Şunun için etiket arşivi: Konser

tarihte-bugun-ne-oldu1 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 91. (artık yıllarda 92.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 274 gün vardır.

Olaylar

  • 527 – Bizans İmparatoru I. Justin, yeğeni I. Justinian’ı veliahtı ilan etti.
  • 1564 – İlk “1 Nisan” şakaları Fransa’da yapılmaya başlandı. Bu yıl değiştirilen takvime göre, eski yılbaşı sayılan Nisan’ın 1’i, yerini yeni yılbaşı 1 Ocaka bırakmaktaydı. Nisan’ın ilk günü yeni yıl kutlamaya alışmış olan halk ve yeni takvim uygulamasını beğenmeyenler, çeşitli şakalar yapmaya başladılar. Fransızlar, bu şakalaraPoisson D’avril (Nisan balığı) adını verdiler.
  • 1778 – Oliver Pollock, doların simgesini yarattı.
  • 1826 – Samuel Morey İçten yanmalı motorun patentini aldı.
  • 1867 – Singapur, Britanyalı kolonisi oldu.
  • 1873 – İngiliz buharlı gemisi “SS Atlantic”, İskoçya açıklarında battı: 547 kişi öldü.
  • 1873 – Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre adlı oyunun ilk temsili İstanbul’daki Gedikpaşa Tiyatrosu’nda gerçekleşti.
  • 1916 – Mustafa Kemal, Miralaylığa (Albaylığa) yükseltildi.
  • 1921 – Metristepe’deki 10’uncu Yunan Tümeni’nin geri çekilmesinin ardından taarruza geçen Türk birlikleri, İkinci İnönü Muharebesi’ni kazandı.
  • 1924 – Münih’teki darbe girişimi dolayısıyla Nazi lideri Adolf Hitler 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fakat sadece 9 ay hapis kaldı ve bu sırada Mein Kampf (Kavgam) adlı kitabını yazdı.
  • 1926 – 30 Ağustos’un, Zafer Bayramı olarak kutlanması hakkındaki kanun kabul edildi.
  • 1928 – Ankara Borsası Maliye Bakanı Fuat Ağralı tarafından açıldı.
  • 1939 – İspanya’da milliyetçiler İspanya İç Savaşı’nın resmi olarak bittiğini açıkladılar.
  • 1948 – Soğuk Savaş: Sovyetler Birliği’nin direktifleri doğrultusunda Doğu Almanya hükûmetine bağlı askeri güçler Batı Berlin’i karadan ablukaya aldı.
  • 1948 – İstanbul Fındıklı’daki Güzel Sanatlar Akademisi binası yandı.
  • 1949 – Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine katıldı.
  • 1949 – İrlanda Bağımsız Devleti ni oluşturan Güneydeki 26 vilâyet birleşerek İrlanda Cumhuriyeti’ni oluşturdu.
  • 1949 – Newfoundland, Kanada’ya katıldı.
  • 1950 – BM, Kudüs’ün ikiye bölünmesi planını kabul etti.
  • 1954 – Migros şirketi kuruldu.
  • 1955 – Kıbrıs’lı Rumlar, adanın İngiltere’den bağımsız olmasını öngören EOKA hareketini başlattılar.
  • 1955 – Kıbrıs’ta Türk Mukavemet Teşkilatı faaliyete geçti
  • 1957 – Batı Almanya’da bilim adamları nükleer silahlar üzerine çalışmayı reddetti.
  • 1958 – Kıbrıs’ta EOKA’cılar İngilizlere savaş ilan etti. EOKA’nın lideri Grivas Türklere de gözdağı verdi.
  • 1961 – 27 Mayıs’tan sonra faaliyetleri yasaklanan siyasi partilerin faaliyetleri kısmen serbest bırakıldı.
  • 1963 – Eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar intihar edeceğini açıkladı.
  • 1964 – Başpiskopos Makarios’un Kıbrıs Türk Alayı’nın garnizonuna dönmesi önerisi Türk hükümetince reddedildi.
  • 1969 – Münir Nurettin Selçuk’un Amerika’da verdiği konser 525 televizyon tarafından naklen yayınladı.
  • 1970 – Richard Nixon, ABD’de satılan tütün ürünlerinde uyarı yazılarının yer almasını öngören ve televizyon ve radyoda tütün ürünlerinin reklamlarının yapılmasını yasaklayan kararnameyi imzaladı.
  • 1971 – Robert Kolej olaylar nedeniyle 4 günlüğüne kapatıldı.
  • 1975 – Ondokuz Mayıs Üniversitesi kuruldu.
  • 1976 – Apple Computer, Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından kuruldu.
  • 1979 – Humeyni, İran İslam Cumhuriyeti’ni ilan etti.
  • 1979 – Balıkçılar 1 Nisan gününü Balık Bayramı ilan etti. Kumkapı’da 2 saat içinde halka 1,5 ton balık dağıtıldı.
  • 1980 – May Yayınları sahibi Mehmet Ali Yalçın yayıncıların kâğıt sorunuyla ilgili olarak Ankara’da Sanayi ve Teknoloji bakanıyla görüştüğü sırada kalp krizi geçirerek öldü.
  • 1981 – Milli Güvenlik Konseyi emniyet mensuplarıyla çarşı ve mahalle bekçilerinin dernek kurmasını yasakladı.
  • 1981 – Yaz saati uygulaması ilk kez Sovyetler Birliği’nde de hayata geçirildi.
  • 1988 – Mardin’e bağlı Nusaybin ilçesinin dağlık kesiminde çıkan çatışmada 20 PKK militanı ile bir binbaşı ve bir er öldü.
  • 1991 – Varşova Paktı feshedildi.
  • 2001 – Yugoslavya’nın eski başkanı Slobodan Miloşeviç, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmak üzere polise teslim oldu.
  • 2001 – Hollanda, eşcinsel evliliği yasallaştıran dünyanın ilk ülkesi oldu.
  • 2002 – Genelkurmay başkanlığı genel sekreterliği, hükümetin Afganistan’da görev yapan ISAF’ın komutasının devralınmasını ilke olarak benimsediğini, Tümgeneral Akın Zorlubaşkanlığında bir keşif heyetinin bu ülkeye gönderileceğini bildirdi.
  • 2002 – Ötanazi Hollanda’da yasallaştı.
  • 2005 – 24. Uluslararası İstanbul Film Festivali “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, sinema sanatçısı Sophia Loren’e verildi.
  • 2005 – 10 yıldır süren 61 sanıklı Hizbullah davasında 22 tetikçi ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
  • 2009 – Hırvatistan ve Arnavutluk NATO’ya katıldı.

Doğumlar

  • 1220 – Go-Saga, Japonya imparatoru (ö. 1272)
  • 1578 – William Harvey, İngiliz tıp doktoru (ö. 1657)
  • 1815 – Otto von Bismarck, Alman politikacı (ö. 1898)
  • 1831 – Albert Anker, İsviçreli ressam (ö. 1910)
  • 1852 – Edwin Austin Abbey, ABD’li ressam (ö. 1911)
  • 1868 – Edmond Rostand, Fransız tiyatrocu (ö. 1918)
  • 1873 – Sergey Rahmaninov, Rus piyanist ve besteci (ö. 1943)
  • 1902 – Maria Poliduri, Yunan şair (ö. 1930)
  • 1906 – Alekzander Sergeyeviç Yakovlev, Rus mühendis ve uçak tasarımcısı (ö. 1989)
  • 1920 – Toşiro Mifune, Japon oyuncu (ö. 1997)
  • 1926 – Reha Yurdakul, Türk sinema oyuncusu (ö. 1988)
  • 1929 – Milan Kundera, Çek yazar
  • 1932 – Debbie Reynolds, Amerikalı oyuncu, dansçı ve şarkıcıdır
  • 1933 – Pars Tuğlacı, Ermeni asıllı Türk yazar
  • 1937 – Yılmaz Güney, oyuncu, yönetmen (ö. 1984)
  • 1938 – Ali MacGraw, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1942 – Savaş Dinçel, Türk oyuncu, karikatürist ve film yönetmeni. (ö. 2007)
  • 1947 – Neşe Karaböcek, Türk şarkıcı
  • 1955 – İlhan İrem, Türk ses sanatçısı ve besteci
  • 1958 – Hüseyin Altın,Türk Şarkıcı ve oyuncu
  • 1959 – Helmuth Duckadam, Rumen futbolcu
  • 1960 – Yalçın Menteş, tiyatro sanatçısı ve televizyon yıldızı
  • 1966 – Mehmet Özdilek, Türk eski futbolcu ve teknik direktör
  • 1967 – Mehmet Taştan, hukukçu ve şair.
  • 1976 – Clarence Seedorf, Surinam doğumlu Hollandalı futbolcu
  • 1976 – Asım Pars, Boşnak asıllı Türk basketbolcu
  • 1980 – Randy Orton, ABD’li profesyonel güreşçi
  • 1986 – Haminu Dramani, Ganalı futbolcu

Ölümler

  • 1528 – Francisco de Peñalosa, İspanyol yazar (d. 1470)
  • 1865 – Giuditta Negri Pasta, İtalyan şarkıcı (d. 1798)
  • 1910 – Andreas Achenbach, Alman manzara ressamı (d. 1815)
  • 1918 – Nigâr Hanım, Türk şair (d. 1856)
  • 1930 – Cosima Wagner, Alman piyanist ve besteci (d. 1837)
  • 1944 – Hazım Körmükçü, Türk tiyatrocu (d. 1898)
  • 1950 – Recep Peker, Türk politikacı ve eski başbakan (d. 1889)
  • 1976 – Max Ernst, Alman gerçeküstücü ressam (d. 1891)
  • 1978 – İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Cumhuriyet döneminin ilk rektörü, eğitimci, yazar, hattat, siyasetçi (d. 1886)
  • 1984 – Marvin Gaye, ABD’li şarkıcı (d. 1939)
  • 1991 – Martha Graham, ABD’li dansçı (d. 1894)
  • 2002 – Aptullah Kuran, Mimar Sinan konusunda yaptığı araştırmalarla tanınan mimarlık tarihçisi (d. 1927)
  • 2005 – Naci Tanrısever (Karamanoğlu Naci Bey), Cumhuriyetin Tapu Kadastrosunu kuran, 16 eski dil bilen hayattaki tek kişi sıfatıyla ölene kadar emekliliği yasakolan Milli Savunma Bakanlığı uzman bilirkişisi, şair, İstiklal Madalyası sahibi (d. 1901)
  • 2012 – Ekrem Bora, Türk sinema oyuncusu (d. 1932)

Tatiller ve Özel Günler

  • 1-7 Nisan: Kanserle savaş haftası
  • 1 Nisan Şaka Günü

“Üvey evlât gibiyiz”

İki genç balet, sitemkâr. Türkiye’de yeterince ilgi görmediklerinden yakınıyorlar. ABD’de düzenlenen Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda Deniz Akarslan klasik balede birinci, Berkay Günay da modern dansta ikinci oldu. Önlerinde New York finali var. Ama ceplerinde beş kuruş para yok.

Deniz ile Berkay, başarının sırrı 'disiplin' diyor. İkili, her gün 7 saat çalışıyor. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Deniz ile Berkay, başarının sırrı ‘disiplin’ diyor. İkili, her gün 7 saat çalışıyor. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Deniz Akarslan ve Berkay Günay, iki genç balet. Biri 16, diğeri 17 yaşında. Her ikisi de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale bölümü öğrencisi.

Başak Çubukçu Prodüktör

Yazıyı Hazırlayan: Al Jazeera Türk Kanalı’nda Kıdemli Haber Prodüktörü .
Başak Çubukçu

 

Deniz ve Berkay, geçen günlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda birincilik ve ikincilik elde etti. Deniz, klasik dalda birinci oldu. Berkay da modern dansta ikinci. Bu derece, onların yaşıtları arasında Türkiye adına elde edilmiş en önemli derece.

Deniz, Berkay ve hocalarıyla prova arasında görüştük.

Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda elde ettikleri dereceler önemli çünkü Deniz ve Berkay, uluslararası arenada ilk kez boy gösterdi. İlk tecrübelerinde kendilerinin dahi beklemediği bir gururu yaşadılar. Aslında elde ettikleri başarı, yarı final. Asıl önlerinde daha zorlu bir etap var: final elemesi… Her ikisi de çok sıkı çalışıyorlar.

Deniz Akarslan ve Berkay Günay, iki genç balet. Biri 16, diğeri 17 yaşında. Her ikisi de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale bölümü öğrencisi.

Deniz ve Berkay, geçen günlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda birincilik ve ikincilik elde etti. Deniz, klasik dalda birinci oldu. Berkay da modern dansta ikinci. Bu derece, onların yaşıtları arasında Türkiye adına elde edilmiş en önemli derece.

Deniz, Berkay ve hocalarıyla prova arasında görüştük.

Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda elde ettikleri dereceler önemli çünkü Deniz ve Berkay, uluslararası arenada ilk kez boy gösterdi. İlk tecrübelerinde kendilerinin dahi beklemediği bir gururu yaşadılar. Aslında elde ettikleri başarı, yarı final. Asıl önlerinde daha zorlu bir etap var: final elemesi… Her ikisi de çok sıkı çalışıyorlar.

Birbirlerini rakip olarak görmüyorlar aksine onlar tek vücutlar.

“İsmim açıklandığında sağa sola bakıyordum. Deniz dürttü. Anlamadım, beklemiyordum çünkü. Deniz’i de yanındaki Kanadalı çocuk dürttü. Bizim için sürprizdi. New York için Allah büyük.”

Amaçları, dünyaca ünlü bale okullarından burs kazanmak. Deniz’in gönlünde yatan aslan, The Royal Ballet… Berkay’ınki de Het National Ballet School.

“Bizim için çok önemli, geleceğimizi aydınlatacak. Yarışmaya, istediğimiz okulların kapıları açılsın, önümüz açılsın diye girdik. Birincilik ya da ikincilik değildi amacımız. İsim duyurmak değil. Bu yarışma sayesinde bize burs alabiliriz.”  

Konservatuardan hocaları Sergo Tereshenko’nun yüzü, öğrencilerinin 600 yarışmacı arasından dereceye girmesinden dolayı gülüyor. Tereshenko, öğrencilerini savaşçı olarak görüyor.

Deniz ile Berkay'ı finale hazırlayan Sergo Tereshenko, "Bursu kazanırlarsa büyük olay. Bir Türk kazanmış olacak" diyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

Deniz ile Berkay’ı finale hazırlayan Sergo Tereshenko, “Bursu kazanırlarsa büyük olay. Bir Türk kazanmış olacak” diyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

“İkisi de savaşçı karaktere sahip. Savaşçıysan başarılı olursun. Bunlar ilk kez yurtdışında sahneye çıkan çocuklar. Deniz, başta sahnede ufak bir fare gibiydi. Korkudan tir tir titriyordu. Ama kendisini sonradan yavaş yavaş toparladı. Demek ki asker karakteri var. Çalışkan. Sadece Allah vergisiyle olmaz, çalışmak lazım. Bunu her ikisi de yaptı.”

“Türkiye’de kıymet yok”

Çocukluk yaşlarından bu yana baleyle iç içeler. Bale, hayatlarının merkezinde değil. Bale, hayatlarının ta kendisi. Disiplini elden bırakmıyorlar. Günde yedi saat çalışıyorlar. Onlara göre bu, stadyumu altı kere turlamakla eş değer… Geri kalan saatlerde yemek yiyor, arkadaşlarıyla vakit geçiriyorlar.

Birinciliği elde eden Deniz Akarslan’a göre kabiliyet önemli ama asıl önemli olan disiplin.

“Baleye olan ilgim dokuz yaşında başladı. Teyzemin çocukları balet ve balerin. Biliyor musunuz, çocukken bale gösterisi izlerken gider televizyona sarılırmışım. Annem ve babam ne kadar aydın insan olsalar da bu duruma önceleri önyargıyla yaklaşmışlar. Sıcak bakmamışlar. Teyzem, kabul ettirdi baleyi. Bale, benim hayatım. Okuldaki çalışmamız, saat 19.30’da bitecek. Buradan çıkıp Kabataş vapuruna bineceğim. Bir saat sonra evde olacağım, yemek yiyemeden yatacağım. Sabah 08.00’de yine burada olacağım. Başarının sırrı bu. Hayatınızda sadece bale olmalı ve sadece disiplin. Olmadan çok zor, kabiliyet kurtarmıyor.”

Gençler, azimli. Elde ettikleri başarının bilincindeler ve hayallerinin avuçlarının arasından kaçmasına izin vermeyecek kadar da kararlı. Final, onların mesleklerini sürdürebilmeleri için tek şansları. En azından onlar böyle yorumluyor ve görüyor. İkincilikle dönen Berkay Günay açıklık getiriyor:

Berkay Günay'ın ailesi bale eğitimi için Mersin'den İstanbul'a taşındı. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Berkay Günay’ın ailesi bale eğitimi için Mersin’den İstanbul’a taşındı.
[Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

“Baleye Türkiye’de devam etmek gibi bir hayalim yok. Tamamen yurtdışı odaklı. Bale, yurtdışında daha değer görüyor ve maddi olarak da daha doyurucu. Çünkü değer verilen bir sanat dalı. Bizim en büyük şanssızlığımız, bu meslek için Türkiye’de doğmak. Futbolcu olmak isterdim, o zaman daha çok değer buluyorsun, bu ülkede. Kıymet yok, tek kırıldığımız nokta bu. Yurtdışında sokakta ‘Ben baletim’ diyebiliyorsun göğsünü gere gere. Ama burada biraz belli etsen gelecek tepkiler hep aynı. Direkt bel altı çalışıyorlar bize.”Finalde de başarılarını devam ettirebilirlerse burs kazanma şansları olacak. Hocaları aynı zamanda devlet sanatçısı olan Sergo Tereshenko bunun elde edilmesi zor bir fırsat olduğunu söylüyor.

“New York çok zor etap. Orada kazanırlarsa burs kazanacaklar. Burs kazanınca okul seçecekler. Düşünün Royal Bale’den gelmiş burs. Kendi imkanlarıyla girmeye kalksa yıllık en az 30 bin pound ödemesi lazım. Bursu kazanırsa, hiç para ödemeyecek. Daha da ötesi bir Türk kazanmış olacak. Okul çok etkili, bunun için çalışıyorlar. İnşallah kazanırlar.”

Paraları yok

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nın iki genci ve hocalarını yurtdışına götürecek ne yazık ki bütçesi yok. Aileler devreye girip ekibi Amerika Birleşik Devletleri’ne yollayabilmek için kredi başvurusunda bulundular.

Ancak her koyun kendi bacağından asılır misali, iş başa düşmüş. Bir yandan elemelere hazırlanıp diğer taraftan kapı kapı kaynak aramaya başladılar. İlk etap için zor olsa da kaynak buldular. Deniz ve Berkay, o sürecin çok sancılı olduğunu anlatıyor.

Deniz Akarslan, balenin Türkiye'de sanatın parçası olarak görülmediğini söylüyor. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Deniz Akarslan, balenin Türkiye’de sanatın parçası olarak görülmediğini söylüyor.
[Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

“Okulun tuvaletini yenilemek için bile bütçe çıkmıyor. Amerika’ya gibi bir yere dört kişiyi yollamaları çok zor. Okul yönetimi, bize yardımcı olamayacaklarını açıkladı. Verseler de borç olarak verebileceklerini söylediler. Her yere başvurduk. Lions’a başvurduk. Onlar olmasa gidemezdik. Sadece uçak için değil, oteli de hallettiler.”Gençler kaynak bulmak pahasına şirketlerin markalarını üstlerinde taşımaya bile razı olmuşlar.

“Biz şirketlere şunu da dedik: ‘Biz öylesine gidelim-gelelim demiyoruz. Sizi de temsil edeceğiz. Bize tişört, çanta verin. Onları taşıyalım. Hem sizin adınızı da taşımız oluruz.’ Ama kimse yanaşmadı.”

Berkay Günay, kendilerine ters gelse de bunu yapmaya mecbur olduklarını dile getiriyor.

“Keşke böyle olmasa… Ama başka türlü olmuyor. Kabul etmiyorlar. Yurtdışına baktığımızda aslında bize gelmeleri gerekiyor, Türkiye’de kapı kapı dolaştık. Hocamız kaç yaşında, onun bize sadece bale öğretmesi gerekirken insanların kapısında bekledi. Oraya gidebilmek bizim için çok zordu.”

New York için de ceplerinde paraları yok. Yine sancılı bir süreç onları bekliyor. Final, nisan ayında.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Osmanlı'dan günümüze gelen iki sanat kurumundan biri. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Osmanlı’dan günümüze gelen iki sanat kurumundan biri.
[Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk

Okul binası yetersizİstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı binası, Kadıköy’de. 1986’dan bu yana bina arayışları devam ediyor. Bale Ana Sanat Dalı Başkanı Oral Yazıcı, mevcut binanın bale için uygun olmadığını ifade ediyor.Yazıcı, Deniz ve Berkay’ın tüm bu olumsuzluklar içinden nasıl sıyrıldıklarına şaşırdığını söylüyor:

Oral Yazıcı: Balenin içinde bulunduğu durum, 10 yıl önce çok daha iyiydi. Her geçen yıl daha da kötüye gidiyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

Oral Yazıcı: Balenin içinde bulunduğu durum, 10 yıl önce çok daha iyiydi. Her geçen yıl daha da kötüye gidiyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

“Bu okul, bale yapmaya müsait değil. Konservatuara müsait değil. 55 yaşındayım, ben 30 yıldır buradayım. Şu okulda biz geldiğimiz günden beri bina arıyoruz. Salonlarımız uygun değil. Aynı salonda orkestra çalışıyor, müzik çalışıyor. Bu çocuklar nasıl çıktılar, bazen düşünüyorum. Şaşırıyorum.”

Bunlara rağmen konservatuarda yaptıklarını mucize olarak değerlendiriyor. Aslına bakarsanız haksız da değil. Verdiği örnek de bunu gösteriyor:

“Fiziki olarak bu bina konservatuara uygun değil. Sadece bale değil, gidin bakın çocuklar tuvaletlerde çalışıyor. Klarnetini ya da keman gitarını alıyor tuvalette çalışıyor. “

Kaynak :  aljazeera.com.tr

al-jazeeraMehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) tarafından düzenlenen 4. Genç Yetenekler Klasik Müzik Festivali, açılış konseriyle başladı.

MAKÜ Konferans Salonu’nda düzenlenen konserde, Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi Çoksesli Korosu sevilen türkü ve şarkıları seslendirdi.

Daha sonra genç yeteneklerden Selin Samsar, Koray Çal, Tuna Bilgin, Aksel Başaran, Burcum Sıla Erdoğan, Doğaç Bezdüz, İrem Yalçıner, Duru Erdoğan piyano, Beste Gürkey’in ksilofon, Nilüfer Sude Güçlü, Deniz Şensoy, Ilgın Top keman, Güney Sinemce viyolonsel, Deniz Bayar flüt, Arda Uğur gitar ve Ali Hüseynzade’nin trompet çaldığı konserde ünlü bestecilerin klasik müzik eserleri seslendirildi.

Etkinlik kapsamında, dokuz yaşındaki Selin Samsar, piyanoda seslendirdiği eserlerle ilgi çekti. Yaklaşık iki saat süren konser, büyük beğeni topladı. 22 Mart’ta sona erecek festival kapsamında çeşitli konser ve etkinlikler düzenlenecek.

Kaynak: El Cezire

‘Don’t worry, be happy’ isimli şarkısıyla hafızalara kazınan ünlü sanatçı Bobby McFerrin, 3 Mart’ta CRR sahnesinde

Bobby McFerrin

Bir zamanlar tüm dünyaya ‘mutlu ol’ diyebilen adam, mesajını tekrarlamak üzere geliyor. Bobby McFerrin, 3 Mart’ta İstanbul’da, CRR’de…

35 yaşın üstünde olup da Bobby McFerrin ismini duymamış bir müziksever var mıdır? Ya da ‘Don’t worry, be happy’ isimli şarkıyı?…
2013 tarihli son albümü Spirityouall da ise McFerrin, Amerikan müziğinin çekirdeğine dokunuyor. Başka bir deyişle tüm siyah müziğin kalbine, yani ilahilere.. Yedi geleneksel ilahinin yanında kendi besteleri ve bir de Bob Dylan yorumu var bu son albümde. Ve tüm bu şarkılarda, McFerrin, üzüntüler içinde kıvranan dünyamızı hem ışıtmayı, hem de ısıtmayı beceriyor.

Onun davetkar müziğini, şifalı sesini duymak ve ruhlarımızı aydınlatmak için 3 Mart 2015’teki İstanbul konseri çok iyi bir şans.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR), mart ayını Dünya Kemanları Festivali ile açacak.

dunyanin-kemanlari-festivali

İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu, mart ayının ilk haftasında İstanbulluları müzikal anlamda farklı kültürlerin lezzetleriyle buluşturmaya devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR), mart ayını Dünya Kemanları Festivali ile açacak.

1 ve 2 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Dünya Kemanları Festivali birçok masterclassa sahne olacak. Festivale; Ara Malikian, Ayla Erduran, Ani Schnarch ve Yarub Smarait’in de içlerinde yer aldığı dünyaca ünlü keman virtüözleri katılacak. Cihat Aşkın’ın koordinatörlüğünü üstleneceği festivalin ilk akşamı Ayla Erduran şerefine Onur Gecesi düzenlenecek. Program, Grammy ödüllü Parker Quartet yaylı çalgılar dörtlüsünün kapanış konseriyle son bulacak.

‘Don’t worry, be happy’ şarkısıyla bir zamanlar tüm dünyaya ‘mutlu ol’ diyen Grammy Ödüllü sanatçı Bobby McFerrin, son albümü olan “Spirityouall” ve en güzel şarkıları ile 3 Mart Salı günü 20.00’de CRR’de İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. Dünyaca ünlü ses virtüözü McFerrin, eşsiz yorumu ve sahne performansı ile dinleyicilere uzun süre hafızalardan silinemeyecek büyülü bir akşam yaşatacak.

Piyano başında bir evliya olarak tanınan dünyanın en önde gelen piyanistlerinden Maria João Pires, önemli bir atılım gerçekleştiren genç kuşak sanatçılarından Miloš Popović ile birlikte 6 Mart Cuma günü 20.00’de CRR’de eşsiz bir resital sunacak. İkili, Schubert ve Beethoven’in piyano için yazılmış dünyaca ünlü unutulmaz eserlerini dinleyicilerle paylaşacak.

Türkiye’nin çeşitli orkestralarının önde gelen; solo, orkestra ve oda müziği kariyerlerine sahip ve alanında virtüöz sanatçılarından Muhittin Dürrüoğlu, Bülent Evcil, Selçuk Akyol, Cihangir Nuvasil, Engin Güngördü ve Cem Akçora’dan oluşan Troia Wind Ensemble, 7 Mart Cumartesi günü 20.00’de muhteşem bir oda müziği konseri sunacak.

Dünya Kadınlar Günü’nde ‘İstanbul’un Hanım Bestekârları’

Türk Sanat Müziği’ne özgün yorumlarıyla zenginlik katan İncesaz Grubu, Dünya Kadınlar Günü için hazırlanan ‘İstanbul’un Hanım Bestekârları’ programını 8 Mart Pazar günü 20.00’de İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicilere sunacak. Konserde; Mehveş Hanım, Neveser Kökdeş ve Leyla Saz gibi İstanbul’un en önemli hanım bestekârlarının şarkılarına da yer verilecek. Programda, Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’nun seslendireceği şarkılara viyolonselde Hakkı Öztürk ve klarnette Evrim Güvemli eşlik edecek.

İşte programın detayları:

1 Mart Pazar

Dünyanın Kemanları Festivali – 1. Gün

Festival Koordinatörü, Cihat Aşkın
Ani Schnarch Ustalık Sınıfı (Masterclass)
Saat:10.00

(Ustalık sınıfına katılım için, 26 Şubat Perşembe günü Saat:16.00’a kadar http://crrkonsersalonu.org/?p=iletisim adresinden müracat edebilirsiniz. Adaylar, yukarıda bulunan linke özgeçmişlerini göndererek katılabilirler, Ustalık sınıfında aktif olarak yer alacak adaylar ise 27 Şubat Cuma günü web sitemiz üzerinden açıklanacaktır. Katılım ücretsizdir.)

Ani Schnarch

Rumen – İsrailli – İngiliz kemancı, birçok prestijli ödülün sahibi olan Schnarch, kuşağının en heyecan verici ve çok yönlü kemancılarından biri olarak anılıyor.

İtalya ve İngiltere’de bulunan New Virtuosi Mastercourse & Festival’i Sanat Danşmanı olan Ani, İsrail’deki ünlü Keshet Eilon keman okulunun da kurucusu ve fakülte üyesi.

Dünyanın Kemanları Açılış Etkinliği
Saat: 14.00

Söyleşi: Dünyanın Kemanları
Moderatör: Cihat Aşkın
Katılımcılar: Emre Aracı, Ertuğ Korkmaz, Ani Schnarch, Amnon Weinstein, Ara Malikian, Yarub Smarait, Mehmet Emin Bitmez

(Dünyanın Kemanları Söyleşisi, Fuaye Alanında Gerçekleştirilecektir. Katılım Ücretsizdir.)

Sergi Açılışı: Kemençe’den Kemana Akdeniz’de Bir Yolculuk (Amnon ve Avshi Weinstein)
Saat: 15.00

Amnon Weinstein

Uluslararası üne sahip büyük usta, keman yapım üstadı ve restoratörü Amnon Weinstein dünyada pek çok yardım ve eğitim amaçlı projenin öncülüğünü yaptı. İsrail ve dünyada pek çok prestijli orkestra ve sanatçı ile çalıştı.
Viyola ve trompet sanatçısı olan Weinstein zanaatını çocukluk yıllarında kendisi gibi keman yapım üstadı olan babasından öğrendi.

Avshalom Weinstein

İsrailli usta bir keman yapımcısı olan babası Amnon Weinstein tarafından yetiştirilen Avhsalom Weinstein, 3. kuşak keman yapımcısıdır.

2006 yılında Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesine davet edildi ve o zamandan beri projede yer alıyor. Son iki yıldır usta bir keman ve yay yapımcısı olan Daniel Schmidt ile çalışan Avshalom, kendi atölyesini 2009 yılında İstanbul’da açtı. Atölyede keman, viyola, çello ve yay için satış, yapım, sertifika ve danışma hizmeti sunuluyor.

(Sergi Fuaye Alanında gerçekleştirilecektir. Festival boyunca, ücretsiz gezilebilir.)

Akdeniz’den Tatlar
Saat: 16.00

Ara Malikian, keman
Yarub Smarait, keman
Mehmet Emin Bitmez, ud
Cihat Aşkın, keman
(Konser ücretsizdir.)

Ara Malikian

Ara Malikian şüphesiz ki jenerasyonunun en zeki ve etkileyici kemancılarından biri. Sahip olduğu kendine özgü stili, kökeni ve zengin müzikal tecrübeleri onu müzik dünyasının en özgün ve yenilikçi seslerinden biri yapıyor.

Yarub M. Smarait

1988’de Ürdün’ün başkenti Amman’da doğmuş ve büyümüş olan keman sanatçısı Yarub Smarait, henüz 4 yaşındayken keman dersleri almaya başladı. Amman’daki Ulusal Müzik Konservatuvarı’nda başlamış olduğu derslerden sonra konservatuvar orkestrasına girdiğinde 11 yaşındaydı.
Aynı zamanda bir ses teknisyeni olan Yarub, İspanya’daki Berklee Müzik Okulu’nda modern enstalasyon alanında burslu olarak yüksek lisans yapıyor.

Mehmet Bitmez

Günümüzde dünyadaki ud virtüözlerinden biri olarak gösterilen Bitmez, öğrenim yılları ve sonrasında da Tanburi Cemil Bey’in makam ve icra anlayışını analiz ederek, ileri teknik, üslup ve tavrı üzerine kapsamlı araştırmalar yaptı.
İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olarak görevini sürdürmektedir.

Cihat Aşkın

Prof. Ayhan Turan’ın sınıfından mezun olan Cihat Aşkın, daha sonra Londra’da Royal College of Music ve The City University’de Mastır ve Doktora programlarını bitirerek yurda döndü.
CAKA, Andante’nin düzenlediği 2011 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde Yılın Klasik Müzik Etkinliği ödülüne layık görüldü. Basın tarafından “Bu toprağın kemancısı” olarak onurlandırılan sanatçı, konserlerinde Jean-Baptiste Vuillaume (1846) ve Joseph Gagliano (1796) kemanları ile çalmaktadır.

Vieuxtemps İstanbul’da
Saat: 18.00

19. yüzyılın en önemli keman virtüözlarından biri olan Henri Vieuxtemps’ın İstanbul seyahatinin müzikli anlatımı

Katılımcı Sanatçılar Emre Aracı ve Cihat Aşkın, Roberto Issoglio

(Etkinlik, Fuaye alanında gerçekleştirilecektir. Katılım ücretsizdir.)

Emre Aracı

Müzik tarihçisi, besteci ve orkestra şefi Emre Aracı Edinburgh Üniversitesi’nden BMus (Hons.) ve PhD dereceleri ile mezun oldu.
1987’den beri Birleşik Krallık’ta yaşamakta olan Dr Emre Aracı Türkiye-Avrupa müzik ilişkileri üzerine yoğunlaştığı araştırmalarını Nurol Holding ve Çarmıklı Ailesi desteği ile sürdürmektedir.

Roberto Issoglio

Müzisyen solist olarak ulusal ve uluslararası Oda Müziği topluluklarında çalışmış; 2002’de, BBC Orkestrası ve Londra Filarmoni Orkestrası ve daha sonra Berliner Philharmoniker’ın müzisyenleriyle birlikte çalmıştır.
Roberto Issoglio beş yıldır Pâques de Cervo (IM) Festivali’nin Oda Müziği Geliştirme Kursları’nın Sanat Yönetmenliği’ni ve Mozart İtalya Derneğinin Torino Kürsüsü Başkanlığı’nı yürütmekte, aynı zamanda Marcello Abbado ve çok ünlü başka yorumcularla birlikte ulusal danışmanlık yapmaktadır.

Ayla Erduran Onur Gecesi

Saat: 20.00

Ayla Erduran, keman
Cihat Aşkın, keman
Tatjana Masurenko, viyola
Can Okan, piyano
Rahşan Apay, viyolonsel
Yelda Özgen, viyolonsel

Ayla Erduran

İstanbul’da dünyaya gelen sanatçı, önce annesiyle kemana başlamış, dört yaşında Karl Berger’in öğrencisi olmuş, ilk resitalini on yaşında, Ferdi Ştatzer eşliğinde, Saray Sinemasında vermiştir. 1946-51 yılları arasında Paris Ulusal Konservatuvarı’nda Benedetti ve Benvenuti ile eğitim görerek keman bölümünden mezun olmuştur.

Erduran’ın yaşamını anlatan, Evin İlyasoğlu’nun yazdığı “Ayla’yı Dinler misiniz?” başlıklı biyografik roman Remzi Kitabevi tarafından 2002’de; Erhan Karaesmen’in yazdığı “Evrenimizi İç Işıklarıyla Aydınlatanlar: Ayla Erduran Müzik ve Keman” başlıklı kitap SCA tarafından 2007’de yayımlanmıştır. Amerika’dan Uzakdoğuya, dünyanın her yerinde CD’leri satılan Sanatçı’nın kayıtları ülkemizde “Ayla Erduran Arşiv Serisi” başlığı altında Lila Müzik’ten yayınlanmıştır.

Tatjana Masurenko

Müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alan viyola sanatçısı Masurenko, 15 yıldır hem solo hem de oda müziği sanatçısı olarak müziğin içinde.

Can Okan

25 Mart 1986 tarihinde İstanbul’da doğdu. Beylerbeyi Lütfi Erçin İlkokulu’nda öğrenim görmekteyken, piyano öğrenimine 1994 yılında Meliha Doğuduyal ile başladı.
Can Okan, MSGSÜ Devlet Konservatuari’nda Prof. Metin Ülkü ile piyano ana sanat dalındaki doktora eğitimine, orkestra şefliği bölümünde araştırma görevliliğine ve devlet sanatçısı İdil Biret ile düzenli çalışmalarına devam etmektedir.

Yelda Özgen Öztürk

Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda viyolonsel, oda müziği ve orkestra dersleri aldı. Halen İTÜ Türk Musiki Devlet Konservatuvarı’nda yardımcı doçent olarak çalışmakta ve İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde Müdür Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.

2 Mart Pazartesi
Dünyanın Kemanları Festivali

Dünyanın Kemanları Festivali – 2. Gün
Aşkın Ensemble
Saat: 18.00

Ertuğ Korkmaz, şef
Ani Schnarch, keman
Aşkın Ensemble
Aşkın Ensemble, günümüzün kaliteli müzik ihtiyacına cevap verebilmek, oda müziği projeleri oluşturmak, müziğe sıradışı bir yorum getirmek ve genç müzisyenlerin gelişimlerini desteklemek amacı ile Cihat Aşkın tarafından 09 Mart 2007 tarihinde kuruldu.
Müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alan Aşkın Ensemble, en büyük desteğini genç ve yaratıcı müzisyenlerinden almakta ve çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir.

Ertuğ Korkmaz

Orkestra Şefi – Kompozitör

11 yaşında Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Mehmet ERTEN ile Trompet çalışmalarına başladı. 1975 yılında Kompozisyon bölümüne kabul edildi ve Prof. Erçivan SAYDAM ile Armoni, Kontrapuan çalışmalarına başladı. 2003 yılında International Rostrum of Composers jürisi seçilen Ertuğ Korkmaz aynı yılın Mart ayında Müzik ve Sahne Sanatları alanında kurucu üye olarak Başkent Üniversitesi kadrosuna katılmıştır. Sanatçı halen Orkestra Akademik Başkent Sanat Yönetmenliği ve Daimi Orkestra Şefliği görevlerini sürdürmektedir.

Ani Schnarch

Rumen – İsrailli – İngiliz kemancı, birçok prestijli ödülün sahibi olan Schnarch, kuşağının en heyecan verici ve çok yönlü kemancılarından biri olarak anılıyor. Romanya doğumlu Schnarch, kemana 7 yaşında başladı ve çalışmalarına İsrail’de devam etti. Bartok ve Ysaye ağırlıklı resital programları büyük alkış alan sanatçının, yine Bartok’un keman ve piyano için yazmış olduğu eşsiz eserlerini seslendirdiği performansı çeşitli ülkelerde radyo, TV ve web üzerinden yayınlanıyor. Yoğun konser takviminin yanı sıra, Ani aynı zamanda Londra Kraliyet Müzik Okulu’nda aranan bir profesör olarak, Avrupa, ABD, Kanada, İsrail ve Japonya’da ustalık sınıfları veriyor, sayısız uluslararası keman yarışmalarına jüri olarak davet ediliyor. İtalya ve İngiltere’de bulunan New Virtuosi Mastercourse & Festival’i Sanat Danşmanı olan Ani, İsrail’deki ünlü Keshet Eilon keman okulunun da kurucusu ve fakülte üyesi.

Dünyanın Kemanları Festivali Kapanış Konseri

Saat: 20.00

PARKER QUARTET

Daniel Chong, keman
Ying Xue, keman
Jessica Bodner, viyola
Kee-Hyun Kim, viyolonsel

Program

S.PROKOFIEV İki numaralı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Fa Majör, Op.92
J. WIDMANN 3 Numaralı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, “Jagdquartett”
J. BRAHMS Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Si bemol Majör, Op. 67

Muhteşem… (New York Times)

Hayal gücü ile dolu bir yorum anlayışı, olağanüstü bir virtüözite, (Washington Post)

Kusursuz bir mükemmeliyet (Boston Globe)

2002’de kurulan Parker Quartet “klasik müziğin laboratuarı” olarak bilinen yaylı çalgılar dörtlüsü oluşumunda, kısa sürede kuşağının önde gelen topluluklarından biri olmuş, başarılı çalışmaları büyük övgülerle, hattâ müzik endüstrisinin en prestijli ödüllerinden Grammy ile taçlandırılmış.
Gördükleri esaslı öğrenimi bir de Cleveland Quartet, Kim Kashkashian, György Kurtág, ve Rainer Schmidt gibi ustalarla pekiştiren topluluk üyeleri bu konserde yaylı çalgılar dörtlüsü için üretilmiş literatürden oldukça farklı kimliklerde üç eser sunacak: Prokofiev, Widmann ve Brahms müzikal gramerleri ve farklı deyişleriyle bu çeşitliliği yansıtacak üç isim.

3 Mart Salı / 20.00

Bobby McFerrin ‘spirityouall’

Bobby McFerrin, vokal
Gil Goldstein, piyano
David Mansfield, keman
Armanda Hirsch, gitar
Jeff Carney, bas
Louis Cato, davul
Madison McFerrin, vokal
Bir zamanlar tüm dünyaya ‘mutlu ol’ diyebilen adam, mesajını tekrarlamak üzere geliyor. Bobby McFerrin 3 Mart’ta İstanbul’da..

Onun davetkar müziğini, şifalı sesini duymak ve ruhlarımızı aydınlatmak için 3 Mart 2015’teki İstanbul konseri çok iyi bir şans.

6 Mart Cuma / 20.00

Maria João Pires, Miloš Popović Dört El ve Solo Piyano Resitali

Program

L.v.Beethoven Piyano Sonatı No 21 “ Op. 53 “Waldstein”
F. Schubert “Lebensstürme” D 947, 4 El Piyano için
F. Schubert “Fantazi” Fa minör, D 940, 4 El Piyano için
L.v.Beethoven Piyano Sonatı No 32 Op.111

Piyano başında bir evliya… Sadece çalışıyla değil, ona özünü veren duyarlılığı, kimliği, duruşuyla da apayrı bir yeri olan, dünyanın en önde gelen piyanistlerinden Maria João Pires, bu dikkat çekici buluşmada genç kuşaktan, 2000’li yıllarla birlikte önemli bir atılım gerçekleştiren Miloš Popović ile birlikte, aynı sahneyi paylaşacak.

Konserdeki partneri Miloš Popović ise, Haydn, Beethoven, Schumann ve Chopin gibi klasiklerin yanı sıra, keman sanatçısı Lorenzo Gatto ile kaydettiği, Enescu, Martinů ve Mokranjac’ın eserlerine yer verdikleri albümle dikkat çekiyor.

7 Mart Cumartesi / 20.00

Troia Wind Ensemble

Muhittin Dürrüoğlu, piyano
Bülent Evcil, flüt
Selçuk Akyol, obua
Cihangir Nuvasil, klarnet
Engin Güngördü, fagot
Cem Akçora, korno

Program

L. Van Beethoven Piyano ve üflemeli dörtlü için Beşli
F. Poulenc Piyano ve üflemeli beşli için Altılı
C. Nielsen Üfelemeli Beşli

Türkiye’nin çeşitli orkestralarının önde gelen; solo ,orkestra ve oda müziği kariyerlerine sahip ve alanında virtüöz sanatçılarından Bülent Evcil, Selçuk Akyol, Cihangir Nuvasil, Engin Güngördü ve Cem Akçora ‘dan oluşan oda müziği topluluğu, ilk kez 2009 yılında bir araya gelmiş ve çalışmalarına başlamıştır. Konserlerinde oda müziği repertuvarının önde gelen büyük bestecilerine yer veren topluluk, Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda profesör ve dünyaca ünlü Türk piyano sanatçısı Muhiddin Dürrüoğlu ile de performanslar sergilemektedir. Konser programına devam eden topluluk, İstanbul konseri için; içinde NIELSEN , POULENC ve BEETHOVEN ‘in eserlerinin yer aldığı bir program sergileyecektir.

8 Mart Pazar / 20.00

İncesaz

Ezgi Köker, solist
Bora Ebeoğlu, solist
Cengiz Onural, gitar
Murat Aydemir, tanbur
Taner Sayacıoğlu, kanun
Emre Erdal, klasik kemençe
Volkan Hürsever, kontrbas
Türker Çolak, ritim saz

“İstanbul’un Hanım Bestekârları”

İncesaz bu konserde Cengiz Onural ve Murat Aydemir’in bestelerinden oluşan klasik İncesaz repertuvarının yanı sıra Dünya Kadınlar Günü’ne özel Mehveş Hanım, Neveser Kökdeş, Leyla Saz gibi İstanbul’un en özel hanım bestekarlarının şarkılarına da yer verecek. Son albümleri Geçsin Günler’in solistleri Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’nun seslendireceği şarkılara Hakkı Öztürk (Viyolonsel) ve Evrim Güvemli (Klarnet) konuk sanatçı olarak katılacak.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), Pelin Halkacı Akın’ın solistliğinde “BİFO ile Barok Zamanı” konseriyle bu akşam Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium’da İstanbullulara klasik müzik ziyafeti sunacak.

borusan-istanbul-flarmoni-orkestrasi

Vivaldi: Dört Mevsim, No. 1–4, Op. 8
Gabrieli: 13. Sonat
Telemann: Yaylılar ve Sürekli bas için Sol Majör Konçerto Grosso, TWV 52:G1
Bach J.S.: 3. No.lu Orkestra Süiti’nden “Air on G-string”
Lully: Le Bourgeois gentilhomme, LWV 43; 4. Perde 4, 5. Sahneden: “March pour la cérémonie Turcs”
Pergolesi: L’Olympiade Uvertürü
Händel: Music for the Royal Fireworks

BİFO, konzertmeister’ı Pelin Halkacı Akın’ın solistliği ile muhteşem bir barok akşamında kışın soğuğunu üzerinizden alacak. BİFO izleyicisinin başarılı çalışmalarını yakından takip ettiği Akın, solistliğinin yanı sıra eğitmen olarak da oldukça yoğun bir programa sahip. Sanatçı, Türkiye’deki tüm genç müzisyenlere örnek olacak şekilde, ülke çapındaki konser salonlarında parlak kariyerini zirveye taşımaya devam ediyor. Claudio Abbado, Seiji Ozawa, Pierre Boulez, Semyon Bychkov ve Daniele Gatti gibi ünlü orkestra şefleriyle çalışarak Avrupa’nın önde gelen konser salonlarında gerek orkestra ile gerekse solo konserler vermiş olan Akın, 2011 yılında Yolculuk adlı albümünü kaydetti. Bu albümünde de, dünya çapında eğitmen olarak katıldığı ustalık sınıfları ve solo konserlerinde de yalnızca yabancı bestecilerin değil, Türk bestecilerin yapıtlarına da büyük önem vererek çok önemli bir görevi üstlenen sanatçı, tüm klasikseverler ve tüm zamanlar için özlenen barok dönem yapıtlarından oluşan bir program sunacak.

Kaynak: Seç Haber

izmir-avrupa-caz-festivali-722. İzmir Avrupa Caz Festivali’ne sayılı günler kala İzmir’i “Caz” heyecanı sardı. Bu yıl geniş kapsamlı halka açık etkinliklerle her kesimden İzmirliye hitap etmeyi amaçlayan Festival, 5 Mart 2015 Perşembe günü bir “Dünya Prömiyeri” ile başlayacak. Günümüz piyano ikilileri arasında çok yönlü müzik anlayışları ve yenilikçi stilleriyle yıldızlaşan Ufuk & Bahar Dördüncü, “Jazz Meets Classic” konserinde, Avrupa caz sahnelerinin en büyüklerinden Erik Truffaz Quartet ile Truffaz’ın “Taksim” adlı eserinin dünya prömiyerini yapacak.

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları; İzmir İtalya Konsolosluğu, İzmir Fransız Kültür Merkezi, Yaşar Holding, Lüksemburg Büyükelçiliği, Luxemburg Export Office, Polonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Adam Mickiewicz Enstitüsü, Avusturya Kültür Ofisi, Slovakya Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu, İzmir İsviçre Konsolosluğu işbirliği ile düzenlediği 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nde 05-21 Mart 2015 tarihleri arasında iki sergi, altı film gösterisi, bir seminer, dört atölye çalışmasının da bulunduğu toplam on iki halka açık etkinlik yer alacak.

AÇIK ETKİNLİKLERLE CAZ HER YERDE

Caz fotoğrafı denince akla ilk gelen isim Aykut Uslutekin, 4- 14 Mart 2015 tarihleri arasında İzmir’in yeni sanat galerisi Contemporary Art Gallery’de “Cazın Büyüsü” fotoğraf sergisini açacak.22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin afişinin belirlendiği 13. Caz Afişi Yarışma Sergisi 5-21 Mart 2015 tarihleri arasında AASSM Alt fuayede sanatseverlerin görüşüne sunulacak.

7 Mart 2015 Cumartesi Festival’in en hareketli günlerinden biri olacak. Gün saat 11.00’de İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde “Cine – Jazz Marathon” ile başlayacak. Aynı zamanda bir sinefil de olan Festival Danışmanı Francesco Martinelli’nin seçtiği sinema tarihinin en iyi beş caz temalı filmi orijinal dillerinde saat 21.30’a kadar peş peşe gösterilecek.

7 Mart 2015 Cumartesi gününü cazla geçirmek isteyenlerin Alsancak Edit Radyo & Cafe’de Moda, Tasarım ve Caz ile Rendezvous’u var. İçerik Dergi Ekibi, 7 ve 8 Mart 2015 günleri İKSEV’de “Jazzine- Fanzin Üretim Atölyesi” ile genç grafikerlere farklı ufuklar sunacak.

En az konserler kadar ilgi gören Caz seminerinin bu yılki konusu, Açılış konserimize ithafen “Caz ve Klasik Müzik: Ayrı Siyam İkizleri mi? 11 Mart 2015 Çarşamba günü saat 19.00’da İKSEV Salonunda Francesco Martinelli’nin İngilizce olarak vereceği semineri Ümit Tunçağ Türkçeye çevirecek.

İzmir’in en eski müzik mağazalarından biri olan Panda Müzik, Festivale 14 Mart 2015 Cumartesi günü “Cazlı öğle Kahvesi” etkinliği ile katılacak. 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin yeniliklerinden biri de Açık Fuaye konserleri olacak. 14 Mart 2015 Cumartesi günü saat 17.00 – 19.30 arasında AASSM’nin Giriş Fuayesinde Yaşar Üniversitesi Jazz Quartet ile Yavuz Darıdere Hammond Groove Band konser verecek.

20 Mart 2015’de Türkiye’de caz adına yapılan en kapsamlı belgesel çalışması olan Batu Akyol’un “Türkiye’de Caz” konulu belgeseli saat 19.00’da MÜZİKSEV Salonunda gösterilecek. Ardından Batu Akyol ve Ümit Tunçağ ile “Cazı Belgelemek” konulu bir söyleşi yapılacak.
22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin biletleri BİLETİX’de satışta.

22-izmir-avrupa-caz-festivali

 

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın düzenlediği 22. İzmir Avrupa Caz Festivali – 13. Caz Afişi Yarışması’nın Prof. Dr. Hakan Ertep, Cihangir Elmaskaya, Maksude Kılıç, Kutsal Lenger, Hüseyin Ekinciler, Okan Özgen ve Ayşe Tatari’den oluşan seçici kurulu yarışmaya katılan 439 afiş arasından, Alperen Güldü’nün A39G40

Rumuzlu çalışmasını birinciliğe değer bularak 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin Afişi olarak seçmiştir.

Alperen Güldü Kimdir?

Erzurum Atatürk Üniversitesi G.S.F. Grafik Tasarım Bölümü mezunudur. Aynı üniversitede yüksek lisans yapmaktadır. Ulusal ve uluslararası pek çok sergiye katılan Güldü, Uluslararası Varna Exlibris Yarışmasında mansiyon kazanmış ve iki cilt halinde hazırlanan Türk İllüsTRasyon Kitabında yer almıştır. Exlibris çalışmaları bazı kitaplarda yer almıştır. Halen freelance grafiker olarak çalışmaktadır.

13. Caz Afiş Yarışması Sergileme Alan Afişler


T218A2 – Nisa Tildem Tokdemir

A39G40 – Alperen Güldü

TT1234 – Taylan Tozar

Ç4N4R7 – Erdal Çakır

BS0107 – Ali Batuhan Sarı

FS7198 – Feyyaz Sönmez

Black5 – Hakan Üzülmez

Cazda1- Ranan Karabulut

BB1010 – Burak Çerçi

34TF09 – Ferhat Tunç

TOBYU2 – Osman Fuat Yayalar – İlüstratör: Güner Oğuzhan

TİN300 – Seyhan Günay Kaya

S9L2S3 – Salıse Ökdem

00967A –Gül Ayça Altmışoğlu

KALİG9 – Taha Bekir Murat

SNNS35 – Sinan Subaşı

421İSO – İsmail Kayar

Ö24ÜN8 – Cansu Özgün Kayacık

SY6204 – Boğaçhan Ünver

C06C32 – Can Çağatay Çamkır

MART16 – Özge Coşgun

BUREN 1 – Can Yaylacıkoral

K4E15M – Merve Uzunoğlu

G4d2k7 – Ece Ağırtmış

CAZFE5 – Tuğba Sabaz

SİYAH1 –  Seçil Gölcük

P2J5C7 – Pınar Özdemir

M1506E – Müge Ersoy

K47B35 – İdil Tayhan

SA020791 – Sevda Ateş

Snmz96 – Zeynep Sönmez

114RM2 – Pembe Şen

275PS1 – Pembe Şen

1İZCAZ – Aslı Geylan

Hazırlanan Tüm Görseller:

Bir süre önce Kurucularımızdan ve Eğitmenlerimizden Oyuncu Cem Cücenoğlu’na bir Japon film yapım şirketinden bir filmde oynaması için teklif geldi. Teklif görüşmelerinin ardından anlaşma imzalandı. Akabinde herşey çok hızlı gelişti.

Dürüyemin Gügümleri Adlı dizi filmde Rol alan Oyuncu ve Eğitmenimiz Cem CÜCENOĞLU

“Dürüyenin Gügümleri” Adlı dizi filmde Rol alan Oyuncu ve Eğitmenimiz            Cem CÜCENOĞLU

Anlaşmanın imzalanmasının ardından Oyuncumuz Japonya’ya uçtu. Filmin Japonya’da geçen bölümünün çekimi tamamlanan film çalışmasının Ülkemizde çekilecek bölümlerinin hazırlıkları devam ediyor.

Cem Cücenoğlu’nun Japonya’da gerçekleşen film çalışması ve orada bulunduğu süre içinde yaşadıklarını yazmasını rica ettik. Aşağıda Japonya anılarını okuyacaksınız. Ve elbette Filmin konusuna kaynaklık eden tarihimizde  “Ertuğrul Faciası” olarak anılan üzücü olayın tarihini de Oyuncumuz Cem CÜCENOĞLU’nun anılarından sonra okuyabilirsiniz.

Japonya Anılarım -Cem CÜCENOĞLU

16 yıllık oyuncuyum. Birçok dizi film, reklam filmi, sinema, filmi, vr, tiyatro oyununda rol aldım. Turnelerle ülkemizin neredeyse her şehrini gezdim. Bir sürü anı ve dost biriktirdim. Ve bunlar birikirken de mesleğimi icra etmek ayrı bir keyifti.

 2014 Aralık Ayının başlarıydı. Akşam 21:00 de telefonum çaldı. Arayan Best Ajans dı. Bizim meslekte o saatte gelen telefonlar genelde “hayırlı”dır. Hayır olsun dedik, açtık telefonu. Heyecanlı bir ses, büyük bir sinema filmi projesinden bahsediyordu. Projenin adı “Ertuğrul” dedi. 1890 da Japonya Kushimoto da batan Ertuğrul Fırkateyni’ni konu alıyordu. 12 Türk Oyuncudan birisi olarak seçilmişim.Çok heyecanlanmıştım. Ve finalde bana çekimlerin Japonya’da olacağını ve minimum 30 gün süreceğini söylediğinde içimi derin bir hüzün kapladı. 30 gün! Çünkü çalıştığım kurumum Narsanat ve çekimleri devam eden bir TV dizisi vardı. 3-5 gün olsa sorun yok. Ben biraz düşünmek ve izin alabilmek için süre istedim. Ertesi gün durumu Narsanat’a bildirdim. Projeyi anlattım. Kendileri anlayışla karşılayıp izin verdi. Daha sonra Dizimizin yapımcısı Hayri Aslan beye durumu anlattım. Biraz süreyi fazla buldu ama sonunda o da izni verdi. Dünyalar benim olmuştu. Pasaport, vize, çalışma izni derken, kostüm provaları… Artık herşey hazırdı.
8 Ocak 2015 yolculuk…

IMG-20150202-WA0050
12 saat süren bir uçak yolculuğuyla Osaka’ ya indik. İnişte bizi bir çekim ekibi karşıladı. Otobüse bindik ve 1,5 saatlik bir yolculukla Kyoto’ ya ulaştık. Otele yerleştikten sonra bizi akşam yemeğine davet ettiler. Ve Geleneksel Japon yemekleriyle tanıştık. Çok lezzetli bir deneyimdi benim için.
5 gün Kyoto’ yu gezdim. Tapınaklar Şehri. Japonya’nın ilk başkentiymiş. Tarihi dokusu mükemmel. Ve çok iyi muhafaza edilmiş. İnanılmaz derecede bir düzen hakim şehirlere. Düzenli trafik, temizlik, kurallara uyan sevimli ve sıcak insanlar… Kısaca olması gereken !!! Bu arada sushi ve sashimi nin dibine vuran Türk ekibi.
Ve Kyoto Toei Stüdyoları’ nda çekimler başladı. Acayip disiplinli bir set. Sahne öncesi en az 1saat prova yapılıyordu. Tabi bunun sayesinde ikinci tekrar yapılmadan bir kerede sahne çekiliyordu. Platodaki tüm sahneler bittiğinde , Kyoto maceramız bitiyordu. Ve kazanın yaşandığı yer olan Kushimoto’ ya doğru yola çıktık.

Kyoto’dan Kushimoto’ya 5,5 saat süren bir otobüs yolculuğu yaptık. Vardığımızda ilk olarak yemek yedikten sonra bizi Ertuğrul Anıtı’ na götürdüler. Belediye Başkanı bizi bekliyordu. Bizleri çiçeklerle karşıladılar. Daha sonra saygı duruşunda bulunduk. Çok duygusal anlardı. Ve otele dönüş.  Otelimiz çok büyüktü. Kaldığım oda kendi evimin salonundan büyüktü. Bu bana ilginç geldi çünkü Japonya’ da herşey minimalist tasarımlı. Kushimoto genelde yaşlı nüfusun yaşadığı şirin bir sahil kasabası. Filmi çekeceğimiz ada, buraya bir köprü ile bağlı. Nefis bir köy inşa etmişler film için. Herşey o döneme ait. En az 200 yardımcı oyuncu vardı. Ve hepsi işini profesyonelce yaptı. Kushimoto Türk Derneği bizlere güzel Türk yemekleri hazırlayıp, halk oyunlarımızdan örneklerle harika bir sürpriz yaptılar. Çok eğlenceli günler geçirdik tüm ekipçe. Ve son sahneleri çekerken acı bir haberle sarsıldık. Türkiye’ deki görüşmelerde bize tercümanlık yapan Kazumi, bir rehine haberi yapmaya giderken trafik kazasın da Türkiye de ölmüş. 23 gün kaldığım Japonya’ da sadece 1 ya da 2 kez polis gördüm. Trafik kazası oranı binde bir falanmış. İnsanın üzülmemesi elde mi? (Adamların yapıları 8.5 – 9 şiddetindeki depremlere dayanıklı. Gel gör ki Van depreminde gönüllü çalışan bir Japon, 5,5 lik artçı bir sarsıntıda çöken binanın altında kalarak ölmüştü…)

         Ve dönüş günümüzde sabah Osaka’ya doğru yola çıktık. Öğlen 12 de vardığımız Osaka’yı akşam 19:00 a kadar gezme ve alış veriş yapma fırsatımız oldu. Artık ne bulduysak almaya çalıştık. 23:30 da uçağımız havalanmıştı bile. Eşimi, ailemi ve Memleketimi çok özlemiştim. Atatürk Havaalanı’nın kapısından ilk çıktığımda 2 Taksici birbirlerine “ana avrat” küfür ediyorlardı. Yerler sigara izmariti doluydu. Eve geldiğimizde, belediyenin kaldırım çalışması sayesinde gölete dönen salonum… Canım memleketim! Nasıl da özlemişim seni :)

Bir daha böyle bir şans gelir mi bilemem ama, bana, bu şansı değerlendirmeme olanak sağayan Narsanat’tan Patronum Sn. Naci Özcan ve Limon Film’in sahibi Sn. Hayri Arslan beye teşekkürü bir borç bilirim.

ERTUĞRUL FACİASI 

ertugrul-gazi-firkateyn

Ertuğrul, Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış ve 19 Ekim 1863 Pazartesi günü Padişah huzurunda denize indirilmiş Osmanlı fırkateyni. Makine ve kazanları 1864’te İngiltere’de monte edilmiştir. 1865’te Kosova ve Hüdavendigâr gemileriyle birlikte İngiltere’den yurda dönerken Cherburg, Toulon ve bazı İspanyol limanlarına uğramış, İstanbul’a gelişinde de Beşiktaş Sahil Saray-ı Hümayunu (Dolmabahçe Sarayı) önünde demirli kalmış, bir süre sonra da Haliç’e kapatılmıştır.

ertuğrul gemisi personelinden

Ertuğrul Gemisi personelinden

 

Gemi 8 adet 150 milimetrelik Krupp topu, 5 adet 150 librelik Armstrong topu, 2 adet 4, 2 adet 3 fontluk Krupp, 2 adet 5 namlulu Hockins, 2 adet 5, 4 adet namlulu Nordenfeld, 1 adet 12 ve 1 adet 6 librelik roket kovanı, 1 torpido atış kovanı, 2 torpido, 100 Martin Henry tüfeği, 100 Winchester tüfeği ve 40 adet tabanca taşımaktadır.

Ertuğrul 79 metre boyunda, 15,5 metre genişliğinde idi ve 8 metreye yakın su çekiyordu. 60 ton su alıyor, aldığı kömürle de 10 mil süratle 9 saat seyredebiliyordu. Gemi zamanına göre modern araçlarla donatılmış, elektrikle aydınlatılmıştı. Bunlar göz önüne alınarak teknenin çürüklüğünden başka kusuru yoktu denilebilir.

Ertuğrul Fırkateyni’nin Mürettebat Sayısı

oşima da Ertuğrul şehitleri

Ertuğrul’un mürettebat sayısı kaynaklarda farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Süleyman Nutku, subayların ismini ve sayısını ayrıntılı olarak verirken erlerin sadece sayısını vermekle yetinmiştir. 54 subay ve 553 er olmak üzere toplam 607 kişiden bahseder. Bazı çalışmalarda da Ertuğrul’un mevcudu toplam 609, 61 subay ve memur, 548 er ve erbaş olmak üzere toplam 609 kişi; 56 subay 537 er toplam 593; 62 subay 547 er ve erbaş, toplam 609; 61 subay ve memur 548 er toplam 609; 56 subay 537 er ve erbaş, 6 sivil personel olmak üzere toplam 599; toplam 607; 56 subay, 591 er ve bazı sivil teknisyenler olmak üzere toplam 655; 44 subay, 14 mühendis (yüzbaşı), 591 er, 5 sivil ve 1 şair olmak üzere toplam 655 olarak verilmektedir.

Yolculuk

ertuğrul güzergah

II. Abdülhamid, 1887 yılında Japonya İmparatoru Komeii ‘nin yeğeninin bir savaş gemisiyle İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından Japonya’ya bir heyet gönderilerek iade-i ziyaret yapılmasını emretmişti. Gemi, II. Abdülhamid’den Japon İmparatoruna mücevherli imtiyaz nişanı ve diğer hediyeleri götürecekti.

Padişahın isteği üzerine donanmanın en güzel gemisi bu iş için tahsis edildi. Bazı uzmanların bu geminin çürük olduğu ve böyle bir seferi tamamlayamayacağı yönündeki raporlarina rağmen Ertuğrul Fırkateyni, Temmuz 1889’da İstanbul’dan yola çıktı. İlk arızasını sueyş kanalında yaptı ve Güzergâhı boyunca çeşitli limanlara uğrayarak seyahat ediyordu. Fırkateyn, Singapur’a vardığında kafile başkanı Miralay Osman Bey Amiralliğe terfi ettirildi. Kafile, uğradığı ülkelerin halkları ve Müslümanlar tarafından görkemli sevgi gösterileriyle karşılanıyor, gemiyi kimi zaman binlerce kişiden oluşan gruplar ziyaret ediyordu. Gemi, 11 ay sonra 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya’nın Yokohama Limanı’na vardı.

İmparator Komeii, Türk amiralini ve heyetini görkemli bir şekilde karşıladı. Şehir halkı Türk amiralinin saray arabası ile İmparatorun yanına gidişini sevgi gösterileriyle takip etti.

Ertuğrul Fırkateyni, Japon sularında kaldığı üç ay boyunca etrafındaki binlerce Japon kayığına 50 kişilik bandosuyla konserler verdi. Nihayet geri dönüş yolculuğu için hazırlıklar tamamlandı. Yola çıkılacağı gün Japon Deniz Kuvvetlerinin tayfun uyarısına rağmen, Ertuğrul Fırkateyni planlandığı gibi 15 Eylül 1890 tarihinde Yokohama Limanı’ndan ayrıldı.Kuşimoto açıklarında tayfuna yakalanan Ertuğrul Fırkateyni 16 Eylül 1890’da kayalara çarparak battı. Kazadan sadece 69 denizci kurtulabildi, Amiral Osman Bey de dahil diğer mürettebat hayatını kaybetti.

Ertuğrul Fırkateyni’nin trajik sonu Türk-Japon halklarını yakınlaştırdı. Yöre halkı, kazadan kurtulanlara büyük yardım ve yakınlık gösterdi. Torajiro Yamada isimli bir Japon, şehit yakınları ve kazazedeler için yardım kampanyası düzenledi. Toplanan para aynı kişi tarafından dönemin padişahına teslim edildi. Hayatta kalan 69 denizci, Japonya İmparatorunun talimatıyla Hiei ve Kongō isimli iki askeri gemi ile İstanbul’a gönderildi.

Kazada ölenlerin anısına Kuşimoto’da bir anıt yapılmıştır. İlk anıt Japonlar tarafından 1891’de dikilirken, 1929 yılında yine Japonlar tarafından genişletilmiştir. Şehitlik Anıtı, 3 Haziran 1929 tarihinde Japon İmparatoru tarafından da ziyaret edilmiştir. 1937’de Türkiye tarafından restore edilen anıt önünde her yıl düzenli olarak anma törenleri yapılmaktadır.

Kuşimoto kasabası Mersin ve Yakakent ile kardeş şehirdir. Kuşimoto’da bir de müze bulunmaktadır. 1974 yılında inşa edilen “Türk Müzesi”nde Ertuğrul Fırkateyni’nin maketi, gemideki asker ve komutanların fotoğrafları ve heykelleri bulunmaktadır.

Şehitler arasında Hasan Âli Yücel’in annesi Neyyire Hanım tarafından dedesi ve Can Yücel’in büyükdedesi Kaptan Âli Bey de bulunmaktaydı.

Mürettebat

Şehit Olan Yüzbaşı ve Üstü Subaylar (587 kişi şehit olmuştur.)

  • Mirliva Osman Paşa,Kumandan
  • Miralay İbrahim Bey, Serçarkçı
  • Miralay Hüsnü Bey, Sertabib
  • Kaymakam Ali Bey, Süvari
  • Kaymakam Cemil Bey, Süvari Muavini
  • Binbaşı Yeniçeşmeli Nuri Bey, Süvari-yi Sani
  • Binbaşı Asitaneli Mehmet Bey, Üçüncü Kaptan
  • Binbaşı Tekfurdağlı Ömer Bey, Dördüncü Kaptan
  • Binbaşı Kasımpaşalı Hacı Ahmet Bey, Çarkçı-yı Sani
  • Sağkolağası Yasef Efendi, Tabib-i Sani
  • Solkolağası Beşiktaşlı Hasan Tahsin Kaptan, Seyr ü Sefain Memuru
  • Solkolağası Kadıköylü Reşad Kaptan, Torpido Muallimi
  • Solkolağası Asitaneli Tevfik Kaptan, Beşinci Kaptan
  • Solkolağası Eyüplü Şevki Efendi, Dördüncü Çarkçı
  • Kalyon Katibi Kasımpaşalı Cemal Efendi, Serkatip
  • Yüzbaşı Yanyalı Celal Efendi, Topçu Zabiti
  • Yüzbaşı Kasımpaşalı Hamdi Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Davud Paşalı Hulusi Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Yeniçeşmeli Nuri Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Asitaneli Ömer Lütfi Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Kasımpaşalı Mehmet Ömer Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Asitaneli Mehmet Cemal Efendi, Çarkçı
  • Yüzbaşı Tophaneli Said Efendi, Çarkçı
  • Yüzbaşı Eyüplü Arif Efendi, Çarkçı

Kurtulan Yolcular(69 kişi kurtulmuştur.)

  • Sağkolağası Kasımpaşalı Mehmet Arif Efendi, Çarkçı-yı salis
  • Fırkateyn Katibi Oflu Mustafa Efendi, Katib-i sani
  • İmam-ı sınıf-ı salis Şileli Hafız Ali Efendi, İmam
  • Yüzbaşı Asitaneli Mehmet Ali Bey, Çarkçı
  • Mülazım-ı evvel Edirnekapılı İsmail Efendi, Musika Zabiti
  • Mülazım-ı sani Beşiktaşlı Haydar Efendi, Fotoğraf Memuru

Şehit olan Tüm mürettabat Listesi

Ertuğrul’un mürettebatı 26 güverte, 21 makine subayı, 1 sıhhiye, 1 silahendaz, 1 bando şefi, 5 askerî usta olmak üzere toplam 55 subay, 12 yeni mezun mühendis teğmen, 1 başçavuş, 2 serdümen çavuşu, 15 bölük çavuşu, 9 bölük emini, 57 onbaşı, 352 güverte eri, 37 makine eri, zanaatkâr ve hizmetli toplamı 70 kişi ve 1 de imam ile toplam 610 kişidir.

 

Şehit Subaylar

Kafile Komutanı – Mirliva Cibalili Osman Ahmed Paşa

Çarkçıbaşı – Makine Miralayı Hemşinli İbrahim Mehmed Bey

Gemi Süvarisi Güverte Kaymakam – Tekirdağlı Yarbay Ali Mehmed Bey

Baş Tabib – Miralay Eyüblü Hüseyin Hüsnü Hüseyin Bey

Süvari Muavini Güverte Kaymakam – Tekirdağlı Ahmed Cemil Alâattin Bey

İkinci Kaptan – Güverte Binbaşı Yeniçeşmeli Nuri Hüseyin Bey

Üçüncü Kaptan – Güverte Binbaşı Fenerli Mehmed Yakup Bey

Dördüncü Kaptan – Güverte Binbaşı Tekirdağlı Ömer Mehmed Bey

İkinci Çarkçı – Makine Binbaşı Kasımpaşalı Hacı Ahmed Hasan Bey

Tabib Sağkolağası – Beyoğlulu Yasef Jak Efendi

Seyir Subayı Güverte Solkolağası – Beşiktaşlı Hafız Tahsin Mehmed Kaptan

Torpido Muallimi Güverte Solkolağası – Kadıköylü Reşat Emin Kaptan

Beşinci Kaptan – Güverte Solkolağası Asitaneli Tevfik Mehmed Kaptan

Dördüncü Çarkçı – Makine Solkolağası Eyüplü Şevki Bekir Efendi

Baş Katip – Kalyon Katibi Kasımpaşalı Cemal Ethem Efendi

Topçu Subayı Güverte – Yüzbaşı Yanyalı Celâl Fevzi Efendi

  1. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Kasımpaşalı Hamdi Mehmed Efendi
  2. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Davudpaşalı Hulusi Nuri Efendi
  3. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Yeniçeşmeli Mehmed Nuri Ali Efendi
  4. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Asitaneli Ömer Lütfı Bekir Efendi
  5. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Kasımpaşalı Mehmed Ömer İzzet Efendi

Makine Vardiya Subayı – Çarkçı Yüzbaşı Asitaneli Mehmed Cemal Salih Efendi

Makine Vardiya Subayı – Çarkçı Yüzbaşı Tophaneli Mehmet Sait Abdullah Efendi

Makine Vardiya Subayı – Çarkçı Yüzbaşı Eyüplü Arif Salih Efendi

Seyir Subay Muavini – Mülazım-ı Evvel Beykozlu Necip, Mehmet Rasim Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kocamustafapaşalı Agâh Rıza Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Beşiktaşlı Rıza, Ahmet Hamdi Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Asaf, Şükrü Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Mehmet, İsmail Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Beykozlu izzet, Şerif İsmail Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Ali Rıza, Ziya Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Küçükpazarlı Hâşim, Süleyman Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Tophaneli Mehmed, Tevfik Halim Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Hasköylü Ahmed, Eyüp Efendi

Seyir Subayı Muavini ve 1. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Sütlüceli Şemsettin Hurşit Efendi

Seyir Subayı Muavini ve 2. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Basri Şükrü Efendi

Seyir Subayı Muavini ve 3. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kapandakikli İbrahim Şevki, İbrahim Efendi

Topçu Komutan Muavini ve 4. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Saffet Rıfat Efendi

Seyir Subay Muavini ve 5. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Hasan Tahsin İsmail Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel Asitaneli Sadık Eyüp Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel İstinyeli Ali Rıza Şevki Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel Küçükmustafapaşalı Kadri Hasan Ahmed Efendi

Torpido Memuru Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı H. Kemal Hasan Efendi

İnşaiye Subayı – İnşaiye Mülazım-ı Evvel Sultanselimli Ali Mehmed Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kulaksızlı Ali, Arif Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kasımpaşalı Şem’i, Mustafa Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kasımpaşalı Ahmet Ziya, İbrahim Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kasımpaşalı Mehmed Ziya, Emin Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Balatlı Salih, Ahmed Emin Efendi

Silâhendaz – Mülazım-ı Sâni Çeşmeli Ferdi Mustafa Ahmed Efendi

 

Maiyet Erleri

Bölükten Sürmeneli Yakup oğlu Ahmet Çavuş – 1884/1936

Bölükten Bölük Emini Gümüşhaneli Tufan oğlu Arif Çavuş – 1885/1601

Sibyan’dan Geçme 1. Bölükten Lomlu Yahya oğlu Ruşen – Er l883/2047

 

Bölük Eratı

Urlalı Abdullahoğlu Hüseyin – Çavuş 1885/4405

Rizeli Kumaşoğullarından Hüseyin oğlu Salih – Onbaşı 1884/887

Yumralı Köroğullarından Bayram oğlu Mehmed – Onbaşı 1884/1107

Çarşambalı Bastiloğullarından Halil oğlu Hamid – Onbaşı 1884/2102

Tırebolulu Velioğullarından İsmail oğlu Hasan – Onbaşı 1885/610

Giresunlu Kirazoğullarından Mehmet oğlu Şükrü – Onbaşı 1885/1024

Keşaplı Sakallıoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Onbaşı 1885/3541

Akçaabadlı Süleymanoğullarından Osmanoğlu Nuri – Onbaşı 1885/3841

Ordulu Karavelioğullarından Hüseyin oğlu Ahmed – Onbaşı 1885/4095

Yumralı Kalaycıoğullarından Ömer oğlu Mehmed – Onbaşı 1885/6073

Milolu (Antalya) Mustafa oğlu Mustafa – Onbaşı 1885/6880

Tonyalı Kuzuluğullarından Mehmed oğlu Abdullah – Onbaşı 1885/3612

Tophaneli Sadık oğlu Mehmed Sibyandan Geçme – Er 1879/4066

Asitaneli Yunus oğlu Kadri Sibyandan Geçme – Er 1882/1315

Göreleli Ahmedoğullarından İbrahim oğlu Hasan – Er 1884/160

Keşaplı Veysioğullarından Halil oğlu Halil – Er 1884/647

Mapavrili Balyasoğullarından Osman oğlu Salih – Er 1884/1720

Oflu Deliömeroğullarından Mustafa oğlu Mehmed – Er 1885/41

Rizeli Haliloğullarından Memiş oğlu Mehmed – Er 1885/225

Divrikli Şeyoğullarından Mehmed oğlu Hasan – Er 1885/309

Samsunlu Öksüzoğullarından Mehmet oğlu Abdullah – Er 1885/8 86

Samsunlu İmanoğullarından Ali oğlu Halil – Er 1885/892

Giresunlu Yusufoğullarından Hasan oğlu İlyas – Er 1885/1016

Akçaabatlı Ahmedoğullarından Yusuf oğlu Ahmet Hamdi – Er 1885/1376

Pirazizli Alibaşoğullarından Mehmet oğlu Mehmet – Er 1885/2504

İnebolulu Zingaroğullarından Ali oğlu Mustafa – Er 1885/2713

Ordulu Halil oğlu Ahmet – Er 1885/4715

Ordulu Müftüoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1885/4184

Ordulu Tiryakioğullarından Süleyman oğlu Mahmut – Er 1885/4190

Oflu Hacıhasanoğullarından Mehmed oğlu İsmail – Er 1885/4675

Ordulu Sakaoğullarından Mehmed oğlu Mustafa – Er 1885/7360

Keşdereli (Fatsa) Armağanoğullarından Hasan oğlu Hüseyin – Er 1886/217

izmirli Bulanhmehmedoğullarından Mustafa oğlu Osman – Er 1886/1294

Hoşalaylı (Fatsa) Eyüboğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1886/1943

Samsunlu Uzunoğullarından Ali oğlu Mehmet – Er 1886/2860

Bafralı Aşçıoğullarından Mehmet oğlu Recep – Er 1886/3005

Alaçamlı Köleoğullarından Veli oğlu Hüseyin – Er 1886/3066

Kale-i Sultaniyeli Ali oğlu Mehmed – Er 1887/187

Gemlikli Sertabdullahoğullarından Mustafa oğlu Osman – Er 1887/525

Amasralı Yazıcıoğullarından Ali Osman oğlu İbrahim – Er 1887/636

Ayvacıklı Karahasanoğullarından Ali oğlu Şevket – Er 1887/717

Ayvacıklı Bozoğullarından Ahmet oğlu Mustafa – Er 1887/725

Amasralı Yeniçerioğullarından Osman oğlu Mustafa – Er 1887/876

Kuruçaylı (Erzincan) Sarıoğullarından Halil oğlu Mustafa – Er 1887/947

Bartınlı Şeyhoğullarından Süleyman oğlu Şaban – Er 1887/1323

Çamaşlı (Ordu) Dumanoğullarından Mehmet oğlu Osman – Er 1887/1782

Balıkesirli Topaloğullarından Ahmet oğlu Ali Osman – Er 1887/1797

Vakfıkebirli Naipoğullarından Arif oğlu Mustafa – Er 1887/2022

Akçaabatlı (Trabzon) Alemdaroğullarından Hasan oğlu Ömer – Er 1887/2405

Hamidiyeli (Şebinkarahisar) İkizoğullarından Ömer oğlu Şakir – Er 1887/2860

Koçhisarlı Saraçoğullarından Ali oğlu Arif – Er 1887/2923

İzmirli Abdülbarı oğlu Kemalettin – Er 1887/3058

Kaşlı (Antalya) Kocavelioğullarından Molla Veli oğlu Ömer – Er 1887/3410

Kaşlı (Antalya) Mollaisaoğullarından Musa oğlu Mustafa – Er 1887/3407

Lapsekili Servi Muhacirlerinden Mustafa oğlu İsmail – Er 1887/3460

Lapsekili Kaşıkçıoğullarından Mustafa oğlu Mehmet – Er 1887/3450

Lapsekili Ahmetçavuşoğullarından Ahmet oğlu Mehmed – Er 1887/3461

Kale-i Sultaniyeli Çakıroğullarından Musa oğlu Mustafa – Er 1887/3 588

Şileli Değirmencioğullarından Halil oğlu Mustafa – Er 1887/5647

Şileli Mollamehmetoğullarından İbrahim oğlu Mehmet – Er 1887/5669

Gebzelı Akviranlı-Torunu Lâtif oğlu izzet – Er 1887/5775

İstefanlı (Ayancık) Sepetçioğullarından Yusuf oğlu Fevzi – Er 1887/5865

Ezineli Karaahmetoğullarından İbrahim oğlu Ahmet İzzet – Er 1887/6207

Kavaklı (Samsun) Müezzinoğullarından Ahmet oğlu Şerif – Er 1888/975

Kavaklı (Samsun) Molla Mustafa yeğeni Sadık oğlu Lütfullah – Er 1888/985

İzmirli Saraçoğullarından Halil oğlu Ahmet – Er 1888/1619

Atmalı (Pazar) Hûsrevoğullarından Ali oğlu Şaban – Er 1888/1845

Hemşinli Velioğullarından Mustafa oğlu İlyas – Er 1888/1906

Giresunlu Erzurumluoğullarından Resul oğlu Hasan – Er 1888/1953

Karaburunlu (İzmir) Manastırlı Hüseyin Torunu Halil oğlu Hüseyin – Er 1888/2857

Karaburunlu (İzmir) Hüseyin oğlu Hasan – Er 1888/2859

Karaburunlu (İzmir) Mustafa oğlu Mehmed – Er 1888/2861

Urlalı Beyoğlu Hasan Torunu Ali oğlu Ahmet – Er 1888/2913

Bursalı Sadettin oğlu Mustafa – Er

 

Bölük Eratı 2

Rizeli Mustafa oğlu Zekeriya – Çavuş 1880/787

Kasımpaşalı Ali oğlu Salih Agâh – Çavuş, Bölük Emini 1881/7979

Göreleli Eyiceoğullarından Süleyman oğlu Mehmet – Çavuş 1884/161

Minolu (Antalya) Osmanoğullarından Ali oğlu Ömer – Çavuş 1885/6875

Giresunlu Çamcalıoğullarından Mehmet oğlu Osman – Onbaşı 1883/3105

Çarşambalı Hatipoğullarından Selim oğlu Mehmet – Onbaşı 1884/1747

Mapavrili (Rize) Bağdatlıoğullarından Ali oğlu Ömer – Onbaşı 1885/217

Şarlı (Trabzon) Kemancıoğullarından Mustafa oğlu Yakup – Onbaşı 1885/684

Bulamanlı (Ünye) İshakoğullarından Ömer oğlu Ali – Onbaşı 1885/71 î

Ulubeyli (Ordu) Kahyaoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Onbaşı 1885/756

Mecitözlü Kavakçıoğullarından Alı oğlu Hüseyin – Onbaşı 1885/3607

İzmirli Mustafa oğlu Mehmet – Onbaşı 1886/1157

Eskizağralı Kamil oğlu Hasan Tahsin Sübyandan Geçme – Er 1880/2224

Meğrili (Fethiye) Avıoğullarından Hüseyin oğlu Ömer – Er 1883/2994

Topkapılı Salih oğlu Selahaddin Sübyandan Geçme – Er 1884/3125

Tirebolulu Çilahmetoğullarından Süleyman oğlu Hüseyin – Er 1885/326

Samsunlu Tolukoğullarından Hüseyin oğlu Hasan – Er 1885/883

Samsunlu İmamoğullarından Ali Oğlu Musa – Er 1885/889

Gümüşhaneli Sandıkoğullarından Hasan oğlu Mehmed – Er 1885,1536

Karaburunlu Ibrahimoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1885/2062

Çarşambalı Avcıoğullarından Mehmet oğlu Ali – Er 1885/2599

Ordulu Kocaoğullarından Süleyman oğlu İbrahim – Er 1885/4173

Ordulu Varilcioğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1885/4192

Gebzeli Seyit Mehmet oğlu Osman Şerif – Er 1886/2768

Samsunlu Softaoğullarından Mehmet oğlu Selim – Er 1886/2869

Bafralı Kargaoğlu Yeğeni Hasan oğlu Arif – Er 1886/3 007

Bafralı Abti oğlu Yusuf – Er 1886/3011

Rizeli Topaloğullarından Recep oğlu Temel – Er 1887/245

izmirli Çırpanoğullarından Mehmet oğlu Osman – Er 1887/305

İzmirli Ahmet oğlu Necip – Er 1887/313

Gemlikli Mustafa oğlu İbrahim – Er 1887/524

Maçkalı (Trabzon) İncehasanoğullarından Hasan oğlu Osman – Er 1887/680

Maçkalı (Trabzon) oğlu Mustafa – Er 1887/688

Ayvacıklı Hacıtalipoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1887/73 5

Ayvacıklı Mahmutoğullarından Arif oğlu İsmail – Er 1887/762

Cideli Lazoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Er 1887/1439

Abanalı (İnebolu) Kalafatoğullarından Ali oğlu Ali – Er 1887/1552

Balıkesirli Tırnavalıoğullarından Osman oğlu Abdurrahman – Er 1887/1801

Akçaabatlı Köroğullarından Mehmet oğlu Kamil – Er 1887/2360

Akçaabatlı Haliloğullarından Mehmet oğlu Osman – Er 1887/2361

Akçaabatlı Mısırlıoğullarından Mehmet oğlu İbrahim – Er 1887/2370

Akçaabatlı Turalıoğullarından Mustafa oğlu Ali – Er 1887/2425

Akçaabatlı Mollaoğullarından İsmail oğlu Emin – Er 1887/2434

Hamidiye (Bolu) Nasuhoğullarından Hasan oğlu Hüseyin – Er 1887/2716

Hamidiye (Şibinkarahisar) Fettahoğullarından İbrahim oğlu Mustafa – Er 1887/2884

Lapsekili Topalmahmutoğullarından Mehmet oğlu Hüseyin – Er 1887/3459

Kemahlı Köseoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Er 1887/3666

Lapsekili Demirciismailoğullarından İsmail oğlu Hasan – Er 1887/3474

Bayburtlu Ahmet oğlu Veli Şükrü – Er 1887/4684

İstefanlı (Ayancık) Bafralıoğullarından Salih oğlu Şaban – Er 1887/5 577

Şileli Manavoğullarından İdris oğlu İsmail – Er 1887/5663

Şileli Kuzuoğullarından İbrahim oğlu Mehmet – Er 1887/5675

Edremitli Mustafa oğlu İbrahim – Er 1887/5 702

Edremitli Peynircioğullarından Mustafa oğlu Ali – Er 1887/5707

Edremitli Kundakçıoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Er 1887/5712

Gebzeli Mahmut oğlu Mustafa – Er 1887/5793

Gölpazarlı Ağzıyukarıoğullarından Ahmet oğlu Mustafa – Er 1887/5999

Yaykıllı (Gerze) Tiryakioğullarından Mehmet oğlu Ahmet – Er 1887/6025

Ezineli Dağlıoğullarından Hüseyin oğlu Mehmet – Er 1887/6213

Ezineli Hacınizamoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1887/621 5

Çarşambali Çakıroğullarından Mehmet oğlu Kadir – Er 1888/2

Sürmeneli Süleymanoğullarından Mustafa oğlu Miktad – Er 1888/705

Sürmeneli Sakaoğullarından Ömer oğlu Hüseyin – Er 1888/712

Kavaklı (Samsun) Atlıoğullarından Mustafa oğlu Ahmet – Er 1888/948

Kavaklı (Samsun) Haliloğlu Torunu Mehmet oğlu Ahmet – Er 1888/949

Kavaklı (Samsun) Marizoğullarından İbrahim oğlu Mustafa – Er 1888/958

Kavaklı (Samsun) Azimoğullarından Salih oğlu Hamit – Er 1888/962

Kavaklı (Samsun) Kozanoğullarından Ahmet oğlu Mehmet – Er 1888/968

Kavaklı (Samsun) Çürükhaliloğullarından Osman oğlu Hüseyin – Er 1888/970

Kavaklı (Samsun) Topaloğullarından Şerif Oğlu Emrullah – Er 3 888/973

Kavaklı (Samsun) Mustafaoğullarından Ali oğlu Arif – Er 1888/978

Kavaklı (Samsun) Karabaloğullarından Recep oğlu Emin – Er 1888/982

Burunabatlı (İzmir) Bölükoğullarından Süleyman oğlu Mehmet – Er 1888/1549

Karaburunlu (İzmir) Mehmet oğlu Mustafa – Er 1888/2861

Urlalı Musaoğullarından Ömer oğlu Mehmet – Er 1888/2918

 

Bölük Eratı 3

Mapavrili (Rize) Alcıkoğullarından Mustafa oğlu Kerim – Çavuş 1884/2542

Çevreğili (Ünye) Kerimoğullarından Sadık oğlu İshak – Çavuş, Bölük Emini 1885/3422

Bigalı Tuzlalıoğullarından Ali oğlu Halil – Çavuş 1885/6130

Ordulu İmamoğullarından Mustafa oğlu Mustafa – Çavuş, Bölük Emini 1885/7359

Üsküdarlı Emin oğlu İsmail Sübyandan Geçme – Onbaşı 1881/8008

Sivrihisarlı Mehmet Oğlu Mahmut – Onbaşı 1883/4161

Elmalı Karahaliloğullarından Mahmut oğlu Ali – Onbaşı 1883/4878

Oflu Karıncaoğullarından Mustafa oğlu Mehmet – Onbaşı 1885/46

Maçkalı Kalenderoğullarından Süleyman oğlu Ali – Onbaşı i 885/259

Sürmeneli Alakahoğullarından Mehmet oğlu Ömer – Onbaşı 1885/3514

Ordulu İmamoğullarından Mahmut oğlu Hüseyin – Onbaşı 1887/4215

Somalı Mustafaoğullarından İsa oğlu Mahmut – Er 1881/6821

Hasköylü Mehmet oğlu Apti Sübyandan Geçme – Er 1881/8148

İnebolulu Mollahasanoğullarından Hasan oğlu Salih – Er 1884/1631

Maçkalı (Trabzon) Mollamehmetoğullarından Halil oğlu Ahmet – Er 1884/2321

Maçkalı (Trabzon) Murtazaoğullarından Ali oğlu Halil Arif – Er 1885/287

Tirebolulu Karahüseyinoğullarından Hasan oğlu Halil – Er 1885/512

Arhavili (Rize) Hotinoğullarından Şaban oğlu Süleyman – Er 1885/661

Samsunlu Memişoğullarından Hasan oğlu Şerif – Er 1885/912

Ordulu Karahasanoğullarından Murteza oğlu Mehmet – Er 1885/2296

Pazarsulu (Giresun) Çırakoğullarından Hasan oğlu Hüseyin – Er 1885/3199

Akköylü (Giresun) Kürtoğullarından Hasan oğlu İbrahim – Er 1885/3210

Abanalı (İnebolu) Tiryakioğullarından Mehmet oğlu Mehmet – Er 1885/3730

Ordulu Abazoğlu Torunu Mustafa oğlu Osman – Er 1885/4183

Ordulu Kocahasanoğullarından Osman oğlu Hüseyin – Er 1885/4200

Ordulu Mehmetağaoğullarından Mahmut oğlu Ömer – Er 1885/4206

Oflu Sarıalioğullarından İbrahim oğlu Recep – Er 1885/4676

Vakfıkebirli Kuruoğullarından Ali oğlu İzzet – Er 1885/6357

Ordulu Toymazoğullarından Ahmet oğlu İbrahim – Er 1885/73 53

İzmirli Arnavutoğullarından İsmail oğlu Cemil – Er 1886/1296

Hoşalaylı (Cide) Dedemehmetoğullarından Ömer oğlu Mustafa – Er 1886/1816

Şileli Tombuloğullarından Mehmet oğlu Recep – Er 1886/2128

Cideli Bilaloğullarından Memiş oğlu Bilal – Er 1886/2544

Çarşambalı Abbasoğullarından Abdullah oğlu Hasan – Er 1886/2587

Bafralı Çolakoğullarından Hüseyin oğlu Ömer – Er 1886/3001

Akköylü (Giresun) Sarıoğullarından Aziz oğlu Hasan – Er 1886/3 748

Kurayısebalı (Trabzon) Ekşioğullarından Davut oğlu İsmail – Er 1887/342

Gemlikli Arıkoğullarından Rüstem oğlu Mehmet – Er 1887/523

Gemlikli Eskizaroğullarından Mehmet oğlu Selim – Er 1887/527

Gemlikli Kürtoğullarından Osman oğlu Mehmet – Er 1887/531

Ayvalıklı İmamoğullarından Hüseyin oğlu Şerif İbrahim – Er 1887/727

Lapsekili Hasan oğlu Hasan – Er 1887/765

Ayvacıklı Tepeköylüoğullarından Ali oğlu Mustafa – Er 1887/766

Sürmeneli Alioğullarından Osman oğlu Hasan – Er 1887/784

Hemşinli Panbukçuoğullarından Cumaali oğlu Hüseyin – Er 1887/2654

Hamidiyeli (Bolu) Köseoğullarından Veli oğlu Recep – Er 1887/2713

Bayburtlu İbrahim oğlu Şerif – Er 1887/3086

Ökseli (Çarşamba) Mollaömeroğullarından Ömer oğlu İbrahim – Er 1887/3196

Kalafatlı Alihocaoğullarından Ömer oğlu Ali – Er 1887/3413

Lapsekili Tatarpazalığı Muhacirlerinden Mehmet oğlu Osman – Er 1887/3463

Lapsekili Kaptanoğullarından Yusuf oğlu Mustafa – Er 1887/3466

Sivaslı Delibekiroğullarından Bekir oğlu Mehmet – Er 1887/3 531

Karadenizli (Rize) Kalpakoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1887/3673

Bayburtlu Mehmet oğlu Ali – Er 1887/4701

Mudanyalı Mustafa oğlu Kara Salim – Er 1887/5074

İstefanlı (Ayancık) Kesercioğullarından Arif oğlu İbrahim – Er 1887/5561

İstefanlı (Ayancık) Salimbeşoğullarından Ahmet oğlu Mehmet – Er 1887/5564

Şileli Kadirbeyoğullarından Mehmet oğlu Halil – Er 1887/5649

Şileli Bostanoğullarından Süleyman oğlu Emin – Er 1887/5678

Kavaklı Kadıoğlu Yeğeni Ahmet oğlu Hakkı – Er 1888/977

Yumralı Aliyazıcıoğullarından Osman oğlu Numan – Er 1888/1138

Tirebolulu Balioğullarından Mehmet oğlu Dursun – Er 1888/2113

Karaburunlu (İzmir) Amcahaliloğullarından Halil oğlu Hasan – Er 1888/2849

Karaburunlu (İzmir) Silistirelilerden Hasan oğlu Hasan – Er 1888/2859

Karaburunlu (İzmir) Manastırlıhamzaoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1888/2860

Çeşmeli Ali oğlu Esat – Er 1888/2882

Çeşmeli Kocasüleyman Torunu Mehmet Ali oğlu İsmail – Er 1888/2883

Urrah Beyoğluhasan torunu Ali oğlu Ahmet – Er 1888/2913

Karadereli (Rize) Tüfekçioğullarından Ahmet oğlu Mustafa – Er 1888/2964

 

Bölük Eratı 4

Akçaabatlı Velioğullarından Salihoğlu Mustafa – Çavuş 1884/3047

Tekirdağlı Emin oğlu Mehmet – Çavuş, Bölük Emini 1885/1125

Yaralı Mehmet oğlu Eyüp – Çavuş 1885/6300

Seydişehirli Hasanoğullarından Hüseyin oğlu Hüseyin – Onbaşı 1884/1389

Giresunlu Bıyıkoğullarından Ahmet oğlu Hasan – Onbaşı 1885/1048

Akçaabatlı (Trabzon) Osman oğlu Mehmet Bilâl – Onbaşı 1885/1375

Sürmeneli Hamzavelioğullarından Ahmet oğlu Hasan – Onbaşı 1885/6552

Antalyalı Abdurrahman oğlu Bekir – Onbaşı 1885/6923

Tophaneli İbrahim oğlu Mehmet – Er 1881/8197

Termeli (Samsun) İbrahimoğullarından Hüseyin oğlu Hasan – Er 1883/3795

Maçkalı Köleoğlu Yeğeni Ali oğlu Emin – Er 1885 267

Şarlılı Veysioğullarından İbrahim oğlu Abdullah – Er 1885/438

Fatsalı Zoroğullarından Mustafa oğlu Süleyman – Er 1885/722

Akçaabatlı (Trabzon) Murtazaoğullarından Ali oğlu İzzet – Er 1885/1371

Kelkitli (Gümüşhane) Topaloğullarından Osman oğlu Osman – Er 1885/2914

Oflu Sarıalioğullarından Süleyman oğlu Yusuf – Er 1885/4677

Giresunlu Mehmet oğlu Bilal – Er 1885/4795

Koyulhisarlı (Şibinkarahisar) Abdülazizoğullarından Mehmet oğlu Aziz – Er 1885/6173

Yumralı (Trabzon) Alioğullarından Mehmet oğlu Halil – Er 1885/6600

Sürmeneli Köçekoğullarından Ahmet oğlu Emin – Er 1885/6769

İstanozlu (Antalya) Ali oğlu Mehmet – Er 1885/6935

Ordulu Kulakoğlu torunu Yusuf oğlu Mehmet – Er 1885/7355

Gelibolulu Kırimi Salih oğlu Süleyman – Er 1886/476

İzmirli Rençberoğullarından İbrahim oğlu İbrahim – Er 1886/598

İzmirli Molla İbrahim oğlu Hüseyin – Er 1886/1085

İzmirli Mahmut Mamak oğlu Ahmet – Er 1886/1163

Ünyeli Aşcıoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1886/1179

Kurayı Sebalı (Trabzon) Hafızaoğullarından Osman oğlu Mustafa – Er 1886/1391

Hoşalaylı (Cide) Karakadıoğullarından Bilal oğlu İbrahim – Er 1886/1790

Büyük Limanlı Alemdaroğullarından Osman oğlu Mehmet – Er 1886/1796

Maçkalı (Trabzon) İbişoğullarından Ali oğlu Temel – Er 1886/2033

Fenarisli (Ünye) Balcıimamoğullarından Raşit oğlu Mehmet – Er 1886/2779

Fenarisli (Ünye) Abazaoğullarından Ali oğlu Emin – Er 1886/2783

Fabralı Keleşoğullarından Hasan oğlu Hasan – Er 1886/3010

Gerzeli Hızıroğullarından Mehmet oğlu İbrahim – Er 1886/3114

Serkeşli (Fatsa) Tonbaloğullarından İsmail oğlu Hasan – Er 1886/3454

Trabzonlu Musaoğullarından Kamil oğlu Mehmet – Er 1887/1 3

İzmirli Filibelioğullarından Ahmet oğlu Hasan – Er 1887/200

İzmirli Mehmet oğlu İsmail – Er 1887/205

İzmirli Mehmet oğlu Hüseyin – Er 1887 291

Sürmeneli İpekçioğullarından Mehmet oğlu Ali – Er 1887.787

Sürmeneli Kahramanoğullarından Mehmet oğlu İsmail – Er 1887/800

Ayvacıklı Çakıroğlu Karındaşı Hasan oğlu İbrahim – Er 1887/819

Şarlılı İmamecioğullarından Ali oğlu Mehmet – Er 1887/892

Akçaabatlı (Trabzon) Osmanoğlu Mehmet – Er 1887/2347

Akçaabatlı (Trabzon) Seyidoğullarından Hasan oğlu Salim – Er 1887/2426

İzmitli Ali Osman oğlu Şerif Ali – Er 1887/3053

Lapsekili Karaçobanoğullarından Hüseyin oğlu Hüseyin – Er 1887/3476

Kalei Sultaniyeli İbrahim oğlu Hasan – Er 1887/3580

Serkeşli (Fatsa) Velimehmetoğullarından Hasan oğlu Osman – Er 1887/3724

İstefanlı (Ayvacık) Tophanelioğullarından İsmail oğlu Mustafa – Er 1887/5568

İstefanlı (Ayvacık) Battaloğullarından Hasan oğlu Mehmet – Er 1887/5581

Şileli İbrahimoğullarından Mehmet oğlu Rıza – Er 1887/5650

Şileli Hacıhasanoğullarından İbrahim oğlu Mustafa – Er 1887/5677

Şileli Karahüseyinoğullarından Ahmet oğlu İbrahim – Er 1887/5680

Şileli Şehirlioğullarından Hüseyin oğlu İbrahim – Er 1887 5683

Meğrili (Fethiye) Mehmet oğlu Süleyman – Er 1887/5903

Boyalı (Araç) Fevzullahoğullarından İsmail oğlu Hasan – Er 1887/6111

Sürmeneli Yakupoğullarından Şaban oğlu Ali – Er 1888/707

Serkeşli (Fatsa) Doğmaoğullarından Osman oğlu İbrahim – Er 1888/2737

Karaburunlu (İzmir) Ahmet oğlu İsmail – Er 1888/2850

Karaburunlu (İzmir) Delihüseyinoğullarından Hasan oğlu Mustafa – Er 1888/2854

Karaburunlu (İzmir) Manastırlı Hasan torunu Halil oğlu Hüseyin – Er 1888/2857

Urlalı Mustafa oğlu Ali – Er 1888/2917

 

 

14 Şubat Sevgililer Günü için İstanbul’un üç müzesinde üç ayrı etkinlik var. İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Sakıp Sabancı Müzesi, güne özel sergi, film ve konser etkinlikleri düzenliyor

14 subat

Haber: FisunYALÇINKAYA
Kaynak : cumhuriyet.com
14 Şubat Sevgililer Günü için hala bir program yapmamış olanlara İstanbul’un üç müzesinde üç ayrı etkinlik var. İstanbul Modern Müzesi, 14 ve 15 Şubat’ta sevgililer için özel bir tur tasarladı. Çiftlerin baş başa gezebileceği bir tur olarak düşünülen bu minik gezide aşkla ilgili beş yapıt özel olarak incelenebilecek. Müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor. Bu özel sergi turundan sonra sevgililer, sosyal medyada #istanbulmoderndeaşkvar etiketiyle ve sergide çektikleri bir fotoğrafla check-in yaptıklarında, İstanbul Modern Mağaza’dan bu özel günü anımsatacak sürpriz birer hediyeye sahip olacak. Seçkide dört sanatçının aşkla ilgili hikayeleri yer alıyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Eren Eyüboğlu’nun hikayesi Eyüboğlu’nun resimleri üzerinden, Aliye Berger’le Carl Berger’in aşkı Aliye Berger’in yaptığı portre üzerinden, Semiha Berksoy’la Nazım Hikmet’in aşkı da yine Berksoy’un bir eseri üzerinden ziyaretçilere bugün için özel olarak hazırlanıp verilen kitapçıklarda anlatılıyor. Kitapçıklarda sanatçı çiftlerin tanışmaları aşık olmaları ve hayatlarında birbirine dair önemli kesitlere yer veriliyor. Seçkide yer alan son sanatçı Nezaket Ekici. Ekici’nin ilkini 2002 yılında gerçekleştirdiği ‘Devinim İçinde Duygu’ isimli performansının videosu çiftlere öneriliyor. Performansta sanatçı, bir galeri odasının duvarlarından tavanına, yerdeki halıdan dolap kapağına kadar uzanan tüm yüzeylerini üç gün boyunca öpücüklerle donatıyor.
Pera Müzesi’nde sinema, Sabancı’da konser aşkı
Pera Müzesi ise dünyaca ünlü heykeltraş Alberto Giacometti’nin eserlerine yer veren yeni açılan sergisinin yanı sıra sevgililer gününe sinema aşkıyla yaklaşan programını sunuyor. ‘Sinema Seni Seviyorum’ programı kapsamında 14 Şubat’ta Godard’ın ‘Nefret’ filmi ve Brigitte Bardot hakkında bir belgesel gösterilecek. Çin’in ilk uluslararası kadın gitaristi Xuafei Yang, İstanbul Resitalleri kapsamında 14 Şubat’ta 20:00’de The Seed’de müzikseverlerle buluşacak. Resitale gelen dinleyiciler, 19:30’a kadar müzeyi ücretsiz ziyaret ederek, devam etmekte olan ‘Joan Miro Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar’ sergisini gezebilecekler.

“La Paloma” ve “Je n’ai pas changé” gibi hitlerle tanınan İspanyol şarkıcı, 14 Mart’ta Ülker Sports Arena’da sahne alacak

Julio Iglesias

Yüz milyonlarca albüm satan ve dünyanın en önemli yıldızlarından biri olarak gösterilen Julio Iglesias, yeni bir konser vermek için İstanbul Ülker Sports Arena’ya geliyor. Konser, 14 Mart’ta gerçekleşecek.

Julio Iglesias, dünya çapında başarıya ulaşan turlarını yine dünya çapında son turnesi ile taçlandırıyor. Brezilya’da başlayan turnenin dördüncü ayağı İstanbul’da gerçekleşecek. “Gwendolyne”, “La Paloma”, “Je n’ai pas changé” gibi sayısız hit’e imza atan efsanevi sanatçı, eğlenceli ve romantik şarkıları ile sahnede olacak.

Julio_ıglesiasUluslararası birçok müzik listesinde uzun sure 1 numaradan inmeyen, hitleriyle sayısız festivalde performans sergileyen sanatçı, bugüne kadar 80’den fazla albüme imza attı. İlham veren ve dolu dolu hayat hikayesi sayesinde sadece müziği ile değil, anıları ve yaşanmışlıkları ile de hayranlarına yeni hayranlar ekliyor. Trajik trafik kazasını ve felci kendine sürekli yeni şeyler katarak alt eden Julio Iglesias, başarılı müzik kariyeri boyunca 2600’den fazla platin ve altın plak sahibi oldu. Müzik tarihinde başka hiçbir şarkıcı bu başarıyı elde edemedi. Sanatçının layık görüldüğü en onurlu ödüllerden birisi Amerikan Besteciler, Yazarlar ve Yayıncılar Derneği’nin Pied Piper Ödülü’dür. ASCAP Pied Piper Ödülü’nü alan diğer ünlüler arasında Frank Sinatra, Ella Fitzgerald ve Barbara Streisand gibi isimler yer alıyor.

90’ların efsane fanzinleri geri mi dönüyor? Son zamanlarda fanzin yayınlarında büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Edebiyattan müziğe okumanın fanzin haline göz gezdirdik…

fanzin_sergis

Yazan : Selin ÖZAVCI Kaynak : haberturk.com

“Bir dönemin revaçta başkaldırı araçlarından biri olan Fanzinler yeniden yükselişte mi? Fanzinlerin geçtiğimiz yıllara kıyasla son dönemlerde sayılarının gitgide azalmakta olduğuna inanılıyordu. Bunun en önemli sebebi ise teknolojinin gelişmesi ve internet gibi bir platformun gelişmesi ve yaygınlaşmasıdır. Blog, e-zine gibi elektronik yayınların gitgide popülerleşmesi taşınabilir teknolojik cihazların halka daha fazla yaygınlaşması ve ulaşılabilir olması, hızlı müdahale ve “Başkaldırı” mecrasının hızlılaşarak sanal ortamda yaygınlaşması da “Fanzin “sayısının azalmasına yol açmış pek çok kişinin bir süre sonra yok olacağı düşüncesine kapılmasına yol açmıştı.” (Edtr)

Sene 1993. Arkadaş grubum içinde aynı tür müzikten hoşlanan bir kaç kişiyle, ders aralarındaki tartışmamız: Nirvana mı, Pearl Jam mi daha iyi? Grunge akımı bize de ulaşmış, Kurt Cobain hayatta… Bir kaç yıl sonra, yaşımız hâlâ tutmadığı için, barlardaki ancak gündüz matinesi tadındaki rock konserlerine takılıyoruz. Akşam üzeri konser çoktan bitmiş oluyor. Ayda yılda bir şehrin en havalı ve işlek caddesine rock TIR’ı geliyor ve lokal gruplar TIR üzerindeki sahneden döktürüyor. Laneth gelsin diye bekliyoruz. Laneth! Eski sayıları elden ele dolaşıyor, erişim kısıtlı, hayatımızın yayını…

Fanzin laneth

Bütün bu hikâye Adana’da geçiyor yani Türkiye rock müzik tarihinin, 90’lardaki en hareketli şehirlerinden birinde. Lise yılları öncesi kişisel müzik repertuarımı şekillendiren tüm bunlar arasında en son unutulmazlardan biri fanzinler. 96 yılında artık müzik açlığımı giderdiğim Akmar’daki dükkânlarda belirli­belirsiz aralıklarla yayınlanan onlarca diğer fanzini ve tabii bir de sonraları, 2000’lerin başında hayatımıza giren Lull’u hatırlıyorum.

Bütün bu kişisel hikâyenin bağlanacağı nokta açık, zira ilk 90’ların başında yayınlanan bu bağımsız yayınlar geri döndü. Fanzin, ‘fanatik’ ve ‘magazin’ kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor ve yayınlamak için kağıt, makas ve yapıştırıcı yeterli oluyor. En azından 90’lı yıllarda böyleydi! 90’lı yıllardaki farklı olarak yeni nesil fanzin yayınların her birinin web adresi, okuyucularıyla iletişim halinde oldukları sosyal medya profilleri de mevcut ve baskı teknikleri de ruhunu koruyarak, bir adım daha ileride ve hatta kimi zaman renkli. En işlevseli de bu kültürü ayakta tutmak üzere ortaya çıkan ve bir nevi arşiv görevi yüklenen Diren Fanzin, Fanzinlik ve dağıtımla takibi kolaylaştırmak üzere kurulmuş olan Fanzin DB gibi oluşumlar.

Yukarıda bahsettiğim arşiv niteliğindeki adreslere göz atınca kimisi uzun zamandır çoğunluğu da taze yayınlanmaya başlayan bir çok yayın keşfetmek mümkün… Edebiyat ağırlıklı ama ‘içeriksiz’ fanzinolarak not düşülen Void Zine, Gaspar Noe’nin ‘Enter the Void’ filminden ilhamla ortaya çıkmış. Şimdilik 4 sayı yayınlanmış ve içinde görsel işler de görmek mümkün. Bir başka edebiyat fanziniAlfabe. ‘Alışılmışın dışında, söz konusu normları bozarak, kendi normunu ve kendi estetik algısını oluşturan edebiyat uğraşlarıyla birçok insan, bu oluşumda yerini alabilmektedir’ cümleleriyle sayıları hayli kalabalık olan yazarlarını özetliyorlar. ‘Meskalin tadında bir fanzin’ mottosuyla yayınlanan Peyoteazınlıklara, platonik aşklara, LGBTİ onur yürüyüşünde yer alanlara, ötekilere, mutsuzlara, yağmurda şemsiyeyi düşman belleyenlere ve daha fazlasına adanmış bir yayın. Diğer birçok fanzinin web adresinden biraz daha farklı Artistik Bellek’in ki. Bunlar, Kadıköy Mephisto’da merdivenlerin üzerine kurulan geniş ve bol seçenekli reyondan ulaştıklarımdan sadece bir kaç örnek. Fotoğraflar, fanzin kültüründeki paylaşma esasına dayanarak, bahsi geçen yayınların sosyal medya profillerinden sağlanmıştır.

Dolu dolu içerik…

 

‘Çok yakında görme engelli arkadaşlar için sesli de olacak’ müjdesini veren Hayalhane, Ankara Cebeci Kampüsü’nde sayfalarda hayat bulan fikirler silsilesi Aforizma, öykülerden karikatür ve fotoğraflara geniş bir içerikle yayınlanan Sendrom, politik içeriğiyle Sweno, Telsiz… Müzik içerikli olanlardan Rock City, Facebook profilinde durumu ‘son zamanlarda fanzin sayısında gözle görülür bir artış oldu mesela Mahzen yeniden çıktı, sonra İskelet ve Sakal var netten çıkan; Takas Pazarı, Piramit…’ şeklinde özetliyor. Fanzinsergisi.blogspot, 2010 yılına dek çıkmış olan yayınlardan hazırlanan serginin web adresi. Buradan hayli uzun bir listeye de erişmek mümkün. İstanbul’un yanı sıra İzmir, Bursa, Eskişehir gibi başka şehirlere de yayılan sergi, 2000’lerdeki görsel arşivi olmuş. İki yıl üst üste fanzincileri buluşturan; atölyeler, workshop çalışmaları, söyleşi ve film gösterimleri ile renklenen Uluslararası Fanzin Festivali de kültürün yaygınlaşmasına vesile olmuş.

Ustalara Saygı geceleri kapsamında 12 Ocak’ta şairin doğum günü kutlanıyor. Gecede kendi sesinden şiirler dinlenecek, onu ve dostlarını tanımış Hıfzı Topu anılar anlatacak.

Nazım Hikmet

Beşiktaş Belediyesi tarafından 10 senedir düzenlenen “Ustalara Saygı” etkinlikleri, yeni yılda geleneksel Nâzım Hikmet gecesiyle devam ediyor. Şairi 15 Ocak’ta kutlanacak 113. doğum günü dolayısıyla anmayı hedefleyen etkinlik, 12 Ocak Pazartesi akşamı gerçekleştirilecek. Faruk Şüyün’ün hazırladığı ve moderatörlüğünü üstlendiği “Ustalara Saygı” toplantısı, saat 20.00’den itibaren Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde (Akatlar Kültür Merkezi) takip edilebilir.

Yapıtlarıyla edebiyat, tiyatro, sinema , müzik ve resmi de besleyen Nazım Hikmet, gecede sanatın farklı dallarından örneklerle anılacak.

Nâzım Hikmet’le ilgili yaşamından görüntülerin gösterileceği, kendi sesinden şiirlerin dinletileceği gecede Vedat Sakman, şairin şiirlerinden bestelediği 5 yapıtıyla mini bir konser verecek.

Nâzım Hikmet’i ve dostlarını yakından tanımış olan Hıfzı Topuz’un anılarını anlatacağı gecede edebiyatçı Osman Şahin, ustanın “Kadınlarımız” şiirini seslendirecek.

Türkiye televizyonlarında yasaklı olduğu dönemde Korkut Akın’ın hazırladığı bir programda ilk kez gösterilen Nâzım Hikmet görüntülerinin de yansıtılacağı gecede, Salkımsöğüt şiirinden Ethem Onur Bilgiç’in yaptığı animasyon da yer alacak.

Nâzım Hikmet’in Türkçede yayımlanmamış ve/veya yitik sanılan eserlerini bulan, yayınlanmasını sağlayan, ustanın yurtdışındaki fotoğraflarından oluşan “Alnımın Çizgilerindesin Memleketim” sergisinin de aralarında bulunduğu çok sayıda etkinlik düzenleyen M. Melih Güneş’in ustayı anlatacağı gecenin diğer konuşmacıları Atilla Birkiye, Göksel Aymaz, Işık Öğütçü, Turgay Fişekçi olacak…