Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: kabul

Sanat Haberleri

Biraz gülelim mi?

Zorunlu Osmanlıca dersi  tartışıladursun, sizler için rock ve metal gruplarının Osmanlıca karşılıklarını derledik.

1-Queen

Liselere zorunlu Osmanlıca dersinin getirilmesi kabul edildi ve tüm Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri bu konu haline geldi. Sizin için ileride olası rock ve metal gruplarının Osmanlıca karşılıklarını belirlemişler bizde bunu görev bilerek sizlere aktarmak istedik. Akşam iş ve okul yorgunluğundan sonra “Bir tebessüm yeter bize…”

Ugly Kid Joe – Gudubet Veled Coo

Ugly Kid Joe 2

 

AC/DC – Cereyan-ı Münavebe/Cereyan-ı Bivasıta

AC-DC 3

 

Death – El Mefta

 

Death 4

 

Massive Attack – Hücm’ul Kudret

Massive Attack 5

 

 

Led Zeppelin – Havai Vasıta-i Kurşuni

Led Zeppelin 6

Iron Maiden – Bakire-ül Teneke

Iron Maiden 7

The Who – Zat-ı El Alem

The Who 8

System OfA Down – Teşekkul-u Teb’a Min-el Taht

System Of A Dow 8

Limp Bizkit – Nimed-ül Ezik

Limp Bizkit 9

Placebo – Şifa-ül Sahte

Placebo 10

Mercyful Fate- Merhamet-ül Kader

Mercyful Fate 10

Guns N’ Roses – Pusatlar İlen Güller

Guns N  Roses 11

My Dying Bride – Cariye-ül Mefta

My Dying Bride 12

Black Sabbath – Zifir-i Cum’a

Black Sabbath 13

Dream Theater – Darülbedayi El Rûya

Dream Theater13

Kaynak: [-]

12 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/1-Queen.jpg 374 648 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-12 19:18:362015-02-12 19:26:21Biraz gülelim mi?
Sanat Haberleri

Türkiye yeniden Eurovision Şarkı Yarışması’na katılma kararı aldı

Eurovision-sarki-yarismasiTürkiye yeniden Eurovision Şarkı Yarışması’na katılma kararı aldı. Türkiye 2016’de yeniden Eurovision’da.

2013’te oylama ve kura sistemini eleştiren TRT, Eurovision şarkı yarışmasına bir daha katılmama kararı almıştı. Ancak Avrupa Yayın Birliği’nin (EBU) özrü ve TRT’nin taleplerinin büyük oranda kabul edilmesinin ardından kurum, yarışmaya katılmaya yeniden sıcak baktı. TRT Genel Müdürü Şenol Göka, “Sadece oylama sistemi değil, ahlaki sisteme ilişkin de bazı sorunlar vardı. Bunlara ilişkin eleştirilerimiz vardı. Bunlar konusunda yol alındı” dedi.

Eurovision Şarkı Yarışması’nın önemli bir kaynak gerektirdiğini ve bu kaynakların doğru kullanılmasının şart olduğunu belirten Göka, “EBU’nun yönetiminden memnun değildik. Kaynaklar doğru kullanılmalı. İtalya gibi Romanya gibi ülkelerin de benzer eleştirileri var. Bulgaristan da çekilmeyi tartıştı. Talepler yerine getirilecek ve katılacağız” diye konuştu.

Kaynak: Medya

06 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/Eurovision-sarki-yarismasi.jpg 665 1497 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-06 11:24:232015-02-06 11:24:23Türkiye yeniden Eurovision Şarkı Yarışması’na katılma kararı aldı
Sanat Haberleri

Hazar Kısa Film Yarışması’na Başvurular 31 Ocak’a kadar

hazar_kisa_film_festivaliHazar ülkelerini mercek altına alan, bölgede yaşanan gelişmeleri yeni ve farklı bakış açılarıyla okuyucuyla buluşturan Türkiye’nin ilk ve tek dergisi Hazar World, sinema sanatına gönül veren herkesi Hazar Kısa Film Yarışması’na bekliyor.

Akademik çalışmaların yanı sıra medyada da etkinliğini sağlamlaştıran Hazar Strateji Enstitüsü’nün basılı yayınlarından Hazar World dergisinin organize ettiği “Hazar Kısa Film Yarışması 2014” başladı. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Hazar World, Hazar bölgesinin kanayan yarası Dağlık Karabağ sorununu gündeme taşıyor. “Ermenistan İşgali Altındaki Dağlık Karabağ” temalı kısa film yarışması, kısa film yapımcılarını ve yönetmenlerini desteklemek, kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Savaş yılları, savaşta şehit düşenler, gaziler, savaş sonrası göçe zorlanan kadın, çocuk ve yaşlılar; göçmenlerin sorunları, yaşamları ve adaptasyon süreçlerinin ele alınacağı yarışma kapsamında 23 bin TL ödül dağıtılacak. Kurmaca, Belgesel, Animasyon, Canlandırma ve Deneysel türlerinin kabul edileceği yarışmada birinciye 10 bin TL, ikinciye 7 bin TL, üçüncüye 5 bin TL, jüri özel ödülüne hak kazanan filme ise 1,000 TL ve Apple iPad Mini 16GB Wi-Fi Tablet verilecek.

Ön seçici kurulun değerlendirmeler sonucu belirleyeceği 10 film finalde yarışacak. Kısa film başvuruları, “en az 5, en çok 20 dakika süreli” olmak üzere alınacak. Başvuru süresi 31 Ocak 2015 tarihinde sona erecek.

27 Ocak 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/01/hazar_kisa_film_festivali.jpg 1131 800 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-01-27 10:47:192015-01-27 10:47:19Hazar Kısa Film Yarışması’na Başvurular 31 Ocak’a kadar
Sanat Haberleri

Dünyanın ilk ve tek Minyatür Kitap Müzesi Guinness Rekorlar Kitabı’na alındı

minyatur-kitapDünyanın ilk ve tek minyatür kitap müzesi, Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.

Tarihi İçerişehir’deki müzede sergilenen minyatür kitaplar, “Dünyanın en büyük minyatür kitap koleksiyonu” olarak onaylandı. Müzenin kurucusu ve minyatür kitap koleksiyonunun sahibi Zarife Salahova, 30 yıl önce minyatür kitap toplamaya başladığını ve bugün koleksiyonundaki 5 bin 600 kitabın müzede yer aldığını söyledi. Müzenin dünyada “ilk ve tek” olduğunu vurgulayan Salahova, bir kişinin en uzun tırnak kategorisinde Guinness’e girdiğini öğrenmesiyle başvuruda bulunmaya karar verdiğini bildirdi. Geçen yılki başvurunun ardından gönderdiği tüm belgeleri incelendiğini ifade eden Salahova, uzun bekleyişin ardından amacına ulaştığını ifade etti. Sadece 7,5 santimetreden küçük kitapları minyatür kitap olarak kabul edildiğini vurgulayan Salahova, koleksiyonunda bu standardı taşıyan 2 bin 913 kitap bulunduğunu bildirdi.

71 ÜLKEDEN KİTAP BULUNUYOR

Bakü’ye gelen turistlerin uğrak yeri olan müzede, 71 ülkede basılmış kitaplar bulunuyor. Müzede, minyatür kitapların yanı sıra farklı büyüteçler yardımıyla okunabilen mikro kitaplar da yer alıyor.

Japonya’da Toppan yayınevi tarafından basılan 0,75×0,75 milimetre ebadındaki “Dört Mevsim Çiçekleri” isimli kitap müzenin en küçük kitabı olma özelliğini taşıyor. Yirmi iki sayfalık bu kitap, özel mikroskop vasıtasıyla okunabiliyor.

“Picture of English History” kitabı 1815 baskısı, 16. yüzyıla ait “Masses of St. Francis of Assisi and St. Anne” kitabının çok eski tıpkı basımı ve 17. yüzyıla ait bir Kur’an-ı Kerim, müzenin en nadir eserlerini oluşturuyor. Alparslan Türkeş’in Dokuz Işık eseri ve Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiirlerinden oluşan mini kitapların yer aldığı müzede, Mustafa Kemal Atatürk’ün, 2008 yılında Azerbaycan’da yayımlanan eseri Nutuk da sergileniyor.

Kaynak: Medya

24 Ocak 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/01/minyatur-kitap.jpg 372 704 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-01-24 11:06:242015-01-24 11:06:24Dünyanın ilk ve tek Minyatür Kitap Müzesi Guinness Rekorlar Kitabı’na alındı
Sanat Haberleri

Sizler istediniz; biz hazırladık ve 2-3 yaş Oyun Grubu çalışmalara başlıyor

Bildiğiniz gibi sanatın pek çok dalında ciddi ve akademik eğitim veren kursumuzdan talepler doğrultusunda çocuk  drama eğitimlerinin yanı sıra “oyun grubu “ içinde gelen yoğun taleplere kayıtsız kalamadık ve 2-3 yaş aralığı oyun grubu oluşturmaya başladık. Çocuk gelişimi ve drama uzmanı eğitmenimizin denetim ve katkıları ile gerçekleştirilecek “oyun grubu” çalışmaları hakkında biraz bilgi vermenin  yararlı olacağına inanmaktayız.

 oyun grubu 2- 3 yaş

Bildiğini gibi; pek çok semtte farklı isim ve anlayışla oyun grupları faaliyet göstermektedir. Fakat gelen taleplerden de anlaşılacağı üzere velilerimiz bunların pek çoğundan memnun olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü drama ve çocuk psikolojisi ve çocuk gelişimi hakkında yeterli bilgi ve daha da önemlisi; yeterli deneyimi olmayan eğitmenler ile yapılan çalışmaların verimli olmadığı bir gerçektir.

Her şeyden önce “OYUN GRUBU” kavramı ile kastedilen çocukların sadece oyun oynamasını sağlamak değildir.

Unutulmamalıdır ki  oyun çocuklar için ciddi bir iştir. Çünkü çocuklar oyun oynarken hayatı tanır ve gerekli becerileri kazanırlar ve hayata hazırlanmaları, kişilik, motor hareketler, paylaşım v.b. pek çok konuda oyunun ciddiyetini anlamamıza yardımcı olabilir.

Çocuklar kendi yaşıtlarıyla birlikte olmaya ihtiyaç duyarlar.Şehir hayatında kendi sosyal alanlarını oluşturamayan çocuklar içine kapanık, utangaç,öz güveni eksik ya da bencil , saldırgan tutumlar sergileyen bireyler olmakla karşı karşıya kalmaktadırlar.

.Ailelerinden özellikle de annelerinden uzun süre ayrı kalmaları hayatlarını etkileyecek  olumsuz  izler bırakabilmektedir.Bu  sebeple okul adı altında 2-3 yaşlarında  ani kopuşlar  yaşamaları uygun değildir.Oyun grubu gerçekçi bir çözümdür.

Çünkü;

Oyun ve oyuncak çocukların yaşamı öğrenmesinde en önemli araçlardır. Yaş akranlarıyla birlikte oynayarak öğrenen çocuklar mutlu olurlar. Oyun grubu çocuğunuzun sağlıklı ve güvenli koşullarda, keşif yapmasına, deneyerek öğrenmesine yeni beceriler geliştirmesine olanak sağlar. Oyun gurupları sosyalleşme ve öğrenme sürecini beraber işler. Amaç sosyalleşme sürecinde ona yeni beceriler ve bilgiler kazandırmaktır.

Bebeğimiz hareketlenmeye başladığı, etrafındaki değişiklikleri algılamaya ve bu değişikliklere tepki vermeye başladığında aslında artık bir oyun gurubuna katılabilir demektir.
Oyun özellikle dil gelişiminin yeni geliştiği 1,5 yaş civarında çocukların sözel olarak anlatamadığı ihtiyaçlarını ifade etmesine imkân tanır. Yaşıtlarıyla zaman geçirmesi ve sosyalleşmesi adına iyi bir araçtır. İşbirliği ve sorumluluk duygularının gelişmesini sağlar. Bedensel ve ruhsal olarak biriken enerjinin en uygun şekilde boşaltılması sağlayan oyun aynı zamanda hamur, kil ve boya araçları sayesinde okul döneminde gerekli olan el kaslarının gelişmesine yardımcı olur.

Çocuklar, sosyal açıdan kabul görmeyen duygularını oyun esnasında özgürce ortaya koyabilirler. Böylece yaşanılan tüm gerilimler oyun sayesinde azalmış olur. Kısacası oyun, çocukların sosyal, bedensel ve ruhsal gelişimleri açısından sahip oldukları en doğal hazineleridir.

Oyun Grubunun Amacı;

oyun-grubu-bakırköy
Yukarıda da belirtildiği gibi; Oyun grubunun temel amacı; çocuğun tam zamanlı bir okul öncesi eğitimine hem ruhsal, hem de zihinsel açıdan en sağlıklı şekilde hazır olmasını sağlamaktır.

 Oyun Grubu ile yapılacak çalışmalar

1-Serbest etkinlik

2-çember zamanı

3-kurallı oyun

4-sanat etkinliğinden

oluşan programımız 2-3 yaş çocukların sosyal ve duygusal,zihinsel,fiziksel,dil gelişimlerini desteklemek  amacıyla oluşturulmuştur. Çocuk oyun grubunun ihtiyaçları doğrultusunda zaman zaman  Anneler etkinliklere katılırlar ve okul öncesi eğitim uzmanımızdan danışmanlık alabilirler.

Amacımız sağlıklı ve güvenli koşullarda çocuklara yaşıtlarıyla oynama fırsatı tanımak, sosyalleşme becerilerini arttırarak, sosyalleşme ve öğrenme sürecini beraber işlemektedir. 24 ile 35 ay aralığındaki gruplara özenle hazırlanmış bir eğitim-öğretim programı bulunmaktadır. Bu programda çocuğa yeni beceriler ve bilgiler kazandırmak, yeni kavramlar öğretmek, düşünme becerilerini geliştirmek ve motor gelişimlerini desteklemek genel hedeflerdir.

Oyun Grubunun Faydaları

» Çocuğunuz zeka gelişimi açısından gerekli olan değişik uyaranlarla dolu ortama gelir.
» Oyun grubu çocuğunuzun ortalama olarak 2 yaşında başlayan “Ben Çağı”nı destekler
» Güvenli geniş bir mekanda çok çeşitli oyun malzemeleri ile oynar.
» Çocuğunuz, oyun grubu içinde sosyal gelişimi için gerekli olan kendi yaşıtları ile beraber oynama imkanı bulur.
» Yeni arkadaşlar edinir, sahip olmayı, paylaşmayı, “hayır” demeyi, her istediğini alamamayı öğrenir.
» Oyun grubu belirli kurallara uyma açısından iyi bir başlangıçtır oluşturur.

Çocuk Oyun grubu
Oyun oynamak çocuklar için önemlidir
gerçek hayata oyunla hazırlan

oyun grubu Bakırköy’de
birlikte büyüyen çocuklar

Elbette zaman zaman  sanat ile ilgili minik dinletiler ve sanata yaklaştırma çalışmaları da yapılacak ve sanatın çocukların ruhuna yansıması ve duyguların gelişmesine de katkıda bulunulacaktır.

Sizleri ve çocukları da bekliyoruz. Sanat ile iç içe huzurlu bir ortamda çocuğunuzun gelişimine birlikte katkıda bulunmak için daha fazla gecikmeyin ve bizleri arayarak ders süre ve zamanı hakkında bilgi alabilirsiniz. Çocuğunuzun kişiliğini dolaysıyla geleceğini şimdiden planlayabilir, şehrin sıkışmış yaşantısı içersinde çocuğunuzun farkındalıklarını artırma yolunda bir adım daha önde olabilirsiniz.

Oyun grupları farklı zamanlarda farklı gruplarla olmaktadır. Arzu ederseniz çocuğunuzla birlikte misafirimiz olup ücretsiz tanışma dersine katılabilir, sanat dolu bir ortamda çayınızı kahvenizi yudumlayabilir, eğitmenimizle tanışabilirsiniz.

Cumartesi : 11:00 – 13:00 arası

Not: Hafta sonu grubunda kontenjan sınırlıdır.-Taleplere göre hafta içi gruplarda açılabilir.-

Bir telefon kadar yakınınızdayız. Adres ve telefon bilgilerimiz için TIKLAYINIZ.

05 Aralık 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/12/oyun-grubu-bakırköy.jpg 606 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-12-05 17:39:132014-12-08 17:35:32Sizler istediniz; biz hazırladık ve 2-3 yaş Oyun Grubu çalışmalara başlıyor
Sanat Haberleri

Türk Sinemasının Tarihi Tablolarda

neşe-aksoySinema sanatçısı Neşe Aksoy, Türk sinemasının tarihini tablolara yansıttı. 33. uluslararası İstanbul Kitap Fuarı ile eşzamanlı açılan sergide, 11 tablo yer alıyor.

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılan sergide, Aksoy’un 11 tablosu sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçının resimleri, bu yılki teması “Sinemamızın 100 Yılı” olarak belirlenen fuarın “Türk Sineması” için ayrılan bölümünde sergileniyor. Türk sinemasının yüzüncü yıl kutlamaları çerçevesinde, Türk sinemasındaki önemli olayları ve filmleri tuvale aktaran sanatçının eserleri arasında, Sultan II. Abdülhamid için Yıldız Sarayı’ndaki ilk film gösterimi, ilk sinema salonu Pathe’nin açılışı, ilk renkli Türk filmi “Halıcı Kız” ve uluslararası ödül alan ilk film olan “Susuz Yaz”ın işlendiği tablolar yer alıyor.

Aksoy, sergiyi Türk sinemasının yüzüncü yılı etkinlikleri için hazırladığını belirterek, “Oyunculuğumun yanı sıra tablolarımla da sinemaya bir katkım olsun istedim. Sinema ve resim sanatını bir arada sunacağım sergi için 3 yıl önce çalışmalara başladım. Çok yorucu ve uzun bir süreçti. Çok araştırma yaptım ve tablolarıma aktaracağım konuları titizlikle seçtim” ifadelerini kullandı.

Araştırmaları sırasında Türk sinema tarihinin ilkleri ile ilginç olaylarla da karşılaştığını kaydeden Aksoy, Türk sinema tarihinin başlangıcının 1914’te çekilen “Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin Yıkılışı” olarak kabul edildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

‘Manaki kardeşlerin çektiği filmlerden ‘Büyükanne Despina’nın tablosunu yaptım. Bu filmi bazı sinemacı ve tarihçilerimiz Türk sinemasının başlangıcı olarak görüyorlar. Diğer bir tablo ise Yıldız Sarayı’nda II. Abdülhamid için yapılan film gösterimi. Bunu tabloma aktarmak için Yıldız Sarayı Tiyatro Salonu’na girip salonun ayrıntıları fotoğrafladım. Yaptığım araştırmalarda Sedat Simavi’nin 20 yaşında, ‘Pençe ve Casus’ filmlerinin senaryolarını yapıp, filmleri yönettiğini öğrendim. Çekimine Weinberg’in başladığı fakat 1. Dünya Savaşı nedeniyle yarım kalan ve sonrasında Fuat Uzkınay tarafından tamamlanan ‘Himmet Ağa’nın İzdivacı’ filmini resmettim. ‘Mürebbiye’ ile ilk sansürü, ‘Halıcı Kız’ ile ilk renkli filmi ve ‘Susuz Yaz’ ile ilk uluslararası ödülü tablolarıma taşıdım. 11 tablo böyle oluştu. Benim için önemli olan tablolarım ile ailem olan Türk sinemasına bir selam göndermektir.’

Sergideki tabloların satışından elde edilecek gelir, Filmsan Vakfı tarafından Türk sinemasına emeği geçen sanatçılar için kullanılacak. Sergi, 16 Kasım’a kadar fuar alanında ziyaret edilebilecek.

Kaynak: Al Jazeera

13 Kasım 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/11/neşe-aksoy.jpg 442 788 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-11-13 14:41:512014-11-13 14:55:04Türk Sinemasının Tarihi Tablolarda
Sanat Haberleri

Sistema Europe Orkestra Kampı İstanbul’da

Barış İçin Müzik, İstanbul Kültür Sanat Vakfı desteğiyle, ilki geçen yıl Salzburg Festivali kapsamında gerçekleştirilen Sistema Europe Orkestra Kampı’nın ikincisini 14-22 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenleyecek.

sistema-europe-orkestra-kampi-istanbul-da-bulusuyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılacak Sistema Europe Orkestra Kampı’na, 9 ülkeden katılacak 200 çocuk ve eğitmen, bir hafta boyunca provalar yaparak birlikte çalışma imkânı bulacaklar. Barış için Müzik’in müzik direktörlüğünü yürüten Bruno Campo ile MozartBologna Orkestrası ve Lucerne Festival Orkestrası üyesi Etienne Abelin’in müzikal liderliğiyle gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’na Türkiye’den Barış İçin Müzik Orkestrası’yla birlikte, Avusturya, Danimarka, Hırvatistan, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya ve Portekiz’den yaşları 10-19 arasında değişen 200 çocuk katılacak.
İstanbul’da gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’nın en önemli etkinliklerinden biri de geleceğin El Sistema eğitmenlerinin yetişebilmesi için düzenlenecek “El Sistema Modeli eğitimKampı” olacak. İlk kez düzenlenecek eğitim kampında, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra Avusturya, Hırvatisyan, İngiltere, İran, İsviçre, İsveç, İtalya, Macaristan, Peru, Portekiz ve Venezüella’dan 50’nin üzerinde eğitmen yer alacak. El Sistema modeli eğitimin öğretileceği çalışmalara Barış için Müzik Orkestrası’nın gelecekteki öğretmenleri de katılacak.
200 kişilik Sistema Europe Gençlik Orkestrası’nın konseri 
21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de 
Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde 
Bir hafta boyunca birlikte prova yapan 200 çocuğun aynı sahnede buluşacağı Sistema Europe Gençlik Orkestrası, 21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de Bakırköy Belediyesi Leyla GencerOpera ve Kültür Merkezi’nde ücretsiz bir konser verecek. Şef Bruno Campo yönetimindeki Sistema Europe Gençlik Orkestrası konserde, Tchaikovsky’nin Slav Marşı, Arturo Marquez’in Danzon no.2, Rossini’nin William Tell Uvertürü, Elgar’ın Enigma Varyasyonları’ndan Nimrod, Mozart’ın Küçük Bir Gece Müziği ve Grieg’in Holberg Suit’inden 1. Bölüm’ü seslendirecek.
Sistema Europe Orkestra Kampı İstanbul 2014, Barış için Müzik Vakfı tarafından, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın desteği ve Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Hilti Foundation, Canan Pak İmregün, Liv Hospital, Berrin Erengül, Twist, Nestlé ve Turyol sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Sistema Europe Orkestra Kampı’nın üçüncüsü 2015 yılında Barış için Müzik’in de katılımıyla İsveç’te düzenlenecek.
Barış için Müzik hakkında
Mimar Mehmet Selim Baki ve Yeliz Baki tarafından 2005 yılında başlatılan Barış İçin Müzik mümkün olduğu kadar fazla çocuğa karşılıksız müzik eğitimi olanağı sağlamayı ve sanata katılım önündeki engelleri kaldırmayı amaçlıyor. Bugüne kadar 4 binin üzerinde çocuğa ücretsiz müzik eğitimi veren Barış İçin Müzik, 2012’de 29 Avrupa ülkesinin içinde yer aldığı Sistema Europe’un üyelerinden biri oldu ve çalışmaları Sistema Europe’un “en iyi uygulamalarından” biri olarak değerlendirildi. Barış İçin Müzik, Haziran 2014 tarihinde El Sistema’nın kurucusu Jose Antonio Abreu ve Fundamusical Simón Bolívar Müzik Vakfı direktörü Eduardo Méndez ile imzalanan “dostluk” anlaşmasıyla resmen El Sistema’nın bir parçası olarak kabul edildi.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 2013 yılından bu yana Barış İçin Müzik Vakfı’nın kurumsal destekçiliğini üstleniyor ve Lale Kart Üyelik Programı ile de bu oluşuma eğitim desteği veriyor.
Kaynak:Milliyet
13 Ağustos 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/08/sistema-europe-orkestra-kampi-istanbul-da-bulusuyor.jpeg 323 606 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-08-13 11:05:262014-08-13 11:07:41Sistema Europe Orkestra Kampı İstanbul’da
Sanat Haberleri

İlkbahar Ekinoksu

ilkbahar-ekinoksu

İlkbahar ekinoksu bu kez google doodle oldu.

İlkbahar ekinoksu nedir?

İlkbahar ekinoksu yılda iki kez yaşanan gece-gündüz eşitliğinden biri olarak bize baharın gelişini ve kışın bitişini hatırlatır, yaz mevsiminin de ön habercisidir. Çoğu mevsimsel veya astrolojik döngüde olduğu gibi, ekinoks zamanları da çeşitli toplumlarca tarih boyunca kutlanmış ve bu günler özel kabul edilmiştir. Bu bakımdan sadece göksel hareketle özetlenebilecek bir olay da değildir çünkü etkilerini ve buna verilen sembolik değer üzerinden gelişen gelenek ve yaşantıları bugünkü modern hayatımızın içinde de bulmamız pekala mümkündür. Gerçekten de aslen bu tarihler pek de öyle yaşamımızın dışında veya spiritüel bir çerçeve içerisine hapsolmuş değillerdir, tersine içinde yaşadığımız dünya ve toplumsal düzen içerisinde hayli etkin ve yaşamımızın içindedirler, sadece dikkat atfetmediğimiz sürece farkına varamayacağımız bir şekilde bilincimizde yer alırlar.

Aslen “yıl çarkı” diye de geçen senelik mevsimsel döngü ve aylık “ay döngüsü” insan hayatında bilinçli veya bilinçsiz şekilde etkindir, bunun izlerine en basitinden modern söylem içerisinde “kış depresyonu” veya “bahar krizi” tarzı beylik başlıklardan reklam ve kültürel etkileşim gibi birbiriyle alakasız görünen farklı alanlarda da rastlayabiliriz.

Modern insanın şehir yaşantısının gereklilikleri içerisinde bu gibi doğal işleyişlerin farklındalığından kopmuş olması, bir yerde kişinin kendi birey veya beden bütünlüğü algısına da etki etmektedir zira sembolik düzlemde ve kültürel örüntülerde bu ikisi arasında daima yakın bir ilişki kurulmuş ve bu ilişki üzerinden pek çok olgu hayatımızda yer etmiştir. Bu konudaki görüşleri; eski toplumların tarım veya göçebelik örgütlenmelerine dek götürmek mümkündür, ancak endüstriyel toplumun bir yüzyıl gibi kısa bir sürede -insanın “uygarlık” sürecinde ele alırsak- insan hayatında yaptığı büyük değişiklik bir yerde bunun uyum sorunlarını da beraberinde getirmiştir, şu anda modern hayata dair karşılaşılan sorunlar açısından aşağıda açıklanacak olan mevsimsel bazı değişimlere bağlı olarak gelişen kültürel, sosyolojik veya sadece bireye ait tutumlar bu uyum sorunlarının pek tabii ki tamamına yönelik bir çözüm olamasa bile, belirli düzeyde bir farkındalık sağlayabilir ve kişiye farklı bir bakış açısı sunabilir. Elbette ki paganizm, ezoterizm veya diğer alternatif pratiklerle ilgilenenler de bu konuya kendi bilgi birikimlerinden bakabilir ve faydalanabilirler.

İlkbahar ekinoksu, güneş takviminde gün-tün eşitliği diye de bilinen özel bir zamanı belirtir. Özellikle Akdeniz kuşağı olarak bilinen ve bugünkü batı anlayışının temellerini de oluşturan kültür dairesi içinde ekinokslar tarihsel dönemler boyunca gözlemlenmiş ve çeşitli dini seremoniler bugünlerde gerçekleştirilmiştir. Tarım toplulukları yakıştırmasına karşın, ekinoks kutlamaları eski göçebe Türk toplumunda Orta Asya’dan beri süregelen bir gelenektir ve hepimizin yakından bildiği gibi “Nevruz” adı altında çeşitli törenler ve şenlikler düzenlenir.

“Nevruz” , “yeni gün” anlamına gelir ve eski takvimlerde yılbaşı olarak görülür, ayrıca bugün güneş  zodyak kuşağının ilk burcu olan “koç” burcuna girer. Bazı araştırmacılarca “nevruz” kutlamalarının başlangıcı “Zerdüştlük”e atfedilse de -muhtemelern ateş sembolüne olan yakıştırmadan dolayı- , aslen Orta Asya’nın çok daha eskiye dayanan şamanik ve animistik sisteminde de ekinoks tarihlerinin önemli olduğunu görürüz. Örneğin günümüze değin neredeyse hiç değişmemiş olan Buryat şamanizminde ekinoks ve ay döngüleri ile bunun içerisinde yeralan ekinoks eşitliği büyük önem taşıyan bir gündür. Esasen Asya ve Avrupa farketmeksizin çok büyük bir coğrafyada tarih boyunca değer atfedilen ilkbahar ekinoks günü, ilk nerede ne şekilde ortaya çıktı tarzı köken arayışından çok kültürel ve uygulama zenginliği içerisinde değerlendirilirse bize konu hakkında daha büyük bir kavrayış sunar çünkü her kültürde kendine özgü bir şekilde evrilmiş ve yaşanmıştır.

Kabul edilen eski türk takviminde ilkbahar ekinoksu, yılbaşına denk düşer ve çeşitli Orta Asya türk topluluklarında “Boz Ay” diye de adlandırılan “mart” ayının 4 çarşambası farklı şekillerde kutlanır, zira bu dört günün herbirinde doğanın 4 elementi olan toprak, ateş, hava ve suyun uyandığı kabul edilir. Benzer şekilde, İrlanda kelt geleneğinde de ekinoks öncesi 4 sayısına verilen sembolizm üzerinden şenlikler yapılır ve amaç yine doğanın dört elementinin uyanmasını kutlamaktır. Burada ayrıca “tamamlanma” üzerinden ritüel anlamına odaklanmak da mümkündür.

İlkbahar Ekinoksunun günümüzde de devam eden başlıca özelliği olan ateşin üzerinden atlama veya ateş yakma ritüeli, Asya’dan Ortadoğu’ya ve Avrupa’ya kadar çok geniş bir coğrafyada gözlenen ortak bir temadır. Ateş’in arınma ve yenilenme olarak yorumlanışı, baharın gelişiyle birlikte doğanın canlanışını açıklamaya yönelik olabileceği gibi, bu tarihten sonra günlerin uzamasıyla da ilişkili olarak “güneş” sembolü anlamını da taşır. Ancak, burada tipik monoteist ikilik üzerinden bakmamaya dikkat edilmelidir. Doğanın ve toprağın canlanışı üzerinden ekinoks tarihi ayrıca bir bereket festivalidir ve ateş burada “yaşam özü” olarak da ele alınabilir. Örneğin Anadolu’daki Kibele/”Matar Kubileya” kültünde, -tanrıçanın rahiplerine “Attis” sanı verilir- daha sonra Roma’da yaygınlaşıp “Kibele ve Attis”e dönüşecek şenlik ilkbahar ekinoksunda kutlanır, ateşler tanrıçanın kutsal alanında -bugün Vatikan’ın olduğu yer-  yakılırdı, anlamı da yine bereket ve yaşamın çoğalışı üzerineydi.

Akdeniz ve Avrupa geleneklerine bakıldığında da durumun farklı olmadığını görürüz. Günümüzde, hristiyanlığın kabul ettiği bir yortu olan paskalya (easter) -ekinoks sonrası dolunayın arkasından gelen ilk pazar, ki nedenlerini tartışacağız.- ve katolik kilisesince ayinler arasında sayılarak 25 martta kutlanan “Meryem’e Muştulama” -Meryem’e Cebrail tarafından “kutsal çocuğa” gebe olduğunun bildirilmesi- seremonilerinin ardında ekinoksta kutlanan pagan şenlikler vardır.

Paskalya geleneğine bakıldığına karşımıza iki önemli nokta çıkar. Katolik geleneğinde paskalya İsa’nın dirilişinin kutlanmasıdır. Paskalya haftasında İsa’nın çarmıha gerilişi ve ölümünün yası tutulur  (belirlenen pazar gününden önceki cuma “good friday” İsa’nın çarmıhta öldüğü gündür) , ta ki ölümünden üç gün sonra -Pazar günü- yeniden göğe yükselip cennete gidene dek, bu arada İsa’nın yeraltında “karanlıkla” savaştığına ve ışığın geri  getirilip galip olmasına sebebiyet verdiğine inanılır. (üç gün aralığı ay takviminin geleneksel öğelerindendir ki ay döngüsünü dışlama çabası hiçbir zaman tam olarak başarılamamıştır.)

Bu noktada, eski pagan inançlarına bakar ve mevsimsel döngüyü ve bunun etrafında örülen mitleri hatırlarsak; 21 aralık yani en uzun gecenin yaşandığı günde tanrı yeraltından yeniden doğarak yeryüzüne çıkar, hristiyanlık tarafından 25 martta kutlanan muştumala yortusu ve paskalya bu bakımdan ilginçtir zira eski bereket şenliğini aynen devralmıştır. Pagan  inancın mitlerine göre, 21 mart ekinoks tarihinde tanrıça oğul-sevgili (son-lover) olan ardılı eril tanrıyla birleşir ve doğa canlanır, bereket ve yaşam gelir. Bundan “dokuz ay” sonrasına denk gelen 21 aralıktaysa tanrıçanın rahminden bu oğul ve sevgili olan tanrıyla birleşmesinden oluşan -daha öncesinde ölerek yeraltına inen- yeni tanrı-oğul doğar. Bu miti aynen devralan hristiyanlıkta da; İsa’nın doğumu, Meryem’e bildirilmesinden “dokuz  ay” sonradır. Aynı şekilde, aslında üç gün  sonrasında ayın yükselişiyle ışığı getiren ve yeraltından yaşamı taşıyan da tanrıçanın kendisidir, tektanrılı dinlerin karanlık-aydınlık iyi-kötü ayrımı ve buna eklediği “kahraman” tipi monoteizmin gelişmesiyle ve gerçek mitin çarpıtılmasıyla oluşturulmuştur.

Ekinoks, solar -güneşe ait- bir özellik taşısa da ay takvimiyle de doğrudan ilintilidir. Kuzey Avrupa’da Tötonik bir tanrıça olan Eostre, ilkbahar ekinoksuyla alakalıdır ve paskalya anlamına gelen “easter” kelimesinin kökeni bu tanrıçanın adına dayanır.(Ayrıca hoş bir ayrıntı olarak, Mike Nichols bize dişilik hormonu olan östrojen/estrogen in adının da buradan geldiğini hatırlatır.) Tanrıça Eostre ya da Ostara’nın sembolü tavşan ve yumurtadır. -yine paskalya sembolleri- Tavşan verimliliği ve bereketi temsil eder -belki direk doğayı gözlem yoluyla çok hızlı ürediği için!- ve yumurta da ekinoksa atfedilen eril ve dişil birleşmeden “yaşam” oluşturan, içinde hayatın özünü barındıran “kozmik yumurtadır”. Günümüzde yanlış olarak “bahar tanrıçası” gibi bir adla anılsa da Eostre aslen bir ay tanrıçasıdır ve şenliği de ekinoks civarına denk gelen dolunayda yapılır. Ekinoks ve dolunayın üç gün öncesi ve üç gün sonrasının kutsal oluşu, ayrıca yapılan şenliğin iç gün sürmesi yine ay takvimince ay döngüsünü uyarıca ayarlanır. Tek tanrılı dinin gelmesiyle birlikte ay takvimi yok sayılmış ve sadece güneş odaklı bir anlayış getirilmeye çalışılınmıştır ancak günümüzde farklı adlar taşıda da ay takvimi halen belirleyicidir. (Yukarıda bahsedildiği üzere, takvim gereği paskalya pazarı dolunaya denk gelirse, paskalya bir sonraki pazara ertelenir!)

Günümüz paganizminin devraldığı eski geleneklerde,  kuzey Avrupa’da uygulanan şekliyle tanrıça ve tanrının birleşmesi şenliği, coğrafi özellikler dolayısıyla yani baharın yukarı enlemlere daha geç gelişiyle birlikte daha geç bir tarihe denk gelir ki 30 nisana rast gelen bu şenlik dört ana kelt şenliğinden biri olan “Beltane”dir ve yüce evlilik ritüeli olan “hieros gamos” -ya da “great rite”- bugüne özgü, sembolik veya aktif olarak gerçekleştirilebilen bir ritüeldir. Bu ritüel aslen tanrıçayı temsil eden bir kutsal rahibe ve eril unsuru temsilen seçilen bir erkek arasında gerçekleştirilir, cinselliğin kutsal olduğu ve bir ibadet amacı taşıdığı eski pagan inancının uygulamasını yansıtır.

Yine günümüz paganizminin bir kolu olan Wicca’da ve diğer bazı kuzey Avrupa pagan geleneklerinde, bu coğrafi farklılık ve mevsimsel yaşayış dolayısıyla ekinoks ve solstisler kuzey geleneklerince “lesser”-daha düşük- sabbat’lar olarak adlandırılırlar ki bu Akdeniz kuşağında yaşayan paganlar ve pagan gelenekleri için gereksiz  bir ayrımdır. Esasen ilkbahar ekinoksu, Wicca’daki dört temel “quarter day” den biridir. (Cross quarter day denilen ve “greater” olarak adlandırılan şenliklerse ekinoks ve solstisler arasında kalan şenliklerdir  ve astrolojik olarak kayma gösterirler, coğrafi konumları düşünüldüğünde kuzey geleneklerinin neden bu ayrımı yaptıkları anlaşılabilir ancak bu geneli kapsamaz.) Margaret Murray’i referans alan bazı  gelenekçiler ekinoks ve solstisler kuzeyde hiçbir zaman tam olarak gözlenemediği ve bu gelenek daha sonra göçen “solar” odaklı yerleşimciler tarafından kuzeye getirildiği için aslen kendi uygulamalarında varolmadığını iddia ederler, oysa neolitik çağ yerleşmelerinden bu tarihlerin oldukça başarılı şekilde gözlemlenip hesaplandığını biliyoruz. Bu bazen yoğun tartışmalara neden olabilen bir konu olmakla birlikte -Murray’in referans alınması vs. de keza- , uygulamanın bütünü değişmemektedir.

Sonuç itibariyle ilkbahar ekinoksu, gerek inanan kişilerce kutlanması gerek merak edenlerce araştırılması oldukça kapsamlı bir konudur. Bunların dışında en basitinden doğayla bağlantı kurmak veya doğal döngülerin farkındalığına erişerek benlik ve çevre hakkında fikir edinmek, bu bilgelik hakkında daha fazla fikir sahibi olmak için de oldukça iyi bir başlangıç sayılabilir, ne de olsa bahar ve ekinoks sonsuz başlangıç zamanıdır…

Kaynak : Bakırköy Gazetesi

20 Mart 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/03/ilkbahar-ekinoksu.jpg 400 706 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-03-20 00:05:362014-03-20 00:06:27İlkbahar Ekinoksu
Sanat Haberleri

LCM (London College of Music) Sınav başvurularında son günler

LCM (London College of Music) Sınav başvurularında son günler… Başvurmakta lütfen gecikmeyiniz. Bildiğiniz gibi Bakırköy sınav merkezi olan ÖZEL NAR SANAT EĞİTİM KURSU’na gelerek başvurunuzu gerçekleştirebilir veya LCM sınavlarına yönelik eğitim için kurs kaydı yaptırabilirsiniz. 2013 yılı başarı oranımız tüm dallarda % 100 dür.

London College of Music Sertifikasyon

LCM   SINAVLARINDA UYULMASI  GEREKEN KURALLAR

LCM uygulama ve teori sınavları her yıl Haziran ayında yapılır. (Olağanüstü durumlar dışında)

  1. Tüm kayıt işlemlerinin, kurumsal ve bireysel müracaatların bitiminden sonra sınavların yapılacağı takvim, internet yolu ile ilan olunur.
  2. Kurumsal yapılan işlemlerde her kurum, koordinatörden aldığı sınav tarihini ve bilgilerini kendi sitesinde ve iletişim araçları kanalıyla ilan eder.
  3. Koordinatör kurumsal çalışmayanların sınav takvimini ve diğer bilgilerini de internetten yayınlar
  4. Kurumsal LCM merkezleri sınav için erken başvurularda sınav tarihini seçebilirler.
  5. Kişisel başvurularda ise sınav tarihini şartlarından dolayı değiştirmek isteyenler, koordinatörün sınav tarihini internet sitesinde duyurmasını takip eden 10 gün içerisinde değişiklik yapmak üzere müracaat edebilir.
  6. Sınava gününde gelmeyen adayların sınav hakları yanar, sınav harcı iade edilmez.
  7. Geçerli bir mazereti bulunan ve raporla tespiti yapılarak mazereti kabul edilenlerin sınavı takvim içinde bir başka güne ya da bir dahaki seneye ertelenir. Bu işlem sınavlar başlamadan 1 hafta öncesi ile sınırlıdır. Seneye ertelenen sınavın yarı ücreti mahsup edilir.
  8. Uygulama sınavları sabah 09.00 akşam 17.30 saatleri arasında yapılır.  Adaylar sınav saatlerine uymak zorundadır, bu konuda mazeret kabul edilmez.
  9. Uygulama Sınavlarındaki sınav saatleri tablosu aşağıdaki gibidir:

Sabah                                                     Öğle

            09.00-11.00  / Oturumu 120 dk.          14.00-16.00 / Oturumu 120 dk.       

            11.15-13.00 /  Oturumu 105 dk.          16.15-17.30 / Oturumu 75 dk.       

13 .Seviyelere göre ortalama uygulama sınav süreleri şöyledir;

Prepreparatory,  Step 1, Step 2,               10 dk.                   Grade 6, Grade 7   25 dk

            Grade 1, Grade 2, Grade 3,                     15 dk.                   Grade 8                 30 dk.      

            Grade 4, Grade 5                                     20 dk.                  

 Diploma Sınavları; ALCM, LLCM, FLCM ortalama 60 dakikadır.

  1. Sınava hazırlanan öğrenci veya hazırlayan öğretmen kesinlikle fotokopi doküman kullanamaz. Yasaktır. Fotokopi ile sınava gelen adaylar sınava alınmaz.
  2. Bu olay herhangi bir sınav merkezinde gerçekleşirse o sınav merkezinin hiçbir ihbara gerek kalmadan, sınav merkezi unvanı geri alınır bir daha sınav yapamaz.
  3. Eşlik ihtiyacı veya zorunluluğu olan enstrüman sınavlarında eşlikçiyi bulmak ve çalıştırmak öğrencinin kendisine aittir. Sorumluluk kabul edilmez.
  4. Uygulama sınavı süresinde sırasını bekleyen adaylar, veliler ve öğretmenler bekleme odasında bekler, sınav kapısından içerisi dinlenmez ve sınav kapısında durulmaz.
  5. LCM sınavlarında İngiltere’den gelen komisyonundan başka sınav odasında sadece koordinatörün kontrolündeki çevirmen (tercüman) bulunur.
  6. Uygulama sınavları değerlendirme puanları aşağıdaki gibidir. Sınav değerlendirmeleri 100 tam puan üzerinden yapılmaktadır.

0 – 64 puan Başarısız, 65-74 puan Geçer,75- 84 puan İyi ,  85- 100 puan Çok iyi             

            ALCM, LLCM, FLCM için geçer not en az 75’dir.        

Sınav sonuçları koordinatörün internet sitesinde geçerli puan alan adaylar ilan edilir. Kurumlar ise sınav sonuç bilgilerini kendi duyuru sistemleri ile açıklarlar. Sertifikaları alan kurumlar yapacakları törenle belgeleri dağıtırlar.

london_college_of_music                                                         

LCM SINAVLARI

London College of Music’in Grade ve Diploma Sınavları, sınava girenlere, sahip olduğu bilgi ve beceriyi kanıtlama ve uluslararası geçerliliğe sahip bir belgeye sahip olma imkanı sunmaktadır. LCM, uluslararası düzeyde kabul gören akreditasyon kurumu Ofqual tarafından akredite edilmiştir.

Sınavlar her yıl Haziran ayında yapılır. İngiltere Ulusal Eğitim Bakanlığı denetim elemanları tarafından yapılan LCM sınavlarının uluslararası sınav kurulları içerisinde ciddi bir saygınlığı vardır.

LCM sınavları Qualifications and Curriculum Authority (QCA) (Nitelikler ve Müfredat Kurumu) tarafından ve The National Qualifications Framework (NQF) (Ulusal Kualifikasyon Çerçevesi) standartları doğrultusunda ulusal ve uluslararası akreditasyona sahiptir.

Çok sayıda ülkede uygulanan bu sınavlar, çeşitli seviyeleri, seviyeler için gereken beceri ve bilgi standartları, seviyelerin birbirleriyle bağıntısı ve aşamalı süreçleri ile dünyada eşi benzeri bulunmayan bir yapıdadır.


SINAVLARIN TEMEL ÖZELLIKLERI

1- Grade ve Diploma derecelerinde geniş bir portfolyöye sahiptir. Her çeşit enstrüman için seçenekler bulunmaktadır.
2- Grade 8 derecesi, Ofqual tarafından müzik lisesi mezunu seviyesinde kabul edilmektedir. Adayların bu seviyede elde edecekleri başarı, üniversiteye girişlerinde büyük önem arz etmektedir.

OFQUAL AKREDİTASYONU1- Kurumsal Tanınma Akreditasyon kurumumuz West London Üniversitesi’nin Büyük Britanya’daki Ofqual (Nitelik ve Sınav Düzenleyici Kurum), Galler Bölgesi’ndeki DCELLS ve Kuzey İrlanda’daki CCEA kurumları tarafından tanınırlığı vardır.
2- Nitelik Akreditasyonu Dolayısıyla çok çeşitli konulardaki Grade belgeleri ile performans ve öğretmenlik diplomaları Ofqual, DCELLS ve CCEA tarafından tanınmaktadır. Bu belgelerin tanınması için sınavların, içerik, yürütme, değerlendirme ve raporlama prosedürlerinin kriterlere kesinlikle uygun olması gerekmektedir.

Sistemin seviyeleri Grade ( Derece ) ve Diploma sınavları şeklindedir.
SINAV SEVİYE DEĞERLENDİRME TABLOSU

EŞDEĞER STANDART SEVİYELER LCM SINAVLARIN QF
Seviye 7 FLCM Müzik Performans Master derecesi modülü
Seviye 6 – 7 A seviyesi
Seviye 6 LLCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin son yılı modülü (Lisans)
Seviye 5 ALCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin ikinci yılı modülü (Ön lisans)
Seviye 4 Dip LCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin birinci yılı modülü
Seviye 3 Seviye 8 seviye ( Lise Mezunu )
Seviye 2 Seviye 4 – 5 GCSE Seviyeleri A* – C
Seviye 1 Seviye 1 – 3 GCSE Seviyeleri D – G

LCM ÖĞRENCİ ADAYLARI

London College of Music sınavlarına girmek isteyen öğrenciler başvurularına Eylül ayından itibaren başlayabilirler. Sınav seviyelerinin çalıştıkları öğretmen tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Eğitim alınan kurum veya öğretmen bu konuda öğrenci adayına en doğru cevabı verecektir. Başvuruların erken yapılması sınav kitaplarının temini açısından önem taşımaktadır. Sınav kitapçıkları ve repertuar notaları adayın başvurmasının ardından genel merkezden temin edilir. Kitaplar İngiltere’den geldiği için geç başvurular öğrencinin sınava hazırlanma sürecini kısaltmaktadır.

LCM sınavına girecek öğrenci adayları; 
A – Sınav Başvuru Formunu eksiksiz doldurmalı,
B – 1 adet vesikalık resim,
C –Nüfus kağıdı fotokopisi,
D – Sınav harcı ve kitap parasını LCM sınav merkezine eksiksiz teslim etmelidir.
Öğrenci adayları LCM sınav merkezlerinde ilan edilen yıllık sınav harcı ve kitap parası dışında bu sınavlara katılmak için (eğitim aldıkları kurumun veya öğretmenin bedeli haricinde) başka bir bedel ödemezler.

GRADE VE DİPLOMA SINAVLARIÖğrenci kendi bilgi ve becerisine göre öğretmenin tespit ettiği dereceden başlayabilir. Bazı sınav seviyelerini geçmek için Teori sınavını vermek gerekir (Örneğin Grade 8 derecesinden mezun olabilmek için Teori 5 seviyesinde başarı göstermek gerekir). Grade 8 mezunu, tüm dünyada MÜZİK LİSESİ mezunu sayılmaktadır.
DİPLOMA SEVİYELERİNDEPerformans, Bestecilik ve Öğretmenlik seçenekleri vardır. Pre Preparatory ( Başlangıç seviyesinde)GRADE SINAV SEVİYELERİ

  • Step 1
  • Step 2
  • Grade 1
  • Grade 2
  • Grade 3
  • Grade 4
  • Grade 5
  • Grade 6
  • Grade 7
  • Grade 8
GRADE DERECESİ BÖLÜMLERİ

  • PIANO/ PİYANO
  • SINGING/ ŞAN
  • POP VOCAL/ MÜZİKAL – POP ŞARKICILIĞI
  • CLASSICAL GUITAR/ KLASİK GİTAR
  • BASS GUITAR/ BAS GİTAR
  • STRING/ YAYLI SAZLAR / KEMAN – VİYOLA – ÇELLO
  • WOODWIND/ FLÜT – OBUA – KLARİNET – SAKSAFON
  • BRASS/ TROMPET – TROMBONE – TUBA – FRENC HORN – CORNET
  • DRUM KITS/ VURMALI SAZLAR – BATERİ
  • ORGAN/ ORG
  • HARP
  • THEORY/ MÜZİK TEORİSİ

DİPLOMA SINAV SEVİYELERİ

  • DipLCM / Önlisans (1)
  • ALCM – Associate / Önlisans (2)
  • LLCM – Licentiate / Lisans
    FLCM – Fellowship
    Yüksek Lisans

Diploma seviyelerinde Performans bestecilik ve öğretmenlik seçenekleri vardır. DİPLOMA DERECESİ BÖLÜMLERİ

  • PIANO/ PİYANO
  • SINGING/ ŞAN
  • CLASSICAL GUITAR / KLASİK GİTAR
  • STRING/ YAYLI SAZLAR / KEMAN- VİYOLA- ÇELLO
  • WOODWIND / FLÜT – OBUA – KLARİNET- SAKSAFON
  • BRASS/ TROMPET – TROMBONE-TUBA – FRENC HORN- CORNET
  • PERCUSSION/ PERKÜSYON
  • ORGAN/ ORG
  • THEORY/ MÜZİK TEORİSİ
  • COMPOSİTİON / KOMPOZİSYON
LCM KURUMLARIN EN ÖNEMLİ HEDEFLERİ

  • Öğrenci adayını kendi alanında uzman öğretmenler eşliğinde çalıştırmak.
  • Eğitim alan kişileri doğru bilgi ile yönlendirmek.
  • Akademik seviyesine bilimsel katkı yapmak.
  • Sanatsal gelişimini sağlamak.
  • Sanatsal bakışını değiştirmek ve geliştirmek.
  • Öğrencinin uluslararası akreditasyon sistemi içerisinde yer alan bir belgeye sahip olmasını sağlamak.
  • Öğrencinin gelecek eğitim ve iş hayatı için oluşturacağı portfolyosunu güçlendirmek.
  • Öğrencinin gelecek eğitim ve iş hayatındaki uluslararası rekabet ortamında güçlü ve tercih edilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamaktır.
14 Ocak 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/01/london_college_of_music.jpg 505 1122 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-01-14 17:04:422014-01-15 14:34:52LCM (London College of Music) Sınav başvurularında son günler
Sanat Haberleri

En iyi senaryo yarışması başvuruları bitmek üzere

Tursak’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte düzenlediği En iyi senaryo yarışması başvuruları 22 Kasım 2013  tarihinde bitiyor.

en-iyi-senaryo-yuarismasi

Amaç

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Türsak Vakfı; Sinemanın en temel öğesi olan ‘Senaryo Geliştirme’ konusunda ilk uzun metraj filmlerinin senaryolarını yazan yönetmenleri desteklemek, yapım öncesi sinemamızın yazımsal sorunlarına katkı sağlamak amacıyla, En İyi İlk Senaryo Yarışması düzenlemektedir. Yarışmamız, yazarlara genç senaristlere ve sanatın diğer disiplinlerine eserler veren sanat yaratıcılarına yani tüm sinemaseverlere açıktır.

 Kapsam

a) “İlk Senaryo” projesi T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle ve Türsak Vakfı’nın danışmanlığı ve işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.

b) “İlk Senaryo” yarışmasına katılacak yarışmacılar 18 yaşını doldurmuş olmalıdır. Yarışma, ilk filmini oluşturmak için senaryosunu yazan tüm katılımcılara açıktır.

Başvuru Koşulları

yarışmaa) “İLK SENARYO” yarışmasının en önemli şartı senaristlerin ilk uzun metraj

senaryosunu yazmış olmasıdır. Daha önce yarışmalara katılıp ödül alan senaryolar kabul edilmez. Başvuru sahibi daha önce senaryo ya da senaryolar yazmış olsa dahi filme çekilmemiş olması şarttır.

b) Katılımcıların daha önce yazdığı ya da yazımına katıldığı film senaryosunun filme çekildiği belirlenirse ödül akçesi geri alınır.

c) Senaryolar Amerikan senaryo yazım formatında olmalıdır.

d) Senaryolar 60-90 sayfa arası olmalıdır.

e) Senaryolar 5 kopya halinde basılarak proje dosyasına eklenmelidir.

f) Senaryonun iki sayfayı geçmeyen sinopsisi 3 kopya halinde basılarak proje dosyasına eklenmelidir.

g) Senaryolar bilgisayar veya daktiloda yazılmalıdır.

h) Yukarıda talep edilen dökümanlar ve başvuru formu bir zarfa koyulup teslim

edilmelidir.

 Başvuru

a) Senaryo sahipleri katılım dosyalarını en geç 22 Kasım Cuma günü saat 18:00’e kadar, Türsak Vakfı Gazeteci Erol Dernek sokak. HANİF HAN 11/2 34433 Beyoğlu/İstanbul adresine elden, kurye veya taahhütlü posta ile teslim etmelidir.

Postadaki gecikmelerden Bakanlık veya TÜRSAK Vakfı sorumlu olmayacaktır.

b) Yarışmaya katılıp ödül kazanamayan senaryolar bir ay içinde TÜRSAK Vakfı’na bizzat gelerek senaryolarını geri alabilirler. Bir ay içinde alınmayan senaryolar imha edilir.

 Detaylı bilgi için : lütfen TIKLAYINIZ

31 Ekim 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/10/yarışma.jpg 763 540 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-10-31 17:40:022013-10-31 18:39:33En iyi senaryo yarışması başvuruları bitmek üzere
Sanat Haberleri

1453 Fetih Filmi için Basın Gösterimi yapılmayınca ne oldu ?


Eğer bir sinemacı filmine basın gösterimi yapmıyorsa, bunun çok net bir anlamı var: “gelecek ilk yorumlardan çekiniyor” demektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türk Sineması’nın en pahalı yapımı diye tanıtılan Fetih 1453’e basın gösteriminin yapılmaması ve eleştirmenlerin, Perşembe günü 14.53’te gerçekleştirilecek ilk seansta filmi izlemeye davet edilmesi SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) üyelerini zora soktu. 

Sinemamuzik.com’un haberine göre; hafta sonu ekleriyle, Cuma günü yayımlanan film eleştiri köşelerinin teknik olarak daha önce hazırlanması sonucu bu hafta Fetih 1453 gibi iddialı bir yapıtla ilgili görüşlerini yazamayacak olan kalemler, yönetmen Fatih Aksoy’un (Recep İvedik´i de basına önceden göstermedi) bu kararıyla ilgili çeşitli görüşler ileri sürdü. Bir bölüm eleştirmen, Aksoy’un filmin ticari şansını riske sokmamak için böyle davrandığını iddia ederken, diğerleri de yönetmenin istediğini yapma özgürlüğünün bulunduğunu, ancak eleştiri müessesinin de işlemesi gerektiğini söylüyor.

Filmin basın tanıtımını üstlenen Filiz Öcal ise yönetmenin filmin uğrunu bozmamak için basın gösterimi düzenlemediğini, daha önce Mahsun Kırmızıgül’ün New York’ta Beş Minare’de yaptığı gibi SİYAD üyelerine bir tavrın söz konusu olmadığını belirtti.

Fetih 1453 Filminin Fragmanı

http://youtu.be/sZDVMMi9qio
İşte, SİYAD üyelerinin Faruk Aksoy’un kararıyla ilgili değerlendirmeleri: 

ALİ ULVİ UYANIK: ‘ Türkiye´nin en büyük bütçeli filmi olduğu iddiasındaki “Fetih 1453″ün öyküsündeki odak tarih 29 Mayıs 1453 . Bu tür, tarihin dönüm noktası olarak kabul edilen büyük olayları konu edinen filmlerde yıldönümleri esas alınır. Mesela ticari anlamda risk alınarak 29 Mayıs 2012´de vizyona çıkarılabilirdi. Ancak vizyon tarihi 16 Şubat 2012 ve 1453 yılı saat 14:53 yapılmış (yani 14:53´te tüm sinemalarda başlayacak). Bu ´zorlama pazarlama buluşu´ tamamıyla anlamsız. Keşke salı günü gösterime çıkarılsaydı… Çünkü birazcık tarih bilgisi olan bilir ki, İstanbul fethindeki nihai gün olan 29 Mayıs 1453, salıdır…Ve salı günü, kimi Ortodosklar tarafından ´uğursuz gün´ olarak kabul edilir. Bunun dışında, filmin basında çıkacak taze yorumlardan kaçırıldığını düşünmüyorum.

BURAK GÖRAL : ‘… Tabi ki bir eleştirmen olarak her filmin bir ön gösteriminin olmasını ve yazdığımız mecralarda o filmi “zamanında” yazmayı isterim. Ama bir yapımcının da filmini eleştirmenlere erkenden gösterip göstermemesi konusunda özgür olduğunu düşünüyorum. Benim için önemli olan yapımcının bu kararını üslupsuzca veya saldırganlıkla uygulamayıp bundan bile promosyon çıkartmaya çalışıp çalışmadığı… “Fetih 1453″ün yapımcısı da doğrudan gişeye oynadığı filminin alabileceği herhangi bir negatif eleştiriyi daha ilk günden basında görmek istemeyebilir… Ya da bunu bir “totem” yapmış da olabilir. Ama sosyal medyanın çok hızlı ve etkili bir şekilde çalıştığı bir çağdayız. Sanırım yapımcıların artık bu ‘kişisel medya gücü’nün de farkına varıp stratejilerini yeniden düzenlemeleri gerekiyor…

CUMHUR CANBAZOĞLU: ‘ Yönetmenin yarattığı sanat eserini nasıl insanlara aktaracağı ya da tanıtacağı, pisasanın dayattığı bir takım kurallara ne kadar uyacağı tamamen kendi tekelinde. Ancak, Fetih 1453 gibi, aylardır her platformda tanıtımı yapılan, son derece iddialı sloganlarla pazarlaması gerçekleştirilen bir eserin, iş eleştirmenlerin izlemesine gelince ‘uğru kaçar’ diye saklanmasının profesyonel bir davranış olmadığı kanısındayım´.

CÜNEYT CEBENOYAN: Filmlerin basına gösterilmemesi kötü; işimizi yapmamızı engelliyorlar bu şekilde. Kamuoyunun bilgilenmesinin engellendİğini düşünüyorum açıkçası’.

ERKAN AKTUĞ: ‘ Elbette yapımcı basın gösterimi yapmak zorunda değildir, yapmama hakkı vardır ama bu durum uygar dünyada şık durmaz . İlk bakışta filmi sinema yazarlarından kaçırmak, kötü eleştirilerin önüne geçmek için basın gösterimi yapılmıyor izlenimi doğsa da ‘filmi köşe yazarlarına göstermek’ gibi başka özel gösterimler de yapılmadığı için bana daha çok bir pazarlama stratejisi gibi geliyor. Merak duygusunu iyice körükleyerek filmi ilk etapta milyonların izlemesi hedefleniyor bence. Ama istedikleri kadar basın gösterimi yapmasınlar, biz Radikal olarak filmi ilk seansta izeyip iyi ya da kötü bilmiyorum eleştirisini yayımlayacağız.’

MEHMET AÇAR: ‘Basın gösterisi ya da gala, yapımcıların tasarrufudur. Yaparlar ya da yapmazlar, bu onların bileceği bir iştir. Kimse karışamaz. Basın gösterisi sinema yazarlarının işlerini kolaylaştırır. Yazılarını erkenden yazar ve filmin gösterime girdiği güne rahatlıkla yetiştirirler. Filmlerini eleştirmenlerden uzak tutmak isteyenler basın gösterisi yapmamayı tercih edebilir. Ama “Fetih 1453” gözlerden uzak tutulabilecek bir film değil. Fetih 1453´ün basında yazan herkesin görüş bildireceği filmlerden biri olacağı kesin. Sonuç olarak, gala ve basın gösterisini kaldırıp direkt seyirciyle buluşmayı tercih etmesi, yapımcının en doğal hakkıdır. Bunun tek sonucu, bizim yazılar, yorumlar ve görüşler biraz gecikecek.’

MURAT ERŞAHİN: ‘ Eleştirmenlerin önemsenmediğini düşünüyorum. Aynı zamanda ‘yaratıcılık içermeyen’ bir seçim olarak değerlendirebiliriz’.

MURAT ÖZER : ‘”Bir filme basın gösterimi yapılmaması, bir eleştirmen olarak hiçbir zaman onaylayacağım bir durum değil. Ama işin bir de başka bir boyutu var ki, o da ´eser´ (ya da ürün) sahibinin onu istediği biçimde değerlendirme hakkı. Filmine güvenmiyor olabilir, filminin eleştirmenlerce sevilmeyeceğini düşünüyor olabilir ya da filmin ulaşmasını beklediği kitle için ´eleştirmen görüşü´nün gerekli olmadığını hissediyor olabilir. Anlayacağınız, birçok sebebi olabilir filmi eleştirmenlere göstermemesinin. Sonuçta, eleştirmenin görevi de o filmi izleyip yazmak olduğuna göre, bu ´engel´e rağmen görebilir filmi ve eleştirisini yapabilir, bir-iki gün gecikmeyle de olsa. İşin doğrusu, her filme basın gösterimi yapılması, eleştiri kurumunun yolunun açık tutulması tabii ki. Ama bazı filmlere basın gösterimi yapılmadı diye de karalar bağlamanın anlamı yok.”

NİL KURAL: “Bir filmin basın gösterimini yapıp yapmamak, tabii ki filmin ekibinin alacağı bir karar. Ancak daha önce de yaşadığımız benzer sorunlarda da olduğu gibi bu bizim meslek grubu olarak işimizi zamanında yapmamızı, film gösterime girdiği hafta yayınlanacak yazıların önünü kesiyor. Bunun da meslek görevleri açısından hoş bir tavır olmadığını belirtmekte yarar var.”

OKAN ARPAÇ: ‘Bu kadar reklamı yapılan, büyük paralar dökülen bir film, zaten eleştirmenler ne yazarsa yazsın gişeleri sallayacak. Ön gösterimi bu kadar ´mantıksız´ bir gün ve saatte yapmak, neyle açıklanabilir? Kopya mı yetişmiyor? Film eleştirmenlerine ihtiyacımız yok mu deniyor? Gelebilecek negatif eleştirilerden mi korkuluyor? Oldu olacak son gün de yapmasalardı o gösterimi… Elbette yönetmenin, yapımcının vs. takdiridir… Olumsuz herhangi bir şey belki filme uğursuzluk getirir diye düşünüyorlardır? Peki ya teknik bir aksilik olur da, film tam 14:53´te perdeye yansımazsa yine ´bir uğursuzluk olduğu´na mı inanacaklar? Bu arada umarız bir sonraki filmleri fütüristik bir bilimkurgu olmaz. Örneğin 2453´te geçen bir filmi, gece yarısı 24:53´te izlemekle; 1453 – 14:53 mantığı arasında herhangi bir fark yok çünkü…

OLKAN ÖZYURT : ‘ Eğer bir sinemacı filmine basın gösterimi yapmıyorsa, bunun çok net bir anlamı var: Filmi sinema yazarlarına ve basın mensuplarına önceden göstermek istemiyor, gelecek ilk yorumlardan çekiniyor demektir. Çünkü bu ilk yorumların kamuouyu nezninde bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Farklı nedenlerden dolayı geçmişte basın gösterimi yapmayan sinemacılar oldu. Ama nedenleri ne olursa olsun, basın gösteriminin sinema sektöründe olağan hale geldiğinden dolayı bu tavır ´hoş´ gelmiyor bana. Ki böyle durumlarda gereksiz yere çeşitli spekülasyonlar ortaya çıkıveriyor. 1453 sezonun merak edilen, iddialı filmlerinden biri. Bu merakın nedenlerinden biri aylardır yapılan PR çalışmaları. Şimdi sinema sektörü için PR çalışmasının önemini kavrayıp buna uygun şekilde yol alırken, sektörün bir diğer olağan uygulaması olan basın gösterimini yapmamak bir tutarsızlık örneğidir. Ama bu filmin garip bir kaderi var. Bir taraftan Hollywood ile ilgili haberlerini okuyorum diğer taraftan haciz haberleri…

SELİN GÜREL : ‘ Sinema yazarlarına gösterilmeyen filmler, genel olarak iki ihtimali akla getiriyor: Ya film, dağıtımcısı tarafından yeteri kadar önemsenmiyor ya da filmin vizyona girdiği gün çıkacak eleştirilerin izleyiciler üzerinde olumsuz bir etki yaratmasından çekiniliyor. Fetih 1453 için ikincisi geçerli. Ancak işin içinde başka hesaplar da var. Faruk Aksoy belli ki haftalardır tanıtımını yaptırdığı filmine çok güveniyor. Filmin teknik açıdan büyük bir iddiası var ve asıl arzu edilen, izleyicinin filmi bu açıdan takdir etmesi. Ayrıca Osmanlı ruhunu gündelik hayatın bir parçası yapan popüler bir TV dizisi de Osmanlı sempatisinin altyapısını zaten kurmuş durumda. Dolayısıyla yaratılan bu illüzyonun bozulmaması için izleyicinin kafasında hiçbir önyargıya yer açmaması gerekiyor. Sinema yazarlarının bu noktada tehlike arz ettiği düşünülmüş olmalı. Ancak bu korkuyu alt etmenin yolu basın gösterimi yapmamak değil.

SERDAR AKBIYIK: ‘ Yapımcıların vizyona çıkacağı filmler için basın gösterimi yapmamasını kaçamak bir tavır olrak algılıyorum. Fetih 1453 özelinde ise bütün gösterimlerinin perşembe günü 14.53 te başlatmak gibi bir tercihi var. Film çok para harcanmış bir yapım bu anlamda eleştirmen seyreder yazısıyla filme zarar verir düşüncesinin fazla etkili olduğunu düşünmüyorum. Ama yine de basın gösteriminin yapılması daha etik olurdu filmin yapımcıları adına…’

ŞENAY AYDEMİR: ‘ Bir fimle basın gösterimi yapıp yapmamak yapımcının bileceği iş tabii ki. Bunu çeşitli gerekçelerle yapabilirler. Kimisi filmini ´eleştirmenlerin önüne atmak istemez´, kimisi de ´uğur yapar.´ Ama böyle bir hakka sahip olmak, bu eylemin ´şık´ olduğu anlamına da gelmez. Sonuçta eleştirmenler de bir tür ´kamu hizmeti´ yapıyorlar. Yani o haftanın filmleri hakkında okura bilgi vermekle yükümlüler. Onların bu görevlerini yapmalarına bir tür ´engel´ çıkarmak da doğru bir yöntem olmasa gerek. Asıl sorun, filmini medyadan kaçıran yapımcıya karşı, medyanın filmden kaçma şansının olmaması. Yani yapımcı filmini kaçırma hakkına sahipse, medyada da o filme sayfalarını ayırmama hakkına sahip olmalı. Ancak ´ilan-reklam´ dengesi ve bir türlü anlamadığım ve sanırım asla anlayamayacağım ´medyadaki rekabet ahlakı´ yüzünden bu hiç gerçekleşmeyecek. Başka gazetelerde olmayan haberi aramak yerine, her yerde olacak haberi çalıştığımız gazeteye koyabilmek için çırpınıp duracağız!’

 

 

 

Kaynak : http://www.sabah.com.tr

15 Şubat 2012/11 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/02/fetih-1453.jpg 288 410 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-02-15 13:12:202012-02-15 13:21:081453 Fetih Filmi için Basın Gösterimi yapılmayınca ne oldu ?
Sanat Haberleri

Dünyanın en eski sanat eseri

 İspanya’nın Costa Del Sol şehrindeki bir mağaranın duvarlarında keşfedilen resim dünyanın en eski sanat eseri olarak tarihe geçti.

Şuana kadar dünya üzerinde pek çok mağara resmi veya taşlar, fildişleri, kemikler gibi cisimler üzerine çizilmiş resimler bulundu. Bunlardan en çok 

bilinenlerinin 32.000- 40.000 yıllık olduğu kabul görüyordu. 2010 yılında Avusturalya ‘da bulunan çizimlerin ise en fazla 40 bin yıllık olabileceği kabul edilmişti. Oysa yeni bulunan çizimler artık”en eski” olma özelliğini taşıdığı kabul ediliyor. Çünkü otoritelerin tahminlerine göre yeni bulunan çizimler enaz 42 bin yıllık

Sanat Dünyasının en eski eserleri İspanya’da Costa del Sol adlı bir mağarada bulundu. Bilim adamları bu yapıtların bilinen en eski eser olduğuna inanıyor.

Bundan önce bulunan tüm “sanat eseri “ Homo sapiens insanından kaldığı varsayılıyordu. Cordoba Üniversitesi’nden Profesör Jose Luis Sanchidrian ilginç keşif için yaptığı açıklamada bu keşfin akademik açıdan çok önemli bir keşif  olduğunu belirtti.

Kaynak : http://www.dailymail.co.uk



 

09 Şubat 2012/2 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/02/ispanya-sanat.jpg 525 634 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-02-09 16:54:342012-02-17 15:44:16Dünyanın en eski sanat eseri
Page 5 of 512345

Şunun için etiket arşivi: kabul

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön