgar” adlı yapım yarın seyirciyle buluşacak

20. yüzyılın en çok tartışılan tartışmalı ve en güçlüportrelerinden J. Edgar Hoover’ın hayat hikayesinden beyazperdeye uyarlanan filmde ünlü FBI başkanının gençliğinden başlayarak Amerikan Adalet Bakanlığı’ndaki yükselişi ve neredeyse 50 yıl boyuncaFederal Büro üzerindeki etkisi beyazperdeye taşınıyor. Hoover’ı Leonardo Dicaprio’nun canlandırdığı filmde, ünlü aktöre Naomi Watts, Armie Hammer, Josh Lucas, Judi Dench ve Josh Hamilton eşlik ediyor.

Tolga Çevik, Köksal Engür ile Toprak Sergen’in başrolünü paylaştığı “Sen Kimsin” gösterime girecek. Ozan Açıktan’ın yönettiği film, Dedektif Tekin ve trafik polisliğinden emekli İsmail’in kayıp bir kız vakasının peşine düşerken bu maceranın başlarına beklenmedik işler açmasını konu alıyor.

Reese Witherspoon’un son filmi “İyi Olan Kazansın”, haftanın üçüncü yeni yapımı. Yönetmenliğini McG’nin üstlendiği film, hem çok iyi iki dost hem de CIA’in üst düzey yetenekli ajanları olan ikilinin birbirinden habersiz aynı kadına aşık olmalarını ve büyük bir rekabet içine girmelerini anlatıyor.

Sinemalardan 

Metropol: “Fetih 1453”, “Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, “Sen Kimsin”, “İyi Olan Kazansın”, Berlin Kaplanı”.

Optimum: “Fetih 1453”, “İyi Olan Kazansın”, “Berlin Kaplanı”, “Sen Kimsin”.

Kızılay Büyülü Fener: “Fetih 1453”, “Berlin Kaplanı”, “Sen Kimsin”,

“Artist”, “Benden Sana Kalan”, “J.Edgar”, “İyi Olan Kazansın”, “Hayat Sürücü”, “Kevin H)Hakkında Konuşmalıyız”.

Bahçelievler Büyülü Fener: “Sen Kimsin”, “Berlin Kaplanı”, “Fetih 1453”, “İyi Olan Kazansın”, “Artist”, “Fetih 1453”.

-ESKİŞEHİR-

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, “Keşanlı Ali Destanı”, “Palto”, “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi”, “Her Şeye Rağmen” ve “Açık Aile” oyunları sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, “Keşanlı Ali Destanı”, “Palto”, “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi”, “Her Şeye Rağmen” ve “Açık Aile” oyunları sahnelenecek.

Haldun Taner’in ölümsüz tiyatro eseri “Keşanlı Ali Destanı” oyununun yönetmenliğini Kazım Akşar üstleniyor. Mert Kırlak, Gonca Yakut, Burcu Tutkun Oruç, Berkay Akın, Özgür Onan, Mete Ayhan, Tolga Tümer ve Mustafa Kılıkçı’nın rol aldığı oyun, 3 Martta saat 20.00’de, 4 Martta ise 18.00’de Sanat ve Kültür Sarayında sahnelenecek.

Nikolay Gogol’un yazdığı, Cemal Süreyya’nın çevirdiği, Erdal Küçükkömürcü’nün yönettiği “Palto” adlı oyunda, şehir tiyatrosu sanatçılarından Özlem Akdoğan, Basri Albayrak, Ali Eyidoğan, Emir İzci, Hakkı Kuş, Burcu Tutkun Oruç ve Serkan Sezgin rol alıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesinde, yarın saat 20.00’de sanatseverlerle buluşacak.

Valerie Petrof’un yazdığı “Her Şeye Rağmen” adlı çocuk oyununda Şehir Tiyatrosu sanatçıları Çiğdem Altuğ, Ercüment Yılmaz, Ezgi Çoşkun ve Zuhal Lale rol alıyor. Oyun, 8 Martta saat 14.00’de Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı

“Açık Aile” adlı oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Sultandere Sahnesinde yarın saat 20.00’de sahnelenecek.

Mutlu bir yaşam umuduyla İstanbul’a gelen Ukraynalı Dijana’nın insan tacirlerinin eline düşmesini ele alan ve zorla fuhuşa zorlanan kadınların dramının yansıtıldığı “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi” adlı oyun ise 7-8 Martta Tepebaşı Sahnesinde sanatseverlerle buluşacak.

 -SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, “Zorba” isimli baleyi izleyicinin beğenisinesunacak, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise”Bu da Benim Karım” adlı Oyunsahnelenecek.”Zorba” isimli baleyi seyircinin beğenisine sunacak.

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, “Zorba” isimli baleyi izleyicinin beğenisine sunacak, SamsunDevlet Tiyatrosu’nda ise”Bu da Benim Karım” adlı Oyun sahnelenecek.

Samsun Devlet Opera ve Balesi, 3 Mart Cumartesi ve 5 Mart Pazartesi günü,

“Zorba” isimli baleyi seyircinin beğenisine sunacak.

Girit’te küçük bir Yunan kasabasında yaşayan Zorba, kasabaya yerleşmek için Amerika’dan gelen John ve ona aşık olan Marina ile Zorba’yı seven Monolies’in hikayesinin anlatıldığı eserin müziklerini Mıkıs Theodorakıs, librettosu ve koreografisini Lorca Massine, orkestra şefliğini Tolga Taviş ve OğuzhanKavruk yaptı, Anna Krzyskow sahneye koydu.

Turne Sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise, Bursa Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Bu da Benim Karım” adlı Oyun seyirciyle buluşturulacak.

Sandberg ve Fırner’in yazdığı, Bora Özkula’nın sahneye koyduğu “Bu da Benim Karım” herkesin, “Bu benim karıma ya da benim kocama çok benziyor” diyebileceği kişilerle karşılaşabileceği bir Oyun.

Samsun Gazi Sahnesi’nde yarın saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu’nca hazırlanan “Vay Başımıza Gelenler” adlı Oyun seyirciyle buluşturulmaya devam edecek. Günlük hayatımızdaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu Oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı.

Samsun Söz Sanat Merkezi de, 5 Mart Pazartesi ve 7 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da, “Geç Kalanlar” adlı Oyunu tekrar sahneleyecek.

Evlilik içinde yapılan hatalar, zamanla çiftlerin birbirine yabancılaşması ve modern dünyada kadın erkek ilişkilerinin karşılıklı özensizlik yüzünden bitmesinin anlatıldığı Oyunu, Pervin Ünalp yazdı, Suat Özgültekin sahneye koydu.

-ORDU- 

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT), yarın akşam ve 6 Mart Salı günü 20.00’da “Eşeğin Gölgesi” isimli Oyunu yeniden seyircinin beğenisine sunacak.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu Oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçer. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan “Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır.

-ÇORUM- 

Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosu’nda, yarın 20.00’da ve 3 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Ankara Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlıOyun sahnelenecek. Nazlı Nihan Şenol’un yazdığı, Meral Üner’in sahneye koyduğu Oyunda, aile bağlarının kutsallığı işleniyor.

 

ses yarışması

Sizler için derlediğimiz müzik yarışmalarının bir kaçını aşağıda bulacaksınız.

ses yarışması1-  LEYLA GENCER ŞAN YARIŞMASI 2012 

Opera dünyasına kazandırdığı genç yeteneklerle uluslar arası müzik çevrelerinde çok konuşulan Leyla Gencer Şan Yarışması, bir kez daha opera dünyasının yeni yıldızlarını belirlemek üzere yola çıkıyor.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın altı Avrupa ülkesinde yapılacak ön elemelerinde Uzak Doğu’dan Amerika’ya her milletten şancı kendini göstermeye çalışacak. Operanın yeryüzündeki mabedi Teatro alla Scala’nın akademisinin işbirliğiyle İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen yarışma için başvurular açıldı.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın jürisine bu yıl MIRELLA FRENI başkanlık edecek. Yarışma, farklı ülkelerden opera alanında uzman ve etkili üyelerden oluşan jürisi kadar, kariyerlerinde dünya çapında hızlı bir çıkış yakalayan finalistleri ile de adından övgüyle söz ettirmekte.

Ülkede Ön Elemeler

Leyla Gencer Şan Yarışması, Nisan ve Mayıs aylarında altı ülkede yapılacak ön elemeler ile başlıyor. Bu kez İngiltere, Avusturya ve İspanya’nın da eklenmesiyle, ön elemeler yarışma jürisi tarafından aşağıdaki program çerçevesinde yapılacak:

BERLİN 26 Nisan Perşembe

LONDRA 4 Mayıs Cuma

VİYANA 7 Mayıs Pazartesi

MADRİD 10 Mayıs Perşembe

MİLANO 14 Mayıs Pazartesi

İSTANBUL 16-17 Mayıs Çarşamba-Perşembe

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın finalleri ise Eylül ayında İstanbul’da. 16 Eylül 2012 Pazar günü çeyrek finaller ile başlayacak maraton 20 Eylül Perşembe Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek görkemli final gecesi ile son bulacak.

Doğuş Grubu ile Garanti Bankası’nın sponsorluğunda ve Borusan Holding’in katkılarıyla gerçekleşen 7. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın birincisi 12.500 Euro, ikincisi 7.500 Euro ve üçüncüsü 3.500 Euro’luk nakit ödül kazanacak. Bu sene ilk kez verilen La Scala Tiyatrosu Akademisi Özel Ödülü bir finaliste üç aylık eğitim bursu sağlıyor. Özellikle Avrupa’dan pek çok menajer ve opera direktörünün takip ettiği, finallerine bizzat katıldığı yarışma, genç şancılara uluslar arası sahnelerde çeşitli imkanları da beraberinde getiriyor.

Son Başvuru: 16 Nisan 2012

Leyla Gencer Şan Yarışması’nda yer alarak opera dünyasında kendini göstermek isteyen genç şancılar 16 Nisan 2012 Pazartesi akşamına kadar İKSV’ye posta yoluyla veya internet ortamından yapacaklar.

Başvuru için lütfen tıklayınız.

 

2-  İSTANBUL ROTARY SANAT ÖDÜLÜ YARIŞMASI 2012

Genç ve yetenekli sanatçıların eğitimlerine, kariyerlerine, tanıtımlarına destek olmayı amaçlayan İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi 2012 yılında da devam ediyor.

Büyük ödülü 15.000 TL. olan ve seçilen üç genç sanatçının, kişi başı 5.000 TL. başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan – 12 Mayıs 2012 tarihleri arasında, Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde sanatseverlerle buluşacak. İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’nın seçici kurulunda, Ayşegül Sönmez, Başak Şenova, Can Elgiz, Haşim Nur Gürel, Kaya Özsezgin, Özalp Birol, Nural Denker ve Turgay Ağralı yer alıyor.

Yarışmanın son başvuru tarihi 09 Mart 2012.

2011 yılındaki ilk yarışmada, Elif Aydoğdu Ağatekin, Ozan Gezer, Seçkin Pirim, Seyit Mehmet Buçukoğlu ilk dört sanatçı olarak seçilmiş, bu sanatçıların yapıtları sergilenmiş, Seyit Mehmet Buçukoğlu büyük ödülü, diğer üç genç sanatçı ise başarı ödüllerini kazanmışlardı. Ayrıca, Armağan Ekici, Banu Çolak, Cansu Gürsu, Engin Beyaz, Fulden Aran, Işıl Ulaş, İsmet Yüksel, Kadir Tavaz, Kerem Güman, Müge Ceyhan, Seda Aytar, Sevgi Kesmen ve Soner Çakmak’ın yarışmaya katılan yapıtları, ilk dört sanatçının yapıtlarıyla birlikte, yarışma sergisi kataloğunda yer almışlardı.

T.C. vatandaşı olan ve Türkiye’de oturan 35 yaş altı genç sanatçılar İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’na, resim, heykel, fotoğraf, seramik, video-art, performans, dijital sanat, işitsel sanat gibi çağdaş sanatın birçok alanında ürettikleri ve daha önce başka bir yarışmaya katılmamış ve sergilenmemiş tek bir yapıtla katılabilecekler.

Büyük ödülü 15.000 TL olan ve seçilen üç genç sanatçının da, kişi başı 5.000 TL başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan 2012 tarihinde Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki, Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde açılacak ve 12 Mart 2012 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Adaylar, yarışma şartnamesi ve diğer detayları   öğrenmek için lütfen Tıklayınız

3-  NARDİS GENÇ CAZ VOKAL YARIŞMASI 2012

Nardis Genç Vokal Yarışması, Türkiye’nin her köşesinden caz müziğine gönül vermiş genç yeteneklerin uluslararası caz platformlarına taşınmasını hedefliyor. Nardis Genç Caz Vokal Yarışması, hem caz vokallerine sahnesini açıyor, hem de Türkiye’de caz müziğinin ve bilincinin gelişmesine katkı sağlıyor.

Geçen yıllarda Nardis’in yarışmasına katılan genç yetenekler, başarılarını, Avrupa ve ABD’nin saygın müzik okullarından eğitim bursu kazanarak ve çeşitli festivallerde önemli ödüller alarak pekiştirdi.

Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nın amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan genç vokalistlerin seslerini yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da duyurmalarına destek olmaktır. Ülkemizin renkli kimliğini sanatçılarıyla festivallerde yansıttığı gibi, genç yetenekler aracılığıyla yarışmalarda sergilemesine önem veriyoruz. Tüm sanat dallarında olduğu gibi müzikte de gerçek anlamda bir yarışmanın olmadığına inanıyoruz. Yarışmalarda derece alanlar bu işi en iyi yapanlar olmadığı gibi, diğerleri de kötü olarak nitelendirilemez. Ancak bazı durumlarda bir kişinin diğerlerini de temsil etmek üzere seçilmesi gerekir. Onun için NARDIS olarak bu organizasyona “yarışma” adını istemeyerek veriyoruz. Bu organizasyonun sonunda “birinci” seçilmeyecek, sadece Litvanya ve Estonya’daki benzer yarışmalara gidecek vokalistler seçilecektir. Bu nedenle 2. veya 3. gibi dereceler olmayacaktır. Bu yarışmada en başarılı bulunan vokalistler Estonya ve Litvanya’da yarışma hakkı ile birlikte bir kişi de Pulawy, Polonya’da Temmuz ayında yapılacak olan International Jazz Workshop’a katılma hakkı kazanacak, uygun bulunan bir diğer katılımcı da Nardis Jazz Club programında yer alıp konser verebilecektir.

AMAÇ VE KONU

Nardis Jazz Club tarafından düzenlenen “Genç Caz Vokal” yarışmasının amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan gençlerin, üniversite öğrencisi genç müzisyenlerin ve müzik öğrencilerinin caz vokal alanında gelişme göstererek seslerini duyurmalarında yardımcı olmak, uluslararası sahnelerde yer almalarını sağlamak, teşvik etmektir.

“Genç Caz” Seçmeleri dahilinde seçilecek olan 2 finalist 7 Mart 2012 tarihinde Nardis Jazz Club’deki seçmeden sonra Litvanya’daki Jazz Voices http://www.jazzvoices.lt/ (12 – 15 Nisan tarihlerindeki) ve Nomme Jazz Festivali kapsamında Mayıs ayındaki “Nomme Jazz Competition 2012 (http://www.nommejazz.ee/index.php?id=195&keel=eng) adlı uluslararası yarışmaya katılacaktırlar.

SEÇİM

“Genç Caz Vokal” Seçmelerine katılacak müzisyenler bu şartnamede belirtildiği şekilde Nardis Jazz Club’a başvurmaları gereklidir. Değerlendirmeler bu başvurular üzerinden iki aşamalı bir seçim sonucunda yapılacaktır. İlk aşamada gönderilen başvurular arasından seçici kurul tarafından belirlenenler, ikinci aşamadaki performans secmelerine çağırılacaktır. Halka açık olarak yapılacak ve adayların canlı performanslarından oluşan değerlendirme konseri sonrasında seçici kurul tarafından başarılı bulunan şarkıcılar Nisan ayında Klaipeda’daki ve Mayıs ayında Nomme’deki yarışmalara katılmaya hak kazanacaktırlar.

SEÇMELERE KATILMA KOŞULLARI

Müzisyenlerin 1 Ocak 2012 tarihi itibari ile 35 yaşından büyük olmamaları,

Adayların Türk vatandaşı olması,

Başvuru dosyalarının ve demo kayıtlarının en geç 20 Şubat 2012, Salı günü saat 17.00’ye kadar Nardis Jazz Club’a posta, kurye veya elden teslim yolu ile iletilmesi gerekmektedir. (Adres bilgileri aşağıda verilmiştir)

Adayların başvuru dosyasında;

Demo CD

[Bu demoda caz olarak nitelendirilebilecek 3 değişik stilde (swing, latin, blues, funk vb) parçaya yer verilecektir.]

Kısa özgeçmiş bulunmalıdır.

Başvuruda bulunan tüm adaylar bu şartnamedeki hükümleri bütünüyle kabul etmiş sayılırlar. Gönderilen başvuru dosyaları ve demo kayıtları iade edilmeyecektir.

SUNULACAK DEMOLARDA ARANAN NİTELİKLER

Seçmelerde sadece klasik / çağdaş caz ve alt disiplinleri, blues, blues ve caz etkileşimli güncel türler (örneğin; caz-fusion, caz-rock, caz funk, soul, acid-caz, latin caz, pop-caz, groove, electronic caz, urban, r&b, caz-blues v.b.) alanındaki başvurular değerlendirilecektir. Caz ve türevleri dışında kalan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

Demolar, ön elemeler ve finalde seslendirilecek repertuvar, adayların kendi özgün besteleri veya mevcut eserlerin yeniden yorumlamalarından oluşabilir.

Sunulacak demonun MP3 formatında olması şarttır.

Demo kayıtları 3 parçadan oluşmalıdır.

Demoların değerlendirilmesinde kayıt kalitesi bir seçme kriteri olmadigi icin kayitlarin profesyonel bir stüdyoda yapılması şart değildir. Çalınan eserlerin ve enstrümanların anlaşılabilir seviyede duyulması yeterli olacaktır.

SEÇİCİ KURUL

Değerlendirmeyi yapacak Seçici Kurul üyeleri:

Ahmet Yeşiltepe, NTV Radyo

Alexandra Ivanoff, Müzisyen, Yazar

Bülent Denli, Yazar

Cem Tuncer; Müzisyen, Jazz Dergisi Yazarı

Emin Fındıkoğlu, Müzisyen

Hakan Tüfekçi, NTV Radio Programcısı

Neşet Ruacan, Müzisyen

Önder Focan, Müzisyen

Sedat Ergin, Hürriyet Gazetesi

Sibel Köse, Müzisyen

Sevin Okyay, NTV Radyo

Nardis Jazz Club, herhangi bir Seçici Kurul üyesinin üyelikten vazgeçmesi veya kurul faaliyetlerine katılamaması halinde seçeceği başka bir kişiyi seçici kurul üyesi olarak atayabilir.

DEĞERLENDİRME

Başvuru son tarih 20 Şubat 2012 Salı günüdür.

20 Şubat’a kadar başvurularını yapmış olan müzisyen ve toplulukların demo kayıtları Seçici Kurul tarafından 1 Mart 2012 Salı gününe kadar dinlenecek ve seçici kurul üyelerinin her bir grup için yapacağı değerlendirmenin ortalaması alınarak en başarılı bulunan on başvuru değerlendirme konserine çağırılacaktır. Bu çağrı ile ilgili açıklama Nardis’in web sitesinden yayınlanacak ve ilgili katılımcılara doğrudan bildirilecektir.

Değerlendirme konseri, 7Mart 2012 Çarşamba günü Nardis Jazz Club’da dinleyicilere açık olarak gerçekleştirilecektir. Değerlendirme konserine çağırılan vokalistler kulübün belirleyeceği trio eşliğinde kendi sectikleri iki parçayı dinleyiciler ve seçici kurul önünde seslendireceklerdir. Sahne alma sırası kura ile belirlenecektir.

Değerlendirme konserini takiben seçici kurul “Genç Caz Vokal” konserlerine katılmaya hak kazanan finalistleri seçecek ve açıklayacaktır.

KONSERLER

Yukarıda belirtilen sürecin sonuda seçilen vokalist Litvanya’daki Jazz Voices adlı yarışmaya katılmaya hak kazanacaktır. Jüri tarafından değerlendirmeye girecek bir kişi de Polonya’daki Pulawy’deki workshop’lara katılamaya hak kazanacaktır. Yarışmaclarınının tüm yol ve konaklama masrafları NTV Radyo ve Nardis Jazz Club tarafından karşılanacaktır. Pasaport ve vize işlemleri katılımcıya aittir.

TEKNİK İHTİYAÇLAR

Vokalistlere yarışma öncesi belirlenecek bir saatte Nardis’te kendilerine çalacak grup ile prova yapma imkanı sağlanacaktır.

İstanbul dışından katılacak olanlar ulaşım ve konaklama masraflarından kendileri sorumludurlar.

İletişim Bilgileri

Nardis Jazz Club

Kuledibi Sokak No. 14 Galata / İstanbul  detaylar için lütfen tıklayınız. detay için :  focan@nardisjazz.com

4-  MİLLER MUSİC FACTORY MÜZİK YARIŞMASI 2012

Müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin vazgeçilmez markası Miller tarafından bu yıl 8.si düzenlenecek olan Miller Music Factory’ye (MMF) başvurular 10 Şubat’a kadar devam ediyor! Miller’ın yeni yıldızları keşfetmek ve sesini duyurmak isteyen yeteneklere destek olmak amacıyla düzenlediği müzik yarışmasına başvurular www.millermusicfactory.com internet sitesi üzerinden yapılıyor.

Miller, Türkiye’de bira sektörüne girdiği 2000 yılından bu yana müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin yanında yeralıyor. Miller Music Factory yarışması ile de müziğe gönül vermiş yetenekleri 8 senedir arıyor, buluyor ve destekliyor. Yarışma; yeteneğine inanan, fakat bu alanda kendilerini gösterebilecek platform bulamayan taze yetenekler için eşsiz bir fırsat. Her yıl rekor sayıda başvuru ile dikkat çeken Miller Music Factory, araştırmalarda genç yeteneklerin “En çok güvendiği yarışma” olarak tanımlanıyor. Bunun yanı sıra Miller Music Factory’ye katıldıktan sonra yıldızı parlayan isimler arasında 2006 yılı birincisi “Bedük”, 2007 yılı birincisi “Mustafa Keçeli”, 2008 yılı birincilerinden Multitap grubunun solisti “Selim Siyami Sümer” ve “DJ Junior” da bulunuyor.

Katılan binlerce aday arasından özel jüri tarafından seçilecek isimler finalist olarak belirleniyor. Finale kalan adaylar her kategoride alanında isim yapmış profesyoneller, sanatçılar ve jüri üyelerinden oluşan workshop’lara katılma hakkı kazanırken, aynı zamanda profesyonel danışmanlık desteği alma imkanı da buluyor. Ünlü prodüktör Chew Fu’nun da eğitim vereceği workshopların ardından ise final gecesinde yapılan halk oylaması sonucunda kazanan ilk üç isim belirleniyor. Buna göre ilk 3’e giren yarışmacıların ödülleri ise şöyle;

MMF Birincisi: Profesyonel stüdyoda 3 adet parça kaydı

MMF İkincisi: Profesyonel stüdyoda 2 adet parça kaydı

MMF Üçüncüsü: Profesyonel stüdyoda 1 adet parça kaydı

Jüri Özel Ödülü: Miller Music Tour West’e katılım şansı

Katılım şartları:

Yarışmaya katılmak isteyen 18 yaş üstü yetenekler, www.millermusicfactory.com ’dan başvuru formunu dolduracak ve aday parçayı siteye yükleyecek. Jürinin yapacağı titiz değerlendirmeler ve halk oylaması sonucunda kazananlar 10 Mart 2012’de gerçekleşecek Miller Music Factory final gecesinde açıklanacak.

Yarışma Jürisi:

Prodüktör DJ Murat Uncuoğlu, Prodüktör Hakan Kurşun, Ses Mühendisi ve Prodüktör Alp Turaç, Vokalist Elif Çağlar, Müzisyen Mabel Matiz, Dinamo FM’den Muzo Berberoğlu, Blog Yazarı Hayalsu Altınordu, Hip-hop Life Portal Editörü Ulaş Demiröz, Bant Dergisi Genel Yönetmeni Aylin Güngör ve Müzik Yazarı Eleştirmen Murat Beşer.

Chew Fu Kimdir?

Chew Fu, Lady Gaga’dan, Rihanna’ya, Alicia Keys’den Justin Timberlake’e uzanan geniş bir sanatçı kadrosu ile çalışmalar yürütmüş olan New York’lu mega-prodüktör, özgün şovlarıyla dikkat çeken sıra dışı bir DJ. Dans dünyasının önde gelen isimleri Chew Fu’yu, 2011 yılının en iyi remiksçisi olarak görüyor. Miller Music Factory için İstanbul’a gelecek olan Chew Fu finale kalan adaylara özel workshop verecek, 10 Mart gecesi gerçekleşecek final gecesinde jüri üyesi olarak yarışmacıları değerlendirecek ve aynı gece çok özel bir gösteriyle sahne alacak.

Detaylı bilgi için:

Bilgi için: Yasemin ENER / İnci ŞİRİN

PRO İletişim Danışmanlığı – 0 212 292 25 80  Yarışma için deyatlı bilgi alabileceğiniz e-mail adresleri:  yasemin@proiletisim.com / inci@proiletisim.com