Kleopatra

Kleopatra konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Kleopatra konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Kleopatra konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Kleopatra konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

barok-sanati-nedir

Maniyerizm’den sonra ortaya çıkan Barok Sanatı 16. Yüzyılın sonlarına doğru İtalya’da doğmuştur. Bu akım 18. Yüzyılın başında ise tüm İtalya’ya ve birçok Avrupa ülkesine yayılmıştır. Rönesansta dengeli olan görünüm Barokta bozulmuştur ve anlatım oldukça abartılıdır. Ayrıca Barokta gösteriş ve heyecan vardır. Bunun sonucunda da ortaya gösterişli mimari yapılar ve duygu yüklü eserler çıkmıştır. Bu akımın bilinen en önemli özellikleri görkem, aşırılık ve heyecandır.

Barok sanat akımı özellikle mimaride, heykelcilikte ve resimde görülmektedir.

Barok Resim Sanatı

Barok resim sanatında sıkça işlenen konular arasında azizlerin yaşamı, mitolojik konular, ailelerin tarihi ve kahramanlık öyküleri yer alır. Ayrıca barok sanatında manzaralar ve natürmort ile tek ya da grup portreleri de ön plandadır. Barok resim sanatının ayırt edici özelliklerinden birisi de kuvvetli gelen ışığın yüzeyde gölgeler oluşturacak şekilde yansımasıdır. Bunun sonucunda ise resimdeki duygu ve hareket güçlenir. Bu sanatın önde gelen ressamları arasında Caravaggio(İtalya), Velazquez(İspanya), Rubens(Belgium), Lorrain(Fransa) ve Rembrant(Hollanda) sayılabilir.

barok-sanati-nedir

En önemli Barok Resim Sanatı Eserleri aşağıdaki gibidir:

• Caravaggio – Aziz Thomas’ın şüphesi

• Rembrandt – Gece Devriyesi

• Rubens – Masumların Katli

• Vermeer – İnci Küpeli Kız

• Bernini – Apollo’nun Daphneyi Kaçırması

• Tintorette – Son Akşam Yemeği

• Valezquez – Yumurta Pişiren Yaşlı Kadın

• Murillo – Kavun Yiyenler

• Anthony Van Dyck – Kutsal Aile Dinleniyor

• Carracci – Kasap Dükkanı

• Guido Reni – Tesbihli Madonna

• Tiepolo – Palazzo Labia’daki Kleopatra’nın Ziyafeti

• El Greco – Kont Orgaz’ın Cenazesi

• Ter Borch – Munster Anlaşmasının Onaylanması

• Pieter De Hooch – Anne

• Jacob Van Ruisdael – Wijk Bij Duurstede’deki Yel Değirmeni

• Meindert Hobbema – Middelharnis’deki Yol

• Frans Hals – Toplu Portre

• Titian – Urbino Venüsü

Barok Mimari

Barok sanat akımı mimarlık alanında da ön plana çıkmıştır. Barok sanatının Roma’da doğduğu varsayılır ve İtalya’daki barok sanatının en güçlü mimarları Francesco Borromini ile Lorenzo Bernini’dir. Bu mimarların ardından ise Pietro Berettini Da Cortona, Guarino Guarini ve Baldassare Longhena gelmektedir. Barok mimari sanatının yayıldığı diğer ülkeler ise Fransa, İspanya, Almanya, Polonya, Avurturya, Rusya ve Çekoslavakya’dır.

barok-sanati

Barok mimarisinin en önemli özellikleri şöyledir:

• Renkler ve süsler çok yoğun kullanılmaktadır.

• Görkemli heykeller, fıskiyeli havuzlar, muazzam salonlar, mükemmel duvar işlemeleri, tamamlanmamış mimari öğeler, geniş skalalı tavan freskleri barok mimaride yer alan ana unsurlardır.

• Yumuşak olan gotik tarz tamamen reddedilmektedir.

• Düz hatlar yerine yuvarlak hatlar kullanılmaktadır.

• Sarayların ve diğer büyük yapıların cephelerine çok önem verilmektedir.

Barok döneme ait en önemli mimari yapılar aşağıdaki gibidir:

• Versailles Sarayı

• Palais du Luxemburg

• Belvedere Sarayı

• San Carlo alle Quattro Fontane

• St. Paul Kilisesi

Barok Dönemi Heykelciliği

Bu dönemde hem resim hem heykelde insanların iç dünyasını ve ruh halini aksettirmek ön plandadır. Heykellerdeki kahramanlarda tıpkı resimlerdeki kahramanlarda olduğu gibi çirkine pek yer verilmez. Bunun yanında barok dönemi heykelciliğinin özellikleri ülkeden ülkeye de bir takım değişiklikler göstermektedir.

barok-art

Ülkeden ülkeye değişen bazı özelliklere karşın bu dönemde yapılan heykellerin karakteristik özellikleri şunlardır:

• Tam gerçekçilik

• Büyük ölçüde resimli etkiler

• Teknik üstünlük

Yine İtalya’dan örnek verecek olursak, bu alanda bir deha olan Bernini’den bahsetmemek olmaz. Bernini hem heykeltıraş hem mimardır ancak mimari eserleri de adeta heykellerini vurgulama özelliği taşımaktadır. Bunun en güzel örneği ise Vatikan’da yer alan sütunlardır.

Barok Sanatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

• Barok kelimesi Portekizce Barucco’dan gelmektedir. Barucco ise düzensiz incilere verilen isimdir.

• Barok sanatı özellikle Roma’da yer alan kiliselerde, Avrupa’daki saraylarda ve şatolarda etkisini göstermiştir.

• Barok resim sanatında vücut adalelere ve damarlara kadar gösterilmektedir.

• Yine barok resimde durgun yüz ifadeleri yerini hisli ve neşeli, bazen de ıstıraplı ifadelere bırakır.

• Avrupa ile temasların artması sonunda Osmanlı’da da Barok tarzının etkileri görülmeye başlamıştır. Ancak bizim sanatçılarımızın da yorumlarıyla beraber batıdakinden daha farklı eserler ve yapılar ortaya çıkmıştır. İstanbul’da yer alan barok mimarisi eserlerinden bazıları Nuruosmaniye, Ortaköy ve Laleli camileri ile Selimiye Kışlası’dır.

• Katolik ülkelerde veba salgınının bittiğine şükretmek için yapılan Veba Sütunları da barok dönemi eserleri arasında yer almaktadır.

• Barok akımı aynı zamanda edebiyatta, dansta ve müzikte de etkilerini göstermiştir.

Sanatseverleri bu hafta da oldukça yoğun bir etkinlik programı bekliyor…

sanat duyuru

Tiyatro

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat EfendiSahnesi’nde “Zalım Mahmut-Bir Kurtlu Kıssa” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir SahneleriSalon 1’de “Sidikli Kasabası” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. CevahirSahneleri Salon 2’de “Çirkin” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçük Sahne’de “DüğünŞarkısı” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece Sahnesi’nde “Yağmur Durduğunda” perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Ay Ecesi” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat NuriSahnesi’nde “Toros Canavarı” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Pırtlatan Bal” perşembe, cuma 12.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Oyun” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “İstanbul Efendisi” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Kâğ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Karagöz Balıkçı” perşembe, cuma 12.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Ümraniye Sahnesi’nde “Yüzleşme” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. (0212 455 39 25)

■ Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “www.askbu-mu.com” perşembe 20.30, “Külhanbeyli Müzikali” cuma 20.30, “Benim Güzel Pabuçlarım” cumartesi 11.00, “Külhanbeyli Müzikali” cumartesi 20.30, “Hoşu’nun Utancı” pazar 11.00, “Hangisi Babası” pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Carrar Ana’nın Silahları” çarşamba, perşembe 20.30. ( 0 212 661 38 94)

■ Tiyatro Pera’da “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.30.

■ Oyun Atölyesi’nde “Basit Bir Ev Kazası” bugün 20.30, “Antonius ile Kleopatra” perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00 (0 216 345 39 39 )

■ İkincikat’ta “Korku Tüneli” salı, “Limonata” çarşamba, “Disosya” perşembe 20.30 (0 212 292 32 47)

■ Mekân Artı’da “Çok Hücreli Bölünen” çarşamba, perşembe 20.30, “Bizde Yok!” cumartesi, pazar 20.30 (0 212 224 57 56)

■ Tiyatroperest’in “Anlaşılmaz Konuşmalar” adlı oyunu cumartesi 20.00 Beyoğlu Oyuncular Cem Safran Sahnesi’nde (0 212 245 13 14)

■ Tiyatro Avesta’nın “Daf/Kapan” oyunu cumartesi 20.30 Cihangir Sahne’de.

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “Fosforlu Cevriye” adlı oyun 17-27 Ekim tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Pal Sokağı Çocukları/çocuk oyunu” 21 ve 28 Ekim’de saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Kış Gelmeden” adlı oyun 23-31 Ekim tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” adlı oyun 17, 18, 19 Ekim’de saat 20.00’de, 20 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 21 Ekim’de saat 15.00’te. (0 312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Hürrem Sultan” adlı oyun 19, 26 Ekim’de saat 20.00’de, 21, 28 Ekim’de saat 15.00’te, “Kerbela” adlı oyun 30 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Aşk Hastası” 17-31 Ekim tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Keloğlan Keleşoğlan” adlı çocuk oyunu 21 Ekim’de saat 11.00’de, “Bir Garip Orhan Veli/İzmir DT” adlı oyun 20 Ekim’e dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Troyalı Kadınlar/Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları” adlı oyun 23-28 Ekim tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Venedik Taciri” adlı oyun 30 ve 31 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” 20 Ekim’e dek saat 18.30’da, 23-27 Ekim tarihleri arasında saat 18.30’da, “Euridice’nin Elleri” adlı oyun 30 ve 31 Ekim’de saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” adlı oyun yarın ve 19, 30 Ekim’de saat 20.00’de, 21 Ekim’de saat 15.00’te, “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyun 23, 26 Ekim’de saat 20.00’de, 28 Ekim’de saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” adlı oyun 17, 18, 24 ve 31 Ekim’de saat 20.00’de, 20 ve 27 Ekim’de saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Ben Feuerbach/Trabzon DT” adlı oyun 16-21 Ekim tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Tek Kişilik Şehir” 23-27 tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 28 Ekim’de saat 15.00’te, Sunay Akın’ın tek kişilik gösterisi 8 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 397 30 24)

■ ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde, Ortaoyuncular Tiyatrosu’nun sahneleyeceği “Ferhangi Şeyler” adlı oyun bugün saat 20.30’da. (0 312 210 41 51)

ADANA

■ Orta Oyuncular-2012 Tiyatrosu, Ferhan Şensoy’un yazıp yönettiği, ‘Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği’ adlı güldürüyü cumartesi günü16.00’da pazar günü ise 20.00’de Büyükşehir Belediye Tiyatrosu’nda sahneleyecek. Oyunda Ferhan Şensoy’a Serap Günaydın, Ali Çatalbaş, Elif Durdu, Sefa Tanoğlu ve Orkun Akyıldız eşlik ediyor. (0322 4553550)

■ Adana Devlet Tiyatrosu sahnesi bu kez Konya Devlet Tiyatrosu oyuncularının. Orhan Asena’nın yazdığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği, ‘Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe’ adlı oyunu yarından itibaren hafta boyunca sahnelenecek. KDT oyuncularından Tuncay Aynur, Ebru Erbaş, Doğan Doğru, Alpay Aksum, Ferdi Dalkılıç, Ahmet Çökmez, Özgür Baş ve Ozan Umut Çobanoğlu da oyunda rolleri paylaşıyorlar. (0322 3523355)

■ Orta Oyuncular-2012 Tiyatrosu, Ferhan Şensoy’un yazıp yönettiği, ‘Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği’ adlı güldürüyü perşembe günü 20.00’de Hatay Kültür Merkezi’nde sahneleyecek. Oyunda Ferhan Şensoy’a Serap Günaydın, Ali Çatalbaş, Elif Durdu, Sefa Tanoğlu ve Orkun Akyıldız eşlik ediyor. (0326 2160652)

MERSİN

■ Orta Oyuncular-2012 Tiyatrosu, Ferhan Şensoy’un yazıp yönettiği, ‘Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği’ adlı güldürüyü cuma günü 20.00’de Büyükşehir Kongre Merkezi’nde sahneleyecek. Oyunda Ferhan Şensoy’a Serap Günaydın, Ali Çatalbaş, Elif Durdu, Sefa Tanoğlu ve Orkun Akyıldız eşlik ediyor. (0324 2393752)

Müzik

İSTANBUL

■ ‘Nardis Jazz Club’da bugün saat 21.30’da “Yansımalar”, perşembe günü saat 21.30’da “Alper Yılmaz-Over the Clouds”, cuma günü saat 22.30’da “Ceyda Köybaşıoğlu Band”, cumartesi günü saat 22.30’da “Sibel Köse Quartet” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Akbank Caz Festivali’ kapsamında yarın ve çarşamba günü saat 21.30’da Nardis’te “Frank Vignola & Vinny Raniolo”, çarşamba günü saat 21.00’de The Seed’de “Anthony Braxton Diamond Curtain Wall Quartet”, cuma günü saat 19.00’da Akbank Sanat’ta “Yakaza Ensemble”, cumartesi günü saat 19.00’da Akbank Sanat’ta “Islak Köpek & Serra Yılmaz”, pazar günü saat 19.00’da Akbank Sanat’ta “KonstruKt” konserleri izlenebilir. www.akbankcaz.com

■ ‘Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda yarın saat 20.00’de “Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO)” konseri izlenebilir. (0 212 373 11 00)

■ 11. Pera Festivali kapsamında yarın saat 20.00’de Bahçeşehir Üniversitesi Fazıl Say Salonu’nda Ruhi Su’nun 100. doğum yılı onuruna “Mehtap Meral’den Ruhi Su Türküleri” konseri izlenebilir. (0 212 243 64 83)

■ ‘Babylon’da çarşamba günü saat 20.30’da “Dutch Delight 2D Party: Giovanca & Rob Manga”, perşembe günü saat 20.30’da “Kolektif İstanbul”, cuma günü saat 22.00’de “Beardyman”, cumartesi günü saat 22.00’de “Club Bangkok” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘Jolly Joker’de çarşamba günü saat 21.00’de “Güntaç Özdemir”, perşembe günü saat 21.00’de “Aytaç Doğan ve Arkadaşları”, cuma günü saat 22.00’de “Gökhan Türkmen”, cumartesi günü saat 22.00’de “Athena” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Ghetto’da çarşamba günü saat 21.30’da “Vera”, perşembe günü saat 21.30’da “The Ex”, cuma günü saat 23.30’da “Ghetto the Party with Çizenbayan”, cumartesi günü saat 22.30’da “Triggerfinger” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Fulya Sanat’ta perşembe günü saat 20.00’de “Borusan Quartet” konseri izlenebilir. (0 212 215 60 29)

■ ‘Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Gösteri Salonu’nda perşembe günü saat 19.30’da “Meriç Dönük” arp resitali izlenebilir. (0 212 219 16 97)

■ ‘Küçükçiftlik Park’ta cuma günü saat 22.00’de “Scorpions – The Final Sting – Tour 2012” konseri izlenebilir. (0 212 231 30 45)

■ ‘Güngören Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde cumartesi günü saat 20.00’de Selim ve Kerim Altınok yönetimindeki “Engelsiz Orkestra” konseri izlenebilir. (0 212 568 60 80)

ANKARA

■ Jolly Joker Ankara’da, Athena’nın vereceği konser 19 Ekim’de saat 22.00’de, Rafet El Roman’ın vereceği konser 20 Ekim’de saat 22.00’de, Feridun Düzağaç’ın vereceği konser 26 Ekim’de saat 22.00’de, Gökhan Türkmen’in vereceği konser 27 Ekim’de saat 22.00’de.  (0 312 424 11 11)

■ If Performance Hall’de, Malt konseri 18 Ekim’de saat 00.00’da, Zakkum konseri 25 Ekim’de saat 00.00’da. (0 312 418 95 06)

■ MEB Şûra Salonu’nda, “3. Uluslararası Şefika Kutluer Festivali” kapsamında Karadağ Senfoni Orkestrası’nın vereceği konser bugün saat 20.00’de, Tedi Papavrami Solo Keman resitali 18 Ekim’de saat 20.00’de, Selanik Festival Orkestrası konseri 19 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 212 98 86)

■ Operet Sahnesi’nde, Niyazi Takizade’yi anma konseri 20 Ekim’de saat 20.00’de, Cumhuriyet Bayramı konseri 29 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) şef Erol Erdinç yönetiminde vereceği, dünyaca ünlü piyanistimiz Gülsin Onay’ın solist olarak yer alacağı “Ulvi Cemal Erkin’in Ölümünün 40. Yıldönümü Anma Konseri” 18 ve 19 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)

Sergi

İSTANBUL

■ Dilşad Atasoy’un suluboya resim sergisi 20 Ekim’e kadar Etiler A2B Eğitim Hizmetleri Salonu’nda. (0212 287 37 50)

■ Arzu Aytekin, Mustafa Bulat, Erol Deneç, Sibel Kasapoğlu, Şevkat İşleğen’in karma eserlerinden oluşan sergi, 20 Ekim- 24 Kasım arasında Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Seyit Mehmet Buçukoğlu’nun “anlatmak için yaşamak” isimli sergisi 10 Ekim – 10 Kasım tarihleri arasında Artisan’da. (0212 247 90 81)

■ 3 Boyutlu Buluşmalar isimli sergi 9 Ekim – 8 Kasım tarihleri arasında Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ İlhan Koman’ın “Sonsuzluk-Eksi-Bir Serisi” sergisi 9 Ekim – 17 Kasım tarihleri arasında Egeran Galeri’de. (0 212 251 1 251)

■ Proje Odaları fotoğraf sergisi 9 – 31 Ekim tarihleri arasında Proje 4L/Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Füsun Onur’un “Çeşitlemeler” isimli sergisi 9 Ekim – 1 Aralık tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde. (0(212) 240 80 23)

■ Brand It isimli sanatta markalaştırılmaya ve ticarileştirilmeye karşı protesto karma sergi 11 – 30 Ekim tarihleri arasında rh+gallery’de.

■ Gelenek ve Gidenek isimli karma karikatür sergisi 11 – 21 Ekim tarihleri arasında Scneidertempel Sanat Merkezi’nde. (0 212 249 01 50)

■ Cahide Erel’in “Essence” isimli sergisi 11 Ekim – 11 Kasım tarihleri arasında Dr. Sadık Ahmed Cad. (0212 521 54 43)

■ Üç Kuşak Çağdaş Türk Sanatı başlıklı sergi 11 Ekim – 11 Kasım tarihleri arasında UPSD Sanat Galerisi’nde. (0 212 247 62 83)

■ Esrâ Sirman’ın sergisi 11 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde” isimli sergisi 12 Ekim – 21 Kasım tarihleri arasında Galerist Hasköy’de. (0 212 252 1896)

■ Azime Sarıtoprak’ın “Miyazaki Buradaydı” isimli sergisi 13 Ekim – 15 Kasım tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi Caddebostan’da. (0 2 1 6 3 8 5 1 2 0 3)

■ Nesren Jake’nin “über alles” isimli sergisi 13 Ekim – 4 Kasım tarihleri arasında GaleriBu’da.

■ Filiz Pelit’in “Düş Çocukları” isimli sergisi 15 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında Vakıfbank Genel Müdürlük Fuaye’de. (0212 3167070)

■ Zekeriya Sarıbatur’un “Mutlak Sonsuzluk” isimli sergisi 18 Ekim – 17 Kasım tarihleri arasında Kare Art Gallery’de. (0 212 240 44 48)

■ Ali Elmacı’nın “Ateşinle Koru Beni” isimli sergisi 18 Ekim – 17 Kasım tarihleri arasında x – ist’te.

■ Padişahın Evi: Harem-i Hümayun sergisi 15 Ekim’e kadar Topkapı Sarayı Müzesi, Has Ahırlar Sergi Salonu’nda.

■ Sara Baruh’un “Double Face – İki Yüzlü” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar Gallery LiNART’ta.

■ Hüseyin Aksoylu’nun “Ağırlık” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar art ON İstanbul’da.

■ Gökçe Oflu’nun “Organik” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar İBB Taksim Sanat Galerisi’nde. (0212 245 20 68)

■ Gavin Turk’un “Türk” isimli sergisi 16 Ekim’e kadar Galerist’te.

■ Salih Cem Nar’ın sergisi 16 Ekim’e kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde. (0216 414 55 06)

■ Dünya Hayvan Hakları sergisi18 Ekim’e kadar TGC Basın Müzesi’nde.

■ Esra Ekşi Demir’in “Yaşanmışlıklar” isimli sergisi 19 Ekim’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Ahmet Çağlar’ın “Derin Masallar” isimli sergisi 19 Ekim’e kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0 212 251 91 63)

■ Emre Senan’ın “ani Paçavra” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar Galeri Apel’de.

■ Elisabeth Strub’un “-miş’li geçmiş” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12)

■ Yağız Özgen’in “Tayf” adlı ikinci kişisel sergisi 20 Ekim’e kadar Sanatorium’da.

■ Servet Koçyiğit’in “Aşk ve Diğer Meseleler” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar RAMPA’da. (0 212 327 08 00)

■ Gözde Başkent ve Hatice Karadağ’ın “Kendine Ait Bir Oda” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar DAİRE’de. (0212 252 52 59)

■ Athier Mousawi’nin sergisi 20 Ekim’e kadar Poligon – “The Shooting Gallery”de.

■ Ahmet Güneştekin’in sergisi 20 Ekim’e kadar ARMAGGAN Art & Design Gallery’de.

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde / 7 Curtain” isimli sergisi 21 Ekim’e kadar Galerist Hasköy’de.

■ Beyoğlu Beyoğlu isimli sergi 21 Ekim’e kadar Arte İstanbul’da. (0212 292 80 45)

■ Josephine Powell ’ın “Josephine’in Gördüğü: 20. Yüzyılda Anadolu’nun Kırsal Yörelerine Fotoğrafik Bakışlar” sergisi 21 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Uyanış Anı isimli karma sergi 22 Ekim’e kadar Saint Joseph Lisesi’nde.

■ Taner Alakuş ’un “Hayallerimdeki Minyatürler” isimli sergisi 22 Ekim’e kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Mevlut Akyıldız’ın sergisi 23 Ekim’e kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)

■ Mubin Orhon’un sergisi 24 Ekim’e kadar Galeri Nev’de.(0212 252 15 25)

■ Tam Ekran isimli sergi 24 Ekim’e kadar Art Suites Gallery’de. (0212 251 55 61)

■ Hakan Özdil’in “Her şey, her zaman, her yerde” isimli sergisi 24 Ekim’e kadar Galeri Eksen’de. (0212 219 08 50)

■ Reysi Kamhi’nin “Tasvirleri Atlıyorum” isimli sergi 24 Ekim’e kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)

■ Görünüşün Anlamı isimli sergi 25 Ekim’e kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212) 245 02 29)

■ Gerard Caris’in “Beşgencilik” isimli sergisi 27 Ekim’e kadar Kuad Galeri’de.

■ Yusuf Sevinçli’nin “Post” isimli sergisi 27 Ekim’e kadar Elipsis Galeri’de. (0 212 249 48 92)

■ Anna Lechner’in “ARA” isimli sergisi 28 Ekim’e kadar Arte İstanbul’da.

■ Cahide Erel’in sergisi 28 Ekim’e kadar Tophane-i Âmire’de.

■ Ahmet Nejat’ın “Aşk Hali” isimli sergisi 28 Ekim’e kadar Nişantaşı Artgalerim’de.

■ Coşkun Demirok’un “Nefes Nefese” isimli sergisi 29 Ekim’e kadar Mina Sanat Galerisi’nde. (0 212 232 38 13)

■ Serkan Şen’in “Kalabalık Ama Mutlu” sergisi 30 Ekim’e kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0212 241 04 58)

■ Aydın Erkmen’in “Antik Kentler, Antik Hikayeler” isimli sergisi 30 Ekim’e kadar Arkeo Pera Sanat Galerisi’nde. (0212 249 92 26)

■ Dominique Barreau ’nun “İstanbul’da Randevu” isimli sergisi 31 Ekim’e kadar Gama Sanat Galerisi’nde.

■ Mithat Şen’in sergisi 31 Ekim’e kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ ÇAĞDAŞ USTALARDAN SERGİ 31 Ekim’e kadar TEM SANAT GALERİSİ’nde.

■ Halki’den Yansımalar Kartpostallarda Ada Sergisi 31 Ekim’e kadar Heybeliada İnönü Evi Müzesi’nde.

■ Allan Sekula: Birleşmeyen Filmler 1997-2012 sergisi 31 Ekim’e kadar Akbank Sanat’ta.

■ Remzi İren’in sergisi 2 Kasım’a kadar Teşvikiye Galeri Oda’da.  (0212) 259 22 08)

■ Seydi Murat Koç’un “Vertigo” isimli sergisi 2 Kasım’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de. (0212 291 37 91)

■ Sevim Sancaktar’ın “Self” isimli sergi 3 Kasım’a kadar C.A.M Gallery’de. (0212 245 79 75)

■ Murat Pulat’ın sergisi 3 Kasım’a kadar ALAN İstanbul’da.

■ Lokman isimli sergi 3 Kasım’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Melike Taşçıoğlu’nun “Sudan Seyyareler” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar Galeri İlayda’da. (0(212)241 31 00)

■ Özdemir Altan’ın “Don Kişot’un Soyağaçları” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar 44a Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Ressam Nurcan Çağlar, Ressam Deniz Sabuncu ve Heykeltraş Demet Kaya Güngörür’ün “3 Boyutlu Buluşmalar” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Halim Al Karim’in “Hidden Goddess” isimli sergisi 5 Kasım’a kadar Galeri Merkur’de.

■ Yansıma Üzerine Düşünceler isimli karma sergi 10 Kasım’a kadar Galeri Manâ’da.

■ Ann Wolff’un heykel sergisi 10 Kasım’a kadar Mim Art Sanat Galerisi’nde. (0212 291 18 48)

■ Merve Çanakçı’nın “o hal” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar .artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Nevin Çokay resim sergisi, 10 Kasım’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. (0 216 418 38 06)

■ Birim Aksüyek’in sergisi 14 Kasım’a kadar Marjinart Gallery’de.(0 212 251 16 22)

■ Geçmişten Günümüze Yansımalar isimli sergi 15 Kasım’a kadar Güler Sanat’ta.

■ Ten ve Tinsergisi 16 Kasım’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212) 334 11 04)

■ GökteTunç’un “Unknown Future /Bilinmeyen Gelecek” isimli sergisi 18 Kasım’a kadar Galeri G-art’da. (0212 296 08 76)

■ Hamle isimli sergi 18 Kasım’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Dmitry Sokolenko’nun sergisi 20 Kasım’a kadar Get – Me – Art Gallery’de.

■ Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış isimli sergi 25 Kasım’a kadar İstanbul Modern’de.

■ Nejat Satı’nın “Halet-i ruhiye” isimli sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. (0212 245 40 87)

■ Joan Botella Lucas’ın sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. (0212 245 40 87)

■ Dilşan Balkancı’nın “Suyla Gelen” isimli sergisi 28 Kasım’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Abdurrahman Öztoprak anısına yapılan sergi 1 Aralık’a kadar Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ İlahi Kusurluluk başlıklı fotoğraf sergisi, 12 Aralık’a kadar İstanbul Tasarım Bienali Akademi Programı kapsamında, İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde.

■ Bakış – Portre Fotoğrafının Değişen Yüzü isimli sergi 20 Ocak 2013’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Biz Bu Memleketi Seninle Levdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

BODRUM

■ Metin Ünsal’ın sergisi 20 Ekim’e kadar Bodrum Nurol Sanat Galerisi’nde

ANKARA

■ Kamil Akdoğan – resim – 18 Ekim’e dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)

■ Kemal Tizgöl – resim – 18 Ekim’e dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Hasan Taşdemir – resim – 20 Ekim’e dek – Doku Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 78 80)

■ Mehmet Kıyat – resim – 20 Ekim’e dek – Doku Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 78 80)

■ Çin Xiling Mühür Sanatı – seçme eserler – 20 Ekim’e dek – IC Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 82 64)

■ Selmanur Aktaş – yağlıboya resim – 21 Ekim’e dek – Fırça Sanat Galerisi’nde. (0 312 438 60 08)

■ Köle Ticareti Kurbanları – fotoğraf – 22 Ekim’e dek – Anatolium Ankara’da. (0 312 428 79 18)

■ Devrim Erbil – resim – 23 Ekim’e dek – Kav Sanat Galerisi’nde. (0 312 491 22 32)

■ 21 Genç Sanatçı Ankara’da Buluşuyor – resim – 23 Ekim’e dek – Kav Sanat Galerisi’nde. (0 312 491 22 32)

■ Burhan Özer – resim – 24 Ekim’e dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

■ Koleksiyondan – karma resim – 27 Ekim’e dek – Galeri Polart’ta. (0 312 439 14 80)

■ Cemal Güvenç&Cemile Lakert – karma resim – 30 Ekim’e dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)

■ Monad Balkan – resim – 31 Ekim’e dek – ASO Resim Galerisi’nde. (0 312 417 12 00)

■ İzlenimyorum/Karadeniz – resim – 31 Ekim’e dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Güz Karması – resim, heykel – 31 Ekim’e dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Onur Karaalioğlu&Ahmet Kolburan&Zafer Malkoç&Ümit Türk – resim – 31 Ekim’e dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Komşuluk X.O – medya sanatı sergisi – 3 Kasım’a dek – Goethe Institut Ankara’da. (0 312 419 52 83)

■ 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı – karma resim – 3 Kasım’a dek – Krea Sanat Galerisi’nde. (0 312 240 33 39)

■ Aile İçi Şiddet – resim – 3 Kasım’a dek – Türk-İngiliz Kültür Derneği Sanat Galerisi’nde. (0 312 419 18 44)

■ Fatih Mika – resim – 7 Kasım’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0312 290 12 44)

■ Mutluluk Fabrikaları – ticari yapılar üzerine sergi – 9 Kasım’a dek – TSMD Mimarlık Merkezi’nde. (0 312 428 39 55)

■ Devrim Erbil&Süleyman Saim Tekcan&Hayati Misman – baskı resim – 10 Kasım’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0312 468 86 70)

■ Kadir Öztoprak – resim – 11 Kasım’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Asya’nın İki Yasası – resim – 12 Kasım’a dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. (0 312 433 12 35)

■ Geçmişten Günümüze Yansımalar – resim – 15 Kasım’a dek – Güler Sanat’ta. (0 312 236 21 22)

■ Karma Sergi – resim – 15 Kasım’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

■ Zekiye Sarıkartal – resim – 16 Kasım’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

■ Karma Resim – resim – 30 Kasım’a dek – Mart Koleksiyon’da. (0 312 447 42 52)

■ Mehmet Güleryüz – resim – 30 Kasım’a dek – 1886’da. (0 312 286 00 74)

■ 20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Uzanan Fırçalar – resim – 30 Kasım’a dek – Peker Sanat’ta. (0 312 439 30 03)

■ Van Gogh/Alive – dijital sanat – 3 Ocak’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

İZMİR

■ Arkas Sanat Merkezi, Ahmet Ertuğ’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Özdilek Alışveriş Merkezleri’nin, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 89. yıldönümü nedeniyle düzenlediği “Cumhuriyet Çocukları” konulu resim yarışmasına başvurular sürüyor. Son teslim tarihinin 21 Ekim olduğu yarışmaya resimler; Özdilek Alışveriş Merkezi İnciraltı Cad., İnciraltı Mah. No: 67 Balçova-İzmir adresine gönderilecek.

■ Bahadır Elmacı resim sergisi, 24 Ekim’e dek Kedi Kültür Sanat Merkezi’nde izlenimde.

■ Aphrodisias Sanat Merkezi, 30 Ekim’e dek Yıldız-Halim ŞİMA çiftinin resim-seramik-heykel-özgün baskı-fotoğraf koleksiyonuna ev sahipliği yapacak.

Opera-Bale

İSTANBUL

■ Kadıköy Süreyya Operası’nda çarşamba ve cuma günleri saat 20.00’de, cumartesi günü ise saat 16.00’da “Hürrem Sultan” balesi sahnelenecek. Pazar günü saat 11.00 ve 14.00’te ise “Çocuk Dünyası” adlı çocuk müzikali seslendirilecek. (0 216 346 15 31)

■ Fulya Sanat’ta pazar günü saat 16.00’da “Bahar Şantiyesi” adlı modern dans gösterisi sahnelenecek. (0212 215 60 29-36)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “V. Murad/bale” 18, 22 ve 31 Ekim’de saat 20.00’de, “Bir Yaz Gecesi Rüyası/modern dans” 23 Ekim’de saat 20.00’de, “Don Giovanni/opera” bugün saat 20.00’de, “Ali Baba ve 40 Haramiler/opera” 17 ve 24 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

Gösteri-Söyleşi

İSTANBUL

■ Fransız Kültür Merkezi’nde yarın saat 19.00’da, çarşamba günü saat 17.00’de “Pamuk Prenses”, perşembe günü saat 17.00’de ise “Dans, Paris Opera Balesi” adlı belgesel film gösterimi gerçekleştirilecek. (0212 393 81 11)

■ Aydın Büke, bugün saat 18.00’de gerçekleşecek “Bir Şölendir Opera” adlı etkinlikte, hem Orfeo’nun canlı kayıtlarından bölümler izletecek, hem de yapıtın besteleniş öyküsü ve operanın doğuş süreci hakkında bilgiler verecek.

 

Kaynak :[-]

24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları, yarın akşam MFÖ konseri, ardından Bilkent Tiyatrosu’nun “Batı Rıhtımı” ve klarnet sanatçısı Serkan Çağrı’nın “Crazy Brassy Balkans” konseriyle devam ediyor.

Batı Rıhtımı

20 Haziran’da Oyun Atölyesi’nin“Antonious ile Kleopatra” oyunu ile başlayan “Silinen Sınırlar, Buluşan Dünyalar” temalı 24. ENKA Kültür-Sanat Buluşmaları 13 Temmuz Cuma akşamı Fazıl Say konseri ile sona erecek. Etkinlik yarın akşam MFÖ konseri, 02 Temmuz Pazartesi Bilkent Tiyatro’nun “Batı Rıhtımı” oyunu 04 Temmuz Çarşamba Serkan Çağrı konseri, 06 Temmuz Cuma MİRCAN “Ustalarla Alemlere Yolculuk” konseri, 09 Temmuz 2012 Pazartesi Folklor Kurumu İstanbul’dan “Bizim Deniz, Kuzey Deniz” gösterisi, 11 Temmuz  Çarşamba Dostlar Tiyatrosu “Azizlikler / Nereye Gidiyoruz?” oyunuyla ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu’nda devam ediyor.

Mazhar Alanson, Fuat Güner, Özkan Uğur’dan oluşan MFÖ konseri 29 Haziran Cuma Saat 21.15’de kendi besteleriyle sahne alacaklar. 24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları; Bernard-Marie Koltès’in yazdığı, Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği Bilkent Tiyatrosu’nun “Batı Rıhtımı” ile devam ediyor.

Sistemin köşeye sıkıştırdığı vahşi dünyada insanların hayatta kalma mücadelelerini ve çırpınışlarını anlatan “Batı Rıhtımı” günümüz dünyasının ekonomik ve siyasal gerçeklerini gözler önüne seriyor. Koltès’in kaleminden çıkmış her söz, Bilkent Tiyatrosu’nun oyuncuları;Ceren Narinoğlu, Ebru Demirdöven, Efe Erkekli, Emre Eren Turan, Mertcan Semerci, Merve Ünal, Muzaffer Saygı, Sedat Yılmaz, Tunca Soysal, Tunç Efe ‘nin dudaklarında ironik bir tavra bürünüyor. Günümüz gerçeklerine değinen oyunun dekor ve kostüm tasarımını Hakan Dündar üstlenirken, ışık tasarımı Işıl Kasapoğlu ve Yılmaz Ertekin’e ait, oyunu dilimize çeviren isim ise Yiğit Bener.

04 Temmuz akşamı adına özel klarnet modeli üretilen, Vassilis Saleas, George Zamphir, Gypsy Kings Heritage, Giora Feidman, Trilok Gurto, Ian Anderson, Kocani Orkestrası gibi dünyaca ünlü pek çok müzisyenle de ortak sahne çalışmalarında bulunan Serkan Çağrı, “Crazy Brassy Balkans” albümünden eserleri kendisini dinlemeye gelenler için seslendiriyor.

Başlama saati 21.15 olan tüm etkinliklere, isteyen katılımcılar, her etkinlik öncesi saat 20:00’de Taksim-AKM önünden kalkacak ücretsiz servis ile ulaşabiliyorlar. Etkinlik bitiminde ise, ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’ndan kalkacak servis, konukların Taksim-AKM’ye ulaşımını sağlıyor. Servisten yararlanabilmek için etkinliklerden en az iki gün önce ENKA ile bağlantıya geçerek rezervasyon yaptırılması yeterli.

Broşür indirmek için Lütfen Tıklayın   

Detay bilgi için lütfen Tıklatın        

 

MONA HATOUM TÜRKİYE’DE

Emre Baykal küratörlüğünde gerçekleşen sergi, sanatçının 1990’lardan bu yana ürettiği 30’dan fazla işi bir araya getiriyor.

Hatoum ayrıca İstanbul’da bir süre kalıp yerel üreticiler ve atölyelerle işbirliği yaparak, bu sergi için, Vehbi Koç Vakfı desteğiyle yeni işler de üretti. Beyrut’ta doğmuş Filistin kökenli bir İngiliz sanatçı olan Mona Hatoum; yerleştirme, heykel, video, fotoğraf ve kağıt üzerine çalışmalar gibi çeşitli mecralar ve çoğunlukla alışılmışın dışında yöntemler kullanıyor. Günümüz dünyasını kuşatan tedirginlik hissini araştıran şiirsel ve bir o kadar da politik işler üretiyor. Sanatçının Türkiye’deki ilk kişisel sergisi, 27 Mayıs Pazar gününe dek ücretsiz olarak izlenebilir.

Adres: İstiklal Caddesi No. 211, Beyoğlu.

 

 

 

 

İSTANBUL MODERN SİNEMA, EJDERHA YILI’NIÇİN SİNEMASINDAN 7 FİLMLE KUTLUYOR.

İstanbul Modern Sinema, Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği işbirliğiyle ve 2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı kapsamında, Ejderha Yılı’nı Çin sinemasından yedi filmi bir araya getiren bir programla kutluyor. 
Romantik komedi, animasyon, Pekin Operası ve Çin kültürünün önemli isimlerinden Konfüçyüs gibi farklı öğeleri içeren filmler 22 – 29 Mart tarihleri arasında izlenebilecek.

İstanbul Modern Sinema’daki Çin Filmleri Haftası, 22 Mart Perşembe günü saat 19:00’da, nefes kesici gösterileriyle bütün dünyayı hayran bırakan Çinakrobasi topluluğu Çin Masalı’nın gösterisiyle açılacak.

Peng Chen ve Peng Jiahuang kardeşlerin, genç bir yabancının Çin’in taşra geleneklerini modernleştirmesi temasını dile getiren ve gösterildiği birçok çocuk festivalinde ödül kazanan filmleri “Okula Yürümek” (2009) ve Mai Jia’nın kitabından uyarlanan, Tayvan’daki Altın At başta olmak üzere birçok festivalden ödülle dönen Kuo-Fu Chen’in casus filmi “Mesajlar” (2009) festival kapsamında gösterilecek ödüllü filmler arasında yer alıyor.

Li Ke’nin popüler romanından Jinglei Xu’nun yönetiminde sinemaya aktarılan ve ülkesinde büyük bir gişe hasılatı yapan romantik komedi “Du Lala’nın Terfisi”(2010) ve bencil bir okul öğrencisi olan Long’un hayatının, zaman tünelinden geçerek 3.500 yıl öncesindeki muhteşem Jinsha Krallığı’na yaptığı yolculukla nasıl değiştiğini anlatan, Daming Chen’in çok sevilen animasyonu “Jinsha Rüyası” (2010), izleyicilere Çinsinemasından güzel tatlar bırakacak filmler arasında.

Yönetmen Teddy Chan’in Çin’in ilk başbakanını Hong Kong ziyareti sırasında korumak için girişilen operasyonu anlatan aksiyon yüklü tarihi ve politik dramı “Fedailer ve Suikastçiler” (2009), Çin sinemasının ünlü yıldızlarını bir araya getiriyor.

Festivalde 1993’te Elveda Cariyem filmiyle 46. Cannes Uluslararası Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazanan ünlü yönetmen Chen Kaige’nin 2009 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan “Sonsuza Dek Büyülenmiş” adlı filmi bulunuyor. Başrolünde Ziyi Zhang’ın yer aldığı, Pekin Operası’na dair film, sanat yönetimiyle öne çıkıyor.

BOBBY MCFERRİN KONSERİNE SAYILI GÜNLER KALDI

Dünya müziğinde nadir bulunabilecek, müzik stil ve genellemelerin çok ötesine geçmiş efsane bir ses olan Bobby McFerren, mükemmel müziğiyle müzikseverlerle buluşuyor.

On Grammy ödüllü, yenilikçi tarzı, kucaklayıcı yapısı, neşeli ve esprili mizacı, inanılmaz ses ve ses tekniğiyle milyonları binlerce kez coşturmuş, büyülemiş bir sanatçı olarak Bobby McFerrin 27 Mart Salı aksamı  “Congresium Ankara”da başkentliler ile buluşuyor.

Bobby McFerrin’a bu konserde önemli müzisyenlerimizden Kanun üstadı Tahir Aydoğdu ve Neyzen Bilgin Canaz ile Orfeon Oda Korosu eşlik ediyor. Saz üstadlarımız ile eşsiz doğaçlamalara imza atacak olan Sanatçı, Türk Koro Müziğinin başarılı temsilcilerinin başında gelen ve dünyaca ünlü vokal topluluklarından Swingle Singers ve Cantabile ile başarılı konserlere imza atan Orfeon Oda Korosu ile birlikte kendi kompozisyonlarını ve Türk bestelerini yeniden yorumlayacak.

İTALYAN BASINI ”İYİ” NOTU VERDİ

Roma’daki Barberini Sinema Salonu’nda dün akşam galası yapılan, başrollerinde Elio Germano, Margeritha Buy, Cem Yılmaz, Beppe Fiorello’nun yer aldığı ”Şahane Misafir”e İtalyan basını ”iyi” notu verdi.

”La Stampa” gazetesinde yayımlanan makalede, “Roma’ya aşık İstanbullu yönetmenin”, Akdeniz etkilerini kullanarak, belirsizliği, büyüyü, cinselliği, ölümü, hatıraları, nostaljiyi kullanarak, başarılı bir işe imza attığı yorumunda bulunuldu. Gazete, ”Şahane Misafir”e 5 üzerinden 4 yıldızla ”iyi” notu verdi.

”Il Messaggero” gazetesinde çıkan makalede ise Özpetek’in filmlerinin adı gibi olduğu, keskin çizgiler yokmuş gibi göründüğünü, ancak keskinliğin var olduğu belirtildi. Gazete, Türk yönetmenin 9. filmine, 4 üzerinden 3 yıldız verdi.

“Il Giornale” gazetesinde de Özpetek’in yeni filminde, bir yalnızlık hikayesini, bastırılmış duyguları, arzuları ve nostaljiyi anlattığı belirtildi.

”Corriere della Sera” gazetesi de filme 4 üzerinden 3,5 yıldız verdi.

Aktör olma hevesiyle Roma’ya taşınan ve hamur yoğurarak, kruvasan yaparak, geçimini sağlayan Sicilyalı Pietro’nun yeni evinde başına gelenlerin anlatıldığı ”Şahane Misafir”, 6 Nisan’da Türkiye’deki sinemaseverlerle buluşacak.

Shakespeare, Londra’da Türkçe de oynanacak

Dünyaca ünlü İngiliz oyun yazarı ve şair William Shakespeare’in oyunları, İngiltere’nin başkenti Londra’da aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 37 farklı dilde sahneye konulacak.

Olimpiyat oyunlarına bu yaz ev sahipliği yapacak Londra’da, çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri de düzenlenecek. Bu çerçevede, oyunlar Londra’daki “Shakespeare Globe”da 21 Nisan’da sahneye konulmaya başlanacak.

Türkçe olarak ise, 26-27 Mayıs tarihlerinde Shakespeare’in “Antonius ile Kleopatra” oyunu sahnelenecek. Üç gösterimin yapılacağı oyunda, Antonuius’u Haluk Bilginer, Kleopatra’yı Zerrin Tekindor, Pompeius’u Emre Karayel, Cesar’ı ise Mert Fırat oynayacak.

Shakespeare’in oyunları altı hafta boyunca, 37 farklı dilde, 37 farklı oyunla sahneye konulacak.
DÜNYANIN EN İYİ KEMANCISI 21 MART’TA CRR’DE!

Dünyanın en iyi kemancısı Gidon Kremer İstanbul’da konser vermeye hazırlanıyor

Herbert von Karajan’ın dünyanın en iyi kemancısı olarak nitelendirdiği, Letonyalı ünlü kemancı Gidon Kremer, Baltık ülkelerinin en iyi genç müzisyenlerinden oluşan orkestrası Kremerata Baltica ile 21 Mart’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sahne alacak. Konserde Astor Piazzolla, Richard Strauss, Nino Rota,  Giya Kancheli ve Mieczyslaw Weinberg’den eserlerin seslendirileceği belirtildi. Kremer konserin “önyargılarını pekiştirmek isteyenler” ya da “sadece eğlenmek isteyenler” için gereksiz bir yorgunluk olacağını söylüyor.

Üç kuşak kemancı

The Guardian gazetesinin “Dünyada Kremer’den daha heyecan verici ve yaratıcı bir kemancı yok…” ifadesiyle tanımladığı sanatçı üç kuşak kemancı yetiştiren bir aileden geliyor. Gidon Kremer’in dedesi ve babası da Latviya’nın ünlü kemancıları arasında yer alıyor.

100’ün üzerinde albümü var

7 yaşında Riga Müzik Okulu’nda başladığı müzik yaşamına Moskova Konservatuvarı’nda kemanın büyük ustası David Oistrakh’la devam eden Kremer, klasik müzik dünyasının “Oscar”ları sayılabilecek Kraliçe Elizabeth, Paganini ve Çaykovski yarışmalarından ödüller kazanarak uluslararası müzik dünyasının dikkatini çekti. Dünyanın neredeyse tüm önemli orkestralarıyla konserler veren Gidon Kremer, Leonard Bernstein, Herbert von Karajan, Christopher Eschenbach, Riccardo Muti, Zubin Mehta, Claudio Abbado gibi pek çok önemli şefle çalıştı. Çağdaş bestecilere son zamanlarda en çok önem veren keman virtüözü olarak da dikkat çeken Kremer’in kaydettiği 100’ü aşkın albüm ve “Grand Prix du Disque”, “Deutsche Schallplattenpreis”, “Ernst von Siemens Musikpreis” ve “Premio dell’Accademia Musicale Chigiana”gibi ödülleri bulunuyor.

50. doğum gününde orkestra kurdu…

Son yirmi yıldır zamanının önemli bölümünü müzik dostlarını buluşturan festivallere ayıran sanatçı, 1981’de Lockenhaus Oda Müziği Festivali’nin kurucusu oldu, 1997-98 yılları arasında ise Gstaad Festivali’nin sanat yönetmenliğini üstlendi. Müzik yaşamında yaptığı en iyi işlerden biri olarak gösterdiği Kremerata Baltica Oda Orkestrası’nı 1997’de, 50. doğum gününde kuran sanatçı, bu oluşumla zengin sanat deneyimlerini Baltık ülkelerindeki genç müzisyenlerle paylaşıyor ve ekonomik zorluklar yaşayan Letonya, Estonya ve Litvanya’daki zengin müzik yaşamına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

SANATÇILARDAN ÖRNEK DAYANIŞMA

 Konferans salonları olmadığı için kültür sanat etkinliklerini okulun koridorunda gerçekleştiren Salih Dede Lisesi öğrencileri için İzmirli sanatçı örgütlerinden örnek dayanışma. İzmir de bulunan Liseler arasında en çok kültür sanat etkinliği düzenleyen ve Sanatçılardan Örnek Dayanışma

Konferans salonları olmadığı için kültür sanat etkinliklerini okulun koridorunda gerçekleştiren Salih Dede Lisesi öğrencileri için İzmirli sanatçı örgütlerinden örnek dayanışma. İzmir de bulunan Liseler arasında en çok kültür sanat etkinliği düzenleyen ve

Konferans salonları olmadığı için kültür sanat etkinliklerini okulun koridorunda gerçekleştiren Salih Dede Lisesi öğrencileri için İzmirli sanatçı örgütlerinden örnek dayanışma. İzmir de bulunan Liseler arasında en çok kültür sanat etkinliği düzenleyen ve bu etkinliklerini konferans salonları olmadığı için okulun daracık koridorlarında gerçekleştirmeleri nedeniyle Okul Müdürü Mehmet Öztürk’ ün katkı talebi İzmirli sanatçı örgütlerini harekete geçirdi. İzmirli sanatçı örgütlerinden;Uluslar arası Aktivist Sanatçılar Birliği başkanı Şair – Yazar Ümit Yaşar Işıkhan,Türkiye Yazarlar Sendikası İzmir temsilcisi şair – yazar Namık Kuyumcu ve BESAM İzmir ve Homeros kültür platformu temsilcisi şair – yazar Recai Atalay, Dünya Sanat Olimpiyatları Başkanı Derya Var, Femin & Art İzmir temsilcisi Hülya Sezgin ve Aktivist ressam Zeynep aslı Köstepen’ ın öncülüğünde birçok aydın, Salih Dede Lisesinde yapılacak konferans Salonu için bir araya geldi. Örgüt temsilcileri, Salih Dede Lisesi öğrencileri arasında şiir ve Resim yarışması düzenlenmesine, katılımcı ressamların geliri okula kalacak şekilde bağışlayacağı tablolardan karma sergi açılmasına ve dönem sonunda düzenlenecek şenliklerde konser ve dinleti – imza günleri düzenleyerek gelirinin okul konferans salonu yapımı için kullanılmasına karar verdiler

Konu ile ilgili okul Müdürü Mehmet Öztürk ve sanatçı sivil örgütleri adına Uluslar arası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı şair-yazar Ümit Yaşar Işıkhan, bu örnek girişimin İzmir Valiliği, Milli Eğitim Müdürlüğü, Balçova Belediye Başkanlığı, kardeş okul statüsünde bulunan Ekonomi Üniversitesi Dekanlığı ile Balçova da faaliyet gösteren mesleki örgüt kuruluşlarından salonun yapımı için katkıda bulunmaları halinde 2012-2013 öğrenim yılına söz konusu konferans salonunun yetişebileceğini, aydınlık bir gelecek için çocuklarımıza yapılacak olan bu yatırıma bütün duyarlı vatandaşlarımızın katkısını beklediklerini söylediler.

BATMAN’DA YAZAR OKUMALARI ETKİNLİĞİ

 

Batman’da Tandem Projesi kapsamında LesArt ve Batman Kültür Sanat Derneği (BART)’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Yazar Okumaları’ programının konuğu Ralf Thenior oldu. Etkinliğe yoğun ilgi gösteren…

Batman’da Tandem Projesi kapsamında LesArt ve Batman Kültür Sanat Derneği (BART)’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Yazar Okumaları’ programının konuğu Ralf Thenior oldu. Etkinliğe yoğun ilgi gösteren edebiyatseverler, Alman yazara kitaplarını imzalattı.

BART’ın merkezinden yapılan söyleşide şair, yazar, editör, tercüman ve radyo oyunu yazarı, Ralf Thenior, kendisi ve kitapları hakkında bilgi verdi. Thenior, edebiyatseverlerin dünya ve Avrupa yazarları hakkındaki sorularını da cevapladı. Program sonunda Batman’a gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Ralf Thenior, kitaplarını imzaladı.

Etkinliğinin çok güzel, keyifli ve doyurucugeçtiğini belirten Batmanlı yazar Yavuz Ekinci, şunları ifade etti. “Bu projeyi hayata geçirirken şunu düşünmüştük; Almanca yazan bir yazarın gelip Batmanlı okuyucularla, Türkçe ya da Kürtçe yazan bir yazarın Almanya’ya gidip oradaki okuyucularla buluşmasını sağlamak istiyorduk. Böylece hem yazarlar birbirini tanımış olur hem de okuyucular farklı yazarları tanımış olur. Bizim için şöyle bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Almanca çeviri metin çok okuduk ama Almanca yazan bir yazarla söyleşi yapmamıştık. Oradaki bir yazarın ilham kaynağı nedir. Başlangıç noktası nedir. Eseri nasıl ortaya atıyor, nasıl yazıyor. Okuyucuyla nasıl buluşuyor bunları öğrendik ve kendi sesinden şiir okumasını dinledik.” dedi.

RALF THENİOR KİMDİR

Ralf Thenior, 1945’te Silezya da Bad Kudowa’da doğdu. Şair, yazar, editör, tercüman ve radyo oyunu yazarı. Çocuklar ve gençler üzerine birçok kitap yazdı. Şimdiye kadar ‘İblis Aynası’, ‘Sonbahar Arabası’ gibi şiir kitapları yayınlandı. 2009 yılında bir dakikalık hikayeleriyle Salon Kaplanları Ödülü’ne layık görüldü.

 

YENİ BAŞLAYANLAR VE HÂLÂ ANLAMAMIŞ OLANLAR İÇİN ALTIN BAMYA !

Altın Bamya Ödülleri pazartesi akşamı bir kez daha verilecek. Ödüllerin niyetini çözememiş olanlar için rehber niteliğinde 10 soru hazırladık, Altın Bamya Akademisi’nden Alin Taşçıyan yanıtladı

Pazartesi akşamı dördüncü kez dağıtılacak Altın Bamya Ödülleri, başından beri türlü tepkilerle karşılaştı. Manzara o ki, özetle sinemada erkek egemen bakışa mizahi bir dille dikkat çekmek niyetiyle dağıtılan ödüllerin ne demek istediğini anlamamış ya da anlamazdan gelenlerin sayısı az değil. “Ne yani, gerçek hayattaki şiddeti, tecavüzü göstermesin mi sinema? Bu sansürcülük değil de nedir?” diyen köşe yazarı da var, ödülü almaya gelip de “Biz de anlamadık neden ödül aldığımızı” diyen sinemacı da… Doğrusu; Altın Bamya Akademisi’nin bunları dert ettiği yoktu, kafaya takan ben oldum. “Sinemada erkek egemen bakış ne demektir, nasıl anlaşılır, cinsiyetçi dil nedir?” diye başlayıp, basit, net sorular sordum; Akademi adına sinema yazarı üyesi Alin Taşçıyan yanıtladı…

Sinemada ‘erkek egemen bakışa’ karşı ödüller verdiğiniz, hakkınızda en çok yazılan ‘bilgi cümlesi’. Ne demek ‘sinemada erkek egemen bakış?’
Bütün kahramanların erkek, bütün kadınların da onun sevgilisi / karısı, kurtardığı kişi ya da onu ağına düşürmeye çalışan dişi örümcek olduğu filmlerle dolu; bütün filmlerin erkeklerin öykülerini anlattığı bir dünyada ‘erkek egemen bakışın’ ne olduğunu ‘gerçekten’ anlamayan olabilir mi? Kadına biçilen bütün dramatik roller damsel in distress, femme fatale, Kutsal Meryem gibi klişelerden ibaret! İlk ikisi bütün seksapelleriyle nesneleştirilir üçüncüsü bakireymişçesine cinselliği görmezlikten gelinen anne.

Kadına karşı şiddeti, tecavüzü gösteren bir film otomatik olarak ‘kadın düşmanı’ mıdır? Altın Bamya “Şiddeti göstermeyin” mi demektedir?
Hiç ilgisi yok. Zaten Altın Bamya alan filmlerde pek az açık şiddet temsiline rastladık. Derdimiz sinemada cinsiyetçi yaklaşımda bulunan, erkek olmayana ayrımcılık uygulayan, yönetmenin eril tahakkümü bir dil olarak kurduğu, kadını ve LGBTT bireyleri kötülük kaynağı olarak damgalayan filmler. Şiddet bunun içinde yer alabilir de almayabilir de. Mesele şiddetin nasıl gösterildiğidir; olumlanarak mı eleştirilerek mi? Bir tecavüz sahnesi özendirici şekilde çekilir, cezalandırma şekli olarak mazur gösterilir, tecavüzcüyü haklı çıkarırsa AltınBamya’yı hak eder.

Kadın ve erkek karakterlerin gerçek hayattaki gibi temsil edildiği bir film ‘Bamya’lık mıdır? Altın Bamya “Gerçek hayatı göstermeyin” mi der?
Yönetmenin kendini nereye konumladığı, kamerasını nereye koyduğu, bakışını kime ve nasıl yönelttiği, gerçek hayattan bir kesit aktarmakla ne amaçladığı bizi ilgilendirir. Kadını bir kişilik olarak yaratabiliyor, onun kişilik özelliklerinden ya da toplumsal yapının yanlışlığından dolayı ezildiğini söylüyorsa, kadını eleştiriyor ama hakkını teslim ediyorsa sorun yok. Ama “Çektiklerini kadın olduğu için hak ediyor, erkek erkek olduğu için haklı” demeye getiriyorsa bu gerçek hayat kesiti falan değil cinsiyetçiliktir.

Altın Bamya ‘cinsiyetçi dile’ karşı çıkarken sinemanın özgürlüğünü kısıtlamış oluyor mu? “Öyle film yapma” demek sansürcülük müdür?
Böyle bakabilen birine bir sözlük hediye etmek gerek. Sansürün, özgürlüğün ve cinsiyetçiliğin anlamlarına bakıp öğrensin diye. Biz tahakküme karşıyız, yani özgürlükçüyüz. Sansür aklımızın ucundan geçmez, kaldı ki resmi otoritelerin elindeki bir yetkidir. Cinsiyetçilik, nefret suçunun bir parçasıdır. “Erkek olmayanlar ikinci sınıftır, onlarla alay etmek mübahtır” diye düşünen kafaların sinemada nefret suçu işlenmemesini istemek ve cinsiyetçi filmleriyle kadınları ve LGBTT bireyleri rencide edenleri eleştirmek hakkımız. Ki bunu mizahla yapıyoruz.

Altın Bamya Akademisi feminist kadınlardan mı oluşur? Ekipte erkek var mıdır?
Kendimize ‘Bamya Kardeşleri’ diyoruz. Bamya Kardeşliği içinde herkes eşittir. Birbirimizi kadın – erkek, feminist – feminist olmayan diye ayırmıyoruz.

Bir filmdeki cinsiyet eşitsizliğini görmek için illa kadın olmak mı gerekir?
Elbette hayır ama bizim duyularımız biraz daha bilenmiş olabilir… Ama bence en radikalimiz Cüneyt Cebenoyan! Birkaç kadın sinemacının da erkek egemen sisteme entegre olduğunuAltın Bamyalık işler ürettiğini de anımsatayım.

‘Karakter ödülleri’ kime gitmektedir? Kişi, ‘kötü oynadığı’ için mi layık görülür ödüle?
Karakter, senarist ile yönetmenin eseri. Oyuncuyu sorumlu tutmuyoruz, adını anmıyoruz. Magazin basını onları kışkırtıp haber üretmek için olsa gerek oyuncunun adını andığı başlıklar atıyor bazen. Oyuncu karaktere can veriyor, yorumunu katıyor ama onun Altın Bamya’ya değer görülecek bir karakter oluşturmada birinci derecede rolü yok.

Bir eşcinsel karaktere Altın Bamya verilirse bu ‘eşcinselliğe’ karşı olduğunuz manasına mı gelir? Yoksa nedir?
Altın Bamya doğası itibariyle bir karşı–ödül. Dolayısıyla tam tersi anlama gelir. Nitekim homofobik yaklaşıma sahip filmlere ‘Üç Buçuk Bamya Ödülü’ veriyoruz. Eşcinselliğin erkek egemen bakışla hor görülmesi, alay konusu yapılması, hastalık gibi gösterilmesi gibi durumlara tepki gösteriyoruz

Ödülün adı neden ‘Bamya’? Bamya da bir cinsiyetçi argo değil midir?
Cinsiyetçi değil, çocuksu ve masum. Fallik takıntı nedeniyle hemen bu yorumlara saptırıldı. Altın Patlıcan gibi bir simge bulsak asıl cinsiyetçilik bu olmaz mıydı? Bamya en sevilmeyen sebzelerdendir. İtibarı yoktur, misafire yapılmaz. Tek cinsel çağrışımı çocukların falluslarına bazen bamya denmesidir küçük ve sevimli oldukları için! Yani masum bir erkeklik tasviri, iktidardan, tahakkümden, şiddetten âri bir erkeklik simgesi.

Cinsiyetçi film yapılmadığı bir çağ gelirse Altın Bamya kendini fesh mi edecektir?
Hiç tereddütsüz! “İlk ve son olsun” diye başlamıştık, aynı kafada devam ediyoruz.

Kaynaklar :

haberler.com , birincikuvvet.com , cnnturk.com.tr , medya73.com , radikal.com.tr , mynet.com

Piyanist ve besteci Fazıl Say, İngiltere‘de düzenlenen Oxford Müzik Festivalinde (Oxford Chamber Music Festival) 6 konserle izleyici karşısına çıkacak.

Piyanist ve besteci Fazıl Say, İngiltere‘de düzenlenen Oxford Müzik Festivalinde (Oxford Chamber Music Festival) 6 konserle izleyici karşısına çıkacak.

Forte Production’dan yapılan açıklamaya göre, dünyanın en önemli festivalleri arasında yer alan Oxford Müzik Festivali bu yıl Fazıl Say’ı devamlı besteci olarak sunuyor. Festival kapsamında, sanatçının tüm oda müziği eserleri seslendirilecek.

Fazıl Say’ın yaylısazlar kuarteti “Boşanmak”, nefesli sazlar beşlisi

“Alevi Dedeler Rakı Masasında”, solo keman eseri “Kleopatra”, keman piyano sonatı ve piyano solo eserleri festivalde yer alacak.

Sanatçı, ayrıca orkestralı açılış konserinde kendi bestesi olan “İpek Yolu” isimli piyano konçertosunda da solist ve şef olarak seyirciyle buluşacak. Festivalin genel sanat yönetmeni dünyaca ünlü keman virtüözü Priya Mitchell olacak.

“Haremde Binbir Gece” adlı keman konçertosunun da yer aldığı festival çerçevesinde,Fazıl Say, 4 günde 6 konserle seyirciyle buluşacak. Konserler, 28-29-30 Eylül ve 1 Ekim’de dünyaca ünlü Oxford Üniversitesinin çeşitli salonlarında gerçekleştirilecek.